Suudi Arabistan’ın Medine kentinde geçirdiği kazanın ardından ağır yaralanan ve 32 ameliyat geçiren 60 yaşındaki Mehmet Taşçı, 9 gün süren bir komanın ardından uyanarak hayata yeniden tutunmayı başardı. Memleketi Yozgat’ın Sorgun ilçesine kesin dönüş yapan ve yaşadığı zorlukları göz önüne alan Taşçı, hayatının geri kalanını ihtiyaç sahibi ailelere yardım etmeye adadı. Koltuk değnekleri yardımıyla güçlükle yürüyebilen Taşçı, malulen emekli olduktan sonra boş oturmak yerine ihtiyaç sahiplerine faydalı olma adına Sorgun ilçesinde fırıncı esnafı ve hayır sahiplerinin de desteğiyle 9 yıl önce bir projeyi hayata geçirdi. Taşçı, fırıncı esnafı başta olmak üzere diğer esnaf ve hayırseverlerin katkısı sayesinde fırınlardan aldığı ekmekleri ve gıda paketlerini 3 tekerli engelli aracıyla yaz kış demeden ihtiyaç sahibi ailelerin evlerine dağıtmaya başladı. Ramazan ayında da her gün engelli aracıyla Sorgun sokaklarını dolaşarak yaklaşık 100 aileye fırından aldığı sıcak ekmeleri ulaştıran Taşçı’nın en büyük motivasyon kaynağı da insanların memnuniyeti oluyor. Vatandaşlar da Taşçı’nın getirdiği ekmeklerle iftarlarını açmanın mutluluğunu yaşıyor.
İlçe halkından Fatma Bulut, “Mehmet ağabeyden Rabbim razı olsun. Her zaman ekmeğimizi evimize getiriyor. Gıda ihtiyaçlarımızı da karşılıyor. İftarda da ekmeğimizi her gün getiriyor” dedi.
“Fırıncılar olarak biz de kendisine destek oluyoruz”
Fırın esnaflarından Ahmet Paşaoğlu da ilçedeki ihtiyaç sahibi ailelere ulaştırılması için ekmek yardımında bulunduklarını söyleyerek, “Mehmet ağabey yıllardır yaz kış demeden her gün bütün fırınları dolaşıp tüm hayırları alıp ihtiyaç sahiplerine götürüyor. Rabbim ondan razı olsun. Biz de ekmekleri veriyoruz. O da ihtiyaç sahiplerine ulaştırıyor. İhtiyaç sahiplerine kendi tekerlekli aracıyla herkesin ekmeğini götürüyor. Fırıncılar olarak biz de vatandaşlarımıza destek oluyoruz” şeklinde konuştu.
“Alan el ile veren el birbirini görmüyor”
Gönüllü olarak her gün ihtiyaç sahibi ailelerin evlerine tekerlekli sandalyesi ile sıcak ekmek götürmenin mutluluğunu yaşadığını belirten Mehmet Taşçı, “Suudi Arabistan’ın Medine şehrinde inşaatta çalışırken 8. kattan düştüm. El Sahra Hastanesinde yatarken aklıma bir fikir geldi. ya Rabbim bana yaşama imkanı verirsen, değneklerle olsun nasıl olursa olsun kalan ömrümü senin yolunda kullanacağım diye Rabbime bir sözüm vardı. Bu sözümden dolayı yola çıktım. Çok şükür 9 yıldır ilçemizde sabah saat 09.00’da tüm fırınları geziyorum. Vatandaşların destekleriyle toplanan parayla fırından ekmeklerimizi alıyorum. Diğer esnaf kardeşlerimiz ve Sorgunlu hayırsever vatandaşlarımız da destek oluyor. Onların hayırlarıyla aldığım ekmek ve gıda paketlerini ihtiyaç sahibi ailelere mahalle mahalle gezerek ulaştırıyorum. Bu da bana mutluluk veriyor. Bu işi kendi aracımla gönüllü olarak yapıyorum. Ben burada bir köprü oluşturuyorum. Veren el ile alan el birbirini görmüyor. Ben almış olduğum yardımı ihtiyaç sahiplerine ulaştırarak bunun mutluluğunu yaşıyorum” ifadelerine yer verdi. – YOZGAT
]]>Olay, 9 Nisan 2006’da meydana geldi. Buca ilçesinde oturan Saim- Bedriye Taşçı (50) çifti, ailece Kaynaklar bölgesindeki piknik alanına gitti. Gün boyunca piknik yapan, oyunlar oynayan Taşçı ailesi, akşam saatlerinde eve dönmek üzere hazırlık yaptığı sırada, o zaman 5 yaşında olan kızları İlayda’nın olmadığını fark etti. Kendi çabalarıyla arama yapan çifte, jandarma ekipleri de destek oldu. Yol üzerindeki güvenlik kameralarının kayıtlarına bakılırken, köpeklerle piknik alanında günlerce arama yapıldı. Çok sayıda ihbarın değerlendirilmesine rağmen bir sonuç alınamadı. Buca ilçesindeki polis okulunda işçi olarak çalışan baba Saim Taşçı, olayın üzerinden 18 yıl geçmesine karşın acılarının tazeliğini koruduğunu söyledi.
‘YETKİLİLERDEN HALA YARDIM BEKLİYORUM’
Hala kızından bir haber alamadıklarını anlatan Saim Taşçı, İnşallah en kısa zamanda belki kendisi çıkar bizi bulur. O zaman mutlu oluruz. Yetkililerden hala yardım bekliyorum. Olayın yeniden gündeme gelmesini istiyorum. Şu anda bir gelişme yok. Ne bir görgü tanığı ne bir şahit var. Ellerini vicdanlarına koysunlar çünkü mutlaka orada birisi, bu çocuğu gördü. Umudumuz hala var. Çocuğumun yerini söylesinler, kimseden davacı olmayacağım. Yeter ki bizim bu ateşimizi söndürsünler. 18 yıldır her gün yüreğimiz yanıyor. Sadece bir gece bizim yerimize kendilerini koysunlar. Bize bir telefon açsınlar, çocuğun burada desinler. Gidip onu alayım, davacı bile olmayacağım diye konuştu.
SOKAKTA GÖRSEM BİLE TANIMAM’
İlayda kaybolduğu günden beri yoğun şekilde arama çalışması yaptıklarını belirten 3 çocuk babası Taşçı, Baba olarak gereken bütün girişimleri yaptım. Bugün benim başıma gelen yarın başkasının başına da gelebilir. İlayda o zaman 5 yaşındaydı. Şu anda 23 yaşında. Sokakta görsem bile tanımam. Ancak o bizi bulabilir ya da onu götüren geri getirebilir. İlayda’nın kaybolduğu yere artık kimse gitmiyor. Orada hiçbir Allah’ın kulu yok. Artık ailece kalabalık yerlere ayda, yılda 1 kez gidebiliyoruz. Gittiğimiz zaman aklımıza İlayda geliyor. Hep evimizde oturuyoruz. Pikniğe gidemiyoruz ama umudumuzu kaybetmedik. Çocuğumuz 1 gün gelecek ama ne zaman Sadece ölmeden çocuğumu görsem, o bana yeter. Tek umudum bu. Onun yokluğunu sürekli hissediyoruz dedi.
’18 YILDIR ÖLÜ GİBİYİZ’
Her gün telefonundan kızının fotoğraflarına bakan Taşçı, İlayda’nın adına bir sosyal medya hesabı açtıklarını belirtip, Telefonumda kızımın fotoğrafları var. Onun adına sosyal medya hesabı açtık. Her gün kontrol ediyorum, paylaşım yapıyorum. Belki biri insafa gelir, ‘Bu çocuğu gördüm’ der diye bekliyoruz. Çocuğumun yerini bilen varsa söylesinler. Kimseden davacı olmayacağım. Yeter ki bizim bu ateşimizi söndürsünler. 18 yıldır her gün yüreğimiz yanıyor. Hep telefonumu açtığımda karşımda o var. İnşallah bir gün gelir. O zaman bizden mutlusu olmaz. 18 yıldır ölü gibiyiz diye konuştu.
]]>İZMİR’in Buca ilçesindeki bir piknik alanında ortadan kaybolan ve o zaman 5 yaşında olan İlayda Taşçı’dan (23) 18 yıldır haber alınamıyor. Baba Saim Taşçı (47), umutlarını hala yitirmediklerini belirtip, “Çocuğumun yerini söylesinler, kimseden davacı olmayacağım. Yeter ki bizim bu ateşimizi söndürsünler. 18 yıldır her gün yüreğimiz yanıyor” dedi.
Olay, 9 Nisan 2006’da meydana geldi. Buca ilçesinde oturan Saim- Bedriye Taşçı (50) çifti, ailece Kaynaklar bölgesindeki piknik alanına gitti. Gün boyunca piknik yapan, oyunlar oynayan Taşçı ailesi, akşam saatlerinde eve dönmek üzere hazırlık yaptığı sırada, o zaman 5 yaşında olan kızları İlayda’nın olmadığını fark etti. Kendi çabalarıyla arama yapan çifte, jandarma ekipleri de destek oldu. Yol üzerindeki güvenlik kameralarının kayıtlarına bakılırken, köpeklerle piknik alanında günlerce arama yapıldı. Çok sayıda ihbarın değerlendirilmesine rağmen bir sonuç alınamadı. Buca ilçesindeki polis okulunda işçi olarak çalışan baba Saim Taşçı, olayın üzerinden 18 yıl geçmesine karşın acılarının tazeliğini koruduğunu söyledi.
‘YETKİLİLERDEN HALA YARDIM BEKLİYORUM’
Hala kızından bir haber alamadıklarını anlatan Saim Taşçı, “İnşallah en kısa zamanda belki kendisi çıkar bizi bulur. O zaman mutlu oluruz. Yetkililerden hala yardım bekliyorum. Olayın yeniden gündeme gelmesini istiyorum. Şu anda bir gelişme yok. Ne bir görgü tanığı ne bir şahit var. Ellerini vicdanlarına koysunlar çünkü mutlaka orada birisi, bu çocuğu gördü. Umudumuz hala var. Çocuğumun yerini söylesinler, kimseden davacı olmayacağım. Yeter ki bizim bu ateşimizi söndürsünler. 18 yıldır her gün yüreğimiz yanıyor. Sadece bir gece bizim yerimize kendilerini koysunlar. Bize bir telefon açsınlar, çocuğun burada desinler. Gidip onu alayım, davacı bile olmayacağım” diye konuştu.
SOKAKTA GÖRSEM BİLE TANIMAM’
İlayda kaybolduğu günden beri yoğun şekilde arama çalışması yaptıklarını belirten 3 çocuk babası Taşçı, “Baba olarak gereken bütün girişimleri yaptım. Bugün benim başıma gelen yarın başkasının başına da gelebilir. İlayda o zaman 5 yaşındaydı. Şu anda 23 yaşında. Sokakta görsem bile tanımam. Ancak o bizi bulabilir ya da onu götüren geri getirebilir. İlayda’nın kaybolduğu yere artık kimse gitmiyor. Orada hiçbir Allah’ın kulu yok. Artık ailece kalabalık yerlere ayda, yılda 1 kez gidebiliyoruz. Gittiğimiz zaman aklımıza İlayda geliyor. Hep evimizde oturuyoruz. Pikniğe gidemiyoruz ama umudumuzu kaybetmedik. Çocuğumuz 1 gün gelecek ama ne zaman? Sadece ölmeden çocuğumu görsem, o bana yeter. Tek umudum bu. Onun yokluğunu sürekli hissediyoruz” dedi.
’18 YILDIR ÖLÜ GİBİYİZ’
Her gün telefonundan kızının fotoğraflarına bakan Taşçı, İlayda’nın adına bir sosyal medya hesabı açtıklarını belirtip, “Telefonumda kızımın fotoğrafları var. Onun adına sosyal medya hesabı açtık. Her gün kontrol ediyorum, paylaşım yapıyorum. Belki biri insafa gelir, ‘Bu çocuğu gördüm’ der diye bekliyoruz. Çocuğumun yerini bilen varsa söylesinler. Kimseden davacı olmayacağım. Yeter ki bizim bu ateşimizi söndürsünler. 18 yıldır her gün yüreğimiz yanıyor. Hep telefonumu açtığımda karşımda o var. İnşallah bir gün gelir. O zaman bizden mutlusu olmaz. 18 yıldır ölü gibiyiz” diye konuştu.
]]>