
10 KİŞİDEN 9’U DİŞİ AĞRIMADAN GİTMİYOR
Ağız ve diş sağlığı hastanelerine en çok başvurunun, diş ağrısı nedeniyle olduğunun altını çizen Prof. Dr. Oflezer, şunları söyledi: “10 kişiden 9’u diş hekimine şikayeti olduğunda gidiyor ve genellikle bunu da diş, dişeti veya ağızla ilgili ağrı veya sorun olarak tanımlamakta. Oysa, koruyucu diş hekimliği ile diş ağrımadan hekime gitmeliyiz ki erken ve yaygın koruyucu önlemleri alabilelim.”

3.5 MİLYAR İNSANIN DİŞLERİ KÖTÜ DURUMDA
DSÖ tarafından yayınlanan raporda, Türkiye’nin de yer aldığı 194 ülkenin ağız hastalıklarının kapsamlı bir portresinin oluşturulduğunu belirten Prof. Dr. Oflezer, şu çarpıcı rakamları paylaştı: “Raporda yaklaşık 3,5 milyar insanın ağız hastalıklarıyla yaşadığı ortaya konuldu. Bu rakam dünya nüfusunun neredeyse yarısıdır. En sık görülen ağız hastalıkları diş çürüğü, şiddetli diş eti hastalıkları, diş kaybı ve ağız kanserleri olarak sıralanıyor. Tedavi edilmeyen diş çürükleri tahminen 2,5 milyar insanı etkileyen, dünya çapında en yaygın tek hastalık olarak öne çıkıyor. Verilere göre, dünya nüfusunun üçte birinden fazlası diş çürüğüyle yaşıyor.”

1 MİLYAR KİŞİDE DİŞ ETİ HASTALIĞI VAR
DİŞ kaybının başlıca nedenlerinden biri olan şiddetli diş eti hastalığının, dünyada 1 milyar insanı etkilediğini söyleyen Prof. Dr. Oflezer “Her yıl 380 bin ağız kanseri vakası teşhis ediliyor. Rapor, küresel halk sağlığı sorunu olduğunu ortaya koyuyor” dedi.
DİŞ FIRÇALAMA ORANLARIMIZ YETERSİZ
GÜNDE en az 2 kere düzenli olarak dişlerin fırçalama oranının Türkiye’de her yaş grubu için yetersiz olduğunu belirten Prof. Dr. Oflezer, şu uyarılarda bulundu: “Düzenli diş fırçalama alışkanlığının sınırlı olmasının yanında diş fırçasına ek olarak çeşitli hijyen ürünlerinin (diş ipi, ara yüz fırçası, gargara, ağız spreyleri vb.) kullanımı da yetersiz. Diş fırçalama alışkanlığı çocuklara yürüme ve yeme alışkanlığı gibi erken yaşlarda kazandırılmalı. Bunun içinde rol model anne ve babalardır.”
KORUYUCU DİŞ SAĞLIĞI ÖNEMLİ
SAĞLIK Bakanlığı’nın yaptığı Türkiye Ağız ve Diş Sağlığı Profili (TADSAP-2018) araştırmasına göre, diş çürüğünün, dünyada olduğu gibi ülkemizde de en yaygın ağız sağlığı problemi olduğunu söyleyen Prof. Dr. Oflezer, “Koruyucu ağız ve diş sağlığı programlarını güçlendirmemiz gerekli” dedi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kastamonu’da yaşayan 44 yaşındaki Yücel Çiftçi, hemşire olarak görev yaptığı sırada hayvanlara karşı beslediği sevgiden ötürü veteriner hekim olmak için sınavlara girdi. 23 yıl hemşire olarak görev yapan Yücel Çifci, 37 yaşında girdiği sınavı kazanarak veteriner fakültesine yerleşti. Fakülteyi derece ile bitiren Yücel Çifci, bir süre sonra hemşireliği bırakarak veteriner hekim oldu. Kastamonu’nun Daday ilçesinde klinik açan Çifci, hemşirelik süresince edindiği tıbbi birikimi kullanarak hayvanlara umut oluyor. İşini çok sevdiğini söyleyen Çifci, gençlere çağrıda bulunarak hiçbir şekilde hedeflerinden yılmamalarını ve hayallerinin peşinden koşmaları tavsiyesinde bulundu.
“Özel klinik açarak Daday’da hizmet vermeye başladım”
Fakülteden derece ile mezun olduğunu belirten Yücel Çifci (44), “23 yıl Sağlık Bakanlığında hemşire olarak görev yaptım. Görevim sırasında gerek hayvanlara olan tutkumuz, gerek doğaya olan tutkumuz, gerek vatanımıza, milletimize bir hizmet olsun diye bir yola çıktık ve veteriner fakültesine girdik. Veteriner fakültesinden derece ile mezun olduktan sonra belli bir süre daha memuriyetime devam ettim. Daha sonra da memuriyetten ayrıldım ve özel klinik açarak Daday’da hizmet vermeye başladım. Çalışmalarımız, çiftlik ortamlarında, aile işletmelerinde ve kliniğimizde devam etmektedir” dedi.
“Bir cana hizmet aşkıydı”
Hayvanlara karşı beslediği sevgiden ötürü veteriner hekim olduğunu söyleyen Çifci, “İnsanın içerisinde sevgi olmadan bu işi yapması mümkün değildir. İster istemez bende Anadolu’dan bir insan olarak her ne kadar annem ve babam memur olsa da yaz aylarında sürekli köydeydik, köyde yetişip büyüdük. Bu aslında bir cana hizmet aşkıydı. Bunu insanda da yıllar boyunca yaşadım. Şu an da veteriner olarak yine canlara hizmet ediyoruz. Istırabı hafifletebiliyorsak ne mutlu bizlere” diye konuştu.
“İnsanlık için veteriner olarak çalışmalarımıza devam ediyoruz”
Hemşirelikte edindiği tecrübeleri veteriner hekim olduktan sonra birlikte kullanmaya başladığını anlatan Çifci, “Belli bir bilgi birikimine ister istemez beşeri sektörde sahip oluyorsunuz, bunu veteriner fakültesinde bir hekim olarak taçlandırıyoruz. Bizler de bu iki bilgiyi birleştirip bir armoni oluşturduk. Bunun da faydalarını gördük. Korona virüs döneminde ben hemşire olarak görev yaptım. Türkiye’de ilk korona nöbetini tutan hemşirelerdenim. Beşeri hekimlik bizlere çok şeyler kattı, bizler de bu bilgileri veteriner hekimlikle birlikte süsledik ve insanlara bir şekilde hizmet etmeye gayret ediyoruz” şeklinde konuştu.
“Hasta hayvanımı tedavi etti ve ondan olan buzağısına Yücel ismini verdim”
Daday ilçesine bağlı Görük köyünde hayvan yetiştiriciliği yapan Seher Çakal ise, “Hayvancılıkla uğraşıyorum. Hayvan yetiştirirken hayvan hastalıklarıyla da karşılaşıyoruz. Yakın bir tarihte hayvanımın bir tanesinde rahim çıkması hastalığı yaşandı. Sağ olsun Yücel Bey bizlere çok yardımcı oldu. Çok bilinçliler. 10 günlük bir tedavinin ardından hayvanımı normal hale getirdi. Tedaviden önce hayvanım yerinden kalkmaz durumdaydı. Yücel Bey yaptığı tedavi sonrasında hayvanı ayağa kaldırabileceğini ve kendisine 3-4 gün müsaade etmesi gerektiğini söyledi. Dediği gibi tedavinin dördüncü günü ineğim ayağa kalktı, toparladı ve şu anda normal bir hayvan haline döndü. Benden bütün randımanı aldım. Ben Yücel Beye ve diğer emekleri geçen arkadaşlara teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.
Hasta hayvanının buzağısına “Yücel” ismini verdiğini söyleyen Çakal, “Rahim çıkması hastalığını yaşan ineğimizin durumu çok sıkıntılıydı ve buzağısını Yücel Bey kurtardı. Ben de, sağlıklı bir şekilde buzağısı doğunca “Yücel” adını koydum” dedi. – KASTAMONU
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Sağlık Bakanlığı, İzmir’de meydana gelen orman yangınından 78 kişinin etkilenmdiğini, hastanelerde 29 kişinin tedavisinin devam ettiğini açıkladı. Bölgeye 10 ambulans, 3 UMKE timi ve 42 sağlık personeli görevlendirildiği bildirildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Gamze Akkuş İlgezdi, Sağlık Bakanlığı ve Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın uyuşturucuya bağımlılığın önlenmesi bütçesinden tasarruf edilmesine ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. İlgezdi, açıklamasının devamında şu görüşlere yer verdi:
“Uyuşturucu yaşı ilkokul seviyelerine düşmüşken, okul önlerinde uyuşturucu satılırken Sağlık Bakanlığı ‘Erişkinlere Yönelik Bağımlılık Tedavi ve Rehabilitasyon Hizmetleri’ kaleminden hem tasarruf yapıyor hem de, bağımlılıkla ilgili hiçbir çalışma yapmıyor. Gençlik ve Spor Bakanlığı da ‘Gençlere Yönelik Bağımlılıkla Mücadele’ programında tasarrufa gidiyor ve bu bütçenin de anca yarısını kullanıyor. AKP uyuşturucu ile mücadele etmiyor
Bağımlılıkla mücadele için ayrılan ‘Bağımlılığın Önlenmesi’ bütçesinden tasarruf etmenin hiçbir mantıklı yanı yok. Bu iktidarın uyuşturucu ile mücadele etmediğinin kanıtı.
Çocuk yaşa kadar düşen ve alarm seviyesinde olan uyuşturucuyla mücadelede önemli bir sorumluluğu bulunan Sağlık Bakanlığı akıl tutulması yaşıyor çünkü; ‘Erişkinlere Yönelik Bağımlılık Tedavi ve Rehabilitasyon Hizmetleri’ kalemine 2023 yılında 991 milyon 923 bin lira ödenek ayrıldı. Toplam 991,9 milyon liralık ödenek, yıl içinde 8 milyon 89 bin liraya düşürüldü. Ödeneklerin nereye harcandığına bakıyoruz erişkinlere yönelik madde bağımlılık tedavi ve rehabilitasyon hizmetleri için 2023 yılında tek kuruş harcanmamış. Ülkemizde artan uyuşturucu kullanımı var, bir bataklık var pırıl pırıl gençliğimizi, insanımızı içine çekiyor Sağlık Bakanlığı mücadele etmeyi aklına dahi getiremiyor maalesef.
“AMATEM VE ÇEMATEM OLDUĞU YERDE SAYIYOR”
Bağımlılığın tedavisinde büyük önemi olan AMATEM ve ÇEMATEM olduğu yerde sayıyor. 2 yılda sadece 1 tedavi merkezi açıldı, 2021 yılında 137 olan tedavi ve rehabilitasyon merkezi sayısı 2023 yılında 138 oldu, ne acı. Bağımlılık batağından kurtuluş için bir yardım eli olan tedavi ve rehabilitasyon merkezi sayımız yetersiz, Sağlık Bakanlığı tüm bu olanlara karşı kayıtsız.
“GENÇLERİN BAĞIMLILIKLA MÜCADELESİNDE TASARRUF OLMAZ”
Gençlik ve Spor Bakanlığı için kötünün iyisi diyebiliriz ancak, Sağlık Bakanlığı ayrılan bütçeyi düşürüp üstüne hiçbir hizmet yapmadı, Gençlik ve Spor Bakanlığı da ‘Gençlere Yönelik Bağımlılıkla Mücadele’ alt hedefine 2023 yılında 7 milyon 866 bin lira kaynak ayırmıştı. Kaynak, 2023 yılı içinde 5 milyon 966 bin liraya kadar düşürüldü. 2023 yılının sonunda yapılan toplam harcama ise, 4 milyon 836 bin lira. Nereden tasarruf edeceklerini bilmedikleri için yaşanıyor tüm bunlar. Geleceğimiz olan gençlerin bağımlılıkla mücadelesinde tasarruf olmaz. Türkiye Cumhuriyeti’nin emanetçisi olan gençlerimizin bağımlılık batağına düşmesini önlemek, bağımlılıkla mücadele eden gençlerimize gereken imkanları sağlamak hepimizin sorumluluğu ama öncelikle bakanlıkların görev ve sorumluluğunda.”
]]>