Süt – Haber 28 – Giresun Haber https://www.haber28.com.tr Tue, 30 Jul 2024 06:00:10 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 CHP Milletvekili Sarıbal: Gıda Fiyatlarını İhracat Kısıtıyla Önleyemezsiniz https://www.haber28.com.tr/chp-milletvekili-saribal-gida-fiyatlarini-ihracat-kisitiyla-onleyemezsiniz/ https://www.haber28.com.tr/chp-milletvekili-saribal-gida-fiyatlarini-ihracat-kisitiyla-onleyemezsiniz/#respond Tue, 30 Jul 2024 06:00:10 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=28437

Zehra Değirmenci/Sibel Kahraman

BURSA – CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, Ticaret Bakanlığı’nın tavuk ihracatına getirdiği kısıtlamaları eleştirdi. Sarıbal, “Gıda fiyatlarını ihracat kısıtı getirerek önleyemezsiniz. Halkınızın gerçeklerini görüp o gerçekler üzerinden çözüm üretmek zorundasınız. Yani kısaca, bu iktidar gitmeden bu ülkeye ucuz gıdaya da insanca yaşama da onurlu bir yaşama da ne yazık ki kavuşamayacak. Sorun iktidardır. İktidar giderse her türlü sorun çözülecektir.” dedi.

CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, tavuk ihracatına getirilen ihracat kısıtlamasına dair CHP Bursa İl Başkanlığı’nda değerlendirmelerde bulundu. Sarıbal, şunları söyledi:

“Gıda enflasyonunun sorununu ihracat kısıtlamasıyla önleyemezsiniz. Ne yazık ki 22 yıllık AKP ve Saray iktidarı tarımda uyguladıkları yanlış politikalar ya da aslında kendileri için doğru politikalar uygulayarak, sermaye transferi yaparak üretimi değil, tüketimi, tüketimi de üretimle destekleyerek değil, ithalatı önceleyerek maalesef geldiğimiz noktada ihracat kısıtlamasına giderek gıda enflasyonunu düşürme çabasındalar.

FİYATLARIN DÜŞMEYECEĞİ KESİN”

Şimdi yeni bir karar aldılar. Aldıkları kararla 1 Mayıs 2024 ile 31 Aralık 2024 tarihleri arasında beyaz et yani tavuk eti ihracatını kısıtladılar. Aylık 30 bin ton gibi olan ihracat, 10 tona düşürüldü. Toplam 80 bin ton beyaz et, tavuk eti ihracatı yapılacak. Peki ne kadar yapıyordu? Yıllara göre 500-600 bin ton civarında bir ihracat yapılıyordu. Üretimimiz ne kadar? 2.4 milyon ton civarında. Şimdi böyle baktığımızda yüzde 20 gibi bir ihracat vardı. Bu daha önceki yıllarda yüzde 30’lara kadar çıkmıştı.Peki bu tedbiri alarak beyaz et fiyatlarında, aynen kırmızı ette olduğu gibi, aynen süt ve süt ürünlerinde olduğu gibi fiyatların düşmeyeceği kesin.

SEKTÖRÜ ÇÖKERTİR”

Şimdi bu iki alanda siz hiçbir tedbir almıyorsunuz. Dönüyorsunuz, bu tarafta 200-300 bin ton toplam beyaz et ihracatını kısarak fiyatların düşmesi konusunda bir tutum sergiliyorsunuz. Düşmez. Göreceli düşse bile sektörü çökertir. Bir, eğer kısıtlama uzun süre devam ederse ve piyasada psikolojik bir algı yaratılırsa tavuk üreticileri üretimden çıkarlar. Bunu büyük başta yaşadık. Bunun süt üreticilerinde yaşadık. Şimdi de beyaz ette yaşayacağız. Daha çok fason üretim yapılır bu sektörde. Fason üretimi yapanlar zaten çok az para kazanırlar. Bir şirkete ya da bir kuruma yetiştirirler bunu, kilo başı çok küçük bir ücretle çalışıyorlar. Küçük üreticilerin bu sistemde kalma şansı olmaz. Oysa ne yapmak lazım? Tam tersine üretimi arttırmak lazım. Arttırın. Üretime arttırdığınızda alıcı var mı, o da yok. Biraz önce söylediğiniz paradigma aslında temeli oluşturan iş. Neresinden bakarsanız bakın geliri arttırırsanız, tüketici de tüketirse o zaman bir ihtiyaç olacak. Şimdi bakıyoruz geçen yıldan bu yıla kadar 100 bin ton et üretiminde azalma var. Yani 2022’yle, 2023 arasında beyaz et üretiminde 100 bin ton gibi bir düşüş var.

“İHRACAT PAZARINI KAYBEDECEĞİZ”

Bir başka mesele ihracat pazarını kaybedeceğiz dedik, asıl önemlisi şu, bu ihracatçıların birçoğunun sözleşmeleri, anlaşmaları var. Yapmışlar bu anlaşmaları. Şimdi bütünüyle bu anlaşmalar iptal olacak. Bu ne demektir biliyor musunuz? İhracatta güvenilmeyen ülkeler konumuna gideceğiz. Yani güvensizlik, yeniden o pazarı oluşturabilmek, yeniden o pazara girebilmek gerçekten çok zor ve çok büyük bir emek, maliyet istiyor. Bütünüyle baktığımızda gerçekten aklımızın şaştığı bir karar bu.

“YÜZDE 10 KDV’Yİ KALDIRIN”

Peki ne yapmalı? Çok net söylüyorum. Beyaz et, süt, kırmızı et lüks ürün müdür? Kendinize göre ‘hadi gidelim de şuradan bir kilo beyaz et alalım mı dedik? Nedir, gıda hakkıdır. Temel haktır. Derhal hükümetin yüzde 10 KDV’yi kaldırması lazım. Hesap kitap meydanda, bir bütün tavuğun bugün maliyeti 60-70 lira civarında. Bunun elbette bir nakliyesi var. Elbette satan kurum, kasap, market ona bir maliyeti var. Hatırlarsınız, varlık çadırları kurdular, biz onlara yokluk çadırı diyoruz. Tarım Kredi Kooperatifleri marketleri açtılar. Et, Süt Kurumu var. Söylüyoruz, tam günüdür, Et ve Süt Kurumu, Tarım Kredi Kooperatifi mağazaları, marketleri, hükümet, tarım kredi kooperatifleri milyonlarca lirayı başka şirketlere, başka amacı dışı işlere harcayacağına kamu için gerektiğinde zarar etmeyi de becerebilmeli ama çiftçiye bunu ödetmeden. Derhal Et ve Süt Kurumu mağazaları, Tarım Kredi Kooperatifi mağazaları üretici noktalarında bu ürünleri alıp çok daha uygun fiyata satabilirler. Bu çok önemli bir iş. Ortada bir fiyat var ama bir de tüketicinin tükettiği fiyat var. Üç, denetim. Diyor ki ben 70 liraya satıyorum tavuğu. Ama aynı tavuk başka bir yerde 150-200 liradan bahsediliyor. Oysa üreticinin bundan haberi bile yok. Üreticinin ürettiği üründe bir yüzde 100-200 gibi bir kar yok. Bu aradaki kar mekanizması denetlenmeli. Bu yapılmalı. Siz denetimi yapmayacaksınız, mağazalarınızda özellikle dar gelirli ve yoksul için bir çözüm üretmeyeceksiniz, yarattığınız ekonomik bunalımı her türlü temel gıdanın üzerine koyduğunuz vergi üzerinden ikame edeceksiniz, sonra ‘ben ihracatı kısayım da, buradan acaba iç piyasayı baskılayayım da fiyatları ucuzlatabilir miyim’ diye konuşacaksınız.

“İKTİDAR GİDERSE SORUN ÇÖZÜLÜR”

Yani bütünüyle baktığımızda bütün bunlar iktidarın uyguladığı yanlış tarım politikalarından kaynaklanan bir sorundur. Bu kafayla, bu anlayışla, piyasada fiyatlar düşmeyecektir. Beyaz et fiyatları da, kırmızı et fiyatları da, süt ve süte dayalı ürünler de de fiyatlar düşmeyecektir. Çünkü hep aynı şeyleri yapıp farklı bir sonuç etmeniz mümkün değildir. Derhal iktidarın bu kafadan vazgeçip ciddi anlamda bahsettiğimiz girdi maliyetlerini dengeleyip, düşürüp halkın alım gücünü arttıracak yeni bir ücret politikasını hayata geçirmesi gerekmektedir. Bundan başka bir çözüm yoktur. Gıda fiyatlarını ihracat kısıtı getirerek önleyemezsiniz. Halkınızın gerçeklerini görüp o gerçekler üzerinden çözüm üretmek zorundasınız. Yani kısaca, bu iktidar gitmeden bu ülkeye ucuz gıdaya da insanca yaşama da onurlu bir yaşama da ne yazık ki kavuşamayacak. Sorun iktidardır. İktidar giderse her türlü sorun çözülecektir.”

]]> https://www.haber28.com.tr/chp-milletvekili-saribal-gida-fiyatlarini-ihracat-kisitiyla-onleyemezsiniz/feed/ 0 Kayseri Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği’nde 7. Olağan Genel Kurul Yapıldı https://www.haber28.com.tr/kayseri-damizlik-sigir-yetistiricileri-birliginde-7-olagan-genel-kurul-yapildi/ https://www.haber28.com.tr/kayseri-damizlik-sigir-yetistiricileri-birliginde-7-olagan-genel-kurul-yapildi/#respond Fri, 26 Jul 2024 03:24:06 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=27635 Kayseri Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği’nde 7. Olağan Genel Kurulu yapıldı.

Genel Kurul Toplantısı’na Kayseri İl Tarım ve Orman Müdürü Bülent Saklav, Damızlık Sığır Yetiştiricileri Türkiye Merkez Birliği Başkanı Kamil Özcan, TARGEM önceki dönem Genel Müdürü Özkan Kayacan, Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Türkiye Genel Sekreteri İbrahim Akkoyunlu, Develi Süt Üreticileri Birlik Başkanı Nuh Güllü, Köyün Yetiştiricileri Birliği Başkanı Ali Yücel ve birlik üyeleri katıldı.

Kayseri Tarım ve Orman İl Müdürü Bülent Saklav Genel Kurulda yaptığı olduğu açıklamada Kayseri’de gelişen Tarım ve Hayvancılık sektörünün önemine dikkat çekerek Kayseri’de 400 bin büyükbaş 1 milyon küçükbaş hayvanın bulunduğunu, bu gelişmede Kayseri Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği’nin katkısının büyük olduğuna dikkat çekerek Kayseri Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği tarafından oluşturulan Hunat markasında kendilerinin katkılarının olduğunu ve sahip çıkılması gerektiğine dikkat çekti.

TARGEM önceki dönem Genel Müdürü Özkan Kayacan da ülkenin ve dünyanın zor günlerden geçtiğine dikkat çekerek gelişen dünyada gıda ve tarımı duyulan önemin her geçen gün arttığını belirtti. Kayacan, bunun en önemli belirtisinin de covid süresince anlaşıldığını söyledi. Özkan Kayacan Kayseri’de bulunduğu süre içerisinde sanayicilere tarıma teşvik için çok mücadele verdiğine belirtilerek bu günlerde görüyoruz ki Sanayiciler tarıma yatırım yapmak için arazi arayışındalar bu güzel bir gelişmedir dedi. Özkan Kayacan Ayrıca Kayseri damızlık sığır yetiştirilir birliğinin Türkiye genelinde marka Bir birlik haline geldiğini söyledi.

Damızlık sığır yetiştiricileri Türkiye Merkez Birliği Başkanı Kamil Özcan ise, Türkiye’de et fiyatları ile süt fiyatlarının aynı anda değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti ve salonda bulunan kadın üreticilerin genel kurula katılımlarından dolayı tebrik etti.

Kayseri Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Başkanı Günay Çakı da konuşmasında Kayseri’ye bağlı 16 ilçe ve 400 köyde, bin çiftlik ve bireysel işletmeye hizmet verdiklerini belirtti. Çakı konuşmasını şöyle sürdürdü;

“Birliğimizin 2001 yılında kuruluşunda ve bugüne kadar emeği geçen tüm yöneticilerimize ve çalışanlarımıza katkılarından dolayı teşekkür ederiz. Birliğimizi, Yönetim Kurulu üyelerimiz, sizlerin destekleri yanı sıra canla başla gece Gündüz demeden çalışan değerli personellerimizin gayretleri sayesinde 23 yıl içerisinde Zooteknist Ziraat Mühendisi, 2 Veteriner Hekim, Gıda Mühendisi, Gıda Teknikeri, Veteriner Sağlık Teknisyeni, Elektrik teknisyeni, Laborant,Malı müşavir dahil 62 Personel ve 37 araç ile 65 bin büyükbaş hayvanın; Suni tohumlama, Küpeleme, Tırnak bakım, Süt verim ve ölçüm, Kaba ve Kesif Yem Bitkileri temini, Ultrason, Hayvan yetiştirme besleme ve teknik servis hizmetleri yanısıra Süt toplama alanında da hizmet ağını her geçen gün genişleterek günlük 150 ton da süt toplayıp transfer etme yanında Kayseri İli Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği olarak üreticilerinden topladığımız doğal sütlerden kendi işletmemizde elde ettiğimiz ürünlerimizi de Hunat ismi ile markalaştırma seviyelerine getirmiş bulunmaktayız. Elde ettiğimiz ürünlerden, Süt, Peynir, Ayran, Yoğurt, Tereyağı, Kaymak gibi 15 çeşit ürün ile tüketici ile buluşturulmaktadır.”

Kayseri damızlık sığır yetiştiricileri Birliği 7. Olağan Genel Kurulu’nda Yönetim Kurulu’na Günay Çakı, Talip Akçakaya, Hadi Yaşar Eroğlu, Mehmet Emin Akşehirli, Yusuf Medeni, Mehmet Bülbül ve Mustafa Coşkun seçildi. – KAYSERİ

]]>
https://www.haber28.com.tr/kayseri-damizlik-sigir-yetistiricileri-birliginde-7-olagan-genel-kurul-yapildi/feed/ 0
Çiğ süt fiyatlarındaki zammın çiftçileri zor durumda bırakacağı uyarısı https://www.haber28.com.tr/cig-sut-fiyatlarindaki-zammin-ciftcileri-zor-durumda-birakacagi-uyarisi/ https://www.haber28.com.tr/cig-sut-fiyatlarindaki-zammin-ciftcileri-zor-durumda-birakacagi-uyarisi/#respond Wed, 10 Jul 2024 23:24:05 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=24666 HABER: ECE AZAK – KAMERA: ÖZGÜR ŞENGÜL

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Gıda Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Üyesi Uğur Toprak, Ulusal Süt Konseyi tarafından açıklanan 1 Mayıs 2024 tarihi itibarıyla çiğ süt fiyatlarında uygulanacak yüzde 8,5 oranında zammı değerlendirdi. Toprak, “Çiftçinin de para kazanacağı, hayatını idame ettirebileceği bir fiyatlandırmanın tekrar yapılması gerekiyor. Aksi takdirde ne yazık ki bu sütler ya dökülecek ya hayvanlar kesime gidecek. Dolayısıyla süt olmadığı için de peynir ve yoğurt başta olmak üzere süt ürünlerinin üretiminde ciddi problemler yaşanacak” dedi.

Ulusal Süt Konseyi resmi internet sitesinden yapılan açıklamada, çiğ süt tavsiye fiyatı 1 Mayıs 2024 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yüzde 8,5 artışla litre başına 14,65 TL olarak belirlendi.

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği  (TMMOB) Gıda Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Üyesi Uğur Toprak, Ulusal Süt Konseyi tarafından açıklanan 1 Mayıs 2024 tarihi itibarıyla çiğ süt fiyatlarında geçerli olmak üzere yüzde 8,5 oranında zamma ilişkin ANKA Haber Ajansı’na konuştu.

Çiğ süt alım fiyatıyla marketlerde ve bakkallarda satılan fiyatlar arasında uçurum olduğuna idkkati çeken Toprak, fiyat belirleme kriterlerinde mutlaka bir revizyona gidilmesi gerektiğinin altını önemle çizdi. Süt fiyatlarının makul değerlere çekilmediği takdirde oluşabilecek sorunları da aktaran Toprak, şunları söyledi:

“Bu rakamın çok kabul edilebilir bir durum olduğunu söylemek pek mümkün değil. Süt konseyinin vermiş olduğu belirlenen fiyatla şu anda alım yapılan fiyatlar arasında da bir uçurum olduğu, çiftçilerin de buradan para kazanamadığı, dolayısıyla bu sürecin sonunda da maalesef ki daha önce de olduğu gibi bu hayvanların kesime gidebileceği bir makul şüphe olarak önümüze duruyor. Çünkü daha önce de aynı durumlarla maalesef ki karşı karşıya kaldık. Çiğ sütün alım fiyatıyla marketlerde ve bakkallarda satıldığı fiyatlar arasında uçurum olduğunu da hepimiz biliyoruz. Buradaki fiyat belirleme kriterlerinde mutlaka bir revizyona gidilmesi gerekiyor. Çünkü yem dahil olmak üzere birçok girdi maalesef ki ithal ve Dolar veya Euro bazında alımları yapılıyor. Türk lirasının da yabancı para birimleri karşısında sürekli değer kaybettiğini de düşünürsek buradan çiftçi ne yazık ki zararlı çıkıyor. Yapılması gerekenler bu paritelerinin tekrardan hesaplanması. Çiğ süt fiyatlarının makul değerlere çekilmesi ve çiğ sütün satışıyla, paketlenip alışı arasındaki farkın mutlaka azaltılması gerekiyor. Çiftçinin de para kazanacak, hayatını idame ettirebileceği bir fiyatlandırmanın tekrar yapılması gerekiyor. Aksi takdirde ne yazık ki bu sütler görüyoruz ya dökülecek ya hayvanlar kesime gidecek. Dolayısıyla süt olmadığı için de peynir ve yoğurt başta olmak üzere süt ürünlerinin üretiminde ciddi problemler yaşanacak. Bununla birlikte de tekrar ürün azlığından dolayı da süt ürünlerinin raflardaki satış fiyatları maalesef ki yükselecek. Bunun önüne geçmek için de tekrardan bu paritelerinin hesaplanması gerekiyor.”

“VATANDAŞLAR SOKAK SÜTÜNE RAĞBET ETMEMELİ”

“Sokakta satılan sütlerin özellikle yaz aylarında mikrobiyal yük taşıma riski, soğutma işlemlerinin yapılıp yapılmadığı şüphesi ve araçların hijyeni konusunda ciddi bir gıda güvenliği riski barındırabileceğini” ifade eden Toprak, vatandaşlara sokakta satılan sütlere rağbet etmemeleri çağrısında bulunarak, sözlerini şöyle noktaladı:

“Bir uyarıyı da yapmadan geçmeyelim. Normal şartlarda da aslında yasak. Sokakta satılan sütlere itibar etmemek gerekiyor. Çünkü ciddi bir mikrobiyal yük olma ihtimali yüksek. Antibiyotik ihtimalleri yüksek. Özellikle yaz aylarında soğutma işlemlerinin yapılıp yapılmadığı hakkında çeşitli şüpheler var. Sağım araçlarının ve araçlarının temizliğiyle ilgili ciddi sıkıntılar olabilir. O yüzden de sokak sütüne rağbet etmemek gerektiğini de bir uyarı olarak sunalım.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/cig-sut-fiyatlarindaki-zammin-ciftcileri-zor-durumda-birakacagi-uyarisi/feed/ 0
Çiğ Süt Fiyatı Artışı Üreticiye Merhem Olmayacak https://www.haber28.com.tr/cig-sut-fiyati-artisi-ureticiye-merhem-olmayacak/ https://www.haber28.com.tr/cig-sut-fiyati-artisi-ureticiye-merhem-olmayacak/#respond Tue, 09 Jul 2024 04:24:16 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=24372 CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Ulusal Süt Konseyi’nin (USK) çiğ süt tavsiye fiyatını 1 Mayıs’tan geçerli olmak üzere 14,65 TL’ye yükseltme kararı aldığını ancak yeni fiyat uygulamaya girmeden süt yemine zam geldiğini belirterek, süt parasının daha üreticinin cebine girmeden çıktığını söyledi. Gürer, “Artan ahır giderini, düzenli artan yem fiyatlarını düşürmeden çiğ süt fiyat artışı besicinin yarasına merhem olmayacaktır” dedi.

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, yaptığı yazılı açıklamada, Ulusal Süt Konseyi (USK), çiğ süt tavsiye fiyatını 1 Mayıs’tan itibaren geçerli olmak üzere 14,65 TL’ye yükselttiğini, ancak bu artıştan hemen önce süt yemine zam geldiğini söyledi. Türkiye’deki süt ineği sayısının 5 milyon 500 bine gerilediğini, girdi maliyetlerinin arttığını ve kırsalda küçük aile işletmelerinin sorunlarının katlandığını söyleyen Gürer, “Çoklu hayvan varlığı olan çiftlikler kısmen önlemler alarak ayakta kalmaya çalışıyor. Hayvancılığın en önemli gider kalemini yem oluşturuyor. Kaba yem ve sanayi yeminde fiyat artışı hayvancılık yapanı yaptığı işten soğuttu” dedi.

“VERİLEN FİYAT MALİYETİ KARŞILAMIYOR”

Çiftçilerin yaşadığı sorunlara değinen Gürer, şunları söyledi:

“Çiftçilik yapmayan yonca, arpa, saman kendi üretmeyen giderlere dayanımı kalmadı. Bu nedenle hayvancılığı sürdürebilmesi iyice zorlaştı. Hayvancılıkta tüketilen yem yarısı ithal geliyor. USK daha çiğ süt fiyatında artışa gitmeden geçen hafta 19 protein 50 Kg süt yemi bazı süt kooperatife geliş fiyatı 552 liradan 547 liraya çıktı. Kooperatifte üyesine 567 liradan süt yemi veriyor. Farklı kooperatiflerde ya da bayide daha yüksek fiyat ile satanlarda var. Bir inek günlük sabah 5 kg akşam 5 kg süt yemi tüketir. Saman, yonca, arpa, mısır, küspede hayvanlara yem olarak veriliyor. Yonca tonu bazı bölgelerde 8 bin liraya erişmiş durumda, hayvan en az günlük 2 kiloda yonca tüketiyor. Hasat dönemi samanı ve yoncayı stoklayarak fiyatlar artışından büyük işletmesi olan besici artışların etkisinden korunmaya çalışıyor. Pancar küspesi de tonu 1400 TL. Bölgede çiğ süt sağan üretici stoklama olağanı olmadığı için hemen çiğ sütün satmak zorunda, küçük üretici stoklama şansı olmadığı için aracı yada Kooperatife ürün hemen veriyor. Aracı ya da Kooperatif fabrikaya taşıyor. Bazı süt fabrikaları aynı zamanda süt yemi de satıyor. Süte daha artış gelmeden yem fiyatı artırılıyor. Üretici ‘çiğ süte zam istemiyoruz. Yem fiyatını düşürün yoksa litresi 16 liradan alım olsa dahi giderlerimize yetişemiyoruz’ diyorlar. Çiğ süt fiyatı artmadan yeme gelen zamla bu kerede USB tavsiye fiyatı 1 Mayıs’ta olacağı için artış olmadan besiciden artış geri alınmış oldu. Çiğ süt maliyet fiyatı üreticiye litresi 16 TL geçerken verilen fiyat maliyeti karşılamıyor.”

“ÇİĞ SÜT FİYAT ARTIŞI ÜRETİCİYE MERHEM OLMAYACAK”

Evlere açık süt satan satıcılarda da benzer sıkıntıların olduğunu kaydeden Gürer, “Bu arada süte zam gelecek diye süt fabrikalarından stoklu marketler ürün aldığı ve yeterli stok nedeni ile yeni talep düşük geldiği içinde süt işlenen bazı fabrikaların süt toplamada nazlı davrandığını da üreticiler anlatıyor” dedi.

Gürer küçük aile tipi işletmelerde hayvan varlığının her geçen gün eridiğini de belirterek, “Bu süreç sürdürülebilir değil. Çiğ süt yüzde 8.5 artış peynir, işlenmiş süte daha çok fiyat artışı olarak yansıması da tüketiciyi mağdur ediyor. Çiğ süt fiyatı yem fiyatı artışına bağlı yükselirken çözüm yem fiyatları düşürüp hatta sübvanse ederek üretici desteklenmesinden geçiyor. Artan ahır giderini düzenli artan yem fiyatlarını düşürmeden çiğ süt fiyat artışı besici yarasına merhem olmayacaktır” diye konuştu.

]]>
https://www.haber28.com.tr/cig-sut-fiyati-artisi-ureticiye-merhem-olmayacak/feed/ 0
Tepebaşı Belediyesi ‘Her Ev Bir Mandıra’ Projesi İçin Kurul Oluşturdu https://www.haber28.com.tr/tepebasi-belediyesi-her-ev-bir-mandira-projesi-icin-kurul-olusturdu/ https://www.haber28.com.tr/tepebasi-belediyesi-her-ev-bir-mandira-projesi-icin-kurul-olusturdu/#respond Fri, 14 Jun 2024 07:24:35 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=20850 Tepebaşı Belediyesi’nin ‘Her Ev Bir Mandıra’ sloganı ile başlattığı ‘Sütten Peynire Dönüşüm’ adlı söyleşi yoğun katılım ile gerçekleştirilirken, projenin hayata geçirilmesi için kurul oluşturuldu.

Tepebaşı Belediyesi üretimin desteklenmesi ve kent sakinlerinin doğal ürünlere ulaşabilmesi ve adına çalışmalar gerçekleştirmeye devam ediyor. Bu çerçevede ‘Her Ev Bir Mandıra’ sloganı ile ‘Sütten Peynire Dönüşüm’ söyleşisi Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç’ın katılımı ile düzenlendi. Söyleşide Tepebaşı Kırsal Kalkınma Kurulu Başkanı Mehmet Kızılinler ve Eskişehir Aşçılar Derneği Başkanı Kemal Kaya katılımcı kadınlara önemli aktarımlarda bulundu.

“Diliyorum bu çalışmalar başarı ile sonuçlanacak”

Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç çalışmaların başarı ile sonuçlanacağına inandığını belirterek, “Sütün daha iyi değerlendirilmesine yönelik planlarım vardı. Genelde üreticilerimiz, sütlerini doğrudan firmalara veriyor. Belki de sütlerini işleyip, ürünler ortaya koyabilirler diye düşünüyorum. Yapılacak çalışmalara bireysel katkılar çok önemli. Şehirde yaşayan vatandaşlarımızın süt alarak kendi yoğurtlarını, peynirlerini, tereyağlarını yapmaları çok da zor değil. Öte yandan üreticilerimizin sütlerini ürüne dönüştürerek, tek elden satmalarının yararlı olacağını düşünüyorum. Nasıl ki Kadın Üretici Satış Noktasını yaptıysak bunu da başarabiliriz. ‘Her Ev Bir Mandıra’ projesi aklıma geldiğinden bu yana yapabileceğimizi düşünüyorum. Kemal bey aramızda, bu işin duayenlerinden. Önemli olan ilk aşamada bilgimizi artırıp, hayata katabilmek olacak. Diliyorum bu çalışmalar başarı ile sonuçlanacak” dedi.

“Bizim toplumumuza, damak tadımıza uygun olan peynir çeşitleri üzerine eğitimler yapmak istiyoruz”

Tepebaşı Kırsal Kalkınma Kurulu Başkanı Mehmet Kızılinler, “Dünyada pek çok peynir çeşidi var. Bizim toplumumuza, damak tadımıza uygun olan çeşitleri üzerine eğitimler yapmak istiyoruz. Özellikle pazarlama aşamasında bir marka oluşturabilmek, bir mandıra oluşturabilmek gibi geniş amaçlarımız var. Bugünkü toplantı bu hedeflerin ilk toplantısı, katılım çok iyi. Projemizin nereye kadar gidebileceği de katılımcılarımıza bağlı olacak. Kurul olarak insanımızın kendi ayakları üzerinde durmasını önemsiyoruz. Şehir merkezinde oturan insanlarımız da bizim etkinliklerimize katılarak süt ve süt ürünlerinin yapılması üzerine kendisini geliştirebilir” diye konuştu.

“İlerleyen dönemlerde farkındalık oluşturmak için süt ürünlerinin çoğaltılması gerekiyor”

Eskişehir Aşçılar Derneği Başkanı Kemal Kaya ise, yaptığı konuşmada şu ifadelere yer verdi:

“Bu çalışmaların çok güzel yerlere gideceğine eminim. İlerleyen dönemlerde farkındalık oluşturmak için süt ürünlerinin çoğaltılması gerekiyor. Süt ürünlerinin çeşitlerini işimiz gereği görüyoruz. Mesela yoğurdu uzun süre sağlıklı şekilde muhafaza edebilmek için geçmişte, kaya içinde tuzlayıp kurutan yerler var. Amaç uzun süre muhafaza etmek. İlerleyen zamanlarda mandıra oluşturulursa da yapılacak çok iş var. Bizim kültürümüze çok uygun bir çalışma, Eskişehir Aşçılar Derneği olarak Ahmet Başkan’a teşekkür ediyoruz. Biz de elimizden ne geliyorsa, dernek olarak üretmek isteyen kadınlarımıza destek olmak istiyoruz.”

Başkan Ataç söyleşide, süt ürünleri üzerine yapılacak çalışmaların takip edilmesi ve daha verimli sonuçlar alınabilmesi adına bir kurul oluşturulmasını önerdi. Başkan Ataç’ın önerisi üzerine üretici kadınların dahil olduğu kurul, gönüllülük esası ile oluşturuldu. Etkinlik, gelecek dönemde süt ürünlerinin üretiminin esas alınacağı çalışmaların devam ettirilmesine karar verilmesi ile son buldu. – ESKİŞEHİR

]]>
https://www.haber28.com.tr/tepebasi-belediyesi-her-ev-bir-mandira-projesi-icin-kurul-olusturdu/feed/ 0
Eskişehir’de AB Onaylı Süt Çiftliği Sertifikası verildi https://www.haber28.com.tr/eskisehirde-ab-onayli-sut-ciftligi-sertifikasi-verildi/ https://www.haber28.com.tr/eskisehirde-ab-onayli-sut-ciftligi-sertifikasi-verildi/#respond Fri, 14 Jun 2024 07:00:32 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=20845 Eskişehir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, Tepebaşı İlçesi’nde bir ilki başaran süt çiftliğine ziyarette bulunarak ‘Avrupa Birliği Onaylı Süt Çiftliği Sertifikasını’ teslim etti.

Tepebaşı İlçesi’nin Keskin Mahallesi’nde bulunan hayvancılık işletmesi mevzuat çerçevesinde istenen gereklilikleri yerine getirerek AB Onaylı Süt Çiftliği statüsü almaya hak kazandı. Eskişehir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü yetkililerince gerçekleştirilen işletme ziyaretiyle sertifika firma yetkililerine teslim edildi.

“Tepebaşı ilçemizde ilk AB Onaylı Süt Çiftliği Sertifikası verilmiştir”

Hayvan Sağlığı, Yetiştiriciliği ve Su Ürünleri Şube Müdürü Mehmet Yurt, “Eskişehir’de ikinci AB Onaylı Süt Çiftliği Sertifikası’na sahip olan işletmemiz, brucella ve sığır tüberkülozu hastalıklarına karşı ari olup, Hastalıktan Ari İşletme Sertifikası’na sahiptir. Ayrıca AB standartlarında ve belirlenen kriterler çerçevesinde yapılan denetimler sonucunda AB standartlarında süt ürettiği belirlenmiş ve İl Müdürlüğümüz tarafından işletmeye Eskişehir’de ikinci, Tepebaşı ilçemizde ilk AB Onaylı Süt Çiftliği Sertifikası verilmiştir” dedi.

Çiftlik bünyesi altında çalışan personeline eğitim veriliyor

Avrupa Birliği standartlarındaki süt çiftliğinde ari işletmelerdeki hastalık taramalarının yanı sıra çiğ süt kalite ve özellikleri için de ayrıca bir tarama yapılıyor. İçindeki bakteri sayısı, somatik hücre sayıları, yağ, protein ve kuru madde oranları, donma noktası, aflatoksin ve antibiyotik kalıntıları onaylı laboratuvarlarda teste tabi tutuluyor. Çiftlik bünyesi altında çalışan personeline eğitim veriliyor. Öte yandan değerlerinde sorun çıkan veya antibiyotikli olan sütler tutanak tutularak hemen imha ediliyor. Hayvanlarda kullanılan yemler de devamlı kontrol edilerek üretimin en sağlıklı şekilde tüketiciye ulaşması sağlanıyor.

2024 yılı için destekleme miktarının artırılması bekleniyor

Türkiye’de görülen Sığır Tüberkülozu ve Sığır Brusella hastalıkları ile etkin mücadele edilmesi, sürdürülebilir hayvancılığın sağlanması ve halk sağlığının korunması amacıyla Hastalıktan Ari İşletme Sağlık Sertifikası almış işletmelerin desteklenmesi için, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından 2023 yılı için Tarımsal Desteklemelere İlişkin Cumhurbaşkanlığı Kararı gereğince hayvan başına bin 200 TL destekleme ödemesine ilave olarak AB onaylı süt çiftliklerine hayvan başı 200 TL destekleme ödenmektedir. 2024 yılı için destekleme miktarının artırılması öngörülüyor.

Çiğ sütün perakende olarak satışı ancak ari işletmelerden yapılabiliyor

Tarım ve Orman Bakanlığı’nca uygulanan hastalıktan ari işletmelerin desteklenmesi, hayvan sağlığının korunması yanında, kaliteli ve sağlıklı süt üretilmesi ile Türkiye’deki süt sektörünün Avrupa Birliği’ne süt ve süt ürünleri ihracatı yapabilmesi için temel teşkil ediyor. Çiğ sütün perakende olarak satışı ancak ari işletmelerden yapılabilirken, ari olmayan işletmelerden elde edilen sütler ise toplanarak süt işleme tesislerinde işlem görmesinden sonra satışına izin veriliyor. Ayrıca ari işletme sahiplerine ürettikleri süt, yetiştirdikleri buzağı ve sattıkları düveler için Bakanlık tarafından daha yüksek desteklemeler yapılarak ari işletme sahipleri teşvik ediliyor. Yetiştiriciler, konu ile ilgili daha ayrıntılı bilgi almak için İl ve İlçe Tarım ve Orman Müdürlüklerine başvurabiliyor.

Ziyarete Tepebaşı İlçe Tarım ve Orman Müdürü Zeki Sert, Hayvan Sağlığı, Yetiştiriciliği ve Su Ürünleri Şube Müdürü Mehmet Yurt ile görevli veteriner hekimler katılım gösterdi. – ESKİŞEHİR

]]>
https://www.haber28.com.tr/eskisehirde-ab-onayli-sut-ciftligi-sertifikasi-verildi/feed/ 0
İzmir’in Karaburun ilçesinde Yörük ailesi ramazanda da hayvanlarıyla ilgileniyor https://www.haber28.com.tr/izmirin-karaburun-ilcesinde-yoruk-ailesi-ramazanda-da-hayvanlariyla-ilgileniyor/ https://www.haber28.com.tr/izmirin-karaburun-ilcesinde-yoruk-ailesi-ramazanda-da-hayvanlariyla-ilgileniyor/#respond Fri, 07 Jun 2024 21:48:58 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=19936 İzmir’in Karaburun ilçesinde hayvanları için kış ve baharı düşük rakımlı yerlerde geçiren Yörük Tokaç ailesi, yoğun mesailerine ramazanda da devam ediyor.

Küçükbaş hayvanları için yılda iki kez yer değiştiren Tokaç ailesi, Anadolu’daki yüzlerce yıllık Yörük geleneğini sürdürüyor. Geçimini keçi yetiştiriciliği yaparak sağlayan aile, günün neredeyse tamamını İzmir’in en batı kesimindeki kırsal alanda hayvanlarıyla ilgilenerek geçiriyor.

Elektrik hatlarının bulunmadığı bölgede güneş panelleri sayesinde enerjiden yararlanma imkanı yakalayan ailenin şu günlerdeki yaşamı, ramazan ayında tutulan oruç, sobanın başında yapılan iftar ve sahurla tamamlanıyor.

Sahurun ardından mesainin başladığı ağıllarda, oğlakları annelerinden ayıran çobanlar sürüleri meralara götürüyor. Bu sırada evde kalan aile bireyleri yeni doğan oğlakların süt emmesine yardımcı olup, evde kalan hayvanları besliyor.

Meraya çıkan keçiler ise çoban ve köpeklerle yarımadanın sarp kayalıklarında yol alıyor.

Kadınların gün boyunca süt sağımı, peynir, yoğurt ve ev işlerini yaptığı yayla yaşamında erkekler ise çobanlık, süt sağımı ve hayvanların bakımıyla ilgileniyor.

İftara yakın mesai yoğunlaşıyor

Güneşin batmasına saatler kala sürüler tekrardan ağıla gelmeye başlıyor. Sağım işlemi yapıldıktan sonra iftara yakın anlarda tekrar oğlaklar annelerine kavuşuyor.

Yoğun mesainin ardından aile bireyleri de sobanın başında oruçlarını açmanın mutluluğunu yaşıyor. Ailenin tükettiği gıdalar ise kendi ürettikleri süt ve süt ürünlerinin yanı sıra evin yanında yetiştirdikleri sebzeler oluyor.

Kış ve ilkbahar dönemini daha ılık olan ilçe merkezine yakın Uzundere mevkisinde geçiren besiciler, havalar ısınınca 1200 rakımlı Akdağ’daki ağıllara götürecek.

Aile reisi 78 yaşındaki Hamza Tokaç, AA muhabirine, yaklaşık 5 nesildir hayvancılık yaptıklarını ve işlerini severek sürdürdükleri için zorluk yaşamadıklarını söyledi.

Çocukluktan itibaren bu işin içinde olduğunu anlatan Tokaç, ramazan mesailerini şu sözlerle anlattı:

“Saat 04.30 gibi sahura kalkıyoruz, ondan sonra mesaimiz de başlıyor. Hayvanları 7.30 gibi çıkarıyoruz, akşam da iftar yapacağımız için biraz erken içeri alıyoruz. Severek yapılan iş zor olmaz o yüzden oruç da bizi zorlamıyor, herhangi bir sıkıntı yaşamıyoruz. Çok şükür emeğimizin karşılığını alıyoruz. Zaten kanaat etmezsen zengin olamazsın, hakkına razı olmadığında da mutlu olamazsın. Kimsenin işinde gözümüz yok, çok şükür kendi halimizde gidiyoruz yavaş yavaş. Çok şükür aksatmadan oruçlarımızı tutuyoruz, ramazan güzel gidiyor. Rabb’im hepimizi hayırlı bayramlara ve günlere çıkarsın.”

Keçilerin mayısa kadar doğumlarının devam edeceğini dile getiren Tokaç, daha sonra yüksek rakımlı yaylalara göç edeceklerini, burada da yaklaşık 6 ay kalacaklarını ifade etti.

Güneş enerjisi sayesinde teknolojiden yararlanabildiklerini anlatan Tokaç, “Eksiksiz hayat olmaz ama halimize şükürler olsun. Kimsenin canını yakmayacaksın, hayvana haram yedirmeyeceksin, işin sırrı bu. Bundan ekmek yemek istersen, huzur bulmak istersen kimseye zarar vermeyeceksin, helalinden yapıp helalinden satacaksın. Bu işi yaparken keyif alıyorum çünkü bu keçileri seviyoruz.” şeklinde konuştu.

Tokaç’ın oğlu Halil İbrahim Tokaç ise işlerinin zor olduğunu ama geçmişte bunun daha zorunu gördüklerini ifade etti.

Eskiden katırlarla yolculuk yaptıklarını şimdilerde ise otomobil, traktör, ATV gibi araçlarla işlerini çözdüklerini aktaran Tokaç, “Eskiden bizimkiler çadırlarda kalıyordu ama şimdi kapalı yerimiz güneş enerjisi sistemi, televizyon, buzdolabı internetimiz var.” dedi.

Ürettikleri süt ve süt ürünlerinin çok rağbet gördüğünü ve taleplere yetişemediklerini anlatan Tokaç, oruç tutmanın işlerini aksatmadığını dile getirdi.

İlçe merkezinde 5. sınıfa devam eden ve her fırsatta ailesine yardım etmeye gelen Görkem Tokaç da burada olmaktan çok keyif aldığını ve ata mesleğini sürdürmek istediğini anlattı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/izmirin-karaburun-ilcesinde-yoruk-ailesi-ramazanda-da-hayvanlariyla-ilgileniyor/feed/ 0
2,3 milyon liralık bütçe ile kuruldu: Sütte kalite ve karlılık artırıldı https://www.haber28.com.tr/23-milyon-liralik-butce-ile-kuruldu-sutte-kalite-ve-karlilik-artirildi/ https://www.haber28.com.tr/23-milyon-liralik-butce-ile-kuruldu-sutte-kalite-ve-karlilik-artirildi/#respond Thu, 18 Apr 2024 21:25:06 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=14847 2,3 milyon liralık bütçe ile kuruldu: Sütte kalite ve karlılık artırıldı

Sattıkları sütten para kazanmaya başlayan çiftçiler hayvan sayısını arttırmak istiyor

KASTAMONU – Kastamonu’da devlet desteği ile kurulan süt toplama merkezinin faaliyete geçmesiyle, sattıkları sütten gelir elde etmeye başlayan üreticiler hayvan sayısını artırmak istiyor.

S.S. Köy Kalkınma ve Diğer Tarımsal Amaçlı Kastamonu Kooperatifler Birliği tarafından hazırlanan ve Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı 2022 yılı Batı Karadeniz Bölge Kalkınma Programı çerçevesinde desteklenerek kurulan süt toplama merkezi çiftçilerin yüzünü güldürüyor. Toplam bütçesi 2,3 milyon lira olan projeye KUZKA tarafından 1 milyon 725 bin lira tutarında destek sağlandı. Proje ile Kastamonu merkeze bağlı köylerde süt hayvancılığı yapan çiftçilerin kullanımına yönelik kurulan süt toplama merkezi hizmet vermeye başladı. Bina yapım süreçlerinin ardından proje çerçevesinde 2 adet 5 tonluk ile 1 adet 3 tonluk süt soğutma tankı, 3 adet ön alım tankı, 1 santrifüj pompa, 1 ph metre, 1 analiz cihazı, 1 jeneratör, elektronik baskül, bilgisayar ve elektrikli termosifon tedarik edildi.

“Üretici gelirlerinin yüzde 50 oranında arttırmasını hedefliyoruz”

Süt Toplama Merkezinin faaliyete geçmesiyle üretici gelirlerinin yüzde 50 oranında artırılmasını hedeflediklerini vurgulayan Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Dr. Serkan Genç, “BAKAP çerçevesinde kırsal kalkınmaya yönelik tarım ve kırsal turizm temalarında projelerini uygulama imkanı elde ettik. Program çerçevesinde öncelik verdiğimiz hususlardan bir tanesi de süt üretimiydi. Bu projelerimizden bir tanesini Köy-Koop Kastamonu Bölge Birliği ile gerçekleştirdik. KUZKA olarak projeye 1 milyon 725 bin TL mali destek sağladık. Proje sayesinde süt üretimi ile uğraşan üreticilerin pazarlama noktasında yaşadıkları sorunları ortadan kaldırmayı ve sütün değer fiyatından satılmasını sağlayarak üreticinin gelirlerinin korunmasını amaçladık. Kastamonu merkeze bağlı Kayı Köyü’nde bir süt toplama merkezi yapıldı. Yine merkezin içerisinde 2 adet 5 tonluk, 1 adet 3 tonluk olmak üzere 13 tonluk süt soğutma tankı tedarik edildi. Yine 3 tane ön alım tankımız var. Süt alım cihazı ve diğer makine ekipmanlarda proje çerçevesinde tedarik edildi. Merkezin hayata geçmesiyle öncelikle süt toplama konusunda karşılaşılan nakliye ve toplama gibi sorunlar önemli ölçüde azaltıldı. Sütün soğuk zincire alınmasıyla birlikte sütte karşılaştığımız kalite sorunlarına da çözüm getirmiş olduk. Süt kalitesinin korunması, üreticinin devlet desteklemelerinden daha etkin faydalanmalarına imkan sağladı. Bu civardaki köylerdeki yaklaşık 200’ün üzerinde üreticiye tesisin hizmet vermesini bekliyoruz ve üretici gelirlerimizin de yüzde 50 oranında arttırma gibi bir hedefimiz söz konusudur. Bugünkü piyasa imkanlarında yaklaşık yıllık 45-50 milyon lira değerindeki sütün pazara ulaştırılması ve kırsal alanda da bu ekonomik hareketliliğin sağlanmasına projemiz vesile oluyor. Ayrıca tesiste 2 kişiye de istihdam imkanı oluşturduk” dedi.

“Kastamonu’da şu anda 43 tane süt toplama merkezi bulunmaktadır”

Kastamonu Köy Kalkınma ve Diğer Tarımsal Amaçlı Kooperatifleri Birliği Başkanı Erol Akar ise, “Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı’na proje hazırladık. Projemiz kabul edildi ve bu tesis ortaya çıktı. Bu tesiste yaklaşık yılda 1,5 milyon litre süt toplanıyor. Süt fiyatı Türkiye genelinde ne ise burada da aynı fiyat bizzat üreticinin hesabına gönderiliyor. Süt üretiminde Türkiye’deki standartlar ne ise Kastamonu’da da bizler sağlamış olduk. Devlet desteklerinden azami ölçüde yararlanma imkanı ortaya çıktı. Dolayısıyla burasının önemli bir kazancı oldu. Öncesinde korsan sütçü diye tabir ettiğimiz insanlar süt topluyordu. Fiyat belli değildi. Sütte kalite sorunu vardı. Her türlü problem söz konusu iken şu anda bu sorunlar büyük ölçüde halledilmiş oldu. Bu yörenin ihtiyaçlarına cevap verebilecek bir tesisi kazandırmış olduk” diye konuştu.

“İnsanlar ürettiklerini değerlendirebildikleri için hayvan sayılarını artırmaya teşvik edildi”

İnsanların daha daha kendi süt ve süt ürünü ihtiyaçları için hayvancılık yaptığına işaret eden Akar, “Ürettiği üründen para kazanamazsa, emeğinin karşılığını alamazsa bu insanlar üretimden uzaklaşır. Geçmiş dönemde insanlar kendi ihtiyaçları için hayvancılık yapıyordu. Kalan sütü de korsan diye tabir ettiğimiz kişilere pazarlamaya çalışıyordu. Fiyat belirsizdi. Ne zaman alacakları belli değildi. Şu anda insanlar ürettiklerini değerlendirebildikleri için hayvan sayılarını artırmaya, daha fazla üretim yapmaya teşvik edilmiş oldu. Bu alanda bu tesisin çok önemli katkısının olduğunu söyleyebilirim” şeklinde konuştu.

Köy Koop Kastamonu Birliği kurulmadan önce Kastamonu’da soğuk süt zincirinin olmadığını söyleyen Akar, “Birliğimizi kurarken Kastamonu’da hiç soğuk zinciri yoktu. 1 gram bile aktif soğuk zinciri yoktu. Kooperatifte yoktu. Şu anda bu çalışmalarımızdan ötürü bugün geldiğimiz noktada 43 tane süt toplama merkezi bulunuyor. Günlük 250 ton soğuk zincirimiz var. 130 tane kooperatif şu anda süt pazarlama çalışması yürütüyor. Her gün 4-5 bin kişiye yakın üreticiye dokunuyoruz. Köylerden toplanan sütler, bu 43 tane süt toplama merkezine getiriliyor veya bireysel olarak kendileri getiriyor. Hatta şu anda kendi soğutma tanklarını alıp sütünü pazarlayan kooperatiflerimiz var. Biz, onlara da aynı şekilde destek veriyoruz. Hayvancılıkta çok iyi mesafe alındı özellikle süt pazarlama konusunda” ifadelerini kullandı.

“Sütten para kazanıyorum, bu yüzden hayvan sayımı artırmak istiyorum”

Sütten para kazandığını ve hayvan sayısını arttırmak istediğini belirten Terzi köyü sakinlerinden Alibey Yavuz da, “Süt üreticisiyim. Süt hayvancılığını çok uzun zamandır yapıyoruz. Şu anda bizler inekten çıktığı gibi sütümüzü süt toplama merkezine getiriyoruz ve Türkiye genelindeki bütün sütçülerde süt kaç para ise aynı parayı bizlerde alıyoruz. Eskiden 3-4 ayda bir para özel süt toplayanlardan alabiliyorduk şu anda her ay paramızı alıyoruz. Çok güzel, çok memnunuz şu anda. Buraya da böyle bir tesis kazandırılması çokta güzel oldu. Kayı köyü merkezi bir yer, etrafında 15 tane köy var. Oraların sütleri bu tesise geliyor. Köyde bizler için süt parası güzel bir geçim kaynağı oldu. Benim şu anda 15 tane hayvanım var ama ben bunu 30 yapmak isterim. Çünkü biz şu anda para kazanıyoruz” dedi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/23-milyon-liralik-butce-ile-kuruldu-sutte-kalite-ve-karlilik-artirildi/feed/ 0
Kuşadası Belediyesi Çocuklara Destek Sunuyor https://www.haber28.com.tr/kusadasi-belediyesi-cocuklara-destek-sunuyor/ https://www.haber28.com.tr/kusadasi-belediyesi-cocuklara-destek-sunuyor/#respond Sat, 23 Mar 2024 04:12:45 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=11113 Çocuklara süt, beslenme çantası, eğitim ve kırtasiye yardımı gibi çeşitli başlıklar altında destek sunan Kuşadası Belediyesi, kente kazandırdığı park, yeşil alan ve sosyal mekanlarla da, çocukların fiziksel, sosyal ve psikolojik açıdan sağlıklı bireyler olarak gelişimlerine katkı sağlıyor.

Sosyal yardım ve destek projeleri ile tüm kent sakinlerini kucaklayan Kuşadası Belediyesi, yaşama geçirilen çalışmalarla küçük ilçelilerin de yüzünü güldürüyor.

SÜT DESTEĞİ SÜRÜYOR

Kuşadası Belediyesi tarafından geçen mart ayında ihtiyaç sahibi ailelerin 2-5 yaş aralığındaki çocukları için başlatılan süt desteği projesi sürüyor. Çocukların kemik gelişimlerine ve sağlıklı büyümelerine katkıda bulunmak amacıyla uygulanan proje kapsamında her çocuk için haftada 2, ayda 8 litre süt ailelere ulaştırılıyor. Sosyal Yardım İşleri Müdürlüğü ekipleri tarafından Süt Dağıtım Araçları ile ihtiyaç sahibi ailelerin adreslerine teslim edilen sütler, Tire Süt Kooperatifi’nden temin ediliyor. Ayda 1626 çocuğun yararlandığı süt desteği projesi kapsamında 11 ayda 85 bin litre süt evlere ulaştırıldı.

BESLENME ÇANTALARINI KUŞADASI BELEDİYESİ DOLDURUYOR

Kuşadası Belediyesi, süt desteğinin yanı sıra geçen eğitim-öğretim yılında yaşama geçirdiği beslenme çantası desteğine bu yıl da devam ediyor. İhtiyaç sahibi ailelerin çocukları için hazırlanan ve çiğ kuruyemiş, mevsim meyveleri, meyve suyu, su, süt ve sandviç ekmeğinin yer aldığı beslenme çantaları, her hafta düzenli olarak ailelere teslm ediliyor. Veliler, belirlenen noktalara gelerek beslenme çantalarını Sosyal Yardım İşleri Müdürlüğü görevlilerinden alıyor. Proje kapsamında her ay 3082 öğrenciye 193 bin 500 beslenme paketi sağlanıyor.

İLK EĞİTİMLERİNİ ANNE BABA ÇOCUK MERKEZİ’NDE ALIYORLAR

Kuşadası Belediyesi tarafından İkiçeşmelik Mahallesi’nde bulunan Cafer Kotan Yaşam Parkı’ndaki Güler Aydın Süzgeç Sosyal Tesisi bünyesinde kente kazandırılan Anne Baba Çocuk Merkezi, ebeveynler kadar çocukların da çok yönlü gelişimine katkı sunuyor. Ebeveynlerin çocuk gelişimi konusunda bilgi edinmeleri amacıyla çeşitli eğitim ve etkinliklere ev sahipliği yapan Kuşadası Belediyesi Anne Baba Çocuk Merkezi, 3-6 yaş arası çocuklar için düzenlediği okul öncesi eğitim, etkinlik ve atölye çalışmaları ile de çocukların gelişimine katkı sunuyor.

KUŞADALI ÇOCUKLAR BİLGİYE RAHATÇA ULAŞIYOR

Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel tarafından çocuklar için yaşama geçirilen bir diğer proje olan ve Güler Aydın Süzgeç Sosyal Tesisleri bünyesinde bulunan Kütüphane ve Kitap Kafe ise küçük ziyaretçilerine ders çalışıp kitap okumak için ortam sunuyor. 1 yılda üye sayısını 1120’ye, sahip olduğu kitap sayısını da bağışlarla birlikte 5 bin 47’ye yükselten Kuşadası Belediyesi Kütüphane ve Kitap Kafe, 8 adet internet erişimli bilgisayarı ve yazıcıları ile öğrencilerin ödev ve araştırmalarını rahatlıkla yapabilmelerini sağlıyor. İhtiyaç sahibi öğrenciler için askıda kitap uygulamasıyla dayanışma kültürüne de katkıda bulunan Kütüphane ve Kitap Kafe’nin sunduğu hizmetlerden bugüne kadar 1931’i yetişkin, 8 bin 518’i çocuk olmak üzere toplam 10 bin 449 kişi yararlandı.

SEYAKMER İLE BİNLERCE KİTAP “BİR TIK” UZAKLIKTA

Kuşadası Belediyesi ile Kuşadası Eğitim ve Geliştirme Vakfı (KEGEV) iş birliğinde 2020 yılının Ağustos ayında açılan Sevil-Yaşar Altaş Eğitim ve Kültür Merkezi (SEYAKMER) Dijital ve Materyal Çocuk Kütüphanesi, çocuklar için düzenlediği eğitici ve eğlenceli etkinliklerle ön plana çıkarken ziyaretçi, üye ve kitap sayısını da her geçen gün artırıyor. 3 yıl boyunca binlerce çocuğu ağırlayan ve çok sayıda etkinliğe ev sahipliği yapan SEYAKMER Dijital ve Materyal Çocuk Kütüphanesi, sunduğu sessiz ve konforlu ortamla ders çalışmak isteyen öğrencilerin de uğrak noktası olmayı sürdürüyor. SEYAKMER 10 binin üzerinde basılı, 25 binin üzerinde dijital kitaba ulaşma olanağı sunuyor.

İSTASYON KUŞADASI ÇOCUKLARIN UFKUNU AÇIYOR

Kuşadası Belediyesi tarafından Habitat Derneği ve META iş birliğinde ileri teknoloji ve girişimcilik eğitimleri vermek amacıyla açılan İstasyon Kuşadası Topluluk Merkezi’nde düzenlenen eğitim ve atölye çalışmaları, çocukların dijital gelişimlerine önemli bir katkı sunuyor.  Kent sakinlerinin internet dünyası ve buna bağlı olarak ortaya çıkan mesleklere kolay uyum sağlayabilmesi amacıyla halka açık ve ücretsiz sunulan ileri teknoloji eğitimleri ve atölyeleri çocukların ufkunu açıyor.

]]>
https://www.haber28.com.tr/kusadasi-belediyesi-cocuklara-destek-sunuyor/feed/ 0
Ramazan Kolisi Fiyatları Artıyor: İçinde Temel Ürünler Bile Yok https://www.haber28.com.tr/ramazan-kolisi-fiyatlari-artiyor-icinde-temel-urunler-bile-yok/ https://www.haber28.com.tr/ramazan-kolisi-fiyatlari-artiyor-icinde-temel-urunler-bile-yok/#respond Fri, 15 Mar 2024 06:24:20 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=9945 CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, artan hayat pahalılığına dikkat çekerek Tarım Kredi Kooperatifleri marketlerinde satılan ve içinde et, süt, peynir ve zeytin gibi temel ürünlerin yer almadığı Ramazan kolilerinin bile bu yıl 449 liradan satıldığını söyledi. Gürer, “2018 yılında Ramazan kolisi, 49 liraydı. Son 3 yıldır Tarım Kredi Kooperatifleri’ne gidiyorum, Ramazan kolisini alıyorum. 2022 yılında 169 lira; 2023 yılında 320 lira; bu yıl ise 449 lira 90 kuruştan Ramazan kolisi veriliyor ve içinde aynı ürünler var. Ramazan kolisinin yanına dahi yaklaşmak sorunlu hale geldi. İçinde et, süt, peynir, zeytin; et ve sütten mamul ürünler de yok. Pişirme giderini düşünün, bunun yanı sıra soğan, sebze bunun yanına katkı olarak değerlendirdiğiniz zaman Ramazan kolisi dahi artık vatandaşın erişimi için sorunlu hale geldi” dedi.

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Tarım Kredi Kooperatifleri marketlerinde satılan Ramazan kolisi fiyatlarının bile son derece yüksek olduğuna işaret etti. Gürer, İçinde et, süt ve peynir gibi temel gıdaların yer almadığı kolilerin bile bu yıl 449 liradan satıldığına dikkat çekti. Gürer, yaptığı açıklamada söyledi:

“TARIM KREDİ KOOPERATİFİ MARKETLERİNDE RAMAZAN KOLİSİ 449 LİRA 99 KURUŞ”

“Ramazan kolisi, Ramazan ayından önce ya bir hayırsever tarafından alınır, dağıtılır ya da vatandaş Ramazan kolisi alarak Ramazan boyunca ihtiyaçlarını karşılardı. 2018 yılında Ramazan kolisi, 49 liraydı. Son 3 yıldır Tarım Kredi Kooperatifleri’ne gidiyorum, Ramazan kolisini alıyorum. 2022 yılında 169 lira; 2023 yılında 320 lira; bu yıl ise 449 lira 90 kuruştan Ramazan kolisi veriliyor ve içinde aynı ürünler var. ramazan kolisinin yanına dahi yaklaşmak sorunlu hale geldi. İçinde et, süt, peynir, zeytin; et ve sütten mamul ürünler de yok. Pişirme giderini düşünün, bunun yanı sıra soğan, sebze bunun yanına katkı olarak değerlendirdiğiniz zaman Ramazan kolisi dahi artık vatandaşın erişimi için sorunlu hale geldi.”

“ENFLASYON DURMUYOR, GIDADA FİYATLAR ARTIYOR, YANLIŞ TARIM POLİTİKALARI RAFA DA YANSIYOR”

Gürer, kolinin içindekileri inceleyerek şunları söyledi:

“2 adet çorba, 2 adet 500 gramlık makarna, yarım kilo tuz, yarım kilo çay, 1 kilo kırmızı mercimek, 1 kilo pilavlık pirinç, 1 kilo nohut, 1 kilo şeker, 1 kilo pilavlık bulgur, 830 gram salça, 1 kilo un ve 1 litre yağ bulunuyor. Bunları bir aile Ramazan boyunca değil, birkaç gün içinde tüketir. Artan fiyatlar Ramazan kolilerine de yansıdı. Tarım Kredi Kooperatifinde dahi 449 lira 90 kuruştan satılıyor. Enflasyon durmuyor, gıdada fiyatlar artıyor, yanlış tarım politikaları rafa da yansıyor. Üretici ürettiği üründen para kazanamazken tüketici pahalı ürün alıyor. Ramazan pidesinin 250 gramı 15 lira olarak açıklandı, yani kilosu 60 liraya çıktı. Pideyi, bu ürünleri pişirmek için alınacak malzemeleri de katarsanız artık mutfaktaki yangının büyüklüğünü daha net görmüş olursunuz.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/ramazan-kolisi-fiyatlari-artiyor-icinde-temel-urunler-bile-yok/feed/ 0
Soyer: “İzmir tarımı hareketimiz bir Cumhuriyet devrimidir” https://www.haber28.com.tr/soyer-izmir-tarimi-hareketimiz-bir-cumhuriyet-devrimidir/ https://www.haber28.com.tr/soyer-izmir-tarimi-hareketimiz-bir-cumhuriyet-devrimidir/#respond Wed, 21 Feb 2024 07:12:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=6530 İzmir Büyükşehir Belediyesi, kırsalda gelir getirici faaliyetleri artırma projesi kapsamında Menderes’te eğitim verilen 73 üreticiye 267 küçükbaş hayvan dağıttı. Dağıtım töreninde İzmirli çiftçilere 2024 yılı süt alım fiyatının yüzde 76 artırıldığının müjdesini veren Başkan Tunç Soyer, keçi sütünün 30, koyun sütünün ise 37 lira olarak belirlendiğini açıkladı. Büyükşehir’in İzmir’de üretilen sütün sadece 10’da 1’ine talip olmasına rağmen küçükbaş sütünün fiyatını yüzde yüz regüle ettiklerini ifade eden Başkan Soyer, “İzmir Tarımı hareketimiz bir Cumhuriyet devrimidir” dedi.

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in “Başka Bir Tarım Mümkün” vizyonu doğrultusunda başlatılan ve çiftçinin, köylünün doğduğu yerde doymasını sağlayan kırsal kalkınma destekleri aralıksız devam ediyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı tarafından yürütülen “Kırsal Kesimde Gelir Getirici Faaliyetlerin Desteklenmesi” projesi kapsamında Menderes’te 11 mahalleden 21’i kadın olmak üzere 73 üreticiye 267 küçükbaş hayvanı dağıtıldı. Hayvan dağıtım törenine İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer ve İzmir Köy Koop Birliği Başkanı Neptün Soyer, Menderes Belediye Başkan Vekili Erkan Özkan, Cumhuriyet Halk Partisi geçmiş dönem İzmir Milletvekili Musa Çam, İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Murat Aydın, muhtarlar, kooperatif başkanları, meclis üyeleri ve çok sayıda çiftçi katıldı.

“Toprağımızın bereketine sahip çıktık”

Törende konuşan Başkan Tunç Soyer, “Türkiye tarımının geldiği noktaya rağmen İzmirli çiftçiyle beraber zorlukları aştıklarını ifade etti. Başkan Tunç Soyer, “Her geçen gün maliyetler katlanarak artarken, yanlış devlet politikaları toprağımızın bereketini yok ederken, biz hiçbir zaman vazgeçmedik. Köylünün, doğduğu ata topraklarını terk etmek zorunda kaldığı, çiftçilerimizin elindeki ürünleri yollara döktüğü, kırsaldaki gençlerimizin, şehirlerde karın tokluğuna iş aradığı, kısacası milletin efendilerinin yerinden yurdundan edildiği böylesine hazin bir dönemde enseyi karartmadık. Omuz omuza verdik. İzmir’de çiftçimizle, çobanımızla bu milletin efendileriyle kocaman bir aile olduk. Toprağımızın bereketine sahip çıktık. ve dedik ki hiçbir İzmirli yatağa aç girmeyecek. Bu şehirde refahı ve adaleti büyüteceğiz. Aradan geçen 5 yılın ardından sözümüzü misliyle yerine getirdiğimizi görmekten şeref duyuyorum. Hep birlikte, az zamanda büyük işler başardık. İzmir’i Türkiye tarımını kalesi haline getirdik” şeklinde konuştu.

“İzmir tarımı hareketimiz bir Cumhuriyet devrimidir”

Başkan Soyer, “Milliyetçilik hamasetle olmaz. Bu vatanı sevmek demek, onun dağlarını, ağaçlarını, derelerini korumak demektir. Bu cennet yurdun, toprağını yaşatmak, dağlardaki çoban ateşini korumak demektir. Bereketi çoğaltmak, yerli ve milli olana yani bu ülkenin öz değerlerine sahip çıkmak demektir. Bizim için vatanseverlik budur. Eğer bu ülkenin topraklarına, nehirlerine siyanür zehrinin akmasına müsaade ediyorsan, küçük üreticinin hakkını, dev gıda tekellerine peşkeş çekiyorsan, İthal ve bereketsiz tohumlarla, yanlış tarım politikalarıyla bu ülkede üretimi durma noktasına getiriyorsan, tarımın doğduğu toprakları, Anadolu’yu kuraklığa ve yoksulluğa mahküm ediyorsan, kimse kusura bakmasın. Bunun adı en hafif tabirle hıyanettir. Bu hıyanete asla müsaade etmeyiz. Çünkü biz ‘Köylü milletin efendisidir’ diyen Mustafa Kemal’in evlatlarıyız. Cepheye çıplak ayaklarıyla, kağnılarla mermi taşıyan Anadolu köylüsüyüz. Hasan Tahsin’iz, Biz İzmiriz. Tarımda dışa bağımlılığımızı sonlandırmak, bu toprakların bereketini artırmak için başlattığımız İzmir Tarımı hareketimiz bir Cumhuriyet devrimidir. Egemenliğin, yeniden kayıtsız şartsız milletin olması için başlattığımız bu refah projesinin iki ana hedefi var. Kuraklık ve yoksullukla mücadele etmek” şeklinde konuştu.

“Küçükbaş sütünün fiyatını yüzde yüz regüle ettik”

Başkan Soyer, konuşmasında İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin 2024 yılında çiğ küçükbaş hayvan sütü alım fiyatını yüzde 76 artırarak keçi sütünün litre fiyatını 30, koyun sütünü 37 lira olarak belirlendiği çiftçilere müjdeleyerek, “İzmir Tarımı programımızın en önemli ayaklarından biri Mera İzmir projemiz. Bu çalışmamız kapsamında, İzmir’in dağlarını, köylerini, meralarını bucak bucak, ağıl ağıl gezdik. 5 bin 117 çobanımızın kapısını çaldık; Çoban Haritamızı geliştirdik. Hayvanlarını merada otlatarak besleyen çobanlarımıza ve küçük üretici kooperatiflerimize alım garantisi sunduk. Süt ve et alımı yaptığımız çobanlarımızın yerli ve atalık tohumlardan üretilen yemleri kullanmasını teşvik ettik. Çobanlarımızın sütünü piyasanın iki katı bedelle satın aldık. İzmir’de üretilen sütün sadece 10’da 1’ine talip olmamıza rağmen küçükbaş sütünün fiyatını yüzde yüz regüle ettik. Topraklarımızın öz değerini yeniden ekonomiye kazandırdık. Bugünkü törenimiz vesilesiyle size müjdeli bir haber vermek istiyorum. 2024 yılında çiğ küçükbaş hayvan sütü alım fiyatımızı yüzde 76 artırarak keçi sütünün litre fiyatını 30, koyun sütünü 37 lira olarak belirledik. Hayırlı, uğurlu, bereketli olsun” diye konuştu.

“Ne sizden, ne sizin eserinizden asla vazgeçmem”

Başkan Soyer, “Tüm dünyada tarım çökerken, Avrupa’nın her yerinde çiftçiler sokağa dökülmüşken, ekonomik kriz tavan yapmışken, İzmir’de gerçekleştirdiğimiz bu göz kamaştırıcı dönüşümün tek bir sebebi var. Çiftçimiz açsa kentlimiz de aç. Bugün soframıza bir somun ekmek koyabiliyorsak, çocuklarımıza süt içirebiliyorsak sizin sayenizde. Ayağınıza taş değmesin. Sadece İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı olduğum 5 yıl boyunca değil, ömrüm boyunca son nefesime kadar sizin yanınızda olmaya devam edeceğim. Daha gideceğimiz çok yol var. Ben uzun yol koşucusuyum, maraton koşucusuyum. Son nefesime kadar ne sizden, ne sizin eserinizden asla vazgeçmem. Nerede olursam olayım, gücüm ne kadarına yeterse yetsin, sizin sorunlarınızın çözümü için Allah ne verdiyse sonuna kadar yanınızdayım. Emin olun birlikte yürüyecek çok yolumuz var. Çünkü bizim için üreticiyi korumak, kutsal vatan toprağını korumak demektir. Kimse bizi bu yoldan döndüremez. Mücadelemize geçim derdi yaşayan tek bir çoban, umut ışığının söndüğü tek bir ağıl kalmayıncaya dek devam edeceğiz. Bu toprakları rant çetelerine ve tohum tekellerine teslim etmeyeceğiz. Mutlaka ama mutlaka başaracağız” ifadelerini kullandı.

Başkan Soyer’in konuşması İzmirli çiftçiler tarafından ayakta alkışlanarak, “İzmir seninle gurur duyuyor” sloganları atıldı.

“Büyükşehir’in büyük desteğini gördük”

Menderes Belediye Başkan Vekili Erkan Özkan, “Tüm üreticilerimiz adına Tunç başkanımıza teşekkür ederim. Başka bir tarım mümkün sloganıyla başlayan ve İzmir’in kırsalında her noktaya ulaşan bu proje, üreticilerimize büyük bir katkı sağladı. Menderes Belediyesi olarak bünyemizde kurduğumuz Tarımsal Hizmetler Müdürlüğü’yle çiftçimizin sesi olduk. Yaptığımız çalışmalarda Büyükşehir’in büyük desteğini gördük. Ücretsiz toprak analizi kapsamında 5 bin vatandaşımıza destek sağladık. 30 dönüm arazide yerel tohum merkezini kurduk. Atalık yerel tohumları fide haline getiriyoruz. Bütün bu destekler için başkanımıza teşekkür ediyorum” diye konuştu.

“Bu güç, aslında kendi içimizden, topraktan aldığımız bir güç”

İzmir Köy Koop Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Neptün Soyer, “Biz İzmir Köy Koop Birliği olarak, İzmir’de 1971’den beri köylünün örgütlü gücüyüz. Bu güç, aslında kendi içimizden, topraktan aldığımız bir güç. Tabii ki yerelle buluştuğu zaman Türkiye’ye örnek projeler çıktı. Tunç başkanım, en son Sünger Kent projesiyle Bademli’de bize can suyu oldunuz. O zaman da aynı şeyi söyledik, şimdi de aynı şeyi söylüyoruz; teşekkür ediyoruz” ifadelerini kullandı.

“Başka bir tarım mümkünmüş”

S.S. Kozak Çamavlu Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Mustafa Kocataş, “4 yıl önce çıktığımız bu yolda Tunç başkanımız elimizden tuttu; biz de kooperatifçilikle tanıştık. Zorluklarla ve umutla başladığımız yolda başarılı olduk. Ben ilk günden bu yana şunu söyledim; Tarım Bakanımızın yapması gerekeni Tunç başkanımız yapıyor dedim. Başka bir tarım mümkün denildi, biz acaba mümkün mü diye düşündük. Ama gördük ki başka bir tarım mümkünmüş. Sizin hakkınız bizim üzerimizde çok başkanım” şeklinde konuştu.

“Bizi bu zor günlerde yalnız bırakmadınız”

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin eğitimlerini tamamlayarak küçükbaş hayvan almaya hak kazanan üreticilerden Sevda Akıcı, “5 yıldır hayvancılıkla çiftçilikle uğraşıyorum. Tunç başkanımız biz kadın üreticilere hem destek oldu, hem iş imkanı sundu” dedi.

Üretici Merve Akçaoğlu ise, “Bu projeyi bize sundukları için Tunç başkanımıza, Neptün hanıma çok teşekkür ederim. Sayenizde güzel bir eğitim aldık, şimdi de hayvanlarımızı alıyoruz. Bizi bu zor günlerde yalnız bırakmadınız” diye konuştu.

73 üreticiye 267 küçükbaş

Törenin ardından Başkan Soyer eşliğinde kura çekimine geçildi. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Menderes’te düzenlediği eğitimlerde 11 mahalleden 21’i kadın olmak üzere 73 üretici küçükbaş hayvan almaya hak kazandı. 73 üreticiye 180 kıvırcık ırkı koyun, 83 kıvırcık ırkı koç, 3 maltız ırkı keçi ve 1 Maltız ırkı teke olmak üzere 267 küçükbaş hayvan dağıtıldı.

530’u kadın 3 bin 706 üreticiye destek

İzmir Büyükşehir Belediyesi, ekonomik olarak dezavantajlı köylerde ve dağ köylerinde hayvancılığı desteklemek amacıyla hayata geçirilen kırsal kalkınma projesi kapsamında, Aliağa, Bayındır, Bergama, Beydağ, Dikili, Foça, Güzelbahçe, Karaburun, Kemalpaşa, Kınık, Kiraz, Menderes, Menemen, Ödemiş, Seferihisar, Selçuk, Tire, Torbalı ve Urla ilçelerinde, 530’u kadın olmaz üzere 3 bin 706 üreticiye toplam 14 bin 431 küçükbaş hayvan dağıtımı yaptı. Menderes’te ise 16 mahalleden 65 üreticiye 260 küçükbaş hayvan dağıtılırken, küçükbaş hayvancılığın desteklenmesi ve yaygınlaştırılması amacıyla 17 mahallede 67 üreticiye 2 bin 523 çuval (126 ton) kuzu büyütme yemi dağıtıldı. – İZMİR

]]>
https://www.haber28.com.tr/soyer-izmir-tarimi-hareketimiz-bir-cumhuriyet-devrimidir/feed/ 0
CHP Milletvekili Gürer: Peynir fiyatları fakirin alabildiği çökelek ve lor peynirde gözde olacak https://www.haber28.com.tr/chp-milletvekili-gurer-peynir-fiyatlari-fakirin-alabildigi-cokelek-ve-lor-peynirde-gozde-olacak/ https://www.haber28.com.tr/chp-milletvekili-gurer-peynir-fiyatlari-fakirin-alabildigi-cokelek-ve-lor-peynirde-gozde-olacak/#respond Wed, 14 Feb 2024 07:48:04 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=5275 CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Ulukışla ilçe pazarında ekonominin nabzını tuttu. Peynir fiyatlarındaki artışa dikkat çeken Gürer, “En ucuz peynir olan çökelek bile 100 liradan satılıyor. Vatandaş pazarda dahi peynirin yanına yaklaşamıyor.Marketlerde markasına göre kilosu 600 liraya kadar değişen peynir fiyatları, türüne göre pazar yerinde de kilosu 400 liraya kadar tırmanmıştır. Böyle giderse, fakirin alabildiği çökelek ve lor peynirde gözde olacak. Pazarda daha çok bu peynirler satılıyor” dedi.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, partisinin Ulukışla Belediye Başkan Adayı Hüseyin Toker’in seçim çalışmalarına destek vermek amacıyla gittiği ilçede, pazar yerini gezdi ve esnafla konuştu. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, geçen yıla göre iki katından fazla artış yaşanan peynir fiyatlarına dikkat çekti.

“TULUM PEYNİRİ 125 LİRADAN 300 LİRAYA ÇIKTI”

Ulukışla ilçe pazarında peynir satan pazarcı esnafı geçen yıl 125-130 lira arasında satılan koyun tulum peynirinin bu yıl 300 liraya, geçen yıl 100 lira olan bidon peynirin de bu yıl 220 liraya satıldığını belirtti. Geçen yıl 170 liraya kadar çıkan Kars kaşar peynirinin bugün pazar yerinde 330-350 lira bandında satıldığına dikkati çeken esnaf, “Geçen yıl 100 lira olan tereyağı bu yıl 200 liraya çıktı. Haftaya da 230 lira olur. Marketlerde peynir fiyatları daha da pahalı. Sattıklarımızın yerine aynı parayla yenisi alamıyoruz” dedi.

“400 LİRAYA KADAR PEYNİR SATILIYOR”

Pazaryerinde peynir satan başka bir esnaf da geçen yıla göre peynir fiyatlarının yüzde 100’den fazla arttığına işaret ederek, “Burada pazar yerinde 400 liraya kadar fiyatlarla peynir satılıyor. En ucuz peynir 100 liraya sattığımız çökelek ve lor peyniri. Vatandaş, pahalı olmasına rağmen peynirler arasında en ucuz olduğu için en çok çökelek alıyor” diye konuştu.

“EMEKLİ BU FİYATLARLA NASIL PEYNİR ALACAK?”

CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer ise peynir fiyatlarındaki artışın, ülkemizde hayat pahalılığın geldiği noktası göstermesi açısından önemli olduğunu belirtti. Dar ve sabit gelirli vatandaşlar ile emeklilerin bırakın marketleri Pazar yerinden bile peynir alamaz duruma geldiğini aktaran CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Peynir, hayvancılıkla geçimi olan birçok yerde üretimi yapılagelmiştir. 5-6 kilo sütten bir kilo beyaz peynir elde ediliyor. Ulusal Süt Konseyi (USK), çiğ süt tavsiye fiyatını 13,5 TL olarak belirledi. Niğde’de ise halen çiğ süt litresi üreticiden 11,5 TL olarak alınmaktadır. Yem fiyatlarındaki artış, hayvancılığın sürdürülebilirliğini zorluyor. Girdi maliyetleri ile süt fiyatları üreticiyi memnun etmiyor. Ahır giderleri artarken hayvan varlığı azaldıkça, küçük aile tipi işletmelerin sayısal azalması sütten mamül üretiminin daha çok sanayi ürününe dönüşmesine neden olmaktadır. Marketlerde markasına göre kilosu 600 liraya kadar değişen peynir fiyatları, türüne göre pazar yerinde de kilosu 400 liraya kadar tırmanmıştır. Böyle giderse, fakirin alabildiği çökelek ve lor peynirde gözde olacak. Pazarda daha çok bu peynirler satılıyor.” dedi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/chp-milletvekili-gurer-peynir-fiyatlari-fakirin-alabildigi-cokelek-ve-lor-peynirde-gozde-olacak/feed/ 0