Sistem – Haber 28 – Giresun Haber https://www.haber28.com.tr Fri, 02 Aug 2024 23:24:16 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 İstanbul Tabip Odası ve SES Göztepe Hastanesi’ndeki randevu sistemi protesto etti https://www.haber28.com.tr/istanbul-tabip-odasi-ve-ses-goztepe-hastanesindeki-randevu-sistemi-protesto-etti/ https://www.haber28.com.tr/istanbul-tabip-odasi-ve-ses-goztepe-hastanesindeki-randevu-sistemi-protesto-etti/#respond Fri, 02 Aug 2024 23:24:16 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=29089 HABER: EDDA SÖNMEZ – KAMERA: MEHMET ÇALPAR

(İSTANBUL) – İstanbul Tabip Odası (İTO) ve Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) üyeleri, Göztepe Prof. Dr. Süleyman Yalçın Şehir Hastanesi’ndeki bir doktora 10 dakika içerisinde 4 randevu verilmesini protesto etti. Sağlık çalışanları “İki dakikada hekimlik yapılamaz” derken; İTO Yönetim Kurulu Başkanı Osman Küçükosmanoğlu, “Bu bir sistem sorunu. Sistemin sahibi de Sağlık Bakanı’dır, hükümettir, iktidardaki tek adamdır. Bunu da biliyoruz. Buna karşı mücadelemizi de sürdüreceğiz” dedi.

İTO’nun dün yayınladığı belgeyle Göztepe Prof. Dr. Süleyman Yalçın Şehir Hastanesi’nde bir doktora 10 dakika içerisinde 4 farklı randevu verildiği ortaya çıkmıştı. Hastanenin sosyal medya hesabından dün yapılan açıklamada, sistemsel bir hata olduğu savunularak “sehven” denildi.

İTO ve SES üyeleri, doktorların ve sağlıkçıların üzerindeki ağır iş yükünü protesto etmek için hastane önünde bugün eylem yaptı. “5-4-3-2-1 sağlık bitti”, “Hekimler köle, hastalar müşteri değildir” ve “Sağlıkta dönüşüm sağlıkçıya zulüm” yazılı dövizlerin taşındığı protestoda, “2 dakikada hekimlik yapılamaz”, “Yapboza dönüştürdüğünüz sağlık sisteminin kölesi olmayacağız” yazılı pankartlar açıldı. Eylem boyunca sık sık “Emek bizim, söz bizim” ve “Sağlıkta dönüşüm, ölüm demektir” sloganları atıldı.

ERTUĞRUL ORUÇ: HİÇBİR HEKİM 1-2 DAKİKADA HASTAYA BAKMAK İSTEMEZ

İTO Yönetim Kurulu üyesi Ertuğrul Oruç, hastaların sağlık hakkının gasp edildiğine vurgu yaparak “Hiçbir hekim 1-2 dakikada hasta bakmak istemez. Hastaya ne kadar süre ayrılacağına kendisinin karar vermesini ister. Hiçbir hekim arkadaşımıza bilgi verilmeksizin geçilen bu sistemi bugün protesto etmek için buradayız” dedi.

OSMAN KÜÇÜKOSMANOĞLU: SİSTEMSEL HATA DEĞİL, SİSTEMİNİZ HATALI

İTO Yönetim Kurulu Başkanı Osman Küçükosmanoğlu, hastanenin “sistemsel hata” açıklamasına “Sistemsel hata değil, sisteminiz hatalı” tepkisini gösterdi. Mevcut sağlık sisteminin hastayı müşteri, sağlık kuruluşlarını da ticarethaneye dönüştürdüğünü belirten Küçükosmanoğlu, şunları söyledi:

“Bu gördüğünüz hastane bir kamu hastanesi olabilir ama bir ticarethane mantığıyla yürüyor. Döner sermayesi var. Ne kadar hasta görülürse, ne kadar işlem, ne kadar tetkik yapılırsa ona göre Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan bir pay alması söz konusu. Hekimler için ücretler de öyle. Bakılan işe, yapılan işleme göre yapılan bir ücretlendirme var; daha çok işlem, daha çok para diye. Sanki vatandaşın sağlığına değil de hastalığına dua edin diyen bir sistem ama bu yürümüyor. Aynı zamanda tabii anamız babamız var, çocuklarımız var. Biz de zaman zaman hasta olarak bu sistemden hizmet almak durumundayız ve görüyoruz sistemin işlemediğini. Sistem nasıl olmalı, kabaca söylemek istersek bizim koruyucu hekimliği önceleyen, birinci basamak dediğimiz şu anda aile sağlığı merkezlerinde yürütülen hizmetin güçlendirilmesi lazım. Bu sistem kurulduğunda bir aile hekimine 4 bin kişi bağlandı. Dendi ki, ‘bu işte 3-2 binlere kadar inecek’ diye. Biz de bekliyoruz yıllardan beri. 10 yılı geçti, hala aynı sayı, hala aynı şekilde çalışan aile sağlığı merkezleri.

“BU SİSTEM İŞE YARAMADI, YARAMAYACAK”

Yani kirasını kendi ödeyen, işte merdiven altlarında çalışan ekibi, personeli, ücretleri yetersiz, vergileri alabildiğine yüksek ortamda arkadaşlarımız yeterince koruyucu sağlık hizmeti veremeyince halkımız, hastalar hastanelerde yığılıyor ve randevu bulamıyor. Randevu bulamayınca çözüm ne, randevu sayılarını artırmak, günlük hasta sayısını artırmak, randevu sürelerini kısaltmak ancak bu sistem hiçbir işe yaramadı, yaramayacak. Başka sonuçlar da doğuracak dedik. En başta sağlıkta şiddet. Biz hastalarımızın sanki iyiliğini isteyen değilmişiz gibi karşı karşıya geliyoruz. Sorunu yaratan hekimlermiş gibi yeterli vakit ayıramadığı için, hastayla iyi tedavi uygulayamadığı için sağlıkta şiddet artacak. Onun dışında genç meslektaşlarımızın bu ülkeden umudu kesip yurt dışına gitmesini, bu ülkeyi terk etmelerini istemiyoruz. Bu ülkede kalmalarını ve bu ülkeye hizmet etmelerini, bu sisteme karşı mücadele etmelerini isteriz ama bunun sonuçları, bu kaçınılmaz sonuçlar yaşanacaktır. Bu bir sistem sorunu. Sistemin sahibi de Sağlık Bakanı’dır, hükümettir, iktidardaki tek adamdır. Bunu da biliyoruz. Buna karşı mücadelemizi de sürdüreceğiz.”

HATİCE YAYLA: SAĞLIK EMEKÇİLERİ KÖLE GİBİ ÇALIŞTIRILMAK İSTENİYOR

SES Anadolu Şube Eş Başkanı Hatice Yayla da sağlıkta dönüşüm politikalarının yıkımları anlatmaya çalıştıklarını dile getirerek şöyle konuştu:

“Hastanelerin birer işletme değil, buraların bir sağlık kurumu olduğunu ve buraların da bir fabrika gibi yönetilemeyeceğini yıllardır dile getiriyoruz fakat bugün geldiğimiz noktaya baktığımızda tamamen ranta ve özelleştirmeye dayalı, sağlık emekçilerin hakkını yok sayan, hastaların sağlık hakkını yok sayan bir sisteme dönüşmüş durumda. Bizler biliyoruz ki, bu muayene sürelerinin kısaltılması demek, aynı zamanda bu alanda çalışan her bir sağlık emekçisinin iş yükünün onlarca, belki yüzlerce kat artması demek olduğunu da biliyoruz. Bizler biliyoruz ki, bu muayene sürelerinin kısaltılması demek, beyaz kod vakalarının daha da fazla artması demek olduğunu da biliyoruz. Sağlık emekçilerinin bu sistemle birlikte yaşadığı ve özellikle de nefes almadan bir köle gibi çalıştırılmak istendiği bir sistem olduğunu da biliyoruz bu sistemin.”

MELTEM GÜNBEYİ: SORUNUN KAYNAĞI AKP İKTİDARI

İki meslek örgütü adına hazırlanan ortak açıklamayı hastanenin İTO temsilcisi Meltem Günbeyi okudu. Randevu sürelerini kısa tutan uygulamadan derhal vazgeçilmesi çağrısı yapan Günbeyi, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Sağlıkta Dönüşüm Programı’nın sorunlarının sebebi biz hekimler, sağlık çalışanları ve hastalarımız değil; sorunun kaynağı, bu programı uygulayan AKP iktidarı ve Sağlık Bakanlığı’dır. O nedenle sistemin tıkanıklığını mesleğimizi, emeğimizi ve halkın sağlığını hiçe sayarak çözme girişimlerini kabul etmiyoruz. Çözüm, dayatmalarda değil; hastayı müşteri, bizleri de ucuz iş gücü olarak gören, sağlığı piyasa haline getiren politikaların terk edilmesidir. İlan ediyoruz. Nasıl dün muayene süresi 5 dakikaya indirilmeye çalışıldığında bu uygulamanın karşısında olduysak bugün de 2 dakikalık muayene dayatmasının da sonuna kadar karşısındayız, bu dayatmayı kabul etmeyeceğiz. Nitelikli sağlık hizmeti talebimizde ısrarcıyız ve hastalarımıza şifa vereceğimiz şartlarda hekimlik yapmak istiyoruz. Sağlık çalışanları köle, hastalar müşteri değildir. Buradayız. Emeğimize, mesleğimize sahip çıkıyor bizlerin yok sayıldığı her türlü uygulamaya itiraz ediyoruz.”

]]> https://www.haber28.com.tr/istanbul-tabip-odasi-ve-ses-goztepe-hastanesindeki-randevu-sistemi-protesto-etti/feed/ 0 Ankaralı Minibüsçüler Artan Maliyetlerden Şikayetçi https://www.haber28.com.tr/ankarali-minibusculer-artan-maliyetlerden-sikayetci/ https://www.haber28.com.tr/ankarali-minibusculer-artan-maliyetlerden-sikayetci/#respond Fri, 02 Aug 2024 06:12:36 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=29023 HABER: MEHMET OFLAZ – KAMERA: ÜNAL AYDIN

(ANKARA) – Ankaralı minibüsçüler, artan maliyetler ve akaryakıt fiyatlarının masraflarını karşılamadığını belirterek, kendilerine destek verilmesini istedi. 25 yıldır minibüs şoförü olduğunu belirten Durbey Arıcı, “Esnafa mazotu 20 liradan versinler ben yolcuyu 17 liraya taşıyayım” dedi. 15 yıldır şoförlük yapan Mustafa Yancı ise “Sıkıntı büyük. Asıl sorun sistemin çöktüğünün, bu sistemin insan fıtratına aykırı olduğunun göstergesidir. Uygulanan sistem zengini zengin, fakiri de en diplere vuran bir sistemdir” diye konuştu.

Ankaralı minibüsçü esnafı akaryakıt ve artan maliyetlerden dertli. ANKA Haber Ajansı’na konuşan Ulus Bentderesi Dolmuş Durakları minibüs şoförleri mazotun pahalı olduğuna, sanayi giderlerinin yüksek olduğuna ve hayat pahalılığına dikkat çekti.

“YERİ GELİYOR EVİME EKMEK PARASI GÖTÜREMEYECEK DURUM OLUYOR”

25 yıldır minibüs şoförü olduğunu belirten Durbey Arıcı, “Mazot 40-43 lira oldu. Dolmuş 17 lira bizim gücümüz yetmiyor. Çoğu arkadaşımız arabalarda çalışmaya şoför bulamıyor, mal sahipleri çalışıyor. Lastik, bakım, sigorta ve kaskoya güç yetmiyor. Yeri geliyor evime ekmek parası götüremeyecek durum oluyor. Açız. Ekmeğimizi bu işten çıkartıyoruz. Baba mesleği başka iş yapamıyoruz. Mesleğimiz bu. Biz çok kötü durumdayız. Bize bir güzellik yapsınlar” dedi.

“MAZOT DÜŞSÜN BEN YOLCUYU 17 LİRAYA TAŞIYIM”

Arıcı, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a “Açız, ihtiyacımız var” diye seslendi. Dolmuş fiyatlarına zam gelmesine istemeyen Arıcı, “Mazot düşsün ben yolcuyu 17 liraya taşıyayım. Esnafa mazotu 20 liradan versinler ben yolcuyu 17 liraya taşıyım. Bana zam geldiğinde benim yolcu sayım düşecek. Ulus’a adam gezmeye geliyor, gelemeyecek. Bizi kurtarmıyor” diye konuştu.

Sanayiye güç yetmediğini vurgulayan Arıcı, “2 bin liraya yaptırdığım bakım 7 bin lira oldu. Kasko 20 bin liraydı, geçen ay 56 bin liraya yaptırdım. Sigortayı 19 bin liraya yaptırdım. Bir adet lastiği bin liraya alıyorduk 2 bin lira oldu. Masraflar acayip arttı” dedi.

“YA MAZOTA İNDİRİM YAPACAK YA DESTEKLEME VERECEK”

15 yıldır minibüs şoförü olduğunu belirten Mustafa Yancı, “Genelde dolmuşçu esnafının özelde de Türkiye Cumhuriyeti’nde yaşayan vatandaşların en büyük sorunu şu anda uygulanan ekonomik sistem. Bu sisteme bağlı olarak vatandaştan yüzde 55 civarında vergi alınıyor. Yüzde 48’i faize gidiyor. Bu toplanan paralar vatandaşın cebinden çıkıyor” diye konuştu.

Mazota gelen zamlardan dolayı minibüs esnafının mağdur olduğunu söyleyen Yancı, şunları söyledi:

“Mazot 7 lirayken 10 liraya yolcu taşıyorduk. Şu anda mazot 43 lira biz 17 liraya gofret parasına yolcu taşıyoruz. Sanayide en ufak işlem bin lira, iki bin liradan başlıyor. Bir baskı balata değiştirmeye kalksan 8-10 bin liraya patlıyor. 4 tane enjektör 50 bin lira.  Ne sanayiye güç yetirebiliyoruz ne arabalarımızda çalıştıracak şoför bulabiliyoruz. Zaten bir amele yevmiyesi olmuş bin 500 TL. Arabaların hasılatı amele yevmiyesine denk gelmez hale geldi. Bir sürü aile bu işten ekmek yiyor, bu mağduriyeti bir şekilde çözmeleri lazım. ya mazota indirim yapacak ya destekleme verecek. Gerçekten çok mağdur haldeyiz. Dolmuş gözde bir meslekken şuanda adam akıllı insan gelip bu işi yapmıyor. Eskiden bir günlük hasılatla bir haftalık evin masrafını çıkartıyordum. Şimdi 5 gün çalışıyorum ve hasılattan para yemek şartıyla evi geçindirmeye çalışıyorum.”

MİNİBÜS ŞOFÖRÜNDEN EKONOMİK SİSTEME SERT ELEŞTİRİ

Yancı açıklamasının devamında, “Sadece dolmuş zammı değil. Her şey aldı başını gidiyor. Sıkıntı büyük. Sıkıntı sadece belediye ile alakalı değil. Asıl sorun sistemin çöktüğünün, bu sistemin insan fıtratına aykırı olduğunun göstergesidir. Uygulanan sistem zengini zengin, fakiri de en diplere vuran bir sistemdir. Orta direk diye hiçbir şey kalmadı. Devlet vergi toplayacak, ceza kesecek, insanları sömürecek yer arıyor. Şimdiden sonra ne yapacaklar onu da biz bekliyoruz” diye konuştu.

“ESNAFIN HALİNİ ANLAYAN YOK”

Murat Demirci ise “Şu an biz çok kötü durumdayız. Minibüsçü para kazanmıyor. Sanayiye gidiyoruz sanayiye güç yetiremiyoruz. Mazota desen öyle. Hiçbir şeyin yanına varamıyoruz. Her şeye zam geliyor. Biz minibüsçüye gelmiyor. Biz bunun çözülmesini istiyoruz. Şu anda dolmuşçuluk bitmiş vaziyette” dedi.

Ümit Tokat da şöyle konuştu:

“Kazandığımız sanayi masraflarına yetmiyor. 1 senedir zam alamadık. Şu anda esnafın halini anlayan yok. Bir senedir 17 liradan yolcu taşıyoruz. Ama sanayiye gidiyorsun 2-3 katı oldu. Büyüklerimizin buna bir çözüm bulmaları lazım. Sesimizi duyarlarsa ne mutlu.”

“DOLMUŞ ÜCRETİNİN 25 LİRA OLMASINI BEKLİYORUZ”

Ahmet Günler, dolmuşçu esnafına sahip çıkılmadığını belirterek, “Çoğu arkadaşımız borçlarından dolayı arabasını satıp gitti” dedi.

Özkan Can Parlak, dolmuş ücretinin 17 lira ve mazotun 42 lira olduğunu söyleyerek, “Araçlarımızın yaktığı mazot aldığımız para bizi dengelemiyor. Dolmuş ücretinin 25 lira olmasını bekliyoruz. Fakat 25 lira olmasının ardından 6 TL’lik mazot zammı var. 42 liralık mazot 48 lira olacak. Zam talebinde bulunduk. Zammı istiyoruz.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/ankarali-minibusculer-artan-maliyetlerden-sikayetci/feed/ 0
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu: Misyonumuz yerli ve milli ulaşım ağı oluşturulmasıdır https://www.haber28.com.tr/ulastirma-ve-altyapi-bakani-abdulkadir-uraloglu-misyonumuz-yerli-ve-milli-ulasim-agi-olusturulmasidir/ https://www.haber28.com.tr/ulastirma-ve-altyapi-bakani-abdulkadir-uraloglu-misyonumuz-yerli-ve-milli-ulasim-agi-olusturulmasidir/#respond Sun, 28 Jul 2024 02:12:05 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=27978 Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, “Misyonumuz yerli ve milli ulaşım ağı oluşturulmasıdır” dedi.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 4. Uluslararası Akıllı Ulaşım Sistemleri Türkiye Zirvesi’nde konuştu. Bilgi ve iletişim teknolojilerindeki gelişme seyrinin güçlü bir duvar örmeye benzediğini dile getiren Uraloğlu, “Bilgi ve iletişim teknolojilerindeki gelişme seyri güçlü bir duvar örmeye benzer. Nasıl ki bir duvarı tuğlaları üst üste koyarak inşa ediyorsak, teknolojide bilgilerin üst üste birikmesiyle gelişir. Akıllı ulaşım sistemlerindeki her gelişme de böyledir. Geliştirdiğiniz her yeni sistem ya da uygulama, bir sonraki yeniliğin temelini oluşturur. Bu, sistemin doğasında vardır. Yani, üretilen ve kullanıma sokulan hiçbir bilgi yok olmaz. Bilgi, bilgiyi üretir. Bu birikim yeni birikimleri desteklemek ve daha ileriye taşımak için kullanılır. Bu noktada bu yıl 4.’sünü gerçekleştirdiğimiz Uluslararası Akıllı Ulaşım Sistemleri Zirvesi de daha önceki yıllarda elde ettiğimiz birikimin üstüne bilgi ve tecrübe koyacaktır” şeklinde konuştu.

“Akıllı Ulaşım Sistemleri ulaşımın daha güvenli, konforlu, enerji verimliliği sağlayan, ulaşım ağlarının sistemler bütünüdür”

Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de ulaşım sektöründe teknolojik dönüşümün en önemli destekleyici unsurlarının başında Akıllı Ulaşım Sistemleri’nin (AUS) yer aldığını söyleyen Uraloğlu, “Bildiğiniz üzere Akıllı Ulaşım Sistemleri, ulaşımın daha güvenli, konforlu, enerji verimliliği sağlayan, ulaşım ağlarını etkin bir şekilde yöneten, bilgi ve haberleşme teknolojilerine dayanan sistemler bütünüdür. Bu sistem, teknoloji kullanımıyla birlikte, ulaşım altyapısının optimizasyonuna, kullanıcılar için ulaşım hizmetlerinin kalitesinin iyileştirilmesine, çevre dostu ulaşım seçenekleri sunulmasına katkılar sağlıyor. Bu nedenle her alanda olduğu gibi Akıllı Ulaşım Sistemleri’nin de belirli bir politika ve strateji çerçevesinde yürütülmesi, gerekli düzenlemelerin yapılması ve bu alanda gelişmelerin takip edilmesi önem arz ediyor” dedi.

“Misyonumuz yerli ve milli ulaşım ağı oluşturulmasıdır”

Bakanlık olarak istişare halinde yürütülen çalışmalarla Ulusal Akıllı Ulaşım Sistemleri Strateji Belgesi ve Eylem Planları hazırladıklarını vurgulayan Uraloğlu, bu alanda politika ve strateji belirleyerek atılacak adımları ortaya koyduklarını vurguladı. Bakan Uraloğlu, “Akıllı Ulaşım Sistemleri alanına ilişkin temel sorumluluğumuz ve misyonumuz ülkemizde tüm ulaşım modlarına entegre, güncel teknolojileri kullanan, yerli ve milli kaynaklardan yararlanan, verimli, güvenli, etkin, yenilikçi, dinamik, çevreci, katma değer sağlayan ve sürdürülebilir akıllı bir ulaşım ağının oluşturulmasıdır. Bu alanda stratejilerimizi belirlerken de ileri ve yenilikçi teknolojilerle insan ve çevre odaklı ulaşımı sağlama vizyonuna odaklandık” ifadelerini kullandı.

“Serbest Geçiş Sistemi’ni hayata geçirdik”

Türkiye’nin Akıllı Ulaşım Sistemleri ile tanışmasının ilk olarak elektronik ücret ödeme sistemleriyle başladığını ifade eden Uraloğlu “Otoyol ve köprülerde 1999 yılında ilk olarak OGS uygulanmaya başladı. Daha sonra ise sürücülerin yanlarında taşıyabilecekleri elektronik kartlar ile ödeme yapılması sağlanan KGS (Kartlı Geçiş Sistemi) devreye alındı. 1 Şubat 2013 tarihinden itibaren ise KGS tamamen kaldırılarak, HGS (Hızlı Geçiş Sistemi) uygulaması başladı. Aynı konuşmamın başında değindiğim tuğlaları üst üste koymak gibi hep geliştikçe daha iyi olan sisteme geçiş yaptık. Artık hepimizin en kıymetlisi zaman, yani hiçbirimiz bir yerde beklemek istemiyoruz. Onun için biz de Serbest Geçiş Sitemi’ni hayata geçirdik. Artık büyük şehirlerde uygulamaya koyduğumuz Serbest Geçiş Sistemi’ni yakında ülke genelinde yaygınlaştıracağız. Bir TAK vasıtasıyla araç sahiplerimiz hiçbir bekleme yapmadan köprülerden geçiyor ve geçmeye devam edecek” dedi.

“Ulusal AUS platformunu hizmete sunacağız”

Bakanlık olarak Türkiye’de akıllı ulaşım sistemlerinin planlanması ve yaygınlaştırmasını tamamladıklarını kaydeden Uraloğlu, “Ülkemizin ulusal AUS mimarisi oluşturma sürecinde dünya literatür taraması ve iyi uygulama örneklerini inceleyerek ülkemizin mevcut ihtiyaçları ve gelecek perspektifini dikkate aldık. Aynı zamanda AUS mimarisini yerelleştirme ve özgünleştirme çalışmaları ile ilgili hizmet paketlerini de belirledik. Ulusal AUS mimarisine ait mimari katmanların, hizmet paketlerinin ve mimari yazılım aracının yer aldığı bir ulusal AUS platformunu da yakında kamuoyunun hizmetine sunacağız. Söz konusu platformda AUS sektörüne ait projeler, mevzuat, ulusal ve uluslararası alanda yapılan çalışmalar ve etkinlikler de yer alacak” diye konuştu.

Bakan Uraloğlu, açılış konuşmasının ardından ödül alanlara ödüllerini takdim etti. Ulaşımda Aklın Yolu Ödülleri kapsamında 10 kategoride 82 proje başvuruda bulunurken, zirvede Hareketlilik Teknolojisi, AUS Türkiye Özel Ödülü, Jüri Özel Ödülü ile Medya Ödülleri, Start-Up, En İyi Akademik Yayın, AUS Akademik Ar&Ge, Sektöre Katkı ve diğer kategorilerde ödüller verildi. Bakan Uraloğlu, Belediyecilik Ödülü kategorisinde “Her Kart Gaziantep Kart” ile Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin’e, “Erişilebilir Konya” projesi ile Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay’a ve “Engelsiz Otopark” projesi ile Jüri Özel Ödülü’nün sahibi olan Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye Başkanı Fırat Görgel’e ödüllerini verdi. Bakan Uraloğlu, hediye takdiminin ardından etkinlik alanındaki stantları gezdi. – ANKARA

]]>
https://www.haber28.com.tr/ulastirma-ve-altyapi-bakani-abdulkadir-uraloglu-misyonumuz-yerli-ve-milli-ulasim-agi-olusturulmasidir/feed/ 0
Yeni müfredat çalışmalarıyla ilgili değerlendirmeler https://www.haber28.com.tr/yeni-mufredat-calismalariyla-ilgili-degerlendirmeler/ https://www.haber28.com.tr/yeni-mufredat-calismalariyla-ilgili-degerlendirmeler/#respond Mon, 22 Jul 2024 22:12:07 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=26961 HABER: FATİH ÖZKILINÇ KAMERA: KERİM UĞUR

(İZMİR) – Hürriyetçi Eğitim Sen İzmir İl Başkanı Adnan Sarısayın, yeni müfredat çalışmalarıyla ilgili ANKA Haber Ajansı’na değerlendirmelerde bulundu. “Ben yaptım oldu” mantığı içerisinde bir sistem değişikliğine gidildiğini dile getiren Sarısayın, yeni müfredatın eğitim paydaşlarının görüşleri alınarak yapılması gerektiğini ve öğretmenlerin sorunları çözülmeden eğitimin sorunlarının çözülemeyeceğini söyledi.

Müfredat değişikliği yapılırken eğitimin tüm paydaşlarının birlikte yapılması gerektiğini dile getiren Sarısayın, “Her zaman olduğu gibi ‘ben yaptım oldu anlayışı’ ile bir müfredat değişikliği yapılıyor. Alıştığımız üzere ülkemizde bakan değiştikçe maalesef sistem değişiyor. Tabii ki değişiklik kaçınılmaz. Değişiklik yapılmalı. Yani bundan kaçmak mümkün değil. Devir değişiyor. Zaman değişiyor. Teknoloji değişiyor. Bu değişen zamana ve teknolojiye ayak uydurmak gerekiyor. Ancak bunu yaparken bu değişikliklerin eğitimin tüm paydaşlarıyla birlikte yapılması gerekiyor. Eğitimin paydaşları dediğimiz; sendikalar, üniversitelerin, eğitim kurumlarının değerli bilim adamları, bakanlığın uzman kişileri, tecrübeli öğretmenler tarafından oluşan komisyonlar. Ancak yine her zaman olduğu gibi ‘ben yaptım oldu’ mantığı içerisinde bir sistem değişikliğine gidiyoruz. İnşallah, gelen müfredat sistemi gideni aratmaz” dedi.

“ÇOK İYİ HAZIRLIKLAR YAPILMASI GEREKİYOR”

Eğitimin Türkiye’nin en önemli meselesi olduğunu kaydeden Sarısayın, “Atatürk’ün de dediği gibi ‘eğitimdir ki bir milleti refah içerisinde hür, bağımsız yaşatabileceği gibi sefalette de mahkum edebilir.’ Böylesi önemli bir konunun çok iyi hazırlıklar yapılması gerekiyor. Böyle bir değişiklik yapabilmek için. Ayrıca hangi sistemi getirirseniz getirin eğer öğretmen sorun yaşıyorsa, öğretmen sorun yumağı içerisindeyse o sistemi uygulayacak öğretmen yaşadığı bu sorunlardan dolayı bu sistem başarıya ulaşamayacaktır” diye konuştu.

“EĞİTİM SORUNLARINI ÇÖZMEK ÖĞRETMENİN SORUNLARINI ÇÖZMEKLE BAŞLAR”

“Öğretmenlerin sorunlarını çözmeden eğitimin sorunları çözülemez” diyen Sarısayın, şunları kaydetti:

“Öğretmenler dağ gibi sorun yumağıyla uğraşıyor. Öğretmenlik meslek kanunu çıkarıldı. Öğretmenler arasında büyük bir adaletsizlik, dengesizlik oluşturuldu. Öğretmenler; ücretli öğretmen, sözleşmeli öğretmen, uzman öğretmen, başöğretmen gibi değişik sıfatlara bölündü. Bu öğretmenlik meslek kanununun yeniden düzenlenmesi, ele alınması gerekiyor. Eğitim sorunlarını çözmek öğretmenin sorunlarını çözmekle başlar. Öğretmenlerin sosyal itibarını, saygınlığını, ekonomik itibarını arttırmakla başlar. Bugün öğretmenlerin tamamı yoksulluk sınırı altında bir maaş alıyor. Yoksulluk sınırının altında bir maaş alan öğretmen ne kadar verimli olabilir? Ücretli öğretmenlik adı altında 100 bin öğretmenimiz köle gibi çalıştırılıyor. 17 bin lira olan asgari ücretin altında bir maaşla 100 bin öğretmen çalıştırılıyor. Yüz binlerce öğretmen adayımız beklerken 100 bin öğretmen ücretli olarak çalıştırılıyor. Öğretmenin bu sorunlarının acilen çözülmesi lazım.

“ATAMALARINDAKİ KEYFİLİK SON BULMALI”

Atamalarda liyakate dayalı bir atama yapılmıyor. Biz Hürriyetçi Eğitim Sen olarak atamaların liyakate dayalı olarak yapılmasını istiyoruz. ‘Sendikal kimliğinden dolayı insanlar ideolojik yapısından dolayı ayrımcı bir yapılanmaya tabii tutulmamalı’ diyoruz. Ülkemizin göz bebeği, proje okulları var. Proje okullarına tamamen keyfi atamalar yapılıyor. Yani bir sistem yok. Sadece yandaşlık sistemine dayalı bir atama sistemi var. Buradaki idareci atamalarındaki, öğretmen atamalarındaki keyfilik son bulmalı. Yine öğretmenleri huzursuz eden bir mülakat sistemi var. İdareci atamalarında hala mülakat sistemi uygulanıyor. Bu mülakat sistemi tamamen kaldırılmalıdır. Öğretmenlerin bu sorunları dururken sistem değişikliğinin bir fayda getirmeyeceğini önce öğretmenin itibarının, saygınlığının arttırmak gerekir ki getireceğimiz sistem başarılı olsun. Eğitim meselesini çözmemiz gerekiyor. Bunu çözmek için de ‘eğitim her şeyin başıdır’ diyoruz. Eğitimin başı da öğretmendir. Öğretmenlerin sorunları acilen çözülmelidir.

MİLLİ EĞİTİM BAKANINDAN ALTI AYDIR RANDEVU BEKLİYORLAR

Müfredat değişikliğiyle ilgili eğitimcilerin görüşlerinin sorulmadığını da ifade eden Hürriyetçi Eğitim Sen İzmir İl Başkanı Adnan Sarısayın, sözlerinin devamında ise şu ifadeleri kullandı:

Biz Hürriyetçi Eğitim Sen olarak defalarca Milli Eğitim Bakanı’ndan seçim öncesinden itibaren randevu talep ediyoruz. Müfredat değişikliğiyle ilgili görüşlerimizi, proje okullarıyla ilgili sorunları, okullardaki aksayan yönleri, mülakat sisteminin olumsuzluğunu, ÇEDES projesi kapsamında yapılan olumsuzluğu anlatalım istiyoruz. Ancak bir türlü seçim çalışmalarından zaman bulup da bize randevu veremediler. 6 aydır biz randevu talep ediyoruz. Biz Türkiye’nin beşinci büyük eğitim sendikasıyız ama hala bize maalesef dönüş olmadı Bakan tarafından. İnşallah seçimler bitti. Artık seçimlerden eğitime zaman ayırır. Eğitimin paydaşlarını dinlemeye zaman ayırır. Bizlere kulak verir, bizlerin görüşlerini dinler diye düşünüyoruz.

“EĞİTİMİN TÜM MESELELERİNİ KENDİSİNE AKTARMAK İSTERİZ”

“Müfredatın iki niteliği olur; birisi milli bir müfredat olur. Türk Milletinin ihtiyaçlarını karşılayan bir müfredat olur. Atatürk’ün dediği gibi eğitimdir ki bir milleti diyor hür, bağımsız yaşatır ya da köleleştirir. Kendi değerlerimizi, milli değerlerimizi verme fonksiyonu, işlevi vardır. İkincisi çağın gereklerine uygun bir eğitim anlayışının yapılması bu doğrultuda sayın bakanımız bizlere randevu verirse müfredatla ilgili, eğitimle ilgili, eğitim çalışanlarının sorunlarıyla ilgili, sadece öğretmen değil tüm eğitim çalışanlarının sorunlarıyla ilgili özellikle geleceğimizi ilgilendiren, eğitimin tüm meselelerini kendisine aktarmak isteriz.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/yeni-mufredat-calismalariyla-ilgili-degerlendirmeler/feed/ 0
A101’den ESCAMP 6500 Flat Tiny House: Fiyatı ve Özellikleri https://www.haber28.com.tr/a101den-escamp-6500-flat-tiny-house-fiyati-ve-ozellikleri/ https://www.haber28.com.tr/a101den-escamp-6500-flat-tiny-house-fiyati-ve-ozellikleri/#respond Tue, 16 Jul 2024 00:48:06 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=25629 Türkiye’nin önde gelen zincir marketlerinden A101, son birkaç yıldır ilginç ve bir o kadar da dikkat çeken ürünler getiriyor. Buna göre neredeyse her hafta birçok akıllı telefon satan A101, şimdi ise ESCAMP 6500 Flat Tiny House getiriyor. Peki neler sunuyor? İşte A101 tarafından satılacak ESCAMP 6500 Flat Tiny House fiyatı ve özellikleri…

A101 Escamp 6500 Flat Tiny House özellikleri ve fiyatı

A101, 25 Nisan tarihli yeni kataloğunu paylaştı. Bu katalogda özellikle ESCAMP 6500 Flat Tiny House dikkat çekti. Bilindiği gibi son yıllarda ev fiyatları ciddi şekilde artış gösterdi. Bu yükseliş, birçok kişiyi daha uygun fiyatlı konut çözümleri aramaya yönlendiriyor. Bu çözümler arasında ilk akla gelen karavanlar olsa da, Tiny House’lar da giderek popülerleşiyor. A101 tarafından satılacak Tiny House’un özellikleri ve fiyatı ise merak ediliyor.

A101 tarafından 25 Nisan itibariyle satılacak Escamp 6500 Flat Tiny House, 16 m² (1+1) yaşam alanına sahip. Dış ölçü olarak uzunluk 650 cm, yükseklik 250 cm ve derinlik ise 255 cm. Bununla birlikte 2+1 yetişkin konaklama kapasitesine imkan tanıyan Tiny House, SCHLEGL 1400 kilogram kapasiteli 2 adet torsiyon frenli dingile sahip.

A101 yine motosiklet satıyor! Bu sefer zamlı

Kompozit sandviç panel dış cepheye sahip olan Tiny House, iç cephede AGT duvar paneli, çatıdaysa CTP Kompozit panel teknolojisine yer alıyor. Zemin kaplama ise 32. sınıf laminant parke. Bu zemin, antibakteriyel kaplama, anti alerjik, yüzde 90 ahşap bazlı kompozitlerden oluşuyor.

A101’in 25 Nisan itibariyle satışa sunacağı ESCAMP 6500 Flat Tiny House fiyatı ise 399 bin 900 TL. Market zinciri, bunu geçtiğimiz aylarda da satmıştı ve o zamanki fiyatı da aynıydı. Bu bağlamda zam gelmediğini söyleyebiliriz.

A101 tarafından satılacak Escamp 6500 Flat Tiny House özellikleri şu şekilde sıralandı;

Dış Ölçü:

Uzunluk:  ~650 cm

Derinlik:  ~255 cm

Yükseklik:  ~250 cm

İç Ölçü:

Uzunluk:  ~636 cm

Derinlik:  ~235 cm

Yükseklik:  ~244 cm

Yaşam Alanı: 16 m² (1+1)

Konaklama Kapasitesi: 2+1 yetişkin

Dingil ve Kaplin Taşıma Kapasitesi: SCHLEGL 1400 kg kapasiteli (2 adet) torsiyon frenli dingiller

SCHLEGL 2700 kg kapasiteli çeki oku (V model)

Kriko orta borulu ön teker 60 mm’lik

185 R14 C tip lastik – 5.00*14 66/112 5 bijon sac jant

Ruhsat Özellikleri: O2 belgeli ve plakalı

Taşıyıcı Sistem Modüller: Endüstriyel boyalı, güçlendirilmiş şasi (şasiler kutu profil karkastan oluşmaktadır)

Çatı: CTP kompozit panel teknolojisi

Dış Cephe: Kompozit sandviç panel (ısı yalıtımı için üretilmiş,

60 mm’lik her iki yüzü boyalı galvaniz sac kaplı); JOTUN grenli hazır dekoratif kaplama

İç Cephe: AGT Duvar Paneli; frezelenmiş üstün yoğunluklu MDF ile üretilen duvar kaplama modelleri ısı, nem ve ses yalıtım

özelliklerinin yanı sıra EO, EPD, FSC sertifikalarına sahiptir.

AG Polimer paneller E0 düşük emisyon değerinde ve sıfır atık

politikası ile üretilmektedir

Zemin Kaplama: 32. sınıf laminant parke, antibakteriyel kaplama, anti alerjik, %90 ahşap bazlı kompozitlerden oluşmaktadır

Doğrama Sistemi: PVC cephe sistemi/ Isıcam O2 belgeli

Mutfak & Banyo Mobilya:  Su ve neme dayanıklı Lam 1. sınıf vitrifiye ürünleri

Isıtma ve Soğutma Sistemi: 1 adet ani su ısıtıcı alt yapı tesisatı

Havalandırma Sistemi: Vasistas pencere

Elektrik Sistemi: NYM kablo

20 amper ve 32 amperden oluşan 24’lü sigorta kutusu ve kaçak akım rölesi

2 yıl garantili

Peki siz bu konu hakkında neler düşünüyorsunuz? A101 ESCAMP 6500 Flat Tiny House fiyatını nasıl buldunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki Yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.

]]>
https://www.haber28.com.tr/a101den-escamp-6500-flat-tiny-house-fiyati-ve-ozellikleri/feed/ 0
Antalya’da teleferik kazası sonrası Karadeniz Bölgesi’nde tatbikat yapıldı https://www.haber28.com.tr/antalyada-teleferik-kazasi-sonrasi-karadeniz-bolgesinde-tatbikat-yapildi/ https://www.haber28.com.tr/antalyada-teleferik-kazasi-sonrasi-karadeniz-bolgesinde-tatbikat-yapildi/#respond Sun, 14 Jul 2024 03:00:08 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=25280 Antalya’da geçtiğimiz günlerde meydana gelen ve bir kişinin ölümü, 7 kişinin yaralanması ile sonuçlanan teleferik kazası sonrasında Karadeniz Bölgesi’nin 3 bin 600 metre uzunluğu ile en uzun mesafeli teleferik tesisinde bugün tatbikat yapıldı.

Trabzon’un Beşikdüzü ilçesinde vargel sisteminin bulunduğu ve 55 kişilik çift kabinli teleferik istasyonundaki tatbikatta senaryo gereği arıza durumunda teleferikte mahsur kalan vatandaşları kurtarmaya yönelik tahliye işlemi gerçekleştirildi. Tatbikatta itfaiye ekipleri de yer alırken, güvenlik önlemleri eşliğinde kabinde yer alan tahliye kapağının açılmasıyla yolcular halat yardımıyla futbol sahasına indirildi.

Başarılı geçen tatbikatla ilgili açıklamalarda bulunan istasyon görevlisi Ömer Faruk Abak, her yıl en az 3 kere tatbikat gerçekleştirdiklerini hatırlattı. Abak “Buradaki teleferik sistemleri zaten dünyanın en güvenli sistemlerinden bir tanesi. Vargel Sistemi. Bu sistemde kurtarma malzemeleri teleferik kabininin içinde oluyor. Bizim olası bir durumda teleferiğimiz duruş yaşadığı zaman dışarıdan herhangi bir müdahale olmadan kurtarma yapabiliyoruz. Kurtarma malzemeleri kabinin içinde olduğu için de biz anında kabin içerisindeki operatör arkadaşımız hemen kabin içindeki misafirlerimizi tahliye edebiliyor. Yani en az beş dakikada operasyona başlamış oluyoruz” dedi.

“İki kabinde de aynı anda kurtarma operasyonuna başlayabiliyoruz”

Teleferik istasyonunda bulunan iki kabinde aynı anda kurtarma operasyonu başlatabildiklerini kaydeden Abak, “Kurtarmayla alakalı personellerimiz her yıl iş güvenlik uzmanlarımızdan yüksekte çalışma eğitimi alıyorlar, bunlarla alakalı eğitiliyorlar, her an denetleniyorlar. Mesela elektrik gitti, burada jeneratörümüz var. Jeneratör bozulduğu zaman dizel tahliye edebilecek ekipmanlarımız var. Şu anki tatbikatta da kabin gidecek. Kabin içinde operatör arkadaşlarınız olacak. Kabine 5 ya da 6 misafir alacağız. Bir kurtarma senaryosu yapacağız. Yüz metre ileride bir futbol sahası var. Oranın içine indireceğiz yolcularımızı. Aşağıdan tahliyesini yapacağız. Bununla beraber jandarma ve itfaiye ekiplerimiz de burada bize destek olacak. İki kabinin aynı anda arıza verirse sistem birbirine bağlı, kabinlerin biri giderken öteki de aşağıya geliyor. Vargel sisteminde bu süreç böyle. İki kabinde de bu kurtarma sistemleri mevcut. İki kabinde de kurtaracak arkadaşlarımız mevcut. Yani iki kabinde de aynı anda kurtarma operasyonuna başlayabiliyoruz” şeklinde konuştu.

“Bir yolcuyu ortalama 5 dakikada tahliye ediyoruz”

“Vargel Sisteminde bu kabinlerde ortalama 55 kişi taşıyoruz” diyen Abak, “Bu sistemin dışındaki sistemlerde kurtarma ekipmanları dışarıdan geliyor. Kurtarıcı önce direğe çıkıyor, sonra kabine inip yolcuyu kurtarıyor. Fakat bizim ekipmanlarımız kabinin içerisinde olduğu için anında müdahale edebiliyoruz. Bir yolcuyu ortalama 5 dakikada tahliye ediyoruz. Tabi bu süre bulunulan yüksekliğe göre de değişiyor. Kabinlerimizin düşme ihtimali diğerlerine sıfır çünkü burası Sanayi Bakanlığı tarafından denetlenen bir kurum. Ayrıca Türkiye Makine Mühendisleri Odası’ndan da bizi denetliyorlar. İnanılmaz kontroller yapılıyor. Ayrıca bu şirketin yani firmasının kendi denetimleri, denetmenleri tarafından da gelip denetleniyor” ifadelerini kullandı. – TRABZON

]]>
https://www.haber28.com.tr/antalyada-teleferik-kazasi-sonrasi-karadeniz-bolgesinde-tatbikat-yapildi/feed/ 0
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç: İSKİ skandalı CHP’yi sandığa gömecek https://www.haber28.com.tr/adalet-bakani-yilmaz-tunc-iski-skandali-chpyi-sandiga-gomecek/ https://www.haber28.com.tr/adalet-bakani-yilmaz-tunc-iski-skandali-chpyi-sandiga-gomecek/#respond Sat, 15 Jun 2024 08:36:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=21040 Kastamonu’nun Cide ilçesinde konuşan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, CHP’ye sert eleştirilerde bulunarak, ” İstanbul’un İSKİ skandalı Cumhuriyet Halk Partisi’ni sandığa gömmüştü, o para kuleleri Cumhuriyet Halk Partisi’ni sadece İstanbul’da değil, bütün Türkiye’de sandığa gömecek” dedi.

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Kastamonu’nun Cide ilçesinde düzenlenen programda vatandaşlarla bir araya geldi. Programda vatandaşlara seslenen Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Cide ilçesindeki problemlerin giderilerek ihtiyaç duyulan yatırımların yapılacağını söyledi.

“Biz vatandaşlarımızla beraber olduğumuz için 22 yıldır iktidardayız”

22 yıldır vatandaşları sahada dinlemeye devam ettiklerini belirten Bakan Tunç, “Bugünlerde bir moda çıkarmışlar ‘bakanlar neden sahada’? Bakanlar zaten hep sahada, bakanlar sürekli milletinin arasında. Biz seçimden seçime sahada olanlar değiliz, biz sadece bu ülkenin Ankara’dan, masa başından yönetilmeyeceğini her zaman söylüyoruz. Biz Ankara’daki işlerimizi de aksatmadan 22 yıldır sürdürüyoruz, sahada da milletimizi dinleyemeye devam ediyoruz. Biz sizinle beraber olduğumuz için 22 yıldır iktidardayız. 17 seçim, bu millet boşuna mı ‘ AK Parti, Recep Tayyip Erdoğan’ diyor. Adalet Bakanları, Ulaştırma Bakanı, İçişleri Bakanı seçimde istifa edermiş. Bu bir kere eski sistemdeydi. Sen daha bu sisteme alışamamışsın, bu ülkeyi nasıl yöneteceksin. O eski sistemde, genel seçimlerdeydi, bu yerel seçim. Yerel seçimlerde de böyle bir zorunluluk yoktur” dedi.

“Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi istikrar üreten bir sistemdir”

17 bakanın Türkiye’nin her yerinde olduğunu belirten Tunç, “Parlementer sistemdeki o eski sistemi hala özleyenler boşuna özlemesin. O sistem 1,5 yılda hükümetler değiştiren, istikrarsızlık üreten, yatırımları durduran bir sistemdi. Ne zaman istikrarlı bir döneme adım attı, ne zaman ülke tek başına iktidarları yakalamışsa o dönem yatırımlar hızlandı. Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi de istikrar üreten bir sistemdir. 17 bakan, sadece İstanbul’da değildir, ülkenin her yerindedir. Niye, çünkü şehirlerimiz daha iyi yönetilsin, daha fazla kalkınsın, hükümet olarak bizler de uyumlu olarak çalışacak belediye başkanları iş başı yapsınlar ve şehirlerine faydalı olsunlar diye elbette sahadayız” diye konuştu.

“Para kuleleri CHP’yi sandığa gömecek”

CHP’yi eleştiren Bakan Tunç, “Senin milletvekillerin de sahada. Senin milletvekillerin nerede, parlamento şu anda açık mı? Tabii ki senin peşindeler. Onlar için niye bir şey demiyorsun? Demez, çünkü yaptıkları bir eser yok, çaktıkları bir çivi yok. O becerisizliklerini bu şekilde perdeleme, karalama politikası izliyorlar. Karalayamazsınız, bu güne kadar çok uğraştınız. Recep Tayyip Erdoğan’ın icraatını karalamak mümkün değildir. Siz o İstanbul’a yaşattığınız kayıp yıllara üzülmeniz lazım. Öyle değil mi? Utanmanız, sıkılmanız lazım. O çanta çanta, valiz valiz paraları nereden aldığınızın hesabını veremiyorsunuz. Savcı soruyor, ‘nereden aldın’, ‘bilmiyorum’ diyor. İçinde ne kadar vardı, yine ‘bilmiyorum’ diyor. Her yerinden para çıkıyor, ceplerinden de çıkıyor, eurolar, dolarları sıkıştırmışlar. Makbuzları nerede, ‘bilmiyorum’ diyor, böyle bir şey olabilir mi? Hatırlıyorsunuz, 1994’de İSKİ skandalı vardı. Suları akmayan İstanbul’un İSKİ skandalı Cumhuriyet Halk Partisi’ni sandığa gömmüştü, o para kuleleri Cumhuriyet Halk Partisi’ni sadece İstanbul’da değil, bütün Türkiye’de sandığa gömecek. Bunu hep beraber göreceğiz” şeklinde konuştu. – KASTAMONU

]]>
https://www.haber28.com.tr/adalet-bakani-yilmaz-tunc-iski-skandali-chpyi-sandiga-gomecek/feed/ 0
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yavuz, basın toplantısı düzenledi Açıklaması https://www.haber28.com.tr/ak-parti-genel-baskan-yardimcisi-yavuz-basin-toplantisi-duzenledi-aciklamasi/ https://www.haber28.com.tr/ak-parti-genel-baskan-yardimcisi-yavuz-basin-toplantisi-duzenledi-aciklamasi/#respond Fri, 14 Jun 2024 02:12:13 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=20775 AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ali İhsan Yavuz, “Seçim günü gözünüz, kulağınız bizde olsun, çünkü biz çok iddialı bir şekilde, seçimi çok hızlı bir şekilde alan, toplayan ve aynı zamanda seçim sonuçlarını analiz eden ve itiraz şikayetleri de bu sistem üzerinden koordine eden bir partiyiz.” dedi.

Yavuz, AK Parti Genel Merkezi’nde düzenlediği basın toplantısında, partisinin 31 Mart’ta yapılacak Mahalli İdareler Genel Seçimlerine yönelik hazırlıklarına ilişkin bilgi verdi.

Seçim sonuçlarını takip edebilmek için sabah erken saatlerde parti genel merkezinde olacaklarını ifade eden Yavuz, çalışmalarının devam ettiğini bildirdi.

Ali İhsan Yavuz, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yaklaşık 2 ay içerisinde 50’yi aşkın yerde miting yaptığını, bakanların, genel başkan yardımcılarının, milletvekillerinin ve adayların bu hummalı çalışmanın içinde olduğunu hatırlattı.

Sonuç Alım Sistemi’ni (SAS), seçim alarm sistemi olarak da gördüklerini ifade eden Yavuz, “Burada 100’e yakın arkadaşımız var, arkadaşlarımız o gün burada olacaklar. Buranın da il-ilçe uzantıları olacak ve o günü SAS sistemi üzerinden koordine edeceğiz.” ifadesini kullandı.

Yavuz, vatandaşların oy kullanılırken dikkat etmesi gerek hususlardan bahsedip yerel seçimlerde pusula sayısının fazla olduğunu hatırlatarak, şu bilgileri verdi:

“Büyükşehirlerde 3 temel pusula var, bir de muhtarlık pusulasıyla 4 pusula demektir. 3 pusula, biri büyükşehir beyaz renkle belirlenen pusula. Birisi ilçe belediye başkanlığı için olan pusula, birisi de belediye meclis üyeliği için olan pusula. Mavi olan belediye başkanlığı, sarı olan belediye meclis üyesi olan pusula. Tek zarf olacak, açık mavi bir zarf. Bu 3 pusula, muhtarlık pusulası hariç, tek zarf ve mühürle birlikte kendisine verilecek ve herkes oy kullandıktan sonra oyunu sandığa atacak. Tek zarf ilkesinin önemli olduğunu, yine kimlikle oy kullanılacağını ve herkesin ancak kendi sandığında oy kullanabileceğini de ifade etmekte fayda var. Türkiye’de 61 milyon 441 bin 881 var. İlk kez oy kullanacak olan seçmenlerimiz de var, 1 milyon 32 bin 610. Yine seyyar sandık kurulacak. Uzun bir süredir devam eden bir tarz bu. 1002 seyyar sandık. Toplam sandık sayısı Türkiye’de 250 bin 903.”

“Gözünüz, kulağınız bizde olsun”

Seçim gününün çok önemli olduğunu vurgulayan Yavuz, “Seçim günü gözünüz, kulağınız bizde olsun. Çünkü biz çok iddialı bir şekilde, seçimi çok hızlı bir şekilde alan, toplayan ve aynı zamanda seçim sonuçlarını analiz eden ve itiraz şikayetleri de bu sistem üzerinden koordine eden bir partiyiz. Dolayısıyla çok hızlı alacağımız için seçim sonuçlarını, herhangi bir manipülasyon olmasın diye de sık sık açıklamaları da girmek istiyoruz.” şeklinde konuştu.

Yavuz, geçmiş seçimlerdeki elde ettikleri sonuçlara ilişkin verileri paylaşarak, “Buradaki merkez aracılığıyla 14 Mayıs 2023 seçimlerinde saat 20.30’a geldiğimizde sonuçlar üç aşağı beş yukarı netleşmiş gibi gözüküyor. Bu tablo bizim kendimizle yarıştığımızın göstergesi. Şimdi yeni bir yarış başlıyor. Çünkü 28 Mayıs’ta biraz daha yarış artmıştı. Gördüğünüz gibi 19.30’a geldiğimizde adeta seçimin sonucunu görmüştük. Şimdi bu seçimde biraz daha kendimizle yarışacağız ve çok hızlı bir şekilde sonuçları alacağız.”

Ali İhsan Yavuz, sonuçları hızlı şekilde nasıl aldıklarını şu sözlerle anlattı:

“Burada bir SAS merkezinden bahsettik, her ilimizde de çağrı merkezlerimiz var burada olduğu gibi. Sandık başında görevlilerimiz var. Sandık açılır açılmaz ilk sayım büyükşehir pusulalarıyla başlıyor, büyükşehir pusulaları sayıldı ama hala sandık sonuç tutanağına bağlanmamış olduğunu düşünün verinin. Daha sandık tutanağına bağlanmadan önce arkadaşlarımız sayım döküm cetveline not alıyor ve o notu direkt SAS’a giriyor. Dolayısıyla daha sandıkta seçim sonuçlanmadan, sandık sonuç tutanağına iş bağlanmadan bize iletiyorlar. Onun için de biz Türkiye’de çok hızlı bir şekilde sonuçları alıyoruz.”

“Biz bu işi adamakıllı yapıyoruz”

AK Parti’nin seçim günü 1 milyon aktif görevli, 1 milyon da lojistik sağlayan teşkilat mensubuyla sahada olacağını söyleyen Yavuz, bunların teşkilat üyeleri, kadın ve gençlik kolları üyeleri, partili sandık kurulu üyesi, müşahitler, okul sorumluları, kat sorumluları, seçim kurulundaki üyeler, temsilciler, seçim kurulundaki müşahitler ve çağrı merkezindeki görevliler olduğunu söyledi.

Yavuz, seçim sürecini koordine etmenin kolay olmadığını anlatarak, “Çünkü bu işi yürütebilmeniz için böyle bir teşkilat yapısına sahip olmanız gerekir ki o da en az 2 milyon kişiyi bulmanız, eğitmeniz ve koordine etmenizden geçiyor. Yine güçlü bir liderinizin, her an arkanızda olan bir liderimizin ve güzel de bir yazılımınızın olması gerekiyor. Bütün bunlar AK Parti’de fazlasıyla olduğu için biz bu işi adamakıllı yapıyoruz.” ifadesini kullandı.

CHP’nin bu alandaki çalışmalarına da değinen Yavuz, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Bu işler özellikle Cumhuriyet Halk Partisi’nde bugüne kadar hiç olmadığı için yani teşkilatçılıktan başka ne varsa yapmaya kalkıştıkları için ve o geceyi gerçek bilgilerle milleti aydınlatmak yerine ‘nasıl bir algı oluştururuz, nasıl bir parça manipülasyonlarla kafa karıştırırız?’ düşüncesiyle hareket ettikleri ve enerjilerini de buraya harcadıkları için Cumhuriyet Halk Partisi’ne bu bugüne kadar olmadı, bugün de olmayacak. Çünkü hem sandık görevlilerini belirlemede hem adayların listelerinin zamanında teslim edilmesinde, hem de diğer işlemlerden anlıyoruz ki bu işi diğer partiler, özellikle Cumhuriyet Halk Partisi’nin yapması biraz zor. Onun için kulağınız bizde olsun, dışarıya koyacağımız ekranlarla, bilgilendirmeye çalıştığımız tabloları izlemeye devam edelim. ve o gün birtakım manipülasyonların önüne geçmek üzere de hepimiz duyarlı olalım.”

Yavuz, Yüksek Seçim Kurulunun (YSK), aldığı kararlarla seçim sürecinin, şaibesiz, şüphesiz, problemsiz şekilde işlemesine çalıştığını dile getirdi.

YSK’nin, muhtar ve ihtiyar heyetinin sandıkta görev yapması konusunda bir engel olmadığına hükmettiğini bildiren Yavuz, ayrıca oy sayımının iftar vaktine denk geleceği için ara verilmeksizin iş ve işlemlere devam edilmesi gerektiğine ilişkin kararı verdiğini vurguladı.

Seçimlerin bir demokrasi şöleni içinde geçmesini dileyen Yavuz, “Hak eden kazansın ve gerçek belediyecilik biraz daha Türkiye’de yaygın şekilde yer alsın diye temenni ediyorum.” dedi.

Bir gazetecinin, “Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da sonuçları SAS’tan alacağını söyleyebilir miyiz?” sorusu üzerine Yavuz, şu yanıtı verdi:

“Evet doğrudur. Sayın Cumhurbaşkanımız İstanbul sürecinden beri sonuçların çok hızlı almasını son derece mühimsiyor. Sonuçların çok hızlı alınmasının dışında sonuçların analiz edilmesine dönük aslında yeni ilaveler yaptık süreç içerisinde ve yine itiraz ve şikayetleri bu sistem üzerinden yönetiyoruz. Bize çok büyük bir imkan sağlıyor. Hızlı alınması, değerlendirilmesi, bir anlamda kayıp-kaçakların ve varsa problemlerin oradan fark edilmesi. Sayın Cumhurbaşkanımız, İstanbul’dan beri bu yaklaşımı son derece mühimsediği için bu yaklaşımın daha da kökleşmesine katkı sağlayacak şekilde arkamızda hep durdu.

Yine sonuçları kendisi bizim sistemimizin üzerinden izliyor. Yer yer de arayıp direktiflerde bulunuyor, talimatlar veriyor. Bazı yerlerde neden biraz geç geldiğini sorguluyor veya daha iyi olması için ne yapmamız gerektiği noktasında Sayın Cumhurbaşkanımızın hep bize süreç içerisinde telkin ve tavsiyeleri bulunuyor. Sayın Cumhurbaşkanımız bizzat oradan gelen veriler üzerinden Türkiye’deki sonuçları alıyor.”

“Sandık Alarm Sistemi”

Bir gazetecinin, “Konuşmanızın başında Sandık Alarm Sistemi dediniz, alarm kısmı pek açmadınız. Neden alarm kelimesini kullandınız? Herhangi bir veri girişinde sistem bir şeyle mi uyaracak?” sorusu üzerine Ali İhsan Yavuz, şunları kaydetti:

“2014’te Sonuç Alım Sistemi dedik, o gün başladığımızda bir ajans Türkiye’de çok hızlı bir şekilde bu sonuçları verme iddiasındaydı. Cihan Haber Ajansı. Biz de o günkü Cihan Haber Ajansı yerine bu işin en iyisini bizim yapmamız gerekir, biz almamız gerekir iddiasıyla ortaya çıktık ve gerçekten o gün gördük ki bizimle hiç kimse yarışamaz. O gün başladığımızda sonuç almak için başlamıştık ama süreç içerisinde sandıktaki kayıp kaçakları, sandık alanında ve diğer seçimle ilgili yapılan hataları fark edelim diye bir sisteme dönüştürdük sistemi. Mesela Sayım döküm cetveli üzerinden bize aktarılıyor bilgi ama aynı zamanda ıslak imzalı sandık sonuç tutanağını da aktarıyor teşkilatımız. Aynı zamanda seçim kurulu da birleşme konaklarının partilerini paylaştırdığı için alıyoruz.”

Dolayısıyla üç veriyi birbiriyle örtüştürdüklerini ve bu üç veri arasında varsa problem, o problemi çok hızlı bir şekilde anlayıp ona göre hareket ettiklerini dile getiren Yavuz, konuşmasını şöyle tamamladı:

“O sayım döküm cetveli üzerinden daha ıslak imzalı tutanaklara bağlamadan önce almış olduğumuz sonuçlar sebebiyle hangi sandıkta kritik olduğumuzu, hangi beldede, hangi mahallede, hangi ilçede, hangi ilde durumumuzun kritik olduğunu olup olmadığını az oyla kaybedip kaybetmeyeceğimizi de yine SAS sistemi üzerinden anlıyoruz. Dolayısıyla sandıktan gelen bilgiler bizi bir anlamda alarm haline getiriyor ve o sandığı vermiş olduğu alarm. sebebiyle de biz yapacaklarımızı çok daha hızlı, çok daha etkin ve çok daha doğru yere odaklanmak suretiyle yapmış oluyoruz. Onun için bir anlamda sandık alarm sistemi de dedik adına.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/ak-parti-genel-baskan-yardimcisi-yavuz-basin-toplantisi-duzenledi-aciklamasi/feed/ 0
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ali İhsan Yavuz: ‘Seçim sonuçlarını çok hızlı bir şekilde alıyoruz’ https://www.haber28.com.tr/ak-parti-genel-baskan-yardimcisi-ali-ihsan-yavuz-secim-sonuclarini-cok-hizli-bir-sekilde-aliyoruz/ https://www.haber28.com.tr/ak-parti-genel-baskan-yardimcisi-ali-ihsan-yavuz-secim-sonuclarini-cok-hizli-bir-sekilde-aliyoruz/#respond Fri, 14 Jun 2024 00:12:35 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=20750 AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ali İhsan Yavuz, “Biz Türkiye’de çok hızlı bir şekilde alıyoruz. 1 milyon aktif, 1 milyon da lojistiğini sağlayan arkadaşlarımızla bu işi gerçekleştiriyoruz” dedi.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ali İhsan Yavuz, pazar günü yapılacak olan 31 Mart Mahalli İdareler Seçimleri’ne ilişkin açıklama yaptı. Tek zarf ilkesinin önemli olduğunu ifade etti. Herkes kendi sandığında oy kullanacağını belirten Yavuz, “Türkiye’de 61 milyon 441 bin 880 seçmen var. Herkes seçmen ama herkes kendi sandığında oy kullanmak zorunda. İlk kez oy kullanacak seçmenlerimiz de var” diye konuştu.

“Toplam Türkiye’de kurulacak sandık sayısı 259 bin 903”

Türkiye’de kurulacak sandık sayısının 259 bin 903 olduğunu açıklayan Yavuz, “Seçim günü çok önemli. Seçim günü akşamı da önemli. Onun için gözünüz kulağınız bizde olsun. Çünkü seçimi çok hızlı bir şekilde toplayan, sonuçlarını analiz edilen bir partiyiz.

Herhangi bir manipülasyon olmasın diye açıklamaları hızlıca girmek istiyoruz. Buradaki merkez aracılığıyla 2023 seçimlerinde 18.30’da siyah ile gözükenler YSK’nın verileridir. Bizim Sonuç Alım Sistemi’nin (SAS) verileri. 19: 30 itibari ve 20: 30’a geldiğimizde sonuçlar netleşmiş görünüyor. Bu bizim kendimizle yarıştığımızın göstergesidir. Şimdi yeni bir yarış başlıyor. Bu seçimde biraz daha kendimizle yarışacağız ve sonuçları çok hızlı bir şekilde alacağız” diye konuştu.

İlk sayımın büyükşehirlerde başladığını ifade eden Yavuz, “Daha sandık sonuçlarına bağlanmadan bizim arkadaşlarımız not alıyor ve SAS’a giriyor. Onun için de biz Türkiye’de çok hızlı bir şekilde alıyoruz. 1 milyon aktif, 1 milyon da lojistiğini sağlayan arkadaşlarımızla bu işi gerçekleştiriyoruz. Bu işi sağlam yürütebilmenin yolu 2 milyon aktif teşkilat üyesinin yapmasıyla gerçekleşiyor. Her seçim iddia ediyorum. Bu işi yürütmek kolay değildir. Yürütmek için böyle bir teşkilat yapısına sahip olması gerekir. Yine güçlü bir liderinin arkasında olması ve güçlü bir yazılımınızın olması lazım. Teşkilatçılıktan başka ne varsa yapmaya kalkıştıkları için o geceyi gerçek bilgilerle aydınlatmak yerine nasıl algı oluştururuz düşüncesiyle hareket ettikleri için CHP’den bugüne kadar olmadı, bugünden sonra da olmayacak” açıklamalarında bulundu.

Muhtar ve azaları sandıkta görev yapıp yapmaması sorun olduğunu belirten Yavuz, “YSK dün aldığı kararla muhtar ve azalar sandıkta önceden adaylık olmadığı için, onların sandıkta olmasına bir engel görmedi. Kendilerine oy çıksa bile sandıkta görev almaya devam ederler. Yine dün verdiği kararla iftar olacak ya, sayım işleri iftara denk geldiği için YSK işlemlere ara vermeksizin devam edeceği kararını verdi. Ben tam bir demokrasi şöleninde geçecek bir seçim diliyorum” dedi.

Ana ilke herkesin kendi sandığında oy kullanması olduğunu belirten Yavuz, “Sandık seçmen listesi görev yaptığı sandıkta oy kullanabilecek. Cumhurbaşkanımız İstanbul’dan beri sonuçların hızlı alınmasını önemsiyor. Sonuçların analiz edilmesine dönük bu süreçte yeni ilaveler yaptık. Cumhurbaşkanımız İstanbul’dan beri bu yaklaşımın daha da kökleşmesi için arkamızda durdu. Yine sonuçları bu sistem üzerinden izliyor ve yer yer talimatlar veriyor. SAS sistemimiz sonuçlar geldiği andan itibaren Cumhurbaşkanımızın önünde duruyor ve buradan takip ediyor.

Sonuç Alım Sistemi bugün başladığınızda bir ajans bu sonuçları çok hızlı verme iddiasındaydı. Biz de bu işi en iyi biz yaparız iddiasıyla ortaya çıktık ve biz bu işi devraldık. Sayım döküm sistemi üzerinden bilgi bize aktarılıyor. İmzalı tutanağı da aktarıyor. YSK’da verileri partilerle paylaştırdığı için onu da alarak 3 veriyi karşılaştırıp doğru bir değerlendirme yapıyoruz. Hangi sandıkta durumun kritik olduğunu yine SAS üzerinden alıyoruz. Sistemdeki bilgiler bize alarm vermiş oluyor. Biz de çok daha hızlı ve doğru bir ilerleme kaydediyoruz” ifadelerini kullandı. – ANKARA

]]>
https://www.haber28.com.tr/ak-parti-genel-baskan-yardimcisi-ali-ihsan-yavuz-secim-sonuclarini-cok-hizli-bir-sekilde-aliyoruz/feed/ 0
Türk Savunma Sanayisi Alt Yüklenicileri Kritik Görevler Üstleniyor https://www.haber28.com.tr/turk-savunma-sanayisi-alt-yuklenicileri-kritik-gorevler-ustleniyor/ https://www.haber28.com.tr/turk-savunma-sanayisi-alt-yuklenicileri-kritik-gorevler-ustleniyor/#respond Mon, 10 Jun 2024 08:00:24 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=20317 Türk savunma sanayisinin alt yüklenicileri, sahip oldukları teknolojik yetkinlikleriyle milli muharip uçak KAAN’dan milli fırkateyn TCG İstanbul’a Türkiye’nin kritik platformlarında önemli görevler üstleniyor.

KAAN’ın alt yüklenicilerinden Altınay Savunma Teknolojileri AŞ’nin bünyesinde bulunduğu Altınay Teknoloji Grubu’nun Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Altınay, alt yüklenicilerin yerli savunma sanayi projelerindeki rolüne ilişkin AA muhabirine açıklamada bulundu.

Altınay, Türk savunma sanayisinin sahip olduğu teknolojik yetkinliğin, özellikle son 20 yılda yapılmış çalışmaların büyük bir iradeyle arkasında durulmasıyla gerçekleştiğini vurguladı.

Türkiye’nin uluslararası düzeyde birçok alanda dünyadaki üçüncü, bazen dördüncü ve beşinci sanayi üreticisi konumuna geldiğine işaret eden Altınay, “Türkiye, teknolojiyi geliştiren ve bunu seri olarak üretebilme yeteneğini kazanmış bir ülke. İnsansız hava araçlarımız özellikle son dönemde birçok muharebe alanında etkin olarak kullanılmış ve o muharebenin seyrini başarıyla değiştirebilme yeteneğini göstermiştir.” ifadesini kullandı.

Kritik zırhlıların modernizasyonunda yeni ve özgün ürünler geliştirildi

Altınay Teknoloji Grubu’nun 1991’de İstanbul Teknik Üniversitesinde ilk AR-GE şirketini kurarak yola çıktığını belirten Altınay, “Türkiye’nin ilk sanayi robotunu geliştiren firmayız. Hareket, kontrol, hassas mekanizma tekniği konularında 30 yıllık önemli bir kazanıma sahibiz. 30 yılda 10 milyon saatlik AR-GE birikimine ulaştık. 1000’in üzerinde çalışanımız var.” dedi.

Altınay, 2006’da NATO’nun şemsiyesi altında mühimmat teknolojisiyle ilgili bir projeyle savunma alanındaki çalışmalarının başladığını anlatarak, şunları kaydetti:

“Bu projede ana sorumlu proje lideri Roketsan’ın altında ona özgün ve yenilikçi bir çözüm sunduk. Mühimmatları insansız sökebilen ve söktükten sonra da ayrıştıran ve ayıklayan sistemler yapma konusunda projemiz uluslararası düzeyde takdir gördü. 2007 sonuna geldiğimizde entegre tek bir çatı altında farklı tipteki mühimmatları söken, ayrıştıran bir tesise kavuşturmuş olduk. Bu aynı zamanda NATO’nun elde ettiği en büyük akıllı mühimmat teknolojileri altyapısı oldu ve bunu Türkiye’de gerçekleştirdik.”

Altınay Teknoloji Grubu’nun kısa zamanda mühimmatları sökebilen geniş bir teknolojik yetkinliğe sahip olmasının savunma alanındaki yeni projelerde büyümesine imkan sağladığını aktaran Altınay, 2010’lu yıllarda Türkiye’nin milli tank projesinde namlu eyleyicisinin hareket kontrolünü sağlayan hassas mekanik sistemlerin geliştirilmesinde görev almaya başladıklarını, kritik zırhlıların modernizasyonunda yeni ve özgün ürünler geliştirdiklerini, Leopard tankının ve Fırtına obüsünün eyleyicileri konusunda da bir çalışma gerçekleştirdiklerini belirtti.

Yerli hava ve deniz platformları milli teknolojilerle donatıldı

Altınay, 2011’de havacılık alanında yeni teknolojiler geliştirmeye başladıklarını dile getirerek, “Şu anda Türkiye’nin en geniş hava aracı ailesine sahibiz. Mikro, mini, hafif, orta ve ağır sınıf olmak üzere 12 ayrı üründe hava aracı geliştiren bir altyapımız var. ASELSAN ile ortak DASAL firmamızla, bir cepte rahatlıkla taşıyabileceğiniz hava aracından yaklaşık 700 kilogram ağırlığında, faydalı yükü 200 kilograma kadar olan geniş bir ürün yelpazesi içinde ürünler geliştiriyoruz.” dedi.

Hakan Altınay, 2019’da TUSAŞ’la TAAC şirketini kurduklarını belirterek, bu şirketin Türkiye’nin yerli ve milli savaş uçaklarının ihtiyacı olan uçağı havada tutan bütün uçuş kontrol eyleyicileri geliştirmek amacıyla kurulduğunu söyledi.

TAAC’ın ayrıca dünyada sadece uçak yapabilen ülkelerin geliştirdiği, yerde uçmayacak şekilde fakat uçuş simülasyonunun yapıldığı Demir Kuş Test Sistemi’ni geliştirdiğine değinen Altınay, milli muharip uçak KAAN’ın iniş takımlarının da TAAC tarafından yapıldığını vurguladı.

Altınay, milli gemiye inen helikopterleri güvenli şekilde yakalayıp geminin içine alan KUŞKAPANI sistemini de geliştirdiklerine dikkati çekerek, şunları söyledi:

“3 yıl öncesine kadar Türkiye bu ürünleri yurt dışından alıyordu fakat sonra ülkemize bununla alakalı bir sınırlama getirildi. 2 yıllık bir çalışmayla gerçekleştirdik ve TCG İstanbul fırkateynimizde helikopter yakalama sistemimizi başarıyla devreye aldık. Bütün milli gemi platformlarımızda da geliştirdiğimiz KUŞKAPANI’mızı başarılı şekilde uygulamak için çalışıyoruz.”

Dünyanın sayılı ülkesinde olan sistemle mühimmatlar güvenli şekilde atılıyor

Hakan Altınay, mühimmatların yerli uçaklarda güvenli şekilde taşınması, taşınan mühimmatların ses üstüne yakın hızlarda uçaktan güvenli atılmasını sağlayan mühimmat bırakma sistemlerini geliştirdiklerini, bunun dünyada 4-5 ülkenin geliştirdiği bir yapı olduğunu kaydetti.

Savunma sanayisinin stratejik kurgusunun temel bir yapısı olduğuna değinen Altınay, “En yukarıda büyük teknoloji geliştiren firmalarımız bulunuyor. Sistem düzeyinde ara firmalara ihtiyacımız var. Bu ara firmaları arzu ettiğimiz seviyede büyütebilirsek bu piramidi ülkemiz açısından tamamıyla gerçekleştirmiş olacağız.” dedi.

Altınay Savunma Teknolojileri AŞ’nin Kocaeli Dilovası Makine İhtisas Organize Sanayi Bölgesi’nde yüksek teknolojili üretim tesisi yatırımından bahseden Altınay, şöyle konuştu:

“Savunma grubumuzun ihtiyacı olan alanlardaki kapasitesini, teknolojik ürünlerde üretim kabiliyetini artırmak, özellikle kendi elektronik kart dizaynlarımızı yaptıktan sonra kendi kartlarımızı da kendi dizgi altyapımızda üreterek hayata geçirmek istiyoruz. 2023 Mart’ta başladığımız, yaklaşık 13 bin metrekare kapalı alana sahip tesisimiz bitmek üzere. En kısa zamanda devreye alınacak. 100’e yakın yeni insan kaynağı istihdam edilecek.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/turk-savunma-sanayisi-alt-yuklenicileri-kritik-gorevler-ustleniyor/feed/ 0
Meral Akşener, seçmenlere hizmet odaklı düşünmelerini istedi https://www.haber28.com.tr/meral-aksener-secmenlere-hizmet-odakli-dusunmelerini-istedi/ https://www.haber28.com.tr/meral-aksener-secmenlere-hizmet-odakli-dusunmelerini-istedi/#respond Sat, 01 Jun 2024 01:12:35 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=19482 İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Marmaris’te düzenlenen iftar programında seçmenlerden oy verirken hizmet odaklı düşünmelerini isteyerek “Size kim, nasıl dürüstçe hizmet edecekse onu seçin” dedi.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, seçim çalışmalarını kapsamında Muğla’nın Marmaris ilçesinde düzenlenen iftar programına katıldı. Akşener, iftar programında yaptığı konuşmada, Akşener, muhalefetin Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemini eleştirerek muhalefetin sistemi değiştirmeye değil yalnızca Cumhurbaşkanı’nı değiştirmeye odaklandığını savundu. Akşener, “Bu ucube sistem kabul edildikten sonra Türkiye’de birçok konu rayından çıktı, iş iradesinden çıktı. Çünkü bu sistem bütün her şeyi, bütün gücü bir kişinin 2 dudağı arasına koydu. Herkesin çok kolayına gitti, muhalefetin tümünden bahsediyorum; herkes bu sistem üzerinden konuşmak yerine, bu sistemden kurtulmayı konuşmak yerine Tayyip Erdoğan’dan kurtulmayı konuştu. Kaybetme nedeni budur. Çünkü Sayın Erdoğan gittiğini varsayın, bu sistemin başına kimi koyarsak koyalım bir sene sonra gerçekten o sistem o kişiyi kendine benzetir. Dolayısıyla konumuz insanlar değil konumuz sistem olmalıydı.”

Akşener, şöyle devam etti:

“SİZE KİM, NASIL DÜRÜSTÇE HİZMET EDECEKSE ONU SEÇİN”

“Biraz evvel başkanım dedi ki; Marmaris’te talanın ve yalanın devamı için bir dedikodu var, bir ters propaganda var. ‘Oyları bölmeyin, Ak Parti kazanmasın.’ Bazı yerlerde öyle deniyor. Mesela Ordu’da biz kazanıyoruz. Sayın Özgür Özel çıktı ve dedi ki ‘Sakın Ak Parti kazanmasın diye başka bir partiye oy vermeyin.’ Koskoca CHP’nin Genel Başkanı bunu demiş, Cumhuriyet Halk Partililer elbette dinlemelidirler. Burada bizim oylarımızı kendilerine isterken, “aman ne olursunuz efendim” derken; öbür tarafta da Ak Parti’nin almasının hiçbir sakıncası olmadığını dile getiriyorlar.”

Marmarislilerden Akşener, oy verirken hizmet odaklı düşünmelerini isteyen Akşener, “Değerli Marmarisliler, çok değerli Muğlalı kardeşlerim esas mesele size kim, nasıl dürüstçe hizmet edecekse onu seçin” diye konuştu.

Akşener emeklilerin haklarına yönelik Cumhurbaşkanı’na çağrıda bulunarak; “Bugün Sayın Erdoğan “emeklilere zam isteyip duruyor” demiş benim için. “Öyle şey olur mu? Biz promosyonları yükselttik, öyle düzeltiyoruz” demiş. Adayları da 5.000 TL, 6.000 TL maaş vereceklermiş emeklilere onu söylüyor. Sayın Erdoğan net bir şekilde şunu söylüyorum 10.000 TL emekli maaşı ile bu insanlar aç. Bir, bu bayram parasını 7.000 liraya çıkaracaksın; iki, 11.000 TL seyyanen zam yapacaksın ve en düşük emekli maaşını asgari ücret seviyesine çıkaracaksın. Paran mı yok? Suriyelilere buluyorsun, kendi yandaşlarının vergilerini silmeye buluyorsun. Nasıl oluyor bu iş emekliye gelince yok” dedi.

Atanamayan öğretmenler sorununa da değinen Akşener, “Bir başka konu, 100.000 öğretmen tayini. Ben hem emeklilerin hem de öğretmen kardeşlerimin, meslektaşlarım oyuna talibim. Bakın, verin bana o gücü, tutun elimi 2028’e kadar bu haklarınızı söke söke alacağım ben. Görün muhalefet nasıl yapılıyormuş. Şuculuk, buculuk üzerinden yan gel yat Osman muhalefetini bitirmezsem namerdim. Bakın, göreceksiniz. Bütün bunların neticesinde bir de mutlaka mülakatın kaldırılması lazım.”

Akşener, vatandaşlardan İYİ Parti’nin Muğla belediye başkan adaylarına da oy istedi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/meral-aksener-secmenlere-hizmet-odakli-dusunmelerini-istedi/feed/ 0
ERÜ Melikgazi Belediyesi Deprem Araştırma Laboratuvarı’nda Bilyeli Sistem İzolatör Üretimi Yapıldı https://www.haber28.com.tr/eru-melikgazi-belediyesi-deprem-arastirma-laboratuvarinda-bilyeli-sistem-izolator-uretimi-yapildi/ https://www.haber28.com.tr/eru-melikgazi-belediyesi-deprem-arastirma-laboratuvarinda-bilyeli-sistem-izolator-uretimi-yapildi/#respond Fri, 17 May 2024 06:24:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=18434 Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Melikgazi Belediyesi Deprem Araştırma Laboratuvarı’nda geliştirilen bilyeli sistem izolatörün ilk üretimi yapıldı.

Uzmanlık alanı inşaat mühendisliği olan ERÜ Rektörü Prof. Dr. Fatih Altun ve beraberindeki öğretim üyelerince yaklaşık 3 yıl önce, depreme daha dayanıklı konutlar üretmek için bilyeli sistem izolatör üretimi için çalışma başlatıldı.

AR-GE çalışmalarının tamamlanmasının ardından Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ve AFAD’a gerekli bilgiler ve deneylerin sunulmasının ardından tüm testleri tamamlanan izolatör için ÜR-GE aşamasına geçildi.

Prof. Dr. Fatih Altun, AA muhabirine, uzun süre üzerinde çalıştıkları bilyeli sistem izolatörden olumlu sonuç aldıklarını söyledi.

Binaları daha dayanıklı hale getirecek izolatörün tüm deneylerden başarıyla geçtiğini vurgulayan Altun, şöyle konuştu:

“Yaklaşık 1200-1400 ton eksenel kuvvete (Bir cıvataya tork uygulanır ve sıkılırsa, cıvatanın ekseni çekilir ve bir gerilme kuvveti oluşur. Bu çekme kuvveti eksenel kuvvet olarak adlandırılır) kadar yükleme yapmak suretiyle deneylerimizi yaptık. Yani belki 150-200 deney tekrarı yapmışızdır. Peki bu 1200 ton neye karşılık geliyor? Bu, aslında çok rahat bir şekilde 8-10 katlı bir binanın eksenel kuvvet seviyesini yakalayan bir değerdir. Zaten binaların çok yüksek olmaması gerekiyor. Yani böyle 12-13 katlıdan sonraki binalarda izolatör kullanımı doğru olmuyor. Çünkü bu sefer yapının devrilme riskleri söz konusu olacaktır. Ancak söylediğim orta katlı yapılar, örneğin kamu binaları, hastaneler ve konutlar sıralanabilir.”

İstanbul’dan bir firmanın konuyla ilgilendiğini belirten Altun, kendilerinin de bedelsiz şekilde bunun araştırma ve geliştirme çalışmalarını yaptıklarını dile getirdi.

Altun, bu çalışmaları ülkeye bir katkı sağlamak amacıyla gerçekleştirdiklerini anlatarak, şunları kaydetti:

“Bu prototip seviyesinde de üretildi. Bunun özelliği bilyeli bir sistem olması. Yay katsayıları burada önemlidir. Yani sizin izolatörden talep deplasman değerine (yatay yer değiştirme) göre bu yayların bir sertliği vardır. Ona bağlı olarak binalarımızda sönümleme yapabilmektedir. Deprem anında bile depremi yaşamamış gibi oluyorsunuz. Biz bu izolatörü ürettikten sonra kurumlarımıza sunduk. Kurumlarımızın bizden talebi prototip deneylerinin yapılmasıydı. Üretilen prototip, firma yetkilisi tarafından götürüldüğü Eskişehir Teknik Üniversitesindeki sismik izolatörlerin deneylerinin yapıldığı laboratuvarda yeterlilik ve uygunluk belgesini aldı. Bu aslında yüzde 100 yerli olarak üretilmiş sistem. Tamamıyla imkanlarımızla kendi yerel malzemelerimizle üretilen bir sistem.”

Binaya göre izolatör kullanımının da farklılık gösterdiğini ifade eden Altun, “Muhtemel bir 6-7 büyüklüğündeki depremde hangi binada kullanıldığında ne kadarlık bir enerji sönümlemesi gerçekleştireceğini, ne kadarlık bir talep deplasmanı ortaya koyacağını, çeşitlerini ve tiplerini ortaya koyduk. Tabii bu tipler isteğe göre değiştirilebilir. İşte 3 katlı binadaki sütun ile 8 katlı binadaki sütun izolatör boyutları birbirinden farklılık arz etmektedir.” dedi.

“Deprem etkisinin bina tarafından yutulmasını sağlıyoruz”

Altun, sismik izolatörlerin Türkiye’de yaygınlaşacağını düşündüğünü, yerli ve milli izolatörün ülke ekonomisine de ciddi katkı sağlayacağını belirtti.

Geliştirdikleri izolatörlerin bilyeli sisteme sahip olduğunu yineleyen Altun, “Deprem anında binaların yatay yönde talep deplasmanı vardır. Bizim geliştirdiğimiz bu bilyeli izolatör sistemi, tamamıyla binanın talep ettiği deplasman kadar harekete izin vermektedir ve belirli bir deplasmandan sonra da özel bir mekanizmayla sönümleme gerçekleştiriyor. Yani deprem etkisinin bina tarafından yutulmasını sağlıyoruz.” diye konuştu.

]]>
https://www.haber28.com.tr/eru-melikgazi-belediyesi-deprem-arastirma-laboratuvarinda-bilyeli-sistem-izolator-uretimi-yapildi/feed/ 0
Samsun Büyükşehir Belediyesi Türkiye’nin En Büyük Güneş Enerji Santralini Tamamladı https://www.haber28.com.tr/samsun-buyuksehir-belediyesi-turkiyenin-en-buyuk-gunes-enerji-santralini-tamamladi/ https://www.haber28.com.tr/samsun-buyuksehir-belediyesi-turkiyenin-en-buyuk-gunes-enerji-santralini-tamamladi/#respond Fri, 10 May 2024 23:12:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=17546 Samsun Büyükşehir Belediyesi’nin, kamu eliyle orta gerilim seviyesinde sisteme bağlanmış Türkiye’nin en büyük güneş enerji santrali (GES) projesinin yapımı tamamlanarak elektrik üretmeye başladı. 45 KW üretim gücüne sahip GES, güneş enerjisinden yılda 90 milyon kilovatsaat elektrik üretecek.

Enerji birim fiyatlarındaki yüksek maliyetleri azaltmanın yanı sıra kentteki toprak, hava, su kirliliğini minimuma indirmeyi hedefleyen Samsun Büyükşehir Belediyesi, yenilenebilir enerji yatırımlarını sürdürüyor. Büyükşehir Belediyesi, Ladik ilçesi Büyükalan Mahallesi’nde kamu eliyle orta gerilim seviyesinde sisteme bağlanmış Türkiye’nin en büyük GES projesine imza attı.

Yılda 90 milyon kilovatsaat elektrik üretecek

850 dönüm alan üzerine kurulan GES projesi kapsamında sahaya 121 enerji nakil hattı direği dikilirken, 6 bin 600 metre uzunluğunda orta gerilim kablosu çekildi. Alana toplam 125 bin 901 adet güneş paneli monte edildi. Yapımı tamamlanan GES, geçen hafta itibariyle elektrik üretimine başladı. Üretilen elektrik, Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş.’nin ana sistemine aktarılıyor. 45 KW üretim gücüne sahip GES güneş enerjisinden yılda 90 milyon kilovatsaat elektrik üretecek.

Kurum bütçesinden yılda 250 milyon tasarruf sağlayacak

Büyükşehir Belediyesi’nin SASKİ kanalizasyon terfi merkezleri, içme suyu arıtma tesisleri, hafif raylı sistem tramvayları, beton santralleri, konkasör tesisleri başta olmak üzere birçok tesisinin orta düzeyde tükettiği elektrik maliyetlerini büyük oranda düşürecek GES projesi, elektrikli otobüslerin enerji tüketimi ihtiyacını da karşılayacak. Proje, kurum bütçesine yılda yaklaşık 250 milyon TL tasarruf sağlayacak. Projenin kurum bütçesine sağlayacağı katkılarla yaklaşık 4 yılda kendini amorti edeceği belirtildi. Proje kapsamında 22 Şubat 2023’te yüklenici firmaya yer teslimi yapıldıktan sonra Projelendirme ve fizibilite çalışmalarının ardından Haziran 2023’te sahada çalışmalara başlandı.

125 bin 901 adet güneş paneli yerleştirildi

Ladik’te faaliyete geçen GES projesinin önemini anlatan Samsun Büyükşehir Belediye Fen İşleri Dairesi Başkanı Nurettin Özbey, “45 MW’lık tesisimizde enerji üretimine başladık. Yıllık yaklaşık 90 milyon kilovatsaat elektrik üretecek. Bu 36 bin hanenin enerjisinin üretilmesi demek. Alan yerli ve mili üretim olan 125 bin 901 adet güneş paneli ile kaplandı. Paneller güneşin açısına göre yön değiştiren bir hareketli sisteme sahip. Bu da bize diğer sabit sistemlere göre yüzde 15-20 arasında daha fazla üretim yapma imkanı sağlayacak. GES projemiz ile yapılan tasarrufla kurum bütçemize yılda yaklaşık 250 milyon liralık bir kazanım sağlanacak. Biz Büyükşehir Belediyesi olarak çevreci bir belediyeyiz. Ciddi oranda çevreye duyarlı özel çalışmalarımız var. Yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelen bir vizyon içerisinde çalışmalarımızı yürütüyoruz. Bunu en önemli ve büyük örneklerinden birisi de hayata geçirdiğimiz GES projeleridir” dedi.

“Samsun’a katma değer sağlayacak”

Fen İşleri Dairesi Başkanı Nurettin Özbey şunları söyledi:

“GES projemiz ile yılda 43 bin ton karbondioksit salınımının önüne geçmiş oluyoruz. Eğer bu tesis olmasaydı bu enerjiyi karşılamak için yılda 13 bin ton kömür kullanmak zorunda kalınacaktık. Samsun Büyükşehir Belediyesi olarak burada ciddi anlamda kentimize katma değer sağlayacak bir yatırımı gerçekleştirdik. Burada ürettiğimiz enerjiyi doğrudan biz vermiyoruz. Burada ürettiğimiz elektriği biz Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş.’nin sistemine devrediyoruz. Direk enerji olarak bu sisteme dahil oluyor. Biz de kendi diğer tesislerimizde tükettiğimiz enerji ile ürettiğimiz eklektiği mahsuplaşıyoruz.” – SAMSUN

]]>
https://www.haber28.com.tr/samsun-buyuksehir-belediyesi-turkiyenin-en-buyuk-gunes-enerji-santralini-tamamladi/feed/ 0
Meral Akşener’den Erdoğan’a çağrı: Emeklilere destek verin https://www.haber28.com.tr/meral-aksenerden-erdogana-cagri-emeklilere-destek-verin/ https://www.haber28.com.tr/meral-aksenerden-erdogana-cagri-emeklilere-destek-verin/#respond Mon, 06 May 2024 21:37:09 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=17026 İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, seçim çalışmaları sırasında üç şey konuştuğunu belirterek, “Buradan Erdoğan’a diyorum ki; ‘Sayın Erdoğan emeklilere bu bayramda 7 bin lira ikramiye vereceksin. 11 bin lira emeklilere seyyanen zam vereceksin. En düşük emekli maaşını asgari ücret seviyesine çıkaracaksın. Seçime kaldı 13 gün, bunu yaptın yaptın. Şu 13 günde emekliyi rahat ettirirsen oylarını alabilirsin, ona diyecek bir şeyimiz yok'” dedi.

31 Mart Mahalli İdareler Seçimleri kapsamında Trabzon’a gelen İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Şalpazarı, Beşikdüzü ve Yomra ilçelerinde esnafı ziyaret ederek, partililerle buluştu. Beşikdüzü ilçesinde partililere hitap eden Akşener, “Bizim partimiz sizin sesinizi duyurmak için kuruldu ve bu sesi duyurmak için de elimizden geleni yaptık. Bize dediniz ki ‘Sizi takip edeceğiz. Sizin göreviniz bizim sesimiz olmak’ ve iktidara da dediniz ki ‘Sen de bize hizmet edeceksin.’ Yani hizmet etmen için seni tekrar seçtik. Şimdi biz üzerimize düşeni yapıyoruz. Fakat bu ucube sistemin getirdiği ittifak sistemine mecbur kaldığımız için, muhalefet edenlerin güç kazanabilmesi için bu ittifak işlerinin birisine dahil olduk. 2018’de yapılan anketleri gördük ve 2019’a girerken hemşehriniz Koray Aydın geldi ve bana dedi ki ‘Bu seçmen umutsuz halde, yani bu ucube sistemi değiştirmeye yönelik yetersiz kaldığını hissediyor’. Ben de kendisine ‘Ne yapalım ağabey’ dedim, o da bana ‘Biz Cumhuriyet Halk Partisi’ne gidelim, belediye dahilinde bir ortaklaşmayı, ittifakı teklif edelim.’ Sonrasında Sayın Kılıçdaroğlu’ndan randevuyu bizzat ben aldım ve gitti görüştü. Allah’ım şahittir ki biz, ‘Bize İYİ Parti mi Türkiye mi?’ dendiğinde Türkiye’yi tercih ettik. Sonuç itibarıyla İstanbul ve Ankara kazanıldı. Sayın Erdoğan dedi ki ‘İstanbul’u alan Türkiye’yi alır.’ Sonrasında 2023 seçimlerine giderken sözümüzü duyuramadık. O onu dedi, bu bunu dedi söylemlerinden yorulduk. Sonra İç Anadolu Mansur Bey’i istedi, Ege ve Marmara, sizler Ekrem İmamoğlu’nu istediniz derken bunlar aday olmadı ve sonuç itibarıyla biz bu sistemi değiştiremedik. Bu sistem yamuk bir sistem” şeklinde konuştu.

“Suriyelilere para buluyorsun da emekliye, öğretmene mi bulamıyorsun?”

İttifakın ardından partilerinin kuruluş felsefesine geri döndüklerini vurgulayan Akşener, “Sonra düşündük taşındık ve dedik ki ‘Biz kuruluş felsefemize geri dönmeliyiz.’ Nedir bu; hür ve müstakil olarak sadece sizi, esnafı, köylüyü, atanamayan öğretmenleri, dilenen çocukları, haksızlığa uğrayan gençleri, şiddet gören kadınları, sadece bu ülkede yaşayan insanların sesi olmayı öne koyalım dedik. Ben seçim çalışmaları sırasında üç şey konuşuyorum. Birincisi emekliler; 10 bin lira emekli maaşıyla 5 bin lira kira veren emekli geçinemez. Buradan Erdoğan’a diyorum ki; ‘Sayın Erdoğan emeklilere bu bayramda 7 bin lira ikramiye vereceksin. 11 bin lira emeklilere seyyanen zam vereceksin. En düşük emekli maaşını asgari ücret seviyesine çıkaracaksın. Seçime kaldı 13 gün, bunu yaptın yaptın. Şu 13 günde emekliyi rahat ettirirsen oylarını alabilirsin, ona diyecek bir şeyimiz yok.’ Sayın Erdoğan yapacak bunu, diyorlar ki Meral Akşener, Erdoğan’a oy istiyor. Ne alakası var kardeşim. Ama yapmadığı taktirde oylarınıza talibim. Verin elinizi tutun elimi, bu süreçte 2028’e kadar muhalefet nasıl yapılır size göstereyim. İkincisi olarak da 2024 seçimlerine giderken 100 bin öğretmen atayacaksın. Sayın Erdoğan atayacaksın. Atadığın taktirde o öğretmen kardeşlerimiz oylarını sana verir, o başka bir şey. Ben de talep ediyorum hepinizin oylarını o ayrı. Benim işim sizlerin derdini çözmek, çözdürmek. Atamıyorsa eğer öğretmenlerin oylarını istiyorum. Tutun elimi güç verin görün nasıl yapılırmış. Üçüncü olarak da mülakatın kaldırılacağını hepimiz söyledik. Kaldır kardeşim. Şimdi diyorlar ki para yok. Hadi oradan. Suriyelilere para buluyorsun da emekliye, öğretmene mi bulamıyorsun? Şimdi bu seçimde bütün adaylara başarılar diliyorum ve kendi adaylarımıza da oy istiyorum” ifadelerini kullandı. – TRABZON

]]>
https://www.haber28.com.tr/meral-aksenerden-erdogana-cagri-emeklilere-destek-verin/feed/ 0
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan: Türkiye terörle mücadelede büyük başarılara imza attı https://www.haber28.com.tr/disisleri-bakani-hakan-fidan-turkiye-terorle-mucadelede-buyuk-basarilara-imza-atti/ https://www.haber28.com.tr/disisleri-bakani-hakan-fidan-turkiye-terorle-mucadelede-buyuk-basarilara-imza-atti/#respond Fri, 03 May 2024 23:36:35 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=16679 Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, “Son 21 yılda terörle mücadelede ve milli güvenlik sistemimizde daha önce eşi benzeri görülmemiş başarılara imza attık. Türkiye her alanda sözcüğün tam anlamıyla çağ atladı.” dedi.

Fidan, Bursa’nın Mudanya ilçesinde bir otelde düzenlenen AK Parti Mudanya Belediye Başkan adayı Gökhan Dinçer’in tanıtım toplantısında yaptığı konuşmada, Dinçer’in Mudanya’ya hizmet aşkıyla dolu olduğunu söyledi.

Mudanya’nın milli tarih ve kimlik şuuru açısından çok müstesna bir yere sahip olduğunu belirten Fidan, 11 Ekim 1922’de, Anadolu’nun boyunduruk altına alınması için oynanan oyunların bozulmasının, ilk defa yazılı olarak Mudanya’da kayda geçtiğini anımsattı.

Bakan Fidan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, şehit, gazi ve tarihteki tüm kahramanlardan aldıkları emaneti daha yukarılara taşımanın gayreti içinde olduklarını vurgulayarak, şöyle konuştu:

“Bir milli şahlanış sürecindeyiz. Türkiye’miz gerektiğinde oyun kuran, gerektiğinde oyunu bozan, adaletsizliklere boyun eğmeyen güçlü bir siyasi duruş sergiliyor. Bir ülkenin kahramanları hep vardı. Bu topraklar askerinden öğretmenine, bilim insanından istihbaratçısına hayatın her alanında, her dönem farklı kahramanlar çıkarmıştır. Bizler zor zamanlarda ortaya çıkan liderler sayesinde güçlüklerin geride bırakılmasına ve yeni dönemlere yelken açılmasına tarih boyunca defalarca şahitlik etmiş bir milletiz. Son 21 yılda Türkiye’mizin hangi noktadan nereye geldiğini, nasıl bir sıçrama kaydettiğini hepimiz gayet iyi biliyoruz. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan liderliğindeki güçlü Türkiye artık hakikaten sadece bölgesinde değil, uluslararası düzeyde de önemli bir aktöre dönüşmüştür.”

“Her alanda çıtayı yükselterek çok şükür yepyeni bir çığır açtık”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, devleti ve milleti için gece gündüz nasıl mücadele ettiğine yakinen şahitlik ettiğini anlatan Fidan, “Türkiye’de siyasetin ve toplumsal hayatın her alanındaki vesayet zincirlerinin kırılması, Sayın Cumhurbaşkanımızın azmi ve kararlılığıyla mümkün olmuştur. Son 21 yılda terörle mücadelede ve milli güvenlik sistemimizde daha önce eşi benzeri görülmemiş başarılara imza attık. Türkiye her alanda sözcüğün tam anlamıyla çağ atladı. Savunma sanayinde yüzde 20 olan yerlilik ve millilik oranını yüzde 80’lere taşıdık. Küresel savunma ürünleri ihracatı endekslerinde rekor kıracak noktalara geldik. Milletimizin teveccühü ile hayata geçirdiğimiz politikalar ve stratejiler vasıtasıyla her alanda çıtayı yükselterek ve refah seviyemizi artırarak çok şükür yepyeni bir çığır açtık.” ifadesini kullandı.

Milletin refah, huzur ve güvenliği artırırken, gönül coğrafyasını da ihmal etmediklerine dikkati çeken Fidan, şunları kaydetti:

“Şükürler olsun ki icraatımızın ve çalışmalarımızın semerelerini de alıyoruz. Dünyada krizlerin, çatışmaların, hatta savaşların artma eğiliminde olduğu bir dönemdeyiz. Milli menfaatlerimizi korumak için gidişatı iyi ve doğru okumamız gerekiyor. Mevcut dünya düzeni küresel adaletsizlikle, krizlerle, savaşlarla baş edemiyor. Kendini güncellemeyen mevcut sistem, yaşanan sorunların da kaynağı haline gelmiş durumdadır. Mevcut sistemin acizliği Gazze’de tamamen ifşa olmuştur. İsrail’in ve zalimine seyirci kalan bu sistem Ukrayna’daki savaşı da engelleyemiyor. Tersine teşvik ediyor. Bu sistem, bırakın adaleti tesis etmeyi, küresel düzeydeki eşitsizlikleri daha da derinleştiriyor. Hegemon güçler sadece emperyal gündemleriyle meşgul oluyorlar. Terör örgütlerini, vekil örgütleri ve diğer yerel vesayet unsurlarını taşeron olarak kullanmaya devam ediyorlar. Ülkemiz üzerinde oynanmaya çalışılan oyunların tümünü Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde hamdolsun boşa çıkardık.”

“Fırsatların da peşinden koşacağız”

MİT Başkanlığı görevi sırasında “Sadece karşımıza çıkan teröristle uğraşmayacağız. Peşine düştüğümüz teröristleri yakalayıp gerekeni yapacağız” diye konsept oluşturduklarını anlatan Fidan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Öyle de yaptık. Dış politikamıza bunu uyguladığımız zaman sadece önümüze çıkan tehditlerle değil, aynı zamanda ülkemiz için gerekli olan fırsatları, imkanları, milli menfaatleri dünyanın neresinde olursa olsun bulup elde edeceğiz. Sadece uluslararası sistemin önümüze çıkardığı engellerle vaktimizi harcamayacağız, mücadele ederken ülkemiz için, milletimiz için, bölgemiz için iyi olanın da peşinden koşacağız. Fırsatların da peşinden koşacağız. İşte bu yüzden Türkiye artan imkan ve kabiliyetleriyle adalet ve vicdan temelinde yeni bir dünya düzeni kurulması için öncü rol üstlenmiş durumdadır. Sayın Cumhurbaşkanımızın ‘dünya beşten büyüktür’ söyleminin dünyanın her köşesinde karşılık bulması asla boşuna değil.”

Fidan, Türkiye’nin artık oyun kuran, gerektiğinde oyun değiştiren bir ülke olduğunu belirterek, konuşmasını şöyle tamamladı:

“Bunu terörle mücadele stratejimizde de görüyoruz. Hükümetimizle, askerimizle, güvenlik güçlerimizle, terörle mücadelede son 21 yılda kaydedilen mesafe apaçık ortadadır. Terör illetini sadece ülkemizden değil, sınır ötemizden de temizleme çabalarımız tüm hızıyla devam ediyor. Geçtiğimiz günlerde Milli Savunma Bakanımız ve MİT Başkanımızla Bağdat’taydık. Hem kendi sınırlarımız içinde hem sınırlarımız dışında terörist unsurları temizleme irademizi Iraklı mevkidaşlarımızla paylaştık. Onlardan da bu konuda bizimle birlikte ortak hareket edeceklerine dair söz aldık. PKK’nın, Irak’ın çıkarlarına aykırı hareket eden ve orada da müsaade edilmemesi gereken bir örgüt olduğunu ilk defa bu süreç sayesinde muhataplarımız kabul ettiler. Iraklı kardeşlerimizle işbirliğimiz ve koordinasyon toplantılarımız önümüzdeki süreçte de devam edecek.”

TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı ve AK Parti Bursa Milletvekili Mustafa Varank ile Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş’ın da katılımcılara hitap ettiği toplantıda, AK Parti Mudanya Belediye Başkan adayı Gökhan Dinçer, projelerini içeren sunum yaptı.

Konuşmaların ardından aday Dinçer, Bakan Fidan’a tarihi Mudanya mütareke binasının tablosunu hediye etti.

]]>
https://www.haber28.com.tr/disisleri-bakani-hakan-fidan-turkiye-terorle-mucadelede-buyuk-basarilara-imza-atti/feed/ 0
Meral Akşener: Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi herkesi pişman etti https://www.haber28.com.tr/meral-aksener-cumhurbaskanligi-hukumet-sistemi-herkesi-pisman-etti/ https://www.haber28.com.tr/meral-aksener-cumhurbaskanligi-hukumet-sistemi-herkesi-pisman-etti/#respond Thu, 02 May 2024 23:36:35 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=16559 İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Uşak’ta katıldığı iftar programında, Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemini eleştirerek; “İddia ediyorum Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan dahil, şu anda bu sistemden herkes pişmandır. Çünkü bir kişinin iki dudağı arasına sıkıştırılan bu sistem, o kişiyi de herhalde hayatından son derece nefret eder hale getirmiştir. Her kararı bir kişinin verdiği bir sistem olmaz, olamaz”dedi.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, yerel seçim çalışmaları kapsamında Uşak’ta Kemalöz Pazar yeri ve Dikilitaş Mahallesi esnafını ziyaret etti. Akşener, partisinin Uşak Belediye Başkan Adayı Muhammet Gür’ün Uşak’ın sorunlarına çözüm odaklı yaklaşacak bir başkan olacağını belirterek, “Bugün beraberce dolaştık, gördüm ki Uşaklı hemşehrilerim bu defa Muhammet başkanını seçecekler. Çünkü projeleriyle, dürüstlüğüyle, sözünün eri olmakla, mertlikle bilinen bir kardeşim. Dolayısıyla bu defa Muhammet başkanım hayırlısıyla Uşak belediye başkanımız olacak” dedi.

Akşener, daha sonra katıldığı iftar programında yaptığı konuşmada da İYİ Parti Uşak Belediye Başkanı Adayı Muhammet Gür’ün anketlerde önde olduğuna dikkat çekerek şunları söyledi:

“Bugünü bitirdik, yerel seçimlere 14 gün kaldı. Uşak’ta Muhammet başkanım aday oldu. Geçtiğimiz 2019 yılında da adaydı ve çok az bir farkla kaybetti. Şimdi ikinci defa aday. Bugün beraberce dolaştık, gördüm ki Uşaklı hemşehrilerim bu defa Muhammet başkanını seçecekler. Çünkü projeleriyle, dürüstlüğüyle, sözünün eri olmakla, mertlikle bilinen bir kardeşim. Dolayısıyla bu defa Muhammed başkanım hayırlısıyla Uşak belediye başkanımız olacak. Bütün anketler de aynı şeyi söylüyor. Bugün bir şey fark ettim, bizim parti kurulduktan sonra benim başıma ne geldiyse Muhammet başkana da aynı şeyler yapılıyor. Çünkü kazanacak. Yani elbette sizin kararınız ama gördüğüm kadarıyla garantilemiş kardeşim. Dolayısıyla rakipleri tarafından gagalanmaya başlanmış. Bu da onun ne kadar düzgün ve Uşak’a hizmet etmekle kendini yükümlü hisseden bir insan olduğunu gösterir.”

CUMHURBAŞKANI SAYIN ERDOĞAN DAHİL ŞU ANDA BU SİSTEMDEN HERKES PİŞMANDIR”

İddia ediyorum Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan dahil, şu anda bu sistemden herkes pişmandır. Çünkü bir kişinin iki dudağı arasına sıkıştırılan bu sistem, o kişiyi de herhalde hayatından son derece nefret eder hale getirmiştir. Her kararı bir kişinin verdiği bir sistem olmaz, olamaz. Bu ucube sistemden Türkiye’yi çıkarmak için biz bu ittifak siyasetine mecburen ‘evet’ dedik. Sizin sesiniz olma, bir başka seçenek ortaya koyma iddiamızla mecburen, mecburiyetten ittifak siyasetinin içinde yer aldık.

EMEKLİLER AÇ”

Sayın Erdoğan her şey iki dudağının arasında. Emekliler aç. Dolayısıyla bayram ikramiyesini 7 bin liraya çıkaracaksın. Emeklilerin tümüne 11 bin TL seyyanen zam yapacaksın. En düşük emekli maaşını asgari ücret seviyesine getireceksin. Seçime kadar bunu yapacaksın. İsterse emekliler sana oy versin. Ama yapmadığın takdirde emeklilerin oyuna talibim. Ondan sonra görün bakalım nasıl oluyormuş işler. Tutun elimden, verin bana o gücü; bakın ne oluyor? Seçin Muhammet başkanı, bakın ne oluyor?

HANİ MÜLAKAT KALDIRILACAKTI ?”

Gençler herkes size söz verdi mülakat kaldırılacak diye. Bakın dün Bursa’da kızı KPSS’de 87 puan almış. 73 puan alan kızının arkadaşı mülakatta kazanmış. 87 puan alan kız çocuğu atanamamış. Her birinizin hayatında bundan bir tane var. Hani mülakat kaldırılacaktı? Sayın Erdoğan seçime kadar verdiği sözü tut. Bu gençlerin hayatında mülakatı çıkar gitsin. Sen yapmazsan ben yapacağım.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/meral-aksener-cumhurbaskanligi-hukumet-sistemi-herkesi-pisman-etti/feed/ 0
Depozito yönetim sisteminde logo ve sistem tamam, üreticiler hazır https://www.haber28.com.tr/depozito-yonetim-sisteminde-logo-ve-sistem-tamam-ureticiler-hazir/ https://www.haber28.com.tr/depozito-yonetim-sisteminde-logo-ve-sistem-tamam-ureticiler-hazir/#respond Wed, 17 Apr 2024 21:24:41 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=14699 Türkiye’de başarıyla uygulanan ‘Sıfır Atık Projesi’ kapsamında zorunlu olacak Depozito Yönetim Sistemi’nde (DYS) altyapı tamamlandı. Yüksek güvenlikli logoyu basacak matbaalar, üreticiler ve kapsamdaki ürünler sisteme hazır hale geldi. Şimdi sıra iade noktalarının oluşturulmasında. Türkiye, dünyaya örnek olacak Depozito Yönetim Sistemi’yle yılda 20 milyar adedin üzerinde ürünün geri dönüşümünü planlıyor.

Türkiye, en üst düzeyde desteklenen ‘sıfır atık’ konusunda dünyaya öncülük ediyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın himayelerinde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nca başlatılan ‘Sıfır Atık Projesi’ 2017 yılından bu yana başarıyla uygulanıyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da geçen yıl Eylül ayında ABD’nin New York kentinde gerçekleştirilen Birleşmiş Milletler (BM) 78. Genel Kurulu’ndaki konuşmasında tüm dünyayı Sıfır Atık Hareketi’ne destek vermeye davet etti.

Emine Erdoğan’ın desteklediği israfın önlenmesini, kaynakların daha verimli kullanılmasını, atık oluşum sebeplerinin gözden geçirilerek atık oluşumunun engellenmesini veya minimize edilmesini sağlayan ‘Sıfır Atık Projesi’nin en önemli ayaklarından ‘Depozito Yönetim Sistemi’nin (DYS) tüm hazırlıkları tamamlandı.

Hem altyapısı ile hem de sistemin uygulanmasıyla dünyaya örnek olacak Depozito Yönetim Sistemi’nde Türkiye genelinde pilot uygulama aşamasına gelindi.

Altyapı tamam, sıra iade noktalarında

Hem ekonomi hem çevre ve insan sağlığı açısından önemli olan sistemin altyapısı hazır. Sisteme kayıtlar da büyük oranda gerçekleşti. Şimdi sıra depozito iade noktalarının oluşturulmasında. Türkiye Çevre Ajansı (TÜÇA) yönetiminde, başta market zincirleri olmak üzere birçok noktada oluşturulacak iade noktalarının 2024 yılı içerisinde devreye alınması planlanmakta. İade noktalarında boş ambalajlar tüketicilerden elden teslim alınabileceği gibi, kurulumuna hızla başlanacak olan Depozito İade Makineleri (DİM) de uygulamaya alınacak. Tüketicilerin başlıca temas noktası olacak olan DİM’ler Depozito Yönetim Sistemi için büyük önem taşıyor. Tüketicilerin getirdiği cam, polietilen tereftalat (PET) ve alüminyumdan yapılmış olan tek kullanımlık ambalajları kabul eden ‘Depozito İade Makineleri’ (DİM), ambalajların her birinin şeklini, boyutlarını ve özel DYS logosunu kontrol ediyor ve onaylama işlemini gerçekleştirerek mobil uygulama üzerinden tüketiciye depozito iade bedelini ödüyor.

İade noktalarını bu yıl her yerde görülecek

Halihazırda Yalova, Kızılcahamam gibi pilot uygulama bölgelerinde kamu noktalarında hem yerli hem yabancı DİM’ler sayesinde, vatandaşlar mevcutta dolaşımda olan tek kullanımlık içecek ambalajlarını iade ederek iade puanı ve parayı almaya hak kazanabiliyor. Depozito sistemi kapsamında DİM’leri önümüzdeki dönemde hemen hemen her yerde görülebilecek. Gelecek 3 yılda tüm ülke genelinde 30 bin DİM’in kurulumu planlanıyor. Türkiye Çevre Ajansı’nın belirleyeceği depozito bedeli ürünlerin satış ücretine dahil olacak, ancak iade edilen ambalajla bu bedelin de tüketiciye iade edilecek olması sebebiyle tüketicilerin DİM’leri yoğun olarak kullanması bekleniyor. Sistem dahilinde yıllık 20 milyar adet iade edilen ambalaj hacmi oluşması öngörülüyor; bu da günde 55 milyon adet ambalaja tekabül ediyor. Bu veriler, DİM’lerin tüketicilerin büyük bir kısmı tarafından çok yoğun olarak kullanılacağını gösteriyor.

Geniş coğrafya ve yüksek nüfus göz önünde tutulduğunda tüketicilerin sisteme erişimin kolaylaşması amacıyla yüksek sayıda otomatın marketlere ve benzeri satış noktalarına, restoran ve otellere yerleştirilmesi planlanıyor. Bu da yerli üreticiler için önemli bir fırsat oluşturuyor. Ayrıca, DİM’lerin dünyadaki pazarı düşünüldüğünde ihracatta yeni bir kapı oluşturma potansiyeli de yüksek.

Ambalajlarda DYS logosu olacak

Türkiye’de ilk başta içeceklerin piyasaya sürülmesinde kullanılan cam, polietilen tereftalat (PET) türünde plastik ve alüminyum türünde metal malzemeden yapılmış olan tek kullanımlık ambalajlar öncelikli olarak zorunlu depozito uygulaması kapsamına alınacak.

Tüketicilerin sahte, kaçak ve kayıt dışı üretilen içecekleri tüketmemesi ve depozitoya tabi olan ambalajlı içeceklerin kolayca ayrıştırılabilmesi için, sisteme dahil olan içeceklerin etiket veya ambalajlarında, depozito programına dahil olduklarını gösteren Depozito Yönetim Sistemi logosu (DYS Logosu) yer alacak. Depozito uygulaması kapsamındaki içeceklerin DYS logolu etiketleri, özel ve kopyalanamaz bir mürekkeple basılıyor.

Özel mürekkepli, kopyalanamaz etiket

Verilen bilgiye göre, Depozito Yönetim Sistemi (DYS) Logosu’nun ambalajlar üzerine uygulamasında kullanılan özel güvenlik mürekkebinin sahtesinin üretilmesi söz konusu değil. Özel güvenlik mürekkebi sahip olduğu ayrıştırıcı özellikler sayesinde özel cihazlarla kontrol edildiğinden, içecek ambalajının üstündeki DYS logosunun Depozito Yönetim Sistemi özel güvenlik mürekkebini taşıyıp taşımadığı anlaşılabiliyor. Mürekkep projeye özel tasarlandığı için piyasadan doğrudan veya dolaylı yöntemler ile temin edilmesi mümkün değil. Sadece proje kapsamında yetki belgesi almış ambalaj ve etiket üreticileri özel güvenlik mürekkebini kullanma hakkına sahip olacak.

Sistemin güvenliği açısından önemli

Mürekkep tasarımı, üretim aşamaları ve mürekkebin dağıtılması ile kullanılması, kısaca tüm tedarik zincirinde çok az sayıda kurum yetkili. Üstelik mürekkebin şişe ve kutulara nasıl uygulanması gerektiği de yine özel bir uzmanlık gerektiriyor. Bu özel yöntemler ve kısıtlı erişim sayesinde özel güvenlikli mürekkep elde ediliyor. DYS logosu üzerinde kullanılan özel güvenlikli mürekkep aynı zamanda tersine mühendislik yollarıyla da yeniden üretilemez özellikte.

DYS logolu özel etiketler, sistemin sağlıklı ve güvenli işlemesini sağlarken diğer taraftan sistemin kötü niyetli kullanımının da önüne geçiyor. Depozito makineleri sadece DYS logosu taşıyan özel etiketli ürünleri kabul edecek. Böylece, kayıt dışı üretim yapılan içeceklerin sisteme girmesi engellenmiş olacak.

Firmalar uyum sağladı

Üretici firmalar ve ürünler de sisteme büyük çoğunlukta uyum sağladı. Türkiye Çevre Ajansı’nın (TÜÇA) 30.12.2022 tarihli ‘Zorunlu Depozito Yönetim Sistemi Uygulamalarına İlişkin Duyurusu’na göre, 1 Ağustos 2023 tarihinden itibaren içecek ambalajları üzerinde ‘Depozito Yönetim Sistemi İşareti (logosu)’ zorunlu olarak kullanılmaya başlandı. Yüksek güvenlik özelliklerine sahip etiketlerin basımı için özel yetkilendirilen baskı tesisleri de sisteme hazır hale geldi. Şu ana kadar özel yetkilendirilen baskı tesisleri, proje kapsamında sisteme dahil olacak ürünlerin tamamına yakınının özel etiketlerini basacak kapasiteye sahip.

Tüm üreticiler sistemde

Çok sayıda firma Depozito Yönetim Sistemi logosu ile üretime geçti ve DYS logolu ürünleri market raflarında yer almaya başladı. DYS logosu olmayan ürünler satılamayacağı için firmalar hızlı bir şekilde onay süreçlerini tamamlıyorlar. Böylece önümüzdeki günlerde market raflarında DYS logolu daha fazla ürün görülecek.

Türkiye Çevre Ajansı yönetecek

Zorunlu Depozito Yönetim Sistemi, Türkiye Çevre Ajansı (TÜÇA) tarafından yönetilecek. Sistem, tek kullanımlık ambalajlı ürünleri piyasaya sürecek firmalar, perakende sektörü oyuncuları ve tüketiciler gibi çoklu bir yapıdan ve çeşitli süreçlerden oluşuyor. Süreç, depozitolu ambalajın TÜÇA tarafından belirlenen kriterlere uygun üretilerek piyasaya arz edilmesi ile başlayıp boş ambalajın toplanarak geri dönüşüm tesislerine gönderilmesi ile tamamlanan bir döngüde işleyecek.

Sistemin işleyişi

Sistem şöyle işleyecek:

Ambalajlı içeceği piyasa süren firmalar, Depozito Bilgi Yönetim Sistemi’ne kaydolacak. Bu firmalar, DYS logolarını, özel güvenlikli mürekkep ve basım tekniğiyle ambalajlar üzerine uygulayacak.

Türkiye Çevre Ajansı, depozito fiyatıyla ilgili düzenlemeyi yapacak ve kamuoyuna açıklayacak.

Firmalar piyasaya sürdüğü her ürünün depozito bedelini Türkiye Çevre Ajansı’na ödeyecek. Firmalar sisteme aktarmış olduğu bu depozito bedelini market, bakkal gibi satış noktalarına yaptıkları ürün satışı ile tahsil edecekler.

Market, bakkal gibi satış noktaları da depozito ücretini ödeyerek aldıkları ambalajlı ürünlerin, tüketicilere satışında depozito ücretini tahsil edecekler.

Depozito Yönetim Sistemi’nin sağlıklı işlemesi için en önemli aşama tüketicilerin sisteme katıldığı bölüm olacak. Tüketiciler, depozito ücretini ödeyerek aldıkları tek kullanımlık ambalajlı ürünleri tükettikten sonra, boş ambalajları depozito iade makinelerine iade ettiklerinde DBYS Mobil Uygulaması aracılığıyla depozito bedellerini geri alabilecekler.

Sürecin bundan sonraki bölümü tabi ki biraz daha teknik ve tüketicilerden bağımsız işleyecek. Ama asıl ekonomiye katkı burada başlıyor.

Tüketicilerden gelen boş ambalajların teslim alındığı ve depozito bedellerinin iade edildiği noktalarda Depozito İade Makineleri olacak. Makineler, ambalajları ayrıştırarak alacak. Depozitolu boş ambalajlar, TÜÇA’nın yetkilendirmesiyle boş ambalaj taşıyıcıları tarafından depo/aktarma merkezlerine, doğrulama tesislerine ve son olarak da geri dönüşüm tesislerine teslim edilecek. Sistem dahilinde geri dönüşümü sağlanan malzemelerin türü ve miktarına göre belirlenen hurda geliri ise sisteme gelir olarak aktarılacak.

Sistemin çevreye, ekonomiye büyük katkısı var

DYS’nin çevre başta olmak üzere insan sağlığı ve ekonomiye önemli katkıları var. Döngüsel ekonominin önemli oyuncularından atıkların, geri dönüşümü ve geri kazanımı tüm dünyada artık çok önemli hale geldi. Hatta atıklar, ülkelerin ekonomileri için önemli bir kaynak olarak değerlendiriliyor.

Depozito Yönetim Sisteminin hayata geçmesiyle ilk etapta 20-25 milyar ambalaj geri dönüşüme kazandırılacak. Bu sayede 37 bin ton sera gazı emisyonu azaltılırken, 1,3 milyar kWh enerji tasarrufu ve 3,6 milyon varil petrolden tasarruf sağlanacak. Sanayide ise temiz bir geri dönüşüm imkanı sağlayacak.

Proje kapsamında, 20 yıllık süreçte 100 milyar lira tasarruf ve 20 bin vatandaşa da doğrudan istihdam alanı açılacak.

İthal edilen ham maddelerin yeniden üretimde kullanması sayesinde üretime ve istihdama katkı sağlanacak. Piyasaya sürülen içecek ambalajlarının ham maddesi için yıllık 150-200 milyon dolara yakın gerçekleşen ithalat hacmi önemli oranda düşürülerek cari açığın yönetilmesine kayda değer bir katkı sağlanmış olacak.

Türkiye dünyaya örnek olacak

Son teknolojilerle tüm hazırlıklarının tamamlandığı Depozito Yönetim Sistemi, devreye girince Türkiye çevre konusunda batılı ülkelere fark atacak. ‘Sıfır Atık’ konusunda dünyaya öncülük eden Türkiye, depozito iadesi konusunda da liderlik edecek. Almanya ve Danimarka’dan sonra Avrupa’da sistemi kapsamlı olarak uygulamaya alan üçüncü ülke olacak.

Çevre bilincinin yükseldiği dünyamızda toplam 350 milyon nüfusa ulaşan 20’den fazla ülkede ulusal yönetmeliklerle belirlenmiş resmi depozito sistemleri işlemekte. Yeni ülkeler de benzer sistemleri hayata geçirmek üzere hazırlıklarını sürdürüyorlar. 2026 yılında 70 ayrı ülke veya eyalette yaklaşık 750 milyon nüfusu kapsayacak şekilde depozito sistemlerinin kapsamının hızla genişlemesi, yayılması bekleniyor. Avrupa Birliği’nde 2027’ye kadar tüm ülkelerin depozito iade sistemine geçmesi hedefleniyor. Almanya başta olmak üzere Finlandiya, Norveç, Hollanda, Danimarka gibi ülkeler sistemi hayata geçirdi. Amerika Birleşik Devletleri’nde bazı eyaletlerde, Kanada’nın bazı bölgelerinde ve Avustralya’da sistem işliyor. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber28.com.tr/depozito-yonetim-sisteminde-logo-ve-sistem-tamam-ureticiler-hazir/feed/ 0
Mustafa Bozbey, Bursa’da çevre düzeni, trafik ve tarım konularında çözümlerini anlattı https://www.haber28.com.tr/mustafa-bozbey-bursada-cevre-duzeni-trafik-ve-tarim-konularinda-cozumlerini-anlatti/ https://www.haber28.com.tr/mustafa-bozbey-bursada-cevre-duzeni-trafik-ve-tarim-konularinda-cozumlerini-anlatti/#respond Thu, 11 Apr 2024 06:48:35 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=13889 BUSİAD, Bursa Ticaret Borsası ve Tarım Kooperatifi Birliği ziyaretleri esnasında kentin; çevre düzeninin planlanması, trafiğinin azaltılması, tarımının geliştirilip çiftçisinin kalkındırılmasıyla ilgili çözümlerini anlatan Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Mustafa Bozbey, “Bursa’yı bilen Başkan geliyor. Kentin her sokağına hakim olan, tüm sorunlarını bilen ve bunlara çözüm üreten Başkan 1 Nisan’da geliyor” dedi.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Mustafa Bozbey, 31 Mart 2023 yerel seçimleri çerçevesinde kentin sivil toplum kuruluşlarıyla bir araya geldi. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) ziyaretinin ardından Bursalı Sanayici ve İş İnsanları Derneği (BUSİAD), Bursa Ticaret Odası ve Tarım Kooperatifleri Birliği yönetimi ve üyeleriyle buluşan Bozbey, önemli mesajlar verdi.

Bursa’nın her bir noktasına hakim olduğunu vurgulayan Bozbey, “Şehri bilen ve tanıyan Başkan geliyor. Bursa’yı çok iyi biliyor ve tanıyorum. Bursa’ya şehri bilen Başkan gerek. Her sokağına her caddesine hakim, buralardaki sorunları analiz eden ve çözümler üreten biri olarak ‘Bursa’yı bilen Başkan geliyor’ diyorum.” dedi.

“Üst ve alt ölçekli planlar şehri yaşatacak”

BUSİAD buluşmasında, sanayi bölgeleri dahil olmak üzere şehir yapılaşmasının yoğun olduğu bölgelerden geçen fay sistemi üzerinden çevre planlamasının önemine dikkat çeken Bozbey, kentin 1998 yılında Erdem Saker’in Belediye Başkanlığı döneminden kalan çevre düzeni planıyla yönetildiğini söyledi. Şehirdeki pek çok tesisin yanlış yere yapılanmasının sebebini ise 2011 yılında çevre düzeni planının yapılmamasına bağlayan Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Bozbey, “Üst ve alt ölçekli çevre düzeni planının oluşturulması ve bütünü kapsayacak şekilde şehrin anayasası haline getirilmesi gerekiyor. Göreve gelir gelmez, Bursa Kent Anayasası’nı başlatacağız. Akademik Odalar Kurulu ile katılımcı bir anlayışla yapılacak üst ve alt ölçekli planlar Bursa’yı yaşanabilir hale getirecek.” dedi.

“Vatandaşı toplu taşımaya teşvik etmeliyiz”

Bursa’nın kanayan yarası trafik probleminin çözüm aşamasının yol yapımından ziyade vatandaşların raylı sisteme yönlendirilmesinden geçtiğini belirten Bozbey, “Ne kadar yol yaparsanız yapın, vatandaşları raylı sisteme yönlendiremez ve özel araç kullanımını azaltacak planlamalar yapamazsanız trafik sorununu aşamazsınız” diyerek metrobüs ve tramvay gibi metro sistemlerinin 10 yıllık süreç zarfında tamamlanma aşamasıyla sorunun kökten çözüme ulaşacağını belirtti. Metro sistem maliyetlerinin çıkarıldığını ve belediyenin israf ve fuzuli giderlerinin kaldırılmasıyla maliyetin büyük bir kısmının karşılanabileceğini de açıklayan Bozbey, “Metroyu diğer hatlarla entegre hale getirmemiz ve vatandaşı yeni ulaşım çözümleriyle toplu taşıma araçlarını kullanmaya teşvik etmeliyiz” diye konuştu.

“Tarım A.Ş’nin yeniden yapılandırılması gerek”

Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Mustafa Bozbey, Bursa Ticaret Borsası ve Tarım Kooperatifleri ziyaretlerinde ise tarım topraklarının yavaş yavaş kaybediliyor olmasından dert yanan ilgili yetkililere, hayata geçirecekleri tarımı geliştirme ve çiftçiyi destekleme programlarından bahsetti. Tarım ile ilgili kooperatiflerin bir arada olması gerektiğini savunan Bozbey, “Köy-ilçe-il-merkez kooperatif sistemi, ihracatla ilgili ihtiyaç duyulan her talebi kapsayarak toprak analizlerine uygun ürün çeşitliliği sağlıyor. Bu uygulamayı hayata geçirmek gerekiyor. Çiftçi destekleme programını kooperatiflerle birlikte uygulamak ve Tarım A.Ş’yi yeniden yapılandırmak gerekiyor. 17 ziraat odasının başkanlarıyla birlikte ekilebilir araziyi çoğaltacak, ürün rekoltesini yükseltecek ve çiftçiye destek verecek planı uygulamak hedeflerimizden biri.” dedi. – BURSA

]]>
https://www.haber28.com.tr/mustafa-bozbey-bursada-cevre-duzeni-trafik-ve-tarim-konularinda-cozumlerini-anlatti/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye Yüzyılı vizyonuyla daha büyük hedeflere yöneldik https://www.haber28.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-turkiye-yuzyili-vizyonuyla-daha-buyuk-hedeflere-yoneldik/ https://www.haber28.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-turkiye-yuzyili-vizyonuyla-daha-buyuk-hedeflere-yoneldik/#respond Thu, 28 Mar 2024 21:00:42 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=12007 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Türkiye Yüzyılı vizyonuyla daha büyük hedeflere yöneldik. Artık amacımız gelişmiş ülkelere yetişmek değil, onların en ön sıralarındaki yerimizi almaktır.” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Antalya Şehir Hastanesi ve Bağlantı Yolları Açılış Töreni’nde bir konuşma yaptı.

Türkiye’nin sağlık alanında gerçekleştirdiği atılımların sembolü olarak gördüğü şehir hastanelerinden birinin daha hizmete açmak üzere Antalya’da olduklarını belirten Erdoğan, en ileri tıp teknolojileriyle donatılan Antalya Şehir Hastanesinin 1500 yatak kapasitesiyle en değerli turizm ve üretim markalarından biri olan kente önemli bir katkı sağlayacağını söyledi.

Açılışı yapılan 5 kilometre uzunluğundaki bağlantı yoluyla da Antalya Şehir Hastanesine ulaşımın en rahat şekilde yapılabilmesine imkan verileceğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Antalya Şehir Hastanesi ile bağlantı yolunun ülke ve şehre hayırlı olmasını diledi.

Hastanede görev yapacak personellere kolaylıklar dileyen Erdoğan, şöyle devam etti:

“Bu eserleri şehrimize kazandıran bakanlıklarımızı, kurumlarımızı yüklenici firmaları tebrik ediyorum. Hastanemizde dertlerine derman arayacak Antalyalı kardeşlerimize şimdiden Allah’tan şifalar diliyorum. İktidara gelirken milletimize, ülkemizi 4 temel sütun üzerinde yükseltme sözü vermiştik. Bunları da eğitim, sağlık, adalet ve güvenlik olarak sıralamıştık. Ardından bunlara ülkemizin diğer tüm başlıklardaki yatırım eksiklerini de ilave ettik. Altyapısı, sistemi ve insan kaynağıyla bu alanlarda yaptığımız reformlar sayesinde huzurlu ve güvenli bir ülkede yaşıyoruz. Mesela eğitim ve sağlık alanlarının her birinde sayıları yaklaşık 1,2 milyonu bulan personelle vatandaşımıza hizmet veriyoruz.

Sağlıkta, eski Türkiye manzaralarını, yaşı 35-40’ın üzerinde olanlar iyi bilir. Her bakımdan tel tel dökülen hastaneleri hatırlayın. Hastanelerde rehin kalan vatandaşlarımızı hatırlayın. Doktorunu bulmanın ayrı, ilacını temin etmenin ayrı dert olduğu o çarpık sistemi hatırlayın. Sağlam girenin bile hasta çıktığı o köhne düzeni kökten değiştirmek için çok çalıştık. Şehir hastanelerimiz işte bu gayretin bir ürünüdür. Nereden nereye? Bu modelle pek çok farklı teşhis ve tedavi birimini aynı çatı altında buluşturan bir sistem kurduk. Böylece hastası ve hasta yakınıyla vatandaşımızın şehrin bir ucundan diğerine koşturmasının önüne geçtik.”

“Böylesine yeni ve orijinal bir sistemin eksiklikleri, aksaklıkları elbette çıkabilir”

Şehir hastanelerinin sistem olarak Türkiye’ye mahsus ve yeni bir sağlık hizmeti olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dolayısıyla böylesine yeni ve orijinal bir sistemin eksiklikleri, aksaklıkları elbette çıkabilir. Vatandaşlarımızın bu konudaki kimi serzenişlerinin farkındayız. İnşallah bunları da en kısa sürede gidereceğiz. Şehir hastanelerini, eşi benzeri olmayan birer şifa merkezi olarak milletimizin hizmetine sunmaya devam etmekte kararlıyız.” ifadelerini kullandı.

Vatandaşların eskiden teşhis ve tedavi için yurt dışına gittiğini şimdi ise Türkiye’nin hemen hemen tüm branşlarda dünyanın önde gelen sağlık merkezlerinden biri haline geldiğini söyleyen Erdoğan, şöyle devam etti:

“Kanuni ne diyor? ‘Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi, olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi.’ Bu yola böyle koyulduk. Yani Kanuni devleti yok farz ederek, ‘devlet feda olsun ama insanımızın yeter ki sağlığını, sağlık sorununu halledelim.’ demiş. Bu gelişme kendi kendine olmadı. Arkasında çok büyük bir mücadelenin, emeğin, kaynağın yattığı bu iftihar tablosunun kıymetini iyi bilmeliyiz. Hamdolsun milletimiz, Türkiye’nin nereden nereye geldiğini gayet iyi biliyor ve hayır duasını her fırsatta ifade ediyorum.

Şu anda biz Antalya’dayız. 31 Mart’ta Antalya bir karar verecek. Neyin kararını verecek? ‘Durmak yok, artık yeter.’ diyecek. ‘Yeni bir adım atalım.’ diyecek ve bu yeni adımda evet birilerinin dediği gibi herkesin başkanı. ‘Herkesin başkanı’ ne yaptı Antalya’da? Hiçbir şey yok, tabelalarda ‘herkesin başkanı’ ifadesi kusura bakmayın bunlar yalan ifadeler, çarpık ifadeler, dürüst olmayan ifadeler. Biz bütün yatırımları 21 yılda, Türkiye’nin bir başından bir başına nasıl yaptığımızı artık herkes biliyor.”

“Hayırlı projeleri takdir etmek kimseyi küçültmez”

Antalya’nın bir turizm kenti olarak doğru dürüst havalimanı, terminalleri yokken AK Parti iktidarıyla terminal binalarından pistlerine, uçak seferlerine varıncaya kadar hepsinin bir başka olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, hayatlarında ülkeye eser kazandırmamış, millete hizmet etmemiş olanların bu tür yatırımları, değersizleştirmeye çalıştıklarını söyledi.

Sağlıkta, ulaştırmada, enerjide savunma sanayinde, turizmde ve diğer alanlarda hayata geçirilen hayırlı projeleri takdir etmenin kimseyi küçültmeyeceğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ama bugün eğer Türkiye 60 milyon turiste yürüyorsa ve 60 milyon turiste yürürken sadece turizm gelirleriyle bir patlamayı yaşıyorsa işte bu atılan adımların neticesidir. Güzel işleri takdir etmek erdem işaretidir. Türkiye’nin avantajı geçmişte sağlam ve işler bir altyapısı olmadığı için ihtiyaçlarını en son teknolojiye ve sisteme dayalı olarak karşılama imkanına sahip olmasıdır. Hastanelerimiz kadar modern, okullarımız kadar yeni, yollarımız kadar konforlu, havalimanlarımız kadar ferah eserleri dünyada zor bulursunuz.” diye konuştu.

Merhum gazeteci Savaş Ay’ın programlarını anımsatan Erdoğan, şunları kaydetti:

“Bir de buna genç, eğitimli, kabiliyetli, çalışkan ve üretken nüfusumuzu eklediğinizde ortaya bambaşka bir tablo çıkıyor. Gelişmiş ülkelerin 50 yıl, 100 yıl, 150 yıl önce tamamladıkları altyapıyı biz büyük ölçüde son çeyrek asırda kurarak onlarla rekabet edebilir hale geldik. Küresel krizlere rağmen ülkemizin rekor büyüme oranlarıyla yoluna devam etmesinde bu gerçeğin çok büyük etkisi vardır. Cumhuriyetimizin ikinci asrına armağanımız olan Türkiye Yüzyılı vizyonuyla daha büyük hedeflere yöneldik. Artık amacımız gelişmiş ülkelere yetişmek değil, onların en ön sıralarındaki yerimizi almaktır. Gençlerimize, siyasetiyle, ekonomisiyle, savunmasıyla her alanda iftihar edeceğimiz bir ülke bırakmak istiyoruz. Bunun için de gece gündüz çalışıyoruz. Hizmete açtığımız her yeni yatırımı bu yolda atılmış yeni bir adım olarak görüyoruz. Antalya Şehir Hastanemizin sadece Antalya’ya değil, çünkü Antalya bir turizm kenti olduğuna göre buraya yurt dışından turistler tedaviye gelecektir. Hayırlı olmasını diliyorum.”

Törenden notlar

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından beraberindeki heyet ve sağlık çalışanları ile birlikte Antalya Şehir Hastanesinin açılış kurdelesini kesti.

Açılış törenine, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Türk Devletleri Teşkilatı Aksakallar Konseyi Başkanı Binali Yıldırım, AK Parti ve MHP milletvekilleri ile Cumhur İttifakı Antalya Büyükşehir Belediye Başkan adayı Hakan Tütüncü de katıldı.

Törende, Antalya Şehir Hastanesi’nin tanıtım filmi gösterildi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-turkiye-yuzyili-vizyonuyla-daha-buyuk-hedeflere-yoneldik/feed/ 0
Markus Gisdol: ‘Ligde kalmayı başarırsak, çok büyük bir hikaye yazmış olacağız’ https://www.haber28.com.tr/markus-gisdol-ligde-kalmayi-basarirsak-cok-buyuk-bir-hikaye-yazmis-olacagiz/ https://www.haber28.com.tr/markus-gisdol-ligde-kalmayi-basarirsak-cok-buyuk-bir-hikaye-yazmis-olacagiz/#respond Tue, 19 Mar 2024 22:48:14 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=10616 – Markus Gisdol: “Ligde kalmayı başarırsak, çok büyük bir hikaye yazmış olacağız”

Samsunspor Teknik Direktörü Markus Gisdol:

“Avrupa Kupası rehavetine kapılırsak, tüm kazanımlarımızı kaybederiz”

SAMSUN – Samsunspor Teknik Direktörü Markus Gisdol, en büyük hedeflerinin ligde kalmak olduğunu belirterek, “Eğer ligde kalmayı başarabilirsek, çok büyük bir hikaye yazmış olacağız” dedi.

Trendyol Süper Lig ekiplerinden Samsunspor’un Alman Teknik Direktörü Markus Gisdol, Samsunspor’un başında şimdiye kadar 20 maça çıktı. Bu maçlarda 9 galibiyet alan kırmızı-beyazlılar, 5 beraberlik, 6 da mağlubiyet elde etti. Ligin 7. haftasında 1 puanla 20. sırada bulunan Samsunspor, 27. hafta sonunda 33 puanla 11. sıraya kadar yükseldi. Gisdol göreve başladıktan sonra ligde oluşan puan tablosunda ise 32 puan toplayan Samsunspor, Galatasaray (47 puan) ve Fenerbahçe’nin (43 puan) ardından 3. sırada yer aldı. Küme düşmesine kesin gözüyle bakılan Samsunspor’u Avrupa kupası barajına yaklaştıran Gisdol, İhlas Haber Ajansı’na özel açıklamalarda bulundu. Göreve geldiğinde Samsunspor’un küme düşme adaylarının başında geldiğine dikkat çeken Gisdol, “Bulunmuş olduğumuz konum nedeniyle hataya düşmememiz gerektiğini, hata yapmamamız gerektiğini düşünüyorum. Samsunspor’da göreve başladığımda birçok insan takımın içinde bulunduğu durum sebebiyle küme düşeceğini düşünüyordu. Fuat Çapa, Başkan Yüksel Yıldırım bana her zaman destek olmaya çalıştı. Başkanın verdiği özgürlük ile kendimi rahat hissettim. Takımdaki herkes, hocalar ve futbolcular da hep birlikte olup bana destek oldu. Bu da işimi kolaylaştırdı. İlk adımı attık. Doğru yoldayız ama işimiz henüz bitmedi. Aynı ciddiyet, istek ve arzu ile devam etmemiz gerekiyor. Bunu başardıktan sonra yeni hedefleri konuşabiliriz ama şu an en büyük hedefimiz ligde kalmak. Eğer ligde kalmayı başarabilirsek, çok büyük bir hikaye yazmış olacağız” ifadelerini kullandı.

“Avrupa Kupası rehavetine kapılırsak, tüm kazanımlarımızı kaybederiz”

Şu anda takımın gerçek hedeflerine kitlenmesi gerektiğinin altını çizen Markus Gisdol, “Avrupa kupalarına katılma konusunda eğer biz bu hatayı yaparsak, bu rehavete kapılırsak şimdiye kadar yaptığımız tüm kazanımları kaybederiz. Onun için şimdiye kadar nasıl performans gösterdiysek, bir sonraki maçta hatta son düdüğe kadar da aynı istek, arzu ve motivasyon ile devam etmemiz gerekiyor. Bu hataya düşmememiz lazım” diye konuştu.

“En iyi sistemin 5’li defans değil, 4’lü defans olduğunu gözlemledim”

Hüseyin Eroğlu döneminde 1 yılı aşkın süre 5’li defans oynayan takımın 4’lü defans formasyonuna daha uygun olduğunu gözlemlediğini vurgulayan Gisdol, “Her hocanın farklı bir tarzı var. Herkesin farklı bir oyun anlayışı ve sistemi olabiliyor. Takımın başına gelince oyuncularımızın 4’lü savunma sistemine daha uygun olabileceğini gözlemledim. Geride 4’lü oynamanın daha uygun olacağını düşündüm. Bazen geride 4’lü oynayınca orta sahada da 2 ya da 3’lü oynayabiliyorsunuz. Bazen de bu sistem ile 2 tane forvetle oynayabiliyorsunuz. Her hoca farklıdır, bu takıma uygun en iyi sistemin geride 5’li defans değil de 4’lü defans olması gerektiğidir” şeklinde konuştu.

En fazla puan toplayan 3. teknik direktör olması yönündeki değerlendirmesi de sorulan Alman çalıştırıcı, “Bu istatistikler beni çok fazla ilgilendirmiyor. Benim için önemli olan alabildiğimiz kadar puan almak ve ligin sonunu nerede, kaç puanla tamamlamış olmak. Bunun için de her hafta çok çalışmamız gerekiyor” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/markus-gisdol-ligde-kalmayi-basarirsak-cok-buyuk-bir-hikaye-yazmis-olacagiz/feed/ 0
Samsunspor Teknik Direktörü Markus Gisdol: Ligde kalmak en büyük hedefimiz https://www.haber28.com.tr/samsunspor-teknik-direktoru-markus-gisdol-ligde-kalmak-en-buyuk-hedefimiz/ https://www.haber28.com.tr/samsunspor-teknik-direktoru-markus-gisdol-ligde-kalmak-en-buyuk-hedefimiz/#respond Tue, 19 Mar 2024 21:36:33 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=10601 Samsunspor Teknik Direktörü Markus Gisdol, en büyük hedeflerinin ligde kalmak olduğunu belirterek, “Eğer ligde kalmayı başarabilirsek, çok büyük bir hikaye yazmış olacağız” dedi.

Trendyol Süper Lig ekiplerinden Samsunspor’un Alman Teknik Direktörü Markus Gisdol, Samsunspor’un başında şimdiye kadar 20 maça çıktı. Bu maçlarda 9 galibiyet alan kırmızı-beyazlılar, 5 beraberlik, 6 da mağlubiyet elde etti. Ligin 7. haftasında 1 puanla 20. sırada bulunan Samsunspor, 27. hafta sonunda 33 puanla 11. sıraya kadar yükseldi. Gisdol göreve başladıktan sonra ligde oluşan puan tablosunda ise 32 puan toplayan Samsunspor, Galatasaray (47 puan) ve Fenerbahçe’nin (43 puan) ardından 3. sırada yer aldı. Küme düşmesine kesin gözüyle bakılan Samsunspor’u Avrupa kupası barajına yaklaştıran Gisdol, İhlas Haber Ajansı’na (İHA) özel açıklamalarda bulundu. Göreve geldiğinde Samsunspor’un küme düşme adaylarının başında geldiğine dikkat çeken Gisdol, “Bulunmuş olduğumuz konum nedeniyle hataya düşmememiz gerektiğini, hata yapmamamız gerektiğini düşünüyorum. Samsunspor’da göreve başladığımda birçok insan takımın içinde bulunduğu durum sebebiyle küme düşeceğini düşünüyordu. Fuat Çapa, Başkan Yüksel Yıldırım bana her zaman destek olmaya çalıştı. Başkanın verdiği özgürlük ile kendimi rahat hissettim. Takımdaki herkes, hocalar ve futbolcular da hep birlikte olup bana destek oldu. Bu da işimi kolaylaştırdı. İlk adımı attık. Doğru yoldayız ama işimiz henüz bitmedi. Aynı ciddiyet, istek ve arzu ile devam etmemiz gerekiyor. Bunu başardıktan sonra yeni hedefleri konuşabiliriz ama şu an en büyük hedefimiz ligde kalmak. Eğer ligde kalmayı başarabilirsek, çok büyük bir hikaye yazmış olacağız” ifadelerini kullandı.

“Avrupa Kupası rehavetine kapılırsak, tüm kazanımlarımızı kaybederiz”

Şu anda takımın gerçek hedeflerine kitlenmesi gerektiğinin altını çizen Markus Gisdol, “Avrupa kupalarına katılma konusunda eğer biz bu hatayı yaparsak, bu rehavete kapılırsak şimdiye kadar yaptığımız tüm kazanımları kaybederiz. Onun için şimdiye kadar nasıl performans gösterdiysek, bir sonraki maçta hatta son düdüğe kadar da aynı istek, arzu ve motivasyon ile devam etmemiz gerekiyor. Bu hataya düşmememiz lazım” diye konuştu.

“En iyi sistemin 5’li defans değil, 4’lü defans olduğunu gözlemledim”

Hüseyin Eroğlu döneminde 1 yılı aşkın süre 5’li defans oynayan takımın 4’lü defans formasyonuna daha uygun olduğunu gözlemlediğini vurgulayan Gisdol, “Her hocanın farklı bir tarzı var. Herkesin farklı bir oyun anlayışı ve sistemi olabiliyor. Takımın başına gelince oyuncularımızın 4’lü savunma sistemine daha uygun olabileceğini gözlemledim. Geride 4’lü oynamanın daha uygun olacağını düşündüm. Bazen geride 4’lü oynayınca orta sahada da 2 ya da 3’lü oynayabiliyorsunuz. Bazen de bu sistem ile 2 tane forvetle oynayabiliyorsunuz. Her hoca farklıdır, bu takıma uygun en iyi sistemin geride 5’li defans değil de 4’lü defans olması gerektiğidir” şeklinde konuştu.

En fazla puan toplayan 3. teknik direktör olması yönündeki değerlendirmesi de sorulan Alman çalıştırıcı, “Bu istatistikler beni çok fazla ilgilendirmiyor. Benim için önemli olan alabildiğimiz kadar puan almak ve ligin sonunu nerede, kaç puanla tamamlamış olmak. Bunun için de her hafta çok çalışmamız gerekiyor” ifadelerini kullandı. – SAMSUN

]]>
https://www.haber28.com.tr/samsunspor-teknik-direktoru-markus-gisdol-ligde-kalmak-en-buyuk-hedefimiz/feed/ 0
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş: Netanyahu ve çetesi Hitler’le aynı tarafta görülmeye başlanmıştır https://www.haber28.com.tr/tbmm-baskani-numan-kurtulmus-netanyahu-ve-cetesi-hitlerle-ayni-tarafta-gorulmeye-baslanmistir/ https://www.haber28.com.tr/tbmm-baskani-numan-kurtulmus-netanyahu-ve-cetesi-hitlerle-ayni-tarafta-gorulmeye-baslanmistir/#respond Sun, 17 Mar 2024 03:12:26 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=10194

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, “Gazze: İnsanlığın Felaketi Özel Raporu” tanıtım toplantısında; “Netanyahu ve çetesi, bu katliamları yaparken yanlarına kar kalır zannediyorlar. Öyle zannetmesinler, yanlarına kar kalmayacaktır. Şimdiden Netanyahu ve çetesi Hitler’le aynı kategoriye girmiş, Hitler’le aynı tarafta görülmeye başlanmıştır. Bu en büyük mağlubiyettir. Bu çete uluslararası savaş suçları mahkemesine çıkacak ama çoktan insanlığın vicdanında yargılanmış ve gerekli yere oturtulmuştur. Lahey’deki dava Filistin meselesinin başlangıcıdır. Önümüzde on yıllar sürecek olan büyük bir mücadele başlıyor” dedi.

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, bugün TBMM Tören Salonu’nda düzenlenen toplantıda ‘Gazze: İnsanlığın Felaketi Özel Raporu’nu kamuoyu ile paylaştı. Kurtulmuş, özetle şunları ifade etti:

“TÜRKİYE’NİN BÜTÜN KURUMLARI DA BU SÜREÇ İÇERİSİNDE FİLİSTİN HALKININ YANINDA YER ALMAYA BÜYÜK GAYRET GÖSTERİYOR”

“Hem bu İsrail’in saldırganlığının karşısında durmak hem insanlık vazifemizi yerine getirmek hem de Filistinli kardeşlerimize karşı dost ve kardeş olduğumuz Filistin halkına karşı dayanışmalarımızı ve işbirliğimizi ifade için her seviyede büyük bir titizlikle, dikkatle mücadele ediyoruz. Türkiye’nin bütün kurumları da bu süreç içerisinde Filistin halkının yanında yer almaya büyük gayret gösteriyor. Cumhurbaşkanlığı’na bağlı İletişim Başkanlığı, özellikle İsrail’in en iyi şekilde bildiği dezenformasyona karşı uluslararası alanda vermiş olduğu mücadelede fevkalade takdire şayandır. Ayrıca insani yardımların ulaştırılması bakımından Kızılay başta olmak üzere bütün yardım kuruluşlarımız yine aynı oradan yaralıların getirilmesi bakımından da Sağlık Bakanlığımızın, velhasıl bütün kuruluşlarımızın en önemli vazifelerinden birisi 7 Ekim’den bu yana İsrail’in saldırganlığının karşısında durmak Filistin halkının yanında durabilmektir.

“VİCDANI OLANLAR AYAĞA KALKMIŞTIR VE DÜNYADA ZULME KARŞI BİR İNSANLIK CEPHESİ KURULMUŞTUR”

Meselenin iki yönü olduğu, bu iki yönünü birbiriyle iç içe geçmekle birlikte birbirinden ayrı ele alınarak titizlikle sürdürülmesi gerektiğine inanıyorum. Bunlardan birisi işin insanlıkla ilgili kısmıdır. Bir diğeri ise işin siyasi kısmıdır. Bu ağır insanlık dramını Gazze’de 2 milyon 200 bin insanın 5 aya yakın bir süredir her gün bilfiil yaşadığını unutmayalım. Bu büyük katliam karşısında susanlar, sessiz kalanlar, destekçi olanlar olduğu gibi ilk günden itibaren insanlık adına ayağa kalkan ve seslerini yükseltenler vardır. Şunu açıklıkla söyleyebiliriz, zalimler küvözlerde ölen bebekleri purolarını içerek izleyebilirler. Zalimler sokakta, açlıktan ölen ninelerin ızdırabına gülerek yanıt verebilirler. Ama mazlumlardan yana olanlar, vicdanı olanlar ayağa kalkmıştır ve dünyada zulme karşı bir insanlık cephesi kurulmuştur. Güçlenerek yoluna devam edecektir.

“ÜSTÜMÜZE DÜŞEN İNSANLIK CEPHESİNİ HER YERDE TAHKİM ETMEKTİR”

Dolayısıyla ilk olarak yapılması gereken şeyi zaten insanın kendiliğinden yapmaya başlamış, organize olmaya başlamış ve insanlık cephesini inşa etmiştir. Şimdi bizim üstümüze düşen insanlık cephesini her yerde tahkim etmektir. Bundan sonra dünyanın hiçbir yerinde hiçbir zalim yönetim eskisi kadar rahat olamayacaktır. İşin bu insanlık tarafından siyasetçiler olarak, sivil toplum kuruluşları olarak üniversiteler olarak, araştırma merkezleri olarak tabii ki ortaya koyacağız.

“NETANYAHU VE ÇETESİ HİTLER’LE AYNI TARAFTA GÖRÜLMEYE BAŞLANMIŞTIR”

Netanyahu ve çetesini bu katliamları yaparken yanlarına kar kalır zannediyorlar. Öyle zannetmesinler, yanlarına kar kalmayacaktır. Şimdiden Netanyahu ve çetesi Hitler’le aynı kategoriye girmiş, Hitler’le aynı tarafta görülmeye başlanmıştır. Bu en büyük mağlubiyettir. Bu çete uluslararası savaş suçları mahkemesine çıkacak ama çoktan insanlığın vicdanında yargılanmış ve gerekli yere oturtulmuştur. Lahey’deki dava Filistin meselesinin başlangıcıdır. Önümüzde on yıllar sürecek olan büyük bir mücadele başlıyor.

“BU KADAR BÜYÜK ZULÜMLER, INSANLIK SUÇLARI İŞLENİRKEN İSLAM İŞBİRLİĞİ TEŞKİLATI, İSLAM ÜLKELERİ NEREDEDİR”

Önümüzdeki dönemde çalışmalarımızın üç alanda yoğunlaştırmak mecburiyetindeyiz. Bunlardan bir tanesi Netanyahu ve ekibini, uluslararası alanda yalnızlaştırma siyasetini gerçekleştirmek zorundayız. Bunlar nereye giderlerse gitsinler artık uluslararası sistemin içinde asla ve asla eski itibarlarını bulamayacaklar ve yalnızlaşacaklardır. İkincisi ise bu çerçevede özellikle mazlum milletlerin, aralarındaki dayanışmaları artırmaları gerekiyor. Bu kadar büyük zulümler, insanlık suçları işlenirken İslam İşbirliği Teşkilatı, İslam ülkeleri nerededir? Niçin yeterince etkin şekilde bu zulmü önleyecek mekanizmayı oluşturamamaktadırlar? Üçüncüsü ise uluslararası alanda yeni bir sistemin kurulabilmesi için bütün gücümüzle mücadele edeceğiz.

“İNSANLIK DİYOR Kİ; YENİ BİR BİRLEŞMİŞ MİLLETLER VE YENİ HAKKANİYETE ADALETE DAYALI BİR SİSTEMİ KURMAK LAZIM”

Birleşmiş Milletler’inden tutun uluslararası yardım kuruluşlarına kadar hiçbirisinin bir fonksiyonu kalmamıştır. Gazze meselesi insanlığın gözüne sokarak bunu gösteriyor. Ukrayna’da iki yılı aşkın bir savaşta çözüm üretemeyen uluslararası sistem çoktan çökmüştü. Aynı şekilde dünyanın birçok yerinde çatışmalara müzakereler çerçevesinde çözüm bulamayan uluslararası sistem çoktan çökmüştü. Gazze’deki ortaya koyduğu bu çaresizliğini çok net bir şekilde bütün dünya görmüştür. Dünya bu adamların kurduğu zalime destek veren sistemle yürütülemez. Dünya 5’ten büyüktür derken söylediğimiz şey bir hayal değildi. Şimdi Gazze’de her yükselen sesle birlikte insanlık diyor ki, yeter artık yeni bir sistem yeni bir Birleşmiş Milletler ve yeni hakkaniyete adalete dayalı bir sistemi kurmak lazım.

“YAKIN ZAMANDA BU FİLİSTİN DİRENİŞİNİN BAŞARIYA KAVUŞACAĞINI DA GÖRÜYORUZ”

Zannetmesinler ki Netanyahu ve çetesi, bu siyonist rejim, bu zulümlerle ilelebet payidar olacaklardır. Yakın zamanda bu Filistin direnişinin başarıya kavuşacağını da görüyoruz. Üç tane mesele gerçekleştiği zaman Filistin davasında siyasi olarak sonuç almış olacağız. Bunlardan birisi, tam manasıyla egemen, toprak bütünlüğü sağlanmış ve 1967 sınırlarında yani başkenti Kudüs olan bir Filistin devleti kurulmadan Filistin’de siyasi çözüm elde edilemez. İkinci temel mesele ise başta Mescid-i Aksa olmak üzere Müslümanların, Hristiyanların ve Yahudilerin bütün kutsal mekanlarının uluslararası sistem tarafından garanti altına alındığı bir mekanizmanın kurulmasıdır. Üçüncüsü ise İsrail’in çok sistematik bir şekilde, 1948 itibaren sürdürdüğü yerleşimci politikalarının mutlaka önlenmesidir. Bu yerleşimci lafını da ortadan tamamen kaldırmamız lazım. Bunlar işgalcilerdir. Bu üç konudaki siyasi sonuçları aldığımız zaman Filistin davası başarılı bir yola girmiş demektir.”

]]> https://www.haber28.com.tr/tbmm-baskani-numan-kurtulmus-netanyahu-ve-cetesi-hitlerle-ayni-tarafta-gorulmeye-baslanmistir/feed/ 0 Ulaştırma Bakanı: Konyaray Projesi trafik yoğunluğunu azaltacak https://www.haber28.com.tr/ulastirma-bakani-konyaray-projesi-trafik-yogunlugunu-azaltacak/ https://www.haber28.com.tr/ulastirma-bakani-konyaray-projesi-trafik-yogunlugunu-azaltacak/#respond Sun, 17 Mar 2024 00:48:32 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=10170 Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Konyaray Projesi’nin sanayi bölgesine de hizmet edeceğini, böylelikle mesai giriş ve çıkış saatlerinde yaşanılan trafik yoğunluğunun azalacağını söyledi.

Uraloğlu, Selçuklu Kongre Merkezi’nde düzenlenen Konya Raylı Sistem Projeleri Tanıtım Programı ve Sedirler Köprülü Kavşağı Açılış Töreni’nde, bugün Beyşehir- Seydişehir kara yolunun açılışını gerçekleştirdiklerini anımsattı.

Bakanlık ve Büyükşehir Belediyesinin Konya’nın ulaşım altyapısını güçlendirmek amacıyla çok önemli yatırımlar gerçekleştirdiklerine işaret eden Uraloğlu, “Sedirler Köprülü Kavşağı da Konya’da trafik akışını düzenleyerek hem şehrimizin çehresini değiştirecek hem de konforlu bir ulaşım sunacak. Mühendislik eseri, Konya’mıza hayırlı olsun.” diye konuştu.

Uraloğlu, Konya’nın ulaşım ve iletişim altyapısı için 128,5 milyar lira yatırım gerçekleştirdiklerini belirterek, kentte bölünmüş yol uzunluğunu 167 kilometreden 1282 kilometreye çıkardıklarını, 614 kilometre tek yol iyileştirmesi yaptıklarını vurguladı.

Eğiste Hadimi Viyadüğü ile ülkenin en yüksek ayaklı ve en uzun dengeli konsol köprüsünü Konya’da inşa ettiklerini hatırlatan Uraloğlu, bu projeyle Akdeniz ile İç Anadolu’yu birbirine bağlayarak, Toroslar’a mühür vurduklarını dile getirdi.

Uraloğlu, Konya Çevre Yolu, Alacabel Tüneli, Konya-Ereğli-Ulukışla Yolu, Akşehir- Yunak yolu gibi 8 ayrı projede çalışmaların sürdüğüne dikkati çekerek, projelerin bedelinin yaklaşık 26,5 milyar liraya ulaştığını aktardı.

Konya’nın demir yolu ağının güçlenmesi için de çok önemli yatırımlar gerçekleştirdiklerini anlatan Uraloğlu, şöyle konuştu:

“Konyaray, yeni inşa edilmekte olan istasyonları, modern, hızlı ve konforlu işletim sistemi ile yüzey metro özelliğiyle Konyalıların hizmetinde olacak. 13 istasyonun bulunduğu bu sistem sanayi bölgesine de hizmet edecek. Böylece mesai giriş-çıkış saatlerinde yaşanılan trafik yoğunluğunu azaltacağız. Havaalanından şehir merkezine ve yüksek hızlı tren garına bağlantı sağlayacağız. Ayrıca zamanla sanayi bölgelerine kılçık hatlar planlayarak sanayi yüklerini lojistik merkezine daha rahat taşıyabileceğiz.”???????

Uraloğlu, Konya’nın kent içi raylı sistemlere yönelik yeni projeler geliştirdiklerinin altını çizerek, “Selçuk Üniversitesi-Alaaddin hattı ile yüksek yoğunluğa sahip koridorda, hız ve konforu arttıracak metro hattımızla hizmet vereceğiz. Proje çalışmalarını Büyükşehir Belediyesi ile koordineli olarak yürütüyoruz. Şehir merkezini ring şeklinde saran Fetih Caddesi tramvay hattı ile mevcut ve planlanan tüm raylı sistem hatlarıyla entegrasyon sağlayarak Konya raylı sistem ağının en efektif biçimde hizmet vermesini sağlayacağız.” diye konuştu.

Uraloğlu, Konya’nın gelişimi, toplumun kalkınması ve Türkiye Yüzyılı hedeflerine ulaşmada gerekli her türlü gayreti göstereceklerini vurguladı.

Konyalıların her zaman hakkı savunduğunu ve haklının yanında olduğunu belirten Uraloğlu, “İnanıyorum ki; 31 Mart yerel seçimlerinde de Konya Büyükşehir Belediyesiyle bütün ilçe belediye başkanlıklarını Cumhur İttifakı olarak kazanacağız. AK Parti’nin yeniden aday gösterdiği Büyükşehir Belediye Başkanımız Uğur İbrahim Altay kardeşimizle planladığımız tüm projeleri hayata geçireceğiz.” dedi.

Konuşmaların ardından Sedirler Köprülü Kavşağı’nın açılışı gerçekleştirildi.

Programa, Vali Vahdettin Özkan, Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, AK Parti Konya Milletvekili Mustafa Hakan Özer, AK Parti Konya İl Başkanı Hasan Angı, MHP Konya İl Başkanı Remzi Karaaslan, merkez ilçe belediye başkanları ve davetliler katıldı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/ulastirma-bakani-konyaray-projesi-trafik-yogunlugunu-azaltacak/feed/ 0
Uluslararası Emek Örgütü’nün 1’inci Olağan Genel Kurulu Memur-Sen ev sahipliğinde gerçekleştirildi https://www.haber28.com.tr/uluslararasi-emek-orgutunun-1inci-olagan-genel-kurulu-memur-sen-ev-sahipliginde-gerceklestirildi/ https://www.haber28.com.tr/uluslararasi-emek-orgutunun-1inci-olagan-genel-kurulu-memur-sen-ev-sahipliginde-gerceklestirildi/#respond Thu, 07 Mar 2024 09:00:39 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=8797 Uluslararası Emek Örgütü’nün 1’inci Olağan Genel Kurulu Memur Sendikaları Konfederasyonu (Memur-Sen) ev sahipliğinde gerçekleştirildi.

Memur-Sen’in çağrısıyla 25 ülkeden 33 konfederasyonun katılımıyla kurulan Uluslararası Emek Örgütü’nün 1’inci Olağan Genel Kurulu Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’ın katılımıyla gerçekleştirildi. Memur-Sen Konfederasyonu’nun ev sahipliğinde düzenlenen program, Diyanet-Sen Hatay Şube Başkanı Rıza Ateş’in Kur’an-ı Kerim tilavetinden sonra divan kurulu üyelerinin seçilmesiyle devam etti.

Burada bir konuşma gerçekleştiren Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, kongrelerinin, başta emek kesimi olmak üzere, bütün insanlık için umudu çoğaltacak sonuçlar doğurmasını temenni etti. Işıkhan, her geçen gün krizin egemenliği altına giren bir dünyada yaşadıklarını belirterek, Emeğin, finans kapitalinin şekillendirdiği bir zeminde ifadesini bulmakta güçlük çektiğini aktardı.

“Dünyanın en büyük ekonomileri bugün resesyon sorunuyla uğraşıyor”

Hem ülkeler bazında hem de ülkeler arasında gelir dağılımında uçurum gittikçe derinleştiğini de dikkati çeken Yalçın, “Dünyanın en büyük ekonomileri bugün resesyon sorunuyla uğraşıyor. En son, Japonya ve İngiltere ekonomileri duraklamaya girdiler. Bugün Batı’da kriz yönetimi yapamayan hükümetler, savaş çağrısında bulunuyor. Jeopolitik riskler, tedarik zincirlerindeki kopuşlar sürecin o kadar kolay atlatılmayacağını gösteriyor. Emeği, sistem dışına iten, dünyanın büyük kitlelerini mağdur eden sistemin geleceği nokta burasıydı” diye konuştu.

Refahın hüküm sürdüğü batılı ülkelerde bile, dünyanın geleceğine ilişkin umutsuzluğun her geçen gün artığını ifade eden Yalçın, yabancı düşmanlığı ve savaş hazırlıklarının birer göstergesi olduğunu dile getirdi.

İnsan hayatını çok etkileyen şeylerden birinin de egemenlerin iktidar aparatı olarak kullandıkları bilginin manipüle edilmesi olduğunu söyleyen Yalçın, aynı şeyin, sistem adına oluşturulan kurumlar için de geçerli olduğunu söyledi.

Yalçın uluslararası hukuka güvenin her zamankinden daha az olduğunu vurgulayarak, “Söz gelimi, katliamcı İsrail, bizzat BM Güvenlik Konseyinde veto yetkisi olan bir ülkenin, Amerika’nın delegesinin eliyle koruma altına alınıveriyor. İsrail, Filistinlilere karşı tam bir soykırım gerçekleştiriyor. Çoğu çocuk, 30 bine yakın insanı katletti İsrail. Hastaneleri, eğitim kurumlarını, ibadethaneleri yerle bir etti. Siyonistler için bütün bunlar sıradandı. Getto ideolojileri söylüyordu katliam yapmalarını. Ama onları en çok cesaretlendiren, emperyalizmdi, emperyalist ülkelerdi. Güney Afrika öncülüğünde Uluslararası Adalet Divanı’nda açılan davayı bu noktada çok önemsiyoruz” açıklamasında bulundu.

“İsrail mallarına karşı da uzun süreli bir boykot gerçekleştirmeliyiz”

ILC olarak bu davanın takipçisi olmaları gerektiğini söyleyen Yalçın, “Ülkelerimizde insanlarımıza süreci anlatmalıyız ve en önemlisi de İsrail mallarına karşı da uzun süreli bir boykot gerçekleştirmeliyiz. Çünkü zulmün önünü ancak dayanışmayla kesebiliriz” dedi.

“İnsanı merkeze almayan hiçbir sistem adil olamaz”

Yalçın, ILC olarak insanı merkeze aldıklarını söyleyerek, “İnsanı merkeze almayan hiçbir sistem adil olamaz. Çünkü insan azizdir. İnsan, bütün varlığın bilincine vardığı için de adalete muhataptır. İnsana adil davranan bir sistem olmalı ki, çevremizde her varlık bu adaletten faydalanmalıdır. Bundan dolayı bizler, ötekileştirmenin ve ayrımcılığın olmadığı bir düzen için inanç ve vicdan özgürlüğü savunuyoruz” açıklamasında bulundu.

“1980 sonrası, ranta dayanan neoliberalizm emeği hor gördü”

Sendikacılığın en büyük baharını endüstriyel kapitalizm döneminde yaşadığını hatırlatan Yalçın, “Yani, üretimin güçlü bir şekilde dile getirildiği, emeğin bu noktada denklemin içinde yer aldığı bir zemindi endüstriyel kapitalizm. Elbette ki eskiye özlem duymuyoruz. Sömürü o dönemde de devam ediyordu. Fakat, emek kavramı, bugünkü kadar ekonomik teorilerin dayandığı denklemin dışına itilmemişti. 1980 sonrası, ranta dayanan neoliberalizm emeği hor gördü, denklemin dışına çıkardı” ifadelerine yer verdi.

Sendikaların da, özellikle uluslararası yapılar nezdinde, bu muhasebe sistemine karşı güçlü bir direniş gösteremediğini söyleyen Yalçın, konuşmasına şu şekilde devam etti:

“Bizler hep birlikte, bu çelişkileri iyi analiz edip, ona göre stratejiler geliştirdik. İdeolojilerin ötesinde, insanı merkeze alan, hizmet sendikacılığına önem verdik. Sonraki aşamada ise ’emek evrenseldir’ diyerek, dayanışmayı güçlendirmek için hep birlikte örgütlendik. Sizlerle, bu sistemin oluşturduğu anaforu dağıtacağımızı biliyor, çok teşekkür ediyorum.”

Açılış konuşmalarının ardından toplu fotoğraf çekimiyle devam eden program, basına kapalı olarak devam etti. Programa, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın ve 25 ülkeden gelen 33 konfederasyonun temsilcileri katıldı. – ANKARA

]]>
https://www.haber28.com.tr/uluslararasi-emek-orgutunun-1inci-olagan-genel-kurulu-memur-sen-ev-sahipliginde-gerceklestirildi/feed/ 0
ÇOMÜ’de Yapay Zeka Destekli Damla Sulama Otomasyon Sistemi Geliştirildi https://www.haber28.com.tr/comude-yapay-zeka-destekli-damla-sulama-otomasyon-sistemi-gelistirildi/ https://www.haber28.com.tr/comude-yapay-zeka-destekli-damla-sulama-otomasyon-sistemi-gelistirildi/#respond Wed, 06 Mar 2024 21:25:07 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=8637 Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesinde (ÇOMÜ) yapay zeka teknolojisi destekli proje çalışmalarını sürdüren uzmanlar, çeltik tarlalarında israfı önleyip yüzde 70’e varan su tasarrufu sağlayan damla sulama otomasyon sistemi geliştirdi.

ÇOMÜ Ziraat Fakültesi Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ünal Kızıl başkanlığındaki araştırma ekibi, Dijital Tarım Laboratuvarında tarım alanında yapay zeka destekli projeler üzerine çalışmalarına devam ediyor.

Prof. Dr. Kızıl ile Prof. Dr. Gökhan Çamoğlu, Dr. Öğretim Üyesi Sefa Aksu, ziraat yüksek mühendisleri Hakkı Fırat Altınbilek ve Hakan Nar’dan oluşan ekip, çeltik tarlalarında su israfını önlemek ve suyun doğru kullanılmasını sağlamak amacıyla 2022 yılında “Çeltikte Damla Sulamada FAO Penman-Monteith Modeline Dayalı Sulama Otomasyon Sisteminin Geliştirilmesi” başlıklı projeyi hazırladı.

TÜBİTAK desteğiyle yürütülen proje kapsamında geliştirilerek testleri başarıyla tamamlanan otomasyon sistemi, tarlaya kurulan sensörler ve devreler yardımıyla android cihazlarla bilgi alışverişi yapabiliyor, hava durumu, yağış miktarı, nem faktörü gibi çok sayıda veriyi anında işleyip buna göre sulama yapılmasını sağlıyor.

Oluşturulan ara yüzden yaptığı yönlendirmelerle çeltik üretiminde suyun fazla kullanımını önleyen, yüzde 70’e varan su tasarrufu sağlayan ve geliştirilmesi için çalışmalara devam edilen otomasyon sistemi için bu sene patent başvurusunda bulunulması planlanıyor.

Prof. Dr. Kızıl, AA muhabirine, yapay zekanın öneminin iyice arttığı bu dönemde tarım alanında projeler geliştirerek, düşük maliyetli sistemlerle Türk çiftçisine akıllı ve pratik çözümler sunmaya çalıştıklarını söyledi.

Kullanılabilir tatlı su kaynaklarının yüzde 75’inden tarımda yararlanıldığını belirten Kızıl, ziraat alanında suyun büyük bölümünün çeltik üretiminde tüketildiğini dile getirdi.

Bölüm Başkanlığı bünyesinde damla sulamanın çeltikte uygulanmasıyla ilgili yüksek lisans ve doktora çalışmalarını yapay zeka boyutuyla ele aldıklarını aktaran Kızıl, bu konuda ucuz ve ekonomik olan sensör teknolojilerini kullanmaya başladıklarını ifade etti.

Otomasyonun maliyeti 50 bin liranın altında

Kızıl, çeltikte sulama için ürettikleri sensörleri çok ucuza mal edip yapay zeka ile birleştirerek önemli çalışmalara ulaştıklarını vurguladı.

Bu adaptasyonla Türkçe uygulamalar da yapıp cep telefonlarına entegrasyonu sağladıklarını anlatan Kızıl, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu uygulamaları sadece cep telefonu değil, tablet ve bilgisayarlar için de geliştirdik. Önümüzdeki süreçte bunların daha kullanışlı şekilde entegre olmalarını sağlarsak hem daha ucuz hem de daha ekonomik olarak neredeyse her üreticinin ulaşabileceği boyutta ve maliyette sistemler geliştirebiliriz. Çeltik alanları için TÜBİTAK destekli sulama otomasyonu projesini geliştirdik. Tamamen sensörlerle cihazın bluetooth üzerinden haberleşmesine olanak sağlayan, verilerin internet bağlantısı üzerinden Google Drive’a gitmesini, orada toplanmasını, işlenmesini, ertesi gün tekrar o verinin sulamada kullanılmasını sağladık. Bunun için yine bluetooth ile komutların sulama sistemine gönderilmesi işlemlerini tamamladık. Bu işlemlerin hepsini otomatik hale getiren, planladığınız saatte suyu açıp planladığınız saatte hesaplanan miktar kadar suyu verdikten sonra kapatan otomatik bir sistem.”

Kızıl, sistem sayesinde çeltik tarlalarında su israfının önüne geçileceğini, suyun doğru kullanılmasının sağlanacağını anlattı.

Sisteme istenilen uzaklıktan müdahale edilebildiğini kaydeden Kızıl, kullanıcının her an yaşanabilecek durumlarda SMS ile bilgilendirilebileceği bir sistemin oluşturulduğunu belirtti.

Prof. Dr. Kızıl, Trakya’da deneyip başarılı sonuçlar aldıkları otomasyonun maliyetinin 50 bin liranın altında olduğu bilgisini verdi.

Çiftçinin bütçesine, kullanım amaçlarına uygun, 5-10 bin liralık maliyetleri olan sistemler geliştirmeyi hedeflediklerini ifade eden Kızıl, “Tabii çeltik daha endüstriyel bir yetiştiricilik olduğu için biraz daha tolere edilebiliyor ama onun haricinde diğer uygulamalarımız da var. Birkaç bin liralık cihazlarla üreticinin kullanabileceği basitlikle cep telefonu uygulamalarıyla üreticinin problemlerine çözüm bulmayı amaçlayan bir laboratuvarız. Bu anlamda bu çeltik otomasyon sistemini geliştirdik.” diye konuştu.

]]>
https://www.haber28.com.tr/comude-yapay-zeka-destekli-damla-sulama-otomasyon-sistemi-gelistirildi/feed/ 0
Bülent Uygun’dan taraftara sitem: “Akıl vermeyi bırakın” https://www.haber28.com.tr/bulent-uygundan-taraftara-sitem-akil-vermeyi-birakin/ https://www.haber28.com.tr/bulent-uygundan-taraftara-sitem-akil-vermeyi-birakin/#respond Wed, 28 Feb 2024 08:00:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=7637 – Bülent Uygun’dan taraftara sitem: “Akıl vermeyi bırakın”

SİVAS – Sivasspor Teknik Direktörü Bülent Uygun, takımın oyun sistemini eleştiren taraftarlara sitemde bulunarak, “Şimdi akıl vermeyi bırakın. Kombine alın tamam. Hatta 1’er milyon Euro gönderin. Biz de onlarla futbolcu alalım. Öyle klavyenin başından atacaksın, oradan tutacaksın” dedi.

Sivasspor, Trendyol Süper Lig’in 27. hafta maçında 25 Şubat Pazar günü sahasında Pendikspor ile oynayacağı maçın hazırlıklarına başladı. Teknik Direktör Bülent Uygun antrenman öncesi, açıklamalarda bulundu. Berabere kaldıkları Hatayspor maçını değerlendirerek sözlerine başlayan Uygun, “Hatay’dan galip gelmek istiyorduk. İyi bir takım olduğunu da biliyorduk. Ona göre pozisyonlarımızı, duruşumuzu almaya çalıştık ama iyi oynadığımız bölümler oldu. Bazen de oyundan düştüğümüz anlar oldu. Sonucunda deplasmanda yenemiyorsan yenilmemek her zaman iyidir. 1 puanla dönmüş olmamız bizim açımızdan mutluluk verici” dedi.

“Kazanan taraf olmak istiyoruz”

Hafta sonu Pendikspor ile oynayacakları maçı da değerlendiren Uygun, “Kendi evimizde, kendi seyircimizin desteğinde ki ben bunu artık 10 binleri tribünde görmek istiyorum. Havalar güzelleşti. Saatleri çok uygun. Maça gelme zamanının geldiğini düşünüyorum. Desteğe çok ihtiyacımız var. Birliğe çok ihtiyacımız var. Pendik gibi çok iyi bir takım ile oynayacağız. Devre arasında da özellikle 8-9 tane çok önemli bonservis bedelleri ödeyerek transfer ettiği çok kaliteli ve ligimizde de damga vurmuş futbolcuları transfer etti. O yüzden zor bir maç bizi bekliyor. Kendi evimizde, kendi seyircimizin önünde Allah’ın izniyle inşallah kazanmak istiyoruz. Kazanarak en azından yukarılara doğru bir an önce tırmanmak istiyoruz. Bunun için de elimizden gelenin en iyisini yapıp inşallah kazanan taraf olmak istiyoruz” diye konuştu.

“Tek eksik Koita”

Bir basın mensubunun, “Takımdaki son durum ve sakatlar ne durumda?” sorusuna ise Uygun, “Tek sakatımız Koita var. Onun dışında diğerlerinin sakatlıkla ilgili herhangi bir problemi yok. Herkes idmanlara başladı. Yeni gelen arkadaşlar da artık hem havaya hem takıma uyum sağladı. Belki de bu hafta 3’ünü birden sahada görme ihtimalimiz var. Zaten 2’si geldiğinden beri oynuyor dolayısıyla 5 yeni transferimizle Pendik maçında sahada olabiliriz. Bu da bizim için sevindirici taraf. Onun dışında da önemli bir sakatlığımız, herhangi bir problemimiz de yok. Koita’da aramıza katıldığında bize güç katacaktır” yanıtını verdi.

“Cezamızı çektik”

3 hafta sonra yedek kulübesine döneceğini hatırlatan Uygun, “Evet tekrar geri dönüyoruz. Bazen futbol da oluyor öyle şeyler. Neyse cezasını çektik. Onlar da çekti velhasıl ceza almadan ligi bitirmek istiyoruz. Tabii ki hata hepimiz yapıyoruz. Hatasız olmaz. Art niyet ya da başka bir şeyi görmeden ligin artık sonuna yaklaşıldığı bir ortamda şampiyonluk ayrı bir mücadele gösteriyor. Düşme potasına Baktığınızda da herkesin birbirine özellikle ilk 8’den sonraki bütün takımların hepsinin birbirine yakın görüyor biliyorsunuz. O yüzden çok zorlaştı. Herkes iyi bir şekilde iyi bir mücadele ve iyi bir yönetim bekliyor. Ülkemiz için hayırlısı olsun” dedi.

“Şimdi akıl vermeyi bırakın”

Uygun son olarak taktiksel oyun anlayışı ile ilgili yöneltilen soruya da şu yanıtı verdi;

“Şimdi aslında bakıyorum böyle sosyal medyadan akıl verenler o şeyler yapanlar işte böyle oyun mu oynanır? Şu mudur diye. Ben size bir tane tüyo vereyim. Şampiyonlar Ligi’ne gittiğimizde biz Sivasspor olarak 350 pas yüzdemiz vardı. Kasımpaşa’nın 650 tane. Sonuç? O sezon Kasımpaşa küme düştü? Biz Şampiyonlar Ligi’ne gittik. Evet, eldeki kadronun oyun sisteminin, takımdaki bundan pozisyonların ne el veriyorsa, rakip ne gerekiyorsa onu oynuyoruz. Bir kere oynadığımız sistem, 5’li sistem değil, 3’lü sistem. 3-4-3 gibi bir sistem. Bu da çok fazlasıyla hücumsal bir format. Şimdi akıl vermeyi bırakın. Kombine alın tamam. Hatta 1’er milyon Euro gönderin. Biz de onlarla futbolcu alalım. Öyle klavyenin başından atacaksın. Oradan tutacaksın. Bu böyle olmuş. Bu şöyle olmuş. ya güldürmeyin Allah aşkına ya. Çok fazla sallamak istemiyorum, sonra olmaz. Taraftar tribündeki yerini alacak, takımını destekleyecek. Bizim için önemli olan sahada o gün ne gerekirse onu yapmaya çalışıyoruz. Kadromuzun yapısı itibariyle giden arkadaşlar olunca sonradan yerine kattığımız arkadaşlar da başka adamlar da düşünüyorduk. Bunlarla ve rakibe göre oynaması gereken bir oyun planının içerisindeyiz. Desteğe ve duaya ihtiyacı var Sivasspor’un şu anda. Yeni sezona bakarız. Oyun sistemi de değişir. Oyun mantığı değişir. Birçok şey değişir. Açık oynayıp 5 yiyeceğime kapalı oynar. 1-0 yenerim olur biter. Son 5 maç bir tane gol yemişiz. Daha ne istiyorsunuz ki.”

Çalışmalar başladı

Vali Lütfullah Bilgin Sivasspor Tesislerinde Teknik Direktör Bülent Uygun ve yardımcıları yönetiminde yapılan antrenman 1 saat 30 dakika sürdü. Koşu ile başlayan antrenman, ısınma ve denge çalışmalarıyla devam etti. Ardından pas çalışmaları yapan Yiğidolar, son bölümde ise çift kale maç oynadı. Sivasspor, yarın gerçekleştireceği antrenmanla Pendikspor maçının hazırlıklarına devam edecek.

]]>
https://www.haber28.com.tr/bulent-uygundan-taraftara-sitem-akil-vermeyi-birakin/feed/ 0
Sivasspor Teknik Direktörü Bülent Uygun Taraftarlara Sitem Etti https://www.haber28.com.tr/sivasspor-teknik-direktoru-bulent-uygun-taraftarlara-sitem-etti/ https://www.haber28.com.tr/sivasspor-teknik-direktoru-bulent-uygun-taraftarlara-sitem-etti/#respond Wed, 28 Feb 2024 06:48:16 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=7622 Sivasspor Teknik Direktörü Bülent Uygun, takımın oyun sistemini eleştiren taraftarlara sitemde bulunarak, “Şimdi akıl vermeyi bırakın. Kombine alın tamam. Hatta 1’er milyon Euro gönderin. Biz de onlarla futbolcu alalım. Öyle klavyenin başından atacaksın, oradan tutacaksın” dedi.

Sivasspor, Trendyol Süper Lig’in 27. hafta maçında 25 Şubat Pazar günü sahasında Pendikspor ile oynayacağı maçın hazırlıklarına başladı. Teknik Direktör Bülent Uygun antrenman öncesi, açıklamalarda bulundu. Berabere kaldıkları Hatayspor maçını değerlendirerek sözlerine başlayan Uygun, “Hatay’dan galip gelmek istiyorduk. İyi bir takım olduğunu da biliyorduk. Ona göre pozisyonlarımızı, duruşumuzu almaya çalıştık ama iyi oynadığımız bölümler oldu. Bazen de oyundan düştüğümüz anlar oldu. Sonucunda deplasmanda yenemiyorsan yenilmemek her zaman iyidir. 1 puanla dönmüş olmamız bizim açımızdan mutluluk verici” dedi.

“Kazanan taraf olmak istiyoruz”

Hafta sonu Pendikspor ile oynayacakları maçı da değerlendiren Uygun, “Kendi evimizde, kendi seyircimizin desteğinde ki ben bunu artık 10 binleri tribünde görmek istiyorum. Havalar güzelleşti. Saatleri çok uygun. Maça gelme zamanının geldiğini düşünüyorum. Desteğe çok ihtiyacımız var. Birliğe çok ihtiyacımız var. Pendik gibi çok iyi bir takım ile oynayacağız. Devre arasında da özellikle 8-9 tane çok önemli bonservis bedelleri ödeyerek transfer ettiği çok kaliteli ve ligimizde de damga vurmuş futbolcuları transfer etti. O yüzden zor bir maç bizi bekliyor. Kendi evimizde, kendi seyircimizin önünde Allah’ın izniyle inşallah kazanmak istiyoruz. Kazanarak en azından yukarılara doğru bir an önce tırmanmak istiyoruz. Bunun için de elimizden gelenin en iyisini yapıp inşallah kazanan taraf olmak istiyoruz” diye konuştu.

“Tek eksik Koita”

Bir basın mensubunun, “Takımdaki son durum ve sakatlar ne durumda?” sorusuna ise Uygun, “Tek sakatımız Koita var. Onun dışında diğerlerinin sakatlıkla ilgili herhangi bir problemi yok. Herkes idmanlara başladı. Yeni gelen arkadaşlar da artık hem havaya hem takıma uyum sağladı. Belki de bu hafta 3’ünü birden sahada görme ihtimalimiz var. Zaten 2’si geldiğinden beri oynuyor dolayısıyla 5 yeni transferimizle Pendik maçında sahada olabiliriz. Bu da bizim için sevindirici taraf. Onun dışında da önemli bir sakatlığımız, herhangi bir problemimiz de yok. Koita’da aramıza katıldığında bize güç katacaktır” yanıtını verdi.

“Cezamızı çektik”

3 hafta sonra yedek kulübesine döneceğini hatırlatan Uygun, “Evet tekrar geri dönüyoruz. Bazen futbol da oluyor öyle şeyler. Neyse cezasını çektik. Onlar da çekti velhasıl ceza almadan ligi bitirmek istiyoruz. Tabii ki hata hepimiz yapıyoruz. Hatasız olmaz. Art niyet ya da başka bir şeyi görmeden ligin artık sonuna yaklaşıldığı bir ortamda şampiyonluk ayrı bir mücadele gösteriyor. Düşme potasına Baktığınızda da herkesin birbirine özellikle ilk 8’den sonraki bütün takımların hepsinin birbirine yakın görüyor biliyorsunuz. O yüzden çok zorlaştı. Herkes iyi bir şekilde iyi bir mücadele ve iyi bir yönetim bekliyor. Ülkemiz için hayırlısı olsun” dedi.

“Şimdi akıl vermeyi bırakın”

Uygun son olarak taktiksel oyun anlayışı ile ilgili yöneltilen soruya da şu yanıtı verdi;

“Şimdi aslında bakıyorum böyle sosyal medyadan akıl verenler o şeyler yapanlar işte böyle oyun mu oynanır? Şu mudur diye. Ben size bir tane tüyo vereyim. Şampiyonlar Ligi’ne gittiğimizde biz Sivasspor olarak 350 pas yüzdemiz vardı. Kasımpaşa’nın 650 tane. Sonuç? O sezon Kasımpaşa küme düştü? Biz Şampiyonlar Ligi’ne gittik. Evet, eldeki kadronun oyun sisteminin, takımdaki bundan pozisyonların ne el veriyorsa, rakip ne gerekiyorsa onu oynuyoruz. Bir kere oynadığımız sistem, 5’li sistem değil, 3’lü sistem. 3-4-3 gibi bir sistem. Bu da çok fazlasıyla hücumsal bir format. Şimdi akıl vermeyi bırakın. Kombine alın tamam. Hatta 1’er milyon Euro gönderin. Biz de onlarla futbolcu alalım. Öyle klavyenin başından atacaksın. Oradan tutacaksın. Bu böyle olmuş. Bu şöyle olmuş. ya güldürmeyin Allah aşkına ya. Çok fazla sallamak istemiyorum, sonra olmaz. Taraftar tribündeki yerini alacak, takımını destekleyecek. Bizim için önemli olan sahada o gün ne gerekirse onu yapmaya çalışıyoruz. Kadromuzun yapısı itibariyle giden arkadaşlar olunca sonradan yerine kattığımız arkadaşlar da başka adamlar da düşünüyorduk. Bunlarla ve rakibe göre oynaması gereken bir oyun planının içerisindeyiz. Desteğe ve duaya ihtiyacı var Sivasspor’un şu anda. Yeni sezona bakarız. Oyun sistemi de değişir. Oyun mantığı değişir. Birçok şey değişir. Açık oynayıp 5 yiyeceğime kapalı oynar. 1-0 yenerim olur biter. Son 5 maç bir tane gol yemişiz. Daha ne istiyorsunuz ki.”

Çalışmalar başladı

Vali Lütfullah Bilgin Sivasspor Tesislerinde Teknik Direktör Bülent Uygun ve yardımcıları yönetiminde yapılan antrenman 1 saat 30 dakika sürdü. Koşu ile başlayan antrenman, ısınma ve denge çalışmalarıyla devam etti. Ardından pas çalışmaları yapan Yiğidolar, son bölümde ise çift kale maç oynadı. Sivasspor, yarın gerçekleştireceği antrenmanla Pendikspor maçının hazırlıklarına devam edecek. – SİVAS

]]>
https://www.haber28.com.tr/sivasspor-teknik-direktoru-bulent-uygun-taraftarlara-sitem-etti/feed/ 0
Depremde ölü olarak kaydedilen Ahmet Artan, yaşadığı karmaşayı atlatabilmek için mücadele ediyor https://www.haber28.com.tr/depremde-olu-olarak-kaydedilen-ahmet-artan-yasadigi-karmasayi-atlatabilmek-icin-mucadele-ediyor/ https://www.haber28.com.tr/depremde-olu-olarak-kaydedilen-ahmet-artan-yasadigi-karmasayi-atlatabilmek-icin-mucadele-ediyor/#respond Mon, 26 Feb 2024 09:00:57 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=7340 Hatay’da yaşayan Ahmet Artan, devlet kayıtlarında yanlışlıkla ‘ölü’ olarak kaydedilmesinin ardından yaşadığı karmaşayı 2 ay süren çabalar sonucu atlatabildi. Aynı ismi taşıyan ve depremde vefat eden başka bir vatandaş yerine kendisinin sisteme ölü olarak girildiğini ifade eden Artan, şimdiyse banka kayıtlarındaki hatanın düzeltilmesini bekliyor.

Kahramanmaraş merkezli depremler Hatay’da büyük yıkıma yol açmış ve 25 bine yakın insan vefat etmişti. Asrın felaketine Narlıca Mahallesi’nde bulunan 3. kattaki evinde yakalanan 37 yaşındaki Ahmet Artan, yarım saatlik mücadelenin ardından mahsur kaldığı evinden kurtarıldı. Depremden yara almadan kurtulan Artan’ın mücadelesi devlet kayıtlarında ölü olarak işlenmesiyle başladı. Kendisiyle aynı ismi, soy ismi taşıyan ve baba isimleri aynı olan Ahmet Artan, depremde ölen vatandaş yerine sisteme ölü olarak girildi. İsim karmaşası sonrası devlet kayıtlarında ‘ölü’ olarak gözüken Artan, banka işlemleri başta olmak üzere bir çok sorun yaşadı. Artan, yaklaşık iki ay süren bir mücadele sonucu devlet dairelerindeki kaydını düzeltebilse de banka kayıtlarında hala ölü olarak gözüküyor.

“Bankaların sisteminde hala ölü olarak gözüküyorum”

Ölü olarak gözüktüğü için banka işlemlerini yürütemediğini belirten Artan, “6 Şubat’ta biz evimizin üçüncü katındaydık. Deprem esnasında evden çıkamadık, evimiz ağır hasar aldı. Biz depremden yaklaşık yarım saat sonra evden çıktık. Sabahı ilk ışıklarında bizim diğer akrabaları kurtarmak için onlara yardıma gittik. Orda da öğlen olan depreme yakalandık. Yaklaşık 40 dakika enkaz olayımız oldu. Orada ondan dolayı artık devletin yanında ölü olarak gözükmüştüm. Şu an bu sıkıntıyı giderebildik. Ama dün bankaya gittim, kredi kartı için başvuru yaptık. Bankaların sisteminde hala ölü olarak gözüküyorum” dedi.

“Hem yaşıyorsun hem de ölü olarak gözüküyorsun”

Yaşadığı trafik kazası sonrası polis ekiplerinin kontrollerinde ‘ölü’ olarak gözüktüğünü öğrenen Artan, “Ölü olduğumun şu şekilde farkına vardım. E-devlet üzerinden giriş yapamıyordum. Sistem beni reddediyordu. Ondan sonra hastanenin önünde aracıma ambulans çarpmıştı, polisin tutanağında belli oldu. Bana aracın mirasçıları nerede dedi. Ben de aracın mirasçıları yok. Aracın sahibi benim dedim. Hayır bu aracın sahibi vefat etmiş dediler, orada şok geçirdim. Hem yaşıyorsun hem de ölü olarak gözüküyorsun. Ben itiraz ettim, bu araç benim ölü değilim diye. Sistemde bu şekilde gözüküyor dediler. Ondan sonra bu hatayı düzeltebilmek için birçok devlet dairesine gittim. Yaklaşık o süreç 50 ya da 55 gibi bir gün geçti. Ondan sonra süreç düzeltildi. Yalnız 1 yıl gibi bir süre geçmesine rağmen bu hata bankalarda düzeltilmedi” şeklinde konuştu.

“Başka bir Ahmet Artan varmış, onu ölü olarak göstereceklerine beni ölü olarak göstermişler”

Kendisiyle aynı isme sahip başka bir vatandaşın yerine sistemde kendisinin ölü olarak gösterildiğini ifade eden Artan, “Bu karışıklık şöyle başka bir Ahmet Artan varmış, onu ölü olarak göstereceklerine beni ölü olarak göstermişler. Onun da babasının ismi Mehmet, benim de babamın ismi Mehmet olduğundan dolayı o zamanlar da herkes enkazda olduğu için kimsenin kimliği üzerinde değil böyle bir hata gerçekleşmiş. Depremin ilk haftası kendi akrabalarımı defnetmekle uğraştık. Ben de yaklaşık 1 ay gibi bir süreç içerisinde gönüllü olarak arama kurtarma ekibinde çalıştım. Ben kendim arama kurtarma ekibinde çalışmama rağmen kendim aslında ölmüşüm farkında değilim. Bankalardan ricam bir an önce bu hatanın düzeltilmesini istiyorum. Benim de kredi kartına ihtiyacım var. Kullanamıyorum, lütfen bu hatayı düzeltin. Arkadaşlarım kısacası bana yaşayan ölü diyorlar. Komik bir şey ama ağlanacak halimize gülüyoruz” ifadelerini kullandı. – HATAY

]]>
https://www.haber28.com.tr/depremde-olu-olarak-kaydedilen-ahmet-artan-yasadigi-karmasayi-atlatabilmek-icin-mucadele-ediyor/feed/ 0
Deprem Sonrası Ölü Olarak Kaydedilen Vatandaş Bankayı İkna Edemiyor https://www.haber28.com.tr/deprem-sonrasi-olu-olarak-kaydedilen-vatandas-bankayi-ikna-edemiyor/ https://www.haber28.com.tr/deprem-sonrasi-olu-olarak-kaydedilen-vatandas-bankayi-ikna-edemiyor/#respond Mon, 26 Feb 2024 08:36:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=7335 Deprem sonrası yaşanan isim karmaşasıyla kayıtlara ölü olarak geçen afetzede vatandaş, bankayı yaşadığına inandıramıyor

-Depremzede vatandaş; “Başka bir Ahmet Artan varmış, onu ölü olarak göstereceklerine beni ölü olarak göstermişler”

HATAY – Hatay’da yaşayan Ahmet Artan, devlet kayıtlarında yanlışlıkla ‘ölü’ olarak kaydedilmesinin ardından yaşadığı karmaşayı 2 ay süren çabalar sonucu atlatabildi. Aynı ismi taşıyan ve depremde vefat eden başka bir vatandaş yerine kendisinin sisteme ölü olarak girildiğini ifade eden Artan, şimdiyse banka kayıtlarındaki hatanın düzeltilmesini bekliyor.

Kahramanmaraş merkezli depremler Hatay’da büyük yıkıma yol açmış ve 25 bine yakın insan vefat etmişti. Asrın felaketine Narlıca Mahallesi’nde bulunan 3. kattaki evinde yakalanan 37 yaşındaki Ahmet Artan, yarım saatlik mücadelenin ardından mahsur kaldığı evinden kurtarıldı. Depremden yara almadan kurtulan Artan’ın mücadelesi devlet kayıtlarında ölü olarak işlenmesiyle başladı. Kendisiyle aynı ismi, soy ismi taşıyan ve baba isimleri aynı olan Ahmet Artan, depremde ölen vatandaş yerine sisteme ölü olarak girildi. İsim karmaşası sonrası devlet kayıtlarında ‘ölü’ olarak gözüken Artan, banka işlemleri başta olmak üzere bir çok sorun yaşadı. Artan, yaklaşık iki ay süren bir mücadele sonucu devlet dairelerindeki kaydını düzeltebilse de banka kayıtlarında hala ölü olarak gözüküyor.

“Bankaların sisteminde hala ölü olarak gözüküyorum”

Ölü olarak gözüktüğü için banka işlemlerini yürütemediğini belirten Artan, “6 Şubat’ta biz evimizin üçüncü katındaydık. Deprem esnasında evden çıkamadık, evimiz ağır hasar aldı. Biz depremden yaklaşık yarım saat sonra evden çıktık. Sabahı ilk ışıklarında bizim diğer akrabaları kurtarmak için onlara yardıma gittik. Orda da öğlen olan depreme yakalandık. Yaklaşık 40 dakika enkaz olayımız oldu. Orada ondan dolayı artık devletin yanında ölü olarak gözükmüştüm. Şu an bu sıkıntıyı giderebildik. Ama dün bankaya gittim, kredi kartı için başvuru yaptık. Bankaların sisteminde hala ölü olarak gözüküyorum” dedi.

“Hem yaşıyorsun hem de ölü olarak gözüküyorsun”

Yaşadığı trafik kazası sonrası polis ekiplerinin kontrollerinde ‘ölü’ olarak gözüktüğünü öğrenen Artan, “Ölü olduğumun şu şekilde farkına vardım. E-devlet üzerinden giriş yapamıyordum. Sistem beni reddediyordu. Ondan sonra hastanenin önünde aracıma ambulans çarpmıştı, polisin tutanağında belli oldu. Bana aracın mirasçıları nerede dedi. Bende aracın mirasçıları yok. Aracın sahibi benim dedim. Hayır bu aracın sahibi vefat etmiş dediler, orada şok geçirdim. Hem yaşıyorsun hem de ölü olarak gözüküyorsun. Ben itiraz ettim, bu araç benim ölü değilim diye. Sistemde bu şekilde gözüküyor dediler. Ondan sonra bu hatayı düzeltebilmek için birçok devlet dairesine gittim. Yaklaşık o süreç 50 ya da 55 gibi bir gün geçti. Ondan sonra süreç düzeltildi. Yalnız 1 yıl gibi bir süre geçmesine rağmen bu hata bankalarda düzeltilmedi” şeklinde konuştu.

“Başka bir Ahmet Artan varmış, onu ölü olarak göstereceklerine beni ölü olarak göstermişler”

Kendisiyle aynı isme sahip başka bir vatandaşın yerine sistemde kendisinin ölü olarak gösterildiğini ifade eden Artan, “Bu karışıklık şöyle başka bir Ahmet Artan varmış, onu ölü olarak göstereceklerine beni ölü olarak göstermişler. Onun da babasının ismi Mehmet, benim de babamın ismi Mehmet olduğundan dolayı o zamanlar da herkes enkazda olduğu için kimsenin kimliği üzerinde değil böyle bir hata gerçekleşmiş. Depremin ilk haftası kendi akrabalarımı defnetmekle uğraştık. Bende yaklaşık 1 ay gibi bir süreç içerisinde gönüllü olarak arama kurtarma ekibinde çalıştım. Ben kendim arama kurtarma ekibinde çalışmama rağmen kendim aslında ölmüşüm farkında değilim. Bankalardan ricam bir an önce bu hatanın düzeltilmesini istiyorum. Benim de kredi kartına ihtiyacım var. Kullanamıyorum, lütfen bu hatayı düzeltin. Arkadaşlarım kısacası bana yaşayan ölü diyorlar. Komik bir şey ama ağlanacak halimize gülüyoruz” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/deprem-sonrasi-olu-olarak-kaydedilen-vatandas-bankayi-ikna-edemiyor/feed/ 0
Orhangazi’de Altın Dolandırıcılığı: Kuyumcu Ahmet Ö. Yakalandı https://www.haber28.com.tr/orhangazide-altin-dolandiriciligi-kuyumcu-ahmet-o-yakalandi/ https://www.haber28.com.tr/orhangazide-altin-dolandiriciligi-kuyumcu-ahmet-o-yakalandi/#respond Sat, 06 Jan 2024 09:00:19 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=2020

BURSA’nın Orhangazi ilçesinde, ‘yavru’ adını verdiği sistemle, piyasa değerinin altında altın satma ve kazanç sağlama vaadiyle, müşterilerini yaklaşık 500 milyon lira dolandırıp kaçtığı İstanbul’da yakalanan kuyumcu Ahmet Ö.’nün (44), emniyetteki işlemleri tamamlandı. Yakalandığında, üzerinden para çıkmayıp saklandığı evde 60 bin lira ele geçirilen Ahmet Ö. ile babası ve ortağının lüks evleri, otomobilleri ve arsasına el konuldu. İfadesinde, Ahmet Ö., işleri kötü gittiği için suçu işlediğini söyledi.

Orhangazi ilçesinde 80 yıldır sarrafiye sektöründe faaliyet gösteren firmanın 3’üncü nesil işletmecisi Ahmet Ö., ‘yavru’ adını verdiği sistemle yakın çevresinden emanete bırakmaları şartıyla, piyasa değerinin altındaki fiyata Cumhuriyet altını sattı. İddiaya göre, sisteme dahil olan kişilere, 1 ay sonra taahhüt edilen oran sayısında altın, kar olarak verdi. Bir süre sonra kar amaçlı emanete altın bırakanların sayısı arttı. Sistem büyüyünce, katılımcılara, altın üzerinden komisyon verilmesine dönüştü. Sisteme katılan kişilere yüzde 4 ile 30 arasında komisyon verildi. ‘Yavru’ adlı sistemde, parasıyla gelen kişilere piyasa fiyatından daha uygun fiyatla altın satılıp, 1 ay sonra taahhüt edilen oran sayısında altın, kar olarak verilmeye başlandı.

MAĞDURLARDAN SAVCILIĞA ŞİKAYET

Kuyumcu Ahmet Ö., taahhüt ettiği altınları ya da altınlar değerinde parayı, sahiplerine zamanında teslim etmekte zorlandı. Endişe yaşayan iştirakçiler, birbirlerinden habersiz, sistemden paralarını çıkarmak istedi. Ancak altın ya da paraların iadesi konusunda sorunlar yaşandı. Kuyumcunun kapalı olması endişeleri artırdı. Sistemde altınları olanlar, bilgi almak için aradıklarında Ahmet Ö.’ye ulaşamazken, kuyumcunun iş yerini boşaltıp kaçtığı bilgisi kulaktan kulağa yayıldı. Kuyumcunun kaçtığını öğrenen mağdurlar ardı ardına savcılığa şikayette bulundu.

SAVCILIKTAN ARAMA KARARI

Kuyumcu Ahmet Ö. hakkında yapılan çok sayıda şikayet üzerine, Orhangazi Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma başlattı. Mustafa Kemalpaşa Caddesi’nde kuyumcunun yer aldığı bölge, emniyet şeridiyle kapatıldı. Savcılık izniyle kuyumcunun kapısının açılması için itfaiye ve çilingirle çalışma yapıldı ancak kapalı olan kepenkler açılamadı.

ÖZEL EKİP 4 SAATTE YAKALADI

Katılımcılardan toplanılan para miktarının 500 milyon liradan fazla olduğu iddia edilirken, dolandırıcılık şikayetleri üzerine Orhangazi Cumhuriyet Başsavcılığı’nın başlattığı soruşturma kapsamında, Bursa İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Dolandırıcılık Büro Amirliği ve Orhangazi İlçe Emniyet Müdürlüğü personelinden özel ekip oluşturuldu. Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen, koordineli soruşturmayla ekipler tüm detayları en ince ayrıntısına kadar inceledi. Titiz çalışma sonrasında özel ekip, kuyumcu Ahmet Ö. ve evinde saklandığı arkadaşı R.E.’yi, 4 saatlik takibin ardından İstanbul’un Beyoğlu ilçesinde yakaladı. Polisin eş zamanlı operasyonunda, Ahmet Ö.’nün ortağı A.F.Ş. ile babası S.Ö., kendisini İstanbul’a otomobiliyle götüren H.Ş. ve kuyumcuda çalışan S.İ. gözaltına alındı.

BAVULLA KAÇIRILDIĞI İDDİA EDİLEN ALTINLAR BULUNAMADI

Ahmet Ö.’nün İstanbul’da saklandığı evde arama yapan ekipler, 60 bin lira ele geçirirken, Ahmet Ö.’nün üzerinden ise para çıkmadı. Ekiplerin aramasında, Orhangazi’den İstanbul’a bavulla kaçırıldığı iddia edilen altınlar da bulunamadı. Asayiş Şube Müdürlüğü Dolandırıcılık Büro Amirliği ekipleri tarafından Bursa’ya getirilen Ahmet Ö., kendisini görüntüleyen basın mensuplarına, hakkındaki iddiaları kabul etmediğini belirtti.

MAĞDUR SAYISI 82’YE YÜKSELDİ

Bursa Emniyet Müdürlüğü’nde sorgusu süren Ahmet Ö. ve babası S.Ö.’nün de aralarında olduğu 6 şüpheli bugün adliyeye çıkartıldı. Ahmet Ö.’nün polise verdiği ifadesinde, ‘Üç sene önce nakit darlığından dolayı yüksek faizle borç aldım. İşleri çevirmek için başka kişilerden de altın ve para aldım. İşlerim zora girdi. Ödeme yapamaz duruma geldim. İşin içinden çıkamayınca dükkanı kapatıp İstanbul’a gittim. Suçumu kabul ediyorum. Pişmanım” dediği öğrenildi.

Bu arada Ahmet Ö., babası ve ortağının lüks ev, araç ve arsalardan oluşan tüm mal varlığına el koyulurken, kendisinden şikayetçi olanların sayısının ise 82’ye yükseldiği ve bu sayının arttığı belirtildi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/orhangazide-altin-dolandiriciligi-kuyumcu-ahmet-o-yakalandi/feed/ 0