Rusya – Haber 28 – Giresun Haber https://www.haber28.com.tr Tue, 17 Dec 2024 18:36:04 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Putin’den ABD’ye gözdağı! Seri üretim başlıyor: “Rusya’nın en yeni ve güçlü silahı” https://www.haber28.com.tr/putinden-abdye-gozdagi-seri-uretim-basliyor-rusyanin-en-yeni-ve-guclu-silahi/ https://www.haber28.com.tr/putinden-abdye-gozdagi-seri-uretim-basliyor-rusyanin-en-yeni-ve-guclu-silahi/#respond Tue, 17 Dec 2024 18:36:04 +0000 https://www.haber28.com.tr/putinden-abdye-gozdagi-seri-uretim-basliyor-rusyanin-en-yeni-ve-guclu-silahi/ Putin’den ABD’ye gözdağı! Seri üretim başlıyor: Rusya’nın en yeni ve güçlü silahı

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ABD’nin Oryadoğu politikasına tepki göstererek, bölgede çok kan döküldüğünü ve birçok yerde önemli çatışma risklerinin olduğunu ifade etti. Washington yönetiminin Rusya politikasına da tepki gösteren Putin, “ABD bizi kırmızı çizgiye itiyor” dedi.

Putin’den ABD’ye gözdağı! Seri üretim başlıyor: Rusya’nın en yeni ve güçlü silahı

Putin, Rusya Savunma Bakanlığı toplantısında Ukrayna’da gelinen son durum ile ülkenin güvenliği, küresel ve bölgesel konuları değerlendirdi.

GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

Putin’den ABD’ye gözdağı! Seri üretim başlıyor: Rusya’nın en yeni ve güçlü silahı

Silahlı kuvvetlerin muharebe hazırlığını ve kapasitesini iyileştirmenin önemine dikkat çeken Putin, 2024 yılını Ukrayna’daki özel askeri operasyonun hedeflerine ulaşmasında dönüm noktası olarak nitelendirdi.

Putin’den ABD’ye gözdağı! Seri üretim başlıyor: Rusya’nın en yeni ve güçlü silahı

Putin, “Bu yıl 189 yerleşim yeri kurtarıldı. Askerlerimizin profesyonelliği ve cesareti, savunma sanayi personelinin kahramanca çalışmaları ve ordumuz ile donanmamıza ülke çapında verilen destek sayesinde birliklerimiz stratejik hedefler üzerinde sıkı bir kontrole sahip” dedi.

Putin’den ABD’ye gözdağı! Seri üretim başlıyor: Rusya’nın en yeni ve güçlü silahı

ABD’Yİ UKRAYNA’DAKİ ÇATIŞMALARI KÖRÜKLEMEKLE SUÇLADI

Hükümetin ülkenin güvenliğini sağlama ve stratejik hedeflere ulaşma konusundaki kararlılığını yineleyen Putin, ABD’yi Ukrayna’daki çatışmaları silah, fon ve askeri danışmanlar göndererek körüklemekle suçladı. Rusya Devlet Başkanı Putin, küresel askeri-politik iklimin hem zorlu hem de istikrarsız olduğunu belirterek, birçok bölgede devam eden çatışmalara ve artan gerginliklere dikkat çekti. Putin, “Orta Doğu’da kan dökülmeye devam ediyor ve dünyanın diğer birçok yerinde önemli çatışma riskleri var” ifadesini kullandı.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/putinden-abdye-gozdagi-seri-uretim-basliyor-rusyanin-en-yeni-ve-guclu-silahi/feed/ 0
SON DAKİKA | Beşşar Esad Moskova’da! Rusya Esad ve ailesine sığınma hakkı verdi https://www.haber28.com.tr/son-dakika-bessar-esad-moskovada-rusya-esad-ve-ailesine-siginma-hakki-verdi/ https://www.haber28.com.tr/son-dakika-bessar-esad-moskovada-rusya-esad-ve-ailesine-siginma-hakki-verdi/#respond Mon, 09 Dec 2024 01:36:04 +0000 https://www.haber28.com.tr/son-dakika-bessar-esad-moskovada-rusya-esad-ve-ailesine-siginma-hakki-verdi/ TASS’ın Kremlin’den isimsiz bir kaynağa dayandırdığını haberinde, Rusya’nın, Esed’e sığınma sağladığı belirtildi.

Esed ve ailesinin Moskova’ya geldiği bilgisine yer verilen haberde, sığınma hakkının insani gerekçelerle sağlandığı ifade edildi.

Haberde, Rus yetkililerin, Suriye’deki Rus askeri üslerinin ve diplomatik kurumlarının güvenliğine ilişkin Suriye’deki muhalefet temsilcileriyle temas halinde olduğu da kaydedildi.

SURİYE’DEKİ GELİŞMELER…

Suriye’de 27 Kasım’da rejim karşıtı silahlı gruplar ile Beşşar Esed güçleri arasında çatışmalar yoğunlaştı.

Gruplar, 30 Kasım-7 Aralık tarihleri arasında Halep, İdlib, Hama ve Humus gibi en büyük illerde üstünlük kurdu.

Başkent Şam’a 7 Aralık’ta girmeye başlayan gruplara halk kitlelerinin de destek vermesiyle rejim Şam ve diğer birçok bölgede kontrolü tümüyle kaybederek çöktü.

Baas Partisinin 61 yıllık iktidarı sona ererken rejim lideri Esed, başkentten kaçtı.

Suriye Milli Ordusu da Türkiye sınırı yakınlarında terör örgütü PKK/YPG’nin işgalinde olan Tel Rıfat’ı özgürleştirdikten sonra Münbiç’te yuvalanan teröristlere yöneldi.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/son-dakika-bessar-esad-moskovada-rusya-esad-ve-ailesine-siginma-hakki-verdi/feed/ 0
Ukrayna Hava Kuvvetleri, Rusya’nın İlk İCBM Saldırısını Açıkladı https://www.haber28.com.tr/ukrayna-hava-kuvvetleri-rusyanin-ilk-icbm-saldirisini-acikladi/ https://www.haber28.com.tr/ukrayna-hava-kuvvetleri-rusyanin-ilk-icbm-saldirisini-acikladi/#respond Thu, 21 Nov 2024 11:17:19 +0000 https://www.haber28.com.tr/ukrayna-hava-kuvvetleri-rusyanin-ilk-icbm-saldirisini-acikladi/

UKRAYNA Hava Kuvvetleri, Rusya’nın ilk kez kıtalar arası balistik füzeyle (ICBM) saldırdığını açıkladı.

Ukrayna Hava Kuvvetleri, Rusya’nın sabah saatlerinde ilk kez kıtalar arası balistik füzeyle (ICBM) saldırdığını duyurdu. Hava Kuvvetleri, füzenin Dnipro kentindeki altyapıyı hedef aldığını belirtti. Açıklamada, Ukrayna topraklarının ayrıca ‘MiG-31K’ savaş uçağından fırlatılan ‘Kh-47M2 Kinjal’ hipersonik füzesiyle ‘Tu-95MS’ stratejik bombardımandan uçağından atılan ‘KH-101’ seyir füzeleriyle hedef alındığı ifade edildi.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/ukrayna-hava-kuvvetleri-rusyanin-ilk-icbm-saldirisini-acikladi/feed/ 0
Rusya’da nükleer saldırı hareketliliği! Ülkede seri üretim başladı https://www.haber28.com.tr/rusyada-nukleer-saldiri-hareketliligi-ulkede-seri-uretim-basladi/ https://www.haber28.com.tr/rusyada-nukleer-saldiri-hareketliligi-ulkede-seri-uretim-basladi/#respond Wed, 20 Nov 2024 23:21:03 +0000 https://www.haber28.com.tr/rusyada-nukleer-saldiri-hareketliligi-ulkede-seri-uretim-basladi/ Rusya’da nükleer saldırı hareketliliği! Ülkede seri üretim başladı

Rusya Acil Durum Bakanlığı Araştırma Enstitüsü olası nükleer tehditlerin ardından dikkat çeken bir açıklama yaptı.

Rusya’da nükleer saldırı hareketliliği! Ülkede seri üretim başladı

Rusya Acil Durum Bakanlığı Araştırma Enstitüsü tarafından yapılan açıklamada, nükleer patlamalardan kaynaklanan şok dalgaları ve radyasyon da dahil olmak üzere çeşitli tehditlere karşı koruma sağlayabilen “KUB-M” adlı mobil sığınaklarının seri üretimine başlandığı bildirildi.

GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

Rusya’da nükleer saldırı hareketliliği! Ülkede seri üretim başladı

Rusya’nın batısındaki Nijni Novgorod bölgesine bağlı Dzerjinsk kentindeki tesislerde seri üretimine başlanan mobil barınakların sadece insan kaynaklı değil, doğal afetlerde de kullanılabileceği ifade edildi.

Rusya’da nükleer saldırı hareketliliği! Ülkede seri üretim başladı

Mobil barınakların 54 kişi kapasiteli olduğu, bu sayının arttırılabileceği aktarıldı. Açıklamada, “Mobil barınağın seri üretimine başlanması, vatandaşların güvenliğinin artırılmasına yönelik önemli bir adımı temsil ediyor” denildi.

Rusya’da nükleer saldırı hareketliliği! Ülkede seri üretim başladı

Mobil barınakların geliştiricileri geçtiğimiz yıl yaptığı tanıtım toplantısında, barınakların hafif nükleer saldırı, yangınlar, silahlı saldırı, radyoaktif salınım ve kimyasal tehlikelere karşı 48 saat boyunca koruma sağladığını duyurmuştu.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/rusyada-nukleer-saldiri-hareketliligi-ulkede-seri-uretim-basladi/feed/ 0
Direksiyon başında uyuyarak 7 kişinin ölümüne sebep olan otobüs şoförüne hapis cezası https://www.haber28.com.tr/direksiyon-basinda-uyuyarak-7-kisinin-olumune-sebep-olan-otobus-soforune-hapis-cezasi/ https://www.haber28.com.tr/direksiyon-basinda-uyuyarak-7-kisinin-olumune-sebep-olan-otobus-soforune-hapis-cezasi/#respond Tue, 29 Oct 2024 13:41:39 +0000 https://www.haber28.com.tr/direksiyon-basinda-uyuyarak-7-kisinin-olumune-sebep-olan-otobus-soforune-hapis-cezasi/ Bu yılın Mayıs ayında Saint Petersburg’da meydana gelen trajik kazada, direksiyon başında uyuya kalan otobüs şoförü Rakhmatshukh Kurbonov’un kullandığı araç, Moika Nehri’ne uçtu. Kaza sonucu 7 kişi hayatını kaybetti.

Güvenlik kamerası görüntülerinde, 262 numaralı otobüsün önce iki araca çarptığı, ardından güvenlik bariyerini aşarak 3 metre derinliğindeki nehre düştüğü anlar kaydedildi. Kaza sırasında otobüste 20 yolcu bulunuyordu.

Görgü tanıklarının ifadelerine göre, Bolshaya Morskaya Caddesi’nden Potseluyev Köprüsü’ne dönmeye çalışan yorgun şoför, direksiyon hakimiyetini kaybetti. Otobüs önce park halindeki araçlara çarptı, ardından yan yatarak nehre düştü.

Kazadan sonra 8 yolcu otobüsün çatı kapağından çıkarıldı, 10 yolcu ise kendi çabalarıyla kurtularak nehirdeki botlar tarafından kurtarıldı. 5 kişi hastaneye kaldırılırken, kazadan kurtulan şoför hemen tutuklandı.

Mahkeme, ihmalle ölüme sebebiyet vermekten suçlu bulunan şoförü 6 yıl hapis cezasına çarptırdı ve 2.5 yıl süreyle ehliyetine el koydu. Ayrıca otobüs şirketinin de ciddi güvenlik ihlalleri yaptığı tespit edildi.

Direksiyon başında uyuyarak 7 kişinin ölümüne sebep olan otobüs şoförüne hapis cezası

Direksiyon başında uyuyarak 7 kişinin ölümüne sebep olan otobüs şoförüne hapis cezası

Direksiyon başında uyuyarak 7 kişinin ölümüne sebep olan otobüs şoförüne hapis cezası

Direksiyon başında uyuyarak 7 kişinin ölümüne sebep olan otobüs şoförüne hapis cezası

Direksiyon başında uyuyarak 7 kişinin ölümüne sebep olan otobüs şoförüne hapis cezası

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/direksiyon-basinda-uyuyarak-7-kisinin-olumune-sebep-olan-otobus-soforune-hapis-cezasi/feed/ 0
Eski Olimpiyatçıya Savaş Teklifi https://www.haber28.com.tr/eski-olimpiyatciya-savas-teklifi/ https://www.haber28.com.tr/eski-olimpiyatciya-savas-teklifi/#respond Wed, 23 Oct 2024 01:34:57 +0000 https://www.haber28.com.tr/eski-olimpiyatciya-savas-teklifi/ 28 Mart’ta sabah 06.45 civarında, polis Andrey Perlov’un Sibirya’nın Novosibirsk kenti yakınlarındaki evine ulaştı. Spora gitmek için erken kalkmıştı, polis memurlarının bir kısmı onu eve getirmek için ayrıldı, bir kısmı da evi aramaya başladı.

Novosibirsk’te yöneticisi olduğu bir futbol kulübünden yaklaşık 3 milyon ruble (32 bin dolar) çalmakla suçlanıyordu.

Ailesi, sadece çocuklarını saha için para ödemeden antrenmana götürdüğünü, koça para ödediğini söyüyor. Onu suçlayanlarsa paranın el değiştirdiğini ve cebine girdiğini iddia ediyor.

62 yaşındaki Perlov, 1992 Olimpiyatlarında 50 metre yürüme yarışında altın madalya kazanmıştı. Altı aydan uzun süredir göz altında tutuluyor ve ailesi Ukrayna’da savaşmaya zorlandığını söylüyor.

Perlov’a karşılığında, zimmetine para geçirme davasının dondurulacağı ve savaş bittiğinde düşürüleceği söylenmiş.

Kızı Alina, “Reddetti ve yerel basında sesimizi yükselttik. Bunun üzerine katı ceza hücresine konuldu ve yeniden anlaşma teklifiyle geldiler” diyor. İkinci kez reddettiğinde ailesini görmesi ya da aramasının engellendiğini söylüyor.

Mahkumların Ukrayna’da savaşmak için askere alındığı biliniyor ancak BBC analizi savaşın başlangıcında en azılı ve şiddet eğilimli mahkumlara odaklanılırken zamanla bunun değiştiğini ortaya koyuyor.

Son yasalar hem savcılık hem de avukatların, artık herhangi bir suçla ilgili sanıklara mahkeme yerine savaşa gitme seçenekleri olduğu konusunda bilgilendirme yapmasını zorunlu tutuyor.

Mart 2024’te geçen düzenleme eğer savaşa giderlerse soruşturma ve kovuşturmanın durdurulacağı anlamına geliyor. Savaşın sonunda davalarının tamamen düşürülmesi bekleniyor.

Tutuklulara yardım sağlayan Rusya Parmaklıklar Ardında adlı STK’nın direktörü Olga Romanova, “Bu Rusya’nın kanun yaptırım sistemini alaşağı etti” diyor ve ekliyor:

” Polis artık bir adamı biraz önce öldürmüş olduğu kişinin cesedinin üzerinde yakalayıp, kelepçe taktıktan sonra katil bir anda, ‘Durun, özel bir askeri operasyona katılmak istiyorum’ diyebilir ve ceza davasını kapatırlar.”

Eşi halihazırda hırsızlıktan üç yıl hapse çarptırılmış birine, eşinin Rus ordusuyla sözleşme imzalamasının avantajlarından bahseden bir müfettişin sızan kayıtlarına ulaştık.

Kadına, “Bu diğer suç için altı yıl daha alabilir. Sözleşme imzalaması için ona şans verdim. Talebi onaylanırsa savaşa gidecek ve davayı kapatacağız” diyor.

Sanık imzalarsa birkaç gün için ceza davası donduruluyor, sanık salıveriliyor ve neredeyse hemen ön cephelerde savaşmak için ayrılıyor. Rusya’da çalışan üç avukat bunun ülke çapında norm haline geldiğini söyledi.

Bazıları hapishaneden ya da suç kaydından kaçınmak için imzalıyor, ancak Yaroslav Lipavski genç biri olarak, bunun da kolay bir çıkış yolu olmadığını fark etti.

“Bir grup kişi tarafından önceden anlaşmaya varılarak kasıtlı olarak sağlığa ciddi zarar vermekle” suçlanmasının ardından sözleşmeyi imzaladı.

Genç kız arkadaşı hamile olduğunu yeni öğrenmişti ve kovuşturmadan kaçınmak için Lipavsky 18 yaşına girer girmez orduya katıldı.

Ukrayna’ya gitti ve bir hafta sonra öldü – savaşta ölen en genç askerlerden biri.

Suçla itham edilen kaç kişinin yargılanmak yerine savaşmayı seçtiği belli değil, ancak politikadaki bu değişim Rusya’nın seferber edeceği diğer sivillerin sayısını en aza indirirken, ek asker ihtiyacını da ortaya koyuyor.

Carnegie Uluslararası Barış Vakfı’ndaki askeri analist Michael Koffman, “Ruslar mahkumları ya da hapistekileri önemsiyor mu? Zannetmiyorum” diyor. Hükümetin “muhtemelen bu kişileri gözden çıkarabilecekleri, kimse tarafından özlenmeyecek ve genel ekonomi üzerinde önemli, olumsuz bir etki yaratmayacak kişiler olarak gördüğünü” düşünüyor.

Wagner paralı asker grubu mahkumları askere almaya başladığında, eski lideri Yevgeni Prigojin, “suç işleme yetenekleri”ne ihtiyacı olduğunu söyleyerek, yüksek güvenlikli hapishanelerdeki mahkumlara yöneldi, karşılığında af teklif edildi.

BBC ve Rus internet sitesi Mediazona’nın gördüğü ve teyit ettiği gizli belgeler, mahkumların askere alınma sürecine, ardından başlarına gelenlere ve sürekli yeni savaşçı bulma ihtiyacına ışık tutuyor.

Ukrayna’da ölen mahkumların künyeleri ve ailelerine ödenen “kan parası” aracılığıyla, Wagner’in cezaevlerinden yaklaşık 50.000 mahkumu askere aldığını ve bir dönem çatışmada her gün 200’e yakınının öldüğünü biliyoruz. Pek çok kişi de yaralandı.

Tüm mahkumların künyeleri, “ceza kolonisi”ne işaret eden K harfiyle başlıyor. İlk üç rakam geldikleri hapishaneyi, son üç rakam ise mahkuma verilen sıralı numarayı belirtiyor; yani sayı ne kadar büyükse, o koloniden gelen katılımcı sayısı da o kadar fazla demek oluyor.

“Kan parası” ödemelerinin kaydı, Temmuz 2022 ile Haziran 2023 arasında Ukrayna’nın doğusundaki Bahmut şehrini ele geçirmeye çalışırken 17.000’den fazla mahkumun öldüğünü gösteriyor.

Wagner ve daha sonra Savunma Bakanlığı kayıpları telafi etmek için askere alım stratejilerini, başvurabilecekleri insan sayısını artıracak şekilde yeniden tasarladılar.

Suçlananların bazıları savaşa karşı oldukları için, diğerleri savaş alanında ölme veya yaralanma riskinin çok yüksek olması nedeniyle, başkaları da inandıkları davayı ülkelerinde kalıp savunmak için yeni anlaşmayı reddetti.

Andrey Perlov’un ailesi hâlâ masumiyetini kanıtlamayı umuyor, ancak Alina babasını en son Temmuz ortasında mahkemede gördüğünde çok kilo vermişti. “Neşeli kalmaya çalışıyor” diyor, “ama böyle devam ederse inadını kıracaklar.”

Rus yetkililere Andrey Perlov’un davası ve tutuklulara orduya katılmaları için baskı yapıp yapmadıklarını sorduk, cevap vermediler.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/eski-olimpiyatciya-savas-teklifi/feed/ 0
Putin’den Nükleer Silah Uyarısı https://www.haber28.com.tr/putinden-nukleer-silah-uyarisi/ https://www.haber28.com.tr/putinden-nukleer-silah-uyarisi/#respond Wed, 25 Sep 2024 23:02:03 +0000 https://www.haber28.com.tr/putinden-nukleer-silah-uyarisi/ Güvenlik Konseyi üyeleri ile toplantısında nükleer silahlar üzerine konuşan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, batılı ülkeleri uyararak, kendilerine yönelik hava ve uzay saldırısına karşı nükleer silah kullanabileceklerini söyledi.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Rusya Güvenlik Konseyi üyeleri ile nükleer caydırıcılık konusu üzerine toplantı yaptı. Toplantıya Vladimir Putin’in yanı sıra Rusya Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Dmitriy Medvedev, Rusya Savunma Bakanı Andrey Belousov, Rusya Başbakan Yardımcısı Denis Menturov, Rusya Federal Güvenlik Servisi Başkanı Aleksandr Bortnikov, Rusya Dış İstihbarat Servisi Başkanı Sergey Narışkin, Rusya Federal Güvenlik Servisi Başkan Yardımcısı Raşid Nurgaliev, Rusya Federal Uzay Ajansı (Roscosmos) başkanı Yuri Borisov ve Rusya Atom Enerjisi Kurumu (Rosatom) Başkanı Aleksey Lihaçov katıldı. Toplantının düzenlenme amacıyla ilgili açılış konuşmasını yapan Vladimir Putin, “Bugünün gündeminde, nükleer caydırıcılık alanındaki devlet politikasının temellerinin güncellenmesiyle ilgili konu var. Bu, askeri doktrinin yanı sıra, Rusya’nın nükleer stratejisinin resmi olarak tanımlandığı ve detaylandırıldığı bir belge. Belgenin güncellenmiş versiyonunda (Nükleer Caydırıcılık Alanında Devlet Politikasının Temelleri), nükleer olmayan herhangi bir devletin, nükleer bir devletin katılımı veya desteğiyle Rusya’ya yönelik saldırısının, Rusya Federasyonu’na karşı ortak saldırı olarak değerlendiriyor” dedi.

“Rusya olası hava saldırısında nükleer silah kullanmayı ele alacak”

Konuşmasının devamında hasımlarının kendilerine yönelik olası bir hava ve uzay saldırısına karşı nükleer silahlar kullanmayı da değerlendirebileceklerini ifade eden Putin, “Belgenin son haline göre nükleer silahları olmayan ülke, nükleer silahları olan başka bir ülkenin desteğiyle Rusya’ya karşı ortak saldırısını ele alıyor. Belgede, Rusya’nın nükleer silah kullanımına geçişinin koşulları da açıkça belirtiliyor. Hava ve uzay saldırı silahlarının büyük çaplı fırlatılması ve devlet sınırımızı geçtiğine ilişkin güvenilir bilgiler aldıktan sonra bu olasılığı değerlendireceğiz. Stratejik veya taktik uçakları, seyir füzeleri, insansız hava araçları, hipersonik ve diğer hava araçlarını kastediyorum” diyerek kendilerine karşı olası hava saldırılarına karşı nükleer silahlarla karşılık verecekleri uyarısında bulundu.

Konuşmasının devamında “Birlik devletler” olarak Belarus’a yapılacak olası bir saldırıda da nükleer silahlarla karşılık verebileceklerini belirten Putin, “Birlik Devleti’nin bir üyesi olarak Rusya ve Beyaz Rusya’ya karşı saldırı durumunda nükleer silah kullanma hakkımızı saklı tutuyoruz. Bütün bu konular Belarus tarafıyla, Belarus Devlet Başkanı (Aleksandr Lukaşenko) ile mutabakata varıldı. Konvansiyonel silahlar kullanan düşmanın egemenliğimiz için kritik bir tehdit oluşturması da buna dahildir” ifadelerini kullandı. Rusya Federasyonu’nun nükleer caydırıcılık alanındaki devlet politikasının taslak ilkelerine dahil edildiğini de hatırlatan Putin, “Nükleer caydırıcılık alanındaki devlet politikasının taslak ilkelerinde, nükleer caydırıcılığın uygulandığı devletler ve askeri ittifaklar kategorisi genişletildi. Ayrıca askeri tehditler listesi eklendi” şeklinde konuştu. – MOSKOVA

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/putinden-nukleer-silah-uyarisi/feed/ 0
Putin’den Batı’ya Nükleer Uyarı https://www.haber28.com.tr/putinden-batiya-nukleer-uyari/ https://www.haber28.com.tr/putinden-batiya-nukleer-uyari/#respond Wed, 25 Sep 2024 23:02:01 +0000 https://www.haber28.com.tr/putinden-batiya-nukleer-uyari/ – Putin’den, Batı’ya nükleer silah uyarısı

MOSKOVA – Güvenlik Konseyi üyeleri ile toplantısında nükleer silahlar üzerine konuşan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, batılı ülkeleri uyararak, kendilerine yönelik hava ve uzay saldırısına karşı nükleer silah kullanabileceklerini söyledi.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Rusya Güvenlik Konseyi üyeleri ile nükleer caydırıcılık konusu üzerine toplantı yaptı. Toplantıya Vladimir Putin’in yanı sıra Rusya Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Dmitriy Medvedev, Rusya Savunma Bakanı Andrey Belousov, Rusya Başbakan Yardımcısı Denis Menturov, Rusya Federal Güvenlik Servisi Başkanı Aleksandr Bortnikov, Rusya Dış İstihbarat Servisi Başkanı Sergey Narışkin, Rusya Federal Güvenlik Servisi Başkan Yardımcısı Raşid Nurgaliev, Rusya Federal Uzay Ajansı (Roscosmos) başkanı Yuri Borisov ve Rusya Atom Enerjisi Kurumu (Rosatom) Başkanı Aleksey Lihaçov katıldı. Toplantının düzenlenme amacıyla ilgili açılış konuşmasını yapan Vladimir Putin, “Bugünün gündeminde, nükleer caydırıcılık alanındaki devlet politikasının temellerinin güncellenmesiyle ilgili konu var. Bu, askeri doktrinin yanı sıra, Rusya’nın nükleer stratejisinin resmi olarak tanımlandığı ve detaylandırıldığı bir belge. Belgenin güncellenmiş versiyonunda (Nükleer Caydırıcılık Alanında Devlet Politikasının Temelleri), nükleer olmayan herhangi bir devletin, nükleer bir devletin katılımı veya desteğiyle Rusya’ya yönelik saldırısının, Rusya Federasyonu’na karşı ortak saldırı olarak değerlendiriyor” dedi.

“Rusya olası hava saldırısında nükleer silah kullanmayı ele alacak”

Konuşmasının devamında hasımlarının kendilerine yönelik olası bir hava ve uzay saldırısına karşı nükleer silahlar kullanmayı da değerlendirebileceklerini ifade eden Putin, “Belgenin son haline göre nükleer silahları olmayan ülke, nükleer silahları olan başka bir ülkenin desteğiyle Rusya’ya karşı ortak saldırısını ele alıyor. Belgede, Rusya’nın nükleer silah kullanımına geçişinin koşulları da açıkça belirtiliyor. Hava ve uzay saldırı silahlarının büyük çaplı fırlatılması ve devlet sınırımızı geçtiğine ilişkin güvenilir bilgiler aldıktan sonra bu olasılığı değerlendireceğiz. Stratejik veya taktik uçakları, seyir füzeleri, insansız hava araçları, hipersonik ve diğer hava araçlarını kastediyorum” diyerek kendilerine karşı olası hava saldırılarına karşı nükleer silahlarla karşılık verecekleri uyarısında bulundu.

Konuşmasının devamında “Birlik devletler” olarak Belarus’a yapılacak olası bir saldırıda da nükleer silahlarla karşılık verebileceklerini belirten Putin, “Birlik Devleti’nin bir üyesi olarak Rusya ve Beyaz Rusya’ya karşı saldırı durumunda nükleer silah kullanma hakkımızı saklı tutuyoruz. Bütün bu konular Belarus tarafıyla, Belarus Devlet Başkanı (Aleksandr Lukaşenko) ile mutabakata varıldı. Konvansiyonel silahlar kullanan düşmanın egemenliğimiz için kritik bir tehdit oluşturması da buna dahildir” ifadelerini kullandı. Rusya Federasyonu’nun nükleer caydırıcılık alanındaki devlet politikasının taslak ilkelerine dahil edildiğini de hatırlatan Putin, “Nükleer caydırıcılık alanındaki devlet politikasının taslak ilkelerinde, nükleer caydırıcılığın uygulandığı devletler ve askeri ittifaklar kategorisi genişletildi. Ayrıca askeri tehditler listesi eklendi” şeklinde konuştu.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/putinden-batiya-nukleer-uyari/feed/ 0
Donald Trump’tan dünya savaşı uyarısı https://www.haber28.com.tr/donald-trumptan-dunya-savasi-uyarisi/ https://www.haber28.com.tr/donald-trumptan-dunya-savasi-uyarisi/#respond Thu, 29 Aug 2024 10:26:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/donald-trumptan-dunya-savasi-uyarisi/ Donald Trump'tan dünya savaşı uyarısı

Amerika 5 Kasım’daki seçimlere hazırlanırken, yeniden aday olan Donald Trump ise 3’üncü Dünya Savaşı hakkında konuştu.

“3. Dünya Savaşı’na hiç olmadığı kadar yakın olduğumuzu düşünüyorum.” diyen Trump, bu açıklamaları Michigan’da Ulusal Muhafız Birliği’ne hitaben yaptı.

Konuşmasında, Ukrayna’nın Rusya topraklarında ilerlemesinden de bahsetti.

“UKRAYNA’YA BAKIN”

“Ukrayna’da olup bitenlere bir bakın. Rusya topraklarında ilerliyorlar. 3’üncü Dünya Savaşı çıkacak.” dedi.

Donald Trump, Biden yönetimini eleştirerek sonu gelmeyen savaşlara kendisinin son verebileceğini söyledi.

“ABD’YE KARŞI TEHDİTLERİ ÖNLEYEBİLİRİM”

Dünyanın eşi benzeri görülmemiş tehlikelerle yüzleştiğini belirten Trump, özellikle ABD’nin karşı karşıya olduğu tehditleri kendisinin önleyebileceğini söyledi.

UKRAYNA SAVAŞINI BİTİRECEĞİNİ SÖYLEDİ

Trump, başkan seçilmesi durumunda Ukrayna’daki savaşı bitireceğini iddia etti.

NATO üyelerinden daha fazla mali katkı talep edeceğini de ifade etti.

Haber Kaynak : ENSONHABER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/donald-trumptan-dunya-savasi-uyarisi/feed/ 0
Vladimir Zelensky: Kursk’taki pozisyonumuzu güçlendiriyoruz https://www.haber28.com.tr/vladimir-zelensky-kursktaki-pozisyonumuzu-guclendiriyoruz/ https://www.haber28.com.tr/vladimir-zelensky-kursktaki-pozisyonumuzu-guclendiriyoruz/#respond Mon, 19 Aug 2024 04:45:44 +0000 https://www.haber28.com.tr/vladimir-zelensky-kursktaki-pozisyonumuzu-guclendiriyoruz/ Vladimir Zelensky: Kursk’taki pozisyonumuzu güçlendiriyoruz

Rusya-Ukrayan savaşı yeniden alevlendi.

Taarruza geçen Ukrayna, Rusya topraklarına girdi.

“RUSYA İÇİNDE POZİSYONUMUZU GÜÇLENDİRİYORUZ”

Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelensky, Ukrayna ordusunun Kursk’taki faaliyetlerinin ‘istedikleri gibi gittiğini’ belirterek, “General Syrskyi Kursk bölgesindeki ilerleyişimizin devam ettiğini bildirdi.

Operasyon tam da beklediğimiz gibi gelişiyor. Ukraynalıların cesareti büyük işler başarıyor. Şimdi mevzilerimizi güçlendiriyoruz.

Varlığımızın dayanak noktası giderek güçleniyor. Rus askeri personelini yakalayan ve böylece Rusya’nın elindeki savaşçılarımızın ve sivillerin serbest bırakılmasını sağlayan tüm askerlerimize ve komutanlarımıza teşekkür ediyorum.

General Syrskyi ayrıca Kuvvetlerimizin Kursk bölgesindeki mevzilerinin güçlendirilmesi ve istikrara kavuşturulan alanın genişletilmesi konusunda da bilgi verdi” ifadelerini kullandı.

Haber Kaynağı: Demirören Haber Ajansı (DHA)

Haber Kaynak : ENSONHABER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/vladimir-zelensky-kursktaki-pozisyonumuzu-guclendiriyoruz/feed/ 0
Putin’in beşinci dönem yemin töreni bugün yapılıyor https://www.haber28.com.tr/putinin-besinci-donem-yemin-toreni-bugun-yapiliyor/ https://www.haber28.com.tr/putinin-besinci-donem-yemin-toreni-bugun-yapiliyor/#respond Thu, 01 Aug 2024 03:48:31 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=28811 Muhtemelen bu yolu artık gözü kapalı da yürüyebilir.

Vladimir Putin bugün beşinci kez Kremlin Sarayı’ndan Aziz Andrev Taht Salonu’na gidecek. Kalabalık bir davetli grubunun önünde altı yıllık yeni bir dönem için Rusya’nın devlet başkanı olarak yemin edecek.

Bu rota tanıdık olabilir ancak Putin’in Mayıs 2000’deki ilk yemin töreninden bu yana çok şey değişti.

İlk yemin töreninde Putin, “demokrasiyi koruma ve geliştirme” ve “Rusya’ya sahip çıkma” sözü vermişti.

O ilk törenden yirmi dört yıl sonra Rusya lideri, Ukrayna’ya savaş açmış durumda ve ordusu ağır kayıplar veriyor.

Putin, ülkesinde demokrasiyi geliştirmek yerine de demokratik hakları kısıtladı. Kendisini eleştirenleri hapse attı, yetkileri üzerindeki tüm kontrol mekanizmalarını kaldırdı.

Vladimir Putin’in son seçim zaferini öngörmek güç değildi. Ama peki ya bundan sonrası?

Ukrayna cephe hattına gönderecek asker bulmakta zorlanırken, Rus güçleri ise cephede ele geçirilen Batılı tankları sergiliyor.

Eski Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Danışmanı Fiona Hill, “Putin artık kendisini Büyük Vladimir, bir Rus çarı olarak görüyor” yorumunu yapıyor:

“Başkanlığın ilk iki dönemini hatırlarsak, o zamanlar Putin için oldukça olumlu bir değerlendirme yapacağımızı düşünüyorum.

“Ülkeyi siyasi açıdan istikrara kavuşturmuş, yeniden borç ödeyebilir hale getirmişti. Rusya ekonomisi tarihinin en iyi dönemini geçiriyordu.”

Fiona Hill’e göre, 10 yıl önce Kırım’ın ilhakı ile başlayan ve Ukrayna’daki savaşa uzanan süreçte Putin, çarpıcı biçimde değişti.

Hill, “Bir pragmatistken, emperyalist oldu.” diyor.

Vladimir Putin’in ilk iktidara gelmesinden bu yana Amerika’da beş başkan değişti.

Yaklaşık çeyrek asırdır Rusya’yı yöneten Putin kesinlikle ülke tarihinde iz bıraktı.

“Brejnevizm”, “Gorbaçovizm” veya “Yeltsinizm” ülke tarihine bu kadar damga vurmadı.

Ama Putinizm kesinlikle farklı bir yerde.

Carnegie Eurasia Rusya Merkezi’nden araştırmacı Andrey Koleşnikov, “Tarihimizde bir -izm daha var: Stalinizm” hatırlatmasını yapıyor ve iki lideri karşılaştırmasına şöyle devam ediyor:

“Putinizmin, Stalinizmin bir başka biçimi olduğunu söyleyebilirim. Putin (eski Sovyet diktatörü) Stalin ile benzer hareket ediyor. Gücü, tıpkı Stalin’in yaptığı gibi elinde topladı.

“Siyasi baskıyı farklı şekillerde kullanıyor ve tıpkı Stalin gibi o da ölene kadar iktidarda kalmak istiyor”

Batı için zor olan, her geçen gün daha fazla otoriterleşen ve Rusya’yı nükleer silahlara sahip modern bir çar olarak yönetme kararlılığında olan bir liderle nasıl başa çıkacağı sorusudur.

“Nükleer silahlar konusunda yapabileceğimiz çok şey var” diyen Fiona Hill devam ediyor:

“Çin, Hindistan ve Japonya gibi bazı ülkeler, Putin Ukrayna’da nükleer silah kullanma tehdidini dile getirdiğinde olağanüstü derecede tedirgin oldular. Bu spekülatif ve çılgın açıklamaları engellemek için uluslararası bir mekanizma oluşturarak Rusya’ya baskı uygulayabiliriz.”

“Bu mekanizma, pek çok açıdan haydut bir lider haline gelmiş Vladimir Putin ile nasıl başa çıkabileceğimize dair de bir model olabilir. Onun bu tür çıkışlarına engel olacak, kısıtlayıcı bir ortam yaratmamız gerekiyor.”

Devlet verilerine göre Vladimir Putin, Mart ayında yapılan başkanlık seçimlerinde oyların %87’sinden fazlasını aldı.

Ancak birçoklarının ne özgür ne de adil olarak gördüğü seçimde karşısına ciddi bir rakip de çıkamadı.

Peki Rus halkı, Joseph Stalin’den bu yana en uzun süre hizmet veren Rusya liderine nasıl bakıyor?

Bunu öğrenmek için Moskova’ya 110 km uzaklıktaki Kaşira kasabasına gidiyorum. Burada Putin’in devasa bir duvar resmi, bir apartman bloğunun tamamını kaplıyor.

Yol kenarında çiçek satan emekli Valentina, “Onu seviyorum” diyor:

“Putin’in düşüncüleri iyi ve halk için çok şey yapıyor. Evet doğru, emekli maaşlarımız yüksek değil. Ama her şeyi tek seferde düzeltemez.”

Valentina’ya “Yaklaşık 25 yıldır iktidarda” diyorum.

Valentina, “Fakat [Putin giderse] bundan sonra kimin geleceğini bilmiyoruz” diye yanıtlıyor.

Devasa duvar resminin önünden geçen Victoria, “Rusya’da hepimizin aynı şekilde düşünmesi bekleniyor” diyor:

“Putin’e karşı bir şey söylersem, kocam, ‘Bir daha onu eleştirirsen senden boşanırım!’ diyor. Ona delice bir sevgi duyuyor. Eğer Putin olmasaydı buradaki hayatın 1990’lardaki kadar zor olacağını düşünüyor.”

Yoldan geçen bir başka kişi olan Alexander’a da Putin hakkında ne düşündüğünü sorduğumda şöyle yanıt veriyor: “Şu anda fikir belirtmek tehlikeli olabilir. Yorum yok”

Burada konuştuğum insanların çoğu artık, Putin’in dev duvar portresini fark etmeden onun yanından geçtiklerini söylüyor.

Bu görüntüye alışkınlar.

Tıpkı Rusya’yı tek bir adamın yönetmesine alıştıkları ve Kremlin’de yakın zamanda bir değişim beklentisi olmadığı gibi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/putinin-besinci-donem-yemin-toreni-bugun-yapiliyor/feed/ 0
Ukrayna Büyükelçisi: Rusya ile müzakere masasına oturmanın şu an için mümkün değil https://www.haber28.com.tr/ukrayna-buyukelcisi-rusya-ile-muzakere-masasina-oturmanin-su-an-icin-mumkun-degil/ https://www.haber28.com.tr/ukrayna-buyukelcisi-rusya-ile-muzakere-masasina-oturmanin-su-an-icin-mumkun-degil/#respond Mon, 22 Jul 2024 22:36:06 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=26967 MELİS YILDIRIM

(ANKARA) – Ukrayna’nın Ankara Büyükelçisi Vasyl Bodnar, Rusya ile mevcut şartlarda müzakere masasına oturmanın mümkün olmadığını belirterek, “Tünelin ucunda gördüğümüz ışık Ukrayna zaferidir. Rusya Ukrayna topraklarını terk ettiği saniyede biz müzakereye hazırız. İşgal ettikleri toprakları terk etmeyi bırakın, daha fazla ele geçirmeyi arzulayan bir düşmanla masada neyi konuşabiliriz? Savaşın en zor zamanlarında pes etmediysek bunca mücadeleden sonra niye pes edelim?” dedi.

Ukrayna’nın Ankara Büyükelçisi Vasyl Bodnar, Büyükelçilik’te bir grup gazeteciyle bir araya geldi. Bodnar, 24 Şubat 2022 tarihinde Rusya’nın Ukrayna’ya saldırısıyla başlayan ve hala devam eden savaş, müzakereler, Türkiye-Ukrayna ilişkileri gibi birçok konuda değerlendirmelerde bulundu.

Savaşın tüm zorluklarıyla sürdüğünü ve cephe hattının karmaşık olduğunu belirten Bodnar, “Taktik çatışmalara geçildiği için dünyanın ilgisi giderek azaldı. Sivil alt yapıya yönelik saldırılar devam ediyor, böylece Ukrayna halkının gözünü korkutarak bastırmaya çalışıyorlar” dedi. Harkiv, Odessa gibi şehirlerin aralıksız bombardıman altında olduğuna dikkat çekerek en fazla çocuklar, kadınlar ve yaşlıların mağdur olduğunu kaydeden Büyükelçi, “Bazı bölgeler ekstra güvensiz ve hassas olduğu için insanların tahliye edilme şansı da yok. İnsanlar bu şartlarda yaşam mücadelesini sürdürüyor” diye konuştu.

“BARIŞ ZİRVESİ’NE YAKLAŞIK 140 ÜLKEYİ DAVET EDECEĞİZ”

Ukrayna’nın mücadelesi devam ederken barış girişimlerinin de sürdüğüne değinen Bodnar, 15-16 Haziran’da İsviçre’nin ev sahipliğinde düzenlenecek Barış Zirvesi hakkında bilgi verdi. Bodnar, “Rusya ile birebir müzakere edebileceğimiz bir olanak görmüyoruz. Bu nedenle uluslararası bir tavır ve pozisyon geliştirerek Ukrayna’nın adil barış isteklerinin göz ardı edilmediği, dünya barışına katkı sağlayacak düzenin kurulacağı bir altyapı oluşturmak istiyoruz” dedi. Bodnar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da katılımını beklediklerini kaydetti. Rusya’nın Zirve’yi baltalamaya çalıştığını söyleyen Büyükelçi, “Açıklamaları ne olursa olsun bu Zirve gerçekleştirilecek. Zirve’ye yaklaşık 140 ülkeyi davet edeceğiz” ifadelerini kullandı.

“BAYRAKTARLAR SAYESİNDE İLK DARBEYİ GÖĞÜSLEDİK”

Bodnar, Ukrayna’ya yönelik yardımlar konusunda da değerlendirmede bulundu. Savaş başladığında Ukrayna’nın elindeki en ileri teknoloji silahların Türk yapımı olduğuna dikkat çeken Büyükelçi, “Bayraktarlar sayesinde biz ilk darbeyi göğüsleyerek Rusları durdurduk. Batı 2022’nin yarısından itibaren aktif bir şekilde bizi desteklemeye başladı. Bizim kendi başımıza hayatta kaldığımızı gördüklerinde bizi desteklemeye başladı” dedi.

Türkiye-Ukrayna ilişkilerine değinen Bodnar, ilişkilerin temelinde “iki ülke Cumhurbaşkanları arasındaki samimi ve güvene dayalı dostluğun” yer aldığını söyledi. Devamında, “Bu, 8 Mart’taki görüşmede bir kez daha tescillendi. Ukrayna ve Türkiye arasındaki iş birliği hem içerik hem kapsam anlamında gelişiyor. Öncül olan alan savunma sanayi” diye konuştu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski ile yaptığı görüşmenin Serbest Ticaret Bölgesi Anlaşması’nın sonuçlanmasına hız kazandırdığını kaydeden Bodnar, yılın ikinci yarısında Ukrayna Başbakanı’nın Türkiye’yi ziyaret etmesinin planlandığını söyledi.

Büyükelçi, Rus Kızıl Ordu Korosu’nun Mayıs ayındaki Türkiye’deki konserlerine ilişkin, “18 Mayıs Kızıl Ordu tarafından gerçekleştirilen Kırım Tatarları’nın sürgün ve soykırımının 80’inci yıl dönümü ve bu tarihte Kızıl Ordu Türkiye’de konser verecek” dedi.

“SİVİL HALKA KARŞI HERHANGİ TERÖRİST BİR EYLEME KALKIŞMADIK”

22 Mart 2024 tarihinde Moskova’daki Crocus Hall City konser salonunda sivillere yönelik saldırıya dair Bodnar, “Rus yanlısı söylem bu katliamda sözde Ukrayna izini arayarak kendilerini belli etti. İki yıldır savunma savaşı veriyoruz ve sivil halka karşı herhangi bir terörist eyleme kalkışmadık, bu bizim ilkelerimize aykırıdır” ifadelerini kullandı.

22 Temmuz 2022 tarihinde Türkiye ve Birleşmiş Milletler girişimiyle Rusya ve Ukrayna ile imzalanan ayrı ayrı anlaşmalar ile başlatılan ve Rusya’nın 17 Temmuz 2023 tarihinde çekildiği Karadeniz Tahıl Koridoru’nun ardından Ukrayna tahılının sevkiyatı için Ukrayna’nın farklı bir koridor geliştirdiğini söyleyen Bodnar, “Ukrayna kendi koridorunu geliştirdi, hem tahıl hem gıda ürünleri sevkiyatı sürüyor. Yarım yılda 30 milyon ton ürün sevk ettik. Ukrayna alternatif koridor bulmak zorundaydı. Çünkü Rusya, Tahıl Koridoru kapsamında görüşmelerde herhangi bir taviz vermeden kendi çıkarlarını diretti ve müzakere yapsak bile herhangi bir ilerleme yaşanmadı” dedi.

“OMBUDSMANLAR KANALIYLA TÜRKİYE İLE SÜRECİ CANLANDIRMAYA ÇALIŞIYORUZ”

Rusya ve Ukrayna arasındaki esir takasının son durumuna ilişkin de bilgi veren Büyükelçi, sürecin üç dört farklı arabulucu ile devam ettiğini söyledi. “Rusya ile bile iletişim kanalı söz konusu diyebiliriz” diyen Bodnar, “Örneğin Katar, kaçırılan Ukraynalı çocukların geri getirilmesine ilişkin bir arabuluculuk üstlendi ve bir grup çocuk geri getirildi. Orta Doğu’daki bazı ülkelerin girişimiyle de esir değişimi söz konusu olmuştu. Bunun öncesinde Türk diplomasisinin bariz zaferleri söz konusuydu. Ombudsmanlar kanalıyla Türkiye ile bu süreci canlandırmaya çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.

Ukrayna’nın Ankara Büyükelçisi Vasyl Bodnar, son olarak Rusya ile müzakere kapısının tamamen kapalı olup olmadığına ilişkin yaptığı değerlendirmede, “Tünelin ucunda gördüğümüz ışık Ukrayna zaferidir. Rusya Ukrayna topraklarını terk ettiği saniyede biz müzakereye hazırız. İşgal ettikleri toprakları terk etmeyi bırakın, daha fazla ele geçirmeyi arzulayan bir düşmanla masada neyi konuşabiliriz? Savaşın en zor zamanlarında pes etmediysek bunca mücadeleden sonra niye pes edelim?” ifadesini kullandı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/ukrayna-buyukelcisi-rusya-ile-muzakere-masasina-oturmanin-su-an-icin-mumkun-degil/feed/ 0
Belçika, Rusya’nın Avrupa Parlamentosu seçimlerine müdahale iddialarını soruşturuyor https://www.haber28.com.tr/belcika-rusyanin-avrupa-parlamentosu-secimlerine-mudahale-iddialarini-sorusturuyor/ https://www.haber28.com.tr/belcika-rusyanin-avrupa-parlamentosu-secimlerine-mudahale-iddialarini-sorusturuyor/#respond Sat, 06 Jul 2024 03:00:06 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=23785 Belçika Federal Savcılığı, Rusya’nın “Avrupa Parlamentosu (AP) seçimlerine müdahale etmeye çalıştığı” iddialarıyla ilgili cezai soruşturma başlattı.

Belçika Başbakanı Alexander De Croo, Rusya’nın, Avrupa Birliği (AB) üyesi 27 ülkede Haziran ayında yapılacak seçimlerde daha fazla Kremlin yanlısı parlamenterin seçilmesini hedeflediğini söyledi.

De Croo, Belçika istihbarat servislerinin, Rusya’nın AP seçimlerine müdahale etmeye çalıştığını doğruladığını belirtti.

Belçika istihbaratına göre Putin yönetimi, AP’de Rusya yanlısı daha fazla üye görmek sağlamak istiyor ve Ukrayna’daki savaşa ilişkin Avrupa’da daha fazla destek bulmayı amaçlıyor.

Belçika Federal Savcılığı’nın soruşturma başlattığını açıklayan De Croo, “İçimizdeki Rus tehdidine tahammül edemeyiz” dedi.

Belçika, Avrupa Birliği Yargı Kurumu’ndan (Eurojust) acil istişare talebinde bulundu.

Başbakan De Croo, soruşturmanın AB üyesi ülkelerin savcılıklarının birlikte çalıştığı Eurojust tarafından tüm Avrupa genelinde yürütülmesi gerektiğini vurguladı.

Brüksel’deki kaynaklara göre soruşturma, AB karşıtı görüşlere sahip aşırı sağ ya da muhafazakar milletvekilleri ile onların birlikte çalıştığı personeli kapsıyor.

Yargı kaynakları soruşturmanın kaç kişiyi kapsadığı ve hangi isimlerin ye aldığı konusunda bilgi vermedi.

AP’nin yeni üyeleri, AB üyesi 27 ülkede 6-9 Haziran tarihinde yapılacak seçimlerle belirlenecek.

Kamuoyu yoklamalarına göre seçimlerde, AB’nin Ukrayna politikasını eleştiren ve Rusya ile daha iyi ilişkileri savunan Avrupa’daki aşırı sağcı partilerin önemli bir kazanım elde etmesi bekleniyor.

Çek Cumhuriyeti: Rusya yanlısı propaganda yapmaları için Avrupalı politikacılara para ödeyen şebekeyi çökerttik

Çek Cumhuriyeti makamları 2 hafta önce, “Avrupa’dan ve dünyadan sansürsüz haberler” sloganıyla yayın yapan sağcı “Avrupa’nın Sesi” adlı haber sitesinin çökertildiğini açıklamıştı.

Çek yetkililere göre, haber sitesi, Rusya yanlısı dezenformasyon kampanyasına öncülük ediyordu.

Çek Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı’na göre, bazı Avrupa ülkelerindeki Rus yanlısı politikacıların yardımıyla Ukrayna’nın “toprak bütünlüğü, egemenliği ve özgürlüğü” sorgulanmaya çalışıldı.

Çek istihbaratına dayandırılan haberlerde de Almanya, Fransa, Polonya, Belçika, Macaristan ve Hollanda’dan politikacılarla iletişime geçildiği ve bazılarına ödeme yapıldığı belirtildi.

Çek medyasına göre, Rusya yanlısı kampanya, AP seçimlerini etkilemeyi amaçlıyordu.

Çek Cumhuriyeti, “Avrupa’nın Sesi” adlı haber sitesine parasal destek sağladıkları gerekçesiyle bir şirket ile Rusya yanlısı iki Ukrayna vatandaşına yaptırım kararı aldı.

Bu kişilerin, Rusya yanlısı Ukraynalı siyasetçi Viktor Medvedchuk ile Medvedchuk, Ukrayna kökenli İsrail vatandaşı Artem Marchevsky olduğu bildirildi.

Rusya’nın Sadece Avrupa’da değil, ABD’deki seçimleri de etkilemek için propaganda çalışmaları yaptığı belirtiliyor.

ABD makamları, Mart ayı sonunda internet üzerinden yürütülen kampanyalar yoluyla Batı’nın Ukrayna’ya verdiği desteği engellemeye çalışan iki Rus şirketine yaptırım kararı aldı.

Amerikan New York Times gazetesine göre, Rusya, Batı’nın Ukrayna’ya desteğine ilişkin tartışmaları, sadece sosyal medyada sahte hesaplar açarak değil, aynı zamanda yerleşik medyanın normal web sitelerine çok benzeyen web siteleri aracılığıyla gündeme getiriyor.

Hollanda Temsilciler Meclisi, geçen hafta Rusya’nın Avrupalı parlamenterlere müdahalesi konusunda bir genel görüşme yaptı.

Temsilciler Meclisi, Rusya’nın Hollandalı politikacılara rüşvet verip vermediğini ve eğer öyleyse hangi Hollandalı politikacılara ödeme yapıldığının mümkün olan en kısa sürede ortaya çıkarılmasını istiyor.

]]>
https://www.haber28.com.tr/belcika-rusyanin-avrupa-parlamentosu-secimlerine-mudahale-iddialarini-sorusturuyor/feed/ 0
Kamu Başdenetçisi Şeref Malkoç: Esir takası için ‘insani koridor’ canlandırılmalı https://www.haber28.com.tr/kamu-basdenetcisi-seref-malkoc-esir-takasi-icin-insani-koridor-canlandirilmali/ https://www.haber28.com.tr/kamu-basdenetcisi-seref-malkoc-esir-takasi-icin-insani-koridor-canlandirilmali/#respond Mon, 24 Jun 2024 04:00:37 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=22572 Kamu Başdenetçisi Şeref Malkoç, Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşta esir takasının herkesi mutlu edeceğini belirterek, “insani koridor”un yeniden canlandırılması gerektiğini dile getirdi.

Malkoç, Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşta geride kalan 2 yılın ardından geçtiğimiz hafta Ukrayna’ya giderek savaş bölgesinde incelemelerde bulundu, Ukrayna’daki Rus savaş esirleri ile Rusya’da tutulan Ukraynalı savaş esirlerinin aileleriyle görüştü.

Ukrayna’daki incelemelerine ilişkin AA muhabirine açıklamalarda bulunan Malkoç, “Savaş demek yıkım demek, ölüm demek, çaresizlik demek, huzursuzluk demek, kaynakların israfı demek.” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın uzun zamandan beri iki ülke arasında barışın temin edilmesi ve Ukrayna’nın toprak bütünlüğünün sağlanması için çaba sarf ettiğini anımsatan Malkoç, bir insan hakları kurumu olan Kamu Denetçiliği Kurumu adına Ukrayna’ya giderek incelemeler yaptığını bildirdi.

İlk olarak Odessa şehrinde, ardından başkent Kiev’de bulunduğunu aktaran Malkoç, burada Ukraynalı esirlerin aileleri ve çocuklarıyla görüşme yaptığını, daha sonra Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ile de bir araya gelme imkanı yakaladığını dile getirdi.

Ukrayna’nın Lviv kentindeki Rus askerlerin tutulduğu esir kampında da incelemelerde bulunduğunu belirten Malkoç, bazılarının uzuvlarını kaybetmiş olduğunu, fiziken ve ruhen çökmüş durumda olduklarını söyledi.

Malkoç, “Esir askerler ne durumda, yatma yerleri nasıl, tedavi oluyorlar mı, yeme içmeleri nasıl? Bunları görme imkanımız oldu. Günlük hayatları nasıl gidiyor, bunu görme imkanımız oldu ve esirlerle birebir konuşma imkanımız oldu.” dedi.

Savaşın acı yansımalarını ve dehşetini, görüştüğü esir askerlerin ailelerinde gördüğünü anlatan Malkoç, “Bir kısmının kocasının veya çocuklarının ölüm haberi gelmiş ama cenazelerini alamamışlar. Çok acı bir durum tabii.” diye konuştu.

Rusya’daki Ukraynalı esirler de ziyaret edilecek

Şeref Malkoç, Ukrayna ziyaretinin amacına ilişkin, “Şimdi biz bu ziyareti yapıp ardından da rapor hazırlayacağız. Türkiye’nin ilgili ve yetkili makamlarına göndereceğiz. Yalnız raporumuzun tam olması için aynı ziyareti Rusya’ya da yapmak istiyoruz.” dedi.

Ukraynalı esirlerin ailelerinin ve Ukrayna ombudsmanının da bu konuda taleplerinin bulunduğuna işaret eden Malkoç, Ukrayna ziyareti öncesi de Rus ombudsman ile görüşerek incelemesini istediği hususları sorduğunu dile getirdi.

Rusya’nın elindeki Ukraynalı esir askerleri ziyaret etmek istediğini Rus ombudsmana ilettiğini aktaran Malkoç, “Kendisi ilgililerle görüşüp bize dönüş yapacak.” ifadelerini kullandı.

“Barış yolunda atılacak her adım önemli ve değerlidir”

Karşılıklı esir değişimi konusunda başarı elde edilmesinden mutluluk duyacağını kaydeden Malkoç, Rusya’nın elindeki Ukraynalı esir askerleri de görmek istediğini, bunun ardından asker değiş tokuşunda başarı elde edilebileceğini dile getirdi.

Malkoç, şöyle konuştu:

“Geçen yıl, Ukrayna ve Rusya ombudsmanını Türkiye’de bir araya getirdik ve Sayın Cumhurbaşkanı’mızla görüşmüştük. Tahıl koridoru gibi bir insani koridor açılmasını talep etmiştik. Araya tabii Gazze’de yaşanan İsrail’in o vahşeti girince bunlar aksadı. Ama yeniden bunun canlanması gerekir.

Barış yolunda, insanların esaretten kurtulması veya ailelerine kavuşması yolunda atılacak her adım önemli ve değerlidir. Ne kadar zor olduğunu zaten biliyorduk, Ukrayna’da da gidip gördük ve yaşadık. Ama umutsuzluk yok. Sabırla fakat ısrarla biz bu işin takipçisi olacağız.”

Kamu Başdenetçisi Malkoç, en büyük özleminin de aynı faaliyetlerini Filistin’de yapabilmek olduğunu dile getirdi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/kamu-basdenetcisi-seref-malkoc-esir-takasi-icin-insani-koridor-canlandirilmali/feed/ 0
Rusya-Ukrayna Tahıl Savaşı ve Karadeniz Tahıl Koridoru https://www.haber28.com.tr/rusya-ukrayna-tahil-savasi-ve-karadeniz-tahil-koridoru/ https://www.haber28.com.tr/rusya-ukrayna-tahil-savasi-ve-karadeniz-tahil-koridoru/#respond Sat, 22 Jun 2024 06:48:21 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=22268 Milli İstihbarat Akademisi Akademisyeni Mehmet Çağatay Güler, Rusya-Ukrayna arasında tahıl savaşının ne boyutta olduğunu ve Karadeniz Tahıl Koridoru’nun neden tekrar aktif edilmesi gerektiğini AA Analiz için kaleme aldı.

***

Rusya-Ukrayna Savaşı’nda 2 yılı geride bıraktık. Bu süre zarfında savaş hem bölgesel paradigmaları hem de küresel dinamikleri derinden etkilemeye devam ediyor. Küresel gıda güvenliği söz konusu etki alanlarının belki de en önemlilerinden bir tanesidir. Zira Rusya ve Ukrayna’nın küresel ölçekte 2 büyük tahıl üreticisi olması, üretimde yaşanan aksamalar, tarım altyapılarının hedef alınması ve buna bağlı olarak düşen tarım ürünlerinin ihracatı küresel tarım piyasalarında ciddi aksamalara sebep oluyor. Bilhassa da buğday ve mısır gibi ürünlerin tedariklerinin sekteye uğraması küresel gıda krizi ihtimalini artırıyor.

-Rusya’nın sessiz silahı: Tahıl

Küresel ölçekte tahıl krizi olarak karşımıza çıkan bu durum Moskova tarafından süregelen savaşın bir başka yönü olarak değerlendiriliyor. Hatta söz konusu krizin Rusya’ya önemli fırsat pencereleri sunduğu tartışılıyor. Bu noktada Kremlin yönetiminin tahıl krizini ve neden olduğu gıda güvenliğini bir silah olarak kullandığı değerlendiriliyor. Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi (CSIS) araştırmacıları da bu konuyu ele alan bir rapor yayımladı. Araştırmacılar raporda Rusya eski Cumhurbaşkanı Dmitriy Medvedev’e yaptıkları atıfla gıdayı Rusya’nın “sessiz silahı” olarak nitelendirdi. Bu yaklaşım, akıllara hibrit savaşı kuramını yani askeri güçle beraber askeri olmayan imkanların beraber kullanılmasını ve Rusya’nın bu çerçevede benimsediği stratejileri getiriyor.

Peki Rusya gıdayı gerçekten bir silah olarak kullanıyor ve krizi fırsata dönüştürüyorsa bunu nasıl başarıyor? Rusya nihayetinde ne elde etti ve ne elde etmeyi planlıyor? Bu tahıl savaşının bir kazananı var mı? Geçtiğimiz haftalarda Amerika Birleşik Devletleri (ABD) merkezli yayın kuruluşu Politico bu sorulara “Rusya küresel tahıl savaşını kazanıyor” başlıklı yazısıyla net bir şekilde cevap verdi. Ancak Rusya’nın nasıl ve neyi kazandığının detaylandırılmasında fayda var.

-Rusya tahıl savaşını nasıl kazanıyor?

İlk olarak Rusya, savaşın başından beri Ukrayna’nın tarım sektörünü ve buradan elde ettiği ticari geliri hedef alıyor. Bu kapsamda hem Ukrayna’nın tahıl üretimi engelleniyor hem de ticaret rotaları kesilerek sevkiyatları sekteye uğratılıyor. Nihayetinde Rus tarafı 3’üncü ülkelerin Ukrayna ile olan ticaretini ve karşılıklı bağımlılık ilişkisini zedeliyor. Rusya sadece bununla kalmıyor ve aynı zamanda Ukrayna’dan açılan bu boşluğu kendisi tahıl ihracatı yaparak dolduruyor. 2’nci olarak Rusya, söz konusu boşluğu doldurabilmek ve krizi fırsata çevirebilmek için kendi üretimini önemli ölçüde arttırıyor ve piyasanın çok altında fiyatlarla satış gerçekleştiriyor. Son olarak Moskova, doğrudan Ukrayna’nın gıda güvenliğini hedef alarak savaş kapsamındaki siyasi hedefleri doğrultusunda Kiev yönetimini daha fazla sıkıştırmayı planlıyor. Ukrayna’da saldırdığı bölgelerin tarım bakımından zengin olması bunun önemli bir göstergesi. Nitekim Ukrayna’nın arpa, buğday ve ayçiçeği üretiminin beşte biri, bugün saldırı altında olan Donetsk, Luhansk, Herson ve Zaporijya bölgelerinden karşılanıyordu.

-Savaş öncesinde durum nasıldı?

Savaş öncesinde Ukrayna yıllık 60 milyon ton tahıl ihracatıyla dünyadaki ihtiyacın yaklaşık yüzde 10’unu karşılıyordu. Tarım sektörü Ukrayna’nın ihracat gelirlerinin neredeyse yarısını ve istihdamın yüzde 15’ini kapsıyordu. Söz konusu ihracat büyük oranda Afrika ve Orta Doğu ülkelerine yapılıyordu. Daha detaylı incelersek, Sahra Altı Afrika ülkelerinden Etiyopya’nın buğday ihtiyacının yüzde 45’i, Moritanya’nın ihtiyacının yüzde 23’ü, Tanzanya’nın ve Nijerya’nın ihtiyacının ise yüzde 18’i Ukrayna tarafından sağlanıyordu. Kuzey Afrika’dan Tunus’un da buğday ithalatının yüzde 31’i Ukrayna tarafından karşılanıyordu. Savaş döneminde Ukrayna’nın gemi sevkiyatları bazı dönemlerde sıfıra indi. Karadeniz Tahıl Koridoru kapsamındaki ihracat ayrı tutulursa Ukrayna’nın toplam ihracatı üçte iki oranında azaldı. 2022 sonrasında yaşanan bir diğer önemli değişim de ihracat yapılan ülkeler. Bu çerçevede, Afrika ülkelerinin yerini açık bir şekilde Avrupa ülkeleri aldı ve Ukrayna’nın tahıl ihracatının yarısı Avrupa başkentlerine gerçekleşti.

Rusya’nın savaş öncesi dönemde buğday üretimi ortalama 80 milyon tondu. Bu rakam savaş döneminde ortalama 91 milyon tona çıktı. Aynı şekilde savaş öncesi dönemde Rusya’nın buğday ihracatı ortalama 36 milyon tondu. 2022 sonrası dönemde Rusya’nın ihracatı ortalama 50 milyon tona ulaştı. Yani Rusya dünyanın en büyük buğday ihracatçısı konumunu savaş döneminde tahkim etti. Söz konusu buğdayı ithal eden ülke ve bölgelere bakacak olursak, Afrika kıtası bir bütün olarak karşımıza çıkıyor. Bu kapsamda, Kuzey Afrika’nın daha da öne çıktığını söylemek mümkün. Fakat Sahra Altı Afrika ülkelerine de Rusya’dan önemli miktarlarda buğday sevkiyatı yapıldığının altını çizmemiz gerek. Afrika’ya ek olarak Batı ve Güney Asya ülkeleri de savaş döneminde Rusya’dan buğday ithalatını arttırdı. Ukrayna’nın üretiminin açıkça düştüğü, ihracatının engellendiği ve ticaret yaptığı ülkelerin Avrupa kıtasına sıkıştığı bir denklemde, Rusya gerek üretimini arttırarak gerekse fiyatları çok düşük tutarak Ukrayna’dan boşalan Afrika kıtasında etkisini arttırıyor.

Ankara’nın stratejik hamlesi: Karadeniz Tahıl Koridoru

Son olarak, Rusya’nın söz konusu krizi fırsata çevirmesini ve gıdanın bir silah olarak kullanılmasını engelleme noktasında en önemli adımı, Karadeniz Tahıl Koridoru ile Türkiye’nin attığını söyleyebiliriz. Zira, bu koridor kapsamında Ukrayna 3 kıtadan toplamda 45 ülkeye yaklaşık 33 milyon ton tahıl ulaştırmıştı. Bu sayede gıda fiyatları yaklaşık dörtte bir oranında düşmüştü ve hatta Ukrayna’nın ihracatı savaş öncesindeki döneme yaklaşmıştı. Fakat Rusya’nın anlaşmadan çekilmesi, Kiev’in ihracat rotalarını engellemesi ve bu süreçte Ukrayna’nın tarım altyapılarını hedef almasıyla beraber Kiev yönetimi tahıl piyasalarında ciddi alan kaybetti. Bugünkü verilere ve Rusya’nın hakim pozisyonunu nasıl tahkim ettiğine bakarsak, söz konusu koridorla Ankara’nın ne kadar stratejik bir girişimde bulunduğunu söyleyebiliriz. Küresel gıda güvenliğinin arttırılması hedefiyle Karadeniz Tahıl Koridoru’nun yeniden devreye sokulması veya benzer minvalde Ukrayna’nın küresel tarım piyasalarına entegre edilmesi önem arz ediyor.

[???????Mehmet Çağatay Güler, Akademisyen, Milli İstihbarat Akademisi]

*Makalelerdeki fikirler yazarına aittir ve Anadolu Ajansının editöryal politikasını yansıtmayabilir.

]]>
https://www.haber28.com.tr/rusya-ukrayna-tahil-savasi-ve-karadeniz-tahil-koridoru/feed/ 0
Trakya Kalkınma Ajansı Desteğiyle Yerli Ayçiçeği Tohumu Rusya’ya İhraç Edildi https://www.haber28.com.tr/trakya-kalkinma-ajansi-destegiyle-yerli-aycicegi-tohumu-rusyaya-ihrac-edildi/ https://www.haber28.com.tr/trakya-kalkinma-ajansi-destegiyle-yerli-aycicegi-tohumu-rusyaya-ihrac-edildi/#respond Tue, 11 Jun 2024 08:36:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=20461 Tekirdağ’da Trakya Kalkınma Ajansı desteğiyle yetiştirilen 20 ton yerli ve milli hibrit ayçiçeği tohumu ikinci kez Rusya’ya ihraç edildi. Dünyanın tohum merkezi arasında bulunan Rusya’da yerli ve milli tohumlarında yayılması beklenirken, seneye ise Rusya’ya 120 ton transfer anlaşması yapılmış durumda.

Trakya Kalkınma Ajansının destekleriyle Trakya Tohumcular Derneği tarafından deneme tarlalarında yetiştirilen yerli ve milli 20 ton hibrit ayçiçeği tohumu, Rusya’ya ihraç edilmek üzere yola çıktı. Rusya ihraç transferi öncesi Muratlı Kaymakamı Ahmet Erdoğdu, Trakya Kalkınma Ajansı Gene Sekreteri Mahmut Şahin, Tekirdağ Tarım ve Orman İl Müdürü Oktay Öcal ve Trakya Tohumcular Derneği Başkanı İbrahim Toruk tohumların bulunduğu fabrikada incelemede bulundu.

İkinci kez 20 ton ihracat

Ayçiçeği ihracatında önce gelen ülkelerden biri olan Rusya’da ayçiçeği arenasında artık yerli tohumda boy gösterecek. Tekirdağ’da başarılı bir şekilde kuraklık şartlarına dayanıklılığı ile bilinen yerli tohumlar Rusya’daki tarlalardan 2017’de deneme tarlalarında boy gösterdikten sonra bu yıl da tercih edilmeye başlandı. Seneye 120 ton yerli tohum gönderilmesi konusunda anlaşmalar yapılırken, yerli ve milli ayçiçeği tohumunun ilerleyen yıllarda dünyanın bütün oyuncularının olduğu üretim merkezinde Türk tohumcuları da bundan sonra yayılım göstermesi bekleniyor.

“Ekip çalışmalarından güzel neticeler alındı”

Trakya Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Mahmut Şahin yaptığı açıklamada, “Bugün burada Tekirdağ’ımız için, Trakya’mız için Türkiye’miz için belki miktar olarak küçük ama önemli bir adım atılıyor. Geçen sene yine burada Türkiye’den Rusya’ya ve yurt dışına mal ihracatı için bir arada bulunmuştuk. Temennimiz seneye de bunun devam etmesi yönündeydi. Allah’a hamdolsun bu sene de yine Tekirdağ’dan Rusya’ya yerli ve milli hibrit ayçiçeği tohumunu ihraç ediyoruz. Tabii bu günlere kolay gelinmedi. Yaklaşık 7 yıldan beri Trakya bölgesindeki tohum şirketlerimiz yoğun bir Ar-Ge çalışması neticesinde Trakya Araştırma Enstitüsünden, Namık Kemal Üniversitesinden hocalarımızla beraber şirketlerimiz, borsalarımız, bütün ekosistemdeki paydaşlarımız bir araya geldi. 6-7 yıllık emeğin neticesinde geçen sene Trakya ile beraber tüm Türkiye’de ekim çalışmaları yapıldı ve güzel neticeler alındı. Aynı zamanda da yurt dışında da bu yerli ve milli hibrit ayçiçeğimizin tescil çalışmaları yapıldı. Bu çalışmalar neticesinde geçen sene ilk defa yaklaşık bir konteyner yaklaşık 20 ton mal ihracatı yapılmıştı. Bu sene de onun devamı olarak 20 ton malı ihraç ediyoruz” ifadelerini kullandı.

“Ülkemize döviz kazandırmak istiyoruz'”

Hedeflerinin büyük olduğunu söyleyen Şahin, “Bu gönderilen mallar, oralarda belirli bölgelerde ekim yapılacak Rusya’nın farklı yörelerinde ve inşallah orada da tanındıktan sonra, önümüzdeki yıllarda bu 1 konteyner sayısı 7,8 ve 10 konteynere çıkacak. Amacımız Trakya’da ve Tekirdağ’da doğmuş olan Türkiye’nin ilk yerli ve milli hibrit ayçiçeği tohumunu hem Marmara bölgemizde, Trakya’mızda, hem Türkiye’nin değişik bölgelerindeki ayçiçeği ekilebilir 43 ilde bunu yetiştirmek, büyütmek, yerli ve milli satış oranını çoğaltmak. Malum bu alana yabancılar hakim şuanda bu anlamda Türk mühendislerimizin başından sonuna kadar çalıştığı, Türk şirketlerimizin pazarlamasını yaptığı ve bütün sürece hakim olduğu, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımızın, Tarım Bakanlığımızın da büyük destekleri ile yol aldığı bu projeyi Türkiye’de belli bir aşamaya getirdikten sonra yurt dışında da Rusya, Ukrayna, Romanya, Balkanlar gibi bir çok ülkede de Türkiye’nin gururu olarak bayrağımızı yurt dışında temsil edecek olan firmalarında yerli ve milli hibrit ayçiçeğini oraya satmak, ülkemize döviz kazandırmak istiyoruz” dedi.

“Seneye 120 ton üretim anlaşmasını yaptık”

Dernek Başkanı Toruk ise açıklamasında, “Firma olarak Rusya’da çalışmalar yaptık. Önce Rusya’nın her tarafında tohumlarımızı gönderdikten sonra önce çiftçilere beğendirmek gerekiyor. 2017’de tescil ettirmiştik. Aslında büyük ihracatı ilk defa geçen sene 20 ton olarak göndermiştik. Rusya’nın 17 tane üretim bölgesi var. 17 üretim bölgesinde denemelerde olumlu sonuçlar verince, tabii yabancı ülkelerde özellikle yabancı çiftçileri ikna etmek çok kolay değil. Orada ölçek ekonomisi var. Bu senede 20 ton gönderiyoruz. Seneye de inşallah 120 ton üretim anlaşmasını yaptık. Rusya gibi bir ayçiçeği üretim merkezinde dünyanın bütün oyuncularının olduğu bir üretim merkezinde biz Türk tohumcuları da bundan sonra varız. Pazarımız gitgide büyüyecek. Orada 100 bin ton bir pazar var. 6-7 bin ton civarında bir pazar payı alacağımıza inanıyoruz” ifadelerine yer verdi. – TEKİRDAĞ

]]>
https://www.haber28.com.tr/trakya-kalkinma-ajansi-destegiyle-yerli-aycicegi-tohumu-rusyaya-ihrac-edildi/feed/ 0
Moskova Saldırısının Ardından Orta Asyalı Göçmenler Irkçı Saldırılara Maruz Kalıyor https://www.haber28.com.tr/moskova-saldirisinin-ardindan-orta-asyali-gocmenler-irkci-saldirilara-maruz-kaliyor/ https://www.haber28.com.tr/moskova-saldirisinin-ardindan-orta-asyali-gocmenler-irkci-saldirilara-maruz-kaliyor/#respond Mon, 10 Jun 2024 01:48:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=20251 Laura Gozzi | BBC News

Rusya’nın başkenti Moskova’da geçen hafta Cuma akşamı Crocus Belediye Salonu’na düzenlenen saldırının ardından, ülkedeki Orta Asyalı göçmenler darp edildiklerini, ırkçı saldırılar ve vandallığa maruz kaldıklarını anlatıyor.

140 kişinin öldürüldüğü Moskova’daki saldırıyı IŞİD üstlenmiş, yetkililer saldırıdan sorumlu olan dört Tacikistan vatandaşını yakaladıklarını duyurmuştu.

Saldırıyı düzenleyen dört kişinin yanı sıra gözaltına alınan diğer kişilerin de Orta Asya ülkelerinden olduğu açıklandı.

Moskova’daki Tacikistan Büyükelçiliği, saldırının ardından vatandaşlarına hafta sonu evden çıkmama çağrısı yaptı.

Rusya’daki göçmen işçilerin önemli bir kısmı Orta Asya ülkelerinden göç eden kişiler.

Özellikle de hizmet, ulaştırma ve inşaat sektöründe çalışıyorlar.

Pek çoğu bu saldırıdan önce de ayrımcılığa maruz kalıyordu.

BBC’ye konuşan Texas A&M Üniversitesi’nden Prof. Edward Lemon, “Sıklıkla yabancı düşmanlığı yapılıyor, bu göçmenler ikinci sınıf insan muamelesi görüyor” diyor.

2021’de Rusya’yı Eurovision’da temsil eden ve günümüzde de Birleşmiş Milletler’in sığınmacı ajansının iyi niyet elçisi olan Tacikistan doğumlu şarkıcı Manizha Sanghin “alçakça bir katliam” olarak nitelediği Moskova saldırısını kınarken, bunun ceremesini Taciklerin ve diğer Orta Asyalıların çekeceğini vurguladı.

Rusya İçişleri Bakanlığı’na göre ülkede, Özbekistan, Tacikistan ve Kırgızistan’dan gelen 10,5 milyon göçmen var.

Bunların önemli bir kısmının da kayıtsız olduğu tahmin ediliyor.

Prof. Lemon’a göre sayının bu kadar yüksek olmasının nedenleri arasında Rusya’nın bu ülkelerden vize talep etmemesi olduğunu söylüyor.

Kendi ülkelerinde geçimini sağlayamayan insanlar için Rusya, çok az sayıda şanstan biri.

Tacikistan Büyükelçiliği’nin uyarılarının ardından hafta sonu Rusya’nın uzak doğusundaki Blagoveşçensk’te bir göçmenin sahip olduğu bir dükkan ateşe verildi.

Moskova’nın güneybatısındaki Kaluga kentinde de birkaç göçmen darp edildi.

Saldırının ardından Kırgızistan’dan Moskova’nın Şeremetyevo Havalimanı’na inen göçmenler iki gün boyunca bir odada gıda ve su verilmeden kilitli tutulduktan sonra ülkelerine gönderildiklerini anlattı.

Moskova’daki bazı taksi şoförleri de yolcularının, araca binmeden önce Tacik olup olmadıklarını sorduğunu söyledi.

Saldırının hemen ardından, Cumartesi’nin ilk saatlerinde göçmenlerin Telegram gruplarında büyüyen bir endişe hissediliyordu.

“Moskova’daki Tacikler” adlı Telegram grubunda bir üye “Zaten pek çok kişi Rus olmayanları sevmiyordu bir de başımıza bu çıktı” yazdı.

Tacik toplumunun ödeyeceği bedelden endişe eden bir diğer üye ise “Allahım lütfen saldırganlar Tacik değil de Ukraynalı olsun” ifadelerini kullandı.

Rus medyası Mediazona’ya konuşan ve göçmenlere karşılıksız olarak yardım eden Avukat Valentina Çupik, saldırıdan sonraki iki günde göçmenlerden 2 bin 500 şiddet olayı bildirimi aldığını söyledi.

Polis ülke genelinde göçmenlerin kaldığı yerlere baskın yaptı ve birkaç kişiyi gözaltına aldı.

Çupik, gözaltılar sonrasında 30 ayrı işkence şikayeti aldıklarını da ekledi:

“Bu sayılar her gün artıyor. Bazı Tacikler ülkeyi terk etmeyi düşünüyor.

“Bir grup Tacik vatandaşı da bana, onlara güvenli bir konaklama imkanı bulup bulamayacağımı sordu çünkü işçi evlerinde kalmaktan korkuyorlar.”

Çupik Rusya’da genellikle “yüzü Slavlara benzemeyen” göçmenlerin ayrımcılığa maruz kaldığını ve en büyük aşağılama ile şiddetin de sıradan insanlardan değil kolluk kuvvetlerinden geldiğini vurguluyor.

Geçen hafta Moskova’da düzenlenen saldırı durumu epeyce kötüleştirmiş olsa da Rusya’da göçmenlerin hayatında her zaman polis şiddeti vardı.

Her yıl Rus yetkililer göçmenlere kapsamlı operasyonlar düzenliyor, Orta Asyalıların işletmelerini, camilerini ve toplanma alanlarını basıyor.

Geçen yıl bu baskınlarda gözaltına alınan göçmenlerin 15 bininin sınır dışı edildiği açıklanmıştı.

Ocak ayında Yekaterinburg’daki bir baskında vatandaşlarının polis tarafından aşağılandığı bir videonun sosyal medyada yayılmasından sonra Kırgızistan ve Özbekistan hükümetleri, Rusya’dan soruşturma talep etmişti.

Fakat bu zor şartlara rağmen pek çok Orta Asyalı göçmenin Rusya’da çalışmaktan başka pek bir şansı yok.

Orta Asya’nın en yoksul ülkesi olan Tacikistan’da gayrı safi yurtiçi hasılanın yarısının ülke dışındaki vatandaşlarının yolladığı paralar oluşturuyor.

Prof. Lemon, Taciklerin bütün zorluklara rağmen Rusya’ya gitmeye devam etmesinin arkasında bu nedenin yattığını söylüyor.

Rusya’nın karmaşık göç yasaları sayesinde ülkeye bir kere yasal bir yoldan giren göçmen işçiler, daha sonra gerekli belgeleri olmadan kalmaya devam edebiliyor.

Öte yandan belgesiz göçmenler için hayat daha zor. İşverenleri tarafından istismar edilebiliyor, kötü şartlarda yaşamaya zorlanabiliyor ve sağlık sistemine erişemiyorlar.

Ayrıca gözaltına alınma riskiyle karşılaştıklarında yetkililere rüşvet ödemeleri gerekiyor.

Moskova saldırısının ardından bazı Rus siyasetçiler göç yasalarının sıkılaştırılmasını talep etti.

İçlerinden biri “göçmenler en küçük kabahatlerinde sınır dışı edilsin” dedi.

Fakat bunların gerçekleşmesi pek olası değil.

Zira Rusya da Orta Asyalı göçmenlerden faydalanıyor.

Ukrayna’daki savaş Rusya’da bir iş gücü açığına yol açtı ve milyonlarca iş gücünü kaybetmeyi göze alamazlar.

Öte yandan yıllar süren gerilim ve yabancı düşmanlığının ardından Rusya’daki göçmen toplulukları kaygılı.

Taciklerin Telegram grubunda bir kişi “Dikkatli olun dostlar” diyor ve ekliyor:

“Bu olayın ardından zor bir dönem bekliyor bizleri.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/moskova-saldirisinin-ardindan-orta-asyali-gocmenler-irkci-saldirilara-maruz-kaliyor/feed/ 0
Moskova’daki Terör Saldırısı İle İlgili Analiz https://www.haber28.com.tr/moskovadaki-teror-saldirisi-ile-ilgili-analiz/ https://www.haber28.com.tr/moskovadaki-teror-saldirisi-ile-ilgili-analiz/#respond Fri, 07 Jun 2024 06:24:35 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=19897 Akademisyen ve Askeri Stratejist Dr. Kemal Olçar, Moskova’da 100’den fazla kişinin ölümüne sebep olan terör saldırısını analiz etti. DAEŞ terör örgütünün üstlendiği son terör eyleminin toplum, devlet ve sistemsel düzeyde asimetrik etkilere sebep olacağını değerlendiren Olçar, “Toplum düzeyinde en önemli etkinin inanç sistemlerine yönelik geleneksel algıların yeniden düzenlenmesi şeklinde olduğunu söylemek mümkün. İslamofobinin özellikle batı toplumlarında belirginleşmesi ve sözde radikal İslami örgütlerin tüm Müslüman camiasını temsil ettiğine dair yanlış kanaatin oluşturulması suretiyle İsrail savaş kabinesinin Gazze’de yaptığı katliamın meşru altyapısı hazırlanmaya çalışılmaktadır. Üstelik soykırım ve insanlık suçlarının işlendiği Uluslararası Adalet Divanı tarafından yeterince kanıtlanmasına rağmen” dedi.

Dr. Kemal Olçar, Moskova’da DAEŞ’in üstlendiği terör saldırısını İsrail’in Gazze’de yaptığı katliamla ilişkilendirdi. Olçar, “İslamofobinin özellikle batı toplumlarında belirginleşmesi ve sözde radikal İslami örgütlerin tüm Müslüman camiasını temsil ettiğine dair yanlış kanaatin oluşturulması suretiyle İsrail savaş kabinesinin Gazze’de yaptığı katliamın meşru altyapısı hazırlanmaya çalışılmaktadır” ifadelerini kullandı.

“Rusya güçlü delillerin var olduğunu iddia etmekte”

Saldırının devlet düzeyindeki etkisini de değerlendiren Olçar, “DAEŞ örgütü tarafından üstlenilen eylemin asıl faillerinin bazı devlet aktörleri olabileceğine dair söylemlere ve rasyonel kanıtlara dayanmaktadır. Rusya resmi olarak bu eylemin azmettiricisinin Batılı devletler olduğu (ABD, İngiltere ve Fransa) ve Ukrayna tarafından örgütlendiğine dair güçlü delillerin var olduğunu iddia etmektedir. Dolayısıyla yapılan eylem Rusya’nın özellikle Ukrayna üzerinde yoğun bir cezalandırıcı harekata girişeceği ve bu yolla “gerçek faillere” mesaj aktarabileceği şeklinde beklentileri tetiklemiştir. Bu anlamda eylemin hemen arkasından Rusya’nın Kiev’de oldukça önemli bölgeleri ve merkezleri bombalamaya başladığı görülmektedir. Hatta Rusya’nın bu konuda taktik seviyede kitle imha silahları dahi kullanabileceği veya önemli siyasi kişilere suikastlar yapabileceği ifade edilmektedir” şeklinde konuştu.

“Dünya son nesil savaşa doğru sürüklenebilir”

Olçar konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Sistemik düzeyde ise doğu-batı kutuplaşmalarının derinleşebileceği, özellikle Batı karşıtlığı üzerinde doğu bloğunda Rusya ve Çin’in etrafında sıkı kümelenmelerin olabileceği, bloklar arası soğuk ya da sıcak savaşın yeni devlet veya devlet dışı vekiller vasıtasıyla yürütülebileceği ve böylece dünyanın son nesil savaşa doğru sürüklenebileceği öngörülmektedir. Bu anlamda DAEŞ ve türevi radikal grupların ve terör örgütlerinin bazı devletlerin çıkarlarının korunmasında önemli bir aparat olduğu aşikardır. Özellikle DAEŞ’in ismi (IS, ISIS, ISIL, DAEŞ-Horasan vs.) etki alanı (sözde Hilafet Devleti coğrafyası), güvenli alanları (Suriye-Irak, Horasan, Nengrehar-Afganistan, Pakistan vs.), jeopolitik çıkarları ve ihtiyaç duyduğu mali ve eleman desteği gerçeği bir “dış gücün” kaleminden çıktığını doğrular niteliktedir. Böyle vatansız, sahte ideolojiler ile donatılmış, sorunlu, kimliksiz, beklentisiz, kurgulanmış, satın alınmış ucuz şahıslarla ve beslenme örgütlerle menfaat temin etmek irrasyonel bir yöntemdir.”

“Türkiye’nin terör ile ilgili tanım ve yaklaşımları akılcı ve naif”

Ülkelerin, bölgelerin ve dünyanın güvenlik mimarisine belirsiz ve tanımlanamayan yeni tip tehditlerin dahil olmasının tehditleri oluşturanlara da çok büyük zarar vereceğini belirten İstanbul Beykent Üniversitesi Öğr. Üyesi Dr. Kemal Olçar, “O yüzden Türkiye’nin terör ile ilgili tanım ve yaklaşımları akılcı ve oldukça naiftir. Bu eylemden alınacak en önemli ders tüm ülkelerin ve başta BM olmak üzere uluslararası örgütlerin terörün tanımı konusunda fikir ve eylem birliğine varmaları olmalıdır” dedi. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber28.com.tr/moskovadaki-teror-saldirisi-ile-ilgili-analiz/feed/ 0
IŞİD-H: Rusya’yı hedefleyen cihatçı örgütün detayları ortaya çıkıyor https://www.haber28.com.tr/isid-h-rusyayi-hedefleyen-cihatci-orgutun-detaylari-ortaya-cikiyor/ https://www.haber28.com.tr/isid-h-rusyayi-hedefleyen-cihatci-orgutun-detaylari-ortaya-cikiyor/#respond Mon, 03 Jun 2024 22:48:37 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=19702 Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve resmi medyanın Cuma günkü Moskova konser salonu saldırısı için Ukrayna’yı suçlama çabasına rağmen, kanlı saldırıyı üstlenen cihatçı IŞİD-H örgütü hakında yeni detaylar ortaya çıkmaya devam ediyor.

IŞİD-H nedir, neyi amaçlıyor?

IŞiD-H, dünya çapında birçok devletin terör listesindeki IŞİD örgütünün bölgesel birimi İŞİD Horasan’ın kısaltması.

Bu birim Afganistan, İran, Pakistan ve Orta Asya’ya odaklanmış durumda.

Horasan ismi de tarihte bu bölgede hüküm süren halifelikten geliyor.

IŞİD-H yaklaşık 9 yıldır aktif ama son aylarda uzandığı geniş coğrafya ve acımasız yöntemleriyle IŞİD’in en tehlikeli birimi olarak öne çıkmaya başladı.

IŞİD-H, örgütün Suriye ve Irak’ta geriye kalan lider kadrosuyla birlikte, Şeriat’ın aşırı katı bir yorumunun uygulandığı, bir hilafet devleti kurmak istiyor.

Afganistan’da iktidardaki Taliban’a ideolojik nedenlerle karşı çıkan örgüt, ara ara, ancak ölümcül saldırılar düzenliyor.

IŞİD-H daha önce hangi saldırıları düzenlemişti?

Örgüt 2021’de Afganistan’ın başkenti Kabil Havalimanı’nda ülkeden kurtartılmak üzere uçak bekleyen kalabalığın arasında bir intihar saldırı düzenlemişti. Saldırı, 170 Afgan ve 13 Amerikan görevlinin ölümüne yol açmıştı.

Bir sonraki sene Kabil’de Rus Büyükelçiliğini hedeflediği saldırıda en az altı kişi öldürüldü ve çok sayıda kişi yaralandı.

Örgüt, ayrım gözetmeksizin doğumhanelere, otobüs duraklarına ve polise saldırılar düzenledi.

IŞİD-H Ocak ayında İran’ın Kirman şehrindeki bir türbeye çifte bombalı saldırı düzenlemiş ve yaklaşık 100 İranlıyı öldürmüştü.

Rusya’da ise sonuncusu 2020’de olmak üzere çok sayıda küçük çaplı saldırı gerçekleştirdi. Rusya’nın Federal Güvenlik Servisi (FSB) daha bu sene saldırı planlarını durdurduğunu açıklamıştı.

Moskova saldırganları kimlerdi?

Rus devlet medyasına göre yakalanan ve suçlu bulunan dört erkeğin hepsi, eski Sovyetler Birliği üyesi Tacikistan vatandaşıydı.

Mahkemeye çıkarıldıklarında dış görünüşlerindeki morluk ve ezikler işkenceye varır derecede sert sorgulandıklarını gösteriyor.

Ancak uluslararası hukuka göre itiraflarının bir önemi olmayacak çünkü insanlar acıyı durdurmak için, yalan yanlış itiraflar dahil, her şeyi söyleyebilir.

Şüphelilerden birinin Mart ayında konser mekanında gözlem yaparken görüldüğüne dair haberler var. Aynı dönemde ABD’nin Rusya’yı kamuya açık bir alanda her an olası bir terör saldırısı olabileceğine dair uyardığı ve Kremlin’in bunları “propaganda” diyerek görmezden geldiği bildirildi.

Saldırganların ikisinin Rusya’ya yakın zamanda ulaştığı da bildirildi. Bu, IŞİD-H tarafından buraya yerleştirilen bir hücrenin uyandırılmasından ziyade bir “tetikçi ekibin” gönderildiği anlamına geliyor.

Neden Rusya’yı hedeflediler?

Bunun farklı nedenleri var.

IŞİD-H dünyanın önemli bir bölümünü düşmanı olarak görüyor. Rusya; ABD, Avrupa, İsrail, Yahudiler, Hristiyanlar, Şiiler, Taliban ve çoğunluğu Müslüman olan ülkelerle birlikte listelerinde ön sıralarda. Örgüt bunları “kafirler” olarak görüyor.

IŞİD’in Rusya’ya düşmanlığı 1990’larda ve 2000’lerin başlarında Rus güçlerinin Çeçen başkenti Grozni’yi yerle bir ettiği Çeçen savaşlarına kadar giriyor.

Daha yakın dönemdeyse Rusya, müttefiki Suriye lideri Beşar Esad ile birlikte Suriye iç savaşına girdi. Rus hava kuvvetleri sayısız isyancı ve sivil hedefi vurdu, çok sayıda IŞİD ve El Kaide bağlantılı milisi öldürdü.

Afganistan’da IŞİD-H, Rusya’yı Taliban’ın müttefiki olarak görüyor. 2022’de Kabil’deki Rus Büyükelçiliğine saldırmalarının temel sebebi buydu.

Diğer yandan ülkede 1979-89 arasındaki 10 yıllık acımasız Sovyel işgalinin de kinini tutuyorlar.

Bir de Rusya’nın kendi durumu var.

IŞİD-H, Rusya’yı Hristiyan ülkesi olarak görüyor ve Moskova saldırısından sonra paylaşılan videoda görüldüğü gibi Hristiyanları öldürmek konulu demeçler veriyor.

FSB, terör saldırılarını önlemeye çalışırken, Tacik ve diğer Orta Asyalı göçmen işçiler, kötü muameleye maruz kalıyor ve şüpheyle bakılıyorlar.

Son olarak, Rusya’nın şu anda komşusu Ukrayna’ya karşı açtığı savaşla meşgul olması nedeniyle, düşmanın gardının düşük ve ateşli silahlara kolay ulaşılabilmesi, ülkeyi IŞİD-H için rahat bir hedef haline getirdi.

Moskova saldırısıyla ilgili cevap bekleyen sorular neler?

Bütün bu olaylar zinciriyle ilgili cevaplanmamış bazı sorular var.

Örneğin saldırganlar neden Crocus Belediye Binası’nın yakınlarında bir saat boyunca hiç acele etmeden gezinebildi?

Polis ve özel güvenliğin, özellikle FSB’nin kol gezdiği bir ülkede bu silahlı adamlar sanki özel güvenlik timlerince durdurulmayacaklarını biliyormuş gibi davranıyordu.

Diğer yandan silahlar sorusu var, sadece tabancalar değil, güçlü, modern otomatik taarruz tüfekleri. Saldırganlar bunları nasıl ele geçirmiş ve mekana, kimseye belli etmeden sokmuş olabilir?

Bir anda rahatça yakalanmış olmaları da şaşırtıcı.

Bu tip bir saldırıda rol oynayan cihatçılardan farklı olarak bu saldırganlar sanki yakalanmayı ölüme tercih eder gibi intihar yeleği giymemişti.

Dahası, son 20 yılın en kötü terör saldırısını durduramayan Rus makamlarının, şüphelileri yakalayıp, yargılaması çok uzun sürmedi.

Tüm bunlar Kremlin’in “bu işte parmağı olduğu” ya da Ukrayna savaşına desteği artırmak için bir “yanıltma operasyonu” düzenlediği spekülasyonlarına da neden oluyor.

Ancak bu teoriyi destekleyecek somut kanıt yok ve Amerikan istihbaratı bu saldırının arkasında IŞİD’in olduğunun doğrulandığı yönünde görüş bildirdi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/isid-h-rusyayi-hedefleyen-cihatci-orgutun-detaylari-ortaya-cikiyor/feed/ 0
Putin: ABD, Moskova’daki terör saldırısını DEAŞ’ın yaptığına ikna etmeye çalışıyor https://www.haber28.com.tr/putin-abd-moskovadaki-teror-saldirisini-deasin-yaptigina-ikna-etmeye-calisiyor/ https://www.haber28.com.tr/putin-abd-moskovadaki-teror-saldirisini-deasin-yaptigina-ikna-etmeye-calisiyor/#respond Sat, 01 Jun 2024 02:02:27 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=19492 Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ABD’nin, Moskova’daki terör saldırısında Kiev’den hiçbir iz bulunmadığına, bu kanlı saldırıyı terör örgütü DEAŞ’ın yaptığına dair dünyayı ikna etmeye çalıştığını söyledi. Putin, “Rusya’ya ve halkına karşı bu zulmün kimin eliyle yapıldığını biliyoruz. Siparişi verenin kim olduğuyla ilgileniyoruz” ifadelerini de kullandı.

Putin, hükümet ve bölge yetkilileri, istihbarat ve güvenlik kuvvetleri yöneticileriyle Crocus Hall City konser salonundaki terör saldırısı ve alınan önlemlerle ilgili toplantı yaptı. Toplantının başında konuşan Putin, yetkililerden soruşturmanın gidişatı, terör saldırısına karışan herkesin, organizatörlerin ve azmettiricilerin tespiti ile ilgili bilgi istedi.

“KİMİN ELİYLE YAPILDIĞINIZ BİLİYORUZ, SİPARİŞİ VERENİN KİM OLDUĞUYLA İLGİLENİYORUZ”

Soruşturmanın en profesyonel şekilde objektif olarak, hiçbir siyasi önyargı olmaksızın yürütülmesi gerektiğine dikkati çeken Putin, şunları söyledi: “Bu suçun, İslam dünyasının yüzyıllardır ideolojisiyle mücadele ettiği radikal İslamcılar tarafından işlendiğini biliyoruz. Ama aynı zamanda ABD’nin, istihbarat verilerine göre, çeşitli kanallar aracılığıyla uydularını ve dünyanın diğer ülkelerini Moskova’daki terör saldırısında Kiev’den sözde hiçbir iz bulunmadığına, kanlı terör saldırısını Rusya’da yasaklanan DEAŞ örgütünün takipçilerinin, üyelerinin gerçekleştirdiğine ikna etmeye çalıştığını da görüyoruz. Rusya’ya ve halkına karşı bu zulmün kimin eliyle yapıldığını biliyoruz. Siparişi verenin kim olduğuyla ilgileniyoruz.”

“SÖZDE İSLAM’I SAVUNANLAR RAMAZAN AYINDA NASIL SUÇ İŞLİYORLAR?”

İstihbarat teşkilatı ile kolluk kuvvetleri arasındaki ortak çalışmalar sırasında pek çok sorunun cevabını aradıklarını vurgulayan Putin, radikal örgütlerin Orta Doğu’da adil bir çözümden yana olan Rusya’yı vurmakla gerçekten ilgilenip ilgilenmediklerini sordu.

Rus lider, “Peki kendilerini sözde saf İslam’ı savunan dindar Müslümanlar olarak konumlandıran radikal İslamcılar, nasıl oluyor da tüm Müslümanlar için mübarek ramazan ayında büyük zulüm yapıyorlar ve suç işliyorlar?” dedi.

“BU SALDIRI RUSYA’YA KARŞI SAVAŞANLARIN GİRİŞİMİ OLABİLİR”

Diğer daha spesifik, profesyonel soruların yanı sıra tüm bu soruların da cevaplanması gerektiğini belirten Putin, bu terör saldırısının bir “korkutma eylemi” olduğunu ifade etti.

Putin, “Bundan kim yararlanıyor? Bu vahşet, 2014’ten bu yana neo-Nazi Kiev rejiminin eliyle ülkemize karşı savaşanların bir dizi girişiminin yalnızca bir halkası olabilir. ve Naziler, bilindiği gibi, amaçlarına ulaşmak için en kirli ve insanlık dışı yollara başvurmaktan hiçbir zaman çekinmemişlerdir.” diye konuştu.

Cephe hattında, Ukrayna tarafının karşı saldırısında başarısız olduğunu söyleyen Putin, bu yüzden Kiev’in, Rusya’daki sivil yerleşim birimleri ve alt yapıya füzelerle saldırı girişiminde bulunduğunu dile getirdi.

Putin, Moskova’daki terör saldırısının da mantıksal olarak bu eylemler dizisine uyduğunu ifade ederek, “Amaç, daha önce de söylediğim gibi toplumumuzda panik yaratmak ve aynı zamanda Kiev rejimi için kendi halkına her şeyin kaybedilmediğini göstermektir.” dedi.

Moskova’daki saldırıyı yapan teröristlerin suçu işledikten sonra neden Ukrayna’ya gitmeye çalıştığını soran Putin, “Onları orada kim bekliyordu? Kiev rejimini destekleyenlerin terörün suç ortağı ve terörün sponsoru olmak istemedikleri açıktır. Ama gerçekten çok fazla soru var.” ifadelerini kullandı.

NE OLDU?

Rusya’nın başkenti Moskova’da “Crocus City Hall” adlı konser salonunda 22 Mart akşamı silahlı kişilerce terör saldırısı düzenlenmişti. Sosyal medyada paylaşılan görüntülerde, saldırganların otomatik silahlarla salonda rastgele ateş açtıkları görülmüştü.

Rusya Soruşturma Komitesi saldırıda 137 kişinin hayatını kaybettiğini duyurmuş, olayda yüzden fazla yaralı olduğu açıklanmıştı. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, saldırıyı düzenleyen 4 teröristin de içinde olduğu 11 kişinin yakalandığını bildirmişti.

]]>
https://www.haber28.com.tr/putin-abd-moskovadaki-teror-saldirisini-deasin-yaptigina-ikna-etmeye-calisiyor/feed/ 0
Moskova-Kiev hattında tansiyon yüksek! Ukrayna iki Rus gemisini vurdu https://www.haber28.com.tr/moskova-kiev-hattinda-tansiyon-yuksek-ukrayna-iki-rus-gemisini-vurdu/ https://www.haber28.com.tr/moskova-kiev-hattinda-tansiyon-yuksek-ukrayna-iki-rus-gemisini-vurdu/#respond Sun, 26 May 2024 22:13:22 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=19089 Rusya’da 150 kişinin hayatını kaybettiği terör saldırısı dünya kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Kanlı saldırıdan Ukrayna’yı sorumlu tutan Rusya ise başkent Kiev ve ülkenin batısında yer alan turistik Lviv şehrine hava saldırısı düzenledi. Lviv’e komşu Polonya’da savaş uçakları olası ihlalleri önlemek için alarm durumuna geçerken Ukrayna’dan bu saldırılara misilleme gecikmedi. Ukrayna ordusu ise yaptığı açıklamayla iki Rus çıkarma gemisini vurduğunu açıkladı.

SALDIRIDA 150 KİŞİ HAYATINI KAYBETTİ

Rusya’nın başkenti Moskova’da Crocus City Hall adlı konser salonuna önceki akşam saatlerinde düzenlenen silahlı saldırıda 150 kişi hayatını kaybetti, 100’den fazla kişi yaralandı. Sosyal medyada paylaşılan görüntülerde saldırganların salonda rastgele ateş açtıkları görülürken, sonrasında AVM’de çıkan yangını da saldırganların yanıcı sıvılar kullanarak çıkardıkları belirlendi.

SALDIRIYI DEAŞ ÜSTLENDİ

Terör örgütü DEAŞ, Moskova’daki saldırıyı mensuplarının düzenlediğini iddia etti. Terör örgütü, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Moskova banliyösünde yer alan Krasnogorsk’taki konser salonuna örgüt üyelerinin saldırdığını ileri sürdü.

SALDIRININ FAİLLERİ YAKALANDI

Rusya İstihbarat Servisi (FSB), saldırıya doğrudan karışan 4 terörist dahil 11 kişinin gözaltına alındığını duyurdu. Saldırının özenle planlandığı belirtilen açıklamada, saldırganların Ukrayna sınırına doğru kaçmaya çalıştığına işaret edildi. Ayrıca, “Terör saldırısından sonra suçlular Rusya-Ukrayna sınırını geçmeyi planladı. Ukrayna tarafında temasları vardı” ifadelerine yer verildi.

PUTİN: SALDIRGANLARIN UKRAYNA TEMASLARI VARDI

Rusya lideri Putin, terör örgütü DEAŞ’ın üstlendiği saldırının ardından yaptığı ulusa sesleniş konuşmasında, “Saldırganların Ukrayna sınırına doğru kaçmaya çalışırken yakalandığını ifade etti. Rusya İstihbarat Servisi (FSB) de başkentteki terör saldırısına ilişkin açıklamasında Ukrayna’yı hedef alarak, “Terör saldırısından sonra suçlular Rusya-Ukrayna sınırını geçmeyi planladı. Ukrayna tarafında temasları vardı” ifadelerini kullandı.

ZELENSKİ: RUSLAR HEP AYNI YÖNTEMİ KULLANIYORLAR

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, sosyal paylaşım hesabından paylaştığı görüntülü mesajında, Ukrayna vatandaşlarına hitaben bir konuşma yaptı. Zelenskiy konuşmasında, Putin’in, dün başkent Moskova’daki “Crocus City Hall” adlı konser salonunda düzenlenen terör saldırısını yapan kişilerin, Ukrayna’ya doğru kaçmaya çalıştıklarına ilişkin açıklamasını değerlendirdi. Putin ve diğer Rus yetkililerinin, saldırı konusunda Ukrayna’yı suçlamaya çalıştıkları ve benzer adımları daha önce de attıklarını kaydeden Zelenskiy, “(Ruslar) Hep aynı yöntemleri kullanıyorlar.” dedi.

Zelenskiy, Rus ordusunu Ukrayna ve bu ülkede yaşayan halka yönelik “terör eylemleri” düzenlemekle suçladı. Konuşmasında, “Yüz binlerce teröristi buraya, Ukrayna topraklarına sürdüler, bize karşı savaşıyorlar ve kendi ülkelerinde ne olduğu umurlarında değil.” ifadesine yer veren Zelenskiy, Putin’i, Rus vatandaşlarıyla ilgilenmek, onlara hitap etmek yerine, saldırı konusunu Ukrayna’ya nasıl getireceğini düşünerek bir gün sessiz kalmakla itham etti. Rus halkının, Ukrayna’da ölen Rus askerleri için Putin’den hesap sormadığı sürece Putin’in bu durumu kendi lehine kullanacağını kaydeden Zelenskiy, “Teröristler her zaman kaybetmelidir ve hayatı gerçekten savunan herkese teşekkür ediyorum.” diye konuştu.

BİNLERCE KİŞİ SIĞINAKLARA İNDİ

Rusya yönetimi saldırıdan Ukrayna’yı sorumlu tutarken, ordu birlikleri bu gece yarısı harekete geçti. Ukrayna’nın başkenti Kiev’i savaş uçaklarıyla vuran Rus ordusu saldırılarında binlerce kişi sığınaklara indi. Kiev’de hava savunma sistemleri aktif hale getirildi. Görgü tanıkları çok sayıda füzenin havada önlendiğini aktardı.

POLONYA SİLAHLI KUVVETLERİ ALARM DURUMUNDA

NATO topraklarına komşu Lviv şehri de hedef alındı. Polonya silahlı kuvvetleri, sınıra yakın bölgelerin vurulması üzerine savaş uçaklarının alarm durumuna geçtiğini bildirdi.

UKRAYNA ORDUSUNDAN MİSİLLEME

Ukrayna ordusu ise Rusya’nın 2014 yılında ilhak ettiği Kırım yarımadasındaki Sivastopol şehrine bir gecede düzenlediği saldırıda, iki Rus çıkarma gemisini vurduğunu açıkladı.

“İLETİŞİM MERKEZİ VE ALTYAPI TESİSLERİ VURULDU”

Ukrayna Silahlı Kuvvetleri Stratejik İletişim Merkezi’nden yapılan açıklamada, “Ukrayna Silahlı Kuvvetleri, Yamal ve Azov amfibi çıkarma gemilerini, bir iletişim merkezini ve Karadeniz Filosu’nun bazı altyapı tesislerini başarıyla vurdu” denildi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/moskova-kiev-hattinda-tansiyon-yuksek-ukrayna-iki-rus-gemisini-vurdu/feed/ 0
Zelenskiy: Putin, Moskova’daki terör saldırısını Ukrayna’ya bağlamaya çalışıyor https://www.haber28.com.tr/zelenskiy-putin-moskovadaki-teror-saldirisini-ukraynaya-baglamaya-calisiyor/ https://www.haber28.com.tr/zelenskiy-putin-moskovadaki-teror-saldirisini-ukraynaya-baglamaya-calisiyor/#respond Sat, 25 May 2024 00:37:17 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=19014 Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in, Moskova’daki terör saldırısını Ukrayna’ya bağlamaya çalıştığını söyleyerek tepki gösterdi. Ukrayna lideri, savaş halinde oldukları Rusya için, “Saldırı konusunda Ukrayna’yı suçlamaya çalışıyorlar ve benzer adımları daha önce de attılar” dedi.

PUTİN: SALDIRGANLARIN UKRAYNA TEMASLARI VARDI

Rusya lideri Putin, terör örgütü DEAŞ’ın üstlendiği saldırının ardından yaptığı ulusa sesleniş konuşmasında, “Saldırganların Ukrayna sınırına doğru kaçmaya çalışırken yakalandığını ifade etti. Rusya İstihbarat Servisi (FSB) de başkentteki terör saldırısına ilişkin açıklamasında Ukrayna’yı hedef alarak, “Terör saldırısından sonra suçlular Rusya-Ukrayna sınırını geçmeyi planladı. Ukrayna tarafında temasları vardı” ifadelerini kullandı.

Putin

ZELENSKİ: RUSLAR HEP AYNI YÖNTEMİ KULLANIYORLAR

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, sosyal paylaşım hesabından paylaştığı görüntülü mesajında, Ukrayna vatandaşlarına hitaben bir konuşma yaptı. Zelenskiy konuşmasında, Putin’in, dün başkent Moskova’daki “Crocus City Hall” adlı konser salonunda düzenlenen terör saldırısını yapan kişilerin, Ukrayna’ya doğru kaçmaya çalıştıklarına ilişkin açıklamasını değerlendirdi. Putin ve diğer Rus yetkililerinin, saldırı konusunda Ukrayna’yı suçlamaya çalıştıkları ve benzer adımları daha önce de attıklarını kaydeden Zelenskiy, “(Ruslar) Hep aynı yöntemleri kullanıyorlar.” dedi.

Zelenski

ZELENSKİ: PUTİN, BİR GÜN BOYUNCA SALDIRIYI UKRAYNA’YA NASIL GETİRECEĞİNİ DÜŞÜNDÜ

Zelenskiy, Rus ordusunu Ukrayna ve bu ülkede yaşayan halka yönelik “terör eylemleri” düzenlemekle suçladı. Konuşmasında, “Yüz binlerce teröristi buraya, Ukrayna topraklarına sürdüler, bize karşı savaşıyorlar ve kendi ülkelerinde ne olduğu umurlarında değil.” ifadesine yer veren Zelenskiy, Putin’i, Rus vatandaşlarıyla ilgilenmek, onlara hitap etmek yerine, saldırı konusunu Ukrayna’ya nasıl getireceğini düşünerek bir gün sessiz kalmakla itham etti.

Rus halkının, Ukrayna’da ölen Rus askerleri için Putin’den hesap sormadığı sürece Putin’in bu durumu kendi lehine kullanacağını kaydeden Zelenskiy, “Teröristler her zaman kaybetmelidir ve hayatı gerçekten savunan herkese teşekkür ediyorum.” diye konuştu.

NE OLDU?

Rusya’nın başkenti Moskova’da Crocus City Hall adlı konser salonuna dün akşam saatlerinde düzenlenen silahlı saldırıda 150 kişi hayatını kaybetti, 100’den fazla kişi yaralandı. Sosyal medyada paylaşılan görüntülerde saldırganların salonda rastgele ateş açtıkları görülürken, sonrasında AVM’de çıkan yangını da saldırganların yanıcı sıvılar kullanarak çıkardıkları belirlendi.

SALDIRIYI DEAŞ ÜSTLENDİ

Terör örgütü DEAŞ, Moskova’daki saldırıyı mensuplarının düzenlediğini iddia etti. Terör örgütü, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Moskova banliyösünde yer alan Krasnogorsk’taki konser salonuna örgüt üyelerinin saldırdığını ileri sürdü.

SALDIRININ FAİLLERİ YAKALANDI

Rusya İstihbarat Servisi (FSB), saldırıya doğrudan karışan 4 terörist dahil 11 kişinin gözaltına alındığını duyurdu. Saldırının özenle planlandığı belirtilen açıklamada, saldırganların Ukrayna sınırına doğru kaçmaya çalıştığına işaret edildi. Ayrıca, “Terör saldırısından sonra suçlular Rusya-Ukrayna sınırını geçmeyi planladı. Ukrayna tarafında temasları vardı” ifadelerine yer verildi.

ULUSAL YAS İLAN EDİLDİ

Rusya lideri Putin, terör örgütü DEAŞ’ın üstlendiği saldırının ardından ulusa seslendi. Konuşmasında, ” Rusya’ya, halkımıza yönelik bu saldırıyı hazırlayan, teröristlerin arkasında duran herkesi tespit edip cezalandıracağız” diyen Rus lider, saldırı emrini verenlerin bulunacağı ve cezalandırılacağını vurgulandı. “Düşmanlarımız bizi bölmeyi başaramayacak” ifadelerini kullanan Putin, ülke genelinde güvenlik önlemlerinin artırılacağını söyledi. Son olarak, 24 Mart gününde ülke genelinde yas ilan edildiğini duyurdu.

]]>
https://www.haber28.com.tr/zelenskiy-putin-moskovadaki-teror-saldirisini-ukraynaya-baglamaya-calisiyor/feed/ 0
Rusya Federasyonu’nun İstanbul Başkonsolosu Türkiye ile İlişkilerin Gelişmesine Önem Veriyor https://www.haber28.com.tr/rusya-federasyonunun-istanbul-baskonsolosu-turkiye-ile-iliskilerin-gelismesine-onem-veriyor/ https://www.haber28.com.tr/rusya-federasyonunun-istanbul-baskonsolosu-turkiye-ile-iliskilerin-gelismesine-onem-veriyor/#respond Mon, 06 May 2024 04:24:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=16972 Rusya Federasyonu’nun İstanbul Başkonsolosu Andrey Buravov, “Çeşitli konuları, çeşitli seviyelerde açık şekilde görüşebilme imkanlarımız var. Türkiye ile ilişkilerin gelişmesine büyük önem veriyoruz.” ifadelerini kullandı.

Rusya’nın Kırım’ı ilhak etmesinin 10. yılı dolayısıyla basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Buravov, Rusya ve ABD seçimleri ile Rusya-Batı ilişkileri ve İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırıları hakkındaki soruları yanıtladı.

Buravov, Rusya’daki seçimlere katılım oranının yüzde 74 olduğunu, seçime katılanların yüzde 87’sinin mevcut devlet başkanı Vladimir Putin için oy kullandığı ve oy sayımının hemen hemen bittiğini dile getirdi.

Rusya’nın geleceği ve Rus-Türk ilişkileri açısından seçim sonuçlarının önemli olduğunu kaydeden Buravov, “Çünkü ülkelerimizin liderlerinin arasında mevcut olan, kurulmuş olan samimi diyalog çok önemlidir ve ikili ilişkilerimizin geliştirilmesine büyük ölçüde katkıda bulunmaktadır.” dedi.

Seçimlerin ardından Rusya’nın politikasında herhangi bir değişiklik olup olmayacağı sorusuna ilişkin, Putin’in gereken yanıtı vereceğini söyleyen Buravov, “Bizimle iyi ve yapıcı ilişkileri geliştirmek isteyen ülkelerle ilişkilerimizi geliştirmek istiyoruz.” şeklinde konuştu.

Türkiye ile halihazırda ilişkilerin aktif şekilde devam ettiğini vurgulayan Buravov, “Yoğun diyalogumuz söz konusudur. Çeşitli konuları, çeşitli seviyelerde açık şekilde görüşebilme imkanlarımız var. Türkiye ile ilişkilerin gelişmesine büyük önem veriyoruz.” ifadesini kullandı.

“ABD halkının özgürce seçeceği yönetimle çalışmaya hazırız”

Buravov, ABD’de yapılacak başkanlık seçimine ilişkin de Rusya’nın mevcut ABD Başkanı Joe Biden’ın yeniden başkan seçilmesini tercih edeceğini belirterek, “Açıklamalar yapıldı bizim devlet başkanımız tarafından. ABD halkının özgürce seçeceği yönetimle çalışmaya hazırız. Eğer diğer taraf da hazır olursa.” dedi.

Batı Rusya’nın çıkarlarını hiçe saydı

Buravov, Şubat 1954’te Kırım’ın Ukrayna’ya devrine rıza gösteren kararların 1991’de dağılan Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nin (SSCB) yürütme ve yasama organları tarafından kabul edilmesinin, Rusya Federasyonu anayasasına aykırı olduğunu öne sürdü.

Yaşananların “ABD’nin başını çektiği Batı’nın kendi hegemonyalarını ve yaklaşımlarını dayatmayı bir kural haline getirmesinin sonucu” olduğunu kaydeden Buravov, “Rusya’nın tüm itirazlarına rağmen Bükreş’te Ukrayna ve Gürcistan’ın NATO’ya girişine giden yolun açıldığı NATO zirvesi düzenlendi. 2008’de Batı, Rusya’nın ulusal çıkarlarını hiçe sayarak fiilen bize savaş ilan etti.” ifadelerini kullandı.

Buravov, Batı’nın takındığı tavrın, Güney Osetya’daki askeri tırmanmayı kışkırttığını ve Ukrayna’da 2014’te bir darbeye yol açtığını savundu.

Kırım halkının Rusya’dan yana tercihte bulunduğunu öne süren Buravov, “Ukrayna’dan ayrılıp Rusya’ya katılmak için 16 Mart 2016 tarihinde yapılan halk oylamasında, Kırım Özerk Cumhuriyeti sakinlerinin yüzde 90’ının ve Sivastopol sakinlerinin de yüzde 95’inin onay verdiğini söyleyebilirim.” dedi.

Rusya-Ukrayna arasında barış için masaya oturulursa “Kırım’ın müzakereye açık olmadığını” belirten Buravov, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un açıklama yaparak bunu kesin olarak vurguladığını aktardı.

Buravov, savaşın Batı ülkelerinin istediği şekilde gitmediğini ve Ukrayna’ya yardım gönderme konusunda tereddütlerin arttığını, bu sebeple Batı ülkelerinin Ukrayna’yı desteklemek için asker göndermek gibi söylemlerle ortalığı kızıştırmaya çalıştığını ifade etti.

Gazze konusunda Rusya’nın tutumu

Gazze’deki duruma da değinen Buravov, Rusya’nın Filistin’de iki devletli çözümü savunduğunu ve başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız bir Filistin devletinin kurulması gerektiğini belirtti.

Buravov, Birleşmiş Milletlerde Gazze’ye insani yardımların ulaştırılması ve ateşkes konusundaki adımların ABD tarafından engellendiğini de sözlerine ekledi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/rusya-federasyonunun-istanbul-baskonsolosu-turkiye-ile-iliskilerin-gelismesine-onem-veriyor/feed/ 0
Moskova’da Türkiye Akşamı İftar Programı Düzenlendi https://www.haber28.com.tr/moskovada-turkiye-aksami-iftar-programi-duzenlendi/ https://www.haber28.com.tr/moskovada-turkiye-aksami-iftar-programi-duzenlendi/#respond Sat, 27 Apr 2024 01:00:33 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=15874 Rusya’nın başkenti Moskova’da her ramazan ayında geleneksel hale gelen “Türkiye Akşamı” iftar programı yapıldı.

Moskova’da bulunan Zafer Parkı’ndaki Anıt Camisi önünde her yıl kurulan iftar çadırındaki programa Türkiye-Rusya Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı ve AK Parti Manisa Milletvekili Murat Baybatur, AK Parti Ankara Milletvekili Osman Gökçek, AK Parti İstanbul Milletvekili Yahya Çelik, Rusya Devlet Duması Milletvekili Biysultan Hamzayev, Türkiye’nin Moskova Büyükelçisi Tanju Bilgiç, Rusya Federasyonu Müslümanları Dini İdaresi Başkan Yardımcısı Ruşen Abbasov, Türkiye’nin Moskova Büyükelçiliği Din Hizmetleri Müşaviri Ömer Faruk Savuran, çok sayıda Türk ve Rus vatandaşı katıldı.

Büyükelçilik himayesinde Din Hizmetleri Müşavirliği koordinasyonunda hazırlanan iftar programı Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı. Rusya’da 2024’ün “Aile Yılı” ilan edilmesi nedeniyle ailenin önemine ilişkin video gösterisinin yapıldığı programda, Müslüman çocuklar dualar okudu.

Türkiye ve İslam dini hakkında mini bilgi yarışmasının düzenlendiği programda, kazananlara çeşitli hediyeler verildi.

Türkiye-Rusya Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Baybatur burada programda yaptığı konuşmada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Moskova’daki Müslümanlara selamını getirdiklerini belirtti.

Ramazanın önemini anlatan Baybatur, “Ramazan vesilesiyle başta Gazze’deki kardeşlerimiz olmak üzere tüm dünyadaki mazlumlara Rabbim yardım etsin, zalimleri ıslah etsin, ıslah olmuyorlarsa kahretsin.” ifadelerini kullandı.

AK Parti Ankara Milletvekili Gökçek, ramazanda Moskova’da Türk ve Rus Müslümanlarla bir arada bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, “Gazze’de çok ciddi bir sıkıntı var, bir zulüm var. Ümit ediyoruz ki, bu ramazanın sonundaki bayramla birlikte inşallah Gazze’ye de, Filistin’e de bayram gelir.” diye konuştu.

AK Parti İstanbul Milletvekili Çelik de ramazan ayının önemine dikkat çekerek, “Dünyadaki tüm Müslümanlar kardeştir. Bugün tam olarak burada bunu yaşıyoruz. Gazze’de ve dünyanın her yerinde zulüm gören bütün insanlar adına dua edelim.” dedi.

Rus Milletvekili Hamzayev, yıllar önce Moskova’da başlatılan iftar çadırı geleneğinin tüm Rusya’ya yayıldığını anlatarak “Bu, Türkiye ve Rusya’nın ortak olarak başlattığı iyi bir gelenek.” ifadesini kullandı.

Türkiye’nin Moskova Büyükelçisi Bilgiç, ramazanın hayatımıza sayısız güzellikler kattığını belirterek, bu ayda Müslümanlar arasında paylaşma ve dayanışma bilincinin güçlendiğini, kardeşlik, dostluk duygularının daha da pekiştiğini söyledi.

Bilgiç, “Buna en güzel örneklerden biri ülkemizin desteği ve Rusya Müftüler Konseyi Başkanı Ravil Gaynutdin’in inisiyatifiyle kurulmuş olan bu iftar çadırdır.” dedi.

Bu yılın Rusya’da “Aile Yılı” ilan edilmesinin akabinde iftar çadırında da bir ay boyunca İslam dininin aileye verdiği değerin anlatılacak olmasını çok değerli bulduğunu vurgulayan Bilgiç, “Aile kurumunun korunmasını geleceğimizin korunması olarak görüyorum. Türkiye’de de biz aile kurumunun korunmasına çok önem veriyoruz.” diye konuştu.

Aileye verilen değer açısından Türkiye ve Rusya arasında birçok benzerlik bulunmasından memnuniyet duyduğunu ifade eden Bilgiç, ayrıca aile konuları dahil olmak üzere Diyanet İşleri Başkanlığı ve Rusya Federasyonu Müslümanları Dini İdaresi arasında tesis edilmiş olan özel bağları çok önemsediğini ve bu bağları geliştirmek için çalışmaya devam edeceklerini belirtti.

Rusya Federasyonu Müslümanları Dini İdaresi Başkan Yardımcısı Abbasov, “Rusya ile Türkiye Müslümanları arasında sıkı işbirliği var, bu işbirliği kapsamında çok değerli projeleri gerçekleştiriyoruz.” dedi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/moskovada-turkiye-aksami-iftar-programi-duzenlendi/feed/ 0
Rusya’daki Başkanlık Seçimlerinin İç ve Dış Siyasete Etkisi https://www.haber28.com.tr/rusyadaki-baskanlik-secimlerinin-ic-ve-dis-siyasete-etkisi/ https://www.haber28.com.tr/rusyadaki-baskanlik-secimlerinin-ic-ve-dis-siyasete-etkisi/#respond Wed, 24 Apr 2024 22:24:33 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=15603 Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi Bölge Çalışmaları Enstitüsü Öğretim Üyesi Dr. Muhammet Koçak, Rusya’da 15-17 Mart tarihleri arasında yapılacak başkanlık seçimlerinin ülkenin iç ve dış siyasetine etkisini AA Analiz için kaleme aldı.

***

Rusya Federasyonu, 15-17 Mart tarihinde gerçekleştirilecek başkanlık seçimlerinde yeni başkanını belirleyecek. Başbakanlık yaptığı 2008-2012 yılları ile beraber 2000 yılından bu yana iktidarda bulunan Vladimir Putin’in seçilmesine kesin gözüyle bakılıyor. Rusya’daki başkanlık seçimleri sonuç itibarıyla öngörülebilir olsa da seçimin Ukrayna topraklarında da yapılacak olması ve Putin’in seçim sonrası içeride ve dışarıda izleyeceği siyaset, gerek Rusya açısından gerekse bölgesel ve küresel açıdan önemli sonuçlar doğuracak.

Rusya’da seçim atmosferi

Rusya’da seçimler, partilerin ve adayların seçimi kazanmak için yoğun kampanyalar yürüttüğü rekabetçi bir ortamda değil, iktidarı elinde tutan kadroların meşruiyet arayışı çerçevesinde yapılıyor. Bu çerçevede Rusya’da seçim süreci, daha çok vatandaşlık görevi olarak görülen masraflı bürokratik organizasyonlar olarak tanımlanıyor. Vatandaşların on yıllardır alışageldiği benim de seçim gözlemcisi olarak farklı ülkelerde bulunduğum sıralarda şahit olduğum bu atmosferde seçimler apolitik bir hale gelmiş durumda ve halk açısından vatandaşlık görevlerini yaparak iktidara desteklerini gösterdikleri sosyal organizasyonlar olarak kurgulanıyor. Oy vermeye gelen vatandaşlar müzik ve ikramlar eşliğinde komşularıyla selamlaşıp oylarını veriyorlar.

Vladimir Putin 2000 yılından bu yana sürdürdüğü liderliği boyunca, ülkede bulunan siyasi, askeri ve iktisadi elitler üzerindeki gücünü konsolide etmiş durumdadır. 2012’den beri Başkanlık görevini yürüten Putin’in Anayasaya göre tekrar seçilme şansı bulunmuyordu. 2020 yılında gerçekleştirilen Anayasa değişikliği ile Putin’in görev yaptığı süre sıfırlanarak kendisine en az 2036’ya kadar Başkanlık yapma olanağı tanındı. Bu durum 74 yaşındaki Putin’in bir süre daha mevcut sistemi sürdürebileceğini gösterirken Rusya’daki siyasi elitler açısından siyasi sistemi öngörülebilir kılıyor.

Putin açısından sadece seçimleri kazanmak yetmiyor. Seçimler mevcut yönetimin meşruiyetini simgelediği için Putin’in mümkün olan en yüksek katılım ile seçilmesi gerekiyor. 110 milyon Rus vatandaşı oy kullanma hakkına sahip olsa da bu sayının en az yüzde 30’unun seçim günü sandığa gitmemesi bekleniyor. Putin’in alacağı oy sayısı ise ayrı bir merak konusu. Kremlin ve yerel otoriteler katılımı en az yüzde 70’in üzerinde tutmak için yaklaşık 1 senedir seçime yönelik propaganda çalışmalarını sürdürüyor. Burada özellikle ele geçirilen Ukrayna topraklarında gerçekleştirilecek seçimler, Kremlin’in bu topraklarda kurguladığı meşruiyet açısından ciddi önem arz ediyor.

Gölgede kalan sesler: Muhalif adaylar ve arayışları

2024 seçimlerine Putin ile beraber giren 3 aday daha bulunuyor. Putin’i Rus Parlamentosu Duma’daki 450 sandalyeden 325’ini elinde bulunduran Birleşik Rusya Partisi ile 27 sandalyesi bulunan Adil Rusya Partisi destekliyor. Parlamentoda 23 sandalyesi bulunan aşırı sağcı Liberal Demokrat Parti Leonid Slutsky’i, 57 sandalyesi bulunan Komunist Parti Nikolay Kharitonov’u ve 15 sandalyesi bulunan Merkez Sağ Yeni Parti ise Vladislav Davankov’u destekliyor.

Başkan adayı olmak isteyen her aday, seçime girme hakkına sahip olan bu adaylar kadar şanslı değil. Örneğin geçtiğimiz haftalarda cezaevinde şaibeli bir şekilde vefat eden Aleksey Navalnıy cezası sebebiyle, Ukrayna savaşına muhalif tutumuyla bilinen Boris Nadezhdin ve Rusya’nın Komunistleri Partisi Genel Başkanı Sergey Malinkovich topladığı imzalardaki birtakım usulsüzlükler sebebiyle Merkez Seçim Komitesi tarafından başkanlık yarışına dahil edilmedi. Mevcut sistem içerisinde bu adaylara gösterilebilecek olası teveccüh Rusya’daki sistemin devamı açısından tehlikeli bulunuyor.

Putin ile beraber yarışa giren muhalif adaylar, her ne kadar seçilme gibi bir şansları ve iddiaları olmasa da sandıkta temsil ettikleri siyasi geleneği ve savundukları politikaları ön plana çıkarma arayışındalar. Rusya’daki siyasi sistemde, bu adayların seçmenlerden alabildikleri her oy savundukları politikaların iktidar nezdinde ciddiye alınmasını sağlayabiliyor. Bunun yanında adayların her biri ikincilik elde ederek konumlarını konsolide etme ve bürokratik yapı içerisinde yükselme arayışı içindeler.

Seçimler iç ve dış politikada ne getirir?

Başkan seçilmesinin ardından Putin’in iç ve dış politikadaki iddialı tutumunu sürdürmesi bekleniyor. Ekonomik yaptırımlara rağmen Ukrayna’da geri adım atmayan Rusya, Batı’dan gelen ateşkes çağrılarını duymazdan gelmeye devam ederek Ukrayna’ya yönelik taleplerinden vazgeçmeyecektir. Benzer şekilde Putin, Rusya’nın Sovyetler Birliği’nin dağılmasıyla kaybettiği uluslararası süper güç statüsünü tekrardan tahkim etmek için Batı ile her alanda rekabetini sürdürecektir. Batı ile devam eden yoğun rekabetine rağmen Türkiye ile farklı alanlardaki ortaklığını sürdüren Rusya’nın, Türkiye ile özellikle enerji alanındaki işbirliği gelişebilir.

Rusya’da gerçekleşecek başkanlık seçimlerinin sonuçları, Putin’in liderliğindeki mevcut siyasi düzenin ve ülkenin iç ve dış politikadaki tutumunun devamına işaret ediyor. Seçimler, Putin’in otoritesini pekiştirirken muhalif adayların ve farklı siyasi görüşlerin maruz kaldığı kısıtlamalar, Rusya’da demokratik süreçlerin sınırlılığını ve siyasi çeşitliliğin önündeki engelleri gözler önüne seriyor. Seçim sonrası, bölgesel ve küresel düzlemde, Rusya’nın agresif politikaları ve Batı ile rekabetini sürdürme kararlılığı devam edebilir. Bununla birlikte, Türkiye gibi stratejik ortaklarla işbirliğini genişletme çabaları da ivme kazanabilir. Bu durum küresel güç dengelerinde devam eden gerilimler ve bölgesel dinamiklerdeki potansiyel değişikliklerle beraber, Rusya’nın uluslararası sistemdeki rolünün ve etkisinin önümüzdeki yıllarda nasıl şekilleneceğine dair ipuçları veriyor.

[Dr. Muhammet Koçak, Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi Bölge Çalışmaları Enstitüsünde Öğretim Üyesidir.]

Makalelerdeki fikirler yazarına aittir ve Anadolu Ajansının editöryal politikasını yansıtmayabilir.

]]>
https://www.haber28.com.tr/rusyadaki-baskanlik-secimlerinin-ic-ve-dis-siyasete-etkisi/feed/ 0
Putin: Rusya saldırı durumunda nükleer silah kullanmaya hazır https://www.haber28.com.tr/putin-rusya-saldiri-durumunda-nukleer-silah-kullanmaya-hazir/ https://www.haber28.com.tr/putin-rusya-saldiri-durumunda-nukleer-silah-kullanmaya-hazir/#respond Mon, 22 Apr 2024 00:12:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=15240 Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Rus medyasına verdiği röportajda Rusya’ya yönelik bir saldırı durumunda nükleer silah kullanmaya hazır olduklarını ve Finlandiya ile İsveç’in NATO üyeliği ile Finlandiya sınırına askeri yığınak yapacaklarını söyledi. Putin ayrıca, Finlandiya ve İsveç’in NATO üyeliğinin ulusal çıkarlarını korumak açısından kesinlikle anlamsız bir adım olduğunu belirtti.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Rusya’da 15-17 Mart’ta yapılacak seçimler öncesinde Rossiya 1 kanalı ve RİA Novosti Haber Ajansı için Dmitriy Kiselev’in sorularını yanıtladı. Rusya’nın nükleer silah kullanmayı düşünüp düşünmediğine ilişkin soruyu yanıtlayan Putin, Ukrayna’da nükleer silah kullanımının gerekmediğini söyleyerek, “Neden kitle imha silahları kullanalım ki? Hiçbir zaman böyle bir ihtiyaç olmadı” dedi.

Rusya’ya yönelik bir saldırı durumunda nükleer silah kullanmaya hazır olduklarını ve Rusya’nın havadan, karadan ve denizden nükleer füze fırlatma imkanlarını ifade eden “nükleer üçlemenin” diğer ülkelerden daha gelişmiş olduğunu ifade eden Putin, “Askeri ve teknik açıdan elbette hazırız” dedi.

Rusya Devlet Başkanı Putin, ABD’li mevkidaşı Joe Biden’ın “geleneksel siyaset okulunun” bir parçası olduğunu ve ayrıca ABD’nin Rusya-ABD ilişkileri ve stratejik caydırıcılık konusunda birçok başka uzmana sahip olduğunu da sözlerine ekledi. Putin, ABD’nin nükleer güçlerini geliştirdiğini ancak bunun yarın bir nükleer savaş çıkarmaya hazır oldukları anlamına gelmediğini ifade etti.

“Rusya’yı bitireceklerine inandılar”

Putin, kolektif Batı olarak adlandırılan ülkelerin Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik savaşı başlatmadan önce kendilerini güçsüz bulduklarını ifade ederek, bazı batılı elitlerin Rusya’yı bölmeye çalıştıklarını ve Ukrayna savaşıyla Rusya’ya yönelik silahlar, yaptırımlar ve Ukraynalı milliyetçiler yoluyla Rusya’yı bitireceklerine inandıklarını dile getirdi.

“Finlandiya ve İsveç üyeliği anlamsız”

Finlandiya ve İsveç’in NATO üyeliğine yönelik de açıklama yapan Putin, “Ulusal çıkarlarını korumak açısından kesinlikle anlamsız bir adım” dedi. Finlandiya ve İsveç sınırına askeri birlik ve saldırı sistemleri konuşlandırılacağını bildiren Rus lider, “Orada askerimiz, saldırı sistemlerimiz yoktu ancak artık olacak” ifadesini kullandı.

Rus lider, Finlandiya’nın Rusya ile yakınlaşmayı reddederek NATO’ya katılma kararının güvenlik açısından durumu iyileştirmediğini bildirerek, “Her halükarda güvenlik durumunu hiçbir şekilde iyileştirmiyor. Ne ikili ilişkilerde ne Avrupa’da” dedi.

Finlandiya’nın bazı bölgelerinde Rus rublesinin kullanılması

Helsinki ve Finlandiya-Rusya sınırına yakın bölgelerde Rus rublesinin kullanılmasına değinen Putin, “Biliyorsunuz bu bir iç mesele. Ancak son yıllarda Rus rublesi Helsinki ve sınıra yakın bölgelerdeki marketlerde kabul ediliyor. Ne istiyorsanız ruble ile alabiliyorsunuz. Bu ekonomik açıdan iyi bir şey” dedi.

Putin’den Almanya’nın Kırım Köprüsüne saldırı ihtimaline “fantezi” yorumu

Rusya Devlet Başkanı Putin, Alman subaylarının Ukrayna’ya destek görüşmelerini içeren telekonferansın sızdırılması olayına değindi. Vladimir Putin, Alman subayların Kırım Köprüsü’ne saldırma ihtimaline yönelik spekülasyonlarının Rusya’yı korkutmak amaçlı olduğunu ancak bunun “fanteziden” başka bir şey olmadığını kaydederek, “Her şeyden önce hayal kuruyorlar. Kendilerini cesaretlendiriyorlar. Ayrıca bizi korkutmaya çalışıyorlar” dedi.

“Ukrayna ile müzakerelere hazırız”

Rusya’nın Ukrayna ile müzakereye hazır olduğunu söyleyen Putin, “Ukrayna ile görüşmelere hazır mıyız? Evet, hazırız. Ancak, yalnızca sahadaki gereklere dayanan müzakerelere hazırız. Çatışmayı barışçıl yollarla çözmek istiyoruz, ciddi bir müzakereye hazırız. Ancak bunun düşmanın yeniden silahlanmak için istediği bir duraklama olmadığını, Rusya için güvenlik garantileri içeren ciddi bir görüşme olduğunu açıkça anlamalıyız” dedi.

“Yabancı askerlerin Ukrayna’daki varlığının savaş alanındaki durumu değiştirmeyeceğinden eminim”

Yabancı askerlerin Ukrayna’daki varlığı ihtimalinin ve Ukrayna’ya Batı’dan güvenlik yardımı yapılmasının savaş alanındaki çatışmanın gidişatını şekillendirmeyeceğini aktaran Rus lider, “Mesele şu ki Batılı askeri personel bir süredir Ukrayna’da bulunuyor, hatta darbeden önce de bulunuyorlardı. Ancak yabancı ülkelerin resmi askeri birliklerinden bahsediyorsak, bunun savaş alanındaki durumu değiştirmeyeceğinden eminim. En önemlisi de bu. Tıpkı silah yardımının hiçbir şeyi değiştirmediği gibi” açıklamasını yaptı.

Putin, Polonya’nın Ukrayna’ya asker göndermesi durumunda Ukrayna’dan ayrılmayacağını, aksine kendisine ait olduğunu iddia ettiği toprakları geri almak istediğini sözlerine ekleyerek, “Çünkü geri dönmek isteyecekler. Bunun hayalini kuruyorlar, tarihi olarak kendilerine ait olduğunu düşündükleri için buralara dönmek istiyorlar. Eğer Polonya birlikleri o bölgelere girerse, ayrılmaları pek mümkün değil” ifadelerini kullandı.

ABD-Birleşik Krallık yapımı füzelerin Ukrayna’ya gönderilmesinin savaş alanındaki durumu değiştirmeyeceğini kaydeden Rus lider, “ABD-Birleşik Krallık yapımı füzeleri kullanıyorlar. Evet bizde yalnızca hasara neden oluyor. Ancak gerçekte bu durum savaşın gidişatını ve karşı taraf için kaçınılmaz sonuçları değiştirmez” dedi.

“Batı’yı bölmeye yönelik herhangi bir girişimde bulunmayacağız”

Rus lider, Batı’yı bölmeye çalışmadıklarını sözlerine ekleyerek, “Batı’yı bölmeye yönelik herhangi bir girişimde bulunmayacağız, onlar bunu kendileri başarıyla yapacaklardır. Ancak elbette çıkarlarımıza saygı duyulmasını sağlamak için çaba göstereceğiz” dedi.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Rusya’nın iç siyaset sürecine hiçbir ülkenin dahil olmasına izin vermeyeceklerini dile getirerek, “Bunu defalarca ifade ettik. Kimsenin bunu yapmasına izin vermeyeceğiz” dedi. – MOSKOVA

]]>
https://www.haber28.com.tr/putin-rusya-saldiri-durumunda-nukleer-silah-kullanmaya-hazir/feed/ 0
Papa’nın Ukrayna’yı işgaliyle ilgili sözleri tepki topladı https://www.haber28.com.tr/papanin-ukraynayi-isgaliyle-ilgili-sozleri-tepki-topladi/ https://www.haber28.com.tr/papanin-ukraynayi-isgaliyle-ilgili-sozleri-tepki-topladi/#respond Wed, 17 Apr 2024 01:00:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=14603 Katolik Kilisesi lideri Papa Francesco, Rusya’nın Ukrayna’yı işgaliyle ilgili bir soruyu yanıtlarken ‘beyaz bayrak’ tavsiyesinde bulununca tepki topladı. Ukrayna Dışişleri Bakanı “Bizim bayrağımız sarı ve mavi. Asla başka bayrak çekmeyeceğiz” dedi.

Papa’nın, İsviçre Radyo-Televizyonu’na (RSI) verdiği söyleşinin bir kısmı dün yayımlandı.

Tamamı 20 Mart’ta yayımlanacak olan söyleşiden alıntılanan bölümde, Papa, Ukrayna’ya barış görüşmelerinde bulunma çağrısı yaptı ve Türkiye de dahil uluslararası aktörlerin müzakerelerde arabuluculuğa hazır olduğunu söyledi.

Papa’nın tartışma yaratan sözleri neler?

Papa’nın tepkilere neden olan sözleri, RSI muhabirinin “Ukrayna konusunda bir yanda teslim olma cesareti talep edenler, beyaz bayrak isteyenler var. Diğer yanda ise bunun daha güçlü olan tarafı meşru kılmak anlamına geleceğini söyleyenler var. Siz ne düşünüyorsunuz?” sorusunun ardından geldi. Bu soruya Papa’nın yanıtı şöyle oldu:

“Bu bir yorumdan ibaret ama esas güçlü olanın, vaziyeti görenler, halkını düşünenler, beyaz bayrak çekme ve müzakere etme cesaretini gösterenler olduğuna inanıyorum.

“Bugün uluslararası güçlerin yardımıyla müzakere edilebilir. Müzakere kelimesi cesur bir kelimedir. Yenildiğinizi, işlerin yolunda gitmediğini gördüğünüzde müzakere etme cesaretine sahip olmanız gerekir.”

Türkiye’den nasıl söz etti?

“Bitmesi için kaç ölüm gerek?” diye soran Papa, “Zamanı geldiğinde müzakere yapılmalı, arabuluculuk yapan bir ülke aranmalı” diye devam etti.

Ukrayna’daki savaşta arabuluculuk yapmak isteyen çok sayıda ülke olduğunu da vurguladıktan sonra “Türkiye bunun için öneride bulundu. Ve başkaları da var. İşler daha da kötüye gitmeden müzakere etmekten utanmayın” dedi.

Tepkiler ne oldu?

Papa’nın dün yayımlanan bu sözleri Avrupa çapında tepkilere neden oldu.

Letonya Devlet Başkanı Edgars Rinkevics, “Kötülüğün karşısında teslim olunmamalı, onunla savaşılmalı ve onu yenmeli ki, şeytan beyaz bayrak çeksin ve teslim olsun” yorumu yaptı.

Almanya’dan Hıristiyan Demokrat milletvekili Dennis Radtke de, Papa’nın sözlerinin “utanç verici” olduğunu söyledi.

Ukrayna’dan ise bugün üst düzey ve sert bir karşılık geldi. Dışişleri Bakanı Dmitro Kuleba, sosyal medyada yayımladığı mesajında “En güçlü olan, iyiyle kötü arasındaki savaşta, onları aynı kefeye koymaya çalışmak ve buna “müzakere” demek yerine, iyinin yanında yer alandır” diye tepki gösterdi.

Kuleba, Vatikan’ın İkinci Dünya Savaşı dönemindeki eleştirilere neden olan pozisyonunu ima eder biçimde şöyle devam etti:

“Beyaz bayrağa gelince, bunu Vatikan’ın 20. yüzyılın ilk yarısındaki stratejisinden biliyoruz. Geçmişteki hataların tekrarlanmasından kaçınma ve Ukrayna’yı ve halkını yaşamları için verdikleri haklı mücadelede destekleme çağrısı yapıyorum.”

Ukraynalı Bakan, “Bizim bayrağımız sarı ve mavi. Uğruna yaşadığımız, öldüğümüz ve galip geldiğimiz bayrak bu. Asla başka bayrak çekmeyeceğiz” dedi.

Rusya nasıl yorumladı?

İtalyan haber ajansı ANSA’ya konuşan Rusya Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Maria Zakharova, Papa’nın müzakere çağrısında Kiev’e değil, Ukrayna’yı “hırsları” için “araç” olarak kullanan Batı’ya seslendiğini iddia etti.

Maria Zakharova, “Anladığım kadarıyla Papa Batı’dan hırslarını bir kenara bırakmasını ve hata yaptığını kabul etmesini istiyor” dedi.

Zakharova, Rusya’nın “müzakereleri hiçbir zaman engellemediğini” de söyledi ve Ukrayna’daki durumun “çıkmazda” olduğunu, bu nedenle birçok diplomat ve ülkenin müzakerelerden yana olduğunu savundu.

Vatikan ne dedi?

Papa’nın sözlerinin teslim olma çağrısı olarak yorumlanması ve buna gelen tepkiler üzerine Vatikan dün bir açıklama yaptı.

Vatikan Basın Sözcüsü Matteo Bruni, Papa’nın amacının çatışmaların son bulması ve müzakere çağrısı yapmak olduğunu belirtti.

Vatikan’ın açıklamasında “Papa beyaz bayrak terimini, söyleşiyi yapan kişinin kullandığı ifadeden alıntıyla kullandı ve bu ifadeyle düşmanlıkların sona ermesini, müzakere cesaretiyle ulaşılan ateşkesi kast etti” denildi.

Vatikan sözcüsü, Papa’nın söyleşinin başka bir yerinde, “Müzakere asla teslim olmak demek değildir” dediğini de vurguladı.

Papa Ukrayna savaşında nasıl tutum aldı?

Papa Francesco’nun Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin ardından ilk aylardaki tutumu da polemiklere neden olmuştu. Moskova yönetimine net bir kınamada bulunmaması, ayrıca NATO’yu da suçlar sözleri tartışma yaratmıştı.

Vatikan’a yakın kaynaklar Papa’nın müzakerelere olanak tanımak amacıyla diplomatik girişimlere kapıları kapamamak için bu tavrı benimsediğini savunuyordu. Ancak işgalin ilerleyen aşamalarında Papa Rusya’yı daha net biçimde eleştirmişti.

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy de geçen Mayıs ayında Vatikan’ı ziyaretinde Papa’dan Rusya’nın “Ukrayna’daki suçlarını” kınamasını istediğini, “mağdur ile saldırganın eşit olamayacağını” söylemişti.

Papa geçen yıl, Vatikan’ın Ukrayna’da bir barış misyonu için çalıştığını söylemiş ancak bu misyonla ilgili detaylı bilgi vermemişti. Zelenskiy ise Mayıs’ta İtalya’da yaptığı bir açıklamada “(Rusya Devlet Başkanı Vladimir) Putin ile arabuluculuk yapılamaz” demişti.

]]>
https://www.haber28.com.tr/papanin-ukraynayi-isgaliyle-ilgili-sozleri-tepki-topladi/feed/ 0
Zelenskiy’nin Türkiye ziyaretinde öne çıkan konular https://www.haber28.com.tr/zelenskiynin-turkiye-ziyaretinde-one-cikan-konular/ https://www.haber28.com.tr/zelenskiynin-turkiye-ziyaretinde-one-cikan-konular/#respond Sun, 14 Apr 2024 07:36:36 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=14282 Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Salih Yılmaz, Zelenskiy’nin Türkiye ziyaretinde öne çıkan konuları AA Analiz için kaleme aldı.

***

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy, İstanbul’da bir araya geldi. Gündemde özellikle tahıl koridorunun yeniden işlevsel hale getirilmesi, savunma sanayisi alanında işbirliği, Rusya ile esir değişimi, Rusların Kırım’da tutukladığı Tatar Türklerine dair girişim, barış forumu düzenlenmesi gibi ana konular yer aldı.

Ukrayna’nın savunma sanayisi yeniden canlanabilir mi?

Ukrayna’nın Sovyetlerden gelen ağır savunma sanayisi işletmelerinin çoğu Rusya tarafından yok edildi. Ukrayna her ne kadar savunma sanayisine dair fabrikaları yok edilse de, teknoloji transferi ve yetişmiş insan gücünün Türkiye ile ortak kurulacak şirketlerle yeniden canlanabileceğine inanıyor. Zelenskiy, açıklamasında “Türk savunma şirketleriyle ikili işbirliğini ve ortak üretimi güçlendirmek istiyoruz.” ifadesine yer verdi. Ukrayna’nın böyle bir teklifte bulunmasının nedeni ise Batı ülkelerinde Ukrayna’nın kullanabileceği cephanenin tükenmesi ve siyasi engellerden dolayı Batı’nın silah yardımlarının gecikmesidir. Batılı ülkeler, Ukrayna’ya silah vermek yerine para verme noktasında daha hızlı karar alabiliyorlar. Ukrayna ise var olan bütçesine bağlı olarak Türkiye’deki silah sanayisi şirketleriyle ortaklık kurarak üretim yapmayı istiyor. Ukrayna’nın en çok ihtiyaç duyduğu top mermisini hızlı biçimde üretebilecek en güvenli ülke Türkiye gibi gözüküyor. Ancak bu silahları Türkiye’nin doğrudan Ukrayna’ya satmasındansa diğer NATO ülkelerinin Türkiye’den satın alması daha uygun bir yol olabilir.

Ukrayna, Rusya ile savaşın daha da uzun sürebileceği, Batı’nın silah yardımlarının aniden kesilebileceği ihtimaline karşı ortak üretimle çare bulmaya çalışıyor ve savaştan önce başlatılan savunma sanayisindeki işbirliğini daha da ileriye taşıyacak tekliflerle geliyor. Zelenskiy heyetinde, Kırım Tatar Türklerinden Ukrayna Savunma Bakanı Rüstem Umerov’un bulunması iki ülke arasındaki savunma sanayisi işbirliğini artırma potansiyelini de güçlendiriyor. Karadeniz’de Ukrayna donanmasının yeniden oluşturulmasında Türk şirketlerine büyük iş düşüyor. Zelenskiy, Türkiye’nin Ukrayna donanması için inşasına devam ettiği Ada tipi 2’nci korveti de yerinde inceleyerek Türkiye ile işbirliğine dair yeni adımların sinyalini verdi.

-Ukrayna’ya göre Karadeniz’de ticaret Türkiye isterse yeniden gerçekleşebilir

Ukrayna, Karadeniz’de koşulsuz seyir güvenliğinin sağlanmasını istiyor. Seyir güvenliğini de ancak Türkiye’nin sağlayabileceğini görüşmelerde ifade ettiler. Rusya-Ukrayna arasında tahıl koridoru anlaşmasının süresi sona erdikten sonra henüz yeni bir anlaşma söz konusu olmadı. Türkiye, arabulucu rolüyle bu anlaşmanın yeniden işlevsel hale getirilmesini istiyor. Bu talep Antalya Diplomasi Forumu’na katılan Rusya Federasyonu Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’a da iletildi. Türkiye hem Ukrayna hem de Rusya’dan tahıl ihtiyacının büyük çoğunluğunu karşılayan ülke olarak bu koridorun açılmasını istiyor. Rusya, bu anlaşmada Rus tahılının da olmasını talep ediyor. Türkiye ise bu koridorun sadece tahıl için değil diğer emtialar için de artık geçerli olmasını düzenleyen bir plan ortaya koyuyor.

Zelenskiy’nin “Karadeniz’de koşulsuz seyir güvenliği sağlanmalıdır. Bunu da ancak Türkiye sağlayabilir.” ifadesinin içeriği zaten bu koridorun sadece tahıl için değil diğer ticaret ürünleri için de gerçekleşmesini istediğini gösteriyor. Peki böyle bir seyir güvenliği mümkün müdür? Türkiye eğer böyle bir seyir güvenliği olan plan isterse mümkün olabilir. Çünkü Rusya’nın böyle bir planı reddetmesi, Türkiye’nin de Karadeniz’de Rusya’ya karşı yeni önlemler almasına neden olacaktır. Türkiye, sadece Karadeniz’de değil karayoluyla Gürcistan-Azerbaycan üzerinden Rusya ticaretine de ek önlemler alabilir. Rusya’nın şu anda en son istediği, Türkiye’yi karşısına almaktır. Rusya’ya göre Türkiye sadece Karadeniz’den çıkış için değil İslam Dünyası ile orantılı işbirliği için de önemli bir ülkedir. Türkiye’nin, Ukrayna ile serbest ticaret anlaşmasının bir an önce yürürlüğe girmesi ticaret alanında önemli gelişmelere işaret ediyor. Bu gelişmeler bize Karadeniz’de Ukrayna ile seyir güvenliğini sağlayacak bir anlaşmanın görüşüldüğüne dair ip uçları veriyor.

-Ukrayna, Rusya ile savaş esiri anlaşması istiyor

Ukrayna’nın savaş esirlerinin değişimi konusundaki talebi, Antalya Diplomasi Forumu’nda Lavrov ile görüşmelerde de gündeme geldi. Rusya’nın buna olumlu bakması sonrası Zelenskiy İstanbul ziyaretine listeyle geldi. Savaş esirlerinin serbest bırakılması hususunda Zelenskiy, “Rusya’nın esir tuttuğu Kırım Tatarları dahil savaş esirlerimizin ve vatandaşlarımızın serbest bırakılması konusunda da Türkiye’nin yardımına ihtiyacımız var.” ifadelerini kullandı. Burada özellikle Kırım’da tutuklanan Tatar Türklerinin serbest bırakılması da gündeme geldi.

-Rusya’sız “Barış Forumu” neden ihtiyaç?

Cumhurbaşkanı Erdoğan görüşmede “Rusya’nın da bulunacağı bir barış zirvesine ev sahipliği yapmaya hazırız” teklifini yinelerken Ukrayna tarafı şimdilik Rusya’nın katılımı olmadan Batılı ülkelerin de katıldığı bir barış forumuna sıcak baktıklarını ifade ettiler. Ukrayna’nın Rusya olmadan Batılı ülkelerin de katıldığı bir forum düzenlemeyi önermesinin nedeni barışın bedelini tek başına ödemek istememesinden kaynaklanıyor. Ukrayna’ya göre şu anda savaş her ne kadar Rusya-Ukrayna arasında gözükse de, Ukrayna’nın aslında Avrupa’nın güvenliği için savaştığına inanıyor. Bu nedenle de Ukrayna, eğer bir bedel varsa bunu Batılı ülkelerin de ödemesini ve bu forumda sadece barışın değil savaşın da gelecekte ne gibi sonuçlar doğuracağına dair detaylı tartışmalar yapılmasını istiyor. Bu şekilde, barış olacaksa hangi şartlarda olacağı ve sonuçlarının Avrupa’ya etkisinin ne olacağı da tartışılabilecek. Ayrıca savaş devam edecekse de Ukrayna’nın ihtiyaçlarının görmezden gelinmemesine dair garantiler verilmesinin de yolu aranıyor. Şu anda Ukrayna’daki savaşta barıştan uzak bir durum söz konusu olsa da Rusya’nın üstün durumda olması barışın da yolunu açabilir. Çünkü Rusya, ancak üstün olduğu bir durumda masaya oturmayı tercih eder.

[Prof. Dr. Salih Yılmaz, Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Öğretim Üyesidir.]

*Makalelerdeki fikirler yazarına aittir ve Anadolu Ajansının editöryal politikasını yansıtmayabilir.

]]>
https://www.haber28.com.tr/zelenskiynin-turkiye-ziyaretinde-one-cikan-konular/feed/ 0
Fransa, Ukrayna ve Baltık Devletleri Ukrayna’ya Yardım İçin Bir Araya Geldi https://www.haber28.com.tr/fransa-ukrayna-ve-baltik-devletleri-ukraynaya-yardim-icin-bir-araya-geldi/ https://www.haber28.com.tr/fransa-ukrayna-ve-baltik-devletleri-ukraynaya-yardim-icin-bir-araya-geldi/#respond Sat, 13 Apr 2024 07:36:28 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=14162 Fransa, Ukrayna ve Baltık devletlerinin dışişleri bakanları, Litvanya’nın başkenti Vilnius’ta Ukrayna’ya daha fazla yardım gündemiyle bir araya geldi.

Fransa Avrupa ve Dışişleri Bakanı Stephane Sejourne, Letonya Dışişleri Bakanı Arturs Krisjanis Karis, Litvanya Dışişleri Bakanı Gabrielius Landsbergis, Estonya Dışişleri Bakanı Margus Tsahkna ve Ukrayna Dışişleri Bakanı Dmitro Kuleba bugün Vilnius’ta Rusya ve Ukrayna’daki son durumu ele aldı. Görüşmenin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında ilk sözü Fransa Dışişleri Bakanı Stephane Sejourne aldı. Sejourne, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un inisiyatifiyle 26 Şubat’ta Paris’te düzenlenen Ukrayna’ya destek konferansının ardından Fransa’nın Rusya’nın emperyalist projesinin başarısız olması yönündeki çabalarının devam ettiğini söyledi.

“Rusya’nın kazanması riskini göze alamayız”

Sejourne, “Rusya’ya sınır komşusu olan ülkeler, Rusya’nın ne denli saldırgan olduğunu ve koordinasyonumuzun ne kadar güçlü olması gerektiğini biliyor. İlerleyebilmemiz adına yeni görüşme ve temaslar olacak. Hep birlikte kabul ettiğimiz bir şey var; Ukrayna’da Rusya’nın kazanması riskini göze alamayız. Bunun bedeli hepimiz için ağır olur. Hepimiz, Rusya’nın o noktada durmayacağını da biliyoruz” dedi.

Rusya’nın galip gelmemesinden emin olmak istediklerini vurgulayan Sejourne, Fransa’nın 24 Şubat 2022’den bu yana Ukrayna’ya 3,8 milyar euroluk askeri yardım sağladığını ve 16 Şubat’ta Ukrayna’ya askeri destek için 3 milyar euroya kadar kredi taahhüt ettiklerini ifade etti.

“Yardımların artırılması ve hızlandırılması gerek”

Basın toplantısında konuşan Litvanya Dışişleri Bakanı Gabrielius Landsbergis ise, Rusya’nın Ukrayna’yı ele geçirmek için cepheye giderek daha fazla asker ve araç sürdüğünü, Ukrayna’nın güçlü bir mücadele ortaya koyduğunu fakat Batı’nın desteğinin yetersiz olduğunu söyledi. Landsbergis, “Ukrayna’ya desteğin artırılması ve hızlandırılması gerekiyor. Bugün burada bir araya gelme amacımız da bu. Bu hususta Fransa’nın öncülük rolünü destekliyoruz” şeklinde konuştu.

Avrupa savunma endüstrisinin üretiminin Ukrayna’nın ihtiyaçlarını karşılamaya yetmeyeceğini ve ilave çözümler bulunması gerektiğini söyleyen Landsbergis, “Rusya’nın eylemlerinin uluslararası hukukun temellerini imha ettiği görüşünü paylaşıyorsak, o halde uluslararası hukukun korunması için adım atmamız gerekiyor. Çek Cumhuriyeti’nin üçüncü ülkelerden mühimmat alımına ilişkin inisiyatifinin yakında sonuç getirmesini umuyoruz. Cephede her gün muazzam öneme sahip. Litvanya, bu inisiyatife de destek veriyor” ifadelerini kullandı.

“Ukrayna’ya askeri yardım ulaştırmanın hızlı yollarını bulmamız gerekiyor”

Estonya Dışişleri Bakanı Margus Tsahkna, Rusya ile sınır komşusu olan Estonya için Rusya’nın bir tehdit olduğunu ve olmaya devam ettiğini vurguladı. Ukrayna’yı zaten desteklediklerini fakat yardımın günümüzdeki durumda yetersiz kaldığını ifade eden Tsahkna, “Yardımların miktarını ve hızını artırmamız, daha önce verdiğimiz taahhütleri de yerine getirmemiz gerekiyor. Ukrayna’ya askeri yardım ve mühimmatları ulaştırmanın daha hızlı yollarını bulmamız gerekiyor” dedi.

Tsahkna, Estonya hükümetinin önümüzdeki hafta Ukrayna’ya yeni askeri yardım paketini kabul edeceğini ve Estonya’nın gayrisafi milli hasılasının yüzde 0,25’ini Ukrayna’ya askeri yardım için ayırma taahhüdünde bulunacağını söyledi.

“Ukrayna’daki savaş kritik bir döneme girdi”

Letonya Dışişleri Bakanı Arturs Krisjanis Karis toplantıda sözlerine “Bu savaşta Ukrayna’nın galip gelmesi ve Rusya’nın kazanması gerekiyor” mesajıyla başladı. Ukrayna’daki savaşın kritik bir döneme girdiğini ve Putin’in dünyayı Ukrayna’da Rusya’nın avantaj elde ettiği, Rus ekonomisinin iyi olduğu ve Rusya için her şeyin yolunda olduğu konusunda ikna etmeye çalıştığını söyleyen Karis, “Bunların doğru olmadığını biliyoruz. Putin, başlangıçta ele geçirdiği toprakların yüzde 50’sini kaybetmiş durumda. Kendisi, Karadeniz’de donanma mücadelesini de kaybediyor” diye konuştu.

Ukrayna’nın Rusya’ya karşı silah, mühimmat ve askeri personelinin eğitimine ihtiyaç duyduğunu ifade eden Karis, 5 dışişleri bakanı olarak Ukrayna’ya daha hızlı nasıl yardım edebileceklerini görüştüklerini ifade etti.

“Avrupa’da barış dönemi sona erdi”

Avrupa’da barış döneminin sona erdiğini düşündüğünü söyleyen Ukrayna Dışişleri Bakanı Dmitro Kuleba ise savaşı sona erdirmek için güçlü kararlar alınması gerektiğini ifade etti. Ukrayna’nın ihtiyaç duyduğu her şeye sahip olduğunda Rus uçaklarını düşürdüğünü, Rus gemilerini batırdığını ve Rusya’ya karşı başarılar elde ettiğini söyleyen Kuleba, “Ukrayna’ya damla damla yardım sağlama stratejisi, artık işe yaramıyor. Eğer işler halihazırdaki şekliyle devam ederse, bu işin sonucu hiçbirimiz için iyi olmayacak. İhtiyaç duyulan şey, sınırsız ve zamanında yapılacak silah ve mühimmat desteğiyle, Ukrayna’nın Rusya’ya galip gelmesini ve savaşın Avrupa’ya yayılmasını engellemektir” şeklinde konuştu.

Savaşın Ukrayna’nın dışına yayılacağına inanmayanlara seslenen Kuleba, “Lütfen uyanın, tarih kitapları okuyun, Putin’in söylediklerini dinleyin ve tarihle günümüz arasında 10 fark bulun. Bulamayacaksınız” diye konuştu. Kuleba, savaşın Ukrayna’da durdurulmaması halinde Avrupa’nın çok daha farklı boyutlarda bir trajedi ile karşı karşıya kalacağını ve Avrupalıların kendi köy, şehir ve topraklarını korumak durumunda kalacağını söyledi. – VILNIUS

]]>
https://www.haber28.com.tr/fransa-ukrayna-ve-baltik-devletleri-ukraynaya-yardim-icin-bir-araya-geldi/feed/ 0
Ukrayna Cumhurbaşkanı Zelenskiy Türkiye’ye resmi ziyaret gerçekleştirecek https://www.haber28.com.tr/ukrayna-cumhurbaskani-zelenskiy-turkiyeye-resmi-ziyaret-gerceklestirecek/ https://www.haber28.com.tr/ukrayna-cumhurbaskani-zelenskiy-turkiyeye-resmi-ziyaret-gerceklestirecek/#respond Fri, 12 Apr 2024 00:12:33 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=13951 Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy bugün Türkiye’ye resmi bir ziyaret gerçekleştirecek ve İstanbul’daki Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile bir araya gelecek. İki liderin görüşmesinde Rusya-Ukrayna Savaşı ve Tahıl Koridoru Anlaşması dahil, Türkiye ve Ukrayna ilişkilerinin önemli gündem maddelerini ele almaları bekleniyor.

Erdoğan ve Zelenskiy’nin görüşmesinin TSİ 19.00’da başlaması planlanıyor.

Liderlerin ortak basın toplantısı yapıp yapmayacakları henüz net değil.

İngiltere merkezli Reuters haber ajansına konuşan ve isminin açıklanmasını istemeyen bir Türk diplomatik kaynak, Tahıl Koridoru Anlaşması’nın sonra ermesinin ardından Rusya ve Ukrayna arasındaki ticari gemilerin güvenliğinin sağlanması için yeni bir anlaşmayla ilgili gelişmelerin gündem maddeleri arasında olduğunu söyledi.

Rusya geçen Temmuz’da yaklaşık bir yıldır devam eden Tahıl Koridoru Anlaşması’ndan, kendi gıda ürünlerinin satışı önündeki engellerin kalkmaması nedeniyle çekildiğini açıklamıştı.

Anlaşmayı yöneten Türkiye ve Birleşmiş Milletler (BM) ile uzun süredir müzakerelerde bulunan Rusya, öne sürdüğü temel koşulların hiçbirinde ilerleme sağlanamadığını kaydetmişti.

Ancak en az gelişmiş Afrika ülkelerinin mağduriyetinin önlenmesi için Rusya’nın 1 milyon ton tahılı işlenip una dönüştürülmek üzere Türkiye’ye göndermesi ve buradan ücretsiz şekilde en az gelişmiş 6 Afrika ülkesine ulaştırılması planı gündeme gelmişti.

Türk şirketlerinin aktif olarak yer alacağı öngörülen planda Katar’ın da finansal destekte bulunan taraf olarak ismi geçiyordu. Katar bu konuda net bir tutum sergilemedi.

Katar Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Majid el-Ansari, 6 Eylül 2023’te yaptığı açıklamada, ülkesinin ek bir tahıl anlaşmasında rolü olduğu iddialarını reddetmişti.

Ancak Katar’da hükümet yanlısı El-Şark gazetesi 5 Eylül’de önerinin Körfez ülkesinin insani girişimlerinin parçası olduğunu anlatan bir başyazı yayınlamıştı.

Plan kapsamında Rusya 200 bin ton tahılın Karadeniz üzerinden sevkiyatına Kasım 2023’te başladığını açıklamıştı.

Ukrayna ise tahıl sevkiyatı için Romanya ve Bulgaristan kara sularını takip eden “insani yardım koridorunu” kullanmaya başlamıştı. Kiev yönetimi Kasım 2023’te bu güzergah üzerinden 3.2 milyon ton tahıl taşıdığını açıklamıştı.

Ukrayna’da barış sonrası yeniden inşa çalışmaları

Erdoğan-Zelenskiy görüşmesinde Rusya-Ukrayna savaşıyla ilgili gelişmelerin de ele alınması bekleniyor.

Türkiye’nin “savaşın müzakereler ışığında ivedilikle bitirilmesi için çabalarının devam ettiği” mesajının iletilmesi planlanıyor.

Bunun yanında savaşın sona ermesi durumunda Türkiye’nin Ukrayna’daki yeniden inşa çalışmalarını “desteklemek” istediği de vurgulanıyor.

Reuters’a konuşan Türk diplomatik kaynak, “Ukrayna’ya barış geri döndüğünde, stratejik ortaklığımıza dayalı olarak ülkenin yeniden yapım çalışmalarının güçlü bir destekçisi olmayı sürdürmeyi amaçlıyoruz” dedi.

NATO üyesi Türkiye, Rusya-Ukrayna savaşının başlangıcından bu yana iki tarafla diyaloğunu sürdüren az sayıdaki ülkeden biri olmuştu.

Türkiye, Batılı ülkelerin Rusya’ya uyguladığı mali yaptırımlara katılmazken, Ukrayna’ya askeri destek vermeye devam ediyor.

İngiltere ve ABD gibi ülkeler Türkiye menşeli bazı şirketlere, “Rusya’nın askeri teçhizata erişimini engellemek için” zaman zaman yaptırım uyguladıklarını açıklamışlardı.

Zelenskiy, Rusya’nın Ukrayna’yı işgale başladığı 24 Şubat 2022’den sonra Türkiye’ye ilk ziyaretini Temmuz 2023’te gerçekleştirmişti.

Bu görüşmenin en dikkat çekici yanlarından biri, Erdoğan’ın “Ukrayna’nın NATO üyeliğini hak ettiğine” ilişkin açıklaması olmuştu.

]]>
https://www.haber28.com.tr/ukrayna-cumhurbaskani-zelenskiy-turkiyeye-resmi-ziyaret-gerceklestirecek/feed/ 0
ICC, Rus komutanlar hakkında uluslararası yakalama emri çıkardı https://www.haber28.com.tr/icc-rus-komutanlar-hakkinda-uluslararasi-yakalama-emri-cikardi/ https://www.haber28.com.tr/icc-rus-komutanlar-hakkinda-uluslararasi-yakalama-emri-cikardi/#respond Thu, 04 Apr 2024 05:12:40 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=12939 Uluslararası Ceza Mahkemesi (ICC), Ukrayna’da savaş suçu işledikleri gerekçesiyle Rusya Hava Kuvvetleri Uzun Menzilli Havacılık Komutanı Korgeneral Sergei İvanoviç Kobylash ve eski Karadeniz Filosu Komutanı Amiral Viktor Nikolayevich Sokolov hakkında uluslararası yakalama emri çıkardı.

Rus komutanlar, Ukrayna’daki savaşta sivil hedeflere yönelik roket saldırılarından sorumlu tutuluyor.

Uluslararası mahkeme, daha önce de Ukraynalı çocukların yasa dışı bir şekilde Rusya’ya götürülmesi nedeniyle Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Cumhurbaşkanlığı Çocuk Hakları Komiseri Maria Alekseyevna Lvova – Belova hakkında uluslararası yakalama kararı çıkarmıştı.

Yakalama emri çıkarılan Rus komutanlar kim ve neyle suçlanıyorlar?

Hollanda’nın Lahey kentinde savaş suçlarını araştırmak amacıyla oluşturulan Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin, Salı günü yakalanmaları için haklarında uluslararası arama emri çıkarıldığını açıkladığı iki Rus komutan şunlar:

Kobylash ve Sokolov; 10 Ekim 2022 ile en az 9 Mart 2023 tarihleri arasında Ukrayna’da sivil hedeflere yönelik saldırılar nedeniye savaş ve insanlığa karşı suç işlemekle itham ediliyor.

Uluslararası Ceza Mahkemesi 2. Ön Yargılama Dairesi, Ukrayna’nın çeşitli bölgelerinde çok sayıda elektrik santrali ve trafo merkezine yönelik saldırılardan, iki Rus komutanı sorumlu tuttu.

Mahkemeye göre Kobylash ve Sokolov’un emriyle gerçekleştirilen saldırılar, sivil halka önemli ölçüde zarar verdi.

İki Rus komutanın, uluslarası savaş suçlarını düzenleyen Roma Tüzüğü’nü ihlal ettiğini belirten mahkemeye göre, Rus devlet politikası uyarınca sivil nüfusa karşı birden fazla saldırı gerçekleştirildi.

Mahkemeden yapılan açıklamada, iki Rus komutanın, “kasıtlı olarak büyük acıya; bedensel, zihinsel veya fiziksel sağlığa ciddi zarar verilmesine neden olan diğer insanlık dışı eylemlerden ve insanlığa karşı suçtan da sorumlu olduklarına inanmak için makul gerekçeler bulunduğu” belirtildi.

Rusya’ya yönelik soruşturma nasıl gündeme geldi?

Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin ardından Devlet Başkanı Vlodomir Zelenskiy, ülkesindeki savaş suçlarının yargılanması amacıyla eski Yugoslavya ve Ruanda benzeri bir özel mahkeme kurulmasını önerdi.

Ancak Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi daimi üyesi Rusya’nın veto olasılığı nedeniyle bu öneri kabul görmedi.

Avrupa Birliği (AB) Komisyonu, mahkeme yerine Ukrayna’daki savaş suçlarının araştırılması için, geçen yıl Hollanda’nın Lahey kentinde “Uluslararası Ukrayna Soruşturma Merkezi”ni açtı.

AB makamlarının yanı sıra Lahey’deki Uluslararası Ceza Mahkemesi ile de  işbirliği içinde çalışan merkez, Rusya’nın sivil hedeflere yönelik saldırılarına ilişkin kanıt toplamaya başladı.

Uluslararası Ceza Mahkemesi de geçen Eylül ayında savaş suçlarının araştırılması için Kiev’de araştırma ofisi kurdu.

Rusya ve Ukrayna, Roma Statüsü’ne taraf devletler değil.

Ancak Ukrayna, Roma Statüsü uyarınca, kendi topraklarında meydana gelen savaş suçlarının araştırılması için Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin yargı yetkisini kabul ettiğini iki kez açıkladı.

Kiev yönetimi, 21 Kasım 2013 ile 22 Şubat 2014 arası ve 20 Şubat 2014 sonrası Ukrayna topraklarında işlenen suçlara ilişkin uluslararası mahkemenin soruşturma yapmasını istedi.

Putin ve Lvova-Belova hakkında hangi kararlar verildi?

Uluslararası Ceza Mahkemesi, Ukrayna’nın yargı yetkisini tanıma kararının ardından, 17 Mart 2023’te Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Cumhurbaşkanlığı Çocuk Hakları Komiseri Maria Alekseyevna Lvova – Belova hakkında uluslararası yakalama kararı çıkardı.

Uluslararası mahkeme, Putin ve Maria Alekseyevna Lvova-Belova hakkındaki yakalama kararına gerekçe olarak, Ukraynalı çocukların yasalara aykırı biçimde Rusya’ya kaçırılmasını gösterdi.

Mahkemeye göre, Ukraynalı çocukların kanuna aykırı nakledilmesi nedeniyle savaş suçu işledikleri konusunda makul gerekçeler bulunuyor.

Ukrayna, ICC’nin kararını nasıl değerlendirdi?

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, iki Rus komutan hakkında verilen tutuklama emrini memnuniyetle karşıladığını söyledi.

Zelenskiy, “Ukraynalı sivillere ve kritik altyapıya yönelik saldırı emrini veren her Rus komutan, adaletin yerini bulacağını bilmelidir. Bu tür suçların faillerinin her birinin hesap vereceklerini bilmesi gerekiyor” dedi.

Ukrayna Başsavcısı Andriy Kostin de, kararı bir “dönüm noktası” olarak değerlendirdi.

Kostin, uluslararası mahkemeye binlerce kanıt ve bilgi sağlayan savcıların, Ukrayna müfettişlerinin ve farklı Ukrayna kurumlarının aylarca süren özverili çalışmalar yaptığını belirtti.

Rusya suçlamalara ne tepki veriyor?

Rusya Federasyonu, Ukrayna’daki sivil altyapıya kasten saldırdığını reddediyor. Moskova, askeri faaliyetlerinin tamamının Kiev’in savaşma kabiliyetini azaltmayı amaçladığını, sivil nüfusu hedef almadığını öne sürüyor.

Moskova yönetimi, uluslararası mahkemenin savaş suçu ithamını, “Batı’nın Rusya’yı itibarsızlaştırmaya yönelik taraflı kampanyasının bir parçası” olarak değerlendiriyor.

Rusya, uluslararası mahkemenin Putin hakkındaki tutuklama emrine misilleme olarak ICC Başsavcısı Karim Khan ve diğer mahkeme yetkilileri hakkında tutuklama kararı çıkarmıştı.

Sanıklar Lahey’e getirilebilecek mi?

Uluslararası Ceza Mahkemesi tarafından haklarında tutuklama emri çıkarılan Putin ve diğer üç Rus yetkilinin Lahey’e getirilmesi şimdilik pek mümkün görünmüyor.

Çünkü uluslararası mahkemenin tutuklama emrini uygulayacak kendi kolluk kuvveti bulunmuyor.

Bu nedenle, Putin ve diğer üç zanlının Roma Tüzüğü’ne taraf olan, aralarında Türkiye’nin de bulunduğu 123 üye ülkeden birine seyahat etmesi durumunda, haklarındaki yakalama emrinin uygulanması istenecek.

Seyahat sırasında taraf devletin yargı organlarının tutuklama kararı alması durumunda, Putin veya diğer isimlerin Lahey’e iadesi gündeme gelebilecek.

]]>
https://www.haber28.com.tr/icc-rus-komutanlar-hakkinda-uluslararasi-yakalama-emri-cikardi/feed/ 0
Antalya Diplomasi Forumu’nda Rusya-Ukrayna Savaşı ve Avrupa Güvenlik Mimarisinin Geleceği Tartışıldı https://www.haber28.com.tr/antalya-diplomasi-forumunda-rusya-ukrayna-savasi-ve-avrupa-guvenlik-mimarisinin-gelecegi-tartisildi/ https://www.haber28.com.tr/antalya-diplomasi-forumunda-rusya-ukrayna-savasi-ve-avrupa-guvenlik-mimarisinin-gelecegi-tartisildi/#respond Thu, 28 Mar 2024 07:48:19 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=11992 Antalya Diplomasi Forumu’nda (ADF) düzenlenen “Avrupa Güvenlik Mimarisinin Geleceği” başlıklı panelde Rusya-Ukrayna Savaşı’nın Avrupa’nın değişen güvenlik stratejilerindeki rolü ve gelecekte nasıl şekilleneceği tartışıldı.

Anadolu Ajansının (AA) “Global İletişim Ortağı” olduğu, Belek Turizm Bölgesi’ndeki NEST Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen Antalya Diplomasi Forumu 2024’te moderatörlüğünü ABD merkezli düşünce kuruluşu Carnegie Endowment’in Kıdemli Uzmanı eski Büyükelçi Alper Coşkun’un üstlendiği panele İsviçre Dışişleri Bakanı Ignazio Cassis, Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) Genel Sekreteri Helga Maria Schmid, Uluslararası İşler Enstitüsü (IAI) Direktörü Nathalie Tocci ile NATO İstihbarat ve Güvenlikten Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı Scott W. Bray katıldı.

AGİT Genel Sekreteri Schmid, teşkilatının “çatışmaları önleme” rolünü vurgulayarak, bunu sağlamak amacıyla çeşitli araçların geliştirildiğini ancak uygulanması konusunda siyasi iradeye ihtiyaç olduğunu dile getirdi.

“Sanırım 35 yıl önce Avrupa topraklarında şiddetli savaşların geri döndüğünü görmeyi hayal bile edemezdik.” diyen Schmid, Rusya-Ukrayna Savaşı’nın başlamasının ardından Avrupa’da değişen güvenlik politikalarının AGİT’in çalışma ve karar alma süreçlerini de etkilediğini söyledi.

Schmid, güvenlik sorunlarını ele almak için farklı yaklaşımlara ihtiyaç olduğunu belirterek, “Güvenlik sorunları, asla sadece siyasi ve askeri güvenlik değil. Ekolojik boyutu, dolayısıyla ekonomik boyutu ve insani boyutunu da giderek daha fazla dikkate almanız gerekiyor.” ifadelerini kullandı.

Çatışmaların önlenmesi için yeterince temsil edilmeyen kadın, genç ve azınlıklar gibi öznelerin sürece dahil edilmesi gerektiğini vurgulayan Schmid, “Silahların kontrolü konusunun da çok önemli olduğunu düşünüyorum. Şu anda nükleer silahlara haklı olarak çok fazla odaklanılıyor ancak konvansiyonel silahların kontrolünü de unutmamalıyız.” değerlendirmesinde bulundu.

“Uluslararası topluma katkıda bulunmanın bir diğer yolu da barışı teşvik etmektir”

İsviçre Dışişleri Bakanı Cassis, yaklaşık 200 sene önce tarafsızlık politikasının kabul edilmesinin, ülkesinin dönemin büyük güçleriyle çevrili olmasının yarattığı koşullarla ilişkili olduğunu anlatarak, “Ve biz, bu yükümlülüğü bir varlık, bir ulus olarak kendimizi uluslararası topluma kazandırmanın aracı haline getirmeye çalıştık.” dedi.

Rusya-Ukrayna Savaşı başladıktan sonra Avrupa ülkeleriyle işbirliğinin öneminin farkına vardıklarını söyleyen Cassis, “Coğrafi ve siyasi olarak (Avrupa’nın) tam kalbindeyiz. Dolayısıyla tarafsız olmak yerine işbirliğine dayalı bir yol seçmeliyiz. Aslında İsviçre hükümetinin, ABD yaptırımlarına dahil olurken yapmaya karar verdiği ve işbirliği yapmanın en iyi yollarını bulmaya çalıştığı şey de buydu.” ifadelerini kullandı.

Cassis, İsviçre’nin NATO müttefikleriyle çevrili olmasının ülkeye güvenlik sağladığını kaydederek, NATO ile barışın teşviki konusunda işbirliklerinin yapıldığını ve bunların artacağını ancak NATO’ya katılımın söz konusu olmadığını dile getirdi.

Uluslararası platformla işbirliğini güçlendirme çabaları kapsamında ülkesinin Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyine (BMGK) katılma kararı almasının tarihte ilk olduğunu vurgulayan Cassis, tarafsızlık statüsünü koruyarak Avrupa’nın güvenlik mimarisinin şekillenmesi sürecinde yer almak istediklerini kaydetti.

İsviçreli Bakan, ülkesinin BMGK’ye katılmasının nedenini şöyle anlattı:

“Onlarca yıl boyunca tarafsızlık nedeniyle kamuoyunda çok aktif şekilde tartışıldı. Şimdi oradayız ve kendi aralarında konuşmayan ülkeler arasında diyaloğu kolaylaştırmaya katkıda bulunuyoruz ve bunun mümkün olduğunu görüyoruz. Bunu yapmak ve aynı zamanda tarafsız olmak mümkün. Tarafsız olmak, sadece uluslararası hukuka göre askeri açıdan tarafsız olduğumuz anlamına geliyor. Kayıtsızlık anlamına gelmiyor, değerlerimiz olmadığı anlamına gelmiyor.”

“Uluslararası topluma katkıda bulunmanın bir diğer yolu da barışı teşvik etmek ya da çatışmaları çözmektir.” diyen Cassis, Şubat 2022’den bu yana Rusya ile devam eden savaşı sonlandırmak için İsviçre’nin Ukrayna’ya yüksek düzeyli “Küresel Barış Zirvesi” yapmayı teklif ettiğine dikkati çekti.

Cassis, barışın sağlanması amacıyla sürece Rusya, BRICS ülkeleri ve tüm ülkelerin dahil edilmesi gerektiğini dile getirdi.

“NATO’yu gerektiğinde savaşabilecek yapıya dönüştürdük”

NATO İstihbarat ve Güvenlikten Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı Bray, son 2 yılda Avrupa’da değişen güvenlik ortamıyla İttifak’ın da evrildiğine işaret ederek, “Bence devlet savaşları geri döndü. Bu, kolektif savunmanın bölgede çok önemli bir şey olduğunu hatırlatıyor. İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana Avrupa güvenliğine yönelik en ciddi krizle karşı karşıyayız.” diye konuştu.

Rusya-Ukrayna Savaşı’nın başlamasından bu yana ülkelerin NATO’ya ilgisinin arttığını ve savaşın Avrupa’daki ülkeleri statükonun devamını sağlamak adına birleştirdiğini anlatan Bray, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Rekor bir sürede, tarihte hiç yapmadığımız kadar hızlı bir şekilde Finlandiya’yı müttefikimiz yaptık ve yine aynı şekilde İsveç de çok yakında İttifak’ta olacak. Bence tüm bunlar bize tekrar şunu hatırlatıyor: Saldırganlık karşısında daha önce de defalarca söylendiği gibi, (Rusya Devlet Başkanı Vladimir) Putin’in savaştan önceki talepleri neyse bunun tam tersini elde etti. Rusya’nın şu an daha önce sahip olduğundan daha fazla NATO sınırı var.”

Savaşın NATO’nun işleyiş ve planlamasını değiştirdiğini belirten Bray, “Çatışma planlamasına yaklaşımımızı temelden değiştirdik. NATO’yu gerektiğinde savaşabilecek yapıya dönüştürdük. Kara, hava, deniz, uzay ve siber alana kadar her alanda yeteneklerimizi ve çabalarımızı artırdık.” bilgisini paylaştı.

Bray, Ukrayna’nın güvenliğinin Avrupa için önemli olduğuna işaret ederek, “Buradan çıkan bir başka basit gerçek de Avrupa’nın güvenliğinin doğrudan Ukrayna’nın güvenliğine bağlı olduğu, güvenli ve emniyetli bir Ukrayna olmadan güvenli bir Avrupa’nın da olamayacağıdır.” dedi.

“Batı ile kalıcı savaş hali artık Rusya’daki rejimin hayatta kalması için ön koşul”

IAI Direktörü Tocci, Rusya-Ukrayna Savaşı’nın Avrupa-Atlantik bölgesinin güvenlik politikalarının yanı sıra NATO ve Avrupa Birliği (AB) gibi kuruluş ve örgütlenmelerin politikalarını da değiştirdiğini ifade etti.

Geçmişte genişlemenin güvenlik motivasyonlu olduğunu ve bir ülkenin tamamen güvenli, demokratik ve müreffeh olmasa da istikrarlı olmasının genişlemeye dahil edilmesi için yeterli görüldüğünü savunan Tocci, “Artık biliyoruz ki bu, Avrupa’nın sınırlarıyla alakalı hale geldi. ya bölünmenin bir tarafındasınız ya da bölünmenin diğer tarafındasınız ve daha önce de söylediğim gibi, eğer uçurumun diğer tarafındaysanız işgal gibi şeyler olabilir.” dedi.

Tocci, bu bağlamda genişlemenin artık stratejik zorunluluk halini aldığını belirterek, “Mükemmel şekilde demokratik olmanızın, tüm standartları mükemmel şekilde karşılamanızın gerçekten bir önemi yok.” ifadesini kullandı.

Rusya-Batı mücadelesinin Ukrayna savaşıyla sona ermeyeceğini dile getiren Tocci, “Batı ile kalıcı savaş halinin artık Rusya’daki rejimin hayatta kalması için ön koşul olduğunu düşünüyorum. Bunun Ukrayna’da sona ereceğini düşünmüyorum ve bence, umarım sona erer ama sona ermeyebileceğini ve çok daha uzun yıllar sürebileceğini varsaymalıyız.” değerlendirmesinde bulundu.

]]>
https://www.haber28.com.tr/antalya-diplomasi-forumunda-rusya-ukrayna-savasi-ve-avrupa-guvenlik-mimarisinin-gelecegi-tartisildi/feed/ 0
TGDF Ocak ayı dış ticaret verilerini açıkladı https://www.haber28.com.tr/tgdf-ocak-ayi-dis-ticaret-verilerini-acikladi/ https://www.haber28.com.tr/tgdf-ocak-ayi-dis-ticaret-verilerini-acikladi/#respond Tue, 26 Mar 2024 22:12:33 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=11729 Türkiye’nin tarım, gıda ve içecek sektörü bu yıl ocak ayında 2,42 milyar dolar ihracat, 1,6 milyar dolar ithalat yaptı. Dış Ticaret Dengesi, ocak ayında 830 milyon dolar fazla verdi. Ocak ayında buğday ithalatı yüzde 46,3 oranında gerilerken, sığır ithalatı yüzde oranında 65 arttı.

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) Dış Ticaret Verileri temel alınarak hazırlanan Türkiye Gıda ve İçecek Sanayii Dernekleri Federasyonu (TGDF) Dijital Veri Paneli’ne göre, bu yılın ilk ayında tarım, gıda ve içecek sektörü geçen yıl aynı döneme göre yüzde 11,63 artışla 2,17 milyar dolar ihracat ve yüzde 16,77 düşüşle 1,6 milyar dolar ithalat yaptı. Ocak ayında Dış Ticaret Dengesi 830 milyon dolar fazla verdi.

Özel Ticaret Sistemi (ÖTS) çerçevesinde yayınlanan Dış Ticaret Verileri’ne göre, ocak ayında ihracat geçen yıl aynı döneme kıyasla yüzde 11,63 artarken, ithalat ise yüzde 16,77 geriledi.

Ocak ayında buğday ithalatı azaldı sığır ithalatı arttı

Ocak ayında buğday ithalatı gerilerken, sığır ithalatındaki artış yılın ilk ayında devam etti. Bu ayda sırasıyla en fazla buğday, soya fasulyesi ve sığır ithal edildi. Ocak ayında buğday ithalatı geçen yıl aynı döneme göre yüzde 46,3 oranında azalarak 186,9 milyon dolar olurken, sığır ithalatı ise geçen yıl aynı döneme kıyasla yüzde 65 artarak 87,1 milyon dolar oldu. Geçen yıl buğday ithalatı 3 milyar 402,4 milyon dolar, soya fasulyesi ithalatı 1 milyar 679,3 milyon dolar ve sığır ithalatı 1 milyar 163 milyon dolar olmuştu.

Ocak ayında Dış Ticaret Dengesi 830 milyon dolar fazla verdi

Yılın ilk ayında Dış Ticaret Dengesi geçen yıl olduğu gibi fazla vermeyi sürdürdü. Ocak 2024’te Dış Ticaret Dengesi 830 milyon dolar fazla verdi.

Türkiye’nin tarım, gıda ve içecek sektöründe Dış Ticaret Dengesi 2023 yılında 5,36 milyar dolar fazla vermişti.

Ocak ayında birim ihracat değeri geçen yıl aynı döneme kıyasla yüzde 10,8 düşüşle 1.152 dolar/ton oldu. İthalat birim değeri ise geçen yıl aynı döneme kıyasla yüzde 4,98 artarak 682 dolar/ton oldu.

Dış ticarette öne çıkan ürünler

Bu yılın ilk ayında ihracatta öne çıkan ürünlerde ilk sırayı 137 milyon dolar ile un aldı. Bu ürünü 131,7 milyon dolar ile fındık içi ve 91,7 milyon dolar ile mandalina izledi. Bu ürünler, ocak ayında toplam ihracatın yaklaşık yüzde 14’ünü oluşturdu.

Aynı dönemde ithalatta ise en fazla ithal edilen ürün 186,9 milyon dolar ile buğday oldu. Buğdayı 170,4 milyon dolar ile soya fasulyesi ve 87,1 milyon dolar ile sığır takip etti. Bu 3 ürün, ocak ayı itibarıyla toplam ithalatın yüzde 28,2’sini oluşturdu.

Buğday ithalatında Rusya ve Ukrayna ilk sırada yer almaya devam etti

Bu yılın ilk ayında yapılan ithalatta ilk sırayı 186,9 milyon dolar ile buğday aldı. Geçen yıl buğday ithalatında ilk iki sırada yer alan Rusya ve Ukrayna, ocak ayında da buğdayın en fazla ithal edildiği ülkeler oldu. Bu dönemde, Rusya’dan 145,5 milyon dolar, Ukrayna’dan 28,6 milyon dolar ve Moldova’dan 5 milyon dolar tutarında buğday ithalatı yapıldı. Rusya ve Ukrayna’nın toplam buğday ithalatındaki payı yaklaşık yüzde 93,1 oldu.

Ocak ayında buğdaydan sonra 170,4 milyon dolar tutarında soya fasulyesi ve 87,1 milyon dolar tutarında sığır ithal edildi. Soya fasulyesi ithalinde ilk sırayı 69,8 milyon dolar ile Ukrayna alırken, bu ülkeyi Brezilya (56,8 milyon dolar) ve ABD (24,4 milyon dolar) takip etti. Sığır ithalatında ise sıralama 51,9 milyon dolar ile Uruguay, 16,3 milyon dolar Brezilya ve 6,5 milyon dolar ile Almanya oldu.

En fazla ihracat ve ithalat yapan sektörler

Bu yılın ilk ayında dış ticaret verileri sektörlere göre incelendiğinde; en fazla ihracatın 262 milyon dolar ile şeker ve şekerli mamuller sektöründe yapıldığı görüldü. Bu sektörü sırasıyla yaş meyve sektörü (248 milyon dolar), sert kabuklu meyveler sektörü (230 milyon dolar), balıkçılık ve su ürünleri sektörü (169 milyon dolar) ve un sektörü (138 milyon dolar) takip etti.

Şeker ve şekerli mamuller sektörünün toplam ihracat içindeki payı yüzde 12,46, yaş meyve sektörünün yüzde 11,79, sert kabuklu meyveler sektörünün yüzde 10,95, balıkçılık ve su ürünleri sektörünün yüzde 8,04 ve un sektörünün yüzde 6,54 oldu.

Yine aynı dönemde en fazla ithalat 439 milyon dolar ile hayvan yemi sektöründe yapıldı. Bu sektörün ardından en fazla ithalat yapan sektörler; bitkisel yağ (220 milyon dolar), un (215 milyon dolar), kakao ve çikolata (96 milyon dolar) ve canlı hayvan ticareti (89 milyon dolar) sektörleri olarak sıralandı.

Hayvan Yemi sektörünün toplam ithalat içindeki payı yüzde 33,75, bitkisel yağ sektörünün yüzde 16,88, un sektörünün yüzde 16,52, kakao ve çikolata sektörünün yüzde 7,39 ve canlı hayvan ticareti sektörünün yüzde 6,83 oldu.

İhracatın arttığı ve azaldığı sektörler

Bu yılın ilk ayında geçen yıl aynı döneme kıyasla ihracatı değer olarak en fazla artan sektörlerin başında 73 milyon dolar ile (yüzde 46,29 artış) sert kabuklu meyveler sektörü geldi. Bu sektörü 58 milyon dolar ile (yüzde 92,23) ile hayvan yemi sektörü, 36 milyon dolar ile (yüzde 16,14 artış) şeker ve şekerli mamuller sektörü, 33 milyon dolar ile (yüzde 15,25) yaş meyve sektörü ve 31 milyon dolar ile (yüzde 19,18) salça ve konserve sektörü izledi.

Söz konusu dönemde ihracatı değer olarak en fazla düşen sektör 122 milyon dolar ile (yüzde 49,09 düşüş) bitkisel yağ Sektörü oldu. Ayrıca bakliyat sektörü 15 milyon dolar (yüzde 24,33 düşüş) ve Tohumculuk Sektörü 11 milyon dolar (yüzde 17,08) geriledi.

Bu yılın ocak ayında geçen yıl aynı döneme göre, ithalatı değer olarak en fazla artan sektör 38 milyon dolar ile (yüzde 64,4 artış) kakao ve çikolata sektörü oldu. Bu sektörün ardından canlı hayvan ticareti sektörü 34 milyon dolar (yüzde 63,5 artış), tohumculuk sektörü 13 milyon dolar (yüzde 53,7 artış), sert kabuklu meyveler sektörü 12 milyon dolar (yüzde 29,3 artış) ve alkollü içecekler Sektörü 12 milyon dolar (yüzde 49,6 artış) ile ithalatı değer olarak en fazla artan sektörler olarak sıralandı.

Bu dönemde ithalatı en çok düşen sektörler ise 173 milyon dolar ile (yüzde 44 düşüş) Bitkisel Yağ sektörü oldu. Bu sektörü 154 milyon dolar ile (yüzde 41,8 düşüş) un sektörü, 30 milyon dolar ile (yüzde 6,4 düşüş) hayvan yemi sektörü, 27 milyon dolar ile (yüzde 83,1 düşüş) pirinç değirmenciliği sektörü ve 21 milyon dolar ile (yüzde 30,4 düşüş) şeker ve şekerli mamuller sektörü takip etti.

Dış ticarette öne çıkan ülkeler

Bu yılın ilk ayında dış ticaret verileri ülke bazında değerlendirildiğinde; en fazla ihracat yapılan ülke 305 milyon dolar ile Irak oldu. Irak’tan sonra en fazla ihracat, 171 milyon dolar ile Almanya’ya, 136 milyon dolar ile Rusya’ya, 123 milyon dolar ile ABD’ye ve 96 milyon dolar ile İtalya’ya yapıldı. Yılın ilk ayında, bu 5 ülkeye yapılan ihracat toplam ihracatın yüzde 34’3’ünü oluşturdu.

Aynı dönemde ülke bazında ithalat en fazla 318 milyon dolar ile Rusya’dan yapıldı. Bu ülkeyi, 149 milyon dolar ile Ukrayna, 104 milyon dolar ile Brezilya, 102 milyon dolar ile ABD ve 67 milyon dolar ile Malezya izledi. Bu 5 ülkeden yapılan ithalat, toplam ithalatın yüzde 46,25’ini oluşturdu.

Türkiye, en fazla ithalatı Rusya ve Ukrayna’dan yapmaya devam etti. Bu iki ülkeden yapılan ithalat, toplam ithalatın yüzde 29,1’ine denk düştü.

Türkiye, ocak ayında en fazla ihracat yaptığı ülkelerden Irak’a un, dondurulmuş tavuk eti, mandalina; Almanya’ya fındık içi, ambalajlı fındık, domates; Rusya’ya ise mandalina, alabalık ve limon ihraç etti.

Türkiye aynı dönemde en fazla ithalat yaptığı Rusya’dan buğday, ham ayçiçeği yağı, ayçiçeği küspesi; Ukrayna’dan soya fasulyesi, buğday, ham ayçiçeği yağı ve Brezilya’dan ise soya fasulyesi, kahve ve sığır ithal etti.

TÜİK’in açıkladığı Dış Ticaret Verileri temel alınarak hazırlanan TGDF Dijital Veri Paneli’ndeki hesaplamalara 01 ve 24 fasılları arasındaki tüm Gümrük Tarife İstatistik Pozisyonu (GTIP) kalemleri ile 29’uncu fasıl ve 35’inci fasıldan seçili ürünlerin dahil edildiği belirtildi. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber28.com.tr/tgdf-ocak-ayi-dis-ticaret-verilerini-acikladi/feed/ 0
Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov: Sorun BM’de değil, Batı ülkeleri BM kararlarına uymuyor https://www.haber28.com.tr/rusya-disisleri-bakani-lavrov-sorun-bmde-degil-bati-ulkeleri-bm-kararlarina-uymuyor/ https://www.haber28.com.tr/rusya-disisleri-bakani-lavrov-sorun-bmde-degil-bati-ulkeleri-bm-kararlarina-uymuyor/#respond Tue, 26 Mar 2024 00:24:33 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=11605 Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Birleşmiş Milletler’in (BM) temelinde bir sorun bulunmadığını, asıl sorunun Batı ülkelerinin BM kararlarına riayet etmemesi olduğunu belirtti, Gazze’de ateşkes kararının da Batılı ülkelerce veto edildiğini söyledi.

Lavrov, Anadolu Ajansının (AA) “Global İletişim Ortağı” olduğu ve Belek Turizm Bölgesi’ndeki NEST Kongre Merkezi’nde düzenlenen Antalya Diplomasi Forumu (ADF) kapsamında TRT World Sunucusu Alican Ayanlar’ın moderatörlüğündeki “ADFLeadersTalks” paneline konuşmacı olarak katıldı.

Bakan Lavrov, Türk makamlarına Foruma davetleri için teşekkür ederek, “2 yıl önce buradaydım. Geçen sene maalesef gelemedim çünkü geçen sene Türkiye’de büyük bir afet vardı. Çok yıkıcı bir deprem oldu. Rusya hemen arama kurtarma ekiplerini gönderdi, insani yardım gönderdi.” dedi.

Çok kutupluluğun halihazırda bir gerçeklik olduğunu belirten Lavrov, Çin ve Hindistan’ın ekonomilerinin rekor düzeyde büyümekte olduğuna ve modern teknolojileri kullandıklarına dikkati çekti.

Lavrov, Çin’in ABD’nin rakibi olarak görüldüğünü vurgulayarak, “Dünya Ticaret Örgütü’nün faaliyetlerini frenlemeye başladılar. Şikayetler gelmeye başladı. Çin de haklı olarak dünyada adil bir rekabet yok demeye başladı.” şeklinde konuştu.

Bakan Lavrov, BM Tüzüğü’nün “muhteşem bir belge” olduğunun ancak Batı’nın buna riayet etmediğinin altını çizerek, Batı’nın Rusya’yı “saygı gösterilecek” bir ülke olarak görmediğini ifade etti.

İsrail’in Filistin’e saldırılarına ilişkin, Filistin ile ilgili olan kararları ABD’nin “sabote ettiğini” dile getiren Lavrov, “Filistinlilerin özerklik kazanamayacağı bir yapıya gidilmeye başlandı.” diye konuştu.

Bakan Lavrov, “Filistin’in BM üyesi yapılması konuşuluyor. Çok güzel görünüyor dışarıdan bakınca ama mevcut durum değişmiyor.” ifadesini kullandı.

Lavrov, ABD’nin Tayvan konusunda da “Biz tek bir Çin’i tanırız.” dediğini ancak mevcut durumda Tayvan’la ilişkilerini bağımsız bir ülke gibi yürüttüğünü anlattı.

Bakan Lavrov, “Dolayısıyla BM’nin temelinde bir sorun yok. Batı ülkeleri BM kararlarına riayet etmemektedirler. Sorun buradan kaynaklanıyor.” dedi.

Lavrov, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un Ukrayna’ya asker göndermeye ilişkin açıklamasına yönelik, “Böylece buraya asker gönderilmesi itiraf edilmiş oldu.” diye konuştu.

Rusya’nın ABD başkanlık seçimlerine bakışı

Rusya-Ukrayna Savaşı nedeniyle ülkesine yönelik bir linç olduğunu kaydeden Lavrov, geçmişteki olayların çok hızlı şekilde unutulduğunu ve kimsenin bunları dile getirmediğini ifade etti.

ABD başkanlık seçimlerine değinen Lavrov, ABD halkının kimi seçerse Rusya’nın onunla birlikte eşit haklar ve dürüstlük temeline dayalı olarak çalışmaya hazır olduğunu, ABD’nin her şeyi almak istediğini ancak karşılığında hiçbir şey vermek istemediğini vurguladı.

Lavrov, Rusya olarak herhangi bir şeyin değişmesini beklemediklerini kaydederek, “Seçim sonuçları ne olursa olsun çok bir şeyin değişeceğini de düşünmüyoruz. Başkan Trump zaten başkandı geçmişte ve o dönemde de bizim üzerimizde çok büyük müeyyideler, ambargolar uygulamışlar ama bunu da Obama başlatmıştı dürüst olmak gerekirse. 3 hafta içerisinde Obama toplamda 120 kişi olmak üzere bizim diplomatlarımız ve ailelerini tam yeni yıl arifesinde sınır dışı etmişti. Obama onları doğrudan uçuş olmayan bir günde sınır dışı etti.” ifadelerini kullandı.

Rusya’nın Gazze’de ateşkes desteği

Rusya’nın Gazze konusunda nasıl eylemler alabileceğine ilişkin Lavrov, uzun yıllardır bu konuları konuştuklarına değinerek, her zaman tarafları yapıcı bir şeyler yapmaya teşvik ettiklerini dile getirdi.

Lavrov, Batı kıyılarında tamamen İsrailli yasa dışı yerleşimcilerin olduğunu gördüklerini, ABD dahil yasa dışı yerleşimleri kimsenin kabul etmediğini vurguladı.

Batı Şeria’ya da aynı şekilde yerleşimcilerin gelmeye başladığını ve Gazze’de de bunun olduğunu aktaran Lavrov, İsrailli yetkilileri esnek olmamakla eleştirdiklerini ve Filistin meselesinin bu şekilde çözülemeyeceğinin altını çizdi.

Lavrov, İsrail’de Binyamin Netanyahu hükümetinin bu savaşı başlattığını anımsatarak, “Şunu söylediler: ‘Filistinliler hayvandır, insan değildir’. Diğer taraftan da Rusların insan olmadığını, yaratık olduğunu söyleyenler de oldu.” ifadelerini kullandı.

Gazze’nin büyük kısmında sivillerin öldürüldüğüne dikkati çeken Lavrov, ateşkes olması gerektiğini dile getirdiklerini ancak ABD’nin bunu BM Güvenlik Konseyinde veto ettiğini söyledi.

Lavrov, ABD’nin Filistinlileri ve Arap halklarını mevcut durum üzerinden bir barışa zorlamaya ve bunu, Filistinlilerin ekstra bir toprağı olmayacak şekilde sağlamaya çalıştığını ifade etti.

Filistinlilerle bir araya geldikleri zaman birlik içinde ve tek ses olmaları gerektiğini söylediklerini anlatan Lavrov, “Filistin’in Özgürleştirilmesi Platformunun” resmi bir hal alması gerektiğini söyledi.

Transdinyester bölgesi

Lavrov, Moldova’nın içinde bulunan ve tek taraflı bağımsızlığını ilan eden ayrılıkçı Transdinyester bölgesinin Moldova yönetiminin “baskılarına” karşı Rusya’dan koruma talep etme kararına ilişkin, “Kiev rejiminin yaptıklarını yapıyorlar, Rusçayı dışlıyorlar. Ukraynalılarla birlikte aynı zamanda ciddi ekonomik baskılar yapıyorlar.” dedi.

Oradaki insanların uzun yıllardır, Sovyetler Birliği’nin dağılmasından bu yana kuşatma altında olduklarını savunan Lavrov, bölgedeki yaklaşık 200 bin kişinin Rusya pasaportuna sahip olduğunu dile getirdi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/rusya-disisleri-bakani-lavrov-sorun-bmde-degil-bati-ulkeleri-bm-kararlarina-uymuyor/feed/ 0
Putin: Müdahalede bulunan ülkelerin karşılaşacakları sonuçlar çok trajik olacak https://www.haber28.com.tr/putin-mudahalede-bulunan-ulkelerin-karsilasacaklari-sonuclar-cok-trajik-olacak/ https://www.haber28.com.tr/putin-mudahalede-bulunan-ulkelerin-karsilasacaklari-sonuclar-cok-trajik-olacak/#respond Fri, 22 Mar 2024 23:36:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=11055 Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Federal Meclis’te yaptığı konuşmada Ukrayna’ya asker gönderme fikrini destekleyen Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile Batılı ülkelere mesaj göndererek, “Müdahalede bulunan ülkelerin karşılaşacakları sonuçlar çok trajik olacak. Onların topraklarındaki hedefleri vurabilecek silahlara sahibiz” dedi.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Federal Meclis’te bugün Ukrayna’daki savaş, Batılı ülkelerle yaşanılan sorunlar ve birçok konuda açıklamalarda bulundu. Rus ordusunun modern silahlar üretme konusunda başlattığı adımların sonuçlarının günümüzde alındığını vurgulayan Putin, “2018 yılındaki konuşmamda bahsettiğim silahlanma alanındaki çalışmaların hepsi tamamlandı ya da tamamlanmak üzere. Bu operasyonla birlikte (Ukrayna’daki çatışmalar), Rus Silahlı Kuvvetleri’nin savaş kabiliyeti katbekat artmıştır. Tüm yönlerde birlikler güvenle ilerlemekte ve toprakları özgürleştirmektedir. Kinjal ve Zircon hipersonik füze sistemleri halihazırda savaşta aktif olarak kullanılmaktadır. Avangard kıtalararası balistik füze birimleri ve diğer tüm yeni ve teknolojik silahlarımız savaş görevindedir. Güvenilirliği teyit edilen bu silahlarla birlikte stratejik nükleer kuvvetler de hazır durumdadır” dedi.

“Dünyayı korkuttukları her iddia nükleer silahların kullanılacağı bir çatışmayı tehdit ediyor”

Silahlanma anlamında büyük bir aşama kaydettiklerini ve ellerinde Batılı ülkeleri vurabilecek silahların bulunduğunu söyleyen Putin, “Yabancı ülkeler vurulması gereken ‘hedefleri’ kendileri seçiyor ve Ukrayna’ya asker göndermekten de bahsetmeye başladılar. Müdahalede bulunan ülkelerin karşılaşacakları sonuçlar çok trajik olacak. Onların topraklarındaki hedefleri vurabilecek silahlara sahibiz. Batı, Rusya’nın Avrupa’ya saldıracağını söylüyor. Rusya, Avrupa’ya saldırmayacak. Bu bir saçmalık. Bayağı yalan söylüyorlar” ifadelerini kullandı.

Batılı ülkelerin Rusya’nın kendilerine saldıracağına yönelik sözlerini provokatif bulan Putin, “Rusya’nın Avrupa’ya saldıracağı gibi icat ettikleri ve tüm dünyayı korkuttukları her iddia gerçekten de nükleer silahların kullanılacağı bir çatışmayı tehdit ediyor. Ancak bu medeniyetin yok olması anlamına gelir” diye konuştu.

Fransa Cumhurbaşkanı Emanuel Macron’un Ukrayna’ya asker gönderme fikrini destekleyen sözlerine de karşılık veren Putin, “Topraklarımıza asker gönderenlerin akıbetini hatırlıyoruz. Artık müdahaleciler açısından sonuçları çok daha trajik olacak” dedi.

“Uzaya nükleer silahlar yerleştireceğimiz iddiası asılsızdır”

Batılı ülkelerin Rusya’nın uzaya nükleer silah yerleştireceği iddialarına da karşılık veren Putin, “Son günlerde uzaya nükleer silah yerleştireceğimize dair asılsız iddialar daha fazla söyleniyor. Bu tür suçlamalar asılsızdır. Bu bizi müzakerelere zorlama oyunudur. Bu yalnızca ABD’nin çıkarınadır” şeklinde konuştu.

Buna karşı kendilerinin uzayda silahlanmaya karşı bir anlaşma taslağı sunduklarını ancak ABD’nin bu anlaşmayı reddettiğini hatırlatan Putin, “Aynı zamanda 15 yılı aşkındır masalarında bizim bir önerimiz var. 2008 yılında hazırladığımız uzaya silah konuşlandırılmasının önüne geçen taslak anlaşmayı da engelliyorlar. Neden bahsettikleri bile belirsiz” ifadelerini kullandı.

“İsveç ve Finlandiya’ya karşı Batı istikametindeki Rus birliklerini güçlendirmeliyiz”

İsveç ve Finlandiya’nın NATO’ya katılımından sonra Rusya’nın Batı sınırlarında kendi güvenliğini arttırması gerektiğini söyleyen Putin, “NATO’nun şu anki doğuya genişleme hamlesi ve İsveç ile Finlandiya’nın İttifak’a dahil olması nedeniyle oluşan tehditleri etkisiz hale getirmek için stratejik batı istikametindeki gruplarımızı ciddi şekilde güçlendirmemiz gerekiyor” diye konuştu.

“Rus ekonomisi 2023’te küresel ekonomiden daha hızlı büyüdü”

Konuşmasında Batı ile yaşadıkları ekonomik savaşa da parantez açan Putin, Rus ekonomisinin güçlü olduğu vurgusunu yaparak, “Geçen yıl Rusya ekonomisi küresel ekonomiden daha hızlı bir tempoyla büyüdü. Bu göstergeye göre sadece AB’nin önde gelen ülkelerini değil, sözde G7’nin tüm ülkelerini de geride bıraktık. Batı, para birimlerini ve bankacılık sistemini kendisi itibarsızlaştırıyor, bindiği dalı kesiyor. Bu çerçevede satın alma gücü paritesine göre BRICS’in (Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin, Güney Afrika) dünya ekonomisindeki payı 2028 yılında yüzde 36,6’ya çıkacak, G7’nin payı ise yüzde 27’8’e düşecek” dedi.

Putin ayrıca Rus iş dünyasına ülke dışına sermayelerini taşımama çağrısında bulunurken, küresel tahıl pazarında Rusya’nın lider konuma yükseldiğini de sözlerine ekledi.

“Rusya’nın bu savaşı kazanmaması için her şeyi yapacağız”

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Paris’te düzenlenen Ukrayna’ya destek konferansının ardından yaptığı konuşmada, Batılı ülkeler arasında Ukrayna’ya asker gönderilmesi konusunda fikir birliği olmadığını, ancak hiçbir şeyin göz ardı edilmemesi gerektiğini vurgulamıştı. Macron, “Rusya’nın bu savaşı kazanmaması için her şeyi yapacağız. Amacımıza ulaşmak için elimizden geleni yapmalıyız. Geleceğimizin ne olacağına karar vermek için ABD seçimlerinin sonucunu bekleyemeyiz. Tehlikede olan Avrupa’nın geleceğidir, dolayısıyla karar vermek Avrupalılara kalmıştır” ifadelerini kullanmıştı.

Slovakya Başbakanı Robert Fico ise, “Ukrayna’ya kendi birliklerini göndermeye hazırlanan ülkeler olduğunu doğrulayabilirim, asla diyen ülkeler var, Slovakya da bunların arasında yer alıyor. ve bu teklifin dikkate alınması gerektiğini söyleyen ülkeler de var” demişti. – MOSKOVA

]]>
https://www.haber28.com.tr/putin-mudahalede-bulunan-ulkelerin-karsilasacaklari-sonuclar-cok-trajik-olacak/feed/ 0
Navalnaya: Putin’i yenmek için yenilikçi olmalısınız https://www.haber28.com.tr/navalnaya-putini-yenmek-icin-yenilikci-olmalisiniz/ https://www.haber28.com.tr/navalnaya-putini-yenmek-icin-yenilikci-olmalisiniz/#respond Tue, 19 Mar 2024 05:36:33 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=10548 Rusya’da cezaevinde ölen muhalif lider Alexei Navalny’nin eşi Yulia Navalnaya Avrupa Parlamentosu’nda yaptığı konuşmada, “Eğer Putin’i gerçekten yenilgiye uğratmak istiyorsanız, yenilikçi olmalısınız. Sıkıcı olmayı bırakmalısınız. Putin’e öncekilerden farklı olmayan başka bir kararla ya da yaptırımlarla zarar veremezsiniz” dedi.

Rusya’da tutuklu bulunduğu cezaevinde hayatını kaybeden muhalif lider Alexei Navalny’nin eşi Yulia Navalnaya Fransa’nın Strasbourg şehrinde Avrupa Parlamentosu’nda (AP) konuşma yaptı.

Ekibi ile birlikte bir hafta boyunca cenaze töreninin hazırlığını yaptıklarını söyleyen Navalnaya, “Cenaze, ertesi gün gerçekleşecek. Barışçıl olup olmayacağını veya polisin ona veda etmeye gelenleri tutuklayıp tutuklayamayacağını henüz bilmiyorum” dedi.

“Eşim işkenceye maruz kaldı”

Navalnaya, Ukrayna savaşının acımasız ve sinsi bir savaş olduğunu belirterek tüm dünyanın Ukrayna’nın yardımına koştuğunu ifade etti. Navalnaya, “Ancak 2 yıl geçti, çok fazla tükenmişlik, çok fazla kan, çok fazla hayal kırıklığı var ve Putin henüz hiçbir yere varamadı” dedi. İnsanların artık savaşın varlığına alıştığını kaydeden Navalnaya, bu nedenle “Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile anlaşmamız gerekecek” şeklinde konuşmaya başladığını söyledi. Tüm bunların ardından Putin’in eşi Alexei Navalny’yi öldürdüğü ifade eden Navalnaya, eşinin Putin’in emriyle 3 yıl boyunca işkenceye maruz kaldığını, küçük bir hücrede tutulduğunu, aç bırakıldığını ve dünyayla bağlantısı kesildiğini belirtti. Navalnaya, eşinin “cinayetinin” Putin’in her şeyi yapabileceğini ve onunla müzakere edilemeyeceğini gösterdiğini söyledi. İnsanların eşinin ölümü karşısında şoke olduklarını vurgulayan Navalnaya, “Putin’in mağlup edilemeyeceğinden” endişe duyduklarını ifade etti.

“Putin’e yaptırımlarla zarar veremezsiniz”

Putin’i yenmek için farklı yöntemler uygulamak gerektiğine dikkat çeken Navalnaya, Putin’e yaptırımların, kararların ya da ahlak ve kuralların zarar vermeyeceğini belirterek, “Eğer Putin’i gerçekten yenilgiye uğratmak istiyorsanız, yenilikçi olmalısınız. Sıkıcı olmayı bırakmalısınız. Putin’e öncekilerden farklı olmayan başka bir kararla ya da yaptırımlarla zarar veremezsiniz. Ahlakı ve kuralları olan, prensip sahibi bir adam olduğunu düşünerek onu yenemezsiniz” dedi.

“Putin kanlı bir gangster”

“Bir politikacıyla değil, kanlı bir gangsterle mücadele ediyorsunuz” ifadesini kullanan Navalnaya, on milyonlarca Rus’un savaşa ve Putin’e karşı olduğunu, onların eziyet görmemesi gerektiğini belirtti.

Navalanaya, “Putin ülkeme yaptıklarının hesabını vermeli. Putin barışçıl komşu ülkeye yaptıklarının hesabını vermeli. Putin Alexei’ye yaptığı her şeyin hesabını vermeli” şeklinde konuştu.

“Eşim güzel Rusya’nın gelecekte nasıl olacağını asla göremeyecek ancak biz görmeliyiz. Onun kötülüğün sona ermesi ve güzel bir gelecek hayalini gerçekleştirmek için elimden geleni yapacağım” sözleriyle konuşmasını tamamlayan Navanaya, AP milletvekilleri tarafından ayakta alkışlandı.

Ölüm nedeni belirsiz

Rusya Federal Cezaevi Servisi (FSIN), 47 yaşındaki Rus muhalif lider Alexei Navalny’nin 16 Şubat’ta tutuklu bulunduğu Yamal Yarımadası’ndaki cezaevinde hayatını kaybettiğini açıkladı. Navalny’nin ölümüne yönelik yapılan ilk açıklamada, “3 No’lu cezaevindeki hükümlü Alexei Navalny, 16 Şubat’ta yürüyüş yaptıktan sonra kendini kötü hissetti ve bilincini kaybetti. Kurumun sağlık çalışanları hızlıca geldi ve ambulans çağrıldı. Hayata döndürme çabaları sonuç vermedi” ifadeleri kullanılmıştı.

Navalny’nin ölüm nedeni ilk olarak “ani ölüm sendromu” şeklinde açıklanırken, Rusya Soruşturma Komitesi kimyasal analiz için bedeninin en az 14 gün daha ailesine teslim edilmeyeceğini belirtmişti. Navalny’nin eşi Yulia Navalnaya, “zehirlenme izleri kayboluncaya kadar eşinin cesedinin bekletildiğini” iddia etmişti. – STRASBOURG

]]>
https://www.haber28.com.tr/navalnaya-putini-yenmek-icin-yenilikci-olmalisiniz/feed/ 0
Rusya, petrol ihracatını altı ay süreyle askıya alacak https://www.haber28.com.tr/rusya-petrol-ihracatini-alti-ay-sureyle-askiya-alacak/ https://www.haber28.com.tr/rusya-petrol-ihracatini-alti-ay-sureyle-askiya-alacak/#respond Sun, 17 Mar 2024 06:00:05 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=10226 Rusya, tüketicilerin ve çiftçilerin artan talebi ve rafinerilerinde planladığı bakım çalışmaları öncesinde iç talebi karşılamaya yetecek yakıtı garanti altına almak için 1 Mart’tan itibaren petrol ihracatını altı ay süreyle askıya alacağını açıkladı.

Rusya Başbakan Yardımcısı Alexander Novak’ın duyurduğu karar, 2023 yılında Rusya’nın en büyük ihracatçıları arasında olan Türkiye’yi de etkileyecek.

Rus medya kuruluşu RBC’nin aktardığına göre Avrasya Ekonomik Birliği üyesi ülkelerin yanı sıra Moğolistan, Özbekistan ve Gürcistan’ın Rusya destekli iki ayrılıkçı bölgesi olan Güney Osetya ve Abhazya’ya yapılan ihracatlar karardan muaf tutulacak.

Interfax haber ajansına göre Başbakan Yardımcısı Novak, hükümetin yükselen petrol fiyatlarını telafi etmek için piyasadaki motorin arzını yüzde 16 oranında arttırmayı planladığını söyledi.

Kremlin’in 15-17 Mart arasında yapılacak devlet başkanlığı seçimleri öncesinde akaryakıt fiyatlarını dizginlemek istediği öne sürülüyor.

Rusya geçen yıl iç piyasasındaki fiyat yükselişlerini durdurmak için 21 Eylül-17 Kasım tarihleri arasında petrol ihracatını yasaklamıştı.

Rus ekonomi gazetesi Kommersant’ın haberine göre hükümet daha sonra 6 Ekim’de yasağı gevşeterek boru hattıyla motorin ihracatını yeniden başlattı.

Petrol satış yasağı 17 Kasım’da, yazlık dizel satış yasağı ise 22 Kasım’da tamamen kaldırıldı.

Uluslararası piyasalar nasıl etkilenebilir?

Şubat 2023’te Avrupa Birliği’nin (AB) uyguladığı yaptırımların yürürlüğe girmesinin ardından Rusya, petrol ihracatını Avrupa’dan Afrika ülkelerine yönlendirdi.

2023 yılında Rusya toplam 43,9 milyon ton benzin üretti ve bunun yaklaşık yüzde 13’ünü, yani 5,76 milyon ton petrol ihraç etti.

Bugün açıklanan ihracat yasağının sonucu olarak Rus tedarikinin uluslararası piyasalardan kaldırılması, Avrupa yakıt tedarikinin yeniden başlaması ve Çin ihracatının artmasına yol açabilir.

Türkiye en büyük ithalatçılar arasında

Rusya’nın kararının Türkiye’yi de etkilemesi bekleniyor.

Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinden sonra Avrupa ülkelerinin Rus petrol ve doğalgaz ithalatının büyük bölümünü durdurmasının ardından Türkiye, Batı’da Rus enerjisinin en büyük ithalatçılarından oldu.

Çin ve Hindistan, Türkiye’den daha büyük miktarda ithalat yapsa da Ankara’nın Rus limanlarına yakınlığı, Türkiye’nin diğer alıcılardan daha fazla tasarruf ettiği anlamına geliyor.

Reuters’ın Aralık ayında LSEG verilerine ve şirketlerin tahminlerine dayanarak yaptığı hesaplamaya göre Türkiye ve Türk şirketleri, indirimli Rus petrolü ve rafine ürün ithalatını artırarak, 2023 enerji faturalarında yaklaşık 2 milyar dolar tasarruf sağladı.

Buna göre Rusya’nın Türkiye’ye ham petrol sevkiyatı Kasım 2023’te rekor seviyeye ulaşarak günlük 400 bin varile (bpd) yükseldi ve Rusya’nın geçen ay deniz yoluyla yaptığı toplam petrol ihracatının yaklaşık yüzde 14’ünü oluşturdu.

Reuters’a göre Ankara, son dönemde Batı’nın yaptırımlarına rağmen Rusya’dan daha fazla alım yapmak için girişimlerini de artırdı.

Reuters’ın görüştüğü ticaret alanındaki kaynaklar, Rus petrol üreticisi Lukoil’in Azeri petrol şirketi SOCAR ile yaptığı anlaşma kapsamında SOCAR’ın Türkiye’deki STAR rafinerisinde günde 200 bin varile kadar petrol rafine etmeyi öngördüğünü ve böylece Türkiye’ye yapılan tedarikin artmasının beklendiğini aktarmıştı.

Moskova ve Ankara aynı zamanda Türkiye’de Rus gazı için bir merkez kurulmasını tartışıyor.

Bu plan Ankara’nın Avrupa’nın güneyinde önemli bir enerji dağıtım merkezi olma hedefi için önemli bir adımdı.

Reuters’a göre Rusya bu merkezi, Avrupa’dan gaz ihracatını yeniden yönlendirmenin ya da dolaylı olarak AB’ye gaz satmanın bir yolu olarak görüyor.

]]>
https://www.haber28.com.tr/rusya-petrol-ihracatini-alti-ay-sureyle-askiya-alacak/feed/ 0
İsveç, Macaristan Parlamentosu’nun onayıyla NATO’ya katılmaya hazırlanıyor https://www.haber28.com.tr/isvec-macaristan-parlamentosunun-onayiyla-natoya-katilmaya-hazirlaniyor/ https://www.haber28.com.tr/isvec-macaristan-parlamentosunun-onayiyla-natoya-katilmaya-hazirlaniyor/#respond Thu, 14 Mar 2024 23:00:35 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=9862 İsveç, üyelik başvurusuna Macaristan Parlamentosu’nun da onay vermesiyle Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü’ne (NATO) katılmanın eşiğine geldi.

Rusya’nın iki yıl önce Ukrayna’yı işgal etmesinden bu yana NATO yeni üyeler kabul ediyor ve savunmasını güçlendiriyor.

Peki NATO nedir, hangi ülkeler üye, bundan sonraki adımları ne olabilir?

NATO nedir ve ne zaman kuruldu?

NATO, 1949 yılında aralarında ABD, İngiltere, Kanada ve Fransa’nın da bulunduğu 12 ülke tarafından kuruldu.

Hedefi Sovyetler Birliği’ne karşı bir blok oluşturmaktı.

NATO, üye ülkelerden birinin saldırıya uğraması halinde diğerlerinin ona savunması için yardım etmesi ilkesine dayanıyordu.

NATO’nun kendine ait bir ordusu bulunmuyor, ancak üye ülkeler krizlere yanıt olarak toplu askeri eylemler gerçekleştirebiliyor.

Üye ülkeler aynı zamanda askeri planlar koordine ediyor ve ortak askeri tatbikatlar düzenliyor.

NATO, Rusya’nın Şubat 2022’de Ukrayna’yı işgalinin, “müttefiklerin güvenliğine yönelik en kayda değer ve doğrudan tehdit” olduğunu söyledi.

Hangi ülkeler NATO üyesi?

NATO’nun Avrupa ve Kuzey Amerika’da 31 üyesi bulunuyor. İsveç’in de resmen katılmasıyla bu sayı 32’ye çıkacak.

Sovyetler Birliği’nin 1991’de dağılmasından sonra Doğu Avrupa’da Arnavutluk, Bulgaristan, Macaristan, Polonya, Çek Cumhuriyeti, Slovakya, Romanya, Litvanya, Letonya ve Estonya da ittifaka katıldı.

Alfabetik sıraya göre NATO üyesi ülkeler:

ABD, Almanya, Arnavutluk, Belçika, Bulgaristan, Çek Cumhuriyeti, Danimarka, Estonya, Finlandiya, Fransa, Hırvatistan, Hollanda, İngiltere, İspanya, İtalya, İzlanda, Kanada, Karadağ, Kuzey Makedonya, Letonya, Litvanya, Lüksemburg, Macaristan, Norveç, Polonya, Portekiz, Romanya, Slovakya, Slovenya, Türkiye, Yunanistan.

İsveç ve Finlandiya, Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin ardından Mayıs 2022’de katılmak için başvuruda bulundu.

İki ülke bundan önce tarafsızlık politikası uyguluyordu.

Rusya ile 1340 kilometrelik kara sınırı olan Finlandiya, NATO’ya Nisan 2023’te katıldı.

İsveç’in üyeliği, Türkiye ve Macaristan’ın karşı çıkması nedeniyle ertelenmişti.

Türkiye, İsveç’in PKK ile mücadelede yeterli adım atmadığı gerekçesiyle başvurusunu onaylamamıştı. Ancak bir süre devam eden müzakerelerin ardından Ocak 2024’te başvuruyu kabul etti.

Macaristan da İsveç’in kendisine yönelik hukuk devleti eksikliklerini gerekçe göstererek gündeme getirdiği eleştirileriyle içişlerine müdahale ettiği gerekçesiyle üyeliğine onayı uzun süre geciktirdikten sonra desteklediğini açıkladı.

Şimdi İsveç’in NATO üyesi olması için resmi adımlar atılacak.

İsveç ve Finlandiya’nın katılımıyla NATO, 1990’lı yıllardan bu yana en büyük genişlemesini yaşıyor.

NATO’nun saflarına yaklaşık 300 bin aktif ve yedek asker eklenecek.

Ukrayna, Bosna Hersek ve Gürcistan da NATO’ya katılma talebinde bulundu.

Ukrayna katılacak mı?

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, Ukrayna’nın üye olmasının “kaçınılmaz” olduğunu, ancak bunun savaş sona erene kadar gerçekleşmeyeceğini söyledi.

Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy, Ukrayna’nın mümkün olan en kısa sürede kabul edilmesini istedi.

Temmuz 2023’ten bu yana NATO-Ukrayna Konseyi, Ukrayna’nın Rusya’ya karşı kendini savunmasına yardımcı olacak çabaları koordine ediyor.

Rusya, ittifak güçlerini kendi topraklarına çok yaklaştıracağı endişesiyle Ukrayna’nın NATO’ya katılması fikrine karşı çıkıyor.

NATO üyeleri savunma için ne kadar harcama yapıyor?

NATO, üye ülkelerden milli gelirlerinin en az yüzde 2’sini savunmaya harcamalarını talep ediyor.

ABD yaklaşık yüzde 3,5 oranında harcama yaparken, Polonya ve Baltık ülkeleri gibi Rusya’ya sınırı olan ülkeler ordularına yüzde 2’den fazla harcama yapıyor.

Ancak Fransa, Almanya, İtalya ve İspanya gibi ülkeler 2023 yılında asgari seviyenin altında harcama yaptı.

Türkiye’nin 2023 yılında savunmaya yönelik harcaması gayrisafi yurt içi hasılasının (GSYH) yüzde 1,31 oranındaydı.

ABD’de bu yıl yapılacak başkanlık seçimlerinde yeniden aday olmak için kampanya yürüten eski başkan Donald Trump’ın, Rusya’yı GSYH’sinin yüzde 2’den fazlasını savunmaya ayırmayan NATO ülkelerine saldırmaya teşvik edeceğini söylemesi tartışma yarattı.

NATO yönetimi, 2023 yılında birçok üyenin savunma harcamalarında “benzeri görülmemiş bir artış” olduğunu ve 18 ülkenin 2024 yılında yüzde 2’lik seviyeyi karşılamasının ya da aşmasının beklendiğini söyledi.

NATO üyeleri Ukrayna’ya ne tür silahlar veriyor?

NATO ittifak örgütü olarak Ukrayna’ya silah göndermedi, ancak bazı üye ülkeler bireysel olarak bunu yaptı.

ABD, İngiltere, Almanya ve Türkiye Ukrayna’ya tanksavar silahlar, füze savunma sistemleri, topçu silahlar, tanklar ve askeri insansız hava araçları (SİHA) gönderdi.

ABD ve İngiltere ayrıca uzun menzilli füzeler de tedarik etti.

ABD, NATO ülkelerinin F-16 gibi savaş uçaklarını Ukrayna’ya vermesine ve pilotları eğitmesine izin verdi.

Hollanda yakında 18 adet F-16 jeti gönderebileceğini duyurdu.

Ancak NATO ülkeleri, Rusya ile doğrudan bir çatışmaya neden olabileceği için Ukrayna’ya asker göndermiyor ya da bölge üzerinde uçuşa yasak bölge uygulamak için hava kuvvetlerini kullanmıyor.

NATO, Rusya’ya karşı savunmasını nasıl artırıyor?

NATO komutanları 2023 yılında Kuzey Kutbu ve Kuzey Atlantik’te, Orta Avrupa’da ya da Akdeniz bölgesinde olası Rus saldırılarına karşı ayrıntılı planlar üzerinde anlaştı.

NATO ayrıca Avrupa’da yüksek alarmda bulunan birliklerinin sayısını 40 binden 300 binin üzerine çıkarmayı planladığını duyurdu.

Buna ek olarak, Rusya sınırındaki doğu kanadındaki savunmasını sekiz muharebe grubuyla güçlendirdi.

Mayıs ayı sonuna kadar NATO, 31 ülkenin yanı sıra İsveç’ten 90 bin personelin katılımıyla bugüne kadarki en büyük askeri tatbikatlarından biri olan Steadfast Defender’ı düzenliyor.

]]>
https://www.haber28.com.tr/isvec-macaristan-parlamentosunun-onayiyla-natoya-katilmaya-hazirlaniyor/feed/ 0
Rusya-Ukrayna Savaşı’nda Tiran’da Rusya protesto edildi https://www.haber28.com.tr/rusya-ukrayna-savasinda-tiranda-rusya-protesto-edildi/ https://www.haber28.com.tr/rusya-ukrayna-savasinda-tiranda-rusya-protesto-edildi/#respond Sun, 10 Mar 2024 21:49:21 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=9235 Rusya- Ukrayna Savaşı’nda üçüncü yıla girilirken Rusya’nın Tiran Büyükelçiliği binasının önünde Rusya protesto edildi.

Rusya-Ukrayna Savaşı’nda üçüncü yıla girilirken Arnavutluk’un başkenti Tiran’da Rusya protesto edildi. Rusya’nın Tiran Büyükelçiliği binasının önünde başlayıp Tiran Belediyesi’nin önündeki meydanda devam eden ve Ukrayna halkına dayanışma göstermek amacıyla gerçekleştirilen Rusya karşı protestoda Tiran Belediye Başkanı Erion Veliaj başta olmak üzere çok sayıda ülkenin büyükelçileri ve diplomatları hazır bulundu. Başbakan Edi Rama, Tiran Belediyesi önünde düzenlenen protestoya dair görüntüleri “Ukrayna için, Barış için, Özgürlük için” başlığıyla sosyal medya hesabından yayınladı.

Protesto gösterisine katılan Ukrayna’nın Arnavutluk Büyükelçisi Volodymyr Shkurov, AB’nin Arnavutluk Büyükelçisi Silvio Gonzato, ABD’nin Arnavutluk Büyükelçiliği Müsteşarı David Wisner, Arnavutluk Meclis ile İlişkiler Bakanı Elisa Spiropali ve Tiran Belediye Başkanı Erion Veliaj konuşma gerçekleştirdi. Ukrayna Büyükelçisi Shkurov, Arnavutluk’un Rus saldırganlığını kınama noktasında gösterdiği destek ve dayanışma için teşekkür ederek 2 yıl önce başlayan savaşın sabah saatlerini hiçbir zaman unutamayacaklarını, bu 2 yıllık süreç içerisinde ise kimlerin dost ve kimlerin düşman olduklarını anladıklarını ifade etti. Günümüzde Ukrayna topraklarının yüzde 20’sinin işgal altında olduğunu belirten Shkurov, ülkelerinden kaçmak zorunda kalan Ukraynalılara kapılarını açan Arnavut hükümetine minnettarlığını dile getirdi. Büyükelçi Shkurov, “Biz burada Ukrayna’ya karşı devam eden Rus saldırganlığını kınamak üzere bir arada bulunuyoruz. Ukrayna halkıyla dayanışma gösteren Cumhurbaşkanı Bajram Begaj, Başbakan Edi Rama ve Meclis Başkanı Lindita Nikolla’ya teşekkürlerimi sunuyorum. Sürekli devam eden yardımları için Tiran Belediyesi’ne ve burada bulunan tüm Arnavut siyasetçilerine ve büyükelçilik temsilcilerine teşekkürlerimi ve selamlarımı sunuyorum” diyerek sözlerini sonlandırdı.

Büyükelçi Gonzato yaptığı konuşmada Ukrayna’nın daha önce provoke edilmeyen işgalinden bu yana tam 2 yılın geçtiğini, savaşın başladığı ilk günden itibaren Arnavutluk ve AB’nin Rus saldırganlığına karşı konuşma yaparak ve Ukrayna’nın kendini müdafaa etmesine imkan sağlayarak yan yana durduklarını kaydetti. Gonzato, son 2 yılda AB’nin Ukrayna devletini ve halkını desteklemek amacıyla 88 milyar euro değerinde destek sağladığını, AB’ye üye ülkelerin yanı sıra Arnavutluk’un da hem siyasi, hem maddi olarak ve daha önce görülmemiş şekilde destek sağladığını ifade etti. Gonzato, Arnavutluk’un BM Güvenlik Konseyi üyesi olarak uluslararası arenayı Ukrayna’ya karşı dayanışma göstermek amacıyla harekete geçirdiğini ve bu süreçte AB ile yan yana hareket ettiğini belirtti.

ABD’nin Arnavutluk Büyükelçiliği Müsteşarı Wisner, Arnavutluk’un BM Güvenlik Konseyi’nde savaştan dolayı Rusya’yı sorumlu tutarak bu 2 yıllık süreçte olağanüstü bir destek sağladığını diyerek Arnavutluk’un ABD’nin ortağı olmaya devam ettiğini ve her ikisi de Ukrayna’nın toprak bütünlüğünün korunması için ellerinden geleni yaptıklarını dile getirdi.

Bakan Spiropali bugün dünyanın daha önce eşi benzeri görülmemiş bir savaşla tanıştığını diyerek Arnavutluk’un Rus saldırganlığına karşı yaptırım uygulamasına katılan ilk ülkeler arasında yer aldığını kaydetti. Rusya’nın Ukrayna’da yeni, adil olmayan ve zalim bir savaş yürüttüğünü belirten Spiropali, Batı’ya dönük ve geçmişine sırt dönerek yaşamayı tercih ettikleri için Ukrayna halkının bu savaşa maruz kaldığını ifade etti. Spiropali, “Biz Ukrayna’nın bu fedakarlığını yakinen tanırız, onun karşısında saygıyla eğiliriz” diyerek sözlerini sonlandırdı.

Tiran Belediye Başkanı Veliaj yaptığı konuşmada protestoya katılan Tirana halkına teşekkür ederek, bu protestonun aslında her bir Avrupa vatandaşı için ahlaki bir yükümlülük olduğunu, Arnavutluk’un da bir zamanlar benzer durumlardan geçtiğini hatırlayan, komünizm dönemini ve Kosova Savaşını unutmayan herkes için bir ahlaki yükümlülük olduğunu ifade etti. Veliaj, Tiran’da “Özgür Ukrayna” adlı caddenin yanı sıra Ukrayna’ya yönelik destek ve dayanışmanın devam edeceğini söyledi. Önümüzdeki hafta 28 Şubat’ta düzenlenecek Ukrayna Zirvesi’ne Ukrayna Devlet Başkanı Zelensky’nin de katılacağını hatırlatan Veliaj, zirve vesilesiyle tüm Tiran’ın kendini “Özgür Ukrayna” hissetmesini umut ettiğini dile getirdi. – TİRAN

]]>
https://www.haber28.com.tr/rusya-ukrayna-savasinda-tiranda-rusya-protesto-edildi/feed/ 0
Rusya-Ukrayna Savaşı’nda 2 yıl geride kaldı https://www.haber28.com.tr/rusya-ukrayna-savasinda-2-yil-geride-kaldi/ https://www.haber28.com.tr/rusya-ukrayna-savasinda-2-yil-geride-kaldi/#respond Sat, 09 Mar 2024 22:24:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=9092 Rusya’nın, Batı ile NATO’nun kendi sınırlarına yaklaşacağı ve Rusça konuşanları koruma gerekçesiyle başlattığı Ukrayna’daki savaşın ikinci yılı tamamlandı.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in, 2 yıl önce 24 Şubat’ın sabahında duyurduğu “özel operasyon”nun başlamasıyla Rus ordusu, Ukrayna topraklarına girdi.

Rus askeri birlikleri, Ukrayna’nın Donetsk ve Luhansk bölgelerinden Kiev yönetiminin kontrolündeki yerlere, aynı anda Rusya sınırından Harkiv, Sumi ve Çernigiv ile Belarus üzerinden Çernobil bölgesine giriş yaptı.

Kırım üzerinden de Herson ve Melitopol bölgelerine doğru asker çıkaran Rus ordusu, hava ve karadan asker sevk ettiği Kiev’i kuşattı.

Rus ordusu, Kiev çevresinde beklerken iki taraf İstanbul’da müzakere masasına oturdu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın arabuluculuk girişimlerinin neticesi olarak İstanbul’da 29 Mart 2022’de yapılan müzakereler sonucunda Ukrayna tarafı, Rus tarafına gelecekteki olası yazılı anlaşmanın ilkelerini teslim etti, anlaşmaya çok yaklaşıldı.

Kiev yönetimi birkaç gün sonra Rus silahlı güçlerinin boşalttığı Buça ve İrpin şehirlerinde toplu mezarlar açtı, Rusya’yı katliam yapmakla suçladı. Ukrayna, İstanbul’daki anlaşmadan çekildiğini bildirdi.

İki tarafın İstanbul’daki görüşmelerde ön şatlarda anlaştığı ileri sürülürken, Ukrayna heyetinin Kiev’e döndükten sonra anlaşmadan vazgeçmesinin nedeni aylar sonra ortaya çıktı.

Bazı Ukraynalı yetkililer, dönemin İngiltere Başbakanı Boris Johnson’un Kiev yönetimine baskı yaptığını, anlaşmayı bozduğunu söyledi. Bunu Putin de dile getirdi.

Rus ordusu, Kiev’den çekildikten sonra tahkimatını Donetsk, Luhansk, Zaporijya ve Herson hattında güçlendirdi. Böylece Rusya, Kiev’in Azak Denizi ile bağlantısını kesti, ayrıca 2014’te yasa dışı ilhak ettiği Kırım ile kara yolu bağlantısı kurmuş oldu.

Rusya, liman şehirleri Odessa ve Mıkolayiv bölgelerini de hedef alarak Karadeniz’de stratejik konuma sahip Yılan Adası’nı ele geçirdi. Aynı yılın haziran sonunda Rusya, adadan çekildiğini açıkladı.

Ukrayna’nın kuzeyindeki Sumi ve çevresi, haziranda yeniden Kiev yönetiminin kontrolüne girdi.

Donetsk, Luhansk, Zaporijya ve Herson’da eylül sonunda Rusya’ya katılım için sözde referandumlar yapıldı. Yasa dışı referandumlara katılanların çoğunluğu ilhak kararına “evet” dedi. Böylece Rusya, Kırım’dan sonra Ukrayna topraklarının yüzde 15’ini daha yasa dışı ilhak etmiş oldu.

Ukrayna, 29 Ağustos 2022’de Herson’u kurtarmak için karşı saldırı başlattığını duyurdu.

Yasa dışı ilhak ettiği Herson’daki vatandaşların büyük çoğunluğunu başka bölgelere tahliye eden Rusya, 9 Kasım’da bu şehirdeki savunma hattının Dnipro Nehri’nin sol yakasına çekileceği kararını açıkladı. Böylece Rus askerleri, Herson şehir merkezinden çıkmış oldu.

Savaş devam ederken Rusya ve Ukrayna heyetleri, ateşkes sağlanması için 3’ü Belarus, 1’i Türkiye’de olmak üzere 4 kez yüz yüze müzakere yaptı. Bu görüşmelerde iki taraf, sadece çatışma bölgelerinden sivillerin tahliyesi için insani yardım koridorları açılması konusunda anlaşabildi.

Tarafların aynı metne imza attığı bir diğer anlaşma ise tahıl anlaşması oldu. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın girişimleriyle 22 Temmuz 2022’de Türkiye, Rusya, Ukrayna ve Birleşmiş Milletler (BM) arasında, dünyadaki olası gıda krizini önleyecek “Tahıl ve Yiyecek Maddelerinin Ukrayna Limanlarından Emniyetli Sevki Girişimi Belgesi” imzalandı. Bu anlaşma da Rusların bazı taleplerinin yerine getirilmemesi gerekçesiyle 1 yıl sürdürülebildi.

Savaşın ikinci yılında haritayı değiştirmek kolay olmadı

Savaşın ikinci yılında özellikle Donetsk ve Zaporijya bölgelerinde şiddetli çatışmalar yaşandı. Rus güçleri, Ukrayna’nın başkenti Kiev dahil büyük şehirlerini İskender, S-300 gibi füzelerle vururken Ukrayna ordusu, Rusya’nın sınır şehirlerindeki stratejik hedeflerine saldırılara yoğunluk verdi.

Ukrayna’nın geçen yıl haziranda Donetsk ve Zaporijya bölgelerinde karşı taarruz başlatması 2023’e damga vurdu.

Ukrayna ordusu, yaklaşık 6 ay süren taarruz sırasında Donetsk bölgesindeki Staromayorske, Urojayne, Andriyivka, Klişiyivka, Blagodatne köylerini kurtardığını duyurdu.

Ukrayna makamlarına göre, savaşın başlamasından bu yana ülke topraklarının yaklaşık yüzde 74’ü kurtarıldı, yüzde 26’sı hala Rusya’nın kontrolünde bulunuyor.

Rusya, Bahmut’u ve Avdiyivka’yı ele geçirdi

Donetsk bölgesinin Bahmut ve Avdiyivka istikametlerinde savaşın en yoğun çatışmaları yaşandı. Her iki taraf önemli kayıplar verirken Rusya, 21 Mayıs 2023’te Bahmut şehrini ele geçirdiklerini duyurdu.

Rus ordusu, daha sonra Avdiyivka istkametinde saldırılarını yoğunlaştırdı. Ukraynalı yetkililere göre, bu saldırılar, 2014’ten beri yapılan en büyük saldırılardı.

Ukrayna, yaklaşık 5 ay süren şiddetli çatışmaların ardından 17 Şubat’ta, daha fazla kayıp vermemek için askerlerini Avdiyivka’dan çektiğini açıkladı. Bu, Rusların yaklaşık 9 ay aradan sonra ilk ilerleyişiydi.

Ukrayna Devlet Başkanı Vlodimir Zelenskiy, geri çekilmelerini ortaklarından yeterince destek alamadıklarına bağladı.

Savaşın ikinci yılına, Ukrayna ordusunun ABD ve Avrupa Birliği’nden (AB) yeterince destek alıp alamayacağı tartışmaları damgasını vurdu.

Ukrayna’ya savaş döneminde sağlanan destek 170 milyar avroya ulaştı

Ukrayna 2 yıldır savunmasını tamamen İngiltere, ABD ve AB’nin destekleriyle sağladı. Ancak Ukrayna’ya vadedilen insani, askeri ve finansal desteklerin sağlanması konusu, ABD Kongresi’ndeki Demokratlar ile Cumhuriyetçileri, AB ile bazı üyelerini karşı karşıya getirdi.

Ukrayna Geçici İşgal Altındaki Toprakların Yeniden Entegrasyonu Bakanlığına göre, savaşın başlamasından bu yana ülkeye yapılan uluslararası yardım 170 milyar avroya ulaştı.

Ukrayna’ya ortaklarının destek vaadinin toplamı, verilen katkının yaklaşık 2 katını oluşturuyor. Ukrayna, ortaklarından bir yandan yaptırım paketlerini genişletmelerini diğer yandan savaş uçağı ve daha fazla cephane istiyor.

ABD’li bir üst düzey yetkili, geçen günlerde, savaşın Rusya’ya maliyetinin 211 milyar dolar olduğunu öne sürdü.

Aynı zamanda Rusya’nın, silah satış anlaşmalarının iptal edilmesi ya da ertelenmesi nedeniyle 10 milyar dolardan fazla zarara uğradığı iddia ediliyor. Savaşın ikinci yılının sonlarında, Batı ülkelerinde dondurulan Rus varlıklarının Ukrayna için kullanılması da tartışılmaya başlandı.

Batı, Rusya’ya her alanı kapsayan yaptırımlar uyguladı

Savaşın siyasi ve sosyal etkileriyle birlikte ekonomik alanda alınan Rusya’ya yönelik yaptırım kararları, tüm dünyada doğrudan veya dolaylı olarak etkisini gösterdi.

AB üyesi ülkeler, ABD ve diğer Batılı ülkeler, Ukrayna’ya askeri müdahalede bulunan Rusya’ya karşı finans, enerji, ulaşım, ihracatın kontrolü ve finansmanı ile vize politikası gibi çeşitli alanlarda onlarca yaptırım paketi belirledi.

Rusya’ya karşı 2022’den bu yana 12 yaptırım paketi yürürlüğe koyan AB, 13. yaptırım paketini savaşın ikinci yılı tamamlandığında açıkladı. AB, yeni yaptırım listesine 200’e yakın kişi ve kuruluş eklerken, ABD son yaptırım listesine 500 isim kattı.

AB’nin Ukrayna dolayısıyla Rusya’ya uyguladığı yaptırım listesindeki kişi ve kuruluş sayısı 2 bini buldu. Yaptırım paketlerinde Rusya’nın askeri üretim malzemelerine ulaşması da zorlaştırıldı.

AB, siyasi anlamda da Ukrayna’ya destek verdi

Rusya’nın savaşı başlatma nedenlerinden biri de Ukrayna’nın AB ve NATO’ya yakınlaşma isteğiydi. Savaşa rağmen AB’ye üyelik sürecinden vazgeçmeyen Ukrayna, bu yönde ilerleme kaydetti. AB üyesi ülkelerin liderleri, 14 Aralık 2023’te Ukrayna ve Moldova ile AB üyelik müzakerelerini başlatma kararı aldı.

Ukrayna’nın başka bir hedefi de NATO üyesi olmak ancak bu konuda ittifak liderleri henüz fikir birliğine sahip değil.

Zelenskiy, Ukrayna’nın “NATO üyeliğini hak ettiği ve ülkesini ittifaka yakınlaştırmak için ellerinden gelen her şeyi yapacaklarını” belirtiyor.

Savaştaki can kayıpları tam bilinmiyor

Ukrayna, savaş boyunca ölen Rus asker sayısının 407 binden fazla olduğunu ileri sürüyor. Rusya da savaşta hayatını kaybeden toplam Ukraynalı asker sayısını açıklamazken, günde ortalama 400-500 Ukrayna askerinin öldürüldüğünü iddia ediyor.

Ancak her iki taraf da kendi kayıplarına ilişkin net ve yeni açıklama yapmadı. Savaştaki sivil kayıplara ilişkin her iki taraf da net rakam veremiyor.

Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Yüksek Komiserliğinin verilerine göre, savaşın başlamasından bu yana 10 bin 65 sivil hayatını kaybetti, 18 bin 679 sivil yaralandı.

BM Mülteciler Yüksek Komiserliğinin verilerine göre, 6 milyon 479 bin 700 Ukraynalı, savaş nedeniyle hala yurt dışında bulunuyor.

Avrupa İstatistik Ofisi, Ekim 2023 sonu itibarıyla AB ülkelerinde 4 milyon 24 bin Ukraynalıya geçici koruma statüsü verildiğini bildirdi.

Rusya’nın tam 2 yıl önce “özel operasyon” adıyla başlattığı savaşta, bugün gelinen noktada ne Moskova’nın hedefleri ne de Kiev’in toprak bütünlüğünü sağlama isteği değişti.

Savaşın ne zaman biteceği ise belirsizliğini koruyor.

]]>
https://www.haber28.com.tr/rusya-ukrayna-savasinda-2-yil-geride-kaldi/feed/ 0
Rusya Federasyonu İstanbul Başkonsolosu: Montrö Sözleşmesi’nin yerine getirilmesi önemli https://www.haber28.com.tr/rusya-federasyonu-istanbul-baskonsolosu-montro-sozlesmesinin-yerine-getirilmesi-onemli/ https://www.haber28.com.tr/rusya-federasyonu-istanbul-baskonsolosu-montro-sozlesmesinin-yerine-getirilmesi-onemli/#respond Mon, 26 Feb 2024 00:24:04 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=7239 Rusya Federasyonu’nun İstanbul Başkonsolosu Andrey Buravov, Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nin hükümlerinin yerine getirilmesinin bölgede sükunetin sağlanması açısından çok önemli olduğunu söyledi.

Buravov, Rusya ile Ukrayna arasında 24 Şubat 2022’de başlayan savaşın 2’nci ve 2013-2014 yıllarında yaşanan Maidan olaylarının 10’ncu yılı vesilesiyle basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.

Rusya’nın Beyoğlu’ndaki İstanbul Başkonsolosluğu’nda yapılan basın açıklaması öncesi, Ukrayna’da 2013 ve 2014’te yaşanan olayların anlatıldığı “Maidan” isimli belgesel gösterildi.

Buravov, “?ubat 2014’te yaşanan ve sadece kan dökülmesiyle kalmayan, aynı zamanda bu ülkede kanlı bir iç savaşın da başlamasına sebep olan devlet darbesinden bahsediyoruz. Bunun sonuçlarını hala görüyoruz, 2 yıl önce yine şubatta Rusya’nın Ukrayna’da başladığı özel harekatı kastediyorum.” ifadelerini kullandı.

Avrupa Birliği’nin o zaman konuya “Ya bizimlesiniz ya da Ruslarla” şeklinde yaklaştığını kaydeden Buravov, “Ukrayna ile ülkemiz arasındaki yakın ekonomik ve diğer bağlar çerçevesinde Ukraynalı yetkililer, bu sürecin tüm artılarını ve eksilerini tartmaya karar verdiler ancak daha sonra hükümet karşıtı ayaklanmaya dönüşen bu protestolar, Batı’nın aktif teşvikiyle milliyetçi ve Rus karşıtı çevrelerin hükümete baskı aracı haline geldi.” dedi.

Buravov, 16 Mart 2014’te Kırım halkının “demokratik bir referandum” ile Rusya’ya katıldığını ve eski Ukrayna Devlet Başkanı Viktor Yanukoviç’in görevi devretmesinden sonra yeni Kiev yönetiminin kendi halkına karşı kanlı bir savaş başlattığını öne sürdü.

Yaşananların sebebi olarak Batı ülkelerinin politikalarına işaret eden Buravov, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu, Batı’nın farklı ülke ve halkları birbirine düşüren, devletler arası çatışmaları kışkırtan ‘böl ve yönet’ politikasının bir başka sonucudur. Bağımsızlığını kazandığı andan itibaren Ukrayna, Batı tarafından, Kiev yetkililerinin Nazi ve Rus düşmanı ideolojisini ve uygulamalarını teşvik eden Rusya karşıtı bir sıçrama tahtası olarak görüldü.”

Buravov, Rusya’nın Ukrayna’ya karşı zorunlu bir “harekat” başlattığını, “harekat”ın Rusya’nın güvenliği sağlanmadan, Rus ve Rusça konuşan nüfusun meşru çıkarları güvence altına alınmadan sona ermeyeceğini belirtti.

Ukrayna’ya silah sevkiyatı devam ettiği sürece çatışmaların süreceğini kaydeden Buravov, Rusya’nın amacının “Ukrayna’yı askersizleştirmek” olduğunu ve Rusya’nın NATO ülkelerinden birine saldırı gerçekleştirebileceği yönündeki iddiaları reddettiklerini kaydetti.

“(Batı ülkelerinin savaş gemilerinin Karadeniz’e girmesi) Çok ciddi sonuçlarının olacağını düşünüyorum”

Buravov, Montrö Sözleşmesi’nin 1936’de imzalanmasına karşın bugün de sükunetin sağlanması açısından güncelliğini ve önemini aynen koruduğunu dile getirdi.

Türkiye ile Rusya’nın bu konuda aynı fikirde olduklarına dikkati çeken Buravov, “Montrö Sözleşmesi’nin hükümlerinin yerine getirilmesi çok önemli ve bunun devam etmesi gerektiğini düşünüyoruz.” dedi.

Buravov, “Karadeniz’e kıyısı olmayan ülkelerin askeri güçlerinin, mayın arama faaliyeti kisvesi altında Karadeniz’e girmeye çalışmasını güçlü şekilde reddediyoruz. Bunun çok ciddi sonuçlarının olacağını düşünüyorum.” ifadelerini kullandı.

“Sorunun çözümü bağımsız Filistin devletinin kurulmasında yatıyor”

Gazze konusunda Rusya’nın tutumunun bilindiğini dile getiren Buravov, sorunun temelinde Filistin devleti konusundaki çözümsüzlüğün yattığını söyledi.

Buravov, Rusya’nın Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinde çözüm konusunda birçok kez adım attığını ve ABD’nin tutumu sebebiyle ülkesinin başta yardımların Gazze’ye ulaştırılması olmak üzere çözüm tekliflerinin hayata geçirilmesinin mümkün olmadığını belirtti.

Gazze’de sivillerin hayatını kaybettiğinin altını çizen Buravov, “Bu sorunun çözümü bağımsız Filistin devletinin kurulmasında yatıyor. Bunu gerçekleştirmek için Rusya, çeşitli seviyelerde girişimlerde bulunuyor, elinden geleni yapmaya çalışıyor.” dedi.

Buravov, Türkiye’nin “garantörlük” teklifine ilişkin, çeşitli fikirlerin ortaya çıktığını ve Rusya’nın da bu konuda girişimlerde bulunmaya hazır olduğunu sözlerine ekledi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/rusya-federasyonu-istanbul-baskonsolosu-montro-sozlesmesinin-yerine-getirilmesi-onemli/feed/ 0
Navalni’nin cesedinin nerede olduğu belirsizliğini koruyor https://www.haber28.com.tr/navalninin-cesedinin-nerede-oldugu-belirsizligini-koruyor/ https://www.haber28.com.tr/navalninin-cesedinin-nerede-oldugu-belirsizligini-koruyor/#respond Sun, 25 Feb 2024 22:36:06 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=7213 Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in en önemli muhaliflerinden Aleksey Navalni’nin cezaevinde rahatsızlanarak hayatını kaybettiğinin bildirilmesinin üzerinden üç gün geçmesine rağmen cesedinin nerede olduğuna dair belirsizlik sürüyor.

Navalni’nin annesinin üç gündür oğlunun cenazesine erişemediği belirtiliyor.

Navalni’nin sözcüsü Kira Yarmysh, Navalni’nin annesinin bugün oğlunun tutulduğu cezaevinin yakınındaki kasabada bulunan morgu ziyaret etmek istediğini ancak girişine izin verilmediğini söyledi.

Onunla birlikte morga giden avukatlardan birinin “dışarı atıldığını” söyleyen Yarmysh, görevlilerin Navalni’nin cesedinin orada olup olmadığı sorusuna yanıt vermediğini belirtti.

Rus cezaevi yetkilileri, Navalni’nin Cuma günü bulunduğu cezaevi tesisinde yürüyüş yaptıktan sonra rahatsızlandığını ve bilincini kaybettiğini, doktorların müdahalesine rağmen kurtarılamayarak öldüğünü duyurdu.

Kremlin Sözcüsü Dimitri Peskov, cezaevi yetkililerinin Navalni’nin ölümüyle ilgili tüm incelemeleri yaptığını açıkladı.

Ancak Kira Yarmysh, Navalni’nin ölümünü araştıran komitenin ilgili soruşturmanın genişletildiğini ve ölüm nedeninin hala “bilinmediğini” söylediğini aktardı.

Sosyal medya platformu X’ten yaptığı paylaşımda Yarmysh, “Yalan söylüyorlar, zaman kazanmaya çalışıyorlar ve bunu gizlemiyorlar bile” ifadelerini kullandı.

Yarmysh, incelemenin neden geciktiğine dair resmi bir açıklama yapılmadığını, ne zaman sonuçlanacağının bilinmediğini söylüyor.

Navalni’nin ekibi, Kremlin yetkililerini ölümle ilgili “izleri örtmekle” suçluyor.

Ekip, Navalni’nin bedeninde herhangi bir yaralanma belirtisi olup olmadığını kontrol etmek istiyor.

Navalni üç yıl önce askeri alanda kullanılan bir sinir gazı ile zehirlenmiş, tedavi için yurt dışına gitmesi ise yetkililer tarafından geciktirilmişti.

Nerede tutuluyordu?

47 yaşındaki muhalif lider, 2021’den bu yana Rusya’nın ücra bir bölgesindeki cezaevinde tutuluyordu. Navalni’nin 19 yıllık hapis cezası vardı.

Navalni’nin tutulduğu IK-3 ‘Kutup Kurdu’ adlı cezaevi tesisi, Moskova’nın 1900 kilometre kuzeydoğusundaki Harp’ta bulunuyor.

Tesis, Kuzey Kutup Bölgesi’nin kuzeyinde yer alıyor ve kış aylarında hava sıcaklığı -30 dereceye kadar düşebiliyor.

Tesis o kadar ücra bir yerde ki ziyaretçilerin bölgeye ulaşması neredeyse imkansız.

Navalni daha önce Moskova’dan yaklaşık dört saat uzaklıktaki Melekhovo’daki cezaevinde tutuluyordu.

Hapishanede geçirdiği süre boyunca Navalni çeşitli sağlık sorunları yaşadı.

2020 yılında Noviçok adlı kimyasal madde ile zehirlendi ve ardından tedavi için Almanya’ya götürüldü.

22 Ocak’ta Navalni, IK-3 tesisindeki gardiyanların Rus milli marşını çalmak için herkesi sabah 05:00’te uyandırdığını anlatmıştı.

Navalni, “Ve hemen ardından ülkedeki en önemli ikinci şarkı: Shaman’ın ‘Ya Russky’ geliyordu” demişti.

Bu şarkı “Ben Rus’um” anlamına geliyor ve Rusya’da Putin’in resmi olmayan bir marşı haline geldi.

Yulia Navalnaya: Ben korkmuyorum, siz de korkmayın

Navalni’nin eşi Yulia Navalnaya bu sabah sosyal medya platformu X’ten video aracılığıyla yeni bir açıklama yaptı.

Eşinin çalışmalarını kendisinin sürdüreceğini ve Rusya için savaşmaya devam edeceğini söyleyen Yulia, “Merhaba ben Yulia Navalnaya. Benim yerimde bir başkasının olması gerekiyordu ama o kişi Vladimir Putin tarafından öldürüldü” dedi.

“Putin, Kuzey Kutup Bölgesi’nin ötesinde bir hapishanede, Aleksey Navalni’yi sadece bir insan olarak öldürmekle kalmadı, umudumuzu, özgürlüğümüzü ve geleceğimizi de öldürmek istedi” diyen Yulia şöyle devam etti:

“Putin’in üç gün önce Aleksey’i neden öldürdüğünü tam olarak biliyoruz. Yakında size anlatacağız. Aleksey için yapabileceğimiz en önemli şey savaşmaya devam etmek.”

“Ben korkmuyorum, siz de korkmayın” diye devam eden Yulia, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“Sizi yanımda durmaya çağırıyorum. Sadece bizi saran ve bir türlü bırakmayan keder ve bitmek bilmeyen acıyı paylaşmaya değil, sizi ayrıca geleceğimizi öldürmeye yeltenenlere karşı duyduğumuz öfke ve nefreti paylaşmaya çağırıyorum.

“Sizinle Aleksey’in sözleriyle konuşuyorum ve buna yürekten inanıyorum. Az şey yapmanın utanılacak bir yanı yok. Ama hiçbir şey yapmamanın utanılacak bir tarafı var.

“İhtiyacımız olan şey özgür, huzurlu ve mutlu bir Rusya. Kocamın hayalini kurduğu geleceğin harika Rusya’sı. Benim yaşamak ve çocuklarımızın büyümesini istediğim ülke. Sizinle birlikte inşa etmek istediğim ülke. Aleksey Navalni’nin hayal ettiği ülke. İhtiyacımız olan şey bu.

“Ancak bu şekilde yaptığı akıl almaz fedakarlık boşa gitmemiş olacak.”

AB, Navalni adına Rusya’ya yaptırım uygulanmasını önerdi

Birçok ülke lideri geçtiğimiz günlerde yaptıkları açıklamalarda Navalni’nin ölümünden Kremlin’i sorumlu tuttu.

ABD Başkanı Joe Biden Putin’in sorumlu olduğunu söyledi ve Ukrayna’ya yönelik yardımlara muhalefet eden Donald Trump ve Cumhuriyetçileri eleştirdi.

ABD’nin Navalni’nin ölümüyle ilgili olarak Rusya’ya yönelik yaptırım düşünüp düşünmediği sorusunu yanıtlayan Biden, birden çok seçenek üzerinde düşündüklerini kaydetti.

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres’in sözcüsü, Navalni’nin ölümüyle ilgili yaptığı açıklamada, “Tamamen şeffaf ve güvenilir bir soruşturma” beklediklerini kaydetti.

Almanya Başbakanı Olaf Scholz, Navalni’nin cesaretini hayatıyla ödediğini söyledi.

Navalni’nin eşi Yulia Navalnaya ise “Bu korkunç habere inanıp inanmamam gerektiğini bilmiyorum” dedi.

Avrupa Birliği (AB) Dış Politika Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, bugün AB Dış İlişkiler Konseyi için AB liderlerinin bir araya geldiği Brüksel’de konuştu.

AB’nin Rus muhalefetine bir “destek mesajı” göndermesi gerektiğini söyleyen Borrell, insan hakları ihlallerinden sorumlu kişi ve kurumları hedef alan yaptırımların Navalni’nin adıyla yeniden isimlendirilmesini önerdi.

Güvenlik Konseyi üyelerinin bugünkü toplantıda Moskova’ya yönelik yeni yaptırımları görüşmesi bekleniyor.

Görüşmelere Yulia Navalnaya’nın da katılması öngörülüyor.

]]>
https://www.haber28.com.tr/navalninin-cesedinin-nerede-oldugu-belirsizligini-koruyor/feed/ 0
Putin: Avrupa Ekonomisi Geri Dönüşü Olmayan Yola Girdi https://www.haber28.com.tr/putin-avrupa-ekonomisi-geri-donusu-olmayan-yola-girdi/ https://www.haber28.com.tr/putin-avrupa-ekonomisi-geri-donusu-olmayan-yola-girdi/#respond Sat, 24 Feb 2024 06:48:32 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=7000 Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Avrupa’nın ekonomide geri dönüşü olmayan yola girdiğini belirterek, “Sürekli Rusya’nın (enerji kaynağı) vermediğini, kısıtladığını söylediler. Biz hiçbir şeyi kısıtlamıyoruz, her şeyi veriyoruz. En güvenilir ortak da Türkler oldu. İşte, TürkAkım üzerinden sevkiyat yapılıyor.” dedi.

Putin, Rus devlet kanalı Rossiya-1’a verdiği mülakatta, Ukrayna savaşı ve enerji sektöründeki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Rusya-Ukrayna Savaşı’na değinen Putin, Ukrayna meselesine ilişkin yapılan Minsk anlaşmalarının uygulanmadığını ve bu nedenle “özel askeri operasyonu” başlattıklarını söyledi.

Putin, “Barış yöntemlerinden askeri yöntemlere geçiş yaptık ancak yine de çatışmaları barış yoluyla sonlandırmaya çalıştık. İstanbul’da (Ukrayna ile) barış anlaşmasının hususları konusunda mutabakata vardık. Arahamia (Ukraynalı müzakereci) doğru söyledi. Eski İngiltere Başbakanı Boris Johnson üzerinden sergilenen Batı’nın tutumu farklı olsaydı, savaş daha 1,5 yıl önce biterdi ancak onlar bunu istemedi. Bugün istiyorlar mı bilemiyorum. Biz diyaloğa açıyız.” ifadesini kullandı.

Eski Fox News sunucusu Tucker Carlson’a verdiği röportajla ilgili konuşan Putin, “Bizim ve yurt dışındaki izleyicilerin, Ukrayna’da olup biten her şeyin ülkemiz için ne kadar hassas ve önemli olduğunu, düşünce şeklimizi, devletimizi anlamaları önemli. Onlar için bu taktiksel konumlarına yönelik bir gelişmeyken, bizim için bu bir kader, bir ölüm kalım meselesi.” diye konuştu.

Avrupa ve Rusya’nın enerji sektöründe dönüşüm

Enerji alanındaki gelişmeleri de değerlendiren Putin, Batılı ülkelerin Rus gazı almayı bırakarak Rus ekonomisine kalıcı zarar vermeyi hedeflediğini söyledi.

Ancak sürecin bunun aksine geliştiğini anlatan Putin, “Geri dönüşü olmayan sürece giren onlar olmaya başladı. (Avrupa’daki) İmalat sanayi, ABD dahil, daha uygun koşulların yaratıldığı ve enerji kaynaklarının daha ucuz olduğu diğer ülkelere kayıyor. Çünkü doğal gazı sıvılaştırmaları, sonra okyanusa göndermeleri ve sonra yeniden gaz haline getirmeleri gerekiyor. Bütün bunlar ek maliyet ortaya çıkarıyor.” şeklinde konuştu.

Putin, Alman hükümetinin yürüttüğü mevcut politikayla kendi ekonomilerinin geleceğine devasa zararlar verdiğini ifade etti.

Rusya’ya enerji sevkiyatını kısıtladığına dair suçlamalar yöneltildiğine dikkati çeken Putin, “Sürekli Rusya’nın (enerji kaynağı) vermediğini, kısıtladığını söylediler. Biz hiçbir şeyi kısıtlamıyoruz, her şeyi veriyoruz. En güvenilir ortak da Türkler oldu. İşte, TürkAkım üzerinden sevkiyat yapılıyor.” dedi.

Putin, Avrupa’nın Rus gazı alıp almayacağına kendilerinin karar vermesi gerektiğine işaret ederek, “İhtiyaçları varsa alırlar, yoksa biz de onlarsız hallederiz.” ifadesini kullandı.

Putin, Rusya’nın doğal gaz ihracatında artık Avrupa yerine farklı güzergahları tercih ettiğini belirterek, “Sadece konut ve kamu hizmetleri sisteminde değil, aynı zamanda Rusya ekonomisi ve sanayisi için de iç sorunları çözmek amacıyla bu enerji kaynaklarını kullanmak üzere daha fazla çalışıyoruz.” diye konuştu.

Rusya’nın Avrupa’ya daha fazla gaz ihraç ettiği dönemde daha fazla para kazandığını anlatan Putin, “Ancak diğer taraftan enerji sektörüne ne kadar az bağımlı olursak o kadar iyi çünkü ekonominin enerji dışı kısmı eskisinden çok daha hızlı büyüyor.” şeklinde konuştu.

]]>
https://www.haber28.com.tr/putin-avrupa-ekonomisi-geri-donusu-olmayan-yola-girdi/feed/ 0
Almanya Başbakanı Olaf Scholz, Ukrayna’ya yardımların arttırılması çağrısında bulundu https://www.haber28.com.tr/almanya-basbakani-olaf-scholz-ukraynaya-yardimlarin-arttirilmasi-cagrisinda-bulundu/ https://www.haber28.com.tr/almanya-basbakani-olaf-scholz-ukraynaya-yardimlarin-arttirilmasi-cagrisinda-bulundu/#respond Fri, 23 Feb 2024 01:12:05 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=6759 Almanya Başbakanı Olaf Scholz, Münih kentinde devam eden 60. Münih Güvenlik Konferansında yaptığı konuşmada, Rusya’nın savaşta zafer ilan etmesi durumunda gelecekte ağır bedeller ödeyeceklerini vurgulayarak Ukrayna’ya yardımların arttırılması çağrısında bulundu.

Almanya’da düzenlenen 60. Münih Güvenlik Konferansı devam ediyor. Ev sahibi Almanya Başbakanı Olaf Scholz, konferansta yaptığı konuşmanın tamamını Ukrayna’daki savaşa ayırdı. İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana Avrupa’daki en büyük savaşın iki yıldır devam ettiğini belirten Scholz, “Rusya’nın saldırganlığı her gün masum hayatlara mal oluyor. Ukrayna’da insanlar her gün ağlıyor, yas tutuyor ve ölüyor. İşte bu yüzden bugünkü konuşmamı yanı başımızdaki bu savaşa ayırmak istiyorum. Rusya Silahlı Kuvvetlerinin önemli bir kısmı sağlam durumda. Rusya, uzun yıllardır ordusunu bu savaşa hazırlıyor ve her düzeyde yeni tehlikeli silah sistemleri geliştirdi. Rusya ekonomisi uzun süredir savaş modunda. Özgürlük ve demokrasiyi savunan herkes hayatından korkmalıdır. Alexei Navalny’nin Rusya’da cezaevinde öldüğüne ilişkin şok edici haber bunun ne anlama geldiğini bize gösteriyor. Son olarak Putin, cepheye giderek daha fazla asker gönderiyor. Savaşın başlamasından 2 yıl sonra hepimiz kendimize şu soruyu sormalıyız, Putin’e ‘uzun vadede varız’ sinyalini verecek kadar çabalıyor muyuz? Rusya’nın Ukrayna’daki zaferinin ne anlama geleceğini tam olarak bildiğimiz halde yeterince çabalıyor muyuz? O zaman ödemek zorunda kalacağımız siyasi ve mali bedel, bugün ve gelecekte Ukrayna’ya verdiğimiz desteğin tüm maliyetlerinden kat kat daha yüksek olacaktır” diye konuştu.

“Dünyanın en güçlü askeri ittifakı olarak ittifak topraklarımızın her metrekaresini savunabilecek kapasiteye sahibiz”

Scholz, “Rusya’dan gelen tehdit gerçek. Bu nedenle caydırıcılık ve savunma kabiliyetimiz inandırıcı olmalı ve inandırıcı kalmalıdır. Biz Rusya ile NATO arasında bir çatışma istemiyoruz. Bu nedenle savaşın başından beri Ukrayna’nın tüm destekçileri hemfikirdi, Ukrayna’ya kendi askerlerimizi göndermeyeceğiz. Aynı zamanda Putin ve Rus ordusunun da şunu anlaması gerekiyor. Biz dünyanın en güçlü askeri ittifakı olarak, ittifak topraklarımızın her metrekaresini savunabilecek kapasiteye sahibiz. Bunu başarmak için caydırıcılık alanı da dahil olmak üzere NATO’nun Avrupa ayağını güçlendirmeye devam etmemiz önemli” ifadelerini kullandı. Almanya’nın bu yıl ve önümüzdeki yıllarda gayri safi yurt içi hasılasının yüzde 2’sini savunmaya ayırdığını hatırlatan Scholz, “Caydırıcılığımızın modern ihtiyaçları karşıladığından her zamankinden daha fazla emin olmalıyız” dedi.

“NATO’nun yardım garantisinin göreceli hale getirilmesi sadece Putin gibi bizi zayıflatmak isteyenlerin işine yarar”

Scholz, “Rusya’nın Ukrayna’daki savaşı nasıl sonuçlanırsa sonuçlansın, Atlantik’in her iki yakasında yaklaşan seçimlerin sonucu ne olursa olsun, şu nettir, biz Avrupalılar, şimdi ve gelecekte kendi güvenliğimize çok daha fazla dikkat etmeliyiz. Bunu yapmak için çok istekliyiz” dedi. Eski ABD Başkanı Donald Trump’ın yeniden başkan olması durumunda “yeterince harcama yapmayan NATO ülkelerine yönelik Rusya’nın herhangi bir saldırısını engellemeyeceği” şeklindeki tepki çeken ifadelerini işaret eden Scholz, “NATO’nun yardım garantisinin göreceli hale getirilmesi sadece Putin gibi bizi zayıflatmak isteyenlerin işine yarar” şeklinde konuştu.

“Güvenlik olmadan geriye kalan her şey, bir hiçtir”

Güvenlik için yapılacak harcamaların farklı yerlere yapılacak yatırımları geciktirebileceğine değinen Başbakan Scholz, “Aynı zamanda güvenlik olmadan geriye kalan her şey, bir hiçtir. Ancak hepimiz dayanışma içinde ve uzun vadeli olarak gerekli fonları sağlarsak savunma sanayimiz güvenilir bir şekilde üretimini arttıracak ve böylece güvenliğimize de katkıda bulunacaktır. Sonuçta kıtamızdaki en büyük güvenlik tehdidinden, Avrupa’daki bir savaştan bahsediyoruz. Ancak burada inandırıcı olursak Putin de şunu anlayacaktır, Moskova’nın dikte ettiği bir barış olmayacak, çünkü buna izin vermeyeceğiz” dedi.

Scholz, “Rusya savaş hedeflerinin hiçbirine ulaşamadı. Putin, Kiev’i iki hafta içinde almak istiyordu. İki yıl sonra Ukrayna, Rus işgali altındaki toprakların yarısından fazlasını kurtardı. Rusya, Karadeniz’in batısında kontrolünü kaybetti. Tüm bunlar her şeyden önce Ukrayna Silahlı Kuvvetleri sayesinde oldu. Cesaretlerine ve zorlukla kazandıkları başarılarına büyük saygı duyuyorum. Ancak hepimizin desteği de buna katkıda bulunmuştur. Bu, şimdi vazgeçmememiz ve bu yolda kararlılıkla devam etmemiz için bir teşvik olmalıdır. Almanya tam da bu konuda kararlı ve aynı zamanda üzerine düşeni yapmaya kararlı” ifadelerini kullanarak konuşmasını tamamladı. – MÜNİH

]]>
https://www.haber28.com.tr/almanya-basbakani-olaf-scholz-ukraynaya-yardimlarin-arttirilmasi-cagrisinda-bulundu/feed/ 0
Azerbaycan-Ermenistan Sınırında Çatışmalar Yeniden Tırmanıyor https://www.haber28.com.tr/azerbaycan-ermenistan-sinirinda-catismalar-yeniden-tirmaniyor/ https://www.haber28.com.tr/azerbaycan-ermenistan-sinirinda-catismalar-yeniden-tirmaniyor/#respond Tue, 20 Feb 2024 22:00:04 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=6410 Salı günü Azerbaycan-Ermenistan sınır bölgesinde çıkan çatışmalarda dört Ermeni askerinin ölmesiyle birlikte yeniden başlayan gerilim, iki ülke liderinin karşılıklı açıklamalarıyla tırmanışa geçti.

Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, Perşembe günü yaptığı açıklamada Azerbaycan’ın “geniş çaplı bir savaşa” hazırlandığı uyarısında bulundu.

AFP haber ajansının aktardığına göre, Paşinyan kabine toplantısında yaptığı açıklamada, değerlendirmeleri neticesinde Azerbaycan’ın sınırın bazı bölgelerinde askeri hareketlilik gösterdiğini ve bunun Erivan yönetimine karşı tam ölçekli bir savaşa dönüştürme ihtimaline işaret ettiğini söyledi.

Paşinyan, “Azerbaycan’ın tüm açıklamalarında ve eylemlerinde bu niyet okunabilir” dedi.

AFP’nin aktardığına göre, Erivan yönetimi, Bakü’nün Karabağ’daki başarısından hareketle, Azerbaycan’a bağlı özerk bir yönetim olan Nahçıvan’a bir kara köprüsü oluşturmak amacıyla Ermenistan topraklarını işgal edebileceğinden endişe ediyor.

Dağlık Karabağ, iki ülke arasında yaşanan uzun süreli çatışmaların ardından, geçen sene Azerbaycan’ın kontrolüne geçmişti. Bölgede yaşayan on binlerce Ermeni, Ermenistan’a göç etmişti. Ardından da sürdürülen müzakereler sonucunda iki ülke arasında ateşkes sağlandı.

Bakü ise Ermenistan’ın Anayasasını değiştirmesini ve toprak iddiası olarak gördüğü “Dağlık Karabağ”a ilişkin atıfların kaldırılmasını istiyor.

Bu ay yeniden seçilen Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Çarşamba günü yemin töreninde yaptığı konuşmada, toprak taleplerinin Azerbaycan’a değil Ermenistan’a ait olduğunu söyledi.

Aliyev, “Bizim Ermenistan’dan toprak talebimiz yok. Onlar da bu iddialarından vazgeçmelidir. Bizimle şantaj diliyle konuşmaları onlara pahalıya mal olur. Ermenistan mevzuatını normalleştirmezse elbette barış anlaşması da olmayacak” dedi.

İki lider de daha önce yaptıkları açıklamalarda iki ülke arasında yapılacak bir barış anlaşmasının geçen yılın sonuna kadar imzalanabileceğini söylemişti, ancak uluslararası arabuluculukla yürütülen barış görüşmelerinde bir ilerleme sağlanamadı.

Salı günü, Ermenistan’ın dört askerinin öldüğünü söylediği çatışmada her iki taraf da birbirlerini sınır bölgelerinde ateş açmakla suçladı.

Azerbaycanlı yetkililer önceki günlerde dış basına verdikleri röportajlarda iki komşu ülke arasındaki ilişkilerin son altı ayda hiç olmadığı kadar sakinleştiğini belirtti.

Azerbaycan’da 7 Şubat’ta yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimini ülkeyi 20 senedir yöneten İlham Aliyev kazanmıştı. Aliyev, bazı usulsüzlüklerin olduğu raporlanan seçimde elde ettiği bu zaferle birlikte yedi sene daha görevde kalacak.

Çatışmalarda neler yaşandı?

BBC Azerbaycanca Servisi’nin aktardığına göre, 13 Şubat’ta Azerbaycan Savunma Bakanlığı, Ermeni ordusuna ait bir askeri karakolu imha ettiğini duyurdu. Bir gün önce de bir Azeri asker o karakoldan açılan ateş sonucu yaralandı. Ermenistan olayın nedenini araştıracağını söyledi.

Ermenistan Savunma Bakanlığı ölen dört askerin Yerkrapah birliğine bağlı üyeler olduğunu söyledi.

1993 yılında kurulan Yerkrapah (Toprağın Savunucuları) Gönüllü Birliğinin temel amacı “Ermenistan Silahlı Kuvvetlerini güçlendirmek, Dağlık Karabağ savaş gazilerinin sosyal koşullarını iyileştirmek ve gençler arasında askeri-vatanseverlik eğitimini teşvik etmek” şeklinde tanımlanıyor.

Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı, yaşananların Ermenistan tarafından yapılan bir “provokasyon” olduğunu, son dönemde yaşanan istikrara karşı, barış sürecine ciddi bir darbe indirildiğini söyledi.

Bakanlık ayrıca, olayın Ermenistan’daki Avrupa Birliği misyonunun kontrolü altındaki bölgelerde meydana gelmesi nedeniyle “bu misyonun amaç ve hedeflerine ilişkin ciddi soru işaretleri uyandırdığını” kaydetti.

‘Ermenistan hükümeti Rusya’dan uzaklaşmaya çalışıyor’

BBC Azerbaycanca Servisi’nden Könül Halilova, Avrupa Birliği’nin Azerbaycan’daki misyonuna yönelik eleştirilerin yanı sıra, dile getirilen bazı olasılıkların Rusya’yı hedef aldığını belirtiyor.

Halilova, “Hükümet yanlısı analistlere göre, Azerbaycan ile Ermenistan arasında barış anlaşması imzalanması Rusya’nın çıkarına değil. Rusya, barış güçlerini Azerbaycan topraklarında tutmak için Karabağ’daki Ermeni nüfusunu geri göndermeye çalışıyor ve Azerbaycan da buna yanaşmıyor” dedi.

Azerbaycan’da hükümete yakın bazı siyasi yorumcuların görüşlerini de aktaran Halilova, “Bu kişiler, Ermenistan’ın bazı muhalif temsilcilerinin bazı ordu birimleri üzerinde nüfuzunun bulunduğunu öne sürerek, sınırdaki gerginlikten Ermenistan Başbakanı’nı değil muhalefeti sorumlu tutuyor” değerlendirmesinde bulundu ve şöyle devam etti:

“Azerbaycan-Ermenistan sınırındaki son çatışma, Rusya destekli Azerbaycan’ın herhangi bir barış anlaşmasını imzalamadan önce Erivan’ı ‘Zengezur Koridoru’ olarak bilinen demiryolu ve kara yollarını açmaya zorlayabileceği olasılığını da artırdı.

“Azerbaycan’ın Karabağ’ın kontrolünü yeniden ele geçirmesinin ardından Moskova’nın desteğinden memnun olmayan Ermenistan hükümeti, geleneksel müttefiki Rusya’dan uzaklaşmaya çalışıyor.

“Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan bu ay yaptığı bir konuşmada, Erivan’ın artık Moskova’yı ana bir savunma ortağı olarak görmediğini, Fransa ve Hindistan’ı en büyük silah tedarikçileri olarak gördüğünü söyledi.”

Ancak Halilova’ya göre Rusya’nın etkisinden kurtulmak Ermenistan için kolay değil.

Ülkenin altyapısının Rusya’nın kontrolü altında olduğunu belirten Halilova, ülkede Rus askeri üssünün bulunduğunu ve Ermenistan’ın Putin’in askeri ve siyasi blokunun da üyesi olduğunu kaydetti.

Öte yandan olası bir barış anlaşması kapsamında Azerbaycan’ın talep ettiği Ermenistan anayasasının değiştirilmesi konusunun ülkede tartışıldığını da belirten Halilova, on binlerce Ermeninin, anayasa değişikliği önerisini reddetmek için dilekçe imzaladığını hatırlattı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/azerbaycan-ermenistan-sinirinda-catismalar-yeniden-tirmaniyor/feed/ 0
Türkiye’nin süs bitkileri ihracatı Rusya pazarında büyümeye devam ediyor https://www.haber28.com.tr/turkiyenin-sus-bitkileri-ihracati-rusya-pazarinda-buyumeye-devam-ediyor/ https://www.haber28.com.tr/turkiyenin-sus-bitkileri-ihracati-rusya-pazarinda-buyumeye-devam-ediyor/#respond Tue, 13 Feb 2024 22:24:05 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=5243 Türkiye’nin süs bitkileri ihracatında geçen yıl 113 milyon doları aşan sektör, Avrupa Birliği’nin (AB) uyguladığı yaptırımlar nedeniyle talebin arttığı Rusya pazarında büyümeye devam ediyor.

Dış mekan bitkileri, canlı bitkiler ve kesme çiçek ihracatında 2023 yılını 113 milyon 224 bin 52 dolarla tamamlayan sektör, Rusya pazarında önemli bir büyüme trendi yakaladı.

Rusya’ya Türkiye’den yapılan süs bitkileri dış satımının tutarı, Rusya-Ukrayna Savaşı’nın başladığı 2022 yılında 4 milyon 294 bin 890 dolar seviyesindeydi.

AB’nin yaptırımları nedeniyle süs bitkileri ihtiyacını başka ülkelerden karşılayan Rusya pazarında geçen sene 5 milyon 649 bin 664 dolar satış rakamına ulaşan sektör, bu pazardaki büyümesini 2024’te de sürdürmeyi hedefliyor.

Süs Bitkileri Üreticileri Alt Birliği (SÜSBİR) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ahmet Dündar, AA muhabirine, süs bitkileri üretiminde geçen yıl bir önceki yıla kıyasla artış olduğunu söyledi.

İhracatta da son 5 yıldır artış trendi yakaladıklarını belirten Dündar, özellikle Rusya-Ukrayna Savaşı’nın başlamasının ardından talebin yoğun olduğu Rusya pazarına açıldıklarını dile getirdi.

Rusya’nın süs bitkileri ihtiyacını savaşın ilk aylarında Türkiye’den Gürcistan üzerinden, AB’den de Polonya üzerinden karşıladığını belirten Dündar, şöyle devam etti:

“Artan talep üzerine Türkiye süs bitkileri sektörü için önemli bir pazar ortaya çıktı. Aslında AB’nin en büyük müşterilerinden biri Rusya’ydı. Rusya o boşluğu kapatmak için alternatif tedarikçiler aramaya başladı. Türkiye’nin buna cevap verecek kapasitesi maalesef yeterli değil ama bu bir fırsata çevrilebilir. Birdenbire böyle çok büyük bir talep patlaması olunca üretim zaman alıyor. Bazı bitkiler 6, bazıları 3, bazıları 7-10 senede yetişiyor. Bunların hepsi süs bitkisi sonuçta. Kesme çiçekler, mevsimlik çiçekler ve ağaçlardan talepleri var.”

“Rusya’nın alım hacmi yaklaşık 600 milyon dolar”

Dündar, Rusya’dan alıcıların kesme çiçeklerde karanfil, gül, canlı bitkilerde mevsimlik çiçekler, kırmızı karanfil ve kırmızı güle ilgi gösterdiğini, ağaç ve peyzaj bitkilerini de talep ettiklerini söyledi.

Dündar, “Rusya’nın çiçek alımında büyük bir boşluk oluştu, bunu karşılamak için Türkiye’ye yöneldiler. Ülkemizden satışlar hızlandı. Dış mekan, canlı bitkiler ve kesme çiçekte ciddi bir süreç yaşanıyor. Asıl önemlisi bundan sonra yaklaşık 600 milyon dolar olan Rusya alım hacminin Türkiye’den karşılanmasını sağlamak için bu sektörün, üretimin desteklenmesi gerekiyor. Üretim miktarlarını artırmamız gerekiyor.” diye konuştu.

Daha önce Irak pazarına açıldıklarını, Suriye pazarının göz ardı edilmemesi gerektiğini ifade eden Ahmet Dündar, sektörün ve üretimin desteklenmesiyle taleplere cevap verebileceklerini vurguladı.

İhracat fazlası veren bir sektör olduklarına dikkati çeken Dündar, şunları kaydetti:

“Üretim hacmine gelince Türkiye’de yaklaşık 1 milyar dolarlık bir pazara sahibiz. Doğrudan 100 bin, dolaylı olarak 500 bine yakın istihdamı üstlenen bir sektörüz. Sektörün önü açık, geleceği açık. Bu yakın coğrafyamızdaki ihracat dışında özellikle AB ülkelerine yapmış olduğumuz ihracatımız var ki bu, ihracat genelinin yüzde 60-70’ini buluyor. Avrupa’ya mal satmış olması, bu sektörün tarım içinde rüştünü ispatlaması çok kayda değer bir durumdur.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/turkiyenin-sus-bitkileri-ihracati-rusya-pazarinda-buyumeye-devam-ediyor/feed/ 0
Putin’den “Polonya’yı işgal etmeyi düşünüyor musunuz?” sorusuna yanıt: Böyle bir şey söz konusu değil https://www.haber28.com.tr/putinden-polonyayi-isgal-etmeyi-dusunuyor-musunuz-sorusuna-yanit-boyle-bir-sey-soz-konusu-degil/ https://www.haber28.com.tr/putinden-polonyayi-isgal-etmeyi-dusunuyor-musunuz-sorusuna-yanit-boyle-bir-sey-soz-konusu-degil/#respond Fri, 09 Feb 2024 06:12:06 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=4624 Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Fox News’ün eski sunucularından olan eski Fox News sunucusu Tucker Carlson’a Moskova’da verdiği röportajda, ABD, AB ve NATO’ya seslenerek, Rusya’yı Ukrayna ile yaptığı savaşta yenmenin Batı için ” imkansız” olduğunu anlamaları gerektiğini ifade etti.

“RUSYA’YI YENİLGİYE UĞRATMAK İMKANSIZ”

Rus lider, “Şu ana kadar Rusya’yı savaş alanında stratejik bir yenilgiye uğratma yönünde gürültü ve çığlıklar vardı. Ama şimdi görünüşe bakılırsa bunu başarmanın, eğer mümkünse, çok zor olduğunu anlamaya başlıyorlar. Bana göre öyle, imkansız.” dedi.

“SAVAŞI DURDURMAK İSTİYORSANIZ SİLAH TEDARİKİNİ BIRAKIN”

Putin, Şubat 2022’de Ukrayna’ya karşı başlattığı savaşta haklı olduğunu tarihi gerekçelerle uzun uzun anlatırken, Washington yönetimine, “Eğer gerçekten savaşı durdurmak istiyorsanız, silah tedarikini bırakmanız gerekir.” diye seslendi.

İSTANBUL’DAKİ BARIŞ GÖRÜŞMELERİNE DE DEĞİNDİ

Ukrayna’daki savaşın ikinci yılının geride kaldığı günlere denk gelen röportajda Putin, Rusya ve Ukrayna’nın “er ya da geç” anlaşmaya varacağını söyleyerek, müzakere yolunun açık olduğuna da işaret etti. Ukrayna ile Rusya arasında Türkiye’nin arabuluculuğu ile İstanbul’da yapılan barış görüşmelerine birçok kez değinen Putin, İstanbul görüşmelerinde mutabakata varılan kararların uygulanması durumunda savaşın çoktan bitmiş olabileceğini, ancak ABD başta olmak üzere Batılı devletlerin vazgeçirmesiyle Ukrayna’nın geri adım attığını iddia etti. NATO’nun genişleme çabalarından duyduğu rahatsızlığı dile getirdi.

“NATO GENİŞLERSE HER ŞEY SOĞUK SAVAŞ SIRASINDAKİYLE AYNI OLACAK”

Rus lider Vladimir Putin, iki saatten fazla süren röportajda, NATO’nun 1990’ların başından bu yana yürüttüğü genişleme çabalarından duyduğu rahatsızlığı açıkça ortaya koydu. NATO’nun genişlemesine gerek olmadığını savunan Putin, “NATO genişlerse her şey Soğuk Savaş sırasındakiyle aynı olacak, yalnızca Rusya sınırlarına daha yakın olacak. Bu kadar.” ifadelerini kullandı. Vladimir Putin, ABD’nin bu konuda verdiği sözü tutmadığını söyleyerek, “NATO’nun, doğuya doğru genişlemeyeceğine dair sözünüz vardı ama bu 5 kez gerçekleşti.” dedi.

“POLONYA’NIN İŞGALİ SÖZ KONUSU DEĞİL”

Carlson’ın sorusu üzerine Putin, Moskova’nın bölgedeki diğer NATO üyesi ülkelerin (Polonya ve Letonya) veya genel olarak Avrupa kıtasının Rusya tarafından işgalinin söz konusu olmadığını belirtti.

ABD’DEKİ BAŞKANLIK SEÇİMİYLE İLGİLİ DE KONUŞTU

ABD’nin Ukrayna’ya silah desteğinde bulunmasından dolayı ABD Başkanı Joe Biden ile “konuşacak hiçbir şeyi olmadığını” söyleyen Putin, kasımda yapılacak ABD başkanlık seçimlerinde yeni bir başkanın seçilmesinin de “elitlerin Rusya’ya karşı tutumunu değiştirmeyeceğini” anlattı. Rus lider, küresel güç dengesindeki değişim nedeniyle uluslararası hukukun da değişmesi gereğine değindi. Putin, tutuklu Wall Street Journal (WSJ) muhabiri Evan Gershkovich konusunda da “anlaşmaya varılabileceğini” kaydetti. Bu konuyu çözmek istediklerini belirten Putin, “Ancak özel servis kanallarında tartışılan bazı terimler var. Anlaşmaya varılabileceğine inanıyorum” dedi. Putin, Gershkovich’in, “komplo kurarak gizli şekilde bilgi topladığını” ve yaptığının “tam olarak casusluk” olduğunu, bununla birlikte iki taraf heyetlerinin bu konuyu çözme yolunda ilerlediğini belirtti.

RÖPORTAJ ABD MEDYASINDA GÜNDEM OLDU

FOX haber kanalından ayrıldıktan sonra gazetecilik faaliyetini sosyal medya platformu X’te devam ettiren Tucker Carlson’ın Rusya Devlet Başkanı Putin’le röportaj yapacağını duyurması ABD medyasında gündem oldu. Carlson’a konuşmayı kabul eden Putin, 2019’dan bu yana Batı medyasında ilk defa röportaj vermiş oldu. Tucker Carlson’ın söz konusu röportajı hakkında bazı Avrupa ve ABD medyasında eleştiriler yer alırken, Amerikalı gazeteci Putin’in propagandasını yapmakla suçlandı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/putinden-polonyayi-isgal-etmeyi-dusunuyor-musunuz-sorusuna-yanit-boyle-bir-sey-soz-konusu-degil/feed/ 0
Putin’in Türkiye ziyareti uluslararası gündemin odağı haline geldi https://www.haber28.com.tr/putinin-turkiye-ziyareti-uluslararasi-gundemin-odagi-haline-geldi/ https://www.haber28.com.tr/putinin-turkiye-ziyareti-uluslararasi-gundemin-odagi-haline-geldi/#respond Wed, 07 Feb 2024 05:48:27 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=4441 Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in 12 Şubat’ta gerçekleştirmesi beklenen Türkiye ziyareti daha şimdiden uluslararası gündemin önemli başlıklarından biri haline geldi.

Türkiye’nin, Rusya’nın Ukrayna’yı işgal girişiminin başladığı Şubat 2022’den bu yana Putin’in gideceği ilk Batı ve NATO ülkesi olması bu ziyaretin önemini daha da artırıyor.

Başta ABD, Ukrayna ve Batı ülkeleri, ziyarete eleştirel baksalar da tahıl koridorunun yeniden canlanması ve müzakere masasına dönülmesi açısından olası sonuçlara odaklanıyorlar.

Putin’in Türkiye ziyaretinin 12 Şubat’ta gerçekleşmesi öngörülüyor.

Türk Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Putin’in ziyaretinin aslında daha öncesi için planlandığını ancak bölgesel gelişmelerden dolayı geciktiğini kaydetti.

Kremlin Sözcüsü Dmitry Peskov da Putin’in ziyaretinin hem ikili hem de bölgesel konuların görüşülmesi açısından önemli olacağını belirtti.

Ukrayna’yı işgal girişimini başlattıktan sonra geçen iki senede pek yurt dışı ziyareti geçekleştirmeyen Putin, savaşın başladığı 24 Şubat 2022’den sonra ilk kez Türkiye’ye gelecek.

Savaşın ikinci yıldönümünden günler önce NATO’nun önde gelen ülkelerinden birini ziyaret edecek olması Putin’in Erdoğan ile görüşmesini daha da dikkat çekici hale getiren unsurlardan biri.

Batı yakından takip edecek

Henüz resmen ilan edilmemiş olmasına karşın Putin’in ziyaretine ilişkin hem Birleşmiş Milletler (BM) hem de ABD’den değerlendirme yapılmış olması Batı’nın ilgisini somutlayan bir durum.

BM Sözcüsü Stephane Dujarric, hafta başında düzenlediği basın toplantısında bir soru üzerine, Putin’in Türkiye ziyaretini yakından takip edeceklerini kaydetti.

Dujarric, tahıl koridorunun yeniden canlandırılmasına ilişkin bir soru üzerine ise BM’nin Türkiye-Rusya görüşmelerine dahil olmadığını anımsattı.

2022 Temmuz’unda oluşturulan Karadeniz Tahıl Girişimi, Türkiye ve BM’nin Rusya ve Ukrayna ile ayrı ayrı imzaladığı mutabakat muhtıraları ile yaşama geçmişti.

Rusya, kendi tahıl ürünleri ve gübresini satamadığı gerekçesiyle Temmuz 2023’te girişimi askıya aldığını açıklamıştı.

Dışişleri Bakanı Fidan da, 4 Şubat’ta verdiği bir demeçte, Putin’in ziyareti sırasında konunun mutlaka gündeme geleceğini, inisiyatifin yeni bir formülle canlandırılması için Türkiye’nin çalışmalarını sürdürdüğünü kaydetmişti.

Ukrayna’nın tahıl taşıyan bazı gemilerini hâlâ Karadeniz’den geçirebildiğini ancak güvenliğin büyük sorun olmaya devam ettiğini, Rusya’nın ise sattığı tahılın parasını alamadığı için sıkıntıları olduğunu anımsatan Fidan, “Her iki tarafı da tatmin edecek bir çözüm için çalışıyoruz” ifadelerini kullanmıştı.

Dışişleri Bakanı, bir formülün bulunması durumunda bunu kamuoyuyla paylaşacaklarını da açıklamıştı.

Diplomatik kaynaklar ise mevcut durumda tahıl koridorunun yeniden canlandırılmasının güçlüğüne işaret ediyorlar.

Rusya’nın Ukrayna limanlarını kuşatmayı sürdürdüğü, uluslararası toplumun da bankacılık, sigorta gibi alanlarda Rusya’nın beklentilerine yanıt vermediği bir ortamda tahıl koridoru girişiminin canlanmasının zor olacağı yapılan değerlendirmeler arasında.

ABD’den ‘anlamlı rol’ vurgusu

Putin’in ziyaretini yakından izleyecek bir başka başkent ise Washington olacak. ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcü Yardımcısı Vedant Patel, 5 Şubat’ta düzenlediği basın toplantısında, Putin’in Türkiye ziyareti ile ilgili bir soruya da yanıt verdi.

“Eğer herhangi bir ülke Rusya’nın bazı kötü niyetli davranışlarından vazgeçme konusunda anlamlı bir rol oynayabilecekse bunu kesinlikle memnuniyetle karşılarız,” değerlendirmesini yapan Patel, Karadeniz tahıl koridoru girişimini anımsattı.

Sözcü Yardımcısı, “Ukrayna tahılının gitmesi gereken yere ulaşmasının ve bu alanda güvenilir bir ilerleme kaydedilmesinin kritik önemini hissetmeye devam ediyoruz. Bu kesinlikle hoş karşılanacak bir şey” dedi.

Diplomatik kaynaklara göre, ABD’nin Putin’in ziyaretine bakışı tahıl koridoru ile sınırlı değil.

Rus Devlet Başkanı’nın NATO ülkesi Türkiye’yi ziyaretini ittifak içinde yeni kırılmalar yaratmak amacıyla kullanmasından kaygı duyan Washington, ziyaret sırasında Türk yetkililerin verecekleri mesajların önemine dikkat çekiyorlar.

Kaynaklara göre, ABD’nin bu yöndeki çekinceleri geçen hafta Ankara’da temaslarda bulunan ABD Dışişleri Bakan Vekili Victoria Nuland tarafından Türk yetkililere aktarıldı.

Ukrayna’nın toprak bütünlüğü vurgusu

Ankara, ABD ve Batı’nın bu yöndeki söyleminin savaşın başladığı günden bu yana sürdüğü ancak Türkiye’nin izlediği politikanın temel ilkelerinin değişmediği yanıtı veriyor.

Ukrayna’nın siyasi ve toprak bütünlüğünün korunmasından yana olduğunu kaydeden Ankara, taraflar arasında olası bir barış anlaşmasının sağlanması için her iki tarafla da konuşabilen aktörlerin olması gerektiğini, Türkiye’nin tam da bu rolü oynadığını kaydediyor.

Türkiye, savaşın başladığı Şubat 2022’den sadece haftalar sonra Rus ve Ukraynalı dışişleri bakanlarını Antalya’da bir araya getirmiş ancak anlaşma sağlanamamıştı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Putin ve Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy’e barış görüşmeleri için Türkiye’nin ev sahipliği yapabileceği önerisini dile getirmişti.

Dışişleri Bakanı Fidan, bu unsurların yanı sıra Türkiye ile Rusya’nın birçok çatışma noktasında varlık gösterdiklerini, başta Suriye, Kafkaslar ve Orta Doğu’da şiddetin daha da yayılmaması için Ankara- Moskova arasında kurulan diyaloğun önemli olduğunun altını çiziyor.

]]>
https://www.haber28.com.tr/putinin-turkiye-ziyareti-uluslararasi-gundemin-odagi-haline-geldi/feed/ 0
Ukrayna Büyükelçisi: Rusya, ordusunu Ukrayna’dan çekmeden barış müzakereleri yapılamaz https://www.haber28.com.tr/ukrayna-buyukelcisi-rusya-ordusunu-ukraynadan-cekmeden-baris-muzakereleri-yapilamaz/ https://www.haber28.com.tr/ukrayna-buyukelcisi-rusya-ordusunu-ukraynadan-cekmeden-baris-muzakereleri-yapilamaz/#respond Wed, 10 Jan 2024 22:00:27 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=2302 MELİS YILDIRIM

Ukrayna’nın Ankara Büyükelçisi Vasyl Bodnar, Rusya ile barış müzakereleri için Rus ordusunun Ukrayna topraklarından çekilmesi gerektiğini belirterek, “Rusya, ordusunu Ukrayna topraklarından çıkarmadan biz Rusya ile herhangi bir konu konuşamayız. Bu şartlarda Rusya ile barışın sağlanması Ukrayna’da ihanet kabul edilir” dedi. Bodnar, ayrıca “ANKA-3 için yeni motor siparişleri var. Ukrayna şirketlerinden biri şu anda KAAN için de motor üretme ihalesine girdi” diye konuştu.

Ukrayna’nın Ankara Büyükelçisi Vasyl Bodnar, dün Büyükelçilik’te bir grup gazeteci ile bir araya geldi. Rusya-Ukrayna savaşı, savunma sanayi ve gündeme ilişkin açıklamalarda bulunan Bodnar, savaşın ilk yılında İstanbul’da yapılan müzakerelerin, Rusya’nın Ukrayna’nın doğusuna düzenlediği saldırılar ile bittiğini kaydetti. Savaşın devam etmesinde Rusya’nın bu yöndeki isteğinin de rol oynadığına değinen Bodnar, “Rusya hala Ukrayna ile değil, NATO ile ve Batı ile savaştığını düşünüyor” dedi.

Bodnar, Ukrayna ve Türkiye arasındaki iş birliğinin önemine değinerek, Türkiye’nin istatistiklerinin büyüme dinamiklerini gösterdiğini söyledi. Bodnar, “Bu sene yaklaşık 8 milyar dolar ticaret hacmimiz artış gösterecektir. Geçen seneye göre bu rakam yüzde 30 daha büyüktür” dedi. Serbest ticaret anlaşmasının henüz onaylanmadığını da anımsatan Bodnar, “Serbest ticaret anlaşması onaylandıktan sonra bu rakamın katbekat artacağından eminim. Farklı alanlardaki artışı takip ediyoruz. Hem enerji hem genel olarak ticaret anlamında hem de savunma sanayi alanında da bu artışı fark ediyoruz” diye konuştu.

“TÜRK İŞ DÜNYASI ÇOK CESUR”

İki ülke ticaretinde savunma sanayide kullanılan motorların önemli rol oynadığını kaydeden Bodnar, bunların özellikle Türkiye’de üretilen insansız hava araçları (İHA) için önemine dikkat çekti. Büyükelçi Bodnar devamında, “Savaş tabii ki de bu tedariklerin hızını etkiledi ancak tedarik devam ediyor hala. Türkiye’nin de Ukrayna’daki savunma sanayi faaliyetleri devam ediyor ve gelişiyor. Türk iş dünyasına gelince, çok cesur olduğunu söyleyebilirim” ifadelerini kullandı.

“AMERİKA’DAN GELEN SİLAH TEDARİKİ DOĞRUDAN GAZZE’DEKİ DURUM İLE İLGİLİ”

Bodnar ABD’nin İsrail’e verdiği desteğin, Ukrayna’ya olan silah tedariğini etkilediğini belirterek, “Amerika’dan gelen silah tedariki doğrudan Gazze’deki durum ile ilgili. Konu sadece bize verilecek olan silahın İsrail’e gitmesi değil, aynı zamanda da iç siyasetle de ilgili” dedi. Bodnar devamında şu değerlendirmeyi yaptı:

“Avrupa’daki duruma bakılırsa, örneğin Macaristan gibi ülkelerin kendi çıkarları için bazı durumları engellediğini görüyoruz. Komşu ülkelerin de örneğin Polonya gibi ülkelerdeki durumlar da etkiliyor bizim durumumuzu. Yolları kapatması, yollar boyunca sürekli boykotların yapılması da çok etkiliyor. Slovakya’da hükümetin değişimi de durumu etkiledi. Yani, sadece Gazze ile ilişkili olduğunu söyleyemeyiz. Birçok faktör Ukrayna’daki durumu etkiliyor. Silah tedarikinin hacmini sadece ABD’deki ya da Batı’daki siyasi durum değil, aynı zamanda diğer ülkelerin de iç siyasetiyle ve diğer durumlarla ilgili durumlar etkiliyor. Tedarik tamamen durdurulmadı, sadece azaldı.”

“ANKA-3 İÇİN YENİ MOTOR SİPARİŞLERİ VAR”

Bodnar, Baykar’ın Ukrayna’da kuracağı fabrikanın 2 yıla yakın sürede tamamlanmasının beklendiğini söyleyerek, “ANKA-3 için yeni motor siparişleri var. Ukrayna şirketlerinden biri şu anda KAAN için motor üretme ihalesine girdi” dedi. Fabrikanın açılışının savaştan önce de konuşulduğunu, sözleşmenin 3 Şubat 2022 tarihinde imzalandığını da hatırlatan Büyükelçi Bodnar, “Projenin hayata geçmesi savaştan dolayı biraz gecikti. Ama şu anda plana göre ilerliyor” dedi.

Temmuz 2022’de Türkiye ve Birleşmiş Milletler’in (BM) arabuluculuğu ile imzalanan Tahıl Koridoru’nun sona ermesinin ardından işletilen ikinci girişim hakkında da konuşan Bodnar, “Eylül ayından itibaren limanlardan 500’den fazla gemi çıktı. 14 milyon ton tahıldan bahsediyoruz” bilgisini verdi.

“BUĞDAYIMIZIN EN BÜYÜK TÜKETİCİSİ ÇİN”

Bodnar, ilk Tahıl Koridoru Girişimi kapsamında 3 milyon tondan fazla ürünün Türkiye’ye geldiğini belirtti. Bodnar devamında, “İstatistiklere bakılırsa BM Tahıl Koridoru’nda bizim buğdayımızın en büyük tüketicisi Çin olmuştur, çünkü en büyük piyasaya sahiptir. İkinci olarak İspanya ve üçüncü olarak Türkiye. Daha sonra da Mısır ve diğer ülkeler geliyor” dedi.

Ukrayna’nın birinci girişime dönmek isteyip istemediğine üzerine ise Bodnar, “Uygun şartlar sağlanırsa tabii ki de bu sözleşmeye dönmek isterdik. Taleplerimizden biri gemilerin serbestçe geçmesi yani kısa yollardan geçmesi. Karadeniz’de her taraf için güvenli bir şekilde bu gemilerin A noktasından B noktasına ulaşması” ifadelerini kullandı.

“BU ŞARTLARDA RUSYA İLE BARIŞIN SAĞLANMASI UKRAYNA’DA İHANET KABUL EDİLİR”

Bodnar, İstanbul müzakere sürecinin yeniden başlatılması için bir teklif olup olmadığına dair şunları söyledi:

“Teklif olmadı çünkü Rusya bu savaşa devam etmek istiyor. Daha çok toprağı işgal ederek bu savaşta kendilerini haklı çıkarmayı hedefliyorlar. Rusya’nın barış müzakereleri teklifleri aslında Ukrayna’nın pes etmesiyle ilgilidir. Bizim teklifimiz basit: Ordunuzu ülkemizden çıkarın, daha sonra konuşuruz, sonra da müzakerelere başlarız. Rusya ordusunu Ukrayna topraklarından çıkarmadan biz Rusya ile herhangi bir konu konuşamayız, konuşacak konumuz da yok.

Elde ettiğimiz bilgilere göre Rusya savunma sanayisini savaş daha da devam etsin diye yeniledi. Bu şartlarda Rusya ile barışın sağlanması Ukrayna’da ihanet kabul edilir.”

“BUNA BARDAĞIN İÇİNDEKİ FIRTINA DERLER”

İngiltere’nin Ukrayna’ya hibe ettiği mayın tarama gemilerinin Türk boğazlarından Karadeniz’e geçişine Montrö kapsamında izin verildiği iddiasına ilişkin Büyükelçi Bodnar, “Buna bardağın içindeki fırtına derler. Çünkü bilgi İngiltere medyasında çıktı ve bu da İletişim Başkanlığı’nın böyle bir açıklama yapması için neden oldu. Herhangi bir talep olmadı ve daha fazlasını da söyleyeyim, şu anda böyle bir ihtiyaç da yok. Her şeyden önce bu askeri gemiler Rusya’nın hedefi olabilir” ifadelerini kullandı.

“GÜVENEBİLECEĞİMİZ TEK ŞEY ŞANS”

Büyükelçi Bodnar esir takası üzerine, “Burada çok dezavantajlı bir durumdayız. Çünkü bizde sadece savaş esirleri var, Ukrayna topraklarında sadece savaş esirleri var. Rusya’da ise hem savaş esirleri hem siyasi tutsaklar hem çocuklar var. Her grup için farklı yöntemler uygulamalıyız. Bu da zor bir şey. Burada da güvenebileceğimiz tek şey şans oluyor” dedi.

Savaşın başından bu yana 12 milyon Ukraynalı’nın Ukrayna’yı terk ettiği bilgisini paylaşan Bodnar, “Yarısından fazlası 6,5 milyondan bahsediyoruz Ukrayna’ya geri döndüler. Türkiye de bunun parlak örneğidir çünkü savaşın başında 850 bin kişi Türkiye’ye gelmişti ve şu anda 25 bin Ukraynalı var” dedi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/ukrayna-buyukelcisi-rusya-ordusunu-ukraynadan-cekmeden-baris-muzakereleri-yapilamaz/feed/ 0
Ukrayna Büyükelçisi: İsrail’in Gazze saldırıları Ukrayna’ya silah yardımını etkiliyor https://www.haber28.com.tr/ukrayna-buyukelcisi-israilin-gazze-saldirilari-ukraynaya-silah-yardimini-etkiliyor/ https://www.haber28.com.tr/ukrayna-buyukelcisi-israilin-gazze-saldirilari-ukraynaya-silah-yardimini-etkiliyor/#respond Wed, 10 Jan 2024 08:48:04 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=2291 Ukrayna’nın Ankara Büyükelçisi Vasyl Bodnar, İsrail’in Gazze’ye saldırılarının, Batılı ülkelerin Ukrayna’ya silah yardımını etkilediğini, uluslararası kamuoyunda Ukrayna- Rusya savaşının sona erdiği algısının oluştuğunu söyledi.

Bodnar, Ukrayna’nın Ankara Büyükelçiliğinde bir grup gazeteciye, Ukrayna-Rusya savaşı, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırıları, Karadeniz Tahıl Koridoru Anlaşması, Türkiye ile savunma sanayide işbirliği ve esir değişimi konularında değerlendirmelerde bulundu.

Gazze’deki durumun, Batılı ülkelerin Ukrayna’ya yaptığı silah yardımını etkilediğini belirten Bodnar, “Uluslararası medya dikkatini bu yöne (Gazze’ye) çevirdi, dolayısıyla Ukrayna’da savaşın sona erdiğini düşünenler var.” dedi.

Büyükelçi Bodnar, Ukrayna’ya verilmesi planlanan silahların İsrail’e gitmesinin yanı sıra Batılı ülkelerdeki iç siyaset dinamiklerinin de yardımları etkileyen bir unsur olduğunu belirtti.

Ukrayna Büyükelçisi, ABD’de yaklaşan başkanlık seçimi, Macaristan ve Slovakya hükümetlerinin tutumu ile Polonya’da çiftçilerin sınır kapılarında Ukrayna tırlarına uyguladığı ablukaları, bu dinamikler arasında gösterdi.

Karadeniz Tahıl Koridoru Anlaşması’nın uzatılmamasının ardından Ukrayna yük gemilerinin kullandığı yeni rotaya ilişkin de değerlendirmede bulunan Bodnar, bu koridordan eylül ayından bu yana 500’den fazla geminin geçtiğini aktardı. Ukrayna Büyükelçisi, sadece Odessa’dan yola çıkan gemilerin, bu süre içinde 14 milyon ton gıda taşıdığını söyledi.

Bodnar, Ukrayna’nın girişimi olan yeni koridordan sadece gıda değil diğer materyallerin taşınmasının, avantajlı bir durum olduğuna dikkati çekerek, koridorun oluşturulması için bölgenin mayınlardan temizlendiğini ve gemiler için bir İngiliz firmasından sigorta alındığını belirtti.

Nakliyatın Tuna Nehri’nde de hiç durmadan devam ettiğini anlatan Bodnar, buradaki 3 limandan hareket eden gemilerin yıllık taşıdığı yük hacminin 6 milyon ton olduğunu kaydetti. Ukrayna Büyükelçisi, Avrupa’ya da ürünlerin çoğunlukla demir yolu aracılığıyla ulaştırıldığını aktardı.

Uygun şartlarla Karadeniz Tahıl Koridoru Anlaşması yeniden canlandırılabilir

Yeni koridorun işletilmesinde Türkiye’nin önemine işaret eden Bodnar, uygun şartların sağlanması halinde Karadeniz Tahıl Koridoru Anlaşması’nın yeniden hayata geçirilebileceğini de kaydetti.

Büyükelçi, bu şartları, Ukrayna gemilerinin serbest geçişine ve gıda dışındaki materyali taşımalarına izin verilmesi olarak sıraladı.

Bodnar, Ukrayna buğdayının en büyük tedarikçilerinden biri olan Dünya Gıda Programı’nın Türkiye’nin yanı sıra İspanya ve Mısır gibi ülkelerde depolarının bulunduğuna işaret ederek, “Buğday fiyatının sabitlenmesi, Türkiye ve Ukrayna’nın başarısıdır.” yorumunu yaptı.

“Boğazlar kapalı olduğu için Odessa’yı koruyabiliyoruz”

Ukrayna-Rusya savaşının nedenlerine de değinen Bodnar, Rusya’nın Sovyetler Birliği dönemine dönmeyi arzuladığını, savaştan önce Moldova, Çeçenistan ve Suriye gibi ülkelerde işlediği savaş suçlarının cezasız kaldığını, Slav nüfusunun gittikçe azalması nedeniyle Rusya’nın Ukrayna’yı işgal ederek, Slav nüfus dengesini yeniden sağlamayı amaçladığını savundu.

Son dönemde Rusya’nın Ukrayna’ya füze saldırılarının arttığını belirten Bodnar, Rusya ile olası ateşkes ve barış için “Ordusunu Ukrayna topraklarından çıkarmadıkça Rusya ile herhangi bir konuyu görüşmeyiz.” dedi.

Bodnar, 2014’teki Maidan olaylarını hatırlatarak, “Rusya ile barışıyoruz” demenin, Ukrayna toplumunda büyük bir bölünmeye ve sorunlara yol açabileceğini vurguladı.

Ukrayna Büyükelçisi, Rusya’nın savaşı devam ettirmek için savunma sanayisini yenilediğini savundu. Bodnar, son olarak Rusya’nın insansız deniz araçları ürettiği bilgisini edindiklerini ve bu bilgiyi Türk yetkililerle paylaştıklarını kaydetti.

Montrö Boğazlar Sözleşmesi’ne de değinen Bodnar, “Rus gemilerinin Karadeniz’e girip çıkamaması bizim için büyük bir yardım. Boğazlar kapalı olduğu için Odessa’yı koruyabiliyoruz.” ifadesini kullandı.

“Ukrayna, diğer ülkelere ders olmalı”

Bodnar, Rusya’nın, Ukrayna ile değil Batı ve NATO ile savaştığını düşündüğü; Batılı ortaklarının da en çok Ukrayna-Rusya savaşından korktuğu değerlendirmesini yaparak, Batı’da “Kendimiz savaşmaktansa Ukrayna’ya yardım etmek daha ucuz” söyleminin gözlendiğini kaydetti.

Batılı ülkelerde Ukrayna’ya yardım konusunda farklı fikirlerin varlığından haberdar olduklarına vurgu yapan Bodnar, bu nedenle silah üretme kapasitelerini genişletmeye başladıklarını bildirdi.

Bodnar, bir ülkenin kendi silahlarını üretmesinin önemine dikkati çekerek, “Ukrayna, diğer ülkelere ders olmalı.” dedi.

Türkiye ile Ukrayna arasındaki işbirliğine de değinen Bodnar, dış ticaret hacminin yıllık 8 milyar dolara yaklaşmasını, serbest ticaret anlaşmasının onaylanmasının ardından ise bu rakamın katbekat üstüne çıkılmasını beklediklerini kaydetti.

Ukrayna’nın Türkiye’nin insansız hava aracı ve helikopter projeleri için motor temin ettiğini hatırlatan Bodnar, Baykar’ın Ukrayna’da açmayı planladığı fabrikanın ise nerede yapılacağına ve ne zaman açılacağına ilişkin güvenlik nedeniyle bilgi veremeyeceğini söyledi.

“(Esir değişimi) Burada dezavantajlı durumdayız”

Bodnar, Türkiye’nin Azov komutanlarının Ukrayna’ya iadesinde önemli rol oynadığına işaret ederek, esir takasıyla ilgili yeni bir anlaşma için liderler düzeyinde görüşmelerin sürdüğünü, ombudsmanların da konuyla ilgilendiğini söyledi.

Ukrayna Büyükelçisi, “Burada dezavantajlı durumdayız. Bizde sadece savaş esirleri var. Rusya’da ise hem savaş esirleri hem siyasi tutsaklar hem de çocuklar var.” ifadesini kullandı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/ukrayna-buyukelcisi-israilin-gazze-saldirilari-ukraynaya-silah-yardimini-etkiliyor/feed/ 0
Ukrayna’daki savaşın geleceği: 2024’te neler olabilir? https://www.haber28.com.tr/ukraynadaki-savasin-gelecegi-2024te-neler-olabilir/ https://www.haber28.com.tr/ukraynadaki-savasin-gelecegi-2024te-neler-olabilir/#respond Mon, 01 Jan 2024 00:48:19 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=1620 Ukrayna’daki savaş üçüncü yılına giriyor. Son birkaç ayda cephe hattı pek değişmedi. Peki, 2024’te savaşın gidişatı değişebilir mi?

Ukrayna lideri Volodimir Zelenskiy, ülkesinin bahar aylarındaki taarruzunun umduğu kadar başarılı olmadığını kabul etti. Rusya hâlâ Ukrayna topraklarının % 18’ini kontrol ediyor.

Üç askeri uzmana, gelecek 12 ay içinde neler olabileceğini sorduk.

Savaş devam edecek ama sonsuza kadar değil

Barbara Zanchetta, Savaş Çalışmaları Enstitüsü, King’s College Londra

Ukrayna’daki savaşın sona erme ihtimali pek iç açıcı görünmüyor. Geçen yılın bu dönemine kıyasla Vladimir Putin siyasi ve askeri anlamda daha güçlü.

Cephedeki durum hâlâ belirsiz. Son dönemde Ukrayna’nın kış taarruzu durmuş gibi görünüyor. Ancak Rusların da ilerlemesi yok. Her zamankinden daha çok, savaşın sonucu çatışmadan binlerce kilometre uzaklıkta, Brüksel’de ve Washington’da alınan kararlara bağlı olacak.

Batı’nın 2022’de ortaya koyduğu ve 2023’te de sürdürdüğü etkileyici birlik gösterisi yalpalamaya başlıyor.

ABD’nin savunma yardım paketi, Başkan Joe Biden’ın doğru bir şekilde işaret ettiği gibi Washington’daki “ucuz siyaset” tarafından rehin tutuluyor. AB’nin ekonomik yardımının geleceği de, Macaristan’ın uyumsuz tutumuna bağlı görünüyor.

Batı başkentlerindeki tereddüt, Putin’i cesaretlendirdi. Kamuoyu önündeki son davranışları ve cüretkar açıklamaları, Putin’in bu savaşa uzun vadeli baktığını gösteriyor.

Peki, Batı’nın Putin’e ve temsil ettiği her şeye karşı çıkmaya devam edecek gücü var mı?

AB’nin Ukrayna ve Moldova’yla üyelik müzakerelerini başlatma kararı sembolik olmaktan öte. Bu, dolaylı olarak Kiev’e desteğin süreceği anlamını da taşıyor. Çünkü Rusya’nın tam bir zaferiyle Ukrayna’nın AB’de bir geleceği olmasının imkanı yok.

Washington’da ise Ukrayna politikasının tam tersine çevrilmesi çok olası değil.

Kamuoyu yoklamalarında eski Başkan Trump’a desteğin artmasıyla, ABD yardımıyla ilgili kıyamet senaryoları yazmak çekici olabilir. Ancak Trump, tüm o teatral gösterilerine karşın, 2016’da NATO’dan çıkmadı. Ayrıca, Amerika’nın 75 yıllık transatlantik ortaklığını tek başına değiştiremez.

Bu tabii ki, Batı cephesindeki çatlakların anlamsız olduğu anlamına gelmiyor. Bu yüzden, Batı ve dolayısıyla Ukrayna için 2024 daha zor olacak.

Demokrasiler için, bir savaşa destek vermekteki uzun vadeli uzlaşma, hesap verme zorunluluğu olmayan otokrat yönetimlere kıyasla hep daha zorlu olmuştur.

Büyük olasılıkla, savaş 2024 boyunca devam edecek ama sonsuza kadar sürüp gidemez.

Batı’nın isteksizliği Rusya’yı cesaretlendirirken, bir darbe ya da sağlık sorunu Putin’in düşüşünü beraberinde getirmezse, tek öngörülebilir sonuç müzakereler yoluyla varılacak bir uzlaşma. Şimdilik iki taraf da bunu reddetmeye devam ediyor.

Bir yıllık konsolidasyon dönemi

Michael Clarke, Eski Kraliyet Birleşik Hizmetler Enstitüsü Genel Direktörü

Rusya’nın 2022’de Ukrayna’yı işgal etmesiyle, büyük bir savaş Avrupa kıtasına geri geldi. 2023’te savaşta yaşanan gelişmeler de sanayi çağına özgü savaşın da geri döndüğünü gösteriyor.

Sanayi çağındaki savaşlar, ekonomileri kısmen ya da bazı durumlarda tamamen, savaş malzemelerinin üretimine yönlendiriyor. Rusya’nın savunma bütçesi 2021’den bu yana üç katına çıktı ve gelecek yıl kamu harcamalarının % 30’unu oluşturacak.

Bu durum da, Ukrayna’daki savaşı Avrupa’da geçen yüzyılın ortasından bu yana görülen en uzun ve travmatik gelişme haline getiriyor.

Gelecek yıl, Rusya ile Kuzey Kore ya da İran’daki tedarikçileriyle, Ukrayna ile Batılı destekçilerinin, sanayi çağındaki bir savaşın bitmek bilmez gerekliliklerini karşılamaya muktedir ve hazır olup olmadıklarını gösterecek.

Rus güçleri tüm cephe hattında yeniden bastırmaya çalışabilir. En azından Donbas bölgesinin tamamını ele geçirmek için. Ukrayna da büyük ihtimalle Karadeniz’in batısı ve Boğazlara açılan hayati önemdeki ticaret koridorunda kontrolü ele geçirmiş olmasından faydalanacak.

Kiev ayrıca, bazı bölgelerde Rus işgalcilerin dengesini bozmak için daha fazla askeri sürpriz yapmaya çalışacak.

Ancak asıl olarak, 2024 hem Kiev hem de Moskova için konsolidasyon yılı olacak gibi görünüyor.

Rusya’nın stratejik bir taarruz düzenleyebilmesi için gereken eğitimli personel ve malzemesi en azından 2025 baharına dek yok.

Bu arada, Ukrayna’nın da savaşı sürdürebilmek için Batı’nın mali ve askeri desteğine ihtiyacı var. Gelecekte bir dizi taarruz düzenleyebilecek koşulları yaratabilmesi için yapısal güçlerini toplamak zorundalar.

Sanayi çağı savaşları, toplumlar arasındaki bir mücadele. Cephede neler olduğu, bu mücadelenin sadece bir göstergesi.

2024’te savaşın yönü, Avdiivka, Tokmak, Kramatorsk ya da cephe hattındaki yıkıma uğramış yerlerden çok, Moskova, Kiev, Washington, Pekin, Tahran ve Pyongyang’ta belirlenecek.

Ukrayna, Kırım civarında Rusya’ya bastıracak

Ben Hodges, ABD Ordusu’ndan emekli general

Rusya, Ukrayna’yı tamamen ele geçirebilecek kabiliyetten yoksun ve şu anda elinde olan bölgelere tutunmak için elinden geleni yapacak. Zamanı da, bir yandan Batı’nın Ukrayna’ya yardım etme iradesini kaybedeceğini umarken, bir yandan savunma hatlarını güçlendirmekte kullanacak.

Ancak Ukrayna durmayacak. Bu bir ölüm kalım savaşı ve dururlarsa, Rusya’nın ne yapacağını biliyorlar. ABD’nin kararlılığındaki azalma konusundaki kaygılar ışığında, daha çok Avrupa ülkesi yardımları artırmaktan bahsediyor.

Ancak ben gelecek yılın başlarında ABD’nin stratejik omurgasını yeniden bulmasını ve geciktirilen yardım paketinin Kongre’den geçmesini bekliyorum.

Bu nedenle, Ukrayna’nın insiyatifi yeniden ele geçirmek için şunları yapacağını öngörüyorum;

Yaz başında Ukrayna ilk kez, Rus uçaklarıyla mücadelesini geliştireceğini ve kendi hava savunma sistemlerini güçlendirmesini umduğu ABD yapımı F-16 savaş uçaklarını kullanabilecek.

Ukrayna’nın Rus işgali altındaki stratejik önemi en büyük toprağı Kırım. Biz buna “belirleyici alan” diyoruz.

Ukrayna, Sivastopol’daki Rus donanmasının, hava üslerinin ve Dizankoy’daki lojistik üssünün buralarda barınmasına engel olmak adına baskıyı artırmak için elinden geleni yapacak.

Bu konseptin işe yaradığını zaten kanıtladılar. İngiltere’nin verdiği sadece üç Storm Shadow güdümlü füzesiyle, Karadeniz Filosu’nun komutanını filonun üçte birini Sivastopol’dan çekmeye zorladılar.

Tabii ki Ukraynalıların sınırsız kaynakları yok. Özellikle de top mermileri ve uzun menzilli silahlarda.

Ancak Rus askerleri daha kötü durumda. Savaş bir irade ve lojistik sınavı. Rus lojistik sistemi kırılgan ve Ukrayna’nın sürekli baskısı altında.

]]>
https://www.haber28.com.tr/ukraynadaki-savasin-gelecegi-2024te-neler-olabilir/feed/ 0
Putin’den Ermenistan’ı yıkan açıklama: Karabağ Azerbaycan’ın ayrılmaz bir parçasıdır! https://www.haber28.com.tr/putinden-ermenistani-yikan-aciklama-karabag-azerbaycanin-ayrilmaz-bir-parcasidir-2/ https://www.haber28.com.tr/putinden-ermenistani-yikan-aciklama-karabag-azerbaycanin-ayrilmaz-bir-parcasidir-2/#respond Fri, 04 Dec 2020 12:30:47 +0000 https://www.ahaberajansi.com.tr/putinden-ermenistani-yikan-aciklama-karabag-azerbaycanin-ayrilmaz-bir-parcasidir-2/ Dağlık Karabağ’da 27 Eylül tarihinde başlayan savaş 44 günde Ermenistan’ın tarihi mağlubiyetiyle sona ermiş, yenilginin ardından Erivan’da başlayan protestolar Başbakan Paşinyan’a istifa çağrılarıyla günlerce devam etmişti.

Azerbaycan 27 yıl sonra işgalden kurtulan Ağdam’a girmiş ancak şehirdeki acı tablo, gün ışığıyla birlikte ortaya çıkmıştı. Neredeyse tek bir sağlam bina kalmayan şehrin harabe görüntüsü yürek burktu.

Rusya heyeti Azerbaycan ve Ermenistan’da önemli görüşmeler gerçekleştirirken Paşinyan’a tüm umutlarını başladığı Rusya’dan yine kötü haber geldi.

“Dağlık Karabağ Azerbaycan’ın Ayrılmaz Bir Parçası”

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Dağlık Karabağ’ın Azerbaycan topraklarının ayrılmaz bir parçası olduğunu ifade etti.

Rossiya 1’e konuşan Putin, Dağlık Karabağ’ın aidiyeti ile ilgili değerlendirmesinde bölgenin Azerbaycan topraklarının ayrılmaz bir parçası olduğunu söyledi.

Putin, “Ermenistan, Dağlık Karabağ’ın bağımsızlığını ve egemenliğini tanımadı. Bu, uluslararası hukuk açısından hem Dağlık Karabağ’ın hem de ona komşu tüm bölgelerin Azerbaycan Cumhuriyeti topraklarının ayrılmaz bir parçası olduğu anlamına geliyordu” diye konuştu.

Ermenistan Yalnız Hissetmesin Diye Herşeyi Yaptık

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan 10 Kasım itibariyle Dağlık Karabağ’da 27 Eylül’den beri devam eden çatışmaların durması için bir anlaşma imzalamıştı.

İmzalanan ortak bildiriye göre Azerbaycan ve Ermenistan güçleri anlaşmanın imzalandığı anda bulundukları noktalarda kaldı. Böylece çatışmalar esnasında ele geçirdiği yerleşim yerleri Azerbaycan’ın denetimine geçmiş oldu.

Bu bir alıntı metin örneğidir.

Dağlık Karabağ’da Azerbaycan ile Ermenistan arasında çatışmaları sonlandıran anlaşmanın ardından bölgedeki durum ile ilgili temaslarda bulunmak üzere Rus hükümet üyelerinden oluşan heyet Azerbaycan’ın başkenti Bakü’ye gitmiş, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’dur.

Başbakan Yardımcıları Aleksandr Novak ve Aleksey Overçuk oluşan heyet Azerbaycan, Ermenistan ve Rusya’nın imzaladığı üçlü bildirinin bölgede sağlam ve uzun süreli barışın sağlanması açısından önemli adım olduğunu açıklamıştı.

  • Rusya Devlet Başkanı Putin’in, “‘Dağlık Karabağ sorunu’ ifadesini bir daha duymamayı umuyorum” şeklindeki açıklamasına katıldığını bildiren Aliyev, “Ben de bu sözleri duymayacağımı umuyorum.
  • Umarım Dağlık Karabağ bahsi geçtiğinde, sadece kalkınmadan, savaşın sonuçlarının ortadan kaldırılmasından ve bir zamanlar birbirine düşman olan ülkelerin uzlaşmasıyla ilgili haberler duyacağız.” dedi.
  • Lavrov, üç ülkenin imza attığı bildirinin, bazı güçler tarafından kan dökülmesinin sonu, barışçıl yaşama geçiş, insani sorunların çözümü olarak değil, jeopolitik oyunların prizmasıyla yorumlanmaya çalışıldığını, bunun da çağdaş değerlerle bağdaşmadığını kaydetti.

Aliyev’in bölgedeki uzlaşma konusunu her zaman vurgulamasına özel önem verdiklerini bildiren Lavrov, bölgede yapılacak tüm çalışmaların yabancı çıkarlar için değil bölge insanlarına yönelik olduğundan emin olduğunu ifade etti.

Öte yandan Dağlık Karabağ’da çatışmaları sona erdiren anlaşma gereği Azerbaycan’a ait topraklarda bulunan Ermeni siviller ve askerler, bölgeden ayrılmaya devam ediyor.

Burası yukarıda ki görselin altyazı örneğidir.

Yenilginin ardından başkent Erivan’da istifa etmesi için günlerce protestolar yapılan Başbakan Paşinyan ise uzun süre sonra cepheye savaşmaya giden eşiyle birlikte bir cenaze töreninde görüntülendi.

  1. İstifa çağrılarına direnen Başbakan Nikol Paşinyan, dünyada hiçbir ülkenin tanımadığı Dağlık Karabağ’ın yöneticisi Arayik Harutyunyan’la görüştü.
  2. İkilinin buluşmasına dair yapılan açıklamada çatışmalar sırasında kaçanların geri dönmesi ve normal yaşamın başlaması masaya yatırıldı.
  3. Şimdiye kadar 25 bin Ermeninin Dağlık Karabağ’a geri döndüğü bilgisini veren Harutyunyan, savaşta ölen askerlerin ailelerine 600 dolar yardım verileceğini söyledi. 10 Kasım anlaşmasıyla statüsü tamamen belirsiz kalan Dağlık Karabağ Ermenistan tarafından bile tanınmıyor.
  4. Azerbaycan ve Ermenistan arasındaki çatışmalar devam ederken Ermenistan’a verdiği desteği açıkça ifade eden Fransa Cumhurbaşkanı Macron ise hafta sonunda dikkat çeken bir ziyaret gerçekleştirdi.
Burası yukarıda ki videonun altyazı örneğidir.

Öte yandan Dağlık Karabağ’da çatışmaları sona erdiren anlaşma gereği Azerbaycan’a ait topraklarda bulunan Ermeni siviller ve askerler, bölgeden ayrılmaya devam ediyor.

Yenilginin ardından başkent Erivan’da istifa etmesi için günlerce protestolar yapılan Başbakan Paşinyan ise uzun süre sonra cepheye savaşmaya giden eşiyle birlikte bir cenaze töreninde görüntülendi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/putinden-ermenistani-yikan-aciklama-karabag-azerbaycanin-ayrilmaz-bir-parcasidir-2/feed/ 0