Erdoğan ile eşi Emine Erdoğan, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanı İbrahim Kalın, Cumhurbaşkanı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç ve Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün de Arnavutluk’tan ayrıldı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Karşılamada, Arnavutluk Cumhurbaşkanı Bayram Begay da bulundu.
Görüşmede, Emine Erdoğan’ın himayelerinde 2012’de başlatılan Gönül Elçileri projesi ile koruyucu aile konusunun önemi de ele alındı.
Görüşmelerin ardından sosyal medyada paylaşım yapan Emine Erdoğan, şunları kaydetti:
“Arnavutluk Cumhurbaşkanı’nın kıymetli eşi Armanda Begay ile verimli bir görüşme gerçekleştirdik. Çevre, sağlık, eğitim başta olmak üzere pek çok konuda görüş alışverişinde bulunduk. Koruyucu ailelik konusunda Türkiye olarak attığımız adımları ele aldık. Sayın Begay’a Gönül Elçileri projemizin küreselleşme yolculuğunu paylaştım. Samimi ev sahipliği için teşekkür ediyor, ülkelerimiz arasındaki dostluğun daimi olmasını diliyorum.”
Arnavutluk Cumhurbaşkanı’nın kıymetli eşi Armanda Begaj ile verimli bir görüşme gerçekleştirdik.
Çevre, sağlık, eğitim başta olmak üzere pek çok konuda görüş alışverişinde bulunduk.
Koruyucu ailelik konusunda Türkiye olarak attığımız adımları anlatarak Sayın Begaj’a Gönül… pic.twitter.com/na1b8bAtIm
— Emine Erdoğan (@EmineErdogan) October 10, 2024
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Erdoğan, Arnavutluk’un başkenti Tiran’da Türkiye’nin desteğiyle Balkanlar’ın en büyük camisi olarak inşa edilen Namazgah Camisi’nin açılışında konuştu.
Bu önemli açılış töreni dolayısıyla Arnavutluk’ta bulunmaktan duyduğu mutluluğu dile getiren Erdoğan, kendilerini aşkla bağrına basan Arnavutluk’a teşekkür etti.

Çok büyük bir bahtiyarlık yaşadığını ifade eden Erdoğan, 2015 yılında temelini attıkları Balkanlar’ın en büyük camisi Namazgah Camisi’nin tüm Müslümanlar için hayırlı olmasını diledi.
Erdoğan, Diyanet İşleri Başkanlığı ve Diyanet Vakfının katkılarıyla inşa edilen Namazgah Camisi’ne sağladıkları destek için Arnavutluk Başbakanı Edi Rama başta olmak üzere emeği geçen herkese şükranlarını sundu.
Balkan coğrafyasının bu en büyük camisinin aynı zamanda 6 asrı aşan ortak tarih ve kardeşliğin en yeni nişanesi olarak hafızalardaki yerini alacağına işaret eden Erdoğan, Tiran Namazgah Camisi’nin gelenekten geleceğe uzanan, kadim ile teknolojiyi bütünleştiren, bugünün inşaat teknolojisiyle Balkanlar’da hakim olan klasik Osmanlı mimarisini buluşturan bir yapı olarak tasarlandığını ifade etti.

Yaklaşık 10 dönümlük arazi üzerine inşa edilen camide, açık alanlarla birlikte aynı anda 8 bin kişinin ibadet edebileceğini belirten Erdoğan, ibadet alanının yanı sıra konferans salonu, derslikler, Kur’an kursu, sergi salonu, kütüphane, engelli ve yaşlı asansörü, çalışma odaları ve kültür merkeziyle camiyi bir külliye anlayışıyla inşa ettiklerini söyledi.
Erdoğan, cami alanında bulunan Balkan Kültürleri Birlikte Yaşam Müzesi ile de Arnavutluk’un zengin kültür mirasını yansıtmayı hedeflediklerini dile getirerek, “Namazgah Camii’nin aramızdaki dostluğun, kardeşliğin, dayanışmanın sembolü olacağından şüphe duymuyorum.” dedi.


“ARNAVUTLUK’UN YANINDA YER ALMAYA DEVAM EDECEĞİZ”
Görenleri hayran bırakan, iç huzuru veren, manevi dünyayı dış dünya ile bütünleştiren bu muhteşem eserde emeği geçen herkesi tebrik eden Erdoğan, şunları söyledi:
“Şunu özellikle vurgulamak isterim, sıkı kardeşlik hukukuyla bağlı olduğumuz Arnavutluk ile kültürel ve sosyal ilişkilerimizin daha da derinleştirilmesi önceliğimizdir. İki millet birbirlerini her vesileyle desteklemiş, derdine ve sevincine ortak olmuştur. Ülkelerimizdeki deprem felaketlerinde Türk ve Arnavut halklarının gösterdiği dayanışma uluslararası camiaya örnek teşkil etmiştir. Fier ilinde inşa ettiğimiz Türkiye Arnavutluk Dostluk Hastanesi ve Laç’ta yaptığımız deprem konutları bu dayanışmamızın en somut eseridir. İnşallah bundan sonra da devletimizle, kurumlarımızla, sivil toplum kuruluşlarımızla Arnavutluk’un yanında yer almaya devam edeceğiz.”
İslam düşüncesinde hayatın kalbinde, şehrin merkezinde, medeniyetin temelinde camilerin olduğuna işaret eden Erdoğan, camilerin kardeşlik, yardımlaşma ve dayanışma gibi toplumu yücelten değerlerin yaşatıldığı, mekan birliğini ruh birliğine dönüştüren mabetler olduğunu ifade etti.

“YÜCE DİNİMİZ CAMİLER İNŞA ETMEYİ BİR GÖREV OLARAK YÜKLÜYOR”
Erdoğan, camilerin sadece ibadet mekanları olmadığını belirterek şöyle devam etti:
“Ezanlarıyla bütün insanlığı tevhide, kulluğa ve Allah’a çağıran, kubbesiyle müminleri birleştiren, mihrabıyla yüzleri ve gönülleri yüce Rabbimize döndüren hakikat merkezleridir. Yüce dinimiz biz Müslümanlara camiler inşa etmeyi ve camilerimize sahip çıkmayı bir görev olarak yüklüyor. Bugün camiler inşa ettiğimiz gibi bu camilerin temsil ettiği değerleri yaşamak ve yaşatmak için de hep birlikte gayret göstermeliyiz.
Barış dini İslam’ın yüce değerlerinden kopmamalı, kutsal dinimizi şahsi emelleri için istismar eden çıkar gruplarına meydanı boş bırakmamalıyız. Bu vesileyle genç, yaşlı bütün kardeşlerimizi bu mabedi bir huzur mekanına dönüştürmeye, camilerimizin temsil ettiği değerleri yaşatmaya davet ediyorum. Davetimize icabet eden tüm kardeşlerime teşekkür ediyorum.”

“DEVLET TERÖRÜNÜN KARŞISINDA DURMAK VİCDANİ BİR ZORUNLULUK”
Gazze’de ve işgal edilmiş Filistin topraklarında İsrail’in uyguladığı soykırımın bir yılı geride bıraktığını hatırlatan Erdoğan, 50 bin masum Filistinli’nin şehit edildiğini, 100 bini aşkın kişinin yaralandığını söyledi.
Erdoğan, camiler, kiliseler, hastaneler, okullar, üniversiteler ve pazar yerlerinin bombalandığını, İsrail yönetiminin Filistin’de çocuk, kadın, genç, yaşlı demeden saldırılarına devam ettiğini kaydetti.
İsrail yönetiminin katliam politikasını Lübnan’a taşıdığına işaret eden Erdoğan, “İsrail’in uyguladığı devlet terörünün karşısında durmak hepimiz için vicdani bir zorunluluktur. Netanyahu yönetimi son olarak Lübnan’a da saldırmak suretiyle bölgede barış sağlanması gibi bir niyeti olmadığını tekrar göstermiştir. Bu kutsal mekandan bir kez daha Müslümanlar başta olmak üzere vicdan sahibi tüm dünyaya, İsrail saldırganlığına karşı ortak tavır almaları çağrısında bulunuyorum.” diye konuştu.

Erdoğan, Namazgah Cami’sinde edilecek duaların, yapılacak ibadetlerin Hak katında kabul olmasını niyaz etti.
NOTLAR
Başkan Erdoğan’ın camiye gelişinde arabasına karanfiller atıldı. Türk ve Arnavutluk bayrakları asılan Tiran Namazgah Camisi’nin açılışından önce Tiran Müftüsü ve Tiran Namazgah Camisi İmamı Gazment Bilal Teqja ile Büyük Çamlıca Camii Müezzini Enes Özsoy, Kur’an-ı Kerim tilavetinde bulundu.
Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın okuduğu duanın ardından Başkan Erdoğan, Arnavutluk Başbakanı Rama ve beraberindeki protokol üyeleri kurdele keserek açılışı gerçekleştirdi.
Erdoğan ve Rama ile beraberindekiler daha sonra Tiran Namazgah Camisi’ne girerek incelemede bulundu. Erdoğan, cami çıkışında ellerinde Türk bayrakları olan ve kendisine sevgi gösterisinde bulunan halkı selamladı.

Törende, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanı İbrahim Kalın, Cumhurbaşkanı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç, Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, Yükseköğretim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanı Serkan Kayalar ile Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı Başkanı Okay Memiş de hazır bulundu.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Besteci, Arnavut folkloru araştırmacısı ve müzikolog Luli’nin koleksiyonunda bazıları ahşap, pirinç alaşımı, deri, kemik, kamış ve hayvan boynuzundan yapılmış, yüzyıllardır Arnavutlar tarafından kullanılan 128 enstrüman bulunuyor.
Enstrümanların bir kısmı bugün aktif olmasa da bazıları Arnavut zanaatkarlarca üretilip çeşitli etkinliklerde kullanılıyor.
Yüzyıllar boyunca aile törenlerine, düğünlere ve bayramlara eşlik eden geleneksel Arnavut enstrümanları, kültür ve sanatın ayrılmaz parçası konumunda.
Luli, koleksiyonunu oluşturan enstrümanlarla çevrili çalışma stüdyosunda AA muhabirine, çalgıları Arnavutların yaşadığı ve Arnavutçanın konuşulduğu bölgelerden topladığını söyledi.
40 yılı aşkın süredir enstrüman topladığını anlatan Luli, “Arnavutluk’un bütün köylerine gittim, 10’dan fazla kez ziyaret ettiğim köyler olabilir. Bunların dışında da Karadağ’dan Kosova’ya, Kuzey Makedonya’dan Patra’ya, Preveze’ye ve Yanya’ya kadar gidip topladım.” ifadelerini kullandı.
“Tutku seni araştırmaya, keşfetmeye ve çalışmaya yönlendirir”
Koleksiyonundaki en eski enstrümanın hayvan boynuzundan yapıldığını dile getiren Luli, Avusturyalı araştırmacıların, Arnavutluk’taki Mat Nehri’nde bulunan bu enstrümanın 400 yılı aşkın süredir kullanıldığını tespit ettiklerini söyledi.
Koleksiyonunun Balkanlar’da bu açıdan en eksiksiz ve büyüğü olduğuna dikkati çeken Luli, “Koleksiyonda toplamda tam olarak 128 enstrüman var. Arnavutça konuşulan bölgelerde kullanılan tüm enstrümanlar burada yer almakta.” dedi.
Luli, Arnavutların “lahut” olarak adlandırdığı, “gusle” diye de bilinen yaklaşık 300 yıllık enstrümanın da koleksiyonunun özel parçalarından olduğunu ifade etti.
Enstrümanlarının çoğunu koleksiyon oluşturma tutkusuyla satın aldığını söyleyen Luli, “Tutku seni araştırmaya, keşfetmeye ve çalışmaya yönlendirir. Genellikle Arnavutluk’un kuzeyinde çok zenginlik var, çok fazla enstrüman bulunur. Kuzeyde gayda, davul, zurna, kaval, düdük, çifteli var. Güneyde ise daha az enstrüman var, kaval, çift borulu zurna ve tef bulunur.” bilgisini paylaştı.
Enstrümanların bakımlarını orijinal unsurlarla kendisinin yaptığını anlatan Luli, çalgıların tanımları, kökenleri, özellikleri ve yaşlarına dikkat ederek yayınlar ve çalışmalar yaptığını dile getirdi.
Luli, geleneksel Arnavut enstrümanlarını toplamayı sürdüreceğini sözlerine ekledi.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Rusya-Ukrayna Savaşı’nda üçüncü yıla girilirken Arnavutluk’un başkenti Tiran’da Rusya protesto edildi. Rusya’nın Tiran Büyükelçiliği binasının önünde başlayıp Tiran Belediyesi’nin önündeki meydanda devam eden ve Ukrayna halkına dayanışma göstermek amacıyla gerçekleştirilen Rusya karşı protestoda Tiran Belediye Başkanı Erion Veliaj başta olmak üzere çok sayıda ülkenin büyükelçileri ve diplomatları hazır bulundu. Başbakan Edi Rama, Tiran Belediyesi önünde düzenlenen protestoya dair görüntüleri “Ukrayna için, Barış için, Özgürlük için” başlığıyla sosyal medya hesabından yayınladı.
Protesto gösterisine katılan Ukrayna’nın Arnavutluk Büyükelçisi Volodymyr Shkurov, AB’nin Arnavutluk Büyükelçisi Silvio Gonzato, ABD’nin Arnavutluk Büyükelçiliği Müsteşarı David Wisner, Arnavutluk Meclis ile İlişkiler Bakanı Elisa Spiropali ve Tiran Belediye Başkanı Erion Veliaj konuşma gerçekleştirdi. Ukrayna Büyükelçisi Shkurov, Arnavutluk’un Rus saldırganlığını kınama noktasında gösterdiği destek ve dayanışma için teşekkür ederek 2 yıl önce başlayan savaşın sabah saatlerini hiçbir zaman unutamayacaklarını, bu 2 yıllık süreç içerisinde ise kimlerin dost ve kimlerin düşman olduklarını anladıklarını ifade etti. Günümüzde Ukrayna topraklarının yüzde 20’sinin işgal altında olduğunu belirten Shkurov, ülkelerinden kaçmak zorunda kalan Ukraynalılara kapılarını açan Arnavut hükümetine minnettarlığını dile getirdi. Büyükelçi Shkurov, “Biz burada Ukrayna’ya karşı devam eden Rus saldırganlığını kınamak üzere bir arada bulunuyoruz. Ukrayna halkıyla dayanışma gösteren Cumhurbaşkanı Bajram Begaj, Başbakan Edi Rama ve Meclis Başkanı Lindita Nikolla’ya teşekkürlerimi sunuyorum. Sürekli devam eden yardımları için Tiran Belediyesi’ne ve burada bulunan tüm Arnavut siyasetçilerine ve büyükelçilik temsilcilerine teşekkürlerimi ve selamlarımı sunuyorum” diyerek sözlerini sonlandırdı.
Büyükelçi Gonzato yaptığı konuşmada Ukrayna’nın daha önce provoke edilmeyen işgalinden bu yana tam 2 yılın geçtiğini, savaşın başladığı ilk günden itibaren Arnavutluk ve AB’nin Rus saldırganlığına karşı konuşma yaparak ve Ukrayna’nın kendini müdafaa etmesine imkan sağlayarak yan yana durduklarını kaydetti. Gonzato, son 2 yılda AB’nin Ukrayna devletini ve halkını desteklemek amacıyla 88 milyar euro değerinde destek sağladığını, AB’ye üye ülkelerin yanı sıra Arnavutluk’un da hem siyasi, hem maddi olarak ve daha önce görülmemiş şekilde destek sağladığını ifade etti. Gonzato, Arnavutluk’un BM Güvenlik Konseyi üyesi olarak uluslararası arenayı Ukrayna’ya karşı dayanışma göstermek amacıyla harekete geçirdiğini ve bu süreçte AB ile yan yana hareket ettiğini belirtti.
ABD’nin Arnavutluk Büyükelçiliği Müsteşarı Wisner, Arnavutluk’un BM Güvenlik Konseyi’nde savaştan dolayı Rusya’yı sorumlu tutarak bu 2 yıllık süreçte olağanüstü bir destek sağladığını diyerek Arnavutluk’un ABD’nin ortağı olmaya devam ettiğini ve her ikisi de Ukrayna’nın toprak bütünlüğünün korunması için ellerinden geleni yaptıklarını dile getirdi.
Bakan Spiropali bugün dünyanın daha önce eşi benzeri görülmemiş bir savaşla tanıştığını diyerek Arnavutluk’un Rus saldırganlığına karşı yaptırım uygulamasına katılan ilk ülkeler arasında yer aldığını kaydetti. Rusya’nın Ukrayna’da yeni, adil olmayan ve zalim bir savaş yürüttüğünü belirten Spiropali, Batı’ya dönük ve geçmişine sırt dönerek yaşamayı tercih ettikleri için Ukrayna halkının bu savaşa maruz kaldığını ifade etti. Spiropali, “Biz Ukrayna’nın bu fedakarlığını yakinen tanırız, onun karşısında saygıyla eğiliriz” diyerek sözlerini sonlandırdı.
Tiran Belediye Başkanı Veliaj yaptığı konuşmada protestoya katılan Tirana halkına teşekkür ederek, bu protestonun aslında her bir Avrupa vatandaşı için ahlaki bir yükümlülük olduğunu, Arnavutluk’un da bir zamanlar benzer durumlardan geçtiğini hatırlayan, komünizm dönemini ve Kosova Savaşını unutmayan herkes için bir ahlaki yükümlülük olduğunu ifade etti. Veliaj, Tiran’da “Özgür Ukrayna” adlı caddenin yanı sıra Ukrayna’ya yönelik destek ve dayanışmanın devam edeceğini söyledi. Önümüzdeki hafta 28 Şubat’ta düzenlenecek Ukrayna Zirvesi’ne Ukrayna Devlet Başkanı Zelensky’nin de katılacağını hatırlatan Veliaj, zirve vesilesiyle tüm Tiran’ın kendini “Özgür Ukrayna” hissetmesini umut ettiğini dile getirdi. – TİRAN
]]>