Sınıf – Haber 28 – Giresun Haber https://www.haber28.com.tr Tue, 23 Jul 2024 09:00:32 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile Türkçe Müfredatında Değişiklikler Yapılacak https://www.haber28.com.tr/turkiye-yuzyili-maarif-modeli-ile-turkce-mufredatinda-degisiklikler-yapilacak/ https://www.haber28.com.tr/turkiye-yuzyili-maarif-modeli-ile-turkce-mufredatinda-degisiklikler-yapilacak/#respond Tue, 23 Jul 2024 09:00:32 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=27123 (ANKARA) – Milli Eğitim Bakanlığınca, kamuoyunun görüşüne sunulan Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında hazırlanan yeni müfredat taslağında ilkokul ve ortaokullarda Türkçe, liselerde ise Türk Dili ve Edebiyatı derslerinde “dinleme, konuşma, yazma ve anlama” olmak üzere dört dil becerisini temele alan değişikler yapılacak. Ortaokul Türkçe derslerindeki metin türlerine daha önceki programlarda yer almayan “hiper metin, infografik, grafik simge, vlog, ilk gösterim filmi (fragman), belgesel, dijital öykü” gibi türler de dahil edildi.

Bakanlığın internet sitesinden ulaşılabilen bilgilere göre Milli Eğitim Bakanlığınca hazırlanan yeni müfredat taslağında ilkokul ve ortaokullarda Türkçe, liselerde ise Türk Dili ve Edebiyatı derslerinde “dinleme, konuşma, yazma ve anlama” olmak üzere dört dil becerisini temele alan değişikler yapılacak. Bu kapsamda ilkokullarda tüm sınıf düzeylerindeki Türkçe öğretimi, 2024 Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli Türkçe 1-4. sınıflar taslak öğretim programına göre, önceki öğretim programlarında da olduğu gibi ilk okuma yazma öğretimi ve Türkçe öğretimi ile ilgili kısımları içerdi. Bu kapsamda öğretim programı, daha önceki programlarda seçimlik ve (genelde zorunlu üç) tema içerirken, uygulama birlikteliğini sağlamak için taslak programda her sınıf düzeyinde 8 zorunlu tema öngördü.

İLK KELİME “ANNE” OLACAK

Ses gruplarının oluşturulmasında kolay sesletim, kullanım sıklığı, yazım kolaylığı, sözcük üretimi, harflerin sesleri ve formları dikkate alındığı ifade edilirken ilk oluşturulan hece ve kelimelerin “-an”, “ana” ve “anne” olmasının da çocuğun yakın çevresinden örnekler verebilmesine imkan tanıyacağı belirtildi.

Taslak öğretim programında çevrimiçi okuma, yazma gibi dijital ortam unsurlarına da yer verildi. Bu bağlamda teknolojinin yaşamın her alanında etkin bir şekilde kullanıldığı bugünün dünyasında ilkokul düzeyinde de öğrencilerin dijital ortamları doğru ve etkin kullanmalarını sağlayacak etkinlikler planlandı. Öte yandan “Erdem, Değer, Eylem” modeli ile bütünleşik bir biçimde değerlerin de yer alacağı bilgisi paylaşıldı.

METİN TÜRLERİNE EKLEME

Ortaokul Türkçe dersi öğretim programında da düzenlemeler yapıldı. Program, 5’inci sınıftan 8’inci sınıfa hem anlama hem de anlatmada ihtiyaç duyulan alan becerilerini ve kavramsal becerilerin, geliştirmeye odaklandığı belirtilirken, bu doğrultuda bütün dil becerilerine eşit önem verildiği ve her bir beceri için atölye faaliyetleri tasarlandığı kaydedildi. Metin türlerine daha önceki programlarda yer almayan “hiper metin, infografik, grafik simge, vlog, ilk gösterim filmi (fragman), belgesel, dijital öykü” gibi türler dahil edildi.

FARKLI YAYINEVLERİ TARAFINDAN HAZIRLANAN KİTAPLARDA AYNI ZAMANDA AYNI TEME İŞLENECEK

Programda temalar sınıf seviyelerine göre zorunlu hale getirilirken böylece farklı yayınevleri tarafından hazırlanacak kitaplarda aynı zamanda aynı temanın işlenmesi sağlanacak. Bu ve temalara yönelik zorunlu öğrenme hedeflerinin belirlenmesinin, öğrencilerin ortak sınavlara ortak içerikle girmesine katkı sunacağı vurgulandı.

TEMA SAYISI 8’DEN 6’YA DÜŞÜRÜLDÜ

Önceki programlarda her bir sınıf seviyesi için 8 tema kullanımı söz konusu iken bu programda tema sayısı 6’ya indirildi. Bunun gerekçesi olarak dil becerilerine yönelik etkinliklere yeterince zaman ayrılamaması gösterildi.

“DİL BİLGİSİ” YERİNE “DİL YAPILARI”

Programda geleneksel dil bilgisi öğretimi anlayışından uzaklaşıldığını kavramsal düzeyde gösterebilmek için “dil bilgisi” yerine “dil yapıları” ifadesi kullanıldı. Ortaokul Türkçe müfredatında, dil bilgisi öğretiminde yaklaşım değişikliği yapıldı. İşlevsel dil bilgisi öğretimine gidildi. Dil becerilerine yönelik strateji, yöntem ve tekniklerin sınıfta nasıl uygulanacağı ve öğretileceğine ilişkin yol haritası “kademeli sorumluluk devri modeli” oluşturuldu.

Türk dili ve edebiyatı öğretimi, sadece sınıf içi etkinliklerle değil sınıf dışına ve günlük hayatın her safhasına yayılan uygulamalarla gelişecek aşamalı bir süreç olacağı da kaydedilirken bu nedenle dersle ilişkili sınıf dışı etkinlik ve görevlerin tasarlanacağı bu sürecin ise ailelerin katılımı ile destekleneceği belirtildi.

DÖRT ESER OKUNACAK, BİR ELEŞTİREL FİLM ANALİZİ YAPILACAK

Yaygın türler arasından seçilmek kaydıyla tüm sınıf düzeylerinde her dönem 2, öğretim yılı boyunca 4 eser okunacak ve bir eleştirel film analizi yapılacak. Okunacak eserlerin ve izlenecek filmlerin belirlenmesinde programda yer alan metin seçimi ölçütleri dikkate alınacak. Bu ölçütler doğrultusunda zümre üyeleri tarafından öğrencilerin yaş ve sınıf seviyelerine uygun olarak belirlenen eserlerin okutulması sağlanacak. Öğrenciler, değerlendirmelerini bir sunu seklinde sunacaklar ve bu sunum performans görevi olarak dönem sonunda notla değerlendirilecek.

]]>
https://www.haber28.com.tr/turkiye-yuzyili-maarif-modeli-ile-turkce-mufredatinda-degisiklikler-yapilacak/feed/ 0
İlkokul öğrencisi velisinin ‘pes’ dedirten iddiaları…Mağdur anne kulağı kesilen oğlunun öğretmenlerinden şikayetçi oldu https://www.haber28.com.tr/ilkokul-ogrencisi-velisinin-pes-dedirten-iddialari-magdur-anne-kulagi-kesilen-oglunun-ogretmenlerinden-sikayetci-oldu/ https://www.haber28.com.tr/ilkokul-ogrencisi-velisinin-pes-dedirten-iddialari-magdur-anne-kulagi-kesilen-oglunun-ogretmenlerinden-sikayetci-oldu/#respond Fri, 12 Jul 2024 08:12:08 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=24990 İlkokul öğrencisi velisinin ‘pes’ dedirten iddiaları…Mağdur anne kulağı kesilen oğlunun öğretmenlerinden şikayetçi oldu

Anne R.Ç.: “Kulağı şişti ve beyin kanaması da geçirebilir, hatta ölebilirdi de”

“Hastaneye benimle birlikte bir öğretmen, bir müdür ya da müdür yardımcısı hiçbir şekilde gelmedi, beni hiçbir şekilde arayıp bir geçmiş olsun demediler”

“Çocuğumun duyma kaybı yaşayıp yaşamayacağını dikişler çıktıktan sonra öğreneceğiz”

“Amacım ‘Nöbetçi öğretmen neredeydi?’ sorusuna cevap bulmak”

“Çocuğum okula gitmek istemiyor, öğretmeni sevmediğini söylüyor ve ben de göndermiyorum”

ESKİŞEHİR – Eskişehir’de akran zorbalığı yüzünden kulağından yaralanan öğrencinin annesi, çocuğu ile ilgilenilmediğini iddia ederek, “Hastaneye benimle birlikte bir öğretmen, bir müdür ya da müdür yardımcısı hiçbir şekilde gelmedi. Beni hiçbir şekilde arayıp bir geçmiş olsun demediler” dedi.

Odunpazarı ilçesinde ikamet eden R.Ç. evinin karşısındaki 23 Nisan İlkokulu’na 7 yaşındaki A.Ç. isimli oğlunu kaydettirdi. 1’inci sınıfa başlayan öğrenci iddiaya göre geçtiğimiz günlerde arkadaşları tarafından akran zorbalığına uğradı. Dengesini kaybeden öğrenci kalktıktan sonra başka bir arkadaşının çarpması sonrası kulağını kalorifer peteğine çarptı. Kulağı oldukça derin kesilen öğrenciye doktorlar tarafından 4 dikiş atıldı.

Konu hakkında iddialarını belirten öğrencinin annesi R.Ç. nöbetçi öğrencilerin yeterince yaralı çocuğu ile ilgilenmediğini, öğretmenleri tarafından rencide edildiğini iddia edildi. Gerekli yerlere şikayetlerini ilettiğini belirten veli, çocuğunun okula gitmek istemediğini belirtti.

“Öğretmen ‘Tamam gelirim’ diyor, 10 dakika sonra çocuğuma bakıyor”

7 yaşındaki oğlunun başına gelenleri anlatan anne R.Ç., “Çocuğum teneffüs sırasında tuvalette arkadaşı tarafından ittirilip düşürülüyor. Tekrar kalmak istediğinde kapıya gelen başka bir arkadaşı hızlı bir şekilde çarptığı zaman oğlumun kulağı peteğe denk geliyor. Öyle olunca kulağı yırtılıyor ve kanlar içinde o şekilde yere düşüyor. Korkuyor ve çığlık çığlığa ağlıyor. Oğlum arkadaşları tarafından kaldırılıp sınıfa götürülüyor. Tuvaletten sınıfa götürüldüğü sırada nöbetçi öğretmen neredeydi? Benim çocuğum kanlar içinde orada ağlarken neredeydi? Yine çocuğumun arkadaşlarından birisi üst kata öğretmeni çağırmaya gidiyor. Öğretmen ‘Tamam gelirim’ diyor, 10 dakika sonra çocuğuma bakıyor. Aradan süre geçiyor, ardından önce ambulansı sonra da beni arıyorlar. Benim iş yerinden okula gelmem zaten 30 dakika sürüyor. Bu süre zarfında benim oğlum acı çekiyor ve hiçbir şekilde sorumluluk yok. Ortada müdür, müdür yardımcısı yok. Öğretmenler sonradan geliyor. Benim tek amacım nöbetçi öğretmen neredeydi sorusuna cevap bulmak. Sorumsuzluktan başka bir şey değil. Şu an çocuğum okula gitmiyor, gitmek istemiyor. Öğretmeni sevmediğini söylüyor ve ben de göndermiyorum” dedi.

“Çocuğu orada küçük düşürüp aşağılaması gibi çok sorunlar yaşadık”

Olaydan öncede çocuğunun öğrencilerinden kötü muamele gördüğünü belirten R.Ç. şöyle devam etti;

“Zaten okul içerisinde sürekli Ayşe öğretmenden hakaretler ve aşağılayıcı sözler işittik. Çocuğu başka çocukla kıyaslaması, sınıfın içerisinde beni arayarak, ‘Çocuğunuz bunları yaptı’ demesi ve benim de, ‘Hocam böyle bir şey olmaz’ demem üzerine hoparlörü açıp, ‘Çocuklar böyle bir şey yapmadı mı?’ diye sesimi duyurması, çocuğu orada küçük düşürüp aşağılaması gibi çok sorunlar yaşadık. Şu olay bardağı taşıran son damla oldu bizim için. Daha okul kaydım alınmadan okul bahçesinden çıkar çıkmaz öğretmen beni sınıf grubundan çıkartıyor. Yani belki okula kayıt ettirene kadar çocuğumun oradaki ödevlerini ben yaptırırım. Neden hemen çıkartılıyorum? Ben karakol, Milli Eğitim ve CİMER olmak üzere her gerekli yere şikayette bulundum.”

“Öğretmen, bir müdür ya da müdür yardımcısı hiçbir şekilde gelmedi”

Çocuğunun kulağında hasar kalacağını doktordan öğrendiğini belirten R.Ç., “Doktor hasar kalacağını söyledi. 4 tane dikiş atıldı. Ufak bir çıkıntı kalacakmış. Şunu da söylemek istiyorum, hastaneye benimle birlikte bir öğretmen, bir müdür ya da müdür yardımcısı hiçbir şekilde gelmedi. Beni hiçbir şekilde arayıp bir geçmiş olsun demediler. Çocuğumun duyma kaybı yaşayıp yaşamayacağını dikişler çıktıktan sonra öğreneceğiz. Sonuçta başından darbe yedi, orası şişti ve beyin kanaması da geçirebilir, hatta ölebilirdi de. Çok büyük bir travma atlattı. Ben ne yapacağımı bilmiyorum. Zaman kaybından başka hiçbir şey değil. Çocuğum eğitimden geri kaldı” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/ilkokul-ogrencisi-velisinin-pes-dedirten-iddialari-magdur-anne-kulagi-kesilen-oglunun-ogretmenlerinden-sikayetci-oldu/feed/ 0
Eskişehir’de akran zorbalığına uğrayan öğrencinin annesi: ‘Çocuğumla ilgilenilmedi’ https://www.haber28.com.tr/eskisehirde-akran-zorbaligina-ugrayan-ogrencinin-annesi-cocugumla-ilgilenilmedi/ https://www.haber28.com.tr/eskisehirde-akran-zorbaligina-ugrayan-ogrencinin-annesi-cocugumla-ilgilenilmedi/#respond Fri, 12 Jul 2024 05:48:08 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=24952 Eskişehir’de akran zorbalığı yüzünden kulağından yaralanan öğrencinin annesi, çocuğu ile ilgilenilmediğini iddia ederek, “Hastaneye benimle birlikte bir öğretmen, bir müdür ya da müdür yardımcısı hiçbir şekilde gelmedi. Beni hiçbir şekilde arayıp bir geçmiş olsun demediler” dedi.

Odunpazarı ilçesinde ikamet eden R.Ç. evinin karşısındaki 23 Nisan İlkokulu’na 7 yaşındaki A.Ç. isimli oğlunu kaydettirdi. 1’inci sınıfa başlayan öğrenci iddiaya göre geçtiğimiz günlerde arkadaşları tarafından akran zorbalığına uğradı. Dengesini kaybeden öğrenci kalktıktan sonra başka bir arkadaşının çarpması sonrası kulağını kalorifer peteğine çarptı. Kulağı oldukça derin kesilen öğrenciye doktorlar tarafından 4 dikiş atıldı.

Konu hakkında iddialarını belirten öğrencinin annesi R.Ç. nöbetçi öğrencilerin yeterince yaralı çocuğu ile ilgilenmediğini, öğretmenleri tarafından rencide edildiğini iddia edildi. Gerekli yerlere şikayetlerini ilettiğini belirten veli, çocuğunun okula gitmek istemediğini belirtti.

“Öğretmen ‘Tamam gelirim’ diyor, 10 dakika sonra çocuğuma bakıyor”

7 yaşındaki oğlunun başına gelenleri anlatan anne R.Ç., “Çocuğum teneffüs sırasında tuvalette arkadaşı tarafından ittirilip düşürülüyor. Tekrar kalmak istediğinde kapıya gelen başka bir arkadaşı hızlı bir şekilde çarptığı zaman oğlumun kulağı peteğe denk geliyor. Öyle olunca kulağı yırtılıyor ve kanlar içinde o şekilde yere düşüyor. Korkuyor ve çığlık çığlığa ağlıyor. Oğlum arkadaşları tarafından kaldırılıp sınıfa götürülüyor. Tuvaletten sınıfa götürüldüğü sırada nöbetçi öğretmen neredeydi? Benim çocuğum kanlar içinde orada ağlarken neredeydi? Yine çocuğumun arkadaşlarından birisi üst kata öğretmeni çağırmaya gidiyor. Öğretmen ‘Tamam gelirim’ diyor, 10 dakika sonra çocuğuma bakıyor. Aradan süre geçiyor, ardından önce ambulansı sonra da beni arıyorlar. Benim iş yerinden okula gelmem zaten 30 dakika sürüyor. Bu süre zarfında benim oğlum acı çekiyor ve hiçbir şekilde sorumluluk yok. Ortada müdür, müdür yardımcısı yok. Öğretmenler sonradan geliyor. Benim tek amacım nöbetçi öğretmen neredeydi sorusuna cevap bulmak. Sorumsuzluktan başka bir şey değil. Şu an çocuğum okula gitmiyor, gitmek istemiyor. Öğretmeni sevmediğini söylüyor ve ben de göndermiyorum” dedi.

“Çocuğu orada küçük düşürüp aşağılaması gibi çok sorunlar yaşadık”

Olaydan öncede çocuğunun öğrencilerinden kötü muamele gördüğünü belirten R.Ç. şöyle devam etti;

“Zaten okul içerisinde sürekli Ayşe öğretmenden hakaretler ve aşağılayıcı sözler işittik. Çocuğu başka çocukla kıyaslaması, sınıfın içerisinde beni arayarak, ‘Çocuğunuz bunları yaptı’ demesi ve benim de, ‘Hocam böyle bir şey olmaz’ demem üzerine hoparlörü açıp, ‘Çocuklar böyle bir şey yapmadı mı?’ diye sesimi duyurması, çocuğu orada küçük düşürüp aşağılaması gibi çok sorunlar yaşadık. Şu olay bardağı taşıran son damla oldu bizim için. Daha okul kaydım alınmadan okul bahçesinden çıkar çıkmaz öğretmen beni sınıf grubundan çıkartıyor. Yani belki okula kayıt ettirene kadar çocuğumun oradaki ödevlerini ben yaptırırım. Neden hemen çıkartılıyorum? Ben karakol, Milli Eğitim ve CİMER olmak üzere her gerekli yere şikayette bulundum.”

“Öğretmen, bir müdür ya da müdür yardımcısı hiçbir şekilde gelmedi”

Çocuğunun kulağında hasar kalacağını doktordan öğrendiğini belirten R.Ç., “Doktor hasar kalacağını söyledi. 4 tane dikiş atıldı. Ufak bir çıkıntı kalacakmış. Şunu da söylemek istiyorum, hastaneye benimle birlikte bir öğretmen, bir müdür ya da müdür yardımcısı hiçbir şekilde gelmedi. Beni hiçbir şekilde arayıp bir geçmiş olsun demediler. Çocuğumun duyma kaybı yaşayıp yaşamayacağını dikişler çıktıktan sonra öğreneceğiz. Sonuçta başından darbe yedi, orası şişti ve beyin kanaması da geçirebilir, hatta ölebilirdi de. Çok büyük bir travma atlattı. Ben ne yapacağımı bilmiyorum. Zaman kaybından başka hiçbir şey değil. Çocuğum eğitimden geri kaldı” ifadelerini kullandı. – ESKİŞEHİR

]]>
https://www.haber28.com.tr/eskisehirde-akran-zorbaligina-ugrayan-ogrencinin-annesi-cocugumla-ilgilenilmedi/feed/ 0
Kuzey Kore’de Songbun Sistemi: Vatandaşların Hayatını Şekillendiren Sınıf Sistemi https://www.haber28.com.tr/kuzey-korede-songbun-sistemi-vatandaslarin-hayatini-sekillendiren-sinif-sistemi/ https://www.haber28.com.tr/kuzey-korede-songbun-sistemi-vatandaslarin-hayatini-sekillendiren-sinif-sistemi/#respond Tue, 25 Jun 2024 04:12:05 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=22757 “1940’lı yıllarda ailenizin büyükleri ne iş yapıyordu?, “Siyasi görüşleri neydi?” gibi sorular, bizlere ilgisiz gelebilir. Kuzey Kore’de ise vatandaşların yaşam biçimi bu sorular üzerinden şekilleniyor.

“Songbun” adı verilen bu sert sistemde bireyler, Kim hanedanlığına yakınlık ya da karşıtlık düzeyine göre belli sosyal sınıflara ayrılıyor.

Korece’de köken ya da soy anlamına gelen “Songbun” sisteminde kişinin konumu; doğum yeri, gıda ve sağlık hizmetlerine erişim için gidebileceği bölgeler, hangi eğitim kurumlarında ya da işlerde çalışabilecekleri gibi hayatlarının pek çok alanını etkiliyor.

Kuzey Koreli akademisyen ve aktivist Yeonmi Park’ın ifadesiyle bu, “Değerinizin atalarınız ve akrabalarınızın faziletleri ya da kusurlarına bağlı olarak belirlendiği” bir sistem.

Sosyalist rejim altında tüm vatandaşlarına eşit fırsatlar sunduğunu savunan Pyongyang yetkilileri varlığını reddetse de, ülkeden kaçanlar ve bazı uzmanlar, geçtiğimiz yıllarda bu sınıf sisteminin varlığını doğrulayan pek çok tanıklık ve belgeye ulaştıklarını öne sürüyor.

20’inci yüzyılın ilk yarısında Kore, Japonya’nın sömürüsü altındaydı ve kabaca dört sınıfa ayrılıyordu: Soylular, kıdemli teknisyenler, halk ve toplumdan aforoz edilenler.

İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra Kore, Japonya’nın sömürgesi olmaktan çıkıp komünist Kuzey ve kapitalist Güney olarak ikiye bölündü. Bu ayrılma, Kore Savaşı (1950-53) ile perçinlendi ve iki rakip devlet arasında aşılamaz bir sınır oluştu.

Kuzey Kore’yi kuran, ülkenin ilk lideri Kim Il Sung (şimdiki lider Kim Jong Un’un dedesi), Sovyetler Birliği lideri Joseph Stalin’in çizgisindeki bir proletarya sistemini savunduğu iddiasıyla diktatörlük rejimini sağlamlaştırdı.

İdeolojiye bağlı bir fişlemeye ve sürekli tasfiyelere dayalı bu yapıda, bazı insanlar ve bazı aileler şüpheli konumundaydı.

Öte yandan ailesinde Japonya’ya ya da Güney’e karşı savaşmış eski askerler, veya Komünist Parti üyesi olanlar, avantajlı sınıfa düşüyordu.

Dindarlar, Güney Koreli akrabaları bulunanlar, büyük ya da küçük toprak sahipleri ile tüccarlar ise muhtemel vatan hainleri olarak görülüyordu.

Uzmanlara göre 1960’lı yıllarda hükümet, soy geçmişine göre vatandaşları sınıflara ayıran kapsamlı devlet kayıtlarını tamamladı.

‘Haeksim’: Rejime sadık olanlar

Çoğunluğu ülkeden kaçmış olan Kuzey Koreli bazı uzmanlar, Songbun sisteminde üç ana sınıf olduğunu, bazıları ise alt kategorilerin sayısının 50’ye ulaştığını söylüyor.

“Öz” ya da “çekirdek” anlamına da gelen “haeksim” ismi verilen bu üst sınıftakiler, Kim hanedanlığına bağlılığı bilinen, güvenilir bulunan vatandaşlar.

Japonya sömürgeciliğine karşı ya da Kore Savaşları’nda savaşmış olanlar ile, kendisi ya da bir aile bireyi tek partide yetkili veya üye olanlar da bu gruba dahil. On yıllar boyunca Kim ailesine sıkı bir şekilde sadık kalmış olanlar da öyle.

Bu sınıftakilere tanınan belli ayrıcalıklar var. En gelişmiş şehirlerde yaşayabiliyor, üniversiteye gidebiliyor, en iyi hastanelerde tedavi görüp, en iyi işlerde çalışabiliyorlar.

Önemli bir bölümü başkent Pyonyang’da yaşama hakkına da sahip. Kuzey Kore nüfusunun yaklaşık yüzde 12’si bu şehirde yaşıyor ve önemli bir bölümü bu sınıfa tabi.

Yeonmi Park, burada iktidara yakınlığı olan ailelerin başka ülkelere seyahat etmek ve çocuklarını Çin, Rusya ve Avrupa’ya okumaya yollamak gibi olanakları bulunduğunu ifade ediyor.

‘Choktae’ ya da ‘düşmanlar’

Ayrıcalıklı sınıfın zıttı olan “Choktae” sınıfındakiler ise, “düşman” gibi görülen ve rejimin “kirletilmiş kana sahip” insanlar olarak gördüğü kişilerdi.

Toprak sahibi ve tüccarların çocukları ve torunları, Hristiyanlar, Kore Savaşı’nda Güney’de savaşanlar ve Japon imparatorluğu Kore’yi işgali sırasında destek olanlar, yani Kuzey Kore’deki “komunist rejimin geleneksel düşmanı” olarak gördüğü insanlar bu sınıfta sayılıyor.

‘Choktae’, Hindistan’da yıllardır sistemik olarak ayrımcılığa uğrayan “Dokunulmazlar” ya da “Paryalar”a benzetiliyor. Nitekim onlar da gıda ve elektrik gibi ihtiyaçlara erişemedikleri kırsal bölgelerde yaşamak zorunda kalıyor, en zor işlerde çalışıyor ve çoğunlukla eğitim göremiyorlar.

Park, bu sınıftakilerin Pyonyang’a ayak basmasının dahi güç olduğunu; ömrü de daha kısa olan bu insanların neredeyse sürekli olarak gözetim altında tutulduklarını belirtiyor.

Çocukların önemli bir bölümü sabahları ideolojik telkin amaçlı eğitimler alıyor, günün kalanında da madenler ve tarlalarda çalışıyor.

‘Dongyo’: İki sınıfın ortasındakiler

En üst ve en alt sınıfın ortasındaki ‘Dongyo’dakilerin aileleri rejime düşman olarak görülmüyor. Ancak aile öyküleri düşünüldüğünde hanedanlığın gözünde tamamen “alnı ak” da sayılmazlar.

Rejime bağlılıkları ya belirsiz ya da kuşkulu.

Sunulan ayrıcalıklar sınırlı olsa da, bu sınıfta çok sayıda alt grup da olduğu değerlendiriliyor.

Mesela “temiz” bir aile öyküsüne sahip olan bir ‘Dongyo’, Pyongang sınırlarına yakın bir yerde hayat kurabilir ya da devlet kademelerinde ya da ortalama işlerde çalışabilir. Bazıları da, görece daha kaliteli okullarda eğitim görebilir.

Bu sınıfta olup ‘Düşman’ statüsüne yakın olan biri ise bu olanaklardan yoksun.

Uzmanlara göre nüfusun yüzde 40’ına yakınını oluşturan ‘Dongyo’lar Kuzey Kore’de en kalabalık sosyal sınıfı oluşturuyor; ‘Haeksim’ ve ‘Choktae’ gruplarının her biri de, nüfusun yüzde 30’arlık kısmını.

Ancak resmi belgelerin büyük bir gizlilik içinde tutuluyor olması, sınıfsal oranları net bir şekilde belirlemeyi zorlaştırıyor.

Peki insanlar statülerinin ne olduğunu nereden öğreniyor? Bu bilgiler nasıl kayda geçiriliyor? Bir kişinin bir gruptan başkasına geçmesi mümkün mü?

Songbun kayıtları devlet, yerel yönetimler ve polisin elinde.

Yeonmi Park, Kuzey Kore vatandaşlarının, yaşamlarını doğrudan etkileyen bu sistemi hep akıllarının bir yerinde tuttuklarını belirtiyor. Aileler, yaşadıkları yerler, çalıştıkları işler ve erişebildikleri eğitim ve sağlık kurumlarına bakarak, hangi sınıfa düştüklerini anlayabiliyorlar.

Bazıları ise, hangi Songbun’a ait olduklarını bilmek istiyor ve polis ya da devlet yetkililerine rüşvet verip kayıtlara ulaşmaya çalışıyor. Özellikle de evlilik hazırlığında olanlar.

Eğer bir kişinin statüsü evleneceği kişiden daha yüksekse, otomatik olarak alt tabakadaki eşinin statüsüne eşitleniyor.

Geçtiğimiz yıllarda bazı Kuzey Koreliler, özellikle de Çin sınırına yakın bölgelerde olanlar, karaborsa üzerinden ticaret yaparak belli bir servet elde ettiler. Bu kişilerin çoğu “düşman” grubunda sayılıyor.

Bu insanların rüşvet verseler dahi sınıf atlayamayacağını söyleyen Park, “Kaderinizi değiştirmek adına hiçbir şey yapamazsınız çünkü atalarınızı siz seçmiyorsunuz” diye vurguluyor.

Park, Kim yönetiminin bu sistem üzerinden büyük bir sosyal denetim sağladığını söylüyor:

“Eğer ailenizde biri bir yanlış yaparsa, hepiniz bundan sorumlu oluyorsunuz. Birey, sadece kendisi için kendinden sorumlu değil; aynı zamanda gruptakileri de düşünmek zorunda. Bu da, bireyselliğin sonunu getirdiği gibi, en ufak bir muhalefet çabasının da önüne geçiyor”.

]]>
https://www.haber28.com.tr/kuzey-korede-songbun-sistemi-vatandaslarin-hayatini-sekillendiren-sinif-sistemi/feed/ 0
Kırşehir’de Minik Ahiler Masal Yazıyor https://www.haber28.com.tr/kirsehirde-minik-ahiler-masal-yaziyor/ https://www.haber28.com.tr/kirsehirde-minik-ahiler-masal-yaziyor/#respond Sat, 11 May 2024 03:36:38 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=17590 Kırşehir’de ilkokul 4. sınıf öğrencilerinin, yaşadıkları bazı olaylardan esinlenerek kendi hayal dünyalarını da katıp yazdıkları masallar, “Minik Ahiler Masal Yazıyor” adıyla kitaplaştırıldı.

Öğretmen Bedia-Köksal Güler İlkokulu dördüncü sınıftaki 30 öğrenci, öğretmenlerinin okuduğu masallardan etkilenince kendileri de masal yazmak istedi.

Öğrenciler, sınıf öğretmeni Hava Tekin’in desteğiyle kendi yaşantılarından, gördükleri bazı olaylardan, ailelerinden esinlenerek kurguladıkları masalları kaleme aldı.

Yazılan masallar, İl Milli Eğitim Müdürü Yasin Gülşen ile görüşülerek, “Minik Ahiler Masal Yazıyor” adlı kitapta bir araya getirildi.

Sınıf öğretmeni Hava Tekin, AA muhabirine, masallardan tat alan öğrencilerin yazmaya karar vermesiyle çok mutlu olduklarını vurguladı.

Bazı öğrencilerin masalları, kendi hayat hikayelerinden esinlenerek yazdığını aktaran Tekin, şunları kaydetti:

“Masal yazmak sanıldığı gibi kolay değil. Onların hayal dünyalarına göre nasıl masal yazacaklarını anlattık, derslerimizde onların masallarını dinledik. Olmayan yerleri arkadaşlarıyla hep beraber değiştirdik, sonunda çok güzel bir eser elde ettik. Öğrencileri bilgisayarın başından uzaklaştırıp önce okumaya sonra da yazmaya sevk ettiğimiz için çok mutluyuz. Onları sanal dünyadan uzaklaştırıp, kendi hayal dünyalarının o güzel kapısını açmalarını sağladık. Kitaplara olan bakış açıları değişti. Sevdiler, okudular, daha çok yazdılar. Onlarla gurur duyuyorum.”

Öğrencilerinin anasınıfı ve alt sınıf öğrencilere de örnek olacağını belirten Tekin, “Minik öğrenciler, kendilerinden daha minik olan öğrencilere masallarını okuyacaklar. Anasınıfı ve birinci sınıf öğrencilerine masallarını anlatacaklar ve onlara da bu büyülü dünyanın kapısını açacaklar.” ifadelerini kullandı.

“Şu ana kadar 9-10 masalım var”

“Bereket ve Mutluluk Getiren Kuşlar” masalını yazan Nehir Aktaş da kendini çok iyi hissettiğini ve mutlu olduğunu anlatarak, “İlk bunu yazdım, sonra başka masallar da yazmaya karar verdim. Şu ana kadar 9-10 masalım var. Bunları evde saklıyorum. 100-150 masal olunca bunları bastırmayı, kendime ait bir masal kitabımın olmasını çok istiyorum.” dedi.

“Biçerci Davut” masalını yazan Davut Batuhan Tokgöz ise babasının biçerdöver işi yaptığını belirterek, masalında, “Davut yoksulmuş ve biçer sürermiş. Biçer sürerken tarlada önüne birden fare çıkmış ve o da biçeri durdurup fareyi kurtarmış. Bir de padişahın kolyesi kaybolmuş. Kaybolan kolyeyi de o fare bulmuş ve Davut’a vermiş. Sonra Davut, kolyeyi alıp padişaha götürmüş. Padişah da kız kardeşi ile Davut’u evlendirmiş, 40 gün düğün yapmışlar.” satırlarını kaleme aldığını anlattı.

Babası gibi kendisi de boş zamanlarında davul çalan Bilal Aslan da “Masalımda bir baba çocuğuna davul alıyor ama nasıl çalınacağını öğretmiyor. 23 Nisan bayramında herkes bir alet çalıyor ama o çocuk bilmediği için çalamıyor. Tam o bayramda davul kendi kendine çalmaya başlamış. Eve gittiğinde ise babası ağlayarak çocuğuna sarılmış, davulu öğretmediği için özür dilemiş.” ifadelerini kullandı.

“Deniz Kızı” masalını yazan Asya Güngör ise öğretmeninin anlattığı masallardan çok etkilendiğini, yazmaya karar verdiğini, öğretmeninin evlere kadar gelerek aileleriyle birlikte masalı okuduğunu söyledi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/kirsehirde-minik-ahiler-masal-yaziyor/feed/ 0
Antalya’da Öğretmenin Öğrencinin Ağzını Kapatarak Çenesini Sıktığı İddiası https://www.haber28.com.tr/antalyada-ogretmenin-ogrencinin-agzini-kapatarak-cenesini-siktigi-iddiasi/ https://www.haber28.com.tr/antalyada-ogretmenin-ogrencinin-agzini-kapatarak-cenesini-siktigi-iddiasi/#respond Wed, 08 May 2024 22:48:35 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=17278 Antalya’da özel bir okulda görevli sınıf öğretmeninin sınıfta sosyal medyaya video çekerken konuşmak isteyen öğrencisinin ağzını kapatarak çenesini sıktığı iddia edildi. Öğrencinin “Çenem acıyor” demesi üzerine Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni anne Merve Durmaz harekete geçti. Okul yönetiminin olayın üzerine gitmediğini belirten anne, öğretmen hakkında suç duyurusunda bulunup şikayetçi oldu.

Olay, 14 Mart günü Muratpaşa ilçesi Çallı bölgesinde yer alan bir özel okulda meydana geldi. Birinci sınıf öğrencisi A.D. (7), sabah sınıftan içeri girdiği sırada arkadaşları sınıfın kapısını üzerine kapattı. Bir süre sonra A.D., kendi imkanları ile kapıyı ittirerek açtı. A.D, yaşadığı bu durumu derste öğretmenine anlatmak istedi. İddiaya göre sınıf öğretmeni A.G., o sırada video çektiği için videoda sesi çıkmaması için A.D.’nin ağzını kapatarak çenesini sıktı. A.D.’nin akşam evde “Çenem acıyor” demesi üzerine öğretmen anne Merve Durmaz harekete geçti. Çocuğu ile birlikte İl Emniyet Müdürlüğü Çocuk Şube’ye giden anne, öğretmenden şikayetçi oldu.

“‘Elmacık kemiklerim ve dişlerim acıdı’ dedi”

Oğlunun yaşadığı şiddet olayını detaylarıyla anlatan Durmaz, “Benim çocuğum her zaman uyumadan önce gün içerisinde yaşadıklarını anlatır. Bana dedi ki ‘Anneciğim seninle üzücü bir olay hakkında konuşalım mı?’ O an anladım, farklı bir şey var. Anlatmasını istedim. Anne ‘İkindi yemeği öncesi öğretmenim sınıf videosu çekiyordu. Instagram videosunu böldüğüm için eliyle ağzımı kapattı. Elmacık kemiklerimi sıktı. Elmacık kemiklerim ve dişlerim acıdı’ dedi. Söylediği şeyden sonra ben yıkıldım. Çocuğuma eliyle sus işareti yapsa zaten susardı. Ardından ben rehberlik öğretmenine çok düzgün bir dille bu olayın yaşandığını mesaj yoluyla bildirdim. Müdür yardımcısını aradım. Bana ‘Öğretmenimizden hiç şikayet almadık, herkes çok memnun’ dedi. Buna karşılık ben de ilk şikayetçi olanın ben olduğumu söyledim” dedi.

“Her şey yok sayıldı”

Okul yönetimini olayın üzerine gitmediği için eleştiren Durmaz, “Sabah okula gittiğimde olayın hiç konuşulmadığını gördüm. Öğretmenle daha görüşmemişler. Nasıl görüşmezler? Görüşmek zorundayız. Rehberlik bölümü benimle tutanak tutmalıydı. Yaşananlar beyan altına alınmalıdır. Her şey yok sayıldı. Onun için zaten ilk başta çok endişelendim. İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne iletilmesi gereken bilgi yazısı dahi gönderilmemiş. Ben gerekeni yapmak zorunda kaldım. Polise giderek şikayette bulunduk. Olay yok sayılmaya, kapatılmaya çalışılması beni endişe ettiren taraf oldu” sözlerine yer verdi.

“Okul yönetimi bana istersem çocuğumun kaydını alabileceğimi söyledi”

Okulun eğitiminden memnun olduğunu belirten Durmaz, “Kasadaki bir tane çürük elma diğerlerine bağlamaz. Ben okuldan çok memnunum. Yaşananların ardından genel müdürlükten de arandım. Gereken süreci başlatacaklarını söylediler. Kendilerine güveniyorum. Okul yönetimi bana istersem çocuğumun kaydını alabileceğimi söylediler. Ben de bunu reddettim. Ben diğer çocuklar adına endişeliyim. ve onların hakkını da sonuna kadar savunacağım. Asla şikayetimi geri çekmiyorum” diye konuştu.

“Video çekecek zamanı nereden bulabiliyorsunuz”

Son zamanlarda öğretmenler tarafından sosyal medyada paylaşmak üzere sınıflarda videodalar çekilmesi hakkında da konuşan Durmaz, “Biz işimizi yaparız. Ben sınıfta su içemediğimi fark ediyorum. Bazen şahsi ihtiyaçlarımı teneffüsle bile karşılayamıyorum. Bizim vazifemiz sınıfta durup işimizi yapmaktır. Vazifemiz gereği teneffüste bile ben sorumluyum o sınıftan. Benim artık gözlerim öğrenci takip etmekten şaşıya dönmüşken bu kadar yani video çekecek zamanı nereden bulabiliyorsunuz? Ben çok merak ediyorum” diyerek tepki gösterdi. – ANTALYA

]]>
https://www.haber28.com.tr/antalyada-ogretmenin-ogrencinin-agzini-kapatarak-cenesini-siktigi-iddiasi/feed/ 0
Öğrenciler Çanakkale’yi tarihi mekanda öğrendi https://www.haber28.com.tr/ogrenciler-canakkaleyi-tarihi-mekanda-ogrendi/ https://www.haber28.com.tr/ogrenciler-canakkaleyi-tarihi-mekanda-ogrendi/#respond Wed, 08 May 2024 07:24:35 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=17248 Öğrenciler Çanakkale’yi tarihi mekanda öğrendi

İl Milli Eğitim Müdürü Bahameddin Karaköse: “Dünya gençleri ile yarışabilecek gençler yetiştirmek istiyoruz”

KAYSERİ – Kayseri İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından düzenlenen Sınıfım Kayseri projesi ile öğrenciler, sanat galerisine dönüştürülen bin 500 yıllık tarihi Tol Kilisesi’nde işlenen tarih dersi ile Çanakkale Savaşı’nı öğrendi.

Sınıfım Kayseri proje programı Talas ilçesinde bulunan bin 500 yıllık Tol Kilisesi’yken Talas Sanat Galerisi’ne dönüştürülen mekanda gerçekleşti. Öğrenciler, tarih öğretmenleri tarafından anlatılan Çanakkale Savaşı’nı tarihi mekanda hem yeniden dinledi, hem de tarihin dokusunun içinde ders işledi. Düzenlenen programa İl Milli Eğitim Müdürü Bahameddin Karaköse, Fatma Kemal Timuçin Anadolu Lisesi öğretmenleri ve öğrencileri katıldı.

Proje ile amaçlarının çocukları ve gençleri geleceğe hazırlamak olduğunu söyleyen İl Milli Eğitim Müdürü Bahameddin Karaköse, “Sınıfım Kayseri projesi devam ediyor. Amacımız çocuklarımızı ve gençlerimizi geleceğe hazırlamak. Buna hazırlarken de bu vatanın, milletin geçmişten beri ortaya koymuş olduğu ruhu, kültürü, anlayışı ve inancın farkında olmalarını sağlamak. Geleceğe bu ruhu, inancı ve anlayışı gençlerimiz aracılığıyla taşımak. Malumunuz 18 Mart dolayısıyla her yerde kutlamalarımız, törenlerimiz, anma programlarımız devam ediyor. Bugün de bu mekanda bu konuyla ilgili çocuklarımız tarih dersi işleyecekler, biz de onlarla beraber katılacağız. Ne olursa olsun bizim amacımız şu; öncelikle iyi insan yetiştirmek. Mutlu, huzurlu insan yetiştirmek. Daha sonra kendi akranlarıyla, dünya gençleri ile her alanda yarışabilecek insanı yetiştirebilmemiz lazım ve aidiyet duygusunu hisseden, bayrağın, sancağın, inancın ve dinin bu hassasiyetlerin, milli şuurun farkında olan gençler yetiştirmek istiyoruz. Bilimde, sanatta, kültürde, sporda yani her alanda çocuklarımızın iyi olmasını istiyoruz. Bunun için de elimizden geleni çocuklarımıza sunmaya çalışıyoruz, onları maruz bırakmaya çalışıyoruz. Farklı alanlarda, özellikle yaşadıkları şehrin, bölgenin kültürünü, ruhunu görsünler istiyoruz. Bunun için de farklı farklı organizasyonlar düzenliyoruz. Bugün de onlardan bir tanesinde Talas’tayız. Çocuklarımızla beraber dersimizi yapacağız inşallah” dedi.

Fatma Kemal Timuçin Anadolu Lisesi 12. sınıf öğrencisi Sinemis Zeynep Şimşek, “Burada olmaktan gerçekten çok mutlu ve gururluyum. Bize bu organizasyonu düzenleyen İl Milli Eğitim Müdürümüze, Belediye Başkanımıza ve okul müdürümüze teşekkür ediyorum. Burada olduğum için gerçekten çok mutluyum. Değişik mekanlarda ders işlemek beni gerçekten mutlu etti. Farklı bir ortam, farklı bir atmosfer” ifadelerini kullandı.

Yine 12. sınıf öğrencilerinden Kerem Özgen ise, “Öncelikle böyle tarihi bir mekanda İl Milli Eğitim Müdürlüğümüzün bize yaptığı eğitimden dolayı teşekkür ediyorum. Çünkü eğitim sadece okulda gösterilecek bir şey değil. Eğitim her yerde ve hayatımızın her noktasındadır. Böyle bir eğitimi de tarihi mekanlarda göstermek gerçekten çok güzel. Çünkü biz tarihi mekanlarla kendi kültürümüzü öğrenebiliriz. Bu özgür devlette ve özgür eğitim sisteminde Mustafa Kemal Atatürk’e çok büyük teşekkür ediyorum” dedi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/ogrenciler-canakkaleyi-tarihi-mekanda-ogrendi/feed/ 0
Bakan Tekin’den İzmir’e müjde: Gastronomi Lisesi için adım atıldı https://www.haber28.com.tr/bakan-tekinden-izmire-mujde-gastronomi-lisesi-icin-adim-atildi/ https://www.haber28.com.tr/bakan-tekinden-izmire-mujde-gastronomi-lisesi-icin-adim-atildi/#respond Thu, 28 Mar 2024 07:24:05 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=11986 Bakan Tekin’den İzmir’e müjde: Gastronomi Lisesi için adım atıldı

İZMİR – İzmir’de açıklama yapan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, İzmir’e gastronomi lisesi kurmak için adım atıldığını söyledi. Öte yandan Bakan Tekin, İzmir için 956 dersliğe tekabül eden toplam 23 yeni okul projesini 2024 yılı yatırım programına aldıklarını söyledi.

İzmir programlarını Alsancak Gar Toplantı Salonu’nda sürdüren Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, burada yaptığı açıklamada kent ile ilgili projeleri aktardı. Programa Bakan Tekin’in yanı sıra İzmir Valisi Süleyman Elban, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Cumhur İttifakı İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Hamza Dağ, İzmir İl Milli Eğitim Müdürü Ömer Yahşi, AK Parti İzmir Milletvekili ve Cumhur İttifakı Konak Belediye Başkan Adayı Ceyda Çankırı Bölünmez, AK Parti İzmir Milletvekilleri Eyyüp Kadir İnan ve Yaşar Kırkpınar’ın yanı sıra AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı katıldı.

Eğitim yatırımlarını anlattı

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Alsancak Gar Toplantı Salonu’nda kentteki eğitim yatırımlarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Türkiye’nin farklı illerinden gelen 300 öğretmenle, her ayın ilk cumartesi günü yaptıkları “Öğretmenler Odası Buluşmaları”nı bugün İzmir’de gerçekleştirdiklerini aktaran Bakan Tekin, K Parti hükümetlerinin eğitim alanında çok ciddi yatırımlar yaptığını, 2002-2003 eğitim-öğretim yılına göre sınıf sayısı, öğretmen sayısı ve benzeri sayısal göstergelerin minimum iki katına çıkartıldığını söyledi. Yerel yöneticilerin kendilerine destek verdiği yerlerde eğitim yatırımlarının çok rahat bir şekilde yürüdüğüne dikkati çeken Bakan Tekin, bu ay sonunda gerçekleşecek Mahalli İdareler Genel Seçimleri’nin Milli Eğitim Bakanlığını çok yakından ilgilendirdiğini de dile getirdi. İzmir’de yatırım programına alınan, ihale veya inşaat sürecinde olan 90 projenin bulunduğunu söyleyen Bakan Tekin, “Bu projelerin bir kısmı devam ediyor, bir kısmı ihale sürecinde, bir kısmı ihalesine çıkılmış, imar ve inşaatla, ruhsatla ilgili problemlerin çözülmesi bekleniyor. Dolayısıyla bu bahsettiğimiz yatırımlarla ilgili süreç tamamlandığında toplamda İzmir’deki sınıf sayısına bin 907 sınıf ilave edilmiş olacak” açıklamasında bulundu.

Yerel seçim açıklaması

31 Mart’ta gerçekleşecek seçimler hakkında da açıklama yapan Bakan Tekin, “Milli Eğitim Bakanlığı’nı yerel seçimler çok yakından ilgilendiriyor. Özel sektör ve resmi ve olmak üzere yaklaşık bir milyon 200 bin öğretmeni bünyesinde barındıran, yaklaşık 76 bin farklı yerleşkede kuruma sahip olan bir bakanlığız. Hal böyle olunca gerek öğretmenlerimizin gerek 20 milyona yaklaşan öğrencilerimizin gerekse de üzerinde okul inşa ettiğimiz gayrimenkullerimizin yönetimi, yatırımların planlanması, ihtiyaçlarının giderilmesi için yerel yönetimlerle çok yakın ilişki halindeyiz. Yerel yöneticiler bize destek verdiği yerlerde işlerimiz çok rahat bir şekilde yürüyor. Bazı yerel yöneticilerimiz hem bize destek oluyorlar. Üstümüzden yük olarak okul, spor salonu, oyun alanı, kütüphane gibi yatırımlarla da bizim yürüttüğümüz faaliyetlerin daha efektif hale gelmesi için destek oluyorlar. Ancak bazı yerlerde de sorunlar yaşıyoruz. Bazı belediyelerde üzerinde okul inşa edebileceğimiz imar süreçlerine göre organize edilmiş arazi bulmakta zorlanıyoruz. Bazı bölgelerde okullarımızın bulunduğu yerleşkelerde inşaat ve ruhsatlandırma süreciyle ilgili sorunlar yaşıyoruz. Bu tür sorunlar yaşanınca yatırımlarımız gecikiyor ve kamuoyunun beklentileri ve sabırsızlıkları artıyor. Eğitim öğretim süreçlerine destek vaat eden destek olacağını göreceğimiz, bildiğimizin seçilmesini arzu ederim” sözlerine yer verdi.

“Sınıf sayısı 33 bine çıkacak”

“İzmir’de 30 bin civarında dersliğimiz var. 2 yıl içerisinde mevcut sınıflarımız da tamamlandığında bu rakam yaklaşık olarak 33 binin üstüne çıkmış olacak” diye konuşan Bakan Tekin, “Belediyeler, eğer bize bu anlamda destek olur eğer bize sorun çıkarmazlarsa, inşallah en geç 2 yıl içerisinde İzmir’de eğitim ve öğretim sürecinin hizmetine sunmuş olacağız. Hali hazırda ihalesi yapılmış ya da yapılmak üzere ya da inşaatı devam eden 90 tane projemiz var. Bunlar; bir fen lisesi, 12 tane mesleki ve teknik anadolu lisesi, güzel sanatlar lisesi, özel eğitim uygulama okulu, çok programlı lisesi, spor lisesi, öğrenci pansiyonu, anaokulu, ilkokulu, ortaokulu ve imam hatip lisesi. Bu projelerin bir kısmı devam ediyor. Bir kısmı ihale sürecinde, bir kısmı ihalesine çıkılmış imar ve inşaatla ilgili problemlerin çözülmesi için bekleniyor. Dolayısıyla bu bahsettiğimiz yatırımlarla ilgili süreç tamamlanırsa tamamlandığında toplamda İzmir’deki sınıf sayısına bin 907 sınıf ilave edilmiş olacak. Ayrıca 6 atölye, 7 öğrenci pansiyonu, 2 spor salonu, 1 konferans salonu olmak üzere 2023 yatırım programımızda var olan projelerin dökümü bu şekilde. Bu proje bedelleri de yaklaşık olarak 6 milyar 800 milyon TL. Bunlara ilave olarak biz 2024 yatırım programı açısından iki tane yaklaşımımız var. Bunlardan birisi yıkılıp yeniden yapılması düşünülen okullarımız. Diğeri de deprem süreci sonrasında güçlendirme analizleri yapılıp güçlendirme kararı verilen okullarımız. 2024 yatırım programımızda İzmir için biz 956 dersliğe tekabül eden toplam 23 yeni okul projesini yatırım kılavuzumuza aldık. Ayrıca deprem güçlendirmesi kapsamında toplam 17 okulumuzda 2023 yılı içerisinde deprem güçlendirme çalışmaları başlamış ve 329 dersle tekabül ediyor. Onları da tamamlayacağız. Ayrıca deprem güçlendirmesi yapılması gereken 48 okulumuzu deprem güçlendirmesi sürecini almış olacağız. Onların da karşılığı 683 sınıf. Dolayısıyla şöyle baktığımızda hali hazırda İzmir’de 30 bin civarında dersliğimiz var. 2 yıl içerisinde mevcut sınıflarımız da tamamlandığında bu rakam yaklaşık olarak 33 binin üstüne çıkmış olacak. Yüzde 10 civarında bir sınıf artışı öngörmüş oluyoruz” dedi.

Gastronomi Lisesi müjdesi

İzmir’e bir gastronomi lisesi kurmak için adım atıldığı müjdesini veren Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, çocukların küçük yaştan itibaren mesleki teknik eğitim, sportif eğitim ve sanatsal eğitim almalrı konularında yeni bir süreç başlattıklarını da dile getirdi. Bakan Tekin, “Turizm sektörü konusunda ara eleman sıkıntısı yaşandığını biliyoruz. Biz Milli Eğitim Bakanlığı olarak meslek eğitimindeki ara elaman sorunu çözmek için ciddi tedbirler aldık. Ancak bilhassa turizm sektöründeki dostlarımızla konuştuğumuzda orada da bir eksiklik var. O ihtiyacı gidermek için Türkiye genelinde başlangıçta yedi bölgede yedi tane olmak üzere bir meslek formatı geliştirdik. Bünyesinde mutfak sanatları, buna ilişkin servis programı ve turizm işletmeci bir bölümü olan bir gastronomi lisesi tasarlıyoruz. Bu gastronomi formatı; bulunduğu bölgenin annelerimizin reçeteleri diye tanımladığımız yöresel yemeklerin hem mutfak sanatı olarak hayata geçirilmesi anlamında hem servis edilmesi anlamında profesyonel servis anlamında hem de dil işletmecilik kültürü doğrultulması anlamında liseler oluşturması. İstanbul’da bunun ilk örneğini 2024-2025 eğitim üretim yılı başı itibariyle başlatmış olacağız. Boğaza nazır bir restoran işletmesinde çocuklarımızın ürettiklerini İstanbul halkıyla ve misafirlere ikram edecekleri bir uygulama restoranıyla beraber hayata geçireceğiz. Genel yöneticilerimiz ve mülki idare amirlerimizle de uygun bir lokaysan temin edilirse ikinci örneğini de İzmir’de planlamak istiyoruz bununda yapımını bir hayırseverimiz üstlendi. İzmir’de öğretmenlerimizin İzmir’e dışarıdan gelen kamu görevlilerinin misafir edilebilecekleri bir öğretmen evi sıkıntımız var. Konak Öğretmen Evimizi yeniden yatırım programımızı aldık. En kısa zamanda bu konak öğretmen evimiz de yine burada hizmete açılmış olacak. Bunları yapmak için öngördüğümüz 2 yıl oldu” açıklamasında bulundu.

Dağ: “Biz de belediye olarak Milli Eğitim Bakanlığımızın yanında olacağız”

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Cumhur İttifakı İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Hamza Dağ, 31 Mart’ta gerçekleşecek seçimleri kazanarak başkan olduğu takdirde, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından hazırlanan projeleri gerçekleştireceğini dile getirdi. Dağ, “zmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı olarak önümüzdeki süreçte eğitim ve öğretim alanında sorumlu olduğumuz alanlarda elimizden gelenin fazlasını yapacağız. Günümüze baktığımızda küreselleşmenin ve teknolojinin getirdiği yeniliklerin etkisiyle hızlı dönüşümlerin olduğu bir süreçten geçiyoruz. Bizler Büyükşehir Belediyesi olarak gelecek 5 yıl içerisinde evlatlarımızın her anında yanında olacağız. Anne ve babaların gönül rahatlığıyla çocuklarını teslim edecekleri 100 yeni kreşi hayata geçireceğiz. Çocuklarımızın sanatsal, kültürel ve bilimsel birçok alanda çağın ihtiyaçlarına uygun eğitimler alabileceği Çocuk Gelişim Akademilerimizi hayata geçireceğiz. Çocuk üniversiteleri kurarak, çocuklarımızın ilk yaşlarda yeteneklerini keşfedecek ve ailelerimize rehberlik hizmeti sunacağız. Çocuk Yaşam Parkı projemizle çocuklar toprağa dokunacak, bitkilerin nasıl büyüdüğünü gözlemleyecek, köy yaşamını öğrenecek, doğanın döngüsünü ilk elden deneyimleyecek. Burada ifade ettiğim ve daha saymaya fırsatımın olmadığı birçok proje ile şehrimizde bütüncül bir eğitim sistemi oluşturacağız. Okullarımız temizlik ve güvenlik zorlukları yaşıyor. Milli Eğitim Bakanlığı çözmeye devam ediyor biz de belediye olarak Milli Eğitim Bakanlığımızın yanında olacağız. Birçok şehirde belediyeler okul inşa edip Mili Eğitim’e teslim ediyor. Biz 5 yıllık süreçte belediye olarak bakanlığın yapacağı okulların yüzde 10’nu yapıp teslim edeceğiz” ifadelerine yer verdi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/bakan-tekinden-izmire-mujde-gastronomi-lisesi-icin-adim-atildi/feed/ 0
Edirne Emniyet Müdürlüğü, Öğrencilere Matematik ve Biyoloji Dersleri Veriyor https://www.haber28.com.tr/edirne-emniyet-mudurlugu-ogrencilere-matematik-ve-biyoloji-dersleri-veriyor/ https://www.haber28.com.tr/edirne-emniyet-mudurlugu-ogrencilere-matematik-ve-biyoloji-dersleri-veriyor/#respond Tue, 13 Feb 2024 21:12:18 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=5228

EDİRNE’de ilk, orta ve lise öğrencileri, ‘Çocuklar Geleceğimiz, Biz Bize Yeteriz’ projesi kapsamında, Emniyet Müdürlüğü’nde görevli, alanında uzman lisans mezunu polis memurlarından matematik, biyoloji ve geometri konularında destek alıyor. İl Emniyet Müdürü Onur Karaburun, “Gerek sınava hazırlanan çocuklar, gerekse ara sınıftaki eğitimine devam eden çocuklarımızın okulda anlayamadığı ya da bazı eksik kalan konuları burada tekrar öğretmenlerine sorma şansları, onlardan tekrar dinleme şansları oluşuyor” dedi.

Edirne Emniyet Müdürlüğü tarafından, kentte eğitim gören çocuklara yönelik ‘Çocuklar Geleceğimiz, Biz Bize Yeteriz’ projesi başlatıldı. Proje kapsamında ilkokul, ortaokul ve lisede eğitim gören 22 aile, çocukları için başvuru yaptı. Müdürlük bünyesinde görevli alanında uzman öğretmenlik bölümlerinden lisansını tamamlayan polis memurları, ekim ayında çocuklara mesai saatleri dışında matematik, biyoloji ve geometri branşında ders vermeye başladı. Çocuklar derslerde okulda anlayamadıkları konuların yanında, öğrendiklerini pekiştirip, test çözme imkanı da buldu.

‘GÖNÜLLÜ EĞİTMENLERİMİZDEN DERS ALIYORLAR’

Projeyle ilgili konuşan İl Emniyet Müdürü Onur Karaburun, “Emniyet teşkilatında görevli lisans seviyesinde eğitimini tamamladıktan sonra polis memuru ya da komiser olmuş arkadaşlarımızdan gönüllüler arasından eğitim vermek isteyen arkadaşlarımızla bir proje oluşturduk. Bu proje kapsamında il emniyet müdürlüğümüzdeki eğitim sınıflarından birisini uygun zamanlarda çocuklarımıza tahsis ettik. Polis memuru ve komiserlerden oluşan eğitmen arkadaşlarımız da çocuklarımıza burada kendi uzmanlık alanlarıyla ilgili konu anlatımlı, soru çözümlü ve pekiştirmeye yönelik eğitimlerini sürdürüyorlar” dedi.

‘SINAVLARDA CİDDİ BAŞARI SAĞLAMALARINI BEKLİYORUZ’

Çocukların projeyi çok benimsediğini anlatan Karaburun, “Tabi bu çocuklarımız tarafından çok ciddi bir kabul gördü. Gerek sınava hazırlanan çocuklar, gerekse ara sınıftaki eğitimine devam eden çocuklarımızın okulda anlayamadığı ya da bazı eksik kalan konuları burada tekrar öğretmenlerine sorma şansları, onlardan tekrar dinleme şansları oluşuyor. Tabi bunu biz sivil toplumdan da destekle, hali hazırdaki bazı kaynak kitapları da bazı deneme sınavlarını da temin ederek bu çocukların bu yayınlara da ulaşımını kolaylaştırdık. Bu sayede çocuklarımızın hem sınavlarda ciddi bir başarı sağlamasını bekliyoruz. Ara sınıfların eğitimlerinde bir dezavantajları varsa bunları ortadan kaldırmayı hedefliyoruz” diye konuştu.

‘UMARIM BİR NEBZE YARDIMCI OLURUZ’

Çocuklara matematik konusunda yardımcı olan Edirne Emniyet Müdürlüğü personeli Fulya Dizman, “Çocuklarımızın derslerine bir nebze de olsa katkıda bulunabilmek, bir tık daha yardımcı olabilmek adına kendi adıma matematik branşında onlara elimden geldiğince yardımda bulunmak, derslerine bir takım katkıda bulunmak amacıyla böyle bir proje başlattık. Biz de ekim ayından bu yana projede ders vermeye devam ediyoruz. Umarım çocuklarımıza bir katkımız olur, bir nebze destek vermiş oluruz” ifadelerini kullandı.

‘KENDİ GELECEKLERİNİ DAHA İYİ KURMALARI İÇİN DESTEK OLMAYA ÇALIŞIYORUZ’

Biyoloji öğretmenliği mezunu polis memuru Sedat Karakoç da “Biyoloji öğretmeni olarak üniversiteden mezun oldum. Mesai saatleri dışında polis çocuklarına eğitim vermekteyiz kendi alanımızda. 5’inci sınıftan başlayıp 11’inci sınıfa kadar çocuklara derslerinde yardımcı olmaya çalışıyoruz. Sayın il emniyet müdürümüzün eğitime ve bize verdiği destek doğrultusunda çocuklara geleceklerinin daha sağlıklı olması ve kendi geleceklerini daha iyi kurmaları için bir nevi destek olmaya çalışıyoruz” dedi.

‘SINAVLARIM DAHA YÜKSEK GELİYOR’

5’inci sınıf öğrencisi Ayşe Naz Yıldırım (10), dersler sayesinde okulda öğrendiklerini pekiştirme şansı bulduklarını belirterek, “Buraya okul çıkışı arkadaşımın babası beni getiriyor. Matematik derslerinde destek alıyorum. Derslerde çok katkısı oluyor bana. Sınavlarım daha yüksek geliyor. Daha iyi oluyor benim için hem tekrar yapıyoruz hem de bilgileri pekiştirmiş oluyoruz” dedi.

‘ÖĞRENDİKLERİMİZİN ÜSTÜNE KATIYORUZ’

10’uncu sınıf öğrencisi Elif Naz Demir de “Matematik ve biyoloji dersleri görüyoruz, okulda işlediğimiz konuları burada gelip üstüne katarak bir daha öğrenip, konularla ilgili test çözüyoruz. Bize çok yararı dokunuyor. Test kitapları dağıttılar bize doğal olarak çok daha fazla şeyler öğrenmiş oluyoruz” diye konuştu.

]]>
https://www.haber28.com.tr/edirne-emniyet-mudurlugu-ogrencilere-matematik-ve-biyoloji-dersleri-veriyor/feed/ 0
Erzincan Üniversitesi öğrencileri anaokulu öğrencilerine masal anlatıyor https://www.haber28.com.tr/erzincan-universitesi-ogrencileri-anaokulu-ogrencilerine-masal-anlatiyor/ https://www.haber28.com.tr/erzincan-universitesi-ogrencileri-anaokulu-ogrencilerine-masal-anlatiyor/#respond Fri, 12 Jan 2024 04:12:11 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=2425 Türkiye’de çok fazla eşi bulunmayan bu sınıfta minik öğrencilere masal anlatılıyor

Unutulmaya yüz tutan masal geleneğini yaşatmaya çalışan üniversite öğrencileri anaokulu öğrencilerine derste masal anlatıyor

ERZİNCAN – Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Eğitim Fakültesinde oluşturulan ve Türkiye’de çok fazla eşi bulunmayan Masal Atölyesi Sınıfında Okul Öncesi Öğretmenliği bölümünü okuyan ve seçmeli ders olarak alan üniversite öğrencileri, anaokulu öğrencilerine unutulmaya yüz tutan masal geleneğini yaşatmak için masal anlatıp, kurulan oyuncak stantların da miniklerle keyifli zaman geçiriyorlar.

Türkiye’de eşine az rastlanan sınıf Erzincan’da yoğun ilgi görüyor. Kentteki çeşitli anaokulundan öğrenciler Masal Atölyesi Sınıfına gelerek üniversiteli ağabey ve ablalarından masal dinliyorlar. Hem ders görüp hem de minikleri sevindiren üniversite öğrencileri ise bu durumdan bir hayli mutlu oluyorlar.

Masal dinleyen minikler çok güzel olduğunu ifade ederek büyüklerinden masal dinlemenin hoşlarına gittiğini belirttiler.

Masal Atölyesi Sınıfından çıkan anaokulu öğrencileri daha sonra EBYÜ Çocuk ve Oyun Kulübü öğrencilerinin koridorda kurduğu oyun stantlarında bolca neşeli vakit geçiriyorlar.

EBYÜ Çocuk ve Oyun Kulübü Başkanı Ayşenur Çiydem, temel eğitim öğrencileri olarak çocuklarla buluşmak, onlarla etkinlik yapmak ve güzel anılar bırakmak istediklerini ifade etti.

Çocuk ve Oyun Kulübü Akademik Danışmanı Dr. Öğretim Üyesi Fulya Ezmeci’de, “Okul Öncesi Anabilim Dalı olarak Çocuk ve Oyun Kulübünü kurduk. Neden çocuk oyunu? Çünkü çocuk oyunla büyür. İnsan oyunla çocuk kalır. İnsan doğumundan ölümüne kadar hep oyun oynar. Ama bu çocuklukta biraz daha farklı. Çocuğu geliştirir, eğlendirir, geleceğe hazırlar. O yüzden Çocuk ve Oyun Kulübünü kurduk.” dedi.

EBYÜ Eğitim Fakültesi, Temel Eğitim Bölümünden Doç. Dr. Serap Uzuner Yurt da, “Ben çocuk edebiyatı alanında çalışmalar yapıyorum. Derslerde bizim öğrencilerimiz 2000 ve 2000 sonrası doğumlu öğrenciler. Hep sorarım masal dinleyip büyüyen var mı içerinizde? Maalesef çok az parmak kalkıyor sınıfta. Bir, iki, bazen hiç. Masal geleneğinin devam etmesini bizde düşünüyoruz. Hem kendilerinin gelişimi açısından hem de öğrencilerine bilinçsel, dilsel, konuşma becerisi açısından çok büyük katkısı olduğunu ve bizim değer aktarımını sağlayan önemli ürünler bunlar. Buradan hareketle seçmeli bir ders açtık. 3 dönemdir devam ediyor. Kendi öğrencilerimizin çok ilgisi var. Keyifle katılıyorlar. Beraberinde tabi bunlar ekran çocukları. İnteraktif masal anlatıcılığı yapıyoruz birazda. Farklı olarak çocukları da, dinleyenleri de işe dahil ediyoruz. Sonrasında ilimizden de anaokulundaki öğrenciler buraya gelip bizlerden masal dinlemek istediklerini belirttiler. Böyle de bir katkımız var şehrimize. Öğretmen adayları da burada birebir öğrendiklerini uygulama fırsatı buluyorlar. Bu şekilde süreç ilerliyor. Erzincan dışından da masal dinleme talepleri gelmeye başladı. Şanlıurfa Viranşehir’den bir okulumuza online bağlanıp masal anlattık. Haftaya da Hatay’dan deprem bölgesinden bir okulumuz bizden rica etti. Onlara da online masal anlatacağız. Bu da yeni başladı. Geri çevirmek istemiyoruz. Oradaki miniklerimiz de. Bu şekilde devam ediyoruz” diye konuştu.

]]>
https://www.haber28.com.tr/erzincan-universitesi-ogrencileri-anaokulu-ogrencilerine-masal-anlatiyor/feed/ 0