Tarafından – Haber 28 – Giresun Haber https://www.haber28.com.tr Sat, 03 Aug 2024 04:36:06 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Ayşe Ateş’in Savcılık İfadesinde “Mhp” ve “Ülkü Ocakları” Onlarca Kez Geçerken, İddianamede Hiç Yer Almadı https://www.haber28.com.tr/ayse-atesin-savcilik-ifadesinde-mhp-ve-ulku-ocaklari-onlarca-kez-gecerken-iddianamede-hic-yer-almadi/ https://www.haber28.com.tr/ayse-atesin-savcilik-ifadesinde-mhp-ve-ulku-ocaklari-onlarca-kez-gecerken-iddianamede-hic-yer-almadi/#respond Sat, 03 Aug 2024 04:36:06 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=29150 HABER: ESRA TOKAT

(ANKARA) Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından eski Ülkü Ocakları Başkanı Sinan Ateş’in öldürülmesine ilişkin soruşturma kapsamında hazırlanan ve Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen iddianamede yer verilmeyen Ayşe Ateş’in ifadesi ortaya çıktı. Ayşe Ateş’in savcılık ifadesinde ve sunduğu belgelerde 11 kez “MHP”, 91 kez “Ülkü Ocakları”, 12 kez “Ahmet Yiğit Yıldırım” 23 kez de “Olcay Kılavuz” ifadeleri geçmesine rağmen savcılık konuya dair bir inceleme talep etmezken Ayşe Ateş’in dönemin MHP Milletvekili Olcay Kılavuz ve dönemin Ülkü Ocakları Genel Merkez Yöneticisi Tolgahan Demirbaş’ın ilişkisinin aydınlatılması ve Sinan Ateş’e yönelik suikasta dahlinin araştırılmasına da iddianamede yer vermedi.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından eski Ülkü Ocakları Başkanı Sinan Ateş’in öldürülmesine ilişkin soruşturma kapsamında hazırlanarak Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edilen iddianamede sadece “Olay tarihinde öldürülen Sinan Ateş’in eşi olduğunu, olayın bütün yönleriyle araştırılmasını talep ettiği, eşinin öldürülmesi olayını gerçekleştiren tüm şüphelilerden davacı ve şikayetçi olduğunu beyan ettiği anlaşılmaktadır.” şeklinde yer verdiği Ayşe Ateş’in ifadesinin tamamı ortaya çıktı.

Savcılık ifadesinde Sinan Ateş’in Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı Genel Başkanlığı öncesinde herhangi biri ile husumetinin bulunmadığını belirten Ayşe Ateş, “Ülkü Ocakları Genel Başkanlığı görevinin ardından sürekli FETÖ mensubiyeti olduğu, Ülkü Ocakları’na ihanet ettiği gibi kendisini itibarsızlaştırmaya, yalnızlaştırmaya, çocukluk yıllarından beri mensubu olup kendisini adamış olduğu ülkücü camiadan dışlanması amaçlarına yönelik söylentiler çıkarılıp haberler yapıldı” dedi.

SİNAN ATEŞ’İN SUÇ DUYURULARINA “KOVUŞTURMAYA YER YOK” KARARI

Ayşe Ateş, Sinan Ateş’in ardından Ülkü Ocakları Genel Başkanlığı’na yeni atama yapıldığını ve yeni yönetimdeki isimlerin Sinan Ateş hakkında “FETÖ’cü, ihanet ateşi gibi ithamlar içeren sosyal medya paylaşımlarının yapıldığını belirtti. Sinan Ateş hayattayken kendisine Ülkü Ocakları Genel Başkanı Ahmet Yiğit Yıldırım’ın kontrolünde olan ve genel başkan yardımcısı olarak görev yapan Kadir Ensar Ejder isimli şahıs tarafından yönetilen Orhun Haber isimli internet haber sitesinde 4 Mart 2022’de “bir ihanet ateşi” başlıklı haberin yapıldığını söylediğini belirten Ayşe Ateş, yine bu haber sitesinin Sinan Ateş hakkında yapmış olduğu bu ve benzeri haberleri gerçekte o dönemin Ülkü Ocakları Başkanı Ahmet Yiğit Yıldırım tarafından yapıldığı iddiasında bulundu.

Sinan Ateş’in yapılan haberler ve paylaşımlar üzerine Orhun Haber isimli internet sitesi yöneticileri ve bu haber sitesinin yöneticileri hakkında suç duyurusunda bulunduğunu da kaydeden Ayşe Ateş, şunları kaydetti:

“Ancak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca suçun yasal unsurları oluşmadığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiştir. Savcılık tarafından yapılan soruşturmada suça konu paylaşımları yapan sitenin ve sosyal medya hesaplarının yöneticilerinin tespitine dair bir araştırma dahi yapılmadan meçhul şüpheli üzerinden takipsizlik karar verilmiştir. Eşim bu karara itiraz etmiş ancak itirazının da reddine karar verilmiştir. Eşim Orhun Haber isimli internet haber sitesinde “bir ihanet ateşi” haberi ve aynı sitenin sosyal medya hesaplarından bu haberin paylaşılan linklerine erişimin engellenmesi talebinde bulunmuş ancak bu da reddedilmiştir.”

Orhun Haber isimli internet haber sitesi tarafından yapılan haber sonrasında aynı haber sitesinin sosyal medya hesaplarından devam eden günlerde sürekli ve sistematik olarak eşi Sinan Ateş’in hedef gösterildiği iddiasında bulunan Ayşe Ateş, “Bu paylaşımlar üzerine de Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfının o dönem genel merkezi yönetiminde yer alan kişiler, çeşitli kademelerinde görev yapan kişiler, birçok ilin Ülkü Ocakları yönetiminde bulunan kişiler ve çok sayıda sahte sosyal medya hesabı üzerinden rahmetli eşime karşı çeşitli hakaretler ve tehditler içeren paylaşımlar yapıldı. Bu paylaşımları da sunuyorum. Gerçek kullanıcılar olduğu tespit edilen sosyal medya hesaplarından yapılan bu paylaşımlarla ilgili olarak rahmetli eşim tarafından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurularında bulunulmuş olup, bu paylaşımların suç unsuru içerdiği açık ve net olmasına rağmen halen hiç birisi hakkında kamu davası açılmamıştır.” bilgisini paylaştı.

“EŞİM AHMET YİĞİT YILDIRIM VE OLCAY KILAVUZ’A KARŞI BİR HASIMLIK GÜTMEDİ”

Ayşe Ateş, Sinan Ateş’in savcılığa dönemin Ülkü Ocakları Genel Başkan Yardımcıları Zekai Pınarbaşı, Kadir Ensar Ejder, Burak Kılıç ile Ülkü Ocakları Hatay İl Başkanı Alihan Döner, Ülkü Ocakları Ordu İl Başkanı Doğan Mert Duran, Arnavutköy Ülkü Ocakları Başkanı Emrullah Günay, Ülkü Ocakları Sosyal Medya Yöneticileri Yahya Muca, Hamit Çiftçi, İbrahim Çelik, Mevlüt Özkaya, Tuğbanur Uzunoğlu, Büşra Durna, Elif Yurt, Fatih Koçak, Raşit Özgül, Aleyna Özçiçekçi Mudurnu Ülkü Ocakları Başkanı İbrahim Kartal, Küçükçekmece Ülkü Ocakları Başkanı Ömer Faruk Yıldırım, Arnavutköy Ülkü Ocakları Taşoluk Mahalle Başkanı Berat Göztepe, Sultangazi Ülkü Ocakları Teşkilat Başkanı Furkan Karakuş, Sultangazi Ülkü Ocakları Sosyal Medya Birimi’nden İsmail Uslu, MHP Serdivan İlçe Yöneticisi Murat Özcan, Ankara Ülkü Ocakları Yöneticisi Okan Bozkurt, Küçükçekmece Ülkü Ocakları Yöneticisi İbrahim Tonbul, Küçükçekmece Ülkü Ocakları Teşkilat Başkanı Murat Şakrak, MHP Fatih İlçe Başkanı Furkan Özkan, Ülkü Ocakları Hatay İl Bşkanı Özel Kalem Müdürü Yardımcısı Mehmet Selçuk vee Türkgün Gazetesi Adana Bölge Temsilcisi İbrahim İspaha’ndan şikayette bulunduğunu bildirdi. Ayşe Ateş, söz konusu kişilerin Sinan Ateş’i “hedef gösteren ve tehdit eden sosyal medya paylaşımlarını” da savcılığa iletti.

Ayşe Ateş, savcılıktaki verdiği ifadede konuya ilişkin, “Rahmetli eşim Ülkü Ocakları Genel Başkanı Ahmet Yiğit Yıldırım’a, yönetiminde yer alan kişilere ve MHP Mersin Milletvekili Olcay Kılavuz’a karşı bir hasımlık gütmemiş hukuk dışı hiçbir yola tevessül etmemiştir” dedi.

SİNAN ATEŞ ‘ANKARA OCAK, SİLAHLI 4 KİŞİ GÖNDERMİŞ’ MESAJI ATMIŞ

Ayşe Ateş, “10 Mart 2022 tarihinde Ankara Ülkü Ocakları’nın kullanımında bulunan 06 AT 2… plakalı Volkswagen marka siyah araç ile eşimin kullandığı ofisin önüne dört kişinin geldiğini ve ofis binasının önünde beklediklerini eşim bana söylemişti” iddiasında bulunurken, “Bu konuda arkadaşı Ömer Çağrı Özdemir’e 10 Mart 2022 tarihinde Whatsapp uygulamasından ofis önünde bekleyen aracın resmini göndererek “Ankara Ocak, Silahlı 4 kişi göndermiş” seklinde mesaj göndermiş. Bu konuşmaya ilişkin ekran resmini de ifademin ekinde sunuyorum. Bu hususta Ömer Çağrı Özdemir’in de ifadesine başvurulmasını talep ediyorum.” beyanında bulundu ve şunları söyledi:

“BİR MERKEZ TARAFINDAN YÖNETİLDİĞİ AÇIK VE NET BİR ŞEKİLDE ORTADADIR”

“Rahmetli eşim ile Ömer Çağrı Özdemir arasında geçen 11 Mart 2022 tarihli Whatsaap mesajlaşmasında, eşim Ömer Çağrı Özdemir’e Selahattin Avaroğlu isimli şahıs tarafından başka birisine iletildiği anlaşılan mesajı göndermiş ve mesajda; ‘…Orhun Haber genel merkezin hesabi ve takip et diye telefon aldığım için etmeye başladım’ şeklinde şahsın mesajının olduğu görülmektedir. Bu mesajdan ve eşimin bana anlattığından aktarmam gerekirse; Orhun Haber isimli haber sitesi Ülkü Ocakları Genel Merkezi tarafından yönetilmektedir. Ülkü Ocakları mensupları da Ocak Genel Merkezi yöneticileri tarafından aranarak ve ocak mensuplarının yer aldığı WhatsApp gruplarından talimatlar yazılarak Orhun Haber isimli internet sitesinin sosyal medya hesaplarını takip etmeye ve rahmetli eşim aleyhinde paylaşımlar yapmaya zorlanmışlardır. Sunmuş olduğum paylaşım içeriklerindeki benzerliklere bakıldığında da eşim aleyhine yapılan paylaşımların bir merkez tarafından yönetildiği açık ve net bir şekilde ortadadır. Eşimin telefonu adli emanette ve incelemede olup WhatsApp uygulaması üzerinden kendisine gönderilen mesajlar incelendiğinde bu hususta kendine gönderilen mesajların olduğu görülecektir.”

“BUNLAR İYİCE AZITTILAR, DUR DURAK BİLMİYORLAR, AMAN KARDEŞİM KENDİNİZE DİKKAT EDİN”

Savcılıkta verdiği ifadede Sinan Ateş’in arkadaşı Çağrı Ünel’e yönelik Mersin’de gerçekleştirilen saldırıya ilişkin de beyanlarda bulunan Ayşe Ateş, “Rahmetli eşim döneminde Mersin Ülkü Ocaklar Başkanı olarak görev yapan ve eşimden sonra görevden alınan Çağrı Ünel de kendi sosyal medya hesabından eşim hakkındaki asılsız haberler karşısında eşime destek niteliğinde paylaşımlar yapmıştı. Bunun üzerine Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı Genel Başkan Yardımcısı olan Ömer Şanlı isimli şahıs Çağrı Ünel’i arayarak eşime destek olmamasını, yaptığı paylaşımları kaldırmasını istemiş. Çağrı Ünel de paylaşımlarını kaldırmayacağını, rahmetli eşimin arkadaşı olduğunu, kendisinin de artık Ocak Başkanı olmadığını ve kendisine talimat veremeyeceklerini söylemiş. Ömer Şanlı da ‘o halde bunun sonuçlarına katlanırsınız’ şeklinde Ünel’i tehdit etmiş. Bu konuşmayı Ünel, rahmetli eşimi benim yanımda olduğu sırada telefonla arayarak kendisine bu şekilde iletmişti. Eşim de ‘bunlar iyice azıttılar, dur durak bilmiyorlar, aman kardeşim kendinize dikkat edin, Allah korusun’ seklinde uyararak kendisine dikkat etmesini tembihlemişti.” dedi.

Sinan Ateş ve Çağrı Ünel arasında geçen bu konuşmadan kısa bir süre sonra Ünel’e saldırının gerçekleştiğini belirten Ayşe Ateş, “Adana ve Osmaniye Ülkü Ocakları’na mensup olduğunu duyduğumuz yaklaşık 10 kişi tarafından bıçaklarla ve sopalarla saldırı düzenlenmiş. Ünel kendisine yapılan saldırı ile oluşan arbede sırasında kendisini savunmak üzere silahını kullanmış ve olay yerinde Emrullah Kaplan isimli Kadirli Ülkü Ocakları mensubu olduğunu öğrendiğimiz bir genç hayatını kaybetmiş. Rahmetli eşim ve Ünel arasında geçen bu konuşmalar ve Ünel’e Ülkü Ocakları Genel Merkezi yöneticileri tarafından eşim hakkında yapılan baskı ve tehditlerin ayrıntıları hususunda Ünel’in ifadesine başvurulmasını istiyorum. Ünel’e yapılan bu saldırının Ülkü Ocakları Genel Başkanı Ahmet Yiğit Yıldırım’ın talimatı ile yapıldığı aşikardır.” ifadesini kullandı.

Ayşe Ateş, Yıldırım tarafından, Mersin’de yaşanan saldırı sonrası yaptığı basın açıklamasında, “Bu alçak saldırıyı azmettirip destek olan tüm odaklardan hukuki süreci de yakından takip ederek her türlü hesabi en ağır şekilde soracağız…” ifadelerinin Sinan Ateş’ten her türlü hesabın en ağır şekilde sorulacağı ve alenen tehdit edildiğini yönelik olduğunu öne sürdü.

“BENİ ÖLDÜRMEYE KARAR VERMİŞ ARKADAŞLAR”

Ayşe Ateş, eşi ile arkadaşı Ömer Çağrı Özdemir arasında, Ünel’e yönelik saldırıdan bir gün sonra 16 Mart 2022’de gerçekleşen konuşmayı da savcılığa sundu. Sinan Ateş’in Özdemir’e attığı mesaj şu şekilde:

“Beni öldürmeye karar vermiş arkadaşlar Ömer abi, sürekli geriyorlar ortamı, sağa sola haber yolluyorlar, arıyorlar bilmem ne. Havlamasını bilmeyen köpek sürüye kurt getiriyor, yeni insanlar ölsün istiyorlar. Orası öyle, Reis 18-19 yaşında çocukları gaza getiriyorlar, Cahit’e de ekip yollamışlar, Mersin’de olan Bursa’da olursa, Allah korusun”

Ayşe Ateş, Sinan Ateş’in bu mesajlarında kastettiği kişilerin Ülkü Ocakları Genel Başkanı Ahmet Yiğit Yıldırım ve yönetiminde yer alan kişiler olduğunu öne sürdü ve Sinan Ateş’in arkadaşı ve onun genel başkan olduğu dönemde Bursa Ülkü Ocakları Başkanı Cahit Özdemir’in dinlenmesi talebinde bulundu.

“EŞİM AHMET YİĞİT YILDIRIM VE OLCAY KILAVUZ’UN BİRLİKTE HAREKET ETTİĞİNİ DEFALARCA BANA İFADE ETMİŞTİ”

Ayşe Ateş, eşi ile Özdemir arasındaki bir başka yazışmada, Mersin’de Ünel’e gerçekleştirilen saldırı olayına ilişkin geçen konuşmaları savcılığa  sundu:

“Gaziantep’ten senin Tayfun. Mersin’ de öyle konuşulduğunu söylüyor”

“Olcay, Ahmet, Doğan Güzelay ve bir kişi daha Ejder demiş olabilir, olaydan bir gün önce oturdular diye konuşuluyormuş”

“KRT’ yi aramışlar haberi niye böyle yaptınız yoksa yaptırdılar mı demişler”

Ayşe Ateş, savcılıkta konuya dair, şu görüşleri dile getirdi:

“Bu mesajlardan da Mersin’de gerçekleştirilen saldırı öncesinde MHP Mersin Milletvekili ve esimden önceki dönemde Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı Genel Başkanı olan Olcay Kılavuz, mevcut Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı Genel Başkanı olan Ahmet Yiğit Yıldırım, Doğan seklinde bahsedilen bir şahıs, Ülkü Ocaklar Eğitim ve Kültür Vakfı Genel Başkan Yardımcısı Deniz Güzelay ve yine Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı Genel Başkan Yardımcısı Kadir Ensar Ejder isimli şahısların bir araya gelerek Mersin’de Çağrı Ünel’e karşı gerçekleştirilecek saldırı olayını planladıklarının konuşulduğu anlaşılmaktadır. Rahmetli eşim; kendisine karşı medya üzerinden yapılan saldırıların, Mersin’de meydana gelen olay ve devam eden süreçlerde yaşananların ve kendisinin aleyhine gerçekleştirilen faaliyetlerin mevcut Ülkü Ocaklar Eğitim ve Kültür Vakfı Genel Başkan olan Ahmet Yiğit Yıldırım ve kendisinden önce Ülkü Ocaklar Eğitim ve Kültür Vakfı Genel Başkanlığa yapan halen de MHP Mersin Milletvekili olan Olcay Kılavuz’un birlikte hareket etmek suretiyle planlandığını defalarca kez bana ifade etmişti.”

“OCAK ONUN KALEMİNİ KIRDI, SEN DE ZARAR GÖRME”

Ayşe Ateş, davanın iddianamesinde azmettirici olarak belirtilen Tolgahan Demirbaş’ın, Sinan Ateş’in arkadaşı Haluk Türk’e giderek kendisinin ‘Ahmet Yiğit Yıldırım ve Olcay Kılavuz tarafından elçi’ olarak gönderildiğini söylediğini aktardı ve, “Bu şahıs eşimin arkadaşına ‘Sinan Ateş’in yanında durma abi, Ocak onun kalemini kırdı, sen de zarar görme’ demiş. Haluk Türk bunu eşime söylemiş, eşim de bana söylemişti. Tolgahan Demirbaş isimli şahsın kendisinin yanına gelerek eşim hakkında söyledikleri dışında eşim tarafından kendisine karşı gerçekleştirilen tehditlerle ilgili paylaşımlarda bulunmuş olabileceğini düşünüyorum. Dosya şüphelisi Tolgahan Demirbaş’ın Haluk Türk’e eşimin öldürülmesi kararı alındığını kimlerin söylediğini, şahsın kendisine başka neler anlattığını ve rahmetli eşime karşı gerçekleştirilen tehditlerle ilgili olarak varsa sahip olduğu bilgileri anlatması hususunda Haluk Türk’ün ifadesine başvurulmasını talep ediyorum.” dedi.

AYŞE ATEŞ, İSTANBUL ÜLKÜ OCAKLARINDAN PEK ÇOK KİŞİNİN İSMİNİ SAVCILIĞA BİLDİRDİ

Sinan Ateş’in kendisine gerçekleştirilen suikasttan bir gün önce İstanbul’da olduğunu kaydeden Ayşe Ateş, “Orada çekilmiş olduğu bir fotoğrafını olayın gerçekleştiği 30 Aralık 2022 tarihinde Cuma kutlaması mesajı ile birlikte sosyal medya hesaplarından yayınlamıştı. Bu paylaşımı üzerine çoğunluğu Ülkü Ocakları İstanbul il Başkanlığı mensubu olan bir takım kişiler tarafından eşimin ölümle tehdit edildiği açıkça anlaşılan tehdit ve hakaret içerikli paylaşımlar yapılmıştır. Bu paylaşımları da sunuyorum. Aynı hesaplar eşime gerçekleştirilen suikasttan sonra bu paylaşımlarını kaldırmışlardır. Bu paylaşımlardan anlaşılacağı üzere Ülkü Ocakları mensubu olan bir takım kişiler tarafından eşime karşı uzun süredir husumet güdülmekte ve kendisi her fırsatta tehdit edilmektedir. Eşimin öldürülmesi olayında dahli olan kişiler ile öldürüldüğü gün bu paylaşımları yapan kişiler arasında bir bağlantının olup olmadığının araştırılmasını talep ediyorum.” isteminde bulundu. Ayşe Ateş, savcılığa şu isimleri bildirdi:

“Ülkü Ocakları İstanbul İl Teşkilat Başkanı Murat Yüksel, Avcılar Ülkü Ocakları Teşkilat Başkanı Uğur Canıtez, Ülkü Ocakları İstanbul İl Yöneticisi Gökhan Yıldızlı, Bakırköy Ülkü Ocakları Başkanı Yunus Emre Öztürk, Ülkü Ocakları İstanbul İl Başkanlığı Medya Tanıtım ve İletişimden Sorumlu İl Başkan Yardımcısı Mehmet Alper, MHP Esenyurt İlçe Yönetim Kurulu Üyesi Harun Kapçak, Ülkü Ocakları Ümraniye İlçe Başkanı Oğuzhan Coşkun”

“SİYASİ GÖREVİ OLAN KİŞİLER, KAMU GÖREVLİLERİNİN ŞÜPHELİ OLDUĞU GÖRÜLMEKTEDİR”

Ayşe Ateş taleplerini sıralamasının ardından ifadesini, “Bizler aile fertleri olarak rahmetli eşime karşı gerçekleştirilen suikast olayının ilk gününden bugüne kadar, devletimize ve devletimizin tüm kurumlarına soruşturmanın hassasiyetle yürütüleceği konusunda inancımızın tam olduğunu ifade ettik. Bu menfur hadiseye ilişkin soruşturmanın tüm yönleriyle aydınlatılması, olaya karışan tüm faillerin araştırılarak açığa çıkarılması ve cezalandırılması devletimizin ve kurumlarının töhmet altında bırakılmasının önüne geçilmesi açısından da büyük önem arz etmektedir. Her ne kadar dosya kapsamında gizlilik kararı bulunsa da basına yansıyan haberlerden dosya kapsamında; siyasi görevi olan kişiler, kamu görevlileri, suç örgütlerinden hüküm alan kişilerin şüpheli olduğu görülmektedir. Bu şahısların hayatin olağan akışı içerisinde bir araya gelmesi mümkün olmayıp bu şahısların organize bir şekilde bir araya getirilerek bu suçun islendiği, bu olayın planlı ve sistematik bir şekilde gerçekleştirildiği ortadadır” sözleriyle sonlandırdı.

AYŞE ATEŞ’İN TALEPLERİ

Ayşe Ateş, savcılıktan “Tolgahan Demirbaş ve dönemin MHP Mersin Milletvekili Olcay Kılavuz’un ilişkisinin aydınlatılmasını ve Sinan Ateş’e yönelik suikasta dahlinin araştırılmasını, Tolgahan Demirbaş ve Olcay Kılavuz’un HTS’lerinin incelenmesini, koruma tahsisli araçların araştırılması” talebinde bulundu. Ayşe Ateş, bavcılık ifadesinde  taleplerini şöyle sıraladı:

“Tolgahan Demirbaş’ın Haluk Türk’e eşim hakkında söylemiş oldukları, eşimin Olcay Kılavuz hakkında bana ifade ettiği hususlar, eşimin 15 Mart 2022 tarihinde Mersin’de meydana gelen olaydan sonra kendisine gelen mesajlar, 16 Mart 2022 tarihinde Ömer Çağrı Özdemir isimli arkadaşına yönlendirmiş olduğu WhatsApp konuşmasında Olcay Kılavuz hakkında geçen ifadeler, Tolgahan Demirbaş isimli şahsın eşime düzenlenen suikasttan sonra Olcay Kılavuz isimli şahsın evinden gözaltına alınarak yakalanmış olması hususları birlikte değerlendirildiğinde Olcay Kılavuz isimli şahsın da da esime gerçekleştirilen suikasta dahlinin olduğu kanaatindeyim. Olcay Kılavuz isimli şahsın da soruşturmaya dahil edilmesini ve eşimin öldürülmesi olayında dahlinin olup olmadığının ayrıntılı bir şekilde araştırılmasını talep ediyorum.

Tolgahan Demirbaş isimli şahsın ilk gözaltına alınmasında düzenlenen tutanakta Olcay Kılavuz isimli şahsın evinden alındığına dair bir tespit bulunmaması halinde Tolgahan Demirbaş’ın olay tarihinde kullanımında olan GSM hattı ile Olcay Kılavuz’ un kullanımında olan GSM hatlarının HTS kayıtlarına, gözaltı saati ve öncesindeki Baz İstasyonu verilerinin ayrıntılı olarak incelenmesini talep ediyorum.

Ayrıca eşime karşı gerçekleştirilen suikast öncesi ve sonrasında bu şahıslar arasında yapılmış olabilecek telefon görüşmesi trafikleri, mesajlaşma trafiklerinin, şahısların internet üzerinden konuşmuş olmaları kuvvetle muhtemel olduğundan şahısların kullanımındaki GSM hatlarının olay öncesi, olay anı ve sonrasında nerelerden sinyal aldığına ilişkin Baz İstasyonu verilerinin de araştırılarak dosya kapsamına alınmasını talep ediyorum.

Dosya kapsamında Tolgahan Demirbaş’ın ilk gözaltına alınmasına ilişkin tutanakta gözaltı ve yakalama işlemlerini yapan kolluk görevlilerinin de bu şahsın nereden ve ne şekilde gözaltına alındığı hususunda ayrıntılı olarak beyanlarına başvurulmasını talep ediyorum. Bununla birlikte basında sürekli olarak Olcay Kılavuz’un bu şahsın kolluk güçlerine teslim edilmesi, yakalama gözaltı işlemi yapılmaması konusunda direnç gösterdiği yönünde haberler yapılmaktadır. Bu hususun da yakalama gözaltına alma tutanağında isimleri bulunan kolluk görevlilerine ayrıntılı olarak sorularak cevaplandırılmasını talep ediyorum.

Ayrıca olay günü, öncesi ve sonrasında Olcay Kılavuz isimli şahsın kullanımında olan araçlar tespit edilerek bu araçların Plaka Tanıma Sisteminden geçiş güzergahlarının tespiti ve diğer şüpheli şahıslar ile irtibatının tespitini talep ediyorum.

Eşime karşı gerçekleştirilen suikast sonrasında, basında saldırı anının saldırgan dışındaki kişi ya da kişiler tarafından geriden kamera ile kayıt altına alındığına dair iddialar sıklıkla gündeme getirilmiştir. Yukarıda Mersin’de Çağrı Ünel’e karşı gerçekleştirilen saldırı olayının da saldırganlar tarafından kamera kaydına alındığı basında görülmüştür. Bu olayda ortaya çıkan bu gerçeklik ile eşime karşı gerçekleştirilen suikast sonrasında basında sıklıkla yer alan bu iddialar birlikte değerlendirildiğinde, bu iddiaların gerçeklik payının kuvvetle muhtemel olduğu kanaatindeyim. Bu hususun aydınlatılması adına, olay yerini gören işyeri, bina ve benzeri yerlere ait güvenlik kameralarının ayrıntılı olarak incelenmesini talep ediyorum.

Şayet iddia edildiği gibi saldırı anı kamera kaydına alınmış ise kaydı yapan kişi/kişilerin tespiti ile soruşturmaya şüpheli sıfatıyla dahil edilmelerini talep ediyorum. Ayrıca bu kişi/kişiler tarafından yapılan kamera kaydının kimlere gönderildiğinin de ayrıntılı olarak araştırılıp soruşturmanın görüntülerin gönderildiği kişiler yönünden de genişletilmesini talep ediyorum.

Eşime karşı gerçekleştirilen suikast sonrasında yine basında 06 AT 5021 plakalı koruma tahsisli bir aracın tetikçileri İstanbul ilinden eskortluk yaparak getirdiği ve olay sonrasında faillerin kaçırılmasında yine eskortluk yaparak kullanıldığı iddialar yer almaktadır. Bu iddiaların doğruluğu ve soruşturmanın aydınlatılması adına bu aracın kim adına kayıtlı olduğu, kimler tarafından kullanıldığı olay tarihi öncesi, olay günü ev olay sonrası, gişe geçiş bilgileri, Plaka Tanıma Sisteminden geçiş güzergahlarının, o tarihlerdeki kullanıcısının, bu araçta kimlerin yer aldığının tespit edilmesini, tespit edilecek güzergah ve bu araçta yer alan kişi bilgileri doğrultusunda bu şahısların diğer şüpheli şahıslar ile baz istasyonu karşılaştırması yapılmak suretiyle tespit edilmesini talep ediyorum. Ayrıca bu konuda başka araçlarda var ise ayni tespit ve araştırmaların bu araçlar hakkında da yapılmasını talep ediyorum.

Dosyada tutuklu bulunan Emre Yüksel isimli şahıs, olay tarihinde Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı Genel Başkan Yardımcısı olarak görev yapmaktaydı. Yine dosyada tutuklu bulunan Serdar Öktem isimli şahıs da İstanbul ilinde avukat olup Ülkü Ocaklar Eğitim ve Kültür Vakfı Genel Başkan Ahmet Yiğit Yıldırım döneminde genel başkan yardımcısı olarak görev yapmıştır. ve duyduğum kadarıyla Ahmet Yiğit Yıldırım’ın çok yakın ve eski arkadaşıymış. Yine dosyada tutuklu bulunan Tolgadan Demirbaş isimli şahıs da olay tarihinde Ülkü Ocaklar Genel Merkezinde birim başkan olarak görev yapmaktaydı. İfademde zikretmiş olduğum tüm isimlerin ve olayların ortak toplanmış olduğu payda Ülkü Ocaklar Genel Başkanı Ahmet Yiğit Yıldırım ve Olcay Kılavuz isimli şahıslardır. Dosya kapsamında şüpheli sıfatı ile yer alan şahısların bu iki şahıs ile olay öncesi ve sonrasına dair irtibatlarının ve kendi aralarındaki irtibatlarının ayrıntılı olarak araştırılmasını talep ediyorum.

Basına yansıyan haberlerden suikastı gerçekleştiren ve yardım eden faillerin İstanbul Elinden Ankara iline Özel Harekatta görev yapan Murat Can Çolak ve Aşkın Mert Gelenbey isimli polis memuru olan şahıslar tarafından getirilmiş olduğu belirtilmektedir. Bu şahısların hangi İl Özel Hareket Şube Müdürlüğü’ne bağlı olarak görev yaptıkları, faillerin Ankara iline getirildiği tarihte polis memuru olan şüpheli şahısların bağlı bulundukları Emniyet biriminin sorumluluk sahasında ya da dışında herhangi bir görevlendirilmelerinin bulunup bulunmadıği, faillerin Ankara iline getirildiği ve faillerin taşındığı aracın İstanbul iline geri götürüldüğü tarihlerde polis memuru olan şüpheli şahısların izinli olup olmadıkları, faillerin Ankara iline getirildiği ve faillerin taşındığı aracın İstanbul iline geri götürüldüğü tarihler itibariyle polis memuru olan şüpheli şahıslar hakkında bir görevlendirme ve izin durumu yok ise mesai saatleri itibariyle görev yerlerine gidip gitmedikleri hususlarının ilgili kamu kurum ve kuruluşları ile yapılacak yazışmalar ile araştırılarak soruşturmanın bu yönüyle de genişletilmesini talep ediyorum. Ayrıca bu şahısların dosya kapsamında şüpheli olan şahıslar ve tespit edilecek yeni şüphelilerle tüm irtibatlarının ayrıntılı olarak araştırılmasını talep ediyorum.

Ayrıca olay günü olan 30 Aralık 2022 günü görev yaptığım Gaziosmanpaşa İÖO nun önüne sabah saatlerinde üç tane ekip otosu gelmiş. Ne amaçla geldiğini bilmiyorum. Ancak olayla bir ilgisi var ise araştırılmasını talep ediyorum.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/ayse-atesin-savcilik-ifadesinde-mhp-ve-ulku-ocaklari-onlarca-kez-gecerken-iddianamede-hic-yer-almadi/feed/ 0
Otopsi görüntülerinde fark edilmişti! Cem Garipoğlu’nun parmaklarındaki morarmaların nedeni ortaya çıktı https://www.haber28.com.tr/otopsi-goruntulerinde-fark-edilmisti-cem-garipoglunun-parmaklarindaki-morarmalarin-nedeni-ortaya-cikti/ https://www.haber28.com.tr/otopsi-goruntulerinde-fark-edilmisti-cem-garipoglunun-parmaklarindaki-morarmalarin-nedeni-ortaya-cikti/#respond Fri, 02 Aug 2024 05:24:11 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=29009 Münevver Karabulut’u 3 Mart 2009 tarihinde canavarca hisle ve hunharca öldüren Cem Garipoğlu, 2014 yılında Silivri’de kaldığı koğuşta intihar etmişti. Ölen kişinin Cem Garipoğlu olup olmadığı yönündeki iddialar üzerine Karabulut ailesi avukatları aracılığıyla fethi kabir işlemi yapılmasını talep etmiş ancak bu talep Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından reddedilmişti.

OTOPSİ GÖRÜNTÜLERİ ORTAYA ÇIKMIŞTI

Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı’ndan Cem Garipoğlu’nun otopsi sırasında yapılan işlemlerine ait fotoğraflar ve video kayıtlarının hazırlanıp gönderilmesi istenerek dosyaya bilirkişi atanmıştı. Tamamlanan bilirkişi raporunun içerisinde Cem Garipoğlu’nun otopsi görüntüleri de yer aldı.

RESİM KURSU FAALİYETLERİNE KATILMIŞ

Otopsi görüntülerinde ise Cem Garipoğlu ile ilgili bir detay dikkat çekmişti. Garipoğlu’nun 2 elinin parmaklarında morarmalar görülürken olayın sırrı da kısa sürede çözüldü. Garipoğlu’nun cezaevinde düzenlenen iş atölyesindeki resim kursu faaliyetlerine katıldığı ve parmaklarındaki morarmaların aslında siyah mürekkep lekesi olduğu öğrenildi.

FETHİ KABİR TALEP EDİLDİ

Öte yandan mağdur Karabulut ailesinin avukatı Rezan Epözdemir tarafından bilirkişi raporuna karşı bir dilekçe sunuldu. Dilekçede, Münevver Karabulut’un Cem Garipoğlu tarafından 3 Mart 2009 tarihinde canavarca hisle ve hunharca katledildiği ve olayın kamuoyu gündemine oturduğu belirtildi. Cem Garipoğlu’nun hakkında hükmedilen cezanın infazı sırasında intihar ettiğinin açıklanması üzerine toplumun büyük bir kesiminde Garipoğlu’nun intihar etmeyip cezaevinden firar ettiğine dair kanaat oluştuğu da dilekçede aktarıldı. Bunun üzerine 17 Ağustos 2023 tarihinde başsavcılığa başvurarak fethi kabir yapılması talep edildiği dilekçede belirtildi. Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı’na sunulan dilekçenin devamında, “Başsavcılığınız tarafından ise İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığına müzekkere yazılarak 12 Kasım 2014 tarihli otopsi işlemine ilişkin fotoğraf ve video kayıtları celp edilmiş akabinde dosya bilirkişiye gönderilmiştir. Daha sonra bilirkişi tarafından kendisine teslim edilen materyaller içinde bulunan görseller rapor haline getirilmiştir” denildi.

BİR BAŞKA CESEDE DE SPERM BULAŞTIĞI DİLEKÇEDE YER ALDI

Dilekçede, daha önce Münevver Karabulut cinayeti hakkında tahkikat yürütülürken maktulün iç çamaşırı ile otopsi ve ilk inceleme yapıldığı, otopsi incelemesinin ilk aşamada hiçbir tıp eğitimi almamış olan bir teknisyen tarafından gerçekleştirildiği ve aynı eldivenle 11 otopsi işlemi yapıldığı açıklandı. Otopsi yapan teknisyenin eldiveninden maktulün iç çamaşırına aynı anda otopsi yapılan bir başka cesede ait sperm bulaştığı da dilekçede belirtildi. Cinayet mahallinde bulunan 700 bin dolar tutarındaki paranın kolluk tarafından tutanağa kaydedilmediği ve kaybedildiği de açıklanan dilekçede, “Kameraların kırık olmamasına rağmen ‘kırıktır’ şeklinde tutanak tutulması, faili yakalamaya giden kolluk görevlilerinin cinayet zanlısının kaçmasına imkan tanır türde yol vermesi, ağırlaştırılmış müebbet hapis istemiyle cinayete iştirakten yargılanan Garipoğlu ailesi fertlerinin hiçbir delil olmaksızın tahliyesine karar verilmesi ve haklarında yurtdışına çıkmamak şeklinde adli kontrol tedbirinin dahi uygulanmaması, bu gerekçelerle tarafımızca reddi hakim yoluna gidilmesi, reddi hakim taleplerimiz hakkında karar verilmeden kovuşturma yürüten ağır ceza mahkemesi başkanının re’sen dosyadan el çekmesi ve bir başka yargılamada Garipoğlu ailesi için beraat kararı vermiş bir hakim olduğunun ortaya çıkması gibi skandalların yaşanması, Garipoğlu ailesinin tesadüf denemeyecek zamanlarda manidar paylaşımlar yapması hasebiyle müvekkilde hasıl olan şüphenin giderilmesi söz konusu olamamıştır” ifadeleri kullanıldı. Dilekçede bilirkişi raporuna itiraz ettiklerini belirten mağdur avukatı Epözdemir, fethi kabir işlemi yapılmasını ve sonuca göre ilgililer hakkında iddianame düzenlenerek dava açılmasını talep etti.

]]>
https://www.haber28.com.tr/otopsi-goruntulerinde-fark-edilmisti-cem-garipoglunun-parmaklarindaki-morarmalarin-nedeni-ortaya-cikti/feed/ 0
Mevsimlik tarım işçileri ve ailelerine yönelik çalışmalar için genelge yayımlandı https://www.haber28.com.tr/mevsimlik-tarim-iscileri-ve-ailelerine-yonelik-calismalar-icin-genelge-yayimlandi/ https://www.haber28.com.tr/mevsimlik-tarim-iscileri-ve-ailelerine-yonelik-calismalar-icin-genelge-yayimlandi/#respond Tue, 23 Jul 2024 22:12:06 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=27147 Çalışmak için bulundukları ilden başka illere giden mevsimlik tarım işçileri ve ailelerinin yaşadıkları sorunların giderilmesine yönelik yapılacak çalışmalar ile ilgili Cumhurbaşkanlığı Genelgesi Resmi Gazete’de yayımlandı.

ÇALIŞTIKLARI YERLERDE PREFABRİK YAPILAR KURULACAK

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın imzasını taşıyan “Mevsimlik Tarım İşçileri ile İlgili 2024/5 Sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi” ile mevsimlik tarım işçilerinin çalışma koşullarının iyileştirilmesine yönelik yeni düzenlemeler getirildi. Genelge kapsamında, mevsimlik tarım işçileri ve aileleri için geçici yerleşim alanları oluşturulacak ve bu alanlarda eğitim, sağlık, ulaşım ve sosyal hizmetler sunulacak.

Genelgeye göre, valilikler tarafından mevsimlik tarım işçilerinin yoğun olarak çalıştığı yerlerde iklim şartlarına uygun, emniyetli ve estetik prefabrik yapılar kullanılarak geçici yerleşim alanları kurulacak. Bu alanlar sel, su baskını gibi doğal afetlere karşı güvenli lokasyonlarda planlanacak ve yerleşim yerlerine elektrik, su ve kanalizasyon hizmetleri sağlanacak. Valiliklerce hazırlanan eylem planlarında belirlenen alanlara ilişkin tahsis veya protokol belgesi Mevsimlik Tarım İşçileri Bilgi Sistemi’ne (e-METİP) aktarılacak.

SAĞLIK HİZMETİ VERİLECEK

Genelgede sağlık hizmetleri kapsamında, il sağlık müdürlükleri tarafından mevsimlik tarım işçileri ve ailelerine yönelik aşılama, kronik hastalık taramaları ve mobil sağlık ekipleri ile sağlık hizmetleri sunulacak. İl sağlık müdürlüklerince mevsimlik tarım işçiliğinin yoğun olduğu bölgelerde yeterli sayıda personelinin istihdamının sağlanacağı belirtilen genelgede, “İl sağlık müdürlüklerince mevsimlik tarım işçiliğinin yoğun olduğu bölgelerde yeterli sayıda sağlık personelinin istihdamı sağlanacak ve hizmet ihtiyacına göre personelin çalışma saatleri düzenlenecektir. Çalışan sağlığının korunması ve geliştirilmesi kapsamında il sağlık müdürlüklerince gerekli bilgilendirme faaliyetleri yapılacaktır” ifadelerine yer verildi.

ÇOCUKLAR İÇİN EĞİTİM MERKEZLERİ KURULACAK

Genelgeye göre çocukların eğitimi için geçici yerleşim alanlarında eğitim merkezleri oluşturulacak ve Milli Eğitim Bakanlığı tarafından eğitim hizmetleri koordine edilecek. İl milli Eğitim Müdürlüklerince; geçici yerleşim alanlarında eğitim ve sosyal faaliyetler için oluşturulan merkezin, öncelikle çocuklar için etkin bir eğitim merkezi olarak kullanılmasının sağlanacağına dikkati çekilen genelgede şu ifadelere yer verildi:

“Çocukların eğitimi için geçici yerleşim alanlarında eğitim merkezleri oluşturulacak ve Milli Eğitim Bakanlığı tarafından eğitim hizmetleri koordine edilecek. Mevsimlik tarım işçilerinin zorunlu eğitim çağındaki çocuklarının eğitimlerini devam ettirmek üzere konu hakkında Milli Eğitim Bakanlığının ilgili yönerge/genelge hükümleri uygulanacaktır. Bu hususta şartlı nakit transferi gibi özendirici tedbirler etkin şekilde uygulanacak, çocukların okul kıyafetleri ve malzemeleri valiliklerce sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıfları aracılığıyla temin edilecektir. İl milli eğitim müdürlüklerince; mevsimlik tarım işçilerinin çocuklarının daimi ikametgahlarındaki okullarına döndüklerinde öğrenme kayıplarına yönelik telafi/yetiştirme eğitimleri yapılacaktır.

Mevsimlik tarım işçileri, daimi ikamet ettikleri illere geri döndüklerinde çalışma ve iş kurumu il müdürlükleri, halk eğitimi merkezleri ve mesleki eğitim merkezlerince; işçiler arasında yaygın eğitim ihtiyacı olanlar tespit edilerek eğitim ihtiyaçları karşılanacak, yetişkinlere okuma-yazma ve/veya meslek edindirme kursları, iş sağlığı ve güvenliği eğitimleri ile sosyal-kültürel faaliyetler düzenlenecektir.

Özel eğitim ihtiyacı bulunan çocuklar rehberlik araştırma merkezi müdürlükleri tarafından eğitim imkanlarından faydalandırılacaktır. Mevsimlik tarım işçisi ailelerin çocuklarının eğitime erişimlerinin sağlanması amacıyla il/ilçe milli eğitim müdürlükleri bünyesinde kurulan ekiplerin görevleri süresince ulaşım ihtiyaçlarının giderilmesi için gerekli tedbirler Valiliklerce alınacaktır.”

Genelgeye göre, İçişleri Bakanlığı, mevsimlik tarım işçilerinin güvenli bir şekilde seyahat etmeleri için gerekli trafik denetimlerini artıracak ve gece saatlerinde yolculuk yapmamaları sağlanacak. Geçici yerleşim alanlarının korunması ve asayişin sağlanması için kolluk kuvvetleri tarafından düzenli devriyeler yapılacak.

SOSYAL HİZMETLER

Aile ve sosyal hizmetler il müdürlüklerince sosyal hizmetler kapsamında, mevsimlik tarım işçileri ve ailelerinin bilgilendirilmesi sağlanacağı kaydedilen genelgede kadın, çocuk, engelli ve yaşlıların sunulan hizmetlerden yararlanacağı vurgulandı. Okul çağına gelmemiş çocuklar için ise aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlükleri ve İl Milli Eğitim Müdürlükleri tarafından geçici yerleşim alanlarında eğitim ve bakım hizmetleri için personel görevlendirilebilecek. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından sunulan gezici kütüphane, gezici müze ve benzeri hizmetlerin geçici yerleşim alanlarında faaliyet göstermesi amacıyla Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile koordineli çalışmalar yürütüleceği aktarılan genelgede şunlar yer aldı:

“Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından mevsimlik tarım işçisi ailelerin çocuklarına yönelik sosyal ve sportif faaliyetler yürütülecektir. İl Müftülüklerince mevsimlik tarım işçilerinin ve ailelerinin inanç ve ibadet ihtiyaçlarının karşılanması için gerekli tüm tedbirler alınacak; çocuk işçiliğinin önlenmesine ve çocukların zorunlu eğitime devam etmelerinin sağlanmasına ilişkin olarak ailelerin bilgilendirilmesine yönelik çalışmalara destek verilecektir.”

KİMLİK BİLDİRİMLERİ KOLLUK KUVVETLERİNCE ALINACAK

Mevsimlik tarım işçisi olarak daimi ikametgahı dışında bir başka ilde çalışmak amacıyla geçici olarak yer değiştirenlerin ve ailelerinin kimlik bildirimleri, bu kişilerin yaşadıkları geçici yerleşim alanlarındaki kolluk kuvvetlerince alınacağı vurgulanan genelge şu şekilde devam etti:

“Bu bildirimler Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile elektronik ortamda paylaşılacaktır. Bu bilgilerin e-METİP’e sürekli ve eksiksiz şekilde aktarılması için teknik altyapıya yönelik gerekli her türlü düzenleme Emniyet Genel Müdürlüğü ve Jandarma Genel Komutanlığı tarafından yapılacaktır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı; Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığına e-METİP’e kayıtlı olan mevsimlik tarım işçilerinin ve aile bireylerinin kimlik numaralarını bildirecektir. Milli Eğitim Bakanlığı tarafından kullanılmakta olan Milli Eğitim Bakanlığı e-Okul Yönetim Bilgi Sistemi’nde yer alan mevsimlik tarım işçilerinin çocuklarına ilişkin kayıtlar e-METİP’e aktarılacaktır. Bu bilgilerin e-METİP’e sürekli ve eksiksiz şekilde aktarılması için altyapıya yönelik gerekli her türlü düzenleme Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yapılacaktır. Mevsimlik tarım işçilerinin ve ailelerinin kimlik numaraları her sağlık hizmeti sunumunda alınarak, sunulan hizmetlere ilişkin bilgiler kişisel verileri içermeyecek şekilde e-METİP’e aktarılacaktır. Bu bilgilerin e-METİP’e sürekli ve eksiksiz şekilde aktarılması için altyapıya yönelik gerekli her türlü düzenleme Sağlık Bakanlığı tarafından yapılacaktır.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı gerekli gördüğü takdirde e-METİP’in etkinliğinin artırılması amacıyla diğer kamu kurum ve kuruluşlarından protokole gerek duymadan kişisel verileri içermeyecek şekilde veri talebinde bulunabilecektir. Tarım alanlarının geniş bölgelere yayılması nedeniyle mevsimlik tarım işçilerinin kayıt altına alınması sürecinde kolluk kuvvetlerine kolaylık sağlamak amacıyla Tarım ve Orman Bakanlığı taşra teşkilatı başta olmak üzere ilgili kamu kurum ve kuruluşları, muhtarlar ile ziraat odaları birlikleri ve mevsimlik tarım işçisi çalıştıran tarla veya bahçe sahipleri/işleticileri ve işverenler tespit ettikleri/çalıştırdıkları mevsimlik tarım işçilerini kolluk kuvvetlerine bildirecektir. “

]]>
https://www.haber28.com.tr/mevsimlik-tarim-iscileri-ve-ailelerine-yonelik-calismalar-icin-genelge-yayimlandi/feed/ 0
İtalyan Kadın Yönetmen Paola Cortellesi, Barbie Filmini Geride Bıraktı https://www.haber28.com.tr/italyan-kadin-yonetmen-paola-cortellesi-barbie-filmini-geride-birakti/ https://www.haber28.com.tr/italyan-kadin-yonetmen-paola-cortellesi-barbie-filmini-geride-birakti/#respond Mon, 22 Jul 2024 21:00:38 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=26936 Greta Gerwig, Barbie filmiyle sinema tarihinde en yüksek gişe hasılatı elde eden kadın yönetmen olarak tarihe geçmiş olabilir, ancak İtalya’da Gerwig’in rekorunu kıran bir başka kadın yönetmen var.

50 yaşındaki oyuncu, yazar ve şarkıcı Paola Cortellesi’nin C’è Ancora Domani (Hala Umut Var) adlı filmi, geçen yıl İtalya’da hem Barbie hem de Oppenheimer’ın önüne geçtikten sonra şimdi Avrupa’da gösterime giriyor.

Sinemalarda geçen ay itibarıyla neredeyse 40 milyon dolarlık bilet satışı yapan ve kadınların maruz kaldığı şiddeti ele alan film aynı zamanda bir İtalyan kadın yönetmen tarafından yönetilen en başarılı film seçildi.

BBC’ye konuşan Cortellesi, filmin başarısına hâlâ inanamadığını söyledi.

“Hiç kimse izleyicilerin bu filme olan ilgisini ve sevgisini tahmin edemezdi” diyen Cortellesi sözlerine şöyle devam etti:

“Yaklaşık 30 yıldır oyunculuk yapıyorum ve son 10 yıldır senaryo yazıyorum, şimdi de 50 yaşında ilk filmimi yaptım. Barbie gibi kadınların deneyimlerini ele alan dev bir filmle beyazperdeyi ve gişeyi paylaşmak sanırım iyi bir şey olmalı.”

‘Kadın cinayetleri ne yazık ki İtalya’da çok güncel bir konu’

Filmin İtalya’da bu kadar ses getirmesinin bir nedeni, Cortellesi tarafından canlandırılan filmin kahramanı Delia’nın kocası tarafından fiziksel ve duygusal tacize uğraması.

Filmde Cortellesi, İtalya’da kadınların ilk kez oy kullanma hakkına sahip olduğu 1946 yılında, savaş sonrası Roma’da yoksulluk içinde yaşayan bir ev kadını ve anneyi canlandırıyor.

Ancak hikaye İtalyan izleyicide kadınların güvenliğine ilişkin günümüz kaygıları yansıtıyor.

En güncel istatistiklere göre İtalya’da 2023 yılında 120 kadın öldürüldü. Bu, her üç günde bir kadına denk geliyor.

Bu kadınların yüzde 50’den fazlasının partnerleri ya da eski partnerleri tarafından, dörtte birinin ise çocukları (yüzde 89’u erkek çocuğu) tarafından öldürüldüğü belirtiliyor.

İtalya’da kadın cinayetleri konusu Kasım 2023’te, filmin gösterime girmesinde birkaç hafta sonra patlak verdi.

Giulia Cecchettin adlı 22 yaşındaki bir üniversite öğrencisinin, hala yargılanmayı bekleyen eski erkek arkadaşı tarafından öldürüldüğü yönündeki iddialar ülkede kitlesel protestolara yol açtı. Cecchettin’in cenazesine binlerce kişi katıldı.

Kadın cinayetlerinin “ne yazık ki İtalya’da çok ama çok güncel bir konu” olduğunu söyleyen Cortellesi, filmin “binlerce yıldır devam ettiğini” savunduğu kültürel bir zihniyeti keşfetmeye çalıştığını belirtiyor.

‘Nelerin değiştiğini ve nelerin aynı kaldığını karşılaştırmak istedim’

İtalya’da “Tutku suçları” olarak adlandırılan suçların 1981 yılından beri cezası var.

Temmuz 2023’te cinsel saldırının 10 saniyeden az sürmesi nedeniyle bir okul bekçisinin 17 yaşındaki bir kız öğrenciyi taciz etmekten beraat etmesi dünya çapında manşetlere taşındı.

“Kısa süreli taciz” ifadesi İtalya’da Instagram ve TikTok’ta #10secondi hashtag’iyle birlikte bir trend haline geldi.

Cortellesi, kadına yönelik şiddet temasının yıllardır senaryolarının yanı sıra oyunculuğunun da bir parçası olduğunu, ancak bunu bizzat yaşamadığını paylaşıyor.

“Nelerin değiştiğini ve nelerin aynı kaldığını karşılaştırmak için geçmişte geçen çağdaş bir film yapmak istedim” diyen Cortellesi devam ediyor:

“Artık kadınlar olarak bazı haklara ve güvencelere sahip olabiliriz, ancak toplumda değişmeyen şey, sevgiyi çarpıtan ve onu sahiplenme eylemine dönüştüren zihniyet. Bu yüzden daha iyi bir eğitim sistemine ihtiyacımız var.”

Mizahın kullanımı

C’è Ancora Domani zor konuları ele alan bir film olabilir, ancak Cortellesi, izleyicilerin filmle ilişki kurmasına yardımcı olmak için mizaha başvurduğunu söylüyor.

“Geçmişte yazdığım senaryolarda da aynı dili kullandım” diyen Cortellesi, “Bu komedi değil ama çok ciddi temalar hakkında konuşmak için komedi dilinin kullanımı” diye açıklıyor.

Cortellesi aynı zamanda İtalya’daki izleyici kitlesinin yüzde 45’inin erkek olduğunu belirtiyor ve bunu “büyük bir mutluluk” olarak nitelendiriyor.

Cortellesi, “Bu asla İtalyan erkeklere karşı bir film değil, paylaşmaya ve hayatta aynı yolda birlikte yürümeye bir davet. Erkekleri filmi izlemekten soğutmak ve onları suçlayan bir parmakla işaret ettiğimi düşünmelerini istemedim” diyor.

]]>
https://www.haber28.com.tr/italyan-kadin-yonetmen-paola-cortellesi-barbie-filmini-geride-birakti/feed/ 0
Üsküdar’da site sakinleri ile yöneticileri arasında kavga kamerada https://www.haber28.com.tr/uskudarda-site-sakinleri-ile-yoneticileri-arasinda-kavga-kamerada/ https://www.haber28.com.tr/uskudarda-site-sakinleri-ile-yoneticileri-arasinda-kavga-kamerada/#respond Sun, 21 Jul 2024 05:24:05 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=26661 Üsküdar’da site sakinleri ile yöneticileri arasında kavga kamerada

Üsküdar’da site sakinlerine saldıran müteahhit ve yönetici protesto edildi

İSTANBUL – Üsküdar’da bir sitede yöneticilerin iddiaya göre keyfi uygulamaları site sakinlerini bıktırdı. Sabah saatlerinde elektriğin yönetim tarafından kesilmesi üzerine itiraz eden site sakinleri ile müteahhit ve işçileri arasında başlayan tartışma kısa sürede büyüyerek kavgaya dönüştü. Site sakinleri tarafından müteahhit ve yönetime karşı protestolar başladı.

Üsküdar Küçüksu Mahallesi’nde bulunan sitesinde yöneticilerin iddiaya göre keyfi uygulamaları site sakinlerini isyan ettirdi. Sabah saatlerinde yönetim tarafından elektriğin kesilmesi üzerine olaya itiraz eden site sakinleri ile müteahhit ve işçileri arasında başlayan tartışma kısa sürede büyüyerek kavgaya dönüştü. Site sakinlerinden Furkan Çabuk ve babası Ayhan Çabuk’un müteahhit O. K., babası C. K., şoförleri F. T. ve işçileri arasında çıkan kavga birlikte site yönetimine ve müteahhit firmaya protestolar başladı. Site sakinleri yönetimi tencere tava ve düdük çalarak protesto etti.

Konuyla ilgili konuşan site sakinlerinden avukat Sevil Tosun, “Burada boğaz dediğimiz bölgede bizler kat maliki olarak maalesef müteahhit tarafından ve atadığı yönetim tarafından çok ciddi bir mağduriyet yaşıyoruz. Sabah 9’dan beri elektriklerimiz kesiktir. Burada müteahhit kendi üzerine düşen yükümlülüklerini yerine getirmeyerek bunun cezasını da, bedelini de bizzat bizlere ödetmeye çalışarak hepimizi mağdur ediyor. ve burada yaşlı olan var, çocuğu olan var. Çok ciddi sıkıntılar yaşıyoruz. Maalesef ki yasal yollara başvurduk. Ama tabi ki bu bir süreç alıyor. Bu süreç içerisinde de yine tehdit var. Birtakım hareketler ve müvekkillerime karşı bugün çok ciddi bir darp eylemi gerçekleşmiştir. Kendisi burada site içerisinde müteahhit ve yönetim tarafından darp edilmiş, burnunda kırık oluşmuş. Ciddi anlamda maddi manevi zarara uğramıştır. Bunun biz her ne kadar yasal takibini yapıyor ve yapacak olsak da bu tarz mağduriyetlerin önüne geçilmesi ve gerekli önlemlerin bakanlık tarafından alınmasını talep ediyoruz. En önemli istirhamımız bu olacaktır.” dedi.

Site sakinlerinden ve darp edilen Furkan Çabuk’un babası Ayhan Çabuk ise, “Ben bugün firma sahibi tarafından darp edilen Furkan Çabuk’un babasıyım. Onları ayırmaya çalışırken beni de darp ettiler. ‘Buranın kralı biziz. Polisi biziz. Belediyesi de biziz. İtirazı olan gelsin’ diyerek sözlü tacizde bulundular. Sonra ben ayırmaya çalışsam da firma yetkilisi ve sahibi oğluma yumruk atarak yanındaki adamlarla beraber darp ettiler. Ben de araya girip yardım için ayırmaya çalışırken de beni darp ettiler. Şikayetçi olduk. İstek dışı para toplayıp fahiş fiyattan elektrik satmak istiyorlar. Buna karşı çıktığımız için de iskanı vermiyorlar. ve iskanı vermedikleri için şantiye elektriği ile beraber bunlar istedikleri gibi fiyatlardan hem yönetime fahiş fiyattan aidat topluyorlar, hem de elektriği istedikleri fiyattan satıyorlar. Biz de onlara karşı çıkıyoruz site olarak.” şeklinde konuştu.

Konu ile ilgili site yöneticiler sorulan sorulara cevapsız bıraktı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/uskudarda-site-sakinleri-ile-yoneticileri-arasinda-kavga-kamerada/feed/ 0
TİKA, Pakistan, Bangladeş ve KKTC’deki projelerine devam ediyor https://www.haber28.com.tr/tika-pakistan-banglades-ve-kktcdeki-projelerine-devam-ediyor/ https://www.haber28.com.tr/tika-pakistan-banglades-ve-kktcdeki-projelerine-devam-ediyor/#respond Thu, 18 Jul 2024 06:48:08 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=26117 Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı, (TİKA) Pakistan, Bangladeş ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde (KKTC) projelerine devam ediyor.

TİKA tarafından yapılan bilgilendirmeye göre, Başkanlık tarafından Pakistan’da faaliyet gösteren Türkiye-Urdu Haber Ajansına teknolojik altyapıyı güçlendirmek amacıyla ofis tadilatı ve teknik ekipmanların kurulumu tamamlandı.

Video-grafik sistemleri, mikrofonlar, kameralar gibi stüdyo ve ışık sistemlerinin yenilendiği projenin açılış törenine, Türkiye’nin Lahor Başkonsolosu Durmuş Baştuğ, TİKA İslamabad Koordinatörü Muhsin Balcı, Türkiye-Urdu Haber Ajansı Genel Müdürü Muhammed Hasan, Gazeteciler Birliği üyeleri ve basın mensupları katıldı.

Hasan, Türkiye ve TİKA’ya katkılarından dolayı teşekkür ederek, güncel haberlerin yanı sıra Pakistan-Türkiye ortak tarihini, kültürünü, değerlerini ve geleneklerini tanıtmak amacıyla alanında uzmanlarla programlar, röportajlar ve belgeseller hazırlanacağını ifade etti.

TİKA, Bangladeş’de de projelere devam ediyor

TİKA, 2019’da Başkanlık tarafından kurulan Türkiye-Bangladeş Teknik Enstitüsünde de (BTTI) sürücülük kursu, elektrik-elektronik ve sıhhi tesisat kurslarına eğitim malzemesi desteğinde bulundu.

Sürücü kursu törenle hizmete açılırken, törende, elektrik-elektronik ve sıhhi tesisat bölümleri için TİKA tarafından temin edilen eğitim malzemelerinin de teslimi yapıldı.

Açılış töreninde Türkiye Bangladeş Parlamentolararası Dostluk Komitesi Üyesi Milletvekili Motahar Hossain, Türkiye’nin Bangladeş ile dostluğuna vurgu yaparak TİKA projelerinin bu anlamda çok önemli etkiler bıraktığının altını çizdi.

Proje kapsamında sürücü kursu için bir araç, bir motosiklet temin edilerek mesleki eğitim binasının elektrik ihtiyacını büyük ölçüde karşılayacak bir güneş enerjisi sistemi kuruldu. Ayrıca elektrik-elektronik bölümü için multimetre, voltmetre, gerilim test cihazı; sıhhi tesisat bölümü içinse pistonlar, matkaplar ve bükücüler gibi tam kapasiteli bir eğitim olanağı oluşturacak teknik ekipmanlar temin edildi.

İlk etapta BTTI, bölgede ikamet eden gençlerden mesleki eğitim kurslarına ilgi duyan ve bu alanlarda uzmanlaşmak isteyenleri belirleyerek eğitim programlarına katılmaya teşvik etti. İşsiz kalan genç erkek ve kadınlar arasında yoksulluğun azaltılması, becerilerin geliştirilmesi ve farkındalığın artırılması ana hedefler olarak belirlendi.

Mesleki eğitim merkezi 3 bin 200 metrekarelik bir alana kurulu halde bulunan BTTI, başkent Dakka’nın 375 kilometre kuzeyinde, Bangladeş sınır bölgesindeki Lalmonirhat şehrinde yer alıyor.

TİKA tarafından kurulan teknoloji binasında, gençlere temel bilgisayar ve ofis araçları kullanımı, web site dizayn ve programlama gibi kursların yanı sıra, kadınlara yönelik tekstil işçiliği dersleri verilmesi de planlamalar arasında.

KKTC’de “Uygulama Oteli” yenileme projesi

TİKA, KKTC’de eğitim faaliyetlerini sürdüren Haydarpaşa Ticaret Lisesi bünyesindeki Uygulama Otelini yeniledi.

Yenilenen “Haydarpaşa Ticaret Lisesi Uygulama Oteli” açılışına, KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, KKTC Başbakan Yardımcısı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu, KKTC Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu, KKTC Sivil Savunma Teşkilatı Başkanı Atilla Karaca, TİKA Lefkoşa Koordinatörü Havva Pınar Özcan Küçükçavuş, KKTC MEB Mesleki Teknik Öğretim Dairesi Müdürü Gülşen Hocanın ile öğretmenler ve öğrenciler katıldı.

KKTC Cumhurbaşkanı Tatar, turizm alanında eğitim gören öğrenciler tarafından uygulama otelinde ağırlandı.

Uygulama Otelinin yenilenen bölümü, öğrencilerin pratik eğitimlerini gerçekleştirdiği alanın yanı sıra Türkiye’den gelen öğretmenler ve diğer misafirler için kısa süreli konaklama imkanı sunuyor.

1959’dan bu yana Lefkoşa’da mesleki eğitim alanında eğitim öğretim faaliyetlerini yürüten Haydarpaşa Ticaret Lisesi, muhasebe, finansman, pazarlama, büro yönetimi, yiyecek içecek konaklama ve ön büro hizmetleri olmak üzere üç alanda eğitime devam ediyor.

Okul bünyesinde 250’ye yakın öğrenci, yiyecek içecek ve konaklama, mutfak, servis, resepsiyon ön büro ve kat hizmetleri dallarında eğitim alıyor.

Bu eğitimler, 6 odalı, resepsiyon, restoran ve lobisi bulunan okul binasında yapılıyor. Okulun uzun yıllardır kullanılan, yıpranmış tarihi binası, TİKA tarafından detaylı bir tadilattan geçirilerek tekrar hizmete açıldı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/tika-pakistan-banglades-ve-kktcdeki-projelerine-devam-ediyor/feed/ 0
Sağlığa zararlı olduğu gerekçesiyle İsviçre’de yasaklanan Beypazarı’ndan ilk açıklama https://www.haber28.com.tr/sagliga-zararli-oldugu-gerekcesiyle-isvicrede-yasaklanan-beypazarindan-ilk-aciklama/ https://www.haber28.com.tr/sagliga-zararli-oldugu-gerekcesiyle-isvicrede-yasaklanan-beypazarindan-ilk-aciklama/#respond Wed, 10 Jul 2024 04:12:08 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=24552 İsviçre Federal Gıda Güvenliği ve Veterinerlik Bürosu, Türkiye’den gelen Beypazarı markasına ait maden suyunda yüksek miktarda bor bulunduğunu açıkladı. İsviçre hükümeti ise Beypazarı marka maden suyunun tüketilmemesi gerektiğini duyurdu ve ürünü yasakladı.

BEYPAZARI’NDAN İLK AÇIKLAMA

Konuyla ilgili Beypazarı Soda’dan ilk açıklama geldi. Açıklamada maden suyunda yüksek miktarda bor bulunduğu ve sağlığa zararlı olduğu yalanlandı. Öte yandan farklı ülkeler ve kuruluşların kalite standartlarını belirlerken farklı veriler kullandığı ifade edilirken; firmanın Türkiye’deki yönetmeliğe ve ABD Çevre Koruma Ajansı’nın belirlediği parametrelere uyduğu vurgulandı.

Şirketten yapılan açıklama şu şekilde: “Bir kısım sosyal medya mecralarında İsviçre kaynaklı bir habere dayandırılarak markamız Beypazarı Doğal Maden Suyu hakkında haksız ve gerçek dışı dezenformasyon amaçlı yayınlar yapılarak ürün içeriğindeki bor miktarının yüksek olduğu ve sağlığa zararlı olduğu yönünde asılsız itham ve içerikler paylaşılmıştır.

“ÜRÜNLERİMİZ SAĞLIK BAKANLIĞI TARAFINDAN DA DENETLENEREK DÜZENLİ ANALİZLERİ YAPILMAKTADIR”

Bu tür kötü niyetli ve haksız ithamlar ile ilgili tüketicilerimizi aydınlatmak ve doğru bilgileri aktarmak isteriz. Ülkemizin %100 yerli ve milli değeri olan ‘BEYPAZARI’ markası uluslararası arenada hızla büyümektedir. Firma olarak 30’u geçkin ülkeye ihracat yaparak Türkiye, Avrupa ve Dünya kalite ödülleri almış, ISO 22000; ISO 9001; ISO 14001; ISO 45001; FSSC 22000 ve ESMA kalite sertifikalarına sahip olan ve sektörde saygın bir yere sahip olan bir markayız. Şirketimiz ürünlerinin kalitesini sürekli olarak titizlikle izlemekte, yine ürünlerimiz Sağlık Bakanlığı tarafından da denetlenerek düzenli olarak analizleri yapılmaktadır.

“FARKLI ÜLKELER VE KURULUŞLAR, KALİTE STANDARDI BELİRLERKEN FARKLI VERİLERE DAYANIRLAR”

Farklı ülkeler ve uluslararası kuruluşlar içme suyuyla ilgili kalite standartlarını belirlerken farklı bilimsel verilere ve politik yaklaşımlara dayanarak değişiklikler yapabilirler. Bu politika ve yaklaşımlar, hangi bilimsel çalışmanın temel alındığı, tüketim alışkanlıkları, vücut ağırlıkları ve diğer faktörlere göre değişiklik arz etmektedir. Başka uluslararası kuruluşlar da içme suyundaki bor miktarı için farklı rehber değerler belirlemişlerdir.

İçme suyundaki bor için sağlık temelli düzenleyici sınırlar Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından 2,4 mg/L, Avustralya Ulusal Sağlık ve Tıp Araştırmaları Konseyi tarafından 4 mg/L ve Avrupa Birliği tarafından 1 mg/L olarak belirlenmiştir. Amerika Birleşik Devletleri Çevre Koruma Ajansı (U.S. EPA) ise içme suyundaki Bor minerali için bir düzenleyici sınırlama belirlememiş ancak ömür boyu sağlık danışma değerini 5 mg/L olarak belirlemiştir.

“FİRMAMIZ, TÜRKİYE’DEKİ YÖNETMELİĞİNE UYGUNLUĞUNU AÇIKÇA BEYAN EDER”

Firmamız, Türkiye’deki Doğal Mineralli Sular Yönetmeliği’ne ve uluslararası standartlara uygunluğunu açıkça beyan eder, Dünya Sağlık Örgütü ve Amerika Birleşik Devletleri Çevre Koruma Ajansı tarafından belirlenen parametrelerin tamamında uygun değerler içinde olduğumuzu vurgularız. Haberin İsviçre kaynaklı olmasına rağmen, bu haberin yerel basında “yüksek değer çıktı” şeklinde sunulmasının, bilgiyi yanlış algılamaya yönelik bir çaba olduğunu düşünüyoruz.

“YANLIŞ ALGI OLUŞTURMA ÇABALARI”

Önceki yıllarda İsviçre akredite analiz laboratuvarı EUROFİNS tarafından yapılan bor analiz sonucunu da paylaşarak, şeffaf ve doğru bilgi aktarımını sağlamaya önem verdiğimizi belirtmek isteriz. (analiz sonucu sapma değeri ile birlikte 0,80 mg/lt ye denk gelmektedir) Tüm bu olumsuz haberlere ve yanlış algı oluşturma çabalarına rağmen yanımızda olan, güvenini koruyan, desteğini esirgemeyen değerli ve bilinçli tüketicilerimiz ile doğru haberi paylaşabilmek adına bizlerle iletişime geçen kıymetli basın mensuplarına teşekkürü bir borç biliriz.

]]>
https://www.haber28.com.tr/sagliga-zararli-oldugu-gerekcesiyle-isvicrede-yasaklanan-beypazarindan-ilk-aciklama/feed/ 0
Antiochia Ad Cragum Antik Kenti, ‘Geleceğe Miras Projesi’ ile Yeniden Ayağa Kalkacak https://www.haber28.com.tr/antiochia-ad-cragum-antik-kenti-gelecege-miras-projesi-ile-yeniden-ayaga-kalkacak/ https://www.haber28.com.tr/antiochia-ad-cragum-antik-kenti-gelecege-miras-projesi-ile-yeniden-ayaga-kalkacak/#respond Wed, 10 Jul 2024 02:48:06 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=24531 Antalya’nın Gazipaşa ilçesinde Güneyköy Mahallesi Nuhotyeri mevkisinde bulunan Antiochia Ad Cragum Antik Kenti, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından hayata geçirilen “Geleceğe Miras Projesi”yle yeniden ayağa kalkacak.

Gazipaşa’da, tarihi ve doğal güzellikleriyle yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çeken Antiochia Ad Cragum Antik Kenti’nde bakanlık tarafından kazı ve restorasyon çalışması başlatıldı. Cumhurbaşkanı Kararı veya Bakanlar Kurulu Kararı ile yürütülen arkeolojik kazı ve restorasyon çalışmalarının daha verimli getirilmesi için hayata geçirilen “Geleceğe Miras Projesi” kapsamında Antiochia Ad Cragum Antik Kenti’nde yapılacak kazı ve restorasyon çalışmalarında kullanılmak üzere Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından 60 milyon 480 bin TL ödenek ayrıldı. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Antalya İl Kültür ve Turizm Müdürü tarafından antik kentte yapılacak kazı, konservasyon, konsolidasyon, anastylosis ve çevre düzenleme çalışmaları resmen başlatıldı.

60 milyon 480 bin TL ödenek çıkartıldı

Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından Antiochia Ad Cragum Antik Kenti’nde yapılacak çalışmalar için 60 milyon 480 bin TL ödenek çıkartıldı. Antik kentin yeniden ayağa kaldırılması ve turizme kazandırılması için başlatılan 1. Etap kazı çalışmaları Kazı Başkanı Prof. Dr. Mehmet Tekocak ve ekibince gerçekleştiriliyor. Antik kentte yapılacak çalışmalarla, antik kent içinde bulunan Sütunlu Cadde’nin güneybatı, kuzeybatı, güneydoğu ve kuzeydoğusu ile Sütunlu Cadde’nin zemininde kazı, konservasyon, konsolidasyon, anastylosis ve çevre düzenleme çalışmaları yapılacak. Buradaki çalışmalar, 3 etap şeklinde gerçekleştirilecek.

Persistili avlu ve çevresi de düzenlenecek

Bakanlık tarafından çıkartılan 60 milyon 480 bin TL ödenek ile antik kent içinde bulunan Persistili Avlu ve çevresi de düzenlenecek. Yapılacak kazı işi kapsamında Persistili Avlu’nun güneybatı, kuzeybatı, güneydoğu ve kuzeydoğusunda kazı, konservasyon, konsolidasyon, anastylosis ve çevre düzenleme çalışmaları gerçekleştirilecek.

Ortaçağ Kalesi “A” Yapısı’nda çalışma yapılacak

Yine bakanlık tarafından çıkartılan milyonluk ödenek kapsamında Trikonkhos (Üç Yapraklı Yonca) Planlı Yapı ile Antiochia Ad Cragum Antik Kenti içinde bulunan Ortaçağ Kalesi “A” Yapısı ve kale çevresinde kazı, konservasyon, konsolidasyon, anastylosis ve çevre düzenleme çalışmaları gerçekleştirilecek. Kale çevresi ve içinde bitki temizliği yapılarak, Antiochia Ad Cragum Antik Kenti yeniden ayağa kaldırılacak ve turizme kazandırılacak.

AK Parti Gazipaşa İlçe Başkanı Ramis Yiğit, bölgede yapılan çalışmaları yerinde inceledi. Geçtiğimiz aylarda Gazipaşa’yı ziyaret eden Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un Gazipaşa için verdiği sözleri hatırlatan Başkan Yiğit, “Sayın Bakanımız Nuri Ersoy’un ilçemize söz verdiği yatırımların başlamasının sevincini yaşıyoruz” diyerek, çalışmalarda emeği geçen herkese teşekkür etti. Yiğit, “Antik Çağ’da Dağlık Kilikya olarak bilinen bölgede ve Akdeniz kıyısına konumlanan Antiochia Ad Cragum Antik Kenti, Gazipaşa ilçesi Güneyköy Mahallesi sınırları içinde yer alan, eşsiz güzellikleri barındıran tarihi bir mekanımız, mirasımız. Bir süre önce ilçemizde bir dizi ziyaretler gerçekleştiren Kültür ve Turizm Bakanımız Sayın Mehmet Nuri Ersoy’un ilçemize söz verdiği yatırımların başlamasının sevincini yaşıyoruz. Güneyköy’ünü bir cazibe merkezi haline getirecek projeler hayata geçiyor. Antiochia ad Cragum Antik Kenti Koordinatör Kazı Başkanı Prof. Dr. Mehmet Tekocak ve ekibinin yaptığı çalışmaları yerinde görmek için kazı ekibini ziyaret ettik. Çalışmalarında kendilerine kolaylık diledik. Gazipaşa’mıza yapılan bu yatırımlar için başta Kültür ve Turizm Bakanımız Sayın Mehmet Nuri Ersoy ve AK Parti Antalya milletvekillerimize, AK Parti İl Başkanımız Sayın Ali Çetin’e ve Antalya İl Kültür ve Turizm Müdürü Dr. Candemir Zoroğlu’na teşekkürlerimizi sunuyorum” şeklinde konuştu. – ANTALYA

]]>
https://www.haber28.com.tr/antiochia-ad-cragum-antik-kenti-gelecege-miras-projesi-ile-yeniden-ayaga-kalkacak/feed/ 0
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, İstanbul’da yeni raylı sistem hatlarının yapımını üstlendi https://www.haber28.com.tr/ulastirma-ve-altyapi-bakanligi-istanbulda-yeni-rayli-sistem-hatlarinin-yapimini-ustlendi/ https://www.haber28.com.tr/ulastirma-ve-altyapi-bakanligi-istanbulda-yeni-rayli-sistem-hatlarinin-yapimini-ustlendi/#respond Tue, 25 Jun 2024 04:00:29 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=22754 Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, “Cumhurbaşkanlığı kararı ile Altunizade-Çamlıca Camii-Bosna Bulvarı-Metro Hattı’nın devamı olan Bosna Bulvarı-Bahçelievler-Kazım Karabekir Raylı Sistem Hattı’nın yapım işleri Bakanlığımıza devredildi” dedi.

Bakan Uraloğlu, Bosna Bulvarı-Bahçelievler-Kazım Karabekir Raylı Sistem Hattı ile Konya Şehir Hastanesi-Stadyum 2. Etap Tramvay Hattı’nın yapımının Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından üstlenildiğini açıkladı.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzası ile Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında yer alan Bosna Bulvarı-Bahçelievler-Kazım Karabekir Raylı Sistem Hattı ile Konya Şehir Hastanesi-Stadyum 2. Etap Tramvay Hattı’nın Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından yapılacağını belirterek, “Bilindiği gibi İstanbul başta olmak üzere birçok şehrimizi baştan başa modern raylı sistem ağlarıyla donatma çalışmalarına son yıllarda büyük bir hız kazandırdık. Hatta Bakanlığımız tarafından Türkiye genelinde yapımı tamamlanarak hizmete sunulan toplam kent içi raylı sistem projesi uzunluğu 416 kilometreye ulaştı. Ayrıca İstanbul, Kocaeli ve Bursa’da toplam 60,7 kilometre raylı sistem hattının yapım çalışmalarına da devam ediyoruz. Bu projelerin yapım işinin de bakanlığımız bünyesine geçmesi ile birlikte bu ağımız da genişlemiş oldu” ifadelerini kullandı.

Bakan Uraloğlu, Marmaray, Levent-Hisarüstü Metrosu, Pendik-Sabiha Gökçen Havalimanı Metrosu gibi İstanbul’da 7 adet ayrı metro hattının hizmete aldıklarını ve projelere dur durak demeden devam ettiklerini vurgulayarak, “Amacımız İstanbullu vatandaşlarımıza hizmet etmek. Şu ana kadar İstanbul’da yaptığımız hatların uzunluğu 147,7 kilometreye ulaştı. Bakanlığımız tarafından yapılan metro sistemleri sayesinde İstanbullular trafik çilesinden kurtuluyor. Ancak daha yapılması gereken çok iş var ve İstanbullu vatandaşlarımızı bekletmek gibi bir lüksümüz bulunmuyor. Bu nedenle Cumhurbaşkanlığı kararı ile Altunizade-Çamlıca Camii-Bosna Bulvarı- Metro Hattı’nın devamı olan Bosna Bulvarı-Bahçelievler-Kazım Karabekir Raylı Sistem Hattı’nın yapım işleri Bakanlığımıza devredildi” diye konuştu.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Uraloğlu, yapımı bakanlık tarafından gerçekleştirilen “Altunizade-Çamlıca Camii Bosna Bulvarı- Metro Hattı”nın İstanbul’un yoğun yerleşim yerleri olan Kazımkarabekir ve Bahçelievler semtlerine uzatılmasını kapsayan proje olduğunu açıkladı.

6 kilometre uzunluğunda 4 istasyondan oluşan hattın 80 kilometre hıza uygun şekilde tasarlanacağını bildiren Uraloğlu, “Tamamlandığında bu hattımız Ümraniye-Ataşehir-Göztepe Metrosu ile Kazımkarabekir İstasyonunda entegre olacak. Proje için Etüt-Fizibilite güncelleme çalışmalarını tamamlamamızın ardından hızla yatırım programına teklif ederek yapımına başlayacağız. Bu projeyi de hızla İstanbullu vatandaşlarımızın hizmetine kazandıracağız” ifadesini kullandı.

Bakan Uraloğlu, Konya Büyükşehir Belediyesi tarafından ihalesi yapılan Konya stadyum- şehir hastanesi 1. Etap tramvay hattı ile birlikte Barış Caddesi Tramvay Hattı’nın da belediye tarafından yapıldığını hatırlattı.

Söz konusu hatların entegrasyonunu sağlayacak olan Konya Şehir Hastanesi-Stadyum 2. Etap Tramvay Hattı’nın ise Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’na devredildiğini bildiren Bakan Uraloğlu, “Her zaman söylüyoruz, biz vatandaşlarımız için hizmet siyaseti yapıyoruz, şantiyelerden çıkmıyoruz. Tek amacımız var; vatandaşımızın ayağına taş değmesin. Bu nedenle Konya Büyükşehir Belediyesi’nin yaptığı tramvay hatlarının entegrasyonunu sağlayacak bu hattı da Bakanlığımız yapacak ve Konyalı hemşerilerimizin hizmetine sunacak” açıklamasında bulundu.

Bakan Uraloğlu, 10 kilometre uzunluğundaki Konya Şehir Hastanesi-Stadyum 2. Etap Tramvay Hattı projesinin Konya Büyükşehir Belediyesi tarafından da hazırlandığını belirterek, bu sayede Bakanlık yatırım programına alınması için gerekli çalışmaları hızla başlatabildiklerini söyledi.

Hattın yatırım programına alınmasından sonra öncelikli olarak ihalesinin hemen yapılacağını bildiren Bakan Uraloğlu, “Konya Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan Tramvay Hattı’nın devamı olacak Konya Şehir Hastanesi-Stadyum 2. Etap Tramvay Hattı’nı da Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak tamamlamayı planlıyoruz. 10 istasyondan oluşacak bu 10 kilometrelik hattımızı 80 kilometre hıza uygun inşa edeceğiz. Projemiz yolcu hareketliliğinin yoğunluğunun olduğu Otogar ve Stadyum Bölgelerine de hizmet verecek” diye konuştu.

Bakan Uraloğlu, raylı sistem projelerinin çevreci, konforlu, güvenli ve hızlı olduğunu vurgulayarak raylı trafik çilesini de kaldıran raylı sistem projelerine devam edeceklerini söyledi.

Uraloğlu, “Cumhurbaşkanımız liderliğinde sorumluluk alanımızdaki her sektörde Türkiye Yüzyılı’nı şaha kaldıracak projelere imza attık ve atmaya da devam edeceğiz. Tüm Türkiye’de olduğu gibi şehir içi rayla sistem projelerini de üstlenerek vatandaşlarımızın konfora ve çevreci teknolojileri ulaşmasını sağlayacağız. Bu projelere dur durak demeden devam edeceğiz” ifadelerine yer verdi. – ANKARA

]]>
https://www.haber28.com.tr/ulastirma-ve-altyapi-bakanligi-istanbulda-yeni-rayli-sistem-hatlarinin-yapimini-ustlendi/feed/ 0
Rekabet Kurulu, Bazı Devralma ve Ortak Kontrol Başvurularını Karara Bağladı https://www.haber28.com.tr/rekabet-kurulu-bazi-devralma-ve-ortak-kontrol-basvurularini-karara-bagladi/ https://www.haber28.com.tr/rekabet-kurulu-bazi-devralma-ve-ortak-kontrol-basvurularini-karara-bagladi/#respond Sat, 18 May 2024 01:48:33 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=18520 Rekabet Kurulu, bazı devralma ve ortak kontrol kurulması başvurularını karara bağladı.

Rekabet Kurumunun internet sitesinde yer alan duyuruya göre Kurul, Ford Motor Company ve Volkswagen AG arasındaki One Ton Van Geliştirme ve Tedarik anlaşmaları ile Ford Motor Company ve Ford Otomotiv Sanayi AŞ arasındaki One Ton Cargo Van Fason Üretim ve Tedarik anlaşmalarına Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un ilgili maddesindeki şartların karşılanması nedeniyle bireysel muafiyet tanıdı.

Bpifrance Investissement kontrolündeki Fonds Avenir Automobile 2, Meridiam SAS kontrolündeki Meridiam Green Impact Growth Fund, EXOES ve E-MERSIV’in (EXOES Grup) kurucu hissedarları Arnaud Desrentes ve Remi Daccord tarafından birlikte kurulacak yeni holding şirketi (HOLD-CO) aracılığıyla EXOES ve E-MERSIV (EXOES Grup) üzerinde ortak kontrol tesis etmesi işlemine izin verildi.

Axonics Inc’in tek kontrolünün Boston Scientific Corporation tarafından devralınması işlemine izin verilmesi uygun bulundu.

Metafor Yenilenebilir Enerji ve Elektrik Üretim AŞ’nin ve Knot Enerji Elektrik Üretim AŞ’nin tüm hisselerinin ve kontrollerinin İş Enerji Yatırımları AŞ tarafından devralınması işlemi uygun görüldü.

Fresenius Medikal Hizmetleri AŞ kontrolündeki IDC Uluslararası Diyaliz Merkezleri Ltd. Şti., Fresenius Sağlık Hizmetleri AŞ ve Fresenius Nefroloji Hizmetleri AŞ’nin hisselerinin tamamının Daviva Renal Yönetim Hizmetleri AŞ tarafından devralınması işlemine izin verilmesi kararlaştırıldı.

Belimed AG ve Belimed Life Science AG’nin tek kontrolünün, Imanto AG aracılığıyla Miele Beteiligungs-GmbH tarafından devralınması işlemi onaylandı.

Barentz Holding B.V.’nin tek kontrolünün Barley Bidco B.V. aracılığıyla Cinven Limited tarafından devralınması işlemi uygun bulundu.

Mitsui & Co., Ltd., Osaka Gas Co. Ltd. ve RWE Offshore Wind GmbH tarafından tam işlevsel bir ortak girişim kurulması işlemine izin verildi.

Halihazırda OCI Fertilizers B.V. ile ADNOC Fertilizers-Sole Proprietorship L.L.C’nin ortak kontrolündeki Fertiglobe plc hisselerinin belli bir kısmının ve tek kontrolünün ADNOC Fertilizers-Sole Proprietorship tarafından devralınması işlemine izin verilmesi kararlaştırıldı.

Aksa Enerji Üretim AŞ’nin dolaylı iştiraki ve grup şirketi olan Aksa Enerji Talimarjan FE LCC tarafından, Gülsan Sentetik Dokuma San. ve Tic. AŞ’nin Gaziantep’te kurulu doğal gaz basit çevrim santrali tesisindeki taşınır varlıklarının mülkiyetinin ve tam kontrolünün devralınması işlemi onaylandı.

VRLab Academy Yazılım AŞ’nin (VRLAB) B ve D grubu pay sahiplerine yönetim kurulu tarafından alınacak bazı kararlar bakımından veto yetkisi verilerek, anılan teşebbüs üzerinde ortak kontrol tesis edilmesi işlemi uygun bulundu.

MIM Software Inc’in tek kontrolünün GE Healthcare Technologies Inc. tarafından devralınması işlemine izin verildi.

Valeo Thermal Commercial Vehicles Germany GMBH’nin tek kontrolünün, H.I.G. Europe Middle Market Holdings L.P. aracılığıyla H.I.G. Capital, LLC tarafından dolaylı devralınması işleminin onaylanması kararlaştırıldı.

Öncü Çimento Yatırım AŞ’nin hisselerinin tamamının ve tek kontrolünün AC Çimento Sanayi ve Ticaret AŞ aracılığıyla CABA Çimento Sanayi ve Ticaret AŞ tarafından devralınması işleminin onaylanmasına karar verildi.

Anatolia Hospital markası altında Antalya’da özel hastane işletmeciliği sektöründe faaliyet gösteren Kemer Medical Center Özel Sağlık Hizmetleri Turizm ve Ticaret AŞ’nin belli hissesinin ve tek kontrolünün Koç Holding AŞ tarafından devralınması işlemine izin verilmesi uygun bulundu.

Duffle Travel Retail Platform GmbH üzerinde GHARAGE Ventures GmbH, Dufry International AG ve Takeaway.com Central Core B.V tarafından ortak kontrol kurulması işlemi onaylandı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/rekabet-kurulu-bazi-devralma-ve-ortak-kontrol-basvurularini-karara-bagladi/feed/ 0
18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi Törenleri Düzenlendi https://www.haber28.com.tr/18-mart-sehitleri-anma-gunu-ve-canakkale-deniz-zaferi-torenleri-duzenlendi/ https://www.haber28.com.tr/18-mart-sehitleri-anma-gunu-ve-canakkale-deniz-zaferi-torenleri-duzenlendi/#respond Sun, 05 May 2024 22:48:36 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=16899 Sakarya, Düzce, Zonguldak, Karabük, Kocaeli ve Bolu’da 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi’nin 109. yıl dönümü dolayısıyla tören düzenlendi.

Sakarya Şehitliği’ndeki törene, Vali Yaşar Karadeniz, Garnizon Komutanı Piyade Albay Ramazan Sedat Baş, Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem Yüce, İl Jandarma Komutanı Albay Nejdet Karaca, İl Emniyet Müdürü Selçuk Doğuş, Türkiye Harp Malulü Gaziler Şehit Dul ve Yetimleri Derneği Sakarya Şube Başkanı Mustafa Çolak, Türkiye Muharip Gaziler Derneği Sakarya Şube Başkanı Erol Demir, gaziler, ilçe belediye başkanları, kurum müdürleri ve vatandaşlar katıldı.

Törende Vali Karadeniz, Yüce, Baş ve Çolak tarafından Şehitlik Anıtı’na çelenk bırakıldı. Saygı duruşunda bulunulmasının ardından askerler saygı atışı yaptı, İstiklal Marşı okundu.

Şehitlik Anı Defteri’ni imzalayan Vali Karadeniz, büyük ve eşsiz zaferin gururunu yaşatan şehitleri unutmadan, milli birlik ve beraberliğin ehemmiyetini kavrayarak, gelecek nesillere vatan ve bayrak bilincini aşılamayı borç bilmeleri gerektiğini söyledi.

Çanakkale’nin tarihe kanla yazılan destan olduğunu anlatan Karadeniz, “Bu hissiyatla Çanakkale Deniz Zaferi’nin 109. yıl dönümünü gönülden kutluyor, başta Cumhuriyet’imizin kurucusu eşsiz komutan Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere bu toprakların bize vatan olmasını sağlayan aziz şehitlerimizi, ebediyete intikal eden kahraman gazilerimizi rahmet, minnet ve şükranla anıyor, emsalsiz fedakarlıkların tüm neslimize ve gelecek nesillerimize örnek olmasını temenni ediyorum.” dedi.

Kur’an-ı Kerim okunması ve dua edilmesinin ardından şehitlerin kabrine karanfil bırakıldı.

Düzce

Düzce’de Şehitlik Anıtı’na çelenk sunumlarıyla başlayan törende, saygı duruşunda bulunuldu, İstiklal Marşı okundu ve saygı atışı yapıldı.

Şehitlik Anı Defteri’ni imzalayan Vali Selçuk Aslan, zaferin 109. yıl dönümünün onur ve gururunu yaşadıklarını dile getirerek, vatan için her bir cephede düşmanla çarpışarak canını feda eden şehitlere rahmet diledi.

Kur’an-ı Kerim tilaveti ve duayla son bulan programın sonunda şehitlerin kabirlerine karanfil bırakıldı.

Törene, AK Parti Düzce Milletvekili Ercan Öztürk, Belediye Başkan Vekili Hudaver Gösterişli, İl Jandarma Komutanı Murat Kılıç, İl Emniyet Müdürü İbrahim Ergüder, AK Parti İl Başkanı Hasan Şengüloğlu, Harp Malulü Gaziler Şehit Dul ve Yetimleri Derneği Düzce Şube Başkanı Abdullah Markuş, kurum amirleri, gaziler ve şehit yakınları katıldı.

Zonguldak

Zonguldak Valiliği önündeki Şehitlik Anıtı’nda düzenlenen törende, Valilik, Belediye ve Şehit Aileleri Derneğinin çelenklerinin sunulmasının ardından saygı duruşunda bulunuldu, İstiklal Marşı okundu.

Vali Osman Hacıbektaşoğlu, Belediye Başkanı Ömer Selim Alan ile Şehit Aileleri Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Mustafa Yorulmaz, anı defterini imzaladı.

Vali Hacıbektaşoğlu, konuşmasında, “Şehitlik kavramı sadece vatan toprağı üzerindeki sınırlarla değil, aynı zamanda bir milletin onur, haysiyet ve değerleriyle özdeşleşmiş bir anlam taşır. 18 Mart, Türk milletinin bağımsızlık azmiyle dolup taştığı, vatan topraklarına göz diken düşmanlara karşı gösterilen eşsiz bir direnişin simgesidir.” diye konuştu.

Törene, AK Parti Zonguldak Milletvekili Muammer Avcı, CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz, İl Jandarma Komutanı Kıdemli Albay Cezmi Yalınkılıç, Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahim Alan, Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, siyasi partilerin il başkanları ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri katıldı.

Karabük

Karabük’te 5000 Evler Şehitliği’nde düzenlenen törende Vali Mustafa Yavuz, Belediye Başkanı Rafet Vergili ile şehit ve gazi dernekleri temsilcileri tarafından Şehitlik Anıtı’na çelenk sunuldu.

Saygı duruşunda bulunulmasının ardından İstiklal Marşı okunan programda Askeri Tören Mangası tarafından saygı atışı yapıldı. Daha sonra 100. Yıl Kültür Merkezi’ndeki programda oratoryo sunuldu.

Öğrenciler, Şerife Bacı, şehit öğretmen Şenay Aybüke Yalçın, şehit Ömer Halisdemir, şehit Fethi Sekin, şehit Eren Bülbül ve şehit öğretmen Necmettin Yılmaz’ın canlandırmalarını yaptılar.

Kocaeli

Kocaeli Valiliği tarafından Bağçeşme Şehitliği’nde çelenk sunumuyla başlayan tören, saygı duruşunda bulunulması ve Kocaeli Büyükşehir Belediye Bandosu eşliğinde İstiklal Marşı’nın okunmasıyla devam etti.

Deniz Eğitim Öğretim ve Garnizon Komutanlığı adına Yüzbaşı Fatih Pekdemir’in günün anlam ve önemini belirten konuşmasının akabinde Tevfik Seno Arda Anadolu Lisesi öğrencileri tarafından “Çanakkale” adlı şiir okundu.

Anı defterini imzalayan Vali Seddar Yavuz, tüm şehitleri rahmet, minnet ve saygıyla yad ederek, “Çanakkale, askerine, taarruzu değil, ölmeyi emreden Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, vatanı ve milletinin bağımsızlığı uğruna canlarını feda eden binlerce şehidimizin ve gazilerimizin yanı sıra onların yanında omuz omuza mücadele veren ninelerimizin, analarımızın, topyekun vatan ve millet sevgisinin, birlik ve beraberlik ruhunun, inancın, azmin, taktik ve dehanın zaferidir.” ifadelerini kullandı.

Vali Yavuz’un konuşmasının ardından Deniz Eğitim Öğretim ve Garnizon Komutanı Tümamiral Erhan Aydın ve Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın da defteri imzaladı.

Programın devamında Vali Yavuz ve protokol üyeleri tarafından şehitlerin kabirlerine karanfiller bırakıldı, Kur’an-ı Kerim okundu ve İl Müftüsü Mehmet Sönmezoğlu tarafından dua edildi.

Törene, AK Parti Kocaeli Milletvekili Sadettin Hülagü, CHP Kocaeli milletvekilleri Mühip Kanko ve Harun Özgür Yıldızlı, Kocaeli Cumhuriyet Başsavcısı Ferhat Kapıcı, Kocaeli Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Muzaffer Elmas, İzmit Kaymakamı Yusuf Ziya Çelikkaya, İl Emniyet Müdürü Faruk Karaduman, İl Jandarma Komutanı Albay Murat Bozkurt, siyasi parti temsilcileri, askeri erkan, şehit ve gazi dernek başkanları, şehit aileleri, gaziler ile yakınları katıldı.

Bolu

Bolu Garnizon Şehitliği’nde düzenlenen törene, Vali Erkan Kılıç, MHP Bolu Milletvekili İsmail Akgün, Garnizon Komutan Vekili Tank Komando Kıdemli Albay Cavit Nartop, Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, daire müdürleri, STK’lar, şehit yakınları ve vatandaşlar katıldı.

Askeri personel tarafından günün anlam ve önemini ifade eden konuşmaların ardından Vali Kılıç Şehitlik Anı Defteri’ni imzaladı. Daha sonra Bolu Müftüsü Hüseyin Demirtaş tarafından Kur’an-ı Kerim kerim okundu, dualar yapıldı. Vali Kılıç ve protokol üyeleri tarafından şehit mezarlarına karanfiller bırakıldı.

Yeniçağa ilçesinde de Kaymakamlık önünde Atatürk Anıtı’na çelenk sunumu yapılan törene Kaymakam Mehmet Kaan Kini, daire amirleri, siyasi parti temsilcileri ve öğrenciler katıldı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/18-mart-sehitleri-anma-gunu-ve-canakkale-deniz-zaferi-torenleri-duzenlendi/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan: CHP ve terör örgütü Türkiye’nin huzurunu istemedi https://www.haber28.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-chp-ve-teror-orgutu-turkiyenin-huzurunu-istemedi-2/ https://www.haber28.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-chp-ve-teror-orgutu-turkiyenin-huzurunu-istemedi-2/#respond Mon, 29 Apr 2024 07:36:36 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=16167 Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Her ikisi de bu milletin terör belasından yakasını kurtarmasını hiçbir zaman istemediler”

“Attığımız her adım ya CHP tarafından engellendi ya da istismar zeminini kaybetmekten korkan bölücü örgüt tarafından sabote edildi”

“Sizlerden 31 Mart’ta iradenizi kendilerinin tapulu mülkü görenlere esaslı bir ders vermenizi bekliyorum”

HAKKARİ – Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Attığımız her adım ya CHP tarafından engellendi ya da istismar zeminini kaybetmekten korkan bölücü örgüt tarafından sabote edildi. CHP ve ortakları sokaklarımızı karıştırarak ve kışkırtarak yasakların geri gelmesine çalıştılar. Böylece örgüt ise yaşlı, kadın, genç, polis, asker demeden vatan evlatlarını kalleşçe katlederek, aynı amaca hizmet etti. Her ikisi de Türkiye’de huzuru, güvenliği, kardeşliği ve demokrasinin hakim olmasını istemediler. Her ikisi de bu milletin terör belasından yakasını kurtarmasını hiçbir zaman istemediler” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, akşam saatlerinde geldiği Yüksekova Havalimanından helikopterle Hakkari il merkezine geçti. Partisi tarafından düzenlenen mitinge katılan Erdoğan, Hakkari’yi özlediğini Hakkarili kardeşlerinin de kendisini özlediğini belirterek, “Van’dan sizlere selam getirdim. Gönüllerimizi bir kez daha buluşturan rabbime hamdolsun. Hakkari’ye gelmeden önce Van’ın misafiri olduk. Maşallah orada da bambaşka bir coşku vardı. Sizlere Vanlı kardeşlerimin o muhabbetini iletiyorum. Doğu batı, kuzey güney demeden ülkemizin dört bir köşesini, 81 vilayetimizin her köşesini dolaşıyoruz. Alevi, Sünni ayrımı yapmadan samimiyetle bağrımıza bastırıyoruz. Bir zamanlar milletimize mağduriyetler yaşatan, kendilerini devletin sahibi gören bir avuç seçkin azınlık dışında çoğumuz ötekileştirildik. Haksızlığa ve hukuksuzluğu maruz bırakıldık. Gezi olaylarında, 17-25 Aralık darbe girişimine, hendek teröründen, 15 Temmuz ihanetine kadar nice badireyi aşarak bugünlere geldik. Ellerinin altındaki tüm piyonları üzerimize saldılar. Eminim sizler de gayet iyi hatırlıyorsunuz. Attığımız her adım ya CHP tarafından engellendi ya da istismar zeminini kaybetmekten korkan bölücü örgüt tarafından sabote edildi. CHP ve ortakları sokaklarımızı karıştırarak ve kışkırtarak yasakların geri gelmesine çalıştılar. Böylece örgüt ise yaşlı, kadın, genç, polis, asker demeden vatan evlatlarını kalleşçe katlederek, aynı amaca hizmet etti. Her ikisi de Türkiye’de huzuru, güvenliği, kardeşliği ve demokrasinin hakim olmasını istemediler. Her ikisi de bu milletin terör belasından yakasını kurtarmasını hiçbir zaman istemediler. Hakkarili kardeşlerimin de bunu gördüğüne inanıyorum. Sizlerden 31 Mart’ta iradenizi kendilerinin tapulu mülkü görenlere esaslı bir ders vermenizi bekliyorum. Buna hazır mıyız?” dedi

“Şehrimizin kaynaklarını terör örgütlerine ve teröristlere aktarmadan sizler için kullanacak isimler belirledik”

Hakkari’nin huzuruna, hepsi birbirinden kıymetli adaylarla çıktıklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şehrimizin kaynaklarını terör örgütlerine ve teröristlere aktarmadan sizler için kullanacak isimler belirledik. Hakkari Belediye Başkan Adayımız İsmet Ölmez, fakir fukarayı gözetmesi, ihtiyaç sahiplerinin elinden tutması ile bilinen bir kardeşimizdir. İsmet kardeşimiz, şehrimizin kalkınması ve gelişmesi için kendi imkanlarını da kullanacağına dair bize söz verdi. Seçilmesi halinde elbette biz de İsmet kardeşimizin yanında yer alacağız. Şimdi buradan soruyorum, hazır mıyız? Hakkari, 31 Mart’ta Türkiye Yüzyılı şehirleri için hazır mıyız? 31 Mart’ta Türkiye Yüzyılı şehirleri için kararlı mıyız? 31 Mart’ta gerçek belediyeciliği tercih ediyor muyuz? Bunun için seçim gününe kadar ana kademe, kadın kolları, gençler kapı kapı dolaşmaya var mıyız? Hakkari ile birlikte Türkiye haritasının tamamını Cumhur ittifakının renkleri ile boyamaya var mıyız? Allah sizlerden razı olsun” diye konuştu.

“Hakkari’deki üç millet bahçesi projemizle ilgili çalışmalarımız sürüyor”

AK Parti döneminde ülkenin her köşesine, her bölgesine ve her bir şehrine hizmet götürmek için mücadele ettiklerini de söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Hakkari’ye 21 yılda yaklaşık 72 milyar lira yatırım yaptık. Yüksekova’dan buraya araçlarınızla rahatlıkla gidebiliyorsunuz. 20 yıl önce böyle bir imkan var mıydı? İnşallah tünellerle yollarımızı daha da güzel hale getireceğiz. Hakkari Üniversitesi’ni kurduk, gençlik ve sporda bin 476 kişi kapasiteli yüksek öğrenim yurt binaları yaptık. Birçok farklı branşta 20 spor tesisi inşa ettik. Hakkari’deki ihtiyaç sahibi vatandaşlarımıza yaklaşık 6 milyar lira tutarında kaynak aktardık. Sağlıkta 220 yataklı Hakkari ve 150 yataklı Yüksekova devlet hastaneleri başta olmak üzere toplam 37 sağlık tesisini şehrimize kazandırdık. Hakkari ve Yüksekova devlet hastanelerimizi ek yatak kapasiteleriyle birlikte büyüteceğiz. Toplu konuta Hakkari’de 4 bin 935 konut projesini hayata geçirdik. Deprem meselesinin ne kadar önemli ve acil bir konu olduğunu 6 Şubat’ta hep birlikte bir kez daha gördük. Hükümet ve belediyeler el ele vererek Hakkari’yi bir an önce depreme hazırlamak istiyoruz. Hakkari’deki üç millet bahçesi projemizle ilgili çalışmalarımız sürüyor. Ulaşımda 2002 yılına kadar Hakkari’ye sadece bir kilometre bölünmüş yol yapılmıştı, biz tam 97 kilometre bölünmüş yol yaptık. Yüksekova yolundaki Yeni Köprü Tüneli’ni de bu sene tamamlıyoruz.”

Erdoğan, konuşmasının ardından Hakkari Valiliğine geçti.

]]>
https://www.haber28.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-chp-ve-teror-orgutu-turkiyenin-huzurunu-istemedi-2/feed/ 0
İBB, M3 metro hattının uzaması sonrası araç eksikliği nedeniyle izdiham yaşandığını açıkladı https://www.haber28.com.tr/ibb-m3-metro-hattinin-uzamasi-sonrasi-arac-eksikligi-nedeniyle-izdiham-yasandigini-acikladi/ https://www.haber28.com.tr/ibb-m3-metro-hattinin-uzamasi-sonrasi-arac-eksikligi-nedeniyle-izdiham-yasandigini-acikladi/#respond Mon, 22 Apr 2024 23:24:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=15366 İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), AKP’nin İBB Başkanı adayı Murat Kurum’un da “İstanbul’a bu çile reva mı” diye yazarak paylaştığı “M3 Bakırköy Sahil-Kayaşehir metro hattının uzaması sonrası İBB’nin taahhüt ettiği yeni araçları almaması sebebiyle, hatta hemen her gün her saat izdiham yaşanıyor” paylaşımına karşı kurumsal açıklama yaptı. Açıklamada, “10 Mart 2024 Pazar günü M3 Bakırköy Sahil-Kayaşehir Merkez Metro Hattı Kirazlı-Bakırköy Sahil etabı, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından tamamlanarak İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) devredilmiştir. Bakanlık tarafından uzatma istasyonları ile birlikte devredilmesi gereken 72 adet araç ise İBB’ye teslim edilmemiştir” denildi.

Bir X hesabından yapılan paylaşımda, kalabalık bir metroda yurttaşların tepkileri görülürken “M3 Bakırköy Sahil-Kayaşehir metro hattının uzaması sonrası İBB’nin taahhüt ettiği yeni araçları almaması sebebiyle, hatta hemen her gün her saat izdiham yaşanıyor. Bu sabah kaydedilen görüntüler İstanbulluların çilesini gözler önüne serdi” notu yer aldı. AKP’nin İBB Başkanı adayı Murat Kurum da paylaşımı kendi hesabından alıntılayarak “İstanbul’a bu çile reva mı” diye yazdı.

Paylaşımların ardından İBB’den yapılan yazılı açıklamada, şunlar kaydedildi:

“Mevcut M3 Metro Hattı’nın uzatması mahiyetinde olan Kirazlı-Bakırköy Sahil etabının, 10 Aralık 2010 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanan Bakanlar Kurulu kararının 9a maddesinin 1. bendi uyarınca, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığınca yapılması ve araçlarının temin edilmesi kararlaştırılmıştır. 2013E06-1789 proje numarası ile 2022 yılı Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı yatırım bütçesinde de inşaatın ve 72 adet raylı sistem aracının bakanlık tarafından sağlanacağı belirtilmiş ve bütçelenmiştir. 10 Mart 2024 Pazar günü M3 Bakırköy Sahil-Kayaşehir Merkez Metro Hattı Kirazlı-Bakırköy Sahil etabı, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından tamamlanarak İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) devredilmiştir. Bakanlık tarafından uzatma istasyonları ile birlikte devredilmesi gereken 72 adet araç ise İBB’ye teslim edilmemiştir. Yeni etabın tamamlanması ile birlikte hattın uzunluğu 18,2 kilometreden 26,7 kilometreye, istasyon sayısı 13’ten 19’a çıkmıştır. Taahhüt edilen araçların teslim edilmemesi nedeniyle; hattın filosuna 72 araç eklendiği takdirde saatlik tek yönde 19 bin üstünde olması planlanan yolcu kapasitesi, mevcut araçlar M9 Hattı’ndan ek araçlarla takviye edildiği halde 8 bin 700’e düşmüştür. Uzayan parkur yeni araçlarla takviye edilemediğinden uzatma öncesi yoğun saatlerde 4,5 dakika olarak uygulanan sefer aralığı 7,5 dakikaya çıkmıştır.

“EK OTOBÜS SEFERLERİYLE DESTEK VERİLİYOR”

Bu durum; M3 Hattı’nın genelinde sefer aralığının uzamasına, yolcu yoğunluğunun artmasına ve yolcu konforunun olumsuz etkilenmesine neden olmaktadır. Önemle hatırlatırız ki, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin her türlü yatırımı, Cumhurbaşkanlığı Strateji Başkanlığı ve Hazine nezdinde verilecek onaylara tabi olduğu gibi, tüm ilgili kurumlarca Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı adına tanımlanmış bir yatırım kalemi için İBB’nin bir ihale yürütebilmesi dahi mümkün değildir. Bakanlık nezdinde bu konuda yaptığımız yazılı ve sözlü girişimlere yanıt verilmemesi üzerine geçen yıl başka bir hattımız için gerçekleştirilen araç ihalesi kapsamında yapılan revizyonla 40 adet aracın bu bölgedeki açığı kapatmak üzere siparişi verilmiştir. Bu araçlar teslim edilene ya da bakanlık tarafından gerekli edimler yerine getirilene kadar İETT tarafından hattımıza ek otobüs seferleriyle destek verilmektedir.”

MURAT KURUM AFİŞLERİ TRAMVAYI AKSATTI

Öte yandan Galata Köprüsü’ne asılan Murat Kurum’un seçim afişinin T1 tramvay hattının enerji teline dolanması sonucu seferler aksadı. Metro İstanbul’dan yapılan açıklamada, seferlerin daha sonra normale döndüğü açıklandı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/ibb-m3-metro-hattinin-uzamasi-sonrasi-arac-eksikligi-nedeniyle-izdiham-yasandigini-acikladi/feed/ 0
MASKİ, Ferdi Zeyrek’in su açıklamalarıyla ilgili hukuki süreç başlattı https://www.haber28.com.tr/maski-ferdi-zeyrekin-su-aciklamalariyla-ilgili-hukuki-surec-baslatti/ https://www.haber28.com.tr/maski-ferdi-zeyrekin-su-aciklamalariyla-ilgili-hukuki-surec-baslatti/#respond Sat, 06 Apr 2024 08:00:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=13245 CHP Manisa Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ferdi Zeyrek’in lansman toplantısında yaptığı konuşmada suların asbest ve nitrat seviyelerinin yüksek olduğunu ifade etmesinin üzerine MASKİ Genel Müdürlüğü tarafından hukuki süreç başlatıldığı duyuruldu.

Manisa Su ve Kanalizasyon İdaresi (MASKİ) Genel Müdürlüğü Cumhuriyet Halk Partisi Manisa Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ferdi Zeyrek’in projelerini açıkladığı lansman toplantısında içme suları ile ilgili yaptığı ‘asbest ve nitrat oranları yüksek. Kanser maddesi içeriyor ve insan sağlığına çok zararlı’ açıklamalarına ilişkin hukuki sürecin başlatıldığını duyurdu.

MASKİ’den yapılan açıklamada, “Cumhuriyet Halk Partisi Manisa Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ferdi Zeyrek, projelerini açıkladığı lansman toplantısında içme suları ile ilgili yaptığı açıklamasında, ‘Sularımız içilemiyor. Asbest ve nitrat oranlarımız çok yüksek. Çeşmelerimizden akan su resmen kanserojen. Kanser maddesi içeriyor ve insan sağlığına çok zararlı. Öncelikle yapacağımız arıtma tesisleri ile şunu hedefliyoruz. Artık çeşmelerden akan su içilebilir hale gelecek’ ifadelerini kullanmıştır. Dayanağı olmadan yapılan bu açıklamalar gerçekleri yansıtmamaktadır. İlimiz genelinde içme ve kullanma suyu ile ilgili analizler hem Genel Müdürlüğümüz hem de yetkili kurumlar tarafından düzenli olarak yapılmakta, yapılan bu analizler kurumumuz tarafından yakından takip edilmekte ve değerlendirilmektedir. Yapılan analiz sonuçlarında bahsi geçen nitrat parametresinin tespit edilmediği ve ayrıca çok uzun yıllardır aynı su havzalarını kullanmamıza rağmen hiçbir dönemde nitrat parametresi görülmemektedir. 17.02.2005 tarih ve 25730 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan ‘İnsani Tüketim Amaçlı Sular Hakkındaki Yönetmelik’te de asbest ile ilgili herhangi bir parametre bulunmamaktadır. 17 ilçemizde bulunan klorlama dezenfeksiyon ekiplerimiz tarafından mesai mefhumu gözetilmeksizin, düzenli olarak içme suyu depolarına klor tedariki ve içme suyu şebekesinde bakiye klor ölçümü, mikrobiyolojik ve bakiye klor uygunluğunun devamı için günlük bakiye klor takibi yapılmaktadır. Buna istinaden yetkili kurum tarafından 2022 yılında yapılan bakiye klor ölçümlerinde yüzde 96, 2023 yılında yüzde 98 ve 2024 yılı ilk üç ayında yapılan ölçümlerde bakiye klor başarı oranının yüzde 96 olduğu görülmektedir. İdaremiz klorlama ve dezenfeksiyon ekibine ek olarak, başta merkez Akpınar İçme Suyu Arıtma Tesisimiz olmak üzere il genelinde mevcutta bulunan içme suyu arıtma tesislerimizin; bakım, onarım ve kontrollerini yapmak üzere üç ekibimiz görev yapmaktadır.” denildi.

Açıklamada ayrıca, “Ekiplerimiz program dahilinde mevcut tüm içme suyu arıtma tesislerimizi dolaşarak kimyasal eksiklikleri gidermekte, arıza giderimi, tesislerimizin fiziki temizlikleri ve tesis giriş-çıkış numunelerinin alınmasına müteakip ters yıkama işlemleri yapmaktadır. Dolayısı ile İçme Suyu Arıtma Tesislerimiz ile vatandaşlarımıza sağlıklı su temin edilmesi sağlanmaktadır. Dolayısıyla vatandaşlarımızın içme suyunu gönül rahatlığıyla tüketmelerinde herhangi bir sakınca bulunmamakta olup, kamuoyunu yanıltmamak adına bu tür söylemlerin araştırılarak yapılması ve ilgili kurumlardan bilgi alınması önem arz etmektedir. Bahse konu dayanağı olmayan açıklama ile ilgili hukuki süreç tarafımızdan başlatılmıştır. Doğruluğu araştırılmadan yapılmış mesnetsiz söylem ve iddiaların yersiz olduğunu, halkı yanlış bilgilendirmenin ve infiale yol açacak açıklamaların yapılmasının doğru olmadığını kamuoyunun bilgisine sunarız.” ifadelerine yer verildi. – MANİSA

]]>
https://www.haber28.com.tr/maski-ferdi-zeyrekin-su-aciklamalariyla-ilgili-hukuki-surec-baslatti/feed/ 0
Milli Savunma Bakanlığında basın bilgilendirme toplantısı yapıldı https://www.haber28.com.tr/milli-savunma-bakanliginda-basin-bilgilendirme-toplantisi-yapildi-2/ https://www.haber28.com.tr/milli-savunma-bakanliginda-basin-bilgilendirme-toplantisi-yapildi-2/#respond Thu, 21 Mar 2024 08:00:35 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=10877 Milli Savunma Bakanlığı (MSB), 40 yeni F-16 Blok-70’in tedariki, mevcut 79’unun ise modernizasyonu, mühimmat ve teçhizatını içeren talebe ilişkin ABD’den “Taslak Teklif ve Kabul Mektubu”nun Bakanlığa ulaştığını bildirdi.

MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, bakanlıkta düzenlediği basın bilgilendirme toplantısında, Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) terörle mücadelesinin kararlılıkla devam ettiğini belirtti.

Aktürk, terör örgütlerine karşı yürütülen operasyonlarla Irak’ın ve Suriye’nin kuzeyi dahil son bir haftada 25 teröristin etkisiz hale getirildiğini, 1 Ocak 2024’ten bugüne kadar etkisiz hale getirilen terörist sayısının ise 193’ü Irak’ın kuzeyi, 290’ı Suriye’nin kuzeyinde olmak üzere 483’e ulaştığını söyledi.

Halihazırda üs bölgelerinde ve hudutlarda zorlu iklim ve arazi şartlarında görev yapan Türk Silahlı Kuvvetlerinin terörle mücadelesine tek bir terörist kalmayıncaya kadar devam edeceğini vurgulayan Aktürk, FETÖ ile mücadelenin de yeni bilgi, belge ve veriler ışığında kararlılıkla sürdürüleceğini ifade etti.

Aktürk ayrıca Suriye’de istikrarın bir an önce tesis edilmesi, Suriyelilerin emniyetli bir ortama geri dönüşleri ve normalleşmenin sağlanmasına yönelik çalışmalara da devam edildiğini bildirdi.

30 bin 15 kişinin sınırdan yasa dışı geçmesi önlendi

Tuğamiral Aktürk, sınırlardan son bir haftada yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 4’ü terör örgütü mensubu 101 kişinin yakalandığını, 2 bin 384 kişinin ise sınırı geçemeden engellendiğini bildirdi.

Aktürk, “Böylelikle, 1 Ocak’tan bugüne kadar hudutlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 1448’e yükselmiştir. Hududu geçemeden engellenen kişi sayısı da 30 bin 15 olmuştur.” dedi.

Tuğamiral Aktürk ayrıca, milli mesele olan Kıbrıs, “iki devlet, tek millet” anlayışı ile beraber olunan Azerbaycan, tarihi ve kültürel bağlar olan Balkanlar ile dostluk ve kardeşlik ilişkileri bulunan Libya ve Somali başta olmak üzere birçok coğrafyada kardeş, dost ve müttefik ülkelerin haklı davalarına destek olmaya devam edildiğini de söyledi.

İsrail saldırılarını sürdürdüğü müddetçe, bölgesel ve küresel barışa yönelik tehditlerin de arttığına vurgu yapan Aktürk, hem bölgesel hem de uluslararası istikrar için, Gazze’de koşulsuz ve kalıcı ateşkes ilan edilmesinin kaçınılmaz olduğunu ifade etti.

Uluslararası görev ve faaliyetler

Tuğamiral Aktürk, NATO Güvence Tedbirleri çerçevesinde Hava Kuvvetlerinin tanker uçağı tarafından NATO’ya ait AWACS uçağına 23 Şubat’ta Romanya üzerinde yakıt ikmali yapıldığını, 23 ve 26 Şubat’ta Havadan İhbar Kontrol (HİK) uçağı tarafından hava sahası ve Romanya hava sahasında uçuş görevleri yapıldığını bildirdi.

Yine, 23 Şubat’ta Romanya hava sahasında Romanya’ya ait 4 F-16 uçağı ile tanker uçak tarafından havada yakıt ikmali eğitimi yapıldığının bilgisini veren Aktürk, şunları kaydetti:

“NATO Geliştirilmiş Hava Polisliği görevi kapsamında da Romanya’da konuşlu F-16 uçaklarımız, 27-28 Şubat’ta Fransız Hava Kuvvetlerine ait tanker uçağı ile ilk defa havada yakıt ikmali görevi gerçekleştirmiştir. Harita Genel Müdürlüğümüz tarafından, TÜBİTAK ile ‘Türkiye Diri Faylarının Paleosismolojik Özelliklerinin Belirlenmesi’ konulu işbirliği protokolü imzalanmıştır.”

Türk Silahlı Kuvvetlerin harbe hazırlığının en üst seviyede tutulması maksadıyla ulusal ve uluslararası eğitim ve tatbikat faaliyetlerine de aralıksız devam edildiğine dikkati çeken Aktürk, NATO Kosova Gücü (KFOR) ihtiyat birliği rotasyon planlanması kapsamında, bir komando taburunun 28 Şubat’ta Kosova’ya ulaştığını, İtalya’dan görevi devralacak birliğin 1 Mart-1 Haziran 2024 tarihleri arasında görev yapacağını söyledi.

F-16 Blok-70 Viper tedariki

Aktürk, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde kapsamlı ve büyük adımların atıldığı yerli ve milli savunma sanayisi ürünlerinin katkısıyla Türk Silahlı Kuvvetlerinin etkinliği ve caydırıcılığının her geçen gün daha da arttığını bildirdi.

Tuğamiral Aktürk, ABD’den F-16 Blok-70 Viper savaş uçağı tedarik sürecine ilişkin, şunları kaydetti:

“Hava Kuvvetleri Komutanlığımızın ihtiyaçları doğrultusunda, 40 adet yeni F-16 Blok-70’in tedariki, mevcut 79 adet F-16’nın ise modernize edilmesi ile bunlara ait mühimmat, malzeme ve teçhizatı içeren talebimize ilişkin ABD tarafından gönderilen ‘Taslak Teklif ve Kabul Mektupları’ Bakanlığımıza ulaşmıştır. İlgili birimlerimiz gerekli inceleme ve değerlendirmelere başlamıştır.”

Aktürk, TÜBİTAK kaynaklı başlatılan ve Koç Bilgi ve Savunma Teknolojileri A.Ş. ana yükleniciliğinde devam eden MALAMAN mayınının tam ölçekli patlatma provasının geçen hafta içerisinde başarıyla gerçekleştirildiğini, “MALAMAN Deniz Mayını”nın Deniz Kuvvetleri envanterine girmesiyle bu konudaki dışa bağımlılığın da sona ereceğini söyledi.

Bakanlığa bağlı ASFAT ana yükleniciliğinde yürütülen Açık Deniz Karakol Gemileri Projesi’nin ilk gemisi “TCG AKHİSAR”ın denize inişi sonrası, önemli bir aşama olan havuzlama sürecinin 23 Şubat’ta tamamlandığını da aktaran Aktürk, Strong Bosses tarafından düzenlenen “İnovasyon ve Başarı Ödülleri” yarışmasında ödüle layık görülen İstanbul Tersanesi Komutanlığını ve personelini kutladı.

Sorular

Milli Savunma Bakanlığı kaynakları, basın bilgilendirme toplantısında gazetecilerin sorularını da yanıtladı.

Bakanlık kaynakları, F-16 tedariki ve modernizasyonu konusunda son duruma ilişkin soru üzerine “Hava Kuvvetleri Komutanlığımızın ihtiyaçları doğrultusunda 40 adet yeni F-16 Blok-70’in tedariki, mevcut 79 adet F-16’nın ise modernize edilmesiyle bunlara ait mühimmat, malzeme ve teçhizatı içeren talebimize ilişkin ABD tarafından gönderilen ‘Taslak Teklif ve Kabul Mektupları’ Bakanlığımıza ulaşmıştır. İlgili birimlerimiz gerekli inceleme ve değerlendirmelere başlamıştır.” ifadelerini kullandı.

Daha önce açıklandığı gibi her iki tarafın incelemelerini tamamladıktan sonra bir araya geleceğini belirten Bakanlık kaynakları, bu görüşmede ortak inceleme ve değerlendirmeler yapılacağını ardından anlaşmanın sonuçlandırılacağı ve takvimin işlemeye başlayacağını söyledi.

Kaynaklar, fiyatlandırmanın liste ve ürünler üzerinden yapılacağını belirterek “Nihai anlaşma safhasına gelindiğinde bu anlaşmanın toplam maliyeti ortaya çıkacaktır. Üretim ve modernizasyon faaliyetlerinin Türkiye’de yapılmasına yönelik teklifimiz ABD makamlarına iletilmiştir.” bilgisini paylaştı.

“Eurofighter konusunda Almanya’nın olumlu yaklaşımı beklenmekte”

Bakanlık kaynakları, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler’in İngiltere’yi ziyaretinde Eurofighter konusunun gündeme gelip gelmediğine dair soruyu, “Bakanımız resmi bir davet üzerine İngiltere’yi ziyaret etmiştir. Söz konusu ziyarette ikili ve bölgesel savunma ve güvenlik konularında görüş alışverişinde bulunulmuştur. Bu ziyaretteki gündem başlıklarından biri de Eurofighter konusu olmuştur. Eurofighter konsorsiyumu ülkelerinden Almanya’nın bu konudaki olumlu yaklaşımı beklenmektedir. İngiltere ve üretici firma temsilcileri ile teknik görüşmelere devam edilmektedir.” şeklinde yanıtladı.

Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu’nun, İstanbul’da Dizayn Proje Ofisini (DPO) ziyaretinde TF2000 ile uçak gemisi tasarımlarının yer aldığına dair soru üzerine Bakanlık kaynakları, DPO Müdürlüğünün çalışmalarına Türkiye’nin ilk milli deniz harp platformu olan MİLGEM Projesini gerçekleştirmek amacıyla 1997’de Taşkızak Tersanesi Komutanlığı bünyesinde oluşturulan ekiple başladığı, 17 Ağustos 1999 Gölcük Depremi sonrası taşınarak MİLGEM Proje Ofisi adı altında İstanbul Tersanesi Komutanlığı bünyesinde 12 Mart 2004’te kurulduğu bilgisini paylaştı.

Bu ofisin, 2010’da DPO Müdürlüğü olarak yeniden isimlendirildiğini bildiren kaynaklar, Eylül 2015 tarihinden itibaren İstanbul Tersanesi Komutanlığı yerleşkesindeki yeni binasında faaliyetlerine devam ettiğini belirtti.

Deniz Teknik Komutanlığı bünyesine 11 Ağustos 2017’de alınan DPO Müdürlüğünde, muharip gemilerin tekne, makine ve elektrik sistemleri, savaş sistemleri ve sistem entegrasyon tasarımlarının yapıldığını kaydeden kaynaklar, DPO’nun bütünleşik lojistik destek ve inşa teknik desteğini gerçekleştiren ve gemi inşa standartlarını oluşturan Deniz Kuvvetleri Komutanlığının uzman kurumu olduğunu ifade etti.

Tasarım ve entegrasyon faaliyetleri DPO Müdürlüğü tarafından yürütülen MİLGEM projesi kapsamındaki gemilerden TCG HEYBELİADA (F-511), TCG BÜYÜKADA (F-512), TCG BURGAZADA (F-513), ve TCG KINALIADA’nın (F-514) sırasıyla 2011, 2013, 2018 ve 2019 yıllarında hizmete girdiğini anımsatan Bakanlık kaynakları, TCG DERYA Denizde İkmal ve Muhabere Destek Gemisi ve TCG İSTANBUL İstif Sınıfı Fırkateyn tasarımının yanı sıra TF-2000 Hava Savunma Harbi Muhribi konsept/ön tasarım faaliyetlerinin devam ettiğini bildirdi.

Bakanlık kaynakları, “Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın Yerli ve Milli Uçak Gemisine sahip olunması yönünde verdiği direktif üzerine alınan kararla, Deniz Kuvvetleri Komutanlığımızın Dizayn Proje Ofisi tarafından tasarım faaliyetlerine başlanmış, Dizayn Proje Ofisi Müdürlüğü tarafından başlanan ve konsept tasarımı üzerinde önemli bir mesafe kat edilmiştir.” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/milli-savunma-bakanliginda-basin-bilgilendirme-toplantisi-yapildi-2/feed/ 0
İspir’de coşkulu kutlama https://www.haber28.com.tr/ispirde-coskulu-kutlama/ https://www.haber28.com.tr/ispirde-coskulu-kutlama/#respond Fri, 15 Mar 2024 07:12:05 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=9954 İspir Müdafaası’nın 106. Yıldönümü çeşitli etkinliklerle kutlandı.

1918 yılında Ermenilere karşı Müftü Mustafa Başkapan’ın önderliğinde verilen mücadele neticesinde zaferle sonuçlanan 25 Şubat günü, 106. Yıl dönümünde düzenlenen coşkulu etkinliklerle kutlandı.

İlçe Kaymakamlığı ve İspir Belediyesi’nce düzenlenen etkinlikler kapsamında, İspir Müdafaası’nın Önderi Müftü Vehbi Mustafa Başkapan, Ortaköy Mahallesi’ndeki kabri başında İlçe Kaymakamı Ahmet Salih Poçanoğlu, Garnizon Komutanı Tayyip Enes Ergen, Belediye Başkanı Ahmet Coşkun, Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu Uzmanı Davut Kaya, kurum amirleri, Müftü Başkapan’ın yakınları, belediye meclis üyeleri, muhtarlar ve vatandaşların katılımında okunan Kur’an- Kerim ve yapılan dualarla anıldı.

Başkan Coşkun, davetli misafirler ve vatandaşlar tarafından daha sonra Yedigöze Mahallesi’nde medfun bulunan İspir Müdafaası’nın diğer kahramanlarından İnayetin Osman ve Mustafa Çavuş, mezarları başında ziyaret edilerek ruhlarına ithafen Kur’an-ı Kerim ve dualar okundu.

Günün akşamında iseTarihi İspir Tuğrulşah Camii’nde İspir Müdafaası’nın tüm kahramanlarına mevlit okundu ve dualar edildi.

Hükümet Konağı önündeki resmi törende Atatürk Anıtı’na Kaymakamlık, Garnizon Komutanlığı ve Belediye Başkanlığı çelenklerinin sunumunun ardından tüm şehirlerin hatırasına saygı duruşunda bulunuldu ve İstiklal Marşı okundu.

Hükümet Meydanı’nda gerçekleştirilen törende, Belediye Başkanı Ahmet Coşkun, günün anlam ve önemini belirten bir konuşma yaptı. Başkan Coşkun konuşmasında, ‘Atası olmayanın ötesi olmaz’ diyerek, İspir Müdafaası’nda cansiperane mücadele eden kahramanları rahmet ve minnetle anarak bıraktıkları kutsal emanete sahip çıkılması gerektiğinin altını çizdi.

Erzurum Vali Vekili Lokman Düzgün ve Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Fevzi Polat’ın da katıldığı resmi törende, protokol konuşmalarının ardından halk oyunları gösterisi sergilendi, öğrenciler ve halk ozanları tarafından şiirler okundu.

Geleneksel olarak Yatılı Bölge Okulu’nda gerçekleştirilen toplu yemek programının ardından Hükümet Meydanı’nda Uğur Işılak Açık Hava Konseri düzenlendi.

Binlerce vatandaşın katıldığı konserde, Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, AK Parti İl Başkanı Av. İbrahim Küçükoğlu, MHP İl Başkan Vekili Cihan Aksakal ve İspir Belediye Başkanı Ahmet Coşkun tarafından günün anlam ve önemine binaen birer konuşma gerçekleştirildi.

Vatan bekasının, birlik ve beraberliğin vurgulandığı konuşmaların ardından sahne alan Uğur Işılak, yorumladığı türkülerle Hükümet Meydanı’nı dolduran binlerce kişiyi mest etti. Büyük bir coşkuyla türkülerine eşlik eden İspirliler sanatçıyı alkış yağmuruna tuttu.

Konser sonunda AK Parti İspir Genlik Kolları tarafından bir sürpriz gerçekleştirildi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın doğum yıl dönümü vesilesi ile Sanatçı Uğur Işılak, Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, AK Parti İl Başkanı Av. İbrahim Küçükoğlu, MHP İl Başkan Vekili Cihan Aksakal, İspir Belediye Başkanı Ahmet Coşkun, Pazaryolu Belediye Başkanı İbrahim Şahin, Erzurum Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Fevzi Polat ve AK Parti İspir Gençlik Kolları Başkanı Emre Bıyık’ın katılımlarında doğum günü pastası kesildi ve Sanatçı Uğur Işılak tarafından Dombra türküsü hediye edildi.

Aynı gün akşam saatlerinde düzenlenen fener alayı yürüyüşü ise coşku dolu anlara sahne oldu. İspir Kaymakamı Ahmet Salih Poçanoğlu, İspir Belediye Başkanı Ahmet Coşkun, kurum amirleri, siyasi parti başkanları ve muhtarların katılımlarında gencinden yaşlısına tüm İspir halkı, Erzurum Büyükşehir Belediyesi Mehteran Ekibinin marşları eşliğinde ellerinde Türk bayrakları ve meşalelerle fener alayı yürüyüşüne katıldı. Yürüyüş, Hükümet Konağı önünden başlayarak İspir Belediyesi tarafından bu sene hizmete sunulan Recep Tayyip Erdoğan Kent Meydanı’na kadar devam etti. Yoğun bir katılım ve coşkuyla gerçekleştirilen kortej yürüyüşünün ardından tüm vatandaşlar, Kent Meydanı’nda Mehteran, halk oyunu ve havai fişek gösterileri coşku ve heyecan dolu anlar yaşadı.

İspir Müdafaası’nın 106. Yıl dönümü kutlama ve anma programlarının 3. günde ise Tarihi İspir Tuğrulşah Camisi’nde Kur’an-ı Kerim ve ilahilerin okunduğu programda, Müftü Mustafa Başkapan ve onun yol arkadaşları olan kahraman ecdadın ve tüm şehitlerin ruhlarına ithafen Erzurum Müftüsü Dr. Rüstem Can tarafından İspir’de okunan 3 bin 134 hatmin duası yapıldı. – ERZURUM

]]>
https://www.haber28.com.tr/ispirde-coskulu-kutlama/feed/ 0
YTÜ, Antarktika’dan izole edilen yeni bakteri türleriyle enerji tasarrufu sağlayacak bir ürün geliştirmeyi hedefliyor https://www.haber28.com.tr/ytu-antarktikadan-izole-edilen-yeni-bakteri-turleriyle-enerji-tasarrufu-saglayacak-bir-urun-gelistirmeyi-hedefliyor/ https://www.haber28.com.tr/ytu-antarktikadan-izole-edilen-yeni-bakteri-turleriyle-enerji-tasarrufu-saglayacak-bir-urun-gelistirmeyi-hedefliyor/#respond Sat, 09 Mar 2024 08:00:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=9064 Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ) tarafından TÜBİTAK desteğiyle yürütülen, Antarktika’dan ilk kez izole edilen yeni bakteri türlerinin kullanılacağı projeyle, Türkiye ekonomisine, çevreye duyarlı ve enerji tasarrufu sağlayan yüksek katma değerli biyoteknolojik bir ürün kazandırılması amaçlanıyor.

AA muhabirinin edindiği bilgiye göre, TÜBİTAK’ın “KUTUP-1001” isimli çağrısı kapsamında desteklemeye karar verdiği projeler arasında “Horseshoe Adası’ndan İzole Edilen Yeni Bakteri Türlerinden Soğuk-Aktif Lipaz Enzimi Üretimi, Karakterizasyonu ve Heterolog Ekspresyonu” çalışması da yer alıyor.

YTÜ yürütücülüğündeki projede Bursa Uludağ Üniversitesinden araştırmacılar da yer alıyor. Mikrobiyolojik analizler, genomik, gen klonlama, kromatografik saflaştırma konularında çok sayıda çalışmaları olan proje ekibi, disiplinler arası özellik taşıyan projede mikrobiyoloji, moleküler biyoloji ve kimya uzmanlarının işbirliğiyle genomik ve rekombinant DNA teknolojisi gibi yöntemler kullanacak.

Projede, ekip tarafından Antarktika’dan ilk kez izole edilmiş olan yeni bakteri türleri, soğuk-aktif lipaz üretimi için çalışılacak. Elde edilmesi planlanan soğuk-aktif lipazın patent ve/veya ticari bir ürüne dönüşme potansiyelinin yüksek olduğu değerlendiriliyor.

Proje sonunda elde edilecek soğuk-aktif lipazın ticari bir ürüne dönüştürülmesine yönelik sanayi işbirlikli TÜBİTAK TEYDEB projesi hazırlanması planlanıyor.

Sonuç olarak, projeyle elde edilmesi hedeflenen “soğuk-aktif lipaz” enziminin uzun vadede Türkiye ekonomisi için katma değeri yüksek biyoteknolojik bir ürüne dönüşebileceği öngörülüyor.

Enerji tasarrufu sağlayacak

YTÜ Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hilal Ay, “psikrofil” ve “psikrotolerant” mikroorganizmalar tarafından üretilen soğuk-aktif enzimlerin endüstriyel ve biyoteknolojik uygulamalar için büyük önem taşıdığını söyledi.

Bu tür enzimlerin düşük sıcaklıklarda daha yüksek aktiviteye sahip olmaları nedeniyle endüstriyel süreçlerde çok iyi performans gösterdiğini belirten Ay, şöyle devam etti:

“Söz konusu enzimler deterjan, gıda, tarım, ilaç ve çevre gibi çeşitli sektörler için büyük bir ticari potansiyele sahip. Soğuk-aktif enzimlerle gıda işleme, kimyasal sentezi, biyoyakıt üretimi ve deterjan üretimine yüksek katkı sağlanabilecek. Bu sayede mesela deterjan kullanırken sıcak su elde etmeye gerek kalmayacak. Bunu Türkiye geneline vurduğumuzda ise başta hem temiz enerji olması hem de tasarruf sağlaması nedeniyle dünya, ekonomik anlamda da ülkemiz kazançlı çıkacak.”

Ay, dünya enzim piyasasının 3’te 1’ini oluşturan lipazların büyük ölçekli üretimi için kullanılabilecek en uygun kaynakların, mikroorganizmalar olduğunun altını çizdi.

Bu projede ilgili lipazı kodlayan genin heterolog, yani başka bir mikroorganizma üzerinden daha kolay elde edilmesinin amaçlandığını da dile getiren Ay, “Bu projeyle Horseshoe Adası’ndan izole ettiğimiz ve birçoğu aktinobakteri olan yeni bakterilerin biyoteknolojik bir ürün olarak soğuk-aktif lipaz üretebilmeleri araştırılacak. Projemizin genelinde öncelikle bu lipazları saflaştıracağız. Daha sonra heterolog ekspresyon dediğimiz çalışmayı gerçekleştireceğiz. Daha sonra gerekli pH ve sıcaklık koşullarında organik çözücülerin ve deterjanların, saflaştırdığımız soğuk-aktif lipazın aktivitesine etkilerini test edeceğiz.” diye konuştu.

Patenti alınabilir

Ay, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yayınlanan Ulusal Kutup Bilimleri Programı’nda, Türk bilim insanlarının kutuplarla ilgili özgün bilimsel çalışmalar yaparak dünyada bu konuda öncü olan ülkeler arasında yer alması gerektiğinin vurgulandığını belirtti.

Bu bağlamda kutup bilimleriyle ilgili öncelikli tematik çalışma alanlarının belirlendiğini söyleyen Ay, şunları kaydetti:

“Canlı bilimleri alanında özellikle kutup biyoçeşitliliği, biyokimya ve biyojeokimyasal döngüler, biyoteknoloji, ekoloji ve kirlilik alanlarında çalışmalar yapılmalı. Literatürde soğuk-aktif lipaz enzimleriyle ilgili bazı çalışmalar bulunmasına rağmen bu alanda yapılan çalışmalar hala oldukça sınırlı. Ayrıca, soğuk-aktif lipaz enzimi üretimi için kullanılacak olan izolatların ilk kez ekibimiz tarafından izole edilen yeni bakteri türlerinden oluşması, bu proje sonuçlarının patent ve/veya yeni ticari ürün geliştirilmesine konu olabilecek düzeyde özgünlük taşıdığını gösteriyor.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/ytu-antarktikadan-izole-edilen-yeni-bakteri-turleriyle-enerji-tasarrufu-saglayacak-bir-urun-gelistirmeyi-hedefliyor/feed/ 0
İliç’teki Siyanürlü Göçüğüne DEM Parti Heyeti Alınmadı https://www.haber28.com.tr/ilicteki-siyanurlu-gocugune-dem-parti-heyeti-alinmadi/ https://www.haber28.com.tr/ilicteki-siyanurlu-gocugune-dem-parti-heyeti-alinmadi/#respond Fri, 16 Feb 2024 02:36:33 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=5572 HABER: DİLAN KUTLU/ KAMERA: UĞUR DEMİRCİ

İliç’te meydana gelen siyanürlü liç göçüğüne dair incelemelerde bulunmak isteyen DEM Parti Eş Başkanı Tülay Hatimoğulları ve beraberindeki heyet İliç Çöpler altın madeni alanına alınmadı. Hatimoğulları, “Topraklarımızın, insanlarımızın, canlılarımızın, doğamızın katledilmesine müsaade etmeyeceğiz. Bu maden ocağı derhal kapatılmalıdır. Anagold kapatılmalıdır. Gelişigüzel ruhsat verilmiş diğer maden ocakları da derhal denetlenmeli, usulsüz olanlar derhal kapatılmalıdır. Bu denetim tek başına iktidar tarafından yapılmamalıdır; ilgili meslek odaları ve bağımsız uzman birimleri tarafından yapılacak denetimle gerçekleştirilmelidir. Aksi takdirde bu ve benzeri acı olayları daha fazla yaşayacağız” dedi.

Erzincan’ın İliç ilçesindeki altın madeninde meydana gelen maden göçüğüne dair incelemelerde bulunmak isteyen DEM Parti Eş Başkanı Tülay Hatimoğulları ve beraberindeki heyet İliç Çöpler altın madeni alanına alınmadı.

Maden sahası önünde açıklamalarda bulunan Hatimoğulları, şunları söyledi:

“Şu anda Erzincan İliç Çöpler Köyü’nde, kaza diye lanse edilmeye çalışılsa da aslında bilinçli bir cinayetin olduğu noktadayız. Maden ocağının tam yakınındayız. Burada şu an bir sınır çizilmiş, daha ileriye gidemedik. Dün izlediğimiz görüntüler, insanın yüreğini de bilincini de darmaduman ediyor. Kanadalı şirketin, Türkiye’den Çalık Grubunun ortaklığıyla burada yürütmüş olduğu bu çalışma gerek yöre halkı gerekse de ekoloji hareketleri tarafından defalarca uyarılmıştır. Siyanürle altın aramanın insan sağlığına ve doğaya verdiği zararlarla ilgili çok sayıda açıklama yapılmıştır. Ancak bu açıklamaların hiçbirine itibar edilmemiştir. Çöpler’deki altın madeni defalarca dava konusu olmuş, çok sayıda itirazlar yükselmiş ve dava konusu olduğu halde görmezden gelinmiştir.

“İKTİDAR MADEN ŞİRKETLERİNE LEBLEBİ DAĞITIR GİBİ RUHSAT DAĞITTI”

Şimdi İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı adayı olan Murat Kurum 2020’de aynı tesisin kapasite artırımı için ruhsat imzalamıştır. Daha önce bir sızıntı olduğu ortaya çıktığında yargının yürüttüğü tek işlem sadece Anagold’a 16 Milyon TL’lik para cezası kesmek olmuştur. Kanada’dan gelip burada Anadolu ve Mezopotamya topraklarını hiçe sayan bu şirkete peşkeş çeken iktidarın vurdumduymazlığını bir kez daha kınıyoruz. Son yıllarda leblebi dağıtılır gibi maden şirketlerine ruhsat dağıtıldı. Gelen ÇED raporlarının hiçbiri sağlıklı değildi. Bununla ilgili özellikle doğa savunucuları ve ekoloji hareketleri çeşitli açıklamalar yapmıştır. Her defasında köylülerin itirazları yükselmiştir. Ama ne yazık ki iktidar sermayeyi korudu, önünü açtı. Aslında bilim dışı olan birçok ÇED raporunun da hayata geçmesine olanak tanınmıştır. Leblebi gibi maden şirketlerine ruhsat dağıtan iktidara buradan bir kez daha sesleniyoruz. Dün yüreğimiz yandı. Dün o görüntüleri izleyip de sanırım rahatlıkla uyku çekebilecek bir insan tanımıyorum ama bu iktidar rahatlıkla uyku çekiyor.

“BEREKETLİ TOPRAKLARIMIZ SERMAYEYE PEŞKEŞ ÇEKİLİYOR”

İktidar bu ülkenin bereketli topraklarını, dağını, suyunu yerli ve yabancı sermayeye peşkeş çekiyor. Burada çalışan binlerce kişinin hayatı yok sayılıyor, önemsenmiyor. Bu işçilere insan gözüyle bakılmıyor. Göçük altında olan işçi sayısı şimdi açıklanan rakamlara göre 9 ama sayıya net olarak vakıf değiliz. Göçük altındaki 9 işçi kardeşimizin her birinin bir ailesi, sevdiği insanlar var. İşçilere, emekçilere insan gözüyle bakmayan sermayenin önü de zaten bu iktidar tarafından açılıyor. Bunu kabul etmiyoruz. Öte yandan bu topraklardan geçen ana fay hatları hiçbir biçimde hesaplanmamış. En büyük can kaybına uğradığımız depremin üzerinden daha sadece bir sene geçti.

“İKTİDAR DENETİMSİZLİKLE İLİÇ’TE GÖZ GÖRE GÖRE GELEN BİR CİNAYETE İMZA ATMIŞTIR”

Bu şekildeki maden ocaklarında dinamit patlatılıyor, birçok kimyasal ürün kullanılıyor. Bütün bunlar dikkate alınmadan maden şirketlerinin önü adeta iktidar tarafından açılıyor. Bunu kabul etmemiz mümkün değildir. Bilim insanlarının konuyla ilgili yaptığı açıklamaya göre milyonlarca ton siyanür ve sülfürik asit bulunuyor bu toprakta. Kameraları kapatarak ya da bağımsız kurumların ve bilim insanlarının gelip incelemelerine izin vermeyerek bu gerçekliği değiştiremezsiniz. Bu, ikinci Çernobil vakasıdır bu ülkede. Keban Barajı, Fırat Nehri, Munzur ve Fırat Havzasının tamamı şimdi bu siyanürlü topraktan, bunun suya karışmasından etkilenmiştir, etkilenecektir. Yine uzmanların yaptığı açıklamaya göre kirliliğin Basra Körfezine kadar ulaşma olasılığı oldukça yüksektir. İktidar her ne kadar bunu küçük bir olaymış gibi, bir göçükmüş gibi anlatmaya çalışsa da teamülden verilen ruhsatlar ve denetimsizlikle burada göz göre göre gelen bir cinayete imza atmıştır. İktidar bundan arınamaz.

“MADEN OCAĞI DERHAL KAPATILMALIDIR”

İktidardan elbette yargı yoluyla da bunun hesabını soracağız. Ama insan hayatını, canlıların hayatını, doğayı hiçe sayan bu iktidarı halkımıza şikayet ediyoruz. Bizler soluduğumuz havanın en ufak zerresine, toprağın her zerresine, suyumuzun her damlasına sahip çıkacağız. Topraklarımızın, insanlarımızın, canlılarımızın, doğamızın katledilmesine müsaade etmeyeceğiz. Bu maden ocağı derhal kapatılmalıdır. Anagold kapatılmalıdır. Gelişigüzel ruhsat verilmiş diğer maden ocakları da derhal denetlenmeli, usulsüz olanlar derhal kapatılmalıdır. Bu denetim tek başına iktidar tarafından yapılmamalıdır; ilgili meslek odaları ve bağımsız uzman birimleri tarafından yapılacak denetimle gerçekleştirilmelidir. Aksi takdirde bu ve benzeri acı olayları daha fazla yaşayacağız. Buradan Erzincan halkına geçmiş olsun dileklerimizi iletiyorum. Sadece Erzincan’ı değil Basra Körfezi’ne kadar tüm bölgeyi etkileme olasılığı olan çok önemli ve üzücü bir olay yaşadık. Ümit ediyoruz ki şu an göçük altında kalan canlarımıza ulaşabilir ve onlardan olumlu haber alabiliriz. Ben tekrardan buradaki işçi kardeşlerimizin ailelerine geçmiş olsun dileklerimizi iletiyorum. Her zaman bu konudaki mücadelemizi ve dayanışmamızı sürdüreceğiz.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/ilicteki-siyanurlu-gocugune-dem-parti-heyeti-alinmadi/feed/ 0
Tunceli’de Temizlik İşçisinin Düşmesi Olayında İhmal İddiası https://www.haber28.com.tr/tuncelide-temizlik-iscisinin-dusmesi-olayinda-ihmal-iddiasi/ https://www.haber28.com.tr/tuncelide-temizlik-iscisinin-dusmesi-olayinda-ihmal-iddiasi/#respond Wed, 17 Jan 2024 20:48:12 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=2856 TUNCELİ’de tutunduğu çöp kamyonunun arkasından dengesini kaybedip, düşerek beyin kanaması geçiren ve hayati tehlikesi devam eden temizlik işçisi Zülfü Çelikdemir’in (39) ablası Zülfiye Çelikdemir, olayda ihmal olduğunu öne sürdü. Çelikdemir, Kardeşim bilmediğimiz bir nedenle düşüyor ve saat 08.00 sıralarında okula giden öğretmenler tarafından bulunuyor. Kardeşim Zülfü’nün 30-40 dakika boyunca araçta olmamasını fark etmemeleri nasıl açıklanabilir Kardeşimin araçtan düşüp hastaneye kaldırıldığını başka çalışma arkadaşları tarafından öğrenmeleri, yaşanılan olayda büyük bir ihmal olduğunun göstergesidir dedi.

Kaza, 12 Ocak’ta Cumhuriyet Mahallesi’nde meydana geldi. Temizlik işçisi Zülfü Çelikdemir, tutunduğu hareket halindeki belediyeye ait çöp kamyonunun arkasından dengesini kaybedip, yola düştü. İhbarla olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Çelikdemir, Tunceli Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Beyin kanaması geçirdiği belirtilen Çelikdemir’in yoğun bakım ünitesindeki tedavisi devam ediyor. Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı’nca başlatılan soruşturma sürerken, Tunceli Belediyesi de konu ile ilgili idari soruşturma başlattı. Zülfü Çelikdemir’in ailesi ve yakınları olayda ‘ihmal’ olduğunu iddia ederek Tunceli Devlet Hastanesi önünde açıklama yaptı. Açıklamaya bazı siyasi parti ve sendikaların temsilcileri de katıldı.

‘7 YILDA SADECE 13 GÜN İZİN KULLANABİLMİŞTİR’

Çelikdemir’in ablası Zülfiye Çelikdemir, kardeşinin yaşadığı olayda ihmal olduğunu ayrıca kardeşinin kayyım döneminde işe alındığı için sürekli mobbinge uğradığını iddia ederek, 2017 yılından beri Tunceli Belediyesi temizlik işleri biriminde çalışan kardeşim Zülfü Çelikdemir’in Çölyak hastalığı nedeniyle yüzde 51 engelli raporu bulunmaktadır. Sağlık koşulları, çalıştığı ortama uygun olmadığı için 2020 yılından itibaren Tunceli Belediyesi üst yönetimine ve birim amirlerine sağlık raporlarıyla birlikte defalarca kez yazılı şekilde yer değişikliği talebinde bulunmuştur. Bu talepler personel yetersizliği gerekçesiyle reddedilmiştir. Elazığ Fırat Üniversitesi tarafından verilen heyet raporu, durum bildirir raporu, yine Tunceli Devlet Hastanesi’nden alınan sağlık raporlarında hekimler tarafından, hijyenik olmayan ortamlarda çalışamaz ibaresi olmasına rağmen, kardeşimin bu durumu sorumlu kurum amirleri tarafından ‘Bu raporlar sahte raporlar’ denilerek kabul edilmemiştir. Kardeşim 7 yıllık çalışma süresi içinde sadece 13 gün izin kullanabilmiştir. 156 günlük izni varken, 25.12.2023 tarihinde tekrar izin talebinde bulunmuş, gün içerisinde ret cevabı almıştır. Gerekçe daha önce olduğu gibi personel yetersizliği olmuştur diye konuştu.

‘ÖĞRETMENLER TARAFINDAN BULUNUYOR’

Kardeşinin 12 Ocak’ta saat 06.00’da evden çıkıp işe gittiğini söyleyen Çelikdemir, Kardeşim çöp arabasının arkasında yağmurlu ve sisli havada, yanında çalışması gereken diğer temizlik personeli şoför mahallinde oturmuş iken, neden arkada tek başına bırakıldı Arkada yalnız başına bırakılan kardeşim olimpik yüzme havuzu yolu üzerinde bilmediğimiz bir nedenle düşüyor ve saat 08.00 sıralarında okula giden öğretmenler tarafından bulunuyor. Bu esnada şoför ve çalışma arkadaşı, Diyap Ağa İlkokulu’na hiç durmadan gittiklerini beyan ettiler. Kardeşim Zülfü’nün 30-40 dakika boyunca araçta olmamasını fark etmemeleri nasıl açıklanabilir Kardeşimin araçtan düşüp hastaneye kaldırıldığını başka çalışma arkadaşları tarafından öğrenmeleri, yaşanılan olayda büyük bir ihmal olduğunun göstergesidir. Kardeşimin telefonunun üstünde değil de şoför mahallinde olması ayrıca bir soru işaretidir. Bize şoför tarafından verilen cevaplar akla ve mantığa sığmayan cevaplardır. Bu süre zarfında yerde yağmur altında yaşam mücadelesi vermiş, okula giden öğretmenler tarafından bulunmuş ve ambulansa haber verilmiştir. Kardeşim orada ne kadar bekledi bundan haberimiz yok, ne kadar vakit kaybetti bilmiyoruz. Beyin kanaması geçiren kardeşim için saniyeler bile önemliyken kardeşim orada kimsesiz bırakıldı, düştüğünün bile farkına varılmadı. Belediye yönetimi ve çalışma arkadaşlarının ihmalkarlığı yüzünden kardeşim yaşam savaşı veriyor. Çöp arabasında çalışan temizlik işçileri için belediye neden önlem almadı Bizler ailesi olarak Belediye üst yönetiminden alt yönetimine kadar ve o gün yanında olan şoför ile çalışma arkadaşlarının ihmalkarlığının karşılıksız kalmamasını ve sorumluların hesap vermelerini istiyoruz diye konuştu. Aile açıklamanın ardından adliyeye giderek, savcılığa suç duyurusunda bulundu.

BELEDİYEDEN AÇIKLAMA

Belediye tarafından yapılan yazılı açıklamada ise şu ifadelere yer verildi Öncelikle, 12.01.2024 tarihinde belediyemize ait çöp aracından düşerek ağır yaralanan Zülfü Çelikdemir’e acil şifa dileklerimizi iletiyor ve bir an evvel sağlığına kavuşarak aramıza dönmesini bekliyoruz. Yaşanan kaza olayı ile ilgili olarak adli ve idari soruşturma süreçleri başlatılmış olup, titizlikle takip edilmektedir. Bazı basın yayın organlarında yazılan haberlere dair çalışma arkadaşımızın sağlık durumu ve ciddiyeti nedeniyle açıklama yapmayı etik bulmadığımızı belirtmek isteriz. Çalışma arkadaşımızın sağlığına kavuşması ile birlikte gerekli açıklama yapılacaktır. Yaşanan bu kaza olayının nasıl ve neden olduğu konusunda adli makamlarca soruşturma başlatılmıştır. Belediyemizce de aynı gün idari tahkikat başlatılmış olup, incelemeler devam etmektedir. Bizler belediye olarak acılı aileyi anlıyoruz. Bizim için elzem olan çalışma arkadaşımızın hayata tutunmasıdır. Belediye olarak her daim çalışma arkadaşımızın ve ailesinin yanında olacağımızı belirtmek istiyoruz. (DHA)

]]>
https://www.haber28.com.tr/tuncelide-temizlik-iscisinin-dusmesi-olayinda-ihmal-iddiasi/feed/ 0
Kentsel Dönüşüm Başkanlığı, Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş’ın iddialarını yalanladı https://www.haber28.com.tr/kentsel-donusum-baskanligi-hatay-buyuksehir-belediye-baskani-lutfu-savasin-iddialarini-yalanladi/ https://www.haber28.com.tr/kentsel-donusum-baskanligi-hatay-buyuksehir-belediye-baskani-lutfu-savasin-iddialarini-yalanladi/#respond Wed, 17 Jan 2024 17:36:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=2809 Kentsel Dönüşüm Başkanlığı, Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş’ın, kentsel dönüşüm çalışmalarının Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından engellendiğine ilişkin iddialarının “asılsız” olduğunu bildirdi.

Kentsel Dönüşüm Başkanlığından, Savaş’ın dün bir televizyon kanalında Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından kentsel dönüşüm çalışmalarının engellendiği ile ilgili iddiaları üzerine yazılı açıklamada bulunuldu.

Kentsel dönüşüm çalışmalarının 2012’de TBMM’de 6306 Sayılı Kanun’la güçlü ve planlı bir şekilde başladığı anımsatılan açıklamada, Bakanlık eliyle Türkiye’deki sağlıksız yapı stokunun yenilenmesi için 81 ilin tamamında gece gündüz demeden çalışmaların sürdürüldüğü aktarıldı.

“Ülkemizin deprem gerçeğine karşı çalışma, arkadaşlarımızla yürüttüğümüz bu kararlı mücadele ne yazık ki siyasi hesaplarla ve iftiralarla karalanmaya çalışılmaktadır.” ifadelerine yer verilen açıklamada, bunlardan birinin de Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Savaş’tan geldiği belirtildi.

Savaş’ın, Antakya Belediye Başkanı olduğu dönemde, “riskli alan” ilan ettiğini ve yetki devri yapılmadığını söylediği Emek-Aksaray Mahallesi’nin, Hatay Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü teklifi üzerine, Haziran 2013’te Bakanlar Kurulu Kararı ile “riskli alan” ilan edildiği hatırlatıldı.

Savaş’ın, Emek-Aksaray Mahallesi için riskli alan yetki devri başvurusu üzerine, yetki devrinin Temmuz 2013’te Antakya Belediyesine verildiğine işaret edilen açıklamada, o dönemde iddia edildiği gibi Bakanlık tarafından herhangi bir engellemenin söz konusu olmadığı vurgulandı.

Açıklamada Savaş’ın, Hatay Büyükşehir Belediyesi ihdas edildiğinde kentsel dönüşümdeki yetki devrinin kendilerine verilmediğine dair iddialarının da gerçeği yansıtmadığı belirtilerek, şunlar kaydedildi:

“Hatay’da Büyükşehir Belediyesinin ihdas edilmesinden sonraki süreç içerisinde de ilgili alana dair, Hatay Büyükşehir Belediyesinin yetki devri için Bakanlığa herhangi bir başvurusu bulunmamaktadır. Ayrıca Emek-Aksaray Mahallesi’nde 2017’de yapılması planlanan kentsel dönüşüm çalışmaları için atılmış tüm adım ve teklifler, bizzat Sayın Lütfü Savaş’ın organize ettiği protesto gösterileriyle engellenmiştir. Sayın Savaş, kentsel dönüşüm çalışmalarını engellemek için belirli grupları örgütlemiş ve mitingler düzenlemiştir. Bunu da seçim propagandası olarak kullanmış ve 14 Mart 2019’da sosyal medya hesaplarından paylaşmıştır.”

Narlıca Mahallesi’ndeki bir bölgenin rezerv alan olarak ilan edilme teklifi değerlendiriliyor

Hatay Büyükşehir Belediyesi tarafından, 6 Şubat depremlerinden 10 ay sonra 6 Aralık 2023’de Bakanlığa, Narlıca Mahallesi’nde yer alan bölgelerin riskli alan ilan edilmesi talebinin ise Bakanlığın ilgili birimleri tarafından değerlendirildiği bildirilen açıklamada, “Ayrıca Narlıca Mahallesi’nde bulunan bir bölgenin rezerv alan olarak ilan edilme teklifi de Hatay Büyükşehir Belediyesince tarafımıza iletilmiştir ve ivedilikle değerlendirilmektedir.” denildi.

Bakanlığın 81 ilden istediği Kentsel Dönüşüm Strateji Belgesinin, Hatay Büyükşehir Belediyesi tarafından sadece Antakya ve Defne ilçelerini kapsayacak şekilde gönderildiği bilgisine de yer verilen açıklamada, “Bahse konu gönderilen belgeler, strateji belgesinin hazırlanmasına ilişkin usul ve ilkelere uygun olmamakla birlikte, bu belgeye göre Bakanlığa iletilmiş herhangi bir riskli alan veya rezerv alan teklifi de bulunmamaktadır.” ifadeleri kullanıldı.

Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Savaş’ın, Türkiye’deki kentsel dönüşüm uygulamaları için Bakanlıktan izin alınması gerektiği yönündeki açıklamalarının da gerçeği yansıtmadığı aktarılarak, şunlar kaydedildi:

“Kentsel dönüşüm uygulamaları 6306 sayılı Kanun kapsamında Bakanlık tarafından yürütülebildiği gibi, 5393 sayılı Kanun kapsamında yerel yönetimler tarafından da yürütülebilmektedir. Söz konusu tüm iddialar asılsız olup iş üretmek yerine, ‘kentsel dönüşüm, rantsal dönüşümdür’ diyerek bahane üretenlerin iftiralarından ibarettir. Biz, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde 81 ilimizin tamamında sağlıksız yapı stokunu hızlı bir şekilde güvenli hale getirmek için gece gündüz demeden çalışmaya devam edeceğiz.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/kentsel-donusum-baskanligi-hatay-buyuksehir-belediye-baskani-lutfu-savasin-iddialarini-yalanladi/feed/ 0
İranlı Hukukçular İsrail’e Destek İçin Gösteri Düzenledi https://www.haber28.com.tr/iranli-hukukcular-israile-destek-icin-gosteri-duzenledi/ https://www.haber28.com.tr/iranli-hukukcular-israile-destek-icin-gosteri-duzenledi/#respond Sun, 14 Jan 2024 18:48:05 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=2619 İran’ın başkenti Tahran’da, Güney Afrika Cumhuriyeti’nin ” Gazze’deki Filistin halkına soykırım yaptığı” gerekçesiyle İsrail’e açtığı davaya destek için İranlı hukukçular tarafından gösteri düzenlendi. Gazze’de soykırımın durdurulması için toplanan 20 bin imza Birleşmiş Milletler (BM) temsilciliğine teslim edildi.

Güney Afrika Cumhuriyeti’nin 29 Aralık 2023’te Gazze Şeridi’ne yönelik saldırıları nedeniyle İsrail’e 1948’de Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından kabul edilen Soykırım Sözleşmesi kapsamındaki yükümlülüklerini ihlal ettiği gerekçesiyle Uluslararası Adalet Divanı’nda açtığı soykırım davasına destek için İran genelinde hukukçular tarafından gösteri düzenlendi. Gösteride “Kahrolsun İsrail, kahrolsun ABD” ve “İsrail’in cinayeti ABD’nin de cinayetidir” sloganları atılırken, “İsrail cinayet işliyor, ABD destekliyor”, “Kahrolsun çocuk katili İsrail” ve “ABD ve İsrail soykırıma devam ediyor” yazılı pankartlar açıldı. Uluslararası Adalet Divanı’na hitaben yapılan basın açıklamasında, İsrail’in yargılanması talep edilerek, İsrail’in işlediği soykırım ve saldırıların derhal durdurulması ve Filistin devletinin kurulması için gereken desteğin sağlanması gerektiği ifadelerine yer verildi.

“BM ilkelerine bağlı olunması gerektiğini ilan ediyoruz”

Gösteriye katılan Avukat Hamed Cemişidi, “Hukukçular olarak BM’ye İsrail aleyhine verdiğimiz imzalar BM Ceza Mahkemesi ve BM Güvenlik Konseyi Başkanı tarafından incelenmelidir. En önemlisi eğer BM gerçekten haklının tespitini ve hakkı ortaya çıkarmak istiyorsa bunları incelemelidir. Neden Gazze dosyasını ele almıyorlar? Eğer hakkı savunmuyor ve hakkı ortaya çıkarmanın peşinde değillerse bu tamamen farklı bir konu ve bu durumda mesela İran gibi bir ülkenin aleyhine verilen her türlü önergeler de geçersizdir. Nitekim pratikte, görüşte ve teoride tüm bu süreç boyunca kesinlikle hakkın ortaya çıkması için çaba gösterilmedi. Öte yandan bu konuyla ilgisi olmayan, adalet ve haktan uzak siyasetler ve meseleler her zaman işin içindeydi. Biz hukukçular olarak eğer adalet peşindeyseler, BM ilkelerine bağlı olunması gerektiğini ilan ediyoruz. Eğer bunlara uyulmazsa söylenen söz ve yapılan eylemlerin bir değeri olmayacaktır” dedi.

“Siyonist rejim, Filistin halkını kendi ülkesinde mülteci konumuna düşürdü”

Avukat Zehra Sadeglu ise, “70 yıldan fazladır katil siyonist rejim, Filistin halkını kendi ülkesinde mülteci konumuna düşürdü. Şimdi ise 100 gündür gerçekten bu katliamları iyice ayyuka çıktı ve masum çocukları, kadınları, yaşlıları ve hastaları öldürmeye başladı. Bu rejim uluslararası savaş suçları kanunları karşısında suçludur. Şu an gıda ve tıbbi malzemelerin ulaşmasını engelliyorlar. Biz acil bir ateşkes ilan edilmesini ve bu mazlum halkın haklarına kavuşmasını istiyoruz” ifadelerini kullandı.

“Bu soykırımda birçok aile tamamen öldürülmüş ve aileden geriye kimse kalmamıştır”

Gösteriye katılan Avukat Ali Ekber Notaş, “Dünyadaki tüm özgürlük taraftarları ve İran halkının her bir ferdi İsrail’in işlediği cinayetler karşısında itiraz ve rahatsızlıklarını, Filistin halkının mazlumiyetini dile getirdiler. Ülkenin hukukçularının da bu konuda girişimlerde bulunmaları gerekir. Sanırım ülkemizin hukukçuları tarafından uluslararası zeminde bir takım hukuki girişimlerde bulunacaklardır. Uluslararası divan ve mahkemelerde soykırım uygulanan Filistin halkını savunmak için girişimler başlamalıdır. Bu soykırımda birçok aile tamamen öldürülmüş ve aileden geriye kimse kalmamıştır. İnsanlık tarihinin bu döneminde işlenen bu cinayetler gerçekten dehşet verici. Bu konuda hukuki girişimlerde bulunulması gerekiyor” dedi.

Soykırımın durdurulması için toplanan imzalar BM temsilciliğine teslim edildi

Başkent Tahran’daki gösteri Birleşmiş Milletler (BM) temsilciliği binası önünde düzenlenirken, ülke genelinde 20 bin hukukçu tarafından İsrail’in işlediği soykırımın durdurulması için toplanan imzalar BM temsilciliğine teslim edildi. – TAHRAN

]]>
https://www.haber28.com.tr/iranli-hukukcular-israile-destek-icin-gosteri-duzenledi/feed/ 0