Manisa Büyükşehir Belediyesi tarafından hayata geçirilen kanadı noktalı sirke sineği ile biyoteknik mücadele çalışması kapsamında Manisa’da kiraz üretiminin yoğun olarak yapıldığı Akhisar, Demirci, Gördes, Salihli, Selendi, Turgutlu, Şehzadeler ve Yunusemre ilçelerinde şişe tuzaklı kükürtsüz elma sirkesi dağıtımı gerçekleştirildi. İlçelerde gerçekleştirilen dağıtım programlarına Manisa Büyükşehir Belediyesi Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı, ilçe belediye başkanları, ilçe belediye başkan yardımcıları, ilçe tarım ve orman müdürleri, şube müdürleri, CHP ilçe başkanları ve belediye meclis üyeleri ile birlikte çok sayıda vatandaş katıldı.
85 mahallede 3 bin 220 üretici destekten faydalandı
Destekten 85 mahallede, 9 bin 500 dekarlık tarım arazisinde kiraz üretimine devam eden 3 bin 220 üretici faydalandı. Yüzde yüz hibe destekli olarak çiftçilere verilen 250 mililitrelik şişe tuzaklı kükürtsüz elma sirkeleri 1’er litrelik pet şişeler halinde ilçelerin mahalle muhtarlıklarına teslim edildi. Çiftçi Kayıt Sistemi’ne (ÇKS) kayıtlı çiftçiler, elma sirkelerini mahalle muhtarlıklarından temin edebilecek. Tarım ve Orman Müdürlüğü’nce görevlendirilen alanında uzman personeller tarafından, mahalle muhtarlarına tuzaklı kükürtsüz elma sirkelerinin arazide nasıl kullanılacağının bilgisi aktarıldı.
“96 bin 580 şişe dağıtıldı”
Demirci ilçesinde 31 bin 752 şişe, Turgutlu’da 12 bin 960 şişe, Gördes’te 9 bin 72 şişe, Selendi’de 14 bin 904 şişe, Salihli’de 18 bin 792 şişe, Akhisar’da 3 bin 888 şişe, Şehzadeler’de 2 bin 592 şişe ve Yunusemre ilçesinde de 2 bin 620 şişe sirke olmak üzere toplamda 96 bin 580 şişe elma sirkesinin dağıtımı gerçekleştirildi.
“Vatandaşlarımız memnun, doğal bir ürün”
Yukarıtepe Mahalle Muhtarı Faruk Yılmaz, ürünün doğal olduğu için sağlık açısından da çok iyi olduğuna dikkat çekerek, şunları söyledi: “Bu girişime öncü olan Başkanlarımıza teşekkür ediyorum. Geçtiğimiz yıllarda bu sinek gözüktü. Vatandaşlarımız kullanıp gayet memnun kaldı. Çünkü doğal bir ürün. Kimyasal kullanmadan zararlılarla başa çıkmak, sağlık açısından çok daha iyi. Desteklerin önümüzdeki yıllarda artmasını temenni ederiz. Vatandaşlarımız memnun, biz memnunuz başkanlarımıza teşekkür ederiz.”
Hacılar Mahalle Muhtarı İsmail Karaman da: “Ağaçlara astığımız şişelerde hep sinek doluydu. Halkımızın çoğu bu hizmetten memnun neden memnun olmasın ki ayaklarına kadar hizmet gelmiş Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür ederim.” şeklinde konuşurken, Salihli Çamurhamamı Mahalle Muhtarı Atakan Oğuz şunları söyledi: “Bu sene Büyükşehir Belediyesi tarafından çiftçilerimize Akdeniz Sineğine karşı sirke dağıtıldı. Bu sirke sayesinde kirazlarda oluşabilecek hasarlar engellenerek olabilecek bir zarar önlenecek. Bahçelerimizi sineklerden koruduğu için vatandaşlarımız da projeye olumlu bakıyor. Bu sene de söylentilere göre sinek çok, hasat az olacak. Bundan dolayı biz de mücadelemizi yapacağız. Dağıtılan sirkelerin, sineğe karşı bayağı etkili olduğu söyleniyor. Büyükşehir Belediyesi’nin sirke desteğini değerlendirip sinekler için bu doğal ilaçlama yöntemini kullanacağız.”
“Vatandaşlardan talep vardı”
Tepeeynihan Mahalle Muhtarı Rasim Eryılmaz da mahallesindeki kiraz üreticilerinin şişe tuzaklı sirkelerden çok faydalandığını söyleyerek, “İki dönemdir bizim üreticilerimiz bunu kullanıyor. Ben bu dönem muhtar olarak seçildim. Tarım İlçe Müdürlüğü’nden beni arayıp da dağıtım yapacaklarını söyleyince bende üreticilere sordum. Bundan faydalanıyor musunuz, gelsin mi? Dediler ki, mutlaka faydası var, ağaçlara astığımızda içine sineklerin dolduğunu onun için kesinlikle fayda sağlayacağını ifade ettiler. Belediyemiz, devletimiz bu imkanı verdiyse neden faydalanılmasın, herkes faydalansın” dedi.
Pınarlar Mahalle Muhtarı Adem Zeyrek ise “Daha önce kullandığımızda gerçekten faydasını gördük, çok memnun kaldık. Sirke sinekleri tek tük görülmeye başlandı. Malum, geçen sene de görülmüştü. Geçtiğimiz senelerde kullananlar yararını gördü, kullanmayanların ise hasadında zarar oldu. Bu yıl da Büyükşehir Belediyemiz dağıttı. Büyükşehir Belediyemize destekleri için teşekkür ederiz” diye konuştu. – MANİSA
]]>Evde ekşi mayalı antik ekmek üreten Kavak, tarhana, erişte, marmelat, simit, cevizli sucuk, menengiç kahvesi, kuşburnu marmeladı ve gülhatmi reçeli gibi birçok gıdayı kendisi üretiyor
ÇORUM – Çorum’un Osmancık ilçesinde yaşayan İsmail Kavak, doğadan topladığı ve organik olarak temin ettiği meyvelerden çeşit çeşit sirke yapıyor.
Osmancık İlçesi Koyun Baba Mahallesi’nde yaşayan İsmail Kavak, doğadan topladığı alıç başta olmak üzere, organik olarak temin ettiği elma, ayva, armut, nar, mandalina ve birçok meyvenin sirkesini yapıyor.
İsmail Kavak, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının başlangıcında virüse karşı önlem almak için ailesiyle birlikte gıda tüketim alışkanlıklarını değiştirdiğini belirterek fermente ve ekşi mayalı ürünler hakkında araştırmalar yaptığını söyledi.
Ağırlıklı olarak annesinin tariflerini kullanan Kavak, sağlıklı beslenmek için doğanın nimetlerinden de faydalandığını belirterek; “Ekşi maya ekmek ve fermente ürünler hakkında araştırmalar ve çalışmalar yaptım. Bilimsel olarak sirke nasıl yapılır bunların araştırmasına girdim. İlk yaptığım alıç sirkesiydi. Sonra sirkelerin en zoru olan hünnap ve vişne sirkesi yaptım. Bu sezon ise fermente olarak yapımına başladığım sirkeler, ayva, elma, armut, nar ve mandalina. Steril ve hijyen gibi kurallara uyulması gereken değerle sirkelerdir.
Her gün sirkeleri kontrol etmek gerekiyor. Parafensin, tanıdığımız üreticiden ilaçsız olarak yetişen meyvelerden sirkeler yapmamız gerekiyor. Bir numara diyebileceğimiz nar sirkesidir. Doktorlar ve bu işin doğal gıda uzmanları nar sirkesini özellikle ön plana çıkarmaktalar. Tansiyon ve şeker hastalıklarında tedavide etken olduğu ispat edilmiştir. Bu ürünleri kullanırken de doktorumuza danışmalıyız. Sirke oluşumu 8 ila 12 hafta arasında gerçekleşir. Temiz şişelerde karanlık serin bir ortamda durması gerekiyor. “dedi.
‘Antik ekmek yapıyor’
32 yıl kamuda görev yaptıktan sonra emekliye ayrılan Kavak, ekşi mayalı antik ekmek yaptığını da belirterek; “Eski medeniyetler özellikle Hititliler ekmek konusunda çok ilerideydi. Ekmek yapımı da kutsallık arz ediyordu.
10 çeşit atalık buğdayda yaklaşık 70 tane mineral ve protein var. Buda vücudumuzun daha aktif ve bağışıklık sistemimizi güçlendiriyor. Antik ekmekte 10 çeşit atalık taş değirmen buğdayı var. Bunlar ilaç ve kimyasal gübre katılmamış, bin rakımlı dağlık alanlarda yetiştirilip taş değirmene götürülen buğdaylarımız.
Ekmek yapımında kullandığım unlar Osmancık Sarılan Köyünde yetişen çavdar, üveyik ve siyez, Karakılçık, Kars Kavılca, Kızılbuğday. Dünyada genetiği değişmemiş en eski 3 çeşit buğdaydan birisi Kızılbuğday, siyez ve kavılca. Bu buğdaylar yüksek rakımlı yerlerde yetişir, kalın kabuk yapısı ve yoğun lif dokusu vardır. Mineral ve protein açısından da çok değerli bir hale gelmiştir. Köse buğday, Sunter, Bezosta da atalık buğdaylar. Sunter ve Bezosta Rus atalık buğdayladır. Antik ekmekler, Asur, Babil, Mısır gibi bin, iki bin yıl öncesinde eski uygarlıkların tükettiği ekmeklerdir.
Deneme yanılma yolu ile tükettiği gıdaları üretmeye başlayan İsmail Kavak bugüne kadar, tarhana, erişte, alıç sirkesi ve marmeladı, elma, nar, armut, ayva, mandalina gibi çeşitli meyvelerden sirke, zerdeçallı, yumurtalı, sebzeli makarna, cevizli sucuk, ekşi maya ekmek, gresini, simit, menengiç kahvesi, kuşburnu marmeladı, gülhatmi reçeli gibi birçok gıdayı kendisinin yaptığını ve ailecek tükettiklerini sözlerine ekledi.
]]>Osmancık ilçesi Koyun Baba Mahallesi’nde yaşayan İsmail Kavak, doğadan topladığı alıç başta olmak üzere, organik olarak temin ettiği elma, ayva, armut, nar, mandalina ve birçok meyvenin sirkesini yapıyor.
İsmail Kavak, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının başlangıcında virüse karşı önlem almak için ailesiyle birlikte gıda tüketim alışkanlıklarını değiştirdiğini belirterek fermente ve ekşi mayalı ürünler hakkında araştırmalar yaptığını söyledi.
Ağırlıklı olarak annesinin tariflerini kullanan Kavak, sağlıklı beslenmek için doğanın nimetlerinden de faydalandığını belirterek; “Ekşi maya ekmek ve fermente ürünler hakkında araştırmalar ve çalışmalar yaptım. Bilimsel olarak sirke nasıl yapılır bunların araştırmasına girdim. İlk yaptığım alıç sirkesiydi. Sonra sirkelerin en zoru olan hünnap ve vişne sirkesi yaptım. Bu sezon ise fermente olarak yapımına başladığım sirkeler, ayva, elma, armut, nar ve mandalina. Steril ve hijyen gibi kurallara uyulması gereken değerle sirkelerdir.
Her gün sirkeleri kontrol etmek gerekiyor. Parafensin, tanıdığımız üreticiden ilaçsız olarak yetişen meyvelerden sirkeler yapmamız gerekiyor. Bir numara diyebileceğimiz nar sirkesidir. Doktorlar ve bu işin doğal gıda uzmanları nar sirkesini özellikle ön plana çıkarmaktalar. Tansiyon ve şeker hastalıklarında tedavide etken olduğu ispat edilmiştir. Bu ürünleri kullanırken de doktorumuza danışmalıyız. Sirke oluşumu 8 ila 12 hafta arasında gerçekleşir. Temiz şişelerde karanlık serin bir ortamda durması gerekiyor. “dedi.
‘Antik ekmek yapıyor’
32 yıl kamuda görev yaptıktan sonra emekliye ayrılan Kavak, ekşi mayalı antik ekmek yaptığını da belirterek; “Eski medeniyetler özellikle Hititliler ekmek konusunda çok ilerideydi. Ekmek yapımı da kutsallık arz ediyordu.
10 çeşit atalık buğdayda yaklaşık 70 tane mineral ve protein var. Buda vücudumuzun daha aktif ve bağışıklık sistemimizi güçlendiriyor. Antik ekmekte 10 çeşit atalık taş değirmen buğdayı var. Bunlar ilaç ve kimyasal gübre katılmamış, bin rakımlı dağlık alanlarda yetiştirilip taş değirmene götürülen buğdaylarımız.
Ekmek yapımında kullandığım unlar Osmancık Sarılan köyünde yetişen çavdar, üveyik ve siyez, Karakılçık, Kars Kavılca, Kızılbuğday. Dünyada genetiği değişmemiş en eski 3 çeşit buğdaydan birisi Kızılbuğday, siyez ve kavılca. Bu buğdaylar yüksek rakımlı yerlerde yetişir, kalın kabuk yapısı ve yoğun lif dokusu vardır. Mineral ve protein açısından da çok değerli bir hale gelmiştir. Köse buğday, Sunter, Bezosta da atalık buğdaylar. Sunter ve Bezosta Rus atalık buğdayladır. Antik ekmekler, Asur, Babil, Mısır gibi bin, iki bin yıl öncesinde eski uygarlıkların tükettiği ekmeklerdir.
Deneme yanılma yolu ile tükettiği gıdaları üretmeye başlayan İsmail Kavak bugüne kadar, tarhana, erişte, alıç sirkesi ve marmeladı, elma, nar, armut, ayva, mandalina gibi çeşitli meyvelerden sirke, zerdeçallı, yumurtalı, sebzeli makarna, cevizli sucuk, ekşi maya ekmek, gresini, simit, menengiç kahvesi, kuşburnu marmeladı, gülhatmi reçeli gibi birçok gıdayı kendisinin yaptığını ve ailecek tükettiklerini sözlerine ekledi. – ÇORUM
]]>