Sanayi – Haber 28 – Giresun Haber https://www.haber28.com.tr Wed, 31 Jul 2024 22:12:20 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 ‘Malatya Sanayi Sitesi’ İstişare Toplantısında Esnaflara Destek Vurgusu https://www.haber28.com.tr/malatya-sanayi-sitesi-istisare-toplantisinda-esnaflara-destek-vurgusu/ https://www.haber28.com.tr/malatya-sanayi-sitesi-istisare-toplantisinda-esnaflara-destek-vurgusu/#respond Wed, 31 Jul 2024 22:12:20 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=28723 ‘Malatya Sanayi Sitesi’ İstişare Toplantısında konuşan Yeşilyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. İlhan Geçit, “Esnaflarımızın ihtiyaçlarını karşılayarak, yaşadıkları mağduriyetlere kalıcı çözümler getirmek temel görevlerimiz arasındadır. Ahilik kültürünü özümsemiş esnaflarımızın, deprem zamanında gösterdiği büyük fedakarlık, takdire şayandır” dedi.

Göreve geldiği günden bugüne kadar Malatya’da faaliyetlerini sürdüren esnaflarla bir araya gelmeye büyük bir özen gösteren Yeşilyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. İlhan Geçit, AK Parti Malatya Milletvekili Bülent Tüfenkci ve AK Parti Yeşilyurt İlçe Başkanı Ramazan Yaylacı’nın yanı sıra kooperatif başkanları ve sanayi esnafının katılımıyla gerçekleşen ‘Malatya Sanayi Sitesi’ istişare toplantısına katıldı. Esnaflara yönelik hizmetleri ve geleceğe yönelik planlamaları üzerine konuşan Başkan Geçit, ekonominin lokomotif gücü olarak gördükleri esnafların sorunlarına kalıcı çözümler getirmek için el birliğiyle çalıştıklarını söyledi.

Başkan Geçit, yaşanılan deprem felaketlerine rağmen iş yerini açarak istihdama ve ekonomiye olan katkısını sürdüren esnafların gösterdiği fedakarlık ve gayretin, ahilik kültürüne örnek gösterilecek bir davranış olduğunu sözlerine ekledi. Konuşmasında, belediyecilik hizmetlerinde istişarelere ve bu tür buluşmalara önem verdiklerinden bahseden Başkan Geçit, Yeşilyurt’a kazandırılacak tüm yatırımları ortak akıl çerçevesinde hayata geçireceklerini, toplumun tüm kesimlerinden gelen talep ve önerilerin ilçenin geleceğiyle ilgili belirleyecekleri yol haritasına önemli katkılar sunacağını dile getirdi.

Yeşilyurt’un, Malatya ve bölge ekonomisinin can damarı olan organize sanayi bölgeleri ve esnaf sanayi sitelerine sahip olmasından dolayı ‘ticaretin kalbi’ hüviyetine sahip bir ilçe olduğunu hatırlatan Başkan Geçit, Malatya ve Yeşilyurt’un geleceğine yönelik kararları şehrin tüm paydaşlarıyla birlikte alacaklarını ifade etti.

Vatandaşların kalıcı konutlarına, esnafların ise modern ve düzenli iş yerlerine geçene kadar ‘dur durak’ bilmeden çalışacaklarını ifade eden Başkan Geçit, “Şehrimiz ve ilçemiz için hangi kararı alacaksak birlikte alacağız, birlikte karar vereceğiz. Vatandaşlarımızın ve esnaflarımızın talep ve istekleri bizim için çok kıymetlidir, şehrimizin geleceğini belirleyecek kararları birlikte alarak, yol haritamıza şekil vereceğiz. Ekonominin bel kemiği olan esnaflarımızın yaşadıkları mağduriyetlere kalıcı çözümler getirmek ise bizim asli görevimizdir. Esnaflarımıza en güzel iş alanları sunmak için üzerimize düşen tüm sorumlukları yerine getiriyoruz, getirmeye de devam edeceğiz. İstihdama katkı sunan, yerel ve bölge ekonomisinin can damarı olan sanayi alanlarımızı hem iyileştirmek ve güzelleştirmek hem de yeni ve modern sanayi alanları kazandırmak bugünden geleceğe bırakılacak en kıymetli hazinedir. Esnaflarımız deprem zamanından bugüne kadar çok büyük fedakarlıklar yaptı, yakınlarını kaybetti, evi yıkıldı, iş yeri yıkıldı ancak tüm zorluklara rağmen devletimizin de destekleriyle dükkanını açtı, büyük bir özveri gösterdi. Bu sağlam ve inançlı duruş her türlü takdirin üzerindedir, esnaflarımızla gurur duyuyoruz. Rızkının peşinden koşan, alın teriyle ekmeğini kazanan, çırak yetiştiren, ekonomiye katkı sunan esnaflarımızın konforlu, modern ve düzenli alanlarda iş hayatını sürdürmesi temel önceliğimizdir. Göreve geldiğimiz günden beri esnaflarımızın sorunlarına asla duyarsız kalmadık, kalmayacağız. Yeşilyurt’umuzun geleceğine, güçlü yarınlarına birlikte katkı sağlayacağımız esnaflarımız ile koordineli olarak çalışmalarımızı sürdüreceğiz” şeklinde konuştu. – MALATYA

]]>
https://www.haber28.com.tr/malatya-sanayi-sitesi-istisare-toplantisinda-esnaflara-destek-vurgusu/feed/ 0
ASO Başkanı: İhracat yerine daha yüksek katma değerli süreçlere odaklanmalıyız https://www.haber28.com.tr/aso-baskani-ihracat-yerine-daha-yuksek-katma-degerli-sureclere-odaklanmaliyiz/ https://www.haber28.com.tr/aso-baskani-ihracat-yerine-daha-yuksek-katma-degerli-sureclere-odaklanmaliyiz/#respond Wed, 31 Jul 2024 06:48:05 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=28666 Antalya’da gerçekleştirilen Ankara Sanayi Odası (ASO) 2024 Yılı 1’inci Meslek Komiteleri Ortak Toplantısı’nda konuşan ASO Yönetim Kurulu Başkanı Seyit Ardıç, “Artık ne pahasına olursa olsun ihracat değil, daha yüksek katma değerli ve daha fazla döviz kazancı sağlayacak süreçlere ve iş birliklerine odaklanmalıyız. 2023 yılında yaklaşık 25 trilyon dolar olan dünya ihracatından yüzde 1’ler civarında olan payımızı artırmanın zamanı gelmiştir” dedi.

Ankara Sanayi Odası (ASO), 2024 yılı 1’inci Meslek Komiteleri Ortak Toplantısını üyelerinin ve sektör temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirdi. Antalya’da bir otelde gerçekleştiren toplantıda, dünyada ve Türkiye’de yaşanan sanayi gelişmelerinin yanı sıra sanayinin dönüşümü girişimcilik ve e-ticaret konuları ele alındı.

Program çerçevesinde bir açılış konuşması gerçekleştiren ASO Yönetim Kurulu Başkanı Seyit Ardıç, sanayi sektörünün dijitalleşme ile birlikte 4’üncü Sanayi devrimine girdiğini ve insan merkezli Toplum 5.0’a adım atıldığını belirtti. Yaşanan sanayi devrimlerinin sadece teknolojik bir geçişi değil, aynı zamanda bir zihniyet değişimini temsil ettiğini vurgulayan Ardıç, “Güncel bir araştırmanın sonuçları, ülkemizde firmaların yalnızca yüzde 22’sinin akıllı üretim sistemleri konusunda kapsamlı bilgiye sahip olduğunu gösteriyor. Dijital dönüşüme yatırım yapmayı planlayan firmaların oranı maalesef arzu ettiğimiz düzeylerden çok uzak. Dijitalleşmeyi konuşuyoruz ama konuşmaktan daha fazlasını yapamıyoruz. Ülkemiz, 2023 Dünya Dijital Rekabet Gücü sıralamasında 64 ülke arasında 53’üncü oldu. 2020 yılında 63 ülke arasında 44’üncü sıradaydı. İlerlememiz gereken bir alanda maalesef 3 yılda 9 sıra daha geriye düşmüşüz. Endüstri 4.0 ve Toplum 5.0 kavramlarından sıkça söz ediyoruz. Fakat üretim süreçlerinde kullanamıyoruz. Makineler arası iletişim, yapay zeka, büyük veri, akıllı sensörler, eklemeli imalat ve nesnelerin interneti gibi anahtar teknolojilerin Türkiye’de geliştirilmesi ve kullanımı Ekonomik Kalkınma ve İş Birliği Örgütü OECD’deki en düşükler arasında” değerlendirmesinde bulundu.

“Yapay zeka hayatımızın her alanına girmeye başladı”

Dünyada rekabetçiliğin hızla değiştiği bir ortamda Türkiye olarak ikiz dönüşüm ve verimliliğe odaklanmaları ve üretken yapay zeka seferberliğini de ortaya koymaları gerektiğine dikkati çeken Ardıç, “Yapay zeka inanılmaz bir hızla hayatımızın her alanına girmeye başladı. Üretken yapay zeka yatırımları 2022’ye göre neredeyse sekiz kat artarak 25,2 milyar dolara ulaştı. McKinsey anketine göre, katılan kuruluşların yüzde 42’sinin yapay zeka uygulanmasının maliyetleri azalttığını, yüzde 59’unun ise gelir artışı bildirdiğini ortaya koyuyor. Bu veriler yapay zekanın iş verimliliğinde önemli kazanımlar sağladığını gösteriyor” ifadelerine yer verdi.

Ardıç, yapılan çalışmalar sonucunda yapay zekanın, çalışanları daha üretken hale getirdiğini ve daha kaliteli işlere imkan sağladığını da sözlerine ekledi.

“Verimliliği artırmak, pazara yenilikçi ve rekabetçi ürünler sunmak zorundayız”

Türkiye’deki makroekonomik gelişmelere ve iş dünyasının yaşadığı sorunlara da değinen Ardıç, 2023 yılı itibarıyla ülke olarak 1 trilyon dolar milli gelire ulaşıldığını ve kişi başına gelirin 13 bin 110 dolara yükseldiğini hatırlattı. Dünya Bankasınca 13 bin 846 dolar ve üzeri olarak tanımlanan yüksek gelirli ülkeler seviyesine çıkmak için ise daha etkin politikalar uygulamanın şart olduğunu söyleyen Ardıç, “Ne üretiyorsak geleneksel veya teknolojik ürün fark etmeksizin verimliliği artırmak, pazara yenilikçi ve rekabetçi ürünler sunmak zorundayız. Artık ne pahasına olursa olsun ihracat değil, daha yüksek katma değerli ve daha fazla döviz kazancı sağlayacak süreçlere ve iş birliklerine odaklanmalıyız. 2023 yılında yaklaşık 25 trilyon dolar olan dünya ihracatından yüzde 1’ler civarında olan payımızı artırmanın zamanı gelmiştir” diye konuştu.

“İlaç ve tıbbi cihaz, biyo-teknoloji gibi yüksek katma değerli ülkemize döviz kazandırabiliriz”

Ardıç, yüksek döviz kazancını sağlayacak sektörlerden birisinin de ilaç, tıbbi cihaz ve biyo-teknolojide yer alan ürünlerin üretimi ve ihracatı olduğunu dile getirerek, “İlaç ve tıbbi cihaz, biyo-teknoloji gibi yüksek katma değerli alanlarda ortaya koyacağımız performansla ülkemize döviz kazandırabilir hem de ithal edeceğimiz ürünleri azaltarak dövizin ülkemizde kalmasını sağlayabiliriz. OECD sınıflamasına göre yüksek teknoloji grubunda yer alan bu ürünlerin gerek yurt içi gerekse yurt dışı pazarlarının geliştirilmesinde kamu alımları bir kaldıraç etkisi oluşturabilir” açıklamasında bulundu.

Program, ASO Yönetim Kurulu Başkanı Seyit Ardıç’ın açılış konuşmasının ardından yine Ardıç’ın moderatörlüğünü yaptığı; dünyada ve Türkiye’deki gelişmeler, sanayinin dönüşümü, girişimcilik ve e-ticaret konularının ele alındığı panel ile devam etti. Sanayi sektöründe yapay zekanın kullanımının yeterli olmadığı vurgusu yapılan panelde, yapay zekanın kullanıldığı takdirde sanayilerde üretimin artacağı ve maliyetlerin ise azalacağı dikkati çekildi. Panelde, sanayi ve e-ticaret ilişkisi de ele alınarak e-ticaretin verimliliği arttırabileceği ve müşteriye daha kolay ulaşılması bakımından kolaylık sağlayacağı ifade edildi.

Öte yandan, programda Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdürlüğü Markalaşma ve Tasarım Destekleri Daire Başkanı Ebru Gülsoy Rojas Atencıo, Bakanlığın sanayi sektöründe sağladığı destekleri anlattığı bir sunum gerçekleştirdi. – ANTALYA

]]>
https://www.haber28.com.tr/aso-baskani-ihracat-yerine-daha-yuksek-katma-degerli-sureclere-odaklanmaliyiz/feed/ 0
Mahmut Öztaş: 30 Ağustos OSB, en karlı sanayi kentlerinden birisi olacağını olacak https://www.haber28.com.tr/mahmut-oztas-30-agustos-osb-en-karli-sanayi-kentlerinden-birisi-olacagini-olacak/ https://www.haber28.com.tr/mahmut-oztas-30-agustos-osb-en-karli-sanayi-kentlerinden-birisi-olacagini-olacak/#respond Sun, 28 Jul 2024 02:36:05 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=27984 Mahmut Öztaş: “30 Ağustos OSB, en karlı sanayi kentlerinden birisi olacağını olacak”

KÜTAHYA – Kütahya 30 Ağustos Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkan Vekili Mahmut Öztaş, 30 Ağustos OSB’nin en karlı sanayi kentlerinden birisi olacağını ifade etti. Öztaş, 30 Ağustos OSB’nin son durumuyla alakalı bilgiler verdi.

Yatırımcıları Kütahya’ya davet eden Mahmut Öztaş, “Kütahya’nın ihtiyacı olan Bereket Sanayi Sitesi gibi bir kooperatifin Kütahya’da kurulması yani Gıdacılar Kooperatifi gibi bir kooperatifin kurulması. Tabi orada devlet ve belediyeler buranın altyapılarını ve arsa bedellerini çok cüzi şartlarda verebilir. Bir de az önceki senin söylediğin şey de doğru 5 bin metrekarelik bir yer alacaksın ki bin 500 metrekare civarında bir tapulu mülk yapacaksın. Bir de genel giderleri var, en önemli şey organize uygulama yönetmelerinde depolama yapamıyorsun. farklı üretimler yapamıyorsun. Bunlar izine bağlı, devir yapamıyorsun. Biz burada sadece hepimizden alınan bedel, altyapı katılım bedeli. Biz arsa satmıyoruz, devlet bu arsaları bize bedava veriyor veyahut da kamulaştırma bedelleri dışında olanları bedava alabiliyoruz. Biz diğer ulusal OSB’lere göre baktığımız zaman, bir girişimiz var inşallah yapabilirsek bir de çıkışımız olacak, biz bunu hem belediye meclisinde hem burada ciddi anlamda özveri göstererek yapıyoruz. Hızlanma şeridimiz yapıldı. Çok şükür Kütahya Bölge tarafına gidenler beklemeden çıkıyor yani TOKİ şehir bağlantısını da yaptırabilirsek en popüler organize sanayilerden biri olacağız. Bunu tabii küçük sanayilerin de etrafını şenlendirebilirsek Kütahya 30 Ağustos Organize Sanayi Bölgesi hem yatırımcısına hem de çevresine en iyi vergi verecek, geliri sağlayabilecek OSB olacak. Bunun için gönül ister devletimiz de o yatırımları bize bedavaya yapsa bizde kredi kullanmasak, biliyorsunuz hepimizin iş yerlerinde trafolar var. Bir şalter aldığımız zaman dumanımız çıkıyor. Hepimiz yatırımcıyız, bir kablo aldığımız zaman, bir yerden bir yere makine taşıdığımız zaman ciddi bedeller ödüyoruz, inanın maliyetlerde herhangi bir kar konulmadı hatta birkaç defa inceledik. Çevre OSB’lerden yatırım bedelleri aldık. Çıkarttığımız şey en uygunu olduğunu düşünerek çıkarttık. İnşallah gelişen özellikle TOKİ bağlantısı ile de halk otobüsleri ve ulaşımla ilgili sorunları çözebilirsek önümüzdeki dönemde bizim servis giderlerimiz belki daha azalacak, daha rahat şehire ulaşım olacak. Bu bir ivme, dediğimiz gibi Eskişehir’deki metrekare fiyatlarını Bursa’daki metrekare fiyatlarını gördüğümüz zaman insanlar oraya gidiyor, bu sadece bizim OSB’mizin sağlayacağı değerlerle değil. Kütahya önümüzdeki 10 yılın en iyisi sanayi kentlerinden birisi olacak. Biz ne kadar beğensek de beğenmesek de iyi noktaya doğru gidiyoruz. Zekeriya abi buradaki ilklerden birisi, çektiği sıkıntıları duyduğumuz zaman diyoruz ki, sağ olsun devletimiz her zaman yanımızda oldu. Sıkıştığımız zaman desteklerini verdi ama bundan sonrası, biz kendi sorunlarımızı kendimiz çözer hale geldik ve bundan sonra da iyi noktaya doğru gidiyoruz” diye konuştu.

]]>
https://www.haber28.com.tr/mahmut-oztas-30-agustos-osb-en-karli-sanayi-kentlerinden-birisi-olacagini-olacak/feed/ 0
KAYSO Nisan Ayı Olağan Meclis Toplantısı Gerçekleştirildi https://www.haber28.com.tr/kayso-nisan-ayi-olagan-meclis-toplantisi-gerceklestirildi/ https://www.haber28.com.tr/kayso-nisan-ayi-olagan-meclis-toplantisi-gerceklestirildi/#respond Sat, 27 Jul 2024 03:00:17 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=27819 Kayseri Sanayi Odası (KAYSO) Nisan Ayı Olağan Meclis Toplantısı KAYSO meclis salonunda yapıldı. Toplantıya meclis üyeleri, meslek komitesi üyeleri, disiplin kurulu üyeleri, yüksek istişare kurulu üyeleri ve TOBB Kayseri Genç Girişimciler İcra Kurulu üyeleri katıldı.

Toplantının açılış konuşmasını yapan KAYSO Meclis Başkanı Abidin Özkaya, İncesu OSB demiryolu iltisak hattına Lojistik Koordinasyon Kurulu tarafından onay çıktığını belirterek, başta Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı olmak üzere tüm emeği geçenlere teşekkür etti.

Vize problemlerinin artarak devam ettiğin ve krediye ulaşım ve faiz oranlarının sanayiciyi zorladığını ifade eden Özkaya, ticari kredi kartlarına getirilen limit ve taksit sınırlandırılmasının üretimi engelleyici bir şekle dönüştürülmemesi gerektiğini ifade etti.

Son olarak Özkaya, sosyal yardımlarda daha seçici olunması ve çalışabilir yaş aralığında sosyal yardım alanların yeniden değerlendirilerek ekonomiye katkı sağlamalarının özendirilmesi gerektiğini belirterek konuşmasını tamamladı.

KAYSO Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Büyüksimitci, yerel seçim sonuçlarının ülkemize hayırlı olması temennisinde bulunarak, başta Kayseri belediye başkanları olmak üzere, seçimi kazanan tüm başkanları tebrik edip başarılı bir dönem diledi.

Önümüzde seçimsiz geçecek 4 yıllın çok iyi değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Başkan Büyüksimitci, “Bu süre zarfında orta vadeli programı eksiksiz bir şekilde uygulayarak, ekonomiye odaklanmamız gerekiyor. Enflasyon başta olmak üzere yapısal reformlar konusunda etkin ve kararlı adımlar atmalıyız. Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında her alanda dünya liginde daha üst sıralara yükselmek adına, istihdam politikaları, mesleki eğitim, vergi reformu, şehirlerimizin deprem direncinin artırılması, yeni sanayi havzalarının oluşturulması, ülkemizin yeşil ve dijital dönüşüme hazırlanması gibi birçok alanda reformlar bizi bekliyor” dedi.

Bu manada ekonomi yönetimine güvendiklerini belirten Başkan Büyüksimitci, alınan tedbirlerle birlikte enflasyondaki ivme kaybının etkilerinin özellikle yılın ikinci yarısında daha net hissedileceğini, en kısa zamanda tüm olumsuzlukların bertaraf edilerek, ekonomimizin yeniden istikrara kavuşacağına inançlarının tam olduğunu söyledi.

Kamu tarafında tasarrufla ilgili yapılan çalışmaların memnuniyet verici olduğunu ifade eden Büyüksimitci, iş dünyası olarak, kendilerinin de üzerlerine düşen sorumluluğun bilincinde olduklarını, var güçleri ile yatırıma, üretime, ihracata ve istihdama devam edeceklerini söyledi.

Sanayicilerin yeşil dönüşüm sürecine çok iyi hazırlanmaları gerektiğinin altını çizen Başkan Büyüksimitci, “Avrupa Yeşil Mutabakatı politikasının bir parçası olarak gündeme gelen Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’nda 1 Ocak 2026’da asıl uygulama dönemi başlayacak ve mali yükümlülükler devreye girecek. Demir çelik, alüminyum, çimento, gübre, elektrik sektöründe başlayan bu süreç ilerde tüm sektörleri etkileyecek. Ülke olarak toplam ihracatımızın yüzde 40’ını, Kayseri olarak ise yaklaşık yüzde 50’sini AB ülkelerine yapıyoruz. Bu nedenle geçiş dönemini çok iyi değerlendirip, işletmelerimizi 2025 sonuna kadar sürece hazır hale getirmeliyiz” dedi.

Başkan Büyüksimitci, bu konuda Sanayi Odası olarak, Bakanlıklarla ve ilgili kurumlarla çok yakın çalıştıklarını ve bu güne kadar birçok eğitim ve seminer düzenlediklerini belirterek, bu konuda da üyelerine ellerinden gelen her türlü desteğe hazır olduklarını söyledi.

Firmaları yakından ilgilendiren kurumsal sürdürülebilirlikle ilgili üyelerine yönelik bir takım çalışmalar yürüttüklerini açıklayan Büyüksimitci, “Bu konuda ORAN 2024 Yılı İmalat Sanayi Teknik Destek Programı’na, “Kurumsal Sürdürülebilirlik ve Raporlaması (TSRS) Eğitimi” için proje başvurusu yaptık. Proje başvuru sonucuna sizleri bilgilendireceğiz. Sürdürülebilirlik konusunda da üyelerimize eğitimler vererek farkındalık düzeyini artırmaya devam edeceğiz. İnşallah bu süreçlere en güzel şekilde hazırlanabilirsek, hem firmalarımızı ilave mali yükümlülüklerden kurtarmış oluruz hem de rekabette avantajlı konuma getirmiş oluruz” diye konuştu.

Son olarak firmaların dijital dönüşüm süreçlerini hızlandırmalarının küresel pazarda rekabet güçlerini artıracağına dikkat çeken Başkan Büyüksimitci, “Firmalarımızın dijital dönüşümü artık bir seçenek değil, bir zorunluluktur. Bu nedenle, işletmelerin dijital dönüşüme yatırım yapmalarının ve bu dönüşüm sürecine aktif olarak katılmalarının son derece önemli olduğunu vurgulamak isterim” dedi.

Türkiye’nin dijital dönüşüm seferberliği kapsamında, TOBB bünyesinde hayata geçirilen Akıllı KOBİ Platformunun dijitalleşme kapsamında KOBİ’lerin tüm ihtiyaçlarını karşıladığını açıklayan Başkan Büyüksimitci, firmaların akillikobi.org.tr adresine ücretsiz bir şekilde kayıt yaptırarak, aradıkları ürün ve hizmetleri burada tek çatı alında bulabileceklerini belirtti.

Başkan Büyüksimitci, Akıllı KOBİ Platformu’nun hayata geçmesine vesilen olan, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’na teşekkür ederek konuşmasını tamamladı. – KAYSERİ

]]>
https://www.haber28.com.tr/kayso-nisan-ayi-olagan-meclis-toplantisi-gerceklestirildi/feed/ 0
Adana Organize Sanayi Bölgesi’nde Öğrenci Projeleri Yarışması Düzenlendi https://www.haber28.com.tr/adana-organize-sanayi-bolgesinde-ogrenci-projeleri-yarismasi-duzenlendi/ https://www.haber28.com.tr/adana-organize-sanayi-bolgesinde-ogrenci-projeleri-yarismasi-duzenlendi/#respond Sat, 27 Jul 2024 00:00:37 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=27777 Adana Organize Sanayi Bölge Müdürlüğü (AOSB) ve Çukurova Üniversitesi AOSB Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu işbirliğinde bu yıl 6’ncısı gerçekleştirilen Sanayi Odaklı Öğrenci Projeleri Yarışması’nda dereceye giren öğrenciler ödüllendirildi.

Adana Organize Sanayi Bölgesi (AOSB) Bölge Müdürlüğü Seyhan Salonu’nda Çukurova Üniversitesi AOSB Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu’nun düzenlediği etkinlikte, farklı programlardan öğrencilerin projeleri yarıştı. Genç yeteneklerin sanayiye yönelik çözüm odaklı projeleriyle geleceğe yön verdiği etkinlik; saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Ardından yarışmaya katılan projelerin jüri değerlendirme sürecini anlatan slayt gösterimi yapıldı.

AOSB Bölge Müdürü Ersin Akpınar, açılış konuşmasında, bu tür yarışmaları sadece bir etkinlik olarak düşünmediklerini belirterek, “Biz girişimciliği ve sanayileşmeyi bu ülkenin esas enerji kaynağı olarak görüyoruz” dedi.

Sanayileşmenin önemine vurgu yaparak, bu konuda insan kaynağının gerekliliğine dikkati çeken Akpınar, öğrencilere seslenerek, “Hepiniz farklı branşlarda eğitim görüyorsunuz. Gelecekte belki ara eleman değil aranan eleman olacaksınız. Üniversite sınavlarını önemsiyor olabilirsiniz elbette ancak, hayatın sadece bunlardan ibaret olmadığını bilmelisiniz” uyarısında bulundu.

Öğrencilere kendilerine inanmalarını, yeteneklerini keşfetmelerini ve takım çalışmasını önemsemeleri tavsiyesinde bulunan Ersin Akpınar, “Zorlukla karşılaşacaksınız belki. Bazılarınız askerliği, bazılarınız evliliği bazılarınız çalışmayı önemseyecek ama her ne yapıyorsanız yapın üretkenliğinizi azaltmayın” dedi.

Akpınar, yarışmada sadece dereceye girenleri değil yarışmaya katılan tüm öğrenciler, destekleyici kurumlar ve jüri üyelerini tebrik etti.

AOSB’nin eğitime desteği

Ç.Ü ARGE’den sorumlu Rektör Danışmanı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Faruk Karadağ ise yüksek okulun bölge sınırlarında yer almasının önemine dikkati çekerek, “Türkiye genelinde çok yüksek okul var ancak, bizim okulumuz kadar organize sanayiden destek olan okul duymadım. Bu nedenle AOSB yönetimine teşekkür ediyoruz” dedi.

Üniversite ve sanayi işbirliği

AOSB’de üniversite ve sanayi işbirliğinin sağlanabileceği en güzel ortamın oluşturulduğunu vurgulayan Karadağ, şöyle devam etti:

“Tabi burada sanayicilerimizin bizim ürettiğimiz projelere verdiği desteği değerlendirmek gerekiyor. Her fikrin karşılığında bir değer görmesi çok önemli. O değeri görmediği takdirde yeni fikirleri ortaya atarken öğrencilerimiz çekingen kalabilirler. Burada her projenin değer gördüğüe tanık olmak bizleri ayrıca mutlu ediyor.”

Bu yılki yarışmaya 41 projenin katıldığını belirten Prof. Dr. Faruk Karadağ, hepsinin çok kıymetli olduğunu çok güzel sonuçlar doğuracağına inandığını ifade ederek, “Bu projelerin gerçekleşmesinde emeği geçen AOSB Bölge Müdürlüğüne, öğrencilerimize, mentör hocalarına, jüri üyelerine ve destek verenlere teşekkür ediyorum. Öğrencilerimizin bu proje sayesinde ortaya koydukları takım çalışmasını ve yenilikçi düşünme kabiliyetlerini kutluyorum. Sevgili öğrencilerimiz unutmayınız ki hepiniz birer potansiyelsiniz yapabileceklerinizin sınırı yoktur” ifadelerine yer verdi.

MYO Müdürü Prof. Dr. Nazım Aksaker’in konuşmasının ardından ödül törenine geçildi. Yarışmanın jüri üyeleri, bölüm başkanları ve mentör hocalarının teşekkür plaketi ile ödüllendirildiği yarışmada dereceye girenlere ödülleri törene katılan protokol tarafından verildi.

Yarışmanın ilk üçe giren projeleri

Yarışmada birincilik ödülünü “İnsansız hızlı yangın söndürme ve uyarı sistemi” projesiyle Tuğberk Yiğit Kaya ve Alihan Gül kazandı.

“Yüz tanıma ile personel/öğrenci kontrol sistemi” projesi ile Emirhan Özdemir, Umut Kutay Kurşun, Meliha Girgis ve Mustafa Acar’ın ikinciliği kazandığı yarışmada üçüncülüğü ise “PLC ile Motor Yol Verme ve Motor Devrinin Kontrolü ” projesi ile Abdurrahman Kutlu ve Emre Kara elde etti.

İyi fikirler kategorisi

Yarışmanın “İyi Fikirler” kategorisinde birinciliği “Numune Taşıma” Projesi ile Merve Yaren Kopki, Gökçen Nur Güllüçayır, Yunus Emre Eroğlu ve Nuray Kütük, ikinciliği “Yangına ilk müdahale sistemi” projesi ile Gizem Demirci, üçüncülüğü ise “Termik Santral Modülü” projesi ile Berke Temizer, Barış Özgüven ve Hızır Özüner aldı. – ADANA

]]>
https://www.haber28.com.tr/adana-organize-sanayi-bolgesinde-ogrenci-projeleri-yarismasi-duzenlendi/feed/ 0
MEVKA, Konya’da Savunma Sanayii Firmalarına Tedarikçi Gelişim Eğitimleri Düzenledi https://www.haber28.com.tr/mevka-konyada-savunma-sanayii-firmalarina-tedarikci-gelisim-egitimleri-duzenledi/ https://www.haber28.com.tr/mevka-konyada-savunma-sanayii-firmalarina-tedarikci-gelisim-egitimleri-duzenledi/#respond Wed, 24 Jul 2024 05:48:05 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=27276 Mevlana Kalkınma Ajansı (MEVKA), Konya Sanayi ve Teknoloji İl Müdürlüğü, Konya Sanayi Odası ve Aselsan Konya işbirliği ile savunma sanayii firmalarına yönelik olarak Tedarikçi Gelişim Eğitimleri düzenlendi.

Aselsan Konya öncülüğünde başlatılan Gücümüzü Artırma Projesi (GAP) kapsamında gerçekleştirilen ve ana amacı olan Konyalı sanayicilerin savunma sanayi ekosistemine adaptasyonunu hızlandırmak, geliştirmek ve bu sayede Konya’daki yan sanayi yüklenici sayısını belirli bir seviyeye getirmek için sürdürülen çalışmalara, Mevlana Kalkınma Ajansı ev sahipliğinde düzenlenen eğitim programı ile devam edildi. İki gün süren eğitim programı boyunca Konyalı sanayicilerden oluşan katılımcılara, tedarik süreci, kalite gerekleri, temel kalite kuralları, FAI (First Article Inspection), ölçüm sistemleri analizi ve ölçme teknikleri, teknik resim okuma ve geometrik ölçülendirme, hassas unsurların işlenmesi, Helicoil uygulaması, alüminyum malzeme işleme, kaplama-boyama teknolojileri gibi çeşitli alanlarda eğitimler verildi.

“Aselsan Konya yatırımı, Konya için bir dönüm noktası niteliğindedir”

Gerçekleştirilen eğitimlerin ardından değerlendirmelerde bulunan Mevlana Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Dr. İhsan Bostancı, “Hepimizin yakından takip ettiği üzere ülkelerin savunma stratejileri iki önemli unsurdan oluşmaktadır; bunlardan birincisi, sahip olunan asker gücü, diğeri ise sanayi ve teknoloji gücüdür. Askeri ve teknolojik gelişmelere bağlı olarak kartların yeniden dağıtıldığı ve küresel dengelerin yeniden kurulmaya zorlandığı günümüzde, ülkeler, ordularının operasyonel yetkinliklerini artırmak ve bölgelerinde caydırıcı güç olabilmek adına savunma harcamalarına, özellikle teknoloji yatırımlarına bütçelerinden önemli paylar ayırmaktadır. Bu noktada, bulunduğu coğrafi konumu itibarı ile jeopolitik ve jeostratejik açıdan büyük öneme sahip olan ülkemizde de bölge istikrarını sağlamak, her türlü tehdide karşı caydırıcı bir güç oluşturabilmek modern ve güçlü bir silahlı kuvvetlere sahip olmak için özellikle son yıllarda önemli üretim hamleleri gerçekleştirilmektedir. Yürütülen bu çalışmaların bir sonucu olarak Türk Savunma Sanayii, işbirliği içerisinde olduğu yan sektörlerle beraber güçlü bir yapılanmaya girmiş, kamu eliyle başlatılan kazanımlar özel sektörün inisiyatif almasıyla daha da güçlenmiş, savunma sanayii alanında kullanılan ürünlerin yerlilik oranlarını yüzde 80’lere çıkartarak kendine bu alanda yeni hedefler belirlemiştir. Bu süreçte, ülkemiz savunma sanayisinin gurur kaynağı kurumlarından olan, ürettiği yenilikçi teknolojiler ile ordumuza güç katan ve ihracat anlamında da ülkemiz ekonomisine büyük katkılar sunan Aselsan’ın şehrimiz sanayicilerinin de ortak olduğu bir sistemle şehrimizde gerçekleştirmiş olduğu Aselsan Konya yatırımı, Konya için bir dönüm noktası niteliğindedir” dedi.

MEVKA Genel Sekreteri Bostancı, “Sivil amaçlı sanayiye nazaran kendine has yapısıyla, ekonomik dinamiklerinden çok, stratejik boyutları ağır basan ve diğer bütün sektörleri katalize etme özelliğine de sahip olan savunma sanayii alanında yürütülen çalışmalara katkıda bulunmak amacıyla ajans olarak bizler de çalışmalarımızı sürdürüyoruz. İlk olarak, savunma sanayisinde özellikle av tüfeği üretimi alanında büyük bir öneme sahip olan Beyşehir ilçesine bağlı Huğlu ve Üzümlü çevresinde silah sanayi potansiyelini ortaya çıkarmak amacıyla hazırlanan iki ayrı raporla başlayan ajansımız savunma sanayii çalışmaları, gelinen noktada büyük bir ivme kazanmış ve ajansımız tarafından bugüne kadar 43 projeye güncel rakamlarla yaklaşık 215 milyon lira destek verilmiştir. Ayrıca, ajansımız tarafından 2023 yılında ilan edilen Finansman Desteği Mali Destek Programı kapsamında Aselsan Konya Fabrikası tarafından başvurusu yapılan ve başarılı ilan edilen Teknolojiye ve Gençlere Yatırım ile Savunma Sanayimiz Güçleniyor Projesi’ne 15 milyon lira kaynak ayrılmış ve proje devam etmektedir. Ajansımız tarafından bu alanda yürütülen çalışmalar kapsamında son olarak, ülkemizin savunma sanayii çalışmalarına Konya ve Karaman olarak katkı sunmak, ekosistem ve firmalarımızın kabiliyet ve yeteneklerini tespit ederek, destekleyip yönlendirmek, firmalarımız tarafından savunma sanayi gerekliliklerini yerine getirmek suretiyle kazanılacak yeni yetenek ve yeterliliklerle ihracatı artırmak ve korumak gibi amaçlarla Savunma Teknolojileri Mühendislik ve Ticaret A.Ş. işbirliği ile hayata geçirilen Savunma Sanayi Sektörü Kabiliyet Atlası Projesi tamamlanmıştır. Proje kapsamında, Konya’dan 30 ve Karaman’dan 10 olmak üzere toplamda 40 firmaya STM uzmanları tarafından; ajans tarafından yürütülen çalışmalar çerçevesinde, firmaların mevcut kurumsal yapıları, üretim altyapıları, ürün/teknoloji yetenekleri değerlendirilmiş ve bu temelde katma değeri daha yüksek ürün/teknolojilerin belirlenmesi hedeflenmiştir. Bu çerçevede, firmaların yapabilecekleri en uygun destek türleri ve izleme süreçleri belirlenerek bir destek modeli önerisi geliştirilmiştir. Sonuç olarak, Konya ve Karaman illeri için savunma sektörü kabiliyetlerini belirleyen ayrı ayrı kabiliyet atlasları oluşturulmuştur. Kurum olarak, ülkemizin savunma sanayi alanında yakaladığı ivmenin artarak devam etmesi adına bölgemiz savunma sanayii ekosisteminde yer alan tüm paydaşlarımıza yönelik çalışmalarımızın devam edeceğini özellikle ifade ederek; ilimizdeki savuma sanayisinin güçlenmesi ve daha ileriye gitmesi için yaptığımız çalışmalarda en önemli paydaşlarımızdan birisi olan, gerçekleştirdikleri üretimin yerlileştirilmesi, millileştirilmesi çalışmalarının yanı sıra Konyalılaştırılması adına ortaya önemli bir irade koyan Aselsan Konya’ya teşekkür ediyor, düzenlenen eğitim programının hayırlara vesile olmasını diliyorum” şeklinde konuştu. – KONYA

]]>
https://www.haber28.com.tr/mevka-konyada-savunma-sanayii-firmalarina-tedarikci-gelisim-egitimleri-duzenledi/feed/ 0
İstanbul Sanayi Odası, AB’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’nın Türkiye için kritik olduğunu belirtti https://www.haber28.com.tr/istanbul-sanayi-odasi-abnin-sinirda-karbon-duzenleme-mekanizmasinin-turkiye-icin-kritik-oldugunu-belirtti/ https://www.haber28.com.tr/istanbul-sanayi-odasi-abnin-sinirda-karbon-duzenleme-mekanizmasinin-turkiye-icin-kritik-oldugunu-belirtti/#respond Mon, 22 Jul 2024 08:24:16 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=26921 İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, “AB’nin ihracatımızdaki payının yaklaşık yüzde 40 olduğunu dikkate aldığımızda, Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’nın (SKDM), ülkemiz açısından kritik bir süreç olduğu çok açık.” dedi.

İSO, Avrupa Komisyonu ortaklığında düzenlediği “AB Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması: İklim Politikası Çerçevesi ve Türkiye’deki Firmalara Etkileri” başlıklı etkinlikte konuya ilişkin paydaşları bir araya getirdi.

İSO Başkanı Erdal Bahçıvan’ın açılış konuşmasıyla başlayan etkinlikte konuk konuşmacı olarak Avrupa Komisyonu Vergilendirme ve Gümrük Birliği Genel Müdürü Gerassimos Thomas da yer aldı.

Bahçıvan, son yıllarda, küresel ticaretin karşılaştığı pek çok riskin iklim değişikliğinin artan etkisi ile ilişkili olduğunu belirtti.

Avrupa Birliği’nin (AB) bu konuda uluslararası düzeyde liderlik rolünü üstlenmiş olmasının yeşil dönüşümün başarıya ulaşabilmesi için önem arz ettiğinin altını çizen Bahçıvan, AB’nin, sanayiden ulaştırmaya, enerjiden tarıma kadar birçok boyutta stratejik düzenlemeyi içeren Avrupa Yeşil Mutabakatı (AYM) ile yeşil dönüşümü bütüncül bir bakış açısı ile ele aldığını kaydetti.

Bu kapsamda gündeme gelen SKDM’nin ise AB ile ticaret ilişkisi olan ülkelerdeki üreticiler üzerinde doğrudan ve dolaylı etkileri olacağını anlatan Bahçıvan, şöyle devam etti:

“1 Ekim 2023 itibarıyla başlayan SKDM geçiş döneminde demir-çelik, alüminyum, çimento, gübre, elektrik ve hidrojen sektörlerinde Uygulama Tüzüğü’nde belirtilen ürünlerde raporlama yükümlülüğü getirildi. AB’nin ihracatımızdaki payının yaklaşık yüzde 40 olduğunu dikkate aldığımızda, SKDM’nin, ülkemiz açısından kritik bir süreç olduğu çok açık. Bu nedenle geçiş dönemine hazırlık için gerekli adımların atılması ve 2025 sonuna kadar devam edecek geçiş dönemindeki her gelişmenin yakından izlenmesi önemlidir. SKDM, geçiş dönemindeki düzenlemelere Türkiye’deki üretici firmaların uyumunu kolaylaştırmak üzere AB tarafından sağlanacak her türlü destek ve teşvik küresel tedarik zincirlerinin güvenli bir şekilde devamlılığı açısından da büyük önem taşımaktadır.”

Bahçıvan, Türkiye’de gerekli politikaların oluşturulmasında mevzuat ve tüzüklerin hazırlanması ile ilgili olarak ilgili bakanlıklar tarafından yoğun bir çalışma yürütüldüğünü de söyledi. Yeşil dönüşüm için ihtiyaç duyulan finansmana erişimin önemli bir unsur olarak ön plana çıktığını belirten Bahçıvan, şu ifadeleri kullandı:

“Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımızın Dünya Bankası ile hayata geçirdiği ‘Türkiye Yeşil Sanayi Projesi’ ile 450 milyon dolarlık finansmanın sanayicilerimize sunulmasını çok kıymetli buluyoruz. Ülkemiz ekonomisinin de itici gücü olan KOBİ’lerimiz, İSO üyelerinin de büyük çoğunluğunu oluşturuyor. Bu kapsamda, KOBİ’lerimizin sürdürülebilir ve verimli yeşil dönüşümü için de destekler içeren bu gibi projelerin, karbonsuzlaşma çabalarının yoğunlaştırılması, teknik kapasitenin geliştirilmesi ve ihracattaki rekabet gücünün artırılmasına önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz.”

Avrupa Komisyonu Vergilendirme ve Gümrük Birliği Genel Müdürü Gerassimos Thomas ise “Türkiye, AB’nin ithalatında en önemli partnerlerden biri ve çok kilit bir role sahip. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığıyla birlikte özellikle iklim ve enerji geçiş planları için çalışmalar yapıyoruz. Kimyasallar üzerinde de SKDM kapsamında çalışmalarımız devam ediyor.” diye konuştu.

]]>
https://www.haber28.com.tr/istanbul-sanayi-odasi-abnin-sinirda-karbon-duzenleme-mekanizmasinin-turkiye-icin-kritik-oldugunu-belirtti/feed/ 0
Konya’da Mesleki Eğitim İstihdam Fuarı düzenlenecek https://www.haber28.com.tr/konyada-mesleki-egitim-istihdam-fuari-duzenlenecek/ https://www.haber28.com.tr/konyada-mesleki-egitim-istihdam-fuari-duzenlenecek/#respond Mon, 22 Jul 2024 02:00:06 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=26808 Konya Valiliği koordinasyonunda, Konya Büyükşehir Belediyesi, Konya Sanayi Odası, Konya Organize Sanayi Bölgesi ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından “Mesleki Eğitim İstihdam Fuarı” düzenlenecek. Türkiye’nin mesleki eğitim odaklı ilk “Mesleki Eğitim İstihdam Fuarı” olma özelliğini taşıyan fuarın iş birliği protokolü imzalandı.

Mesleki ve teknik eğitimle çeşitli meslek alanlarında sanayinin ve hizmet sektörlerinin talepleri ve ihtiyaçlarına göre mesleki bilgi, beceri, tavır ve davranış yeterliklerine sahip insan gücünün yetiştirilmesi ve istihdamı sağlanarak ülkemizin ekonomik ve sosyal kalkınmasına katkıda bulunmak amacıyla düzenlenecek Mesleki Eğitim İstihdam Fuarı çerçevesinde Konya’daki meslek lisesi öğrencileri ve mezunları, Konyalı sanayiciler ile bir araya gelerek hem iş hem de staj imkanı elde edecek. 15-16 Mayıs tarihlerinde Konya Organize Sanayi Bölgesi’ndeki Mehmet Tuza Pakpen Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde gerçekleştirilecek Mesleki Eğitim İstihdam Fuarı’nın protokolü, Konya Valisi Vahdettin Özkan, Konya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Mustafa Uzbaş, Konya Sanayi Odası Başkanı Mustafa Büyükeğen, Konya Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Üyesi Ömer Faruk İyibildiren ve Milli Eğitim Müdürü Murat Yiğit tarafından imzalandı.

“Mesleki ve teknik eğitimin önemi giderek artıyor”

Protokol imza töreninde konuşan Vali Vahdettin Özkan, küreselleşme sürecinde artan rekabet şartları ve teknolojik gelişmeler, özellikle sanayi sektöründe işgücü piyasasının ihtiyaç duyduğu vasıfları çeşitlendirdiğini, bu sebeple vasıflı ara elemanı ihtiyacı arttığını, bu ihtiyacın da mesleki ve teknik eğitimin önemini artırdığını ve sistemin ihtiyaçlar doğrultusunda sürekli geliştirilmesi ihtiyacının aşikar olduğunu belirtti. Bilim ve teknoloji alanında meydana gelen hızlı değişimlerin, ülkelerin ekonomik ve sosyal gelişimlerini önemli ölçüde etkilediğine değinen Vali Özkan “Mesleki ve teknik eğitim, bir yandan emek gücünün vasıflı hale gelmesine katkı sunarken, diğer taraftan emeğin, emek süreçlerindeki konumlanışına uygun vasıfları öğrencilere kazandırarak işgücünün yeniden yapılandırılmasına yardımcı olmaktadır. Türkiye gibi genç nüfusun yoğun olduğu gelişmekte olan ülkelerde mesleki ve teknik eğitimin önemi giderek artmakta olup, beklentiler vasıflı insan gücü yetiştirmenin ötesine geçmiş ve sürdürülebilir kalkınma, çevreye duyarlılık, sosyal dayanışma, uluslararası iş birliği, iş kurma, istihdam, istihdamın sürekliliği ve yeniden istihdam edilebilme gibi amaçları da içerisine alacak şekilde genişlemiştir” dedi.

Mesleki eğitime verdiği katkılar için Konya Büyükşehir Belediyesi, Konya İl Milli Eğitim Müdürlüğü, Konya Sanayi Odası, Konya Organize Sanayi Bölgesi yönetimine ve emeği geçen herkese teşekkür eden Vali Özkan, Türkiye’de bir ilk olan Konya İstihdam Fuarı buluşmasının örneklik teşkil ederek ülke geneline yayılmasına, protokolün hayra, berekete, ekonomik gelişime ve istihdama vesile olmasını diledi.

Konya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Mustafa Uzbaş da, belediye olarak her zaman öğrencilerin yanında olduklarını belirterek, “Büyükşehir Belediyesi olarak her daim öğrencilerimizin yanında olduk, bunların da en başında mesleki eğitim öğrencilerimiz geliyor. Sanayimizin sürdürülebilirliği açısından bu konuyu çok önemli buluyoruz” dedi.

Konya Sanayi Odası (KSO) Başkanı Mustafa Büyükeğen, Konya’da başlattıkları Mesleki Eğitim İstihdam Seferberliği kapsamında düzenlenecek Mesleki Eğitim İstihdam Fuarı’nın Türkiye’nin mesleki eğitim odaklı ilk “Mesleki Eğitim İstihdam Fuarı” olacağını söyledi. Fuarda meslek lisesi öğrencilerinin sanayiciler ile bir araya gelerek iş ve staj imkanı elde edeceklerini belirten Başkan Büyükeğen, “Meslek lisesi mezunlarımızı istihdam piyasasına kazandırmak ve Konya sanayisinin insan kaynağı ihtiyacını karşılamak amacıyla düzenleyeceğimiz fuara, sanayicilerimiz stantları ile katılırken, meslek liselerinde eğitim gören öğrencilerimiz veya mezunlarımız da CV’leri ile katılarak sanayicilerle tanışacak, iş hayatına atılma fırsatı bulacaklar. Öğrencilerimiz Konya Mesleki Eğitim İstihdam Fuarı’nda iş görüşmesinin yanı sıra, staj görüşmesi de yapabilecekler. Burada İş Var, Burada İstihdam Var mottosuyla gerçekleştireceğimiz Mesleki Eğitim İstihdam Fuarı’na tüm sanayicilerimizi ve öğrencilerimizi katılmaya davet ediyorum” diye konuştu.

Konya Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Üyesi Ömer Faruk İyibildiren de, Konya Organize Sanayi Bölgesi olarak, fuara ev sahipliği yapmaktan memnun olduklarını belirterek, mesleki eğitime yönelik yaptıkları çalışmalar hakkında bilgiler verdi.

İl Milli Eğitim Müdürü Murat Yiğit ise mesleki eğitimin Milli Eğitim Bakanlığı’nın da en temel uğraş alanlarından biri olduğunu dile getirdi. Konya’nın mesleki eğitim alanında gelişmiş bir şehir olduğunu belirten Yiğit, Mesleki Eğitim İstihdam Fuarı ile birlikte, öğrencileri sanayiciler ile bir araya getireceklerini ifade etti.

Meslek liseleri ile sanayicilerin buluşturulduğu fuar Türkiye’de bir ilki temsil ediyor

Konya İstihdam Fuarı ile merkez Selçuklu, Karatay ve Meram ilçelerinde bulunan Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi 11. sınıf bin 900 öğrencinin beceri ve staj süreçlerine tabi olmaları, 12. sınıfta olup mezun durumda 2 bin öğrencinin de Konya’da faaliyet gösteren büyük işletmelerle buluşturulmasının sağlanarak aranan eleman sıkıntısının en aza indirilmesi, öğrencilerin kurumsal firmalarda iyi şartlarda ve alanlarında istihdamlarının sağlanması hedefleniyor. Mezun durumda olan öğrenciler için anında istihdam ve işbaşı görüşmeleri de fuarda gerçekleştirilebilecek. Meslek liseleri ile sanayicilerin buluşturulduğu bu fuar Türkiye’de bir ilki temsil ediyor. – KONYA

]]>
https://www.haber28.com.tr/konyada-mesleki-egitim-istihdam-fuari-duzenlenecek/feed/ 0
GSO Meclis Toplantısında Enflasyon Muhasebesi Gündemde https://www.haber28.com.tr/gso-meclis-toplantisinda-enflasyon-muhasebesi-gundemde/ https://www.haber28.com.tr/gso-meclis-toplantisinda-enflasyon-muhasebesi-gundemde/#respond Sun, 21 Jul 2024 06:48:05 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=26688 Gaziantep Sanayi Odası (GSO) Nisan Ayı Meclis Toplantısı’nda, sanayicilerden gelen talepler doğrultusunda ana gündem maddesi enflasyon muhasebesi olurken, konuya ilişkin olarak ivedilikle 2024 yılı geçici vergi dönemlerinde enflasyon düzeltmesi yapılmaması hususunda Maliye Bakanlığı’nın yasadan gelen yetkisini kullanması gerektiği ortak görüş olarak dile getirildi.

Gaziantep Sanayi Odası (GSO) Nisan Ayı Meclis Toplantısı, Meclis Başkanı Adil Sani Konukoğlu başkanlığında gerçekleştirildi. GSO Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ünverdi, Yönetim Kurulu, Meclis Başkanlık Divanı, Meclis, Danışma Kurulu, Yeni Nesil Sanayici Platformu Üyeleri ve TOBB Gaziantep Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Ayşen Ahi’nin katılımıyla gerçekleştirilen meclis toplantısında, yürütülen çalışmalar, projeler, güncel ekonomik gelişmeler ile firmaların talep ve beklentileri değerlendirildi.

Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren GSO Meclis Başkanı Adil Sani Konukoğlu, Gaziantep’in küresel ölçekteki sıkıntılara ve gelgitlere rağmen sanayisi ve ihracatı ile ülkemize değer katmaya, ekonomiye katkı sağlamaya devam ettiğini söyledi. “Bunda emeği olan sanayicilerimize, ihracatçılarımıza ve çalışanlarımıza teşekkür ediyorum” diyen Konukoğlu, “Ancak bu başarı bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da sürdürülebilir olmalı. Bu noktada firmalarımızın geleceğini ve ihracatımızı yakından ilgilendiren yeşil dönüşüm, dijital dönüşüm, e-ticaret konularına her zamankinden daha fazla ağırlık vermeli, her birimiz üzerimize düşenin fazlasını yapmalıyız. Unutmayalım, başarının en önemli anahtarı yenilikçi fikirler üretmek ve yenilikçi olmaktır. Bunu tüm zorluklara rağmen canla başla üretmeye, sanayinin çarklarını döndürmeye devam eden sanayicilerimiz ve iş dünyamız ile birlikte başarabileceğimize inanıyorum. Meclis toplantımızın hayırlı olmasını diliyor, tüm katılımcılara teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.

GSO Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ünverdi de konuşmasında, ekonomi yönetiminin sıkılaştırma politikaları doğrultusunda her geçen gün tedbirlerin artırıldığını ifade ederek, “Ülke olarak adeta bir rampa çıkıyoruz ve bu süreç topyekün bir mücadele ve fedakarlık gerektiriyor. Kamu tarafında da beklentimiz olan tasarruf tedbirlerinin artırılması yönündeki adımları olumlu buluyoruz. Gaziantep Sanayi Odamız da sanayicilerimizden gelen talepler doğrultusunda iş dünyamızın ve firmalarımızın sorunlarına ve beklentilerine yönelik kararların alınmasında etkin rol oynuyor” dedi.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in rekabetçiliğin ve üretkenliğin artırılması, yatırım ortamının iyileştirilmesi, iklim değişikliği ile mücadele, yeşil ve dijital dönüşüm gibi alanlara yönelik kapsamlı bir yapısal reform programlarının olduğunu açıkladığını hatırlatan Ünverdi, “Biz de sürekli dijital ve yeşil dönüşümün altını çiziyor bu yönde somut çalışmalar yürütüyoruz. Bu dönüşümü birlikte başaracağımıza da yürekten inanıyoruz” ifadelerini kullandı.

“Ayakkabı İhtisas OSB’de ikinci etap için olur geldi”

Ayakkabı Terlik ve Yan Sanayi İhtisas Organize Sanayi Bölgesi hakkında da meclis üyelerine bilgiler veren GSO Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ünverdi, “Bölgemizin Cumhurbaşkanlığı kararı ile genişleme alanı olarak belirlenen yaklaşık 83 hektarlık ikinci etap kısmının da Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımız tarafından oluru gelmiştir. Burada bulunan parsellerin satın alınması için Milli Emlak Genel Müdürlüğü’ne başvurumuzu yaptık. Ayrıca tüm OSB alanında bulunan özel mülkiyete konu yaklaşık 62 bin metrekare alanın kamulaştırma süreci de devam etmektedir. Bölgemizdeki altyapı konusunda yolların açılması için inşaat çalışmalarına da başlamış durumdayız. Bu konuda Sayın Ali Özpolat’a, ekibine ve emeği olan herkese teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.

“Enflasyon muhasebesinde yeni bir düzenlemeye ihtiyaç var”

Toplantının sön bölümünde enflasyon muhasebesi gündeme gelirken, meclis üyeleri enflasyon muhasebesinin işletmelere yönelik etkilerini, öneri ve görüşlerini paylaştı. Konuyla ilgili açıklama yapan GSO Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ünverdi, enflasyon muhasebesi ile ilgili yeni bir düzenleme yapılması gerektiğini belirterek, “Yetersiz öz kaynakları nedeniyle geçmişte ve gelecekte yatırımlarını büyük oranda yabancı kaynaklar ile finanse eden yatırımcıların 2024 ve takip eden dönemlerde enflasyon endekslemesi sonucu pasiflerini değerlemeye tabi tutabileceği yeteri kadar özkaynaklara sahip olmamaları nedeniyle her hal ve takdirde vergi etkisi altında kalacakları açıktır. Enflasyon muhasebesi, öz kaynağı yetersiz olan işletmelerin büyük kısmı olduğu bizim gibi ülkelerde mükelleflerin aleyhine sonuç doğurmakta, faaliyet/kazanç olmadığı halde, mükelleflerin vergi ödemesine, yetersiz olan öz kaynaklarının daha da yetersiz hale gelmesine neden olmaktadır. Bu nedenlerle ivedilikle 2024 yılı geçici vergi dönemlerinde enflasyon düzeltmesi yapılmaması hususunda Maliye Bakanlığı’nın yasadan gelen yetkisini kullanması, buna bağlı olarak mükelleflerin enflasyon muhasebesinin gerektirdiği altyapıyı oluşturması, gerekiyorsa bu konuda yetişmiş personel istihdam edilmesi ya da mevcut personellerin eğitilmesi ve enflasyon muhasebesinin mükellefler üzerindeki etkilerinin tespit edilmesi sağlanacaktır. Odamızın bu konudaki görüş ve önerileri Hazine ve Maliye Bakanlığı’na ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’ne (TOBB) sunulmuştur” diye konuştu. – GAZİANTEP

]]>
https://www.haber28.com.tr/gso-meclis-toplantisinda-enflasyon-muhasebesi-gundemde/feed/ 0
Manisa’da 484. Uluslararası Manisa Mesir Macunu Festivali Etkinlikleri Başladı https://www.haber28.com.tr/manisada-484-uluslararasi-manisa-mesir-macunu-festivali-etkinlikleri-basladi/ https://www.haber28.com.tr/manisada-484-uluslararasi-manisa-mesir-macunu-festivali-etkinlikleri-basladi/#respond Sat, 20 Jul 2024 08:48:06 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=26509 Manisa’da 484. Uluslararası Manisa Mesir Macunu Festivali etkinlikleri kapsamında Manisa Mesir Ticaret Fuarı 30. kez kapılarını ziyaretçilerine açtı.

Manisa 30. Mesir Ticaret Fuarı 484. Uluslararası Manisa Mesir Macunu Festivali etkinlikleri kapsamında düzenlenen törenle açıldı. Katılımın yoğun olduğu fuarın açılış töreninde Şehzadeler Belediyesi Mehter Takımı bir konser verirken, yabancı öğrenciler halk oyunları gösterisi gerçekleştirdi.

Törenin açılış konuşmasını yapan SNS Fuarcılık Yönetim Kurulu Başkanı Saruhan Simsaroğlu, “Manisa Mesir Fuarı bir kent fuarı ve kent panayırıdır. Fuarımızın kapılarını dile kolay 30. kez açıyoruz ama bu panayırın kültürü çok daha eskilere dayanıyor. Hatırlayanlar vardır, Mesir döneminde Laleli’de, sonrasında Ulupark’ta tezgahlar kurulurdu. Manisa Mesir Fuarı o günlerin günümüze iz düşümüdür ve görkemli saçım törenimizin ardından en köklü ve en çok hemşehrimize ulaşan etkinliliğidir” dedi.

Mesir fuarına uzun süredir hasret kaldıklarını söyleyen Şehzadeler Belediye Başkanı Gülşah Durbay, “Dünyanın en eski yerleşim yerlerinden olan, tarihi ve kültürel dokusuyla ön plana çıkan Manisa’mızın; yerli ve yabancı turist sayısını artırmak, şehrimize kalıcı eserler bırakmak için var gücümüzle çalışacağız. Uluslararası Mesir Macunu Festivali, dünyanın en eski festivallerinden biri. Bizlere düşen görev, festival kapsamını her yıl daha da genişleterek, tüm dünyaya daha çok duyurmak. Manisa’nın festivaller kenti olarak anılması en büyük hedeflerimizden biri. Manisa’yı sadece Mesir Festivali ile değil birçok farklı festivalle buluşturmamız gerekiyor. Bunun çalışmalarına şimdiden başladık. UNESCO’nun Somut Olmayan Kültür Mirasları listesinde yer alan Mesir Festivalimiz, düzenleyeceğimiz yeni festivallerimizin lokomotifi olacak” ifadelerini kullandı.

“Bu şehrin her potansiyelini dinamiğe çevirmek için çok çalışacağız”

Mesir Fuarı sayesinde yüzlerce firma ziyaretçilerle buluşma imkanı bulduğunu söyleyen Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek, “Manisa’mızda da yaklaşık 30 yıldır kesintisiz bir şekilde devam eden Mesir Sanayi ve Ticaret Fuarı, her yıl yüzlerce firmayı ve esnafı, binlerce ziyaretçisiyle buluşturuyor. Bu yıl da otomotivden beyaz eşyaya, mobilyadan ev dekorasyonuna kadar 200’ü aşkın firmayı şehrimizde ağırlıyoruz. Bu güzel fuar organizasyonunun şehrimizin tanıtımının yanında ekonomisi için de büyük önem arz ettiğini düşünüyorum. 484 yılı geride bırakan Uluslararası Manisa Mesir Macunu Festivalimizi, 4 yıllık bir özlemin ardından dün itibariyle coşkuyla başlattık. Pazar günü mesir saçım töreniyle coşkumuzun zirve yapacağı bu güzide festivalin her alanda daha ileriye taşınması için üzerimize düşen ne varsa fazlasıyla yapacağımızı belirtmek istiyorum. Hemşerilerimizin de festivaline sahip çıkmasıyla birlikte hem festivalimizin hem de şehrimizin tanıtımı noktasında önemli bir konumda bulunan festivalimizi şanına yakışır duruma getireceğimize inanıyorum. Manisa, medeniyetler şehri. Tarihiyle doğasıyla tarımıyla sanayisiyle turizmiyle potansiyeli olan bir şehir. Bu şehrin her potansiyelini dinamiğe çevirmek için çok çalışacağız” dedi.

Fuarın sadece bir etkinlik olmadığını geleneğin yaşatılmasına da önemli katkılar sağladığını söyleyen Manisa Valisi Enver Ünlü, “Mesir Sanayi ve Ticaret Fuarı, sadece bir etkinlik olmanın ötesinde, asırlardır süregelen bir geleneğin ve kültürel mirasın yaşatılması adına atılmış önemli bir adımdır. Gediz Ovası’nın arkasında yatan 1,5 milyon dekarlık verimli toprakları, gelişmiş sanayisi ve kültürel mirası ile Manisa’mız zengin bir kültürel ve ekonomik potansiyele sahiptir. Bu tür festivaller, kentimizin kültür, tarım ve sanayi alanındaki potansiyelini, ulusal ve uluslararası arenada tanıtma fırsatı sunarken, aynı zamanda yerel ekonomiyi canlandırma ve sürdürülebilir kalkınmayı destekleme açısından da büyük önem taşımaktadır. Bununla birlikte fuarlar, sadece ekonomik birer platform olmanın ötesinde, kültürel ve sosyal birer buluşma noktası olarak da değerlendirilmelidir. Kadim bir medeniyetin, bereketli tarım faaliyetlerinin, gelişmiş bir sanayinin ve zengin bir turizm potansiyelinin bulunduğu Manisa’mız için bu fuarların, ilimizin tanıtımında ki etkisini daha fazlalaştırmak için elimizden geleni yapacağımıza inancım tamdır. Bu vesile ile şehrimizin marka değerini artırmak için böylesi fuarlar başta olmak üzere, her türlü etkinlik için çaba gösteren herkese teşekkür ediyorum. Manisa Mesir Sanayi ve Ticaret Fuarımızın hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum” diye konuştu.

Konuşmaların ardından Vali Ünlü, Başkan Zeyrek, Başkan Durbay ve protokol üyeleri açılış kurdelesini kesti. Fuarda yer alan ürünleri inceledi.

Fuara Manisa Valisi Enver Ünlü, Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek, Manisa Emniyet Müdürü Fahri Aktaş, Şehzadeler Belediye Başkanı Gülşah Durbay, Manisa’yı Mesiri Tanıtma ve Turizm Derneği Başkanı Ufuk Tanık, protokol üyeleri ve vatandaşlar katıldı. – MANİSA

]]>
https://www.haber28.com.tr/manisada-484-uluslararasi-manisa-mesir-macunu-festivali-etkinlikleri-basladi/feed/ 0
ASO Oda Meclisi ve OSB Müteşebbis Heyet Toplantısı Gerçekleştirildi https://www.haber28.com.tr/aso-oda-meclisi-ve-osb-mutesebbis-heyet-toplantisi-gerceklestirildi/ https://www.haber28.com.tr/aso-oda-meclisi-ve-osb-mutesebbis-heyet-toplantisi-gerceklestirildi/#respond Sat, 20 Jul 2024 04:48:05 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=26446 Ankara Sanayi Odası (ASO) Oda Meclisi ile 2’inci ve 3’üncü OSB Müteşebbis Heyet Müşterek Toplantısı gerçekleştirildi.

ASO Oda Meclisi ile 2’inci ve 3’üncü OSB Müteşebbis Heyet Müşterek toplantısı ASO meclis toplantı salonunda gerçekleştirildi. Programda konuşan ASO Başkanı Seyit Ardıç, faiz oranlarının üretici üzerinde olumsuz etki oluşturabileceğini ve enflasyonun sabit tutulması için gerekli çalışmaların yapılması gerektiğini belirtti. Vergi borçlarının ertelenmesinin sanayii esnafı açısından rahatlatıcı olabileceğini aktaran Ardıç, üretimde sermaye kadar insan kaynağının da önemli olduğunu ve sanayide çalışacak personelin de yetiştirilmesi gerektiğine dikkati çekti.

ASO Başkanı Ardıç, “Geçtiğimiz ay yapılan yerel seçim sonuçlarının ülkemize ve milletimize hayırlı olmasını diliyorum. Yeniden seçilen Ankara Büyükşehir Belediye Başkanımız Mansur Yavaş’ı, İlçe Belediye Başkanlarımızı ve Belediye Meclis Üyelerimizi tebrik ediyor, görevlerinde başarılar diliyorum. Ankara Sanayi Odası olarak, yerel yönetimlerimizle iş birliğimizi daha da güçlendirerek, Başkentimizin ve ülkemizin ekonomik, sosyal ve kültürel gelişimi için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz. Belediye Başkanlarımızın bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da, ‘Başkentin sanayiinden sanayinin ve teknolojinin başkentine’ hedefimize ulaşmada destek olmaya devam edeceklerine gönülden inanıyorum” dedi.

“Yüksek faiz, üretici kesim açısından finansman maliyetlerinin artması anlamına gelmektedir”

Ekonomik yapıda ortaya çıkan belirsizliklerin sanayicinin üretim gücünün azalmasına neden olduğunu belirten Ardıç, “Özellikle yüksek enflasyon, belirsizliği önemli ölçüde arttırmıştır. Diğer taraftan yüksek faiz, üretici kesim açısından finansman maliyetlerinin artması anlamına gelmektedir. Makroekonomik ve finansal belirsizlikten, yüksek finansman maliyetlerinden olumsuz etkilenen üretim kesimi, enflasyonun makul seviyelere indirilmesi ve oynaklığının azaltılması hedefiyle son dönemde politika faizi artırımlarına da razı olmuştu” şeklinde konuştu.

Parasal sıkılaşma politikalarında beklenen sonuçların alınamadığını, ekonominin mevcut durumda aynı anda hem yüksek faiz hem de yüksek enflasyon kıskacında kaldığını savunan Ardıç, “Bu süreç, yurt içinde belirsizliği artırmakta, ara mallardaki yüksek fiyat artışları kanalıyla üretimde aksamalara yol açmakta ve uluslararası piyasalarda rekabet gücümüzü aşındırmaktadır. Tüm bunlar, reel sektör olarak bizlerin yaşadığı zorlukların derecesini ortaya koymaktadır” ifadelerini kullandı.

“Ticari kredi kartı limitlerinin sınırlandırılması biz sanayicileri daha da zor durumda bırakmıştır”

Başkan Ardıç, “Yüksek faiz koşullarında reel sektörün krediye ulaşma maliyetleri zorlaşırken, diğer taraftan ticari kredi kartı limitlerinin sınırlandırılması biz sanayicileri daha da zor durumda bırakmıştır. Ticari kredi kartları enflasyon arttırıcı bir etkiden daha ziyade arz tarafına katkısı olduğundan enflasyonu düşürücü bir etkiye sahiptir. Limitlerin yeniden gözden geçirilerek revize edilmesi, biz sanayicilerin nakit ihtiyacına bir nebze de olsa katkı sağlayacaktır” dedi.

Başta enflasyon olmak üzere birçok makro değişkenin dengelenmesinde ekonominin arz tarafının canlı kalması gerektiğini ifade eden Ardıç, “Krediye ulaşmanın zor olduğu bu dönemde, vergi borçlarının ertelenmesi ya da taksitlendirilmesi, reel sektörün üretime devam edebilmesi ve ayakta kalabilmesi için hayati öneme sahiptir. Ülkemizdeki birçok işletme öz kaynağı yetersiz olduğu için üretimini sürdürebilmek ve yeni yatırımlar için krediye ihtiyaç duymaktadır. Ülkemizin ekonomisine katkıda bulunmaya çalışan sanayicilerimiz, borçlanma suretiyle aktiflerinde gerçekleşen artışlar üzerinden enflasyon vergisi ödemek zorunda bırakılmaktadır. İşletme bilançolarının aktiflerindeki artış üzerinden alınacak enflasyon vergisi, özü itibariyle bir varlık vergisine dönüşecektir. Ticarete konu olmayan ancak aktifte yer alan bir varlığın, enflasyon nedeniyle artan değerinin vergilendirilmesi, biz sanayicilere ilave bir maliyet getirecektir” şeklinde konuştu.

Enflasyon düzeltme işlemlerinin, 31.12.2023 bilançolarına uygulandığı gibi 2024 yılı geçici vergi dönemlerinde de vergisiz olarak uygulanmasının, ülke ekonomisi açısından daha faydalı olacağını aktaran Ardıç, “Diğer taraftan, ülkemize yeni ihracat ve yatırım imkanları sağlamak için uğraş verirken, üretimde liderlik edenler vize kuyruklarında bekletiliyor ve birçoğumuz da maalesef vize alamıyor. Malların serbest dolaşımı için karşılıklı imza atıyoruz, malları serbest dolaştırıyoruz, ancak bunları üreten sanayicilerimiz, sınırda bekletiliyor. Bu uygulama biz sanayiciler için ‘tarife dışı engel’ halini almıştır” ifadelerini kullandı.

İşsiz sayısının 2023 yılında bir önceki yıla göre 318 bin kişi azalarak 3 milyon 264 bin kişi olduğunu, işsizlik oranının ise 1 puan azalarak yüzde 9,4 seviyesinde gerçekleştiğini dile getiren Ardıç, “İşsizliğin tek haneye gelmesi önemli, peki doğru beşeri sermaye yetiştiriyor muyuz? Ürettiğimiz beşeri sermayeyi doğru kullanıyor muyuz?” dedi.

“18 yaşına gelen her vatandaşın mutlaka üniversiteye gitmesi gerektiğine ve gitmediğinde cahil kalacağına inanan tek ülkeyiz”

Son 20 yılda üniversite sayısı 3 kat artarken, öğrenci sayısının 4,5 kat arttığını ve 208 üniversitede 7 milyon öğrencinin eğitim gördüğünü, her yıl 1 milyona yakın mezun verildiğini aktaran Başkan Ardıç, “Yükseköğretime yönelik artan talep ve hızla yükselen üniversite mezunu sayısı, işgücü piyasasında son 10 yıldır etkileri giderek daha belirgin hale gelen önemli değişimlere neden olmuştur. Enteresandır ki 18 yaşına gelen her vatandaşın mutlaka üniversiteye gitmesi gerektiğine ve gitmediğinde cahil kalacağına inanan tek ülkeyiz. Türkiye’nin nüfusu hayatta hiçbir işkolunda uzmanlaşamamış, 25-30 yaşına kadar ekonomik döngüye girememiş, üretici konumuna geçememiş milyonlarca diplomalı işsizle doludur” şeklinde konuştu.

“Üniversiteye akademik eğitime yatkınlığı olanlar gitmeli”

Her gencin üniversite mezunu olmasının şart olmadığını ama bir meslek sahibi olmasının şart olduğunu dile getiren Ardıç, “Üniversiteye akademik eğitime yatkınlığı olanlar gitmeli. Ama bizim eğitim sistemimizde, akademik hiçbir başarı vaat etmeyen gençlerimiz de üniversite okuyor, bir şekilde mezun da oluyor ve diplomalı işsizler ordusuna katılıyor. Milyonlarca genç, yanlış planlanmış bir eğitim sisteminde hayatlarının en az 4-5 yılını ziyan ediyor ve erken yaşta geçerli bir mesleğin sahibi olup üretici konumuna geçme şansını ne yazık ki kaybediyor” dedi.

“Ülkemizin ihracat katma değerini artıracak vizyon projesi ASO Ankara Teknoloji Üssü için harekete geçtik”

Başkan Ardıç, “Değerli meclis üyeleri, geçen haftalarda basının çok dikkatini çeken ve sizlerin de takdirlerine şayan olacağını düşündüğüm, ülkemizin en büyük teknoloji üssünü kurmak için ilk adımı attık. Ülkemizin ihracat katma değerini artıracak vizyon projesi ASO Ankara Teknoloji Üssü için harekete geçtik. 1,2 milyon metrekare alanda kurulması planlanan Ankara Teknoloji Üssü, sanayi ile teknoloji tabanlı girişimciliği bir araya getirecek. Ankara Teknoloji Üssü’nde Ar-Ge ve inovasyon süreçleri direkt olarak üretime yönelik yapılacak. Türkiye’nin en büyük teknoloji üssü ile ülkemizin yüksek katma değerli bir ekonomiye kavuşması için gerekli dönüşümün hızlanacağına inanıyor ve heyecanlanıyorum” ifadelerine yer verdi. – ANKARA

]]>
https://www.haber28.com.tr/aso-oda-meclisi-ve-osb-mutesebbis-heyet-toplantisi-gerceklestirildi/feed/ 0
ASO Başkanı Seyit Ardıç: Vize sorunumuz finansman sorununun önüne geçti https://www.haber28.com.tr/aso-baskani-seyit-ardic-vize-sorunumuz-finansman-sorununun-onune-gecti/ https://www.haber28.com.tr/aso-baskani-seyit-ardic-vize-sorunumuz-finansman-sorununun-onune-gecti/#respond Sat, 20 Jul 2024 03:12:05 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=26422 Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç, birçok sanayicinin yurt dışına çıkışta vize alamadığını belirterek, “Artık vize sorunumuz finansman sorununun çok daha önüne geçti. Gerekirse teminat mektubu verelim, devlet garantörlük yapsın, gerekli girişimlerde bulunularak artık bu sorun nihayetlensin.” dedi.

Ardıç, Odanın nisan ayı meclis toplantısında yaptığı konuşmada, ara mallarındaki yüksek fiyat artışlarının üretimde aksamalara yol açtığını bildirdi.

Reel sektörün yüksek faiz koşullarında krediye ulaşmada sorun yaşadığını dile getiren Ardıç, “Diğer taraftan ticari kredi kartı limitlerinin sınırlandırılması biz sanayicileri zor durumda bırakmıştır. Limitlerin yeniden gözden geçirilerek revize edilmesi sanayicilerin nakit ihtiyacına bir nebze de olsa katkı sağlayacaktır.” değerlendirmesinde bulundu.

Vergi borçlarının ertelenmesi ya da taksitlendirilmesinin reel sektörün üretime devam edebilmesi için hayati öneme sahip olduğunu belirten Ardıç, yaşadıkları vize sorununa da dikkati çekti.

Sanayicilerin vize kuyruklarında bekletildiğini ve birçoğunun yurt dışına çıkışta vize alamadığını söyleyen Ardıç, şöyle devam etti:

“Malların serbest dolaşımı için karşılıklı imza atıyoruz, mallarımızı serbest dolaştırıyoruz ancak bunları üreten sanayicilerimiz sınırda bekletiliyor. Bu uygulama, biz sanayiciler için ‘tarife dışı engel’ halini almıştır. Orta Vadeli Program’da 2026 yılı için 305 milyar dolar ihracat hedefi ortaya konuldu. Bizler yeni pazarlara açılamazken, fuarlarda ürünleri sergileyip pazarlayamazken bu hedefe nasıl ulaşılması bekleniyor. Artık vize sorunumuz finansman sorununun çok daha önüne geçti. Gerekirse teminat mektubu verelim, devlet garantörlük yapsın, gerekli girişimlerde bulunularak artık bu sorun nihayetlensin.”

Ardıç, özellikle doğrudan yabancı yatırımlar için güven tesisisin önem taşıdığına işaret ederek, mevcut politikanın eş güdümlü ve yapısal reformlarla da desteklenerek uygulanmasıyla Türkiye’ye dış sermaye girişlerinin hızlanacağını dile getirdi.

Üniversite mezunu sayısının ve “mavi yakalı” işçi açığının hızla arttığını belirten Ardıç, istihdam politikasının buna göre şekillendirilmesini istedi.

Ardıç, sağlıklı bir enflasyon patikasına girebilmek için kamu harcamalarının kısılması gerektiğini de ifade etti.

“Ekonomik program ‘çok yönlü’ bir yaklaşımla yeniden şekillendirilmeli”

Odanın, Türkiye’nin en büyük teknoloji üssünü kurmak için ilk adımı attığını söyleyen Ardıç, şunları kaydetti:

“Ülkemizin ihracat katma değerini artıracak vizyon projesi ‘ASO Ankara Teknoloji Üssü’ için harekete geçtik, Temelli Sanayi Havzası’nda 1,2 milyon metrekare alanda kurulması planlanan üs, sanayi ile teknoloji tabanlı girişimciliği bir araya getirecek. Burada AR-GE ve inovasyon süreçleri direkt üretime yönelik yapılacak. Türkiye’nin en büyük teknoloji üssüyle ülkemizin yüksek katma değerli bir ekonomiye kavuşması için gerekli dönüşümün hızlanacağına inanıyor ve heyecanlanıyorum.”

Ardıç, Türkiye’nin tasarruf, bütçe ve dış ticaret açığı verdiğini belirterek, “Türkiye’nin ekonomik programı, mevcut ekonomik koşullar, uluslararası faktörler ve sosyal dinamikler ile birçok etkeni dikkate alarak çok yönlü bir yaklaşımla yeniden şekillendirilmelidir. Ayrıca, bu programın uygulanması sürecinde katılımcı bir yaklaşım benimsenerek, farklı paydaşların görüşleri dikkate alınmalı ve ortak akılla toplumsal uzlaşı sağlanmalıdır.” dedi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/aso-baskani-seyit-ardic-vize-sorunumuz-finansman-sorununun-onune-gecti/feed/ 0
İstanbul Ticaret Odası Başkanı: İstanbul’da sanayi arsası satın almak artık çok kolay değil https://www.haber28.com.tr/istanbul-ticaret-odasi-baskani-istanbulda-sanayi-arsasi-satin-almak-artik-cok-kolay-degil/ https://www.haber28.com.tr/istanbul-ticaret-odasi-baskani-istanbulda-sanayi-arsasi-satin-almak-artik-cok-kolay-degil/#respond Wed, 17 Jul 2024 07:12:07 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=25932 İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, İstanbul’da sanayi arsası konusunda çalışma yaptıklarını belirterek, “Şöyle bir hedefimiz var: İstanbul’da sanayi arsası satın almak artık çok kolay değil. Var olan çok pahalı. Bütün Trakya’yı, Çanakkale, Bursa, Sakarya ve bütün çevredeki Organize Sanayi Bölgelerini canlı izleyen, OSB radarı gibi çalışacak bir sistem kurguluyoruz.” dedi.

Avdagiç, AA muhabirine yaptığı açıklamada, sanayi sektöründeki yatırımların arazi ve finansmanla desteklenmesi gerektiğini kaydederek, “Ülke olarak sanayide yeni bir faza geçmek istiyorsak, ihracatımızda yüzde 40’larda olan yüksek ve orta yüksek teknolojili ürünlerin payını artırmak istiyorsak, bu destekleri hayata taşımak zorundayız.” diye konuştu.

Sanayi yatırımlarının büyümeye katkısının 2022’de yüzde 0,3 iken 2023’te 2,2 puana çıktığını dile getiren Avdagiç, yatırım iştahındaki bu artışın Türk sanayisi için umut verici olduğunu söyledi.

Avdagiç, geçen yıl yatırım harcamalarında 2022’ye göre reel olarak yüzde 10,7 artış yaşandığını anımsatarak, “Sanayi üretim endeksine baktığımızda da şubatta geçen yılın aynı ayına göre yüzde 11,5 yükseliş kaydettik. Böylece endekste yıllık bazda artış son 2 yılın en yüksek seviyesine ulaştı.” ifadelerini kullandı.

İstanbul’da sanayi arsası konusunda bir çalışma yaptıklarını kaydeden Avdagiç, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Şöyle bir hedefimiz var: İstanbul’da sanayi arsası satın almak artık çok kolay değil. Var olan çok pahalı. Biz bütün Trakya’yı, Çanakkale, Bursa, Sakarya ve bütün çevredeki Organize Sanayi Bölgelerini canlı izleyen, OSB radarı gibi çalışacak bir sistem kurguluyoruz. OSB’lerle ilgili sanayi arsaları sorunu İstanbul’da çok büyük sorun. Bir çalışma yürütüyoruz. Bu çalışmada İstanbul’un etrafındaki OSB’lerin yer aldığı bir proje hazırlayacağız. Nerede hangi OSB var, bunların fiyatları ne kadar… Bize gelip, ‘arsa bulamıyorum’ diyen üyelere yardımcı olacağız. Hangi OSB’de boş yer bulunduğunu, fiyatının ne kadar olduğunu, OSB’leri taradığımız bu çalışmayla ortaya koyacağız.”

“İlk çalışmamızı yaptık”

Şekib Avdagiç, İTO olarak oda üyelerinin organize sanayi bölgesi ihtiyacına yönelik projelerinin ilk çalışmasını yaptıklarını belirterek, “İstanbullu sanayiciye, ‘Sevgili kardeşim, senin için İstanbul’un etrafında 20 tane OSB var. Bunların bazıları özel amaçlı OSB, bazıları genel OSB’ diyeceğiz. Fiyatlarla ilgili bilgi vereceğiz. ‘Buralarda satın alabilirsiniz’ diye genel bir hinterlant bilgisi vererek bu işi biraz rahatlatmaya çalışacağız.” şeklinde konuştu.

Türkiye Hannover Sanayi Fuarı’nda üçüncü büyük ülke oldu

İTO Başkanı Avdagiç, Türkiye’nin sanayide elde ettiği başarının uluslararası fuarlara da yansıdığına işaret ederek, Almanya’da bugün başlayan ve İTO’nun 32 yıldır Türkiye mili katılımını yaptığı 75. Hannover Sanayi Fuarına Türkiye’den 153 şirketin katıldığını söyledi.

Türk şirketlerin, Hannover Sanayi Fuarı’nda ev sahibi Almanya ve Çin’den sonra üçüncü sırada yer aldığını dile getiren Avdagiç, “Bu gurur verici. Hannover Messe 2024 Türkiye milli katılım organizasyonu 5 ayrı salonda yaklaşık 2 bin metrekarelik alanda toplam 80 katılımcı firma ile gerçekleştiriliyor. Fuara 73 Türk firması ise bireysel stantlarıyla katılıyor.” diye konuştu.

Avdagiç, “Tıpkı Hannover Fuarının 2024 temasındaki gibi, Türkiye sürdürülebilir sanayiye enerjisini veriyor. Hannover Messe endüstriyel dönüşüm fırsatlarının çekim noktası. Burada Türkiye’nin sıra dışı ve inovasyona dayalı ürünleriyle yer alması önem taşıyor. Burada atılan tohumlar, ne mutlu ki sektörün küresel bağlantılarını daha da kuvvetlendiriyor.” değerlendirmesinde bulundu.

“Endüstride bir sonraki normale en hızlı şekilde adapte olmalıyız”

Şekib Avdagiç, teknolojik gelişmeler, iklim değişikliği ve jeopolitik gerilimlerin küresel üretim ortamını değiştirdiğinden bahsederek, Türk girişimcisinin endüstride bir sonraki normale en hızlı şekilde adapte olması gerektiğini vurguladı.

Avdagiç, “İmalat firmalarımız geleceğe hazırlık için entegre teknoloji ve inovasyon stratejilerini daha yaygın şekilde benimsiyor. İmalatın geleceğini, her şeyin özünde insan ve otomasyon etkileşiminin yattığını unutmadan şekillendireceğiz.” diye konuştu.

Hannover Messe 2024’ün bu yılki ana temasının “Sürdürülebilir endüstriye enerji veriyor” olarak belirlendiğini anımsatan Avdagiç, “Fuarda öne çıkan endüstri trendleri arasında yapay zeka, karbon nötr üretim, iklim koruma, sürdürülebilirlik, endüstri 4.0, hidrojen ve yakıt hücreleri öne çıkıyor.” ifadelerini kullandı.

Avdagiç, Türk sanayi şirketlerinin fuarın “otomasyon-hareket ve sürücüler”, “enerji çözümleri”, “mühendislik parçaları ve çözümleri”, “dijital ekosistemler” ile “Future Hub” olmak üzere 5 salonunda yer aldığını kaydederek, İTO’nun iştirakleri arasında yer alan Bilgiyi Ticarileştirme Merkezinden 3 girişimcinin, Teknopark İstanbul’dan da 4 girişimcinin Future Hub bölümünde bulunduğunu sözlerine ekledi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/istanbul-ticaret-odasi-baskani-istanbulda-sanayi-arsasi-satin-almak-artik-cok-kolay-degil/feed/ 0
İçişleri Bakanı: 2023 yılında terörle mücadelede İHA, SİHA ve İKU’larımız 51 bin 876 saat uçuş gerçekleştirdi https://www.haber28.com.tr/icisleri-bakani-2023-yilinda-terorle-mucadelede-iha-siha-ve-ikularimiz-51-bin-876-saat-ucus-gerceklestirdi/ https://www.haber28.com.tr/icisleri-bakani-2023-yilinda-terorle-mucadelede-iha-siha-ve-ikularimiz-51-bin-876-saat-ucus-gerceklestirdi/#respond Sat, 13 Jul 2024 22:12:10 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=25206 İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, “2023 yılında terörle mücadele noktasında İHA, SİHA ve İKU’larımız 51 bin 876 saat uçuş gerçekleştirdi.” dedi.

Yerlikaya, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı Nuri Demirağ Konferans Salonu’nda düzenlenen “İnsanlı Hava Platformları İmza Töreni”ne katıldı.

Burada konuşan Yerlikaya, Türkiye’nin savunma sanayisinin kuruluşunda çok büyük emek ve mazinin olduğunu belirterek, “Şakir Zümre’nin, Nuri Demirağ’ın, Vecihi Hürkuş’un, Nuri Killigil’in hayalleri ve destansı gayretleri var.” ifadelerini kullandı.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, “Bilhassa harp sanayii ve fabrikalarının çalışmasını özel bir takdir ile anmayı bir borç bilirim. Yeni tesis edilen mermi ve fişek fabrikalarında bol miktarda topçu ve piyade cephanesinin, bombasının hazırlanması ve imaline muvaffakiyet hasıl olmuştur.” sözlerinin bugün gerçekleşiyor olduğunu dile getiren Yerlikaya, “Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde atılan bu kararlı ve cesur adımlarla kara, deniz ve hava araçlarımızın kahir ekseriyetini artık kendimiz karşılıyoruz.” diye konuştu.

Bakan Yerlikaya, Türkiye’nin, savunma sanayisinin yüzde 80’inin 22 yıl önce dışa bağımlı olduğuna, bugün ise yüzde 80’leri aşan yerli ve milli savunma sanayisinin bulunduğuna dikkati çekti.

Türkiye Yüzyılı vizyonuyla geliştirilen milli projelerin, Türkiye’nin dışa bağımlılığını her geçen gün azalttığını, Türkiye’nin teknoloji ihraç eden ülkeler sınıfına girdiğini aktaran Yerlikaya, şöyle devam etti:

“İnsansız savaş uçağımız KIZILELMA ile milli muharip uçaklarımız KAAN ile HÜRJET ile helikopterimiz GÖKBEY ile inşallah yeni bir çığır açılacak ve her zaman devamı da gelecek. Ona da yürekten inanıyoruz ve Türkiye’nin artık kendi savaş gemisini yapan 10 ülkeden de biri olduğunun özellikle altını da çizmek istiyoruz.”

Yerlikaya, Türkiye’nin savunma sanayi firmasının bugün 2 bin 500’ü aştığını bildirerek, 80 binden fazla çalışanıyla savunma sanayisinin yoluna devam ettiğini kaydetti.

İçişleri Bakanlığı olarak ülkenin huzuru ve güvenliği için güvenlik birimleriyle gece gündüz demeden çalışırken, savunma sanayisinin ürettiği silah, mühimmat ve araçların güçlerine güç kattığını ifade eden Yerlikaya, “2023 yılında terörle mücadele noktasında İHA, SİHA ve İKU’larımız 51 bin 876 saat uçuş gerçekleştirdi. Bu uçuşlar bize ne kazandırdı? 2016 yılında ülkemiz genelinde 2 bin 322 terör olayı yaşanmışken bu hava unsurlarının bize sağlamış olduğu güçle 2023 yılında bu rakam 88’e düşmüştür. İşte bu başarının altında kahramanlarımızın vatan aşkıyla verdiği büyük mücadele ve savunma sanayimizin de gücünü, kuvvetini hissediyoruz, Allah da eksikliklerini göstermesin diyoruz.” şeklinde konuştu.

Bakan Yerlikaya, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Aklımıza gelen bir fikir, yeni bir ihtiyaç türü, sahadan karargaha… Bu fikirle ilgili artık ‘Bunu nereden temin edebiliriz?’ sorusu aklımıza gelmiyor. ‘Savunma sanayimizle konuştuk’ diye arkadaşlarım değerlendirme toplantılarında söz alıyor. ‘Konuştuk, yapabiliriz, hiç merak etmeyin.’ Bize her zaman söylenilen söz bu. ‘Biz yapabiliriz, yaparız, geliştiririz, beraber…’ Bu sözü duyduğumuz zaman sadrımız genişliyor. İşte bu güç, bizi her alanda iç güvenlikte, savunmada aklımıza gelebilecek her noktada kendi kendine yetkin, dostuna güven, düşmanına da tasa ve endişe yapacak bir çığır açmış durumda. Şanla, şerefle 100. yılını tamamladığımız Cumhuriyetimizin ikinci asrını, Türkiye Yüzyılı hedefleriyle inşa edecek, büyük ve güçlü Türkiye için yola devam edeceğiz.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/icisleri-bakani-2023-yilinda-terorle-mucadelede-iha-siha-ve-ikularimiz-51-bin-876-saat-ucus-gerceklestirdi/feed/ 0
Antalya OSB’de Kadın İstihdamını Artırmak İçin Çelik Kaynakçılığı Kursu Başlatıldı https://www.haber28.com.tr/antalya-osbde-kadin-istihdamini-artirmak-icin-celik-kaynakciligi-kursu-baslatildi/ https://www.haber28.com.tr/antalya-osbde-kadin-istihdamini-artirmak-icin-celik-kaynakciligi-kursu-baslatildi/#respond Sat, 13 Jul 2024 02:24:05 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=25081 Antalya OSB Yönetimi kadın istihdamını artırmak için çelik kaynakçılığı kursu başlattı. Kadınların çalışma şartlarını da iyileştirmek isteyen Başkan Ali Bahar, ekolojik kreş yapılacağını müjdeledi.

Antalya OSB’de kadın istihdamının azalmaya başlamasıyla, sorunun sebeplerini araştırmaya başlayan Bölge Yönetim Kurulu, başlıca nedenlerin artan trafik yoğunluğu ve çocuk yaştaki öğrencilerin okul saatleri olduğunu tespit etti. Kadınların çalışma şartlarının kolaylaştırılması ve sanayideki kadın istihdamının artırılması için Antalya OSB Müteşebbis Heyet Üyesi Canan Keskin Gürkan Başkanlığında Bölgedeki kadın sanayicilerden oluşan bir komisyon kuran Yönetim Kurulu Başkanı Ali Bahar, tespit edilen sorunları tüm detaylarıyla ele alıp çözüm için harekete geçti. Komisyon ilk iş olarak, Antalya OSB Eğitim Merkezi ve ATSO MESEM iş birliğinde bir çelik kaynakçılığı kursu hazırlayıp, iş arayan kadınlara istihdam garantili bir eğitim programı açtı.

Bölgeye ulaşım zorlaştı

Yapılan çalışmalar sonucunda kadın istihdamındaki düşünün en önemli sebeplerinden birinin artan trafik yoğunluğu olduğunu dile getiren Canan Keskin Gürkan; “Antalya, son yıllarda nüfusunun hızla artmasıyla birlikte trafik sorunlarıyla karşı karşıya kalmıştır. Özellikle şehir merkezine ve sanayi bölgelerine giden ana yollar, iş saatlerinde yoğun bir trafiğe sahiptir. Bu durum, çalışan kesimin işe ulaşımını ciddi şekilde etkilemektedir. Kadınlar, özellikle ailevi sorumlulukları nedeniyle daha fazla zaman harcamakta ve işe gitmek için daha fazla çaba sarf etmektedirler. Çocukların okula gidiş-geliş saatleri de trafikten dolayı zaman sorunu yaşayan kadınların çalışmalarına engel olan başka bir unsurdur. Uzun ve yorucu bir trafik süreci, kadınların işe gitmelerini zorlaştırmakta ve motivasyonu olumsuz etkilemektedir” dedi.

Sanayide kadın eli

Antalya OSB’de yaklaşık 7 bin 500 kadın çalışan olduğuna dikkat çeken Gürkan; “Komisyonumuz kurulur kurulmaz toplantılarımıza başladık. Hem yetişmiş iş gücüne sahip kadınlarımızı istihdam etmek hem de ev hanımı olarak nitelendirilen kadınlarımızı eğiterek iş dünyasına kazandırmak için ne yapılması gerektiğini planladık. Kadınlarımız sanayide çalışmak istiyor fakat ilk başta söylediğim nedenler, kadınlarımızın iş hayatından kopmalarına neden oluyor. Onların bu isteklerini gerçekleştirmek için hayatlarını kolaylaştırmak zorundayız. Bu doğrultuda TOBB Kadın Girişimciler Kurulu’muzun Sanayide Kadın Eli projesi kapsamında ATSO Kadın Girişimciler Kurulu ile de güç birliği yaparak etki alanımızı güçlendirdik” şeklinde konuştu.

“Çelik kaynakçısı yetiştirecekler”

Kadınların iş dünyasındaki yerini artırmak için hızla harekete geçtiklerini dile getiren Gürkan, “İlk olarak sanayi sektörüne daha fazla kadını çekebilmek ve iş arayan bireylere Bölgemizdeki iş imkanlarını tanıtmak için firmalarımızda çalışan kadınların kariyer hikayelerinden ve mesleki başarılarından oluşan “Sanayide Kadın” isimli belgesel serisi hazırlayıp geniş kitlelere ulaşmasını sağladık. Şimdi de ATSO ve Antalya OSB iş birliği ile kadınlarımıza yönelik iş garantili Çelik Kaynakçılığı Eğitimi hazırlıklarına başladık. İş arayan, meslek edinmek isteyen kadınlarımıza ücretsiz bir şekilde çelik kaynakçılığını öğretip firmalarımızda istihdam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Kreş müjdesi

Kadınların çalışma şartlarını kolaylaştırılması için Antalya OSB’ye bir ekolojik kreş açacaklarını müjdeleyen Antalya OSB Başkanı Ali Bahar, “Amaçlarının talep edilenin niteliğini yükseltmek olduğuna vurgu yapan Bahar, “Biz talep edilen niteliğinin her yerde yükseltmeye devam edeceğiz. Yeni bir şey planlıyoruz. Antalya OSB’ye OSİAD ile bir ekolojik kreş kuracağız. OSİAD işin koordinatörlüğünü yapacak. İnşallah ekolojik kreşi de biz yapacağız” dedi. – ANTALYA

]]>
https://www.haber28.com.tr/antalya-osbde-kadin-istihdamini-artirmak-icin-celik-kaynakciligi-kursu-baslatildi/feed/ 0
Kayseri Sanayi Odası’nda Yeşil Dönüşüm ve Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması Toplantısı Düzenlendi https://www.haber28.com.tr/kayseri-sanayi-odasinda-yesil-donusum-ve-sinirda-karbon-duzenleme-mekanizmasi-toplantisi-duzenlendi/ https://www.haber28.com.tr/kayseri-sanayi-odasinda-yesil-donusum-ve-sinirda-karbon-duzenleme-mekanizmasi-toplantisi-duzenlendi/#respond Thu, 11 Jul 2024 05:24:06 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=24756 Kayseri Sanayi Odası (KAYSO) ve İklim Değişikliği Başkanlığı koordinasyonunda, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı, Türk Standartları Enstitüsü ve Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası A. Ş. Genel Müdürlüğü yetkililerinin katılımıyla “Yeşil Dönüşüm ve Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması” Bilgilendirme ve İstişare Toplantısı düzenlendi. KAYSO’da düzenlenen toplantıya sanayiciler yoğun ilgi gösterdi.

Toplantının açılış konuşmasını yapan KAYSO Yönetim Kurulu Üyesi İlhan Baloğlu, Yeşil Dönüşüm sürecinin 01 Ocak 2026 tarihinden itibaren uygulanmaya başlayacağını hatırlatarak, sanayicilerin bu süreci iyi değerlendirmesi gerektiğini söyledi.

Avrupa’daki bazı firmalar üçer aylık dönemler halinde karbon salınımı ile alakalı bazı belgeleri talep etmeye başladıklarını ifade eden Baloğlu, “Aslında önümüzdeki iki yıllık süre bu sürece alışma dönemi olacak. İhracatın yolu yeşil dönüşümden geçiyor. Sanayi devrimini kaçırmış bir ülke olarak hem ülkemiz hem de işletmelerimiz açısından bu fırsatı iyi değerlendirmemiz gerektiğini düşünüyorum. Ben bu potansiyelin sanayicilerimizde olduğuna inanıyorum. Önümüzde çok fazla süre kalmadı. Sanayi Odası olarak bu süreçte tüm üyelerimizin yanında olmaya ve elimizden gelen her türlü desteği vermeye hazırız” dedi.

Daha sonra kürsüye gelen Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı İklim Değişikliği Başkan Yardımcısı Orhan Solak, iklim değişikliğinin küresel bir sorun haline geldiğini belirterek, “Ülke olarak iklim değişikliğinin en fazla hissedildiği Akdeniz kuşağında yer alıyoruz. Buna bağlı olarak yaşanan afetlerde çevresel, ekonomik ve sosyal kayıplarla karşı karşıya kalıyoruz. Yeşil dönüşüm iklim değişikliğinin olumsuz etkilerinin bertaraf edilmesi adına tüm sektörlerde kapsamlı bir değişim ve dönüşümü beraberinde getiriyor. Sanayi sektörü bu süreçte kritik bir role sahip. Bu sürecin bilincinde olarak ülke olarak önemli politik adımlar atarak yeşil sönüşüm sürecini başlattık” dedi.

Solak, daha sonra İklim Değişikliği Başkanlığı olarak yürüttükleri çalışmalar hakkında katılımcılara bilgiler verdi.

Toplantının ilerleyen bölümlerinde, İklim Değişikliği Başkanlığı Sera Gazı Emisyonlarının İzlenmesi Dairesi Başkanı Volkan Polat tarafından “Ülkemiz Sera Gazı Emisyonları İzleme, Raporlama ve Doğrulama Sistemi”, Ticaret Bakanlığı çalışanı Ticaret Uzmanı Özge Öktem tarafından “Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması Genel Bilgilendirme”, İklim Değişikliği Başkanlığı Karbon Fiyatlandırma Dairesi Başkanlığı çalışanı İklim Değişikliği Uzmanı Mustafa Kemal Arsunar tarafından “ETS ve SKDM İlişkisi” Türk Standartları Enstitüsü Çevresel Gözetim ve Doğrulama Müdürü Mehmet Ergün tarafından “Karbon Ayak İzi Hesaplama Standartları” konularında bilgilendirme sunumları yaptı.

Toplantının ikinci bölümünde ise İklim Değişikliği Başkan Yardımcısı Orhan Solak moderatörlüğünde Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası A. Ş. Genel Müdür Yardımcısı Seçil Yıldız, ÇŞİDB Çevre Yönetimi Genel Müdürlüğü çalışanı Kimya Mühendisi Meryem Arslan, İklim Değişikliği Başkanlığı İklim Finansmanı ve Teşvikler Dairesi Başkanlığı çalışanı Uzman Hakan Acar’ın panelist olarak katılım yaptığı “Yeşil Dönüşüm ve Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması Paneli” gerçekleştirildi.

Panel esnasında ve sonrasında ise katılımcılardan gelen sorular uzmanlar ve panelistler tarafından cevaplandırılarak bilgilendirme ve istişare toplantısı sona erdi. – KAYSERİ

]]>
https://www.haber28.com.tr/kayseri-sanayi-odasinda-yesil-donusum-ve-sinirda-karbon-duzenleme-mekanizmasi-toplantisi-duzenlendi/feed/ 0
ASO, Türkiye’nin en büyük teknoloji üssünü kurmak için çalışmalara başladı https://www.haber28.com.tr/aso-turkiyenin-en-buyuk-teknoloji-ussunu-kurmak-icin-calismalara-basladi/ https://www.haber28.com.tr/aso-turkiyenin-en-buyuk-teknoloji-ussunu-kurmak-icin-calismalara-basladi/#respond Fri, 05 Jul 2024 21:01:41 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=23693 Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç, “Başkentimizin sahip olduğu bu potansiyeli yüksek katma değere dönüştürmek amacıyla Türkiye’nin en büyük teknoloji üssünü kurmak için yola koyulduk” dedi.

Ankara Sanayi Odası Ankara’da Türkiye’nin en büyük teknoloji üssünü kurmak için çalışmalara başladı. Ankara’da 1,2 milyon metrekare alanda kurulması planlanan teknoloji üssü projesiyle birlikte Türkiye’nin ihracat katma değerinin artırılması ve sanayi ile teknoloji tabanlı girişimciliğin bir araya getirilmesi hedeflenecek. Çalışmaları ASO Teknopark A.Ş. bünyesinde yürütülen Ankara Teknoloji Üssü kentin hızla geliştiği Eskişehir Yolu üzerinde yer alacak. Temelli Sanayi Havzası olarak da bilinen, ASO 2. OSB, Anadolu OSB ve Başkent OSB’nin yakınında kurulacak ASO Ankara Teknoloji Üssü, sanayi ile üniversite ve teknolojiyi yakınlaştıracak. Ar-Ge ve üretime yönelik imkanların bir arada bulunacağı teknoloji üssünde ürünlerin ticarileşme süreçleri daha hızlı olacak.

ASO Başkanı Seyit Ardıç, Ankara Teknoloji Üssü kurma çalışmalarına ilişkin yaptığı açıklamada, Ankara’nın bölgesel sanayi sıralamasında yüksek ve orta-yüksek teknolojide en çok yatırım yapılan bölge olduğuna dikkat çekti. Başkent’in, 13 organize sanayi bölgesi, 150 Ar-Ge, 36 Tasarım Merkezi, 13 teknoloji geliştirme bölgesi, nitelikli insan kaynağı ve girişimcilik potansiyeliyle Türkiye’nin birçok iline göre daha avantajı konumda olduğunu belirten Ardıç, “Bu avantajın üretime daha iyi yansıtılabilmesi için bilim ve teknoloji ile sanayi arasındaki ekosistemin çok iyi oluşturulması gerekiyor. Biz Ankara Sanayi Odası olarak, Başkentimizin sahip olduğu bu potansiyeli yüksek katma değere dönüştürmek amacıyla Türkiye’nin en büyük teknoloji üssünü kurmak için yola koyulduk” açıklamasında bulundu.

“Sanayi ile teknoloji tabanlı girişimcilik bir araya gelecek”

Türkiye’nin 11 bin 200 dolar olan çalışan başına ihracatının Teknoloji Geliştirme Bölgeleri’nde 15 bin 300 dolara çıktığını, Güney Kore’nin ise çalışan başına ihracatının 28 bin 600 dolar olduğunu belirten Ardıç, şunları söyledi:

“Bu rakamlar bize teknoloji geliştirme bölgelerinin sanayiyle, yani üretimle iç içe olmasının ne kadar önemli olduğunu gösteriyor. ASO Ankara Teknoloji Üssü, sanayi ile üniversite iş birliğinin güçleneceği, start-up’ların sanayi işletmeleriyle daha yakın ilişki içinde olacağı bir ekosistem oluşturacak. Piyasa odaklı, ihracat potansiyeli yüksek girişimlere yer verilecek. Ankara Teknoloji Üssü, sanayi ile teknoloji tabanlı girişimciliği bir araya getirecek. Ar-Ge, inovasyon süreçleri direkt olarak üretime yönelik yapılacak. Organize Sanayi Bölgeleri ile en üst noktada iş birliği sağlanacak ve ürünlerin ticarileşme süreci hızlanacak. Böylece çalışan başına teknoloji ihracatımızın 15 bin dolar seviyelerinden 30 bin dolarlara ulaşması için zemin oluşturulacak.”

Binlerce mühendis ve bilim insanına istihdam

Başta savunma sanayii olmak üzere ileri teknolojili yüksek katma değer üreten Ankara’nın, ekonomik cazibesinin her geçen gün artırdığını söyleyen ASO Başkanı Ardıç, doğal afet riskinin de düşük olması nedeniyle Başkent’in yoğun göç aldığını da vurguladı. Ardıç, “Son 10 yılda Ankara nüfusu yaklaşık 1 milyon arttı. Bunun yaklaşık 500 bini göçle gerçekleşti ve yapılan araştırmalara göre Ankara’ya göç edenlerin yüzde 35’ini üniversite mezunları oluşturuyor. Yani Ankara’mız en eğitimli göçü alan illerin başında geliyor. Nitelikli insan kaynağımız katlanarak büyüyor. ASO Ankara Teknoloji Üssü’nün oluşturacağı ekosistem, binlerce mühendis ve bilim insanının istihdamına da imkan oluşturacak” ifadelerini kullandı.

“Hem insana hem teknolojiye yatırım”

Öte yandan Ankara Teknoloji Üssü kapsamında ASO Teknopark A.Ş. yönetimi de yeniden yapılandırıldı. Yapılan Genel Kurul’da ASO Başkanı Seyit Ardıç, ASO Teknopark A.Ş. Başkanlığına yeniden seçildi. 7 olan Yönetim Kurulu Üyesi sayısı 9’a yükseltildi. ASO Teknopark A.Ş. Yönetim Kurulu’nda Ankara Sanayi Odası’nın yanı sıra ASO 1. OSB, ASO 2. OSB, ODTÜ Teknokent ve TOBB ETÜ’den çok değerli isimlerle hem insana hem de teknolojiye yatırım yapacak çok güçlü bir kadro oluşturulduğunu belirten ASO Başkanı Ardıç, “Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımızın hamiliğinde yürüttüğümüz Ankara Teknoloji Üssü çalışmamızı TÜBİTAK da projeleriyle destekleyecek” dedi.

“Yüksek katma değerli ekonomiye geçiş hızlanacak”

Türkiye’nin dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasına girme hedefine dikkat çeken ASO Başkanı Ardıç, “Ankara Sanayi Odası olarak, ‘Başkentin sanayiinden, sanayi ve teknolojinin başkentine’ vizyonu doğrultusunda ülkemizin bu hedefine ulaşması için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. ASO Ankara Teknoloji Üssü, ülkemizin yüksek katma değerli bir ekonomiye kavuşması için gerekli dönüşümü hızlandıracak” değerlendirmesinde bulundu. – ANKARA

]]>
https://www.haber28.com.tr/aso-turkiyenin-en-buyuk-teknoloji-ussunu-kurmak-icin-calismalara-basladi/feed/ 0
Söğütlü OSB’ye 200’ün üzerinde yatırımcı başvurusu https://www.haber28.com.tr/sogutlu-osbye-200un-uzerinde-yatirimci-basvurusu/ https://www.haber28.com.tr/sogutlu-osbye-200un-uzerinde-yatirimci-basvurusu/#respond Thu, 27 Jun 2024 01:48:07 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=22974 Sakarya’nın istihdamına büyük katkı sağlaması beklenen Söğütlü Organize Sanayi Bölgesi’ne (OSB), 200’ün üzerinde yatırımcı yer tahsisi için başvuru yaptı.

Valilikten yapılan açıklamaya göre, geçen günlerde yer talepleri için başvuruları toplanmaya başlayan kentin karma organize sanayi bölgesi Söğütlü OSB için çok sayıda talep alındı.

Başvuru şartlarının ulusal ve yerel basında ilan edilmesinin hemen ardından 200’ün üzerinde yatırımcı firma talepte bulundu.

40 firmayla sözleşme seviyesine gelindi

Değerlendirme sonrasında firmaların son 3 yıl içerisindeki verileri incelendi. Kapasite raporu, ciro rakamları ve istihdam sayısı ile organize sanayi bölgesi yönetiminin hedefleri doğrultusunda olan 40 firmayla görüşülerek bayram sonu sözleşme yapma seviyesine gelindi. Çalışan sayısı, ciro miktarı, ihracat oranı hedef dışında kalan firmalar ise ilk değerlendirmeye alınmadı.

OSB başvurularında yer ön tahsisi için ödenecek avans bedeli (bir kısmı altyapı çalışmalarında kullanılmak üzere) dönüm başına 1 milyon 500 bin lira olarak belirlendi. Bunun yüzde 30’luk kısmı başvuru onaylanmasında peşin, kalanı ise 2024 Aralık ayına kadar eşit taksitlerle ödenebilecek.

Öte yandan, Kantar ve Fındıklı mahallerinde kurulacak karma Söğütlü OSB için planlama ve kamulaştırma çalışmaları sürüyor. Bu alanda yatırımcı olmak isteyen ve şartları sağlayanlar, Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası’ndaki (SATSO) Söğütlü OSB Müdürlüğüne, sanayi sicil belgesi, kapasite raporu, yeşil OSB taahhütnamesi, vergi levhası ve imza sirküleriyle başvurularını yapabilir.

“Hedefimiz, ihracat oranlarını yükselterek cari açığı kapatmaya katkı sağlamak”

Söğütlü OSB Yönetim Kurulu Başkanı ve SATSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Gökhan Tiryaki, kısa sürede çok sayıda sanayicinin yer tahsisi için başvuru yaptığını belirterek, “Şehrimizin ulusal kara yolu hatları, demir yolu yük-yolcu hatları ve limanı ile sahip olduğu güçlü ulaşım altyapısının yanı sıra pazara yakınlığı, ham madde ve ara mamul temininde lojistik kolaylığıyla bölgemizde arsa fiyatlarının birçok yere göre çok uygun olması, Söğütlü OSB’nin yatırımlar açısından çok cazip bir bölge olmasını sağlıyor.” ifadelerini kullandı.

Tiryaki, hedeflerinin Söğütlü OSB’de istihdamı ve üretimi artıracak firmalarla ihracat oranlarını yükselterek ülkenin cari açığını kapatmaya katkı sağlamak olduğunu vurgulayarak, bu minvalde oldukça seçici olduklarını, sadece ihracatın, istihdamın artmasına katkı sağlayacak mevcutta üretim yapan firmaları beklediklerini kaydetti.

Yer tahsisi konusunda tek yetkilinin OSB yönetimi olduğunun altını çizen Tiryaki, şu bilgileri paylaştı:

“Rant çevreleri buradan uzak dursun, zira burada kapasite raporu olmayan, üretim yapmayan firmaya ön tahsis yapılmayacaktır. Firmalara çalışan sayısı, ciro miktarı, ihracat oranı ve üretiminin niteliğine göre detaylı değerlendirme yapılmaktadır. Artan sanayici taleplerini fırsata ve ranta çevirmeye çalışan aracı kişi veya kişilere itibar edilmemesini istirham ediyoruz.

Söğütlü OSB yönetim kurulunun dışında herhangi bir kuruluş, şirket, şahıs söz sahibi değildir. Yönetim kurulu kararıyla onaylanan firmalara ön tahsis belgesini gönderiyoruz. Söğütlü OSB yönetim kurulu, onaylı belge taraflarına ulaşmadan herhangi bir ödeme yapılmamalıdır. Bu işlemler olmadan kişi ya da kişilerle görüşerek yer tahsisi sağlayabileceğini düşünen yatırımcılar mağdur olabilir. Bölgede yatırım yapmak isteyen yatırımcıların dikkatli olmalarını önemle tavsiye ediyorum.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/sogutlu-osbye-200un-uzerinde-yatirimci-basvurusu/feed/ 0
Kayseri OSB Başkanı Mehmet Yalçın, iftar programında konuştu https://www.haber28.com.tr/kayseri-osb-baskani-mehmet-yalcin-iftar-programinda-konustu/ https://www.haber28.com.tr/kayseri-osb-baskani-mehmet-yalcin-iftar-programinda-konustu/#respond Sun, 23 Jun 2024 22:49:11 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=22514 Kayseri Organize Sanayi Bölgesi Başkanı Mehmet Yalçın, düzenledikleri geleneksel iftar programında yaptığı konuşmada; “Şehrimizdeki istihdamın, üretimin ve ihracatın artmasına katkı sunabilmek adına çalışmaya devam edeceğiz” dedi.

Kentte bulunan bir balo salonunda gerçekleştirilen programda; Kayseri Valisi Gökmen Çiçek, AK Parti Kayseri Milletvekilleri; Şaban Çopuroğlu, Murad Cahid Cıngı, Sayın Bayar Özsoy, Kayseri OSB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Yalçın ve yönetimi, protokolü üyeleri ile sanayiciler katıldı.

Geleneksel İftar Programında konuşma yapan Kayseri OSB Başkanı Mehmet Yalçın, yerel seçimlerin sonuçlarının hayırlı olmasını temenni ederek, kazanan başkanlara başarılar diledi.

Konuşmasında Ramazan ayının dayanışmanın, paylaşmanın, kardeşliğin daha güçlü hissedildiği, manevi duyguların pekiştiği bir ay olduğunu vurgulayan Başkan Yalçın, “Bu güzel Ramazan akşamında sizlerle iftar sofrasında buluşmanın mutluluğunu yaşadığımızı bilmenizi isterim.” dedi.

Kayseri sanayisinin merkez üssü olan Kayseri OSB’nin yönetimi olarak, önemli işlere odaklandıklarının altını çizen Başkan Yalçın, “Hizmet kalitesini yükseltmeye ve sanayicimizin memnuniyetini artırmaya çalışıyoruz. Bir kuruş dahi kredi almadan, 1 milimetre arsa satmadan sanayicimize hizmet sunuyor, Kayseri OSB’yi en iyi şekilde yönetmek için gayret ediyoruz. Kayseri OSB Yönetimi olarak, 2024 yılını temel atma ve açılışlar yapma yılı olarak belirledik. Tüm çalışmalarımızı da bu doğrultuda şekillendirmeye devam ediyoruz. 2024 yılı yatırım programımız kapsamında yaklaşık 28 kilometre yolumuzu yenileyeceğiz. Bölgemizdeki güvenliği artırmak için başlattığımız projemizde ise 3. nizamiyenin temelini yakında atıyoruz. Fevzi Mercan cami yanı başında projesini oluşturduğumuz iş merkezimizin temelini bayram sonrasında atacağımızı da müjdelemek istiyorum. Bölgemizin önemli ihtiyacı olan sağlık merkezi projemizde ihale süreçlerini tamamlıyoruz. Sağlık merkezimiz inşallah bu yılın sonuna kalmadan hizmete başlayacaktır.” diye konuştu.

Başkan Yalçın, “Kayseri OSB’yi hem sanayinin hem de eğitimin merkezi yapmayı hedefliyoruz. Bu hedef doğrultusunda; Kayseri OSB Meslek Yüksekokulunun eğitime başlamasının gururunu yaşıyoruz. Bunun yanı sıra; Mühendislik Fakültesi, Meslek Yüksekokulu ve İlköğretim Okulu yapımı projemizde de yakında temel atma aşamasına geleceğimizi özellikle belirtmek istiyorum. Dağ parselleri mevkiinde yeni cami ve iş merkezi yapımı için projelendirme çalışmamızda sona yaklaşıyoruz. Fevzi Mercan cami revak projemizde ise bu yılın sonunda temel atmayı hedefliyoruz. Bugüne kadar 9 yeni aracı dahil ettiğimiz araç filomuzu yenilemeyi sürdürüyoruz. Kayseri OSB Fuar Merkezimizde bu yıl 7 fuara ev sahipliği yapmayı hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.

“Yaklaşık 2 yılı geride bıraktığımızı düşünürsek, durmaksızın çalıştığımızı gururla söyleyebilirim” diyen Başkan Yalçın, “Planladığımız ve hayata geçirmeye başladığımız projelerimizle, daha iyi hizmet sunabilmenin arzusundayız. Şehrimizdeki istihdamın, üretimin ve ihracatın artmasına katkı sunabilmek adına azimle çalışmaya devam edeceğimizi bilmenizi istiyorum.” şeklinde konuştu.

Başkan Yalçın konuşmasının sonunda davetlilerin Kadir Gecesini ve Ramazan Bayramını şimdiden tebrik ettiğini söyledi.

Kayseri Valisi Gökmen Çiçek de programda selamlama konuşması yaparak katılımcılara hitap etti.

Kayseri Organize Sanayi Bölgesi Geleneksel İftar Programı okunan Kuran-ı Kerim ve yapılan duanın ardından sona erdi. – KAYSERİ

]]>
https://www.haber28.com.tr/kayseri-osb-baskani-mehmet-yalcin-iftar-programinda-konustu/feed/ 0
BEBKA ve ESO işbirliğiyle Mekatronik Eğitimi başladı https://www.haber28.com.tr/bebka-ve-eso-isbirligiyle-mekatronik-egitimi-basladi/ https://www.haber28.com.tr/bebka-ve-eso-isbirligiyle-mekatronik-egitimi-basladi/#respond Sun, 23 Jun 2024 00:48:05 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=22362 İstihdam Garantili Mesleki Eğitim Kursları çerçevesinde Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü koordinasyonunda faaliyetlerini yürüten Bursa Eskişehir Bilecik Kalkınma Ajansı’nın (BEBKA) desteklediği ve Eskişehir Sanayi Odası(ESO)işbirliğinde ücretsiz olarak gerçekleştirilecek Mekatronik Eğitimiiçin kayıtlarbaşladı.

BEBKA’nın istihdama katkısı sürüyor. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü koordinasyonunda faaliyetlerini yürüten BEBKA’nın İstihdam Garantili Mesleki Eğitim Kursları çerçevesinde ESO’yla birlikte hayata geçirdiği “Mekatronik Eğitimi”nde kayıtlar başladı.

Mekatronik Uzmanlık Programıyla ilgili açıklama yapan BEBKA Genel Sekreter Vekili Sabri Bayram, BEBKA olarak sanayinin nitelikli eleman ihtiyacını karşılamak ve istihdama katkı sunmak adına birçok çalışma yürüttüklerini söyledi. Bugüne kadar gerçekleştirilen eğitim ve programlarda 385’i Eskişehir olmak üzere bölgede toplam 705 gencin istihdam edilmesine katkı sağladıklarının altını çizen Bayram, “ESO işbirliğinde düzenleyeceğimiz Mekatronik Uzmanlık Programı ile 18-35 yaş arası seçilen 20 kursiyerimiz, temel ve mesleki yetkinlikler kazanacak, istihdam edilerek hayatlarında yeni sayfa açacak. Tamamen ücretsiz olan bu eğitim programı 20 gün, 120 saat sürecek. Başvurular için son tarih ise 25 Nisan 2024. Eğitimle ilgili detaylı bilgi almak isteyenler bilgilere BEBKA’nınwww.bebka.org.tr ve ESO’nunwww.eso.org.tr adreslerinden ulaşabilirler” dedi.

Eğitim sonunda sertifika verilecek

BEBKA desteği, ESO ve FESTO TR iş birliğiyle Eskişehir sanayisinin mekanik ve elektronik sistemlerde bakım ve onarım alanındaki nitelikli personel ihtiyacını karşılayabilmek için düzenlenecek eğitim sonucunda başarılı kursiyerlerin FESTO TR onaylı sertifika almaya hak kazanacağına dikkat çeken Sabri Bayram, şunları söyledi:

“Bölgede genç istihdamına yönelik olarak eğitim programlarını hayata geçirmeye devam ediyoruz. BEBKA olarak, 2022-2023 yılları Kalkınma Ajansları teması olan “Genç İstihdamı” çerçevesesinde birçok eğitim programı düzenledik. 2024 yılında da bu eğitim programlarını sürdürmeye devam edeceğiz. Ayrıca Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımız tarafından 2024 yılı teması olarak belirlenen “Kadın İstihdamı/Kadın Girişimciliği” konusunda da sanayi ve diğer sektörlerde ihtiyaç duyulan niteliklere göre eğitim ve istihdam programları düzenleyerek istihdama daha çok katkıda bulunacağız. BEBKA olarak ticaret sanayi odaları, mesleki eğitim merkezleri, organize sanayi bölgeleri gibi kurumlarla ve buralardaki firma temsilcileriyle ihtiyaç duyulan iş gücünün tespit edilmesi için çalışmalarımızı yürüttük. Görüşme yapılan kuruluşlarla ihtiyaca uygun beceri kazandırma ve mesleki eğitim programlarını tasarladık ve hayata geçiriyoruz. Mekatronik Uzmanlık Programı sonrasında bölgeye nitelikli iş gücü kaynağı oluştururken gençlere ve kadınlara istihdam imkanı sağlamış olacağız.”

Eskişehir sanayisinin en önemli ihtiyaçlarının başında nitelikli eleman konusunun geldiğini belirten ESO Yönetim Kurulu Başkanı Celalettin Kesikbaş da “Kurulum aşamasında Bursa Eskişehir Bilecik Kalkınma Ajansı (BEBKA) tarafından desteklenen Eskişehir Sanayi Odası Mesleki Eğitim Merkezi, kısa adıyla ESO-Akademi, Eskişehir sanayisinin nitelikli eleman sorunun çözümü için çalışıyor. Eskişehir sanayisinin talep ettiği niteliklerde ve kalifiyede insan kaynağı yetiştirmek ve endüstriye kazandırmak en önemli önceliklerimiz arasında yer alıyor. Eskişehir Sanayi Odası’nın en büyük yatırımlarından biri olan ESO Akademi ile işsiz gençlerimizin istihdam edilebilirlikleri artırmak amacıyla birçok alanda mesleki eğitim faaliyeti yürütüyoruz. Hedefimiz kademeli olarak yıllık en az 2.000 kişiyi eğitmek ve eğittiğimiz gençlerin önemli bir kısmını firmalarımızda istihdam ettirmek. Genç istihdamına çok önem veriyoruz ve bu alanda BEBKA ile ortak çalışmalarımız devam edecek” diye konuştu. – BURSA

]]>
https://www.haber28.com.tr/bebka-ve-eso-isbirligiyle-mekatronik-egitimi-basladi/feed/ 0
Karabük Demir ve Çelik Fabrikalarının Temelleri Atıldı https://www.haber28.com.tr/karabuk-demir-ve-celik-fabrikalarinin-temelleri-atildi-2/ https://www.haber28.com.tr/karabuk-demir-ve-celik-fabrikalarinin-temelleri-atildi-2/#respond Sat, 22 Jun 2024 22:12:15 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=22323 Karabük Demir ve Çelik Fabrikalarının (KARDEMİR) temellerinin atılışı ve Karabük’ün kuruluşunun 87. yıl dönümü dolayısıyla Ticaret ve Sanayi Odası tarafından 3 Nisan Özel Meclis Toplantısı yapıldı.

Karabük TSO Meclis Toplantı Salonunda gerçekleşen programa Karabük Valisi Mustafa Yavuz, KARDEMİR Yönetim Kurulu Başkanı Prof. İsmail Demir, TSO Başkanı Fatih Çapraz, TSO Meclis Başkanı Adnan Çebi ve iş insanları katıldı.

Programda konuşan Vali Yavuz, “3 Nisan 1937’de demirin çelik gücüyle yükseldiği bir kentteki insan emeği ve azmi Türkiye’nin ilk ağır sanayi hamlesi KARDEMİR fabrika bacalarında yankılanmıştır. Ülkemizdeki pek çok şehrin aksine düşman işgalinden kurtuluşunu değil kuruluşunu kutlayan, emeğin başkenti Karabük, genç cumhuriyetimizin en önemli sanayi şehri, aynı zamanda kadim bir tarihin köklü bir kültürün ve dünyaca kıymetli bir mirasın da müjdecisidir. Gelecek nesillere koruyarak aktarma bilinciyle omuzlarımızda gururla taşıdığımız, kültürel kimliğimizin bir parçası niteliğindeki bu mirasın emanetçileri olarak bizler, tarihimize olan bağlılığımızı gelecek kuşaklara olan sorumluluğumuzu da birleştiriyoruz. Başta Kardemir olmak üzere, sanayi alanındaki üretim ve istihdam hacmimizle ülke ekonomisine ivme kazandırırken Türkiye yüzyılı vizyonunun önceliklerine ve hedeflerine uygun bir şekilde kültür, sana turizm gibi alanlarda da birlik ve beraberlik içerisinde ilerlemeyi hedefliyoruz. Bu duygu ve düşüncelerle Türkiye’nin ilk ağır sanayi fabrikası, fabrikalar kuran Kardemir’in temellerinin atıldığı ve Türkiye’nin önemli sanayi, ticaret, kültür ve turizm şehri Karabük’ün kurulduğu 3 Nisanı geçmişin emek dolu bakışlarını anma ve geleceğe umutla bakma günü olarak kutluyorum” dedi.

“Bizler için ayrı bir öneme ve değere sahip bir tarih 3 Nisan 1937’dir” diyen Karabük TSO Başkanı Fatih Çapraz ise şunları söyledi: “Kurtuluş Savaşı’nda eşsiz bir zaferle ayrılan milletimiz bu esnada beşeri ve ekonomik kaynaklarının büyük bir kısmını kaybetmiştir. Ülkenin ayağa kaldırılması ve emperyalist devletlerin insafına bırakılmaması gerekmekteydi. Mevcut durumunun devam ettiğini bilen Mustafa Atatürk’ün ‘askeri zaferler ne kadar büyük olurlarsa olsun iktisadi zaferle taçlandırılmadıkça sonsuz kalır’ sözü devletimizin içerisinde bulunduğu durumu ve çözüm önerisini açıklamaktadır. Ekonomik mücadeleyi kazanabilmek ve kalkınmayı sağlayabilmek için sanayileşerek ve üreterek ülkenin küllerinden yeniden doğması gerekmekteydi. Devletimizin bağımsızlığın kazanılmasının ancak ekonomik bağımsızlığın kazanılmasıyla mümkün olabileceğini öngören bu anlayış ile 3 Nisan 1937 tarihinde ülkemizin ilk ağır sanayi kuruluşu olan demir çelik fabrikası bugünkü adıyla Kardemir’imiz kurulmuştur.”

Çapraz, “Bu büyük girişim yıllar içerisinde Ereğli ve İskenderun Demir Çelik Fabrikaları, çimento fabrikaları, şeker fabrikaları ve adını buraya sığdıramayacağımız pek çok fabrika, köprü, baraj ve bina inşaatının yapımına imkan vermiştir. Aynı zamanda sanayideki bilgi üretimini mühendisliği, ustasını, işçisini, yurdun dört bir yanının inşasını kullanmıştır. Bu nedenler ile Kardemir fabrikalar kuran fabrika unvanını kazanmıştır. 3 Nisan hem ülkenin imarını ve inşasını sağlayan demir çelik fabrikalarının temellerinin atıldığı hem de Karabük ilinin kuruluş tarihidir. Ülkemizde kurtuluşunu değil, kuruluşunu kutlayan tek il, Karabük’tür. İşte tam da bu sebeple özünü cumhuriyetten alan bu ilin unvanı Cumhuriyet Kenti Karabük’tür. Bugün aynı zamanda günümüz Türkiye’sini oluşturan sanayileşme, çağdaşlaşma, modernleşme ve ekonomik bağımsız vizyonun da kutlandığı bir gündür. Bu tarihi hiçbirimizin unutmaması gerekir. Özellikle gençlerin ülke ekonomisini kalkındırma yolunun sanayi işletmelerine bütün bağımsızlıkla ilişkisi olduğunu bilmesi önem arz etmektedir. 3 Nisan’ı Sanayi Günü olarak ilan etmekle bu bilinci geliştirecektir” ifadelerini kullandı.

Karabük’ün 3 Nisan tarihinde 13 hanelik bir yerleşkeyken ülkenin kalkınmasına kaynak oluşturan il olma yolculuğuna başladığını aktaran TSO Meclis Başkanı Adnan Çebi, “Ülkenin kurtuluş mücadelesinde ekonomik bağımsızlığına geçiş sürecince Karabük, ekonomik bağımsızlığı sembolü olan, ateşi, demir çelik fabrikası ile yakmıştır. 3 Nisan tarihi ülke olarak unutmamalı. Bu tarihi dönüm noktasını insanların aklına kazımalıyız. Ülkemizde ilk ağır sanayi yatırımının temelinin atıldığı 3 Nisan’ın Sanayi Günü olarak kutlamasını sağlamamız bu açıdan çok önemlidir” diye konuştu. – KARABÜK

]]>
https://www.haber28.com.tr/karabuk-demir-ve-celik-fabrikalarinin-temelleri-atildi-2/feed/ 0
Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi’nde 5 sanayi parseli ihalesi yapılacak https://www.haber28.com.tr/adana-haci-sabanci-organize-sanayi-bolgesinde-5-sanayi-parseli-ihalesi-yapilacak/ https://www.haber28.com.tr/adana-haci-sabanci-organize-sanayi-bolgesinde-5-sanayi-parseli-ihalesi-yapilacak/#respond Sat, 22 Jun 2024 05:00:22 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=22243 Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi, sınırları dahilinde bulunan 5 sanayi parselini tahsis/satış ihalesini açık artırma usulü ile yapılacak.

İhale yapılacak olan arsalara ilişkin şartnamenin, imar durumları, başvuru için gerekli belge ve bilgilerin https://www.adanaorganize.org.tr adresinden temin edilebileceği bildirildi. Son başvuru tarihinin 3 Mayıs saat 17.00 olarak açıklandığı tahsis/satış ihalesinin 10 Mayıs günü saat 10.00’da, A OSB Bölge Müdürlüğü Seyhan Salonu’nda yapılacağı kaydedildi.

AOSB Bölge Müdürü Ersin Akpınar, 50 yıllık geçmişi bulunan Adana OSB’nin, gerek Adana’nın coğrafi konumu, gerekse bölgenin ulaşım başta olmak üzere bulundurduğu yatırım avantajlarının yanı sıra katılımcılarına sundukları imkanlar sayesinde cazibesini koruduğunu, gelecekte potansiyelinin daha da yüksek olacağını ifade etti.

“ADANA’YA İLGİ ARTACAK”

Akpınar, Türkiye ve dünyadaki konjonktürel hareketlerin önümüzdeki süreçte Adana’ya bir ilginin yoğunlaşacağını gösterdiğini, bu nedenle gerek Adana ölçeğinde ve gerekse AOSB olarak hazırlıklı olunması gerektiğine dikkati çekerek, şunları söyledi:

“Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımızın Doğu Akdeniz Ana Konteyner Limanı’nın Yumurtalık ilçesinde yapılacağını açıklaması, Yumurtalık ilçesinin Petrokimya Endüstri Bölgesi ilan edilip, Yumurtalık Serbest Bölgesi’nde 1 milyar dolarlık petrokimya tesisi kurulması çalışmaları, Ceyhan Endüstri Bölgesi, Ceyhan OSB, Kimya OSB, Sera OSB, Karataş Su Ürünleri OSB gibi yatırımlar söz konusu. Kısaca Adana’nın doğusunda bir sanayi kümelenmesi var. Bu nedenle oluşacak talepleri karşılamak için hazırlıklarımızı sürdürüyoruz.”

22 MİLYON METREKARELİK ALAN VAR

AOSB Bölge Müdürü Ersin Akpınar, sanayinin doğru planlanması adına genişlemenin bir stratejisi olması gerektiğine vurgu yaparak, şunları kaydetti:

“Ülkemizdeki çoğu Organize Sanayi Bölgesi şehir içinde kalmış olması nedeniyle genişleme olanakları yok. Bu manada OSB’miz biraz daha avantajlı. Şu an itibariyle toplamda 22 milyon metrekarelik alanımız var. Bunun yaklaşık üçte ikisi faal olarak kullanılıyor. Geri kalan üçte birlik kısmın, yani yaklaşık 6 milyon metrekarenin, hazırlıklarını tamamladık, kamulaştırma, arazi edinim süreçlerini bitirdik, ihale işlemlerine geçiyoruz. Önümüzdeki iki yıl içerisinde tüm altyapılarıyla beraber 6 milyon metrekarelik alan tamamlanmış olacak.”

AOSB’NİN ALTYAPI KALİTESİ

Bölge Müdürü Akpınar, günün en yeni teknolojileriyle oluşturdukları altyapının kalitesinden de söz ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Elektrik, doğalgaz, atık su, kullanma suyu hatlarımızın yerleştirilmesi ve yolların hazırlanması gibi çalışmaları kapsayan altyapı hizmetlerimiz Türkiye’deki sanayi bölgeleri açısından oldukça avantajlı. Bunları hayata geçirirken uzun vadedeki ihtiyaçları dikkate alıyoruz. Örneğin geçen yıl hayata geçirilen ikinci trafo merkezimizle önümüzdeki on yılda kapasite sorunu yaşamayacağımızı öngörüyoruz. Benzer bir şekilde kullanma suyu ve atık su hizmetlerinde Türkiye’nin en büyük tesislerinden birine sahibiz.”

“ALAN OLARAK 30 YILIN İHTİYACINI KARŞILAYABİLİRİZ”

Bölge Müdürü Akpınar, ilave olarak 30-35 milyon metrekarelik bir alanı daha AOSB bünyesine katmaya çalıştıklarını belirterek, şöyle konuştu:

“Bu da şu demektir; önümüzdeki 20 yılın ihtiyacını karşılayabilecek bir alana sahip olacağız. Bunlar çok büyük alanlar, şu andaki 22 milyon metrekareden yüzde 50 daha büyük bir yerden bahsediyorum. Bu alan ile birlikte Türkiye’nin en büyük alanına sahip OSB’si olacağız. Buraların hazırlanmasının da ciddi bir emek ve sermaye gerektireceğinin altını çizmek isterim.”

AOSB Bölge Müdürü Ersin Akpınar, yaklaşık 6 yıldır Adana’da göre yaptığını, bu kentin dünyanın sayılı şehirleri arasında olabilecek potansiyele sahip olduğunu gördüğünü, tarımı, ticareti, sanayisi ile Adana’nın çok ciddi bir cazibe merkezi olacağını sözlerine ekledi.

Adana Organize Sanayi Bölgesi (AOSB), 2022 yılında da 4’ncü ilave alanda bulunan 4 adet sanayi parselini başvuru sahipleri arasında yapılan kura çekimi ile tahsis etmişti. – ADANA

]]>
https://www.haber28.com.tr/adana-haci-sabanci-organize-sanayi-bolgesinde-5-sanayi-parseli-ihalesi-yapilacak/feed/ 0
KARDEMİR: Türkiye’nin İlk Ağır Sanayisi 87 Yıldır Ülke Ekonomisine Katma Değer Üretiyor https://www.haber28.com.tr/kardemir-turkiyenin-ilk-agir-sanayisi-87-yildir-ulke-ekonomisine-katma-deger-uretiyor/ https://www.haber28.com.tr/kardemir-turkiyenin-ilk-agir-sanayisi-87-yildir-ulke-ekonomisine-katma-deger-uretiyor/#respond Fri, 21 Jun 2024 03:12:13 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=22024 Türkiye’nin ilk ağır sanayisi olarak 1937’de temelleri atılan Karabük Demir ve Çelik Fabrikaları (KARDEMİR), 87 yıldır ülke ekonomisine katma değer üretiyor.

Cumhuriyet’in Kurucusu Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün talimatıyla dönemin Başbakanı İsmet İnönü tarafından 3 Nisan 1937’de Türkiye’nin ilk ağır sanayisinin temeli Karabük’te atıldı.

İlk yüksek fırının 9 Eylül 1939’da ateşlenmesinden 1 gün sonra 10 Eylül 1939’da ilk Türk demiri üretildi.

Aradan geçen yıllarda “fabrikalar kuran fabrika” ünvanıyla anılmaya başlanan KARDEMİR, Türkiye’nin ilk 500 büyük sanayi kuruluşu içinde 27. sırada yer alıyor.

Bağlı kuruluşlarıyla yaklaşık 5 bin çalışanı bulunan fabrika, yıllık 3,5 milyon ton sıvı çelik üretimi hedefliyor.

“KARDEMİR’in tarihi önemi var”

KARDEMİR Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Demir, AA muhabirine, fabrikanın Türkiye’nin ilk demir çelik tesisi olarak 1937’de kurulduğunu ve 1939’da ilk üretimini yaptığını söyledi.

Fabrikanın demir çelik sektörü ve Türkiye sanayisi için bir mektep olduğunu belirten Demir, “Metalürji ve demir çelik sektörüyle ilgilenen herkesin geçtiği önemli bir mekteptir. O açıdan tarihi bir önemi vardır. Bu tarihi önemiyle şu anda geldiği noktada da yaptığı ve yapacağı atılımlarla Türkiye’ye demir çelik sektöründe yeni ufuklar açmayı da planlayan bir yeri vardır.” dedi.

Demir, iç pazara hem kitlesel üretim yapan kütük ve benzeri ürünler hem de niş alana giren ürünlerde KARDEMİR’in bir merkez olmasını amaçladıklarını dile getirerek, “Savunma sanayinde yaptığımız araştırmalarda Türkiye’nin nitelikli alaşım, demir çelik ve diğer alaşımlar konusunda belirli açıkları olduğunu tespit ettik. O açıkların kapatılmasıyla ilgili belirli stratejiler ve yol haritaları oluşturduk. Bu strateji ve yol haritalarının bir kısmını da KARDEMİR, KARDÖKMAK ve KARÇEL ile beraber tamamlayacağız.” ifadelerini kullandı.

Bağlı ortaklıklarla 5 binin üzerinde çalışanlarının olduğunu aktaran Demir, her sene 300-400 işçi alımının yapıldığını kaydetti.

Demir, fabrikada yıllık 2,5 milyon ton sıvı çelik üretildiğine değinerek, “Amacımız 3,5 milyon tona erişmek ve daha sonra 4 milyona yükseltebilmek. Üretim kapasitemizi artırmakla beraber üretim kalitemizi, yani nihai ürünlerde kalitemizi artırmak da hedeflerimizden biri.” diye konuştu.

KARDEMİR’in hem üretim kapasitesini artırmak hem de ürettiği nihai ürünlerin niteliğini, çeşitliliğini ve katma değerini artırmak yönünde yatırımların devam edeceğini vurgulayan Demir, şöyle devam etti:

“Bu anlamda hem çelikhanemizde hem haddehanemizde hem de yüksek fırın teknolojilerinde planlamalarımız var. Kapasitemizi artırmak amacıyla da yeni bir yüksek fırın yatırımı planlanmakta. Dünyada yapılan çalışmaları yakından takip etmekle ilgili arkadaşlarımıza bir farkındalık sağladık. Onun için İstanbul ve Ankara’da AR-GE ofisleri oluşturduk. Karabük Üniversitesi ile bu konuda çalışmalarımızı yürüteceğiz. Dünyada şu anda devam eden çalışmaların ne olduğunu, araştırmaların ne olduğunu yakıdan takip ettiğimiz gibi yeni pilot uygulamalar var. Bu pilot uygulamaların da bir kısmının benzerini belki burada yapmak hatta bazı uygulamaların pilot uygulamasını kendimizin yapması gibi bir gündemimiz var.”

Demir, KARDEMİR’in bölgenin gözbebeği olduğunu belirterek, sözlerini, “Cumhuriyetimizin kıymetli sınai mirasları KARDEMİR’in kuruluşunun 87. yıl dönümünü kutluyorum. Nice 3 Nisan’lara.” diye tamamladı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/kardemir-turkiyenin-ilk-agir-sanayisi-87-yildir-ulke-ekonomisine-katma-deger-uretiyor/feed/ 0
AHPADİ Başkanı Hatipoğlu’nu Kreş Vaadiyle Eleştirdi https://www.haber28.com.tr/ahpadi-baskani-hatipoglunu-kres-vaadiyle-elestirdi/ https://www.haber28.com.tr/ahpadi-baskani-hatipoglunu-kres-vaadiyle-elestirdi/#respond Fri, 14 Jun 2024 23:12:08 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=20908

MELTEM KARAKAŞ

Adaletin Hukuku ve Parlamenter Demokrasi İdeali Derneği (AHPADİ) Başkanı Avukat Mehmet Ektaş, yaptığı basın açıklaması ile kreş vaadinde bulunan AK Parti Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Nebi Hatipoğlu’nu eleştirdi. Ektaş, “Sayın Hatipoğlu’nun bugüne kadar kreş açmasında fabrikasında hiçbir engel de söz konusu değildi. Sayın Hatipoğlu vaadinde samimi olsaydı, kadın istihdamına destek sağlamak isteseydi öncelikle yönetmeliğin 13. maddesine uygun, elverişli koşullar oluşturarak işe başlayabilirdi. Ancak Hatipoğlu iş yerinde bugüne kadar herhangi bir çocuk yurdu açmamıştır” dedi.

İş insanı olan AK Parti Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Nebi Hatipoğlu, seçimleri kazandığı taktirde kadınların istihdama daha fazla katılması adına 12 saat boyunca açık olacak 20 adet kreşi Eskişehir’e kazandıracağını ifade etti. Hatipoğlu’nu eleştiren AHPADİ Derneği Başkanı Avukat Mehmet Ektaş, Hatipoğlu’na kendi fabrikasında kreş olup olmadığını sordu.

“VAAT SİYASETİNİN EN ÖNEMLİ ARAÇLARINDAN BİR TANESİ KREŞLER OLDU”

Avukat Mehmet Ektaş açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Yerel seçim propaganda döneminde vaat siyasetinin en önemli araçlarından bir tanesi kreşler oldu. Mevcut belediye başkanlarımız açmış oldukları kreşlerle, vermiş oldukları kreş hizmetlerinin sayılarıyla kendilerine övünç kaynağı oluşturdular. Bunun yanında Eskişehir’imizin sayılı sanayicilerinden olup önümüzdeki dönem Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanlığına AK Parti’den aday olan Sayın Nebi Hatipoğlu ise kreş sayılarının yetersiz olmasını, kreşlerin 8 saatle çalışmalarının sınırlı olmasını, bunun kadın istihdamının önünde engel olduğunu, bu başarısızlığın da belediyelere ait olduğu eleştirisi üzerinden hareket etti ve kendisinin büyükşehir belediye başkanı seçilmesi durumunda günde 12 saat çalışacak 20 adet kreşi Eskişehir’de açacağını vaat etti.

EKTAŞ İŞ İNSANLARINA YÖNETMELİĞİ HATIRLATTI

Sayın Hatipoğlu’nun bu vaadi iş verenlerin kreş ve çocuk yurdu açma konusundaki sorumluluğunu hatırlamamıza da vesile oldu. 16 Ağustos 2013 tarihli 28737 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan gebe veya emziren kadınların çalıştırılma şartlarıyla emzirme odaları ve çocuk bakım yurtlarına dair 13. maddesinin 1. ve 2. fıkraları işverenlere emzirme odaları ve çocuk yurtları açma sorumluluğu yüklüyor. Yönetmeliğin 13. maddesinin birinci fıkrasında 100-150 arasında kadın çalıştıran iş yerlerinde emzirme odalarının bulundurması 150’den daha fazla kadın çalıştıran iş yerlerinde ise çocuk yurtları oluşturulması zorunlu olarak gösteriliyor. Çocuk yurtlarından kasıt da çocukların bakımlarının korunmasının ve kişisel gelişmelerinin sağlanması olarak ifade ediliyor.

“İŞ YERİNDE BUGÜNE KADAR HERHANGİ BİR ÇOCUK YURDU AÇMAMIŞTIR”

Yine yönetmelik bu çocuk yurtlarının işverenlerin bir veya birkaçının bir araya gelerek açabilmelerine veya kamu kurumlarınca onaylanmış çocuk yurtlarından hizmet satın alma yolunu da onlara bir olanak olarak sunuyor. Sayın Hatipoğlu’nun Eskişehir’de bulunan fabrikasında 2 bine yakın çalışanı var. Sayın Hatipoğlu’nun bugüne kadar kreş açmasında fabrikasında hiçbir engel de söz konusu değildi. Sayın Hatipoğlu vaadinde samimi olsaydı, kadın istihdamına destek sağlamak isteseydi öncelikle yönetmeliğin 13. maddesine uygun, elverişli koşullar oluşturarak işe başlayabilirdi. Ancak Hatipoğlu iş yerinde bugüne kadar herhangi bir çocuk yurdu açmamıştır. Herhangi bir yurtla anlaşması olmadığı da bilinmektedir. Sadece Hatipoğlu’nun değil organize sanayide bulunan büyük fabrikalarında herhangi bir çocuk yurdu söz konusu değildir. Bu nedenle yönetmeliğin kendi yüklediği görevi yerine getirmeyen Hatipoğlu’nun seçilirse kreş açacağı yönde vaadini samimi bulmak mümkün değildir.

“ORGANİZE SANAYİ BAŞKANLIĞI VE SANAYİ ODASINI ÇALIŞMAYA DAVET EDİYORUZ”

Hatipoğlu’nun elinde yine de bir fırsat vardır. Milletvekili olması sebebiyle kanunlara uyulmasının da takipçisi olması gereken sayın Hatipoğlu’nu seçimden hemen sonra 2 ay içinde fabrikasına çocuk yurdu açacağı ve kadın işçi sayısını toplam işçi sayısının en az yüzde 30 oranına yükselteceğine söz verebilir. Bu vesileyle Eskişehir’imize büyük hizmetleriyle övündüğümüz organize sanayide bulunan fabrikalarımızı ve organize sanayi başkanlığıyla sanayi odasını çocuk yurtlarının hizmete alınması, kanuni sorumluluklarını yerine getirilmesi noktasında çalışmaya davet ediyoruz.”

]]> https://www.haber28.com.tr/ahpadi-baskani-hatipoglunu-kres-vaadiyle-elestirdi/feed/ 0 Vahap Seçer, Mersin Sanayi Sitesi’ni ziyaret etti https://www.haber28.com.tr/vahap-secer-mersin-sanayi-sitesini-ziyaret-etti/ https://www.haber28.com.tr/vahap-secer-mersin-sanayi-sitesini-ziyaret-etti/#respond Fri, 14 Jun 2024 03:24:31 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=20793 Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı ve CHP Mersin Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Vahap Seçer, Mersin Sanayi Sitesi’ne ziyaret ederek, site yönetimi ve esnafla bir araya geldi.

Başkan Seçer, gerçekleştirdiği ziyarette sorunları ve talepleri dinledi. Mersin Sanayi Sitesi’nin konum olarak şehrin içerisinde kaldığını aktaran Seçer, Büyükşehir’in Akdeniz’de gerçekleştirdiği imar çalışmaları sonrası 3 bin 500 hektar alanı imara açtıklarını ve burada sanayi esnafının talebi ve uygunluğa göre bir sanayi sitesi yapılabileceğini kaydetti. 1/1000’lik planların da bitmesiyle orada sanayi sitesi, depolama ve lojistik alanlarının oluşturulabileceğini duyuran Seçer,  “Gidip bakarsınız, oradan alan almak isterseniz uygunluk dahilinde size yardımcı oluruz. ‘Sanayiyi buraya taşıyalım’ dediğimiz bir yer belirlenir. Hem düzgün, modern, daha sıhhi bir küçük sanayiye kavuşmuş oluruz, hem de sizin açınızdan da bir yarar sağlar. Daha muntazam, daha geniş altyapısı, bankası, sosyal tesisleri ve birimleri olan güzel bir yere sahip olursunuz” dedi.

Sanayi esnafından gelen yol yapım taleplerine de cevap veren Seçer, Büyükşehir’in kendi sorumluluk alanındaki bölgelerde çalışmalar gerçekleştirdiğini aktararak, esnafın mağduriyet yaşamaması adına sorumluluk alanı olmayan bölgelerde de çalışma yapabileceklerini aktardı.

“1 NİSAN’DAN SONRA DA GÖREVİMİZE DEVAM EDECEĞİZ”

Dolu dolu bir 5 yıl geçirdiklerini belirten Seçer, artık kenti sahiplenen bir belediye olduğunu vurgulayarak, “Mersin geniş bir bölge, farklı yapılar, dengeler ve kültürler var. Bir belediye başkanı için bu tip yerleri yönetmek kolay değil. Çok dengeli gitmeli, uygulamalarınızı ve hizmetlerinizi adalet temelli gerçekleştirmelisiniz” diye konuştu.

Seçim kampanyası süresince siyaset değil hizmet konuştuklarını aktaran Seçer, “Metroyu, sosyal politikaları, esnafla ilgili destekleri konuştuk. Güzel bir süreç oldu” dedi. 1 Nisan’dan sonra da göreve devam edeceklerinin altını çizen Seçer, “Vatandaşlarımızın hizmetlerimiz ölçüsünde desteğini alacağız. Oy verecek vatandaş, ideolojik düşünmeyecek, ‘Ben memnunum, yollarım temiz, huzur da var. Bir muhatap da bulabiliyoruz’ diyecek. Neticede hepimiz bir huzur peşindeyiz. O yönden de müsterihim, seçimi kazanacağız. Son güne kadar tabi ki işimizi, görevimizi ciddiyetle yürüteceğiz” diyerek, memnuniyetleri ölçüsünde sanayi esnafının da desteğini istedi.

” ‘OLMAZ’ DENENLERİ BAŞARDIK”

5 yıl boyunca çok değerli de işlere imza attıklarını vurgulayan Seçer, “Hiç boş kalmadık. ‘Olmaz’ denenleri başardık. Mali dengemiz çok iyi, güçlü bir belediyeyiz. Mersin üreten bir kent, her geçen gün büyüyor. Gayet güzel durumlara geliyor. Biz de netice itibariyle sizler gibi iş dünyasından siyasete girmiş bir insanız. Para ve insan kaynağı nasıl yönetilir? Kalite, liyakat nedir? O ölçüleri de bildiğimiz için düzen hızlıca kuruldu. Belediyenin hiçbir problemi yok. Önümüzdeki süreçte daha hızlı koşabileceğiz” dedi.

“SİZLERİN DE DESTEĞİYLE PAZAR GÜNÜ NETİCEYE ULAŞACAĞIZ”

Seçer, Anamur’dan Tarsus’a kadar her yere rahat giden, esnafla, çiftçiyle, her kesimden yurttaşlarla bir araya gelebilen bir insan olduğunu belirterek, kentte huzur ve istikrarın hakim olduğuna dikkat çekti. İnsanların memnuniyetini gördüğünü ve bu yüzden istikrarı sağlamaya devam edeceklerini kaydeden Seçer, “Sizlerin de desteğiyle pazar günü neticeye ulaşacağız. Biz 1 Nisan sabahı çalışmaya devam edeceğiz. Yine sorunlarınızı çözeceğiz, yine geleceğiz, yardımcı olacağız. Huzur içerisinde çalışıp gideceğiz” diye konuştu.

Gelecek dönem çok daha güzel proje ve hizmetleri hayata geçireceklerini söyleyen Seçer, kentin vizyonuna vizyon katan projelerin devreye gireceğini belirterek, “Mersinimize; Raylı Sistemler, Sosyal Konut ve Müftü Deresi Yaşam Vadisi yapacağız. İkinci dönem çok daha güzel hizmetler yapacağız” dedi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/vahap-secer-mersin-sanayi-sitesini-ziyaret-etti/feed/ 0
Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ve OSB İşbirliğiyle Konut Projesi Başlıyor https://www.haber28.com.tr/gaziantep-buyuksehir-belediyesi-ve-osb-isbirligiyle-konut-projesi-basliyor/ https://www.haber28.com.tr/gaziantep-buyuksehir-belediyesi-ve-osb-isbirligiyle-konut-projesi-basliyor/#respond Tue, 11 Jun 2024 00:24:35 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=20371 Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ve Gaziantep Organize Sanayi Bölgesi Başkanlığı arasında imzalanan protokolle sanayide çalışan işçilerin konut ihtiyacını karşılamak için ucuza kira öder gibi ev sahibi olacakları konutlar yapılacak.

Şehrin işleyen çarklarının başında gelen Gaziantep Organize Sanayi Bölgesi’nin (OSB) çalışanlarının konut ihtiyaçlarının karşılanması, iş yerlerine hızlı ve daha kolay ulaşımın sağlanması, sosyal konut projeleriyle uygun bedel ve ödeme şartlarıyla vatandaşların ev sahibi olması amacıyla Büyükşehir Belediyesi ile OSB ortak çalışma başlattı.

“Proje, konut ihtiyacı ve ulaşım sorununun çözümüne destek olacak”

İmzalan protokolle birlikte başlayacak proje, sanayi alanlarına yakın bölgelerde işçiler için Büyükşehir Belediyesi’nin iştiraki olan Gazi Konut, OSB ve sanayicilerin inşa edeceği konutlarla ihtiyaç giderilecek, yetişmiş insan gücü OSB bünyesinde kalarak verimlilik artacak, işte iç huzur güçlenmiş olacak. Proje kapsamında ayrıca günlük ulaşım için servis trafiği şehir merkezinden kaldırılarak ulaşım rahatlayacak.

İnşa yapılacak arazilerin altyapı, su, yol ve ulaşım çalışmaları Gaziantep Büyükşehir ve OSB ortaklığında yapılacak. İşçilerin iş yerlerine yakın olacak konutların inşa edileceği arsaların kentsel tasarımları tamamlandı, mimari projeleri üretildi, imar çalışmalarında teknik aşamalarda sona gelindi.

“Amacımız işçilerimizin kendi imkan ve fırsatlarıyla kira öder gibi konut sahibi olmalarını sağlamak”

Protokol imza töreninde konuşan Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, bugün imzalanacak protokolün heyecanlandırdığını aktararak, “Burada iş verimliliğini arttırmamız gerekiyor. Yeni dünyada OSB’yi yeşil ve akıllı yapma gibi hedeflerimiz var. Bunun için iş dünyasının güven ve istikrar ortamında büyüme kapasitelerini arttırması gerekiyor. Özellikle iş yerindeki huzurun, barışın verimliliğinin artması için işçilerimizin bizden en büyük meselesini çözmek için bir araya geldik. Şehir göç alıyor ve konut açığı ortaya çıkıyor. Konut açığının olduğu yerde kira fiyatlarının yükselmesini ev sahiplerinin inisiyatifine bırakamayız. Yapacağımız şey arz ve talebi dengelemek. Amacımız işçilerimizin kendi imkan ve fırsatlarıyla kira öder gibi konut sahibi olmalarını sağlamak. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımız da bu konuda destek vereceğini belirtti. OSB içinde daha çok verim için kariyer sahibi, mühendisleri, ustaları daha iyi yetişmiş işçilerimizi bünyemizde tutmamız ve verimliliği arttırmamız gerekiyor. Burada en çok talep edilen şey ise konut oldu. Tek başına TOKİ’den beklemiyoruz. Gazi Konut olarak önce Kuzeyşehir ve Güneyşehir’de ihtiyacı gidermeye çalıştık” dedi.

“Burada istihdam üreten şehir kazanıyor”

Konuşmasının devamında Başkan Fatma Şahin, arsa üretiminde ve planlamada büyük destek verdiklerini aktararak, “İhtiyaç o kadar büyük ki özellikle OSB’nin konut ihtiyacı konusunda bu protokol çok önemli. Bizde kendi bünyemizde kendi çalışmamızı yaptık. OSB etrafında konutları arttırdığımızda bu hem işçimizin konut sahibi olmasını, kendi kendine yetmesini, aile ekonomisini güçlendirmesini, iş yerinde verimliliğin arttıracak ve bizim açımızdan OSB’de huzur ve mutluluk çok önemli. Aynı zaman da konutlarla beraber bir diğer sıkıntı da ulaşım konusunda da rahatlama olacak. Çok fazla işçi servisimiz var ve çok fazla şehirde dolaşıyor. Bu çalışmayla da otomatik olarak önleyici tedbiri almış olacağız. Burada bunun sonunda istihdam üreten şehir kazanıyor. Böyle olduğu zaman Gaziantep Modeli Türkiye ve dünyada örnek oluyor. Bu protokolle yeni dönemde konut açığımızı gidereceğiz, arz talebi dengeleyeceğiz ve tamamladığımızda yeşil ve akıllı OSB hedefine çok daha hızlı ulaşacağız çünkü beşeri sermayemizi mutlu edip elimizde tutacağız. Bu protokolle bunu vermiş olacağız. Yeni modelimizle Türkiye’de ki bütün OSB’lere örnek olacağız. Yeni dönemde en temel iki sorunu çözecek bir imza olacak bu” ifadelerini kullandı.

“Büyükşehir Belediyesi’nin verdiği destekle hayal bile edemediğimiz birçok projeyi geliştirdik”

Gaziantep Organize Sanayi Bölgesi Başkanı Cengiz Şimşek ise imzalar öncesi konuşmasında Büyükşehir Belediyesi ile yürütülen ortak projelere değinerek, “Biz bugün burada Büyükşehir Belediyesi’nin verdiği destekle hayal bile edemediğimiz birçok projeyi OSB olarak geliştirdik. Geçen yıl yaptığımız protokolde de Fırat Nehri’nden su getirme projesi ile ilgili bir çalışmaya imza atmıştık. Yaklaşık 300 bin işçinin konut sorununu çözmek için Büyükşehir Belediye Başkanımız Fatma Şahin’de çok büyük destek vererek sanayicilerimizin ve çalışma arkadaşlarımızın çalışma ortamının iyileşmesi ve gelişmesi için büyük bir projedir. Bu proje hayata geçirildiğinde birçok çalışanımız kısa sürede iş yerlerine gelecekler, uygun şartlarda ev sahibi olacaklar” şeklinde konuştu.

“Hızlı bir şekilde konut ihtiyacını çözeceğiz”

Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Sezer Cihan’da törende proje hakkında teknik detaylar vererek, “Bugün burada OSB’de çalışan kardeşlerimiz için onlara uygun, hesaplı bir konut vermeyle alakalı uzun zamandan beri OSB ile birlikte çalışmamız vardı. Organizede sanayicilerimizle toplantılar yaptık. Bunun sonucunda uzun süredir devam eden çalışmamızın planlama yapılmasıyla ilgili konular sonuçlandı. Arazilerin her türlü altyapısını Büyükşehir Belediyesi ve OSB birlikte yapacak. Yolu, suyu, kanalı, ulaşımı. Her şeyden önemlisi konut yapacağımız alanlar OSB’ye yakın olacak. OSB’de çalışan kardeşlerimizin işyerlerine ulaşmasını sağlayacak mesafede olacak evler. Hem OSB, hem belediye hem de OSB’de iş yeri olan sanayicilerimizin kendi çalışanlarına konut yapabileceği hızlı bir şekilde konut ihtiyacını çözeceğiz” diye konuştu. – GAZİANTEP

]]>
https://www.haber28.com.tr/gaziantep-buyuksehir-belediyesi-ve-osb-isbirligiyle-konut-projesi-basliyor/feed/ 0
Yozgat’ın Boğazlıyan ilçesindeki Organize Sanayi Bölgesi Tam Kapasiteye Ulaşacak https://www.haber28.com.tr/yozgatin-bogazliyan-ilcesindeki-organize-sanayi-bolgesi-tam-kapasiteye-ulasacak/ https://www.haber28.com.tr/yozgatin-bogazliyan-ilcesindeki-organize-sanayi-bolgesi-tam-kapasiteye-ulasacak/#respond Mon, 10 Jun 2024 04:12:33 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=20275 Yozgat’ın Boğazlıyan ilçesine kurulan Fuat Oktay Organize Sanayi Bölgesinin tam kapasiteye ulaşması halinde İç Anadolu’nun cazibe merkezi olacağını söyleyen Belediye Başkanı Gökhan Coşar, “Organize sanayi bölgemizde yaklaşık 300 milyon dolarlık bir yatırım, 400 milyon dolarlık toplam ciro ve 200 milyon dolarlık ihracat hedefliyoruz” dedi.

Ankara Milletvekili Fuat Oktay’ın Cumhurbaşkanı Yardımcılığı görevi sırasında Yozgat’tan başlattığı yerelden kalkınma hamlesinin ilk meyvelerinden olan Boğazlıyan Fuat Oktay Organize Sanayi Bölgesi, fabrika yatırımı yapmak isteyen çok sayıda firmaya ev sahipliği yapmaya devam ediyor. 3 yıl gibi kısa bir süre içerisinde kurularak fabrikaların üretime geçtiği OSB unvanı alan Fuat Oktay Organize Sanayi Bölgesinde 33 firma ile yatırım anlaşması sağlandı. 2 firma üretim faaliyetine geçerken 14 firma inşaat aşamasında, 17 firmanın ise ÇED ve inşaat ruhsat işlemleri devam ediyor. Bin 70 dönüm alan üzerine kurulan ve savunma sanayi başta olmak üzere gıda, tekstil, tarım makineleri, organik kimya, metal, ambalaj ve makine sanayi gibi birçok alanda üretimin gerçekleştirileceği Fuat Oktay Organize Sanayi Bölgesindeki firmalar tam kapasiteye ulaştığında ise 10 bin kişinin istihdam edilmesi bekleniyor. Organize sanayi bölgesinde faaliyete geçen 2 firmada şu an itibariyle 199 çalışan üretime katkı sağlıyor.

33 firmaya yer tahsisi yapıldı

Fuat Oktay Organize Sanayi Bölgesinin bin 70 dönüm alan üzerine kurulduğunu söyleyen Boğazlıyan Belediye Başkanı Gökhan Coşar, “Bunun 650 bin metrekaresi sanayi parseli olup toplam 33 adet firmamıza tahsisi yapılmıştır. Şu an da yüzde 100 doluluk oranına sahiptir. 2 adet firmamız işletmeye geçmiş olup 199 kişi şu anda organize sanayi bölgemizde istihdam edilmektedir. 14 adet firmamızın da inşaatına sürerken 17 firmamızın ise ÇED ve inşaat ruhsat aşamasına devam edilmektedir. Ayrıca organize sanayi bölgemiz, ikinci etabında ise toplam 2 bin 500 dönüm alana daha sahip olacaktır, organize sanayi bölgemiz bu alana sahip olduktan sonra toplamda 3 bin 600 dönüm alana sahip olarak Yozgat’ın en büyük organize sanayi bölgesi olacaktır. Böylece bölgenin en büyük cazibe merkezi haline gelecektir.

Organize sanayi bölgemiz hem Boğazlıyan’ı bir sanayi şehri yapacak hem de ilçemizi ve ilimizi ticaret şehri yapacaktır. Aynı zamanda organize sanayi bölgemizin hemen yan tarafında bir serbest bölge kurarak organize sanayi bölgemizin daha cazip bir alan haline gelmesini sağlayacağız” dedi.

200 milyon dolarlık ihracat hedefleniyor

Üç yıl gibi kısa bir süre içerisinde Fuat Oktay Organize Sanayi Bölgesi’nin kurularak fabrikaların işletmeye geçtiğini de söyleyen Başkan Coşar, “Organize sanayi bölgemizde yatırımların hepsi tamamlandığı zaman yaklaşık 300 milyon dolarlık bir yatırım, 400 milyon dolarlık toplam ciro, 200 milyon dolarlık ihracat hedeflenmektedir. Toplamda 10 bin 90 istihdam olacaktır. Organize sanayi bölgemiz Türkiye’de aynı zamanda en hızlı kurulmuş sanayi bölgesidir. Yani en kısa dönemde devreye alınan sanayi olarak ta kendi adını altın harflerle yazdırmıştır. Organize sanayi bölgemize stratejik yatırım yapmak isteyen Türkiye’deki tüm yatırımcılarımızı davet ediyorum. Ayrıca Fuat Oktay Organize Sanayi Bölgemiz sadece Boğazlıyan ilçemize ait bir organize sanayi bölgesi değil. Burası bölgesel bir organize sanayi bölgesi ve yerelden kalkınmanın en büyük örneği olduğunu düşünüyorum. Ayrıca burası Çandır, Sarıkaya, Çayıralan, Yenifakılı ve Şefaatli ilçesinin bir kısmının da organize sanayi bölgesi olduğunu ifade etmek istiyorum” şeklinde konuştu.

100 megavatlık trafo merkezi kurulacak

2024 yılı içerisinde Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı ile yapılan protokol çerçevesinde organize sanayi bölgesine 100 megavatlık enerji indirme istasyonu inşaatına da başlayacaklarını belirten Coşar, “Aynı zamanda bunun devamında Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımızla birlikte kimyasal ve biyolojik arıtma tesisi, kreş, sağlık ocağı, itfaiye merkezi, idari bina gibi ekleri de bu sene inşallah tamamlayacağız” ifadelerine yer verdi. – YOZGAT

]]>
https://www.haber28.com.tr/yozgatin-bogazliyan-ilcesindeki-organize-sanayi-bolgesi-tam-kapasiteye-ulasacak/feed/ 0
Gaziantep Sanayi Odası Mart Ayı Meclis Toplantısı Gerçekleştirildi https://www.haber28.com.tr/gaziantep-sanayi-odasi-mart-ayi-meclis-toplantisi-gerceklestirildi/ https://www.haber28.com.tr/gaziantep-sanayi-odasi-mart-ayi-meclis-toplantisi-gerceklestirildi/#respond Fri, 07 Jun 2024 22:48:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=19946 Gaziantep Sanayi Odası (GSO) Mart Ayı Meclis Toplantısı, Meclis Başkanı Adil Sani Konukoğlu başkanlığında gerçekleştirildi.

GSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları Başar Küçükparmak, Emine Ferhan Sağım, Yönetim Kurulu, Meclis Başkanlık Divanı, Meclis Üyeleri, Danışma Kurulu, Yeni Nesil Sanayici Platformu Üyeleri ve Gaziantep Ayakkabı Terlik ve Yan Sanayi İhtisas Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Ali Özpolat ile TOBB Gaziantep Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Ayşen Ahi’nin katılımıyla gerçekleştirilen meclis toplantısında, kent ve ülke ekonomisindeki güncel gelişmeler, iç piyasa ve dış ticarette öne çıkan konu başlıkları, mevcut projeler, iş dünyasının talep ve beklentileri istişare edildi.

GSO Meclis Başkanı Adil Sani Konukoğlu, meclis toplantısındaki konuşmasına tüm İslam aleminin mübarek Ramazan ayını ve yaklaşan Ramazan Bayramı’nı tebrik ederek başladı. Ramazan’ın kardeşlik bağlarının güçlenmesine, yardımlaşma ve dayanışmaya sağladığı katkılara vurgu yapan Konukoğlu, “Mübarek Ramazan ayının içerisindeyiz. Allah tutuğumuz oruçları kabul etsin. Hepimizin malumu bir yıl önce, şehrimiz ve bölgemizde meydana gelen ve asrın felaketi olarak adlandırılan deprem nedeniyle zor günler yaşadık. Birlik ve beraberlik ruhu ile her geçen gün daha iyiye gideceğimizi ümit ediyorum. Bunun yanında bölgemiz ekonomisinin de deprem hasarlarını atlatması ve yeniden canlanması adına canla başla çalışan herkese teşekkür ediyorum. Gaziantep olarak üretim, ihracat ve istihdam noktasında depremin yol açtığı olumsuzluklara rağmen önemli başarılar ortaya koymaya ve ülkemiz ekonomisine katkı sağlamaya devam ediyoruz. Toplantımızın hayırlı olmasını diliyor, kıymetli meclis üyelerimize ve katılım sağlayan herkese teşekkür ediyorum” dedi.

GSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Başar Küçükparmak da meclis toplantısındaki konuşmasına, Ramazan ayını ve yaklaşan bayramı tebrik ederek başladı.

Gaziantep Ayakkabı Terlik ve Yan Sanayi İhtisas Organize Sanayi Bölgesi’nde kuruluş çalışmalarının devam ettiğini kaydeden Başar Küçükparmak, “Yürütülen çalışmalar kapsamında geçtiğimiz hafta, Gaziantep Ayakkabı Terlik ve Yan Sanayi İhtisas OSB Alan Belirleme ve Teknik İnceleme programı gerçekleştirildi. Bu bölgemiz ilk etapta 88 hektar ve ikinci etapta 82 hektar alandan oluşacak. Bu noktada emeği geçen herkese ve tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyoruz” şeklinde konuştu.

GSO’nun mevcut proje ve çalışmaları hakkında meclis üyelerine bilgiler verdikten sonra, Gaziantep’e ait güncel ekonomik rakamlara da değinen GSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Başar Küçükparmak, “Şehrimizden şubat ayında yapılan ihracat miktarı geçen yılın şubat ayına göre yüzde 71,1 oranında arttı. İhracatın ithalatı karşılama oranında şehrimiz yüzde 163 ile 3. sırada yer aldı. Yapılan ihracatın sektörlere göre dağılımına baktığımızda ise yüzde 36,7 ile tekstil sektörü 1. sırada, yüzde 34,3 ile tarımsal sanayi ve hububat ürünleri 2. sırada, yüzde 11,9 ile kimya ve plastik ürünleri 3. sırada yer almaktadır” diye konuştu.

Toplantıda söz alan Gaziantep Ayakkabı Terlik ve Yan Sanayi İhtisas Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Ali Özpolat da yer seçimi, kuruluş onayı ve imar planı onayının ardından Ayakkabı Terlik ve Yan Sanayi İhtisas OSB’de alan belirleme ve teknik inceleme gerçekleştirdiklerini söyledi.

OSB’nin firmalara bir arada ve daha iyi şartlarda katma değeri yüksek üretim yapılmasına imkan sağlayacağını ifade eden Özpolat, bölgenin faaliyete geçmesi ile katma değeri yüksek üretimler yapılmasının önü açılarak ilimizin ve ülkemizin gelişimine katkı sağlanacağını kaydederek, emeği olan ve Alan Belirleme ve Teknik İnceleme Programına katılan herkese teşekkür etti.

Toplantıda, Gaziantep Gıda Kümesi’nin başarıyla yürütülmesi ve 6. Kümelenme Konferansı’nda, Gaziantep Sanayi Odası’na ödül kazandırılmasından dolayı GSO Kurumsal İletişim ve Üye Hizmetleri Koordinatörü/Genel Sekreter Yardımcısı Sermest Çapan, İhracat ve Pazar Geliştirme Birimi Uzmanı Rezzan Kurt, İhracat ve Pazar Geliştirme Birimi Uzman Yardımcısı Gizem Bozo, Gaziantep Sanayi Odası Mesleki Eğitim Merkezi’nin (GSOMEM), “Türkiye Yeşil Sanayi Projesi” çerçevesinde Çözüm Ortağı olmasındaki başarılı çalışmalarından dolayı Endüstriyel Gelişim Hizmetleri Koordinatörü/Genel Sekreter Yardımcısı İbrahim Çalı’ya plaket verildi.

GSO Mart Ayı Meclis Toplantısı, meclis üyelerinin görüş ve önerilerini dile getirmelerinin ardından sona erdi. – GAZİANTEP

]]>
https://www.haber28.com.tr/gaziantep-sanayi-odasi-mart-ayi-meclis-toplantisi-gerceklestirildi/feed/ 0
ASO Genel Başkanı Seyit Ardıç: Politika yapıcılarının tutarlı davranması önemli https://www.haber28.com.tr/aso-genel-baskani-seyit-ardic-politika-yapicilarinin-tutarli-davranmasi-onemli/ https://www.haber28.com.tr/aso-genel-baskani-seyit-ardic-politika-yapicilarinin-tutarli-davranmasi-onemli/#respond Fri, 07 Jun 2024 22:24:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=19942 Ankara Sanayi Odası (ASO) Genel Başkanı Seyit Ardıç, “Belirsizlik ortamında politika yapıcılarının hedef tutarsızlık sorunu ile karşı karşıya kalmaması oldukça önemlidir. Gelecek ile ilgili tahminlerinde tutarlı davranmaları ekonominin dengelenmesi açısından olumlu olacaktır” dedi.

Ankara Sanayi Odası’nın mart ayı Meclis toplantısı ASO Genel Merkezi’nde gerçekleştirildi. Toplantıda ASO Başkanı Seyit Ardıç, Türkiye’deki güncel ekonomik gelişmeler hakkında değerlendirmelerde bulundu. Hafta sonu yerel seçim için sandık başına gidileceğini hatırlatan Ardıç, seçimin ardından da mevcut rasyonel politikaların devam etmesi gerektiğini vurguladı. Ekonomi yönetiminin daha kapsayıcı tedbirler almasının makroekonomik istikrarın sağlanması açısından önemli olacağına işaret eden Ardıç, “Yerel seçimler sonrasında ülkemizde dört yıl boyunca seçim olmayacak. Başta ekonomi olmak üzere sosyal, eğitim ve hukuk alanında yapısal reformların gerçekleşeceği bir dönemin hepimizin ortak temennisi olduğunu düşüyorum. Ülkemizi kalkınma hedeflerine ulaştıracak, uzun vadede ekonominin istikrara kavuşmasına önemli katkı sağlayacak reformların yapılması gerekiyor” dedi.

Gelişmiş ülkelerin merkez bankalarının enflasyonda başlayan iyileşmeye paralel olarak geçen yılın ikinci yarısından itibaren politika faizi artışlarına ara verdiğini ifade eden Ardıç, ülkelerin merkez bankaları faiz oranlarında değişikliğe gitmediğini belirtti. Ardıç, sıkı para politikasının oluşturduğu baskı ile ekonomik büyümenin özellikle gelişmiş ekonomilerde zayıf kalacağına işaret ederek, mevcut durumda önemli dış pazarlarda süregelen durgunluğun ihracatı baskıladığını kaydetti. Ülkelerin en çok kaçındığı problemlerin başında yüksek enflasyonun geldiğini ifade eden Ardıç, yüksek enflasyonu düşürmenin maliyetinin en çok sanayicileri etkilediğini dile getirdi. Ardıç, yüksek enflasyondan kurtulmak için geçici olacağını düşündükleri maliyete katlanmaya razı olduklarını dile getirdi. Enflasyona müdahalenin gecikmesi durumunda katlanılması gereken maliyetin de yükseleceğini belirten Ardıç, “Toplumun tüm kesimlerince desteklenen kredibilitesi yüksek bir para politikasının enflasyonda düşüş sürecinde önemli bir çıpa etkisi oluşturacağına inanıyoruz” açıklamasında bulundu.

“Sanayi sektörü büyümesi, gayri safi yurtiçi hasıla büyümesinin altında kalmıştır”

Ardıç, 2023 yılının son çeyreğinde yüzde 4, tamamında ise yüzde 4,5 büyüme rakamına ulaştıklarını söyleyerek, sıkılaşma politikaları ve yaşanılan deprem felaketine rağmen pozitif bir büyüme performansı ortaya koyulmasının önemine vurgu yaptı. Ardıç, yıllık ve çeyreklik bazda iç tüketim etkisiyle güçlü bir büyüme

ortaya çıktığını söyleyerek, “Büyümeye sınai üretimin değil, özellikle canlı iç talebin kaynaklık ettiğini görüyoruz. Sanayi sınırlı artarken, özel tüketim yüzde 12,8 arttı. Sanayi sektörü büyümesi, gayri safi yurtiçi hasıla büyümesinin oldukça altında kalmıştır. Oysa ülkemizin istikrarlı ve sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşması için sınai üretime büyük önem verilmesi gerekiyor. Diğer taraftan bir önceki çeyreğe göre gayri safi sabit sermaye oluşumunun milli gelir içindeki payının gerilemiş olması, ekonominin üretim tarafındaki yavaşlamaya işaret ediyor” ifadelerine yer verdi.

“Gelecek ile ilgili tahminlerinde tutarlı davranmaları ekonominin dengelenmesinde olumlu olacak”

Rasyonel beklentiler teorisine göre beklentiler hangi yöndeyse, gerçekleşmenin de o yönde olacağına işaret eden Ardıç, beklentileri ne kadar iyi yönlendirirlerse dengelenme sürecinin de bu oranda hızlanacağını aktardı. Bu çerçevede belirsizlik ortamında politika yapıcılarının hedef tutarsızlık sorunu ile karşı karşıya kalmamasının oldukça önemli olduğunu sözlerine ekleyen Ardıç, “Gelecek ile ilgili tahminlerinde tutarlı davranmaları ekonominin dengelenmesi açısından olumlu olacaktır. Aynı zamanda makroekonomik dengelenmenin sağlanmasında, ekonomi politika yapıcılarının tercih ettiği plan ve programların kamuoyunu ikna etmesi, belirsizliğin ve öngörülebilirliğin ortadan kalkmasına katkı sağlayacaktır” diye konuştu.

“Yeşil dönüşüm, KOBİ’lerin dönüşüme uyum sağlamasına ve süreci içselleştirmesine bağlı”

Sanayi sektöründe yeşil dönüşümün önemine vurgu yapan Ardıç, yeşil dönüşümü ıskalama şanslarının olmadığını ve yeşil dönüşümün bir tercih değil, zorunluluk olduğunu dile getirdi. Türkiye’de işletmelerin büyük bir çoğunluğunu KOBİ’lerin oluşturduğunu da belirten Ardıç, “Yeşil dönüşüm, büyük ölçüde KOBİ’lerin dönüşüme uyum sağlamasına ve süreci içselleştirmesine bağlı. Bu nedenle özellikle KOBİ’lerin yeşil finansmana erişiminin kolaylaştırılması, yeşil üretim koşullarına uyum için tüm süreçlerinde yapacakları yatırımlar ve AR-GE harcamalarının desteklenmesi gereklidir” değerlendirmesinde bulundu.

“KOBİ’lerimizin ikiz dönüşüme uyumlarının artırılması amacıyla teknik destek ve danışmanlık hizmeti vereceğiz”

Ankara Sanayi Odası olarak bu bilinçle sanayiciler için yoğun bir çaba içerisinde olduklarını söyleyen Ardıç, “Başkent sanayiinin ikiz dönüşümüne katkı sağlamak için oda olarak önemli bir adım attık. TÜBİTAK’ın Yeşil İnovasyon Teknoloji Programı’nda çözüm ortağı olarak yer aldık. Çözüm ortağı misyonumuzla KOBİ’lerimizin ikiz dönüşüme uyumlarının artırılması amacıyla teknik destek ve danışmanlık hizmeti vereceğiz. Ayrıca kalkınma ajansı ve Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı ile büyük işletmelere yönelik ikiz dönüşüme ilişkin bir program da başlattık” şeklinde konuştu.

ASO’ya bağlı sektör temsilcilerinin katıldığı toplantı, Ardıç’ın konuşmasının ardından basına kapalı olarak devam etti. – ANKARA

]]>
https://www.haber28.com.tr/aso-genel-baskani-seyit-ardic-politika-yapicilarinin-tutarli-davranmasi-onemli/feed/ 0
Başkan Büyüksimitci, Orta Vadeli Programı Desteklediklerini Açıkladı https://www.haber28.com.tr/baskan-buyuksimitci-orta-vadeli-programi-desteklediklerini-acikladi/ https://www.haber28.com.tr/baskan-buyuksimitci-orta-vadeli-programi-desteklediklerini-acikladi/#respond Sun, 02 Jun 2024 22:48:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=19605 Mart Ayı Meclis Toplantısında yaptığı konuşmada, Orta Vadeli Programı desteklediklerini açıklayan Başkan Bütüksimitci, “Türkiye haziran ayından bu yana uyguladığı makroekonomik politikadan ve enflasyon ile mücadeleden taviz vermedikçe, yatırım iklimi iyileşecek, piyasalara istikrar ve güven hakim olacaktır” ifadelerini kullandı.

Kayseri Sanayi Odası (KAYSO) Mart Ayı Meclis Toplantısı Melikgazi Belediye Başkanı Mustafa Palancıoğlu’nun katılımı ile KAYSO meclis salonunda yapıldı. Meclis üyeleri, meslek komitesi üyeleri, disiplin kurulu üyeleri, yüksek istişare kurulu üyeleri ve TOBB Kayseri Genç Girişimciler İcra Kurulu üyeleri katıldı.

Toplantının açılış konuşmasını yapan KAYSO Meclis Başkanı Abidin Özkaya, yüksek enflasyonun tüm dengeleri bozduğunu, enflasyonu kontrol altına almak için yapılan faiz artışlarının ise firmaların krediye ulaşımını zorlaştırdığını belirterek, “Bir şekilde krediye ulaşabilen firmalarımız ise, bu kadar yüksek oranlı faizlerle faaliyetlerini nasıl sürdürebilecekleri başlı başına uzmanlık alanı haline gelmiştir” dedi.

İşletmelerin üzerindeki yüklerin bazı tedbirlerle azaltılabileceğini ifade eden Özkaya, “Aktiflerimizde bulunan atıl vaziyetteki varlıklarımıza göz atmalıyız. Tüm masraf kalemlerini listelemeli, harcama kalemlerinin üzerinde titizlikle durmalıyız. Tedarik stok kontrollerini sıklaştırmalı, uygun stokta çalışmanın gayreti içerisinde olmalıyız. Ayrıca verimliliğe ve dijitalleşmeye odaklanmalı, ürün ve müşteri odaklı karlılıklara yönelmeliyiz. Teknoloji ile üretimi daha kolay hale getirmeliyiz. Kredi kullanımlarında özel bankalar yerine Eximbank ya da Merkez Bankası kredilerine yönelmeliyiz” diye konuştu.

Son olarak ticari kredi kartlarındaki taksit ödeme ve taksit sınırlandırılmasının doğru olmadığını ifade eden Özkaya, böyle bir sınırlandırmanın işletmelerde tahsilat kalitesini düşüreceği gibi kayıt dışı ekonomiye de alan açacağını sözlerine ekledi.

Konuşmalarını yapmak üzere kürsüye gelen KAYSO Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Büyüksimitci, yoğun programları arasında meclis toplantına katılımlarından dolayı Melikgazi Belediye Başkanı Mustafa Palancıoğlu’na teşekkür etti.

Başkan Palancıoğlu’nun görev süresi boyunca birçok vizyoner projeye imza attığını ifade eden Başkan Büyüksimitci, “Gece gündüz demeden Melikgazi İlçemizi her alanda daha ileri götürmek ve daha yaşanabilir bir kent haline getirmek için gösterdiğiniz gayretleri biliyor, samimi çabalarınızı tekdirle izliyoruz” dedi.

Sanayicilere desteklerinden dolayı Başkan Palancıoğlu’na teşekkür eden Büyüksimitci, “Sanayicilerimizin sorunları ile her daim yakından ilgilendiniz. Ne zaman kapınızı çalsak bizi boş çevirmediniz. Biz de Oda olarak şehrimize yapacağınız her hizmette yanınızda durmaya çalıştık, bundan sonrada durmaya devam edeceğiz. Tüm bu çalışmalarınızdan dolayı size ve ekibinize, şahsım ve sanayicilerimiz adına teşekkür ediyorum” diye konuştu.

Asrın felaketi olarak nitelendirilen Kahramanmaraş merkezli depremin ilk anından itibaren Başkan Palancıoğlu ile birlikte çalıştıklarını anlatan Büyüksimitci şunları söyledi;

“Başkanımla oluşturduğumuz Deprem Koordinasyon Merkezimizle yaraları sarmak, deprem bölgesine yardım ulaştırmak için canla başla çalıştık. Burada da Başkanımızın gayretlerine şahit oldum. Ekibiyle birlikte her türlü fedakarlığa katlanarak yaraları sarmak için gayret ettiler. Yine Kayseri Serbest Bölge’nin yönetiminde Sayın Başkanımla birlikte çalışıyoruz. Burada da kendisini sanayiciye hizmet etmenin gayreti içerisinde olduğunu görüyoruz. Allah kendilerinden razı olsun. İnşallah bundan sonra da birlik beraberlik anlayışıyla, omuz omuza vererek istişare içerisinde şehrimize değer katan projeleri hayata geçirmek için elimizden gelen gayreti göstereceğiz.”

Türkiye ekonomisinin 2023’ün dördüncü çeyreğinde yüzde 4, 2023 yılının tamamında ise yüzde 4,5 oranında büyüdüğünü hatırlatan Başkan Büyüksimitci, Türkiye ekonomisinin, AB ülkeleri arasında en çok büyüyen ülke olduğunu, iç piyasada atılan sıkılaştırma adımları ve küresel sıkılaşma eğilimlerine rağmen pozitif bir büyüme performansını oldukça önemli bulduklarını söyledi.

Sürdürülebilir bir büyüme için enflasyonla mücadelenin önemine değinen Büyüksimitci, “Sanayi sektörüne verilecek destek, ülkemizin büyüme hızını arttıracak, istihdam artışını destekleyecektir. 2024 yılı için makroekonomideki en önemli konu enflasyon olmaya devam edecektir. Enflasyonla mücadelenin kararlı bir şekilde sürdürülmesini doğru buluyoruz. Sürdürülebilir bir büyüme için düşük enflasyon en önemli ön şarttır” diye konuştu.

Orta Vadeli Programı desteklediklerini ve kararlılıkla uygulanması gerektiğini dile getiren Büyüksimitci, “Türkiye haziran ayından bu yana uyguladığı makroekonomik politikadan ve enflasyon ile mücadeleden taviz vermedikçe, yatırım iklimi iyileşecek, piyasalara istikrar ve güven hakim olacaktır. Her fırsatta dile getirdiğimiz gibi, orta vadeli programı desteklediğimizi buradan bir kez daha ifade etmek istiyorum. Programda yer alan yapısal reformların kararlılıkla uygulanması durumunda, iş dünyamızın önü açılacak, yatırım, üretim ve istihdam artacaktır” şeklinde konuşmasını tamamladı.

Son olarak kürsüye gelen Melikgazi Belediye Başkanı Mustafa Palancıaoğlu, yaklaşık 15 yıldır sanayicilerle iç içe çalıştıklarını, bundan sonra da daha yoğun bir iletişim içerisinde olacaklarını söyledi.

Verdikleri vergilerle ve yaptıkları hayırlarla Kayseri’nin kalkınmasına katkı sunan sanayicilere teşekkür eden Palancıoğlu, “Sanayinin ve ticaretin önünü açmamız lazım. Sanayicimiz ne kadar çok üretim, istihdam, ihracat ve katma değer yaparsa bizler o kadar mutlu oluruz. Çünkü sizlerin verdiği vergiler, şehrimize yatırım olarak geri dönüyor. İnşallah belediye olarak bizler de sanayicilerimizin önünü açmak için gerekli çalışmaları yapacağız. Depremde göstermiş olduğunuz destek ve yardımlarınızdan dolayı sizlere ayrıca teşekkür etmek istiyorum. Başkanlarımla birlikte bin tıra yakın yardım malzemesini bir telefonla gönderdiniz. Kayseri denince akla hayırseverlik geliyor. Allah hepinizden razı olsun” dedi.

Başkan Palancıoğlu, konuşmasının devamında önümüzdeki 5 yıl boyunca yapacakları çalışmaları ve projeleri de sanayicilerle paylaşarak konuşmasını tamamladı. – KAYSERİ

]]>
https://www.haber28.com.tr/baskan-buyuksimitci-orta-vadeli-programi-desteklediklerini-acikladi/feed/ 0
Bakan Kacır ETSO’da iş dünyası ile buluştu https://www.haber28.com.tr/bakan-kacir-etsoda-is-dunyasi-ile-bulustu/ https://www.haber28.com.tr/bakan-kacir-etsoda-is-dunyasi-ile-bulustu/#respond Fri, 31 May 2024 09:01:19 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=19438 Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, çeşitli programlara katılmak üzere geldiği Erzurum’da, Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası’nda (ETSO) düzenlenen toplantıda iş dünyası ile bir araya geldi.

Bakan Kacır’ı ETSO’da, Yönetim Kurulu Başkanı ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Yönetim Kurulu Üyesi Saim Özakalın, Meclis Başkanı Gökhan Yılmaz, Yönetim Kurulu ve Meclis üyeleri karşıladı. ETSO Meclis Salonu’nda düzenlenen toplantıya iştirak eden Bakan Kacır’a, Vali Mustafa Çiftci, Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, AK Parti İl Başkanı Av. İbrahim Küçükoğlu, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı bürokratları; KOSGEB Başkanı Ahmet Serdar İbrahimcioğlu, Sanayi Bölgeleri Genel Müdürü Abdurrahman Aydın, Kalkınma Ajansları Genel Müdürü Ahmet Şimşek eşlik etti. ETSO Meclis üyeleri ile TOBB İl Genç ve İl Kadın Girişimciler Kurullarının üyelerinin katıldığı toplantının açış konuşmasını Başkan Özakalın yaptı.

Özakalın, “İş Dünyası Olarak Sorumluluğumuzun Bilincindeyiz”

Bakan Kacır’ı ETSO’da ağırlamaktan memnuniyet duyduklarını ifade eden Başkan Özakalın, şehrin gelişmesi ve kalkınması için Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası olarak yaptıkları çalışmalardan söz etti. Özakalın şunları söyledi; “Oda olarak reel sektörün sahada yaşadığı sorunları tespit edip çözüm önerilerimizi rapor hainde ilgili tüm makamlara ulaştırıyoruz. Bizler, Sayın Cumhurbaşkanımızın da her zaman ifade ettiği gibi üretimin, sanayinin, ihracatın ve istihdamın ülkemizin geleceği için ne derece önemli olduğunun farkındayız. Yani iş dünyası ve iş dünyasının temsilcileri olarak sorumluluğumuzun bilincindeyiz. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımızın, sanayi ve teknolojiyi geliştirmek ve ülkemizin istikbali için attığı her adım iş dünyamızın geleceğine etki ediyor. Sağlanan destekler önemli ve hedefe ulaşmaya hizmet ediyor. Şunu da özellikle ifade etmekte büyük yarar görüyorum. Devletimizin bizim gibi gelişmekte ve kalkınmakta olan bölgeler için oluşturacağı en küçük bir çekim gücü buradaki sanayileşmeyi ve ekonomiyi daha farklı noktalara getireceği kanaatindeyiz. Bize buralarda arzu ettiğimiz ivmeyi kazandıracak adımların atıldığını görmek bizleri ziyadesiyle mutlu edecektir”

Sege Vurgusu, “Parametreler Güncelliğini Yitirdi”

Konuşmasında bölgelerin sosyoekonomik gelişmişlik sıralamalarının belirlendiğinin Sosyoekonomik Gelişmişlik Endeksi (SEGE) parametrelerinin güncellenmesi gerektiğini vurgulayan Başkan Özakalın şöyle konuştu; “Bu konuyla ilgili olarak Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nde gerek siz değerli Bakanımıza ve gerekse Sayın Cumhurbaşkanımıza bilgi vermiştik. Şu anda bununla ilgili bir çalışma olduğunu biliyoruz. İnşallah SEGE’nin güncelliğini yitirmiş parametrelerin yerine daha objektif verilerle bölgelerimizin gelişmişlikleri değerlendirilir ve şehrimiz bu sebeple yaşadığı dezavantajdan kurtulur. SEGE’nin güncellenmesiyle 6. Bölge Teşviklerinden direkt faydalanacağımıza inanıyoruz.”

“Erzurum’a Tarıma Dayalı İhtisas OSB Kurulsun”

Reel sektör olarak her zaman ülke ekonomisine, üretim ve ihracat yaparak, istihdam sağlayarak destek olmanın çabası içerisinde olduklarını kaydeden Başkan Özakalın, “Doğu Anadolu Bölgesi yaklaşık 7 buçuk milyon insanımızın yaşadığı bir bölge Biz de bu bölgelerde üretim yapmaya, sanayileşmeye çaba gösteriyoruz. Maalesef dünya olarak bir pandemi gerçeği yaşadık. Pandemiden sonra dünyanın şartları değişti, ekonomilerin yapısı değişti, tarımın ve sanayileşmenin önemi bir kez daha ortaya çıktı. Ayrıca sanayide sürdürülebilirliğin hayati önem taşıdığına şahit olduk.”

Erzurum’un tarım ve sanayide önemli bir potansiyele sahip olduğunun altını çizen Başkan Özakalın, hayvansal veya bitkisel üretim yapan işletmelerin ve bu işletmelerde üretilen ürünlerin işlenmesine yönelik sanayi tesislerinin yer alacağı Tarıma Dayalı İhtisas OSB’nin Erzurum’a kurulması konusunda destek beklediklerini söyledi.

“6. Bölge Teşvikleri ve 2. Osb’nin Genişletilmesi Erzurum’u Cazip Kılar”

Erzurum’un turizm destinasyonu ve çeşitliliği anlamında marka şehir olma yolunda ilerlediğini ifade eden Başkan Özakalın ancak şehrin sanayileşme konusunda henüz istenilen seviyeye ulaşamadığını dile getirdi. Özakalın konuşmasında şu ifadelere yer verdi; “Bu konuda beklediğimiz sıçramayı yapmak için öncelikli hedefimiz; Erzurum’un 6. Teşvik bölgesi kapsamına alınması… Valiliğimiz, Büyükşehir Belediyemiz ve siyasilerimizin de desteğiyle hep birlikte yeni bir organize sanayi bölgesi kuruyoruz. Erzurum Merkez II. Organize Sanayi Bölgemizde tahsise hazır 72 parsel yer alıyor. Bu sanayi parsellerinin 61’inin arsa tahsisi yapıldı. Altyapı hizmetleri tamamlanmakta olan bölgemizde 72 fabrikanın yapımı için çalışmalar başladı. İhracatçı ulusal firmalara ve birçok yerel firmaya arsa tahsisi yapıldı. Bölgemize şu anda 290’a yakın yatırım talebi bulunuyor. Oluşan yoğun talebin karşılanması için bölgemizin genişletilmesi gerekiyor. Bu kapsamda askeri alana tahsisli 1.5 milyon metrekarelik alanın daha bölgemize tahsis edilmesi ve bununla birlikte bölgemizin 6. Bölge teşviklerinden bölgesel teşvik kanunu kapsamında direkt faydalanması önem arz etmektedir. 3. Etap alanın genişletilmesi ve şehrimizde yeni OSB alanlarının oluşturulması anlamında Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımızın da desteklerini ve pozitif yaklaşımlarını bekliyoruz. Çünkü 6. Bölge teşvikleri ve 2. OSB’nin genişletilmesi Erzurum’u yatırımcılarımız için daha cazip kılacağı bir gerçektir.”

Teşviklerin Tek Merkezden Yapılması ve Finansa Erişim Kolaylığı

Şehrin ve bölgenin dinamiklerinin harekete geçmesi ve ekonomik anlamda arzu edilen seviyeye ulaşması için kapsamlı desteklere ihtiyaç duyulduğunu söyleyen Başkan Özakalın, “Bu sebeple 5084 sayılı kanundaki gibi teşviklerin tek elden ve eski/ yeni ayrımı gözetmeksizin yeniden uygulanması gerekiyor. Ayrıca, son dönemlerde genel olarak kamu desteklerinin azalması veya tamamen kesilmesi ile yatırımcıların ucuz kredi, hibe ve teşvik gibi desteklerden yoksun kalması ile finansa erişmesinde ciddi problemler yaşanmasına neden oluyor. Bu dönemde yatırımcıyı ve yatırımı destekleyici kuruluşlarımızın destek programlarını devreye alması ve yeni teşviklerin açıklaması büyük önem arz etmektedir” diye konuştu.

Bakan Kacır, “Türkiye’de 192 Olan OSB Sayısı 361’e Çıktı”

Toplantıda daha sonra Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır konuştu. Konuşmasına, “Havası sert, insanı mert Erzurum’da bulunmaktan mutluluk duyuyorum” diyen Bakan Kacır şunları söyledi; “İnşallah önümüzdeki dönemde Erzurum’da çok daha fazla çok daha güzel işlere imza atacağımıza inanıyorum. Geçtiğimiz 22 yıl ülkemizin Sayın Cumhurbaşkanlığımızın öncülüğünde adım adım bölgesel ve küresel üretim üssüne dönüştüğü bir dönem oldu. Türkiye’de Organize Sanayi Bölgelerinin sayısı 192’de 361’e yükseldi. OSB’lerde çalışan sayısı 415 Binden 2 milyon 600 bine çıktı. OSB’lerde 11 bin parselde üretim yapılırken bugün 58 bin parselde üretim yapılıyor. Bu muazzam gelişme aslında Anadolu’nun topyekün kalkınması demek… Bu kalkınma sürecinde Erzurum’un da önemli ölçüde payını aldı. Erzurum’da OSB’lerde çalışanların sayısı sadece 700 iken bugün 8 bin 115 kardeşimizin alın teri, akıl teri döktüğü OSB’lerden bahsediyoruz.”

“Genişleme İçin Gerekli Desteği Vereceğiz”

Bakan Kacır, Başkan Özakalın’ın 2. OSB 3. Etap alanın genişletilmesiyle ilgili talebine karşılık olarak da şunları söyledi; “Artık yatırımcılara tahsis edilecek alan kalmadığı için genişleme alanlarıyla yeni tahsisleri yapacağımız OSB’lerden bahsediyoruz. Bakanlık olarak bu sürece her zaman katkı vermeye gayret gösteriyoruz. Gerek 1. OSB’nin ve gerekse 2. OSB’nin kuruluş sürecinde ve altyapılarının geliştirilmeleri sürecinde verdiğimiz kredilerin toplam tutarı 890 milyon lirayı buluyor. İnşallah önümüzdeki dönemde hem merkez 1. OSB hem de 2. OSB’deki Güneş Enerji santrali için Dünya Bankası’ndan temin ettiğimiz kredi imkanlarını kullanacağız. Hem de yeni genişleme alanlarında da inşallah Bakanlık olarak üzerimize düşeni yapacağız. Her zaman ifade ediyoruz. Sanayinin gelişmesi kadar sanayinin katma değer üretmesi de son derece önemlidir. Bu anlayışla Türkiye’nin dört bir yanında teknoparklar, ARGE merkezleri, tasarım merkezleri kuruyoruz. Dünyanın en büyük teknoloji festivallerini yapıyoruz. Gençlerimizin teknoloji geliştirme süreçlerine dahil olmaları için gayret gösteriyoruz.”

Bakan Kacır ayrıca Bakanlığına bağlı kuruluşların yatırımcılara, ARGE, ÜRGE ve tasarım merkezlerine yönelik destekleriyle ilgili olarak da detaylı bilgiler verdi. Bakan Kacır, toplantının sonunda iş insanlarının sorularını cevaplandırdı. Toplantının ardından Başkan Özakalın Bakan Kacır’a, şehrin ve iş dünyasının farklı alanlarda yaşadığı sorunları ve çözüm önerilerini içeren ETSO’nun hazırladığı raporları sundu. Başkan Özakalın ziyaretin ve düzenlenen toplantının anısına da Bakan Kacır’a, Çifte Minareli Medrese figürünün işlendiği bir kristal plaket ile gümüş işlemeli Oltutaşı tespih ve ehramdan dokunmuş kravat ve atkı hediye etti. Toplantı çıkışı Bakan ve katılımcılar hatıra fotoğrafı çektirdi. – ERZURUM

]]>
https://www.haber28.com.tr/bakan-kacir-etsoda-is-dunyasi-ile-bulustu/feed/ 0
Bakan Kacır: Hürjet Kayseri’de üretilecek https://www.haber28.com.tr/bakan-kacir-hurjet-kayseride-uretilecek/ https://www.haber28.com.tr/bakan-kacir-hurjet-kayseride-uretilecek/#respond Mon, 20 May 2024 04:24:37 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=18737 Bakan Kacır: “Hürjet Kayseri’de üretilecek”

“100 yılın ardından TOMTAŞ Kayseri’de vücut buluyor”

KAYSERİ – Kayserili sanayici ve işadamlarıyla iftar programında bir araya gelen Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fatih Mehmet Kacır; “100 yılın ardından TOMTAŞ Kayseri’de vücut buluyor. İşte Türkiye’nin iftihar vesilelerinden Hürjet inşallah bu yıl sonundan itibaren Kayseri’de üretiliyor” dedi.

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Kayserili işadamları ve sanayicileriyle iftar programında bir araya geldi. Programda konuşan TOMTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Fahrettin Öztürk, Türkiye’nin ilk uçak fabrikasının 100 yıl sonra yeniden Kayseri’de faaliyete geçtiğini açılayarak; “Yaklaşık 1 yıl önce biliyorsunuz ki tarihte 1925 yılında cumhuriyetin ilk yıllarında havacılıkla ilgili çok önemli çalışmalar yapılmıştı. Kayseri’de ilk uçak fabrikamız TOMTAŞ 1925’te resmi işlemleri yapılıp 1926 yılında açılmıştı. Çok kısa bir süre sonra 1928 yılında bu fabrika kapatıldı. Bugün burada aslında Kayseri’nin içerisinde bir uhde kaldı. Bu havacılık serüveni hep konuşuldu, yazıldı. Ama burada çok değerli Kayserili işadamlarımız ve TUSAŞ’ın çok değerli yöneticileri bir araya gelerek kaldığımız yerden tekrar başlama kararı aldık. Gururla şunu söylemek istiyorum; Türkiye’nin 100 yıllık hayalini gerçekleştirdi ekibimiz. KAAN’ı, Hürjet’i başarılı bir şekilde üretmiş bir ekibin başı olmaktan da mutluluk duyuyorum. TOMTAŞ ne iş yapacak? Bunu herkes merak ediyor. İlk başlangıç noktamız uçak parçaları üreterek serüvenimize başlamış bulunuyoruz. Bu çok önemli bir başlangıç. Çünkü ilk uçakla ilgili çalışmalar üretimle başlıyor. Yani Türkiye Yüzyılında TOMTAŞ’ta uçak parçaları üretilerek çalışmalar başladı. Önümüzdeki süreçte inşallah montaj faaliyetlerimiz tesislerimizde yapılacak. Bu ülkemiz için çok önemli bir başlangıç. Türkiye’nin geleceği Ar-geden, teknolojiden geçiyor. Bu istikamette Kayseri sanayicilerimizin özverili katkılarından dolayı teşekkür ediyorum. Bu faaliyetin sadece Hürjet’le sınırlı kalmayacağını düşünüyorum. İnşallah gelecekte birçok platformun burada montajı yapılacak. Umut ediyorum ki bazı platformlar burada uçarak semalarımızda yer alacak” dedi.

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ise, TOMTAŞ’ın Kayseri’de vücut bulduğunu kaydederek Hürjet’in bu yıl sonundan itibaren Kayseri’de üretileceğini ifade etti. Bakan Kacır; “Kayseri gerçekten sıradan bir şehir değil. Kayseri sanayileşme kültüründe Anadolu’ya öncülük eden bir şehir. Kayseri’nin elde ettiği her başarı Anadolu’ya örnek oluyor. Bu açıdan son 22 yılda elde ettiğimiz kazanımları çok önemli görüyorum. Organize sanayi bölgelerimizi büyüttük. Sadece son pandemi döneminde bile 40 bin ilave istihdam oluşturduk. Yeni organize sanayi bölgeleri kuracağız, yeni endüstri merkezleri oluşturacağız ve Kayseri’yi hep birlikte Türkiye Yüzyılı’na daha güçlü şekilde hazırlayacağız. Kayseri, kanaatkar insanların şehri, inançlı, çalışkan insanların şehri. Biz sizin önünüzü açmaya, varsa önünüzde engelleri kaldırmaya gayret edeceğiz. İnşallah önümüzdeki dönemde sanayicilerimizin öncülüğünde Kayseri’nin yatırım ve istihdamla, icatla ve ihracatla büyümesine katkı sunuyor olacağız. İşte 100 yılın ardından TOMTAŞ Kayseri’de vücut buluyor. İşte Türkiye’nin iftihar vesilelerinden Hürjet inşallah bu yıl sonundan itibaren Kayseri’de üretiliyor. Kayseri’de 10 sanayici bir araya geliyor KİM’i kuruyor, yüksek katma değer üretiyor. Kayseri’nin heyecanını, inancını bizler asla yalnız bırakmayacağız. Allah’ın izniyle bu inanç, bu coşku Türk gençliğinde olduğu müddetçe bu milleti hiç kimse tutamaz. Tarihin en şerefli milleti olan Türk Milleti’nin yeryüzünde adaleti hakim kılacağı günler Allah’ın izniyle yakındır” diye konuştu.

]]>
https://www.haber28.com.tr/bakan-kacir-hurjet-kayseride-uretilecek/feed/ 0
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Kayserili sanayici ve işadamlarıyla bir araya geldi https://www.haber28.com.tr/sanayi-ve-teknoloji-bakani-mehmet-fatih-kacir-kayserili-sanayici-ve-isadamlariyla-bir-araya-geldi/ https://www.haber28.com.tr/sanayi-ve-teknoloji-bakani-mehmet-fatih-kacir-kayserili-sanayici-ve-isadamlariyla-bir-araya-geldi/#respond Mon, 20 May 2024 02:24:35 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=18717 Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Kayserili sanayici ve işadamlarıyla bir araya geldi. Bakan Kacır, “Bugün Türkiye savunma sanayinde dünyaya parmak ısırtan başarıları elde edebilmişse bu ilmek ilmek dokunan Ar-Ge ve inovasyon ekosisteminin yıllar içerisinde getirdiği neticedir diye düşünüyorum” dedi.

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Kayserili sanayici ve işadamlarıyla bir araya geldi. Toplantının açılış konuşmasını yapan Kayseri Sanayi Odası (KAYSO) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Büyüksimitci, Kayseri sanayisi hakkında bilgi vererek 2023 yılında 3 milyar 625 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdiklerini söyledi. Büyüksimitci, “Kayseri çevresinde yer alan 12 şehir için ticaret, lojistik ve sağlık merkezi konumunda olup, işletme sayısı bakımından yüzde 3’lük oranla İstanbul, Bursa, Ankara, İzmir ve Konya’nın ardından 6’ncı sırada yer almaktadır. Kayseri 5 üniversitesi, 5 organize sanayi bölgesi, 1 serbest bölgesi olan, hem üreten hem de ürettikleri ile Türkiye ekonomisine 6 milyar dolar dış ticaret hacmiyle ciddi katkılar sağlayan bir ilimizdir. Toplamda 51 milyon metrekare üretim alanına sahibiz. Proje aşamasında olan 2 OSB’miz daha var. Bunlarda tamamlanınca mevcut OSB’lerizle birlikte şehrimizde 7 adet OSB’miz olacak. Burada özellikle Erciyes OSB’mize ayrı bir parantez açmak istiyorum. 1.763 sanayicimizden 32 bin metrekare arsa talebi var. Buda sanayicilerimizin yatırım iştahının fazla olduğunu gösteriyor. İnşallah sizlerin de desteklerinizle birlikte Erciyes OSB’mizi bir an önce hayata geçirip, hem sanayicilerimizin yatırım talebini karşılamak, hem de ülke ekonomisine katkı sunmak istiyoruz. OSB’lerimizde faaliyet gösteren 2 binin üzerindeki işletmemizde 100 binden fazla istihdama sahibiz. 2023 yılında 3 milyar 625 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdik. Bin 700 ihracatçı firmamız var ve bunlardan 21’i TİM ilk 1000 ihracatçı firma arasında yer alıyor. Kayserili sanayicilerimiz bu güne kadar 190 farklı ülkeye ihracat gerçekleştirdi. Biz aynı zamanda ithal ettiğinin iki katını ihraç eden bir iliz. Bu anlamda cari açığa pozitif katkı sağlayan ender illerden birisiyiz. Elektrikli ev aletlerinde Türkiye’de 2. sırada, mobilya ve kablo ihracatında ise 3. sıradayız. Bunun yanı sıra Samsun Model Fabrika ve TİM’e bağlı İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçı Birliğinin model fabrikasının da kurulum görevini üstlenmiş durumdayız. Dolayısı ile Kayseri Model Fabrika olarak hem Kayserili sanayicilerimize hem de tüm Türkiye’ye hizmet sunmanın mutluluğunu yaşıyoruz” dedi.

Sanayici ve yatırımcıların her zaman yanlarında olmaya devam edeceklerini kaydeden Bakan Kacır ise, yatırımların devam edeceğini aktardı. Bakan Kacır, “İnşallah 7/24, 365 gün sanayicilerimizin, yatırımcımızın, girişimcimizin emrindeyiz. Neye ihtiyacınız varsa, elimizden gelenin daha fazlasını yapmak için gayret gösteririz. Cumhurbaşkanımız nezaretinde hükümet olarak sürdürdüğümüz kalkınma politikalarının merkezinde her daim özel sektörü görüyoruz. Özel sektörün önündeki engelleri kaldırabildiğimiz ölçüde başarılı olacağımıza inanıyoruz. Tüm çalışmalarımızda da sizlerin yatırımlarını hızlandırmaya gayret ediyoruz. Türkiye gerçekten cumhurbaşkanımızın liderliğinde son 22 yılda muazzam bir üretim atılımı gerçekleştirdi. Allah’a hamt olsun Türkiye’nin hangi şehrine gitsek organize sanayi bölgelerinde ya fabrikaların temellerini atıyor ya da toplu açılış düzenliyoruz. OSB’lerimizn sayısı 361’e yükseldi, OSB’lerimizde istihdam 415 binden 2 milyon 600 bine çıktı, OSB’lerimizde üretime geçen parsellerimizin sayısı 60 binlere erişti. Tabii bu muazzam atılımın öncü şehirlerimizden birisi de Kayseri oldu. Çünkü Kayseri’de halihazırdaki OSB’lerde 111 bin emekçimiz istihdam ediliyor. Bu aslında Kayseri’nin üretim hususunda taşıdığı potansiyeli çok açık gösteriyor diye düşünüyorum. Yeni OSB’leri inşallah Kayseri’ye kazandırmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Erciyes OSB’nin kuruluşunu geçtiğimiz yıl tamamlamış olduk, şimdi hızla altyapıyı tamamlayacağız. Onun peşinden iki yeni OSB’yi daha inşallah Kayseri’ye kazandırmak için gayretlerimizi sürdüreceğiz. 2024 yılında inşallah Mimarsinan OSB’de arıtma tesisi projesi ile ilgili yatırımlarımızı gerçekleştirmeyi amaçlıyoruz” ifadelerini kullandı.

“Bugün 101 Teknopark’ta 10 binden fazla teknoloji girişiminden bahsediyoruz”

Teknoparkların ve yürütülen Ar-Ge çalışmalarının öneminden bahseden Bakan Kacır, “Tabii KOBİ’lerimizin her daim yanında olacağız. KOSGEB AK Parti tarafından kurulmuş bir müessese değil belki, 1990 yılında kurulmuş. Ama 2002 öncesinde Kayseri’de KOSGEB desteklerinden yararlanan KOBİ’lerin sayısı sadece 226. Bizim iktidarlığımız döneminde ise bu sayı 4,5 milyara yakın destekle 32 bin 302 olarak gerçekleşti. Yani aslında KOSGEB’i KOSGEB yapan cumhurbaşkanımız ve AK Parti iktidarı oldu. 22 yıl önce Teknoparklarımızın sayısı sadece 2’ydi. 2 Teknopark’ta 56 firma faaliyet yürütüyordu. Bugün 101 Teknopark’ta 10 binden fazla teknoloji girişiminden, onların yürüttükleri Ar-ge ve inovasyon çalışmalarından bahsediyoruz. Bugün Türkiye savunma sanayinde dünyaya parmak ısırtan başarıları elde edebilmişse bu ilmek ilmek dokunan Ar-ge ve inovasyon ekosisteminin yıllar içerisinde getirdiği neticedir diye düşünüyorum. Elbette Kayseri de Ar-ge çalışmalarına önem verdi. Kayseri’nin 2 Teknopark’ı var. Ar-ge merkezlerinin sayılarını artırmalıyız. Bu sayıyı 3 yıl içerisinde en az iki misline çıkaracağız. Bunun için ne rehberlik yapmak gerekiyorsa biz hazırız” diye konuştu. – KAYSERİ

]]>
https://www.haber28.com.tr/sanayi-ve-teknoloji-bakani-mehmet-fatih-kacir-kayserili-sanayici-ve-isadamlariyla-bir-araya-geldi/feed/ 0
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Konya’da Çalışma Hayatı Buluşmaları Toplantısına Katıldı https://www.haber28.com.tr/calisma-ve-sosyal-guvenlik-bakani-vedat-isikhan-konyada-calisma-hayati-bulusmalari-toplantisina-katildi/ https://www.haber28.com.tr/calisma-ve-sosyal-guvenlik-bakani-vedat-isikhan-konyada-calisma-hayati-bulusmalari-toplantisina-katildi/#respond Sat, 18 May 2024 23:48:35 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=18592 Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Konya’da “Türkiye Yüzyılında Çalışma Hayatı Buluşmaları” toplantısına katıldı. Bakan Işıkhan, “Konya gibi önde gelen şehirlerimizde iş dünyamızla sürekli dirsek teması içerisinde olmayı çok önemsiyoruz. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde bu yüzyılı sizlerin de desteğiyle emeğin, üretimin, çalışmanın yüzyılı yapacağız” dedi.

Konya’ya gelen Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Konya Sanayi Odası’nda (KSO) düzenlenen “Türkiye Yüzyılında Çalışma Hayatı Buluşmaları” toplantısına katıldı. Burada konuşan Bakan Işıkhan, Konya’nın Türkiye’nin en büyük şehirlerinden biri olmasının yanı sıra, köklü tarihi ve dinamik ekonomisiyle de dikkat çektiğini söyledi. Bakan Işıkhan, Konya’nın tarım, sanayi, ticaret ve turizm gibi birçok sektörde ülke ve bölge için önemli bir yere sahip olduğunu belirterek, “Konya, coğrafi konumu ve ulaşım altyapısı sayesinde Türkiye’nin en önemli merkezilerinden biri haline gelmiştir. Bu doğrultuda bizler de Konya gibi önde gelen şehirlerimizde; iş dünyamızla sürekli dirsek teması içerisinde olmayı çok önemsiyoruz. Yürüdüğümüz her yolu, her daim sizlerle omuz omuza yürümeye gayret ediyoruz. Hamdolsun, attığımız her adımı vatandaşlarımızın rızasını alarak, milletimizle istişare içerisinde gerçekleştirerek bu sözümüzü de yerine getirdik. Getirmeye de devam ediyoruz. İllerimiz özelindeki çalışmalarımızın ve genel faaliyetlerimizin sahadan gelen geri dönüşlerini alıyor, ihtiyaç ve talepleri yerinde tespit ediyoruz. Her iş insanımızı; aynı zamanda yaşadığı şehrin ve ilçenin temsilcisi olarak da görüyorum. Bu sebeple görüşleriniz, geri bildirimleriniz, talepleriniz bizler için önemli. İş dünyasıyla buluşmalarımızın temel amacı da budur. Bu geri dönüşlerin bakanlık olarak hayata geçireceğimiz proje ve politikalarda önemli bir rol oynadığını özellikle ifade etmek isterim” dedi.

“Bu yüzyılı sizlerin de desteğiyle emeğin, üretimin, çalışmanın yüzyılı yapacağız”

Çalışma hayatı başta olmak üzere her alanda vatandaşlar ile birlikte olduklarını ifade eden Bakan Işıkhan, “Halkıyla iç içe olan, kronikleşmiş ne kadar sorun varsa bunları tek tek çözen bir yönetim anlayışıyla yürüyoruz. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde bu yüzyılı; sizlerin de desteğiyle emeğin, üretimin, çalışmanın yüzyılı yapacağız. Tabii ülkemizin gücü büyük ölçüde yerel yönetimlerimizin gücünden geliyor. Kalkınma yerelden başlar hakikatine istinaden yerelde ne kadar güçlü olursak genel icraatlarımızın da o derece güçlü olacağına inanıyoruz. Çünkü şunu hepimiz çok iyi biliyoruz ki; gelişim ve kalkınma yerelden başlar. Bu anlamda partimizin; halka hizmet vizyonu da yerel yönetim tecrübesine dayanmaktadır. Konya; her zaman milli iradenin, demokrasimizin, vatan millet mücadelemizin en sarsılmaz kalelerinden birisi olmuştur. Konya’da da yine yaparsa AK Parti yapar, bunu yediden yetmişe herkes biliyor, herkes bunun farkındadır. Aziz Konyalılar, aziz milletimiz de bu hakikati, bu güveni ortaya koymaktadır. Konya’nın çok dinamik ve vizyoner hedefleri olan, yaptığı hizmetlerle Konya’ya çağ atlatan bir başkanı var. Uğur İbrahim Altay başkanımız, Konya’yı sosyal politikalar başta olmak üzere bugün getirdiği nokta itibariyle örnek belediyecilik hizmetlerini başarıyla yürütüyor. Biz Uğur başkanımızla birlikte Konya’nın tercihini yine gerçek belediyecilikten yana kullanacağına inanıyoruz. 1 Nisan sabahından itibaren bu şehrin daha güzel günlere uyanacağı bir icraat döneminin, şimdiden hepimize hayırlı olmasını diliyorum” ifadelerini kullandı.

Toplantıda konuşan Konya Valisi Vahdettin Özkan ise, “İş hayatının, iş gücü piyasasının düzenlenmesiyle ilgili taleplerini yerinde analiz etmek üzere bütün bakanlığınız da burada. Şehrimiz adına çok teşekkür ediyorum” dedi.

AK Parti Konya Milletvekili Latif Selvi, Konya’nın üretimi ile şehir dokusu ve çalışma hayatı ile farklı bir şehir olduğunu, bu farklılığı daha önemli noktalara taşımak istediklerini söyledi.

Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay ise, “Bakanlığınız öncesinde ya da bakanlığınız döneminde hangi konu ile ilgili kapınızı çalsak çok yoğun bir gayretle şehrimize siz ve bakan yardımcılarınız çok yoğun ilgi gösteriyorlar. Ben tüm Konyalılar adına teşekkür ediyorum. Konya üreten bir şehir. Birçok sanayicimiz de aslında kendisi için üretmekten çok öte bir üretim anlayışıyla şehir için çalışma ve gayret içerisindeler” şeklinde konuştu.

Konya Sanayi Odası Başkanı Mustafa Büyükeğen de, konuşmasında Konya’nın sanayide gösterdiği başarıları anlatarak, çalışma hayatına verdikleri desteklerden dolayı Bakan Işıkhan’a teşekkür etti. Konya’nın güçlü bir sanayi şehri olduğunu söyleyen Başkan Büyükeğen, küresel ekonomideki tüm dalgalı seyre, savaşlara ve yüksek enflasyona rağmen şehrin yatırım iştahını koruduğunu belirtti. Konya sanayisinin en önemli sorunlarından birinin de insan kaynağı olduğunu, hatta işletmelerin personel bulamadığı için yatırımlarını ertelediğine dikkat çeken Başkan Büyükeğen, gençlerin mesleki eğitime daha fazla yönlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi. Büyükeğen, meslek lisesini bitiren gençlerin üretim hayatına kazandırılması için bazı teşviklerin verilmesi gerektiğine işaret ederek, “Meslek lisesi mezunlarının 6 aylık askerlik sürelerinin kısaltılması, bedelli askerlik ücretlerinin belirli oranlarda düşürülmesi, mevcut asgari ücret desteğinin yanı sıra, devlet destekli ilave bir teşvik mekanizmasının daha hayata geçirilmesi gibi uygulamaları tartışmalı, mümkünse hayata geçirmeliyiz” ifadelerini kullandı.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Prof. Dr. Vedat Işıkhan’ın katılımı ile gerçekleştirilen “Türkiye Yüzyılında Çalışma Hayatı Buluşmaları” programına Konya Valisi Vahdettin Özkan, Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Konya Sanayi Odası Başkanı Mustafa Büyükeğen, AK Parti Konya İl Başkanı Hasan Angı, AK Parti Konya milletvekilleri Selman Özboyacı ve Latif Selvi, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcıları Adnan Ertem, Ahmet Aydın, Faruk Özçelik ve Lütfihak Alpkan, Konya Sanayi Odası Meclis Başkanı Memiş Kütükcü ve çok sayıda sanayici katıldı. – KONYA

]]>
https://www.haber28.com.tr/calisma-ve-sosyal-guvenlik-bakani-vedat-isikhan-konyada-calisma-hayati-bulusmalari-toplantisina-katildi/feed/ 0
Sanayi ve Teknoloji Bakanı: Adana Türkiye’nin Üreten Gücüdür https://www.haber28.com.tr/sanayi-ve-teknoloji-bakani-adana-turkiyenin-ureten-gucudur/ https://www.haber28.com.tr/sanayi-ve-teknoloji-bakani-adana-turkiyenin-ureten-gucudur/#respond Tue, 14 May 2024 08:36:40 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=18067 Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Adana Organize Sanayi Bölgesi ziyaretinde, “Adana, Türkiye’nin üreten gücüdür” dedi.

Bakan Kacır ve Adana Valisi Yavuz Selim Köşger, AOSB’ye ziyaretinde, Yönetim Kurulu Başkanı Bekir Sütcü, Başkan Vekili Ömer Kaya, yönetim kurulu üyesi Yusuf Kara, denetim kurulu üyeleri Mustafa Fidan ve Ergin Turan ile Bölge Müdürü Ersin Akpınar tarafından konuk edildi.

Başkan Sütcü’den bölgenin gelişimi ve yeni yatırımlar konusunda bilgi alan Bakan Kacır, daha sonra AK Parti Adana Milletvekilleri Abdullah Doğru ve Faruk Aytek, oda başkanları, kamu kurumlarının temsilcileri ile sanayicilerin katılımıyla AOSB Seyhan Salonu’nda düzenlenen istişare toplantısına katıldı.

Bakan Kacır, buradaki konuşmasında, Adana’nın Türkiye’nin üreten gücü olduğunu, özellikle son 22 yılda Türk sanayisinde öncü rol üstlenmeye devam ettiğini, bu nedenle bu kentin gücüne güç katmak için desteklerinin süreceğini ifade etti.

Sanayi alanları master planı

Bakan Kacır, bakanlığının stratejik hedeflerinden söz ederek, bunların başında planlı sanayi alanlarını büyütmenin geldiğini söyledi. Kacır, “Hem yeni OSB’ler hem de sanayi bölgelerinin kuruluş sürecini hızlandıracak çalışmalar yapıyoruz. Bu kapsamda, Sanayi Alanları Master Planı hazırlıyoruz. Türkiye’de sanayinin yüzölçümündeki payını 0,36’dan yüzde 1’e çıkaracak ana planı inşallah tamamlayacağız. Çünkü bir an evvel sanayi alanlarında arzı artırmamız lazım. Arzı artırarak daha uygun fiyatlarla yatırım alanı tahsisi sağlayacağız. Böylece yatırım iştahını artırmak istiyoruz” dedi.

Bakanlığının stratejik bir diğer hedefinin ise yüksek teknoloji üretme kabiliyetini hayata geçirmek olduğunu belirten Bakan Kacır, “Türk sanayisinde beyaz eşyadan ticari araca ve güneş panellerine kadar Avrupa’da hatta dünyada bir numara olan sektörler var. Bunların sayısını ARGE ve inovasyon destekleriyle artıracağız” diye konuştu.

Rakamlarla adana destekleri

Bakan Kacır, Adana sanayisinde gelinen nokta ve yine Adana özelinde sağlanan devlet desteklerinde son 22 yılda yaşanan artışı rakamlarla ifade ederek, şöyle devam etti:

“ARGE ve teşviklerinden Adana etkin bir şekilde faydalandı. ARGE merkezi sayısı 12, tasarım merkezi sayısı 8 oldu. 144 firmamızın bulunduğu Teknoparkımız var. Teknopark firmalarına 700 milyon lira, ARGE merkezlerine 818 milyon lira, tasarım merkezlerine 126 milyon lira ARGE teşviği kullandırdık. KOSGEB 1990’da kuruldu ancak, 2002’ye kadar Adana’da KOSGEB desteklerinden yararlanan firma sayısı 100’ü bile bulmuyordu. Bu desteklerden sadece 73 KOBİ yararlanmış. Oysa bugün bu sayı 35 bin 773’e ulaştı. Bugünkü değerle 4 milyar 700 milyon lira KOBİ desteği sağlanmış. Yine Adana’nın ARGE ve inovasyon etkinliğini güçlendirmek adına bugüne kadar önemli rol üstlendi. Akademik ARGE destek programlarında 22 yılda 538 projeye 1 milyar 220 milyon lira, bin 75 bilim insanına 329 milyon lira, özel sektör ARGE desteklerinde 291 proje için 1 milyar 80 milyon lira kaynak aktarımı sağlanmıştır.”

Bakan Kacır, Adana’da, Kalkınma Ajansı’nın 645 projeye 2 milyar 390 milyon lira kaynak sağladığını, kadın ve genç girişimcilere yönelik sundukları desteklerle Adana’nın üretim gücünü tabana yayma anlamında önemli işlev üstlendiğini kaydetti.

2002 yılında kadar Adana’da patent başvurusunun sadece 23 olduğunu vurgulayan Bakan Kacır, “Bu sayı bin 52’ye yükseldi. Marka başvurusu 36 bin 500’e tasarım başvurusu 8 bin 700’e yükseldi. Adana’da sanayinin Adana ekonomisinden aldığı pay son 3 yılda yüzde 24’den yüzde 29’a yükseldi. Bu aslında pandeminin sanayiye getirdiği ivmenin göstergesi oldu” dedi.

İthalattaki gümrük duvarları

Yerli sanayiciyi her zaman koruma çabasında olduklarını belirten Bakan Kacır, “Çin’in dünya piyasalarını ucuz ürünlerle domino ettiğini görüyoruz. Bu nedenle yerli sanayicimizi korumak zorundayız. Bu talepleri haklı görmekle birlikte gümrük duvarlarına yaslanan tedbirlerin de kalıcı olmayacağını düşünüyoruz. Zira konfeksiyon gibi bazı sektörlerde ek gümrük vergilerinde yüzde 50’leri aştık, halen bu talep devam ediyor” dedi.

Bu durumun ARGE’den inovasyondan başka gerçek kalıcı çözüm olmadığını gösterdiğini anlatan Bakan Kacır, ” Bütün sektörlerde bu sürecin bu istikamette gideceğini öngörüyorum. Gümrük duvarları rahatlama getiriyor olsa da bunlar geçici. Bu nedenle ARGE meselesine daha fazla kafa yormak lazım” dedi. – ADANA

]]>
https://www.haber28.com.tr/sanayi-ve-teknoloji-bakani-adana-turkiyenin-ureten-gucudur/feed/ 0
Sanayicilerin temiz üretim ve atık su geri kazanımı faaliyetleri artıyor https://www.haber28.com.tr/sanayicilerin-temiz-uretim-ve-atik-su-geri-kazanimi-faaliyetleri-artiyor/ https://www.haber28.com.tr/sanayicilerin-temiz-uretim-ve-atik-su-geri-kazanimi-faaliyetleri-artiyor/#respond Tue, 14 May 2024 01:24:36 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=17979 Sanayicilerin ana gündem maddelerinden birini “temiz üretim ve ileri atık su geri kazanımı” oluştururken, daha az su tüketilmesini sağlayan yatırımlar da artıyor.

Sektör temsilcileri, 22 Mart Dünya Su Günü dolayısıyla AA muhabirine, sanayicilerin su tüketiminin azaltılması ve atık su geri kazanımı konularındaki faaliyetlerine ilişkin değerlendirmede bulundu.

İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, günden güne daha çok hissedilir hale gelen iklim değişikliğinin su kaynakları üzerinde yol açtığı olumsuzluklardan, bulunduğu konum itibarıyla Türkiye’nin de önemli ölçüde etkilendiğini söyledi.

Kısıtlı su kaynaklarının iklim etkisiyle azalması nedeniyle Türkiye’nin su stresi yaşayan ülkeler arasına girdiğini belirten Bahçıvan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Oysa ki su tüm canlıların ihtiyacı olduğu gibi tarım ve sanayi de suya bağımlı sektörlerden. Su ve atık su yönetimi işletmeleri, akademiyi, yerel yönetimleri ve hükümetleri ortak su sorununa kalıcı çözümler bulmak için bir araya gelmeye çağıran bir kaynak yönetimi ve yönetişim paradigması. Sanayicilik güven sağlama, iletişim kurma, her an öğrenme, şartlara hızlı uyum sağlama, yol boyunca yeni yatırımlarla kendini yenileme gerektiren bir yolculuk.”

Toplam su tüketiminin yüzde 11’i sanayide

Erdal Bahçıvan, halihazırda suyun yüzde 77 ile en çok tarımsal sulamada kullanıldığını, bu alanı yüzde 12 ile içme-kullanma ve yüzde 11 ile sanayinin izlediğini ifade etti.

Bahçıvan, endüstriyel amaçlı su kullanımının yüzde 22’sinin gıda sektöründe, yüzde 18’inin tekstilde, yüzde 16’sının kimyada gerçekleştiğini söyledi. Bahçıvan, “Bu 3 sektörde kullanılan su miktarı toplam endüstriyel amaçlı su kullanımının yüzde 50’sinden fazlasını oluşturuyor. Bu sektörleri yüzde 7 ile metal sanayi sektörü izliyor. Gıda, tekstil, kimya ve metal sanayi dışındaki diğer tüm sektörlerin su kullanımları toplamı, Türkiye genelinde endüstriyel amaçlı kullanılan su miktarının yüzde 37’sine tekabül ediyor.” dedi.

Su ve atık su yönetimine dair yol haritası açıklanacak

İSO Yönetim Kurulu Başkanı Bahçıvan, sanayi sektörünün, İstanbul’un 2023 yılı toplam atık suyu içindeki payının yüzde 1,6, kirlilik yükü içindeki payının ise yüzde 1,1 civarında olduğunu dile getirdi.

Bu verilerin, İstanbul’daki atık su ve kirlilik yükü açısından sanayicinin belirleyici olmadığını gösterdiğini belirten Bahçıvan, şu değerlendirmede bulundu:

“Sürdürülebilir üretim anlayışının bir yansıması olarak özellikle temiz üretim ve ileri atık su geri kazanımı konuları sanayicimizin gündeminde yer alıyor. Sanayimizin en büyük müşterisinin AB ülkeleri olmasının getirdiği uluslararası şartların da zorlamasıyla tekil endüstriler ve OSB’ler bünyesindeki tesislerin endüstriyel atık su arıtımı alanındaki seviyesi, mevcut haliyle büyük oranda Yeşil Mutabakat ve döngüsel ekonomi hedefleriyle de uyum halindedir.”

Bahçıvan, evsel, kentsel ve endüstriyel atık su arıtma tesisi çıkış sularının yeniden kullanımının çok önceden beri bilinen bir uygulama olduğunu ancak daha önce su stresi bu derece yaşanmadığı için yaygınlaşmadığını söyledi.

İSO olarak yürüttükleri “Türkiye ve İstanbul Özelinde Su-Atıksu Yönetimi ve Politikaları Projesi” kapsamında İTÜ akademisyenlerince hazırlanan “Sanayi Odaklı İklim Duyarlı Bütüncül Su-Atıksu Yönetimi Raporu”nu yakında kamuoyuyla paylaşacaklarını dile getiren Bahçıvan, raporda su ve atık su yönetimine dair kapsamlı bir yol haritasının yer alacağını ifade etti.

“Sürdürülebilirlikte öncü hareketler tekstil sektöründe”

İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği (İTHİB) Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Öksüz de tekstilin su tüketimi ve diğer çevresel etkileri nedeniyle tüm dünyada dikkatleri en çok çeken sektörlerden olduğunu dile getirdi.

Özellikle sürdürülebilirlik söz konusu olduğunda öncü hareketlerin tekstil sektöründen geldiğini belirten Öksüz, şöyle konuştu:

“BM verilerine göre, tekstil sektörü her yıl 215 trilyon litre su tüketiyor ve bu oran 86 milyon olimpik havuz büyüklüğüne karşılık geliyor. Aynı zamanda okyanuslarımızdaki mikroplastik kirliliğinin yüzde 9’undan da sorumlu. Moda endüstrisinin tamamı ise dünyada 2,5 trilyon doları aşan bir büyüklüğe sahip ve dünya çapında 75 milyondan fazla insanı istihdam ediyor. Bu kadar geniş sınırlara ulaşan bir sektör olarak, muazzam oranlara ulaşan bu tüketimi son yıllarda büyük bir sorumluluk çerçevesinde azaltabilmek için çalışmalarımızı hızlandırdık.”

Öksüz, Türkiye’nin tekstil ihracatında dünyanın önde gelen ülkelerden biri olarak stratejilerini bu yönde belirlediğini ifade etti.

Sektörü etkileyen en büyük su tüketiminin pamuk üretiminde olduğuna dikkati çeken Öksüz, bu kapsamda “iyi tarım uygulamaları doğrultusunda üretilen ve vahşi sulamanın yapılmadığı” ham maddelere yöneldiklerini söyledi.

Öksüz, “Sürdürülebilir Kalkınma Amaçlarına katkıda bulunarak, özellikle sorumlu tüketim ve üretim ilkesiyle değer zincirimizde döngüsel ekonominin unsurlarını iş planlarımıza daha çok katmaya çalışıyoruz. Yenilikçi yaklaşımlar sadece tasarımda değil, kullandığımız teknolojide de büyük önem arz ediyor. Bu anlamda sektörün suyu daha az tüketmeyi sağlayan makine yatırımları da hızla artıyor.” dedi.

Ahmet Öksüz, tekstil sektörünün geçen yılı 11,6 milyar dolarlık ihracatla tamamladığını belirterek, yılda 49 milyar dolarlık üretim yapıldığını bildirdi. En büyük ihracat pazarlarından olan AB ve ABD normlarına uygun üretim yapmaya özen gösterdiklerini dile getiren Öksüz, bu hedefin de sektörü sürdürülebilirlik ve yeşil dönüşüme yönlendirdiğini söyledi.

Öksüz, su kullanımının hassasiyetle ele aldıkları konulardan olduğunu vurgulayarak şunları kaydetti:

“Dünyada yaklaşık 2 milyar insan güvenli içme suyuna erişemiyor. Türkiye’de su tedarikinde en büyük pay gıda ürünlerinde. Gıda sektörünü ise tekstil sektörü izliyor. Bu veriler bizlere sorumluluğumuzun ne kadar yüksek olduğunu gösteriyor. İTHİB olarak sürdürülebilirlik çalışmalarımızın merkezine su verimliliğini aldık. Sektörümüzde farkındalığı artırmak adına gerçekleştirdiğimiz eğitim faaliyetlerimizin ilk gündem maddesi her zaman su oldu. Firmalarımızın ufak yatırım kararları sadece su verimliliği sağlamakla kalmıyor orta ve uzun vadede firmalarımızın da üretim maliyetlerini kısan etkenlerin başında yer alıyor.”

“Tarımda verimli su kullanımı öncelikli hedefler arasında yer almalı”

İstanbul Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Kazım Taycı da su kaynaklarının yönetiminde en önemli unsurun tarımsal sulama olduğunu söyledi.

Türkiye’de suyun 4’te 3’ünün tarımsal sulamada kullanıldığını dile getiren Taycı, “Bu nedenle sulama tesisleri inşa edilirken modern, tasarrufu en yüksek yağmurlama ve damlama sistemleri tercih edilmektedir. Böylelikle, yağmurlama sulamalarda yüzde 35, damla sulamalarda yüzde 65 oranında su tasarrufu sağlanmakta.” diye konuştu.

Tarımsal sulamada klasik sistemlerden modern ve sürdürülebilir sistemlere geçişin hızlandırılmasının tasarruf açısından çok önemli olduğunu vurgulayan Taycı, “Tarım en fazla su kullanan sektör. Bu nedenle tarımda etkin su kullanımını sağlayan araç ve tekniklerin kullanımı ülkemizin öncelikli hedefleri arasında yer almalı. Bu noktada sulama suyu kalitesinin izlenmesi ve değerlendirilmesi çok önemli.” dedi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/sanayicilerin-temiz-uretim-ve-atik-su-geri-kazanimi-faaliyetleri-artiyor/feed/ 0
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır: Türkiye Yüzyılı’nda birinci olan bir Türkiye var https://www.haber28.com.tr/sanayi-ve-teknoloji-bakani-mehmet-fatih-kacir-turkiye-yuzyilinda-birinci-olan-bir-turkiye-var/ https://www.haber28.com.tr/sanayi-ve-teknoloji-bakani-mehmet-fatih-kacir-turkiye-yuzyilinda-birinci-olan-bir-turkiye-var/#respond Sun, 12 May 2024 22:36:33 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=17810 Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, “Türkiye Yüzyılı’nda artık askeri insansız hava aracı üretiminde dünyada lider, ticari araç, güneş paneli, beyaz eşya, çimento, demir çelik üretiminde Avrupa’da birinci olan bir Türkiye var.” dedi.

Bakan Kacır, Çukurova Kalkınma Ajansı (ÇKA) işbirliğinde Adana Sanayi Odası Model Fabrika Merkezi’nde düzenlenen “Model Fabrika ve Kalkınma Merkezi Projeleri Açılış Töreni”nde, kente bugün yeni projeler ve eserler kazandırmanın mutluluğu içinde olduklarını söyledi.

Kültürüyle, tarımıyla, üretimiyle, zengin mutfağıyla Adana’nın kendileri için ayrı bir değere sahip olduğunu belirten Kacır, kentin kendileri açısından önemini anlattı.

Kacır, son 22 yılda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın güçlü iradesi ve liderliğinde, tüm alanlarda asırlık projeleri hayata geçirdiklerini ifade ederek, şöyle konuştu:

“Cumhuriyet’imizin ikinci asrında Türkiye Yüzyılı hedeflerimizi belirledik, 22 yıldır içeride ve dışarıda bize istikamet belirlemeye, hudut çizmeye kalkanlara karşı her zaman dik durduk, bileğimizi büktürmedik. Milletimize sevdamız, eser ve hizmet üretme noktasındaki kararlılığımız ilk günkü kadar taze. Gönlümüzde, yüreğimizde sadece millete hizmet aşkı var. Bu aşkla, Türkiye Yüzyılı’nda gece gündüz durmadan, duraksamadan, yorulmadan, bir an bile yılmadan çalışmaya devam ediyoruz. Türkiye Yüzyılı’nda artık askeri insansız hava aracı üretiminde dünyada lider, ticari araç, güneş paneli, beyaz eşya, çimento, demir çelik üretiminde Avrupa’da birinci olan bir Türkiye var. 22 yıl içinde organize sanayi bölgelerinin sayısını 192’den 361’e çıkaran, OSB’lerde üretimde olan sanayi alanlarının sayısını 11 binden 58 bine, istihdamı 415 binden 2,6 milyona yükselten bir Türkiye var.”

Üretimi, ekonomisi, sanayisi, teknolojik altyapısı her geçen gün gelişen, büyüyen bir Türkiye olduğunun altını çizen Kacır, 81 ili hiçbir ayrım yapmadan, baştan başa eser ve hizmet siyasetiyle buluşturduklarını, buluşturmaya da devam ettiklerini anlattı.

Adana’ya yapılan yatırımlar

Yurt sathına yaydıkları büyüme ve kalkınma hamlelerini hız kesmeden Adana’da da gerçekleştirdiklerini ifade eden Kacır, “Kadim diyar, bereketli toprakların şehri Adana’mızı, sanayisiyle, üretimiyle, nitelikli insan kaynağıyla desteklemeye devam ediyoruz. Son 22 yılda düzenlediğimiz 2 bin 470 yatırım teşvik belgesiyle şehrimizde 463 milyar liralık yatırımın ve 74 bin nitelikli istihdamın önünü açtık. Adana’da 35 bin KOBİ’ye 4,7 milyar lira destek sağlayarak büyüme ve kalkınma yolculuğunun başat aktörü KOBİ’lerimize can suyu olduk. Ülkemizde sanayinin öncü şehirlerinden Adana’ya 2 organize sanayi bölgesi, 3 endüstri bölgesi kazandırdık. Organize sanayi bölgelerimizde 30 bin ilave istihdam oluşturduk.” dedi.

Bakan Kacır, bir süredir faaliyetini sürdüren ve resmi açılışını bugün gerçekleştirdikleri Adana Sanayi Odası Model Fabrika ve Yenilik Merkezi’yle işletmeleri ve iş güçlerini, yenilikçi teknolojiler ve yalın üretim yöntemleriyle buluşturduklarını kaydetti.

Yaklaşık 65 milyon lira yatırımla kurulan tesiste, çalışanlara gerçek bir üretim ortamında yeni üretim tekniklerini deneyimleme, işletmelere de operasyonlarını mükemmelleştirme imkanı sunduklarını anlatan Kacır, “İşletmelerin su ve enerji verimliliklerini artırmak üzere danışmanlık hizmetleri veriyoruz. Teknolojik gelişmelere ayak uydurabilen, yenilikçi çözümler üretebilen ve dijital dönüşümü kendi lehine kullanabilen bir iş gücü ve işletme yapısı inşa ediyoruz.” diye konuştu.

Adana’da AR-GE odaklı projelere 1 milyar 700 milyon lira destek

Model fabrikalardan destek alan işletmelerin verimliliklerinde ve üretimlerinde gördükleri kayda değer artışların kendilerini memnun ettiğinin altını çizen Kacır, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“İnşallah model fabrikamızın örnek çalışmaları ve oluşan farkındalıkla bu altyapıdan yararlanan firmalarımızın sayısı günden güne daha da artacak. İşletmelerimiz daha rekabetçi ve daha verimli bir yapıya kavuşacak. Tabii arzumuz model fabrikamızdan daha fazla işletmemizin yararlanması ve model fabrika etrafında yeni iş fikirlerinin ve inovatif düşüncenin yeşerdiği bir ekosistemi de hep birlikte inşa etmek. Adana ve çevresinde son yıllarda Bakanlığımız destekleriyle önemli bir AR-GE ve inovasyon ekosistemi kurduk. Şehrimizdeki 1 teknopark, 12 AR-GE ve 8 tasarım merkezinde yürütülen AR-GE odaklı projelere bugüne dek 1 milyar 700 milyon lira destek sağladık. Önümüzdeki dönemde model fabrikamızın bu altyapıyla işbirliğini güçlendirecek adımların destekçisi olacağız. KOSGEB, Çukurova Kalkınma Ajansımızın model fabrikamızla daha yakın çalışmasını sağlayacağız. Model fabrikayı işletmelerimizin yalın üretim ve dijital dönüşüm yolculuğuna rehberlik edecek bir cazibe merkezi haline getireceğiz.”

Kacır, bugün aynı zamanda Çukurova Kalkınma Ajansı eliyle Adana’ya kazandırdıkları bilim ve teknolojiden AR-GE’ye, altyapı geliştirmeden kültür turizme, gastronomiden kadın istihdamına geniş yelpazede 22 önemli projenin de açılışını gerçekleştireceklerini bildirdi.

Ülkenin stratejik boru hatlarının kesişim noktasında yer alan Adana’da, Kimyasal Madde Üretim Teknolojileri Merkezi kurduklarını belirten Kacır, bu merkezde mevcutta ithal ettikleri kimya ürünlerinin ülkede üretimi için AR-GE çalışmaları yürüttüklerini kaydetti.

Kacır, gelecek dönemde Ceyhan Petrokimya Endüstri Bölgesi başta olmak üzere Adana’ya kazandıracakları yeni yatırımlarla hem ülkenin cari açığını azaltacak hem de Adana’yı Türkiye’de kimya sektörünün başkenti haline getireceklerini, kurdukları bu altyapının üniversite sanayi işbirliğini güçlendirerek yeni yatırımlar için çarpan etkisi oluşturacağını anlattı.

Bakan Kacır, Tepebağ Sokakları Hayata Dönüyor projesiyle, Adana Yöresel Ürünler ve Mutfak Sanatları Merkezi ve Yenilikçi Gıda Tedarik Uygulamalarında Kadın İstihdamının Artırılması Projesi ile ilgili de bilgiler verdi.

“Gerçek belediyeciliğe olan hasreti dindirelim”

Adana’ya gerçek belediyeciliğin, eser ve hizmetlerini kazandırmak için sabırsızlandıklarını kaydeden Kacır, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Gelin 31 Mart’ta Adana’da gerçek belediyeciliğe olan hasreti dindirelim. Adana gerçek belediyecilikle, projelerle, eserlerle buluşsun, Türkiye Yüzyılı’nda yoluna güçlü adımlarla devam etsin, Adana’nın yıldızı daha da parlasın. Biz, tarımın, bereketin, yüreklerimizi ısıtan güneşin şehri Adana’yı gönülden seviyoruz, bu şehrin yiğitliğini, cesaretini, bu kadim şehrin söz konusu millet ve memleket olunca hep en ön safta olan vatanperver insanlarını seviyoruz. İnanıyoruz ki inşallah Adana 31 Mart’ta tercihini, yüreği sadece vatana ve millete hizmet aşkıyla yananlardan yana kullanacak, emanet ehil olana teslim edilecektir.”

Vali Yavuz Selim Köşger de Adana’nın stratejik konumu, gelişmiş sanayi ve ticaret altyapısıyla üretim kapasitesinin, uluslararası pazarlarda rekabet edebilirlik açısından önemli avantajlar sağladığını anlattı.

Programda ÇKA Genel Sekreteri Ahmet Rifat Duran ve Adana Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Kıvanç da konuşma yaptı.

Konuşmaların ardından Bakan Kacır, Kıvanç ve Adana Kadın Kooperatifleri Birliği Başkanı Zeynep Kırılmış’ın sunduğu hediyeyi kabul etti, beraberindekilerle açılış kurdelesini kesti.

]]>
https://www.haber28.com.tr/sanayi-ve-teknoloji-bakani-mehmet-fatih-kacir-turkiye-yuzyilinda-birinci-olan-bir-turkiye-var/feed/ 0
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Mersin’de yeni projelerin açılışını yaptı https://www.haber28.com.tr/sanayi-ve-teknoloji-bakani-mehmet-fatih-kacir-mersinde-yeni-projelerin-acilisini-yapti/ https://www.haber28.com.tr/sanayi-ve-teknoloji-bakani-mehmet-fatih-kacir-mersinde-yeni-projelerin-acilisini-yapti/#respond Sun, 12 May 2024 05:48:11 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=17747 Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, “Bütün dünya krizlerin pençesinde kıvranırken, küresel siyasi ve ekonomik dengeler her geçen gün değişirken, ülkemizde hayalden gerçeğe dönüşen sayısız projeye, sayısız esere hep birlikte imza attık. Sanayiden enerjiye, ulaştırmadan eğitime, sağlıktan çevre ve şehirciliğe kadar her alanda 81 şehrimizi yatırımlarla ilmek ilmek dokuduk.” dedi.

Kacır, Mersin Üniversitesi Gençlik Bilim Sanat Uygulama ve Araştırma Merkezi’nde düzenlenen Çukurova Kalkınma Ajansı (ÇKA) projeleri açılış törenine katıldı.

Burada konuşan Kacır, eşsiz tarihi, göz kamaştıran doğal güzellikleriyle Akdeniz’in incisi, ülkenin önemli liman kenti Mersin’e yeni projeler kazandırmanın mutluluğunu yaşadıklarını söyledi.

Mersin’in sanayisi, ticaret, kültür ve turizmiyle kendileri için ayrı bir öneme sahip olduğunu ifade eden Kacır, bugün kente değer katacak 19 projeyi Çukurova Kalkınma Ajansı eliyle hayata geçirdiklerini bildirdi.

Kacır, Türkiye’yi muasır medeniyetler seviyesinin de üzerine taşımak için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kararlılığı ve güçlü liderliğiyle ülkeyi demokrasi ve kalkınma atılımlarıyla buluşturmaya devam ettiklerini vurgulayarak, şöyle konuştu:

“Bütün dünya krizlerin pençesinde kıvranırken, küresel siyasi ve ekonomik dengeler her geçen gün değişirken, ülkemizde hayalden gerçeğe dönüşen sayısız projeye, sayısız esere hep birlikte imza attık. Sanayiden enerjiye, ulaştırmadan eğitime, sağlıktan çevre ve şehirciliğe kadar her alanda 81 şehrimizi yatırımlarla ilmek ilmek dokuduk. Tam bağımsız ve müreffeh Türkiye hedefimiz doğrultusunda eser ve hizmet siyasetinden ödün vermedik. 22 yıldır, durmadan, yorulmadan tüm kadrolarımızla önümüze vizyoner yeni hedefler, projeler ve programlar koymaya devam ettik. Kazanımlarımızı Cumhuriyetimizin ikinci asrında Türkiye Yüzyılı ile daha ileriye taşıyoruz. Tüm illerimizin mevcut kapasitesini, potansiyelini, o şehrin kendi kimliğiyle birlikte değerlendiriyor, harekete geçiriyoruz.”

Kacır, Bakanlık olarak Mersin’i sanayisiyle, üretimiyle, istihdamıyla, sağladıkları yatırım teşvikleriyle desteklemeye devam ettiklerini dile getirdi.

Son 22 yılda Mersin’de 28 bin işletmeye 3,7 milyar lira ile KOSGEB katkısı

Ülke ekonomisinin lokomotif şehirlerinden Mersin’i yatırım teşvikleriyle geliştirmeye devam etiklerini anlatan Kacır, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Son 22 yılda şehrimizde yeni ya da ilave yatırımlar için 2 bin 483 yatırım teşvik belgesi düzenledik. 371 milyar lira tutarında sabit yatırımın ve 51 bin 300 nitelikli istihdamın önünü açtık. Şehrimizde sanayinin çarklarının daha hızlı dönmesi adına 5 yeni organize sanayi bölgesi ve 2 endüstri bölgesi kurduk. 24 bin 500 ilave istihdam oluşturduk. Şehirlerimizin kalkınmasının, sürdürülebilir büyümesinin teminatı olarak gördüğümüz KOBİ’lerin yanında olmaya devam ettik. Mersin’imizde 2002’ye kadar parmakla sayılabilecek kadar az sayıda KOBİ’miz KOSGEB desteklerinden yararlanmışken son 22 yılda Mersin’de 28 bin işletmeye 3,7 milyar lira ile KOSGEB katkısı verdik.”

Kacır, katma değerli üretim ve teknoloji geliştirme altyapısını güçlendirmek adına Mersin’e 2 teknopark, 11 AR-GE merkezi ve 1 tasarım merkezi kazandırdıklarını, firmaların AR-GE ve teknoloji odaklı projelerine 2,8 milyar lira destek sağladıklarını dile getirdi.

Bilimsel araştırma ve AR-GE kapasitesini güçlendirmek üzere TÜBİTAK burs ve destek programları kapsamında 444 projeye ve 823 bilim insanına 1,3 milyar lira kaynak sağladıklarını belirten Kacır, “Türkiye’nin teknoloji üssü olma yolundaki yürüyüşünde Mersinli gençlerimizin de yer alması adına Mersin’de 2 Deneyap Teknoloji Atölyesi kurduk. Gençlerimize, robotik kodlamadan, tasarım ve programlamaya, nesnelerin internetinden havacılık ve uzay teknolojilerine pek çok yenilikçi teknoloji alanında 3 yıllık ücretsiz eğitim imkanı sunuyoruz. Mersin’in yerel değerlerini, lezzetlerini coğrafi işaretle tescilledik, 22 yöresel ürünümüzü koruma altına aldık.” diye konuştu.

Bakan Kacır, kalkınma ajansları programları vasıtasıyla, kamu kurumlarının, üniversitelerin, özel sektörün ve sivil toplum kuruluşlarının toplam 532 yerel kalkınma projesine 2,1 milyar lira destek sağlandığı bilgisini verdi.

“Mersin’i plan ve projelerimizle geliştirmeye devam edeceğiz”

Projelerin bazılarıyla ilgili bilgi veren Bakan Kacır, şunları kaydetti:

“Gilindire ve Silifke Astım mağaralarının doğal ve arkeolojik değerlerini koruyarak yeniden düzenliyoruz. Bu doğa harikası mağaralarımızı şehrimizin önemli turizm bölgeleri haline getiriyoruz. Mut Organize Sanayi Bölgesinin altyapısını gerçekleştirerek ilçemizde daha çok yatırım ve daha fazla istihdamın önünü açıyoruz. Erdemli’de ‘Ekolojik Kamping’ modelini hayata geçirerek, bölgede ekstrem sporlar ve macera turizminin geliştirilmesine katkı sağlayan bir turizm altyapısı kurmuş olduk. ‘Üretimde Birlikteyiz Kadın Girişimi’ projesiyle Anamur’da yöreye özgü tarımsal ürünlerin işlendiği, kurutulduğu, paketlendiği ve aromatik yağların çıkarıldığı bir tesis kurduk. Kadınlarımızın iş gücüne daha yoğun katılmasını mümkün kıldık. Akdeniz’in göz bebeği Mersin’imiz her şeyin en iyisini hak ediyor. Daha güzel, daha müreffeh, daha yaşanılır bir Mersin hedefi doğrultusunda, Mersin’i plan ve projelerimizle geliştirmeye devam edeceğiz.

Mersin’de Türkiye Yüzyılı bayrağını en yukarılara hep birlikte çıkaracaklarının altını çizen Kacır, sözlerini, “İnanıyoruz ki 31 Mart’ta da Mersinli kardeşlerimiz mührü büyük ve güçlü Türkiye’ye vuracak. Mersin kazanacak, Türkiye kazanacak.” diye tamamladı.

Mersin Valisi Ali Hamza Pehlivan da kalkınma ajanlarının bölgesel farklılıkları ortadan kaldırmak, illerdeki potansiyelleri ön plana çıkarmak ve o potansiyeller doğrultusunda projeler üretmek, geliştirmek ve uygulamak üzere kurulduğunu anlattı.

Kentin dahil olduğu Çukurova Kalkınma Ajansı bünyesinde Adana’nın da yer aldığını anımsatan Pehlivan, kaynakları iki il arasında etkin ve verimli bir şekilde paylaşma ve bu doğrultuda da projeler geliştirme üzere yola çıkan ajansın kentte 19 projeyi tamamladığını aktardı.

Pehlivan, projelerin Mersin’e hayırlı olmasını diledi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/sanayi-ve-teknoloji-bakani-mehmet-fatih-kacir-mersinde-yeni-projelerin-acilisini-yapti/feed/ 0
Erzurum’un ekonomisi ve genel meseleleri TRT World’e anlatıldı https://www.haber28.com.tr/erzurumun-ekonomisi-ve-genel-meseleleri-trt-worlde-anlatildi/ https://www.haber28.com.tr/erzurumun-ekonomisi-ve-genel-meseleleri-trt-worlde-anlatildi/#respond Thu, 09 May 2024 03:12:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=17322 Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası (ETSO) Yönetim Kurulu Başkanı ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Yönetim Kurulu Üyesi Saim Özakalın, TRT’nin İngilizce yayın kanalı TRT World’e verdiği röportajda, Erzurum’un ekonomisi ve şehrin genel meseleleriyle ilgili değerlendirmelerde bulundu.

Dünyanın birçok ülkesinden izlenebilen TRT World’ün Saha Prodüktörü Zeynep Karamustafa ve muhabir Ubeyde Hitto’yu ETSO’da konuk eden Başkan Özakalın, yapılan röportajda Erzurum’un sosyoekonomik hayatıyla ilgili soruları cevaplandırdı. Konuşmasında, Erzurum’un tarih boyunca bölgenin ticaret merkezi olduğunu ifade eden Özakalın, şehrin sahip olduğu tarihi ve kültürel değerleriyle de her zaman cazibe merkezi olma özelliğini koruduğunu söyledi.

Erzurum’un tarım ve hayvancılıkta ciddi bir potansiyeli bulunduğunu dile getiren Özakalın, Türkiye’nin meralarının yüzde 13’üne sahip şehrin, büyükbaş hayvan varlığında da ikinci sırada yer almasının dikkate değer olduğunun altını çizdi. Bu sebeple tarım ve hayvancılığın Erzurum’un ekonomisinde önemli bir yeri olduğunu vurgulayan Başkan Özakalın, “Şehrimizin ekonomisini konuşurken, turizm sektöründen de söz etmek gerekiyor. 2011 yılında düzenlenen 25. Üniversiteler Arası Kış Oyunları’yla şehrimizde farklı bir boyut kazanan kış sporları ve kış turizmi etkinlikleri, özellikle uluslararası anlamda şehrimizin bilinirliğini daha da artırdı. Tabi Erzurum’un turizmini sadece kış turizmiyle değerlendirmemek gerek Birçok medeniyete ev sahipliği yapmış ilimiz aynı zamanda bünyesinde barındırdığı tarihi ve kültürel değerleri ve doğal yapısı ile inanç ve doğa turizmi anlamında da çok büyük bir potansiyele sahiptir” diye konuştu.

Başkan Özakalın’dan sanayileşme vurgusu

Röportajda, şehrin ekonomisine katkı sunan sektörlerin arasında, eğitim ve sağlık sektörlerinin de sayılacağını kaydeden Başkan Özakalın, ancak Erzurum’un arzu edilen ekonomik sıçramayı yapabilmesi için üretim ve istihdamı artıracak, sanayileşmeyi hızlandıracak çalışmaların hayati önem taşıdığını söyledi.

Erzurum’un sanayileşmesi adına yoğun bir çalışmanın içerisinde olduklarını belirten Başkan Özakalın şunları söyledi; “Hali hazırda 1. Organize Sanayi Bölgemizdeki firmalarımızın şehrimizin ekonomisine katkısı devam ediyor. Buna ilaveten, Valiliğimiz ve Büyükşehir Belediyemizle birlikte bizim de yönetiminde yer aldığımız 2. Organize Sanayi Bölgemizi kurma çalışmalarımız aralıksız sürüyor. Bu konuda ciddi mesafeler kat ettik. İlimizdeki organize sanayi bölgelerinin 6. Bölge teşviklerinden yararlanıyor olması, buraları daha cazip kılıyor. Erzurum’a yatırım yapmak isteyen yerel ve ulusal firmalarımızın 2. OSB’ye yoğun ilgisi söz konusu. Şu ana kadar 270’ten fazla yatırımcımız arsa tahsisi talebinde bulundu. 2.OSB 3. Etap alanımızın büyütülmesi için çalışmalar yapıyoruz. Çok yakın zamanda ilgili mercilerle, Bakanlıklarla görüşüldü. Bu arazinin büyümesi ve hatta 3. bir OSB’nin kurulması söz konusu İnşallah bu çalışmaların göçü önleyeceği, üretim ve istihdamı artıracağı ve ekonomimizi güçlendireceği kanaatindeyiz. Sayın Cumhurbaşkanımızın da son dönemde sıklıkla ifade ettiği gibi hedefimiz; üretim, ihracat ve istihdamı artırmaktır. Bunların hepsi üretimle olacak. Üretim demek; o bölgedeki halkı orada tutmak, o bölgedeki sosyal yapıyı konforlu hale getirmek demektir. İnşallah bizler de Valiliğimiz, Büyükşehir Belediyemiz ve ilimizin siyasi temsilcileriyle uyum içerisinde şehrimize katma değer sağlayacak güzel işler yapacağımıza inanıyoruz.”

Özakalın, 2.OSB 3. Etap alanın genişletilmesiyle ilgili olarak, talep edilen alanı uhdesinde bulunduran Milli Savunma Bakanlığı ile seçimden sonra bir protokol imzalanmasının söz konusu olduğunu ifade ederek, “Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatları doğrultusunda bu protokolü imzalar ve tahsis edilecek alanı istediğimiz seviyede şekillendirirsek, Erzurum sanayileşme açısından önemli bir ivme kazanacaktır” dedi.

Başkan Özakalın röportajda ayrıca, Erzurum’un coğrafi konumu itibariyle ulusal ve uluslararası taşımacılık anlamında bir kavşak noktasında olduğunu hatırlatarak, devam eden ulaşım projelerinin tamamlanması ve özellikle hızlı tren projesinin hayata geçirilmesiyle şehrin cazibesinin de kat kat artacağını sözlerine ekledi. – ERZURUM

]]>
https://www.haber28.com.tr/erzurumun-ekonomisi-ve-genel-meseleleri-trt-worlde-anlatildi/feed/ 0
Denizli İş Dünyası İstişare Toplantısında Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile Buluştu https://www.haber28.com.tr/denizli-is-dunyasi-istisare-toplantisinda-hazine-ve-maliye-bakani-mehmet-simsek-ile-bulustu/ https://www.haber28.com.tr/denizli-is-dunyasi-istisare-toplantisinda-hazine-ve-maliye-bakani-mehmet-simsek-ile-bulustu/#respond Wed, 08 May 2024 23:48:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=17288 Denizli Ticaret Odası (DTO), Denizli Sanayi Odası (DSO), Denizli Ticaret Borsası (DTB) ile Denizli İhracatçılar Birliği’nin (DENİB) başı çektiği Denizli iş dünyası ile sivil toplum kuruluşlarını aynı çatı altında buluşturan Denizli İş Adamları, Tüccarlar ve Sanayiciler Platformu’nun organizasyonuyla gerçekleştirilen Nihat Zeybekci Kongre ve Kültür Merkezi’ndeki Denizli İş Dünyası ile İstişare Toplantısında, Denizlililer 3 saate yaklaşan geniş katılımlı toplantıda, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’e merak ettiklerini sorma ve düşüncelerini iletme imkanı yakaladı.

Toplantının başında, Denizli iş dünyası ve kentteki sivil toplum kuruluşlarını temsil eden Denizli Platformu adına DTO Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Uğur Erdoğan, kısa bir hoş geldiniz konuşması yaptı. Başkan Erdoğan, Çanakkale Deniz Zaferi’nin 109’uncu yıl dönümünü kutlayarak ve başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, vatanın bölünmez bütünlüğü, Türk Milleti’nin huzuruyla güvenliği için hayatlarını feda etmekten çekinmeyen şehitleri anarak başladığı konuşmasını Denizli iş dünyasının beklentilerini aktararak sürdürdü. Erdoğan, “Denizli ekonomisi, tüm sektörlerin aktif ve geliştiği bir yapıdır. İhracata dayalı tekstil ve ham maddeleri, hazır giyim ve konfeksiyon, demir ve çelik, maden ve mermer, makina ve gıda ile cam sanayi, en önemli gelir kaynaklarımızdır. Aynı zamanda ülkemizde ziyaretçi sayısıyla ilk 5’te yer alan turizm sektörü, ülkenin gıda bazlı bazı ihtiyaçlarının neredeyse tamamını karşılayan tarım ve hayvancılık sektörü ve önemli bir iş hacmine ulaşan ticaretimizle, Türkiye’nin önde gelen üretken şehirlerindeniz. Yıllık 4 milyar 200 milyon dolar civarındaki ihracatımızın üçte birini, tekstil ve hammaddeleri ile hazır giyim ve konfeksiyon oluşturmaktadır. Ülkemizin, dokuzuncu ihracatçı şehriyiz. 180 ülkeye ihracat yapmaktayız” dedi.

Tekstil Sektörü ile İhracatçıya Destek Olunmasını İstedi

Başta tekstil, hazır giyim ve konfeksiyon sektörü olmak üzere ihracatçıların uluslararası pazardaki rakipleriyle rekabet edebilmesi için bazı beklentileri olduğunu dile getiren Başkan Erdoğan, “İşimizi, sektörlerimizi ve firmalarımızı büyütmek için yurt dışındaki uluslararası fuarlara giderek ikili iş görüşmeleri yapıyoruz. Ancak ihracatta lokomotifimiz olan tekstil, hazır giyim ve konfeksiyon gibi sektörlerimiz, bir süredir fiyat tutturma noktasında büyük sıkıntı yaşamaktadırlar. Rakiplerimizle yüzde 40-45’e ulaşan fiyat farkları ortaya çıkmıştır. Bu çerçevedeki sıkıntılarımızın daha büyük kayıplara yol açmaması için, geçici de olsa sektör bazlı desteklerin hızla devreye sokulmasını arzu etmekteyiz. Döviz kurundaki artış, TÜİK’in açıkladığı yıllık Üretici Fiyat Endeksi’ndeki artışın altında kalmamalıdır. 2003-2013 yılları arasındaki dönemde, kurdaki yıllık artış yüzde 3,5 iken ÜFE’deki artış yüzde 6,5 idi. Bu durum, iş dünyasında bir şekilde telafi edilebiliyordu. Ancak şimdi makas çok açıldı. 2022’de ÜFE’deki artış yüzde 98; ücretteki artış %94 olurken dolardaki artış ise yüzde 35’te kaldı. 2023’te ÜFE’deki artış yüzde 81, ücretteki artış yüzde 107 olurken dolardaki artış ise yüzde 60’a kadar çıkabildi. Bu durum, ihracatçımızın uluslararası pazarlardaki rekabet avantajını elinden alıyor. Finansman maliyetinin yüksekliği ile kredilere erişilmesinde de sorunlar yaşanmaktadır. Tüketici finansmanının sınırlandırılmasını bu süreçte anlayabiliyoruz ancak üretici finansmanındaki %2’lik büyüme sınırı, sanayicimizi zora sokuyor. Bunun yanı sıra gıda sanayinde kullanılan doğal gaz tüketimi yıllık 300 bin metreküpün üstüne çıktığında fiyatı ikiye katlanıyor. Bu uygulamanın da yeniden gözden geçirilmesi gerektiğine inanıyoruz” diye konuştu.

Denizli’nin Merkezi Yönetimden Öncelikli Beklentilerini Aktardı

Denizli Ticaret Odası Başkanı Uğur Erdoğan, şehirlerinin ve sektörlerinin gelişmesi için önemli ve gerekli gördükleri toplumsal beklentiler olarak nitelendirdiği bazı yatırımların önünün açılması gerektiğinin de altını çizdi. Başkan Erdoğan, “Az önce sizlere dile getirdiklerimizin ötesinde, kamu arazilerinin tahsisinde üretim, istihdam, ihracat amaçlı yatırımlara yönelik taleplere öncelik verilmesini öneriyoruz. Orman vasfını yitirmiş araziler, sanayi alanı olarak değerlendirilebilir; üretime kazandırılabilir. Biz de bu ve benzeri uygulamalar sayesinde ortaya çıkacak alanlarda sektörlerimizin kümelenmesini kolaylaştıracak yeni küçük, karma ya da ihtisas sanayi siteleri kurmak istiyoruz. Sayın Bakanım, bugün yüzlerce iş insanımızla sizleri buluşturduğumuz bu salonda yaptığımız toplantılarımız, hep bereketli oldu. 2020 yılının mart ayında gerçekleştirdiğimiz toplantımızdaki talebimiz üzerine, dönemin Hazine ve Maliye Bakanı Sayın Berat Albayrak’tan Denizli-Aydın Otobanımızın ödeneğini imzaladığına dair müjdeyi yine bu binada almıştık. 140 kilometrelik Aydın-Denizli Otoyolu’nun 80 kilometrelik Kuyucak-Denizli Kocabaş arasındaki bölümü trafiğe açıldı. Sayın Cumhurbaşkanımızdan, bu yıl geriye kalan kısmının da tamamlanacağının müjdesini aldık; kendilerine teşekkür ediyoruz” dedi.

“Denizli iş dünyası, yüksek enflasyon ve faizle mücadelede devletinin yanındadır”

Enflasyonist baskıyla mücadele kapsamında yürütülen çalışmaları yakından takip ettiklerini ve destelediklerini vurgulayan Başkan Erdoğan, Denizli iş dünyasının yüksek enflasyon ve faizle mücadelede devletinin yanında olduğuna da dikkat çekti. Erdoğan, “Sayın Bakanım; enflasyonla mücadelenizi destekliyoruz ve yanınızdayız. Ülkemiz ekonomisinin içinden geçmekte olduğu bu dönemde üstlenmiş olduğunuz görevde, başarılı olacağınızdan eminiz. Hem sizin şahsi birikiminiz hem de ülkemiz ekonomisinin temellerinin sağlamlığı, bize bu güveni veriyor. Ülkemizin içinde bulunduğu durumda her kesime fedakarlık düştüğünün de farkındayız. Ancak yüksek enflasyonla ve faizle mücadele kapsamındaki girişimler, üretimi ve ihracatı teşvik edecek mahiyetten ayrılmamalıdır. Üreterek ve tüketerek bu mücadeleyi sürdürecek şartları oluşturmalı, toplumun tüm kesimleriyle sahiplenmeli ve korumalıyız. Özetle her şartta çarkların dönmesini sağlamalıyız. Denizli’miz, sektörlerimiz, işletmelerimiz de bu konuda üzerine düşeni daha çok çalışarak yapacaklardır” dedi. – DENİZLİ

]]>
https://www.haber28.com.tr/denizli-is-dunyasi-istisare-toplantisinda-hazine-ve-maliye-bakani-mehmet-simsek-ile-bulustu/feed/ 0
Cevdet Yılmaz: “Yerel Seçimler Vesilesiyle Makro Politikalarımız Konusunda Yapılan Tartışmalar, Spekülatif Birtakım Söylemlerden İbaret” https://www.haber28.com.tr/cevdet-yilmaz-yerel-secimler-vesilesiyle-makro-politikalarimiz-konusunda-yapilan-tartismalar-spekulatif-birtakim-soylemlerden-ibaret/ https://www.haber28.com.tr/cevdet-yilmaz-yerel-secimler-vesilesiyle-makro-politikalarimiz-konusunda-yapilan-tartismalar-spekulatif-birtakim-soylemlerden-ibaret/#respond Tue, 07 May 2024 07:12:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=17123

Haber: NİSANUR YILDIRIM/ Kamera: EYLEM LADİN DEĞER

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “Yerel seçimler vesilesiyle bazı tartışmalar yaşandığını görüyoruz. Bunların hiçbir zemine sahip olmadığını ifade etmek isterim. Yerel seçimler, makro politikaların değişme ihtimali olan seçimler değil. Yerel seçimler, yerel seçimlerdir. Genel seçimlerle Meclis, hükümet belirlenir. Ulusal düzeyde politikalar belirlenir. Yerel seçimler ise şehrimizin yönetimiyle, yerel hizmetlerle ilgili seçimlerdir. Yerel seçimler vesilesiyle makro politikalarımız konusunda yapılan tartışmaların hiçbir zemine sahip olmadığını, spekülatif birtakım söylemlerden ibaret olduğunu ifade etmek isterim” dedi.

Ankara Sanayi Odası (ASO), ’60. Yılı Kuruluş Yılı Ödül Töreni’ Ankara’da düzenlendi. Ödül törenine; Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, ASO Başkanı Seyit Ardıç, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Ankara Valisi Vasip Şahin, Cumhur İttifakı’nın Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkan adayı Turgut Altınok, AKP Ankara Milletvekili Vedat Bilgin, AKP Genel Başkanekili Mustafa Elitaş, CHP Genel Başkan Yardımcısı Gamze Taşcıer, İYİ Parti Siyasi İşler Başkanı Oktay Vural, Ankara Barosu Başkanı Mustafa Köroğlu,  iş ve sanayi insanları katıldı.

Törende konuşan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, şunları söyledi:

“Ekonomimizde belirsizliği azaltıcı, tüm sektörlerin önünü daha net görebileceği politikaları hayata geçiriyoruz. Ekonominin düşmanı belirsizlik. Belirsizliği ne kadar azaltırsanız, öngörülebilirliği ne kadar artırırsanız ekonomiye de o derece güç vermiş olursunuz. Geçen ay yaşadığımız mayıs seçimleriyle birlikte siyasi belirsizlikler ortadan kalktı. Halkımız Cumhurbaşkanımıza güven tazeledi. Cumhur İttifakı Meclis’te net bir çoğunluk elde etti. Dolayısıyla siyasi belirsizlikler 5 yıllık süreç için ortadan kalkmış oldu. Seçim sonrasında hazırladığımız OVP ve Kalkınma Planımız ile birlikte politika belirsizlikleri de ortadan kalkmış oldu. Para politikası, maliye politikası,yapısal reformlar konusunda oldukça detaylı bir yol haritasını paylaştık. Siyasi ve politika belirsizliklerinin minimum düzeye indiği bir ortamda politikalarımızı hayata geçiriyoruz.

YEREL SEÇİMLER, MAKRO POLİTİKALARIN DEĞİŞME İHTİMALİ OLAN SEÇİMLER DEĞİL”

Yerel seçimler vesilesiyle bazı tartışmalar yaşandığını görüyoruz. Bunların hiçbir zemine sahip olmadığını ifade etmek isterim. Yerel seçimler, makro politikaların değişme ihtimali olan seçimler değil. Yerel seçimler, yerel seçimlerdir. Genel seçimlerle Meclis, hükümet belirlenir. Ulusal düzeyde politikalar belirlenir. Yerel seçimler ise şehrimizin yönetimiyle, yerel hizmetlerle ilgili seçimlerdir. Yerel seçimler vesilesiyle makro politikalarımız konusunda yapılan tartışmaların hiçbir zemine sahip olmadığını, spekülatif birtakım söylemlerden ibaret olduğunu ifade etmek isterim.

OVP’DE ÖNGÖRÜLEN BÜYÜME HEDEFİNİN ÜZERİNE ÇIKILMIŞTIR”

Enflasyonla mücadele, mali disiplinin sağlanması, büyümenin dengelenmesi, cari açığın azaltılması ve rezervlerin güçlendirilmesi için çalışıyoruz. Dünya yüzde 3 civarında büyürken Türkiye ekonomisi, 2023 yılında yüzde 4,5 büyümüştür. Böylelikle OVP’de öngörülen büyüme hedefinin üzerine çıkılmıştır. 2003-2023 döneminde Türkiye ekonomisi yüzde 5,4 oranında büyürken sanayi sektörü bu dönemde yüzde 5,8; imalat sektörü ise yüzde 6,2 oranında büyümüştür. Büyümemizin kompozisyonu da politikalarımızla uyumlu bir doğrultuda gelişme eğilimindedir. Bu çerçevede, güçlü bir şekilde sürdürdüğümüz desteklerle sabit sermaye yatırımları 2023 yılının son çeyreğinde yüzde 10,7 artış ile bir önceki çeyrekte olduğu gibi çift haneli büyümeye devam etmiştir. Sabit sermaye yatırımlarındaki artış böylece 5 çeyrektir sürmüştür.

YILLIK ENFLASYONDA İSE MAYIS AYI SONRASINDA HIZLI DÜŞÜŞLER GÖRÜLECEKTİR”

Sürdürülebilir büyümenin önemli bileşenlerinden olan makine teçhizat yatırımlarındaki artış ise yine yılın son çeyreğinde yüzde 14,0 olmuş, böylece makine teçhizat yatırım harcamalarındaki reel artış son 17 çeyrektir kesintisiz devam etmiştir. Diğer taraftan enflasyonla mücadelenin kararlılıkla sürdürülmesi sonucunda 2023 yılı enflasyonu OVP ile uyumlu gerçekleşmiştir. Enflasyonun 2024 yılı Mart ayı sonrasında yavaşlayarak öngördüğümüz dezenflasyon süreci ile daha uyumlu hale gelmesi beklenmektedir. Yıllık enflasyonda ise Mayıs ayı sonrasında hızlı düşüşler görülecektir. İhracatımız 2024 yılının ilk 2 ayında da, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 8,5 artmıştır. Şubat ayı yıllıklandırılmış ihracat yaklaşık 259 milyar dolara yükselmiştir. 2024 yılı Ocak ayında 37,5 milyar dolar seviyesine gerileyen yıllıklandırılmış cari açıktaki iyileşme 2023 yılı Mayıs ayından bu yana 22,6 milyar dolar olmuştur. Bu iyileşmenin özellikle son dönemde ihracatçıyı destekleyen, ithalatı azaltan politikalarımız sayesinde dış ticaret dengesindeki iyileşmeden kaynaklı olduğunu görülmektedir. 2024 yılı Ocak ayı işsizlik oranı yüzde 9,1 seviyesinde gerçekleşmiştir. İstihdam oranı yüzde 49 ile bugüne kadarki en yüksek seviyesine ulaşmıştır.

Türkiye Yüzyılı’nı, üretim üssüne dönüşen Türkiye’nin yüzyılı yapmak asıl hedefimizdir. Program döneminde; yıllık ortalama istihdam artışının yaklaşık 909 bin olmasını, cari işlemler açığının GSYH’ye oranının yüzde 2,3 seviyesine gerilemesini, enflasyonun gerilemesi ve 2026 yılında tek haneye düşürülmesini, 2026 itibarıyla GSYH’nın 1,3 trilyon dolara; kişi başı milli gelirin ise yaklaşık 15 bin dolara yükselmesini hedefliyoruz. Biz Cumhurbaşkanımızın bizzat sahiplendiği, öncülük ettiği programımızı sabırla uygulamaya kararlıyız. Yatırım ortamını iyileştirmeye, sanayicimizin gücüne güç katmak için ihtiyaç duyulan teşvik ve reformları hayata geçirmeye kararlıyız. Ankara’nın sanayicilerinden de beklentimiz bu hedefleri sektörel boyutta sahiplenerek ekonomimize Başkentin değerini, bereketini katmanızdır.”

Törende konuşan ASO Başkanı Seyit Ardıç da şunları söyledi:

UYGULAMAKTA OLDUĞUNUZ EKONOMİ POLİTİKALARINA TAM DESTEK VERECEĞİZ”

“Bulunduğumuz dönemde hükümetimiz ve ekonomi yönetimi olarak sizler fevkalade bir çaba içerisindesiniz. Son yıllarda yaşanan ekonomik sıkıntıların giderilmesi için gösterdiğiniz yoğun gayret bizler için çok kıymetli. Ekonomi politikalarının rasyonel bir çerçevede tesis edildiğini, bunun da makroekonomik istikrar hedefine güçlü bir zemin sağladığını gözlemliyoruz. Hükümetimizin bu konuda gösterdiği güçlü iradenin yanındayız. Ankaralı sanayiciler olarak bu süreçte her türlü katkı ve fedakarlığa hazır olduğumuzu belirtmek isterim. Enflasyonun düşmesi, sıkıntıların aşılması ve makroekonomik istikrarın sağlanması için uygulamakta olduğunuz ekonomi politikalarına tam destek vereceğimizi, burada sizlerin huzurunda bir kez daha vurgulamak isterim. 2023 yılında 255 milyar dolar ihracat yaparak Cumhuriyet tarihimizin rekorunu kırdık. Bugün burada bu rekora katkı sağlayan Ankaralı firmalarımıza ihracat ödülü veriyoruz. 500 milyar dolar ihracat hedefine ulaşmak için yerli payı ve katma değeri yüksek, ileri teknolojiye dayalı üretime geçmemiz, verimliliği artırmamız son derece kritiktir. Özellikle hammadde üretiminde ithal ikamesi politikaları tercih etmemiz önem arz etmektedir.

Ar-Ge ve yenilik, bir ülkenin ekonomik büyümesi ve rekabet üstünlüğü için kritik öneme sahiptir. Bu gerekçeden hareketle, fikri mülkiyet, Ar-Ge ve Proje kategorilerinde sanayicilerimizi teşvik etmek için ödül veriyoruz. OECD’ye göre, Türkiye’nin gayri safi yurt içi hasılasına oranla Ar-Ge harcamaları, benzer gelişmekte olan ülkelerle kıyaslandığında düşük kalmaktadır. Üniversite sanayi işbirliği, nitelikli doktora eğitimi, Ar-Ge teşvikleri, yaratıcı sınıf gibi konuların üzerinde daha fazla durmalı, hızla aksiyon almalıyız.”

TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu da şöyle konuştu:

ANKARA’MIZA VE SANAYİMİZE KAZANDIRDIĞI ESERLERLE GURUR DUYUYORUZ”

“Ankara Sanayi Odamız gibi, köklü ve milli bir kurumumuz olmasının gururunu yaşıyorum. Odamız, her zaman sanayicimizin yanında yer almış, onların sesi olmuştur. Ankara sanayisinin bugünkü gücüne kavuşmasında, sanayicilerimizin büyümesinde, hatırı sayılır bir etki ortaya koymuştur. Çağdaş, inovatif ve üye odaklı bir çalışma anlayışıyla, üstlendiği tarihi sorumluluğunu, en iyi şekilde taşımıştır. Ankara sanayisine layıkıyla hitap edecek şekilde, kurumsal yetkinliğini ve etkinliğini sürekli geliştirmiştir. Ekonominin nabzını en iyi şekilde tutarak, üyelerimize tercümanlık yapmış, sorunlarının çözümü için devreye girmiş ve bunları da sonuçlandırmıştır. Bugün Avrupa’nın en güçlü odaları, üyelerine hangi standartta hizmet veriyorsa, ASO da üyelerine aynı standartta, hatta daha fazla ve daha kaliteli hizmet verir hale gelmiştir. Akredite olarak bunu da belgelemiştir. Üyelerinin hak ve menfaatlerini korumanın yanında, OSB’den mesleki eğitime ve yüksek teknolojiye kadar pek çok alandaki hayırlı hizmetlerine de hepimiz şahidiz. Ankara’mıza ve sanayimize kazandırdığı eserlerle de ayrıca gurur duyuyoruz. 60 yılın getirdiği deneyim ve saygınlığınız, devamlı güçlendirdiğiniz kurumsal yapınız, hayata geçirdiğiniz projeler ve Ankara’mıza kazandırdığınız çalışmalarla iftihar ediyorum. Ankara Sanayi Odamızın, bu güzel vizyonu doğrultusunda, Ankara’nın ve sanayicilerin hizmetinde olmaya devam edeceğine yürekten inanıyorum.”

İhracat, İstihdam, Ar-Ge ve Yenilik, Fikri Mülkiyet, Proje, Çevre ve Asırlık Çınarlar kategorilerinde yapılan değerlendirmeler sonucunda 68 ASO üyesine ödül verildi.

]]> https://www.haber28.com.tr/cevdet-yilmaz-yerel-secimler-vesilesiyle-makro-politikalarimiz-konusunda-yapilan-tartismalar-spekulatif-birtakim-soylemlerden-ibaret/feed/ 0 Bakan Kacır, Balıkesir’de Şehit Aileleri ve Gazilerle İftar Yaptı https://www.haber28.com.tr/bakan-kacir-balikesirde-sehit-aileleri-ve-gazilerle-iftar-yapti/ https://www.haber28.com.tr/bakan-kacir-balikesirde-sehit-aileleri-ve-gazilerle-iftar-yapti/#respond Tue, 07 May 2024 04:12:33 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=17095 Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Balıkesir’de şehit aileleri ve gazilerle birlikte iftar yaptı. İftar sonrası kısa bir konuşma yapan Bakan Kacır, “Biz, bol yıldızlı bayrakların değil, ay yıldızlı bayrağın gölgesinde cumhuriyeti kurduk” dedi.

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Balıkesir’de şehit aileleri ile iftar sofrasına oturdu. İftara Bakan Kacır’ın yanı sıra Balıkesir Valisi İsmail Ustaoğlu, Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Yücel Yılmaz, AK Parti Milletvekili İsmail Ok, CHP Milletvekili Serkan Sarı da katıldı. Vali Ustaoğlu, konuşmasında şehit ailelerinin ve gazilerin her zaman farklı bir yeri olduğunu ifade etti.

Programda konuşan Bakan Kacır, “Bugün de yine aynı inanmışlıkla bu milletin evlatları tam bağımsız Türkiye ülküsünü, iddiasını sürdürüyorlar. Bugün tam bağımsız Türkiye için milli teknoloji hamlesini gerçekleştiriyoruz. Evlatlarımız şehit düşmesinler, bu ülkenin çocukları, bu ülkenin evlatları huzur içinde yaşasınlar, güven içerisinde yaşasınlar diye silahlı kuvvetlerimizin, emniyet güçlerimizin neye ihtiyacı varsa onu milli olarak geliştirmek ve üretmek için gayret gösteriyoruz. Bugün Türk mühendisler, Türk bilim insanları, milli teknoloji hamlesini gerçekleştirirken, gökyüzünde Bayraktarları, Ankaları, Akıncıları, Aksungurları, Atakları, Gökbeyleri, Hürkuşları, Hürjetleri, Kızıl Elmaları, Kaanları uçururken yine Çanakkale ruhunu taşıyor, yine tam bağımsız Türkiye iddiasıyla gayret ediyorlar. Allah’a hamdolsun artık ele güne muhtaç olmayan, kendi imkanlarını kendi evlatlarının alın teriyle, akıl teriyle karşılayabilen bir Türkiye var. Allah’a hamdolsun havada, karada, denizde, uzayda artık kendi teknolojisini üreten bir Türkiye var. İnşallah bu yolculukta büyük bir azimle, gayretle ve kararlılıkla Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde yürümeye devam edeceğiz. Bizler devlette sorumluluk taşıyanlar olarak onların yanlarında durduğumuzda neler başarabileceklerini savunma sanayiinde ispat ettiler. İşte savunma sanayiinde aldığımız ürünlerin sadece yüzde 20’si yerli ürünlerden oluşuyorken, 22 yıl sonra şimdi yüzde 80’den fazlasını yerli sistemlerle, yerli ürünlerle ihtiyaçlarımızı tedarik edebilir noktaya geldik. Piyade tüfeğini dahi ithal etmek durumunda olan, yurt dışından almak durumunda olan bir ülke iken Allah’a hamdolsun içinde en kritik savunma sanayii sistemlerini yerli ve milli olarak geliştirebilen ve üretebilen bir ülke olduk. İnşallah bu anlayışla yolumuza devam ederken, huzurlu, güveni hakim kılmaya gayret edeceğiz. İşte 40 yıla yakın zamandır bu ülkenin canını yakan terör belasını topraklarımızdan kazıyıp attık. Ama her alanda olduğu gibi bu alanda da sadece bugünü değil, burada 50 yıl, 100 yıl sonrasını düşünüp ona göre hareket etmek zorundayız. Bu anlayışla sadece topraklarımızdaki terör belasından kurtulmakla yetinmiyoruz. Sınırlarımızın ötesinde kurulmaya çalışılan terörist, arkalarında kim olursa olsun sırtlarını kime yaslıyor olurlarsa olsunlar, hangi ağa babalarına güveniyor olurlarsa olsunlar yırtıp atıyoruz. Tam 70 kilometreye kadar sınırlarımızı terörden temizliyoruz. Biz bol yıldızlı bayrakların değil, ay yıldızlı bayrağın gölgesinde cumhuriyeti kurduk. ve Türkiye yüzyılında Türkiye Cumhuriyeti’ni bu anlayışla yaşatmaya devam edeceğiz” dedi. – BALIKESİR

]]>
https://www.haber28.com.tr/bakan-kacir-balikesirde-sehit-aileleri-ve-gazilerle-iftar-yapti/feed/ 0
Ankara Sanayi Odası Başkanı: Başkentimiz, 12 milyar doları aşan ihracat, 1 milyonu aşan istihdama ulaştı https://www.haber28.com.tr/ankara-sanayi-odasi-baskani-baskentimiz-12-milyar-dolari-asan-ihracat-1-milyonu-asan-istihdama-ulasti/ https://www.haber28.com.tr/ankara-sanayi-odasi-baskani-baskentimiz-12-milyar-dolari-asan-ihracat-1-milyonu-asan-istihdama-ulasti/#respond Tue, 07 May 2024 02:36:33 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=17078 Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç, “Başkentimiz, 12 milyar doları aşan ihracat, 1 milyonu aşan istihdama ulaştı. İhracatımızın yüzde 90’ından fazlası sanayi ürünü” dedi.

ASO’nun kuruluşunun 60’ıncı yıldönümü nedeniyle Ankara’da bir otelde ‘ASO 60’ıncı Kuruluş Yılı Ödülleri’ töreni düzenlendi. İftar programının ardından ‘Başkentin sanayiinden sanayinin başkentine’ başlığıyla düzenlenen programda, büyük işletme ve KOBİ ölçeğinde 7 farklı kategoride en başarılı firmalar belirlenerek ödüllendirildi. İhracat, İstihdam, Ar-Ge ve Yenilik, Fikri Mülkiyet, Proje, Çevre ve Asırlık Çınarlar kategorilerinde 68 ASO üyesine ödülleri takdim edildi. Programın açılış konuşmasını yapan ASO Başkanı Seyit Ardıç, ödül törenini 14 Şubat tarihinde gerçekleştirmeyi planladıklarını fakat bir gün öncesinde Erzincan İliç’te meydana gelen toprak kayması nedeniyle ertelediklerini aktardı. Üretme ilkelerinden hiç taviz vermediklerini söyleyen Ardıç, sadece Ankara’nın değil, Türkiye’nin de gelişmesine katkıda bulunma misyonlarından hiç vazgeçmediklerini belirtti.

“Başkentimiz, 12 milyar doları aşan ihracat, 1 milyonu aşan istihdama ulaştı”

Hiçbir emeklerinin boşa gitmediğini ifade eden Ardıç, “Bugün 13 organize sanayi bölgesi, 149 Ar-Ge merkezi, 36 tasarım merkezi, 13 teknoloji geliştirme bölgesi, 40 meslek grubu ile 10 bine yakın üyeye ulaştık. Bugün Ankara, üretimde Türkiye’nin en büyükleri arasına girdi. Başkentimiz, 12 milyar doları aşan ihracat, 1 milyonu aşan istihdama ulaştı. İhracatımızın yüzde 90’ından fazlası sanayi ürünü. Ankara’mız aynı zamanda savunma sanayiinin de başkenti haline gelmiştir. Dünyanın en büyük 250 müteahhidinin yaklaşık yüzde 10’u Ankara’da. Bu nedenledir ki umudumuzu ve hedeflerimizi çok yükseklere çıkarmaktan hiç çekinmiyoruz” ifadelerini kullandı.

“Teknoparklarda çalışan başına yüksek teknolojili ihracat 30 bin doların üzerine çıkacak”

Ankara’nın beşeri, sosyal, ekonomik ve entelektüel sermayesi ile Türkiye’nin ileri teknoloji ürün ve hizmetlerinin üretilmesini sağladığına dikkati çeken Ardıç, Ankara’yı sanayi ve teknolojinin başkenti yapmak amacıyla üretime dayalı teknoloji üssünü hayata geçirmek için çalışmalara başladıklarını duyurdu. Ardıç, yaklaşık 1,5 milyon metrekarelik bir alanda Türkiye’nin en büyük teknoloji üssünü kuracaklarını da belirterek, “Ankara’mız teknoloji üssünün oluşturacağı ivmeyle 160 bin ilave mühendis ve bilim insanına istihdam sağlayacak. Teknoparklarımızda çalışan başına yüksek teknolojili ihracat 15 bin dolardan 30 bin doların üzerine çıkacaktır” diye konuştu.

“Enflasyonun düşmesi için uygulamakta olan ekonomi politikalarına tam destek vereceğiz”

Enflasyonla mücadele programının taviz vermeden sürdürülmesinin çok büyük önem taşıdığını vurgulayan Ardıç, “Hükümetimizin bu konuda gösterdiği güçlü iradenin yanındayız. Ankaralı sanayiciler olarak bu süreçte her türlü katkı ve fedakarlığa hazır olduğumuzu belirtmek isterim. Enflasyonun düşmesi, sıkıntıların aşılması ve makroekonomik istikrarın sağlanması için uygulamakta olduğunuz ekonomi politikalarına tam destek vereceğimizi, burada sizlerin huzurunda bir kez daha vurgulamak isterim” şeklinde konuştu.

“7 kategoride 68 ödülümüz sahiplerini bulacak”

Ardıç, 2023 yılında 255 milyar dolar ihracat yaparak Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırdıklarını hatırlatarak, bu rekora katkı sağlayan Ankaralı firmalara ihracat ödülü verdiklerini dile getirdi. Ödüllerin ‘Başkentin sanayiinden sanayi ve teknolojinin başkentine” hedefi doğrultusunda 7 farklı kategoride en başarılı firmalara verildiğini hatırlatan Ardıç, “İhracat, İstihdam, Ar-Ge ve Yenilik, Fikri Mülkiyet, Proje, Çevre ve Asırlık Çınarlar’ kategorilerinde 68 ödülümüz sahiplerini bulacak. Ödül alan firmalarımız, yapılan duyuru sonrası toplanan başvurular ile ilgili kurum ve kuruluş verilerinin değerlendirilmesi sonucu belirlenmiştir. Bir firma en fazla iki kategoride ödül almıştır. İlk defa KOBİ ve büyük işletme ayrımı yapılarak ödüllerin kapsayıcı bir şekilde verilmesine özen gösterilmiştir. Ödül alan firmalarımızı yürekten kutlamak istiyorum. Bu ödüllerin asıl sahipleri üretimde alın teri döken emekçi kardeşlerimdir. Huzurlarınızda hepsine teşekkür ediyor, şükranlarımı sunuyorum” açıklamasında bulundu.

Konuşmaların ardından program, en çok ihracat yapan firmaların temsilcilerine ödüllerin verilmesi ile devam etti. Programa ASO Yönetim Kurulu Başkanı Seyit Ardıç’ın yanı sıra Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ve ASO’ya bağlı firma yetkilileri katıldı. – ANKARA

]]>
https://www.haber28.com.tr/ankara-sanayi-odasi-baskani-baskentimiz-12-milyar-dolari-asan-ihracat-1-milyonu-asan-istihdama-ulasti/feed/ 0
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır: “Savunma sanayiinde yerlilik oranı yüzde 20’den yüzde 80’lere çıktı” https://www.haber28.com.tr/sanayi-ve-teknoloji-bakani-kacir-savunma-sanayiinde-yerlilik-orani-yuzde-20den-yuzde-80lere-cikti/ https://www.haber28.com.tr/sanayi-ve-teknoloji-bakani-kacir-savunma-sanayiinde-yerlilik-orani-yuzde-20den-yuzde-80lere-cikti/#respond Mon, 06 May 2024 22:48:35 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=17041 Balıkesir’de Çamlık Uydu Kuluçka Merkezi’nin açılışına katılan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Türkiye’nin son 14 çeyrekte teknoloji ve üretim odaklı büyümesine hız kesmeden devam ettiğini belirterek, savunma sanayiinde başarı hikayelerine her gün yenilerini ekleyerek yerlilik oranını yüzde 20’den yüzde 80’lere çıkardıklarını söyledi.

Balıkesir’in teknoloji üretme ve geliştirme altyapısına yeni bir ivme kazandıracak Çamlık Uydu Kuluçka Merkezi’nin açılışı bugün gerçekleşti. Açılışta konuşan Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Yücel Yılmaz, gençleri üretime ve ticarete yönlendirmeyi hedeflediklerini belirterek, “Fikri olan insanlar bunu ticarete dökmek için işte şehir ayağınızın altında, işte sanayilcierimiz burada, işte akademisyenlerimiz burada, büyükşehir yanınızda, Sanayi Bakanlığımız yanınızda, Valiliğimiz yanınızda. Fikri olan artık enerjiye dönüştürsün, sonuca dönüştürsün, ticaret olsun” dedi.

Yılmaz, “Gençlerimiz burada üretim yapsın. Biz tarımda çok iddialıyız. Tarımda Ar-Ge yapacak gençler istiyoruz, inovasyon yapacak yerler istiyoruz. Biz bilimle ilgili, balıkçılıkla ilgili, yazılımlarla ilgili çok şeye ihtiyacı olduğunu düşünüyoruz insanların. Bunları Ar-Ge olarak yapabilecek akademisyenlerle öğrencileri birleştirecek bu kuluçka merkezimiz” şeklinde konuştu.

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ise, Balıkesir’in teknoloji üretme ve geliştirme altyapısına yeni bir ivme kazandıracak Çamlık Uydu Kuluçka Merkezi’nin şehire hayırlı olmasını diledi. “21. yüzyılın başından itibaren dünya, dijitalleşmenin getirdiği yenilikçi teknolojilerle büyük bir dönüşüm yaşıyor” diyen Bakan Kacır, “Yapay zeka, nesnelerin interneti, büyük veri ve bulut bilişim gibi yenilikçi teknolojiler sosyal hayattan iş süreçlerine, üretim modellerinden, tüketici davranışlarına kadar tüm alanlara nüfuz ederek devrim niteliğinde değişikliklere neden oluyor. Kapılarını araladığımız bu yeni dijital çağ ile birlikte üretimde ve rekabette tüm ezberler bozulmakta. Artık ucuz iş gücünün rekabetçilik unsuru olmaktan çıktığı, daha verimli çalışan, daha nitelikli insan kaynağına ihtiyaç duyan bir endüstri dünyasından bahsediyoruz. Türkiye olarak stratejik bu değişimi; insanı odağına alan bir kalkınma yaklaşımıyla, vatandaşlarımızın refahını artırmak ve ülkemizi daha ileriye taşımak için bir fırsat olarak görüyor ve göğüslüyoruz” dedi.

Son 22 yılda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye’nin küresel rekabet gücünü artıracak, ekonomik ve teknolojik bağımsızlığını temin edecek, kritik teknolojilerde atılım sağlayacak dev bir Ar-Ge ve inovasyon ekosistemini adeta sıfırdan inşa ettiklerini dile getiren Bakan Kacır, “Yenilikçi fikirlerin ürün ve hizmetlere dönüştüğü teknoparklarımızın sayısını 2’den 101’e, Ar-Ge ve inovasyon yapan girişimlerimizin sayısını 56’dan 10 binin üzerine çıkardık. Teknoparkları, yapay zekadan siber güvenliğe, finans teknolojilerinden yeşil teknolojilere kadar birçok alanda Milli Teknoloji Hamlesi’sinin vizyon projelerinin yürütüldüğü mekanlara dönüştürdük. Bin 600’ü aşkın Ar-Ge ve tasarım merkezimizle, firmalarımızın Ar-Ge ve yenilikçilik kültürünü benimseyerek, daha yüksek katma değerli ürün sunmalarına imkan tanıdık ve hizmetler öze sektörümüzün Ar-Ge kültürünü benimseyerek teknoloji altyapımızda öncü rol üstlenmesini sağlayarak 22 yılda; ve inovasyon Ar-Ge harcamalarımızı 10 katına çıkarak 12 milyar dolara, tam zaman eşdeğer Ar-Ge personeli sayımızı ise 9 katına çıkarak 272 bine yükselttik. Oluşturduğumuz Ar-Ge ve inovasyon altyapısının meyvelerini her geçen gün alıyoruz. Dünya; savaşlar, küresel salgınlar, afetler, ekonomik krizlerle boğuşurken Türkiye, son 14 çeyrektir teknoloji ve üretim odaklı büyümesine hız kesmeden devam ediyor. Geçtiğimiz yıl yaşadığımız deprem felaketine rağmen 255,8 milyar dolarla ihracatta tarihi bir rekora imza attık. Savunma sanayimizin başarı hikayelerine her gün yenilerini ekleyerek yerlilik oranını yüzde 20’den yüzde 80’lere çıkardık. Türkiye’yi askeri insansız hava aracı üretiminde dünyada liderliğe taşıdık. Beşinci nesil savaş uçağımız Kaan’ı göklerle buluşturduk. Savunma sanayiinde bizi başarıya ulaştıran yaklaşımı sivil alanlara taşıyarak yeni nesil elektrikli ve akıllı milli otomobilimiz Togg’u başarıyla yollara çıkardık. 60 yıl öncesinin Devrim otomobili hayalini devrin otomobilini üreterek gerçeğe dönüştürdük. Önümüzdeki dönemde yeni lider milli teknoloji girişimleri çıkaracağız. 5G teknolojilerinden uçan akıllı mobilite sistemlerine, bataryadan çip teknolojilerine, güneş panellerinden rüzgar türbinlerine, biyoteknolojik ilaçlardan yeni nesil uydu teknolojilerine, hızlı trenlere kadar birçok alanda büyük atılımlar gerçekleştireceğiz. Bugün oyun geliştirmeden yapay zekaya, finansal teknolojiden kimya ve tarım tarım teknolojilerine kadar geniş yelpazade girişimleri bünyesinde barındıran Balıkesir Teknokent bünyesinde faaliyet gösteren Çamlık Uydu Kuluçka Merkezimizle Balıkesir’imizin girişimcilik ekosistemine yeni bir eser kazandırmanın mutluluğunu yaşıyoruz” şeklinde konuştu.

Çamlık Uydu Kuluçka Merkezi’nin açılış kurdalesini kesen Bakan Kacır ve protokol üyeleri, ardından öğrencilerin yaptığı teknolojik ürünlerin olduğu sergileri gezerek incelemelerde bulundu. – BALIKESİR

]]>
https://www.haber28.com.tr/sanayi-ve-teknoloji-bakani-kacir-savunma-sanayiinde-yerlilik-orani-yuzde-20den-yuzde-80lere-cikti/feed/ 0
Kocaeli’de 6 sektörün yeşil dönüşümü için yol haritaları tanıtıldı https://www.haber28.com.tr/kocaelide-6-sektorun-yesil-donusumu-icin-yol-haritalari-tanitildi/ https://www.haber28.com.tr/kocaelide-6-sektorun-yesil-donusumu-icin-yol-haritalari-tanitildi/#respond Mon, 06 May 2024 05:12:37 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=16981 Kocaeli’de, demir-çelik, alüminyum, gübre, kimyasal, plastik ve çimento sektörlerinin yeşil dönüşümünde temel oluşturacak yol haritaları tanıtıldı.

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ın katılımıyla Bilişim Vadisi’nde düzenlenen “Türkiye Sektörel Düşük Karbonlu Yol Haritaları Tanıtım Programı”nda 6 sektörün yeşil dönüşümünde temel oluşturacak düşük karbonlu yol haritaları ile yeşil büyüme teknoloji yol haritaları anlatıldı.

Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) Türkiye Ülke Başkan Vekili Hande Işlak, yaptığı konuşmada, Paris Anlaşması ve Avrupa Yeşil Mutabakatı gibi uluslararası ve bölgesel anlaşmaların da yarattığı baskıyla, sürdürülebilir düşük karbonlu ekonomiye doğru daha bütünsel iş modeline geçme gereğinin arttığını belirtti.

Bu iş modelinde büyük görevler üstlenmesi gereken finansal kuruluşların sahip oldukları güçle, iklim ve sürdürülebilir kalkınma hedeflerini destekleyecek yatırımlara öncelik vermesinin kritik önem arz ettiğini vurgulayan Işlak, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası olarak Türkiye başta olmak üzere tüm ülkelerde yeşil dönüşüme yönelik finansmana öncelik verdiklerini aktardı.

Işlak, Türkiye’nin, EBRD’nin en çok yatırım yaptığı ülkeler arasında yer aldığına değinerek, “Bankamız geçen sene 2,5 milyar avroyu aşan yatırımla Türkiye’de yıllık bazda tarihinin en yüksek yatırımını gerçekleştirmiştir. Bu seneki hedefimiz, başta yeşil dönüşüm olmak üzere Türkiye’yi aynı ivme ile desteklemektir.” diye konuştu.

Avrupa’nın, Türkiye’deki en büyük ihracat payına sahip olması sebebiyle sınırda vergilendirmenin, ülke ihracatına ciddi ölçüde finansal etki yaratacağını öngördüklerini anlatan Işlak, 75 avro ile 150 avro aralığında ton başına uygulanan karbon fiyatının Türkiye sanayisine ve ihracatına senede 138 milyon avrodan başlayıp 2,5 milyar avroya kadar finansal etki oluşturmasını beklediklerini kaydetti.

Işlak, Türkiye’nin 2053 Net Sıfır Emisyon hedefi doğrultusunda, düşük karbon seçeneklerinin tanımlanmasını, benimsenmesini ve yaygınlaştırılmasını desteklemeyi amaçladıklarından bahsederek, “Çalışmalarımız, sektörlerin yeşil dönüşümü için önümüzdeki 30 sene boyunca 2053’e kadar 70 milyar dolar civarında yatırım ihtiyacı ortaya koymuştur. Şimdi hepimizin aklına aynı soru geliyor. Bu yatırımlara finans fonları nerede bulacağız? Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası olarak, bugüne kadar yanında olduğumuz özel sektörün bundan sonra da yeşil dönüşümü gerçekleştirmek için yanında olmaya devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.

14 ayda hazırlanan yol haritalarında 100 akademisyenden görüş alındı

TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Hasan Mandal, demir-çelik, alüminyum, gübre, kimyasal, plastik ve çimento sektörünün bulunduğu teknolojik yol haritalarını 14 aylık zaman diliminde gerçekleştirdiklerini aktararak, 371 sektör temsilcisinin takibinde elde edilen çalışmaları 100 akademisyenin görüşü alınarak web sitesinde yayınlanabilir hale getirdiklerini bildirdi.

Mandal, 2026, 2030 ve 2035 yılındaki hedeflerin ortaya konulduğu ve teknoloji yol haritası açısından önce durum tespiti yapıldığına değinerek, çalışmayla hangi teknoloji hazırlık düzeyinde olduklarını, insan kaynağı ve altyapı kapasitesini de gördüklerine dikkati çekti.

Sanayi Genel Müdürü Prof. Dr. İlker Murat Ar da Türkiye’nin 2053 Net Sıfır Emisyon hedefi çerçevesinde ortaya koyduğu taahhüt ile Avrupa Yeşil Mutabakatı kapsamındaki gelişmelerin, imalat sanayi başta olmak üzere tüm sektörlerde yeşil dönüşüme hızlı şekilde hazırlanma gerekliliğini daha da artırdığını vurguladı.

Ar, milli teknoloji hamlesi hedefleri doğrultusunda sınırda karbon düzenlemesine tabi imalat sanayi sektörleri başta olmak üzere çeşitli çalışmalar gerçekleştirdiklerinden bahsederek, EBRD desteğiyle ilgili sektörlere ilişkin hazırlanan yol haritalarının, firmaların yeşil dönüşümünü destekleyen bütüncül, iddialı ve yenilikçi iyileştirme yaklaşımlarının temel hareket noktasını oluşturduğunun altını çizdi.

“Türk sanayisi örnek bir başarı hikayesinin de baş aktörü olacaktır”

Çalışmalar ile sınırda karbon düzenlemesi uygulamalarında önce 4 sektörde daha düşük karbon salımı için yapılması gerekenleri somut takvimlendirilmiş ve uygulanabilir bir yol haritası haline getirdiklerini söyleyen Ar, yapılandırılmış bu yaklaşımın Türk sanayisinin yeşil dönüşüm ile daha öncü ve daha rekabetçi hale gelmesine kaynak teşkil edeceğini düşündüklerini dile getirdi.

Ar, süreçler ve makinelerin yanı sıra insanın dönüşümünü de esas alan yeşil dönüşüm sürecinin ancak uzun vadeli bakış açısı ve işbirlikçi anlayışla fırsata dönüşebileceğinin farkında olduklarını ifade ederek, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Yol haritamızı, özel sektörümüz başta olmak üzere, sektör dernekleri, teknoloji sağlayıcıları ile ulusal ve uluslararası finansal kuruluşlar dahil olmak üzere tüm paydaşlarımızla hayata geçireceğiz. İnanıyoruz ki bu sayede ortaya konan gelişimle Türk sanayisi örnek bir başarı hikayesinin de baş aktörü olacaktır. Yeşil dönüşüm alanındaki başarımız, elbette rekabetçi sanayi yapısı inşa edecek ve ek pazar fırsatları doğuracaktır.”

Program kapsamında ayrıca “Sektörel Düşük Karbonlu Yol Haritası Raporları” ve “TÜBİTAK Yeşil Büyüme Teknoloji Yol Haritaları” oturumları gerçekleştirildi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/kocaelide-6-sektorun-yesil-donusumu-icin-yol-haritalari-tanitildi/feed/ 0
Ticaret Bakanı Ömer Bolat, İzmir’de ihracat hedeflerini açıkladı https://www.haber28.com.tr/ticaret-bakani-omer-bolat-izmirde-ihracat-hedeflerini-acikladi/ https://www.haber28.com.tr/ticaret-bakani-omer-bolat-izmirde-ihracat-hedeflerini-acikladi/#respond Sun, 05 May 2024 23:24:35 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=16908 Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, “Geçen yılı rekor bir ihracat rakamıyla 256 milyar dolar mal ihracatı olarak, 100 milyar dolar hizmet ihracatı olarak kapamıştık. Bu sene inşallah hedefimiz, 267 milyar dolar mal, 110 milyar dolar hizmet ihracatı şeklinde ülkemize 377 milyar dolar döviz kazandırmak” dedi.

Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat bir dizi program için İzmir’e geldi. İzmir Adnan Menderes Havalimanına iniş yapan Bakan Bolat, burada AK Parti il teşkilatı ve partililer tarafından karşılandı. Daha sonra ‘Üç Kademe Yönetim Kurulu Üyeleri’ ile toplantıya dahil olmak üzere AK Parti İzmir İl Başkanlığı’na geçti. Bakan Bolat toplantının ardından il başkanlığında teşkilat buluşmasına katıldı. Buradaki programlarını tamamladıktan sonra Çiğli’de İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi ziyareti gerçekleştirerek Yönetim Kurulu ile toplantı düzenledi. Ramazan ayını tebrik ederek konuşmasına başlayan Bakan Bolat, “Organize Sanayi Bölgeleri Türkiye’mizin sanayileşme gelişiminde çok büyük bir önem taşıyor. Kümelenme projeleri ile gelişen organize sanayi bölgesi yatırımları AK Parti’nin 21 yıllık döneminde çok büyük bir ilerleme sağladı. Türkiye’de 190 kadar organize sanayi bölgesi varken bu rakam, 348’i Sanayi ve Teknoloji Bakanlığında olmak üzere 34’ü de Tarım ve Orman Bakanlığında olmak üzere toplam 382 organize bölgemiz var. Buralar kümelenmenin ve sektörel ilerlemelerin hızlandığı ve sanayimize, üretimimize, ihracatımıza büyük katkı veren yerler. İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi de bu anlamda pozitif bir örnek teşkil ediyor. Türkiye’nin 10’uncu büyük organize sanayi bölgesi ve 2,5 milyar dolarlık ihracatın da 1 milyar dolarlık ithalatı ile Türkiye’ye 1,5 milyar dolarlık pozitif katkı sağlıyor. İzmir’in tamamında bu olumlu gelişmeyi görüyoruz. Yaklaşık 24 milyar dolar ihracatı olan İzmir’in 13 milyar ithalatı var. Ülkemize tam 11 milyar dolar olumlu pozitif cari fazla kazandıran güzide bir şehrimiz” cümlelerini aktardı.

Sanayinin gelişmesinde hem yerli üretimin artışının hem de ihracat pazarlarının artışının büyük bir önem taşıdığının altını çizen Bakan Bolat, “Biz Ticaret Bakanlığı olarak ihracatımızı arttırma noktasında çok sayıda faaliyetler yapıyoruz. Geçen yılda rekor bir ihracat rakamıyla 256 milyar dolar mal ihracatı olarak, 100 milyar dolar hizmet ihracatı olarak kapamıştık. Bu sene inşallah hedefimiz, 267 milyar dolar mal, 110 milyar dolar hizmet ihracatı şeklinde ülkemize 377 milyar dolar döviz kazandırmak” ifadelerine yer verdi.

“Reeskont kredileri, Exim Bank’ın kredi ve sigorta sistemleri ile ihracatçılarımıza yardım ediyoruz”

“Ticaret Bakanlığı olarak gerek ihracat destek modüllerimiz gerekse Merkez Bankamızın kaynakları üzerinden ihracatçılarımızı reeskont kredileri, Exim Bank’ın kredi ve sigorta sistemleri ve bakanlık olarak bütçemizden yaptığımız destek programları ile tüm ihracatçılarımıza yardımcı olmaya gayret ediyoruz” diye sözlerini sürdüren Bakan Bolat, şunları kaydetti:

“Türkiye ekonomisinin dinamosu olan bütün sektörler çok önemli ama sanayi sektörü de milli gelirimiz 3’te birini, ihracatımızın yüzde 94’ünü oluşturan çok önemli bir sektör. Bu güzel sanayi bölgesinin genişlemesi yatırımlarını artması noktasında her zaman desteğimi hükümet olarak sanayicilerimize devam edecek.” – İZMİR

]]>
https://www.haber28.com.tr/ticaret-bakani-omer-bolat-izmirde-ihracat-hedeflerini-acikladi/feed/ 0
KAYSO Başkanı: Suriyeliler Giderse Batarız Demek Yanlış https://www.haber28.com.tr/kayso-baskani-suriyeliler-giderse-batariz-demek-yanlis/ https://www.haber28.com.tr/kayso-baskani-suriyeliler-giderse-batariz-demek-yanlis/#respond Sun, 05 May 2024 08:48:33 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=16878 Kayseri Sanayi Odası (KAYSO) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Büyüksimitci; “Hiç kimse sayısal konuşmadığı için Suriyeliler giderse burası batacakmış. Öyleyse bugün gitsinler bugün batar. Böyle bir şey söz konusu olamaz” dedi.

Gündeme ilişkin açıklamalarda bulunan Başkan Büyüksimitci; ihracat rakamlarına bakıldığında bir iyileşme söz konusu olduğunu ifade ederek; “İhracat rakamlarına baktığımızda iyileşmeye başladı gibi. Ama geçtiğimiz yılın başında da söyledik, Hazine ve Maliye Bakanımız da söylüyor biraz zorlaşacak. Onun için işadamı dediğin çözüm üretir. Yeni pazarlar, yeni ürünlere gayret gösterir. Şuanda da bütün sanayicilerimiz hızlıca onu yapmaya çalışıyor. Çok şükür şuan itibariyle büyük bir sıkıntı yok ama yılın ortasında bakan maliye politikalarıyla ilgili bir sıkılaşmadan bahsediyor. Bu sıkılaşmadan herkes nasibini alır eğer hazırlık yapmazsak” dedi.

“Mutlaka Suriyelilerle ilgili seçimden sonra çalışma yapılması gerektiğini düşünüyorum”

Suriye uyruklu insanların belli işlere katkısı olabileceğini ancak ‘giderlerse batar’ anlayışının söz konusu olmadığını belirten Büyüksimitci; “Hiç kimse sayısal konuşmadığı için Suriyeliler giderse burası batacakmış. Öyleyse bugün gitsinler bugün batalım. Böyle bir şey söz konusu olamaz. Evet, belli şeylere katkıları vardır ama ilk 1000 şirketlerimize baktığımızda 37 şirketimiz var. Bize asıl ciroyu, istihdamı yapan firmalar kayıtlı çalıştırır, bunlarda kayıtsız ve herhangi bir çalışan olmaz. Bunlar sırf siyaseten söylenmiş geliyor bana. Belli işlere katkısı olabilir. Suriyeli veya yabancı çalıştırmakla ilgili devletin bir politikası olması gerektiğini düşünenlerdenim. Bu çok yanlış anlaşılmaya da müsait. Bu kısır döngüyü kırmamız lazım. Mutlaka bununla ilgili seçimden sonra çalışma yapılması gerektiğini düşünüyorum. Lüzumsuz, gereksiz insanları buraya getirelim demiyoruz ama çoban ihtiyacı varsa çoban, kaynakçı ihtiyacı varsa kaynakçı gibi özel yetişmiş inanlar diyoruz” şeklinde konuştu.

Türkiye’nin teknoloji ve savunma sanayi anlamında çok iyi yerde olduğunu sözlerine ekleyen Başkan Büyüksimitci; “Uzay, havacılık ve savunma sanayi aslında bir ülkenin teknoloji seviyesi orada. Sadece hazır ürünleri alıp monte ediyorsanız orta teknoloji grubundasınız ama kendi uçağınızı, İHA’nızı, SİHA’nızı yapıyorsanız yüksek teknolojik ürün yapıyorsunuz demektir. Türkiye’nin geldiği yer çok şükür kendi imkanlarıyla bu ülkeyi savunmak için her şeyi üretebilecek halde. Bu da çok büyük bir irade ve uzun zaman çabalamakla alakalı. Bu millet dünyanın en asil milleti ve bu milletin yapamayacağı yok. Geçmişte yaptıkları belli, gelecekte de inşallah yapacakları belli. Dolayısıyla bir özgüven kazandık. Özgüveni kazandıkça da teknolojik olarak ne yapabileceğimizi anladık. Bugün dünyanın neresine giderseniz gidin yüksek teknoloji ürün üreten birçok yerde Türkleri görürsünüz. Savunma sanayi anlamında çok iyi yerdeyiz” ifadelerini kullandı.

“Türkiye’de üretilmeyen neyi üretebiliriz dedik”

Milli Muharip Uçağı KAAN ve Altay tankının parçalarının Kayseri’de üretildiğini de dile getiren KAYSO Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Büyüksimitci; “Kayseri’de bizim ve Ticaret Odası’nın öncülüğünde yaptığımız çalışmalar var. Ana düşüncemiz; ‘Türkiye’de üretilmeyen neyi üretiriz’? KİM Teknoloji çok şükür Milli Muharip Uçağımız KAAN’ın resmi tedarikçilerinden. KAAN’ın Türkiye’de üretilmeyen çok özel bir fren sistemi var, onlar yapılacak. Milli tank projemiz Altay’ın zırhları ile ilgili şuanda sözleşmeler imzalandı, inşallah onların da üretimine başladık” diye konuştu. – KAYSERİ

]]>
https://www.haber28.com.tr/kayso-baskani-suriyeliler-giderse-batariz-demek-yanlis/feed/ 0
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, yeşil dönüşüm yol haritalarının önemini vurguladı https://www.haber28.com.tr/sanayi-ve-teknoloji-bakani-mehmet-fatih-kacir-yesil-donusum-yol-haritalarinin-onemini-vurguladi/ https://www.haber28.com.tr/sanayi-ve-teknoloji-bakani-mehmet-fatih-kacir-yesil-donusum-yol-haritalarinin-onemini-vurguladi/#respond Sun, 05 May 2024 06:12:35 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=16852 Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, “Düşük karbonlu yol haritalarımız ve yeşil büyüme teknoloji yol haritaları, 6 sektörün yeşil dönüşümünde temel oluşturacak, önümüzdeki dönemde sanayimizin 2053 Net Sıfır Emisyon hedeflerimiz doğrultusunda bizler için rehber niteliği taşıyacak.” dedi.

Bilişim Vadisinde düzenlenen “Türkiye Sektörel Düşük Karbonlu Yol Haritaları Tanıtım Programı”na katılan Kacır, çalışmaların, işletmelerin karbon ayak izlerini azaltacağını ve yeşil dönüşümlerinde önemli kilometre taşı olacağını belirtti.

Bakan Kacır, iklim değişikliğinin, çevresel ve sosyoekonomik sonuçlara yol açan çok yönlü ve küresel mesele olduğuna değinerek, dünyada iklim değişikliğiyle mücadele politikaları hız kazanırken, sanayi ve teknoloji politikalarıyla bağlantısının da kuşkusuz giderek güçlendiğini anlattı.

Kacır, yatırım, istihdam, üretim ve ihracat rotasında büyüme politikası çerçevesinde sanayiyi sürdürülebilir ve çevreci üretim yöntemlerine yönlendirmeyi, bu anlayışla tercihten öte zorunluluk olarak gördüklerini dile getirdi.

Sanayiciler ve yatırımcılar için destek mekanizmaları oluşturduklarını aktaran Kacır, Organize Sanayi Bölgelerinin (OSB), Yeşil OSB’lere dönüşümünü hızlandırmak amacıyla Dünya Bankası destekli “Türkiye Organize Sanayi Bölgeleri Projesi”ni hayata geçirdiklerini kaydetti.

Kacır, OSB’lerde yeşil ve teknolojik çözümler içeren altyapı, ileri atık su arıtma tesisi, su geri kazanımı, güneş enerjisi santralleri, sıfır atık, biyogaz tesisleri gibi projeler için çalışmaları başlattıklarına işaret ederek, Dünya Bankası işbirliğinde yeşil dönüşüm alanında şimdiye kadar gerçekleştirdikleri en kapsamlı ve en yüksek bütçeli program olan “Türkiye Yeşil Sanayi Projesi”ni geçen aylarda uygulamaya aldıklarını söyledi.

“Sera gazı salımının azaltılması için harekete geçtik”

Bu iki önemli proje için yaklaşık 750 milyon dolar finansman sağladıklarını bildiren Kacır, tüm bu adımların yanında yeşil dönüşüm alanında uluslararası gelişmeleri yakından takip ederek, uluslararası düzenlemelerle uyumlu şekilde sanayinin rekabetçiliğini güçlendirecek adımları tespit ettiklerinden bahsetti.

Bakan Kacır, Türkiye’nin en büyük ticaret ortağı Avrupa Birliğinin (AB), “Yeşil Mutabakat”la sera gazı emisyonlarını 2030 yılına dek en az yüzde 55 azaltma taahhüdünde bulunarak “Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması”nı hayata geçirdiğini anımsatarak, “Düzenleme kapsamında 2026’dan itibaren karbon emisyonunda öne çıkan demir-çelik, alüminyum, gübre, çimento, hidrojen ve elektrik üretim sektörlerinde ithalatçı firmalara sınırda karbon mekanizması adım adım uygulanacak. Bu nedenle özellikle üretim zincirlerinin ilk aşamalarında lokomotif sektörlere temel girdi sağlayan ve Avrupa Birliği ile ihracatımızın yaklaşık yüzde 13’üne karşılık gelen alüminyum, çelik, gübre ve çimento sektörlerinin sera gazı salımının azaltılması için harekete geçtik.” diye konuştu.

Avrupa İmar ve Kalkınma Bankasının destekleri ve ilgili paydaşlarla bu 4 sektör için “Düşük Karbonlu Yol Haritaları” hazırladıklarını ve bu kapsamda sektöre özgü öngörülen emisyon azaltımlarını tespit ettiklerini aktaran Kacır, 2053 emisyon hedefleri doğrultusunda, alüminyum sektöründe yüzde 75, çelik sektöründe yüzde 99, çimento sektöründe yüzde 93 oranında emisyon azaltımı, gübre sektöründe ise sıfır emisyon hedeflediklerini, ayrıca bu hedeflere uygun üretim teknolojileri, yatırım ihtiyaçları ve politikalarını değerlendirdiklerini ifade etti.

“Uluslararası yatırımlardan alacağımız payı arttıracağız”

Kacır, gelecek dönemde yol haritaları kapsamındaki eylemlerin uygulanmasını hızlandırmaya yardımcı olacak yatırım planını hayata geçirecekleri bilgisini paylaşarak, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Böylece bu 4 öncelikli sektörde ülkemizin küresel değer zincirlerine entegrasyonunu daha da güçlendireceğiz. Uluslararası yatırımlardan alacağımız payı arttıracağız. Tabii sanayimizin yeşil dönüşümünü gerçekleştirirken, ‘teknoloji üreten, güçlü Türkiye’ yaklaşımımız doğrultusunda ihtiyaç duyduğumuz yeşil teknolojileri yerli ve milli imkanlarla geliştirecek ve ihraç edecek altyapıyı da birlikte inşa edeceğiz. Bu kapsamda, yeşil dönüşüm alanında teknoloji geliştirme altyapımızı güçlendirmek üzere 24 AR-GE merkezimizin ve teknoparklarımızdaki 13 teknoloji girişiminin projelerine 4 milyar lira AR-GE teşviki verdik. TÜBİTAK’la bugüne kadar yeşil dönüşüm ve iklim değişikliği alanında 2 bin 918 proje ve 2 bin 754 kişiye 14,9 milyar lira destek sağladık. TÜBİTAK ile Yeşil Mutabakata uyum kapsamındaki AR-GE ve yenilik konuları ile doğrudan ilişkili projeleri öncelikli olarak desteklemeyi sürdürüyoruz.”

Kacır, iklim değişikliğine adaptasyon ve uyuma hizmet eden AR-GE çalışmalarını planlamak ve koordine etmek üzere TÜBİTAK Temiz Enerji, İklim Değişikliği ve Sürdürülebilirlik Araştırma Enstitüsünü kurduklarını hatırlatarak, BiGG Yeşil Büyüme Çağrıları kapsamında yeşil büyümeye hizmet eden öncelikli AR-GE ve yenilik konularında 237 girişimin kurulmasını desteklediklerini kaydetti.

TÜBİTAK tarafından hazırlanan sektörel yeşil büyüme teknoloji yol haritalarıyla da ekonomi için kritik önemi haiz, demir, çelik, alüminyum, çimento, gübre, plastik ve kimya sektörlerinde sanayi kuruluşlarının teknolojik ihtiyaçlarını tespit ettiklerine değinen Kacır, çığır açıcı araştırma ve yenilik temelli çözümler için tüm paydaşlarla 2026, 2030 ve 2035 yıllarına ilişkin hedefleri belirlediklerini, ülkenin AR-GE ve yenilik kapasitesini geliştirmesine imkan verecek politika ve eylemleri ortaya koyduklarını anlattı.

“Sanayicilerin, KOBİ’lerin yeşil dönüşüm odaklı projelerine desteğe devam edeceğiz”

Bakan Kacır, şunları söyledi:

“Düşük karbonlu yol haritalarımız ve yeşil büyüme teknoloji yol haritaları, 6 sektörün yeşil dönüşümünde temel oluşturacak, önümüzdeki dönemde sanayimizin 2053 Net Sıfır Emisyon hedeflerimiz doğrultusunda bizler için rehber niteliği taşıyacak. Destek programlarımızı, politikalarımızı ve projelerimizi bu çalışmaların çıktılarıyla uyumlu şekilde kurgulayarak, yeşil ekonomiye geçişimizi hızlandırmayı ve sürdürülebilir kalkınmayı desteklemeyi amaçlıyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımız liderliğinde inşa ettiğimiz güçlü AR-GE ve üretim altyapısı ile Türkiye, pandemi, Rusya-Ukrayna Savaşı, hammadde ve enerji krizi gibi küresel ekonominin karşı karşıya olduğu sınamaları başarıyla atlattı. Küresel tedarik zincirlerinde konumunu günden güne güçlendirerek, ihracatta yeni rekorlar kırmaya devam ediyor. Önümüzdeki dönemde birlikte yeni başarı hikayeleri yazarak, ülkemizi muasır medeniyetler seviyesinin de üzerine hep birlikte taşıyacağız. 2053 net sıfır emisyon hedeflerimize, sanayicilerimizle, girişimcilerimizle, ihracatçılarımızla ve elbette akademisyenlerimizle birlikte ulaşacağız. Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması, başta sanayi sektörü olmak üzere her alanda hem zorlukları hem de fırsatlar sunuyor.”

Yeşil dönüşüm yol haritasından azami şekilde faydalanılmasını arzu ettiğini dile getiren Kacır, hayata geçirecekleri yeni finansman mekanizmalarıyla da sanayicilerin, KOBİ’lerin yeşil dönüşüm odaklı projelerine destek olmaya devam edeceklerini yineledi.

Sektörel düşük karbonlu yol haritalarının ve yeşil büyüme teknoloji yol haritalarının, sanayiciler başta olmak üzere ülke için hayırlı olmasını temenni eden Kacır, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası yetkililerine Türkiye’nin yeşil dönüşümüne verdikleri desteklerden dolayı teşekkür etti.

Kacır, 18 Mart Çanakkale Zaferi’nin 109. yıl dönümü vesilesiyle Cumhuriyet’in kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, silah arkadaşlarını ve aziz şehitleri rahmetle, şükranla yad ettiğini de sözlerine ekledi.

Programa, TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Hasan Mandal, Sanayi Genel Müdürü Prof. Dr. İlker Murat Ar, Vali Yardımcısı Mustafa Ayhan ile Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası Direktörü Hande Işlak katıldı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/sanayi-ve-teknoloji-bakani-mehmet-fatih-kacir-yesil-donusum-yol-haritalarinin-onemini-vurguladi/feed/ 0
Sanayi ve Teknoloji Bakanı: Ekonomimizin güçlü temelleri üzerinde yükseliyoruz https://www.haber28.com.tr/sanayi-ve-teknoloji-bakani-ekonomimizin-guclu-temelleri-uzerinde-yukseliyoruz/ https://www.haber28.com.tr/sanayi-ve-teknoloji-bakani-ekonomimizin-guclu-temelleri-uzerinde-yukseliyoruz/#respond Mon, 29 Apr 2024 05:12:35 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=16146 Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, “Açıklanan her veri, ekonomimizin güçlü temeller üzerinde yükseldiğine işaret ediyor. Ekonomide elde ettiğimiz bu kazanımları uzun vadeli ve kalıcı refah artışına dönüştürmek için çalışmalarımızı sürdürüyoruz.” dedi.

Kacır, “Keşan Organize Sanayi Bölgesi (OSB) Temel Atma Töreni”nde yaptığı konuşmada, ülkenin güçlü üretim ve teknoloji geliştirme altyapısını ekonomik ve siyasi bağımsızlığın sigortası, kalkınmanın teminatı olarak gördüklerini söyledi.

Siyasi istikrarsızlık, terör ve yanlış sanayi politikaları neticesinde akamete uğrayan sanayileşme tarihini son 22 yılda değiştirdiklerini belirten Kacır, “Ülkemizi araştırma ve inovasyon ekosistemi, planlı sanayi alanları, girişimcilik kültürü ve nitelikli insan kaynağıyla küresel bir üretim üssü haline getirdik.” diye konuştu.

Kacır, yapılan çalışmalarla krizlere dayanıklı, üreterek büyüyen bir ekonomi inşa ettiklerini vurguladı.

Son yıllarda bölgesel savaşlar, pandemi, afetler ve iklim krizi, gıda ve enerji tedariğinde yaşanan zorluklara rağmen Türkiye’nin 14 çeyrektir kesintisiz büyümesini sürdürdüğünü dile getiren Kacır, şöyle devam etti:

“Gayrisafi yurt içi hasılamız Cumhuriyet tarihimizde ilk kez 1 trilyon dolar barajını aştı. İhracatımız, kalkınmamızın lokomotifi imalat sanayinden aldığı güçle 255 milyar doları aştı. 32 milyon iş gücüyle istihdamda da tarihimizin en yüksek seviyesini yakaladık. Yüzde 9,1 ile işsizlikte son 10 yılın en düşük seviyesine ulaştık. Açıklanan her veri, ekonomimizin güçlü temeller üzerinde yükseldiğine işaret ediyor. Ekonomide elde ettiğimiz bu kazanımları uzun vadeli ve kalıcı refah artışına dönüştürmek için çalışmalarımızı sürdürüyoruz.”

Milli teknoloji hamlesi

Bakan Kacır, milli teknoloji hamlesi doğrultusunda teknoloji geliştirme kabiliyetlerini üst düzeye çıkararak Türkiye’yi dünya sahnesinde hak ettiği noktaya taşıdıklarını dile getirdi.

Türkiye’nin kritik teknolojileri milli olarak geliştirebilmesini, yüksek teknoloji alanlarında rekabetçi ürün ve hizmetler sunarak değer zincirlerinde pay sahibi olabilmesini tercihten öte mecburiyet olarak gördüklerini anlatan Kacır, şunları kaydetti:

“Tüm dünya koronavirüs salgınıyla mücadele ederken küreselleşmeyi vaaz edenlerin ne düzeyde bencil tutum takındıklarına hep birlikte şahit olduk. Bazı gelişmiş ülkelerde yoğun bakım altyapısının yetersiz kalması neticesinde hekimlerin kimin ölüme terk edilmesi gerektiğine karar vermek zorunda bırakıldığı bir dönemi gördük. Hamdolsun, güçlü üretim ve teknoloji geliştirme altyapısı ile pandeminin olumsuz etkilerini dünyanın birçok gelişmiş ülkesine göre daha az hasarla atlattık.

Dönemin Amerika Birleşik Devletleri Başkanının büyük teknoloji girişimlerine çağrıda bulunmak zorunda kaldığı bir dönemde biz teknoparklarımızdan birinde geliştirilen yoğun bakım solunum cihazlarını seri üretime derhal soktuk ve Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’mızın koordinasyonuyla sadece 14 günlük bir zamanda seri üretime geçmeyi başardık. Yalnızca ülkemizin solunum cihazı ihtiyacını karşılamadık, ihraç ettiğimiz hibe ettiğimiz cihazlarla tüm dünyaya nefes olduk. Mazlumların umudu bir ülke olmanın sorumluluğunu yerine getirdik. Milli Teknoloji Hamlesi budur.”

Kacır, dünyanın iklim değişiklikleri, küresel göç, artan nüfus ve bölgesel savaşlar neticesinde gıda arz güvenliğinin ülkeler için beka meselesi haline geldiği bir dönemi yaşadığına dikkati çekti.

Bakanlık olarak güçlü gıda sanayini ülkenin geleceğinin teminatı olarak gördüklerini ifade eden Kacır, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Gıda sektöründe yenilikçi ve rekabetçi bir anlayışla katma değerli üretimi desteklemek üzere bu alanda proje yürüten 58 AR-GE merkezine ve 419 teknopark firmasına toplamda 8,7 milyar lira AR-GE teşviki verdik. TÜBİTAK akademik, bilim insanı ve özel sektör AR-GE destek programları kapsamında son 22 yılda gıda alanında yürütülen 3 bin 26 projeye ve bu alanda araştırma gerçekleştiren 1548 bilim insanı ve gencimize 11 milyar liradan fazla destek sağladık.

Gıda İnovasyon Merkezi’mizi, gıda ve içecek sektörünün çözüm ortağı olarak faaliyete geçirdik. Gıda ürünleri imalatına yönelik olarak 5 bin 427 yatırıma teşvik belgesi düzenledik. Sektörümüzde 152 binden fazla nitelikli istihdam oluşturacak 408 milyar lira sabit yatırımın önünü açtık. Gıda sanayimizin ihtiyaç duyduğu altyapısı güçlü ve çevre dostu planlı sanayi alanları sunmak üzere yurdumuzun dört bir yanında bir gıda ihtisas organize sanayi bölgesi kurduk.”

Keşan OSB

Bakan Kacır, sahip olduğu coğrafi işaretli ürünlerle tarım ve hayvancılıkta önemli bir marka olan Keşan’a kazandırılacak OSB’nin, güçlü AR-GE ve insan kaynağı vizyonuyla gıda sektöründe nitelikli yatırımların adresi olacağını vurguladı.

Keşan OSB’nin 141 hektarlık alanda 96 sanayi parseline sahip olduğunu dile getiren Kacır, “Organize sanayi bölgemizin inşallah 2024 sonuna kadar altyapı ve üstyapı çalışmalarını tamamlıyoruz. Sanayicilerimizin yatırımlarına en kısa sürede başlamalarını sağlıyoruz. Bizler Türkiye için çalışan, Türkiye için hayal kuran, Türk ekonomisinin büyümesi, gelişmesi, küresel ölçekte hak ettiği seviyelere ulaşması için taş üstüne taş koyan herkesin destekçisiyiz, yanındayız. Temelini attığımız organize sanayi bölgemizin şehrimize ve ülkemize hayırlı olmasını temenni ediyorum. Bu projede emeği geçen herkese tekrar teşekkür ediyorum.” ifadelerini kullandı.

Edirne Valisi Yunus Sezer ise sanayi bölgelerinin istihdamın artmasına katkı sağladığını ifade etti.

Kentte tarıma dayalı, yenilikçi yeşil bir sanayi anlayışını hayata geçireceklerini belirten Sezer, “Nüfusumuzun başka şehirlere göç etmesinin önüne geçmeyi amaçlıyoruz. Bir hedefimiz daha var. Tarımdaki nüfusumuzun yaş ortalaması 60’a ulaşmış durumda. Bu arazilerin boş kalmaması için insanların burada yaşaması lazım.” dedi.

AK Parti Edirne Milletvekili Fatma Aksal da temeli atılan sanayi bölgesinin tüm bölgeye hitap edeceğini dile getirdi.

Edirne ve Trakya’nın tarım ve sanayide büyük bir potansiyelinin olduğunu aktaran Aksal, Keşan OSB’nin Edirne ve Türkiye’ye hayırlı olmasını diledi.

İYİ Parti Edirne Milletvekili Mehmet Akalın da sanayi yatırımlarının istihdam açısından önemli olduğunu belirtti.

Keşan Belediye Başkanı Mustafa Helvacıoğlu ise OSB’nin ilçenin ekonomik kalkınmasına büyük katkı sağlayacağını ifade etti.

Dua edilmesinin ardından Keşan OSB’nin temeli atıldı.

Programa kurum müdürleri, siyasi parti temsilcileri ve iş insanları katıldı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/sanayi-ve-teknoloji-bakani-ekonomimizin-guclu-temelleri-uzerinde-yukseliyoruz/feed/ 0
AK Parti İBB Başkan Adayı Kurum: “İhracatın, istihdamın artması şehir adına da önemli” https://www.haber28.com.tr/ak-parti-ibb-baskan-adayi-kurum-ihracatin-istihdamin-artmasi-sehir-adina-da-onemli/ https://www.haber28.com.tr/ak-parti-ibb-baskan-adayi-kurum-ihracatin-istihdamin-artmasi-sehir-adina-da-onemli/#respond Sat, 27 Apr 2024 01:12:31 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=15877 AK Parti İBB Başkan Adayı Murat Kurum, “Şubat ayında Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin 21 milyar dolarla rekor kırdığını gördük. Bu da bizi gerçekten ziyadesiyle mutlu etti. Ülkenin ihracatının artması, ülkenin istihdamının artması, şehir adına da önemli” dedi.

AK Parti İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Murat Kurum, Türkiye İhracatçılar Meclisi’ni ziyaret etti. Toplantıda Murat Kurum’a, Bahçelievler Belediye Başkanı Hakan Bahadır da eşlik etti.

“İhracatın, istihdamın artması şehir adına da önemli”

Türkiye’nin ihracatının yüzde 50’sinin İhracatçılar Meclisi çatısı altında yapıldığını söyleyerek konuşmasına başlayan Kurum, “Hem şehrimizin hem de ülkemizin istihdamına yapmış olduğunuz katkılardan dolayı teşekkür ediyorum. Çok kıymetli bir iş yapıyorsunuz. Ülkemiz bugün Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün hayal ettiği muasır medeniyetler seviyesine çıkacaksa bu çalışmalar sayesinde çıkacak. Ülkemiz bugün her alanda kendine yeten bir ülke olacaksa ihracatla olacak, üretimle olacak. Yine gençlerimiz, bu ülkede geleceğe güvenle bakacaksa eğer, bunun altyapısını yapacak olan buradaki dostlarımızdır. Şubat ayında Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin 21 milyar dolarla rekor kırdığını gördük. Bu da bizi gerçekten ziyadesiyle mutlu etti. Ülkenin ihracatının artması, ülkenin istihdamının artması, şehir adına da önemli” dedi.

“İstanbul gibi bir metropolde İstanbul’un sorunlarıyla ilgilenecek bir belediye anlayışı bekleniyor”

İstanbul’un ilçelerinde 70 gündür esnafla bir araya geldiğini söyleyen Kurum, “İstanbul’u dinliyoruz. İstanbul’un geriye dönüp baktığınız 5 yıllık süreçte üzüldüğünü, kırıldığını gördük ve vatandaşımızın beklentisiyle karşı karşıyayız. Yani artık İstanbul gibi bir metropolde İstanbul’un sorunlarıyla ilgilenecek bir belediye anlayışı bekleniyor. İlçe belediyeleriyle uyum içerisinde çalışacak, İstanbul’a bir vizyon ortaya koyabilecek, bir anlayış ve hizmeti vatandaşımız bekliyor ve bunu da her ortamda dile getiriyor.” diye konuştu.

“İstanbul benim şahsi meselem değil, ülkemizin meselesi”

İstanbul’un sorunlarını, beklentilerini, bakan ve milletvekili olduğu dönemden iyi bildiğini vurgulayan Kurum, konuşmasına şöyle devam etti:

“Ben de İstanbul milletvekili olarak hem yapmış olduğum görevlerde, İstanbul’un birçok alanında hizmet etme fırsatına eriştim. O dönemde buradaki birçok dostumuzla birlikte çalıştık. Bakanlık yaptığımız süre boyunca bir ayağımız İstanbul’da oldu. ve İstanbul’un da sorunlarını, problemlerini bilen, bu manada hem sanayici tarafıyla hem vatandaşımız hem üretim tarafında birçok alanda şehrin sorunlarına hakim bir kardeşinizim. İstiyorum ki 31 Mart seçimlerinde de İstanbul’un geleceği adına çok önemli bir karar alalım. Yani bu mesele, benim şahsi meselem değil, ülkemizin meselesi. İstanbul’un meselesi.”

“Üretim yaptığımız binalar ne kadar sağlam, tartışılır”

İstanbul’da sadece meskenlerin değil, ticaret ve sanayi tesislerinin de deprem riski altında bulunduğunu hatırlatan Murat Kurum, “İstanbul’da yaşamak artık birçok insanı düşündürüyor. ‘Acaba burada yaşamasam mı’, ‘acaba buradan bir an önce başka bir alana gitsem mi’ gibi endişe içerisinde. Bir taraftan deprem riskiyle karşı karşıyayız. Şehir olası depremlere ne kadar hazır, şehrin üretimi ne kadar hazır, ticareti ne kadar hazır? Bugün baktığınızda 7,5 milyon bağımsız bölüm var. Bunların 6 milyonu konut ama bir buçuk milyonu da ticari ve sınai ünite. Bugün ülke ihracatının yüzde 50’sinin İstanbul’da yapıldığını ve Şubat ayında rekor kırdığımızı söylüyoruz ama bir taraftan da bu üretimi ne kadar sağlam yapılar içerisinde yapıyoruz, bu da tartışılır” dedi.

“Hem sanayimizi hem konutlarımızı hem altyapımızı dirençli hale getirmemiz lazım”

İstanbul’da beklenen depremin, Türkiye’nin milli güvenliğine, hatta bağımsızlığına yönelik bir tehdide dönüşebileceğine dikkati çeken Kurum, “Böylesi bir riske karşı da hep birlikte topyekün mücadele etmemiz lazım. O yüzden burada Murat Kurum değil mesele. Hep birlikte bu mücadeleyi yapıp hem sanayimizi hem konutumuzu hem şehrimizin altyapısını dirençli hale getirmemiz lazım. Sanayiyle ilgili de yapmamız lazım.” diye konuştu.

“Kredi sübvansiyonu, arazi desteği “

Kurum, sanayi tesislerinin dönüşümüyle ilgili vizyonu şöyle aktardı:

“Bu masada oturacağız. Sanayici ‘ben fabrikamı yenilemek istiyorum’ diyecek. Buna ilişkin gideceğiz, Maliye Bakanımıza diyeceğiz ki, veya Cumhurbaşkanımıza; ‘Efendim, biz sanayi sektörümüzle bir araya geldik. Mevcut alanını yenilemek kaydıyla, riskli olduğunu tespit ettiğimiz binalarda işte kredide şöyle bir sübvansiyon yapalım veya arazide şöyle bir destek yapalım, yenilensin’. Bunu istemek bence çok güzel. Bunu yaptık mı bugüne kadar? Yapmadınız. Ben Çevre ve Şehircilik Bakanıyken bana böyle bir talep gelmedi. Çok net söylüyorum. 5 sene gelmedi. Milli Emlak’tan sorumluyken de bana böyle bir taleple gelinmedi. Yeni sanayi alanı ihtiyacıyla ilgili gelindi. Yeni bilmem neyle ilgili gelindi ama, ‘binamızı dönüştüreceğiz, dolayısıyla devletten de böyle bir destek bekliyorum’ ile gelinmedi. Şimdi bizim bunları bir masada işte oturup konuşup beraber çözmemiz lazım. Gerçekten artık şu süreçte buna engel olmazsak, bu gidişata engel olmazsak, ileride öyle bir neticeyle karşılaşmayız. Çok daha vahim sonuçlar bizi bekliyor olabilir.”

“İstanbul’un, İstanbul’u kendi geleceği için basamak olarak gören Başkan’a ihtiyacı yok”

Bakanlığı döneminde Anadolu’da yaptığı çalışmalardan bahseden Kurum, yerel yönetimin sanayiciyle el ele olmasının önemini, “Her ilde sanayi tesisi inşası olan bir kardeşinizim. 31 Mart’ta bu anlayışla geleceğiz. İstiyorum ki bu masa beraber kazansın, beraber konuşalım. Geçmişte böyle bir toplantı yapmış olduğunuzu zannetmiyorum. Yapsanız da netice aldığınızı zannetmiyorum. Yani burada İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olarak Mustafa Başkanım ve buradaki üreticilerle karar alalım. İstanbul’un sanayisine ilişkin, üretimine ilişkin bu kararları da hayata geçirelim istiyorum. Buna İstanbul’un ihtiyacı var, bu istişareye ihtiyacı var, mütevazı duruşa ihtiyacı var. İstanbul’un kibre ihtiyacı yok, İstanbul’un ilgisiz bir belediye başkanına ihtiyacı yok. Çok net söylüyorum bakın. İstanbul’u, İstanbul’un üretimini, sanayisini kendi şahsı için, kendi geleceği için basamak olarak görecek bir belediye başkanına da ihtiyacı yok” sözleriyle vurguladı.

“Biz kural koyacağız, taksici o kurala uyacak”

TİM’deki toplantıda ihracatçılar, İstanbul’un trafik, toplu ulaşım ve otopark sorunlarıyla ilgili beklentilerini dile getirdi. Organize sanayi bölgelerine metroyla ulaşım, sanayi bölgelerindeki başıboş sokak hayvanları sorunu öne çıkan konular oldu. Murat Kurum, taksi sorununa ayrı bir başlık açarak şöyle konuştu:

“İstanbul taksisi marka olmalı. İstanbul’da taksiye binen biri hem yapısal anlamda hem de şoförü anlamında ayrıcalığı görmeli. Önüne gelen taksicilik yapmamalı, yapmayacak. Taksiciler eğitim alacak. Ehliyeti olabilir ama İstanbul taksisini kullanabilmesi için belli bir eğitimden geçecek. Yeri gelecek yabancı dil bilecek. Burada biz bir denetim, puanlama, ödül-ceza sistemi getireceğiz. Taksiye bindiğinizde aldığınız hizmetin izlenip takip edileceği dijital bir yapıyla taksi sistemini yöneteceğiz. Tabii taksicilerin de kendi beklentileri var. Ama biz bir kural koyacağız, o bu kurala uyacak. İstanbul’da taksi marka olacak. Bunun olması için de biz gereken her şeyi yapacağız.”

Murat Kurum, mevcut İBB yönetiminin sadece taksi konusuna değil, başka birçok meseleye de ilgisiz kaldığını söyledi, eleştirilerini, “İstanbul’un turizm planlaması yok, kültür planlaması yok, turizm master planı yok. Bunları belediyenin yapması lazım, yok” diye ifade etti.

“Fuarcılık artık geride kaldı”

Murat Kurum, toplantıda bazı sanayicilerin “fuar merkezi” talebine ilişkin bir değerlendirme de yaptı. “Avrupa’daki fuar alanları boşalıyor” diyen Kurum, Çin örneğini vererek, “Fuar alanı ihtiyacı mı var yoksa dijital bir pazarlama ağına mı ihtiyaç var? Bence Çin bunu gördü. Bana sorarsanız Çin, dijital pazarlamayı dünyada eline geçirmeye çalışıyor. Fuarcılık belki de artık geride kaldı. Dijital fuarlar olacak.” diye devam etti.

“2 ayda İstanbul’un 964 mahallesine lokanta açarım”

Murat Kurum, CHP’li İBB Başkanı’nın ‘mega proje’ dediği ‘Kent Lokantaları’ ile ilgili de konuştu. “11 tane lokantayı açmayı hizmet gören bir anlayış var. İddia ediyorum, ben 2 ayda İstanbul’un 964 mahallesinde açarım. Lokanta nedir?” diyen Kurum, asıl önemli olanın, sürdürülebilir kalıcı destekler ve mesleki olduğunu anlatarak, “Sizin bir operatör ihtiyacınız var diyelim. Bugün bulamıyor kimse. 150 bin TL maaş. Operatör yetiştirmek çok mu zor? Değil. Bugün ‘150 bin TL maaş ile birine iş vereceğim’ desen herhalde buradan Beylikdüzü’ne kadar kuyruk olur. Bunu yapabilmek zor bir şey değil. Mesela gaz altı kaynağı elemanı eksik. Biz yetiştirelim” dedi. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber28.com.tr/ak-parti-ibb-baskan-adayi-kurum-ihracatin-istihdamin-artmasi-sehir-adina-da-onemli/feed/ 0
Sanayi ve Teknoloji Bakanı: Ekonomiye güven göstergeleri yukarı yönlü seyrediyor https://www.haber28.com.tr/sanayi-ve-teknoloji-bakani-ekonomiye-guven-gostergeleri-yukari-yonlu-seyrediyor/ https://www.haber28.com.tr/sanayi-ve-teknoloji-bakani-ekonomiye-guven-gostergeleri-yukari-yonlu-seyrediyor/#respond Fri, 26 Apr 2024 08:00:04 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=15826 Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, “Ekonomiye ilişkin güven göstergeleri yukarı yönlü seyretmeye devam ediyor. Bu başarı; sanayicilerin, yatırımcıların ülkemize güveninin ve yatırım iştahının ne denli yüksek olduğunun, geleceğe ne denli büyük umutla ve heyecanla baktığının en önemli işareti.” dedi.

Çeşitli temaslarda bulunmak üzere geldiği Sakarya’da bir fabrikada gerçekleştirilen Ferizli Organize Sanayi Bölgesi (OSB) toplu açılış törenine katılan Kacır, ülkenin dört bir yanında sanayi ve teknoloji ekosistemine yeni tesisler ile altyapılar kazandırmanın gururunu ve heyecanını yaşadıklarını söyledi.

Dünyanın, küresel boyutta birçok krizin ardı ardına yaşandığı zorlu dönemden geçtiğine işaret eden Kacır, “Korumacı politikalarla tedarik zincirleri baştan sona değişirken ticaretin vazedilmiş kuralları adeta yeniden yazılıyor. Bu tabloda Türkiye; son 22 yılda Cumhurbaşkanı’mız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde inşa ettiğimiz siyasi istikrar iklimi, rekabetçi ve sürdürülebilir sanayi ve üretim altyapısı, güçlü AR-GE ve inovasyon ekosistemimizle küresel ekonominin parlayan yıldızı olarak öne çıkıyor. Son dönemde üretimde, istihdamda, ihracatta gördüğümüz tablo, bu gerçeğin yansımasıdır.” diye konuştu.

“Üretim altyapılarını yeşil ve dijital dönüşüme uygun hale getirecek projelere imza attık”

Kacır, gayrisafi yurt içi hasılanın 14 çeyrektir kesintisiz büyüyerek Cumhuriyet tarihinde ilk kez 1 trilyon doların üzerine yükseldiğini aktararak şunları kaydetti:

“İhracatımız, kalkınmamızın lokomotifi imalat sanayinden aldığı güçle 255 milyar doları aştı. 32 milyon kişiyle istihdamda da tarihimizin en yüksek seviyesini yakaladık. Ekonomiye ilişkin güven göstergeleri yukarı yönlü seyretmeye devam ediyor. Bu başarı; sanayicilerin, yatırımcıların ülkemize güveninin ve yatırım iştahının ne denli yüksek olduğunun, geleceğe ne denli büyük umutla ve heyecanla baktığının en önemli işareti.”

Vatan için alın teri döken, taş üstüne taş koyan her ferdin yanında olmaya devam ettiklerini, katma değerli üretimle kalkınan Türkiye’yi birlikte inşa ettiklerini vurgulayan Kacır, sanayicilere altyapısı güçlü ve çevre dostu planlı sanayi alanları sunduklarını ifade etti.

Kacır, son 22 yılda 70 ilde 159 organize sanayi bölgesi projesi (OSB) için 58 milyar lira, 61 ilde 139 modern sanayi sitesi projesi için yaklaşık 25 milyar lira kaynak kullandırdıklarını belirterek bu kaynaklarla müteşebbisler için alt ve üstyapısı tamamlanmış, ulaşım imkanları gelişmiş sanayi alanları oluşturduklarını, emekçilerin hayatlarını kolaylaştıracak tesisleri şehirlere kazandırdıklarını anlattı.

Nitelikli insan kaynağını güçlendirecek, üretim altyapılarını yeşil ve dijital dönüşüme uygun hale getirecek projelere imza attıklarını aktaran Kacır, yıllar içinde gerçekleştirdikleri tüm bu projeler ve mevzuat düzenlemeleriyle OSB’lerin ülkenin yatırım, istihdam, üretim ve ihracat ekseninde büyümesinin anahtarı haline geldiğini belirtti.

Bakan Kacır, sözlerini şöyle sürdürdü:

“İnşallah önümüzdeki dönemde kamuoyuyla paylaşacağımız Ulusal Sanayi Alanları Master Planı ile lojistik bağlantıları dikkate alarak kümelenme anlayışına uygun sürdürülebilir, yeni yeşil sanayi alanları oluşturmaya devam edeceğiz. Türkiye’de halihazırda sanayi alanlarının yüzölçümümüzdeki payı yüzde 0,36 düzeyinde. Bunu rakiplerimizle bazı Avrupa ülkeleriyle mukayese ettiğimizde yükseltmek zorunda olduğumuzu görüyoruz. Sanayi alanlarını artırmak için elbette şimdiye kadar olduğu gibi organize sanayi bölgeleri ve endüstri bölgeleri yatırımlarını sürdüreceğiz.”

Bugün yürüttükleri planlı sanayileşme hamlesiyle Anadolu’nun dört bir yanında yeni üretim üsleri kurduklarından bahseden Kacır, Sakarya’nın da bunlardan biri olduğunu kaydetti.

Sakarya’da 2002’de 3 organize sanayi bölgesi varken 1 milyar liranın üzerinde altyapı yatırımıyla kente 6 yeni OSB ve 2 endüstri bölgesi kazandırdıklarını belirten Kacır, “Böylece Sakarya ‘sanayi şehri’ kimliğine kavuştu ve mevcut istihdamı yaklaşık 10 misline çıkardık; 26 binden fazla nitelikli istihdamı organize sanayi bölgelerinde oluşturduk. Sakarya’yı katma değerli ve teknoloji odaklı üretimin merkezi haline getirdik. Sakarya, Türkiye’nin üretimine yaptığı katkıyla yüz akı illerimizden biri. Sakarya’ya her geldiğimizde organize sanayi bölgelerimizde gördüğümüz yeni yatırımlar bizleri gururlandırıyor.” dedi.

Kacır, bugün de toplam 1,2 milyar lirayı aşan yatırımla hayata geçirilen 5 fabrika ve OSB itfaiye merkezinin açılışını gerçekleştirdiklerini dile getirerek ağaçtan metale, otomotivden zirai ürünlere geniş yelpazede faaliyet yürüten ve yatırım teşvikleriyle hayata geçen bu üretim tesislerinin tam kapasite üretime geçtiklerinde 400 kişiye daha istihdam sağlayacaklarını dile getirdi.

“AR-GE teşviklerimizle yanınızda olmaya devam edeceğiz”

Sanayicilere çağrıda bulunan Bakan Kacır, şöyle devam etti:

“Günümüz ekonomisinin rekabetçi yapısında var olmanın yolu, sadece maliyet avantajı sağlamanın ötesinde güçlü üretim kabiliyetlerinizi yüksek teknoloji odaklı AR-GE ve yenilikçilik yaklaşımlarıyla buluşturmaktan geçiyor. Bu anlayışla yaptığınız yatırımları güçlü AR-GE ve inovasyon altyapısıyla kuvvetlendirmenizi bekliyoruz. Katma değerli üretim yolculuğunuzda her zaman yanındayız. Bunun için Sakarya’mıza 24 AR-GE ve 5 tasarım merkezi kurduk. Sanayicilerimizin katma değerli AR-GE ve yenilik odaklı projelerine 8,7 milyar lira destek olduk. Gerçekleştirdiğiniz bu yatırımlarda, teşviklerimizle nasıl yanınızda olduysak ülkemizin AR-GE ve inovasyon kapasitesini güçlendirecek her adımınızda AR-GE teşviklerimizle yanınızda olmaya devam edeceğiz.”

Savunma sanayisinde paradigma değişimlerini doğru zamanda yakalayarak Türkiye’yi dünyada insansız hava aracı üretiminde liderliğe taşıdıklarında işaret eden Kacır, bu başarı hikayesinin benzerlerini birçok alanda gerçekleştirmelerinin mümkün olduğunu kaydetti.

Bunun için gerekli siyasi iradenin, AR-GE ve üretim kabiliyetinin, nitelikli insan kaynağının bulunduğunu aktaran Kacır, Togg’un bu yaklaşımın sivil alandaki ilk örneği olduğunu söyledi.

Kacır, Türkiye’nin otomotivde kendi milli markasını hem de yeni nesil teknolojilerle yollara çıkarmayı başardığını, küresel rekabet sahnesinde yerlerini aldıklarını, 60 yıl aradan sonra “Devrim” otomobili rüyasını devrin otomobiliyle gerçeğe dönüştürdüklerini anlatarak “Şunun fakındayız, Türkiye’nin sanayi ve teknoloji alanında sıçrama yapabilmesi için bir tek Togg yetmez. Önümüzdeki dönemde yürüteceğimiz etkin sanayi politikalarıyla 5G teknolojilerinden uçan akıllı mobilite sistemlerine, bataryadan çip teknolojilerine, güneş panellerinden rüzgar türbinlerine, biyoteknolojik ilaçlardan yeni nesil uydu teknolojilerine, hızlı trenlere kadar pek çok alanda büyük bir atılım dönemine adım atmayı hedefliyoruz.”

Sakarya Valisi Yaşar Karadeniz de son dönemde yatırım akını yaşanan kentin bugün her yönüyle bölgenin parlayan yıldızı haline geldiğini belirterek emeği geçen iş insanlarına ve işçilere teşekkür etti.

Konuşmaların ardından İl Müftüsü Mehmet Aşık’ın dualarıyla kurdele kesilerek toplu açılış gerçekleştirildi.

Törene AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ali İhsan Yavuz, AK Parti Sakarya milletvekilleri Lütfi Bayraktar, Murat Kaya, Ertuğrul Kocacık, Ferizli Kaymakamı Hasan Balcı, AK Parti İl Başkanı Yunus Tever, Serdivan Belediye Başkanı ve Cumhur İttifakı’nın Sakarya Büyükşehir Belediye Başkan adayı Yusuf Alemdar, Ferizli Belediye Başkanı İsmail Gündoğdu, sanayiciler ve çalışanlar katıldı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/sanayi-ve-teknoloji-bakani-ekonomiye-guven-gostergeleri-yukari-yonlu-seyrediyor/feed/ 0
Dışişleri Bakanı Fidan: “MKE, Kırıkkale’nin sembolü oldu” https://www.haber28.com.tr/disisleri-bakani-fidan-mke-kirikkalenin-sembolu-oldu/ https://www.haber28.com.tr/disisleri-bakani-fidan-mke-kirikkalenin-sembolu-oldu/#respond Wed, 24 Apr 2024 03:24:32 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=15528 Dışişleri Bakanı Fidan: ” MKE, Kırıkkale’nin sembolü oldu”

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Kırıkkale’de

KIRIKKALE – Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, katıldığı iftar programında yaptığı açıklamada, Makine ve Kimya Endüstrisi kurumunun Kırıkkale’nin bir sembolü haline geldiğini belirterek, büyük oranda işçi, mühendis ve çalışana da ev sahipliği yaptığını söyledi.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, çeşitli programlara katılmak üzere Kırıkkale’yi ziyaret etti. İlk ziyaretini Kırıkkale Valiliği’ne yapan Bakan Fidan, Vali Mehmet Makas ve il protokolü tarafından karşılandı. Bakan Fidan, daha sonra şeref defterini imzaladı, ardından da makamda basına kapalı olarak toplantı gerçekleştirdi. Bakan Fidan, daha sonra Kırıkkale Belediye Başkanı Mehmet Saygılı’yı makamında ziyaret ederek, şehirle ilgili yapımı tamamlanan ve devam eden projeler hakkında bilgi aldı. AK Parti İl Başkanlığı binasında da İl Başkanı Engin Pehlivanlı ve partililerle görüşen bakan Fidan, daha sonra esnaf ve vatandaşlarla bir araya gelerek, hatıra fotoğrafı çekindi.

AK Parti İl Başkanlığı tarafından düzenlenen “İftar Sofrası” programına katılan Bakan Fidan, burada yaptığı açıklamada, Kırıkkale’nin savunma sanayiinde Ankara ile yarışır bir duruma geldiğini belirterek, özellikle milli güvenlik sistemi adına gurur duyduğunu söyledi.

“Ankara ile yarışır bir duruma geldi Kırıkkale’miz”

Savunma sanayiyle ilgili planlanan projelerle daha büyük hamlelerin atılacağını ifade eden Bakan Fidan, “Savunma sanayiinde neredeyse Ankara ile yarışır bir duruma geldi Kırıkkale’miz. İnşallah yapılması planlanan projelerle de daha büyük hamlelerin atılacağını görüyoruz. Ben bunları görmekten devletim ve milletim adına özellikle milli güvenlik sistemimiz adına gurur duyduğumu bir kez daha iftihar etmek istiyorum. Kırıkkale’nin, Türkiye’nin geleceğini de ve bugününe de oynadığı ve oynayacağı rolün en büyük göstergesidir. Bunun için hepinize emeklerinizden dolayı çok teşekkür ediyorum” dedi.

“Kırıkkale, büyük oranda işçi, mühendis ve çalışana ev sahipliği yapıyor”

Makine ve Kimya Endüstrisi Kurumunun Kırıkkale’nin bir sembolü haline geldiğini anlatan Bakan Fidan, açıklamasında şunları kaydetti:

“Yıllar içerisinde Kırıkkale’nin bir sembolü oldu. Kırıkkale, Makine Kimyayı da açan, gelişmiş, büyümüş, çok şükür müstesna bir şehir olma yolunda. Özellikle başkanımın bana anlattığı projeler, Kırıkkale’nin sadece bir sanayi şehri değil, aynı zamanda modern bir şehrin bütün imkanlarına sahip olduğu bir şehir olacağını görmek benim için önemli. Ben kendisine de buradan çok teşekkür ediyorum. Özellikle savunma sanayiinde kurulacak olan yeni fabrikaların önümüzdeki yıllarda burada açılacak olan işletmelerin ve yan sanayinin ne kadar önem taşıdığını hep beraber göreceğiz. Kırıkkale, büyük oranda işçi, mühendis ve çalışana ev sahipliği yapıyor. Bunun da sayısı giderek artacak, artmaya da devam ediyor. Bu açıdan özellikle ilde hem yapılaşma hem alt yapı hem de diğer konularda atılan adımlardan ötürü ben teşekkür ediyorum.”

“Allah’ın izniyle bizim başımız yere eğilmez”

Kırıkkale’nin “şehitler diyarı” olduğunu vurgulayan Bakan Fidan, “Kırıkkale’nin nüfus yoğunluğu dikkate alındığında en fazla şehit veren illerimizin başında gelmekte. Allah, şehitlerimizin şehadetini mübarek eylesin, kabul eylesin. Kendileriyle ne kadar iftihar etsek azdır. Ben yakınlarına da buradan sabır diliyorum ama kendileriyle de ne kadar iftihar ettiğimizi gurur duyduğumuzu ifade etmek istiyorum. Şehitlerimiz var oldukça, şehit olmaya hazır insanlarımız kardeşlerimiz var oldukça, onları yetiştiren anneler babalar, var oldukça Allah’ın izniyle bizim başımız yere eğilmez, her zaman dik durur. Onun için hepinize yürekten çok teşekkür ediyorum” diye konuştu.

Yıllardır çeşitli cephelerde savaşlara girdiğini hatırlatan Bakan Fidan, “Yıllardır çok çeşitli cephelerde çeşitli savaşlara girmiş birisi olarak birçok şehit kardeşimizin ailesine bu haberi vermek zorunda kalan biri olarak bunun nasıl bir onur olduğunu bunun nasıl taşınması gerektiği bir gurur olduğunu çok yakından biliyorum. Aynı zamanda yakınlarına sabır gerektiren his ve acı verdiğini de biliyorum. Bu acı ve gururu yaşayan ve yaşatan asil milletin evlatlarının önemli bir kısmı Kırıkkale’de olması, Kırıkkale’nin bu vasfıyla temayüz etmesi inanın her şeyin üstünde. Bunun getirdiği bereket, bunun getirdiği anlam, bunun getirdiği milli duruş, hiçbir şeyle ne ölçülebilir ne de anlatılabilir. Ben bu nedenden dolayı sizlere çok teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.

İftar programına Kırıkkale Belediye Başkanı Mehmet Saygılı, AK Parti Milletvekili Mustafa Kaplan, İl Başkanı Engin Pehlivanlı, şehit yakınları, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, partililer ve çok sayıda davetli katıldı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/disisleri-bakani-fidan-mke-kirikkalenin-sembolu-oldu/feed/ 0
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan Kırıkkale’de Savunma Sanayi Hakkında Konuştu https://www.haber28.com.tr/disisleri-bakani-hakan-fidan-kirikkalede-savunma-sanayi-hakkinda-konustu/ https://www.haber28.com.tr/disisleri-bakani-hakan-fidan-kirikkalede-savunma-sanayi-hakkinda-konustu/#respond Tue, 23 Apr 2024 22:12:31 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=15467 Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, katıldığı iftar programında yaptığı açıklamada, Makine ve Kimya Endüstrisi (MKE) kurumunun Kırıkkale’nin bir sembolü haline geldiğini belirterek, büyük oranda işçi, mühendis ve çalışana da ev sahipliği yaptığını söyledi.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, çeşitli programlara katılmak üzere Kırıkkale’yi ziyaret etti. İlk ziyaretini Kırıkkale Valiliği’ne yapan Bakan Fidan, Vali Mehmet Makas ve il protokolü tarafından karşılandı. Bakan Fidan, daha sonra şeref defterini imzaladı, ardından da makamda basına kapalı olarak toplantı gerçekleştirdi. Bakan Fidan, daha sonra Kırıkkale Belediye Başkanı Mehmet Saygılı’yı makamında ziyaret ederek, şehirle ilgili yapımı tamamlanan ve devam eden projeler hakkında bilgi aldı. AK Parti İl Başkanlığı binasında da İl Başkanı Engin Pehlivanlı ve partililerle görüşen bakan Fidan, daha sonra esnaf ve vatandaşlarla bir araya gelerek, hatıra fotoğrafı çekindi.

AK Parti İl Başkanlığı tarafından düzenlenen “İftar Sofrası” programına katılan Bakan Fidan, yaptığı açıklamada, Kırıkkale’nin savunma sanayiinde Ankara ile yarışır bir duruma geldiğini belirterek, özellikle milli güvenlik sistemi adına gurur duyduğunu söyledi.

“Ankara ile yarışır bir duruma geldi Kırıkkale’miz”

Savunma sanayiyle ilgili planlanan projelerle daha büyük hamlelerin atılacağını ifade eden Bakan Fidan, “Savunma sanayiinde neredeyse Ankara ile yarışır bir duruma geldi Kırıkkale’miz. İnşallah yapılması planlanan projelerle de daha büyük hamlelerin atılacağını görüyoruz. Ben bunları görmekten devletim ve milletim adına özellikle milli güvenlik sistemimiz adına gurur duyduğumu bir kez daha iftihar etmek istiyorum. Kırıkkale’nin, Türkiye’nin geleceğini de ve bugününe de oynadığı ve oynayacağı rolün en büyük göstergesidir. Bunun için hepinize emeklerinizden dolayı çok teşekkür ediyorum” dedi.

“Kırıkkale, büyük oranda işçi, mühendis ve çalışana ev sahipliği yapıyor”

Makine ve Kimya Endüstrisi Kurumunun Kırıkkale’nin bir sembolü haline geldiğini anlatan Bakan Fidan, açıklamasında şunları kaydetti:

“Yıllar içerisinde Kırıkkale’nin bir sembolü oldu. Kırıkkale, Makine Kimyayı da açan, gelişmiş, büyümüş, çok şükür müstesna bir şehir olma yolunda. Özellikle başkanımın bana anlattığı projeler, Kırıkkale’nin sadece bir sanayi şehri değil, aynı zamanda modern bir şehrin bütün imkanlarına sahip olduğu bir şehir olacağını görmek benim için önemli. Ben kendisine de buradan çok teşekkür ediyorum. Özellikle savunma sanayiinde kurulacak olan yeni fabrikaların önümüzdeki yıllarda burada açılacak olan işletmelerin ve yan sanayinin ne kadar önem taşıdığını hep beraber göreceğiz. Kırıkkale, büyük oranda işçi, mühendis ve çalışana ev sahipliği yapıyor. Bunun da sayısı giderek artacak, artmaya da devam ediyor. Bu açıdan özellikle ilde hem yapılaşma hem alt yapı hem de diğer konularda atılan adımlardan ötürü ben teşekkür ediyorum.”

“Allah’ın izniyle bizim başımız yere eğilmez”

Kırıkkale’nin “şehitler diyarı” olduğunu vurgulayan Bakan Fidan, “Kırıkkale’nin nüfus yoğunluğu dikkate alındığında en fazla şehit veren illerimizin başında gelmekte. Allah, şehitlerimizin şehadetini mübarek eylesin, kabul eylesin. Kendileriyle ne kadar iftihar etsek azdır. Ben yakınlarına da buradan sabır diliyorum ama kendileriyle de ne kadar iftihar ettiğimizi gurur duyduğumuzu ifade etmek istiyorum. Şehitlerimiz var oldukça, şehit olmaya hazır insanlarımız kardeşlerimiz var oldukça, onları yetiştiren anneler babalar, var oldukça Allah’ın izniyle bizim başımız yere eğilmez, her zaman dik durur. Onun için hepinize yürekten çok teşekkür ediyorum” diye konuştu.

Yıllardır çeşitli cephelerde savaşlara girdiğini hatırlatan Bakan Fidan, “Yıllardır çok çeşitli cephelerde çeşitli savaşlara girmiş birisi olarak birçok şehit kardeşimizin ailesine bu haberi vermek zorunda kalan biri olarak bunun nasıl bir onur olduğunu bunun nasıl taşınması gerektiği bir gurur olduğunu çok yakından biliyorum. Aynı zamanda yakınlarına sabır gerektiren his ve acı verdiğini de biliyorum. Bu acı ve gururu yaşayan ve yaşatan asil milletin evlatlarının önemli bir kısmı Kırıkkale’de olması, Kırıkkale’nin bu vasfıyla temayüz etmesi inanın her şeyin üstünde. Bunun getirdiği bereket, bunun getirdiği anlam, bunun getirdiği milli duruş, hiçbir şeyle ne ölçülebilir ne de anlatılabilir. Ben bu nedenden dolayı sizlere çok teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.

İftar programına Kırıkkale Belediye Başkanı Mehmet Saygılı, AK Parti Milletvekili Mustafa Kaplan, İl Başkanı Engin Pehlivanlı, şehit yakınları, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, partililer ve çok sayıda davetli katıldı. – KIRIKKALE

]]>
https://www.haber28.com.tr/disisleri-bakani-hakan-fidan-kirikkalede-savunma-sanayi-hakkinda-konustu/feed/ 0
Söğütlü OSB’de kapasite raporu olmayan firmalara yer verilmeyecek https://www.haber28.com.tr/sogutlu-osbde-kapasite-raporu-olmayan-firmalara-yer-verilmeyecek/ https://www.haber28.com.tr/sogutlu-osbde-kapasite-raporu-olmayan-firmalara-yer-verilmeyecek/#respond Tue, 23 Apr 2024 07:00:35 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=15451 Kamulaştırma çalışmaları süren Söğütlü Organize Sanayi Bölgesi’nde (OSB) kapasite raporu, sanayi sicil belgesi, yeşil OSB taahhütnamesi olmayan firmalara yer verilmeyeceği duyuruldu.

Sakarya Ticaret ve Sanayi Odasından (SATSO) yapılan açıklamaya göre, yer seçimi 2019 yılında Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca onaylanarak Söğütlü Kantar ve Fındıklı mahalleleri sınırları içerisinde 230 hektarlık alanda 2023 yılında tüzel kişilik kazanmış olan Söğütlü OSB’de kamulaştırma çalışmaları devam ediyor.

Aynı zamanda SATSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı olan Söğütlü OSB Yönetim Kurulu Başkanı Gökhan Tiryaki, karma olarak planlanan Söğütlü OSB ile ilgili hassas çalışma içerisinde olduklarını, müteşebbis heyet çalışmalarının Sakarya Valiliği, SATSO, Büyükşehir Belediyesi ve Söğütlü Belediyesi koordinatörlüğünde yürütüldüğünü belirtti.

Arazi kamulaştırma ve altyapı çalışmalarının tamamlanmasının ardından sanayi tesislerinin inşaatına başlanmasının planlandığını aktaran Tiryaki, “Karma niteliğinde olması sebebiyle yatırımcılar tarafından çok fazla talep alan bir OSB’dir. Bu konuda artan sanayici taleplerini fırsata ve ranta çevirmeye çalışan aracı kişi veya kişilere itibar edilmemesini istirham ediyoruz. Bölgede yatırım yapmak isteyen yatırımcıların dikkatli olmalarını önemle tavsiye ediyorum.” ifadelerini kullandı.

Tiryaki, OSB içerisinde yatırım yapmak isteyen üreticilerin SATSO hizmet binasındaki Söğütlü OSB Müdürlüğüne başvurmaları gerektiğini belirterek, yatırımcılar için yer tahsisi yapma yetkisinin sadece Söğütlü OSB yönetiminde olduğunu kaydetti.

Söğütlü OSB’de şeffaflık esaslı çalıştıklarını vurgulayan Tiryaki, şöyle devam etti:

“Kamulaştırma sürecinde yaptığımız çalışmalarda arazi simsarlarına karşı OSB’yi ve halkımızı korumak adına rantın önüne geçmek için yer talebi amacıyla başvuran firmalardan özellikle kapasite raporu, sanayi sicil belgesi ve yeşil OSB taahhütnamesi talep ediyoruz. Tüm işlemlerimiz şeffaflıkla ilerliyor. Çünkü ulusal kara yolu hatları, demiryolu yük-yolcu hatları ve limanı ile sahip olduğu güçlü ulaşım altyapısının yanı sıra pazara yakınlığı, hammadde ve ara mamul temininde lojistik kolaylığı ile sanayi-teknoloji ağına kolay ulaşım imkanları ile ülkemizin üretim üssü haline gelen ilimizin gerçek anlamda üretim üssü olmasına gayret ediyoruz.”

“OSB’lerin arazi alım satımı üzerinden gelir kaynağı olmasını istemiyoruz”

Tiryaki, OSB’lerin arazi alım satımı üzerinden gelir kaynağı olmasını istemediklerinin altını çizerek, amaçlarının çevresel duyarlılık, tarafsızlık ve hukuka uygunluk ilkeleri içerisinde yatırımcıların ihtiyaç duyduğu tüm altyapı unsurlarını sağlayarak, en uygun sanayi alanlarını oluşturmak, Söğütlü bölgesine nitelikli, yeni nesil teknoloji üreten, yeşil üretim odaklı faaliyet gösteren firmalar kazandırarak bölge ve ülke istihdamına katkı sağlamak olduğunu vurguladı.

Söğütlü’de OSB odaklı rantın söz konusu olamayacağını ifade ederek, şunları kaydetti:

“Bölgede kurulacak OSB üzerinden hangi amaçla olursa olsun bir arazi rantına müsaade edilmediğini özellikle belirtmek isterim. Halkımız ve yatırımcılarımızı bu konuda daha önce de uyarmıştık, uyarımızı tekrar ediyoruz. Zaten hukuki olarak gerekli tedbirler de alınmış ve bölge OSB sahası olarak bölgedeki arazi tapularına satış yapılamaz şerhi konmuştur. Arazi simsarlarının haksız kazanç elde etmesine, artan sanayici taleplerini fırsata ve ranta çevirmeye çalışan aracı kişi veya kişilere itibar edilmemesini istirham ediyoruz.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/sogutlu-osbde-kapasite-raporu-olmayan-firmalara-yer-verilmeyecek/feed/ 0
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır, Organize Sanayi Bölgesi’nde Açılış Törenine Katıldı https://www.haber28.com.tr/sanayi-ve-teknoloji-bakani-kacir-organize-sanayi-bolgesinde-acilis-torenine-katildi/ https://www.haber28.com.tr/sanayi-ve-teknoloji-bakani-kacir-organize-sanayi-bolgesinde-acilis-torenine-katildi/#respond Sun, 21 Apr 2024 01:24:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=15091 Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, “Dayatmalara boyun eğmeden, günlük siyasetin geçici tartışmalarına aldırmadan, ülkemizi siyasi ve ekonomik prangalardan kurtararak tam bağımsız ve müreffeh Türkiye hedefine doğru emin adımlarla ilerliyoruz.” dedi.

Kacır, Çardak Organize Sanayi Bölgesi’nde yapımı tamamlanan 11 fabrikanın açılış törenine katıldı.

Açılışı yapılan fabrikaların yatırım tutarının 5,3 milyar liraya ulaştığını anlatan Kacır, bu yatırımları hayata geçiren sanayicileri canı gönülden kutladığını söyledi.

Kacır, yatırım, istihdam, üretim ve ihracat rotasında kalkınma yolculuğuna güçlü şekilde devam ettiklerini ifade ederek, “Dayatmalara boyun eğmeden, günlük siyasetin geçici tartışmalarına aldırmadan, ülkemizi siyasi ve ekonomik prangalardan kurtararak tam bağımsız ve müreffeh Türkiye hedefine doğru emin adımlarla ilerliyoruz. Pandemiye, küresel tedarik zincirlerindeki kırılmalara ve bölgemizdeki savaşlara rağmen dayanıklılığını ispatlayan Türkiye ekonomisi 14 çeyreklik sürede kesintisiz büyüme sergiledi. Sanayimizin güçlü üretim performansıyla 2023 yılında ihracatımızı 255,8 milyar dolara taşıdık.” diye konuştu.

Ülkenin dört bir yanında kurdukları organize sanayi bölgeleriyle üretim ve refahın yurt sathına yayılmasını sağladıklarını belirten Kacır, dün Yalova’da, geçen hafta Giresun ve Batman’da fabrikalar açtıklarını ve yeni üretim tesislerinin temellerini attıklarını hatırlattı.

Kacır, 2002 yılında iktidara geldiklerinde Türkiye’de organize sanayi bölgesi sayısının 192 iken bu rakamı 361’e çıkararak organize sanayi bölgesi olmayan il bırakmadıklarını dile getirdi. Kacır, şöyle devam etti:

” OSB’lerimizde çalışan sayısını 415 binden 2,6 milyona çıkardık. Kurduğumuz yeni organize sanayi bölgelerimizle altyapısı ve üstyapısı tamamlanmış, ulaşım imkanları gelişmiş sanayi alanlarını yatırımcılarımızın hizmetine sunuyoruz. Sanayicilerimizi bir araya getirerek yüksek yatırım maliyetlerine girmeden verimlilik ve sürdürülebilirlik odaklı bir üretim gerçekleştirmelerine imkan tanıyoruz. Planlı sanayileşme hamlemizin meyvelerini de küresel değer zincirlerindeki rolümüzü her geçen gün güçlendirerek alıyoruz. Amerika’dan Avrupa’ya, Asya’dan Afrika’ya dünyanın dört bir yanına ihracat gerçekleştiren Denizli’nin, elde ettiğimiz bu başarıda rolü ve payı çok büyük. Bizler de şehrimizde üretim altyapısını güçlendirecek, sanayimizi katma değerli üretime yönlendirecek ve uluslararası rekabetçiliğini güçlendirecek adımları bir bir atmaya devam ediyoruz.”

Denizli’de 2002 yılındaki 3 olan organize sanayi bölgesi sayısını 5’e çıkardıklarını anlatan Kacır, bu bölgelerin altyapı ve üstyapı projelerine son 22 yılda 594 milyon lira kaynak aktardıklarına dikkati çekti.

OSB’lerde 7 bin 500 ilave istihdam oluşturduklarını vurgulayan Kacır, “Şu anda Denizli OSB, Çardak OSB ve Deri İhtisas ve Karma Bölgelerimizde tüm parseller tahsis edilmiş durumda. İnanıyorum ki sanayicilerimiz altyapı çalışmaları devam eden Makine İhtisas OSB ve Çivril OSB’yi de kısa sürede dolduracak. Denizlili sanayicilerimizin girişimcilerimizin yatırım iştahı bizleri umutlandırıyor, gururlandırıyor. Teknik tekstilden tıbbi aromatik bitkilere, otomotivden prefabrik yapı elemanlarına kadar çok geniş bir yelpazede faaliyet yürüten ve yatırım teşviklerimizle hayata geçen bu üretim tesisleri şimdiden 1500 vatandaşımıza ekmek kapısı oldular.” şeklinde konuştu.

Kacır, Denizli’yi gelecek dönemde yeni yatırımlarla buluşturmaya devam edeceklerini ifade ederek, “Küresel rekabetin her geçen gün hızlandığı bir dönemde fark yaratmanın yolu AR-GE’den ve inovasyondan geçiyor. Bizler katma değerli üretim yolculuğunuzda her zaman sizlerin yanındayız. Nitekim bu amaçla Denizli’de 15 AR-GE Merkezi, 12 de tasarım merkezi kurduk. Sanayimizin verimliliğin artırılması ve dijital dönüşüm süreçlerinin hızlandırılması adına Denizli Model Fabrika’yı da şehrimize kazandırıyoruz. Model Fabrikamız bünyesinde dijital dönüşüm, sürekli iyileştirme, yalın üretim gibi konularda eğitim ve danışmanlık hizmetleri sunacağız.” dedi.

Bugüne kadar yurdun dört bir yanında kurdukları 8 model fabrikanın sağladığı imkanlardan yararlanan işletmelerden çok olumlu geri dönüşler aldıklarını aktaran Kacır, işletmelerde önemli düzeyde performans artışlarına şahit olduklarını dile getirdi.

Kacır, gerek Bakanlık olarak gerek TUBİTAK ve KOSGEB aracılığıyla, günden güne destekleri ve teşvik mekanizlarını çeşitlendirerek ve zenginleştirerek sanayici ve KOBİ’lerin hizmetine sunmaya devam edeceklerini anlatarak, “Sizler yeter ki çalışmaya ve üretmeye devam edin. Her daim yanınızda olmak, bizler için bir görevdir. Eser ve hizmet siyasetiyle Denizli için ve Türkiye için çalışmaya devam edeceğiz. Uluslararası piyasalarda rekabet edebilen, teknolojik gelişmelere ayak uyduran, pazarları yakından takip eden ve girişimci ruha sahip iş insanlarımız, alışkan, azimli ve dinamik gençlerimiz, teknoloji ve AR-GE peşinde koşan araştırmacılarımızla birlikte Denizli’yi Türkiye Yüzyılı’na yaraşır bir şehir haline getireceğiz.” değerlendirmesinde bulundu.

Açılışa Vali Ömer Faruk Coşkun, AK Parti Denizli milletvekilleri Şahin Tin, Nilgün Ök ve Cahit Özkan, Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Zolan, AK Parti Denizli İl Başkanı Yücel Güngör, iş adamları ve davetliler katıldı.

Bakan Kacır ve beraberindekiler konuşmaların ardından araç filtresi yapan bir fabrika incelemelerde bulundu

]]>
https://www.haber28.com.tr/sanayi-ve-teknoloji-bakani-kacir-organize-sanayi-bolgesinde-acilis-torenine-katildi/feed/ 0
ASO Genel Sekreteri: Yeşil dönüşüm artık bir tercih değil, zorunluluktur https://www.haber28.com.tr/aso-genel-sekreteri-yesil-donusum-artik-bir-tercih-degil-zorunluluktur/ https://www.haber28.com.tr/aso-genel-sekreteri-yesil-donusum-artik-bir-tercih-degil-zorunluluktur/#respond Sat, 20 Apr 2024 08:36:31 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=15037 Ankara Sanayi Odası’nda (ASO) gerçekleştirilen ‘Eko-Üretim Dönüşüm Programı’nın bilgilendirme toplantısında konuşan ASO Genel Sekreteri Dr. Mehmet Canız, “Yeşil dönüşüm artık bir tercih değil, zorunluluktur” dedi.

Ankara Sanayi Odası, (ASO) Ankara Kalkınma Ajansı (AKA) ve Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı (TTGV) iş birliğinde düzenlenen Eko-Üretim Dönüşüm Programı’nın bilgilendirme toplantısı ASO Zafer Çağlayan Meclis Salonu’nda gerçekleştirildi. Programın açılış konuşmasını ASO Genel Sekreteri Dr. Mehmet Cansız, Ankara Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Emine Doğrukök ve TTGV Yönetim Kurulu Üyesi Levent Mete Özgürbüz gerçekleştirdi.

ASO Genel Sekreteri Cansız, ülke içindeki kamu desteklerini yönlendirmenin ve Türkiye’deki firmaların uluslararası fonlardan yararlanmasını sağlamanın temel amaçları olduğunu kaybetti. Cansız, ASO’nun gelecekte üretimin belirleyicileri olarak iklim değişikliği ve yeşil dönüşüm konularını gördüğünü söyledi. İki konunun da önemsendiğini sözlerine ekleyen çalışmalarını yoğunlaştırdıklarını ifade etti.

“Yeşil dönüşüm artık bir tercih değil, zorunluluktur”

Genel Sekreter Cansız, dünya ticaretinde ve ihracata devam edilebilinmesinin yeşile bakış açısıyla paralel olduğunu söyleyerek, “Şu bir gerçek ki yeşil dönüşüm artık bir tercih değil zorunluluktur. Küresel ekonomik zorlukların devam ettiği bir dönemde, aynı zamanda ekonomiler, büyümeden ve istihdamdan ödün vermeden karbon emisyonlarını azaltmaya ve iklim değişikliğiyle mücadeleye yardımcı olmaya yönelik; küresel çabalara katılım ikilemi ile karşı karşıyadır. Yükselen piyasaların ve gelişmekte olan ekonomilerin kapsamlı kalkınma ihtiyaçları göz önüne alındığında, karbondan arındırma çabalarına sürdürülebilir ekonomik büyümenin eşlik etmesi hayati önem taşımaktadır” diye konuştu.

Ankara Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Doğrukök, EKO-Üretim Dönüşüm Programı’nın ASO ve TTGV ile birlikte gerçekleştirmeyi planladıklarını kaydetti. Doğrukök, program sonucunda verimli sonuçlar çıkacaklarından emin olduklarını söyledi. Doğrukök, programa dahil olan girişim ve işletmelerin uluslararası fonlara erişeceğini ve bu kapsamda Ankara Kalkınma Ajansı’nın uluslararası fonların Türkiye’ye çekilmesi konusunda faaliyetlerine yoğun olarak devam ettiğini dile getirdi.

“Yeşil dönüşümün gerekliliklerini yerine getirirsek bu bizim için potansiyele dönüşecek”

İkiz dönüşümün firmalar için hem bir potansiyel hem de potansiyel bir dar boğaz olarak gördüklerini dile getiren Ankara Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Doğrukök, “Eğer yeşil dönüşümün ve dijital dönüşümün gerekliliklerini yerine getirirsek bu bizim için gerçekleştirilebilecek bir potansiyele dönüşecek. Ama gerçekleştiremezsek de bizim için bir dar boğaza dönüşecek. Kurum olarak bakanlık olarak da bunun farkındayız ve uzun süredir bu alanı destekleyecek faaliyetler gerçekleştiriyoruz. Bildiğiniz gibi çok hızlı değişen çok hızlı gelişen bir çağı tecrübe ediyoruz ve bu çağda bizim rekabet gücümüzü belirleyen aslında değişime adaptasyon yeteneğimiz. En büyük değişimde kapımızdaki ikiz dönüşüm. Bunu zaten kalkınma planlarında da görüyoruz, bölgesel gelişim ulusal stratejisinde de bölgelerimizin kalkınma planlarında da görüyoruz. Biz de bu kapsamda politika yapıcı kurumlar olarak en önemli önceliğimizin kendimizi bu sürece uyarlamak ve bölgemizdeki kurumların bu sürece adaptasyonunu desteklemek olduğunu söyleyebiliriz. Gayrisafi yurt içi hasılaya katkı sunan sektörlere baktığımızda sanayi sektörünün yüzde 25 bir oranla aslında ne kadar önemli olduğunu görüyoruz. Ankara ihracatının ve ithalatının ana sektörlere dağılımına baktığımızda imalat sanayinin yüzde 87’lik ihracat yüzde 84 ithalat değeriyle aslında belirleyici bir sektör olduğunun da farkındayız. Sanayi ve sanayicilerimiz bizim için çok önemli çağın gerektirdiği yetkinlikler ile donatılması çok önemli. Biz de bu kapsamda aslında uzun süredir faaliyetler gerçekleştiriyoruz. Eylem planı yayınlandıktan sonra bütün organize sanayi bölgelerimizde ve teknoloji geliştirme bölgelerimizde yeşil mutabakat farkındalık toplantıları organize ettik” diye konuştu.

Konuşmalarının ardından protokol imza töreni gerçekleştirildi. Ardından katılımcıların soruları cevaplandı. – ANKARA

]]>
https://www.haber28.com.tr/aso-genel-sekreteri-yesil-donusum-artik-bir-tercih-degil-zorunluluktur/feed/ 0
GEKA’nın 84 milyon 258 bin TL destek verdiği 32 projeyi Bakan Kacır törenle açtı https://www.haber28.com.tr/gekanin-84-milyon-258-bin-tl-destek-verdigi-32-projeyi-bakan-kacir-torenle-acti/ https://www.haber28.com.tr/gekanin-84-milyon-258-bin-tl-destek-verdigi-32-projeyi-bakan-kacir-torenle-acti/#respond Sat, 20 Apr 2024 08:24:31 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=15035 Denizli’de GEKA’nın destekleriyle tamamlanan 32 projenin toplu açılış törenine katılan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, “Denizli’de sanayi çarklarının hızla dönmesi için 594 milyon lira yatırımla 2 yeni organize sanayi bölgesi kurduk ve OSB sayısını 5’e çıkardık. Organize sanayi bölgelerimizde 7 bin 400’den fazla ilave istihdam oluşturduk. 22 yıl önce Denizli’de sadece 75 KOBİ’miz desteklenirken biz, 25 bin 400’den fazla KOBİ’mize 3,1 milyar lira destek sağladık” dedi.

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü koordinasyonunda faaliyetlerini yürüten Güney Ege Kalkınma Ajansı (GEKA); Alternatif Turizm, Güdümlü Proje Desteği, Kooperatif ve Birliklerin Güçlendirilmesi, İmalat Sanayinde Dijitalleşme, Yenilikçi Genç Girişimcilik ve Sosyal Gelişmeyi Destekleme Programı kapsamında 32 projeye destek sağladı. Projelerin açılış törenine Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Denizli Valisi Ömer Faruk Coşkun, Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Zolan, Pamukkale Belediye Başkanı Avni Örki, GEKA Genel Müdürü Ahmet Şimşek, GEKA Genel Sekreteri Özgür Akdoğan, AK Parti İl Başkanı Yücel Güngör, MHP İl Başkanı Mehmet Ali Yılmaz, il protokolü ve sanayiciler katıldı.

Denizli’de son yıllarda desteklenen ve başarı ile tamamlanan toplam 32 projedeki 110 milyon 385 bin 427 TL’lik yatırıma 84 milyon 258 bin 787 TL destek sağlandığı belirten GEKA Genel Sekreteri Özgür Akdoğan, “Denizli Organize Sanayi Bölgesi tarafından yürütülen Denizli Mesleki Eğitim ve Test Merkezi kapsamında istihdam garantili nakış, dikiş, desen hazırlama eğitimlerine ilk etapta katılan 67 kişiden 50’si istihdam edildi. 2024 fiyatlarıyla 38 milyon 538 bin 562,99 TL ile tamamlanan projeye Ajansımız 27 milyon 937 bin 820,48 TL destek sağladı. Üreten Şehirler Programı kapsamında Denizli Sanayi Odası tarafından yürütülen ‘Denizli’nin Geleceği Temiz Üretimde’ projesiyle, Denizli’de tekstil ve hazır giyim sektörüne yönelik boya-terbiye alanında faaliyet gösteren 40 işletmeye kaynak verimliliği alanında danışmanlık ve fizibilite desteği verilerek yatırım yol haritaları belirlenmiştir. Yapılacak yatırımların kendisini 0,7 ila 2 yıl içinde amorti edebileceği ortaya çıktı. 2024 fiyatlarıyla 7 milyon 636 bin 472,32 TL ile tamamlanan projeye Ajansımız 6 milyon 866 bin 19,24 TL destek sağladı. Sosyal Gelişmeyi Destekleme Programı kapsamında Pamukkale Belediyesi tarafından yürütülen Pamuk Eller Üretiyor projesi ile dezavantajlı durumdaki kadınlar tarım ürünlerini üretme konusunda eğitimler alarak Pamuk Eller Üretiyor Kooperatifini kurdu, 23 kadın istihdamı ile birlikte ayva pestili, cennet elması pestili, nar pestili, ayva cipsi, cennet elması cipsi, nane yağı, lavanta ve kekik suyu ile şifalı bitkilerden oluşan ‘Pamukçay’ adı altındaki çay markasının üretimine de başladılar” dedi.

Denizli’nin 4 ilçesi cazibe merkezi haline getirildi

Denizli ve ilçelerine kazandırılan önemli projeler hakkında bilgiler veren Akdoğan, “Alternatif turizm alanında yürütülen projeler ile Beyağaç, Çameli, Çivril, Honaz’da yürütülen projelerle çevre düzenlemesi ve tesis kurulumu yapılan alanlar turizmde cazibe merkezi haline geldi. Beyağaç’taki proje sayesinde Gökyüzü Gözlem Etkinlikleri düzenlenmeye başladı. Çameli’ndeki proje ile ilçede uluslararası paraşüt yarışması düzenlenebilir hale geldi. Kooperatif ve birliklerin rekabet gücünün geliştirilmesine yönelik Denizli’de süt depolama, sebze-meyve kurutma, yem üretimi, kestane işleme, zeytinyağı üretim ve depolama, yöresel ürünler pazarlamaya yönelik projelerle 13 tane kooperatifin üretim değerleri yaklaşık yüzde 35 artırıldı. Kooperatiflerde ek 9 istihdam sağlanmıştır. İmalat sanayinde dijitalleşme faizsiz kredi desteği ile tekstil, makine imalatı, iklimlendirme alanlarında tamamlanan 8 projeye sağlanan faizsiz kredi desteğiyle işletmelerin verimlilikleri ortalama yüzde 20 artırılırken üretim kapasiteleri ortalama yüzde 15 artırılmıştır. Yenilikçi Genç Girişimcilik Desteği kapsamında mimarlık öğrencilerine yönelik paylaşımlı atölye, tıbbi ve kozmetik ürün üretimi ve vegan çikolata ve çikolata ürünlerine yönelik tamamlanan 3 projeyle girişimci gençlerin önü açılmıştır. Denizli’de son yıllarda desteklenen ve başarı ile tamamlanan toplam 32 projedeki 110 milyon 385 bin 427,23 TL’lik yatırıma 84 milyon 258 bin 787,67 TL destek sağlanmıştır” ifadelerini kullandı.

“Üreticilerimize, sanayicilerimize ve tüccarımıza destek olmak bizlerin başlıca görevidir”

Yatırımların Denizli’ye hayırlı olmasını dileyen Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Zolan da, “3 ilimizin valisi, büyükşehir belediye başkanları ve oda başkanlarıyla birlikte burada merkezi Denizli olmak üzere GEKA yönetim olarak gerçekten bakanlığımızın da vermiş olduğu desteklerle burada nitelikli dokunuşlar yeni işlere, yeni başlangıçlar yapılması noktasında birçok yatırımlar ve teşvikler verildi. Programlar açıklandı, başvurular titizlikle incelendi ve bugün o gördüğümüz görüntülerde eserler ortaya çıktı. Bakanımızla küçük dokunuşlar, etkisi büyük olan işleri yapmaya hep beraber devam edelim. Bu yatırımlarımızda şehrimize geleceğimize hayırlı, uğurlu olsun” ifadelerini kullandı.

Üreticilere ve sanayicilere destek olmalarının kendileri için bir görev olduğunu vurgulayan Denizli Valisi Ömer Faruk Coşkun ise, “Denizli, tekstil, sanayi, turizm, madencilik ve tarım alanlarında olmak üzere pek çok iş kolunda bir lokomotif görevi görmektedir. Ekonomimize sağladığı katma değerle öne çıkan iller arasında yer almaktadır. Sürdürülebilir bir büyümeyi sağlamanın en iyi yolu da kaliteli ürünü en iyi pazarlamaktan geçmektedir. Bu noktada üreticilerimize, sanayicilerimize ve tüccarımıza destek olmak bizlerin başlıca görevidir. Denizli’miz üreten ve üretme kültürünün olduğu bir şehirdir. Böyle kültüre sahip bir şehri güçlendirmek, büyütmek daha kolaydır. Öncelikle birliğimize ve beraberliğimize önem vereceğiz, devlet, özel sektör ve tüm kurumlarımızla bütünleşerek gelişme ve ilerlemenin tüm toplumların temel amacı olduğunu düşündüğümüzde bizimde hedefimiz Denizli’mizi çok daha ileriye taşımaktır. Projelerin hayata geçirilmesinde emeği geçen herkese teşekkür ederim” şeklinde konuştu.

“Organize sanayi bölgelerimizde 7 bin 400’den fazla ilave istihdam oluşturduk”

Son 22 yılda Denizli’ye Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yapılan hizmetleri sıralayan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, “Halka hizmet Hakk’a hizmettir şiarıyla, yatırım teşvikleriyle, sanayi alanlarıyla, KOBİ’lerimize sağladığımız imkanlarla ve bölgesel kalkınma projelerimizle Denizli için, Denizlili kardeşlerimiz için çalışıyoruz. Son 22 yılda şehrimize yapılacak yatırımlar için 2 bin 226 yatırım teşvik belgesi düzenledik. 134,1 milyar lira sabit yatırımın ve 40 bin 600’den fazla nitelikli istihdamın önünü açtık. İhracatın ve üretimin kenti Denizli’de sanayi çarklarının hızla dönmesi için 594 milyon lira yatırımla 2 yeni organize sanayi bölgesi kurduk ve OSB sayısını 5’e çıkardık. Organize sanayi bölgelerimizde 7 bin 400’den fazla ilave istihdam oluşturduk. 22 yıl önce Denizli’de sadece 75 KOBİ’miz desteklenirken biz, 25 bin 400’den fazla KOBİ’mize 3,1 milyar lira destek sağladık. Kurduğumuz 15 Ar-Ge, 12 tasarım merkezi ve 1 teknoparkla Denizlili sanayicilerimizin, girişimcilerimizin katma değerli üretim yolculuğunda yanında yer aldık” ifadelerini kullandı.

“493 proje 866 milyon lira destek verdik”

Kalkınma Ajansı mali ve teknik destek programları ve merkezi programlar vasıtasıyla da şehrin kalkınmasına ivme kattıklarını ifade eden Bakan Kacır, “Bu manada kamu kurumlarımızın, mahalli idarelerimizin, üniversitelerimizin, özel sektörümüzün ve sivil toplum kuruluşlarımızın 493 proje 866 milyon lira destek verdik. Bugün de şehrimizde bütüncül kalkınmayı hedefleyen bir bakış açısıyla sanayiden tarıma, turizmden sosyal donatılara kadar farklı alanlarda Güney Ege Kalkınma Ajansımız destekleriyle hayata geçirdiğimiz 32 projenin açılışını gerçekleştiriyoruz. ‘Denizli Mesleki Eğitim ve Test Merkezi’ projesi ile tekstil ve makine sektörleri başta olmak üzere, sanayinin ihtiyaç duyduğu alanlarda insan kaynağımızı aranan yetkinliklerle buluşturuyoruz. Denizli’mizin kalkınmasının öncüsü imalat sanayimizin nitelikli aranan eleman ihtiyacını karşılayarak sanayimizin rekabet gücünü artırıyoruz. İmalat Sanayiinde Dijitalleşme Projeleriyle; işletmelerimizin dijital dönüşüm çalışmalarına faizsiz finansman sunduk. İşletmelerimizin verimliliklerinde yüzde 20, üretim kapasitelerinde yüzde 15 artış sağladık. Beyağaç, Çameli, Çivril ve Honaz’da yürüttüğümüz Alternatif Turizm Projeleriyle turizmde yeni cazibe merkezleri oluşturduk. Kooperatif Projeleriyle de tarımsal üretimi desteklemenin yanında şehrimizin yöresel ürünlerinin marka değerini yükseltiyoruz. Şehrimizi inşallah önümüzdeki dönemde daha fazla eser ve hizmet ile donatacağız” şeklinde konuştu. – DENİZLİ

]]>
https://www.haber28.com.tr/gekanin-84-milyon-258-bin-tl-destek-verdigi-32-projeyi-bakan-kacir-torenle-acti/feed/ 0
İvedik Organize Sanayi Bölgesi’nde faaliyet gösteren Uzsa Havacılık, Türkiye’nin milli hava araçlarına üretim yapan bir tedarikçi haline geldi https://www.haber28.com.tr/ivedik-organize-sanayi-bolgesinde-faaliyet-gosteren-uzsa-havacilik-turkiyenin-milli-hava-araclarina-uretim-yapan-bir-tedarikci-haline-geldi/ https://www.haber28.com.tr/ivedik-organize-sanayi-bolgesinde-faaliyet-gosteren-uzsa-havacilik-turkiyenin-milli-hava-araclarina-uretim-yapan-bir-tedarikci-haline-geldi/#respond Fri, 19 Apr 2024 22:00:35 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=14940 Sanayi bölgesine çırak olarak adım atan girişimci, zamanla Türkiye’nin milli hava araçlarına üretim yapan başarılı bir tedarikçiye dönüştü.

İvedik Organize Sanayi Bölgesi’nde faaliyet gösteren Uzsa Havacılık, sahip olduğu hassas üretim kabiliyetiyle başta havacılık olmak üzere Türk savunma sanayisi bünyesinde yürütülen çeşitli projelere katkı sağlıyor.

Uzsa Havacılık Genel Müdürü Hasan Uz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 30 yıl önce Balgat Endüstri Meslek Lisesini bitirdikten sonra Ostim dolmuşuna binerek sanayinin yolunu tuttuğunu söyledi.

O dönem bir iş arayışında olduğunu ama mesleğini de sevdiğini dile getiren Uz, ilk çalışmaya başladığı dönemde kullanılan sistemlerin daha ağır, zor ve daha az hassas olduğunu ifade etti. Uz, “O zamanlar bir universal tornası, frezesi, kaynağı olan sanayiciydi. Yolumuz, suyumuz bile doğru dürüst yoktu. İvedik kısmı da sonradan yapıldı.” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın desteği sayesinde savunma sanayisinin farklı bir boyuta geldiğini vurgulayan Uz, “Biz bu makineleri ne hayal edebilirdik ne de düşüncemizde olabilirdi. Yaptığımız hassas işlerle dünyaya meydan okuyoruz. Ürünlerimiz dünyaya satılıyor. Biz de bu sistemin içinde küçük bir çark olmaktan çok mutluyuz.” diye konuştu.

Meslekteki 30 yıllık birikimin son 7 yılında Uzsa Havacılık firmasını hayata geçirdiklerini anlatan Uz, Baykar, TÜBİTAK SAGE, Türk Havacılık Uzay Sanayii (TUSAŞ), Meteksan Savunma gibi firmaların alt yüklenicisi olduklarını, hassas, sıkıntılı parçalara çözüm bulma ve üretimde bu şirketlere destek verdiklerini belirtti.

“Türk savunma sanayisi altın çağını yaşıyor”

Türk savunma sanayisinin altın çağını yaşadığını ifade eden Uz, Türkiye’nin artık milli tüfeklerini, gece görüş dürbünlerini, toplarını, tanklarını, uçaklarını yaptığını söyledi. Milli muharip uçak KAAN’ın uçuşuyla tekrar göğüslerinin kabardığını vurgulayan Uz, şunları kaydetti:

“Anlatılmaz yaşanır diyorum. Bu işin hep içindeydik, gizli neferlerdik. Bu işe destek veren büyüklerimiz elini çekerse sıkıntılı olur diye düşünüyoruz. İnşallah ellerini hiç çekmeyecekler ve daha da büyüyerek gideceğiz. O kadar çok büyüyoruz ki yüksek kalitede yurt dışına sipariş yapıyoruz, yetişemiyoruz, eleman açığı oluşuyor. Ara eleman çok büyük sıkıntı. Gençlerin özellikle Selçuk Bayraktar’dan sonra bu işlere ilgisi arttı. Kızım da makina mühendisliği okuyor. Ben mühendis değilim, çıraklıktan gelmekteyim. Kızım Selçuk Bey’i görünce “biz de yapabiliriz baba” diyor. Gençler bu hususta çok aydınlatıldı. TEKNOFEST’lerle özellikle müthiş bir bilgilendirme oldu. Gençler ne yapacağını daha çok biliyor. Mühendislikler aşırı şekilde dolu. Gençler gümbür gümbür geliyor. Bu geçiş sürecinde eleman sıkıntısı olan günler de geçecek, yeni nesil daha adapte olup ülkemize daha güzel hizmetler verecek.”

“Mehmetçik güvenerek tetiğe basmalı”

Hasan Uz, çalışmaları sırasında en yeni teknoloji makineler kullandıklarını, savunma ve havacılık sektörünün de hata kabul etmediğini belirtti. Uz, “Etmemesi de lazım çünkü o tetiğe Mehmetçik basacak. Mehmetçiğe birşey olursa bize daha kötüsü olur. Bunun bilincindeyiz. Onun için yaptığımız işlerin dünya standartlarının üzerine çıkması lazım. İHA, SİHA, top, tüfek, tank ne yaparsak yapalım Mehmetçik güvenerek o tetiğe basmalı. Bizim buradaki katkımız hassas, özel işler yapıyoruz. Butik bir firma olma yolundayız. Aşırı büyümek de istemiyoruz. Bu şekilde verdiğimiz hizmetle mutlu olmak istiyoruz.” ifadelerini kullandı.

Yetiştirdikleri elemanların TUSAŞ, ASELSAN, Roketsan’da çalıştığına dikkati çeken Uz, 5-10 yıl daha sektöre katkı vermek istediğini, sonrasında gençlere şirketinden hisse vermeyi planladığını, mühendislik eğitim alan kızının da katkısıyla firmanın kaliteyi koruyarak yoluna devam etmesini amaçladığını anlattı.

Uz, ilerleyen aşamada daha geniş üretim mekanlarında, eksen alanı geniş makinelerle TUSAŞ için kanat üzerine çalışmalara katkı vermek istediğini sözlerine ekledi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/ivedik-organize-sanayi-bolgesinde-faaliyet-gosteren-uzsa-havacilik-turkiyenin-milli-hava-araclarina-uretim-yapan-bir-tedarikci-haline-geldi/feed/ 0
Bakan Kacır, Yalova Makine OSB’de toplu temel atma ve açılış töreninde konuştu https://www.haber28.com.tr/bakan-kacir-yalova-makine-osbde-toplu-temel-atma-ve-acilis-toreninde-konustu/ https://www.haber28.com.tr/bakan-kacir-yalova-makine-osbde-toplu-temel-atma-ve-acilis-toreninde-konustu/#respond Thu, 18 Apr 2024 08:48:36 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=14829 Bakan Kacır, Yalova Makine OSB’de toplu temel atma ve açılış töreninde konuştu

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır:

“Yalova’nın sanayide ve teknolojide başarı grafiğini daha yukarıya taşıyacak yatırımların önünü açmaya devam edeceğiz”

YALOVA – Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Yalova Makine OSB’de toplam 6 milyar 847 milyon lira yatırım bedelindeki toplu temel atma ve açılış törenine katıldı.

Bakan Kacır, Yalova’nın Çiftlikköy ilçesinde bulunan Yalova Makine OSB’de düzenlenen törene katıldı. Burada konuşma yapan Bakan Kacır, üretim ekosisteminin yükselen yıldızı Yalova’nın yeni nesil organize sanayi bölgesinde açılışlara katılmaktan dolayı mutluluk duyduğunu dile getirdi. Yalova’nın sanayiciler için bir cazibe merkezi haline geldiğini anlatan Kacır, makine sektörünün 22 yılda ihracatını 12 kat artırarak 25 milyar dolara çıkardığını söyledi.

Tüm dünyada sanayileşmenin ve inovasyonun itici unsuru olan makine sektörünün kritik teknolojilerin milli olarak geliştirebilmesi, yüksek teknoloji alanlarında rekabetçi ürün ve hizmetler sunmasını bir tercihten öte zorunluluk olarak gördüklerini anlatan Kacır, şöyle konuştu:

“Bugüne kadar makine ve makine aksam imalatı için yatırımları için 9 bin 400’den fazla yatırım teşvik belgesi düzenledik. 491 milyar lira sabit yatırımı teşvik ederek 182 binden fazla nitelikli istihdamın önünü açtık. Sektörümüzün Ar-Ge ve yenilik kapasitesinin gelişimi için teknoparklarımızda halihazırda faaliyet gösteren 486 teknoloji girişimimize, 170 Ar-Ge ve 36 tasarım merkezimize bugüne kadar 20,5 milyar lira destek sağladık. Katma değerli üretimi artıracak, cari açığı azaltacak projeleri, Ar-Ge aşamasından yatırıma kadar desteklediğimiz Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi Programı çerçevesinde makine sektöründe 18 projeyi destekliyoruz. Önümüzdeki dönemde girişimcilerimizle el ele Ar-Ge kapasitemizi güçlendirmeye, ikiz dönüşümü başarıyla uygulayarak sektörümüzün küresel rekabetçiliğini daha üst seviyelere çıkarmaya devam edeceğiz. Küresel tedarik zincirlerinin yeniden şekillendiği bir dönemde iç pazarda artan makine ve teçhizat yatırımlarıyla, güçlü ve ihracat performansıyla makine sektörümüz, ülkemizin üretim odaklı kalkınmasında yeni başarı hikayeleri oluşturmaya devam edecek.”

Son 22 yılda büyük bir atılım gerçekleştirdiklerini söyleyen Kacır, planlı sanayileşme hamlesiyle OSB’lerin sayısının 192’den 361’e çıkardıklarını ve OSB’si olmayan bir il bırakmadıklarını kaydetti. Büyük sanayi kentlerine komşu olmasına rağmen OSB’si olmayan Yalova’ya 4 OSB kurulmasını sağladıklarını ifade eden Kacır, buralarda 5 bine yakın kişinin çalıştığını söyledi.

“Yatırımların önünü açmaya devam edeceğiz”

Yalova’nın kalkınmasında önemli rol üstlenen Makine İhtisas OSB’nin 5Y olarak adlandırdığı yenilikçi, yeşil, yüksek teknoloji, yalın ve yerli yaklaşımıyla tüm Türkiye’de örnek teşkil edecek bir model oluşturmayı başardığını ifade eden Kacır, “Bugün de Yalova Makine İhtisas OSB bünyesinde toplam 847 milyon lira yatırımla hayata geçirilen 5 üretim tesisinin ve 3 sosyal donatı projesinin açılışını gerçekleştiriyoruz. Toplam yatırım tutarı 6 milyar lirayı aşan 20 fabrikanın ve 3 OSB sosyal donatı projesinin temelini atıyoruz. Önümüzdeki dönemde Yalova’nın sanayide ve teknolojide başarı grafiğini daha yukarıya taşıyacak yatırımların önünü açmaya devam edeceğiz” dedi.

Konuşmaların ardından Bakan Kacır, Vali Hülya Kaya, AK Parti Yalova milletvekilleri Ahmet Büyükgümüş, Yalova Belediye Başkanı Mustafa Tutuk, Yalova Makine OSB Yönetim Kurulu Başkanı Direnç Özdemir ve il protokolüyle ilk olarak 20 fabrika ve 3 sosyal donatı projesinin temelini attı. Protokol ardından ise 5 fabrika ve 3 sosyal donatı projesinin açılış kurdelesini kesti.

]]>
https://www.haber28.com.tr/bakan-kacir-yalova-makine-osbde-toplu-temel-atma-ve-acilis-toreninde-konustu/feed/ 0
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır: Makine sektöründe 9 bin 400 yatırım teşvik belgesi düzenlendi https://www.haber28.com.tr/sanayi-ve-teknoloji-bakani-kacir-makine-sektorunde-9-bin-400-yatirim-tesvik-belgesi-duzenlendi/ https://www.haber28.com.tr/sanayi-ve-teknoloji-bakani-kacir-makine-sektorunde-9-bin-400-yatirim-tesvik-belgesi-duzenlendi/#respond Thu, 18 Apr 2024 03:00:36 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=14765 Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, “Bugüne kadar makine ve makine aksam imalatı ve yatırımları için 9 bin 400’den fazla yatırım teşvik belgesi düzenledik. 491 milyar lira sabit yatırımı teşvik ederek 182 binden fazla nitelikli istihdamın önünü açtık.” dedi.

Bakan Kacır, Yalova Organize Sanayi Bölgesi Toplu Temel Atma ve Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, ülkenin potansiyeline, insan kaynağına güvenen yatırımcıların, kentlerin örnek sanayi altyapısını, yatırım teşviklerini en iyi şekilde değerlendireceklerine, şehirleri üretim ve istihdamın dinamosu yeni fabrikalarla buluşturacaklarına inandığını söyledi.

Türk ekonomisine güvenen, bu ülkenin kalkınmasına katkı sunan herkesi baş tacı etmeye devam edeceklerini anlatan Bakan Kacır, şöyle konuştu:

“Ülkemizin güçlü üretim ve teknoloji geliştirme altyapısını, ekonomik ve siyasi bağımsızlığımızın sigortası, kalkınmamızın teminatı olarak görüyoruz. Bu anlayışla siyasi istikrarsızlık, terör ve yanlış sanayi politikaları neticesinde akamete uğramış hikayeler tarihine dönüşmüş sanayileşme tarihimizin seyrini Cumhurbaşkanı’mızın liderliğinde son 22 yılda değiştirdik. Hayal olarak ifade edilen nice eserleri ve projeleri gerçeğe dönüştürdük ve şimdi Sayın Cumhurbaşkanı’mızın liderliğinde gerçekleştirdiğimiz Milli Teknoloji Hamlesi ile özgün, yenilikçi ve rekabetçi üretim altyapımızı güçlendiriyoruz.”

Kacır, sanayileşme hamlesinden en üst düzeyde yararlanan sektörlerden birinin de ihracatını 22 yılda 12 kat artırarak 25,2 milyar dolara çıkaran makine sektörü olduğuna işaret etti.

Dünyada sanayileşmenin ve inovasyonun itici unsuru olan makine sektöründe Türkiye’nin üretim yetkinliklerini artırmayı, kritik teknolojileri milli olarak geliştirebilmeyi, yüksek teknoloji alanlarında rekabetçi ürün ve hizmetler sunmayı bir tercihten öte zorunluluk olarak değerlendirdiklerini vurgulayan Bakan Kacır, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Sektörümüzü katma değeri yüksek üretime yönlendirecek ve uluslararası rekabetçiliğini güçlendirecek destek programlarını, bütüncül bir bakış açısıyla uyguluyoruz. Bugüne kadar makine ve makine aksam imalatı ve yatırımları için 9 bin 400’den fazla yatırım teşvik belgesi düzenledik. 491 milyar lira sabit yatırımı teşvik ederek 182 binden fazla nitelikli istihdamın önünü açtık. Sektörümüzün AR-GE ve yenilik kapasitesinin gelişimi için teknoparklarımızda halihazırda faaliyet gösteren 486 teknoloji girişimimize, 170 AR-GE ve 36 tasarım merkezimize bugüne kadar 20,5 milyar lira destek sağladık. Katma değerli üretimi artıracak, cari açığı azaltacak projeleri, AR-GE aşamasından yatırıma kadar desteklediğimiz Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi Programı kapsamında makine sektöründe 18 projeyi destekliyoruz. Önümüzdeki dönemde girişimcilerimizle el ele AR-GE kapasitemizi güçlendirmeye, ikiz dönüşümü başarıyla uygulayarak sektörümüzün küresel rekabetçiliğini daha üst seviyelere çıkarmaya devam edeceğiz.”

“OSB’si olmayan il bırakmadık”

Makine sektörünün Türkiye’nin üretim odaklı kalkınmasında yeni başarı hikayeleri oluşturmaya devam edeceğini vurgulayan Kacır, “Tabii yalnızca makine sektöründe değil otomotivden mobilyaya, kimyadan beyaz eşyaya tüm sektörlerde yatırımcılarla buluştuğumuzda en çok dile getirilen husus yatırım yeri ihtiyacı. Son 22 yılda bu anlamda büyük bir atılım gerçekleştirdik. Planlı sanayileşme hamlesiyle OSB’lerimizin sayısı 192’den 361’e yükselttik. OSB’si olmayan il bırakmadık.” ifadesini kullandı.

Kacır, Yalova’nın Bursa, Kocaeli ve İstanbul gibi Türk sanayisinin merkezlerine komşu olmasına rağmen OSB’si olmayan iller arasında yer aldığını hatırlatarak, şunları anlattı:

“Son 22 yılda Yalova’mıza çevre hassasiyetini merkeze koyarak 4 yeni OSB kazandırarak şehrimizi sanayi yatırımları için önemli bir merkez haline dönüştürdük. Bugün 4 organize sanayi bölgemiz, 5 bin vatandaşımıza istihdam sağlıyor. 4 OSB’mizde tüm parsellerde üretime geçilmesiyle bu rakam katbekat artacak. Bugün Yalova’mızın yatırım, üretim, istihdam ve ihracat rotasında, şehrimizin kalkınmasında başat rol üstlenen OSB’lerimizden birinde Yalova Makine İhtisas Organize Sanayi Bölgemizde sizlerle bir aradayız. 5Y olarak adlandırdığımız yenilikçi, yeşil, yüksek teknoloji, yalın ve yerli yaklaşımıyla hareket eden organize sanayi bölgemiz tüm Türkiye’de organize sanayi bölgelerimize örnek teşkil edecek bir model oluşturmayı başardı.

Yeşil ve sürdürülebilir üretim altyapısı sunan organize sanayi bölgemiz, sanayicilerimizin ihtiyaç duyduğu nitelikli insan kaynağını karşılamak üzere elini taşın altına koymayı seçti. OSB’mizin bu doğrultuda yürüttüğü çalışmaların yanındayız. Ekim 2022’de bu kampüs bünyesinde temelini attığımız ve Doğu Marmara Kalkınma Ajansımızın destekleriyle hayata geçireceğimiz ‘Nitelikli İstihdam Merkezi’yle çalışanlarımızı ihtiyaç duyduğumuz yetkinliklerle donatıyoruz. Aynı zamanda merkezimiz bünyesinde verdiğimiz danışmanlık hizmetleriyle firmalarımızın yalın ve dijital dönüşüm yolculuklarında yanlarında yer alacağız.”

Temeli atılan TSE Test ve Kalibrasyon Merkeziyle de makine, otomotiv, tersane, deniz ve demir yolu ulaşımı başta olmak üzere imalat sanayinin farklı kollarında ihtiyaç duyduğu sertifikasyon, muayene-gözetim ve test hizmetleri kapasitesini büyüteceklerini dile getiren Bakan Kacır, “Sanayicilerimiz için zaman ve maliyet tasarrufu sağlayacağız. Sanayicilerimizin ihtiyaçlarına cevap verecek bu tesisleri en kısa sürede tamamlamayı hedefliyoruz.” dedi.

“Üretimi, ihracatı, istihdamı çok daha ileri düzeylere çıkaracağız”

Kacır, Yalova Makine İhtisas OSB bünyesinde toplam 847 milyon lira yatırımla hayata geçirilen 5 üretim tesisinin ve 3 sosyal donatı projesinin açılışını gerçekleştirdiklerini ifade ederek, şu bilgileri verdi:

“Toplam yatırım tutarı 6 milyar lirayı aşan 20 fabrikanın ve 3 OSB sosyal donatı projesinin temelini atıyoruz. Temelini attığımız Yalova Üniversitesi Mühendislik Fakültesiyle şehrimizde kamu, üniversite ve sanayi işbirliğini kuvvetlendirecek önemli bir hamleyi gerçekleştiriyoruz. Mühendislik fakültemizde eğitim gören öğrencilerimiz artık üniversitede öğrendikleri teorik bilgileri bizzat sanayide uygulayarak pekiştirme imkanına sahip olacak. Yine bugün temelini attığımız Kamu Kampüsü’yle de Yalova’da bakanlığımız ve bağlı kuruluşlarımızı tek çatı altında topluyoruz.

Bir anlamda bakanlığımızı sanayicilerimizin ayağına getirerek bürokratik süreçlerle zaman kaybetmemelerini sağlıyoruz. Zamanı altın değerinde kıymetli girişicilerimizin ihtiyaç duydukları bilgiye ve desteğe en hızlı şekilde ulaşmalarını temin edeceğiz. Önümüzdeki dönemde Yalova’nın sanayide ve teknolojide başarı grafiğini daha yukarıya taşıyacak yatırımların önünü açmayı sürdüreceğiz. Sanayicilerimizle girişimcilerimizle yakın işbirliği içerisinde hareket ederek mevcut üretimi, ihracatı, istihdamı çok daha ileri düzeylere çıkaracağız.”

İki projenin daha müjdesini vermek istediğini vurgulayan Kacır, “İnşallah Yalova’nın tüm okullarını TÜBİTAK kitaplıklarıyla hızla donatacağız. Belediye Başkanımız Mustafa Tutuk’un öncülüğünde bizim de desteklerimizle Yalova’yı hızla bir bilim merkezine kavuşturacağız. Bizler Türkiye için çalışan, Türkiye için hayal kuran, Türk ekonomisinin büyümesi, gelişmesi, küresel ölçekte hak ettiği seviyelere ulaşması için taş üstüne taş koyan herkesin destekçisiyiz, yanındayız.” ifadesini kullandı.

İl Müftüsü İlyas Yılmaztürk’ün duasının ardından temel atma ve açılış için butona basıldı.

Yalova Valisi Hülya Kaya, AK Parti Yalova Milletvekilleri Ahmet Büyükgümüş ve Meliha Akyol, CHP Milletvekili Tahsin Becan, Yalova Belediye Başkanı Mustafa Tutuk, Yalova Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Bahçekapılı ile Yalova Makine İhtisas OSB Başkanı Direnç Özdemir’in katıldığı programın ardından kentte Bilim ve Sanat Merkezi kurulması ve ildeki okullarda TÜBİTAK kitaplıkları oluşturulması projelerinin protokol imza töreni yapıldı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/sanayi-ve-teknoloji-bakani-kacir-makine-sektorunde-9-bin-400-yatirim-tesvik-belgesi-duzenlendi/feed/ 0
Türkiye’nin milli sanayi ve teknoloji hamleleriyle 100’üncü yılı geride bıraktı https://www.haber28.com.tr/turkiyenin-milli-sanayi-ve-teknoloji-hamleleriyle-100uncu-yili-geride-birakti/ https://www.haber28.com.tr/turkiyenin-milli-sanayi-ve-teknoloji-hamleleriyle-100uncu-yili-geride-birakti/#respond Wed, 17 Apr 2024 07:24:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=14676 Türkiye, milli sanayi ve teknoloji hamleleriyle son 5 yılda birçok projeyi uygulamaya alırken Cumhuriyet’in 100’üncü yılını 7 unicorn ve imalat sanayisi ihracatında 241 milyar dolarlık rakamla geride bıraktı.

AA muhabiri, Türkiye’nin 2023 yılını hedef alan Sanayi ve Teknoloji Stratejisi’nin 2019-2023 uygulama dönemi karnesinde yer alan bilgileri derledi.

Buna göre söz konusu dönemde Türkiye’nin, sanayinin yüksek teknoloji alanlarındaki kapasitesinin güçlendirilmesi hedefiyle “teknoloji odaklı sanayi hamlesi” kapsamında açılan çağrılarla ithal ürünleri ikame edebilecek ürünlerin geliştirilmesine destek verildi.

2022’de 129 ürünün yerlileştirilmesi desteklenirken bu sayı geçen yıl 50 oldu. Bu yıl desteklenmesi öngörülen ürün yerlileştirme sayısı 60, 2025’te 70 ve 2026’da 80 olarak belirlendi.

Strateji kapsamında dijital dönüşümlerin sağlanması amacıyla yol haritaları da oluşturuldu. “5G ve Ötesi Teknolojiler ile Bağlantılı Yaşam”, “Sanayinin Dijital Dönüşümü”, “Finans ve Ticarette Dijital Dönüşüm” yol haritaları hazırlanırken “Akıllı Yaşam ve Sağlık Ürün ve Teknolojileri”, “Mobilite Araç ve Teknolojileri” yol haritaları ile “Ulusal Yapay Zeka Stratejisi” ilan edildi.

1572 hızlı şarj istasyonu için destek verildi

5 yıllık dönemde imalat sanayisinin gayrisafi yurt içi hasıla (GSYİH) içindeki payı yüzde 18,3’ten yüzde 22,1’e yükseldi. Bu alandaki ihracat da geçen yıl 241 milyar dolara ulaşarak, 210 milyar dolarlık 2030 hedefinin üzerine çıkıldı.

“Turcorn” olarak da adlandırılan Türkiye’nin unicorn (değerlemesi 1 milyar doları geçen teknoloji girişimi) sayısı bu süreçte 7’ye yükselirken teknoloji tabanlı işlere yapılan yıllık yatırım 2022’de 1,5 milyar dolara ulaştı.

5 ana bileşenden oluşan strateji çerçevesinde, yüksek teknolojiden dijital dönüşüme, beşeri sermayeden altyapıya kadar çeşitli projeler gerçekleştirildi.

“Yüksek Teknoloji ve İnovasyon” başlığında en önemli konular arasında yer alan TOGG’un ilk teslimatı geçen yıl yapılmıştı. Mobilitede elektrifikasyon altyapısını güçlendirmek amacıyla 20 firmaya 1572 hızlı şarj istasyonu için destek verildi. Bu yolla Türkiye, Avrupa’da şarj altyapısında lider konuma yükseldi.

Ayrıca, “Milli Uzay Programı” kapsamında Türkiye’nin insanlı ilk uzay misyonu başarıyla gerçekleştirilirken “Nadir Toprak Elementleri Araştırma Enstitüsü” kurularak “İleri Malzeme Teknoloji Yol Haritası” yayımlandı.

Model fabrika sayısı 8’e çıktı

“Dijital Dönüşüm ve Sanayi Hamlesi” başlığında “Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi Programı” ile toplam 5 çağrı açılırken yüksek katma değerli 182 proje destek kapsamına alındı.

“Yatırım Projelerinin Stratejik Öncelik ve Teknik Değerlendirmesi” uygulamasına 176 başvuru geldi.

Türkiye Dijital Dönüşüm Değerlendirme Aracı da söz konusu 5 yıllık dönemde uygulamaya konulurken KOSGEB Dijital Dönüşüm Desteği geçen yıl verilmeye başlandı.

Yetkinlik ve dijital dönüşüm merkezleri (model fabrika) sayısı 8’e yükseldi.

Sürdürülebilir sanayi için kritik nitelik taşıyan “Yeşil OSB” projesi 2021’de ve “Türkiye Yeşil Sanayi Projesi” 2023’te Dünya Bankası finansmanıyla başlatıldı.

Beşeri sermaye ve girişimcilik ekosistemi güçleniyor

“Beşeri Sermaye” başlığında ise gençleri bilim ve teknolojiye teşvik etme çalışmaları neticesinde TEKNOFEST 2018’de 20 bin olan yarışmacı başvurusu, 2023’te 1 milyonun üzerine çıktı. 81 ilde 100 Deneyap atölyesinde 18 bin öğrenci yer aldı.

“Uluslararası Yetenek Transferi Programı” da devreye alınarak, nitelikli yabancı iş gücüne 112 meslek kodunda istisnalar tanındı. 2022’de 2 binin üzerinde doktoralı yabancıya çalışma izni verildi.

Türkiye Açık Kaynak Platformunun kurulması ise kamu kurum ve kuruluşlarında yaygın şekilde açık kaynak yazılım projeleri başlatılmasına olanak tanıdı. İstanbul ve Kocaeli’de açılan “42 Yazılım Okulları”nda 2023’te ana eğitim öğrenci sayısı bine yaklaştı.

Teknoloji ve İnovasyon Fonu iş başında

“Girişimcilik” başlığında ise bu alandaki ekosistemi güçlendirmek adına 2020’de 475 milyon liralık “Teknoloji ve İnovasyon Fonu” kuruldu. Bu yolla 3 fon ve 6 girişime yatırım yapıldı.

Söz konusu alanda “TURCORN 100 Programı” başlatıldı ve “Ulusal Teknoloji Girişimciliği Stratejisi 2022-2025” yayımlandı. Take Off Uluslararası Girişim Zirvesi’ne başvuran start-up sayısı ise 5 katına çıktı.

Lojistik merkezlerin sayısı 13’e yükseldi

“Altyapı” başlığında TÜBİTAK BİLGEM Yapay Zeka Enstitüsünün kurulması, Ulusal Yapay Zeka Stratejisi belgesinin yayımlanması ve Savunma Sanayii Yapay Zeka Platformunun oluşturulması, Türkiye’nin yapay zeka alanında öne çıkan adımları arasında yer aldı.

“Enerji Verimliliği 2030 Stratejisi ve 2. Ulusal Enerji Verimliliği Eylem Planı” ile de enerji sektöründe sürdürülebilirlik adına projelere odaklanıldı. 2019-2023 döneminde lojistik merkezlerin sayısı 13’e yükseldi.

Atılan adımlar milli sanayi ve teknoloji hamlelerinde yeni projelerin de kapısını açtı. “Türkiye Yüzyılı” olarak adlandırılan yeni dönemde bu alanlardaki projelere ağırlık verilerek orta yüksek ve yüksek teknolojili üretim ve ihracatın artırılması hedefleniyor.

]]>
https://www.haber28.com.tr/turkiyenin-milli-sanayi-ve-teknoloji-hamleleriyle-100uncu-yili-geride-birakti/feed/ 0
Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İdris Alan, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’e taleplerini iletti https://www.haber28.com.tr/elazig-ticaret-ve-sanayi-odasi-baskani-idris-alan-hazine-ve-maliye-bakani-mehmet-simseke-taleplerini-iletti/ https://www.haber28.com.tr/elazig-ticaret-ve-sanayi-odasi-baskani-idris-alan-hazine-ve-maliye-bakani-mehmet-simseke-taleplerini-iletti/#respond Mon, 15 Apr 2024 02:24:29 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=14362 Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İdris Alan, Elazığ iş dünyasının talep ve beklentilerini Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’e iletti.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in katılımlarıyla Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanlığı İkiz Kuleler toplantı salonunda gerçekleştirilen oda ve borsa istişare toplantısında söz alan Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İdris Alan, iş dünyası ve yatırımcıların sorunları yanında, Elazığ’ın problemlerini de aktardı. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Yönetim Kurulu Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu ve davetlilerin katılımı ile gerçekleştirilen toplantıda konuşan Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İdris Alan, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’ten iş dünyası ve Elazığ adına taleplerde bulundu. Başkan Alan, Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek’e Elazığ’ın 6 Şubat depremi öncesi 24 Ocak 2020’de 6,8’lik ciddi bir deprem yaşadığını ve 39 canını yitirdiğini aktararak, “6 Şubat depremlerini tüm yıkıcılığıyla yaşayan Elazığ, her ne kadar deprem yaşayan 11 il arasında yer alsa da 10 ilde uygulanan bazı muafiyetler ve haklardan faydalandırılmadı. İki büyük depremi yaşayan ve önemli maddi ve manevi kayıplar veren Elazığ’da, hayatın normale dönmesi ve şehirde üretim ve istihdamın artarak ekonomik kayıpların telafi edilmesi amacıyla esnaf ve yatırımcılarımızın finansmana rahatlıkla ve cazip şartlarda erişiminde birtakım imkanların sunulması gerekiyor. Bu amaçla depremden etkilenen yatırımcılarımız, herhangi bir şarta bağlanmadan düşük faizli kredilerle desteklenmeli ve konuda ilimiz ekonomisine yeni bir can suyu imkanı sunulmalıdır” dedi.

“Savunma sanayi yatırımları acilen başlatılmalı”

6 Şubat depremlerinin yıldönümünde deprem yaşayan illeri ziyaret eden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Kahramanmaraş’ta yaptığı konuşmada, savunma sanayi yatırımlarını deprem bölgesindeki şehirlerde yoğunlaştıracak yeni bir istihdam atağı projesi başlattıkları müjdesini hatırlatan Başkan Alan, “Bu konuda yapılan açıklamalarda Savunma Sanayi şirketlerinden olan TÜYAR, Elazığ’a ileri teknoloji çip paketleme, STM firması ise duvar arkası radar üretim tesislerini kuracakları ifade edilmişti. Yine bu kapsamda Türkiye’nin önde gelen yazılım şirketi HAVELSAN, Elazığ’da yazılım kampüsleri oluşturacaktı. Bu konuda başta Kahramanmaraş olmak üzere diğer deprem illerinde savunma sanayi yatımları alanında adım atılarak çalışmalar başlatılmışken, Elazığ’da herhangi bir çalışma henüz başlatılmamıştır. Sayın Bakanımızın bu konuyla ilgili yetkililerle görüşmeler yapıp talimat vererek süreci hızlandırmasını bekliyoruz. Rabbim böylesi bir felaketi yaşatmasın ama yaşandığı takdirde bu bölgeye an yakın şehir Elazığ olarak, yardıma koşacak ilk komşu il konumundayız. Olası bu depremin olumsuzluklarının kısa sürede giderilmesi amacıyla, ilimizin ekonomik anlamda güçlü olmasıyla birlikte, özellikle ihtiyaç duyulan malzemelerin etkin bir organizasyon aracılığıyla kısa sürede afet bölgelerine ulaştırılması için lojistik bir merkeze ivedilikle ihtiyaç duyulmaktadır. Odamız öncülüğünde Valilik, Belediye ve diğer paydaşlarımızla birlikte ilgili bakanlıkların desteğiyle Elazığ’a Lojistik Merkez yapılması konusunda Bakanımızın desteklerini talep ediyoruz” dedi.

Başkan Alan’ın taleplerini dinleyen Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, kendi Bakanlığını ilgilendiren konularda adım atacaklarını, diğer Bakanlıklarla ilgili talepler konusunda ise kaynak aktarımı başta olmak üzere gerekli destekleri vereceklerini ifade etti. – ELAZIĞ

]]>
https://www.haber28.com.tr/elazig-ticaret-ve-sanayi-odasi-baskani-idris-alan-hazine-ve-maliye-bakani-mehmet-simseke-taleplerini-iletti/feed/ 0
CHP Bursa Büyükşehir adayı Mustafa Bozbey: “Bursa Kent Anayasası’nı yaparak işe başlayacağız” https://www.haber28.com.tr/chp-bursa-buyuksehir-adayi-mustafa-bozbey-bursa-kent-anayasasini-yaparak-ise-baslayacagiz/ https://www.haber28.com.tr/chp-bursa-buyuksehir-adayi-mustafa-bozbey-bursa-kent-anayasasini-yaparak-ise-baslayacagiz/#respond Sun, 14 Apr 2024 08:00:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=14286 Cumhuriyet Halk Partisi Bursa Büyükşehir adayı Mustafa Bozbey, 2050 Bursa Kent Anayasası’nı yaparak işe başlayacaklarını ifade ederek, “Yaşanabliir kent, yeşil Bursa özlemi çok fazla. 2050 vizyon dediğimiz çevre düzeni planını yapmak, altında da kentsel dönüşüm alanlarını 23 noktada belirlediğimiz yerleri planlayıp, mikro bölgeleme çalışmalarını da tamamladıktan sonra tüm fay hatlarının nereden geçtiğini belirledikten sonra yapacağız. Tüm kent dinamiklerini sürece dahil edip Bursa Kent Anayasası’nı yaparak işe başlayacağız” dedi. CHP örgütlerinde birliktelik olduğunu kaydeden Bozbey, “Biz seçimi kazanacağız. Hizmetlerimizle de başarılı olacağız” ifadesini kullandı

Başkan adayı Mustafa Bozbey, basın toplantısında vizyonunu paylaştı. CHP Milletvekilleri Orhan Sarıbal ve Hasan Öztürk ile İl Başkanı Nihat Yeşiltaş’ın da katıldığı toplantıda Bozbey, soruları da cevaplandırdı.

5 yıla yakın süredir sahada olduğunu hatırlatan Mustafa Bozbey, “Son adaylaşma sürecinden sonra da aday olarak da sahadayım. Gittiğimiz her ilçede her yerde gerçekten öncelikli olarak merkezde sorunlar başka, diğer ilçelere kentin dışına çıktığımızda daha farklı sorunlarla karşılaşıyoruz. Kentin içinde ana sorun trafik, kentsel dönüşüm ve ekonomi. Kentin biraz dışarısına çıktığımızda orada ekonomi biraz daha öne çıkıyor. Her ilçenin sorunu bir başka, talepleri bir başka ve acil çözülmesi gereken sorunları da bir başka. Onun için bizler sahada bunların tamamını not ediyoruz

Yapacağımız hizmetlerin sıralamasını da bu yönde planlayarak hareket ediyoruz. Merkezin dışında Yenişehir’in, İznik’in, Orhangazi’nin başka, Gemlik’in daha farklı. Mustafakemalpaşa’nın farklı, dağ ilçelerinin ki daha farklı. Böyle bir kentteyiz. Üstelik de gelişmişlik sıralamasına baktığımızda buna göre de ihtiyaçların ve taleplerin olduğunu görüyoruz. Büyükorhan gelişmişlikte 815.sırada. Zaten 973 ilçe var. Düşünün bir bu ilçemizde insanlarımız yaşıyor. 2 bin civarında da nüfus artışı yaşanmış son bir yılda. Ama oranın da talepleri farklı. Bizler hem projelerimizi hem de önceliklerimizi belirlerken işte bu 17 ilçemizde bu farklı talepleri, istenilen projeleri uygulamak için 1 Nisan’ı bekliyoruz. Kentin sorunu trafik. Trafiğin ne denli önemli olduğu biliyorsunuz. Zamanınınız önemli kısmını trafikte harcadığınızı biliyoruz. Trafikte hep zaman problemini anlatıyoruz. Trafiğin en kötü tarafı; çevresel anlamdadır. Yani havamızı kirletiyoruz. Çevremizi kirletiyoruz. Bursa’nın havasının da kötü ve kirli olduğunu biliyoruz. Bir istasyonu kontrol ettiğimizde 165 PM üzerinde kirlilik olduğunu görüyoruz. Trafik sadece zamanımızı almıyor, bizim soluduğumuz havayı da kirletiyor. Çocuklarımızın soluduğu havayı da kirletiyor. Çevremizde deprem olduğunda aklımıza geliyor. Bu kent 1999’da da depremi yaşadı. 1999’dan 2024’e 25 yıl geçti. Yapılanları incelediğimizde Nilüfer Belediyesi’nde yapılanlar hiç bir ilçede maalesef yapılmadı, yapılamadı. Bunun da sorgulanması lazım. Biz 1999 depreminden sonra İnşaat Mühendisleri Odası ile protokol yaptık. 1999 öncesi bütün yapıların testlerini yaptırdık. Bunları da ilgililer ile paylaştık. Ataevler bölgesi son derece önemliydi. O bölgede özellikle depremsellik açısından sıkıntılar vardı. Kentsel dönüşüm projelerini hazırladık. Ne yaptık hem toplanma alanlarını, aynı zamanda da depremden sonra olabilecek bazı durumlara karşı da mahalle afet gönüllülerini yetiştirdik. Muhtarlıklara afet konteyneri koyan, jenaratör, delici kesici aletleri koyan tek belediye olduk Türkiye’de. Bunların amacı neydi, gönüllüler vardı. Afet konteynerini nasıl kullanacaklarını biliyorlardı. 28 mahalleye koyduk. Profosyonel ekipler gelinceye kadar müdahale etmeyi öğrendiler. 6 Şubat depremini yaşadık. 11 şehri etkiledi. O şehirlerimizde afet konteynerleri olsaydı, gönüllüler olsaydı profosyonel ekipler gelinceye kadar binlerce canımız kurtarılabilirdi. Bunu tanıtıp, duyurduk. Ama hiç kimse kılını kıpırdatmadı” dedi.

“Fay hatlarıyla ilgili çalışma yaptık 95 kilometrelik fay ortaya çıktı”

Nilüfer’de ilçe belediyesinin sorumluluğunda olmamasına rağmen fay hatlarıyla ilgili çalışma yaptıklarını vurgulayan Mustafa Bozbey, “1855 Bursa’nın yıkıcı olan depremin fayının tespitine başladık. Büyükşehir dahil 6 belediye başkanına mektup yazdık. Osmangazi, Yıldırım,, Kestel, Gürsu, Yenişehir, İnegöl ve Büyükşehire uzansın dedik. Hiç bir belediye başkanından geri dönüş yapılmadı. O proje Nilüfer’de kaldı. 2000 senesinin sonuna doğru Bebka ile hocalarla proje yürütüldü. Bursa’nın yeni fayının tespitini sağladık. 1855 depremindeki fay hattının tespitini yaparken, 95 kilometrelik yeni fayla karşı karşıya kaldık. İyi ki başlamışız. 7.3 büyüklüğünde deprem üreten bir fay. Üstelik de 1400 yılından beri de hareketlenmemiş bir fay. Bu fay nereden geçiyor. Stadyum ile yeni yapılan hastanenin arasından geçiyor. 6 Şubat’ı yaşadık, halen daha biz bu şehirde aktif fayların nerelerden geçtiğine dair araştırmayı yaptırmadık. Mikro bölgeleme projesini yaptırmadı. İnsanlarımız oralarda yaşıyorlar, yeni yeni binalar, fabrikalar yapılıyor. Hakikaten bu kentin sahibinin olmadığının kanıtı bunlar. Bu kentin yöneticisinin olmadığının kanıtları bunlar. .

Eğer siz kent yöneticisi iseniz. Kentin insanının güvenliğini ve huzurunu, temiz havaya ulaşmasını, sağlıklı şekilde zamanında erişmesini sağlamakla sorumlusunuz. Bunu yapmıyorsunuz. İşte herşey ortada. Onun için bunları paylaşmak, bunları çözmek inanıyorum ki, bizler için büyük bir huzur büyük bir mutluluk olacak. Bu kentte 3,3 milyon insan yaşıyor. Merkezinde 2,3 milyon insan yaşıyor. 400 bin de sığınmacı var” diye konuştu.

Çarşının pazarın gündemi ekonomi

Önemli konulardan birisinin de ekonomi olduğunu kaydeden Başkan adayı Mustafa Bozbey, “Gittiğimiz esnafda, kahvehanede, pazarda, çarşıda öyle şeylerle karşılaşıyoruz ki, vicdanımız el vermiyor. Yüreğimiz dayanmıyor. Gizli gizli benim kolumu tutup kulağıma söylenenleri halen daha kulağıma geliyor, içim ürperiyor. Çok zorda olan insanımız var. Öyle insanlarımız var ki, ihtiyacı olduğu halde ihtiyacını dahi söyleyemiyor. Ama gerçekten muhtaç. İşte bu insanlara bizim mutlak ulaşmamız, onları da yaşamla en azından gelecekle ilgili kaygılarını, umutsuzluklarını ortadan kaldırmamız gerekiyor. Sahip çıkmamız gerekiyor. Bunu yaparken de bir elin verdiğini diğer elin görmemesi gerekiyor. Öyle olaylarla karşılaşıyoruz ki evine aylarca et girmemiş. Çocuğuna aylardır süt içirememiş, okuluna gönderirken kahvaltı yaptıramayan anneler var. Bu konuda da desteklerimiz var. Sizler biliyorsunuz. Kırsala gittiğimizde oradaki köydeki insanlarımızla konuşuyoruz. “Niye ekeyim ” diyor. Ektiğimde daha fazla para harcayıp, borçlanacağım, sattığımda yerine koyamayacağım” diyor. 1-2 dönüm yerimi satıp idare ediyorum diyorlar.

Bursa’da dağ ilçeleri de dahil olmak üzere var olan tarım topraklarının yüzde 30-35’i başka ellere geçmiş. Baba ihtiyaçtan dolayı araziyi satmış, bir süredir de o araziyi ekip biçiyorlar. Fakat baba rahmetli olunca bir bakıyorlar ki, tarlayı 7 sene önce satmış, tarla başkasının. Aile bile bilmiyor. Böyle dramlarla karşı karşıyayız. Ekonomi git gide özellikle alt gelir gruplarını vuruyor. Yaşam sorunlarını ortaya çıkarıyor. Aile içi dramları çoğaltıyor.

Bunun yanında kentimizde önemli sorunlardan birisi, madde bağımlılığı. Bunu her yerde konuşamıyoruz. Ama vahim bir tablo ile karşı karşıyayız. Gelip bir baba; gözüyaşlı olarak bana sarılıyor. Nasıl kurtaracağım diyor. Amatem’e götürüyorlar, çocuğunuz tedavi olmak istemiyor diyorlar. Geri gönderiyorlar. Öyle hikayeler anlatıyorlar ki, orası da ayrı ısdırap, aile içi şiddeti anlatıyorlar. Bunları yaşıyoruz. Sahada görüyoruz. Büyükşehir’de özel bir çalışmanın yapılması gerektiğine inanıyoruz. Arkadaşlarımız hazırlıklara başladılar. Aileler diyor ki, çocuğumuzun bağımlı olduğunu komşular söyledi, hiç konduramadım diyor. Ne zaman bize şiddet uygulamaya başladığınca fark ettik diyorlar. Mahallenin bölümüne bir kesimi gitmiyor. Biz diyor ki, bu mahallenin öbür tarafına geçmiyoruz. Mahalle içerisinden bahsediyoruz. Böyle vahim tablolarla karşı karşıyayız” şeklinde konuştu

“2050 vizyon çevre düzeni planını yapacağız”

Bursalının yaşanabilir ve yeşil Bursa özleminin çok fazla olduğunu anlatan Başkan adayı Mustafa Bozbey, “2050 vizyon dediğimiz çevre düzeni planını yapmak, altında da kentsel dönüşüm alanlarını 23 noktada belirlediğimiz yerleri planlayıp, mikro bölgeleme çalışmalarını da tamamladıktan sonra tüm fay hatlarının nereden geçtiğini belirledikten sonra yapmak, tüm kentin dinamiklerini oraya alarak, çocuklardan iş dünyasına kadar her kesimin teslim edildiği planlama süreciyle Bursa kent anayasasını yaparak işe başlayacağız. Bursa için profesyonel olarak çalışma yaptırdık. Bursa’nın daha önce sunumda da çözüm programında bunları gündeme taşımıştık. Metro ve tramvay hatlarıyla, raylı sistemle ancak Bursa’nın trafiğini çözebiliriz. Bunun programını yaptık. O konuda hazırlıklarımız var. Bilim insanlarının özellikle ulaşım master planı var. Bunu delik deşik yaptılar. Gerçekten yeni ulaşım master planına ihtiyaç var. Palyatif çözümlerle trafiği tıkarsınız. Mutlak suretle raylı sistemlerle trafiği çözeceğiz. Monoray’ı da tekrar arkadaşlarımız değerlendirebilir” diye konuştu.

“Düşük faizlerle uzun vadeli borç bulunabilir”

Başkan adayı Bozbey, sorular üzerine Ankara’yı Bursa’nın menfaatleri için ikna ederek uyum içinde çalışabileceklerini vurgulayarak, “Seçim sürecinde farklı söylemler olabilir. Buna saygı duymak lazım. Ancak her şehrin bir geliri var. Üstelik Bursa Türkiye’nin ekonomik büyüklüğü açısından 2.sırada. Gelirleri de iyi durumda. Onun için hazırlamış olduğumuz projelerin önemli kısmını kendi gelirleriyle yapmak mümkün. Bunu yaparken de israf edilen. ya da gerçekten kentliye olumlu sonuç vermeyecek projelerden uzak duracağız. Yani israf projelerinden kaçınacağız. Stadyuma gerek var mıydı? Yeni bir stada gerek var mıydı. O zaman da itiraz ettik. Hiç gerek yok. Kapasitesi büyümesi gerekiyorsa, Atatürk stadına 4-5 metre ilave edelim, kapasite büyürdü. Uluslararası standartlarda olur” dedik. Borç harç kamulaştırması da borçla yapıldı. Aslına bakarsanız Büyükşehir Belediyesi’nin önemli miktarda borcu; stadyumdan kaynaklanan borç. Çıkacak ortaya. Bu kentte siz geliri en iyi şekilde en rantabl şekilde projelere aktarmanızdır. Düşük faizlerle uzun vadeli borç bulunabilir. Kent ve kentliyi düşünerek hareket etmelisiniz. 7 yılda bir metre raylı sistem döşenmedi bu kente. T 2 yıllar önce başlamıştı, başka bir metre döşenen raylı sistem yok. Neden öncelikler başkaydı. Paranın önemli kısmını israf ettiler. 20 senelik yöneticilik yaptım. Bir çok projeyi Ankara ile ikili ilişkilerle çözdüm. Kamuoyu biliyor. Önemli olan sizin yaptığınız projeyi ikili ilişkilerle vatandaşa ne kadar faydalı olabileceğini anlatabilme kapasitenizdir. Ankara’da da ilişkiler destek bulur. Bunu daha önce yaptık ve başardık” dedi.

“Doğanbey TOKİ kentin böğrüne hançer saplamış”

Doğanbey TOKİ’lerin Bursa’nın böğrüne vurulmuş bir hançer olduğunu anlatan Başkan adayı Bozbey, “Doğanbey’i kimse kabul etmiyor. Kime sorsak ben karşıydım diyor. Doğanbey’i kim yaptı? Kime sorsak benim değil diyor. Kimin zamanında olduğu belli. Hangi meclis üyelerinin el kaldırdığı, başkanların el kaldırdığı onay verdiği belli. Ama nedense kimse üstlenmiyor. Ortada kaldı. Neredeyse biz yaptığa dönecek iş. Eğer Mustafa Bozbey Doğanbey’i yaptı derlerse şaşırmayın. Kiminle görüşsem, benim haberim yok diyor. Doğanbey Bursa’nın böğrüne vurulmuş bir hançer. Eğer biz değerlerimizi koruyamazsak, bunları değerlendirecek kapasitede değilsek, kent yöneticisi yok demektir” ifadesini kullandı

“Bursaspor düştü Bursa düştü”

Atatürk Kapalı Spor Salonu ile ilgili bir soruya da Bozbey şu cevabı verdi: “Spor salonuyla ilgili ihalesi yapıldı. 3 bin 100 kişi kapasiteli. Aslında Nilüfer’de 7 bin 500 ve 5 bin kapasiteli iki salon var. O salon yetmez, en az 5 bin kapasiteli olması lazım ki yıkıldığına değsin. Sorarlar, niye yıktınız, niye aynısını yapıyorsunuz diye sorarlar. Salon kullanışlı idi. Kapasitesi 3 bin 500’dü. Seçim geliyor diye apar topar o salonu yapma ve ihale etme gereği duydular. Göreve gelince tekrar değerlendirme imkanımız olacak. Bursaspor düştü, Bursa düştü. Bursa düştü, Bursaspor düştü. Hepsi paralel şekilde bugünlere geldi. Son sıraya çakıldı. Adıyaman’da aldığımız 3 puana sevinir olduk. Takım bu hallere nasıl geldi, kötü yönetimden geldi. Takımın bu hale gelmesinin sebebi, kötü yönetimdir. Bursa bu hale nasıl geldi, kötü yönetimden geldi. Siyasiler, Bursaspor’a destek verecekler. Kentin dinamikleri Bursaspor’a destek vermek zorundalar. Ama kalkıp da bu oyuncuyu oynatacaksın, bu antrenör gelecek diye müdahil olursanız, Bursaspor bu hale gelir. Bursaspor’un yönetiminin her yönetim gibi mutlaka şeffaf ve hesap verebilir olmalı. Denetlenebilir olmalı. 3’ünü yaparsanız Bursa büyük bir kent. Para verir, destek olur, nereye gideceğini bilirse destek olur. Denetlenebilir olmalıyız. Kent yönetimleri için de böyle. Bursaspor’a hiç merak etmeyin. Teknik olarak değil, biz destek vereceğiz. Profosyonel yönetilecek. Bursaspor’un bu hale gelmesinin sebebi, ehil insanlar tarafından yönetilmemesidir. Bursa ayağa kalkarsa, Bursaspor ayağa kalkar.” şeklinde konuştu.

Mustafa Bozbey, İpekyolu Film Festivali’nin devam edip etmeyeceğiyle ilgili bir soruya ise, “Merinos artık düğün salonuna döndü. Adı Atatürk Kongre Kültür Merkezi. Ama üzgünüm ki, düğünlerin, nikahların, dernek toplantılarının yemekli toplantıların yapıldığı bir alana döndü. Aslı kongre kültür merkezi. Siz bugüne kadar kaç kongre gördünüz. Olmadı. ya da her hafta senfoninin haricinde farklı etkinlik, tiyatronun, sanatsal etkinliğin yapıldığına şahit oldunuz mu? Bakış açınıza göre değişiyor. Bu kentte sadece sanayi, tarım değil, kültür sanat etkinliklerinin turizmle birlikte eşdeğer değerlendirilmesi lazım. Turist buraya geldiğinde akşam bir etkinliğe katılmak isteyecektir. Kültür sanat bilincini geliştrmemiz lazım. Çocuklarla başladık, gençlerle devam ettik, kadınları işin içine kattık. Onun için buradaki nesil farklılaştı. Olaylara, konulara bakışı da değişti. Bunu sporla, kültür sanat ve eğitimle sağladık. Aynı uygulamayı 17 ilçede de yapacağız. Merkezi anlamda da kültür sanat etkinliklerini kentin 17 ilçesine de yayacağız. Özellikle Bursa Festivalini 17 ilçede yapacağız. Kente yapılan ihanetlerin hangisini sayalım. Doğanbey’den başlayın. Hastane yerine bakın, yeşil alandı. Askerlerin diktiği ağaçların bir tanesi kalmadı. O bölgenin de bölgenin de ihtiyacı olan bir kent parkına dönüşebilirdi. Çam ağaçları 12 ay boyunca yeşil olduğu için karbon emisyonunu yapan ağaçlardı. Hastane başka yere yapılabilirdi. Ben olsaydım, bakanlık böyle bir karar almış mı, dosyayı alır giderdim trafik yükünü, fay hattını anlatırdım. Bunu yapmak için bilgi birikimine ihtiyacınız var. Konuya eğilmeniz lazım. Ankara’dakiler Bursa’yı yok sayıyor zannetmeyin. Siz kent yöneticisi olarak gidip onları ikna etmekle kendinizi sorumlu tutacak davranışa yönelmeniz lazım. Siz sahip çıkmazsanız Ankara oradan yapar. Hastane alanını FSM alanını bakanlık yapmaya kalktı. İtiraz edip anlattık. Yapmadılar. İşte size örnek. Siz kent yöneticisi olarak eğer kentin gidişatını belirleme yetkiniz yoksa, bu durumlar ortaya çıkıyor. Kent suçlarını 1 Nisan’dan itibaren ortaya çıkaracağız. Kent suçu işlemeyeceğiz. Bunun için Bursa Planlama Ajansı’nı kuracağız. Planlama Ajansı’na paralel Bursa Akademik Kurulu’nu kuracağız. 27 tane akademik odaların temsilcisi olacak, bunlarla birlikte 3 üniversitemiz var. Buradan da temsilcilerin olduğu Büyükşehir’den de temsilcilerin olduğu kuruldan bahsediyorum. Biz bundan sonra Bursa’da yaşanabilir bir kente dönüşün izlerini bırakmak istiyoruz.

Yasada parsel bazlı plan değişikliği kalktı. Yapılamaz. Ada bazlıya dönüştürüldü. Biz tam tersine bütüncül plandan bahsediyoruz. Bir mahallenin tamamının planlanması lazım. Birkaç mahallenin beraber planlanması lazım. Bunu yapmak için de, vizyon 2050 dediğimiz çevre düzeni planı ve onun altında yapacağımız kentsel dönüşüm planlarıyla Bursa’nın tamamını revize edeceğiz. Kentsel dönüşümle ilgili ilçelerde de sorunlar var. Onları da inceleyeceğiz. Sadece kentin içinde bu anlayışı yayarsak doğru değil. 17 ilçenin de bu konuda beklentileri var. 50-60-70 yıllık depreme dayanıksız binaların dönüşümünü sağlamamız gerekecek. Bursa ovası Türkiye’de en kıymetli tarım alanlarından bir tanesi. Güzel toprağa sahip ova. Bu ovayı kaybetmemek gerekiyor. Pandemiden kaynaklı, seçim dönemi kaynaklı sıkıntılar var. Tarım alanlarını korumamız lazım.

Bunu yapacağız. Yapılanlarla ilgili kimse kusura bakmasın. Biz pandemide 3 şeye ihtiyaç duyduk. Gıdaya, suya, enerjiye ihtiyaç duyduk. Bunlarla beraber yaşadık. İş dünyasının da çok daha bilinçli olduğunu görüyorum. İş dünyasının tarımın korunması konusunda hassasiyetleri var” şeklinde konuştu

“CHP örgütlerinde inanılmaz birliktelik var”

CHP örgütlerinde inanılmaz birliktelik olduğuna işaret eden Başkan adayı Mustafa Bozbey, “Siz yazılanlara bakmayın. 3-5 kişi var. Onlar iftira yalan algının peşindeler. Sorun değil, il başkanımız da takip ediyor. Onların gereklerini yapacak. Biz hem seçimi kazanacağız. Hizmetlerimizle de başarılı olacağız. Söylediklerimizi yapacağız. Biz bu kenti seviyoruz. Çocuklarımızın gülümsemesi için çalışacağız. Hem il başkanı, hem milletvekillerimiz ve tüm örgütümüz. Buna hazırız. Uzun zamandır CHP örgütü bu denli kazanacağız duygusuna girmemişti” ifadelerini kullandı.

Başkan adayı Mustafa Bozbey; sanayi işbirliğinin sorulması üzerine de şu cevabı verdi: “Bu kentte planlamanın öncesinde master planlarını yaptıracağız. Vizyon 2050 planı öncesi. Ulaşım, sanayi, tarım, turizm master planı gibi planlamaları yapacağız. Bilimsel anlamda bu verileri önümüze koymak zorundayız. Sonrasında ihtiyaçlar belli olacak. DOSAB’ta ya da başka yerde, var olan bir çok sanayi tesisinin depoya dönüştüğünü biliyor musunuz. İşletmelerin durduğunu. İşçilerimizin akitlerinin sona erdiğini biliyoruz. Bu alanlar boş. Bursamızın en önemli sorunlarından bir tanesi, çevreyi kirleten sanayiyi hala barındırıyor olmamızdır. Çevre kirleticilerinin olduğu sanayi tesisleri ile ilgili bu konuya son verilmesi lazım. Katma değeri yüksek ürünlere dönüşecek sanayi tesislerine ihtiyaç var. Bursa’nın hem mühendislik birikimi hem de sermaye birikiminin olduğunu biliyorum. Katma değeri yüksek ürünlere yönelmek Bursa’nın ihracat ve geliri arttırma potansiyelini göreceğiz. Yeni sanayi bölgesi tam kapasiteye ulaşmış değil. 5-6 yılda hareketlilik olacak. Son zamanlardaki ihracat potansiyeli açısından Bursa 2.sıradayken 4.sıraya geriledi. Katma değeri yüksek ürünlerin olmayışından kaynaklı. Biz başka kentlere kaçırdık. Sadece tekstil ile bir yere kadar gelirsiniz. Kilogram bazı belli. Savunma sanayi ile ilgili Bursa’da önemli yatırım hamleleri var. Katma değeri yüksek ürünlere ne kadar yönelirsek, bunlarla ilgili çalışmalar mutlaka hep birlikte yapılacak. Bursa’nın elbette ki bu yönüyle sanayisiyle turizmiyle eşit olarak gelişmesine imkan sağlamamız gerekiyor. Bunu yaparken dünyada özellikle ilerlemiş toplumlarda sanayi bir yere kadar geliyor. Daha sonra hizmet sektörü düşükken sanayinin üzerine geçiyor. Bizim halen daha sanayi ön safta duruyor. Hizmet sektörü sanayiye yetişmiş değil. Hizmet sektörünü de geliştirmemiz gerekiyor. Sanayi master planını yapmadan yeni sanayi alanını konuşmanın doğru olmayacağını düşünüyorum. Tarım topraklarını koruma şartıyla diyorum. 17 ilçede kent konseyleri, mahalle konseyleri olacaklar. Halkın katılımını sağlayıp bu şehri yöneteceğiz” – BURSA

]]>
https://www.haber28.com.tr/chp-bursa-buyuksehir-adayi-mustafa-bozbey-bursa-kent-anayasasini-yaparak-ise-baslayacagiz/feed/ 0
Muradiye OSB Yönetimi Güven Tazeledi, Yeni İmkanlar Hakkında Bilgi Verildi https://www.haber28.com.tr/muradiye-osb-yonetimi-guven-tazeledi-yeni-imkanlar-hakkinda-bilgi-verildi/ https://www.haber28.com.tr/muradiye-osb-yonetimi-guven-tazeledi-yeni-imkanlar-hakkinda-bilgi-verildi/#respond Thu, 11 Apr 2024 00:12:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=13811 Muradiye OSB Yönetim Kurulu Başkanı Osman Kıvırcık ve yönetimi yapılan olağan genel kurulda güven tazeledi. Başkan Kıvırcık genel kurulda OSB’nin iki yıl içerisinde kavuşacağı yeni imkanlar hakkında da bilgi verdi.

Manisa Muradiye Organize Sanayi Bölgesi’nin (MUOSB) Bakanlık temsilcileri ve katılımcılar nezdinde 2. Olağan Genel Kurulu yapıldı. Muradiye OSB Yönetim Kurulu Başkanı Osman Kıvırcık, 2023 yılındaki yatırımlardan ve 2024 yılındaki projelerden bahsetti.

Başkan Kıvırcık, genel kurulda yaptığı konuşmada, görevde olunan süreçte yapılan yatırımları ve oluşturulan bütçeyi hatırlatarak sanayicilerin ne kadar doğru bir karara imza attığını belirtti. İkinci defa göreve gelinen 1 yıllık süreçte bölgenin en önemli sorunu olan elektrik kesintilerinin, yapılan çalışmalar ve yatırımlar sayesinde son verildiğini söyledi.

Alt ve üstyapı yatırımları son hız devam ediyor

Konuşmasında elektrikle ilgili sanayicilere bir de müjde veren Başkan Kıvırcık, bölgenin dağıtıcı firmasının Muradiye OSB’de 4 kişilik ekibi ile yalnızca Muradiye OSB’ye ait ayrı bir teknik ekip oluşturduğunu söyledi.

Konuşmasında, bölgede devam eden alt ve üstyapı yatırımlarının son hız devam ettiğini belirten Başkan Kıvırcık, sözlerine şöyle devam etti: “2022 yılının kasım ayında başlattığımız 16 kilometre atık su, 33 kilometre yağmur suyu, 23 kilometre temiz su, 93 kilometre iletişim hattı ve derivasyon kanalı yatırımlarımızda artık sona yaklaştık. Bu yıl sonu itibarı ile tüm alt yapı çalışmalarımız tamamlanmış olacak. Diğer taraftan da arıtma tesisi çalışmalarımız proje aşamasında başlamış bulunmaktadır. Biliyorsunuz bölgemiz içinde konutlara yakın bir yerde arıtma alanımız var. Konutları ileride koku ile rahatsız etmemek adına arıtma tesisimizi bölgenin dışında Gediz Nehri’nin yanına yapmak için çalışmalara başladık. Mevcut bölgemiz ile Uzunburun genişleme alanımızın ortak arıtma tesisi olacak olan bu yatırımda, yine bir ilke imza atıyoruz. 1 etap yatırımımızda bölgemizden çıkan endüstriyel atık suyu alıp arıtarak Gediz’e deşarj edeceğiz. 2. Etap yatırımla birlikte Gediz’in suyunu da alarak arıtıp gri su olarak bölgemize tekrar geri vereceğiz.”

“Uzunburun Genişleme Alanı, katılımcıları ciddi bir katkı payını ödemekten kurtardı”

Uzunburun genişleme alanının öneminden bahseden Başkan Kıvırcık, “Bir konunun altını çizerek söylemek istiyorum. Şayet Uzunburun Genişleme Alanı’nı bölgemize kazandırmamış olsaydık, şimdi bu yatırımları karşılamak için katılımcılar olarak bölgeye ciddi miktarda katkı payı ödeyecektik. Hemen çalışmalara başladığımız bu alanda 200 dönümlük bir alanı sanayicimize ön tahsis ile verdik. Bize güvenen, taşlık kayalık bir araziye parasını tereddüt etmeden yatıran sanayicimize söz verdiğimiz gibi 2 ay önce hafriyat, istinat duvarı, parsel ve alt yapı çalışmalarına başladık. Şu an inşaat alanında 24 adet iş makinası ve 30 adet kamyonla son sürat çalışmalarına devam ediyoruz. 550 dönümlük 1. Etap çalışmalarımız, 2025 yılının sonunda tamamlanarak ön tahsis olarak verdiğimiz parselleri sanayicimize inşaata başlamaları için teslim edeceğiz.” dedi.

“Karma Küçük Sanayiciler Kooperatifi geliyor”

Bölgede yapılan çalışmaların tüm hızıyla devam ettiğini kaydeden Başkan Kıvırcık, “Ayrıca 1 Etap alanımızdan bizim öncülüğümüzde kurulan Karma Küçük Sanayiciler Kooperatifi’ne yaklaşık 200 dönümlük alanı bu yıl içinde tahsis edeceğiz. Yine MUOSB katılımcıları için kurduğumuz Uzunburun Sanayiciler Toplu İşyeri Kooperatifi için de 30 dönümlük bir alanı ayırdık. Kısacası Uzunburun projemizle birlikte, küçük büyük tüm sanayicimizin sanayi parsel sorununu çözerek, büyük bir projeye imza atıyoruz. İnşallah bu projenin de tamamını 6 yıl içinde tamamlamış olacağız.” diye konuştu.

“OSB’miz ile konutlar arasında doğal bir alan oluşturacağız”

Muradiye OSB ile konutlar arasında bir doğal alan oluşturmak için çalışmaların devam ettiğinin altını çizen Başkan Kıvırcık konuşmasını şöyle tamamladı: “Yine kuzey hattımızda villaların olduğu bölgede, kamulaştırma işlemlerimiz devam ediyor. Kamulaştırma işlemleri tamamlandığında o bölge de yine bölgenin ihtiyacına göre konsept iş yerleri, bir meslek lisesi, spor alanları ve bir de kreş yapacağız. Sağlık koruma bandımız olan 35 metre genişliğinde 2 kilometre uzunluğundaki hat boyunca da önemli bir peyzaj çalışmasına başladık. Yürüyüş ve koşu yolları, dinlenme alanları ile sanayi ve konutların iç içe olduğu örnek bir projeye imza atacağız.” – MANİSA

]]>
https://www.haber28.com.tr/muradiye-osb-yonetimi-guven-tazeledi-yeni-imkanlar-hakkinda-bilgi-verildi/feed/ 0
Bakan Kacır, BAKKA’nın 12 projesinin açılışını gerçekleştirdi https://www.haber28.com.tr/bakan-kacir-bakkanin-12-projesinin-acilisini-gerceklestirdi/ https://www.haber28.com.tr/bakan-kacir-bakkanin-12-projesinin-acilisini-gerceklestirdi/#respond Wed, 10 Apr 2024 04:00:33 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=13727 Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Batı Karadeniz Kalkınma Ajansı tarafından üretim altyapısı, turizm altyapısı ve beşeri sermayenin geliştirilmesi alanlarında desteklenerek Zonguldak’ta hayata geçirilen projelerin açılışını gerçekleştirdi.

Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Sezai Karakoç Kültür Merkezinde yapılan programın açılış konuşmasını Batı Karadeniz Kalkınma Ajansı (BAKKA) Genel Sekreteri Dr. Lutfi Altunsu gerçekleştirdi. Altunsu, ajansın kuruluşundan bu yana bölge planları, sonuç odaklı programlar ve Bakanlığın koordinasyonu doğrultusunda bölgenin sosyo-ekonomik kalkınması için faaliyet gösterdiğini belirterek, “Yüzde 64’ü ormanlık arazi olan, 139 km sahil şeridi bulunan, ülke sanayisine olduğu kadar sosyo-ekonomik yaşama demir çelik, kömür, ahşap, doğal gaz ve enerji gibi önemli girdiler sağlayan ve ülkemizin en büyük 3. Limanına sahip olan bir bölgede, bir yandan düzenli sanayi ve teknoloji alanlarının geliştirilmesi diğer yandan nitelikli beşeri sermayenin ve girişimciliğin güçlendirilmesi için gayret sarf ediyoruz. Bölgenin sahip olduğu doğal ve kültürel değerlerin turizm sektörünü canlandırmasına katkı sağlıyoruz. Sonuç odaklı faaliyetler, SOGEP ve BAKAP gibi programlar ve teknik desteklerle bir yandan alt yapıya destek veriyor diğer yandan kurumsal kapasite, yenilikçilik ve insan kaynağını geliştirmeye çalışıyoruz. Bugün açılışı yapılacak olan projelerimiz, OSB’lerin alt yapılarını güçlendirme, çocuklarımızın mesleki ve teknolojik becerilerini geliştirme, kadınlarımızın ekonomik hayata entegrasyonlarını sağlama, ekonomik faaliyetleri çeşitlendirme ve Zonguldak endüstri mirası turizmini geliştirmek için oldukça önemli eserleri ilimize kazandırma gibi amaçlara hizmet etmektedir” dedi.

ZBEÜ Rektörü İsmail Hakkı Özölçer ise, “Kökleri 1924 yılında kurulan Zonguldak’ın maden mühendislik mektebine dayanan ve 2012 yılına kadar Zonguldak Karaelmas Üniversitesi adını taşıyan üniversitemizin kuruluş tarihinin 1992 yılı yerine 1924 olarak kabul edilmesine ilişkin başvurunun kabulünün gururunu huzurlarınızda pay sizlerle paylaşmak istiyorum. Bölgemizde doğal gaz keşfiyle birlikte tarihten gelen enerji üssü olma potansiyelimizi temsillemiş olduk. Ülkemizin enerji üssü haline gelen bölgemizi daha canlı yansıtacak ve dikkat çekecek hem şanlı bayrağımızı hem de ateşi temsil edecek Kırmızı renk kullanarak logomuzun etrafını şanlı al bayrağımızın renginden esinlenip kırmızı rengi de vurguladık. Üniversitemizin kuruluşundan bu yana ön lisans, lisans ve lisans üstü düzeyde 107 bin 513 mezun vermiş ve mezun edindikleri donanımlarıyla yurt içinde ve yurt dışında çalışma hayatına devam etmektedir. Halen seksen artı farklı ülkede öğrencilerimiz bulunmaktadır. Geçtiğimiz günlerde özellikle teknoloji transfer ofisi, AR-GE birimi hazırlanan projenin Avrupa Birliği’nden yaklaşık 40 milyon Türk lirası destek almaya hak kazandığını belirtmek isterim. Zonguldak, Teknopark yaklaşık 5 senedir bölgemizde AR-GE, yazılım faaliyetlerinin gelişmesi noktasında en önemli biri haline gelmiştir. Bölgede 5 sene içerisinde 270 personel istihdam edilmiş 720 bin dolar proje ihraç ihracatı 17 milyon TL proje geliri elde edilmiştir. Bölgede Ar-Ge faaliyetleri dışında da 12 milyon TL gelir elde edilmiştir” ifadelerine yer verdi.

Programda konuşan Zonguldak Valisi Osman Hacıbektaşoğlu, “Bugün yapılan yatırımların sonuçlarını görerek, çalışmaların sonuçlarına şahit olarak bunu yaşıyoruz, izliyoruz. ve bunun olacağını biliyoruz. Bugün burada tabii kalkınma ajansımızın son üç yılda desteklemiş olduğu on iki projenin açılışını yapmak üzere şu anda bu bir araya gelmiş bulunuyoruz. Tabii bu projeler arasında üretim altyapısının, turizm altyapısının geliştirilmesi, yine beşeri sermayenin güçlendirilmesi olmak üzere birçok alanda projeleri desteklemiştir. ve bunlar büyük bir başarıyla hayata geçirilmiştir. Bu projelerin toplam kalkınma ajansımızın desteği 130 milyon civarında ve toplam büyüklüğü 230 milyonun ve Batı Karadeniz Kalkınma Ajansı son on yılda 850 milyon destek vermiştir. Yine üretim altyapısının, turizm altyapısının geliştirilmesi beşeri sermayenin güçlendirilmesi, Zonguldak’ın kalkınması için bu destekleri vermiştir ve bunlar yerini bulmuştur. Çok etkin olmuştur. ve bundan sonra da devam edecektir. Tabii şu anda Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi’ndeyiz. ve Bülent Ecevit Üniversitesi’ndeyiz. Siber Vatan Yetkinlik bu açılışını yapmış olacağız. Bu projelerden bir tanesi. Yine Batı Karadeniz Kalkınma Ajansımızın çok önemli bir başarısı. Biraz güvenlik konusunda yirmi iki üniversiteyi de kapsayan kuşatan ve bütün ajanslara, bütün üniversitelere örnek olan bir proje geliştirdiler. ve bu çok büyük savunma sanayi başkanlığımızda ve diğer sektör paydaşlarıyla büyük bir başarıyla ve Büyüyerek devam etmektedir. Türkiye’nin gelişmesine çok önemli katkılar sağlanmak sağlanmaktadır” dedi.

“Özel sektörün yatırım iştahını artıracak teşvik paketleri kurguladık”

22 yılda yerli ve milli anlayışın temellerini atarken gece gündüz çalıştıklarını anlatan Bakan Kacır, “Geride bıraktığımız son 22 yılda, yerli ve milli bir anlayışın temellerini atarken; Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde, milletimizin emrinde gece gündüz demeden çalışıyoruz. Yaptığımız işlerin şahidi, bizatihi aziz milletimizin kendisidir” dedi.

Bakan Kacır, sanayicilerin ihtiyaçlarını karşılayabilecek organize sanayi bölgeleri alt yapısı kurduklarını anlatarak şöyle devam etti:

“Bugün ülkemiz 101 teknoparkında, 10 binin üzerinde girişimi ile teknoloji geliştirme yolculuğunu sürdürüyor. Bin 600’den fazla Ar-Ge ve tasarım merkezimizle birlikte 272 bin kişilik büyük bir Ar-Ge ordusuna sahibiz. Türk sanayiinin küresel bir üretim üssüne dönüşümünü takip ediyoruz. 2002 yılında 36 milyar dolar seviyelerinde ihracatımız vardı. Bugün ise 255,8 milyar dolarlık rekor bir ihracattan söz ediyoruz. Bu ihracatın yaklaşık 241 milyar dolarını da imalat sanayii oluşturuyor. “Milli Teknoloji Hamlesi” hedeflerimiz doğrultusunda sanayi ve teknolojide büyük ve güçlü Türkiye yolculuğumuzu sürdürüyoruz.

“Türkiye Yüzyılı”nı inşa ederken, Batı Karadeniz’in sembol şehirlerinden Zonguldak’ımızı da yatırım, üretim, ticaret, ihracat merkezi yapmak adına tüm imkanlarımızı seferber ettik, etmeye de devam ediyoruz. Biz tabi, Zonguldak için ne yapsak az olduğunun farkındayız. Bu bilinçle, şehrimizi her yönüyle daha güçlü hale getirmek, Zonguldak’ın ekonomik ve sosyal kalkınmasını hızlandırmak için gece gündüz çalışıyoruz.

“Halka hizmet Hakk’a hizmettir” şiarıyla; yatırım teşvikleriyle, sanayi alanlarıyla, KOBİ’lerimize sağladığımız imkanlarla ve bölgesel kalkınma projelerimizle Zonguldak’ımızı “Türkiye Yüzyılı”nınöncü şehirlerinden biri haline getirmeye devam ediyoruz.”

“Projeler Zonguldak’ın gücüne güç katacak”

Türkiye Yüzyılı’nı inşa ederken Zonguldak ile birlikte yürüdüklerini ifade eden Bakan Kacır, “Türkiye Yüzyılı’nı inşa ederken, Zonguldak’la beraber yürüyoruz. Bugün de Batı Karadeniz Kalkınma Ajansımız destekleriyle Zonguldak’ta hayata geçirdiğimiz 12 projenin açılışı için bir aradayız. Kalkınma ajansımızın 135 milyon lira desteğiyle hayata geçirdiğimiz bu projelerle; Siber güvenlik, yazılım, robotik sistemler, nesnelerin interneti ve yapay zeka gibi yenilikçi teknolojilerle ülkemizin ihtiyaç duyduğu nitelikli insan kaynağını oluşturuyoruz. Ar-Ge ve inovasyon çalışmalarını destekliyoruz. Oluşturduğumuz laboratuvar ve atölye altyapısıyla insansız hava araçlarının geliştirilmesinde, üretimi ve geliştirilmesinde yetkin, geleceğin mühendis ve teknisyenlerini yetiştiriyoruz. Alaplı Organize Sanayi Bölgesi ve Ereğli Organize Sanayi Bölgesinde kurduğumuz tesislerle şehrimizdeki planlı sanayi alanlarında çevreci, verimli ve sürdürülebilir üretim altyapısını güçlendiriyoruz. Üzülmez Kültür Vadisi projemizle şehrimizin turizm potansiyelini ortaya çıkarıyoruz. Arıcılığı ve artizan ekmek üretimini destekleyen projelerle kadınlarımızın iş gücü piyasasında daha aktif rol almasını sağlıyoruz ki malumunuz yarın kadınlar günü. Tüm bu saydığım projelerle birlikte Zonguldak büyüme yolculuğunda gücüne güç katacak” dedi.

“Özel Karaelmas Ekspresi 8 Mart’ta Ankara’dan kalkacak”

Bakan Kacır, 8 Mart günü Özel Karaelmas Ekspresi’nin Ankara’dan yola çıkacağını anlatan Kacır, “Bugün burada Batı Karadeniz Kalkınma Ajansı ve Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansımız öncülüğünde; Kültür ve Turizm Bakanlığımız, Valiliğimiz, TCDD ve ticaret ve sanayi odamız işbirliğinde geliştirdiğimiz önemli bir projenin de müjdesini paylaşmak istiyorum. Bu proje ‘Özel Karaelmas Expresi’. Yarın yani 8 Mart Ankara’dan kalkacak Çankırı, Karabük ve Zonguldak illerimize ve ilçelerimize uğrayacak olan trenimiz Batı Karadeniz’imizin doğal güzelliklerini temaşa ettirmek ve şehirlerimizin önemli unsurlarını vatandaşlarımıza tanıtmak adına önemli rol üstlenecek. Şehrimizi önemli bir turizm destisyonu haline getirecek Özel Karaelmas Expresinin hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. Zonguldak için de aşkla şevkle çalışmaya devam edeceğiz” ifadelerine yer verdi.

Program, Özel Yetenekli Öğrencilerin Yüksek Teknolojide İstihdamına +8 Yıl Kazandıralım, Kilimli Balık ve Su Ürünleri Soğuk Hava Deposu Mezat Alanı Projesi, Zonguldak Siber Vatan Yetkinlik Merkezi, Sağlıklı Toplum İçin Arı Gibi Çalışkan Kadınlar, Alaplı OSB, Çevreye Duyarlı Altyapı ve Orta Ölçekli İşletmeler İçin Yatırım Ortamı Hazırlıyor, Çaydeğirmeni’nde Artizan Ekmek Üretiyoruz, Sağlıkla Kalkınıyoruz, Zonguldak-Ereğli OSB Akıllı Elektrik Yönetim Sistemi ile Fiziki ve Kurumsal Altyapısını Güçlendiriyor, Maden Şehitlerinin Çocukları Maden Makinaları Üretiyor, Üzülmez Kültür Vadisi, SİHA 30.30.9.3, İmalat Sanayi İhtiyaçlarına Uygun Endüstriyel Kontrol ve PLC Laboratuvarı Kurulması ve Sanayi İçin Tasarla ve Programla projelerinin açılış kurdelesi kesilmesiyle son buldu.

Daha sonra Bakan Kacır, Savunma Sanayii Başkanlığı, Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi ve Batı Karadeniz Kalkınma Ajansı arasındaki işbirliğinde hayata geçirilen Zonguldak Siber Vatan Yetkinlik Merkezinin açılışını gerçekleştirdi. Açılışın ardından Siber Vatan Yetkinlik Merkezini ziyaret eden Bakan, öğrencilerle Siber Vatan öğrencileri ile bir araya gelerek sohbet etti. Siber Vatan Yetkinlik Merkezi’nde ulusal düzeyde koordinasyonu BAKKA tarafından sağlanan Kalkınma Ajansları Siber Vatan Programı hakkında bilgi verildi. Bilgilendirmenin ardından Kacır, Siber Vatan Programı çerçevesinde faaliyet gösteren Yavuzlar Web Güvenliği ve Yazılımı, ZAYOTEM Zararlı Yazılım Önleme ve Tersine Mühendislik, CUBERIUM Blockchain, Redpunch Studios Oyun Geliştirme, Siber Tehdit İstihbaratı ve Detection Engineering Takımlarını ziyaret ederek çalışmaları hakkında bilgiler aldı. – ZONGULDAK

]]>
https://www.haber28.com.tr/bakan-kacir-bakkanin-12-projesinin-acilisini-gerceklestirdi/feed/ 0
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır, Zonguldak’ta Projeleri Tanıttı https://www.haber28.com.tr/sanayi-ve-teknoloji-bakani-kacir-zonguldakta-projeleri-tanitti/ https://www.haber28.com.tr/sanayi-ve-teknoloji-bakani-kacir-zonguldakta-projeleri-tanitti/#respond Wed, 10 Apr 2024 03:24:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=13719 Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, “Son 22 yılda yerli ve milli anlayışın temellerini atarken, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde, milletimizin emrinde gece gündüz hep birlikte gayret ediyoruz.” dedi.

Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEÜ) Sezai Karakoç Kültür Merkezi’nde saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan “Kalkınma Ajansı Zonguldak Projeleri Açılış Töreni”nde, projeleri tanıtan kısa film gösterildi.

Bakan Kacır, burada yaptığı konuşmada, Batı Karadeniz’in kara elmas misali parlayan şehri Zonguldak’ın her zaman çalışmanın, alın terinin, emeğin diyarı olduğunu, madenlerde ve demir çelik fabrikalarında çalışan işçilerin başlarındaki baret, ellerindeki karanın bu şehrin üretim gücünün sembolü olduğunu ifade etti.

Bölgesinin üretim ve lojistik üssü haline dönüşen Zonguldak’ı, eser ve hizmetlerle donatarak büyük ve güçlü Türkiye’nin yıldızı haline getirmeye devam ettiklerini anlatan Kacır, “Kamil odur ki, koya dünyada bir eser, eseri olmayanın yerinde yeller eser. Son 22 yılda yerli ve milli anlayışın temellerini atarken, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde, milletimizin emrinde gece gündüz hep birlikte gayret ediyoruz.” diye konuştu.

Kacır, yerel kalkınma dinamiklerini harekete geçirirken devlet desteklerini sanayi sektörüne, KOBİ’lere, akademisyen ve girişimcilere sunduklarını belirterek, Türkiye’nin, 101 teknoparkında 10 binin üzerinde girişimle teknoloji geliştirme yolculuğunu sürdürdüğünü vurguladı.

“Türk sanayiinin küresel üretim üssüne dönüşümünü gururla takip ediyoruz.” diyen Kacır, 2002’de 36 milyar dolar seviyelerindeki ihracatta bugün 255,8 milyar dolarlık rekordan söz ettiklerini, bunun yaklaşık 241 milyar dolarını imalat sanayi ürünlerinin oluşturduğunu dile getirdi.

Zonguldak’ta KOSGEB desteği alan KOBİ sayısı 30’dan 11 bin 250’nin üzerine çıktı

Zonguldak’ın ekonomik ve sosyal kalkınmasını hızlandırmak için gayretlerini sürdüreceklerine değinen Kacır, “Halka hizmet Hakk’a hizmettir’ anlayışıyla yatırım teşvikleri, sanayi alanları, KOBİ’lerimize sağladığımız imkanlar ve bölgesel kalkınma projelerimizle Zonguldak’ımızı ‘Türkiye Yüzyılı’nın öncü şehirlerinden biri haline getireceğiz. Son 22 yılda şehrimizde 87 milyar lira sabit yatırım için 541 yatırım teşvik belgesi düzenledik, 19 bin 300’den fazla nitelikli istihdamın önünü açtık. Zonguldak’a 1 organize sanayi bölgesi, 2 sanayi sitesi ve 3 endüstri bölgesi kazandırdık.” şeklinde konuştu.

Kacır, KOSGEB destek programlarıyla KOBİ’lere can suyu olduklarını, 22 yıl önce Zonguldak’ta KOSGEB desteklerinden yararlanan KOBİ’lerin sayısının sadece 30 olduğunu, AK Parti hükümetleri döneminde bunu 1,3 milyar lira destekle 11 bin 250’nin üzerine çıkardıklarını bildirdi.

Katma değer ve teknoloji odaklı kalkınmayı hızlandırmak adına Zonguldak’a 1 teknopark, 2 AR-GE ve 1 tasarım merkezi kazandırdıklarını aktaran Kacır, TÜBİTAK programlarıyla 158 proje ve 476 bilim insanına 323 milyon lira destek sağladıklarını aktardı.

Bakan Kacır, bölgenin dinamiklerini harekete geçirmek amacıyla Batı Karadeniz Kalkınma Ajansının (BAKKA) şehirde 334 projeye 968 milyon lira kaynak sağladığını, BAKKA’nın 135 milyon lira desteğiyle Zonguldak’ta hayata geçirdikleri 12 projenin açılışı için bir araya geldiklerini kaydetti.

“Kadınlarımızın iş gücü piyasasında daha aktif rol almasını sağlıyoruz”

Bu projelerle siber güvenlik, yazılım, robotik sistemler, nesnelerin interneti ve yapay zeka gibi yenilikçi teknolojilerle ülkenin ihtiyaç duyduğu beşeri sermayeyi oluşturduklarını anlatan Kacır, şöyle devam etti:

“AR-GE ve inovasyon çalışmalarını destekliyoruz. Oluşturduğumuz laboratuvar ve atölye altyapısıyla insansız hava araçlarının üretimi ve geliştirilmesinde yetkin, geleceğin mühendis ve teknisyenlerini yetiştireceğiz. Alaplı Organize Sanayi Bölgesi ve Ereğli Organize Sanayi Bölgesi’nde kurduğumuz tesislerle şehrimizdeki planlı sanayi alanlarında çevreci, verimli ve sürdürülebilir üretim altyapısını güçlendiriyor olacağız. Üzülmez Kültür Vadisi projemizle şehrimizin turizm potansiyelini ortaya çıkarıyoruz. Arıcılığı ve artizan ekmek üretimini destekleyen projelerle kadınlarımızın iş gücü piyasasında daha aktif rol almasını sağlıyoruz.”

Bakan Kacır, BAKKA ve Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansının öncülüğünde, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Valilik, TCDD ve Ticaret ve Sanayi Odası işbirliğinde geliştirdikleri önemli projenin de müjdesini paylaşmayı istediğini dile getirerek, “Bu proje, Karaelmas Ekspresi yarın yani 8 Mart Ankara’dan kalkacak. Çankırı, Karabük ve Zonguldak illerimize ve ilçelerimize uğrayacak olan trenimiz, Batı Karadeniz’imizin doğal güzelliklerini temaşa ettirmek ve şehirlerimizin önemli unsurlarını vatandaşlarımıza tanıtmak adına önemli rol üstlenecek.” ifadesini kullandı.

Zonguldak BEÜ Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer’in, Bakan Kacır’a hayat ağacı tablosu hediye takdim etmesinin ardından projelerin açılış kurdelesi kesildi.

Törene, Vali Osman Hacıbektaşoğlu, AK Parti Zonguldak Milletvekili Muammer Avcı, Zonguldak Belediye Başkanı ve AK Parti Belediye Başkan adayı Ömer Selim Alan, AK Parti İl Başkanı Mustafa Çağlayan, BAKKA Genel Sekreteri Dr. Lutfi Altunsu, Türkiye Taşkömürü Kurumu Genel Müdürü Muharrem Kiraz, İl Jandarma Komutanı Kıdemli Albay Cezmi Yalınkılıç, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.

Tören sonrası “Siber Vatan Yetkinlik Merkezi”nin de açılışını yapan Kacır, burada öğrencilerle görüşmesinin ardından kentteki bir otelde sanayici ve iş insanlarıyla bir araya geldi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/sanayi-ve-teknoloji-bakani-kacir-zonguldakta-projeleri-tanitti/feed/ 0
Adalet Bakanı: Türkiye’de hukuki güvenlik ve öngörülebilirlik vardır https://www.haber28.com.tr/adalet-bakani-turkiyede-hukuki-guvenlik-ve-ongorulebilirlik-vardir/ https://www.haber28.com.tr/adalet-bakani-turkiyede-hukuki-guvenlik-ve-ongorulebilirlik-vardir/#respond Tue, 09 Apr 2024 00:36:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=13567 Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, “Birileri ‘Türkiye’de hukuki güvenlik yok, öngörülebilirlik yok.’ diye kara propaganda yapsa da bunun hiçbir aslı ve astarı yoktur. Birkaç böyle siyasallaştırdıkları davaları öne çıkararak, Türkiye’de hukuki güvenliğin olmadığı, Türkiye’de hukuki öngörülebilirliğin, yatırım ortamının olmadığı yönündeki kara propagandalara milletimiz de inanmıyor ve Türkiye’ye gelmek isteyen yabancı sermaye de buna inanmıyor.” dedi.

Zonguldak’ın Gökçebey ilçesinde Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ın katılımıyla düzenlenen Creavit AR-GE Merkezi açılış töreninde konuşan Tunç, ülkenin sanayi alanında son yıllarda kalkınmasını, ilerlemesini sürdürürken, AR-GE ve inovasyona da büyük önem verildiğini söyledi.

Tunç, şirketlerin, şehirlerin, ülkelerin AR-GE ve inovasyona önem verdiği ölçüde rekabetçi olduğuna işaret ederek, Zonguldak’ın da Filyos endüstri bölgesiyle öne çıktığını görmekten duydukları memnuniyeti dile getirdi.

Bakan Kacır’ın, ülkenin 22 yılda sanayi ve teknoloji alanındaki gelişimini anlattığını aktaran Tunç, şunları kaydetti:

“Gurur duymamak mümkün değil. Bundan 22 yıl önce AR-GE ve tasarım noktasında hiç firma yokken bugün 1600’lere ulaşması; gelişmenin, kalkınmanın göstergesi. Organize sanayi bölgelerimizin sayısının artması, organize sanayi bölgelerimizdeki fabrikaların çoğalması, bölgemizde de bunların örneklerinin artarak devam etmiş olması hepimizin malumu. Türkiye genelinde 2002’ye göre organize sanayi bölgelerinde 3 kat artış söz konusu. Yine uluslararası liman sayısı bakımından 2-3 kat, tersane sayısı bakımından yine 3 kat, havalimanı sayısı bakımından 2 kattan fazla artış söz konusu. Ulaşım, demir yolu, kara yolları tüm bunları anlatmama gerek yok. Nereden nereye gelindiğini, ne kadar büyük mesafe alındığını hepimiz biliyoruz.”

Tunç, kalkınmanın, sanayileşmenin, teknolojinin en önemli temelinin eğitim olduğuna dikkati çekerek, derslik ve üniversite sayılarında kat kat artışlar söz konusu olduğunu ifade etti.

Türkiye ekonomisinin 3-4 kat büyüdüğünü belirten Tunç, bunun tüm alanlardaki olumlu etkisinden bahsetti.

“Milletimiz 22 yıldan bu yana güvene, gelişmeye, kalkınmaya destek verdi”

Bakan Tunç, istikrarlı kalkınma hamleleriyle ülkenin 81 vilayetini eserlerle donatırken, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ülkenin demokrasi standardını da yükseltmenin gayretinde olduklarını anlatarak, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Temel hak ve özgürlük alanını daha da genişletti. Hak arama hürriyetini, hak arama yollarını yaptığımız mevzuat ve anayasa değişiklikleriyle alabildiğine genişlettik, demokratik hukuk devleti ilkesini güçlendirdik. Birileri ‘Türkiye’de hukuki güvenlik yok, öngörülebilirlik yok.’ diye kara propaganda yapsa da bunun hiçbir aslı ve astarı yoktur. Birkaç böyle siyasallaştırdıkları davaları öne çıkararak, Türkiye’de hukuki güvenliğin olmadığı, Türkiye’de hukuki öngörülebilirliğin, yatırım ortamının olmadığı yönündeki kara propagandalara milletimiz de inanmıyor ve Türkiye’ye gelmek isteyen yabancı sermaye de buna inanmıyor. Rakamlar ortada. Türkiye’ye gelen yabancı sermaye miktarı, doğrudan yabancı sermaye miktarı 2002’de sadece 15 milyar dolardı. Bugün bu rakam 262 milyar doları geçti. Türkiye’de yabancı yatırımcı hukuka güvenmese, öngörülebilirlik olmasa 15 milyardan 262 milyara doğrudan yabancı sermaye çıkabilir miydi?”

Türkiye’ye 2002’de doğrudan yabancı sermaye getiren şirket sayısının 5 bin 600 olduğunu aktaran Tunç, “Bugün bu sayı 80 bin 500’ü aştı. Türkiye’ye güven olmasa Türkiye’de hukuk olmasa öngörülebilirlik olmasa yabancı şirketler Türkiye’ye yatırım yapılabilir miydi? İşte bu kara propagandayı yapanlar; maalesef Türkiye’ye yabancı yatırımcı gelmesin, sanayi gelişmesin, kalkınma hızı azalsın ve siyaseten de zor durumda kalsın iktidar ve sıra da bize gelsin diye düşünseler de milletimiz gerçekleri gördüğü için de 22 yıldan bu yana bu güvene destek verdi, gelişmeye destek verdi, kalkınmaya destek verdi.” ifadelerini kullandı.

Tunç, bölgenin doğal gaz keşfiyle enerji üssü olmaya devam edeceğini belirterek, endüstri bölgesinde oluşturulacak parsellere, yeni organize sanayi bölgelerine gelecek yatırımcılarla istihdamın artacağını kaydetti.

Bölgeye katkı sunan sanayicilere, yatırımcılara teşekkür eden Tunç, her zaman yatırımcıların destekçisi olmaya devam edeceklerini vurguladı.

Bundan sonra da ülkenin gelişmesi, kalkınması için “önce insan” diyerek, refahı artırmaya yönelik çalışmalara devam edeceklerini dile getiren Tunç, “İstikrarlı kalkınma hamleleriyle ülkemizin 81 vilayetini eser ve hizmet siyasetiyle icraatlarla donattık. Yeterli görmüyoruz, daha fazlasına bu millet layık. Çünkü bu millet 22 yıldan bu yana demokrasi mücadelesinde hep Türkiye’ye, Türkiye Yüzyılı’na omuz verdi. O nedenle milletimize biz şükran borçluyuz. Türkiye Yüzyılı’na omuz veren milletimizle beraber gençlerimizle beraber inşallah ülkemizi şehirleriyle köyleriyle beldeleriyle daha müreffeh hale getirmenin gayreti içerisinde olacağız.” şeklinde konuştu.

]]>
https://www.haber28.com.tr/adalet-bakani-turkiyede-hukuki-guvenlik-ve-ongorulebilirlik-vardir/feed/ 0
Sanayi ve Teknoloji Bakanı: Türkiye’de AR-GE ve tasarım merkezi sayısı 1600’ü geçti https://www.haber28.com.tr/sanayi-ve-teknoloji-bakani-turkiyede-ar-ge-ve-tasarim-merkezi-sayisi-1600u-gecti/ https://www.haber28.com.tr/sanayi-ve-teknoloji-bakani-turkiyede-ar-ge-ve-tasarim-merkezi-sayisi-1600u-gecti/#respond Mon, 08 Apr 2024 21:36:40 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=13538 Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, “Türkiye’de AK Parti iktidara geldiğinde hiçbir özel sektör firmamızda AR-GE merkezi bulunmuyorken, bugün Türkiye’nin 1600’den fazla AR-GE ve tasarım merkezi var. 2002’de 29 bin olan AR-GE personeli sayımız 272 bine ulaşmış, Türkiye’miz adeta dev bir AR-GE ordusu kurmuş durumdadır.” dedi.

Zonguldak’ın Gökçebey ilçesinde Creavit AR-GE Merkezi açılış töreninde konuşan Kacır, emeğin ve alın terinin şehrine kazandırılan bu altyapının Çanakcılar Şirketler Grubu’na ve millete hayırlı olmasını temenni etti.

Bakan Kacır, 2008 küresel finans krizi ve pandemi sonrasında liberal ekonomiyle ilgili kabul edilmiş, hatta ezberlenmiş söylemlerin bizzat onları koyanlar tarafından terk edildiğini vurgulayarak, barış, huzur ve refah getirmesi beklenen mevcut dünya düzeninin, tam aksine bölgesel çatışmaları tetiklediğini anlattı.

“Türkiye, böyle bir tabloda insanlık için adalet ve merhamet parolasıyla hareket ediyor. Kurulmak istenen tekelci düzene itiraz ederek güçlü sanayi ve teknolojisi, istikrarlı siyasi yapısı, insana ve insanlığa verdiği kıymetle bölgesinde ve dünyada umut ışığı oluyor.” diyen Kacır, bugünlere kolay gelinmediğini dile getirdi.

Türkiye’nin birinci ve ikinci sanayi devrimini ıskaladığını, 70’lerde ağır sanayi altyapısını kurma fırsatını kaçırdığını, 80’lerde ise serbest piyasalarda güçlü endüstriye sahip olamadığı için küresel düzeyde rekabet gücü elde edemediğine değinerek, 90’lı yıllarda da enerjisini ve gücünü siyasi istikrarsızlık ve terörle tükettiğini ifade etti.

Kacır, son 22 yılda bu tabloyu değiştirerek sanayiden enerjiye, ulaştırmadan eğitime, sağlıktan çevre ve şehirciliğe kadar her alanda Türkiye’yi yatırımlarla ilmek ilmek dokuduklarını belirterek, “Bugün Türkiye, askeri insansız hava aracı üretiminde dünyada lider, ticari araç, güneş paneli, beyaz eşya, çimento, demir çelik ve seramik sağlık gereçleri üretiminde Avrupa’da birinci olabilen Türkiye’yi inşa ettik. Savunma sanayiinde ülkemizi liderliğe taşıyan yeni nesil endüstri politikasını sivil alana taşıyarak akıllı milli otomobilimiz Togg’u başarıyla yollara çıkardık.” şeklinde konuştu.

“Karadeniz gazının kullanım sürecini 3 yılın altına çekmeyi başardık”

Şimdi “Türkiye Yüzyılı”nda, Milli Teknoloji Hamlesi’ni gerçekleştirerek ekonomik ve siyasi bağımsızlığı tahkim etmek üzere her alanda yeni atılımlar gerçekleştirdiklerine işaret eden Kacır, planlı sanayi alanlarıyla, yatırım teşvikleriyle tüm şehirlerde olduğu gibi Zonguldak’ı da yeni yatırımlarla buluşturduklarını kaydetti.

Kacır, son 22 yılda 2,6 milyar lira yatırımla kente yeni organize sanayi bölgesi, 2 sanayi sitesi ve 3 endüstri bölgesi kazandırdıklarını, organize sanayi bölgelerinde istihdamı 9 katına çıkararak 6 binden fazla ilave istihdam oluşturduklarını bildirdi.

Güçlü sanayi altyapısının olmazsa olmazının, enerji arz güvenliğinin sağlanması olduğunun altını çizen Kacır, şöyle devam etti:

“Karadeniz’de yürüttüğümüz yoğun sondaj ve keşif faaliyetleri sonucunda ülkemizin enerji bağımsızlığı yolunda tarihi bir adım olan Karadeniz gazını da devreye aldık. Dünyada keşfedilen gazın işlenip kullanıma sunulması genellikle 6-7 yıl gibi bir zaman alırken, biz bu süreci hızlandırarak 3 yılın altına çekmeyi başardık. İnşallah yeni kuyularla tam kapasiteye ulaştığımızda, ülkemizin yıllık doğalgaz ihtiyacının önemli kısmını Karadeniz’deki doğalgaz sahalarımızdan karşılıyor olacağız.

Projeyle enerjide dışa bağımlılığımızı azaltmanın yanında Zonguldak ve çevresini önemli lojistik ve üretim merkezine dönüştürüyoruz. Özellikle, güçlü lojistik bağlantılarıyla ulusal ve uluslararası yatırımcılara entegre sanayi altyapısı sunacak Filyos Endüstri Bölgesi’nin tamamlanmasıyla Zonguldak’ımız orta-yüksek ve yüksek teknoloji odaklı yatırımlara ev sahipliği yapacak. Ülkemizin enerji üssü olmanın yanında katma değerli üretimin ve nitelikli istihdamın adresi olacak.”

Bakan Kacır, ülkenin üretim odaklı kalkınma yolculuğunda seramik sektörünün, yüzde 80’in üzerinde yerli girdi oranıyla cari açığı azaltmada stratejik öneme sahip olduğunu anlatarak, “Sağladığımız siyasi istikrar, yatırım teşviklerimiz ve insan kaynağımızla sektörümüz bugün dünyada söz sahibi konuma erişti. Başarı hikayesinde elbette Çanakcılar Şirketler Grubu’nun da katkısı büyük ve kıymetli. 1960 yıllarda bir atölyede başlayan üretim serüveni bugün 129 bin metrekare kapalı alanda 1200’den fazla çalışanıyla estetik, sağlıklı, kaliteli ve doğa dostu ürünler tasarlayan, seramik ve banyo sektöründe birçok ilke imza atan, ülkemizin gurur kaynağı, dünya markası dev bir topluluğa dönüştü.” ifadesini kullandı.

“Ülkemiz kendisine güvenenlere kazandırmaya devam edecek”

Seramik sektörünün uluslararası arenada rekabetçiliğini koruması için AR-GE yatırımları, kalite ve estetik odaklı üretimin hayati öneme sahip olduğunu vurgulayan Kacır, bugün açılışını yaptıkları 1000 metrekare alana kurulu merkezin, sektörün katma değer odaklı üretim yolculuğuna yeni soluk katacağını dile getirdi.

Kacır, yeni nesil seramiklerin geliştirilmesi ve seramik atıkların geri dönüşümüne yönelik çalışmalarıyla merkezin, Creavit’in inovasyon ve sürdürülebilirlik odaklı büyümesine öncülük edeceğini belirterek, “Tabii biz bunlarla yetinmiyoruz. Çıtayı yüksek tutmak lazım. Gelecekte kendilerinden birçok patent, faydalı model, endüstriyel tasarım ve uluslararası ödül beklediğimizi ifade etmek istiyorum. Geçmişteki tecrübelerini göz önüne aldığımızda başarılı olacaklarından şüphe duymuyoruz.” değerlendirmesini yaptı.

Türkiye’nin, insan kaynağı kapasitesiyle büyük potansiyele sahip olduğuna işaret eden Kacır, sözlerini şöyle tamamladı:

“Asya’dan Avrupa’ya, Orta Doğu’dan Afrika’ya kıtalararası köprü vazifesi gören Türkiye, bölgesinin parlayan yıldızı olarak küresel üretim ve AR-GE üssüne dönüştü. Sadece son 22 yılda Türkiye’de teknoparkların sayısını 2’den 101’e, teknoparklarda faaliyet gösteren, AR-GE ve inovasyon yapan firmalarımızın sayısını 56’dan 10 binin üzerine çıkardık. Türkiye’de AK Parti iktidara geldiğinde hiçbir özel sektör firmamızda AR-GE merkezi bulunmuyorken, bugün Türkiye’nin 1600’den fazla AR-GE ve tasarım merkezi var. 2002’de 29 bin olan AR-GE personeli sayımız 272 bine ulaşmış, Türkiye’miz adeta dev bir AR-GE ordusu kurmuş durumdadır. Bir kez daha yatırımcılarımıza seslenmek istiyorum. Türkiye’nin kapısı dünyanın bütün yatırımcılarına açıktır. Yatırım teşviklerimizle, planlı sanayi uygulamalarımızla, girişimci ve yenilikçi yaklaşımla yatırımcıların yanında olmaya devam edeceğiz. Ülkemiz, kendisine inananlara, güvenenlere hep kazandırdı ve kazandırmaya da devam edecek.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/sanayi-ve-teknoloji-bakani-turkiyede-ar-ge-ve-tasarim-merkezi-sayisi-1600u-gecti/feed/ 0
Antalya’da OSB’deki Firmalarda Kadınların Üretime Katkısı Artıyor https://www.haber28.com.tr/antalyada-osbdeki-firmalarda-kadinlarin-uretime-katkisi-artiyor/ https://www.haber28.com.tr/antalyada-osbdeki-firmalarda-kadinlarin-uretime-katkisi-artiyor/#respond Mon, 08 Apr 2024 07:12:33 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=13504 Antalya’da Organize Sanayi Bölgesi’ndeki (OSB) firmalarda gerek üniversite mezunu beyaz yakalı gerekse işinde ustalığa kadar terfi eden mavi yakalı kadınlar, üretime katkı sağlıyor.

Kadınların iş dünyasındaki varlığı her geçen gün artıyor. Kimisi hedefledikleri üniversiteden mezun olup istedikleri alanlarda mesleklerini icra ediyor kimisi kendi dükkanını açıyor, şirketini kuruyor, markasını yaratıyor; bazıları da fabrikalarda hem ülke hem de aile ekonomisine katkıda bulunuyor.

Son yıllarda ara eleman konusunda sıkıntı yaşayan sanayide, kadının da varlığı artıyor. Antalya’da OSB’deki fabrikalarda imalattan mühendisliğe, kaynakçılıktan genel müdürlüğe kadar birçok alanda kadınlar aktif rol üstleniyor.

“Çalışan kadının özgüveni artıyor”

Antalya OSB’de led aydınlatma sistemleri üzerine çalışan PSL/ Fiberli Elektronik Firması’nda genel müdür yardımcısı olarak görev yapan Derya Deniz Akbayrak, finans müdürü olarak başladığı firmada genel müdür yardımcılığına kadar yükseldiğini söyledi.

Aynı firmada 11 yıldır görev yapan Akbayrak, çalışan kadınların sorumluluklarının daha ağır olduğunu dile getirdi.

Akbayrak, erkeklerin sadece işe odaklanırken, kadınların aynı anda işe, çocuklarına ve eve odaklanmak zorunda kaldıklarını belirtti.

Ekonomik özgürlüğün kadınlara güç kazandırdığını ifade eden Akbayrak, “Ekonomik özgürlük olmak zorunda, bu zamanda yaşam zor. Çalışmak kendini yenilemek demek, evden çıkmak demek. Evde sürekli aynı işi yapıyorsunuz ama çalışırken dinamik kalıyorsunuz, kendinizi geliştiriyorsunuz, özgüveniniz artıyor.” dedi.

Endüstri Meslek Lisesi sonrası üniversite eğitiminde bilgisayar programcılığını tercih eden Cansu Ak, mezun olduktan sonra kendisini OSB’deki bir firmada bulduğunu ve 7 yıldır aynı firmada önce donanım, ardından dijital dönüşüm bölümünde hizmet verdiğini söyledi.

Kablo bağlama, altyapı donanımı gibi elektronik alanında fabrikanın ofis bölümünde görev yaptığını dile getiren Ak, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Kadın olarak detaycılığımızla her zaman ön plandayız. Biz anneyiz, bir yerleri toplama, düzenleme içimizde var. Sanayi üretim yeri; buradaki kadınlar çocuğu gibi düşünürse ürettiği ürünü, bulduğu malzemeyi daha iyi yere taşıyor. Kadınlar çalıştıkça çevredeki insanlara da örnek oluyor. Benim sektörde kadının yeri çok yoktu, şimdi sayımız daha da artıyor. Yeni mezun olacak kız arkadaşlarıma da güzel örnek olduğumuzu düşünüyorum.”

Sanayide mavi yakalı kadınlar

Çalışarak hem eşine destek olan hem de kendisini geliştiren Döne Biçer ise 9 yıldır sanayide elektronik bölümünde çalıştığını söyledi.

Daha önce kamyonuyla odun taşıyan babasına yardım ettiğini anlatan Biçer, özgür ekonomiye kavuşmak için sanayide fabrikada çalışmaya başladığını belirtti. Babasının yanında çok zorlandığı için fabrikadaki işin kendisine kolay geldiğini belirten Biçer, şunları söyledi:

“İlk etapta, sanayide bir kadın nasıl çalışır, deniyordu ama burada yaptığım için daha kolay geldi. Babamın işi için sabah erken kalkıyorduk, yemeğimizi hazırlıyorduk, iş makineleriyle kamyona odun yüklüyorduk. O zaman da çalışıyordum ama kendimi çalışan bir kadın gibi hissetmiyordum. Burada ilk işe başladığımda bilmediğim bir alandı. Firmanın desteğiyle mesleki yeterlilik belgemi aldım. Benim için gurur verici. Hem aileme destek oluyorum hem de kendimi geliştiriyorum. Bu ülkenin nüfusunun yarısı kadın. Kadınlar üretime, ekonomiye katkı sağlarsa ülke kalkınır.”

Ev hanımıyken sanayiye girdi, “usta” oldu

İşçi olarak girdiği fabrikada katıldığı mesleki eğitim programlarıyla ustalık belgesini alan Leyla Aydoğmuş da 10 yıldır sanayi sektöründe faaliyet gösterdiğini söyledi.

Ticaret Meslek Lisesi mezunu olduğunu ancak okuldan sonra hiçbir yerde çalışmadığını dile getiren Aydoğmuş, aile ekonomisine katkıda bulunmak için işe başlama kararı aldığını belirtti.

Sanayide farklı sektörlerde çalıştıktan sonra elektronik alanında kendini geliştirdiğini aktaran Aydoğmuş, “Elektronik alanında hiçbir bilgim, eğitimim yoktu. Çalıştığım firma aracılığıyla mesleki eğitim programına katıldım. Şu anda ustalık belgem var. İlk zamanlar tereddütlerim olmuştu, sanayide ‘kadın nasıl olacak’ diye ama şu anda hiçbir sıkıntım yok. Kadınlar istedikten sonra her şeyi başarabilirler. Bugün hangi fabrikaya gitsem çalışırım, diye kendime güveniyorum.” diye konuştu.

Toplumda “Kadın bunu yapamaz, kadın mı çalışacak?” gibi ön yargıların birçok kadının önünde engel oluşturduğunu ifade eden Aydoğmuş, kadınların çalıştığı takdirde bu önyargıları yıkabileceğini kaydetti.

Çalışma hayatında gösterdiği azmin çocuklarına da örnek olduğunu vurgulayan Aydoğmuş, bir oğlunun üniversiteye gittiğini, diğerinin de kendisini bilişim alanında geliştirdiğini söyledi.

Sanayideki bir fabrikada paketleme bölümünde çalışan Gülcemal Pehlivanlı, işini severek yaptığını dile getirdi.

Ev aldıkları için biraz borçlandıklarını ve eşine yardımcı olmak için iş aramaya başladığını anlatan Pehlivanlı, “Bir arkadaşın vesilesiyle burada eleman arandığını öğrendim. Görüşmeye geldim, işe alındım. İlkokul mezunuyum ve buradaki işi daha önce hiç yapmamıştım. Zamanla öğrendim. 10 yıldır da aynı bölümde çalışıyorum. Paketleme yapıyorum, etiket yapıştırıyorum.” diye konuştu.

Emekliliğe yaklaştığını söyleyen Pehlivanlı, sağlığı el verdiği sürece çalışmaya devam edeceğini kaydetti.

Kadınlar hem kendilerine hem çalıştıkları firmalara güç katıyor

Fiberli Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Şentürk de 34 yıldır aydınlatma sektöründe faaliyet gösterdiklerini ve yaklaşık 400 kişiyi istihdam ettiklerini söyledi.

Çalışanların yarısına yakın kısmını kadınların oluşturduğunu ifade eden Şentürk, şöyle konuştu:

“Yaptığımız iş hassasiyet, dikkat ve sabır gerektiren bir iş. Kadınlar daha hassas, belli alanlara özellikle kadınları tercih ediyoruz. Çünkü o alanlarda kadınlar daha başarılı oluyor. Genel olarak biz kadın ya da erkek diye ayrım yapmıyoruz, erkek sekreterlerimiz de var, kadın mühendislerimiz de. Kadınların ekonomik hayatta olmaları hem onlara hem de bize güç katıyor.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/antalyada-osbdeki-firmalarda-kadinlarin-uretime-katkisi-artiyor/feed/ 0
Bakanlar Şimşek ve Kacır, Batman’da BİOSYS Fabrika Açılış Töreni’ne katıldı https://www.haber28.com.tr/bakanlar-simsek-ve-kacir-batmanda-biosys-fabrika-acilis-torenine-katildi/ https://www.haber28.com.tr/bakanlar-simsek-ve-kacir-batmanda-biosys-fabrika-acilis-torenine-katildi/#respond Sun, 07 Apr 2024 00:12:12 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=13294 Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, “Bu sene yatırım teşviklerine 530 milyar lira destek vereceğiz. Gerçekten muazzam bir destek. Bütçemizin toplamının 11,5 trilyon olduğunu düşünürseniz 530 milyar lira çok ciddi bir rakam.” dedi.

Bakan Şimşek, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ile Batman Organize Sanayi Bölgesi’nde (OSB) BİOSYS Fabrika Açılış Töreni’ne katıldı.

Şimşek, törende yaptığı konuşmada, Batman OSB’de birçok fabrikanın açılışında bulunduğunu, ama bu fabrika açılışının en anlamlısı olduğunu belirterek, ilk defa Batman’da yüksek teknoloji ürün üretecek bir fabrika açılışını yaptıklarını söyledi.

Fabrika girişimcilerini kutlayan Şimşek, bu başarı hikayesinin, üretim üssünün Batman’da olmasının kendileri için büyük bir gurur kaynağı olduğunu dile getirdi.

Fabrikanın hayırlı olmasını dileyen Şimşek, 1990’lı yıllarda OSB’nin kurulduğunu, 2002 yılına, AK Parti hükümetlerine kadar OSB’de sadece bir un fabrikasının faaliyete geçtiğini anımsattı. Şimşek, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Bugün yaklaşık 220 fabrika ya faal ya da inşaat halinde. Muazzam bir başarı, nereden nereye. 20 yıllık bir süreçte Batman sanayileşiyor, üretiyor. Batman, Türkiye’nin önemli bir büyüme motoru işlevini görüyor. Bu çok değerli. Bence Batman çok rahat bir şekilde bu bölgede Gaziantep’ten sonra iddialı bir şehir, en önemli üretim üssü olmaya aday. Çünkü bu ruh, bu kültür var. Bunu çok değerli buluyoruz. Bugün yüksek teknoloji ürün üretecek bir tesisin açılması bu nedenle çok değerli.”

Hükümet olarak AR-GE’ye, tasarıma, sanayide dönüşüme, dijital ve yeşil dönüşüme çok büyük önem verdiklerini aktaran Şimşek, savunma sanayisinde yakaladıkları büyük başarıyı diğer alanlarda da Türkiye’nin yakalayabileceğini bildirdi.

Bakan Şimşek, şöyle devam etti:

“İşte sağlık, tarım, iklim teknolojileri konusunda çok rahat bir şekilde Türkiye bunları başarabilir. 2024 yılında AR-GE’ye değişik adlar altında bütçeden bu sene yaklaşık 299 milyar lira destek vereceğiz. Biz daha önce AR-GE merkezi açtık buraya. Sanayicilerimize sesleniyorum. Mutlaka tasarım merkezleri açın, çünkü bunun sayesinde kar marjınız yükselecek. Biz size bütçeden destek vereceğiz. Bu 300 milyarın bir kısmını da buradaki tasarım merkezlerine verelim. Bu sene yatırım teşviklerine 530 milyar lira destek vereceğiz. Gerçekten muazzam bir destek. Bütçemizin toplamının 11,5 trilyon olduğunu düşünürseniz 530 milyar lira çok ciddi bir rakam. 2023 yılında Türkiye, ekonomisi trilyon doları aşan ekonomiler arasında girdi. İlk defa geçen sene Türkiye’nin gayri safi yurt içi hasılası 1 trilyon 100 milyar doları aştı. Satın alma gücü paritesiyle zaten aşmıştık. Satın alma gücü paritesiyle Türkiye 3,7 trilyonluk bir ekonomiyle dünyanın en büyük 11. ekonomisi. Cari dolar kuruyla, Türk Lirası dolar kuruyla da dünyanın 17. büyük ekonomisi noktasında. Biz sanayide dönüşümü başararak inanıyorum ki Türkiye’yi cari kurlarla da ilk 10’a doğru, ki en büyük hedefimiz o, ilk 10’un arasına sokmaktır. İşte bunun için Gökhanlara, Cemallere, Muratlara ihtiyacımız var.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan liderliğinde sanayide dönüşümü başaracaklarını vurgulayan Şimşek, şunları kaydetti:

“Türkiye artık nerdeyse yüksek gelirli ülkeler grubuna girmek üzere. Bunu sadece bir sembolik husus olarak görmüyorum. Esas olarak bizim sanayide dönüşümü, bir taraftan da tabi ki özellikle de dijital dönüşümü, yeşil dönüşümü sağlamamız lazım. Bugün muhteşem bir eser açılışı için, büyük bir başarı hikayesi için buradayız. Biz kendileriyle gurur duyuyoruz. Bu güzel eseri Batmana kurdukları için, ülkemize bu muhteşem katma değeri yüksek bir tesisi kazandırdıkları için tebrik ediyoruz, her türlü desteği tabi ki verdik, vermeye devam edeceğiz, bütün sanayicilerimize, bütün girişimcilerimize. Hayırlı olsun.”

“Sağlıkta katma değerli üretim kabiliyetlerimizi güçlendiriyoruz”

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır da sağlık teknolojilerinde üretim altyapısına değer katacak bu yatırımın Batman’a ve ülkeye hayırlı olmasını dileyerek, projenin hayata geçmesinde emeği bulunan herkese teşekkür etti.

Teknolojik gelişim ve dijital dönüşümün tüm sektörlerde olduğu gibi sağlık sektöründe de yeni bir devrimin kapılarını araladığını belirten Kacır, yapay zeka, artırılmış gerçeklik, büyük veri analitiği, robotik gibi bilgi teknolojilerinin sağlık sektöründe kullanımının yaygınlaşmasının teşhis ve tedavi hizmetlerinin sunum şekli ve kalitesinde önemli dönüşümlere sebep olduğunu kaydetti.

Ancak Kovit-19 salgını, teknolojik dönüşümün etkisiyle hızla gelişen sağlık sektörünün pek çok açıdan sorgulanmasına sebep olduğunu aktaran Kacır, dünyanın en güçlü ekonomileri arasında yer alan ülkelerin, salgın karşısında güçlerinin ne kadar kırılgan olduğu gerçeğiyle yüzleşmek zorunda kaldığını anımsattı.

Türkiye’nin içerde salgınla mücadele ederek sağlık sistemini etkin bir şekilde yönetmeyi başardığını vurgulayan Kacır, şöyle konuştu:

“Hem de 160 ülke ve 14 uluslararası kuruluşun salgınla mücadelesine tıbbi ekipman ve ayni yardımlarla destek verdi. Buradaki en önemli etkenler kuşkusuz ki Türkiye’nin geleceği öngören bir sağlık hizmetleri altyapısı ve planlaması ile donanımlı ve fedakar sağlık insan gücüne sahip olmasıdır.

Pandemi döneminde, sizlerin de bildiği üzere, hastanelerin en kritik ihtiyaçlardan biri yoğun bakım solunum cihazlarıydı. Bu cihazları ya da parçalarını, parasını verseniz dahi satın alamayacağınız bir dönem yaşandı. O dönemde, BAYKAR, Arçelik ve ASELSAN’ın destek ve çabaları ile BİOSYS’in geliştirdiği yerli solunum cihazını 14 gün içerisinde seri üretime geçirmeyi başardık. 3 ay içerisinde 5 bin cihazımızı hastanelerimizle buluşturduk. Yüz binlerce vatandaşımıza nefes olduk. Somali gibi yoğun bakım solunum cihazının hiç olmadığı ülkelere bu cihazları göndererek dost ve mazlum ülkelere yardım elimizi uzattık. İşte Milli Teknoloji Hamlesi’nin ruhu tam olarak budur. Stratejik alanlarda, kritik teknolojileri devlet millet el ele yerlileştirmektir. Bu salgın, bizlere elbette sağlık yatırımlarının önemini ve sağlıkta millileşme, öz yeterliliğin ve yerlileşme hamlesinin ne kadar kritik olduğunu bir kez daha göstermiş oldu.”

Milli Teknoloji Hamlesi rehberliğinde hazırladıkları Akıllı Yaşam ve Sağlık Ürün ve Teknolojileri Yol Haritası ile stratejik alan olarak belirledikleri ilaç, tıbbi cihaz ve sağlık bilişim teknolojilerinde yerli ve milli üretimi odaklarına aldıklarını bildiren Kacır, klinik ve bilişim teknolojilerindeki patent sayılarını ve AR-GE harcamalarını artırmayı hedeflediklerini, sağlık alanındaki girişimleri öncelik olarak belirlediklerini anlattı.

Sağlık sektörü ve ilgili endüstrileri, yatırım teşvik sisteminde öncelikli yatırım teşvikleri kapsamına aldıklarına işaret eden Kacır, sadece 2023 yılında sağlık sektöründe 315 yatırıma teşvik belgesi düzenleyerek 55 milyar liradan fazla yatırımı harekete geçirdiklerini, yaklaşık 9 bin nitelikli istihdamın önünü açtıklarını ifade etti.

TEKNOFEST kapsamında Biyoteknoloji İnovasyon ve Sağlıkta Yapay Zeka Yarışmaları düzenlediklerini aktaran Kacır, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Katma değerli üretimi teşvik etmek ve cari açığı azaltmak üzere hayata geçirdiğimiz Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi Programı kapsamında biyobenzer ilaçlardan kanser ve otoimmün ilaçlara, ortopedik cihazlar ve protezlerden yenilikçi eşdeğer ilaçlara kadar toplam büyüklüğü 22 milyar lirayı geçen 56 yatırım projesini destekliyoruz. Yakın zamanda kamuoyu ile paylaştığımız yatırımcılarımızın uzun vadeli ve uygun koşullarda yatırım kredisine erişimini kolaylaştıracak, Türkiye’nin uluslararası rekabet gücünü artıracak ve milli ekonomimizin yükselişini destekleyecek Yatırım Taahhütlü Avans Kredisi programı kapsamında, sağlıkta katma değerli üretim kabiliyetlerimizi güçlendiriyoruz.

Bugüne kadar sağlık alanında 17 büyük ölçekli yatırım projesi için başvuru aldık. Sağlık sektöründe AR-GE ve yenilik kapasitesinin gelişimi de hassas olduğumuz bir diğer konu. Bugüne kadar teknoparklarımızdaki 2 binden fazla teknoloji girişiminin sağlık teknolojileri alanındaki 15 binden fazla projesine destek verdik.”

Sağlık alanında 9 binden fazla projeye destek

İlaç, tıbbi cihaz ve medikal sektörü başta olmak üzere sağlık alanında faaliyet gösteren öncü firmalar bünyesinde yer alan 68 AR-GE merkezinde 2 bine yakın araştırma projesi yürüttüklerini söyleyen Kacır, TÜBİTAK destek programlarında AR-GE ve yenilik konu başlıkları altında sağlık sektöründe pek çok alanda çalışmalara öncelik verdiklerine dikkati çekti.

Son 22 yılda TÜBİTAK burs ve destek programları kapsamında sağlık alanında 9 binden fazla projeye ve 15 binden fazla kişiye toplam 40 milyar lira destek sağladıklarını bildiren Kacır, bugüne kadar destek programlarla, start-up aşamasından ticarileşmeye, seri üretimden büyüme ve rekabet aşamalarına kadar sağlık alanındaki girişimcilerin yanında yer aldıklarını dile getirdi.

Bakan Kacır, 2012 yılında, Ankara’da, Bakanlık teknogirişim sermayesi destekleriyle kurulan, TÜBİTAK ve KOSGEB destekleriyle gelişim sağlayan BİOSYS’nin, sağladıkları destekler ve inşa ettikleri AR-GE ve inovasyon altyapısının imkanlarını en üst düzeyde değerlendirdiğine işaret ederek, konuşmasını şöyle tamamladı:

“Önemli başarılara imza attı. ASELSAN ve USHAŞ işbirliği ile son 4 yılda 75 milyon dolar ihracatın gerçekleşmesini sağlayan firmamız, ülkemizin ihtiyaç duyduğu sağlık teknolojilerini geliştirerek 100 milyon doların da bu topraklarda kalmasını sağladı. Bakanlığımızın sağladığı can suyu ile hayat bulan ve ülkemizin sağlık teknolojilerinde vizyonu ile hızla büyüyen teknoloji girişimlerine en iyi örnek. 8 bin metrekare kapalı alanda 150 milyon liralık yatırımla gerçekleştirilen bu tesis ilk etapta yoğun bakımda ihtiyaç duyulan mekanik ventilatör, nöromonitör, nemlendirici ve yüksek akış oksijen terapisi cihazı üretecek. Yatırım teşviklerimiz sayesinde hayata geçirilen bu altyapı, önümüzdeki dönemde endoskopik kapsül, hemodiyaliz cihazı ve anestezi cihazları gibi kritik ürünleri de üreterek sağlık alanında yerlileşme hamlemize büyük katkılar sağlayacak. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, son 22 yılda oluşturduğumuz AR-GE, inovasyon ve girişimcilik ekosistemimizin böylesine başarılı çıktılarını görebilmek bizler için gurur verici. Ülkemizi cari açığının azalması noktasında kritik teknolojileri üreten, yerlileştiren tüm firmalarımızın, girişimcilerimizin bugüne kadar hep yanında olduk, bundan sonra da her zaman yanlarında olacağız.”

Açılışta, Vali Ekrem Canalp, AK Parti Batman Milletvekili Ferhat Nasıroğlu ile fabrika kurucularından Cemal Erdoğan ve Gökhan Celbek de birer konuşma yaptı.

Konuşmaların ardından fabrikanın açılışı gerçekleştirildi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/bakanlar-simsek-ve-kacir-batmanda-biosys-fabrika-acilis-torenine-katildi/feed/ 0
İstanbul Sanayi Odası, İstanbul’un Huzuru İçin Asayiş Çalışmalarını Ele Aldı https://www.haber28.com.tr/istanbul-sanayi-odasi-istanbulun-huzuru-icin-asayis-calismalarini-ele-aldi/ https://www.haber28.com.tr/istanbul-sanayi-odasi-istanbulun-huzuru-icin-asayis-calismalarini-ele-aldi/#respond Sat, 06 Apr 2024 22:48:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=13278 İstanbul Sanayi Odası (İSO) “İstanbul’un Huzuru” başlığıyla İstanbul’da asayiş çalışmalarının ele alındığı bir toplantı gerçekleştirdi.

İSO Meslek Komiteleri Ortak Toplantısı, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın katılımıyla yapıldı.

“İstanbul’un Huzuru” başlığıyla İstanbul’da asayiş çalışmalarının ele alındığı toplantının açılış konuşmasını yapan İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, İstanbul’un tarihinden kültürüne, ekosisteminden çevre ve doğası ile sosyal yaşam alanlarına kadar her şeyiyle gözbebeği gibi korunması gerektiğini belirtti.

Bahçıvan, bunun da tek bir yolu olduğunu vurgulayarak, İstanbul’un “Güvenli Kent” imajının daha da güçlendirilmesi ve pekiştirilmesi gerektiğini kaydetti.

İstanbul’da yaşayan her bir bireyde, suç, kabahat ve saldırılardan arındırılmış emin ve güvenli bir kentte yaşadığı hissinin yaratabilmesine dikkati çeken Bahçıvan, “Bunun için de İstanbul’un huzur ve asayişini her şeyin üzerinde tutmalıyız. Çünkü bir kentte asayiş ve huzur aynı zamanda o kentin ekonomik dinamizmi açısında da son derece hayatidir. Güvenli bir ortam, bireylerin yaşam kalitesini artırır. Ekonomik faaliyetleri teşvik eder. Toplumsal dayanışmayı güçlendirir. Bir kentte ancak huzur ve asayiş ile birlikte insanlar kendini daha güvende ve özgür hisseder. Bu aynı zamanda sürdürülebilir kalkınma açısından da kritik önemdedir.” ifadelerini kullandı.

“İstanbul 131 ülkeyi geride bıraktı”

Erdal Bahçıvan, bir kentin huzurunu sadece asayiş ile irtibatlandırmanın doğru bir yaklaşım olmayacağına vurgu yaparak, çevre, barınma, eğitim, istihdam, trafik ve deprem güvenliği başta olmak üzere pek çok faktörün şehir yaşamındaki huzura etki ettiğini aktardı.

Bahçıvan, “İstanbul dünya metropolleri içinde tüm sorunlarına rağmen güvenli metropollerin başında geliyor. İstanbul ve diğer metropollerin suç karşılaştırması yapıldığında, İstanbul’un 131 ülkeyi geride bırakan 15,5 milyonu aşan nüfusuna rağmen düşük suç oranı ve güvenli bir şehir olduğu ortaya çıkıyor. Bu başarıda başta İçişleri Bakanlığımız olmak üzere valiliğimiz ve emniyet güçlerimizin özverili çalışmaları en önemli role sahip.” değerlendirmelerinde bulundu.

Avrupa’nın en kalabalık şehri olan İstanbul’un huzurunun ve yaşam kalitesinin daha da yükseltilmesi için elbirliğiyle daha duyarlı, daha fazla sonuç odaklı gayretler sergilenmesi gerektiğinin altını çizen Bahçıvan, şunları kaydetti:

“Son yapılan bir araştırmaya göre; 39 kriter içinde, 5 kıtada, 450 kenti kapsayan Yaşam Kalitesi sıralamasında İstanbul 137’nci sırada bulunuyor. Bu konularda İstanbul’un daha fazla kaybedecek zamanının olmadığı da dikkatlerden kaçmamalıdır. İstanbul’un huzuru konusuna, sanayinin ve sanayicinin penceresinden bakarak değinirsek; sanayi, sadece ülke kalkınmasında değil, sağlıklı bir kent kalkınması ve huzuru konusunda da önemli bir role sahip. Sanayi bu açıdan gerçekten önemli. Öyle ki, yaşam kalitesi yüksek, huzur ve refah içinde yaşayan toplumlar, sanayileşmeyi başarmış toplumlardır.”

“İstanbul’umuz yıldızı sönmeyecek bir şehirdir”

İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, İstanbul’un, Avrupa, Rusya, Türk Cumhuriyetleri, Orta Doğu ve Kuzey Afrika’yı içine alan bir daire içerisinde üretim ve ticaret bağlamında, ülkenin en temel giriş ve çıkış kapısına sahip olduğunu anımsatarak, bugüne kadar nitelikli işgücü oranının yüksek olması, altyapı olanakları, global lojistik ve pazar imkanlarının Türkiye içinde sanayi yatırımları açısından İstanbul’u önemli ve çekici kıldığını belirtti.

Bahçıvan, “Önemle vurgulamak isterim ki, TÜİK’in açıkladığı son nüfus verileri İstanbul açısından da çok dikkatli değerlendirilmeli. ‘Üretim varsa huzur vardır.’ İstanbul’un nüfus dengeleri, özellikle nitelikli iş gücüyle ilgili konular üzerinde önemle durulmalıdır. İstanbul’umuz yıldızı sönmeyecek bir şehirdir. Değerli bir emanet olarak gördüğümüz İstanbul’a hep birlikte en iyi şekilde sahip çıkmak hepimizin görevi.” değerlendirmesinde bulundu.

“Huzur varsa, üretim olur.” ifadesini kullanan Bahçıvan, üretimi ve huzuru birbirinden ayırmanın mümkün olmadığını anlattı.

Bahçıvan, “İstanbul’da huzurun korunması, birçok paydaşın bir araya gelerek işbirliği yapmasını gerektiren bütünsel bir süreçtir. Biz sanayicilerin asli görevi üretim olmakla birlikte huzur için de üzerimize düşen görev ve sorumluluğu nasıl bugüne kadar aldıysak bundan sonra da almaya devam edeceğiz. Kamu ve sivil toplumun samimiyete dayalı diyalog ve daha fazla işbirliğiyle İstanbul’un huzuru konusunda daha iyi noktalara geleceğimize yürekten inanıyorum.” ifadelerini kullandı.

“Yeni kuşaklarımız maalesef mesleksiz yetişiyor”

Bahçıvan, İstanbul’un, hem nüfus, hem eğitim, hem göç, hem de bütün bunların istihdamla buluşması bağlamında tam bir laboratuvar imkanı sunduğuna dikkati çekerek, başta sanayi üretimi olmak üzere İstanbul’un, ülke ekonomisinin şah damarı durumunda olduğunun altını çizdi.

Bahçıvan, şu değerlendirmelerde bulundu:

“TÜİK’in geçen hafta açıkladığı verilere göre; Türkiye 2023 GSYH’sinin yüzde 30,4’ünü İstanbul üretmiş görünüyor. İstanbul ekonomisi, IMF veri tabanına göre 191 ülkenin 144’ünden daha büyük. İstanbul sanayisinin de Türkiye GSYH içindeki payı yüzde 23,9. Türkiye’nin 2022’deki 254,2 milyar dolarlık ihracatının neredeyse yarısını, yani 124,7 milyar dolarlık kısmını İstanbul yaptı. Toplam 31 milyona yaklaşan Türkiye istihdamının da yüzde 20’sini İstanbul’un yarattığını görüyoruz.

2023’te hazinemiz toplam 4,5 trilyon lira vergi toplarken bunun 2,1 trilyon lirasını yani verginin yüzde 47,5’ini İstanbul ödemiş. Böylesine büyük bir ekosistemde ne yazık ki potansiyel istihdam imkanları ile iş gücünü doğru frekanslarda buluşturabildiğimiz söylenemez. Her şeyden önce yeni kuşaklarımız maalesef mesleksiz yetişiyor. Oysa bir toplumun gelişebilmesinin en önemli yolunun üretimden geçtiğini ve üretimin de ancak meslek sahibi bir nüfus ile mümkün olduğunu kabul etmemiz gerekiyor.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/istanbul-sanayi-odasi-istanbulun-huzuru-icin-asayis-calismalarini-ele-aldi/feed/ 0
Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Sanayicilerle Buluştu https://www.haber28.com.tr/kayseri-buyuksehir-belediye-baskani-sanayicilerle-bulustu/ https://www.haber28.com.tr/kayseri-buyuksehir-belediye-baskani-sanayicilerle-bulustu/#respond Thu, 04 Apr 2024 22:48:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=13010 Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, Organize Sanayi Bölgesi (OSB) İstişare Toplantısı’na katılarak, sanayici ve iş insanları ile bir araya geldi. Başkan Büyükkılıç, “İstikrarın ne demek olduğunu en iyi sizler bilirsiniz” dedi.

Ticaret ve sanayinin merkezi olan Kayseri Organize Sanayi Bölgesi’nde gerçekleşen toplantıya Başkan Büyükkılıç’ın yanı sıra, AK Parti Kayseri İl Başkanı Fatih Üzüm, AK Parti Kayseri Milletvekilleri Şaban Çopuroğlu, Sayın Bayar Özsoy ve Murat Cahid Cıngı, Melikgazi Belediye Başkanı Mustafa Palancıoğlu, Kocasinan Belediye Başkanı Ahmet Çolakbayrakdar, Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın ve Hacılar Belediye Başkanı Bilal Özdoğan da katıldı.

Başkan Büyükkılıç, burada iş insanlarına hitap ederek, “Yüz akımız olan, gururumuz olan yatırımcı kardeşlerimiz, en son süreçte de asrın afeti olarak nitelendirilen deprem vesilesiyle fedakarlığın zirvesinde herkesin elinden tutan gayretinizden dolayı sizlere teşekkür ediyorum” dedi.

“İstikrarın ne demek olduğunu en iyi sizler bilirsiniz”

Sanayicilere ‘istikrar’ vurgusu yapan Büyükkılıç, “Sizlere layık olma yolunda gayret gösterirken, 16 ilçe, 1 büyükşehir aynı şekilde 17-0 olarak bu dönemde Cumhur İttifakı olarak Mevla’m sizlere layık olmayı nasip etsin. Değerli dostlarımız, kıymetli hayırsever hemşehrilerimiz, istikrarın ne demek olduğunu en iyi sizler bilirsiniz. Herkes istikrarı ve güvenli bir liman olarak yatırımcı açısından hem ülkemizin hem dünyanın bulunduğu konumu göz ardı etmez” diye konuştu.

Başkan Büyükkılıç, yatırım ve hizmetlerini ‘önce insan’ odaklı gerçekleştirdiklerinin altını çizerek, “Yatırımlar ve hizmetlerde fedakarlığın zirvesindeyiz, gerek büyükşehir, gerekse ilçe belediyeleri olarak yatırımdan yatırıma, hizmetten hizmete koştuk. Önce insan odaklı yaptığımız ve yapacağımız çalışmalarımızla sizlere layık olmaya gayret edeceğiz. İnsanı yaşat ki devlet yaşasın sözü bizim olmazsa olmazımızdır” ifadelerini kullandı.

Kayseri’nin ticaret, sanayi, tarım ve hayvancılık ile turizm şehri olduğunu vurgulayan Büyükkılıç, “Akıllı şehir ve yapay zeka projeleri, teknolojiyi göz ardı etmeyerek daha kalitelisini, daha niteliklisini sağlama yönünde gayret göstereceğiz. GES, RES, biyogaz projelerini de hayata geçiriyoruz” dedi.

“Yatırımcı, istihdam, katma değer, ihracat bizim için önemlidir”

Başkan Büyükkılıç, ulaşım ile ilgili bazı beklentilerin olduğunu, üzerine düşeni yapacaklarını belirterek, “Maliye Bakanımızın bize bir tavsiyesi vardı. Organize sanayilerimizi ve serbest bölgemizi demiryolu ile buluşturma projesi, bu konu ile ilgili talimatımı verdim. Değerli OSB başkanlarıyla, serbest bölgede Mustafa başkanımızla birlikte ne gerekiyorsa yapacağımız yönünde gayret göstereceğiz. Ankara boyutunda görüşüyoruz, bunu mutlaka yapmamız, öncelememiz gerekiyor. Yatırımcı, istihdam, katma değer, ihracat bizim için önemlidir. Sizleri sırtımızda taşısak az. Üzerimize ne düşüyorsa varız. Şehrimize sevdalıyız” ifadelerini kullandı.

AK Parti Kayseri Milletvekili Sayın Bayar Özsoy ise, “Memduh başkanım birçok şeyi söyledi, sizler birçok şeyi biliyorsunuz. İstikrar çok önemli, özellikle sanayicilerimiz için istikrar olmazsa olmazdır” derken, AK Parti Kayseri Milletvekili Murat Cahid Cıngı da sanayicinin, yatırımcının fedakarlıklarını çok iyi bildiklerini ifade ederek, her bir sanayiciye teşekkür etti.

AK Parti Kayseri Milletvekili Şaban Çopuroğlu da, “Yüzümüzü ak eden belediye başkanlarımız var. Belediye başkanlarımızın sahada, her aşamadaki çalışmaları, gayretleri bizlere yansıyor, biz de gurur duyuyoruz” dedi.

Başkan Yalçın: “Yerelde bu şehri en iyi şekilde yönettiğinizi biliyoruz”

Kayseri Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Yalçın da Kayseri’nin 2023 yılında 1,6 milyar dolarlık ithalat, 3,6 milyar dolarlık ihracat yaptığını, ilk 10’u zorlayan bir il olduğunu ifade etti. Yalçın, “Hükümetimizin, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye Yüzyılı sevdasıyla hizmet ettiğine şahit oluyoruz. Sizlerin de yerelde bu şehri en iyi şekilde yönettiğinizi biliyoruz. Projeleri ile göğsümüzü kabartan siz değerli başkanlarımızın başarıları ile gurur duyuyoruz. Hizmet eden, proje üreten, çalışan ve başaran başkanlarımıza yeniden görev tevdi edileceğine canı gönülden inanıyoruz” şeklinde konuştu. – KAYSERİ

]]>
https://www.haber28.com.tr/kayseri-buyuksehir-belediye-baskani-sanayicilerle-bulustu/feed/ 0
AK Parti Milletvekili Ölmeztoprak, 8. Yargı Paketi hakkında açıklamalarda bulundu https://www.haber28.com.tr/ak-parti-milletvekili-olmeztoprak-8-yargi-paketi-hakkinda-aciklamalarda-bulundu/ https://www.haber28.com.tr/ak-parti-milletvekili-olmeztoprak-8-yargi-paketi-hakkinda-aciklamalarda-bulundu/#respond Sat, 30 Mar 2024 07:00:08 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=12255 AK Parti Malatya Milletvekili İnanç Siraç Kara Ölmeztoprak, kamuoyunda 8. Yargı Paketi olarak adlandırılan ve TBMM’de kabul edilerek yasalaşan, Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 659 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, hakkında açıklamalarda bulundu. Milletvekili Ölmeztoprak, TBMM’de onaylanan 43 maddelik kanun teklifinin yargılamanın hızlandırılması, suçla etkin mücadelelerin sağlanması, kişisel verilerin etkili bir şekilde korunmasını gibi çok önemli maddeleri barındırdığını ifade etti.

TBMM’de kabul edilen Kanun Teklifi içinde, deprem bölgelerinin yeniden ihyası ve inşası için çok önemli bir maddenin de olduğunu ifade eden Milletvekili Ölmeztoprak, “Deprem bölgelerinde sanayi alanı olabilecek yerler, fay hattına mesafesi, zeminin elverişliliği ve yerleşim merkezine yakınlığı gibi kriterler gözetilerek, alanın durumuna göre ilgili kurumların görüşü alınarak Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca tespit edilmekte, malikleri tarafından depremler nedeniyle yıkılan veya kullanılamayacak kadar hasarlı durumda olan sanayi işyerlerinin borçlandırılmak suretiyle, yerinde yeniden inşası veya güçlendirilmesi Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca yapılmakta, yatırım programında olan veya sonradan programa dahil edilen sanayi sitelerinin altyapı ve üstyapı inşasının tamamına kadar, mimarlık-mühendislik hizmetleri dahil proje tamamlanana kadar Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca krediyle desteklenmektedir. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımız tarafından sanayi altyapısının güçlendirilmesine yönelik olarak verilen destek ve uygulamaların süresi bir yıl daha uzatılacak” dedi.

Kanun maddeleri arasında silahlı örgütlerle mücadele içinde de çok önemli maddeler olduğunu belirten Milletvekili Ölmeztoprak, “Gazi Meclisimizde kabul edilen Sekizinci Yargı paketi ile birlikte, silahlı örgüt adına suç işleyen kişi, hem işlediği suçtan hem de örgüt adına suç işleme cürmünden ayrı ayrı cezalandırılacak. Silahlı örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyen kişi, ayrıca 2 yıl 6 aydan 6 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacak. Devlet güvenliğine ve anayasal düzene karşı işlenen suçlar bakımından, silahlı örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyen kişi ayrıca 5 yıldan 10 yıla kadar hapisle cezalandırılacak. Ayrıca, suçla daha etkin mücadele edilebilmesi ve caydırıcılığın sağlanması amacıyla bir günlük adli para cezası alt tutarı 20 liradan 100 liraya, üst tutarı ise 100 liradan 500 liraya yükseltiliyor” ifadelerini kullandı.

“Kişisel veriler etkin bir şekilde korunacak”

Kişisel veriler etkin bir şekilde korunacağını vurgulayan Ölmeztoprak, “Sekizinci Yargı paketi ile özel nitelikli kişisel verilerin işlenme şartları, güncel ihtiyaçlar ve Avrupa Birliği Genel Veri Koruma Tüzüğü nazara alınarak yeniden düzenleniyor. Söz konusu değişiklikle birlikte ilgili kişinin açık rızasının olması ve kanunlarda açıkça öngörülmesi gibi hallerde kişisel veriler işlenebilecektir” dedi.

Kişisel verilerin yurt dışına aktarılmasına ilişkin madde ile ilgili düşüncelerini ifade eden Ölmeztoprak, “Mevcut düzenlemede bulunan hükümler, ticari faaliyetlerini sürdüren şirketlerin yurt dışında bulunan bulut tabanlı yazılım ve uygulamaların hukuka uygun olarak kullanılabilmesini hemen hemen imkansız hale getirmiştir. Bu nedenlerden dolayı Türkiye’de yapılacak yatırımları da engelleyici bir hal almaktadır. Sekizinci yargı paketindeki düzenlemelerle engeller kalkacaktır. Kişisel veriler, kişisel verilerin işlenme şartları ile özel nitelikli kişisel verilerin işlenme şartlarından birinin varlığı ve aktarımın yapılacağı ülke, uluslararası kuruluş veya ülke içerisindeki sektörler hakkında yeterlilik kararı bulunması halinde veri sorumluları ve veri işleyenler tarafından yurt dışına aktarılabilecektir” diye konuştu. – MALATYA

]]>
https://www.haber28.com.tr/ak-parti-milletvekili-olmeztoprak-8-yargi-paketi-hakkinda-aciklamalarda-bulundu/feed/ 0
Bozüyük Belediye Başkanı Mehmet Talat Bakkalcıoğlu, Yeni Küçük Sanayi Merkezi Projesini Anlattı https://www.haber28.com.tr/bozuyuk-belediye-baskani-mehmet-talat-bakkalcioglu-yeni-kucuk-sanayi-merkezi-projesini-anlatti/ https://www.haber28.com.tr/bozuyuk-belediye-baskani-mehmet-talat-bakkalcioglu-yeni-kucuk-sanayi-merkezi-projesini-anlatti/#respond Sun, 24 Mar 2024 21:00:33 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=11311 Bozüyük Belediye Başkanı Mehmet Talat Bakkalcıoğlu, düzenlediği bir toplantı ile yeni dönemde Bozüyük’e kazandırmak istediği önemli projelerinden birisi olan yeni Küçük Sanayi Merkezi projesi ile ilgili düşüncelerini paylaştı.

Bozüyük Belediyesi Düğün Salonu’nda yapılan toplantıya Başkan Bakkalcıoğlu’nun yanı sıra BOZSAN Bozüyük Sanayi Sitesi Kooperatifi Başkanı Burak Demir ve kooperatifin yönetim kurulu üyeleri, Yeni Sanayi Sitesi Yönetimi Başkanı Salih Karabektaş, belediye meclis adayları yeni ve eski sanayi esnafları katıldı. Başkan Bakkalcıoğlu toplantıda yaptığı konuşmada “Küçük esnaf, küçük sanayi, esnafların tümü Bozüyük’ün bel kemiği. Bozüyük bir esnaf kenti olarak doğmuştu, sonra Sanayi kenti oldu. Sanayi kenti olduktan sonra da esnafımız Bozüyük’teki tüm varlığını gücünü daima korudu” diyerek mevcut küçük sanayinin Bozüyük’ün içerisinde nasıl bir yerde olduğunu video eşliğinde anlattı. Küçük ve orta sanayinin Bozüyük’ün içerisinde bir şerit halinde kaldığını belirten Başkan Bakkalcıoğlu Ben hep şunu düşündüm; dedim ki ‘bu küçük sanayiyi nasıl yaparız da kaldırırız ya da nasıl durduracağız’ bunu bu mevcut yapılaşmanın yıkımıyla çözmek mümkün değil. Ama eski küçük sanayimiz başta olmak üzere o bölümü kaldıralım istiyorum. Eski Küçük sanayiyi kaldırırken Bozüyük’te öyle bir şey yapalım ki Bozüyük’ün dışında bir bölgede yepyeni bir sanayi Merkezi yapalım, Küçük Sanayi Merkezi yapalım. Arkadaşlar bunun tüm araştırmalarını yaptık. Tabii yer bulmak kolay değil. Şimdi benim düşüncem bu yönde iken, Küçük Sanayi kooperatifi kuran birkaç arkadaşımız beni ziyaret etti. Bu çok önemliydi, demek ki esnafımızda da bir istek var 2 kere buluştuk. Düşüncelerimiz çakışıyordu. Bana 400’e kadar ulaşan bir başvuru olduğunu söylediler, bu talebin büyük olduğunu gösteriyor arkadaşlar. Ben mesleki olarak yaptığım araştırmalarda Bozüyük içerisinde üç yerde kurulabilecek yeni bir sanayi sitesinin olabilirliğini görüyorum. Ama bu yerlerin nereleri olduğunu sizlere de söyleyemeyeceğim arkadaşlar. Sebebi şu; daha önceki dönemde bir yer belirlenmiş, Sanayiyi taşıyalım diye, bunu da duyurmuşlar o alandaki arazileri tarlaları rant hesabı yapan birileri kapatmış” dedi.

Daha sonra kanunlar ve mevzuatları da inceleyerek bir yol haritası yaptığını belirten Başkan Bakkalcıoğlu “Hazır kurulmuş kooperatifimiz var. Allah nasip ederse göreve gelirsek buradaki yerlerden sanayiyi kuracağımız yeri seçeceğiz. Belediyenin kamulaştırma yetkisini kullanarak orayı kamulaştıracağız, planlayacağız ve kooperatifle belediye birlikte bu dükkanları yapacağız. Ben büyük projeleri yapmayı hedef edinmiş bir insanım. Ben kentime bir park yapmak, bir küçük yol açmak veyahut da bir altyapı yapmayı proje olarak görmüyorum, onlar görevimiz ama proje işte böyle bir şeydir. Kentin dışında bir sanayi, Küçük Sanayi kenti oluşturabilirsek proje budur” diye konuştu Yeni dönem için 3 dev projesi olduğunu belirten Başkan Bakkalcıoğlu, benim 3 tane dev projem var, bir tanesi bu yeni küçük sanayi merkezi yapmak, bir tanesi demiryoluna üst geçit yapmak, bir tanesi de yapımı engellenen BOZPARK var diyerek bu iki projesi hakkında da bilgi verdi. Toplantının sonunda Başkan Bakkalcıoğlu sanayi esnafının sorularını yanıtladı. – BİLECİK

]]>
https://www.haber28.com.tr/bozuyuk-belediye-baskani-mehmet-talat-bakkalcioglu-yeni-kucuk-sanayi-merkezi-projesini-anlatti/feed/ 0
Savunma ve Havacılıkta İşbirliği Günleri Etkinliği Nisan Ayında Düzenlenecek https://www.haber28.com.tr/savunma-ve-havacilikta-isbirligi-gunleri-etkinligi-nisan-ayinda-duzenlenecek/ https://www.haber28.com.tr/savunma-ve-havacilikta-isbirligi-gunleri-etkinligi-nisan-ayinda-duzenlenecek/#respond Sat, 23 Mar 2024 06:12:33 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=11137 Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkan Yardımcısı İhsan Kaya, nisanda 6’ıncısı yapılacak “Savunma ve Havacılıkta İşbirliği Günleri” (ICDDA) etkinliğinin çok kıymetli olduğunu belirterek “Nisan ayında olacak programla beraber şimdiye kadar ortaya çıkan istatistiklerin çok daha etkili bir şekilde geride bırakılacağını hem Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) hem de Türk sanayisi açısından çok faydalı çıktılar ortaya konulacağını düşünüyorum.” dedi.

OSTİM Savunma ve Havacılık Kümelenmesi (OSSA) ev sahipliğinde 17-19 Nisan tarihlerinde 6’ncısı düzenlenecek ICDDA etkinliğine ilişkin OSTİM Konferans Salonu’nda tanıtım toplantısı düzenlendi.

Burada konuşan OSSA Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Yarsan, etkinliği, daha önce yaptıkları etkinliklerden daha bir üst sınıfa taşıyarak devam etmeyi planladıklarını ifade ederek SSB’nin etkinliğe verdiği desteğin değerli olduğunu söyledi.

Etkinliği Ankara Congresium’da yapılacağını anımsatan Yarsan, “ICCDA her ne kadar askeri görülse de havacılıkla ve diğer alanlarda da fazlasıyla değerli. Havacılık tarafımız giderek büyümekte. OSSA olarak burada KOBİ’lerimizin bu dünya düzeni içerisinde güçlü bir şekilde yer alması için efor sarf etmekteyiz.” diye konuştu.

Yarsan, etkinliğe gelen yabancı firmalarla KOBİ’lerin bir araya geldiklerini belirterek Türkiye’nin mevcut konumu ve artan değeriyle daha da güçlü hale geleceklerine inandıklarının altını çizdi.

Kümenin kurulduğu günden bugüne kadar firmalarının kazandığı değerlerin, bu etkinliklerle fazlasıyla artmasını temenni ettiklerini dile getiren Yarsan, etkinliğin herkes için hayırlı ve uğurlu olmasını diledi.

OSTİM Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Aydın da 10 yıl önce SSB’nin talimatıyla Meksika ziyareti yaptıklarını, oradaki işbirliği programının kendilerini çok etkilediğini belirterek “Biz dedik ki, bunu Türkiye’de yapmalıyız. Bu etkinliği OSTİM’de yapacağız dedik ve etkinliği yapmaya başladık.” ifadelerini kullandı.

Organizasyonun yapılmasında SSB’nin önderliğinin ve desteğinin kendileri için önemli olduğunun altını çizen Aydın, “Onların desteği ile buralara geldik. Aynı zamanda Ticaret Bakanlığımızın da ismini zikretmemiz lazım. Uluslararası rekabeti geliştirme projesi kapsamında, bu etkinliğe onların da çok ciddi katkıları oldu.” dedi.

“Farklı katılımcıları bir araya getirip neler yapabildiğini görebilmek çok kıymetli”

Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkan Yardımcısı Kaya da bu tür organizasyonlarla SSB’nin yüklenmiş olduğu misyona yardım etmeye gayret gösteren herkese teşekkür etti.

Etkinliğin kendileri için çok kıymetli olduğunun altını çizen Kaya, “Temel durumda sayılara bakmıştım. Savunma ve havacılıkta endüstriyel işbirliği odaklı olarak 2016 için söyleyeyim, 33 ülkeden katılımcının, 200’ün üzerinde firmanın olması ve yaklaşık 5 bin 400 bire bir görüşmenin yapılması inanılmaz kıymetli bir şey.” değerlendirmesinde bulundu.

Kaya, temel amaçlarının, Türk Silahlı Kuvvetlerinin ihtiyaçlarını giderme, modernizasyon faaliyetleri ve teknolojik olarak güçlü bir yapının ortaya konulmasına imkan sağlamak olduğuna dikkati çekerek “Bunu gerçekleştirirken AR-GE’de olabildiğince çığır açan, farklılık yaratan, daha ucuz ve kaliteli ortaya koyabilmeniz lazım. Farklılık yaratacak bir ürün ortaya koymanız lazım.” diye konuştu.

Kaya, şunları kaydetti:

“2002’de yaklaşık yüzde 20’lerde olan yerlilik oranımız, bugün yüzde 80’ler civarında. Gelecek 5 yıl içerisinde bunu yüzde 85’in üzerine çıkarmak gibi bir niyetimiz var. Bu tarz kümelenmelerle bizim ihtiyacımız olan ürünlerin mümkün olduğunca milli ve yerli olması yönünde bir gayretimiz oluyor. Bu açıdan bu organizasyon çok kritik. Farklı ülkelerden, kendi ülkemizden, bu kadar farklı katılımcıyı bir araya getirip neler yapabildiğini görebilmek çok kıymetli. Yakın dönemde yayınlayacağız, 2024-2028 Stratejik Planı’nı hazırladık. Planı hazırlarken temel durumda 7 temamız vardı. Bunlardan en önemli farklılığın ihracat ve sürdürülebilir bir ihracat politikası olduğunu değerlendiriyoruz. Nisan ayında olacak programla beraber şimdiye kadar ortaya çıkan istatistiklerin çok daha etkili bir şekilde geride bırakılacağını hem SSB hem de Türk sanayisi açısından çok faydalı çıktılar ortaya konulacağını düşünüyorum.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/savunma-ve-havacilikta-isbirligi-gunleri-etkinligi-nisan-ayinda-duzenlenecek/feed/ 0
TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu: KOBİ’lere destek verilmeli, finansman imkanları sağlanmalı https://www.haber28.com.tr/tobb-baskani-hisarciklioglu-kobilere-destek-verilmeli-finansman-imkanlari-saglanmali/ https://www.haber28.com.tr/tobb-baskani-hisarciklioglu-kobilere-destek-verilmeli-finansman-imkanlari-saglanmali/#respond Sat, 23 Mar 2024 02:48:06 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=11097 Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, reel sektör firmalarının krediye erişimde büyük bir zorluk yaşadıklarını belirterek, “Büyümenin bereketi, her kesime yansısın istiyorsak, KOBİ’lerimize destek vermeli, uygun finansman imkanlarına ulaşmalarını sağlamalıyız.” dedi.

Türkiye Sektörel Ekonomi Şurası, TOBB İkiz Kuleler’de, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, ilgili bakanlık temsilcileri ile sektör meclisi başkanlarının katılımıyla düzenlendi.

Hisarcıklıoğlu açılış konuşmasında Şura’nın kamu ile özel sektörü bir araya getiren, sıkıntıların ve önerilerin doğrudan icra makamına iletebildiği çok önemli bir platform olduğunu söyledi.

Önceki şuralarda dile getirdikleri pek çok meselenin, geçmişte çözüme kavuşmuş olmasının çok değerli, çok önemli ve memnuniyet verici olduğunu anlatan Hisarcıklıoğlu, “Şimdi gündeme getireceğimiz konulara da, geçmişte olduğu gibi, çözüm getireceğinize (katılımcılara) inanıyoruz. Zaten bizler için en önemlisi, bugünkü gibi, devletimizi yanımızda görmek. Ekonomide elbette bazı sıkıntılar yaşıyoruz. Ama enseyi karartmıyor, mücadeleden vazgeçmiyoruz.” diye konuştu.

Hisarcıklıoğlu, ekonomi yönetiminde tecrübeli isimlerin iş başında olmasının kendilerine moral verdiğini, hep birlikte ekonomiyi daha sağlam temellere kavuşturacaklarına inandıklarını ifade etti.

Bugün açıklanan büyüme verisinin de geleceğe dönük umutları artırdığını dile getiren Hisarcıkıoğlu, “Küresel ekonomilerdeki durgunluğa ve asrın deprem felaketine rağmen, Türkiye ekonomisi güçlü seyreden iç tüketimi sayesinde yılın son çeyreğinde de büyümesini sürdürmüş ve 2023 yılını yüzde 4,5 büyüme ile tamamlamıştır.” ifadesini kullandı.

“Vergi sistemini yeni baştan tasarlamalıyız”

Hisarcıklıoğlu, sektör meclisleri başkanlarının en çok talep edilen konuları topladıklarını ve çözüm önerileri hazırladıklarını belirterek, söz konusu önerileri şöyle sıraladı:

“Reel sektör firmalarımız krediye erişimde büyük bir zorluk yaşıyor. Büyümenin bereketi, her kesime yansısın istiyorsak, Kobilerimize destek vermeli, uygun finansman imkanlarına ulaşmalarını sağlamalıyız. İkincisi, her geçen sene daha da karmaşık hale gelen, yatırım ve üretim yapmayı zorlaştıran vergi sistemini yeni baştan tasarlamalıyız. Üçüncüsü, OECD endeksinde, İskandinav ülkeleri dahil en katı işgücü piyasası bizde. Bundan da herkes mustarip. İşverenlerimiz daha fazla istihdam sağlayabilecek. Mevzuatımız adeta bunu caydırır bir halde. Vatandaşlarımızın da daha fazla iş imkanına ulaşmalarına, daha çok kazanmalarına engel çıkarıyor. İstihdamı cezalandıran değil, ödüllendiren bir yaklaşımla çalışma hayatına bakılmalı. Dördüncü olarak, yatırım izin süreçleri çok karmaşık. Üstelik yatırım sürecinde başına ne gelecek, hangi mevzuat değişiklikleriyle, hangi farklı bürokratik yaklaşımlarla karşılaşacak, yatırımcılarımız bunları bilmiyor, öngöremiyor. Bu da yatımların istediğimiz hızda artmasını engelliyor. Bu nedenle, yatırım izinleri ve devlet teşviklerinin tek noktadan takibi ve koordinasyonunu sağlanmalı. Beşincisi de yatırımların önünü açabilmek üzere yatırım yeri sorununu çözmeliyiz.”

“İç Anadolu- Doğu Akdeniz kuşağında yeni bir sanayi havzası planlanmalı”

Sanayi yatırımlarının ülkenin yüzölçümü içindeki paylarına dikkati çeken Hisarcıklıoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

” Almanya’da yüzde 4, İtalya’da yüzde 2,8, OECD ortalaması bile yüzde 2,4. Bizde ise sadece binde 3. Sanayimiz, küresel rekabette ayakta kalabilmek için, dünyadaki rakiplerinin onda biri kadar bir alanda faaliyet gösteriyor. Sanayi arazilerinin artırılasına ilişkin bir master plan hazırlanmalı ve arsa alımıyla bina inşaatına ilişkin finansman çözümleri geliştirilmeli. Böylece sanayicimiz kısıtlı sermayesini daha verimli alanlarda yatırım yaparak değerlendirmeli. Yine bu kapsamda İç Anadolu-Doğu Akdeniz kuşağında yeni bir sanayi havzası planlanmalı.”

“Bakanlarımızın icracı ve reformcu iş yapma tarzına güveniyoruz”

Hisarcıklıoğlu, geçen yıl “asrın felaketi” olarak kabul edilen çok büyük bir deprem yaşandığını anımsatarak, “Yeni sanayi havzasıyla, bir taraftan Marmara’daki riski azaltabilir, aynı zamanda da yüksek teknolojili ve daha büyük katma değerli yatırımlar için Marmara’da alan açabiliriz.” diye konuştu.

İş dünyası olarak her şeyden önce öngörülebilirlik istediklerinin, geleceğe dair yol haritası beklediklerinin altını çizen Hisarcıklıoğlu, sözlerini şöyle tamamladı:

“İş planları yapmak ve güven içinde ilerlemek üzere, Cumhurbaşkanı Yardımcı’mız Sayın Cevdet Yılmaz’ın liderliğinde hazırlanan Orta Vadeli Program’ın da gayet önemli olduğunu düşünüyoruz. Sağ olsun kendisi de istişareye ve ortak akla her zaman önem veren biri olarak, bu konu da dahil, her zaman bizlerle bir araya geldi, görüş ve önerilerimizi aldı.

Biz; koşmaya, çalışmaya, üretmeye hazırız. Allah’ın izniyle tüm sıkıntıları aşacak, yola devam edeceğiz. Ülkemizi daha güçlü, daha zengin, daha müreffeh yapmak için üretmeyi, emek vermeyi sürdüreceğiz.”

Şura, açılış konuşmalarından sonra basına kapalı devam etti.

]]>
https://www.haber28.com.tr/tobb-baskani-hisarciklioglu-kobilere-destek-verilmeli-finansman-imkanlari-saglanmali/feed/ 0
Antalya’da ‘Sanayide Kadın Eli’ Projesi İle İşsizlik Azalıyor https://www.haber28.com.tr/antalyada-sanayide-kadin-eli-projesi-ile-issizlik-azaliyor/ https://www.haber28.com.tr/antalyada-sanayide-kadin-eli-projesi-ile-issizlik-azaliyor/#respond Thu, 21 Mar 2024 22:12:06 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=10904 Antalya’da birçok iş kolunda ara eleman sorununa çözüm için geliştirilen ‘Sanayide Kadın Eli’ projesi sonuç vermeye başladı. Antalya Organize Sanayi Bölgesi’nde 5 ülkeye ihracat yapan bir fabrika, ev hanımları ve genç kızlara yönelerek eğitim almalarını sağladı, ardından fabrikada kaynakçı, paketlemeci, montajcı, boyacı ve pres operatörü olarak çalıştırmaya başladı. Firmanın yönetim kurulu başkanı, “Önce paketleme bölümünde denedik, daha sonra kadınlarımızın çalışmalarındaki performans bizi son derece mutlu etti. Arkasından diğer birimlerde kadınlarımızı çalıştırmaya başladık. Bu süreç öyle bir noktaya geldi ki, artık kadının olduğu her ortamda hem disiplin hem nezaket hem saygı hem de verimliliğin arttığını gördük” dedi.

Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) ile Antalya Organize Sanayi Bölgesi’nin (AOSB) ortaklaşa yürüttüğü ‘Sanayide Kadın Eli Projesi’ meyvelerini vermeye başladı. Ev kadını onlarca kadın, farklı alanlardaki fabrikalarda kaynakçı, paketlemeci, montajcı, boyacı ve pres operatörü olarak çalışmaya başladı.

“Eleman alırken ilk tercihi kadın olarak seçiyoruz”

AOSB’de faaliyet gösteren ve 5 ülkeye ihracat yapan bir firmanın Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Erdem, “Fabrikada şu an itibarıyla 300-320 civarında çalışanımız var. Antalya turizm bölgesi, özellikle Nisan ve Mayıs aylarıyla birlikte turizme kayabiliyor. Böyle olunca yetiştirdiğiniz insanları bu sefer kaybediyorsunuz. Çok yoğun bir çalışan firma olmamız nedeniyle insan bulmakta zorluk çekiyoruz. Bir deneme yapalım istedik ve tüm çevre köylerden çalışma niyeti olan genç kızlarımızı ve kadınlarımızı davet ettik. Önce paketleme bölümünde denedik, daha sonra kadınlarımızın çalışmalarındaki performans bizi son derece mutlu etti. Arkasından diğer birimlerde kadınlarımızı çalıştırmaya başladık. Bu süreç öyle bir noktaya geldi ki, artık kadının olduğu her ortamda hem disiplin hem nezaket hem saygı hem de verimliliğin arttığını gördük. Kadınlarımız erkeklerden çok daha gayretli, istekli ve verimli çalışmaya başladı. Kadın sayımızı peyderpey artırmaya başladık. Artık şimdi eleman alırken ilk tercihi kadın olarak seçiyoruz” ifadelerine yer verdi.

“Her işi başarabileceğimizi düşündüğüm için çok korkmadım”

Bakım evinde çalışırken sanayide çalışma kararı aldığını belirten pres operatörü Enise Örün, “Kadın olarak her işi başarabileceğimizi düşündüğüm için çok korkmadım. Preste çalışıyorum. Zor tarafı var ama insan isteyince her işi yapabiliyor” dedi.

Paketleme personeli olarak işe başlayıp ardından yönetici konumuna yükselen Leyla Özgü Doğruparmak da, “Arkadaşım burada çalışıyordu, o önerdi. İlk başlarda çevremden gelen tepkiler nedeniyle çekinmiştim. Ancak şu an kadının elinin değdiği her şey güzelleşiyor” diye konuştu.

“Kadının yapamayacağı iş yok”

Ev hanımlığından sıkılıp iş hayatına atılan ve şu anda kaynakçılık yapan Belkıs Korkmaz, “Evde boş durmaktan canım sıkıldı. Preste çalışıyordum, şimdi kaynakçıyım. Hiç zorlanmıyorum. Kadının yapamayacağı iş yok” diye konuştu.

Firmada boyacılık yapan Gülten Aslantaş ise, “2 senedir burada çalışıyorum. Her konuda güveniyorum kendime ve işimi severek yapıyorum. Emekli olana kadar çalışacağım” ifadelerini kullandı. – ANTALYA

]]>
https://www.haber28.com.tr/antalyada-sanayide-kadin-eli-projesi-ile-issizlik-azaliyor/feed/ 0
DOSYA HABER/ HAVACILIĞIN ALTIN ÇAĞI-GÖRÜŞ- Türkiye’nin akıllı gücü: Milli muharip uçak https://www.haber28.com.tr/dosya-haber-havaciligin-altin-cagi-gorus-turkiyenin-akilli-gucu-milli-muharip-ucak/ https://www.haber28.com.tr/dosya-haber-havaciligin-altin-cagi-gorus-turkiyenin-akilli-gucu-milli-muharip-ucak/#respond Thu, 21 Mar 2024 07:48:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=10875 Doç. Dr. Merve Seren, KAAN’ın Türk dış politikasına etkisini ve Türk savunma teknolojilerindeki dönüm noktalarını AA Analiz için kaleme aldı.

***

Takvim yaprakları 2015 Ocak ayını gösterdiğinde Savunma Sanayii İcra Komitesi (SSİK) toplantısında tarihi bir karar alındı. İlgili karar ile Türkiye’nin Milli Muharip Uçağı (MMU) Geliştirme Projesi’nin ön tasarım fazının başlatılmasına hükmedildi. Hemen ertesi ayda TUSAŞ, Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) ve Hava Kuvvetleri Komutanlığından oluşan MMU Program Yönetim Ofisinin kurulması çalışmaları başlatıldı. 2016 Ağustos’unda TUSAŞ ve SSB arasında “Ön Tasarım Fazı” sözleşmesi imzalanırken; Eylül 2018 itibarıyla MMU Geliştirilmesi Projesi’ne bilfiil start verildi. Aynı tarihlerde eski ABD Başkanı Donald Trump yönetimi, gerek ABD Kongresi’nde gerekse diğer NATO müttefikleriyle Ankara’yı nasıl, ne kadar süreliğine ve hangi düzeyde cezalandırılacaklarına dair yoğun bir diplomasi trafiği yürütüyordu. Zira Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, 25 Temmuz 2017’de “S-400” tedarik etmek için bir anlaşma imzaladı. Böylece Türkiye, soğuk savaştan sonra envanterine Rus sistemleri katan ilk NATO ülkesi olacaktı. Tabii ne ABD ne de NATO müttefikleri Ankara’nın bu kararı almasının arkasındaki hata payını kendilerinde aramadılar. Mevzunun nasıl bu noktaya evrildiğini sorgulamadan direkt caydırıcılık politikasından cezalandırma stratejisine yöneldiler. Oysa NATO ülkeleri, etrafı füze envanteriyle çevrili olan ve Suriye’den gelen hava tehdidinin ziyadesiyle arttığı bir dönemde yapay bahanelerle Türkiye’den Patriot sistemlerini çekme kararı alarak yine Ankara’nın 2010’da duyurduğu ve sürüncemede kalan T-LORAMIDS ihalesindeki istekleri karşılamaktan hep uzak durdular.

Devler ligine çıkma projesi: KAAN

Neticede Türkiye, on yıllardır süregiden tek kaynak bağımlılığının yarattığı “güvenlik boşluğundan” kurtulmak için bazı kararlar vermek zorundaydı. Bunlardan birincisi, S-400’ün yanı sıra kendisine ait katmanlı bir hava ve füze savunma sistemi geliştirmekti ki, bu sayede HİSAR-A, HİSAR-O ve SİPER doğdu. Diğer taraftan Ankara, savunma kadar caydırıcılığın da önemli olduğu bilinciyle helikopter ve İHA projelerinden sonra havacılıkta bir üst segmente geçme kararı aldı. Böylece HÜRKUŞ, HÜRJET ve MMU projelerinin hayata geçirilme sürecine tanıklık edilirken TUSAŞ’ın proje yelpazesi, dış politikadaki gelişmelere ve Türk Silahlı Kuvetlerinin (TSK) ihtiyaçlarına binaen hem çeşitlendi hem de büyük bir ivme yakaladı. Türkiye, savunma sanayinde stratejik özerkliği (en azından asli unsurlarda) kazanma çabası sarf edip tüm hızıyla yerli ve milli projelere odaklanırken Washington’dan pek şaşırtmayan bir karar çıktı. Beyaz Saray, 2020 Aralık’ında tarihsel bir kopuşun altına imza atarak, ilk defa bir NATO müttefikini CAATSA yaptırımlarına dahil etti. Ertesi yıl, 2’nci bir tarihi karar uygulamaya konuldu ve Türkiye’nin F-35 projesinden resmi olarak çıkartıldığı duyuruldu.

Söz konusu olaylar silsilesi içerisinde TUSAŞ, mühendislik odağının büyük bir bölümünü MMU’ya aktardı. Zira MMU, şu ana kadar Türk savunma sanayinin sadece en büyük bütçeli yatırımı değil; aynı zamanda mühendislikte devler ligine çıkma projesiydi. Bu bağlamda idarecisi, mühendisi ve teknisyeni ile dev bir kadro gece gündüz demeden MMU projesine adanmış bir serüvene dahil oldular. Kimilerine göre bu serüven gereksiz kimilerine göre ise imkansız bir hayalden ibaretti. Hatta TUSAŞ Genel Müdürü Prof. Dr. Temel Kotil, ilk test uçuşu için tarihi 2 kez öne çekerek “2024’e hazır olacağız” dediğinde, birçoğunun yüzünde alaycı bir tebessüm belirmişti. Oysa MMU Proje Ofisi ekibi hedeflerine odaklanarak süreci emin adımlarla ilerletiyorlardı. 2021 yılı Mayıs ve Temmuz aylarında “Ön Tasarım Gözden Geçirme” ve “Kritik Tasarım Gözden Geçirme Toplantısı” akabinde kasım ayında “İlk Metal Kesimi” gerçekleşerek büyük bir heyecan yaşandı. 2022 yılında ise “Üretim Hattının tamamlanması”, “Nihai Montaj Hattı Başlangıcı” ve “Uçağın İniş Takımları üzerine alınması” safhaları hayata geçirildi. 2023 yılında tüm gözler MMU projesindeydi; zira herkes 2024’te MMU’nun gökyüzüyle buluşup buluşmayacağını merak ediyordu. 2023 yılı yoğun fakat verimli bir yıl oldu. Ocak, şubat ve mart aylarında peşi sıra “Test Hazırlık Gözden Geçirme”, “Hangardan Çıkış ve İlk Motor Çalıştırma” ve “İlk Taksi Faaliyeti” safhaları başarıyla tamamlandı ve eylülde “Yer Testlerinin Başlaması” gerçekleştirildi.

Müstakil oyuncu: Türkiye

21 Şubat 2024 ise sadece MMU Projesi’nde değil Türk dış, güvenlik ve savunma politikaları açısından da büyük bir kırılma yarattı. KAAN’ın geliştirme test uçağı ilk uçuşu başarıyla tamamlanırken Türkiye, imkansız gibi görülenlerin imkansız olmadığını bir kez daha bütün dünyaya gösterdi. Birincisi, 2000’li yıllarda siyasi istikrar ve motivasyon sayesinde başlatılan Milli Teknoloji Hamlesi ile teknik insan kaynağındaki yetkinliğin ürünlere dönüştürülmesi sağlandı. Bu anlamda TUSAŞ, 1980’li yıllardan bugüne uzanan süre zarfında havacılık sanayinde biriktirdiği bilgi ve tecrübeyi bir kez daha somut çıktısıyla ortaya koydu ve KAAN doğdu. Her bir üründe kazanılan deneyim, diğer ürüne referans ve altyapı teşkil etti. Örneğin HÜRKUŞ ve HÜRJET projeleri olmasaydı, MMU olabilir miydi? 2000’li yılların başında 2 bin civarı olan TUSAŞ insan kaynağı, bugün 17 bine yükseldi. MMU projesinde başta 27 kişi çalışırken mevcut durumda projede tam zamanlı olarak çalışan kişi sayısı 2 bine ulaştı. Böylece Türkiye, savunma sanayinde daha zengin bir insan sermayesine, Kotil’in tabiriyle “stratejik varlığına” kavuştu. Bu sermaye sayesinde TSK’nın ihtiyaçlarını yerli imkanlarla karşılama oranı yüzde 70’leri geçerken savunma sanayindeki millilik, operasyonel esneklik açısından temel kazanç oldu. Türkiye operasyonel bağımsızlığa doğru ilerledikçe, Ankara’nın askeri ve savunma diplomasisindeki tutumu ve buna bağlı olarak dış politikadaki pozisyonu değişti.

İkincisi, Türkiye zamanla TSK’nın ihtiyaçlarını karşılama odaklı bir savunma sanayi politikasının sınırlılıklarından kurtuldu. Savunma sanayi, salt gider değil, aynı zamanda bir gelir kalemine dönüştü. Türkiye, küresel savunma pazarına bir “alt yüklenici” ya da “proje ortağı” statüsünde değil; “müstakil bir oyuncu” olarak dahil oldu. Öyle ki Türkiye’nin savunma pazarına girişi, sadece kendi güvenlik ortamını değil; aynı zamanda diğer devletler arasında cereyan eden çatışma ve savaşların seyrini de değiştirdi. Bu anlamda Karabağ ve Ukrayna, Türk savunma sanayinin rüşdünü ispat ettiği muharebe alanları olarak dünyanın dikkatini çekti. Her bir müşteri, bir diğer müşteriye referans teşkil ederken TUSAŞ’ın müşteri yelpazesi farklı kıtalara yayıldı. Ancak yurt dışına sadece TUSAŞ açılmadı; TUSAŞ’ın projelerinde görev alan alt yükleniciler ve yardımcı sanayi firmaları da yurt içi ve yurt dışı satışlardan ziyadesiyle beslendi ve beslendikçe büyüdü. Sadece KAAN projesinde alt sistem tedariki ve hizmet alımında 20 uçak üretiminde 100’ün üzerinde Türk yardımcı sanayi firması görevlendirildi. Böylece özelde TUSAŞ genelde Türk savunma sanayi, potansiyeli yüksek bir ihracat kalemi ve aynı zamanda önemli bir diplomasi enstrümanına dönüştüler.

Üçüncüsü, 2000’li yılları müteakip Türk savunma sanayinin gelişim serüveninde multidisipliner bir yaklaşıma şahitlik edildi. Bu bağlamda, savunma sanayi Türkiye’nin defansif gereksinimleri kadar ofansif gücünü ortaya koyan bir caydırıcılık unsuru haline evirildi. Keza Türk savunma sanayi, gerek savaş gerekse barış zamanında finanse edilmesi icap eden önemli bir teknoloji yatırımı olarak kıymetlendirildi. Bu nedenledir ki, Suriye iç savaşı gibi cari tehditlerin olmadığı bir ortamda dahi savunma sanayi ekosisteminin kendi çarkını döndürebileceği bir yapıya kavuşturulması öncelendi. Diğer bir izahla Ankara, gerek askeri gerekse sivil kullanım maksatlarına yönelik Milli Teknoloji Hamlesi’ni başlattı ve bunu tabanda tüm sektörlere yayacak bir mekanizmanın inşasını teşvik etti. Sonuç itibarıyla TUSAŞ’ın KAAN’ı ülkenin sadece askeri caydırıcılığı ve muharip yetenekleri açısından bir “sert güç” enstrümanı olarak atfedilmemelidir. Aksine TUSAŞ’ın havacılık sanayindeki ürün yelpazesinin tümü Türkiye’nin “akıllı güç” envanterinin teşekkülleridir. Geliştirilen tüm platformlar; kuvvet hazırlama seviyesi, operasyonel esneklik, dış politikada bağımsız karar alma ve icra seviyesi, geleneksel ve geleneksel olmayan diplomasi ögeleri, savunma ekonomisi, teknoloji yatırımı, ihracat kalemleri, eğitim politikası, zengin ve nitelikli insan gücü, sosyokültürel değişim gibi birçok hususta dönüştürücü etkilere haizdirler.

[Doç. Dr. Merve Seren, Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Öğretim Üyesidir.]

Makalelerdeki fikirler yazarına aittir ve Anadolu Ajansının editöryal politikasını yansıtmayabilir.

]]>
https://www.haber28.com.tr/dosya-haber-havaciligin-altin-cagi-gorus-turkiyenin-akilli-gucu-milli-muharip-ucak/feed/ 0
Sanayi ve Teknoloji Bakanı: Son 22 yılda 856 yatırım teşvik belgesi düzenlendi https://www.haber28.com.tr/sanayi-ve-teknoloji-bakani-son-22-yilda-856-yatirim-tesvik-belgesi-duzenlendi/ https://www.haber28.com.tr/sanayi-ve-teknoloji-bakani-son-22-yilda-856-yatirim-tesvik-belgesi-duzenlendi/#respond Tue, 19 Mar 2024 22:36:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=10614 Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, “Son 22 yılda 91 milyar lira tutarında sabit yatırım için 856 yatırım teşvik belgesi düzenledik. 31 bin 300’den fazla nitelikli istihdamın önünü açtık.” dedi.

NG Kütahya Seramik 100. Yıl Fabrikaları Açılış Töreni, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla yapıldı.

Kacır, buradaki konuşmasında, tesisin, yenilenebilir enerji ve dijital altyapısı, döngüsel ekonomi yaklaşımıyla sektörün yeni nesil sanayi tesislerinden olduğuna dikkati çekti.

Son 22 yılda Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğinde ülke tarihine istikrar kazandırıldığını dile getiren Kacır, dünyanın kriz üstüne kriz yaşadığı bir dönemde, yarım asır sonrasına ışık tutan vizyon projelerin hayata geçirildiğini söyledi.

Bakan Kacır, ulaştırmadan eğitime, sağlıktan çevre ve şehirciliğe kadar her alanda bu vatanın her karış toprağı yatırımlarla ilmek ilmek dokunarak Türkiye’ye çağ atlatıldığını ifade etti.

Siyasi istikrarla tahkim edilen ekonomik istikrar iklimiyle sanayide ve teknolojide muazzam bir atılım gerçekleştirdiklerinin altını çizen Kacır, şöyle devam etti:

“Zat-ı alinizin güçlü liderliğinde son 22 yılda askeri insansız hava aracı üretiminde dünyada lider, ticari araç, güneş paneli, beyaz eşya, çimento üretiminde Avrupa’da birinci Türkiye’yi inşa ettik. Savunma sanayisinde ülkemizi liderliğe taşıyan yeni nesil endüstri politikasını sivil alana taşıyarak yeni nesil elektrikli ve akıllı milli otomobilimiz Togg’u başarıyla yollara çıkardık. Şimdi Türkiye Yüzyılı’nda, Milli Teknoloji Hamlesi’ni gerçekleştirerek ekonomik ve siyasi bağımsızlığımızı tahkim etmek üzere sanayide ve teknolojide yeni atılımlar gerçekleştiriyoruz. 81 şehrimizi de yeni eserlerle, hizmetlerle buluşturuyoruz.”

“Türkiye Yüzyılı’nın parlayan yıldızı”

Kacır, “Halka hizmet Hakk’a hizmettir” şiarıyla yatırım teşvikleri, sanayi alanları, KOBİ’lere sağladıkları imkanlar ve bölgesel kalkınma projeleriyle Kütahya’yı Türkiye Yüzyılı’nın parlayan yıldızı haline getirdiklerini söyledi.

Kütahya sanayisinin gelişiminde şehrin ihracatının yüzde 60’ını, imalat sanayi istihdamının yüzde 40’ını gerçekleştiren seramik sektörünün öneminin büyük olduğunu belirten Kacır, şunları ifade etti:

“Son 22 yılda 91 milyar lira tutarında sabit yatırım için 856 yatırım teşvik belgesi düzenledik. 31 bin 300’den fazla nitelikli istihdamın önünü açtık. KOSGEB destek programlarımızla KOBİ’lerimize can suyu olduk. 22 yıl önce Kütahya’da KOSGEB desteklerinden yararlanan KOBİ’lerin sayısı iki elin parmağını geçmiyorken AK Parti döneminde bu sayıyı 895 milyon lira destekle 8 bin 500’e çıkardık. Zafer Kalkınma Ajansı’mız ile şehrimizde 398 projeye 841 milyon lira destek verdik. Şehrimize, katma değer ve teknoloji odaklı kalkınmayı hızlandırmak için 1 teknopark, 9 AR-GE ve 2 tasarım merkezi kazandırdık. Kütahya’mıza son 22 yılda 3 yeni OSB kazandırdık. OSB’lerimizdeki istihdamı 1200’den 25 binin üzerine taşıdık.”

“Türkiye, seramik karo ihracatında Avrupa’da üçüncü”

Kacır, sektörün yerli girdi oranı en yüksek sektörlerinden biri olması ve net ihracatçı konumunda bulunması sebebiyle aynı zamanda Türkiye’nin yatırım, istihdam, üretim ve ihracat rotasında stratejik öneme sahip olduğunu belirtti.

Yalıtım malzemeleri, havacılık ve uzay gibi birçok yüksek teknoloji sahasında seramiğin yenilikçi kullanımının geleceğin teknolojilerine kapı araladığını vurgulayan Kacır, şöyle dedi:

“Toplam yatırım tutarı 85,6 milyar lirayı aşan 493 yatırımı desteklediğimiz seramik sektörümüz dünyada söz sahibi bir konuma erişti. Bugün Türkiye, seramik karo ihracatında Avrupa’nın üçüncü, dünyanın beşinci ülkesidir, seramik sağlık gereçleri ihracatında Avrupa’nın birincisidir. Sektörümüz giderek artan üretim kapasitesi, modern teknoloji ve çevre yatırımları, tasarım ve kalite odaklı yaklaşımıyla önümüzdeki yıllarda daha üst sıralarda kendine yer bulacak. Bugün açılışını gerçekleştirdiğimiz yeni fabrikamız da inşallah sektörümüzün, Kütahya’mızın yatırım ve istihdam odaklı büyüme yolculuğuna katkı sağlayacak.”

28 Şubat mesajı

Bakan Kacır, bu günün, bu ülkenin evlatlarının eğitim ve ilim öğrenme haklarından, devletlerine hizmet etme imkanından mahrum bırakıldığı, yatırımlarla ülkelerini büyütmek için çabalayan iş insanlarının önlerinin kesildiği, sermayenin renklerle tarif edilerek ayrıştırıldığı ve 1000 yıl sürecek zannedilen “postmodern darbenin” yıl dönümü olduğuna işaret etti.

“Ev sahibinin üzerine kapıyı kapadığını zanneden kendisi dışarda kalırmış” diyen Kacır, şunları kaydetti:

“Hamdolsun liderliğinizde (Cumhurbaşkanı Erdoğan) o günler geride kaldı. Bugün bu ülkede herkes birinci sınıf vatandaş. Bizler gösterdiğiniz hedef doğrultusunda hiçbir ayrım yapmadan taş üstüne taş koyan herkesin yanında olmaya, yatırımcıların önünü açmaya devam ediyoruz. Türkiye’mizin kalkınması için alın ve akıl terini esirgemeyen herkesin destekçisi olacağız.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/sanayi-ve-teknoloji-bakani-son-22-yilda-856-yatirim-tesvik-belgesi-duzenlendi/feed/ 0
Hamza Dağ, İzmir’de iş dünyası temsilcileriyle bir araya geldi https://www.haber28.com.tr/hamza-dag-izmirde-is-dunyasi-temsilcileriyle-bir-araya-geldi/ https://www.haber28.com.tr/hamza-dag-izmirde-is-dunyasi-temsilcileriyle-bir-araya-geldi/#respond Mon, 18 Mar 2024 07:24:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=10414 AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Cumhur İttifakı İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Hamza Dağ, Ege Sanayici ve İşadamları Derneği 36. Yüksek İstişare Konseyi Toplantısı’nda iş dünyası temsilcileriyle bir araya geldi.

Ege Sanayici ve İşadamları Derneği (ESİAD) tarafından gerçekleştirilen 36. Yüksek İstişare Konseyi Toplantısı, İzmir’de bulunan bir otelin seminer salonunda gerçekleştirildi. ESİAD Yönetim Kurulu Başkanı Sibel Zorlu, ESİAD Yüksek İstişare Konseyi Başkanı Sıtkı Şükürer’in ev sahipliği yaptığı toplantıya AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Cumhur İttifakı İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Hamza Dağ ile AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, milletvekilleri ve iş dünyası temsilcileri katıldı. Toplantıda konuşma yapan ESİAD Yönetim Kurulu Başkanı Sibel Zorlu, “İzmir, başlı başına bir ekosistem oluşturma yolunda hızla ilerliyor. Bu ekosistemi her açından besleyen, ihtiyaçlarına cevap sunacak kent oluşturulması gerekiyor. Bu kapsamda sürdürülebilirlik kavramının anahtar görevi görmesi gerektiğine inanıyorum. Avrupa Yeşil Mutabakatına uyum iş dünyasının uluslararası rekabet gücü için ne kadar önemliyse yaşanabilir kentler için de o kadar önemli” diye konuşurken, ESİAD Yüksek İstişare Konseyi Başkanı Sıtkı Şükürer ise “Sosyal belediyecilik anlayışını, akut ihtiyaç gösteren yatırımların hemen yanında tutunuz. Bu salonda bulunan herkes böyle bir anlayışı gönülden destekleyecektir. Siyaseti meslek edinmiş ve kamu imkanlarından yararlanarak geçimini bu esas üzerinden temin etmeye çalışan her seviyedeki insanları, mümkünse belediyemizden temizlemeye çalışın. Bu kentin en büyük organizasyonunu yönetecek kişiler olarak, yöneticilerinizi seçerken, siyasi yol arkadaşlığını tek kriter olarak almayın, yanı sıra; ahbap ve akraba kayırmacılığına lütfen geçit vermeyin. Liyakat hep en önemli tercih sebebiniz olsun” açıklamasında bulundu.

Dağ: “7-24 ulaşabileceğiniz bir belediye göreceksiniz”

Toplantıda söz alan Cumhur İttifakı İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Hamza Dağ, başkan seçildiği takdirde 7 gün 24 saat ulaşılabilir bir belediye olacaklarının sözünü verdi. Dağ, kürsüdeki açıklamasında şu sözlere yer verdi: “Bilişimi, yenilebilir enerjiyi ve sağlık turizmini şehrimizin ekonomisini büyütecek 3 stratejik alan olarak görüyoruz. ‘Serbest Teknoloji Parkı Projesi’yle, Alsancak Limanı’nın arka alanını, İzmir’in ilk sanayi sitelerinin bulunduğu, endüstriyel mirasın zenginleştirdiği bir bölgeyi, teknoloji ve inovasyonun merkezi haline getireceğiz. Robotik ve kodlama atölyeleri, oyun ve animasyon teknolojileri, yazılım geliştirme ve girişimcilik merkezleriyle beş yıl sonra yazılım dünyasında İzmirli gençlerimizin imzasını, izini göreceğiz. 500 milyon TL bütçe ile kuracağımız İzmir Girişim Sermaye Fonu, denizcilikten tarım teknolojilerine, akıllı şehircilik yazılımlarına kadar geniş bir yelpazede yenilikçi iş fikirlerine finansal destek sağlayacak. “Yeni İşim, İlk Ofisim” programı ile, girişimci ruhu olan gençlere, işlerini kurmaları için gerekli olan ilk adımlarda destek olacağız. İzmir, gelişmiş bir rüzgar enerjisi ekipmanı sanayisine de ev sahipliği yapmaktadır. Bu alanda ihtisaslaşmış sanayi bölgeleri oluşturacağız. Çandarlı Limanı ve art alanı, bu sanayiye hizmet verecek şekilde hayata geçireceğiz. Bizim turizm konusunda diğer şehirlere oranla geride olduğumuzu kabul etmemiz lazım. Ülkemize gelen sağlık turistlerini İzmir’e çekmek hedeflerimizden biri olacak. Amacımız, İzmir’i ve bölgemizi sadece ticaretin merkezi değil kültürel ve turistik bir merkez haline getireceğine inanıyoruz. İzmir’in her bir sokağında, her bir meydanında yaşanan canlılık, şehrimizin ticaretine ve sosyal hayatına yeni bir soluk getirecek. Çıktığımız bu yolda ortak akıldan vazgeçmeyecek, toplumun her bir paydaşıyla istişare halinde olacağız. Sizleri de iş insanlarımız, sanayicilerimiz olarak her daim desteğini beklediğimiz yol arkadaşlarımız olarak görüyoruz. Söz veriyoruz. 1 Nisan’dan itibaren 7 gün 24 saat ulaşabileceğiniz bir İzmir Büyükşehir Belediyesi göreceksiniz.”

Basmane Çukuru açıklaması

Konuşmaların ardından Ege Sanayicileri ve İşadamları Derneği (ESİAD) Yüksek İstişare Kurulu üyelerinin toplantısına katılan Hamza Dağ, iş dünyası temsilcilerinin merak ettiği sorulara yanıt verdi. Basmane Çukuru’nun geleceği hakkında konuşan Dağ, kamuoyunda ‘Basmane Çukuru’ olarak bilinen İzmir’deki arsayla ilgili soru üzerine, “Basmane Çukuruyla ilgili biz de aracı olduk, Büyükşehir Başkanı TMSF ile görüşmeler yaptı. Merkezi yönetimle bunu çözeceğiz. Kafamızda bir formül var. Çözen belediye başkanı olarak tarihe geçeceğim. Yüksek bir bina yapmayacağız. Kamu binalarını, büyükşehir binası da dahil olmak üzere, orada yapabiliriz. Belediye, emniyet, SGK il müdürlüğünü oraya alırız. Merkez bankasını da oraya alabiliriz” ifadelerini kullandı. Dağ, yapılan gökdelenlerle ilgili soru üzerine de gökdelenleri kendilerinin planlamadığını söyleyerek su, kanalizasyon ve trafikle ilgili atılması gereken adımlar olduğunu, onların da projeleri arasında olduğunu söyledi.

“Brifingi daha önceden almış olurum”

Toplantıda gazetecilerin sorularını da cevaplayan Dağ, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı olduğunda İzmir’de dini vakıfların artırılması ve içki yasağı gibi uygulamalar yapılıp yapılmayacağı sorusuna “Ben Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na talibim, İl Müftülüğüne talip değilim” derken, Şükürer’in “İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, kamu hizmetlerindeki devamlılık esası ve proje birikimleri ile ilgili brief vermek istediğini söyledi” ifadesine, “Ayrı ayrı olmak şartıyla kendileriyle görüşmekten memnuniyet duyarım. 1 Nisan’dan sonra alacağım briefi en azından şimdiden almış olurum” yanıtını verdi. – İZMİR

]]>
https://www.haber28.com.tr/hamza-dag-izmirde-is-dunyasi-temsilcileriyle-bir-araya-geldi/feed/ 0
Ankara Sanayi Odası Şubat ayı Meclis Toplantısı gerçekleştirildi https://www.haber28.com.tr/ankara-sanayi-odasi-subat-ayi-meclis-toplantisi-gerceklestirildi/ https://www.haber28.com.tr/ankara-sanayi-odasi-subat-ayi-meclis-toplantisi-gerceklestirildi/#respond Mon, 18 Mar 2024 07:00:27 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=10408 Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç, şubat ayı Meclis Toplantısı’nda, “Sanayimiz Eskişehir ve İstanbul yolu akışında batıya doğru gelişiyor. Ne var ki çalışanlarımızı her gün şehrimizin doğusundan batısına taşımak zorunda kalıyoruz” dedi.

Ankara Sanayi Odası Şubat ayı Meclis Toplantısı, Zafer Çağlayan Meclis Salonu’nda gerçekleştirildi. Toplantıda sanayicinin sorunları, Ar-Ge çalışmalarına verilen destekler, dijitalleşme, döviz kuru, kredi kartı limitleri, işgücü sıkıntısı ve Merkez Bankası’nın faiz politikası konuları masaya yatırıldı. ASO Başkanı Ardıç, gündemlerinde Merkez Bankası Başkanı değişikliği sonrası sıkılaştırma politikalarının devam edip etmeyeceği ve yerel seçimler olduğunu söyledi. Kızıldeniz’de yaşanan gerginlikler dolayısıyla tedarik zincirinin kırıldığını belirten Ardıç, gelişmiş ekonomilerde enflasyonun beklentilerin üzerinde kalmasının risk ve belirsizlik algısını yüksek tuttuğunu ifade etti.

“Dünyada makroekonomik değişkenlikler büyümeyi zayıflatmaktadır”

Küresel ekonomide sıkılaştırıcı politikaların da etkisiyle her geçen gün ekonomik yavaşlama sinyalleri ve uluslararası ticarette zayıflamalar olduğuna işaret eden Ardıç, “Dünyada ve ülkemizde makroekonomik değişkenleri olumsuz yönde etkileyerek büyümeyi zayıflatmaktadır. Son gelen büyüme verileri Japonya ve İngiltere’nin teknik olarak resesyona girdiğini gösterirken, Japonya’nın resesyona girmesiyle dünyanın en büyük üçüncü ekonomisi unvanını Almanya aldı” diye konuştu.

Merkez Bankasının geçen hafta faiz artışı döngüsünü sonlandırarak, yüzde 45 seviyesinde bıraktığına dikkati çeken Ardıç, gelecek dönemde de enflasyondaki gelişimin çok yakından takip edilerek, uygun politika seçeneklerinin kararlılıkla uygulanmasını beklediklerini bildirdi.

“Fiyatlama davranışında ciddi irrasyonel bir durum söz konusu”

Enflasyonla mücadelenin kararlılıkla devam ettirilmesi gerektiğini dile getiren Ardıç, şunları kaydetti:

“Aksi halde bu zamana kadar katlandığımız maliyetlerin boşa gitme ihtimali bulunmaktadır. Acı tecrübelerimiz göstermiştir ki enflasyonu kontrol altına almadan attığımız adımlar maalesef makroekonomide dengelenmeyi sağlayamıyor. Mevcut durumda parasal aktarım mekanizması iç tüketimi kıramıyor. Gelişmiş ülkelerin merkez bankaları faiz politikası ile bunu rahatça kırıp enflasyonu aşağıya çekebilirken, biz çekemiyoruz. Fiyatlama davranışında ciddi irrasyonel bir durum söz konusu.”

“Maliye politikasında yeterince sıkılaştırma yapılamadığını görüyoruz”

İç tüketimin söz konusu faiz seviyesine göre görece yüksek seyrettiğini belirten Ardıç, “Hem arz, hem talep kaynaklı enflasyonist etkiler var olmaya devam ediyor. Sıkı para politikasıyla enflasyonun talep tarafıyla mücadele edilmeye çalışılırken, sıkı maliye politikasının da bu sürece eşlik etmesi gerekmektedir. Fakat maliye politikasında yeterince sıkılaştırma yapılamadığını görüyoruz. Diğer taraftan para politikasında ne kadar sıkılaştığımız da tartışmalı” ifadelerini kullandı.

“Verimsiz harcamaların azaltılması iş dünyası olarak beklentimizdir”

Türkiye’nin para arzının yıllık yaklaşık yüzde 65’in üzerinde artışa devam ettiğini söyleyen Ardıç, “Gelir artırıcı vergisel tedbirler yürürlüğe konulurken, harcama azaltıcı tedbirleri maalesef göremediğimizi belirtmek isterim. Kamu harcamalarının rasyonel gerekçelere dayanan, etkinlik ve verimlilik çerçevesinde gözden geçirilmesi ve bir plan dahilinde verimsiz harcamaların azaltılması iş dünyası olarak beklentimizdir” ifadesini kullandı.

Enflasyonla mücadelede refah artışı ve sürdürülebilir bir büyüme için tek başına para politikasının yeterli olmadığını belirten Ardıç, bütünsel bir politika tercihinin ortaya konması gerektiğini dile getirdi.

“Yatırımların gayrisafi milli hasıla içindeki payı azalıyor”

Sanayicilerin mevcut ortamda orta ve uzun vadeli plan yapmakta zorlandığını anlatan Ardıç, yüksek enflasyon ve kredi maliyetlerinin yatırım iştahını azalttığına işaret ederek, şunları kaydetti:

“İş dünyasının uzun ve orta vadeli, dengeli bir strateji belirleyebilmesi için makroekonomik istikrarın ve güvenin sağlanması şarttır. Sıkı para politikasının getirdiği yüksek faiz maliyetleri nedeniyle yatırımlarda problem yaşıyoruz. Yatırımların gayrisafi milli hasıla içindeki payı azalıyor. Rekabet ettiğimiz ülkelerle karşılaştırdığımız zaman işçilik maliyetlerimiz yukarıda kalıyor. Asgari ücretin işverene maliyeti bin dolar seviyesine geldi. Bu durum yeni ihracat pazarlarına girişimizi zorlaştırıyor. Sanayimiz ağırlıklı olarak ithalata dayalı ihracat yaptığı için önümüzdeki dönemde bilançolarda gerekli döviz pozisyonuna ulaşamayacağız.”

“Kredi kartı ödemelerinde 500 bin lira sınırı konulması zorlamaktadır”

Sanayicilerin karşılaştığı sorunları dile getiren Ardıç, vergi ödeme sistemine dikkati çekerek, “Devletimizin toplumun ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla toplayacağı vergileri ödemek, biz mükelleflerin temel yükümlülüğüdür. Bu görev ve sorumluluktan kaçmıyoruz. Kredi kartının çok yaygın olarak kullanıldığı bu dönemde vergilerimizi kredi kartıyla ödememizden doğal bir durum yoktur. Ancak kredi kartı ödemelerinde 500 bin lira sınırı konulması yüksek enflasyon ortamında biz mükellefleri zorlamaktadır” ifadelerine yer verdi.

“EYT düzenlemesiyle ciddi bir işgücü sıkıntısı yaşanıyor”

Hazine ve Maliye Bakanlığından taleplerinin söz konusu kredi sınırının kaldırılması olduğunu belirten Ardıç, şöyle konuştu:

“Bu yapılamıyorsa da rakamın enflasyona göre güncellenmesi ve banka kartı ile ödemenin de sadece kamu bankaları üzerinden değil tüm bankalara yaygınlaştırılmasıdır. Değinmek istediğim bir başka konu da çalışma saatlerinin azaltılmasına yönelik bir düzenleme yapılacağı yönünde kamuoyuna yansıyan haberler. Sanayide hem beceri uyuşmazlığı nedeniyle hem de EYT düzenlemesiyle zaten ciddi bir işgücü sıkıntısı yaşanıyor. Mesai saatlerinin azaltılmasına yönelik bir düzenleme yapılması durumunda işçisizlik sorunu yaşarken bir de ilave işgücü ihtiyacı ortaya çıkacak. Alınacak kararda bu durumun dikkate alınacağını düşünüyorum.”

“İhracatçılar olarak öz eleştiri yapmak zorundayız”

İhracatta rekabet üstünlüğünü sağlayan tek faktörün kur artışları olmadığına işaret eden Ardıç, “Biz ihracatçılar olarak öz eleştiri yapmak zorundayız. Şapkamızı önümüze koyup düşünmeliyiz. Kur ile bir yere kadar avantaj sağlanırken, rekabetçi bir ihracat yapısına kavuşmak için faktör verimliliği, üretim faktörlerinin kalitesi, doğru ve uygun sanayi politikası, yerli ara ve sermaye malı kullanımı, öngörülebilirlik ve ölçek gibi unsurlarla gerçek anlamda rekabetçi bir yapıya ulaşılır” açıklamalarında bulundu.

Ar-Ge çalışmaları istenilen seviyede değil

Ar-Ge, dijitalleşme, inovasyon ve patent gibi konulara dikkati çeken Ardıç, “Türkiye’nin Ar-Ge harcamaları açısından uluslararası arenada rekabet edebilir bir konumda olması, ekonomik kalkınma ve sürdürülebilir büyüme açısından kritik öneme sahiptir. Ancak, mevcut veriler Türkiye’nin bu alanda henüz istenilen seviyede olmadığını göstermektedir” diye konuştu.

“Patent ve bilimsel makale sayıları sırlamasında OECD ülkeleri içerisinde son sıradayız”

Gayrisafi yurt içi hasıla içerisinde Ar-Ge harcaması oranının 2021 yılında yüzde 1.40, 2022 yılında ise yüzde 2.32 seviyesine gerilediğini anlatan Ankara Sanayi Odası Başkanı Seyit Ardıç, şu ifadelere yer verdi:

“Türkiye’nin Ar-Ge’ye ayırdığı pay ise Avrupa Birliği ortalamasının altında kalıyor. Diğer taraftan kişi başına patent ve bilimsel makale sayıları sıralamasında yine OECD ülkeleri içerisinde son sıradayız. Avrupa Patent Ofisi 2022 raporuna göre 1 milyon kişi başına düşen patent başvurusunda dünyada ilk sırayı bin 31 ile İsviçre alırken, ülkemiz 6,4 ile 42. sırada. Ülke olarak almamız gereken çok yol var.”

“Küresel İnovasyon Endeksi 2023 raporunda ülkemiz 39’uncu sıraya düştü”

Dijitalleşmede daha fazla yatırım yapılması gerektiğini belirten Ardıç, “Ülkemiz Dünya Dijital Rekabet Gücü sıralamasında 64 ülke arasında 2020 yılında 44. sıradayken, geçen yıl 53. sıraya geriledi. İnovasyon, yeni fikirlerin, teknolojilerin ve süreçlerin geliştirilmesini sağlarken, sanayi bu fikirleri hayata geçirerek ekonomik büyümeyi ve toplumsal refahı destekler. Lakin Küresel İnovasyon Endeksi 2023 raporunda ülkemiz, bir önceki yıla göre 2 basamak gerileyerek 132 ülke içinde 39’uncu sıraya düştü.”

“Çalışanlarımızı her gün şehrin doğusundan batısına taşıyoruz”

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ile sanayicinin sorunlarını her zaman konuştuklarını dile getiren Ardıç, problemlerini şöyle anlattı:

“Yağmur sularının Ankara Çayı’na deplasesi konusunda destek olacağınızı biliyor ve sizden bugün sözünü almak istiyoruz. Sanayi bölgelerinin oluşmasında yerel idarenin rolü her geçen gün daha büyük önem kazanmaktadır. Özellikle kuruluş, yer seçimi, planlama, kentsel hizmetlere ilişkin önemli süreçlerde belirleyicidir. Yerel yönetimlerin desteği, yeni sanayi bölgelerinin kurulmasına, sanayinin disipline edilmesine ve az gelişmiş bölgelerde yaygınlaştırılmasına önemli katkılar sağlamaktadır. Sanayimiz Eskişehir ve İstanbul yolu akışında batıya doğru gelişiyor. Ne var ki çalışanlarımızı her gün şehrimizin doğusundan batısına taşımak zorunda kalıyoruz.”

“Yeni bir ‘Ankara Çayı’ yapmamız gerekecek”

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ise yaptığı konuşmada, tüm organize sanayi bölgelerinin asfaltlarını tamamladıklarını kaydetti. Atatürk Orman Çiftliği’nden akan suyun tüm kapasitesiyle aktığına dikkati çeken Yavaş, “Ankara’nın içerisinden gelen İncesu dereleri karışamadı ve geri tepmeye başladı. Geri tepince Sıhhiye’den su çıkmaya başladı. Bizim Ankara Çayı haricinde yeni bir ‘Ankara Çayı’ yapmamız gerekecek” diye konuştu.

“18 milyon nüfusa yetecek imar verilmiş”

Çayyolu bölgesinin yüksek binalar ile beton tarlası olduğunu savunan Yavaş, şöyle konuştu:

“18 milyon nüfusa yetecek imar verilmiş. İmarını alan dağın tepesine binasını yapıyor ve kendisine alt yapı istiyor. İstediği yere alt yapıyı götürmek binadan daha pahalıya mal oluyor. Bu tür binalar yerleştiği zaman bunların atıkları nereye gidecek? Bu iklim değişikliği nedeniyle büyük tedbirler almamız gerekiyor.”

Yavaş, konuşmasının ardından ASO Meclis Üyelerinin sorularını yanıtladı. – ANKARA

]]>
https://www.haber28.com.tr/ankara-sanayi-odasi-subat-ayi-meclis-toplantisi-gerceklestirildi/feed/ 0
Sanayi ve Teknoloji Bakanı: Türk Havacılığı Altın Çağını Yaşıyor https://www.haber28.com.tr/sanayi-ve-teknoloji-bakani-turk-havaciligi-altin-cagini-yasiyor/ https://www.haber28.com.tr/sanayi-ve-teknoloji-bakani-turk-havaciligi-altin-cagini-yasiyor/#respond Sat, 16 Mar 2024 09:01:04 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=10124 Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, havacılık sektörünün; ana ve alt yüklenicileri, KOBİ’leri, araştırma kuruluşları, üniversiteleri, geliştirdiği özgün ürünleri ve ihracat potansiyeliyle ülkenin en önemli ve gelişim gösteren sektörlerinden biri haline geldiğini belirterek, “Bayraktar TB2, ANKA, AKINCI, AKSUNGUR, Bayraktar TB3, ANKA 2, ANKA 3, KIZILELMA, ATAK, GÖKBEY, HÜRKUŞ, HÜRJET ve KAAN ile Türk havacılığının altın çağını yaşıyoruz.” dedi.

Kacır, Eskişehir Teknik Üniversitesindeki (ESTÜ) İleri Prototip İstasyonu Projesi açılış töreni öncesi üniversitenin öğrenci kulüplerinin stantlarını ziyaret etti.

ESTÜ Konferans Salonu’ndaki törende konuşan Kacır, Eskişehir’in, geçmişte Yunus Emre ve Nasreddin Hoca gibi önemli şahsiyetlerle Anadolu irfanına değer kattığı gibi şimdi de üreticisiyle, akademisyeniyle, çalışkan genç nüfusuyla ülkeye değer kattığını söyledi.

Kacır, Eskişehir Teknik Üniversitesi bünyesinde Avrupa Birliği eş finansmanıyla hayata geçirilen “İleri Prototip İstasyonu” ile inşa edilen ekosisteme bir altyapı daha eklemenin gururu içinde olduklarını anlatarak, şöyle konuştu:

“21. yüzyılda katma değerli üretim ve teknoloji geliştirme kabiliyeti, ülkelerin kalkınma yolculuğunda yönünü ve hızını tayin ediyor. İnovasyon ve AR-GE çalışmalarına yapılan yatırımlar, sürdürülebilir büyümenin ve uluslararası rekabet gücünün anahtarını oluşturuyor. Gelişmiş teknolojilerin ve yenilikçi çözümlerin benimsenmesi, toplumların refah seviyesini artırıyor ve geleceğe yönelik güçlü bir vizyon sunuyor. Bu yaklaşımla, Sayın Cumhurbaşkanı’mız Recep Tayyip Erdoğan’ın öncülüğünde son 22 yılda, kapsamlı bir AR-GE, yenilikçilik ve girişimcilik ekosistemi inşa ettik. Sanayimizin ihtiyaç duyduğu, planlı ve entegre sanayi altyapılarını hayata geçirdik. Özel sektörün yatırım iştahını ortaya çıkaracak, cazip teşvik sistemleri uygulayarak Türkiye’yi küresel bir üretim üssü haline getirdik.”

“Yüksek teknolojide ilk akla gelen sektörlerden biri havacılık ve uzay sanayisi”

Son 22 yılda AR-GE harcamalarını 1,2 milyar dolardan 12 milyar dolara, AR-GE personeli sayısını 29 binden 272 bine çıkardıklarını vurgulayan Kacır, “Havacılıkta teknolojide paradigma değişimlerinin öncüsü olduk. 60 yıllık hayalimiz yerli ve milli aracımızı Türkiye’nin yollarıyla buluşturduk. Şimdi yeni nesil uydulardan endüstriyel robotlara, biyoteknolojiden bataryaya 5G’den uçan hızlı trenlere birçok alanda büyük atılımlar gerçekleştirmenin arifesindeyiz. Yüksek teknolojide üretim altyapımızı güçlendireceğiz. Tabii yüksek teknolojide ilk akla gelen sektörlerden biri havacılık ve uzay sanayisi.” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin özellikle savunma sanayisinin, AR-GE’de, inovasyonda ve üretimde uzun vadeli bakış açısı, paradigma değişimlerine odaklanan yaklaşımıyla havacılıkta üretim ve teknoloji geliştirme kabiliyetlerini üst düzeye taşıdığını dile getiren Kacır, “Havacılık sektörümüz ana ve alt yüklenicileri, KOBİ’leri, araştırma kuruluşları, üniversiteleri, geliştirdiği özgün ürünleri ve ihracat potansiyeli ile Türkiye’nin en önemli ve gelişim gösteren sektörlerinden biri haline geldi. Bayraktar TB2, ANKA, AKINCI, AKSUNGUR, Bayraktar TB3, ANKA 2, ANKA 3, KIZILELMA, ATAK, GÖKBEY, HÜRKUŞ, HÜRJET ve KAAN ile Türk havacılığının altın çağını yaşıyoruz. 100 yılı bulan havacılık tarihi ve sanayisi ile Eskişehir kuşkusuz bu başarının önemli merkezlerinden.” diye konuştu.

Kacır, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak, yatırım teşvikleriyle, sanayi sektörüne, KOBİ’lere sağladıkları imkanlarla Eskişehirli girişimcilerin ve sanayicilerin teknoloji odaklı üretim yolculuğunda yanında yer aldıklarını belirtti.

“Şehrimizin araştırma ve girişimcilik kültürüne çarpan etkisi oluşturacak”

Bakan Kacır, Eskişehir ekonomisinin lokomotifi KOBİ’leri de asla yalnız bırakmadıklarına dikkati çekerek, şunları kaydetti:

“KOSGEB destek programlarımızla KOBİ’lerimize can suyu olduk. 22 yıl önce 100’den az KOBİ’miz bu desteklerden faydalanırken biz bu sayıyı 2 milyar liranın üzerinde bir destekle 15 bin 500’e çıkardık. Bakanlık olarak sağladığımız 176 milyon lira finansmanla bugüne gelen organize sanayi bölgelerimizde 23 binin üzerinde yeni istihdam oluşturduk. Eskişehir’imize 2 teknopark, 20 AR-GE merkezi ve 4 tasarım merkezi kazandırarak şehrimizin katma değerli üretim odaklı kalkınmasının yolunu açtık. Son 22 yılda, TÜBİTAK bilim insanı, AR-GE ve özel sektör destek programlarıyla 974 proje ve 2 bin 201 bilim insanımıza 4,1 milyar lira destek sağladık.”

İleri Prototip İstasyonu ile Eskişehir’in katma değerli üretim yolculuğuna yeni bir soluk getireceklerini bildiren Kacır, sözlerini şöyle tamamladı:

“4,4 milyon avro kaynak ile hayata geçirdiğimiz üretim ve ileri malzemeler, bilgi ve iletişim teknolojileri ve animasyon gibi geleceğin katma değerli sektörlerine hizmet edecek bu tesis ile girişimcilerimizin prototiplerini nihai ürünlere dönüştürmelerini sağlıyoruz. Aynı zamanda, mentorluk, teknoloji değerlendirme, kaynak yaratma, hukuk, fikri haklar gibi alanlarda sunduğumuz danışmanlık hizmetleriyle girişimcilerimizin fikirden ürüne giden yolda yanlarında yer alıyoruz. Bu proje ülkemizin stratejik endüstrilerinde faaliyet gösteren girişimcilerimizin ve sanayicilerimizin ulusal ve uluslararası pazarlara erişimini sağlayacak. KOBİ’lerin talaşlı imalat, tersine mühendislik ve eklemeli imalat alanlarında ihtiyaçlarına cevap verecek bu merkez ile Eskişehir sanayisinin özellikle havacılık ve raylı sistemler sektöründe sahip olduğu yetkinlikleri de güçlendireceğiz. KOBİ’lerimizin, uluslararası rekabet gücü yüksek daha yenilikçi ve verimli üretim yöntemlerini benimsemelerine ve bu teknolojileri geliştirmelerine olanak tanıyacağız. İnanıyorum ki bu merkez, şehrimizin nitelikli üretim altyapısı, AR-GE kabiliyetleri, araştırma ve girişimcilik kültürüne çarpan etkisi oluşturacak.”

Törende, Eskişehir Valisi Hüseyin Aksoy, AK Parti Eskişehir Milletvekili Fatih Dönmez ve ESTÜ Rektörü Prof. Dr. Adnan Özcan da katılımcılara hitap etti.

Bakan Kacır, törenin ardından AK Parti Eskişehir İl Başkanlığını ziyaret etti.

]]>
https://www.haber28.com.tr/sanayi-ve-teknoloji-bakani-turk-havaciligi-altin-cagini-yasiyor/feed/ 0
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır, Eskişehir’de fabrika açılışında konuştu Açıklaması https://www.haber28.com.tr/sanayi-ve-teknoloji-bakani-kacir-eskisehirde-fabrika-acilisinda-konustu-aciklamasi/ https://www.haber28.com.tr/sanayi-ve-teknoloji-bakani-kacir-eskisehirde-fabrika-acilisinda-konustu-aciklamasi/#respond Fri, 15 Mar 2024 23:00:33 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=9998 Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, temelleri 1950’lerin sonlarında atılan ve uzun süre montaj sanayi olarak serüvenine devam eden Türk beyaz eşya sektörünün son 22 yılda ihtisas edilen yatırım iklimini, AR-GE teşviklerini, nitelikli insan kaynağı ve güçlü lojistik bağlantılarını fırsata dönüştürdüğünü söyledi.

Kacır, Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi’nde faaliyet gösteren beyaz eşya firması Haier’in pişirici ürünleri fabrikasının açılış töreninde yaptığı konuşmada, Cumhuriyet’in ikinci asrında ihracatta önemli paya sahip olan beyaz eşya sektörünün hız kesmeden yüksek teknolojili ve inovatif yatırımlarına devam ettiğini anlattı.

Haier Europa’un vizyoner projeleri ve yeni yatırımlarıyla Türkiye’nin küresel pazarlarda beyaz eşya ve elektrikli ev aletleri endüstrisinde söz sahibi olmasında önemli yere sahip olduğunu belirten Kacır, kurulduğu günden bu yana Türkiye’de gerçekleştirdiği yatırımları 200 milyon avroyu bulan ve üretiminin yüzde 95’ini ihraç eden firmanın bugün de bu güzel topraklara duyduğu güvenle yatırımlarına bir yenisini daha eklediğini kaydetti.

Kacır, Haier Europe’un sanayileşme kültürü, kaliteli sanayi altyapısı, ulaşım ağlarının ortasında yer alan konumu ve nitelikli iş gücü ile yatırımlar için biçilmiş kaftan olan Eskişehir’e pişirici ürünler fabrikası kazandırdığını dile getirerek, “23 Ekim 2021’de Sayın Cumhurbaşkanı’mız tarafından açılışı gerçekleştirilen yatırımlarına yenisini ekleyen Haier’in bu tesisi aslında Türkiye’ye yatırımcılarımızın duyduğu inancının da göstergesidir. Türkiye Yüzyılı’nı inşa ederken ülkemizin potansiyeline ve parlak geleceğine inanan Haier’in 70 milyon dolarlık bu yatırımının ülkemize, milletimize hayırlı uğurlu olmasını diliyorum.” ifadelerini kullandı.

“Avrupa’da lider, dünyada ikinci büyük üretici konumuna yükseldik”

Bakan Kacır, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde 22 yılda oluşturulan siyasi istikrar iklimi, araştırma ve inovasyon ekosistemi, planlı sanayi alanları, girişimcilik kültürü ve nitelikli insan kaynağıyla Türkiye’yi katma değerli ve nitelikli üretimin küresel merkezi haline getirdiklerini vurguladı.

Organize sanayi bölgesi sayısını 22 yıl içinde 192’den 361’e çıkardıklarını aktaran Kacır, şöyle devam etti:

“Çelik ihracatını 4 kat artırarak 15 milyar dolara yükselttik. Makine ihracatını 12 kat artırarak 25,2 milyar dolara, kimya ihracatını 10 kat artırarak 30 milyar dolara, otomotiv ihracatını 15 kat artırarak 35,7 milyar dolara, Türkiye’nin toplam ihracatını, 36 milyar dolarlık ihracatını 255,8 milyar dolarlık rekor seviyeye hep birlikte yükselttik. Dünya ile rekabet edebilir konuma taşıdığımız Türk sanayisi bugün yatırım, istihdam, üretim ve ihracat rotasında ülkemizin büyümesine öncülük ediyor. Katma değer ve üretim odaklı kalkınma yolculuğumuzda beyaz eşya ve elektrikli ev aletleri sektörü de öncü sektörlerimiz arasında. Temelleri 1950’lerin sonlarında atılan ve uzun bir süre montaj sanayi olarak serüvenine devam eden Türk beyaz eşya sanayisi, son 22 yılda ihtisas edilen yatırım iklimini, AR-GE teşviklerimizi, nitelikli insan kaynağımızı ve güçlü lojistik bağlantılarımızı fırsata dönüştürdü. Rekabetçiliği günbegün yükselterek Avrupa’da lider, dünyada ikinci büyük üretici konumuna yükseldik. Sektörümüz, bugün ülkemizde en fazla yerli patent geliştiren sektörler arasında başı çekiyor.”

Kacır, 5,5 milyar dolar ihracatla net ihracatçı konumunda olan beyaz eşya sektörünün doğrudan 60 bin, dolaylı 600 bin istihdamla ekonomiye güç kattığına işaret ederek, “Türkiye’de üretilen beyaz eşya ürünleri, ülkemiz sanayisinin yenilikçi ruhunu, AR-GE ve kalite odaklı üretim yaklaşımını dünyanın dört bir yanındaki evlere taşıyor. Türkiye’nin adını tüm dünyada gururla temsil ediyor.” değerlendirmesinde bulundu.

“Güçlü sanayi, güçlü Türkiye” anlayışıyla sektördeki yeni yatırımları desteklediklerini vurgulayan Kacır, “Beyaz eşya sanayimizin sürdürülebilirliğini ve rekabetçiliğini odağımıza alıyoruz. Bu düşünceden hareketle beyaz eşya sanayimizi, katma değerli üretime yönlendirecek ve uluslararası rekabetçiliğini güçlendirecek destek programlarını hayata geçirdik. Bugüne kadar sektörde 464 yatırım teşvik belgesi düzenledik ve 76 milyar liralık sabit yatırımı teşvik ederek 16 bin 200 nitelikli istihdamın önünü açtık.” dedi.

Akıllı ev aletlerinde siber güvenlik standartları belirlenecek

Kacır, ev aletleri ve ev gereçlerinde AR-GE ve yenilik kapasitesinin gelişiminde kilit rol üstlenen 41 teknopark firmasına ve biri de Haier Europe’a ait olmak üzere 20 AR-GE merkezine 15 milyar liralık vergi avantajı sağladıklarını belirtti.

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak sektörün geleceğine yön veren iki önemli gündem maddesine, ikiz dönüşüm ve nesnelerin internetine odaklandıklarını ifade eden Kacır, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Ev aletlerimizin veri toplama, analiz etme kabiliyetleri ve bu veriler ışığında kararlar alması, artık ev aletlerimizin gündelik hayatımızdaki rolünün yeniden tanımlanmasına neden oluyor. Bugün evlerimizde kullandığımız beyaz eşyaları sadece günlük işlerimizi kolaylaştıran araçlar olmanın ötesinde akıllı cihazlar olarak ifade etmemiz mümkün. Önümüzdeki dönemde, sektörümüzle işbirliği içerisinde akıllı ev aletlerinde siber güvenlik standartlarının belirlenmesi ve uygulanması için birlikte çalışacağız. Diğer yandan yeşil dönüşüm odaklı çalışmalarımızla sektörümüzün karbon ayak izini azaltıyor, beyaz eşya sanayimizin Avrupa Yeşil Mutabakatı ve sınırda karbon düzenlemesinden en az düzeyde etkilenmesini sağlıyoruz. Avrupa İmar ve Kalkınma Bankasının da desteğiyle hazırladığımız karbonsuzlaşma yol haritalarıyla, sektörümüzün önemli girdileri arasında yer alan çelik ve alüminyum sektörlerinde net sıfır emisyon hedefimiz doğrultusunda ihtiyaç duyulan alternatif teknolojileri, gerçekleşecek emisyon azaltımlarını, gerekli yatırım ihtiyaçlarını belirledik.”

“Türkiye, Çinli yatırımcıların adresi olmaya devam edecek”

Bakan Kacır, “Türkiye Yeşil Sanayi Projesi” ile Türk sanayisini yeşil dönüşümde örnek ve öncü hale getirmeyi hedeflediklerini dile getirdi.

Avrupa’nın sınırda karbon düzenlemesiyle uyumlu ulusal emisyon ticaret sistemi kurmak üzere paydaş bakanlıklarla çalışmalarının sürdüğüne değinen Kacır, “Önümüzdeki dönemde de beyaz eşya sektörümüzün gücüne güç katacak politikaları hayata geçirmeye devam edeceğiz. Türkiye, rekabetçi iş ortamı, cazip teşvik paketleri, istikrarlı finansal altyapısı ve makroekonomik dengesi ile yatırımcılar için karlı ve güvenilir bir adresidir. Yatırım yaparak Türkiye’nin parlak geleceğine inanan her girişimci, her işletme bu kararının meyvelerini toplamaya devam edecektir. Bizler her zaman bu ülkeye yatırım yapanın, bu ülkenin potansiyeline, insan kaynağına güvenenin yanında olmaya devam edeceğiz.” değerlendirmesini yaptı.

Çin’in Ankara Büyükelçisi Liu Shaobin’e Türkiye’deki yatırım fırsatlarını dile getirdiği için teşekkür eden Kacır, “Önümüzdeki dönemde ülkemiz nitelikli ve genç insan kaynağı, üretim ve AR-GE ekosistemi, Gümrük Birliği ve 30’a yakın ülkeyle imzaladığımız serbest ticaret anlaşmalarıyla 1 milyardan fazla nüfusa doğrudan erişim fırsatlarıyla Çinli yatırımcıların adresi olmaya devam edecek. Biz de dünyanın tüm ülkelerinden gelen ve Türkiye’ye değer katan yatırımcıların yanında olmaya, onları desteklemeye, teşvik etmeye devam ediyor olacağız.” diye konuştu.

Kacır, Eskişehir’in potansiyelinin daha fazla olduğuna dikkati çekerek, “Eskişehir’i Milli Teknoloji Hamlesi’nin merkez üssü yapabiliriz. Eskişehir buna hazır. Şimdi Eskişehir’i yönetmeye talip olan, Büyükşehir Belediye Başkan adayımız ki kendisi de bir sanayici, sanayinin, yatırımın, üretimin, istihdamın, ihracatın ne olduğunu, nasıl yapıldığını ve bütün bu süreçlerin Eskişehir’e ne kadar değer katacağını en iyi bilen insanlardan biri. İnşallah biz kendisiyle el ele vermek, omuz omuza Eskişehir’e hep birlikte hizmet etmek istiyoruz.” dedi.

Eskişehir Valisi Hüseyin Aksoy da fabrikayı Eskişehir’e kazandıran yatırımcılara teşekkür ederek, tekstilden gıdaya, otomotivden havacılık sektörüne kadar birçok alandaki ürünlerin Eskişehir’den dünyaya ihraç edildiğini anlattı.

AK Parti Eskişehir Milletvekili Fatih Dönmez, sanayide yenilenebilir enerji kaynaklarının önemine işaret ederek, “Eskişehir’de yaklaşık 1000 fabrika ile yaklaşık 100 bin çalışanımız var. Bu tür yatırımların Eskişehir’e gelmesinde lojistik imkanların gelişmiş olması, enerjiye erişim ve insan kaynağı önemli rol oynuyor.” ifadelerini kullandı.

Programda, Büyükelçi Liu, Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi Başkanı Nadir Küpeli ve Haier Europe Üst Yöneticisi Yannick Fierling de katılımcılara hitap etti.

Konuşmaların ardından Bakan Kacır, kurdeleyi işçilerle kestikten sonra pişirici ürünleri fabrikasını gezdi.

Açılışa, AK Parti Eskişehir Milletvekili Ayşen Gürcan, Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) Başkanı Hasan Mandal, Eskişehir Sanayi Odası Başkanı Celalettin Kesikbaş, AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak, AK Parti Büyükşehir Belediye Başkan adayı Nebi Hatipoğlu ile diğer davetliler katıldı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/sanayi-ve-teknoloji-bakani-kacir-eskisehirde-fabrika-acilisinda-konustu-aciklamasi/feed/ 0
TOMTAŞ Havacılık ve Teknoloji AŞ, Türkiye’nin havacılık ve savunma sanayisindeki başarı hikayesini sürdürüyor https://www.haber28.com.tr/tomtas-havacilik-ve-teknoloji-as-turkiyenin-havacilik-ve-savunma-sanayisindeki-basari-hikayesini-surduruyor/ https://www.haber28.com.tr/tomtas-havacilik-ve-teknoloji-as-turkiyenin-havacilik-ve-savunma-sanayisindeki-basari-hikayesini-surduruyor/#respond Fri, 15 Mar 2024 21:48:51 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=9985 Türkiye’nin ilk uçak fabrikası olarak 1926’da kurulan Tayyare ve Motor Türk Anonim Şirketinin (TOMTAŞ) adını yaşatan TOMTAŞ Havacılık ve Teknoloji AŞ’nin İcra Kurulu Üyesi Ali Ekşi, “Nasıl ki 100 sene önce Kayseri’de başlayan bu faaliyet Kayseri’de birçok ilke ve yeniliğe imza attı, bundan sonraki süreçte de havacılık ve savunma sanayiinde TOMTAŞ ve TOMTAŞ bünyesindeki başarı hikayesinde ortaya çıkacak yeni kuruluşlar ve bu tecrübe şehrimizi 21. yüzyıla taşıyacak” dedi.

Yüzde 49’u kamu, yüzde 51’i ise iş adamları ve sanayicilere ait olan TOMTAŞ Havacılık ve Teknoloji AŞ, 1926 yılında Kayseri’de kurulan ilk uçak fabrikasının ismini devam ettirerek, büyük başarılara imza atmayı hedefliyor. TOMTAŞ Havacılık İcra Kurulu Üyesi Ali Ekşi, TOMTAŞ’ın genç Cumhuriyet’in kuruluşunda Türkiye için en önemli projelerden biri olduğunu söyleyerek, “TOMTAŞ, 1926 yılında Kayseri’de kurulan ilk uçak fabrikası. TOMTAŞ’ın Türkiye için ehemmiyeti var ama Kayseri için çok daha fazla şey demek. TOMTAŞ, Kayseri için elektriğin gelme sebebi, ilk demir yolunun gelme sebebi demek. O dönem itibarıyla alınan stratejik kararla Cumhuriyet’in ilk uçak fabrikası Türkiye’de 1926 yılında kuruluyor. 1950 yılında Marshall yardımları sebebiyle Amerika’nın yeni dünya düzenindeki plan ve projesi çerçevesinde uçak üretimi tamamlanıyor, 2. Hava İkmal Bakım Merkezi’ne dönüşüyor. Ancak Kayseri için TOMTAŞ anlam içermeye devam ediyor. Bu süreç içerisinde bakım merkeziyle beraber oradaki atölyeler ve devam eden faaliyetler aslında Kayseri’nin mevcuttaki sanayisinin temel taşını oluşturuyor. Şu anda Organize Sanayi Bölgemizde, Orta Sanayi ve Eski Sanayi’deki birçok işletmemiz, oradaki ustalarımız hep TOMTAŞ ve hava ikmalden yetişen ustalarımız. İnşallah 21. yüzyılda da TOMTAŞ, geleceğin Kayseri’sinin, geleceğin Türkiye’sinin önemli temel taşlarından bir tanesi olacak. 21. yüzyılda TOMTAŞ, gelişen Kayseri sanayisinin öncü kuruluşu olacak. Nasıl ki 100 sene önce Kayseri’de başlayan bu faaliyet Kayseri’de birçok ilke ve yeniliğe imza attı, bundan sonraki süreçte de havacılık ve savunma sanayiinde TOMTAŞ ve TOMTAŞ bünyesindeki başarı hikayesinde ortaya çıkacak yeni kuruluşlar ve bu tecrübe şehrimizi 21. yüzyıla taşıyacak” ifadelerini kullandı.

“Yakın dönemde havaalanının hemen yanındaki ana yerleşkemizde altyapı çalışmalarımıza başlıyoruz” diyen Ekşi, “Çok büyük bir yerleşkede, havaalanının hemen yanı başında, havaalanı pistine erişim merkezi olan bir tesiste hava bakım, onarım ve revizyon faaliyetleri gerçekleştireceğiz. Şu anki A400M’lerin retrofil işlemlerinin yapıldığı gibi A400M’lerde ve C130 gibi birçok uluslararası platformlarda kendi milli ürünlerimizin bakımlarını da gerçekleştireceğiz. TOMTAŞ önümüzdeki 10 yıl içerisinde ortağı olan TUSAŞ’ın bundan önceki birikimlerinden de istifade ederek, TUSAŞ ile beraber geliştireceği özgün Hürküş gibi hafif taarruz ve eğitim uçağı benzeri bir platformu inşallah tasarlayıp, geliştirip ve üretip 10 yıl içerisinde göklere çıkaracak” şeklinde konuştu.

“İddialı olmadığımız ve hayal kuramadığımız müddetçe başarılı olma şansımız yok”

TOMTAŞ’ın şu anki ortaklarının dünyada havacılık sanayiinde ve savunma sanayiinde ilk 100’de olan firmalar olduğunun altını çizen Ali Ekşi, “Biz de aynı ortaklarımız gibi inşallah önümüzdeki 10 yıl içerisinde başlangıçta ilk 100 olmasa dahi ilk 200’e, daha sonrasında da ilk 100’e girmek istiyoruz. Ana hedefimiz ise bu Anka kuşunun yeniden göklere yükselmesiyle beraber şehrimize, bölgemize ve ülkemize hem istihdam hem de sanayi noktasında destek sağlarken, yarının Türkiye’sinde güvenli bir şekilde kendi evlatlarımızın, çocuklarımızın yaşayabilmesi için özellikle havacılıkta gerçekleşen gelişime bir nebze de olsa katkı sağlamak istiyoruz. Kayseri milliyetçi ve muhafazakar bir şehir. Yerli ve milli hamle olmasa, devlet ve millet bütünleşmesi gerçekleşmese biz bunlara cesaret edemeyiz. Çünkü havacılık yeni bir sektör, yeni bir alan. Ankara’nın 300 kilometre uzağında havacılığın fazla bulunmadığı bir şehirde bunları gerçekleştirebilmek kolay olaylar değil. Şu anda kuruluş faaliyetlerimiz devam ediyor” diye konuştu. – KAYSERİ

]]>
https://www.haber28.com.tr/tomtas-havacilik-ve-teknoloji-as-turkiyenin-havacilik-ve-savunma-sanayisindeki-basari-hikayesini-surduruyor/feed/ 0
Milli Savunma Komisyonu Başkanı Akar: “Bir savaşın içindeyiz. Savunma sanayi meselesi yatırım yapıp kar etme serüveni değil, bu bir beka meselesi” https://www.haber28.com.tr/milli-savunma-komisyonu-baskani-akar-bir-savasin-icindeyiz-savunma-sanayi-meselesi-yatirim-yapip-kar-etme-seruveni-degil-bu-bir-beka-meselesi/ https://www.haber28.com.tr/milli-savunma-komisyonu-baskani-akar-bir-savasin-icindeyiz-savunma-sanayi-meselesi-yatirim-yapip-kar-etme-seruveni-degil-bu-bir-beka-meselesi/#respond Thu, 14 Mar 2024 05:24:29 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=9790 TBMM Milli Savunma Komisyonu üyelerinin katılımıyla Kayseri’de Savunma Sanayi konulu toplantı düzenlendi. Düzenlenen toplantıda konuşan TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı ve AK Parti Kayseri Milletvekili Hulusi Akar; “Bir savaşın içindeyiz, şu veya bu şekilde. Bunun şiddeti azalıyor, çoğalıyor, yayılıyor, daralıyor. Her zamankinden daha güçlü orduya ihtiyacımız var. Ordunun da kahramanlığı malum. O zaman geriye silah, malzeme, mühimmat. Bunu nasıl yapacağız? Savunma sanayi meselesi bu. Savunma sanayi meselesi bir sanayicinin yatırım yapıp kar etme serüveni değil bu bir beka meselesi” dedi.

Kayseri Sanayi Odası (KAYSO) Toplantı Salonu’nda düzenlenen toplantının açılışında konuşan KAYSO Meclis Başkanı Abidin Özkaya, gelişip kalkınmaya devam edeceklerini söyleyerek; “Şehrimiz, 5 organize sanayi bölgesi, 1 serbest bölge, 2 teknopark ve 16 sanayi sitesi ile 51 milyon metrekareden fazla planlı endüstri alanına sahiptir. Kayseri savunma sanayisinin temelleri 1920’li yıllarda dayanmaktadır. İlk olarak 06 Ekim 1926 tarihinde Kayseri’de Tayyare ve Motor Türk A.Ş. uçak fabrikası açılmış, 1 yıl içerisinde A-20, F-13 ve G23 uçaklarının montaj, üretim, bakım ve onarımları başlamıştır. 1931 yılında Milli Savunma Bakanlığı’na devrolan Kayseri Tayyare Fabrikası ayda 4 uçak üretebilecek kapasiteye ulaşmıştır. 1932-1942 yılları arasında 200 adet uçak üretimi gerçekleştirilmiştir. 1979 yılında yüzde 85’i yerli malzeme ile üretilen Türk uçağı ‘Mavi Işık 79-XA’, Kayseri İkmal Merkezi’nden havalanmıştır. Ayrıca; 1954 yılında Kayseri’de 2’nci Ana Bakım Merkez Komutanlığı kurulmuş olup, halen 387 bin metrekarelik alanda tank üretimi, modernizasyonu ve yenileştirme çalışmalarına devam etmektedir. Bugün Kayseri’de yeni nesil stratejik nakliye uçağı” A400M başta olmak üzere, Tüm uçakların Fabrika Seviyesi bakım, onarım, revizyon ve modernizasyon işlemleri yapılmaktadır. Kayseri’nin bu alandaki zengin birikimi, kenti bir Sivil Havacılık Bakım ve Onarım Merkezi haline rahatlıkla dönüştürebilir niteliktedir. Dolayısıyla Kayseri, savunma sanayisinde 1926 yılından beri gelen köklü bir geçmişe sahiptir. Kayseri’de tank sanayisine, uçak sanayisine ve silah sanayisine ciddi şeklide tedarik yapan firmalarımız var. Bugüne kadar Savunma Sanayii ile iş yapmış olan toplam 65 firmamız var. Bildiğiniz üzere savunma sanayii yatırım projeleri, gerek bilgi, teknoloji, gerekse sermaye olarak ağır yatırım alanlarıdır. İnsan kaynağımız ve müteşebbisimizin bolca bulunduğu Kayserimizde kamunun yol göstericiliğinde özel sektör ağırlıklı savunma sanayi modellerine önem vermeliyiz. Halihazırda Kayserimizde güzel gelişmeler olduğunu biliyoruz. Sayıları az da olsa savunma sanayiye üretim yapan firmalarımız var. Kayseri’deki odalar olarak (gerek Sanayi Odası, gerekse Ticaret Odası) elimizden geleni yapmaya hazırız. Diğer taraftan Kayseri olarak ciddi bir beşeri sermayeye sahibiz. Bu sermayemizin gelişmesi ve güçlenmesine katkı sunan 5 üniversitemiz var. OSB’lerimizde 100 binin üzerinde çalışanımız var. Bu nedenle, önemli bir bilgi birikimine ve potansiyele sahip olduğumuzu söyleyebiliriz. Sahip olduğumuz nitelikli insan gücü ile şehrimizin bu potansiyelinin kullanılması adına elimizden gelen gayreti gösteriyoruz. İnşallah Kayseri olarak gerek savunma sanayiinde gerekse diğer alanlarda yaptığımız yeni yatırımlarla, ülkemizin her alanda gelişip kalkınmasına güçlü desteğimizi sürdüreceğiz” dedi.

Kayseri Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy ise, yerli ve milli projelerin destekçisi olduklarını ifade ederek; “Her şehir ve ülkelerin ekonomisinde dönüm noktaları var. Kayseri Sanayisinin ve ekonomisinin dönüm noktası; cumhuriyetin ilanından sonra 1926 yılında kurulan Kayseri Tayyare Fabrikası, Sümerbank Bez Fabrikası ve Ana tamir Fabrikası’dır. Bu 3 yatırım Kayserimizin sanayisine ve ekonomisine katkı sağlamış, yön vermiş ve müthiş bir işgücü yetişmesine de vesile olmuştur. Bugünkü sanayici ve yatırımcılarımızın adreslerine baktığımız zaman kökeni de aynıdır. Dolayısıyla Kayseri ekonomi, sanayi, yatırım ve girişimcilik ruhunun temelinde 1926’da başlayan devlet destekli sanayileşmenin büyük payı vardır. Akabinde de ortaklık kültürü oluşmuş, farklı sektörlerde de yatırım yapılmıştır. Bugün üretim merkezi haline gelen Kayserimizde müteşebbislik ruhundan gelmektedir. Bugün yerli ve milli savunma sanayiinde geldiğimiz nokta, cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu müthiş bir iradenin ve siz değerli heyetin ve Savunma Sanayi’de yer alan kurum ve kuruluşlarımızın ekiplerinin gayretleriyle, milli şuur içerisinde çalışmasının sonucudur. Bu başarıyla yerli ve milli sanayiye verilen destek sonucu şuan dünya, Türk Savunma Sanayiini izliyor. Dünyayı kıskandıran savunmamızla uluslararası boyutta da dikkat çekiyor. Bugün Allaha çok şükür ülkemiz, ihtiyacı olan silahların tamamını kendi imkanları ile üretir hale geldi. Bununla da yetinmeyerek dost ve kardeş ülkelerimize de ihraç ediyor. Geçen yıl 5,5 milyar dolar savunma ihracatı gerçekleştirildi. Kendi savaş gemisini yapan 10 ülkeden birisi haline geldik. İnsansız hava araçları İHA, SİHA, Akıncı, en son KAAN’ımız çıktı. Uzaya ilk astronotumuzu gönderdik. Öte yandan KIZIL ELMA ile ANKA-3’ün hizmete girmesiyle savunma sanayiinde çığır açıldı. Gururluyuz, mutluyuz. Bütün bu projelere cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu irade sonucu hayat veren mühendislerimize ve tüm emeği geçenlere teşekkür ediyorum. Sizlerden ve kıymetli heyetinizden istirhamımız, stratejik öneme sahip olan şehrimizin geçmişten gelen tecrübesi, girişimcisi ve özelliklede havacılık sanayiindeki tecrübesiyle de devlet destekli yatırımlarında Kayseri unutulmamalı. Kamu, özel sektör ortaklığı ve devlet aklıyla milli savunma sanayiindeki yatırımlara öz sermayemizle hazırız. Bakanım, sanayi odamızla da uyum içerisinde çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Şehrimize ve ekonomimize daha fazla katkı vermek için projeler üretmeye çalışıyoruz. Stratejik öneme sahip olan tüm projelere de destek veriyoruz. Bildiğiniz gibi Ticaret Odamız, sanayi odamızın katılımı ve 10 sanayici arkadaşımızla tamamen milli duygularla rol bir model olmak için kendi öz sermayemizle yerli Türk mühendisliğiyle oluşan bir yatırımımız var. Kayseri İleri Malzemeler Sanayi ve Teknoloji A.Ş. adını verdiğimiz KİM Teknoloji. İnşallah bu modelin önümüzdeki yıllarda sayılarını artırma gayreti içerisindeyiz. 5. Nesil Savaş Uçağı, Milli Muharip uçağımız KAAN’ın uçak fren diskleri KİM Teknolojimiz tarafından geliştirilmekte ve üretilmektedir. Milli Savunma Sanayiinde Kayseri olarak daha fazla yer almak istiyoruz. Bu konuda desteklerinize ihtiyacımız var. Bu süreçte sizlerin de her kapınızı çaldığımızda, tıkandığımız noktada önümüzü açtınız. Desteklerinizi esirgemediniz. Vermiş olduğunuz desteklerinizden dolayı teşekkür ediyorum. Bizler hem oda olarak hem de yatırımcılar olarak yerli ve milli projelerimizin destekçisiyiz” diye konuştu.

Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç da yerel yönetimler olarak ne gerekiyorsa yapmaya hazır olduklarını vurgulayarak; “Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün Kayserimize stratejik bir şehir olarak bakış açısı ve ilk yatırımını uçakla ilgili hava ikmalimizde başlatmış olmasını anlamlı buluyorum. Umarım bu anlayış içerisinde bundan sonraki süreçte savunma sanayinde çok daha fazla yatırımlar yapılmasının da önemseneceğine inanıyorum. Bundan sonraki süreçte inşallah yol alma adına hep beraber birlikte neler yapabilirize kafa yormamız gerektiğine gayret göstermeliyiz. Yerel yöneticiler olarak üzerimize ne düşüyorsa gerekli destekleri sağlamak için her şeyi yapmaya gayret ediyoruz” ifadelerini kullandı.

Vali Gökmen Çiçek de; “Kayseri ile ilgili geldiğim günden beri hep söylediğim bir şey var. Kayseri enteresan bir şehir diyorum. Şöyle ki; Kayseri aslında baktığımızda limanı olmayan, şuan için ulaşım yollarının tam ortasında olan bir şehir değil, birçok da dezavantajı var. Bozkırın ortasında, içte bir şehir. Bu dezavantajlarına rağmen Kayseri, bugün 4 milyar dolar ihracat yapıyor. İthalatının iki katı ihracat yapıyor. Ormanı olmadığı halde mobilyada ihracat rekoru Kayseri’ye ait. Yine denizi olmadığı halde yavru balıkta Türkiye rekoru yine Kayseri’ye ait. Gerçekten Kayseri çok ciddi ürünler yetiştiriyor” şeklinde konuştu.

“Savunma sanayi kar etme meselesi değil bir beka meselesidir”

Toplantıda konuşan TBMM Milli Savunma Komisyon Başkanı ve AK Parti Kayseri Milletvekili Hulusi Akar, bir savaşın içinde olduklarını ve savunma sanayinin bir beka meselesi olduğunun altını çizerek; “Etrafımız ateş çemberi, bunun şakası yok. Bizim biran önce engelleri aşıp düze çıkmamız lazım. Sanayide, ticarette, üretimde. Bunun sonucunda da silahlı kuvvetlerinin ihtiyaçlarını kendi kendimize karşılayabilecek bir hale gelmemiz lazım. Kiraladığımız İHA’lar vardı, parasını verdiğimiz halde bakımını yapmadılar. Pili vermediler. Şimdi içinde bulunduğumuz ortamda ‘dost’ dediğimiz ülkelerle yaptığımız temaslarda hiç kimse ‘ambargo’ kelimesini kullanmıyor. Artık bir savaş ilanı falan kalmadı. Ukrayna – Rusya Savaşı tipik bir örnek. Orada Ukrayna, Rusya’ya karşı bir mücadele veriyor. Ukrayna tek başına bunu yapabilir mi? Yapamaz. Ukrayna’nın arkasında herkes var ama savaş ilanı yok. Peki PKK, YPG, DEAŞ, FETÖ kim bunlar? Bunlar tek başına bunu yapabilirler mi? Kim var arkalarında? Herkes var. Dolayısıyla bir savaşın içindeyiz, şu veya bu şekilde. Bunun şiddeti azalıyor, çoğalıyor, yayılıyor, daralıyor. Her zamankinden daha güçlü orduya ihtiyacımız var. Ordunun da kahramanlığı malum. O zaman geriye silah, malzeme, mühimmat. Bunu nasıl yapacağız? Savunma sanayi meselesi bu. Savunma sanayi meselesi bir sanayicinin yatırım yapıp kar etme serüveni değil bu bir beka meselesi. Onun için bizim bu günlerde yürüyerek değil koşarak çalışmamız lazım. Bu bizim milli ve manevi görevimiz. Sadece ticaret meselesi değil. Aksi halde gerçekten çok sıkıntıya düşeriz” dedi.

“Hakkımızı çiğnetmeyiz”

Milli Muharip Uçağı KAAN tüm dünyayı ayağa kaldırdı fakat bizim içimizdeki bazılarında hiçbir şey yok” diyen Akar; “Bu kadar bozgunculuk olur. Görüyorsunuz; Yunanistan’da gündem KAAN, ‘şunu yaptılar, bunu yaptılar, geldiler, gidiyorlar’. Böyle bir ortamda bu bizim caydırıcılık tarafımız. Biz haklarımızı çiğnetmeyiz. Kıbrıs, Ege, doğu Akdeniz, bu güne kadar haklarımızı çiğnetmedik çiğnetmeyeceğiz. Diğer yandan da Azerbaycan, Libya, terörle mücadele, diğer dost ülkelerde ihtiyaç ne varsa destek vermeye devam ediyoruz. Bunların hepsinin temelinde ekonomi ve ordu var” diye konuştu. Milli Savunma Komisyon Başkanı Akar sözlerini şöyle sürdürdü;

“Türkiye’de bu güne kadar yapılan çalışmalarla çok ciddi entelektüel birikim oldu. Bunları kullanmak suretiyle savunma sanayindeki mücadelemizi açık ve net şekilde ortaya koymamız lazım. Şimdi Allah’a şükretme makamındayız tabancasını, tüfeğini, otomatik tüfeğini, makinalı tabancasını biz ihraç ediyoruz. Söz dinleyen değil sözü dinlenen Türkiye’de yaşıyoruz. Bunun için de ne yapmamız gerekiyorsa yapacağız. Devlet, millet tek, sen, ben yok. Tek millet, tek devlet olarak elimizden gelen neyse güvenliğimiz için bu mücadeleyi yapacağız. Burada herkesin görevi var. Bu bayrak, bu memleket, bu tarih bizim. Hep beraber yürüyeceğiz.” – KAYSERİ

]]>
https://www.haber28.com.tr/milli-savunma-komisyonu-baskani-akar-bir-savasin-icindeyiz-savunma-sanayi-meselesi-yatirim-yapip-kar-etme-seruveni-degil-bu-bir-beka-meselesi/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan: ‘Türkiye’nin savunma sanayi hamleleri konuşuluyor’ https://www.haber28.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-turkiyenin-savunma-sanayi-hamleleri-konusuluyor/ https://www.haber28.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-turkiyenin-savunma-sanayi-hamleleri-konusuluyor/#respond Tue, 12 Mar 2024 02:12:04 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=9472 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Muhalefetin bize sürekli örnek gösterdiği ülkelerde son dört gündür ‘KAAN’ konuşuluyor. Türkiye’nin savunma sanayi hamleleri konuşuluyor. Umutlarını Türkiye’ye bağlamış dostlarımız bizim bu başarılarımızla gurur duyuyor. Elbette rakiplerimiz de endişeye kapılıyor” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 31 Mart Mahalli İdareler Seçimleri öncesi Adana’da Uğur Mumcu Meydanı’nda halka hitap etti. Erdoğan, burada yaptığı konuşmada, yapılan hizmetlerin gururunun 85 milyon olarak herkese ait olduğunu söyleyerek, “Milletçe inandık, çalıştık, yılmadık ve hamdolsun başardık. Tabii bunlar sadece birer başlangıçtı. Önümüzdeki yıllarda inşallah çok daha fazlasını, daha modernini, daha gelişmişini, daha güçlüsünü, daha ilerisini yapacağız. Eminim sizler de takip ediyorsunuz. Şimdi uçak gemimizin bir üst segmentini yapacağız ve şu anda Deniz Kuvvetlerimiz çalışmayı yürütüyor. Kısa bir zamanda inşallah bir üst segmentini yaparak, ha biz yaparız dedik mi yaparız ve yapacağız. İçimizdeki müzmin muhalifler ve mankurtlar anlamasa da Türkiye’nin nasıl büyük işlere imza attığını dostlarımız ve hasımlarımız çok iyi biliyor. Muhalefetin bize sürekli örnek gösterdiği ülkelerde son dört gündür ‘KAAN’ konuşuluyor. Türkiye’nin savunma sanayi hamleleri konuşuluyor. Umutlarını Türkiye’ye bağlamış dostlarımız bizim bu başarılarımızla gurur duyuyor. Elbette rakiplerimiz de endişeye kapılıyor. Öyle garip bir durumla karşı karşıyayız ki bizdeki muhalifler, KAAN’a bakınca kalorifer peteği veya süpürge sapı görüyor. Ama Asya’dan Afrika’ya kadar gönül coğrafyamızdaki 100 milyonlar ise büyüyen, güçlenen, mazlum olanların umudu haline gelen bir Türkiye görüyor. Türkiye’nin başarıları bizim azmimizi arttırırken, dost ve kardeş ülkelere de cesaret aşılıyor. Özgüven kazandırıyor. İnşallah bu umutları boşa çıkarmayacağız. Türkiye’yi her alanda güçlendirmeye, kalkındırmaya devam edeceğiz. Gençler bir olarak, iri olarak, diri olarak, kardeş olarak, hep birlikte Türkiye olarak ülkemizi hedeflerine ulaştıracağız” diye konuştu.

Erdoğan, Adana’nın her dönemde yaptığı gibi Türkiye Yüzyılı yürüyüşünün de lokomotifi olacağını ifade ederek, “Tabii bunun için 31 Mart’ta sandıkları patlatmamız gerekiyor. Bugün burada sizden bunun sözünü almak istiyorum. Söz mü? Söz mü? Söz mü? Benim bildiğim Adanalı delikanlıdır, sözünün eridir. Verdiği sözde durur. Biz ülkemize ve şehirlerimize yeni vizyonlar, yeni hedefler gösterirken arkamızdaki güçlü altyapıya güveniyoruz. Türkiye’nin yirmi bir yılda nereden nereye geldiğini, akıl ve vicdan sahibi herkes kabul edecektir. İşte bu anlayışla Adana’ya da 21 yılda çok büyük yatırımlar yaptık. Sanayi ve teknolojide iki yeni organize sanayi bölgesi, üç endüstri bölgesi, bir teknokent, on iki araştırma geliştirme merkezi ve sekiz tasarım merkezi kurduk. Tarım ve Orman Bakanlığımız eliyle Adana ve Karataş Organize Tarım Bölgelerini hayata geçirdik. Şimdi de şehrimize bir kimya organize sanayi bölgesi kazandırmak için çalışmalara başladık. İstihdamı desteklemek için Adana’daki işverenlere toplam milyarlarca lira destek verdik. Enerjide yaklaşık 224 bin abonesi olan şehrimize tüm ilçeleriyle birlikte doğal gaz imkanı sağladık. İnşallah 31 Mart’ta Adana’yı Cumhur İttifakı’nın gerçek belediyecilik vizyonuyla buluşturduğumuzda çok daha fazlasını yapacağız” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra adayları tek tek sahneye çağırıp tanıtımını yaptı. Erdoğan, mitingin ardından Adana Ticaret Odası yeni binasının açılışını yapıp kentten ayrılacak. – ADANA

]]>
https://www.haber28.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-turkiyenin-savunma-sanayi-hamleleri-konusuluyor/feed/ 0
AK Parti İskilip Belediye Başkan Adayı İsmail Çizikci, İskilip’i her yönüyle geliştirecek projeleri hayata geçirecek https://www.haber28.com.tr/ak-parti-iskilip-belediye-baskan-adayi-ismail-cizikci-iskilipi-her-yonuyle-gelistirecek-projeleri-hayata-gecirecek/ https://www.haber28.com.tr/ak-parti-iskilip-belediye-baskan-adayi-ismail-cizikci-iskilipi-her-yonuyle-gelistirecek-projeleri-hayata-gecirecek/#respond Tue, 12 Mar 2024 00:48:10 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=9455 AK Parti İskilip Belediye Başkan Adayı İsmail Çizikci, İskilip’i her yönüyle geliştirecek projeleri hayata geçireceklerini belirterek, “Özlenen İskilip’i geri getireceğiz” dedi.

AK Parti Belediye Başkan Adayı İsmail Çizikci, kentte görev yapan gazetecilerle bir araya geldi. İlçenin devlet yatırımlarından da en iyi şekilde yararlanmasını sağlayacaklarını dile getiren Çizikci, tek derdinin İskilip’e hizmet olduğunu belirtti.

Hedefleri hakkında açıklamada bulunan Çizikci, “Gençler için spor tesisleri, gençlik merkezleri, psikolojik yardım ve danışma merkezleri, meslek edinme kursları açılması, kötü alışkanlıklar ve madde bağımlıklarının önlenmesi için çalışmalar yapılacak. Kadınların, meslek kursları açılarak üretime katkı vermesi sağlanacak. Yaşlılar için güçsüzler yurdu, huzurevi, hobi merkezleri açma ve bakımı, sağlık, giyim, gıda ve yakacak yardımı gibi nakdi ve ayni hizmetlerde bulunacağız. Engellilerin günlük hayatlarını kolaylaştıracak düzenlemeler yapılması, meslek edindirme veya beceri kursları açılması ayrıca iletişim ve spor gibi imkanların sağlanmasını öngörüyoruz” dedi.

Kriz dönemi hizmetler verilmesi, ilgili kurumlarla görüşülerek çalışmalar yapılacağını kaydeden Çizikci, ayrıca ilçeye yeni bir terminal binası kazandıracaklarını açıkladı. İlçedeki trafik ve park sorununa çözüm üretileceğini anlatan Çizikci, “Hacıkarani ve Kaçak arası Rıhtım Projesi ile yollar tamamlanıp, bisiklet ve yaya yürüyüş yolları yapacağız. Uludere Mahallemizi doğal haliyle restorasyonlar yaparak cazibe merkezi haline getireceğiz. Şehrimize kent müzesi kuracağız. Mezarlıklarımız tanzim edilecek, her türlü bakımları yapılacak. İhtiyaç duyulan gasilhane hemen yapılacak. Yeni cenaze ve itfaiye araçları temin edilecek. Pazarbaşı ve Uludere arası her türlü ıslah çalışması yapılarak cazibe merkezi haline getirilecek. Aşhane geliştirilerek yemek kalitesi artırılacak ve çok kişiye ulaşılması sağlanacak. Şehrimizin misyonuna katkı sağlayan tarihi binalarımız restorasyonları yapılarak daha aktif olarak kullanıma sokulacak. Şehir planlamasında akılcı ve kapsamlı bir uygulamayı, mimaride ise kullanılabilir ve sade bir üslubu benimsenecek. İskilip’in aktif fay hattı üzerinde olmasından dolayı depreme dayanıklı binaların yapılması önceliğimiz olacak. İlçenin tarihi evlerinde restorasyon faaliyetleri sonucunda ev sahipleri harekete geçirerek kullanıma açılması sağlanacak” diye konuştu.

Tarım, hayvancılık, Organize Sanayi Bölgesi ve istihdamla ilgili de açıklamalarda bulunan Çizikci, “Çiftçilerimize tohum ve gübre desteği, tarım danışmanlığı hizmetleri, tarımsal eğitim programları, Tarım arazilerinin ıslahı, endemik bitki ve meyve üretiminin artırılması desteği, çiftçilerin ürünlerinin pazar oluşturulmasını sağlayacağız. Hayvan besiciliği ile ilgili veteriner desteğini sağlayacağız. Mevcut sanayinin alt ve üst yapısının ihtiyaç birimlerine uygun olarak düzenlenmesi gerçekleştirilecek. Sanayi Sitesi’ndeki esnafımızın çalışma ortamını iyileştirerek, ihtiyaç duyulan ilave dükkan yapımında dahil, gerekli çevre düzenlemeleriyle Küçük Sanayi Sitemiz modern bir görünüme kavuşacak, ilçemizin yüz akı olacak. Organize Sanayi Bölgesi’nin hayata geçirilmesi sürecinin hızlandırılması noktasında takipçi olacağız, yatırımcılara belediye olarak her türlü desteği vereceğiz. Organize sanayi bölgesinde ilk etapta açılacak fabrikalarda istihdam oluşturulacak, işsizliğe engel olunacak” şeklinde konuştu.

Turizm alanında yapacakları çalışmalarla ilgili de bilgi veren Çizikci, “Konakların restorasyonu yaparak tarihi dokuyu muhafaza edip butik oteller açarak yöresel ürünlerin, endemik bitki ve meyvelerin pazara sürülmesini sağlayacak alt yapıyı kuracağız. Tüm ürünlerimize standart getirip pazar ağının oluşmasına imkan sağlayacağız. Yayla turizmine önem vereceğiz, yolların ıslahı uygun alanlara doğayı bozmadan uyumlu yapılarla konaklama imkanları sağlayacağız” ifadelerini kullandı. – ÇORUM

]]>
https://www.haber28.com.tr/ak-parti-iskilip-belediye-baskan-adayi-ismail-cizikci-iskilipi-her-yonuyle-gelistirecek-projeleri-hayata-gecirecek/feed/ 0
Bakan Kacır: Deprem Bölgesindeki Vatandaşları Yalnız Bırakmayacağız https://www.haber28.com.tr/bakan-kacir-deprem-bolgesindeki-vatandaslari-yalniz-birakmayacagiz/ https://www.haber28.com.tr/bakan-kacir-deprem-bolgesindeki-vatandaslari-yalniz-birakmayacagiz/#respond Fri, 08 Mar 2024 03:12:13 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=8873 Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, deprem bölgesindeki vatandaşları yalnız bırakmadıklarını ve bırakmayacaklarını belirterek, “Her türlü desteği sağlayarak vatandaşlarımızın umutlarını yeniden yeşertmeye devam edeceğiz.” dedi.

Bakan Kacır, 6 Şubat 2023’te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen Gaziantep’in Nurdağı ilçesinde “İpekyolu Çarşısı” ile “Sosyal Girişimcilik Merkezi”nin açılışına katıldı.

Buradaki konuşmasında “asrın felaketi” olarak nitelendirilen ve 11 ilde ağır hasara neden olan deprem silsilesinin ardından devletin tüm imkanlarını en üst düzeyde seferber ettiğini dile getiren Kacır, Bakanlık olarak şehirlerin yeniden ayağa kalkması, ekonomik ve sosyal hayatın en kısa sürede eski günlerine dönmesi için çok boyutlu çalışmayı tüm paydaşlarla el ele yürüttüklerini belirtti.

Son 15 yılda sağladıkları teşviklerle cazibe merkezine dönüşen deprem bölgesinin kalkınma yolculuğuna güçlü bir şekilde devam etmesi için tarihin en kapsamlı yatırım teşvik paketini hayata geçirdiklerini söyleyen Kacır, şöyle devam etti:

“Depremde zarar görmüş iş yerleri için ilk 12 ayı geri ödemesiz, 36 ay vadeli Acil Destek Programı’nı uygulamaya koyduk. Gaziantep’te 481 işletmemize 216 milyon liralık kredi imkanı sağladık. Uluslararası finansman kaynaklarını da harekete geçirerek işletmelerimize can suyu niteliğinde olan Türkiye Deprem Sonrası Ekonomik Canlanma Projesi’ni başlattık. Dünya Bankası ve Japon Kalkınma Ajansı işbirliğiyle 590 milyon dolarlık finansmanı KOBİ’lerimize sunduk. Nurdağı ve İslahiye ilçelerimizde 750 bin lira, Gaziantep’in diğer ilçelerinde ise 650 bin lira KOBİ’lerimize 36 ay vadeli ve faizsiz sunduk.”

Bakan Kacır, işletmelerin onarım, tamirat ve ekipman alımları için ihtiyaç duydukları finansmana erişimi tesis ederek bölge ekonomisinin toparlanmasına destek olduklarını, destek programı kapsamında bugüne kadar Gaziantep’te 2 bin 657 işletmeye 1,2 milyar lira ödeme yaptıklarını, başvurusu onaylanan KOBİ’lerin destek ödemelerini de gelecek dönemde hızla devreye alacaklarını bildirdi.

Gelecek dönemde yeni finansman kaynaklarıyla KOBİ’lerin toparlanma sürecini desteklemeye devam edeceklerini dile getiren Kacır, Gaziantep’in inşası ve ihyasında her daim vatandaşların yanında oldukları ve olmaya da devam edeceklerini söyledi.

“Yeni sanayi tesisleri inşa etme” ve “depremden etkilenen sanayi işletmelerine kalıcı çözümler sunma” sözünün de adım adım gerçekleştiğini belirten Kacır, şunları ifade etti:

“Sayın Cumhurbaşkanı’mız Recep Tayyip Erdoğan’ın takdirleriyle bugüne kadar şehrimize 11 yeni sanayi alanı ilan etmiştik. Gaziantep İslahiye Sanayi Alanı’nda depremden zarar görmüş işletmelerimize tahsis edilmek üzere 80 iş yerinin yapımını kısa süre içinde tamamlayacak ve bu sayıyı 160’a çıkaracağız. 11 sanayi alanımızın tamamını bacası tüten fabrikalarla donatacağız. Burada Amanos Dağları var. Türkiye’nin her yerinde nasıl dağları deldik, yolları açtık, Türkiye’yi tarihte görülmemiş bir hızla kalkındırdıysak, bu Amanos Dağları’nda da önümüzdeki dönemde tüneller açılacak ve Gaziantep bir Akdeniz şehrine dönüşecek. Gaziantep’in Akdeniz’e ve dünyaya açılan kapısı Nurdağı ve İslahiye olacak. Biz de bu fırsatı en iyi şekilde değerlendirmek üzere Sayın Cumhurbaşkanı’mızın liderliğinde, ilan ettiği Nurdağı’nda 1 milyon metrekarelik sanayi alanını bugün az önce hep birlikte konuştuk hızla OSB olarak hayata geçireceğiz ve burada tüm parselleri büyük bir hızla yatırımcılarımıza sunacağız. Nurdağı ve Gaziantep’e hayırlı uğurlu olsun.

İslahiye’de 6 milyon 780 bin metrekarelik bir ekolojik yeşil endüstri bölgesini uluslararası pazarlara açılacak yatırımlarla buluşmak üzere Gaziantep’e kazandıracağız. OSB demek, endüstri bölgesi demek, yatırım, üretim, istihdam, ihracat kalkınma demek. Gaziantep, hem bölgemizin hem ülkemizin kalkınma yolculuğunda lokomotif şehir olmaya devam edecek.”

Gaziantep’in Türkiye Yüzyılı’nın parlak sayfalarına mührünü vuracağını söyleyen Bakan Kacır, şunları kaydetti:

“22 yıl öncesine dönüp baktığımızda, şehrimizde sadece 2 organize sanayi bölgesi yükseliyor ve planlı sanayi altyapımız ancak 53 bin vatandaşımıza ekmek kapısı oluyordu. Sanayicilerimizin talepleri doğrultusunda OSB’lerimizin sayısını 6’ya yükselttik. Sanayicilerimiz verdikleri sözleri tuttular, OSB’leri fabrikalarla donattılar ve bugün 250 binden fazla vatandaşımız istihdam ediliyor. Önümüzdeki dönemde ülkemizdeki siyasi istikrar ve bu istikrar sayesinde ortaya çıkan yatırım iştahı Gazianteplilerin girişimci ruhuyla, şehrimizin sanayileşme yolculuğunda emin adımlarla yürüyeceğimizden asırlık kazanımlar elde edeceğinden asla şüphe duymuyoruz.

Deprem bölgesindeki vatandaşlarımızı asla yalnız bırakmadık ve önümüzdeki süreçte de bırakmayacağız. Her türlü desteği sağlayarak vatandaşlarımızın umutlarını yeniden yeşertmeye devam edeceğiz.”

AK Parti Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül, depremin ardından devletin tüm gücüyle bölgede vatandaşının yanında olduğunu ve bir şehrin birlik ve beraberliğinin gücüyle adım adım ayağa kalktığını gördüklerini söyledi.

Gaziantep Valisi Kemal Çeber, yapılan konutları teslim etmeye başladıklarını belirterek, dünyada birçok afet bölgesine gittiğini, 6 Şubat’taki gibi bir felaketten bu kadar hızlı, koordineli kalkacak başka bir ülkenin olmadığını dile getirdi.

Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin de depremin ardından hemen ilçeye vardıklarını ve çalışmalara başladıklarını, yeni Nurdağı’nın da güvenli olması için çalışmalarını sürdürdüklerini ifade etti.

Konuşmaların ardından Nurdağı İpekyolu Çarşısı ile Nurdağı Sosyal Girişimcilik Merkezi’nin açılışı yapıldı.

Bakan Kacır ve protokol üyeleri, Nurdağı Sosyal Girişimcilik Merkezi’nde çocuklarla sohbet etti, çarşıda esnafın taleplerini dinledi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/bakan-kacir-deprem-bolgesindeki-vatandaslari-yalniz-birakmayacagiz/feed/ 0
Bakan Kacır: “Deprem bölgesinde devletimizin tüm imkânlarını en üst düzeyde seferber ettik” https://www.haber28.com.tr/bakan-kacir-deprem-bolgesinde-devletimizin-tum-imkanlarini-en-ust-duzeyde-seferber-ettik/ https://www.haber28.com.tr/bakan-kacir-deprem-bolgesinde-devletimizin-tum-imkanlarini-en-ust-duzeyde-seferber-ettik/#respond Fri, 08 Mar 2024 01:36:33 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=8856 Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Gaziantep’te Nurdağı İpekyolu Çarşısı ile Nurdağı Sosyal Girişimcilik Merkezi Açılışı’na katıldı. Bakan Kacır, deprem bölgesindeki yatırımlara vurgu yaparak, “Deprem bölgesinde devletimizin tüm imkanlarını en üst düzeyde seferber ettik” dedi.

Bir dizi ziyaret, program ve açılışa katılmak için Gaziantep’te bulunan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Nurdağı ilçesinde Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğüne bağlı İpekyolu Kalkınma Ajansı’nın destekleriyle yapımı tamamlanan Nurdağı İpekyolu Çarşısı ile Sosyal Girişimcilik Merkezi’nin açılışına katıldı. Açılış töreninde açıklamalarda bulunan Kacır, asrın felaketinin ardından deprem bölgesinde yapılan yatırımlardan bahsetti.

“Devletimizin tüm imkanlarını en üst düzeyde seferber ettik”

Yaşanan afetin ardından devlet olarak tüm imkanları seferber ettiklerini ifade eden, bakanlık olarak yaptıkları çalışmalardan ve hayata geçirdikleri Cazibe Merkezleri Programı’nı anlatan Bakan Kacır, “Asrın felaketi olarak nitelendirilen ve 11 ilimizde ağır hasara neden olan bu deprem silsilesinin ardından devletimizin tüm imkanlarını en üst düzeyde seferber ettik. Bu bağlamda, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak, şehirlerimizin yeniden ayağa kalkması, ekonomik ve sosyal hayatın en kısa sürede eski günlerine dönmesi için çok boyutlu çalışma yürüttük. Son 15 yılda sağladığımız teşviklerle bir cazibe merkezine dönüşen deprem bölgemizin, kalkınma yolculuğuna güçlü bir şekilde devam etmesi için tarihimizin en kapsamlı yatırım teşvik paketini hayata geçirdik. Aralarında Gaziantep’in Araban, İslahiye ve Nurdağı ilçelerinin de olduğu, depremden yoğun olarak etkilenen 65 ilçemizde yatırım ortamını iyileştirmek ve istihdam sağlamak üzere ‘Cazibe Merkezleri Programı’nı hayata geçirdik. Yatırımlara kurumlar vergisi indirimi, SGK primi işveren ve işçi payı desteği, KDV istisnası ve gümrük vergisi muafiyeti, faiz veya kar payı desteği sağladık” dedi.

“Gaziantep’te 6,7 milyar lirayı aşan 12 yatırım projesi için teşvik belgesi düzenledik”

Cazibe Merkezleri Programı kapsamında Gaziantep’e yönelik yatırımlar hakkında da bilgi veren Bakan Kacır, “Program kapsamında Gaziantep’te bin 105 vatandaşımıza istihdam sağlayacak ve sabit yatırım tutarı 6,7 milyar lirayı aşan 12 yatırım projesi için teşvik belgesi düzenledik. Deprem nedeniyle yatırım süreci aksayan yatırımcılarımızı mağdur etmemek adına, Gaziantep’te düzenlenen bin 352 yatırım teşvik belgesinin süresini talep almaksızın 3 yıl uzattık. Projelerine devam edemeyecek yatırımcılarımız için de düzenlenen 213 yatırım teşvik belgesini, kendilerine herhangi bir yük getirmeden kapanmış saydık. Deprem sonrası KOBİ’lerimizin hızlı toparlanmaları adına devreye aldığımız destek programlarıyla işletme sahibi afetzedelerimizin yanında olduk. Zarar gören işletmelerin 2023 yılı, yaşamını yitiren veya iş göremez hale gelen işletmecilerin ise tüm borçlarını sildik. Depremde zarar görmüş işyerleri için ilk 12 ayı geri ödemesiz 36 ay vadeli Acil Destek Programını uygulamaya koyduk. Gaziantep’te 481 işletmemize destek sağlarken 216 milyon liralık kredi hacmi oluşturduk” ifadelerini kullandı.

“590 milyon dolarlık finansmanı KOBİ’lerimizin hizmetine sunduk”

Asrın felaketinin ardından başlatılan Türkiye Deprem Sonrası Ekonomik Canlanma Projesi hakkında bilgi veren Bakan Kacır, “Uluslararası finansman kaynaklarını da harekete geçirerek işletmelerimize can suyu niteliğinde olan Türkiye Deprem Sonrası Ekonomik Canlanma Projesini başlattık. Dünya Bankası ve Japon Kalkınma Ajansı iş birliğiyle oluşturduğumuz 590 milyon dolarlık finansmanı KOBİ’lerimizin hizmetine sunduk. Nurdağı ve İslahiye ilçelerimizde 750 bin lira, şehrimizin diğer ilçelerinde ise 650 bin lira üst limitli olmak üzere KOBİ’lerimize 36 ay vadeli faizsiz finansman imkanı sağladık. İşletmelerimizin onarım, tamirat ve ekipman alımları için ihtiyaç duydukları finansmana erişimini tesis ederek bölgemizin ekonomik toparlanmasına destek olduk. Destek programımız kapsamında bugüne kadar Gaziantep’te 2 bin 657 işletmemize 1,2 milyar lirayı aşan ödeme gerçekleştirdik. Başvurusu onaylanan KOBİ’lerimize destek ödemelerini kısa bir süre içerisinde yeniden devreye alacağız. Önümüzdeki dönemde uluslararası finans kuruluşlarını sürece dahil ederek yeni finansman kaynaklarıyla KOBİ’lerimizin toparlanma sürecini hızlandıracağız” ifadelerine yer verdi.

“Cumhurbaşkanımızın tensipleriyle Gaziantep’e 11 yeni sanayi alanı kazandırdık”

Depremden ciddi derecede etkilenen sanayi kenti Gaziantep’in inşası ve ihyası için gayret göstermeye devam ettiklerini de aktaran Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır, “Gaziantep’in inşası ve ihyasında her daim vatandaşlarımızın yanında olduk, olmaya da devam edeceğiz. Güçlü sanayisiyle üretimde dünya markası şehrimize, “yeni sanayi tesisleri inşa etme ve depremden etkilenen sanayi işletmelerimize kalıcı çözümler sunma” sözümüzü de yerine getiriyoruz. Cumhurbaşkanımızın tensipleriyle bugüne kadar şehrimize 11 yeni sanayi alanı kazandırdık. Gaziantep İslahiye Sanayi Alanı’nda depremden zarar görmüş işletmelerimize tahsis edilmek üzere 80 işyerinin yapımına başladık. Önümüzdeki dönemde bu sayıyı 160’a tamamlayacağız. Ben inanıyorum ki bu 11 sanayi alanımızın 11’ini de kısa sürede dolduracağız. Yatırım, istihdam, üretim ve ihracat rotasında şehrimizin 22 yılda kat ettiği mesafe bu hedefe ulaşmanın ne kadar da mümkün olduğunun canlı temsilidir. Yirmi iki yıl öncesine dönüp baktığımızda, şehrimizde sadece iki organize sanayi bölgesi yükseliyor ve planlı sanayi altyapımız 53 bin vatandaşımıza ekmek kapısı oluyordu. Sanayicilerimizin talepleri doğrultusunda OSB’lerimizin sayısını altıya yükselttik. ve sanayicilerimiz, verdikleri sözlerin hakkını vererek 250 bin vatandaşımızı daha istihdam etti. Önümüzdeki dönemde ülkemizdeki siyasi istikrar ve öngörülebilirlik ortamının beslediği yatırım iştahıyla, Gaziantepli kardeşlerimizin girişimci ruhuyla, şehrimizin sanayileşme yolculuğunda emin adımlarla yürüyeceğinden, asırlık kazanımlar elde edeceğinden şüphe duymuyorum. Gaziantep, Türkiye Yüzyılı’nın parlak sayfalarına mührünü vuracak” şeklinde konuştu.

“Acil Eylem Programı kapsamında 6 projeye 262 milyon lirayı aşan destek verdik”

Açılışı yapılan Nurdağı İpekyolu Çarşısı ile Nurdağı Sosyal Girişimcilik Merkezi ile ilgili de değerlendirmelerde bulunan Bakan Kacır, “Deprem felaketi sonrasında gerek İpekyolu Kalkınma Ajansımız gerek GAP Bölge Kalkınma İdaremiz eliyle yürüttüğümüz projelerle de şehrimizin yeniden ekonomik ve sosyal toparlanmasına öncülük ediyoruz. Bölgesel Kalkınma Odaklı Toparlanma Acil Eylem Programı kapsamında 6 projeye 262 milyon lirayı aşan destek verdik. GAP Bölge Kalkınma İdaremizle de şehrimizin toprağına yeniden hayat verecek, tarımın yeşerip gelişmesine vesile olacak iki projeye 56 milyon lira kaynak sağladık. Bugün de Bölgesel Kalkınma Odaklı Toparlanma Acil Eylem Programı kapsamında, Nurdağı ilçemizde ticaretin çarklarının güçlü bir şekilde dönmesini sağlayacak ve vatandaşlarımıza istidam kapısı olacak 2 çarşı projemizin açılışını gerçekleştiriyoruz. 12 bin metrekare toplam kapalı alana sahip 136 milyon lira tutarındaki bu proje, altyapısı, esnafa ve vatandaşlarımıza sunduğum imkanlarla şimdiden Nurdağı’nda ticaretin canlı kalbi haline geldi. Vatandaşımıza, esnafımıza hayırlı, uğurlu olsun. Nurdağı’na kazandırdığımız bir diğer proje ise Sosyal Girişimcilik Merkezi. Sosyal Girişimcilik, Güçlendirme ve Uyum Projesi (SEECO) kapsamında 6,7 milyon lira bütçeyle hayata geçirdiğimiz bu merkez, sunduğu altyapılarla depremden etkilenen vatandaşlarımızın sosyal ve ekonomik hayata yeniden katılımı için önemli bir boşluğu şimdiden doldurdu. Gençlerimizin çevre bilincini ve toplumsal duyarlılıklarını da güçlendirmeye devam ediyor. Geçtiğimiz yıl Mayıs ayında faaliyete aldığımız merkezimizden bugüne kadar 23 bin 870 kişi yararlandı. Her zamanda vurguluyoruz, deprem bölgesindeki vatandaşlarımızı asla yalnız bırakmadık ve önümüzdeki süreçte de bırakmayacağız. Her türlü desteği sağlayarak, vatandaşlarımızın umutlarını yeniden yeşertmeye devam edeceğiz. Birlik ve beraberlik içinde, bu zorlu süreci geride bırakacak ve deprem bölgesini yeniden canlandıracağız. İnşallah bugün açılışını gerçekleştireceğimiz projeler ile birlikte Gaziantep’imiz geleceğe umutla bakacak ve çok daha iyi bir konumda yer alacak. Sözlerime son verirken projelerin ilçemize, ülkemize ve milletimize hayırlar getirmesini temenni ediyorum” diye konuştu.

Yapılan konuşmaların ardından Nurdağı İpekyolu Çarşısı ile Nurdağı Sosyal Girişimcilik Merkezi’nin açılışı gerçekleştirildi. – GAZİANTEP

]]>
https://www.haber28.com.tr/bakan-kacir-deprem-bolgesinde-devletimizin-tum-imkanlarini-en-ust-duzeyde-seferber-ettik/feed/ 0
Cevdet Yılmaz: Büyüme kompozisyonunu değiştiriyoruz https://www.haber28.com.tr/cevdet-yilmaz-buyume-kompozisyonunu-degistiriyoruz/ https://www.haber28.com.tr/cevdet-yilmaz-buyume-kompozisyonunu-degistiriyoruz/#respond Thu, 07 Mar 2024 02:36:04 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=8707 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, enflasyonla mücadele ederken büyümeyi de sürdürdüklerine işaret ederek, “Ama büyümenin kompozisyonunu değiştiriyoruz. Tüketim ağırlıklı bir büyüme değil daha çok yatırım, ihracat, üretim ağırlıklı bir büyüme yapısı inşa ediyoruz.” dedi.

Manisa programı kapsamında Organize Sanayi Bölgesi Toplantı Salonu’nda iş dünyası temsilcileriyle bir araya gelen Yılmaz, yaptığı konuşmada makroekonomik ölçekte dünya ve Türkiye’de yaşanan son gelişmeler hakkında değerlendirmede bulundu.

Dünyanın zor bir dönemden geçtiğini, büyüme ve küresel ticaretteki yavaşlamanın tarihsel ortalamaların altında kaldığını anlatan Yılmaz, Türkiye’nin geçen yıl meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerin yaralarını sararken bir yandan da kuzey ve güneyde jeopolitik gerilimler yaşandığını hatırlattı.

Yılmaz, Türkiye’nin böyle bir ortamda bile ekonomik olarak büyümeye ve gelişmeye devam ettiğine dikkati çekerek, Türkiye ekonomisinin dünya ortalamalarının üzerinde büyüme kaydettiğini, 2023’ün ilk 3 çeyreğinde yüzde 4,7 büyümeye ulaşıldığını söyledi.

Son çeyrek verilerinin henüz yayımlanmadığını ancak bu çeyrekteki büyüme oranı yüzde 3,7 olsa dahi Orta Vadeli Program’daki yüzde 4,4 hedefinin yakalanacağını bildiren Yılmaz, kişi başına düşen milli gelirin 13 bin dolara yakın seviyeye çıkmasını beklediklerini aktardı.

Yılmaz, Türkiye’nin reel ekonomide iyi bir performans sergilediğini, resesyona düşmeden enflasyonla mücadelenin temel öncelikleri olduğunu, yılın ilk ayında yükselen enflasyonun sonraki aylarda kademeli, yıl ortasından sonra da belirgin şekilde düşmesini beklediklerini vurguladı.

Para ve maliye politikasındaki yapısal reformlarla enflasyonu kararlı bir şekilde düşüreceklerini dile getiren Yılmaz, “Bunun da özünü şu oluşturuyor; iç tasarruf oranlarımızı arttırmak, tüketimi daha sağlıklı bir seviyede sürdürmek. Tasarruf ederek arttırdığımız kaynakları ise üretken alanlara sevk etmek. Sanayileşme gibi, yatırımlar gibi alanlara bu kaynakları kanalize etmek, büyüme stratejimizin özünü oluşturuyor. Enflasyonla mücadele ederken büyümeyi de sürdürüyoruz, sürdüreceğiz. Ama büyümenin kompozisyonunu değiştiriyoruz. Tüketim ağırlıklı bir büyüme değil, daha çok yatırım, ihracat, üretim ağırlıklı bir büyüme yapısı inşa ediyoruz.” diye konuştu.

“Sanayicilerimizi, ihracatçılarımızı tebrik ediyoruz”

Cari dengede de iyileştirme çalışmalarının olumlu sonuçlarını aldıklarını ifade eden Yılmaz, 2024’de 60 milyon turist hedefinin gerçekleşeceğine inandığını belirtti.

Yılmaz, şöyle devam etti:

“Sermaye hareketlerinde 2022’de 13,7 milyar dolar bir çıkış olmuşken ülkemizden, 2023 yılında nette 8,34 milyar dolar bir sermaye girişinin gerçekleştiğini görüyoruz. Dış ticaretimize, ihracatımıza baktığımızda, ihracatımızın çoğunu sizler, sanayicilerimiz gerçekleştiriyor. 256 milyar doları yakaladık geçen yıl. Dünyadaki talep koşulları olumsuz olduğu halde, birçok sıkıntılar yaşandığı halde, özellikle ihraç pazarımız olan Avrupa’da ciddi anlamda bir durgunluk olduğu halde ihracatçılarımız bunu başardılar. Sanayicilerimizi, ihracatçılarımızı tebrik ediyoruz. Gerçekten çok güzel bir performans. Tarihi bir seviyeyi de yakalamış olduk böylece. Orta Vadeli Programımızın çok az altında kaldı ama bu şartlarda çok önemli bir başarı olduğunu ifade etmek isterim. Bunu inşallah daha yüksek seviyelere taşıyacağız.”

İstihdam cephesinde ise aralık ayında gelen veriyle birlikte Türkiye’nin 2023 yılını tek haneli işsizlik oranıyla kapattığına işaret eden Yılmaz, Merkez Bankasının rezervlerinin güçlendiğini, bütçe disiplini konusunda kararlı bir şekilde yollarına devam ettiklerini anlattı.

Yatırımı, istihdamı, üretimi ve ihracatı desteklemeye devam ettiklerini hatırlatan Yılmaz, teknolojik içeriği yüksek, cari açığı düşürücü etkisi olan projelere önemli destekler vermeyi sürdürdüklerini, bu projelerin sonuçlanmasıyla Türkiye’nin üst orta gelir grubundan yüksek gelir grubuna yükseleceğini kaydetti.

Yılmaz, Manisa’nın ekonomisiyle Türkiye’ye önemli katkılar sunduğunun altını çizerek, Ankara-İzmir Yüksek Hızlı Tren hattının Manisa’nın pek çok ilçesinden geçeceğini ve şehrin ekonomisini geliştireceğini, üretime ve yatırıma destek olacağını, kente yeni organize sanayi bölgeleri kazandırmayı, ulaştırma, eğitim ve sağlık altyapı yatırımlarını sürdüreceklerini sözlerine ekledi.

Toplantıya Vali Enver Ünlü, Büyükşehir Belediye Başkanı Cengiz Ergün, MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, AK Parti Manisa Milletvekili Ahmet Mücahit Arınç, AK Parti Manisa İl Başkanı Salih Hızlı, MHP Manisa İl Başkanı Cüneyt Tosuner ile Manisa OSB Yönetim Kurulu Başkanı Sait Türek de katıldı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/cevdet-yilmaz-buyume-kompozisyonunu-degistiriyoruz/feed/ 0
Bakan Kacır: “Kaynaklarımızı Türkiye’nin mesleki eğitimi için seferber etmeyi amaçlıyoruz” https://www.haber28.com.tr/bakan-kacir-kaynaklarimizi-turkiyenin-mesleki-egitimi-icin-seferber-etmeyi-amacliyoruz/ https://www.haber28.com.tr/bakan-kacir-kaynaklarimizi-turkiyenin-mesleki-egitimi-icin-seferber-etmeyi-amacliyoruz/#respond Wed, 06 Mar 2024 03:48:04 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=8544 Bakan Kacır: “Kaynaklarımızı Türkiye’nin mesleki eğitimi için seferber etmeyi amaçlıyoruz”

KONYA – Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, önümüzdeki dönemde hem organize sanayi bölgelerinin kaynaklarını hem de bakanlığın kaynaklarını Türkiye’nin mesleki eğitimi için seferber etmeyi amaçladıklarını söyledi.

Konya’da bulunan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Konya Sanayi Odası’nda düzenlenen Konya Sanayiciler İstişare Toplantısı’na katıldı. Burada konuşan Bakan Kacır, “Konya’nın potansiyelini bugünkünden çok daha ileri bir düzeye çıkarıyor olacağız. İnsan kaynağı, insan kıymeti meselesi sorunu var. Tabii bu meselenin aslında çok boyutlu bir mesele olduğunu zannediyorum hepimiz farkındayız. Yani bir yandan bir kültürel dönüşüm boyutu var bu işin. Bir yandan da eğitim sistemimizle ilgili yönleri, yanları var. Şunu savunuyoruz bakanlık olarak; mutlaka mesleki eğitime özel sektörün öncülük etmesi lazım. Müfredatından tüm eğitim uygulamalarına kadar özel sektörün himayesinde mesleki eğitim çalışmalarını gerçekleşiyor olması lazım. Bunu yapabilecek mekanizmalar geçmişte kuruldu. Kurulan mekanizmalardan işler olanlarını, ki bunların başında organize sanayi bölgelerinde kurulmuş meslek liseleri, meslek yüksekokulları gelmektedir, daha iyi bir düzeye çıkarmak için daha fazla kaynak ayırmamız lazım. Önümüzdeki dönemde hem organize sanayi bölgelerimizin kaynaklarını, hem bakanlığımızın kaynaklarını, hem yatırım teşvikleri ile sektöre sunduğumuz, özellikle büyük ölçekli firmalara sunduğumuz kaynakları bir ölçüde Türkiye’nin mesleki eğitimi için seferber etmeyi amaçlıyoruz. Bunu yapmazsak bugün yaşadığımız sorunlar önümüzdeki dönemde artarak devam edecek. Bunu yaparsak Allah’ın izniyle hızlı sonuç alacağız. Aslında Türkiye’de özel sektör dokunuşu olan bazı alanlarda mesleki eğitimde çok hızlı neticeler aldık. Geçtiğimiz yıl Türkiye’de bir ilk yaşandı. Bazı meslek liseleri tam puanla öğrenci aldılar. Lise giriş sınavlarında tam puan alan öğrencilerin bazıları Türkiye’de meslek lisesi tercihi yaptılar. Ama hangi meslek liselerini tercih ettiler? Baykar’ın kurduğu Havacılık, Uzay, Mesleki Teknik Anadolu Lisesi’ni. Özdemir Bayraktar Havacılık Meslek Havacılık ve Uzay Mesleki Teknik Anadolu Lisesi’ni, ASELSAN’ın himaye ettiği Ankara’daki Mesleki Teknik Anadolu Lisesi’ni, Teknopark İstanbul’daki siber güvenlik Mesleki Teknik Anadolu Lisesi. Demek ki biz markalarımızla, kurumlarımızla mesleki eğitimi himaye ettiğimizde doğrudan netice alabiliyoruz. Şimdi savunma sanayii Türkiye’nin gözde sektörü elbette. Bu bir gerçek. Fakat hala savunma sanayiinin geldiği bu konuma rağmen savunma sanayiinden çok daha büyük sektörlerimiz var bizim. Üretim düzeyleriyle, ihracat düzeyleriyle otomotiv sektörümüz, kimya sektörümüz, tekstil sektörümüz, makine sektörümüz, gıda. Sektörümüz halen ölçek itibarıyla savunma sanayiinden çok daha büyük sektörler. ve bu sektörlerde de çok fazla büyük oyuncu var. ve bu oyuncuları biz devlet eliyle her daim destekleyegeldik. O vakit önümüzdeki dönemde devlet özel sektör el ele vereceğiz. ve bu mesleki eğitim meselesini bir sorun olmaktan çıkaracak adımları hızla atıyor olacağız” şeklinde konuştu.

“İnsan kaynağı bulmakta olağanüstü zorluk yaşıyoruz”

Konya Sanayi Odası Başkanı Mustafa Büyükeğen, Konya’nın güçlü bir sanayileşme süreci yaşadığını ifade ederek, “Yüksek enflasyona, artan maliyetlere, etrafımızdaki tüm istikrarsızlık ve savaşlara rağmen üretime olan inancımızı koruyor, yatırım ve üretim motivasyonumuzu güçlü tutmaya çalışıyoruz. Ancak üzülerek ifade ediyorum ki hepimizin ortak sorunu insan kaynağı. Fabrikalarımızda çalışacak, üretecek insan kaynağı bulmakta olağanüstü zorluk yaşıyoruz. Bir yandan ülkemizde genç işsizlik oranı yüzde 15.5’a ulaşırken, diğer yandan sanayinin insan kaynağı sıkıntısı yaşaması artık üretim güvenliğini tehdit eder hale gelmiştir. Bu meselenin çözümünün mesleki eğitimde olduğunu düşünüyoruz. Son dönemde devletimiz de, özellikle 28 Şubat’tan sonra ihmal edilen mesleki eğitimi yeniden özendirmek amacıyla çok ciddi yatırımlar yaptı. Biz tüm bu yatırımlar için teşekkür ediyoruz. Bu konuda adeta milli bir seferberlik ruhu ile hareket ederek, mesleki eğitimi ülkemizin en öncelikli gündem maddesi haline getirmek zorundayız” diye konuştu.

Konya Sanayi Odası Meclis Başkanı Memiş Kütükçü ise, “Konya 1970’li yıllardan sonra hızla sanayileşmeye inmesi arttırarak bugün ihracatının yüzde 75’sini sanayi mamullerinden oluşan net bir sanayi şehri haline gelmiş bir kentimiz. Konya Organize Sanayi Bölgemizde Türkiye’nin an itibariyle 31 milyon metrekareyle 2. büyük organize sanayi bölgesi haline gelmiş ve Konya’nın kendi girişimcilerinin ağırlıklı kurdukları tesisler ve tesislerle ki bugün teşriflerinizden bir tanesinin açılışını gerçekleştirdik. Dün itibariyle de 6. genişleme bölgemizin ön tahsis sözleşmeleri ve yer çekim kuralları sürecini tamamladığımız halen gelişmekte ve genişlemekte olan bir bölgemiz. Bu konularda bakanlığımızın şehrimize organize sanayi bölgemize verdiği destekten dolayı müteşekkiriz” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/bakan-kacir-kaynaklarimizi-turkiyenin-mesleki-egitimi-icin-seferber-etmeyi-amacliyoruz/feed/ 0
Sanayi ve Teknoloji Bakanı, Türkiye’nin mesleki eğitimi için kaynakları seferber etmeyi amaçlıyor https://www.haber28.com.tr/sanayi-ve-teknoloji-bakani-turkiyenin-mesleki-egitimi-icin-kaynaklari-seferber-etmeyi-amacliyor/ https://www.haber28.com.tr/sanayi-ve-teknoloji-bakani-turkiyenin-mesleki-egitimi-icin-kaynaklari-seferber-etmeyi-amacliyor/#respond Wed, 06 Mar 2024 03:00:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=8532 Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, önümüzdeki dönemde hem organize sanayi bölgelerinin kaynaklarını hem de bakanlığın kaynaklarını Türkiye’nin mesleki eğitimi için seferber etmeyi amaçladıklarını söyledi.

Konya’da bulunan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Konya Sanayi Odası’nda düzenlenen Konya Sanayiciler İstişare Toplantısı’na katıldı. Burada konuşan Bakan Kacır, “Konya’nın potansiyelini bugünkünden çok daha ileri bir düzeye çıkarıyor olacağız. İnsan kaynağı, insan kıymeti meselesi sorunu var. Tabii bu meselenin aslında çok boyutlu bir mesele olduğunu zannediyorum hepimiz farkındayız. Yani bir yandan bir kültürel dönüşüm boyutu var bu işin. Bir yandan da eğitim sistemimizle ilgili yönleri, yanları var. Şunu savunuyoruz bakanlık olarak; mutlaka mesleki eğitime özel sektörün öncülük etmesi lazım. Müfredatından tüm eğitim uygulamalarına kadar özel sektörün himayesinde mesleki eğitim çalışmalarını gerçekleşiyor olması lazım. Bunu yapabilecek mekanizmalar geçmişte kuruldu. Kurulan mekanizmalardan işler olanlarını, ki bunların başında organize sanayi bölgelerinde kurulmuş meslek liseleri, meslek yüksekokulları gelmektedir, daha iyi bir düzeye çıkarmak için daha fazla kaynak ayırmamız lazım. Önümüzdeki dönemde hem organize sanayi bölgelerimizin kaynaklarını, hem bakanlığımızın kaynaklarını, hem yatırım teşvikleri ile sektöre sunduğumuz, özellikle büyük ölçekli firmalara sunduğumuz kaynakları bir ölçüde Türkiye’nin mesleki eğitimi için seferber etmeyi amaçlıyoruz. Bunu yapmazsak bugün yaşadığımız sorunlar önümüzdeki dönemde artarak devam edecek. Bunu yaparsak Allah’ın izniyle hızlı sonuç alacağız. Aslında Türkiye’de özel sektör dokunuşu olan bazı alanlarda mesleki eğitimde çok hızlı neticeler aldık. Geçtiğimiz yıl Türkiye’de bir ilk yaşandı. Bazı meslek liseleri tam puanla öğrenci aldılar. Lise giriş sınavlarında tam puan alan öğrencilerin bazıları Türkiye’de meslek lisesi tercihi yaptılar. Ama hangi meslek liselerini tercih ettiler? Baykar’ın kurduğu Havacılık, Uzay, Mesleki Teknik Anadolu Lisesi’ni. Özdemir Bayraktar Havacılık Meslek Havacılık ve Uzay Mesleki Teknik Anadolu Lisesi’ni, ASELSAN’ın himaye ettiği Ankara’daki Mesleki Teknik Anadolu Lisesi’ni, Teknopark İstanbul’daki siber güvenlik Mesleki Teknik Anadolu Lisesi. Demek ki biz markalarımızla, kurumlarımızla mesleki eğitimi himaye ettiğimizde doğrudan netice alabiliyoruz. Şimdi savunma sanayii Türkiye’nin gözde sektörü elbette. Bu bir gerçek. Fakat hala savunma sanayiinin geldiği bu konuma rağmen savunma sanayiinden çok daha büyük sektörlerimiz var bizim. Üretim düzeyleriyle, ihracat düzeyleriyle otomotiv sektörümüz, kimya sektörümüz, tekstil sektörümüz, makine sektörümüz, gıda. Sektörümüz halen ölçek itibarıyla savunma sanayiinden çok daha büyük sektörler. ve bu sektörlerde de çok fazla büyük oyuncu var. ve bu oyuncuları biz devlet eliyle her daim destekleyegeldik. O vakit önümüzdeki dönemde devlet özel sektör el ele vereceğiz. ve bu mesleki eğitim meselesini bir sorun olmaktan çıkaracak adımları hızla atıyor olacağız” şeklinde konuştu.

“İnsan kaynağı bulmakta olağanüstü zorluk yaşıyoruz”

Konya Sanayi Odası Başkanı Mustafa Büyükeğen, Konya’nın güçlü bir sanayileşme süreci yaşadığını ifade ederek, “Yüksek enflasyona, artan maliyetlere, etrafımızdaki tüm istikrarsızlık ve savaşlara rağmen üretime olan inancımızı koruyor, yatırım ve üretim motivasyonumuzu güçlü tutmaya çalışıyoruz. Ancak üzülerek ifade ediyorum ki hepimizin ortak sorunu insan kaynağı. Fabrikalarımızda çalışacak, üretecek insan kaynağı bulmakta olağanüstü zorluk yaşıyoruz. Bir yandan ülkemizde genç işsizlik oranı yüzde 15.5’a ulaşırken, diğer yandan sanayinin insan kaynağı sıkıntısı yaşaması artık üretim güvenliğini tehdit eder hale gelmiştir. Bu meselenin çözümünün mesleki eğitimde olduğunu düşünüyoruz. Son dönemde devletimiz de, özellikle 28 Şubat’tan sonra ihmal edilen mesleki eğitimi yeniden özendirmek amacıyla çok ciddi yatırımlar yaptı. Biz tüm bu yatırımlar için teşekkür ediyoruz. Bu konuda adeta milli bir seferberlik ruhu ile hareket ederek, mesleki eğitimi ülkemizin en öncelikli gündem maddesi haline getirmek zorundayız” diye konuştu.

Konya Sanayi Odası Meclis Başkanı Memiş Kütükçü ise, “Konya 1970’li yıllardan sonra hızla sanayileşmeye inmesi arttırarak bugün ihracatının yüzde 75’sini sanayi mamullerinden oluşan net bir sanayi şehri haline gelmiş bir kentimiz. Konya Organize Sanayi Bölgemizde Türkiye’nin an itibariyle 31 milyon metrekareyle 2. büyük organize sanayi bölgesi haline gelmiş ve Konya’nın kendi girişimcilerinin ağırlıklı kurdukları tesisler ve tesislerle ki bugün teşriflerinizden bir tanesinin açılışını gerçekleştirdik. Dün itibariyle de 6. genişleme bölgemizin ön tahsis sözleşmeleri ve yer çekim kuralları sürecini tamamladığımız halen gelişmekte ve genişlemekte olan bir bölgemiz. Bu konularda bakanlığımızın şehrimize organize sanayi bölgemize verdiği destekten dolayı müteşekkiriz” ifadelerini kullandı. – KONYA

]]>
https://www.haber28.com.tr/sanayi-ve-teknoloji-bakani-turkiyenin-mesleki-egitimi-icin-kaynaklari-seferber-etmeyi-amacliyor/feed/ 0
Kayseri 19. Tarım Fuarı Kapılarını Ziyaretçilere Açtı https://www.haber28.com.tr/kayseri-19-tarim-fuari-kapilarini-ziyaretcilere-acti/ https://www.haber28.com.tr/kayseri-19-tarim-fuari-kapilarini-ziyaretcilere-acti/#respond Wed, 06 Mar 2024 01:12:05 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=8506 Kayseri 19. Tarım Fuarı kapılarını ziyaretçilere açtı

KAYSERİ – Atlas Fuarcılık tarafından bu yıl 19.’su düzenlenen Kayseri Tarım, Hayvancılık ve Gıda Fuarı ile Türk Dünyası ve Akraba Toplulukları Tarım Fuarı ziyaretçilerine kapılarını açtı.

Bu yıl 19.’su düzenlenen ve 22-25 Şubat tarihleri arasında ziyaretçilerini ağırlayacak olan Kayseri Tarım, Hayvancılık ve Gıda Fuarı ile Türk Dünyası ve Akraba Toplulukları Tarım Fuarı düzenlenen program ile ziyaretçilerine kapılarını açtı. Programa Vali Yardımcısı Abdullah Kalkan, Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç, Kocasinan Belediye Başkanı Ahmet Çolakbayrakdar, Hacılar Belediye Başkanı Bilal Özdoğan, Kayseri Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Yalçın, Kayseri Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy, Kayseri Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Recep Bağlamış, Kayseri Tarım ve Orman İl Müdürü Bülent Saklav, Kayseri Ziraat Odaları Koordinatörü Abdulkadir Güneş ve protokol üyeleri katıldı.

Açılış konuşmasını yapan Atlas Fuarcılık Yönetim Kurulu Başkanı Fevzi Atasagun, “Fuarımızda şu anda 500 firma bin 900 marka var. Artık çok katılmak isteyen firmalar var ama biz çoğuna fuarda yer veremedik. Biz bu fuarı yaparken de Kayseri’yi merkez olarak aldık. Kayseri ve çevre illerden yaklaşık 300 binin üzerinde fuarımıza ziyaretçi geliyor. Fuarımızın bu şekilde büyümesine, gelişmesine en büyük destek de Kayserimizin ve çiftçilerimizin sahip çıkmasından dolayı fuarımız bu şekilde büyüdü. Türkiye’nin önde gelen fuarlarından biri haline geldi. İnşallah biz bu fuarı daha da büyüteceğiz. Geliştirerek bu devam edecek. Fuarımızın gelişmesine destek veren tüm kurum ve kuruluşlara teşekkür ediyoruz. Fuarımız 22-25 Şubat tarihleri arasında saat 10.00 ile akşam 20.00’a kadar açıktır. Fuarımıza Organize Sanayi Bölgesi tramvay durağından 15 dakikada bir servis koyduk. Vatandaşlarımız da bu şekilde fuarımıza ulaşabilirler” dedi.

Kayseri Ziraat Odaları Koordinatörü Abdulkadir Güneş de, “Biz burayı açarken 50-60 firma ile başlamıştık. Çok şükür şimdi 500 firmaya ulaştık. Dışarıda Kayseri sanayi şehri, ticaret şehri olarak anılır ama Kayseri tarım ve hayvancılıkta hatırı sayılır bir seviyeye geldi. Kayseri’de bize destek veren öncelikle Büyükşehir Belediye Başkanıma, ilçe belediye başkanlarımıza ve milletvekillerimize her konuda üretime destek verdikleri için teşekkür ederim. Bizler üretmeye devam ediyoruz. Ben üretim esnasında bize destek veren herkese teşekkür ediyorum. Tarım fuarımızın açılışı hayırlı olsun” ifadelerini kullandı.

Kayseri OSB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Yalçın ise, “Fuarlar firmaların kendilerini ispat ettikleri ve birbirleriyle yarıştıkları bir ortam sunmaktadır. Bu tür fuarlar sayesinde tarım sektörünün gelişimi gözler önüne serilmektedir. Yeni geliştirilen teknolojilerin fuarlar aracılığıyla tanıtımı yapılarak çiftçinin ufkunun açılması sağlanmaktadır. Bugün açılışını yaptığımız Kayseri tarım Fuarı, çiftçiler ile tarım sektörünün paydaşları açısından büyük faydalar sağlamaktadır. Kayseri OSB yönetimi olarak bu tür fuarlara destek veriyoruz. İnşallah bu sene 2 fuarımız var, önümüzdeki fuar sayımız 10’a ulaşacak. Hep söylediğimiz bir slogan var; inşallah Kayseri’yi fuarlar şehri haline getireceğiz” dedi.

Kayseri Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy da, “Bizim için fuarlar gerçekten önemli. Şehrimiz için çok önemli. Hem tanıtımını, hem reklamını yapıyor hem de ticarete büyük katkı veriyor. Fakat bu fuarın önemi başka. Bugün dünyaya baktığımız zaman iklim krizi, küresel ısınmadan bahsediyoruz ve gıdanın da ne kadar önemli olduğunu da görüyoruz. Biz diyoruz ki gelecek dünyada, önümüzdeki yaşamda 3 sektör söz sahibi olacak. Savunma sanayi ki çok şükür bugün ülkemizin savunma sanayide geldiği noktaya baktığımız zaman yüzde 80’e yakın bir yerli ve millilik oranı var. İkinci sırada insanoğlu doğduğundan bugüne kadar baktığımızda toprakla uğraşıyor, tarımla uğraşıyor. Dolayısıyla tarım ve hayvancılık bizim için çok önemli. Bunda da kendi kendimize yeten bir ülke olmalıyız. Üçüncüsü de sağlık diyoruz. İnşallah önümüzdeki süreçte kendimize yeten bir ülke olarak dünyada söz sahibi olacağız” ifadelerine yer verdi.

Kayseri Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Recep Bağlamış ise, “Ticaret ve sanayi şehri olan Kayseri’de bölgenin en büyük tarım fuarına ev sahipliği yapmanın mutluluğunu duyuyorum. Birçok üründe üretim miktarı olarak Kayseri Türkiye’de söz sahibi durumda. Başta kabak ve ay çekirdeği olmak üzere şeker pancarı, aspir, yumurta ve balıkçılık konusunda Kayseri’nin üretim olarak önemli bir yeri var. Tarım Fuarı’nın tarımdaki modern tekniklerin gelişmesi adına, verimliliğinin artması adına, gerek cihazların gerekse ürünlerin tanıtılması adına ilimize katkı sağlayacağına inanıyorum. Fuarlar bir ülkenin ve ilin tanıtımı adına katkı sağlarken, yöresel ürün verdiği yerlerin de daha geniş pazarlara ulaşmasında köprü görevi görmektedir. Bu önemli organizasyonda tarım ve hayvancılığın daha iyi yerlere gelmesi, çiftçilerimizin makine teçhizatlarını yakından takip etmeleri noktasında tanıtımlara ve bilgilendirmelere de fuarımızda yer verilecektir” dedi.

Kayseri Tarım ve Orman İl Müdürü Bülent Saklav da, “Bilindiği üzere Kayserimiz ticarette ve sanayide olağanüstü başarılarının yanında tarım ve hayvancılıkta da Türkiye’de önemli bir konumda bulunmaktadır. Kayserimiz ekili tarım alanında yaklaşık 600 bin hektar tarım arazisinin tamamı ekili olarak Türkiye’de 10. sırada şu anda. Bitkisel üretimde Türkiye’de 14 tane ürünle ilk 10’da olan ilimiz. Bu fuardaki amacımız çiftçilerimizin yeniliklerden faydalanması ve teknolojiyi benimsemeleri en büyük amacımız. Ben bu vesile ile bu fuarın gerçekleşmesine destek veren herkese teşekkür ediyor, saygılarımı sunuyorum” ifadelerini kullandı.

Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç ise, “Kayserimiz ticaret ve sanayinin yanında tarım ve hayvancılıkta da ön plana çıkan bir şehir olmaya devam ediyor. Burada birbirimizi övme modunda değiliz, gerçekleri paylaşma modundayız. Biz tarım ve hayvancılığı olmazsa olmaz olarak görüyoruz. kendi kendine yeten şehir ve ülke olmak mecburiyetindeyiz. Tarım ve hayvancılık önemli, savunma sanayi önemli, gıda önemli, sağlık önemli. Teknolojide artık her zamankinden çok daha önemli olmaya başladı. Teknolojiyi en iyi kullanacak, dijitalize bir şekilde başka ülkelerin yaptığı gibi bu alanlarda bilimi ön plana çıkaracak ve bu bilim ışığında da maliyetlerin düşmesini sağlayacak, üretimin artmasını sağlayacak ve verimliliği sağlayacak. Ben hepinizi sevgiyle saygıyla selamlıyorum” dedi.

Konuşmaların ardından protokol üyeleri tarafından kesilen kurdele ile fuarın açılışı yapıldı. Açılıştan sonra protokol üyeleri fuarda bulunan stantları gezdi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/kayseri-19-tarim-fuari-kapilarini-ziyaretcilere-acti/feed/ 0
Bakan Kacır: “Türk sanayisi, küresel üretim üslerinden biridir” https://www.haber28.com.tr/bakan-kacir-turk-sanayisi-kuresel-uretim-uslerinden-biridir/ https://www.haber28.com.tr/bakan-kacir-turk-sanayisi-kuresel-uretim-uslerinden-biridir/#respond Tue, 05 Mar 2024 00:36:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=8309 Konya Organize Sanayi Bölgesinde bir fabrika açılışına katılan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, “Artık rahatlıkla söyleyebilirim ki; Türk sanayisi, küresel üretim üslerinden biridir. 2002 yılında 36 milyar dolar seviyelerinde ihracatımız vardı. Bugün ise 255,8 milyar dolarlık rekor bir ihracattan söz ediyoruz” dedi.

Konya’ya gelen Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır bir dizi açılış ve ziyaret gerçekleştiriyor. İlk olarak Konya Valiliğine gelen Bakan Kacır daha sonra KOP Bölge Kalkınma İdaresi imza törenine katıldı. Daha sonra Bakan Kacır, organize sanayi bölgesinde bir fabrika açılışına katıldı.

“Cumhurbaşkanımız liderliğinde birçok alanda büyük hamleler gerçekleştirdik”

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, açılışı yapılan işletmenin Konya’ya ve ülkeye hayırlı olmasını diledi. Bakan Kacır, “Günümüzde teknolojik ilerleme ve dijital dönüşüm, yeni bir çağın kapılarını aralıyor. İçinde bulunduğumuz ‘Dördüncü Sanayi Devrimi’ çağında, dünyada tüm dengeler değişiyor ve rekabet şartları yeniden şekilleniyor. 3/12 Bunun sonucunda küresel güç mücadelesi; teknolojik gelişim ve dijital dönüşüm gibi parametreler üzerinden yaşanıyor. İşte bu paradigma değişimini yakalayan ülkeler, geleceğin dünyasında söz sahibi olacak. Türkiye olarak bizler de bu noktada önemli bir yol kat ettik. Geride bıraktığımız son 22 yılda, yerli ve milli bir anlayışın temellerini atarken; Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde birçok alanda büyük hamleler gerçekleştirdik. Dev bir Ar-Ge, inovasyon ve girişimcilik ekosistemi inşa ettik. Sanayicilerimizin ihtiyaçlarını karşılayabilecek organize sanayi bölgesi (OSB) altyapısı kurduk. 4/12 Özel sektörün yatırım iştahını artıracak teşvik paketleri kurguladık. Yerel kalkınma dinamiklerini harekete geçirirken; devlet desteklerini sanayi sektörüne, KOBİ’lere, akademisyen ve girişimcilere sunduk. Bugün ülkemiz; 101 teknoparkında, 10 binin üzerinde girişimi ile teknoloji geliştirme yolculuğunu sürdürüyor. Bin 600’den fazla Ar-Ge ve tasarım merkezimizle birlikte 272 bin kişilik büyük bir Ar-Ge ordusuna sahibiz. Artık rahatlıkla söyleyebilirim ki; Türk sanayii, küresel üretim üslerinden biridir. 2002 yılında 36 milyar dolar seviyelerinde ihracatımız vardı. Bugün ise 255,8 milyar dolarlık rekor bir ihracattan söz ediyoruz. 5/12 Bu ihracatın yaklaşık 241 milyar dolarını da imalat sanayii oluşturuyor” dedi.

“Sanayicilerimizin, KOBİ’lerimizin, girişimcilerimizin yanında yer alıyoruz”

Bakan Kacır, Türk sanayiinin; ülke ekonomisini kalkınmasında ana aktör olduğunu kanıtladığını ifade ederek, “Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak bizler de Ar-Ge ve yatırım teşviklerimizin yanında, faaliyete alacağımız finansman programlarıyla kalkınma yolculuğumuzda sanayicilerimizin, KOBİ’lerimizin, girişimcilerimizin yanında yer alıyoruz. Savunma sanayiinde gösterdiğimiz yaklaşımı sivil alanlara da taşıyarak yatırım, istihdam, üretim ve ihracat ekseninde yeni başarı hikayeleri yazıyoruz. İşte bu anlayışla, Türkiye’nin yeni nesil endüstri politikasının somut örneği Togg’u hayata geçirdik. 6/12 Milletimizin 60 yıllık rüyasını gerçeğe dönüştürdük. Önümüzdeki dönemde batarya teknolojileri, çip üretimi, uzay teknolojileri, biyoteknoloji, hiper ölçekte veri merkezleri, güneş, rüzgar ve hidrojen enerjisi sistemleri alanlarında lider teknoloji girişimlerini destekleyeceğiz. Yatırım teşvik sistemimizi revize ederek, büyük ölçekli yatırımlarla arz güvenliğini sağlayacak, yüksek teknolojiye yönelik yatırımları artıracak, böylece cari açığın azaltılması ve fiyat istikrarı hedefine daha fazla katkı vereceğiz. Değerli Katılımcılar, Teknolojide paradigma değişimlerini takip ederek yenilikçi teknolojilerde öncü olma iddiası taşırken bir yandan da mevcut sanayi altyapımızın rekabetçiliğini koruyacak adımları da hayata geçiriyoruz. 7/12 dünyadaki paradigma değişimlerine odaklanırken, sanayimizin yeni düzene uyumu doğrultusunda çalışmalarımız devam ediyor” şeklinde konuştu.

“Bugüne kadar 50 firmamız öğren-dönüş programını tamamladı”

Bakan Kacır, “Cumhurbaşkanımızın liderliğinde sanayimizin rekabet gücünü artırmak ve sürdürülebilir bir ekonomik büyüme için fırsat pencerelerinden biri de ‘dijital dönüşüm’. Bu nedenle, model fabrikalar ile işletmelerimize uygulamalı yalın üretim ve dijital dönüşüm eğitimleri sağlıyoruz. 2019 yılında faaliyete geçen Konya Model Fabrikayla Konya sanayiinin verimlilik odaklı dönüşümünde işletmelerimizin yanında yer alıyoruz. Bugüne kadar 50 firmamız öğren-dönüş programını tamamladı. 8/12 Ben bu vesileyle, firmalarını daha rekabetçi bir yapıya taşımak isteyen sanayicilerimizin model fabrikamızın sunduğu eğitim ve danışmanlık hizmetlerinden en üst düzeyde yararlanması için çağrıda bulunmak istiyorum. Bugüne kadar model fabrikalarımızdan yararlanan işletmelerimizde verimlilikte yüzde 76’ya ve üretimde yüzde 140’a varan artışın yanı sıra ürün maliyetlerinde yüzde 18’e kadar tasarruf sağladık. Konya sanayiinin dönüşümüne rehberlik eden bu tesis, dijital dönüşümün getirdiği yeni sınamaları fırsata dönüştürmek için büyük bir kazanım. Diğer yandan, iklim politikalarında uluslararası yasal düzenlemelerin getirildiği, Yenilenebilir enerji yatırımlarının öne çıktığı bir dönemde yeşil dönüşüm altyapımızı güçlendirecek ve bu alanda ihtiyaç duyduğumuz teknolojileri geliştirmemizi sağlayacak adımları hayata geçiriyoruz. 9/12 İklim değişikliğine adaptasyon ve uyuma hizmet eden Ar-Ge çalışmalarını planlamak ve koordine etmek üzere; TÜBİTAK Temiz Enerji, İklim Değişikliği ve Sürdürülebilirlik Araştırma Enstitüsü’nü kurduk. Sanayi bölgelerimizin sürdürülebilir kalkınma amaçları doğrultusunda uluslararası standartlara ulaşmasını sağlayacak ‘Yeşil OSB Sertifikasyon Sistemi’ni hayata geçirdik. Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası’nın desteğiyle hazırlamış olduğumuz, ‘Çelik, Alüminyum, Çimento ve Gübre Sektörleri Karbonsuzlaşma Yol Haritaları’mızda; bu dört öncelikli sektöre yönelik, alternatif teknolojiler, öngörülen emisyon azaltımları, yatırım ihtiyaçları ve politikaları değerlendirdik. Sektörlerin yeşil dönüşümünde rehber niteliğinde olan ‘Sektörel Yol Haritaları’ oluşturduk. 10/12 Sanayimizin yeşil ve döngüsel ekonomiye geçişi için uluslararası finansman kaynaklarına erişimini de hızlandırdık. Organize sanayi bölgelerimizin Yeşil OSB’lere dönüşümünü hızlandırmak için Dünya Bankası Finansmanlı Türkiye Organize Sanayi Bölgeleri Projesi ile 300 milyon dolar finansman sağlıyoruz. OSB’lerimizin verimliliğini, çevresel sürdürülebilirliğini ve rekabet gücünü artırıyoruz. Yine Dünya Bankası ile iş birliğinde, Yeşil Dönüşüm’deki en kapsamlı ve en büyük bütçeye sahip çalışmamızı “Türkiye Yeşil Sanayi Projesini” devreye aldık. 450 milyon dolarlık bütçeye sahip projeyi, Bakanlığımız koordinasyonunda KOSGEB ve TÜBİTAK’la yürütüyoruz. 11/12 KOSGEB’e ayrılan 250 milyon dolarlık kısmıyla; KOBİ’lerin karbon ayak izlerini azaltmaya ve kaynak verimliliğini artırmaya yönelik yeşil dönüşüm planlarını gerçekleştirmeleri konusunda yanlarında yer alıyoruz. Projenin TÜBİTAK’a ayrılan 175 milyon dolarlık kısmıyla; yeşil üretime, daha yüksek enerji ve kaynak verimliliğine yönelik Ar-Ge ve inovasyon faaliyetlerinde bulunan firmaları ve özel sektör liderliğindeki iş birliklerini destekliyoruz. Önümüzdeki dönemde sanayimizin ikiz dönüşümü adına yeni yatırım, destek ve teşvik programını hayata geçiriyoruz” diye konuştu.

“Konya çok daha güzel bir şekilde üretmeye devam edecek”

Açılış yapılan tesislerden duyduğu memnuniyeti ifade eden Konya Valisi Vahdettin Özkan, “Bizim milli sanayi stratejimize baktığımız zaman yüksek derecede katma değer taşıyan, teknolojiyi esas alan sosyal kesitleri önceleyen üretimi, ihracatı, istihdamı önceleyen bir öncelikler zincirini hepimize ödev olarak veriyor. Bakanım Konyamızdaki sanayiciler, çalışanların hep beraber kamu kuruluşlarıyla, belediyeleriyle beraber bu amaca muhatap olarak çalışmaktadır. İnşallah hayırla, bereketle, bu milli hedeflerimizin altını dolduracak iş merdivenlerini hep beraber kurup işletmiş olacağız” şeklinde konuştu.

Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, tesisin hayırlı olmasını dileyerek, “Konya üretmeye devam edecek. Özellikle savunma sanayi ve yüksek teknolojili ürünler üretmesi sonucunda konusunda Konya’da son dönemde güçlü bir irade var. Bakanımızın desteği ile Konya Türkiye Yüzyılı’nın en önemli şehir olacaktır. Bu vesileyle organize sanayi bölgesinde üretim yapan tüm firmalarımıza destek olan bu süreçte mühendisinden işçisine kadar Konyalılar adına teşekkür ediyorum. İnşallah Konya çok daha güzel bir şekilde üretmeye devam edecek” dedi. – KONYA

]]>
https://www.haber28.com.tr/bakan-kacir-turk-sanayisi-kuresel-uretim-uslerinden-biridir/feed/ 0
Murat Kurum, Arnavutköy’de dönüşüm projelerini anlattı https://www.haber28.com.tr/murat-kurum-arnavutkoyde-donusum-projelerini-anlatti/ https://www.haber28.com.tr/murat-kurum-arnavutkoyde-donusum-projelerini-anlatti/#respond Sun, 03 Mar 2024 00:48:05 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=7963 İBB Başkan Adayı Murat Kurum, Arnavutköy Deliklikaya Özel Endüstri Sanayi Bölgesi’ni ziyaret etti. Kurum, “Depremle mücadele etmek için 5 yıl içerisinde 650 bin konutu dönüştüreceğiz dedik. 1 Nisan sabahı görevi bırakacak olan CHP’li başkan 650 bin konut olmasa da olur diyor. İstanbul’un depreme hazırlanmasını ve kentsel dönüşümünü dert etmediği için, bu yöndeki tedbirleri projeleri ve yatırımları da gereksiz görüyor. Bir deprem gerçeği var ve bu gerçeğe ilişkin konutların yapılmaması gerektiğini ifade eden de bir belediye başkanı var. 5 yıllık süreçte çalıştaydan öteye gidememiş, herhangi bir icraat yapamamış anlayıştan başka bir söz veya ifadede beklemiyoruz” dedi.

AK Parti İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkan Adayı Murat Kurum, Arnavutköy Deliklikaya Özel Endüstri Sanayi Bölgesi’ni ziyaret etti. Kurum’a ziyareti sırasında Arnavutköy Belediye Başkanı Ahmet Haşim Baltacı, Arnavutköy Belediye Başkan Adayı Mustafa Candaroğlu eşlik etti. Kurum’u Deliklikaya Özel Endüstri Sanayi Bölgesi kurucularından Sanayi Bakanlığı Önceki Dönem Bakan Yrd. Hasan Büyükdede, SMC Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Turgay Uçar ve beraberindeki heyet karşıladı. Çeşitli kooperatif üyeleri ve iş adamları ile bir araya gelen Kurum ilgiyle karşılandı. Ziyaret sonrasında Kurum basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

“Yeni ipek yolu üzerinde 6 yeni lojistik merkez kurmayı planlıyoruz”

Arnavutköy’de ki altyapı sorunu düzeltmeyi ve 6 yeni lojistik merkezi kuracağını açıklayan Kurum “Arnavutköy’de alt yapı sorunlarının artık bir problem haline geldiğini de net bir şekilde görüyoruz. Altyapıları yaptığınız takdirde buradaki nitelikli iş gücü artar. O şehirde üretimin artmasıyla birlikte yeni yatırımların önü açılır ve ticaret hacmi büyür. İstanbul’da biz bu anlayışı her yerde tesis etmek istiyoruz. Sanayicimizle, üreticimizle, ticaret odamızla, organize sanayi bölgeleriyle, özel endüstri bölgeleriyle birlikte yaptığımız toplantılarda alacağımız kararları hayata geçireceğiz. Ticaretin, istihdamın, nitelikli iş gücünün, istihdamın artması adına adımlar atacağız. Arnavutköy’ün kuzeyindeki ilçelerimizde planlı bir büyüme gerçekleşsin istiyoruz. Bu planlı büyümeyle birlikte sanayide çalışan kardeşlerimizin oturabilecekleri konutlarının olduğu, altyapısı bitirilmiş, ulaşımı sorun olmayan bir sanayi ve bu sanayi nitelikli üretiminin de merkezi olsun. Buradaki tesisimiz, az ilerideki Baykar’ımız gibi yeni Baykar’ları, yüksek teknoloji öncelikli üretim tesislerini İstanbul’a kazandıralım istiyoruz. Burada yeni ipek yolu üzerinde 6 yeni lojistik merkez kurmayı planlıyoruz. Lojistik merkezlerle birlikte şehrin içindeki o trafik yükünü azaltacak ve şehrin çeperlerinde sizlerin de ticaretine destek olacağız. Birçok afette şehrin içinde bir risk ve tehdit durumunda olan, şehrin içinde kalmış sanayi alanlarımızı nitelikli alanlara taşımak istiyoruz. Bu alanlara taşırken de vatandaşımıza destek olacak, üretimini daha iyi şartlarda yapacak. Alt yapısı hazır bir şekilde gelen insanımıza daha iyi hizmet verecek. Hem çalışanımıza, hem de üreticimize katma değer sağlayacak adımları atmak istiyoruz” dedi.

“Şehrin içindeki sanayi alanlarını şehrin dışına taşıyacağız”

Arnavutköy için yapılan ve yapılması planlanan projeleri anlatan Kurum “Büyükşehir Belediyesi olarak Arnavutköy’e gerekli her türlü desteği vereceğiz. Bugüne kadar Baklalı ve Haraççı mahallelerimizde Kentsel Dönüşüm Projelerinde modern ve konforlu yeni yuvaların inşasını gerçekleştirdik. Arnavutköy Gençlik Merkezi, otopark ve Arnavutköy Bilim Merkezi’yle birlikte hemşerilerimizi bu hizmetleri sunduk. Arnavutköy’de Mavigöl’e anaokulunu ve oradaki sosyal tesisleri kazandırdık. 22 yıldır AK Parti olarak hizmet siyaseti anlayışıyla hareket ediyoruz. Arnavutköy’ün merkezine ve Boğazköy’ümüzde bir Meydan Projesi gerçekleştireceğiz. Taşoluk’ta ihtiyaç olan kapalı spor salonu inşaatını Arnavutköy’e kazandıracağız. Bolluca’dan başlayıp şehrin içinin nefes alacağı o ekolojik koridorları da oluşturacağız. İstanbul’un 151 köyünde üretimin ve istihdamın devam etmesi adına projelerimizi gerçekleştireceğiz. Karaburun’da sahil düzenlemesi yaparak Arnavutköy’e ve İstanbul’a bir mesire alanı kazandıracağız. Fenertepe-Vezneciler metro hattımızı hızlıca bitirerek, hem buradaki sanayicimize, hem burada çalışan kardeşlerimizi bu hizmetleri sağlayacağız. Geçtiğimiz günlerde dere ıslahının yapılmaması sebebiyle sellerde Arnavutköy’ün altyapısından dolayı sanayicilerimizin zarar gördüğü bir afetle karşı karşıya kaldık. Dijital İstanbul’la simüle ettiğimiz derelerin ıslahlarını yapacağız. Arnavutköy’de kapalı Pazar ihtiyacını gidermek istiyoruz. Şehrin içindeki sanayi alanlarını şehrin dışına taşıyacağız. İstanbul Büyükşehir Belediyesi olarak biz sizlere ara teknik eleman yetiştiren İSMEK’lerimizi böyle sanayi sitelerimizin hemen yanında o tesisleri kurmak ve sizle işbirliği içerisinde bu eğitimleri sağlamak istiyoruz” şeklinde konuştu.

“CHP’li başkan 650 bin konut olmasa da olur diyor”

Depremin İstanbul’un gerçeği olduğuna değinen Kurum, İmamoğlu’nun 650 bin konut olmasa da olur diye yaptığı konuşmaya da şu şekilde tepki gösterdi: “Gerçek belediyecilik anlayışıyla bu hizmetleri yapacağız. Seçim sürecimizi bu parolayla başlattık ama görüyoruz ki bugün birileri İstanbul’un gerçeklerinden kopuk bir şekilde yaşıyor. Deprem bizim en büyük gerçeğimiz olduğunu bilim insanlarımız söylüyor. Bir buçuk milyon riskli konutun 600 bininin acilen dönüştürülmesi gerektiğini ifade ediyorlar. Sanayi siteleriyle alakalı da acilen döndürülmesi gereken yerler var. 1 Nisan sabahı bu görevi devraldığımızda yapacağımız en öncelikli işlerden bir tanesi olacak. Depremle mücadele etmek için 5 yıl içerisinde 650 bin konutu dönüştüreceğiz dedik. 1 Nisan sabahı görevi bırakacak olan CHP’li başkan 650 bin konut olmasa da olur diyor. İstanbul’un depreme hazırlanmasını ve kentsel dönüşümünü dert etmediği için, bu yöndeki tedbirleri projeleri ve yatırımları da gereksiz görüyor. Bir deprem gerçeği var ve bu gerçeğe ilişkin konutların yapılmaması gerektiğini ifade eden de bir belediye başkanı var. 5 yıllık süreçte çalıştaydan öteye gidememiş, herhangi bir icraat yapamamış anlayıştan başka bir söz veya ifadede beklemiyoruz. İstanbul’un deprem gerçeği varken, insanların riskli binada oturduğu gerçeği varken, endişe içerisinde yaşadıklarını biz görüyor ve hissediyorken maalesef mevcut İBB başkanı böyle bir açıklama yapıyor. Bu konutların yapılmaması gerektiğini ifade ediyor. Verdikleri hiçbir sözü tutmadıkları gibi depremle ilgili de herhangi bir adım atmadığını İstanbullu kardeşlerimiz gördüler. Amaçlarının İstanbul’un deprem riskini ortadan kaldırmak olmadığı gibi verilen o hizmetleri de eleştirmekten öteye gidemiyorlar. Temel atmamak değil, yapılana engel olmak onların bakış açısıdır”

“Milletimiz bu kirli siyaset senaryolarına bugüne kadar prim vermemiştir bundan sonra da prim vermeyecektir”

DEM parti ve CHP’nin kent uzlaşısı hakkında konuşan Kurum “Birkaç gündür kirli bir oyun dönüyor. Kent uzlaşısı altında kirli bir işbirliğinin, senaryo siyasetinin uygulamaya çalışıldığını hep birlikte görüyoruz. Milletimiz bunu fark ediyor. Milletimizin bunu fark etmesinden korkup yaptıkları ittifaka da bir kılıf uydurmaya çalışıyorlar. Pazarlıklarla yaptıkları iş birliğini gözden kaçırmaya çalışıyorlar. İlkesiz bir siyasetle yeni tartışmalar oluşturarak seçim sürecini de sabote etmeye çalışan bir anlayış var. Bu kazara ortaya çıkmış bir ittifak değil, bilinçli bir ittifaktır. Milletimiz bu kirli siyaset senaryolarına bugüne kadar prim vermemiştir bundan sonra da prim vermeyecektir. İstanbul üstüne ne zaman bir hesap ve pazarlık olsa bu millet gereken cevabı vermiştir. 31 Mart’ta da yine gereken cevabı milletimiz sandıkta verecektir. Onlar hangi ittifakı yaparsa yapsın, hangi kirli oyunlar, pazarlıklar içerisinde olurlarsa olsunlar, İstanbullularla el ele verip İstanbul’un geleceğini hep birlikte hazırlayacağız” ifadelerine yer verdi. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber28.com.tr/murat-kurum-arnavutkoyde-donusum-projelerini-anlatti/feed/ 0
KKTC’li Bakanlar Ertuğruloğlu ve Amcaoğlu, Kocaeli’de sanayicilerle buluştu https://www.haber28.com.tr/kktcli-bakanlar-ertugruloglu-ve-amcaoglu-kocaelide-sanayicilerle-bulustu/ https://www.haber28.com.tr/kktcli-bakanlar-ertugruloglu-ve-amcaoglu-kocaelide-sanayicilerle-bulustu/#respond Sat, 02 Mar 2024 22:24:05 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=7933 Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu ile Ekonomi ve Enerji Bakanı Olgun Amcaoğlu, Kocaeli Sanayi Odası (KSO) Şubat Ayı Meclis Toplantısı’na katıldı.

KSO’daki toplantıda konuşan Ertuğruloğlu, yıllardır ambargolar altında ezdirilen, izolasyon politikalarıyla haksızlığa uğrayan Kıbrıs Türk halkının, bölgesel güç ve aktör olan, bunun da sınırlarını aşarak global aktör, güç olma yolunda ilerleyen ana vatan Türkiye’den öğrenmesi gereken çok dersin bulunduğunu belirtti.

Sadece sanayi konusunda değil her konuda ana vatanda dinamizm gördüklerine değinen Ertuğruloğlu, Türkiye’de yaratıcılık ve rekabet edebilirlik anlayışının ön plana çıktığını ifade etti.

Ertuğruloğlu, KKTC’de bu konularda mesafe kat etmeye ihtiyaçlarının olduğuna değinerek, “Çünkü yıllardır ambargo ve izolasyonlarla uluslararası ilişkilerimizin ciddi şekilde darbelendiği, önümüzün kesildiği koşullarda, içe kapanık ortamda yaşamak durumunda kaldık. Kendi dünyamızda yarattığımız realitelerin, uluslararası realiteler olduğunu düşünme hatasına da vardık. Artık kabuğumuzu kırıp, ana vatanımızdan dersler çıkararak, ana vatanımızla el ele adım adım beraber hareket etmenin tek izleyebileceğimiz yol olduğuna inanıyoruz.” dedi.

“Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin varlığı, çözümün esasıdır”

“Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin varlığı, çözümün esasıdır.” diyen Ertuğruloğlu, KKTC’nin hiçbir zaman çözümün önündeki engel olmadığının altını çizdi.

Ertuğruloğlu, çözümün Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin kabulünden geçtiğini vurgulayarak, şöyle devam etti:

“Bu nedenle Kıbrıs sorununun tarifini de yapmak mecburiyetindeyiz. Herkes ‘Kıbrıs sorunu çözülsün.’ diyor. Güzel, çözülsün. Sorun nedir? Bir anketle ‘Kıbrıs sorununun tarifini yapın.’ desek, neler neler çıkacak ortaya. Kıbrıs sorununun tek bir basit cevabı vardır. Kıbrıs sorunu, Rum tarafının ‘Kıbrıs Cumhuriyeti’ diye tanınıyor olmasıdır. Sorun budur. Çözümü de o nedenle Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin tanınması ve kabul edilmesidir. Bunun anlamı nedir? Rum’un, ‘Kıbrıs Cumhuriyeti’ diye tanınıyor olmasına son vermektir.”

Bakan Ertuğruloğlu, ana vatanın güvenlik açısından stratejik nokta ve dinamizmin ile yaratıcılığın da merkezi olduğuna işaret ederek, “Bizim buralardan güç almamız lazım. Bizler, sizlerle, sizin gücünüzü Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne yansıtarak, Kıbrıs Türkü’yle hareket ederek, Kıbrıs konusunun, sadece Kıbrıs Türkü’nün Kıbrıs Rumu’yla meselesi değil, Türk ulusunun da meselesi olduğunu dünyaya vurgulayarak hareket etmek durumundayız. Kıbrıs Türkü, yüce Türk ulusunun kopmaz parçasıdır.” diye konuştu.

“Yatırımların kolaylaştırılması ve korunmasıyla ilgili mevzuatlar yasallaştı”

Bakan Olgun Amcaoğlu da pandemide mikro anlamdaki ihtiyaçlarını, dünyadaki örneklerinde olduğu gibi üretemediklerini gördüklerini, bunun üzerine de sanayileşmeye önem verme kararı aldıklarını kaydetti.

Ülkenin ihtiyacı “Organize Sanayi Bölgeler Yasası”nı 2022’de oy birliğiyle Meclisten geçirdiklerini anımsatan Amcaoğlu, “Türkiye Cumhuriyeti’nden yatırımcı kardeşlerimizle yeni yatırım sahaları açma noktasındaki bütün mevzuatları geçen haftalarda Ticaret Bakanı Sayın Ömer Bolat ile Sanayi ve Teknoloji Bakanı Sayın Mehmet Fatih Kacır’la imzaladık.” şeklinde konuştu.

Bakan Amcaoğlu, protokoller sayesinde Türkiye Cumhuriyeti yatırımcılarının artık rahatlıkla Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde yatırım yapabileceği ve yaptığı yatırımın sahibi olabileceği mevzuatların yürürlüğe girdiğini aktardı.

Yatırımların kolaylaştırılması ve korunmasıyla alakalı bütün mevzuatların yasallaştığını belirten Amcaoğlu, “Güvercinlik Sanayi Bölgesi”ndeki bütün projelerin tamamlandığını, şu an Ankara’nın gündeminde bulunan ihale sürecinin çok kısa sürede bitirileceğini kaydetti.

“Yatırımlar, KKTC’nin dünyaya açılmasını sağlayacak”

Bakan Amcaoğlu, yeni düzenlemelerle, sanayi bölgesindeki yatırım projelendirmelerinin 2 bin metrekare üzerinden yapılan daha öncekilerden farklı olacağına işaret ederek, “İhracat açığını kapatabilecek, alternatif üretim modellerini ortaya koyabilecek ve yatırımları taçlandırabilecek sanayi arsalarının, 5 bin metrekareden başlayıp 20 bin metrekarelere kadar alana sahip olabileceği, istenildiğinde bu alanların büyültülebileceği proje 1 yıl sonra hayata geçecek.” diye konuştu.

Projelerin, KKTC’nin mikro ihtiyaçlarını karşılayacağını, devamında da ihracattaki devrimleri yakalayabilecek üretim modelleriyle dünyaya açılabilmesini sağlayacağını dile getiren Amcaoğlu, Türkiye ile yapılan kıyı ticareti anlaşmalarıyla Avrupa’ya açılan pazarların büyüyeceğini, kısa sürede bu alandaki Türk yatırımcılarla anlaşmalar imzalanmasını temenni etti.

Bakan Amcaoğlu, Türkiye Cumhuriyeti’nden gelen yatırımcılara gönül kapılarının her zaman açık olduğunu, yeni mevzuat ve protokollerle KKTC’de yapılacak gerekli yatırımların önünün açılmasını temenni ettiklerini, Türkiye Cumhuriyeti’yle yürümekten büyük onur ve şeref duyduklarını sözlerine ekledi.

Vali Seddar Yavuz da dünyada barış ve huzurun tesis edilmesinin Türk devleti ve milletinin güçlü olmasından geçtiğine değinerek, Kıbrıs Türkü’nün bağımsız ve hür yaşamasının, tanınmasının, sosyal, ekonomik ve kültürel olarak kalkınmasının en önemli amaçları olduğunu söyledi.

KSO Yönetim Kurulu Başkanı Ayhan Zeytinoğlu da KKTC’nin milli davaları olduğunu belirterek, iş dünyası olarak KKTC’ye her türlü desteği vermeye hazır olduklarını dile getirdi.

Konuşmanın ardından Bakanlar Ertuğruloğlu ve Amcaoğlu, sanayicilerin sorularını yanıtladı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/kktcli-bakanlar-ertugruloglu-ve-amcaoglu-kocaelide-sanayicilerle-bulustu/feed/ 0
Aksaray Yeni Sanayi Sitesi Esnafı Sorunlarını Anlattı https://www.haber28.com.tr/aksaray-yeni-sanayi-sitesi-esnafi-sorunlarini-anlatti/ https://www.haber28.com.tr/aksaray-yeni-sanayi-sitesi-esnafi-sorunlarini-anlatti/#respond Sat, 02 Mar 2024 20:36:38 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=7908

KEMAL ONUR ATALAY

Aksaray’da Yeni Sanay, Sitesinde esnaflık yapan vatandaş, “Dükkan kiraları almış başını gitmiş. Eski sanayiden niye kaçıp geldik buraya? Herkes dükkan sahibi olsun geleceğimiz ona göre şekillensin diye. Ben bir eleman yetiştirsem onu avutamam. Dükkan açmak için 300 bin lira para lazım bu adam zaten 1-0 yenik başlıyor bir anlamı yok” dedi. Bir başka esnaf ise, “Normalde lastik değişimi 650 lira ama biz o fiyatlara yapamıyoruz, 400 liraya yapıyoruz. Vatandaşı çok fazla zorlamak istemiyoruz. Daha siftahım yok öğlen olmuş. Sıkıntı çok bunun önüne kimse geçemiyor. Nasıl olacak bu sene bilmiyorum” diye konuştu.

CHP Aksaray Belediye Başkan Adayı Pelinsu Yıldırım Demir, Aksaray Yeni Sanayi Sitesi esnafını ziyaret ederek sorunlarını dinledi. Demir’in konuştuğu bir esnaf, “Değişim zamanı geldi, burası kira, kiralar 150 bini geçti. İşçilik kötü baca da çekmiyor, boya yaptık tutmadı, çatılarda akıntı var, kenarlardan su akıyor, bunlara yapılacak bir şey yok. Tamamen kümes şeklinde verdiler. Yöneticilerimizin her kesimi böyle bütün yöneticiler Aksaray’da halkla ilgilenmiyor, Bursa’dan geldim iki sene önce Aksaray’ı savunan kimse yok oturmuşlar koltuklarına” ifadelerini kullandı.

“ALTYAPIMIZ YOK, KİRA FİYATLARI YÜKSEK”

Sanayi esnafı vatandaş, şunları söyledi:

“İlk defa belediye seçiminde piyasanın durgun olduğunu görüyorum. Diğer seçimlerde anlarız ama burada da eksiklerimiz var, çevre düzenlemesi yok, sağlık ocağımız yok. Yapılan büyük bir camimiz var ama çırak eğitim merkezimiz yok. Eski sanayide kaldı, sanayi yapıldı. O kadar boş alan var ki bizim kültürel alanımız yok şu an, bir kültür merkezi yok. Dernek başkanı toplantı yapsa toplanacak bir yerimiz yok. Bir esnaf arkadaşımızın düğünü olsa bir şey yok, bir otel tarzı bir şey olsa buraya başka şehirden de müşteri geliyor, mesela arabayı bırakmak ister gezmek ister. Biz tebaayız şu anda. Halk olarak eskiden bir insan geldiği zaman yandaş değil de yapacaklarını sorardık tebaanın elinden tutacak. Tramvay eksiğimiz var, mesela gidiyoruz geliyoruz, yakıt konusu olsun bunlar maliyet. Dükkan kiraları almış başını gitmiş. Eski sanayiden niye kaçıp geldik buraya? Herkes dükkan sahibi olsun geleceğimiz ona göre şekillensin diye. Ben bir eleman yetiştirsem onu avutamam. Dükkan açmak için 300 bin lira para lazım bu adam zaten 1-0 yenik başlıyor bir anlamı yok. Hak etmeyen insanların dükkanı var ben iş yeri sahibiyim ama kira fiyatları yüksek. Altyapımız da yok şu an.”

“AKSARAY’I SAVUNAN KİMSE YOK, OTURMUŞLAR KOLTUKLARINA”

Başka bir sanayici esnaf ise, “Değişim zamanı geldi, burası kira, kiralar 150 bini geçti. İşçilik kötü baca da çekmiyor, boya yaptık tutmadı, çatılarda akıntı var, kenarlardan su akıyor, bunlara yapılacak bir şey yok. Tamamen kümes şeklinde verdiler. Yöneticilerimizin her kesimi böyle bütün yöneticiler Aksaray’da halkla ilgilenmiyor, Bursa’dan geldim iki sene önce Aksaray’ı savunan kimse yok oturmuşlar koltuklarına” ifadelerini kullandı.

“ÖĞLEN OLMUŞ DAHA SİFTAHIM YOK”

Bir başka esnaf ise şöyle konuştu:

“Bu sene kar bize yağdı. Kar yağmadığı için kimse kışlık lastik taktırmadı. Kira burası söylemeyeyim fiyatını, başım belaya girer. Ben burayı tuttuğumda yüksek tuttum. Herkes ‘yüksek tutmuşsun’ dedi. ‘Ucuza verin ucuza kiralayalım’ dedim. Mal sahipleri satarken 100 metrekareye 4 milyon istiyorlar. 200 bine mal ettiler. Bakımların çoğunu kendim yaptım kiracı olmama rağmen. Mal sahiplerine söyledim kimse umursamıyor. Gücümüzün yettiği kadar yapmaya çalışıyoruz. Normalde lastik değişimi 650 lira ama biz o fiyatlara yapamıyoruz, 400 liraya yapıyoruz. Vatandaşı çok fazla zorlamak istemiyoruz. Daha siftahım yok öğlen olmuş. Sıkıntı çok bunun önüne kimse geçemiyor. Nasıl olacak bu sene bilmiyorum. Ben de değişme tarafındayım artık bir şekilden sonra insanlara gına geldi. Normalde hava basmaya para almıyoruz ama bir tanesi gelse hava bassam 3-5 lira bir şey at diyeceğim siftah için. Halkın durumunu ben burada görüyorum. Adamlar sıfır lastik alamıyor, ikinci el satıyorum ben. Adamın elinde kışlık var getirip taktırmaya tenezzül etmedi bu sene.”

]]> https://www.haber28.com.tr/aksaray-yeni-sanayi-sitesi-esnafi-sorunlarini-anlatti/feed/ 0 Sanayideki çırak sorununa babadan oğula çözüm https://www.haber28.com.tr/sanayideki-cirak-sorununa-babadan-ogula-cozum/ https://www.haber28.com.tr/sanayideki-cirak-sorununa-babadan-ogula-cozum/#respond Tue, 27 Feb 2024 00:24:11 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=7388 Sanayideki çırak sorununa babadan oğula çözüm

İzmir’deki sanayilerde çırak krizi

Çırak bulamayan esnaf açığı kendi çocuğunu yetiştirerek kapatmaya çalışıyor

İZMİR – İzmir’de sanayi esnafı, mesleklerini öğretecek çırak bulamamaktan dert yakınıyor. Esnafın en büyük sorununun ‘çırak’ bulamamak olduğunu ifade eden ustalar, bu nedenle birçok meslek dalının yok olma tehlikesi ile karşı karşıya olduğunu, çırak açığını kapatmak için artık kendi çocuklarını yetiştirmeye çalıştıklarını söyledi.

Bornova ilçesindeki 3. Oto Sanayi Sitesinde farklı alanlarda faaliyet gösteren onlarca esnaf, bugünlerde mesleklerini öğretecek çırak bulamamaktan şikayetçi. Esnaf, birçok meslek dalının bu nedenle yok olma tehlikesi ile karşı karşıya olduğunu ifade ederken, sorunun ‘eğitim sistemi üzerinden yapılacak teşvik’ ile kısmen çözülebileceğini aktarıyor. Tek başına mesleğini sürdürmekte zorlanan esnaf, kendi çocuklarını yanlarına alıp çırak olarak yetiştiriyor.

“Durum böyle devam ederse sanayi esnafı kapanmak durumunda kalır”

3. Oto Sanayi Sitesi Eski Başkanı Bülent Akşakar, “Şuanda çırak bulma sorunu çok büyük bir aşamada. Sanat okullarında uygulanan ‘4 + 4 + 4’ sistemi ile öğrenci, eğitiminin son 4 senesini esnafın içerisinde çalışarak, bizlerin vereceği başarı raporlarıyla dönemini bitirecekti. Bu öğrencilerin maaşlarını devlet verecek ve sigortalarını da ödeyecek; fakat biz de onlara bir bahşiş verdiğimiz takdirde bu durumun daha yaygın hale geleceğini düşünüyorum. 25-30 seneden beri bu sorun devam ediyor. Durum böyle devam ederse sanayi esnafı kapanmak durumunda kalır. Devletimizin ve sanat okullarımızın bu işi düşünüp, bir masaya yatırıp bunun için bir çalışmalar yapmalarını ve teşvikte bulunmalarını istiyoruz” dedi.

“Çırak gelse de alsak, canla başla yetiştirsek”

Yanında bir çırak çalıştığını, başka da başvuran çırakların olmadığını söyleyen oto servis esnafı İshak Güzel, “Şuanda çırak yok desek doğrudur. Meslek liseleri teşvikte bulunmaya başladı; ama ilköğretimden öğrenciler seçmeleri lazım. Liseden ve ortaokuldan sonra seçilirse olmaz. İlköğretim 4. sınıftan sonra başlanırsa çırak bulmak daha sağlıklı olur. Yanımda bir çırak çalışıyor. Onun dışında başvuran olmuyor. Çırak gelse de alsak, canla başla yetiştirsek. Elbette çocuklar okumalı; ama öğretmenler, ‘çocuklar okumak mı istiyor yoksa meslek mi seviyor?’ diye ayrım yapıp yönlendirmeleri lazım” diye konuştu.

Sorun devam ederse tek başına mesleğini sürdürmeye çalışacağını vurgulayan Güzel, sözlerine şunları da ekledi:

“Müşterilerimiz aradığında bakım zamanı bile gelse ’10-20 gün sonra randevu vermek zorunda kalacağım. Bu kadar piyasaya araba sürülürken, bunları yapacak ustaların da bulunması lazım. Bizim çalışma zamanımız dolduğu zaman, yetişen çıraklar bizim arkamızdan bu işi sürdürebilmeli.”

Oto kaportacı olarak 42 yıldır sanayide faaliyet gösteren ve çırak bulamadıkları için yakınan İbrahim Yazgan da, “Günümüzde, bizim çıraklık dönemimizdeki gibi yetişen çırak bulamıyoruz. Sanayilerde son 10 yıldır çırak sorunu çok büyük. Eskisi gibi çekiç atıp, doğrultma yapıp arabayı tekrar imal eden insanlar kalmadı. Çırak sorunu bundan sonra hep devam eder. Biz mesleğe ilk başladığımızda babalarda, ‘çocuklarımız esnaf olsun, zanaatı olsun’ düşüncesi vardı. Şimdiki çocuklarımız da okuyor, belki mühendis oluyor, belki mimar oluyor, doktor oluyor; ama olmayanlar da piyasada aç kalıyor. Artık Avrupa, sök-tak sistemine geçiyor. Sanayide de sök-tak dönemi ile birlikte çıraksızlık ortaya çıkıyor. Çok üzülüyoruz” ifadelerini kullandı.

Çırak bulamayınca oğlunu yetiştirmeye başladı

3. Oto Sanayi Sitesinde oto boyacı olarak uzun yıllardır faaliyet gösteren, çırak bulamadığı için oğlunu yanına alarak yetiştirdiğini belirten Ramazan Budak, “Oğlum ortaokulu bitirdi. Çırak bulamadığım için onu yanıma aldım ve ona meslek öğretiyorum. Baba mesleğini alacak. Hem okumasına devam edecek hem meslek öğrenecek. Elinde bir mesleği olsun. Biz bu mesleği 10 sene daha yaparız. 10 sene sonra çırak bulamazsak meslek ne olacak belli değil. Çırak bulamazsak meslek dalları sıkıntıya girecek. Çocuklarımızı yönlendirmemiz lazım” cümlelerini aktardı.

Sanayide otomotiv sektöründe 3 aydır çırak olarak çalışan 16 yaşındaki Adnan Özyaşar ise “Buraya hem kendi isteğimle geldim hem de okulumun yönlendirmesi etkili oldu. Ben de burada meslek öğrenmeye çalışıyorum. Sanayide çırak sorunu var. Ben ellerimle yağlı paslı olmak istiyorum. Bunu kendim seçtim. Arkadaşlarım tercih etmiyor ama ben kaliteli bir usta olmak için geldim. Çalışıyorum, çabalıyorum” şeklinde konuştu.

]]>
https://www.haber28.com.tr/sanayideki-cirak-sorununa-babadan-ogula-cozum/feed/ 0
Türk Savunma Sanayisi Yerli Pil ve Batarya Yatırımlarıyla Yeni Meslekler Kazandırıyor https://www.haber28.com.tr/turk-savunma-sanayisi-yerli-pil-ve-batarya-yatirimlariyla-yeni-meslekler-kazandiriyor/ https://www.haber28.com.tr/turk-savunma-sanayisi-yerli-pil-ve-batarya-yatirimlariyla-yeni-meslekler-kazandiriyor/#respond Mon, 26 Feb 2024 23:12:33 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=7374 Türk savunma sanayisinin yerli pil ve batarya konusunda yaptığı yatırımlar ülkenin bazı mesleklerle tanışmasını sağladı.

ASPİLSAN Enerji Genel Müdürü Ahmet Turan Özdemir, AA muhabirine, şirketin 1981 yılında Kıbrıs Barış Harekatı’ndan alınan dersler neticesinde ordunun enerji ihtiyaçlarını karşılamak üzere kurulduğunu söyledi.

1984 yılında ilk defa şarj edilebilir nikel kadmiyum pil üretimi, 1985’te telsiz bataryası, 1993’te havacılık aküleri yaptıklarını anlatan Özdemir, 2015 yılında pil tasarımı ve üretimi için AR-GE faaliyetlerine başladıklarını, 2022 yılında da yeni fabrikalarını devreye alıp pil seri üretimi gerçekleştirdiklerini belirtti.

Özdemir, böylece Türkiye’nin geçmişte şarj edilebilir pil üretiminde ASPİLSAN ile sahip olduğu ve kaybettiği yetenekleri yeni teknolojilerle tekrar kazandığını vurguladı.

Ham maddeden pil üretip, bunu elektronik kart ve yazılımlarla birleştirip, termal yönetimleriyle birlikte bir kasanın içerisine koyup batarya haline getiren sayılı şirketten biri olduklarına işaret eden Özdemir, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Bu yetenek her yerde yok. Türkiye için çok özel olduğu gibi dünyada da yapmış olduğumuz işi yapan çok sayılı firma var. Pili üretip buradan bataryaya dönüştüren bir şirketiz. Bu önemli bir kabiliyet. Tesisimiz daha önce Kayseri Organize Sanayi Bölgesi’nde hem batarya tasarımı yapıyordu hem de raylı sistemler, deniz ve havacılık akülerini nikel kadmiyum kimyasında üreten bir imalat ekibimiz vardı. Bu fabrikamız orada devam ediyor. Pil imalatı, havacılık aküsü imalatı orada sürüyor. Ama zamanla Türkiye’ye dağıldık. İstanbul’da hidrojen ve yakıt pili çalışan bir AR-GE ekibimiz, Ankara’da havacılık bataryaları çalışan başka bir AR-GE ekibimiz, yine Ankara’da elektrikli araç bataryaları çalışan bir ekibimiz, Kayseri’de telsiz ve taşınabilir enerji sistemleri için nispeten daha düşük voltaj, akım ve gerilimlerde çalışan bataryaları tasarlayan başka bir AR-GE ekibimiz bulunuyor. Bunun yanında iki tane fabrikamız Kayseri’de faaliyet gösteriyor.”

Yeni doğan meslekler

Pil ve batarya teknolojilerine yapılan yatırımlar ve kurulan tesislerle Türkiye’de istihdam alanında bir dizi ilke imza attıklarına değinen Özdemir, şöyle konuştu:

“Firmamızda Türkiye’nin ilk elektrot teknikeri, teknisyeni, ham maddeyi alıp karıştırdığımız mikser kısmının ilk operatörleri, montaj kısmında elektrotu sarıp pil hücresini kasa içerisine yerleştiren işleri yapan teknisyenleri çalışıyor. Formasyon hattındaki teknisyenlerimiz, formasyon mühendislerimiz bu alanlarda çalışan, Türkiye’nin bu meslekleri yapan ilk kişileri oldu.

Ekosistem içinde arkadaşlarımızı yetiştirmiş, meslek tanımlarını yapmış, bu yönde ilk istihdamları ülkemize sağlamış olduk. Dolayısıyla istihdama katkısı hem yeni mesleklerin Türkiye’de hayata geçmesi açısından bir önem arz ediyor hem de 2021 öncesinde 180 kişiyken bu fabrika ve diğer lokasyonlarda görev yapan 150 yeni arkadaşla bugün 330 nitelikli istihdamla sektörde hizmet vermeye devam ediyoruz. Bunların rakamların ötesinde nitelik açısından, onlara tanımladığımız işler ve ülkemize kazandırdığımız yeni meslekler anlamında önemli olduğunu değerlendiriyoruz.”

Dünyada taşınabilir enerjiye ihtiyaç arttıkça ki trendin bunu gösterdiğini vurgulayan Özdemir, bu meslek gruplarına sektörün ilgisinin artarak devam edeceğini belirtti. Özdemir, “Batarya tasarımları yapan, yazılımları yapan, gerek mekanik, gerek elektronik, gerekse yazılım anlamında teknik insanlara ihtiyaç duyulduğu gibi savunma ve enerji alanlarında sözleşme yönetimi, proje yönetimi, hukuk danışmanlığı yapan kişiler de mesleklerinde aslında ilk ve daha çok ihtiyaç duyulacak. Gün geçtikçe bu kişilerin istihdamıyla ilgili daha çok potansiyel oluşacak. Bu anlamda enerji ve bunlarla birlikte çalışan meslek gruplarına gelecekte daha çok ihtiyaç duyulacağı, piyasada bu mesleklerin daha çok ilgi göreceği aşikar bir gerçektir.” dedi.

İnsan kaynağı yetiştirmede üniversite-sanayi iş birliği

Ahmet Turan Özdemir, savunma sanayisinde özel alanlarda, mühimmat üretiminde, havacılık ve uzay konularında üniversite veya Milli Eğitim müfredatlarının her zaman ihtiyaç duyulan meslek gruplarını yetiştirecek ölçüde olmayabildiğine işaret ederek, sektörün bazı zamanlarda kendi personelini yetiştirme yoluna gittiğini söyledi.

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının bu noktada sektörün farklı ihtiyaçlarını görerek “Sektör Kampüste” isimli bir program başlattığını ifade eden Özdemir, bu programın 11 üniversite ve 11 sanayi kuruluşu olmak üzere 22 paydaşı bulunduğunu, ASPİLSAN’ın da bunlardan biri olduğunu belirtti.

Bu programa, üniversitelerde yeni müfredatların oluşturulması, yeni derslerin tanımlanması ve sektörde ihtiyaç duyulan alanlarda mühendislik eğitimine katkı için kendi mühendisleriyle destek verdiklerini vurgulayan Özdemir, “Savunma Sanayii Başkanlığımız da KÖK programıyla, farklı programlarla ihtiyaç duyan insan kaynağını karşılamak üzere değişik yapılarla bu süreçleri destekliyor. Bu anlamda biz münferiden yine Savunma Sanayii Başkanlığımızın koordinasyonunda, onlarla birlikte bu tür programları destekliyoruz. Bir şekilde sektörün ihtiyaç duyduğu elemanı sektörün desteğiyle birlikte ülkemiz geliştiriyor. Biz de bu anlamda elimizden gelen yardımı esirgemeden sağlıyoruz.” diye konuştu.

]]>
https://www.haber28.com.tr/turk-savunma-sanayisi-yerli-pil-ve-batarya-yatirimlariyla-yeni-meslekler-kazandiriyor/feed/ 0
Başkan Büyüksimitci: “İki eni OSB üzerinde çalışıyoruz” https://www.haber28.com.tr/baskan-buyuksimitci-iki-eni-osb-uzerinde-calisiyoruz/ https://www.haber28.com.tr/baskan-buyuksimitci-iki-eni-osb-uzerinde-calisiyoruz/#respond Mon, 26 Feb 2024 22:48:11 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=7369 Kayseri Sanayi Odası (KAYSO) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Büyüksimitci, Şubat Ayı Meclis Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, Kayseri’ye iki yeni OSB daha kazandırmak için çalışma yürüttüklerini açıklayarak, “Yeni OSB’lerle birlikte, biri İncesu’da olmak üzere şehrimizde 7 adet OSB’miz olacak. İnşallah bundan sonrakileri de ilçelerimizde kurmak için gerekli çalışmaları yapmamız gerektiğini düşünüyorum” diye konuştu.

Kayseri Sanayi Odası (KAYSO) Şubat Ayı Meclis Toplantısı Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç’ın katılımı ile KAYSO meclis salonunda yapıldı. Toplantıya AK Parti Kayseri Milletvekili Sayın Bayar Özsoy, AK Parti Kayseri İl Başkanı Fatih Üzüm, Melikgazi Belediye Başkanı Mustafa Palancıoğlu, meclis üyeleri, meslek komitesi üyeleri, disiplin kurulu üyeleri, yüksek istişare kurulu üyeleri ve TOBB Kayseri Genç Girişimciler İcra Kurulu üyeleri katıldı.

Toplantının açılış konuşmasını yapan KAYSO Meclis Başkanı Abidin Özkaya, meclis toplantısına katılımlarından dolayı Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç’a teşekkür etti.

Ticari kredi kartlarındaki taksit sınırlandırmasına değinen Özkaya, “Bilindiği üzere günümüzde iş hayatımızda kullandığımız çek ve senetlerin yerini ticari kredi kartları almaya başladı. Şirketlerimizin finansmanında sürdürülebilirliği sağlayan, ödeme zincirlerindeki kaliteyi artıran, ayrıca kayıt dışı ile mücadelede en etkili yol olan kredi kartlarına kısıtlama koymak ve taksit sayısını azaltmak yerine, en azından ticari kredi kartlarının limitleri ve taksit sayıları artırılmalıdır. Kredi kartları, güvenilirlikleri konusunda herhangi bir şüphe oluşturmadığı için herkes tarafından kabul edilen bir ödeme aracıdır. Bu konunun böyle değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyoruz” dedi.

Konuşmalarını yapmak üzere kürsüye gelen KAYSO Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Büyüksimitci, yoğun programları arasında vakit ayırıp meclis toplantısına katılımlarından dolayı Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç’a teşekkür ederek, “Sayın Başkanımın Kayserimize sayısız hizmetleri oldu. Her daim sanayicilerimizin sorunları ile ilgilendi. Sanayi Odası olarak yürüttüğümüz projelerde destekleri bize her zaman güç verdi. Özellikle şehrimizin 4. OSB’si olan Erciyes OSB’nin kurulum aşamasında verdiği desteklerden dolayı tüm sanayicilerimiz adına şükranlarımı sunuyorum” dedi.

Kayseri’ye iki yeni OSB daha kazandırmak için çalışma yürüttüklerini açıklayan Başkan Büyüksimitci, “Proje aşamasında olan Uzay, Havacılık ve Savunma İhtisas OSB ve Geri Dönüşüm İhtisas OSB ile ilgili çalışmalarımız sürüyor. Bu OSB’lerle beraber, biri İncesu’da olmak üzere şehrimizde 7 adet OSB’miz olacak. İnşallah bundan sonrakileri de İlçelerimizde kurmak için gerekli çalışmaları yapmamız gerektiğini düşünüyorum. İnşallah Sayın Başkanımın da destekleri ile tüm kurumlarımızla el ele vererek, şehrimize değer katan projelerimizi bir bir hayata geçirmek için elimizden gelenin en iyisini yapmaya çalışacağız” diye konuştu.

Kayseri havalimanı yeni terminal binasının şehrimize hayırlı olmasını dileyen Büyüksimitci, ayrıca Başkan Büyükkılıç’ın Lojistik Merkezi projesini desteklediklerini, projenin tamamlanması ile birlikte kentin ihracatının çok daha yukarılara taşınacağını söyledi.

Şehrimizde hava kargo gümrükleme sahasının kurulması ile ilgili çalışmaların da devam ettiğini açıklayan Başkan Büyüksimitci, “Gerek e-ticarete, gerekse sanayicimizin ithalat ve ihracatına çok büyük destek olacak hava kargo gümrükleme sistemi ile ilgili çalışmalarımız sürüyor. İnşallah kısa süre içerisinde hayırlı sonuçları alacağımıza inanıyorum. Bu konuda da Sayın Başkanımın destekleri bizler için çok önemli. Biz de her zaman kendisinin yanındayız ve her tülü desteği vermeye hazırız” şeklinde konuşmasını tamamladı.

Son olarak kürsüye gelen Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç, başta Valilik olmak üzere tüm kurum, kuruluşlar ve odalarla dayanışmayı çok önemsediklerini belirterek, hiçbir zaman ayrıştırmadan, ötekileştirmeden herkesi kucaklayıcı şekilde çalışmalar yaptıklarını söyledi.

Kayseri’nin önemli bir sanayi ve ticaret şehri olduğuna vurgu yapan Büyükkılıç, “Böylesine gayretli bir şehre yakışacak projelerimizi hayata geçirecek olmanın da heyecanını yaşıyor ve bu heyecanımızı paylaşmaktan mutluluk duyuyoruz” dedi.

Kayseri’nin belediyecilik bağlamında model bir belediyecilik olarak anıldığını ifade eden Başkan Büyükkılıç, “Bu bize daha fazla sorumluluk yüklüyor. Hiçbir zaman ayrıştırmadan, ötekileştirmeden, 1,5 milyon insanı kucaklayacak çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Yatırımlar bağlamında hiçbir zaman mazeretlere sığınmadan yatırımdan yatırıma, hizmetten hizmete koştuk” diye konuştu.

Büyükkılıç, “Bizim anlatacak çok hikayemiz var, anlatacak çok projemiz var. Dualarınızı bekliyoruz” diyerek, 5 yıl içerisinde kente kazandırdıkları önemli projeleri sanayicilerle paylaştı. – KAYSERİ

]]>
https://www.haber28.com.tr/baskan-buyuksimitci-iki-eni-osb-uzerinde-calisiyoruz/feed/ 0
İzmir’de Sanayi Esnafı Çırak Bulamamaktan Şikayetçi https://www.haber28.com.tr/izmirde-sanayi-esnafi-cirak-bulamamaktan-sikayetci/ https://www.haber28.com.tr/izmirde-sanayi-esnafi-cirak-bulamamaktan-sikayetci/#respond Mon, 26 Feb 2024 22:12:15 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=7360 İzmir’de sanayi esnafı, mesleklerini öğretecek çırak bulamamaktan dert yakınıyor. Esnafın en büyük sorununun ‘çırak’ bulamamak olduğunu ifade eden ustalar, bu nedenle birçok meslek dalının yok olma tehlikesi ile karşı karşıya olduğunu, çırak açığını kapatmak için artık kendi çocuklarını yetiştirmeye çalıştıklarını söyledi.

Bornova ilçesindeki 3. Oto Sanayi Sitesinde farklı alanlarda faaliyet gösteren onlarca esnaf, bugünlerde mesleklerini öğretecek çırak bulamamaktan şikayetçi. Esnaf, birçok meslek dalının bu nedenle yok olma tehlikesi ile karşı karşıya olduğunu ifade ederken, sorunun ‘eğitim sistemi üzerinden yapılacak teşvik’ ile kısmen çözülebileceğini aktarıyor. Tek başına mesleğini sürdürmekte zorlanan esnaf, kendi çocuklarını yanlarına alıp çırak olarak yetiştiriyor.

“Durum böyle devam ederse sanayi esnafı kapanmak durumunda kalır”

3. Oto Sanayi Sitesi Eski Başkanı Bülent Akşakar, “Şu anda çırak bulma sorunu çok büyük bir aşamada. Sanat okullarında uygulanan ‘4 + 4 + 4’ sistemi ile öğrenci, eğitiminin son 4 senesini esnafın içerisinde çalışarak, bizlerin vereceği başarı raporlarıyla dönemini bitirecekti. Bu öğrencilerin maaşlarını devlet verecek ve sigortalarını da ödeyecek; fakat biz de onlara bir bahşiş verdiğimiz takdirde bu durumun daha yaygın hale geleceğini düşünüyorum. 25-30 seneden beri bu sorun devam ediyor. Durum böyle devam ederse sanayi esnafı kapanmak durumunda kalır. Devletimizin ve sanat okullarımızın bu işi düşünüp, bir masaya yatırıp bunun için bir çalışmalar yapmalarını ve teşvikte bulunmalarını istiyoruz” dedi.

“Çırak gelse de alsak, canla başla yetiştirsek”

Yanında bir çırak çalıştığını, başka da başvuran çırakların olmadığını söyleyen oto servis esnafı İshak Güzel, “Şu anda çırak yok desek doğrudur. Meslek liseleri teşvikte bulunmaya başladı; ama ilköğretimden öğrenciler seçmeleri lazım. Liseden ve ortaokuldan sonra seçilirse olmaz. İlköğretim 4. sınıftan sonra başlanırsa çırak bulmak daha sağlıklı olur. Yanımda bir çırak çalışıyor. Onun dışında başvuran olmuyor. Çırak gelse de alsak, canla başla yetiştirsek. Elbette çocuklar okumalı; ama öğretmenler, ‘çocuklar okumak mı istiyor yoksa meslek mi seviyor?’ diye ayrım yapıp yönlendirmeleri lazım” diye konuştu.

Sorun devam ederse tek başına mesleğini sürdürmeye çalışacağını vurgulayan Güzel, sözlerine şunları da ekledi:

“Müşterilerimiz aradığında bakım zamanı bile gelse ’10-20 gün sonra randevu vermek zorunda kalacağım. Bu kadar piyasaya araba sürülürken, bunları yapacak ustaların da bulunması lazım. Bizim çalışma zamanımız dolduğu zaman, yetişen çıraklar bizim arkamızdan bu işi sürdürebilmeli.”

Oto kaportacı olarak 42 yıldır sanayide faaliyet gösteren ve çırak bulamadıkları için yakınan İbrahim Yazgan da, “Günümüzde, bizim çıraklık dönemimizdeki gibi yetişen çırak bulamıyoruz. Sanayilerde son 10 yıldır çırak sorunu çok büyük. Eskisi gibi çekiç atıp, doğrultma yapıp arabayı tekrar imal eden insanlar kalmadı. Çırak sorunu bundan sonra hep devam eder. Biz mesleğe ilk başladığımızda babalarda, ‘çocuklarımız esnaf olsun, zanaatı olsun’ düşüncesi vardı. Şimdiki çocuklarımız da okuyor, belki mühendis oluyor, belki mimar oluyor, doktor oluyor; ama olmayanlar da piyasada aç kalıyor. Artık Avrupa, sök-tak sistemine geçiyor. Sanayide de sök-tak dönemi ile birlikte çıraksızlık ortaya çıkıyor. Çok üzülüyoruz” ifadelerini kullandı.

Çırak bulamayınca oğlunu yetiştirmeye başladı

3. Oto Sanayi Sitesinde oto boyacı olarak uzun yıllardır faaliyet gösteren, çırak bulamadığı için oğlunu yanına alarak yetiştirdiğini belirten Ramazan Budak, “Oğlum ortaokulu bitirdi. Çırak bulamadığım için onu yanıma aldım ve ona meslek öğretiyorum. Baba mesleğini alacak. Hem okumasına devam edecek hem meslek öğrenecek. Elinde bir mesleği olsun. Biz bu mesleği 10 sene daha yaparız. 10 sene sonra çırak bulamazsak meslek ne olacak belli değil. Çırak bulamazsak meslek dalları sıkıntıya girecek. Çocuklarımızı yönlendirmemiz lazım” cümlelerini aktardı.

Sanayide otomotiv sektöründe 3 aydır çırak olarak çalışan 16 yaşındaki Adnan Özyaşar ise “Buraya hem kendi isteğimle geldim hem de okulumun yönlendirmesi etkili oldu. Ben de burada meslek öğrenmeye çalışıyorum. Sanayide çırak sorunu var. Ben ellerimle yağlı paslı olmak istiyorum. Bunu kendim seçtim. Arkadaşlarım tercih etmiyor ama ben kaliteli bir usta olmak için geldim. Çalışıyorum, çabalıyorum” şeklinde konuştu. – İZMİR

]]>
https://www.haber28.com.tr/izmirde-sanayi-esnafi-cirak-bulamamaktan-sikayetci/feed/ 0
Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, KAYSO Şubat Ayı Meclis Toplantısı’na Katıldı https://www.haber28.com.tr/kayseri-buyuksehir-belediye-baskani-dr-memduh-buyukkilic-kayso-subat-ayi-meclis-toplantisina-katildi/ https://www.haber28.com.tr/kayseri-buyuksehir-belediye-baskani-dr-memduh-buyukkilic-kayso-subat-ayi-meclis-toplantisina-katildi/#respond Mon, 26 Feb 2024 22:00:33 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=7358 Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, Kayseri Sanayi Odası (KAYSO) Şubat Ayı Olağan Meclis Toplantısı’na onur konuğu olarak katıldı. Büyükkılıç, Kayseri için 5 yıl içerisinde kente kazandırılan ve yeni dönemde yapılacak olan onlarca projeden bir kısmını sanayicilerle paylaştı.

Başkan Büyükkılıç, Kayseri Sanayi Odası’nın Şubat Ayı Meclis Toplantısı’na katılarak sanayici ve iş insanları ile bir araya geldi. Kayseri Sanayi Odası Toplantı Salonu’nda gerçekleşen toplantıya Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç’ın yanı sıra AK Parti Kayseri Milletvekili Sayın Bayar Özsoy, AK Parti Kayseri İl Başkanı Fatih Üzüm, Melikgazi Belediye Başkanı Mustafa Palancıoğlu, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Hüseyin Beyhan, Genel Sekreter Yardımcıları Hamdi Elcuman ve Mustafa Türkmen, daire başkanları, genel müdürler, KAYSO Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Büyüksimitci ve meclis üyeleri ile sanayici iş insanları katıldı.

Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan KAYSO Şubat Ayı Meclis Toplantısı’nda katılımcılara onur konuğu olarak hitap eden Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç, 16 ilçe belediye başkanı ile bir ağabey anlayışı içerisinde hizmet ederken, başta Valilik olmak üzere kurum, kuruluşlar ve odalarla dayanışmayı çok önemsediklerini ifade etti.

“Kayseri’miz belediyecilik bağlamında model bir belediyecilik olarak anılıyor”

Hiçbir zaman ayrıştırmadan, ötekileştirmeden herkesi kucaklayıcı şekilde çalışmalar yaptıklarını ifade eden Başkan Büyükkılıç, “Kayseri’miz belediyecilik bağlamında model bir belediyecilik olarak anılıyor, takdir topluyor. Bu bize daha fazla sorumluluk yüklüyor. Hiçbir zaman ayrıştırmadan, ötekileştirmeden, 1,5 milyon insanı kucaklayacak çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Yatırımlar bağlamında hiçbir zaman mazeretlere sığınmadan yatırımdan yatırıma, hizmetten hizmete koştuk” dedi.

Büyükkılıç, 5 yıl içerisinde kente kazandırdıkları önemli projeleri özetledi

Büyükkılıç, ‘Bizim anlatacak çok hikayemiz var, anlatacak çok projemiz var. Dualarınızı bekliyoruz’ diyerek, 5 yıl içerisinde kente kazandırdıkları önemli projeleri özetledi.

1 milyon 260 bin metrekare alan da Türkiye’nin en büyük millet bahçesi olan Recep Tayyip Erdoğan Millet Bahçesi’nin bir oksijen deposu olarak takdir gördüğünü belirten Başkan Büyükkılıç, 8 milyon yolcu kapasiteli havalimanı yeni terminal binasının şehir için çok önemli ve anlamlı bir proje olduğunu söyledi. Yeni raylı sistem hatlarının hizmet verdiğini hatırlatan Büyükkılıç, Erkilet Tramvay Hattı projesini de yeni dönemde en kısa zamanda hayata geçireceklerini anlattı. Başkan Büyükkılıç, kentsel dönüşümde gerek ilçelerde gerek merkezde çalışmaların sürdüğünü, dirençli şehir bağlamında projelerin süreceğini paylaştı. Ulaşım projelerinin sürdüğünü, 7 katlı kavşak, 11 köprü, 35 yeni bulvar ve cadde, 971 kilometreyi bulan yol ağı, 1 milyon 851 bin 500 ton sıcak asfalt çalışmaları yaptıklarını anımsatan Büyükkılıç, sosyal belediyecilik ve gönül belediyeciliği projelerini de ifade etti.

Başkan Büyükkılıç, Türkiye’de alanında en büyük olan Besime Özderici Engelsiz Yaşam Merkezi, TBMM’de örnek gösterilen Hasta ve Hasta Yakınları Misafirhanesi, birincilik ödülü alan kanser hastalarına destek olacak HOSPİS projesi ile eğitim ve sosyal yaşam merkezlerini anlattı.

Millet Bahçesi içerisinde Mutfak Sanat Merkezleri ile İl Halk Kütüphanesi’nin yüzde 90’larda bitme aşamasında olduğunu söyleyen Büyükkılıç, tarihi ve turizm odaklı önemli projelerden bahsederek, 6 müze, 18 restorasyon, 7 kazı desteği, 8 alanda da turizm faaliyetlerini sürdürdüklerinden bahsetti.

Gençlere yönelik projelerin yanı sıra spor odaklı çalışmaların devam edeceği vurgusu yapan Başkan Büyükkılıç, GES ve RES gibi çevreci projelerin olduğunu, afetle mücadelenin yanı sıra akıllı şehircilik çalışmalarının zenginleştirilerek süreceğini belirtti.

Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, 35 alanda ödüller aldıklarını, hizmetten hizmete koşan bir 5 yılı geride bıraktıklarını belirterek, yeni dönemde Kayseri için yapacakları onlarca projeden bir kısmını da sanayicilerle paylaştı.

Büyükkılıç’tan Ulaşım Master Planı projeleri

Ulaşım ile ilgili projeleri çok önemsediklerini, Ulaşım Master Planı ile ilgili çalışmaların başladığını anlatan Başkan Büyükkılıç, Kartal Kavşağı Projesi ile 5 kavşağı ilgilendirdiğini, hiç ışık görmeden planlanan projenin hazır olduğunu ifade etti.

Büyükkılıç, Erkilet Tramvay Hattı’nın yanı sıra OSB- Erenköy yeni yol bağlantısı, Mustafa Şimşek Bulvarı devamında katlı kavşak projesi ile Devlet Su İşleri Katlı Kavşağı’nın projesinin hazır olduğunu, Yavuzlar Mahallesi alt geçidinin önemine vurgu yaptı. 15 Temmuz Bulvarı’nı Mehmet Özhaseki Bulvarı’na bağlayan yolu ve Muhsin Yazıcıoğlu Bulvarı’nın devamında Erkilet Bulvarı’na çıkacak yolu da tamamlayacaklarını anlatan Başkan Büyükkılıç, İldem, Gökkent Mahallesi’nde yeni yolların olacağını, ayrıca Havalimanı, Erkilet Bulvarı yol bağlantısının da çok önemli ve anlamlı olduğunu, bu dönemde hayata geçireceklerini ifade etti. Büyükkılıç, Uğurevler Mahallesi’nde Kocasinan ve Sivas Bulvarı’nı genişletecek yol ile Yıldırım Beyazıt Mahallesi’nde, Anadolu Harikalar Diyarı’nda yeni yollar yapacaklarından, havalimanı terminal binası arkasında yeni bir yol açtıklarından bahsetti.

Başkan Büyükkılıç, yeni projelerden bazılarını paylaştı

Başkan Büyükkılıç, yeni yaya üst geçitleri ve yeni bisiklet yollarını, tren yolu yaya alt geçitlerini hayata geçireceklerini, ulaşıma çok önem verdiklerini ifade etti. İncesu’da toplu konut projelerinin olduğuna vurgu yapan Büyükkılıç, öte yandan seracılık mükemmeliyet projesi, akıllı şehir daire başkanlığı, gençlik projeleri, afet eğitim merkezi, lojistik merkezi, arıtma, kurutma ve yakma tesisi, yağmur suyu hasadı projesi, Alzheimer merkezi, karavan parkı, spor köyü ve bilişim akademisi gibi yeni projelerden örnekleri paylaşarak, “Şehir sizin, şehir hepimizin” dedi.

Akar’dan Kayseri belediyeciliğine övgü

TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı, AK Parti Kayseri Milletvekili Hulusi Akar da telefonla bağlanarak, toplantıya katıldı. Akar, “Kayseri’nin birliği, beraberliği, çok çalışması bizleri mutlu ediyor, sizleri kutluyorum, tebrik ediyorum. Kayseri’de gerçekten İstanbul’da, İzmir’de, Ankara’da konuşulan gelecek belediyeciliğin gerçeği yapılıyor. Hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum” diye konuştu.

Başkan Büyükkılıç da her aşamada destek veren TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı Akar’a teşekkürlerini iletti.

AK Parti Kayseri Milletvekili Sayın Bayar Özsoy ise sanayi ve ticaretin merkezi Kayseri’nin turizm, tarım ve hayvancılık şehri olması için de yapılması gereken ne varsa yapmaya devam edeceklerini söyledi.

“Sayın başkanım Kayseri’mize sayısız hizmetleriniz oldu”

KAYSO Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Büyüksimitci de sanayicinin her zaman yanında olup, güç veren Başkan Büyükkılıç’a teşekkür ederek, “Sayın başkanım Kayseri’mize sayısız hizmetleriniz oldu, güzide şehrimize birçok proje kazandırdınız. Her daim sanayicimizin sorunları ile ilgilendiniz, her zaman onlara güç, destek verdiniz. Sanayi Odası olarak yürüttüğümüz tüm projelerde özellikle şehrimizin dördüncü OSB’si olan Erciyes OSB’nin kuruluş aşamasında verdiğiniz destekten dolayı bütün sanayicilerimiz adına teşekkür ediyorum” dedi. – KAYSERİ

]]>
https://www.haber28.com.tr/kayseri-buyuksehir-belediye-baskani-dr-memduh-buyukkilic-kayso-subat-ayi-meclis-toplantisina-katildi/feed/ 0
Konya’da mesleki eğitim seferberliği ilan edildi https://www.haber28.com.tr/konyada-mesleki-egitim-seferberligi-ilan-edildi/ https://www.haber28.com.tr/konyada-mesleki-egitim-seferberligi-ilan-edildi/#respond Mon, 26 Feb 2024 01:00:35 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=7247 Konya’da mesleki eğitim farkındalığını artırmak ve gençleri mesleki eğitime kazandırmak amacıyla ‘Mesleki Eğitim Seferberliği’ ilan edildi.

Mesleki Eğitim Seferberliği kapsamında, Konya Valiliği, Konya Büyükşehir Belediyesi, Konya İl Milli Eğitim Müdürlüğü, Konya Sanayi Odası (KSO) ve Konya Organize Sanayi Bölgesi arasında “Konya Mesleki Eğitimi Tanıtma ve Yönlendirme İş birliği Protokolü” imzalandı. Protokol ile Konya’daki ortaokul son sınıf öğrencilerine mesleki eğitim tanıtılacak. Bu öğrencilere, lise tercihlerini yaparken Konya Organize Sanayi Bölgesi’ndeki fabrikalar gezdirilecek. Böylece gençler üretimi yerinde tanımış olacak. Konya Sanayi Odası’nda gerçekleştirilen protokol imza törenine, Konya Valisi Vahdettin Özkan, Konya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Mustafa Uzbaş, Konya İl Milli Eğitim Müdürü Murat Yiğit, Konya Sanayi Odası Başkanı Mustafa Büyükeğen ve Konya Organize Sanayi Bölgesi Başkanı Memiş Kütükcü katıldı.

Vali Özkan’dan hayat boyu öğrenme vurgusu

İmza töreninde konuşan Konya Valisi Vahdettin Özkan, Konya Mesleki Eğitimi Tanıtma ve Yönlendirme İş birliği Protokolü’nün Konya için önemine değindi. Sanayicilerin ve Konya Sanayi Odası’nın bu protokole destek vermesinin çok önemli olduğunu ifade eden Vali Özkan, “Bu faaliyet aynı zamanda bütün insanlarımızın katkısını ve katılımını gerektiriyor. İlgili tarafların burada olması önemli. Piyasada arzu edilen nitelikli iş gücü ihtiyaçlarına duyarlı bir eğitim sisteminin inşa edilmesi ve icra edilmesi, kalkınmamız açısından çok ehemmiyet arz ediyor. Sanayicilerimiz bu konuda duyarlı. Konya Sanayi Odamız, Konya Organize Sanayi Bölgemiz, Büyükşehir Belediyemiz ve Milli Eğitim Müdürlüğümüz iş birliği yaparak çok güzel bir protokol hazırladı” diye konuştu.

Konuşmasında hayat boyu öğrenmenin de önemine değinen Vali Özkan, “Hayat boyu eğitim dediğiniz zaman tüm zamanları, mekanları kapsayan bir özele vurgu yapmak gerekiyor. Hayat boyu eğitimde her sektörde olduğu gibi, hayatın her alanına dokunan eğitim faaliyetini inşa etmek, hayatın içinde her sektörün temsilcilerinin de, her sektörün iş birliğini de gerektiriyor. Başka türlü gelişmemizi tam olarak tahakkuk ettiremeyiz. Dünyadaki rekabet gücümüzü artırmamız hem insanlarımızın ihtiyacı hem sektörlerimizin ihtiyacını giderecek eğitimin mahiyet arz etmesi önemli” dedi.

“Mesleki eğitime eski itibarını kazandırmak zorundayız”

İmza töreninde konuşan KSO Başkanı Mustafa Büyükeğen ise, Konya’nın Türkiye’nin güçlü sanayi şehirlerinden biri olduğunu makine, otomotiv, gıda, savunma sanayi, ayakkabı gibi pek çok sektörde öncü firmaların bulunduğunu söyledi. Konya’nın sanayileşme sürecinde mesleki eğitimin hayati öneme sahip olduğunu aktaran Büyükeğen, “Şehrimizin sanayileşme sürecinde, mesleki eğitim hayati öneme sahip, olmazsa olmazımız. Tüm zorluklara rağmen yatırım iştahını koruyan, üretimde, istihdamda ve ihracatta rekorlar kıran Konya sanayisinin bugün en büyük sorunu insan kaynağı sorunu. Bu sadece Konya’nın değil, tüm Türkiye’nin sorunu. Birçok sanayicimizin vasıflı ya da vasıfsız çalışan bulamadığı için yeni yatırımlar yapmaktan vazgeçtiğini, hatta mevcut fabrikasında bile tam kapasite ile çalışamadığını biliyoruz. Dolayısıyla devlet-millet el ele vererek, memleket meselesi haline gelen insan kaynağı problemini, mesleki eğitimin problemlerini en öncelikli gündem yapmak ve çözümler üretmek zorundayız” şeklinde konuştu.

İmzaları atılan proje ile Konya’da mesleki eğitim seferberliği ilan ettiklerini vurgulayan Başkan Büyükeğen, “Ülkenin geleceğini inşa eden gençler yetiştirmeliyiz. Bunun yolu da mesleki eğitime eski itibarını yeniden kazandırmaktan ve gençlerimizi meslek liselerine yönlendirmekten geçiyor. Bu proje ile Konya’da mesleki eğitim seferberliği ilan etmiş oluyoruz. Gençlerimizi, ailelerimizi, sanayicilerimizi, öğretmenlerimizi ve konunun tüm taraflarını bu seferberliğe destek olmaya, Türkiye’nin geleceğini birlikte inşa etmeye davet ediyorum” ifadelerini kullandı.

“Konya OSB, mesleki eğitim kampüsü haline geldi”

Konya Organize Sanayi Bölgesi ve Organize Sanayi Bölgeleri Üst Kuruluşu (OSBÜK) Başkanı Memiş Kütükcü de, ülke genelindeki tüm sanayicilerin en öncelikli sorunlarının insan kaynağı problemi olduğunu dile getirdi. Konya Organize Sanayi Bölgesi olarak mesleki eğitime çok ciddi yatırımlar yaptıklarını, bölgeyi bir mesleki eğitim kampüsü haline getirdiklerini söyleyen Kütükcü, “Konya OSB olarak, mesleki eğitim alt yapısına son 10 yılda yaklaşık 380 milyon liralık yatırım yaptık. Bölgemizi adeta bir mesleki eğitim kampüsü haline getirdik. Bölgemizdeki Mehmet Tuza Pakpen Mesleki ve Teknik Anadolu Lisemiz, eğitim kalitesi ile ülkemizin gözde meslek liseleri arasında yer alıyor. Okulumuz gerek atölye binaları ve teknik ekipmanları ile, gerekse spor kompleksleri, sosyal alanları, ücretsiz yurt ve öğle yemeği gibi imkanları ile en çok tercih edilen meslek liseleri arasında. Ayrıca mesleki eğitim merkezimiz, kreşimiz, bu yıl bina inşaatına başladığımız ve önümüzdeki yıl tamamlamayı planladığımız meslek yüksek okulumuzla sanayicilerimizin ihtiyaç duyduğu insan kaynağını yetiştirmek için azami gayret gösteriyoruz. Mesleki Eğitimi Tanıtma ve Yönlendirme İş birliği Protokolü de, mesleki eğitim açısından şehrimizde yeni bir başlangıç olacak. Bu projenin mesleki eğitim ile üretim hayatımız arasında sağlam bir köprü olacağına yürekten inanıyorum” diye konuştu.

Kütükcü, Konya OSB olarak kapılarının gençlere sonuna kadar açık olduğu mesajını da vererek, “Gençlerimizi mesleki eğitime özendirmek, üretime eli değen gençler yetiştirmek amacıyla başlattığımız bu proje kapsamında, ortaokul son sınıf öğrencilerimiz Konya Organize Sanayi Bölgemizdeki fabrikaları yerinde görecekler. Biz bu konuya ara elaman olarak bakmıyoruz, aranan eleman olarak bakıyoruz” ifadelerini kullandı.

“Konya sanayisini daha ileriye, bugünün öğrencileri taşıyacak”

Konya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Mustafa Uzbaş ise, Büyükşehir Belediyesi’nin eğitime ve mesleki eğitime verdiği destekler hakkında bilgiler verdi. İmzalanan protokol ile Konya sanayisinin daha ileriye gideceğini aktaran Uzbaş, “Konyamız, sanayi, tarım ve turizm şehri. Sanayimizin bugünlerini biz destekliyoruz ama ilerlemesini bugünün öğrencileri, geleceğin sanayicileri olan gençlerimiz sağlayacak. Vizyoner bir eğitim ile bunu sağlamaya çalışacağız. Büyükşehir Belediyesi olarak, Bilgehaneler, Bilim Merkezi, Kapsül Platformu gibi birçok birim ile destek olmaktayız. Mesleki eğitim alanında da belediye olarak mesleki eğitim programına kayıtlı 21 bin 400 civarında öğrencimize, 6 milyon 500 bin TL eğitim desteği sağladık. İnşallah bunu da devam ettireceğiz. Bundaki amacımız, sanayimizin ileride bundan daha iyi yerlere gelmesini sağlamak, öğrencilerimizi en doğru şekilde yönlendirmek. Bu protokolde de üzerimize düşeni yapacağız” diye konuştu.

Öğrenciler, sanayinin geldiği seviyeyi yakından görecekler

Son olarak konuşan Konya İl Milli Eğitim Müdürü Murat Yiğit de, öğrencilerin protokol ile Konya sanayisindeki teknolojik gelişmeleri daha yakından göreceklerini ifade etti. Yiğit, “Yenilikçi, girişimci, üretken ve yetişmiş insan gücü ancak bugünün teknolojik imkanları ile desteklenen mesleki eğitim ile mümkündür. Konya Mesleki Eğitimi Tanıtma ve Yönlendirme İş birliği Protokolü ile orta okul son sınıf öğrencilerimizin lise tercihi yaparken, ilgi ve yeteneklerini göz önünde bulundurmaları, meslek liselerine bu noktada yaklaşmalarına katkı sunacaktır. Konya gibi büyük bir sanayi şehrindeki üretim tesislerine yapılacak ziyaretler ile öğrencilerimiz, ülkemizin ve ilimizin sanayi üretim tesislerinde geldikleri seviyeyi görecek, alanı daha yakından tanıyacaklardır. Konya eğitimin her aşamasında olduğu gibi, mesleki eğitim noktasında da ülkemizin örnek bir şehri olarak, bu iş birliğini hayata geçirmektedir” şeklinde konuştu. – KONYA

]]>
https://www.haber28.com.tr/konyada-mesleki-egitim-seferberligi-ilan-edildi/feed/ 0
Eskişehir Sanayi Odası, İşin Erbapları Projesi kapsamında teknik gezi düzenledi https://www.haber28.com.tr/eskisehir-sanayi-odasi-isin-erbaplari-projesi-kapsaminda-teknik-gezi-duzenledi/ https://www.haber28.com.tr/eskisehir-sanayi-odasi-isin-erbaplari-projesi-kapsaminda-teknik-gezi-duzenledi/#respond Sun, 25 Feb 2024 23:12:33 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=7222 Eskişehir Sanayi Odası’nın (ESO) Eskişehir İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile birlikte yürütmekte olduğu ‘İşin Erbapları Projesi’ çerçevesinde teknoloji odaklı teknik gezi gerçekleştirildi.

Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi’nin ev sahipliğinde, Türk Telekom Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nden 5 meslek dersi öğretmeni ile 30 öğrencinin katılımlarıyla gerçekleşen teknik gezide, 1990 yılında kurulan ve Türkiye’nin ilk Teknoloji Geliştirme Bölgesi yönetici şirketi olan ATAP A.Ş’nin 2 şehir, 4 üniversite, 1 OSB’yi tek bir çatı altında toplamakla birlikte şehrimizi ve ülkemizi de Uluslararası Teknoparklar Birliği (IASP) üyesi olarak temsil ettiği belirtildi. EOSB Müdürlüğü binasında gerçekleştirilen söyleşinin ardından, Anadolu Teknoloji Araştırma Parkı (ATAP) OSB yerleşkesinde bulunan Eskişehir Teknoloji ve İnovasyon Merkezi (ETİM), Akarmak Ar-Ge Merkezi ve Yazılım Kule ziyaret edildi ve yetkililerden bilgi alınarak yapılan işler yerinde incelendi.

“Çok güveniyoruz”

Teknik gezi sonrası değerlendirmelerde bulunan Anadolu Teknoloji Araştırma Parkı (ATAP) A.Ş. Genel Müdürü Dr. Sedat Telçeken, “ATAP olarak bugün Eskişehir Türk Telekom MTAL öğrencilerimizi misafir ettik. Eskişehir Sanayi Odası tarafından yürütülen ‘İşin Erbapları’ projesi çerçevesinde daha önceki Turgut Reis MTAL ve Atatürk MTAL okullarımızın öğrencilerini misafir etmiştik. Geleceğimizin büyüklerine çok güveniyoruz, onlara çok iş düşüyor. Pırıl pırıl evlatlarımıza bu güzel etkinliğe katılarak bizleri onurlandırdıkları için teşekkür ediyoruz” dedi.

“Üretime teknoloji şart”

Teknik geziye katılım sağlayan, Eskişehir Sanayi Odası üyesi Turmet Endüstriyel Mineraller Genel Müdür Yardımcısı Umut Rallas, “Katma değerli üretime giden yol, bilimin ışığında teknoloji ile aydınlanıyor. Artık sanayide sadece üretmek yetmiyor. Üretmiş olduğunuz ürüne mutlaka teknoloji katmanız gerekiyor. Bizler de genç sanayiciler olarak bu düşünce yapısıyla çalışmalar yapıyoruz. Eskişehir olarak teknoloji odağında yolumuzun aydınlık olmasını sağlayan başta değerli hocam Sn. Dr. Sedat Telçeken’e ayrıca teşekkür etmek istiyorum. ‘İşin Erbapları Projesi’ çerçevesinde gerçekleştirdiğimiz teknik gezide ESO Danışmanı Sn. Bekir Şahin Tütüncü’ye, Türk Telekom Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Müdürü Sn. Hulusi Şentürk, Odunpazarı İlçe Milli Eğitim Müdürü Sn. Ömer Kızılkılıç, ATAP A.Ş. Uluslararası İlişkiler Uzmanı Sn. İpek Aslı Tiryaki, ETİM İmalat Süreçleri Teknisyeni Sn. Serhan Ögel ve Akarmak ARGE Merkezi çalışanlarına çok teşekkür ederiz” şeklinde konuştu.

Sözlerine gençliğe duyduğu güven ile devam eden Rallas, “Öğrenci kardeşlerimizin, teknoloji odaklı ve katma değerli üretime göstermiş oldukları ilgi, sanayimiz ve ülkemizin geleceği için umutlarımı tazeledi ve kendileriyle vedalaşırken söylemiştim ve müsaadenizle bir kez daha belirtmek isterim, bugün hava bulutluydu ama sizin gelişinizle sanayimizde güneş açtı. Geleceğimiz, sizlerin akıl dolu katma değerli üretimleriyle daha da aydınlık olacak” diye konuştu.

Yakından incelediler

İşin Erbapları Projesi çerçevesinde meslek liselerindeki öğrenci sayısını nasıl arttırmak, okul-sanayi işbirliği daha üst seviyelere çıkarmak, meslek liselerinin ve atölyelerinin gelişimine katkı sağlamak, güncel sanayi gelişimlerinden öğrencileri haberdar etmek için çalıştıklarını dile getiren ESO Danışmanı Bekir Şahin Tütüncü, “Ayrıca erbap dediğimiz iş insanları ve girişimcilerle öğrencilerimizi buluşturarak onlarda ilham oluşturmaya çalışıyoruz. Projenin ikinci bölümünü oluşturan teknik gezilerle öğrencilerimizin teknolojiyi yakından tanımalarını sağlıyoruz. Son derece zeki ve başarılı iş insanlarının açtığı işyerlerinde araştırma, geliştirme, inovasyon, ar-ge çalışmaları yapılıyor. Belki birçok insanın bundan haberi yok ama öncelikle öğrencilerimizin bunlardan haberi olsun istiyoruz. Çünkü içlerinde bu alanda çalışacaklar çıkarak çok başarılı olacağına inanıyoruz” dedi. – ESKİŞEHİR

]]>
https://www.haber28.com.tr/eskisehir-sanayi-odasi-isin-erbaplari-projesi-kapsaminda-teknik-gezi-duzenledi/feed/ 0
Adana’da Geri Dönüşüm ve Atık Yönetimi Fuarı ve Konferansı Yapıldı https://www.haber28.com.tr/adanada-geri-donusum-ve-atik-yonetimi-fuari-ve-konferansi-yapildi/ https://www.haber28.com.tr/adanada-geri-donusum-ve-atik-yonetimi-fuari-ve-konferansi-yapildi/#respond Wed, 21 Feb 2024 06:12:05 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=6518

TUNCAY TÜRKGÜLÜ

Adana’da Geri Dönüşüm ve Atık Yönetimi Fuarı ve Konferansı yapıldı. Adana Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Zeki Kıvanç, “Sürdürülebilir bir dünya için ve bizden sonraki nesillere daha sağlıklı ve daha güzel bir dünya bırakmak için iklim değişikliği yeşil dönüşüm altında pek çok ülkede olduğu gibi bizim ülkemizde de gündem en üst seviyede” dedi.

Adana’da bugün Geri Dönüşüm ve Atık Yönetimi Fuarı başladı. Valilik, Büyükşehir Belediyesi, Adana Ticaret Odası, Adana Sanayi Odası ve Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi destekleriyle gerçekleştirilen etkinlik TÜYAP Adana Uluslararası Fuar ve Kongre Merkezi’nde yapıldı. Geri dönüşüm sektöründe önemli bir yere sahip olan Adana’nın atık yönetimi konusundaki çalışmalarını sergilemeyi amaçlayan etkinlikte, açılış konuşmasını Fuarda Adana Valisi Yavuz Selim Köşger gerçekleştirdi.

Fuar alanında gerçekleştirilen konferansta iş adamlarının katılımıyla geri dönüşümde yaşanan zorluklar ve Avrupa’nın istediği şartlar ele alındı. Adana Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Zeki Kıvanç şöyle konuştu:

“Fuarımızın açılışının ardından Tekrar Sürdürülebilir Bir Ekonomi Sıfır Karbon Ayak İzi ve Geri Dönüşüm Konulu Başlıklı Panelde sizlerle birlikte olmaktan mutluluk duyuyorum. Dünya artık eskiden olduğu gibi geri dönüşüm işine çok önem veriyor, bizim artık atıklarımız yok, hepsinin bir hammadde olduğunu kabul etmemiz gerekiyor. Sürdürülebilir bir dünya için ve bizden sonraki nesillere daha sağlıklı ve daha güzel bir dünya bırakmak için iklim değişikliği yeşil dönüşüm altında pek çok ülkede olduğu gibi bizim ülkemizde de gündem en üst seviyede. Tekstil sektöründe geri dönüştürülmüş hammadde kullanmaz iseniz ürettiğiniz ürünü kesinlikle ve kesinlikle markalar artık almıyor. Avrupa’nın 2030 yılına kadar kararları var, ya geri dönüştürülmüş ürünü, ya da organik hammaddeden yapmanız gerekiyor. Bu bizim için olmazsa olmaz kuralı oldu. Avrupa’da karbon salımını ile ilgili gelişmeler var, önümüzde sanayiciyi çok sıkıntıya düşürecek işler var. Onun için biz bugünden sanayi devrimini atladık. Ama en azından yeşil dönüşü de atlamayalım avantajlı bir duruma geçelim istiyoruz.

“SU TASARRUFUNDA BULUNMAMIZ, SUYUMUZU İYİ KULLANMAMIZ GEREKİYOR”

İklim değişikliğinde aşırı sıcaklıklar kuraklıklar, seller, orman yangınları, gibi çok tabiat olayları gerçekleşiyor, bunların gerçekleşmemesi için bizim iklim değişiminde karbon salınımında biz mümkün olduğunca doğayı ısıtmadan, enerjiyi sarfetmeden, mamul yapmamız gerekiyor. Bunları yapmak içinde bizim öyle veya böyle enerji tasarrufunda bulunmamız, su tasarrufunda bulunmamız, suyumuzu, enerjimizi iyi kullanmamız gerekiyor, hammadde kaynaklarını iyi tüketmemiz gerekiyor, geri dönüştürülmüş hammaddeyi kullanmamız gerekiyor. Bununla ilgili tekstil sektörü 5-6 yıldır çok meidillerle karşılaşarak, tekstil sektöründeki firmalar en hazırlıklı firmalar oluyor, karbon ayak izini ölçtürmüş, karbon salınımını ölçtürmüş, su kullanımını düşürmüş, enerji tüketimini düşürmüş, bir çok yaptırımlara maruz kalmamak için elinden geldiğince bizim sanayicimiz çaba gösteriyor. Bunun aslında tüm sektörlerde olması gerekiyor. Biz diyoriz ki bu bir olmazsa olmaz. Karbon salınımını düşürecez ama aynı zamanda bu müeyyideler ticari alanda Avrupalılar ticari yaptırımlar uyguluyor. Bunların neticesinde siz yapmazsanız Avrupalılar iyi bir vergi koyuyorlar. Bu nedenle başarılı olmak için Avrupa standartlarında imalat yapmak zorundayız.”

Adana’da plastik alanında geri dönüşüm firma yöneticisi Bilal Nadir Gök ise yaptığı açıklamada, ambalaj atıklarını geri dönüştürüp dünya’da 18 ülkeye ihraç ettiklerini belirterek, “Bugün niye buradayız. Türkiye’nin geri dönüşümünün kayıt altına alınan -yüzde 70’i ama kayıt dışı- yüzde 80 olan Adana’da, bu fuarı düzenliyoruz. Biz bu işi üretiyoruz ve burada bu fuarın da Adana’da olmasını istedi. Ana katılımcılardan biriyiz, Adanamızın kalkınması ve Adana’nın dünyaya açılan gelecekte atık savaşlarının olacağı bir dönemde yani endüstrinin ana maddesi olan atıkları  ülkeler birbirine vermek istemiyor, bununla ilgili çalışmanın alt yapısını yapıyoruz” diye konuştu.

]]>
https://www.haber28.com.tr/adanada-geri-donusum-ve-atik-yonetimi-fuari-ve-konferansi-yapildi/feed/ 0
GSO Şubat Ayı Meclis Toplantısı, Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin’in katılımıyla yapıldı https://www.haber28.com.tr/gso-subat-ayi-meclis-toplantisi-buyuksehir-belediye-baskani-fatma-sahinin-katilimiyla-yapildi/ https://www.haber28.com.tr/gso-subat-ayi-meclis-toplantisi-buyuksehir-belediye-baskani-fatma-sahinin-katilimiyla-yapildi/#respond Tue, 20 Feb 2024 01:24:05 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=6270 GSO Şubat Ayı Meclis Toplantısı, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin ve GSO Onursal Başkanı Abdulkadir Konukoğlu’nun katılımlarıyla, Meclis Başkanı Adil Sani Konukoğlu’nun başkanlığında gerçekleştirildi.

GSO Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ünverdi, Meclis Başkanlık Divanı, Meclis Üyeleri, Danışma Kurulu ve Yeni Nesil Sanayici Platformu üyelerinin katılımıyla düzenlenen toplantıya, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkan Yardımcısı Halil Uğur, GASKİ Genel Müdürü Hüseyin Sönmezler, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcıları İrem Elbeyli, Sevda Usalp ve Ulaşım Daire Başkanı Hasan Kömürcü konuk olarak katıldı.

Toplantıda Gaziantep’te çevre, şehircilik ve sanayi alanında yürütülen çalışmalar, projeler, ekonomik gelişmeler, firmaların talep ve beklentileri değerlendirildi.

Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, toplantıda yaptığı konuşmada Gaziantepli sanayicilerin yaptığı üretimin ve özverili çalışmaların hem ülke ekonomisi hem de Gaziantep için büyük önem taşıdığını söyledi.

Sanayicilerin yanında olmak, kendilerini yalnız bırakmamak adına ellerinden geleni yapmaya devam edeceklerini kaydeden Şahin, “Sanayici olmak, azim ister, mücadele ister. Aynı şekilde vatan, millet aşkı ister. Yanı başımıza baktığımızda zorlu bir coğrafyada yaşamamıza rağmen birlik ve beraberliğimizle tüm güçlüklerin üstesinden gelebiliyoruz. Korona virüsün yaygın olduğu dönemde maske ve gıda gibi sektörlerde sanayicilerimizin özverili çalışmaları sayesinde birçok ülkeye kıyasla kendi ihtiyacımızı karşılarken onlara da bu üretimlerimizi gönderdik. Yine 6 şubat depreminde Gaziantep Sanayi Odamız, sanayicilerimiz ve tüm odalarımızla birlikte çalıştık” dedi.

Sanayicilere pandemi ve deprem felaketinde olduğu gibi zorlu dönemlerde sağladıkları desteklerden dolayı teşekkür eden Şahin, “Bu noktada Gaziantep modeli de çok önemli. Bu ruhla şehrimizi daha ileri taşımak, üretim ve ihracat rakamlarımızı çok daha yüksek seviyelere çıkarmak için birlikte çalışmaya devam edeceğiz. Bir şehri değiştiren ve güzelleştiren şey o şehrin beşeri sermayesidir. Bir şehri dimdik ayakta tutanlar o şehirde yaşayan insanlardır. Gaziantep Sanayi Odası Onursal Başkanı Sayın Abdulkadir Konukoğlu, Meclis Başkanı Sayın Adil Sani Konukoğlu, Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Adnan Ünverdi, Meclis Üyeleri, Yönetim Kurulu Üyeleri ve tüm GSO ailesine nazik misafirperverlikleri için teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.

“Birlik ve beraberliğimizden aldığımız güçle her zorluğu aştığımız gibi yaşamış olduğumuz zorlukların da üstesinden birlikte geleceğiz” diyen GSO Meclis Başkanı Adil Sani Konukoğlu da toplantıda yaptığı konuşmasında şunları dile getirdi, “Gaziantep olarak dün olduğu gibi bugün de iş dünyamızın ve özel sektörün dinamizmi, girişimciliği, ihracatçılarımızın çalışkanlığı ve özverisi ile ülkemiz ekonomisine en büyük katkıyı sunmaya devam edeceğiz. Ülkemiz ekonomisi bugüne kadar birçok badire atlattı, çok zor dönemlerin üstesinden güç birliğiyle gelmeyi başardık. Sektörel sorunlarımız, firmalarımızın bu noktada talep ve beklentileri olduğu gibi küresel gelişmelerin de olumsuz yansımaları ile karşılaşıyoruz. Her zaman olduğu gibi bugünün zorluklarını da hep birlikte aşacağımıza inanıyorum. Çalışmaya, üretim, istihdam ve ihracat yapmaya devam edeceğiz. Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Fatma Şahin ve beraberindeki heyete meclis toplantımıza katılımları için teşekkür ediyorum.”

Sanayinin daha güçlü ve rekabetçi olabilmesi için yenilikçi projelerle çalışmalarını sürdürdüklerini ifade eden GSO Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ünverdi de konuşmasında şu ifadelere yer verdi, “Şehrimiz ihracatının ithalatı karşılama oranı yüzde 148 oldu. Kimyevi ürünlerde hızlı bir artış var. İhracatımızda gıda sektörümüz payını artırırken tekstilde bir yavaşlama olduğunu görüyoruz. Şehrimiz ekonomisini daha ileriye taşımak ve katma değerli üretim için dijital ve yeşil dönüşüm çalışmalarına sürekli yenilerini ekliyoruz. Bu doğrultuda şehircilik ve sanayi birbirini destekleyen ve birlikte büyüyen iki önemli unsurdur. Bu dönüşümü de tüm kurumlarımız, sivil toplum kuruluşları ve yerel yönetimlerin çalışmalarıyla hep birlikte gerçekleştireceğimize inanıyoruz.”

Toplantıda firmalara bir arada ve daha iyi şartlarda katma değeri yüksek üretim yapılmasına imkan sağlayacak olan Gaziantep Ayakkabı Terlik ve Yan Sanayi İhtisas OSB’nin kurulum çalışmalarındaki son durum hakkında bilgiler veren Yönetim Kurulu Başkanı Ali Özpolat, “OSB parselasyon işlemlerimiz tamamlanarak 128 adet müstakil sanayi parseli ve diğer alan parselleri olmak üzere toplam 164 adet parselin tapusunu aldık. 4 adet özel mülkiyet parselinin kamulaştırılması için de Bakanlığa müracaat ettik. OSB sınırlarımız içerisinde bulunan sanayi parsellerinin tamamının müteşebbis heyetimizce firmalara tahsisini yaptık. Altyapı projelerinin tamamlanmasının ardından en kısa sürede altyapı inşaat faaliyetlerine başlayacağız” ifadelerini kullandı.

GSO Şubat Ayı Meclis Toplantısı, meclis üyelerinin görüş ve önerilerini dile getirmelerinin ardından sona erdi. – GAZİANTEP

]]>
https://www.haber28.com.tr/gso-subat-ayi-meclis-toplantisi-buyuksehir-belediye-baskani-fatma-sahinin-katilimiyla-yapildi/feed/ 0
Kahramanmaraş’ta depremden etkilenen metal mutfak eşyası üretimi artıyor https://www.haber28.com.tr/kahramanmarasta-depremden-etkilenen-metal-mutfak-esyasi-uretimi-artiyor/ https://www.haber28.com.tr/kahramanmarasta-depremden-etkilenen-metal-mutfak-esyasi-uretimi-artiyor/#respond Mon, 19 Feb 2024 03:00:05 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=6115 Türkiye’deki metal mutfak eşyalarının yaklaşık yüzde 90’ının üretildiği Kahramanmaraş’ta, depremden etkilenen esnafın üretimi her geçen gün artıyor.

6 Şubat 2023’teki Kahramanmaraş merkezli depremlerde, Dulkadiroğlu ilçesindeki Küçük Sanayi Sitesi’nde yer alan Bakırcılar Çarşısı’nda tencere, çaydanlık gibi küçük ev eşyaları üreten birçok iş yeri de zarar gördü.

Sağlanan destek ve yapılan çalışmalarla iş yerlerini onaran işletmeler, deprem sonrasında yüzde 5’e kadar düşen üretimlerini yüzde 40’a çıkardı.

Kahramanmaraş Bakırcılar, Alüminyum Ürün İmalatçıları ve Dökümcüleri Esnaf ve Sanatkar Odası Başkanı Selamet Atlı, AA muhabirine, 6 Şubat depremlerinden herkes gibi kendilerinin de olumsuz etkilendiğini, Küçük Sanayi Sitesi’nde yer alan 400 iş yerinin kullanılamaz hale geldiğini anlattı.

Atlı, sitedeki iş yerlerinin bakır, granit, teflon, çelik, alüminyum mutfak eşyaları ürettiklerini bildirerek, “Türkiye’de metal mutfak eşyalarının yüzde 90’ı Kahramanmaraş’ta üretiliyor. Geçen yıl mart, nisan aylarında üretim yüzde 5 civarında seyrediyordu. KOSGEB’in katkısıyla, devletin gücüyle yüzde 40’a şu an çıkmış durumdayız.” dedi.

“Eski günlerimize ulaşmak istiyoruz”

Depremde yıkılan iş yerlerinin yapılması için ilk kazmanın bir süre önce vurulduğunu aktaran Atlı, “Biz daha hızlı, devlet, vatandaş, esnaf olarak bir an önce eski günlerimize ulaşmak istiyoruz. Eski samimi ortamı, esnafımızın eski çalışma dönemini özledik, o günlere dönmek istiyoruz.” diye konuştu.

Atlı, kentte metal sektöründe büyük fabrikalarla birlikte yaklaşık 50 bin kişinin istihdam edildiğini vurgulayarak, ailelerle 200 bin kişinin bu sektörden ekmek yediğini sözlerine ekledi.

Üretim kapasitesi artıyor

Kahramanmaraş Ticaret ve Sanayi Odası (KMTSO) Başkanı Mustafa Buluntu ise ciddi bir sanayi kenti olduklarını, 2002’de 1,5 milyar dolar olan ihracatlarının depremin etkisiyle geçen yıl 1 milyar 20 milyon dolara, 200 bin civarında olan istihdam rakamlarının ise 150-170 binlere düştüğünü belirtti.

Organize sanayi bölgelerindeki hasarları toparlamaya çalıştıklarını, kapasite oranlarının şu anda yüzde 40-50 civarında olduğunu dile getiren Buluntu, kentte kalıcı konutların tamamlanması, yıkılan yerlerin yeniden ayağa kaldırılmasıyla birlikte ticari hayatın normale döneceğini kaydetti.

Buluntu, 12 bin dolayında odaya kayıtlı şirket olduğuna işaret ederek, şöyle konuştu:

“Organize sanayi bölgelerinin içerisinde de 2 binin üzerinde sanayi kuruluşumuz var. Bunların hasarsız olanı hiç yok gibi. Bir kısmı çok ciddi manada ağır hasar almış ve yıkılmıştı. Çelik mutfak eşyalarının şu an en büyük pazar payı Mısır. Mısır, Afrika’ya acılan bir kapı gibi. Biz hedef pazarlar belirlemiştik. Kanada olsun, Amerika olsun. İhracat yaptığımız ülkeleri de ciddi manada geliştiriyorduk. Tekstil konusunda Kahramanmaraş çok güçlüydü. Onlarla ilgili de yeni hedeflerimiz yeni pazarlarımız vardı. Depremden önce bir çok çalışmamızı tamamlamıştık. 2023 yılında hedefimiz 1,5 milyar dolardan 2,5 milyar dolara seviyesine çıkarmaktı şehrimizi. Asrın felaketini yaşadık. Bir taraftan travmalarla uğraşırken bir taraftan da üretimsel faaliyetleri de hayata geçirmek için TSO olarak çok ciddi manada depremin ilk anından itibaren mücadele veriyoruz.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/kahramanmarasta-depremden-etkilenen-metal-mutfak-esyasi-uretimi-artiyor/feed/ 0
Organize Sanayi Bölgeleri Üretimin Ötesine Odaklanıyor https://www.haber28.com.tr/organize-sanayi-bolgeleri-uretimin-otesine-odaklaniyor/ https://www.haber28.com.tr/organize-sanayi-bolgeleri-uretimin-otesine-odaklaniyor/#respond Sun, 18 Feb 2024 22:00:05 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=6038 Organize Sanayi Bölgeleri Üst Kuruluşu (OSBÜK) Başkanı Memiş Kütükcü, “Türkiye’de sanayi üretiminin yüzde 45’inin gerçekleştirildiği organize sanayi bölgeleri artık üretimin ötesinde konulara odaklanmış durumda. Bunların başında da karbon vergisi uygulaması ve yeşil dönüşüm süreci geliyor. İhracatımızın yüzde 50’sinin Avrupa Birliğine ve Avrupa kıtasına olduğunu düşünürsek sanayi işletmelerimizin artık bu sürece hazırlanması gerekiyor.” dedi.

Diyarbakır Organize Sanayi Bölgesi (OSB) Müdürlüğünce Mehmet Şirin Açar Kongre Salonu’nda düzenlenen, “Sanayici Buluşması” programında konuşan Kütükcü, OSBÜK olarak Türkiye’deki 401 organize sanayi bölgesinin kanunla kurulmuş çatı kuruluşu olduklarını söyledi.

Kütükcü, organize sanayi bölgelerinin artık sanayi üretiminin yapıldığı alanlar olmanın çok ötesine geçtiğini, birer yaşam alanı olduğunu aktardı.

“OSB’ler artık üretimin ötesinde konulara odaklanmış durumda”

Organize sanayi bölgelerinin sadece üretimle değil artık mesleki eğitimle, geri dönüşümle ve yenilenebilir enerji tesisleriyle, yaşamın tüm alanlarına dokunan faaliyetleriyle öne çıktığına işaret eden Kütükcü, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Türkiye’de sanayi üretiminin yüzde 45’inin gerçekleştirildiği organize sanayi bölgeleri artık üretimin ötesinde konulara odaklanmış durumda. Bunların başında da karbon vergisi uygulaması ve yeşil dönüşüm süreci geliyor. İhracatımızın yüzde 50’sinin Avrupa Birliğine ve Avrupa kıtasına olduğunu düşünürsek sanayi işletmelerimizin artık bu sürece hazırlanması gerekiyor. OSBÜK olarak bu konuda yoğun çalışıyoruz. Ankara OSBÜK merkezinde Yeşil Dönüşüm ve Sürdürülebilirlik Merkezi kurduk. Organize sanayi bölgelerimize ve şirketlerimize buradan destek vermeye çalışacağız.”

Kütükcü, eğer “Türkiye Yüzyılı”nın mottosu üretim, yatırım, istihdam ve ihracatsa bunun gerçekleşeceği alanların da organize sanayi bölgeleri olduğunu vurguladı.

Ülkenin üretim yapısını ve üretimini güçlendirmenin yolunun organize sanayi bölgelerini güçlendirmekten geçtiğini belirten Kütükcü, organize sanayi bölgelerini gelecek yüzyıla hazırlamak için hep birlikte çalışmaya devam edeceklerini kaydetti.

Kütükcü, OSBÜK’de uzaktan izleme sistemiyle her gün 176 organize sanayi bölgesinin enerji tüketimini anlık izlediklerini ifade ederek, şunları söyledi:

“Bunu her ayın sonunda devletimize rapor ediyoruz. Üretim verileri bir ay sonra açıklanıyor ancak elektrik tüketimi, üretim hakkında en kesine yakın veri oluşturan öncü veridir. Dolayısıyla deprem bölgemiz de hamdolsun 6 Şubat öncesine hızla dönüyor. Üretim kayıplarını büyük oranda telafi etti, etmeye de devam ediyor. Bunların tamamı sizin çalışmanız, gayretiniz, azminiz, kararlılığınızla oluyor.”

“Fabrika sayımız 400’lere doğru gidiyor”

Diyarbakır OSB Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Fidan da OSB’deki 1’inci, 2’nci, 3’üncü ve 4’üncü etaplardaki arsaların tahsis edildiğini belirterek, 5’inci etap için çalışmaları sürdürdüklerini söyledi.

Yönetime geldikleri 2018’de OSB’de fabrika sayısının 205, çalışan sayısının da 7 bin civarında olduğunu, bugün 300 yatırımcının yatırım yapmak için sırada beklediğini ifade eden Fidan, şöyle dedi:

“Şu an çalışan sayımız 20 bin civarında, fabrika sayımız da 400’lere doğru gidiyor. Hedefimiz çalışan sayısını 40 binlere çıkarmaktır. Üretim yapmaktan başka şansımız yok. Kendimiz, ailemiz, ülkemiz ve geleceğimiz için üretim yapmaya devam edeceğiz. Diyarbakır’ı dünyada marka haline getireceğiz.”

Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Kaya da bir konuşma yaptı.

Konuşmaların ardından basına kapalı devam eden programa, Vali Yardımcısı Ömer Coşkun, KOSGEB İl Müdürü Vedat Güler, Diyarbakır Ticaret Borsası Başkanı Engin Yeşil, sanayiciler ve iş insanları katıldı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/organize-sanayi-bolgeleri-uretimin-otesine-odaklaniyor/feed/ 0
AK Parti İBB Başkan Adayı Kurum, Risksiz İstanbul Tanıtım Toplantısı’nda projelerini detaylı şekilde anlattı https://www.haber28.com.tr/ak-parti-ibb-baskan-adayi-kurum-risksiz-istanbul-tanitim-toplantisinda-projelerini-detayli-sekilde-anlatti-2/ https://www.haber28.com.tr/ak-parti-ibb-baskan-adayi-kurum-risksiz-istanbul-tanitim-toplantisinda-projelerini-detayli-sekilde-anlatti-2/#respond Sun, 18 Feb 2024 03:48:03 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=5932 AK Parti İBB Başkan Adayı Kurum, Risksiz İstanbul Tanıtım Toplantısı’nda projelerini detaylı şekilde anlattı

AK Parti İBB Başkan Adayı Kurum:

“Afet Yönetim Sistemi’mizi azami ölçüde kendi mühendislerimizle yerli ve milli yazılım bileşenleriyle hayata geçireceğiz”

“Tüm sanayi alanlarımızı gözden geçirecek ‘İstanbul Sanayisi Yenileniyor’ diyerek dönüştüreceğiz”

“İstanbul’un Dijital İkizi Projesi sayesinde, şehrimizin afetlere karşı hazırlıklı olmasını sağlayacak bir yazılım elde edeceğiz”

“9 tane afet destek birimleri ile her türlü iletişim altyapısı hazır olan Afet Müdahale Merkezleri kuracağız”

İSTANBUL – AK Parti İBB Başkan Adayı Murat Kurum, “Afet Yönetim Sistemi’mizi azami ölçüde kendi mühendislerimizle yerli ve milli yazılım bileşenleriyle hayata geçireceğiz. Dünyaya örnek olacak bir afet yönetim sistemine imza atarken genç beyinlerimizin gelişimine katkı sağlayacağız. Kuracağımız sistemle afet olduğunda hangi adımları atmamız gerektiğini anlık olarak bileceğiz” dedi.

Cumhur İttifakı’nın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Murat Kurum, 25 Ocak’ta düzenlediği Türkiye Yüzyılı İstanbul Vizyonu Tanıtım Toplantısı’nda 10 temel başlık altında projelerini açıklamıştı. Kurum bugün Bakırköy’de düzenlenen Risksiz İstanbul Tanıtım Toplantısı’nda ise daha önce açıkladığı bu projelerini detaylı bir şekilde anlattı. İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan program TBMM Başkan Vekili Celal Adan’ın konuşmalarıyla devam etti. Kurum şimdiye kadar yapılan ve göreve gelince İstanbul için yapmayı planladığı projelerini tek tek anlatırken, simülasyonu ise sahneye yansıtıldı. Kurum program sonunda ise protokol eşliğinde sahnede fotoğraf çektirdi.

“Tüm sanayi alanlarımızı gözden geçirecek ‘İstanbul Sanayisi Yenileniyor’ diyerek dönüştüreceğiz”

Programda sanayi alanlarının dönüşüm projelerinden bahseden AK Parti İBB Başkan Adayı Murat Kurum, “Biz dönüşümün alt başlıklarından birini de sanayi alanlarının dönüşümü olarak belirledik. Ben Türkiye’nin hemen her ilinde, şehir merkezinde kalmış sanayi alanlarını, çeperlere taşıyıp dönüştürmüş bir kardeşinizim. 18 ilimizde Sanayi Dönüşüm projeleri yaptık. Gerek sıfır atığı önceliklendiren, gerek sürdürülebilir üretimi odağına alan projelerimizi ülkemizin bir çok ilinde yapmış ve esnafımıza, şehrimizin üretimine, istihdamına katkı sağlamış bu projeleri gerçekleştirerek milletimizi mutlu eden İstanbul’umuzun, 108 milyar dolara tekabül eden bir sanayi cirosu var. 800 bin İstanbullu kardeşimiz bu sanayi alanlarında çalışıyorlar. Sanayi işletmelerimizin yüzde 77’lik kısmı şehir merkezinde kalmıştır. Yüzde 62’si düzensiz, dağınık yapıdadır. Bu durum aslında trafik çilesini artırmakta, hava kirliliği oluşturmakta, afet risklerine karşı İstanbul’un kırılganlığını artırmaktadır. Bu nedenle, Bayrampaşa, Esenyurt ve Başakşehir’deki sanayi tesislerimiz başta olmak üzere tüm sanayi alanlarımızı gözden geçirecek ‘İstanbul Sanayisi Yenileniyor’ diyerek dönüştüreceğiz. İstanbul Sanayi Odamızla ve İstanbul Ticaret Odamızla istişareler yaptık. Talebi olan sanayicilerimizin planlı, altyapılı, sosyal donatılı arazi ihtiyaçlarını karşılayacağız. Sanayi alanlarımızı şehrin çeperlerine çıkarıp, arge, inovasyon ve kuluçka merkezleriyle, oteli, lokantaları, mesleki eğitim okullarıyla, teknolojinin üretildiği bu üretimlerin merkezi İstanbul sanayisini inşa edeceğiz. Bu dönüşümle birlikte sürdürülebilir bir dönüşümü gerçekleştirelim istiyoruz. Enerjimizi, suyumuzu daha verimli kullanacağımız ve 2 bin 40 net sıfır emisyon hedefi doğrultusunda bu adımları atalım istiyoruz” dedi.

“Onlarca medeniyetin izlerini taşıyan İstanbul’umuzu yeniden dünyanın cazibe merkezi yapacağız”

Göreve gelir gelmez İstanbul’un her yerinde yenileme çalışmaları başlatacağını dile getiren Kurum, “Onlarca medeniyetin izlerini taşıyan İstanbul’umuzu yeniden dünyanın cazibe merkezi yapacağız. Göreve gelir gelmez, tarihi yarımadada ve İstanbul’un her yerinde bir renovasyon seferberliği başlatacağız. Öncelikle Eminönü-Sirkeci sahil bandımızı düzenleyeceğiz. Eminönü sahil yolu ile bağlantılı tüm sokakları ve tüm meydanları yeniden elden geçireceğiz. Sirkeci tren garımız da tematik düzenlemeyle içindeki donatılarla her yaştan İstanbullunun keyifle dolaşacağı cıvıl cıvıl bir alan olacak. Meşhur Kıble Çeşme Caddesi İstanbul’un en önemli lokasyonlarından bir tanesi ve burayı yapacağımız projelerle birlikte süratle restore edeceğiz. Fatih Camii ve külliyesi çevresindeki sokakları, niteliksiz binaları elden geçirerek düzenleyeceğiz. Sultan Fatih’in torunları olarak bu şehre yakışır bu dönüşümü, buradaki binaları, saçağıyla, malzemeleriyle çevresinde yürüyüş yapılacak bisiklet yollarıyla, tarihi kimliğine uygun peyzajla yepyeni bir görüntüye kavuşturacağız. Her gün milyonları ağırlayan Sultanahmet Meydanı’nda da kapsamlı bir çevre düzenlemesi yaparak tüm tarihi yarımadayı gerçek kimliğiyle, gerçek gücüyle yeniden tarih sahnesine çıkaracağız. Yine Mimar Sinan’ın kalfalık eseri olarak tanımladığı ve UNESCO tarihi miras listesinde bulunan Süleymaniye Camii ve çevresini de adına yakışır bir yenileme projesiyle ihya edeceğiz. Bölgedeki niteliğini kaybetmiş, köhneleşmiş yapıların tamamını düzeltmek suretiyle orada Mimar Sinan’ın emanetine hep birlikte sahip çıkacağız. Ordu Caddesi’nde de, cadde ve sokak sağlıklaştırma çalışması ile, tarihi Haydarpaşa Tren Garı’ndan başlayıp Kadıköy Meydanı’ndan Moda’ya uzanan kıyı düzenlemesini Kültür ve Turizm Bakanlığımızın yapacağı Anadolu Yakası’na kazandıracağımız en büyük kültür merkeziyle birlikte birleştireceğiz. Bu tarih ve yeşil aks çok özel bir projeyle birleşecek. İstanbullular denizin, sahilin ve tarihin o dokusunun keyfini bir arada yaşayacak” şeklinde konuştu.

“Meydanlarımızı, aynı zamanda acil durumlar için toplanma alanı olarak da kullanacağız”

Daha önce bazı illerde yapmış olduğu ve şimdi İstanbul için yapacağı meydan projeleri hakkında konuşan Kurum “Kent meydanlarımız sosyal, kültürel, ekonomik ve estetik açılardan önemli bir role sahiptir. İnsanımız buralarda bir araya gelmekte İstanbul’un kültürel ve sanatsal yaşamı buralarda sürmektedir. Meydanlarımızı, aynı zamanda acil durumlar için toplanma alanı olarak da kullanacağız. Ben bundan önce 40 ilimizde 40 tarihi meydanın inşası için çalıştım. Konya, Erzurum, Diyarbakır, Bitlis, Zonguldak, Rize ve Bursa’da bir çok proje gerçekleştirdik. Bundan önce nasıl şehrin en değerli yerlerini vatandaşlarımızın mutluluğuna ayırdıysak, bundan sonra da aynı anlayışla çalışacağız. Yeni Çengelköy meydanımız kıyı düzenlemesi, aydınlatmaları, geniş otoparkıyla Çengelköy’ümüze değer katacak bir yatırım olacak. Yine Çengelköy’de yapacağımız sokak sağlıklaştırmalarıyla bölgeyi eski ticari ve kültürel canlılığına yeniden kavuşturacağız. Yeni Ataşehir Meydanı’nda ilk ofisim işyerleri, kreşler, arge merkezleri, kuluçka merkezleri, açık Pazar yeri alacak. Bunların yanında; açık-kapalı spor salonları, kültür-sanat merkezleri, tiyatrosu, operası, eğitim ve sağlık merkezleriyle; tam bir yaşam alanı olacak. Esenyurt’un bütünleşeceği sosyalleşeceği yeni meydanımız olacak. Küçükçekmece’mize yeni Halkalı Meydan Projesi’ni kazandıracağız” ifadelerine yer verdi.

“Afet Yönetim Sistemi’mizi azami ölçüde kendi mühendislerimizle yerli ve milli yazılım bileşenleriyle hayata geçireceğiz”

Bütünleşik Afet Yönetim merkezi kuracağını belirten Kurum konuşmalarını şöyle sürdürdü: “İstanbul gibi riskli bir şehirde, afetler olmadan harekete geçmek zorundayız. İstanbul’un afet yönetimine dair projelerimizi 1 Nisan tarihi itibariyle süratle başlatacağız. Bugün, İstanbul’un potansiyel risklerini tamamen belirledik. Stratejilerimizi ve önlemlerimizi geliştirdik. Acil durum planlarımızı, tahliye yollarımızı, kullanılacak kaynakları tamamen planladık. AFAD’ımız afetlerdeki hazırlık, müdahale ve iyileştirme süreçlerinde koordinasyonu başarıyla sağlıyor. Biz de AFAD’ımızla işbirliği yapacak, İBB bünyesinde kuracağımız afet yönetiminde önceliğimizi önleme ve risk azaltma olarak belirleyeceğiz. Biz risk azaltma için yapılacak harcamaları maliyet değil geleceğe yatırım olarak görüyoruz. Afet öncesi yapılan 1 birim yatırımın, afet sonrası yapılacak 10 birim harcamaya eşdeğer bilinciyle afete hazırlık kapsamında adımlarımızı atacağız. Öbür taraftan olası bir afet sonrası için müdahale kapasitemizi en hızlı şekilde güçlendirecek, iletişim ve iyileştirme aşamasını da planlayacağız. Bütünleşik Afet Yönetim Sistemi’ni kuracağız. Bütünleşik Afet Yönetim Sistemi içinde güçlendirilmiş gerçek zamanlı haberleşme altyapısı, Gözlem ağları, Tahmin ve erken uyarı sistemleri, Elektronik risk izleme sistemleri, Anlık Durum Tespitleri, Karar Destek Sistemleri, Dayanıklılık Analizi ve Planlama Platformu bir arada çalışacak. Sistemi Yapay Zeka Destekli Veri Analitiği araçları ile analiz edecek, Akıllı Şehir Sistemi’ne ve İstanbul’un Dijital İkizi’ne entegre edeceğiz. Afet Yönetim Sistemi’mizi azami ölçüde kendi mühendislerimizle yerli ve milli yazılım bileşenleriyle hayata geçireceğiz. Dünyaya örnek olacak bir afet yönetim sistemine imza atarken genç beyinlerimizin gelişimine katkı sağlayacağız. Kuracağımız sistemle afet olduğunda hangi adımları atmamız gerektiğini anlık olarak bileceğiz”

“İstanbul’un Dijital İkizi Projesi sayesinde, şehrimizin afetlere karşı hazırlıklı olmasını sağlayacak bir yazılım elde edeceğiz”

Dijital İkizi Projesi sayesinde İstanbul’un afetlere karşı hazırlıklı olmasını sağlayacak bir yazılım elde edileceğinin altını çizen Murat Kurum, “İstanbul’un Dijital İkizi Projesi sayesinde, şehrimizin afetlere karşı hazırlıklı olmasını sağlayacak bir yazılım elde edeceğiz. Örneğin, deprem riski altındaki bölgeleri önceden belirleyerek, gerekli iyileştirmeleri hızlıca yapabileceğiz. Yoğun yağışlardan kaynaklanabilecek sel risklerini tahmin ederek yine gerekli önlemleri süratle alabiliriz. Şehrimizin herhangi bir alanına 30 milimetre şiddetinde yağış düşecek. 30 milimetre yağış; meteorolojide kuvvetli yağış anlamına gelir. Kuvvetli yağış durumunda yazılım bize, hangi alanların sel riski altında olacağını gösteriyor. Bir afeti yaşamamak adına dijital ikizle birlikte bu tedbiri alabiliriz. Tek tek tüm binaların su taşkın seviyelerini de gösteriyor. İşte biz dijital ikiz sayesinde; böyle yoğun bir yağış beklentisi olduğunda, yağmur gelmeden orada, milletimizin yanına koşacağız” diye konuştu.

“Afet Yönetim Merkezi’nde vatandaşlarımızın ihtiyaçlarını gidereceğimiz projeyi İstanbul’a kazandıracağız”

Atatürk Havalimanı’nda kurulan Afet Yönetim Merkezi ile çeşitli ulaşımların olduğu lojistik ve tahliye merkezi olacağını söyleyen Kurum, “Atatürk Havalimanı’na yeni bir Afet Yönetim Merkezi kuracağız. Yapımı devam eden millet bahçesine entegre şekilde kuracağımız Afet Yönetim Sistemi’nin tüm bileşenlerini tek bir merkezden yöneteceğiz. Afet yönetiminde İBB Birimleri ile Lojistik Merkezleri bir arada bulunacak. Mevcut hava ve kara ulaşımının yanına deniz ulaşımını da ekleyerek burada bir de liman, lojistik ürünlerin geleceği iskele inşası da yapacağız. Havadan, karadan, deniz yolundan da lojistik desteği alabildiğimiz Afet Yönetim Merkezi’nde vatandaşlarımızın ihtiyaçlarını gidereceğimiz projeyi İstanbul’a kazandıracağız” dedi.

“9 tane afet destek birimleri ile her türlü iletişim altyapısı hazır olan Afet Müdahale Merkezleri kuracağız”

İstanbul’da sayısı 1 olan Lojistik Destek Merkezi sayısını 7’ye çıkaracağını vurgulayan Kurum, İstanbul Havalimanı yanında bir liman inşa edeceğini de sözlerine ekleyerek “Atatürk Havalimanı Millet Bahçemiz olası bir afet durumunda, hava-kara-deniz ulaşımının bulunduğu bir lojistik ve tahliye merkezi olacak. Şu anda İstanbul’umuzda sayısı 1 olan lojistik destek merkezi sayımıza 6 ekleyerek toplamda 7 lojistik merkez yapacağız. Bu Lojistik destek merkezleri, afet anında önemli bir rol oynayacaklar. Acil durum lojistiğimizin hızlı ve etkili bir şekilde yönetilmesine imkan verecek. İBB destek birimlerinin de yer alacağı bu merkezler İstanbullunun günlük yaşamını kolaylaştıracak. Afet anında ise kesintisiz iletişim ile İstanbul’un her türlü ihtiyacının kesintisiz sağlanmasına destek olacak. Havalimanında olduğu gibi tahliye ve lojistik ihtiyaçlarını karşılamak üzere şehrin kuzeyinde İstanbul Havalimanı yanında bir liman inşa edeceğiz. Bunların yanı sıra 9 tane afet destek birimleri ile her türlü iletişim altyapısı hazır olan Afet Müdahale Merkezleri kuracağız. Ayrıca 39 ilçemizde bulunan toplanma ve geçici yaşam alanlarının alt ve üst yapılarını afete hazır hale getireceğiz. Normalde vatandaşlarımızın kreş, kütüphane olarak gördüğü bu yerler, afet zamanında aşevi, duş alanları, tuvaletleri ve barınma üniteleriyle birer geçici yaşam alanı olacak. Afet sonrasına yönelik olarak kolayca dönüşebilen birimler ekleyeceğiz. 6 saat içinde afet sonrası hizmet birimlerinin kurulacağı bu alanlar, afet anında 2 milyon insanımız için geçici ve güvenli yaşam alanlarına dönüşecek. Afete anında kurtarma, tahliye, tıbbi yardım., toplama ve erişilebilirliğin kesintisiz sağlanması için en önemli araç acil ulaşım yollarıdır. 65 tane helikopterle birlikte bu işleri hızlı bir şekilde İstanbul’a kazandıracağız. Biz bu heliportlarla, afet bölgelerine hızlı kurtarma ekiplerini, yardım ve acil durum malzemelerini taşıyan bu pistlerimizi kazandıracağız. İstanbul’un 571 yıllık şanlı tarihinin en büyük dönüşümünü, çevre ve şehircilik seferberliğini, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, 39 ilçe belediye başkanımızla hep birlikte yapacağız” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/ak-parti-ibb-baskan-adayi-kurum-risksiz-istanbul-tanitim-toplantisinda-projelerini-detayli-sekilde-anlatti-2/feed/ 0
Ortak Bir İnancın Hikayesi: İMES Belgesel ve Kitap Projesi https://www.haber28.com.tr/ortak-bir-inancin-hikayesi-imes-belgesel-ve-kitap-projesi/ https://www.haber28.com.tr/ortak-bir-inancin-hikayesi-imes-belgesel-ve-kitap-projesi/#respond Sun, 18 Feb 2024 02:12:11 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=5898 “Ortak Bir İnancın Hikayesi: İMES” Belgesel ve Kitap Projesi, Türkiye’nin sanayi tarihine ışık tutuyor.

Kökleri Haliç kıyılarına uzanan, Türk Sanayisinin kalkınma macerası İstanbul Madeni Eşya Sanatkarları (İMES) Sanayi Sitesinin 50 yılı aşkın süren başarılı yolculuğunu konu alan projenin tanıtım toplantısı, İstanbul Sanayi Odası (İSO) Fazıl Zobu Meclis Salonu’nda gerçekleştirildi.

İMES Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Akar, etkinlik öncesinde AA muhabirine yaptığı açıklamada, projeyi hayata geçirme düşüncesinin uzun zamandır gündemlerinde olduğunu söyledi.

Hikayenin, Perşembe Pazarı’nda 1970’li yıllarda başladığını dile getiren Akar, “Zaman zaman bize gelen misafirlerimize, büyüklerimize, hediyeler, plaketler verirdik. Bir büyüğümüz ‘Buranın kitabını yapın, bu hayat hikayesini okuyalım.’ dedi. Biz de o duygu ve düşüncelerle başlayarak projeyi hayata geçirdik.” ifadelerini kullandı.

Marmara Üniversitesi ile birlikte çeşitli çalışmalar yaptıklarına işaret eden Akar, Prof. Dr. Fatma Ayanoğlu’nun da katkısıyla güzel bir kitap meydana getirdiklerini, eserin sanayici dostlara faydası olmasını ümit ettiklerini kaydetti.

Akar, kitap ve belgeselin hazırlanma sürecine de değinerek “Perşembe Pazarı’ndan Haliç kıyılarına ve Ayvansaray’a kadar 1970’li yılların başından bugüne gelen belgeleri toplamak ve büyüklerimizden bilgileri almak, epey bir zamanımızı aldı. Emeği geçenlere teşekkür ediyorum.” değerlendirmesinde bulundu.

“Zamanında neler yaşandığını genç nesillerin bilmesi lazım”

Perşembe Pazarı’ndan başlayarak Dudullu, Tuzla ve Dilovası’na uzanan hikayeye ilişkin bilgiler veren Akar, 350 fabrikada 17 bin çalışanın bulunduğu Dilovası İMES OSB’nin de bugün yeterli olmadığını ve burayı büyütmeye çalıştıklarını anlattı.

Yalova, Bandırma ve Sakarya’da organize sanayi bölgeleri kurmak için çalışmalar yaptıklarını vurgulayan Akar, “Sanayinin gelişmesine çok katkısı oluyor. Zamanında neler yaşandığını genç nesillerin bilmesi lazım. Perşembe Pazarı’nda 20-30 metrekare dükkanlardan geldik. Ben küçüktüm 15-16 yaşlarında oraya gittiğimizde sokaklarda dökümler dökülüyordu. Şimdi elhamdülillah çok iyi yerlerde fabrikalar kurmaya başladık. Bu da bizi gururlandırıyor ve mutlu ediyor. İMES şu anda bir okul gibi. Büyüyen firmalar daha büyük yerlere, daha iyi orta ölçekli işletmeler olma yolunda ilerliyorlar. Çok daha büyüyenler de var. Türkiye’nin her yerinde varız.” şeklinde konuştu.

İMES’ten başka bölgelere giden işletmelerin Türkiye’nin her yerindeki organize sanayi bölgelerinde yer aldığını belirten Akar, gençlere bir rehber niteliği taşıyan projenin devamının da gelmesini arzu ettiklerini kaydetti.

“Geçmişten günümüze İMES’in başarı ve tecrübelerini aktaran bir eser”

Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fatma Ayanoğlu, hem belgesel hem de kitabın hazırlanmasında başından sonuna kadar organize eden kişi olduğunu ifade etti.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Bakan Danışmanı, kitabın editörü ve kitap yönetmeni de olan Ayanoğlu, “Dünden bugüne İMES ülkemizin en önemli organize sanayi bölgelerinden biri; Perşembe Pazarı’ndan şu anda dünyanın birçok yerine ihracat yapan, alanında ilk fabrikaları barındıran bir organize sanayi bölgesi. Dolayısıyla geçmişten günümüze başarıları, tecrübeleri aktaran bir eser, aynı zamanda yaşayan bir eser. Sadece tecrübe aktarımından ziyade gelecek kuşaklara gelecek nesillere ve diğer organize sanayi bölgelerine örnek olan bir eser. Hem kalıcılığı olan hem de yaşayan bir eser olması hasebiyle de aslında alanında bir ilk olan eser.” şeklinde konuştu.

Çok mutlu ve gururlu olduklarının altını çizen Ayanoğlu, “Çünkü İMES çok büyük bir aile. İçindeki fabrikalarla, fabrikalardaki iş adamlarımızla, orada çalışan insanlarla çok büyük bir aile ve şu anda güven, sürdürülebilirlik, tecrübe aktarımı, hepsini bir şekilde aktaran bir kitap oldu.” dedi.

Hem bir akademisyen hem de kitabın yazarı olarak gelecek kuşaklara aktarabilecek çok önemli bir eseri hep birlikte ortaya koyma şansını yakaladıklarını dile getiren Ayanoğlu, “Ben kitabın editörü, yazarı, kitap yönetmeni olarak karşınızdayım ama bu çalışmayı yaparken çok büyük bir ekiple çalıştık. Hem İMES tarafında hem akademi tarafında emek veren çok kişi oldu. Gerçekten de Türkiye’de bir ilk eseri ortaya koyduk. Hem qr kodla okuyucuların okumak istedikleri yerleri canlı olarak izleyebilecekleri, iş adamlarımızın torunlarına aktarabilecekleri, hem akademi camiasının hem de iş dünyasının faydalanacağı örnek bir eser çıktığı için manevi olarak yaşadığımız mutluluk ve gurur gerçekten çok büyük.” görüşünü paylaştı.

“Resimleri görünce kendi gençliğime çocukluğuma gittim”

Etkinliğe katılan İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan ise projenin tanıtım programına ev sahipliği yapmaktan mutluluk duyduklarını söyledi.

Haliç kıyılarının geçmişteki resimlerini görünce kendi gençliğine, çocukluğuna gittiğini ifade eden Bahçıvan, “Ne mutlu ki Osmanlı’nın üretim ve ticaret kültürünün, birlikte çalışmanın, sosyolojik ve kültürel buluşmaların belli bir döneminin içinde yaşamış birisi olarak Haliç’in o bereketli topraklarının, Unkapanı, Ayvansaray, Eminönü, Yağ İskelesi ve Balat’ın o dokusunu da resimlerden, anılardan yad edebilmek insana ayrı bir duygu veriyor.” değerlendirmesini yaptı.

Kitabın aslında Türkiye Cumhuriyeti’nin ekonomik tarihinin de hikayesini anlattığını dile getiren Bahçıvan, zorluklarla edinilen üretim kültürüyle ekonomik gelişmeye katkı sunan, küçük hayalleri büyük projelere dönüştüren bir ekip tarafından hayata geçirilen İMES’in yönetim kuruluna ve çalışmada yer alanlara teşekkür etti.

Etkinlikte, proje kapsamında İMES’in tarihine tanıklık etmiş sanayicilerle yapılan röportajların yanı sıra tarihi belge ve fotoğraflara da yer verilerek hazırlanan “Yuva” belgeselinden bir bölümün gösterimi de yapıldı.

İSO ve İMES yönetiminin yanı sıra sanayiciler, iş adamları ve davetlilerin de katıldığı etkinlikte, projede emeği geçenlere hediye ve plaket takdim edilirken, tüm katılımcılara “Dünden Bugüne İMES” kitabı hediye edildi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/ortak-bir-inancin-hikayesi-imes-belgesel-ve-kitap-projesi/feed/ 0
Gaziantep’te Sanayicilerle Meslek Liselilerin Buluşması Programı Düzenlendi https://www.haber28.com.tr/gaziantepte-sanayicilerle-meslek-liselilerin-bulusmasi-programi-duzenlendi/ https://www.haber28.com.tr/gaziantepte-sanayicilerle-meslek-liselilerin-bulusmasi-programi-duzenlendi/#respond Sun, 18 Feb 2024 01:24:04 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=5886 Gaziantep İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve Gaziantep Sanayi Odası iş birliğinde, “Geleceğimiz Meslek Lisesi’nde” mottosuyla hayata geçirilen “Sanayicilerle Meslek Liselilerin Buluşması” programı düzenlendi.

Ali Topçuoğlu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde gerçekleştirilen “Sanayicilerle Meslek Liselilerin Buluşması” programına Gaziantep Valisi Kemal Çeber, Vali Yardımcısı Murat Akyüz, Şehitkamil Kaymakamı Ömer Hilmi Yamlı, GSO Meclis Başkanı Adil Sani Konukoğlu, Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ünverdi, Gaziantep İl Milli Eğitim Müdürü Yasin Tepe, Şehitkamil İlçe Milli Eğitim Müdürü Zeki Yağcı, GSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Başar Küçükparmak, Yönetim Kurulu Üyeleri Hakan Aslansoy, Melike Yüksel, GSO Genel Sekreteri Yusuf İzzettin İymen, Ali Topçuoğlu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Müdürü Zeki Yapıcı, okul idarecileri, öğrenciler ile veliler katıldı.

Bundan sonraki süreçte düzenli olarak gerçekleştirilecek “Sanayicilerle Meslek Liselilerin Buluşması” toplantıları ile meslek liselerine hak ettiği önem ve değerin verilmesinin sağlanması, kurumların yürütmüş olduğu çalışmaları sinerjiye dönüştürerek farkındalık oluşturulması ve buradan çıkacak sonuçlarla gelişim sürecine katkıda bulunulması hedefleniyor.

GSO Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ünverdi’nin moderatörlüğünde düzenlenen oturumda konuşan Gaziantep Valisi Kemal Çeber, hem ülkemizin hem de Gaziantep’in meslek lisesi mezunlarına ve meslek sahibi gençlere çok ihtiyacı olduğunu söyledi.

“Ülkemizin de buna çok ihtiyacı var”

Üzerinde en çok çalıştıkları konuların arasında meslek liseleri olduğunu ifade eden Çeber, “Meslek liseleri konusunda nitelik olarak, içerik olarak daha yukarılara çıkmayı istiyoruz. Ülkemizin de buna çok ihtiyacı var. Bu noktada bizler de elimizden geleni yapacağız. Ben de bir meslek lisesi mezunuyum. Ticaret meslek lisesini bitirdim. Bundan da gurur duyuyorum. Bizler meslek liselerinin öneminin farkındayız. Bazı meslekler daha ön plandadır ama her mesleğin de kendine göre avantajlı tarafları vardır. Hem ülke olarak hem de Gaziantep olarak meslek liselerine her zamankinden daha çok ihtiyacımız var. Meslek liseleri öğrencilerimizin doğru yönde olduklarına ve doğru işi yaptıklarına inanıyorum. Bu kendilerine de ülkemize de önemli katkılar sağlayacaktır. Meslek liselerimizin sayılarının daha da artması lazım. Bu yönde de Gazi şehrimizde birtakım projelerimiz olacak. Çünkü esnafımız da sanayicilerimiz de özellikle nitelikli eleman bulma konusunda sıkıntılar yaşıyor. Bu sorunları hep beraber aşacağız. Bu güzel ve önemli organizasyon için Gaziantep İl Milli Eğitim Müdürlüğümüze, Gaziantep Sanayi Odamıza, Ali Topçuoğlu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi idarecilerine, kıymetli öğrencilerimize ve velilerimize teşekkür ediyorum” dedi.

“Meslek lisesi meselesi bizler için memleket meselesidir”

Meslek liselerinde okuyan gençlerin kolunda altın bilezik olduğunu, meslek liselerinin gençlere önemli fırsatlar sunduğu ve sanayi için de büyük değer taşıdığını ifade eden GSO Meclis Başkanı Adil Sani Konukoğlu da yaptığı konuşmasında, “Meslek lisesi meselesi bizler için memleket meselesidir. Sanayiciler olarak üretimdeki sürdürülebilirlik için en önemli alanlardan birinin nitelikli eleman olduğunun farkındayız. Bu noktada da meslek liseleri çok büyük önem taşımaktadır. Örneğin Gaziantep’in savunma sanayisinde daha yukarılara çıkması için mücadele veriyoruz. Bu noktada firmalarımızın ve bizlerin nitelikli ve yetişmiş elemana ihtiyacı bulunuyor. Meslek liselerindeki gençlerimizde çok büyük cevherler var. Bunu çok iyi değerlendirmek zorundayız.”

“Ne yaparsanız yapın sevgiyle, aşkla yapın” diyen Konukoğlu, gençlere hitaben “En iyisini yapmaya çalışın. Meslek liselerinde okuyan gençlerimizin doğru yolda olduklarının altını çiziyorum. Meslek lisesinin kıymetli öğrencileri ve velilerimiz ile bir araya geldiğimiz bu toplantının hayırlı olmasını diliyorum” şeklinde konuştu.

Gaziantep İl Milli Eğitim Müdürü Yasin Tepe, toplantıdaki konuşmasında, Gaziantep’in sanayi ve ihracatı ile ülkemizin ve bölgenin en önemli merkezilerinden birisi olduğunu, bu noktada sanayinin nitelikli eleman ihtiyacının çözüm isteyen konular arasında yer aldığını kaydetti.

“Bizler meslek liselerini çok önemsiyoruz”

Gaziantep ve bölgedeki gençlerin depremi yaşadıkları gibi depremzede vatandaşların yardımına koştuğunu, ellerinden geleni yapmaya çalıştıklarını ifade eden Tepe, “Bizler meslek liselerini çok önemsiyoruz. Çünkü içinde bulunduğumuz zaman, üretenlerin büyüdüğü, üretenlerin kazandığı bir zamandır. Üretim ile birlikte nitelik de çok önemlidir. Bu noktada da meslek liselerimizde okuyan gençlerimiz en önlerde yer alıyor. Hem gençlerimizin istihdam edilebilirliği hem de sanayimizin nitelikli personel sorununa çözüm sağlamak için bizler de elimizden ne geliyorsa yapmaya hazırız. İş birlikleri için Gaziantep Sanayi Odası Meclis Başkanı Sayın Adil Sani Konukoğlu ve Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Adnan Ünverdi’nin nezdinde tüm GSO ailesine, Ali Topçuoğlu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi idarecilerimize, velilerimize ve öğrencilerimize teşekkür ediyorum” dedi.

GSO Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ünverdi de uzun yıllar boyunca meslek lisesi ve mesleki eğitim konusunun geri palanda kaldığını ve bu sebeple sanayicilerin yetişmiş eleman bulma noktasında zorluklar yaşadığını, aynı şekilde gençlerin de meslek edinmekte ve iş bulmakta güçlük çektiğini söyledi.

“Gençlerimiz harcanırken bunu katma değere dönüştüremedik”

“Geçmişte meslek liseleri puanla girilen ve en çok tercih edilen okullardı. O dönem tanınan, bilinen çok sayıda insan meslek lisesinden mezun olmuştur” diyen Ünverdi, şunları kaydetti:

“Meslek liselerindeki eğitimin günün şartlarına uygun hale getirilmesi ve mezuniyet sonrası şartların cazip hale getirilmesi konusu büyük önem taşıyor. Maalesef en hafif tabirle talihsizlik olarak ifade edebileceğimiz bir dönemeçte meslek liseleri dezavantajlı hale geldi ve kaybeden ülkemiz oldu. Bir nesli yeteneklerine, kabiliyetlerini boş yere harcadık. Gençlerimiz harcanırken bunu katma değere dönüştüremedik. Bundan birkaç yıl önce “Meslek Lisesi Memleket Meselesi” mottosuyla yeniden eski değerine kavuşması için Milli Eğitim Bakanlığımız tarafından çok önemli adımlar atıldı, meslek lisesini tercih eden öğrencilere burs imkanı ve çeşitli avantajlar sağlandı. Bu önemli çalışmaların sürdürülebilirliği için bizler de elimizden gelenin fazlasını yapmaya hazırız.”

Meslek liselerinde yeşil dönüşüm, dijitalleşme, yapay zeka, yalın üretim ve verimlilik konularının müfredata alınması ve ders olarak okutulması gerektiğini ifade eden Ünverdi, “Meslek lisesinden altın bilezikle mezun olan gençlerimizin emin olun önü çok açık. Lise bittiğinde yapabilecekleri bir meslekleri var. Ben hepsiyle gurur duyuyorum. Ticaret Meslek Lisesi, Sağlık Meslek Lisesi, Turizm Meslek Lisesi, Anadolu meslek Lisesi gibi genç yaşta gençlerimizin yeteneklerini belirlemek ve mesleğe yönelmelerini sağlamak, emin olun hem ülkemizi hem gençlerimizi geleceğe taşıyacaktır. Programımıza katılan ve destek veren Gaziantep Valimiz Sayın Kemal Çeber’e, İl Milli Eğitim Müdürümüz Sayın Yasin Tepe’ye, Meclis Başkanımız Sayın Adil San Konukoğlu’na, öğrencilerimizi geleceğe hazırlayan öğretmenlerimize, velilerimize ve tüm katılımcılarımıza teşekkür ediyorum” diye konuştu.

Mehmet Rüştü Uzel Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi mezunu, Flaş Makine San. ve Tic. A.Ş.’de makina bakım ve onarım bölümünde çalışan Ekber Bener, meslek edinme noktasında izlediği yol ve mesleğinin kendisine kattığı avantajları, meslek lisesi öğrencilerine anlattı.

“Sanayicilerle Meslek Liselilerin Buluşması” programı, soru-cevap bölümünün ardından sona erdi. – GAZİANTEP

]]>
https://www.haber28.com.tr/gaziantepte-sanayicilerle-meslek-liselilerin-bulusmasi-programi-duzenlendi/feed/ 0
AK Parti İBB Başkan Adayı Kurum, Risksiz İstanbul Tanıtım Toplantısı’nda projelerini detaylı şekilde anlattı https://www.haber28.com.tr/ak-parti-ibb-baskan-adayi-kurum-risksiz-istanbul-tanitim-toplantisinda-projelerini-detayli-sekilde-anlatti/ https://www.haber28.com.tr/ak-parti-ibb-baskan-adayi-kurum-risksiz-istanbul-tanitim-toplantisinda-projelerini-detayli-sekilde-anlatti/#respond Sun, 18 Feb 2024 00:24:04 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=5871 AK Parti İBB Başkan Adayı Murat Kurum, “Afet Yönetim Sistemi’mizi azami ölçüde kendi mühendislerimizle yerli ve milli yazılım bileşenleriyle hayata geçireceğiz. Dünyaya örnek olacak bir afet yönetim sistemine imza atarken genç beyinlerimizin gelişimine katkı sağlayacağız. Kuracağımız sistemle afet olduğunda hangi adımları atmamız gerektiğini anlık olarak bileceğiz” dedi.

Cumhur İttifakı’nın İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkan Adayı Murat Kurum, 25 Ocak’ta düzenlediği Türkiye Yüzyılı İstanbul Vizyonu Tanıtım Toplantısı’nda 10 temel başlık altında projelerini açıklamıştı. Kurum bugün Bakırköy’de düzenlenen Risksiz İstanbul Tanıtım Toplantısı’nda ise daha önce açıkladığı bu projelerini detaylı bir şekilde anlattı. İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan program TBMM Başkan Vekili Celal Adan’ın konuşmalarıyla devam etti. Kurum şimdiye kadar yapılan ve göreve gelince İstanbul için yapmayı planladığı projelerini tek tek anlatırken, simülasyonu ise sahneye yansıtıldı. Kurum program sonunda ise protokol eşliğinde sahnede fotoğraf çektirdi.

“Tüm sanayi alanlarımızı gözden geçirecek ‘İstanbul Sanayisi Yenileniyor’ diyerek dönüştüreceğiz”

Programda sanayi alanlarının dönüşüm projelerinden bahseden AK Parti İBB Başkan Adayı Murat Kurum, “Biz dönüşümün alt başlıklarından birini de sanayi alanlarının dönüşümü olarak belirledik. Ben Türkiye’nin hemen her ilinde, şehir merkezinde kalmış sanayi alanlarını, çeperlere taşıyıp dönüştürmüş bir kardeşinizim. 18 ilimizde Sanayi Dönüşüm projeleri yaptık. Gerek sıfır atığı önceliklendiren, gerek sürdürülebilir üretimi odağına alan projelerimizi ülkemizin bir çok ilinde yapmış ve esnafımıza, şehrimizin üretimine, istihdamına katkı sağlamış bu projeleri gerçekleştirerek milletimizi mutlu eden İstanbul’umuzun, 108 milyar dolara tekabül eden bir sanayi cirosu var. 800 bin İstanbullu kardeşimiz bu sanayi alanlarında çalışıyorlar. Sanayi işletmelerimizin yüzde 77’lik kısmı şehir merkezinde kalmıştır. Yüzde 62’si düzensiz, dağınık yapıdadır. Bu durum aslında trafik çilesini artırmakta, hava kirliliği oluşturmakta, afet risklerine karşı İstanbul’un kırılganlığını artırmaktadır. Bu nedenle, Bayrampaşa, Esenyurt ve Başakşehir’deki sanayi tesislerimiz başta olmak üzere tüm sanayi alanlarımızı gözden geçirecek ‘İstanbul Sanayisi Yenileniyor’ diyerek dönüştüreceğiz. İstanbul Sanayi Odamızla ve İstanbul Ticaret Odamızla istişareler yaptık. Talebi olan sanayicilerimizin planlı, altyapılı, sosyal donatılı arazi ihtiyaçlarını karşılayacağız. Sanayi alanlarımızı şehrin çeperlerine çıkarıp, arge, inovasyon ve kuluçka merkezleriyle, oteli, lokantaları, mesleki eğitim okullarıyla, teknolojinin üretildiği bu üretimlerin merkezi İstanbul sanayisini inşa edeceğiz. Bu dönüşümle birlikte sürdürülebilir bir dönüşümü gerçekleştirelim istiyoruz. Enerjimizi, suyumuzu daha verimli kullanacağımız ve 2 bin 40 net sıfır emisyon hedefi doğrultusunda bu adımları atalım istiyoruz” dedi.

“Onlarca medeniyetin izlerini taşıyan İstanbul’umuzu yeniden dünyanın cazibe merkezi yapacağız”

Göreve gelir gelmez İstanbul’un her yerinde yenileme çalışmaları başlatacağını dile getiren Kurum, “Onlarca medeniyetin izlerini taşıyan İstanbul’umuzu yeniden dünyanın cazibe merkezi yapacağız. Göreve gelir gelmez, tarihi yarımadada ve İstanbul’un her yerinde bir renovasyon seferberliği başlatacağız. Öncelikle Eminönü-Sirkeci sahil bandımızı düzenleyeceğiz. Eminönü sahil yolu ile bağlantılı tüm sokakları ve tüm meydanları yeniden elden geçireceğiz. Sirkeci tren garımız da tematik düzenlemeyle içindeki donatılarla her yaştan İstanbullunun keyifle dolaşacağı cıvıl cıvıl bir alan olacak. Meşhur Kıble Çeşme Caddesi İstanbul’un en önemli lokasyonlarından bir tanesi ve burayı yapacağımız projelerle birlikte süratle restore edeceğiz. Fatih Camii ve külliyesi çevresindeki sokakları, niteliksiz binaları elden geçirerek düzenleyeceğiz. Sultan Fatih’in torunları olarak bu şehre yakışır bu dönüşümü, buradaki binaları, saçağıyla, malzemeleriyle çevresinde yürüyüş yapılacak bisiklet yollarıyla, tarihi kimliğine uygun peyzajla yepyeni bir görüntüye kavuşturacağız. Her gün milyonları ağırlayan Sultanahmet Meydanı’nda da kapsamlı bir çevre düzenlemesi yaparak tüm tarihi yarımadayı gerçek kimliğiyle, gerçek gücüyle yeniden tarih sahnesine çıkaracağız. Yine Mimar Sinan’ın kalfalık eseri olarak tanımladığı ve UNESCO tarihi miras listesinde bulunan Süleymaniye Camii ve çevresini de adına yakışır bir yenileme projesiyle ihya edeceğiz. Bölgedeki niteliğini kaybetmiş, köhneleşmiş yapıların tamamını düzeltmek suretiyle orada Mimar Sinan’ın emanetine hep birlikte sahip çıkacağız. Ordu Caddesi’nde de, cadde ve sokak sağlıklaştırma çalışması ile, tarihi Haydarpaşa Tren Garı’ndan başlayıp Kadıköy Meydanı’ndan Moda’ya uzanan kıyı düzenlemesini Kültür ve Turizm Bakanlığımızın yapacağı Anadolu Yakası’na kazandıracağımız en büyük kültür merkeziyle birlikte birleştireceğiz. Bu tarih ve yeşil aks çok özel bir projeyle birleşecek. İstanbullular denizin, sahilin ve tarihin o dokusunun keyfini bir arada yaşayacak” şeklinde konuştu.

“Meydanlarımızı, aynı zamanda acil durumlar için toplanma alanı olarak da kullanacağız”

Daha önce bazı illerde yapmış olduğu ve şimdi İstanbul için yapacağı meydan projeleri hakkında konuşan Kurum “Kent meydanlarımız sosyal, kültürel, ekonomik ve estetik açılardan önemli bir role sahiptir. İnsanımız buralarda bir araya gelmekte İstanbul’un kültürel ve sanatsal yaşamı buralarda sürmektedir. Meydanlarımızı, aynı zamanda acil durumlar için toplanma alanı olarak da kullanacağız. Ben bundan önce 40 ilimizde 40 tarihi meydanın inşası için çalıştım. Konya, Erzurum, Diyarbakır, Bitlis, Zonguldak, Rize ve Bursa’da bir çok proje gerçekleştirdik. Bundan önce nasıl şehrin en değerli yerlerini vatandaşlarımızın mutluluğuna ayırdıysak, bundan sonra da aynı anlayışla çalışacağız. Yeni Çengelköy meydanımız kıyı düzenlemesi, aydınlatmaları, geniş otoparkıyla Çengelköy’ümüze değer katacak bir yatırım olacak. Yine Çengelköy’de yapacağımız sokak sağlıklaştırmalarıyla bölgeyi eski ticari ve kültürel canlılığına yeniden kavuşturacağız. Yeni Ataşehir Meydanı’nda ilk ofisim işyerleri, kreşler, arge merkezleri, kuluçka merkezleri, açık Pazar yeri alacak. Bunların yanında; açık-kapalı spor salonları, kültür-sanat merkezleri, tiyatrosu, operası, eğitim ve sağlık merkezleriyle; tam bir yaşam alanı olacak. Esenyurt’un bütünleşeceği sosyalleşeceği yeni meydanımız olacak. Küçükçekmece’mize yeni Halkalı Meydan Projesi’ni kazandıracağız” ifadelerine yer verdi.

“Afet Yönetim Sistemi’mizi azami ölçüde kendi mühendislerimizle yerli ve milli yazılım bileşenleriyle hayata geçireceğiz”

Bütünleşik Afet Yönetim merkezi kuracağını belirten Kurum konuşmalarını şöyle sürdürdü: “İstanbul gibi riskli bir şehirde, afetler olmadan harekete geçmek zorundayız. İstanbul’un afet yönetimine dair projelerimizi 1 Nisan tarihi itibariyle süratle başlatacağız. Bugün, İstanbul’un potansiyel risklerini tamamen belirledik. Stratejilerimizi ve önlemlerimizi geliştirdik. Acil durum planlarımızı, tahliye yollarımızı, kullanılacak kaynakları tamamen planladık. AFAD’ımız afetlerdeki hazırlık, müdahale ve iyileştirme süreçlerinde koordinasyonu başarıyla sağlıyor. Biz de AFAD’ımızla işbirliği yapacak, İBB bünyesinde kuracağımız afet yönetiminde önceliğimizi önleme ve risk azaltma olarak belirleyeceğiz. Biz risk azaltma için yapılacak harcamaları maliyet değil geleceğe yatırım olarak görüyoruz. Afet öncesi yapılan 1 birim yatırımın, afet sonrası yapılacak 10 birim harcamaya eşdeğer bilinciyle afete hazırlık kapsamında adımlarımızı atacağız. Öbür taraftan muhtemel bir afet sonrası için müdahale kapasitemizi en hızlı şekilde güçlendirecek, iletişim ve iyileştirme aşamasını da planlayacağız. Bütünleşik Afet Yönetim Sistemi’ni kuracağız. Bütünleşik Afet Yönetim Sistemi içinde güçlendirilmiş gerçek zamanlı haberleşme altyapısı, Gözlem ağları, Tahmin ve erken uyarı sistemleri, Elektronik risk izleme sistemleri, Anlık Durum Tespitleri, Karar Destek Sistemleri, Dayanıklılık Analizi ve Planlama Platformu bir arada çalışacak. Sistemi Yapay Zeka Destekli Veri Analitiği araçları ile analiz edecek, Akıllı Şehir Sistemi’ne ve İstanbul’un Dijital İkizi’ne entegre edeceğiz. Afet Yönetim Sistemi’mizi azami ölçüde kendi mühendislerimizle yerli ve milli yazılım bileşenleriyle hayata geçireceğiz. Dünyaya örnek olacak bir afet yönetim sistemine imza atarken genç beyinlerimizin gelişimine katkı sağlayacağız. Kuracağımız sistemle afet olduğunda hangi adımları atmamız gerektiğini anlık olarak bileceğiz”

“İstanbul’un Dijital İkizi Projesi sayesinde, şehrimizin afetlere karşı hazırlıklı olmasını sağlayacak bir yazılım elde edeceğiz”

Dijital İkizi Projesi sayesinde İstanbul’un afetlere karşı hazırlıklı olmasını sağlayacak bir yazılım elde edileceğinin altını çizen Murat Kurum, “İstanbul’un Dijital İkizi Projesi sayesinde, şehrimizin afetlere karşı hazırlıklı olmasını sağlayacak bir yazılım elde edeceğiz. Örneğin, deprem riski altındaki bölgeleri önceden belirleyerek, gerekli iyileştirmeleri hızlıca yapabileceğiz. Yoğun yağışlardan kaynaklanabilecek sel risklerini tahmin ederek yine gerekli önlemleri süratle alabiliriz. Şehrimizin herhangi bir alanına 30 milimetre şiddetinde yağış düşecek. 30 milimetre yağış; meteorolojide kuvvetli yağış anlamına gelir. Kuvvetli yağış durumunda yazılım bize, hangi alanların sel riski altında olacağını gösteriyor. Bir afeti yaşamamak adına dijital ikizle birlikte bu tedbiri alabiliriz. Tek tek tüm binaların su taşkın seviyelerini de gösteriyor. İşte biz dijital ikiz sayesinde; böyle yoğun bir yağış beklentisi olduğunda, yağmur gelmeden orada, milletimizin yanına koşacağız” diye konuştu.

“Afet Yönetim Merkezi’nde vatandaşlarımızın ihtiyaçlarını gidereceğimiz projeyi İstanbul’a kazandıracağız”

Atatürk Havalimanı’nda kurulan Afet Yönetim Merkezi ile çeşitli ulaşımların olduğu lojistik ve tahliye merkezi olacağını söyleyen Kurum, “Atatürk Havalimanı’na yeni bir Afet Yönetim Merkezi kuracağız. Yapımı devam eden millet bahçesine entegre şekilde kuracağımız Afet Yönetim Sistemi’nin tüm bileşenlerini tek bir merkezden yöneteceğiz. Afet yönetiminde İBB Birimleri ile Lojistik Merkezleri bir arada bulunacak. Mevcut hava ve kara ulaşımının yanına deniz ulaşımını da ekleyerek burada bir de liman, lojistik ürünlerin geleceği iskele inşası da yapacağız. Havadan, karadan, deniz yolundan da lojistik desteği alabildiğimiz Afet Yönetim Merkezi’nde vatandaşlarımızın ihtiyaçlarını gidereceğimiz projeyi İstanbul’a kazandıracağız” dedi.

“9 tane afet destek birimleri ile her türlü iletişim altyapısı hazır olan Afet Müdahale Merkezleri kuracağız”

İstanbul’da sayısı 1 olan Lojistik Destek Merkezi sayısını 7’ye çıkaracağını vurgulayan Kurum, İstanbul Havalimanı yanında bir liman inşa edeceğini de sözlerine ekleyerek “Atatürk Havalimanı Millet Bahçemiz muhtemel bir afet durumunda, hava-kara-deniz ulaşımının bulunduğu bir lojistik ve tahliye merkezi olacak. Şu anda İstanbul’umuzda sayısı 1 olan lojistik destek merkezi sayımıza 6 ekleyerek toplamda 7 lojistik merkez yapacağız. Bu Lojistik destek merkezleri, afet anında önemli bir rol oynayacaklar. Acil durum lojistiğimizin hızlı ve etkili bir şekilde yönetilmesine imkan verecek. İBB destek birimlerinin de yer alacağı bu merkezler İstanbullunun günlük yaşamını kolaylaştıracak. Afet anında ise kesintisiz iletişim ile İstanbul’un her türlü ihtiyacının kesintisiz sağlanmasına destek olacak. Havalimanında olduğu gibi tahliye ve lojistik ihtiyaçlarını karşılamak üzere şehrin kuzeyinde İstanbul Havalimanı yanında bir liman inşa edeceğiz. Bunların yanı sıra 9 tane afet destek birimleri ile her türlü iletişim altyapısı hazır olan Afet Müdahale Merkezleri kuracağız. Ayrıca 39 ilçemizde bulunan toplanma ve geçici yaşam alanlarının alt ve üst yapılarını afete hazır hale getireceğiz. Normalde vatandaşlarımızın kreş, kütüphane olarak gördüğü bu yerler, afet zamanında aşevi, duş alanları, tuvaletleri ve barınma üniteleriyle birer geçici yaşam alanı olacak. Afet sonrasına yönelik olarak kolayca dönüşebilen birimler ekleyeceğiz. 6 saat içinde afet sonrası hizmet birimlerinin kurulacağı bu alanlar, afet anında 2 milyon insanımız için geçici ve güvenli yaşam alanlarına dönüşecek. Afete anında kurtarma, tahliye, tıbbi yardım., toplama ve erişilebilirliğin kesintisiz sağlanması için en önemli araç acil ulaşım yollarıdır. 65 tane helikopterle birlikte bu işleri hızlı bir şekilde İstanbul’a kazandıracağız. Biz bu heliportlarla, afet bölgelerine hızlı kurtarma ekiplerini, yardım ve acil durum malzemelerini taşıyan bu pistlerimizi kazandıracağız. İstanbul’un 571 yıllık şanlı tarihinin en büyük dönüşümünü, çevre ve şehircilik seferberliğini, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, 39 ilçe belediye başkanımızla hep birlikte yapacağız” ifadelerini kullandı. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber28.com.tr/ak-parti-ibb-baskan-adayi-kurum-risksiz-istanbul-tanitim-toplantisinda-projelerini-detayli-sekilde-anlatti/feed/ 0
TUSAŞ, Kahramanmaraş’ta Uçak ve Helikopter Parçası Üretim Tesisi Kuruyor https://www.haber28.com.tr/tusas-kahramanmarasta-ucak-ve-helikopter-parcasi-uretim-tesisi-kuruyor/ https://www.haber28.com.tr/tusas-kahramanmarasta-ucak-ve-helikopter-parcasi-uretim-tesisi-kuruyor/#respond Sat, 17 Feb 2024 01:00:05 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=5703 Türk Havacılık Uzay Sanayii (TUSAŞ) tarafından 6 Şubat depremlerinin izlerini silmek amacıyla Kahramanmaraş’ta kurulan uçak ve helikopter parçası üretim tesisinin, istihdam ve ihracata büyük katkı sağlaması bekleniyor.

TUSAŞ’ın Kahramanmaraş’a yapacağı yatırımların ilk etabı olarak Türkoğlu Organize Sanayi Bölgesi’nde 3 yıllığına kiralanan binada, altyapı, makina ve ekipman kurulumunda son aşamaya gelindi.

Uçak ve helikopter parçası üretimi yapılacak tesiste ilk aşamada TUSAŞ tarafından eğitimden geçirilen 100 kişi istihdam edilecek.

Açılış 22 Şubat’ta

Kahramanmaraş Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mustafa Buluntu, AA muhabirine, Savunma Sanayii Başkanlığınca şehirde yatırım yapılması kararı alınmasının ardından TUSAŞ’a yer tahsis edildiğini söyledi.

Depremlerin ardından savunma sanayisi şirketlerinin bölgede yatırım yaptığını belirten Buluntu, “Kahramanmaraş’taki adımlar kapsamında TUSAŞ bu yatırımı üstlendi. Geçtiğimiz nisan ayı gibi Türkoğlu OSB’deki bir binada işe koyuldular ve şu anda deneme üretimleri başladı. 22 Şubat’ta da bu tesisin açılışını yapacağız.” dedi.

Buluntu, Kahramanmaraş’ın, Türkiye’nin pamuk ipliğinin yüzde 55’ini, dokuma, örme ve denim kumaşlarda yaklaşık yüzde 20’sini ürettiğini, çelik mutfak eşya sektöründe de ülke üretiminin yüzde 70’ini yaptığını dile getirerek, yeni dönemde katma değeri yüksek ürünlerle ihracatta lig değiştireceklerine inandığını ifade etti.

Kahramanmaraş’ın ihracatının yüzde 80’inin tekstil ve çelik mutfak eşyalarından oluştuğunu belirten Buluntu, şöyle konuştu:

“İki alanda kümelenme söz konusuydu. Biz istiyorduk ki Kahramanmaraş biraz daha değişik sektörlerde yatırım yapsın, ekonomik bakımdan çeşitlilik sahibi olsun. TUSAŞ yatırımıyla beraber biz savunma sanayisinde de iddialı hale geleceğiz. Cumhurbaşkanı’mız Recep Tayyip Erdoğan, TUSAŞ Başkanı ve Savunma Sanayii Başkanı’mız, Kahramanmaraş’a pozitif ayrımcılık yaptı. Bizim de gayretli ve istekli olduğumuz görülünce işin daha ileri taşınacağını düşünüyoruz. 22 Şubat’ta önemli isimlerle beraber bu tesisin açılışını yapacağız. Kahramanmaraş, 100 yılın felaketini yaşadı ama tekrar küllerinden doğacak ve 100 yılın yatırımını da alacağız.”

İlk üretimi Boeing’e yapmak istiyorlar

Tesisin TUSAŞ’ın ortaklığında Kahramanmaraş iş dünyasının girişimleriyle faaliyet göstereceğini ve Kahramanmaraş Uzay ve Havacılık Sanayi AŞ adlı şirket üzerinden çalışmalarını yürüteceğini anlatan Buluntu, “Bu şirket, ilk etapta üretimlerini TUSAŞ’a yapacak. Türkiye, Boeing firmasından uçak almıştı. Bunun yüzde 20’sinin Türkiye’de üretilme şartı var. İnşallah biz bu tesisi hızlı bir şekilde faaliyete geçirebilirsek belki ilk üretimlerimizi Boeing’e yaparız. Bu anlamda çok istekliyiz.” dedi.

Savunma sanayisi yatırımıyla kentin büyük bir sıçrama yaşayacağını vurgulayan Buluntu, şunları kaydetti:

“Savunma sanayisiyle beraber yüzlerce yeni iş kolları, yeni sektörler oluşacak. Özellikle nitelikli iş gücü dediğimiz alanda gelişmeler olacak. Gençlerimizin de bu alana çok ilgi duyduğunu gözlemliyoruz. Savunma sanayisiyle Kahramanmaraş ihracat çıtasını yükseltecek ve devler liginde olacak.”

Kahramanmaraş Ticaret Borsası Başkanı Mustafa Narlı da kentin böyle bir yatırıma kavuşmasının önemine işaret ederek, “Yeni bir müjde var; TUSAŞ… İnşallah Sayın Cumhurbaşkanı’mız bize müjdeyi verecek. Bir TUSAŞ şirketi kuruyoruz Kahramanmaraş’ta halkla beraber, sanayiciyle beraber. Devletimiz bizim yanımızda oldu. Biz de inşallah onun altından kalkacağız. Bir de borcumuzu ödemiş olacağız devletimize.” dedi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/tusas-kahramanmarasta-ucak-ve-helikopter-parcasi-uretim-tesisi-kuruyor/feed/ 0
İmamoğlu, İstanbul Sanayi Odası’nı ziyaret etti https://www.haber28.com.tr/imamoglu-istanbul-sanayi-odasini-ziyaret-etti-2/ https://www.haber28.com.tr/imamoglu-istanbul-sanayi-odasini-ziyaret-etti-2/#respond Thu, 15 Feb 2024 03:36:06 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=5408 İSTANBUL Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Beyoğlu’nda bulunan İstanbul Sanayi Odası’nı (İSO) ziyaret etti. İmamoğlu ziyaretin ardından açıklamalarda bulundu. İmamoğlu, “İstanbul şehri, İstanbul’daki dinamik yapısıyla kararlar almalı ve yönetilmelidir. Bu dinamik yapının içinde İstanbul Büyükşehir Belediyesi vardır, İstanbul Sanayi Odası vardır, İstanbul Ticaret Odası vardır; farklı kurum ve kuruluşlar vardır. İstanbul’da hiçbir karar akşamdan sabaha Merkezi İdare tarafından alınan bir düzenle yönetilmemelidir.” diye konuştu.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Beyoğlu’nda bulunan İstanbul Sanayi Odası’nı (İSO) ziyaret etti. İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan ve oda üyeleriyle görüştü. Görüşme sonrasında açıklamalarda bulunan İmamoğlu, ziyaretin ardından CHP Beyoğlu Belediye Başkan Adayı İnan Güney ile kısa bir yürüyüş de yaptı.Yürüyüş sırasında yanına gelen bir gençle diyalogu kameralara yansıyan İmamoğlu, gencin iş isteğini geri çevirmedi.

“İSTANBUL DÜZENLİ BİR GELİŞMEYE MUHTAÇ”

İSO ziyareti sonrasında konuşan Ekrem İmamoğlu, “5 yıl önce ben yine Sanayi Odasını geçtiğimiz bu 5 yıla talip olan belediye başkanı adayı olarak düşüncelerimizi, fikirlerimizi, projelerimizi paylaşmak için gelmiştim. Bugünse, 5 yılın bugün hem bir makul özetini hem de o özet üzerinden İstanbulumuzda 5 yıl boyunca başta sanayicilerimizle üreten insanlarımızla nasıl bir diyalog yürüttüğümüzü konuştuk, paylaştık. Elbette gelecek vizyonumuz üzerine de sohbet ettik. İstanbul kenti düzenli bir gelişmeye muhtaç, İstanbul kenti korunmaya muhtaç, İstanbul kenti problemleri büyüten değil, problemleri azaltan ve mutlu huzurlu bir şehre dönüşmesi gereken bir kent. Bir yönüyle korunan, bir yönüyle gelişimi sağlayan ama başka bir yönle de dünya ölçeğinde vizyon ortaya koyan bir kent olmalı. Elbette bunun en önemli hatlarından biri de üretim. Çünkü İstanbul aynı zamanda Türkiyemizin de önemli bir sanayi gücü. Bu sanayi gücünün gelecekteki evreleri neler, bunlar nasıl yönetilmeli, nasıl bir sürece taşınmalı hususu üzerinden kısa bilgilerle karşılıklı görüş alışverişinde bulunduk.” dedi.

“EN GÜÇLÜ DEMOKRATİK METODUN DAHİL OLDUĞU SÜRECE TALİBİZ”

İmamoğlu, “İstanbul şehri, İstanbul’daki dinamik yapısıyla kararlar almalı ve yönetilmelidir. Bu dinamik yapının içinde İstanbul Büyükşehir Belediyesi vardır, İstanbul Sanayi Odası vardır, İstanbul Ticaret Odası vardır; farklı kurum ve kuruluşlar vardır. İstanbul’da hiçbir karar akşamdan sabaha Merkezi İdare tarafından alınan bir düzenle yönetilmemelidir. Bu büyük bir tehdittir. Bunların üzerinde durarak daha demokratik, daha İstanbul’daki dinamik yapının katkı içinde olduğu, bilgi alışverişi içerisinde olduğu, örneğin sanayici sürecin neresinde konumlanmış, sanayinin İstanbul’daki yeri, sanayi ve İstanbul’u pozisyonunu Marmara bölgesinde i yeri, Türkiye ölçeğindeki yeri analizleriyle birlikte bütüncül bir dayanışmayla kararların alınması gerektiği üzerinde durduk. Biz zaten başından beri en güçlü demokratik metodun dahil olduğu bir sürece talip olduğumuzu hep söylemiştik. Bugün de aynı yerdeyiz. Beş yıl boyunca da bunu göstermeye gayret ettik” diye konuştu.

“GÜÇLÜ BİR DÖNEME HAZIR OLDUĞUMUZU PAYLAŞTIK”

İmamoğlu, “Sanayinin geliştirilmesi noktasında aynı şekilde sanayi ve işgücü diyaloğunun iyi bir biçimde planlanması gerektiği üzerinde durduk, ki bu konuda bölgesel istihdam ofislerimiz olsun, farklı çalışmalarımızın nasıl bu 5 yılda geliştiğinden bahsettik. Bu bağlamda ben her daim 5 yıl boyunca İstanbul Sanayi Odası’nın gerçekten nitelikli, demokrat ve şeffaf bilgi akışı sağlanması yönündeki tavrını yürekten tebrik ve teşekkür ediyorum açıkçası. Biz de İstanbul Büyükşehir Belediyesi bünyesinde sanayi platformunu kurarak, İstanbul Sanayi Odası başta olmak üzere, organize sanayi bölgeleriyle, büyük sanayi kuruluşlarıyla ve yapılarıyla sürdürülebilir, muazzam bir diyalog sürecini de yönettik. Bu bakımdan çok faydalı bir 5 yılın geçtiğini; ama çok daha güçlü bir 5 yılın bizim için önümüzde hazır olduğunu kendileriyle paylaştık. İnşallah her kurum ve kuruluşuyla Türkiye Cumhuriyeti’nin ikinci yüzyılında çok güçlü bir dönemi hazırlayan, var eden kabiliyetli bir çalışmayı ortaya koyarız. Biz de İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin 2024-2029 döneminde böylesi güçlü bir döneme hazır ve kararlı olduğumuzu kendileriyle paylaştık. Tabii ki takdir milletimizindir. Şehrimiz ve ülkemiz için en hayırlı kararın 31 Mart’ta çıkacağını biz de umut ediyoruz” ifadelerini kullandı. İmamoğlu ile bir genç arasında yaşanan diyalog kameralara yansıdı. İmamoğlu gencin iş isteğini geri çevirmedi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/imamoglu-istanbul-sanayi-odasini-ziyaret-etti-2/feed/ 0
İso Başkanı Bahçıvan’ı Ziyaret Eden İmamoğlu: İstanbul, Merkezi İdare Tarafından Alınan Bir Düzenle Yönetilmemelidir. Bu Büyük Bir Tehdittir https://www.haber28.com.tr/iso-baskani-bahcivani-ziyaret-eden-imamoglu-istanbul-merkezi-idare-tarafindan-alinan-bir-duzenle-yonetilmemelidir-bu-buyuk-bir-tehdittir/ https://www.haber28.com.tr/iso-baskani-bahcivani-ziyaret-eden-imamoglu-istanbul-merkezi-idare-tarafindan-alinan-bir-duzenle-yonetilmemelidir-bu-buyuk-bir-tehdittir/#respond Thu, 15 Feb 2024 03:00:04 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=5399 Haber: OKTAY YILDIRIM Kamera: ADEM KARABAYIR

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, İstanbul Sanayi Odası (İSO) Başkanı Erdal Bahçıvan’ı ziyaret etti. Ziyaret sonrasında açıklama yapan İmamoğlu, “İstanbul, düzenli gelişmeye ve korunmaya muhtaç bir şehir. İstanbul’da hiçbir karar, akşamdan sabaha, merkezi idare tarafından alınan bir düzenle yönetilmemelidir. Bu büyük bir tehdittir” dedi.

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, İSO Başkanı Erdal Bahçıvan’ı ziyaret etti. İmamoğlu ve Bahçıvan, Odakule’deki İSO binasında gerçekleşen buluşmanın ardından kameraların karşısına geçti. İSO’ya ilk ziyaretini 31 Mart 2019 yerel seçimleri öncesinde, İBB Başkan adayı olarak yaptığını hatırlatan İmamoğlu şunları söyledi:

“GELECEK VİZYONUMUZ ÜZERİN DE SOHBET ETTİK: 5 yıl önce ben, İSO’ya, geçtiğimiz bu 5 yıla talip olan belediye başkanı adayı olarak düşüncelerimizi, fikirlerimizi, projelerimizi paylaşmak için gelmiştim. Bugün ise, geçirdiğimiz bu 5 yılın hem bir makul özetini hem de o özet üzerinden İstanbul’umuzda beş yıl boyunca, başta sanayicilerimizle, üreten insanlarımızla nasıl bir diyalog yürüttüğümüzü konuştuk, paylaştık. Elbette gelecek vizyonumuz üzerine de sohbet ettik.

İSTANBUL, TÜRKİYE’NİN SANAYİ GÜCÜ: İstanbul düzenli gelişmeye ve korunmaya muhtaç bir şehir. İstanbul kenti, problemleri büyüten değil, problemleri azaltan, mutlu ve huzurlu bir şehre dönüşmesi gereken bir kent. Bir yönüyle korunan, bir yönüyle de gelişimi sağlayan ama başka bir yönde de dünya ölçeğinde vizyon ortaya koyan bir kent olmalı. Elbette bunun en önemli haklarından biri de üretim. Çünkü İstanbul, aynı zamanda Türkiye’mizin de önemli bir sanayi gücü. Bu sanayi gücünün gelecekteki evreleri neler; bunlar nasıl yönetilmeli; nasıl bir sürece taşınmalı hususu üzerinden kısa bilgilerle, karşılıklı görüş alışverişinde bulunduk. Zaten bu görüşme, diyaloglar, kurumumuzla İstanbul Sanayi Odası arasında olan diyaloglardı.

ÜRETEN İNSANLARIN KIYMETİNİ BİLİYORUZ: İstanbul şehri, İstanbul’daki dinamik yapısıyla kararlar almalı ve yönetilmelidir. Bu dinamik yapının içinde İBB vardır, İSO vardır, İstanbul Ticaret Odası vardır; farklı kurum ve kuruluşlar vardır. ve İstanbul’da hiçbir karar, akşamdan sabaha, merkezi idare tarafından alınan bir düzenle yönetilmemelidir. Bu büyük bir tehdittir. Bunların üzerinde durarak; daha demokratik, daha İstanbul’daki dinamik yapının katkı içinde olduğu, bilgi alışverişi içerisinde olduğu… Örneğin; sanayici sürecin neresinde konumlanmış, sanayinin İstanbul’daki yeri, sanayi ve İstanbul’un pozisyonunun Marmara Bölgesi’ndeki yeri, Türkiye ölçeğindeki yeri analizleriyle birlikte, bütüncül bir dayanışmayla kararların alınması gerektiği üzerinde durduk. Biz, zaten başından beri en güçlü demokratik metodun dahil olduğu bir sürece talip olduğumuzu hep söylemiştik. Bugün de aynı yerdeyiz. Beş yıl boyunca da bunu göstermeye gayret ettik. Sanayicinin kıymetini biliyoruz. Üreten insanların kıymetini biliyoruz. Sanayinin geliştirilmesi noktasında, aynı şekilde sanayi ve iş gücü diyaloğunun iyi bir biçimde planlanması gerektiği üzerinde durduk.

2024-2029 DÖNEMİNE HAZIRIZ: Kendi dönemimizde kurduğumuz Bölgesel İstihdam Ofisleri’miz çok önemli. Bu bağlamda ben, beş yıl boyunca her daim İSO’nun gerçekten nitelikli, demokrat ve şeffaf bilgi akışı sağlanması yönündeki tavrına, yürekten tebrik ve teşekkür ediyorum açıkçası. Biz de İBB bünyesinde ‘Sanayi Platformu’nu kurarak, İSO başta olmak üzere, organize sanayi bölgelerindeki büyük sanayi kuruluşlarıyla ve yapılarıyla sürdürülebilir ve muazzam bir diyalog sürecini yönettik. Bu bakımdan çok faydalı bir beş yılın geçtiğini, ama çok daha güçlü bir beş yılın bizim için önümüzde hazır olduğunu kendileriyle paylaştık. İnşallah her kurum ve kuruluşuyla, Türkiye Cumhuriyeti’nin ikinci yüzyılında çok güçlü bir dönemi hazırlayan, var eden kabiliyetli bir çalışmayı ortaya koyarız. Biz de İBB’nin 2024-2029 döneminde, böylesi güçlü bir döneme hazır ve kararlı olduğumuzu kendileriyle paylaştık. Tabii ki takdir milletimizindir. Şehrimiz ve ülkemiz için en hayırlı kararın 31 Mart’ta çıkacağını biz de umut ediyoruz..

BAHÇIVAN’DAN İMAMOĞLU’NA “YAKINLIK” TEŞEKKÜRÜ

Ziyaretinden dolayı İmamoğlu’na teşekkür eden İSO Başkanı Bahçıvan da özetle şunları söyledi:

“Kendileri, geçmiş olduğumuz 5 sene süresince İSO’yla, İstanbul sanayicisiyle birlikte, farklı konularda, farklı konu başlıklarında İstanbul’umuz için, sanayimiz için, üretim hayatımız için çalışma hayatımız için ve çalışanları için, farklı değerlendirmeleri, farklı çatılar altında birlikte olarak bir mesaimiz gelişti. Ben, bu dönem zarfında göstermiş olduğum yakınlıktan dolayı Sayın Başkan’a çok teşekkür ediyorum. 5 sene çabuk geçiyor. Sayın Başkan, yeni bir dönemin hazırlığı içerisinde. Bu yeni dönemle birlikte bugün, geleceğe dönük İstanbul’umuzun sanayisiyle ilgili değişiklikleri ve geleceğe dönük projeleri bizimle paylaşma nezaketinde bulundular. Bizler de Türkiye’nin, hatta dünyanın en marka şehri olan İstanbul’umuzun geleceğe dönük sanayiye yönelik düşüncelerimizi de kendilerine anlatma fırsatı bulduk arkadaşlarımızla. İstanbul çok kıymetli. ve çok da kıymetli olacak. Buna inanıyoruz.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/iso-baskani-bahcivani-ziyaret-eden-imamoglu-istanbul-merkezi-idare-tarafindan-alinan-bir-duzenle-yonetilmemelidir-bu-buyuk-bir-tehdittir/feed/ 0
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu İstanbul Sanayi Odası’nı ziyaret etti https://www.haber28.com.tr/istanbul-buyuksehir-belediye-baskani-ekrem-imamoglu-istanbul-sanayi-odasini-ziyaret-etti/ https://www.haber28.com.tr/istanbul-buyuksehir-belediye-baskani-ekrem-imamoglu-istanbul-sanayi-odasini-ziyaret-etti/#respond Thu, 15 Feb 2024 01:24:05 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=5375

Uğur GÜLBOY/ İSTANBUL Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Beyoğlu’nda bulunan İstanbul Sanayi Odası’nı (İSO) ziyaret etti. İmamoğlu ziyaretin ardından açıklamalarda bulundu. İmamoğlu, “İstanbul şehri, İstanbul’daki dinamik yapısıyla kararlar almalı ve yönetilmelidir. Bu dinamik yapının içinde İstanbul Büyükşehir Belediyesi vardır, İstanbul Sanayi Odası vardır, İstanbul Ticaret Odası vardır; farklı kurum ve kuruluşlar vardır. İstanbul’da hiçbir karar akşamdan sabaha Merkezi İdare tarafından alınan bir düzenle yönetilmemelidir.” diye konuştu.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Beyoğlu’nda bulunan İstanbul Sanayi Odası’nı (İSO) ziyaret etti. İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan ve oda üyeleriyle görüştü. Görüşme sonrasında açıklamalarda bulunan İmamoğlu, ziyaretin ardından CHP Beyoğlu Belediye Başkan Adayı İnan Güney ile kısa bir yürüyüş de yaptı.Yürüyüş sırasında yanına gelen bir gençle diyalogu kameralara yansıyan İmamoğlu, gencin iş isteğini geri çevirmedi.

“İSTANBUL DÜZENLİ BİR GELİŞMEYE MUHTAÇ”

İSO ziyareti sonrasında konuşan Ekrem İmamoğlu, “5 yıl önce ben yine Sanayi Odasını geçtiğimiz bu 5 yıla talip olan belediye başkanı adayı olarak düşüncelerimizi, fikirlerimizi, projelerimizi paylaşmak için gelmiştim. Bugünse, 5 yılın bugün hem bir makul özetini hem de o özet üzerinden İstanbulumuzda 5 yıl boyunca başta sanayicilerimizle üreten insanlarımızla nasıl bir diyalog yürüttüğümüzü konuştuk, paylaştık. Elbette gelecek vizyonumuz üzerine de sohbet ettik. İstanbul kenti düzenli bir gelişmeye muhtaç, İstanbul kenti korunmaya muhtaç, İstanbul kenti problemleri büyüten değil, problemleri azaltan ve mutlu huzurlu bir şehre dönüşmesi gereken bir kent. Bir yönüyle korunan, bir yönüyle gelişimi sağlayan ama başka bir yönle de dünya ölçeğinde vizyon ortaya koyan bir kent olmalı. Elbette bunun en önemli hatlarından biri de üretim. Çünkü İstanbul aynı zamanda Türkiyemizin de önemli bir sanayi gücü. Bu sanayi gücünün gelecekteki evreleri neler, bunlar nasıl yönetilmeli, nasıl bir sürece taşınmalı hususu üzerinden kısa bilgilerle karşılıklı görüş alışverişinde bulunduk.” dedi.

“EN GÜÇLÜ DEMOKRATİK METODUN DAHİL OLDUĞU SÜRECE TALİBİZ”

İmamoğlu, “İstanbul şehri, İstanbul’daki dinamik yapısıyla kararlar almalı ve yönetilmelidir. Bu dinamik yapının içinde İstanbul Büyükşehir Belediyesi vardır, İstanbul Sanayi Odası vardır, İstanbul Ticaret Odası vardır; farklı kurum ve kuruluşlar vardır. İstanbul’da hiçbir karar akşamdan sabaha Merkezi İdare tarafından alınan bir düzenle yönetilmemelidir. Bu büyük bir tehdittir. Bunların üzerinde durarak daha demokratik, daha İstanbul’daki dinamik yapının katkı içinde olduğu, bilgi alışverişi içerisinde olduğu, örneğin sanayici sürecin neresinde konumlanmış, sanayinin İstanbul’daki yeri, sanayi ve İstanbul’u pozisyonunu Marmara bölgesinde i yeri, Türkiye ölçeğindeki yeri analizleriyle birlikte bütüncül bir dayanışmayla kararların alınması gerektiği üzerinde durduk. Biz zaten başından beri en güçlü demokratik metodun dahil olduğu bir sürece talip olduğumuzu hep söylemiştik. Bugün de aynı yerdeyiz. Beş yıl boyunca da bunu göstermeye gayret ettik” diye konuştu.

“GÜÇLÜ BİR DÖNEME HAZIR OLDUĞUMUZU PAYLAŞTIK”

İmamoğlu, “Sanayinin geliştirilmesi noktasında aynı şekilde sanayi ve işgücü diyaloğunun iyi bir biçimde planlanması gerektiği üzerinde durduk, ki bu konuda bölgesel istihdam ofislerimiz olsun, farklı çalışmalarımızın nasıl bu 5 yılda geliştiğinden bahsettik. Bu bağlamda ben her daim 5 yıl boyunca İstanbul Sanayi Odası’nın gerçekten nitelikli, demokrat ve şeffaf bilgi akışı sağlanması yönündeki tavrını yürekten tebrik ve teşekkür ediyorum açıkçası. Biz de İstanbul Büyükşehir Belediyesi bünyesinde sanayi platformunu kurarak, İstanbul Sanayi Odası başta olmak üzere, organize sanayi bölgeleriyle, büyük sanayi kuruluşlarıyla ve yapılarıyla sürdürülebilir, muazzam bir diyalog sürecini de yönettik. Bu bakımdan çok faydalı bir 5 yılın geçtiğini; ama çok daha güçlü bir 5 yılın bizim için önümüzde hazır olduğunu kendileriyle paylaştık. İnşallah her kurum ve kuruluşuyla Türkiye Cumhuriyeti’nin ikinci yüzyılında çok güçlü bir dönemi hazırlayan, var eden kabiliyetli bir çalışmayı ortaya koyarız. Biz de İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin 2024-2029 döneminde böylesi güçlü bir döneme hazır ve kararlı olduğumuzu kendileriyle paylaştık. Tabii ki takdir milletimizindir. Şehrimiz ve ülkemiz için en hayırlı kararın 31 Mart’ta çıkacağını biz de umut ediyoruz” ifadelerini kullandı. İmamoğlu ile bir genç arasında yaşanan diyalog kameralara yansıdı. İmamoğlu gencin iş isteğini geri çevirmedi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/istanbul-buyuksehir-belediye-baskani-ekrem-imamoglu-istanbul-sanayi-odasini-ziyaret-etti/feed/ 0
İmamoğlu, İstanbul Sanayi Odası’nı ziyaret etti https://www.haber28.com.tr/imamoglu-istanbul-sanayi-odasini-ziyaret-etti/ https://www.haber28.com.tr/imamoglu-istanbul-sanayi-odasini-ziyaret-etti/#respond Thu, 15 Feb 2024 01:12:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=5372

Uğur GÜLBOY/ İSTANBUL Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Beyoğlu’nda bulunan İstanbul Sanayi Odası’nı (İSO) ziyaret etti. İmamoğlu ziyaretin ardından açıklamalarda bulundu. İmamoğlu, “İstanbul şehri, İstanbul’daki dinamik yapısıyla kararlar almalı ve yönetilmelidir. Bu dinamik yapının içinde İstanbul Büyükşehir Belediyesi vardır, İstanbul Sanayi Odası vardır, İstanbul Ticaret Odası vardır; farklı kurum ve kuruluşlar vardır. İstanbul’da hiçbir karar akşamdan sabaha Merkezi İdare tarafından alınan bir düzenle yönetilmemelidir.” diye konuştu.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Beyoğlu’nda bulunan İstanbul Sanayi Odası’nı (İSO) ziyaret etti. İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan ve oda üyeleriyle görüştü. Görüşme sonrasında açıklamalarda bulunan İmamoğlu, ziyaretin ardından CHP Beyoğlu Belediye Başkan Adayı İnan Güney ile kısa bir yürüyüş de yaptı.Yürüyüş sırasında yanına gelen bir gençle diyalogu kameralara yansıyan İmamoğlu, gencin iş isteğini geri çevirmedi.

“İSTANBUL DÜZENLİ BİR GELİŞMEYE MUHTAÇ”

İSO ziyareti sonrasında konuşan Ekrem İmamoğlu, “5 yıl önce ben yine Sanayi Odasını geçtiğimiz bu 5 yıla talip olan belediye başkanı adayı olarak düşüncelerimizi, fikirlerimizi, projelerimizi paylaşmak için gelmiştim. Bugünse, 5 yılın bugün hem bir makul özetini hem de o özet üzerinden İstanbulumuzda 5 yıl boyunca başta sanayicilerimizle üreten insanlarımızla nasıl bir diyalog yürüttüğümüzü konuştuk, paylaştık. Elbette gelecek vizyonumuz üzerine de sohbet ettik. İstanbul kenti düzenli bir gelişmeye muhtaç, İstanbul kenti korunmaya muhtaç, İstanbul kenti problemleri büyüten değil, problemleri azaltan ve mutlu huzurlu bir şehre dönüşmesi gereken bir kent. Bir yönüyle korunan, bir yönüyle gelişimi sağlayan ama başka bir yönle de dünya ölçeğinde vizyon ortaya koyan bir kent olmalı. Elbette bunun en önemli hatlarından biri de üretim. Çünkü İstanbul aynı zamanda Türkiyemizin de önemli bir sanayi gücü. Bu sanayi gücünün gelecekteki evreleri neler, bunlar nasıl yönetilmeli, nasıl bir sürece taşınmalı hususu üzerinden kısa bilgilerle karşılıklı görüş alışverişinde bulunduk.” dedi.

“EN GÜÇLÜ DEMOKRATİK METODUN DAHİL OLDUĞU SÜRECE TALİBİZ”

İmamoğlu, “İstanbul şehri, İstanbul’daki dinamik yapısıyla kararlar almalı ve yönetilmelidir. Bu dinamik yapının içinde İstanbul Büyükşehir Belediyesi vardır, İstanbul Sanayi Odası vardır, İstanbul Ticaret Odası vardır; farklı kurum ve kuruluşlar vardır. İstanbul’da hiçbir karar akşamdan sabaha Merkezi İdare tarafından alınan bir düzenle yönetilmemelidir. Bu büyük bir tehdittir. Bunların üzerinde durarak daha demokratik, daha İstanbul’daki dinamik yapının katkı içinde olduğu, bilgi alışverişi içerisinde olduğu, örneğin sanayici sürecin neresinde konumlanmış, sanayinin İstanbul’daki yeri, sanayi ve İstanbul’u pozisyonunu Marmara bölgesinde i yeri, Türkiye ölçeğindeki yeri analizleriyle birlikte bütüncül bir dayanışmayla kararların alınması gerektiği üzerinde durduk. Biz zaten başından beri en güçlü demokratik metodun dahil olduğu bir sürece talip olduğumuzu hep söylemiştik. Bugün de aynı yerdeyiz. Beş yıl boyunca da bunu göstermeye gayret ettik” diye konuştu.

“GÜÇLÜ BİR DÖNEME HAZIR OLDUĞUMUZU PAYLAŞTIK”

İmamoğlu, “Sanayinin geliştirilmesi noktasında aynı şekilde sanayi ve işgücü diyaloğunun iyi bir biçimde planlanması gerektiği üzerinde durduk, ki bu konuda bölgesel istihdam ofislerimiz olsun, farklı çalışmalarımızın nasıl bu 5 yılda geliştiğinden bahsettik. Bu bağlamda ben her daim 5 yıl boyunca İstanbul Sanayi Odası’nın gerçekten nitelikli, demokrat ve şeffaf bilgi akışı sağlanması yönündeki tavrını yürekten tebrik ve teşekkür ediyorum açıkçası. Biz de İstanbul Büyükşehir Belediyesi bünyesinde sanayi platformunu kurarak, İstanbul Sanayi Odası başta olmak üzere, organize sanayi bölgeleriyle, büyük sanayi kuruluşlarıyla ve yapılarıyla sürdürülebilir, muazzam bir diyalog sürecini de yönettik. Bu bakımdan çok faydalı bir 5 yılın geçtiğini; ama çok daha güçlü bir 5 yılın bizim için önümüzde hazır olduğunu kendileriyle paylaştık. İnşallah her kurum ve kuruluşuyla Türkiye Cumhuriyeti’nin ikinci yüzyılında çok güçlü bir dönemi hazırlayan, var eden kabiliyetli bir çalışmayı ortaya koyarız. Biz de İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin 2024-2029 döneminde böylesi güçlü bir döneme hazır ve kararlı olduğumuzu kendileriyle paylaştık. Tabii ki takdir milletimizindir. Şehrimiz ve ülkemiz için en hayırlı kararın 31 Mart’ta çıkacağını biz de umut ediyoruz” ifadelerini kullandı. İmamoğlu ile bir genç arasında yaşanan diyalog kameralara yansıdı. İmamoğlu gencin iş isteğini geri çevirmedi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/imamoglu-istanbul-sanayi-odasini-ziyaret-etti/feed/ 0
Eskişehir’de Motor Ustaları Çırak Sorununa Dikkat Çekti https://www.haber28.com.tr/eskisehirde-motor-ustalari-cirak-sorununa-dikkat-cekti/ https://www.haber28.com.tr/eskisehirde-motor-ustalari-cirak-sorununa-dikkat-cekti/#respond Wed, 07 Feb 2024 22:24:04 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=4514 Eskişehir’de sanayiye çırak gelmemesi nedeniyle usta yetişmediğini söyleyen motor ustaları, meslek liselerine ve çıraklık okullarına gereken önemin verilmesini istedi.

Sanayi işletmeleri son dönemlerde çırak ve usta bulmak konusunda sıkıntı yaşıyor. Gençlerin sanayiye karşı ilgisizliği nedeniyle piyasada yetiştirecek çırak olmamasından yakınan ustalar, bugünlerde yetişen çırak sayısının azalması nedeniyle ilerleyen dönemlerde usta sayısının azalmasından endişe ediyor. Çırak olmadığı için bütün iş yükünü kendi başına üstelenen sanayiciler, gelen çıraklara ise meslek öğrenmeyi amaçlamadıkları ve sadece para kazanmak istediklerini öne sürerek tepki gösterdi. Ailelerin de sanayiye karşı olumsuz bir bakış açısı olması nedeniyle eski çırak kültürünün kalmadığından bahseden ustalar çırağın çekirdekten yetiştirilmesi gerektiğine vurgu yaparak meslek liselerine ve çıraklık okullarına gereken önemin gösterilmesini istedi.

“Benim arkamdan gelip bu işi yapacak adam kalmadı”

Sanayici Doğan Türkmenci, yetiştirecek çırak bulamamaları nedeniyle bulundukları durumdan şikayetçi olduklarını belirtti. Gelen çırakların da 1-2 gün burada çalışıp, mesleği öğrenemeden bıraktığını dile getiren Türkmenci, “Eskisi gibi değil. Çekirdekten yetiştirme kalmadı. Çırakların bu işleri öğrenmesi için sanayide çalışması lazım. Yetiştiremediğimiz zaman biz kendimiz çalışmak zorundayız. Çıraklığı yap, ustalığı yap, adamın arabasının parçasını getir. Hepsine git gel yapıyoruz. Biz bu konuda çok sıkıntıdayız. ya bu okulları komple bitirecekler, ya da ilkokuldan veya ortaokul bitirenler bu çıraklığa başlayacak. İşi öğrenecekler ya da bu işler bitecek. 16 yaşındaki adam bu işi öğrenmiyor. Geliyor, senin yanına anca takımı getiriyor. Parasını alıyor, işine bakıyor. Sonra da çekip gidiyor ve böyle kalıyor. Ben 20-25 senedir bu işle uğraşıyorum, yanımda çırak yetiştiremiyorum. Benim arkamdan gelip bu işi yapacak adam da kalmadı” dedi.

“Çırak yok ki usta yetişsin”

Motorcu İsmail Ünlüce, çırak sorunun sanayinin en büyük sorunlarından birisi olduğunu söyledi. Gelen çırakların okuldan olduğunu, onların da çok durmadığını ifade eden Ünlüce, “Zaten onların çalışma gibi bir amaçları yok. Bu sene ben meslek lisesinden 4 defa çırak aldım ama çocuklar çalışmıyor, devamsızlıkları çok oluyor. Eskiden bir kültür vardı, çıraklar alt yapıdan yetişiyordu. Şu anda artık çırak olayı da kalmadı. Gelen çocuklar çalışmıyor. Çırak yok ki usta yetişsin. Çıraklar gelmiyorlar, çalışmıyorlar. Yazın geliyorlar. Aslında yaz dönemlerinde 3 aylık tatilde ya da ara tatillerde gelenler vardı, artık onlar da gelmiyorlar. O çırak kültürü kalmadı” şeklinde konuştu.

“Gençler ne yazık ki artık sanayilerden iyice uzaklaştı”

Sanayideki çoğu kişinin aksine çırak sıkıntısı yaşamayan usta Ahmet Çelikel ise meslek liselerine gereken önemin verilmediğinden bahsederek şu şekilde konuştu:

“Komşu esnaflardan duyduğumuz kadarıyla bir çırak sıkıntısı mevcut. Yani okullarda yetişen eleman az. Anladığımız, duyduğumuz kadarıyla okullardaki eğitim seviyesi biraz düşükmüş. Yani tam bir eğitim alamıyorlar. Meslek liselerine eskisi gibi önem verilmiyor, stajyer öğrenci gelmiyor. Ondan dolayı böyle bir sıkıntı yaşanıyor. Bir de yeni nesil gençler ne yazık ki artık sanayilerden iyice uzaklaştı. Gelecek yıllarda usta da bulunmayacak. Yavaş yavaş bu şekilde problemler doğacak. Biz dışarıdan bir eleman aldık, onu çıraklık okuluna kaydettirdik ve oradan eğitimini devam ettiriyor. Haftada 1 gün eğitime gidiyor, onun haricinde bizim burada duruyor ve kendimiz eğitimini veriyoruz. Zaten insanlar artık kolay para kazanma peşindeler. Yani kimse buradaki soğuğu çekerek çalışmak istemiyor. Bunu aileler de istemiyor. Bundan dolayı da kimse sanayiyi tercih etmiyor.” – ESKİŞEHİR

]]>
https://www.haber28.com.tr/eskisehirde-motor-ustalari-cirak-sorununa-dikkat-cekti/feed/ 0
Konya Sanayi Odası 2024 Yılı Meclis Toplantısını Gerçekleştirdi https://www.haber28.com.tr/konya-sanayi-odasi-2024-yili-meclis-toplantisini-gerceklestirdi/ https://www.haber28.com.tr/konya-sanayi-odasi-2024-yili-meclis-toplantisini-gerceklestirdi/#respond Tue, 30 Jan 2024 22:12:20 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=3909 Konya Sanayi Odası (KSO), 2024 yılının ilk meclis toplantısını gerçekleştirdi. Konya Sanayi Odası Başkanı Mustafa Büyükeğen, Konya’nın daha güçlü ve daha rekabetçi bir sanayi şehri olma hedefine odaklanarak ekonomideki tüm zorlu şartlara rağmen üretim ve ihracattaki başarı yolculuğunu sürdürdüğünü söyledi.

Konya Sanayi Odası, 2024 yılının ilk meclis toplantısını konuşan Konya Sanayi Odası Başkanı Mustafa Büyükeğen, meclis üyelerine KSO’nun projeleri,2024 yılında yapacağı faaliyetler, yurt içi ve yurt dışı fuar organizasyonları, ikili iş görüşmeleri ve sektörlere yönelik çalışmaları ile ilgili bilgiler verdi. 2023 yılı ekonomisini değerlendiren Büyükeğen, tüm zor şartlara rağmen Konyalı sanayicilerin yatırım, üretim, istihdam ve ihracata devam ettiğini vurguladı. Konya’nın geçtiğimiz yıl 195 ülkeye 3 milyar 306 milyon dolar ihracat yaptığını hatırlatan Başkan Büyükeğen,”İhracatçı firma sayımız, 2023 sonu itibariyle3 bin 481’e ulaştı. İhracatımızın sektörlere dağılımına baktığımızda toplam ihracatımızın yüzde 25,3’ünü makine ve aksamları sektörümüzün, yüzde 24,4’ünü otomotiv endüstrimizin, yüzde 12.5’ini de hububat, bakliyat ve yağlı tohumlar sektörümüzün yaptığını görüyoruz. Konya’mız 4 bin 86 kapasite raporu ile en fazla kapasite raporu düzenlenen 5. şehir oldu” dedi.

KSO’dan yurt dışı atağı

Büyükeğen, Konya Sanayi Odası olarak Konya’nın daha güçlü bir sanayi şehri haline gelmesi için yürüttükleri çalışmalara aralıksız devam edeceklerini anlattı. Büyükeğen, 2024 yılında Almanya, İtalya, Birleşik Arap Emirlikleri gibi ülkelerdeki fuarlara sanayicilerle birlikte iş gezileri düzenleyeceklerini, ayrıca Rusya, Özbekistan, Almanya, Kenya gibi ülkelere de yurt dışı iş forumu ve ikili iş görüşmeleri organize edeceklerini ifade etti. Dış ticaret, teknik ve finansal konularda düzenlenen eğitimlerin, sanayicilere verilen danışmanlık ve mentörlük desteklerinin de devam edeceğini bildiren Büyükeğen, savunma sanayi sektöründe yürütülen tedarikçi geliştirme programlarının ve ana sanayi görüşmelerinin de sürdürüleceğini kaydetti.

Otomotivdeki büyük dönüşüm KSO’nun gündeminde

Büyükeğen konuşmasında, Konya Sanayi Odası tarafından düzenlenen OSEG (Uluslararası Otomotiv Sektörünün Geleceği) Konferansı’nın bu yıl yedincisini gerçekleştirecekleri bilgisini paylaşarak, sektördeki ulusal ve uluslararası otoritelerin Konya’daki OSEG konferansında buluşacaklarını ifade etti. Büyükeğen, “Otomotiv sektörü, çok ciddi bir değişim ve gelişimle karşı karşıya. Artık içten yanmalı motorların yanı sıra, hibrit ve elektrikli araçlar, otonom araçlar ülkemizde ve tüm dünyada hızla yaygınlaşıyor. Bu değişim, Konya sanayimizin öncü sektörlerinden otomotiv sektörümüz için son derece önemli. Bu dönüşüm sürecinin fırsatlarını ve tehditlerini yurt içinden ve yurt dışından davet edeceğimiz sektördeki otorite isimlerle 7. OSEG Konferansı’mızda tartışacağız. Öte yandan, bu yıl Sanayide Yeşil Dönüşüm ve Sürdürülebilirlik Zirvemizin üçüncüsünü gerçekleştireceğiz. Ayrıca üyelerimizin karbon salınımını hesaplayacak yeni bir uygulama üzerinde de çalışıyoruz. İnşallah bunu da yakın zaman içerisinde duyuracağız. Tüm bunların yanı sıra üyelerimizden, sektörlerimizden gelen talep ve sorunları takip etmeye, Enerji Verimliliği Etüt Aracımız ve diğer çalışmalarımızla işletmelerimizin enerji verimliliğini artırmaya, kümelenme projelerimizi sürdürmeye ve diğer tüm faaliyetlerimizi yürütmeye devam edeceğiz” şeklinde konuştu.

Büyükeğen, konuşmasının devamında odanın aylık faaliyetleri hakkında da bilgiler vererek, meclis üyelerinin sorularını cevapladı. – KONYA

]]>
https://www.haber28.com.tr/konya-sanayi-odasi-2024-yili-meclis-toplantisini-gerceklestirdi/feed/ 0
Erzurum’da Güneş Enerji Santrali İçin Çalışmalar Devam Ediyor https://www.haber28.com.tr/erzurumda-gunes-enerji-santrali-icin-calismalar-devam-ediyor/ https://www.haber28.com.tr/erzurumda-gunes-enerji-santrali-icin-calismalar-devam-ediyor/#respond Tue, 30 Jan 2024 07:00:09 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=3867 Erzurum 2. Organize Sanayi Bölgesi’nin (2.OSB) yapılaşmanın durdurulduğu 1. ve 2. Etap alana kurulması planlanan güneş enerji santralinin (GES) kurulması için Erzurum Valiliği, Büyükşehir Belediyesi ve Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası’nın (ETSO) öncülüğünde başlatılan çalışmalar devam ediyor.

GES çalışmaları kapsamında ilki geçtiğimiz Aralık ayında düzenlenen istişare toplantısının ikincisi yine ETSO’nun ev sahipliğinde gerçekleştirildi. ETSO Yönetim Kurulu Başkanı ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Yönetim Kurulu Üyesi Saim Özakalın başkanlığında Yönetim Kurulu Salonu’nda gerçekleştirilen toplantıya; KOSGEB İl Müdürü Lütfullah Aktaş, TKDK Saha Kontrol Amiri Muhammet Mutlu, ETSO Yönetim Kurulu Üyeleri; Celalettin Çetinkaya ve Fırat Karakaya, TOBB İl Genç Girişimciler Kurulu Başkanı/ETSO Meclis Üyesi İsmail Suci, TOBB İl Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Kübra Alioğulları ile 1. OSB Müdürü İhsan Ateş ve yatırımcı firmaların temsilcileri katıldı.

Toplantının açış konuşmasını yapan Başkan Özakalın, yapılaşmanın durdurulduğu 1. ve 2. Etap alanda güneş enerjisi santrali (GES) kurulması yönünde 2. OSB Yönetiminin görüş birliğine vardığını ifade ederek, şehirdeki sanayici firmaların ucuz enerji ihtiyacının karşılanması ve söz konusu 216 hektarlık alanın değerlendirilmesi amacıyla GES projesini hayata geçirmek için çaba gösterdiklerini ifade etti.

Özakalın, “Önceliğimiz, sanayicilerimize ucuz enerji imkanı sunmak”

ETSO öncülüğünde başlatılan çalışmalarda istişare ve ortak akılla hareket etmeye büyük önem verdiklerini kaydeden Başkan Özakalın, 2. OSB Yönetimi olarak 1. ve 2. Etaba yapılacak bir GES yatırımından kar elde etmeyi öncelikli olarak düşünmediklerini, esas olanın şehirdeki üretici firmaların ucuz ve sürdürülebilir enerjiye erişimini sağlamak olduğunun altını çizdi.

Projeyi hayata geçirmek için önlerinde farkı iki seçenek olduğunu dile getiren Başkan Özakalın şunları söyledi; “Geçtiğimiz ay yaptığımız ilk istişare toplantısında sanayicilerimizin düşüncelerini aldık, önerilerini dinledik. İkincisini gerçekleştirdiğimiz bu toplantıda da; projeyle ilgili olarak bugüne kadar yaptığımız çalışmaları yatırımcılarımızla paylaşarak bir kez daha görüşlerini alacağız. Toplantının sonunda hazırlayacağımız raporu da Sayın Valimizin başkanlığında toplanacak 2.OSB Yönetim Kurulumuzda istişare edip yol haritamızı belirleyeceğiz.”

Erzurum’a büyük bir katma değer sağlayacak GES projesinin bir an önce hayata geçirilmesi için çalışmaların aralıksız devam edeceğini belirten Özakalın, sürece destek veren 2. OSB Yönetim Kurulu ve Müteşebbis Heyeti üyeleri ile toplantıya iştirak eden firmaların temsilcilerine katkılarından dolayı teşekkür etti.

Yatırımcılar bilgilendirildi

Toplantıda daha sonra ETSO Yönetim Kurulu Üyesi ve 2. OSB Müdürü Fırat Karakaya ile projenin teknik sorumlusu Elektrik Mühendisi Cüneyt Gülakar, projeyle ilgili teknik bilgiler verip firma temsilcilerinin sorularını cevaplandırdılar.

Toplantıda, KOSGEB İl Müdürü Lütfullah Aktaş da, KOSGEB’in Yeşil Sanayi Destek Programı kapsamında sunulan, “Sanayi KOBİ’lerinin Güneş Enerjisi Yatırımlarının Desteklenmesi” ve “Sanayide Temiz ve Döngüsel Ekonomi” başlıklı iki projenin teklif çağrılarıyla ilgili firma temsilcilerine bilgilendirme yaptı.

İstişare toplantısına TKDK Erzurum Koordinatörlüğü’nü temsilen katılan Saha Kontrol Amiri Muhammet Mutlu ise Şubat ayında açıklanması beklenen IPARD 3 Destek Programı kapsamında başta GES yatırımları olmak üzere farklı alanlarda verilebilecek desteklerle ilgili açıklamalarda bulundu. – ERZURUM

]]>
https://www.haber28.com.tr/erzurumda-gunes-enerji-santrali-icin-calismalar-devam-ediyor/feed/ 0
2023’te Sanayi Kapasite Raporuna Sahip Tesislerde Çalışan Sayısı Arttı https://www.haber28.com.tr/2023te-sanayi-kapasite-raporuna-sahip-tesislerde-calisan-sayisi-artti/ https://www.haber28.com.tr/2023te-sanayi-kapasite-raporuna-sahip-tesislerde-calisan-sayisi-artti/#respond Fri, 26 Jan 2024 22:12:04 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=3666 Sanayi kapasite raporuna sahip tesislerde çalışan sayısı, 2023’te bir önceki yıla göre yüzde 3,17 artarak 3 milyon 994 bin 277 kişiye yükseldi.

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği, 2023 yılı Sanayi Kapasite Raporu istatistiklerini yayınladı.

Buna göre, 2022 yılında 95 bin 804 olan “kapasite rapor” sayısı, 2023’te yüzde 1,61 artışla 97 bin 346’ya çıktı.

Bu raporların ait olduğu üretim tesislerinin yüzde 44,46’sında 1-9, yüzde 39,14’ünde 10-49, yüzde 7,90’ında 50-99, yüzde 5,89’unda 100-249, yüzde 2,62’sinde ise 250’den fazla çalışan bulunuyor.

Geçen yıl sanayi kapasite raporuna sahip tesislerde toplam çalışan sayısı, önceki yıla göre yüzde 3,17 artarak 3 milyon 994 bin 277 kişiye yükseldi.

Toplam çalışanların yüzde 5,45’i 1-9 çalışan bulunan tesislerde istihdam edilirken, yüzde 22,01’i 10-49, yüzde 13,50’si 50-99, yüzde 22,11’i 100-249, yüzde 36,94’ü ise 250 ve daha fazla çalışanı bulunan tesislerde istihdam ediliyor.

Geçerli raporlara göre istihdamın en fazla olduğu 5 il, İstanbul (785 bin 501), Bursa (336 bin 935), İzmir (266 bin 274), Kocaeli (247 bin 98) ve Ankara (230 bin 424) olarak sıralandı.

En az çalışan bulunan son 5 il, Iğdır (1112), Hakkari (751), Tunceli (635), Ardahan (539) ve Bayburt (300) olarak kayıtlara geçti.

2022-2023 döneminde KOBİ ölçeğindeki sanayi firmalarının istihdamdaki payı yüzde 63,51’den yüzde 63,06’ya gerilerken, büyük firmaların payı yüzde 36,49’dan yüzde 36,94’e yükseldi.

Söz konusu dönemde sanayide en çok istihdam artışı sağlayan şehirler, yüzde 44,6 ile Bitlis, yüzde 28,43 ile Bingöl, yüzde 27,77 ile Tunceli, yüzde 23,28 ile Kırşehir ve yüzde 22,62 ile Muş oldu.

Sanayide istihdam azalışının en çok olduğu şehirler, yüzde 5,11 düşüşle Osmaniye, yüzde 6,94 azalışla Ağrı, yüzde 7,61 gerilemeyle Kahramanmaraş, yüzde 8,92 düşüşle Gümüşhane ve yüzde 8,95 azalışla Ardahan olarak belirlendi.

Bölgeler bazında sanayi istihdamında en çok artış yüzde 8,01 ile Ortadoğu Anadolu, yüzde 7,13 ile Batı Karadeniz, yüzde 6,34 ile Orta Anadolu bölgelerinde oldu.

Sanayi istihdam artışının en düşük olduğu bölgeler, eksi yüzde 0,65 ile İstanbul, yüzde 0,35 ile Akdeniz ve yüzde 2,6 ile Doğu Karadeniz ve Batı Marmara olarak belirlendi.

En çok mühendis Doğu Marmara’da çalışıyor

Doğu Marmara’da çalışan 47 bin 453 mühendise karşılık, Batı Anadolu’da 44 bin 39, İstanbul’da 42 bin 871, Ege’de 28 bin 810, Akdeniz’de 12 bin 651 mühendis sanayi tesislerinde istihdam edildi.

Toplam çalışanların yüzde 5,20’sini mühendis, yüzde 4,54’ünü teknisyen, yüzde 6,25’ini usta, yüzde 71,80’ini işçi, yüzde 11,20’sini idari personel oluşturdu.

Sanayi tesislerinde ortalama 41,03 kişi çalışıyor. Sanayi tesisi başına en çok çalışanı bulunan il Çankırı iken, bu kenti Zonguldak, Bilecik, Bartın ve Tekirdağ izledi.

Kapasite raporlarının 2 bin 569’u yüksek teknoloji alanında düzenlendi

Söz konusu dönemde yüksek teknoloji kapsamındaki sanayi tesislerinin oranı yüzde 2,31’den yüzde 2,36’ya yükseldi. Orta-yüksek teknoloji kapsamındaki sanayi tesislerinin oranı yüzde 23,73’ten yüzde 24,12’ye çıktı. Orta-düşük teknoloji kapsamındaki sanayi tesislerinin oranı yüzde 30,26’dan yüzde 30,45’e yükseldi. Düşük teknoloji kapsamındaki sanayi tesislerinin oranı ise yüzde 43,69’dan yüzde 43,07’ye geriledi.

Geçerli olan kapasite raporlarının 2 bin 569’u yüksek teknoloji ürünleri, 26 bin 202’si orta-yüksek teknoloji, 33 bin 85’i orta-düşük teknoloji ve 46 bin 796’sı düşük teknoloji alanında düzenlendi.

2023 yılı sonu itibarıyla en çok kapasite raporu “fabrikasyon metal ürünleri imalatı (makine ve teçhizat hariç)” konusunda hazırlandı. En çok kodlanan diğer faaliyet grupları “gıda ürünlerinin imalatı”, “başka yerde sınıflandırılmamış makine ve ekipman imalatı”, “tekstil ürünlerinin imalatı” ve “kauçuk ve plastik ürünlerin imalatı” olarak kayıtlara geçti.

En az kapasite raporu düzenlenen faaliyet grupları ise “tütün ürünleri imalatı”, “diğer hizmet faaliyetleri”, “balıkçılık ve su ürünleri yetiştiriciliği”, “ham petrol ve doğal gaz çıkarımı” ve “ormancılık ile endüstriyel ve yakacak odun üretimi” olarak sıralandı.

En çok rapor İstanbul’da, en az rapor Bayburt’ta düzenlendi

En çok kapasite raporu düzenlenen 5 il, İstanbul (29 bin 915), Ankara (6 bin 672), Bursa (6 bin 508), İzmir (6 bin 167) ve Konya (4 bin 86) oldu.

En az kapasite raporu düzenlenen iller ise Bayburt (18), Tunceli (36), Hakkari (39), Ardahan (40) ve Iğdır (56) olarak sıralandı.

2023 yılı sonu itibarıyla 1204 yabancı sermayeli firma kapasite raporu yaptırdı.

Yabancı sermayeli firmaların üretim tesislerinin en çok olduğu kent İstanbul (273) oldu. Bu ili İzmir (204), Kocaeli (188), Bursa (114) ve Tekirdağ (71) takip etti.

Yabancı sermayeli firmaların kapasite raporu yaptırdıkları tesislerin faaliyet grubuna göre ilk 5 sıralaması 168 ile “fabrikasyon metal ürünleri imalatı (makine ve teçhizat hariç)”, 151 ile “başka yerde sınıflandırılmamış makine ve ekipman imalatı”, 143 ile “kauçuk ve plastik ürünlerin imalatı”, 127 ile “kimyasalların ve kimyasal ürünlerin imalatı” ve 85 ile “motorlu kara taşıtı, treyler (römork) ve yarı treyler (yarı römork) imalatı” şeklinde gerçekleşti.

Yabancı sermayeli sanayi tesisi sayısında 269 ile Almanya ilk sırada yer aldı. Bu ülkeyi Hollanda (92), İtalya (68), Fransa (63) ve ABD (60) izledi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/2023te-sanayi-kapasite-raporuna-sahip-tesislerde-calisan-sayisi-artti/feed/ 0
İzmir’de AFAD Yerlileştirme Projesi Tanıtım Toplantısı Düzenlendi https://www.haber28.com.tr/izmirde-afad-yerlilestirme-projesi-tanitim-toplantisi-duzenlendi/ https://www.haber28.com.tr/izmirde-afad-yerlilestirme-projesi-tanitim-toplantisi-duzenlendi/#respond Tue, 23 Jan 2024 22:36:06 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=3378 İzmir’de ‘AFAD yerlileştirme projesi İzmir tanıtım toplantısı’ düzenlendi. Toplantıda sanayide yerli üretim ve deprem konusu ele alındı.

Proje ve alım garantisi detaylarının aktarıldığı ‘Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) yerlileştirme projesi İzmir tanıtım toplantısı’, İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi Bölge Müdürlüğü Atatürk Toplantı Salonu’nda gerçekleştirildi.

Programın açılış konuşmasını yapan Atatürk Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Cenk Karace, “1999 depreminin izlerini hala taşırken senesinin dolmasına sayılı günler kala 6 Şubat depreminde yaşanan arama kurtarma süreçlerini hep birlikte takip etmiştik. Binlerce yuvayı sevdiklerine kavuşturan AFAD ekiplerinin mücadelesini gördük. Ne mutlu bizlere ki felaketlerin ardından var gücüyle insan üstü çaba gösteren AFAD çalışanları, bu olaylar yaşanmadan önce alınabilecek önlemleri aldılar. Afet öncesi hazırlık ve zarar azaltma, afet öncesinde yapılacak müdahale ve afet sonrasındaki iyileştirme çalışmalarının yönetim ve koordinasyonunu gerçekleştirmeyi hedefleyen AFAD’ın faaliyetleri dahilinde ihtiyaç duyduğu ekipmanların, yerli üreticiden tedarik etme projesini de yürekten kutluyorum. Fakat zor ekipmanlar da bulunuyor. Ciddi teknoloji barındıran ürünler var. Bu çalışma ile ekonomimiz ve sanayimiz kazanırken diğer taraftan kaliteli Türk malları ile kullanılan ekipmanların dayanıklılığı artırılmış olacaktır” dedi.

Toplantıda söz alan Ege Bölgesi Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar da, “6 Şubat depreminde hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet diliyorum. O bölgede deprem olduktan sonra yaklaşık 5 gün orada kalarak bütün deprem bölgesini gezdim. Türkiye’deki AFAD sayısı normal olması gereken sayının binde 1’i civarında. Biz de deprem geçirmiş bir şehiriz. Birçok binamız çöktü ve geri kalan binalarda hasar oluştu. Uzun zamandır kırılmayan bir fay var. Bu fayın kırılma beklentisinin yaşandığı bir yeriz. Deprem bizde 1-2 ay konuşuluyor. Sonra deprem gündemden kalkıyor. Deprem konusu sadece AFAD’dan beklenerek çözüm bulunması gereken konu değil. Bunun bir de ekipman ayağı, diğeri de çalışan ayağı var” açıklamalarında bulundu.

“2 bin 932 kadro tahsisi yapıldı”

Bir enkazda 75 kişinin çalışması gerektiğine vurgu yapan Afetlere Müdahale Genel Müdürü Dr. Sadi Ergin ise şu ifadelere yer verdi:

“6 Şubat depremlerine yakalandığımızda 2 bin 800 arama kurtarma teknisyeni arkadaşımız vardı. Yaklaşık bine yakını son 1 yılda alınmış arkadaşlarımız. 39 bin binanın yıkıldığı 26 bin enkazda canlı araması yapıldığı bir durumda 2 bin 800 kişi ve 11 ilde arama yapan arkadaşlarımızı düşünürsek 2 bin 800 kişi ile mücadele vermemiz gerekirdi. Bir enkazda 75 kişi çalışması gerekir. Aynı anda bütün enkazlarda arama kurtarma çalışması yapabilmemiz için 1 milyon 952 bin personele ihtiyacımız vardı. Bütün devletlerde profesyonel arama kurtarma personeli sayısı ise 800 bindir. 2 bin 932 kadro tahsisi yapıldı. Yaklaşık 6 bin kapasiteye ulaşacağız. Kamu kurumları ve devletlerin çok güçlü kapasitesi var. Bunlardan istihdam edebileceğimiz 100 bin arama kurtarma arkadaşımızın, kamu kurumlarımızdan, STK’lardan tahsisine gidiyoruz. Bakanlıklarımızın bütün kapasitelerini, genç dinamik, arama kurtarma faaliyetlerinde katkı sunabilecek, tecrübesiyle madencilerimiz, kısaca bu sayıyı planladık. O program dahilinde de yaza kadar bu arkadaşlarımızın tüm ihtiyaçlarımızı temin etmemiz gerekiyor. Biz bu 100 bin kişiyi, aldığımız, ürettiğimiz malzemelerle eğiteceğiz. Şu ana kadar 40 bin civarında eğitim verdiğimiz arama kurtarma görevlisi arkadaşlarımız oldu. Bu arkadaşlarımız enkazda çalışacak kültürü edinecek, her türlü yöntemi öğrenmiş olacak. Beklentimiz sizin katkınız, bizlere omuz vermeniz. Biz dersimize hazırız, ödevimizi yaparız.”

Toplantının ardından katılımcılara afet esnasında kullanılan malzemelerin tanıtımı yapıldı.

Toplantıya, Afetlere Müdahale Genel Müdürü Dr. Sadi Ergin, Ege Bölgesi Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar ve Atatürk Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Cenk Karace katıldı. – İZMİR

]]>
https://www.haber28.com.tr/izmirde-afad-yerlilestirme-projesi-tanitim-toplantisi-duzenlendi/feed/ 0
Tekirdağ’da 2 Milyon Metrekarelik Sanayi Alanı Depreme Dayanıklı Hale Getirildi https://www.haber28.com.tr/tekirdagda-2-milyon-metrekarelik-sanayi-alani-depreme-dayanikli-hale-getirildi/ https://www.haber28.com.tr/tekirdagda-2-milyon-metrekarelik-sanayi-alani-depreme-dayanikli-hale-getirildi/#respond Mon, 15 Jan 2024 22:48:33 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=2683 KAHRAMANMARAŞ merkezli depremlerin ardından Tekirdağ’da 14 Organize Sanayi Bölgesi’nde (OSB) 2 milyon metrekarelik alan depreme dayanıklı hale getirildi. Namık Kemal Üniversitesi’nden (NKÜ) Dr. Ahmet Bal, Bu kuruluşlarımız, fabrikalarımız şu anda deprem olsa bile üretimine devam edebilecek pozisyonda. Aslında yaşadığımız 6 Şubat depremleri bir milat oldu dedi.

Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından Tekirdağ’da sanayiciler, NKÜ ile iş birliği yaparak fabrikalarını depreme karşı güçlendirme çalışmaları başlattı. 1 yıl içerisinde bölgede 2 milyon metrekarelik sanayi alanında deprem güçlendirilmesi tamamlandı. NKÜ Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu Yapı ve Deprem Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi, inşaat mühendisi Dr. Ahmet Bal, fabrikaların güçlendirilmesi yönünde taleplerin her geçen gün arttığını belirtti.

‘BİR GİRİŞİM GRUBU OLUŞTURULDU’

Tekirdağ’ın depremselliğinin çok yüksek olduğunu anlatan Dr. Bal, kentteki 14 OSB’ye dikkati çekip, Dolayısıyla Türkiye ekonomisi için Tekirdağ’daki fabrikaların üretime devam etmesi, deprem sonrasında da kullanılabilmesi, üretimin kesintiye uğramaması, ihracatın kesintiye uğramaması açısından çok önemli. Bu bilinçle özellikle Namık Kemal Üniversitesi Rektörümüz Prof. Dr. Mümin Şahin’in girişimleri ile sanayi ticaret odaları ve organize sanayi yöneticileriyle bir girişim grubu oluşturuldu. Üniversitenin sanayiyle yaptığı iş birliği çerçevesinde birçok sanayi kuruluşunda bu güçlendirme ve depremsellikle ilgili kontrollü risk mekanizmaları bir şekilde kuvvetlendirerek artırılmaya devam ediyor? dedi.

‘SANAYİCİLERİN BAKIŞI DEĞİŞTİ’

Kahramanmaraş merkezli depremlerin sonrasında özellikle sanayi kuruluşlarının harekete geçtiğini belirten Dr. Bal, Bu kapsamda son 1 yılda Tekirdağ’daki 14 sanayi bölgesinde yaklaşık 2 milyon metrekarelik bir alan depreme dayanıklı hale getirildi. Bu kuruluşlarımız, fabrikalarımız şu anda deprem olsa bile üretimine devam edebilecek pozisyonda. Aslında yaşadığımız 6 Şubat depremleri bir milat oldu. Bu miladın ardından yaklaşık olarak yüzde 60 oranında bir artış söz konusu. Önceden maalesef ki yine Tekirdağ’ın önemi yüksekti, depremsellik kısmı biliniyordu. Bu yaşadığımız acı tecrübeler özellikle sanayicilerin bu konuya bakış açısını değiştirdi ve yenilikçi çözümlerle, hibrit çözümlerle, daha geliştirilmiş sistemlerle fabrikalarını güvenli hale getirmeye başladılar diye konuştu.

‘MİMARİ YAPILAR BOZULMUYOR’

Depreme dayanıklılık çalışmalarında fabrikaların mimari yapılarının bozulmadığını anlatan Dr. Bal, Bu çok önemli bir konu. Çünkü sanayicimizin ilk sorduğu şey; ‘Fabrikanın fonksiyonu değişecek mi’ oluyor. Ama bu uyguladığımız yöntem ile fabrikanın mimari fonksiyonları değişmiyor ve aynı üretim, aynı üretim hatları fabrika çalışırken de bu güçlendirme çalışmaları yapılabiliyor. Bunun yanı sıra maddi olarak baktığımızda bizim şöyle bir ölçümüz vardır. Güçlendirme çalışmalarının, binanın yeniden yapım maliyetinin yüzde 30’unu aşmaması gerekiyor. Şu an bizim hibrit çözümde de binanın yeniden yapım maliyeti yüzde 8, 10 mertebesinde. Bu yöntemle uygun çözümler sağlanabiliyor dedi.

İKİ ÜNİVERSİTENİN GELİŞTİRDİĞİ YÖNTEM

Dr. Bal, Bu hibrit yöntemde amaç fabrika çalışırken güçlendirme uygulamasını yapabilmek. Bir de tabii şöyle bir durum var; iki ana unsuru içeriyor. Birincisi, mevcut betonarme kolonların FRP ile sarılması; bu, kolonları bir miktar sünekleştiriyor. Aynı zamanda da çelikle binanın deprem anındaki hareketlerini azaltmak gerekiyor. Öncelikle kolonlara sarılıyor, içerisine belli noktalarda ankrajlar yapılıyor ama burada geliştirilen yöntem özellikle Japonya’da uygulanan ve bizim Namık Kemal Üniversitesi ve Tokyo Teknoloji Enstitüsü’nün birlikte geliştirdiği bir yöntem. Bu hibrit bir davranış sergiliyor, kompozit bir etki oluşturuyor diye konuştu.

‘DEPREM GÜÇLENDİRME ÇALIŞMALARI BAŞLADI’

Ergene ilçesindeki Avrupa Serbest Bölge Müdürü Tarkan Değirmenci de bölgelerinde faaliyet gösteren 70 fabrikada da güçlendirme çalışması başlayacağını söyledi. Değirmenci, Şu an itibarıyla Avrupa Serbest Bölgesi’nde 70 fabrika mevcut. Ama ağırlık olarak yapılarımızın performansı iyi. Bunların deprem güçlendirme çalışmaları başladı. Özellikle Namık Kemal Üniversitesi’yle yaptığımız iş birliği protokolü çerçevesinde hem grup şirketlerimizde hem de kullanıcı ve yapımcı şirketlerinde çalışmaları hayata geçirmeye başladık dedi. (DHA)

]]>
https://www.haber28.com.tr/tekirdagda-2-milyon-metrekarelik-sanayi-alani-depreme-dayanikli-hale-getirildi/feed/ 0
KAYSO Başkanı: Firmalarımızı Yeşil Dönüşüme Hazırlamalıyız https://www.haber28.com.tr/kayso-baskani-firmalarimizi-yesil-donusume-hazirlamaliyiz/ https://www.haber28.com.tr/kayso-baskani-firmalarimizi-yesil-donusume-hazirlamaliyiz/#respond Fri, 12 Jan 2024 23:00:31 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=2482 KAYSO Başkanı Mehmet Büyüksimitci; Türkiye Yeşil Sanayi Projesi tanıtım toplantısında yaptığı konuşmada, “İhracatının yarısını AB ülkelerine yapan bir il olarak, firmalarımızı yeşil dönüşüm sürecine hızlı bir şekilde hazırlamamız gerekiyor” dedi.

Dünya Bankası Desteğiyle Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda başlatılan, 450 milyon dolarlık ‘Türkiye Yeşil Sanayi Projesi’ tanıtım ve bilgilendirme toplantısı düzenlendi. Kayseri Sanayi Odası’nda, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Sanayi Genel Müdürlüğü Genel Müdür Yardımcı Dr. Ali Murat Sürekli, KOSGEB Başkanı Ahmet Serdar İbrahimcioğlu ve TEYDEB Başkan Yardımcısı Alp Eren Yurtseven’in katılımları ile gerçekleştirilen toplantıya sanayiciler büyük ilgi gösterdi. Toplantının açılış konuşmasını yapan Kayseri Sanayi Odası (KAYSO) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Büyüksimitci, Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizmasının 1 Ocak 2026 tarihinde tamamen devreye gireceğini belirterek, “Bu düzenleme AB’ye ihracat yapan firmaları doğrudan etkileyecek. Düzenlemeden en fazla etkilenecek illerden biriside Kayseri olacak. Çünkü ihracatımızın yarısını AB ülkelerine yapan bir iliz. Bu nedenle firmalarımızı bu dönüşüme hızlı şekilde hazırlamamız gerekiyor” dedi. Dünya Bankası’nın desteğiyle, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yürütülen 450 milyon dolarlık Türkiye Yeşil Sanayi Projesi desteğini çok kıymetli bulduklarını ifade eden Başkan Büyüksimitci; “Bizim üyelerimizin büyük kısmını KOBİ’ler oluşturuyor. Dolayısıyla projenin hem KOSGEB hem de TÜBİTAK ayağındaki destekler için potansiyel yararlanıcı bir kitleye sahibiz. Bu süreçte üyelerimize Oda olarak elimizden gelen desteği vermeye hazırız” diye konuştu. TEYDEB Başkan Yardımcısı Alp Eren Yurtseven ise, yeşil dönüşüm sürecinin kendi içerisinde birçok fırsat barındırdığını ifade ederek; “Ancak bu süreçte sadece olduğumuz yeri koruyabilmek adına hızlı koşmamız, gayret etmemiz gerekiyor. Dünya Bankası’nın desteğiyle, bakanlığımızın yürüttüğü 450 milyon dolarlık destek sizlerin bu çabasına katkı sağlayacaktır. Değişen iş yapma ortamında bu ciddi bir kaynak. Bu kaynaktan sanayicimizin en üst düzeyde istifade etmesi bizimde en büyük amacımız” dedi. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Sanayi Genel Müdürlüğü Genel Müdür Yardımcı Dr. Ali Murat Sürekli, 450 milyon dolar destekli Türkiye Yeşil Sanayi Projesi’nin 6 yıl süreceğini belirterek; “Bu proje aynı zamanda ekonomik büyümeyi de teşvik edecek. Türk sanayisine yeşil dönüşüm ile sürdürülebilir rekabet etme gücünün yollarını açacak bu projenin hızla hayata geçebilmesi için tüm paydaşlarımızla büyük bir gayret içerisindeyiz. Uluslararası finans kuruluşlarından sanayicilerimizin hizmetine sunmak adına uygun şartlarda kaynak bulma çalışmalarımız devam ediyor” diye konuştu.

Son olarak konuşmasını yapmak üzere kürsüye gelen Ahmet Serdar İbrahimcioğlu, sanayicileri Türkiye Yeşil Sanayi Projesi çerçevesinde oluşturulan destekten yararlanmaya davet ederek; “450 milyon dolarlık bir dış kaynak finansmanı Türkiye’ye getirilmiş durumda. Bu finansmanın 160 milyon doları GES, 90 milyon doları enerji verimliliği gibi projelerde kullandırılacak. Sanayimizin döngüsel taraftaki dönüşümü bizim için çok mühim. Bu tarafa ağırlık vermeniz sanayimize ve ihracatımıza güç katacaktır. Ekip arkadaşlarımızla birlikte sizlere bu konuda danışmanlık yapmaya hazırız” dedi. Toplantının son bölümünde uzmanlar tarafından katılımcılara proje hakkında detaylı bilgiler verildi. – KAYSERİ

]]>
https://www.haber28.com.tr/kayso-baskani-firmalarimizi-yesil-donusume-hazirlamaliyiz/feed/ 0
Türkiye, 2024-2030 döneminde enerji verimliliği için 20 milyar dolarlık yatırım yapmayı hedefliyor https://www.haber28.com.tr/turkiye-2024-2030-doneminde-enerji-verimliligi-icin-20-milyar-dolarlik-yatirim-yapmayi-hedefliyor/ https://www.haber28.com.tr/turkiye-2024-2030-doneminde-enerji-verimliligi-icin-20-milyar-dolarlik-yatirim-yapmayi-hedefliyor/#respond Thu, 11 Jan 2024 22:24:04 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=2400 Enerji Verimliliği ve Yönetimi Derneği (EYODER) Yönetim Kurulu Başkanı Onur Ünlü, Türkiye’nin 2024-2030 Ulusal Enerji Verimliliği Eylem Planı kapsamında 20 milyar dolarlık yatırım yapmayı hedeflediğini belirterek, emisyon azaltımının yüzde 40’nın enerji verimliliğiyle sağlanabileceğini bildirdi.

Ünlü, Enerji Verimliliği Haftası dolayısıyla AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye’de enerjide temiz kaynak kullanımını artırmaya ve bu alandaki maliyetleri düşürmeye yönelik yatırımların 2022’de yaklaşık 2 milyar dolara ulaştığını söyledi.

Ulusal Enerji Verimliliği Eylem Planı’na göre, Türkiye’nin 2024-2030 döneminde sadece enerji verimliliği ile enerji tüketimini yüzde 16 azaltarak 100 milyon ton emisyon azaltımı hedeflediğine dikkati çeken Ünlü, bu yıl itibarıyla enerji verimliliği alanına yapılan yatırımların hızla artacağını aktardı.

Ünlü, plana göre gerçekleştirilmesi hedeflenen yatırımların 20 milyar dolar tutarında olduğuna işaret ederek, “Bu da yıllık yaklaşık 3,3 milyar dolarlık yatırıma karşılık geliyor. Bu yatırımlar sayesinde de 2040’a kadar 46 milyar dolar değerinde enerji tasarrufu sağlayabiliriz.” ifadelerini kullandı.

Karbon nötr ekonomiye geçişte yoğun enerji tüketen sistemlerin enerji tüketiminin düşürülmesini sağlayan enerji verimliliği konusunun enerji sektöründe yaşanan sorunların çözümü için kritik rol üstlendiğini vurgulayan Ünlü, “Öyle ki 2040’a kadar ihtiyaç duyulan emisyon azaltımının yüzde 40’ının enerji verimliliğinden sağlanacağı öngörülüyor.” diye konuştu.

Enerji verimliliğiyle sanayi sektörünün enerji tüketimi yüzde 32 azaltılabilir

Türkiye’nin 100 milyon ton emisyon azaltımı hedefi için 2024-2030 yıllarında enerji tüketiminin 37,1 milyon ton eşdeğer petrol (TEP) azaltılmasının planlandığını ifade eden Ünlü, toplam miktarın 11,7 milyon TEP’inin sanayi tarafında gerçekleşeceğini aktardı.

Ünlü, bu kapsamda 2030’a kadar yapılması planlanan 20 milyar dolarlık yatırımın yaklaşık 7 milyar dolarının sanayi alanına ayrılması gerektiğine değinerek, şöyle devam etti:

“Türk sanayisi bu dönüşüm sürecine önem veriyor ve yatırıma hazır. Bu kapsamda özellikle uluslararası yeşil kaynaklı fonlar, sanayiye yönelik hibe desteklerinin artırılması, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yeşil dönüşümün finansmanına yönelik katkıların artması, başta teminatlar alanında olmak üzere bankacılık tarafında yapılacak düzenlemeler ve Enerji Performans Sözleşmeleri’nin yaygınlaşmasıyla birlikte sanayicilerin bu dönüşüm sürecine büyük katkı vermesini bekliyoruz.”

Ünlü, Türkiye’de tüketilen enerjinin yaklaşık üçte birinin endüstriyel işletmelerde kullanıldığını ve sanayide tüketilen enerjinin, enerji verimliliği ve tasarruf çalışmalarıyla yüzde 32 azaltılabileceğini aktardı.

Enerji verimliliğini en fazla odağına alan iki sektörün çimento ve gübre sektörleri olduğunu ifade eden Ünlü, şunları kaydetti:

“Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’na tabi olmayan sektörlerde ise gıda, ilaç, uluslararası tedarik zincirlerinin etkisiyle tekstil ve özellikle son bir yıldır otomotiv ön plana çıkıyor. Bir işletmede yenilenebilir enerji yatırımı yapıldığı zaman, tüketilen enerjinin kaynağı değişir ancak kullanılan enerji miktarı değişmez. Dolayısıyla tüketimi düşürmek için öncelikle enerji verimliliği çalışmaları yapılmalı, ardından bu sayede düşen enerji tüketimi, yenilenebilir enerji kaynaklarından tedarik edilmelidir. Böylece yenilenebilir enerji yatırımının maliyeti de ciddi oranda azaltılabilir.”

Türkiye’nin enerji yoğunluğu enerji verimliliği çalışmalarıyla azaltılabilir

Ünlü, enerji konusunun son yıllarda gündemde olan enerji arzı, güvenliği ve maliyetinde yaşanan sorunlar nedeniyle ülkelerin ve şirketlerin gündeminde ilk sıralarda yer almaya başladığını ifade ederek, enerji sektörünün, küresel sera gazı emisyonlarının yüzde 75’inden sorumlu olduğunu söyledi.

Türkiye’nin enerji yoğunluğunu 2021 ve 2022’de iki yıl üst üste düşürdüğünü ve bunu yapabilen iki ülkeden biri olduğunun altını çizen Ünlü, “Küresel olarak enerji yoğunluğunun iyileşmesi 2022’de yüzde 2 iken, Türkiye yüzde 6,2’ye ulaştı. Ancak dünya genelinde 2050 karbon nötr hedefine ulaşabilmek için çalışılan senaryolarda bu oranın her yıl yüzde 4 olması gerektiği hesaplanıyor. Dolayısıyla her yıl bu yüksek seviyelere ulaşmalıyız.” değerlendirmesinde bulundu.

Ünlü, 2022 Avrupa İstatistik Ofisi (Eurostat) verilerine göre Türkiye’nin enerji yoğunluğunun AB ülkelerinden yaklaşık yüzde 28 daha fazla olduğuna işaret ederek, “Bu durum enerji yoğun sektörlerimizin fazlalığını ve enerji verimliliği potansiyelimizi gösteriyor. Enerji yoğunluğumuzu azaltmayı ya katma değerli ürünlerimizi artırarak ya da enerji verimliliği çalışmalarıyla enerji tüketimimizi azaltarak sağlayabiliriz.” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/turkiye-2024-2030-doneminde-enerji-verimliligi-icin-20-milyar-dolarlik-yatirim-yapmayi-hedefliyor/feed/ 0