Şehirler – Haber 28 – Giresun Haber https://www.haber28.com.tr Fri, 14 Jun 2024 04:00:35 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Çiğdem Karaaslan: Belediyecilik AK Parti’nin işi https://www.haber28.com.tr/ak-parti-genel-baskan-yardimcisi-cigdem-karaaslan-belediyecilik-ak-partinin-isi/ https://www.haber28.com.tr/ak-parti-genel-baskan-yardimcisi-cigdem-karaaslan-belediyecilik-ak-partinin-isi/#respond Fri, 14 Jun 2024 04:00:35 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=20801 AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Samsun Milletvekili Çiğdem Karaaslan, “Biz verdiği sözü tutan, gerçekleştiremeyeceği vaatte bulunmayan bir siyasi hareketin mensuplarıyız. Belediyeciliğin AK Parti’nin işi olduğunu tüm kesimlere yönelik hizmetlerimizle milletimize gösterdik.” dedi.???????

Karaaslan, Samsun’da seçim çalışmalarına devam etti. Vatandaşlarla sohbet eden Karaaslan, AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak 31 Mart seçimlerine yoğun tempoda hazırlandıklarını söyledi.

Her an sahada olduklarını vurgulayan Karaaslan, “Cumhurbaşkanımız ve Genel Başkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde 18. seçim zaferimizi kazanmak, şehirlerimizi gerçek belediyecilik ile buluşturmak için 17 ilçemizde ve Samsun’umuz genelinde çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Seçimin sandıktan önce sahada kazanılacağını biliyoruz. Bu anlayışla milletvekilleri olarak, il ve ilçe teşkilatlarımızla, Cumhur İttifakı belediye başkan adaylarımızla vatandaşlarımızla iç içeyiz. Gittiğimiz her yerde Cumhur İttifakı adaylarımıza hemşehrilerimizin duyduğu güvene şahitlik ediyoruz.” diye konuştu.

“Kalkınma yerelde başlar” anlayışıyla yola çıktıklarının altını çizen Karaaslan, şöyle devam etti:

“AK Parti olarak belediyecilik ekolü oluşturarak 21 yıldır tüm şehirlerimizde ve ülkemizde sayısız başarı hikayesi yazdık. Her seçim döneminde gerçekçi vaatlerle milletimizin huzuruna çıktık ve yetkiyi aldıktan sonra vaatlerini hatırlamayanlardan olmadık. Projelerimizi birer birer hayata geçirdik. Biz verdiği sözü tutan, gerçekleştiremeyeceği vaatte bulunmayan bir siyasi hareketin mensuplarıyız. Belediyeciliğin AK Parti’nin işi olduğunu tüm kesimlere yönelik hizmetlerimizle milletimize gösterdik. Milletimizin bizden beklentisi, bizim de şehirlerimize, ülkemize kazandıracağımız daha çok hizmet var. Kritik önemdeki bu seçimleri Cumhur İttifakı’nın zaferiyle taçlandırmamızın ardından hızla yarım kalan işleri tamamlamak, yeni projeleri hayata geçirmek için görevimizin başında olacağız.”

Muhalefet belediyeleri tarafından yönetilen şehirlerin son 5 yıllık dönemde belediyecilik hizmetlerinden mahrum kaldığını anlatan Karaaslan, “Cumhur İttifakı adaylarının 31 Mart’ta seçilmesiyle bu şehirler için yeni bir dönem başlayacak. Şehirlerimizde yaşam kalitesini yükselten, insan öncelikli, hizmet odaklı anlayışı tahkim eden, gönül belediyeciliğiyle kalplere dokunan, şeffaflığa, katılımcılığa, kaliteli hizmet üretimine ve vatandaş memnuniyetine odaklanan, sahip olduğumuz kadim birikimle yenilikçi yaklaşımları buluşturarak şehircilikte yeni bir vizyon ortaya koyan kadrolar olarak milletimizin güçlü desteği ve teveccühüyle zafer Cumhur İttifakı’nın olacaktır.” diye konuştu.

Karaaslan, seçim günlerinin demokrasinin için en özel günleri olduğuna işaret ederek, şunları kaydetti:

“Milletimiz, sandık önüne her konulduğunda hassas terazisinde tüm tarafları tartarak tercihini yapan, demokratik olgunluğu çok yüksek bir millettir. Milletimiz 31 Mart’ta algı yönetimi yaparak 5 yıl geçirenlere, ‘Engelleniyoruz’ yalanıyla hiçbir iş yapmayanlara, belediyenin kaynaklarını doğru yönetemeyenlere, halkımızın güvenini boşa çıkaranlara, milletin oyunu çantada keklik görenlere çok büyük bir ders verecektir. 31 Mart, Türkiye Yüzyılı belediyeciliğinin miladı olacaktır. Tüm vatandaşlarımızdan sandığa giderek oylarını kullanmalarını özellikle istirham ediyorum. Cumhur İttifakı adaylarımıza verilecek her oy, önümüzdeki 5 yıllık dönemde yeni eser ve hizmetler olarak şehirlerimize geri dönecektir. Milletimizin iradesine duyduğumuz sonsuz güvenle 31 Mart seçimlerinin tüm şehirlerimiz ve ülkemiz için hayırlı olmasını diliyorum.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/ak-parti-genel-baskan-yardimcisi-cigdem-karaaslan-belediyecilik-ak-partinin-isi/feed/ 0
Bakan Özhaseki: “Yapmamız gereken afetlere karşı dirençli şehirler oluşturmak” https://www.haber28.com.tr/bakan-ozhaseki-yapmamiz-gereken-afetlere-karsi-direncli-sehirler-olusturmak-2/ https://www.haber28.com.tr/bakan-ozhaseki-yapmamiz-gereken-afetlere-karsi-direncli-sehirler-olusturmak-2/#respond Tue, 11 Jun 2024 22:48:40 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=20479 Bakan Özhaseki: “Yapmamız gereken afetlere karşı dirençli şehirler oluşturmak”

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki STK, iş insanları ve sektör temsilcileriyle buluştu

ZONGULDAK – Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, deprem gibi afetlere karşı dirençli şehirler oluşturmak için kentsel dönüşümünün önemine değindi.

Zonguldak’a gelen Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki STK, iş insanları ve sektör temsilcileriyle buluştu.

Programda konuşan Özhaseki, “Tarihte Anadolu’da doğuya birçok baş şehirler var. Fakat zamanın ruhunu okuyamadıkları için şimdi birçoğu sıradan il olduğu gibi bazen ilçe konumuna da düşmüş durumdalar. Öyle bir şehir konumuna da düşmemek lazım. Eğer şehirdeki yerel yöneticiler, başta belediye başkanımız, valimiz, milletvekili, siyasi partilerimiz o şehirle ilgili düşünceleri var. Hedef koymuşlar, bir araya gelmişler, kol kola girmişler, gayret ediyorlarsa şehirlerin geleceği ayrılık. Değilse emin olun şehirleri ben görüyorum. Gittikçe kötüye doğru gidiyor” dedi.

“Şehirlerimizde bir takım sorunlar var” diyen Özhaseki, “Çünkü biz Batı’dan şehirleşme noktasında önceden çok açık ara öndeyken özellikle sanayi devrimiyle birlikte bizim de gerileme dönemimize denk geldiği için iyice geriye kalmışız. Onlar oradan bir mimari plan üzerine, bir şehir planı üzerine gelişmelerini sağlarken, ekonomileri daha güçlüyken, güzel şehirler oluşturmuşlar bizim de zayıflama ve gerileme dönemimiz olduğu için iyice aradaki fark açılmış. Şimdi bizi hükümet Amerika’ya götürmüştü. Washington’da İmar Daire Başkanı Türk’tü. Söylediğine göre 1711’de şehir planları yapılmış. 11 tane göbek yapmış birbirine bağlamışlar. Şehir planı bu demişler mesela. ya bizde daha mekansal planlamada 3-5 sene öncesine tamamlayabildik. Böyle bir şey olabilir mi?” ifadelerini kullandı.

“Kimliksiz ve sağlıksız şehirlerimiz olmuş”

1940-50’li yıllardan itibaren büyük şehirlere göçlerin başladığını aktaran Özhaseki, “O göçler neticesinde insanlar evlerini rastgele yerlere yapmaya başlamışlar. O günkü yöneticiler iyi veya kötü niyetle ben bilmiyorum yargılamak için de söylemiyorum. Hazırlıksız yakalanmışlar bu göçlere. Bazen de ideolojik yaklaşmışlar. ‘Bunlar evleri buralara yapsınlar, bizim arka mahalle olur’ gibi bir düşünce. Sol rüzgarların estiği bir dönemde buralarda örgütlenmeler yaparız. İşçileri de örgütleriz gibisinden. Rusya gibi oluruz. Arnavutluk’ta sapık bir Enver hoca var onun bir hayalini kuran adamlar vardı bu memlekette ne yazık ki. Castro’nun hayranları vardı bu memlekette. Türkiye’yi buraya götürürüz gibi bir fikirle şehirlere doğrusu tarumar etmişiz. 2000’li yıllara doğru geldiğimizde objektif olarak söylemek gerekirse ne yazık ki üzülerek söylüyorum. Kimliksiz ve sağlıksız şehirlerimiz olmuş. Herkes bunun farkında” diye konuştu.

Cumhuriyet tarihinde mimari noktasında yetersiz kalındığını kaydeden Özhaseki, “Bakın geçmişe doğru baktığımız zaman Selçuklu medeniyeti diye bir medeniyet var bakınca sivil mimarlık örneklerinden ibadethanelerine kamu binalarına kadar bu Selçuklu dersiniz.

Peki 100 yıllık Cumhuriyet’te bilim adamlarımız, mimarlarımız, hocalarımız ve mimarlarımız var.

Şimdi kurduğumuz şehirlere bir bakın. Ne medeniyeti edersiniz şimdi kurduğumuz ortama. O sosyal ağda arabesk medeniyet deriz. İstanbul’a varıyorsunuz. Camdan muhteşem bir bina. Son teknolojiyle donatılmış. Yanında bir tane tamirhane. 2 tane pirketten gecekondu. ‘Allah Allah’ falan diyorsunuz. Şimdi böyle bir medeniyet olabilir mi?” şeklinde konuştu.

Özhaseki, konuşmasına şu şekilde devam etti: “En üzücü tarafı da bu ülkenin bir deprem ülkesi olduğunu unutmamız. Afetlerin her an bizi beklediğini unutmamız ve bunları göz ardı ederek şehirleşmeye doğru geçmemiz. Son yüzyılda bu memlekette meydana gelen deprem sayısı 6 ve üzerindeki şiddetteki deprem sayısı yıkıcı diye tarif ediyoruz biz bu depremlere. Hem denizlerimiz hem karadakileri toplarsak 231 tane deprem olmuş. Ölen insan sayımız 130 bin. Maddi hasar milyarlarca dolar. Niye böyle? Bilimin gerçekliğini tespit ediyoruz, dikkate almıyoruz. İşimize geldiği gibi hareket ediyoruz. Gidip belediyeleri zorluyoruz. Bir takım çıkar ilişkileri başlıyor. Neticesinde de böyle bir felaketle karşı karşıya kalıyoruz.”

Deprem gibi afetler için bütün işlerin gözden geçirilmesi gerektiğini anlatan Özhaseki, “Bizim her şeyi yeni baştan bir daha ele alıp, ‘Bismillah’ diyerek bu işe görmemiz gerekiyor. Doğru bir şekilde planlamamız gerekiyor. 6 Şubat’ta Kuzey Anadolu Fay Hattı malum bizim de biraz 100 kilometre altımızdan geçiyor. Şimdi bütün bilim adamlar diyorlar ki ‘İstanbul’da beklediğimiz tehlike var. Allah korusun büyük bir bela bekliyor’ bizi diyor. 6 Şubat’ta da Doğu Anadolu Fay Hattı kırıldı. Aynı yerden başlıyor neredeyse. Van Gölü’nün biraz daha batısından bu tarafa doğru gelirken diğeri de Adıyaman, Malatya Kahramanmaraş ve oradan Hatay üzerinden Akdeniz’e doğru iniyor. Binlerce yıldır aynı hatlar kırılıyor. Bakın binlerce yıldır, yeni değil. Bunu bilerek hareket etmezsek ne olur? Bir daha başımıza bela gelir. Oturur, ağlarız. Dizlerimiz de vururuz, yardımlar ederiz. Vicdanımızı biraz avutuyoruz.

Sonra yine aynı yerden bir daha başlamış oluruz. Bu gerçekleri bilerek hareket etmekten başka çaremiz yok. En son depremde 680 bin ev yıkıldı. Dile kolay 170 binde iş yeri yerle bir oldu. Maddi hasar 100 milyar doların üzerinde. Manevi hasar zaten hiç ölçülecek gibi değil. Ne yapsak oradaki insanların o acısını dindirmez mümkün değil” dedi.

Deprem bölgesinde 300 bin konut yapımına devam edildiğini belirten Özhaseki “Çelik evler yapıyoruz köylerde. Şehirlerin meydanlarını yapıyoruz bir taraftan. Meydanlara açılan ana caddeleri yapmaya çalışıyoruz ki kimlik binalar çıksın ortaya diye. O şehrin kendine has özgün mimarisi çıksın diye. Şehir merkezlerini de biz bakanlık olarak yapma kararı aldık. Altyapılar için 60 milyar liraya yakın bir kredi temin ettik. Oradaki 11 tane şehrin altyapısını baştan sona bir daha yapıyoruz. Geçtiğimiz hafta dağıttığımız evlerle birlikte şu ana kadar 76 bin konutu dağıttık. Her ayda 15 bin evi dağıtmaya devam edeceğiz. Bu sayıları söylemesi kolay da bunlar aslında Türkiye’nin inşaat kapasitesinin çok üstünde rakamlar” ifadelerini kullandı.

“Yapmamız gereken afetlere karşı dirençli şehirler oluşturmak”

Afet öncesi yapılması gereken konulara da değinen Özhaseki şunları söyledi: “O hasarları sararken bu tür afetlere karşı dirençli şehirler oluşturmak. Konutlarımızı daha sağlam, güvenli hale getirmek. Bunun hazırlığını yapmalıyız. Eğer deprem gelmeden, afet gelmeden bunu yaparsak bir birim harcıyoruz. Felaket geldikten sonra harcamaya başlarsak tam 7 birim harcıyoruz. Bilim adamları tek tek hesaplamışlar. Onun içinde İstanbul, İzmir’de depreme daha çok maruz olabilecek yerlerde birçok projeleri açıklıyoruz. Bunun peşinden koşuyoruz. Bunun da bir tek yolu var, o da kentsel dönüşüm. Bakanlık olarak biz her yerde duyuruda bulunuyoruz. ‘Gelin beraber yapalım. Hangi partiden olursanız olun hiç fark etmez. Yeter ki gelin bu siyaset üstü bir durum. Bunu siyasete lütfen alet etmeyin’ diyoruz ama derdimizi de bir türlü anlatamıyoruz.”

“Türkiye’de inşaat sektörünün geleceği çok parlak” diyen Özhasek, “Böyle 10 senede falan bitecek gibi gözükmüyor. Belki Avrupa’da restorasyonlarda vakit geçirebilirler. Yeni uydu kentler, küçük yerlere kurabilirler. Onların ihtiyacı olabilir ama bizde ihtiyaç çok daha fazla. İşin yüzde 80 adeta özel sektörde. Bu alanda şu anda bir buçuk milyona yakın insan çalışıyor. Gayrisafi yurt içi hasılanın yüzde 6’sını oluşturuyor ama inşaat sektörünü besleyen yan sektörleri de ele aldığınız zaman 250 ayrı grubu ilgilendiriyor ve yurtiçi hasılamızında yüzde 30’unu oluşturuyor” dedi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/bakan-ozhaseki-yapmamiz-gereken-afetlere-karsi-direncli-sehirler-olusturmak-2/feed/ 0
Çevre Bakanı Özhaseki: Kentsel dönüşüm için birlikte çalışalım https://www.haber28.com.tr/cevre-bakani-ozhaseki-kentsel-donusum-icin-birlikte-calisalim/ https://www.haber28.com.tr/cevre-bakani-ozhaseki-kentsel-donusum-icin-birlikte-calisalim/#respond Tue, 11 Jun 2024 07:36:35 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=20449 Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, “Kentsel dönüşüm için bakanlık olarak her yerde duyuruda bulunuyoruz. Gelin diyoruz, beraber yapalım. Hangi partiden olursanız olun hiç fark etmez. Yeter ki gelin. Bu siyaset üstü bir durum, bunu siyasete lütfen alet etmeyin, ama derdimizi bir türlü anlatamıyoruz.” dedi.

Zonguldak temasları kapsamında bir otelde iş insanları ve sivil toplum kuruluşları temsilcileriyle bir araya gelen Özhaseki, burada yaptığı konuşmada, şehirlerin taş ve topraktan ibaret zannedilmemesi gerektiğini, canlı organizmalar olan kentlerin bakım ve ihtimam istediğini belirtti.

Özhaseki, devletler arasındaki rekabetin şehirler arasında da bulunduğuna değinerek, eğer kentlerin geleceğe sağlıklı şekilde taşınması isteniyorsa çok hızlı değişimlerin yaşandığı zamanın ruhunun yakalanması gerektiğini vurguladı.

Şehircilik alanındaki “Şehirlerin geleceği yerel yöneticilerin ufuklarıyla doğru orantılıdır” söylemini aktaran Özhaseki, valiler, belediye başkanları, milletvekilleri ve siyasi partilerin temsilcileri bir araya gelip hedef koyarlarsa kentlerin geleceğinin aydınlık olacağını anlattı.

Bakan Özhaseki, yerel yönetimlerde ortak akılla üretilen projelerin peşine düşmenin önemine değinerek, “Sonra el ele kol kola girmek lazım. Sonra da iktidara ‘Bir dakika bize yardım et, buralarda biz yetişemiyoruz’ demek lazım. İktidar büyük bir nimet. Bundan istifade etmek lazım.” diye konuştu.

Şehirlere yapılan yatırımlarda parti ayrımcılığının zarar verdiğine dikkati çeken Özhaseki, “Halbuki hepimiz aynı gemideyiz arkadaşlar. Emin olun, biz şehirlerimizi büyütemezsek, geliştiremezsek, inşallah böyle bir sonuçla karşılaşmayız ama çocuklarımız okumaya giderler ve bir daha da gelmezler. Arada bir telefonla arayan insanlar haline dönüşürler. O yüzden şehrimize sahip çıkıp ne yapılması gerekiyorsa hep birlikte yapmak lazım.” değerlendirmesinde bulundu.

Çarpık kentleşme eleştirisi

Özhaseki, batıda şehir planlamacılığının çok önceleri yapıldığını ancak Türkiye’de bu işlemlerin yeni yeni tamamlandığını aktararak, hazırlıksız yakalanılan göçler nedeniyle yaşanan çarpık kentleşmelerin ardından 2000’li yıllara gelindiğinde kimliksiz ve sağlıksız şehirlerin ortaya çıktığını kaydetti.

Selçuklu ve Osmanlı’daki mimari yapılar incelendiğinde medeniyetin izlerinin görüldüğüne işaret eden Özhaseki, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Peki yüz yıllık Cumhuriyet’te bilim adamlarımız, mimarlarımız, mühendislerimiz var. Kurduğumuz şehirlere bakın arkadaşlar. Hiçbir parti ayrımı gözetmeksizin söylüyorum bunu, birisini suçlamak için asla söylemiyorum. Ne medeniyeti dersiniz şimdi bulunduğumuz ortama? Olsa olsa ‘arabesk medeniyeti’ deriz. İstanbul’a varıyorsunuz, camdan son teknolojiyle donatılmış muhteşem bir bina ve yanında bir tamirhane, iki briketten gecekondu… Böyle bir medeniyet olabilir mi? En üzücü tarafı da buranın deprem ülkesi olduğunu, afetlerin her an bizi beklediğini unutmamız, bunları göz ardı ederek şehirleşmeye geçmemiz.”

Bakan Özhaseki, 6 Şubat 2023’te Kahramanmaraş merkezli depremlerde Doğu Anadolu Fay Hattı’nın kırıldığını, bütün bilim adamlarının olası Marmara Depremi’nden bahsettiğini anımsatarak, binlerce yıldır kırılan fay hatları gerçekliğinin unutulması halinde tekrar aynı acıların yaşanacağının altını çizdi.

Depremin etkilediği şehirlerde 300 binden fazla konutun inşasının devam ettiğini, şu ana kadar 76 bin konutu hak sahiplerine dağıttıklarını bildiren Özhaseki, altyapı çalışmaları için 60 milyar liraya yakın uzun vadeli kredi temin ettiklerini, 11 ilde altyapıyı baştan yaptıklarını aktardı.

“Yapmamız gereken şey, hasarları sararken bu tür afetlere karşı dirençli şehirler oluşturmak” diyen Özhaseki, şöyle devam etti:

“Konutlarımızı daha sağlam, güvenli hale getirmek. Bunun hazırlığını yapmalıyız. Kentsel dönüşüm için bakanlık olarak her yerde duyuruda bulunuyoruz. Gelin diyoruz, beraber yapalım. Hangi partiden olursanız olun hiç fark etmez. Yeter ki gelin. Bu siyaset üstü bir durum, bunu siyasete lütfen alet etmeyin, ama derdimizi bir türlü anlatamıyoruz.”

Özhaseki, kentsel dönüşümde herkese iş düştüğünün altını çizerek, kamu eliyle yapılan yatırımların yanı sıra özel sektörün bu alandaki faaliyetlerinin önemine değindi.

“Bundan sonra önümüze bakacağız, çalışacağız”

Türkiye’deki yapı stokunun çoğunun 2000 öncesindeki yönetmeliklere göre yapıldığını, milyonlarca ev ve iş yerinin yenilenmesi gerektiğini vurgulayan Özhaseki, Türkiye’deki inşaat sektörünün geleceğinin çok parlak olduğu yorumunda bulundu.

Mehmet Özhaseki, Türk halkının güçlü devlete sahip olduğuna, son yaşanan depremin altından kalkabilecek çok az sayıda devlet bulunduğuna ve iktidarları döneminde çok sayıda hükümeti devirme operasyonunun yapıldığına dikkati çekerek, “En son yapılan Gezi kalkışmaları, 17-25 Aralık darbesi, çukur eylemleri, ihtilal denemesi. ya bunlardan biri Avrupa’da olsa çökertirlerdi ülkeyi.” dedi.

Terör örgütlerinin hepsinin aynı yerden beslendiğini, 4-5 ülkeden destek aldığını anlatan Özhaseki, konuşmasını şöyle tamamladı:

“Çok şükür dağlar temizlendi, şehirler temizlendi. Koridorlar oluşturuldu, örgütlerin hepsi toprağın altına girdi. Bundan sonra da zaten yaşama hakları yok o örgütlerin. Bireysel bir takım hadiselerle canımızı yakmaya çalışabilirler o kadar. O da dünyanın her yerinde oluyor. İnşallah yaptırmayız ama onun dışında yapabilecekleri herhangi bir etki kalmadı. Bundan sonra önümüze bakacağız, çalışacağız.”

Vali Osman Hacıbektaşoğlu ise Filyos projesi ile kentte yapılan çalışmalar hakkında bilgi verdi.

Toplantıya, AK Parti Zonguldak milletvekilleri Muammer Avcı ve Ahmet Çolakoğlu, Zonguldak Belediye Başkanı ve Cumhur İttifakı Belediye Başkan adayı Ömer Selim Alan ile STK temsilcileri, iş insanları ve siyasi partilerin temsilcileri katıldı.

Bakan Özhaseki, lavuar alanında incelemede bulundu

Toplantının ardından lavuar alanında incelemelerde bulunan Özhaseki, Zonguldak için önemli bir bölgede bulunduklarını anlattı.

Bölge insanının ekmek kapısı konumundaki yerin zamanla yenilenmesi gerektiğini aktaran Özhaseki, “Neredeyse 45 dönüme yakın arazi. Bir taraftan TOKİ’miz burada hem millet bahçesi hem müze hem de sosyal tesis inşaatlarına başladı. Bir taraftan da esnaf arkadaşlarımızın işlerini yapabilmeleri için modern çarşıları burada yapmaya çalışıyoruz.” ifadesini kullandı.

Özhaseki, projenin tamamlanmasıyla bölgenin herkesin uğrak noktası haline geleceğini, ziyaretçilerin kömürün elde ediliş sürecini öğrenmenin yanı sıra sosyalleşme imkanı bulacağını da sözlerine ekledi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/cevre-bakani-ozhaseki-kentsel-donusum-icin-birlikte-calisalim/feed/ 0
Bakan Özhaseki: “Yapmamız gereken afetlere karşı dirençli şehirler oluşturmak” https://www.haber28.com.tr/bakan-ozhaseki-yapmamiz-gereken-afetlere-karsi-direncli-sehirler-olusturmak/ https://www.haber28.com.tr/bakan-ozhaseki-yapmamiz-gereken-afetlere-karsi-direncli-sehirler-olusturmak/#respond Tue, 11 Jun 2024 05:24:33 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=20423 Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, deprem gibi afetlere karşı dirençli şehirler oluşturmak için kentsel dönüşümünün önemine değindi.

Zonguldak’a gelen Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki STK, iş insanları ve sektör temsilcileriyle buluştu.

Programda konuşan Özhaseki, “Tarihte Anadolu’da doğuya birçok baş şehirler var. Fakat zamanın ruhunu okuyamadıkları için şimdi birçoğu sıradan il olduğu gibi bazen ilçe konumuna da düşmüş durumdalar. Öyle bir şehir konumuna da düşmemek lazım. Eğer şehirdeki yerel yöneticiler, başta belediye başkanımız, valimiz, milletvekili, siyasi partilerimiz o şehirle ilgili düşünceleri var. Hedef koymuşlar, bir araya gelmişler, kol kola girmişler, gayret ediyorlarsa şehirlerin geleceği ayrılık. Değilse emin olun şehirleri ben görüyorum. Gittikçe kötüye doğru gidiyor” dedi.

“Şehirlerimizde bir takım sorunlar var” diyen Özhaseki, “Çünkü biz Batı’dan şehirleşme noktasında önceden çok açık ara öndeyken özellikle sanayi devrimiyle birlikte bizim de gerileme dönemimize denk geldiği için iyice geriye kalmışız. Onlar oradan bir mimari plan üzerine, bir şehir planı üzerine gelişmelerini sağlarken, ekonomileri daha güçlüyken, güzel şehirler oluşturmuşlar bizim de zayıflama ve gerileme dönemimiz olduğu için iyice aradaki fark açılmış. Şimdi bizi hükümet Amerika’ya götürmüştü. Washington’da İmar Daire Başkanı Türk’tü. Söylediğine göre 1711’de şehir planları yapılmış. 11 tane göbek yapmış birbirine bağlamışlar. Şehir planı bu demişler mesela. ya bizde daha mekansal planlamada 3-5 sene öncesine tamamlayabildik. Böyle bir şey olabilir mi?” ifadelerini kullandı.

“Kimliksiz ve sağlıksız şehirlerimiz olmuş”

1940-50’li yıllardan itibaren büyük şehirlere göçlerin başladığını aktaran Özhaseki, “O göçler neticesinde insanlar evlerini rastgele yerlere yapmaya başlamışlar. O günkü yöneticiler iyi veya kötü niyetle ben bilmiyorum yargılamak için de söylemiyorum. Hazırlıksız yakalanmışlar bu göçlere. Bazen de ideolojik yaklaşmışlar. ‘Bunlar evleri buralara yapsınlar, bizim arka mahalle olur’ gibi bir düşünce. Sol rüzgarların estiği bir dönemde buralarda örgütlenmeler yaparız. İşçileri de örgütleriz gibisinden. Rusya gibi oluruz. Arnavutluk’ta sapık bir Enver hoca var onun bir hayalini kuran adamlar vardı bu memlekette ne yazık ki. Castro’nun hayranları vardı bu memlekette. Türkiye’yi buraya götürürüz gibi bir fikirle şehirlere doğrusu tarumar etmişiz. 2000’li yıllara doğru geldiğimizde objektif olarak söylemek gerekirse ne yazık ki üzülerek söylüyorum. Kimliksiz ve sağlıksız şehirlerimiz olmuş. Herkes bunun farkında” diye konuştu.

Cumhuriyet tarihinde mimari noktasında yetersiz kalındığını kaydeden Özhaseki, “Bakın geçmişe doğru baktığımız zaman Selçuklu medeniyeti diye bir medeniyet var bakınca sivil mimarlık örneklerinden ibadethanelerine kamu binalarına kadar bu Selçuklu dersiniz.

Peki 100 yıllık Cumhuriyet’te bilim adamlarımız, mimarlarımız, hocalarımız ve mimarlarımız var.

Şimdi kurduğumuz şehirlere bir bakın. Ne medeniyeti edersiniz şimdi kurduğumuz ortama. O sosyal ağda arabesk medeniyet deriz. İstanbul’a varıyorsunuz. Camdan muhteşem bir bina. Son teknolojiyle donatılmış. Yanında bir tane tamirhane. 2 tane pirketten gecekondu. ‘Allah Allah’ falan diyorsunuz. Şimdi böyle bir medeniyet olabilir mi?” şeklinde konuştu.

Özhaseki, konuşmasına şu şekilde devam etti: “En üzücü tarafı da bu ülkenin bir deprem ülkesi olduğunu unutmamız. Afetlerin her an bizi beklediğini unutmamız ve bunları göz ardı ederek şehirleşmeye doğru geçmemiz. Son yüzyılda bu memlekette meydana gelen deprem sayısı 6 ve üzerindeki şiddetteki deprem sayısı yıkıcı diye tarif ediyoruz biz bu depremlere. Hem denizlerimiz hem karadakileri toplarsak 231 tane deprem olmuş. Ölen insan sayımız 130 bin. Maddi hasar milyarlarca dolar. Niye böyle? Bilimin gerçekliğini tespit ediyoruz, dikkate almıyoruz. İşimize geldiği gibi hareket ediyoruz. Gidip belediyeleri zorluyoruz. Bir takım çıkar ilişkileri başlıyor. Neticesinde de böyle bir felaketle karşı karşıya kalıyoruz.”

Deprem gibi afetler için bütün işlerin gözden geçirilmesi gerektiğini anlatan Özhaseki, “Bizim her şeyi yeni baştan bir daha ele alıp, ‘Bismillah’ diyerek bu işe görmemiz gerekiyor. Doğru bir şekilde planlamamız gerekiyor. 6 Şubat’ta Kuzey Anadolu Fay Hattı malum bizim de biraz 100 kilometre altımızdan geçiyor. Şimdi bütün bilim adamlar diyorlar ki ‘İstanbul’da beklediğimiz tehlike var. Allah korusun büyük bir bela bekliyor’ bizi diyor. 6 Şubat’ta da Doğu Anadolu Fay Hattı kırıldı. Aynı yerden başlıyor neredeyse. Van Gölü’nün biraz daha batısından bu tarafa doğru gelirken diğeri de Adıyaman, Malatya Kahramanmaraş ve oradan Hatay üzerinden Akdeniz’e doğru iniyor. Binlerce yıldır aynı hatlar kırılıyor. Bakın binlerce yıldır, yeni değil. Bunu bilerek hareket etmezsek ne olur? Bir daha başımıza bela gelir. Oturur, ağlarız. Dizlerimiz de vururuz, yardımlar ederiz. Vicdanımızı biraz avutuyoruz.

Sonra yine aynı yerden bir daha başlamış oluruz. Bu gerçekleri bilerek hareket etmekten başka çaremiz yok. En son depremde 680 bin ev yıkıldı. Dile kolay 170 binde iş yeri yerle bir oldu. Maddi hasar 100 milyar doların üzerinde. Manevi hasar zaten hiç ölçülecek gibi değil. Ne yapsak oradaki insanların o acısını dindirmez mümkün değil” dedi.

Deprem bölgesinde 300 bin konut yapımına devam edildiğini belirten Özhaseki “Çelik evler yapıyoruz köylerde. Şehirlerin meydanlarını yapıyoruz bir taraftan. Meydanlara açılan ana caddeleri yapmaya çalışıyoruz ki kimlik binalar çıksın ortaya diye. O şehrin kendine has özgün mimarisi çıksın diye. Şehir merkezlerini de biz bakanlık olarak yapma kararı aldık. Altyapılar için 60 milyar liraya yakın bir kredi temin ettik. Oradaki 11 tane şehrin altyapısını baştan sona bir daha yapıyoruz. Geçtiğimiz hafta dağıttığımız evlerle birlikte şu ana kadar 76 bin konutu dağıttık. Her ayda 15 bin evi dağıtmaya devam edeceğiz. Bu sayıları söylemesi kolay da bunlar aslında Türkiye’nin inşaat kapasitesinin çok üstünde rakamlar” ifadelerini kullandı.

“Yapmamız gereken afetlere karşı dirençli şehirler oluşturmak”

Afet öncesi yapılması gereken konulara da değinen Özhaseki şunları söyledi: “O hasarları sararken bu tür afetlere karşı dirençli şehirler oluşturmak. Konutlarımızı daha sağlam, güvenli hale getirmek. Bunun hazırlığını yapmalıyız. Eğer deprem gelmeden, afet gelmeden bunu yaparsak bir birim harcıyoruz. Felaket geldikten sonra harcamaya başlarsak tam 7 birim harcıyoruz. Bilim adamları tek tek hesaplamışlar. Onun içinde İstanbul, İzmir’de depreme daha çok maruz olabilecek yerlerde birçok projeleri açıklıyoruz. Bunun peşinden koşuyoruz. Bunun da bir tek yolu var, o da kentsel dönüşüm. Bakanlık olarak biz her yerde duyuruda bulunuyoruz. ‘Gelin beraber yapalım. Hangi partiden olursanız olun hiç fark etmez. Yeter ki gelin bu siyaset üstü bir durum. Bunu siyasete lütfen alet etmeyin’ diyoruz ama derdimizi de bir türlü anlatamıyoruz.”

“Türkiye’de inşaat sektörünün geleceği çok parlak” diyen Özhasek, “Böyle 10 senede falan bitecek gibi gözükmüyor. Belki Avrupa’da restorasyonlarda vakit geçirebilirler. Yeni uydu kentler, küçük yerlere kurabilirler. Onların ihtiyacı olabilir ama bizde ihtiyaç çok daha fazla. İşin yüzde 80 adeta özel sektörde. Bu alanda şu anda bir buçuk milyona yakın insan çalışıyor. Gayrisafi yurt içi hasılanın yüzde 6’sını oluşturuyor ama inşaat sektörünü besleyen yan sektörleri de ele aldığınız zaman 250 ayrı grubu ilgilendiriyor ve yurtiçi hasılamızında yüzde 30’unu oluşturuyor” dedi. – ZONGULDAK

]]>
https://www.haber28.com.tr/bakan-ozhaseki-yapmamiz-gereken-afetlere-karsi-direncli-sehirler-olusturmak/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Bugün doya doya teneffüs ettiğimiz özgürlük ortamı birileri tarafından bizlere altın tepside sunulmadı” https://www.haber28.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-bugun-doya-doya-teneffus-ettigimiz-ozgurluk-ortami-birileri-tarafindan-bizlere-altin-tepside-sunulmadi/ https://www.haber28.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-bugun-doya-doya-teneffus-ettigimiz-ozgurluk-ortami-birileri-tarafindan-bizlere-altin-tepside-sunulmadi/#respond Wed, 01 May 2024 03:00:30 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=16353 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 31 Mart yerel seçimleri öncesi il mitinglerine Erzurum ile devam etti.

Cumhur ittifakının en verimli sonuç aldığı şehirlerin başında Erzurum’un geldiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dadaş sevgisini yine gösteriyor. Şehirler içinde ayrı alemsin. Düşmana korkusun. Erzurum’da bir kez daha siz Dadaşlarla hasret gidermekten memnuniyet duyuyorum. Ecdadımızın nakış gibi işleyerek bir sanat şaheserine dönüş Erzurum, bugün yine bir başka güzel. Her hanım kardeşimizin bir nene Hatun yüreği taşıdığı her delikanlısını dadaşlık kalesince, yiğitlik adabına yetiştiren Erzurum için öncelikle 14 – 28 Mayıs seçimlerinde Cumhur İttifakı’na, milletvekilliğinde yüzde altmış yedi. Cumhurbaşkanlığında yüzde yetmiş dört oy oranıyla Verdiğiniz destek için her birinize şükranlarımı sunuyorum. Cumhur İttifakı’nın en verimli netice aldığı şehirlerimizin başında Erzurum geliyor. Seçim sonuçlarına bakarak anlıyoruz ki farkını yine gösterdi. Dadaş, bekasını yine gösterdi. Dadaş sevdasını yine gösterdi. Dadaş, dosta da, düşmana da mesajını yine verdi Bu öyle güçlü bir mesaj ki duymayan kulaklara, görmeyen gözlere nasır bağlamış yüreklere dahi kendini hissettiriyor, yerine ulaşıyor” dedi.

Acısına rağmen vatanı korumak için canını dişine takan Erzurumlunun hikayelerinin nesiller boyunca birer destan olarak anlatılacağını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şu anda meydan ne kadar, rakamı aldım. Evet bugün kırk bin. Cumhuriyetimizin kurucu şehirlerinden biri olan Erzurum’un Türkiye yüzyılında lokomotifliğini üstlenip şüphe duymuyorum. Öyleyse şimdi burada öyle bir ses verin ki ülkemizin ve dünyamızın neresinde olursa olsun tüm Erzurumlular duysun hazır mıyız? Erzurum. Eserleriyle medeniyetimizin harcı Erzurum. Sanatçılarıyla, gönül dünyamızın övüncü, Erzurum kahramanlarıyla, çocuklarımızın rol modeli Erzurum, 31 Mart’ta Türkiye yüzyılı şehirleri için hazır mıyız? 31 Mart’ta Türkiye yüz yılı şehirleri için kararlı mıyız? 31 Mart’ta gerçek belediyeciliği tercih ediyor muyuz? Bunun için seçim gününe kadar, ana kademe, kadın kolları, gençler, kapı kapı dolaşmaya var mıyız? Erzurum’la birlikte Türkiye haritasının tamamını Cumhur İttifakı’nın renkleriyle boyamaya var mıyız? Kardeşlerim mülkü İslam’ın kilidi Erzurum’u Mevla’ya emanet eden Alvarlı Efe Hazretleri, aynı zamanda bu şehrin Ramazan’a olan hürmetine, hayranlığını da dile getirir. Erzurum’da başı rahmet, ortası mağfiret, sulu, ebedi azap Kurtuluş olan Ramazan-ı Şerifimizi tebrik ediyorum. Ramazan-ı Şerifinizi bir kez daha tebrik ediyorum. Bu mübarek günleri manevi kazanımları yanında çalışmalarımız bakımından da çok iyi değerlendirmeliyiz. İnşallah ramazanın bayramı gelmeden 31 Mart’ı milli irade bayramı haline getirmeye hazır mıyız? Bunun için de ne yapacağız? Çok çalışacağız. Her zamankinden daha fazla koşturacağız. Gönlüne girilmedik. Kalbi fethe Gelmedik hiçbir Erzurumlu kardeşimizi bırakmayacağız. Ben karşımda işte böyle bir ruh. Böyle bir heyecan, böyle büyük bir adanmışlık görüyorum. Rabbim hepinizden razı olsun diyorum Kardeşlerim biz insanlarımıza ve şehirlerimize olan sevgimizi bugüne kadar hep eser ve hizmet siyasetiyle göstermiş bir partiyiz” diye konuştu.

Erzurum’a yirmi bin kişi kapasiteli modern stat

Erzurum’a yirmi bin kişi kapasiteli modern bir stat kazandırmak için hazırlıklara başladıklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Palandöken Kayak Merkezimizle Konaklı Kayak Merkezimizi birleştirecek bir projeyle Erzurum’un Kız Sporları Merkezi hüviyetini güçlendireceğiz. Erzurumlu ihtiyaç sahibi vatandaşlarımıza on buçuk milyar lira tutarında kaynak aktardık. Sağlıkta, toplamda iki bin otuz iki yataklı, yirmi yedi hastane dahil, yüz yedi adet sağlık tesisini şehrimize kazandırdık. Bunların arasında yedi yüz yataklı Erzurum Şehir Hastanesi ve dört yüz Erzurum Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesi de bulunuyor. Savaşta hançeri vurur Erzurum. 31 Mart günü gurur Erzurum. TOKİ vasıtasıyla on dört bin dokuz yüz on dokuz konut uygulamasını hayata geçirdik. Bunlardan On bin on yedi konutu tamamlayıp hak sahiplerine teslim ettik. Kalanların yapımına devam ediyoruz. Kentsel dönüşümde beş bin dört yüz otuz beş riskli bağımsız bölümün dönüşümünü gerçekleştirdik. Aziziye ilçemizdeki kentsel dönüşüm Projesinde yaşanan gecikmeleri de en kısa sürede çözüme kavuşturacağız. Ülkemizin önemli deprem kuşaklarından birinin üzerinde yer alan Erzurum’u depreme dayanıklı bir şehir haline getirmekte kararlıyız Bunun için önümüzdeki dönemde bakanlıklarımızı ve belediyelerimizi seferber edeceğiz. Daha önce hiç atık su arıtma tesisi bulunmayan şehrimizde bugün dört adet atık su, arıtma tesisiyle nüfusun yüzde altmış ikisine hizmet veriyoruz. Erzurum’daki on üç millet bahçesinin projemizden onunu tamamladık. Düşünün yapımına devam ediyoruz. Ulaştırmada kırk dokuz kilometreden devraldığımız Bölünmüş yol mesafesini altı yüz yirmi kilometreye çıkardık. Pirinkayalar, İspir, Özbağ bir iki, Özlüce Arkun bir iki ve Güllübağ tünellerini tamamlayıp hizmete aldık. Aksukapı Mevlana ve büyük geçit köprülü kavşaklarını bitirerek trafiğe açtık. Horasan Karakurt, Sarıkamış yolunu, Erzurum, Çat, Bingöl yoludur. İşbir, Rize yoludur Erzurum Pasinler, Horasan yolunu, Hınıs şehir geçişini olduğu çevre yolu ve bağlantı yollarını bölünmüş yol olarak inşa ettik. Halen yapımı süren çok sayıda tüneli, ve yolu bu yıldan başlayarak kademe kademe hizmete alacağız” dedi.

Erzincan-Erzurum-Kars hızlı tren hattı

Erzincan-Erzurum-Kars hızlı tren hattının proje çalışmalarında sona gelindiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnşallah önümüzdeki dönemde inşasına da geçeceğiz. Yaptığımız yatırımlarla modernize edip büyüttüğümüz Erzurum Havalimanımızın yolcu sayısı yılda yüz beş binden bir milyonun üzerine çıktı. Tarım ve ormanda şehrimize on bir baraj, bir içme suyu tesisi, yirmi üç sulama tesisi, üç arazi toplulaştırma projesi, üç yüz yedi taşkın koruma tesisi, on beş gölet ve yirmi sekiz hidroelektrik santrali kazandırdık. İnşa ettiğimiz sulama projeleriyle, Erzurum’da beş yüz elli dört bin dekar tarım arazisini sulamaya açarak çiftçilerimize yıllık dört milyar lira gelir artışı sağladık. Toplam iki yüz seksen bin dekar arazinin sulanmasını sağlayacak, söylemez barajı başta olmak üzere barajının yapımı sürüyor. Daphan Ovası cazibe sulamasının ilk kısmını tamamladık. İkinci kısım ihalesine bu yıl içinde çıkıyoruz. Başköy Barajı sulaması ve Sakalıkesik Ovası sulaması ikinci kısmının yapımına devam ediyoruz. Çeşitli safhalardaki on üç tesisi bitirdiğimizde dört yüz yirmi beş bin dekar mümbit araziyi daha sulamaya açacağız. Erzurumlu çiftçilerimize Otuz iki milyar lira tarımsal hibe desteği verdik. Şehrimizde bir Teknokent kurduk. Organize sanayi bölgelerimizin altyapısını güçlendirdik. Mevcut organize sanayi bölgesini büyüterek yatırım için bekleyen iki yüz elli firma önünü açacağız. İstihdamı desteklemek için her kurumlu işverenlerimize iki milyar lira prim teşrifi verdik. Enerjide, Erzurum’un, bütün ilçelerine doğal gaz, arzını sağladık Bunların yanında büyükşehir belediyemizle, fuar merkezi, kültür yolu, canlı hayvan borsası, bilim merkezi, Barış Pınarı Köprüsü, Bilgi Evleri, miting ve gösteri alanı gibi yatırımlarıyla şehrimizi Gelişmesine katkı sağladık. İlçelerimizin tamamında Selçuklu mimarisini modern tasarımla buluşturan projelerin hayata geçirilmesini takdirle karşılıyorum” diye konuştu.

“Erzurum’a çok daha fazla yatırım yapacağız” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasını şöyle sürdürdü;

“Hizmetlerin, hız kesmeden devam etmesi için sizlerden yine çok güçlü destek bekliyoruz. Kardeşlerim AK Parti ve Cumhur İttifakı bu milletin kökü peygamber efendimize ve milletimizin binlerce yıllık tarihine uzanan bir medeniyet davasının bugünkü dizileridir. Bizim talip olduğumuz tek miras işte bu medeniyet davası mirasıdır. Bu dava öyle büyük bir mirastır ki onu ancak layıkıyla taşıyabilecek olanlar üstlenebilir. Milletimizin bu kutlu da Davasının birilerince pazarlık masalarında meze yapılmasına gönlümüz razı gelmez. Kimsenin şahsıyla meselemiz yoktur. Üzüntümüz, kazanarak, davasına katkıda bulunmak yerine sırf pazarlıkta el yükseltmek için kaybettirme anlayışıyla altılı masalara oturanlaradır. Türkiye bizden önceki nesillerle başlayıp bizimle devam eden, bizden sonraki nesillerin bir Sonunda yaşadığı sıkıntılı dönemlerden geçerek bugünlere geldik. Bugün doya doya teneffüs ettiğimiz özgürlük ortamı birileri tarafından bizlere altın tepside sunulmadı. Hangi kazanımın hangi bedeller ödenerek elde edildiğini milletimiz gayet iyi biliyor. Hele hele Dadaş çok daha iyi biliyor. Erzurum çok daha iyi biliyor. Darbeden terör saldırılarına, sokak olaylarından partimizin kapatılma davasına kadar nice zorluklara göğüs gerdik Nice badireler atlattık. Son olarak 15 Temmuz darbe girişiminde iki yüz elli üç şehidimizin kanı pahasına istiklal ve istikbalimize sahip çıktık. Kazanımlarımızın, elitler başta olmak üzere birilerini hala rahatsız ettiğini, olaylara aklıselimle bakan herkes görebiliyor. Tek parti faşizmi, kalıntısı, zihniyet, terör örgütü uzantılarıyla el ele vererek pusuda beklediğini her fırsatta ispatlıyor. Şimdi Buradan kardeşlerime bir şey daha söyleyeceğim. İstanbul’da Erzurumlu malum çok. İstanbul’daki ev Erzurumlu kardeşlerimizi arayacaksınız değil mi? Onları aman ha 31 Mart’a giderken sakın bir yanlışlık olmasın diyerek uyaracaksınız değil mi? Aynı şekilde Ankara’daki Erzurumlu kardeşlerimizi de arayacaksınız değil mi? Bitmedi. İzmir’deki Erzurumlu kardeşlerimi de arayacaksınız değil mi? Hep beraber Türkiye’yi ne yapacağız? Ayağa kaldıracağız. Şimdi belediye başkanlarımızı ben sizlere emanet ediyorum Hazır mıyız?”

Cumhurbaşkanı Erdoğan son olarak cumhur ittifakı belediye başkanı adaylarını tek tek anons ederek sahneye çağırarak Erzurumlulardan destek istedi. – ERZURUM

]]>
https://www.haber28.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-bugun-doya-doya-teneffus-ettigimiz-ozgurluk-ortami-birileri-tarafindan-bizlere-altin-tepside-sunulmadi/feed/ 0
Bakan Özhaseki’den 5 ili kapsayan kentsel dönüşüm müjdesi: “2,5 milyon TL’ye varan kredi desteği vereceğiz. Aylık yüzde 0,69 faiz verilecek” https://www.haber28.com.tr/bakan-ozhasekiden-5-ili-kapsayan-kentsel-donusum-mujdesi-25-milyon-tlye-varan-kredi-destegi-verecegiz-aylik-yuzde-069-faiz-verilecek/ https://www.haber28.com.tr/bakan-ozhasekiden-5-ili-kapsayan-kentsel-donusum-mujdesi-25-milyon-tlye-varan-kredi-destegi-verecegiz-aylik-yuzde-069-faiz-verilecek/#respond Mon, 08 Apr 2024 08:48:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=13527 İzmir’de düzenlenen ‘Türkiye İklime ve Afetlere Dayanıklı Şehirler Projesi’ paneline katılan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, “5 ilimizi kapsayan projede pilot ilimiz ise İzmir’dir. Bu 5 şehrimizde, riskli yapıların dönüştürülmesinde enerji verimliliği esas olacak. Proje kapsamında iklim dostu ve afetlere dayanıklı konut ve iş yeri yapımı için hak sahiplerine uygun maliyetli finansman imkanı sunacağız. 2,5 milyon TL’ye varan kredi desteği vereceğiz. Aylık yüzde 0,69 faiz ve 180 ay vadeyle verilecek” dedi.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, İzmir’de ‘Türkiye İklime ve Afetlere Dayanıklı Şehirler Projesi’ paneline katıldı. Bir otelde düzenlenen programda kentsel dönüşüm ve bununla ilgili yapılan çalışmalar ele alındı. Şehirleri çok önemsediklerinin altını çizen Bakan Özhaseki, “Günümüzde de şehirlerimizi geleceğe hazırlamak adına büyük bir gayret içerisinde devam ediyoruz. Önümüzdeki günlerde şehirlerimizi bekleyen birkaç tane ciddi sorun var. Bunları bilerek hareket etmek durumundayız. Birincisi, Birleşmiş Milletler raporlarına göre 2030 yılı dünya nüfusunun yüzde 70’i artık şehirlerde yaşayacak. Dünya nüfusu 10 milyar olacak. Haliyle kırsallardan merkezlere doğru göçlerde devam edecek. İkincisi insan eliyle çıkarlar, kargaşalar zirveye doğru git gide tırmanarak devam ediyor. Patlamalar, ölümler, iç kargaşalar, savaşlar hep bunlar insan eliyle çıkardan belalar olarak karşımızda duruyor. Üçüncüsü de ortak evimizde olan dünyayı bekleyen en büyük tehditlerden birisi de artık iklim değişikliği ve küresel ısınma. İçinde bulunduğumuz Akdeniz Havzası son 100 yıl içerisinde bütün dünya ısısı 1.1 derece arttığı halde 1 buçuk derece artar. 2 derece arttığı takdirde işte orada artık gıda krizleri başlar, göçler başlar, göçlerin neticesinde de savaşlar başlar. Büyük bir tehditle de karşı karşıyayız. Sebebi sanayi devrimiyle birlikte çok üretmemiz, ürettiğimiz ürünlerde çokça tüketmemiz. Tüketmekle kalmayıp çok da kirletmemiz” dedi.

Son 100 yıl içerisinde denizlerimizde ve ana karamızda meydana gelen 6.0 üzerindeki yıkıcı depremler diye tabir ettiğimiz deprem sayısı 231″ diye konuşan Bakan Özhaseki, sözlerine şunları ekledi:

“Neredeyse her sene 2 veya 3 tane yıkıcı deprem oluyor. Ana karamızda meydana gelen deprem sayısı ise 60’ın üzerinde. Bilim adamları diyorlar ki Himalayalar’dan başlayarak Alplere doğru uzanan çizgi üzerinde riskli olan 5 tane ülke var. Birisi de Türkiye. Biz ne yapıyorsak bu gerçekliği bilerek yapmak zorundayız. Bilim adamları Türkiye’de üç tane önemli deprem bölgesi ve hattı olduğunu söylüyorlar. Van Gölü civarından başlıyor, Erzincan’dan, Düzce, Adapazarı ve Marmara’ya kadar uzanmış olan Kuzey Anadolu Kay hattı. Bu fay hattında binlerce yıldır kırılmalar devam ediyor. İkincisi de aynı bölgeden başlayarak Adıyaman, Malatya, Kahramanmaraş, Hatay ve Akdeniz’e doğru uzanan Doğu Anadolu fay hattı. Üçüncüsü Ege bölgesi. Biz bu gerçekliği bilerek hareket etmek durumundayız.”

“Bu ayın sonuna kadar teslim edeceğimiz konut sayısı 75 bin”

Kentsel dönüşümün doğru bir şekilde uygulanırsa şehirlerin yaşadıkları sorunlarını, iş yerlerini dirençli hale getirebileceklerinin altını çizen Özhaseki, “Kaç şiddetinde deprem gelirse gelsin bize hiçbir zarar veremez. O amaçla 2012 yılında Cumhurbaşkanımızın talimatıyla bir kanun çıkardık. 2 milyon 250 bin kadar kadar konut işleri yenilendi. Şu anda 450 bin civarında yenilemelerine devam ediyor. Çok daha hızlı olmamız lazım. Bunun için de birkaç ay önce Kentsel Dönüşüm Başkanlığını kurduk. Alt yapısını güçlendirdik ve yeni yasalar çıkardı. Geçtiğimiz on yıl boyunca biz kentsel dönüşüm yapalım, ülkemizdeki konutları sağlam ve dirençli hale getirelim, diye çırpındıkça, durmadan takas olmak isteyenlerin neler yaptıklarını bildiğimiz için onları aşacak şekilde biz kanunlar geçtik. En sonunda da hep beraber 6 Şubat gibi bir deprem yaşadık. 18 tane ilimiz etkilendi. 14 milyon insan bundan zarar gördü. 680 bin bin konut, 170 bin civarında da iş yerimiz yıkıldı ve yerde yıkılmak üzere. Maddi hasar 104 milyar dolar. Kolay kolay bu işin altından kalkılamaz. 390 bin civarında konut olarak hak sahibi var karşınıza gelebilecek olan. Şu anda 300 binden fazla konutun yapım işi sıraya girdi hızla devam ediyor. Bu ayın sonuna kadar teslim edeceğimiz konut sayısı 75 bin. Bugünkü parayla da 60 milyarı bulan bir parayla o bölgelerin sadece altyapısı için kullanıyoruz. Hatay için 14 milyar. Bazen durmadan parti gözeterek konuşanlara diyorum ki ‘Hatay’da Cumhuriyet Halk Partisi var. Ama altyapı için bakın 14 milyarı oraya ayırdık” diye konuştu.

“İzmir’de 36 bin binanın da acilen dönüştürülmesi lazım”

İzmir’de 6 ve 7 üzerinde bir şiddetle deprem üretebilecek 20’den fazla fay hattının bulunduğunu söyleyen Bakan Özhaseki, “En riskli bölgelerden birisinde oluyoruz. Burada 36 bin binanın da acilen dönüştürülmesi lazım. 36 bin binada 180 bin bağımsız birim var. Bunları yapabilmek için el birliği içerisinde hareket etmeliyiz. Bu işin üç tarafı var. Birisi bakanlık ise birisi belediyeler. Birisi de şahıslar. Burada üzülerek söylüyorum belediye tarafında ayağımız eksik. İsteriz ki gelsinler, kolumuza girsinler. Biz onların koluna gidelim, ayaklarına gidelim hiç önemli değil. Buradaki dönüşümleri baştan sona beraber yapalım. Fakat çok kolay bir slogan bulmuşlar, ‘Bizler kentsel dönüşüme değil, rantsal dönüşüme karşıyız’ diye. Bu kaçış yolu adeta. Lütfen rantsal dönüşüm yapmayın” cümlelerini aktardı.

İstanbul’u çok önemsediği için orayla ilgili bir proje açıkladıklarını da söyleyen Bakan Özhaseki, “Projemize de şu ana kadar 1 milyon 200 binden fazla vatandaşımız müracaat etti. Yüzde100 kendi arasında anlaşan binalara biz 1 buçuk milyon liralık 100 bin lirası taşınma desteği olmak üzere yarısı direkt hibe yarısı da uygun şartlarda çok düşük faizli kredi olarak ilan ettik. 40 tane kadar şu anda tırımız İstanbul’da aydınlatmaya halkımızda devam ediyorlar. Müracaatlar alıyorlar. Önümüzdeki günlerden İstanbul için büyük bir heyecanla görüşümün başlayacağını düşünüyorum” şeklinde konuştu.

Kentsel dönüşüm müjdesi

Dünya Bankası ile imzaladıkları bir anlaşmayı hayata geçirdiklerinin müjdesini veren Bakan Özhaseki, İstanbul, İzmir, Manisa, Kahramanmaraş ve Tekirdağ’ın kentsel dönüşümüne büyük bir katkı sunacak olan “İklim ve Afetlere Dayanıklı Şehirler Projesi”ni başlattıklarını söyledi. Amaçlarının, iklim değişikliğinin Türkiye’ye etkilerini en aza indirmek ve şehirleri afetlere dirençli hale getirmek olduğunu vurgulayan Özhaseki, projeye dair açıklama yaparak şu sözlere yer verdi:

“5 ilimizi kapsayan projede pilot ilimiz ise İzmir’dir. Bu 5 şehrimizde, riskli yapıların dönüştürülmesinde enerji verimliliği esas olacak. Proje kapsamında iklim dostu ve afetlere dayanıklı konut ve iş yeri yapımı için hak sahiplerine uygun maliyetli finansman imkanı sunacağız. 2,5 milyon TL’ye varan kredi desteği vereceğiz. Aylık yüzde 0,69 faiz ve 180 ay vadeyle verilecek. Başka konutu olmayan orta ve düşük gelirli vatandaşlarımıza; şehit ve gazi yakınlarına, emeklilere ve engellilere yıllık yüzde 0,25 faiz indirimi sağlayacağız. Bunun yanında A sınıfı Enerji Kimlik Belgesi bulunan binalar için yıllık yüzde 0,50, B sınıfı Enerji Kimlik Belgesi bulunan binalar için yıllık yüzde 0,25 faiz indirimi uygulayacağız. Ödemeler, inşaat ilerleme seviyesine bağlı olarak yapılacak. Projeyle 5 ilimizin dönüşümünde büyük bir adım atmış olacağız. Hedefimiz, İzmir’i, İstanbul’u ve tüm Türkiye’yi, başta iklim değişikliği olmak üzere deprem, sel ve heyelan gibi bütün afetlere karşı dayanıklı hale getirmektir. Elimizi İzmir’den çekmeyeceğiz.”

Programda konuşan Kentsel Dönüşüm Başkanı Hakkı Alp, “Kentsel Dönüşüm Başkanlığı, afetlere yönelik dönüştürülmeyen tek bir yapı kalmayana kadar dönüşüm çalışmalarına hızla devam ediyor. Vatandaşlarımız, hazırladığımız alan ve yapı bazlı tüm projelerde, kurum ve kuruluşlarla ne kadar birlikte bir dönüşüm süreci gerçekleştirirse, bu süreç sağlıksız yapıların bir an önce afetlere karşı dirençli hale gelmesini sağlayacaktır. Yapı bazlı dönüşümlerde bakanlığımızın kira yardımı ve faiz desteği bulunmaktadır. Dünya Bankası finansmanı aracılığı ile iklim ve afetlere dayanıklı şehirler projesini, riskli yapılı İzmir ilimizden başlatmak üzere, uygun şartlarda finansman sağlayarak vatandaşlarımızın güvenli yapılara kavuşması ile ilgili projemizi başlatmış bulunmaktayız. Dünya Bankası yetkililerimizle Eylül 2022’de onaylanan projemiz Aralık 2022’de 330 milyon Euro miktarda Hazine ve Maliye Bakanlığı ile imzalanmıştır. Projede pilot seçilen illerden; İzmir, İstanbul, Tekirdağ, Manisa ve Kahramanmaraş’ta bu proje kapsamında çalışmalarımız devam edecektir” ifadelerini kullandı.

Programa Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki’nin yanı sıra, İzmir Valisi Süleyman Elban, AK Parti İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Hamza Dağ, AK Parti İzmir Milletvekili Eyyüp Kadri İnan, AK Parti Konak Belediye Başkan adayı Ceyda Bölünmez Çankırı katıldı. – İZMİR

]]>
https://www.haber28.com.tr/bakan-ozhasekiden-5-ili-kapsayan-kentsel-donusum-mujdesi-25-milyon-tlye-varan-kredi-destegi-verecegiz-aylik-yuzde-069-faiz-verilecek/feed/ 0
UCLG Başkanı Uğur İbrahim Altay, Antalya Diploması Forumu’nda panelde konuştu https://www.haber28.com.tr/uclg-baskani-ugur-ibrahim-altay-antalya-diplomasi-forumunda-panelde-konustu/ https://www.haber28.com.tr/uclg-baskani-ugur-ibrahim-altay-antalya-diplomasi-forumunda-panelde-konustu/#respond Thu, 28 Mar 2024 02:12:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=11929 Birleşmiş Kentler ve Yerel Yönetimler Dünya Teşkilatı (UCLG) Başkanı ve Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, bu yıl üçüncüsü düzenlenen Antalya Diploması Forumu kapsamında UCLG ve Konya Büyükşehir Belediyesi’nin düzenlediği “Küresel Meseleler İçin Yerel Yaklaşımlar” paneline katıldı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın açılışına katıldığı 3. Antalya Diplomasi Forumu; 19 devlet başkanı, 73 bakan, 57 uluslararası temsilci ve 147 ülkeden temsilciyi ağırlıyor. UCLG Başkanı ve Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay da forum kapsamında düzenlenen “Küresel Meseleler İçin Yerel Yaklaşımlar” paneline katıldı. Bu yıl üçüncüsü düzenlenen forumun Türkiye’nin marka değerlerinden birisi haline geldiğini belirten Başkan Altay, Konya Büyükşehir ve UCLG olarak bu yıl ilk kez yerel yönetimlerle ilgili bir panelle programa dahil olduklarını dile getirerek, diplomasinin yerelleşmesinin çok önemli ve kıymetli olduğunu forumda bulunmaktan duyduğu memnuniyeti ifade etti.

Başkan Altay’dan dirençli şehirler vurgusu

Forumda yaptığı konuşmada şehirlerin dirençli hale getirilmesi vurgusu yapan Başkan Altay, “Yerel yöneticilerin bir dezavantajı var. Biz dünyada oluşan krizlerin aslında karar vericileri değiliz. Savaşlara biz karar vermiyoruz, iklim değişikliğinin oluşma nedenlerine biz karar vermiyoruz ama buradan çıkan sonuçlar şehrimizde yaşayan insanları doğrudan etkiliyor. Global dünyada aslında şehir yöneticileri olarak zorluğumuz bu yaşanan olayların karar vericileri olmadığımız halde şehrimizde yaşanan krizlere karşı şehrimizi dirençli hale getirmek. Onun için yerel yönetimlerin diplomaside yer almasının çok kıymetli ve önemli olduğunu düşünüyorum” dedi.

Dirençli şehirler oluşturabilmenin şehirlerin en önemli gündemlerinden birisi olması gerektiğine vurgu yapan Başkan Altay, “Çünkü ülkemiz ve dünya birçok sıkıntıyla karşı karşıya. Depremler, iklim değişikliğinin şehirlerimiz üzerindeki etkileri, yaşanan savaşlar ve bunların bütün etkilerini şehirler olarak bizler yaşıyoruz. Özellikle 11 ilimizi etkileyen depremde fark ettik ki yerel yöneticilerin en önemli gündemi şehirleri dirençli hale getirmek. Çünkü bu şehirde yaşayan insanların bütün sorumluluğunu biz taşıyoruz. Onun için her tülü afete karşı öncelikle şehirlerimizi dirençli hale getirmemiz gerekiyor” dedi.

“Şehirlerimizin finansa ulaşmasını kolaylaştıracak çözümler bulmalıyız”

Başkan Altay konuşmasına şu sözlerle devam etti: “Ben bu dirençli şehirler meselesini iki bağlamda incelememiz gerektiğini düşünüyorum. Bir, afet öncesinde yapmamız gerekenler, iki, afet sırasında yardımlaşma ve dayanışma. Afet öncesi yapılması gerekenler her şehrin kendine göre risk haritalarını oluşturarak en sorunlu alandan başlayarak çözümler üretmemiz gerekiyor. Bazı şehirlerin depremle ilgili öncelikleri olurken bazı şehirlerin tsunamiyle ilgili, bazı şehirlerin kuraklıkla, bazı şehirlerin aşırı yağışlarla ilgili sorunları var. Dolayısıyla bunun için hızlıca çözümler üretmemiz gerekiyor. Şehirlerin buna hazır olması için aslında ulaşmamız gereken şey, finans kaynağı. Bence hepimizin yapması gereken şey, şehirlerimizin bu finansa ulaşmasını kolaylaştıracak çözümler ve yollar bulmak. Çok güzel fikirleriniz olabilir, çok güzel projeleriniz olabilir ama bunu eğer gerçekleştirmek istiyorsanız finansa ihtiyacınız var. Dolayısıyla özellikle şehirlerin afetlere hazırlanması konusunda global sistemin ekonomik olarak şehirleri desteklemesi konusunda çok daha fazla inisiyatif ve rol alması gerekiyor.”

“Tüm afetlere karşı birlikte hareket etmek zorundayız”

Tüm afetlere karşı birlikte hareket etmeyi, sorunları birlikte çözmeyi de başarmak zorunda olduklarını kaydeden Başkan Altay, “Afet öncesi yapmamız gerekenlerin listesi her şehir için belki farklı farklı ama afet sırasında büyük bir dayanışmayı dünyanın gösterdiğini de mutlulukla izliyoruz. Özellikle Türkiye’de yaşanan depremde dünyanın birçok ülkesinden ve birçok şehirden arama-kurtarma başta olmak üzere çok sayıda yardım aldık, bunun da büyük bir mutluluğunu yaşıyoruz. Çünkü bir problem yaşadığınızda dostlarınızı yanınızda hissetmek çok önemli. Onların sadece varlığı bile önemli. Onun için şehirlerin bu konuda da birbiriyle iletişim halinde olması ve bu tür durumlara hazırlıklı olması gerekiyor” ifadelerini kullandı.

“Umuyorum ki birlikteliğimiz artarak devam edecek”

Dünyanın savaşların yaşandığı bir dönemde olduğuna dikkati çeken Başkan Altay, “Rusya-Ukrayna arasında yaşananlar Ukrayna’nın birçok şehrini neredeyse haritadan sildi. Yine Gazze’de yaşananlar. Hem Filistinlilere duyduğumuz saygıyı, onların mücadelesine desteğimizi, yaşanan katliamın insanlık tarihi için kara bir leke olduğunu ifade etmek hem de diğer konularda şehirlerin gündemini taşımak zorundayız. Bu anlamda bu tür platformların çok önemli ve kıymetli olduğunu düşünüyorum. Umuyorum ki bu birlikteliğimiz artarak devam edecektir” açıklamalarını yaptı.

Moderatörlüğünü UCLG Genel Sekreteri Emilia Saiz’ın yaptığı panelde; Filistin Ramallah Belediye Başkanı İssa Kassis, Güney Afrika Cumhuriyeti Johannesburg Belediye Başkanı Kabelo Gwamanda, Güney Afrika Yerel Yönetim Birliği (SALGA) ve UCLG Eş Başkanı Bekhe Stofile ile Avrupa Belediyeler ve Bölgeler Konseyi (CEMR) Genel Sekreteri Fabrizio Rossi de panelde konuşmalar yaptı.

Dışişleri Bakan Yardımcısı Yasin Ekrem Serim ve AK Parti Konya Milletvekili Meryem Göka da Başkan Altay’ın konuşma yaptığı “Küresel Meseleler İçin Yerel Yaklaşımlar” panelini takip etti.

“Yerel meselelerin tüm dünyada konuşulması konusunda UCLG Başkanı olarak rol almaya devam edeceğiz”

Panel sonrası toplantıyı değerlendiren Başkan Altay, Konya Büyükşehir Belediyesi ve UCLG olarak forumda ilk kez bu yıl yerel yönetimlerle ilgili bir gündem oluşturduklarının altını çizerek, “Burada belediye başkanlarımızla yerel gündemin küresele gündeme aktarılmasıyla ilgili ciddi bir panel gerçekleştirilmiş oldu. Yerel meselelerin tüm dünyada konuşulması konusunda UCLG Başkanı olarak rol almaya devam edeceğiz. Ayrıca Antalya Diplomasi Forumu’nu, Konya Büyükşehir Belediyesi olarak partnerliğini bu yıl gerçekleştirerek, Rumi Dreams’i tüm dünyadan gelen misafirlerimize Hazreti Mevlana’nın öğretilerini tanıtılması konusunda bir tanıtım aracına dönüştürdük. Herhalde en çok ziyaret edilen alanlardan birisi oldu. Konya Büyükşehir Belediyesi olarak her alanda şehrimizi temsil etmeye devam edeceğiz” açıklamalarını yaptı.

Başkan Altay, Emine Erdoğan hanımefendi ile görüştü

Başkan Altay, Antalya Diploması Forumu’na konuşmacı olarak katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan hanımefendi ile de bir görüşme gerçekleştirdi. Başkan Altay, ayrıca Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından düzenlenen “Kurşun Geçirmez Düşler: Gazzeli Çocuk Ressamlar Sergisi”ni de gezerek sergiyi inceledi.

“Rumi Dreams” sergisi en çok ilgi gören alanlardan oldu

Öte yandan, Konya Büyükşehir Belediyesi ve Sanatçı Refik Anadol’un Mevlana’nın hayatından esinlenerek hazırladığı “Rumi Rüyaları” (Rumi Dreams) sergisi de Antalya Diplomasi Forumu’na renk katıyor. Yapay zeka kullanılarak oluşturulan “Rumi Dreams” sergisi foruma katılan yerli ve yabancı ziyaretçilerin en çok ilgi gösterdiği alanlardan birisi oluyor. – KONYA

]]>
https://www.haber28.com.tr/uclg-baskani-ugur-ibrahim-altay-antalya-diplomasi-forumunda-panelde-konustu/feed/ 0
Antalya Diplomasi Forumu’nda yerel yönetimlerin küresel stratejileri ele alındı https://www.haber28.com.tr/antalya-diplomasi-forumunda-yerel-yonetimlerin-kuresel-stratejileri-ele-alindi/ https://www.haber28.com.tr/antalya-diplomasi-forumunda-yerel-yonetimlerin-kuresel-stratejileri-ele-alindi/#respond Wed, 27 Mar 2024 22:12:05 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=11876 Antalya Diplomasi Forumu (ADF) 2024’te düzenlenen “Küresel Meseleler İçin Yerel Yaklaşımlar” başlıklı panelde, yerel yönetimlerin küresel stratejileri güçlendirmek için üstlenebilecekleri rol ve yerel diplomasinin özellikle krizler, depremler, çatışma durumları gibi zorluklarla mücadeledeki konumları ele alındı.

Anadolu Ajansının (AA) “Global İletişim Ortağı” olduğu, Belek Turizm Bölgesi’ndeki NEST Kongre Merkezi’nde ikinci gününde devam eden forum kapsamında gerçekleştirilen panelin moderatörlüğünü, Birleşmiş Kentler ve Yerel Yönetimler Dünya Teşkilatı (UCLG) Genel Sekreteri Emilia Saiz üstlendi.

Panelde konuşan Konya Büyükşehir Belediye Başkanı ve UCLG Başkanı Uğur İbrahim Altay, ADF’nin Türkiye’nin yükselen marka değerlerinden olduğunu belirterek, “Diplomasinin yerelleşmesi çok önemli ve kıymetli. Bu yüzden UCLG ve Konya Büyükşehir Belediyesi olarak burada bulunmaktan mutluluk duyuyoruz.” ifadelerini kullandı.

Yerel yöneticilerin söz sahibi olmasının, yerel gündemin küresele taşınması açısından önem taşıdığını vurgulayan Altay, yerel yönetim konusunun, ilerleyen yıllarda forumun önemli bir parçası olması gerektiğini belirtti.

Türkiye’de 6 Şubat 2023’te meydana gelen depremleri hatırlatan Altay, “dirençli şehirler oluşturmanın” yerel yöneticilerin en önemli gündemi olması gerektiğini kaydederek, “Bu şehirlerde yaşayan insanların bütün sorumluluğunu biz taşıyoruz. Bu yüzden her türlü afete karşı öncelikle şehirlerimizi dirençli hale getirmeliyiz.” dedi.

Dirençli şehirler konusunun, afet öncesi ve afet sonrası olarak iki bağlamda ele alınması gerektiğine dikkati çeken Altay, “Afet öncesi yapılması gerekenler, her şehrin kendine göre risk haritalarını oluşturarak, en sorunlu alanlardan başlayarak çözümler üretmemiz gerekiyor.” ifadesini kullandı.

Şehirlerin afetlere hazır olması için ulaşılması gereken şeyin finans kaynağı olduğunu söyleyen Altay, “Hepimizin yapması gereken şey, şehirlerin bu finansa ulaşmasını kolaylaştıracak çözümler ve yollar bulmak.” değerlendirmesinde bulundu.

Afet sırasında dünyada yaşanan dayanışmanın önemine değinen Altay, “Türkiye’de yaşanan depremde dünyanın birçok ülkesinden ve birçok şehirden arama kurtarma başta olmak üzere çok sayıda yardım aldık. Bir problem yaşadığınızda dostlarınızı yanınızda hissetmek çok önemli.” ifadelerini kullandı.

Yerel yöneticilerin dünyada oluşan krizlerin karar vericileri olmadığına ancak bu durumların sonuçlarının şehirlerde yaşayan insanları doğrudan etkilediğine dikkati çeken Altay, “İklim değişikliğinden sonra bazı ada şehirlerin tamamen yok olması gündemde ancak o şehirlerde yaşayan insanların iklim değişikliğine neredeyse hiçbir etkileri yok. Ancak bunun sonucundan acımasız bir şekilde zarar görüyorlar.” değerlendirmesini yaptı.

Altay, bu nedenle yerel yönetimlerin diplomaside yer almasının çok önemli olduğunu söyledi.

Johannesburg Büyükşehir Belediye Başkanı Kabelo Gwamanda ise kardeş belediyeciliğin, başka kentlerle kardeşlik ilişkisi kurma ve dayanışmayı gösterme yoluyla Johannesburg tarafından teşvik edildiğini söyledi.

Gwamanda, “Her ne kadar dış ilişkiler ulusal hükümetin yetkisinde de olsa, yerel yönetimlerin, farklı ülkelerden gelen yerel halkın bir koruyucusu olarak, ortaya çıkabilecek herhangi bir trajedi durumunda, bu kişilerin ülkeleriyle sağlıklı bir iletişim hattına sahip olması çok önemlidir.” dedi.

Bu bağlamda farklı şehirlerle “kardeşlik” ilişkisi kurulmasının Johannesburg için çok önemli olduğunu vurgulayan Gwamanda, bu doğrultuda çabalarının olduğunu belirtti.

“Medeni bir şekilde direnmeye devam ediyoruz”

Filistin’de adalet için hayatını kaybedenler anısına konuşmasına 10 saniyelik sessizlikle başlayan Ramallah Belediye Başkanı Issa Kassis de “Ramallah, bir belediye ve UCLG’nin bir parçası olarak tüm zorlukları aşmayı ve Filistinlilerin neler yapabileceğini dünyaya göstermeyi başarıyor.” ifadelerini kullandı.

Kassis, “Medeni bir şekilde direnmeye devam ediyoruz. Adalet, umut ve barışa inanıyoruz. Yerel yönetim olarak yapmaya çalıştığımız şey bu.” dedi.

Yaklaşık 40 “kardeş şehirle” her kıtada varlık gösterdiklerinin altını çizen Kassis, Türkiye’de olmaktan onur duyduklarını belirtti.

Söz konusu ilişkinin belediyeler arasında değil toplumlar arasında olduğuna işaret eden Kassis, şu ifadeleri kullandı:

“İnsanlarla ilişki kuruyoruz. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinde bize karşı oy kullanan ülkelere karşı, vatandaşların Johannesburg, Barselona, Londra, Washington ve Paris’te sokağa çıkarak ‘Özgür Filistin’ sloganları attıklarını ve adaletsizliğe direnen Amerikalı pilotu gördünüz.”

“Diplomasi kriz zamanlarında kesinlikle kilit öneme sahip”

Avrupa Belediyeler ve Bölgeler Konseyi (CEMR) Genel Sekreteri Fabrizio Rossi, Antalya’nın Avrupa için tanıdık bir şehir olduğundan bahsederek, ADF ile birlikte her sene daha da önemli hale geldiğini belirtti.

Global krizlerin etkilerinin yerel olduğunu söyleyen Rossi, “Etki yerel olduğunda, hiç kimse krizin etkilerini, sonuçlarını ve bölge halkının ihtiyaçlarını belediye başkanından daha iyi bilemez. Bu nedenle belediye başkanlarının krizin ele alınmasında kilit bir rol oynaması gerektiğine inanıyoruz.” dedi.

CEMR olarak ülkelere verdikleri desteklere değinen Rossi, Ukrayna’daki savaşın başlamasından yaklaşık bir hafta sonra belediyelere destek vermeye başladıklarının altını çizerek, “Başlangıçta gıda dahil çok temel ihtiyaçlar sağlandı ve daha sonra bölgedeki ihtiyaçlar büyüdükçe yardımlar da gelişti.” diye konuştu.

Kısa zamanda böyle bir yardımın yapılabilmesinin sebebinin kriz öncesi kurulan bağlar olduğuna dikkati çeken Rossi, “İnsanların, sınırların ötesinde köprüler kurmak için eşsiz bir kapasitesi var. Bu nedenle diplomasi kriz zamanlarında kesinlikle kilit öneme sahip.” dedi.

“Ülkelerin kalkınması ülkede yaşayan kişilere bağlı”

Güney Afrika Eyalet Yerel Yönetimler Derneği (Salga) Başkanı Bheke Stofile ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın açılış konuşmasındaki sözlerini hatırlatarak, şunları kaydetti:

“Dün Türkiye Cumhurbaşkanı çok derin bir açıklama yaptı. Umarım toplantıya katılanların çoğu bu açıklamayı anlamıştır. Türkiye Cumhurbaşkanı, dostluk, ilişki, işbirliği ve yardımlaşma niyetiyle elinizi açmanın önemli olduğunu söyledi ve ardından da dünyada insanların işbirliği yapmadan yaşamasının mümkün olmadığını ifade etti. Bu açıklama, Güney Afrika’daki siyasi sistemimizi tam olarak ifade ediyor.”

Ülkelerin kalkınması ve gelişmesinin o ülkede yaşayan kişilere bağlı olduğunu dile getiren Stofile, “İşte bu nedenle liderler olarak bize hangi fırsat verilirse verilsin, ilk olarak onlara, insanlara saygı duymalı ve nihai hedeflerine ulaşmak için onlarla birlikte çalışmalıyız.” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/antalya-diplomasi-forumunda-yerel-yonetimlerin-kuresel-stratejileri-ele-alindi/feed/ 0
Yusuf Ziya Yılmaz: 1 Nisan sabahı AK Parti galip gelecek https://www.haber28.com.tr/yusuf-ziya-yilmaz-1-nisan-sabahi-ak-parti-galip-gelecek/ https://www.haber28.com.tr/yusuf-ziya-yilmaz-1-nisan-sabahi-ak-parti-galip-gelecek/#respond Wed, 27 Mar 2024 03:24:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=11782 AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yusuf Ziya Yılmaz, 31 Mart Mahalli İdareler seçimlerine ilişkin, “1 Nisan sabahı Allah’ın izniyle bu yarışın, bu koşturmanın, bu mücadelenin galibi AK Parti olacak.” dedi.

Yılmaz, 31 Mart Mahalli İdareler Seçimlerinin yaklaşmasıyla ülkenin de seçim havasına girmeye başladığını söyledi.

Bunu sokaklarda, meydanlarda ayrıntılı bir şekilde hissetmeye başladıklarını anlatan Yılmaz, “Ben de 3 gündür Samsun’dayım. Samsunumuzda ilçelerimizde seçimin heyecan ve dinamik hareketliliklerini hissediyoruz. Ama çok daha önemlisi İstanbul’da, Ankara’da, İzmir’de, büyük şehirlerimizde AK Partimizin çok büyük iddiası var.” dedi.

Halkın, kimin samimi ve içten olduğunu bildiğini anlatan Yusuf Ziya Yılmaz, şunları kaydetti:

“Kazasız belasız olsun. Rekabet, siyasetin rekabeti ölçeğinde kalsın, incitici, kırıcı, aşağılayıcı dil olmasın. Herkes yapacağı işleri anlatsın. Seçildiği takdirde o şehirlere kazandıracakları inandırıcı projeleri konuşanların kimler olduğunu zaten milletimiz çok iyi bilir. Halkımız şeyi bilir, yani kimin ne kadar içten ve ne kadar samimi, ne kadar, insanların gözünün içine bakarak konuşup konuşmadığından hemen anlar. Yani ‘bu yandan çarklı’ der, ‘bu konuşuyor ama aklı başka yerlerde’ der, samimiyetini sorgulamaya başlar. Ben yıllardır bu seçim kampanyalarında içten ve samimi olanın kazandığını gördüm. Niyeti halis olanın akıbetinin de hayır olduğunu gördüm. Bizim niyetimiz çok halis, akıbet de hayır olacak inşallah. 1 Nisan sabahı Allah’ın izniyle bu yarışın, bu koşturmanın, bu mücadelenin galibi AK Parti olacak. Cumhurbaşkanımız olacak, genel başkanımız olacak, Allah’ın izniyle… Biz, kendimizi, Cumhurbaşkanımızın 1994 yılında başlattığı yerelde hizmet belediyeciliği kampanyasını sindirmiş, içselleştirmiş, onu sadece sözle değil, hakikaten sahada, eylemlerde, hareketlerde veya aksiyonlarda ve projelerde benimsemiş olan bir siyasi hareketin mensupları olarak hissediyoruz.”

AK Parti’nin aday belirleme süreci hakkında da bilgi veren Yılmaz, “Bizim adaylarımızın belirlenmesi sürecini tamı tamamına millet belirledi. Biz millete sorduk, yani öyle kuru kuruya da yapılmış olan saha anketleriyle de değil, sahada bizzat arkadaşlarımızı, farklı şehirlerde yani kimsenin tanımadığı arkadaşlarımızı şehirlere gönderip, orada esnafla çarşıda, pazarda, bakkalda, kasapta, kuyumcuda ve berberde yaptıkları sohbetlerden elde ettikleri çıktıları biz, sahanın milletimizin dili, milletimizin bize yönelttiği tembih olarak aldık. Tembih diyorum bakın yani milletimiz bizi nasıl tembihlediyse, nasıl milletimiz bize istek ve arzularını ilettiyse, biz o istek ve arzuların dili olduk ve onun gereğini yapma yönünde de kararlarımızı aldık.” değerlendirmesini yaptı.

Dünyada ülkeler gibi kentlerin de yarıştığını, tüm ülkelerin kişi başına düşen gayrisafi milli hasılayı büyütmek için çabaladığını, savunma sanayilerini kurmak için yarıştıklarını aktaran Yılmaz, “Dünyanın çok kutuplu hale gelmesinden sonra gelişmiş ülkeler birbirleriyle acımasız ve kural tanımazca yarış içerisindeler. Ülkeler yarışırken şehirler de yarışıyor.” dedi.

Kentlerin, turizm pastasından pay almak, kişi başına düşen geliri, hayat konforunu, güvenliğini artırmak için yarıştığını dile getiren Yılmaz, “İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayımız Sayın Murat Kurum’un verdiği mücadeleyi görüyorsunuz.” ifadelerini kullandı.

“İstanbul’da depreme karşı bir güvensizlik var. Bu güvensizliği güvene döndürmeye çalışıyor.” diyen Yılmaz, sözlerini şöyle tamamladı:

“İstanbul, dünyanın en büyük ve en güzel metropolü. Bu metropolün tehdidi altında olduğu depreme karşı teknolojinin, bilimin, 21. yüzyılın bu ikinci çeyreğine girmek üzere olduğumuz bir süreçte Türkiye Yüzyılı diye ifade ettiğimiz bu süreçte depreme karşı tedbir ve güvenliğin alınmasıyla ilgili mücadele Murat Kurum Bey’in en büyük amacı. Diğer depremden etkilenmiş olan 11 büyük şehrimizin kalkınması, onların yeniden ihya edilmesi ile ilgili oralardaki adaylarımızın çok güzel projeleri var.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/yusuf-ziya-yilmaz-1-nisan-sabahi-ak-parti-galip-gelecek/feed/ 0