Siyaset – Haber 28 – Giresun Haber https://www.haber28.com.tr Tue, 10 Sep 2024 22:36:08 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Antalya Gazeteciler Cemiyeti’nin Yeni Sosyal Tesisinin Açılışı Gerçekleştirildi https://www.haber28.com.tr/antalya-gazeteciler-cemiyetinin-yeni-sosyal-tesisinin-acilisi-gerceklestirildi/ https://www.haber28.com.tr/antalya-gazeteciler-cemiyetinin-yeni-sosyal-tesisinin-acilisi-gerceklestirildi/#respond Tue, 10 Sep 2024 22:36:08 +0000 https://www.haber28.com.tr/antalya-gazeteciler-cemiyetinin-yeni-sosyal-tesisinin-acilisi-gerceklestirildi/ Antalya Gazeteciler Cemiyeti’nin (AGC) yeni sosyal tesisinin açılışı törenle gerçekleştirildi.

Antalya’nın Muratpaşa ilçesinde, eski İl Özel İdaresi binasının içindeki parkta hizmet verecek olan sosyal tesis açılışına, siyaset, spor ve iş dünyası ile gazeteciler yoğun ilgi gösterdi.

Lokalin açılış konuşmasını yapan Antalya Gazeteciler Cemiyeti (AGC) Başkanı İdris Taş, belediye başkanları ve STK’ler ile birlikte kent için var güçleriyle çalıştıklarını belirterek, “Antalya Gazeteciler Cemiyeti gücünü köklü geçmişinden ve sizlerden alıyor. Ülke için gece gündüz çalışan bir meslek örgütüyüz. Cumhuriyetin 100. yılında kente iki önemli eser kazandırdık. ANSİAD ile birlikte Basın Galerisi, Neler Yaşadık Neler Oldu kitabımız yazılı bir kaynak oldu. Türk basınına kazandırdık. Bugün cemiyetimizin 40’ıncı yılında önemli bir proje ile karşınızdayız. Bu sosyal tesisimiz üyelerimize ve Antalyalılara hayırlı uğurlu olsun” dedi.

Ardından konuşan Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, gazeteciler için gerekli olan bu tesisin sözünü geçtiğimiz yıllarda düşünmeden verdiğini ifade ederek, “Bugün de gördüğünüz gibi sosyal tesisin açılışını gerçekleştiriyoruz. Öncelikle ülkemiz, Antalya’mız için doğru, objektif yazılar yazan tüm gazeteci dostlarımı kutluyorum. Bundan sonra ayda bir de olsa Antalya’daki gazeteci dostlarımızla bir araya gelerek kentin sorunlarını hep birlikte onların da destekleri ile dile getireceğiz. Kültür, sanat şehri olarak ilimizi daha da ileriye taşıyacağız. Tüm gazetecilere lokalimiz hayırlı olsun” diye konuştu.

Konuşmaların ardından AGC Başkanı Taş, Başkan Böcek’e plaket verdi.

Tören, açılış kurdelesinin kesiminin ardından ikram yapılmasıyla son buldu. – ANTALYA

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/antalya-gazeteciler-cemiyetinin-yeni-sosyal-tesisinin-acilisi-gerceklestirildi/feed/ 0
İHA, ‘Yılın En İyi Haber Ajansı’ Ödülünü Aldı https://www.haber28.com.tr/iha-yilin-en-iyi-haber-ajansi-odulunu-aldi/ https://www.haber28.com.tr/iha-yilin-en-iyi-haber-ajansi-odulunu-aldi/#respond Thu, 05 Sep 2024 23:35:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/iha-yilin-en-iyi-haber-ajansi-odulunu-aldi/ İhlas Haber Ajansı, Kanal Siyaset tarafından bu yıl 5’incisi düzenlenen ‘Şehre Değer Katanlar Ödülleri’ töreninde ‘Yılın En İyi Haber Ajansı’ ödülüne layık görüldü.

Kanal Siyaset tarafından bu yıl 5’incisi düzenlenen “Şehre Değer Katanlar Ödülleri” töreni, özel bir salonda gerçekleştirildi. Kırıkkale’de farklı alanlarda başarı gösteren kişi ve kuruluşların yer aldığı törende İhlas Haber Ajansı (İHA), “Yılın En İyi Haber Ajansı” ödülüne layık görüldü. Ödül, İHA adına Kırıkkale muhabiri Hasan Ay’a takdim edildi.

Hasan Ay, törende yaptığı konuşmada İHA’nın basın sektörüne katkılarına ve kamuoyunu doğru bilgilendirme misyonuna dikkat çekti. Ayrıca, ajansın güvenilir haber anlayışıyla sektördeki yerinin bir kez daha tescillendiğini vurguladı. Ay, bu ödülün kendileri için bir motivasyon kaynağı olduğunu belirterek, İHA’nın aynı sorumluluk bilinciyle çalışmalarına devam edeceğini ifade etti.

Kanal Siyaset Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Yaman da konuşmasında ödül alan kişi ve kuruluşların şehrin kalkınmasındaki rolüne dikkat çekerek, bu başarıların gelecekte de devam etmesi temennisinde bulundu. – KIRIKKALE

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/iha-yilin-en-iyi-haber-ajansi-odulunu-aldi/feed/ 0
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Kentsel Dönüşüm Çağrısı Yaptı https://www.haber28.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-cumhurbaskani-erdogana-kentsel-donusum-cagrisi-yapti/ https://www.haber28.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-cumhurbaskani-erdogana-kentsel-donusum-cagrisi-yapti/#respond Wed, 28 Aug 2024 03:21:06 +0000 https://www.haber28.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-cumhurbaskani-erdogana-kentsel-donusum-cagrisi-yapti/ CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a kentsel dönüşüm çağrısında bulunarak, “İnsan hayatının siyaseti olmaz. Enkaz altında kalmış, bebelerin çocukların siyaseti olmaz. Kentsel dönüşüm için gereğini yapın, önümüzü açın, gerekli katkıları sağlayın, vebal altında kalmayın. Samimiyetle çağrıda bulunuyor, tarih önünde sizi bir kez daha uyarıyorum” diye konuştu.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, 2 gün sürecek olan programı kapsamında Balıkesir’e geldi. Partililer tarafından karşılanan Özgür Özel, ilk olarak Edremit CHP İlçe Başkanlığını ziyaret etti. Burada basına kapalı olarak Balıkesir il ve ilçe yöneticileriyle görüştü. Özel, CHP’li yöneticilerle birlikte Edremit Belediyesine geçti. Belediye Hizmet binası bahçesinde kendisini karşılamaya gelen vatandaşlara seslenen Özgür Özel, Edremit ve Balıkesir halkına yerel seçimlerde verdikleri oy nedeniyle teşekkür ederek konuşmasına başladı.

‘KAVGA İSTİYOR, YAPMAYACAĞIM’

Özgür Özel, iktidarın sorun çözme kapasitesi olmadığını belirterek, “Sorun çözmediği için kriz üretmeye çalışıyor. Onların bir krize, bir kavgaya, itişmeye, takışmaya ihtiyaçları var. Çünkü Edremit’teki yoksula, işsize, emekliye şöyle diyecekler; ‘Biliyorum açsın, yoksulsun, işsizsin, güvencesizsin ama tehlike büyük. Bir kere daha oy vermelisin. Yoksa bayrağı indirecekler. Yoksa ezanı dindirecekler. Yoksa ülkeyi böldürecekler.’ Geçti onlar beyefendi geçti. Öyle ucuz siyaset yok. Cumhuriyet Halk Partisi burada, bu milletin yanında. Kavga istiyor, yapmayacağım. Hakaret ediyor, duymayacağım. İftira ediyor, sinmeyeceğim. Hiçbirimiz bu oyuna gelmeyeceğiz. Çünkü biz sadece ve sadece bu halkın gerçek sorunlarına odaklanmak istiyoruz” dedi.

Özel, “Onlar tartışmayı başka bir yere çekiyorlar ya, bu oyuna gelecek gözde Cumhuriyet Halk Partisi’nde yok. Tartışma 12 bin 500 liralık emekli maaşıdır. Tartışma, enflasyon zammı verilmeyen asgari ücrettir. Tartışma 19 lira maliyeti varken, 17 lira verilen çaydır. Geçen sene 8 lirayken, 9 lira fiyat verilen buğday, geçen sene 110 lirayken 90 liraya alınmaya çalışılan Antep fıstığı, üzümde, fındıkta, ayçiçeğinde, narenciye de yaşanan büyük sıkıntılardır. Sorun bu ülkenin gençlerinin gelecekten endişe duymasıdır” diye konuştu.

‘HALKIN İKTİDARINI KURACAĞIZ’

Halkın iktidarını kuracaklarını söyleyen Özel, “Ezanı susturacak dedikleri’ müezzinlerin, imamların özlük haklarını savunuyor, ‘bayrağı indirecek’ dedikleri ay- yıldızlı al bayrağın renklerinden Türkiye İttifakı kuruyor, bütün Türkiye’nin demokratlarını kucaklıyoruz. ‘Vatanı böldürecekler’ dedikleri 7 bölgede, 81 ilde bine yakın ilçede verdiği mücadeleyle Türkiye’nin bütün demokratlarını; sosyal demokratları, muhafazakar demokratları, milliyetçi demokratları, Kürt demokratları yeter ki Türkiye’yi sevsin, yeter ki hepimizin ortak geleceği için mücadele etsin. Bütün demokratları kucaklıyoruz. Biz hep birlikte bu saltanatı yıkacağız. Biz hep birlikte halkın iktidarını kuracağız. Hep birlikte üretecek, hep birlikte kazanacak, hep birlikte bölüşeceğiz” dedi.

‘KENTSEL DÖNÜŞÜM İÇİN GEREĞİNİ YAPIN’

Balıkesir’in kentsel dönüşüme ihtiyacı olduğunu ifade eden CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “Sayın Erdoğan’a bir hatırlatmada bulunacağım. 6 Şubat’ı hep birlikte yaşadık. Türkiye bir deprem ülkesi. Edremit, Balıkesir 20 tane fay hattının üstündeki bir ilçemiz ve burada kentsel dönüşüme ihtiyaç var. Balıkesir’de kentsel dönüşüme ihtiyaç var. Partizanlık yaparak imzalar atmayarak, onay vermeyerek el kol bağlayıp siyaset yapıyorsunuz ama depremin siyaseti olmaz. İnsan hayatının siyaseti olmaz. Enkaz altında kalmış, bebelerin çocukların siyaseti olmaz. Kentsel dönüşüm için gereğini yapın, önümüzü açın, gerekli katkıları sağlayın, vebal altında kalmayın. Samimiyetle çağrıda bulunuyor, tarih önünde sizi bir kez daha uyarıyorum” diye konuştu.

‘CHP DEMOKRASİYİ YAŞAMAYA BAŞLAYACAK’

2023 yılında gerçekleşen Cumhurbaşkanlığı Seçiminin ardından hep birlikte bir yola çıktıklarını söyleyen Özgür Özel, “O yol, o yürüyüş, o mücadele Cumhuriyet Halk Partisi’ndeki değişimi, Türkiye’ye taşıma imkanını verdi. Cumhuriyet Halk Partisi yapacağı büyük değişim kurultayıyla önce tüzüğünü demokratikleştirerek, Türkiye’ye vaat ettiği demokrasiyi kendi yaşamaya başlıyor. Ardından yapacağı büyük program kurultayının başlangıcıyla bu ülkeyi nasıl yöneteceğini, yoksulluğu nasıl bitireceğini, gelir adaletsizliğini nasıl ortadan kaldıracağını kendi kendine yeten bir tarım ülkesinden, ithalata muhtaç bir ülke haline gelmekten nasıl kurtulacağını, hayvancılığından, arıcılığına kadar tüm sektörleri yeniden nasıl ayağa kaldıracağını çalışacağı bir program hazırlıyor. Müjdeler olsun ki Cumhuriyet Halk Partisi 100 yıl sonra yeniden Türkiye’yi yönetmeye, ayağa kaldırmaya hazırlanıyor” dedi.

Özel sözlerini şu şekilde sürdürdü:

“Hiçbir mezhebin ötekileştirilmediği, cemevlerinin de ibadethane kabul edildiği, tüm inançlara saygılı, tüm inançlara eşit hizmet eden, kimseyi ikinci sınıf vatandaş görmeyen, anayasada ne yazıyorsa uygulayan, eksik olanını da anayasasına koyan, genç Cumhuriyetin ikinci yüzyılında hep birlikte yürüyecek yolumuz var. İnanın ve güvenin. Şimdi sıra mutluluğun büyüğünü yaşamakta. Emin olun ki, inanın ki, ant içerim yapılacak ilk genel seçimlerde Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün partisi birinci parti olacak, iktidar olacak.”

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-cumhurbaskani-erdogana-kentsel-donusum-cagrisi-yapti/feed/ 0
İYİ Parti Genel Başkanı Dervişoğlu: Tek adamlığı kökleştirecek bir revizyon arayışına izin vermeyiz https://www.haber28.com.tr/iyi-parti-genel-baskani-dervisoglu-tek-adamligi-koklestirecek-bir-revizyon-arayisina-izin-vermeyiz/ https://www.haber28.com.tr/iyi-parti-genel-baskani-dervisoglu-tek-adamligi-koklestirecek-bir-revizyon-arayisina-izin-vermeyiz/#respond Thu, 25 Jul 2024 23:12:13 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=27569

(ANKARA) – İİYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Anayasa değişikliği tartışmalarına ilişkin konuştu, tek adamlığı kökleştirecek bir revizyon arayışına izin vermeyeceklerini vurguladı. Dervişoğlu, “Sayın Cumhurbaşkanı’nın yeniden Cumhurbaşkanı adayı olmasının mümkün hale gelebileceği bir düzenlemeyi revizyon diye metnin içerisine taşımak, bu yolda yapılan işler ve öne atılan adımlara biz parti olarak sıcak bakamayız” dedi.

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Habertürk TV’de gazeteci Mehmet Akif Ersoy’un sorularını yanıtladı. 5. Olağanüstü Kurultayın ardından İYİ Parti Genel Başkanı seçilen Dervişoğlu; İYİ Parti’nin yol haritasına ilişkin açıklamalarda bulundu.

İYİ PARTİ TÜRK SİYASETİNİN MERKEZİNE KURULDU

İYİ Parti’nin siyasetteki konumuna ilişkin Dervişoğlu şöyle konuştu:

“İYİ Parti’nin konumlandığı yer sürekli konuşuluyor. Tartışılıyor demiyorum, konuşuluyor. İYİ Parti Türk siyasetinin merkezine kuruldu zaten. Yani İYİ Parti’de kişilerin siyasi geçmişine bakılarak ‘bu parti şöyle, bu parti şu eksene doğru kayacak’ türünden tartışmaların çok uygun olmadığı düşüncesindeyim ben. Kongredeki konuşmamda da ifade ettim; Türkiye’nin merkezi Mustafa Kemal Atatürk, Türkiye’nin merkezi onun kurduğu Türkiye Cumhuriyeti Devleti’dir. Türkiye’nin merkezi olan Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kuruluş felsefesi. Dolayısıyla İYİ Parti merkezde mi olacak? Merkezde olup olmadığını nereden anlayabilirsiniz? Söylemden anlayabilirsiniz. Ben merkezi temsil eden ifadelerde bulunan biriyim hep. Böyle marjinal bir tarafta bulunmadım. Hayatımdaki bütün mücadele de toplumsal merkezin izdüşümünü siyasetin merkezine taşınması mücadelesinden ibaret. Dolayısıyla partinin kuruluş üyeleri de belli. Partimiz milliyetçi, demokrat ve kalkınmacı bir parti. Bu merkez tanımına çok uygun. Yani bütün kaygıları ortadan kaldıracak bir felsefesi var, bir programı var partimizin. Dolayısıyla bu programı siyasetin boşalan merkezine parti kurarak uygulanabilir hale getirme çabası da arkadaşlarımızın ortak çabasıdır. Yani geldiğimiz yerlere bakarak siyasi kimlik oluşturma ihtimalimiz yok bizim.”

HAKARETAMİZ BEYANLARDA BULUNANLARLA ARAMDAKİ MESAFEYİ KAPATMAYACAĞIM

İYİ Parti’den ayrılanları yeniden partiye davet edip etmeyeceğine ilişkin konuşan Dervişoğlu; “Benim burada mesafeli durduğum bir alan var. Ayrılmanın zamanlamasını planlayarak sırf zarar vermek için ayrılanlarla ve eleştiri maksadını aşan ifadelerde bulunup hakaretamiz beyanlarda bulunanlarla aramdaki mesafeyi kapatmayacağım. Yani o benim için çok önemli. Çünkü kırılma noktalarında yapılan istifalar ve açıklamalar doğrudan doğruya zamanlaması planlanarak İYİ Parti’ye zarar vermek amacıyla gerçekleştirildi. Dolayısıyla bu partiyi biz kurduk. Hep söylüyoruz, bununla iftihar ediyoruz. Ama bu partiyi millet kurdu. Milletin umuduna halel getirmek amacıyla İYİ Parti’ye zarar verecek bir takvimde bilerek, isteyerek, taammüden iş yapanlarla mesafemi kapatmayacağım. Ama her konuda olduğu gibi siyasette de nedamet diye bir şey var, nadim olunur ve kabul edilir ve bundan bir pişmanlık duyulduğu ifade edilirse o zaman ben de o açtığım mesafeyi kapatırım” ifadelerini kullandı.

“HAKİMİYETİ ADALET VE KALKINMA PARTİSİ’NİN ELİNDEN ALACAĞIZ, MEYDANLARDA OLACAĞIZ”

Sahada siyaset yapacağının altını çizen Dervişoğlu; “Meydanlar uzunca bir zamandan beri öksüz. Meydanlarda bir kişi var, Recep Tayyip Erdoğan. Türkiye’nin meydanlarından milletime sesleneceğim. Diğer siyasi partiler açısından da bakıldığında 22 yıllık iktidarını Sayın Tayyip Erdoğan’ın neye borçlu olduğunu biliyoruz; meydanlarda bir hakimiyet kurması. Dolayısıyla o hakimiyeti Adalet ve Kalkınma Partisi’nin elinden alacağız, meydanlarda olacağız, vatandaşlarımızın içinde olacağız. Millet İYİ Parti’den umut beklerken İYİ Partili cesur insanlar umutsuz olamaz. Bu sebeple o umudu ayağa kaldıracağız” diye konuştu.

İYİ PARTİ KURULDUĞUNDAN BERİ AKP TEK BAŞINA PARLAMENTODA ÇOĞUNLUK SAĞLAYAMADI

İYİ Parti’nin kuruluş aşamasında yaşadığı zorlukları anlatan ve İYİ Parti’nin kurulmasıyla birlikte Türkiye’de siyaset ikliminin değiştiğini ifade eden Dervişoğlu; “İYİ Parti kurulduğundan beri Adalet ve Kalkınma Partisi tek başına parlamentoda çoğunluk sağlayamadı. Seçimde yapmış olduğu ittifakı parlamentoda sürdürmek durumunda kaldı. Siyasette birbirinden farklı görüşlere sahip olan insanların yan yana gelebilmesi mümkün görünmüyordu, onun önünü açtı İYİ Parti. Bunu kadrolarıyla yaptı, kadrolarının stratejileriyle yaptı, Sayın Genel Başkan’ın duruşuyla yaptı. Biz çok şeyi değiştirdik Türkiye’de aslına bakarsanız İYİ Parti’yi kurarak. Yarın için de söylüyorum ve iddialıyım çok şeyi değiştirmeye devam edeceğiz” dedi.

İYİ PARTİ OLARAK TEK ADAMLIĞI KÖKLEŞTİRECEK BİR REVİZYON ARAYIŞINA İZİN VERMEYİZ

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne ilişkin konuşan Dervişoğlu, Anayasa değişikliği konusundaki görüşlerini şu sözlerle ifade etti:

“Sistem sorgulaması birçok yönüyle ele alınması icap eden bir şey. Ama tek adamlığı kökleştirecek bir revizyon arayışına biz izin vermeyiz İYİ Parti olarak. Çünkü bu şartlarda Sayın Recep Tayyip Erdoğan bir daha Cumhurbaşkanı adayı olamıyor. Bunun için başka kanalları zorlamaya çalışmanın da bir anlamı yok. Bir daha Cumhurbaşkanı adayı olamayacaksa Sayın Cumhurbaşkanı, o zaman elbette bir daha yönetme iddiası serdedebileceği bir anayasal düzenlemeyi Türkiye Büyük Millet Meclisine dayatabilir. O zaman ben Sayın Cumhurbaşkanını demokratik bir yarışa davet ediyorum bu düşüncelerimle. Parlamenter demokratik sisteme geçme amacına matuf herhangi bir düzenlemeyi önümüze getirirlerse tartışılır buluruz. Ama tek adamlığı güçlendirecek yani tahkim edecek, Sayın Cumhurbaşkanı’nın yeniden Cumhurbaşkanı adayı olmasının mümkün hale gelebileceği bir düzenlemeyi revizyon diye metnin içerisine taşımak, bu yolda yapılan işler ve öne atılan adımlara biz parti olarak sıcak bakamayız.”

YASAMA, YÜRÜTME, YARGI BİTMİŞ; RECEP TAYYİP ERDOĞAN DÖNEMİNİ BAŞLATMIŞTIR

Sistem eleştirisine devam eden Dervişoğlu; “‘Milletim duysun. Kanun çıkarmıyor TBMM. Bürokrasinin dayattığı kanunları düzenliyor. Bana bugün bir kanun gönderiyor, ben onu düzenliyorum Türkiye Büyük Millet Meclisi olarak. Aradan 3 ay geçiyor. Bugün çıkardığımız kanunu o gün düzeltiyoruz. Dolayısıyla doğru bir biçimde hazırlanmıyor. Kanunun doğru bir biçimde hazırlandığı, mevcut komisyonların, ihtisas komisyonlarının doğru biçimde çalıştığı bir Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne ihtiyaç var. Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni baypas etmiştir bu sistem. Ayrıca erkler hiyerarşisini bozmuştur. Yasama, yürütme, yargı yerini kaybetmiştir. Yasama, yürütme, yargı bitmiş; Recep Tayyip Erdoğan dönemini başlatmıştır” diye konuştu.

MİLLETİN, DEVLETİN YANINDA, İKTİDARIN KARŞISINDA SAF TUTUYORUZ

İYİ Parti’nin yol haritasına ilişkin açıklamalarına devam eden Dervişoğlu, konuşmasını şu sözlerle noktaladı:

“Türkiye’nin bekasıyla ilgili, güvenliğiyle ilgili alınmış kararlarda; çıkarılan tezkerelerde, çıkartılan kanunlarda biz doğrudan doğruya büyük Türk milletinin ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin yanında tavır koyduk ve koyarız. Bu, bu zamana kadar hep böyle oldu. Onun dışında bu hükümetin uygulamalarına bakarak yaptıkları yanlış işlere karşı iktidarın yani Adalet ve Kalkınma Partisi’nin, Cumhur İttifakı’nın karşısında oluruz. Mesele Türkiye ise mesela bugün Türkiye’nin güvenliğini tehdit eden bir bölgede Türkiye’nin askeri varlığına ihtiyaç duyuluyorsa biz o ihtiyacı reddetmeyiz. Bu zamana kadar ne yaptıysak aynısını yapmaya devam ediyoruz. Milletin de devletin de yanında, iktidarın karşısında saf tutuyoruz.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/iyi-parti-genel-baskani-dervisoglu-tek-adamligi-koklestirecek-bir-revizyon-arayisina-izin-vermeyiz/feed/ 0
Erzurum’da “Düşünce Hareketi” kuruldu https://www.haber28.com.tr/erzurumda-dusunce-hareketi-kuruldu/ https://www.haber28.com.tr/erzurumda-dusunce-hareketi-kuruldu/#respond Thu, 25 Jul 2024 01:12:06 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=27401 Erzurum’da siyasetten ticarete, sosyal hayattan şehrin kalkınmasına, her alanda düşünce üretmek, siyasetin önünü açmak, şehre ve bölgeye dair projeler ortaya koymak amacıyla “Erzurum Düşünce Hareketi” kuruldu.

İçinde iş adamların, eğitimcilerin, emekli bürokratların, siyasetçilerin, STK temsilcilerinin, gazetecilerin, akademisyenlerin ve gençlerin olduğu yaklaşık üç yüz kişiden oluşan Erzurum Düşünce Hareketi on kişiden oluşan yönetim kurulu ve altmış kişiden oluşan çalışma grubu ilk toplantısını yaptı. Yapılan yönetim kurulu toplantısında oy birliğiyle başkanlığa Murat Ertaş seçildi. EDH yönetim kurulu ise şu isimlerden oluştu: Murat Ertaş, Sıddık Takar, Zafer Taş, Yusuf Gökçan, Ayhan Özsağlıcak, Muhammed İkbal Çiçek, Fehmi Akçıl, Nurullah Avcı, Hüseyin Bekmez ve Taner Bayır.

“Kişilere bağımlı bir hareket olmayacak”

EDH Yönetim Kurulu Başkanlığına oy birliğiyle seçilen Murat Ertaş yaptığı açıklamada kendisine Erzurum Düşünce Hareketi’nin başkanlığını teklif eden ve kendisini oybirliğiyle başkan olarak kabul eden yönetim kuruluna teşekkür ederek kişilere bağımlı kalmadan bir sivil toplum refleksi, denetimi, inisiyatifi, iradesi ve geleneği, bir şehir karakteri olarak bu hareketin şehre yerleşmesini arzuladığını ifade etti. Başkan Murat Ertaş sözlerine şöyle devam etti: “Milli mücadeleyi başlatan kongreye ev sahipliği yapan Erzurum’umuz bu hassasiyetle her zaman devletinin ali menfaatlerini kendi menfaatine göre öncelemiş, son yirmi yılda da Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın yanında olmuştur. Cumhurbaşkanımız da Erzurum’a her zaman özel ilgi göstermiştir. Şehrin Cumhurbaşkanımıza hesapsız desteği bazı çevrelerce maalesef istismar edilmiş, Erzurum gelişmişlik düzeyi olarak hak ettiği noktaya gelememiştir. Cumhurbaşkanımızın Türkiye’yi 20 yılda nereden nereye taşıdığını çok iyi biliyoruz. Uluslararası güçlerin ve sermaye sahiplerinin dijital dünyada ülkeleri ve insanları kendi köklerinden koparıp ifsat ettiğinin, ülkeleri ve milletleri felakete sürüklediğinin, organize edilmiş algının ve propaganda dilinin hakikati esir aldığının farkındayız. Erzurum Düşünce Hareketi ülkemizde, şehrimizde ve bir ateş çemberi olan bölgemizde kendisini tarih karşısında ülkesine, milletine ve şehrine sorumlu hisseden Erzurumlulardan oluşmaktadır. Sanayisi ve ekonomisi gelişmiş şehirler ile turizm şehirlerinin aksine Erzurum’da sosyal hayatın her şubesini, ticareti, ekonomiyi, şehirleşmeyi, yerel yönetimleri etkileyen en büyük dinamik ‘siyaset kurumu’dur. Bu durum Erzurum’un her dönem sadece şehriyle değil ülke siyasetiyle yakından ilgilenmesini sağlamıştır. Tarihi ticaret yollarının kavşağında olup, Gürcistan, Ermenistan, Azerbaycan ve İran gibi dört ülkenin sınır ticareti havzasında bulunan Erzurum’un “Turan Yolu” diyebileceğimiz Çin’in Orta Kuşak Yol İnisiyatifi’nin (demir İpekyolu) ve Basra Körfezi’nden Karadeniz’e Kalkınma Yolu’nun da en önemli lojistik merkezini oluşturacak stratejik noktadayken şehrin başta ekonomisi ve nüfusu olmak üzere birçok alanda eski hareketliliğini, canlılığını, önemini ve nüfuzunu kaybetmesi yadsınamaz bir gerçektir. Türk Dünyası Devletler Teşkilatı’nın kurulduğu dönemde, Erzurum’un EİT 2025 Turizm Başkenti ilan edildiği bir dönemde, değişen dünya ve bölge dengeleri göze alındığında Erzurum’un önüne birçok alanda tarihi fırsatlar çıkmıştır. Erzurum Düşünce Hareketi şehri tarihiyle, siyasetiyle, tüm asabiyesi ve yer altı yer üstü zenginlikleriyle tanıyan, şehre dair sıkıntıların farkında olan bir ortak akıl hareketidir, bir inisiyatif alma gönüllülüğüdür.”

Murat Ertaş’ın konuşmasından sonra EDH Yönetim Kurulu Üyesi Muhammed İkbal Çiçek Erzurum Düşünce Hareketi Yönetim Kurulunun hazırladığı ortak metni toplantıya katılanlara okudu.

“Kamuoyu sürekli bilgilendirilecek”

Erzurum Düşünce Hareketi Yönetim Kurulu, yaptığı açıklamada mülk-i İslamın kilidi olan Erzurum’un maddi ve manevi kalkınması için, yaklaşık bir yıldır oluşum çalışmalarını yürüttükten sonra bir araya gelmiş hemşerilerden müteşekkil gönüllü bir düşünce hareketi olduğu ifade edilerek, “Bin yıllık hudut şehri olup Anadolu’nun Kafkasya’ya ve Asya’ya açılan kapısı, bölgesinin merkez şehri Erzurum’umuzun, cennet vatanımızın ve aziz milletimizin istiklal ve istikbalinin yüklediği tarihi misyonu ve stratejik önemine, Sayın Cumhurbaşkanımızın ve merkezi hükümetin iltifatına ve alakasına rağmen sosyal ve ekonomik açıdan bulunduğu gelişmişlik düzeyi şehrimize yakışmamaktadır. Son yirmi yılda ülkemiz her alanda çağ atlamış; şehirlerimiz kentsel dönüşüm, sanayi, üretim, şehirleşme ve sosyal hayatta ciddi mesafe almış ve kalkınmışken şehrimiz TÜİK verilerine göre başta nüfus olmak üzere birçok alanda kan kaybetmiştir. Erzurum Düşünce Hareketi şehrimizin genel gelişmişlik düzeyinin artması için siyasi, sosyal, sportif, kültürel ve ekonomik meselelerde devlet ricaliyle, yerel yönetimlerle, sivil toplum kuruluşlarıyla ve halkımızla istişareler yapacak, gerektiğinde inisiyatif ve vazife almaktan kaçınmayacaktır. Madem ilimizde kamu yatırımlarını takip, kamu bütçesini yönlendirme, kurumların kadro ihtiyacının karşılanmasında, şehrin meselelerinin takibinde ve çözümünde, halkın taleplerinin değerlendirilmesinde siyaset kurumu en önemli erktir; o halde siyaset erkini daha adil ve güçlü kılmak, küçük grupların menfaatlenme aracı olmaktan çıkarmak, çoğulculuğu sağlamak, şehrin nitelikli insan kaynaklarını siyasetten uzaklaştırmamak adına Erzurum Düşünce Hareketi siyasette ve bürokraside gönüllü bir denetleme vazifesi yapıp kamuoyunu bilgilendirecek basın açıklamaları yapacaktır. Başta Ankara ve İstanbul olmak üzere farklı şehirlerden mensupları bulunan Erzurum Düşünce Hareketi tarımdan turizme, sağlıktan eğitime, ticaretten sanayiye birçok alanda şehre ve siyasete dair düşüncelerini, yaptığı çalışmalar sonucunda hazırladığı raporları Erzurum kamuoyuyla, şehrin yöneticileriyle, sivil toplum kuruluşlarıyla, ilgili bakanlıklarla ve gerektiğinde cumhurbaşkanlığıyla paylaşacaktır.” denildi. – ERZURUM

]]>
https://www.haber28.com.tr/erzurumda-dusunce-hareketi-kuruldu/feed/ 0
Remzi Çayır’dan Cumhurbaşkanı Erdoğan’a: “Allah’tan Kork. Böyle Bir Ekonominin Olduğu Ülkede Neyin Dünya Liderisin?” https://www.haber28.com.tr/remzi-cayirdan-cumhurbaskani-erdogana-allahtan-kork-boyle-bir-ekonominin-oldugu-ulkede-neyin-dunya-liderisin/ https://www.haber28.com.tr/remzi-cayirdan-cumhurbaskani-erdogana-allahtan-kork-boyle-bir-ekonominin-oldugu-ulkede-neyin-dunya-liderisin/#respond Mon, 22 Jul 2024 06:12:08 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=26876 (ANKARA)- Milli Yol Partisi (MYP) Genel Başkanı Remzi Çayır, “Faiz oranları aylık yüzde 6’ya varmış. Dünya lideri, yüzyıl bilmem neyin lideri, Allah’tan kork. Böyle bir ekonominin olduğu ülkede neyin dünya liderisin sen? Ayıp. Kimle dalga geçiyorsun? Kime ne söylüyorsun sen? Almanya’da yılda yüzde 6 değil. Bir de tutmuş ne diyor biliyor musunuz? ‘Bazılarının gözü paraya doymuyor bu zammı onlar körüklüyor’ diyor. Yaptığının farkında değil. Olup bitenin de farkında değil” dedi.

MYP Genel Başkanı Remzi Çayır, parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında gündemdeki konulara ilişkin açıklamalarda bulundu. Çayır, şunları söyledi:

“31 Mart’ta halk ne yaptı? Değişimden yana oy mu kullandı, çare mi gördü? Hayır. Bir duvardan öbür duvara çarptı. Şimdi CHP farkındadır umarım. Aldıkları oyların birçoğu emanet oydur. ve milliyetçilerin, ülkücülerin oyudur.

“BAYRAK İLE NE DERDİN VAR AKILSIZ HERİF”

DEM Partililere ve DEM’in kazandığı belediye başkanlarına buradan seslenmek isterim; artık suyu tersine akıtmaya gerek yok. Silah ile siyaseti yan yana koymayı bırakın. Dağın ne dediğine kulak açmak yerine milletin ne dediği, Diyarbakır’ın, Hakkari’nin, Maraş’ın, Şırnak’ın ne dediğine bakın. Belediyeye gelip orada İstiklal Marşı’nı yok saymak, bayrağı indirmek akıllara zarar. Bayrak ile ne derdin var senin’Akılsız herif. Hiç mi akıl yok sizde? Kayyumu çağırıyorsun kendi elinde ve kendi tavrınla. Buradan DEM Partili siyasetçilere şunu söylemek istiyorum, PKK ile aranızda mesafe koymadığınız müddetçe yaptığınız bütün faaliyetler ne yazık ki -içinde iyi şeyler de olsa- gayrimeşru ilan edilecektir. Hele ortak değerlerimizi hiçe sayan davranışlarınız yüzünden ortak değerlerimizi şu veya bu şekilde yok saydığınız müddetçe söylediğiniz hiçbir sözün kıymeti yoktur, varlığınızın da kıymeti yoktur. Aklınızı başınıza alın. Almazsanız hiçbir hakkınız ve sözünüz olamaz.

Türkiye siyasi ağlarına son vermediği müddetçe siyasi partilerdeki feodal yapılar devam ettiği müddetçe Türkiye hiçbir şey üretemez. Siyaset üretemez. Karar verici mekanizma siyaset kurumudur, siyaset kurumu demokratik hale gelmediği müddetçe Türkiye’de hiçbir şeyin değişmeyeceğini söyleyen biziz. Siyaset, hizmet üretmeli. Siyaset kendi bir yere taşıma aracı olmamalı diyen kim? Biz. Anladınız mı millet? Anladı.

Sayın Cumhurbaşkanı şu an kendi ifadesi ile son dönemi değil mi? Son dönemini ortadan kaldırıp süresiz seçime devam edebilmek için yeni anayasa talebinde bulunuyorsa vay halimize. Çok yazık olur ülkeye. Zaten bu sebeple istediğini biliyorum. İşin içerisinde böyle bir madde koyacaklar ve diyecekler ki, ‘İki dönemde sınırlanmasın, üç dönemde sınırlanmasın’ böyle bir anlayış getirdiler. Diğerleri işin daha teferruatı olacak. Esası bu olacak diye korkarım.

Biz bununla ilgili en kısa sürede arkadaşlarımızla taslak hazırlayacağız. Bütün partilere bu taslağı götüreceğiz. Anlaşılır, kısa bir şekilde bizim genel çerçeveyi çizen, genel fikri ortaya koyan bir anayasa metnini milletle ve partilerle buluşturacağız. Bunu bir ay içerisinde kamuoyuna açıklayacağız.

“SAYIN CUMHURBAŞKANININ SARAYINA PARA YETİŞMİYOR”

Hayaline kavuşamayan, yarına ait düş kuramayan bir toplum haline geldik. Az önce bir bankaya gittim. Faiz oranlarını sordum. Kaç biliyor musunuz? Aylık yüzde 6’ya varmış. Dünya lideri, yüz yıl bilmem neyin lideri. Allah’tan kork. Böyle bir ekonominin olduğu ülkede neyin dünya liderisin sen? Ayıp. Kimle dalga geçiyorsun? Kime ne söylüyorsun sen? Almanya’da yılda yüzde 6 değil. Bir de tutmuş ne diyor biliyor musunuz? ‘Bazılarının gözü paraya doymuyor bu zammı onlar körüklüyor’ diyor. Yaptığının farkında değil. Olup bitenin de farkında değil. En kötüsü bu. Üretim yok Sayın Cumhurbaşkanı. Senin sarayına para yetişmiyor. Hani dünya bankasından para almayacaktınız? Gerçeği milletinden saklayan hiçbir siyasetçi bu millete hizmet etmemiştir. Olup biten zamları, yoksulluğu ve hayat pahalılığını 5-10 tane gözü dönmüş tüccara yüklemek ile kendi günahlarını örttüklerini sanıyorlar. Hadi oradan! İpi kaçırmışlar ellerinden bir türlü de toparlayamıyorlar.

“AVRUPA BİZİ ÇÖPÇÜ BAŞI OLARAK GÖRÜYOR”

Dünya Bankası bize borç verirken bir de şart sundu. ‘Göçmenlere iş alanı oluşturun’ dedi. Avrupa bizi ne görüyor biliyor musunuz? Çöpçü başı olarak görüyor. Gelen göçmenler çöp değil, biz de çöpçü başı değiliz. Ne yazık ki bu Avrupa’nın şımarık insanları bizi ve Ortadoğu toplumlarını böyle görüyorlar. Para veriyorlar bize, göçmelere bekçilik yaptıracaklar. Hükümet asla buna izin vermemeli, böyle bir şeyi imzalayarak para elde etmemelidir. Bu aşağılık teklifi, bu millet kabul edemez. Hükümetin de kabul etmemesi gerektiğine inanıyoruz. Artık Türkiye şu andaki ahvaliyle göç yolu haline dönüştü. Bu derhal yok edilmeli. Bunun yolu var. Bunun yolu, bir mülteci ve göçmen politikasının olmasına bağlı. Şu koskoca Türkiye’nin böyle bir politikası yok. Bu hükümet, bu belayı başından atamayacaktır. İnşallah Milli Yol Partisi bu konuda tutarlı olacak.”

olacak.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/remzi-cayirdan-cumhurbaskani-erdogana-allahtan-kork-boyle-bir-ekonominin-oldugu-ulkede-neyin-dunya-liderisin/feed/ 0
İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Birol Aydemir İstifa Etti https://www.haber28.com.tr/iyi-parti-genel-baskan-yardimcisi-birol-aydemir-istifa-etti/ https://www.haber28.com.tr/iyi-parti-genel-baskan-yardimcisi-birol-aydemir-istifa-etti/#respond Sun, 21 Jul 2024 05:36:05 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=26664 (ANKARA) İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Birol Aydemir, sosyal medya hesabından partiden istifa ettiğini duyurarak, gerekçelerini sıraladı.

İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Birol Aydemir, X hesabından yaptığı açıklamada, “İYİ Parti’deki görevlerimden ve üyeliğimden istifa ettiğimi kamuoyunun bilgilerine sunarım.” ifadesini kullandı.

Siyaseti sadece ülke ve milletimiz için güzel şeyler yapmanın bir aracı olarak gördüğünü, bu nedenle siyasete girdiğini belirten Aydemir, partiden istifa gerekçesini şöyle anlattı:

“Çünkü kurumsallığın oldukça zayıf olduğu ülkemiz; sosyal, ekonomik, hukuki tüm bileşenleri ile siyasetten aşırı derecede etkileniyor. Ülkemizin mevcut siyasi atmosferindeki ‘doğru’ alternatif olma yolunda partimizin karar alıcı organlarında fikirlerimi beyan etmekten geri durmadım. Ancak maalesef partideki çalışma arkadaşlarımla aynı rotada ilerleyemeyeceğimizi üzülerek müşahede ettim. Bu sebeple İYİ Parti’den ayrılmaya karar verdim. Ancak, bundan sonra da bilgi ve tecrübemi ülkemizin hizmetine sunmaya ve bu doğrultuda çalışmaya/üretmeye inşallah devam edeceğim.

“TÜRKİYE’NİN BEKA SORUNU BİTAP DÜŞMÜŞ İNSANLARDIR”

Cumhuriyet tarihinin en sıkıntılı dönemlerinden geçiyoruz. Genç, yaşlı kimsenin umudu kalmamış vaziyette. Bugün ülkenin gerçek ihtiyacı, ‘ideolojik düşüncelerin yaşatılması’ değil. Evine giderken çocuğuna ‘istediklerini’ alamayan babadır bu ülkenin problemi. Faturalarını ödeyemeyen milyonlardır. Kirasını ödeyemeyenlerdir. Şehir dışında üniversiteyi kazanmış çocuğunu okutamayan ailedir. Türkiye’nin beka sorunu bitap düşmüş insanlardır. Adaletin neredeyse hiç bir alanda olmadığı, hukukun ayaklar altına alındığı, yargının işlemediği, özgürlüklerin kısıtlandığı, kurumların oldukça zayıfladığı, liyakat yerine sadakatin esas alındığı, kamu yönetiminde şeffaflık ve hesap verebilirliğin olmadığı bir süreç yaşıyoruz. Bütün bunlar güzel ülkemiz için gerçek bir beka sorunudur. ve bütün bunlardan iktidar ve muhalefeti ile bütün siyaset sistemi sorumludur. Ülkemiz siyasetinde dil, üslup ve oyun kuralları yozlaştırıldı ancak bir şey değişmedi: Halkına teveccüh eden hep teveccüh gördü. Belirli etnik/sosyal ayrımlara odaklananlar ise bol retorikli ancak mahallesini asla terk edemeyen/etmeyen dar bir pencereye sıkıştı.

“MEVCUT SİYASİ PARTİLERİN MERKEZ SİYASETİ YAPABİLECEĞİNİ DÜŞÜNMÜYORUM”

31 Mart 2024 tarihinde yapılan yerel seçimlerde ortaya çıkan resim, bize tek bir şey anlatıyor; o da kutuplaşmadan uzak, tutarlı bir merkez siyasetin hayati önemde olduğu gerçeği. Mevcut siyasi partilerin ve/veya ideolojik partilerin merkez siyaseti yapabileceğini düşünmüyorum. Ülkemizin demokratik, özgürlükçü, katılımcı, şeffaf ve hesap verebilir bir siyaset sistemine, düzenine olan ihtiyacı her geçen gün artmaktadır. Merkez siyaset aslında ideolojilerden uzak, makulün, ‘değerlerin’ siyasetidir. Türkiye’nin geleceğinin demokrasi, özgürlük, adalet, hukukun üstünlüğü, kuvvetler ayrılığı, şeffaflık, hesap verebilirlik ve liyakat gibi değer ve ilkelere inanmış ve bunu içselleştirmiş siyasetçi ve siyasi partilerden geçtiğini düşünüyorum.

“AKŞENER’E ŞÜKRANLARIMI SUNARIM”

Buradan geçtiğimiz dönemde ortak yol yürüdüğüm, şahsıma önce başdanışman, sonrasında genel başkan yardımcılığı görevini tevdi eden Sayın Meral Akşener’e bir kez daha şükranlarımı sunarım. Beraber çalışma fırsatı bulduğum bütün arkadaşlarıma da teşekkür ediyorum. 27 Nisan 2024 tarihinde yapılacak olan İYİ Parti olağanüstü kongresinin başarılı bir şekilde geçmesini temenni ederken mevcut başkan adaylarına başarılar dilerim. Saygı ve sevgilerimle.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/iyi-parti-genel-baskan-yardimcisi-birol-aydemir-istifa-etti/feed/ 0
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Yeni Bir Anayasa Çağrısı Yaptı https://www.haber28.com.tr/dem-parti-es-genel-baskani-tulay-hatimogullari-yeni-bir-anayasa-cagrisi-yapti/ https://www.haber28.com.tr/dem-parti-es-genel-baskani-tulay-hatimogullari-yeni-bir-anayasa-cagrisi-yapti/#respond Fri, 19 Jul 2024 06:36:17 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=26288

(ANKARA) – TBMM, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ve 104. açılış yıl dönümü dolayısıyla özel gündemle toplandı. DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, yeni bir anayasa çağrısı yaparak, “Gelin yamalı 12 eylül darbe anayasasını hep birlikte değiştirelim ve demokratik bir anayasayı hep beraber inşa edelim. Gelin başta parlamento olmak üzere siyaset kurumunu her türlü vesayetten kurtaralım” dedi.

TBMM’de konuşan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları savaşlarda hayatını kaybeden Filistinli ve Kürt çocukları andı. Hatimoğulları, “Mücadelemiz çocuk işçiliğinin son bulması erken yaşta evliliklerin sonlandırılması, çocuk istismarının olmaması çocukların öldürülmemesi ve aydınlık yarınlar da yaşayabilmesi içindir” dedi.

Hatimoğulları, Kürt sorununun demokratik müzakere, özgür siyaset ve evrensel hukuk dışında bir pusula ile çözülemeyeceğini kaydederek, “Burada Meclis kurucu bir iradeyle Kürt meselesinin çözümü ve Türkiye’nin demokratik bir yüzyıla adım atmasının tarihi bir sorumluluğu ile karşı karşıyadır. DEM Parti olarak bizler bu noktadaki çözüm konusunda elimizi taşın altına dün koyduğumuz gibi bugün de elimizi taşın altına koymaya ve çözümün odağında hazır olduğumuzun altını bir kez daha buradan çiziyoruz” diye konuştu.

Demokratik yeni bir anayasa yapma çağrısında bulunan Hatimoğlu şunları söyledi:

“Cumhuriyetinin ikinci yüzyılında krizlerden çıkış yolunun 1920 ruhuyla 1921 yılında yapılan toplumsal mutabakatın güncellenmesinden geçmektedir. Cumhuriyet ikinci yüzyılında geçmişle yüzleşme, geleceğin demokratik inşası, siyaset kurumunun temel görevleridir. Bu görev elbette önclikle bu Meclis’indir. Meclis geçmişle yüzleşme başta olmak üzere demokratikleşme konusunda sorumluluk almalıdır. Zira, 31 Mart seçimlerinde bu sorumluluklar halk tarafından bütün siyasete hatırlatılmıştır. Kürt halkının verdiği ortak yaşam mesajı bu parlamento tarafından en iyi şekilde anlaşılmalıdır. Kürt halkı seçim döneminde oy için akla gelen ama hakları ve barış talepleri söz konusu olunca kriminalize edilen bir halk olmayı kabul etmedi etmiyor. İktidar, Kürt meselesinde güvenlikçi anlayışa çakılı kaldıkça geçmişteki diğer partiler gibi kaybetmeye mahkumdur. Oysa Kürt sorunu bir tanınma ve statü sorunudur. Bugün Kürt sorunu demokratik müzakere, özgür siyaset ve evrensel hukuk dışında bir pusula ile çözülemez. Shakespare’in dediği gibi; çözümü güvenlikçi politikalarda aramak, bir taştan çiçek açmasını beklemek gibidir. Çiçeklerin açması ve gerçek baharın gelmesinin tek yolu müzakereye dayalı demokratik çözümün ta kendisidir. Burada Meclis kurucu bir iradeyle Kürt meselesinin çözümü ve Türkiye’nin demokratik bir yüzyıla adım atmasının tarihi bir sorumluluğu ile karşı karşıyadır. DEM Parti olarak bizler bu noktadaki çözüm konusunda elimizi taşın altına dün koyduğumuz gibi bugün de elimizi taşın altına koymaya ve çözümün odağında hazır olduğumuzun altını bir kez daha buradan çiziyoruz.

İkinci yüzyılda siyasetin görevi yaşanan sorunlara kalıcı çözümler bulacak halkların demokratik yönetimini kurmaktır. Bunun en önemli adımlarından birisi demokratik anayasa yapım sürecine girmektir. Bunun için de yapılması gereken acil şeyler; çatışma ve kutuplaştırıcı iklime son vermek, toplumsal barışı tesis etmek, en geniş toplumsal mutabakatı aramak üzere yol ve yöntemler üzerine çalışmaktır. Türkiye’nin katı merkeziyetçi anayasalara değil, demokratik, özgürlükçü, emekten yana olan halkların inançlarına ve özgürlüklerine eşit şekilde yaklaşabilen bir anayasaya ihtiyacımız vardır. Bu anayasa için hep birlikte çalışabilir.

Bu ülkeye kalıcı ve barışın gelmesinin yolu Kürt sorunun çözülmesiyle mümkündür. Ortak bir yaşam ve demokratik bir toplum için tüm kesimlerle konuşmayı ve yol almayı isteriz elbette. Bu sebeple, gelin yamalı 12 eylül darbe anayasasını hep birlikte değiştirelim ve demokratik bir anayasayı hep beraber inşa edelim. Gelin başta parlamento olmak üzere siyaset kurumunu her türlü vesayetten kurtaralım. Gelin dünyada tohumu ekilen, Orta Doğu’da fidelenen savaş ve kargaşaya karşı Türkiye ve bölge halklarını korumak için büyük bir iç barış mutabakatı yapalım.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/dem-parti-es-genel-baskani-tulay-hatimogullari-yeni-bir-anayasa-cagrisi-yapti/feed/ 0
Turgut Özal’ın vefatının 31. yılı Malatya’da anıldı https://www.haber28.com.tr/turgut-ozalin-vefatinin-31-yili-malatyada-anildi/ https://www.haber28.com.tr/turgut-ozalin-vefatinin-31-yili-malatyada-anildi/#respond Thu, 11 Jul 2024 21:12:20 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=24821 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal, vefatının 31. yılında memleketi Malatya’da anıldı.

Malatya Turgut Özal Üniversitesinde düzenlenen anma programında, saygı duruşunda bulunuldu, İstiklal Marşı okundu.

Kur’an-ı Kerim’in okunduğu programda, eski TBMM Başkanı Cemil Çiçek, “Turgut Özal’lı Yıllar” konulu konuşma yaptı.

Turgut Özal’la Türkiye’nin epey mesafe katettiğini belirten Çiçek, Özal’ın Türk siyasetinde çok önemli, değerli bir devlet ve siyaset adamı olduğunu söyledi.

İnsanları görev yaptıkları dönemdeki şartlara göre değerlendirmek gerektiğini kaydeden Çiçek, “Turgut Özal, hayatın içinden gelen bir devlet ve siyaset adamıdır, hiçbir yere yatay geçiş yapmamıştır. Bir memur çocuğu olarak hayatın bütün zorluklarını da yaşayarak en tepe noktaya kadar gelmiş bir insan. Dolayısıyla hayatında ikbali de görmüş, kahrı da çekmiş bir isim.” dedi.

Özal’ın daha önceki siyasilerden farkının hayatın içinden gelmesi olduğunu anlatan Çiçek, şöyle konuştu:

“Daha önceki siyaset adamları bir ya da iki alanda tecrübesi olan, bu alandan gelmiş insanlar. Halbuki Turgut Özal, bu kürsünün dört tane ayağı var, bu dört ayağın her birinde görev yapmış, yaptıkları ve söyledikleri doğrudan doğruya tecrübeye dayalı bir siyaset adamıdır. Böyle bir kişi olarak ehliyet ve liyakat sahibi, oturduğu koltuğa itibar kazandırır, güç kazandırır, bilgisiyle birikimiyle gelişme sağlar. Turgut Özal hangi göreve geldiyse bileğinin hakkıyla gelmiştir. Arkadan iten yoktur, torpili tavassutu yoktur. Bunca insan arasından ‘bu işi bu insan yapar’ denildiği için o göreve gelmiştir. Bunlardan bir tanesi Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığıdır. Hakikaten o yıllar planlamanın altın yıllarıdır. Türkiye’nin kalkınma çabalarının, siyasetin milletin sorunlarına daha büyük ölçüde egemen olduğu dönemi ifade eder.”

“Siyaset yumruk sıkmak değil el sıkmaktır”

Özal’ın Devlet Planlama Teşkilatı ve Dünya Bankasında çalışmasıyla önemli bir tecrübe sahibi olduğunu dile getiren Çiçek, şöyle devam etti:

“Kaliteli siyaset, doğru siyaset, kendi doğrularınız üzerinden yapılan siyasettir. Ne yapmak istiyorsanız onu gider vatandaşa anlatırsınız. Vatandaş da sizi beğenirse oy verir gelip yaparsınız. Turgut Özal hizmet anlayışıyla, ‘bizim millete hizmet borcumuz var, benim doğrularım var, ben bu memlekete şu hizmetleri yapmak istiyorum’ diyor. İkinci siyaset kendi doğrularını yeteri kadar projelendirememiş, işini gücü, sabahtan akşama rakiplerinin yanlışlarını söylemekle vakit geçiren siyasetçidir. Rahmetli Özal, birincisinin Türkiye’deki önde gelen temsilcilerinden bir tanesidir. Ben Özal’dan gördüm ki siyaset yumruk sıkmak değil el sıkmaktır. Çünkü Özal daha başlangıçta ‘ben bu memlekete hizmet etmek için siyaset yapıyorum o zaman herkesi dinleyeceğim.’ dedi. Kavga eden insanlar birbirlerini dinlemezler. Halbuki müzakere eden insan, herkesten istifade eder, ortak bir çözüm bulmaya çalışır. Dolayısıyla Özal, nasıl bir siyasetçi diye soruyorsanız müzakereci siyasetin önde gelen, abideleşmiş, müzakereciliği dış dünyada da kabul görmüş önemli bir devlet ve siyaset adamı.”

Malatya Valisi Ersin Yazıcı da Turgut Özal’ın yaptığı çalışmaları o dönemde yapabilmenin cesaret ve büyük devlet adamlığı gerektirdiğini ifade etti.

Malatya Turgut Özal Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Recep Bentli de Özal’ın “millet devlet için değil devlet millet için vardır” anlayışıyla milletine sevdalı bir duruş sergilediğini kaydetti.

]]>
https://www.haber28.com.tr/turgut-ozalin-vefatinin-31-yili-malatyada-anildi/feed/ 0
Turgut Özal’ın vefatının 31. yılında anma töreni düzenlendi https://www.haber28.com.tr/turgut-ozalin-vefatinin-31-yilinda-anma-toreni-duzenlendi/ https://www.haber28.com.tr/turgut-ozalin-vefatinin-31-yilinda-anma-toreni-duzenlendi/#respond Thu, 11 Jul 2024 07:00:06 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=24780 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal, vefatının 31’inci yıl dönümünde memleketinde adını taşıyan üniversitede törenle anıldı. Anma programına katılan TBMM Eski Başkanlarından Cemi Çiçek, “Turgut Özal, Türk siyasetinde çok önemli bir devlet ve siyaset adamı, bir öğretmen, bir öğretici” dedi.

8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal, vefatının 31. ölüm yıl dönümünde Malatya Turgut Özal Üniversitesi’nde düzenlenen program ile anıldı. Üniversitenin Battalgazi Konferans Salonunda gerçekleşen ‘Turgut Özallı yıllar’ konulu panele TBMM Eski Başkanı Cemil Çiçek katıldı.

Anavatan Partisi’nin (ANAP) kurucu üyeleri arasında yer alan Çiçek, 1987 Türkiye genel seçimlerinde Yozgat milletvekili olarak girdiği mecliste Turgut Özal tarafından kurulan 46. Türkiye Hükümetinde aileden sorumlu devlet bakanı olarak de yer aldı.

Özallı yıllardan bahseden Cemil Çiçek, Türkiye Cumhuriyeti’nin ikinci yüzyılına girildiğini belirterek, “Bu birinci yüzyılda bu ülkenin çok önemli kazanımları var. Olanları o gününün şartlarında değerlendirdiğimizde Türkiye epey mesafe kat etti. Ama nedense çeşitli sebeplerden dolayı birinci yüzyılda 3 önemli kazanımımızın yeteri kadar farkında değiliz. Bu 3 önemli kazanımdan bir tanesi milli mücadeledir. Eğer milli mücadeleyi başaramasaydık, o kurtuluş havasından muzaffer olarak çıkmasaydık bugün burada bu toplantıyı yapamazdık. İkincisi geçen yüzyılda Türkiye’nin Cumhuriyete kavuşmuş olmasıdır. Cumhuriyet olmasaydı bu kürsüde konuşan insan belki de bu sıfatla konuşamayacaktı. Cumhuriyet milletimizin en önemli kazanımlarından birisidir. Eksiği olabilir, noksanlar olabilir yapılacak daha çok iş var ama önemli bir kazanımdır. Üçüncüsü de demokrasidir. Babamdan sonra benim üzerimde en çok hakkı olan kimdir derseniz; kardeşlerim, dayılarım, amcalarım değil rahmetli Turgut Özal’dır. Turgut Özal olmasaydı bugün bu konuşmayı yapan insan siyasette olmazdı. Ben 57 senedir devlet ve millet için aklınca kararınca hizmet eden bir insanım. Turgut Özal Türk siyasetinde çok önemli bir devlet ve siyaset adamı, bir öğretmen bir öğretici” şeklinde konuştu.

Siyasetin yol haritasının tecrübeyle çizildiğini ifade eden Çiçek, “Tecrübeyi yok sayan tecrübeyi dışlayan, her şeyin sadece kendisiyle başladığını kabul eden siyasetçilerin hizmeti de eksik olur, devlete millete verebilecekleri de fevkalade sınırlıdır” dedi.

Malatya’da iki üniversite bulunduğunu da belirten Cemil Çiçek, “Üniversitelerimiz Malatya için önemli bir kazanım. Birisi İnönü Üniversitesi diğeri Turgut Özal Üniversitesi. Bu 2 isim size önemli bir sorumluluk yüklüyor. Değerli rektörlerimiz eğer bilgi temelli bilgiye dayalı bu insanların anlamazsak anlatamazsak emin olun siyasi çatışmalarının konusunu yapmaktan Türkiye’yi kurtaramayız. Turgut Özal hayatın içinden gelen bir devlet ve siyaset adamıdır. Hiçbir yere yatay geçiş yapmamıştır. Bir memur çocuğu olarak hayatın bütün zorluklarını da yaşayarak en tepe noktaya kadar gelmiş bir insan, dolayısıyla hayatında ikbali de görmüş, kahrı da çekmiş bir isim” ifadelerine yer verdi.

Panelde konuşan Malatya Valisi Ersin Yazıcı ise Turgut Özal’ın Türkiye’yi dönüştürdüğünü ve ufkunu açtığı ifade ederek, “Türkiye’nin adeta istikametini, yönünü, raylarını dönüştürdüğü dönemde üniversite öğrenciydim ben. O dönemde çok farkında değildik ama bugünlere geldiğimizde 83’ten itibaren Türkiye’nin nasıl ray değiştirdiğini ufkunu ne kadar genişlettiğini çok daha iyi müşahede ettik” şeklinde konuştu.

Malatya Turgut Özal Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Recep Bentli’de Turgut Özal’ın Türkiye’de bir döneme damgası vurmuş ve büyük bir dönüşüm hareketini gerçekleştirmiş bir isim olduğunu dile getirerek “Özal, vizyonu ile Türk siyasetinde farklı bir çizgi geliştirmiş, Türk toplumunu sürekli yeni kavramlarla tanıştırmıştır. Türk siyasetini Özal öncesi dönem ve Özal sonrası dönem olarak adlandırmak doğru bir yaklaşım olacaktır. Özal reformist kişiliği ile ekonomi, iç ve dış siyasette yeni bir dönemi ve kavramları hayatımıza yerleştirmiştir. Onun oluşturduğu zihniyet dönüşümü daha sonraki dönemlerde siyasetimize de yön vermiş ve Türkiye onun belirlediği ilkelerle yoluna devam etmiştir. Bu durum çizdiği vizyonun Türkiye için ne kadar isabetli olduğunu da göstermektedir” diye konuştu.

Panelin ardından TBMM eski Başkanı Cemil Çiçek ve beraberindekiler üniversitede bulunan Turgut Özal Müzesi’ni gezdi. – MALATYA

]]>
https://www.haber28.com.tr/turgut-ozalin-vefatinin-31-yilinda-anma-toreni-duzenlendi/feed/ 0
AK Parti Genel Başkanvekili Efkan Ala: AK Parti, hedeflerine doğru emin adımlarla yürüyecek https://www.haber28.com.tr/ak-parti-genel-baskanvekili-efkan-ala-ak-parti-hedeflerine-dogru-emin-adimlarla-yuruyecek/ https://www.haber28.com.tr/ak-parti-genel-baskanvekili-efkan-ala-ak-parti-hedeflerine-dogru-emin-adimlarla-yuruyecek/#respond Thu, 04 Jul 2024 23:48:16 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=23467 AK Parti Bursa İl Başkanlığı tarafından düzenlenen bayramlaşma töreninde konuşan AK Parti Genel Başkanvekili Efkan Ala, “AK Parti, önümüzdeki dönem yeniden amatör bir ruhla fakat bütün tecrübelerini dikkate alarak profesyonel bir anlayışla hedeflerine doğru emin adımlarla yürüyecek” dedi.

Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen programa Cumhur İttifakı mensubu partiler, sivil toplum kuruluşları, eski belediye başkanları, vatandaşlar katıldı. “Önümüzdeki dönemi her alanda eş zamanlı reformlar yaparak Türkiye’nin, milletimizin ihtiyaç duyduğu bütün hizmetleri ayaklarına götürme dönemi olarak değerlendireceğiz” diyen Efkan Ala, “Geçtiğimiz seçimde de bütün teşkilat mensuplarımız, gece gündüz çalıştınız. Bütün önceki dönem milletvekillerimiz, arkadaşlarımız biliyorum ki gecelerini gündüzlerine katarak çalıştılar. Ama milletin de bize verdiği dersi iyi okumamız lazım. Millet çok ince hesap yaparak oyunu kullandı. AK Parti’nin temel vasfı da milletin verdiği mesajı olduğu gibi doğru dürüst okuyabilmektir. Şimdiye kadar hep bunu yaptık. Bundan sonra da suçlu arama yerine, suç varsa değerlendirilmesi gereken bir şey varsa o bizlerde. Orada hiç şüphe yok. Ama hüner, milletimizin mesajını doğru dürüst okuyabilmektir. Bunu bütün Türkiye siyasetini doğru dürüst yapması icap eder. Onun için önümüzdeki dönemi milletimizin ihtiyaç duyduğu reformlar dönemi olarak geçirmek bizim boynumuzun borcudur. Hiç unutmayalım ki AK Parti kurulduğunda nasıl ki Türkiye’nin önüne bir vizyon koydu ve o 21 yıldır AK Parti iktidarının yaptıklarını dünyada örnek olarak gösterilecek başarılar olarak ortaya çıkardık. Şimdi de önümüzdeki mevcut durumu iyi okuyarak, yolumuza ‘Türkiye yüzyılı’ vizyonuyla devam edersek 2028’de bu millete bir zafer daha hediye ederiz” diye konuştu.

Başarılarımıza güvenip rehavete kapanılmaması gerektiğini belirten Ala, “Çünkü başarmak çok önemli önemli meziyettir. Ama başarıyı sürdürmek ondan daha zordur. Hep bunu söyledim. Şimdi de problemden korkmayız. Problem, içerisinde fırsatları barındırır. Onu çekip çıkaracaksınız. Durumunuzu gözden geçireceksiniz ama hedeflerinizi de gözden geçirip tespit ettikten sonra hedeflere kilitleneceksiniz. Biz bunları en iyi yapmış ve bundan sonra da en iyisini daha da iyi yaparak gösterebilecek bir kadroyuz. İnşallah önümüzdeki dönemi AK Parti’nin yeniden amatör bir ruhla fakat bütün tecrübelerini dikkate alarak profesyonel bir anlayışla hedeflerine doğru emin adımlarla yürüdüğü bir dönem olarak ortaya koyacağız. Buradan büyük bir başarı çıkaracağız” dedi.

TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı ve AK Parti Bursa Milletvekili Mustafa Varank ise, “Yerel seçimlerden beklediğimiz neticeyi alamadık. Ancak, bu seçim dönemini bir dönüm noktası olarak görüyoruz. Seçimin ardından kendi muhasebemizi yapacağız. Tek tek bütün arkadaşlarımız kendi muhasebelerini yapacaklar. Biz nerede eksik bıraktık? Nerede hatalarımız oldu? Milletin gönlündeki yerimizden nasıl bir soğukluk oluşturduk? Bunun muhasebesini tek tek yaparak Allah’ın izniyle bu dönüm noktasını farklı bir zafere çevireceğiz. Biz buna inanıyoruz” şeklinde konuştu.

Verilen sözlerin takipçisi olacaklarını belirten Varank, “Muhalefet nasıl yapılır, bunu da onlara göstereceğiz. Biz onlar gibi yalan siyasetinden anlamayız. İftira siyasetinden anlamayız. Bizler işimizin takipçisi oluruz. Görüyorsunuz İstanbul’da belediye başkanlığını kazanmış birtakım partiler gelir gelmez iftira kampanyalarına başlıyorlar. Tıpkı geçmişte sayın Cumhurbaşkanımıza iftira attıkları gibi ‘bu külliyede altın klozet varmış’ dedikleri gibi ‘İstanbul’da bir belediye başkanımız makam odasına jakuzi yaptırmış’ diye iftira atabiliyorlar. Biz bu yalan ve iftira siyasetine de asla müsaade etmeyeceğiz. Vatandaşımızın aklında hiçbir soru işareti kalmaması için de bunların açıklamalarını yapacağız. Hemen cevaplarını vereceğiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a iftira atmaya çalışanların olduğunun altını çizen Varank, “Bu dünyada İsrail’e özür diletmiş bir tane lider var. O da Recep Tayyip Erdoğan. Bize iftira edenler, yok ‘jet yakıtı sattınız’ diye iftira edenler, ahlaklı siyaset yapıp bize iftira edenlere de lütfen yüz vermeyin. Onların cevaplarını da verin. Eğer sayın Cumhurbaşkanımızın Filistin’le ilgili yaptıkları hakkında şüphesi olan varsa gitsin Hamas’a sorsun. Gitsin Filistin Kurtuluş Örgütü’ne sorsun. Filistin Devleti’nin taraflarına sorsun. Onlarla istişare edip ondan sonra mikrofonların karşısına geçsin. Ahlaklı siyasetten bahsedip de sadece çıkar için çalışanlara da önümüzdeki dönemde gerekli cevapları vereceğiz” şeklinde konuştu.

AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan ise, “Dünyanın her köşesinde bayram olabilmesi için AK Parti teşkilatları olarak elimizden geleni yapmaya gayret göstereceğiz. Ama bazıları hala bu ülkede, dindarlık görüntüleri altında Filistinli kardeşlerimizi dünyada en fazla savunan liderimize iftira atmaktan hiç çekinmiyorlar. Gerçekleri çarpıtarak gezi provası yapmaya kalkanları şiddetle kınıyoruz. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın dediği gibi ‘Milletimizin iradesi sandıktan tecelli eder. Millet sözünü sandık yolu ile söyler’ 31 Mart’ta bizim için dönüm noktasıdır. Milletimizin sandığı vesile kılarak mesajlarını biz siyasetçilere ulaştırmıştır. Bu seçimin galibi demokrasidir” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da Bursa’nın da aralarında olduğu 81 ildeki teşkilat bayramlaşmasına videokonferansla katılarak partililerle bayramlaştı.

Programın sonunda bütün herkes bir biriyle bayramlaştı. – BURSA

]]>
https://www.haber28.com.tr/ak-parti-genel-baskanvekili-efkan-ala-ak-parti-hedeflerine-dogru-emin-adimlarla-yuruyecek/feed/ 0
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ömer Çelik: 31 Mart seçimleri bir dönüm noktası olacak https://www.haber28.com.tr/ak-parti-genel-baskan-yardimcisi-omer-celik-31-mart-secimleri-bir-donum-noktasi-olacak/ https://www.haber28.com.tr/ak-parti-genel-baskan-yardimcisi-omer-celik-31-mart-secimleri-bir-donum-noktasi-olacak/#respond Thu, 20 Jun 2024 07:24:22 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=21885 AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, “31 Mart seçimlerinin partimize dönük olarak mesajlarını en net, en derinlemesine bir şekilde okuyacağımızı, ele alacağımızı ifade ediyoruz. Her seçim olduğu gibi 31 Mart önümüzdeki dönemde izleyeceğimiz yol ve üreteceğimiz siyasetler açısından bir dönüm noktası olacaktır.” dedi.

Çelik, parti genel merkezinde toplanan AK Parti Merkez Yürütme Kuruluna (MYK) ilişkin gazetecilere açıklama yaptı.

Beşiktaş’ta eğlence merkezinde çıkan yangın nedeniyle son derece üzgün olduklarını ifade eden Çelik, olayın hem Adalet hem İçişleri Bakanlıkları tarafından takip edildiğini aktardı.

Olayla ilgili tüm ihtimal ve ihbarların değerlendirildiğini söyleyen Çelik, “İnşallah daha fazla can kaybı olmasın diye ümit ediyoruz. İlk başta bir sayı açıklanmıştı ama binanın içinde olanlar olduğu için maalesef can kaybı sayısı arttı. Hepsine Allah’tan rahmet diliyoruz.” ifadelerini kullandı.

“Dönüm noktası olacak”

31 Mart seçimlerden sonraki ilk MYK’nin seçimleri değerlendirmek üzere tek gündemle toplandığını aktaran Çelik, “Seçimler demokrasi tarihimize yakışan bir olgunlukla, demokrasi geleneğimize yakışan bir çerçeve içerisinde geçmiştir.” dedi.

Seçimler için emek veren görevlilere ve partililere teşekkür eden Çelik, seçimlerin bir kez daha Türk demokrasisinin gücünü göstermesi bakımından önemli olduğunun altını çizdi.

Cumhur İttifakı teşkilatlarının büyük bir işbirliği içinde çalıştığını belirten Çelik, seçilen tüm adayları tebrik etti.

Seçimlerin demokrasi şöleni olduğunu söyleyen Çelik, şöyle devam etti:

“Her seçimin demokrasimizi kökleştiren, kurumsallaştıran bir yanı da vardır. Bütün bu kökleştirme ve kurumsallaştırma neticesinde demokrasimiz bu seçimler vasıtasıyla güç kazanmıştır. Demokrasimiz bir kere daha kökleşmiştir ve sonuç olarak kazanan demokrasinin gerçek sahibi olan milletimiz ve vatandaşlarımız olmuştur. Siyasetin sicil amiri vatandaşlarımızdır. Vatandaşlarımız, siyaset kurumuna dönük takdir ve uyarılarını sandık yoluyla gerçekleştirirler. Vatandaşlarımızın sandık yoluyla verdiği bu mesajlar, takdir ve uyarılarını bu şekilde gerçekleştirmeleri Türkiye’nin, Türkiye Yüzyılı’na ilerlerken şimdiye kadar olduğu gibi en büyük gücü olmaya devam edecektir. 31 Mart seçimlerinin partimize dönük olarak mesajlarını en net, en derinlemesine bir şekilde okuyacağımızı, ele alacağımızı ifade ediyoruz. Her seçim olduğu gibi 31 Mart önümüzdeki dönemde izleyeceğimiz yol ve üreteceğimiz siyasetler açısından bir dönüm noktası olacaktır.”

“Derinlemesine ele alacağız”

Şimdiye kadar 18 kez seçimlerde milletin huzuruna çıktıklarını ifade eden Çelik, “Bu seçimde yüksek teveccüh gösterilen yerlerde daha iyisini yapmak için, bu teveccühe layık olmak için elimizden gelen gayreti çok güçlü bir şekilde göstereceğiz. Arzu ettiğimiz sonuçlara ulaşamadığımız yerler var, bu yerlerle ilgili olarak da verilen mesajı, sonucun niçin böyle olduğunu, milletimizin değerlendirmesinin neden böyle gerçekleştiğini bütün boyutlarıyla derinlemesine ele alacağız.” dedi.

Milletin var ettiği bir parti olduklarını aktaran Çelik, sadece yönetime gelirken milletin sesini dinleyip yönetime geldikten sonra başka seslere kulak açmadıklarını, milletin sesini hep dinlediklerini vurguladı.

“Uygun siyasetler üretmeye devam edeceğiz”

Çelik, takdir gören doğruları artırmak için değerlendirmeler yapacaklarını belirterek, şöyle konuştu:

“Milletimiz, arzu ettiğimiz sonuçlara ulaşamadığımız yerlerde uyarılarda bulunmuştur, eleştirileri vardır, itirazları vardır, bunların hepsi başımızın gözümüzün üzerindedir. Bu mesajı bütün boyutlarıyla almak ve değerlendirmek bizim boynumuzun borcudur, demokratik anlayışımızın gereğidir, milletin mesajını almak siyasi namusun bir gereğidir. Bu mesajı doğru şekilde almak, milletimizin itirazlarını, uyarılarını yerli yerince değerlendirmek için gayretimizi sürdürüyoruz. AK Parti kurulları sorumluluğunu yerine getirecek, tüm mesajları alınacağı bir şekilde, buna uygun siyasetler üretmeye devam edecektir.”

AK Parti’nin sahibinin millet olduğunu dile getiren Çelik, milletin verdiği mesajın kendileri için yol haritası olduğunu bildirdi.

Milletin verdiği mesajın sandık sandık değerlendirildiğini vurgulayan Çelik, şunları kaydetti:

“Esas olan sokağın sesini en doğru şekilde dinlemektir. Vatandaşımız irade gösterdiği zaman buna teslim oluruz, bunu büyük bir hürmetle karşılarız, buna dönük olarak itirazımız ve eleştirimiz olamaz. İtiraz hakkı, eleştiri hakkı, uyarı hakkı millete aittir. Bunu dinlemesi gereken kurum da siyaset kurumudur, siyasi partilerdir. Milletimizin ortaya koyduğu gerileme ifade eden sonuçları ciddi bir şekilde ele alacağımızdan, siyaseti önümüzdeki dönemde milletimizin taleplerine, vatandaşımızın uyarlarına göre yapılandıracağımızdan hiç kimsenin bir kuşkusu olmasın.”

(Sürecek)

]]>
https://www.haber28.com.tr/ak-parti-genel-baskan-yardimcisi-omer-celik-31-mart-secimleri-bir-donum-noktasi-olacak/feed/ 0
Beşiktaş da AKP’li Genç hakkında suç duyurusunda bulundu https://www.haber28.com.tr/besiktas-da-akpli-genc-hakkinda-suc-duyurusunda-bulundu/ https://www.haber28.com.tr/besiktas-da-akpli-genc-hakkinda-suc-duyurusunda-bulundu/#respond Sun, 09 Jun 2024 04:36:29 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=20142 GAYE ŞEYMA CAN

Trabzonspor-Fenerbahçe maçında yaşanan olayların ardından AKP’nin Trabzon Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ahmet Metin Genç’in Beşiktaş ve Fenerbahçe spor klüplerini hedef almasına tepkiler devam ediyor. Fenerbahçe klübünden sonra Beşiktaş da AKP’li Genç hakkında suç duyurusunda bulunduklarını açıkladı. Suç duyurusunda ‘hakaret’, ‘iftira’ ve ‘halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama’ suçlarından işlem yapılması istendi.

“İFTİRA, HAKARET, KİN VE DÜŞMANLIĞA TAHRİK, AŞAĞILAMA…”

Konuya ilişkin Beşiktaş Klübünden yapılan yazılı açıklama şöyle:

“17.03.2024 tarihinde oynanan Trabzonspor-Fenerbahçe maçından sonra yapılan basın toplantısında, Ahmet Metin Genç, Beşiktaş Jimnastik Kulübü ve Beşiktaş Futbol Yatırımları Sanayi ve Ticaret A.Ş’ye karşı; eleştiri sınırlarını aşan, maddi ve hukuki dayanaktan yoksun ve açıkça suç teşkil eden birtakım asılsız itham ve iddialarda bulunmuş ve söz konusu açıklamalar tüm basın ve yayın kuruluşlarınca yayımlanmıştır.

Ahmet Metin Genç’in gerçekleştirmiş olduğu eylemler neticesinde hakkında, hakaret (TCK m.125), iftira ( TCK m. 267), halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama (TCK m. 216) suçlarından dolayı soruşturma başlatılması, Beşiktaş Jimnastik Kulübü ve Beşiktaş Futbol Yatırımları Sanayi ve Ticaret A.Ş’nin söz konusu suçlardan zarar gördüğünün değerlendirilmesi ile Ahmet Metin Genç hakkında eylemine uyan sevk maddelerince kamu davası açılması için iddianame düzenlenmesi, hakkında 6222 sayılı yasanın 22. maddesi gereği idari para cezası ve idari yaptırım kararı uygulanmasına karar verilmesi için gereğinin yapılması talebiyle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunulmuştur”

“FUTBOL ÜZERİNDEN OY DEVŞİRMEYE ÇALIŞARAK…”

Fenerbahçe tarafından geçen hafta yapılan yapılan açıklamada da, Ortahisar Belediye Başkanı ve Trabzon Büyükşehir Belediye Başkan adayı Ahmet Metin Genç’in açıklamaları ile infial yarattığı belirtilmiş, “Futbol üzerinden oy devşirmeye çalışarak siyasi rekabette kendisine avantaj sağlamaya çalışan Ahmet Metin Genç, Türkiye’nin en köklü camialarından ikisini hedef alarak, kazanmak için her yolun mübah olduğu bir anlayışla hareket etmiştir” denilmişti. Fenerbahçe açıklaması şöyle idi:

“Türkiye Cumhuriyeti Devleti mahkemelerinin verdikleri kararları hiçe sayan bu anlayışı ile tehlikeli bir oyunun parçası olmakta ve açık bir şekilde FETÖ kumpası olan 3 Temmuz davamızla ilgili terör örgütünün argümanlarını kullanmaktadır. Halkı kutuplaştıran ifadelerin sahibi siyasetçiye hatırlatmak isteriz ki; Argümanlarını kullandığı terör örgütü, milli değerlerimizi hedef alan sayısız kumpası ülkemize yaşatmış, 17-25 Aralık operasyonları, 15 Temmuz darbe girişimleri ile öncelikle devletimizin varlığına ve birliğine kast etmiş, Sayın Cumhurbaşkanımızı ve ailesini hedef almıştır. Bahsi geçen siyasetçinin açıklamaları hem 6222 sayılı Kanun hem de Türk Ceza Kanunu (TCK) açısından suç teşkil etmektedir. Açıklamalar, aynı zamanda FIFA tarafından düzenlenen etik kurallara da aykırılık teşkil etmektedir. Bu aykırılıklar çerçevesinde, konunun FIFA’nın gündemine gelmesi durumunda Türkiye Futbol Federasyonu’nun daha önceki emsal kararlarda göz önüne alındığında, ağır cezalarla karşı karşıya kalma riski yüksektir.

SPOR CAMİASI SİYASET ÜSTÜ BİR NOKTADA OLMALI

Tüm bunların ötesinde, gerçekleşen bu basın toplantısı Fenerbahçe Spor Kulübü olarak bugüne kadar dile getirdiğimiz siyaset-futbol ilişkisindeki çarpıklığın en net göstergesi olmuştur. Spor camiasının her zaman siyaset üstü bir noktada olması gerektiğini defalarca ifade etmeye çalıştık. Bu konudaki duruşumuzdan asla taviz vermemekle beraber, aynı hassasiyeti siyasetçilerin de göstermesi gerektiğine inanıyoruz. Fenerbahçe Spor Kulübü olarak hakkımızda haddini aşan ifadelerle beyanatlar veren Ahmet Metin Genç hakkında gerekli suç duyurularında bulunulmuştur”

]]>
https://www.haber28.com.tr/besiktas-da-akpli-genc-hakkinda-suc-duyurusunda-bulundu/feed/ 0
HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu: Siyasette Provokatif Dil Kullanılmamalı https://www.haber28.com.tr/huda-par-genel-baskani-zekeriya-yapicioglu-siyasette-provokatif-dil-kullanilmamali/ https://www.haber28.com.tr/huda-par-genel-baskani-zekeriya-yapicioglu-siyasette-provokatif-dil-kullanilmamali/#respond Sun, 09 Jun 2024 00:36:33 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=20096 HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, siyasette provokatif dil kullanıldığını belirterek, hiçbir siyasetçinin oy için toplumun farklı kesimlerini birbirine karşı kışkırtma hakkına sahip olmadığını söyledi.

Yapıcıoğlu, partisinin Gaziantep İl Başkanlığında düzenlenen basın toplantısında, gündemlerinin siyasetin dili ve değişmez gündemlerinin ise Gazze olduğunu vurguladı.

Siyasetin dilinin çok sert olduğunu ifade eden Yapıcıoğlu, “Provokatif bir dil kullanılıyor. Aşağıya doğru indikçe bu sertliğin artma ihtimali güçleniyor. Herhangi bir siyasetçi, parti lideri, sözcüsü, temsilcisi ya da herhangi bir aday, fazladan 3-5 oy almak için ya da çok arzuladığı koltuğa oturmak veya arkadaşını oturtmak için toplumun farklı kesimlerini birbirine karşı kışkırtma hakkına sahip değildir. Bugün sizi birbirinize karşı kışkırtmak isteyenler, seçim bittikten sonra belki tekrar yan yana oturacaklar, hiçbir şey olmamış gibi yollarına devam edecekler. Belki beraber çay-kahve içecekler ama siz kavga ettiğiniz, küstüğünüz komşunuzla komşu olmaya, iş arkadaşlarınızla aynı yerde çalışmaya devam edemeyebileceksiniz. O yüzden bu dile prim vermeyin, bu provokasyonlara gelmeyin.” diye konuştu.

Siyasetin sadece provokatif bir dil değil, insanları provoke etmek için kuyruklu yalanların da söylendiği bir sahne haline geldiğini aktaran Yapıcıoğlu, şöyle devam etti:

“Siyaset aldatma ve yalan üzerine kurulmamalıdır. Maalesef türlü türlü yalanlar, her gün üzerine bir şeyler daha ilave edilmek suretiyle sadece seçim kazanma, fazladan birkaç oy alma gerekçesiyle peş peşe sıralanabiliyor. Yalan ve talan siyaseti artık sona ermelidir. En çok da talan yapanlar, dikkatleri başka taraflara çekmek üzerine adete ‘cambaza bak’ oyunu sergiliyorlar, rakip siyasi partilere iftiralarda bulunmak suretiyle yalanları peş peşe sıralıyorlar. Bunun en son örneklerinden biri İstanbul’da gördük. Üst üste dizilen para desteleriyle kuleler oluşturdular resmen ama bunları konuşturmamak için başka başka şeyler konuşuyorlar. En son da milletin başka derdi yokmuş gibi içkili mekanların yokluğundan bahsediyorlar. Millet geçim sıkıntısındayken içkili mekanların yokluğundan dem vuruyor bir partinin geçici genel başkanı.”

Yerel seçimlerde hizmetlerin konuşulması gerektiğini ancak konuşulmadığını belirten Yapıcıoğlu, vatandaşın gerçek sorunlarıyla ilgilenmek gerektiğini ve bu sorunlara çözümlerin konuşulması gerektiğini, kendilerinin de bu şekilde siyaset yapmaya çalıştıklarını kaydetti.

Türkiye’de “Hamas bir terör örgütüdür” diyenlerin tamamının İsrail’in ekmeğine yağ sürdüğünü ve İsrail’in borazanlığını yaptığını ifade eden Yapıcıoğlu, İsrail’e tepki gösterdi.

Pek çok partinin oy oranında ciddi düşüşler olacağını aktaran Yapıcıoğlu, şöyle devam etti:

“Bunlardan biri de DEM Parti gibi görünüyor. Şimdiye kadar o partinin çizgisinde siyaset yapanlara ya da o partilere oy verdiğini söyleyip de artık oy vermeyeceğini söyleyen önemli bir kitle var. İstanbul’da kendi adayları var ama o partinin tabanının ne kadarı kendi adayına oy verir, ne kadarı başka bir partinin adayına verir bilemem. Birisi siyaset yapıyorsa ikircikli bir şekilde, ‘mış’ gibi görünmeden, neyse onu ortaya koymalıdır. Bazı ilçelerde aday göstermediler ve kendi arkadaşlarını CHP’nin meclis listelerinden aday gösterildiklerini yavaş yavaş söylüyorlar. Bunu kamuoyu takdir edecektir.”

Yapıcıoğlu ile beraberindeki partililer, daha sonra Gaziler Caddesi’nde esnaf ziyareti gerçekleştirdi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/huda-par-genel-baskani-zekeriya-yapicioglu-siyasette-provokatif-dil-kullanilmamali/feed/ 0
Erdoğan: İpleri başkalarının elinde olmayanlarla oturur konuşuruz https://www.haber28.com.tr/erdogan-ipleri-baskalarinin-elinde-olmayanlarla-oturur-konusuruz/ https://www.haber28.com.tr/erdogan-ipleri-baskalarinin-elinde-olmayanlarla-oturur-konusuruz/#respond Sat, 08 Jun 2024 23:12:39 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=20080 Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Diyarbakır mitinginde, “İpleri başkalarının elinde olmayan kirli çıkar ilişkilerinin içinde kaybolup gitmemiş herkesle oturur konuşuruz. Ancak kapımız terör örgütlerine de terör örgütünün güdümünde siyasetçilik oynayanlara da kapalıdır. Milletvekili, belediye başkan adayı, meclisi üyesi, genel merkez yönetimi listesini terör örgütünün belirlediği parti parti olamaz. İnsanımızın sorunlarını çözme, dertlerine derman olma, yaralarını sarma yönünde çaba göstermeyenin siyasetinden kimseye hayır gelmez” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, yerel seçim çalışmaları kapsamında partisinin Diyarbakır’daki mitinginde konuştu. Alanda ” 70 bin kişi” olduğunu söyleyen Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:

“Geçtiğimiz mayıs ayında yapılan seçimlerde, Diyarbakır’da arzu ettiğimiz oy oranlarına ulaşamadık. Ancak seçim sonucunun sizin de içinize sinmediğine inanıyorum, bu alan bunu söylüyor. Diyarbakır’da bu kardeşinize yüzde 28,5 ve tek parti faşizminin bugünkü temsilcisi CHP adayına yüzde 71,5 oy çıkmışsa durup üzerinde mutlaka düşünmemiz lazım. Diyarbakır halkının iradesini götürüp siyasetten emekli olan CHP adayına payanda yapanların hangi projenin parçası olduğu açık değil mi? Kent uzlaşısı adı altında kirli bir ittifak kurdular ama her iki partideki bir avuç siyaset baronu ne olup bittiğini bilmiyor.

Bavul bavul dolarlar, avrolar; bu paralar nereden geliyor? Meclis üyelikleri neyle satın alınıyor, ilkeli bir ittifaktan söz edilebilir mi? Tek sermayesi sizlerin oyları olan DEM, Kürt kardeşlerimin iradesini işporta pazarına çıkarmıştır. Bu pazarda siyasi kazanım hesabı yok, eser ve hizmet derdi zaten yok. Sadece birilerinin ihtirasları uğruna yapılan kirli pazarlıklar var. Öyle ki, bizim yaptığımız reformları bilip, ortalığı ayağa kaldıranlar CHP’li yöneticilerin buram buram faşizm kokan ayrımcılık ve ırkçılık kokan açıklamaları karşısında süt dökmüş kedi misali seslerini çıkarmıyorlar. Kürt kardeşlerim böyle bir aşağılanmayı, hakareti, bu şekilde yok sayılmayı asla hak etmiyor.

Diyarbakır hizmeti de refahı da AK Parti yönetiminde görmedi mi? Onlar çukur eylemleriyle bu şehrin sembolü olan Sur’u mahvederken biz kimsenin burnunu kanatmadan meseleyi bitirmenin ve bölgeyi yeni baştan inşa etmenin mücadelesini vermedik mi? Onlar her evden bir cenaze çıkartarak kan siyaseti yaparken biz evlatlarımızı yaşatmak, hayata bağlamak için çırpınmadık mı? Onlar ülke ve millet düşmanı ne kadar marjinal varsa hepsini Diyarbakır’a getirip propaganda peşinde koşarken biz sadece sizlerin kalbini kazanmanın yollarını aramadık mı?

“GELİN YENİ BİR DÖNEMİN KAPILARINI BİRLİKTE ARALAYALIM”

Bu söylediklerimiz doğruysa gelin yeni bir dönemin kapıların birlikte aralayalım. AK Parti ile ötekilerin farkı o kadar açık ki izaha gerek bile duymuyoruz. 31 Mart seçimlerinde burada yarışan eser ve hizmet siyasetiyle istismar ve pazarlık siyasetidir. Biz DEAŞ denilen emperyalist kuklasına zaten göz açtırmıyoruz, PKK’yı da sınırlarımız içinde eylem yapamaz hale getirdik, sınırlarımızın ötesini de adım adım kontrol altına alıyoruz. Kürt kardeşlerimin toparlanıp iradeleri üzerindeki ipotekleri parçalayıp atmasını bekliyoruz. İpleri başkalarının elinde olmayan kirli çıkar ilişkilerinin içinde kaybolup gitmemiş herkesle oturur konuşuruz. Ancak kapımız terör örgütlerine de terör örgütünün güdümünde siyasetçilik oynayanlara da kapalıdır. Milletvekili, belediye başkan adayı, meclisi üyesi, genel merkez yönetimi listesini terör örgütünün belirlediği parti parti olamaz. Bunları belirleyecek olan emekleri ve oylarıyla partiyi var eden yaşatan tabanıdır, seçmenidir. İnsanımızın sorunlarını çözme, dertlerine derman olma, yaralarını sarma yönünde çaba göstermeyenin siyasetinden kimseye hayır gelmez.

Son 21 yılda attığımız her demokratik adımı engellemek için karşımıza dikilen CHP’yi utanmadan Kürt kardeşlerimize umut diye pazarlıyorlar. Bu coğrafyaya yakın zamanda gördüğü en büyük acıları yaşatan tek parti faşisti CHP’yi allayıp pullayıp size dayatıyorlar. Bunların hangi çıkarların temsilcisi olduğunu anlatmaya, bavullar dolusu para görüntüleri herhalde yeterlidir. İstanbul’da ne kadar marjinal ideoloji mensubu varsa hepsini getirip Kürt kardeşlerimin başına patron yapanlarla artık gidilecek bir yol kalmadığına inanıyorum. 31 Mart, Kürt kardeşlerimizin tüm tasallutlardan kurtulup özgür iradeleriyle kendilerinin ve şehirlerinin geleceğine karar verecekleri bir dönüm noktası olacaktır.”

AKP Genel Başkanı Erdoğan, “Bu kardeşiniz cumhurbaşkanınız olarak sizin hizmetkarınız, bütün bakan arkadaşlarımla sizin hizmetkarınız olarak Diyarbakır’a yatırımlarımızla bugüne kadar nasıl hizmet verdiysek, bundan sonra da aynen devam edeceğiz” diyerek partisinin Diyarbakır belediye başkan adaylarına oy istedi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/erdogan-ipleri-baskalarinin-elinde-olmayanlarla-oturur-konusuruz/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan Diyarbakır’da terör ve terör örgütü güdümlü siyaset dışı bir çözüm süreci işareti verdi https://www.haber28.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-diyarbakirda-teror-ve-teror-orgutu-gudumlu-siyaset-disi-bir-cozum-sureci-isareti-verdi/ https://www.haber28.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-diyarbakirda-teror-ve-teror-orgutu-gudumlu-siyaset-disi-bir-cozum-sureci-isareti-verdi/#respond Sat, 08 Jun 2024 08:24:31 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=20051 Cumhurbaşkanı Erdoğan Diyarbakır’da terör ve terör örgütü güdümlü siyaset dışı bir çözüm süreci işareti verdi

İstasyon meydanında halka hitap eden Erdoğan:

“Herkesle oturur konuşuruz ama, kapımız teröristlere de, terör örgütü güdümünde siyasetçilik oynayanlara da kapalıdır”

“Bu millete 40 yıl boyunca terörle bedel ödetildi, bir 40 yıl daha buna tahammülümüz yok”

“Kürt kardeşlerimizi bu çarpık siyasetin mezesi haline getirdiler”

“CHP’yi utanmadan Kürt kardeşlerimize umut diye pazarlıyorlar”

“CHP’yi allayıp pullayıp size dayatıyorlar”

DİYARBAKIR – Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan İstasyon Meydanında Diyarbakırlı seçmenlerine seslendi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, konuşmasında terör örgütü ve terör örgütü güdümünde olan siyasi partiler dışında bir çözüm sürecine işaret etti, Erdoğan, “Bu ülkede 85 milyonun huzuru esenliği için bir şey yapılacaksa hemen yapılmalıdır. 40 yıl boyunca terörle bedel ödetildi, bir 40 yıl daha buna tahammülümüz yok. Artık ülkemizi bu yükten sadece güvenlik açısından değil, diğer tüm boyutlarıyla tamamen kurtarma vakti. Bunun için ipleri başkasının elinde olmayan herkesle oturur konuşuruz. Herkesle oturur konuşuruz ama, kapımız teröristlere de, terör örgütü güdümünde siyasetçilik oynayanlara da kapalıdır” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstasyon Meydanında 70 bin kişiye hitap ettiklerini söyledi. Erdoğan, “Bölgede İslam’a kapılarını ilk açan şehir Diyarbakır ile aynı sevdaya mensup olmaktan dolayı iftihar duyuyorum. Allah’ın izni ile bizim Diyarbakır ile kardeşliğimizi kimse yıkamayacak” diye konuştu.

“DEM benim Kürt kardeşimin iradesini işportaya çıkarmıştır”

CHP ile DEM Partinin kirli bir ittifak kurduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kirli bir ittifak kurdular. Ama her iki partideki bir avuç siyaset baronu ne olup bittiğini bilmiyor. Bavul bavul dolarlar nereden geliyor nereye gidiyor. Meclis üyeliklerini neyle satın alıyor, bunların yaşandığı bir yerde ilkeli bir ittifaktan söz edebilir mi? DEM benim Kürt kardeşimin iradesini işportaya çıkarmıştır. Dikkat ederseniz seçmenin fikrini zikrini düşünen kimse yok. Birilerinin ihtiraslarına uyan kirli pazarlıklar var. Kürt kardeşlerim böyle bir hakareti ve yok sayılmayı asla hak etmiyor. Türkiye geçmişte omurgasızlığın, riyakarlığın sembolu zübük siyasetin acısını çok çekti. Demokratik siyaset plavraları ile oylarınıza ipotek koydular. Diyarbakır huzuru da özgürlüğü de yatırımı da hizmeti de refafı da AK Parti döneminde görmedi mi. Onlar sizin iradenizle seçtiğiniz belediye başkanlarını dağdan getirdikleri teröristlere mahsenelerde tokatlatırken biz Diyarbakır yıldızını parlatmak için uğraşmadık mı? Onlar Suru’a hendek kazarken biz sorunları bitirmek için uğraşmadık mı? Onlar her evden bir cenaze çıkarırken biz evlatlarımızın geleceği için çırpınmadık mı? Onlar esnafımızı haraca bağlarken biz açtığımız üniversitelerle çocuklarımıza daha güzel bir gelecek için çalışmadık mı? Onlar yollara mayın döşerken biz kalkınmanın düşlerini kurmadık mı? Onlar ülke ve millet düşmanı ne kadar marjinal varsa hepsini Diyarbakır’a getirip propaganda peşinde koşarken biz sadece sizlerin kalbini kazanmanın yollarını aramadık mı? Onlar kan dökerek iradenizi haciz ederken biz demokrasiyi güçlendirmedik mi? Bu örnekleri saatlerce saymak mümkün. Bu söylediklerimiz eksik varsa dilediğiniz tasarrufu yapma hakkına sahipsiniz” şeklinde konuştu.

Gelin Türkiye yüzyılını birlikte inşa edelim

Diyarbakır’dan tüm Kürt seçmenlere seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye yüzyılını birlikte inşa etme çağrısında bulundu. Erdoğan, “Gelin yeni bir dönemin kapılarını birlikte aralayalım Türkiye yüzyılını birlikte inşa edelim. Bugün de Diyarbakır’a 21 yıldır yürüttüğümüz demokrasinin yeni safasında desteğinizi istemeye geldim. 31 martta sandıklar değil, eser ve hizmet siyaseti ile istismar ve pazarlık siyaseti yarışıyor. Milli çıkarlarımızı savunurken kimin kuyruğuna bassak hemen soluğu PKK’nın yanında alıyor. DEAŞ denen emperyalist kuklasına göz açtırmıyoruz PKK’ya da sınırlarımız içinde eylem yapamaz hale getirdik, sınırlarımız ötesinde de adım adım güveni oluşturuyoruz. Bu durum karşımızda isteyen herkesin ülkemize karşı kullanabileceği bir maşa olduğunu değiştirmiyor. Çevremizdeki ülkeler kan ve ateş çemberinde kıvranırken bizim huzurumuzu ve güvenimizi bozmaya müsaade etmeyeceğiz” ifadelerini kullandı.

Yeni bir çözüm sürecini işaret etti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Diyarbakır’da yeni bir çözüm sürecine işaret etti. Erdoğan, bir 40 yıl daha terör sorununun devam etmesine müsaade etmeyeceklerini belirterek, terör ve terör yandaşı siyasi oluşumların dışında kapılarının herkese açık olduğunu dile getirdi. Erdoğan, “Siyaset millete hizmet etmektir. Biz zihni özgür, vicdanı özgür, ahlakı kamil herkesle oturur konuşuruz Emperyalistlere kuklalık etmeyenlerle oturur konuşuruz. Milletimizin birliğine devletimizin bekasına saygı duyan herkesle oturur konuşuruz. Türkiye yüzyılında bizimle birlikte yol yürümek isteyen herkesle oturur konuşuruz. Bu ülkede 85 milyonun huzuru esenliği için bir şey yapılacaksa hemen yapılmalıdır. 40 yıl boyunca terörle bedel ödetildi bir 40 yıl daha buna tahammülümüz yok. Artık ülkemizi bu yükten sadece güvenlik açısından değil diğer tüm boyutlarıyla tamamen kurtarma vakti. Bunun için ipleri başkasının elinde olmayan herkesle oturur konuşuruz. Herkesle oturur konuşuruz, kapımız teröristlere de, terör örgütü güdümünde siyasetçilik oynayanlara kapalıdır. İnsanımızın sorunlarını çözme, yaralarını sarma yönünde çaba göstermeyenlerin siyasetinden kimseye hayır gelmez. Kürt kardeşlerimizi bu çarpık siyasetin mezesi haline getirmek için oynadıkları oyunu hayretle seyrediyorum. CHP’yi utanmadan Kürt kardeşlerimize umut diye pazarlıyorlar. CHP’yi allayıp pullayıp size dayatıyorlar. Bunların hangi çıkarın temsilcileri olduklarını bavul dolusu para görüntüleri yeterli sanırım. 31 mart Kürt kardeşlerimizin özgür iradeleriyle kendileri ve şehirlerinin geleceğine karar vereceği bir seçim olmasını diliyorum” diye konuştu.

Eser ve hizmet siyasetleriyle 21 yılda Diyarbakır’a 265 milyar lirayı aşkın yatırım yaptıklarını dile getiren Erdoğan, belediye başkan adaylarını tanıttıktan sonra mitingini bitirdi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-diyarbakirda-teror-ve-teror-orgutu-gudumlu-siyaset-disi-bir-cozum-sureci-isareti-verdi/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Diyarbakır’da Terörle Mücadeleyi Vurguladı https://www.haber28.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-diyarbakirda-terorle-mucadeleyi-vurguladi/ https://www.haber28.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-diyarbakirda-terorle-mucadeleyi-vurguladi/#respond Sat, 08 Jun 2024 07:48:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=20045 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstasyon Meydanı’nda Diyarbakırlı seçmenlerine seslendi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında terör örgütü ve terör örgütü güdümünde olan siyasi partiler dışında bir çözüm sürecine işaret ederek, “Bu ülkede 85 milyonun huzuru esenliği için bir şey yapılacaksa hemen yapılmalıdır. 40 yıl boyunca terörle bedel ödetildi, bir 40 yıl daha buna tahammülümüz yok. Artık ülkemizi bu yükten sadece güvenlik açısından değil, diğer tüm boyutlarıyla tamamen kurtarma vakti. Bunun için ipleri başkasının elinde olmayan herkesle oturur konuşuruz. Herkesle oturur konuşuruz ama kapımız teröristlere de, terör örgütü güdümünde siyasetçilik oynayanlara da kapalıdır” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstasyon Meydanı’nda 70 bin kişiye hitap ettiklerini söyledi. Erdoğan, “Bölgede İslam’a kapılarını ilk açan şehir Diyarbakır ile aynı sevdaya mensup olmaktan dolayı iftihar duyuyorum. Allah’ın izni ile bizim Diyarbakır ile kardeşliğimizi kimse yıkamayacak” diye konuştu.

“DEM benim Kürt kardeşimin iradesini işportaya çıkarmıştır”

CHP ile DEM Parti’nin kirli bir ittifak kurduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ama her iki partideki bir avuç siyaset baronu ne olup bittiğini bilmiyor. Bavul bavul dolarlar nereden geliyor nereye gidiyor. Meclis üyeliklerini neyle satın alıyor, bunların yaşandığı bir yerde ilkeli bir ittifaktan söz edebilir mi? DEM benim Kürt kardeşimin iradesini işportaya çıkarmıştır. Dikkat ederseniz seçmenin fikrini, zikrini düşünen kimse yok. Birilerinin ihtiraslarına uyan kirli pazarlıklar var. Kürt kardeşlerim böyle bir hakareti ve yok sayılmayı asla hak etmiyor. Türkiye geçmişte omurgasızlığın, riyakarlığın sembolü zübük siyasetin acısını çok çekti. Demokratik siyaset palavraları ile oylarınıza ipotek koydular. Diyarbakır huzuru da özgürlüğü de yatırımı da hizmeti de refahı da AK Parti döneminde görmedi mi? Onlar sizin iradenizle seçtiğiniz belediye başkanlarını dağdan getirdikleri teröristlere mahzenlerde tokatlatırken, biz Diyarbakır yıldızını parlatmak için uğraşmadık mı? Onlar Sur’da hendek kazarken biz sorunları bitirmek için uğraşmadık mı? Onlar her evden bir cenaze çıkarırken biz evlatlarımızın geleceği için çırpınmadık mı? Onlar esnafımızı haraca bağlarken biz açtığımız üniversitelerle çocuklarımıza daha güzel bir gelecek için çalışmadık mı? Onlar yollara mayın döşerken biz kalkınmanın düşlerini kurmadık mı? Onlar ülke ve millet düşmanı ne kadar marjinal varsa hepsini Diyarbakır’a getirip propaganda peşinde koşarken, biz sadece sizlerin kalbini kazanmanın yollarını aramadık mı? Onlar kan dökerek iradenizi haczederken, biz demokrasiyi güçlendirmedik mi? Bu örnekleri saatlerce saymak mümkün. Bu söylediklerimizde eksik varsa dilediğiniz tasarrufu yapma hakkına sahipsiniz” şeklinde konuştu.

“Gelin Türkiye Yüzyılı’nı birlikte inşa edelim”

Diyarbakır’dan tüm Kürt seçmenlere seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Yüzyılı’nı birlikte inşa etme çağrısında bulundu. Erdoğan, “Gelin yeni bir dönemin kapılarını birlikte aralayalım, Türkiye Yüzyılı’nı birlikte inşa edelim. Bugün de Diyarbakır’a 21 yıldır yürüttüğümüz demokrasinin yeni safhasında desteğinizi istemeye geldim. 31 Mart’ta sandıklar değil, eser ve hizmet siyaseti ile istismar ve pazarlık siyaseti yarışıyor. Milli çıkarlarımızı savunurken kimin kuyruğuna bassak hemen soluğu PKK’nın yanında alıyor. DEAŞ denen emperyalist kuklasına göz açtırmıyoruz PKK’yı da sınırlarımız içinde eylem yapamaz hale getirdik, sınırlarımız ötesinde de adım adım güveni oluşturuyoruz. Bu durum karşımızda isteyen herkesin ülkemize karşı kullanabileceği bir maşa olduğunu değiştirmiyor. Çevremizdeki ülkeler kan ve ateş çemberinde kıvranırken bizim huzurumuzu ve güvenimizi bozmaya müsaade etmeyeceğiz” ifadelerini kullandı.

Yeni bir çözüm sürecini işaret etti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Diyarbakır’da yeni bir çözüm sürecine işaret etti. Erdoğan, bir 40 yıl daha terör sorununun devam etmesine müsaade etmeyeceklerini belirterek, terör ve terör yandaşı siyasi oluşumların dışında kapılarının herkese açık olduğunu dile getirdi. Erdoğan, “Siyaset millete hizmet etmektir. Biz zihni özgür, vicdanı özgür, ahlakı kamil herkesle oturur konuşuruz Emperyalistlere kuklalık etmeyenlerle oturur konuşuruz. Milletimizin birliğine, devletimizin bekasına saygı duyan herkesle oturur konuşuruz. Türkiye Yüzyılı’nda bizimle birlikte yol yürümek isteyen herkesle oturur konuşuruz. Bu ülkede 85 milyonun huzuru, esenliği için bir şey yapılacaksa hemen yapılmalıdır. 40 yıl boyunca terörle bedel ödetildi, bir 40 yıl daha buna tahammülümüz yok. Artık ülkemizi bu yükten sadece güvenlik açısından değil diğer tüm boyutlarıyla tamamen kurtarma vakti. Bunun için ipleri başkasının elinde olmayan herkesle oturur konuşuruz. Herkesle oturur konuşuruz ama kapımız teröristlere de, terör örgütü güdümünde siyasetçilik oynayanlara da kapalıdır. İnsanımızın sorunlarını çözme, yaralarını sarma yönünde çaba göstermeyenlerin siyasetinden kimseye hayır gelmez. Kürt kardeşlerimizi bu çarpık siyasetin mezesi haline getirmek için oynadıkları oyunu hayretle seyrediyorum. CHP’yi utanmadan Kürt kardeşlerimize umut diye pazarlıyorlar. CHP’yi allayıp pullayıp size dayatıyorlar. Bunların hangi çıkarın temsilcileri oldukları bavul dolusu para görüntüleri yeterli sanırım. 31 Mart’ta Kürt kardeşlerimizin özgür iradeleriyle kendileri ve şehirlerinin geleceğine karar vereceği bir seçim olmasını diliyorum” diye konuştu.

Eser ve hizmet siyasetleriyle 21 yılda Diyarbakır’a 265 milyar lirayı aşkın yatırım yaptıklarını aktaran Erdoğan, belediye başkan adaylarını tanıttıktan sonra mitingini bitirdi. – DİYARBAKIR

]]>
https://www.haber28.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-diyarbakirda-terorle-mucadeleyi-vurguladi/feed/ 0
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Erdoğan, partisinin Diyarbakır mitinginde konuştu: (1) https://www.haber28.com.tr/cumhurbaskani-ve-ak-parti-genel-baskani-erdogan-partisinin-diyarbakir-mitinginde-konustu-1/ https://www.haber28.com.tr/cumhurbaskani-ve-ak-parti-genel-baskani-erdogan-partisinin-diyarbakir-mitinginde-konustu-1/#respond Sat, 08 Jun 2024 07:12:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=20039 Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Siyaset, millete hizmet etmek, ülkenin sorunlarına diyalog yoluyla çözüm bulmak için yapılır. Biz, zihni özgür, vicdanı özgür, ahlakı kamil herkesle oturur konuşuruz. Emperyalistlere kuklalık etmeyen herkesle oturur konuşuruz.” dedi.

Erdoğan, İstasyon Meydanı’nda düzenlenen, partisinin Diyarbakır mitinginde vatandaşlara hitap etti.

Buradaki konuşmasına, miting alanındaki vatandaşları selamlayarak başlayan Erdoğan, “(Ser seran, ser çavan) diyerek bizi bağrınıza bastınız, ben de sizi başım üstüne, gözüm üstüne diyerek selamlıyorum.” ifadelerini kullandı.

Artuklular’dan Selçuklu’ya, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e irfan ve kültür merkezi olan Diyarbakır’da vatandaşlarla bir araya gelmekten memnuniyet duyduğunu belirten Erdoğan, mitinge 70 bin kişinin katıldığını aktardı.

Bölgede İslam’a kapılarını ilk açan şehir Diyarbakır ile aynı sevdaya, aynı medeniyete, aynı geçmişe mensup olmaktan iftihar ettiğini dile getiren Erdoğan, “Bizim Diyarbakır’la kavlimize, bizzat Diyarbakır’ı Diyarbakır yapan değerler ve eserler şahittir. Allah’ın izniyle bu kavli bozmaya, bu kardeşliği yıkmaya kimsenin gücü yetmeyecek.” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

“Diyarbakır, Türkiye Yüzyılı’nın vakarıyla, tarihi kimliğini veren dinamiklerine sonuna kadar sahip çıkacaktır. Geçtiğimiz mayıs ayında yapılan seçimlerde, Diyarbakır’da hem milletvekilliğinde hem Cumhurbaşkanlığında arzu ettiğimiz oy oranlarına ulaşamadık. Ancak seçim sonucunun sizin de içinize sinmediğine, gönlünüzü mutmain etmediğine inanıyorum. İşte bu alan, onu söylüyor. Öyle ya, Diyarbakır’da bu kardeşinize yüzde 28,5 ve tek parti faşizminin bugünkü temsilcisi CHP adayına yüzde 71,5 oy çıkmışsa, durup üzerinde mutlaka düşünmemiz lazım. Diyarbakır halkının iradesini götürüp, artık siyasetten emekli olan CHP adayına payanda yapanların, hangi projenin parçası olduğu açık değil mi? Bugün aynı oyunu İstanbul’da, Mersin’de, başka yerlerde yine oynuyorlar. Kent uzlaşısı adı altında kirli bir ittifak kurdular. Ama her iki partideki bir avuç siyaset baronu dışında ne olup bittiğini kimse bilmiyor.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bavul bavul paraların gidip geldiği, meclis üyeliklerinin, belediye şirketlerinin paylaşıldığı bir yerde, ilkeli bir ittifaktan söz edilemeyeceğinin altını çizerek, “Evet, tek sermayesi sizlerin oyları olan DEM, benim Kürt kardeşlerimin iradesini işporta pazarına çıkarmıştır. Dikkat ederseniz, bu pazarlıkta siyasi kazanım hesabı yok, eser ve hizmet derdi zaten yok. Seçmenin fikrini, zikrini, ne düşündüğünü merak eden kimse de yok. Sadece birilerinin ihtirasları uğruna yapılan kirli pazarlıklar var.” dedi.

“Elinizi vicdanınıza koyarak cevap verin”

Yaptıkları reformları beğenmeyip, ortalığı ayağa kaldıranların, CHP’li yöneticilerin buram buram faşizm, ayrımcılık ve ırkçılık kokan açıklamaları karşısında “süt dökmüş kedi misali” seslerini çıkarmadığına dikkati çeken Erdoğan, “Bırakın ayrımcılığa itiraz etmeyi, kendi seçmenlerinin çiğnenen haysiyetini savunacak iki cümle dahi kuramıyorlar. Açık ve net söylüyorum, Kürt kardeşlerim böyle bir istiskali, böyle bir aşağılanmayı, böyle bir hakareti, bu şekilde yok sayılmayı asla hak etmiyor.” diye konuştu.

Türkiye’nin geçmişte, omurgasızlığın, istismarın, riyakarlığın sembolü zübük siyasetinin acılarını çok çektiğini hatırlatan Erdoğan, “Sizi güya ağaların, şıhların, derebeylerin, devletin zulmünden kurtarma vaadiyle, demokratik siyaset palavralarıyla oylarınıza ipotek koydular. Şimdi bu ipoteği tahsile koyarak, aslında tek parti faşisti CHP’den ve onun hastalıklı uzantılarından bir farkları olmadığını gösterdiler.” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

“Lütfen şu soruma, bütün Kürt kardeşlerim ellerini vicdanlarına koyarak cevap versin. Diyarbakır, huzuru da özgürlüğü de yatırımı da hizmeti de refahı da AK Parti döneminde görmedi mi? Onlar, sizin iradenizle seçtiğiniz belediye başkanlarını, dağdan getirdikleri teröristlere mahzenlerde tokatlatırken, biz altyapısı ve üstyapısıyla Diyarbakır’ı bölgesinin yıldızı haline getirmek için uğraşmadık mı? Onlar, çukur eylemleriyle bu şehrin sembolü olan Sur’u mahvederken, biz kimsenin burnunu kanatmadan meseleyi bitirmenin ve ardından da bölgeyi yeni baştan inşa etmenin mücadelesini vermedik mi? Onlar, Diyarbakır Cezaevinin edebiyatını yaparken, biz burayı şehrimize yakışır bir müzeye ve kültür merkezine dönüştürmedik mi? Onlar, her evden bir cenaze çıkartarak kan siyaseti yaparken, biz evlatlarımızı yaşatmak, eğitimiyle, sağlığıyla, istihdamıyla hayata bağlamak için çırpınmadık mı?

Onlar, esnafımızı, işçimizi, emeklimizi haraca bağlayıp, dağa çıkarmak için çocuklarına el koyarken, biz açtığımız üniversitelerle onlara daha iyi bir gelecek hazırlamak için çalışmadık mı? Onlar, yolların altına mayın döşeyerek masum insanları öldürmek için tuzak kurarken, biz açtığımız yollarla, inşa ettiğimiz tesislerle şehirlerimizi kalkındıracak yatırımları hayata geçirmedik mi? Onlar ülke ve millet düşmanı ne kadar marjinal varsa hepsini Diyarbakır’a getirip propaganda peşinde koşarken, Diyarbakır annelerinin yavrularını dağa kaçırırken, biz sadece sizlerin kalbini kazanmanın yollarını aramadık mı? Onlar, baskıyla, tehditle, şiddet kullanarak, can alarak, kan dökerek iradeniz haczederken, biz hak ve özgürlükleri genişleten sessiz devrimlerle, eşi benzeri görülmemiş reformlarla demokrasiyi güçlendirmedik mi?”

“PKK’yı kıpırdayamaz, eylem yapamaz hale getirdik”

Bu örnekleri saatlerce saymanın mümkün olduğunu ifade eden Erdoğan, “Şayet bu söylediklerimizde eksik, hata, yanlış varsa, dilediğiniz tasarrufu yapma hakkına sahipsiniz. Ancak bu söylediklerimiz doğruysa, gelin yeni bir dönemin kapılarını birlikte aralayalım. Gelin, el ele, gönül gönüle verip Türkiye Yüzyılı’nı birlikte inşa edelim.” dedi.

Erdoğan, bu bakımdan, AK Parti ile diğerleri arasındaki farkı izaha bile gerek duymadıklarını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Sadece bakmasını bilen göz, işitmesini bilen kulak, hissetmesini bilen yürek, sevmesini bilen kalp yeterli. Bugün de Diyarbakır’a, 21 yıldır yürüttüğümüz demokrasi ve kalkınma atılımlarının yeni bir safhasında desteğinizi istemek üzere geldik. 31 Mart seçimlerinde burada partiler yarışmıyor. Burada yarışan, eser ve hizmet siyasetiyle istismar ve pazarlık siyasetidir. Geçtiğimiz günlerde Rusya’da yaşanan vahşi terör eylemini gördünüz. Türkiye’yi, her gün benzer manzaraların yaşandığı bir ülke haline getirmek için ellerini ovuşturanların başvuracakları ilk adresin neresi olacağını biliyorsunuz, değil mi? Milli çıkarlarımızı savunurken kimin kuyruğuna bassak, hemen soluğu PKK’nın yanında alıyor. Biz, DEAŞ denen emperyalist kuklasına zaten göz açtırmıyoruz.

PKK’yı da sınırlarımız içinde kıpırdayamaz, eylem yapamaz hale getirdik. Sınırlarımızın ötesini de adım adım kontrol altına alıyoruz. Fakat bu durum, karşımızda isteyen herkesin ülkemize ve milletimize karşı kullanabileceği bir maşa olduğu gerçeğini değiştirmiyor. Çevremizdeki ülkelerin çoğu kan ve ateş çemberinde kıvranırken, bizim güvenliğimizi, huzurumuzu, esenliğimizi, istikrarımızı, refahımızı bozmaya yeltenenlere asla eyvallah etmedik, etmeyeceğiz. Kürt kardeşlerimizin toparlanıp, iradeleri üzerindeki ipotekleri parçalayıp atmasını bekliyoruz.”

“Zihni, vicdanı özgür, ahlakı kamil herkesle konuşuruz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Siyaset, millete hizmet etmek, ülkenin sorunlarına diyalog yoluyla çözüm bulmak için yapılır. Biz, zihni özgür, vicdanı özgür, ahlakı kamil herkesle oturur konuşuruz. Emperyalistlere kuklalık etmeyen herkesle oturur konuşuruz. Terörün her çeşidine mesafe koyan herkesle oturur konuşuruz. Kendi ülkesi ve milleti için dertlenen herkesle oturur konuşuruz.” ifadelerini kullandı.

Milletin birliğine, vatanın bütünlüğüne, devletin bekasına saygı duyan, ülkenin kazanımlarıyla gururlanacak, sevinçleriyle sevinecek, kayıplarıyla üzülecek, Türkiye Yüzyılı’nda kendileriyle yol yürümek isteyen herkesle oturup konuşabileceklerine işaret eden Erdoğan, şunları kaydetti:

“Bu ülkede 85 milyonun huzuru, esenliği için bir şey yapılacaksa, şimdi hemen yapılmalıdır. Türkiye’ye 40 yıl boyunca terörle bedel ödetildi, bir 40 yıl daha buna tahammülümüz yok. Yaşadığımız ortak acıların ardından bu tehdidi bertaraf ettik. Artık ülkemizi bu yükten, sadece güvenlik açısından değil, diğer tüm boyutlarıyla tamamen kurtarma vaktidir. Bunun için ipleri başkalarının elinde olmayan, kirli çıkar ilişkilerinin içinde kaybolup gitmemiş herkesle oturur konuşuruz.”

(Sürecek)

]]>
https://www.haber28.com.tr/cumhurbaskani-ve-ak-parti-genel-baskani-erdogan-partisinin-diyarbakir-mitinginde-konustu-1/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz: Bizim siyasetimiz birlik siyaseti https://www.haber28.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-cevdet-yilmaz-bizim-siyasetimiz-birlik-siyaseti/ https://www.haber28.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-cevdet-yilmaz-bizim-siyasetimiz-birlik-siyaseti/#respond Wed, 05 Jun 2024 21:01:29 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=19781 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “Bizim siyasetimiz birlik siyaseti. AK Parti ve Cumhur İttifakı, bu ülkenin ana damarını temsil etmektir. Bu siyaset milletin bağrından çıkmış bir siyasettir.” dedi.

Muş’ta, kent merkezindeki Seçim Koordinasyon Merkezi ziyaretinde konuşan Yılmaz, Türkiye olarak Gazze başta olmak üzere nerede bir mazlum varsa hepsinin yanında olduklarını söyledi.

Muşluların kadirşinas bir halk olduğunu ve kendisine hizmet edenleri hiçbir zaman unutmadığını belirten Yılmaz, bölgenin ideolojilerden, sloganlardan, boş laflardan çekişmelerden çok zarar gördüğünü dile getirdi.

Eser ve hizmet siyasetine ihtiyaçlarının olduğunu vurgulayan Yılmaz, “Cumhurbaşkanımız, yola çıkarken bazı şeyler söylemişti. Bugün de onlar bizim temel düsturumuz. ‘Bölgesel milliyetçilik yapmayacağız’ dedi ve gerçekten yapılmadı. Son 20 yılda Doğu’ya, Güneydoğu’ya yapılan hizmet, yatırım hiçbir dönemle mukayese edilemez. Gerçekten önemli hizmetler yapıldı. Duble yollardan, üniversitelere, havalimanlarından altyapıya, kentsel dönüşümden eğitim ve sağlık tesislerine kadar çok önemli projeler hayata geçirildi.” diye konuştu.

“Türkiye’yi vesayetlerden kurtardık”

Sağlık alanında Türkiye’de büyük bir devrimin yaşandığını vurgulayan Yılmaz, şöyle devam etti:

“Eskiden sağlık hizmeti almak için Türkiye’den yurt dışına insanlar giderdi. Hastanelerde insanlar rehin kalırdı. Şimdi onlara son verdiğimiz gibi dünyadan Türkiye’ye sağlık hizmeti almaya geliyorlar. Türkiye sağlık sektöründen milyarlarca dolar kazanmaya başladı. Böyle bir noktaya geldik. ABD’den, Avrupa’dan, İngiltere’den Türkiye’ye sağlık hizmeti almaya geliyorlar. Çok şükür bugünleri gördük. Demokraside, hukuk alanında, hak hürriyetlerde birçok adım attık. Vesayet yapılarıyla mücadele ettik. Türkiye’yi vesayetlerden kurtardık. Milli iradeyi hakim hale getiren çok önemli reformlara imza attık. Başörtüsünden ana dile varıncaya kadar birçok alanda tabu olmuş konuları birer birer önümüzden kaldırdık. Biz şuna inanıyoruz. 85 milyon, 81 vilayet, biriz beraberiz, kardeşiz.”

Bir belediye başkanının en önemli iki görevinden birinin halkın yaşam kalitesini artırmak, yoksula ve yetime sahip çıkmak olduğunu vurgulayan Yılmaz, iş ve yatırım ortamına katkı sağlamanın da en önemli görevleri arasında yer aldığını kaydetti.

“Bu siyaset milletin bağrından çıkmış bir siyasettir”

Yerel kalkınmanın belediye ile başladığına dikkati çeken Yılmaz, “Bu iki görevi bir belediye başkanı yaptığı zaman o il gelişir, güçlenir. Dolayısıyla pazar günü oy verirken herkesin şunu düşünmesi lazım. Kim Muş’un yaşam kalitesini daha çok artıracak? Kim Muş’un kalkınmasını daha çok hızlandıracak? Onun adresi belli. Feyat Asya.” dedi.

Diğer partilerin adaylarının neyi vadettiklerini bile hatırlamadığını ifade eden Yılmaz, şunları söyledi:

“Biz ne yapacaksak onu söylüyoruz, yapamayacağımızı söylemiyoruz. Bu vaatlerimizin sonuna kadar arkasındayız. Bizim siyasetimiz birlik siyaseti. AK Parti ve Cumhur İttifakı, bu ülkenin ana damarını temsil etmektir. Bu siyaset milletin bağrından çıkmış bir siyasettir. Sırtını millete yaslamış bir siyasettir. İnanıyorum ki Muş, Türkiye Yüzyılı’na çok güçlü bir destek verecektir. Ülkemiz, kalkınma ve demokrasi atılımlarını sürdürecektir. Seçimler geliyor. Ne olur bu günleri değerlendirelim. Sandıklar kapanana kadar, sayımlar tamamlanıp tutanaklar hazırlanıp seçim kurullarına götürülünceye kadar irademize, milli iradeye sahip çıkacağız.”

Programda, AK Parti Muş Milletvekili Mehmet Emin Şimşek, Muş Belediye Başkanı Feyat Asya ve AK Parti İl Başkanı Melik Emre de konuşma yaptı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-cevdet-yilmaz-bizim-siyasetimiz-birlik-siyaseti/feed/ 0
CHP Samsun İl Başkanı Mehmet Özdağ: Biz Samsun İttifakıyız https://www.haber28.com.tr/chp-samsun-il-baskani-mehmet-ozdag-biz-samsun-ittifakiyiz/ https://www.haber28.com.tr/chp-samsun-il-baskani-mehmet-ozdag-biz-samsun-ittifakiyiz/#respond Fri, 31 May 2024 03:48:32 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=19377

MEHMET REBİİ ÖZDEMİR

CHP Samsun İl Başkanı Mehmet Özdağ, “Biz Samsun halkı ile kenetlenmiş Samsun ittifakıyız. Bu saatten sonra bizi Samsun sevdalılarıyla birleşmekten ve birleşe birleşe kazanmaktan hiçbir güç alıkoyamaz. Bugün Samsun’u ileriye götürme zamanıdır. İktidarın ve yereldeki temsilcilerinin Samsun’a ve Samsun halkına yaptığı eziyeti durduracak olan Cumhuriyet Halk Partili belediye başkanlarının liderliğinde kurulan Samsun ittifakının Samsun sevdalısı yetkin ve liyakatli kadrolarıdır” dedi.

CHP Samsun İl Başkanı Mehmet Özdağ, CHP Belediye Başkan Adayı Serhat Türkel aleyhine yürütülen karalama kampanyasıyla ilgili basın toplantısı düzenledi. Toplantıya, CHP Samsun Milletvekili Murat Çan da katılarak destek verdi.

“KAYBEDECEKLERİNİ ANLAYANLAR PROPOGANDAYA GİRİŞTİ”

Mehmet Özdağ şunları söyledi:

“Yerel seçim kampanyalarımızın son günlerindeyiz. Bugüne kadar yerel yönetim adaylarımızla yaptığımız emek dolu güzel çalışmalar neticelerini vermek üzere. Cumhuriyet Halk Partisi olarak yüzlerce yıllık devlet geleneğimizi, Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk ve Cumhuriyetimizin kurucu kadrolarından miras aldığımız değerleri, aklın, bilimin ve istişarenin imkanlarıyla birleştirerek Samsun’u ve 17 ilçemizi yönetmeye hazırız. Samsun’umuzu Cumhuriyet Halk Partisi’nin halkçı belediyeciliği ile yeniden buluşturmak için 31 Mart’ı sabırsızlıkla bekliyoruz. Büyükşehir ve pek çok ilçemizde gösterdiğimiz yüksek performans ortadadır. Bilinsin ki Büyükşehir, İlkadım, Atakum ve Canik başta olmak üzere seçimin yükselen trendleri bizim adaylarımızdır. Biz bu seçimi kazanıyoruz. Seçimi bizim kazandığımızı görerek, kaybedeceklerini anlayan bazı çevreler temiz siyasete yakışmayan, Samsun’umuzun siyasal kalitesini düşürücü, adaylarımıza karşı çirkin propagandaya girmişlerdir. Seçim yarışını kaybettiğini gören rakiplerimizin çevresinde kümelenen çıkar gruplarının kirli siyasete bulaştıklarını ve suç işlediklerini görüyoruz. Bunları yapanların bilgisine ulaşıldı, adli süreç başlatıldı. Bu kirli siyaseti yapanların temel motivasyonu belediye olanakları üzerinden rant elde etmektir. Bu kirli oyunların arka planını seçimleri kazandıktan sonra daha net ortaya çıkartacağız.

“ZAMAN, SAMSUN’U İLERİYE GÖTÜRME ZAMANIDIR”

CHP’nin seçim kazandığı her bir belediyede halkın kanını emen çıkar odaklarını kazıyacağız, halka ait olanın halk için kullanılmasını sağlayacağız. CHP’nin kazandığı her bir yerel yönetim, halk için çalışacak, Samsun için çalışacak. Belediyelerin çıkar odaklarına rant dağıtma aparatı olmasına izin vermeyeceğiz. Seçim projeyle, emekle, vizyonla örgütlü çalışmayla kazanılır. İmeceyle dayanışmayla kazanılır. Biz iyi dostlarımızın ve temiz siyaset isteyen tüm vatandaşlarımızın da bu gibi kirli siyasete girişenlere karşı gereğini yapacaklarını düşünüyoruz. Bu şekilde çirkin siyaset yapan iftiracılardan Samsun’a ve halkımıza hayır gelmez. Samsun kirli siyasete pirim vermeyecektir. Para gücüyle Samsunlu olmaya çalışan, kişisel ihtiraslar peşinde olanlara da Samsun halkı 31 Mart’ta sandıkta gerekli cevabı verecektir. Bilsinler ki biz Samsun halkı ile kenetlenmiş Samsun ittifakıyız. Bu saatten sonra bizi Samsun sevdalılarıyla birleşmekten ve birleşe birleşe kazanmaktan hiçbir güç alıkoyamaz. Bugün Samsun’u ileriye götürme zamanıdır. İktidarın ve yereldeki temsilcilerinin Samsun’a ve Samsun halkına yaptığı eziyeti durduracak olan Cumhuriyet Halk Partili belediye başkanlarının liderliğinde kurulan Samsun İttifakının Samsun sevdalısı yetkin ve liyakatli kadrolarıdır. Bu vesileyle tüm Samsun lalkını birlikte kazanmaya davet ediyorum çünkü biz kazanırsak Samsun kazanacak.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/chp-samsun-il-baskani-mehmet-ozdag-biz-samsun-ittifakiyiz/feed/ 0
Erdoğan: Örgüt militanları tarafından tokatlanan siyasetçilerle particilik yapılamaz https://www.haber28.com.tr/erdogan-orgut-militanlari-tarafindan-tokatlanan-siyasetcilerle-particilik-yapilamaz/ https://www.haber28.com.tr/erdogan-orgut-militanlari-tarafindan-tokatlanan-siyasetcilerle-particilik-yapilamaz/#respond Fri, 31 May 2024 02:24:35 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=19362 Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Örgüt militanları tarafından tokatlanan siyasetçilerle particilik, belediyecilik yapılamaz. CHP’nin böyle bir partiyle yol yürüme hesabı anlaşılır değil.” dedi.

Erdoğan, Hüseyin Akbaş Spor Salonu önünde düzenlenen mitingdeki konuşmasında, Ramazan Bayramı gelmeden 31 Mart’ta milli irade bayramının kutlanacağını belirtti.

“Son 30 yılının her günü ülkesine ve milletine hizmetle geçmiş bir kardeşiniz olarak, bana en çok neye hayıflandığımı sorarsanız, cevabım, ülkemizdeki muhalefetin haline olacaktır.” ifadesini kullanan Erdoğan, demokrasilerde muhalefetin çok önemli olduğunu dile getirdi.

Erdoğan, muhalefetin hem iktidara alternatif olması bakımından hem de iktidarı denetlemesi bakımından önemli olduğunu vurguladı.

Türkiye’nin maalesef ne iktidar hazırlığı olan ne de denetleme görevini yapabilen bir muhalefete sahip olmadığını söyleyen Erdoğan, şöyle konuştu:

“Başbakanlığımız döneminde biz muhalefetle kayda değer bir uğraş içinde hiç olmadık. Karşımızda hep vesayeti bulduk. Vesayetin etkisiz kaldığı yerde darbe teşebbüsleriyle karşılaştık. CHP zihniyeti yerini hep vesayet ve darbe safında belirlediği için siyasal muhalefet tarafı boş kaldı. Öyle ki kendi projelerimizin alternatiflerini kendimiz gerçekleştirdik. Kendi politikalarımızın eksiklerini, yanlışlarını kendimiz belirleyip düzeltme yoluna gittik. Bundan da asla gocunmadık. Ancak bizim yaptıklarımız, ülkemiz demokrasisinin muhalefet tarafındaki eksikleri ortadan kaldırmıyor. İşte muhalefetin bugünkü halini görüyorsunuz değil mi? Acınacak halleri var. Birbirlerini yemekten, dönüp de ülkenin haline, bölgemizde yaşanan gelişmelere, küresel yükseliş ve düşüşlere bakacak halleri yok. Merkez belediye başkan adayını takdim ediyor, adayını bulamıyor. Aday ortada yok. Muhalefetin halini Tokatlı Nuri bundan 150 sene önce söylediği mısralarda ne güzel anlatıyor. ‘Ara yeri karlı dağlar alıp da. Gayri dost iline varıp gelinmez. Yahşi hüner ister rah-ı talepte. Beyhude laf ile menzil alınmaz.'”

Siyaset ve hizmet yolunda iş, eser ve proje gerektiğinin altını çizen Erdoğan, en önemlisinin de istikamet olduğunu kaydetti.

Erdoğan, “Ziya Paşa ne diyor, ‘Eşek ölür kalır semeri, insan ölür kalır eseri.’ Biz eser siyaseti yaptık. CHP’nin içinde işler belki lafla yürüyordur ama ülkemizde ve dünyada böyle bir tarz yok.” dedi.

“Menfaat hesabını her şeyin üstünde tutarak ülkeye de zarar veriyorlar”

“Birileri 31 Mart seçimlerine niçin bu kadar önem verdiğimizi soruyor.” diyen Erdoğan, her seçimde olduğu gibi bu seçimde de en az 50 ilde miting yapmayı planlayarak yola çıktıklarını dile getirdi.

Yılbaşından beri iki defa gittikleri iller olduğunu hatırlatan Erdoğan, her şeyden önce siyasetlerinin merkezinde milletin bulunduğunu söyledi.

“Şehirlerimize gitmek bizi yormaz, tam tersine enerji ve moral verir.” ifadesini kullanan Erdoğan, hafta sonu Ankara ve İstanbul mitinglerini yaptıklarını, birinde 200 bin birinde 650 bin kişi bulunduğunu, Tokat’ta da sevgi ve coşku dolu bir mitingle beraber olduklarını belirtti.

İktidara geldiklerinden beri bunun 18’inci koltuk imtihanları olduğunu, hepsinden başarıyla çıktıklarını anlatan Erdoğan, hepsinde de aynı aşkla, şevkle, heyecanla çalıştıklarını bildirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Tokat’ın kendilerini yalnız bırakmadığına işaret ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“İnşallah 31 Mart’ta da Tokat’ta, İstanbul’da ve Ankara’da yalnız bırakmayacağınıza inanıyorum. Tabii milleti kendine yük gören bir muhalefet zihniyetine bunları anlatmak mümkün olmuyor. Çünkü onlar oturdukları yerden ettikleri beyhude laflarla siyasetçilik oynamayı seviyor. Bırakınız ülkeyi, kendi partileri içinde birliği, beraberliği sağlayamıyorlar. Menfaat hesabını her şeyin üstünde tutarak ülkeye de zarar veriyorlar.

Sırf 3-5 belediye fazla almak uğruna DEM’le girdikleri ittifaka kimlerin koçluk ettiğini görüyorsunuz, değil mi? Talimat nereden geliyor, Kandil’den. Uygulama Ankara’da, İstanbul’da, Mersin’de ortaya çıkıyor. Zaten DEM dediğiniz yapı geçmişten beri partiymiş gibi davranan bir örgüt aparatı. Sahne önünde olanların bu partide yetkisi ve sözünün ağırlığı yok. Bu parti Ankara’daki genel merkezinden değil, İstanbul’daki sapkın ideolojik yapılar ile Kandil’deki terör baronları tarafından yönetilmektedir. Bu gerçek ortadayken kendilerini meşru muhatap yapma gayretleri beyhudedir. Parti yönetiminin önce hem ülkeye hem millete hatta hem de kendi tabanına siyasi irade sahibi olduğunu ispatlaması gerekiyor.

Bizler terör meselesini bitirmek için her yol ve yöntemi denerken, bunların çapını da gördük. Örgüt militanları tarafından tokatlanan siyasetçilerle particilik, belediyecilik yapılamaz. CHP’nin böyle bir partiyle birlikte yol yürüme, belediye başkanlığı verme, belediye bürokrasi paylaşma hesabına girmesi anlaşılır gibi değil. İnşallah 14-28 Mayıs’ın tamamlayıcısı olacak 31 Mart’tan sonra ülkemiz, bu çorak ve çarpık muhalefet anlayışının da tasfiyesine şahitlik edecektir. Bizler de gençlerimize bırakacağımız en büyük mirasımız olan Türkiye Yüzyılı’nın inşasını tamamladıktan sonra inşallah huzuru kalple yola devam edeceğiz. O gün gelene kadar gece gündüz çalışmayı sürdüreceğiz.”

(Sürecek)

]]>
https://www.haber28.com.tr/erdogan-orgut-militanlari-tarafindan-tokatlanan-siyasetcilerle-particilik-yapilamaz/feed/ 0
BBP’nin kurucu lideri Muhsin Yazıcıoğlu’nun vefatının 15. yılı anılıyor https://www.haber28.com.tr/bbpnin-kurucu-lideri-muhsin-yazicioglunun-vefatinin-15-yili-aniliyor/ https://www.haber28.com.tr/bbpnin-kurucu-lideri-muhsin-yazicioglunun-vefatinin-15-yili-aniliyor/#respond Wed, 29 May 2024 03:00:33 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=19256 Büyük Birlik Partisinin (BBP) kurucu Genel Başkanı merhum Muhsin Yazıcıoğlu, vefatının 15’inci yılında anılıyor.

Kahramanmaraş’ın Göksun ilçesinde 25 Mart 2009’da seçim çalışmaları için kiralanan helikopterin düşmesi sonucu beraberindeki 5 kişiyle hayatını kaybeden Yazıcıoğlu’nun vefatının üzerinden 15 yıl geçti.

Siyasetteki ilkeli ve dik duruşuyla tanınan, darbe karşıtı söylemleriyle akıllara kazınan Yazıcıoğlu, Türk siyasetinin unutulmazları arasında yer aldı.

AA muhabirinin derlediği bilgilere göre, 31 Aralık 1954’te Sivas’ın Şarkışla ilçesine bağlı Elmalı köyünde doğan, ilk ve orta öğrenimini aynı ilçede tamamlayan Yazıcıoğlu, Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesinden mezun oldu.

Henüz 14 yaşındayken Şarkışla’da Genç Ülkücüler Hareketine katılarak siyasete ilk adımını atan Yazıcıoğlu, 1972’de Ankara’ya geldikten sonra Ülkü Ocakları Genel Merkezinde görev yapmaya başladı. Yazıcıoğlu, devam eden yıllarda Ülkü Ocakları Genel Başkanlığı görevini de yürüttü.

Siyaset yoluna 1978’de Ülkücü Gençlik Derneğinin kurucu genel başkanı olarak devam eden Muhsin Yazıcıoğlu, 1980’de genel başkan müşaviri olarak MHP’de görev aldı.

“Eller silah değil, kalem tutmalı”

Anadolu gençliğinin en iyi şekilde yetişmesi düşüncesiyle hareket eden Yazıcıoğlu, gençlerin alacakları iyi eğitimlerle vatana ve millete hizmet etmesi gerektiği düşüncesini her zaman dile getirdi.

Muhsin Yazıcıoğlu, 24 yaşındayken dönemin Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk’e yazdığı mektubunda “Eller silah değil, kalem tutmalı.” ifadelerini kullandı.

Yazıcıoğlu, 12 Eylül 1980 Askeri Darbesi öncesi dönemin Ülkü Ocakları Genel Başkanı olarak gençliğin sürüklendiği kaos ve kardeş kavgasını gören bir siyasi ferasetin de sahibiydi.

Yazıcıoğlu, askeri darbenin ardından “MHP ve Ülkücü Kuruluşlar Davası’nda” yargılandığı sırada 5,5 yılı hücrede olmak üzere 7,5 yıl cezaevinde yattı. Dava sonunda herhangi bir ceza almayan Yazıcıoğlu, milletine ve devletine bağlılığından hiçbir zaman vazgeçmedi.

Yazıcıoğlu, milletine hizmet için 1987’de siyasete kaldığı yerden devam etti, Milliyetçi Çalışma Partisinin (MÇP) Genel Sekreter Yardımcılığı görevine getirildi.

BBP’yi kurdu

Yazıcıoğlu, 1991’deki genel seçimlerde tercihli sistemle Sivas’tan milletvekili seçilirken, partisiyle 1992’de yol ayrımına gitti.

“Siyasi anlayışımız uyuşmuyor” diyerek bir grup arkadaşıyla MÇP’den ayrılan Yazıcıoğlu, 1993’te kurucu genel başkanı olduğu Büyük Birlik Partisini (BBP) Türk siyasetine kazandırdı.

Muhsin Yazıcıoğlu, 24 Aralık 1995 erken genel seçimlerinde ANAP ile yaptıkları ittifakla yeniden Meclis’e girdi. Yazıcıoğlu, 1996’da ANAP’tan istifa ederek BBP’ye döndü.

Yazıcıoğlu, 22 Temmuz 2007’de yapılan seçimlerde Sivas’tan bağımsız milletvekili seçildi ve TBMM’ye girerek seçimden önce bıraktığı Genel Başkanlık görevini yeniden devraldı.

Seçim için kiraladıkları helikopter düştü

Muhsin Yazıcıoğlu, 2009’daki yerel seçimler için ilk kez helikopter kiralayarak Kahramanmaraş’taki mitinge katıldı.

“Hazineden yardım almadan siyaset yapan tek partiyiz. İlk defa helikopter kiralayarak miting yapıyoruz. Seçimlerde iddialıyız.” diyen Yazıcıoğlu’nun da içinde bulunduğu helikopter, Kahramanmaraş’ın Çağlayancerit ilçesindeki mitingin ardından Yozgat’ın Yerköy ilçesine giderken 25 Mart 2009’da Göksun ilçesinde düştü.

Bölgede yapılan arama çalışmaları sonrasında Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki 5 kişinin cansız bedeni, Keş Dağı Kurudere Kanlıçukur mevkisinde bulundu.

Yazıcıoğlu, 31 Mart 2009’da Kocatepe Camisi’nden son yolculuğuna uğurlandı. Türkiye Büyük Millet Meclisindeki törende, Yazıcıoğlu’nun Türk bayrağına sarılı tabutunun üzeri, sevenleri tarafından çiçeklerle donatıldı. Sevenleri tarafından son yolculuğuna uğurlanan Yazıcıoğlu’nun naaşı, vasiyeti üzerine Taceddin Dergahı’na defnedildi.

Muhsin Yazıcıoğlu’nun ismi, memleketi Sivas başta olmak üzere Anadolu’nun birçok şehri ile Pakistan gibi dost ve kardeş ülkelerde cami, cadde, park, okul ve vakıflara verilerek yaşatılıyor.

Darbelerin karşısında yer aldı

Yazıcıoğlu, siyasi hayatında her zaman darbelere karşı çıktı.

Millet iradesinin yanında yer alan, siyasi yaşamı boyunca görüşünü her zaman yüksek sesle dile getiren Yazıcıoğlu, 28 Şubat postmodern darbesine karşı duran liderlerden biri olarak da öne çıktı.

Muhsin Yazıcıoğlu’nun “Ordu gözbebeğimizdir ancak namlusunu millete çevirmiş tanka selam durmam.” sözü, o dönem ve sonrasında darbelere karşı adeta simge haline geldi.

BBP’nin kurucu lideri Muhsin Yazıcıoğlu’nun, siyasi yaşamı boyunca yaptığı bazı açıklama ve söylemleri de siyasete damga vurdu.

Yazıcıoğlu’nun o sözlerinden bazıları şöyle:

“Bir saniyesine bile hükmedemediğimiz bir dünya için bu kadar fırıldak olmaya gerek yok.”, “Firavun’a karşı çıkmak yetmez, Musa’nın yanında olmak gerekir.”, “Ben devlete, millete kurşun sıkanlara değil, ‘ben okumak istiyorum’ diyenlere af istiyorum.”, “Kan dökmeyi seven bir millet değiliz ancak söz konusu vatan ise dünyanın şah damarını keseriz.”

Şiirleri hafızalarda

Vatan ve millet sevgisiyle, ilkeli duruşuyla Türk siyasi hayatında iz bırakan liderlerden biri olan Muhsin Yazıcıoğlu, siyasetçi kimliğinin yanı sıra şiire tutkusuyla da biliniyordu.

Yazıcıoğlu’nun naaşının helikopter düştükten sonra karların üzerinde bulunması, sevenlerine “Üşüyorum” şiirini hatırlattı ve sevenleri tarafından adeta sembol haline getirildi.

Muhsin Yazıcıoğlu’nun şiirinde, “…Huzur dolu içimde/ Ben sonsuzluğu düşünüyorum/ Ey sonsuzluğun sahibi, sana ulaşmak istiyorum/ Durun kapanmayın pencerelerim/ Güneşimi kapatmayın/ Beton çok soğuk, üşüyorum…” dizeleri yer almaktaydı.

Cezaevinde bulunduğu dönemde yazdığı “Gül” isimli şiirindeki “Gül, gül ki gül yüzünde binlerce güller açsın/ Gül bahçesi gül yüzünden sevgi topla demet demet/ Sevgide güller açsın, güller sevgi dağıtsın/ Sevgiyle bakıyor gül gibi görüyorsan sen bahtiyarsın…” dizeleri de Yazıcıoğlu’nun umuda ve sevgiye verdiği önemi gözler önüne seriyor.

]]>
https://www.haber28.com.tr/bbpnin-kurucu-lideri-muhsin-yazicioglunun-vefatinin-15-yili-aniliyor/feed/ 0
AK Parti Genel Başkanvekili Mustafa Elitaş: İçimizden çıkıp birlikte yol aldığımız arkadaşlarımızın sözlerine dikkate almayın https://www.haber28.com.tr/ak-parti-genel-baskanvekili-mustafa-elitas-icimizden-cikip-birlikte-yol-aldigimiz-arkadaslarimizin-sozlerine-dikkate-almayin/ https://www.haber28.com.tr/ak-parti-genel-baskanvekili-mustafa-elitas-icimizden-cikip-birlikte-yol-aldigimiz-arkadaslarimizin-sozlerine-dikkate-almayin/#respond Fri, 24 May 2024 23:00:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=18998 AK Parti Genel Başkanvekili Mustafa Elitaş, “İçimizden çıkıp birlikte yol aldığımız, kol kola yürüdüğümüz, bu davanın neferleri olduklarına inandığımız ama şu anda bu davayı terk eden arkadaşlarımız, tırnak içinde söylüyorum, o kişilerin bizimle ilgili, Cumhurbaşkanı’mızla ilgili, AK Parti teşkilatlarına zarar vermek için söyledikleri ifadeleri lütfen dikkate almayın.” dedi.

Elitaş, AK Parti Kahramanmaraş İl Başkanlığınca bir düğün salonunda düzenlenen iftar programında yaptığı konuşmada, kentte bulunmaktan dolayı memnuniyet duyduğunu söyledi.

Bir siyasi hareketin, kol kola girdiği ve güç birliği yaptığı takdirde yenilmezler hareketi haline geldiğini ifade eden Elitaş, rahmet ve mağfiret ayı ramazanda buluşmanın ve aynı iftar sofrasını paylaşmanın AK Parti’nin gücüne güç kattığını dile getirdi.

AK Parti olarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ve çizdiği yolda hareket ettiklerini anlatan Elitaş, Türkiye’nin meseleleri ve menfaati için hangi konu varsa onu gündeme getirip hayata geçirmeye çalıştıklarını belirtti.

31 Mart’ta yapılacak seçimlere dikkati çeken Elitaş, bu seçim döneminde çok farklı bir ortamın ortaya çıktığına işaret etti.

Elitaş, çok değişik bir ortamla karşı karşıya olduklarını dile getirerek şöyle konuştu:

“Sayın Cumhurbaşkanı’mızın söylediği gibi, son günlerde siyasette zübükler ortaya çıkmaya başladı. Bu zübükler, bir kısmı bizde milletvekilliği yapmış, bakanlık yapmış, il başkanlığı yapmış, çeşitli görevlere gelmiş ama ‘Ya bu sefer sen dur, senin yerine başkası olsun’. Koltuğu devrettiği an her şeyi bitmiş. Başka tarafa gitmiş insanlar. İşte şuradaki tablonun içerisinde onlar bulunamazlar. Niye, çünkü onlar davayı koltuk sevdası zannedenler olduğu için bizim aramızda bulunmazlar. Bu arkadaşlarımız bir bakıyorsunuz herhangi bir ilin bir ilçesinde o ilçede daha önce ilçe başkanlığı yapmış. Birisi ‘beni aday göstermediler’ diye kırılmış. ‘Ben de gidiyorum şu partiden aday oluyorum’ demiş. ve şöyle söylüyor, ‘Kazanırsam ben, Cumhurbaşkanımızı seviyorum. Recep Tayyip Erdoğan benim liderimdir. Ama beni seçmeyenlere kızıyorum. Aday oluyorum.’ Sebep? ‘İl başkanına, ilçe başkanına ders vermek için aday oluyorum.’ Ekip dışı hareketler yapıyorlar.”

AK Parti teşkilatına zarar vermek isteyenlerin sözlerine inanılmaması gerektiğini ifade eden Elitaş, şunları kaydetti:

“Zübüklük yapanlar, siyasette birinin gölgesine sığınmaya çalışanlar, kendi iradesiyle veya kendi bilgi birikimleriyle herhangi bir siyasi söylem veya sürükleyebilecek liderlik vasfı olmayanlar bir fotoğrafın altına gizlenerek siyaset yapmaya çalışırlar. Kendi resimleri yanında bir de başkasının resmi ile siyaset yaparlar. Eğer bir siyasette lidersen, bir ciddiyetin varsa, saygınlığın varsa, toplumu etkileyebileceksen, çünkü siyasetçi toplumun lideridir. Toplumu etkileyendir. Eğer etkileme kabiliyetin varsa başkasının gölgesine sığınarak siyaset yapmayı bir tarafa bırakman gerekir. Kendi resminle, kendi adınla, kendi soyadınla siyaseti yapıp ortaya çıkman gerekir.

İçimizden çıkıp birlikte yol aldığımız, kol kola yürüdüğümüz, bu davanın neferleri olduklarına inandığımız ama şu anda bu davayı terk eden arkadaşlarımız, tırnak içinde söylüyorum, o kişilerin bizimle ilgili, Cumhurbaşkanı’mızla ilgili, AK Parti teşkilatlarına zarar vermek için söyledikleri ifadeleri lütfen dikkate almayın. Onların bize yaptığı yanlışlara karşı biz birlik olarak bu tablonun verdiği sonuç çerçevesinde ilçelerimizden, mahallelerimizden, beldelerimizden eski yerlerimizden nereler varsa tanıdıklarımıza, dostlarımıza gidip her birimiz birer Recep Tayyip Erdoğan gibi ev ev gezip, mahalle mahalle dolaşıp, kardeşlerimizi sandığa götürmemiz gerekir. Zübüklerin zübüklüklerini ortadan kaldırabilmek için bu davaya gönül vermiş, baş koymuş insanların başlarını dik tutabilmek için birilerinin böyle zübük diye heveslenmelerini kesmek için önümüzdeki en önemli görev 31 Mart tarihinde AK Parti’ye gönül vermiş insanları, erdemlilerin tamamını sahaya döküp, sandıktan en yüksek oyu almamız gerekir.”

Programa, AK Parti Kahramanmaraş milletvekilleri Vahit Kirişci, Ömer Oruç Bilal Debgici, Mevlüt Kurt, Tuba Köksal, partililer ve davetliler katıldı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/ak-parti-genel-baskanvekili-mustafa-elitas-icimizden-cikip-birlikte-yol-aldigimiz-arkadaslarimizin-sozlerine-dikkate-almayin/feed/ 0
CHP Sözcüsü Deniz Yücel, Üniversitelerde Siyasi Propagandayı Eleştirdi https://www.haber28.com.tr/chp-sozcusu-deniz-yucel-universitelerde-siyasi-propagandayi-elestirdi/ https://www.haber28.com.tr/chp-sozcusu-deniz-yucel-universitelerde-siyasi-propagandayi-elestirdi/#respond Tue, 21 May 2024 00:48:39 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=18831

CHP Sözcüsü Deniz Yücel, “Bilim yuvaları siyasi propaganda yeri değildir. Üstelik bir bakanın seçim çalışması yürütmek için üniversitede konuşma yapması kabul edilemez. AKP, tek bir cümlede bu kadar yanlışı barındırmayı nasıl beceriyor? Hangi birisini söyleyelim? Üniversitede siyaset yapılmasını mı, öğrencilerin zorla getirilmesini mi, rızaları dışında tehditle getirilmesini mi, bir bakanın siyasi propaganda yapmasını mı, adil seçime gölge düşürmelerini mi” açıklamasını yaptı.

CHP Sözcüsü, Genel Başkan Yardımcısı ve İzmir Milletvekili Deniz Yücel, 31 Mart 2024 tarihinde yapılacak yerel seçimler için bakanların propaganda yapmasını eleştirdi. Yücel, konuya ilişkin yazılı açıklamasında şunları kaydetti:

“Bakanlar bürokrat niteliğindeki devlet görevlileridir ve bir siyasi parti lehine seçim çalışmalarına katılamazlar. AKP, bakanları seçim kampanyası için seferber etmekle kalmadı bir de bilim yuvası üniversitelerimizde bakanlara ve AKP’li adaylarına seçim propagandası yaptırdı.. Yüzlerce öğrenci ve akademisyen AKP’nin siyasi propagandasına maruz bırakıldı. AKP’nin her seçim çalışması, adil seçim ilkesine vurulmuş bir darbe niteliğindedir.

Ege Üniversitesi, Türkiye’nin en seçkin ve başarı oranı yüksek, örnek üniversitelerinden biridir. Bilim yuvası üniversitelerimiz bizim gözbebeğimizdir ve siyaset yapılacak son yerdir. AKP iktidarlarında siyaset yapılmaması gereken her mekanda siyaset yapıldı. Cami avlularında, ilk ve ortaöğretim okullarında, devlet kurumlarında, yargı kurumlarında, sahada, tribünlerde, her yerde… Şimdi ise Ege Üniversitesi’nde öğrenciler, yok yazılmakla tehdit edilerek zorla AKP propagandasına maruz bırakılmıştır. Bilim yuvaları siyasi propaganda yeri değildir. Üstelik bir Bakanın seçim çalışması yürütmek için üniversitede konuşma yapması kabul edilemez. AKP, tek bir cümlede bu kadar yanlışı barındırmayı nasıl beceriyor? Hangi birisini söyleyelim? Üniversitede siyaset yapılmasını mı, öğrencilerin zorla getirilmesini mi, rızaları dışında tehditle getirilmesini mi, bir bakanın siyasi propaganda yapmasını mı, adil seçime gölge düşürmelerini mi?

Üniversitelerde siyasi propaganda yapmak kabul edilemez. AKP İktidarı, siyaset yapacak başka yer kalmamış gibi bile isteye ve planlı bir şekilde siyaset yapılmaması gereken yerleri seçiyor.. Kural kaide tanımayan, hak hukuk bilmeyen bir iktidarla 22 yıl geçirdik, kuralsızlıkla geçen tek bir yıla daha tahammülümüz kalmadı. Hedefimiz önce yerel seçimlerde Türkiye’yi, AKP’nin bu ‘ben yaptım oldu’ anlayışından kurtarmak, sonrasında yerel seçimlerde aldığımız güçle genel seçimlerde AKP iktidarına son noktayı koymak.

Tarafsızlık ilkesiyle ülkeyi yönetmekle görevli olan Bakanların, devletin gücünü kullanarak AKP lehine siyasi propaganda yapması, adil seçim ilkesine gölge düşürmektedir. Öte yandan AKP’nin Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi ile tarafsız olma garantisi verdiği devlet görevlisi ve bürokrat niteliğindeki bakanların devletin imkanlarını kullanarak bir siyasi parti adına çalışması da görevi kötüye kullanmanın bariz bir örneğidir. AKP, Bakanları ve kamu kaynaklarını yerel seçimler için seferber etmekle de yetinmedi. Sadece Bakanları değil hepimizin vergileriyle uzaya giden ilk astronotumuz Alper Gezeravcı da bu toplantıya katılarak AKP’nin propaganda konvoyuna dahil oldu. AKP’nin seçimi kaybedeceğiz endişesi ile bütün bakanlarını sahaya sürmesi, bilim yuvalarında siyaset yapmaları sonucu değiştirmeyecek. 31 Mart’ta CHP’li Belediyeler çoğalacak, sosyal belediyecilik Türkiye’ye hakim olacak.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/chp-sozcusu-deniz-yucel-universitelerde-siyasi-propagandayi-elestirdi/feed/ 0
Fenerbahçe, AKP’li Ahmet Metin Genç hakkında suç duyurusunda bulundu https://www.haber28.com.tr/fenerbahce-akpli-ahmet-metin-genc-hakkinda-suc-duyurusunda-bulundu/ https://www.haber28.com.tr/fenerbahce-akpli-ahmet-metin-genc-hakkinda-suc-duyurusunda-bulundu/#respond Sat, 18 May 2024 01:12:31 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=18514 GAYE ŞEYMA CAN

Geçtiğimiz pazar günü Trabzonspor-Fenerbahçe maçında yaşanan olayların ardından AKP’nin Trabzon Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ahmet Metin Genç’in Beşiktaş ve Fenerbahçe spor klüplerini hedef almasına tepkiler devam ediyor. Fenerbahçe klübü yeni bir açıklama yaparak AKP’li genç hakkında suç duyurusunda bulunduklarını açıkladı. Açıklamada, “Futbol üzerinden oy devşirmeye çalışarak siyasi rekabette kendisine avantaj sağlamaya çalışan Ahmet Metin Genç, Türkiye’nin en köklü camialarından ikisini hedef alarak, kazanmak için her yolun mübah olduğu bir anlayışla hareket etmiştir” denildi.

“FUTBOL ÜZERİNDEN OY DEVŞİRMEYE ÇALIŞARAK…”

Fenerbahçe tarafından yapılan yazılı açıklamada, Trabzonspor’un düzenlediği basın toplantısında Ortahisar Belediye Başkanı ve  Trabzon Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ahmet Metin Genç açıklamaları ile infial yarattığı belirtildi, “Futbol üzerinden oy devşirmeye çalışarak siyasi rekabette kendisine avantaj sağlamaya çalışan Ahmet Metin Genç, Türkiye’nin en köklü camialarından ikisini hedef alarak, kazanmak için her yolun mübah olduğu bir anlayışla hareket etmiştir” denildi. Açıklamanın devamı şöyle:

“Türkiye Cumhuriyeti Devleti mahkemelerinin verdikleri kararları hiçe sayan bu anlayışı ile tehlikeli bir oyunun parçası olmakta ve açık bir şekilde FETÖ kumpası olan 3 Temmuz davamızla ilgili terör örgütünün argümanlarını kullanmaktadır. Halkı kutuplaştıran ifadelerin sahibi siyasetçiye hatırlatmak isteriz ki; Argümanlarını kullandığı terör örgütü, milli değerlerimizi hedef alan sayısız kumpası ülkemize yaşatmış, 17-25 Aralık operasyonları, 15 Temmuz darbe girişimleri ile öncelikle devletimizin varlığına ve birliğine kast etmiş, Sayın Cumhurbaşkanımızı ve ailesini hedef almıştır. Bahsi geçen siyasetçinin açıklamaları hem 6222 sayılı Kanun hem de Türk Ceza Kanunu (TCK) açısından suç teşkil etmektedir. Açıklamalar, aynı zamanda FIFA tarafından düzenlenen etik kurallara da aykırılık teşkil etmektedir. Bu aykırılıklar çerçevesinde, konunun FIFA’nın gündemine gelmesi durumunda Türkiye Futbol Federasyonu’nun daha önceki emsal kararlarda göz önüne alındığında, ağır cezalarla karşı karşıya kalma riski yüksektir.

SPOR CAMİASI SİYASET ÜSTÜ BİR NOKTADA OLMALI

Tüm bunların ötesinde, gerçekleşen bu basın toplantısı Fenerbahçe Spor Kulübü olarak bugüne kadar dile getirdiğimiz siyaset-futbol ilişkisindeki çarpıklığın en net göstergesi olmuştur. Spor camiasının her zaman siyaset üstü bir noktada olması gerektiğini defalarca ifade etmeye çalıştık. Bu konudaki duruşumuzdan asla taviz vermemekle beraber, aynı hassasiyeti siyasetçilerin de göstermesi gerektiğine inanıyoruz. Fenerbahçe Spor Kulübü olarak hakkımızda haddini aşan ifadelerle beyanatlar veren Ahmet Metin Genç hakkında gerekli suç duyurularında bulunulmuştur”

“121 YILDIR ŞEREFİMİZLE OYNAR HAKKIMIZLA KAZANIRIZ”

AKP’li Genç’in sözlerinin basına yansımasının ardından ilk tepki Beşiktaş klübünden gelmişti. “Biz Beşiktaşız!” sözleriyle başlayan açıklamada  şu ifadeler yer almıştı:

“Biz Beşiktaşız! 121 yıldır Şerefimizle Oynar Hakkımızla Kazanırız. Müzemizde tek bir haram kupa yoktur. Beşiktaş JK olarak siyasetle aramıza hep mesafe koyarak tüm siyasi partilere eşit durmayı başarmış onurlu bir geçmişe sahibiz. Siyasi ikballeri doğrultusunda kulübümüzü tehlikeli polemiklere çekmeye çalışanlara bu fırsatı tanımayacağız. Kulübümüzle ilgili yapılan isnadın hiçbir maddi ve hukuki dayanağı yoktur. Önemine binaen belirtmek isteriz ki bu söyleme sebebiyet verenler yapmış oldukları kumpasın bedelini yüce Türk yargısı önünde sanık sıfatıyla yargılanmak suretiyle ödemektedirler. Bu yargılama neticesinde alacakları cezalarla şanlı tarihimizi lekelemek isteyenleri kamuoyu, tüm çıplaklığı ile öğrenecektir. Esasen kulübümüzü siyasete alet ederek isnatta bulunulması bir suç olup, bu haksız ve hukuka aykırı isnatlar sebebiyle her türlü hukuki ve cezai yollara başvurulacaktır. Bir kez daha belirtmek isteriz ki, yıllardır beklediğimiz 2010-2011 Sezonu Süper Kupa final maçını oynamak Beşiktaş’ın hakkıdır. Herkes bilmelidir ki, o kupayı almak için sahaya çıkıp her zaman olduğu gibi şerefimizle mücadele vereceğiz”

“UCUZ SİYASETİNİZ İÇİN ŞANLI BEŞİKTAŞIMIZI AĞZINIZA BİLE ALMAYINIZ”

Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat da AKP’li Genç’e şu sözlerle tepki göstermişti:

“Ucuz siyasetiniz için şanlı Beşiktaş’ımızı ağzınıza bile almayınız. Siyasi ikbali uğruna toplumu kutuplaştıran bir dil kullanmaktan çekinmeyen, Beşiktaş’ın adını ağzına alabilen AKP Trabzon Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ahmet Metin Genç’e başka gündemleri öneririm. Keza siz bizimle baş edemezsiniz, bizi hayal bile edemezsiniz”

“AHMET METİN GENÇ SUÇ İŞLİYOR”

Fenerbahçe Yüksek Divan Kurulu (YDK) Başkanı Uğur Dündar da Yargıtay kararıyla kesinleşmiş bir FETÖ kumpasına karşı Genç’in bu sözlerle suç işlediğini söylemişti. Dündar Fenerbahçe-Trabzonspor dostluğunun sembolü olarak tarihi bir fotoğrafı “Fenerbahçe Trabzonspor’un 1.Lige çıkmasını kutlayan ilk kulüptür… İşte belgesi…” sözleri ile paylaşmıştı. Uğur Dündar, Trabzon’da yaşanan olaylar için amaç “Seçim gerginliğinin yaşandığı ülkede kaos ortamı yaratmak mıydı?” sorusunu yöneltmiş, şu sözleri kullanmıştı:

“Pazar akşamı yaşanan vahşet asla tüm Trabzonspor seyircisine maledilemez. Ancak çok sayıda kişi niçin yüzleri maskeli olarak maçı izler? Bu kişiler sürekli olarak neden diğer seyircileri tahrik eder, su şişesiyle para fırlatır ve sahaya meşale atar? ve niçin maskeyle sahaya iner? Acaba niyet bir faciaya sebep olup, seçim gerginliğinin yaşandığı ülkede kaos ortamı yaratmak mıydı? Yani o vahşet planlı mıydı? Soruşturmanın “terör” soruşturması olması gerekmez mi?..”

]]>
https://www.haber28.com.tr/fenerbahce-akpli-ahmet-metin-genc-hakkinda-suc-duyurusunda-bulundu/feed/ 0
BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş’tan AKP Genel Başkanı Erdoğan’a yanıt https://www.haber28.com.tr/btp-genel-baskani-huseyin-bastan-akp-genel-baskani-erdogana-yanit/ https://www.haber28.com.tr/btp-genel-baskani-huseyin-bastan-akp-genel-baskani-erdogana-yanit/#respond Mon, 13 May 2024 03:12:35 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=17862 BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş’tan ‘Hakikatleri yüzümüze söyleyin’ diyen AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sözlerine “Bir mitingde ‘İsrail ile ticareti durdurun’ diye pankart açan insan hemen derdest edildi. Hakikatler bunlar. Siz Filistin, Filistin dediniz ama buna rağmen İsrail ile ticarete devam ettiniz. Halbuki işin hakikati şu; siz siyasi bir rant için Müslümanın canını da, mazlumun canını da, insanın hayatını da her şeyi kullanabiliyorsunuz, problem burada” ifadeleriyle yanıt verdi.

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş Now TV’de İlker Karagöz’ün sunduğu Çalar Saat programına konuk oldu.

Programda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Baş, AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, ‘hakikatleri yüzümüze haykırın’ şeklindeki sözlerine ilişkin şunları söyledi:

“TEMELİ SARSTINIZ, ADALETİ YOK ETTİNİZ

“Silivri soğuktur diyorum. Bir mitingde ‘İsrail ile ticareti durdurun’ diye pankart açan insan da hemen derdest edildi. Hakikatler bunlar. Siz Filistin, Filistin dediniz ama buna rağmen İsrail ile ticarete devam ettiniz. Filistin’de her gün onlarca çocuk ölüyor, Ramazan gününde her gün insanlar açlıktan ölüyor ama hükümetin umurunda değil bu durum. Türkiye’den gemiler gidiyor, İsrail ile ticaret devam ediyor. Şimdi ‘Biz yardım gemisi yolluyoruz’ demeye başladılar. 6 ay sonra ‘yardım gemisi yolluyoruz’ diye hava atıyorsunuz. Halbuki işin hakikati şu; siz siyasi bir rant için Müslümanın canını da, mazlumun canını da, insanın hayatını da her şeyi kullanabiliyorsunuz, problem burada. Siz siyasi rant için devletin bütün imkanlarını kullanabiliyorsunuz. Siyasi rantınız için bütün insanların emeğini sömürebiliyorsunuz. Siyasi etik diye bir şey kalmadı. İktidarın bu davranış biçimi buraya getirdi aslında. Dolayısıyla yüzümüze her şeyi söyleyin… Söylüyoruz işte ama dinleyen yok veya duyulduğunda da hemen bir işlem yapılabiliyor. Bizim şansımız bir siyasetçi olarak bunları konuşabiliyoruz, çok az da olsa bir özgür alanımız olabiliyor. Ama halkın bunları söyleme şansı yok bile. Bir tweet atarken bile korkarak atıyorsunuz. Toplum bu durumda, attığı tweetten dolayı yargılanıyor, hemen yaka paça gözaltına alınıyor. Gözaltına alınma şartları sağlanmış sağlanmamış ama umurunda değil. Gözaltına alındıktan sonra tutuklanıyor, tutuklanma şartları sağlanmamış ama kimsenin umurunda değil. Dolayısıyla hukukun, adaletin bittiği yerde… Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Adalet Mülkün Temelidir’ diye bir sözü var. Siz temeli sarstınız, adaleti yok ettiniz ve şimdi, ‘bize istediğinizi söyleyin’ diyorsunuz.”

“BU YEREL SEÇİM DEĞİŞİM İÇİN FIRSAT”

“Türkiye’de 40 bin tane seçim yapalım bu hükümet tarzında hiçbir şey değişmeyecek. Çünkü adalet kalmamış, hukuk kalmamış, düzen kalmamış” diyen BTP lideri, “Her şey menfaate göre yorulmaya başlanmış, düşünülmeye başlanmış. Dolayısıyla bunu düzeltmemiz lazım ilk olarak. Bu yerel seçim aslında bunun için bir fırsat. Bu fırsatı Türkiye’de gençlerin önünü açarak, bu fırsatı Türkiye’de yeni sözlerin, yeni düşüncelerin önünü açarak kullanalım. Biz değişim diyoruz, yenilenme diyoruz, gelişim diyoruz. Bunu bugün yapmayacağız da ne zaman yapacağız” diye konuştu.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in gençler darbe yapsa karşı çıkmam şeklindeki sözleriyle ilgili soru üzerine de şöyle konuştu:

“Biz darbe yapmıyoruz. Ben 33 yaşındayım, çoluk çocuk sahibi insanım ama her şeyimi bir kenara bıraktım, bu ülke için mücadele ediyorum. Benim önümü açması gereken insanlar benim önümü kapatıyor. Darbe yapmıyoruz, siyaset yapıyoruz, siyasetin içindeyiz. Şu anda Türk siyasetini parsellemiş bütün partiler için söylüyorum; bir dertleri var, o da gençleri allayıp pullayıp siyasetten uzak tutmak.”

“EMEKLİ MAAŞININ EN AZ 35 BİN LİRA OLMASI LAZIM”

Hükümetin para yok diyerek emeklinin ek zam taleplerini geri çevirmesini de eleştiren Baş, “Bence şu anda emekli maaşının en az 30 – 35 bin lira olması lazım. Çünkü geçim ancak böyle sağlanabilir, belki daha üstü. Bunu veremiyorsun, niye? Bütçem yeterli değil, ben bunu yapamıyorum diyorsun. O zaman emekliye 5 bin lira verelim, maaşı düşürelim. Asgari ücret 17 bin lira, hiç kimse geçinemiyor, o zaman asgari ücreti 10 bin liraya düşürelim. Yani bunun 27 bin olmasıyla 17 bin olması arasındaki fark eğer seni zorluyorsa 7 bin liraya düşürelim 10 bin lira daha cebinde kalsın, böyle mantık olmaz. Türkiye’deki temel problem ekonomiye bakış problemi. BTP dışında hiçbir partinin özel bir ekonomik tezi yoktur. Bütün partilerdeki bir kısır döngüdür, bir çıkmaz sokak. Hepsinin ekonomideki bakış açısı standarttır, aynıdır, liberal bakış açısıdır, neoliberal bakış açısıdır, devletçi yaklaşımdan uzaktır, Atatürk’ün ekonomi ilkelerinden uzaktır. Dolayısıyla bunun çözümü bizim ekonomiye bakış açımızın değişmesi, insan emeğine biçtiğimiz değerin değişmesidir”

HÜKÜMET FUTBOLDAN ELİNİ ÇEKMELİ”

Trabzon spor – Fenerbahçe maçında çıkan olaylarla ilgili de görüşlerini açıklayan Baş şunları söyledi;

“Görüntüleri tasvip etmek mümkün değil. Ben Trabzonluyum, Trabzonsporluyum ama bir Trabzonspor taraftarı olarak holigan asla olamam. Sorun şu; Türkiye’nin tamamı için bunu söyleyebiliriz, insanımızın hakeme güveni kalmadı, federasyona güveni kalmadı, hakime güveni kalmadı, sokaktakine güveni kalmadı, komşusuna güveni kalmadı. Yani öyle bir güvensiz ortam oluştu ki… Bu hükümetin elini attığı her yer böyle. Şimdi bir siyasetçi olarak benim spordan rant devşirmemem gerekiyor, siyaset bunu yapıyor. Türk futbolunda genel bir kanaat şunu söylüyorum; hükümet futbola müdahil. Hükümet kalkıyor federasyon başkanı atıyor, bundan önceki federasyon başkanı da ortada, ondan önceki de ortada ve onların yaptıkları da ortada. Bu durum hükümetin elini attığı bütün sosyal alanlarda var. Toplum da burada adaletsizlik gözlemlediğini düşünerek, bu sefer kendi refleksini göstermeye başlıyor. Bunu taraftarlar da yapıyor, spor kulübü başkanları da yapıyor, futbolcular da yapıyor. Dolayısıyla acil olan bu çirkin görüntülerden kurtulabilmek için gereken, siyasetin spordan elini çekmesidir. Spor kendi alanında, kendi mecrasında akar, futbol oynanır ama Türkiye’de öyle bir şeye dönüştürülüyor ki….  Düşünün Türkiye’de çok önemli bir kriz olsun – eğri oturup doğru konuşalım-  bir Trabzon Fenerbahçe maçı yapın, bir kavga çıkarın gündem bambaşka bir şey olsun. Bir Galatasara – Fenerbahçe maçı yapın gündem bambaşka bir yere gitsin. Emekli konuşulmasın, kriz konuşulmasın, dış politika konuşulmasın, bütün bakanlar gelmiş İstanbul’a çullanmış İstanbul’u almak için. Bu konuşulmasın ne konuşulsun; futbol konuşulsun, magazin konuşulsun! Çünkü siyaset bundan rant elde ediyor. İlk girişte ne söyledim, siyaset her şeyden rant elde etmeye çalışıyor, etik hiçbir tarafı kalmamış. O yüzden insanlar patlamaya müsait bomba gibi tabiri caizse.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/btp-genel-baskani-huseyin-bastan-akp-genel-baskani-erdogana-yanit/feed/ 0
Erkan Baş: Gökhan Zan ‘Kazanamazsam geleceğimi düşünmem gerekir’ gibi ifadeleri arkadaşlarımıza söyledi. https://www.haber28.com.tr/erkan-bas-gokhan-zan-kazanamazsam-gelecegimi-dusunmem-gerekir-gibi-ifadeleri-arkadaslarimiza-soyledi/ https://www.haber28.com.tr/erkan-bas-gokhan-zan-kazanamazsam-gelecegimi-dusunmem-gerekir-gibi-ifadeleri-arkadaslarimiza-soyledi/#respond Wed, 08 May 2024 00:12:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=17176 Türkiye İşçi Partisi Genel Başkanı Erkan Baş, ses kayıtları, 3 milyon dolar pazarlığı derken Hatay’dan adaylığı geri çekilen Gökhan Zan konusunda ilk kez konuştu. Baş, “‘Kazanamazsam geleceğimi düşünmem gerekir’ gibi ifadeleri arkadaşlarımıza söyledi. Bundan sonrası bizim sorumluluğumuz değil, mahkemeler karar verecek” ifadelerini kullandı.

“TEMİZ SİYASET EN HASSAS OLDUĞUMUZ KONULARDAN BİR TANESİ”

TİP Genel Başkanı Erkan Baş’ın T24’ten Murat Sabuncu’ya yaptığı açıklamalardan satır başları şu şekilde; “Çeşitli iddialar; ses kayıtları falan konuşulmaya başlanınca Hatay örgütümüz Genel Merkezimize iletti bunları. Biz bunu doğrudan muhatabıyla konuştuk. Arkadaşlarımız orada bir değerlendirme yapmak için bilgi almak istediler. Bir kısmı için ‘montaj’ dendi. Bir kısmı için ‘Ben görüşmeyi yaptım ama içeriği şuydu’ dendi. Açıkçası gerçekten şu aşamada da ‘Şöyle bir suç var’ diyemiyorum fakat bizim açımızdan şeffaflık ve temiz siyaset bütün Türkiye’de en hassas olduğumuz noktalardan bir tanesi. İlkesel bir duruşumuz var ve bizim bilmediğimiz bir ilişkinin kurulmuş olması da bu kararı almamız için yeterli.

“İLKELİ BİR DURUŞ SERGİLEMEK GEREKTİĞİNİ DÜŞÜNDÜK”

O yüzden, bu kadar ‘temiz siyaset, şeffaflık’ derken herhangi bir kirli ilişkinin gölgesinin bile Türkiye İşçi Partisi’nin üstüne düşmesi; hele Hatay gibi halkın hala temiz suya muhtaç olduğu bir yerde böyle bir tartışmanın parçası olması bizim açımızdan kabul edilebilir bir şey değildi. İlkeli bir duruş sergilemek gerektiğini düşündük. Çıktık, durumu açıkça yurttaşlarımızla paylaştık. Bizim açımızdan durum budur. Bundan sonrası gerçekten bizim sorumluluğumuz değil, mahkemeler karar verecek.

“GÖKHAN ZAN KUMPAS DİYORSA İSPATLAMAK ZORUNDA”

Bundan sonra Gökhan Zan kendisine kumpas kurulduğunu iddia ediyorsa bunu ispatlayacak. Başka bir şey varsa bu açığa çıkacak. Belki başka partiler, başka insanlar için bunlar çok normal şeyler olabilir ama bizim kabul edebileceğimiz şeyler değil. Bunu da yurttaşlarımızla açıklıkla paylaşmayı bir sorumluluk olarak gördük. Şunu yapabilirdik; “görmezlikten, duymazlıktan” gelebilirdik. Belki o şantajlar başarıya ulaşırdı ve örneğin bunlar hiç yayımlanmayabilirdi, konuşulmayabilirdi ama biz bunu kendimize yakıştıramadık.

“DEEP FAKE UYGULAMASIYLA YAPILDIĞINI SÖYLÜYOR”

Parti Meclisi üyelerimiz başından beri oradalar. Arkadaşlarımız yaptığı görüşmelerden edindikleri izlenimi bizimle paylaştılar. Sonunda bir Parti Meclisi toplantısında durumu bütün şeffaflığıyla arkadaşlarımızla paylaştık ve en doğrusunun bu olduğuna kanaat ettik. Teknik ayrıntısına çok vakıf değilim. Bu kriminal inceleme sonucunda ortaya çıkacak ama ‘deep fake’ dedikleri bir uygulamayla yapıldığını söylüyor ama kimi konuşmalarda da “Ben bu seçimi kazanamazsam da kendi geleceğimi düşünmem gerekir” gibi birtakım ifadeleri de bizim arkadaşlarımıza söylüyor.

“BU KİRLİ SİYASET ALANINDA GİZLİ KAPAKLI YÜRÜMEMEK GEREKİR”

Burada birincisi seçimi kazanamamak durumu; bizim açımızdan buna göre bir plan yapılması zaten kabul edilebilir bir şey değil. İkincisi siyasi mücadele sırasında insanlar birtakım fedakarlıklarda bulunabilir, buna cüret ederek siyasete girilir zaten. Bir tavır alıyorsanız bunun hepimiz açısından belli bedelleri var ve bunu göze almak gerekir. Yani yanda bir kişisel ajanda tutmak doğru bir şey değil. Bakın çok açık söyleyeceğim, burada iki taraf açısından da; yani AK Parti açısından da Lütfü Savaş cephesi açısından da her tür müdahalede bulunulabilecek bir dönemde yapabileceğiniz tek şey vardır: Kendi kararlarınızı kendiniz alırsınız. Yurttaşla şeffaf biçimde bunları paylaşarak yol yürürsünüz. Yapılabilecek başka bir şey yok. Bu kirli siyaset alanında gizli kapaklı yürümemek gerekir.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/erkan-bas-gokhan-zan-kazanamazsam-gelecegimi-dusunmem-gerekir-gibi-ifadeleri-arkadaslarimiza-soyledi/feed/ 0
AK Parti Genel Sekreteri Fatih Şahin: Gazze kardeşlerimiz bizlerin dualarını bekliyor https://www.haber28.com.tr/ak-parti-genel-sekreteri-fatih-sahin-gazze-kardeslerimiz-bizlerin-dualarini-bekliyor/ https://www.haber28.com.tr/ak-parti-genel-sekreteri-fatih-sahin-gazze-kardeslerimiz-bizlerin-dualarini-bekliyor/#respond Sat, 04 May 2024 04:36:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=16729 AK Parti Genel Sekreteri Fatih Şahin, “Komşularımızda, uzak ve yakın coğrafyalarda, özellikle bir soykırımın yaşandığı Filistin’de, Gazze kardeşlerimiz bizlerin dualarını bekliyor. Bizlerin onlara yapacağı yardım güçlü olmaktır, yere sağlam basmaktır, sesimizi daha da yükseltmektir.” dedi.

Şahin, Biga ilçesinin Çavuşköy Mahallesi’nde Biga Belediyesi tarafından verilen sokak iftarında yaptığı konuşmada, Ramazan-ı Şerif’in birinci haftasının bugün tamamlandığını hatırlatarak, “Rabbim inşallah bu akşamki gibi birlik, beraberlik, sağlık, sıhhat, afiyet içerisinde Ramazan Bayramı’na erişmeyi ve nice ramazanlara erişmeyi bizlere etsin.” dedi.

18 Mart’ın arifesinde bu toprakları vatan olarak emanet eden şühedayı rahmet ve minnetle yad eden Şahin, “Gazilerimizden hayatta olanlara sağlık, sıhhat, afiyet diliyor, gazilerimizden de ebediyete irtihal etmiş olanlara yüce Allah’tan rahmet diliyorum. Rabbim hepimizi, şehitlerimizin şefaatine nail eylesin.” diye konuştu.

Çanakkale ve Biga’nın, dünyanın en güzel coğrafyalarından biri olduğunu, Biga Belediye Başkanı Bülent Erdoğan’ın da bu güzel coğrafyayı daha güzel kılmak için, Bigalılar’ın, Çavuşköylüler’in huzuru, refahı, güveni, konforu için çok güzel bir beş yılı geride bıraktığını kaydeden Şahin, şöyle devam etti:

“Bir beş yıl daha sizlere hizmet etmek için önümüzdeki yerel seçimlerde belediye başkan adayımız. Çok güzel bir dönemi geride bıraktı. Biga’mıza çok güzel eserler kazandırdı. Çok güzel hizmetlerde bulundu. Biz bu eser ve hizmet siyasetinin devam etmesini daha da hızlanarak devam etmesini ve hep birlikte eksiklerimizi tamamlamayı, hep birlikte ihtiyaçlarımızı gidermeyi talep ediyoruz.”

Siyaseti millete hizmet etmenin bir aracı olarak gördüklerini aktaran Şahin, “Bizim için siyaset bir amaç değildir. Mevkiler, makamlar gelip geçicidir. Yaptığımız eserler kalıcıdır. Aziz milletimizin gönlünde yer edinebilmek önemlidir. Seçimleri kazanmaktan daha önemlisi Hak’kın rızasını kazanmak ve hemşehrilerimizin gönlünde bir yer edinebilmektir. Siyasete biz böyle bakıyoruz. Bu düstur ve anlayış içerisinde siyaset üretiyoruz.” dedi.

AK Parti olarak millete hizmet etmeyi, kendisine düstur edinmiş bir siyaset anlayışına talip olduklarını dile getiren Şahin, “Hangi alana bakarsak bakalım ülkemize çok önemli mesafeler katettirdiğimizi söyleyebiliriz. Bu manada Biga çok kıymetli bir değerimiz. Biga bir tarım şehri, sanayi şehri, hayvancılık şehri, tarihi bir şehir, potansiyeli yüksek bir şehir. Belediye başkanımızla, milletvekilimizle, teşkilatımızla merkezi hükümetimizle birlikte biz Biga’nın Türkiye Yüzyılı şehirleri içerisinde hak ettiği yeri almasını arz ediyoruz. Bunun için çalışmaya gece gündüz demeden çalışmaya, yakın uzak demeden bütün hemşehrilerimize ulaşmaya ve Biga’mızın yıldızını daha da parlatmayı talep ediyoruz.” ifadelerini kullandı.

Bu akşam birlik, beraberlik içerisinde, ağız tadıyla iftarı açarken İslam dünyasının dört bir yanında kan, gözyaşı ve acının hakim olduğunu hatırlatan Şahin, “Komşularımızda, uzak ve yakın coğrafyalarda, özellikle bir soykırımın yaşandığı Filistin’de, Gazze kardeşlerimiz bizlerin dualarını bekliyor. Bizlerin onlara yapacağı yardım güçlü olmaktır, yere sağlam basmaktır, sesimizi daha da yükseltmektir. Gayri insani olan, gayri adil olan bu küresel sisteme karşı itirazlarımızı daha da yükseltmektir.” diye konuştu.

Çavuşköy Mahallesi’ndeki sokak iftarına, AK Parti Çanakkale Milletvekili Ayhan Gider, Biga Belediye Başkanı Bülent Erdoğan, AK Parti Biga İlçe Başkanı Nihat Borazan, partililer ve vatandaşlar da katıldı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/ak-parti-genel-sekreteri-fatih-sahin-gazze-kardeslerimiz-bizlerin-dualarini-bekliyor/feed/ 0
Marmara Kıraathanesi’nde ‘Söz Meclisten İçeri’ Söyleşileri Gerçekleştirildi https://www.haber28.com.tr/marmara-kiraathanesinde-soz-meclisten-iceri-soylesileri-gerceklestirildi/ https://www.haber28.com.tr/marmara-kiraathanesinde-soz-meclisten-iceri-soylesileri-gerceklestirildi/#respond Sun, 28 Apr 2024 01:48:37 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=16000 Marmara Kıraathanesi’nin düzenlediği ‘Söz Meclisten İçeri’ söyleşilerine Doç. Dr. İbrahim Halil Üçer ve yazar Halit Bekiroğlu konuk oldu. Bekiroğlu, “İnsan ahlaklı olacaksa hayatın her alanında ahlaklı olmalı” dedi.

Ramazan dolayısıyla Üsküdar Marmara Kıraathanesi’nde dün akşam düzenlenen “Söz Meclisten İçeri” söyleşilerinin konuğu Doç. Dr. İbrahim Halil Üçer ve yazar Halit Bekiroğlu oldu. Söyleşide teknoloji, ahlak, siyasi ve ticaret ahlakı üzerine konuşmalar yapıldı.

Söyleşide konuşan Doç.Dr İbrahim Halil Üçer, “Bu elektrik nereden geliyor bu insanlar bilgisayarda nasıl görünüyor? Efendim bunlar niye böyle o oyunun bizatihi nasıl yani daha nedensel anlamda niçin kurulduğu niçin başka türlü değil de böyle olduğu gibi soruların ötesinde oyunun kendisinin de hakkında bir fikrimiz yok. Oynuyoruz görüntüleriyle meşgul oluyoruz sadece. Bu şuna benziyor, bir gün Obama silikon vadisinde bir konuşma yapıyor, eline bir cep telefonu almış Youtube’da görebilirsiniz. Diyor ki, “Arkadaşlar sadece bu cep telefonu ile konuşmayın diyor, öğrencilere hitap ediyor. Bu cep telefonuyla sadece oyun oynamayın, kurcalayın yazılımını, donanımını unsurlarını keşfedin. Belki bir sonraki bir versiyonunu siz üreteceksiniz” diyor. Kesiyorlar videoyu bizim Türkiye’den bir siyasetçiye intikal ediyor o da diyor ki, ” Yav teknoloji ilginç bir şey, bulut diye bir sistem ortaya çıkmış. Bu bulut sistemini size nasıl anlatayım biraz zorlanıyor anlatmakta, yav diyor nasıl evde çekmeceniz var malzemeleri ayrı ayrı koyuyorsunuz bu cep telefonu da bilgileri ayrı ayrı koyacağınız bir şey diyor. Tatmin olmuyor bu anlatımdan ya neyse diyor çok da şey etmeyin diyor, teknoloji üzerine kafa patlatırsanız yorarsanız biraz sıkıntı çıkar, siz kullanın bunlar faydalı şeyler” diyor. Bizim bu dünya ile irtibatımız işte bu seviye de” ifadelerini kullandı.

“Bir insan ahlaklı olacaksa hayatın her alanında ahlaklı olmalı”

Yazar Halit Bekiroğlu ise, “Şu anda arkadaşlar elektrikli araçlarda falan çok daha ilerdeler yaygın yani çok hızlı bir geçiş yapıyorlar. Ama bunlar işte o bahsettiğiniz bizim geçmişimizde sanayi devrimini, endüstri devrimini benzeri süreçleri yaşamamış bir toplum olarak bizim bir anda 80’lerden sonra başka bir evreye geçmemiz bir dengesizlik oldu yani ne olduğu tam anlamadan bilmeden bir döneme girdik. Dergahta, camide, medresede belli ortamlarda olması gereken bir şey ama işte ticarette ahlak zaten olmaz ki. Siyasette zaten ahlak aranmaz ki, zaten gerek yok siyaset dediğiniz şey ne alaka yani, ahlak başka bir şey siyaset başka bir şey. Ahlak başka bir şey ticaret başka bir şey. Buna böyle 2000’li yılların başlarında böyle çokça kafa yormuştum. Kesinlikle şuna inanıyorum, ahlak dediğiniz şey ana fikir olarak kişide, ailede nasılsa ibadetlerinde nasılsa, dostları arasında nasılsa sosyal hayatında da öyle olmalı. Siyasetinde de öyle olmalı, ticaretinde de öyle olmalı. Sadece şekil değişebilir, yani davranış olarak üslup olarak iş yapış biçiminde değişiklikler olabilir ama bir insan ahlaklı olacaksa hayatın her alanında ahlaklı olmalı” dedi.

“Marmara kıraathanesi kendisine adeta yeniden hayat buldu”

Marmara Kıraathanesi Koordinatörü Mücahit Kıbrıs, “Marmara kıraathanesindeyiz. Marmara kıraathanesi Üsküdar’da kendisine adeta yeniden hayat buldu diyebiliriz. Marmara kıraathanesi bizim kültür ortamızda önemli mekanlardı. Kültürün biraz daha mekan olduğu bilinciyle hareket ediyoruz. Anadolu Yakası’nda Üsküdar’da Libadiye çevresinde eli kalem tutanların, fikir üzerine muhabbet edebilecek insanların bir araya geldiği doğal organik bir mekan oluşturmak istedik” dedi. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber28.com.tr/marmara-kiraathanesinde-soz-meclisten-iceri-soylesileri-gerceklestirildi/feed/ 0
Murat Kurum, siyaset dışındaki hayatıyla ilgili soruları yanıtladı https://www.haber28.com.tr/murat-kurum-siyaset-disindaki-hayatiyla-ilgili-sorulari-yanitladi/ https://www.haber28.com.tr/murat-kurum-siyaset-disindaki-hayatiyla-ilgili-sorulari-yanitladi/#respond Wed, 17 Apr 2024 03:24:27 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=14629 Cumhur İttifakı’nın İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkan adayı Murat Kurum, katıldığı canlı yayında siyaset dışındaki hayatıyla ilgili soruları yanıtladı.

Kurum, Habertürk’teki “Nedir, Ne Değildir” programında Aslı Şafak ve Orhan Gencebay ile Mehmet Akif Ersoy’un konuğu oldu.

Murat Kurum programda, kendisine seçim şarkısı hediye eden Orhan Gencebay ile nasıl tanıştıklarını anlattı.

Bakanlık döneminde ve sahada çalışırken sürekli koyu lacivert veya mavi takım elbise giymesinin nedeninin sorulması üzerine Kurum, “Hep gri pantolon ve mavi değil ama genelde lacivert giymeyi seviyorum yani. Lacivert favori rengim.” dedi.

“Sıkıcı bir insan mısınız?” ve “Nasıl bir çocuktunuz?” soruları üzerine de Kurum, şöyle konuştu:

“Sakin bir çocuktum. Uyumlu bir öğrencilik dönemim vardı. Öyle yaramazlık hatırlamıyorum. Sıkıcı olmadığımı düşünüyorum. İşim varsa önce işimi yapıyorum. İşimden artakalan bir zaman varsa da aileme ve kendime zaman ayırmaya çalışıyorum. Ama önceliğim işim. Çocuklarımla bilgisayarda kıyasıya maçlar yaparız. Arada o yeniyor, arada ben yeniyorum ama o da iyi oynuyor. Neysem oyum yani, geçmişte de böyleydim.”

Kurum’un, “Yaramazlık dersek eğer, ehliyet almamıştım ama araba sürmeyi biliyordum. Ankara’da bir gün arabayı sürüyorum…” demesi üzerine kendisine, “Bunu alıp siyasette kullananlar oluyor mu?” sorusu yöneltildi.

Murat Kurum da “Oluyor, oluyor. Ne söylesek hemen akşam haberlerde görüyoruz. Bir yere gidiyorum, çok yoğun programlarımız. Sabah 9’dan gece 2’ye kadar 8-10 program. Gidiyorsun, her yerde konuşuyorsun. Küçükçekmece’ye gittim geçen, ‘Büyükçekmece’ demişim konuşmada. Şantiyede bareti takıyoruz ya, aklınızdan konuşurken bazen ‘Bareti ayağımıza, çizmemizi kafamıza geçireceğiz’ derken hemen onu haber yapıyorlar.” diye konuştu.

“Tatil yapamıyorum çok uzun zamandır”

Kurum, yerli ve yabancı dizi izlemeyi sevdiğini, ayrıca özellikle Kemal Sunal’ın filmlerini tekrar tekrar izlediğini söyledi.

Tatil yapıp yapmadığı sorulan Kurum, TOKİ’de görev yaptığı sırada da tatil yapamadığını ifade ederek, şöyle konuştu:

“Tatil yapamıyorum çok uzun zamandır. Ben hiç 15 gün tatil yapmadım. Aşırı ciddi ve planlı biriyim, işimi de planlı yaparım. Bir belediye başkanı geldiği zaman biz en az o ilçedeki belediye başkanı kadar olaya hakimiz. Çünkü onlara ne yaptın, ne ettin, ne verdin, ne mal ettin? Onların o tutarı. Sonra da yapılıp yapılmadığını arkadaşlara sorarım.”

“Askerliği Şırnak’ta yaptım”

“Şiir yazıyor musunuz?” sorusuna Kurum, “Eşime yazdım ama hatırlamıyorum, eşimde var.” diye cevap verdi.

Kurum, eşiyle arkadaşı vesilesiyle tanıştığını anlatarak, “Eşimle üniversite birinci sınıfta tanıştık, sonra da evlendik. Üniversite bitti, askere gittim. Askerliği Şırnak’ta yaptım. Şırnak’a kendim, gönüllü gitmek istedim. İyi ki de oraya gitmişim. Orada çok güzel arkadaşlıklar oldu. Cudi’ye çıktık, Gabar’a çıktık. 50 kilometre yürüdüğümü biliyorum, silahlı, teçhizatlı, operasyonlara katıldık.” diye konuştu.

“Dışarıya yalnız çıkıyor musunuz?” sorusuna Kurum, “Çıkıyorum. Enteresan hikayeler oluyor. Bir gün AVM’ye gittik, gezdik. Lavaboya girdim, bir çocuk abdest alıyor, bakıyor bana. ‘Birine benzettim seni’ dedi. ‘Ben Çevre Şehircilik Bakanıyım’ dedim. ‘Yok ya’ dedi. Aldı telefonu, bakıyor kim bu diye. ‘Sen hakikaten bakansın’ diyor. Vatandaş görüyor, ‘Bizim özlediğimiz siyasetçi bu’ diyorlar. Korumasız sık sık geziyorum, seviyorum. Gelenle fotoğraf çektiriyorum, dinliyorum. Güzel hikayeler oluyor.” şeklinde yanıt verdi.

Kurum, “En son kime kızdınız?” sorusuna karşılık, “Yine siyasete girdin diyecen ya… Yarı zamanlı belediye başkanlığı yapan zat var ya, nasıl kızmazsın? Bizim yaptığımız metroyu kendi yapmış gibi anlatıyor. Ben çok titizim. Böyle ani bir şey çıktı mı, ‘Bu niye böyle oldu’ derim.” ifadelerini kullandı.

“Evde bakanlık ya da başkanlık yapabiliyor musunuz?” soruna Kurum, “Yok ya yapmıyoruz. Evde ev işleriyle çok uğraşırım. Düzeni çok severim.” diye cevap verdi.

Kurum, “Sakin biri misiniz?” sorusu üzerine, “Sakinim genelde. Elbette ki sinirlendiğimiz zaman olabiliyor ama genel itibarıyla sakinim.” dedi.

Çocukluk ve üniversiteden arkadaşlarıyla bir araya geldiklerini anlatan Kurum, WhatsApp grupları olduğunu dile getirdi.

Bazen yoğunluktan gaf yaptığını yineleyen Kurum, “Biz ne yapsak akşam televizyonda görüyoruz. ‘Ya bu adam bu kadar iş yapıyor, üretiyor, projesi, hayali var, bunları gerçekleştirmiş, bunları yapmış’, bunları söylemiyorlar.” dedi.

Kurum, “Yoga mı pilates mi?” sorusuna “pilates”, “Sabah sporu mu, akşam sporu mu?” sorusuna “sabah sporu”, “Kitap okumak mı, film izlemek mi?” sorusuna “film izlemek”, “Bisiklet sürmek mi, yürümek mi?” sorusuna “yürümek”, “Doğa yürüyüşü mü, şehir turu mu?” sorusuna, “doğa yürüyüşü”, “Kahvaltı mı, akşam yemeği mi?” sorusuna “kahvaltı”, “Etli ekmek mi, pide mi?” sorusuna “etli ekmek”, “Sütlü tatlı mı, şerbetli tatlı mı?” sorusuna “sütlü tatlı”, “Pilav mı, makarna mı?” sorusuna “pilav”, “Planlı olmak mı, spontane mi yaşamak?” sorusuna “planlı olmak”, “Gündüz çalışmak mı, gece çalışmak mı?” sorusuna “gündüz çalışmak”, “Türk kahvesi mi, filtre kahve mi?” sorusuna “Türk kahvesi”, “köy mü, şehir mi?” sorusuna “Köy, daha doğal.” yanıtını verdi.

Murat Kurum, “Siyasetçi olmayı hayal ediyor muydunuz?” sorusuna karşılık, “Ben inşaat mühendisi olmak istiyordum. Babam inşaat mühendisi olunca ben de onu tercih etmişim.” dedi.

Kurum, daha sonra seyircilerin sorularını yanıtladı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/murat-kurum-siyaset-disindaki-hayatiyla-ilgili-sorulari-yanitladi/feed/ 0
AK Parti Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Hakan Tütüncü’den Antalya için umut dolu sözler https://www.haber28.com.tr/ak-parti-antalya-buyuksehir-belediye-baskan-adayi-hakan-tutuncuden-antalya-icin-umut-dolu-sozler/ https://www.haber28.com.tr/ak-parti-antalya-buyuksehir-belediye-baskan-adayi-hakan-tutuncuden-antalya-icin-umut-dolu-sozler/#respond Tue, 09 Apr 2024 08:24:31 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=13653 AK Parti Antalya Büyükşehir Belediye Başkan adayı Hakan Tütüncü, “Antalya’yı çok keyifli bir 5 yıl bekliyor. Güzel projelerle, insanı merkeze alan, insan odaklı, kamunun enerjisini israf etmeden insanımızın belediyeden beklediği çözümleri, hayata dair çözümleri üreten bir belediyenin olduğu, vatandaşıyla birlikte yaşayan, ihtiyaçlarını doğru tanımlayan, kaynakları boşa israf etmeyen bir dönem bekliyor.” dedi.

AK Parti Antalya Büyükşehir Belediye Başkan adayı Hakan Tütüncü, Beyoğlu’ndaki bir otelde basın mensuplarıyla bir araya geldi.

Tütüncü, burada yaptığı konuşmada, Türkiye’nin en problemli ilçelerinden Kepez’de 2009’da belediye başkanı olarak seçildiğini, sonraki seçimlerde de oylarını artırarak 3 dönemden beri görevde olduğunu anlattı.

Görevi süresince ilçede yaptıkları yatırımları ve çalışmaları anlatan Tütüncü, “Antalya’yı çok keyifli bir 5 yıl bekliyor. Güzel projelerle, insanı merkeze alan, insan odaklı, kamunun enerjisini israf etmeden insanımızın belediyeden beklediği çözümleri, hayata dair çözümleri üreten bir belediyenin olduğu, vatandaşıyla birlikte yaşayan, ihtiyaçlarını doğru tanımlayan, kaynakları boşa israf etmeyen bir dönem bekliyor.” diye konuştu.

Antalya için ayakları yere basan çalışmalar yaptıklarını kaydeden Tütüncü, “Öncelikli olarak şehrin gündelik hayatındaki karşılaştığı zorlukları, güçlükleri aşmaya dönük çalışmalarımız var. Yıllarca ihmal edilmiş belediyecilik çalışmalarını ortadan kaldırmaya yönelik çalışmalar hedefliyoruz. Bununla birlikte de şehrin potansiyelini bambaşka bir vizyonla keşfettiği ve şehrin birlikte çalışarak, birlikte katma değer üreterek, birlikte zenginleştiği bir sosyal belediyecilik atılımıyla dolu bir 5 yıl bekliyor bizi.” ifadelerini kullandı.

Tütüncü, daha sonra basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

“Akıl tutulması içerisinde 5 yıl geçirdik”

Bir basın mensubunun “Antalya’da son dönemde bir seçim CHP, bir seçim AK Parti kazanıyor. Seçmen davranışı olarak Antalya’yı değerlendirir misiniz?” sorusuna Tütüncü, “Antalya çok farklı dinamikleri olan bir şehir. Siyasette yaptığınız işlerin doğru olması kadar halkın da buna inanması gerekiyor. Aksi takdirde, ‘ağzınızla kuş tutuyorsunuz size çevre katliamı yapıyor’ derler. Halkı iyi tanırsanız, beklentilerini bilirseniz, yeri geldiğinde de yanlış algılanabilecek işleri doğru iletişimle ortadan kaldırıp siyasal iletişim kazalarına sebebiyet vermeyebilirsiniz.” yanıtın verdi.

Antalya’daki sıkıntılara yönelik soru üzerine Tütüncü, şunları kaydetti:

“Antalya’da öncelikle ele almak istediğimiz konular var. Ulaşım akıl almaz bir şekilde kötüye gidiyor. İstanbul trafiğinden bile daha sıkıntılı günler yaşamaya başladı. 5 yıl belediye başkanlığı yapacaksınız, bu süre şehrin nüfusu ve araç sayısında artış olacak. Şöyle bir prensip kararı vereceksiniz Antalya Büyükşehir Belediyesi olarak, ‘Antalya’nın ulaşım ağına yeni bir yol eklememeyi bir prensip kararı haline getirdim…’ Bu şeye çok benziyor, temel atmama vardı ya… Böyle bir akıl tutulması içerisinde 5 yıl geçirdik. 5 yıl görevde kalacaksınız ve trafiğin kördüğüm olduğu kavşaklarda bir tane bile çözüm öneren katlı köprülü kavşak yapmayacaksınız. Bunu belediyecilik görevi olarak tanımlamayacaksınız. Antalya’nın şehir merkezinde doğusundan batısına, kuzeyinden güneyine, 15 koridor açma hedefi, 22 köprülü kavşak düzenlemesi yaparak, toplu taşımayı güçlendirmeyi hedefliyoruz. Yeraltı raylı sistem ve metroculuğun başlangıcını bu dönemde Antalya’ya getireceğiz. Bir de kent her yağmurda su baskınlarına maruz kalıyor. Buna yönelik de ciddi altyapı çalışması yapacağız.”

“Siyaseti siyasetçilere bırakmalıyız”

Tütüncü, “Yerel seçimler hizmetten ziyade ideolojik olmaya mı başladı? Anketlerdeki durum nedir?” şeklindeki soruyu yanıtlarken, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Tüm anketlerde başa baş değil, iyi bir şekilde öndeyiz. Kanımca yerel seçimin odağının yerel hizmetler olmasıdır. Belediye başkanının vazifesi bence siyaset değildir. Siyaseti siyasetçilere bırakmalıyız. Parti teşkilatları siyaset yapmalılar, milletvekilleri siyaset yapmalı. Belediye başkanları, siyaseti siyasetçilere bırakmalı. Geçmişimde siyasi bir tek beyanatım olmamıştır. Merkezimize insanı, şehri almalıyız belediye başkanları olarak. Buna rağmen ideolojik oy eğilimi sıfıra iner mi? Asla öyle bir şey yok. Ama biz bütün önlemleri almaya gayret ediyoruz.”

Tütüncü, Antalya’da deniz ulaşımı ile ilgili projeleri olup olmadığı yönündeki bir soru üzerine ise, Akdeniz’in açık deniz olduğunu bir iç deniz olmadığını yıl boyunca bu seferlerin sürekliliği noktasında gün içindeki değişimler nedeniyle bilimsel verilerin seferlerin sağlıklı şekilde ortaya konamayacağını gösterdiğini ancak yaz ayları için bir çalışma yapmayı düşündüklerini kaydetti.

“Tüm darbeler boyunca yapılan festival maalesef iş bilmezlik yüzünden geçen sene yapılamadı”

Tütüncü, otellerdeki “her şey dahil” sistemi nedeniyle şehir merkezinin turizmden yeterince faydalanamadığını belirterek, “Her yıl 15- 20 milyon arasında turisti getiriyorsunuz. Turisti şehir merkezleriyle bağlantı sağlayabileceğimiz bir sistemi onlara sunamıyorsunuz. Havaalanında karşıladığımız andan itibaren onların eline bir rehber takdim edemiyorsunuz. Şehirde nasıl bir gezinti yapacaklarına ilişkin bir sistemi kuramamışsınız. Turiste güven verecek uygulamalar ve çalışmaların ardından turistler otelde kalmak yerine şehir merkezine inecekler ve daha çok turistin kente geleceği adımları hayata geçireceğiz.” ifadesini kullandı.

Tütüncü, geçtiğimiz yıl Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin yapılmadığını anımsatılarak, şunları kaydetti:

“Tüm darbeler boyunca yapılan festival maalesef bir iş bilmezlik yüzünden geçen sene yapılamadı. Antalya Altın Portakal Film Festivali halkın içerisinde büyüyen, halkın içerisinde yaşayan şimdiki çocukların zihinlerinde 40-50 yıl sonra hatıraları olan güçlü, kuvvetli, kudretli bir kültür, sanat festivali, yeniden gerçekleştireceğiz.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/ak-parti-antalya-buyuksehir-belediye-baskan-adayi-hakan-tutuncuden-antalya-icin-umut-dolu-sozler/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Milletimiz siyasi şantajcılara itibar etmeyecek https://www.haber28.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-milletimiz-siyasi-santajcilara-itibar-etmeyecek/ https://www.haber28.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-milletimiz-siyasi-santajcilara-itibar-etmeyecek/#respond Sat, 06 Apr 2024 07:00:41 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=13235 Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, 31 Mart seçimlerine ilişkin “Milletimizin sandıkta ne siyasi şantajcılara ne zübük siyasetçilere itibar etmeyeceğine inanıyorum.” dedi.

Erdoğan, partisinin Büyükşehir Belediyesi yanındaki alanda düzenlenen Malatya mitinginde vatandaşlara hitap etti.

Türkiye’nin, maruz kaldığı onca terör saldırısının, darbe girişiminin, gizli-açık kuşatmanın üzerine yaşadığı deprem felaketinin, maddi manevi ağır bir maliyeti olduğunu belirten Erdoğan, bunca insan kaybının ve şehirlerin gördüğü ağır hasarın altından kalkmanın kolay olmadığına işaret etti.

Dünyanın bir başka ülkesinin, Türkiye’nin yaşadıklarını yaşaması halinde tekrar toparlanmasının on yıllar süreceğini dile getiren Erdoğan, şöyle konuştu:

“Hamdolsun, biz asrın birlikteliğiyle asrın felaketinin üstesinden geliyoruz. Allah’ın izniyle Malatya başta olmak üzere tüm deprem şehirlerimizi eskiden daha güvenli, huzurlu, canlı, hareketli hale getirmekte kararlıyız. Hayatını kaybedenleri elbette geri getiremeyiz. Ama onun dışındaki tüm kayıpları, daha iyisiyle yerine koyacak güce, azme, dirayete sahibiz. Tıpkı yaşadığımız diğer sınamalar gibi depremin de bizi hedeflerimizden koparmasına izin vermeyeceğiz. Türkiye, diplomasisiyle, ekonomisiyle, askeri gücüyle, sosyal yapısıyla dünyanın en büyük ülkeleri arasındaki yerini alana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz. Malatya şahidimiz olsun ki, milletimizin desteği ve duası arkamızda olduğu müddetçe de bu mücadelenin zaferle sonuçlanmasının önüne kimse geçemeyecektir.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin, 31 Mart’ta yapılacak mahalli seçimlerde şehirlerini yönetecek belediye başkanlarını, meclis üyelerini, mahalle veya köylerindeki muhtarlarını seçeceğini anımsatarak, Cumhur İttifakı olarak bu seçimde de büyükşehirlerde ve illerin bir kısmında işbirliği yaptıklarını belirtti.

“Bize kaybettirmek için çalışan partiler ortaya çıktı”

AK Parti’nin, belediyecilik konusundaki beceri ve tecrübesini kimseyle tartışmayacaklarını vurgulayan Erdoğan, her görev gibi belediye başkanlığının da hizmet yolunda bir bayrak yarışı olduğunu söyledi.

Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bayrağı devralan arkadaşımız, emaneti halefine teslim edene kadar ülkesi, milleti, şehri için canla başla çalışacaktır. Malatya Büyükşehir’de ve ilçelerimizin bir kısmında işte böyle bir değişim oldu. Dün şehrimize hizmet eden kardeşlerimizi nasıl desteklediysek, bugün vazifeye talip kardeşlerimizin de aynı şekilde yanlarında olacağız. Tabii bu arada ülkemizin pek çok il ve ilçesinde şöyle bir manzarayla karşı karşıya kaldık; partimizin eski belediye başkanlarını, eski milletvekillerini, eski teşkilat mensuplarını aday göstererek, kendileri kazanmak değil bize kaybettirmek için çalışan partiler ortaya çıktı. Hep söylediğimiz gibi Türkiye özgür ve demokratik bir ülkedir. İsteyen istediği yerde siyaset yapabilir, aday olabilir. Biz kendi ittifakımızdan, kendi partimizden, kendi adaylarımızdan mesulüz. Ancak hem bize kaybettirmek için çalışıp hem çeşitli beyan ve imalarla bizim gölgemizde yürümeye kalkanlara da müsaade etmeyiz.”

“Bunun adı siyasi şantajcılıktır”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, partisinin siyasetinin, eser ve hizmet siyaseti olduğunu ifade ederek, Hazreti Mevlana’nın “Kamil odur ki; koya dünyada bir eser, eseri olmayanın yerinde yeller eser” sözünü aktardı.

Erdoğan, şöyle konuştu:

“İşte bu anlayışla tüm hayatımızı, ülkemize, insanımıza, şehirlerimize eser kazandırmaya adadık. Ülkeye hiçbir faydanız dokunmayacak, millete hiçbir hayırlı hizmetiniz olmayacak, hiçbir insanın hayatına olumlu yönde katkı yapmayacaksınız; sonra sadece yalan yanlış konuşarak, sadece haksızca eleştirerek, sadece hoyratça enaniyet yaparak siyaseti domine etmeye çalışacaksınız. Bunun adı siyasi şantajcılıktır. Türkiye, bugüne kadar ne çektiyse emek ve heyecanla hazırlanmış vizyonu, programı, projesi olmayan zübük siyasetçi tiplerinden çekmiştir. Sadece ‘Öteki ne veriyorsa beş fazlası benden’ yalanıyla ülkede güven ve istikrar iklimini bozmaktan başka bir iş yapmayan bu kafaların elinde heder olan yıllarımıza ve imkanlarımıza acıyarak bakıyoruz. Maalesef son dönemde bu habis siyaset tarzının yeniden hortlamaya başladığını görüyoruz. Milletimizin sandıkta ne siyasi şantajcılara ne zübük siyasetçilere itibar etmeyeceğine inanıyorum. Malatya’nın birliği, beraberliği, kardeşliği, dayanışmasıyla, bu konuda tüm Türkiye’ye örnek olacağından şüphe duymuyorum.”

Mitingi izleyenlere “Malatya’dan öyle bir ses verin ki diğer 80 vilayetimizin tamamından duyulsun” diyen Erdoğan, alandakilere, “Eşi bulunmaz, gönülleri coşturan Malatya, 31 Mart’ta Türkiye Yüzyılı şehirleri için hazır mıyız?”, “31 Mart’ta Türkiye Yüzyılı şehirleri için kararlı mıyız?”, “31 Mart’ta gerçek belediyeciliği tercih ediyor muyuz?”, “Bunun için seçim gününe kadar kapı kapı dolaşmaya var mıyız?”, “Malatya ile birlikte Türkiye’nin haritasının tamamını Cumhur İttifakı’nın renkleriyle boyamaya hazır mıyız?” sorularını yöneltti.

Mitingi izleyenler, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sorularına bağırarak “Evet” yanıtını verdi.

“31 Mart’ta milli irade bayramına da beraberce ulaşmak istiyoruz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ramazana sayılı günler kaldığını anımsatarak, pazar günü ilk sahura kalkılacağını, gelecek hafta pazartesi günü ise ilk iftarın yapılacağını hatırlattı.

Erdoğan, “Bu mübarek ayda tutacağımız oruçlarımız ve yapacağımız ibadetleri, Allah şimdiden kabul eylesin. Ramazan Bayramı gelmeden 31 Mart’ta milli irade bayramına da beraberce ulaşmak istiyoruz. Bunun için ramazanı çok iyi değerlendirmemiz, rahmetinden ve bereketinden istifade etmemiz gerekiyor. Malatya’nın, ülkenin ve milletin hayrına olan her hususta yaptığı gibi bu konuda da en ön safta yer alacağına inanıyorum.” diye konuştu.

Eser ve hizmet siyasetlerinin gerisinde, vatan toprağının her karışını ve ülke insanının tamamını kuşatan bir müktesebat bulunduğuna işaret eden Erdoğan, şunları kaydetti:

“Bizim siyaset ahlakımız ‘söylediğini yapma, yapmayacağını söylememe’ üzerine kuruludur. Bunun en büyük ispatı da geçtiğimiz 21 yılda yaptıklarımızdır. Mesela bu dönemde Malatya’ya yaklaşık 149 milyar liralık yatırım yaptık. Eğitimde 5 bin 739 adet yeni derslik inşa ettik. Şehrimize ikinci bir devlet üniversitesi olarak Turgut Özal Üniversitesini açtık. Gençlik ve sporda 9 bin 170 kişi kapasiteli yükseköğrenim yurt binaları yaptık. Bir stadyum ile 60 spor tesisi inşa ettik. Malatyalı ihtiyaç sahibi vatandaşlarımıza yaklaşık 7,5 milyar lira kaynak aktardık. Sağlıkta toplam 1640 yataklı 16 hastanenin de aralarında bulunduğu 71 sağlık tesisini tamamlayıp hizmete sunduk. TOKİ vasıtasıyla 24 bin 98 konutu tamamlayıp hak sahiplerine teslim ettik. Şehrimizde riskli yapı olarak belirlediğimiz 4 bin 859 bağımsız bölümün dönüşümünü gerçekleştirdik.”

(Sürecek)

]]>
https://www.haber28.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-milletimiz-siyasi-santajcilara-itibar-etmeyecek/feed/ 0
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, Buca’daki Kitap Kafe ve Kütüphane’yi Ziyaret Etti https://www.haber28.com.tr/izmir-buyuksehir-belediye-baskani-tunc-soyer-bucadaki-kitap-kafe-ve-kutuphaneyi-ziyaret-etti/ https://www.haber28.com.tr/izmir-buyuksehir-belediye-baskani-tunc-soyer-bucadaki-kitap-kafe-ve-kutuphaneyi-ziyaret-etti/#respond Tue, 26 Mar 2024 23:12:33 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=11737 İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından Buca’da açılan 100. Yıl Kitap Kafe ve Kütüphane’yi ziyaret etti. Günde bin öğrenciyi ağırlayan ve 7/24 açık olan kafe ve kütüphanede gençlerle sohbet eden Başkan Soyer, “Oy kazanmanın en kolay ve en tatlı yolu süse, püse yatırım yapmak. Ben görev sürem boyunca 50 yıldır halı altına süpürülen alanlara yatırım yaptım. Herkese demokratik davrandım. Bundan sonrada nerede olursam olayım sizler için daha fazlasını yapacağım” dedi.

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer Buca’da Aralık ayından itibaren hizmet veren kitap kafe ve kütüphaneyi ziyaret ederek gençlerle sohbet etti. Kentte 7 gün 24 saat açık olan tek kütüphane olma özelliği taşıyan ve öğrencilerin yoğun ilgi gösterdiği kütüphanede Başkan Soyer gençler tarafından ilgiyle karşılandı. Gençlerin sorularını da yanıtlayan Soyer, “Ben hiçbir şeyden vazgeçecek değilim. Sonuçta bu memleket için ne iş yapıyor olursak olalım elimizden ne geliyorsa daha fazlasını yapacağız. Bunlar nöbet işleri o yüzden ben bu dönem elimden gelenin en iyisini yapmaya çalıştım. İçim rahat. Elimden Bundan sonra nerede olursam olayım, ne yaparsam yapayım en güzelini, en iyisini yapacağım. Ben bu ülkenin geleneklerini, geçmişini, kültürünü, değerlerini çok seviyorum ve bunları korumak için canla başla çalışmaya devam edeceğim” dedi.

ASIL OLAN DEMOKRASİ MÜCADELESİDİR

Memleket için kendini vakfettiğinin altını önemle çizen İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, “40 yaşından sonra ne yapabilirim diye düşündüm. 40 yaşına kadar kendimi geliştirdim, çeşitli ülkeler gezdim. 50 yaşında siyasete atıldım. Bu memleket için 15 senedir hizmet üretiyorum. Demokrasinin çok kıymetli bir yaşam biçimi olduğuna inanıyorum.  Demokrasi hesap verilebilirlik demek. Eğer bir ülkede demokrasi tırpanlanmışsa, azaltılmışsa, erdemleri, değerleri yok sayılmışsa bilin ki en yüksek enflasyon oranlarıyla, derin yoksulluklarla yüzleşmeye devam edeceğiz. Bu hikayeyi değiştirmenin yolu demokrasi mücadelesinden geçer. Demokrasinin olduğu yerde o ülkenin ürettiği refahı adil bir biçimde paylaştırırsınız. Demokrasi yoksa sadece bir zümrenin refahı büyür, büyük çoğunluk büyük yoksulluklar yaşar. Asıl olan demokrasi mücadelesidir” diye konuştu.

UMUTLARIMIZI ÇALIYORLAR

Başkan Tunç Soyer, “Dünyanın refahı en yüksek ülkesi olabilecekken enflasyonda, hayat pahalılığında dünyanın bir numarasıyız. Bu bir kader değil. Önce onu bilin. Bu yoksulluk, işsizlik, sefalet bir kader değil. Sadece bir yıl içinde oraya para yatıran 125 bin kişiye 170 milyar lira faiz ödediler. Kimin parası bu? Senin paran, senin vergin, bizim paramızı o milyonerlere faiz olarak verdiler. Tercih bu. O 170 milyar İzmir Büyükşehir Belediyesi bütçesinin 5 misli. O parayla biz kaç metro yapardık, kaç çocuk parkı yapardık, kaç otobüs alırdık, kaç kütüphane kurardık bir düşünün. Var olan parayı dağıtıyorlar. Hayalim güçlü bir demokrasiyi inşa etmek. Sağlıkta, eğitimde, adalette demokratik bir ülke sağlamak. Demokrasi olmayan bir ülkede yönetim kabuğunu sertleştirerek kendi içinde olur. Tek derdi varlığını sürdürmek olur. Onun dışında hiçbir şey umurunda olmaz. Popülizm olur onun harici. Birileri sizin geleceğinizi çalıyor bu hırsızlık. Popülizm kulağa hoş geliyor ama sizin istikbalinizi yok ediyor. Umutlarınızı çalıyorlar” ifadelerini kullandı.

SÜSE, PÜSE YATIRIM YAPMADIM

Oy kazanmanın en kolay ve en tatlı yolunun süse, püse yatırım yapmak olduğunun altını önemle çizen Başkan Soyer, “Görev sürem boyunca 50 yıldır halı altına süpürülen alanlara yatırım yaptım. Süse, püse yatırım yapmadım. Herkese demokratik davrandım. Ben 5 yıl içerisinde çok daha fazlasını yapmak isterdim ama nerede olursam olayım sizler için daha fazlasını yapacağım. Siyaset hayatı dönüştürme sanatıdır. Siyaset yapanlar onu veya bunu seçerler işin karar mekanizması siyasetten geçer. Güzel insanlar siyasetten uzak durdukça da şikayet edilen şeyler değişmez. Şikayet ettiğiniz ne varsa çözümü orda. Sizler siyaseti sevmiyorsunuz; kirli, pis buluyorsunuz. Siyasetle ilgilenin illa bir siyasi partinin peşine takılmaya gerek yok bunun için. Siyaset ne kadar kirli çirkin olursa olsun şikayet ettiklerimizin özünde bu var” şeklinde konuştu.

24 SAAT AÇIK KİTAP KAFEDE GECE ÇORBASI BAŞLAYACAK

Buca 100. Yıl Kitap Kafe ve kütüphaneyi her gün kullandıklarını Başkan Soyer’e anlatan öğrenciler, bizler ders çalışmak için resmen sıraya giriyoruz. Burası çok kalabalık oluyor. Hem de dışarıya göre kahveleri çok ucuz. 25 liraya filtre kahve içiyoruz” dedi. Başkan Soyer, kahvenin yanına gece çorba servislerine de başlanması talimatını yetkililere iletti.

18 yaşındaki Ayşenur Sönmez ders çalışmak için evden daha çok Buca’daki kitap kafe ve kütüphaneyi tercih ettiğini dile getirerek, “Evime en yakın olan tek kütüphane burası. Burası çok verimli geçiyor. 7-24 açık. Burada oturup bir şey yiyip içme zorunluluğu da yok. Bizler için böyle bir alan ihtiyaçtı hele ki belediye imkanlarıyla ücretsiz bu imkanlardan yararlanmak bizim için büyük bir fırsat. Sabah girip akşam çıkabiliyorum, kütüphanesinden faydalanabiliyorum daha ne olsun” diye konuştu.

GÜNDE BİN KİŞİ AĞIRLIYOR

APİKAM, Konak Metro, Mustafa Necati Kültür Merkezi, Seferihisar, Kültürpark İsmet İnönü Sanat Merkezi, Alsancak Tam Otomatik Otoparkı Kitap Kafeleri ile birlikte 7. şube olan İZELMAN A.Ş. 100. Yıl Buca Kitap Kafe, bahçeli iki katlı binadan oluşuyor. Zemin kat ve bahçe bölümü kafe, 1. katı ise kütüphane olarak hizmet veren bina aynı zamanda 7 gün 24 saat açık bulunuyor. 150 kişi kapasitesine sahip kitap kafenin aynı zamanda 2. katında yaklaşık 150 metrekarelik kütüphane alanı bulunuyor. Ekonomik fiyatları, konforlu ortamı, ücretsiz, sınırsız interneti ve aile ortamı ile gençlerin kişisel gelişimlerine, sosyalleşmelerine, kitaba kolay ulaşmalarına imkan sağlıyor. 100. Yıl Buca Kitap Kafe günde bin kişiyi ağırlıyor.

]]>
https://www.haber28.com.tr/izmir-buyuksehir-belediye-baskani-tunc-soyer-bucadaki-kitap-kafe-ve-kutuphaneyi-ziyaret-etti/feed/ 0
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer Gençlerle Buluştu https://www.haber28.com.tr/izmir-buyuksehir-belediye-baskani-tunc-soyer-genclerle-bulustu-2/ https://www.haber28.com.tr/izmir-buyuksehir-belediye-baskani-tunc-soyer-genclerle-bulustu-2/#respond Tue, 26 Mar 2024 08:24:05 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=11704 Kütüphanede gençlerle sohbet eden Başkan Soyer, “Oy kazanmanın en kolay ve en tatlı yolu süse, püse yatırım yapmak. Ben görev sürem boyunca 50 yıldır halı altına süpürülen alanlara yatırım yaptım. Herkese demokratik davrandım. Bundan sonrada nerede olursam olayım sizler için daha fazlasını yapacağım” dedi.

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, Buca’da Aralık ayından itibaren hizmet veren kitap kafe ve kütüphaneyi ziyaret ederek gençlerle sohbet etti. Kentte 7 gün 24 saat açık olan tek kütüphane olma özelliği taşıyan ve öğrencilerin yoğun ilgi gösterdiği kütüphanede Başkan Tunç Soyer gençler tarafından ilgiyle karşılandı. Gençlerin sorularını da yanıtlayan Başkan Soyer, “Ben hiçbir şeyden vazgeçecek değilim. Sonuçta bu memleket için ne iş yapıyor olursak olalım elimizden ne geliyorsa daha fazlasını yapacağız. Bunlar nöbet işleri o yüzden ben bu dönem elimden gelenin en iyisini yapmaya çalıştım. İçim rahat. Elimden Bundan sonra nerede olursam olayım, ne yaparsam yapayım en güzelini, en iyisini yapacağım. Ben bu ülkenin geleneklerini, geçmişini, kültürünü, değerlerini çok seviyorum ve bunları korumak için canla başla çalışmaya devam edeceğim” dedi.

“Asıl olan demokrasi mücadelesidir”

Memleket için kendini vakfettiğinin altını önemle çizen İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, “40 yaşından sonra ne yapabilirim diye düşündüm. 40 yaşına kadar kendimi geliştirdim, çeşitli ülkeler gezdim. 50 yaşında siyasete atıldım. Bu memleket için 15 senedir hizmet üretiyorum. Demokrasinin çok kıymetli bir yaşam biçimi olduğuna inanıyorum. Demokrasi hesap verilebilirlik demek. Eğer bir ülkede demokrasi tırpanlanmışsa, azaltılmışsa, erdemleri, değerleri yok sayılmışsa bilin ki en yüksek enflasyon oranlarıyla, derin yoksulluklarla yüzleşmeye devam edeceğiz. Bu hikayeyi değiştirmenin yolu demokrasi mücadelesinden geçer. Demokrasinin olduğu yerde o ülkenin ürettiği refahı adil bir biçimde paylaştırırsınız. Demokrasi yoksa sadece bir zümrenin refahı büyür, gerisi büyük yoksulluklar yaşar. Asıl olan demokrasi mücadelesidir” diye konuştu.

“Süse, püse yatırım yapmadım”

Oy kazanmanın en kolay ve en tatlı yolunun süse, püse yatırım yapmak olduğunun altını önemle çizen Başkan Soyer, “Görev sürem boyunca 50 yıldır halı altına süpürülen alanlara yatırım yaptım. Süse, püse yatırım yapmadım. Herkese demokratik davrandım. Ben 5 yıl içerisinde çok daha fazlasını yapmak isterdim ama nerede olursam olayım sizler için daha fazlasını yapacağım. Siyaset hayatı dönüştürme sanatıdır. Siyaset yapanlar onu veya bunu seçerler işin karar mekanizması siyasetten geçer. Güzel insanlar siyasetten uzak durdukça da şikayet edilen şeyler değişmez. Şikayet ettiğiniz ne varsa çözümü orda. Sizler siyaseti sevmiyorsunuz; kirli, pis buluyorsunuz. Siyasetle ilgilenin illa bir siyasi partinin peşine takılmaya gerek yok bunun için. Siyaset ne kadar kirli çirkin olursa olsun şikayet ettiklerimizin özünde bu var” şeklinde konuştu.

24 saat açık kitap kafede gece çorbası başlayacak

Buca 100. Yıl Kitap Kafe ve kütüphaneyi her gün kullandıklarını Başkan Soyer’e anlatan öğrenciler, bizler ders çalışmak için resmen sıraya giriyoruz. Burası çok kalabalık oluyor. Hem de dışarıya göre kahveleri çok ucuz. 25 liraya filtre kahve içiyoruz” dedi. Başkan Soyer, kahvenin yanına gece çorba servislerine de başlanması talimatını yetkililere iletti.

18 yaşındaki Ayşenur Sönmez ders çalışmak için evden daha çok Buca’daki kitap kafe ve kütüphaneyi tercih ettiğini dile getirerek, “Evime en yakın olan tek kütüphane burası. Burası çok verimli geçiyor. 7-24 açık. Burada oturup bir şey yiyip içme zorunluluğu da yok. Bizler için böyle bir alan ihtiyaçtı; hele ki belediye imkanlarıyla ücretsiz bu imkanlardan yararlanmak bizim için büyük bir fırsat. Sabah girip akşam çıkabiliyorum, kütüphanesinden faydalanabiliyorum daha ne olsun” diye konuştu.

Günde bin kişi ağırlıyor

APİKAM, Konak Metro, Mustafa Necati Kültür Merkezi, Seferihisar, Kültürpark İsmet İnönü Sanat Merkezi, Alsancak Tam Otomatik Otoparkı Kitap Kafeleri ile birlikte 7. şube olan İZELMAN A.Ş. 100. Yıl Buca Kitap Kafe, bahçeli iki katlı binadan oluşuyor. Zemin kat ve bahçe bölümü kafe, 1. katı ise kütüphane olarak hizmet veren bina aynı zamanda 7 gün 24 saat açık bulunuyor. 150 kişi kapasitesine sahip kitap kafenin aynı zamanda 2. katında yaklaşık 150 metrekarelik kütüphane alanı bulunuyor. Ekonomik fiyatları, konforlu ortamı, ücretsiz, sınırsız interneti ve aile ortamı ile gençlerin kişisel gelişimlerine, sosyalleşmelerine, kitaba kolay ulaşmalarına imkan sağlıyor. 100. Yıl Buca Kitap Kafe günde bin kişiyi ağırlıyor. – İZMİR

]]>
https://www.haber28.com.tr/izmir-buyuksehir-belediye-baskani-tunc-soyer-genclerle-bulustu-2/feed/ 0
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş: Tüm darbelerin arkasında dış güçler vardır https://www.haber28.com.tr/tbmm-baskani-numan-kurtulmus-tum-darbelerin-arkasinda-dis-gucler-vardir/ https://www.haber28.com.tr/tbmm-baskani-numan-kurtulmus-tum-darbelerin-arkasinda-dis-gucler-vardir/#respond Sat, 23 Mar 2024 05:36:32 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=11130 Sakarya’da 28 Şubat programları çerçevesinde ‘Darbeler ve Dersler’ programına katılan TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, “Esasında hiç lafı eğip bükmeden söyleyebiliriz 1960 darbesinin arkasında da 1971 bir muhtırasının arkasında da 12 Eylül darbesinin arkasında da 28 Şubat’ın arkasında da 15 Temmuz’un arkasında da tüm darbelerin hepsinde dış güçler olmuştur. Dış güçler Türkiye’yi durdurmak istemiştir. Türkiye demokrasisini çok daha güçlü hale getirelim. Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında şimdiye kadar bedeli en ağır şekilde ödenmiş bir demokrasiye sahip bir ülke olarak ikinci asrımızda çok daha güçlü bir ülke olacağız” dedi.

Sakarya’ya gelen TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, ilk olarak Sakarya Valiliğini ardından Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanlığını ziyaret etti. Kurtulmuş ardından Türk demokrasisi tarihinde kara bir leke olarak nitelendirilen 28 Şubat günü çerçevesinde Milli İrade Derneği tarafından düzenlenen ‘Darbeler ve Dersler’ programına katıldı. Burada konuşma gerçekleştiren TBMM Başkanı Kurtulmuş, “Türkiye geçtiğimiz cumhuriyete ve çok partili siyasi hayata geçişimizden bu yana özellikle çok partili siyasi hayatımızda bedeli en ağır şekilde ödenmiş bir demokrasiye sahip olan bir ülkedir. Şunu açıklıkla ifade etmek gerekir ki yeri geldiği zaman Türkiye’ye demokrasi dersi verenlerin unuttuğu bir şey var. Türkiye’de yetmiş küsur yıllık çok partili siyasi hayatımızda çok kere darbelerle karşılaşmış, darbe tehditleriyle burun buruna gelmiş ve en sonuncusunda 15 Temmuz’da da milletin iradesiyle, milletin inancıyla, milletin gücüyle, darbecilere dersini vererek, darbeler tarihini silerek demokrasiyi tahkim etmiş olan bir milletin fertleriyiz. Bundan dolayı bu süreçte yaşananlar dolayısıyla bu süreçlerde demokrasiye destek verenleri saygıyla, minnetle, şükranla anıyorum. Rahmetli Menderes’i, rahmetli Özal’ı 28 Şubat’ın o sıkıntılı ve sancılı toplantılarında buram buram terleyerek milletin iradesine sahip çıkan rahmetli Erbakan’ı ve ben namlusunu millete karşı doğrultmuş olan ordunun karşısında selam durmam diyen rahmetli Yazıcıoğlu’nu minnetle, şükranla anıyorum” dedi.

“Tarih bir turnusol kağıdı olarak herkes hakkında gerekli hükmünü veriyor”

“Öncelikle 28 Şubat’ı anarken bizim yapmak istediğimiz, asla ve asla kişiler üzerinden söylemek değildir, kişileri yargılamak değildir, tarihi bir hikayeyi anlatmak hiç değildir” ifadelerini kullanan Kurtulmuş, “Ben deniz, ailenizle birlikte ve birçok arkadaşımızla birlikte o olayların hemen tamamını dün gibi hatırlayan birisiyim. O zaman genç bir doçent olarak İstanbul Üniversitesi’nde o olayları çok yakinen takip etti. Binlerce insanı nasıl mağdur edildiğini on binlerce insanın nasıl sonu belli olmayan bir geleceğe doğru sürüklendiğine birebir şahit olduk. Dolayısıyla o günleri çok iyi bilen ve yaşamış olan insanlar olarak bizim derdimiz o günlerde yaşayanları yargılamak değil, o günlerde yaşayanları sorgulamak değil ama o günlerde yaşananlardan ders alarak ileride böylesi durumların yaşanmaması için gayret sarf etmektir. Çünkü tarih bir turnusol kağıdı olarak herkes hakkında gerekli hükmünü veriyor ve bizim bütün bu olaylardan ders çıkararak yolumuza devam etmemiz lazım. Öncelikle demokrasinin Türkiye’nin geleceği için olmazsa olmaz bir mesele olduğunu çok iyi şekilde anlamamız, kavramamız gerekiyor. Devlet, millet kaynaşmasının sağlanabilmesi için devletin değerleriyle bütünleşik bir kamu yönetiminin şart olduğunu kavramamız gerekiyor. Bu anlamda 28 Şubat’ta yaşananları iyi bir şekilde tahlile ve bundan sonrası için buradan dersler çıkarmamız gerekiyor. Davalar görüldü, o davalarda bir kısmı ceza aldı. Ama şunu biliyoruz ki hiç şaşmaz yargının olduğu günde mahkemelere çıkmamış, daha yargılanmamış, ceza almamış olanların da millet gönlünde ve zihnimde hükmü verildiği gibi öteki tarafta da mutlaka onlar layık oldukları en ağır cezaları göreceklerdir” diye konuştu.

“Tarihçilerin medeniyet hilali olarak gördükleri bu coğrafyanın tam kalbinde olan ülke, Türkiye’dir”

TBMM Başkanı Kurtulmuş, “Tarihçilerin medeniyet hilali olarak gördükleri bu coğrafyanın tam kalbinde olan ülke, Türkiye’dir. Onun için Türkiye yalnız bırakılamaz, Türkiye tek başına bırakılamaz, Türkiye’nin mutlaka batı tarafından kontrol edilmesi dizayn edilmesi lazım gelir diye bir fikirle hareket ettiler. Esasında hiç lafı eğip bükmeden söyleyebiliriz 1960 darbesinin arkasında da 1971 bir muhtırasının arkasında da 12 Eylül darbesinin arkasında da 28 Şubat’ın arkasında da 15 Temmuz’un arkasında da hepsinde dış güçler olmuştur. Dış güçler Türkiye’yi durdurmak istemiştir. Öncelikli olarak doksanların başındaki bu gelişmeyle birlikte Türkiye çok daha dikkatli bir şekilde izlenen bir ülke haline geldi. Batılı beylerin kontrolünün dışına çıkacak bir Türkiye’nin oluşmakta olan yeni dünya dengesinde başlarına bela olacağını hissedenler Türkiye’yi doksanlardan başından itibaren karıştırmaya başladılar. Dönemin muktedir Genelkurmay ikinci başkanı Çelik Pirinç’in söylediği biz demokrasiye balans ayarı yaptık diyerek Sincan’ın caddelerinden tanklar kariyerler geçirilerek siyasete, filiz siyasete göz dağı verilmeye başlanmıştır. Yine bu süre içerisinde unutmayacağımız önemli olaylardan birisi ise Gölcük’te on iki yüksek rütbeli subayı bir tatbikat yapıyoruz adı altında aslında 28 Şubat ve sonrasındaki dönemde neler olacağının işaretlerini ortaya koymalarıdır” şeklinde konuştu.

“28 Şubat siyasete müdahaleden daha çok Türkiye sosyolojisine müdahale etmiştir”

Postmodern darbeyi anlatan Kurtulmuş, “28 Şubat’ın diğerlerinden fark eden bir önemli özelliğinin de altını çizmek isteriz. Diğer bütün darbelerin en temel etkisi siyaset alanına etkisidir. Yani siyasi sonuçları olan darbelerdir. 28 Şubat siyasete müdahaleden daha çok Türkiye sosyolojisine müdahale etmiştir. Nasıl? Anadolu insanının önünü kesmek için onların siyaset, toplumsal alandaki görünürlüğünü ortadan kaldırmak için harekete geçmiştir. Bu darbeyi yapanlar, bu darbenin arkasındaki akıl sahipleri bilmiyorlar mı ki? Mesele bir metrelik başörtüsü yani inançları gereğin başını örten insanların başörtüsüyle onların tasfiye edilmesinden öte o insanların akil gördükleri, kıyıda gördükleri, bir şey anlamaz zannettikleri o insanların çocuklar gelip okuyarak toplumda güçlü bir yer edinmesini önlemek için o yasağı ortaya koydular” ifadelerini kullandı.

“Türkiye demokrasisini çok daha güçlü hale getirelim”

İsrail’in Filistin saldırılarına da değinen Kurtulmuş, “Türkiye demokrasisini çok daha güçlü hale getirelim. Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında şimdiye kadar bedeli en ağır şekilde ödenmiş bir demokrasiye sahip bir ülke olarak ikinci asrımızda çok daha güçlü bir ülke olacağız. Bugün eğer İsrail bu bölgede bu kadar pervasız bir şekilde hareket ediyorsa ve çok şükür Türkiye bunun karşına her bakımdan güçlü bir şekilde çıkmayı, durmayı başarabiliyorsa bunda hiç şüphesiz demokrasinin güçlü olmasının büyük rolü vardır. Ama yetmez önümüzdeki dönemde bunları da söylemek mecburiyetindeyim. Biz bugün bu toplantıya gelirken İsrail Gazze’ye de Refah sınırına yardımlar dolayısıyla sıkıştırdığı gariban, masum Filistinlilerin üzerine yine ateş açtı ve öyle görünüyor ki yüze yakın Filistinli şehit oldu. Bir dilim ekmek alabilmek için. Tamamı sivil, tamamı neredeyse kadın çocuk ve yaşlılardan oluşan bir kitleyi şehit etti. Bütün dünya izliyor 5 aya yakın bir süredir. İsrail’in arkasında olan ülkeler de aynen dünyanın birçok yerinde nasıl demokrasiye ayar verdikleri gibi İsrail’e destek vererek Orta Doğu’ya da ayar vermek istiyorlar. Dünya siyasetine de ayar vermek istiyorlar. Çok net ifade ediyorum dünya barışının merkezi, dünya barışının kapısı Orta Doğu’dur. Ortadoğu’da barış olmadan dünyada barış olmaz. Dünya barışının kapısı ise Filistin davasıdır. Filistin davasının inşallah en güzel şekilde ileriye götürülmesi için Türkiye her bakımdan mücadelesine devam edecek. Demokrasi güçlü, milletiyle devleti kaynaşmış her bakımdan her alanda dünya oluşlarıyla rekabet edebilen, mücadele edebilen bir Türkiye ancak Orta Doğu barışının anahtarını en güzel şekilde açan ülke olur. Onun için diyoruz ki demokrasimizi tahkim edeceğiz. Medeniyette, kültürde, bilimde, sanatta, her alanda güçlü olacağız. Bu anlamda Türkiye etrafımızda ülkelerle normalleşme süreci başta olmak üzere dünya siyasetinde çok etkili bir ülke haline getireceğiz ve inşallah bir daha bu topraklarda hiç kimse milletin sözünden başka bir söze itibar edemeyecek ve milletin sözünden başka hiçbir söz geçerli olamayacak” dedi. – SAKARYA

]]>
https://www.haber28.com.tr/tbmm-baskani-numan-kurtulmus-tum-darbelerin-arkasinda-dis-gucler-vardir/feed/ 0
CHP İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Cemil Tugay Projelerini Duyurdu https://www.haber28.com.tr/chp-izmir-buyuksehir-belediye-baskan-adayi-cemil-tugay-projelerini-duyurdu/ https://www.haber28.com.tr/chp-izmir-buyuksehir-belediye-baskan-adayi-cemil-tugay-projelerini-duyurdu/#respond Sat, 23 Mar 2024 02:12:05 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=11088 CHP İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Cemil Tugay, projelerini duyurdu. Yoğun kalabalıkla karşılanan Tugay, “Yeni bir siyasete, yeni bir siyasi anlayışa ve yeni siyasetçilere ihtiyacımız olduğunu toplum söylüyor. Biz bunu ‘yeni nesil belediyeciliğe ihtiyacımız var’ olarak tanımladık” dedi.

CHP’nin İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Cemil Tugay, ‘İzmir Geleceğe Doğru’ sloganı ile seçimi kazanması halinde yapacakları projeleri kamuoyuyla paylaştı. Tugay, Tepekule Kongre Merkezi’nde düzenlenen lansman toplantısında projelerini başlıklar altında topladı.

Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan toplantıda video gösterimi yapıldı. Ardından kürsüye çıkan CHP İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Cemil Tugay, içinde bulundukları dönemin yeni bir siyasi dönem olması gerektiğinin altını çizerek, “Başkan olursam ilk yapacağım şey yeni nesil belediyecilik diye aktardığımız belediye şemasının yeniden düzenlenmesi olacaktır. 31 Mart’ta yapılacak seçim için aday olarak sahneye çıktım. İzmirlilerin onayını alacağız. Yeni bir siyasete yeni bir siyaset anlayışına ve yeni siyasetçilere ihtiyacımız olduğunu toplum söylüyor. Siyasetteki tıkanma noktasını aşmamız lazım. Biz bunu ‘yeni nesil belediyeciliğe ihtiyacımız var’ olarak tanımladık. Bütün sorunları küresel düşünüp yerel eylem planları ile çalışmalar yapmak zorundayız. Çalışma yaparken dar bir kadro ile değil ulaşabildiğimiz bütün kaynaklarla herkesle bağlantılı olacağız” diye konuştu.

“Bir daha bu şehirde su baskını olsun istemiyorum”

İlk 180 gün yapacakları vaatlerden bahseden Cemil Tugay, “İzmir Planlama Ajansı kurulacak. Su ve toplu ulaşım ücretleri adil ve dengeli olacak. Yolların bakımı ve tamiri ivedilikle yapılacak. Asansörlerin ve yürüyen merdivenlerin düzenli ve hızlı bakımı yapılacak. Yapay Zeka Daire Başkanlığı kurulacak. Eğer mümkün değilse eşdeğer birim kurulacak. Bir daha bu şehirde su baskını olsun istemiyorum. Bu yüzden deniz taşkın bariyerleri yapacağız. Dezavantajlı çocukların olduğu bölgelerdeki okullarla iletişime geçeceğiz. Çocuklarımız bir sandviçe 50 lira vermesin. Uygun görülürse oradaki okulların kantinlerini biz yöneteceğiz. Öğrencilerimize aylık abonman kart vereceğiz. İç körfezde seçilen güzergahlarda deniz taksi uygulaması başlatacağız. Havaalanı ve otogara giden otobüslerin sefer sayıları artırılacak. Kazı yapan bütün şehirler çok daha sıkı bir şekilde, planlamaya dikkat etmeleri söylenerek kararlar ona göre takip edilecek. İzmir’de çok fazla inşaat çalışması var. Bu sorunun büyümeden hallolması lazım. Kentsel sorunlara hızlı prototipleme ile katılımcı ve yenilikçi çözümler sunan kent laboratuvarları sunacağız” açıklamalarında bulundu.

CHP’nin İzmir adayı Cemil Tugay’ın yeni dönem projeleri ise şu şekilde:

“25 bin sosyal konut, dirençli ve kendine yeten havzalar programı, deprem master planı, yeni belediye hizmet binası, kent için ulaşım ve trafik sorunu, alt üst geçit projeleri, Karşıyaka İskelesi ve çevresi projesi, metrobüs uygulaması, Karabağlar-Gaziemir metrosu, İZBAN seferleri projesi, Alsancak Liman C Kapısı önü ve Mavişehir Bilim Müzesi önünde bisiklet ve yaya köprüsü projesi, İzdeniz taksi uygulaması, aktarma merkezleri, yeni otogar projesi, semt garajları, karavan parkları, su ve körfez projesi, taşkınlara karşı kıyı düzenlemeleri, her ilçeye atık su arıtma tesisi, semt marinaları, İzmir sürdürülebilir enerji ve eylem planı, yeşil ve mavi altyapı master planı, tarım 4.0 projesi, yerel gastronomi eğitimleri-mutfak sanatları merkezi, jeotermal ile 250 bin konut ısıtma.”

Ekonomi, istihdam ve bölgesel kalkınma başlığı altında yapacakları diğer hizmetleri aktaran Tugay şu proje başlıklarını sundu:

“Sağlık turizmi ve İzmir, biyoekonomi stratejisi ve eylem planı, kırsal havza istihdam ve istatistik ofisleri, İzmir neet projeleri, girişimcilik merkezleri, kent içi tematik bölgeler.”

Kültür, sanat ve spor alanındaki projeler

Seçildiği taktirde Kültürpark’a beton dökülmeyeceğinin sözünü veren Cemil Tugay, kültür, sanat ve spor alanındaki projelerini şu şekilde belirtti:

“Doğa Tarihi Müzesi, Kültürpark koruma projesi, Kemeraltı koruma ve geliştirme planı, çağdaş kent kütüphanesi, İzmir Büyükşehir Senfoni Orkestrası, Basmane-Ödemiş tren yolunda kültür yolu projesi, spor istasyonları, Karşıyaka Stadı.”

Sağlık alanındaki projeler

“İzmir tek sağlık bilim kurulu, hayvan sağlığı start-up programları.” – İZMİR

]]>
https://www.haber28.com.tr/chp-izmir-buyuksehir-belediye-baskan-adayi-cemil-tugay-projelerini-duyurdu/feed/ 0
Ayhan Bilgen, Kars Belediye Başkanlığı için bağımsız adaylığını açıkladı https://www.haber28.com.tr/ayhan-bilgen-kars-belediye-baskanligi-icin-bagimsiz-adayligini-acikladi/ https://www.haber28.com.tr/ayhan-bilgen-kars-belediye-baskanligi-icin-bagimsiz-adayligini-acikladi/#respond Sat, 16 Mar 2024 04:00:08 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=10063

TACETTİN DURMUŞ

Kayyım atamasıyla görevden alınan, Kars Belediye Başkanlığı için bağımsız aday olduğunu daha önce açıklayan Ayhan Bilgen, “Uzun bir aradan sonra tekrar birlikteyiz. Tabii ki bu aranın sorumlusu biz değiliz. Bu halk, hemşehrilerimiz bizi bir göreve bir sorumluluğa layık gördü. 18 ay yani bir buçuk yıl alnımızın akıyla utanılacak hiçbir şeye imza atmadan bu şehre hizmet etmeye çalıştık. Bu şehirde etnik kimliklerden ve inançlardan kaynaklı hiçbir ayrımcılık olmasın, siyaset; ırk üzerinden, inanç üzerinden yapılmasın, sadece bu şehirde yaşayan herkesin insanca hizmet almasının önü açılsın diye çabaladık” dedi.

3,5 yıl öncesine kadar 1,5 yıl Kars Belediye Başkanlığı görevini yürütürken kayyım atanarak görevden alınan Ayhan Bilgen, bağımsız aday olduğu Kars Belediye Başkanlığı için çalışmalarını sürdüreceği Seçim Koordinasyun Merkezinin açılışını gerçekleştirdi. Seçim Koordinasyon Merkezinin açılışını İl Genel Meclis Adayı Didem Sert ve Belediye Meclis Adayı Burukan Çelebiler ile birlikte açan Ayhan Bilgen, Kars halkından bir kez daha yetki istedi.

“TOPLUMLAR NEYE LAYIKSA ÖYLE YÖNETİLİR”

Ayhan Bilgen, şunları söyledi:

“Uzun bir aradan sonra tekrar birlikteyiz. Tabii ki bu aranın sorumlusu biz değiliz. Bu halk, hemşehrilerimiz bizi bir göreve ve bir sorumluluğa layık gördü. 18 ay yani bir buçuk yıl alnımızın akıyla utanılacak hiçbir şeye imza atmadan bu şehre hizmet etmeye çalıştık. Bu şehirde etnik kimliklerden ve inançlardan kaynaklı hiçbir ayrımcılık olmasın, siyaset ırk üzerinden, inanç üzerinden yapılmasın diye sadece bu şehirde yaşayan herkesin insanca hizmet almasının önü açılsın diye çabaladık. Bu bir buçuk yıla sizler de tanıklık ettiniz. Neredeyse borçlarından dolayı bütün hesapları bloke olmuş, 5 aydır işçilerin maaş alamadığı, çöp toplamak için bir tane aracın dahi kalmadığı, şehirdeki benzinliklerin belediyeye güvenip artık akaryakıt vermediği bir sorumluluğu bir görevi devraldık. Değerli arkadaşlar toplumlar neye layıksa böyle yönetilir. Biz Kars’ın, hemşerilerimizin, bu şehirde yaşayanların her şeyin en güzeline layık olduğunu düşünüyoruz. Elbette bu şehri sokakları daha temiz, yolları daha düzgün, ekonomisi daha güçlü, dışarıya göç vermek zorunda kalmayan, işsizlik sorununu büyük oranda kendi doğduğu yerde insanların çözebileceği; yani doğduğu yerde doyabildiği bir şehir olmaya layık görüyoruz. Bu şehir tarih boyunca çok değerli görevler üstlenmiş, hak ettiği yerde bulunmayı başarmış, bir şehrin bugün içerisinde bulunduğu durumun sorunlusu değerli arkadaşlar bu şehirde siyaset yapan herkes yani hepimizdir.

“ETNİK KÖKENE GÖRE SİYASET YAPMAK EN BÜYÜK KÖTÜLÜKTÜR”

Bu şehri kimliklere göre gruplandırmak, insanları anne babasına, soyuna, inancına ve etnik kökenine göre siyaset yapmak bu şehre yapılan en büyük kötülüktür. ‘Çamurdan olsun ama bizden olsun’ ya da ‘eğer biz kimlik üzerinden siyaset yapmazsak falancalar gelir, filancalar çalar gelir’ anlayışı değerli arkadaşlar bu şehri bu hale getirdi. Biz şimdi şehre layık olduğu yere hak ettiği yere taşınalım çabası içerisine gireceğiz. Biz de en ikinci dönemde bir kez daha sizden yetki isterken; özellikle şehirde kimsenin dışlanmadığı, kimsenin ayrımcılığa uğramadığı ve bu şehre hizmeti geçenlerin hepsinin sözünü söyleyebileceği, bu şehre hizmet etmeğe devam edebileceği bir yönetim modelini geliştireceğiz. Eski Belediye başkanlarımızda, şehrimiz için bir şey yapmak istiyorsa, bu şehri bir sevda olarak görüyorsa bu şehre hizmet etmek için taşın altına elini koymak istiyorsa birlikte çalışmaya varız. Birikimlerini, tecrübelerini bu şehre aktarmaları için onlara her türlü imkanı ve her türlü hizmeti sunmaktan gurur duyacağız ve onur duyacağız.

“KADINLAR VE GENÇLER BU ŞEHRİN GELECEĞİNDE SÖZ SAHİBİ OLSUN İSTEDİK”

Sevgili hemşehrilerimiz; biz biliyorsunuz sembolik olarak bu şehirde kadınlar, gençler, yeni yüzler siyaset yapabilsin diye 2 arkadaşımızı hiçbir rekabette konu olmayacak biçimde; bir genç bir de kadın arkadaşımızdan birini belediye meclisi bağımsız adayı birini de il genel meclisi bağımsız adayı yaptık. Kadınlar ve gençler bu şehrin geleceğinde söz sahibi olsunlar diye. Nasıl tecrübeye, akla, birikime ihtiyacımız varsa yeni insanların da siyaset yapmak için bu imkana kavuşmasına ihtiyacımız var. Bu iki arkadaşımızla birlikte sizlerin oylarınıza talibiz ama elbette biliyoruz ki belediyeler, sadece belediye başkanından ibaret değildir. Belediyeler; meclisiyle birlikte yönetir. Nasıl bir buçuk yıl boyunca bütün siyasi partilerin desteğiyle şehrin çıkarını bütün parti gündemlerinin önünde ve üzerinde görerek oy birliğiyle kararlar aldıysak; Türkiye’de başka hiçbir örneği olmayan bir şekilde, 5 partinin oy birliğiyle kararlar aldığı tek şehirdir Kars. Yine seçimden sonra eğer bu halk bu yetkiyi tekrar bize verirse bu şehrin barışı için, kardeşliği için sadece şehre hizmet vermek için değerli arkadaşlar hangi partiden seçilmiş olursa olsun, en az 2 belediye meclis üyesini, tabii ki bizim arkadaşımız seçilirse onunla ama diğer partilerden seçilecek belediye meclis üyelerinden de Belediye Başkanı adayarak mümkünse farklı partilerden atayarak bu şehri yine birlikte yönetmeye talip olacağız. Aynı şekilde bürokratlar, belediye başkan yardımcısı atanıyor. Yani memur ya da memur emeklisi atanıyor. Orada daha da yine bu şehirde ayrımcılığa yer vermediğimizi göstermek için Kürt, Azeri, Terekeme ve yerli dengesini gözeterek belediye başkan yardımcılarımızın toplumun bütün kesimlerini temsil etmesini ve bu şehirde birlikte çalışmayı, bu şehrin birlikte insanca onurluca yaşayabileceğimiz bir şehir haline getirmeyi hep birlikte başaracağız.”

]]> https://www.haber28.com.tr/ayhan-bilgen-kars-belediye-baskanligi-icin-bagimsiz-adayligini-acikladi/feed/ 0 Siyaset Akademisi’ne katılan kadınlara sertifikaları verildi https://www.haber28.com.tr/siyaset-akademisine-katilan-kadinlara-sertifikalari-verildi/ https://www.haber28.com.tr/siyaset-akademisine-katilan-kadinlara-sertifikalari-verildi/#respond Mon, 11 Mar 2024 03:24:32 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=9332 Davut Gürkan: “Siyaset bizim partimizde bir çözüm bulma sanatıdır”

Efkan Ala: “Siyaset toplumsal işlerde en az maliyet ile en çok çözüm üretme sanatıdır”

Siyaset Akademisi’ne katılan kadınlara sertifikaları verildi

BURSA – AK Parti Genel Merkez Kadın Kolları Başkanlığı tarafından Siyaset Akademisi Sertifika Töreni düzenlendi. Sertifika töreninde konuşan AK Parti Genel Başkanvekili Efkan Ala, “Siyaset toplumsal işlerde en az maliyet ile en çok çözüm üretme sanatıdır” dedi.

Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde AK Parti Genel Merkez Kadın Kolları Başkanlığı tarafından düzenlenen Siyaset Akademisi Sertifika Töreni’ne AK Parti Genel Başkanvekili Efkan Ala, AK Parti Bursa Milletvekili Emine Yavuz Gözgeç, AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan ve İl Kadın Kolları Başkanı İmren Çavuşoğlu katıldı.

Siyasetin AK Parti’de çözüm bulma sanatı olduğunu belirten AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, “Biz siyasete en yüksek seviyede vatandaşlarımızın sıkıntısını giderme sanatı diyoruz. Vatandaşlarımızın bize gelen taleplerini çözme noktasında duvar oluyorsak siyaseti farklı algılıyoruz demektir. Eğer köprü oluyorsa siyaseti tanımaya başlamışız demektir. Siyaset bizim partimizde çözüm bulma sanatıdır. Siyaset içerisinde vatandaşlarımızın sorunlarına bulabiliyorsak o zaman siyaseti kavrıyoruz demektir. Siyasete merak herkesin işi değildir. Bu hayatta insanın bir üst kimliğe ihtiyacı var. Toplumun yararına faydalı bir şeyler yaptığımız zaman üst kimlik ortaya çıkmaya başlıyor. Onun en güzel göstergelerinden bir tanesi de siyaset ile ilgilenmektir. Siyaset bizim üst kimlik dediğimiz farkındalığı oluşturan bir husus. Senin gibisinin siyasette ne işi var? Siyaset ile niye uğraşıyorsun diye söylerler. Etrafımızdaki arkadaşlarımızı siyasete cesaretlendirmemiz lazım. Üst kimliğimizi toplumda iyi ifade edebiliyorsak, bize verilen sorumlulukları yerine getirebiliyorsak o zaman bu toplumun faydalı ferdi olmaya başlıyoruz demektir. Bizim siyasette en büyük hocamız öğreticimiz Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kadınlar ile ilgili en meşhur sözü “Kadınlar siyasetin nesnesi değil öznesi”. Bu çalışmalar da her daim bütün kapıları açtıran kadın kollarımıza teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.

Siyasetin toplumsal işlerde en az maliyet ile en çok çözüm üretme sanatı olduğunu belirten AK Parti Genel Başkanvekili Efkan Ala, “Bursa’da 21 yıldır önemli başarılara imza atmış AK Parti’nin en önemli siyasi aktörlerinin bir araya gelip sıkıntısını paylaştığı ve nasıl daha iyi siyaset yaparız konusunda tartışmalar yürüttüğü AK Parti Kadın Kolları’nı görüyorum. Bunu başaramayan ülkelerin ne hale geldiğini görmek için Suriye’ye, Irak’a, Mısır’a ve Libya’ya bakmak yeterli. Keşke orada kadınların da daha çok siyasete katılma imkanı bulsalar da gecelerini gündüzlerini katarak siyasetin içerisinde olsalardı da ülkeler o hale gelmeseydi. Hep birlikte bir başarı hikayesinin aktörleriyiz. Siyaset toplumsal işlerde en az maliyet ile en çok çözüm üretme sanatıdır. Zamanımı harcarız ama insanımızı değerlendiririz. Bunu yapamayan ülkeler insanlarını harcıyorlar. Eğer siz siyasette zaman harcamazsanız gençlerinizi koruyamazsınız ve onları harcamaya başlarsınız. Her birinizi siyasete duyduğu ilgiden ve bütün başarılara yaptığınız katkılardan dolayı tebrik ediyorum” şeklinde konuştu.

Konuşmaların ardından Siyaset Akademisi’ne katılan kadınlara sertifikaları takdim edildi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/siyaset-akademisine-katilan-kadinlara-sertifikalari-verildi/feed/ 0
AK Parti Genel Merkez Kadın Kolları Siyaset Akademisi Sertifika Töreni Düzenlendi https://www.haber28.com.tr/ak-parti-genel-merkez-kadin-kollari-siyaset-akademisi-sertifika-toreni-duzenlendi/ https://www.haber28.com.tr/ak-parti-genel-merkez-kadin-kollari-siyaset-akademisi-sertifika-toreni-duzenlendi/#respond Sun, 10 Mar 2024 23:00:13 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=9249 AK Parti Genel Merkez Kadın Kolları Başkanlığı tarafından Siyaset Akademisi Sertifika Töreni düzenlendi. Sertifika töreninde konuşan AK Parti Genel Başkanvekili Efkan Ala, “Siyaset toplumsal işlerde en az maliyet ile en çok çözüm üretme sanatıdır” dedi.

Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde AK Parti Genel Merkez Kadın Kolları Başkanlığı tarafından düzenlenen Siyaset Akademisi Sertifika Töreni’ne AK Parti Genel Başkanvekili Efkan Ala, AK Parti Bursa Milletvekili Emine Yavuz Gözgeç, AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan ve İl Kadın Kolları Başkanı İmren Çavuşoğlu katıldı.

Siyasetin AK Parti’de çözüm bulma sanatı olduğunu belirten AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, “Biz siyasete en yüksek seviyede vatandaşlarımızın sıkıntısını giderme sanatı diyoruz. Vatandaşlarımızın bize gelen taleplerini çözme noktasında duvar oluyorsak siyaseti farklı algılıyoruz demektir. Eğer köprü oluyorsa siyaseti tanımaya başlamışız demektir. Siyaset bizim partimizde çözüm bulma sanatıdır. Siyaset içerisinde vatandaşlarımızın sorunlarına bulabiliyorsak o zaman siyaseti kavrıyoruz demektir. Siyasete merak herkesin işi değildir. Bu hayatta insanın bir üst kimliğe ihtiyacı var. Toplumun yararına faydalı bir şeyler yaptığımız zaman üst kimlik ortaya çıkmaya başlıyor. Onun en güzel göstergelerinden bir tanesi de siyaset ile ilgilenmektir. Siyaset bizim üst kimlik dediğimiz farkındalığı oluşturan bir husus. Senin gibisinin siyasette ne işi var? Siyaset ile niye uğraşıyorsun diye söylerler. Etrafımızdaki arkadaşlarımızı siyasete cesaretlendirmemiz lazım. Üst kimliğimizi toplumda iyi ifade edebiliyorsak, bize verilen sorumlulukları yerine getirebiliyorsak o zaman bu toplumun faydalı ferdi olmaya başlıyoruz demektir. Bizim siyasette en büyük hocamız öğreticimiz Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kadınlar ile ilgili en meşhur sözü “Kadınlar siyasetin nesnesi değil öznesi”. Bu çalışmalar da her daim bütün kapıları açtıran kadın kollarımıza teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.

Siyasetin toplumsal işlerde en az maliyet ile en çok çözüm üretme sanatı olduğunu belirten AK Parti Genel Başkanvekili Efkan Ala, “Bursa’da 21 yıldır önemli başarılara imza atmış AK Parti’nin en önemli siyasi aktörlerinin bir araya gelip sıkıntısını paylaştığı ve nasıl daha iyi siyaset yaparız konusunda tartışmalar yürüttüğü AK Parti Kadın Kolları’nı görüyorum. Bunu başaramayan ülkelerin ne hale geldiğini görmek için Suriye’ye, Irak’a, Mısır’a ve Libya’ya bakmak yeterli. Keşke orada kadınların da daha çok siyasete katılma imkanı bulsalar da gecelerini gündüzlerini katarak siyasetin içerisinde olsalardı da ülkeler o hale gelmeseydi. Hep birlikte bir başarı hikayesinin aktörleriyiz. Siyaset toplumsal işlerde en az maliyet ile en çok çözüm üretme sanatıdır. Zamanımı harcarız ama insanımızı değerlendiririz. Bunu yapamayan ülkeler insanlarını harcıyorlar. Eğer siz siyasette zaman harcamazsanız gençlerinizi koruyamazsınız ve onları harcamaya başlarsınız. Her birinizi siyasete duyduğu ilgiden ve bütün başarılara yaptığınız katkılardan dolayı tebrik ediyorum” şeklinde konuştu.

Konuşmaların ardından Siyaset Akademisi’ne katılan kadınlara sertifikaları takdim edildi. – BURSA

]]>
https://www.haber28.com.tr/ak-parti-genel-merkez-kadin-kollari-siyaset-akademisi-sertifika-toreni-duzenlendi/feed/ 0
AK Parti Genel Başkanvekili Efkan Ala, “Siyaset Akademisi Sertifika Töreni”nde konuştu Açıklaması https://www.haber28.com.tr/ak-parti-genel-baskanvekili-efkan-ala-siyaset-akademisi-sertifika-toreninde-konustu-aciklamasi/ https://www.haber28.com.tr/ak-parti-genel-baskanvekili-efkan-ala-siyaset-akademisi-sertifika-toreninde-konustu-aciklamasi/#respond Sun, 10 Mar 2024 09:00:40 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=9221 AK Parti Genel Başkanvekili Efkan Ala, “AK Parti ailesi 5,5 milyon üyesiyle Birleşmiş Milletler’e üye birçok ülkenin nüfusundan daha fazla kadın üyeye sahip. Her yerden izleniyor, her yerden gıptayla seyrediliyor. 600 binden fazla hanımefendi AK Parti kadrolarında memleketin yönetimine katkıda bulunuyor.” dedi.

Ala, Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde AK Parti Genel Merkez Kadın Kolları Başkanlığının düzenlediği Siyaset Akademisi Sertifika Töreni’nde, meselelere dünyanın bir parçası olduğunu unutmadan baktığını söyledi.

Salona baktığında 21 yıldır önemli başarılara imza atmış AK Parti’nin en önemli en önemli siyasi aktörlerini gördüğünü belirten Ala, Türkiye’nin 57 İslam ülkesi arasında doğal kaynağı olmadan ekonomisini 3 kat büyüten bir ülke olduğunu anlattı.

Kadınların siyasetin içinde olmalarının önemini vurgulayan Ala, şunları söyledi:

“Siyaset, toplumsal işlerde en az maliyetle en çok çözüm üretme sanatıdır. Onun için zamanımızı harcarız ama insanımızı harcamayız, değerlendiririz. Bunu yapamayan ülkeler insanlarını harcıyorlar. Eğer siz siyasette zaman harcamazsanız, insanınızı, gencinizi koruyamazsınız. Onları harcamaya başlarsınız Allah muhafaza. İşte o tarumar olmak demektir. O bakımdan ben her birinizi siyasete duyduğunuz ilgiden ve bütün bu başarılara yaptığınız katkıdan dolayı ayrı ayrı tebrik etmek istiyorum.”

Hep birlikte ülkeyi daha iyi yönetme arzusunda olduklarını dile getiren Ala, şunları kaydetti:

“AK Parti iktidara gelmeden önceki yılları bir düşünün, neler oluyordu? Biz şimdi hanımefendiler daha fazla nasıl katkıda bulunur, daha fazla nasıl meselenin içine girer; bunun çabası içindeyiz. Bunu konuşuyoruz ama 1990’lı yıllarda bunları konuşmuyor, hanımefendilerin, genç kız kardeşlerimiz, evlatlarımızın siyasete nasıl gireceğini bırakın okula nasıl gireceğini bile çözebilmiş değildi. Bunu siz çözdünüz. Sizin verdiğiniz oylarla sandıktan çıkardığınız istikrarla ve arkasında dirayetinizi doğru dürüst temsil eden, iradenizi yere düşürmeyen Recep Tayyip Erdoğan liderliğindeki kadrolarla bunu çözdük, Allah’a şükür. Bu bir başarıysa o da bir ayıptı. O ayıptan Türkiye’yi bu kadrolar kurtardı.”

“Katılımcı demokrasiyle memleketimizi ileriye taşıyalım”

Efkan Ala, siyasete daha çok kadını ve genci dahil etmeye çalıştıklarını aktardı.

Kadınların AK Parti’ye katkısına değinen Ala, şöyle devam etti:

“AK Parti ailesi 5,5 milyon üyesiyle Birleşmiş Milletler’e üye birçok ülkenin nüfusundan daha fazla kadın üyeye sahip. Her yerden izleniyor, her yerden gıptayla seyrediliyor. 600 binden fazla hanımefendi AK Parti kadrolarında memleketin yönetimine katkıda bulunuyor. Başardığımız iş, saygıyla selamlanması gereken bir iştir ama hedeflerinize bakınca başarmak istediklerimizi ortaya koyunca buradan çıkar çıkmaz madem ki yeniden bir sandık geliyor memleketin önüne, o zaman belediyelerimizi daha güçlü bir destekle yeniden işbaşına getirip ama getirdikten sonra da ‘Ne haliniz varsa görün’ demeyin. Her gün, her an onların memleketi ve şehrinizi daha iyi yönetmelerine katkıda bulunacak projelerimizle, taleplerimizle, eleştirimizle de sürecin içerisinde olalım ve katkıda bulunalım. Katılımcı demokrasiyle memleketimizi ileriye taşıyalım. Buna çok ihtiyacımız var.”

Muhalefeti eleştiren Ala, “Ben arzu ederim ki muhalefet de daha fazla çalışabilsin, daha fazla üretsin, daha fazla projelerle önümüze gelsin. Biz hem yapıp hem proje üretiyoruz, hem konuşuyor, hem yapıyoruz.” ifadesini kullandı.

AK Parti Genel Merkez Kadın Kolları Teşkilat Başkanı ve Bursa Milletvekili Emine Yavuz Gözgeç de Türkiye’de son yıllarda kadınların her alanda önemli işler başardığını belirterek, “Kadınların aynı zamanda siyasette aktif yer almasının önünü açmak için siyaset akademileri düzenliyoruz. Bu kez sadece kadınlara yönelik bir Siyaset Akademisi düzenledik, 30 büyükşehirde 6 bin 280 kadına ulaştık. Etkili iletişimden tutun, siyaset alanına kadar birçok eğitim verdik.” diye konuştu.

Programda, AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan ve İl Kadın Kolları Başkanı İmren Çavuşoğlu da katılımcılara hitap etti.

Konuşmaların ardından Siyaset Akademisi’ne katılan kadınlara sertifikaları verildi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/ak-parti-genel-baskanvekili-efkan-ala-siyaset-akademisi-sertifika-toreninde-konustu-aciklamasi/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan: ‘Kandil’le uzlaşı arayışı CHP’nin ortak noktasının kalmadığını gösteriyor’ https://www.haber28.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-kandille-uzlasi-arayisi-chpnin-ortak-noktasinin-kalmadigini-gosteriyor/ https://www.haber28.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-kandille-uzlasi-arayisi-chpnin-ortak-noktasinin-kalmadigini-gosteriyor/#respond Fri, 08 Mar 2024 06:36:06 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=8910 Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, “‘Kent uzlaşısı’ diyerek Kandil’le uzlaşı arayışına girmesi, CHP’nin bu ülkeyle ve bu milletle hiçbir ortak noktasının kalmadığına işaret ediyor.” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, partisince Kuvayi Milliye Meydanı’nda düzenlenen mitingde yaptığı konuşmada, muhalefetin belediye başkan adaylarının, şehirlere hizmet edecek ismi bulma kriteriyle değil, parti içi hiziplerin paylaşım aracı olarak belirlendiğini ifade etti.

Kendilerinin İstanbul’da Murat Kurum, Ankara’da Turgut Altınok, İzmir’de Hamza Dağ, Balıkesir’de Yücel Yılmaz isimlerini ve aynı şekilde diğer yerlerdeki adayları belirlerken şehirlerin Türkiye Yüzyılı yürüyüşüne ayak uyduracak profiller olmasına dikkat ettiklerini anlatan Erdoğan, bu şekilde tespit ettikleri Cumhur İttifakı’nın belediye başkan adaylarının verdiği her sözün arkasında kendilerinin, Cumhurbaşkanı’nın, Hükümet’in ve Cumhur İttifakı’nın olduğunu vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhalefet tarafında ise herhangi bir ölçü olmadığını belirterek, “Öyle ki ‘Kim nereyi kaparsa elinde kalıyor’ havasında bir süreç yaşanıyor. Böyle olunca da tabii kavga çok sert geçiyor.” dedi.

Bilhassa CHP’nin içler acısı haline baktıkça, bu partiye gönül verenler adına kendilerinin de üzüldüğünü söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Bunca yıldır siyaset arenasında karşı karşıya olduğumuz CHP’nin, ülkenin ve milletin geleceği için hiçbir vizyonu, hiçbir programı, hiçbir projesi bulunmadığını zaten biliyoruz. Hepsinin üzerine, son dönemde bu parti varlığını sürdürmek için kendine her yolu mübah sayacak kadar sakil bir yere savruldu. Daha önceki seçimlerde kurduğu örtülü ittifak tezgahını bu seçimde iyice eline yüzüne bulaştırdı. ‘Kent uzlaşısı’ diyerek Kandil’le uzlaşı arayışına girmesi, CHP’nin bu ülkeyle ve bu milletle hiçbir ortak noktasının kalmadığına işaret ediyor. Her kafadan ayrı bir sesin çıktığı, genel merkezinden teşkilatlarına kadar tüm mekanizmaları dökülen CHP, artık oyun kurucu olmaktan çıkıp, kurulan oyunların piyonu haline gelmiştir. Ne diyelim, koskoca CHP’yi bölücü örgütün güdümündeki DEM’in ve marjinal örgütlerin oyuncağı haline dönüştürenler utansın.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz kendi işimize bakacağız. Bunu yaparken de birileri gibi işimizi sadece lafta bırakmayacağız. Çünkü biliyoruz ki Balıkesir sadece lafa bakmaz. Balıkesir, lafı söyleyenin kim olduğuna, bugüne kadar nerede ne yaptığına, bundan sonra ne yapabileceğine de bakar. Balıkesir vizyona bakar, esere bakar, hizmete bakar, projeye bakar, yatırıma bakar. Balıkesirli bilir ki Cumhur İttifakı olarak biz kendisine ne söz verdiysek yerine getireceğiz. Buna karşılık daha önceki seçimlerden tecrübeyle biliyoruz ki muhalefet adayları söylediklerinin yüzde 90’ını yerine getirmiyor, getiremiyor. Zaten o sözleri verirken gereğini yerine getirmek gibi bir dertleri de yok.” ifadelerini kullandı.

“Bunlar bütçede engelli değildir, bunlar eser ve hizmet engellidir”

Belediyelere merkezi idareden ayrılan kaynağı neredeyse iki kat artırdıkları halde muhalefet cenahının utanmaz, arlanmaz bir şekilde “engellendik” yalanına sığınmaya çalıştığını belirten Erdoğan, şöyle konuştu:

“Bunlar bütçede engelli değildir, bunlar eser ve hizmet engellidir. Gözü de gönlü de şehrinde olmayanlar, kendilerine verilen kaynakları şahsi hırsları, heva ve hevesleri uğrunda çarçur etmişlerdir. Şehirlerine yaptıkları ihaneti gizlemek için de tamamı yalan ve yanlış üzerine kurulu kampanyalarla milleti kandırmanın peşindeler. Milleti kandırarak makam-mevki elde etme üzerine kurulu siyaset eski Türkiye’nin tarzıdır. Halbuki bizim son 21 yılda hayata geçirdiğimiz demokrasi ve kalkınma atılımları sayesinde ülkemizde siyasetin işleyişi değişti. Eskinin ideolojik istismar, korku ve laf cambazlığıyla kifayetsizliğini gizleme siyasetinin yerini eser ve hizmet siyaseti aldı. Türkiye Yüzyılı’yla dünyada hak ettiği yere gelme konusunda kararlı adımlarla ilerleyen günümüz Türkiye’sinde eskinin geçer akçesi zübük siyaseti işlemez, işlemiyor.”

“Seçim akşamı Türkiye haritasını Cumhur İttifakı’nın renkleriyle boyamaya var mıyız?”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhur İttifakı ve AK Parti olarak geçen mayısta Türkiye Yüzyılı vizyonuyla siyasetin çıtasını biraz daha yükselttiklerini, şimdi de gelecek seçimler vesilesiyle bu vizyonu şehirlerle buluşturmayı hedeflediklerini anlattı.

Şehirleri gerçek belediyecilikle geleceğe hazırlama konusunda 31 Mart’ı tarihi bir dönüm noktası olarak gördüklerinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Büyükşehir belediyesiyle, ilçe belediyesiyle sizler burada gereken adımları atarken, biz de cumhurbaşkanıyla, bakanlıklarıyla, kurumlarıyla Ankara’da üzerimize düşeni yapacağız.” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Öyleyse şimdi buradan, Balıkesir’den öyle bir ses verin ki ülkemizin dört bir yanından duyulsun. Hazır mıyız? Balıkesir, 31 Mart’ta Türkiye Yüzyılı şehirleri için hazır mıyız? 31 Mart’ta Türkiye Yüzyılı şehirleri için kararlı mıyız? 31 Mart’ta gerçek belediyeciliği tercih ediyor muyuz? Bunun için ana kademe, kadın kolları, gençlik, seçim gününe kadar kapı kapı dolaşmaya var mıyız? Seçim akşamı Balıkesir’le birlikte Türkiye haritasını Cumhur İttifakı’nın renkleriyle boyamaya var mıyız?” sorularını yönelttiği vatandaşlardan “Evet” yanıtını aldı. Bunun üzerine Erdoğan, “Rabb’im hepinizden razı olsun.” dedi.

“Son 21 yılda Balıkesir’e 238 milyar lira tutarında yatırım yaptık”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, şehre yaptıkları yatırımlara değinerek, şu bilgileri paylaştı:

“Bizim eser ve hizmet siyasetimizin lafta kalmadığının, icraatla temellendirildiğinin ispatlarından biri, son 21 yılda Balıkesir’e yaptığımız, ne kadar yatırım yaptık biliyor musunuz? 238 milyar lira tutarında yatırım yaptık. Laf ola beri gele yok, icraat var icraat. Bu yatırımla eğitimde 4 bin 832 yeni dersliği şehrimize kazandırdık. İkinci devlet üniversitemiz, Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesini faaliyete geçirdik. Gençlik ve Spor’da 10 bin 868 kişi kapasiteli yükseköğrenim yurt binaları açtık. 39 spor tesisi inşa ettik. Balıkesirli ihtiyaç sahibi vatandaşlarımıza 6 milyar liranın üzerinde kaynak aktardık. Balıkesir’de 1100 yataklı Atatürk Şehir Hastanesi başta olmak üzere toplamda 2 bin 624 yataklı 35 hastaneyle birlikte 81 sağlık tesisi yaptık.”

(Sürecek)

]]>
https://www.haber28.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-kandille-uzlasi-arayisi-chpnin-ortak-noktasinin-kalmadigini-gosteriyor/feed/ 0
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, gençlerle buluştu https://www.haber28.com.tr/izmir-buyuksehir-belediye-baskani-tunc-soyer-genclerle-bulustu/ https://www.haber28.com.tr/izmir-buyuksehir-belediye-baskani-tunc-soyer-genclerle-bulustu/#respond Fri, 08 Mar 2024 02:48:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=8869 İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, Ekonomi Üniversitesi’nde düzenlenen Kampüs İzmir Sohbetleri buluşmasında gençlerle bir araya geldi. Başkan Soyer, “Benim hayatımın manası da bu memlekete duyduğum aşk. O kadar çok seviyorum ki; doğasını, insanlarını, tarihini, köklerini, geleceğini. Sevda için makam, koltuk, mevki gerekmiyor. Onu içinizde hissetmeniz gerekiyor. Nerede olursanız olun, ne iş yaparsanız yapın sonunda o sevdayı aşkı gösterecek bir şeyler yapmaya devam ediyorsunuz” dedi.

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, İzmir Ekonomi Üniversitesi Siyaset Platformu Kulübü’nün düzenlediği “Yerel Politikalar Ekseninde Dünden Bugüne İzmir” paneline katılarak gençlerle buluştu. Gençler arasında siyaset bilincini artırma, demokrasiye katkıda bulunma ve toplumda olumlu değişiklikler yaratma amacını taşıyan etkinlikte konuşan Başkan Soyer, 2019-2024 yılları arasında kentin gelişimi hakkında konuştu. Başkan Soyer ayrıca gençleri ilgilendiren konularda bilgi aktarımı yaparken yerel siyaset hakkında gözlemlerini paylaştı. Buluşmada kent geleceği hakkında fikir ve öneriler de gündeme geldi.

SOYER: “O KADAR ÇOK SEVİYORUM Kİ”

Siyaset hayatına nasıl atıldığını anlatarak konuşmasına başlayan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, vicdan ve merhameti keşfederek yoluna devam ettiğini kaydetti. Başkan Soyer, “Bu adaletsiz ve haksız dünya nasıl değişebilir, bunun değişimi için ben ne yapabilirim gibi birçok soru işareti ile başlayan sorgulama dönemi. Sonunda geldiğim nokta herkesin hayatının bir anlamı vardır ya, benim hayatımın manası da bu memlekete duyduğum aşk. O kadar çok seviyorum ki; doğasını insanlarını tarihini köklerini geleceğini. Sevda için; makam, koltuk, mevki gerekmiyor. Onu içinizde hissetmeniz gerekiyor. Nerede olursanız olun, ne iş yaparsanız yapın sonunda o sevdayı aşkı gösterecek bir şeyler yapmaya devam ediyorsunuz” dedi.

“CHP’DE KALACAĞIM”

Başkan Soyer, Cumhuriyet Halk Partisi çatısı altında çalışmaya devam edeceğini vurgulayarak, “CHP’de kalacağım. Çünkü bizim gibi ülkelerde eğer iktidar çok büyük bir güç biriktiriyorsa, o gücü frenleyecek en büyük güç ana muhalefet partisidir. O iktidarın gücünü denetleyecek, kontrol edecek mekanizmaları kurmak lazım. CHP bu ülkenin sigortasıdır. Bu yolculuğa CHP çatısı altında devam edeceğim. Ama ben toplumsal sivil muhalefete çok inanıyorum. Kadın, çevre ve eğitim. Bu 3 başlıkta platformlar, vakıf ve dernekler tüm siyasi partilerin önünde. Bütün hayalim toplumsal sivil muhalefeti, bir toplumsal bileşik muhalefete dönüştürmek. Bu iki aks birbirini destekleyecek. Ben CHP için çalışırken bu çalışmanın o muhalefete de fayda edeceğini düşünüyorum” diye konuştu.

“HER KOŞULDA İZMİR”

Siyasete yerelde devam etmeyi istediğini, yerelin gücüne inandığını belirten Başkan Soyer, “İzmir’den asla vazgeçemem, her koşulda İzmir” şeklinde konuştu. Popülist bir siyasetçi olmadığını ifade eden Başkan Soyer, “Popülist siyaset maalesef bugünün dünyasında, bir de otoriterlikle birleştiği zaman çok tahrip edici oluyor. Sadece rakamlar üzerinden, yani sizin kamuoyunda yarattığınız algı üzerinden, sempati üzerinden değerlendirmeyi eksik bulurum. Bir belediye başkanının, örneğin bilançosundaki yatırım yüzdesi çok önemli bir göstergedir. ya da görevi devraldığındaki borç tutarıyla, görev süresinin sonundaki borç tutarının karşılaştırılması çok önemlidir. Sosyal politikalarda ne yaptığı çok önemlidir, demokrasi için ne tür platformlar yarattığı ve verdiği katkı önemlidir. Sadece anketler üzerinden, kamuoyundaki beğeni düzeyi ölçülerek yapılan değerlendirmelerin doğru olmadığını düşünüyorum. Acaba doğru siyaset yaptığı için mi, popülist siyaset yaptığı için mi böyle? Doğru siyaset için uğraşması gerekmez mi, örneğin CHP’nin sosyal demokrat belediyecilik ilkeleri üzerinden değerlendirme yaparak, o parametreler çerçevesinde aday belirlemesi güzel olmaz mı?” dedi.

“PROJELERİ YARIM BIRAKIRSANIZ BU ŞEHİR KAYBEDER”

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin 150 yıllık tarihiyle kendine has bir çalışma kültürü olduğunu ve güçlü bir yapısı bulunduğunu söyleyen Başkan Soyer, hükümetten gerekli desteği alamamalarına rağmen bunu mazeret haline getirmediklerini söyledi. Sürekliliğin önemine vurgu yapan Soyer, “Eğer kurumsal kapasiteyle üretilmiş yola çıkılmış projeleri yarım bırakırsanız bu şehir kaybeder. Hem mali, hem gelecek vizyonu anlamında kaybeder. Bizim yaptığımız başlangıç şehrin gelecek 50 yılını kurtarmaya yönelikti. Devam etmesi lazım” diye konuştu.

“DAHA ERKEN BİTİRECEĞİZ”

Buca Metrosu için çalışmaların sürdüğünü hatırlatan Soyer, “Buca metrosunun parası cebimizde. Onay, imza hiçbir şey yok. 4 TBM çalışıyor. Olağanüstü hızlı yürüyor. İlk etabı bitirmek için sayaç koyduk Şirinyer’de. Söylediğimiz tarihte, hatta daha erken bitireceğiz” dedi.

“KENDİNİZE GÜVENİN”

Gençlere de tavsiyelerde bulunan Başkan Soyer, “1923 kuşağını ne olur hatırlayın. Sizin yaşlarınızda, çok daha zor koşullarda çok büyük sıkıntılar içinde yaşayan insanlardı. Gözlerini kapatıp koşa koşa ölüme gittiler. Bunu aklınızdan çıkardığınız anda gelecek inşa edemezsiniz. Şunu bilin; Cumhuriyetin ikinci yüzyılına giderken onlar sizsiniz. Bu ülkeye demokrasiyi getirecek, yaşanan büyük sefaleti, yoksulluğu bitirecek, özgür düşünceyi geliştirecek sizlersiniz. Neden batıdaki akranlarınız kadar demokrasiyi hak etmiyor olasınız? Hepsinden daha çok hak ediyorsunuz. Arkamızda kadim bir kültür var, çok daha iyisini hak ediyorsunuz. Kendinize güvenin, sevin. Siyasetten asla vazgeçmeyin” diye konuştu.

]]>
https://www.haber28.com.tr/izmir-buyuksehir-belediye-baskani-tunc-soyer-genclerle-bulustu/feed/ 0
Akşener isim vermeden İmamoğlu’na sataştı: Boş zamanlarında İstanbul’da olanlar bu şehri yönetemez https://www.haber28.com.tr/aksener-isim-vermeden-imamogluna-satasti-bos-zamanlarinda-istanbulda-olanlar-bu-sehri-yonetemez/ https://www.haber28.com.tr/aksener-isim-vermeden-imamogluna-satasti-bos-zamanlarinda-istanbulda-olanlar-bu-sehri-yonetemez/#respond Sat, 24 Feb 2024 06:24:06 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=6995 İYİ Parti’nin Haliç Kongre Merkezi’nde İstanbul Büyükşehir ve İlçe Belediye Başkan adaylarının yer aldığı aday tanıtım ve proje lansman programına katılan Genel Başkan Meral Akşener, 31 Mart öncesi İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nu isim vermeden yerden yere vurdu. Akşener, “Bu şehri sadece aklı İstanbul’da olanların, ilgisi ve odağı sadece İstanbul’da olanların, amacı sadece İstanbul’un derdine derman olmak olanların yönetmesi gerekiyor. Eli genel merkezlerinde gözü başka mevkilerde, boş zamanlarında da İstanbul’da olanlar bu şehri yönetemez” dedi.

MERAL AKŞENER’DEN DİKKAT ÇEKEN AÇIKLAMALAR

İYİ Parti Genel Başkanı Genel Başkanı Meral Akşener konuşmasına İstanbul’un 39 ilçesine selam göndererek başladı. Akşener’in açıklamasından öne çıkan başlıklar şu şekilde; “Siyasi partiler millete rağmen millete egemen olabilmenin peşinde koşuyor. Adına ittifak sistemi denilen sistemde kaybeden her zaman millet oluyor. Farklı görünen ama aynadan birbirinin aynısı olan iki kutuplu siyaset anlayışını reddettiğimiz için kutlu bir yola çıktık. Bu buyurgan siyasete son vermek için zorlu bir yola çıktık. Kuyruk siyasetini reddederek hür ve müstakil yepyeni bir yola çıktık. Bizim siyaset anlayışımızda seçim demek koltuk demek değildir. Kazanmak demek de kirli pazarlıkların peşinde koşmak değildir. Bizim için siyaset milletine faydalı iş yapabilmektir. Bu kısır döngüye mecbur değilsiniz. Bu danışıklı dövüşe mecbur değilsiniz. Ülkemiz için güvenliği özgüre, kalkınmayı adalete, vatan sevgisini de demokrasiye tercih etmeye mecbur değilsiniz.

“İSTANBUL BİZİM İÇİN TÜRK TARİHİNİN SERVETİ DEMEKTİR”

İstanbul kadim bir şehir. İstanbul bizim için kutsal emanet demektir. İstanbul bizim için Türk tarihinin serveti demektir. İstanbul bizim için Türk milletinin gözünün bebeği demektir. Ne yazık ki o aziz İstanbul, dertlerin düğümlendiği bir şehir. İstanbul bugün deprem tehlikesiyle yaşayan bir şehir. İstanbul bugün sığınmacılarla dolan taşan, yoksullukla boğuşan bir şehir. Şimdiye kadar tüm Türkiye’ye olduğu gibi İstanbulumuzda da problemler kronikleşti. İnsanlarımız ötekileştirildi.

“İSTANBUL’A HEP KARİYER BASAMAĞI OLARAK BAKILDI”

Bir şeyleri değiştirmeye çalışanlar da oldu. Sorunlara çözüm arayanlar da oldu. İstanbul’a hizmet etmeye çalışanlar da oldu. O yüzden hakkı hakka teslim etmek lazım. Şimdiye kadar İstanbul için taş üstüne taş koyan herkesten Allah razı olsun. Ancak görüyoruz ki ne kadar çaba sarf edilse de hala çözülemeyen birçok sorun var. Hala yetersiz kalan birçok hizmet var. Çünkü siyasetin geldiği noktada İstanbul’a hep paranın şehri olarak bakıldı. İstanbul’a hep intikam aracı olarak bakıldı. İstanbul’a hep kariyer basamağı olarak bakıldı.

“BOŞ ZAMANLARINDA İSTANBUL’DA OLANLAR BU ŞEHRİ YÖNETEMEZ”

Doğu ile batının birleştiği bu şehri iki ayağı yere sağlam basanların yönetmesi gerekiyor. Bu şehri sadece aklı İstanbul’da olanların İlgisi ve odağı sadece İstanbul’da olanların Amacı sadece İstanbul’un derdine derman olmak olanları yönetmesi gerekiyor. Eli genel merkezlerinde gözü başka mevkilerde boş zamanlarında da İstanbul’da olanlar bu şehri yönetemez.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/aksener-isim-vermeden-imamogluna-satasti-bos-zamanlarinda-istanbulda-olanlar-bu-sehri-yonetemez/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Yakın bir tarihte ikinci astronotu da uzaya göndereceğiz https://www.haber28.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-yakin-bir-tarihte-ikinci-astronotu-da-uzaya-gonderecegiz/ https://www.haber28.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-yakin-bir-tarihte-ikinci-astronotu-da-uzaya-gonderecegiz/#respond Fri, 23 Feb 2024 01:36:16 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=6765 Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, yakın bir tarihte ikinci astronotu da uzaya göndereceklerini belirterek, “Artık Ahmetler, Mehmetler, Ayşeler, Fatmalar uzaya gidecek.” dedi.

Erdoğan, partisinin Rize 15 Temmuz Demokrasi ve Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen mitinginde, vatandaşlara hitap etti.

Siyasete kazandırdıkları istikrar ve güven iklimi sayesinde Türkiye’yi her alanda 3,5,10 kat büyüttüklerini belirten Erdoğan, ihracatı 36 milyar dolardan 256 milyar dolara, turist sayısını 13 milyondan 57 milyona çıkardıklarını belirtti.

Milli geliri 238 milyar dolardan bir trilyon dolar seviyesine getirdiklerini dile getiren Erdoğan, istihdamı 19 milyon kişiden, 32 milyon kişiye taşıdıklarını söyledi.

Türkiye’nin savunma sanayinde yüzde 80’leri dışa bağımlılığını yüzde 20’lere indirdiklerine dikkati çeken Erdoğan, “Bugün insansız hava araçlarında dünyanın ilk 3 ülkesinden biriyiz. Kızıl Elma ve ANKA-3 ile artık bu alanda farklı bir lige yükseliyoruz. TCG Anadolu’nun ardından geçen ay en büyük ikinci gemimiz olan TCG Derya’yı da donanmamıza teslim ettik. Kendimiz yaptık, dışarıdan değil.” diye konuştu.

İlk insanlı uzay misyonunun geçen hafta başarıyla tamamlandığını anımsatan Erdoğan, “İnşallah, yakın bir tarihte ikinci astronotumuzu da uzaya göndereceğiz. Artık Ahmetler, Mehmetler, Ayşeler, Fatmalar uzaya gidecekler.” ifadelerini kullandı.

Azmedince yapılacağını vurgulayan Erdoğan, azmedip, gayret edip, çalıştıklarını ve başardıklarını aktardı.

“Şu an canımızı acıtan sıkıntıların muhakkak üstesinden geleceğiz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, her alanda büyük bir atılım ve çok büyük bir gelişme içinde olunduğuna işaret ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bundan 10, 15, 20 sene önce tohumlarını attığımız projelerin hamdolsun bugün meyvelerini topluyoruz. İnşallah çok daha fazlasını başaracağız. Hayat pahalılığı ve enflasyon başta olmak üzere şu an canımızı acıtan sıkıntıların muhakkak üstesinden geleceğiz. Son 21 yılda pek çok başarıya imza atmış bir hükümet olarak, bugünkü sorunları da çözecek olan yine biziz. Rabb’im yolumuzu, bahtımızı açık etsin, diyorum.”

“Dünyada böyle bir muhalefet yok”

Sayılmaya çalışıldığında günler sürecek nice başarıya, reforma, kalkınma ve teknoloji atılımına imza attıklarının altını çizen Erdoğan, “Ancak ülkemizde muhalefet anlayışı öyle bir berbat ki ne yaparsan yap anlamazlar. Onu değiştirmeye muvaffak olamadık. İşte kendi içlerinde nasıl birbirlerine düştüklerini görüyorsunuz değil mi? Üzülerek de olsa şu gerçeği ifade etmek durumundayım, Türkiye’nin en büyük talihsizliği vizyonsuz, beceriksiz, tembel ve değişime ayak direyen, tutucu muhalefete sahip olmasıdır. Dünyada böyle bir muhalefet yok.”

Türkiye’de son 21 yılda pek çok şeyin değiştiğini, dönüştüğünü ve kendini yenilediğini ancak CHP’nin başını çektiği muhalefette hiçbir köklü değişim yaşanmadığını söyleyen Erdoğan, “Pek istemeseler de genel başkanlık koltuğunda oturanları değiştirdiler. Bundan her seferinde standardı düşürdüler, çıtayı iyice aşağı çektiler.” dedi.

CHP’de her gelenin mutlaka bir öncekini mumla arattığını vurgulayan Erdoğan, “Gelen gideni aratıyor. Son genel başkan değişikliğinde de bu gelenek bozulmadı. ‘Değişim’ dediler, ‘yenilenme’ dediler, bir sürü cafcaflı kavram kullandılar ancak günün sonunda sabık genel başkanlarını bir iç darbeyle siyasetten tardedip, aynı tas aynı hamam yollarına devam ettiler. Bay Kemal, güya 13. Cumhurbaşkanı olacaktı, hatırlıyorsunuz değil mi? Bir anda kendini CHP’nin istenmeyen adamı olarak buldu.” değerlendirmesinde bulundu.

Aynı vefasızlığı altılı masada beraber oldukları diğer ortaklarına da sergilediklerini anlatan Erdoğan, “Altılı masadan şu anda parlamentoda kimse kaldı mı? Hepsi gitti, hepsi dağıldı. Ne oldu? Nerede bu altılı masa? Ben ne demiştim, ‘altılı masadan kimseyi bulamayacaksınız’ demiştim. Bak parlamentoda şimdi kimse yok. Dün yan yana yol yürüdükleri insanlara, bugün demediklerini bırakmıyorlar. Ankara’da bir ofis tutmuşlar. Her birinin Ankara’da birer ofisi var. Güle güle kullanın.” diye konuştu.

“Siyaset kurumundan umut kesilmesi, demokrasimiz adına büyük bir tehdittir”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, çıktıkları yolda aynen yürüdüklerini vurgulayarak, burada asıl hayal kırıklığını CHP’lilerin yaşadığını söyledi.

CHP’lilerin partilerine ve siyaset kurumuna dair beklentilerini giderek kaybettiklerini gördüklerini ifade eden Erdoğan, “Gazi’nin emaneti diyerek halen CHP’ye oy veren vatandaşlarımız, maalesef bir umutsuzluk sarmalına sürüklenmektedir. Her ne suretle olursa olsun siyaset kurumundan umut kesilmesi, demokrasimiz adına büyük bir tehdittir.” dedi.

Türkiye’nin bu konuda çok acı tecrübeleri bulunduğuna dikkati çeken Erdoğan, şöyle konuştu:

“Geçmişte özellikle de 1970’lerde siyaset müessesesinin umut olma, ülkenin sorunlarına çözüm üretme vasfını yitirdiği durumlarda başımıza neler geldiğini hepimiz gayet iyi hatırlıyoruz. AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak hangi siyasi görüşe mensup olursa olsun, hiçbir vatandaşımızın kendini dışlanmış, ötelenmiş, yok sayılmış hissetmesine rıza gösteremeyiz. 85 milyonun tamamının mesuliyetini taşıyan bir kadro olarak, her kesimden vatandaşımıza ulaşmak, onlara da kulak vermek boynumuzun borcudur.”

Erdoğan, yerel seçimlere dikkati çekerek, “43 gün sonra sandıklara gidiyor muyuz? Sandıklara giderken ana kademe, hanım kardeşlerim, gençler gümbür gümbür gideceksiniz, gitmemek yok. ve sandıklara giderken de yanınıza kardeşlerinizi, arkadaşlarınızı alıp beraber gideceksiniz. 43 gün boyunca durmak yok. Cumhur ittifakı olarak sandıkları patlatmaya var mıyız?” diye sordu.

Alandakilerden “evet” yanıtını alan Erdoğan, CHP yönetimini eleştirirken, CHP’li vatandaşların siyaset kurumundan umut kesmelerinin önüne geçeceklerini anlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

“Yaptıklarımızı ve yapacaklarımızı tek tek anlatarak, bu kardeşlerimizin de oylarına talip olduğumuzu ifade edeceğiz. Buradan siyasi parti fark etmeksizin tüm vatandaşlarıma sesleniyorum, muhalefete bakıp da asla yeise kapılmayın. Asla alternatifsiz değilsiniz. Hele hele CHP’nin iş bilmez, beceriksiz, sadece kendi kariyerini düşünen idarecilerine mecbur ve mahkum değilsiniz. Şayet siyasetten beklentiniz, hizmet ve eser görmekse hiç uzağa gitmenize gerek yok AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak işte biz buradayız.”

“Hür iradenizin kimsenin tapulu mülkü olmadığını bu kibir abidelerine gösterin”

Erdoğan, AK Parti ve Cumhur İttifakı’yla hizmet, eser, yatırım ve projede yarışabilecek hiçbir siyasi hareket olmadığını vurgulayarak, şöyle konuştu:

“Kendi iktidarları uğruna size dayatmalarda bulunanlara, sizin kaygılarınızı istismar edenlere, size ‘bizim istediğimiz adaya tıpış tıpış oy vereceksiniz’ diyenlere… Kim diyordu bunu biliyorsunuz değil mi? Belediye başkanı olarak ‘kimi görmek istersiniz’ sorusunu bile millete değil de yapay zekaya soranlara, sizin fikrinize, taleplerinize, hassasiyetlerinize saygı göstermeyenlere, kendi şahsi ikballeri için kapalı kapılar ardında bölücü örgütün uzantılarıyla demlenenlere… Anladınız değil mi bizim çayın demlenmesi değil, DEM diye bir parti var ya onlarla demlenenler var. Hasılı size rağmen siyaset yapanlara bu seçimde esaslı bir ders vermeye hazır mıyız? Hür iradenizin hiç kimsenin tapulu mülkü olmadığını gelin, bu kibir abidelerine gösterin.”

(Sürecek)

]]>
https://www.haber28.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-yakin-bir-tarihte-ikinci-astronotu-da-uzaya-gonderecegiz/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rize’den Seçmenlere Seslendi https://www.haber28.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-rizeden-secmenlere-seslendi/ https://www.haber28.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-rizeden-secmenlere-seslendi/#respond Thu, 22 Feb 2024 23:24:05 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=6735 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rize’den tüm Türkiye’deki seçmenlere seslenerek “Belediye başkanı olarak kimi görmek istersiniz sorusunu bile millete değil de yapay zekaya soranlara, sizin fikrinize, taleplerinize, hassasiyetlerinize saygı göstermeyenlere kendi şahsi ikballeri için kapalı kapılar ardında bölücü örgütün uzantıları ile ‘Dem’lenenenlere, anladınız değil mi ‘ Bizim çayın demlenmesi değil ha DEM diye bir parti var ya. Onlarla demlenenler var. Hasılı size rağmen siyaset yapanlara bu seçimde esaslı bir ders vermeye hazır mıyız ‘” dedi.

31 Mart yerel seçimleri öncesinde dün Ordu ve Giresun’da partililere seslenen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bugün de ilk olarak Rize’de hemşehrileri ile buluştu. Cumhuriyet Meydanı’nda konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 22 yıllık iktidarlarında kendisine destek veren ve sahip çıkan hemşehrilerine teşekkür ederek konuşmasına başladı. Erdoğan, 31 Mart seçimlerinde ata yurdu, ana yurdu Rize’den rekor bir oy beklentisi olduğunu vurguladı.

“Kavgalardan en büyük zararı millet ve devlet olarak biz gördük”

Yıllarca köken üzerinden, meşrep ve hayat tarzı üzerinden ülkeyi bölmeye çalışanlar olduğunu hatırlatan Erdoğan, “Her kesimden insanımızın arasında nifak duvarları ördüler. Geçmişte gerçekten çok zor ve karanlık günler yaşadık. Gençlerimizi, evlatlarımızı ideolojik kör dövüşüne kurban verdik. Bu kavgalardan en büyük zararı millet ve devlet olarak biz gördük. Ekonomimiz kan kaybetti, toplumsal huzurumuz bozuldu. Kardeş kardeşe, komşu komşuya düşman edildi. Demokrasimiz yıllarca vesayetin gölgesinden çıkamadı. Kendi iç meselelerimizle uğraşmaktan dünyadaki değişimi dönüşümü yenilikleri teknoloji ve sanayi hamlelerini yakalayamadık. Her alanda Şampiyonlar Ligi’nde oynaması gereken ülkemizi yıllarca ikinci lige mahkum ettiler. Bu fasid talihi kırmaya çalışan devlet ve siyaset adamlarını ya şehit ettiler ya linç ettiler ya da elini kolunu bağladılar. Merhum Menderes ülkeye ve millete hizmetin bedelini canıyla ödedi. Rahmetli Özal’ı hiçbir zaman rahat bırakmadılar. Merhum Türkeş ve Erbakan’a yönelik itibar suikastlarının ardı arkası hiç kesilmedi. Türkiye ne zaman belini doğrultmaya, yeniden ayağa kalkmaya, kendini toparlamaya çalışsa birileri hemen devreye girerek buna fırsat vermedi. Ülkemizi içine düştüğü bu cendereden kurtaran hamdolsun biz olduk. Teröristler bizimle baş edemedi. Bunları Gabar’a gömdük. Cudi’ye gömdük. Bütün o mağaralara gömmek suretiyle nefeslerini kestik. Şimdi de sınır ötesinde aynen devam ediyoruz” ifadelerini kullandı.

“Artık Ahmet’ler, Mehmet’ler, Ayşe’ler, Fatma’lar uzaya gidecekler”

Türkiye’nin geçtiğimiz günlerde ilk insanlı uzay misyonunu başarıyla tamamladığını belirten Erdoğan “İnşallah yakın bir tarihte ikinci astronotumuzu da uzaya göndereceğiz. Artık Ahmet’ler, Mehmet’ler, Ayşe’ler, Fatma’lar uzaya gidecekler. Azmettin mi yaparsın. Rabbimiz ne buyuruyor; Bir kere azmettin mi tevekkül et yeter. Azmettik, gayret ettik, çalıştık, başardık. Yani her alanda büyük bir atılım çok büyük bir gelişme içindeyiz. Bundan 20 sene önce tohumlarını attığımız projelerin bugün hamd olsun meyvelerini topluyoruz. İnşallah çok daha fazlasını başaracağız. Hayat pahalılığı ve enflasyon başta olmak üzere şuan canımızı acıtan sıkıntıların muhakkak üstesinden geleceğiz. Son 21 yılda pek çok başarıya imza atmış bir hükümet olarak bugünkü sorunları da çözecek olan yine biziz. Rabbim yolumuzu, bahtımızı açık etsin diyorum” diye konuştu.

“Dün yan yana yol yürüdükleri insanlara bugün demediklerini bırakmıyorlar”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, konuşmasında Türkiye’deki muhalefet anlayışına da tepki göstererek şunları söyledi:

“Ülkemizde muhalefet anlayışı öyle bir berbat ki ne yaparsan yap anlamazlar. Kendi içlerinde nasıl birbirlerini düştüklerin görüyorsunuz değil mi’ Üzülerek de olsa şu gerçeği ifade etmek durumundayım. Türkiye’nin en büyük talihsizliği vizyonsuz beceriksiz, tembel ve değişime ayak direyen tutucu muhalefete sahip olmasıdır. Dünyada böyle bir muhalefet yok. Ülkemizde son 21 yılda pek çok değişti, dönüştü, kendini yeniledi ama CHP’nin başını çektiği muhalefette hiçbir köklü değişim yaşanmadı. Pek istemeseler de genel başkanlık koltuğunda oturanları değiştirdiler. Her seferinde standardı düşürdüler. Çıtayı iyice aşağıya çektiler. Daha önce söyledim; CHP’de her gelen mutlaka bir öncekini mumla aratmıştır. Gelen gideni aratıyor. Son genel başkan değişikliğinde de bu gelenek bozulmadı. Değişim, yenilenme dediler bir sürü cafcaflı kelime kullandılar ancak günün sonunda sabık genel başkanlarını bir iç darbeyle siyasetten tard edip aynı tas aynı hamam yollarını devam ettiler. Bay Kemal güya 13. Cumhurbaşkanı olacaktı hatırlıyorsunuz dimi. Bir anda kendini CHP’nin istenmeyen adamı olarak buldu. Aynı vefasızlığı masada beraber oldukları diğer ortaklarını da sergilediler. 6’lı masadan şuanda parlamentoda kimse kalmadı. Hepsi gitti, hepsi dağıldı. Ne oldu, nerede bu 6’lı masa. Ben ne demiştim. 6’lı masadan kimseyi bulamayacaksınız demiştim. Bak parlamentoda kimse yok. Dün yan yana yol yürüdükleri insanlara bugün demediklerini bırakmıyorlar. Ankara’da bir ofis tutmuşlar. Her birinin Ankara’da birer ofisi var. Güle güle kullanın. Ama Elhamdülillah biz çıktığımız yolda aynen yürüyoruz. Burada asıl hayal kırıklığını CHP’li vatandaşlarımız yaşadı. CHP’li kardeşlerimizin partililerine ve siyaset kurumuna dair beklentilerini giderek kaybettiklerini görüyoruz. Gazi’nin emaneti diyerek halen CHP’ye oy veren vatandaşlarımız maalesef bir umutsuzluk sarmalına sürüklenmektedir. Her ne sürükle olursa olsun siyaset kurumundan umut kesilmesi, demokrasimiz adına büyük bir tehdittir. Türkiye’nin bu konuda çok acı tecrübeleri bulunuyor. Geçmişte özellikle 1970’lerde siyaset müessesinin umut olma ülkenin sorunlarına çözüm üretme vasfını yitirdiği durumlarda başımıza neler geldiğini hepimiz gayet iyi hatırlıyoruz. AK Parti ve Cumhur ittifakı olarak hangi siyasi görüşe mensup olursa olsun hiçbir vatandaşımızın kendini dışlanmış ötelenmiş yok sayılmış hissetmesine rıza gösteremeyiz. 85 milyonun tamamının mesuliyetini taşıyan bir kadro olarak her kesimden vatandaşımıza ulaşmak, onlara da kulak vermek boynumuzun borcudur. İnşallah 43 gün kaldı.”

“Bizim çayın demlenmesi değil ha; DEM diye bir parti var ya, onlarla demlenenler var”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rize’den tüm Türkiye’deki seçmenlere seslenerek “Muhalefete bakıp da asla yeise kapılmayın. Asla alternatifsiz değilsiniz. CHP’nin iş bilmez, beceriksiz, kendini düşünen idarecilerine mecbur ve mahkum değilsiniz. Şayet siyasetten beklentiniz hizmet ve eser görmekse hiç uzağa gitmenize gerek yok. AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak işte biz buradayız. Kendi iktidarları uğruna size dayatmalarda bulunanlara sizin kaygılarınızı istismar edenlere size ‘Bizim istediğimiz adaya tıpış tıpış oy vereceksiniz’ diyenlere; kim diyordu bunu biliyorsunuz değil mi ‘ Belediye başkanı olarak kimi görmek istersiniz sorusunu bile millete değil de yapay zekaya soranlara, sizin fikrinize, taleplerinize, hassasiyetlerinize saygı göstermeyenlere kendi şahsi ikballeri için kapalı kapılar ardında bölücü örgütün uzantıları ile ‘Dem’lenenlere, anladınız değil mi ‘ Bizim çayın demlenmesi değil ha DEM diye bir parti var ya, onlarla demlenenler var. Hasılı size rağmen siyaset yapanlara bu seçimde esaslı bir ders vermeye hazır mıyız ? Hür iradenizin hiç kimsenin tapulu mülkü olmadığını gelin bu kibir abidelerine gösterin. 31 Mart’ta tüm Türkiye’de biz çok farklı bir tablo bekliyoruz. Bu seçimlerin ülkemizde özellikle muhalefette gerçek manada bir değişim dalgasını ortaya çıkartacağını inanıyoruz” ifadelerini kullandı.

Erdoğan, konuşmasının ardından Rize’deki belediye başkan adaylarını tek tek yanına çağırarak hemşehrilerine tanıttı, onlar için destek istedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, ardından Trabzon’a hareket etmek üzere alandan ayrıldı. – RİZE

]]>
https://www.haber28.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-rizeden-secmenlere-seslendi/feed/ 0