Rum – Haber 28 – Giresun Haber https://www.haber28.com.tr Sun, 09 Jun 2024 05:36:34 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 KKTC Cumhurbaşkanı Tatar: Yabancılara mülk satışı ciddi bir sorun değil https://www.haber28.com.tr/kktc-cumhurbaskani-tatar-yabancilara-mulk-satisi-ciddi-bir-sorun-degil/ https://www.haber28.com.tr/kktc-cumhurbaskani-tatar-yabancilara-mulk-satisi-ciddi-bir-sorun-degil/#respond Sun, 09 Jun 2024 05:36:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=20154 MELİS YILDIRIM

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Gazimağusa’daki İskele bölgesinde yoğunlaşan yabancılara mülk satışının ciddi bir sorun olmadığını belirterek, “Elbette bunun her türlü milli boyutu da var. İmar yasalarını düzenleyerek, çevreyi, mavi ve yeşili korumak gerekir” dedi. Tatar, en fazla İsraillilerin mülk satın aldığı iddialarına dair, “İsrail bizim düşmanımız değil ki, tehdit olsun. Rumlar gelip satın almıyor. Bize tehdit olanlar Rumlar. İsrailli, yatırım için buradadır. Dünyanın her yerinde, İranlı, Iraklı, Amerikalıya da satış yaptılar. Onların Yahudiler olduğunu nereden sen biliyor musun” diye konuştu.

KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Türkiye ve KKTC’den gazetecilerle Lefkoşa’daki Cumhurbaşkanlığı’nda bir araya geldi. Üç yıldan beri yürüttükleri siyasetin Türkiye’nin de desteğiyle devam ettiğini belirten Tatar, “Bazıları kelime oyunlarıyla kendilerine göre bir algı yaratmaya çalışıyorlar. Ama bizim kelime oyunlarıyla bir işimiz yok. Bizim pozisyonumuz açık ve nettir. Halkın kendi kaderine karar verme hakkıyla yaklaşıyoruz. Kıbrıs Rum’u kadar bizlerin de devlet tecrübesi vardır” ifadelerini kullandı. Tatar, devamında şöyle konuştu:

“Rum tarafı Ada’nın üçte birinin işgal edildiğini öne sürüyor. Rum tarafı politikasında Annan Planı’na hayır diyerek Avrupa Birliği (AB) üyeliğiyle ödüllendirilmelerinden beri hiçbir değişiklik yoktur. Artık iki egemen devlet arasında işbirliği olur. KKTC’yi tanımayabilir ama KKTC gerçeği vardır.

Biz egemen devlet isek taviz veremeyiz. Masaya oturacaksak egemen iki eşit devlet oturacaktır. Güney Kıbrıs Crans Montana’da bırakıldığı yerden başlamak istiyor, Ada’da sıfır asker, sıfır garantör diyor. Bizim milli siyasetten geri adımımız yoktur. Türkiye’nin Kıbrıs meselesinde milli siyaset değişikliği olmayacaktır.

Ada’da federal temelde bir anlaşma olduğunda kısa bir süre sonra Türkiye’nin Kıbrıs’tan tümüyle çekilmek zorunda kalacağı, çünkü ne diyorlar, bütün bunlar müzakere tutanaklarında var, Türkiye Cumhuriyeti Avrupa Birliği üyesi olmadığı için mutlak surette modası geçmiş olan garantörlüğü sona erdirilmesi ve AB güvenlik mekanizmalarının Türkiye’nin garantörlüğünün yerine anlaşmalarda yer alması ve Türk askerinin Ada’dan çekilmesi… Böyle bir ortamda elbette çok kısa bir süre sonra otoritelerini Kuzey’e dayayacakları için bizler için ölüm fermanıdır, Kıbrıs Türkü’nün yok oluşudur. Ayrıca Türkiye ile bağlantımızın kopartılması ile hem Türkiye’nin kendi güvenliğinin sarsılması ve Doğu Akdeniz’den dışlanmasıdır. Dolayısıyla AB’ye alınmalarından sonra Kıbrıs’ta bir anlaşma olursa bu mutlak surette iki egemen eşit devletin işbirliğiyle bu anlaşma olabilir.”

“HER TÜRLÜ MİLLİ BOYUTU VAR”

Aralarında ANKA Haber Ajansı’nın da bulunduğu gazetecilerin sorularını yanıtlayan Tatar, Gazimağusa’daki İskele bölgesinde yoğunlaşan ve son dönemin önemli gündem maddelerinden olan yabancılara mülk satışının ciddi bir sorun olmadığını belirtti. Tatar, şu değerlendirmeyi yaptı:

“Yabancılara bir konut ve bir dönüm arazi resmi satış söz konusu. Aracılarla satış da gözden geçiriliyor. Bunun yasası var. Elbette bunun her türlü milli boyutu da var. Tarımsal arazileri korumak gerekir, imar yasalarını düzenleyerek, çevreyi, mavi ve yeşili korumak gerekir.

“ÇALKANTILAR VAR AMA ABARTILIYOR”

Burası eğitim ve turizmde marka destinasyon olmuştur. Çalkantılar var ama abartılıyor. Her milletten insanın gelmesi KKTC’nin tanınması için bir fırsattır. ‘Yabancılar geldi Kıbrıs’ı işgal etti’, ben buna inanmıyorum. Güney Kıbrıs’ta 50 bin Rus var, Güney Kıbrıs’ta her milletten insan var.

İsrail bizim düşmanımız değil ki, tehdit olsun. Rumlar gelip satın almıyor. Bize tehdit Rumlar. İsrailli, yatırım için buradadır. Dünyanın her yerinde İranlı, Iraklı, Amerikalıya da satış yaptılar. Onların Yahudiler olduğunu nereden sen biliyor musun?”

“YIPRATICI SÖYLEMLER SONA ERECEK”

KKTC’nin Güzelyurt ilçesindeki Kıbrıs Sağlık ve Toplum Bilimleri Üniversitesi’nde başlayan ve çok sayıda üst düzey bürokrat ve yetkilinin tutuklandığı “sahte diploma” krizi için Tatar, “Bu skandala ilişkin KKTC’de bunun genel bir tecrübe olduğunu kabul edemem. Çok iyi eğitim veren üniversitelerimiz var. Bu eğitim sektörümüzü korumamız lazım. YÖK’ten destek talep ettik. YÖK’ün YÖDAK ile çalışmasıyla sıkıntılar giderilecek. Gereği neyse yapılacak. Yıpratıcı söylemler de sona erecek” dedi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/kktc-cumhurbaskani-tatar-yabancilara-mulk-satisi-ciddi-bir-sorun-degil/feed/ 0
KKTC ve GKRY meclisleri arasında ortak yasa çalışması önerisi reddedildi https://www.haber28.com.tr/kktc-ve-gkry-meclisleri-arasinda-ortak-yasa-calismasi-onerisi-reddedildi/ https://www.haber28.com.tr/kktc-ve-gkry-meclisleri-arasinda-ortak-yasa-calismasi-onerisi-reddedildi/#respond Sun, 02 Jun 2024 01:24:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=19573 Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Ulusal Birlik Partisi Milletvekili ve Genel Sekreteri Oğuzhan Hasipoğlu, Parlamentolar Arası Birlik (PAB) marjında gerçekleşen Kıbrıs Kolaylaştırıcılar Grubu Toplantısı’nda İsviçreli moderatör Laurent Wehrli’nin yaptığı “KKTC ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) meclisleri tarafından iklim değişikliği ve deprem gibi konularda ortak bir yasa çalışması yapılması” önerisinin, Rum heyeti tarafından reddedildiğini belirtti.

Cenevre’de PAB’ın 148’incisini gerçekleştirdiği genel kurul toplantısına, KKTC Cumhuriyet Meclisini temsilen Hasipoğlu’nun yanı sıra Cumhuriyetçi Türk Partisi Milletvekili Asım Akansoy ve Demokrat Parti Milletvekili Serhat Akpınar katıldı.

Temaslarına ilişkin AA muhabirine değerlendirmelerde bulunan Hasipoğlu, yılda bir kez düzenlenen PAB’dan KKTC’den siyasi partiler olarak davet aldıklarını belirterek, KKTC’den heyet başkanı olarak bu toplantıya katıldığını bildirdi.

Hasipoğlu, “Burada 140 ülke ve 1000’in üzerinde milletvekili var. Bizim için önemli bir ortam. Diğer ülkelerin vekilleri ile görüşüp, haklı davamızı anlatmak ve lobi yapmak fırsatını bulmuş olduk.” dedi.

İkili görüşmeler kapsamında TBMM heyeti ile bir araya geldiklerini belirten Hasipoğlu, bundan sonra atılacak adımlar konusunda strateji toplantısı yaptıklarını aktardı.

TBMM heyetiyle hangi uluslararası kuruluşlara üyelik müracaatlarında bulunabileceklerini de ele aldıklarına işaret eden Hasipoğlu, “Daha sonra kardeş Azerbaycan ile bir toplantımız oldu. Türk Devletleri Teşkilatına girdikten sonra Azerbaycan ile ilişkilerimiz daha da arttı, ihracatımız başladı. Narenciye olsun, alüminyum olsun ihracatımız en üst seviyede gerçekleşiyor. Gelecek ay üniversitelerimiz ve turizm yatırımları ile ilgili bir toplantı düzenlenecek. Ticari hayat Azerbaycan ile de başladı. Bir millet üç devlet olma yolunda hızlıca ilerliyoruz.” ifadelerini kullandı.

“Egemen eşitlik ve uluslararası eşit statü talebimiz, son derece makul ve doğru zamanlı bir taleptir”

Hasipoğlu, Bahreyn ve Pakistan heyetleri ile de görüştüklerini, karşılıklı işbirliği fırsatlarını değerlendirdiklerini söyledi.

Yaptıkları tüm görüşmelerde muhataplarına Kıbrıs Türk tarafının iki devletli çözüm tezini ilettiklerini kaydeden Hasipoğlu, “Egemen eşitlik ve uluslararası eşit statü talebimiz, son derece makul ve doğru zamanlı bir taleptir. 2021’de Cumhurbaşkanımız Ersin Tatar ile birlikte Cenevre’deki Kıbrıs konulu 5+1 gayriresmi toplantıda bu önerilerimiz Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’ne sunduk. Genel Sekreter bizi çok iyi anladı, artık farklı şeyleri konuşma zamanının geldiğini, ‘Kutu dışında düşünmemiz gerektiğini’ söyledi. Biz de bu konuda çalışıyoruz, hiçbir zaman da masadan kaçan taraf olmadık.” değerlendirmesinde bulundu.

Hasipoğlu, Kıbrıs Türk tarafının tüm çözüm planlarına “evet” dediğini hatırlatarak, daha fazla ambargolar altında cezalandırılmamaları gerektiğini vurguladı.

Muhataplarının “iki devletli çözüm” konusundaki taleplerini makul karşıladığını da söyleyen Hasipoğlu, daha önceki tüm çözüm planlarına Kıbrıs Rum kesiminin “hayır” dediğinin bilinen bir gerçek olduğunu kaydetti.

Hasipoğlu, PAB toplantısına davet edilmelerinin esas amacının, GKRY milletvekilleri ve siyasal parti temsilcileriyle bir masa etrafında Kıbrıs konusunu konuşmaları olduğunu anlattı.

PAB’ın, devlet başkanlarından sonra en üst düzeyde Kıbrıs konusunun konuşulduğu bir ortam olduğuna dikkati çeken Hasipoğlu, İsviçreli milletvekilleri arabuluculuğunda, Kıbrıs Kolaylaştırıcılar Grubu Toplantısı kapsamında Rum parlamenterlerle 1,5 saatlik bir görüşme yaptıklarını, herkesin pozisyonunu ortaya koyduğunu ifade etti.

Hasipoğlu, Rum heyetinin üst düzey ve tecrübeli vekillerle toplantıya katıldığını ve “zaman çok hızlı geçti”, “bir an önce çözüme ulaşmamız lazım”, “hepimiz Kıbrıslıyız”, “federasyon modelinde sizlerle birlikte olmak istiyoruz” ve “çözümün de önündeki tek engel Türkiye’dir” diye aynı söylemleri tekrarladıklarını belirtti.

“Umarım toplantıyı düzenleyenler ve İsviçreli milletvekilleri raporlarını objektif şekilde yazarlar”

Kendilerinin de “bu kadar zamandır bütün çözüm planlarına ‘hayır’ dediniz, ‘evet’ deseydiniz bugün çok farklı bir ortam olacaktı” ve “buna rağmen sizinle bir masa etrafında görüşmelerimize devam edelim” diye Rumlara söylediklerini aktaran Hasipoğlu, şöyle devam etti:

“Egemenlik eşitlik ve uluslararası eşit statü talep eden pozisyonumuzu da iktidar olarak ortaya koyduk. İsviçreli moderatör ‘Sizler halklarınızın seçilmiş vekillerisiniz, niye siz Kıbrıs’ta meclis heyetleri olarak meclislerinizi ziyaret etmiyorsunuz? İklim değişikliği, Avrupa Birliği uyum yasaları, deprem ve afet gibi konularda niye ortak bir yasa çalışması yapmıyorsunuz?’ diye bir öneri ortaya koydu. Bu öneriyi İsviçreli vekil başkanlığındaki Kıbrıs arabulucu ekibi ortaya koydu. (Rumlar) Hepsi şaşırdı, birbirlerine baktılar ve bu öneriyi reddettiler. PAB’da bunun en basit örneğini yaşadık. Bizimle hiçbir şekilde eşit statüyü kabul etmiyorlar. Halbuki Kıbrıs Cumhuriyeti’nin zamanında eşit kurucu ortağı olduğu Kıbrıs Türk halkının 60 yıldır haklarını gasbederek bugünkü zihniyetleri içerisinde bizleri yok saymaya devam ediyorlar. Kıbrıs Türk halkının seçilmiş milletvekilleriyle oturup çalışma içerisine girmekten imtina ediyorlar. İşbirliğine yanaşmıyorlar. Kıbrıs Türk halkının seçilmiş vekilleri olarak bu tür uluslararası platformlarda onların gerçek zihniyetini, sahte yüzlerini ortaya koymaya devam edeceğiz. Umarım toplantıyı düzenleyenler ve İsviçreli milletvekilleri raporlarını objektif bir şekilde yazarlar ve Rumların bu retçi tavırlarını kayda geçirirler.”

Hasipoğlu, Kıbrıs Rum kesiminin güven oluşturmak için bir adım atarlarsa “KKTC’yi tanır mıyız?” korkusunu taşıdığını belirterek, bu toplantıdaki retçi tavırlarının, KKTC olarak ortaya koydukları uluslararası eşit statü talep eden önerilerinde ne kadar haklı olduklarını bir kez daha gösterdiğini ifade etti.

]]>
https://www.haber28.com.tr/kktc-ve-gkry-meclisleri-arasinda-ortak-yasa-calismasi-onerisi-reddedildi/feed/ 0