Üniversiteden yapılan açıklamaya göre, Tıp Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hakan Yılmaz, görme engelli bireylerin hareket kabiliyetini artırma ve sosyal hayata katılımını güçlendirme hedefiyle “Görme Engellilere Yönelik Giyilebilir Rehber” projesi hazırladı.
Yenilikçi teknolojiye dayanan proje, görme engellilerin günlük yaşamlarını bağımsız sürdürebilmesine destek olmayı amaçlıyor.
Temelleri 2019’da Yılmaz ile öğrencileri Nadi Doğan, Bahadır Bektaş Doğmuş ve Recep Tayyip Çitil tarafından atılan proje, 2021’de Türk Patent ve Marka Kurumundan “Faydalı Model Belgesi” aldı.
Yapay zeka teknolojisinin entegrasyonuyla daha da geliştirilerek yeni boyut kazanan proje, 3 AralıkDünya Engelliler Günü kapsamında tanıtıldı.
Proje kapsamında geliştirilen cihaz, kullanıcıların çevresindeki engelleri algılayarak sesli uyarılar ve geri bildirimlerle yönlendirme sağlıyor.
Hafif ve ergonomik yapısıyla günlük kullanıma uygun tasarlanan cihaz, yapay zeka ve sensör teknolojilerini bir araya getirerek kullanıcıların çevrelerini güvenli ve etkili keşfetmelerine imkan tanıyor.
“Ürünün patentini almış durumdayız”
Açıklamada görüşlerine yer verilen Doç. Dr. Yılmaz, dünya genelinde yaklaşık 45 milyon, Türkiye’de ise 1,1 milyon görme engelli bulunduğunu belirtti.
Görme engelli bireylerin hayatını kolaylaştırabilmek için çalışmalar yürüttüklerini dile getiren Yılmaz, “Hem teknolojiden faydalanalım hem yapay zekayı kullanalım hem de yerli bir üretim ve yerli bir çözüm olsun diye ‘rehber göz’ isimli projemizi geliştirdik. Ürünün patentini de almış durumdayız. İlerleyen süreçte hızlıca seri üretime geçirerek çalışmalara devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.
Yılmaz, ürünün kullanıcı dostu ve taşınabilir teknoloji sunduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:
“Ürünümüz giyilebilir bir ürün. Birey doğrudan üzerine giyebiliyor. Göğüs bölgesinde bulunan mini bir bilgisayarımız var. Yine değiştirilebilir bataryalarımızla kesintisiz cihazı kullanabiliyor. Cihazın ön tarafında bulunan kamerayla nesnelerin tanınması, kızıl ötesi ve ultrasonik sensörlerle çeşitli nesnelerin de algılanabilmesi sağlanıyor. Özellikle yalnız yaşayan ya da yalnız yaşamak zorunda kalan bireylere çevresinin tanıtılmasında, çevresindeki eşyaların bulunmasında ya da önündeki engellerin bulunması gibi durumlarda oldukça işe yarayacağını düşünüyoruz.”
Cihazın günlük yaşamda birçok farklı alanda kullanılabileceğine işaret eden Yılmaz, “Görme engelli bir birey, evinde yalnız kalmak zorunda kalıyor. Klimanın kumandasını bulacak. Böyle bir durumda etrafında yavaş bir tur atması sonucunda, uygulamamız ve geliştirdiğimiz sistem klimanın kumandasını tanıyor ve yerini tespit ediyor. Yerini de bluetooth kulaklık aracılığıyla sesli olarak kişiye tarif ediyor. Kişi de kumandayı alıp daha konforlu bir yaşam sürmeye devam edebiliyor. Bunun gibi özellikler var.” bilgisini verdi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>YÖK; dijitalleşme, yapay zeka ve büyük veri konusunda yürüttüğü teknik çalışmalar kapsamında “Yükseköğretim Kurumları Bilimsel Araştırma ve Yayın Faaliyetlerinde Üretken Yapay Zeka Kullanımına Dair Etik Rehber” hazırladı. ÜYZ alanındaki riskleri ve fırsatları anlamaya, değerlendirmeye, risklere karşı önlem almaya katkı sağlamak üzere yükseköğretim kurumlarını bilgilendirme amacıyla hazırlanan rehber üniversitelere gönderildi.
YÖK Başkanı Erol Özvar, etik rehbere ilişkin yaptığı değerlendirmede; ÜYZ’nin yükseköğretim süreçlerine entegre edilmesinde etik değerlerin belirlenmesinin ve bu değerlere dayalı olarak etik kuralların oluşturulmasının bilimsel dürüstlüğün ve bilime olan güvenin
korunması açısından son derece önemli olduğunu belirtti. Yükseköğretim kurumlarının ve bilim insanlarının akademik çalışmalar ve bilimsel üretimde etik standartların korunması ve geliştirilmesinde topluma karşı sorumluluk taşıdıklarını belirten Özvar, “ÜYZ’nin bilimsel araştırma ve yayınlarda kullanımı ile ilgili kararlarda bilim, teknoloji ve etik belli bir dengeye oturtulmak zorunda. Yükseköğretimde ÜYZ kullanımı, bünyesinde pek çok fırsatın yanı sıra çeşitli riskleri de barındırıyor. Bu rehber hızla gelişen ÜYZ alanındaki riskleri ve fırsatları anlamaya, değerlendirmeye, risklere karşı önlem almaya katkı sağlamak üzere yükseköğretim kurumlarını bilgilendirmek amacıyla hazırlandı” dedi.
“ALAN UZMANI HOCALARDAN OLUŞTURULAN KOMİSYON TARAFINDAN HAZIRLANDI”
Rehberin hazırlık sürecinde ÜYZ’nin yükseköğretime sunduğu fırsatları ve ortaya çıkardığı tehditleri anlamaya yönelik çalıştaylar düzenlediklerini, akademisyenlerin ve iş dünyasının görüşlerinin alındığını vurgulayan Özvar, şu bilgileri verdi:
“İlk olarak Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nde ‘Yükseköğretimde Üretken Yapay Zeka: Fırsatlar ve Tehditler’ başlıklı çalıştay düzenledik. Sonrasında, İstanbul Teknik Üniversitesi’nde iş dünyasından teknoloji profesyonellerinin katılımıyla ‘Yükseköğretimde Üretken Yapay Zeka: YÖK-Sektör Buluşması’ toplantısı gerçekleştirildi. Alan uzmanı hocalarımızdan oluşturulan bir komisyon tarafından hazırlanan rehber taslağı çeşitli üniversitelerimizden hocalarımızın da görüşleri alındıktan sonra Genel Kurulumuza sunuldu. Genel Kurul üyelerimizin de katkılarıyla rehbere son hali verildi.”
“ÜNİVERSİTELERİMİZ KENDİ İHTİYAÇLARI DOĞRULTUSUNDA DÜZENLEMELER YAPABİLİR”
Özvar, rehberde yer alan etik değer ve ilke ve tavsiyelerin üniversitelere rehberlik etmesini umut ettiklerini belirterek şöyle devam etti:
“Yaşadığımız bu dinamik süreçte, önümüzdeki dönemde gelişmelere bağlı olarak üniversitelerimiz bu rehberi kullanarak yapay zekanın yalnızca bilimsel araştırma faaliyetlerinde değil aynı zamanda derslerde kullanımına yönelik kendi ihtiyaçları doğrultusunda düzenlemeler yapabilirler.”
“ŞEFFAFLIK, DÜRÜSTLÜK, ÖZEN, ADALET, GİZLİLİK, HESAP VEREBİLİRLİK”
Başlıca dört başlıktan oluşan rehberde “ÜYZ’nin Bilimsel Araştırma ve Yayınlarda Kullanımının Etik Boyutu” başlığı altında; ‘ÜYZ’nin Amaç ve Kapsamı, Dayandığı ve Tehdit Ettiği Etik Değerler’ ile ‘Bilimsel Doğruluk ve Dürüstlük Açısından Taşıdığı Riskler’ ele alınıyor. İkinci başlıkta, “ÜYZ Kullanımında Temel Etik Değer ve İlkeler” adı altında; “Şeffaflık”, “Dürüstlük”, “Özen”, “Adalet ve Saygı”, “Gizlilik ve Mahremiyetin Korunması”, “Hesap Verebilirlik ve Sorumluluk Üstlenme” ve “Etik iklime katkıda bulunma” gibi ilke ve değerler açıklanıyor. Üçüncü başlıkta, “ÜYZ Kullanımında Karşılaşılabilecek Önemli Bazı Riskler ve Başlıca Etik Sorunlar” sıralanırken “ÜYZ Sistemlerinin Kullanımında Bazı Önemli Tavsiyeler” ve “Sık Sorulan Sorular”la rehber tamamlanıyor.
Yükseköğretim Kurumları Bilimsel Araştırma ve Yayın Faaliyetlerinde Üretken Yapay Zeka Kullanımına Dair Etik Rehber’e buradan ulaşılabilir: https://www.yok.gov.tr/Documents/2024/yapay-zeka-kullanimina-dair-etik-rehber.pdf
]]>Turist rehberleri ve seyahat acentelerine ilişkin düzenlemeleri içeren Turist Rehberliği Meslek Kanunu ile Seyahat Acenteleri ve Seyahat Acenteleri Birliği Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’nda kabul edilerek yasalaştı. Buna göre mesleğe kabul şartlarını yerine getiren adaylar, yabancı dil yeterlilik belgesi olmasa bile Türkçe turist rehberliği yapabilecek.
Turistlerin bilgisi dışında yapılan yönlendirmeye ceza
Yasalaşan ve Resmi Gazete’de yayınlanan kanun teklifinde, düzenlenen bazı maddeler şu şekilde özetleniyor:
“Yabancı dil şartını sağlayamadığı için rehber olamayanların mağduriyetini gidermek ve iç turizmde artan Türkçe rehber ihtiyacını karşılamak için Türkçe rehberliğe ilişkin düzenleme yapılacak. Kültür ve turizm politikaları ile uyumlu biçimde mevcut rehber sayısını artırmak amacıyla Uzakdoğu dillerindeki rehber adaylarını teşvik edici düzenlemeye gidilecek. Üniversitelerin sanat tarihi ve arkeoloji bölümlerinden lisans düzeyinde mezun ve yabancı dil yeterliliğine sahip olanların turist rehberi olmaları kolaylaştırılacak. Turist rehberlerinin, turist rehberliği hizmetinin verilmesi sırasında ve bu hizmeti alanların bilgisi ve onayı dışında alışveriş amaçlı belirli bir işletmeye gönderilmeleri karşılığında kendisine veya yönlendireceği kişiye herhangi bir menfaat temin etmeleri halinde 25 bin TL’den 100 bin TL’ye kadar idari para cezası yaptırımı uygulanması yönünde düzenleme yapılacak. Seyahat acentelerinin, müşterilerine verdikleri hizmetler sırasında müşterilerin bilgisi ve onayı dışında alışveriş amaçlı belirli bir işletmeye gönderilmeleri karşılığında kendisine veya yönlendireceği kişiye herhangi bir menfaat temin etmeleri halinde belgelerinin bakanlıkça iptal edileceği ve bunların beş yıl süreyle seyahat acenteliği yapamayacağı yönünde düzenleme yapılacak.”
Turizm rehberliği mezunlarına iş bulma kolaylığı
Türkçe turist rehberliği düzenlemesine olumlu yaklaşan SAYD Başkanı Mehmet Gem, yapılan düzenlemenin turizm rehberliğinden yeni mezun olmuş öğrencilere faydalı olacağını ifade etti. Gem, “Türkçe rehberliğe ilişkin düzenlemeye dair, üniversitelerin rehberlik bölümünden mezun olmuş gençler, Turist Rehberleri Odaları Birliği (TUREB) veya Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın açmış olduğu sınavlarda yeterli dil puanına ulaşamadıkları takdirde maalesef rehber olamıyorlardı. Şimdi bu konuyla ilgili değişen, özellikle kültür pazarına istinaden gelişen rehber talebine, TUREB de maalesef yeterli cevap veremiyordu. Çünkü, yüksek sezonların olduğu dönemlerde ağırlıklı yabancı dil bilen rehberler turizm bölgelerinin yoğun olduğu yerlerde konuşlanıp, buna göre işe gitmek istiyorlardı. Dolayısıyla bu Türkçe rehberlik için olumlu bir durum, rehberlik bölümünden mezun olacak gençlere de belirli bir sürede iş bulma anlamında destekleyici bir durum” diye konuştu.
“Kanun maddesi çok ağır”
SAYD Başkanı Mehmet Gem, Seyahat acentelerinin, müşterilerine verdikleri hizmetler sırasında, müşterilerin bilgisi dışında, işletmeye gönderilmeleri karşılığında, herhangi bir menfaat temin etmeleri halinde, belgelerinin bakanlıkça iptal edileceği ve bunların beş yıl süreyle seyahat acenteliği yapamayacağı yönünde yapılan düzenlemeyi de değerlendirdi. Gem, seyahat acenteleriyle ilgili düzenlemenin ardından, alacakları önlemleri şu şekilde aktardı:
“Bu maddeyi uygulamada göreceğiz. Çünkü normalde seyahat acenteleri tur satarken, tur programının tamamını müşteriye iletiyor. Burada biraz daha hanutçuluk faaliyetiyle ilgili, rehberlerin bazen istemeyerek de olsa anlaştığı, seyahat acentelerinin bilgisi dışında olan harici yerlere girip, satışlar yaptırdığı hepimizin bilgisi dahilinde. Bu aslında biraz daha piyasayı kontrol altına almak adına alınmış bir karar. Biz artık rehberlerle de sözleşmeyi yaparken; bu maddeye istinaden, herhangi bir şekilde tur haricinde hiçbir noktaya uğranılmamasıyla ilgili olarak da rehberle bir sözleşme mecburiyetimiz olacak. veya yaptığımız sözleşmeye ilave bir madde koyacağız. Çünkü kanun maddesi cidden çok ağır, 5 yıl seyahat acentesi belgesinin iptal olması ve o kişinin 5 yıl seyahat acenteliği yapamaması çok ciddi bir durum.”
“Sahadaki yanıtını görmemiz gerekiyor”
Antalya Rehberler Odası Başkanı Mustafa Yalçın Yalçınkaya ise Türkçe rehberliğe ilişkin düzenlemenin olumlu ve olumsuz yanlarına dikkat çekti. Yalçınkaya, kanun teklifiyle birlikte aynı zamanda; odalara ve oda yöneticilerine denetim mekanizmasının güçlendirildiğini ve de herhangi bir durum olursa, kamu çalışanı gibi yargılanması hususunun gündeme geldiğini dile getirdi.
Yalçınkaya, “Son yıllarda ülkemizde hava yolu ve demir yolu ulaşımının artmasıyla beraber taşımacı şirketlerin seyahat acentesi açtığını sıklıkla görmekteyiz. Taşımacılıktan seyahat acentesine evrilmiş olup, seyahat acentesi sahibi olanların, rehberi külfet olarak görme tarzında ki söylemlerine şahit olduk. Bu kesimin oluşturmuş olduğu mobbing çalışmalarının bazı yerlerde yanıt bulduğunu üzülerek görmekteyiz. Bundan önceki turizm şuralarında yabancı dil bilmeden rehber olma konusu gündeme geliyordu fakat gerek akademik çevrelerden gerekse de rehberler odaları ve birliği tarafından, bu konunun olmaması gerektiği sıklıkla dile getiriliyordu. İhtiyaç vardı ki oldu, uygulamasına bakmamız gerekiyor. Sektöre yıllık yabancı dil bilmeden ne kadar rehber temin edileceği konusunda bakanlığımız nasıl bir insiyatif kullanacak, sahadaki yanıtını görmemiz gerekiyor. Bizim açımızdan grup liderleri ile tura çıkmış olan şahıs, şayet sadece Türkçe biliyorsa; bu durumda yanındaki rehberle yabancı dil bilmeden grup turuna çıkarsa, bu camiada ve sektörde çok ciddi krize sebep olur” dedi. – ANTALYA
]]>CHP Muğla Milletvekili Gizem Özcan, TBMM’de kabul edilerek yasalaşan Turist Rehberliği Meslek Kanunu ile Seyahat Acentaları ve Seyahat Acentaları Birliği Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi ile getirilen düzenlemeleri eleştirdi.
“ÜZERİNİZE DÜŞENİ YAPIN”
Özcan, Türkiye’nin turizmim potansiyelinin var olanın çok üstünde olduğunu belirterek, “Ülkemiz küresel turizmin amiral gemilerinden olabilir” dedi. Turizm sektörünün taleplerini ciddiye almayan iktidar anlayışı yüzünden turizmdeki potansiyelin hayata geçirilmediğini söyleyen Özcan, şunları ifade etti:
“İktidar sektörün taleplerini ciddiye almıyor ama sektörün başarıları ile övünmesini biliyor. 2023’te turizm gelirimiz yüzde 17 artarak 54.3 milyar dolar oldu. Ziyaretçi sayısı ise yüzde 11 artarak 57 milyon kişi oldu. Ortalama kişi başı gecelik turizm geliri 89 dolardan 99 dolara çıktı. İktidara bir çağrı yapıyorum: Kültür ve Turizm Bakanlığı diyor ki hedefimiz 2024 yılında turizm gelirini 60 milyar dolara, turist sayısını 60 milyona, gecelik harcamayı da 99 dolardan 109 dolara çıkarmak. Bu hedefi, sözünü kaale almadığınız bir sektörün sırtına sorumsuzca yüklemekten vazgeçin. Çok zor değil. Sarayın dehlizlerinde yandaşların çıkarlarına kanun yapmak yerine, turizmi büyütmek için gecesini gündüzüne çalışanları dinlemeniz yeter. Biz hazırız. Sektör bileşenlerinin taleplerini dikkate alan, sorunlarını çözen, nitelikli bir turizm dünyasına sahip olmamız için gerekli desteklemeleri hayata geçirecek bir düzenlemeyi hep beraber yapalım. Unutmayın, yönettiğiniz kamu kaynakları size miras kalmadı, bu halkın alın teri o kaynaklar. Bu kaynakları turizme yatırmak ve böylece ülkemizin turizmle zenginleşmesi için üzerinize düşeni yapın.”
“TURİZMLE İLGİLİ BİR KANUNA CUMHURBAŞKANINA HAKARETİ KARIŞTIRMAK NASIL BİR AKLIN ÜRÜNÜDÜR?”
Özcan, kanun ile Türkiye Seyahat Acentaları Birliği’nin yetkilerinin budandığını ve bu yetkilerin bakanlığa transfer edildiğini de savundu. Özcan, “Yeni düzenleme deyince iktidarın aklına kendisine yetki transferi geliyor. Soruyorum: Neden? Hangi ihtiyaca bir cevap bu? Kim talep etti bunu? Tam tersine, sektörün işleyişine Turizm Fakültesi bulunan üniversiteleri dahil etmek gerekmiyor mu? Yetmemiş, kanuna göre, ‘milli güvenlik, kamu düzeni, suçun işlenmesinin önlenmesi’ gibi soyut gerekçelerle turizm birlikleri ve rehber odalarının faaliyetlerine yargı kararı beklenmeksizin, son verilebilecek. Neresinden tutalım? Bu düzenleme, sadece Anayasa’nın adil yargılanma hakkına değil; dernek kurma ve örgütlenme özgürlüğüne de aykırı. Bakıyoruz, Turist rehberi olmayı engelleyen hükümler arasına Cumhurbaşkanına hakaret suçu da eklenmiş. Neden? Kendisi muğlak ve iktidarın çokça sopa olarak kullandığı bir suçun, turizmle ilgili bir düzenlemede yer almasının maksatı ne? Turizmle ilgili bir kanuna Cumhurbaşkanına hakareti karıştırmak nasıl bir aklın ürünüdür? Bunun devlet ciddiyeti ile bağdaşır yanı var mı?”
“NEDEN REHBERLERİMİZİN ÜCRETİNİ DÜŞÜRÜYORSUNUZ?”
“Türkçe rehber” adı altında yeni bir uygulama getirildiğini belirten Özcan, “Neden? Kokartlı rehberlikte yabancı dil şartı kaldırarak 14 bin civarında rehberin daha ucuza çalıştırılmasının önü açılıyor” diye sordu. Özcan, “Taban ücret o mesleği icra edenler için asgari ücrettir. Türkçe rehberlik yapanlar için bu taban ücretin yüzde 70’ine kadar ücret ödenebilmesi sosyal hukuk devleti ile bağdaşır mı? Güvencesizlik, geçim sıkıntısı, yoksulluk bir kangren gibi toplumu sarmışken, neden rehberlerimizin ücretini düşürüyorsunuz” dedi.
]]>NERO, başta Kapadokya olmak üzere faaliyet gösterdiği Nevşehir, Kayseri, Sivas, Niğde, Aksaray, Yozgat ve Kırşehir’deki turizm merkezlerinde yerli ve yabancı turistlere eşlik edecek rehberlere yerinde eğitim veriyor.
Rehberlik hizmetinin profesyonel sunulmasını amaçlayan NERO yönetimi, mesleğini sürdüren turist rehberlerinin bilgilerini tazelemesi ve tanıtım faaliyetini eksiksiz yerine getirebilmesi için çalışmalar yürütüyor.
Çeşitli turizm merkezlerinde tecrübeli rehberlerce verilen mesleki eğitimlerin yanı sıra NERO tarafından kaçak rehberlere karşı denetimlere ilişkin bilgi aktarılıyor.
“Rehber, Türkiye turizminin aynasıdır”
NERO Başkanı Özay Onur, AA muhabirine, turist rehberlerinin, yabancı turist kafilelerine ülkenin en iyi şekilde tanıtılması için gayret eden meslek gruplarının başında geldiğini söyledi.
Odaya bağlı 7 ildeki 514 profesyonel turist rehberinin, turizm sezonu boyunca milyonlarca ziyaretçiye tarihi, doğal ve kültürel mirasları tanıtacağını kaydeden Onur, şöyle konuştu:
“Hizmet içi eğitime çok önem veriyoruz. Rehberlerin hem bilgilerini tazelemek hem de yeni bilgiler öğrenmeleri için seminerlerin yanı sıra 15 günlük süreçlerle uzmanlık eğitimi veriyoruz. Türkiye Yüzyılı’na rehberlerimiz hazır. Rehber, Türkiye turizminin aynasıdır. Rehber en doğru bilgiyi verir çünkü bu işin eğitimini almıştır. Mesela, Kapadokya bölgesi dünyanın önde gelen turizm destinasyonudur. Turistler buraya geldiklerinde, bakmak ile görmek arasındaki farkı turist rehberi yaratır. Bu ülkede en önemli meslek kuruluşlarından biri ve turizmin omurgasıyız. Bizler bu mesleği koruyamaz ve çalışma şartlarını devam ettirmezsek turizm yara alır. NERO yönetimi olarak sahte rehberlere karşı da turizm sezonu boyunca mücadele edeceğiz. Görevli arkadaşlarımız, haftada 2 gün denetim faaliyetlerinin yanı sıra meslektaşlarımız veya turizm sektöründekilerin sahte rehber ihbarlarını değerlendirmektedir.”
Turist rehberleri yeni turizm sezonu için heyecanlı
Turist rehberlerinden Yunus Kervan da eğitim ve denetim çalışmalarından dolayı oda yetkililerine teşekkür ederek, “Rehber, misafirin gözü kulağı olup farkındalık oluşturuyor. Rehber olmazsa nitelikli bilgiler edinilemez. Rehber olmazsa turist burayı anlayamaz. 2024 yılında da rehberlere büyük iş düşüyor. Ülkemizi tanıtmaya devam edeceğiz.” dedi.
Aylin Başak ise yabancı turistlere Türkiye’nin değerlerini tanıtmak için rehberlerin önemli çalışmalarda bulunduğunu kaydetti.
Meslek odalarınca rehberlere yönelik sürdürülen çalışmaları kıymetli bulduğunu dile getiren Başak, “Bu yıl beklediğimiz turizm canlılığını görmeyi umuyoruz. Bizler, turistlerin Türkiye’yi çok iyi tanımalarına yardımcı oluyoruz. Türkiye’nin sadece tarihi yerlerini değil, kültürümüzü, ahlakımızı, değerlerimizi de tanıtıyoruz. İnsanlar tarihi kitaptan öğrenebilir ama kültürümüzü ve ahlakımızı bizden öğreniyor. Bu konuda önemli bir görev üstlendiğimize inanıyorum.” ifadelerini kullandı.
Mesleği 2011’den beri sürdüren Mehmet Emin Çevik, turist rehberlerinin göz ardı edilemeyecek kadar önemli bir faaliyet yürüttüğünü vurgulayarak, “2024 yılından umutluyuz. NERO ile turizm sezonuyla ilgili gerekli hazırlıkları yaptık. Rehber arkadaşlara yönelik eğitim gezileri oldu. Önümüzdeki süreçte Türkiye Yüzyılı’nın en önemli yapı taşlarından biri de turizm olacaktır.” diye konuştu.
Soner Menekşe de alınan eğitimle ülkeye gelen turistlere daha iyi hizmet sunulabildiğini söyledi.
]]>