Teşvik – Haber 28 – Giresun Haber https://www.haber28.com.tr Tue, 30 Jul 2024 21:48:23 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 CHP Milletvekili Gürer, tarım sektöründe çalışan kadınların sosyal güvenlik primlerinin devlet tarafından karşılanması için kanun teklifi verdi https://www.haber28.com.tr/chp-milletvekili-gurer-tarim-sektorunde-calisan-kadinlarin-sosyal-guvenlik-primlerinin-devlet-tarafindan-karsilanmasi-icin-kanun-teklifi-verdi/ https://www.haber28.com.tr/chp-milletvekili-gurer-tarim-sektorunde-calisan-kadinlarin-sosyal-guvenlik-primlerinin-devlet-tarafindan-karsilanmasi-icin-kanun-teklifi-verdi/#respond Tue, 30 Jul 2024 21:48:23 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=28513 (ANKARA) – CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, tarım sektöründe çalışan kadınların sosyal güvenlik primlerinin devlet tarafından karşılanması için kanun teklifi verdi. Gürer, “Tarımda yeniden kırsala dönüşün yolunu açmak için gençleri ve kadınları teşvik etmek gerekiyor. Bunun içinde kadınlar eğer kentten kırsala dönerse sosyal güvenlik kurumu primi devlet tarafından karşılanmalı ve teşvik edilmeli” dedi.

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, kadınların kırsal kalkınmanın sürdürülebilirliğinde oynadığı rol ve kadın istihdamının artırılması için tarım sektöründe çalışan kadınların sosyal güvenlik primlerinin devlet tarafından ödenmesi için hazırladığı kanun teklifini TBMM Başkanlığı’na sunduğunu açıkladı.

“KADINLARIN ELİNİN DEĞDİĞİ YERDE SORUNLAR AZALIR”

Gürer, “Tarım kesiminin çok yönlü sorunları var. Bunun yanı sıra kırsalda da boşalma devam ediyor. Özellikle köylerden kentlere göç sürdükçe de tarımda sorunlarda artıyor. Tarımda yeniden kırsala dönüşün yolunu açmak için gençleri ve kadınları teşvik etmek gerekiyor. Bunun için de kadınlar eğer kentten kırsala dönerse sosyal güvenlik kurumu primi devlet tarafından karşılanmalı ve teşvik edilmeli. Bunun için kanun teklifimi TBMM Başkanlığı’na sundum. Kadın eğer kırsala dönerse, köyde tarımla uğraşırsa sosyal güvenlik primi devlet tarafından karşılanması teşvik edici olur. Köy okulları yeniden açılmalı, her köyde tarım varsa mutlaka ziraat mühendisi ve veteriner bulunmalı. Bu arada kadınlarında tarımdaki istihdamının artırılmasını sağlayacak teşviklere yönelmeli. Kadınların elinin değdiği yerde sorunlar azalır” diye konuştu.

“KADINLAR TARIMSAL ÜRETİMDE ÖNEMLİ ROLE SAHİP”

Gürer, “Küresel ölçekte tarımsal üretim, gıda güvenliği ve ekonomik kalkınma için temel bir unsur olarak kabul edilmektedir. Bu nedenle, uluslararası toplumun ve devletlerin, tarımsal üretimi artırmaya yönelik çabaları her geçen gün daha da artmaktadır. Ayrıca, kadınların tarımsal üretimdeki rolü, tarımsal işlemlerin her aşamasında önemli bir iş gücü kaynağı olarak dikkate alınmalıdır. Kadınların tarımsal üretim süreçlerine aktif katılımı, ekimden hasada ve ürün işlemeye kadar olan süreçlerin etkin bir şekilde yönetilmesini sağlayarak, tarımsal üretimin sürdürülebilirliği açısından hayati bir öneme sahiptir” dedi.

“10 YILDA 614 BİN KİŞİ AZALDI”

Ülkede istihdam edilen kadın sayısının giderek azaldığını belirten Gürer, “2014 yılında tarım sektöründe 2 milyon 533 bin kadın İstihdam edilirken, bu rakam 10 yıl içinde 614 bin kişi azalarak 1 milyon 919 bin seviyesine düşmüştür. Ayrıca, 2005 yılında toplam istihdam içinde tarım sektöründe istihdam edilen kadınların oranı yüzde 48,8 iken, bu oranın 2023 yılı sonunda yüzde 18,3’e kadar gerilediği görülmektedir. Bu da kadınların tarım sektöründe istihdam edilme oranının önemli ölçüde azaldığını göstermektedir. Bu süreler zarfında, tarım sektöründe kadın istihdamındaki düşüş düzenli bir trend halinde devam etmektedir” ifadesine yer verdi.

“EN ÇOK SOSYAL GÜVENLİĞE ERİŞİMDE ZORLANIYORLAR”

Gürer, “Kadınların tarımsal üretime katılımı, kırsal alanların kalkınmasını destekler ve kırsal bölgelerden kente göçü engeller. Ancak, kırsal kesimde yaşayan ve tarımla uğraşan kadınlar, bir dizi zorlukla karşı karşıyadır. Bu zorluklar arasında düşük gelir seviyeleri, sosyal güvenlik eksikliği ve İş güvencesi gibi faktörler bulunmaktadır. Kadınlar, düzensiz gelir ve güvencesiz çalışma koşullan nedeniyle sosyal güvenliğe erişimde zorluk çekmekte ve benzer birçok sosyoekonomik engelle karşı karşıya kalmaktadırlar. Bu engellerden belki de en önemlisi sosyal güvenliğe erişimin zorluğudur” dedi.

“TARIMDA KADIN İSTİHDAMI TEŞVİK EDİLMELİ”

Gürer, “Kadınların tarım sektöründe daha fazla istihdam edilmesini teşvik etmek için destekleyici politikalar ve programlar geliştirilmelidir. Bu politika ve programlar kadınların tarımsal üretime katılımını artıracak, böylece tarım sektörünün kadınlar için daha fazla fırsat sunmasını sağlayacak ve toplumun genel refahını artıracaktır. Kadın istihdamının tarım sektöründe artırılması sadece ekonomik kalkınma için değil, aynı zamanda gıda güvenliği ve kırsal kalkınma için de hayati bir öneme sahiptir. Bu nedenle, kırsal kesimde yaşayan ve tarımsal üretimle uğraşan kadınların sosyal güvenlik primlerinin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından karşılanması, kadınların tarımsal üretimde daha fazla yer almasını teşvik etmek ve karşılaştıkları engelleri aşmalarına yardımcı olmak için önemlidir” ifadesine yer verdi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/chp-milletvekili-gurer-tarim-sektorunde-calisan-kadinlarin-sosyal-guvenlik-primlerinin-devlet-tarafindan-karsilanmasi-icin-kanun-teklifi-verdi/feed/ 0
Otomotiv Sanayii Derneği Başkanı: Elektrikli araçlarla karbon ayak izini sıfırlamak mümkün değil https://www.haber28.com.tr/otomotiv-sanayii-dernegi-baskani-elektrikli-araclarla-karbon-ayak-izini-sifirlamak-mumkun-degil/ https://www.haber28.com.tr/otomotiv-sanayii-dernegi-baskani-elektrikli-araclarla-karbon-ayak-izini-sifirlamak-mumkun-degil/#respond Thu, 18 Jul 2024 00:12:08 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=26004 Otomotiv Sanayii Derneği (OSD) Başkanı Cengiz Eroldu, otomotivin, dünyadaki karbon ayak izini sıfırlaması için başka teknolojilere ihtiyacı olduğunu belirterek, “Elektriklilerle yalnızca bunu yapamayacağız gibi duruyor. Zaten firmalarda da yoğun bir şekilde hidrojen ve benzeri konularda aslında devam eden çalışmalar var.” dedi.

Eroldu, düzenlediği basın toplantısında, otomotiv sektörünün yılın ilk çeyrek karnesini değerlendirerek sektörün geleceğine ilişkin öngörülerini paylaştı.

Yılın ilk çeyreği sonuçlarında ihracatta ve üretimde geçen yıla göre artış kaydettiklerini dile getiren Eroldu, Türk ekonomisine katkılarını artırarak devam ettikleri ocak-mart dönemini geride bıraktıklarını söyledi.

Küresel elektrifikasyon sürecine ilişkin müşteri ana beklentilerinin çok kısa şarj süresine sahip araçlar olduğunu aktaran Eroldu, araçların şu anda bu beklentiyi karşılayamadığını vurguladı.

Eroldu, Almanya’da teşviklerin kaldırılmasıyla beraber yüzde 18 olan elektrikli araç payının yüzde 11’e, Avrupa ortalamasında da yılın ilk 2 ayında yüzde 14,6’dan yüzde 11,5’lere gerilediğine dikkati çekerek, şunları kaydetti:

“Keza Türkiye’de de teşviklerin devam etmesine rağmen yüzde 7,5 olan elektrikli penetrasyonunun ilk 2 ayda yüzde 7,1 seviyesine geldiğini görüyoruz. Yani burada büyümeden çok 2023 rakamları ya devam edecek veya önümüzdeki aylarda daha net göreceğiz ama belki de aşağıya doğru bir seyir olacak gibi duruyor şu anda. Yani aslında bu tablonun bize söylediği, tam elektrikli araçların tüketicinin hayatına girmesinin biraz daha uzun zaman alacağı.

Bununla ilgili bir başka konu da elektrifikasyon sürecinde özellikle madenlerin durumu. Bunun tamamen elektrikli araçlara dönüşümü için de lityum, nikel ve benzeri materyallerden de dünyada yeterince olması lazım ama bu yeterince var mı ve bu dağılmış durumda mı?”

Eroldu, otomotivin dünyadaki karbon ayak izini sıfırlaması için başka teknolojilere ihtiyacı olduğunu ifade ederek, “Yani bu elektriklilerle yalnızca bunu yapamayacağız gibi duruyor. Zaten firmalarda da yoğun bir şekilde hidrojen ve benzeri konularda aslında devam eden çalışmalar var. Otomotiv sanayisinde hep konuştuğumuz ciddi bir değişim ve dönüşüm söz konusu ama bu değişim ve dönüşüm biraz daha zaman alacak ve farklı boyutlara da evirilecek gibi duruyor.” diye konuştu.

“En büyük teşvik aslında pazarın kendisi”

OSD Başkanı Eroldu, Çinlilerin Türkiye’ye ithalat değil, yatırım yapmaları gerektiğini belirterek, şöyle devam etti:

“Bazı Çin otomotiv yatırımlarının Avrupa’ya kaydığını gördük. Bence bu durumun ana konularından bir tanesi pazara yakınlık diye düşünüyorum. Yani bunun başka izahı olmaz. Çünkü Avrupa Birliği’ne girmek açısından Türkiye’de yatırım yapmakla İspanya’da yatırım yapmak arasında bir fark yok. Yani sonuçta biz de Gümrük Birliği’ndeyiz, İspanya’da Gümrük Birliği’nde.

Fas’a gitse diyeceğim ki Fas’ta kral var, kral nakit para veriyor yatırımcılara, işte nakit teşvikler var, ondan etkileniyor ama İspanya ve Macaristan gibi ülkelerde böyle benim bildiğim nakit teşvikler de yok. Özellikle İspanya’da hiç yok böyle bir şey. Yani dolayısıyla teşvikler anlamında ‘İspanya Türkiye’den daha fazla teşvik ediyor.’ diye de bir şey yok. Hani o açıdan da ‘Türkiye’de teşvik olmadığı için gelmiyorlar veya teşvikler seviyesi yeterli değil.’ diye de bir konu yok. Yani burada bence tek şey şu anda pazara yakınlıktan dolayı bunu yapıyorlar.”

Türkiye’de otomotivde büyük bir potansiyel bulunduğuna dikkati çeken Eroldu, “Bunu da kabul etmek lazım. Yüzde 80 ÖTV’nin olduğu bir yerde 1 milyonluk bir pazar var. Şimdi göreceli olarak bu vergiler aşağı indirilse bence, ben hep şeyi söylüyorum, yani en büyük teşvik aslında pazarın kendisi. Pazar büyük olup ürününüz de doğruysa sizin için gerçek teşvik orada.” değerlendirmesinde bulundu.

“(Ticari araç üretiminde) Türkiye olarak birinciliğe devam edeceğiz”

OSD Başkanı Cengiz Eroldu, Türkiye’nin ticari araç üretiminde dünyada 2. sırada olduğunu ifade ederek, şöyle devam etti:

“Ticari araçta liderliğimizi geçen yıl kaybettik ama burada bir istisna olay oldu. Biliyorsunuz OSD üyelerimizden bir tanesi fabrikasında bir değişikliğe gidip fabrikasını daha büyük üretime hazırlıyor. O yüzden de 2023 yılında bir kesintisi oldu. Aslında tamamen ondan kaynaklı. Yaptıkları anlaşma paralelinde üretime başladıkları zaman, zaten İspanya ile aramızda 30 bin adetlik bir fark var yani çok az bir fark var. O yüzden bu geçici, bir tesisimizde yaşanan kendini daha fazla büyümeye adapte etmesinden dolayı yaşanan bir kesintiden kaynaklandı. Dolayısıyla önümüzdeki sene o düzelecektir ve Türkiye olarak birinciliğe devam edeceğiz inşallah.”

Otomotiv pazarında nisanda bir daralma yaşanacağını tahmin ettiklerini anlatan Eroldu, ?bu ayın çok indikatif olmadığını, bayram tatili nedeniyle çalışma gününün az olduğunu belirtti.

Eroldu, “Yıl için ise şöyle söyleyebilirim, mart temposuna baktığımız zaman 1,3-1,4 milyon olarak görünüyordu. Bu nisanı referans kabul edip onun üzerinden hesap yaparsanız, burası yine 1 milyon görünüyor. Pazarın ne tarafa doğru gideceği için mayıs ayı daha indikatif olacaktır diye düşünüyorum.” dedi.

Kur üzerinden rekabetçilik fikrinin doğru olmadığını, rekabetçiliğin verimlilik üzerinden olması gerektiğini vurgulayan Eroldu, otomotiv sanayi ve otomotiv tedarik sanayi olarak çok büyük bir rekabetçilik sorunlarının bulunmadığını sözlerine ekledi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/otomotiv-sanayii-dernegi-baskani-elektrikli-araclarla-karbon-ayak-izini-sifirlamak-mumkun-degil/feed/ 0