Esnafların belediyeye olan kira borçları sıfırlandı
Son meclis toplantısında uzun zamandan beri üzerinde çalışılan Selçuk esnafının ecrimisil ödemeleri konusunda belediyeye olan borçlarının hepsinin sıfırlama kararı aldıklarını hatırlatan Başkan Filiz Ceritoğlu Sengel; “Yıllardan beri sizler belediyeye borçlu pozisyona geliyordunuz. Hem belediyeye kiracı gibi gözüküyordunuz hem de defterdarlığa ödüyordunuz. Çünkü belediyeye borçlu olduğunuz sürece belediyeden bir evrak almak istediğinizde karşınıza o borç çıkıyordu. İşte onu engelleyebilmek için bütün çalışmaları yapıp Sayıştay’a, Danıştay’a her yere de sorduk. Konuyu hemen meclise getirdik. Artık belediyeye herhangi bir borcunuz yok. Geçmişe ilişkin olan borçlarınızın tamamı sıfırlandı” diye konuştu.
Sözlerini sürdüren Sengel, şunları kaydetti:
“Biz ekmeği daha fazla büyütebilelim diye, eve götürdüğünüz ekmeğinizi büyütebilelim diye, evlatlarınızı güzel yetiştirebilesiniz diye çalışıyoruz. Beş yıl boyunca da bunun için çalıştık.”
Sadece Selçuk esnafı ile değil merkezdeki esnaflar ile de her zaman dayanışma içerisinde olduklarını kaydeden Başkan Filiz Ceritoğlu Sengel; “Hep şunu söyledim; yıllardan beri herkeste olan bir tedirginlik var. Şunu yaparsan böyle olur, bunu yaparsan böyle olur diye. Kendimle gurur duyuyorum. Biz öyle tehditle, intikam duygusuyla, sen bendensin, sen benden değilsin gibi bir şeyle hareket etmeyeceğiz. Selçuk’ta yaşıyoruz, ekmeğimizi Selçuk’ta kazanıyoruz. Birbirimizle düşman olmaya birbirimize kötü hisler beslememize gerek yok” diye konuştu.
“Kalbinizde bir aslan varsa sökün atın, bir dişi kaplanı oraya yerleştirin”
Hedefinin birilerinden intikam almak veya emeklilik zamanımı doldurmak olmadığına, tek hedefinin Selçuk olduğuna dikkat çeken Başkan Sengel, “Hedefim Selçuk için mücadele etmekti. O yüzden dijital müzeye de direndim, o yüzden “Meryem Ana Evi bizim” dedim. O yüzden buradaki esnaf bitmesin diye “Selçuk bizimdir” deyip hep beraber dayanıştık. Bundan sonra da ne gerekirse merak etmeyin dayanışırız. Ancak herkesin kalbinde bir aslan yatar. Malum, seçim yaklaşıyor. Sadece sizden şunu istiyorum, güzel bir şekilde giyinin o gün. Gidin bayram havasında herkese gülümseyin. Vereceğiniz bir oy. Kabine girin, pusulanızı alın, mührünüzü alın, ne olursunuz elinizi vicdanınıza koyun. Ben bilmem kaç yıldan beri, Ata’dan beri Selçuk’ta esnafım, kim ne yaptı bana diye bir kez düşünün. Kalbinizde bir aslan varsa sökün atın, bir dişi kaplanı oraya yerleştirin, mührünüzü vurun. Hepinizi çok seviyoruz” dedi. – İZMİR
]]>CHP Lideri Özgür Özel, Efes Selçuk Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel’in Proje Tanıtım Toplantısı’nda konuştu, “Bu iktidarın her şeye rağmen oy alması durumunda, emekli bu durumdayken oy veriyor, çiftçi, köylü bu durumdayken oy veriyor, memurlar bu durumdayken oy veriyor, siftahsız esnaf oy veriyor diye düşünüp bundan sonra 4 yıl boyunca kemerleri size sıktırması, acı reçeteleri size içirmesi gündeme gelecektir” uyarısında bulundu.
CHP Efes Selçuk Belediye Başkanı ve Adayı Filiz Ceritoğlu Sengel’in, Selçuk’taki istasyon Meydanı’nda gerçekleştirdiği proje tanıtım toplantısına CHP lideri Özgür Özel’de katıldı.
“AKP’NİN REZİL ETTİĞİ SELÇUK BELEDİYESİ BÜTÇESİ DÜZELTİLMİŞ HALİYLE HAZIR”
Sengel, Toplantıya projelerinin yer aldığı tanıtım videosu ile başladı. Tanıtım videosunun ardından yaptığı konuşmada şunları kaydetti:
“Biliyorsunuz 2019’da belediyeyi devraldığımızda büyük bir borç yükü altındaydı. Ama bunu hiçbir zaman bahane etmediğimiz gibi hep çalıştık hep çabaladık. Hep beraber bir yol yürüdük. Yaralar oldu, bu yaraları beraber sardık. Çocuklar için gıda erişimini başlattık. Eğitimden eksik kalmasınlar diye köylerden çocukları hep birlikte taşıdık. Amacımız geleceğe köprü atabilmekti. Bu 5 yıl boyunca yaptıklarımıza ek olarak izlediğiniz o tüm projelerin hepsi uygulamaya hazır, daha önemlisi AKP’nin rezil ettiği Selçuk bütçesi düzeltilmiş haliyle hazır. Tek yapmamız gereken 31 Mart’ta sizlerin oylarıyla yeniden belediye başkanı seçilmem.”
“ZAFER SELÇUK’UN OLACAK”
Görev süresi boyunca zorluklara Selçuk halkı ile beraber göğüs gerdiklerini belirten Başkan Sengel, “Bundan sonrası için çok daha emin adımlarla gidiyoruz, çünkü ne zorluk yaşarsak yaşayalım birlikte aşmayı bildik. Zorlandık mı? Evet. Çünkü her türlü sürenin sonu bize denk geldi. Meryem Ana Otopark, Efes Alt Kapı Otoparkı gibi… Ama hiç yılmadık çünkü her şeyden önce sizlere güveniyordum. Her seferinde dedim ki, ‘Efes Selçuk seninle birlikte, korkma. Eğer o hak bu kente aitse söke söke almasını biliriz evvel Allah.’… Bundan sonra da her şeyi hep birlikte yapacağız. Zafer bizim olacak, zafer Selçuk’un olacak” şeklinde konuştu.
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel de, yaptığı konuşmada, “Ben bir yeri sevdim mi severim. Bir yere bağlandın mı bağlanırım. 2019 seçimlerinde sizlerden bir şey istemiştim. Belediye bizde değildi, işimiz kolay da değildi ancak bir cumhuriyet kadınını, inandığımız, güvendiğimiz partinin bir evladını, Atatürk ilke ve devrimlerinin yılmaz savunucusunu elinden tutup size emanet etmiştim. Siz de emanetimize sahip çıktınız, sağ olun, var olun. O günden sonra Selçuk’ta işler CHP için iyiye gitmeye başladı. Bugün geldiğimiz noktada Selçuk’ta o günlerden çok ilerideyiz. Bütün zorluklara rağmen ne belediye işçisini ne esnafı yalnız bırakmayan, mağdur etmeyen, güçlü, kararlı bir yönetim sergiledi Filiz Başkan. Kendisini yürekten kutluyorum” dedi.
“ONA GÜVENEN KİMSENİN GÜVENİNİ BOŞA ÇIKARMADI”
Efes Selçuk Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel’in göreve geldiği zaman belediyenin mali tablosunun kötü olduğunu ifade eden Özel, “AKP’den, MHP’den alınmış belediyelerde borç belediyenin boyunu aşmış oluyor. O borcu ödemek hep kendisinden sonra gelen, namuslu çalışan, kentin ve halkın çıkarlarını gözeten sosyal demokrat belediye başkanlarına kalıyor. Dünya kadar borç ödendi. Birilerine ihaleyle verilen işler belediye tarafından yapılır oldu. İsraf bitti, yerine hizmet geldi. O günden bugüne Filiz Ceritoğlu Sengel, Selçuk’ta yaptıklarıyla hem size verdiğiniz oyu helal ettirdi hem de partimizi, bizleri gururlandırdı. Ona güvenen kimsenin güvenini boşa çıkarmadı. Kendisini yürekten tebrik ediyorum” dedi.
“FİLİZ BAŞKAN SEN KİMSEDEN KORKMA, KARINCANIN KARDEŞİ VAR O DA CUMHURİYET HALK PARTİLİLERDİR”
AKP İstanbul Milletvekili ve İçişleri eski Bakanı Süleyman Soylu’ya da seslenen Özel, şu ifadeleri kullandı:
“Süleyman Soylu uzun süre İçişleri Bakanlığı yaptı, Türkiye’de 2 kişiye kafayı taktı. Bir tanesi Filiz Ceritoğlu Sengel, bir tanesi de Ekrem İmamoğlu. İkisiyle özel uğraştı, mahkemelere verdi, Ekrem Bey’e kumpaslar kurarak ceza aldırdı, burada da Filiz Başkana kafayı taktı. Vay efendim Selçuk yerine nasıl Efes Selçuk dersin? Süleyman Soylu’ya o gün söylediğimizi bugün bir kez daha söyleyelim. Filiz Başkan sen kimseden korkma, karıncanın kardeşi var o da CHP’lilerdir.”
“ADI CUMHURİYET HALK PARTİSİ OLAN BU PARTİNİN SELÇUK’TAKİ ADAYI FİLİZ CERİTOĞLU SENGEL. DAHASI YOK!”
Parti bayrağını göstererek sözlerini sürdüren Özel, “Bu bayrak CHP’nin bayrağı. Kurucusu belli, genel başkanı belli, amblemi belli. Partinin adı Cumhuriyet Halk Partisi, amblemi altı ok, mevcut Genel Başkanı Özgür, kurucu Genel Başkanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk. Adı Cumhuriyet Halk Partisi olan bu partinin Efes Selçuk’taki adayı Filiz Ceritoğlu Sengel. Dahası yok! Genel Başkan olarak söylüyorum Atatürk’ün koltuğunda oturan, O’nun emanetine sahip çıkan Genel Başkan olarak söylüyorum, Selçuk’ta bir başka CHP adayı yok, CHP’nin adayı Filiz Hanım’dır” dedi.
“HAKKIMIZI SÖKE SÖKE ALACAĞIZ”
Özel, “Bu iktidarın her şeye rağmen oy alması durumunda, emekli bu durumdayken oy veriyor, çiftçi, köylü bu durumdayken oy veriyor, memurlar bu durumdayken oy veriyor, siftahsız esnaf oy veriyor diye düşünüp bundan sonra 4 yıl boyunca kemerleri size sıktırması, acı reçeteleri size içirmesi gündeme gelecektir. Bunun önünde durmanın tek yolu önümüzdeki sandıkta hep birlikte bu iktidara bir sarı kart göstermek, bir kırmızı ışık yakmak, bizi hesaba katmak zorundasın demek durumundayız. Aylar önce emeklilere yaptıklarından sonra meydanlara emeklileri çağırmıştım. İlk başta meydanın 5’te biri emekli oluyordu. Sonra artmaya başladılar. Sonra her gün geldiler. Pişkin ekmekleri bölüp de paylaşır gibi, su gibi, ateş gibi. Her gün yeni ayaklar eklendi ayaklarına. Yeni yollarla tanıştı ayakları. Yeni kulaklar işitmeye başladı söylediklerini. Bir büyük kalabalık oldular sonunda. Bütün Türkiye’ye duyurdular seslerini. Emekliler hoş geldiniz. Söz verdiğim gibi birlikte mücadele edeceğiz, sizin hakkınızı söke söke alacağız” dedi.
“5’Lİ ÇETEYE PARA VAR, EMEKLİYE, ÇİFTÇİYE YOK! O ZAMAN SANA DA OY YOK”
İktidarın ekonomi politikalarını eleştiren Özel, “Mayıs seçimlerinde hepimize üzen sonuç oldu. 4 yıl daha seçim olmayacak. Genel iktidarın yerelden dengelenmeye ihtiyacı var. Emekliler, çiftçiler, memurlar, esnaflar bu duruma rağmen bize oy veriyor diye düşünüp kemerleri size sıktırıp acı reçeteleri size içireceklerdir. Bunu durdurmanın yolu iktidara sarı kart göstermek, bizi hesaba katmak zorundasın demek durumundayız. 5’li çeteye, saray müteahhidine, yazlık-kışlık saraya para var, emekliye, çiftçiye gelince para yok! O zaman sana da oy yok, bir daha oy yok!”
“BABA OCAĞININ TAPUSU BİR KİŞİYE KAYITLIDIR, O DA GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK’TÜR”
Cumhuriyet Halk Partisinin kapısının herkese açık olduğunu dile getiren Özel, “Herkes bilir ki bir gün başı sıkışırsa, dara düşerse baba ocağı ordadır, çorbası kaynamaktadır, bacası tütmektedir. ve bir gün dönmek zarureti doğarsa kapıları ardına kadar açıktır. Gelene de ‘Sen niye geldin, niye gitmiştin?’ demeyiz. Çünkü baba ocağının tapusu bir kişiye kayıtlıdır, o da Gazi Mustafa Kemal Atatürk’tür” ifadelerini kullandı.
“TÜRKİYE İTTİFAKI KAZANACAK, TÜRKİYE KAZANACAK”
Özel sözlerini şöyle noktaladı:
“Karşımızda Cumhur İttifakı var, görevi korkutmak, tehdit etmek, şantaj yapmak, toplumu kutuplaştırmak. Biz kucaklaşmaya, kardeşleştirmeye geliyoruz, umudun ittifakıyız. Bizim ittifakımızın adı Türkiye İttifakı’dır. Selçuk’taki sosyal demokratları, milliyetçi demokratları, muhafazakar demokratları, Kürdü, Türkü, Lazı, Çerkezi’yle yüreğinde vatan, millet sevgisi olan herkesi Türkiye ittifakında birleşmeye davet ediyorum. Filiz Ceritoğlu Sengel kazanacak, Selçuk kazanacak. Cemil Tugay kazanacak, İzmir kazanacak. Türkiye İttifakı kazanacak, Türkiye kazanacak.”
]]>Türkiye, üretim ve ihracat ile dünya zeytincilik sektöründe üst sıralarda yer alıyor. Dokuz Eylül Üniversitesi Efes Meslek Yüksekokulu Gıda İşleme Bölüm Başkanı Dr. Öğretim Üyesi Tolga Akcan da, Türkiye’nin yerel ve karakteristik özelliklere sahip zeytinyağı ile küresel rekabette avantaj sağlayabileceğine dikkat çekti. Akcan, İzmir’in Selçuk ilçesindeki zeytinyağının gerek saflık, gerekse kalite değerleri açısından coğrafi işaret almaya aday olabileceğini söyledi.
“Selçuk zeytinyağının potansiyeli var”
Bilimsel projeleri kapsamında yaklaşık bir yıldır ilçenin farklı noktalarından elde ettikleri zeytinyağı örneklerini titizlikle incelediklerini açıklayan Akcan, yaptıkları analizler neticesinde bölgede dikkate değer bir potansiyel bulunduğunu kaydetti. Bilimsel tespitler doğrultusunda yapılacak çalışmaların Selçuk için coğrafi işaret alma yolunu açabileceğini aktaran Akcan, Türkiye açısından ise markalaşma yolunda sektöre güçlü bir motivasyon kaynağı oluşturacağını ifade etti.
Sektörün ihracat gücü açısından ortada ciddi bir fırsatın bulunduğunun da altını çizen Akcan, “Elbette bunu görmek ve değerlendirmek, öncelikle sektör temsilcilerinin girişimleriyle mümkün olacaktır. Eğer dünya liginde oynuyorsak; dökme zeytinyağı anlayışından kurtulmamız, markalaşmamız, kaliteli ve paketlenmiş zeytinyağına odaklanmamız gerekiyor. Selçuk’un da bu noktada iyi bir başlangıç yapabileceğini düşünüyoruz” dedi.
Selçuk’taki bilimsel çalışmalarla kalite ve saflık profili hazırlandı
Selçuk zeytinyağının kalite ve saflık profilini hazırladıklarının altını çizen Akcan, “Program Başkanımız Öğretim Görevlisi Dr. Şelale Öncü Glaue ile birlikte ilçenin beş farklı noktasından elde ettiğimiz çalışmalarla, coğrafi farklılıkları da göz önüne alarak değerlendirdik. Burada önemli olan bir noktada da gelecekte referans alınabilecek veri setlerini oluşturmaktı. Bunu da çalışmamız ile gerçekleştirmiş olduk” diye konuştu.
“İspanya, İtalya ve Tunus gibi güçlü rakiplerle rekabet etmek bilimle mümkün”
Araştırma sonuçlarını ilçedeki sektör temsilcilerinin dikkatine sunduklarını hatırlatan Akcan, “Bilim dünyamıza ve literatüre kazandırdığımız yayının sonuçlarını, Selçuk Ticaret Odası ve sektör temsilcileri ile paylaştık. Son derece verimli geçen görüşmelerimizde, ilçenin mevcut potansiyeline dikkat çektik. Aldığımız geri dönüşler ise son derece olumlu ve umut vericiydi. Yayınla ilgili önemli olan diğer bir çıktı da, katma değeri son derece yüksek olan zeytinyağının ilçe ekonomisi açısından gelecek vadettiğini göstermekti. Bunu da ortaya koyduk. Tüketici tercihleri açısından son derece önemli olan coğrafi işaretin alınmasını ise ilçenin kazanımı olarak gördük. İspanya, İtalya ve Tunus gibi güçlü rakiplerle rekabet edebilmek kolay değil. Bunu noktada markalaşmayı bilmemiz gerekiyor. Bunun da bilim ile mümkün olabileceğini öngörüyoruz; çünkü referans alacağımız noktaların sağlam ve güçlü olması gerekiyor. Selçuk zeytinyağının bu noktada örnek olacağına ve mevzuata uygun şekilde coğrafi işareti alacağına inanıyoruz” şeklinde aktardı.
Akcan, zeytinyağında İzmir’in kuzey ve güney bölgesi ile Ödemiş’in sahip olduğu coğrafi işarete bir yenisini eklemenin tanınırlık anlamında yararlı olacağını da belirtti. – İZMİR
]]>Dr. Kasapoğlu sabah saatlerinde önce Ak Parti Gaziemir Belediye Başkan adayı Deniz Doğan ile Gençlik ve Spor Bakanlığı Gaziemir Genç Ofis’i ziyaret etti. Ziyaret sırasında kendisini karşılayan şampiyon sporcular ve sanatsever gençlerle bir araya gelen Kasapoğlu gençlerle uzun bir sohbet gerçekleştirdi. Bölgenin spor ve sanat altyapısı ile ilgili bilgi ve talepleri alan Kasapoğlu “Gaziemir’de gençlerin öğrenmek istedikleri spor ve sanat branşlarına erişimlerini kolaylaştırmak için elimizden geleni yapacağız. Belediye Başkan adayımız yanımda, onun bu alanda özellikle spora erişim konusunda çok güzel ve sürdürülebilir projeleri var. Umuyorum ki 31 Mart’tan sonra Gaziemir gençliğini bambaşka umutlar, bambaşka hedefler bekliyor olacak” dedi.
Genç Ofis ziyaretinin ardından Ak Parti Teşkilat Mensupları, STK Temsilcileri ve Muhtarlar ile Buluşma programına geçen Kasapoğlu burada bulunan katılımcılara yaptığı konuşmada; “Gaziemir yerel yönetim anlamında hizmete susamış ilçelerimizden biri. 31 Mart’ta hem Büyükşehir’in hem de İzmir’in tüm ilçelerinin Cumhur İttifakımızın hizmet anlayışıyla, yönetişim anlayışıyla, tüm halkla birlikte, hizmete olan ihtiyaçlarını gidereceğiz” ifadelerini kullandı.
“Tirelilerin talepleri önceliğimiz”
Gaziemir programından sonra Tire’ye geçen Kasapoğlu, önce Cumhur İttifakı Belediye Başkan adayı ile birlikte Tire Esnaf ve Sanatkarlar Odasında oda üyeleriyle bir araya geldi. Buluşmada; “Tire İzmir için önemli ilçelerden biri. Tire üretken ve çalışkan bir ilçe.. Sizler burada üreten insanlar olarak çok önemli bir görev ifa ediyorsunuz. Hükümet olarak İzmir’in tüm ilçelerinde olduğu gibi Tire’de de birçok yatırımımız var. Ancak sizlerin talepleri de bizim önceliklerimiz arasında. Bu güzel ilçenin üretkenliğine katma değer sağlayacak her projeyi desteklemek bizim boynumuzun borcu” diye konuştu. Toplantı’nın ardından Tire Urgancılar çarşı ve Tire Süt Kooperatifini ziyaret eden Kasapoğlu, yetkililerden çalışmalarla ilgili bilgi aldı.
“İzmir ve Selçuk’un kayıp yıllarını telafi edeceğiz”
Dr. Mehmet Kasapoğlu günün son programında Selçuk’ta Seçim koordinasyon merkezi açılışı ve Belediye Başkan adayı Dr. Dahi Zeynel Bakıcı’nın proje lansmanı’na katıldı. Lansman sırasında sahneye çıkan Dr. Kasapoğlu Selçuk halkına hitaben bir konuşma yaptı. Kasapoğlu konuşmasında; “Bu güzel ilçemizin aydınlık yarınları için bir aradayız. Elbette yürüyecek daha çok yolumuz, sabahlayacak daha çok gecemiz var. Her şey bu ülke için, bu millet için İzmir ve Selçuk için” dedi. “Selçuk’tan rekortmenler şampiyonlar, bilim ve sanat insanları yetiştirmek için her şeyi yapacağız. Tüm imkanlarımız ülkemiz, milletimiz, İzmir ve Selçuk için seferber. Kimsenin şüphesi olmasın. 22 yıllık iktidarımızdaki altyapı, sağlık yatırımları, gençlik, spor alanındaki devasa hizmetlerimiz ve yerel yönetim anlayışımız hizmet odaklı siyasetimizin en büyük göstergesi” dedi. Konuşmasının devamında “Ayrılmadan, ayrıştırmadan kucaklayarak, kuşatarak hizmet edeceğiz bu ülkeye. Bakın Selçuk ilçemizin 5 yılı kayıp. Bu güzel ilçe için sizler için bu kayıp yılları telafi etmemiz lazım. 1 Nisan sabahından başlayarak bu kaybı hızlıca telafi edebilmek, üzerine koyarak ilerlemek için çalışacağız. Tıpkı İzmir gibi. 25 yıllık bir kayıp dönem var İzmir’de. Çamurla, çukurla kirlilikle geçen yıllar. Kendileri hizmet üretemediği gibi merkezi hükumet tarafından yapılan yatırımları bile engellemeye çalıştılar. Soruyorum size; nasıl bir zihniyet bir hastane yatırımını engellemeye çalışır? Nasıl bir mantık, nasıl bir acziyet nasıl bir garabettir bu. Mantıktan izandan yoksun bu basiretsiz yönetim anlayışının İzmir’e kaybettirdiği yılları geri getirmek için bize çok çalışmak, el ele vermek, kol kola girmek düşüyor. İşte biz bu birliği bu gönüldaşlığı göstermek için buradayız, 31 Mart’ın müjdesini Selçuk’lu hemşehrilerimize vermek için buradayız” ifadelerine yer verdi.
Kasapoğlu’nun konuşmasının ardından program, Dr. Dahi Zeynel Bakıcı’nın proje lansmanı ile sona erdi. – İZMİR
]]>İSTANBUL – Ramazan ayında nasıl beslenilmesi gerektiğine ilişkin bilgilendirmede bulunan Diyetisyen Tuğba Nur Selçuk, “Bizim için en önemli faktör sahur öğününü atlamamak. Sahur öğününü mutlaka yapmalıyız. Çünkü sahur yapılmadığı taktirde açlık süresi 17-18 saate kadar uzayabiliyor. Bu da özellikle metabolizma hızında yavaşlamalara sebep oluyor. Öğünlerin dengeli olması önemli. Özellikle sahur öğününde kas ve sıvı kaybının önüne geçebilmek için bunları yeterli miktarda karşılamalıyız” dedi.
Diyetisyen Tuğba Nur Selçuk, Ramazan ayında nasıl beslenilmesi gerektiğine ilişkin bilgilendirmelerde bulundu. Selçuk, oruç tutacak vatandaşların sahur öğününü atlamamaları gerektiğini belirtti. İftar öğününde ise vatandaşların yemekleri yavaş ve iyi çiğneyerek tüketmesi gerektiğini söyleyen Selçuk, çorba ile başlayıp mümkün olduğunca 10-15 dakika kadar ara verilebilmesi takdirde mideye bir anda yüklenilmeyeceğini açıkladı.
“Öğünlerin dengeli olması önemli”
Öğünlerin dengeli olmasının önemine dikkati çeken Diyetisyen Tuğba Nur Selçuk, “Ramazan ayının gelmesiyle beraber beslenme alışkanlıklarımız büyük ölçüde değişiyor. Özellikle ürün sayımız azalıyor. Bununla beraber de açlık süresi 15-16 saate kadar uzayabiliyor. Açlık süresinin uzaması hem vücutta sıvı kayıplarına hem de enerji alımında yetersizliklere bağlı olarak metabolizma hızında yavaşlamalara sebep olabiliyor. Bu noktada bizim için en önemli faktör sahur öğününü atlamamak. Sahur öğününü mutlaka yapmalıyız. Çünkü sahur yapılmadığı taktirde açlık süresi 17-18 saate kadar uzayabiliyor. Bu da özellikle metabolizma hızında yavaşlamalara sebep oluyor. Öğünlerin dengeli olması önemli. Özellikle sahur öğününde kas ve sıvı kaybının önüne geçebilmek için bunları yeterli miktarda karşılamalıyız. Sahur öğünleri daha çok protein ağırlıkta besinlerden oluşmalı. Yani yumurta, süt ve süt ürünleri, az tuzlu peynir gibi bunları mutlaka bulundurmalıyız. Bununla beraber tam tahıllı ekmek, sebze ve meyve çeşitlerini sahur öğününe dahil etmeliyiz. Hatta çiğ kuruyemiş, çiğ fındık ve çiğ badem gibi yağlı tohumları da beslenmenize eklerseniz tokluk süresi daha da uzayacaktır. Gün içerisinde kan şekeriniz daha dengeli ilerleyecektir. Biz hiçbir zaman ekmeği tamamen kesin gibi bir yorum yapmayız. Ama tam tahıllı ekmek ve miktarına dikkat edildiği sürece tüketilmelidir” dedi.
“Kronik hastalığı olanlar doktoruna danışmadan oruç tutmamalı”
Sahurda tuz ve baharat içeriği çok yüksek ürünleri tüketmemeliyiz diyen Selçuk, “Sahurda tuz ve baharat içeriği çok yüksek salam, sucuk gibi şarküteri ürünlerini tüketmemeliyiz. Eğer kişinin kronik rahatsızlığı varsa tansiyon, şeker, diyabet gibi bunları tetikleyebilir. Bunlar gün içerisinde tansiyon dengesizliklerine yol açabilir. Su ihtiyacını arttırabilir. Karşılayamayacağınız için vücutta sıvı kaybına yol açar. Bununla birlikte kafeinli içecekleri sahur da mümkün olduğunca tüketmeyelim. Bunun yerine ayran, şekersiz komposto ve ev yapımı meyve suları yükleyebiliriz. Kronik hastalığı olanlar doktoruna danışmadan oruç kesinlikle tutmamalı. Eğer doktoru müsaade ediyorsa ve tutacaksa özellikle iftar sahur gibi öğünlerinin her besin grubundan içermesine ve vücudunun ihtiyacını karşılayacak kadar besin içermesine dikkat etmeli. Kuru baklagil, et, sebze, yoğurt ve süt ürünlerini mutlaka öğünlerinde bulundurmalıdır” ifadelerini kullandı.
“İftarı yavaş yapmalıyız”
İftarın yavaş ve çok çiğneyerek yapılması gerektiğini söyleyen Selçuk, “İftardan sonra halk arasında ağırlık dediğimiz durum olmaması için iftar öğünlerini olabildiğince yavaş ve çok iyi çiğneyerek tüketmemiz lazım. Bir çorba ile başlayıp mümkün olduğunca 10-15 dakika kadar ara verebiliriz. Bu hem kan şekerinin dengelenmesin sağlar hem de mideye bir anda yüklenmemiş olmasını sağlar. Çorba içtikten sonra da ana yemekle başlayabiliriz ama bu ana yemek kesinlikle kızartma ve kavurma gibi yağlı yöntemlerle pişmiş olmamalı. Bunun yerine haşlama, fırında ya da ızgara pişirme yöntemi olabilir. Öğünün yanında mutlaka bir salata olmalı. Bu da kan şekeri dengelenmesini sağlar ve tokluk süresini uzatır. İftar sonrası herkeste tatlı ihtiyacı görürüz. Yemeğin hemen ardından tatlı tüketmek çok da doğru bir tercih değildir. En az 2 saat geçmesini bekleyerek yapacağınız hafif bir ara öğünle bunu dengeleyebiliriz. Bu ara öğün de taze meyve ve kuru meyve olabilir. Yanında da süt ve yoğurt grubu bulundurabiliriz. Tatlı tüketimini de haftanın bir günü ev yapımı tercihen sütlü tatlıları küçük porsiyonda tüketebiliriz. Hamurlu, şerbetli ve kızarma yöntemiyle yapılmış tatlıları mümkün olduğunca tüketmemeye çalışalım bu süreçte” diye konuştu.
]]>