Sektörün – Haber 28 – Giresun Haber https://www.haber28.com.tr Sat, 03 Aug 2024 01:36:36 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 TPF Başkanı Ömer Düzgün: “Sektörün geleceğini için herkesi mutlu edecek yasal düzenlemelere ihtiyaç var” https://www.haber28.com.tr/tpf-baskani-omer-duzgun-sektorun-gelecegini-icin-herkesi-mutlu-edecek-yasal-duzenlemelere-ihtiyac-var/ https://www.haber28.com.tr/tpf-baskani-omer-duzgun-sektorun-gelecegini-icin-herkesi-mutlu-edecek-yasal-duzenlemelere-ihtiyac-var/#respond Sat, 03 Aug 2024 01:36:36 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=29115 Organize gıda perakende sektörünün öncü organizasyonu Yerel Zincirler Buluşuyor, bu kez kapılarını Ankara’da açtı.

Her yıl sektörün nabzını tutmakla kalmayan, aynı zamanda geleceğin rotasını belirlemek için kritik bir platform olan YZB’nin yereldeki ilk rotası olan Ankara’da gerçekleşti.

Ankara Perakendeciler Derneği (PERDER) ev sahipliğinde iki gün sürecek etkinlikte katılımcı ve sponsor firmalar önümüzdeki dönemde market raflarında yer alacak ürünlerini sergilerken, sektörün onlarca duayen ismi, gıda perakendesinin yarınına şekil vermek için YZB Ankara’da buluştu.

Türkiye Perakendeciler Federasyonu (TPF) tarafından düzenlenen organize gıda perakende sektörünün öncü organizasyonu YZB, bu kez kapılarını Ankara’da açtı. Ankara PERDER ev sahipliğinde iki gün sürecek etkinliğin açılışına Ticaret Bakan Yardımcısı Mahmut Gürcan, Ankara Ticaret Odası Başkanı Gürsel Baran, Ankara Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Seyit Ardıç, Ankara Ticaret Borsası Başkanı Faik Yavuz, Yenimahalle Belediye Başkan Yardımcısı Yaşar Neslihanoğlu, Et Süt Kurumu Genel Müdürü Mustafa Kayhan, Türk Şeker Genel Müdürü Muhittin Şahin, Tarım İl Müdürü Bülent Korkmaz, Ticaret İl Müdürü Elif Tan, Ankara PERDER Başkanı Ramazan Gülhan, Türkiye Perakendeciler Federasyonu Başkanı Ömer Düzgün ve Türkiye Halciler Federasyonu Başkanı Yüksel Tavşan’ın katılımıyla kapılarını araladı.

YZB Ankara’nın açılışında konuşan Ticaret Bakan Yardımcısı Mahmut Gürcan, Ankara’nın Türkiye’nin ekonomik hedeflerine ulaşmasında çok önemli bir yere sahip olduğunu belirterek; “Bu kapsamda Ankara’da faaliyet gösteren yerel zincir marketlerimizi buluşturan bu önemli organizasyonun sektöre katma değer sağlayacağına yürekten inanıyorum. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Türkiye yüz yılı vizyonuyla yoluna devam eden ülkemizin hedeflerine ulaşmasında bakanlığımız olarak sürdürülebilir ihracat artışı ve dış ticaret dengesi, adil rekabetçi istikrarlı bir iç ticaret ortamı, etkin, hızlı, güvenli bir ilkelerimiz ışığında var gücümüzle çalışıyoruz. Küresel piyasalarda yaşanan olumsuz gelişmelere rağmen Türkiye ekonomisi yatırıma, üretime, istihdama ve ihracata devam ediyor. Son 14 çeyrektir, büyümesini sürdüren bir ekonomimiz var” dedi.

İç piyasada istikrarlı bir ticaret ortamı tesis etmenin bakanlığın en temel hedefi olduğunu belirten Mahmut Gürcan şöyle konuştu: “Sektörde yaşanan sorunları aldık. Mevcutta olan Perakende Yasası’na bazı dokunuşlar yaparak sizlerin haklı sorunlarınızı hayata geçirebiliriz. Şu anda bakanlığımızın Torba Yasası var mecliste. Orada da bazı adımlar atıyoruz. Önümüzdeki süreçte sizlerin talep ettiği çalışma süreleri, açılış-kapanış saatleri, zincir market açılışları veya nüfusa dayalı olarak yapılmasıyla ilgili mevcut yasamızla beraber çalışmalarımız var. Sektör temsilcilerimizle en kısa sürede bir araya gelerek, bunları hayata geçirmeye gayret edeceğiz.”

“Gelin güçlerimizi birleştirelim”

Ankara Ticaret Odası Başkanı Gürsel Baran, YZB Ankara’nın markaları ve katılımcı taraflarıyla kıymetli bir organizasyon olduğunu belirterek; “Bugün sektörün tüm tarafları bir arada. Başta Ticaret Bakanlığımız olmak üzere ilgili tüm bakanlıklarımız ve kurumlarımızın başındaki sorumlulara ticaret dünyasına karşı gösterdikleri yakınlık ve sıcaklık için teşekkür ediyorum. Perakende sektörü sağladığı istihdam, ticaret hacmi, tüketicilere sunduğu faydayla dünyada olduğu gibi Türkiye’de de lokomotif sektörlerin başında geliyor. Gıda perakendesinde geçmişten gelen bazı problemler var. Yerel zincirler marketler, yereli canlı tutuyor, kadınlar başta olmak üzere yerel istihdamı sağlıyor, kıymetli işler yapıyorlar. Desteklenmeleri gerektiğini düşünüyorum. Bir taraftan ülkemizin nüfusu artıyor, ülke genelindeki zincir marketlerin sayısı artıyor. Son 10 yıla baktığımızda yerel zincirlerimizin oranı yüzde 23’ten yüzde 9’a düşmüş. Burada ciddi bir sıkıntı, haksız bir rekabet var. Sektör temsilcileri olarak hep beraber bugün bunları konuşmak için bir araya geldik. Bildiğiniz üzere Perakende Yasamız meclisimizde bekliyor. Yapılacak düzenlemelerle Perakende Yasamız sektörü rahatlatacak” açıklamasını yaptı. Sektör temsilcilerine çağrıda bulunan Gürsel Baran, “Karşınızdaki yapılanmaya karşı, gelin güçlerimizi birleştirelim. Bu iş çok kıymeti, çok önemli. Gelin güçlerimizi birleştirerek daha güçlü yapılarla günümüz dünyasında, günümüz Türkiye’sinde daha iyi yerlerde olalım. Hep birlikte geleceğimizi planlayıp, güçlerimizi birleştirelim” açıklamasını yaptı.

“Masada tüm taraflar yer almalı”

Organizasyona katılım gösteren 50’yi aşkın markayı, sektörün tüm taraflarını bir araya getiren Ankara YZB’de emeği geçen herkese teşekkür eden Ankara Ticaret Borsası Başkanı Faik Yavuz, katılımcı olan tüm markaların ortak paydasının Ankara olduğuna dikkat çekti. Perakende sektöründe yaşanan problemlere de değinen Yavuz, Perakende Yasası’nda gerçekleştirilecek iyileştirmelerde masada tüm tarafların yer alması gerektiğini belirtti. Ankara’nın Gayrisafi Yurt İçi Hasılada ortalama 1,3 trilyon olduğunu belirten Faik Yavuz; “Ankara büyüyor, zenginleşiyor. Ankara’da alışveriş var, ticaret var, sanayi var, tarım var. Bugün bu organizasyonda yer alan markalarımızı bizler yeşerteceğiz, büyüteceğiz, destek olacağız. İleride ulusal birer marka olabilmeleri için şimdiden bizler destek vereceğiz” dedi.

“Rekabeti mağaza sayılarıyla değil, sunduğumuz değerlerle yapalım”

TPF Başkanı Ömer Düzgün organizasyonun açılış konuşmasında, küresel ekonomik çalkantılar, iklim değişikliği ve çevresel sorunlar gibi zorluklara işaret ederek sektörün birlikte hareket etme ve dayanışma göstermesi gerektiğini vurguladı. Rekabetin rakamsal mağaza sayılarıyla değil, sunulan değerle sağlanması gerektiğini belirten Düzgün, YZB’nin yerel ve yerli üreticileri, tedarikçileri ve yeni ürünleri market işletmecileriyle buluşturarak sektör sorunlarına ve yarınına ışık tutmak için yeni bir açılım yaptığını ifade etti.

YZB’nin yerel ve yerli üreticileri, tedarikçileri, yeni ürünleri, market işletmecileriyle buluşturup, sektör sorunlarına ve yarınına ışık tutmak için yeni bir açılım yaptıklarını belirten Düzgün; “Federasyonumuzun kuruluşunun gerçekleştiği Ankara’dan başladığımız YZB açılımını önümüzdeki süreçte farklı illerde de düzenleyeceğiz. Üreticilerimizin kıymetli ürünlerini ve yerel lezzetleri Türkiye’deki yerel zincirlerin raflarına taşımak, üretici ve tedarikçilerimiz için yeni kapılar aralamak için kararlıyız. İstanbul’daki organizasyondan farklı olarak yerelde düzenleyeceğimiz etkinliklerde üyelerimiz ve meslektaşlarımızın sorunlarını masaya yatıracağız, düzenleyeceğimiz çalıştaylarla bölgelere özel stratejiler geliştireceğiz. Yerel zincirler olarak ülkemize, sektörümüze ve vatandaşlarımıza sunduğumuz katma değeri artırarak daha da gelişmesine katkıda bulunacağız” dedi.

“Kuralsız açılışlar, tüm taraflara zarar veriyor”

Konuşmasında sektörün sorunlarına da değinen Ömer Düzgün; “Yerel zincirler olarak bizler nasıl daha fazla katma değer oluştururuz diye çalışıp, projelerimizi hayata geçirirken, sektörde köşe kapmaca yarışları devam etti. Alt alta, üst üste mağaza açılışları devam ediyor. Market mağaza enflasyonu rekora doğru gidiyor. Türkiye’nin dört bir yanında 50 binin üzerinde market mağazası var. Bu kuralsız açılışlar, sadece sektöre değil, genel ekonomiye ve vatandaşlarımıza da zarar veriyor. Sürecin tekelleşmeye doğru evrildiği günümüzde, ne yazık ki, fiyatla, gramajla, markalaşmanın önünü kesmeye kadar giden bir süreç yaşıyoruz” açıklamasını yaptı.

“Rekabet avantajı getirecek”

Yerel zincirlerin rekabete karşı olmadıklarını, haksız rekabete karşı olduklarını belirten TPF Başkanı, “Perakende Yasası’ndaki eksik ayakların giderilmesi sektörün tüm taraflarına rekabet avantajı getirecek, mutlu edecek. Mağaza açılışlarının kuralla gerçekleşmesi, private label ürünlerle birlikte düşük gramajlı ürünlerin raflarda aynı fiyata satılması gibi alınacak hızlı önlemler hem sektöre hem de vatandaşlarımıza nefes aldıracak” dedi.

“Birlik olma, tek yürek hareket etme zamanı”

Ekonomik koşullar nedeniyle vatandaşların satın almak istedikleri ürünleri araştırıp, fiyatları karşılaştırıp, ihtiyaçlarını 5-6 noktadan karşıladıklarını belirten Ömer Düzgün gıda ve gıda perakendesinde birlik olmanın ve tek yürek hareket etmenin zamanının geldiğine vurgu yaparak şöyle konuştu: “Zor bir dönemden geçiyoruz. Önceki yıllarda yüzde 60 olan kartlı alışveriş oranı bu yıl yüzde 80’i aşmış durumda. Böylesi bir ortamda masanın tüm tarafları elimizi taşın altına koymalıyız. Yereller olarak biz rekabete karşı değiliz. Herkesi kucaklayacak, sektörümüzü güçlendirecek adımların atılması için önerilerimizi gündeme getiriyoruz. Örneğin discount mağazalarda vatandaşlarımızın karşılaştıkları, ‘daha ucuz’ algılatılmaya çalışan private label ürünlerin yanında markalı muadil ürünler de yer almasını talep ediyoruz. Düşük gramajlı ürünlerin marka ürünlerle aynı fiyata satıldığı o raflarda tek bir düzen olması gerektiğine dikkat çekiyoruz. Çalışanlarımıza gelişim imkanı sunmak ve sevdikleriyle daha fazla vakit geçirmelerini sağlamak için çalışma saatlerinde düzenlemeye gidilmesi gerektiğini gündeme getiriyoruz. Sektör olarak ortak hedeflere yürümezsek, sorunları görmezden gelirsek, tüketicilere alınması gereken tedbirleri aktarmazsak, onlara kusursuz bir deneyim sunmazsak, sektör olarak şeffaf olmazsak belirlenen hedeflere ulaşmak bir hayal olacak.”

“Hizmet, ürün çeşitliliği ve müşteri memnuniyetinde üstün konumdayız”

Ankara PERDER Başkanı Ramazan Gülhan, organizasyonun ev sahipliğini üstlendiği etkinlikte yaptığı konuşmada, yerel perakendeciler arasında iş birliği ve dayanışmayı sağlamak, sektörde ortaya çıkabilecek problemleri çözmek amacıyla 2001 yılında 23 yerel perakendeci tarafından kurulan Ankara PERDER’in 23. yılında 33 bine yakın personel ve 657 şubede hizmet verdiğini belirtti.

Ankara’da tek yürek halinde hareket eden yerel zincirlerin, discount ve ulusal zincirlere kıyasla ürün çeşitliliği, hizmet kalitesi ve müşteri memnuniyeti alanlarında daha üstün bir konumda olduğunu dile getiren Gülhan, ‘Yerel zincirler olarak sektöre katma değer oluşturmaya devam ediyoruz. Bugün ilkini düzenlediğimiz YZB Ankara ile yeni bir dönemin kapısını aralayacağız. Sektördeki güncel durumu ele alarak, tüm iş ortaklarımızla bağlarımızı kuvvetlendireceğiz. Tüm sektörlerde olduğu gibi perakende sektörü de hızla değişiyor, gelişiyor. Tüketici talepleri, alışkanlıkları evriliyor. Yerel zincirler olarak bizler de bu değişime uyum sağlamak için var gücümüzle çalışacağız. YZB Ankara, önümüzdeki dönemde daha büyük ve sürdürülebilir başarılar elde etmek için yeni bir başlangıç olacak. Hedeflerimize ulaşmak için sektörün tüm taraflarının katkısı çok önemli. Birlikte çalışarak, perakende sektörünü daha güçlü bir konuma getireceğiz. YZB Ankara’da bizleri yalnız bırakmayan tüm sponsorlarımıza, katılımcılarımıza, tedarikçi firmalarımıza teşekkür ederiz” dedi.

İlk olarak düzenlendiği 2009 yılından bu yana insan kaynakları, markalaşma stratejileri, teknolojik dönüşüm, verimlilik artışı, çevresel sürdürülebilirlik ve yerel üretim gibi sektörün geleceğini şekillendirecek önemli konu başlıkların ele alındığı YZB’nin Ankara ayağında, katılımcı ve sponsor firmalar, temsil ettiği yüzlerce markanın yeni ürün ve hizmetlerini sektör profesyonellerine tanıttı. – ERZURUM

]]>
https://www.haber28.com.tr/tpf-baskani-omer-duzgun-sektorun-gelecegini-icin-herkesi-mutlu-edecek-yasal-duzenlemelere-ihtiyac-var/feed/ 0
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı: Maden sahalarında 18 milyondan fazla ağaç dikildi https://www.haber28.com.tr/enerji-ve-tabii-kaynaklar-bakani-maden-sahalarinda-18-milyondan-fazla-agac-dikildi/ https://www.haber28.com.tr/enerji-ve-tabii-kaynaklar-bakani-maden-sahalarinda-18-milyondan-fazla-agac-dikildi/#respond Fri, 26 Jul 2024 08:36:08 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=27715 Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, maden sahalarında bugüne kadar 6 bin 600 hektarlık alanın rehabilite edildiğini ve bu alanlara 18 milyondan fazla ağacın tekrar dikildiğini belirtti.

Bakan Bayraktar, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) sosyal tesislerinde gerçekleştirilen Türkiye Madencilik Meclisi Toplantısı’nda, madenciliğin çevre karşıtı değil, çevreyle beraber bütüncül bir yaklaşımla yürütülmesi gerektiğini söyledi.

Madencilik sektörünün mevcut durumu, sektörün içinde bulunduğu ve yaşadığı sıkıntılar ve potansiyel çözüm önerilerinin konuşulduğu toplantıda Bayraktar, madencilik sektörünün ulusal ve uluslararası arenada önemli bir ilgi odağı haline geldiğini kaydetti.

Bayraktar, milli enerji ve maden politikası çerçevesinde madenlerden yüksek katma değer sağlamak amacıyla ara ve uç ürün üretiminin hedeflendiğini aktardı.

Sektörün son 15 yılda ortalama 136 bin kişiye doğrudan istihdam sağladığını ifade eden Bayraktar, “Bu kadar kaynak zengini bir ülkenin çok daha ileri gidebilmesi söz konusudur. Bu anlamda da istihdam katkısını çok daha ileri götürebiliriz.” dedi.

Bayraktar, Türkiye’de son 10 yılda yıllık ortalama 758 milyon ton maden üretimi yapıldığını belirterek, “Önceliğimiz sanayimizin ihtiyaç duyduğu madenleri mümkün olan en üst seviyede kendi imkanlarımızla, yerli kaynaklarımızla karşılamak, öz kaynaklarımızı çıkarmak, ekonomiye bunları kazandırmak.” diye konuştu.

“Nadir toprak elementleri stratejik açıdan büyük öneme sahip”

Bayraktar, maden sektörüne olan yatımların artarak devam edeceğini ifade ederek, çevreci madencilik anlayışının uluslararası boyutları olan bir sorumluluk olduğunu dile getirdi.

Sorumlu madencilik anlayışıyla üretim planlamaları yapıldığına işaret eden Bayraktar, “Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğünün (MAPEG) yürütmüş olduğu bir Türkiye geneli rehabilite edilmiş maden sahaları ile madencilik, sosyal sorumluluk çalışmalarının tespiti projesi var. Bu anlamda bugüne kadar yapılan üretim faaliyetlerinde 6 bin 600 hektarlık alanın yeniden rehabilite edildiğini ve bu alanlara 18 milyondan fazla ağacın tekrar dikildiğini tespit etmiş durumdayız.” diye konuştu.

Madencilik sektöründe temel sıkıntılar arasında çevresel etki değerlendirme, orman izinleri ve orman izinlerinde ödenen bedeller olduğunu anlatan Bayraktar, “Bu alanda önce insan sonra çevre, sonra katma değerli madencilik prensibinden vazgeçmeden bu süreçleri iyileştirmeyle alakalı çalışmalarımızı yapıyoruz.” dedi.

Madencilik alanında nadir toprak elementlerinin de ekonomik, iktisadi değerden ziyade stratejik açıdan büyük öneme sahip olduğunu belirten Bayraktar, “Ülkemizi dünya liginde çok üst yere taşıyacak bu alanda çok hızlı bir şekilde bu yatırımları gerçekleştirebilmemiz lazım.” ifadesini kullandı.

“Yeni bir madencilik stratejisine ihtiyaç var”

TOBB Madencilik Meclisi Başkanı İbrahim Halil Kırşan da ülkede kalkınmanın sağlanması için sürdürülebilir madencilik faaliyetlerinin planlanmasının kaçınılmaz olduğunu vurgulayarak, “Madenciliğimizin büyümesi için yeni bir anlayışa ve yatırımcı dostu ortamların oluşturulmasına imkan tanıyacak yeni bir madencilik stratejisine ihtiyacı bulunmaktadır.” dedi.

Kırşan, madencilik sektörünün en önemli sorunlarının orman mevzuatı uygulamalarından kaynaklandığını ifade ederek, Tarım ve Orman Bakanlığı nezdinde madencilik girişimlerinin olumlu sonuçlandırılmasının en büyük beklentileri olduğunu dile getirdi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/enerji-ve-tabii-kaynaklar-bakani-maden-sahalarinda-18-milyondan-fazla-agac-dikildi/feed/ 0
Kamu Sektörünün Kısa Vadeli Borcu Arttı https://www.haber28.com.tr/kamu-sektorunun-kisa-vadeli-borcu-artti/ https://www.haber28.com.tr/kamu-sektorunun-kisa-vadeli-borcu-artti/#respond Sat, 20 Jul 2024 02:00:06 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=26404

(ANKARA) – Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) verilerine göre, yüzde 0,9 oranında azalışla 173,6 milyar dolar olarak oldu. Tamamı kamu bankalarından oluşan kamu sektörünün kısa vadeli borcu 2023 yıl sonuna göre yüzde 5,5 oranında artarak 36,4 milyar dolara yükseldi.

TCMB, şubat ayına ilişkin kısa vadeli dış borç istatistiklerini açıkladı. Buna göre; şubat sonu itibarıyla, kısa vadeli dış borç stoku, 2023 yıl sonuna göre yüzde 0,9 oranında azalışla 173,6 milyar dolar oldu. Bu dönemde, bankalar kaynaklı kısa vadeli dış borç stoku yüzde 2,2 oranında artarak 69,9 milyar dolar olurken, diğer sektörlerin kısa vadeli dış borç stoku yüzde 4,5 oranında azalarak 57,7 milyar dolara geriledi.

Bankaların yurt dışından kullandıkları kısa vadeli krediler, 2023 yıl sonuna göre yüzde 10,9 oranında artarak 13,9 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. Banka hariç yurt dışı yerleşiklerin döviz tevdiat hesabı yüzde 4,4 oranında azalarak 19,1 milyar dolar, yurt dışı yerleşik bankaların mevduatı da yüzde 1,9 oranında azalışla 20,3 milyar dolar olarak kayıtlara geçti. Ayrıca, yurt dışı yerleşiklerin TL cinsinden mevduatları geçen yıl sonuna göre yüzde 9,2 oranında artışla 16,5 milyar dolar düzeyinde oldu.

ÖZEL SEKTÖRÜN KISA VADELİ DIŞ BORCU 91,2 MİLYAR DOLAR

Diğer sektörler altında yer alan ithalat borçları, 2023 yıl sonuna göre yüzde 4,8 oranında azalarak 51 milyar dolar oldu. Borçlu bazında incelendiğinde, tamamı kamu bankalarından oluşan kamu sektörünün kısa vadeli borcu 2023 yıl sonuna göre yüzde 5,5 oranında artarak 36,4 milyar dolar olurken, özel sektörün kısa vadeli dış borcu yüzde 3,3 oranında azalarak 91,2 milyar dolar oldu.

Alacaklı bazında incelendiğinde, özel alacaklılar başlığı altındaki parasal kuruluşlara olan kısa vadeli borçlar yıl sonuna göre yüzde 0,2 oranında azalarak 95,4 milyar dolar, parasal olmayan kuruluşlara olan borçlar yüzde 4,2 oranında azalarak 74,4 milyar dolar düzeyinde gerçekleşti. 2023 yıl sonunda 1,6 milyar dolar olan kısa vadeli tahvil ihraçları, 2024 Şubat sonu itibarıyla 3,3 milyar dolar oldu. Aynı dönemde resmi alacaklılara olan kısa vadeli borçlar 500 milyon dolar olarak görüldü. 2024 Şubat sonu itibarıyla, kısa vadeli dış borç stokunun döviz kompozisyonu yüzde 51’i dolar, yüzde 22,2’si Euro, yüzde 10,8’i TL ve yüzde 16,0’ı diğer döviz cinslerinden oluştu.

VADESİNE 1 YILDAN AZ KALAN KISA VADELİ DIŞ BORÇ STOKU 227,5 DOLAR

2024 Şubat sonu itibarıyla, orijinal vadesine bakılmaksızın vadesine 1 yıl veya daha az kalmış dış borç verisi kullanılarak hesaplanan kalan vadeye göre kısa vadeli dış borç stoku, 227,5 milyar dolar düzeyinde gerçekleşti. Söz konusu stokun 19,1 milyar dolarlık kısmı, Türkiye’de yerleşik bankaların ve özel sektörün yurt dışı şubeleri ile iştiraklere olan borçlarından oluştu. Borçlu bazında değerlendirildiğinde, toplam stok içinde kamu sektörünün yüzde 22, Merkez Bankası’nın yüzde 20,2, özel sektörün ise yüzde 57,8 oranında paya sahip olduğu görüldü.

]]> https://www.haber28.com.tr/kamu-sektorunun-kisa-vadeli-borcu-artti/feed/ 0 TCMB verilerine göre kısa vadeli dış borç stoku azaldı https://www.haber28.com.tr/tcmb-verilerine-gore-kisa-vadeli-dis-borc-stoku-azaldi/ https://www.haber28.com.tr/tcmb-verilerine-gore-kisa-vadeli-dis-borc-stoku-azaldi/#respond Mon, 06 May 2024 03:36:35 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=16963 Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) verilerine göre, kısa vadeli dış borç stoku yüzde 0,2 oranında azalışla 174,9 milyar dolar oldu. Tamamı kamu bankalarından oluşan kamu sektörünün kısa vadeli borcu 2023 yıl sonuna göre yüzde 3,4 oranında artarak 35,7 milyar dolara yükseldi.

TCMB, ocak ayına ilişkin kısa vadeli dış borç istatistiklerini açıkladı. Buna göre; ocak sonu itibarıyla, kısa vadeli dış borç stoku, 2023 yıl sonuna göre yüzde 0,2 oranında azalışla 174,9 milyar dolar oldu. Bu dönemde, bankalar kaynaklı kısa vadeli dış borç stoku yüzde 2,2 oranında artarak 69,9 milyar dolar olurken, diğer sektörlerin kısa vadeli dış borç stoku yüzde 2,7 oranında azalarak 58,8 milyar dolara geriledi.

Bankaların yurt dışından kullandıkları kısa vadeli krediler, 2023 yıl sonuna göre yüzde 5 oranında artarak 13,2 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. Banka hariç yurt dışı yerleşiklerin döviz tevdiat hesabı yüzde 2,3 oranında azalarak 19,5 milyar dolar, yurt dışı yerleşik bankaların mevduatı da yüzde 1,4 oranında azalışla 20,4 milyar dolar olarak kayıtlara geçti. Ayrıca, yurt dışı yerleşiklerin TL cinsinden mevduatları geçen yıl sonuna göre yüzde 10,8 oranında artışla 16,8 milyar dolar düzeyinde oldu.

ÖZEL SEKTÖRÜN KISA VADELİ DIŞ BORCU YÜZDE 93,1 MİLYAR DOLAR

Diğer sektörler altında yer alan ithalat borçları, 2023 yıl sonuna göre yüzde 3,4 oranında azalarak 51,7 milyar dolar oldu. Borçlu bazında incelendiğinde, tamamı kamu bankalarından oluşan kamu sektörünün kısa vadeli borcu 2023 yıl sonuna göre yüzde 3,4 oranında artarak 35,7 milyar dolar olurken, özel sektörün kısa vadeli dış borcu yüzde 1,4 oranında azalarak 93,1 milyar dolara geriledi.

Alacaklı bazında incelendiğinde, özel alacaklılar başlığı altındaki parasal kuruluşlara olan kısa vadeli borçlar yıl sonuna göre yüzde 0,7 oranında artarak 96,2 milyar doları, parasal olmayan kuruluşlara olan borçlar yüzde 2,3 oranında azalarak 75,9 milyar dolar düzeyinde gerçekleşti. 2023 yıl sonunda 1,7 milyar dolar olan kısa vadeli tahvil ihraçları, 2024 Ocak sonu itibarıyla 2,4 milyar dolar oldu. Aynı dönemde resmi alacaklılara olan kısa vadeli borçlar 373 milyon dolar olarak görüldü. 2024 Ocak sonu itibarıyla, kısa vadeli dış borç stokunun döviz kompozisyonu yüzde 50,5’i dolar, yüzde 22,5’i Euro, yüzde 10,8’i TL ve yüzde 16,2’si diğer döviz cinslerinden oluştu.

2024 Ocak sonu itibarıyla, orijinal vadesine bakılmaksızın vadesine 1 yıl veya daha az kalmış dış borç verisi kullanılarak hesaplanan kalan vadeye göre kısa vadeli dış borç stoku, 225,4 milyar dolar düzeyinde gerçekleşti. Söz konusu stokun 19,6 milyar dolarlık kısmı, Türkiye’de yerleşik bankaların ve özel sektörün yurt dışı şubeleri ile iştiraklere olan borçlarından oluştu. Borçlu bazında değerlendirildiğinde, toplam stok içinde kamu sektörünün yüzde 21,0, Merkez Bankası’nın yüzde 20,5, özel sektörün ise yüzde 58,5 oranında paya sahip olduğu görüldü.

]]> https://www.haber28.com.tr/tcmb-verilerine-gore-kisa-vadeli-dis-borc-stoku-azaldi/feed/ 0 Bursa’da Gemi Mühendisleri Paneli Düzenlendi https://www.haber28.com.tr/bursada-gemi-muhendisleri-paneli-duzenlendi/ https://www.haber28.com.tr/bursada-gemi-muhendisleri-paneli-duzenlendi/#respond Mon, 08 Apr 2024 07:24:33 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=13507 Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ) Denizcilik Fakültesi ile Gemi ve Denizcilik Topluluğu tarafından “Gemi Mühendisleri Bursa’da” paneli düzenlendi. Gemicilik sektöründeki son gelişmelerin masaya yatırıldığı 4 farklı panelde, sorunlar için ise çözüm önerileri getirildi.

Mimar Sinan Yerleşkesi Turkuaz Salon’da düzenlenen etkinliğe BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Sinan Uyanık, Prof. Dr. Beyhan Bayhan, Prof. Dr. Barış Tamer Tonguç, gemi ve denizcilik sektöründen firma temsilcileri, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. “Gemi Mühendisleri Bursa’da” panelinin açılış konuşmasını yapan Rektör Naci Çağlar, gemi mühendisliği, denizcilik ve deniz endüstrisinin, insanlık tarihinin en önemli sektörlerinden biri olduğunu vurguladı. Rektör Çağlar, “Bugün bu önemli sektörün paydaşlarını bir araya getirerek, deneyimlerimizi ve bilgilerimizi paylaşma fırsatı buluyoruz. BTÜ olarak, bu paneli düzenlemekten büyük mutluluk ve gurur duyuyor, gemi mühendisliği ile denizcilik sektöründe geleceğin liderlerini yetiştirmek adına çalışmalarımıza devam ediyoruz. Panelimizde sizlerle bir araya gelmemizin amacı, gemi inşa ve denizcilik sektörünün önemini vurgulamak, sektördeki gelişmeleri takip etmek ve geleceğe dair vizyonumuzu güçlendirmektir” dedi.

Sektöre yön verecek mezunlar

Denizcilik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Erinç Dobrucalı ise 4 farklı panelde alanında uzman ve sektörün önde gelen isimleriyle; savunma sanayi, gemi inşa ve onarım, denizcilik sektörünün geleceği ve gemilerde güvenlik konularını ele alacaklarını söyledi. Dobrucalı, “Denizcilik Fakültesi olarak kurulduğumuz ilk günden beri denizciliğin ve gemi mühendisliğinin temel taşlarına, sıkı sıkıya bağlandık. Fakültemizin genç dinamik ve alanında uzman öğretim üyeleriyle, mezunlarımızı sektöre en iyi şekilde hazırlamak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. İlk mezunlarımız olacak öğrencilerimiz, sadece birer mezun değil aynı anda gemi inşa sektörüne yön verecek meslektaşlarımız olacak” diye konuştu.

Kariyer planlamasına katkı

Gemi Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Üyesi Can Serbest, BTÜ Denizcilik Fakültesinin yapacağı tüm çalışmalarında yanlarında olduklarını belirterek, panelin başarılı geçmesi temennisinde bulundu. BTÜ Gemi ve Denizcilik Topluluğu Başkanı Ahmet Korkut da “Her yıl gerçekleştirdiğimiz bu zirveyle temel amacımız biz öğrencilerle, gemi inşa ve denizcilik sektörü arasında bağ kurmak ve kariyer planlamasın oluşması sağlamaktır” ifadelerini kullandı.

Uzman ssimler deneyim ve önerilerini paylaştı

Açılış konuşmalarının ardından Savunma Sanayi Paneli’ne geçildi. Prof. Dr. Erinç Dobrucalı moderatörlüğündeki panelde; Sefine Tersanesi Askeri Projeler Koordinasyon ve iletişim Direktörü Önder Kara, SEFT Mühendislik Dizayn Direktörü Kamil Afacan, SSB Harp Gemisi Projeleri Savunma Sanayii Uzmanı İlker Sercan Çimen, STM Endüstriyel İş Birliği Yöneticisi Hikmet Aybar ve DKK Dizayn Proje Ofisi Dahili Tekne Donatım Mühendisi Üsteğmen Mustafa Esat Köse konuşmacı olarak yer aldı. Doç. Dr. İbrahim Özsarı’nın moderatörlüğündeki “Gemi İnşaa ve Onarım Paneli”nde ise; Art Tersanesi Tersane Müdürü Salih Bostancı, Beşiktaş Tersane Dizayn Müdürü Bilge Kaan Bulut, Cemre Tersanesi İş Geliştirme Müdürü Burak Mursaloğlu, Sedef Tersanesi Stratejik Planlama ve İş Geliştirme Direktörü Fahri Arısoy, Sefine Tersanesi Yeni İnşa İş Geliştirme ve Teknik Proje Direktörü Selçuk Bakanoğlu konuşmacı oldu. Denizcilik Sektörünün Geleceği Paneli’nin moderatörlüğü ise Dr. Öğretim Üyesi Naz Yılmaz tarafından gerçekleştirildi. Bu panelde konuşmacı olarak; Ares Tersanesi Genel Müdür Yardımcısı Oğuzhan Pehlivanlı, Delta Marin İş Geliştirme Direktörü Dirim Şener, GİSBİR Yönetim Kurulu Üyesi Salih Bostancı ve Kuasar Marin Dizayn Yöneticisi Erkan Ülke bulundu. Günün son paneli “Gemilerde Güvenlik, Klaslama ve Denetim” konusuyla Dr. Mesut Taner’in moderatörlüğünde yapıldı. Bu panelin konukları ise şu isimler oldu: Bureau Veritas Türkiye Yeni Gemi İnşa Müdürü Murat Ölçer, İlkfer Denizcilik Genel Müdürü Feramuz Aşkın, Kuzey Sigorta Danışma Kurulu Üyesi Cem Melikoğlu, Türk Loydu Eğitim ve Vasıflandırma Bölüm Müdürü Erdal Gedikoğlu.

‘Gemi Mühendisleri Bursa’da etkinliği kapsamında Mimar Sinan Yerleşkesi’nde ‘gemi demiri’ açılış töreni de yapıldı. Gün boyu süren etkinlik, teşekkür plaketlerinin konuklara takdimiyle son buldu. – BURSA

]]>
https://www.haber28.com.tr/bursada-gemi-muhendisleri-paneli-duzenlendi/feed/ 0
Türkiye Mobilya Sektörü 2030 Yılına Kadar Yüzde 10 Büyüme Hedefliyor https://www.haber28.com.tr/turkiye-mobilya-sektoru-2030-yilina-kadar-yuzde-10-buyume-hedefliyor/ https://www.haber28.com.tr/turkiye-mobilya-sektoru-2030-yilina-kadar-yuzde-10-buyume-hedefliyor/#respond Sun, 31 Dec 2023 21:00:25 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=1570 Türkiye Ağaç İşleri Federasyonu (TAİF) Genel Başkanı Hüseyin Taklacı, bu yıl 7,3 milyar dolarlık ağaç ve orman mamulleri ihracatı yapıldığını belirterek, “Türkiye’de mobilya sektörünün, 2030 yılına kadar yıllık ortalama yüzde 10 büyümesi ve ekonomik büyüklüğün de 29 milyar dolar seviyelerine ulaşması hedefleniyor.” dedi.

Taklacı, AA muhabirine, mobilya ve ağaç işleri sektörünün, Cumhuriyet’in 100. yılında geldiği nokta ve hedeflerine ilişkin değerlendirmede bulundu.

Tarihin ilk mobilyalarının, taştan yapılan oturma grupları olarak Çatalhöyük’te bulunduğunu hatırlatan Taklacı, medeniyetin beşiği Anadolu’da milattan önce başlayan serüvenin, son 100 yılda büyük bir endüstri haline geldiğini söyledi.

Cumhuriyet’in ilk dönemlerinde özellikle İstanbul, Kahramanmaraş, Eskişehir gibi illerde yoğun şekilde sandık, rahle, sedir ve divan üretildiğini anlatan Taklacı, daha sonra ülkeye batıdan gelen sandalye, yemek masası ve vitrin gibi eşyaların evlerde yer almaya başladığını dile getirdi.

Talebin artmasıyla, yerli üretim ihtiyacının doğduğuna işaret eden Taklacı, “Başkentte 1960’lı yıllarda Siteler Sanayi Sitesi’nin kurulmasıyla, makineleşme gelişti, yeni modellerin tasarlanmasına ve yapılmasına başlandı. Günümüze kadar uzanan Türk mobilya endüstri serüveni, bugün dünya mobilya devleriyle yarışacak konumda.” diye konuştu.

Taklacı, mobilya sektöründe özellikle son 15-20 yıllık süreçte küçük ölçekli işletmelerin yanı sıra orta ve büyük ölçekli işletmelerin sayısının da arttığına dikkati çekerek, sektörde yaklaşık 380 bin kişiye istihdam sağlayan 38 binin üzerinde firma bulunduğunu bildirdi.

“Türkiye, mobilya ihracatında sınırları aşıyor”

Taklacı, 2000 yılında 379 milyon dolar ve sayılı ülkelerle sınırlı olan ağaç ve orman mamulleri ihracatının, 2010 yılında 2,9 milyar dolara yükseldiğini belirterek, “2023 yılında 7,3 milyar dolara ulaşan ağaç ve orman mamulleri ihracatımız, zaman zaman aşağı yönlü hareket etse de 23 yıl içinde büyük bir büyüme göstermiştir.” ifadesini kullandı.

Taklacı, bu yıl en çok ihracatın sırasıyla Irak, Almanya, Fransa, Romanya, İsrail, Libya, Birleşik Krallık, Hollanda ve Suudi Arabistan’a yapıldığını bildirdi.

Mobilya sektörünün Kovid-19 salgınını da avantaja çevirdiğini anlatan Taklacı, ABD, Avustralya, Polonya ve Portekiz gibi ülkelerin de ihracat listesine eklendiğini belirtti.

Küresel mobilya sektörünün 2026 yılına kadar yıllık ortalama yüzde 8,2 büyümesinin, ekonomik büyüklüğünün de 940 milyar dolara ulaşmasının beklendiğini dile getiren Taklacı, Türkiye’de ise 2030 yılına kadar yıllık ortalama yüzde 10 büyümenin, ekonomik büyüklüğün de 29 milyar dolar seviyelerine ulaşmasının hedeflendiğini vurguladı.

“Mobilya ihracatında el işçiliği öne çıkıyor”

Taklacı, mobilya ve ağaç mamulleri sektöründe yüzde 88 seviyelerindeki yerlilik oranının, aydınlatma, elektronik, metalden plastikten hırdavat ve kimyasalların üretimine hız verilmesi halinde yüzde 99’a ulaşabileceğini söyledi.

Türkiye’de mobilyada kilogram başına ihracat ortalamasının 2,74 dolar olduğunu anlatan Taklacı, Ankara ve Adana gibi el işçiliğinin yoğun olduğu illerde veya proje dekorasyon işlerinde kilogram başına tutarın 10 dolara kadar çıktığına dikkati çekti. Katma değerli ürün üreterek, bu tutarları daha da yükseltmenin mümkün olduğunun altını çizen Taklacı, ayrıca ülkenin lojistik konumunun da ihracat başarısı açısından firmalar için büyük şans olduğunu dile getirdi.

İhracatta dünyada ilk 10’da bulunan Türk mobilya üreticilerine çok güvendiğini ifade eden Taklacı, gerekli imkan ve destekler sağlandığı takdirde, sektörün gelecek 10 yılda ilk etapta el işçiliği mobilya üretiminde, sonrasında da tüm türdeki mobilya üretiminde dünyada ilk 3’e girebileceğini sözlerine ekledi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/turkiye-mobilya-sektoru-2030-yilina-kadar-yuzde-10-buyume-hedefliyor/feed/ 0