Havran’ın Kocaseyit Mahallesi’nde, Çanakkale Zaferi’nin kahramanlarından Seyit Onbaşı’nın anıt mezarı başında yapılan 18 Mart Şehitleri Anma ve Çanakkale Zaferi’nin yıl dönümü nedeniyle anma töreni düzenlendi. Törene, CHP Balıkesir Milletvekili Serkan Sarı, CHP Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, AKP Balıkesir Milletvekili İsmail Ok ile partililer ve vatandaşlar katıldı.
Havran İlçe Müftüsü Sedat Karali, anıt mezar başında yaptığı duada, Türkiye Cumhuriyeti’nin Kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün adını anmadı. Bunun üzerine CHP Balıkesir Milletvekili Serkan Sarı, Müftü Karali’ye Atatürk’ün adını anmadığı hatırlatmasında bulunmasına karşın Karali, Atatürk’ten söz etmedi. Milletvekili Sarı, “Çanakkale Kahramanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını, kahramanlarımızı saymadan yapacağınız bir dua toplumsal anlamda kabul görecek bir dua değildir. Bu hassasiyetimize özen göstermenizi bekleriz” ifadelerini kullandı. Müftü Karali ise “Gösterdik” yanıtını verdi. Sarı ise, “Anmadınız ama andığınızı duymadık” dedi. Etraftaki vatandaşlar da Müftü Karali’nin geçen yıl yapılan törende de Atatürk’ü anmadığını söyledi.
Dua sonrası Milletvekili Sarı, törende bulunan AKP Balıkesir Milletvekili İsmail Ok’a “Sayın vekilim sizin de Atatürk’ün adını anmayan müftü beye tepki göstermenizi, yanımızda olmanızı isterdik. Sizden de bu konuda hassasiyet beklerdik” demesi üzerine Ok, sesini yükselterek ortamı provoke etti. Ok’un sözlerinden sonra törene katılmak için gelen AKP’liler hep bir ağızdan bağırmaya başlayıp, CHP’lilerin üzerine yürüdü. Gerilimi yükselten AKP’li gruba Jandarma ekipleri müdahale etti.
AKP’Lİ GRUP YENİDEN SALDIRDI
Törendeki gerilimin ardından CHP’li grup, seçim çalışmaları kapsamında halk buluşması yapmak için Kocaseyit Mahallesi’ne geldi. CHP Balıkesir Milletvekili Serkan Sarı, konuşmasında törende yaşananları hatırlatınca mahallenin meydanında bulunan AKP’li grup, sözlü olarak başlattığı saldırıyı fizikiye dönüştürdü. Jandarma ekipleri AKP’li gruba yeniden müdahale etti. Sakin olunması yönünde yapılan çağrılara karşın AKP’li grup, CHP Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ahmet Akın’ın konuştuğu sırada da saldırı girişiminde bulundu. Jandarma ekipleri AKP’li grubu araçlarına bindirerek mahalleden uzaklaştırdı. CHP’lilerin konvoyu da Kocaseyit Mahallesi’nden Havran’a Jandarma ekiplerinin eskortluğunda yol aldı.
‘OK, PROVOKASYONA MAHAL VERDİ’
CHP Balıkesir Milletvekili Serkan Sarı, olay sonrası yaptığı açıklamada şunları söyledi:
“Bugün 18 Mart Çanakkale Zaferi ve şehitleri anma sebebiyle Seyit Onbaşı’nın memleketindeyiz, Kocaseyit Köyü’ndeyiz. Seyit Onbaşı’nın anıt mezarı başında yapılacak törene eşlik etmek üzere partili arkadaşlarımızla birlikte hocamızın yapmış olduğu duaya eşlik ettiğimiz esnada ne yazık ki Çanakkale Zaferimizin kahramanı, Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü anmamasından dolayı program bitişinde müftümüzü uyararak bu hassasiyetimizi dile getirdim. ‘Yapmış olduğunuz duada, ki bugün 18 Mart, böylesine önemli, şehit ve gazilerimizi andığımız bir günde Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e vurgu yapmaması, onu anmaması bizi derinden yaraladı. Çıkışta, nereden başlasam bilemiyorum. MHP’de, İYİ Parti’de milletvekilliği yapmış, oradan gelmiş ittifakımızı satmış, AK Parti’ye geçmiş koltuk sevdalısı milletvekili İsmail Ok’a, bu süreçte vermiş olduğum tepkiye destek olması gerektiği vurgusunu yaptım. O buradan siyaset yapmayı, hamaset yapmayı tercih etti. Bizim partimizin milliyetçi değerlerini, Atatürkçü değerlerini hiçe sayarak büyük bir provokasyona mahal verdi. Kendisini buradan esefle kınıyorum.”
]]>Ülker Stadı’nda oynanan mücadelede her iki takım da ilk yarıda geliştirdiği ataklardan sonuç alamadı. Kasımpaşa; Fall ve Omeruo’yla, Fenerbahçe de Cengiz Ünder, Mert Hakan Yandaş ve Dzeko ilk yarıda gole yaklaşan isimlerdi.
Golsüz sona eren ilk yarının ardından ikinci devrede fırsatları değerlendiremeyen Fenerbahçe, 58. dakikada meşin yuvarlağı filelerinde gördü.
Soldan kazanılan korner atışında Aytaç Kara’nın ortasında Porozo’nun kafa vuruşunda Kasımpaşa 1-0 öne geçti.
64. dakikada Ferdi Kadıoğlu’nun düşürülmesiyle kazanılan serbest vuruşta topun başına geçen Mert Hakan Yandaş, direkt kaleye gönderdiği şutla fileleri havalandırdı.
Fenerbahçe galibiyeti uzatma dakikalarında yakaladı. 90+4. dakikada VAR uyarısı sonrasında Yunus Emre Gedik’in elle oynadığına hükmeden hakem Cihan Aydın penaltı noktasını gösterdi. 90+6. dakikada topun başına geçen Batshuayi’nin vuruşunda meşin yuvarlak kaleci Ali Emre Yanar’dan dönerken Belçikalı futbolcu önünde kalan topu düzgün bir vuruşla ağlara yolladı: 2-1.
Fenerbahçe bu sonuçla puanını 70 yaparak maç fazlasıyla liderliğe yükseldi.
İç sahada üst üste 5 maçta gol yedi
Kasımpaşa karşısında sahadan 2-1’lik galibiyetle ayrılan Fenerbahçe, evinde oynadığı son 5 maçta da kalesinde gol gördü.
Galatasaray ile oynadığı derbi maçtan 0-0’lık beraberlikle ayrılan sarı-lacivertli ekip, bir sonraki iç saha maçında TÜMOSAN Konyaspor’u 7-1 mağlup etti. Farklı kazandığı bu maçın ardından Yılport Samsunspor’la 1-1 berabere kalan İsmail Kartal’ın öğrencileri, MKE Ankaragücü’nü ise 2-1’lik skorla geçti.
Corendon Alanyaspor’la sahasında 2-2 berabere kalarak şampiyonluk yolunda yara alan sarı-lacivertli takım, Kasımpaşa karşısında da kalesini gole kapatamadı.
Fenerbahçe ligde son 5 maçın 4’ünde geriye düştü
Kasımpaşa karşısında 58. dakikada yediği golle 1-0 mağlup duruma düşen Fenerbahçe, ligdeki son 5 maçın 4’ünde ilk golü yiyen taraf oldu.
23. haftada iç sahada oynanan MKE Ankaragücü karşılaşmasının Tolga Ciğerci’nin 13. dakikada penaltıdan attığı golle mağlup duruma düşen sarı-lacivertliler, Cengiz Ünder’in ilk yarıda kaydettiği 2 golle mücadeleyi 2-1 kazanmıştı.
24. haftada Bitexen Antalyaspor’u deplasmanda 2-0 mağlup ederken kalesini gole kapatan Fenerbahçe, bir sonraki haftada iç sahada Corendon Alanyaspor’u ağırladı.
Karşılaşmanın ilk yarısını Augusto’nun golüyle 1-0 mağlup tamamlayan İsmail Kartal’ın öğrencileri, ikinci yarıda Tadic ve Dzeko’nun golleriyle öne geçse de sahadan 2-2’lik beraberlikle ayrıldı.
Geçen hafta Çaykur Rizespor deplasmanında da ilk yarıyı mağlup tamamlayan Fenerbahçe, maçın ikinci yarısında Serdar Dursun, Dzeko ve İrfan Can Kahveci’nin golleriyle 3-1 kazanmıştı.
Fenerbahçe, Kasımpaşa karşısında da 58. dakikada geriye düştü. Porozo’nun golüyle geriye düşen Fenerbahçe, Mert Hakan Yandaş’ın 64. dakikada frikikten attığı golle eşitliği yakaladı.
Mert Hakan Yandaş ligde 1048 gün sonra gol attı
Kasımpaşa karşısında 64. dakikada kazanılan frikikte topu filelere gönderen Mert Hakan Yandaş, Süper Lig’de 1048 gün sonra golle buluştu.
Sarı-lacivertli formayla 12 Nisan 2021’de iç sahada oynanan Gaziantep FK mücadelesinde fileleri havalandıran Mert Hakan Yandaş, 2021-2022 sezonunu 24 lig maçında 10 asistle, 2022-2023 sezonunu ise 15 lig maçında 1 asistle tamamlamıştı.
Bu sezon Ziraat Türkiye Kupası’nda 6-0 kazanılan Adanaspor maçında takımına gol katkısı sağlayan Mert Hakan Yandaş, ligde de ilk golünü Kasımpaşa karşısında kaydetmeyi başardı.
Alexander Djiku cezalı duruma düştü
Fenerbahçe’nin Ganalı savunmacısı Alexander Djiku, Kasımpaşa maçının 84. dakikasında gördüğü sarı kartla cezalı duruma düştü.
Hajradinovic’e yaptığı faul sonrasında sarı kartla cezalandırılan Djiku, Atakaş Hatayspor deplasmanında takımını yalnız bırakacak.
29 yaşındaki futbolcu bu sezon forma giydiği Corendon Alanyaspor, RAMS Başakşehir ve Mondihome Kayserispor maçlarında sarı kart görmüştü.
]]>İlçeye 30 kilometre uzaklıktaki kırsalda bulunan Güllüçimen Mahallesi’ndeki 30 hanenin 29’unda yaşayan yaklaşık 70 kişi, ağır geçen kış mevsimi nedeniyle sonbaharda evlerini terk ederek başka şehirlere ya da ilçe merkezine göç ediyor.
Kar kalınlığının yer yer üç metreyi bulduğu, kış boyunca tipi ve karın etkili olduğu mahallede yaşayan Emrah ve eşi Elmas Sarı ise geçim kaynakları olan küçükbaş hayvanları için evlerinden ayrılmıyor.
Okula giden iki çocuğunu ilçe merkezindeki kardeşinin yanına gönderen Sarı, üç çocuğu ve eşiyle 6 yıldır kışları mahallede kalıyor.
Uzun ve sert geçen kış öncesi barındıkları iki odalı evin bir odasına erzak ve temel ihtiyaçlarını depolayan Sarı çifti, tipi nedeniyle yolu sık sık kapanan yerleşim yerinde teknolojiden ve şehir gürültüsünden uzakta doğal bir yaşam sürdürüyor.
Bazı geceler sıcaklığın sıfırın altında 30 dereceye kadar düşmesiyle yaşamın zorlaştığı mahallede, günün büyük bölümünü kar üzerinde hayvanlarını beslemekle geçiren Sarı’ya en büyük desteği eşi veriyor.
Tüm imkansızlıklara rağmen omuz omuza vererek ağır kış koşullarıyla mücadele eden çift, geçimlerini sağladıkları 300 küçükbaş hayvanın bakımlarını özenle yapıyor.
Muradiye Belediyesi karla mücadele ekipleri de çiftin yalnız yaşadığı mahallenin yolunun açık tutulması için çaba sarf ediyor.
“Burada yaşamak zor ama hayvanlarımız için mecburuz”
Emrah Sarı, AA muhabirine, kışın tipi ve kar nedeniyle çok zorlandıklarını söyledi.
Hayvanları ağıldan besleme alanına götürmenin zorluğuna rağmen kar üzerinde 300 koyununa baktığını anlatan Sarı, şöyle konuştu:
“Zamanımız hep koyunlarla geçiyor. Sabahtan akşama kadar koyunların içindeyiz. Bu iş dededen babama, ondan da bana kaldı. Ben de hayvancılık yapmaya kararlıyım. Bazen 2 metreden fazla kar yağıyor. Tipi sürekli etkili oluyor. Koyunların doğumları başladı, yılın ilk kuzuları geldi. Bazen hayvanlar hastalanıyor. Yol açılıyor ama tipiden dolayı sürekli kapanıyor. Her kapandığında Sayın Kaymakamımız yolu açtırıyor. Burası sessiz ve ıssız bir yer, kimse yok. Kurtlar sürekli geliyor. Köpeklerimiz olmazsa kurtlarla baş edemeyiz. Burada yaşamak zor ama hayvanlarımız için mecburuz. Hayvanlarımı bırakamıyorum. Başka geçim kaynağımız yok.”
“Bu hayata alıştım”
Elmas Sarı ise bir yandan çocuklarına baktığını bir yandan da eşinin yardımına koştuğunu belirtti.
Zorlu hayat şartlarına alıştığını söyleyen Sarı, “6 senedir kışları yalnız geçiyorum. Sabah kalktığımda sobayı yakıyorum. Kahvaltı hazırlıyorum. Ekmek pişirdikten sonra eşime yardım ediyorum. Kuzuların bakımını yapıyorum. Bu hayata alıştım. Artık sıkılmıyorum çünkü günün büyük bölümünü çalışarak geçiriyorum.” diye konuştu.
Muradiye Kaymakamı ve Belediye Başkan Vekili Melih Aydoğan da “Bu mahallemizde kışın tek bir ailemiz kalıyor. Hayvancılık ve tarım faaliyetlerini icra ederek hayatlarını sürdürüyorlar. Biz de üretim faaliyetlerini sürdüren bu ailemize ulaşım sağlayarak destek olmaya çalışıyoruz. Belediye olarak tüm ekiplerimizi seferber ediyoruz. Karla mücadelede tüm mahallelerde olduğu gibi bu mahallemizde de ulaşımı açık tutmaya çalışıyoruz. Ailemizin oradaki yaşantısına katkı sağlamaya çalışıyoruz.” ifadelerini kullandı.
]]>BANDIRMA Onyedi Eylül Üniversitesi Denizcilik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Sarı, çok çeşitliliğe sahip olan balık türlerinden bazılarının bilinçsiz şekilde tüketildiğinde ölüme yol açabileceğini dikkat çekerek, “Aslan balığı, eğer yüzgeçleri kesilmeden yenilecek olursa kesinlikle ölüme yol açar. Balon balığı da kesinlikle tüketilmemelidir. Vatandaşlarımıza tavsiyem, bilmedikleri balığı kesinlikle yememelidirler” dedi.
Mevsim normallerinin üzerinde seyreden sıcaklıkların, deniz suyunun da ısınmasına neden olmasıyla, Kızıldeniz’den gelerek Akdeniz’e yerleşen istilacı bir tür olan balon balığı, Ege Denizi’nden sonra rotasını Marmara Denizi’ne çevirince uzmanlardan da ardı ardına uyarılar geldi. Son 30 yılda denizlere giren 500’e yakın istilacı türden biri olan balon balığı, biyoçeşitliliği tehdit ediyor, tüketildiğinde ölüme götürebiliyor.
Son dönemde Türkiye’de görülen balık çeşitliliğinin arttığına dikkat çeken Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi Denizcilik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Sarı, bazı türler konusunda uyarılarda bulundu. Rotasını Marmara Denizi’ne çeviren balon balığının kısa süre sonra Çanakkale Boğazı ve Marmara Denizi’nde görüleceğine dikkat çeken Prof. Dr. Sarı, denizlerdeki tek tehlikeli canlının ise balon balığı olmadığına vurgu yaparak şu uyarılarda bulundu:
“Balon balığı, aslan balığı ve uzun dikenli deniz kestanesi, Kızıldeniz’den Akdeniz’e geçen canlılardır. Şu anda İzmir Körfezi’nde, Karaburun Yarımadası’nda görülüyor. Ancak kuzeye doğru geleceklerini, Edremit Körfezi, Çanakkale Boğazı ve Marmara Denizi’nde de görüleceklerini tahmin ediyorum. Kızıldeniz’in göçmen canlıları olarak bilinen bu türlerin, genellikle Hint Okyanusu ve Pasifik Okyanusu’nda yaşadıklarını biliyoruz. Balon balığı ve aslan balığı ile temastan özenle kaçınmak gerekiyor. Aslan balığı, eğer yüzgeçleri kesilmeden yenilecek olursa kesinlikle ölüme yol açar. Balon balığı da kesinlikle tüketilmemelidir. Vatandaşlarımıza tavsiyem, bilmedikleri balığı kesinlikle yememelidirler.”
‘DOĞAL DENİZ CANLI TÜRLERİ ARTIRILMALI’
Denizlerde 75’e yakın yeni ve farklı canlı türü görüldüğüne ve bu istilacı türlerle ekosistemin bozulduğuna dikkat çeken Sarı, “Bu yeni istilacı türler, denizlerimizde doğal canlı türlerinde baskı oluşturuyor. Denizlerimizde ekosistem bozuluyor. Denizlerimiz bir akvaryum, küvet değil ki onu boşaltıp, istediğimiz doğal türlerle dolduralım. Bunun için yapmamız gereken, denizlerimizdeki doğal canlı türlerinin popülasyonunu artırmamız, güçlendirmemizdir. Çünkü bu doğal türler, yeni istilacı türleri yok eder. Örneğin zehirli olan pusula deniz anaları, 2000’li yıllara kadar denizlerimizde görülmüyordu. Gemilerin sintine sularıyla gelen bu deniz anaları, Marmara Denizi’ne de girdi. Marmara Denizi kirli olunca da onlar için ideal bir yaşam ortamı oluşturdu. Geçtiğimiz günlerde daldığım Erdek Körfezi’nde, fazla derin olmayan bir ortamda 50’nin üzerinde pusula deniz anası saydım” diye konuştu.
‘ALGARNA AVCILIĞI MARMARA DENİZİ’NDE YASAKLANMALI’
Sadece istilacı türlerin değil, avcılık yöntemlerinin de deniz canlılarını tehdit ettiğini söyleyen Prof. Dr. Mustafa Sarı, 1380 Sayılı Su Ürünleri Kanunu ile iç sular, Marmara Denizi ve boğazlarda trolün yasaklanmasına karşın, algarna avcılığının kanuna aykırı bir tebliğle serbest bırakıldığını belirtti. Genellikle Karadeniz’de deniz salyangozu avcılığı için kullanılan algarna yönteminin Marmara Denizi’nde de uygulanmaya devam ettiğine dikkat çeken Sarı, “Tebliğler, kanuna aykırı olamaz, olmamalıdır. Halen Marmara Denizi’nde 180 gemi, algarna çekiyor. Balıkların üreme alanları yok oluyor. Sürdürülebilir balıkçılık için algarna, kesinlikle Marmara Denizi’nde yasaklanmalıdır” dedi.
‘MİDYE ÇİFTLİKLERİNİN YERLERİ İYİ BELİRLENMELİ’
Marmara Denizi’ndeki midye çiftliklerini ise destekleyen Sarı, bu çiftliklerin yerlerinin ise iyi belirlenmesi gerektiğini belirterek, “Midye çiftliklerine dışarıdan bir yemlenme yapılmıyor. Midyeler, denizdeki planktonları süzerek besleniyorlar. Bundan dolayı da denize hiçbir zararları yok. Ancak midye çiftliği kurulurken dikkat edilmesi gereken 3 önemli nokta var. Midye çiftlikleri her yere değil, belli bölgelere kurulmalı. Balıkçıların avlandığı mera bölgelerine midye çiftliği yapılmamalı. Erdek gibi iç turizm merkezi olan yerlerde, turizm tesislerinin önüne midye çiftliği kurulmamalı” ifadelerini kullandı.
‘PİNALAR AKDENİZ’E DE UMUT OLACAK’
Akdeniz’in en büyük çift kabuklusu olup, 1 saatte 6 litre deniz suyunu süzdüğü için müsilajla mücadelede etkin rol oynayan pinaların sayılarının Erdek Körfezi’nde son dönemlerde artmasının ise memnuniyet verici olduğuna dikkat çeken Sarı, “Erdek Körfezi’nde yola ‘Marmara’nın umudu pina’ diye çıkmıştık. Şimdi bu pina yavruları, akıntılarla Akdeniz’e de gitmeye başladı. Yani pinalar artık Akdeniz’in de umudu oluyor. Bundan da ayrıca mutluluk duyuyoruz” dedi.
]]>