Tepebaşı Belediyesi üretimin desteklenmesi ve kent sakinlerinin doğal ürünlere ulaşabilmesi ve adına çalışmalar gerçekleştirmeye devam ediyor. Bu çerçevede ‘Her Ev Bir Mandıra’ sloganı ile ‘Sütten Peynire Dönüşüm’ söyleşisi Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç’ın katılımı ile düzenlendi. Söyleşide Tepebaşı Kırsal Kalkınma Kurulu Başkanı Mehmet Kızılinler ve Eskişehir Aşçılar Derneği Başkanı Kemal Kaya katılımcı kadınlara önemli aktarımlarda bulundu.
“Diliyorum bu çalışmalar başarı ile sonuçlanacak”
Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç çalışmaların başarı ile sonuçlanacağına inandığını belirterek, “Sütün daha iyi değerlendirilmesine yönelik planlarım vardı. Genelde üreticilerimiz, sütlerini doğrudan firmalara veriyor. Belki de sütlerini işleyip, ürünler ortaya koyabilirler diye düşünüyorum. Yapılacak çalışmalara bireysel katkılar çok önemli. Şehirde yaşayan vatandaşlarımızın süt alarak kendi yoğurtlarını, peynirlerini, tereyağlarını yapmaları çok da zor değil. Öte yandan üreticilerimizin sütlerini ürüne dönüştürerek, tek elden satmalarının yararlı olacağını düşünüyorum. Nasıl ki Kadın Üretici Satış Noktasını yaptıysak bunu da başarabiliriz. ‘Her Ev Bir Mandıra’ projesi aklıma geldiğinden bu yana yapabileceğimizi düşünüyorum. Kemal bey aramızda, bu işin duayenlerinden. Önemli olan ilk aşamada bilgimizi artırıp, hayata katabilmek olacak. Diliyorum bu çalışmalar başarı ile sonuçlanacak” dedi.
“Bizim toplumumuza, damak tadımıza uygun olan peynir çeşitleri üzerine eğitimler yapmak istiyoruz”
Tepebaşı Kırsal Kalkınma Kurulu Başkanı Mehmet Kızılinler, “Dünyada pek çok peynir çeşidi var. Bizim toplumumuza, damak tadımıza uygun olan çeşitleri üzerine eğitimler yapmak istiyoruz. Özellikle pazarlama aşamasında bir marka oluşturabilmek, bir mandıra oluşturabilmek gibi geniş amaçlarımız var. Bugünkü toplantı bu hedeflerin ilk toplantısı, katılım çok iyi. Projemizin nereye kadar gidebileceği de katılımcılarımıza bağlı olacak. Kurul olarak insanımızın kendi ayakları üzerinde durmasını önemsiyoruz. Şehir merkezinde oturan insanlarımız da bizim etkinliklerimize katılarak süt ve süt ürünlerinin yapılması üzerine kendisini geliştirebilir” diye konuştu.
“İlerleyen dönemlerde farkındalık oluşturmak için süt ürünlerinin çoğaltılması gerekiyor”
Eskişehir Aşçılar Derneği Başkanı Kemal Kaya ise, yaptığı konuşmada şu ifadelere yer verdi:
“Bu çalışmaların çok güzel yerlere gideceğine eminim. İlerleyen dönemlerde farkındalık oluşturmak için süt ürünlerinin çoğaltılması gerekiyor. Süt ürünlerinin çeşitlerini işimiz gereği görüyoruz. Mesela yoğurdu uzun süre sağlıklı şekilde muhafaza edebilmek için geçmişte, kaya içinde tuzlayıp kurutan yerler var. Amaç uzun süre muhafaza etmek. İlerleyen zamanlarda mandıra oluşturulursa da yapılacak çok iş var. Bizim kültürümüze çok uygun bir çalışma, Eskişehir Aşçılar Derneği olarak Ahmet Başkan’a teşekkür ediyoruz. Biz de elimizden ne geliyorsa, dernek olarak üretmek isteyen kadınlarımıza destek olmak istiyoruz.”
Başkan Ataç söyleşide, süt ürünleri üzerine yapılacak çalışmaların takip edilmesi ve daha verimli sonuçlar alınabilmesi adına bir kurul oluşturulmasını önerdi. Başkan Ataç’ın önerisi üzerine üretici kadınların dahil olduğu kurul, gönüllülük esası ile oluşturuldu. Etkinlik, gelecek dönemde süt ürünlerinin üretiminin esas alınacağı çalışmaların devam ettirilmesine karar verilmesi ile son buldu. – ESKİŞEHİR
]]>3. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmaya, tutuklu sanıklar Ahmet Doğan, Atilla Öz ve Tevfik Tepebaşı bulundukları cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı. Tutuksuz sanık Salih Tepebaşılı ile müştekiler ve taraf avukatları duruşma salonunda hazır bulundu.
Mahkeme, tutuksuz sanık Mehmet Akif Özgüler’in 25 Mart’ta hayatını kaybetmesi nedeniyle hakkında verilen adli kontrol kararını kaldırdı.
Tutuklu sanık Atilla Öz, depremde hayatını kaybedenlere rahmet dileyerek, Ebrar Sitesi B Blok’un kooperatif kapsamında yapıldığını, kooperatifin kurucusunun kendisi olmadığını, binanın, projeler ve yasalara uygun olarak yapıldığını savundu.
Öz, “Bütün bina incelenmiş, her türlü denetimden geçmiş ve yapı kullanım izni alınmıştır. O halde yapı kullanım belgesinin olması, binanın resmi nitelik kazandığını, yasalara, mevzuatlara uyulduğunu, yine bilirkişi heyetinin kusur addetmemesi benim ve yönetim kurulu üyelerinin gerekli olan dikkat ve özen gösterdiğinin bir kanıtıdır. Bundan 30 yıl önce üyelerinin çoğunluğu benim gibi öğretmen olan Lalezar Konut Yapı Kooperatifine üye oldum. Bu kooperatifin kurucusu ben değilim. 1995 yılında ben kooperatife üye oldum. Kooperatif 1987 tarihinde kurulmuştur. Toplantıya ben katılmasaydım, ben şu an yargılanmayacaktım. Burada denetçi olarak görev alan Tevfik Tepebaşı çok aktifti, denetçi olduğu için görev icabı daha çok o ilgileniyordu.” diye konuştu.
Tutuklu sanık Tevfik Tepebaşı da Ebrar Sitesi’nin bir bölümünün müteahhitler, bir bölümünün ise kooperatifler tarafından yapıldığı ifade etti.
Ebrar Sitesi’nde kendi akrabaları ve sevdiklerinin de öldüğünü belirten Tepebaşı, “Ben öğretmenim, inşaattan anlamam ancak herkes beni sorumlu tutuyor. Ben bu kooperatifin yönetimde bulunmuyorum sadece üyeyim. Ben müteahhit değilim. Benim sürekli müteahhit olduğumu söyleyenlere inanamıyorum. Üstüme atılan suçları kabul etmiyorum. Beraatimi talep ediyorum” dedi.
Tutuklu sanık Ahmet Doğan ise Ebrar Sitesi’nin inşaatının başladığında il dışında memur olarak görev yaptığını ve bu dosyada neden yargılandığını anlamadığını dile getirerek beraatini istedi.
Sanık Salih Tepebaşılı da ev sahibi olmak için Ebrar Sitesi B Blok’a üye olduğunu, kooperatif toplantılarının yıllık yapıldığını ifade etti.
Mahkeme heyeti, tutuklu sanıkların mevcut halinin devamına karar vererek duruşmayı 13 Haziran’a erteledi.
Müşteki avukatlar olası kastla yargılanma istedi
Müşteki avukatlarından Berke Balaban, duruşma sonrası gazetecilere yaptığı açıklamada, yargılanan sanıkların inşaattan anlamadıklarını beyan etmelerine karşın binayı yapan kooperatifin dosyaları içinde ilave kat için ek inşaat ruhsatı başvurularında imzalarının bulunduğunu ifade etti.
Balaban, şunları kaydetti:
“Yapılan yargılamada, Lalezar Kooperatifi’ne ait toplanan faaliyet raporları, denetçi raporları yargılanan sanıkların yıkılan binanın yapım aşamasına dahil olduğunu göstermektedir. Binaya ilave 2 kat çıkılması için inşaat ruhsatı başvurularında, faaliyet ve denetim raporlarında sanıkların imzası bulunmaktadır. Bunun yanında, daha önceki celselerde bahsettiğimiz ve yıkılan binaya ilave 2 kat çıkılmasının uygun görüldüğü hiçbir hesaplama içermeyen teknik raporu tanzim eden sanık Mehmet Akif Özgüler’in 25 Mart tarihinde vefat ettiği öğrenilmiştir. Önceki taleplerimizi tekrar ederek, bu sanıkların olası kastla yargılanmasını istedik.”
Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, sanıklar hakkında “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma” suçundan 22 yıl 6’şar aya kadar hapis talep ediliyor.
]]>1. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, başka dosyadan tutuklu sanıklar Tevfik Tepebaşı, Ahmet Doğan ile Atilla Öz bulundukları cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı. Firari sanık Mustafa Timurbanga ile tutuksuz sanıklar M.A.Ö. ve M.T. ise duruşmaya katılmadı.
Sanık Tevfik Tepebaşı savunmasında, Ebrar Sitesi A Blok’un Lalezar Konut Yapı Kooperatifi tarafından yapıldığını belirterek, “Bu kooperatifin bağımsız bölüm sayısınca üyesi vardı. Bu inşaat kooperatif tarafından yaptırıldı. Müteahhit ile ilgisi yoktur ve bende bu kooperatifin normal bir üyesiyim, bundan dolayı benim için asli kusurlu denmesi mümkün değil.” dedi.
Eskiden bu yana kooperatifçi olduğunu ve A Blok ile alakası olmadığını savunan Tepebaşı, şöyle konuştu:
“Ben o dönemde Başak Yapı Kooperatifi’nin yöneticisiydim. Lalezar Konut Yapı Kooperatifi’nin yöneticileri benim yakınımdır. İsraf olmasın diye kooperatifler olarak ortak bir ofis kullanıyorduk. İddianamede müşteki ifadelerine ve kişi beyanlarına bakarak müteahhit olduğum ve asli kusurlu olduğum belirtilmekte. Fakat benim kooperatife sadece üye olduğum, inşaat ruhsatında, sigortada, ticaret ve sanayi odasında ve diğer resmi evraklarda açık olarak dururken kooperatifçe yapıldığı belliyken, yasal delillere bakılmadan bana asli kusurlu denilmektedir. Bu deprem asrın depremi olarak kayıtlara geçti. Bu şiddette ve arka arkaya olan bir deprem tarihte görülmemiştir. Deprem uzmanları bu deprem için ‘Hiroşima’ya atılan atom bombasının 5 katı’ diyor. Ben 38 yılımı okullarda doğruyu yanlışı öğretmekle geçirdim. Şu anda kendi suçumun ne olduğunu anlamıyorum. 80 günü aşkın bir süredir cezaevindeyim ve sağlığımı kaybettim. Beraatımı istiyorum.”
Sanık Atilla Öz de hakkındaki iddiaları kabul etmeyerek Lalezar Konut Yapı Kooperatifi’nin kurucusu olmadığını, kendisinden önce 4-5 defa yönetim kurulunun değiştiğini ve 1995 yılında yönetim kuruluna seçildiğini dile getirdi.
Depremde yıkılan Ebrar Sitesi A Blok için Karadeniz Teknik Üniversitesi tarafından hazırlanan bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu savunan Öz, “Çok büyük bir deprem yaşadık. Arka arkaya olan bu depremler bilim adamlarını dahi şaşırtmıştır. Yıkıcı depremler 100 saniye kadar sürmüştür.” ifadelerini kullandı.
Tutuklu sanıklardan Ahmet Doğan ise kendisinin de depremzede olduğunu, 6 Şubat’ta yaşanan depremlerde yakınlarını kaybettiğini söyledi.
Ebrar Sitesi A Blok’un inşaatına başlandığı 1995 tarihinde Siirt’te öğretmen olarak görev yaptığını ifade eden Doğan, “1999 yılının sonuna kadar Kahramanmaraş’a hiç gelmedim. Benim bu bina ile ilgim ve alakam yoktur.” dedi.
Tanık olarak dinlenen Tevfik Tepebaşı’nın kardeşi Ahmet Tepebaşı da ağabeyinin mesleğinin öğretmen olduğunu ve kooperatif yönetiminde olduğunu bildiğini ifade etti.
Tepebaşı, “Ebrar M blokta ev aldım ve sık sık bu kooperatif ofisine gidiyordum. Üyelerin para yatırdığına bizzat şahit oldum. A Blok kooperatif tarafında yapıldı. Fiilen kardeşimin bu işi yaptığını bilmiyorum.” diye konuştu.
“Site yapılmadan önce arazi patlıcan, pamuk ve marul tarlası olarak kullanılıyordu”
Mahkemeye müşteki olarak katılan İsmail Korkmaz da yapım aşamasına şahit olduğu Ebrar Sitesi A Blok’ta anne ve babasının hayatını kaybettiğini ifade ederek, şunları söyledi:
“Binaların temelleri su alıyordu ve bir ay kimse müdahale etmiyordu. Ebrar Sitesi A Blok’a ilk taşınanlardanız. Site yapılmadan önce arazi patlıcan, pamuk ve marul tarlası olarak kullanılıyordu. Sanıklar ‘binayı biz yapmadık’ diyor ama benim gördüğüm Tevfik Tepebaşı, Atilla Öz ve Mustafa Timurbanga’dır. İnşaatlarla ilgili bu isimlerle muhatap oluyorduk. Sonradan da Ahmet Doğan bunların arasına katıldı.”
Mahkeme heyeti, tutuklu sanıkların mevcut halinin devamına karar vererek duruşmayı 27 Haziran’a erteledi.
Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, sanıklar hakkında “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma” suçundan 22 yıl 6’şar aya kadar hapis talep ediliyor.
]]>Başkan Ataç, ilçede gelecek dönem hayata geçireceği projeleri tanıtmak üzere Yunus Emre Spor Tesisleri’nde toplantı düzenledi. Toplantıya Başkan Ataç’ın yanı sıra CHP Eskişehir Milletvekilleri Jale Nur Süllü ve İbrahim Arslan, Büyükşehir Belediye (EBB) Başkanı Yılmaz Büyükerşen, Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, CHP EBB Başkan Adayı Ayşe Ünlüce, İl Başkanı Talat Yalaz, ilçe belediye başkan adayları ve çok sayıda vatandaş katıldı.
Program, Tepebaşı Belediyesi tarafından geçen dönemlerde hayata geçirilen projelerin tanıtımı ile başladı. Ardından Başkan Ataç’ın yeni dönem projeleri katılımcılara takdim edildi.
Programda ilk olarak kürsüye gelen CHP İl Başkanı Talat Yalaz, şöyle konuştu:
“BİRÇOK KONUDA DEVLETİN YAPMASI GEREKENLERİ BELEDİYEMİZ YAPTI”
“Hayat pahalılığı altında, enflasyon altında halkımız eziliyor. Bu nedenle belediyelerimiz bütçelerinin önemli bir kısmını sosyal yardımlara ayırdılar. Haliyle belediyeler de ekonomik krizden nasibini alıyor. Enflasyon nedeniyle merkezi bütçenin azlığının yansıması nedeniyle zor günler geçiriyorlar. Ama ne mutlu bize ki Tepebaşı ne hizmetten geri kaldı, ne de Ahmet Başkan’ımız en ufak bir mazeret üretti. Hatta birçok konuda devletin, merkezi idarenin yapması gerekenleri de belediyemiz yaptı, yapıyor. Ahmet Başkan’ın ve sosyal belediyeciliğinin şefkatli elleri her zaman omuzlarımızda.”
“SAKIN YALANLARA KANIP ŞEHRİNİZİ SATMAYIN”
EBB Başkanı Büyükerşen, “Sakın yalanlara kanıp şehrinizi satmayın, oylarınızı satmayın. Şehrinizi bir büyük maceraya atmayın. İşte Kazım, işte Ahmet, işte Ayşe Ünlüce. Türkiye ilk defa bir Cumhuriyet kadını, bu toprakların kültürlü bir kadını, bir hukukçunun bu şehri nasıl yönettiğine şahit olacak. ve görecek hanımlar nasıl yönetir bu şehri. Onu ve Kazım ile Ahmet’i sizlere emanet ediyorum. Yalnız kendi attığınız oylar değil, karşı oylardan da 3-4 kişiyi ikna etmek size vatan borcudur, şehir borcudur” diye konuştu.
Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, şunları dile getirdi:
“20 yıldır Tepebaşı’mızı başarıyla yöneten Sayın Ahmet Ataç yeni dönem projelerini bize tanıtacak. Ben de bir Tepebaşı seçmeni olarak merak ediyorum ve biri diyor ya, ‘Şaban Bey, toplantının yıldızı ben olmam lazım. Soru sorma’ diyordu. Onun için toplantının yıldızı Ahmet Ağabey olması lazım, hepinizi saygıyla selamlıyorum.”
EBB Başkan adayı Ayşe Ünlüce de Tepebaşı’nın çok büyük bir gelişme gösterdiğini ve bu gelişimin devam etmesi için 5 yıl daha Tepebaşı’nda Ahmet Ataç’la birlikte yol alınması gerektiğini söyledi. Eskişehir’de halkçı ve demokratik belediye anlayışıyla hizmet sürdürdüklerini belirten Ayşe Ünlüce, şöyle devam etti:
“SİZE DOĞRU, ŞEFFAF, HALKÇI BELEDİYECİLİK SÖZÜ VERİYORUZ”
“Tepebaşı’nı bu kadar güzel yapan başkanımız, büyük bir fedakarlıkla Tepebaşı’nı geliştiren Ahmet Başkan’ımız, önümüzdeki 5 yıl daha Tepebaşı’nda başkan olacak. Tepebaşı Belediye Başkanı’mız Ahmet Ataç, Odunpazarı Belediye Başkanı’mız Kazım Kurt ve kırsal belediye başkanlarımızla beraber biz size doğru, şeffaf, halkçı belediyecilik sözü veriyoruz. Ben diyorum ki: ‘Merak etme sen Tepebaşı, Ahmet Ataç yanınızda.’ Ben diyorum ki işimiz gücümüz Tepebaşı, işimiz gücümüz Odunpazarı, işimiz gücümüz Eskişehir.”
Sahneye, “Tepebaşı seninle gurur duyuyor” tezahüratı eşliğinde çıkan Başkan Ataç ise şöyle konuştu:
“ESKİŞEHİR YEŞİL CENNET OLDU”
“1999’da Sevgili Yılmaz Hoca’m ile değerli liderimiz rahmetli Bülent Ecevit’in önerisi ile DSP’den belediye başkanı seçildik. O zaman vatandaşımız, ‘Bizim özgürce yaşayıp, onur duyabileceğimiz bir kent oluşturursanız yanınızda oluruz’ dediler. ve bizi seçtiler, bugün hala seçiyorsunuz. Bu tespit o kadar doğruydu ki bize yön verdi. O ilk 5 yıl içinde mütevazı Tepebaşı’nın geleceği hazırlandı. Altyapısı, üstyapısı yapıldı, yeşil alanları tanzim edildi. İkinci dönemimde ise artık Tepebaşı’nın kaderi farklı bir yöne gitmeye başladı. Hiç sıradan bir iş yapmak istemedik. Yapacağımız işlerde Türkiye’de ilk olmasına da dikkat ettik. Bunu da başardık. Geçmiş dönem projelerimizi izlediniz, hepsi birbirinden güzel projeler. 1999’da Tepebaşı’nda spor sahası diye bir şey yoktu. Market değil, iri bakkal yoktu. Bakın, Batıkent’te Murat Kent’in olduğu alanlarda kamyon kasasının içinde bakkal vardı. Oradan alışveriş yapılıyordu. Bunu Tepebaşılı olanlar çok iyi bilir. Tozunu, çamurunu çok iyi bilir. Şehre geldiğinde çamurun renginden mahallesi söylenirdi. Şirintepe’den, Çamlıca’dan geliyor. Farklı renklerde gördüğü mahallesinin ayrımı yapılıyordu. Ama bugün Çamlıca Eskişehir’in en geniş mahallelerinden biri oldu. O zaman 20 bin nüfusu olan Çamlıca’da bugün 65 bin nüfus var. Kurak bir Tepebaşı’ydı, bugün 2 bin 500 dönüm yeşil alanı suluyoruz. Kişi başına 13 metrekare yeşil alan düşüyor. İstanbul’da kişi başına 30 santimetrekare düşen yerler var. Eskişehir gerçekten bir yeşil cenneti oldu.
“BU SEÇİMİ ALACAĞIZ, MANZARA DİYOR Kİ: BİTTİ BU İŞ”
Yaptıklarımızı ve yapacaklarımızı gösterdik. Yapacaklarımızı beğendiniz mi arkadaşlar? Şimdi sakın şöyle bir düşünce olmasın, ‘Bizim mahallemize bir şey yapılmıyor’, yok öyle bir şey. İnanın, şimdi bunları tasarladık. Koşullar elverdiğince bazıları yapılabilir, bazıları olmayabilir. Ama hiç düşünmediğimiz noktalarda da hizmetlerimiz son sürat gelebilir. Bugün bizim yaptığımız projeleri, Tepebaşı’nda Eskişehir’de kimse düşünmüyordu ama hepsi gerçek oldu. Bugün Alzheimer Merkezi’ne Türkiye’den insanlar müracaat ediyor. Alzheimer Merkezi’ni niye yaptık? Alzheimer hastası, bakımı çok zordur, maliyetlidir. Sırf o ailelere destek verelim diye yaptık. Zihinsel engelli çocuklarımızın Montaj Atölyesi Türkiye’de tek. Nadir Küpeli Başkan’ımıza bir tane de sizle açalım dedik. İkinci atölye de orada kuruldu. İki atölyede çocuklarımızın yaptığı montaj sayısı 21 milyon. Nasıl çalışıyorlar, bir de kafalarında ne yalan ne dolan var, sadece sevgi var. Çocuklar için ağız diş sağlığı merkezimizde yaklaşık 75 bin çocuğumuz elimizden geçti. Tabii kuruş ödenmeden, bedava. Bugün bir lira, iki lira için ekmek kuyruğuna giren baba, çocuğunun dolgusunu nasıl yaptırabilir? Mümkün değil. Hele bu yoksullukta. Bir de açıklıyorlar, 4 milyon 400 bin aileye yardım yapıyoruz diyorlar. Bu 20 milyon kişi eder. Türkiye’nin 4’te 1’i açlık, sefalet içinde demek ki. Utanmadan bunu açıklıyorlar. Etkilenmeyen tek yer var, saray. Bir, iki, üç, dört maaş… Nasıl çocuklarına yediriyorlar anlamıyorum. Hepimizin hakkı var o paralarda. Eğer 31 Mart’ta sandıkta bunlara sarı kartı göstermezsek vay halimize. 4 yıl sonra seçim. 4 yılda bizim pestilimizi çıkartırlar. Ama direneceğiz, yaptırmayacağız. Çünkü bu seçimi alacağız. Nasıl alacağız? Büyükşehir’de Ayşe Ünlüce, Odunpazarı’nda Kazım Kurt. Bu 3’lüyü kimse deviremez. Sevgili dostlar, şu manzara zaten diyor ki, bitti artık bu iş. Yolumuz açık olsun.”
]]>Tepebaşı Belediyesi, Eskişehirli hayırseverlerin iş birliği ile kente değer katacak yatırımlar kazandırmaya devam ediyor.
Bu kapsamda Uçkan ailesinin destekleriyle yapımı tamamlanan ve 2023-2024 eğitim öğretim yılında faaliyete geçen Hüsniye Recep Uçkan Erken Çocukluk Eğitimi Merkezi’nin açılışı yoğun katılımla gerçekleştirildi. Merkezin açılışına Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç’ın yanı sıra Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Ahmet İlker, merkezin yapımında desteklerini esirgemeyen Özcan Uçkan, Erkan Uçkan, Tepebaşı Belediyesi meclis üyeleri ve çok sayıda vatandaş katıldı.
“TEPEBAŞI’NIN SOSYAL HAYATINA OLUMLU KATKI SAĞLAR”
Merkezin açılışında konuşan Özcan Uçkan, “Bir vasiyeti yerine getirmiş olmaktan dolayı aile olarak gerçekten mutluyuz. Bu imkanı bize sağlayan Tepebaşı’nın değerli Başkanı Ahmet Ataç kardeşime ve katkı sunan herkese şükranlarımı sunuyorum. Ahmet Başkanı bu mevkiiyle gördük, sevdik ve sevmeye de devam edeceğiz. Bu kreş umarım, Tepebaşı’nın sosyal hayatına olumlu katkılarda bulunur. Bu vesileyle hayrımızın hayırlara vesile olmasını canı gönülden temenni ediyorum” dedi.
“ÇOCUKLARIMIZIN ÇAĞDAŞ EĞİTİMİ ALABİLMESİ ÇOK ÖNEMLİ”
Başkan Ataç ise mahallelilere şöyle seslendi:
“Bu mahallede 1999’dan beri çok zor ama güzel günlerimiz geçti. Hatırlarsanız mahallemizde bir karış altyapı, bir karış üst yapı yoktu. Bakın biz burada iyi şeyler yapmasaydık bu kadar insan toplanır mıydı? Mümkün değil. Yemin ediyorum 10 kişi gelmezdi. Sizlerle gurur duyuyorum. Yani bunları beraber haber yaptık. Tabii şehirler geliştikçe ihtiyaçlar bitmiyor. Mahallemizde de bir takım ihtiyaçların yokluğunu tespit ettikçe belediye olarak bize düşen görevleri yapmaya devam ettik. Esasında kreşler devlete de aittir. Ama hatta bir tebliğde tasarruf yasaklarında kreş yapmak yasaktır diye bir karar da çıkarttılar. Ama biz onları dinlemedik, kreş açmaya devam ediyoruz. Son yaptığımız kreş de Fevzi Çakmak Mahallemizde. Çünkü burada çok ciddi bir ihtiyaçtı. Burada çalışan annelerimizin çocuklarını güvenle bırakacağı yerlere ihtiyacı vardı. Onu da belediyemiz bu şekilde sağladı. Tabii bu kreşi yaparken çalışma arkadaşımız Erkan Uçkan, Özcan abinin kardeşi, sevgili hocam birlikte belediyede çalışıyoruz. O dedi ki bunu dedi bizim ailemiz adına yapalım, ailemizin ismini verelim. Olur mu dedi. Tabii ki olur dedim. Önemli olan buraların yeni tesislere ihtiyacı var. Çocuklarımız çok önemli. Bizim geleceğimiz, yarınımız, her şeyimiz. Onların doğru eğitim alabilmesi, çağdaş eğitimi alabilmesi en önemli şey. Bizim 3 yaş, 4 yaş grupları daha kimsenin fark etmediği dönemlerde 2010 yılında biz bu eğitimlere başladık. Eğitimlerimizi 21 farklı yerlerde devam ettiriyoruz. Ama şöyle bir şey var. Bu 3 yaş eğitiminde Türkiye’nin oranı yüzde 20.5, Tepebaşı bölgesinin oranı yüzde 30. Yani yüzde 10’luk bir fazlalıkla bu işi de en iyi şekilde yapıyoruz. Çünkü bizim kreşlerimizde Milli Eğitim Bakanlığının gösterdiği mevzuata göre her şeyiyle yerli yerinde devam ediyor.”
MAHALLELİYE İMAR MÜJDESİ
Mahallede farklı hizmetlerin de olacağını belirten Başkan Ataç, bir de müjde verdi. Başkan Ataç, “Fevzi Çakmak Mahallemizin imar sorununu da halletmek üzereyiz. Şimdi Büyükşehir Belediye Başkan Adayımız Ayşe Hanım’la ilk konuştuğum şey bu imar durumlarıydı. Ayşe başkanla imar konusunda çalışacağız, inşallah çözeceğiz” dedi.
BELDE EVİ VE DENEYİMLİ KAFE İÇİN YENİ BİNA
İlki Fevzi Çakmak Mahallesi’nde açılan Belde Evi için yeni hizmet binasının inşaatına da başlandığını belirten Başkan Ataç, “Eskişehir’de 2001 yılında Belde Evi konusundaki ilk düşüncemiz Fevzi Çakmak’la başladı. O dönemde Türkiye’de Belde Evi diye bir şey yoktu. Bugün farklı isimlerle birçok belediye uygulamalarını yapıyor. Ama bizim o Belde Evlerimiz o kadar güzel ki bu mahallelere farklı bir canlılık getirdi. Şimdi açacağımız tesisimizin içinde Belde Evimiz, Deneyimli Kafemiz ve muhtarlık binamız olacak. 120 kursiyeri alabilecek büyüklükte 7 derslik olacak. 435 metrekare bir alan olacaktır. İnşallah bunların açılışını hep beraber yapacağız” diye konuştu.
]]>Tepebaşı Belediyesi tarafından hayata geçirilen Yeşiltepe Yaşam Merkezi, düzenlenen tören ile kent halkının hizmetine sunuldu. Tepebaşı Davet Salonu’nda düzenlenen toplu açılış törenine Başkan Ataç’ın yanı sıra CHP’nin Eskişehir Büyükşehir Belediyesi (EBB) Başkan Adayı Ayşe Ünlüce, CHP İl Başkanı Talat Yalaz, Tepebaşı meclis üyeleri ve çok sayıda Belde Evi kursiyeri katıldı.
Törende konuşan Başkan Ataç, şunları söyledi:
“20 yıldır yan yana çok güzel işler yaptık. Birçok hizmet yeri açtık. Tepebaşı bölgemiz gelişerek büyüyor. Tabii şehirleri, sanat, kültür, bilim, ilim bunlar geliştirir. Bunlara dikkat ederek 20 yılda çok mesafe kat ettik. Belde Evlerimizin ilkini 2001 yılında açtık. O zaman Belde Evi diye bir düşünce yoktu Türkiye’de. Belde Evleri projesine Fevzi Çakmak Mahallesiyle başladık. Şu anda yaklaşık 26 tane Belde Evimiz, 10 tane deneyimli kafemizle sizlere hizmet veriyoruz. Tepebaşı Belediyesi her zaman tasarrufla parasını harcar. Belediyemize ait 4 birimimizi buraya taşıdık. Burada inanılmaz güzel şeyler oldu. İçerisinde Belde Evi, Çocuk Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği, Dil ve Konuşma Terapisi Merkezi ile İki Elin Sesi Var Çocuk Senfoni Orkestrası’nın yer aldığı bu merkez, yaşam merkezi olarak sizlere hizmet verecek. Belde Evleri’ni mülkiyetimizdeki yerlere taşıyarak tasarruf ettik. Şimdi sıfır maliyetle Belde Evleri’miz oldu. Tasarruf ile kalan paraları da yine sizin için harcayacağız. Tasarrufu sizin için yapacağız.”
EBB Başkan Adayı Ayşe Ünlüce de şunları dile getirdi:
“Ahmet Başkan, 1999 seçimlerini kazanıp 1-2 yıl sonra Belde Evleri projesini ilk ortaya attığında bizler de şehirdeki genç kadınlar olarak çok büyük heyecan duymuştuk. O dönemde kadın dayanışma merkezi yoktu ama Belde EvleriWmiz bu alanda birçok çalışmaya imza attılar. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi de ‘Eğitimde fırsat eşitliği sunan şehir’ sloganıyla yola çıkarak bugüne kadar Eskişehir’de birçok kadınımıza hizmet etti. ESMEK kurslarımızdan son 10 yılda 250 bin kadınımız, gencimiz ve çocuklarımız yararlandı. Kent merkezinin yanı sıra ilçelere de açtığımız ESMEK kursları sayesinde ilçeler canlandı, kadınlar ev hayatından sosyal hayata adım atmış oldu. Ayrıca Kadın Danışma ve Dayanışma Merkezi’mizden ise son 10 yılda 40 bin kadın yararlandı. Burada şiddete maruz kalan, psikolojik destek isteyen kadınlarımıza merkezimizde destek verdik.”
CHP İl Başkanı Yalaz ise “Bugün burada açacağımız Belde Evi, Çocuk Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği, İki Elin Sesi Var Çocuk Senfoni Orkestrası gibi tesisler, sosyal belediyeciliğin birer örneği. Belde evleri sayesinde siz değerli kadınlarımız hem toplanmak için fiziki bir imkana kavuşuyor hem de kendilerini geliştirmek için çeşitli eğitimler yapıyor. Bu anlamda Belde Evleri Tepebaşı’nda yer bölgeye yayılmış ve sosyal belediyeciliği en iyi örnekleyen oluşum olmuştur” diye konuştu.
Konuşmaların ardından Yeşiltepe Yaşam Merkezi’nin açılışı yapıldı. Açılışı sonrası Başkan Ataç, EBB Adayı Ünlüce, İl Başkanı Talat Yalaz ve kadın kursiyerler merkezin birimlerini gezdi.
Yeşiltepe Yaşam Merkezi içerisinde; kadınların sosyalleşmesini sağlayan Belde Evi, 4-18 yaş grubu çocuklara psikolojik danışmanlık, diş sağlığı eğitimi ve acil müdahale ve tedavi işlemlerinin ücretsiz gerçekleştirildiği Çocuk Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği ve İki Elin Sesi Var Çocuk Senfoni Orkestrası Eğitim ve Çalışma Merkezi ile iki buçuk yaş itibarıyla çocuk, ergen, yetişkin ve ihtiyaç duyan herkesin faydalanabileceği Dil ve Konuşma Terapisi Merkezi yer alıyor.
]]>İddiaya göre, Yeniden Refah Partisi Tepebaşı İlçe Başkanlığı, parti genel başkanı Dt. Fatih Erbakan’ın elini kaldırarak Tepebaşı Belediye Başkan Adayı olarak ilan ettiği Emrah Altun’un haberi olmadan aday değişikliği yaparak Tacettin Sarıoğlu’nun adaylığını açıkladı. Altun ve ekibi, verilen kararı yerel basın kanallarında yayınlanan bir haber ile öğrendiklerini belirtti. Başta habere inanmayan Altun, bilgiyi genel merkezden teyit ettirdikten sonra il ve ilçe yönetiminden yaklaşık 250 kişiyle birlikte istifa ederek bağımsız adaylığını duyurdu. Mensubu oldukları partinin önceki dönemlerde AK Parti’de bulunmuş isimlerle çalışmasının kendilerini üzdüğünü söyleyen Altun, mahcup bırakıldıklarını ifade ederek tepki yaşanan gelişmelere gösterdi.
“Aday bizdik ve böyle bir aday değişikliğinden haberimiz yoktu”
Başından geçen süreci anlatan bağımsız Tepebaşı Belediye Başkan Adayı Emrah Altun, “24 Kasım 2024 tarihinde Ankara’da Yeniden Refah Partisi’nin genel merkezinde, genel başkanımız Dt. Fatih Erbakan tarafından aday tanıtım toplantısında belediye başkanı aday olarak tanıtıldım. Orada genel başkanımız elimizi de kaldırmak suretiyle bizim belediye başkan adayı olduğumuzu bütün Türkiye kamuoyuna ilan etti. Yeniden Refah Partisi’nin resmi sayfasında da ‘2024 Yeniden Refah Partisi büyükşehir, il, ilçe, belde, belediye başkan adaylarımız hayırlara vesile olsun’ diyor. İlk karede de biz varız. Biz burada aday olarak ilan edildik, 2 ay boyunca çalışmalarımızı sürdürdük ve sahalarda gezdik. Sürekli kendimizi belediye başkan adayı olarak tanıttık. Sokak sokak, kapı kapı gezdik. Televizyon programlarına çıktık. Sosyal medya hesaplarımızdan bir sürü çalışmalar yaptık. Yine bu şekilde sahada çalışma yaparken 30 Ocak 2024 tarihinde Eskişehir’in yerel basınına bir haber düştüğünü gördük. Bu haberin içeriğinde Tepebaşı belediye başkan adayının Tacettin Sarıoğlu olduğu yazıyordu. Tabii bu haber ilk düştüğünde biz inanmadık. Çünkü aday bizdik ve böyle bir aday değişikliğinden haberimiz yoktu. Ne bizim haberimiz vardı ne de Eskişehir’deki Yeniden Refah Partisi Teşkilatı mensubu diğer arkadaşların. Hiçbir arkadaşımıza öncesinde böyle bir haber verilmemişti” dedi.
“Şu anda yaklaşık 250 kişiyle birlikte istifamızı verdik”
İlk başta genel merkez tarafından böyle bir açıklama yapılmadığını ve bu nedenle haberlere inanmak istemediklerini dile getiren Altun, “Haber yerel basına düştükten yaklaşık 2-3 saat sonra genel merkezimiz tarafından da bu açıklama yapılınca doğru olduğunu görmüş olduk. Tabii biz ne yaptık? Eskişehir’deki bütün teşkilatımız bundan rahatsız oldu. Tepebaşı yönetimi olarak bütün arkadaşlarımızla beraber istifa ettik. İl yönetiminden de bize dahil olan arkadaşlarımız oldu. Şu anda yaklaşık 250 kişiyle birlikte Eskişehir’de Yeniden Refah Partisi’nden istifa ettik. Biz genel merkezimize ulaştık, neden böyle bir şey yapıldığını sorduk. Onlar da bize, ‘Biz olayı bu şekilde bilmiyorduk’ dediler. Benim rızamın, haberimin olduğunu biliyorlarmış. Biz bu olayın aslını anlattık, ‘yerden göğe kadar haklısınız’ denildi. Fakat sadece burada kaldı. Biz de bir yaptırım yapılmasını istedik. Tabii yaptırım yapılmadı. Seçimden sonraya bırakıldı, daha doğrusu bizi oyaladılar. Biz de bunu kabul etmedik” şeklinde konuştu.
“Bizi mahcup bıraktılar”
İstifa sonrasında bağımsız adaylıklarını açıkladıklarından bahseden Altun, konuşmasının devamında şunları söyledi:
“Türkiye genelinde böyle aday değişiklikleri oldu. Bizi en çok üzen de unutulmaya yüz tutulmuş, siyaseti bırakmış, aradan 15-20 yıl geçmiş eski AK Partilileri bizim yerimize tercih etmeleri oldu. Genel başkanımız Dt. Fatih Erbakan her çıktığı televizyon programında, ‘Bizim adaylarımızı geri çekmemiz veya değiştirmemiz mümkün değildir. Biz bu adaylarımızı kamuoyuna duyurduk, ellerini kaldırdık. Eğer bir aday çekmek gerekiyorsa AK Parti’nin çekmesi gerekiyor’ şeklinde söyledi. Bunu Eskişehir’de il başkanımız da katıldığı her basın toplantısında dile getirdi. Fakat geri çektiler, bizi mahcup bıraktılar.” – ESKİŞEHİR
]]>Başkan Ataç’ın Şirintepe Mahallesi’ndeki Seçim İletişim Merkezi’nin açılışı Eskişehirlilerin yoğun ilgisi eşliğinde yapıldı. Açılış törenine Başkan Ataç’ın yanı sıra CHP Eskişehir Milletvekilleri Utku Çakırözer ile Jale Nur Süllü, Eskişehir Büyükşehir Belediye (EBB) Başkanı Yılmaz Büyükerşen, Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, EBB Başkan Adayı Ayşe Ünlüce, Eski İçişleri Bakanı, Yurt Partisi Genel Başkanı Sadettin Tantan, Alpu Belediye Başkanı Gürbüz Güller, Han Belediye Başkanı Erdal Şanlı, Sarıcakaya Belediyesi Başkan Adayı Safiye Kesgin, CHP Eskişehir İl Başkanı Talat Yalaz, CHP Tepebaşı İlçe Başkanı Elif Zümrüt Çerçi Kangal ile çok sayıda vatandaş katıldı.
Açılışta vatandaşlara seslenen Başkan Ataç, şöyle konuştu:
“Şirintepe bir bölge gibi. Yeşiltepe, Sütlüce ve Şirintepe olmak üzere bu üç mahallemizde 80 bin kişi yaşıyor. Eskişehir’imizin, Tepebaşı’mızın en güçlü noktalarından biri. Burası bizim iftiharla her zaman hizmet ettiğimiz, sevdiğimiz güzel dostlarımızla dolu. Ben ülkenin ne halde olduğunu anlatmayacağım. Hepimiz yaşıyoruz. Nefes alıp veriyoruz. Kimimiz memnun, kimimiz değil. Ama çoğunluk memnun değil. Arkadaşlar bu sadece yerel seçim değil inanın. Bir tarafta Cumhuriyet’i koruyanlar var, bir tarafta tarikatlara göz kırpanlar var. Biz nerede olacağız? Cumhuriyet tarafında mı? Atatürk’ün tarafında, Atatürk’ün izinde miyiz? Ben size her zaman gönülden geldim, gönülden hizmet ettim. Daha edeceğimiz yıllar var. Önümüzde 5 yılımız daha var. Bir 5 yıl daha hem bana, hem Ayşe Ünlüce’ye, hem Kazım Kurt’a desteklerinizi istiyorum. 1 Nisan’a az kaldı. 1 Nisan’da bahar gelecek. Türkiye, Eskişehir olsun. Yolunuz açık olsun. Her zaman görüşeceğiz. Her zaman yanınızdayız.”
Başkan Büyükerşen de “İnşallah 1 Nisan günü bu güzel kalabalığınız coşku içerisinde bir zaferi kutlayacak. Eskişehirliler zaferini kutlayacak. Çok değerli İçişleri Bakanımız Saadettin Tantan da bizleri sizlerin nazarında desteklemek için aramızda bulunuyor. Sizleri selamlamakla ayrıca gurur duyuyor. Bunu bilmenizi istiyorum” diye konuştu.
Başkan Kurt, şunları söyledi:
“Bana telefon ettiklerinde bir büro açacağız diye ben de rahatça gelip otururuz zannettim ama nasıl büro açayım şimdi? Burası Şirintepe ve Şirintepe makus talihini yendi. Şehir merkezinde ne varsa Şirintepe’de de o var. Niçin var? Buranın belediye başkanı iktidar partisinden mi yoksa? O zaman iktidar partisiyle uyumlu başkan seçerseniz hizmet alırsınız diyenlere bir selam olsun buradan. 20 yıldır Tepebaşı, 25 yıldır büyükşehir iktidar partisiyle uyumluydu da ondan mı oldu Eskişehir? Eskişehir, Avrupa kenti nasıl oldu? İktidar partisinin haberi mi var? Hayır. Bütün hizmetlerimizi engellemeye kalktılar. Buna rağmen oldu. Onun için hiç korkmayın. 31 Mart’ta yeniden bizim takımı seçelim. Odunpazarını da unutmayın. Hemşehrilerinize, dostlarınıza da söyleyin. Onlar da unutmasınlar. Çünkü 10 yıldır biz orada da ciddi işler yaptık. Orada 10 yıl önce iktidar partisi başkanının yapamadığı işleri yaptık. O nedenle bize güvenin biz halkın partisinin temsilcileriyiz. Halktan kopmadan, halka yalan söylemeden, bunun da altını çiziyorum birileri anlasın. Yalanla politika olmaz. Onun için korkmadan çekilmeden Cumhuriyet Halk Partili adayların desteklenmesini sağlayınız. Her komşuyu ikna edin. Çünkü reis Eskişehir’i almak istiyor. Vermeyeceğiz.”
EBB Başkan Adayı Ünlüce, şunları kaydetti:
“31 Mart seçimlerine çok az kaldı ama Şirintepe kararını vermiş görünüyor. Bu ne güzel coşku, bu ne güzel kalabalık. Bu da Ahmet Başkanımızın Ahmet Attaç’ın eseridir. Sağ olun var olun. Çeyrek asırdır bu şehirde efsane başkanlarımız var. Efsane bir şekilde bu şehre hizmet ettiler. Eskişehir’i bir marka yaptılar. Bizler de Eskişehirliyiz demekle hep gurur duyduk. Kent kimliğimizle gurur duyduk. Ne mutlu Eskişehirliyim diyene dedik. Ben de bunu bizlere dedirten ekibin bir parçasıyım. Bu ekiple beraber aynı yolda yürüdüm. Bu ekibi bozmayalım, bu uyumu bozmayalım, bu ahengi bozmayalım, Eskişehir’i bozmayalım. Eskişehir’i en güzel noktalara hep beraber taşıyalım. Bayrağı devraldığımız yerden en güzel noktalara götürelim. Bugün Saadettin Tantan, değerli Bakanımız, bize destek için burada. Çünkü biliyor ki bakanlık yaptığı dönemde bu ülkedeki yolsuzlukları, yapılan kötülükleri, kentsel dönüşümün nasıl rahatsız dönüşümlere dönüştüğünü, uyuşturucu tacirlerini, suçluları hepsini gördü. ve dedi ki Eskişehir’de yine bu ekip kazansın, bu ekiple devam etsin, sosyal belediyecilik devam etsin, halkçı belediyecilik devam etsin, dürüstlük, şeffaflık, adalet devam etsin dedi. Biz de devam etsin diyor muyuz? O zaman işimiz gücümüz Şirintepe, işimiz gücümüz Tepebaşı, işimiz gücümüz Eskişehir.”
İl Başkanı Talat Yalaz ise şunları dile getirdi:
“AKP’nin Tepebaşı Başkan Adayı demiş ki, Tepebaşı’nı dünyaya tanıtacağım. Odunpazarı da demişti ki ben Odunpazarı’nı bilmiyorum. Öğreneyim ondan sonra yayına çıkayım. Bunlar aday oldukları yerleri bile bilmiyorlar. Tepebaşı’nın dünyaya tanıtılmaya ihtiyacı var mı? Tepebaşı’nı zaten bütün dünya tanıyor. Hem de öyle sucuklu yumurta festivaliyle falan değil. Vizyonuyla tanıyor, misyonuyla tanıyor. Yine Büyükşehir adayları bir canlı yayın programına çıktı. Artık seçim başka bir boyuta evrilmeye başladı. Eskişehirlilerin aklıyla ve zekasıyla dalga geçiliyor. Birisi de demiyor ki elektrik ucuz, doğalgaz ucuz, su pahalı. Hadi oradan. Böyle bir şey yok. Merkezi iktidarken, iktidar milletvekiliyken yapmıyor, yapılmıyor, yerel yönetimleri kazanınca yapacakmış. Hadi oradan. Dolaya koyuyor almıyor. Boşa koyuyor, dolmuyor, ölçüyor, biçiyor, bir türlü kazanmaya yetmiyor. Anketler ortada. O ne yapıyor? Yalana başvuruyor, dolana başvuruyor, saldırıya başvuruyor. Eskişehir seni değil Ayşe Ünlüce’yi seçecek. Çünkü sen belediyeciliği, belediye yönetmeyi bilmezsin. Sen daha ÇED raporunun kim tarafından verildiğini bilmiyorsun. Sen milletvekili olduğun şehrin su maliyetini bilmiyorsun. Doğalgazı kim getirir onu bilmiyorsun. Bu nedenle biz kentimize sahip çıkacak ve işi ehillerine vereceğiz. Bu şehirde yaşarken mutlu, huzurlu ve gururluyuz. Doğru mu? Eğer ki bir yanlış bir hata yaparsak bu şehirde ne bir huzur kalır, ne bir mutluluk kalır, ne bir gurur kalır. Bu nedenle hep birlikte kentimize sahip çıkacağız. Bu kuruluşun, kurtuluşun kentini, çağdaş Cumhuriyet kentini canımız pahasına koruyacağız. ve son olarak diyorum ki hep birlikte kazanacağız, kazanacağız, kazanacağız.”
]]>Başkan Ataç, CHP EBB Başkan Adayı Ayşe Ünlüce ile Eskişehir’de faaliyet gösteren hemşehri derneklerini ziyaret etmeyi sürdürüyor. Bu kapsamda son olarak EYBİLDER’i ziyaret eden Başkan Ataç ve Ünlüce’ye vatandaşların ilgisi yoğun oldu.
Dernekte meşaleler ve alkışlar eşliğinde karşılanan Ataç ile Ünlüce, çok sayıda vatandaş ile bir araya geldi. Eski Devlet Bakanı Bahattin Şeker ve CHP İl Başkanı Talat Yalaz’ın da katıldığı buluşmada; EYBİLDER Başkanı Davut Mülayim, Başkan Ataç ve Ünlüce’yi ağırlamaktan dolayı mutlu olduklarını belirtti.
EYBİLDER Başkanı Mülayim, “Büyük çoğunluğumuz Tepebaşı’nda yaşıyoruz. Bir il kadar, Bilecik ilinin nüfusu kadar Eskişehir’de yaşayan Bilecikli var. Bizler Eskişehir’de yaşıyoruz ve bu dernekte yardımlaşma kültürümüzü geleceğe aktarmak için faaliyet gösteriyoruz. Bizi ziyaret eden başkanlarımıza teşekkür ediyorum, sağ olun” dedi.
Ziyarette söz alan Başkan Ataç, şunları dile getirdi:
“BU KARDEŞLİK BİTMEYECEK”
“20 yıldır Tepebaşı benim için o kadar kıymetli oldu ki anlatmak çok güç. Önümüzdeki dönem sizlerin de desteği ile görevimizi sürdüreceğimize inanıyorum. Ayşe Ünlüce, büyükşehir adayımız. Kendisi bu göreve fazlasıyla layık bir insan. Hukukçu ve büyükşehirdeki görevlerini üstün bir başarıyla sürdürdü. Büyükşehirdeki ilk kadın başkanımız olacak. Tepebaşı’nda çoğunluk olarak birinci sırada yaşayanlar Bilecikliler, ben de bundan dolayı mutluyum. Bozüyük’le de Bilecik ile de güzel ilişkiler içinde olduk, yediğimiz içtiğimiz ayrı gitmedi. Bu yapay bir yakınlık değil, canı gönülden bir ilişki. Bu kardeşlik bitmeyecek, sürdüreceğiz.”
EBB Adayı Ayşe Ünlüce de şöyle konuştu:
“ESKİŞEHİR’İ DAHA İLERİYE TAŞIYACAĞIZ”
“Eskişehir çevre iller başta olmak üzere Türkiye’nin dört bir yanından göç almış, farklı kültürleri bir arada barındıran ve herkesin birbirine saygı ve sevgi duyduğu bir kent. Bilecikliler de özellikle Tepebaşı’nda yoğunlaşan nüfusları ile şehrimize büyük bir değer ve renk katıyor. Komşu kentimiz olması sebebiyle de birçok eş dost ve akrabanızın sık sık Bilecik’ten şehrimize geldiğini biliyorum. Özellikle hafta sonunda 25 yıldır yarattığımız güzellikleri görmek için Bileciklilerin sık sık şehrimizi ziyaret ettiğini biliyorum. Bilecik Belediye Başkan Adayımız Melek Mızrak Subaşı ile yeni dönemde çok güzel ve özel bir dayanışma kuracağımıza inanıyorum. Siz değerli Bilecikli dostlarımızdan, hemşehrilerimizden de kendi adıma, Ahmet Başkanımız adına, Kazım Başkanımız adına destek bekliyorum. Bu şehirdeki 25 yıllık birikimi, emeği hep birlikte koruyacağız ve hayata geçireceğimiz çalışmalarla da Eskişehir’i daha ileriye taşıyacağız.”
Eski Devlet Bakanı Bahattin Şeker, şunları kaydetti:
“Ben Tepebaşılıyım, Tepebaşı’nda oturuyorum. Bozüyük’te ilkokulu bitirdim, Maarif Koleji’ne geldim Tepebaşı’na. Ahmet Ağabey de benim okuldan ağabeyimdir. Tepebaşı’nda Bilecik’in her tarafından çok hemşehrimiz var, yaklaşık 100 bin civarındayız. Ben bu güzel topluluğu toplayan sayın başkanıma teşekkür ediyorum. Mahalli seçim ayrı bir seçimdir. Görüşler, düşünceler farklı olabilir ama Eskişehir’de ayrı bir ildir Türkiye’de. Şimdi diyorlar ki ‘Hizmet gelmedi, o gelmedi.’ Başta Sayın Ağabeyimiz Ahmet Ataç, Kazım Bey ile beraber, şu an Eskişehir Türkiye’nin en güzel illerinden birisi. Bunu bütün Türkiye kabul ediyor. Şimdi bu güzel ile benim de yıllardır tanıdığım sayın Ayşe Ünlüce büyükşehir belediye başkanlığı yapacak. Bu da güzel bir onur, şeref. Dediğim gibi mahalli seçimler ayrı bir seçimdir. Bu dönem daha da güzel olacak. Allah hepsine yardımcı olsun, biz de oylarımızı verelim 5 sene daha güzel bir şekilde devam edelim.”
CHP İl Başkanı Talat Yalaz ise şunları söyledi:
“Ben de aslen Afyonkarahisar Emirdağlıyım. Bu şehre geldiğim zaman sizler gibi ben de hiç yabancılık çekmedim. Eskişehirli bize kendimizi yabancı hissettirmedi. Biz de burayı sizler gibi kendi şehrimiz bildik. Eskişehir, uzun süre burayı hoşgörünün, vizyonun, sanatın, kültürün, naifliğin merkezi yapan belediye başkanlarımız sayesinde böyle bir şehir. Bunun hepimiz farkındayız, bu şehirde yaşadığımız için mutluyuz. Güzel şehirler kendiliğinden güzel olmuyor. Bu şehri güzelleştirdikleri için belediye başkanlarımızın yanındayız. CHP il başkanı olarak değil, Eskişehirli bir genç olarak konuşuyorum; bu şehirde gençler, kadınlar, insanlar son derece mutlular. Bu mutluluğun devam etmesi için de bu yönetime, anlayışa, aktif ve sosyal belediyeciliğe tüm Eskişehirliler olarak sahip çıkacağımıza inanıyorum.”
]]>