Üniversiteden yapılan açıklamaya göre, Dicle Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kamuran Eronat, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen ” Mehmet Akif Ersoy‘u Fikir Dünyası” konulu konferansta, milli şairin zorluklarla dolu hayatını, okul yıllarını, milli mücadele için üstlendiği rolü ve İstiklal Marşı’nı yazdığı şartları anlattı.
Mehmet Akif Ersoy‘un memleketçi edebiyatın öncüsü olduğunu belirten Eronat, şunları kaydetti:
“Sanatçı, seçtiği kelimeleri önemli bir şekilde tahlil etmiştir. Mehmet Akif Ersoy hem din tarihini hem de mitolojiyi iyi bilen biridir. Sanat gerginliğin olduğu yerde vardır. Mutlulukta huzurda, sanat olmaz. Akif de şiirlerini bu ortamda yazmıştır. Akif, taş ustası gibidir. Taşa nereden vurulacağını çok iyi bilir. Kelimelerle samimidir. Realist bir sanatçıdır. Şiir devrinin değil, şuur devrinin sanatçısıdır.”
???????Konferansa, Genel Sekreter Doç. Dr. Mustafa Uğurlu Arslan, dekanlar, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.
Dicle ÜniversitesiMehmet Akif ErsoyKültür SanatKonferansEdebiyatKültürEğitimGüncelRektörSanat
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“GİBTÜ dünya çapında bir üniversite”
GAZİANTEP – Gaziantep İslam Bilim ve Teknoloji Üniversite Rektörü Prof. Dr. Şehmus Demir, basın mensupları ile bir araya geldi. Demir, “Üniveriste olarak, her alanda, sağlık, teknoloji, sosyal, kültürel, eğitim hizmetlerini başta bölgemiz olmak üzere ulusal ve uluslararası boyuta taşımayı hedeflemekteyiz” dedi. Demir, GİBTÜ’nün, öğrencileri, akademik ve idari kadrosu ile büyük bir aile olduğunu vurgulayarak, kurum içindeki iş birliği ve ekip ruhu anlayışının elde edilen başarılarda önemli bir rol oynadığını ifade etti.
GİBTÜ, 2024 yılı itibarıyla sunduğu eğitim imkanları ve bilimsel çalışmalarıyla uluslararası alanda adından söz ettiriyor. Bünyesindeki 8 aktif fakülte ve çok sayıda yüksekokul ile geniş bir eğitim yelpazesi sunan GİBTÜ, uluslararası öğrenci sayısını artırarak 39 farklı ülkeden 675 öğrenciye eğitim veriyor. Üniversite, üç dilde eğitim sunarak küresel standartlara uyum sağlıyor.
Araştırma ve Yenilikte İlerleme GİBTÜ, 2023-2024 döneminde 52 projesi ile dikkat çekerken, toplamda 10 milyon 197 bin TL bütçe ile önemli bir başarıya imza attı. AB destekli projelerde artış gösteren üniversite, bilimsel yayın sayısını da sürekli artırıyor. 2024 yılında yayınlanan 130’dan fazla makale ile akademik katkısını sürdürüyor.
“Kalite odaklı çalışıyoruz”
Rektör Prof. Dr. Şehmus Demir, gazetecilerle bir araya gelerek üniversite hakkında bilgiler verdi. Rektör Demir, üniversite olarak amaçlarının nicelik olarak değil, nitelik olarak büyümek olduğunu ifade etti. Demir kalitenin öncelikleri olduğunu belirterek, “Biz büyümeyi öğrenci sayısıyla kıyaslamıyoruz. Büyümeyi kalite ile kıyaslıyoruz. Tam bir özel üniversite gibi çalışıyoruz. Bizde asla iç çekişme, çatışma yok. Birlik içerisinde hummalı bir çalışma var. Bu şekilde kalitemizi ne kadar artırırsak o kadar büyümüş sayarız. Göreve geldiğimiz günden bu yana yapmaya çalıştığımız, kurumsallaşmanın tüm yönleriyle sağlanması” ifadelerini kullandı.
“Güçlü iş birliklerimiz var”
Şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkeleri doğrultusunda bir yönetim anlayışını benimsediklerini kaydederek sözlerine devam eden Rektör Prof. Dr. Şehmus Demir, “Kurumumuz tüm paydaşlarla, kamu, özel ve sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte çalışmayı hedefliyor. Akademik ve bilimsel başarılarımızı daha da ileriye taşımayı, topluma faydalı hizmetler sunmayı, yenilikçi projeler geliştirmeyi, öğrencilerimize yüksek standarda öğretim sağlamayı ve toplumda etkili bir şekilde yer alma hedefindeyiz. Paydaşlarımızla her alanda güçlü bir iş birliği oluşturarak, sürdürülebilir projeler geliştirmeyi hedeflemekteyiz. Bu anlamda üniversitemizin görünürlüğünün artırılması, üretmiş olduğumuz bilgi, hizmet ve faaliyetlerin topluma sağlıklı, şeffaf ve tarafsız duyurulması bizim için önem arz etmektedir. Gaziantep İslam Bilim ve Teknoloji Üniversitesi olarak her alanda, sağlık, teknoloji, sosyal, kültürel, eğitim hizmetlerini, başta bölgemiz olmak üzere ulusal ve uluslararası boyuta taşımayı hedeflemekteyiz” ifadelerine yer verdi.
İki yılda neler yapıldı
Demir, “GİBTÜ, sürdürülebilirlik ve erişilebilirlik üniversite, çevre dostu politikalarıyla da öne çıkıyor. 2024 yılında aldığı Sıfır Atık Belgesi ve Engelsiz Üniversite Bayrağı ödülleri, GİBTÜ’nün sosyal sorumluluk ve sürdürülebilirlik konusundaki kararlılığını gösteriyor. Yeni imkanlar ve protokoller GİBTÜ’de, Sanal Gerçeklik Laboratuvarı, Elektromekanik Kumanda Laboratuvarı gibi modern tesisler hizmete açılırken, ulusal ve uluslararası protokollerle iş birliği ağını genişletiyor. Malezya, İspanya, Kuveyt gibi ülkelerle yapılan anlaşmalar, üniversitenin küresel vizyonunu destekliyor. Öğrenciler için yeni yaklaşımlar üniversite, yeni eğitim öğretim yılında bin 63 öğrenciye üniversite ortak seçmeli ders havuzu sunarak disiplinler arası bir öğrenme deneyimi sağlıyor. GİBTÜ, eğitim müfredatını güncelleyerek yenilikçi yaklaşımları benimsemeye devam ediyor” şeklinde konuştu.
“Yapay zeka önceliğimiz”
Gaziantep İslam Bilim ve Teknoloji Üniversitesi olarak yapay zekayı çok önemsediklerinin altını çizen Rektör Demir, “Biz yapay zeka ile anılan bir üniversite olmak istiyoruz. Çalışmalarımızı bu konuya odaklıyoruz. Öğrencilerimizin teknik anlamda gelişimlerini sağlarken günümüz gelişmeleri ile de uyumlu olarak sektör dinamiklerine aşina bir biçimde mezun olmalarını önemsiyoruz. Bu sebeple güncel gelişmeler ile uyumlu dersleri de öğrencilerimize vermeye gayret ediyoruz. Yapay zekayı kullanabilen, onu süreçlerine dahil edebilen daha önemlisi yapay zeka geliştirebilen öğrencilerimizin olması adına çalışıyoruz” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
BEUN Rektörlük makamında gerçekleşen ziyarette, Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Roman Kültürü Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Erdem Dirimeşe ile Müdür Yardımcısı Prof. Dr. Yücel Namal da yer aldı. Ziyarette Üniversite ile Zonguldak’ta faaliyet gösteren roman dernekleri arasında yürütülebilecek akademik ve sosyal çalışmalar çerçevesindeki ikili iş birlikleri değerlendirildi. 2024-2025 Akademik Yılı içerisinde gerçekleştirilecek ortak projeler üzerine misafirleriyle bir süre sohbet eden BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, nazik ziyaretlerinden dolayı konuklarına teşekkür etti. Zonguldak Romanlar Valilik İl Koordinatörü ile dernek başkanları da BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer’e misafirperverliğinden dolayı teşekkürlerini sunarak yeni akademik dönemde kendilerine ve üniversite ailesine başarılar diledi.
Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Roman Kültürü Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Erdem Dirimeşe ve Müdür Yardımcısı Prof. Dr. Yücel Namal, 2024 Mart ayında BEUN’da geçekleştirilen “Romanları Anlamak Çalıştayı II” etkinliği kapsamında sunulan bilimsel yayınların değerlendirilmesi sonucu “II. Romanları Anlamak Çalıştay Raporu ve Sonuç Bildirgesi” adlı kitabı Rektör Özölçer’e takdim etti.
BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, çalıştay sonrası ortaya konulan eserin üniversite, Roman vatandaşlar, Zonguldak ve ülke açısından hayırlı uğurlu olmasını dileyerek eserin bilim camiasına kazandırılmasında emeği geçen herkesi tebrik etti. Roman kültürünün anlaşılması ve bu alandaki çalışmaların desteklenmesinin önemini Rektör Özölçer, “Bu tür çalıştaylar, toplumun farklı kesimleri arasında köprüler kurarak kültürel çeşitliliği anlamamıza vesile oluyor. Elde edilen sonuçların, Roman vatandaşlarımıza ve genel olarak tüm topluma katkı sağlamasını umuyorum” şeklinde belirtti.
Ziyaret karşılıklı iyi niyet temennileri ile günün anısına binaen hatıra fotoğrafı çekiminin ardından sona erdi. – ZONGULDAK
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Turizm Eğitimi Değerlendirme ve Akreditasyon Kurulu (TURAK) adına Batman Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. M. Onur Gülbahar tarafından takdim edilen belge, Atatürk Üniversitesi adına Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yüksel Göktaş ve Turizm Fakültesi adına Dekan Prof. Dr. Gökalp Nuri Selçuk’a teslim edildi.
Törende konuşan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yüksel Göktaş, akreditasyon sürecinde emeği geçen TURAK yetkililerine ve Turizm Fakültesi akademik kadrosuna teşekkürlerini sundu. Prof. Dr. Göktaş; üniversitenin eğitim kalitesinin yükseltilmesi adına bu tür belgelerin büyük önem taşıdığını belirterek, Turizm Fakültesinin üç aktif bölümünden ikisinin akredite edildiğini vurguladı.
Akredite edilen iki bölümün yanında, henüz iki yıldır mezun veren Turizm Rehberliği Bölümü için de bu yıl içerisinde akreditasyon başvurusu yapılacağını ve böylece fakültenin tüm bölümlerinin akredite edilmiş olacağını ifade eden Turizm Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Gökalp Nuri Selçuk ise Turizm Fakültesinin eğitim kalitesini ulusal ve uluslararası standartlara taşımak adına büyük gayret sarf ettiklerini dile getirdi. Akreditasyon sürecinin, öğrenciler için iş dünyasında daha güçlü bir konuma sahip olma anlamına geldiğini belirten Prof. Dr. Selçuk, akredite edilen bölümlerin mezunlarının sektörde tercih edilen niteliklere sahip olacağını ifade etti.
Atatürk Üniversitesi Turizm Fakültesinin eğitim alanındaki başarıları ve sürekli gelişim hedefi, bu önemli akreditasyon ile taçlandırılmış oldu. – ERZURUM
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Toplantı öncesi, Biyoçeşitlilik Uygulama ve Araştırma Merkezi bünyesinde yer alan Atatürk Üniversitesi Biyoçeşitlilik Bilim Müzesinin (ABMM) açılışını gerçekleştiren Rektör Prof. Dr. Ömer Çomaklı, yaklaşık bir yıldır misafir kabulüne başlayan müzenin resmi açılışını, Senato ve Yönetim Kurulu Toplantısıyla birlikte yaparak tarihe bir not düştüklerini ifade etti. Törene Rektör Yardımcıları, Üniversite Genel Sekreteri, Senato ve Yönetim Kurulu Üyeleri ile merkez çalışanları katıldı.
Rektör Çomaklı: “Şimdiki Neslin Gelecek Nesillere Karşı Taşıdığı Sorumluluğun Bilinciyle Çalışmalarımızı Yürütüyoruz”
Açılış töreninde kısa bir konuşma gerçekleştiren Rektör Çomaklı, ekosistemdeki her bir yaşam şeklinin benzersiz olduğunu ve dünyadaki her organizmanın, insan için değerli olsun veya olmasın, var olma hakkına sahip olduğuna vurgu yaptı. Şimdiki neslin gelecek nesillere karşı sosyal bir sorumluluğunun varlığından bahseden Çomaklı: “Bu sorumluluk, dünyadaki tüm canlı organizmaların korunmasının gerekliliğini de bizlere yüklemektedir. Günümüzde tehdit altında olan biyoçeşitliliğimizi korumak ve gelecek nesillere aktarabilmek için gerekli önlemler almak oldukça önemlidir. Daha göreve gelmeden önce önemine vakıf olduğumuz bu alana yönelik ilk çalışmalarımızı yönetime gelir gelmez gerçekleştirdik ve merkezimizin kurulumuna başladık. Üniversitemizin öz kaynakları ile yürütmüş olduğumuz bu çalışma kısa sürede önemli bir seviyeye ulaştı. Ülkemiz başta olmak üzere birçok dünya üniversitesi ile iş birliği içerisinde projelerine devam eden merkezimiz, aynı zamanda bünyesinde barındırdığı Biyoçeşitlilik Bilim Müzesi ile toplumla iç içe bir süreç yürütüyor” dedi.
Dünyadaki birçok canlı türünü içinde barındıran ve bu doğrultuda 7’den 70’e herkesin ilgisini çeken Biyoçeşitlilik Müzesinin özellikle çocukların hayal güçlerini geliştirmesi ve yaşadıkları dünyayı daha yakından tanıması açısından oldukça önemli olduğunu belirten Rektör Çomaklı, Doğu Anadolu’nun kesişim noktasında yer alan Erzurum’a kazandırmış olmanın gururu içerisinde olduklarını söyledi.
Prof. Dr. Gültekin: “Uluslararası Bilim İnsanlarıyla Ortak Araştırmalar Yürütüyoruz”
Merkez Müdürü Prof. Dr. Levent Gültekin ise Uygulama ve Araştırma Merkezinde hayvanlar ve bitkiler alemi laboratuvarı ile taksonomi ve moleküler sistematik gibi temelde 4 laboratuvarın bulunduğunu, uluslararası bilim insanlarıyla ortak araştırmalar yürütüp eğitim ve uygulama laboratuvarıyla topluma bilgi aktardıklarını belirterek, Doğu Anadolu Bölgesi başta olmak üzere dünyanın her noktasını yoğun bir şekilde taradıklarını ve buldukları özel türleri koruma altına aldıklarını, ayrıca gelecek nesillere karşı olan sorumluluklarını da yerine getirmek için yoğun bir gayret sarf ettiklerini ifade etti.
Müzede 250 Bin Bireyden ve 10 Bin Türden Oluşan Koleksiyon Mevcut
Uygulama ve Araştırma Merkezi bünyesinde kurulan Biyoçeşitlilik Bilim Müzesi hakkında da bilgi paylaşımında bulunan Prof. Dr. Levent Gültekin; müzede, Doğu Anadolu başta olmak üzere Türkiye ve dünyanın dört bir yanından 60 yılda toplanan 250 bin birey, 10 bin türden oluşan koleksiyonun özenle muhafaza edildiğini söyledi. Dev mamut, dinozor ve balina replika koleksiyonlarının yanı sıra çok sayıda türden oluşan bitki, böcek, memeli hayvan, sürüngen, balık ve milyonlarca yıl öncesine ait fosilin bulunduğu müzede, üniversitenin öz kaynağı ve Rektör Prof. Dr. Ömer Çomaklı’nın destekleriyle üst düzey bilimsel araştırmaların yapıldığını belirten Gültekin, biyoçeşitliliğin korunması ve eğitim anlamında topluma katkı sunulmasının hedeflendiğini dile getirdi. – ERZURUM
]]>Tören, İstiklal Marşı ve saygı duruşu ile başladı. Ardından, ESTÜ Mühendislik Fakültesi Kimya Mühendisliği Bölümü’nden Hatice Nur Güçlü ile Mimarlık ve Tasarım Fakültesi Tekstil ve Moda Tasarımı Bölümü’nden Merve Maide Yiğit’in solo piyano konseri gerçekleştirildi. Tören, Doçent Bengi Baraz Çınar ile ESTÜ Kariyer Gelişimi ve Öğrenci Destek Birimi’nden Öğr. Gör. İlayda Karaköse’nin flüt ve piyano konseri ile devam etti.
“Eskişehir Teknik Üniversitesi’nin bir mensubu olmanın gurur ve mutluluğunu taşıyorum”
Konserin ardından söz alan emekli ESTÜ personeli Celal Çelebi, ESTÜ’deki profesyonel yaşamında Hasan Polatkan Havalimanı Uçak Bakım Hangarı Sorumlusu olarak görev yaptığını belirtti. ESTÜ’nün bir mensubu olmanın gurur ve mutluluğunu taşıdığını da sözlerine ekleyen Çelebi, “Böyle güzel bir tören vasıtasıyla hatırlanmış olmak mutluluk verici. Başta ESTÜ Rektörü Prof. Dr. Sayın Adnan Özcan olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ederim” dedi.
“Böyle bir törenle hatırlanmış olmak mutluluk verici”
Törende konuşan ESTÜ Eski Genel Sekreteri Menderes Ünal, meslek yaşamı boyunca memurluk, şeflik, şube müdürlüğü, daire başkanlığı gibi görevler yürüterek 40 yıllık bir hizmet hayatını tamamlamasının ardından ESTÜ’de Genel Sekreter olarak çalışma şansını elde ettiğini belirtti. 2022 yılında ESTÜ’deki göreviyle birlikte emekliliğe adım attığını da vurgulayan Ünal, “Başta ESTÜ Rektörü Prof. Dr. Sayın Adnan Özcan olmak üzere bu töreni düzenleyen herkese tüm emekli arkadaşlarım adına ayrı ayrı teşekkür ederim. Böyle bir törenle hatırlanmış olmak mutluluk verici” ifadelerini kullandı.
“Göreviniz, bu güzel ülkeye katkıda bulunmak”
Zorlu ve emek yoğun bir profesyonel yaşamın ardından emeklilik yaşamına girmiş olmak hakkında duygu ve düşüncelerini paylaşan ESTÜ Emekli Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yaşar Hoşçan ise şunları söyledi:
“Kırk dört yıl boyunca zorlu süreçlerden geçerek kurumuma en iyi katkıyı sağlamaya çalıştım. ‘Ben’ yerine ‘biz’ diyerek ekip arkadaşı olduğum meslektaşlarımla büyük başarılara imza attık. Şimdi o dönemleri gurur ve mutlulukla anıyorum. Göstermiş olduğum tüm mücadeleler benim hazinem. Değerli akademisyen dostlarım, mesleğinizi çok sevin. Göreviniz, bu güzel ülkeye katkıda bulunmak. Başta ESTÜ Rektörü Prof. Dr. Sayın Adnan Özcan olmak üzere bu töreni düzenleyen tüm ESTÜ mensuplarına teşekkür ediyorum.”
“Sürdürülebilir bir başarı için güçlü bir kurumsal hafızaya da sahip olunması gerekmektedir”
Rektör Prof. Dr. Adnan Özcan, Emeklilik Töreni’ni emekli olan ESTÜ akademik ve idari personeline çalışma hayatları süresince sundukları özverili ve değerli katkıları için teşekkür etmek amacıyla düzenlediklerini belirterek, “Dünyadaki ve ülkemizdeki her kurumsal yapıda olduğu gibi sürdürülebilir bir başarı için güçlü bir kurumsal hafızaya da sahip olunması gerekmektedir. Bu güçlü kurumsal hafıza ise güçlü, her anlamda donanımlı ve özverili çalışan bir insan gücüyle inşa edilebilir. Bugün emeklilik törenimizle kendilerine teşekkür ederek uğurladığımız tüm mensuplarımıza Eskişehir Teknik Üniversitesi’nin bugünlere ulaşmasında ve kurumsal hafızanın aktarılmasında vermiş oldukları çok değerli katkılar için teşekkürlerimi sunuyorum. 2024 yılının Cumhurbaşkanlığımız tarafından Emekliler Yılı olarak ilan edilmesi vesilesiyle başta siz değerli emeklilerimiz olmak üzere ülkemizin kalkınmasına emekleri ile katkıda bulunmuş olan tüm emeklilerimize saygılarımı sunuyor, emeklilerimizin bilgi ve tecrübelerini kullanabilecekleri ve kendilerini geliştirebilecekleri sosyal ve sağlıklı bir yaşam diliyorum” şeklinde konuştu.
Konuşmaların ardından Rektör Prof. Dr. Adnan Özcan tarafından ESTÜ emekli akademik ve idari personeline emeklilik plaketi ve teşekkür belgesi takdim edildi. ESTÜ Emeklilik Töreni, fuaye alanında ikram servisinin ardından çekilen toplu hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.
Törene, Rektör Prof. Dr. Adnan Özcan, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Yunus Özdemir, Prof. Dr. Onur Kaya, Genel Sekreter Cengiz Kaçal, ESTÜ Senatosu Üyeleri, ESTÜ öğretim elemanları, emekli akademik ve idari personeli ile aileleri katıldı. – ESKİŞEHİR
]]>CHP’nin, Türkiye’deki üniversitelerde yaşanan antidemokratik yönetim süreçlerinin üniversitelerin iç işleyişine, öğrencilerin haklarına, eğitim kalitesine ve üniversitelerin özerkliğine etkilerini belirlemek ve çözüm önerileri sunmak amacıyla verdiği Meclis araştırma önergesinin diğer önerilerin önüne alınması önerisi TBMM Genel Kurulu’nda görüşüldü. Önerinin gerekçesini açıklayan CHP Ankara Milletvekili Okan Konuralp şunları kaydetti:
“KENDİ 28 ŞUBATINIZI, KENDİ ZULMÜNÜZÜ YARATTINIZ”
“ODTÜ’lüler herkesin herkese öğretecek bir şeyi olduğuna duydukları inancın ifadesi olarak birbirlerine ‘Hocam’ hitabıyla seslenir. Ancak ‘Hocam’ hitabı bizlere, ‘Tüm fikirlere, düşüncelere, yaşam tarzlarına, etnik, mezhepsel, inançsal ve cinsel kimliklere saygılı olmanın; farklılıklarla birlikte yaşamanın önemini de anımsatır. Sinan Cemgil’den miras ‘Hocam’ hitabında çoğulculuk; insan hakları ve demokrasiye, bilime, kendisi gibi düşünmeyenlere saygı gösterme ilkesine bağlılık vardır.
Şimdi ODTÜ öğrencileri, yani hocalarımız yaklaşık 10 gündür başta ODTÜ’nün kayyumlaşmış rektörüne ve tüm Türkiye’ye ders niteliğinde bir hak mücadelesi örneği veriyor. Çünkü rektörlük güvenlik ve çevre sorunları gerekçesiyle, yaklaşık 35 yıllık ODTÜ Bahar Şenliği’nin süresini kısaltma, Devrim Stadyumu’nu öğrencilere yasaklama kararı aldı. Öğrenciler de rektörlük kararına karşı anayasal haklarını barışçıl bir şekilde kullanıyorlar. İstedikleri özetle şudur: ‘Bahar Şenliği ve Devrim Stadyumu’nun şenliğin ana sahnesine evsahipliği yapması ODTÜ’nün tarihsel ruhunu yansıtmaktadır. Dolayısıyla gerekli önlemler alınmalı, sağlanacak işbirliğiyle şenlik ile stadyum birbirinden kopartılmamalıdır.’ Çankaya Belediyemiz, kimi endişeleri de ortadan kaldıracak bir diyalog süreci başlatmışken, rektörlük öğrencilerin taleplerine ilişkin olumlu bir adım atmıyor. ODTÜ’de yaşanan bir özgürlük sorunudur. Siyasi rektör atamalarıyla; ODTÜ ve Boğaziçi Üniversitesi’nin de aralarında olduğu bazı üniversitelerin, akademik ruhu, kimliği, birikimi yok edilmek isteniyor. Üniversiteler, insan haklarını, kadın- erkek eşitliğini, hukukun üstünlüğünü, bilimi savunması gereken kurumlar olarak öne çıkmalıdır, siz bunları tamamen ortadan kaldırdınız, yetmiyor daha fazlasını istiyorsunuz. Bir nevi kendi 28 Şubatınızı, kendi zulmünüzü yarattınız.
“ODTÜ BAHAR ŞENLİĞİ VE MÜLKİYE İNEK BAYRAMI ÖZGÜRLEŞSİN, TAKSİM EMEKÇİLERE AÇILSIN”
ODTÜ, Boğaziçi, Ankara Üniversitesi gibi üniversiteler; insana, doğaya ve demokrasiye sahip çıkmaya devam edecek; bilimsel araştırmalarıyla Türkiye’nin yüz akı olmaya devam edecektir. ODTÜ rektörünün yasak gerekçeleri, mevcut siyasi iktidara yönelik de bir girişimdir; görmüyorsunuz. Rektör, yasak kararıyla, ‘AK Parti iktidarı ülkeyi öyle bir noktaya getirdi ki 34 yıldır sağlanan şenlik güvenliğini ve kampüs temizliğini bu yıl sağlayamam’ diyor; farkında değilsiniz. ODTÜ Bahar Şenliği kapsamında Devrim Stadyumu yasaklanıyor. Mülkiye’nin yaklaşık 80 yıllık ‘İnek Bayramı’ yasaklanıyor. Taksim Meydanı 1 Mayıs kutlamalarına kapatılıyor. Yasak kararlarını ‘Güvenlik, toplumun milli ve manevi değerlerine aykırılık’ gibi gerekçelerin arkasına sığınarak alıyorsunuz. ODTÜ Bahar Şenliği ve Mülkiye İnek Bayramı öğrencilerin isteklerine ve geleneklere uygun şekilde özgürleşsin, Taksim Meydanı işçilere emekçilere açılsın.”
CHP’nin grup önerisi üzerine söz alan Saadet Partisi Samsun Milletvekili Mehmet Karaman da şunları dile getirdi:
“ÜNİVERSİTELER KİMSENİN GÜÇ GÖSTERİSİ İÇİN BİR SAHNE DEĞİLDİR”
“Üniversiteler bilginin merkezi, özgür düşüncenin kalesidir. Ne yazık ki son yıllarda üniversitelerimiz iktidarın baskıcı politikaları altında ciddi engellerle karşılaşmaktadır. İktidarın keyfi atamaları, ifade özgürlüğünün kısıtlanması baskıcı politikalarının enstrümanlarından sadece bazılarıdır. Sorgulama, düşünme, konuşma üniversitelerde özgürce yapılmayacak da nerede yapılacak? Üniversiteler kimsenin güç gösterisi için bir sahne değildir.”
İYİ Parti Grubu adına söz alan Edirne Milletvekili Mehmet Akalın da şöyle konuştu:
“ATAMALARIN LİYAKAT ESASINA DAYALI YAPILMASI BÜYÜK ÖNEM TAŞIMAKTA”
“Ülkemizde her alanda yaygınlaşan kayırmacılık üniversitelerde de endişe verici boyutlara uzanmıştır. Üniversitelerde otorite diye bahsedilen olgunun faşizmi çağrıştıran siyasal bir rejim olduğunu gözler önüne sermektedir. Üniversitelerde ideolojik yaklaşım ve nepotizm bilimin önüne geçmekte. Dünyadaki en iyi 500 üniversite sıralamsında Türkiye’den yer alan üniversite sayısı yok denecek kadar azdır. Rektör ve diğer yönetici atamalarının siyasi ve sadakat esasından uzak liyakat esasına dayalı yapılması büyük önem taşımaktadır.”
DEM Parti Grubu adına söz alan İstanbul Milletvekili Özgül Saki de şunları kaydetti:
“BELLİ ÜNİVERSİTELERE KARŞI AKP’NİN SALDIR POLİTKASI İZLEDİĞİNİ DÜŞÜNÜYORUZ”
“Çok kapsamlı sorunları var üniversitelerin. Akademik, demokratik, özerk olmayan üniversite üniversite olamaz. Üniversiteler rektörlerin değil öğrencilerindir. Demokratik üniversiteye ilk darbe YÖK’ün kuruluşuyla oldu, YÖK’ün derhal kaldırılması lazım. Kayyum rektör dönemine girdi uzun süredir üniversiteler. Belli üniversitelere karşı AKP’nin saldırı politkası izlediğini düşünüyoruz. Üniversitelerden ellerinizi çekin. Barış İçin Akademisyenlerin haklarını geri verin.”
CHP Grubu’nun önerisi AKP ve MHP milletvekillerinin oylarıyla reddedildi.
]]>İstanbul Teknik Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen toplantıda, Atatürk Üniversitesinde Yapay Zeka ve Makine Öğrenmesi ile Veri Bilimi ve Analitiği Programlarının açılmasına karar verildi. YÖK Başkanı Özvar, diğer üniversitelerle birlikte toplamda 21 yeni lisans, 50 ön lisans programının açılacağını, bu programların ise bu yıl ÖSYM kılavuzuna dahil edileceğini söyledi.
Başkan Özvar: “Bu Bölümleri Stratejik Bir Mesele Olarak Görüyoruz”
Yükseköğretim Yürütme Kurulu Üyeleri ile rektörlerin katılımıyla gerçekleşen toplantıda yaptığı konuşmada Yükseköğretim Kurulunun gelecek vizyonunun en önemli unsurları arasında yer alan yapay zeka, dijitalleşme ve büyük veri alanlarını ülke açısından son derece stratejik bir mesele olarak gördüklerini aktaran Özvar, dijital teknolojiler alanında yaşanan hızlı gelişmelere paralel olarak, ilgili bütün sektörlerde istihdam edilmek üzere nitelikli insan gücüne duyulan ihtiyacın arttığını ifade ederek, yapay zeka, yapay zeka çözümleri, dijitalleşme ve büyük veri alanlarında ihtiyaç duyulan insan kaynağını karşılamak adına yeni lisans ve ön lisans programlarının açılmasına karar verdiklerini bildirdi.
Prof. Dr. Özvar: “Yeni programlar, Yükseköğretim Kurulunun önümüzdeki dönemde istihdamı önceleyen vizyonunun da bir göstergesi. İstihdam odaklı programları devreye sokarken işlevini kaybeden programları sistem dışına çekmeye devam ediyoruz. Bundan sonraki dönemde, bu yöndeki eğilim daha da güçlenecektir” dedi.
Rektör Çomaklı: “Verilecek Her Türlü Sorumluluğa Üniversite Olarak Hazırız”
Yeniliklerin daima öncüsü olan Atatürk Üniversitesinin, Yeni Nesil Tasarım ve Dönüşüm Projesi çerçevesinde başlattığı çalışmalar neticesinde yine ülke yükseköğretiminde başlatılan yeniliklerin paydaşı olduğuna dikkat çeken Rektör Prof. Dr. Ömer Çomaklı, konuyla ilgili olarak yaptığı açıklamada açılacak yeni bölümlerin üniversitenin çağdaş eğitim modeline ışık tutacak programlar olduğuna dikkat çekti.
Mühendislik alanında marka olan Atatürk Üniversitesinin aynı zamanda yapay zeka ve büyük veriye de önem verdiğini, açılacak bölümlerin de bu doğrultuda seçildiğini belirten Rektör Çomaklı, göreve geldikleri ilk günden itibaren varlık yönetimine öncelik verdiklerini ve her aşamada üniversitenin varlığını tespit etmek ve veriye dayalı karar verme süreçleri aktifleştirmek amacıyla Büyük Veri Yönetim Ofisini kurduklarını söyledi. Rektör Çomaklı: “Yeni Nesil Üniversite için ihtiyaç duyulan verilerin sınıflandırılması ve toplanması, ulusal düzeyde gerekli olan verilerin belirlenmesi ve toplanması ile veri yönetim sistemi ön çalışmaları içeriklerinden oluşan Büyük Veri Yönetim Ofisi, veriye dayalı karar verme mekanizması ile ilgili dijital sistemin tasarımı çalışmalarına da devam ediyor. Ayrıca yapay zeka alanına yönelik de hemen hemen her bölümümüz entegre şekilde çalışmalar yürütüyor. Üniversitemizin bilimsel alt yapısı ve alanında uzman insan kaynağı ile açılacak yeni bölümleri de öğrencilerimizin en iyi şekilde eğitim almaları için hazır hale getireceğiz” ifadelerini kullandı.
Amaçlarının ve önceliklerinin üniversite çağına gelen gençleri yeni etkinlik ve beceri ile çağın ihtiyaçlarına karşılık verebilecek bir şekilde yetiştirilmek olduğuna değinen Rektör Çomaklı, Araştırma Üniversitesi olarak ülke bilimine her alanda katkı veriyor olmaktan büyük bir mutluluk duyduklarını ifade ederek, Atatürk Üniversitesinin yapmış olduğu çalışmalara yakın ilgi ve teveccüh gösteren YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar ile Yükseköğretim Yürütme Kurulu üyelerine teşekkür etti ve yeni açılacak bölümlerin hayırlı olması temennisinde bulundu. – ERZURUM
]]>(ANKARA) – Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner, ODTÜ Rektörlüğü’nün Bahar Şenliği’ni 2 güne indirmesine ve Devrim Stadyumu’nun şenlik için kullanımının yasaklamasına tepki gösteren öğrencilerin istek ve taleplerini iletmek için ODTÜ rektörü Mustafa Verşan Kök ile görüştü. Güner görüşmenin ardından Rektörlük önünde bekleyen öğrencilere, görüşmede Rektörlüğün hassasiyetleri ile ilgili kendilerinin verebilecekleri destek ve önerileri ifade ettiğini belirterek, bu doğrultuda olumlu bir adım atılmasını beklediklerini söyledi.
Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Rektörlüğü’nün kararıyla üniversitede bahar şenliğinin 2 güne indirilerek güvenlik ve temizlik gerekçeleriyle Devrim Stadyumu’nun programdan çıkarılmasına tepkiler sürüyor.
Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner, öğrencilerin taleplerini iletmek için ODTÜ Rektörü Prof. Dr. Mustafa Verşan Kök ile Rektörlük binasında görüştü. Görüşme sırasında rektörlük önünde bekleyen öğrenciler, “Şenlik ODTÜ’nün, ODTÜ bizimdir”, “Direne direne kazanacağız”, “Verşan Kök ODTÜ’ye rektör olamaz”, “Üniversiteler bizimdir, bizimle özgürleşecek” ve “Kayyumlar gidecek, biz kalacağız” sloganları attı.
“GÜVENLİK ENDİŞESİ VE TEMİZLİK HASSASİYETİ VAR”
Yaklaşık 1,5 saatlik görüşmenin ardından Hüseyin Can Güner, Rektörlük önünde bekleyen öğrenci grubuna şu açıklamayı yaptı:
“Dün geldiğimizde de daha önce topluluk temsilcilerimizle yaptığımız görüşmede de arkadaşlarımızın talepleri konusunda ve Rektörlüğümüzün statla ilgili, özellikle endişeleri ve sunduğu gerekçeler konusunda bizim sunabileceğimiz katkıyı paylaşmak istediğimizi, burada yapıcı bir tutum içerisinde olacağımızı, katkı sunacağımızı bununla ilgili olarak yönetimle de görüşeceğimizi ifade etmiştik. Bugün de yine aynı hassasiyetle sabah saatlerinde Rektör Bey’den randevu talebinde bulunduk, sağ olsun kendisi de programı dahilinde olanak yaratarak bizi kabul etti. Ben öncelikle misafirperverliği için de kendisine teşekkür ediyorum.
Burada özellikle şenliğin Devrim Stadyumu’ndaki kısmıyla ilgili endişeler, güvenliğin sağlanması, dışardan gelecek kişilerin engellenmesiyle ilgili bir beklenti olduğu anlaşılıyor. İkinci olarak da temizlik konusunda ikincil planda kalmakla beraber, temizlik konusunda bir hassasiyet olduğu da anlaşılıyor.”
“BELEDİYELERİMİZİN GEREKLİ KATKIYI SUNACAKLARINI İFADE ETTİM”
Görüşmede, kendi önerilerini ifade ettiklerini aktaran Güner, şöyle devam etti:
“Ben burada Sayın Rektörümüze ve çalışma arkadaşlarına Genel Başkanımızın da talimatıyla Ankara’daki 16 belediyemizin ve büyükşehir belediyemizin dahil olmak üzere tamamının hep güvenlik konusunda gereken katkıyı sunacağını, talepler halinde görevlendirme yapılabileceğini ayrıca kamu kurumlarının da bu konuda aslında yine görevlendirme yapabileceğini ve güvenliğin bu şenliğin alışılmış şekliyle, gelenekselleşmiş haliyle yapılmasına bir engel olmayacağını kendim üslubum dahilinde ifade ettim.
Aynı şekilde temizlik konusunda da bizim çalışma arkadaşlarımızın bende dahil olmak üzere hep beraber gelip öğrenci arkadaşlarımızla birlikte gerekirse temizliği sağlama orayı pırıl pırıl yapma konusunda çaba sarf edeceğimizi, buna benim de gelip katkı sunacağımı, şahsen tüm arkadaşlarımızın hatta milletvekillerimizin gerekirse burada olacağımızı ifade ettim.
Dolayısıyla ODTÜ’nün bahar şenliklerinin alışılmış, gelenekselleşmiş haliyle yapılmasının mümkün olduğunu bunun gerçekleşmesi için bizim çaba sarf etmeye hazır olduğumuzu ifade ettim. Kendisinin hassasiyetleri devam etmekle birlikte süreç içerisinde görüşmeye ve bu konuda belki yol almaya açık olduğunu da gördüm. Bu konuda kararlarının elbette neticesi itibarıyla açıklayacaklardır. Rektörümüzün bizim sunduğumuz öneriler ve çabalar doğrultusunda yapıcı şekilde bu konunun aşılması, ODTÜ’nün bahar şenliklerinin Devrim Stadyumu’nda gerçekleşmesiyle ilgili olumlu bir adım atacaklarını umut ediyorum. Umuyorum ki Rektörlüğümüz de sizlerin sesine kulak verecektir.”
]]>Rektör Prof. Dr. Ömer Çomaklı, Yeni Nesil Üniversite Tasarım ve Dönüşüm Projesinin en önemli çıktıları arasında yer alan uluslararasılaşma vizyonu doğrultusunda Malezya Uluslararası İslam Üniversitesi Rektörü Prof. Dzulkifli Abdul Razak’ı misafir etti.
Rektörlük makamında gerçekleşen ziyarette; Malezya Uluslararası İslam Üniversitesi Sürdürülebilirlikten Sorumlu Direktör Prof. Zainal Sanusi ile Atatürk Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Turgut Göğebakan, İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Muhammed Kızılgeçit, Dış İlişkiler Ofisi Koordinatörü Prof. Dr. Taşkın Öztaş ile Mühendislik Fakültesinden Prof. Dr. İhsan Efeoğlu yer aldı.
Rektör Çomaklı: “İmzalanan Protokol, İki Ülke Arasındaki İlişkiye Katkı Sunacak”
İki ülke arasındaki akademik birlikteliğin; üniversiteler arası değişim programları, ortak araştırma projeleri ve akademik etkinlikler düzenleyerek birbirlerinin bilgi ve deneyimlerinden faydalanmalarını sağladığını aktaran Rektör Çomaklı, bu tür iş birliklerinin, kültürel alışverişi artırırken aynı zamanda bilimsel ve akademik alanda da gelişmeyi teşvik ettiğini dile getirdi. İki kurum arasındaki ilişkileri güçlendirmek ve akademik hareketliliği sağlamak amacıyla düzenlenen protokol töreninin taraflar için hayırlı olması temennisinde bulunan Rektör Çomaklı, atılan tüm adımların Atatürk Üniversitesinin başarı çıtasını daha da yukarı çıkarmak amacıyla gerçekleştirildiğini ifade etti.
Araştırma Üniversitesi statüsü ile artık dünya üniversiteleri ile rekabet edebilecek konuma ulaştıklarını belirten Rektör Çomaklı: “Öğrenci ve akademisyen değişimi, ortak araştırma projeleri ve akademik programlar konularında anlaşmaya vardığımız bu iş birliğinin uluslararası alanda kendisine fırsat oluşturmak isteyen öğrenci ve akademisyenlerimiz için önemli bir fırsat olduğu düşüncesindeyim. Ayrıca, protokolün kültürel alışveriş ve uluslararası anlayışın artırılmasına katkı sağlayacağına da yürekten inanıyorum. Her iki üniversitenin akademik ve kültürel etkileşimini artırmayı hedefleyen bu iş birliğinin hayırlı olmasını diliyor, sürece ilişkin katkılarından dolayı değerli mevkidaşım Prof. Dzulkifli Abdul Razak’a teşekkür ediyorum” dedi.
Prof. Razak: “İslam Dünyasının Önemli İki Ülkesi Arasındaki İş Birlikleri Giderek Artıyor”
Malezya ve Türkiye arasındaki ilişkilerin tarih boyunca karşılıklı saygı ve iş birliğine dayalı bir şekilde ilerlediğini vurgulayan Rektör Prof. Razak ise iki ülke arasındaki diplomatik ilişkilerin, kültürel etkileşim ve ticaret bağların her iki taraf için de önemli bir potansiyele sahip olduğunu belirterek: “Özellikle son yıllarda, eğitim ve akademik alanlarda üniversitelerin birbirleri arasında iş birliği giderek artmaktadır. Malezya ve Türkiye’nin benzer kültürel değerlere ve tarihi bağlara sahip olmaları, akademik iş birliğini daha da güçlendirmektedir. Özellikle İslam dünyasının önemli iki ülkesi olarak, İslami bilimler, kültür ve dil alanlarında yapılan çalışmalar, bu iş birliğinin önemli bir parçasını oluşturmaktadır. İki ülke arasındaki iş birliği ve ortak projeler, hem bölgesel hem de küresel düzeyde barış, istikrar ve kalkınma için önemli bir potansiyele sahiptir. Bu nedenlerle, Malezya-Türkiye ilişkileri ve akademik birlikteliği, her iki ülkenin de çıkarlarına hizmet eden ve gelecek için umut vaat eden bir alan olarak ön plana çıkmaktadır. Ayrıca hem bireyler hem de toplumlar arasında daha derin anlayış ve iş birliği sağlayarak küresel düzeyde olumlu etkiler oluşturabilmektedir. Bu düşüncelerle ev sahibi olarak göstermiş olduğu misafirperverlik için Rektör Çomaklı’ya teşekkür ediyor, şahsı nezdinde tüm üniversite ailesine başarı dileklerimi iletiyorum” diyerek sözlerini tamamladı.
Ziyaret, iş birliği protokolünün imzalanmasıyla sona erdi.
Malezya heyeti, rektörlük ziyaretinin ardından “Yeni Nesil Üniversite Tasarım ve Dönüşüm Projesi” üzerine Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Atilla Keskin ile, Dijital Dönüşüm Ofisinde “Eğitim Teknolojileri ve Dijitalleşme” üzerine Prof. Dr. Bülent Çavuşoğlu ile, İlahiyat Fakültesinde “Yapay Zeka” üzerine ise Prof. Dr. Kızılgeçit ile toplantı yaptı.
Toplantılar sonrası heyet, Buz Müzesi ve Biyoçeşitlilik Müzesi ziyaret ederek Atatürk Üniversitesi ziyaretini tamamladı. – ERZURUM
]]>2023 yılı akademik dönemde, 97 ulusal 43 uluslararası olmak üzere toplamda 140 Patent başvurusunda bulunan öğretim üyeleri başarı belgelerini Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ömer Çomaklı’nın elinden aldı.
Fikri mülkiyet hakları koordinatörlüğü, başarının öncüsü oldu
Ödül töreni, Fikri Mülkiyet Hakları Koordinatörü Doç. Dr. Nejdet Gültepe’nin yapmış olduğu bilgilendirme sunumu ile başladı. Patent başvurularında Doğu Anadolu’da 1. olan Atatürk Üniversitesinin ulusal başvurular değerlendirildiğinde 5’inci, uluslararası başvurdu ise 3. sırada yer aldığını belirten Prof. Dr. Gültepe, bunun yaygın etkisinin değerlendirildiğinde üniversite açısından önemli olduğu gibi Erzurum açısından da değerli olduğunu vurguladı.
Fikri Mülkiyet Hakları Koordinatörünün kurulması ile birlikte yapısal değişikliklere gidildiğini belirten Gültepe, daha önce patent başvurularını BAP projeleri üzerinden yapıldığını ancak şimdi koordinatörlük bünyesinde oluşturulan kayıt üzerinden yapıldığını belirterek, patent alanında elde edilen bu atılımın öncüsü olan Rektör Prof. Dr. Ömer Çomaklı başta olmak üzere Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ayşe Bayrakçeken’e ve tüm akademisyenlere teşekkür etti.
“Dünya üniversiteleri ile rekabet edebilecek seviyeye ulaştık”
Tüm konukların geçmiş Ramazan Bayramı’nı kutlayarak konuşmasına başlayan Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ömer Çomaklı ise bugün önemli bir toplantıya ev sahipliği yaptıklarını ifade etti. Her ay düzenli olarak akademik teşvik töreni düzenlediklerini dile getiren Rektör Çomaklı, yine bir ödül töreninde başarılı akademisyenlerle bir araya geldiklerini ve bu kapsamda 2023 yılında yapmış oldukları patent başvuruları doğrultusunda ödül almaya hak kazanan akademik personel ve çalışmaları gerçekleştirdikleri ekipleriyle buluşmaktan büyük bir mutluluk duyduğunu ifade etti.
Tören vesilesiyle bir müjdeyi daha akademisyenlerle paylaşan Rektör Çomaklı, Yükseköğretim Kalite Kurulu (YÖKAK) tarafından daha önce akredite edilen Atatürk Üniversitesinin yeniden akredite edildiğini söyledi. Gerek Araştırma Üniversitesi statüsü gerekse yeniden tekrar verdiği eğitimin akredite edilmesi ile ülke yükseköğretimi açısından ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gösteren Atatürk Üniversitesinin dünya üniversiteleri ile rekabet edebilecek seviyeye ulaştığını aktaran Rektör Çomaklı, programların akredite edilmesi noktasında da zirvede olduklarının bilgisini paylaştı.
Rektör Çomaklı: “Tüm alanları profesyonel ellere teslim ettik”
Kurum olarak zorlu bir süreçten geçtiklerini aktaran Rektör Çomaklı, bu süreçte kendilerine destek veren tüm üniversite mensuplarına ayrı ayrı teşekkür ederek gelecek süreçte nice başarıların altına imza atılacağına yürekten inandığını ifade etti. Patentin, bilimsel çalışmaların somutlaşmış hali olduğuna dikkat çeken ve bu kültürün üniversite bünyesinde yaygınlaşarak önemli kazanımları da beraberinde getirdiğini belirten Rektör Prof. Dr. Çomaklı şunları aktardı: “Bu misyonu yerine getirdikten sonra şimdiki hedefimiz patentleri ticarileştirmek. Yeni Nesil Üniversite Tasarım ve Dönüşüm Projesi ile kurulan Fikri Mülkiyet Hakları Koordinatörü aracılığıyla patent konusunu profesyonel ellere teslim etmiş durumdayız. Üniversite bünyesinde yapılan atılımların kalıcı sonuçlar doğurması açısından ofis ve koordinatörlüklerimiz yoğun bir gayret gösteriyor. Bu gayretlerin dönüşlerini de elde edilen başarılar aracılığıyla alıyoruz. Bu güzel günde üniversite mensupları ile bir arada olmaktan oldukça memnun olduğumu bir kez daha ifade ediyor, patent başvurusunda bulunan tüm akademisyenlerimiz ile onlara katkı sağlayan ekiplerini tebrik ediyorum” diyerek sözlerini tamamladı.
Program, patent başvurusunda bulunan grupların belgelerini almaları ile sona erdi. – ERZURUM
]]>Çeşitli kurumlara çalışma ziyaretleri gerçekleştiren Rektör Prof. Dr. R.Cüneyt Erenoğlu’na ÇOMÜ öğretim üyesi Prof. Dr. Vedat Çalışkan ve Baku Slavyan Üniversitesi öğretim üyesi AZERSU müşaviri Prof. Dr. Cengiz Abdullayev’de katıldı.
ADSEA’nın (Azerbaycan Devlet Su Kaynakları Kurumu) davetlisi olarak Bakü’deki uluslararası konferansa katılan Rektör Prof.Dr. R.Cüneyt Erenoğlu “Tarımda Su Kullanımı” oturumunun moderatörlüğünü yaparken, Prof. Dr. Çalışkan da “Ekoloji Alanında Yenilikler” oturumunda ÇOMÜ’nün sürdürülebilirlik hedefleri ile bağlantılı programlarını ve yenilikçi girişimlerini tanıtıcı bir sunum gerçekleştirdi.
Ziyaret kapsamında Azerbaycan Milli İlimler Akademisi, Devlet Pedagoji Üniversitesi ve Azerbaycan Tıp Üniversitesi ile iş birliği protokolleri imzalandı. Bakü Devlet Üniversitesi, Azerbaycan Devlet Tarım Üniversitesi, Petrol ve Sanayi Üniversitesi, Azerbaycan Arkeoloji ve Etnografya Enstitüsü yönetimleri ile önümüzdeki aylar içinde iş birliği anlaşmaları yapmak üzere ön mutabakat ve görüşmeler gerçekleştirildi.
ADSEA Başkanı Zaur Mikayılov; Sağlık Bakanı Yardımcısı Nadir Zeynalov; Milli İlimler Akademisi Başkanı Akademik Prof. Dr. İsa Habibbeyli; Devlet Pedagoji Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Cafer Caferov ile rektör yardımcısı Doç.Dr. Eldar Aslanov; Arkeoloji ve Etnografya Enstitüsü Başkanı Doç.Dr. Ferhat Guliyev, Azerbaycan Devlet Petrol ve Sanayi Üniversitesi (ASOIU) Rektör Vekili Doç. Dr. Vazeh Asgarov ile görüşmeler gerçekleştiren Rektör Prof. Dr. R.Cüneyt Erenoğlu, yapılan görüşmelerde “Kardeş ülke Azerbaycan ile Türkiye arasında işbirliği sürecinin son yıllarda hızla geliştiğini” belirtti. “Geçtiğimiz aylarda Türkiye-Azerbaycan Üniversitesi’nin kurulmasının iki ülke arasında gelişen bilimsel iş birliğini gösterdiğini” vurgulayan rektör Prof. Dr. Erenoğlu, “Türk Dünyası ülkelerine açılan kapı konumundaki Azerbaycan ile bilimsel iş birliği süreçlerinin paydaşı olmayı Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi olarak çok önemsediklerini” ifade etti.
Azerbaycanlı yaklaşık 250 öğrencinin ÇOMÜ’de öğrenim gördüğünü ve bu sayıyı uluslararasılaşma çerçevesinde artırmayı hedeflediklerini belirten Rektör Prof.Dr. R.Cüneyt Erenoğlu “soy, dil ve kültür birliği nedeniyle iki kardeş ülkenin bilimsel iş birliklerinin sayısız yararı olacağını ve bunun için gerekli zeminin bulunduğunu” sözlerine ekledi. Rektör Prof. Dr. R.Cüneyt Erenoğlu son olarak, Azerbaycan’da ikili iş birliklerini dinamik ve kalıcı hale getirmek için Teknokent ve Bilişim Vadisi’nde ÇOMÜ’nün de yer alması için çalışmalara başlayacaklarını da müjdeledi ve çok verimli geçen bu ziyaretin organizasyonu için Prof.Dr. Cengiz Abdullayev’e teşekkürlerini iletti.
Rektör Prof. Dr. R. Cüneyt Erenoğlu’nun Azerbaycan ziyaretine eşlik eden Prof. Dr. Vedat Çalışkan da “Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı (COP 29)’nın Kasım 2024’te Bakü’de gerçekleşecek olması da iki ülkenin bilimsel ve teknolojik iş birliklerini çok üst seviyelere taşıyacaktır. Nitekim bakanlık arasında hazırlık toplantıları geçtiğimiz ay başladı. Azerbaycan Bilimler Akademisi Coğrafya Enstitüsü de konuyla ilgili mayıs ayında COP 29 için bir hazırlık toplantısı gerçekleştirecek. Bilimler Akademisi Coğrafya Enstitüsü üyesi Prof. Dr. Rza Mahmudov bu önemli toplantıya bizi de davet etmektedir. Tüm bunlar kısa sürede sonuç veren karşılıklı iş birliği çabalarımızı yansıtmaktadır” değerlendirmesinde bulundu.
ÇOMÜ Rektörü Prof. Dr. R.Cüneyt Erenoğlu Bakü’deki konferans etkinlikleri süresince Türkiye’nin Azerbaycan Büyükelçisi Cahit Bağcı, Ticaret Başmüşaviri Ahmet Erdal, Tarım Müşaviri Hakan Kalender’in yanı sıra Bilişim Vadisi yöneticileri ile de görüşmeler gerçekleştirdi. – ÇANAKKALE
]]>Ramazan ayının ikinci haftasında merkezi yemekhanede düzenlenen iftar programına ev sahibi olan Rektör Çomaklı’nın yanı sıra Vali Mustafa Çiftçi başta olmak üzere Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, Erzurum Vakıflar Bölge Müdürü Murat Uslu ile rektör yardımcıları, rektör danışmanları, senato üyeleri, dekanlar, akademisyenler ve çok sayıda öğrenci katıldı.
Yaklaşık 3 bin öğrencinin iftar yaptığı programda, iftar saatinden önce öğrencilerin masalarına giderek sohbet eden şehrin yöneticileri, Kur’an-ı Kerim tilavetinin ardından ezanın okunmasıyla birlikte oruçlarını öğrencilerle birlikte açtı.
İftar yemeğinin ardından, Ramazan ayının bereketli iftar sofralarını, Atatürk Üniversitesinin gözbebeği olan öğrencilerle birlikte paylaşmaktan memnuniyet duyduklarını belirten Rektör Çomaklı, öğrencilerin Ramazan’ını tebrik etti.
“Yeni Nesil Üniversite Projesi ile Ülkemizin Daha Aydınlık Bir Geleceğine Katkılarda Bulunduk”
Erzurum Vakıflar Bölge Müdürlüğünün katkılarıyla bu yıl düzenlenen iftar yemeğini ücretsiz bir şekilde öğrencilere sunduklarını belirten Rektör Çomaklı: “Bizler için birlik olmanın, halden anlamanın, paylaşmanın, empati kurmanın, varlık kadar yokluğun da bir gerçek olduğunun farkına vardığımız mübarek Ramazan’ı Şerif’in iftar sofrasını paylaşmak düstur edindiğimiz değerler açısından son derece anlamlıdır” ifadelerini kullandı.
Atatürk Üniversitesi ailesi olarak ülkenin birlik ve beraberliğine daima katkıda bulunduklarını vurgulayan Rektör Çomaklı: “Yeni Nesil Üniversite Tasarım ve Dönüşüm Projesi ile ülkemizin daha aydınlık bir geleceğine katkılarda bulunduk ve bu yolda yılmadan, yorulmadan her zaman çalışacağız ve üreteceğiz. Sadece dünyada iktidar olma ya da egemen karar alıcılardan biri olma düşüncesiyle değil, daha güçlü bir Türkiye ile adalet için, paylaşmak için, mazlum coğrafyalara merhamet ve yardım için üreteceğiz” dedi.
” Filistin’de Katledilenlerle Birlikte Tüm İnsanlık Ölmektedir”
Bugün başta Gazze ve Doğu Türkistan başta olmak üzere dünyanın birçok yerinde zulümlerin yaşandığına dikkat çeken Çomaklı: “Ne yazık ki İsrail herkesin gözü önünde uyguladığı soykırımla çocukları, kadınları ve yaşlıları sistematik olarak katletmektedir. Bu durum karşısında eskiden bu yana insan hakları hikayeleri anlatan Batılı ülkeler sessiz kalmanın ötesinde destek vermekte, Müslüman ülkeler ise maalesef ses yükseltmenin ötesine geçememektedir. Filistin’de katledilenlerle birlikte tüm insanlık ölmektedir. Şu mübarek Ramazan gününde duamız herhangi bir coğrafyada, bilhassa şiddetin dozunun her geçen attığı Gazze’de zulme maruz kalan tüm mazlumların kurtulmasıdır.
Tarihin hemen her döneminde insanlığın kalbi ve merhameti olduğumuzu unutmayınız. Günümüz dünyasının ihtiyacı olan şey Türk’ün akıl, idare ve merhamet anlayışıdır. Bu nedenle her zaman lider ülke olmak zorundayız. Lider ülkemin geleceğine liderlik edecek olan değerli gençler; güç bizde olmalı ancak merhamet kılavuzumuz olmalıdır” ifadelerini kullandı.
Başkan Sekmen: “Birlik ve Beraberliğimizin Pekiştiği Bir Aydayız”
Şehrin güzide kurumlarından Atatürk Üniversitesinde düzenlenen iftar programında öğrencilerle bir arada olmaktan büyük bir mutluluk duyduğunu ifade eden Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen ise, birlik ve beraberliği pekiştiren, kardeşlik ruhunu diri tutan ve sevabı bol olan bu mübarek ayı idrak ediyor olmanın gururunu yaşadıklarını söyledi. Öğrencilerin derslerine odaklanmalarını, kendilerini geliştirmelerini ve ülkesine layıkıyla hizmet edecek donanıma ulaşmaları için azim ve gayretlerini hiçbir zaman yitirmemeleri gerektiğini dile getiren Başkan Sekmen, şimdiden tüm öğrencilerin ve ailelerinin bayramlarını kutlayarak, hayırlı iftarlar dileğinde bulundu. – ERZURUM
]]>Polonya’nın Zakopane şehrinde 2-7 Mart 2024 tarihleri arasında gerçekleştirilen VİRTÜS Dünya ve Avrupa Kayak Şampiyonasında II3 (Otizm) kategorisinde yarışan ETÜ’nün Otizimli Milli Sporcusu Aliye Zeynep Bingül, şampiyonayı 5 gümüş ve 3 bronz madalyayla tamamlayarak büyük bir başarıya imza atarken, Erkekler II3 (Otizm) kategorisinde mücadele eden Murat Muhsin Bingül ise Dünya beşincisi oldu.
Erzurum’a dönen özel sporcular ve teknik heyet için karşılama töreni düzenlendi. Havalimanında düzenlenen törene ETÜ Rektörü Prof. Dr. Bülent Çakmak, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Ali Fatih Yetim, Prof. Dr. Ceren Sultan Elmalı, Spor Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Birol Soysal, akademisyenler ve çok sayıda öğrenci katıldı.
Karşılamanın ardından Milli Sporcuları, teknik heyeti ve sporcuların ailesini ETÜ’de ağırlayan Rektör Çakmak, büyük bir gurur yaşadıklarını dile getirerek: “Bugün üniversitemiz, şehrimiz ve ülkemiz için çok özel bir gün. Evlatlarımız büyük bir başarıya imza attılar, ülkemizi en iyi şekilde temsil ettiler ve madalyalarla memleketlerine döndüler. Onların gelişim süreçlerinde ailesinin ve antrenörlerinin emeklerini kelimelerle tarif etmek mümkün değil. Ancak şunu da belirtmek isterim ki çocuklarımızın rakipleri sadece sporcular değildi. Birçok farklı durumla mücadele etmeleri gerekiyordu ve onlar bu mücadeleyi kazanarak muazzam bir başarı hikayesine imza attılar. Bu muazzam başarı yalnızca madalya almakla ölçülemez. O madalyaları almak için sarf edilen emek, çaba ve gayret de bu başarıya dahildir. Bunun devamının geleceğine de gönülden inanıyorum. Üniversitemizin böyle seçkin böyle güzel evlatları olduğu için de ayrıca gurur duyuyorum. İyi ki bizim öğrencilerimiz iyi ki bizimle beraber. Bu vesileyle Zeynep ve Murat’ı bir kez daha yürekten kutluyor, emeklerinden dolayı başta ailesi olmak üzere antrenörlerine teşekkürlerimi sunuyorum” diye konuştu.
Rektör Çakmak’ın ardından Polonya’ya giden kafileye öncülük öden Milli Sporcuların babası Başsavcı Ünal Bingül ise düzenlenen karşılama töreni için Rektör Çakmak’a ve ETÜ Ailesine teşekkür ederek: “Bu süreç büyük bir emeğin, büyük bir mücadelenin ve büyük bir çabanın eseridir. Madalya almaları otizmi bitirmiyor ama otizmlilere bir yol açıyor. Bu çocuklara değer ve sevgi verildiği takdirde yapamayacakları hiçbir şey yok. Kayak başlı başına zor bir spor. Ancak çocuklarımızın durumu bu sporu onlar için çok daha zor hale getiriyor. Ama her türlü zorluğa rağmen antrenörleriyle rüzgar, fırtına demeden çok çalıştılar. Genç arkadaşlarım sağlığınızın, ülkemizin ve üniversitenizin kıymetini bilin. Türk gençleri her şeyin en iyisine layıktır ve en iyisini yapabilecek güçtedir. Ama çok çalışacağız. Bu başarının en büyük sahibi çocuklarımızın anneleridir. Herkesin huzurunda ona bir kez daha teşekkür etmek istiyorum. Bu süreçte başta Rektörümüz Prof. Dr. Bülent Çakmak olmak üzere tüm ETÜ Ailesine bize verdikleri destek ve gösterdikleri sevgi için çok teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.
Milli sporcular ise olimpiyatlarda mücadele etmek ve kupalar kazanmak istediklerini belirterek düzenlenen karşılamadan ötürü teşekkürlerini ilettiler.
Program Rektör Çakmak’ın Milli Sporculara hediye takdim etmesinin ardından hatıra fotoğrafı çekilmesi ile sona erdi. – ERZURUM
]]>Genç beyinleri düşünmeye, gözlem yapmaya, merak etmeye ve merak ettiklerini araştırmaya teşvik ederek gelecekte karşılaşacakları problemlere çözümler üretebilen 21. Yüzyıl becerilerine sahip bireylerin yetişmesini sağlamak amacıyla 55.’si düzenlenen Lise Öğrencileri Araştırma Projeleri Erzurum Bölge Yarışmalarında dereceye giren öğrenciler için ödül töreni düzenlendi.
Atatürk Üniversitesi Nene Hatun Kültür Merkezi’nde düzenlenen törene ETÜ Rektörü Prof. Dr. Bülent Çakmak, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ali Fatih Yetim, Atatürk Üniversitesi Rektör Yardımcısı Hüseyin Özer, TÜBİTAK Proje Yarışmaları Erzurum Bölge Koordinatörü Prof. Dr. İrfan Kaymaz, TÜBİTAK Proje Yarışmaları Erzurum Bölge Koordinatör Yardımcısı Prof. Dr. Birol Soysal, akademisyenler, öğretmenler ve öğrenciler katıldı.
Programda konuşan TÜBİTAK Proje Yarışmaları Erzurum Bölge Koordinatörü Kaymaz, yarışmaya katılan tüm öğrencilerin Türkiye’nin bilim ve teknoloji alanında ilerlemesinin en önemli unsurlarından bir olduğunu vurgulayarak: “Bu ve benzeri yarışmalar çok önemli bir misyonu yerine getiriyorlar. Zira Türkiye’nin Bilim ve Teknoloji alanındaki yolculuğundaki en önemli gereksinim ne araştırma bütçesi, ne yüksek teknolojiye sahip laboratuvarlar, ne de bunları içerecek devasa binalardır. Bunların hepsi bir şekilde elde edilir, yapılır. Ancak temin edilmesi bunlardan daha zor ve çok daha önemli olan ise araştırma aşkıyla, merak ettiği konuların peşinden heyecanla koşan, gözleri pırıl pırıl parlayan gençlere sahip olmaktır. Yani sizlere. Bu salonu dolduran ve değerlendirme jürilerimizi heyecanları ile büyüleyen çok kıymetli öğrencilere sahip olmak bu ülkenin en büyük servetidir. İşte siz değerli gençleri ortaya çıkararak ülkenin araştırma gücüne katmak için bu tür yarışmalar bir kilometre taşı vazifesi görmektedir. İşte bu nedenle sergilenen projelerin her biri birbirinden kıymetli ve ülkemizin teknoloji hamlesine katkı yapacak nitelikte projelerdir. Bu projelerin sahipleri olan siz değerli öğrencilerimizi kutluyorum. Bu süreçte ETÜ’nün tüm imkanlarını bizlere sunan Rektörümüz Prof. Dr. Bülent Çakmak’a ve bizlere bu salonu tahsis eden Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ömer Çomaklı’ya teşekkür ediyorum” diye konuştu.
Kaymaz’ın ardından kürsüye çıkan Rektör Çakmak ise yarışmaya katılan tüm öğrencileri tebrik ederek: “Burada 103 proje yarıştı, her grup birçok sunum yaptı, heyecan ve stres yaşadınız. Ama bu yaşadıklarınız size çok kıymetli birikimler, tecrübeler ve donanımlar olarak geri dönecektir. Üniversitemizden mezun olan öğrencilerimizle sohbet ettiğimiz zaman iş başvuru süreçlerinde kendilerinden istenilen en önemli kriterden birinin takım çalışmasına yatkınlık olduğunu duyuyoruz. Siz henüz lise çağında takım çalışmasına yatkın olduğunuzu ortak çalışma kültürüne sahip olduğunuzu kanıtladınız. Burada sadece dereceye giren öğrencilerimiz değil bütün öğrencilerimiz kazandı. Bu vesileyle her birinizi bir kez daha tebrik ediyor ve organizasyonun gerçekleştirilmesinde emeği geçen tüm hocalarımıza teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.
Konuşmaların ardından devam eden programda Biyoloji, Psikoloji, Coğrafya, Sosyoloji, Değerler Eğitimi, Tarih, Fizik, Teknolojik Tasarım, Kimya, Türk Dili ve Edebiyatı, Matematik ve Yazılım olmak üzere 12 alanda jüri üyeleri tarafından seçilen projeler açıklandı ve ödüller takdim edildi. – ERZURUM
]]>