Şahinbey Belediyesi, Çanakkale’nin 100. Yıl etkinlikleri çerçevesinde “Gaziler Diyarından, Şehitler Diyarına” projesiyle 180 bin 17 öğrenciyi Çanakkale’ye götürmüştü. Projeyi devam ettiren Şahinbey Belediyesi bu yılda, 38 bin 311 öğrenciyi daha Çanakkale’ye götürecek. Proje kapsamında Çanakkale’ye gidecek olan öğrenciler Şahinbey Belediyesi Kültür Merkezi’nde düzenlenen toplantı ile bilgilendirdi. Düzenlenen bilgilendirme toplantısına Gaziantep Valisi Kemal Çeber, Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu, İl Milli eğitim Müdürü Yasin Tepe, Şahinbey İlçe Milli Eğitim Müdürü Cemal Gülistan, kurum müdürleri ve öğrenciler katıldı.
“Çok anlamlı ve önemli bir proje”
Gaziantep Valisi Kemal Çeber proje kapsamında Şahinbey Belediyesi’nin geleceğe dönük gençlere önemli bir yatırım yaptığını belirterek, “Ramazan Bayramı’ndan sonra “Gaziler Diyar’ından Şehitler Diyar’ına” projesi kapsamında gençlerle bir araya gelmek beni son derece mutlu etti. Gençlerimiz çok özel bir ilin ve ilçenin gençleri olduğunun farkındalar. Çünkü yapılan bu proje ve bu birliktelik sadece Şahinbey’de var. Sadece Şahinbey Belediyesi özel uçakla yüzbinlerce genci uçakla Çanakkale’ye götürüyor. Bunun çok anlamlı olduğunu bilmenizi önemle rica ediyorum. Şahinbey Belediyesi’nin bütçesi birçok il belediyesinin üstünde ve bu bütçeyi siz gençler için böyle projelerle değerlendiriyor. 218 bin gencin Çanakkale’ye gidip gelmesinin bütünsel bir organizasyon olarak düşündüğünüzde çok büyük sorumluluk ve maliyet isteyen bir proje. Ancak ne biz nede belediyemiz buna maliyet gözüyle bakmıyor. Çünkü burada geleceğe dönük çok özel bir yatırım yapılıyor. Bende geçen yıl Çanakkale ziyaretlerinden bir tanesine katıldım. Gaziantep’te bulunduğum süre içerisinde en çok keyif aldığım programlardan birisi oldu. Gençlerin maneviyatını ve heyecanını bizzat orada gördüm ve belediyenin ne kadar büyük bir yatırım yaptığını gözlemledim. Çok güzel ve manevi bir atmosfer var orada. Orada Şahinbey Belediyesi’nin de yaptıklarını göreceksiniz. Çanakkale’ye gittiğimde yapılanlar karşısında gururlandım. Çanakkale’de herkes Şahinbey Belediyesi’ni ezbere biliyor. Yapılan projeden dolayı Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu’nu canı gönülden tebrik ediyorum” dedi.
“Gençlerimizin yanındayız”
Bilgilendirme toplantısına katılan Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu, her zaman gençlerin yanında olduğunu belirterek, “Gaziler Diyarından Şehitler Diyarına projemiz kapsamında bugüne kadar 180.000’den fazla gencimizi Türkiye’de bir ilk olarak uçakla Gaziantep’ten Çanakkale’ye şehitlerimizi ziyaret ettiriyoruz. Bu yılda gidecek olan öğrenci kardeşlerimiz ile ilk bilgilendirme toplantımızı gerçekleştirdik ve ilk uçağımız sabah 06: 00’da kalkmış olacak. Bu yıl toplamda 38 bin 311 gencimizi ecdat ile bir araya getireceğiz. Gençlerimizi çok seviyoruz ve onlar için yapamayacağımız bir fedakarlık yok. Başta Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, Bakanlarımız, Milletvekillerimiz, Valimiz ve Belediye Başkanlarımız tüm kurumlarımız ile birlikte gençlerimizin geleceğe en güzel şekilde hazırlanması için çalışmalarımızı aralıksız bir şekilde sürdürüyoruz” diye konuştu. – GAZİANTEP
]]>ÇANAKKALE – Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin son 10 yılda maruz kaldığı her hadisenin gerisine bakıp maskeler kaldırıldığında aynı yüzlerin göründüğünü belirterek, “Asırlarca yürüttükleri maddi ve manevi yıkım çabaları sonunda Türk’ün fıtratının değişeceğini sananlar, ruhun aynı ruh olduğunu görüp anladılar. Dün Çanakkale’de yakılan ateş milli mücadele ve Cumhuriyetin ilanı ile neticelenmişti. Şimdi de eser ve hizmetlerimizle 2023 hedefleriyle Türkiye yüzyılı vizyonuyla yaktığımız ateş; inşallah ülkemizi dünyada hak ettiği yere çıkarmasıyla gayesine ulaşacaktır” dedi.
Çanakkale Deniz Zaferi’nin 109. yıldönümünde Şehitler Abidesi’nde konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Çanakkale Zaferi’nin ardından gelen başarıların tarihin en büyük yokluklarında elde edildiğini, bugünkü Türkiye’nin altyapı, siyasi ve teknolojik gücü ile ekonomisinin hedefleri hayata geçirme noktasında çok daha büyük imkanlara sahip olduğunu hatırlattı.
“Çanakkale Deniz Zaferimizin 109.seneyi devriyesinde bir kez daha aziz şehitlerimizin manevi huzurundayız” diye sözlerine başlayan Erdoğan şunları söyledi: “Dünya tarihinde eşine nadir rastlanır destanla Çanakkale’yi geçilmez kılan kahramanlarımızı rahmetle, şükranla yad ediyoruz. Gazi Mustafa Kemal başta olmak üzere bu kahraman orduya önderlik etme şerefine nail olan komutanlarımızı saygıyla anıyoruz.
1000 yıllık vatanımız Anadolu’nun müdafaası için gönül coğrafyamız ve Anadolu’nun dört yanından gelen yiğitlerin her bir ferdine Allah’tan rahmet diliyoruz. Bugün de vatan topraklarında sınırlarımız ve ötesinde ülkemizin güvenliği milletimizin huzuru, devletimizin bekası için gece gündüz faaliyet halinde olan askerlerimize Mevladan kolaylıklar diliyoruz. Türkiye ve Türk Milleti olarak Çanakkale’de hangi mücadeleyi verdiysek bugün de farklı görünümler ve araçlar altındaki sinsi saldırılara karşı benzer bir duruş sergiliyoruz. Mehmet Akif Çanakkale şehitlerini destanlaştıran şiirinde Eski dünya yeni dünya bütün akvam-ı beşer, kaynıyor kum gibi mahşer mi hakikat mahşer. Yedi iklimi cihanın duruyor karşında, çehreler başka, lisanlar, deriler rengarenk. Sade bir hadise var ortada: Vahşetler denk” diyor. Ülkemizin 10 yılda maruz kaldığı her hadisenin gerisine bakıp maskeleri kaldırdığımızda aynı yüzleri görüyoruz. Terör örgütlerini sınırlarımıza yığıp bizi istiklalimizle sınayanlar bunlardı. Egemenliğimize göz yuman darbecileri üzerimize salanlar bunlardı. Her biri milletimizin zenginliği olan farklılıkları fay hatları haline dönüştürmeye çalışan yine bunlardı.
Kalkınma hamlelerimizi boşa çıkarmak için üretim ve istikrarımızı sabote edenler bunlardı.ı Demokrasi atılımlarımızı parçalayarak milletimize zulmedenler bunlardı”
“Çanakkale Zaferi yokluklarla geldi, bugünkü altyapı ile daha büyük imkanlar var”
Türkiye’nin dünyada hak ettiği yere ulaşacağını anlatan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Çanakkale’de bu millet erkeğiyle kadınıyla, genciyle yaşlısıyla, öğrencisiyle hocasıyla, çalışanıyla iş vereniyle tek vücut olup düşmana geçit vermemişti. Milletimiz son dönemde yaşadığımız sınamaların her birinde de bedeni ve kalbiyle aynı vakur iradeyi ortaya koymuştur. Asırlarca yürüttükleri maddi ve manevi yıkım çabaları sonunda Türk’ün fıtratının değişeceğini sananlar, ruhun aynı ruh olduğunu görüp anladılar. Dün Çanakkale’de yakılan ateş milli mücadele ve Cumhuriyetin ilanı ile neticelenmişti. Şimdi de eser ve hizmetlerimizle 2023 hedefleriyle Türkiye yüzyılı vizyonuyla yaktığımız ateş inşallah ülkemizi dünyada hak ettiği yere çıkarmasıyla gayesine ulaşacaktır. Biz Çanakkale Zaferi’ni ve ardından gelen başarıları tarihimizin en büyük yokluklarını, kuşatmalarını, ihanetlerini yaşadığımız bir dönemde elde ettik. Bugünkü Türkiye’nin hamdolsun altyapısı ile siyasi ve teknolojik gücüyle ekonomisi ile hedeflerini hayata geçirme noktasında çok daha büyük imkanları vardır.” diye konuştu
“Bir ve beraber olursak 7 düvel gelse yıkamaz”
“Yaşadığımız hadiselerin her birinden aldığımız derslerle geleceğimize güvenle yürüme iradesine sahibiz” ifadesini kullanan Erdoğan sözlerini şöyle tamamladı: “53 bin vatandaşımızın şehit olmasına 11 şehrimizde 100 binlerce binanın yıkılmasına yol açan 6 Şubat depremlerinin ardından yaşananlar bunun ispatadır. Gelişmiş ülkelerin bile yıllarca baş edemeyeceği enkazı kısa sürede kaldırıp yeni konutların teslimine başladık. Asrın felaketinin ardından milletimizin gösterdiği örnek dayanışma takdire şayandır. Çanakkale destanından alacağımız çok önemli dersler olduğuna inanıyoruz. Birlik beraberliğimize, kardeşliğimize sıkı sıkı sahip çıktığımızda yedi düvel üzerimize gelse yıkılmayacağımızın ispatı olan Çanakkale ruhu yolumuzu aydınlatmaya hep devam edecek. Rabbimden ülkemizi ve milletimizi gizli ve aşikar her türlü beladan, afetten, tehditten muhafaza etmesini diliyorum. Çanakkale Deniz Zaferimizin 109.yıldönümünü bir kez daha tebrik ediyorum. 18 Mart Şehitleri Anma Günü’nde Çanakkale destanında imzası olan erinden komutanına kahraman Mehmetçiklerimizin her birini şehit ve gazilerimizin tamamını rahmetle yad ediyorum”
Şehitlere karanfil bıraktı
Şehitler Abidesi’ndeki 18 Mart Şehitleri Anma ve Çanakkale Deniz Zaferi’nin 109’uncu yıl dönümü sebebiyle düzenlenen tören saat 13.00’da başladı. İki dev ekranın kurulduğu alanda Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ndeki törenlere de katılan 16 Türk devletini temsil eden üniformalı askerler de yer aldı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan helikopterle tören alanına geldi. Törene devlet protokolünün yanı sıra çok sayıda şehit yakını, gazi ve gazi yakınları katıldı. Tören, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Türkiye Cumhuriyeti Devleti adına çelenk sunumuyla başladı. Tören, saygı duruşu, saygı atışı ve İstiklal Marşı eşliğinde Türk Bayrağı’nın göndere çekilmesiyle devam etti.
“Tehditler bertaraf edilecek”
Türk Silahlı Kuvvetleri adına 2. Kolordu Komutanı Tümgeneral Rasim Yaldız tarafından günün anlam ve önemine binaen gerçekleştirilen konuşmada, “Kutsal vatan topraklarının bölünmez bütünlüğü ve milletimizin bağımsızlığı adına şehit olanları rahmetle anıyoruz. Şahlı tarihimizde bütün görkemiyle yerini alan, bütün dünyaya karşı azmin, cesaretin ve fedakarlığın, sayısız örneklerinin sergilendiği, vatanın bütünlüğü ve bağımsızlığı söz konusu olduğunda Türk milletinin vatanı için hangi zorluklara göğüs gereceğinin örneğidir Çanakkale. Türkiye’nin bugün ulaştığı seviye, başka Çanakkale ve Kurtuluş Savaşı olmak üzere Kore’de, Kıbrıs’ta ve teröristle mücadelede yurt dışındaki harekatlarda, hayatlarını kaybeden aziz şehitlerimizin eseridir. Aziz şehitlerimizin manevi varlıkları, tarih ve millet bilincimizin korunmasında ve sahip olduğumuz bütün değerleri genç nesillere aktarılmasında en değeri hazinemizdir. Aziz şehitlerimizi yüreklerimizde ateş, vatanımıza karşı yöneltilecek tehdide karşı, vereceğimiz mücadelede sarsılmaz inancımıza, tükenmez gücümüze, sonsuz kaynak teşkil etmektedir. Üzerimizde yaşadığımız toprağı vatan yapar, bayrağımıza rengini kanlarıyla veren kahraman şehitlerimiz; Türkiye’nin birliğine göz diken düşmanlarımızın ve terör örgütlerinin kutsal vatan topraklarına tüm tehditleri dün olduğu gibi, bugünde onun bağrından çıkmış, Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından bağlılıkla bertaraf edilecektir” dedi.
Yapılan konuşmaların ardından şehitler için Kur’an-ı Kerim Tilaveti okunup, dualar edildi. Şehitlik Defteri imzalandıktan sonra da temsili şehit mezarlıklarına karanfil bırakıldı. Deniz Kuvvetleri Komutanlığı unsurları Çanakkale Boğazı’nda geçit töreni gerçekleştirdi. Törende dünyanın ilk silahlı insansız hava aracı gemisi ‘TCG Anadolu da yer aldı. Ardından ‘SOLOTÜRK’ün Şehitler Abidesi ve Çanakkale Boğazı’ndaki gösteri uçuşu adeta nefesleri kesti.
]]>Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, Türkiye Cumhuriyeti Cidde Başkonsolosluğu Din Hizmetleri Ataşeliği tarafından Mekke’de düzenlenen “İstiklal Marşı’nın Kabulü, Mehmet Akif Ersoy’u ve Çanakkale Şehitlerini Anma Programı”na katıldı. Diyanet İşleri Başkanlığı organizasyonuyla ramazan umresine gelen vatandaşların katılımıyla yapılan programda Kur’an-ı Kerim ve salalar okundu, şehitler için dualar edildi. Buradaki konuşmasında, Allah’ın yeryüzüne nasip ettiği en büyük nimetin İslam olduğunu belirten Başkan Erbaş, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (Sallallahü teala aleyhi ve sellem) kadar bütün Peygamberlerin İslam’ı getirdiğine işaret etti.
“Bugün Kudüs’te, Filistin’de, İmam-ı Şafii’nin memleketi Gazze’de esaret altında”
Başkan Erbaş, Peygamber Efendimizin (Sallallahü teala aleyhi ve sellem) vefatından beş sene sonra Hz. Ömer’in Kudüs’ü fethettiğini hatırlatarak, “Kudüs Hz. Ömer sayesinde İslam diyarı oldu. Nice şehitler verildi. İşte bugün Kudüs de Filistin de İmam-ı Şafii’nin memleketi Gazze de esaret altında. Zalim ve işgalci İsrail’in bombaları altında ve onları destekleyen siyonist Hristiyanların. Batı’nın destekleriyle masumlar, bebekler, çocuklar her gün yüzlercesi can veriyor, şehit oluyor, gaziler var. İmam-ı Şafii’nin memleketi esaret altında ey Müslümanlar neredesiniz? Niye bir araya gelmiyorsunuz, niye tek yürek olmuyorsunuz?” diye konuştu.
“Vatanı için şehitliğe hazır gençler yetiştirmemiz lazım”
Herkesin şehitliğe aday olduğunu dile getiren Başkan Erbaş, “Çok güçlenmemiz lazım. Zayıf olduğumuz zamanlarda düşman üşüşür ama bizim güçlü olmamız lazım. Sonra millet olarak vatan edindiğimiz topraklarda her birimiz Allah için, Resulullah için, bayrak için şehitliğe hazır gençler yetiştirmemiz lazım. Çocuklarımızı bu ruhta yetiştirmemiz lazım” dedi.
“Maddi ve manevi açıdan çok çalışmamız lazım”
Başkan Erbaş, Türkiye’nin ekonomide ve savunmada güçlü olması gerektiğine vurgu yaparak, şöyle konuştu:
“Ben askerdeyken savunma sanayinde yüzde 95 dışa bağımlıydık. Sadece yüzde 5 yerli sanayimiz vardı. Şimdi yüzde 85, 90’a doğru gidiyoruz elhamdülillah. Zaman zaman gidiyorum TUSAŞ’ı, ASELSAN’ı, Roketsan’ı, TAI’yi ziyaret ediyorum, dua ediyorum. Orada 5 bin mühendisimiz birinde çalışıyor, 5 bin mühendisimiz birinde. Kendi çocuklarımızla bu hassas noktalarımızda çalışmak zorundayız. Şehitlerimizin o cennet bahçeleri kabirlerinde rahat uyumasını istiyorsak birliğimizin, beraberliğimizin her zaman en üst seviyede olması lazım. Maddi ve manevi açıdan çok çalışmamız lazım.”
Mehmetçiğin terörle mücadelesine de dikkati çeken Başkan Erbaş, “Kıbrıs Savaşı’ndan bu yana savaşmadık ama terörle mücadele yapıyoruz. Onların da iyice sonunu getirdik Allah’ın izniyle. Dua edin iyice bitsinler, sınırlarımızın içinde, ötesinde bir tane bırakmayalım Allah’ın izniyle” diye konuştu.
Savaşa giderken Mehmetçiğin cebine bir talimat verildiğini belirten Başkan Erbaş, o talimatta düşmanın kadınlarına, masumlara, bebeklere, çocuklara, mabetlere, yeşilliklere dokunulmasının yasak olduğunun belirtildiğini dile getirdi.
Başkan Erbaş, terörle mücadele eden Mehmetçik için; “Karada, havada, denizde her veçhile mansur ve muzaffer eyle ya Rabbi!” diye dua edildiğine işaret ederek, “Bu ordu Çanakkale’de zaferi kazandı, milli mücadelede, 15 Temmuz’da, terörle mücadelede elhamdülillah kazandı” ifadelerini kullandı.
Güneydoğu’da 2015 yılında yaşanılanları ve terör örgütlerine tırlarla yapılan silah yardımlarını hatırlatan Başkan Erbaş, “Bizim askerimiz kılı kırk yararcasına, bir kişinin burnu kanamasın diye, yoksa yukarıdan aşağıya bombayı atıp onları orada öldürmeyi bilemez miydi? Ama o zaman binlerce masum insanımız ölürdü değil mi? Şehit olma pahasına böyle tüneller kazarak, kılı kırk yararcasına bir bir o teröristleri bertaraf etti Mehmetçiğimiz” ifadelerine yer verdi.
Bedir, Malazgirt ve Milli Mücadele şehitlerine rahmet dileyen Başkan Erbaş, “Çanakkale zaferimiz Mübarek olsun inşallah. Mehmet Akif Ersoy’un ruhu şad olsun” dedi.
Programa, Türkiye Cumhuriyeti Cidde Başkonsolosu Mustafa Ünal ile Mekke Din Hizmetleri Ataşesi Dr. Ahmet Oğuz da katıldı. – ANKARA
]]>Kültür ve Turizm Bakanlığı Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı koordinesindeki ekipler, pazartesi günü törenlerin yapılacağı alanlardaki çalışmaların büyük bölümünü tamamladı.
Restorasyon ve Yapım İşleri Grup Başkanlığı Şehitlikler ve Anıtlar Peyzaj Uygulamaları Koordinatörlüğünce peyzaj düzenlemesi yapıldı.
Hisarlık Tepe’de yer alan yaklaşık 42 metre yüksekliğindeki Şehitler Abidesi’nin çevresine, “Çevre Düzenlenme Projesi” tamamlanan alanlara ve Türk Bahçesi ile temsili şehitliklere Türk bayrağını simgeleyen kırmızı ve beyaz 20 bin şakayık fidanı dikildi.
Süs bitkisi ve ağaçlarla alanın güzelleştirilmesi çalışmalarında binlerce lale, sümbül, servi, erguvan, manolya, ladin, ardıç, porsuk, lavanta, lavantin, gaura, kamelya ve açelya da kullanıldı.
Şehitler Abidesi bölgesi ve Morto Koyu’ndaki helikopter pistlerinin etrafında iniş ve kalkışlarda tehlikeleri önlemek için 100 işçi ile örtü temizliği, Abide’ye ulaşan alternatif yollarda da yol kenarı temizliği gerçekleştirildi.
Şehitlik bölgesine mıcır serildi, mermer yüzeyler temizlendi, ziyaretçilerin konforunun sağlanması için güzergahtaki yollarda bakım yapıldı.
Törenlerde kullanılacak tribünlerin kurulumunda da sona yaklaşıldı.
“Son zamanlarda artan yabancı ziyaretçi yoğunluğumuz da var”
Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, AA muhabirine, Çanakkale Zaferi’nin sembolü Şehitler Abidesi ve çevresinin yılın 12 ayı sürekli korunan ve bakım altında tutulan müstesna bir bölge olduğunu söyledi.
Yarımadada 18 Mart’ta yapılacak törenler için hazırlıkların son aşamasına geldiklerini belirten Kaşdemir, “Büyük zaferin kahramanlarını, bütün Çanakkale şehitlerimizi ve gazilerimizi, Cumhuriyet’imizin Kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını, Çanakkale’yi geçilmez yapanları, o büyük destanı yazanları rahmetle, minnetle ve şükranla yad ediyoruz. Tarihi Alan Başkanlığı olarak onların hatıralarını asla unutturmayacağız, gelecek kuşaklara bu büyük mücadeleyi, bu büyük fedakarlığı aktaracağız.” diye konuştu.
Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alanı’nın yılın 12 ayı hazır halde olduğunu dile getiren Kaşdemir, bu müstesna topraklara gözleri gibi baktıklarını vurguladı.
???????Kaşdemir, “Her gün ziyaretçi yoğunluğu olacakmış gibi çalışıyoruz ama tabii 18 Mart törenleri ayrı. Çünkü 18 Mart’ta bütün Türkiye’nin kalbi Çanakkale’de atıyor. Bütün herkesin gözü Çanakkale’de.” dedi.
Asli görevleri olarak bu toprakların nasıl vatan yapıldığının daha iyi idrak edilmesinin mücadelesini verdiklerini kaydeden Kaşdemir, bu seneki Çanakkale Zaferi anma programlarının temasının “Bizim Çanakkale” olduğunu bildirdi.
Bu müstesna toprakları, orijinalliğini, doğal dokusunu bozmadan ihya ederek gelecek kuşaklara aktarmaya çalıştıklarını ifade eden Kaşdemir, şunları anlattı:
“Çanakkale tarihi alanı şu anda dünyanın en büyük açık hava müzelerinden biri olmaya aday. Zaten burası dünyanın en iyi korunmuş savaş alanı. Biz burayı gerçekten göz bebeğimiz gibi koruyoruz. Çünkü Türk milleti için Çanakkale tarihi alanın ne demek olduğunu çok iyi biliyoruz. Burasının bir manevi başkent hüviyetinde olduğunu çok iyi biliyoruz ve buradaki bu müstesna toprakları koruyup kollayarak da gelecek kuşaklara aktarmanın gayreti içinde olacağız. Bizim bir hayalimiz var: Çanakkale tarihi alanı görmeyen, ziyaret etmeyen hiçbir Türk evladı kalmasın istiyoruz. Gün gelecek burayı her Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı ziyaret etmiş, Çanakkale ruhunu hissetmiş olacak. Amacımız burayı daha çok insanın görmesini sağlamak, burada daha çok ziyaretçi ağırlamak. Hem yurt içinden hem yurt dışından özellikle son zamanlarda artan yabancı ziyaretçi yoğunluğumuz da var. Bu da bizi çok mutlu ediyor.”
]]>İstanbul Kongre Merkezi’nde, Türkiye Diyanet Vakfı (TDV) ve Diyanet İşleri Başkanlığı işbirliğinde, şehitleri anmak ve Filistin halkına destek olmak amacıyla “Şehitlerimiz İçin Sözümüz Var” programı gerçekleştirildi.
Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan programda, Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi İmam Hatibi Bünyamin Topçuoğlu Kur’an-ı Kerim tilaveti sundu.
Programda konuşan Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, sözlerine, vatanın her sathında ve sınır ötesinde mücadele eden Mehmetçiği selamlayarak başladı.
Erbaş, vatan, ezan, bayrak ve tüm değerleri uğruna canını feda eden bütün şehitler ve işgalci İsrail’in Gazze’de uyguladığı vahşete maruz kalan Filistinlilerle dayanışma amacıyla bir araya geldiklerini söyledi.
Müslümanların idaresi altında asırlarca barış yurdu olan Kudüs ve çevresinin bugünlerde hiçbir uluslararası kurala ve hukuka uymayan siyonist zalimlerin elinde bir katliama sahne olduğunu belirten Erbaş, “Gazze’de, Batı Şeria’da, Kudüs’te ve Filistin’in diğer bütün şehirlerinde kadın, bebek, çocuk demeden bir millet topyekun yok edilmeye çalışılmaktadır.” dedi.
Gazze’de, dünyanın gözü önünde hastaneler, okullar, ibadethanelerin yerle bir edildiğini anlatan Erbaş, çoğunluğu çocuk ve kadın olan binlerce Filistinlinin saldırılarda hayatını kaybettiğini, geride kalanların ise evsiz, yurtsuz bir şekilde açlık, susuzluk, salgın hastalık gibi sorunların pençesinde hayatta kalma mücadelesi verdiğini ifade etti.
Her fırsatta insan haklarından ve hukukun üstünlüğünden dem vuran Batılı devletlerin, saldırılar karşısında sessiz kalarak bütün inandırıcılığını kaybettiğini vurgulayan Erbaş, “Zira bugün Gazze’de insanlar en güvenli mekanları olan evlerinde öldürülüyor. Kadınlar, çocuklar, yaşlılar hunharca katlediliyor. Namaz için mabede giren, tedavi için hastanede bulunan, mülteci kamplarına sığınan hatta evini barkını terk ederken emniyeti için beyaz bayrak açarak yürüyen insanların üzerine bombalar yağdırılıyor.” diye konuştu.
Erbaş, aslında Gazze’de ölenlerin sadece çocuklar, kadınlar, masum siviller değil, bütün bir insanlık olduğunu söyledi.
Sadece Filistin’in ve Mescid-i Aksa’nın değil tüm insanlığın özgürleşmesi için her platformda tepkilerini ortaya koymaya devam edeceklerini belirten Erbaş, “Kudüs, Mescid-i Aksa ve Filistin konusunda çok sayıda uluslararası organizasyon ve etkinlik gerçekleştirdik. İsrail’in haksız şiddetine karşı her platformda tepkimizi ortaya koymayı, barış ve esenlik çağrılarını seslendirmeyi her zaman vazifemiz bildik. Bizler dün olduğu gibi bugün de mazlumun yanında, zalimin ise karşısında olmaya devam edeceğiz. Zulmün karşısındaki kararlı duruşumuz ve çabalarımız Allah’ın izni ve inayetiyle Filistin özgür oluncaya kadar devam edecektir.” ifadelerini kulandı.
Erbaş, bu toprakların şehitlerin kanlarıyla yoğrulduğunu ve ecdat tarafından emanet bırakıldığını vurgulayarak, konuşmasını şöyle tamamladı:
“Hem sınırlarımız içinde hem de sınırlarımız ötesinde mücadele eden şanlı Mehmetçiğimizin her zaman yanındayız ve dualarımız her zaman onlarla birliktedir. Gerek son Pençe Kilit Harekatında şehit olan şehitlerimize, gerekse ondan önceki ve tarihten bu yana bu topraklar için şehit olan bütün kardeşlerimize buradan dualar gönderiyoruz. Ruhlarına hatimler indiriyoruz. Hatimlerimizin dualarını her zaman 90 bin camide yapmaya devam ediyoruz. Gazilerimize şifalar, kolaylıklar diliyoruz. ve diyorum ki Allah şanlı ordumuzu havada, karada, denizde, her yerde ve her zaman muzaffer eylesin.”
Program, sanatçılar Murat Kekilli, Eşref Ziya, Aykut Kuşkaya, Mustafa Cihat, Grup Genç, Resul Aydemir, Fatih Koca, Necip Karakaya ve Hasan Özer’in sahne almasının ardından sona erdi.
Programa, AK Parti Bursa Milletvekili Mustafa Varank ve çok sayıda davetli katıldı. Salondakiler, Türk ve Filistin bayrakları sallayarak, “Katil İsrail” sloganları attı.
Ayrıca, TDV gönüllülerinin el emeğiyle hazırladıkları ve tüm geliri Gazze’ye gönderilecek ürünler, kongre merkezinde kurulan hayır çarşısında satışa sunuldu.
]]>Kazım Karabekir Paşa Camisi’nde şehitler için okunan mevlide katılanlar, ellerinde Türk bayrakları ve meşalelerle Sarıkamış 15 Temmuz Demokrasi Meydanı’nda toplandı.
İzmir Soğuk Heykel Atölyesi tarafından yönetmenliğini Hüseyin Özer’in yaptığı “Soğuk heykeller” adlı tiyatro oyunu, alanda kurulan platformda sahnelendi.
Kum sanatçısı Ömer Faruk Elmas, etkinlikler kapsamında kum sanatıyla Sarıkamış şehitlerini anlatan gösteri sundu.
Sarıkamış Harekatı’nda yaşanan bazı olayları konu alan oyunun ardından Kars Valisi ve Belediye Başkanı Ziya Polat, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakan Yardımcısı Sevim Sayım Madak, AK Parti Kars Milletvekili Adem Çalkın ile binlerce kişi, ellerinde meşalelerle yürüyüşe geçti.
Hava sıcaklığının sıfırın altında 5 dereceye düşmesine aldırmayan katılımcılar, tekbirler eşliğinde Sarıkamış 15 Temmuz Demokrasi Meydanı’ndan yaklaşık 3 kilometrelik yürüyüş sonrası Yukarı Sarıkamış Şehitliği’ne geldi.
Burada şehitler için Kur’an-ı Kerim okundu, dualar edildi ve “Ruhun Şad Olsun” yazısı meşalelerle ateşe verildi.
Yürüyüşe askeri birliklerin yanı sıra Kızılay gönülleri ve farklı şehirlerden gelen çok sayıda sivil toplum kuruluşu katıldı.
Kızılay gönüllüleri, alandakilere sıcak çorba ve çay ikramında bulundu.
Yürüyüş, AA ekibince dron ile görüntülendi.
Kars Valisi ve Belediye Başkan Vekili Ziya Polat, beyaz kefen giyenlerin memleketi Sarıkamış’ta tüm şehitleri rahmetle andıklarını belirterek, “Aynı ruh aynı imanla bu bölgede, Sarıkamış’ta, Allahuekber Dağları’nda on binlerin şehit olması, yüreklerimiz yandı tabii ki, halen aynı inancı yaşayan nesil çok güzel. Burada binlerce kişi yürüdü, pazar günü on binler olacak.” dedi.
Türkiye’nin farklı illerinden gelen binlerce kişinin yürüyüşe katıldığını anlatan Polat, “Neslimizi aynı iman ve inançla yetiştirmemiz lazım. Şehitlerimizin emanetine sahip çıkmak zorunda olduğumuzun farkına varmamız, neslimizi de buna göre yetiştirmemiz lazım. Şükürler olsun ki neslimiz aynı imanla inançla yetişiyor, yetişmeye devam edecek. 109 yıl önce beyaz kefen giyen şehitlerimizi, 109’uncu yılda binlerle, on binlerle birlikte anmak, Türkiye’nin farklı yerlerinden gelenlerle anmak çok güzel. İman ve inanç Türkiye’nin her tarafına dağılmış durumda, Rabb’im bizi bu inançtan ayırmasın.” diye konuştu.
Yürüyüşe katılanlardan Feride Ayna, duygularını şöyle aktardı:
“Vatan, bayrak, millet benim için çok önde gelen bir şey. Bir Atatürkçü olarak böyle topluluğu ve gençliği görmek çok güzel bir şey, çok mutlu oldum. Herkesi bekliyorum, gelsinler şehitlerimizi analım. Bu soğuk onların yanında hiç, onlar donarak ölmüş, biz sıcakta yürüdük. Sıcak yatağımızda gidip yatacağız ama onlar karda donarak öldüler. Bundan dolayı şehitlerimize ne kadar dua etsek azdır.”
Hira Sade, yürüyüşte duygulandıklarını ifade ederek, “Bizim şu anda ayaklarımız belki üşüyebilir ama şehitlerimiz diz üstünde üşümüyorlar, savaşıyorlar, vazgeçmiyorlar. Biz şimdi yürüyüp üşüyüp evimize giderken şehitlerimiz bizim için 10-11 yaşında savaştılar.” dedi.
Yasin Bakırhan, her yıl şehitleri anma programına katıldıklarını dile getirerek, şunları kaydetti:
“Bu duygular anlatılmaz, şehitlerimizi minnetle rahmetle şükranla anıyoruz. Bir nebze de olsun bu havayı teneffüs etmek ve buraya gelen insanlarla bu duyguyu kendi aralarımızda paylaşıp bir an yaşamak istiyoruz. Rabb’im o günleri bir daha yaşatmasın, devletimize güç kuvvet versin.”
]]>