Savunma – Haber 28 – Giresun Haber https://www.haber28.com.tr Tue, 24 Dec 2024 15:03:53 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Ukrayna, Kuzey Kore askerlerini dronlarla böyle avladı https://www.haber28.com.tr/ukrayna-kuzey-kore-askerlerini-dronlarla-boyle-avladi/ https://www.haber28.com.tr/ukrayna-kuzey-kore-askerlerini-dronlarla-boyle-avladi/#respond Tue, 24 Dec 2024 15:03:53 +0000 https://www.haber28.com.tr/ukrayna-kuzey-kore-askerlerini-dronlarla-boyle-avladi/ Kuzey Kore? lideri Kim Jong-un’un Rusya saflarında savaşmaları için Ukrayna’daki cepheye gönderdiği askerler bir kez daha görüntülendi. Ukrayna tarafından yayımlanan görüntülerde, Kuzey Koreli askerlerin kamikaze dronlar tarafından avlandığı anlar gözler önüne serildi.

DRONLAR KUZEY KORE ASKERLERİNİ AVLADI

Görüntülerde, kamikaze dronlarla hedef alınan Kurshchina bölgesindeki Kuzey Koreli askerlerin açık bir alanda kaçmaya çalıştığı anlar yer aldı. Askerlerin dronları ateş açarak etkisiz hale getirmeye çalıştığı da görüldü.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/ukrayna-kuzey-kore-askerlerini-dronlarla-boyle-avladi/feed/ 0
Elon Musk savaş uçaklarının pilotların ölümüne neden olacağı eleştirisinde bulundu https://www.haber28.com.tr/elon-musk-savas-ucaklarinin-pilotlarin-olumune-neden-olacagi-elestirisinde-bulundu/ https://www.haber28.com.tr/elon-musk-savas-ucaklarinin-pilotlarin-olumune-neden-olacagi-elestirisinde-bulundu/#respond Tue, 26 Nov 2024 10:01:02 +0000 https://www.haber28.com.tr/elon-musk-savas-ucaklarinin-pilotlarin-olumune-neden-olacagi-elestirisinde-bulundu/ SpaceX’in sahibi Amerikalı milyarder Elon Musk, “karmaşık sistemleri ve fazla maliyetli olmaları” nedeniyle modern savaş uçaklarını eleştirerek bunların yerini, insansız hava araçlarının (İHA) alması gerektiğini savundu.
Musk, X hesabında, Bloomberg’in “Pentagon’un gizliliği kaldırılan F-35 raporu, ABD’nin en maliyetli silahının güvenilirlik ve güvenlik sorunlarını detaylandırıyor” başlıklı haberini alıntılayarak açıklamalarda bulundu.

“SADECE PİLOTLARIN ÖLÜMÜNE NEDEN OLACAKLAR”

Paylaşımda, ABD’li savunma şirketi Lockheed Martin tarafından üretilen F-35’in tasarımının “ihtiyaç ve hedeflerin yanlış belirlenmesi” sonucu hatalı bir temele dayandığını belirten Musk, “Bu da uçağı, pahalı ve karmaşık, her telden çalan ama hiçbirinde uzman olmayan bir araç haline getirdi.” ifadesini kullandı.

Musk, “İnsanlı savaş uçakları dron çağında zaten demode. Sadece pilotların ölümüne neden olacaklar.” değerlendirmesinde bulundu. Musk’ın bu yorumu “Elon Musk Amerikan silah sanayiine savaş açtı” yorumlarına neden oldu.

GÜVENİLİRLİK VE BAKIM SORUNLARI

ABD Operasyonel Test ve Değerlendirme Müdürlüğü tarafından yayınlanan yıllık rapora göre, F-35 savaş uçakları 2023’te güvenilirlik, bakım ve kullanılabilirlik konularında bazı zorluklarla karşılaştı ve hedeflenen yüzde 65’lik göreve hazır olma oranının altında kalarak sadece yüzde 51 performans gösterdi.Ocak ayı sonunda yayınlanan raporda, F-35’in, Operasyonel Gereksinimler Belgesi’nde sunulan güvenilirlik ve idame edilebilirlik kriterlerinin altında kalmaya devam ettiği belirtildi.

Benzer şekilde, nisanda yayınlanan ABD Hükümeti Hesap Verebilirlik Ofisi raporunda, “F-35 filosunu ayakta tutmanın maliyeti artmaya devam ediyor. Maliyet 2018’de 1,1 trilyon dolarken 2023’te 1,58 trilyon dolara yükseldi.” ifadesi yer aldı.

Elon MuskTeknolojiPolitikaSavunmaEkonomiSpacex

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/elon-musk-savas-ucaklarinin-pilotlarin-olumune-neden-olacagi-elestirisinde-bulundu/feed/ 0
Güler ve Rutte NATO İçin Bir Araya Geldi https://www.haber28.com.tr/guler-ve-rutte-nato-icin-bir-araya-geldi/ https://www.haber28.com.tr/guler-ve-rutte-nato-icin-bir-araya-geldi/#respond Mon, 25 Nov 2024 20:29:42 +0000 https://www.haber28.com.tr/guler-ve-rutte-nato-icin-bir-araya-geldi/ Milli Savunma BakanıYaşar Güler, NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ile bir araya geldi.

Milli Savunma Bakanlığından yapılan açıklamada, “Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Ankara’ya ziyaret gerçekleştiren NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ile Milli Savunma Bakanlığında bir araya geldi.” bilgisi verildi.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/guler-ve-rutte-nato-icin-bir-araya-geldi/feed/ 0
Kaplan Pençesi Tatbikatı İcra Edildi https://www.haber28.com.tr/kaplan-pencesi-tatbikati-icra-edildi/ https://www.haber28.com.tr/kaplan-pencesi-tatbikati-icra-edildi/#respond Fri, 22 Nov 2024 09:19:55 +0000 https://www.haber28.com.tr/kaplan-pencesi-tatbikati-icra-edildi/ Milli Savunma Bakanlığı, Kaplan Pençesi Tatbikatı-24/2’nin Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri komutanlıklarına bağlı birliklere ait 2 gemi, 15 uçak, 2 İHA ve 9 adet nokta hava savunma silah sisteminin katılımıyla Aksaz üzeri ve Akdeniz’in uluslararası hava sahasında fiili uçuşlu ve atışlı olarak icra edildiğini bildirdi.

Bakanlıktan yapılan açıklamada, tatbikatta, muhtemel bir müşterek harekatta, hava sahası kontrol yöntemleriyle koordinasyon usullerini deneyerek geliştirmenin amaçlandığı belirtildi.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/kaplan-pencesi-tatbikati-icra-edildi/feed/ 0
Fidan’dan Vize Sorununa Çözüm Önerisi https://www.haber28.com.tr/fidandan-vize-sorununa-cozum-onerisi/ https://www.haber28.com.tr/fidandan-vize-sorununa-cozum-onerisi/#respond Thu, 21 Nov 2024 20:55:16 +0000 https://www.haber28.com.tr/fidandan-vize-sorununa-cozum-onerisi/ Haber: Melis Yıldırım

(TBMM) – Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda görüşülen Dışişleri Bakanlığı’nın 2025 yılı bütçe görüşmelerinde milletvekillerinin sorularını yanıtladı. Fidan, nüfusa paralel olarak yurt dışına gitmek isteyenlerin sayısının arttığını ve bununla birlikte AB ülkeleriyle vize konusunda sorunlar yaşandığını belirterek vize sorununun kökten çözümünün vize serbestisi anlaşmasından geçtiğini söyledi. Fidan, “2019’da AB’nin ABD’nin etkisiyle bizim Suriye’de yürüttüğümüz operasyonlardan dolayı almış olduğu siyasal bir tavır var. Bu siyasal tavrın bize yansımaları var ama biz bağımsızlığına, güvenliğine önem veren bir ülkeyiz. Belli operasyonlarda, harekatlara girdiğimiz zaman bedeli neyse de ödemeye hazırız” dedi.

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda Dışişleri Bakanlığı, Avrupa Birliği (AB) Başkanlığı, Türk Akreditasyon Kurumu’nun 2025 yılı bütçe, kesin hesap ve Sayıştay raporları ile AB Eğitim ve Gençlik Programları Merkezi Başkanlığı Sayıştay raporları üzerine Komisyon üyesi olan ve olmayan milletvekillerinin görüşleri dinlendi. Ardından milletvekilleri Dışişleri Bakanı Fidan’a sorular yöneltti.

Fidan, Milli İstihbarat Teşkilatı’ndan (MİT) Dışişleri Bakanlığı’na getirilen üst düzey yöneticilerle ilgili; “Şu anda 39 tane genel müdürlüğümüz var. Ben MİT’ten 6 tane genel müdür arkadaş getirdim. Bunlardan birisi Personel Genel Müdürü. Hukuk Hizmetleri Genel Müdürü, Başbakanlık Hukuk Müşavirliği’nde benimle beraberdi. Bilgi İşlem Genel Müdürü var. Onun dışında İstihbarat ve Güvenlik Genel Müdürlüğü var, MİT’te benim yanımda çalışmış daha sonra Libya’ya Büyükelçi olmuş, dolayısıyla hem dış politika hem MİT’i bilen bir arkadaşımızı getirdik İstihbarat Güvenlik Genel Müdürlüğü’ne. Eşgüdüm Genel Müdürlüğü var, MİT’te benimle beraber çalışmış, üstün başarılar elde etmiş ve konusundaki gerekli sistemi kuran çok değerli seçkin bir arkadaşımız. Diplomatik Güvenlik Birimi var, yeni kuruldu” ifadelerini kullandı.

Fidan, bu kişilerin MİT’ten ödünç aldıkları ihsan sahibi insanlar olduğunu belirterek, “MİT ile Dışişleri, belli konularda zaten kardeş teşkilat gibi çalışıyorlar. Burada personel değişiminin olması şey olmamalı… Ama ben MİT’teyken de Dışişleri’ndeyken de dikkat ettiğim husus var. Özellikle kariyer gruplarına dışarıdan pek atama yapmayı tercih etmiyorum ama ihtisas konularında atamaları yapıyorum” dedi.

“Vize şirketleri vize işlerini yönetmek için iyi bulunmuş bir sistem”

Fidan, Dışişleri Teşkilatını Güçlendirme Vakfı ile ilgili eleştiri ve sorulara ilişkin değerlendirmesinde, Vakıf kanunu geçtikten sonra Mütevelli Heyeti olarak atama yaptıklarını ve Yönetim Kurulu’nu ve diğer gerekli atamaları yaptıklarını kaydetti.

Şirket kurulumunu yaptıklarını ve şu anda şirkete personel alımının olduğunu belirten Fidan, vize şirketleriyle ilgili çalışmalarının devam ettiğini ifade etti. Fidan değerlendirmesinde, “Vize şirketlerinin daha önceden Bakanlık ile yapmış olduğu sözleşmeler var. Bunlar hukuken bağlayıcı olan sözleşmeler. Şirketlerle oturarak konuşarak belli bir yol bularak yolumuza gitmeye çalışıyoruz. Bu vize şirketleri gerçekten vize işlerini yönetmek için iyi bulunmuş bir sistem, vize verme sistemini de kolaylaştıran bir yapı” ifadelerini kullandı. Bir üniversite vizyonları olduğunu söyleyen Fidan, bütün bunların Vakfın faaliyetleri arasında olacağını söyledi.

Bakanlık merkezindeki insanların bindiği araçlar değil bunlar”

Fidan, bazı haberlere yansıyan Bakanlığa araba ve lastik alımı haberlerine ilişkin, “261 tane misyon var. Buradaki temsil gereği araç kullanan misyon şeflerinin araçlarıdır. Bunların hepsinin en iyi araç olması gerekiyor. Bütçemiz el verdiği ölçüde elimizden geldiğince her türlü imkanı sağlamaya çalışıyoruz. ‘Dışişleri Bakanlığı’na şu kadar araç aldınız’ diye, yani Bakanlık merkezindeki insanların bindiği araçlar değil bunlar. Alıp dışarıya göndermeye çalışıyoruz” dedi.

“2023’te Türkiye’den vize ret oranı yüzde 16,1”

Vize alımında karşılaşılan zorluklarla ilgili Bakan Fidan, Avrupa devletlerinin Schengen’i öne çıkardıklarını belirterek, “Sadece bize karşı değil dünyadaki herkese karşı bir ortalamayla hareket ediyorlar” ifadelerini kullandı.

Türkiye’den yapılan başvuruların ret oranı ile dünya ortalamasını kıyaslayan Fidan; 2014 yılında Türkiye başvurularına yapılan ortalama ret oranının yüzde 4,4, bütün Schengen başvurularına yapılan retlerin oranının yüzde 5,1,Türkiye’de 2015’te yüzde 3,9  dünyada yüzde 6,2, 2016’da Türkiye’de yüzde 4,4, dünyada yüzde 6,9, 2019’da dünyada yüzde 9,7, Türkiye’de yüzde 9,9, 2020’de Türkiye yüzde 12,7, dünyada yüzde 13,6, 2021 yılında Türkiye’de yüzde 16,9, dünyada yüzde 13,4, 2022 yılında Türkiye’de yüzde 15,7, dünyada yüzde 17,9 oranında olduğunu açıkladı. Geçen senenin oranlarını da paylaşan Fidan, Türkiye’de vize ret oranın yüzde 16,1 olduğunu, dünyada ise yüzde 16 olduğunu aktardı.

Vize başvurumuz yüzde 36 artmasına karşın ret oranı binde 4 oranında arttı”

Fidan, “İnsan sayısı arttığı için yurt dışına gitmeye çalışan insanların sayısı da artıyor. 2019’da 906 bin vatandaşımız başvurmuş. 2021’de pandemi var, 270 bine düşüyor. 2022’de 770 bin, 2023’te 1 milyon 55 bin kişi. 2024’te de daha fazla olacağını düşünüyoruz. Vize başvurumuz yüzde 36 artmasına karşın ret oranı binde 4 oranında artmıştır. Başvuru 278 bin 476 kişi artmış, rette 48 bin 638 kişi artmış” ifadelerini kullandı. Vize konusunda dengeyi belli bir diplomasiyle yürütmeye çalıştıklarını söyleyen Fidan, “Yurt dışına gitmek isteyen vatandaş sayımız artıyor, okumak isteyen öğrenci sayımız artıyor nüfusa paralel olarak. Bununla beraber AB ülkelerinde bir sıkıntımız oluyor” dedi.

Bu alandaki sorunun kökten çözümü için vize serbestisi anlaşmasının hayata geçmesi gerektiğini vurgulayan Bakan Fidan sözlerine şöyle devam etti:

“Vize serbestisi anlaşmasının hayata geçmesi için birkaç tane husus var. Birincisi genel politik ortamla alakalı konular. 2019’da AB, ABD’nin etkisiyle bizim Suriye’de yürüttüğümüz operasyonlardan dolayı almış olduğu siyasal bir tavır var. Bu siyasal tavrın bize yansımaları var ama biz bağımsızlığına, güvenliğine önem veren bir ülkeyiz. Belli operasyonlarda, harekatlara girdiğimiz zaman bedeli neyse de ödemeye hazırız. Bunlar bizim karşımıza bedel olarak çıkıyor ama bu bedeli dediğim gibi kendi bağımsızlığımızı, güvenliğimizi korumak için ödemek zorunda kalıyoruz.

“AB üyeliğiyle ilgili resmi politikamız devam ediyor”

Politik iklimin hayata geçmesi için bizim biraz daha onlarla belli konuları müzakere etmemiz gerekiyor. vize serbestisi ve Gümrük Birliği’nin güncellenmesi meselesi şu anda AB ile aramızda olan iki tane önemli başlık.

Üyelik perspektifi ile ilgili konu, daha önce de söylemiştim, bizim bu konudaki resmi politikamız devam ediyor. Cumhurbaşkanımız 2018’de seçildiğinde de 2023 yılında seçildiğinde de ilk dış politika beyanında AB üyeliğinin bu yönetimde resmen devam edeceğini bir stratejik hedef olarak beyan etti.”

BRICS kurumsal başvuru ve kabul mekanizması olan bir yer değil”

Fidan, Türkiye’nin BRICS üyeliğiyle ilgili sorular bağlamında, BRICS ile ilgili hiçbir sakladıklarının olmadığını söyledi. Aylardır bu sorunun sorulduğunu söyleyen Bakan Fidan, “BRICS kurumsal başvuru ve kabul mekanizması olan bir yer değil. Üyeler bir araya geliyorlar, birilerini davet ediyorlar. Ama sizin de ilgi duyduğunuzu ifade etmeniz gerekiyor. Biz ilgimizi ifade ettiğimizi söyledik” diye konuştu.

Sınır ötesindeki Kürtlerle ilgili sorulara yanıt olarak Fidan, “Sınır ötesindeki Kürtlerin tek hamisi Türkiye’dir. Erbil ile ilişkilerimiz fevkalade iyi. Bağdat ile Erbil arasındaki sorunları da çözmeye çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.

Sayın Milli Savunma Bakanı geldiği zaman bütün detayları sorabilirsiniz”

Bakan Fidan, ABD’den F-16 tedarikiyle ilgili en büyük sıkıntının siyasal irade olduğunu belirterek, “Kongre’de o süreci biz tamamlattık. Daha sonra Milli Savunma Bakanlığı’nın (MSB) teknik görüşmeleri yapıldı. MSB teknik görüşmeleri de bitirdi, ön ödemeleri de yaptı. O süreç başladı. Sayın Milli Savunma Bakanı geldiği zaman ona bütün detayları sorabilirsiniz” dedi.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/fidandan-vize-sorununa-cozum-onerisi/feed/ 0
KBRN Kongresi Ankara’da Başladı https://www.haber28.com.tr/kbrn-kongresi-ankarada-basladi/ https://www.haber28.com.tr/kbrn-kongresi-ankarada-basladi/#respond Thu, 21 Nov 2024 11:17:23 +0000 https://www.haber28.com.tr/kbrn-kongresi-ankarada-basladi/ Üçüncü Uluslararası KBRN Kongresi başladı

ANKARA – Kimyasal, Biyolojik, Radyolojik ve Nükleer alanlarda çalışan paydaşları bir araya getirerek güncel tehditlere karşı yeni yaklaşımların tartışılması amacıyla düzenlenen Üçüncü Uluslararası KBRN Kongresi başladı.

KBRN alanındaki tehdit ve tehlikelerin yanı sıra güncel teknolojik gelişmeler ve bilimsel çalışmalar hakkında oturumların yer aldığı kongrede; akademik çalışmalara da yer verildi.

İçişleri Bakan Yardımcısı Münir Karaloğlu, yaptığı konuşmasında, kongrenin gelişen KBRN tehditlerine karşı sürekli ilerleme ve yenilikçi çözümler mottosu çerçevesinde bilgi paylaşımı ve iş birliğinin güçlendirmesini temenni ettiğini söyledi.

KBRN tehditlerine Karşı AFAD bünyesinde bütüncül ve yenilikçi yaklaşımla çalışmaların sürdüğünü dile getiren Karaloğlu, “Bu yıl Üçüncüsünü gerçekleştirdiğimiz kongremiz, geçmişte elde ettiğimiz tecrübeler üzerine yenilerini eklemek ve ülkemizin bu alandaki kapasitesini daha da ileriye taşıma açısından büyük bir önem arz etmektedir. KBRN tehditlerinin sürekli değişen ve gelişen doğası karşısında ulusal sınırları aşan iş birliği hayatı önem taşımaktadır. Bu kongre, dünya genelinde artan KBRN risklerine karşı ortak bir bakış açısı geliştirmemize olanak sağlayacaktır” dedi.

AFAD Başkanı Okay Memiş ise KBRN alanlarında çalışan paydaşları kongre sayesinde bir araya getirdiklerini kaydederek, “Kimyasal, biyolojik, radyolojik ve nükleer alanlarda çalışan paydaşları bir araya getiriyor. Organizasyonumuz güncel tehditlere karşı yeni yaklaşımların tartışılması için bir platform işlemi görecek. KBRN tehditlerine ilişkin yeni yaklaşımların önemini dünyamızın güncel durumuna baktığımızda görebiliyoruz. Yaşanan güncel, siyasi ve askeri gelişmeler KBRN yayılım önlemlerinin ve müdahale kapasitesinin kıymetini bir kez daha hatırlatıyor. Güncel dönem dışına çıkıp dünyanın son 100 yılına baktığımızda KBRN olaylarının birçok kez gerçekleştiğini görüyoruz. Öyle ki son 100 yılda insanlığa en büyük acıları yaşatan olaylar arasında KBRN önemli bir yer tutuyor” ifadelerini kullandı.

Programa, BM, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı, Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü gibi uluslararası örgütler, uzmanlar, akademisyenler ve özel sektör temsilcileri katıldı.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/kbrn-kongresi-ankarada-basladi/feed/ 0
Ukrayna Hava Kuvvetleri, Rusya’nın İlk İCBM Saldırısını Açıkladı https://www.haber28.com.tr/ukrayna-hava-kuvvetleri-rusyanin-ilk-icbm-saldirisini-acikladi/ https://www.haber28.com.tr/ukrayna-hava-kuvvetleri-rusyanin-ilk-icbm-saldirisini-acikladi/#respond Thu, 21 Nov 2024 11:17:19 +0000 https://www.haber28.com.tr/ukrayna-hava-kuvvetleri-rusyanin-ilk-icbm-saldirisini-acikladi/

UKRAYNA Hava Kuvvetleri, Rusya’nın ilk kez kıtalar arası balistik füzeyle (ICBM) saldırdığını açıkladı.

Ukrayna Hava Kuvvetleri, Rusya’nın sabah saatlerinde ilk kez kıtalar arası balistik füzeyle (ICBM) saldırdığını duyurdu. Hava Kuvvetleri, füzenin Dnipro kentindeki altyapıyı hedef aldığını belirtti. Açıklamada, Ukrayna topraklarının ayrıca ‘MiG-31K’ savaş uçağından fırlatılan ‘Kh-47M2 Kinjal’ hipersonik füzesiyle ‘Tu-95MS’ stratejik bombardımandan uçağından atılan ‘KH-101’ seyir füzeleriyle hedef alındığı ifade edildi.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/ukrayna-hava-kuvvetleri-rusyanin-ilk-icbm-saldirisini-acikladi/feed/ 0
SOLOTÜRK 29 Ekim’de İstanbul’da Uçacak https://www.haber28.com.tr/soloturk-29-ekimde-istanbulda-ucacak/ https://www.haber28.com.tr/soloturk-29-ekimde-istanbulda-ucacak/#respond Sun, 27 Oct 2024 18:27:51 +0000 https://www.haber28.com.tr/soloturk-29-ekimde-istanbulda-ucacak/ SOLOTÜRK 29 EkimCumhuriyet Bayramı’nda İstanbul uçuşu yapacak

İSTANBUL – Hava Kuvvetleri Komutanlığı F-16 gösteri ekibi SOLOTÜRK 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nda İstanbul gösteri uçuşu yapacak.

Dünyanın en iyi pilotları arasında yer alan Türk Hava Kuvvetleri’nin F-16 gösteri ekibi SOLOTÜRK 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nda İstanbul Maltepe Sahil Parkı’nda uçuş yapacak. Ay yıldızı gövdesinde gururla taşıyan SOLOTÜRK 28 Ekim 2024 saat 16.00’da selamlama uçuşu yapacak. Daha sonra da 16.00’da gösteri uçuşu gerçekleştirecek.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/soloturk-29-ekimde-istanbulda-ucacak/feed/ 0
Türkiye’nin gemi ve denizaltılarında kullanılan milli sistemler açıklandı https://www.haber28.com.tr/turkiyenin-gemi-ve-denizaltilarinda-kullanilan-milli-sistemler-aciklandi/ https://www.haber28.com.tr/turkiyenin-gemi-ve-denizaltilarinda-kullanilan-milli-sistemler-aciklandi/#respond Sat, 31 Aug 2024 12:10:20 +0000 https://www.haber28.com.tr/turkiyenin-gemi-ve-denizaltilarinda-kullanilan-milli-sistemler-aciklandi/

SANAYİ ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Türkiye’nin gemi ve denizaltılarında kullanılan milli sistemlerin ayrıntılarını paylaştı.

Bakan Kacır, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Milli Teknoloji Hamlesi ile Mavi Vatan’a güç katıyoruz. Gemilerimizde ve denizaltılarımızda milli sistemlerimiz var. Türkiye’nin bilim ve teknoloji öncüsü TÜBİTAK (Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu), geliştirdiği yerli ve milli sistemlerle vatan savunmasında ve denizlerimizde hak ve menfaatlerimizin korunmasına büyük katkı sağlıyor. Kritik teknolojilerde tam bağımsızlık hedefiyle, büyük ve güçlü Türkiye yolunda emin adımlarla ilerliyoruz” ifadelerini kullandı.

Bakan Kacır’ın, sosyal medya paylaşımında yer alan Mavi Vatan savunmasında kullanılan teknolojiler şu şekilde sıralandı:

-Keşif, gözetleme, sızma, angajman gibi çeşitli eğitim senaryolarının farklı saha ve koşullarda icra edilmesini sağlayan yüksek sadakatli ve gerçek zamanlı denizaltı taktik simülatörü.

-Denizaltılarda hedef tespit, takip, sınıflandırma, iz yönetimi ve hedef hareket analizi, milli torpidomuz AKYA dahil modern ağır torpidolar ateşleme ve güdebilmeyi sağlayan Müren savaş yönetim sistemi.

-Su üstü platformlar için yoğun tehdit ortamında yön kestirimi yapabilme kabiliyetli su üstü elektronik destek sistemi.

-Torpidolara platformdan bağımsız ve ateşleme imkanı sunan taşınabilir atış kontrol sistemi.

-Batarya hücrelerinin gerçek zamanlı olarak sıcaklık, gerilim ve akım değerlerinin anlık izlenmesini sağlayan denizaltı batarya izleme sistemi.

-Aktif sonar transmisyonlarının tespit, analiz ve konumlandırmasını gerçekleştiren denizaltı intersept batarya izleme sistemi.

-Torpido tehdidi altında akustik aldatıcı/karıştırıcılarla savunmayı sağlayan taktiklerin geliştirildiği, torpidoya karşı taktik simülatör.

-Deniz mayınlarına karsı korunma amacıyla gemilerin manyetik alanını baskılayan ve güvenli seviyeye indirgeyen gemi üstünde ve karada yer alan manyetik iz ölçüm ve giderme sistemleri.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/turkiyenin-gemi-ve-denizaltilarinda-kullanilan-milli-sistemler-aciklandi/feed/ 0
Giresun’dan Ankara’ya Kalp Grefti Taşındı https://www.haber28.com.tr/giresundan-ankaraya-kalp-grefti-tasindi/ https://www.haber28.com.tr/giresundan-ankaraya-kalp-grefti-tasindi/#respond Sun, 18 Aug 2024 17:16:56 +0000 https://www.haber28.com.tr/giresundan-ankaraya-kalp-grefti-tasindi/

MİLLİ Savunma Bakanlığı (MSB), Giresun’dan, Kara Kuvvetleri Komutanlığı’na ait B-200 tipi uçakla taşınan kalp greftinin Ankara’ya ulaştığını duyurdu.

Bakanlığın sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, “Kara Kuvvetlerimize ait B-200 tipi uçak ile acil organ nakli bekleyen bir vatandaşımız için Giresun’dan Ankara’ya kalp grefti başarıyla ulaştırıldı. Vatandaşımıza acil şifalar diliyoruz” denildi.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/giresundan-ankaraya-kalp-grefti-tasindi/feed/ 0
TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı Hulusi Akar, Gazze’deki saldırıları kınadı https://www.haber28.com.tr/tbmm-milli-savunma-komisyonu-baskani-hulusi-akar-gazzedeki-saldirilari-kinadi/ https://www.haber28.com.tr/tbmm-milli-savunma-komisyonu-baskani-hulusi-akar-gazzedeki-saldirilari-kinadi/#respond Fri, 02 Aug 2024 00:00:35 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=28937 TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı Hulusi Akar, Gazze’de ateşkes beklerken, Refah kentine hava saldırısı ve daha sonra da karadan bir harekat olduğu yönünde haberlerin geldiğini belirterek, “Bizim Türkiye olarak yaklaşımımız çok açık ve net, bir an önce akan kanın durması ve bir an önce ateşkesin sağlanması.” dedi.

Akar, Meclis’te, Bangladeş Ulusal Savunma Koleji heyetini kabul etti.

Kabulün ardından basın mensuplarına açıklamada bulunan Akar, aralarında generaller, albaylar ve sivil personelin de bulunduğu Bangladeş Ulusal Savunma Koleji üyeleri ile bir araya geldiklerini söyledi.

Akar, heyetle uluslararası konularla alakalı Türkiye’nin görüşlerini paylaştıklarını ve bu konularda mutabık kalmalarını büyük bir memnuniyetle müşahede ettiklerini ifade etti.

Türkiye’nin Bangladeş ile ilişkilerinin tarihi, kültürel anlamda çok içerikli ve kapsamlı olduğunu belirten Akar, Milli Mücadele sırasında gösterdikleri ilgi ve desteğin unutulmayacağını dile getirdi.

Doğal afetlerde de iki ülkenin birbirine destek olduğunu hatırlatan Akar, iki ülke arasındaki ekonomik, ticari, kültürel, siyasi konulardaki işbirliğinin devam ettiğini vurguladı.

Son yıllarda iki ülkenin birlikte çalıştığı projelerle ilişkilerin daha da geliştiğini ifade eden Akar, “Gelişen ilişkiler arasında askeri eğitim işbirliğimiz ve bunun yanı sıra savunma sanayindeki işbirliğimiz önem arz etmekte. Biz, kendimiz için yaptığımız, ürettiğimiz savunma sanayi ürünlerini dost ve kardeş ülkelerle rahatlıkla paylaşıyoruz. Onların haklı davalarını destekledik, destekliyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

Bu manada ciddi bir ilgi olduğunu dile getiren Akar, “Çeşitli fuarlarla çeşitli tatbikatlarla, kurumlarımızda eğitim-öğretim almalarıyla birlikte bu işbirliği daha artmakta.” dedi.

Milli Savunma Komisyonu Başkanı Akar, 3 bin Bangladeşli askeri personelin Türkiye’de eğitim aldığını belirterek, gelecek dönemde bu ilişkilerin daha da artacağına inandıklarını söyledi.

Başta Filistin, Ukrayna ve Akdeniz’deki gelişmeler olmak üzere uluslararası konularda da misafir heyetle görüştüklerini ve mutabık şekilde ayrıldıklarını aktaran Akar, “Filistin konusuna gelecek olursak Bangladeşliler, çok açık ve net bir şekilde bunun bir ‘genocide’ (soykırım) olduğunu söylediler.” diye konuştu.

Kendisinin de Gazze’de ciddi bir katliam ve insanlara karşı bir zulüm olduğunu, akan kanın bir an önce durması ve ateşkesin sağlanması gerektiğini söylediğini anlatan Akar, Türkiye’nin Uluslararası Adalet Divanındaki çalışmalara çok yoğun şekilde katıldığını vurguladı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bu konuda Türkiye’nin tavrını çok açık ve net şekilde ortaya koyduğunu dile getiren Akar, İsrail ile ticari ilişkilerin kesilmesi dahil alınan tedbirleri anlattı.

Bazı ülke yönetimleri sessiz kalmaya devam ederken, birazcık vicdanı olan herkesin İsrail’in saldırılarına karşı ayakta olduğunu belirten Akar şöyle devam etti:

“Bütün meydanlarda herkes bir an önce ateşkesin sağlanması için feryat ediyor. Niye? Çünkü orada gerçekten bir savaş değil orada bir zulüm var. Çaresiz, silahsız, korumasız, savunmasız insanlar katlediliyor. Bunun bir an önce durması lazım. Maalesef biz bir taraftan ateşkes beklerken, akan kanın durmasını beklerken işte bu sabahtan itibaren çeşitli haberler gelmeye başladı. Dün akşamdan itibaren Refah bölgesine hava saldırısı olduğu, daha sonra da karadan bir harekat olduğu, oradaki sınır kapısının İsrail tarafından Netanyahu ve idaresi tarafından ele geçirildiği ve orada da yirmiden fazla insanın katledildiği şeklinde bilgiler var. Olayları yakından takip ediyoruz. Bizim Türkiye olarak yaklaşımımız çok açık ve net, bir an önce akan kanın durması ve bir an önce ateşkesin sağlanması.”

Bu konularda da Bangladeşli heyet ile mutabık olduklarını memnuniyetle müşahede ettiklerini kaydeden Akar, görüşmenin gayet verimli, sıcak, samimi şekilde gerçekleştiğini, karşılıklı olarak bilgi ve görüş alışverişinde bulunduklarını ifade etti.

]]>
https://www.haber28.com.tr/tbmm-milli-savunma-komisyonu-baskani-hulusi-akar-gazzedeki-saldirilari-kinadi/feed/ 0
CHP Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu: Milli güvenliğimiz her şeyden önemlidir https://www.haber28.com.tr/chp-genel-baskan-yardimcisi-yanki-bagcioglu-milli-guvenligimiz-her-seyden-onemlidir/ https://www.haber28.com.tr/chp-genel-baskan-yardimcisi-yanki-bagcioglu-milli-guvenligimiz-her-seyden-onemlidir/#respond Wed, 24 Jul 2024 21:00:25 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=27330 (ANKARA) – CHP Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu, “Ekonomik kriz nedeniyle büyük döviz ihtiyacı duyuyor olmamız, kesinlikle kritik silah ve savunma sistemlerinin ihracatında uygulanan kuralların gevşetilmesine veya göz ardı edilmesine yol açmamalıdır. Milli güvenliğimiz her şeyden önemlidir” dedi.

CHP Milli Savunma Bakanlığı’ndan Sorumlu Genel Başkan yardımcısı, emekli Tümamiral Yankı Bağcıoğlu, silah ihracatına ilişkin yazılı açıklama yaptı. Bağcıoğlu’nun açıklaması şöyle:

“Son dönemde bölgemizde ve Kızıldeniz’de yaşanan çatışmalar, hava savunma sistemlerimizin önemini bir kez daha gözler önüne serdi. Gelişen teknolojiler sayesinde İnsansız Hava Araçları (İHA) ve dronlar gibi yeni tehdit unsurları, düşük maliyetleri ve etkinlikleriyle savaş alanlarının dinamiklerini değiştirdi. Bunlara karşı etkili savunma mekanizmaları geliştirmek hayati önem taşıyor. Bölgedeki çatışmalarda İHA ve dronların koordineli veya müstakil olarak kullanıldığına şahit olduk. Düşman devletlerin ve devlet dışı grupların sahip olduğu bu kabiliyetler, hava savunma sistemlerimizin sürekli görev hazır olmasını gerektiriyor. İran- İsrail gerginliği, Rusya- Ukrayna savaşı ve Husilerin Kızıldeniz’deki saldırıları, değişen tehdit ortamından çıkarılacak dersler barındırıyor. Bu tecrübelerden yola çıkarak, hava savunma sistemlerimizi güçlendirmeli ve yeni tedbirler belirlemeye öncelik vermeliyiz. Güçlü bir hava savunma sistemi ve caydırıcı bir duruş, potansiyel saldırganlara karşı caydırıcılık sağlayacaktır.

“‘ATEŞ SERBEST TATBİKATI’ DÜZENLENMELİ, SİSTEMLERİN ETKİNLİĞİ GÖSTERİLMELİDİR”

Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK), ‘dosta güven, düşmana korku salma’ ilkesiyle tatbikat ve eğitimler gerçekleştirerek caydırıcılığını artırmaya çalışıyor. Ancak bölgedeki gerginlik dikkate alındığında, rutin faaliyetlerin yeterli olmayabileceği görülüyor. Bu nedenle, özellikle yeni milli hava savunma sistemlerimizin ve S-400’lerin katılımıyla geniş kapsamlı bir ‘Ateş Serbest Tatbikatı’ düzenlenmeli, bu sistemlerin etkinliği basına ve kamuoyuna gösterilmelidir. Diğer yandan, kritik silah ve savunma sistemlerinin ihracatında dikkatli olunmalıdır. Almanya-İsrail-İran üçgeninde yaşanan deneyim, bu konuda hassasiyet gösterilmezse milli güvenliğimize yönelik tehditler doğabileceğini göstermiştir. Yaşanmış bir örnekle açıklamak gerekirse; 1980’li yıllarda Almanya ve İsrail tarafından ortak geliştirilen DAR projesi müteakip yıllarda Alman DORNIER firmasının projeden çekilmesiyle İsrail IAI firması tarafından üretilen HARPY sistemine, daha sonraysa tersine mühendislikle İran tarafından üretilen SAHİD 136 dolanan mühimmatına dönüşmüştür. Bu mühimmatlar da İsrail’e yönelik son saldırılarda görülmüş, dolayısıyla bir silah sistemi, bir süre sonra asıl üretici ülkeye karşı hasmı tarafından sahada kullanılmıştır.

“DÖVİZ İHTİYACI, KRİTİK SİLAH İHRACATINDAKİ KURALLARIN GEVŞETİLMESİNE YOL AÇMAMALIDIR. MİLLİ GÜVENLİĞİMİZ HER ŞEYDEN ÖNEMLİDİR”

Yani, ekonomik kriz nedeniyle büyük döviz ihtiyacı duyuyor olmamız, kesinlikle kritik silah ve savunma sistemlerinin ihracatında uygulanan kuralların gevşetilmesine veya göz ardı edilmesine yol açmamalıdır. Milli güvenliğimiz her şeyden önemlidir. Ayrıca, askeri ve sivil kullanıma sahip çift maksatlı milli ürünlerin ihracatında da savunma sanayi ürünlerine uygulanan sıkı kontrol mekanizmalarına benzer kurallar işletilmelidir. Bu tür ürünlerin düşman ülkelerin veya grupların eline geçmesi, ciddi tehditler doğurabilir. Dolayısıyla ne ekonomik şartlar ne de başka nedenler, kritik silah ve sistemlerin güvenli bir şekilde ihracatına ilişkin mevcut katı kurallardan taviz verilmesine bahane olmamalıdır. Milli çıkarlarımızı ve güvenliğimizi her şeyin üstünde tutmak zorundayız. İhracat prosedürlerinde azami dikkat ve özen gösterilmeli, hiçbir şekilde rehavete kapılmamalıdır.

“GELİŞMİŞ HAVA SAVUNMA SİSTEMLERİ GÜÇLENDİRİLMELİDİR”

İHA/Dron tehdidine karşı korunmak için çok yönlü bir yaklaşım benimsenmeli; gelişmiş hava savunma sistemleri, elektronik harp, siber güvenlik, istihbarat ve keşif yetenekleri güçlendirilmelidir. TÜBİTAK BİLGEM’in geliştirdiği ‘Lazer Hava Savunma Sistemi’ gibi milli projeler bu tehdide karşı etkili çözümler sunabilir. Sonuç olarak, bölgemizdeki çatışmalardan aldığımız dersler ışığında, hava savunma sistemlerimizi sürekli geliştirmeli, milli sistemlerin üretimine ağırlık vermeli, caydırıcılığımızı artırmalı ve uluslararası işbirliğine önem vermeliyiz. Türkiye’nin savunma sanayisine yaptığı yatırımlar sayesinde bölgesel güvenliğe katkısı ve bölgesel güç olma yolundaki ilerleyişi devam etmektedir.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/chp-genel-baskan-yardimcisi-yanki-bagcioglu-milli-guvenligimiz-her-seyden-onemlidir/feed/ 0
İran ve İsrail Arasındaki Saldırılar: Bir Ders mi, Yoksa Yeni Bir İttifak mı? https://www.haber28.com.tr/iran-ve-israil-arasindaki-saldirilar-bir-ders-mi-yoksa-yeni-bir-ittifak-mi/ https://www.haber28.com.tr/iran-ve-israil-arasindaki-saldirilar-bir-ders-mi-yoksa-yeni-bir-ittifak-mi/#respond Wed, 24 Jul 2024 07:36:05 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=27303 Orta Doğu’da haberler çok hızlı ilerliyor. İran ve İsrail arasındaki eşi benzeri görülmemiş füze ve insansız hava aracı saldırıları birden gündeme damga vururken, ardından manşetler Gazze’deki çatışmalara ve yaşanan acılara dönüyor.

Ancak politika belirleyiciler, siyasi yorumcular ve askeri liderler hâlâ birkaç gün önce iki eski düşman arasında yaşanan ve yıkıcı bir uluslararası çatışmayı tetikleme potansiyeli belki de küçük bir teknolojik nedenle engellenmiş olan karşılıklı saldırıların niteliğini anlamaya çalışıyor.

İran ve İsrail ilk kez birbirlerine doğrudan saldırmışlardı. Bazı analistler İran saldırısının şimdiye kadarki en büyük birleşik füze ve İHA saldırısı olduğunu söylüyorlar. Bu 1991’de Saddam Hüseyin’in Scud füzelerinden bu yana İsrail’e yönelik ilk dış bombardımandı.

İran’a ait 300’den fazla İHA ve füzenin çoğu düşürüldü. Ancak GPS yönlendirme sistemlerinden birinin arızalanması, bir füzenin yerleşim alanına düşerek büyük sivil can kaybına yol açabilirdi.

Üst düzey bir Batılı güvenlik yetkilisinin ifadesiyle, o zaman “Çok farklı bir sonuç olabilirdi.”

Yine de bazı Batılı yorumcular 13 Nisan’daki saldırıdan ve İsrail’in geçen haftaki sınırlı misillemesinden olumlu sonuçlar çıkarılabileceğini düşünüyor. İsrail’in savunmasının müttefikler arası askeri işbirliğinin iyi bir örneği olduğunu ve hem İran hem de İsrail’in tırmanma merdiveninden nasıl ineceklerini öğrendiklerini savunuyorlar.

İstihbarat bakımından, ABD’nin İran’ın planlarını Cumartesi akşamı yapılacak saldırıdan önceki Çarşamba sabahı öğrendiği söylendi. Üst düzey bir Batılı kaynak, “İran’ın vereceği yanıtın beklentilerin en üst sınırında olacağını öğrendik” dedi. “Ve bu biraz şok etkisi yarattı. Ama uluslararası tepkinin güçlenmesine yardımcı oldu.”

İran’a karşı yeni bir bölgesel ittifak mı?

En önemlisi de, ABD böylelikle Körfez’de Ürdün ve Suudi Arabistan gibi bazı ülkeleri İsrail’in savunmasına katılmaya ikna edebildi.

Bu ülkeler, İran’ın saldırı planlarının boyutunu anladıklarında, İsrail’in sert bir misillemeye yönelmesi halinde bölgesel bir savaşın tırmanmasından korkuyordu. Dolayısıyla iyi bir istihbarat ve (ABD reddetse de) İran’ın verdiği özel sinyallerle İsrail ve müttefikleri hazırlanmak için zaman kazandı.

Ürdün ve Suudi Arabistan’ın oynadığı roller hala tam olarak açıklığa kavuşmuş değil. Ürdün, egemenliğini korumak için meşru müdafaa kapsamında İran’a ait İHA’ları düşürdüğünü kabul etti. Ürdün’ün ayrıca İsrail savaş uçaklarının hava sahasına erişimine de izin verdiği anlaşılıyor. Suudilerin ABD’ye bilgi sağladığı ve Yemen’deki İran destekli silahlı gruplardan gelebilecek her türlü tehdidi izlediği düşünülüyor.

ABD, İngiliz, Fransız, Ürdün ve Suudi orduları ortak hava savunması konusunda birlikte çalışabileceklerini gösterdiler.

Güvenlik kaynağına göre, “Olağanüstü başarılı bir taktik operasyondu. İstihbarat bunu işaret etti, tüm bölgeyi görebiliyorduk ve birlikte çalıştık. Dünyada başka hiçbir ülkeler grubu bunu yapamaz”.

Bazıları bunun İran’a karşı yeni bir bölgesel ittifakın başlangıcı olabileceğini de söylüyor. Bazılarına göre ise bu, teknolojik başarıyı kutlarken daha büyük siyasi resmi gözden kaçıran tipik bir güvenlik ve askeri bakış açısı.

Daha kötümser analistler de İran’ın İsrail’e önemli bir zarar vermeyi istemesi halinde önceden uyarıda bulunmaktan kaçınabileceğini, hedeflerini genişletebileceğini, ikinci bir saldırı dalgası başlatabileceğini, hatta Hizbullah’a Lübnan’dan büyük bir saldırı düzenlemesi emrini verebileceğini savunuyor.

Uluslararası Stratejik Araştırmalar Enstitüsü adlı düşünce kuruluşundan Emile Hokayem’e göre, operasyon İsrail’in savunması için müttefiklerine ne kadar güvenmesi gerektiğini gösterdi. Hokayem ayrıca İsrail’in daha yüksek yoğunluklu bir çatışma için yeterli hava savunma füzesine sahip olup olmadığını da merak ediyor.

“Ukrayna ve Rusya arasındaki savaşta gördüğümüz gibi, stokta ne kadar iyi malzemeye sahip olduğunuz önemli” diyor.

Hokayem ayrıca bu krizin yeni bir bölgesel askeri ittifakın başlangıcı olabileceği fikrine katılmıyor.

“Yeni bir dönemin eşiğinde değiliz. Arap devletleri işbirliği yaptı çünkü öncelikle bölgesel bir çatışmadan kaçınmak istiyorlar. Batılı müttefiklerine iyi bir ortak olduklarını göstermek istiyorlar. Bu aynı zamanda basit bir ulusal egemenlik meselesi. Gökyüzünde bir şeylerin uçmasını ve patlamasını istemiyorlar.”

İki ülke ders çıkardı mı?

İyimserlerin ikinci iddiası ise İran ve İsrail’in bu deneyimden ders çıkardığı yönünde. Her iki ülkenin de niyetlerini doğru bir şekilde ifade ettiklerini; itibar kaybetmeden gerilimi azaltabileceklerini fark ettiklerini ve karşılıklı caydırıcılığı yeniden tesis edecek bir korku yaşadıklarını söylüyorlar.

İran İsrail’e saldırmış olabilir ama müttefiklerini niyeti konusunda uyardı ve bunun bir defaya mahsus olduğunun sinyalini verdi.

İsrail, İran’ın merkezindeki hava savunma sistemlerini hedef alarak İran’ı istediği zaman ve istediği yerde vurabileceğinin sinyalini verdi.

Hatta İsrail’in misilleme konusunda İran’ı uyarmış olabileceği bile söylendi. İran’ın ise İsrail’in misillemesine hemen karşılık verme niyetinde olmadığının sinyalini verdi.

Her iki tarafın askeri dersler çıkardıkları kesin. Savaş Araştırmaları Enstitüsü’ne göre “Saldırı muhtemelen İran’ın İsrail hava savunma sisteminin güçlü ve zayıf yönlerini tespit etmesine yardımcı oldu”. İsrail ve ABD de İran’ın taktik stratejilerini daha iyi anlamış olacak.

Doğrudan saldırı kolay bir seçenek haline mi geldi?

Bazıları ise bunun tersini, hem İran’ın hem de İsrail’in bir tabuyu yıktığı ve doğrudan saldırının artık daha kolay bir seçenek olduğunu savunuyor.

Foreign Affairs dergisi için kaleme aldığı makalede Dış Politika Araştırma Enstitüsü’nden Afshon Ostovar’a göre, İran’ın saldırısının boyutu artık itidal politikası konusunda ikna olmadığını gösteriyor.

“İran’ın kasıtlı olarak zayıf bir saldırı düzenlediği düşüncesi temelsiz. İran İsrail’e karşı etkili bir darbe indirmeyi umuyordu.”

Hokayem, İran ve İsrail’in birbirlerini anlamayı öğrendikleri fikrine karşı çıkıyor. İsrail’in, İran’ın Şam’daki konsolosluğunda İran Devrim Muhafızları’nın birkaç komutanını öldürme kararının sonuçlarını idrak edememesini örnek gösteriyor.

“Bu iki ülke birbiriyle konuşmuyor. Bunun yerine askeri duruşları ve üçüncü taraflar aracılığıyla sinyal veriyorlar. Bu işler oldukça hızlı bir şekilde kötüye gidebilir. Karşı tarafın niyetini ya da risk iştahını yanlış okumak ilişkilerde hatadan ziyade bir özellik.”

İki tarafın da caydırıcılığı yeniden tesis ettiğine dair şüpheler de var. İsrail gazetesi Haaretz’in savunma analisti Amos Harel’e göre “İki ülke de oyunun önceki kurallarını ihlal etti ve bunun maliyeti sınırlı oldu… İki ülke arasındaki caydırıcılık dengesi (şu anda) sarsılmış durumda”.

Belki de bu krizden pek çok kişinin çıkardığı en önemli ders, bölgenin tam ölçekli bir savaşa ne kadar yaklaşmış olduğuydu.

Batılı bir diplomatın ifadesiyle “Büyük bir rahatlama oldu. Her şey çok farklı olabilirdi.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/iran-ve-israil-arasindaki-saldirilar-bir-ders-mi-yoksa-yeni-bir-ittifak-mi/feed/ 0
“Büyük Savunma Mitingi… Erinç Sağkan: “Biz Hukuk Devleti Diye Haykırırken Kanun Devleti Bile Olmaktan Uzaklaşılıyor” https://www.haber28.com.tr/buyuk-savunma-mitingi-erinc-sagkan-biz-hukuk-devleti-diye-haykirirken-kanun-devleti-bile-olmaktan-uzaklasiliyor/ https://www.haber28.com.tr/buyuk-savunma-mitingi-erinc-sagkan-biz-hukuk-devleti-diye-haykirirken-kanun-devleti-bile-olmaktan-uzaklasiliyor/#respond Wed, 24 Jul 2024 03:24:08 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=27240 (ANKARA) – Türkiye Barolar Birliği (TBB) ve barolar öncülüğünde avukatlar Anıtpark’ta “Büyük Savunma Mitingi” düzenledi. Binlerce avukatın kaldığı mitingde konuşan TBB Başkanı Erinç Sağkan, “Biz hukuk devleti diye haykırırken kanun devleti bile olmaktan uzaklaşılıyor, anayasasızlaşmaya doğru yol alınıyor. Ülkemizde bağımsız yargının, adil yargılanma hakkının, hukukun üstünlüğünün en güçlü savunucusu her zaman biz avukatlar olduk. Yine bugün de hukuk devleti için, yargı bağımsızlığını savunmak için buradayız” dedi. Mitinge Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Avukat Mansur Yavaş da desteklerini sundu ve “Ülkede en çok ihtiyacımız olan adalete olan inancınız bizi ayakta tutuyor. Sığınacağımız tek şey adalet” ifadelerini kullandı.

TBB ve barolar, “Şiddete ve angaryaya karşı meslek onurunu ve emeği savunmak için” diyerek Ankara’da Anıtpark’ta “Büyük Savunma Mitingi” düzenledi.

TBB’nin Balgat’ta bulunan binası önünde toplanan avukatlar Anıtpark’a yürüdü. Mitingte avukatlar “Savunmayı savunuyoruz”, “Eşit işe eşit ücret”, “Angaryaya hayır, şiddete son”, “Çoklu baroya hayır”, “Avukat güvende değilse yurttaş tehlikede”, “Savunma boyun eğmeyecek”, “Hak aramanın vergisi olmaz”, “Stajyer avukatlara hazineden ücret”, “Bağımsız yargı, bağımsız baro”, “CMK ücretleri AAÜT’ye eşitlensin”, “AYM kararları uygulansın” gibi taleplerin yer aldığı dövizleri taşıdılar.

HATAY BAROSU: “SESİMİZİ DUYUYOR MUSUNUZ?”

Hatay Barosu, miting alanına “Sesimi duyuyor musunuz” diyerek girdi ve “Deprem değil cinayet” sloganlarını attı. Miting alanında Hatay Barosu büyük alkışlarla karşılandı. Öte yandan, Adalet için Hukukçular Derneği  “Can Atalay’a Özgürlük” pankartı ile Çağdaş Hukukçular Derneği ise “Tutuklu Avukatlara Özgürlük” pankartı ile alana giriş yaptı.

GENÇ AVUKATLAR: “SAVUNMA HAKKI KUTSALDIR, GENÇ AVUKATLAR OLARAK SUSMADIK, SUSMAYACAĞIZ”

Genç Avukatlar Çalıştayı’nın sonuç bildirgesi açıklandı. Sonuç bildirgesi Van Barosu’ndan Mehmet Salih Coşkun ve Yozgat Barosu’ndan Sevde Nazlıcan Sargın tarafından açıklandı. “Bizler geç avukatlar olarak mesleğin geleceğiyiz” denilen açıklamada genç avukatlar sorunlarını şu sözlerle anlattı:

“Mesleğimizin ekonomik sıkıntıları için halkımızın refah seviyesinin yükseltilerek savunma hakkının korunması sağlanmalıdır. Temel ofis giderleri ve abonman sözleşmelerinde genç avukatlara indirim sağlanmalı, vergi muafiyeti artırılmalıdır. Tarafımızca hak olan ücretlerin ödenmemesi emeğimizin sömürüsü haline gelmiştir. Kolluk personellerinin keyfi uygulamaları nedeniyle meslek onuruna uygun mesleğimizi icra edemiyoruz. Savunma hakkı kutsaldır, genç avukatlar olarak hiçbir zaman susmadık, susmayacağız.”

“CUMHURİYET HUKUKUNA SAHİP ÇIKMAK GÖREVİNİ RUHUNDA VE VİCDANLARINDA TAŞIYANLARIZ”

Genç Avukatlar Çalıştayı’nın sonuç bildirgesinin açıklanmasının ardından TBB Başkanı Erinç Sağkan söz aldı. Miting alanındaki kalabalığı işaret eden Sağkan “Bu tablo Cumhuriyet’in neden ilelebet payidar kalacağının göstergesidir” diyerek sözlerine başladı.

“Biz avukatız; mevcudiyeti yüzlerce insan ömrüne tekabül eden, dünyanın en kutsal mesleklerinden birinin düğmesiz bir cübbeyle birbirine eşitlenmiş üyeleriyiz. Biz avukatız; hayatını hak mücadelesine adamış; anayasal düzeni korumak, Cumhuriyet hukukuna ve hukukun üstünlüğüne sahip çıkmak görevini ruhunda ve vicdanlarında taşıyanlarız. İnsan haklarına dayalı demokratik, laik, sosyal hukuk devleti ilkelerini temel alan Cumhuriyetimizi ilelebet yaşatmayı sorumluluğu ve zorunluluğu olarak gören hak savunucularıyız” diyen Sağkan, şöyle konuştu:

“KULA KUL DEĞİL, BİREY OLMA HAKKININ HİÇBİR BASKI DÜZENİNE VAKFETMEMEK ÜZERİNE YEMİN ETMİŞ MESLEK GRUBUYUZ”

“Biz avukatız; savaşların ve hüznün coğrafyasının tam ortasında, Cumhuriyet’in bizlere sağladığı kula kul değil birey olma hakkının, özgürlüğün, eşitliğin, insan onurunun ve hukuk devletinin zerre-i miskal kadarını hiçbir zümreye, kişiye ya da baskı düzenine vakfetmemek üzerine yemin etmiş meslek grubuyuz. Biz avukatız ve tarafız; haksızlığın kimden geldiğine ve kime dönük olduğuna bakmaksızın adalete erişimlerine engel olunanların ve sesi kısılmaya çalışılan kim varsa onun yanındayız.

“BU CÜBBE SADECE ÜLKEMİZDE DEĞİL, İSRAİL’İN GAZZE’DE YAPTIĞI KATLİAMA KARŞI FİLİSTİNLİ SİVİLLERİN DE KALKANI OLDU”

Üzerimizde bizi birbirimize eşitleyen düğmesiz cübbelerimize iyi bakınız. İşte bu cübbe; yağmurda, soğukta, direnişte ama en çok umutta vücut buldu. Bu cübbe, barolarımızın bölünmemesi, mesleğimizin itibarının korunması için omuz omuza direnirken, barınağımız ve çatımız oldu. Bu cübbe, bütün darbe dönemlerinde darbecilere karşı yurttaşlar için kalkan, ortadan kaldırılmaya çalışılan hak ve özgürlükler içinse son sığınak oldu. Bu cübbe sadece ülkemizde değil bugün İsrail’in Gazze’de yaptığı katliama, soykırıma karşı Uluslararası Ceza Mahkemesi nezdinde yaptığımız başvuru ile Filistinli sivillerin, kadınların ve çocukların da kalkanı oldu.

“ŞİDDET SARMALINA DUR DEMEK İÇİN BURADAYIZ”

Biz, dünya çapında Tehlikedeki Avukatlar Günü’nün iki kez ve üst üste kendilerine ithaf edildiği bir ülkenin avukatlarıyız. “Avukat” olmanın tarihini baştan yazan, dünyanın geri kalanına avukatların nasıl mücadele etmeleri gerektiğini öğreten meslektaşlarımız ve mesleğimiz fiziksel, psikolojik ve ekonomik olarak ağır tehdit ve tehlike altındadır. Biz bu şiddet sarmalına artık dur demek için, tek bir kayba daha tahammülümüz olmadığı için buradayız!

“MESLEĞİMİZ AĞIR BİR EKONOMİK TEHDİT ALTINDA”

Mesleğimiz ağır bir ekonomik tehdit altındadır! Bu tehdit, stajyer meslektaşımdan genç meslektaşlarıma, kamuda görev yapan meslektaşlarımdan bütünsel olarak tüm avukatlara sirayet etmiş ve mesleğimizin sürdürülebilirliğini tehlikeye sokmuştur. Bugün artık avukatın emeğini ve hakkını savunmak için buradayız. Biz bugün nitelikli hukuk eğitiminin olmazsa olmazlığını haykırmak için buradayız! Her yıl mesleğe katılan 20 bin avukatla bu sistemin sürdürülebilmesinin mümkün olmadığını daha güçlü dile getirmek için buradayız! ‘Bu sorun yalnızca avukatın değil, aynı zamanda senin de sorunun ey yurttaşlarımız’ demek için buradayız! Bu gidişat hiç iyi gidişat değil, uyarmak için buradayız.”

“SEFALET ÜCRETLERİNİN AYIBINI ÜSTLENMEYECEĞİMİZİ GÖSTERMEK İÇİN BURADAYIZ”

CMK ücretlerine değinen Sağkan, “Meslektaşımın eline geçen net ücretleri veriyorum: Soruşturma aşamasındaki görevlendirmelerde 1.528 TL, Asliye Ceza görevlendirmesinde 2.640 TL, Ağır Ceza görevlendirmesinde 4.700 TL..! Öyle her ay cebine havadan giren paradan değil, yıllarca sürecek, maddi manevi yükü olan bir dosya için meslektaşımızın emeğinin karşılığı olarak reva görülen miktardan söz ediyoruz. Peki, aylık olarak ödenen en düşük Bağ-Kur primi ne kadar? 6.900 TL! Bugün biz, bu sefalet ücretlerinin ayıbını üstlenmeyeceğimizi göstermek için buradayız! Ailelerimizle, çocuklarımızla, sevdiklerimizle geçireceğimiz zamanlardan feragat ederek adalet adına üstlendiğimiz onurlu görevin karşılığının bu olamayacağını haykırmak için buradayız!” ifadelerine yer verdi ve şöyle devam etti:

“BİZ HUKUK DEVLETİ DİYE HAYKIRIRKEN ANAYASASIZLAŞMAYA DOĞRU YOL ALINIYOR”

“Bugün ülkemizde AİHM kararlarının, AYM kararlarının uygulanmadığı bir dönemi yaşıyoruz. Sayılar ve istatistiki veriler üzerinden bir değerlendirme yapamayız. Çünkü tek bir dosyaya ilişkin kararın uygulanmaması bile yargı bağımsızlığı ve hukukun üstünlüğü bakımından büyük bir kaygı duymak için yeterlidir. Henüz geçtiğimiz Kasım ayında Anayasa Mahkemesi önünde, hukukun ve anayasanın üstünlüğünü savunmak için bir aradaydık. Anayasa Mahkemesinin meslektaşımız Can Atalay hakkında verdiği kararın bağlayıcılığını anlatmaya çalıştık. Ne yazık ki, geldiğimiz noktada meslektaşımız Anayasa Mahkemesinin ihlal kararına rağmen hala cezaevinde tutuluyor. Biz hukuk devleti diye haykırırken kanun devleti bile olmaktan uzaklaşılıyor, anayasasızlaşmaya doğru yol alınıyor.

“HUKUK DEVLETİ İÇİN, YARGI BAĞIMSIZLIĞINI SAVUNMAK İÇİN BURADAYIZ”

Ülkemizde bağımsız yargının, adil yargılanma hakkının, hukukun üstünlüğünün en güçlü savunucusu her zaman biz avukatlar olduk. Yine bugün de hukuk devleti için, yargı bağımsızlığını savunmak için buradayız.”

KÖROĞLU: “İKTİDARIN TESLİM ALAMADIĞI TEK BİR KURUM KALDI O DA SAVUNMA VE SAVUNMANIN ÖRGÜTÜ”

Sağkan’ın ardından konuşan Ankara Barosu Başkanı Mustafa Köroğlu da “Hiçbir zaman hukuk devleti olmadık aslında biz ancak artık yasa devleti bile değiliz. İktidar TBMM’den çıkan yasalara uymuyorsa hukukun üstünlüğü diye bildiğimiz her şeyin değeri iktidarın gözünde çöp kadarsa geride yaşatacağınız bir hayat kaldı mı? Ama biz buradayız işte. Çünkü teslim alamadıkları tek bir kurum kaldı o da savunma ve savunmanın örgütü. Her şeye rağmen biz dara düşen herkesin umudu olduk. İktidarları bu kadar huzursuz eden hukukun üstünlüğünü tanımamız” ifadelerine yer verdi.

MANSUR YAVAŞ: “ADALETE OLAN İNANCINIZ BİZİ AYAKTA TUTUYOR”

Mitinge gelerek avukatlara desteklerini sunan Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, “Ülkede en çok ihtiyacımız olan adalete olan inancınız bizi ayakta tutuyor. Sığınacağımız tek şey adalet. Bu mücadelenizi sonuna kadar desteklediğimi ifade etmek isterim”  dedi.

DİYARBAKIR BARO BAŞKANI EREN: “BARIŞIN EGEMEN OLDUĞU, SAVUNMANIN SUSTURULMADIĞI YARINLAR DİLİYORUM”

Diyarbakır Barosu Başkanı Avukat Nahit Eren de Tahir Elçi’yi anarak sözlerine başladı. Hukukun üstünlüğünün rafa kaldırıldığı, adil yargılanma hakkının kullandırtılmadığı bir ülkede savunma hakkının da önemi bilinmiyor. Baskıyla, katlederek ve ekonomik olarak sindirmeye çalıştığınız avukatlar hiçbir zaman boyun eğmeyecek. Barışın egemen olduğu, savunmanın susturulmadığı yarınlar diliyorum. İyi ki avukatlar var, iyi ki bu ülkede barışı, özgürlüğü ve demokrasiyi savunan sizler varsınız” dedi. Avukatlar bunun üzerine “Tahir Elçi ölümsüzdür” sloganını attı.

İSTANBUL BARO BAŞKANI FİLİZ SARAÇ: “ADLİYELER İÇİNDE ADİL YARGILAMALARIN YAPILMADIĞI AVM’LERE DÖNÜŞTÜRÜLDÜ”

İstanbul Barosu Başkanı Filiz Saraç, ise çoklu baroya dikkati çekti ve şunları söyledi:

“Savunmanın etkisiz kılındığı bir sistemde demokrasiden ve hukuktan bahsedilemez. Avukat mesleğinin güçlendirilmesi yurttaşın savunma hakkının da güçlendirilmesidir. Mesleğimizi yapabilmek için büyük bedeller ödüyoruz ama avukatlar korunmuyor. Ülkemiz hukuk kurallarına uymuyor, Can Atalay hala cezaevinde tutuluyor. Adaleti, eşitliği savunan barolar eşitsiz temsil edilmektedir. Bu yanlıştan biran önce dönülmelidir. Adliyeler büyüdü ama içinde adli yargılamalar yapılmayan AVM’lere dönüştü. Savunmanın etkisiz kılındığı bir sistemde demokrasiden ve hukuktan söz edilemez. Cumhuriyet’in değerlerine sahip çıkmak konusundaki mücadelemiz devam edecek.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/buyuk-savunma-mitingi-erinc-sagkan-biz-hukuk-devleti-diye-haykirirken-kanun-devleti-bile-olmaktan-uzaklasiliyor/feed/ 0
TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı Hulusi Akar: Savunma sanayiinde ‘yapamayız’ dediğimiz tek bir şey bile kalmadı https://www.haber28.com.tr/tbmm-milli-savunma-komisyonu-baskani-hulusi-akar-savunma-sanayiinde-yapamayiz-dedigimiz-tek-bir-sey-bile-kalmadi/ https://www.haber28.com.tr/tbmm-milli-savunma-komisyonu-baskani-hulusi-akar-savunma-sanayiinde-yapamayiz-dedigimiz-tek-bir-sey-bile-kalmadi/#respond Sat, 20 Jul 2024 23:12:16 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=26556 Sakarya’da düzenlenen ‘Ülkemizin Savunma ve Güvenlik Meselelerine Bir Bakış’ konferansına katılan TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı Hulusi Akar, “Savunma sanayiinde yüzde 80’lere geldik. Uçağımız, tankımızı, İHA ve SİHA’mızı yapacak hale geldik. Biz TSK’nın gücüne her zaman muhtacız bunun için savunma sanayi çok önemlidir. Cin şişeden çıktı, artık bizim savunma sanayiinde, ‘yapamayız’ dediğimiz tek bir şey bile kalmadı” dedi.

‘Ülkemizin Savunma ve Güvenlik Meselelerine Bir Bakış’ isimli konferansa konuşmacı olarak katılan TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı Hulusi Akar burada gençlere, Türkiye’nin milli savunma stratejilerini, güvenlik politikaları ve ülkenin savunma alanındaki güçlü yanları hakkında bilgiler aktardı. Hukuk Fakültesi’nin Sabahattin Zaim Konferans Salonu’nda gerçekleşen konferansta Akar, İsrail- Filistin arasındaki savaşa değinerek Türkiye’nin izlediği politikalar hakkında bilgiler verdi. Akar, “Devletlerin iki temel hedefi var biri devletin bekası diğeri insanlarının refahı bunun için büyük ve güçlü ülke diyerek çalışmalarımızı gece gündüz demeden yaptık. Şu anda yaptığımız çalışmalar neticesinde uluslararası alanda özne halinde geldi. Etki alanımız üç kıta, ilgi alanımız ise tüm dünya oldu” dedi.

“Mehmetçik, teröristleri kazdıkları çukurlara gömdü”

Terör hususuna değinen Akar, “Biz terör meselesini ortandan kaldırmak için çözüm süreci başlattık ama gerçek teröristler bunun peşini bırakmamak için azgınlaştılar. Bunun üzerine ise 24 Temmuz 2015 tarihinden itibaren bugünkü yapmakta olduğumuz operasyonlar başladı. Dağlarda hava saldırılarıyla teröristler çukurlara gömüldü, barınaklar yıkıldı. Mehmetçik karşısında dağlarda duramayanlar illerde ve ilçelerde halkı siper ederek çukur kazıp bir yere varacaklarını zannettiler. Mehmetçikler sadece ve sadece teröristleri kazdıkları çukurlara gömdüler. 15 Temmuz hain darbe girişiminden sonra artık bu ordu bir şey yapamaz denildiği bir noktada Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı, Barış Pınarı harekatları gerçekleşti ve en sonda da Bahar Kalkanı yapmak suretiyle göçü engelledik. Teröristlerin hevesleri de kursaklarında kaldı ve onları destekleyenlerin de eylem yapmasına müsaade etmiyoruz. 4 bin 500 DEAŞ’lı Suriye’nin kuzeyinde TSK tarafından etkisiz hale getirildi ve diğer tarafta da PKK ve YPG bunların birbirinden hiçbir farkı yok bunlar tamamen uluslararası oyunlar isimleri değiştirmek suretiyle kendilerine bir alan açmaya çalışıyorlar bunda biz müsaade etmiyoruz. Biz kimseyi dininden, renginden dolayı ayırt etmedik, edemeyiz böyle bir yetkimiz yok bizim inanç olarak. Türkler, Kürtler, Zazalar, Araplar kardeştir, 85 milyon biriz, tek yumruk ve tek yüreğiz. Bunun da en güzel kanıtı biz yüz yıllarca beraber yaşadık, ekmeğimizi bölüştük, kız aldık, kız verdik bu alçaklar ortaya çıkıp aramıza fitne sokuncaya kadar ve en değerli olanı da Cumhuriyeti berber kurduk, teröristlere ve darbelere karşı beraber durduk bununda kanıtı şehitliklerdir” diye konuştu.

“Bu savaş değil; bir tarafta nükleer silah dahil her şey var diğer tarafta sapan taşları var”

İsrail ve Filistin arasındaki savaşa değinen Akar, “Filistin konusu çok konuşuldu ve bu savaş değil bir tarafta nükleer silah dahil her şey var diğer tarafta sapan taşları var. Oradaki insanların direnişini, masum insanların katledildiğini görün. 6 ay geçti orada direniş devam ediyor oradaki vatandaşlar bu yapılan zulme karşı çıkıyor. Bu durum artık katliamı aştı etnik temizliğe, soykırıma doğru gidiyor ve bunu da kimse görmek istemiyor. Rüşvetle, tehdit ve şantajla bazı yönetimler susmakla beraber birazcık aklı ve vicdanı olan bütün insanlar ayakta” şeklinde konuştu.

“Savunma sanayiinde ‘yapamayız’ dediğimiz tek bir şey bile kalmadı”

Savunma sanayi hakkında konuşan Akar, “Savunma sanayiinde yüzde 80’lere geldik. Uçağımız, tankımızı, İHA ve SİHA’mızı yapacak hale geldik. Biz TSK’nın gücüne her zaman muhtacız bunun için savunma sanayi çok önemlidir. Savunma sanayi konusunda üniversitelerimiz, vakıf şirketlerimiz, özel sektör ve kamu büyük bir azimle çalışıyor. Cin şişeden çıktı, artık bizim savunma sanayiinde, “Yapamayız” dediğimiz tek bir şey bile kalmadı. Bunu sadece kendimiz için değil dostlarımız, müttefiklerimiz için onların da haklı davalarını desteklemek için ihtiyacımız var. Nereye giderseniz gidin herkes Türkiye diyor Bunun bir övüncü birde sorumluluğu var bu çerçevede bizim daha çok çalışmamız lazım. Bu memleket bizim kimse kendini ötekileştirmesin tarihte başarılarımız var ilham alacağız, sıkıntılarımız var ibret alacağız. Bu millet, bu vatan, bu bayrak bizim dolayasıyla 85 milyonun tek yumruk olarak bu istikamette çalışmasıyla inşallah başaramayacağımız iş, görev yok” ifadelerini kullandı. – SAKARYA

]]>
https://www.haber28.com.tr/tbmm-milli-savunma-komisyonu-baskani-hulusi-akar-savunma-sanayiinde-yapamayiz-dedigimiz-tek-bir-sey-bile-kalmadi/feed/ 0
İçişleri Bakanı: 2023 yılında terörle mücadelede İHA, SİHA ve İKU’larımız 51 bin 876 saat uçuş gerçekleştirdi https://www.haber28.com.tr/icisleri-bakani-2023-yilinda-terorle-mucadelede-iha-siha-ve-ikularimiz-51-bin-876-saat-ucus-gerceklestirdi/ https://www.haber28.com.tr/icisleri-bakani-2023-yilinda-terorle-mucadelede-iha-siha-ve-ikularimiz-51-bin-876-saat-ucus-gerceklestirdi/#respond Sat, 13 Jul 2024 22:12:10 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=25206 İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, “2023 yılında terörle mücadele noktasında İHA, SİHA ve İKU’larımız 51 bin 876 saat uçuş gerçekleştirdi.” dedi.

Yerlikaya, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı Nuri Demirağ Konferans Salonu’nda düzenlenen “İnsanlı Hava Platformları İmza Töreni”ne katıldı.

Burada konuşan Yerlikaya, Türkiye’nin savunma sanayisinin kuruluşunda çok büyük emek ve mazinin olduğunu belirterek, “Şakir Zümre’nin, Nuri Demirağ’ın, Vecihi Hürkuş’un, Nuri Killigil’in hayalleri ve destansı gayretleri var.” ifadelerini kullandı.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, “Bilhassa harp sanayii ve fabrikalarının çalışmasını özel bir takdir ile anmayı bir borç bilirim. Yeni tesis edilen mermi ve fişek fabrikalarında bol miktarda topçu ve piyade cephanesinin, bombasının hazırlanması ve imaline muvaffakiyet hasıl olmuştur.” sözlerinin bugün gerçekleşiyor olduğunu dile getiren Yerlikaya, “Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde atılan bu kararlı ve cesur adımlarla kara, deniz ve hava araçlarımızın kahir ekseriyetini artık kendimiz karşılıyoruz.” diye konuştu.

Bakan Yerlikaya, Türkiye’nin, savunma sanayisinin yüzde 80’inin 22 yıl önce dışa bağımlı olduğuna, bugün ise yüzde 80’leri aşan yerli ve milli savunma sanayisinin bulunduğuna dikkati çekti.

Türkiye Yüzyılı vizyonuyla geliştirilen milli projelerin, Türkiye’nin dışa bağımlılığını her geçen gün azalttığını, Türkiye’nin teknoloji ihraç eden ülkeler sınıfına girdiğini aktaran Yerlikaya, şöyle devam etti:

“İnsansız savaş uçağımız KIZILELMA ile milli muharip uçaklarımız KAAN ile HÜRJET ile helikopterimiz GÖKBEY ile inşallah yeni bir çığır açılacak ve her zaman devamı da gelecek. Ona da yürekten inanıyoruz ve Türkiye’nin artık kendi savaş gemisini yapan 10 ülkeden de biri olduğunun özellikle altını da çizmek istiyoruz.”

Yerlikaya, Türkiye’nin savunma sanayi firmasının bugün 2 bin 500’ü aştığını bildirerek, 80 binden fazla çalışanıyla savunma sanayisinin yoluna devam ettiğini kaydetti.

İçişleri Bakanlığı olarak ülkenin huzuru ve güvenliği için güvenlik birimleriyle gece gündüz demeden çalışırken, savunma sanayisinin ürettiği silah, mühimmat ve araçların güçlerine güç kattığını ifade eden Yerlikaya, “2023 yılında terörle mücadele noktasında İHA, SİHA ve İKU’larımız 51 bin 876 saat uçuş gerçekleştirdi. Bu uçuşlar bize ne kazandırdı? 2016 yılında ülkemiz genelinde 2 bin 322 terör olayı yaşanmışken bu hava unsurlarının bize sağlamış olduğu güçle 2023 yılında bu rakam 88’e düşmüştür. İşte bu başarının altında kahramanlarımızın vatan aşkıyla verdiği büyük mücadele ve savunma sanayimizin de gücünü, kuvvetini hissediyoruz, Allah da eksikliklerini göstermesin diyoruz.” şeklinde konuştu.

Bakan Yerlikaya, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Aklımıza gelen bir fikir, yeni bir ihtiyaç türü, sahadan karargaha… Bu fikirle ilgili artık ‘Bunu nereden temin edebiliriz?’ sorusu aklımıza gelmiyor. ‘Savunma sanayimizle konuştuk’ diye arkadaşlarım değerlendirme toplantılarında söz alıyor. ‘Konuştuk, yapabiliriz, hiç merak etmeyin.’ Bize her zaman söylenilen söz bu. ‘Biz yapabiliriz, yaparız, geliştiririz, beraber…’ Bu sözü duyduğumuz zaman sadrımız genişliyor. İşte bu güç, bizi her alanda iç güvenlikte, savunmada aklımıza gelebilecek her noktada kendi kendine yetkin, dostuna güven, düşmanına da tasa ve endişe yapacak bir çığır açmış durumda. Şanla, şerefle 100. yılını tamamladığımız Cumhuriyetimizin ikinci asrını, Türkiye Yüzyılı hedefleriyle inşa edecek, büyük ve güçlü Türkiye için yola devam edeceğiz.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/icisleri-bakani-2023-yilinda-terorle-mucadelede-iha-siha-ve-ikularimiz-51-bin-876-saat-ucus-gerceklestirdi/feed/ 0
İran ve İsrail’in askeri güçleri ve savunma kapasiteleri ne durumda? https://www.haber28.com.tr/iran-ve-israilin-askeri-gucleri-ve-savunma-kapasiteleri-ne-durumda/ https://www.haber28.com.tr/iran-ve-israilin-askeri-gucleri-ve-savunma-kapasiteleri-ne-durumda/#respond Tue, 09 Jul 2024 23:48:08 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=24481 İran Cumartesi gecesi ilk kez doğrudan kendi topraklarından İsrail’e yönelik saldırılar gerçekleştirdi.

Şimdi ise tüm gözler İsrail’de. İsrail savaş kabinesi, İran’ın insansız hava aracı ve füze saldırılarına verilecek cevabı tartışmak için görüşüyor.

Peki İran ve İsrail’in askeri güçleri ve savunma kapasiteleri ne durumda? Ülkelerin nükleer silahları var mı?

İran’ın eksiği modern hava savunması ve savaş uçakları

İsrail ordusu sözcüsü Daniel Hagari’ye göre İran, Cumartesi gecesi başlayan saldırısında 170 insansız hava aracı, hiçbiri İsrail topraklarına girmeyen 30 seyir füzesi ile bir kısmı İsrail’e ulaşan en az 110 balistik füze kullandı.

İran, İsrail’den çok daha büyük bir coğrafyaya ve nüfusa sahip.

Yaklaşık 90 milyon nüfuslu ülke, İsrail’in neredeyse 10 katı büyüklüğünde.

Ama bu İran’ın daha büyük bir askeri güç olduğu anlamına gelmiyor.

İran yıllar içinde füze ve insansız hava araçlarına büyük yatırımlar yaptı.

Kendisine ait geniş bir cephaneliğe sahip olmakla birlikte, Yemen’deki Husiler ve Lübnan’daki Hizbullah gibi uzantılarına da önemli miktarda silah tedariği sağlıyor.

İran’ın eksiği daha ziyade modern hava savunma sistemleri ve savaş uçakları.

Rusya’nın, Tahran’ın Ukrayna savaşında Moskova’ya verdiği askeri desteğe karşılık olarak bunları geliştirmek için İran ile işbirliği yaptığına inanılıyor.

İran’ın gönderdiği Şahed adlı insansız hava araçlarını Rusya’nın üretmeye çalıştığı da bildiriliyor.

İsrail’in envanterinde hangi savaş uçakları var?

İsrail ise dünyanın en gelişmiş hava kuvvetlerinden birine sahip.

Uluslararası Stratejik Çalışmalar Enstitüsü’nün (IISS) hazırladığı, küresel askeri kapasiteleri değerlendiren ve savunma bütçelerini içeren rapora göre İsrail F-15, F-16 ve en yeni F-35 uçakları da dahil olmak üzere en az 14 savaş uçağı filosuna sahip.

Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü’nün (SIPRI) küresel silah transferlerine ilişkin yayınladığı son araştırmasına göre 2019-2023 yılları arasında İsrail’in silah ithalatının yüzde 69’u ABD, yüzde 30’u ise Almanya tarafından gerçekleştirildi.

Gelişmiş hava savunma sistemi

İsrail bunun yanı sıra dünyanın en gelişmiş hava savunma sistemlerinden birine sahip.

10 yıldan uzun süredir kullanılan Demir Kubbe, İsrailli savunma şirketi Rafael ile İsrail devletine ait Hava ve Uzay Sanayileri kurumu tarafından ortak geliştirildi.

İsrail basınında yer alan haberlerde, üretiminin ilk etapta tamamen ülkenin kendi kaynaklarından karşılanması planlanıyordu.

Ancak seri üretime geçilmesinin ardından ABD’den alınan finansal destek karşılığında sistem bileşenlerinin yarısı ABD’de üretilmeye başlandı.

Demir Kubbe, roket, füze ve havan toplu gibi kısa menzilli saldırılara karşı kullanılıyor.

İran ve İsrail’in nükleer silahları var mı?

İsrail’in kendi nükleer silahları olduğu düşünülüyor ancak bu konudaki resmi açıklamalarında muğlak yanıtlar vermeyi sürdürüyor.

İran’ın nükleer silahı olmadığına inanılıyor ve Tahran yönetimi sivil nükleer programını nükleer silah geliştirmek için kullanmaya çalıştığı yönündeki iddiaları reddediyor.

Geçen yıl Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu, İran’ın yer altındaki Fordo adlı nükleer tesisinde yüzde 83,7 saflığa kadar zenginleştirilmiş uranyum parçacıkları tespit etmişti.

Zenginleştirilmiş uranyum, nükleer yakıtın yanı sıra nükleer silah yapımında da kullanılabiliyor.

Nükleer silah için uranyumun yüzde 90 oranında zenginleştirilmesi gerekiyor.

İran, yanıt olarak zenginleştirme seviyelerinde “istenmeyen dalgalanmalar” meydana gelmiş olabileceğini söyledi.

Tahran yönetimi, 2015 yılında ABD, Rusya, Çin, İngiltere, Fransa ve Almanya ile imzaladığı bir nükleer anlaşma kapsamında sadece düşük düzeyde zenginleştirilmiş uranyum üretmeyi kabul etmişti.

Ancak eski ABD Başkanı Donald Trump’ın 2018’de anlaşmadan çekilmesi ve İran’a yönelik yaptırımları sürdürme kararı almasından bu yana anlaşma çökmeye yakın.

Tahran yönetimi anlaşmayı ihlal ederek iki yılı aşkın süredir uranyumu yüzde 60 saflığa kadar zenginleştiriyor.

İsrail, İran’a askeri yaptırım uygulanmasını talep ediyor

İsrail Dışişleri Bakanı İsrael Katz sosyal medyadan yaptığı paylaşımda 32 ülkeye yazıp İran’ın füze programına yaptırım uygulanması yönünde çağrıda bulunduğunu söyledi.

Füze ve insansız hava araçlarıyla yapılan saldırıya yönelik askeri yanıtın yanı sıra “İran’a karşı diplomatik bir saldırı yürüttüğünü” söyleyen Katz ayrıca “İran’ı frenlemenin ve zayıflatmanın bir yolu olarak” İran Devrim Muhafızları’nın (IRGC) “terör örgütü ilan edilmesi” çağrısında bulundu.

]]>
https://www.haber28.com.tr/iran-ve-israilin-askeri-gucleri-ve-savunma-kapasiteleri-ne-durumda/feed/ 0
Taksim’deki bombalı saldırı davasında sanık Ahlam Albashır savunma yapmadı https://www.haber28.com.tr/taksimdeki-bombali-saldiri-davasinda-sanik-ahlam-albashir-savunma-yapmadi/ https://www.haber28.com.tr/taksimdeki-bombali-saldiri-davasinda-sanik-ahlam-albashir-savunma-yapmadi/#respond Mon, 08 Jul 2024 09:00:20 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=24248 Taksim’deki bombalı saldırı davasında sanık Ahlam Albashır savunma yapmadı

Taksim saldırısını gerçekleştiren sanıkların tutukluluk halinin devamına hükmedildi

İSTANBUL – İstiklal Caddesi’nde meydana gelen bombalı terör saldırısına ilişkin aralarında bombayı bırakan Ahlam Albashır’ın de bulunduğu 36 sanığın yargılandığı davada sanıkların tutukluluk halinin devamına karar verildi. Duruşmada olay yerine bombayı bırakan sanık Ahlam Albashır “Diyecek bir şeyim yok” diyerek savunma yapmadı.

Beyoğlu İstiklal Caddesi’nde 13 Kasım 2022 Pazar günü bombalı bir terör saldırısı gerçekleşmiş, olayda 6 kişi yaşamını yitirirken, 99 kişi de yaralanmıştı. Olaya ilişkin İstanbul 13.Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada aralarında Ahlam Albashır’ın da bulunduğu 6 tutuklu sanık ve avukatları hazır bulundu. Bazı tutuklu sanıklar ile avukatları ve patlamada hayatını kaybedenlerin yakınları ise duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi aracılığıyla bağlandı.

Savunma yapmadı

Duruşmada, önceki celse açıklanan mütalaaya karşı savunması sorulan tutuklu sanık Ahlam Albashır “Diyecek bir şeyim yok” diyerek savunma yapmadı.

“Herhangi bir örgüt veya kimseyle bir alakam yoktur”

Mütalaaya karşı savunmasında, 2002’den beri Edirne’de yaşadığını söyleyen tutuklu sanık olan taksi şoförü Hüseyin Güneş, “İnşaatlarda çalışır, mekan işletirim. Herhangi bir örgüt veya kimseyle bir alakam yoktur. Bu ülkeye düşman olsam çocuklarımı okutmazdım” şeklinde konuştu. Sanık Güneş, duruşmada tahliyesini ve beraatını talep etti.

“Karnımdaki bebeğimi kaybettim”

Savunmasında sanık Fatma Bergel ise, saldırının faili Ahlam Albashır ile çok iletişiminin olmadığını, Albashır’ın geceleri eve uyumaya geldiğini belirterek, “Karnımdaki bebeğimi kaybettim. Yetim olarak büyüdüm ve buralara geldim. Tahliyemi talep ediyorum” ifadelerini kullandı.

Duruşmada, bir kısım sanıklar ile avukatlarının da mütalaaya karşı savunmaları alındı.

Tutukluluk halinin devamına hükmetti

Davaya ilişkin ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanık Ahlam Albashır’ın da aralarında bulunduğu 10 tutuklu sanığın tutukluluk halinin devamına hükmetti. Firari 10 sanık hakkında çıkarılan yakalama kararının devamını kararlaştıran heyet, duruşmaya mazeret sunan taraf avukatlarının talebini kabul ederek karar çıkması beklenen duruşmayı erteledi.

Mütalaadan

Sanık Ahlam Albashır’ın YPG/PYD terör örgütünün özel istihbarat elemanı olduğu belirtilen mütalaada, Albashır’ın kamu düzenini bozma ve toplumda kargaşa meydana getirmek amacının bulunduğu, toplumun kutuplaşmasına yol açtığı, örgüt tarafından özel eğitime tabi tutularak talimatlandırıldığı, patlayıcılar ile Suriye’den Türkiye’ye getirildiği, İstanbul’da eve yerleştirildiği, eylem sonrası yurt dışına kaçış planı yaptığını ve eylemi riske etmeyecek yöntemler kullandığı aktarıldı.

Mütalaada, sanık Albashır’ın ‘devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmak’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet, ‘silahlı terör örgütüne üye olmak’ suçundan 7 yıl 6 aydan 15 yıla kadar, ‘tasarlayarak bombalama suretiyle çocuğa karşı kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet, ‘tasarlayarak bombalama suretiyle kasten öldürme’ suçundan 5 kez ağırlaştırılmış müebbet, 99 kişiye karşı ‘tasarlayarak bombalama suretiyle kasten öldürmeye teşebbüs’ suçundan bin 930 yıl 6 aydan 2 bin 970 yıla kadar ve ‘tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirilmesi’ suçundan 12 yıldan 24 yıla kadar olmak üzere toplamda, 7 kez ağırlaştırılmış müebbet ve bin 949 yıl 6 aydan 3 bin 9 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianamede, Albashır’ın ‘devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmak’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet, ‘silahlı terör örgütüne üye olmak’ suçundan 7 yıl 6 aydan 15 yıla kadar, ‘tasarlayarak bombalama suretiyle çocuğa karşı kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet, ‘tasarlayarak bombalama suretiyle kasten öldürme’ suçundan 5 kez ağırlaştırılmış müebbet, 99 kişiye karşı ‘tasarlayarak bombalama suretiyle kasten öldürmeye teşebbüs’ suçundan bin 930 yıl 6 aydan 2 bin 970 yıla kadar ve ‘tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirilmesi’ suçundan 12 yıldan 24 yıla kadar olmak üzere toplamda, 7 kez ağırlaştırılmış müebbet ve bin 949 yıl 6 aydan 3 bin 9 yıla kadar hapsi istendi.

İddianamede, aralarında firari sanık örgüt elebaşlarından Cemil Bayık’ın da bulunduğu diğer şüphelilerin ise 7’şer kez ağırlaştırılmış müebbet ve bin 938 yıldan 3 bin 16 yıl 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılmaları talep edildi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/taksimdeki-bombali-saldiri-davasinda-sanik-ahlam-albashir-savunma-yapmadi/feed/ 0
Kosova Savunma Bakanı: Ülkemiz her türlü tehdide karşı hazır durumda https://www.haber28.com.tr/kosova-savunma-bakani-ulkemiz-her-turlu-tehdide-karsi-hazir-durumda/ https://www.haber28.com.tr/kosova-savunma-bakani-ulkemiz-her-turlu-tehdide-karsi-hazir-durumda/#respond Mon, 24 Jun 2024 02:13:16 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=22552 Kosova Savunma Bakanı Ejup Maqedonci, Sırbistan’ın ordusunun birçok birimini ülkesinin sınırı yakınında konuşlandırmasıyla ilgili olarak, “Biz her zaman hazırız. Ülkemizin karşı karşıya kalacağı her türlü tehdit ve tehlikeye karşı Kosova Güvenlik Gücü (FSK) birimleri hazır durumda.” dedi.

Bakan Maqedonci, Sırbistan ile son dönemde yaşadıkları gerginlikler, FSK’nin orduya dönüştürülme süreci ile NATO’ya üye olma planları, Ukrayna’ya yapacakları askeri yardımlar ve Türkiye-Kosova askeri ilişkileri hakkında AA muhabirine açıklamalarda bulundu.

Sırbistan’ın ordusunun birçok birimini topraklarının güneyinde, Kosova sınırı yakınında konuşlandırmasının risk yarattığını belirten Maqedonci, “Biz her zaman hazırız. Ülkemizin karşı karşıya kalacağı her türlü tehdit ve tehlikeye karşı FSK birimleri hazır durumda.” ifadesini kullandı.

Sırp ordu ve jandarmasının, Kosova sınırına yakın 48 operasyonel üssünün bulunduğuna işaret eden Maqedonci, “Buna Sırp ordusunun silahlandırılması, Çin’den, Rusya’dan ve hatta İran’dan çeşitli silah sistemlerinin satın alınması da eklendiğinde, bunu Kosova Cumhuriyeti’nin ve çevredeki diğer ülkelerin güvenliğine yönelik sürekli bir tehdit olarak görüyoruz ve görmeye devam ediyoruz.” diye konuştu.

Gelişmelerin Sırbistan hükümetinin Kosova ve diğer komşularına yönelik “hegemonik ve saldırgan” politikasına dayandığını söyleyen Maqedonci, şunları kaydetti:

“Bunlar her zaman açıkça ifade ediliyor. (Sırbistan) Cumhurbaşkanı (Aleksandar) Vucic’in, Sırbistan’ın Kosova’ya karşı askeri harekata geçmek için uygun zamanı beklediğine dair son açıklamaları vardı. Dolayısıyla bu bizi uyanık tutuyor, bu gelişmelerden korkmuyoruz ancak yine de kapasitemizi geliştirmemiz ve sadece bu tehditle yüzleşmek için değil, ülkemizin güvenliği ve topraklarımızı etkileyen diğer tehditlerle de yüzleşmek için ordumuzu kurmamız gerektiğini bize gösteriyor.”

FSK’nin orduya dönüşme süreci ve Kosova’nın NATO üyeliği

Maqedonci, FSK’nin orduya dönüştürülme sürecinde piyade ile bölgenin savunmasına yönelik muharebe kapasitesinin artırılmasına odaklanan ikinci aşamada bulunduklarını belirtirken, 2025’te üçüncü ve final aşamasına geçeceklerini ve bu kapsamda 2028’e kadar topçu, hava ve hava savunma, muharebe destek kapasitelerinin inşasına odaklanacaklarını söyledi.

FSK bünyesinde halihazırda yaklaşık 4 bin personelin bulunduğuna değinen Maqedonci, bunların arasında 55 Kosovalı Türk’ün görev yaptığını ifade etti.

Maqedonci, NATO üyeliğinin, Kosova’nın ulusal güvenlik stratejisinin hedefleri arasında bulunduğunu belirterek bu yönde büyük ilerlemeler kaydettiklerini vurguladı.

Kosova’nın savunma kapasitelerini NATO doktrinine uygun oluşturduklarını, tüm ekipman ve silah sistemlerini NATO standartlarına göre satın aldıklarını söyleyen Maqedonci, “Silah alımlarımız NATO ülkelerine yönelik, NATO ülkesi olmayan hiçbir ülkeyle alışveriş yapmıyoruz. Alımların ağırlıklı olarak ABD, Türkiye, Almanya ve diğer ülkeler gibi en yakın ortaklığımız olan ülkelerden yapılmasına odaklanıldı.” ifadelerini kullandı.

FSK’nin orduya dönüştürülme süreci kapsamında silah ve çeşitli ekipmanların alımı için 2021-2023 yıllarında 200 milyon avronun üzerinde kaynak ayırdıklarının altını çizen Maqedonci, bununla NATO’nun gayrisafi yurt içi hasılasının (GSYİH) en az yüzde 2’sini savunmaya ayırma hedefini yakaladıklarını aktardı.

Maqedonci ayrıca ülkesinin NATO Parlamenter Asamblesi’ndeki statüsünün geçen haftalarda “gözlemci üye”den “ortak üye”ye yükseltildiğini ve bunun tam üye olmadan önceki en yüksek temsil aşamasını teşkil ettiğini sözlerine ekledi.

Kosova, Ukrayna’ya askeri yardım yapacak

Maqedonci, Ukrayna’nın “haklı özgürlük mücadelesine” destek vermeye her zaman hazır olduklarını belirtti.

“Mütevazı” olarak adlandırdığı yardımın, özgürlük mücadelesinin bu zor aşamalarında Ukrayna için çok önemli olduğunu kaydeden Maqedonci, “Kosova hükümeti geçtiğimiz günlerde Ukrayna’ya 2 askeri destek paketi sunmaya karar verdi. İlk paket bu hafta Ukrayna’ya gönderilecek ve taktik kamyon, taktik araçlar ve askeri zırhlı araçlardan oluşacak. 120 mm, 81 mm ve 60 mm havan mermilerinden oluşan ikinci paket de yakın zamanda Ukrayna’ya gönderilecek.” diye konuştu.

“Türkiye ile askeri alanda ‘özel ilişkilere’ sahibiz”

Maqedonci, ülkedeki istikrar ve güvenliğin sağlanmasında 1999’dan beri NATO’nun Kosova’daki Barış Gücü (KFOR) bünyesinde görev yapan Türk askerlerinin çok önemli olduğunu söyledi.

Türkiye ile askeri alanda, kültürel ve tarihi bağları temel alan “özel ilişkilere” sahip olduklarını kaydeden Maqedonci, şu değerlendirmede bulundu:

“Türkiye Cumhuriyeti’nde sürekli olarak eğitilen birim ve bireylerimiz var. Kosova’da FSK birliklerine çeşitli eğitimler veren Türk ordusunun birçok ekibi var. Askeri endüstri, yani askeri alımlar konusunda da çok güzel ilişkilerimiz var. Bu doğrultuda bu işbirliğini daha da artırmak amacıyla bu yılın başında Türkiye Cumhuriyeti ile askeri çerçeve anlaşması imzaladık. Türkiye’nin ülkemizin savunma kapasitesi için verdiği tüm bu destekler, ülkemizin, daha doğrusu Savunma Bakanlığımız ve FSK’nin bugün üst düzey bir profesyonelliğe sahip olması ve belki de genel anlamda bölgenin en gelişmiş orduları arasında yer alması açısından gerçekten hayati önem taşıyor.”

Türkiye’den satın aldıkları Bayraktar TB2 SİHA’lar ilgili de konuşan Maqedonci, test ve eğitim süreçlerinin devam ettiğini vurgulayarak “Onlarla farklı faaliyetler gerçekleştiriyoruz ve bunları gerçekten FSK’nin temel varlıkları olarak görüyoruz.” dedi.

FSK envanterinde Omtas tanksavar füzesi ve 120 mm havan silah sistemi entegre edilmiş Vuran araçları gibi Türk ürünlerine de sahip olduklarını aktaran Maqedonci, ayrıca ABD’den Javelin tanksavar füzesi satın alacaklarını ve sürecin devam ettiğini sözlerine ekledi.

Kosova ve sınır ötesinde kriz yönetim operasyonlarını sağlaması, ülkede sivil savunma operasyonlarında ve doğal afetler ile diğer acil durumlarda görev yapması amacıyla 2009’da kurulan FSK’nin, 2018’de yasal değişikliklerle orduya dönüştürülme süreci başlatılmıştı. Sürecin 10 yıl sürmesi bekleniyor.

]]>
https://www.haber28.com.tr/kosova-savunma-bakani-ulkemiz-her-turlu-tehdide-karsi-hazir-durumda/feed/ 0
Türk Savunma Sanayisi Alt Yüklenicileri Kritik Görevler Üstleniyor https://www.haber28.com.tr/turk-savunma-sanayisi-alt-yuklenicileri-kritik-gorevler-ustleniyor/ https://www.haber28.com.tr/turk-savunma-sanayisi-alt-yuklenicileri-kritik-gorevler-ustleniyor/#respond Mon, 10 Jun 2024 08:00:24 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=20317 Türk savunma sanayisinin alt yüklenicileri, sahip oldukları teknolojik yetkinlikleriyle milli muharip uçak KAAN’dan milli fırkateyn TCG İstanbul’a Türkiye’nin kritik platformlarında önemli görevler üstleniyor.

KAAN’ın alt yüklenicilerinden Altınay Savunma Teknolojileri AŞ’nin bünyesinde bulunduğu Altınay Teknoloji Grubu’nun Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Altınay, alt yüklenicilerin yerli savunma sanayi projelerindeki rolüne ilişkin AA muhabirine açıklamada bulundu.

Altınay, Türk savunma sanayisinin sahip olduğu teknolojik yetkinliğin, özellikle son 20 yılda yapılmış çalışmaların büyük bir iradeyle arkasında durulmasıyla gerçekleştiğini vurguladı.

Türkiye’nin uluslararası düzeyde birçok alanda dünyadaki üçüncü, bazen dördüncü ve beşinci sanayi üreticisi konumuna geldiğine işaret eden Altınay, “Türkiye, teknolojiyi geliştiren ve bunu seri olarak üretebilme yeteneğini kazanmış bir ülke. İnsansız hava araçlarımız özellikle son dönemde birçok muharebe alanında etkin olarak kullanılmış ve o muharebenin seyrini başarıyla değiştirebilme yeteneğini göstermiştir.” ifadesini kullandı.

Kritik zırhlıların modernizasyonunda yeni ve özgün ürünler geliştirildi

Altınay Teknoloji Grubu’nun 1991’de İstanbul Teknik Üniversitesinde ilk AR-GE şirketini kurarak yola çıktığını belirten Altınay, “Türkiye’nin ilk sanayi robotunu geliştiren firmayız. Hareket, kontrol, hassas mekanizma tekniği konularında 30 yıllık önemli bir kazanıma sahibiz. 30 yılda 10 milyon saatlik AR-GE birikimine ulaştık. 1000’in üzerinde çalışanımız var.” dedi.

Altınay, 2006’da NATO’nun şemsiyesi altında mühimmat teknolojisiyle ilgili bir projeyle savunma alanındaki çalışmalarının başladığını anlatarak, şunları kaydetti:

“Bu projede ana sorumlu proje lideri Roketsan’ın altında ona özgün ve yenilikçi bir çözüm sunduk. Mühimmatları insansız sökebilen ve söktükten sonra da ayrıştıran ve ayıklayan sistemler yapma konusunda projemiz uluslararası düzeyde takdir gördü. 2007 sonuna geldiğimizde entegre tek bir çatı altında farklı tipteki mühimmatları söken, ayrıştıran bir tesise kavuşturmuş olduk. Bu aynı zamanda NATO’nun elde ettiği en büyük akıllı mühimmat teknolojileri altyapısı oldu ve bunu Türkiye’de gerçekleştirdik.”

Altınay Teknoloji Grubu’nun kısa zamanda mühimmatları sökebilen geniş bir teknolojik yetkinliğe sahip olmasının savunma alanındaki yeni projelerde büyümesine imkan sağladığını aktaran Altınay, 2010’lu yıllarda Türkiye’nin milli tank projesinde namlu eyleyicisinin hareket kontrolünü sağlayan hassas mekanik sistemlerin geliştirilmesinde görev almaya başladıklarını, kritik zırhlıların modernizasyonunda yeni ve özgün ürünler geliştirdiklerini, Leopard tankının ve Fırtına obüsünün eyleyicileri konusunda da bir çalışma gerçekleştirdiklerini belirtti.

Yerli hava ve deniz platformları milli teknolojilerle donatıldı

Altınay, 2011’de havacılık alanında yeni teknolojiler geliştirmeye başladıklarını dile getirerek, “Şu anda Türkiye’nin en geniş hava aracı ailesine sahibiz. Mikro, mini, hafif, orta ve ağır sınıf olmak üzere 12 ayrı üründe hava aracı geliştiren bir altyapımız var. ASELSAN ile ortak DASAL firmamızla, bir cepte rahatlıkla taşıyabileceğiniz hava aracından yaklaşık 700 kilogram ağırlığında, faydalı yükü 200 kilograma kadar olan geniş bir ürün yelpazesi içinde ürünler geliştiriyoruz.” dedi.

Hakan Altınay, 2019’da TUSAŞ’la TAAC şirketini kurduklarını belirterek, bu şirketin Türkiye’nin yerli ve milli savaş uçaklarının ihtiyacı olan uçağı havada tutan bütün uçuş kontrol eyleyicileri geliştirmek amacıyla kurulduğunu söyledi.

TAAC’ın ayrıca dünyada sadece uçak yapabilen ülkelerin geliştirdiği, yerde uçmayacak şekilde fakat uçuş simülasyonunun yapıldığı Demir Kuş Test Sistemi’ni geliştirdiğine değinen Altınay, milli muharip uçak KAAN’ın iniş takımlarının da TAAC tarafından yapıldığını vurguladı.

Altınay, milli gemiye inen helikopterleri güvenli şekilde yakalayıp geminin içine alan KUŞKAPANI sistemini de geliştirdiklerine dikkati çekerek, şunları söyledi:

“3 yıl öncesine kadar Türkiye bu ürünleri yurt dışından alıyordu fakat sonra ülkemize bununla alakalı bir sınırlama getirildi. 2 yıllık bir çalışmayla gerçekleştirdik ve TCG İstanbul fırkateynimizde helikopter yakalama sistemimizi başarıyla devreye aldık. Bütün milli gemi platformlarımızda da geliştirdiğimiz KUŞKAPANI’mızı başarılı şekilde uygulamak için çalışıyoruz.”

Dünyanın sayılı ülkesinde olan sistemle mühimmatlar güvenli şekilde atılıyor

Hakan Altınay, mühimmatların yerli uçaklarda güvenli şekilde taşınması, taşınan mühimmatların ses üstüne yakın hızlarda uçaktan güvenli atılmasını sağlayan mühimmat bırakma sistemlerini geliştirdiklerini, bunun dünyada 4-5 ülkenin geliştirdiği bir yapı olduğunu kaydetti.

Savunma sanayisinin stratejik kurgusunun temel bir yapısı olduğuna değinen Altınay, “En yukarıda büyük teknoloji geliştiren firmalarımız bulunuyor. Sistem düzeyinde ara firmalara ihtiyacımız var. Bu ara firmaları arzu ettiğimiz seviyede büyütebilirsek bu piramidi ülkemiz açısından tamamıyla gerçekleştirmiş olacağız.” dedi.

Altınay Savunma Teknolojileri AŞ’nin Kocaeli Dilovası Makine İhtisas Organize Sanayi Bölgesi’nde yüksek teknolojili üretim tesisi yatırımından bahseden Altınay, şöyle konuştu:

“Savunma grubumuzun ihtiyacı olan alanlardaki kapasitesini, teknolojik ürünlerde üretim kabiliyetini artırmak, özellikle kendi elektronik kart dizaynlarımızı yaptıktan sonra kendi kartlarımızı da kendi dizgi altyapımızda üreterek hayata geçirmek istiyoruz. 2023 Mart’ta başladığımız, yaklaşık 13 bin metrekare kapalı alana sahip tesisimiz bitmek üzere. En kısa zamanda devreye alınacak. 100’e yakın yeni insan kaynağı istihdam edilecek.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/turk-savunma-sanayisi-alt-yuklenicileri-kritik-gorevler-ustleniyor/feed/ 0
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Şehit ve Gazi Ailelerinin Hayatını Kolaylaştırmak İçin Çalışıyor https://www.haber28.com.tr/milli-savunma-bakani-yasar-guler-sehit-ve-gazi-ailelerinin-hayatini-kolaylastirmak-icin-calisiyor/ https://www.haber28.com.tr/milli-savunma-bakani-yasar-guler-sehit-ve-gazi-ailelerinin-hayatini-kolaylastirmak-icin-calisiyor/#respond Fri, 07 Jun 2024 01:00:35 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=19843 Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, “Kahraman gazilerimiz ile şehit ve gazi ailelerimizin hayatını kolaylaştırmak, yaşam standartlarını yükseltmek için ilgili tüm kurumlarımızla birlikte yoğun bir gayret içindeyiz.” dedi.

Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, Kırşehir’e ziyaret gerçekleştiren Bakan Güler, şehit aileleri ve gazilerle iftarda buluştu.

Burada konuşan Güler, başta komşu coğrafyalar olmak üzere dünya genelinde hassas gelişmelerin yaşandığını, karmaşık bir dönemden geçildiğini dile getirerek, Türkiye’nin de jeopolitik konumu itibarıyla başta savunma ve güvenlik alanı olmak üzere bu gelişmelerden etkilendiğini belirtti.

Türkiye’nin terör dahil çeşitli tehditlere maruz kaldığına dikkati çeken Güler, şöyle devam etti:

“Ancak Türkiye savunma ve güvenliğini sağlamak, her alanda hak ve menfaatlerini korumak için gerekli siyasi, askeri, ekonomik ve diğer milli güç unsurlarına sahiptir. ve çok şükür kendisine yönelebilecek her türlü tehlikeyi de bertaraf edebilme kabiliyetini haizdir. Bu kapsamda şanlı ordumuz son bir asrın en yoğun ve en etkili faaliyetlerini gerçekleştirmektedir. Son yıllarda sizlerin de yakından takip ettiği üzere kahraman Mehmetçiğimizin ve güvenlik kuvvetlerimizin ortaya koyduğu üstün fedakarlıklar ve gayretler neticesinde, terörle mücadelede büyük başarılar elde edildi.

Yurt içinde ve sınır ötesinde icra edilen etkili operasyonlar ile terör örgütüne ağır darbeler vuruldu. Terör bataklığını kurutacağız. Terörü kaynağında yok etme, nerede bir terör bataklığı varsa kurutma anlayışı ile yürüttüğümüz operasyonlar ile çok şükür artık güvenliğimiz, sınırlarımızın ötesinden sağlanmakta. Terörle mücadelemiz kararlı ve etkin adımlarla, örgütün nefes almasına izin bile vermeden amansız bir şekilde devam edecek.”

Güler, Türk Silahlı Kuvvetlerinin sadece terörle mücadeleyle kalmayıp hudut güvenliğini sağladığını, Mavi ve Gök Vatan’daki hak ve menfaatleri koruduğunu, bölgesel ve küresel barışa katkıda bulunduğunu, yerli ve milli savunma sanayisini geliştirdiğini, her alanda büyük bir gayret gösterdiklerini bildirdi.

Türkiye’nin özellikle savunma sanayisinde tüm dünyada büyük etkiler uyandıran başarılar elde ettiğini vurgulayan Güler, şunları kaydetti:

“Yerli, milli ve modern teknolojiyi haiz Türk savunma sanayisi, ürettiği silah sistemleriyle ülkemizin ve kahraman ordumuzun gücüne güç katmıştır. Bu kapsamda Fırtına obüslerimiz, İHA-SİHA ve TİHA’larımız, taarruz helikopterlerimiz, TCG Anadolu gemimiz ve hava savunma sistemleri gibi birçok kritik ürün, kahraman ordumuzun istifadesine sunuldu. Son olarak, ülkemizin göz bebeği olan yerli ve milli muharip uçağımız KAAN da 21 Şubat’ta ilk uçuşunu başarıyla gerçekleştirdi.”

“Türkiye Yüzyılı hedeflerimize büyük bir inanç ve azimle ilerliyoruz”

Güler, “Sayın Cumhurbaşkanı’mızın riyasetinde daha yeni ve gelişmiş sistemleri üretmek için var gücümüzle çalışmaktayız. Türkiye Yüzyılı hedeflerimize büyük bir inanç ve azimle ilerliyoruz.” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin pek çok alanda sahip olduğu imkan ve yeteneklerin yanı sıra Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan riyasetinde ortaya konulan etkin siyasi ve askeri politikalarla dünyadaki başlıca aktörlerden biri olduğunu söyleyen Güler, “Ülkemizin şu ana kadar her alanda elde ettiği başarıların korunması ve daha yüksek seviyelere çıkarılması temel önceliğimizdir.” dedi.

Türkiye’nin bugünkü güçlü, istikrarlı, güvenli ve huzurlu ortama sahip olmasında en büyük payın şehit ve gazilere ait olduğunu ifade eden Güler, “Vatan sevdasının ölümsüz temsilcileri olan şehit ve gazilerimizin ortaya koyduğu yüksek fedakarlık ve yiğitlik, ülkemizin birlik ve beraberliğinin teminatı, asil Türk milletinin özgürlüğünün simgesidir.” diye konuştu.

Bakan Güler, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Çok iyi biliyoruz ki aziz şehitlerimizin, kahraman gazilerimizin ve siz değerli ailelerinin hakkını hiçbir zaman ödeyemeyiz. Ancak yine de kahraman gazilerimiz ile şehit ve gazi ailelerimizin hayatını kolaylaştırmak, yaşam standartlarını yükseltmek için ilgili tüm kurumlarımızla birlikte yoğun bir gayret içindeyiz.

Bu anlayışla daima yanınızda olacak ve sizleri hiçbir zaman yalnız bırakmayacağız. Şehitlerimizin aziz hatıralarını da daima kalbimizde yaşatacak, fedakarlıklarını şükran ve minnetle yad edeceğiz. Sonuç olarak sizlerin de desteğiyle, bir ve beraber olarak geleceğe emin adımlarla yürüyecek ve ülkemizin gücüne güç katacağız.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/milli-savunma-bakani-yasar-guler-sehit-ve-gazi-ailelerinin-hayatini-kolaylastirmak-icin-calisiyor/feed/ 0
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç: Türkiye Yüzyılı, şehirlerimizin de yüzyılı olacak https://www.haber28.com.tr/adalet-bakani-yilmaz-tunc-turkiye-yuzyili-sehirlerimizin-de-yuzyili-olacak/ https://www.haber28.com.tr/adalet-bakani-yilmaz-tunc-turkiye-yuzyili-sehirlerimizin-de-yuzyili-olacak/#respond Thu, 06 Jun 2024 21:13:46 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=19808 Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, ” Türkiye Yüzyılı, şehirlerimizin de yüzyılı olacak inşallah. Dünyada da adaleti, hakkaniyeti, mazlumun hakkını savunmaya, Filistinli mazlumu savunmaya, ‘Dünya 5’ten büyüktür’ demeye devam edeceğiz.” dedi.

Bartın kent merkezindeki pazar esnafını ziyaret eden ve vatandaşlarla selamlaşan Tunç, Kumluca beldesinde AK Parti Belde Başkanlığınca Yatılı Bölge Okulu Spor Salonu’nda düzenlenen iftar programına katıldı.

Tunç, burada yaptığı konuşmada, 31 Mart’ta ülke için en doğru kararı milletin vereceğini vurgulayarak, cumhurbaşkanlığı seçiminde Kumluca’nın yüzde 83 oy oranıyla Recep Tayyip Erdoğan’ı desteklediğini anımsattı.

Yerel seçimlerde seçmenlerin vereceği kararla Kumluca’da gerçek belediyeciliğin başlayacağına inandığını belirten Tunç, beldeye kazandırdıkları eserlerin gerçek belediyecilikle artarak devam edeceğini söyledi.

Tunç, beldenin en önemli ihtiyaçlarından biri olan doğal gazı AK Parti’nin getirebileceğini anlatarak, şöyle konuştu:

“Doğal gazı Karadeniz’de kim keşfetti? Recep Tayyip Erdoğan keşfetti. Cumhuriyet Halk Partisi inandı mı doğal gaz keşfine? İnkar ettiler değil mi? Şimdi burada, Kumluca’da aday çıkarmamışlar, gidip ‘Saadet Partisinin adayını destekliyoruz’ diyorlar. Birlikte hareket ediyorlar. ya Cumhuriyet Halk Partisi… Bunlar Yassıada zihniyeti. Bunlar rahmetli Menderes’i astıran zihniyet, bunlar Menderes’in bakanlarını darağacına götüren zihniyet.

Daha dün ne dedi Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı? ‘Darbeyi gençler yaparsa başımızın üstünde yeri var.’ demedi mi? Bunların genlerine işlemiş darbecilik. Rahmetli Erbakan Hocamızı bunlar 28 Şubat’ta boncuk boncuk terletenler değil miydi? Şimdi el ele kol kola girip Kumluca’da seçim çalışması yapıyorlarmış. Bunun cevabını 31 Mart’ta vereceğiz. İnşallah oylarımızı AK Parti’nin ışığında birleştireceğiz ve Kumluca’mızın yolunu aydınlatacağız.”

“Sessiz devrim sayılan reformları hayata geçirdik”

İktidarlarında hep “Önce insan” dediklerini, eğitimden sağlığa, kültürden sosyal politikalara varıncaya kadar her alanda insanı güçlendirmek için çalıştıklarını dile getiren Tunç, temel hak ve özgürlüklerin önündeki engelleri de kaldırdıklarını vurguladı.

Bakan Tunç, başörtüsü ve katsayı probleminin geride kaldığına, yüzyılın hayali Ayasofya’yı açtıklarına değinerek, ülkenin yüksek standartlı demokrasiye kavuşması, önünün bir daha darbelerle, muhtıralarla kesilmemesi için milletin onayladığı Anayasa değişiklikleriyle “sessiz devrim” sayılan reformları hayata geçirdiklerini kaydetti.

“Terörün her türlüsüyle mücadele ettik. Ülkemizi huzurlu bir geleceğe kavuşturmanın çabası içerisinde olduk.” diyen Tunç, istikrarlı kalkınma hamleleriyle 81 vilayeti yatırımlarla donattıklarını, hastaneler, okullar, barajlar, duble yollar ve organize sanayi bölgelerini dolduran fabrikaların bu dönemde hayata geçtiğini ifade etti.

Tunç, enerjide bağımsız, savunma sanayiinde yerli ve milli, güçlü ülke olarak “Türkiye Yüzyılı”nın inşasına başladıklarına işaret ederek konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Türkiye Yüzyılı, şehirlerimizin de yüzyılı olacak inşallah. Dünyada da adaleti, hakkaniyeti, mazlumun hakkını savunmaya, Filistinli mazlumu savunmaya, ‘Dünya 5’ten büyüktür’ demeye devam edeceğiz. Sayın Cumhurbaşkanı’mızın liderliğinde hakkaniyetli, adaletli, dengeli dış politikamızla Türkiye eksenini kurmaya devam edeceğiz inşallah.”

AK Parti Bartın Milletvekili Yusuf Ziya Aldatmaz, AK Parti İl Başkanı Yaşar Arslan ve Kumluca Belediye Başkan adayı Mustafa Bozkurt’un da konuşma yaptığı programın sonunda Tunç, vatandaşlarla hatıra fotoğrafı çektirdi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/adalet-bakani-yilmaz-tunc-turkiye-yuzyili-sehirlerimizin-de-yuzyili-olacak/feed/ 0
Ermeni yetkililerden KGAÖ yorumu: “Ermenistan savunma alanında daha katmanlı bir yapıya geçmeye yönelik stratejik bir karar aldı” https://www.haber28.com.tr/ermeni-yetkililerden-kgao-yorumu-ermenistan-savunma-alaninda-daha-katmanli-bir-yapiya-gecmeye-yonelik-stratejik-bir-karar-aldi/ https://www.haber28.com.tr/ermeni-yetkililerden-kgao-yorumu-ermenistan-savunma-alaninda-daha-katmanli-bir-yapiya-gecmeye-yonelik-stratejik-bir-karar-aldi/#respond Sat, 25 May 2024 02:48:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=19039 Ermeni yetkililerden KGAÖ yorumu: “Ermenistan savunma alanında daha katmanlı bir yapıya geçmeye yönelik stratejik bir karar aldı”

ANKARA – Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan’ın, “Ermenistan Kolektif Güvenlik Anlaşması Örgütü’nden çıkmıyor, KGAÖ Ermenistan’dan çıkıyor” değerlendirmesi üzerine, Ermenistan Parlamentosu Savunma ve Güvenlik İşleri Daimi Komitesi Başkanı Andranik Koçaryan ve Doğu Bilimi Uzmanı Armen Petrosyan, Ermenistan’ın yeni savunma politikalarını değerlendirdi.

Ermenistan Başbakanı Paşinyan, Ermenistan’ın KGAÖ üyeliğini dondurduğunu açıklayarak KGAÖ’nun Ermenistan’a yönelik güvenlik yükümlülüklerini yerine getirmediğini açıkladı. Aynı zamanda, Ermenistan’ın güvenlik alanında çok yönlü bir strateji benimsediğini ve çıkarların farklı yönlerde ve farklı aktörlerle birleştirilmesine dayanan bir çeşitlendirme politikası izlediğini duyurdu. Ayrıca, Avrupa Birliği’nin sivil gözlem misyonu tarafından Ermenistan’ın sınırları denetleniyor.

Ermenistan Parlamentosu Savunma ve Güvenlik İşleri Daimi Komitesi Başkanı Andranik Koçaryan ve Doğu Bilimi Uzmanı Dr. Armen Petrosyan, Ermenistan’ın yeni güvenlik politikasını ve Ermenistan- Türkiye ilişkilerinin normalleşme sürecinin sonuçlarını İHA muhabirine değerlendirdi.

Petrosyan: “Fransa ile askeri alanda iş birliği derinleşti”

2. Karabağ savaşının ardından, Ermenistan’ın güvenlik politikasını gözden geçirdiğini ve bu alandaki ortaklarını yeniden değerlendirmeye başladığını Doğu Bilimi Uzmanı Dr. Armen Petrosyan, “2020’deki savaşın ardından, özellikle 2021 yılının Mayıs ve Kasım ayları ile 2022 Eylül ayı dikkate alındığında, Ermenistan ciddi güvenlik sorunlarıyla karşı karşıya kaldı ve bu bağlamda mevcut güvenlik sisteminin yetersiz olduğu gözler önüne serildi. Bu nedenle, Ermenistan, güvenlik sisteminin içeriğini değiştirmeye ve önceki tek merkezli sistemden daha katmanlı bir yapıya geçmeye yönelik stratejik bir karar aldı. ‘Çeşitlendirme politikası’ olarak adlandırılan bu stratejinin amacı, çok faktörlü bir güvenlik sistemi oluşturarak aynı anda birden fazla ortakla iş birliğinin yapılmasıdır. Bu politikanın mantığına uygun olarak, Hindistan’dan silah alındığına tanık olduk. Fransa ile askeri alanda iş birliği derinleşti. Son zamanlarda özellikle İran ile siyasi ve güvenlik düzeyinde daha yakın bir iş birliği olduğunu görüyoruz. Rusya ile olan ilişkiler de devam etmektedir. Ermenistan’ın KGAÖ üyeliğinin dondurulmasına rağmen, KGAÖ’nün Ermenistan’ın taleplerini yerine getirmesi durumunda bu örgüt ile iş birliği gündemde kalmaya devam edecektir” ifadelerini kullandı.

Ermenistan için komşularıyla sorunlu ilişkilerin çözülmesi bölgede barışçıl, istikrarlı bir gelecek inşa etme açısından önemli bir hedef olduğunu aktaran Petrosyan, “Dolayısıyla, Azerbaycan ve Türkiye ile herhangi bir anlaşmazlık olmadığı takdirde genel güvenlik durumu iyileşecek ve güvenlik açısından farklı ortaklarla olan ilişkilerin doğal olarak zamanla şekil değiştirebilecek” diye konuştu.

Ermenistan’ın çok yönlü çabalarıyla her iki komşusuyla olan ilişkilerin normalleşmesini istediğini gösterdiğini aktaran Petrosyan, Azerbaycan ile devam eden müzakereler ve Türkiye ile normalleşme sürecinde atanan özel temsilciler bu çabaların bir yansıması olduğunu söyledi.

Ermenistan’ın diğer ülkelerden satın aldığı silahlarla yeni bir savaş başlatma hazırlığında olduğu iddialarına yönelik Petrosyan, “Daha önce de belirttiğim gibi, Ermenistan’ın yeni güvenlik politikasının temelinde komşularıyla ilişkilerin normalleştirilmesi yer alıyor ve dolayısıyla bu mantıkla hareket edersek, Ermenistan’ın elde ettiği silahlar Ermenistan’ın komşularına saldırgan amaçlarla yöneltilemez. Her ülkenin, herhangi bir ülkeden yeni silah alma hakkı vardır ve eğer uluslararası sözleşmelerin izin verdiği bir silahsa, hiç kimse bunu yasaklayamaz. Ermenistan’ın çeşitli ülkelerle askeri iş birliği öncelikle kendi güvenlik sorunlarını çözmeye ve kendisini savunmaya yönelik bir politikadır” dedi.

Koçaryan: “Ülkemizin sınırlarını koruyup barışı sağlayacak ihtiyaçları farklı ülkelerde arıyoruz”

Ermenistan Silahlı Kuvvetleri ve Savunma Bakanlığının, karşılaştıkları sorunlardan yola çıkarak savunma stratejileri mantığı çerçevesinde imkanlarını çeşitlendirdiklerini belirten Ermenistan Parlamentosu Savunma ve Güvenlik İşleri Daimi Komitesi Başkanı Koçaryan, “2020 yılı savaşından ders alarak, ülkemizin sınırlarını koruyup barışı getirecek fırsatı hayata geçirmemizi sağlayacak ihtiyaçları farklı ülkelerde arıyoruz. Savunma amaçlı silahlardan bahsediyoruz. Bunlar esas olarak hava savunma, anti elektronik silahlar ve silahlı kuvvetler personelinin eğitiminin teknik araçlarıdır. Hepsi sırf savunma amaçlıdır” dedi.

“Azerbaycan’daki esirlerimiz Türkiye’nin arabuluculuğuyla serbest bırakılabilir”

Türkiye’nin Ermenistan-Azerbaycan ilişkilerine olumlu etkileri için çok uygun bir an olduğunu değerlendiren Koçaryan, “Atılacak adımlar sadece kapalı sınırların açılmasından ibaret olmamalı. Örnek olarak, Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın iyi niyeti olarak Azerbaycan’daki esirlerimiz Türkiye’nin arabuluculuğuyla serbest bırakılabilir. Bu ilişkileri normalleşme yönünde insani adımlardan biri de olabilir. Rubinyan ile Kılıç arasındaki görüşmeler de çok önemli. Düzenli olarak görüşmeler yapılmalı. Bölgesel açıdan bakıldığında, diğer ülkelerin, örneğin Gürcistan’ın, barışa ulaşma konusundaki çıkarları dikkate alınmalıdır, çünkü füzeler uçuşa başladığında düzensiz de uçabilir. Eğer barış istiyorsak ve birbirimizin sınırlarını tanıyorsak, o zaman tanınan sınırlar ihlal edilemez. Hiç kimsenin, geniş kapsamlı hedeflerle bile olsa, bu sınırları ihlal etme hakkı yoktur” diye konuştu.

]]>
https://www.haber28.com.tr/ermeni-yetkililerden-kgao-yorumu-ermenistan-savunma-alaninda-daha-katmanli-bir-yapiya-gecmeye-yonelik-stratejik-bir-karar-aldi/feed/ 0
Avukat Mustafa Erkulu: Fenerbahçeli futbolcuların savunmaları hukuki olarak kabul edilebilir https://www.haber28.com.tr/avukat-mustafa-erkulu-fenerbahceli-futbolcularin-savunmalari-hukuki-olarak-kabul-edilebilir/ https://www.haber28.com.tr/avukat-mustafa-erkulu-fenerbahceli-futbolcularin-savunmalari-hukuki-olarak-kabul-edilebilir/#respond Sun, 12 May 2024 01:36:30 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=17699 Avukat Mustafa Erkulu: “TCK’ya göre Fenerbahçeli futbolcuların daha çok kendilerini savunma amacıyla hareket ettikleri, bu noktada da hukuki olarak haklarını kullandıkları gözüküyor”

Avukat Mustafa Erkulu:

“Korner direği silah niteliğinde sayılır, soruşturma çerçevesinde en ağır seyirden men cezaları verileceği söylenebilir”

“Osayi Samuel’e yönelik olan ve elinde bıçak olan bir taraftar karesi gözükmekte. Futbolcuların savunmasının orantılı olduğunun kabulü gerekmekte”

KAYSERİ – Süper Lig’in 30. haftasında oynanan Trabzonspor-Fenerbahçe maçının ardından çıkan olayları değerlendiren Kayseri Barosu Avukatı Mustafa Erkulu; Türk Ceza Kanunu’na göre futbolcuların müdahalesinin ‘meşru müdafaa’ çerçevesinde hukuki olduğunu söyleyerek, Osayi Samuel’in bıçaklı saldırgana müdahalesinin orantılı olduğunu belirtti. Erkulu ayrıca; saha giren taraftarın elinde bulunan korner direğinin de ‘silah’ niteliğinde sayılacağını ve en ağır seyirden men cezasının verilebileceğini kaydetti.

Hafta sonu oynanan ve gündemden düşmeyen Trabzonspor – Fenerbahçe maçı sonrasında çıkan olayları değerlendiren Avukat Mustafa Erkulu, maçın skorundan çok yaşanan saha olaylarının damga vurduğunu aktardı. Erkulu; “17 Mart tarihinde oynanan Trabzon’daki bu maçta maçın skorundan öte yaşanan saha olayları, daha doğrusu maçın bitimiyle beraber gerçekleşen olaylar damga vurdu diyebiliriz. Spor medyasına da özellikle bu durum yansımış durumda. Şunu belirtelim; temel bir kanunumuz mevcut, 6222 sayılı sporda şiddetin önlenmesine yönelik bir kanunumuz var. Tabi ki Türkiye Futbol Federasyonu’nun talimatları mevcut. İşin bu kanun ve talimat uyarınca incelenmesi gerekmekte. Yalnız şu açıdan bakmamız gerekiyor; bizim temel bir ceza kanunumuz var. Bu ceza kanunumuzda da özellikle ‘meşru müdafaa’ ve zorunluluk halinden bahsediliyor. Maç sonunda özellikle medyaya yansıyan Fenerbahçeli futbolcu Osayi Samuel’in bıçaklı bir taraftarla yumruklaşması. Bu konuda futbolcuların meşru müdafaada, yani zorunluluk halinde bulunup bulunmadığına ayrıca gözetilmesi gerekmekte” dedi.

“Futbolcuların daha çok kendilerini savunma amacıyla hareket ettikleri, bu noktada da hukuki olarak haklarını kullandıkları gözüküyor”

Özellikle Osayi Samuel’in bıçaklı saldırganla yumruklaşmasının medyada yer aldığının altını çizen Erkulu, Osayi’nin kendisini savunma amacıyla haklarını kullandığı görüldüğünü söyledi. Taraftarların sahaya girmemesi için gerekli tedbirlerin alınmasında Trabzonspor Kulübü’nün sorumlu olacağını da ifade eden Erkulu; “Trabzonspor Kulübü’nün taraftarlarının sahaya girmemesine yönelik gerekli tedbirleri almakla sorumlu olduğunu belirtelim. Her ne kadar Fenerbahçeli futbolcuların sevinmeleri tahrik olarak algılanıp algılanmayacağı takdiri kendilerindedir ama ne olursa olsun taraftarların sahaya girmemelerine yönelik tedbirleri almakla Trabzonspor Kulübü sorumludur. Bu noktada gerekli tedbirlerin alınmadığı, taraftarların rahat bir şekilde sahaya girdiği görülmekte. Öncelikle kulübün burada bir sorumluluğu mevcut. Sonrasında futbolculara yönelik bir saldırının olduğu net bir şekilde gözükmekte. Yani futbolcuların direk taraftarlara saldırmadığı, Fenerbahçeli futbolculara yönelik bir saldırı sonrası futbolcuların bir savunmada olduğu gözetilmekte. Bu noktada savunmanın saldırıyla orantılı olup olmadığı tartışılması gerekmekte. Özellikle Osayi Samuel’e yönelik olan ve elinde bıçak olan bir taraftar karesi medyada gözükmekte. Burada net bir şekilde bıçaklı bir saldırgan olduğu görülüyor. Futbolcuların savunmasının orantılı olduğunun kabulü gerekmekte. Tabi saha içerisinde o kadar çok olay oldu ki hepsinin analizi çok mümkün değil. Batshuayi’nin taraftara yönelik müdahalesi var, bu müdahalelerden bazılarının taraftara zarar vermeye yönelik olduğu kameralarda gözüküyor. Onu ayrıca belirtmemiz lazım. Dediğim gibi Fenerbahçeli futbolcuların daha çok kendilerini savunma amacıyla hareket ettikleri, bu noktada da hukuki olarak haklarını kullandıkları gözüküyor. Yalnız 6222 sayılı kanun temel esas alınacağı, Türk Ceza Kanunu’ndan daha özel bir kanun olduğu için futbolculara ceza verilip verilmeyeceği noktasında disiplin kuruluna sevkler olacaktır. Yalnız bu müdahalelerin hukuki olduğu görüşündeyim” diye konuştu.

“Korner direği silah niteliğinde sayılır”

Öte yandan sahaya inen bir taraftarın elindeki korner direğinin de silah niteliğinde sayılacağını da belirten Avukat Mustafa Erkulu; “Korner direği ve bıçak arasında bir fark bulunmuyor. Kanunumuzda zaten geniş bir şekilde yer aldığı için yaralayıcı, bereleyici, delici tüm eşyalar silah niteliğinde sayılabilir. Korner direği de yaralayıcı bir cisim olduğu bariz. dolayısıyla korner direği de silah niteliğinde sayılır. Bu futbol seyircilerine 1 yıla kadar seyirden men cezası verilebiliyor. Büyük olaylar yaşanmıştır, futbolculara yönelik saldırılar çok ağır niteliktedir. Bu nedenle soruşturma çerçevesinde en ağır seyirden men cezaları verileceği söylenebilir” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/avukat-mustafa-erkulu-fenerbahceli-futbolcularin-savunmalari-hukuki-olarak-kabul-edilebilir/feed/ 0
NATO Genel Sekreteri Stoltenberg, Türk savunma sanayisindeki atılımı AA’ya değerlendirdi Açıklaması https://www.haber28.com.tr/nato-genel-sekreteri-stoltenberg-turk-savunma-sanayisindeki-atilimi-aaya-degerlendirdi-aciklamasi/ https://www.haber28.com.tr/nato-genel-sekreteri-stoltenberg-turk-savunma-sanayisindeki-atilimi-aaya-degerlendirdi-aciklamasi/#respond Sun, 28 Apr 2024 02:24:37 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=16006 NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, “çok değerli bir müttefik” olarak nitelediği Türkiye’nin, İttifak’a savunma sanayisi alanında sunduğu katkıya dikkati çekerek, “Türk hükümetinin ve aynı zamanda Türk savunma sanayisinin savaş uçakları dahil yeni üst düzey gelişmiş kabiliyetlere yatırım yapma çabalarını memnuniyetle karşılıyorum, bu önemli. Türkiye’nin uzun yıllar boyunca çok etkili olduğu kanıtlanmış Bayraktar insansız hava araçlarını üretmiş olmasını da memnuniyetle karşılıyorum.” dedi.

Stoltenberg, NATO’ya katılmasının 72. yılını kutlayan Türkiye’nin İttifak’a sunduğu katkıları, Türk savunma sanayisinin NATO’nun mevcut ve gelecekteki imkan ve kabiliyetlerindeki yerini, Avrupa Birliği’nin (AB) kendi savunma stratejisini geliştirirken attığı adımların NATO çatısı altında yürütülen faaliyetler nezdinde bir ikilem oluşturup oluşturmadığını AA’ya değerlendirdi.

Eski Norveç Başbakanı olan Stoltenberg, 32 üyesi bulunan İttifak’ın genel sekreterliği görevini 1 Ekim 2014’ten bu yana sürdürüyor. Stoltenberg’in görev süresi daha önce 4 kez uzatıldı. Geçen yıl temmuzda yapılan son uzatma, 1 Ekim’de sona erecek.

NATO kariyerinde yaklaşık 10 yılı geride bırakan Stoltenberg, İttifak’a yeni genel sekreter arayışında kendisinin yer almayacağını, göreve yeniden talip olmayacağını belirtti.

Stoltenberg, Türkiye’nin 72 yıllık NATO üyeliğinde tanık olduğu 10 yılda, müttefik liderlerle kurduğu yakın işbirliğinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la yürüttükleri çalışmaları da AA’ya anlattı.

“Türkiye’nin savaş uçakları dahil yeni üst düzey gelişmiş kabiliyetlere yatırım yapma çabası önemli”

Soru: Sayın Genel Sekreter, Anadolu Ajansını (AA) NATO karargahında ağırladığınız için çok teşekkür ederim. Türkiye’nin çok önemli bir ülke olarak 10 yıllardır kolektif güvenlik ve bölgesel istikrara katkıda bulunduğunu birçok kez ifade ettiniz. Bu yıl Türkiye, NATO’ya katılımının 72. yılını kutluyor. İttifak’a yaklaşık 10 yıl hizmet etmiş bir NATO Genel Sekreteri olarak Türkiye’nin NATO’ya katkısını nasıl değerlendirirsiniz?

Stoltenberg: Türkiye, önemli ve çok değerli bir NATO müttefikidir. Sizler (Türkiye) 72 yıldır bu İttifak’ın üyesisiniz. Daha geçen ay (Türkiye’nin NATO’ya üyeliğinin 72.) yıl dönümünü kutladık. Türkiye, ortak güvenliğimize, ortak savunmamıza pek çok farklı şekilde katkıda bulundu. Türkiye, İttifak’ın en büyük 2’nci ordusuna, iyi eğitimli ve donanımlı askeri güçlere sahiptir. Kosova ve Irak dahil NATO misyonlarına ve operasyonlarına katılıyorsunuz. Bununla da kalmıyor, Türkiye’nin Irak ve Suriye’nin yanı sıra Karadeniz ve kuzeyde de Rusya ile sınırı olan coğrafi stratejik konumu elbette tüm İttifak için önemli. Türkiye terörle mücadelede, özellikle de IŞİD’le mücadelede önemli rol oynamaktadır. NATO müttefikleri ve hepimiz terörle mücadeleye yardımcı olmak için Türkiye’deki altyapı üslerini kullandık. Dolayısıyla İttifak’ın kilit bir müttefik olmaya devam etmesini desteklemek için Türkiye’nin sarf ettiği tüm çabaları takdirle karşılıyorum.

Soru: “Ukrayna savaşıyla birlikte Avrupa’da savunma sanayi üretiminin artırılmasına ilişkin ihtiyacın en fazla hissedildiği bir dönemden geçiyoruz” demek, sanırım yanlış olmaz. Türkiye, artan askeri caydırıcılık kabiliyetiyle bu alanda önde gelen müttefiklerden biri haline geldi. Ülke, 10 yıl içinde 9 yerli uçak geliştirdi. Bunlara son örnek, beşinci nesil savaş uçağı KAAN oldu. Savaş uçağı KAAN ve Türk savunma sanayisinin bugünün ve geleceğin NATO’sundaki rolü hakkında ne düşünüyorsunuz?

Stoltenberg: Savunma sanayisi çok önemli. Ukrayna’daki savaş, güçlü savunma sanayisine sahip olmanın önemini ortaya koydu. Türk hükümetinin ve aynı zamanda Türk savunma sanayisinin savaş uçakları dahil yeni üst düzey gelişmiş kabiliyetlere yatırım yapma çabalarını memnuniyetle karşılıyorum, bu önemli. Türkiye’nin uzun yıllar boyunca çok etkili olduğu kanıtlanmış Bayraktar insansız hava araçlarını üretmiş olmasını da memnuniyetle karşılıyorum. (Bayraktarlar) Ukraynalılar için kendi ülkelerini savunmada önemli rol oynadılar.

Türk savunma sanayisi ile İttifak’ın diğer ülkelerinin savunma sanayisi arasında daha fazla işbirliği yapılacağına dair yakın zamanda yapılan duyuruları da memnuniyetle karşılıyorum. Ayrıca ABD’nin artık daha fazla F16’yı yenileyecek ve teslim edecek olması, Kanada ve Türkiye’nin Bayraktar insansız hava araçları ve insansız hava araçlarının Kanada tarafından teslim edilen parçalarına ilişkin çalışması ya da örneğin; İsveç ve Türkiye’nin savunma sanayisi projelerini geliştirmek için birlikte daha yakın çalışacağını duyurması memnuniyet vericidir. Bunlar, Türkiye’nin bir müttefik olarak bireysel şekilde yaptıklarıdır. Ancak bunun da ötesinde asıl önemli olan, Türkiye’nin askeri kabiliyetler geliştirme ve üretmede tüm müttefiklerle birlikte çalışıyor olmasıdır.

“NATO müttefikleri kendi aralarında savunma ticaretinde herhangi bir kısıtlamaya maruz kalmamalı”

Soru: Türkiye, müttefikler arasındaki savunma ticareti kısıtlamalarının kaldırılması konusunu sık sık gündeme getiriyor. Bu konudaki mevcut durumu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Stoltenberg: NATO müttefiklerinin kendi aralarında savunma ticaretinde herhangi bir kısıtlamaya maruz kalmaması gerektiğine kuvvetle inanıyorum. Birbirimizi koruyacağımıza, savunacağımıza ve eninde sonunda birbirimiz için öleceğimize söz verdiğimiz bir İttifak’ın içindeyiz. Elbette birbirimiz arasında savunma teçhizatı ticareti de yapabilmeliyiz. Vilnius’taki NATO Zirvesi’nde müttefiklerin savunma teçhizatı ticaretinin önündeki engelleri kaldırmayı kabul ettiği çok güçlü bir açıklama yaptık, karar aldık. Ayrıca F16’lar ve Türkiye’nin diğer NATO müttefiklerinden satın aldığı önemli kabiliyet ve ekipman örneklerinde görüldüğü gibi, müttefiklerin artık Türkiye ile daha fazla ticaret yaptığını görmek de memnuniyet verici.

“Hem NATO hem de AB üyesi olan NATO müttefiklerinin iki ayrı hedefi olamaz”

Soru: AB’nin savunma sanayisi yeteneklerini geliştirmeye yönelik yeni stratejileri hakkında bir sorum var. Bu alandaki üretimin ve tedarikin, AB üyeleri içinde olmasını teşvik eden “Avrupalı olanı al” şeklinde bir strateji oluştu. Bu ülkelerin çoğunun aynı zamanda NATO üyesi olduğunu göz önünde bulundurursak; NATO çatısı dışına çıkılarak atılan ve ABD, İngiltere ve Türkiye gibi savunma sanayisi devlerini dışarıda bıraktıkları izlenimini veren bu adımları nasıl değerlendiriyorsunuz?

Stoltenberg: Bence AB ve NATO müttefiklerinin savunma alanında daha fazla çaba sarf etmeleri önemli. Örneğin; savunma harcamalarının artırılması, savunma alanındaki çabaların anlamlı şekilde çoğalması için bir ön koşuldur. NATO, yıllardır Avrupalı müttefiklerine savunma alanında daha fazla harcama yapmaları çağrısında bulunuyordu ve şimdi daha fazla harcama yapıyorlar, bu iyi bir şey. AB’nin Avrupa savunma sanayisindeki parçalanmışlığın üstesinden gelmek için daha fazla çaba ortaya koyması da iyi bir şey. Elbette AB’nin yaratıcılığı, gelişimi ya da yeni kabiliyetleri teşvik etmek için yaptığı her şey iyidir.

İyi olmayan şey; NATO’nun çabalarını mükerrer kılmak, rekabet etmek ve üst üste bindirmektir. Örneğin; iş müttefiklerimizin neye yatırım yapacaklarına karar vermesi ve kabiliyet hedeflerinin belirlenmesine geldiğinde, bu NATO’nun temel sorumluluğudur. Savunma planlamasının bir parçasıdır. Çünkü doğru bir kolektif savunma, savaş alanında da birbirini tamamlayan unsurlara dayanmak zorundadır. Dolayısıyla NATO’nun savunma planlaması, her bir müttefik için belirli kabiliyet hedefleri belirlemek, NATO’nun işidir.

NATO içinde elbette iki kanatlı savunma planlama süreçlerimiz olamaz. Hem NATO hem de AB üyesi olan NATO müttefiklerinin iki ayrı hedefi olamaz. Yani iki hedef birden olamaz. NATO’nun temel kabiliyeti, standartlar da NATO’nun belirlediği bir şey olmalıdır. NATO müttefikleri arasında yeni bariyerler kurmak, kolektif savunmayı güçlendirme çabalarımızı baltalayacaktır. Çünkü yeni engeller fiyatları artıracak, kaliteyi düşürecek ve yaratıcılığın önüne geçecektir. Bu nedenle elbette İngiltere, Kanada, ABD, Türkiye veya Norveç gibi AB üyesi olmayan müttefikleri de kapsayan bir transatlantik savunma sanayisi ekosistemine inanıyorum.??????? Bu çabalar için tek platform NATO olmalı çünkü AB üyesi NATO müttefikleri, NATO’nun savunma harcamalarına ayırdığı payın yüzde 20’sini temsil etmektedir. NATO’nun savunma harcamaları bütçesinin yüzde 80’i AB üyesi olmayan NATO müttefiklerinden gelmektedir. Bu nedenle aralarında engeller yaratmaya değil, elbette tüm ailenin ve yüzde 100’ünün birlikte çalışmasına ihtiyacımız var.

“(Cumhurbaşkanı Erdoğan) Kendisi kararlı bir NATO müttefiki, birlikte çalışmaktan memnunum”

Soru: Şimdiden bir veda mesajı vermek için erken olduğunu biliyorum, NATO’yu Washington’da düzenlenecek zirveye hazırlıyorsunuz. Ancak geriye dönüp yaklaşık 10 yıllık Genel Sekreterlik döneminize baktığınızda görev sürenizin en göze çarpan kısmı neydi? NATO’da bir yıl daha görevinizde kalmanız gibi bir durum söz konusu mu?

Stoltenberg: IŞİD’in Irak ve Suriye’nin büyük bir bölümünü ele geçirdiği, Rusya’nın Ukrayna’yı işgal ettiği ve elbette NATO’nun müttefiklerini bir arada tutarak önemini her zamankinden daha fazla kanıtladığı, güvenliğimiz açısından çok önemli bir dönemde tarihin en başarılı ittifakında görev yapmak benim için bir ayrıcalıktı. Böyle bir dönemde Genel Sekreterlik yapmak benim için çok anlamlı.

Müttefik liderlerle kurduğum yakın işbirliğini de çok kıymetli görüyorum. Cumhurbaşkanı Erdoğan ile uzun yıllar boyunca geliştirdiğim dostluk ve işbirliğini de değerli buluyorum. Kendisi kararlı bir NATO müttefiki, birlikte çalışmaktan memnunum. Kendisiyle terörle mücadele, ortak savunmamızın güçlendirilmesi ve Ukrayna’ya destek dahil pek çok farklı alanda çalışma imkanı buldum.

“(NATO Genel Sekreterliği için) Müttefiklerin mükemmel bir halef bulacağına kesinlikle eminim”

Soru: NATO’da bir yıl daha görevinizde kalmanız söz konusu mu?

Stoltenberg: Müttefiklerin mükemmel bir halef bulacağına kesinlikle eminim. NATO’da pek çok karardan ben sorumluyum ama halefimi seçmek gibi bir sorumluluğum yok. Müttefiklerin iyi bir çözüm bulacağına eminim.

Soru: Peki, adaylara mesajınız nedir?

Stoltenberg: Adaylara bir mesaj verme konusunda çok dikkatli davranıyorum. Çünkü bu sürecin bir parçası değilim ama müttefiklerin iyi bir çözüm bulacağından eminim.

]]>
https://www.haber28.com.tr/nato-genel-sekreteri-stoltenberg-turk-savunma-sanayisindeki-atilimi-aaya-degerlendirdi-aciklamasi/feed/ 0
İvedik Organize Sanayi Bölgesi’nde faaliyet gösteren Uzsa Havacılık, Türkiye’nin milli hava araçlarına üretim yapan bir tedarikçi haline geldi https://www.haber28.com.tr/ivedik-organize-sanayi-bolgesinde-faaliyet-gosteren-uzsa-havacilik-turkiyenin-milli-hava-araclarina-uretim-yapan-bir-tedarikci-haline-geldi/ https://www.haber28.com.tr/ivedik-organize-sanayi-bolgesinde-faaliyet-gosteren-uzsa-havacilik-turkiyenin-milli-hava-araclarina-uretim-yapan-bir-tedarikci-haline-geldi/#respond Fri, 19 Apr 2024 22:00:35 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=14940 Sanayi bölgesine çırak olarak adım atan girişimci, zamanla Türkiye’nin milli hava araçlarına üretim yapan başarılı bir tedarikçiye dönüştü.

İvedik Organize Sanayi Bölgesi’nde faaliyet gösteren Uzsa Havacılık, sahip olduğu hassas üretim kabiliyetiyle başta havacılık olmak üzere Türk savunma sanayisi bünyesinde yürütülen çeşitli projelere katkı sağlıyor.

Uzsa Havacılık Genel Müdürü Hasan Uz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 30 yıl önce Balgat Endüstri Meslek Lisesini bitirdikten sonra Ostim dolmuşuna binerek sanayinin yolunu tuttuğunu söyledi.

O dönem bir iş arayışında olduğunu ama mesleğini de sevdiğini dile getiren Uz, ilk çalışmaya başladığı dönemde kullanılan sistemlerin daha ağır, zor ve daha az hassas olduğunu ifade etti. Uz, “O zamanlar bir universal tornası, frezesi, kaynağı olan sanayiciydi. Yolumuz, suyumuz bile doğru dürüst yoktu. İvedik kısmı da sonradan yapıldı.” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın desteği sayesinde savunma sanayisinin farklı bir boyuta geldiğini vurgulayan Uz, “Biz bu makineleri ne hayal edebilirdik ne de düşüncemizde olabilirdi. Yaptığımız hassas işlerle dünyaya meydan okuyoruz. Ürünlerimiz dünyaya satılıyor. Biz de bu sistemin içinde küçük bir çark olmaktan çok mutluyuz.” diye konuştu.

Meslekteki 30 yıllık birikimin son 7 yılında Uzsa Havacılık firmasını hayata geçirdiklerini anlatan Uz, Baykar, TÜBİTAK SAGE, Türk Havacılık Uzay Sanayii (TUSAŞ), Meteksan Savunma gibi firmaların alt yüklenicisi olduklarını, hassas, sıkıntılı parçalara çözüm bulma ve üretimde bu şirketlere destek verdiklerini belirtti.

“Türk savunma sanayisi altın çağını yaşıyor”

Türk savunma sanayisinin altın çağını yaşadığını ifade eden Uz, Türkiye’nin artık milli tüfeklerini, gece görüş dürbünlerini, toplarını, tanklarını, uçaklarını yaptığını söyledi. Milli muharip uçak KAAN’ın uçuşuyla tekrar göğüslerinin kabardığını vurgulayan Uz, şunları kaydetti:

“Anlatılmaz yaşanır diyorum. Bu işin hep içindeydik, gizli neferlerdik. Bu işe destek veren büyüklerimiz elini çekerse sıkıntılı olur diye düşünüyoruz. İnşallah ellerini hiç çekmeyecekler ve daha da büyüyerek gideceğiz. O kadar çok büyüyoruz ki yüksek kalitede yurt dışına sipariş yapıyoruz, yetişemiyoruz, eleman açığı oluşuyor. Ara eleman çok büyük sıkıntı. Gençlerin özellikle Selçuk Bayraktar’dan sonra bu işlere ilgisi arttı. Kızım da makina mühendisliği okuyor. Ben mühendis değilim, çıraklıktan gelmekteyim. Kızım Selçuk Bey’i görünce “biz de yapabiliriz baba” diyor. Gençler bu hususta çok aydınlatıldı. TEKNOFEST’lerle özellikle müthiş bir bilgilendirme oldu. Gençler ne yapacağını daha çok biliyor. Mühendislikler aşırı şekilde dolu. Gençler gümbür gümbür geliyor. Bu geçiş sürecinde eleman sıkıntısı olan günler de geçecek, yeni nesil daha adapte olup ülkemize daha güzel hizmetler verecek.”

“Mehmetçik güvenerek tetiğe basmalı”

Hasan Uz, çalışmaları sırasında en yeni teknoloji makineler kullandıklarını, savunma ve havacılık sektörünün de hata kabul etmediğini belirtti. Uz, “Etmemesi de lazım çünkü o tetiğe Mehmetçik basacak. Mehmetçiğe birşey olursa bize daha kötüsü olur. Bunun bilincindeyiz. Onun için yaptığımız işlerin dünya standartlarının üzerine çıkması lazım. İHA, SİHA, top, tüfek, tank ne yaparsak yapalım Mehmetçik güvenerek o tetiğe basmalı. Bizim buradaki katkımız hassas, özel işler yapıyoruz. Butik bir firma olma yolundayız. Aşırı büyümek de istemiyoruz. Bu şekilde verdiğimiz hizmetle mutlu olmak istiyoruz.” ifadelerini kullandı.

Yetiştirdikleri elemanların TUSAŞ, ASELSAN, Roketsan’da çalıştığına dikkati çeken Uz, 5-10 yıl daha sektöre katkı vermek istediğini, sonrasında gençlere şirketinden hisse vermeyi planladığını, mühendislik eğitim alan kızının da katkısıyla firmanın kaliteyi koruyarak yoluna devam etmesini amaçladığını anlattı.

Uz, ilerleyen aşamada daha geniş üretim mekanlarında, eksen alanı geniş makinelerle TUSAŞ için kanat üzerine çalışmalara katkı vermek istediğini sözlerine ekledi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/ivedik-organize-sanayi-bolgesinde-faaliyet-gosteren-uzsa-havacilik-turkiyenin-milli-hava-araclarina-uretim-yapan-bir-tedarikci-haline-geldi/feed/ 0
Kırklareli Sel Faciası İle İlgili İlk Duruşma 14 Saat Sürdü https://www.haber28.com.tr/kirklareli-sel-faciasi-ile-ilgili-ilk-durusma-14-saat-surdu/ https://www.haber28.com.tr/kirklareli-sel-faciasi-ile-ilgili-ilk-durusma-14-saat-surdu/#respond Thu, 11 Apr 2024 01:00:28 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=13819 Geçtiğimiz yıl Kırklareli’nin Demirköy ilçesinde selde yıkılan ve ruhsatsız olduğu tespit edilen işletme ile ilgili ilk duruşma 14 saat sürdü.

Kırklareli’nin Demirköy ilçesine bağlı İğneada beldesinde 5 Eylül 2023’te kuvvetli yağış sebebiyle Sisli Vadi’deki turistik bungalov evlerin olduğu bölgede sel meydana geldi. Selde bungalov evlerde tatil yapan doktor Selman Bağışlar ve eşi Mihriban Bağışlar, Suna Duman, emekli öğretmen Raile Şimşek, eşi Ahmet Baki Şimşek ile tesis müdürü Ümit Solmaz hayatını kaybetti.

Tutuklanan işletme sahibi Bülent B.’nin de aralarında bulunduğu 4 şüpheli için Kırklareli 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde ilk duruşma görüldü. Duruşmaya, “Bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya sebep olma” suçundan 3 yıldan 22 yıl 6 aya kadar hapis cezası istemiyle yargılanan tutuklu sanık Bülent B., tutuksuz sanık Büşra G. ile müştekiler Hüseyin Duman, Merve Sude Yaşa, Kadir Yaşa, Safiye Yaşa, Mehmet Han Yaşa, Emine Solmaz, Yasemin Demir, Çiçek Dinç ve Nermin Akbıyık ile taraf avukatları katıldı.

Tutuksuz sanık Cenan A., Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile duruşmaya katılırken tutuksuz sanık Sevcan U. duruşmaya katılmadı.

Kimlik kontrolü ile başlayan duruşmada müştekiler mahkeme heyetinin reddi ile reddi hakim ve davanın nakli talebinde bulunurken avukatların taleplere ilişkin görüşleri alındı. Daha sonra duruşmaya ara verildi. Verilen aranın adından reddi hakim talepleri reddedildi.

Tutuklu sanık Bülent B. savunma yaptı. Bülent B. savunmasında 2014 yılından babası ile kurdukları şirket ile araziyi satın aldıklarını ifade etti. Turistlik tesis kurmak için 18 yapı inşa ettiklerini söyledi. Bülent B. savunmasında, “Ben de orada olsaydım hayatımı kaybedecektim. Sel sabaha doğru oldu, bana herhangi bir şey söylenmedi. Valiliğin sel uyarısından da haberdar değilim. Eğer cami veya jandarma megafonu ile anons yapılsaydı daha dikkat çekerdi. Daha önce böyle uyarılar yapılmış ama böyle sel olmamıştı” dedi.

Yıkım kararına ilişkin savunma yapan Bülent B., bildirgenin kendisine ulaşmadığını ve konaklamaların bilgisi dışında aldığını aktardı.

Meydana gelen selde herkesin kurtulacağını belirten Bülent B., “Kuzu bile su birikintisinden kurtulurdu” diye savunma yaptı.

Savunmasının üzerine selde kızı ve damadını kaybeden Safiye Yaşa, “Benim çocuğum kuzu mu hadsiz?” şeklinde tepki gösterdi. Tepkinin üzerine Yaşa, rahatsızlık geçirdi. Haber verilmesi üzerine 112 Acil Sağlık ekipleri adliyeye geldi. Belirli süre duruşmaya ara verildi.

Aranın ardından tutuksuz sanık Büşra G. ile Cenan A., Bülent B.’nin akrabalığı nedeniyle şirketi kısa süreliğine kendisine devrettiğini iddia etti.

Selde yaralı olarak kutulan Hüseyin Duman ise bungalovların devrilmesi ile etrafa savrulduklarını ifade ederek, “Bir gece önce tanıştığımız ve yan bungalovda kalan çifte seslendim. Sesimi duyuramayınca yüzerek onların olduğu eve gittim ve uyandırdım. Onlar bulundukları yerden kaçmaya çalıştılar ancak suyun debisi yükselince sulara kapılarak gözden kayboldular. Bizim de kaçma ihtimalimiz yoktu. Çocukları alıp bungalovun ikinci katına çıktık. Su evin ikinci katında olmamıza rağmen boğazımıza kadar yükselmişti. Bungalov devrildi hepimiz ayrı yere savrulduk. Hepimiz akıntıya kapıldık” dedi.

Selde kızı ve damadı hayatını kaybeden Safiye Yaşa da sanıkların en ağır ceza alması gerektiğini belirtip bu davanın örnek olmasını isteyerek “Başka bir kimsenin canı yanmasın” diye konuştu.

Müşteki ve sanık avukatları arasında çıkan tartışmayla mahkemeye ara verildi. Aranın ardından 8 tanık dinlendi. Zaman zaman gergin geçen duruşma tam 14 saat sürdü.

Cumhuriyet savcısı mütalaasında, sanık Bülent B.’nin tutuklu halinin devamını, diğer sanıkların adli kontrol şartı ile tutuksuz yargılanmalarına devam edilmesini talep etti.

Mahkeme heyeti sanığın tutukluluk haline devamına, diğer sanıklar hakkında uygulanan adli kontrol hükümlerinin kaldırılıp tutuksuz yargılanmalarına karar verirken mahkeme ileri tarihe ertelendi. – KIRKLARELİ

]]>
https://www.haber28.com.tr/kirklareli-sel-faciasi-ile-ilgili-ilk-durusma-14-saat-surdu/feed/ 0
Türk Şirketleri JEC World Fuarı’nda Yüksek Katma Değerli Mühendislik Çözümlerini Sergiliyor https://www.haber28.com.tr/turk-sirketleri-jec-world-fuarinda-yuksek-katma-degerli-muhendislik-cozumlerini-sergiliyor/ https://www.haber28.com.tr/turk-sirketleri-jec-world-fuarinda-yuksek-katma-degerli-muhendislik-cozumlerini-sergiliyor/#respond Fri, 05 Apr 2024 21:00:44 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=13136 Türk şirketleri kompozitte yüksek katma değerli mühendislik çözümlerini 106 ülkenin katıldığı JEC World Fuarı’nda sergiliyor.

Dünyanın en büyük kompozit malzemeler fuarı JEC World 2024, Fransa’nın başkenti Paris’te kapılarını açtı. Türk şirketleri kompozitte yüksek katma değerli mühendislik çözümlerini 106 ülkenin katıldığı ve bu yıl 59’uncusu yapılan JEC World Fuarı’nda sergiliyor. Türkiye milli katılımını 9’uncu kez İstanbul Ticaret Odası’nın (İTO) yaptığı fuara bu yıl 42 Türk şirketi katılıyor. En az iki malzemenin birleştirilmesiyle ortaya çıkan ve üstün performansa sahip yeni malzeme, kompozitler ya da kompozit malzeme olarak adlandırılıyor. İkinci Dünya Savaşı sonrası kullanılmaya başlanan kompozitler, bugün dünya çapında 73 milyar Euro değerinde bir sektör. Kompozitler, diğer malzemelerle karşılaştırıldığında olağanüstü hafiflikleri ile öne çıkıyor. Benzersiz güç-ağırlık oranı sayesinde daha iyi performans sunuyorlar.

“Kompozit malzemeler devrim etkisi yaptı”

İTO Başkanı Şekib Avdagiç, yaptığı açıklamada, kompozit malzeme teknolojisindeki dönüşümün birçok sektörü doğrudan etkilediğini söyledi. Avdagiç, kompozit malzemelerin uygulamasında havacılık, otomotiv, boru ve tanklar, inşaat mühendisliği, savunma, güvenlik, tasarım, elektronik, medikal ve gemi inşası gibi alanların öne çıktığını kaydetti.

Avdagiç, “Kompozit, ulaştırma, inşaat, enerji, spor ve sağlık gibi birçok sektörün geleceğini şekillendiriyor. Kompozit malzemeler başarıyla entegre oldukları tüm sektörlerde devrim etkisi yaptı. Elektrikli otomobiller önemli bir kullanım alanı. Uzay araçlarından motor parçalarına kadar giderek daha da yaygın şekilde kullanılıyor” değerlendirmesinde bulundu.

Şekib Avdagiç, en son olarak milli muharip uçağı KAAN’ın da kompozit malzemelerle üretildiğini hatırlattı.

Avdagiç, “Olağanüstü hafiflikleri ile öne çıkan kompozit malzemeler, Türkiye’nin teknoloji üretiminde kritik bir malzeme. Bu açıdan kompozitler geleceğimiz. Çünkü değer zincirinin her aşamasında inovasyon var. Kompozit sanayimizin başarısını son olarak milli muharip uçağımız KAAN’da da gördük” ifadelerini kullandı.

“Türkiye kompozit malzeme pazarı 1.5 milyar Euro”

İTO Başkanı Şekib Avdagiç, Türkiye’nin Avrupa kompozitler pazarının önde gelen bir ülkesi olduğuna işaret etti. Türkiye kompozit malzeme pazarı büyüklüğünün 1.5 milyar Euro’nun üzerinde olduğunu belirten Avdagiç, 2023 yılında kompozit malzeme ihracatının da 267 bin ton olduğunu kaydetti. Avdagiç, 11’inci Kalkınma Planı verilerine göre Türkiye’de kompozit sektöründe orta ve büyük ölçekli 180, kısmen kompozit işi yapan ise 800 civarında şirket bulunduğu bilgisini verdi. Katma değeri yüksek ürünler üreten bu şirketlerin çalışan sayısının 8 bini geçtiğini belirten Avdagiç, “Türk kompozit sektörü, Avrupa ve dünya büyüme oranının üzerinde bir büyüme gösteriyor. Türkiye kompozit sektörünün, global ekonomik gelişmelerle uyumlu şekilde ve ülke dinamiklerinin etkisi ile hızlı ve uzun soluklu bir gelişme göstermesi memnuniyet verici” ifadelerini kullandı.

“İTO olarak savunma sanayindeki gücümüzün perçinlenmesine katkıda bulunuyoruz”

Şekib Avdagiç, İTO’nun, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı ile birlikte kurucularından olduğu Teknopark İstanbul ile Türkiye’nin savunma sanayindeki gücünün perçinlenmesine katkıda bulunduğunu söyledi. Avdagiç, küresel ölçekte tanınan bir derin teknoloji merkezi haline gelen Teknopark İstanbul’un 2023 itibarıyla 506 firma, 3 bin 412 milli proje ve 9 bin 811 Ar-Ge mühendisine ev sahipliği yaptığı bilgisini verdi. Avdagiç, “İTO olarak girişimcilikte ortaya koyduğumuz perspektifi de Bilgiyi Ticarileştirme Merkezi ile zirveye taşıyoruz” dedi.

Fuara katılan Teknopark İstanbul bünyesindeki firmalardan Alloy Additive havacılık, savunma, uzay, petrokimya, otomotiv, kompozit kalıpçılığı gibi birçok endüstri için titanyum ve nikel gibi egzotik alaşımlarla 3D büyük boyutlu metal parçalar üretiyor.

Adente, HP-RTM, filaman sarma ve pultrüzyon gibi zorlu kompozit proseslerindeki tecrübelerini kullanarak, yeni mühendislik teknolojileri geliştirip uyguluyor. Firma, özelleştirilmiş ürün ve makina çözümleri de sunuyor.

Plustechno, yapı kimyasalları ve malzemeleri alanında kendi know-how’ını üretip, patentli ürünleriyle çimento, beton ve seramik sektörüne hizmet veriyor.

Promakim’in ise dijital üretim ve baskı sistemleri çözümlerindeki hizmetlerinin yanı sıra endüstriyel 3B üretim sistemlerinde yatırımları bulunuyor. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber28.com.tr/turk-sirketleri-jec-world-fuarinda-yuksek-katma-degerli-muhendislik-cozumlerini-sergiliyor/feed/ 0
Savunma ve Havacılıkta İşbirliği Günleri Etkinliği Nisan Ayında Düzenlenecek https://www.haber28.com.tr/savunma-ve-havacilikta-isbirligi-gunleri-etkinligi-nisan-ayinda-duzenlenecek/ https://www.haber28.com.tr/savunma-ve-havacilikta-isbirligi-gunleri-etkinligi-nisan-ayinda-duzenlenecek/#respond Sat, 23 Mar 2024 06:12:33 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=11137 Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkan Yardımcısı İhsan Kaya, nisanda 6’ıncısı yapılacak “Savunma ve Havacılıkta İşbirliği Günleri” (ICDDA) etkinliğinin çok kıymetli olduğunu belirterek “Nisan ayında olacak programla beraber şimdiye kadar ortaya çıkan istatistiklerin çok daha etkili bir şekilde geride bırakılacağını hem Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) hem de Türk sanayisi açısından çok faydalı çıktılar ortaya konulacağını düşünüyorum.” dedi.

OSTİM Savunma ve Havacılık Kümelenmesi (OSSA) ev sahipliğinde 17-19 Nisan tarihlerinde 6’ncısı düzenlenecek ICDDA etkinliğine ilişkin OSTİM Konferans Salonu’nda tanıtım toplantısı düzenlendi.

Burada konuşan OSSA Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Yarsan, etkinliği, daha önce yaptıkları etkinliklerden daha bir üst sınıfa taşıyarak devam etmeyi planladıklarını ifade ederek SSB’nin etkinliğe verdiği desteğin değerli olduğunu söyledi.

Etkinliği Ankara Congresium’da yapılacağını anımsatan Yarsan, “ICCDA her ne kadar askeri görülse de havacılıkla ve diğer alanlarda da fazlasıyla değerli. Havacılık tarafımız giderek büyümekte. OSSA olarak burada KOBİ’lerimizin bu dünya düzeni içerisinde güçlü bir şekilde yer alması için efor sarf etmekteyiz.” diye konuştu.

Yarsan, etkinliğe gelen yabancı firmalarla KOBİ’lerin bir araya geldiklerini belirterek Türkiye’nin mevcut konumu ve artan değeriyle daha da güçlü hale geleceklerine inandıklarının altını çizdi.

Kümenin kurulduğu günden bugüne kadar firmalarının kazandığı değerlerin, bu etkinliklerle fazlasıyla artmasını temenni ettiklerini dile getiren Yarsan, etkinliğin herkes için hayırlı ve uğurlu olmasını diledi.

OSTİM Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Aydın da 10 yıl önce SSB’nin talimatıyla Meksika ziyareti yaptıklarını, oradaki işbirliği programının kendilerini çok etkilediğini belirterek “Biz dedik ki, bunu Türkiye’de yapmalıyız. Bu etkinliği OSTİM’de yapacağız dedik ve etkinliği yapmaya başladık.” ifadelerini kullandı.

Organizasyonun yapılmasında SSB’nin önderliğinin ve desteğinin kendileri için önemli olduğunun altını çizen Aydın, “Onların desteği ile buralara geldik. Aynı zamanda Ticaret Bakanlığımızın da ismini zikretmemiz lazım. Uluslararası rekabeti geliştirme projesi kapsamında, bu etkinliğe onların da çok ciddi katkıları oldu.” dedi.

“Farklı katılımcıları bir araya getirip neler yapabildiğini görebilmek çok kıymetli”

Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkan Yardımcısı Kaya da bu tür organizasyonlarla SSB’nin yüklenmiş olduğu misyona yardım etmeye gayret gösteren herkese teşekkür etti.

Etkinliğin kendileri için çok kıymetli olduğunun altını çizen Kaya, “Temel durumda sayılara bakmıştım. Savunma ve havacılıkta endüstriyel işbirliği odaklı olarak 2016 için söyleyeyim, 33 ülkeden katılımcının, 200’ün üzerinde firmanın olması ve yaklaşık 5 bin 400 bire bir görüşmenin yapılması inanılmaz kıymetli bir şey.” değerlendirmesinde bulundu.

Kaya, temel amaçlarının, Türk Silahlı Kuvvetlerinin ihtiyaçlarını giderme, modernizasyon faaliyetleri ve teknolojik olarak güçlü bir yapının ortaya konulmasına imkan sağlamak olduğuna dikkati çekerek “Bunu gerçekleştirirken AR-GE’de olabildiğince çığır açan, farklılık yaratan, daha ucuz ve kaliteli ortaya koyabilmeniz lazım. Farklılık yaratacak bir ürün ortaya koymanız lazım.” diye konuştu.

Kaya, şunları kaydetti:

“2002’de yaklaşık yüzde 20’lerde olan yerlilik oranımız, bugün yüzde 80’ler civarında. Gelecek 5 yıl içerisinde bunu yüzde 85’in üzerine çıkarmak gibi bir niyetimiz var. Bu tarz kümelenmelerle bizim ihtiyacımız olan ürünlerin mümkün olduğunca milli ve yerli olması yönünde bir gayretimiz oluyor. Bu açıdan bu organizasyon çok kritik. Farklı ülkelerden, kendi ülkemizden, bu kadar farklı katılımcıyı bir araya getirip neler yapabildiğini görebilmek çok kıymetli. Yakın dönemde yayınlayacağız, 2024-2028 Stratejik Planı’nı hazırladık. Planı hazırlarken temel durumda 7 temamız vardı. Bunlardan en önemli farklılığın ihracat ve sürdürülebilir bir ihracat politikası olduğunu değerlendiriyoruz. Nisan ayında olacak programla beraber şimdiye kadar ortaya çıkan istatistiklerin çok daha etkili bir şekilde geride bırakılacağını hem SSB hem de Türk sanayisi açısından çok faydalı çıktılar ortaya konulacağını düşünüyorum.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/savunma-ve-havacilikta-isbirligi-gunleri-etkinligi-nisan-ayinda-duzenlenecek/feed/ 0
Dünya basınında milli muharip uçağı KAAN’a ilgi ve övgü devam ediyor https://www.haber28.com.tr/dunya-basininda-milli-muharip-ucagi-kaana-ilgi-ve-ovgu-devam-ediyor/ https://www.haber28.com.tr/dunya-basininda-milli-muharip-ucagi-kaana-ilgi-ve-ovgu-devam-ediyor/#respond Wed, 20 Mar 2024 07:12:04 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=10720 Milli muharip uçağı KAAN’ın 21 Şubat’ta başarıyla gerçekleştirdiği ilk uçuşun ardından dünya basınında Türkiye’nin savunma sanayisindeki atılımlara olan ilgi ve övgü devam ediyor.

İspanya’da savunma alanında haber yapan internet siteleri, KAAN ile ilgili haberlerini sürdürdü.

“Defensa.com” adlı internet sitesi, “Türk Hava Kuvvetlerinin gelecekteki muharip uçağı ilk uçuşunu yaptı” başlığıyla verdiği haberde, “Bu, Türk sanayisinin, Türk Havacılık ve Uzay Sanayii AŞ’nin liderliğinde, uluslararası alanda (hayalet) olarak tanımlanan 5’inci nesil savaş uçağı ve radar görünmezlik yeteneklerini geliştirmeye yönelik iddialı projesi kapsamında çok önemli bir adımdır.” yorumu yapıldı.

KAAN’ın üretim aşamalarının ve gelecek projelerinin aktarıldığı haberde, “Uçağın nihai hedefi, Türkiye’yi 5’inci nesil savaş uçağı üretebilecek altyapı ve teknolojiye sahip sayılı ülkelerden biri haline getirmek.” ifadesi kullanıldı.

“Aviacionline.com” sitesi de “KAAN, 5. nesil Türk savaş uçağı ilk uçuşunu yaptı” başlığıyla verdiği haberde, “KAAN’ın F-35 gibi 5. nesil uçaklar arasında 1. blokta yer alacağını, uluslararası pazarlarda büyük ilgi göreceğini, rakip modellerin üstün özelliklere sahip olacağını, milli tasarımlı motorun üretime girdiğinde ABD’li modellerden arındırılacağını ve Pakistan gibi bazı ülkelerin şimdiden büyük ilgi gösterdiğini” yazdı.

Kaan, ülkenin en iddialı teknolojik çabasını temsil ediyor”

İtalyan Panorama dergisinde çıkan haberde de Türkiye’nin “ulusal gurur gösterisiyle” yeni askeri uçağını uçurduğu belirtildi.

Haberde, “Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ) tarafından geliştirilen Kaan, ülkenin savunma yeteneklerini güçlendirmeyi ve küresel sahnedeki stratejik konumunu geliştirmeyi amaçlayan en iddialı teknolojik çabasını temsil ediyor. Bu, Türkiye’nin çıkarıldığı F-35 programını klonlama girişimi değil, ABD’nin F-22’sine daha çok benzeyen, artık yaşlanan F-16D’lerin yerini alabilecek sipariş bekleyen bir uçak.” ifadeleri kullanıldı.

Kaan’ın temellerinin 2016’da atıldığı ve 5. nesil bir uçak olarak değerlendirildiği belirtildi.

KAAN Hollanda’da da övgü alıyor

Hollanda’nın önemli gazeteleri ve savunma alanında haber yapan internet sitesi, KAAN ile ilgili haberleri ilgiyle takip etti.

De Volkskrant gazetesinin “Türkiye, savaş uçağı Kaan ile gökyüzündeki hakimiyetini bir kez daha gösteriyor” başlıklı haberinde, KAAN’ın ilk test uçuşunu başarıyla tamamladığı belirtildi.

Türkiye’nin silah pazarında önemli bir oyuncu haline geldiği vurgulanan haberde, Türk savunma sanayisinin “başarılı Bayraktar insansız hava aracının ardından şimdiki iddialı projesi olan kendi savaş uçağı üzerinde çalıştığı” kaydedildi.

Türkiye’nin savaş uçaklarının üretiminde kendi kendine yeterlilik için önemli projeler yaptığı aktarılan haberde, bunun hızla büyüyen savunma sanayisi için ciddi bir adım olduğuna dikkati çekildi.

De Telegraaf gazetesinin haberinde de “Türkiye kendi geliştirdiği ilk savaş uçağını tanıttı” başlığı kullanılırken KAAN’ın, Türkiye’nin kendi ürettiği ilk savaş uçağı olduğu ifade edildi.

Türkiye’nin kendi savaş uçağı üretiminin, Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan’ın bağımsız savunma sanayine sahip olma hedefleriyle örtüştüğü belirtilen haberde, Kaan’ın öne çıkan özellikleri arasında yüksek manevra kabiliyeti ve gövdede silah taşıma yeteneklerinin yer aldığı kaydedildi.

Orta avcı uçağı kategorisinde yer alan KAAN’ın, 21 metre uzunluğa, 14 metre kanat açıklığına sahip olduğu ifade edildi.

“Upinthesky.nl” internet sitesi, “Türk savaş uçağı KAAN havalandı” başlığıyla verdiği haberde, “Türkiye’nin ilk yerli üretim savaş uçağı olan KAAN, bugün ilk uçuşunu gerçekleştirdi. Bu prestij projesinde önemli bir adımdır.” yorumu yapıldı.

Balkan medyasından KAAN’a övgü

KAAN’ın ilk uçuşuna Balkan ülkeleri Slovenya, Sırbistan, ve Karadağ medyalarında övgüyle yer verilmeye devam ediliyor.

Slovenya’da savunma alanında yayımlar yapan “Savunma Dergisi”, KAAN’ın ilk uçuşunu “Türk savaş uçağı KAAN ilk uçuşunu yaptı” başlığıyla yansıttı.

Dergide, “Bu, Türkiye için havacılık programında önemli bir ilerlemedir.” ifadesine yer verildi.

Karadağ’daki haber sitesi Mondo, haberi, “Türk muharebe uçağı ilk uçuşunu yaptı. ‘Kötü diller’ çok şey konuştu ama bu tarihin en iddialı programı.” ifadeleriyle okurlarına aktardı.

Sırbistan’ın en çok tıklanan haber sitelerinden Srbija Danas ise haberi, “Türk savunma sanayii tarihinin en iddialı programı: KAAN.” şeklinde verdi.

KAAN’ın uçuşu ve özellikleri Radio Bulgaria’nın haberinde de okuyuculara aktarıldı.

Alman basınındaki haberlerde, Türkiye’nin milli muharip uçağı KAAN’dan övgüyle bahsedildi

Alman Welt gazetesinde, “Bu dönüm noktası, Türkiye’nin bir savaş uçağı ülkesi olarak yükselişine işaret ediyor” başlığıyla yayımlanan haberde, KAAN’ın teknik özelliklerinden bahsedildi.

Haberde, “Alışılmadık derecede kısa bir zaman aldı ama “KAAN” savaş uçağı, ilk uçuşunu başarıyla tamamladı. Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan için bu, ABD’ye karşı kazanılmış bir zafer anlamına geliyor. Ankara, modern savaş uçaklarının üretiminde kendi kendine yeterlilik için giderek daha fazla çaba sarf ediyor.” ifadesine yer verildi.

“Bu, hızla büyüyen Türkiye için tarihi bir dönüm noktasıdır.” değerlendirmesinde bulunulan haberde, şunlar kaydedildi:

“Türkiye’nin kendi savaş uçağı olan ve Türkçede ‘hükümdar’ anlamına gelen ‘KAAN’ ilk uçuşunu başarıyla tamamladı. Çift motorlu savaş uçağı, gizlilik özelliklerine sahip 5. nesil bir model. Bundan dolayı radar tarafından tespit edilmesi zor ancak Türk Hava Kuvvetlerinin gelecekteki gururunun harekete hazır hale gelmesi için yıllar geçmesi gerekecek. Türk Havacılık ve Uzay Sanayii Başkanı Temel Kotil’e göre, Ankara yakınlarında yapılan ilk uçuş 2,44 kilometre irtifada 13 dakika sürdü. Bu alışılmadık derecede kısa bir süre. Karşılaştırmak için 30 yıl önce Eurofighter ilk uçuşunda ancak 40 dakika sonra yere inebilmişti. Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan için kendi savaş uçağının ilk uçuşu ABD’ye karşı kazanılmış bir zaferdir.

Türkiye, başlangıçta Almanya’nın da gelecekte teslim alacağı Amerika’nın F-35 savaş uçağının üretimine dahil olmuştu ancak Türkiye, Rus S-400 hava savunma sistemlerini satın alınca ABD, Ankara’nın F-35 katılımını 2019’da sonlandırdı. Erdoğan, şimdi daha bağımsız olmak için kendi savaş uçağı projesini ilerletmeye daha da kararlıydı.”

Haberde, “Türkiye, teknoloji ve altyapıdan uzmanlık ve üretim kapasitesine sahip çalışanlara kadar modern savaş uçaklarının üretimi için tüm değer zincirine sahip dünyadaki birkaç ülkeden biri olmak için çabalıyor. Modern sensörler, radarlar ve diğer savunma teknolojileri çeşitli Türk şirketlerinde geliştirilmektedir.” değerlendirmesinde bulunuldu.

“Türkiye’nin umudu: Gökyüzündeki yeni savaşçı”

Flugrevue internet portalında da “Türkiye’nin umudu: Gökyüzündeki yeni savaşçı: Türk hayalet savaşçısı Kaan uçuyor” başlığıyla yayımlanan haberde, “21 Şubat’ta görünmezlik özelliğine sahip Türk savaş uçağı başarılı ilk uçuşunu gerçekleştirdi.” ifadesi kullanıldı.

Haberde, şunlar kaydedildi:

“Türk Hava Kuvvetlerinin geleceğin amiral gemisi, çarşamba sabahı Ankara yakınlarındaki Mürted’den ilk uçuşuyla havalandı. Test pilotu Barbaros Demirbaş, Türk Havacılık ve Uzay Sanayii Kaan’ın kontrolündeydi. Prototipe iki koltuklu F-16D Fighting Falcon eşlik ediyordu. Uçuş, muhtemelen sadece 13 dakika sürdü. Uçak, 2 bin 440 metre yüksekliğe ve 425 km/saat hıza ulaştı.”

Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, “Kaan ile ülkemiz sadece beşinci nesil savaş uçağına değil, dünyada çok az ülkenin sahip olduğu teknolojilere de sahip olacak.” açıklamasına yer verilen haberde, şu bilgiler paylaşıldı:

“Beşinci nesil savaş uçağının geliştirilmesine 2016’da başlandı. Türkiye, uzun vadede F-16’nın yerini alacak modeli kullanmak istiyor. Fighting Falcon’da da kullanılan prototipteki GE motorları, gelecekte yerini Türkiye’de geliştirilen bir tahrike bırakacak. Seri üretime 2028’de başlanması planlanıyor.”

İskandinavya medyasından KAAN’ın ilk uçuşuna övgüler

İsveç’te yayın yapan Microsoft’un internet portalı MSN, “Türkiye’nin KAAN hayalet savaş uçağı ilk uçuşunu gerçekleştirdi” başlığını kullandığı haberde, eski adıyla TF-X olarak bilinen beşinci nesil uçağın, Hava Savunma Komutanlığı envanterindeki yaşlanan F-16’ların yerini alması ve 2030’lu yıllardan itibaren aşamalı olarak kullanılmasının planlandığı kaydedildi.

“Gagadget.com” teknoloji haber sitesinin “Türkiye’nin beşinci nesil KAAN savaş uçağı ilk uçuşunu gerçekleştirdi” başlığıyla duyurduğu haberde, şu ifadeler yer aldı:

“Türkiye’nin beşinci nesil savaş uçağı olan KAAN (TF-X), 2017’den beri Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ) tarafından geliştirilmektedir. Uçağın ilk versiyonları 2013’te İstanbul Uluslararası Fuarı’nda sergilenmiştir. İlk KAAN prototipi 2022 sonbaharının sonlarında sunuldu. TUSAŞ, 2029’dan itibaren ayda iki uçak üretmeyi planladığını duyurdu. KAAN’ın maksimum hızı Mach 1,8 (2222 km/saat) olacak.”

Finlandiya’nın gazetelerinden Ilta Sanomat, “Türkiye’nin geliştirdiği yeni nesil gizli savaş uçağı ilk test uçuşunu yaptı” başlığıyla duyurduğu haberde, Fince de kralların kralı anlamına gelen KAAN’ın başarılı bir uçuş gerçekleştirdiğine dikkati çekildi.

KAAN’ın 13 dakika havada kaldığı aktarılan haberde, Kaan’ın seri üretiminin 2028’de başlayacağı, ilk serinin üretime girecek tüm uçaklarının 2040 yılında tamamlanacağının tahmin edildiği kaydedildi.

Norveç’te yeni nesil savunma silahlarının haberlerinin yer aldığı “forsvaretsforum.no” haber sitesi de “Türk savaş uçağı ilk kez havada” başlığını kullandı.

KAAN savaş uçağının 13 dakika boyunca havada kaldığı, 8 bin feet yüksekte 230 knot hıza ulaştığı bildirilen haberde, uçağın çok güçlü olmasına rağmen radara zor yakalandığına işaret edildi.

Danimarka’da yayın yapan “carroemotos.com” haber sitesi de “Türkiye, Kaan hayalet savaş uçağıyla ilk uçuşunu gerçekleştirdi” başlığını kullandığı haberde, şu ifadelere yer verdi:

“Türk Havacılık ve Uzay Sanayii tarafından geliştirilen Kaan, Türkiye’nin savunma yeteneklerini güçlendirmeyi ve küresel sahnede stratejik konumunu geliştirmeyi amaçlayan en iddialı teknolojik atılımını temsil ediyor.”

KAAN, ABD basınında da ilgi uyandırdı

ABD merkezli The Defense Post haber sitesinin, milli muharip uçak KAAN’ın ilk uçuşunu “Türkiye’nin ilk yerli üretim muharip uçağı KAAN ilk uçuşunu gerçekleştirdi” başlığıyla duyurduğu haberde, KAAN, Türkiye’nin “F-16 uçaklarının yerini alma yönünde adım” olarak nitelendi.

Haberde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın değerlendirmeleri ve Türk Havacılık Uzay Sanayii Genel Müdürü Temel Kotil’in X sosyal medya hesabında yaptığı paylaşımlara da yer verildi.

The National Interest dergisinde yayımlanan bir yazıda da “Türkiye’nin hava-uzay endüstrisi, yerli KAAN muharip uçağının başarılı ilk uçuşuyla ülkenin savunma teknolojisinde artan becerilerinde önemli bir dönüm noktasına imza attı.” ifadesi yer aldı.

Dergideki yazıda ayrıca KAAN’ın ilk uçuşunun 13 dakika sürdüğü ve 230 knot hıza ulaştığı, piste pürüzsüz iniş yaptığı belirtildi.

Warrior Maven sitesindeki haberde de Türkiye’nin “kendi savaş uçağını” uçurduğuna dikkati çekilerek KAAN’ın özellikleriyle ilgili bilgi verildi.

Haberde ayrıca KAAN’ın, “Avrupalı rakiplerinden” daha iyi performans sergilediği ifade edildi.

İngiliz basınından KAAN’a ilgi

The Telegraph’ın haberinde, Türkiye’nin, kendi “hayalet savaş uçağını” geliştirme yolunda hızla ilerlediği aktarılırken KAAN’ın uçuşuyla ilgili bilgi verildi.

Haberde KAAN ile Türkiye’nin kendi beşinci nesil savaş uçağını geliştiren ve sahaya süren nadir ülkeden biri olacağı vurgulandı.

Forces sayfasının haberinde ise Türkiye’nin teknoloji, altyapı, insan kaynakları ve üretim kabiliyetleri gibi alanların tamamını da kapsayan “gelişmiş savaş uçağı üretimi” konusunda az sayıdaki ülkelerden biri olmak istediğine işaret edildi.

KAAN farklı bölgelerde haberlere konu oldu

Hindistan merkezli EurAsian Times’ın haberinde de KAAN’ın “tarihi ilk uçuşu” ile havalandığına yer verildi.

KAAN’ın uçuşunun “önemli bir başarı” olduğu aktarılan haberde, söz konusu uçuşun “dünya genelinde hayranlık” uyandırdığına vurgu yapıldı.

“Flight Global” isimli sayfada da Türkiye’nin son günlerde savunma ve havacılıkta “birçok dönüm noktasını” kutladığına değinilirken, Türk firmalarından övgüyle söz edildi.

Greek Reporter’ın haberinde de Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Türkiye savunma sanayisi alanında adeta bir destan yazıyor” sözlerine yer verilerek, KAAN’ın özellikleri anlatıldı.

Ürdün merkezli Al Bawaba’nın KAAN ile ilgili yaptığı haberde, dünya genelinde basının dikkatini KAAN’a yönelttiğine değinilirken, KAAN’ın sosyal medyada da büyük ilgi gördüğü kaydedildi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/dunya-basininda-milli-muharip-ucagi-kaana-ilgi-ve-ovgu-devam-ediyor/feed/ 0
DOSYA HABER/HAVACILIĞIN ALTIN ÇAĞI – GÖRÜŞ – KAAN, Türkiye’yi güçlü ve seçkin bir kulübün üyesi yapacak https://www.haber28.com.tr/dosya-haber-havaciligin-altin-cagi-gorus-kaan-turkiyeyi-guclu-ve-seckin-bir-kulubun-uyesi-yapacak/ https://www.haber28.com.tr/dosya-haber-havaciligin-altin-cagi-gorus-kaan-turkiyeyi-guclu-ve-seckin-bir-kulubun-uyesi-yapacak/#respond Mon, 18 Mar 2024 05:00:33 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=10383 Dr. Can Kasapoğlu, milli muharip uçak KAAN’ın Türk savunma sanayii için önemini ve uluslararası rekabeti nasıl etkileyeceğini AA Analiz için kaleme aldı.

***

5’inci nesil taktik askeri havacılık kabiliyeti olarak tasarlanan KAAN, Türkiye’yi farklı bir kulübün üyesi yapmaya aday. KAAN, bu nedenle yalnızca bir savunma sanayii kilometre taşı değil, aynı zamanda jeopolitik olarak kritik bir anahtar. Zira, ilerleyen yıllarda NATO taktik askeri havacılık kabiliyetine F-22 ve F-35 dışında, 3’üncü ve 5’inci nesil savaş uçağı girecek ve bahse konu yetenek bir Türk platformu olacak.

KAAN nasıl bir 5’inci nesil kabiliyet sunacak?

İlk uçan prototipte tercih edilmese de KAAN’ın daha önce kamuoyuna verilen görüntülerinden dikkat çekici bir sensör konfigürasyonuna sahip olduğu anlaşıldı. Bu söz konusu veriler uluslararası savunma çevrelerinde de tartışıldı. KAAN’ın ayrı IRST (kızılötesi arama ve takipleme) ve EOTS (elektro-optik hedefleme) sistemleriyle mücehhez olduğu anlaşıldı. [1] O dönemde yayımlanan değerlendirmelerde, IRST sistemlerinin dizaynları gereği radar karıştırma yapan elektronik harp tehditlerine karşı mukavim olacağı ve klasik sensörleri aldatan bazı düşük görünürlük özelliklerini aşabileceği, dolayısıyla KAAN’a, stealth uçaklar karşısında bir avantaj sağlayacağı vurgulandı. IRST ve EOTS sistemlerinin birbirlerinden ayrılmasının, sensör konfigürasyonu açısından ciddi avantajlar sağlayabileceği de not edildi. Üzerinde çok konuşulan savaş uçağı, geçtiğimiz günlerde havalanarak programın ileri bir aşamaya geçtiğini dünyaya gösterdi.

KAAN nasıl ilerleyecek?

Kategorik olarak KAAN’la ilgili öncelikle dürüst ancak müteakiben de iddialı iki değerlendirme yapmak gerekiyor. Öncelikle şunun anlaşılması önemli; KAAN bir uçağın değil bir ailenin adı. Sadece KAAN’ı değil, söz konusu ailenin mensubu olan birçok varyasyonu izleyeceğiz. Muhtemelen ilk jenerasyon KAAN envantere girdiğinde 4,5 nesil savaş uçaklarının üzerinde bir muharip performans ortaya koyacak. Türk Hava Kuvvetleri ve NATO müttefik askeri havacılık kapasitesine yeni bir kabiliyet seti kazandırılacak. Öte yandan, envanterdeki ilk KAAN’ın, 5’inci nesil profili bakımından F-35’le kıyaslandığında bazı handikapları da elbette bulunacaktır. KAAN ailesinin daha gelişmiş varyasyonları ise aradaki farkı kapatmayı hedefleyecek.

İkincisi; KAAN’a ilişkin planlar Türkiye’nin sadece 5’inci klasik bir perspektifle yetinmeyeceğini ortaya koyuyor. Türk savunma tartışmalarına yansıyan haberler, Baykar KIZILELMA ve TUSAŞ ANKA-3 stratejik silahlı insansız hava araçlarının, KAAN’la müşterek harekat icra etmesine dair mülahazayı açıkça seslendirdi. Teknik olarak söz konusu konsept loyal wingman olarak literatüre girdi ve Londra liderliğindeki Tempest Projesi gibi 6’ncı nesil taktik askeri havacılık paradigmasının bir parçası oldu. Daha açık ifade etmek gerekirse, Türk savunma planlayıcılarının KAAN’a ilişkin büyük hedefleri var.

Uluslararası rekabet ve KAAN

KAAN gibi üst düzey yetenekler sadece milli envanteri şekillendirmek üzere hayata geçirilmez. Üst segmentlerde savunma çözümleri, siyasi ağırlıkları yüksek ekonomik değerlerdir. KAAN’a böyle bir bakış açısıyla yaklaşmak gerek. 2030’lu yıllara gelindiğinde, dünyanın 5’inci nesil uçaklarla ve onları ikame edebilecek üst düzey 4,5 nesil ara çözümlerle ilgili çok fazla seçeneği olmayacak. F-35, market performansı gereği halihazırda başarılı bir proje. NATO envanterleri ve ötesinde satışları beklenenin üstünde bir çizgi izledi. Ayrı bir parantez açmak gerekirse, tam da bundan dolayı Türkiye’nin F-35 projesine dönüşü, Türk Hava Kuvvetleri’nden daha çok Türk savunma sanayii için önemli. KAAN’ın F-35’i halihazırda hava kuvvetlerinde bulunduran pazarlardan pay alması kulağa hoş gelebilir ancak gerçekçi olmak gerekirse kolay değil. Zira, Türkiye’nin yeni bir alım paketini ilerlettiği F-16V ve F-35’le birlikte Lockheed Martin’in uluslararası savunma pazarındaki hakimiyeti, önümüzdeki yıllarda bilhassa taktik askeri havacılık çözümlerinde istikrarlı bir şekilde artacaktır. Öte yandan, siyasi tahditler ya da savunma ekonomisi nedenleriyle F-35’e ulaşamayan ülkeler için KAAN ideal bir alternatif olacak, zira klasik 4,5 nesil uçakların ötesinde bir kapasite sağlayacaktır. Ayrıca Sovyet-Rus envanterlerini NATO standartlarına yükseltmek isteyen ya da CAATSA yaptırımlarından çekinen devletler için, KAAN ciddi bir alternatif teşkil edecektir.

Avrupalı NATO çözümlerinin arasında da KAAN’ın şansı yüksek. Diğer NATO müttefiklerinin savaş uçağı pazarına bakıldığında, İsveç’li Gripen düşük maliyetli bir 4,5 nesil çözüm sunmasına karşın savunma pazarı başarısıyla ön plana çıkamadı. NATO ittifakı içinde İsveç, son kullanıcının yanı sıra oldukça küçük Macaristan pazarıyla sınırlı kaldı. Gripen’ın NATO dışında, en kayda değer başarısı ise Brezilya’ya ihracı oldu. ABD seçeneğine alternatif bir diğer NATO çözümü olan 4,5 nesil Fransız Dassault Rafale ise nispeten iyi bir sezon geçirmekte ve uluslararası marjı güçlü. Özellikle, Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) Huawei’yle 5G anlaşması sonrası F-35 alımının suya düşmesi, Dassault Rafale için milyarlarca dolarlık bir fırsat penceresini de araladı. Öte yandan, Fransızların önemli bir sorunu olan; Endonezya, Yunanistan, BAE, Katar, Hindistan ve Fransa alımları nedeniyle Dassault’nun Rafale endüstriyel kapasitesi sınırlarına dayandı. Açık kaynaklı veriler 238 platformun beklediğini ortaya koyuyor. [2] Fransız-Alman 6’ncı nesil havacılık projesinin ihraç potansiyelinin önündeki en büyük engelse, ironik biçimde Berlin. Almanların savunma ihracatı kısıtları, Fransızların başını hayli ağrıtacak gibi duruyor.

KAAN’ın pazar marjı için dikkatle takip etmemiz gereken proje, Güney Kore’nin KAI KF-21 Borame çözümü. Borame için iki temel trendi dikkatle izlememiz gerekecek. Bunlardan ilki; özellikle Polonya üzerinden NATO bölgesinin projeye ilgisi, diğeriyse Suudi Arabistan ve BAE vektörleri üzerinden milyarlarca dolarlık hacmiyle Körfez Arap silah pazarının göstereceği refleks. KAAN’la halihazırda 3 ülkenin ilgilendiği değerlendiriliyor. Bunlar Ukrayna, Azerbaycan ve Pakistan. Nitekim, son derece deneyimli ve kariyerli bir diplomat olan Ukrayna’nın Ankara Büyükelçisi Vasyl Bodnar, ülkesinin KAAN’la ilgilendiğini Türk basınına açıkça deklare etti. Elbette, Ukrayna savunma sanayiinin, KAAN’ın nihai motoruna ilgi alaka gösterdiği ayrıca belirtilmeli.

Azerbaycan’ın KAAN’a geçişi, Bakü için ciddi bir anlam ifade edecek ve söz konusu anlam “tek millet iki devlet” paradigmasının da ötesinde. Azerbaycan Hava Kuvvetleri’nin temel avcı ve multirole görevlerinde kullandığı savaş uçağı Mig-29. Siyasi-askeri ve jeopolitik nedenlerle, sözü edilen Sovyet-Rus sistem bağımlılığının sürdürülmesiyse akıllıca bir tercih değil. Bakü, son olarak JF-17 tercihiyle gündeme geldi ancak söz konusu Çin destekli Pakistan üretimi savaş uçağı, KAAN’la aynı segmentte değil, daha çok düşük maliyetli, gelişmiş bir 4’üncü nesil çözümdür. KAAN, yakın gelecekte, Azerbaycan’ın siyasi nedenlerle ulaşabileceği NATO standartlarında tek taktik askeri havacılık unsuru olacak. Elbette İslamabad, dünyanın en önemli silah pazarlarından biri. KAAN’ın söz konusu ülkeye girmesiyse, tıpkı Orta Doğu dron pazarındaki Türkiye-Çin rekabeti gibi, başka bir Türk-Çin savunma rekabetini gözler önüne serecektir.

Analizin sonunda bir hususa dikkati çekmek gerekiyor; loyal wingman konsepti, sensör füzyonu ve stealth uçak geometrisi, 4,5 ve 5’nci nesil askeri havacılık çözümleri rekabeti gibi konulardan bahsettik. İşte özetle KAAN’ın en kritik niteliği de bu olacaktır. İncelemeye konu savaş uçağı, Türkiye’yi farklı teknolojik ve jeopolitik ajandaya taşımaya adaydır. Türkiye, artık NATO ittifakı içinde 5’nci nesil askeri havacılık yeteneği üreten bir kulübün üyesi olacak.

[1] Joseph Trevithick, “Unique Sensor Setup Emerges On Turkey’s Stealthy New Fighter”, TWZ, Ocak 2023.

[2] Douglas Barrie, “Dassault’s Whirlwind Of Rafale Orders May Be Too Much Of A Good Thing”, IISS, Ocak 2024.

[Dr. Can Kasapoğlu, Hudson Enstitüsü kıdemli analistidir. Askeri bilimler ve açık kaynaklı savunma istihbaratı konularında uzmandır.]

*Makalelerdeki fikirler yazarına aittir ve Anadolu Ajansının editöryal politikasını yansıtmayabilir.

]]>
https://www.haber28.com.tr/dosya-haber-havaciligin-altin-cagi-gorus-kaan-turkiyeyi-guclu-ve-seckin-bir-kulubun-uyesi-yapacak/feed/ 0
Kocaelispor Başkanı Engin Koyun, Galatasaray’ın Mauro Icardi’ye verilen ceza hakkında konuştu https://www.haber28.com.tr/kocaelispor-baskani-engin-koyun-galatasarayin-mauro-icardiye-verilen-ceza-hakkinda-konustu/ https://www.haber28.com.tr/kocaelispor-baskani-engin-koyun-galatasarayin-mauro-icardiye-verilen-ceza-hakkinda-konustu/#respond Thu, 14 Mar 2024 06:24:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=9803 Kocaeli spor Başkanı Engin Koyun, Galatasaray’ın golcü oyuncusu Mauro Icardi’ye verilen 1 maç men cezasıyla ilgili sarı-kırmızılı kulübün kendileriyle görüştüğünü belirterek, “Icardi’nin yaptığı hareketin benzerini Sakaryaspor ile deplasmanda oynadığımız maçta futbolcumuz Oğuz Ceylan yapmıştı. Temsilci raporlarında yer almamıştı ancak görüntüler üzerinden oyuncumuz Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu’na sevk edilmişti. Yaptığımız savunmadan sonra sadece para cezası verilmişti. Başarılı savunma yaptığımız için Galatasaray da bizden destek istedi” dedi.

Geçtiğimiz hafta oynanan Ankaragücü maçında taraftara yaptığı hareket nedeniyle PFDK’ya sevk edilen Galatasaray’ın golcüsü Mauro Emanuel Icardi, 1 resmi müsabakadan men ve 19 bin 500 TL para cezası aldı. Yaşanan bu gelişme üzerine Galatasaray, Trendyol 1. Lig kulüplerinden Kocaelispor’dan Oğuz Ceylan ile ilgili sezonun ilk yarısında yaptığı ‘tahkim savunması’ ile ilgili olarak destek istedi.

Engin Koyun: “Destek istediler çünkü emsal karar var”

Galatasaray’ın kendilerinden destek aldığını doğrulayan Trendyol 1. Lig ekiplerinden Kocaelispor’un Kulüp Başkanı Engin Koyun, “Evet, doğru. Galatasaraylı yönetici, spor hukuku alanında oldukça başarılı olan yöneticimiz Abdurrahman Bey’i (Başkır) arayarak destek istedi. Bizim kurumsallaşma adına attığımız adımlardan dolayı hukuksal anlamda birimimiz çok iyi. Icardi’nin yaptığı hareketin benzerini Sakaryaspor ile deplasmanda oynadığımız maçta futbolcumuz Oğuz Ceylan yapmıştı. Temsilci raporlarında yer almamıştı ancak görüntüler üzerinden oyuncumuz Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu’na sevk edilmişti. Yaptığımız savunmadan sonra sadece para cezası verilmişti. Başarılı savunma yaptığımız için Galatasaray da bizden destek istedi” şeklinde konuştu.

Abdurrahman Başkır: “Etkili savunmayla sadece para cezası aldık”

Galatasaray yöneticisiyle görüşmeyi yapan Kocaelispor İdari İşler Direktörü Abdurrahman Başkır ise şu sözleri kaydetti: “Icardi ile aynı pozisyonda bizim oyuncumuz da deplasmandaki Sakarya maçından sonra taraftara hareket yaptığı gerekçesiyle PFDK’ya sevk edildi. Bu durum temsilci raporunda yoktu. Süper Lig’de 4, bizim ligimizde 3 temsilci görev yapıyor. Raporlara yansıyan bir şey bulunmuyordu ancak taraftar baskısı ve görüntüler üzerinden oyuncumuz disiplin kuruluna sevk edildi. Biz de ‘Videolar muteber değil’ dedik. Etkili bir savunma yaptık ve para cezası aldık. Icardi ise 19 bin TL para cezası ve men cezası aldı. Emsal bir karar olduğu için Galatasaray’ın yetkilileri de şifahen detaylarıyla bilgi almak istedi.”

Oğuz Ceylan olayında ne olmuştu?

Kocaelispor’un sağ beki Oğuz Ceylan, sezonun ilk yarısında deplasmanda Sakaryaspor ile oynanan maçta yaptığı el hareketi nedeniyle, temsilci raporunda yer almamasına rağmen sosyal medya ve taraftar baskısı sonrasında görüntüler üzerinden PFDK’ya sevk edilmişti. Sakaryaspor taraftarı Oğuz’un maç cezası almasını istemiş, PFDK ise Kocaelispor’un yaptığı etkili savunmanın ardından Oğuz’a para cezası verdi.

TFF Tahkim Kurulu Kararı

TFF Tahkim Kurulu bugün yaptığı toplantıda şu kararı aldı:

“Galatasaray A.Ş. futbolcusu Mauro Emanuel Icardi’nin rakip takım taraftarlarına yönelik hakareti nedeniyle FDT’nin 41/1-a ve 35/4. maddeleri uyarınca ve FDT’nin 12. maddesinin uygulanması suretiyle verilen 1 resmi müsabakadan men ve 19.500,00 TL para cezasına yönelik itirazın kısmen kabulü ile; sübut bulan ihlalin FDT’nin 36. maddesi ile düzenlenen “Sportmenliğe Aykırı Hareket” ihlali niteliğinde olduğu anlaşıldığından FDT’nin 36 ve 35/4. maddeleri uyarınca 2 resmi müsabakadan men ve 39.000,00 TL para cezası ile cezalandırılmasına, eylemini haksız tahrik altında işlemiş olduğu anlaşıldığından FDT’nin 12. maddesinin uygulanması neticesinde 1 resmi müsabakadan men ve 19.500,00 TL para cezası şeklinde PFDK kararının düzeltilerek onanmasına, bir üyenin sübut, iki üyenin cezanın tayini yönünden karşı oyuyla, oyçokluğu ile karar verilmiştir.” – KOCAELİ

]]>
https://www.haber28.com.tr/kocaelispor-baskani-engin-koyun-galatasarayin-mauro-icardiye-verilen-ceza-hakkinda-konustu/feed/ 0
Milli Savunma Bakanlığında basın bilgilendirme toplantısı yapıldı https://www.haber28.com.tr/milli-savunma-bakanliginda-basin-bilgilendirme-toplantisi-yapildi/ https://www.haber28.com.tr/milli-savunma-bakanliginda-basin-bilgilendirme-toplantisi-yapildi/#respond Mon, 04 Mar 2024 21:49:04 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=8269 Milli Savunma Bakanlığı (MSB) Irak ve Suriye’nin kuzeyi dahil son bir haftada 60 teröristin etkisiz hale getirildiğini duyurdu.

Milli Savunma Bakanlığınca basın bilgilendirme toplantısı düzenlendi. Bakanlıkta gerçekleştirilen basın toplantısında konuşan Milli Savunma Bakanlığı Basın Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, “Irak ve Suriye’nin kuzeyi dahil; son bir haftada 60 terörist etkisiz hale getirilmiştir. Böylece, 1 Ocak’tan bugüne kadar 184’ü Irak’ın, 274’ü Suriye’nin kuzeyinde olmak üzere etkisiz hale getirilen terörist sayısı 458 olmuştur. Pençe-Kilit Operasyonu Bölgesinde, 17 Şubat’ta bir üs bölgemize sızma girişiminde bulunan teröristlerle çıkan çatışmada bir kahraman silah arkadaşımız şehit olmuş, 11 terörist etkisiz hale getirilmiştir. Çatışmada şehit olan kahraman silah arkadaşımız Piyade Sözleşmeli Er Salih Ay’a bir kez daha Allah’tan rahmet diliyoruz” ifadelerini kullandı.

“Pençe-Kilit Harekatı’nda bugüne kadar 824 terörist etkisiz hale getirilmiştir”

Çatışma sonrası gerçekleştirilen arama-tarama faaliyetlerinde çeşitli miktarlarda piyade tüfeği ve şarjörü, tanksavar silahı ve mühimmatı ile çok sayıda el bombası ve malzeme ele geçirildiğini bildiren Aktürk, “Pençe-Kilit Harekatı’nda bugüne kadar 824 terörist etkisiz hale getirilmiş, değişik çaplarda toplam bin 896 silah ve 796 bin 153 mühimmat ele geçirilmiş, 2 bin 605 mayın/el yapımı patlayıcı tespit ve imha edilmiş, 862 mağara/sığınak kullanılamaz hale getirilmiştir” diye konuştu.

Suriye’de istikrarın tesis edilmesi için çalışmalar devam ediyor

Aktürk ayrıca Suriye’de istikrarın bir an önce tesis edilmesi, Suriyelilerin emniyetli bir ortama geri dönüşleri ve normalleşmenin sağlanmasına yönelik çalışmaların da devam ettiğini bildirdi.

“3 bin 94 şahıs hududu geçemeden engellenmiştir”

Sınır hattının cumhuriyet tarihinin en yoğun ve etkin tedbirleri ile korunduğuna dikkati çeken Aktürk, “Son bir haftada hudutlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 201 şahıs yakalanmıştır. Yakalanan şahıslardan 5’i terör örgütü mensubudur. 3 bin 94 şahıs ise hududu geçemeden engellenmiştir. Böylelikle, 1 Ocak’tan bugüne kadar hudutlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı bin 347’ye yükselmiştir. Hududu geçemeden engellenen kişi sayısı da 27 bin 631 olmuştur” açıklamasında bulundu.

Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler’in katıldığı NATO Savunma Bakanları toplantısı ile ilgili konuşan Aktürk, “Bakanımız, 15 Şubat’ta Brüksel’deki NATO Savunma Bakanları Toplantısı’na katılım sağlamıştır. Söz konusu toplantıda Sayın Bakanımız tarafından; İttifak’ın savunma ve caydırıcılık yapısının güçlendirilmesi çalışmaları, NATO’nun komuta ve kuvvet yapısına, harekat ve misyonlarına kara-deniz-hava ve uzaydaki gayretlerine yaptığımız katkılar, başta toprak bütünlüğü olmak üzere Ukrayna’ya olan desteğimiz, Montrö Sözleşmesi’ni hassasiyetle ve tavizsiz bir şekilde uygulamaya devam edeceğimiz, Karadeniz’deki dengenin ‘bölgesel sahiplik’ ilkesi çerçevesinde korunmasının önemi ve bu doğrultuda Bulgaristan ve Romanya ile ‘Karadeniz Mayın Karşı Tedbirleri Görev Grubu Mutabakat Muhtırasını’ imzaladığımız, Avrupa Birliği üyesi olmayan Müttefiklerin, Avrupa Birliğinin savunma girişimlerine tam katılımının sağlanması gerektiği, Gazze’de derhal ateşkese varılması ve insani yardıma imkan sağlanması, terörizmin tüm biçim ve tezahürleriyle kararlılıkla mücadele etmekte olduğumuz ve bu konuda müttefiklerimizden destek beklediğimiz, PKK/YPG’nin Irak’taki varlığının hem bu ülkedeki NATO misyonuna hem de NATO’ya bir bütün olarak tehdit oluşturduğu ve bu hain terör örgütüne sağlanan desteğin sonlandırılması gerektiği hususlarında görüş ve değerlendirmelerde bulunulmuştur” ifadelerini kullandı.

Aktürk, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Müttefiklerimiz tarafından ihraç kısıtlarına maruz bırakılmamızın kabul edilebilir olmadığı, İttifak’ın caydırıcılık ve savunma kabiliyetini de artıracak şekilde bazı müttefiklerimizin son dönemde attığı olumlu adımları memnuniyetle karşıladığımız, Türkiye’nin güvenilir bir NATO müttefiki olarak; riskler ve tehditler karşısında kolektif yükün üzerine düşen kısmını, hatta bazen de daha fazlasını üstlendiği ve gelecekte de üstlenmeye devam edeceği ifade edilmiştir. Söz konusu toplantı kapsamında Bakanımız; Almanya liderliğinde başlatılan Avrupa Gökyüzü Kalkanı Girişimi’ne (European Sky Shield Initiative-ESSI) ülkemizin katılım beyanı ile Ukrayna’ya destek kapsamında Birleşik Krallık liderliğinde başlatılan füze ve mühimmat konularındaki çok uluslu tedarik Girişimlerine ve yine Almanya liderliğinde başlatılan Entegre Hava ve Füze Savunması girişimleri için düzenlenen imza törenlerine de katılım sağlamıştır.”

“Ülkemiz NATO’nun ikinci büyük ordusu olarak İttifak’ın merkezinde yer almaya devam edecektir”

Bakan Güler’in ikili görüşmelerine ilişkin açıklamalarda bulunan Aktürk, “Ayrıca, Litvanya ve Polonya Savunma Bakanları ile ikili ve heyetler arası görüşmeler gerçekleştiren Sayın Bakanımız; Yunanistan, Hırvatistan, Bulgaristan, Birleşik Krallık ve Macaristan Savunma Bakanları ile ikili görüşmeler gerçekleştirmiş, çok sayıda mevkidaşıyla bir araya gelmiş ve NATO karargahında görev yapan Türk Askeri Temsil Heyet Başkanlığımızı ziyaret etmiştir. Ülkemiz; 75’inci yılına giren NATO’ya, katılışının 72’nci yılında da önemli ve belirleyici katkılarda bulunmaya, NATO’nun ikinci büyük ordusu olarak İttifak’ın merkezinde yer almaya devam edecektir” ifadelerini kullandı.

Marmara Denizi’nde batan BATUHAN-A isimli kargo gemisi için yürütülen çalışmalara dair bilgi veren Aktürk, “Deniz Kuvvetlerimiz, mürettebatı arama-kurtarma çalışmalarına; deniz karakol uçağı, mayın avlama gemisi, araştırma gemisi ve arama kurtarma gemisi ile destek sağlamış olup halihazırda iki gemi ile çalışmalar devam etmektedir” ifadelerini kullandı.

Milli muharip uçak KAAN’ın ilk uçuşunun hayırlı olmasını dileyen Aktürk, “Dün ülkemizin savunma ve güvenlik geleceğindeki en önemli kuvvet çarpanı olarak ilk uçuşunu başarıyla gerçekleştiren yerli ve milli muharip uçağımız KAAN’ın ülkemize, milletimize hayırlı, uğurlu olmasını diliyor ve emeği geçenleri tebrik ediyoruz” dedi. – ANKARA

]]>
https://www.haber28.com.tr/milli-savunma-bakanliginda-basin-bilgilendirme-toplantisi-yapildi/feed/ 0
ROKETSAN, Türkiye’nin uzay yarışında var olmasını hedefliyor https://www.haber28.com.tr/roketsan-turkiyenin-uzay-yarisinda-var-olmasini-hedefliyor/ https://www.haber28.com.tr/roketsan-turkiyenin-uzay-yarisinda-var-olmasini-hedefliyor/#respond Sat, 24 Feb 2024 00:36:07 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=6919 ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci, “Amacımız mikro uydu fırlatma sistemi ile 100 kilogramlık kendi yaptığımız bir uyduyu yörüngeye yerleştirmek. Ülkemizin uzay yarışında var olduğunu göstermesi, uzaydaki ekonomik potansiyeli değere çevirecek teknolojilerin geliştirilmesi bizim için çok kritik.” dedi.

İkinci, Antalya’daki Belek Turizm Merkezi’nde düzenlenen “Savunma ve Havacılık Sanayiinde Küresel Stratejiler Konferansı”nda AA muhabirine, ROKETSAN olarak Türkiye’nin uzaya bağımsız erişimini sağlamak için de çaba gösterdiklerini kaydetti.

Uydu gibi yükleri uzaya taşıyabilecek platformları inşa etmek için çalıştıklarını belirten İkinci, Ar-Ge çalışmalarını ve ilk denemeleri yaptıklarını söyledi.

Türkiye’nin uzay yarışında rekabet edecek aşamaya gelmesi için teknoloji geliştirdiklerini aktaran İkinci, “Amacımız mikro uydu fırlatma sistemi ile 100 kilogramlık kendi yaptığımız bir uyduyu yörüngeye yerleştirmek. Ülkemizin uzay yarışında var olduğunu göstermesi, uzaydaki ekonomik potansiyeli değere çevirecek teknolojilerin geliştirilmesi bizim için çok kritik.” dedi.

İkinci, ROKETSAN olarak sadece Türkiye’nin ihtiyacı için değil, dost ve kardeş ülkeler başta olmak üzere bir çok ülkeye silah sistemlerini ihraç etmek için çaba gösterdiklerini söyledi.

Son dönemde büyük bir ihracat hamlesi başlattıklarını ifade eden İkinci, Orta Doğu ve Uzak Doğu ülkelerinin yanı sıra Avrupa ve Amerika kıtası dahil çok geniş bir ihracat ağına sahip olduklarını kaydetti.

Türk savunma sanayisindeki başarılarla kendi ürünlerinin de çok ciddi ilgi görmeye başladığına dikkati çeken İkinci, dünyadaki çatışma ortamlarının, silahlanmanın artmasıyla beraber mühimmat, roket ve füze ürünlerine ilginin de arttığını vurguladı.

ROKETSAN olarak bu pazardan pay almaya çalıştıklarını belirten İkinci, “Çok da başarılı sonuçlar alıyoruz. Avrupalı ve Amerikalı rakiplerimizle girdiğimiz ihalelerden başarılı sonuçlar elde ederek ülkemizin ihracat potansiyelini hızla artıracak hamleler içerisindeyiz. 2023 yılında 30’dan fazla ülkeye 300 milyon doların üzerinde ihracat gerçekleştirdik. Bu rakamı 500 milyon doların üzerine taşımayı düşünüyoruz. ROKETSAN’ın ihracattan elde ettiği cironun yarısını Ar-Ge ve üretim faaliyetlerine aktarıyoruz. Ülkenin en büyük Ar-Ge kuruluşlarından bir tanesiyiz.” dedi.

TAYFUN füzesinin seri üretimi devam ediyor

Gelirlerinin büyük bir kısmını araştırma ve geliştirmeye ayırdıkları için çıkardıkları yeni ürünlerin TSK ve uluslararası pazarda kendisine yer bulduğunu anlatan İkinci, “TAYFUN füzesi kendimizin geliştirdiği uzun menzilli füzemiz. Yakın zamanda Savunma Sanayi Başkanlığı ve Kara Kuvvetleri Komutanlığı ile seri üretim sözleşmesini imzaladık. Seri üretimleri devam ediyor.” dedi.

İkinci, NATO’ya üye ülkelerin taleplerinin Türkiye’nin savunma sanayisi tarafından karşılanması için çaba gösterdiklerini vurguladı.

“KARAOK ihraç edildi, sözleşmesi imzalandı”

Savaş alanındaki etkinliği görüldükten sonra portatif hava savunma sistemleri ve tank savar sistemlerinin büyük potansiyel içerdiğinin fark edildiğini anlatan İkinci, şunları kaydetti:

“Bu konuda herkes talepte bulunuyor. Bu alandaki ürünler de bu talebi karşılayacak seviyede değil. Ülkemizin bu alana yatırım yapmış olması portatif hava savunma füze sistemi SUNGUR’u hem de kısa menzilli tanksavar füze sistemi KARAOK’u üretmiş, seri üretime geçirmiş olması bizim ülkemiz açısından büyük şans. TSK’nın ihtiyacını karşılamakla kalmıyor ihracat potansiyelini de değerlendiriyoruz. Bu ürünleri üretmemiş olsaydık dünyada zor bulunan bu teknoloji açısından ülkemiz sıkıntıda olacaktı. KARAOK ihraç edildi, sözleşmesi imzalandı. SUNGUR için de ihracat sözleşmeleri konusunda görüşmeler devam ediyoruz. Bunlar en hızlı satacağımız ürünlerin başında yer alacak.”

Milli Dikey Atım Lançer Sistemi’nin (MİDLAS) İstanbul Fırkateyni’ne entegrasyonunun tamamlandığı bilgisini veren İkinci, “MİDLAS’tan hava savunma sistemi füzemizin atışını gerçekleştirmek istiyoruz. MİDLAS’ın diğer fırkateynlere de yaygınlaştırılmasını istiyoruz. MİDLAS da ‘kötü komşu mal sahibi yapar’ örneklerinden bir tanesi. Türkiye’nin alamadığı bu sistemi ROKETSAN olarak geliştirdik. Büyük bir ihracat potansiyeli var. Uzak Doğu’daki ülkelerle gemi modernizasyonu ve gemi inşası konusunda MİDLAS’ın ürün olarak yerleştirilmesi noktasında ciddi çalışmalarımız var. Bunu da en kısa sürede sözleşmeye çevirmeyi düşünüyoruz.” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/roketsan-turkiyenin-uzay-yarisinda-var-olmasini-hedefliyor/feed/ 0
NATO Genel Sekreteri Stoltenberg’den Ukrayna’ya daha fazla silah tedariki çağrısı https://www.haber28.com.tr/nato-genel-sekreteri-stoltenbergden-ukraynaya-daha-fazla-silah-tedariki-cagrisi/ https://www.haber28.com.tr/nato-genel-sekreteri-stoltenbergden-ukraynaya-daha-fazla-silah-tedariki-cagrisi/#respond Tue, 20 Feb 2024 21:12:17 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=6402 – NATO Genel Sekreteri Stoltenberg’den Ukrayna’ya daha fazla silah tedariki çağrısı

MÜNİH – NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, kalıcı bir barışa ulaşılabilmesi için NATO müttefiklerini Ukrayna’ya daha fazla silah tedarik etmeye çağırdı. Stoltenberg, Avrupa Konseyi’nin Ukrayna’ya 50 milyar euroluk yeni yardım paketini onaylamasını memnuniyetle karşıladıklarını ifade ederek, “ABD’nin de aynını yapmasını bekliyorum” dedi.

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, Avrupa Birliği Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ve Bavyera Başbakanı Markus Söder, Münih Güvenlik Konferansı’nda ortak basın toplantısı düzenledi. Rusya-Ukrayna Savaşı’nın 2’nci yılını dolduracağını kaydeden Stoltenberg, Avrupa Konseyi’nin Ukrayna’ya 50 milyar euroluk yeni yardım paketini onaylamasını memnuniyetle karşıladıklarını ifade ederek, “ABD’nin de aynını yapmasını bekliyorum. Bu hayati bir mesele” diye konuştu. Stoltenberg, Putin’in istediklerini savaş alanında elde edemeyeceğini anlaması gerektiğini ve kalıcı bir barış sağlanması için Ukrayna’ya silah tedarikine devam etmeleri gerektiğini söyledi.

Ukrayna’ya daha fazla silah tedariki ve NATO ülkelerinin silah stoklarını artırması çağrısında bulunan Stoltenberg, “Bu Ukrayna’ya yardım edecek, NATO’yu daha güçlü kılacak ve aynı zamanda yüksek kalifiye üretimde istihdamı artıracaktır. Buna Patriot füzelerinin yeni bir tesiste üretileceği Bavyera da dahildir. Bu, Avrupalı ve Kuzey Amerikalı savunma firmalarının ortak güvenliğimiz için işbirliğinin örneklerinden biridir” ifadelerini kullandı.

NATO üyelerinin hiçbiri aleyhinde yakın bir tehdit bulunmadığını ifade eden Stoltenberg, “NATO, daha fazla askeri güç, daha yüksek düzey askeri hazırlık ve artırılan savunma harcamaları ile Moskova’da bizim tüm müttefiklerimizi korumaya hazır olduğumuz konusunda herhangi bir yanlış hesaba alan bırakmamaya devam etmektedir. Geçtiğimiz yıl Avrupalı müttefikler ve Kanada’nın savunma harcamaları, eşi görülmemiş bir artışla yüzde 11’e yükseldi. Bu sene 18 müttefikin gayri safi milli hasılanın yüzde 2’sini savunmaya harcamasını bekliyorum” diye konuştu.

Von der Leyen: “Ukrayna’daki savaş, sadece Ukrayna ile sınırlı değil”

Von der Leyen ise, Ukrayna’daki savaşın yanı sıra Orta Doğu’daki istikrarsızlık ve Çin’in artan etkinliğinin sonuçlarını Avrupa’da hissettiklerini söyledi. Ukrayna’daki savaşın sadece Ukrayna ile sınırlı olmadığını vurgulayan Von der Leyen, “Rusya, sadece Ukrayna’yı yok etmeyi değil aynı zamanda artık demokrasinin de olmadığından emin olmaya çalışıyor. Burada Rusya’nın doğalgazı bir tehdit aracı olarak kullanmasını, göçmenleri enstrüman olarak kullanabilmek için her şeyi yaptığını ve bu şekilde Polonya’da Avrupa Birliği sınırlarını güvensiz hale getirmeye çalıştığını, sürekli gerçekleştirilen siber saldırıları ve dört bir yandaki dezenformasyonu hatırlatmak isterim. Bunların tamamı Avrupa’da bizi olduğu gibi Amerikalı dostlarımızı da etkiliyor” dedi.

Bu nedenlerle ABD ve Avrupa’nın Ukrayna’ya destek sağlanmasında transatlantik ortak menfaatler olduğunu vurgulayan Von der Leyen, Avrupa’nın Ukrayna’ya 50 milyar Euro yeni yardım paketini onaylamış olmaktan mutluluk duyduğunu söyledi.

Yaşananları göz önüne alarak savunmaya daha fazla yatırım yapmak istediklerini ve Avrupa’nın savunma sanayisini güçlendirmek istediklerini vurgulayan Von der Leyen, bu nedenle önümüzdeki ay Avrupa savunma sanayisi için bir strateji sunacaklarını duyurdu.

]]>
https://www.haber28.com.tr/nato-genel-sekreteri-stoltenbergden-ukraynaya-daha-fazla-silah-tedariki-cagrisi/feed/ 0
NATO Genel Sekreteri Stoltenberg: Türkiye Montrö Anlaşması’na saygı göstermeye devam etmeli https://www.haber28.com.tr/nato-genel-sekreteri-stoltenberg-turkiye-montro-anlasmasina-saygi-gostermeye-devam-etmeli/ https://www.haber28.com.tr/nato-genel-sekreteri-stoltenberg-turkiye-montro-anlasmasina-saygi-gostermeye-devam-etmeli/#respond Sun, 18 Feb 2024 08:00:10 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=5995 NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, Türkiye’nin bazı müttefikler tarafından Ukrayna’ya hibe edilen gemilerin Karadeniz’e girmesine izin vermediğine dair gelen soruya cevap vererek, “Montrö Anlaşmasına saygı göstermeye devam etmemiz gerektiğini düşünüyorum” dedi.

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, Belçika’nın başkenti Brüksel’deki NATO Savunma Bakanları Toplantısı’nın ardından açıklamalarda bulundu. Stoltenberg, NATO savunma bakanlarının temmuz ayındaki Washington Zirvesi’ne hazırlanmak üzere bugün bir araya geldiğini ifade ederek, “Yeni savunma planlarımıza kaynak sağlama ve transatlantik savunma sanayi tabanımızı güçlendirme çalışmalarına hız verdik” dedi.

Bu yıl 18 NATO üyesinin GSYİH’lerinin yüzde 2’sini savunmaya harcamasını beklediğini ifade eden Stoltenberg, “2024 yılında Avrupa’daki NATO müttefikleri savunmaya toplam 380 milyar dolar yatırım yapacaklar” dedi.

Toplantıda mühimmat üretiminin arttırılması konusunu ele aldıklarını belirten Stoltenberg, “Stoklarımızı doldurmak ve Ukrayna’yı desteklemeye devam etmek için barış zamanının yavaş temposundan çatışmanın gerektirdiği yüksek tempolu üretime geçmemiz gerekiyor” dedi.

Kötüleşen güvenlik ortamını da ele aldıklarını ifade eden Stoltenberg, “İttifak’a karşı yakın bir askeri tehdit görmüyoruz” dedi.

Bugün ayrıca NATO-Ukrayna Konseyi’nde Ukrayna ile bir araya geldiklerini aktaran Stoltenberg, “Savunma Bakanı Umerov sahadaki son gelişmeler hakkında müttefiklere bilgi verdi” dedi.

Polonya’nın Bydgoszcz kentinde yeni bir NATO-Ukrayna Ortak Analiz, Eğitim ve Öğretim Merkezi kurmaya karar verdiklerini aktaran Stoltenberg, “Bu merkez Ukrayna’nın Rusya ile olan savaşında çıkardığı derslerin paylaşılmasına imkan tanıyacak. Ayrıca Ukrayna kuvvetlerinin müttefiklerle birlikte öğrenip eğitim alabilecekleri bir yapı oluşturacak. Ukrayna’nın ve bizim güvenliğimiz için Ukrayna’nın yanında olmaya devam edeceğiz” dedi.,

“İttifak var olduğu sürece NATO Müttefikleri arasında da NATO hakkında farklı görüşler ve tartışmalar olmuştur”

ABD tarafından NATO’ya yapılan eleştiriler hakkında bir soruya cevap veren Stoltenberg, “İttifak var olduğu sürece NATO Müttefikleri arasında da NATO hakkında farklı görüşler ve tartışmalar olmuştur. Kamuoyu yoklamalarına baktığımızda, hem Kuzey Amerika’da, ABD’de, Kanada’da hem de Avrupa’da NATO’ya rekor düzeyde destek olduğunu görüyoruz. NATO’nun tarihteki en güçlü ve en başarılı İttifak olmaya devam edeceğinden eminim. En az üç nedenden ötürü ABD’nin sadık bir müttefik olmaya devam etmesini bekliyorum. Birincisi, güçlü bir NATO’ya sahip olmak ABD’nin ulusal güvenlik çıkarlarına uygundur. İkincisi, ABD’de NATO’ya iki partiden de geniş bir destek var. Üçüncüsü, ABD’deki eleştiriler öncelikle NATO’ya karşı değildir. NATO müttefiklerinin NATO için yeterince para harcamamasına karşıdır” dedi.

“Montrö Anlaşmasına saygı göstermeye devam etmemiz gerektiğini düşünüyorum”

Türkiye’nin bazı müttefikler tarafından Ukrayna’ya hibe edilen gemilerin Karadeniz’e girmesine izin vermediğine dair gelen soruya cevap veren Stoltenberg, “Montrö Anlaşması, Karadeniz’e açılan boğazların artık donanma gemilerine kapalı olduğu anlamına geliyor. Bu aynı zamanda Rusya’nın Karadeniz’e daha fazla donanma gemisi sokamayacağı anlamına geliyor. Ukrayna aslında Romanya, Bulgaristan ve Türkiye ile birlikte bir rota, bir deniz yolu açmayı başardı. Bu sayede Karadeniz üzerinden önemli miktarda tahıl ve diğer ürünleri ihraç edebildiler. Dolayısıyla NATO Müttefikleri arasındaki yakın işbirliğini sürdürmemiz, Ukrayna’nın Rus Karadeniz Filosunu geri püskürtme çabalarını desteklemeye ve Montrö Anlaşmasına saygı göstermeye devam etmemiz gerektiğini düşünüyorum” dedi. – BRÜKSEL

]]>
https://www.haber28.com.tr/nato-genel-sekreteri-stoltenberg-turkiye-montro-anlasmasina-saygi-gostermeye-devam-etmeli/feed/ 0
Türkiye ve Yunanistan, Avrupa Gökyüzü Kalkanı Girişimi’ne Katılıyor https://www.haber28.com.tr/turkiye-ve-yunanistan-avrupa-gokyuzu-kalkani-girisimine-katiliyor/ https://www.haber28.com.tr/turkiye-ve-yunanistan-avrupa-gokyuzu-kalkani-girisimine-katiliyor/#respond Sat, 17 Feb 2024 22:00:04 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=5835 Almanya Savunma Bakanı Boris Pistorious, Türkiye ve Yunanistan’ın Avrupa Gökyüzü Kalkanı Girişimi’ne (ESSI) katılacaklarını duyurdu. ABD’nin F-16’lara yeşil ışık yakması sonrasında Türkiye’nin şimdi de ESSI’ye katılacak olması, NATO müttefikleriyle bağları güçlendirecek önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.

Almanya Savunma Bakanı Pistorious bugün Brüksel’de yapılan NATO savunma bakanları toplantısı öncesinde, “ESSI bugün iki yeni üyenin katılımıyla büyüyor. Yunanistan ve Türkiye’ye ESSI’ye hoş geldiniz diyeceğiz” açıklamasını yaptı.

Almanya’nın kurulmasına liderlik ettiği girişimin son iki yılda önemli başarılar kaydettiğini söyleyen Alman bakan, “Girişim hava savunma sistemlerinin ortak tedariki ve kullanımı ile ilgilidir” dedi ve ekledi:

“Odak, bu hava savunma sistemlerinin birbirleriyle uyumlu bir şekilde çalışmasıdır. Bu, sistemlerin eşgüdümlü kullanımını, aynı zamanda da eğitim ve tatbikatları da kolaylaştırıyor.”

Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin ardından Almanya tarafından başlatılan girişim, Avrupa ülkelerinin birlikte savunma sistemleri satın almalarına ve ortak tatbikat yapmalarına olanak sağlamayı hedefliyor.

Türkiye’nin katılımı nasıl gündeme geldi?

Türkiye’nin 2019 yılında Rusya’dan S-400 hava savunma sistemlerini teslim almaya başlaması, ABD başta olmak üzere NATO müttefikleriyle ilişkilerinde gerginliğe yol açmıştı.

Dış politikada yaşanan sorunların da etkisiyle, Ankara’nın NATO müttefikleriyle savunma sanayi alanında işbirliği gerilemiş, hatta durma noktasına gelmişti.

Ancak yaklaşık dört yıl sonra, İsveç’in NATO üyeliğinin Türkiye tarafından onaylanmasıyla birlikte ilişkilerde görülen normalleşme, yeni adımlarla devam ediyor.

ABD yönetimi Türkiye’ye F-16 satışına yeşil ışık yakarken, Kanada gibi ittifak üyesi ülkeler de savunma sanayii alanında uyguladıkları fiili ambargolarını kaldırmaya başladı.

Türkiye’nin ESSI’ye katılımı da ilişkileri normalleştirme adımları çerçevesinde dikkat çekici bulunuyor.

Gözler Eurofighter’lara çevrildi

Almanya’nın girişimi olan ESSI’ye Türkiye’nin katılımının, Berlin ile Ankara arasında savunma konularında da işbirliğine olumlu yansıması bekleniyor.

Türkiye’nin Eurofighter Typhoon savaş uçakları alma talebi konusunda, Alman hükümetinin de siyasi onayı gerekiyor.

Eurofighter İngiltere, İtalya, İspanya ve Almanya tarafından geliştirilip üretilen bir savaş uçağı. Üçüncü taraflara satışı için dört ülkenin de onay vermesi gerekiyor.

Milli Savunma Bakanlığı kaynakları geçen hafta yaptıkları açıklamada, ABD’den F-16 satışına onay gelmesi sonrasında da, Eurofighter’lar konusunda taleplerinin devam ettiğini belirtmişti.

Bakanlık kaynakları, “Konsorsiyum ülkelerinden Almanya’nın bu konudaki olumlu yaklaşımı beklenmektedir. Görüşme ve çalışmalara devam edilmektedir” bilgisini vermişlerdi.

Türk ve İngiliz savunma bakanları Kasım ayında Ankara’da yaptıkları görüşmeler sırasında güvenlik ve savunma alanında işbirliğini daha da güçlendirmek için bir niyet beyanı imzalamış ve Eurofighter savaş uçaklarının satışı konusunu da masaya yatırmışlardı.

Bu arada ABD yönetimi Türkiye’ye F-16 savaş uçaklarının satışlarına, Yunanistan’a satışı yapılacak F-35’lerle eş zamanlı olarak onay verirken, ESSI’ye de Türkiye ve Yunanistan’ın eş zamanlı olarak kabulü dikkat çekici olarak değerlendiriliyor.

Avrupa Gökyüzü Kalkanı ne hedefliyor?

ESSI ile birlikte Avrupa’da, anti-balistik füze yetkinliğine sahip, ortak bir hava savunma sistemi inşa edilmesi hedefleniyor.

Rusya’nın Ukrayna’ya saldırısı, Avrupa’nın hava savunma yetkinliklerinin yetersiz kalabileceği endişesine yol açmıştı.

Bunun üzerine Almanya Başbakanı Olaf Scholz, 2022 yılının Ağustos ayında bu girişimi önermişti.

Aynı yılın Ekim ayında 15 Avrupa ülkesi bir bildiri imzalayarak projeyi hayata geçirdi.

Almanya Savunma Bakanlığı’nın internet sayfasında aktarıldığına göre ESSI’nin amacı “NATO’nun ortak hava savunmasının Avrupa ayağını güçlendirmek”.

Girişime üye ülkelerin füze, roket veya uçak saldırılarına karşı kendilerini daha iyi silahlandırmak istediklerine dikkat çekiliyor.

Ayrıca bu ülkelerin hava savunması için gerekli sistemleri ortaklaşa tedarik etmek, kullanmak ve bakımını yapmak istedikleri de aktarılıyor.

ESSI farklı menzilli füzelere karşı çok katmanlı savunma sistemleri kullanacak şekilde tasarlanmış ve orta menzilli (35 km) Alman IRIS-T SLM, uzun menzilli (100 km) ABD yapımı Patriot ve çok uzun menzilli (100+ km/ atmosfer dışı) ABD-İsrail yapımı Arrow-3 gibi sistemleri içeriyor.

Girişimde hangi ülkeler yer alıyor?

ESSI’ye üye ülkelerin sayısı şu anda 19. Türkiye ve Yunanistan’ın katılımı ile üye sayısı 21’e çıkacak.

Ekim 2022’de Belçika, Bulgaristan, Çekya, Estonya, Finlandiya, Almanya, Macaristan, Letonya, Litvanya, Hollanda, Norveç, Slovakya, Slovenya, Romanya ve İngiltere bir bildiri imzalayarak girişimi kurdular.

Şubat 2023’te Danimarka ve İsveç, aynı yıl Temmuz ayında da Avusturya ve İsviçre girişime katıldı.

Fransa ise Avrupa dışında geliştirilen sistemlere ağırlık verilmesi ve İtalya ile ortak geliştirdiği SAMP-T füze savunma sisteminin girişime dahil edilmemesi konusunda itirazlarını dile getirerek yer almadı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/turkiye-ve-yunanistan-avrupa-gokyuzu-kalkani-girisimine-katiliyor/feed/ 0
NATO Savunma Bakanları Toplantısı Brüksel’de başladı https://www.haber28.com.tr/nato-savunma-bakanlari-toplantisi-brukselde-basladi/ https://www.haber28.com.tr/nato-savunma-bakanlari-toplantisi-brukselde-basladi/#respond Sat, 17 Feb 2024 04:00:26 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=5749 – NATO Savunma Bakanları Toplantısı Brüksel’de başladı

Stoltenberg: “NATO Savunma Bakanları, savunmamızı nasıl daha da güçlendirebileceğimizi ele almak üzere bir araya gelecek”

BRÜKSEL – NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, Brüksel’de bugün başlayan NATO Savunma Bakanları toplantısı öncesi yaptığı kapı önü açıklamasında, “NATO Savunma Bakanları, Ukrayna’ya verdiğimiz desteği ve caydırıcılığımız ile savunmamızı nasıl daha da güçlendirebileceğimizi ele almak üzere bir araya gelecek” dedi.

NATO Savunma Bakanları bugün Belçika’da bir araya geliyor. NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg başkent Brüksel’deki NATO karargahında gerçekleştirilen toplantı öncesi kapı önünde basına açıklamalarda bulundu. Stoltenberg, “NATO Savunma Bakanları Ukrayna’ya verdiğimiz desteği ve caydırıcılığımız ile savunmamızı nasıl daha da güçlendirebileceğimizi ele almak üzere bir araya geldi” dedi.

“Müttefikler savunmaya 280 milyar ABD dolar harcamakta”

Savunma planlarını gerçekleştirebilmek için daha fazla yatırım yapılması gerektiğini belirten Stoltenberg, “Doğru yoldayız. Çünkü savunma yatırımları söz konusu olduğunda artık tarihi rakamlara sahibiz. Geçen yıl Avrupa ve Kanada genelinde savunma harcamalarında yüzde 11’lik reel bir artış gördük. Bu yıl 18 müttefikin Gayri Safi Yurt İçi Hasıla’sı yüzde 2’sini savunmaya harcama hedefine ulaşmasını bekliyoruz. Avrupalı müttefikler birlikte savunmaya 280 milyar ABD doları harcamakta. Bu da toplam GSYİH’lerin yüzde 2’sine tekabül ediyor” ifadelerini kullandı.

Hala kat etmeleri gereken bir yolun olduğunu söyleyen Stoltenberg, “Geçen yıl Vilnius’taki zirvemizde tüm müttefikler GSYİH’nin yüzde 2’sini savunmaya harcama sözü verdiler ve yüzde 2 asgari orandır” şeklinde konuştu.

NATO Ukrayna Konseyi toplantısına başkanlık edeceğini ifade eden Stoltenberg, “Ukrayna’ya verdiğimiz desteği nasıl sürdürebileceğimizi ele alacağız. Desteğimizin savaş alanına her geçen gün fark getirdiğini görüyoruz. Daha dün Ukraynalılar bir Rus donanma gemisini vurmayı başardılar ve bu da Ukrayna silahlı kuvvetlerinin Rus hatlarının gerisinde derin saldırılar gerçekleştirme konusundaki beceri ve yetkinliğini ortaya koyuyor” dedi.

“AB’nin Ukrayna’ya 50 milyar euro tahsis etme kararını memnuniyetle karşılıyorum”

Ukrayna’nın ihtiyaç duyduğu silah, malzeme ve mühimmatı almasını sağlamak için üretimi arttırmaları gerektiğini vurgulayan Stoltenberg, “NATO Müttefikleri savunma yatırım planını kabul etmemizden bu yana geçen ay içinde transatlantik savunma sanayinin farklı bölümlerinden daha fazla sipariş için 10 milyar euroluk sözleşmeler üzerinde anlaştılar ve imzaladılar” diye konuştu.

NATO Müttefiklerinin daha fazla destek, daha fazla hava savunması ve daha fazla mühimmat sağlamasını memnuniyetle karşıladığını aktaran Stoltenberg, “Avrupa Birliği’nin Ukrayna’ya 50 milyar euro tahsis etme kararını memnuniyetle karşılıyorum. ABD Kongresi’nin Ukrayna’ya desteğin devamını öngören bir paketi kabul etmesini bekliyorum. Çünkü Ukrayna’yı desteklemek hayırseverlik değildir. Ukrayna’yı desteklemek kendi güvenliğimize yaptığımız bir yatırımdır” ifadelerini kullandı.

“Geçtiğimiz yıl savunma harcamalarında eşi benzeri görülmemiş bir artış gördük”

Basına yaptığı açıklamaların ardından toplantıya geçen NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg açılış konuşmasında, “Bugün, yeni planlar, iyileştirilmiş komuta ve kontrol, modernize edilmiş lojistik ve güçlendirilmiş hava ve füze savunması ile caydırıcılığımızı ve savunmamızı daha da güçlendirmek üzere geçtiğimiz Temmuz ayında Vilnius Zirvesi’nde alınan kararları ileriye taşıyacağız” dedi.

Savunma sanayi kapasitesini de ele alacaklarını söyleyen Stoltenberg, “Ukrayna’nın ve bizim güvenliğimiz için ihtiyaç duyulan silah ve mühimmat üretimini arttırıyoruz. Tüm bunlar daha fazla yatırım yapmamızı gerektirdi ve iyi bir ilerleme kaydediyoruz. Geçtiğimiz yıl Avrupalı müttefiklerde ve Kanada’da savunma harcamalarında eşi benzeri görülmemiş bir artış gördük. Bu yıl ise rekor sayıda müttefikimiz savunmaya yüzde 2 veya daha fazla harcama yapıyor” şeklinde konuştu.

]]>
https://www.haber28.com.tr/nato-savunma-bakanlari-toplantisi-brukselde-basladi/feed/ 0
Stoltenberg’ten Trump’a: ‘Adil yük paylaşımı gereği Avrupalı müttefikler ve Kanada daha fazla harcama yapıyor’ https://www.haber28.com.tr/stoltenbergten-trumpa-adil-yuk-paylasimi-geregi-avrupali-muttefikler-ve-kanada-daha-fazla-harcama-yapiyor/ https://www.haber28.com.tr/stoltenbergten-trumpa-adil-yuk-paylasimi-geregi-avrupali-muttefikler-ve-kanada-daha-fazla-harcama-yapiyor/#respond Thu, 15 Feb 2024 23:36:04 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=5532 – Stolteneberg’ten Trump’a: “Adil yük paylaşımı gereği Avrupalı müttefikler ve Kanada daha fazla harcama yapıyor”

BRÜKSEL – NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, Donald Trump’ın açıklamalarına yönelik, “ABD yönetimleri tarafından adil yük paylaşımı gereği Avrupalı müttefikler ve Kanada’nın daha fazla harcama yapması gerektiği defalarca vurgulandı. İyi haber şu ki NATO müttefiklerinin yaptığı da tam olarak budur” dedi.

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, yarın gerçekleştirilecek NATO Savunma Bakanları Toplantısı öncesi kamera karşısına geçti. Stoltenberg, “Geçtiğimiz yıl Vilnius’ta yapılan zirvede caydırıcılığımızı ve savunmamızı daha da güçlendirmek için önemli kararlar aldık. Şimdi bu planlarımızı hayata geçiriyoruz. Bu da daha fazla yatırım yapmayı gerektiriyor ve gerçek bir ilerleme kaydediyoruz. Bugün son rakamlarımızı açıklayabilirim. Yatırım taahhüdünün verildiği 2014 yılından bu yana Avrupalı müttefikler ve Kanada savunma için 600 milyar ABD dolarından fazla para ayırdı. Geçtiğimiz yıl Avrupalı müttefikler ve Kanada’da yüzde 11’lik benzeri görülmemiş bir artış yaşandı” ifadelerini kullandı.

Bu yıl NATO’nun 31 ülkesinden 18’inin gayrisafi yurtiçi hasılalarının yüzde 2’sini savunmaya harcamasını beklediğini dile getiren Stoltenberg, “Bu da başka bir rekor ve yalnızca 3 müttefikin hedefe ulaştığı 2014 yılına göre 6 kat artışa tekabül ediyor” şeklinde konuştu.

Stoltenberg, “2024 yılında Avrupa’daki NATO müttefikleri savunmaya toplam 380 milyar ABD dolar yatırım yapacak. Bu, ilk kez toplam GSYİH’nin yüzde 2’sine denk geliyor. Yani gerçek bir ilerleme kaydediyoruz. Avrupalı müttefikler daha fazla harcıyor. Ancak bazı müttefiklerin hala kaydedecek yolu var. Çünkü Vilnius zirvesinde tüm müttefiklerin yüzde 2 oranında yatırım yapması konusunda anlaşmıştık ve bu yüzde 2 minimumdur” dedi.

Mühimmat üretiminin artırılması görüşülecek

NATO Savunma Bakanları Toplantısı’nda mühimmat üretiminin daha da artırılması konusunun da ele alınacağını aktaran Stoltenberg, “Geçtiğimiz birkaç ayda NATO 10 milyar dolar değerinde sözleşmeler imzaladı ve daha bu hafta Almanya Aşağı Saksonya’da yeni bir mühimmat fabrikasının inşaatına başladı. Tam kapasiteyle yılda 200 bin civarında top mermisi üretecek. Toplantıda ayrıca yeni savunma planlarımıza tam kaynak sağlama konusundaki ilerlemeyi de gözden geçireceğiz” ifadelerini kullandı.

“Ukraynalılar, bizim yardımımızla Rusya’nın ele geçirdiği toprakların yarısını geri aldı”

Stoltenberg, “Bu hafta ayrıca NATO-Ukrayna Konseyi Toplantısı’nı ve ABD liderliğindeki Ukrayna Savunma Temas Grubu’nun sanal toplantısını da gerçekleştireceğiz. Bu toplantıların her ikisi de Ukrayna’ya yönelik desteğimize odaklanacak. Ukrayna’nın tedarikten lojistiğe kadar her konuda NATO standartlarına yaklaşmasına yardımcı olmaya devam ediyoruz. Müttefikler büyük miktarda silah, teçhizat ve mühimmat sevkiyatı yapmaya devam ediyor. Bu destek gerçekten fark oluşturuyor. Bizim yardımımızla cesur Ukraynalılar, Rusya’nın ele geçirdiği toprakların yarısını geri aldılar, Karadeniz’de bir koridor açtılar ve Rus kuvvetlerine ağır kayıplar verdirdiler. NATO’nun desteği gerçek transatlantik yük paylaşımının bir örneğidir. Avrupa Birliği’nin yeni ve büyük bir yardım paketine ilişkin son kararını da memnuniyetle karşılıyorum ve ABD Kongresi’nin de yakında bunu takip edeceğine inanıyorum. Bu hayırseverlik değil, kendi güvenliğimize yapılan bir yatırımdır” şeklinde konuştu.

Donald Trump’ın ABD başkanı olduğu dönemde NATO için yeterince harcama yapmayan müttefiklere karşı Rusya’nın herhangi bir saldırısını engellememe tehdidinde bulunduğu yönündeki açıklaması sorulan Stoltenberg, şu şekilde konuştu:

“NATO, 75 yıldır herhangi bir NATO müttefikine yönelik bir askeri saldırıyı önlemeyi başarmıştır. NATO’nun eğilimi, bir müttefike yapılacak saldırının tüm ittifakın tepkisine yol açacağıdır. Hep birlikte bu mesajın arkasında durduğumuz sürece herhangi bir müttefike yönelik herhangi bir askeri saldırıyı önleyeceğiz. Dolayısıyla NATO’nun amacı savaşı önlemek, barışı korumak, NATO müttefiklerine yönelik saldırıları önlemektir ve biz bunu onlarca yıldır başarıyla yapıyoruz. Çünkü caydırıcılığımız güvenilirdir. Yani birbirimizi desteklemeyeceğimiz, birbirimizi korumayacağımız yönündeki herhangi bir öneri, hepimizin güvenliğine zarar verir ve riskleri artırır. Bu nedenle NATO’nun tüm müttefikleri koruma ve savunma taahhüdünün arkasında olduğumuzu hem eylem halinde hem de sözlü olarak açıkça ifade etmemiz çok önemlidir. İyi haber şu ki NATO müttefiklerinin yaptığı da tam olarak budur. NATO’nun yetenekleri var, biz de tüm müttefikleri koruma ve savunma kararlılığına sahibiz. Hiçbir NATO müttefikine karşı yakın bir tehdit görmememizin nedeni de budur. Çünkü 2014’ten bu yana kolektif savunmamızı önemli ölçüde güçlendirdik. Kolektif savunma konusunda onlarca yıldır en güçlü takviyelere sahibiz. Bu tabii ki Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Kırım’ı yasa dışı ilhak etmesiyle tetiklendi. Ancak bu NATO müttefiklerinin 2014 yılında aldığı bir karardı, dünya değiştiğinden ve dünya daha tehlikeli hale geldiğinden NATO’nun yanıt vermesi gerekiyordu. Biz de tam olarak bunu yaptık. Daha fazla savunma harcaması, ittifak genelinde rekor düzeyde yüksek savunma yatırımları, İttifakın doğu kesiminde daha fazla kuvvetin konuşlandırılması, kuvvetlerimizin yüksek düzeyde hazırlıklı olması, yeni modern yeteneklere yapılan yatırımlar, bunların hepsi hep birlikte NATO’yu güçlendirdi. Yatırım yapmaya devam ettiğimiz, NATO’ya uyum sağlamaya devam ettiğimiz sürece hiçbir NATO müttefikimizin saldırıya uğramamasını sağlamaya devam edeceğiz.”

“Moskova’da yanlış anlamalara yer bırakmamalıyız”

Trump’a mesajı sorulan Stoltenberg, “Mesajım aynen söylediğim gibi. NATO’nun caydırıcılığının güvenilirliğini zedelememeliyiz. Bu hem yatırım yaptığımız yeteneklerle hem de nasıl iletişim kurduğumuzla ilgilidir. Çünkü caydırıcılık düşmanlarımızın aklındadır. Moskova’da hazırlığımız, kararlılığımız ve müttefiklerimizi koruma kararlılığımız konusunda yanlış hesaplamalara veya yanlış anlamalara yer bırakmamalıyız. Bunu yapmamızın nedeni çatışmayı kışkırtmak değil, NATO’nun 75 yıldır başarıyla yaptığı gibi çatışmayı önlemektir” dedi.

Stoltenberg, “Şunu da dikkate almamız gerekiyor. Duyduğumuz eleştiriler öncelikle NATO ile ilgili değil. Bu, NATO müttefiklerinin NATO’ya yeterince harcama yapmamasıyla ilgili ve bu geçerli bir nokta. ABD yönetimleri tarafından adil yük paylaşımı gereği Avrupalı müttefikler ve Kanada’nın daha fazla harcama yapması gerektiği defalarca vurgulandı. İyi haber şu ki NATO müttefiklerinin yaptığı da tam olarak budur. Geçtiğimiz yıl savunma harcamalarında rekor düzeyde bir artış yaşandı ve şu anda 18 müttefik yüzde 2 veya daha fazla harcama yapıyor, giderek daha fazla müttefik yüzde 2’ye yaklaşıyor ve çok yakında ulaşacaklarına söz veriyorlar. Artık Avrupa’da rekor düzeyde harcamalar görüyor olmamız, bu mesajın bir etki oluşturduğunu gösteriyor. Avrupalı müttefikler ve Kanada harekete geçti, bunu yapmaya devam edeceklerine güveniyorum. Güçlü bir NATO, ABD için de önemlidir. Çünkü ABD’yi daha güçlü kılar. ABD hiçbir zaman tek başına bir savaşa girmedi. Her zaman müttefiklerle savaşırlar ve bu da ABD’yi daha güçlü kılar. NATO müttefikleriyle birlikte dünya ekonomisinin yüzde 50’sini ve dünya askeri gücünün yüzde 50’sini temsil ediyoruz. Yani bir arada durduğumuz, birbirimizi koruduğumuz sürece güvendeyiz, bir saldırıyı önlüyoruz ve güçlü bir transatlantik bağ ile değerlerimize sahip çıkmamızı sağlıyoruz” diye konuştu.

]]>
https://www.haber28.com.tr/stoltenbergten-trumpa-adil-yuk-paylasimi-geregi-avrupali-muttefikler-ve-kanada-daha-fazla-harcama-yapiyor/feed/ 0
NATO Genel Sekreteri: Avrupalı müttefikler daha fazla harcama yapıyor https://www.haber28.com.tr/nato-genel-sekreteri-avrupali-muttefikler-daha-fazla-harcama-yapiyor/ https://www.haber28.com.tr/nato-genel-sekreteri-avrupali-muttefikler-daha-fazla-harcama-yapiyor/#respond Thu, 15 Feb 2024 06:24:06 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=5449 NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, Donald Trump’ın açıklamalarına yönelik, “ABD yönetimleri tarafından adil yük paylaşımı gereği Avrupalı müttefikler ve Kanada’nın daha fazla harcama yapması gerektiği defalarca vurgulandı. İyi haber şu ki NATO müttefiklerinin yaptığı da tam olarak budur” dedi.

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, yarın gerçekleştirilecek NATO Savunma Bakanları Toplantısı öncesi kamera karşısına geçti. Stoltenberg, “Geçtiğimiz yıl Vilnius’ta yapılan zirvede caydırıcılığımızı ve savunmamızı daha da güçlendirmek için önemli kararlar aldık. Şimdi bu planlarımızı hayata geçiriyoruz. Bu da daha fazla yatırım yapmayı gerektiriyor ve gerçek bir ilerleme kaydediyoruz. Bugün son rakamlarımızı açıklayabilirim. Yatırım taahhüdünün verildiği 2014 yılından bu yana Avrupalı müttefikler ve Kanada savunma için 600 milyar ABD dolarından fazla para ayırdı. Geçtiğimiz yıl Avrupalı müttefikler ve Kanada’da yüzde 11’lik benzeri görülmemiş bir artış yaşandı” ifadelerini kullandı.

Bu yıl NATO’nun 31 ülkesinden 18’inin gayrisafi yurtiçi hasılalarının (GSYİH) yüzde 2’sini savunmaya harcamasını beklediğini dile getiren Stoltenberg, “Bu da başka bir rekor ve yalnızca 3 müttefikin hedefe ulaştığı 2014 yılına göre 6 kat artışa tekabül ediyor” şeklinde konuştu.

Stoltenberg, “2024 yılında Avrupa’daki NATO müttefikleri savunmaya toplam 380 milyar ABD dolar yatırım yapacak. Bu, ilk kez toplam GSYİH’nin yüzde 2’sine denk geliyor. Yani gerçek bir ilerleme kaydediyoruz. Avrupalı müttefikler daha fazla harcıyor. Ancak bazı müttefiklerin hala kaydedecek yolu var. Çünkü Vilnius zirvesinde tüm müttefiklerin yüzde 2 oranında yatırım yapması konusunda anlaşmıştık ve bu yüzde 2 minimumdur” dedi.

Mühimmat üretiminin artırılması görüşülecek

NATO Savunma Bakanları Toplantısı’nda mühimmat üretiminin daha da artırılması konusunun da ele alınacağını aktaran Stoltenberg, “Geçtiğimiz birkaç ayda NATO 10 milyar dolar değerinde sözleşmeler imzaladı ve daha bu hafta Almanya Aşağı Saksonya’da yeni bir mühimmat fabrikasının inşaatına başladı. Tam kapasiteyle yılda 200 bin civarında top mermisi üretecek. Toplantıda ayrıca yeni savunma planlarımıza tam kaynak sağlama konusundaki ilerlemeyi de gözden geçireceğiz” ifadelerini kullandı.

“Ukraynalılar, bizim yardımımızla Rusya’nın ele geçirdiği toprakların yarısını geri aldı”

Stoltenberg, “Bu hafta ayrıca NATO-Ukrayna Konseyi Toplantısı’nı ve ABD liderliğindeki Ukrayna Savunma Temas Grubu’nun sanal toplantısını da gerçekleştireceğiz. Bu toplantıların her ikisi de Ukrayna’ya yönelik desteğimize odaklanacak. Ukrayna’nın tedarikten lojistiğe kadar her konuda NATO standartlarına yaklaşmasına yardımcı olmaya devam ediyoruz. Müttefikler büyük miktarda silah, teçhizat ve mühimmat sevkiyatı yapmaya devam ediyor. Bu destek gerçekten fark oluşturuyor. Bizim yardımımızla cesur Ukraynalılar, Rusya’nın ele geçirdiği toprakların yarısını geri aldılar, Karadeniz’de bir koridor açtılar ve Rus kuvvetlerine ağır kayıplar verdirdiler. NATO’nun desteği gerçek transatlantik yük paylaşımının bir örneğidir. Avrupa Birliği’nin yeni ve büyük bir yardım paketine ilişkin son kararını da memnuniyetle karşılıyorum ve ABD Kongresi’nin de yakında bunu takip edeceğine inanıyorum. Bu hayırseverlik değil, kendi güvenliğimize yapılan bir yatırımdır” şeklinde konuştu.

Donald Trump’ın ABD başkanı olduğu dönemde NATO için yeterince harcama yapmayan müttefiklere karşı Rusya’nın herhangi bir saldırısını engellememe tehdidinde bulunduğu yönündeki açıklaması sorulan Stoltenberg, şu şekilde konuştu:

“NATO, 75 yıldır herhangi bir NATO müttefikine yönelik bir askeri saldırıyı önlemeyi başarmıştır. NATO’nun eğilimi, bir müttefike yapılacak saldırının tüm ittifakın tepkisine yol açacağıdır. Hep birlikte bu mesajın arkasında durduğumuz sürece herhangi bir müttefike yönelik herhangi bir askeri saldırıyı önleyeceğiz. Dolayısıyla NATO’nun amacı savaşı önlemek, barışı korumak, NATO müttefiklerine yönelik saldırıları önlemektir ve biz bunu onlarca yıldır başarıyla yapıyoruz. Çünkü caydırıcılığımız güvenilirdir. Yani birbirimizi desteklemeyeceğimiz, birbirimizi korumayacağımız yönündeki herhangi bir öneri, hepimizin güvenliğine zarar verir ve riskleri artırır. Bu nedenle NATO’nun tüm müttefikleri koruma ve savunma taahhüdünün arkasında olduğumuzu hem eylem halinde hem de sözlü olarak açıkça ifade etmemiz çok önemlidir. İyi haber şu ki NATO müttefiklerinin yaptığı da tam olarak budur. NATO’nun yetenekleri var, biz de tüm müttefikleri koruma ve savunma kararlılığına sahibiz. Hiçbir NATO müttefikine karşı yakın bir tehdit görmememizin nedeni de budur. Çünkü 2014’ten bu yana kolektif savunmamızı önemli ölçüde güçlendirdik. Kolektif savunma konusunda onlarca yıldır en güçlü takviyelere sahibiz. Bu tabii ki Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Kırım’ı yasa dışı ilhak etmesiyle tetiklendi. Ancak bu NATO müttefiklerinin 2014 yılında aldığı bir karardı, dünya değiştiğinden ve dünya daha tehlikeli hale geldiğinden NATO’nun yanıt vermesi gerekiyordu. Biz de tam olarak bunu yaptık. Daha fazla savunma harcaması, ittifak genelinde rekor düzeyde yüksek savunma yatırımları, İttifakın doğu kesiminde daha fazla kuvvetin konuşlandırılması, kuvvetlerimizin yüksek düzeyde hazırlıklı olması, yeni modern yeteneklere yapılan yatırımlar, bunların hepsi hep birlikte NATO’yu güçlendirdi. Yatırım yapmaya devam ettiğimiz, NATO’ya uyum sağlamaya devam ettiğimiz sürece hiçbir NATO müttefikimizin saldırıya uğramamasını sağlamaya devam edeceğiz.”

“Moskova’da yanlış anlamalara yer bırakmamalıyız”

Trump’a mesajı sorulan Stoltenberg, “Mesajım aynen söylediğim gibi. NATO’nun caydırıcılığının güvenilirliğini zedelememeliyiz. Bu hem yatırım yaptığımız yeteneklerle hem de nasıl iletişim kurduğumuzla ilgilidir. Çünkü caydırıcılık düşmanlarımızın aklındadır. Moskova’da hazırlığımız, kararlılığımız ve müttefiklerimizi koruma kararlılığımız konusunda yanlış hesaplamalara veya yanlış anlamalara yer bırakmamalıyız. Bunu yapmamızın nedeni çatışmayı kışkırtmak değil, NATO’nun 75 yıldır başarıyla yaptığı gibi çatışmayı önlemektir” dedi.

Stoltenberg, “Şunu da dikkate almamız gerekiyor. Duyduğumuz eleştiriler öncelikle NATO ile ilgili değil. Bu, NATO müttefiklerinin NATO’ya yeterince harcama yapmamasıyla ilgili ve bu geçerli bir nokta. ABD yönetimleri tarafından adil yük paylaşımı gereği Avrupalı müttefikler ve Kanada’nın daha fazla harcama yapması gerektiği defalarca vurgulandı. İyi haber şu ki NATO müttefiklerinin yaptığı da tam olarak budur. Geçtiğimiz yıl savunma harcamalarında rekor düzeyde bir artış yaşandı ve şu anda 18 müttefik yüzde 2 veya daha fazla harcama yapıyor, giderek daha fazla müttefik yüzde 2’ye yaklaşıyor ve çok yakında ulaşacaklarına söz veriyorlar. Artık Avrupa’da rekor düzeyde harcamalar görüyor olmamız, bu mesajın bir etki oluşturduğunu gösteriyor. Avrupalı müttefikler ve Kanada harekete geçti, bunu yapmaya devam edeceklerine güveniyorum. Güçlü bir NATO, ABD için de önemlidir. Çünkü ABD’yi daha güçlü kılar. ABD hiçbir zaman tek başına bir savaşa girmedi. Her zaman müttefiklerle savaşırlar ve bu da ABD’yi daha güçlü kılar. NATO müttefikleriyle birlikte dünya ekonomisinin yüzde 50’sini ve dünya askeri gücünün yüzde 50’sini temsil ediyoruz. Yani bir arada durduğumuz, birbirimizi koruduğumuz sürece güvendeyiz, bir saldırıyı önlüyoruz ve güçlü bir transatlantik bağ ile değerlerimize sahip çıkmamızı sağlıyoruz” diye konuştu. – BRÜKSEL

]]>
https://www.haber28.com.tr/nato-genel-sekreteri-avrupali-muttefikler-daha-fazla-harcama-yapiyor/feed/ 0
İsveç’te savaşa hazır olun uyarıları endişe yaratıyor https://www.haber28.com.tr/isvecte-savasa-hazir-olun-uyarilari-endise-yaratiyor/ https://www.haber28.com.tr/isvecte-savasa-hazir-olun-uyarilari-endise-yaratiyor/#respond Thu, 11 Jan 2024 02:36:04 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=2337 İsveç’te önce Sivil Savunma Bakanı, ardından Genelkurmay Başkanı’nın yaptığı “savaşa hazır olun” uyarıları endişeye ve “panik yaratma” eleştirilerine neden oldu.

İsveç Sivil Savunma Bakanı Carl-Oskar Bohlin, Pazar günü katıldığı bir konferansta “İsveç’te savaş olabilir” ifadesini kullanmıştı.

Ardından Genelkurmay Başkanı Micael Byden de tüm İsveçlileri zihinsel olarak savaşa hazır olmaya çağırdı.

Üst düzey yetkililerden art arda yapılan bu açıklamaların tonuysa, İsveç muhalefetinin tepkisini çekti.

Eski başbakan Magdalena Andersson İsveç televizyonuna yaptığı açıklamada, güvenlik durumunun ciddi olduğunu kabul etse de, “savaş hemen yanıbaşımızda da değil” dedi.

Çocuk hakları derneği Bris de normalde çağrı merkezlerine savaş ihtimaliyle ilgili çok az arama aldıklarını, ancak bu haftaki haberlerden ve TikTok’ta yapılan paylaşımlardan sonra birçok “endişeli” gencin kendilerini aradığını belirtti.

Bris sözcüsü Maja Dahl “Belli ki bu iyi planlanmış bir uyarıydı, ağızdan kaçırılmış gibi değildi” diyerek, yetişkinler için bu tarz açıklamalar yapılırken çocuklara durumun nasıl anlatılacağının da düşünülmüş olması gerektiğine dikkat çekti.

Sivil Savunma Bakanı ve Genelkurmay Başkanı’nın açıklamaları çok net olsa da, bu sözler ülkede “uyarı” düzeyinde algılanıyor.

200 yıldır savaş görmeyen ülke

Yaklaşık ikiyüz yıldır savaş görmeyen İsveç, NATO üyeliği için Türkiye ve Macaristan’ın onayını bekliyor.

İsveç’in NATO hamlesine neden olan Rusya- Ukrayna savaşı, 24 Şubat’ta ikinci yılını dolduracak.

Genelkurmay Başkanı Byden açıklamalarında “yeni bir şey olmadığını” söylüyor.

Byden bir ay önce Ukrayna’nın doğu cephesini ziyaret etmişti. Ayrıca İsveç, Ukraynalı pilotları eğiten ülkeler arasında. Stockholm Ukrayna’ya gelişmiş Gripen savaş uçakları göndermeyi de düşünüyor.

Aftonbladet gazetesine konuşan Byden, “Amacım insanları endişelendirmek değil, sadece daha çok kişinin içinde bulundukları durumu ve sorumluluklarını düşünmelerini sağlamak” dedi.

Sivil Savunma Bakanı Bohlin de insanların uykusunu kaçırmak istemediğini ancak olabileceklere dair farkındalıklarını artırmayı hedeflediğini belirtti. Bakan ayrıca yerel idareler ve acil durum ekiplerine hazırlık yapmaları çağrısında da bulundu.

Bohlin “Geceleri uykumu kaçıran bir şey varsa o da hazırlıkların çok yavaş ilerlemesi” dedi.

Rusya-Ukrayna savaşının başlamasının ardından Finlandiya da NATO’ya katıldı ve Rus yetkililer NATO ile tansiyonun yükselmesi halinde “bunun ceremesini çekecek ilk ülkenin” Finlandiya olacağı tehditlerinde bulundu.

Türkiye’nin şartlarını yerine getirene kadar İsveç’in NATO üyeliğine onay vermeyeceğini duyuran Ankara, geçen yıl Temmuz ayındaki NATO zirvesi öncesi İsveç’in üyeliğine yeşil ışık yakmıştı.

İsveç’in NATO’ya üyeliğine ilişkin katılım protokolü, Aralık ayında TBMM Dış İlişkiler Komisyonu’nda kabul edildi. Protokolün Meclis Genel Kurulu’nda görüşülüp oylanması bekleniyor, ne zaman görüşüleceğiyse henüz bilinmiyor.

Askeri harcamaları artıyor

İsveç Başbakanı Ulf Kristersson, 2024 yılında NATO’nun üyeleri için koyduğu askeri harcama hedefi olan gayrisafi yurtiçi hasılanın yüzde 2’si oranında harcamaya ulaşacaklarını açıkladı. Bu İsveç’in 2020’deki askeri harcamalarının iki katına denk geliyor.

İsveç Savunma Üniversitesi’nden savunma uzmanı Oscar Jonsson ise üst düzey yetkililerin açıklamalarının tonunun “bir bardak suda fırtına koparmaya” benzediğini, söylenenlerin yüzde 90’ının sivil ve askeri savunma alanındaki hazırlıkların yavaş olmasının yarattığı rahatsızlıktan kaynaklandığını düşünüyor.

“Zaman kısıtlı ve açıklamalarla yetkililer, sorumlu departmanlar ve bireyler ‘uyandırılmak’ istendi” diyen Jonsson; “İsveç ordusu çok muktedir ama ölçeği çok küçük. En son savunma yasa tasarısında 3,5 tugay kurmamız gerektiği belirtiliyor. Savaş başlandığında Ukrayna’nınsa 25 tugayı vardı”.

Jonsson savaş ihtimali olsa da, bunun için birkaç faktörün bir araya gelmesi gerektiğini ekliyor: Rusya’nın Ukrayna’daki savaşının sona ermesi, ordusunun yeniden yapılanma ve silahlanma için zamanının olması, ve Avrupa’nın da ABD’nin askeri desteğini kaybetmesi.

Ancak Jonsson’a göre bu üç durumun bir araya gelmesi “ihtimal dahilinde”.

]]>
https://www.haber28.com.tr/isvecte-savasa-hazir-olun-uyarilari-endise-yaratiyor/feed/ 0
Yerli Torpido ‘Akya’ Doğu Akdeniz’de Hedef Gemiyi Tam İsabetle Vurdu https://www.haber28.com.tr/yerli-torpido-akya-dogu-akdenizde-hedef-gemiyi-tam-isabetle-vurdu/ https://www.haber28.com.tr/yerli-torpido-akya-dogu-akdenizde-hedef-gemiyi-tam-isabetle-vurdu/#respond Fri, 29 Dec 2023 21:36:14 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=1437

DOĞU Akdeniz’de düzenlenen test atışında yeni yerli torpido ‘Akya’ 12 bin yardalık mesafeden hedef gemiyi tam isabetle vurdu.

TCG Preveze denizaltısı tarafından 27 Aralık’ta Doğu Akdeniz açıklarında ‘Akya’ torpidosu için test atışı yapıldı. Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu, Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, Roket Sanayii ve Ticaret AŞ (ROKETSAN) Genel Müdürü Murat İkinci ve askeri personel ‘Akya’ ağır torpidosunun atışını TCG Gökova’nın Komuta Merkezi’nden takip etti. Son hazırlıkların tamamlanmasının ardından Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu’nun “Bismillah ateş serbest” komutuyla ateşlenen ‘Akya’, 12 bin yardalık mesafeden hedef gemiyi tam isabetle vurarak batırdı. Hedefin vurulduğu anlar TCG Gökova’nın Komuta Merkezi’nde sevinçle karşılandı.

‘DENİZ KUVVETLERİ İÇİN ÇOK ÖNEMLİ BİR GÜN’

Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu, “Bugün, Türk Deniz Kuvvetleri için çok önemli bir gün. Yerli ve milli torpidomuz ‘Akya’nın çok başarılı bir atışını icra ettik ve Akya torpidosunu Türk Deniz Kuvvetleri envanterine aldık. Bildiğiniz gibi kısa bir süre önce milli ve yerli güdüm mermimiz Atmaca’yı envanterimize almıştık. Kısa süre sonra gemilerimizden hava hedeflerine karşı kullanacağımız Hisar deniz milli ve yerli güdümlü mermimizi hizmete alacağız. Aynı şekilde milli ve yerli mayınımız Malaman’ı kısa bir süre sonra envanterimize alacağız. Yerli ve milli atış kontrol sistemlerimizi kullanan gemilerimiz, yerli ve milli güdüm mermileri ile yerli ve milli torpidoları kullanmaktadır. Hayırlı ve uğurlu olsun” diye konuştu.

‘MAVİ VATAN’DA CAYDIRICI BİR GÜÇ OLACAK’

Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, savunma sanayisi açısından çok anlamlı bir günü hep beraber yaşadıklarını belirterek, “Bugün yüksek teknoloji içeren bir mühimmatı, başarılı bir atışla Deniz Kuvvetlerimize kazandırmış olduk. Milli Savunma Bakanlığımız, Kuvvet Komutanlığımız, Savunma Sanayii Başkanlığımız ve tüm şirketlerle beraber koordinasyonlu çalışmaların sonuçlarını görmüş olduk. Bugün atışını yapmış olduğumuz ağır torpido özellikle denizaltı harbi için çok çok önemli, vazgeçilmez bir unsur. Hem zor tespit edilmesi ve hem de çok ciddi bir tahrip gücüne sahip olması sebebiyle yerli ve milli olması çok elzemdi. Bunu yapabilen dünyada 5-6 ülke var. Biz de bunlardan bir tanesi olduk. Allah’a çok şükür bugün başarılı atış sonucunda bunu envantere kazandırmış olduk. Bu Mavi Vatanımızın korunmasında, bölgedeki haklarımızın korunmasında Deniz Kuvvetlerimiz için çok caydırıcı bir güç olacak. Ben başta Sayın Cumhurbaşkanımıza, Milli Savunma Bakanlığımıza, Deniz Kuvvetlerimize ve bu projede emeği geçen tüm şirketlerimize, tabii ki ROKETSAN ve Savunma Sanayii Başkanlığı personeline teşekkür ediyorum. Hayırlı, uğurlu olsun” ifadelerini kullandı.

‘MAVİ VATAN’DAKİ ÇELİK KILIÇ’

ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci de “Gerçekten Türk Silahlı Kuvvetleri için Deniz Kuvvetleri için özellikle savunma sanayimiz için çok tarihi bir gün. Envantere giren yerli ve milli ‘Atmaca’ gemisavar füzemizden ‘Akya’ torpidomuzun da Deniz Kuvvetlerimizin envanterinde olması gerçekten Türkiye’nin Mavi Vatan’daki çelik kılıcının ne kadar keskin olduğunu gösteriyor. Bunu milli kabiliyetlerle gerçekleştirmiş olmanın haklı gururunu da burada hepimiz beraber yaşadık” dedi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/yerli-torpido-akya-dogu-akdenizde-hedef-gemiyi-tam-isabetle-vurdu/feed/ 0