Çevre dostu çalışmalarına devam eden ASKİ Genel Müdürlüğü, Yenimahalle ilçesi Akköprü mevkiinden başlayarak Etimesgut’un Yeşilova Mahallesi sınırına kadar uzanan 20 kilometrelik hat boyunca Ankara Çayı’nda temizlik çalışması gerçekleştiriyor. 3 aydır yürütülen çalışmalarda kamyonlarla 7 bin 500 sefer yapılarak tabanda biriken 170 bin ton malzeme çaydan uzaklaştırıldı.
ASKİ Genel Müdürü Memduh Aslan Akçay, insan ve çevre sağlığını tehdit etmemesi, ayrıca kötü kokunun giderilmesi için Ankara Çayı’nın düzenli şekilde temizlenmesi amacıyla program yapıldığını belirtti. Akçay, Yenimahalle Akköprü ve Etimesgut Yeşilova arasındaki 20 kilometrelik hattın tamamlanmasının ardından, Ankara Çayı ıslahı boyunca 6 kilometre daha Sincan 1. OSB’ye kadar temizlik yapılacağını, ardından da 10 kilometre dere yatağı genişletme ve düzenleme çalışmasının başlatılacağını bildirdi.
KÖTÜ KOKU ÖNLENECEK
ASKİ olarak toplum sağlığının korunması için Ankara Çayı’ndaki temizlik çalışmasını çok önemsediklerini belirten Akçay, şunları kaydetti:
“Ankara Çayı, Sakarya Nehri’nin 2. büyük kolu ve Başkentin doğusundan başlayıp, Sincan’da Çubuk Çayı ile birleşiyor, Ayaş, Beypazarı ve Nallıhan ilçelerinden geçerek Ankara’yı 2’ye bölüyor. 2013 yılında ıslahı tamamlanan çay, Ankara’nın yağmur suyu yükünü de taşıyor. İklim krizi ve küresel ısınma nedeniyle geçmişte karşılaştığımız ani sel ve su baskınlarında, Ankara Çayı’nın tam kapasiteye ulaştığı, zaman zaman ise kapasitesinin üzerine çıktığı durumları yaşadık. Bu tarz sorunların çözümü için kollarını sıvayan ekiplerimiz, 7 gün 24 saat kesintisiz çalışıyor. Sel manzaralarının oluşmaması için Ankara Çayı’nda düzenli akışın sağlanması çok önemli. 3 aylık çalışma sonucunda tabanda biriken 170 bin ton malzemeyi çaydan uzaklaştırdık. Kamyonlarla toplam 7 bin 500 sefer yapılarak sağlanan temizlik, Ankara Çayı’nda kökü koku oluşmasını da önleyecek.
ATIL DURUMDAKİ KÖPRÜ YIKILDI
Ayrıca yapılan temizlik çalışmasında; 2013 yılında gerçekleştirilen ıslah çalışması sırasında yenisi planlanmasına karşın eski köprünün yıkılmadığını fark ettik. Ekiplerimiz, Ankara Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Dairesi Başkanlığı ile iletişime geçerek artık atıl durumdaki köprünün yıkımını da sağladı. Eski köprü, dere yatağı kesitini büyük oranda azaltarak risk oluşturuyordu.”
DERE ISLAH ÇALIŞMASI
Ankara Çayı’nınÇubuk, Hatip, Ova ve İmrahor Çayları ile Ravlı ve Söğütözü Derelerinden beslendiğine dikkati çeken Akçay, ASKİ ekiplerinin bu dereleri de yağışların getirdiği teressübat ve bitkilerden temizlediğini kaydetti.
ATIK SULAR, YAĞMUR SUYU HATTINA AKTARILMIŞTI
ASKİ, 2021 yılında ise Yenimahalle’nin Ergazi ve Turgut Özal Mahallelerinin atık sularının (kanalizasyon) Ankara Çayı’na karışarak kirlilik yarattığını tespit ederek, atık suların ayrıştırılması için çalışma gerçekleştirmişti.
Aslında kent için çok önemli bir tatlı su kaynağı olmasına rağmen doğal unsurların yanı sıra yıllardır evsel ve endüstriyel atıklar nedeniyle kirlenen Ankara Çayı, 1990’lı yıllardan itibaren kirlilik alarmı veriyor. ASKİ, Ankara Çayı’nı programlı şekilde temizleyerek kötü koku ve çevre kirliliğini önlemek için çaba sarf ediyor.
]]>Meclis’te, sanayide, inşaatlarda, hava, deniz ile kara ulaşım araçlarının direksiyonlarında ve ofislerde birçok iş kolunda başarıyla yer alan kadınların eli İstanbul’un meydanlarına da değiyor.
Makyajlı yüzleri, ojeli tırnakları ve bakımlı saçlarıyla kentin meydanlarında kadın temizlik görevlilerini gören İstanbullular, bu duruma şaşırsa da bir yandan da onlarla gurur duyuyor.
Kendileri de yaptıkları işten gurur duyan temizlik işçisi kadınların görev yaptığı yerlerden biri de kentin en işlek noktalarından biri olan Mecidiyeköy Meydanı.
Her gün binlerce kişinin gelip geçtiği meydanın çevresinde sabah erken saatlerde işe başlayan kadınlar, etrafa saçılan çöpleri titizlikle topluyor. Ellerindeki süpürgeyi gün boyu düşürmeyen kadınlar, soğuk havaya, yağmura, kara aldırış etmeden görevlerini yapıyor.
AA ekibi, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde temizlik görevlisi kadıların sabah mesailerine eşlik etti.
“Kadın eli değmesi çok başka, her yer tertemiz”
İstanbul Büyükşehir Belediyesinde (İBB) temizlik görevlisi olarak çalışan Gizem Poyraz, sabah 8’de bir yerde toplandıklarını, iş kıyafetlerini giydikten sonra görev alanlarına dağıldıklarını söyledi.
Daha önce tekstil atölyesinde çalıştığını, işe başlarken ailesi ve arkadaşlarından büyük destek gördüğünü kaydeden Poyraz, “Kadın eli değmesi çok başka, her yer tertemiz.” dedi.
Poyraz, ilk zamanlar “Kadınsın ne işin var sokakta, gidin evinizde oturun” gibi olumsuz tepkiler aldıklarını ifade ederek, “Bunu çok yanlış buluyorum. Bir insan bir şeyi yanlış görüyorsa kusuru kendinde aramalı bence. Yaptığım işten gurur duyuyorum, bu işten ekmek yiyorum, aileme ekmek götürüyorum.” diye konuştu.
Göreve başladıkları sırada kendilerini gören çoğu kişinin şaşırdığını anlatan Poyraz, “Alkışlayanlar bile oldu. İlk başta biraz heyecanlıydık, şu an heyecanımızı yendik. Şimdi artık herkes alıştı, bakıyorlar, sohbet ediyorlar, adres soruyorlar. Biz de elimizden geldiğinde yardımcı olmaya çalışıyoruz.” ifadelerini kullandı.
“Evde nasılsak burada da öyleyiz”
Cennet Öztürk de 3 yıldır yaptığı işini yerine getirirken de olumlu tepkiler aldığını belirterek, “Kadınları gördükçe insanların tepkisi çok güzel oluyor. Kadınların her alanda var olması çok güzel. Ben de işimi severek yapıyorum.” diye konuştu.
Bir kadın olarak gösterdiği titizliği işine de yansıttığını anlatan Öztürk, “Bu bir gerçek. Sigara izmaritlerine varana kadar topluyoruz. Evde nasılsak burada da öyleyiz, çok bir fark yok.” dedi.
Öztürk, bir oğlunun olduğunu ve kendisiyle gurur duyduğunu ifade ederek, “Bizi tebrik eden çok oluyor. Bizimle gurur duyuyorlar. Özellikle gelip, ‘Tebrik ederiz, kadınları alanlarda çok görmek çok güzel.’ diyorlar. Biz de mutlu oluyoruz bunları duyunca.” şeklinde konuştu.
Daha önce 20 yıl bir ofiste çalıştığını anlatan Öztürk, “Burası çok güzel bir ortam. Dışarıdasın, insanlarla iç içesin. Çok hoşuma gidiyor, iyi ki buraya gelmişim. Hiç pişmanlık duymadım. İşimi severek yapıyorum. Genelde bakımlı olmaya çalışıyorum. Kadınları biliyorsunuz bakımı severler. Elimden geldiğince dikkat ediyorum.” ifadelerini kullandı.
“Birkaç kere gelip ‘Sizinle gurur duyuyoruz.’ diye alnımdan öptüler”
Sevilay Çiçek ise işe başladığı ilk aylarda tedirgin olduğunu ifade ederek, “İnsanların olumlu bakışları olsa da biraz çekinmiştim. Bizi gördüklerinde tebrik edenler oldu. Hatta birkaç kere gelip, ‘Sizinle gurur duyuyoruz.’ diye alnımdan öptüler.” diye konuştu.
Çalışırken günlerinin keyifli geçtiğini kaydeden Çiçek, İstanbulluların genelde meslekleri ilgili zorluk yaşayıp yaşamadıklarını sorduğunu söyledi.
Çiçek, ailesinden büyük destek gördüğünü, mesaiden sonra ise gidip çocuklarını okuldan aldığını ve bu kez kendi evini temizlediğini dile getirdi.
“Bu işi yapacağım hiç aklımın ucundan geçmezdi” diyen Çiçek, caddeleri temizlerken çöp bırakmamaya dikkat ettiğini, evine gösterdiği özenin fazlasını burada da göstermeye çalıştığını anlatarak, “Çünkü bütün gözler üzerimizde. Gerçekten çalışıyor muyuz, reklam olsun diye mi buradayız diye bakıyorlar. O algıyı yaratmamak için özen gösteriyoruz. Kadınlar olarak çok güçlüyüz. Her işi yapabiliriz.” sözlerine yer verdi.
]]>Ortahisar Belediyesince Zağnos ve Tabakhane vadileri arasında yapılan 200 metre uzunluğunda ve 16 metre genişliğindeki Trabzon Akvaryum’u ziyarete açıldığı 19 Mayıs 2022’den itibaren 441 bin 364’ü yerli, 85 bin 779’u yabancı olmak üzere 527 bin 143 kişi gezdi.
Üç dalgıç, köpek balığı ve vatozun da aralarında bulunduğu 83 türde binlerce balığa yuva olan akvaryumun temizliğini her gün programlanan şekilde yapıyor.
Dalgıçlar, çeşitli ebatlardaki akvaryumların yanı sıra tünel şeklindeki 3,5 metre derinliğe sahip tankı da çeşitli boylarda fırça, dip süpürgesi ve bez kullanarak temizliyor.
Dalgıçların temizliği ve haftada üç gün balıkları beslemeleri çocuklar kadar yetişkinlerin de dikkatini çekiyor.
Trabzon Akvaryum Küratörü Hüseyin Derin, AA muhabirine, biri tünel, 61’i de tematik olmak üzere 62 akvaryumda binlerce tür bulunduğunu söyledi.
Derin, tünel içinde yapılan akvaryumun ziyaretçilerin ilgisini çektiğini belirterek, “Ana tank dediğimiz bölümde 28 metrelik tünel akvaryumumuz var. Dalgıçlarımız balıkların ve akvaryumun bakımını yapıyor.” dedi.
Aynı şekilde küçük akvaryumlarda da dalgıçların temizlik yaptığını anlatan Derin, “Dalgıçlarımızla belirlemiş olduğumuz bir çalışma programımız var. O program dahilinde her gün dalış yapıyorlar.” diye konuştu.
Derin, haftanın 3 günü de dalgıçların ziyaretçilerin yoğun olduğu saatlerde tanklara girerek besleme yaptığını ifade ederek, “Ziyaretçilerimiz de temizlik saatlerinde daha fazla geliyorlar. Balıklardan daha fazla dalgıçlar çocukların ilgisini çekiyor diyebilirim. ‘Abla suda’, ‘Ağabey suda’ diye tepki veriyorlar, onlara baksınlar diye camlara vuruyorlar. Onlar da el sallayınca mutlu oluyorlar.” değerlendirmesinde bulundu.
“Camın arkasında görülmeyen çok farklı bir sistem var”
Baş dalgıç Hüseyin Emre Gürsoy, çok zevkli ancak yorucu bir iş yaptıklarını söyledi.
Gürsoy, işini severek yaptığını dile getirerek, “Balıkların günlük rutin bakımları var. Akvaryumların temizliğine akriliklerin silinmesiyle başlıyoruz ve doğal olmayan hiçbir şey kullanmıyoruz. O nedenle bu bakımları dalgıçlar olarak biz yapıyoruz.” dedi.
Temizlik için 45 dakikalık periyodlarda dalış yaptıklarına dikkati çeken Gürsoy, “Temizlik ziyaretçiler açısından çok önemli ama bizi ilgilendiren kısım balıkların sağlığı. Onlar için 61 tankta dip sifon ve organik maddelerin çekimi gibi rutin temizlik çalışması yapıyoruz. Detaylı temizlik için diş fırçası, mop, sifon motorları ve filtreler kullanıyoruz. Camın arkasında görülmeyen çok farklı bir sistem var. Yoğun, karışık ama bize zor gelmiyor.” ifadesini kullandı.
Dalgıç Nas Aydın ise akvaryumların kumundan dekoruna kadar her yerini temizlediklerini ve balıkların durumunu gözlemlediklerini söyledi.
Balıklarda herhangi bir sorun gördüklerinde ilgili birime bildirdiklerini vurgulayan Aydın, “Köpek balıkları beslerken acıtabiliyorlar ama çok sıkıntı yaşamıyoruz. Ziyaretçilerden çok fazla ilgi görüyoruz. Özellikle de kadın olarak ben daha çok ilgi görüyorum. İşin bir kısmı çalışmak, bir kısmı da eğlence olarak geçiyor.” değerlendirmesinde bulundu.
Ziyaretçiler dalgıçların balıkları beslemesini merakla izliyor
Ziyaretçilerden Sude Danışmaz, ilk defa bu kadar yakından balık, yılan ve yengeç gördüğünü belirterek, “Bazıları korkutucu ama çok eğlenceliydi. Bir dalgıcın balıkları elleriyle yedirmesini ilk defa gördüm ve çok güzeldi.” dedi.
Arkadaşlarıyla akvaryumu gezen Olgun Fukul da canlıların ve ortamın çok güzel olduğunu dile getirerek, “Özellikle dalgıçların balıkları elleriyle beslemesine hayran kaldım.” diye konuştu.
Tuğba Nur Tepe ise “Müthiş, harika ötesi bir yer. Sadece balıklar değil, akvaryumların içindeki mercanlar, süslemeler ve görseller harika bir şölen diyebilirim. Birazdan akvaryumun içine dalgıçlar girecek ve biz ilk kez göreceğiz, heyecanla bekliyoruz.” ifadesini kullandı.
Çocuklarıyla akvaryumu gezmek için Bayburt’tan gelen Musa Yazıcıoğlu da şunları kaydetti:
“Çok güzel bir atmosferi var buranın, güzel dizayn edilmiş. Çocuklar da ilgi gösteriyor akvaryuma, memnun oldular. Onlar da biz de böyle bir mekanın kazandırılmasından dolayı mutluyuz. Dalgıçların köpek balıklarını elleriyle beslemelerini bekliyoruz, güzel bir deneyim olacak.”
]]>