Trendyol 1. Lig’in 32. haftasında Kocaelispor’un Bandırmaspor’u Yusuf Cihat Çelik, Amaral ve Vukovic’in golleriyle 3-1 mağlup ettiği maçın ardından teknik direktörler karşılaşmayı değerlendirdi. Kritik haftada 3 puanı hanesine yazdıran Kocaelispor’da Teknik Direktör Mustafa Gürsel basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Maçtan önce de söylemiştim; bu maçı kazanarak play-off ile ilgili kafamızda soru işareti kalmasın istiyorduk. Sonra bitirebildiğimiz en üst noktada bitirmek istiyorduk. Amacımız sonraki maçlarda da elimizden gelenin en iyisini yapmak. Orası ayrı bir kulvar. Ligle alakası olmayan maçlar oynayacağız, çıkma hedefiyle alakalı. Maça iyi başladık. Maçı koparacak çok pozisyonlar bulduk, değerlendiremedik. İkinci yarı beklemediğimiz anda gol yedik. Sonrasında oyuna tepki verdik. Çok güzel bir şey. Cihat’ın çok güzel vuruşuyla bulduğumuz golden sonra pozisyonları değerlendirdik. Kazanmasını bildik. Mutluyuz. Bandırmaspor da ilk başladığım camia. Onlara da bundan sonra başarılar diliyorum. Önümüzdeki Bodrum maçına ve sonrasında Sakarya maçına bakacağız. Oyuncularımıza da istek ve arzularından, mücadelelerinden dolayı teşekkür ediyorum. Geçen hafta da isteklilerdi ama sonuca yansıtamamıştık. Çalışacağız” dedi.
“Tüm oyuncularımız çok değerli”
Oyuncu tercihleri ve final vuruşlarıyla ilgili soruları da yanıtlayan Gürsel, “Kendi oyun modelimizi sahaya yansıtmak istiyoruz. Hücum da oynasak arkada gerekli önlemleri alarak oynamamız gerekiyor. Önde oynarken arkada da doğru oynamak gerekiyor. Adım adım daha iyiye gidiyor. Geldiğimiz günden bu yana kat ettiğimiz mesafe benim için önemli. Oyunsal anlamda epey yol kat ettiğimize inanıyorum. Sonucu almamız gereken maçlar oynuyoruz, bu da bizi bazen üzdü. Futbolda kim dışarda kalırsa o soruluyor, şimdi de Kouakou. Biz ekibiz. Hiç bireysel bakmıyorum. Hepsiyle aynı çalışmayı yapıyorum. Biri oynadığında diğeri dışarda kalacak. 21 kişilik kadroda bir de genç almak zorundayız. Benim için oynasa da, oynamasa da tüm oyuncularım çok değerli. Bazen oynamadan da takıma çok şey verebilirsiniz. Rekabetin içine girip kendilerini yukarı çekecekler. Amaç takımı hedefe ulaştırmak. Taktiksel değişiklikler yapıyoruz. En iyisini yapmak için buradayız” diye konuştu.
“Ana hedefimiz lig bittikten sonra başlıyor”
Esas hedeflerinin lig bittikten sonra başladığını belirten Mustafa Gürsel, “Biz çalışmaya devam edeceğiz. Ama güzelliği burada. Bazen bir pozisyona girip galip geliyorsunuz, bazen on pozisyona girip kazanamayabiliyorsunuz. Ülkemizdeki futbol iklimi tamamen sonuca odaklı. Benim için takımın oyunu, pozisyon üretmesi önemli. Devamı takımı geliştirmeye çalışıyorum. Futbolun sevilmesinin nedeni bunlar. Emir iyi oynadı. İlk yarıda çok iyiydi, orada istediğimizi yaptı. 6 numarayı başarılı oynadı. Ama artık hamle zamanları geliyor. Gol yedik diye hamle yapmadık. Kazanmak için o hamleleri yapacaktık zaten. Gol gelince hemen yaptık. Ama Emir’in oyunundan memnunum, stoperdeki oyunundan da memnunum. Biz takımız. İyi olması için, başarı için bunu iyi karmamız lazım. Davit hazır gelmedi. Hazır olmadığı için o tepkileri verdi. Şu anki Davit belki o tepkileri vermedi. Antrenmanlardaki isteğini, çalışmasını biliyordum. Şimdi oyuna girdi ve isteğini yansıttı. Hedefin son bölümündeyiz. Telafisi olmadığı için kayıplar bizi de üzüyor. Ana hedefimiz geçen haftaki ya da bu haftaki maç değil. Ana hedefimiz lig bittikten sonra başlıyor. Orayı iyi oynarsak bir şey yapmış olacağız” ifadelerini kullandı.
Yusuf Şimşek: “Şapkayı önüme koyarım”
Ligde maddi ve manevi anlamda sıkıntı yaşayan takımlardan biri olduklarını dile getiren Bandırmaspor Teknik Direktörü Yusuf Şimşek ise, “Kocaelispor’u tebrik ediyorum. İlk yarı çok iyi oynadılar, golleri kaçırdılar. İkinci yarı değişiklikler bizim adımıza olumluydu. Golü de bulduk. Golden sonra yaptığımız basit hatadan dolayı ilk golü yedik. Öne geçtiğimiz maçlarda gol yedikten sonra kırılgan takım oluyoruz. Üzgünüz. Bu ligde maddi ve manevi sıkıntısı olmayan takımlardan biriyiz. Yönetimimizi, onursal başkanımızı, buraya kadar gelen taraftarımızı üzdüğümüz için üzgünüm. Rakip tarafın deplasman takım hocasını istifaya davet etmesi sıkıntı. Ben şapkamı önüme koyarım ama oyuncu arkadaşlarım da koymalı Ben bu sene 4’üncü hocayım. Başka da bir şey söylemek istemiyorum” sözlerini kaydetti. – KOCAELİ
]]>Play- off çeyrek final ilk maçı öncesinde Başkan Seçer ile bir araya gelen MSK oyuncuları ve kadrosu, çeyrek finalin ilk maçını Gölbaşı Belediye TED Ankara Kolejliler ile 27 Nisan Cumartesi günü saat 18.00’da Mersin Edip Buran Spor Salonunda oynayacak. Seçer de maça katılım sağlayacağını ve takıma tribünden destek vereceğini söyledi.
Ziyaretlerinden dolayı kulüp yönetici ve oyuncularına teşekkür eden Başkan Seçer, MSK’nın her kesimden taraftar kitlesinin olmasının Mersin’e yapılan adil ve eşit hizmetlerin bir sonucu olduğunu söyleyerek, “Mersin sosyolojik olarak çok kozmopolit bir yer. Bu kentte her siyasi görüşe rastlayabilirsiniz. Şu anda 8 ayrı partiden 13 milletvekili var. Bu şunu gösteriyor; MSK’nın maçlarını izlemeye gelenlerin siyasal olarak tek tip olduğunu söyleyemezsiniz. Farklı siyasi görüşten insanlar var. Bunları bir araya getiren MSK’dır. İnsanlar farklı görüşleri destekliyorlar ama aynı zamanda tek bir takımı ve kurumu da destekliyor” dedi.
“Hep beraber başarıdan başarıya koşacağız”
Kendisine destek veren insanların da farklı görüşlerden olduğunu hatırlatan Seçer, farklı görüşleri bir araya getirmenin Mersin açısından oldukça önemli olduğuna dikkat çekti. İkinci 5 yıllık görev sürelerinde bir taraftan Mersin’e hizmet ederken bir taraftan da hem Mersin’in tanıtımına hem de yaptığı sportif faaliyetlerle ülke ve kent sporuna katkı sunan MSK’nın çok daha iyi noktalara gelmesi için çalışacaklarını belirten Seçer, “Hep beraber başarıdan başarıya koşacağız” diye konuştu.
“Takımımıza katkı sunmaya dün olduğu gibi de bugün de devam edeceğim”
Spor kulüplerinin bir ciddiyet ve disiplinle idare edilerek, bir hedefinin ve amacının olması gerektiğinin farkında olduğunu söyleyen Seçer, “En iyi antrenörle, oyuncularla ya da teknik heyetle birliktelik sürdürmeniz gerekiyor. Ben de sorumluluk taşıyan bir yöneticiyim. Bu sorumlulukla takımımıza katkı sunmaya dün olduğu gibi de bugün de devam edeceğim” ifadelerine yer verdi.
“Başarılı olacağımıza çok inanıyorum”
Play-off’ta mücadele etmeye hak kazanan oyuncuları da tebrik eden Seçer, takımın oldukça istikrarlı gittiğini vurgulayarak, takımın güzel bir mücadele sürdürdüğünü de belirtti. Seçer, “Başarılı olacağımıza çok inanıyorum. Siz elinizden geleni yapın, bu niyeti ortaya koyduktan sonra sonuca saygı duyacağız. ‘Takımımız her şeyi yaptı, daha ne yapsın?’ diyeceğiz. Şampiyon olursak çok mutlu oluruz, gelecek dönem hem sizler, sporcularımız ve teknik heyet açısından hem de Mersin açısından Süper Lig de güzel ve farklı olacak. Bu da bizi memnun edecek” şeklinde konuştu.
Üstündağ’dan Seçer’e kupa sözü
MSK Kulüp Başkanı Berkay Üstündağ, Başkan Seçer’i yenidan belediye başkanlığına seçilmesinden dolayı tebrik ederek, “Takım olarak bu başarıya şahit olmak gerçekten bizim için gurur verici” dedi. Artık zafer elde etme sırasının MSK’da olduğunu söyleyen Üstündağ, “Play-off başlayacak, başlamadan önce sizden güzel yorumlar alarak bu yola girmek istedik” diyerek Seçer’e kupa sözü verdi.
Ziyarette MSK tarafından Seçer’e ‘MSK 33’ ve ‘Vahap Seçer 33’ yazılı imzalı forma ile imzalı basketbol topu hediye edildi. Seçer ziyaret sonunda takım oyuncularına başarılar diledi. – MERSİN
]]>Sultanlar Ligi play-off final serisi beşinci maçında Fenerbahçe Opet, Eczacıbaşı Dynavit’i 3-0 mağlup etti ve seride durumu 3-2’ye getirerek şampiyonluğa ulaştı. Karşılaşmayı tribünden takip eden Fenerbahçe Başkanı Ali Koç, takımın kupaya ulaşmasının ardından oyuncuları tebrik etti. İhlas Haber Ajansı’na (İHA) özel açıklamalarda bulunan Ali Koç, bu sezon tüm branşlarda final ve şampiyonluklar için mücadele etmelerine vurgu yaptı. Fenerbahçe Kadın Voleybol Takımı’nı takımı tebrik ederek sözlerine başlayan Başkan Koç, “Güzel bir seri oldu, sonunda kazandık. Eczacıbaşı’nı da sadece bu seri için spora yaptıkları katkıdan dolayı tebrik ederim. Türkiye’de bu seviyede kadınlar serisi oluyorsa bu Türkiye’nin voleybolda genel başarısıdır. Türkiye Voleybol Federasyonu’nu da çıtayı bu seviyeye çıkardıkları için kutluyorum. Biraz buruk sevincimiz var, kupayı ve ligi aldık ama Avrupa kupasını da almak istiyorduk. Takımı onun için kurmuştuk. Yarı finalden döndük. İnşallah seneye orada da bir kupa getirmeyi planlayacağız. Takımımız aşağı yukarı hazır. Belki 1-2 dokunuş yapacağız. Erkek takımımız son derece mütevazı bütçeyle final oynadı, Avrupa’da çeyrek final oynadı onlarla da gurur duyuyorum. Biz ezeli rakiplerimizle değil, şirket takımlarıyla yarışıyoruz. Onların imkanları, finansman bize göre çok daha geniş. Ama ona rağmen ‘Dünyanın En Büyük Spor Kulübü’ vizyonu çerçevesinde biz de elimizden geldiğince yatırım yapmaya çalışıyoruz. Bu yüzden sponsorlarımıza canı gönülden teşekkür ediyorum. Seneye de inşallah bu seviyede devam edeceğiz. Kadın basketbolda tüm kupaları aldık. Şimdi erkek basketbolda minimum final-four oynayıp, Türkiye Ligi’ni almak istiyoruz” ifadelerini kullandı.
“Takımdan takıma muameleler son derece değişik”
Futbolda aldıkları cezalar hakkında konuşan Başkan Koç, “Erkek futbolda da inşallah şampiyon oluruz. Son 10 seneye baktığınız zaman tam 9 sezon ve bu sezonla birlikte bizim 700 puanımız var, Galatasaray’ın 700 puanı var, Beşiktaş, Trabzonspor ve Başakşehir takip ediyor. Bu saydığım takımlar arasında şampiyon olamayan tek takım Fenerbahçe. Zaten bizim isyan edişimiz bu. Şeytan detayda gizlidir derler ya, burada da belki Trabzon’da şampiyonluğumuz gidecekti. Trabzon’da 83. dakikada gol gelmeseydi, şampiyonluğumuz gidecekti. Ne oldu? Trabzonspor’a verilen cezalar 6’dan 4 maça düştü. Para cezası 3 milyondan 448 bine düştü. Biz stadımızda küfür olunca 400-500 bin TL ceza yiyoruz. Orada linç teşebbüsü oldu, anlayamıyoruz. Ondan sonra Süper Kupa ile ilgili biz bir ceza yedik. Tahkimde kendimizi savunmadan hukukun ana maddesi savunma hakkıdır. Kendimizi savunmadan tahkim cezaları onadı. Biz Etik Kurulu’na başvurduk, inşallah bir duruşma verecekler. Takımdan takıma muameleler son derece değişik” diye konuştu.
“Fenerbahçe’nin son 10 yılda başına gelen hangi takımın başına gelmiş”
Başkan Koç, sözlerini şöyle tamamladı: “2 sene evvel Trabzon’da şampiyonluk maçında 5 bin kişi sahaya girmişti Antalyasporlu kaleci yumruklandı. O zaman doğru ceza verilse belki bugün olmazdı. Verilen cezalar, sevkler takımdan takıma değişiyor. Kabul edilebilir şey değil; isyan bundan. Fenerbahçe’nin son 10 yılda başına gelen hangi takımın başına gelmiş. 2015’te otobüs viyadükten uçsaydı, ne olacaktı? Hala faili meçhul. Kumpas kuruldu, itibarımız, değerimiz, finansallarımız yerlere düştü. Mahkemelerde kendimizi akladık, şimdi tazminat davaları açıyoruz. Dava açmadan devletin bizimle helalleşmesi gerekir. Şampiyonluğumuz camiamıza hayırlı olsun. İnşallah pek çok kupaların da habercisi olur.” – İSTANBUL
]]>FIBA Kadınlar Avrupa Kupası finalinde İstanbul’da oynanan ilk maçı 75-68 kazanan siyah-beyazlı ekibin, Londra’da kamp yaptığı otelde AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Aziz Akkaya, “Tarih şampiyonları yazıyor, finali yazmıyor. Kupaya 40 dakika kaldı. Kupayı kazanıp Türkiye’ye dönmek istiyoruz. Bütün branşlarda oynadığımız bence en önemli final. Tarihimize, kulübümüze böyle bir kupayı hediye etmek istiyoruz.” dedi.
Yedi sayıyla kazandıkları ilk maçta takım olarak çok heyecanlı olduklarını belirten deneyimli başantrenör, şöyle konuştu:
“Bence Eurocup boyunca oynadığımız en kötü maçı oynadık. Buna rağmen 7 sayıyla galip geldik. Maçın içinde bir ara 18 sayı öne geçtik, herkes 18 sayıdan buraya geldiği için karamsarlık içinde. Gerçekten çok iyi oynamadık, takımımız da bunun farkında. Karşı takımı iyi analiz ettik. Maçı oynadıktan sonra elimizde daha iyi doneler var. Eşleşmeleri ona göre ayarlayacağız, bence ilk maçta müdafaa stratejimiz tuttu, bir iki basit hata yapmıştık, tekrar onları aynı sayı altında tutmak istiyoruz, takımımızın 75-80 sayı arasında sayı atması gerek. ‘Yedi sayılık avantajımız var’ diye düşünmüyoruz, buraya maçı kazanmaya geldik. Final oynamak kolay değil, tarih şampiyonları yazıyor, finali yazmıyor. Buradan kupayı alıp gitmek istiyoruz. Kolay değil tabii ki ama bunu yapabilecek gücümüz var. Ben takımıma inanıyorum, takımım da buna inanıyor. Takımın ilk maçtan sonra güveni yerine geldi. Zor bir süreç bizi bekliyor. Kupaya 40 dakika kaldı. Sene başından beri buraya çok zor şartlarda, mücadele ederek, çok zor rakipleri eleyerek geldik. Kupayı kazanıp Türkiye’ye dönmek istiyoruz.”
İlk maçta elde ettikleri 7 sayıyı düşünmeden maça çıkacaklarının altını çizen Aziz Akkaya, “Yedi sayı ya da 15 sayı arasında bir fark yok. Sonuçta buraya kazanmaya geliyorsunuz. Bütün sezon Avrupa’da deplasmanda daha iyi oynadık. Bizi yenmek gerçekten zor. Kendi basketbolumuzu oynadığımız zaman kimse bizi kolay kolay yenemez. Sayı averajını düşünmüyoruz, buraya galip gelmeye geldik. Onu bekliyoruz.” ifadelerini kullandı.
“Bütün branşlarda oynadığımız bence en önemli final”
Akkaya, “Kupaya çok yakınsınız. Kupa sizin ve oyuncularınız için neler ifade ediyor?” sorusunu, “Kupa bir kere yeni bir kariyer. Benim hayatımda kazanmadığım Avrupa kupası kaldı. İlkokul, ortaokul, lise, küçük kız, yıldız kız, genç kız, Türkiye Kupası, Cumhurbaşkanlığı Kupası, Türkiye Ligi şampiyonluğu, Avrupa’da iki tane Ümit Milli’de madalyam var. Kazanmadığım tek kupa Avrupa kupası. Bunu kazanmak istiyorum. İnşallah bunu kazanıp en son Euroleague kupasını kazanmak istiyoruz. Kupa bizim için çok şey ifade ediyor çünkü camiamızın bu seviyede kupaya ihtiyacı var. İkinci kupa bu, bütün branşlarda oynadığımız bence en önemli final. Tarihimize, kulübümüze böyle bir kupayı hediye etmek istiyoruz. Bütün amacımız bu. Kupa bizim için çok şey.” şeklinde yanıtladı.
Takımın son durumu hakkında bilgi veren Beşiktaş Başantrenörü, “İlk maçtan önce 6 günde 4 maç oynadık. Gerçekten ilk maçta takım çok yorgundu. İki Çukurova, iki tane Nesibe Aydın maçı oynadık. Ankara ve Mersin seyahatleri. İlk maçta Li’nin ve Dana’nın sakatlığı vardı. Şu anda hepsinin sağlık durumu iyi, neşeleri yerinde. Onlar da çok istiyorlar. Çünkü burada bütün ekip ve oyuncular olarak ilk defa Avrupa kupası kazanacak bir ekibimiz var. Daha önce kimse Avrupa Kupası kazanmamış. İnşallah hep beraber bunu kazanıp bu sezonu taçlandırmak istiyoruz.” şeklinde konuştu.
“İnşallah çifte bayram yapacağız”
Aziz Akkaya, ilk maçtan sonra düzenlenen basın toplantısında London Lions Başantrenörü Styliani Kaltsidou’nun “Bu sadece kötü bir gündü. Ofansif performansımız sahamızda farklı olacak.” sözleri hakkında ise şu ifadeleri kullandı:
“Onlar için kötü gün de bizim için de çok iyi bir gün diyemeyiz basketbol olarak. Onlar tabii ki ilk mağlubiyetlerini aldı. Karşılıklı aynı şeyleri düşünüyoruz, o kötü oynadık diyor biz de kötü oynadık. İki takım da daha fazla sayı atmak istiyor. Skorumuz istatistiklere bakınca çok düşüktü. Onların sayı limiti sınırlı, bizim kendi basketbolumuzu oynamamız gerek. Yalnızca müdafaa değil, hücumu da organize etmemiz gerek. Çünkü bizim takım hücum ederek oynayan bir takım. İlk maçtan sonra eleştiriler oldu ama bizim takım bugüne kadar böyle geldi. Takımımızın karakteristiği bu çemberi bulunca topu potaya atan takım, hücum etmeyi seven, yeri gelince müdafaa yapmayı seven bir takım. Maç bizim ritmimizde oynanması gerek. Bunun için çalıştık ve hazırlandık, maçı bekliyoruz.”
Beşiktaş taraftarına da mesaj gönderen Akkaya, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Herkes heyecanla bekliyor. Çok dua eden, kazanmamızı isteyen insanlar var. İnşallah çifte bayram yapacağız. Bayramın birinci günü kupayı alıp taraftarlarımıza hediye etmek istiyoruz. Televizyonun karşısında sakin olsunlar, sakin sakin izlesinler, heyecanla beklesinler, sonunda inşallah mutluluğa ulaşacağız. Her maça aynı şekilde hazırlanıyoruz, finalde ekstra şunu yapalım diye bir şey yok. Türkiye’ye kupayla dönmek bizi seven insanları mutlu edecek, onu düşünüyorum. Ben, beni sevenleri, takımı sevenleri, kulübü sevenleri mutlu etmeyi çok seviyorum. Benim mutluluğum, mutsuzluğum çok önemli değil. Onlar mutsuz olmasınlar, onlar mutlu olsunlar, biliyorum ki onlar da kupayla mutlu olacaklar. O yüzden Türkiye’ye kupayla gitmek istiyoruz.”
]]>Fenerbahçe’nin Süper Kupa Finali’ne A takım kadrosu ile çıkması gerektiğini ifade eden Yıldırım, “Süper Kupa finaline A Takım ile iştirak etmek ya da hiç iştirak etmemek bir ihtimal olsa bile, Süper Kupa Finali’ne U19 takımı ile çıkmak kulübümüz için bir ihtimal olmamalıdır” dedi.
Yıldırım, bu ihtimalin “sadece yöneticilerin ve kulübün gelecekte alacağı sportif ve hukuki cezaların önüne geçmek için alınmış korkakça bir çözüm” olduğunu dile getirdi.
Fenerbahçe, Şanlıurfa 11 Nisan Stadyumu’nda 7 Nisan Pazar günü oynanacak ve saat 21.30’da başlayacak maçın, gelecek hafta UEFA Konferans Ligi çeyrek final maçı sebebiyle ileri bir tarihe ertelenmesini ve maçın da yabancı bir hakem tarafından yönetilmesini talep etti.
Sarı lacivertli kulüp, Kamuoyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) bildirdiği açıklamada, bu taleplerin karşılanmaması durumunda Süper Kupa finali maçına U19 (19 yaş altı) takımıyla çıkacaklarını duyurdu.
Fenerbahçe’nin talepleri Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) tarafında karşılık bulmadı. Ancak kulübün Pazar günkü maç için nihai kararı da belli değil.
Fenerbahçe’nin maça U19 takımıyla çıkma kararı, gerek spor kamuoyunda gerekse de kulüp camiasında tartışma yarattı. Bazı taraftarlar sosyal medya paylaşımlarında bu kararı, “Galatasaray’a kupayı hediye etmek anlamına gelir” diyerek eleştirdi ve “her ne olursa olsun” maça çıkılması gerektiğini savundu.
Kulüp yöneticileri ve bazı taraftarlar da Türkiye’yi Avrupa kupalarında temsil eden tek takımın Fenerbahçe olduğunu, bu nedenle sezon başında yapıldığı gibi maçın ertelenmesi gerektiğini öne sürdü.
Kulübün sosyal medya hesaplarından yapılan bir paylaşımda ise fikstürde yer alan, 11 Nisan’da Yunanistan deplasmanındaki Olympiakos maçı hazırlıklarına başlanıldığı yönünde ifadeler yer aldı. Bu paylaşım A takımın maça çıkmayacağı yönünde yorumlara neden oldu.
Kadıköy’de Adana Demirspor’a karşı oynanan maçın ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Fenerbahçe Teknik Direktörü İsmail Kartal, Süper Kupa maçının ertelenmesi yönündeki taleplerini yineledi, maçla ilgili alınacak kararın da yönetime ait olacağını söyledi.
Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk ise takımının Hatayspor ile oynadığı maçın sonrasında, Fenerbahçe’nin U19 takımı ile maça çıkması durumunda kendilerinin nasıl bir karar vereceği yönündeki soruyu, “Bu bizim sorunumuz değil. Alanya hangi kadro ile çıkıyor diye bakmıyoruz. Bir sonraki maç Pendikspor, hangi kadro ile çıkıyor diye bakmıyoruz. Biz gideceğiz, maçımıza normal kadromuzla belirlenen yerde ve saatte çıkacağız” sözleriyle yanıtladı.
TFF: Karagümrük maçını erteleme teklifini Fenerbahçe kabul etmedi
TFF ise Fenerbahçe’nin maçın 23 Mayıs’ ertelenmesi ve yabancı hakem yönündeki taleplerinin reddedildiğini duyurdu.
İnternet sitesi üzerinden yapılan resmi açıklamada, talebin reddedilmesine gerekçe olarak Türkiye A Milli Takımı’nın Avrupa Futbol Şampiyonası hazırlıkları ve kamp programı gösterildi. Maça da Türk bir hakemin atandığı belirtildi.
TFF, Fenerbahçe’ye Süper Kupa maçı yerine 14 Nisan’daki Fatih Karagümrük maçının ileri bir tarihe ertelenmesinin teklif edildiğini, ancak bunun da sarı lacivertli kulüp tarafından kabul edilmediğini duyurdu.
Fenerbahçe’nin şu an için belli olan fikstüründeki beş maçı şöyle:
Kongre’de alınan kararlar
Fenerbahçe Başkanı Ali Koç ve yönetimi, 17 Mart’ta deplasmanda oynanan Trabzonspor maçı sonrasında çıkan olayların ardından, ligden çekilme dahil her türlü kararı tartışmak üzere 2 Nisan’da kongre üyelerini Ülker Stadyumu’nda yapılan Olağanüstü Kongre’ye davet etti.
Koç, burada yaptığı konuşmada, “Trabzon maçında yaşananlar planlı ve organize bir şekilde gerçekleşmiştir. Kim üzerine alınırsa alınsın. Bu duruma göz yumulmuş, müsaade edilmiştir” dedi.
30 bine yakın kişinin katıldığı belirtilen kongrede ligden çekilme kararı üç ay sonra yapılacak kongrede tartışılmak üzere ertelenirken, olağanüstü genel kurul toplantısında yapılan oylama sonucunda, dört madde için yönetim kuruluna tam yetki verilmesi kararlaştırıldı:
2023 Süper Kupa maçı 7 Nisan’da Şanlıurfa 11 Nisan Stadyumu’nda oynanacak.
Final maçı, geçen sene 29 Aralık’ta Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da oynanması planlanırken, başlama düdüğüne saatler kala Suudi yetkililer ile takımlar arasında çıkan ileri bir tarihe ertelenmişti.
Şanlıurfa’da ikinci final
28 bin 965 kapasiteye sahip Şanlıurfa 11 Nisan Stadyumu ya da eski adıyla Şanlıurfa GAP Stadyumu, 2010 Türkiye Kupası Finali’ne de ev sahipliği yapmıştı.
Bu stadda oynanan ilk finalde Trabzonspor, Fenerbahçe’yi 3-1 yenerek 8. Türkiye Kupası şampiyonluğunu ilan etmişti.
TFF 1. Lig’de mücadele eden Şanlıurfaspor, maçlarını bu stadyumda oynuyor.
]]>Üniversitede 2 yıl önce doktora tezi hazırlamaya başlayan Şahin, yaptığı çalışmalar sırasında, oyun ve teknoloji birleştirilerek tasarlanan artırılmış gerçeklik sporu HADO ile tanıştı.
Çocukların yıllar önce sokaklarda oynadığı popüler oyunlardan biri olan yakan topun dijital haline benzeyen bu sporu gençlere tanıtmak isteyen Şahin, Muş Alparslan Üniversitesi bünyesinde HADO takımı kurmaya karar verdi.
Tezinin yayınlanmasının ardından HADO antrenörü olarak görevlendirilen Şahin, 8 kişilik takım kurarak, Türkiye Üniversite Sporları Federasyonunca 1-5 Mayıs’ta düzenlenecek HADO Üniversiteler Arası 1. Lig Türkiye Şampiyonası’nın hazırlıklarına başladı.
Kentin ilk HADO takımında yer alan üniversite öğrencileri, Türkiye Şampiyonası’ndan derece ile dönmeyi hedefliyor.
Şahin: “3 bin öğrenci arasından en iyi 8 kişiyi takımımıza seçtik”
Öğretim görevlisi Mehmet Furkan Şahin, AA muhabirine, HADO’nun yeni gelişmekte olan bir teknoloji sporu olduğunu söyledi.
Fiziksel aktiviteyi de içinde barındıran HADO’yu federasyon vasıtasıyla üniversite öğrencileriyle buluşturduklarını ifade eden Şahin, şöyle konuştu:
“Teknoloji günlük hayatın her alanında olduğu gibi artık spor alanında da var. Teknoloji yeni branşları hayatımıza katıyor. HADO’da bu sporlardan biri. HADO ile ilk doktora tezimde tanıştım. Daha sonrasında rektörümüzün girişimleriyle HADO ekibini üniversitemize davet ettik. İlk kez üniversiteler arasında yarışacak HADO takımımızı da bu sayede oluşturduk. Üniversiteler Arası 1. Lig Türkiye Şampiyonası’na Muş Alparslan Üniversitesi olarak katılacağız. Antrenmanlarımıza devam ediyoruz. Federasyon sayesinde HADO ekibi, üniversitelere giderek takımların antrenman yapmasını sağlıyor. Ayrıca öğrencilere bu sporu tanıtıyor.”
Amaçlarının HADO sporuna daha çok yoğunlaşıp, milli takıma oyuncu kazandırmak olduğunu belirten Şahin, “HADO ekibi üniversiteye sistemi kurduktan sonra, öğrencilerin bu sporu deneyimlemesi için duyuru yaptık. Çok güzel bir ilgiyle karşılaştık. Yaklaşık 3 bin öğrencimiz gelip bu sporu deneyimledi. Bunlar arasından en iyi 8 kişiyi takımımıza seçtik. Türkiye Şampiyonası’nda 8 sporcuyla mücadele edeceğiz. Antrenmanlarımız sürdürüyoruz.” ifadelerini kullandı.
Demirci: “Oynamaya başladığımda tam bana göre olduğunu anladım”
HADO sporcusu Şevval Demirci, Muş Alparslan Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Beden Eğitimi Öğretmenliği bölümünde okuduğunu, hocası sayesinde HADO ile tanıştığını dile getirdi.
Takımın oluşturulacağını öğrendiklerinde başvuru yaptıklarını anlatan Demirci, “Bu kadar kişinin önünde oynamak çok heyecanlıydı. Sanal gözlükler takılıyordu, bambaşka bir deneyim ve heyecan vardı. Oynamaya başladığımda tam bana göre olduğunu anladım. Arkadaşlarımla 1-5 Mayıs tarihlerinde İstanbul’da düzenlenecek yarışmalara katılacağız. Üç gündür burada eğitim alıyoruz. Güzel, heyecanlı ve eğlenceli geçiyor.” şeklinde konuştu.
Antrenörlük bölümü öğrencisi Yunus Önder de “Bu sporla ilgili duyuru yapıldığında merak ettim. İlk başta çok ön yargılı yaklaştım. İlk deneyimden sonra bir heyecan yaratmaya başladı. Şimdi oynadıkça insanın oynayası geliyor. Seçmelerde takıma katıldım. Şimdi üniversite adına yarışacağız.” diye konuştu.
Duraslan: “Yarışmaya 40’ın üzerinde üniversite takımını bekliyoruz”
HADO Türkiye Operasyon Direktörü Can Duraslan, bu branşı üniversitelere tanıtmak ve takımlar kurmak için faaliyet yürüttüklerini anlattı.
Muş Alparslan Üniversitesi öğrencilerine HADO’yu tanıtma ve deneyim yaşatma fırsatı bulduklarını ifade eden Duraslan, şunları kaydetti:
“HADO artırılmış gerçeklik teknolojisiyle yapılan bir spordur. Aslında geleneksel sporların yenilenmiş ve güncellenmiş bir versiyonu olarak düşünebiliriz. Çocukluğumuzda oynadığımız yakan topun 2024’e güncellenmiş versiyonu olarak düşünebilirsiniz. Sınırsız topla hareket ederek ve son teknolojiyi kullanarak yaptığımız yüksek aktiviteli eğlenceli bir faaliyet. Üniversite öğrencisi sporcular ve antrenörler yetiştirmeyi hedefliyoruz. Onların HADO’nun neferi olmalarını istiyoruz. Türkiye Üniversite Sporları Federasyonu tarafından düzenlenen yarışmaya 40’ın üzerinde üniversite takımının katılmasını bekliyoruz. Bunların bir kısmı Süper Lig takımları ve daha önce katılmış olanlar. Bir kısmı ise bu yıl ilk defa katılacak. Muş Alparslan Üniversitesi de ilk kez katılacaklar arasında.”
Geleneksel yakan topun dijital versiyonu HADO, 3’er kişiden oluşan 2 takımın 80 saniyede karşılıklı teknolojik ekipmanlar takarak 3 set üzerinden mücadele ettiği bir oyun.
Türkiye E- Spor Federasyonu bünyesinde faaliyet gösteren artırılmış gerçeklik oyunu HADO’ya olan ilgi, son dönemde giderek artıyor.
]]>A Milli Kadın Futbol Takımı Teknik Direktörü Necla Güngör Kıragası, kadın futbolunun gelişmesi için özveriyle çalışan bir takıma sahip olduklarını söyledi.
2025 Avrupa Şampiyonası Elemeleri B Ligi 1. Grup’ta 5 Nisan Cuma günü İsviçre ile deplasmanda, 9 Nisan Salı günü de Macaristan ile Pendik Stadyumu’nda oynayacağı ilk iki maçın hazırlıklarını Riva’da bulunan Hasan Doğan Milli Takımlar Kamp ve Eğitim Tesisleri’nde sürdüren A Milli Kadın Futbol Takımı’nda Teknik Direktör Necla Güngör Kıragası, açıklamalarda bulundu.
C Ligi’nde gösterdikleri iyi performansı B Ligi’nde aktarmak istediklerini belirterek sözlerine başlayan Kıragası, “Kadın milli takımı olarak C Ligi’nde gösterdiğimiz performansla beraber artık B Ligi’nde maçlarımıza çıkmaya başlayacağız. İlk maçımızı İsviçre gibi dünya sıralamasında 20. sıralarda yer alan, Dünya Kupası’na katılmış, Avrupa şampiyonasına katılmış bir takıma karşı mücadele edeceğiz. Mücadelemizi de 20 bin kişilik dolu bir stadyumda oynamayı bekliyoruz. Bunlar bizim için öngörülebilir stres durumları. Çünkü bizler nereden geldiğimizi, nasıl bir oyunla B Ligi’ne çıktığımızı gayet iyi biliyoruz. O yüzden şimdi bu öngörülebilir stresi yönetmek ve halkımızı en iyi şekilde temsil etmeye çalışacağız. Akabinde de ayın 9’unda, arefe gününde milletimize, devletimize bayram hediyesi vermek istiyoruz. İyi bir takımımız var. Öncelikle kadın futbolunun gelişmesi için özveriyle çalışan oyuncularımız var. Onlarla birlikte güzel bir yolculuğa çıktık. B Ligi’ndeki yolcuğumuzun da C Ligi’ndeki gibi seyir zevki yüksek, futbolun en güzel yönlerini göstererek devam etmek istiyoruz” ifadelerini kullandı.
Grupta ilk maçı Macaristan ile oynamayı çok istediklerini ancak oy birliğiyle fikstürün mevcut haliyle şekillendiğini belirten A Milli Takım Teknik Direktörü, “Biz de onu çok istedik. Hatta ilk kura çekildikten sonra da bütün hesaplamamızı ona göre yapmıştık. Ama maalesef olaya müdahale edemedik. Çünkü Azerbaycan, vizemiz yok deyip kendi önceliğini almaya çalıştı. UEFA yetkilileriyle yaptığımız görüşmede, ‘İsviçre de sizinle başlamak istiyor’ dendi. Bütün gruptaki takımlar oy birliğiyle karar verince fikstür bu şekilde oldu. Ama biz bunu avantaja çevirmek istiyoruz. Hem fiziksel hem de mental anlamda en güçlü olduğumuz şekilde, iyi bir takıma karşı mücadelemizden alacağımız motivasyonla Macaristan karşısına çıkarız diye düşünüyoruz. Ona göre de planlamalarımızı yaptık” şeklinde konuştu.
C Ligi’nde oynadıkları müsabakaları ‘çok güzel bir macera’ olarak nitelendiren Kıragası, “C Ligi’ndeki takımlara göre çok üstte kaldık. B Ligi’nde de aynı şekilde iyi mücadele etmek istediğimizi her fırsatta vurguluyoruz. Ama gerçekçi düşünmek gerekiyor. Oradan namağlup, gol yemeden çıkmış olmak kadın futbolunun gelişimi için çok önemliydi. Ama şimdi çok güçlü rakiplere karşı mücadele edeceğiz. Ona göre oyun planımız var. Oyuncularımızın o yüksek özgüvenleriyle beraber yeni taktik varyasyonlarımızı onlara işlemeye çalışıyoruz. Takımımız geçmişte de Almanya’ya, Portekiz’e karşı oynadı. Bizim için zor rakiplerle oynamak aslında çok olağan şeyler. Eskiye göre özgüveni daha yüksek, bir olma halini çok güzel yaşadığımız bir takımımız var. O yüzden geçmişe nazaran çok daha iyi performans vermek için sahaya çıkacağız” cümlelerine yer verdi.
Necla Güngör Kıragası, uzun soluklu bir yola çıktıklarını ve bu yolda kazanımlar elde etmek istediklerini aktararak, “Biz ülkemizi temsil edeceğiz. Sonuç ne olursa olsun bu uzun soluklu bir yol. Bu yolda mağlubiyetler de beraberlikler de galibiyetler de olacak. Önemli olan gittiğimiz yoldaki kazanımlar ne? Türk Kadın Milli Takımı olarak ülkemizdeki hem kadın futbolunun gelişimine odaklı aynı zamanda da ülke puanımız için yarışan bir takımız. İkisinin bilinciyle hareket eden bir takımımız var. Evet, kolay değil ama bu yolculukta keyifli adımlarla ilerleyeceğimizi düşünüyorum” dedi.
“Erzincan’da dolu bir stadyuma oynayacağız”
Macaristan mücadelesini Pendik Stadyumu yerine daha büyük bir stadyumda oynamayı isteyebileceğini ancak bunun İsviçre karşılaşmasının sonucuna bağlı olduğuna dikkat çeken Kıragası, “İsviçre maçına bir çıkalım. Bakarsınız bambaşka bir sürprizle buraya döneriz. Yönetimimizle alınmış karar çok büyük bir stadyuma da dönebilir. O yüzden oluşabilecek değişikliklere de çok hazırlıklıyız. Tabii gönül ister ki 30 – 40 bin seyircimizin karşısında oynayalım. Ama İstanbul’da oynama stratejimiz şu yüzdendi; İsviçre maçında zor geçecek bir mücadelenin arkasından iki sefer aktarım olarak gideceğimiz bir yer bize yorgunluk olarak dönecekti. Ama önümüzdeki ay Azerbaycan ile karşılaşacağımız maçı Erzincan’da oynayacağız. Eminim Erzincan’da dolu bir stadyuma oynayacağız. İlerleyen günlerde çok daha sayıca üstün olduğumuz stadyumlarda da bizi göreceksiniz” değerlendirmesinde bulundu. – ERZİNCAN
]]>2025 Avrupa Şampiyonası Elemeleri B Ligi 1. Grup’ta 5 Nisan Cuma günü İsviçre ile deplasmanda, 9 Nisan Salı günü de Macaristan ile Pendik Stadyumu’nda oynayacağı ilk iki maçın hazırlıklarını Riva’da bulunan Hasan Doğan Milli Takımlar Kamp ve Eğitim Tesisleri’nde sürdüren A Milli Kadın Futbol Takımı’nda Teknik Direktör Necla Güngör Kıragası, basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.
“Halkımızı en iyi şekilde temsil etmeye çalışacağız”
C Ligi’nde gösterdikleri iyi performansı B Ligi’nde aktarmak istediklerini belirterek sözlerine başlayan Kıragası, “Kadın milli takımı olarak C Ligi’nde gösterdiğimiz performansla beraber artık B Ligi’nde maçlarımıza çıkmaya başlayacağız. İlk maçımızı İsviçre gibi dünya sıralamasında 20. sıralarda yer alan, Dünya Kupası’na katılmış, Avrupa şampiyonasına katılmış bir takıma karşı mücadele edeceğiz. Mücadelemizi de 20 bin kişilik dolu bir stadyumda oynamayı bekliyoruz. Bunlar bizim için öngörülebilir stres durumları. Çünkü bizler nereden geldiğimizi, nasıl bir oyunla B Ligi’ne çıktığımızı gayet iyi biliyoruz. O yüzden şimdi bu öngörülebilir stresi yönetmek ve halkımızı en iyi şekilde temsil etmeye çalışacağız. Akabinde de ayın 9’unda, arefe gününde milletimize, devletimize bayram hediyesi vermek istiyoruz. İyi bir takımımız var. Öncelikle kadın futbolunun gelişmesi için özveriyle çalışan oyuncularımız var. Onlarla birlikte güzel bir yolculuğa çıktık. B Ligi’ndeki yolcuğumuzun da C Ligi’ndeki gibi seyir zevki yüksek, futbolun en güzel yönlerini göstererek devam etmek istiyoruz” ifadelerini kullandı.
“Ligin bu kadar kıyasıya mücadeleyle devam ediyor olması bizim için son derece önemli”
Necla Güngör Kıragası, Turkcell Kadın Futbol Süper Ligi’ndeki şampiyonluk yarışının oyuncuları fiziksel ve mental olarak nasıl etkilediğiyle alakalı gelen bir soruya da, “Fiziksel olarak bu sene ilk defa bu kadar yoğun tempoda oynayarak geliyor oyuncularımız. Hem C Ligi’nin yorgunluğu var çünkü hiç ara vermeden B Ligi başladı, o arada ligimiz başladı. Milli takımımızda sürekli süre alan oyuncularımızda ciddi anlamda fiziksel yorgunluk söz konusu. Ama biz zaten planlamalarımızı ona göre yapıyoruz. Artı 2 ve eksi 2 planlamalarımız var. Maça kadar olan kısımda iyi dinlendirip, taktik analizlerle devam ediyoruz. En iyi performanslarıyla sahaya çıkmaya çalışacaklardır. Ligin bu kadar kıyasıya mücadeleyle devam ediyor olması bizim için son derece önemli. Özellikle Galatasaray ve Fenerbahçe’nin kıyasıya rekabetini görmek, arkadan Beylerbeyi ile Fomget gibi takımların onları zorlaması kızlar için de artı bir motivasyon. Hem fiziksel anlamda kendilerini korumak zorunda kalıyor hem de mental sağlamlıkla devam etmek zorundalar. Bunlar milli takım için çok büyük bir kazanım” cevabını verdi.
“İlk maçı Macaristan ile oynamayı çok istedik”
Grupta ilk maçı Macaristan ile oynamayı çok istediklerini ancak oy birliğiyle fikstürün mevcut haliyle şekillendiğini dile getiren A Milli Takım Teknik Direktörü, “Biz de onu çok istedik. Hatta ilk kura çekildikten sonra da bütün hesaplamamızı ona göre yapmıştık. Ama maalesef olaya müdahale edemedik. Çünkü Azerbaycan, vizemiz yok deyip kendi önceliğini almaya çalıştı. UEFA yetkilileriyle yaptığımız görüşmede, ‘İsviçre de sizinle başlamak istiyor’ dendi. Bütün gruptaki takımlar oy birliğiyle karar verince fikstür bu şekilde oldu. Ama biz bunu avantaja çevirmek istiyoruz. Hem fiziksel hem de mental anlamda en güçlü olduğumuz şekilde, iyi bir takıma karşı mücadelemizden alacağımız motivasyonla Macaristan karşısına çıkarız diye düşünüyoruz. Ona göre de planlamalarımızı yaptık” şeklinde konuştu.
“Bizim için zor rakiplerle oynamak aslında çok olağan şeyler”
C Ligi’nde oynadıkları müsabakaları ‘çok güzel bir macera’ olarak nitelendiren Kıragası, “C Ligi’ndeki takımlara göre çok üstte kaldık. B Ligi’nde de aynı şekilde iyi mücadele etmek istediğimizi her fırsatta vurguluyoruz. Ama gerçekçi düşünmek gerekiyor. Oradan namağlup, gol yemeden çıkmış olmak kadın futbolunun gelişimi için çok önemliydi. Ama şimdi çok güçlü rakiplere karşı mücadele edeceğiz. Ona göre oyun planımız var. Oyuncularımızın o yüksek özgüvenleriyle beraber yeni taktik varyasyonlarımızı onlara işlemeye çalışıyoruz. Takımımız geçmişte de Almanya’ya, Portekiz’e karşı oynadı. Bizim için zor rakiplerle oynamak aslında çok olağan şeyler. Eskiye göre özgüveni daha yüksek, bir olma halini çok güzel yaşadığımız bir takımımız var. O yüzden geçmişe nazaran çok daha iyi performans vermek için sahaya çıkacağız” cümlelerine yer verdi.
“Sonuç ne olursa olsun bu uzun soluklu bir yol”
Necla Güngör Kıragası, uzun soluklu bir yola çıktıklarını ve bu yolda kazanımlar elde etmek istediklerini aktararak, “Biz ülkemizi temsil edeceğiz. Sonuç ne olursa olsun bu uzun soluklu bir yol. Bu yolda mağlubiyetler de beraberlikler de galibiyetler de olacak. Önemli olan gittiğimiz yoldaki kazanımlar ne? Türk Kadın Milli Takımı olarak ülkemizdeki hem kadın futbolunun gelişimine odaklı aynı zamanda da ülke puanımız için yarışan bir takımız. İkisinin bilinciyle hareket eden bir takımımız var. Evet, kolay değil ama bu yolculukta keyifli adımlarla ilerleyeceğimizi düşünüyorum” dedi.
“İlerleyen günlerde çok daha sayıca üstün olduğumuz stadyumlarda da bizi göreceksiniz”
Macaristan mücadelesini Pendik Stadyumu yerine daha büyük bir stadyumda oynamayı isteyebileceğini ancak bunun İsviçre karşılaşmasının sonucuna bağlı olduğuna dikkat çeken Kıragası, “İsviçre maçına bir çıkalım. Bakarsınız bambaşka bir sürprizle buraya döneriz. Yönetimimizle alınmış karar çok büyük bir stadyuma da dönebilir. O yüzden oluşabilecek değişikliklere de çok hazırlıklıyız. Tabii gönül ister ki 30 – 40 bin seyircimizin karşısında oynayalım. Ama İstanbul’da oynama stratejimiz şu yüzdendi; İsviçre maçında zor geçecek bir mücadelenin arkasından iki sefer aktarım olarak gideceğimiz bir yer bize yorgunluk olarak dönecekti. Ama önümüzdeki ay Azerbaycan ile karşılaşacağımız maçı Erzincan’da oynayacağız. Eminim Erzincan’da dolu bir stadyuma oynayacağız. İlerleyen günlerde çok daha sayıca üstün olduğumuz stadyumlarda da bizi göreceksiniz” değerlendirmesinde bulundu. – İSTANBUL
]]>Konyaspor’a, 2021-2022 sezonunda Adanaspor’dan transfer olan Uğurcan Yazğılı, çok çalıştığını ve takımına daha da katkı vermek istediğini belirtti. İhlas Haber Ajansı’na açıklamalarda bulunan Yazğılı, bu sezon zorlu bir süreçten geçtiklerini ifade ederek, “Yaşadığımız şansızlıklar var. Kötü gidişatımız vardı, onu pozitife çevirdik. Yeni hocamız ile iyi bir ivme yakaladık. Son zamanlarda performansımızın da arttığının farkındayız ama bunun yetmeyeceğinin de farkındayız. Daha da üstüne çıkmamız gerekiyor. Son haftalarda şanssız şekilde puanlar bıraktık. Kazanabileceğimiz maçları berabere bitirdik. Özellikle iç sahada taraftarımızın desteği ile taraftarlarımıza daha farklı bir Konyaspor izletmeye başladık. Taraftarlarımızın desteği ile bizim de performansımız arttı. Önümüzde Trabzon maçı var. Yine taraftarlarımızın desteği ile galip gelerek alt sıralardan uzaklaşmak istiyoruz. Bu sezonu en iyi şekilde, en iyi yerde bitirip inşallah Konyaspor’u önümüzdeki sezon hak ettiği yerlere, Avrupa’ya götürme hedefinde olacağız” şeklinde konuştu.
“Hocaların hepsinden bir şeyler öğrenmeye çalıştım”
Yeşil-beyazlı ekibin bu sezon 3 hoca değişikliğine gittiğini hatırlatan 25 yaşındaki stoper, “Bu sezon 3 farklı hoca ile çalıştım. Hocaların hepsinden bir şeyler öğrenmeye çalıştım. Onlar bana sahada nerede görev verirlerse de çıkıp elimden gelen her şeyi yapmaya çalıştım. Performansımı artırmak istiyorum, daha da üstüne çıkmak istiyorum. Çünkü takımıma katkı sağlamak istiyorum. Takımıma katkı verebilirsem daha fazla mutlu oluyorum ve kendimi daha rahat hissediyorum. İnşallah performansımı artırırım ve uzun yıllar takımıma destek olmak için her şeyimi veririm” diye konuştu.
“Konyaspor’da unutamadığım maç olarak Avrupa maçını diyebilirim”
Genç stoper Uğurcan Yazğılı, Konyaspor’da unutamadığı ve ‘öyle bitmeseydi’ dediği Vaduz maçını anlattı. Yazğılı, “Konyaspor’da unutamadığım maç olarak Avrupa maçını diyebilirim. Orada bir talihsizlik yaşadım. Ama o gün o şartlar altında o zeminde benim yerimde başka biri olsa belki de aynı şekilde olacaktı. Çünkü oradaki hatanın sadece benim hatam olduğunu düşünmüyorum. Tabii ki hatalarımızdan ders çıkarıp performansımı yükseğe çekebilmek için düşündüm. Burada gerçekten inanılmaz derece çok çalıştım. Bu sene de çalışmalarımın karşılığını bir nebze de olsa almaya başladım. Çalışmalarımı devam ettirip inşallah performansımı en üst seviyeye çıkarmak istiyorum” cümlelerine yer verdi.
“Konyaspor gerçekten Türkiye liginde ilk 5’te olan bir takım”
Başarılı futbolcu, adını Konyaspor’un efsaneleri arasına yazdırmak istediğini de dile getirerek, “Konyaspor’un efsaneleri arasına adımı yazdırmak inşallah bana da nasip olur. Çünkü Konyaspor gerçekten Türkiye liginde ilk 5’te olan bir takım. Çünkü Anadolu’nun en büyük takımı ve tarihi de başarılar ile dolu. Her sene hedefi olan bir takım. Ligimizde de görüyoruz. Çok fazla hedefi olmayan takım oluyor ama Konyaspor her zaman hedefi olan bir takım oldu. Şehri, tesisi, camiası ve taraftarı ile başarıyı, Avrupa’yı, şampiyonlukları, kupaları hak eden bir takım. İnşallah ben de burada uzun yıllar oynayıp efsaneler arasına girersem ne mutlu bana” dedi.
Milli takım formasını giymenin en büyük hedefi olduğunu sözlerine ekleyen Uğurcan Yazğılı, “Milli takım her Türk gencinin hayalidir. Benim de hayalim. İnşallah bana da nasip olur milli formayı giymek. Tabii ki benim de hedefim A Milli Takım’da forma giymek” açıklamasını yaptı.
“Etli ekmeği seviyorum”
Uğurcan, Konya’nın havasına zor alıştığını ama yemeklerini çok sevdiğini de söyleyerek, “Aslen Şanlıurfalıyım ama Diyarbakır’da yaşıyoruz. Diyarbakır ve Şanlıurfa da gerçekten çok sıcak. Konya’ya ilk geldiğimde, ilk sezon özellikle inanılmaz derece zorlanmıştım. -15, -20 dereceleri gördüm. Geçen sene de fena değildi ama bu sene iklim güzel geçti, kar 1 kere yağdı. Ama şehri, Konya’yı çok seviyorum. Hava konusunda sadece kışları biraz sıkıntı, onu da bu sene fazla yaşamadık. Bu sene biraz rahattım. Konya’nın yemekleri çok güzel, seviyorum. Etli ekmeği de seviyorum. Öyle çok da yemiyorum. 1 porsiyon benim için yeterli oluyor” ifadelerini kullandı.
Bu sezon Konyaspor’un oynadığı 30 maçın 28’inde forma giyen 25 yaşındaki stoper, takımına 2 gol ve 1 asistlik katkı sağladı. – KONYA
]]>BUDAPEŞTE – A Milli Futbol Takımı Teknik Direktörü Vincenzo Montella, 2024 Avrupa Futbol Şampiyonası öncesi oynayacakları Macaristan maçının kendileri adına iyi bir test olacağını söyledi.
A Milli Futbol Takımı, EURO 2024 hazırlıkları kapsamında yarın Puskas Arena’da Macaristan ile özel maçta mücadele edecek. Karşılaşma öncesi A Milli Futbol Takımı Teknik Direktörü Vincenzo Montella, düzenlenen basın toplantısında konuştu.
“Macaristan bizim için iyi bir test”
Yarın Macaristan ile oynanacak maçın milli takım adına iyi bir sınav olacağını dile getiren Montella, “Macaristan Teknik Direktörü Rossi’yi tanıyorum, birkaç sene önce tatilde tanışma fırsatımız olmuştu. Arkadaşım olduğunu söyleyebilirim, görüşmeye de devam ediyoruz. Macaristan bizim için iyi bir test, rekabete gücü yüksek bir takım. Son 20 maçta sadece 3 mağlubiyet aldılar. Yarın gelişimimiz için çok önemli bir maç olduğunu söyleyebilirim. Geldiğimizden bu yana şehri biraz turladık, şehir ve stat çok güzel. Rekabeti yüksek bir maç ile test geçireceğimiz için buraya pozitif enerjiyle geldik. Macar takımı taktiksel anlamda çok gelişmiş bir takım, uzun zamandır aynı hocayla çalışıyorlar. Maç esnasında farklı taktiklere geçiyorlar. Geride 3’lü oynayan bir takım, hem defansif hem de ofansif anlamda böyle bir rakibe karşı test bizim için önemli” dedi.
Semih Kılıçsoy ve Ahmetcan Kaplan hakkında
İtalyan çalıştırıcı, A Milli Takım aday kadrosunda bulunan Semih Kılıçsoy ve Ahmetcan Kaplan’ın, Ümit Milli Futbol Takımı’na gönderilmesi hakkında da, “Değişikliklerle alakalı şunu söyleyebilirim, fazladan değişiklik yapmadım. Geçen seferki kadroya göre fazladan futbolcu çağırdık, yakından takip edebilmek için. Onları Ümit Milli Takım’a gönderme kararı onlar adına olumlu karşılanması gerek. Çünkü orada daha fazla oynamalarını istedim. Burada az oynayacaklarına orada daha fazla oynasınlar diye böyle bir tercihte bulundum” diye konuştu.
Milli futbolcuların fiziksel durumuyla ilgili gelen soruya Montella, “Milli takımdaki iki-üç gün oyuncuların fiziksel durumunu anlamak için yeterli olmayabilir ama kulüplerinde oynadıkları tüm maçları seyrediyoruz. Kulüplerinden verileri de alıyoruz. En iyi şekilde kararı vermek için takipteyiz. Ne gerekiyorsa yapıyoruz” cevabını verdi.
“Her akşam yatağa gittiğimde hayallerle gidiyorum”
“Her akşam yatağa gittiğimde hayallerle gidiyorum” diyen tecrübeli teknik adam, şöyle devam etti:
“Her sabah da hayallerle kalkıyorum ama uyandığımda rüyalarımı hatırlamıyorum bu nedenle bu hissiyatı tekrar tekrar yaşıyorum. İtalya son şampiyon. Polonya da muhtemelen katılacak olan rakiplerden biri, Macaristan şampiyonada, Avusturya da çok önemli bir takım. Tüm bu maçlar hazırlık maçı gibi gözükse de rekabeti çok yüksek maçlar, bizi de geliştirecek maçlar. Hazirandan bu yana çok az maç oynadık. Takımı geliştirmek amaçlı ve benim neler yapabileceğimizi daha iyi anlamam için bu tarz zorluk seviyesi yüksek maçları seçtiğimi söyleyebilirim. Zorluk derecesi yüksek maçları tercih ettim, belki sonuç olarak bir yere varamayız ama zor maçlarda kendinizi geliştirdiğinizde ondan sonra istediğiniz her şeyi daha iyi uygulayabilirsiniz.”
“Enes çok fazla önem verdiğimiz futbolculardan bir tanesi”
Uzun süreli sakatlıktan dönen Enes Ünal’ın fiziksel durumunu da değerlendiren Montella, “Milli takımda çok kısa süre beraberiz ama geçmişte çok iyi işler yapan bir futbolcumuz. Çok istekli ve arzulu. Tekrar eskisi gibi olmaya çalışan ve takım için önemli parça olan bir oyuncudan bahsediyoruz. Belki ufak şanssızlıklar yaşamış olabilir, sakatlıkla alakalı ama onu da burada deneyebilmek, görmek, hissetmek benim için en büyük hedefti. Enes çok fazla önem verdiğimiz futbolculardan bir tanesi” açıklamasını yaptı.
]]>Acar, milli takımın 2. Down Sendromlular Dünya Spor Oyunları (Trisome Oyunları) hedefini, Antalya Spor Salonu’nda dün akşam yaptıkları son antrenman öncesinde AA muhabirine değerlendirdi.
İtalya’da üst üste ikinci kez kazandıkları Avrupa şampiyonluğunun ardından hiç ara vermeden Trisome Oyunları hazırlıklarına başladıklarını belirten Acar, “Yine uzun süren bir hazırlık evresinden sonra artık maçların başlama zamanı geldi. Takımımız maçlara son surat hazırlandı ve odaklandı. Yarın bu salonda İtalya ile ilk maçımızı akşam 19.30’da oynayacağız.” diye konuştu.
Takımın ilk kurulduğu zamandan beri hedefinin hep şampiyonluk olduğunu dile getiren Acar, “Şimdi ev sahibiyiz. Ülkemize de inşallah bu branş ile olmayan olimpiyat şampiyonluğumuzu, Trisome Oyunları şampiyonluğunu getirmek istiyoruz.” dedi.
Down Sendromlu Futsal Milli Takımı’nın 2017’de Federasyon Başkanı Birol Aydın’ın isteğiyle kurduklarını hatırlatan Acar, şöyle devam etti:
“Tabii 2020’de yapılacak Trisome Oyunları vardı, pandemiden dolayı ertelendi. 2021’de İtalya’da düzenlenen Avrupa Şampiyonası’nda ülkemize ilk takım sporlarındaki Avrupa Şampiyonluğu’nu getirdik. 2022’de Peru’da Dünya Şampiyonası’ndan tarihimizde ilk defa dünya üçüncülüğüyle döndük. Düzenli çalışmalar ve düzenli kamplar sonucunda 2023’te yine İtalya’daki Avrupa Şampiyonası’ndan ülkemize üst üste ikinci kez Avrupa Şampiyonluğu’nu getirdik. Tabii takımımız uzun süredir bu şekilde çalıştığı için belli bir düzeye geldi, artık bunun meyvesini inşallah Trisome Oyunları’nda alacağız.”
“Bu şampiyonluğu ülkemize getirmek istiyoruz”
Bütün Antalya halkını tribünlere özel sporcuları desteklemeye davet eden Acar, “Antalya’da şampiyon olursak olimpiyatlar anlamında takım olarak bir ilki başaracağız, tarihi bir şampiyonluk olacak bütün hedefimiz bunun üzerine kurulu. İnşallah çalışmalarımızın karşılığını almak istiyoruz. Tabii Antalya’da olması, ev sahibi olmak bizim için önemli. Bu mübarek Ramazan ayında ülkemize yine bir altın madalya getirmek istiyoruz.” dedi.
Bugüne kadar detaylı analizlerle ve istatistiklerle rakipleri incelediklerini vurgulayan Acar, şöyle devam etti:
“Yarın İtalya ile daha sonra Portekiz ve Meksika ile oynayacağız. 23 Mart Cumartesi günü Brezilya ile oynadıktan sonra 24 Mart Pazar günü yarı final ve 25 Mart Pazartesi günü de final maçı yapılacak. Rakiplerimiz için detaylı analizlerle çalışmalar yaptık, bütün takımların hangi oyun sistemiyle oynadığını hangi oyuncu üzerine oyun kurduğuyla alakalı çalışmalarımız var. Burada bizim rakibimiz Brezilya gözüküyor ama bu bir turnuva daha önceki şampiyonada olduğu gibi maç maç gideceğiz. Yarın ilk maç İtalya ile, onun üzerine bütün analizlerimiz yapıldı.”
İtalya’da son Avrupa Şampiyonası’nda finalde Portekiz maçının çok zorlu geçtiğini hatırlatan Acar, “Burada da zor da olsa finalde galip gelerek kupayı kaldırmak istiyoruz. Çocuklarımız da yine bir ilki yaşatmak istiyorlar. İtalya’da hakemler tarafından ciddi sıkıntılar da yaşamıştık inşallah burada bu sıkıntıların yaşanmamasını umuyoruz. Bunun üzerinde çok hızlı çalışmalar yaptık daha erken zamanında gol bularak rahat bir oyunla bu sefer çok strese girmeden şampiyonluğu getirmek istiyoruz. Ama zorluk çekmeden de şampiyonluğun tadı olmuyor. İnşallah şartlar ne olursa olsun bu şampiyonluğu ülkemize getirmek istiyoruz.” ifadelerini kullandı.
“2028’e kadar yeni bir planlamamız olacak
Trisome Oyunları’nın ardından yeni 4 yıllık bir planlamanın içine gireceklerini de aktaran Acar, “2028’e kadar yeni bir planlamamız olacak, her dönem Avrupa ve dünya şampiyonalarımız olacak. Takımımıza yeni çocuklar davet etmek istiyoruz, Trisome Oyunları’ndan sonra biraz ara verip seçme kampıyla devam edeceğiz. Tabii bunun yanında Türkiye Kupası olacak. Farklı illerden çocuklar gelecek, onlardan seçmeler yapacağız. Cumhurbaşkanımızın kabulünden sonra her yerden katılım için telefon alıyoruz. Çocuklarına futsal oynatmak isteyen bir çok aile var, onların arasından yeni sporcular katmak istiyoruz.” diye konuştu.
“İlk baştan beri bu takımın ‘bizim de var bir hikayemiz’ şeklinde bir sözü vardı” diyen Acar, açıklamasını şöyle tamamladı:
“Bu takımın hikayesi devam ediyor. Bütün vatandaşlardan down sendromlu çocukların sesi olarak bu hikayeye ortak olmalarını istiyoruz. Bu hikaye devam edecek lütfen herkes taşın altına elini koysun ve bu hikayeye ortak olsun. Bizim en önemli destekçimiz Sayın Cumhurbaşkanımız, engellileri seven bir Cumhurbaşkanı var. Cumhurbaşkanımıza, Gençlik ve Spor Bakanımıza, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanımıza, Türkiye Futbol Federasyonuna çok teşekkür ediyoruz. Tabii basınımızdan Anadolu Ajansımız da her zaman yanımızda. İtalya’dan döndüğümüzde de AA’yı İstanbul’da ziyaret etmiştik. O heyecan o duygu çok güzeldi. İnşallah bundan sonra da destekleri sürecektir.”
]]>Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Mehmet Büyükekşi tarafından FIFA ve UEFA’ya bildirilecek Kadın Futbol Stratejik Planı açıklandı. TFF binasında düzenlenen tanıtım toplantısına TFF Başkanı Mehmet Büyükekşi’nin yanı sıra, Kadın Futbolu ve Sürdürülebilirlikten Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Şafak Müderrisgil, A Milli Kadın Futbol Takımı Teknik Direktörü Necla Güngör Kıragası ve A Milli Kadın Futbol Takımı futbolcuları katıldı.
“Toplumsal fırsat eşitliğini futbolda da sağlamamız gerektiğinin bilincindeyiz”
Toplantıda konuşan Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Mehmet Büyükekşi, “Toplumsal olarak gelişmemizi sürdürmek için toplumda her kesimin eşit haklardan faydalanması ve fırsat eşitliği olması gerekir. Ülkemizde günümüzde bakım hizmetlerinin güçlenmesi, esnek çalışma biçimlerinin geliştirilmesi, teşvik mekanizmasının oluşturulması, kayıt dışılığa yönelik çalışmalar ile istihdama katılan kadın sayısı 10 milyonu aştı. Bu sayıyı arttırmak için hepimize sorumluluk düşmektedir. Devletimizin ve sivil toplum kuruluşlarının, toplumsal cinsiyet eşitliğine yönelik farkındalığı arttıran çalışmaları sayesinde, eğitim imkanları artan kadınlar uzmanlıklarını da geliştirerek iş hayatında başarıyla yer almaya başladılar. Futbolda da kadınların futbolcu, antrenör, teknik direktör, hakem, profesyonel futbol yöneticisi ve çalışanı olarak istihdama katılımlarını önemsiyor ve destekliyoruz. Toplumsal fırsat eşitliğini futbolda da sağlamamız gerektiğinin bilincindeyiz. Tribünde de sahada da kadınların futbolun ana aktörleri olması için çalışmalar yapıyoruz” ifadelerini kullandı.
“‘Kız gibi topa vuruyor’ ezberini bozacağız”
Türk futbolunda da yanlış bir ezberler olduğuna dikkat çeken Başkan Büyükekşi, “Nedir bu ezber; ‘Kız gibi topa vuruyorsun’. Biz buna karşı çıkıyoruz. Erken yaşta futbol topu ile tanışan ve topa vurma alışkanlığı kazanan kız çocuklarının futbola da ilgi duyarlarsa nasıl topa vurdukları ortadadır. Bu kapsamda TFF tarihinde ilk kez kadın futbol komitesi ve kadın futbolu direktörlüğünü kuran yönetim olmanın haklı gururunu yaşıyoruz. Yine TFF tarihinde ilk kez kadın yönetim kurulu üyelerimiz, başkanlığını yaptığım yönetim kurullarımızda görev aldılar ve görev almaya devam ediyorlar. Yeri gelmişken; öz verili çalışmaları nedeniyle ilk kadın yönetim kurulu üyelerimiz Nükhet Hanım’a, İdil Hanım’a ve Şafak Hanım’a teşekkür ederim. Ayrıca U-23 Kadın Futbol Milli Takımı, Futsal Kadın A Milli Takımı kurulması kararı aldık. A Milli Takımımızın ilk kadın teknik direktörü Necla hocamızı göreve getirdik. A Milli Kadın Futbol Takımımızla ilk defa düzenlenen Milletler Ligi’nde hiç gol yemeden, namağlup ve grup lideri olarak C Ligi’nden, B Ligi’ne yükseldik. Geçtiğimiz ay A Milli Takımımızın orta saha oyuncularından Birgül Sadıkoğlu, Ankara Fomget Kulübü’nden, İspanya’nın en üst liginde mücadele eden UD Tenerife’ye transfer oldu. Birgül’ü de tebrik ediyor, Türkiye’yi İspanya’da başarıyla temsil edeceğine inanıyorum. Yurt dışında futbol oynayan kadın futbolcu sayımızın da artacağına yürekten inanıyorum” şeklinde konuştu.
“Dersimiz Futbol isimli projemizi 19 Mart’ta tanıtacağız”
“Kız çocuklarımızın zihinsel ve fiziksel gelişiminde, özgüven kazanmalarında futbolun ne kadar önemli bir rol oynadığının farkında olan Türkiye Futbol Federasyonu olarak Milli Eğitim Bakanlığımız ve Gençlik ve Spor Bakanlığımız ile protokol imzaladık” diyen Mehmet Büyükekşi, şöyle devam etti:
“Bu protokol ile futbol gelişim projemiz kapsamında 6-14 yaş grubu çocuklarımıza yönelik 16 pilot ilde başlattığımız Dersimiz Futbol isimli projemiz, kız ve erkek 500 bin çocuğumuza ulaştı. Dersimiz Futbol isimli projemiz ile 6-14 yaş grubunda kız ve erkek çocuklarımızı futbol oyunu ile tanıştırıyor ve onlara futbol sevgisi aşılıyoruz. Dersimiz Futbol projemiz kapsamında 19 Mart tarihinde büyük bir organizasyon daha yapmaya hazırlanıyoruz.”
“Kulüplerimizin kadın futboluna ilgisi artıyor”
TFF Başkanı, Türkiye çapında yıllardır kadın futboluna yatırım yapan kulüpler olduğunu dile getirerek, “Bugün 4 büyük kulübümüzün de kadın futbol takımlarının olması kadın futboluna olan ilgiyi arttırıyor. Altyapı akademilerinde ve A takımlarda kadın futboluna yatırım yapan tüm kulüplerimize özellikle teşekkür ederim. Unutmayalım ki sahada kadın futbolcuların, tribünde kadın taraftarların artması ülkemizde futbolun toplumun tüm kesimlerine ulaşmasını sağlayacak ve futbolun iyileştirici gücünü arttıracak” cümlelerine yer verdi.
“Kadın futbolu stratejik planımız hazır”
Kadın Futbol Stratejik Planı’nın ülkedeki kadın futbolunun gelişimine katkı sunacağına inandığını da aktaran Büyükekşi, “Bugün burada, 8 Mart Dünya Kadınlar Gününde FIFA ve UEFA ile paylaşacağımız kadın futbolu strateji planımızı kamuoyu ile paylaşmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Kadın futbolu strateji planımızın hazırlanmasında emeği olan başta yönetim kurulu üyemiz Şafak Hanım olmak üzere tüm emeği geçenlere teşekkür ediyorum. Strateji planımızın ülkemizde kadın futbolunun gelişimine çok büyük katkı sağlayacağına yürekten inanıyorum. Sözlerime son vermeden önce büyük Türk Ozanı Neşet Ertaş’ın; ‘Kadınlar insandır, biz insanoğlu’ sözünü hatırlatıyorum. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü tekrar kutluyorum” dedi. – İSTANBUL
]]>Trendyol Süper Lig’ine teknik direktör Erdal Güneş yönetiminde başlayan Gaziantep ekibi, ilk 4 haftada puanla tanışamayınca 4 Eylül 2023’te yollarını ayırdı.
Kırmızı-siyahlı yönetim, teknik direktör koltuğunu 7 Eylül 2023’te daha önce de takımı çalıştıran Rumen teknik adam Marius Sumudica’ya emanet etti. Böylelikle Gaziantep FK’ye 977 gün sonra yeniden taktik verme imkanı bulan Sumudica, Gaziantep FK’deki 2. döneminde toplam 22 lig maçında görev aldı.
Bu karşılaşmalardan 6’şar galibiyet ve beraberlik ile 10 mağlubiyet alan Sumudica, takımın başında çıktığı karşılaşmalarda maç başına 1,09 puan ortalaması elde etti.
2 maçta takımını yalnız bıraktı
Rumen çalıştırıcı, 22 haftalık Gaziantep serüveninde 2 maçta takımını yalnız bıraktı.
Ligin 12. haftasında Corendon Alanyaspor’u 3-0 yendikleri karşılaşmada kırmızı kart cezası nedeniyle kulübede yer alamayan Sumudica, ligin 16. haftasında Atakaş Hatayspor ile yapılan ve golsüz sona eren karşılamada ise sağlık sorunları nedeniyle takımın başında yer alamamıştı.
Son 11 maçta sadece bir kez kazanabildi
Süper Lig’in 18. haftasında VavaCars Fatih Karagümrük’ü deplasmanda 3-0 yenen kırmızı-siyahlı ekip, bu karşılaşmadan sonra puan kayıplarına engel olamadı.
Gaziantep temsilcisi, Sumudica yönetiminde son 11 maçta sadece bir kez kazanabildi.
Gaziantep FK’de yönetim, kötü gidişatın ardından 26 Şubat’ta yaptığı toplantıda Sumudica ile yola devam kararı almıştı.
Bu toplantının ardından Bitexen Antalyaspor’a deplasmanda 1-0 mağlup olan Gaziantep FK, 6 Mart’ta Sumudica ile yollarını ayırdı.
Sumudica’nın ilk dönemi “en iyisi” oldu
Süper Lig’e çıktığı sezon 13 Haziran 2019’da Sumudica ile sözleşme imzalayan kırmızı-siyahlı ekip, Sumudica’dan 577 gün taktik aldı.
Bu sürede 51 lig maçına çıkan Sumudica, 19 galibiyet, 20 beraberlik ve 12 mağlubiyet alarak hanesine 77 puan yazdırdı. Rumen çalıştırıcı, maç başına ortalama 1,50 puan topladı.
Güneydoğu temsilcisi, 2020-2021 sezonunun 18. haftasında deplasmanda Demir Grup Sivasspor’a 2-1 yenildikleri maçın ardından 10 Ocak 2021’de Sumudica ile yollarını ayırmıştı.
Diğer Türk takımlardaki performansı
Teknik direktörlük kariyerinde yolu 5. kez Türkiye’den geçen Rumen çalıştırıcı, bu sürede 4 takımı çalıştırdı.
Süper Lig’in 2017-2018 sezonunda Kayserispor ile anlaşan Sumudica, bu ekibin başında 31 lig maçına çıktı. Bu karşılaşmalardan 12 galibiyet, 8 beraberlik ve 11 yenilgi alarak 44 puan toplayan Sumudica, 1.41 puan ortalama elde etti.
2020-2021 sezonun ikinci yarısında Çaykur Rizespor ile anlaşan ve bu takımla 7 maça çıkan Sumudica, 3 beraberlik ve 4 mağlubiyet elde etti. Maç başına 0,42 puan alan Sumudica, böylelikle Türkiye’de çalıştırdığı bir takımla ilk defa galibiyet elde edemedi.
2021-2022 sezonunda Yeni Malatyaspor ile anlaşan 53 yaşındaki deneyimli teknik adam, takımın başında 14 lig maçına çıktı. Bu karşılaşmalardan 2 galibiyet, 3 beraberlik ve 9 mağlubiyet yaşayan Sumudica, topladığı 9 puanla 0.64 maç başına puan ortalaması elde etti.
]]>SEYFİ ÇELİKKAYA
Yozgat’ta 3 yıl önce 5 sporcu ile kurulan Yurdum Gençlikspor kadın futbol takımı yaklaşık 45 futbolcu kadrosuyla 3’üncü lig 11’inci grupta ilk iki takımdan biri olup, 2’inci lige terfi elemelerinde yer almak istiyor. Yozgat Yurdum Gençlikspor takımı Antrenörü Emre Çimentepe, 3 yıl önce 5 sporcu ile başladıklarını şu anda ise yaklaşık 45 sporcu ile 3’üncü ligde mücadele verdiklerini, hedeflerinin ise 2’nci lig olduğunu söyledi.
Yozgat Yurdum Gençlikspor Futbol Kulübü Kadın Futbol takımı, bu yıl ligde aldığı başarılı sonuçlarla dikkat çekiyor. Geçtiğimiz sezonu bir puanla kapatan Yurdum Gençlikspor, bu sezon Türkiye Kadınlar 3’üncü Ligi 11’inci grupta mücadele veriyor. 6 maçta 3 galibiyet, 1 beraberlik, 2 yenilgi alan Yozgat Yurdum Gençlikspor takımı, rakip kalelere 32 gol atıp, topladığı 10 puanla ligin ilk yarısını üçüncü sırada tamamladı.
“ÜLKEMİZDE YENİ YENİ KADIN FUTBOLUNA YÖNELİM VAR”
Yozgat Yurdum Gençlikspor takımı Antrenörü Emre Çimentepe, hedeflerinin 2’nci lige yükselmek olduğunu belirterek, şöyle konuştu:
“Kadınların da bu işi yapabileceğini Yozgat’ta göstermek istedik. 3 yıl önce kulübümüzü kurduk, Yozgat Yurdum Gençlikspor olarak. Beş kişiyle başladık biz bu işe, beş sporcuyla başladık. Uzun bir süre de bu şekilde devam etti. Daha sonradan şu anki sayımız 40-45’i buldu. 3 yıldır liglere katılıyoruz. İlk iki yılımızı tecrübe yılı olarak adlandırdık, kendi açımızdan. Ülkemizde yeni yeni kadın futboluna yönelim var. Bunun neticesinde de 2 yıl önce üç büyük kulüp dediğimiz kulüpler de zaten kadın futbol takımlarını kurdular. Birçok ilde hatta tamamında diyebilirim, kadın futbol kulüpleri zaten vardı. Yozgat’ta bu alanda bir eksiklik vardı, kulübümüzü kurarak bu eksikliği de giderdiğimizi düşünüyorum. Yozgat’tan destek bekliyoruz. Çünkü hakikaten kolay olmuyor. Maçlara gidiş gelişlerde, deplasman olsun kendi evimizdeki maçlarda olsun kendimizi yalnız hissediyoruz. Kendi imkanlarımızla ligde mücadele etmeye çalışıyoruz. İlerleyen yıllarda da Türk kadın futboluna oyuncular yetiştirmek istiyoruz. Şu an U15 milli takımımızda bir oyuncumuz var.”
“HEDEFİM SÜPER LİG’DE OYNAMAK, KENDİMİ DAHA İYİ GELİŞTİRMEM LAZIM”
Takımın tecrübeli futbolcularından takım kaptanı Duygu Karabay, “Gaziantepliyim. Futbola çok küçük yaşta başladım. Gazikentspor’da İkinci Lig’inde oynuyordum, buraya transfer oldum. Şu an Yozgat’ta üçüncü ligde mücadele ediyoruz. ve bu sene güzel bir yükseliş yakaladık. 4 maçta 14 gol attım. Hedefim Süper Lig’de oynamak, kendimi daha iyi geliştirmem lazım. Bunun için elimden geldiği kadar mücadele ediyorum. Daha çok çalışıyorum. İnşallah hedefimi gerçekleştiririm” dedi.
“BU YIL PLAY-OFF OYNAYACAĞIMIZI DÜŞÜNÜYORUM”
Kadınlar U15 milli takımında yer alan 15 yaşındaki Hazal Ada Can ise, “Bu yıl Play-off oynayacağımızı düşünüyorum. Çok da güzel gidiyor. İnşallah Play-off oynarız, ikinci lige çıkarırız. Takımdan ümitliyim, bu sene de çok iyiyiz, kadromuz da iyi. Üç maç oynadık. Şampiyon olduk orada üç maçı da yendik. Bir buraya döndük. Hedefim A milli takım, iyi bir futbolcu olmak, inşallah olur” diye konuştu.
“LİGDE EN AZ GOL YİYEN KALECİLERDEN BİRİYİM”
Takımın başarılı file bekçisi 16 yaşındaki Lise öğrencisi Ülkü Karabulut da, “Üçüncü ligde oynuyoruz. Şu an ligde en az gol yiyen kalecilerden biriyim. Hedefimiz ikinci lige ulaşmak, bu yol üzerinde devam ediyoruz. Başaracağımıza da inanıyoruz. Milli takıma kadar yükselmek istiyorum. Şu an son sınıf öğrencisiyim lisede. BESYO kazanmak istiyorum şu an ilk hedefim o açıkçası. Buradan da gidebildiğim kadar gideceğim” ifadelerini kullandı.
]]>Bodrumspor’da 13 yıldır başkanlık yapan ve başta futbol olmak üzere 10 branşta genç sporculara hizmet veren Bodrumspor Başkanı Rıza Karakaya duygusal konuşmasıyla görevine veda ettiğini duyurdu. Karakaya, başkanlığı döneminde futbolda tarihi başarıya imza atarak takımını amatörden ligden, 1. Lig’e taşımayı başardı. Bodrumspor ilk yılında futbolda Süper Lig Play-Off finaline kalarak Bodrum’a büyük bir gurur yaşattı. Karakaya döneminde 10 branşta 13 yılda şampiyonluklar ve sayısız dereceler elde edilirken, voleybolda bugün tarihi başarının kapısı aralandı. Kadın voleybol takımı tarihinde ilk kez mücadele ettiği 1. Lig’de Play-Off’lara kalarak büyük başarıya imza attı.
Büyük işler başardı
Duygusal bir konuşmaya veda mesajı yayınlayan Bodrumspor Başkanı Rıza Karakaya, “13 yıldır Bodrumspor’un başkanlığını yapıyorum. Geçen sene Play-Off finalinden sonra o gece Bodrumspor A.Ş. şimdiki adıyla Bodrum FK başkanlığını bırakmıştım ve derneğe devam ediyordum. 10 branş ve 800’den fazla sporcumuza spor yaptırıyorduk. 3 sene önce Bodrumspor voleybol takımını kurmuştuk. 300’e yakın kız çocuğumuza gururla spor yaptırıyoruz. Takımımız Sultanlar Ligi’nin kapısına kadar dayandı. 1’inci ligde ilk yılımızda ligde kalmayı yeterli görmüştük ama adında Bodrum varsa her zaman sürprizlere hazır olun. Bodrum adının olduğu yerde her zaman iddia olur demiştim. Bugünde takımımız çok büyük bir sürprize imza atarak Play-Off’a kaldı. Onlarla gurur duyuyorum. Veda kararımı sizlerle paylaşmak istiyorum. Bodrum Belediyesi Bodrumspor Derneği Başkanlığından ayrılıyorum. Yönetim kurulundan arkadaşlarım yeni bir başkan seçecek. 13 yıllık başkanım hiçbir arkadaşımı işaret etmeyeceğim. Yönetim kurulundaki arkadaşlarım 13 yıldır beraber yol yürüdüğüm birçok branşta rekorları ilkleri beraber tattığım arkadaşlarım” dedi.
Bodrum’a tesisleşme yönünde hizmet edeceğim
Karakaya, sözlerini şöyle sürdürdü: “Başkanlığı bırakma sebebim biliyorsunuz siyasete girme kararı aldım. Bodrumspor benim çocuğum gibi ve bu yüzden bir partide aktif görev alan siyasetçinin başkanlığını yakıştıramıyorum. Yönetimde siyasiler olabilir ama Bodrumspor başkanı bence siyasi olmamalıdır, tarafsız olmalıdır. Play-Off’a kalarak bana veda hediyesini veren Bodrum’un İncilerine, Adnan hocama teknik heyetine, 13 yıl boyunca dimdik arkamda duran yönetim kuruluma, 13 yıl boyunca her zaman en kötü günde arkamda duran Doğan Yıldırım liderliğindeki Asi Tayfa’ya, Tamer Yaman başkanlığındaki Bodrumspor 1931 Taraftar Derneğine, Goca Bodrumlulara, önceki dönem başkan ve yöneticilerimize teşekkür ediyorum. Hakkınız helal edin, inananlar asla kaybetmez. Bodrum’a hizmetlerim artık Bodrum’un tesisleşmesi yönünde olacak. Biz futbolda Süper Lig kapısına kadar dayandık, stadımızda ışık bile yok. Çağdaş Bodrumspor basketbol takımı maçlarını Muğla’da oynuyor. Voleybol takımımız çıksa belki sahamızda oynar ama belki bir pürüz çıkacak. Bodrum tesisleşmede çok geri kaldı. Bende tesisleşme yönünde nasıl faydam olur şeklinde böyle bir yola girdim. Bodrumspor taraftarı olarak hayatıma devam edeceğim. Bende emeği olan Mehmet Kocadon ve Ahmet Aras başkanıma bugüne kadar olan meclis üyelerine benim hakkım helaldir.” – MUĞLA
]]>Türkiye Voleybol Federasyonu KFC Kadınlar 1. Lig A Grubu 22. hafta karşılaşmasında Bodrum Belediyesi Bodrumspor, yarın saat 14.00’te Aras Kargo’yu konuk edecek. Yeşil-beyazlı ekip, ligin son maçında karşılaşacağı rakibi karşısında Play-Off potasındaki yerini korumak için galibiyete kenetlendi. Binnaz Karakaya Kapalı Spor Salonu’nda mücadelenin hazırlıklarını sürdüren ‘Bodrum’un İncileri’ taraftarı önünde galip gelerek, 7-9 Mart tarihleri arasında Balıkesir’de oynanacak Play-Off müsabakalarına katılmak istiyor.
“Elimizden geleni yapacağız”
Takımın kısa sürede iyi işler yaptığını söyleyen Bodrumspor Voleybol Şube Sorumlusu Mehmet Dağoğlu, “Bize destek olan basın emekçilerine çok teşekkür ederiz. Bodrum çok kısa süre içerisinde voleybola başladı. Bodrum voleybolu sevdi, voleybol Bodrum’u sevdi ve Bodrum voleybol kenti oldu. Bu konuda başkanımız Rıza Karakaya ve hocamız Adnan Kıstak’ı destekleriyle daha iyi yerlere geleceğiz. Bizim bu başarımız minik oyuncularımıza örnek teşkil ediyor. Bodrum’da voleybolu iyi yerlere getirmek için elimizden geleni yapacağız” diye konuştu.
“Kritik maçta taraftarımızı yanımızda görmek istiyoruz”
Zorlu maç öncesi taraftardan destek isteyen Bodrumspor Yönetim Kurulu Üyesi Hadi Türk, “Rıza Karakaya başkanımızın önderliğinde, Adnan Kıstak hocamızın yardımlarıyla bu takımı kurduk. Geçen sene 1’inci ligin kapısından dönmüştük. Daha sonra farklı bir durum oluştu ve Fethiye’nin haklarını devraldık. İlk senemizde kısa vadede acil bir kadro kurmamız gerekiyordu. Adnan hocam çevresini ve tecrübesini kullanarak bütçemiz doğrultusunda mütevazi bir kadro kurdu. Bazı maçlarda mağlup bunlar işin içinde olan şeyler ve biz sezon boyunca umudumuzu hiç yitirmedik. Takımımız daha sonra her maçı final havasında oynadı. Üst üste 8 galibiyet alarak bizi Play-Off potasına soktu. Bu süreçte bizden kat kat fazla bütçesi olan takımları yenmeyi başardık. Oyuncularımızın büyük özverisi ve Adnan hocanın bilgi ve birikimi burada çok etkili oldu. Aras Kargo maçı ile son maçımızı oynayacağız. Bu maçtan galip ayrıldığımız takdirde Play-Off oynayacağız. Play-Off maçları 7-9 mart arasında Balıkesir’de oynanacak. İnşallah ilk ayakta iyi sonuçla dönüp ikinci final grubuna kalmak istiyoruz. Hedefimiz başlarken bu değildi ama takımın ve yönetimin inancıyla bu noktaya geldik. Bizi bu süreçte destekleyen çok değerli taraftarımız var. En kritik maçımızda taraftarımızı yanımızda görmek istiyoruz” sözlerini dile getirdi.
“Bodrumspor’u play-off’larda temsil etmek istiyoruz”
Bodrumspor’u Play-Off’larda temsil etmek istediklerini belirten Bodrumspor Kadın Voleybol Takımı Antrenörü Adnan Kıstak, “Bu macera 2,5 yıl önce başladı. Bir hayaldi fakat her sene bir üst lige çıkarak 1’inci lige geldik. İlk senemiz olmasına rağmen Play-Off’un kapısındayız ve 8 maçta 8 galibiyet aldık. Normalde takımlar 14 kişi ama biz 12 kişi mücadele ediyoruz. Herkes bize küme düşecek diye baktı 2 galibiyetteydik ama şuan 13 galibiyetle Play-Off potasına girmek üzereyiz ve bu muhteşem bir şey. Cumartesi evimizde maçımız var bütün Bodrumluları buraya bekliyoruz. Maçı alıp Play-Off maçlarında Bodrum’u temsil etmek istiyoruz. Bu süreçte bize destek veren tüm sponsorlarımıza çok teşekkür ederiz. 2 yıl içerisinde 200 kişilik spor ordusu kurduk. Ücretsiz altyapı oyuncuları yetiştiriyoruz” şeklinde konuştu.
“Oyuncular heyecanlı galibiyet için umutlu”
Play-Off’lara kalmak istediklerini söyleyen takım kaptanı Esra Şen, “Çok zorlu bir süreçten geçtik, lige başladığımızda hedefimiz Play-Off’a kalmaktı ama o kadar şansız mağlubiyetler aldık ki bir anda 9’unculuğa düştük. Karşıyaka maçından sonra çıkış yakaladık. Oynadığımız oyundan keyif almaya başladık. Bu süreçte taraftarımızdan, hocalarımızdan ve yönetimimizden her zaman destek aldık. İkinci devre güzel bir çıkış yakaladık. Önümüzdeki Aras maçı sezonun en önemli maçı kazanırsak Play-Off’larda Bodrumspor’u temsil etmeye devam edeceğiz. Çok istiyoruz, heyecanlıyız ve Bodrum’u daha iyi nasıl temsil edebiliriz diye düşünüyoruz. Bodrum’un adını Play-Off’larda da göstermek istiyoruz” dedi.
Takımın libero oyuncusu Dilara Yeşil, “Sezon başı birkaç yenilgi aldık ama ikinci devreyi çok güzel devam ettiriyoruz. Bu hafta Aras maçını alıp Play-Off’larda Bodrum’u temsil etmek istiyoruz. Herkesin desteklerini bekliyoruz” ifadelerini kullandı.
Takımın Belaruslu orta oyuncusu Anna Kalinouskaya ise, “Bu başarıdan dolayı çok mutluyum. Çok heyecanlıyım, çok güzel bir maç olacak. Bu haftaki maçımıza tüm Bodrumluları bekliyoruz” sözlerini kaydetti. – MUĞLA
]]>Samsun ekibi, 11 yıl aradan sonra çıktığı Süper Lig’de teknik direktör Hüseyin Eroğlu ile ilk 7 haftada sadece 1 puan topladı.
Eroğlu’nun istifasının ardından takımın başına geçen Alman teknik direktör Markus Gisdol yönetimindeki kırmızı-beyazlı ekip, 20 maçta 9 galibiyet, 5 beraberlik ve 6 mağlubiyet alarak ligin dibinden 11. sıraya kadar yükseldi.
“Risk almayı seven bir insan olduğum için Samsunspor’dan gelen teklifi kabul ettim”
Takımın başarısında büyük rol oynayan Gisdol, AA muhabirine yaptığı açıklamada, büyük mücadeleleri sevdiğini söyledi.
Gisdol, daha önce görev yaptığı takımlarda Samsunspor’a benzer durumlarla karşılaştığını belirterek, şunları söyledi:
“Buna benzer tecrübelerim olmuştu. Ben büyük mücadelelerden kaçan bir insan değilim. Futbol direktörümüz Fuat Çapa ve başkanımız Yüksel Yıldırım ile konuştuktan sonra takımın başına geçme konusunda çok çabuk ikna oldum. Samsunpor’a gelmeden önce birçok maçını izledim. İzledikten sonra takımda neler yapabileceğimi düşündüm ve buraya geldim. Gelmeden önce birçok arkadaşım, ‘sen çıldırdın mı, böyle bir risk alınır mı?’ diye söylemişlerdi ama ben büyük mücadeleleri sevdiğim için, risk almayı seven bir insan olduğum için Samsunspor’dan gelen teklifi kabul ettim.”
Göreve geldikten sonra takımda ilk yaptığı hamleler hakkında bilgi veren Gisdol, “Gerçek anlamda bir takım oluşturduk. Tabii ki bu olmazsa olmaz temel şeylerden bir tanesi. Başarılı olmak istiyorsanız ilk yapmanız gereken, gerek futbolcular olsun gerek çalışanlar olsun herkesin aynı inanç doğrultusunda odaklanmış olması. Biz bunu yaptık. Tam olarak bir aile ortamı oluşturduk. Tabii biz bunu yaparken sadece futbolcularla olmayacağını biliyorduk, futbolcuların etrafında ne kadar çalışan varsa hep birlikte kenetlendik. Bu da bizim başarımızın olmazsa olmasıydı, ilk yaptığım iş buydu.” şeklinde konuştu.
“Ben bu başarının sadece bir parçasıyım”
Ligde maç başına topladığı 1,68 puan ortalaması ile birçok teknik direktörü geride bırakan Alman çalıştırıcı Gisdol, şöyle devam etti:
“Ben bu başarının sadece bir parçasıyım. Benim katkım gerek futbolcuların, gerek çalışanların vermiş olduğu katkıdan daha fazla değil. Ben de herkes gibi bu takımın parçasıyım. Her futbolcu çok çalışıyor, hatta futbolcular ‘çok çalıştırıyor’ diye şikayet de edebilir. Çünkü onlar için zor oluyor, çok sıkı antrenman yapıyoruz. Ama onlar da şunu çok iyi biliyor, biz bu şekilde kenetlenmeye devam eder, çalışmalarımızı aynı moral, motivasyon ve tempoda devam edersek kesinlikle başarılı olacağız. Başkanımıza özellikle teşekkür ediyorum çünkü bana özgürlük verdi. Başkanımızın sadece A takıma değil, akademiye yaptığı yatırımları görünce mutlu oluyorum. Transfer döneminde de gördüm. Başkanımızla ‘Bu takıma en iyi oyuncuyu nasıl getirebilirim.’, diye düşünüp saatlerce konuştuğumuz günler oldu. Fuat hocamızın da çok desteği oldu. Bu sebepten dolayı her ikisine teşekkür ediyorum. Ben bu takımın lideriyim ama başkanımız bu takımın sahibi ve verdiği destekten dolayı çok mutluyum.”
“Şu an yapmak isteğim ligde kalmayı garantilemek”
Taraftarların Samsunspor’un Avrupa kupalarına gitme gibi bir hayalinin olduğunu aktaran Gisdol, “Tabii ki taraftarlarımız hayal etsin. Onlarsız biz bugünlere gelemezdik, onların desteği bizim için vazgeçilmezdir, itici gücümüz oldular. Ama ben gerçekçi bir insanım. Şu an yapmak isteğim ligde kalmayı garantilemek. Bu saatten sonra da odaklanmamızı kaybedemeyiz. Ligde kalırsak çok büyük bir tarih yazmış olacağız. Çok güzel bir hikayemiz olacak.” ifadelerini kullandı.
]]>Azerbaycan futbol tarihinde ilklere imza atan Karabağ’ı 16 yıldır çalıştıran Kurbanov, AA muhabirinin sorularını yanıtladı.
Kurbanov, göreve başladığı ilk dönemde zor günler geçirdiklerini ve birtakım sorunlar yaşadıklarını fakat hepsinin üstesinden geldiklerini belirtti.
Takıma ilk geldiğinde Karabağ Kulübü Başkanı Abdolbari Gozal’ın kendisine, “Ben Haydar Aliyev’e bu takımı Avrupa’da tanıtacağıma söz verdim.” dediğini aktaran Kurbanov, “Bu, bir Azerbaycanlı olarak benim için büyük motivasyon oldu. Göreve bu motivasyonla başladık. İlk yılımda şampiyonluk elde edemesek de Azerbaycan Kupası’nın kazandık. UEFA’da da play-off’a kadar gittik. Bu o dönem için büyük başarıydı.” dedi.
Kurbanov, UEFA Avrupa Ligi’nde play-off etabına kaldıklarında Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in telefonla arayarak kutladığını, bunun da kendisine ek motivasyon sağladığını vurguladı.
Karabağ adının Azerbaycanlılar için büyük önem taşıdığını hatırlatan Kurbanov, “Karabağ adını yaşatmak için yönetimle birlikte iyi bir çalışma yaptık ve çok şükür sonuçlarını bugün görüyoruz. Sorumluluk duygusuyla ve kalpten çalışıyoruz.” ifadelerini kullandı.
Tecrübeli teknik adam, takımdaki yabancı oyunculara da Karabağ adının önemini anlattıklarını kaydederek, “Bizim başlıca motivasyonumuz, takımımızın ismi olan Karabağ. 2. Karabağ Savaşı’ndaki zaferimizden sonra yabancı futbolcularımız ismimizin önemini daha iyi anladı.” diye konuştu.
Azerbaycan Kupası’nın 8’li final turu maçını MOİK takımı ile Karabağ’daki işgalci rejimin bir zamanlar “başkent” olarak gördüğü Hankendi’deki şehir stadında oynadıklarını hatırlatan Kurbanov, “Bu çok büyük gündü. Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile eşi Mihriban Aliyeva da karşılaşmayı izledi. Şehit evlatları da oradaydı. Unutulmayacak gün oldu.” şeklinde konuştu.
Kurbanov, Hankendi’deki oyunun işgalden kurtarılan bölgelerde yapılacak oyunların başlangıcı olduğunu belirterek, “Ağdam’da da stat inşa edilecek. Takımımız sonunda oraya dönecek.” açıklamasında bulundu.
“Türk halkına büyük saygım ve itimadım var”
Teknik direktör Kurbanov, Karabağ takımına Türkiye’den de büyük ilgi olduğunu dile getirdi.
“Ben bir Azerbaycanlı olarak, bir Türk oğlu olarak onlara (Türk halkına) teşekkür ediyorum.” diyen Kurbanov, “Biz gerçekten kardeşiz ve her zaman birbirimizin yanında olduk. Hem sevincimizde hem de kötü günümüzde birlikte olduk. Türk halkına büyük saygım ve itimadım var. Bizi kendi takımları olarak görüyorlar. Deplasmanda çok sayıda Türk taraftar bize destek veriyor.” değerlendirmesinde bulundu.
“Yenilebiliriz fakat sahadan mücadele etmeden çıkamayız”
Kurbanov, Avrupa Ligi son 16 turunda Almanya temsilcisi Bayer Leverkusen ile eşleştiklerini hatırlatırken, güçlü bir rakiple karşılaşacaklarını aktardı.
Bayer Leverkusen’in tanıdıkları bir rakip olduğunu anlatan Kurbanov, “Grup maçlarında karşı karşıya geldik. Her iki maçta da mağlup olduk. Avrupa’nın en iyi takımlarından biri. Bu gibi takımların Azerbaycan’a gelmesi, futbolun sevilmesine büyük fayda sağlayacaktır. Güçlü rakip olsalar da biz memnunuz. Yine büyük bir takıma karşı oynayacağız ve futbolcularım yine o büyük futbolu, hızı ve dinamizmi hissedecek. Taraftarlar da oyundan zevk alacak. Yenilebiliriz fakat sahadan mücadele etmeden çıkamayız.” ifadelerini kullandı.
“İlk”lere imza atan takım: Karabağ
Azerbaycan’ın Ağdam ilinin takımı olan ve 1950’li yıllarda kurulan Karabağ, Sovyetler Birliği döneminde Azerbaycan liginde oynadı.
Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından bağımsız Azerbaycan’ın takımı olarak faaliyetini sürdüren Karabağ, Ağdam şehrinin 1993’te Ermeniler tarafından işgal edilmesi nedeniyle maçlarını Bakü’de oynamaya başladı. Karabağ, Azerbaycan liginde ilk şampiyonluğunu 1993’te elde etti.
Hem kurulduğu şehri terk etmek zorunda kalması hem de finansal nedenlerle zor günler geçiren Karabağ takımına 2001’de ülkenin en büyük şirketlerinden Azersun Holding’in sponsor olmasıyla maddi sorunlar çözüldü.
Kurban Kurbanov’un 2008’de teknik direktörlük görevine getirilmesiyle Karabağ takımında yeni sayfa açıldı. Kurbanov yönetiminde 9 şampiyonluk elde eden Karabağ, 5 kez de Azerbaycan kupasını kazandı.
Karabağ, Azerbaycan tarihinde UEFA Şampiyonlar Ligi’nde gruplara kalan, UEFA Konferans Ligi’nde gruptan çıkmayı başaran ve UEFA Avrupa Ligi’nde son 16 takım arasına giren ilk takımı olarak adını tarihe yazdırdı.
]]>FIBA EuroBasket 2025 Elemeleri B Grubu’nda 22 Şubat Perşembe günü deplasmanda İtalya ve 25 Şubat Pazar günü evinde İzlanda ile karşılaşacak olan A Milli Erkek Basketbol Takımı, Sinan Erdem Spor Salonu’nda basın mensuplarıyla bir araya geldi. Toplantıya Türkiye Basketbol Federasyonu (TBF) Başkanı Hidayet Türkoğlu, A Milli Erkek Basketbol Takımı Başantrenörü Ergin Ataman, A Milli Erkek Basketbol Takımı Genel Menajeri Alper Tunca Yılmaz ve milli takım oyuncuları katıldı.
Toplantıda açıklamalarda bulunan Başantrenör Ergin Ataman, “Burada yeniden milli formayla karşınızda olmak, heyecan ve gurur verici. A Milli Takım olarak Sinan Erdem Spor Salonu’nda dün akşam ilk antrenmanımız yaparak hazırlıklarımıza başladık. Yeni bir süreç başlıyor. Avrupa şampiyonası elemeleri başlıyor. İlk etapta iki maç oynayacağız. Perşembe günü İtalya’da, İtalya Milli Takımı ile pazar günü ise burada İzlanda ile oynayacağız. Kadromuzu, şu anda Türkiye liglerinde en formda olan oyunculardan oluşturmaya çalıştık. Birkaç eksik var. Ligde kendi takımında çok fazla şans bulamasa da taktiksel anlamda milli takıma katkı sağlayacağını düşündüğümüz isimleri de aramıza dahil ettik. Tabii ki bu pencere maçları antrenörler için kolay maçlar değil. Takdir edersiniz ki perşembe günü maç var ve biz henüz bugün tam anlamıyla kapsamlı bir antrenman yapacağız. Yarın da İtalya’da bir antrenman yapıp, maça çıkacağız. Bizim takımımızın bir iskeleti var. Bu Avrupa şampiyonasında NBA’de (Amerikan Basketbol Ligi) forma giyen oyuncular oynayamayacak. Sadece bizim takımımızda değil, şampiyonaya katılan tüm takımlar için bu durum geçerli. Bu durumun sorgulanması gerekiyor. Bizim için dezavantaj olan bir durum. Çünkü NBA’de en fazla oyuncu bulunan ülkelerden bir tanesi de biziz” diye konuştu.
İtalya ve İzlanda müsabakalarını değerlendiren Ataman, “Zor bir maç oynayacağız. İtalya, zor bir takım. Tecrübeli bir takım. Onlar da 2-3 yıldır aynı hocayla istikrarlı bir şekilde devam ediyorlar. Euroleague’de oynayan tecrübeli oyuncuları var. 10-12 bin kapasitelik bir salonda oynayacağız. Oradan en iyi sonuçla buraya dönüp, kendi sahamızda İzlanda ile oynayacağız” şeklinde konuştu.
“Son Avrupa şampiyonasının tadı damağımızda kaldı”
Ergin Ataman, güçlü bir takım olduklarının altını çizerek, “Şampiyonada gruplar 4 takımlı. Grubumuzda ayrıca Macaristan’da var. Biz milli takım olarak basketbola bu kadar yatırım yapan bir ülke olarak gruptan çıkacağımızı ve 2025 Avrupa Şampiyonası’na katılacağımızı düşünüyorum. Orada da başarılı sonuçlar elde edeceğimizi düşünüyorum. Şu anki mevcut kadromuza NBA’de forma giyen oyuncularımızı da eklediğimiz zaman başarılı bir turnuva geçireceğimizden şüphemiz yok. En son Avrupa şampiyonasının tadı damağımızda kalmıştı. Grubu İspanya ile oynanan müsabakadaki son saniye basketi ile ikinci olarak tamamlamıştık. Çeyrek finalde Fransa’ya kaybetmiştik. Hatırlarsanız o turnuvada da Fransa ile İspanya final oynamıştı. Dolayısıyla bizim takımımızın güçlü olduğunu biliyoruz. Gücümüz var ama bu gücü kullanmamız gerekiyor” açıklamalarında bulundu.
“Umarım Tarık Biberovic’i devşirme değil de Türk oyuncu olarak kullanabiliriz”
Devşirme olarak Tarık Biberovic’i milli takıma dahil ettiklerini dile getiren Başantrenör Ergin Ataman, “Tarık Biberovic, çok ciddi bir gelişim gösterdi. Son iki yılda, özellikle de bu yıl göstermiş olduğu performans ile üzerine koyarak oynuyor. Euroleague’de de ciddi dakikalar alıyor. Ben de takip ediyorum. Bu pencere maçlarında Tarık’ı kullanacağız. Genç bir oyuncu. Takıma katkıda bulunacağını düşünüyorum. Kendisi uzun yıllardır Türkiye’de oynuyor. Umuyorum ki Tarık Biberovic’i devşirme değil de Türk oyuncu olarak kullanabiliriz. Ercan Osmani örneğinde olduğu gibi. Aynı örnek olduğunu düşünüyorum. Diğer oyuncularımızın da eksiksiz bir şekilde buraya dahil olmasının ardından belki bir tane de Avrupa veya NBA’den takıma ayrıca bir çıta atlatacak devşirme bir oyuncuya kapımız açık olur. Bu da planlarımızda var” yorumunu yaptı.
A Milli Takım’ın, oyuncu yetiştirme yeri olmadığını sözlerine ekleyen Ataman, “Oyuncunun gelişimini gerçekleştireceğimiz yerler Genç Milli Takım, Ümit Milli Takımı ve B Milli Takımı’mızdır. A Milli Takım, en iyi ve en formda olan oyuncuların yer aldığı ve başarı odaklı olan bir sistemdir. Ben bu durumun böyle olduğuna inanıyorum” dedi.
“Ülke olarak NBA’de en fazla oyuncusu olan ülkelerden bir tanesiyiz”
Başantrenör Ergin Ataman, NBA’de forma giyen oyuncu sayısının çok olmasının dezavantaj olabildiğini aktararak, “Futbol ve voleybolda oyuncuların ya Türkiye’de ya da Avrupa’da oynadıklarını görüyoruz. Ama basketbolda durum böyle değil. Sanırım biz ülke olarak NBA’de en fazla oyuncusu olan ülkelerden bir tanesiyiz. Bu da çoğu zaman dezavantaj oluyor bizim için. NBA oyuncularımız bazen hazırlık dönemi için aflarını talep ediyorlar. Bu durum açıkçası bizim için sıkıntı oluşturuyor. Futbol ve voleybolda olduğu gibi oyuncular ile sürekli bir arada olamıyorsunuz. Bu çocukları sadece yaz aylarında görebiliyoruz” açıklamalarında bulundu.
“Hedefim A Milli Takım’da da mutlaka bir kupa kazanmak”
Kulüp düzeyinde Avrupa’da tüm kupalara ulaştığını vurgulayan Ataman, “İlk göreve başladığımda bana eksik olan ne var diye sormuştunuz. Ben de size milli takımlar düzeyinde kupam olmadığını söylemiştim. Kulüpler bazında Avrupa’da her kupaya ulaşmış bir hocayım. Hedefim A Milli Takım’da da mutlaka bir kupa kazanmak. İnşallah iyi başlarız ve turnuvada da madalya kazanabiliriz. Benim antrenör olarak hedefim bu” cümlelerine yer verdi. – İSTANBUL
]]>Romanya’nın başkenti Bükreş’te gerçekleştirilen Avrupa Güreş Şampiyonası’nda kadınlar kategorisinde müsabakalar sona erdi. Şampiyonada Kadın Milli Takımı, Avrupa ikincisi oldu. Kadın Güreş Milli takım; 3 altın, 1 gümüş, 1 bronz madalyayla organizasyonu 107 puanla ikinci sırada tamamladı.
Türkiye’ye 68 kiloda Buse Tosun Çavuşoğlu, 72 kiloda Nesrin Baş ve 76 kiloda Yasemin Adar Yiğit altın, 50 kiloda Evin Demirhan Yavuz gümüş, 53 kiloda ise Zeynep Yetgil bronz madalya kazandırdı.
Milliler, THY’ye ait TK1044 sefer sayılı uçakla öğle saatlerinde İstanbul’a geldi.
Efrahim Kahraman: “Tarih yazan bir takımız”
İstanbul Havalimanı’nda basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Kadın Güreş Milli Takımı Teknik Direktörü Efrahim Kahraman, “Müsabakalar beklediğimiz gibi oldu. Olimpiyat öncesi zor bir Avrupa Şampiyonası geçirdik. Biz tarih yazan bir takımız. Gerçekten burada kızlarımız adeta savaştı. Terlerinin son damlasına kadar mücadele eden tüm sporcularımızı tebrik ediyorum. Buraya kolay gelinmiyor şuan bizim Olimpiyatlara iki kotamız var. Şimdi başlıyoruz daha devam edecek. İnşallah olimpiyatlara tak takım gitmek istiyoruz” diye konuştu.
Yasemin Adar Yiğit: “2024 yılı kadın güreşinin tarih yazacağı bir yıl olacak”
Kadın güreşinde başarılarının yükselmeye devam ettiğini belirten Yasemin Adar Yiğit, “Takımın parçası olduğum için çok gururluyum. Benden başka üç tane daha altın madalya alan sporcumuz var. Gümüş madalya alan ve bronz madalya alan sporcular da var. Takım halinde de Avrupa ikincisi olduk. 2024 yılı kadın güreşinin tarih yazacağı bir yıl olacak diyebilirim. Bu sebepten dolayı da bütün takım arkadaşlarıma ve bize destek olan bakanlığımız ve federasyonumuza çok teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu. Sporcu olmak isteyen genç kuşaklara da çağrıda bulunan milli gürelçi, “Güreş branşı zor bir branş, bana ilk zamanlar bu sporu yapamayacağımı söyleyenler çok olmuştu ama ben bunlara hiçbir zaman inanmadım ve kendi bildiğim doğrultuda hayallerim için mücadeleye devam ettim. Onlar da hayalleri için mücadele etmeye devam etsinler ve ülkelerinin en iyi şekilde temsil edip bayrağımızı dalgalandırsınlar” dedi.
Buse Tosun Çavuşoğlu: “Tarihi bir başarıya imza atarak dönüyoruz”
Kadın güreşinin sürekli zirvede olan bir branş olduğunu aktaran Buse Tosun Çavuşoğlu ise, “Bizler 2022 yılında Avrupa şampiyonu olmuştuk. Bu sene ülkemize ikinci olarak dönüyoruz ama tarihi bir başarıya imza atarak dönüyoruz. 3 altın madalyayla gerçekten çok zorlu bir müsabaka atlattık diyebiliriz” açıklamasında bulundu.
Nesrin Baş: “Çok mutlu ve gururluyum”
Nesrin Baş da, şampiyonaya çok iyi hazırlandıkları ifade ederek, “Çok iyi emek verdik, çok çalıştık ve sonunda güzel dereceler elde ettik. Takımımız gerçekten çok iyi tarih yazmış bir takımız. Avrupa ikincisi olduk. Ülkeme altın madalyamı kazandırdım. Çok mutluyum ve çok gururluyum” değerlendirmesinde bulundu. – İSTANBUL
]]>“Süper Lig, Avusturya Ligi’ne göre kat kat daha iyi”
“Karagümrük ile devam etmek istiyorum”
Metin ARSLANCAN/Serhan TÜRK/İSTANBUL, – Fatih Karagümrük’ün 22 yaşındaki hücum oyuncusu Can Keleş, “Süper Lig’de oynuyorum ve Türkiye’de boy gösteriyorum. Türkiye’den davet alırsam çok mutlu olurum. Türk bayrağını göğsümde taşımak benim için çok özel olur” dedi.
Fatih Karagümrük’e sezon başında Avusturya ekiplerinden Austria Wien’den kiralık olarak dahil olan Can Keleş, kırmızı-siyahlı ekipteki performansına, Süper Lig macerasına ve gelecekteki hayallerine dair Demirören Haber Ajansı’na açıklamalarda bulundu. Sezonun ilk yarısında kaydettiği 2 gol, 2 asist ile Fatih Karagümrük kariyerine devam eden Can Keleş, “Benim için asist veya gol önemli değil. Önemli olan takımın gidişatı. Takıma katkı verebiliyorsam çok mutlu olurum. Burada kiralık olarak oynuyorum ve Fatih Karagümrük’te çok mutluyum. Karagümrüklüyüm ve bu öyle de kalacak” diye konuştu.
“TÜRKİYE’DEN DAVET ALIRSAM ÇOK MUTLU OLURUM”
Alt yaş gruplarında Avusturya Milli Takımı formasını terleten Can Keleş, “Türkiye’den davet alırsam çok mutlu olurum” diyerek, şunları kaydetti: “Süper Lig’de oynuyorum ve Türkiye’de boy gösteriyorum. Türk bayrağını göğsümde taşımak benim için çok özel olur. Allah’ın izniyle göreceğiz. Bana o fırsat verilirse çok mutlu olurum. Elimden geleni de ülkem için yapmaya çalışırım. Milli takımın Almanya’da iyi bir performans göstereceğine inanıyorum.”
“SÜPER LİG, AVUSTUR’YA LİGİ’NE GÖRE KAT KAT DAHA İYİ”
Avustria Wien’den bonservisinin alınması durumunda gelecekte de Fatih Karagümrük’te görev almak istediğinin altını çizen Keleş, “Altyapıda adaptasyon süreci olsun, idmanlar olsun her şeyi ayarlıyorlar. Bu konuda biraz daha iyiler ama Süper Lig, Avusturya Ligi’ne göre kat kat daha iyi. Herkesin hayalleri var. Herkes büyük takımlara gitmek istiyor. Ben şu an olduğum yerden memnunum. Süper Lig’de süre alıyorum. Kulübüme de teşekkür ediyorum. Gelecekte de burada oynamak isterim” ifadelerini kullandı.
Adaptasyon sürecini atlattığını ve kendisini iyi hissettiğini belirten hücum oyuncusu, “İlk geldiğim dönemde zorluk çekme ihtimalimin olacağını düşünüyordum. Adaptasyon sürecini çok hızlı ve güzel bir şekilde geçirdim. Kendimi iyi hissediyorum. Sahada da ona göre performansımı sergiliyorum. Yusuf Demir ile Avusturya’da karşılıklı 1-2 sefer oynadık ancak bire bir pek fazla konuşmadık” şeklinde konuştu.
“KENDİMİ ÖZEL OLARAK HAZIRLAMIYORUM”
Fenerbahçe’ye karşı ligin ilk yarısında Kadıköy’de etkili bir oyun ortaya koyan ve takımı adına da 1 gol kaydeden Can Keleş, sözlerini şöyle sürdürdü: “Kendimi özel olarak hazırlamıyorum. Takım olarak özel performans sergilemeye çalışıyoruz. Büyük takımlara karşı oynadığınız zaman o atmosfer içinde en iyi performansımı göstermeye çalışıyorum. Kadıköy’de takımımı öne geçiren golü attım. Takım için önemli bir goldü. Maçın sonucu tabii ki üzücüydü. Sonraki hafta karakter gösterip İstanbulspor’u yenmiştik. Galibiyetten dolayı mutluydum.”
Can Keleş, bu sezon savunmada kendisini çok fazla zorlayan bir oyuncu olmadığını da sözlerine ekledi.
“KARAGÜMRÜK İLE DEVAM ETMEK İSTİYORUM”
Taraftarlardan övgüyle söz eden Can Keleş, “Bizi hiçbir maçta yalnız bırakmıyorlar. Taraftarlarımıza her maçta bize verdikleri destekten dolayı teşekkür ediyorum. Hiç susmuyorlar, onların desteğini hissediyoruz. Şu an kiralık olarak buradayım. Çok iyi bir performans verip takımıma yardım etmek istiyorum. Karagümrük ile devam etmek istiyorum. Buradan nasıl bir adım olur onu bilmiyorum, zaman bunu gösterecek” diyerek sözlerini tamamladı.
]]>Bursaspor Basketbol Takımı Yönetim Kurulu Başkanı Sezer Sezgin, sezonun ilk yarısını değerlendirdi. Başkan Sezgin, “Bu sezon yeni bir yapılanmaya girdiğimiz için sezona çok geç başladık. Tüm takımlar transferlerini Haziran ayında bitirirken biz dar bir havuz olmasına karşın kadromuzu Ağustos başında kurabildik. Genel Menajerliğe Türkiye Basketbol Federasyonu’nda uzun yıllar Yerel Ligler direktörü olarak çalışan Özgün Önver’i getirdik. Akabinde Euroleague’de yıllarca baş antrenörlük yapan Avrupa’nın saygı duyduğu Jure Zdovc’a takımı teslim ettik. Önceliğimiz formanın hakkını veren, terinin son damlasına kadar savaşan, yenilse de taraftarın ayakta alkışladığı bir takım oluşturmaktı ve bunu da başardığımızı düşünüyorum. Bu sezon 1.6 milyon dolar ile ligin en düşük bütçeli takımı olduğumuzu da söyleyemeden geçemeyeceğim. Buna oyuncu, teknik ekip, altyapı ve idari kadro ile seyahat organizasyon dahil. Diğer takımlar 8. ve 9. Yabancı oyuncularını transfer ederken ligde yoluna 5 yabancı ile devam eden iki takımdan biriyiz” dedi.
“Hayal satmadık”
Sezer Sezgin şöyle devam etti: “Bu sezon bütçe anlamında biraz küçülmemiz gerekiyordu. EuroCup finali oynadığımız sezon ile bu sezon arasında neredeyse yarı yarıya bütçe farkı var. Basketbol sadece ana sponsorların verdiği destekle sürdürülebilen bir branş. Biz ülkede yaşanan ekonomik krize rağmen oyuncu, teknik ekip, personel maaşlarını, SGK ve vergisini zamanında ödeyen bir kulüp olmak istedik ve şu an başarılı şekilde çarkı döndürmeye çalışıyoruz. Biz kimseye sezon başında ‘Bu takım ilk 8’e oynar. Avrupa’da finale kalır’ diye hayal satmadık. Her zaman şeffaf olduk. Bizim için sürdürebilirlik önemli. Bu şehrin en büyük markası olan Bursaspor’un şu an İstanbul ve Avrupa takımları ile mücadele ettiği tek branş burası. Bunun içinde elimizden ne gelirse yapmaya çalışıyoruz. Hiçbir zaman hata yapmak istemiyoruz.”
“İsrail takımını yenen tek Türk takımı bizdik”
“Türkiye Kupasına katılma hakkını averajla kaçırdık” diyen Sezer Sezin, “Ligde Beşiktaş’ı ve Darüşşafaka Lassa’yı içerde, Galatasaray’ı deplasmanda yendik. Fenerbahçe Beko deplasmanında son topa kadar mücadele edip son saniyelerde maçı kaybettik. Bu sezon ilk kez mücadele ettiğimiz ve İsrail takımlarıyla yaşanan sorun nedeniyle 4 maçımızı deplasmanda oynamak zorunda kaldığımız Şampiyonlar Ligi’nde diğer gruplardaki takımlar 2 galibiyetle bir üst tura çıkarken biz 3 galibiyete rağmen averajla bir üst tura çıkamadık. Geçen sezonun şampiyonu Alman Telekom Bonn’u ve İsrail’in Hapoel Holon takımlarını deplasmanda yenerek taraftarımıza büyük gurur yaşattığımız düşünüyorum. Ayrıca o galibiyetten sonra Türk takımları içerisinde bir İsrail Takımını yenen tek Türk takımı bizdik. Ligin ilk yarısı sona erdi. İkinci devre Pazar günü saat 18.00’de evimizde oynayacağımız Türk Telekom maçıyla başlıyor. Bu kulübün kuruluşundan bu yana başkanlığını yapan bir kardeşiniz olarak büyük Bursaspor taraftarından tek ricam her zaman yanımızda olun ve takımı son topa kadar destekleyin” ifadelerini kullandı. – BURSA
]]>Edremit ilçesindeki Mustafa Cengiz Ortaokulu bünyesinde kurulan Mor Menekşeler Kız Futbol Takımı’nda oynayan kız öğrencilerin hayatı, beden eğitimi öğretmeni Ali İhsan Özmen (42) sayesinde değişti. Özmen, aileler ile görüşüp, kızları okula kazandırdıktan sonra yakınlarını ikna edip, sporcu olmalarını da sağladı. Okula kazandırılan kızlardan oluşan Mor Menekşeler Kız Futbol Takımı’nın hikayesi de 2014’te erkek futbol takımının şampiyon olması ve kız öğrencilerin de kutlamaya katılmak istemesi ile başladı. Erkek öğrencilerin, kızlara yönelik, ‘Futbol, erkek işi’, ‘Kızlar, futboldan ne anlar’ gibi söylemlerine şahit olan Ali İhsan Özmen, aynı yıl ‘Mor Menekşeler Kız Futbol Takımı’nı kurdu.
FUTBOLDAN SONRA KRİKETTE DE BAŞARI
Mor Menekşeler Kız Futbol Takımı, zamanla spor kulübüne dönüşerek futboldaki başarısını kriket sporuna da taşıdı. 2018’de okullar arası müsabakalarda futbolda Türkiye ikinciliği elde eden ve Mor Menekşe Spor Kulübü, geçen yıl kurduğu kriket takımıyla da Afyonkarahisar’da düzenlenen kriket şampiyonasına katıldı. Kriket takımı, Yıldız kızlarda 2’nci, küçük kızlarda Türkiye 3’üncüsü oldu. Kocaeli’nde geçen yıl okullar arası futbol müsabakalarında Türkiye 3’üncüsü olan Mor Menekşeler hem okullarına hem de ailelerine büyük mutluluk yaşattı. Ailelerin büyük destek verdiği Mor Menekşeler, şimdi de mayıs ayında düzenlenecek kriket şampiyonasına hazırlanıyor.
‘TAKIMIMIZA DAHA ÇOK DESTEK BEKLİYORUZ’
Okulun beden eğitim öğretmeni Ali İhsan Özmen, şu an farklı branşlarda 207 lisanslı sporcu olduğunu belirterek, “Kulübümüz 2014 yılında kuruldu. Ondan önce erkek futbol takımını çalıştırıyordum. Başarılı bir maçın ardından okul bahçesine geldik. Kız çocuklarımız, bu sevince ortak olmak istedi. Erkeklerin anlamsız tepkileriyle karşılaşınca, ben de tabii kulak misafiri olunca çok üzüldüm. Bunun üzerine kız futbol takımı kurduk. Futbola kazandırdığımız çocuklarımızın ailelerini de ikna ettik. Çünkü ilk başta aileler de karşı çıkıyordu. Ancak futbolda başarılar elde edince bu kez destek oldular. Futboldan sonra ne yapabiliriz diye sosyal medyada bir araştırma yaptık. Bu kez bu bölgede olmayan kriket sporuna başladık. Bu sporda da Türkiye ikinciliği ve üçüncülüğünü elde ettik. Bilindiği üzere kriket, Uzak Doğu’da Çin, Bangladeş, İngiltere’de popüler bir spor dalı. Bu konuda bize bugüne kadar desteklerini esirgemeyen Van Valisi ve Belediye Başkan Vekili sayın Ozal Balcı başta olmak üzere iş adamlarımıza çok teşekkür ediyoruz. Önümüzdeki mayıs ayında bir şampiyona daha var. Ona hazırlanıyoruz. İş adamlarımızdan takımımıza daha çok destek bekliyoruz” dedi.
‘ERKEKLER BİZİMLE DALGA GEÇİYORLARDI’
?Hem futbol hem de kriket takımının kaptanlığını yapan Canan Işık, kendileriyle dalga geçen erkeklere inat kurulan futbol takımından sonra krikette de büyük başarılar elde ettiklerini söyledi. Işık, “Erkek arkadaşlarımız bizi küçümsüyorlardı. Onlara inat kurduğumuz futbol takımımız, zaman içerisinde büyük başarılar elde etti. Futboldan sonra kriket takımı kurduk. Bu sporda da Türkiye ikinciliği ve üçüncülüğünü kazandık. İlk başta futbol oynamamıza karşı olan ailelerimizi Ali İhsan hocamız ikna etti. Şu anda bize büyük destek veriyorlar. Başarılarımızla gurur duyuyorlar. Hedefimiz, önümüzdeki mayıs ayında düzenlenecek olan kriket şampiyonasında iyi bir derece almak. Bunun için çalışıyoruz” diye konuştu.
]]>