Şahin – Haber 28 – Giresun Haber https://www.haber28.com.tr Sat, 27 Jul 2024 22:36:05 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Güneydoğu Anadolu Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği ve Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanları Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin’i ziyaret etti https://www.haber28.com.tr/guneydogu-anadolu-tekstil-ve-hammaddeleri-ihracatcilari-birligi-ve-kuru-meyve-ve-mamulleri-ihracatcilari-birligi-baskanlari-buyuksehir-belediye-baskani-fatma-sahini-ziyaret-etti/ https://www.haber28.com.tr/guneydogu-anadolu-tekstil-ve-hammaddeleri-ihracatcilari-birligi-ve-kuru-meyve-ve-mamulleri-ihracatcilari-birligi-baskanlari-buyuksehir-belediye-baskani-fatma-sahini-ziyaret-etti/#respond Sat, 27 Jul 2024 22:36:05 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=27922 Güneydoğu Anadolu Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği ile Güneydoğu Anadolu Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkan ve yönetim kurulu üyeleri, Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin’i ziyaret ederek, yeni dönemde başarılar diledi.

Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, aynı zamanda Güneydoğu Anadolu İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı olan Güneydoğu Anadolu Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği Başkanı Ahmet Fikret Kileci ile Güneydoğu Anadolu Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Mehmet Çıkmaz ve yönetim kurulu üyelerine ziyaretlerinden dolayı teşekkür etti.

GAİB heyetinin Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin’i ziyareti sırasında, ekonominin genel durumu, GAİB’in çalışmaları, OSB’deki üretimin sürekliliğinin önemi, şehirdeki konut sorunu ve Gaziantep’in akıllı şehre dönüşümü gibi konularda fikir alışverişinde bulunuldu.

“Yapıyı eğitim üzerine kuruyoruz”

GAİB Koordinatör Başkanı Ahmet Fikret Kileci, ziyaret sırasında GAİB’in çalışmaları hakkında bilgi verdi. Başkan Kileci, yeni dönemde yapıyı, kurguyu eğitim üzerine kurduklarını belirterek, “İnsanları, firmalarımızı geleceğe hazırlamak adına sürekli eğitimler veriyoruz. Dünyadaki değişimi, dönüşümü, dijitalleşmeyi, yenilikleri anlatarak yeni döneme hazırlıyoruz. Mesela eğitimcilerin eğitimi yaptığımız en önemli etkinliklerden birisidir” dedi.

“Günümüzde en önemli şey data”

Kileci ayrıca, verilerin doğru bir şekilde toplanarak analiz edilmesinin de önemine dikkat çekerken, “Şu an en önemli şey data. Yani veri. Datayı toplayıp, düzgün analiz ederseniz kesinlikle iyi şeyler çıkıyor. Bu arada en iyi yapmamız gereken şeylerden birisi, ne yayıp yapamayacağımızı bilmemiz gerek. Yani yeteneklerimizi, imkanlarımızı, coğrafi şartlarımızı, insan kaynaklarımızı çok iyi bilmemiz gerek. Kısacası zayıf ve güçlü yönlerimizi bilmemiz gerek. Rakamlarla konuşmamız, rakamlarla hareket etmemiz gerek. Yapamayacağımız işin üzerine de çok gitmemek lazım” şeklinde konuştu.

“21. yüzyıl veri yüzyılı”

Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin de, Büyükşehir Belediyesinde yaşanan değişim ve dönüşüm hakkında bilgilendirmede bulunduktan sonra, konut sorununa dikkat çekti. Başkan Şahin, “Yenilenmezsek yeniliriz. Biz de kendi bünyemizde, 10 hoca ile 3 aydır çalışıyoruz. Akıllı şehir diyoruz. Şehrin akıllı olmasını istiyorsanız önce belediye akıllı olacak. Belediyenin akıllı olması için yalınlaşması lazım. Yalınlaşmadan akıllı olunmuyor. Şu an bünyede norm kadro, verimlilik, ölçülebilirlik, koordinasyon gibi alanlarda büyük değişimler yaşanıyor. Takip ediyorsunuz. Bünyeyi tazeliyoruz. Küçülüyoruz. Bunun adına küçülerek büyüme diyorlar. Açık veriye geçtik. 21. yüzyıl veri yüzyılı. Açık veri ile bir uygulamaya bakıp şehrin bütün şikayetlerini görebiliyorum” ifadelerini kullandı.

“Konut sorunu başka sorunlara da yol açıyor”

Şahin, “Sanayicilerimizin şehrimize, ülkemize katkısı sadece ekonomi alanında değildir. Sosyal barışa, huzura da büyük katkı sağlıyorlar. Bunun için OSB’deki üretimin kesintiye uğramaması gerek. Üretimi durdurursak başka sorunlar ortaya çıkmaya başlar. Bu anlamda iş sağlığı, iş barışı ve iş güvenli çok önemli. Şehrimizin en önemli sorunlarının başında konut ihtiyacı geliyor. Bugün OSB’de 300 bin kişi çalışıyor. Bunların yüzde 70’i de Şahinbey’den geliyor. Çalışanların konut sorunu için OSB ile önemli bir protokol imzaladık. OSB’ye yakın yerde onların ev sahibi olması için çalışmalar sürüyor. Burada aslında yeni bir modele geçiyoruz. Üretim nerede ise oraya konutu, yaşam alanını koyuyoruz. Buna Mercedes modeli diyorlar. En kısa sürede 50 bin konut yapılmalı. Buna göre proje üretip, sorunu çözmek için çalışıyoruz. Odalar, STK’lar, meslek grupları bir araya gelsinler, kooperatif kursunlar biz de onların üyelerinin konut sahibi olması için destek olalım. Bizim işimiz size lojistik destek sağlamak. Altyapı getirmek, meclisten karar çıkartmaktır” diye konuştu. – GAZİANTEP

]]>
https://www.haber28.com.tr/guneydogu-anadolu-tekstil-ve-hammaddeleri-ihracatcilari-birligi-ve-kuru-meyve-ve-mamulleri-ihracatcilari-birligi-baskanlari-buyuksehir-belediye-baskani-fatma-sahini-ziyaret-etti/feed/ 0
Kültür ve Turizm Bakanı: Kadına yönelik şiddeti normalleştirmeyeceğiz https://www.haber28.com.tr/kultur-ve-turizm-bakani-kadina-yonelik-siddeti-normallestirmeyecegiz/ https://www.haber28.com.tr/kultur-ve-turizm-bakani-kadina-yonelik-siddeti-normallestirmeyecegiz/#respond Mon, 22 Jul 2024 00:00:10 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=26774 Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, “Kadına yönelik şiddeti asla normalleştirmeyeceğiz. Televizyon ekranlarında bu sorunla ilgili bir haberle karşılaştığımızda bunu sıradan bir olay olarak görmeyeceğiz. Unutulmamalıdır ki toplumsal yaşamı, insan onurunu, iyi bir yaşamı tehdit eden bir sorun karşısında en büyük tehlike onu normalleştirmektir.” dedi.

Kültür ve Turizm Bakanlığı, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve RTÜK’ün ortak çalışmasıyla yürütülen Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele 4. Ulusal Eylem Planı Etik İlkeler Rehberi Tanıtım Toplantısı, ATO Congresium’da gerçekleştirildi.

Burada konuşan Ersoy, Türkiye’de kadına yönelik şiddetin önlenmesi konusunda özellikle son yıllarda çok ciddi çalışmaların hayata geçirildiğini, özellikle “geçmiş dönemlerle mukayese edilemeyecek şekilde” alınan önlemler sayesinde toplumda ciddi bir hassasiyetin oluştuğunu söyledi.

Kadına yönelik şiddetin önlenmesi konusuna bugün Türkiye’de en üst düzeyde dikkat çekildiğini belirten Ersoy, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan’ın bu konuda çok sayıda kampanyaya destek verdiklerini, bu sorunla ilgili konferans, sempozyum, ulusal ve uluslararası toplantılar düzenlediklerini anımsattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan’ın, kadına yönelik şiddetin çok farklı boyutlarına dikkati çektiklerini, kadın derneklerinin yürüttüğü çalışmalara katkı sağladıklarını belirten Ersoy, savaş ve şiddet bölgelerinde kadınların yaşadığı mağduriyete işaret ederek, kadına şiddet sorununun uluslararası boyutunu gözler önüne serdiklerini anlattı.

Tüm bu çalışmalar ve kadın haklarını önceleyen sivil toplum kuruluşlarının da önemli katkılarıyla bu konuda ciddi bir bilinç oluştuğunu dile getiren Ersoy, bu çerçevede kamu kurumları tarafından birçok yasal düzenlemenin hayata geçirildiğini bildirdi.

“Kadına yönelik şiddetin son bulması için daha fazlasını yapacağız”

Bürokrasi, yerel yönetimler, iş dünyası, spor kamuoyu, dernekler ve vakıfların bu alanda farkındalık oluşturacak kampanyalar düzenlendiğini aktaran Ersoy, meselenin psikolojik, sosyolojik, kültürel yanına dikkati çeken çalışmalar yapıldığını kaydetti.

Olumsuz haberlerin geldiğini üzülerek görmeye devam ettiklerini dile getiren Ersoy, “Kadınlarımızın bireysel özgürlüklerinin yanı sıra siyasi ve sosyal alandaki etkilerinin artmış olmasına rağmen karşılaştığımız bu tablo ne kadar büyük bir sorunla karşı karşıya olduğumuzu göstermektedir.” diye konuştu.

Ortaya konan mücadelenin, uzun soluklu ve zorluklarla dolu olduğunu gözler önüne serdiğini anlatan Ersoy, “Sorun ne kadar büyük olursa olsun, bu sorunu çözmek ne kadar karmaşık gibi görünse de biz kadına yönelik şiddetin son bulması için elimizden gelen gayretin daha fazlasını yapmaya devam edeceğiz.” ifadesini kullandı.

Bakan Ersoy, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Öncelikle şunu ifade etmek isterim ki bu soruna asla alışmayacağız. Kadına yönelik şiddeti asla normalleştirmeyeceğiz. Televizyon ekranlarında bu sorunla ilgili bir haberle karşılaştığımızda bunu sıradan bir olay olarak görmeyeceğiz. Unutulmamalıdır ki toplumsal yaşamı, insan onurunu, iyi bir yaşamı tehdit eden bir sorun karşısında en büyük tehlike onu normalleştirmektir. Bu soruna alışmaktır. İşte biz bu bakış açısını reddediyoruz. Kadına şiddeti asla normalleştirmeyeceğiz ve buna alışmayacağız.”

Bu açıdan en büyük rolün medya yöneticilerine düştüğünün altını çizen Ersoy, medyanın, üretilen içeriğin etkisini arttırmak adına kadına karşı şiddeti normal bir olay gibi göstermesi tehlikesinin de önemli bir sorun olduğunu vurguladı.

Dünyanın dört bir yanında ilgi gören, 150’den fazla ülkede seyredilen yapımlara imza atan medya temsilcileri ve yapımcılarından bu konuya biraz daha hassasiyet göstermelerini isteyen Ersoy, “Artık Türkiye Yüzyılı’nda bu meseleyi sorun olmaktan çıkartmak zorundayız. Bize yakışmayan, kültürel değerlerimizle bağdaşmayan şiddete karşı topyekun bir mücadele içine girerek bu sorunu kökten halletmek durumundayız.” değerlendirmesinde bulundu.

Ersoy, bu açıdan RTÜK tarafından hazırlanan “Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Etik İlkelerine” bağlı kalınmasının, bu sorunun çözümüne katkı sağlayacak önemli adımlardan biri olduğuna inandığını aktardı.

“Toplumsal sorunun körüklenmesine sebep olan bazı içerikleri de görmüyor değiliz”

Programda konuşan RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin de medyanın kadına yönelik şiddetle mücadeleyi, yayınlar yoluyla yapmaları gerektiğini belirtti.

Kuşak programlarıyla ilgili daha önce televizyonların üst yöneticileriyle yaptıkları toplantılarda hassasiyetlerini dile getirdiklerini bildiren Şahin, üst yöneticilere konuyla ilgili tavsiyelerde bulunduklarını anlattı.

Şahin, “Dramatik yapımlar başta olmak üzere, bir takım haber bültenlerinde veya kuşak programlarında, belli ki bazen bilinçsizce bazen de bilinçli bir şekilde dikkatsizce, bu toplumsal sorunun körüklenmesine sebep olan bazı içerikleri de görmüyor değiliz.” sözlerini sarf etti.

Özellikle kuşak programlarına ilişkin çok sayıda şikayet aldıkları bilgisini veren Şahin, bu programların içeriklerini, kadın eğitimi, çocuk bakımı veya kadın hakları konularında oluşturmaları tavsiyesinde bulunduklarını hatırlattı.

Haber programlarına da akıllı işaret uygulaması gelecek

Haber bültenlerindeki durumların da bundan farklı olmadığını ifade eden Şahin, şöyle konuştu:

“Sabah kalktığımız zaman cinayet haberiyle başlayan haber programları akşam geç saatlere kadar cinayet ve şiddet, kadına yönelik şiddet içerikli haber programlarının yapılması sanki ülkemizde cinayetlerin, kadına yönelik şiddetin, toplumsal şiddetin en üst noktada olduğunu gösteren haber programlarına tahammül etmemiz mümkün değildir.”

Şahin, Üst Kurul’un onayının ardından haber programlarında da akıllı işaretler uygulamasını hayata geçirmeyi planladıklarını bildirdi.

Yayınlarda yer alan kadına yönelik şiddet konusundaki hassasiyetlerini bugüne kadar her fırsatta dile getirdiklerini anımsatan Şahin, “Bundan sonraki süreçte kusura bakmasınlar, programları yapanlar veya bu şekilde devam edenler. Artık, maalesef, üzülerek belirtmek istiyorum ki hiç sevmediğimiz, hiç gündeme getirmek istemediğimiz müeyyide konuları ve en ağır müeyyide konuları gündeme gelecektir.” görüşünü paylaştı.

RTÜK Başkanı Şahin, etik kurallarını “Mağduru değil faili göster”, “Şiddeti meşrulaştırma”, “Saygın değil suçlu”, “Cezayı yayınla, adaleti göster”, “Mücadeleyi destekle, çocuklara örnek ol”, “Güçlü kadını anlat, kadını güçlü anlat” şeklinde özetledi.

Konuşmaların ardından etik kurallarına ilişkin sunum yapıldı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/kultur-ve-turizm-bakani-kadina-yonelik-siddeti-normallestirmeyecegiz/feed/ 0
TÜRKİYE’NİN ÇINARLARI- Unutulmaz şarkılara imza atan Selami Şahin, sanat hayatında 58 yılı geride bıraktı Açıklaması https://www.haber28.com.tr/turkiyenin-cinarlari-unutulmaz-sarkilara-imza-atan-selami-sahin-sanat-hayatinda-58-yili-geride-birakti-aciklamasi/ https://www.haber28.com.tr/turkiyenin-cinarlari-unutulmaz-sarkilara-imza-atan-selami-sahin-sanat-hayatinda-58-yili-geride-birakti-aciklamasi/#respond Tue, 11 Jun 2024 00:12:36 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=20369 “Özledim Her Şeyini”, “Dostlarım”, “Ödüm Kopuyor”, “Benim İçin Öldün Artık”, “Seninle Başım Dertte”, “Sokakların Dili” ve “Sen Mevsimler Gibisin”in de aralarında bulunduğu çok sayıda esere imza atan Selami Şahin, “Beni sevenlere çok şey borçluyum. Allah onları başımızdan eksik etmesin. Selami Şahin varsa onların sevgisiyle var.” dedi.

Kültür, sanat, bilim, spor, siyaset ve iş dünyasının duayen isimlerini “Türkiye’nin Çınarları” projesi kapsamında fotoğraflayan Anadolu Ajansı, 75 yaşındaki Selami Şahin ile bir araya geldi. Sanatçı, müzikle iç içe geçen hayatını ve yaşamının dönüm noktalarını AA muhabirine anlattı.

Usta sanatçı, Mısırlı bir anne ile Hataylı babadan, Hatay Yayladağ’da bir köyde dünyaya geldiğini belirterek, ilkokul yıllarında bayramlarda öğretmenlerinin kendisine şarkılar söylettiğini aktardı.

“Şarkıcı oldum, 17 yaşında ünlendim”

Türkçeyi 8 yaşında öğrenen ve o güne kadar Arapça konuşan Şahin, ilkokul öğretmeninin “Günün birinde sen şarkıcı olursun.” dediğini belirterek, “İlkokul mezunuyum. Köyde çok fakir bir aileydik. Ben, ‘Şarkıcı olmak için gideceğim.’ dedim. ‘Nasıl olur?’ dediler. Annemin, babamın ağlamasını hiç unutmam. 16 yaşımda ayrıldım. Adana, Antakya, Ankara bir ay 15’er gün çalıştım. Buralarda şarkıcı olunmazdı. Öğrendim ki İstanbul’da olunur. Daha 17 yaşına girmeden İstanbul’a geldim.” diye konuştu.

O yıllarda Beyoğlu Şato Oteli’nde çalışmaya başladığını söyleyen Şahin, “Ütü öğrendim, temizlik yaptım. Otelin en üst katında bir oda var, halıları koyuyordum. Halıyla, yorgan öyle yatıyordum, çalışıyordum. O zaman plakçılık Sirkeci’de Doğubank İş Hanı’ndaydı. Daha sonra orada iş buldum.” dedi.

Ünlü sanatçı, çalıştığı plak şirketinden şarkıcı olmak için yardım istediğini dile getirerek, şöyle devam etti:

“Onlara ‘Ben şarkıcı olmak istiyorum.’ dedim. ‘Gurbette ömrüm geçecek/Bir daracık yerim de yok’ türküsünden bir kuple okudum. Ayağa kalktılar, ‘Allah Allah ne kadar güzel bir ses bu. Hemen 45’lik yapın.’ dediler. O zaman long play bile yoktu. 45’lik yaptık. Üçüncü 45’likte ünlendim. Neye uğradığımı şaşırdım. Şarkıcı oldum, 17 yaşında ünlendim. Nota bilmem lazımdı. Notayı kitapların yardımıyla kendi kendime öğrendim. Kazandığım paraları da annemlere gönderiyordum. Bildiğim şarkıların notalarını aldım. Onları öğrendim.”

“Dünyaya bir daha gelsem yine müzisyen olurdum”

Müziği çok sevdiğinin altını çizen Şahin, ilk bestesi ‘Sen Mevsimler Gibisin’ ile 4. Altın Kelebek Ödüllerinde birincilik ödülü aldığını belirterek, “Dünyaya bir daha gelsem, yine müzisyen olurdum. Öncelikle bu bir aşk.” değerlendirmesinde bulundu.

Şahin, şarkının söz ve müziğinin kendisine ait olduğunu vurgulayarak, “Şarkıyı Alman sevgilime yazdım. Kumburgaz’da buluştuk, kulübe gittik, geldik. Üçüncü gün baktım yanımda yok. Bir geldim kahvaltı yerine, Almanya’dan sevgilisi gelmiş. Bana, ‘Ne yapayım?’ dedi. Ben de elimde melodika çalıyorum. Kendim öğrenmişim yine dilli kavalla birlikte. Yalancı bir dünyaya benzettim, ‘Yalancı dünya gibi yalancısın sevgilim/Sen mevsimler gibisin, değişirsin sevgilim’ şarkısı böyle çıktı.” ifadelerini kullandı.

Sözü ve müziği başka şarkılara benzemeyen, işlenmemiş melodiler üzerine eserler üretmeye çalıştığını kaydeden Şahin, 1970’li yıllarda bir arkadaşının aşk acısından çok etkilenerek “Tanrım” şarkısını yazdığını söyledi.

Selami Şahin, bestekar olarak da her türlü besteye imza attığını söyleyerek, şunları kaydetti:

“Benden kim şarkı istiyorsa onun sesine göre yaptığım besteleri veriyorum ve şarkıyı okurken o sanatçının taklidini yaparak veriyorum. Niye? Eseri daha rahat geçsin diye. İyi bir rejisör oyuncuyu daha iyi oynatır. Benden kim eser istiyorsa onun sesine göre eser veriyorum. Rahmetli Zeki Müren 50 şarkımı okudu. Yıldıray Çınar, Ahmet Sezgin, Şükran Ay, Gönül Akkor, Behiye Aksoy yani Türkiye’de şarkılarımı okumayan kalmadı.

Zeki Müren, Taksim’de Maksim Gazinosu’na ‘Selami’ciğim bu akşam gel. Biliyorum çapkınsın, sevgilinle misafirimsin.’ dedi. Ben de gittim. Başlamış okumaya. Sahnede, ‘Benim sevgili dostum, hoş geldin şeref verdin eskimeyen dostum.’ dedi. O gece ben de ‘Eskimeyen Dostum’ şarkısını yaptım. Ertesi gün aradım, ‘Paşam nasılsınız?’, ‘İyiyim Selami’ciğim, beğendin mi dün geceyi?’ dedi. ‘Çok güzeldi, sizden bir ilham aldım, beste yaptım.’ dedim. Hemen gittim. ‘Oku bakalım.’ dedi. Ben de onun taklidini yaparak şarkıyı okudum. ‘Benim okumama gerek kalmadı. Aynı benim gibi okuyorsun, helal olsun.’ dedi.”

İbrahim Tatlıses’in de 20’nin üzerinde şarkısını okuduğunun altını çizen Şahin, “Onun sesine uygun şarkı verdim. Roman şarkısı ‘Kasımpaşalıyım’ı Güllü ve Kibariye okudu. Ben benden eser isteyen sanatçının sesinin taklidini yaparak, şarkı yazıyorum ki eseri rahat okusun diye.” değerlendirmesinde bulundu.

“100 şarkı yapacağınıza 10 şarkı yapın ama bin şarkıya bedel olsun”

Genç müzisyenlere tavsiyelerde de bulunan sanatçı, “Lütfen yapılmamışı yapın, yazılmamışı yazın. Değişik, sloganlı olsun. Kalıcı şarkılar yapın. 100 şarkı yapacağınıza, bir sıfırı kaldırın, 10 şarkı yapın ama bin şarkıya bedel olsun.” açıklamasını yaptı.

Son projesi “Selami Şahin Saygı Albümü”nde birçok genç müzisyenin yer aldığını söyleyen Şahin, “Kime dediysek ‘hayır’ demedi. Hepsine sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum. Oğlum ve kızım bu işe koşturuyor. 50 şarkıdan fazla yaptık. Yavaş yavaş çıkıyor işte arka arkaya. Okuyan arkadaşlar da kendi sesine göre bir bestemi seçiyor. Haftada bir şarkı yayınlanıyor ve dinlenme oranı çok yüksek. Bu bizi çok mutlu ediyor.” dedi.

Selami Şahin, Arapça şarkılar da yazdığını ve Orta Doğu’da çok sevildiğini vurgulayarak, şu bilgileri verdi:

“Gittiğim zaman, Mısır’da, Lübnan’da yolda yürüyemiyorum. Ben onların sevgisi ile varım. Saygıyla eğiliyorum. Tabii hiçbir zaman, kimseyi benden büyük ya da küçük görmem, Allah’a çok şükür. Mısır’a gittiğimiz zaman bir restoranda yemek yiyeceğiz. Bir baktım benim şarkımı Arapça çalıyorlar. Nasıl oldu? Böyle kaldım. ‘Bu senin eserin, Selami Şahin.’ dediler. Mısır, annemin memleketi, gidince insan etkileniyor.” ??

“Beni sevenlere çok şey borçluyum”

Oğlu Lider Şahin’in de kendisi gibi besteler yaptığına işaret eden sanatçı, “Lider güzel çalışıyor. İyi söz, iyi müzik olmadan imzasını atmıyor ve o esere çalışmıyor. Ben arkadaşıma balık ısmarlamam, balık tutmasını öğretirim. Yani kendisi yazıyor sözleri, müziği de kendisi yapıyor.” ifadelerini kullandı.

Sanatçı Şahin, çok sesli müzik dinlediğini, yerli şarkıları pek fazla etkilenmemek adına dinlemediğinin altını çizerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Şimdi teknoloji çok ilerledi. Adam bir şarkı yapıyor, hafif dile düşüyor, bir sene sonra bir şey daha yapmadığı zaman unutulup gidiyor. Bir yere gelmek kolay. Orada kalmak önemli. ?En başta gençlerimize sesleniyorum; slogan kelimeleri kullansınlar. Mesela sevgilin, komşun, dostun, arkadaşın, iş ortağın olur, ‘Yeter be seninle başım dertte. Vallahi ne yapacağım bilmiyorum.’ dersin. İşte slogan. ya da ‘Bir sevgilim vardı, onu sevmedim, ayrıldık. Ona alıştım’. Yani ‘Alışmak sevmekten daha zor’. ‘Vallahi benim en iyi dostum içkim, sigaram. Onlar da terk ederdi, olmazsa param’ gibi. Yani sözlerle slogan şart.”

Sanat hayatında 58 yılı geride bırakan Şahin, “Şarkılarımı okumayan kalmadı. Bu kadar çok besteyi tutturdum. Şükürler olsun Allah’a, mutluyum. Beni sevenlere çok şey borçluyum. Allah onları başımızdan eksik etmesin. Selami Şahin varsa onların sevgisiyle var.” diye konuştu.

]]>
https://www.haber28.com.tr/turkiyenin-cinarlari-unutulmaz-sarkilara-imza-atan-selami-sahin-sanat-hayatinda-58-yili-geride-birakti-aciklamasi/feed/ 0
AK Parti Genel Sekreteri Fatih Şahin: Gazze kardeşlerimiz bizlerin dualarını bekliyor https://www.haber28.com.tr/ak-parti-genel-sekreteri-fatih-sahin-gazze-kardeslerimiz-bizlerin-dualarini-bekliyor/ https://www.haber28.com.tr/ak-parti-genel-sekreteri-fatih-sahin-gazze-kardeslerimiz-bizlerin-dualarini-bekliyor/#respond Sat, 04 May 2024 04:36:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=16729 AK Parti Genel Sekreteri Fatih Şahin, “Komşularımızda, uzak ve yakın coğrafyalarda, özellikle bir soykırımın yaşandığı Filistin’de, Gazze kardeşlerimiz bizlerin dualarını bekliyor. Bizlerin onlara yapacağı yardım güçlü olmaktır, yere sağlam basmaktır, sesimizi daha da yükseltmektir.” dedi.

Şahin, Biga ilçesinin Çavuşköy Mahallesi’nde Biga Belediyesi tarafından verilen sokak iftarında yaptığı konuşmada, Ramazan-ı Şerif’in birinci haftasının bugün tamamlandığını hatırlatarak, “Rabbim inşallah bu akşamki gibi birlik, beraberlik, sağlık, sıhhat, afiyet içerisinde Ramazan Bayramı’na erişmeyi ve nice ramazanlara erişmeyi bizlere etsin.” dedi.

18 Mart’ın arifesinde bu toprakları vatan olarak emanet eden şühedayı rahmet ve minnetle yad eden Şahin, “Gazilerimizden hayatta olanlara sağlık, sıhhat, afiyet diliyor, gazilerimizden de ebediyete irtihal etmiş olanlara yüce Allah’tan rahmet diliyorum. Rabbim hepimizi, şehitlerimizin şefaatine nail eylesin.” diye konuştu.

Çanakkale ve Biga’nın, dünyanın en güzel coğrafyalarından biri olduğunu, Biga Belediye Başkanı Bülent Erdoğan’ın da bu güzel coğrafyayı daha güzel kılmak için, Bigalılar’ın, Çavuşköylüler’in huzuru, refahı, güveni, konforu için çok güzel bir beş yılı geride bıraktığını kaydeden Şahin, şöyle devam etti:

“Bir beş yıl daha sizlere hizmet etmek için önümüzdeki yerel seçimlerde belediye başkan adayımız. Çok güzel bir dönemi geride bıraktı. Biga’mıza çok güzel eserler kazandırdı. Çok güzel hizmetlerde bulundu. Biz bu eser ve hizmet siyasetinin devam etmesini daha da hızlanarak devam etmesini ve hep birlikte eksiklerimizi tamamlamayı, hep birlikte ihtiyaçlarımızı gidermeyi talep ediyoruz.”

Siyaseti millete hizmet etmenin bir aracı olarak gördüklerini aktaran Şahin, “Bizim için siyaset bir amaç değildir. Mevkiler, makamlar gelip geçicidir. Yaptığımız eserler kalıcıdır. Aziz milletimizin gönlünde yer edinebilmek önemlidir. Seçimleri kazanmaktan daha önemlisi Hak’kın rızasını kazanmak ve hemşehrilerimizin gönlünde bir yer edinebilmektir. Siyasete biz böyle bakıyoruz. Bu düstur ve anlayış içerisinde siyaset üretiyoruz.” dedi.

AK Parti olarak millete hizmet etmeyi, kendisine düstur edinmiş bir siyaset anlayışına talip olduklarını dile getiren Şahin, “Hangi alana bakarsak bakalım ülkemize çok önemli mesafeler katettirdiğimizi söyleyebiliriz. Bu manada Biga çok kıymetli bir değerimiz. Biga bir tarım şehri, sanayi şehri, hayvancılık şehri, tarihi bir şehir, potansiyeli yüksek bir şehir. Belediye başkanımızla, milletvekilimizle, teşkilatımızla merkezi hükümetimizle birlikte biz Biga’nın Türkiye Yüzyılı şehirleri içerisinde hak ettiği yeri almasını arz ediyoruz. Bunun için çalışmaya gece gündüz demeden çalışmaya, yakın uzak demeden bütün hemşehrilerimize ulaşmaya ve Biga’mızın yıldızını daha da parlatmayı talep ediyoruz.” ifadelerini kullandı.

Bu akşam birlik, beraberlik içerisinde, ağız tadıyla iftarı açarken İslam dünyasının dört bir yanında kan, gözyaşı ve acının hakim olduğunu hatırlatan Şahin, “Komşularımızda, uzak ve yakın coğrafyalarda, özellikle bir soykırımın yaşandığı Filistin’de, Gazze kardeşlerimiz bizlerin dualarını bekliyor. Bizlerin onlara yapacağı yardım güçlü olmaktır, yere sağlam basmaktır, sesimizi daha da yükseltmektir. Gayri insani olan, gayri adil olan bu küresel sisteme karşı itirazlarımızı daha da yükseltmektir.” diye konuştu.

Çavuşköy Mahallesi’ndeki sokak iftarına, AK Parti Çanakkale Milletvekili Ayhan Gider, Biga Belediye Başkanı Bülent Erdoğan, AK Parti Biga İlçe Başkanı Nihat Borazan, partililer ve vatandaşlar da katıldı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/ak-parti-genel-sekreteri-fatih-sahin-gazze-kardeslerimiz-bizlerin-dualarini-bekliyor/feed/ 0
RTÜK Başkanı: İslam düşmanlığına karşı medyanın önemi büyük https://www.haber28.com.tr/rtuk-baskani-islam-dusmanligina-karsi-medyanin-onemi-buyuk/ https://www.haber28.com.tr/rtuk-baskani-islam-dusmanligina-karsi-medyanin-onemi-buyuk/#respond Thu, 25 Apr 2024 03:00:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=15651 Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Başkanı Ebubekir Şahin, “İslam düşmanı çevreler, dijital alanı aktif bir şekilde kullanarak nefret, ırkçılık gündemlerini daha kolay yayar hale geldi. Batı medyası karşısında İslam coğrafyasının medyası olarak bizlere çok hayati görevler düşüyor.” dedi.

RTÜK’ün dördüncüsünü düzenlediği Medya ve İslamofobi Forumu, “Küresel ve Yerel Boyutlarıyla İslamofobi” temasıyla gerçekleştirildi.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Diyanet İşleri Başkanlığı, SETA, Ankara Bilim Üniversitesi, Erciyes Üniversitesi ile Türk Telekom ve Halkbank’ın paydaşı olduğu forum, ATO Congresium’da düzenlendi.

RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin, forumun açılışında yaptığı konuşmasına, uzun süredir Gazze’de Müslümanların soykırıma uğradığını belirterek başladı.

İsrail’in insanlık onurunu ayaklar altına aldığını ifade eden Şahin, Müslümanların kadın, çocuk, yaşlı ayırt edilmeksizin katledildiğini vurguladı.

Batı’nın at gözlüğü ile küresel sistemin İslam dünyasını dışlayan kayıtsız bakışlarıyla olayları yalnızca seyrettiğini ifade eden Şahin, “Ama kimsesizlerin kimsesi olmayı şiar edinen liderimiz Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan dün olduğu gibi bugün de İsrail’e karşı hakkın savunucusu. Cumhurbaşkanımızın öncülüğünde tüm halkımız da, hain saldırıların ilk gününden itibaren yardımseverliğiyle, dualarıyla, boykot kampanyalarıyla zalime karşı hep ayakta. ” diye konuştu.

Şahin, 3 gün önce Fransız “Liberation Gazetesi”nde yer alan “Gazze’de Ramazan” isimli karikatürde açlıktan fare kovalayan Gazzeli bir adamın ve ona “iftardan önce olmaz” diyerek azarlayan bir kadının resmedildiğini anımsattı.

Gıda ve tıbbi malzeme girişine izin verilmeyen Gazze’de açlık ve susuzluk nedeniyle binlerce insanın hayatını kaybettiğini vurgulayan Şahin, “Ama bu hadsiz Fransız gazetesi, yayınladığı küstah karikatürle açlıkla mücadele eden ve hayatlarını kaybeden Gazzelilerle dalga geçti.” diye konuştu.

Amerika’nın başlattığı Müslümanları ötekileştirme stratejisinin, pek çok toplumun kültürel yapısında var olan İslam düşmanlığı virüsünü tetiklediğini söyleyen Şahin, “Barış dinini yaşayan biz Müslümanlar, sistematik nefret söylemleri ve dezenformasyon faaliyetleriyle ötekileştiriliyoruz.” ifadelerini kullandı.

Şahin, şöyle devam etti:

“Teknolojik imkanlarla gelişen medya, sosyal mecraların da hayatımızda fazlaca yer etmesiyle insanların algı ve düşüncelerini etkileyerek davranışlarını değiştirebilme gücünü artırdı. Dünyada İslam’a ve Müslümanlara yönelik olumsuz algı ve davranışların oluşturulmasında ve yaygınlaştırılmasında en büyük rolü ise medya oynuyor.

İslam düşmanı çevreler, dijital alanı aktif bir şekilde kullanarak nefret, ırkçılık gündemlerini daha kolay yayar hale geldi. Batı medyası karşısında İslam coğrafyasının medyası olarak bizlere çok hayati görevler düşüyor. Basın alanında uluslararası iş birliklerimizi geliştirmeliyiz. İslam ile alakalı yanlış algılamaların önüne geçebilecek, hakikati anlatacak ve anlık refleks gösteren yeni bir medya düzeni oluşturmak şarttır. Dünyaya İslam’ın değil, İslam düşmanlığının küresel bir tehdit olduğunu anlatmalıyız.”

“Medyanın gücüyle birlikte sorumluluğu da artıyor”

Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Batuhan Mumcu da Medya ve İslamofobi konusunun, bugünün dünyasında giderek daha fazla önem kazanan bir mesele haline geldiğini belirtti.

Medyanın toplumları şekillendiren bir araç olarak büyük bir etkiye sahip olduğuna değinen Mumcu, “Bu etki, doğru kullanıldığında toplumsal barışa ve anlayışa katkı sağlayabilir.” değerlendirmesini yaptı.

Mumcu, etkinin yanlış yönlendirilmesi halinde veya önyargılı bakış açısıyla değerlendirildiğinde ise medyanın önyargıların, ayrımcılığın ve İslamofobinin yayılmasına neden olan en etkili araçlarından biri haline geldiğini anlattı.

Mumcu, şöyle devam etti:

“İslamofobi ile mücadelede, medyanın, çeşitli kültürler ve inançlar arasında köprü kurma potansiyeli toplumsal algıyı şekillendirmede kritik bir role sahiptir. Unutulmamalıdır ki, medyanın gücüyle birlikte sorumluluğu da artıyor. İsrail ve Filistin arasındaki çatışmalar, sadece siyasi bir mesele olmaktan çıkıp kültürel ve dini bir boyut kazanmış durumda.

Ancak bu çatışmaları Batı medyasının İslamofobik bir bakış açısıyla ele alması, tarafsız ve objektif habercilik ilkelerine aykırı bir tutum sergilemektedir. Batı medyasının bu yanlış yaklaşımı, hem gerçekleri çarpıtmakta hem de çatışmanın daha da derinleşmesine ve barışın uzaklaşmasına neden olmaktadır.”

Filistinlilerin maruz kaldığı zulüm ve işgalin Batı medyası tarafından genellikle “terörizmle” ilişkilendirildiğine dikkati çeken Mumcu, “Batı medyasının büyük çoğunluğu, İsrail tarafını haklı göstermek için Filistinlileri sürekli olarak “radikal İslamcılar” veya “terörist gruplar” olarak etiketlemekte ve bu şekilde onları insanlık dışı göstermektedir. Oysa ki Filistinlilerin çoğu sıradan insanlardır ve hak arayışları adil bir şekilde sunulmadığında radikalleşmeye itilmektedirler.” diye konuştu.

Gazze’deki insani krizin, insanlık onurunu ve temel hakları ilgilendiren de bir konu olduğunu vurgulayan Mumcu, “Gazze, tarih boyunca pek çok medeniyetin beşiği olarak, kucak açtığı farklı kültürlerin bir arada yaşadığı bir coğrafya olmuştur. Ancak, günümüzde bu topraklar, çatışmaların ve acıların mekanı haline gelmiştir. Bu bölgede yaşanan insanlık dramını anlamak ve doğru anlatmak politik bir mesele olmanın ötesinde insan haklarına duyulan saygının da bir gereğidir.” ifadelerini kullandı.

“İslam karşıtlığı kendisiyle mücadele edilmesi gereken çok önemli bir tehdit”

SETA Genel Koordinatörü Prof. Dr. Burhanettin Duran da Gazze’de soykırımın gerçekleştiği bir dönemde medyada İslamofobi gibi çok önemli bir konuya odaklanmasının değerli ve faydalı olduğunu söyledi.

Duran, İslam karşıtlığının önemli bir tehdit olduğunu ve bununla mücadele edilmesi gerektiğini belirterek, “Tabii bunun sadece Batı’da olmadığını da görmemiz lazım. Doğu’da da aynı şekilde bir yaygınlaşma var. Hindistan’daki gidişat Müslümanlara karşı Hindu milliyetçiliği olarak ortaya çıkan İslamofobik davranış çok ciddi alarmlar veriyor.” dedi.

Türkiye’nin İslam karşıtlığıyla mücadelede önemli roller üstlendiğine dikkati çeken Duran, “Hem Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan hem de Türkiye’deki bütün ilgili birimlerin göstermiş olduğu gayretler takdire şayandır. Aynı şekilde bu sempozyum ve RTÜK’ün de burada almış olduğu rolü ve TRT’nin de üstlendiği rolü vurgulamak isterim.” diye konuştu.

Duran, 15 Mart’ın BM Genel Kurulu tarafından “İslamofobiyle Mücadele Uluslararası Günü” olarak kabul edilmesin de Türkiye’nin gayretlerine önemli katkı sunduğunu kaydetti.

Forum açılışında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın mesajı da okundu.

]]>
https://www.haber28.com.tr/rtuk-baskani-islam-dusmanligina-karsi-medyanin-onemi-buyuk/feed/ 0
Kayseri’de dokumacılık üzerine yapılan araştırmalar sonucunda dokuma aletleri koleksiyonu oluşturuldu https://www.haber28.com.tr/kayseride-dokumacilik-uzerine-yapilan-arastirmalar-sonucunda-dokuma-aletleri-koleksiyonu-olusturuldu/ https://www.haber28.com.tr/kayseride-dokumacilik-uzerine-yapilan-arastirmalar-sonucunda-dokuma-aletleri-koleksiyonu-olusturuldu/#respond Tue, 16 Apr 2024 04:48:13 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=14515 Kayseri’de dokumacılık üzerine yöre araştırmaları yapan Öğretim Görevlisi Dr. Zahide Şahin, kentin ilçelerinden topladığı kirkit, kirman (ip eğirmede kullanılan alet), halı bıçağı, kırkım makası gibi dokuma ve büküm aletleriyle koleksiyon oluşturdu.

Kayseri Üniversitesi Mustafa Çıkrıkçıoğlu Meslek Yüksekokulu Geleneksel El Sanatları Bölümü Öğretim Görevlisi Dr. Şahin, alanı gereği, halılarıyla tanınan Yahyalı ve Bünyan ile Sarız, İncesu, Hacılar ve Develi ilçelerde yaptığı araştırmalar sırasında bir araya getirdiği aletleri yok olmaktan koruyor.

Şahin, el emeği olan pek çoğu da artık bulunmayan aletleri “dokuma müzesi” çatısı altında yaşatmayı ya da kendi adına açacağı kültür evinde sergilemeyi planlıyor.

AA muhabirine konuşan Şahin, Kayseri’nin dokumalarıyla ilgilendiğini, kentin dokuma yönünden çok zengin olduğunu, ilçelerde farklı teknikte dokunmuş ürünlere rastlanabildiğini söyledi.

İnsanoğlu var olduğu günden itibaren dokumacılığın da var olduğunu belirten Şahin, “İnsanlar doğduğunda kundağa sarılılar, sarıldıkları kundak dokumadır. Çadırlar, kullandıkları kilimler, çuvallar, heybeler yani temel ihtiyaç duydukları malzemeler dokumadan yapılmıştır. Kıyafetleri dokumadır. Ölürken de insanlar kefene sarılır, bu da dokumadır.” dedi.

Kayseri denilince akla Yahyalı ve Bünyan halıları geldiğini vurgulayan Şahin, “Aynı zamanda Sarız ilçesi, çok iyi düz dokuma dediğimiz cicim, kilim, zili, sumak yöresidir. Kayseri’de hemen her yörede çarpana ve kolon dokumalara rastlarız. Mesela Hacılar yöresinin kumaş dokumaları çok önemli. Sultan Sazlığı’na yakın Sindelhöyük Mahallesi hasır dokumalarıyla ünlü.” diye konuştu.

Şahin, bu kadar dokuma zengini olan yörede “avadanlık” adı verilen dokumada kullanılan yardımcı malzemeler kirkit, halı bıçağı, makas ile iplik yapımında kullanılan kırkı makası, yün yıkanan tokuç, yün tarağı, kirman, çıkrık, tekçe gibi aletlerin eski olduğuna dikkati çekti.

Araçların hepsi sanat eseri niteliğinde

Yörelere göre kullanılan avadanlıkların özelliklerinin değişebildiğini anlatan Şahin, “Avadanlık olmadan dokuma olmaz. Bünyan tarafında halı makası ayarlıdır, düğüm uçlarındaki mesafeyi belirler. Yahyalı yöresinin halı makaslarının ayarı yoktur ama kendisine göre açısı vardır. Araştırmalarımıza göre Yahyalı’da o kadar çok halı dokunmuş ki kirkit yapan ustalar var. Genellikle de armut ağacı kullanmışlardır, armut ağacı hem sağlamdır hem yontulmaya elverişlidir. Bunların hepsi sanat eseri aslında.” ifadelerini kullandı.

Sarız, Yahyalı, Develi, Bünyan, İncesu, Hacılar ilçelerinde yöre araştırmaları yaptığını belirten Şahin, şöyle devam etti:

“Kayseri’nin çok fazla gurbetçisi var. Gurbetçilerle konuştuğumuzda ‘Bu avadanlıkları yurt dışındaki komşularımız istedi, onlara hediye götüreceğiz’ dediklerine şahit oldum. Bu benim çok ilgimi çekti, bu bizim kültürümüz ve dokumacılığımızın temel malzemeleri. Hepsi ayrı ayrı işçilik, hepsinin gerçekten sanatsal boyutu var. Araçların üzerinde motifler, el işçiliği var, damgası var. Bu kültür yok olmamalı, yurt dışına gitmemeli. Antikacılar sürekli yöreleri dolaşıyor, malzemeleri topluyorlar ama kayıt yok, nereye götürüyorlar belli değil. Kimisini satın almaya çalıştım, bazılarını yöre halkı hediye etti, bazılarını da öğrencilerim getirdi. Çok sevdiğimi bildikleri için komşularım, halı esnafı arkadaşlarım getirip veriyor. Sanıyorum 300 parçayı geçti. 25 yıldır yörelerden toplayabildiklerim, satın alabildiklerim ya da yöre halkının hediye ettikleri ya da öğrencilerimin getirdikleriyle bu koleksiyon oluştu.”

“Dokuma müzesi”ne hibe etmeye hazır

Dokumacılık kültürünün yok olmaması gerektiğine dikkati çeken Şahin, insanların genelde dokunmaların yapıldığı malzemeyi göz ardı ettiğini, dokumacılığın azalmasıyla çoğu tezgahın ya yakıldığını ya da bahçelere duvar yapıldığını söyledi.

Bu avadanlıkları gelecek nesillere aktarmak istediğini ifade eden Şahin, “Toplayabildiklerimi zaman zaman sergiliyorum, yayınlarımda kullanıyorum. Kişisel sergilerimde mutlaka bunlara yer veriyorum. Mesela tasarım sergisi açsam bile bunları fon olarak kullanıyorum. Bu avadanlıkları görenler, ‘Hocam bizde de kirman var, anneannemden kalmış, babaannemden kalmış, ben de saklıyorum, hatırası var.’ diyor. İnsanların bu bilince ulaşması beni çok mutlu ediyor.” diye konuştu.

Kayseri’de dokuma müzesi bulunmamasına üzüldüğünü ifade eden Şahin, sözlerini, “Kayseri’ye bir dokuma müzesi yapılırsa ben bunları hibe etmeye hazırım. Dokuma müzesi olmazsa adıma kültür evi kurabilirim.” diye tamamladı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/kayseride-dokumacilik-uzerine-yapilan-arastirmalar-sonucunda-dokuma-aletleri-koleksiyonu-olusturuldu/feed/ 0
İzmir’de Anne, Kızına Böbreğini Verdi https://www.haber28.com.tr/izmirde-anne-kizina-bobregini-verdi/ https://www.haber28.com.tr/izmirde-anne-kizina-bobregini-verdi/#respond Sun, 24 Mar 2024 21:36:48 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=11319 İzmir’de yaşayan Serap Şahin, 2 yıldır diyalize bağlı yaşam süren kızı Esra Şahin’e böbreğini verdi.

Buca ilçesinde ikamet eden 2 çocuk annesi 37 yaşındaki Serap Şahin, 12 yaşındaki kızı Esra Şahin’i rutin sağlık kontrolleri için 2021’de Sağlık Bilimleri Üniversitesi (SBÜ) İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesine götürdü.

Yapılan testlerde böbrek fonksiyonları normal değerlerinin altında çıkan Şahin’e diyaliz uygulanmaya başlandı. Yaklaşık bir yıl diyalize giren ancak sağlık sorunları giderek artmaya başlayan küçük kız için doktorları nakil kararı aldı. Bunun üzerine uygun donör arayışına girildi.

Bu süreçte anne Şahin kızına böbreğini vermek istedi. Yapılan tetkiklerde annenin sonuçları kızıyla uyumlu çıktı. Anneden alınan böbrek, 14 Şubat’ta İzmir Şehir Hastanesinde kızına nakledildi.

Ameliyatın ardından böbrek değerleri normale dönen Esra Şahin, rahat bir şekilde su içmeye ve yemek yemeye başladı.

“Hiç tereddüt etmeden kızıma böbreğimi verdim”

Anne Serap Şahin, AA muhabirine, kızının yaşadığı rahatsızlık nedeniyle çok zor günler geçirdiklerini söyledi.

Kızının nakil olması için umutla beklediğini belirten anne Şahin, şunları kaydetti:

“Annede uyumlu olur sen denemek istiyor musun deyince hiç tereddüt etmeden kararımı verdim. 14 Şubat’ta nakil olduk. İnşallah uzun ömürlü olur. Diyaliz tedavisi özellikle çocuklar için çok zor. Doktorlar da ‘kızına ikinci bir hayat veriyorsun’ dediler. Evladını diyalizde görmek çok zor bir durum. Her an bir şeyle karşılaşmak. Yine tansiyonu yükselecek… O anları yaşamak çok zor. Yeter ki yaşasın, yeter ki hayatta kalsın. Hep onu düşünerek kızıma böbreğimi verdim.”

Şahin, ameliyattan çıktığında ilk olarak kızının durumunu sorduğunu, sağlık çalışanlarının bu süreçte hep yanlarında olduğunu dile getirdi.

Kızına ameliyattan sonra da gözü gibi baktığını anlatan Şahin, “En çok su içmesini, yemek yemesini özledim. Çünkü yemek yemesi çok büyük sıkıntıydı. Sofrada her şeyin var ama çocuğuna ‘sana yasak’ diyorsun. Bu çok acı bir durum. Bunların hepsini yaşayan bir anneyim. İnşallah sonu güzel olacak. Şimdi yeni yeni sevdiği şeyleri yiyor.” dedi.

Esra Şahin ise annesinin verdiği organ sayesinde rahat bir şekilde su içip yemek yemeye başladığını söyledi.

“Çocuk için yeni bir hayat bizim için yeni bir dönem başlamış oldu”

Çocuk Nefroloji ve Romatoloji Uzmanı Prof. Dr. Belde Kasap Demir ise Esra’nın diyaliz sürecinin zor geçtiğini, kadavra listesinde uygun organ bulunmayınca annesinden nakil yapmayı kararlaştırdıklarını anlattı.

Naklin birinci haftasında olunmasına rağmen anne ve kızı için her şeyin iyi gittiğini kaydeden Demir, “Çocuk için yeni bir hayat bizim için yeni bir dönem başlamış oldu. Nakil 14 Şubat’a denk geldi. Bilinçli olarak olmadı tabii. Aile de bu tarihe gelmesinden çok memnun oldu.” diye konuştu.

İzmir Şehir Hastanesi Organ Nakil Bölümü Sorumlu Hekimi Prof. Dr. Adam Uslu ise Esra’ya yapılan böbrek naklinin onun gelişimi için önemli olduğunu dile getirdi.

Avrupa’da kadavradan organ bağışının Türkiye’ye göre daha fazla olduğunu aktaran Uslu, “Organ bağışı konusunda okullarda eğitim verilmesi gerekiyor. Canlıdan böbrek almak bir yük getiriyor bize. Çünkü böbreği veren canlıya da en az 20 yıl süreyle kaybetmeden bakmak yaşamını garanti altına almak zorundasınız. Kadavra donör, dünyada tartışılmaz en önemli kaynak.” ifadesini kullandı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/izmirde-anne-kizina-bobregini-verdi/feed/ 0
Ankara’da Okulda Başını Sıraya Çarpan Öğrencinin Durumu İyiye Gidiyor https://www.haber28.com.tr/ankarada-okulda-basini-siraya-carpan-ogrencinin-durumu-iyiye-gidiyor/ https://www.haber28.com.tr/ankarada-okulda-basini-siraya-carpan-ogrencinin-durumu-iyiye-gidiyor/#respond Fri, 15 Mar 2024 23:12:18 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=10000 Ankara’da okulda teneffüs saatinde başını sıraya çarpması sonucu hastaneye kaldırılan 3’üncü sınıf öğrencisi Mira Şahin’in bilincinin açık olduğu ve sağlık durumunun iyiye gittiği bildirildi.

Keçiören Halit Fahri Ozansoy İlkokulu öğrencisi Mira Şahin, 22 Şubat Perşembe günü sınıf içinde başını sıraya çarptı.

Çarpmanın etkisiyle fenalaşan Mira, ilk müdahalenin ardından Etlik Şehir Hastanesine kaldırıldı.

Beyin kanaması geçirdiği tespit edilen Mira Şahin, ameliyata alındı. Başarılı geçen ameliyat sonrası yoğun bakıma kaldırılan Mira’nın sağlık durumunun iyiye gittiği belirtildi.

Olayla ilgili Milli Eğitim Bakanlığının başlattığı soruşturma ise sürüyor.

İlk isteği pide oldu

Mira’nın sağlık durumu hakkında bilgi veren Baba Çağrı Şahin, kızının bilincinin açık olduğunu söyledi.

Polis ekiplerinin Mira’nın ifadesini aldığını belirten Şahin, olayda ihmal olduğunu ileri sürdü.

Şahin, “Öğretmene söylendiği zaman öğretmen, ‘otur Mira, iyileşirsin, geçer’ demiş. Yani Mira’yla öğretmeni değil de sınıf arkadaşları ilgilenmiş. İki üç saatlik kanama mevcutmuş buraya geldiğinde. Hemen ameliyathaneye alınıp gerekli müdahale yapıldı. Büyük bir ameliyat geçirdiği için yoğun bakımda gözetim altında tutuluyor.” diye konuştu.

Kızının ameliyattan sonra ilk istediği şeyin pide olduğunu söyleyen Şahin, “Onu da 1-2 lokma da olsa yiyebildi. Şimdi yürütmeye çalışıyorlar. O aşamayı da tamamladıktan sonra Allah nasip ederse servise çıkaracağız.” dedi.

Öğretmenle dün bir görüşme yaptıklarını dile getiren baba Şahin, öğretmenin olayın bu noktaya geleceğini tahmin etmediğini söylediğini aktardı.

“Şikayetçi olduk”

Hastane önünde açıklamalarda bulunan Ankara Barosu Çocuk Hakları Başkanı avukat Hilal Çelik, Mira’nın sağlık kontrollerinin devam ettiğini ve bilincinin açık olduğunu söyledi.

Dün sağlıklı bir şekilde Mira’nın ifadesinin alındığını aktaran Çelik, Mira’nın okulda arkadaşlarıyla oynarken ayağının takıldığını ve düşerek sıraya çarptığını beyan ettiğini aktardı.

Çelik, şöyle konuştu:

“Ancak yine Mira’nın ifadelerinde gördüğümüz üzere başının çarptığı öğretmenine bildirilmesine rağmen öğretmenin zamanında müdahale etmediği, aileye haberdar etmediği ve birkaç ders geçtikten sonra yani Mira bilincini yitirdikten sonra okul idaresinin aileye haber verdiği yönünde. Haliyle ortada açık bir ihmal var. Bakım ve gözetim yükümlülüğünün ihlali söz konusu. Bu noktada da biz bu durumdan dolayı ihmali olan okul idarecilerinin ve öğretmenlerin yargılanması için şikayetçi olduk. Süreci de takip edeceğiz. Şu anda öğretmenle ilgili disiplin soruşturması devam ediyor.”

Mira’nın başını çarptıktan sonra yoğun bir baş ağrısı yaşadığı için doğrudan öğretmenle diyalog kurmadığını belirten Çelik, arkadaşlarının bu durumu sınıfta öğretmene ilettiklerini kaydetti.

Çelik, öğretmenin basit bir kontrol yaptığını vurgulayarak, “Mira’nın anlatımına göre iyileşeceğini, geçeceğini söylemiş ve derse devam etmiş. Bu şekilde en az iki ders geçmiş ve Mira bu süre içinde hiçbir şekilde derse aktif olarak katılmamış. Bütün ders saatlerini sıranın üzerinde yatarak geçirmiş.” dedi.

“İlk müdahale bile kendi arkadaşları tarafından yapılmış”

Öğretmenin ifadesini henüz göremediklerini söyleyen Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Öğretmenin çocuğun başına buz koyduğu, müdahale ettiği yönünde medyada özellikle bilgi kirliliği var. Ama böyle bir müdahale de hiç olmamış. Mira’nın arkadaşları ilk müdahaleyi yapmışlar. Çocuklar buz aramış. Buz bulamayınca kantinden bir şişe soğuk su almışlar ve Mira’nın başının ağrısını geçirmeye çalışmışlar. İlk müdahale bile kendi arkadaşları tarafından yapılmış.”

Çelik, okul müdürü ve müdür yardımcısının çocuğun durumunu gördükten sonra aileye haber verildiğini, teyzesinin okula gelerek 112 Acil Servisi aradığını anlattı.

Avukat Çelik, Mira’nın hastaneye geldiğinde bir ya da birden fazla kırık olduğu ve beyin kanamasının birkaç saat öncesinden başladığının da kendilerine söylendiğini ifade etti.

]]>
https://www.haber28.com.tr/ankarada-okulda-basini-siraya-carpan-ogrencinin-durumu-iyiye-gidiyor/feed/ 0
Karadenizli Sanatçı Onay Şahin: Müzikte Evrenseli Kazandıkça Yöreyi de Kaybedersin https://www.haber28.com.tr/karadenizli-sanatci-onay-sahin-muzikte-evrenseli-kazandikca-yoreyi-de-kaybedersin/ https://www.haber28.com.tr/karadenizli-sanatci-onay-sahin-muzikte-evrenseli-kazandikca-yoreyi-de-kaybedersin/#respond Tue, 27 Feb 2024 00:48:06 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=7394 Karadenizli sanatçı Onay Şahin, halk müziğinde usta-çırak ilişkisinin önemine değinerek, “Müzikte evrenseli kazandıkça yöreyi de kaybedersin. Ben o konuda genelde yaptığım aranjede annemin-babamın hoşuna gidip gitmeyeceğine göre hareket ederim.” dedi.

Şahin, kemençe icracılığından türkü bestelemeye nasıl başladığını, iki üniversite bitirmesine rağmen neden sanatçılığa devam ettiğini ve Karadeniz müziğinin geleceğini AA muhabirine anlattı.

Trabzon’da 1981’de dünyaya gelen sanatçı, 10 aylık olarak doğduğu için doktorların kendisine “Onay” adını verdiğini belirterek, “Babam bir banka memuruydu. Çeşitli yerlere tayin edildi. Biz de Karadeniz’de çeşitli ilçeler ve şehirlerde babamın peşinde koşturduk. Sürekli okul değiştirdim, her okul değiştirmede yeni arkadaşlar yeni çevre edindim.” diye konuştu.

“İki diplomayı duvara astım, sevdiğim işi yapmaya devam ettim”

Şahin, 7 yaşına kadar babaannesiyle büyüdüğünü ve yayla kültürünü öğrenmesinde babaannesinin etkisinin çok fazla olduğuna işaret ederek, şunları kaydetti:

“Bugün yaptığım işte o kültürden çok feyz alıyorum. Bir türküyü ‘Babaannem nasıl söyler?’ diye düşünerek yazıyorum. Biz orijinal Karadeniz uşağı nasıl yetişiyorsa öyle yetiştik. Çocuk yaşlarımda müzikle sadece dinleyici olarak ilgileniyordum. 13 yaşımdayken babam bir kemençe hediye etti. Müzik hayatım o kemençe ile başladı. 1999’da Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi’ni kazandım. Tabii İstanbul’da bir üst kültür vardı. Hele basın-yayın sektöründe Anadolu’dan gelmiş, şivesi olan bir adamın başarılı olması zordu. Okumaya geldiğimde kemençe de yanımdaydı. Eğitim hayatım devam ederken küçük çaplı çalıp söylüyordum. Mezun oldum ama annemin memur olma ısrarından dolayı tekrar üniversite sınavlarına girdim. Bu sefer sosyal bilgiler öğretmenliği bölümünü kazandım. Kemençe ve müzik daha çok profesyonel hayatıma girmeye başladı. İlk albümümü 2008’de yaptım. İkinci üniversiteyi de başarılıyla bitirdim. İki diplomayı duvara astım, sevdiğim işi yapmaya devam ettim.”

Aile ortamında Karadeniz müziğinin çokça sevildiğini İsmail Türüt, Erkan Ocaklı, İbrahim Can kasetlerini hemen alıp dinlediklerini ifade eden Onay Şahin, babasının hediye ettiği kemençenin müzisyen olmasındaki en etkili unsurlardan biri olduğunu söyledi.

Şahin, yıllarca İstanbul’da solistlerin arkasında kemençe icrası yaptığını aktararak, “Üniversite okurken yazları Uzungöl’de turistlere yönelik program yapardık. Seyfettin Çakıral solistimdi. Bir akşam Seyfettin Ağabey işe gelmedi. ‘Becerebildiğim kadar söyleyeyim’ dedim. Çıktım söyledim.” şeklinde konuştu.

Karadeniz müziğinde çok değerli usta isimlerin yer aldığına dikkati çeken Şahin, Bahattin Çamurali, Picoğlu Osman Gökçe, Katip Şadi, Hüseyin Dilaver, Rizeli Sadık gibi çok önemli saz ve söz ustaları olduğunu ifade etti.

“Sonuçta herkes bir şekilde bu sofraya bir şey koydu”

Şahin, halk müziğinin yerelden evrensele doğru yolculuğuna işaret ederek, “Benim ilk albümümü çıkardığım yıllarda Kazım Koyuncu rüzgarı esiyordu. O yerel müziği doğru aranjelerle ulusala ve evrensele taşımıştı. Bunu Fuat Saka, Resul Dindar, Volkan Konak da yapar. Müzikte evrenseli kazandıkça yöreyi de kaybedersin. Ben o konuda genelde yaptığım aranjede annemin, babamın hoşuna gidip gitmeyeceğine göre hareket ederim.” açıklamasını yaptı.

Karadeniz müziğinin başlarda sadece kemençe ve tulumun üzerine söylenen otantik icralarla başladığını, 1980-1990’lı yıllarda arabesk müziğin etkisinde kaldığını, 2000’li yıllarda ise ulusallaştığını aktaran Onay Şahin, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Sonuçta herkes bir şekilde bu sofraya bir şey koydu. Herkes elinden geleni yapmış. Zaman zaman da müzik, sağa sola evrilmiş ve devam da edecek. Çünkü bu akan bir deredir, sabit bir şey değildir. Hepimizin artık YouTube kanalları var. Benim ayda 1 tane klip prensibim var, yılda 12 yapar. Bazen yaşadığımız sıkıntılar, savaşlar, depremler hızımızı kesebiliyor. Ben dinleyicisine göre şekillenen bir adam değilim. Benim Karadeniz müziğinden anladığım şekil, form budur. Bu şekilde yoluma devam edeceğim. Şu ana kadar 120’nin üzerinde şarkı yaptım, bunların 100’e yakını kendime aittir. Sanatçılar insanları eğlendirmek pahasına ahiretlerini riske atan adamlardır. İnşallah ben onlardan olmam. Türkücü de olsak imansız adam olmaz. Allah herkesin imanını kuvvetlendirsin.”

Şahin, halihazırda Karadeniz müziğinde başarılı olan isimler arasında Ekin Uzunlar, Ali Tetik ve Ali Alkurt gibi sanatçılar olduğunu dile getirerek, sosyal medyanın etkisiyle yöresel müziklerin artık sadece kendi yöreleriyle sınırlı kalmadığını ve diğer yöreler tarafından da çok sevildiği bilgisini paylaştı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/karadenizli-sanatci-onay-sahin-muzikte-evrenseli-kazandikca-yoreyi-de-kaybedersin/feed/ 0
Fatma Şahin, seçim beyannamesini açıkladı https://www.haber28.com.tr/fatma-sahin-secim-beyannamesini-acikladi/ https://www.haber28.com.tr/fatma-sahin-secim-beyannamesini-acikladi/#respond Wed, 21 Feb 2024 04:48:05 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=6500 Fatma Şahin, seçim beyannamesini açıkladı

GAZİANTEP – Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı ve Başkan Adayı Fatma Şahin, ustalık dönemi olarak nitelendirdiği 3’üncü döneminde kente kazandırmayı planladığı projeleri, 2024-2029 Vizyon Toplantısı’nda açıkladı.

İnsanı merkeze alan belediyecilik anlayışını 10 yıllık görev süreci boyunca sergileyen Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, 3’üncü döneminde altyapı, içme suyu, ulaşım, çevre, ticaret merkezleri, sosyal, kültürel, tarım, spor ve tesis başlıklarını içeren projelerini Şehitkamil Kültür ve Kongre Merkezi’nde tanıttı.

Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin burada yaptığı konuşmada, daha güzel bir Türkiye’yi birlikte inşa edeceklerini belirterek, bugün bütün şehrin burada olduğunu ve heyecanlı olduklarını söyledi.

Şahin, “Kadınıyla erkeği ile buradayız. Aşkımız var, sevdamız var. Geldiğimiz noktada artık biliyoruz ki, şehir insanın, insan şehrin aynasıdır. Gönlünde taş olanın gönlü taş olur. Gönlünde aşk olanın şehri gülistan olur. Gaziantep’i gülistan etmek için buradayız. Yeni Mirmar Sinanlar, yeni İbni Sinalar, yeni İbni Haldunlar yetiştirmek için buradayız. Önümüz çok açık, seçimle ilgili bir derdimiz yok. Rekor üzerine rekor kırmak için buradayız. Bu bir Fatma Şahin meselesi değil, Ankara’da elimiz çok güçlü. Bunun yanı sıra şehirdeki Gaziantep Modeli ile 1 Nisan itibariyle çalışmalara başlıyoruz” dedi.

“Düzbağ barajının tamamlanmasıyla büyükşehirlerde en ucuz su Gaziantep’te olacak”

Programın açılış konuşması sonrası Başkan Fatma Şahin, 3’üncü dönemini kapsayacak 2024-2029 yılları arasında hedeflediği projeleri sunum eşliğinde anlattı.

Bu kapsamda Gaziantep’in su ihtiyacını 2050 yılına kadar giderecek Düzbağ projesinin İçme Suyu İsale Hattı’nın devamı olacak ve Gaziantep Büyükşehir eliyle inşa edilecek en büyük içme suyu barajı Düzbağ’ın yapımının tamamlanmasıyla Gazi şehirlilerin, büyükşehirler arasında en ucuz suya erişeceğini belirtti.

“Metro projesi ile yolcular ulaşımda zaman tasarrufu sağlayacak”

Cumhurbaşkanlığı tarafından 2024 yatırım programına alınan ve Gaziantep’te toplu taşımada yeni bir dönemi başlatacak Metro Projesi’ni de sunumunda katılımcılara anlatan Başkan Şahin, 15 milyar TL’lik dev yatırım, Gar – Düztepe – Hastane Sürücüsüz Metro Hattı Projesi’nin toplu taşımada güvenliğin, konforun ve memnuniyetin artmasını sağlayacağını, yeşil şehrin ulaşım standartlarını koruyacağını dile getirdi.

“6 milyar TL’lik dülük tüneli projesi ile hem yeşil alanlar korunacak hem de kesintisiz ulaşım sağlanacak”

Seçim beyannamesinin en büyük mega projelerini bir bir açıklayan Başkan Şahin, yakıt ve zaman tasarrufu sağlayacak ve Gaziantep Organize Sanayi Bölgesi’ne kesintisiz ulaşım sağlayacak 6 milyar TL’lik Dülük Tüneli projesini ele aldı.

Bu hedefte Şahin, 5 bin 800 metre uzunluğundaki Dülük Tüneli’yle OSB – kent merkezi hattı için çevre yolu ile alternatif bağlantı imkanı sunacak projedeki çalışmayla Dülük Ormanı kısmından geçen 2 bin 900 metrelik 2 tünelden oluşacak proje sayesinde ormanın doğal ve tarihi yapısının korunacağını ifade etti.

“126 kilometrelik çevre yolu projesi kentin ulaşımına nefes aldıracak”

Gaziantep’in ulaşımdaki gücüne güç katacak çevre yolu projesinin detaylarını da katılımcılarla paylaşan Şahin, 126 kilometre uzunluğunda, 50 metre genişliğindeki yeni çevre yolunun doğuda Tem Otoyolu ve D-400 karayolu bağlantısı ile başlayarak, güneyde Güneyşehir yerleşimini ve Oğuzeli ilçesinin kuzeybatı ucunu çevreleyeceğini, Gaziantep’in projenin kuzeybatı ucundan ise D-400 Karayolu ile Tem Otoyolu bağlantısını sağlayacağını ve son olarak kuzeyde Kuzeyşehir yerleşimini kapsayıp Tem Otoyolu ve D-400 karayolu ile yeniden bağlanacağının bilgisini verdi.

“Yerli ve milli hidrojenli otobüslerle hava kirliliğinin önüne geçilecek”

Sunumun devamında çevreci yatırımlarıyla ön plana çıkan Gaziantep Büyükşehir’in yerli ve milli, sıfır emisyonlu hidrojenle çalışan otobüslerini de kentteki toplu ulaşıma kazandırdıklarını anlatan Şahin, bir depo yakıtla 500 kilometre yol kat edildiğini ve yüksek yolcu kapasitesi ve konforuyla ön plana çıktığını anlattı.

Sunumda Şahin, 6 Şubat’ta yaşanan deprem felaketi sonrası Gaziantep’te, Nurdağı’nda 10 bin metrekare alanda hayatını kaybedenleri anmak, yıkımı göstererek gelecek nesilleri bilinçlendirecek, deprem anında yapılması gerekenleri anlatacak, aynı zamanda mimarlık ve inşaat mühendisliği eğitimi alan öğrencilerin eğitim amaçlı ziyaret edebileceği Deprem Anma ve Eğitim Merkezi yapılacağını duyurdu.

Bunun yanı sıra Şahin, yerel yönetimlere örnek niteliği taşıyacak; yeni BÜSEMLER, Huzurlu Yaylası’ndaki yayla turizmi projesi, yeni yaşlı bakım evi, sebze hali, yeşil koridor, yeni müzeler ve Valiliğin kütüphaneye dönüştürülmesi gibi birçok projenin detaylarını da katılımcılarla paylaştı.

AK Parti Grup Başkanı ve Sivas Milletvekili Abdullah Güler, Gazianteplilerin bu sıcak coşkulu ve kalpten gelen sevgileri için şükranlarını sunarak, “Hepinizi bu değerli toplantıya katılımlarınızdan dolayı mutluluk duyduğumu ifade etmek isterim. İyi ki varsınız. Değer üretmek çok zor bir iştir. Önce projelendireceksiniz sonra bütçesini hazırlayacaksınız. Fatma Başkanımın hayaliyle başladı bu eserler. Bunlar çok zor işlerdir. Belediyecilik adına 10 yıllık serüvende yapılanları biraz önce gördük. Yapılan hizmetlerden dolayı Fatma Şahin’e canı gönülden teşekkürlerimi sunuyorum” diye konuştu.

]]>
https://www.haber28.com.tr/fatma-sahin-secim-beyannamesini-acikladi/feed/ 0
ODTÜ, dünya genelinde nesli tükenme tehdidi altındaki arıları korumak için robot arılar geliştiriyor https://www.haber28.com.tr/odtu-dunya-genelinde-nesli-tukenme-tehdidi-altindaki-arilari-korumak-icin-robot-arilar-gelistiriyor/ https://www.haber28.com.tr/odtu-dunya-genelinde-nesli-tukenme-tehdidi-altindaki-arilari-korumak-icin-robot-arilar-gelistiriyor/#respond Mon, 19 Feb 2024 05:36:07 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=6154 ODTÜ’nün dünya genelinde nesli tükenme tehdidi altındaki arıların beslenmesini sağlayan robot arılar geliştiren ve kovanları yapay zeka ile takip edebilen teknolojileri, Birleşik Arap Emirlikleri’nde (BAE) gerçekleştirilen Dünya Hükümetler Zirvesi kapsamında düzenlenen yarışmada, en iyi iki küresel inovasyon projesinden biri seçildi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın onur konuğu olarak katıldığı Dünya Hükümetler Zirvesi kapsamında düzenlenen Edge of Government platformunca düzenlenen yarışmada, 13 küresel inovasyon projesi arasında en iyi iki projeden biri seçilen projede ODTÜ’lü ekip, ödül aldı.

ODTÜ Robotik ve Yapay Zeka Teknolojileri Araştırma ve Uygulama Merkezi (ROMER) Müdürü ve Bilgisayar Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Erol Şahin, AA muhabirine yaptığı açıklamada, AB Çerçeve Programı Horizon kapsamında desteklenen “Roboroyale” isimli projelerine ilişkin bilgi verdi.

Projenin Durham Üniversitesi yürütücülüğünde ODTÜ-ROMER ile Çek Teknik Üniversitesi ve Graz Üniversitesinin yer aldığı bir uluslararası konsorsiyum tarafından 20 kişilik Ar-Ge ekibiyle iki yıl önce başlatıldığını belirten Şahin, her ülkenin projede farklı bir görev aldığını anlattı.

Arıların yok olması durumunda bütün ekosistemin bir anlamda çökme tehlikesiyle karşı karşıya kalacağını vurgulayan Şahin, “Proje ile son teknolojilerle donatılmış yeni nesil arı kovanları geliştirmeyi amaçlıyoruz.” dedi.

Robot arıları ODTÜ yapıyor

Doç. Dr. Şahin, ODTÜ olarak kraliçe arıların beslenmesini ve sağlığını takip ederek daha fazla yavru vermesini sağlayacak robot arılar ile kovanların sürekli takibini sağlayacak yapay zekalı bir sistem üzerinde mühendisler ve biyologlar olarak bir arada çalıştıklarını anlattı.

Şahin, projenin geldiği noktaya ilişkin şu bilgileri verdi:

“Proje kapsamında kovanın içini 7/24 esasıyla takip edebilen yapay zekalı bir sistem geliştirdik. Böylece başta kraliçe arı olmak üzere kovandaki arıların sağlığını takip edebiliyoruz. Bunun yanında işçi arıları taklit eden ve kraliçe arıyı dışarıdan besleyerek kontrol edebildiğimiz mikro-robot arıların ilk prototipini de geliştirdik. Böylece geliştirdiğimiz mikro-robot arılarla kraliçe arıyı beslemeyi başardık. Robot arılarımız, kraliçe arıya hizmet de ediyor. Bunun yanında robotlarımızın ileride kovanın temizliğini, beslenmesini, bakımını yapması için çalışıyoruz. Tüm bu sistemle, bütün kovanın bir anlamda sağlığını korumayı, hatta daha iyi hale getirebilmeyi amaçlıyoruz.”

“Nesli tükenme tehdidi altındaki arıları korumaya çalışıyoruz”

Kovanda daha çok işçi arının olmasının ekosistem açısından önemine değinen Şahin, “Böylece daha çok tozlaşma olur, ağaçlar daha çok meyve verir, daha çok tohum da daha çok besin demek. Böylece bir anlamda bütün ekosistemi korumuş oluruz.” dedi.

Amaçlarının koloni zor şartlarla karşılaşsa dahi kraliçe arının sağlığını korumak olduğunu kaydeden Şahin, “Böylece bilim insanları olarak nesli tükenme tehdidi altındaki arıları koruma altına alarak nesillerin devamı için çare bulmaya çalışıyoruz. Daha sağlıklı ve iyi döl veren kraliçe arı, daha sağlıklı arı kovanının yolunu açacaktır. Bu kovanlardan çıkıp çiçekli bitkilerin tozlaşmasını yapan arılarla da içinde yaşadığımız bitki ve hayvan ekosistemin iyileştirilerek daha sağlıklı bir dünya yaratmasını umuyoruz.” diye konuştu.

Erol Şahin, projelerinin Edge of Government Platformunca 13 küresel inovasyon projesi arasından en iyi iki projeden biri seçildiğini kaydetti.

Dubai’de düzenlenen ödül töreninde, “Roboroyale Projesi” adına ödülü, ODTÜ’lü araştırmacı Tuna Ercan’ın aldığını sözlerine ekledi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/odtu-dunya-genelinde-nesli-tukenme-tehdidi-altindaki-arilari-korumak-icin-robot-arilar-gelistiriyor/feed/ 0
Antalya’da şiddetli yağışlar sonucu bin 948 dekar tarım alanında hasar tespit edildi https://www.haber28.com.tr/antalyada-siddetli-yagislar-sonucu-bin-948-dekar-tarim-alaninda-hasar-tespit-edildi/ https://www.haber28.com.tr/antalyada-siddetli-yagislar-sonucu-bin-948-dekar-tarim-alaninda-hasar-tespit-edildi/#respond Sun, 18 Feb 2024 07:24:10 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=5986 Antalya Valisi Hulusi Şahin, Antalya’daki şiddetli yağışlarda bin 948 dekar tarım alanında hasar tespit edildiğini söyledi.

Şahin, AFAD İl Müdürlüğü’ndeki Afet Koordinasyon Merkezi’nde düzenlediği basın toplantısında, kentte yapılan çalışmalar hakkında bilgi verdi.

Kent merkezinde 13 Şubat’ın ilk saatlerinde yoğun bir yağış ve dolunun meydana geldiğini hatırlatan Şahin, 3 ayda yağacak yağmurun 24 saatte ve dar bir alana düştüğünü dile getirdi.

Özellikle Kepez ve Muratpaşa ilçelerinde bazı mahallelerde taşkınların ve su baskınlarının yaşadığını belirten Şahin, “Bu su baskınında maalesef bir vatandaşımız hayatını kaybetti. 3 vatandaşımız da yaralandı. Vatandaşımıza Allah’tan rahmet, yakınlarına da başsağlığı diliyorum. 3 yaralı vatandaşımız da şu anda taburcu oldu, durumları iyi.” dedi.

Şahin, yağışın ilk anından itibaren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatı ve İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın yakın takibiyle devletin tüm imkanlarının seferber edildiğini anlattı.

“2 bin 687 konumda su tahliyesi yaptık”

Kentteki çalışmalarda 2 bin 783 personel, 442 araç, 442 motopomp, 7 bot, 20 vidanjör ve 60 arazözün görev yaptığını kaydeden Şahin, mükerrer olanlar düşüldüğünde 112 Acil Çağrı Merkezine 3 bin 300’ün üzerinde ihbar olduğunu söyledi.

Şahin, 2 bin 687 konumda su tahliyesi yapıldığını ve bu işlemlerin dün akşam saatlerinde tamamlandığını belirterek, konut ve iş yerlerindeki çamur birikmeleri için de ekipler oluşturduklarını ifade etti.

Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Kepez Devlet Hastanesi, Sema Yazar Semt Polikliniği ve Muratpaşa Nüfus Müdürlüğünde oluşan hasarların giderilerek, hizmet vermeye devam edildiğini kaydeden Şahin, 120 okuldan ise sadece 3 okulda trafoya bağlı problemin devam ettiğini ve onun da pazartesi günü çözüleceğini söyledi.

“Orta ve ağır hasarlı binalarda ikamet mümkün değil”

Şahin, yağış esnasında alt geçitlerin biriken suların tahliye edilmesiyle trafiğe açıldığını, tramvay hatlarının da hizmet vermeye başladığını aktardı.

Zarar tespiti için 360 kişiden oluşan bir ekibinde sahada faaliyet gösterdiğini anlatan Şahin, şöyle konuştu:

“Şu an itibarıyla tespitleri hemen hemen bitirmiş durumdayız. Yeni taleplerin değerlendirilmesi sürecini zannediyorum yarın öğlene kadar tamamlayacağız. Hasar tespit faaliyetleri de yapıyoruz. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ekiplerimiz hasar tespitlerinde 78 binada çalışma yaptı. 54 binamız hasarsız, 15’i az, 7’si orta ve 2’si ağır hasarlı olarak tespit edildi. Orta ve ağır hasarlı binalarda ikamet mümkün değil. Bu binalarımızda 66 aile mevcut. Bunların tahliyelerini yapıyoruz.”

Tahliye edilecek binalardaki vatandaşlar için Türk Silahlı Kuvvetlerine ait Karpuzkaldıran tesislerinin tahsis edildiğini dile getiren Şahin, diğer bölgelerde su baskını nedeniyle talepte bulunan 16 ailenin de misafirhanelere yerleştirildiğini belirtti.

“Zararların tazmini için başvuruda bulunacağız”

Yağışlar sonrası tarım alanlarında da zararlar oluştuğuna dikkati çeken Vali Şahin, “Tespitlerimize göre 299 üreticimizin bin 343 dekar örtülü ve 605 dekar açık olmak üzere bin 948 dekar alanda su baskını olmuştur. Aksu ve Kepez ilçelerimizde 10 çiftçimizin 7 büyükbaş, 70 küçükbaş hayvanı, 70 tavuk, 210 arı kovanı telef olmuştur. Tespitlerimizin hemen sonrasında Cumhurbaşkanlığı Güvenlik İşleri Genel Müdürlüğüne zararların tazmini için başvuruda bulunacağız.” diye konuştu.

İçişleri Bakanlığınca 20 milyon lira acil AFAD ödeneği gönderildiğini aktaran Şahin, şunları kaydetti:

“Vefat eden vatandaşımızın yakınına 100 bin lira nakdi yardım yaptık. Sosyal yardımlaşma vakıflarımız ilk etapta 273 aileye 1 milyon 70 bin lira nakdi, 86 kişiye de giyim yardımı yaptı. Büyükşehir Belediyesi bin 600, Kepez Belediyesi 349, Muratpaşa Belediyesi de 1000’e yakın aileye nakdi ve ayni yardımda bulundu. Tespitlerden sonra eşya yardımlarını Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımız üzerinden destekleyeceğiz. Ayrıca KOSGEB destek paketleri hazırlıyor, onları da iş yerlerimizin hizmetine sunacağız. Antalya 13 Şubat’ta çok zor bir gece yaşadı. Fakat 2 gün içinde devletimizin tüm imkanları seferber edilerek çok hızlı bir iyileşmeyi de sağladık. Vatandaşlarımızın maddi zararlarını da kısa sürede inşallah gidereceğiz ve Antalya tekrar hayatın normal döngüsüne dönecektir.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/antalyada-siddetli-yagislar-sonucu-bin-948-dekar-tarim-alaninda-hasar-tespit-edildi/feed/ 0
Vali Şahin, 2023’e damga vuran fotoğraflara oy verdi https://www.haber28.com.tr/vali-sahin-2023e-damga-vuran-fotograflara-oy-verdi/ https://www.haber28.com.tr/vali-sahin-2023e-damga-vuran-fotograflara-oy-verdi/#respond Fri, 05 Jan 2024 07:24:10 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=1930 Antalya Valisi Hulusi Şahin, Anadolu Ajansının (AA) gözünden 2023’e damga vuran olaylara ait fotoğrafların yer aldığı “Yılın Kareleri” oylamasına katıldı.

Şahin, makamında gerçekleştirdiği oylamada, AA muhabirleri ile foto muhabirlerinin yurt içi ve dışında çektiği fotoğrafları inceledi.

“Haber” kategorisinde Aytuğ Can Sencar’ın “Türkiye Yüzyılı”, “Çevre-Yaşam”da Osmancan Gürdoğan’ın “Zamanın donduğu an” fotoğraflarını oylayan Şahin, “Spor”da ise Dursun Aydemir’in “Dünyanın sultanları” karesini seçti.

Şahin, bu yıla özel eklenen ” Deprem: Umut” kategorisinde Sergen Sezgin’in “Kurtarıcı”, ” Gazze: Kanıt”ta ise Shadi Al Tabatibi’nin “Yıkım” fotoğraflarına oy verdi.

“AA muhabirleri fotoğraf sanatçısı gibi çekim yapıyor”

Anadolu Ajansı muhabirlerini başarılı fotoğraflardan dolayı tebrik eden Şahin, her sene olduğu gibi sanat dolu karelerle karşılaştığını söyledi.

Cumhuriyet’in 100. yılı dolayısıyla 2023’e büyük umutlarla başlandığını ancak senenin ikinci ayında Türkiye’nin büyük bir depremle sarsıldığını, yıl içinde seller yaşandığını dile getiren Şahin, dünyanın da savaşlar, acılar, zulümlerle yoğrulduğunu ifade etti.

Yılın sonuna doğru Türkiye’nin ekonomik olarak hızla toparlandığını, büyük felaketten sıyrılmasını bildiğini anlatan Şahin, şöyle konuştu:

“Cumhuriyet’imizin coşkusunu da her şeye rağmen yaşadık ve 100’üncü yılımıza da coşkuyla girdik. Şimdi 2024 yılının ilk günlerindeyiz, ikinci yüzyılımıza adım attık, ümitliyiz. 2023 zordu ama 2024 inşallah çok çok başarılı, çok çok güzel bir yıl olacak. Öyle inanıyoruz, öyle hissediyoruz. Anadolu Ajansı da 2023’ü kayda almış her şeyiyle. Zaten sizin muhabirleriniz gerçekten fotoğraf sanatçısı gibi çekim yapıyor. Her yıl gerçekten bizi etkileyen fotoğraflar çekmeyi başarıyorlar. Dünya ve Türkiye de yeteri kadar malzeme veriyor tabii, onu da kabul etmek lazım.”

Fotoğraflara oy verirken zorlandığını belirten Şahin, “Hepsi birbirinden değerli, birbirinden anlam yüklü fotoğraflar.” dedi.

” Filistin’de etnik temizlik hedefi var”

Şahin, yeni yılda güzel ve başarılarla dolu haberler yapılması, dünyadaki zalimlerin de hak ettiğini mutlaka göreceği bir sene olması temennisinde bulundu.

Gazze’de dram yaşandığını, seçtiği fotoğrafın da bir kentin yıkıldığını ortaya koyduğunu anlatan Şahin, şunları kaydetti:

“Orada bir etnik temizlik hedefi var. Yani bir mukabele değil, saldırı görmüş bir ülkenin buna karşılık vermesi değil, bu bir temizlik harekatı, etnik temizlik harekatı. Yani kökünü kurutmaya çalışıyorlar. Filistinlilerin, Filistin’de yaşayanların haklı haksız, İsrail’e hücum etmiş olan olmayan, hiç öyle bir ayrım yapmaksızın, tüm Filistinlileri katlediyorlar. Orada yaşayan herkese hatta sadece insanlara değil, binalara bile tahammül edememişler yani öyle bir kin, böyle bir nefret, dünya yüzünde çok görmediğimiz bir nefret. Siz Filistinli çocuklardan ne istiyorsunuz? Ne yaptılar size? Yani bir meseleniz varsa Hamas ile çözün. Çocuklardan ne istiyorsun? Binalardan ne istiyorsunuz?”

“Fotoğraf, Filistin’i ve Filistinliyi yok etme hedefini gösteriyor”

Gazze’de çekilen fotoğrafın çok anlamlı olduğuna dikkati çeken Şahin, “Tamamen Filistin ismini, Filistinliyi her şeyiyle Filistin’den yani kendi topraklarından yok etmek hedefi var orada. O fotoğraf onu gösteriyor. Elindeki güçle elinde ne varsa, bombayla, şununla bununla, hiçbir kutsal tanımadan, hiçbir sınır dinlemeden, hiçbir ahlaki kaygı duymadan bir makine gibi orayı böyle silip süpürmeye çalışan bir zihniyet. Onu bu fotoğrafta gördüm.” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/vali-sahin-2023e-damga-vuran-fotograflara-oy-verdi/feed/ 0
Antalya Valiliği, Usulsüz Kullanılan Skuterlere Karşı Harekete Geçti https://www.haber28.com.tr/antalya-valiligi-usulsuz-kullanilan-skuterlere-karsi-harekete-gecti/ https://www.haber28.com.tr/antalya-valiligi-usulsuz-kullanilan-skuterlere-karsi-harekete-gecti/#respond Thu, 28 Dec 2023 09:12:33 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=1336

ANTALYA’da usulsüz kullanılan, kazalara sebep olan skuterlerle ilgili valilik harekete geçti. Vali Hulusi Şahin, “Bu usulsüz kullanıma asla müsaade etmeyeceğiz. Usulüne uygun olmayan, protokolüne uygun olmayacak sayıda, fazlaca konuşlandırmış şirketler var. Bunlara tahammül etmeyeceğiz. Cezai işlemleri en sert şekilde yapacağız. Bu işi zapturapt altına alacağız” dedi.

Türkiye’nin birçok yerinde olduğu gibi turizm kenti Antalya’da da elektrikli skuterler ulaşımda yoğunlukla kullanılıyor. Kent içinde çoğunlukla gençler tarafından tercih edilen skuterler, zaman zaman trafik kazalarına da neden oluyor. Ölümlü ve yaralamalı kazaların birçoğunun skuterlerin kullanılmaması gereken yollarda seyir halinde olmasından kaynaklandığı görüldü. Gençler, tek kişi skuterleri 2 ya da 3 kişi binerek kullanıyor ve tespiti halinde polis tarafından ceza yazılıyor. Kentte farklı şirketler tarafından yüzlerce skuter kullanıma sunulmuş durumda. Uygulama üzerinden kilidi açılan bu araçlar, kullanılan süreye göre ücretlendiriliyor. Ana arterlerde, bulvarlarda, kaldırımda sürülmesi yasak olan skuterler, kullanıcılarının gelişigüzel park etmesi sonucu hem görüntü kirliliği hem de trafik ve yaya açısından sorun oluşturuyor. Kaldırımda yürüyen yayalar da yanlarından geçen skuterler nedeniyle zaman zaman kaza yaşıyor. Elektrikli skuterlerden en çok taksici esnafı şikayeti. Taksici esnafı sürekli kaza riskinden ve kazançlarının düşmesinden dert yanıyor.

‘BUNLARA TAHAMMÜL ETMEYECEĞİZ’

Antalya Valisi Hulusi Şahin, skuterlerle  özel bir çalışma yaptıklarını söyledi. Demirören Haber Ajansı’na açıklamada bulunan Vali Şahin, ‘Bu kadar çok sayıda olamazlar’ dediği skuterlerle ilgili geniş çaplı bir toplantı yaptıklarını ve çözüm aradıklarını söyledi. Kentin yol kapasitesinin bu yoğunluğu kaldıracak halde olmadığını anlatan Vali Şahin, “Bu usulsüz kullanıma asla müsaade etmeyeceğiz. Usulüne uygun olmayan, protokolüne uygun olmayacak sayıda, fazlaca konuşlandırmış şirketler var. Bunlara tahammül etmeyeceğiz. Cezai işlemleri en sert şekilde yapacağız. Hem güzergahında kullanmayanlar hem de usulsüz parklar var. Bunları da cezalandıracağız. Bu işi zapturapt altına alacağız” dedi.

Şahin, kaldırımda yürürken vatandaşın tedirgin olduğunu da belirterek, “Sürekli sağımı solumu kontrol edip önlem alacaksam ben kaldırımda yürümüş olmuyorum” diye konuştu. Vali Şahin, yapılacak çalışmayla ilgili tarih de verdi. 2024 yılı turizm sezonu gelmeden kentteki elektrikli skuterlerle ilgili sorunu kökten çözeceklerini ifade etti.

‘AKAN TRAFİKTE TERS YÖNDEN GELENLER VAR’

Taksi şoförü Gürhan Davutlu, “Bir sürücü yolun karşısına skuterle geçmek isterken aracın altında kalacaktı neredeyse, yere düştü kaldırımdan inerken. 3 kişi bindiklerini gördüm. Ana yola bırakıp gidiyorlar. Her an kazayla karşı karşıyayız. Benim önümdeki araç az kalsın eziyordu. Bir sürücü aracın önüne düştü, eli ve dizleri parçalandı” dedi.

Bir başka taksi şoförü Serdar Maviş de skuterlerin tehlikeli kullanımının trafikte kendilerine sorun oluşturduğunu söyledi. Ana arterlerde araçların arasından geçtiğini anlatan Maviş, “Bazen 3-4 kişi bindiklerini görüyorum. Çok büyük tehlike. Akan trafikte ters yönden gelenler var. Maddi olarak da bizi etkiliyor. Gözümün önünde kaza oldu. Sol şeritten sağa geçiyor aniden. Araçlar durdu ve bir başka araç da gelip duran araca çarptı” diye konuştu.

GENÇLER HATALARINI KABUL EDİYOR

Skuter kullanan İlayda Akıncı (18) “Sürerken çoğu kişi dikkat etmiyor. Ben de çok dikkat etmiyorum. Bir anda araçların önümüze kırdığı oluyor. 2 kişi binip ceza yazıldığı da oldu” dedi. Akıncı, gidecekleri yere daha çabuk ulaşmak için skuterleri kullandıklarını ve toplu ulaşım sorununun çözülmesi halinde skuterlere  gerek kalmayacağını söyledi.

Skuter kullanan Arda Karabulut (19) da işten eve gidip dönerken günde 2 defa kullandığını söyledi. Karabulut, “Yollar düzgün olmadığı için ana yolda da kullandığım oldu. Mecburen yolda kullandığımız ve tehlike atlattığımız oluyor. Kaza yapıp yaşamını yitiren arkadaşlarımız da var. Ben de kaza yaptım” diye konuştu.

]]>
https://www.haber28.com.tr/antalya-valiligi-usulsuz-kullanilan-skuterlere-karsi-harekete-gecti/feed/ 0