Adalar Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat, Heybeliada Sanatoryumu- Çam Limanı ve Madam Martha Koyu ile ilgili açıklama yaptı. Sosyal Medya hesabı X’teki açıklamada Akpolat, Madam Martha Koyuyla ilgili Vakıflar Genel Müdürlüğü İstanbul 2. Bölge Müdürlüğü tarafından açılan kiralama ihalesinin iptali için Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne başvurduklarını, başvurunun reddedilmesi halinde yasal yollara başvuracaklarını belirtti.
Akpolat yaptığ açıklamada şu ifadelere yer verdi:
“KONUYA HAKİM OLDUĞUNUZU BİLMENİZİ İSTERİZ”
“Son günlerde Adalar’da yaşanan bazı gelişmeleri üzüntüyle takip ediyoruz. Sanatoryum – Çam Limanı ve Madam Martha Koyu ile ilgili tüm süreçlerin içerisinde olduğumuzu ve konuya hakim olduğumuzu bilmenizi isteriz. İki konu hakkında güncel durum ve Adalar Belediyesi’nin konu ile ilgili yapabilecekleri/ sorumlulukları şu şekildedir:
“MADAM MARTHA KOYU”
Gerek Adalı komşularımız gerekse tüm İstanbul halkı tarafından yakından takip edilen bir diğer konu da bilinen adıyla Madam Martha Koyu yani İstanbul İli Adalar İlçesi Burgazada Mahallesi 107 Ada 8 Parsel Numaralı taşınmaza ilişkin süreçtir. Bahsedilen taşınmaz büyük oranda 1. Derece Doğal Sit Alanı’nda yer almakta olup kısmen 3. Derece Doğal Sit Alanı’nda, kısmen de Kentsel Sit Alanı’nda kalmaktadır.
05.11.2021 Tarih ve 31650 Sayılı Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren 4758 Sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile Adalar İlçesi’nin içinde bulunduğu alan Marmara Denizi ve Adalar Özel Çevre Koruma Bölgesi ilan edilmiştir.
“DENİZ CANLILARI İÇİN ÖNEM ARZ EDİYOR”
Ayrıca bilindiği üzere Adalar İlçesi’ne ilişkin 1/1000 ölçekli ve 1/5000 Ölçekli Koruma Amaçlı Nazım İmar Planları hazırlanmış olup bu plana yapılan itirazlar sonucunda idari süreçler işletilmiştir. Hali hazırda plan askı süreci tamamlanmış olmakla birlikte itiraz değerlendirme süreci devam etmekte olduğundan plan kesinleşmemiştir. Kısmen 1. Derece Doğal Sit Alanı’nda kalmakta olan Madam Martha Koyu bölgesi yeni plana göre “Doğal Karakteri Korunacak Alan” fonksiyonunda kalmaktadır. Gelinen noktada deniz canlılarının üremeyi sağlayabilmesi ve sürdürebilmesi açısından önem arz eden, oksijen üreten, kıyı erozyonunu engelleyen ve balık yavruları için korunaklı bir alan oluşturan deniz çayırlarının yoğun olarak bulunduğu Madam Martha Koyu için Vakıflar Genel Müdürlüğü İstanbul 2. Bölge Müdürlüğü tarafından yapılan ilan ile teklif usulü yöntemiyle kiralanmasına ilişkin bir ihale düzenlenmektedir.
Adalar ilçemiz için yapılan 1/1000 ve 1/5000 ölçekli Koruma Amaçlı Nazım İmar Planları kapsamında Doğal Karakteri Korunacak Alan statüsünde bulunan bu taşınmazın ekosistem açısından değeri paha biçilemez olmakla birlikte bu taşınmazda doğal yapıya ve ekosisteme zarar verecek nitelikte olan her türlü girişimin karşısında olduğumuzu ve bu kapsamda 26.04.2024 tarihinde ihalenin iptali ve ihale kararından geri dönülmesi için Vakıflar Genel Müdürlüğü İstanbul 2. Bölge Müdürlüğü’ne gerekli müracatları yaptığımız, hukuki ve idari süreçleri yakından takip ettiğimiz, talebimizin olası reddi halinde gerekli yasal yollara da ayrıca müracaat edileceği kamuoyunun bilgisine sunulur.
“SANATORYUM-ÇAM LİMANI”
Kamuoyu tarafından yakından takip edildiği üzere Heybeliada Sanatoryumu’nun da içinde bulunduğu İstanbul İli, Adalar İlçesi, Heybeliada Mahallesi, 3 Pafta, 105 Ada ve 1 Parsel Sayılı taşınmaz, daha önce Diyanet İşleri Başkanlığı’na tahsis edilmişti. Bu tahsis kararına karşı Kamu Kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları tarafından açılan iptal davaları neticesinde İstanbul 14. İdare Mahkemesi 2020/1609 Esas ve 2022/1031 Karar sayılı kararı ile söz konusu taşınmazın Diyanet İşleri Başkanlığı’na tahsisine ilişkin işlem iptal edilmiştir. Akabinde dosyanın istinaf edilmesi ile birlikte İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 9. İdari Dava Dairesi 2022/1365 Esas ve 2022/2254 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olarak karar verilmiştir. Gelinen noktada Heybeliada Sanatoryumu’nun da dahil olduğu taşınmaza ilişkin tahsis kararı İdare Mahkemesince iptal edilerek bu karar kesinleşmiştir.
Diğer taraftan aynı şekilde kamuoyu tarafından dikkatle takip edilen bir diğer konu da Heybeliada Çam Limanı olarak bilinen İstanbul İli, Adalar İlçesi, Heybeliada Mahallesi, 3 Pafta, 112 Ada, 1 ve 2 Parsel Sayılı taşınmazlar da aynı şekilde Diyanet İşleri Başkanlığı’na tahsis edilmişti. Akabinde bu taşınmazlara ilişkin olarak taşınmazda işgalci olarak bulunan şahıslarca açılan yürütmeyi durdurma talepli iptal davalarında İdare Mahkemesi yürütmeyi durdurma taleplerini reddetmişti. Gelinen noktada 25.04.2024 tarihinde ilgili kamu idareleri tarafından söz konusu taşınmazların işgalden arındırılması, nüfus ve eşyadan tahliyesi gerçekleştirildi.
05.11.2021 Tarih ve 31650 Sayılı Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren 4758 Sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile Adalar İlçesi’nin içinde bulunduğu alan Marmara Denizi ve Adalar Özel Çevre Koruma Bölgesi ilan edilmiştir.
Ayrıca bilindiği üzere Adalar İlçesi’ne ilişkin 1/1000 ölçekli ve 1/5000 Ölçekli Koruma Amaçlı Nazım İmar Planları hazırlanmış olup bu plana yapılan itirazlar sonucunda idari süreçler işletilmiştir. Hali hazırda plan askı süreci tamamlanmış olmakla birlikte itiraz değerlendirme süreci devam etmekte olduğundan plan kesinleşmemiştir. 1. Derece Doğal Sit Alanı’nda kalmakta olan Çam Limanı bölgesi yeni plana göre Park fonksiyonunda kalmaktadır. Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı kesinleşmeden yapılan veya yapılacak tahsis kararları da hukuka aykırıdır. Zira planın onaylanması ile birlikte Kamu İdarelerine Ait Taşınmazların Tahsis ve Devri Hakkında Yönetmelik’in 9. Maddesi’nin (d) bendi kapsamında mevcut tahsis kararlarının ortadan kalkması gerekmektedir. Kaldı ki kıyı alanlarının bu yönetmeliğe göre tahsisi mümkün değildir.
Daha önce Belediyemiz tarafından defaatle bilhassa Sanatoryum’un içinde bulunduğu taşınmaz ve Çam Limanı bölgesinin kamu hizmetlerinde kullanılmak üzere tahsisi talep edilmiş olmasına rağmen müspet bir sonuç elde edilememiştir. Bu aşamadan sonra söz konusu bölgelerin aynı şekilde Adalı halkın ortak menfaatleri ve kullanımı için kamu hizmetlerinde kullanılmak üzere Belediyemize tahsisi için gerekli girişimlerde bulunulmaya devam edilecek olup hukuki ve idari süreçler tarafımızca titizlikle takip edilmektedir.
Nihayetinde Adalar Belediyesi olarak tüm süreçlerin farkında ve takipçisiyiz. Tutumumuz nettir, halktan ve Adalılardan yanadır. Kurumsal olarak tüm hukuki haklarımızı kullanacak ve ilgili süreçler kapsamında gerekeni yapacağımızdan hiçbir Adalı ve İstanbullu vatandaşlarımızın şüphesi olmasın.”
]]>CHP, 18.06.2020 tarihli ve 7247 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un 5. maddesiyle 5366 sayılı Yıpranan Tarihi ve Kültürel Taşınmaz Varlıkların Yenilenerek Korunması ve Yaşatılarak Kullanılması Hakkında Kanun’a eklenen Geçici 1. Madde’nin iptali için Anayasa Mahkemesi’ne başvuru yapmıştı. AYM, söz konusu düzenlemenin mülkiyet hakkına aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verdi. AYM’nin gerekçeli kararı bugünkü Resmi Gazete’de yayımlandı.
Yıpranan Tarihi ve Kültürel Taşınmaz Varlıkların Yenilenerek Korunması ve Yaşatılarak Kullanılması Hakkında Kanun’a eklenen Geçici 1. Madde ile özellikle büyükşehir belediyeleri sınırları içinde kalan belirli sit alanlarının, koruma alanlarının restore edilmesiyle ilgili kamulaştırma ve maliklerin kamulaştırma işleminin iptaline ilişkin hükümleri düzenliyordu.
Söz konusu düzenlemeyle; 26.6.2020 tarihinden önce alınan kamulaştırma kararları için Asliye Hukuk Mahkemesi kamulaştırma bedelini tespit edip taşınmazın idare adına tescil edilmesine karar verebilmesi hükmü getiriliyordu. Taşınmaz maliki tarafından kamulaştırma işleminin iptali için idare aleyhine idari yargıda dava açılacak ve kamulaştırma işleminin de idare mahkemesi tarafından iptal edilmesi hükme bağlanıyordu. Malike, idarece ihlal edilen mülkiyet hakkını yeniden tesis etmek ve mevcut hak kayıplarını gidermek amacıyla idare aleyhine dava açabilme hakkı tanınıyordu. Ancak malik, söz konusu kamulaştırma bedelini yasal faiziyle birlikte mahkeme veznesine (dava açarken veya dava açarken depo etmemişse mahkemece verilecek iki haftalık kesin süre içinde) depo etmekle yükümlü kılınıyor, aksi takdirde dava açılmamış sayılacağı hükmü yer alıyordu.
CHP’nin yaptığı iptal başvurusunu inceleyen Anayasa Mahkemesi, söz konusu yasanın Geçici 1. Maddesi ile getirilen hükmü Anayasa’nın mülkiyet hakkını düzenleyen 35 ve 40. maddelerine aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verdi.
“MÜLKİYET VE ETKİLİ BAŞVURU HAKLARI İHLAL EDİLMİŞTİR”
AYM’nin gerekçeli kararında şu ifadelere yer verildi:
“… Kanun hükümleri uyarınca geçici 1. maddenin yürürlük tarihinden önce tesis edilmiş kamulaştırma işlemlerinin iptal edilmesi nedeniyle idare aleyhine açılacak davaların kamulaştırma bedelinin mahkeme veznesine depo edilmeden görülmesine imkan tanımayan kurallar anılan bedelin idarece tahsil edilmesini sağlamaya yöneliktir. Bu bağlamda kuralların idari yargı mercileri tarafından iptal edilen kamulaştırma işlemine konu taşınmaz için ilgililere ödenen kamulaştırma bedelinin idarece tahsil edilebilmesini güvence altına almak suretiyle idarenin bütçesini ve genel anlamda Hazineyi korumak amacıyla öngörüldüğü anlaşılmaktadır. Bununla birlikte idarenin gerçekleştirmesi gereken tahsilatın temelinde esas itibarıyla idari yargı tarafından verilen iptal kararından önce taşınmazın idare adına tescil edilmiş olması yatmaktadır…
Bu itibarla kamulaştırma bedelinin yasal faiziyle mahkeme veznesine depo edilmeden davanın görülmesine imkan tanımayan kurallar anılan yapısal sorunun bir görünümü niteliğindedir. Başka bir deyişle idareye tahsilat kolaylığı sağlamak amacıyla kurallarla malike yüklenen külfetin temelinde kamulaştırma bağlamında mülkiyet hakkını etkili şekilde güvence altına bir yöntemin mevcut olmaması yatmaktadır. Bu bağlamda idari yargıda görülen ve iptal kararıyla sonuçlanan davanın neticelenmesinden önce taşınmazın idare adına tescil edilmiş olmasında ilke olarak malike atfedilebilecek bir kusurun bulunmadığı açıktır.
İdari yargı mercilerince verilen iptal kararlarının geriye yürümesi nedeniyle iptal edilen idari işlemin tüm sonuçlarının ortadan kaldırılması idare açısından bir yükümlülüktür. Bu kapsamda Kanun hükümleri uyarınca geçici 1. maddenin yürürlük tarihinden önce tesis edilen kamulaştırma işleminin iptal edilmesinin ardından taşınmazın önceki malikine iade edilmesi ve kamulaştırma bedelinin tahsil edilmesi gerekecektir.
Anılan iptal kararı sonrasında kamulaştırma bedelinin tahsil edilebilmesi için yapılacak iş ve işlemlerin idareye belirli bir külfet getireceği açık olmakla birlikte anılan bedelin tamamının yasal faiziyle mahkeme veznesine depo edilmeden davanın görülememesi ilgililerin taşınmazı geri alabilmelerini önemli oranda güçleştirecektir. Başka bir ifadeyle kurallar bedelin tamamını yasal faiziyle peşin olarak mahkeme veznesine depo etme imkanından yoksun kişilerin taşınmazı geri alamamalarına ya da uzun bir süre sonunda geri almalarına neden olabilecek niteliktedir.
Bu itibarla hukuka aykırı kamulaştırma işleminin tesis edilmesinde ve bu işlemin iptali talebiyle açılan dava neticelenmeden taşınmazın idare adına tescil edilmesinde ilke olarak herhangi bir kusuru bulunmayan malikin kamulaştırma bedelinin tamamını yasal faiziyle mahkeme veznesine depo etmeden dava açmasına imkan tanınmamasının mülkiyet hakkının ihlal edildiği ileri sürülmek suretiyle yargı yoluna başvurabilmesini önemli ölçüde güçleştirdiği gözetildiğinde kuralların mülkiyet hakkıyla bağlantılı olarak etkili başvuru hakkını ihlal ettiği sonucuna ulaşılmıştır.
Açıklanan nedenle kurallar, Anayasa’nın 35. ve 40. maddelerine aykırıdır, iptali gerekir.”
]]>