Tohum – Haber 28 – Giresun Haber https://www.haber28.com.tr Thu, 25 Jul 2024 05:00:08 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Kadıköy Belediyesi 3. Tohum Takas Şenliği düzenlendi https://www.haber28.com.tr/kadikoy-belediyesi-3-tohum-takas-senligi-duzenlendi/ https://www.haber28.com.tr/kadikoy-belediyesi-3-tohum-takas-senligi-duzenlendi/#respond Thu, 25 Jul 2024 05:00:08 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=27462 (İSTANBUL) Kadıköy Belediyesi’nin atalık tohum üretimini korumak, desteklemek ve çoğaltmak amacıyla bu yıl 3.’sünü düzenlediği Kadıköy Tohum Takas Şenliği, Selamiçeşme Özgürlük Parkı’nda gerçekleştirildi. Ziyaretçilere atalık tohumların hediye edildiği şenlikte 30’dan fazla üretici ve kooperatif de stant açtı.

Şenlik, Göztepe’de bulunan Selamiçeşme Özgürlük Parkı’nda gerçekleştirildi. Kadıköy Belediyesi, şenliğe katılan herkese domates, roka, biber, hıyar, kabak, dereotu ve maydonoz tohumları hediye etti. Etkinlikte yerel üreticiler de birbirleriyle atalık tohum takası yaptı. 30’dan fazla üretici ve kuruluş açtıkları stantlarda doğal ve ekolojik şartlarda yetişen yerli ürünlerini tanıttı.

TOHUM TAKAS ŞENLİĞİNE YOĞUN İLGİ

Kadıköy Tohum Takas Şenliği, her yıl olduğu gibi bu yıl da hem çocuklar hem de yetişkinlere özel birçok etkinliğe ev sahipliği yaparak İstanbullulardan yoğun ilgi gördü. Kadıköy’de etkili olan sağanak yağmura rağmen şenliğe katılan vatandaşların bazıları ekolojik tarım ve atalık tohumun önemiyle ilgili bilgilerini tazeledi bazıları ise ilk defa atalık tohumlarla tanışma fırsatı buldu. 3. Kadıköy Tohum Takas Şenliği’nde 6 farklı başlıkta atölyeler ile Tohumun Önemi başlıklı bir panel de düzenlendi. Ziraat Yüksek Mühendisi Gökhan Turan’ın moderatörlüğünde gerçekleştirilen panele Ziraat Mühendisleri Odası İstanbul Şube Başkanı Murat Kapıkıran, Çiftçi Berin Ertürk, Tarım Yazarı Abdullah Aysu konuşmacı olarak katıldı.

“TOHUM TAKASINI ÇOK ÖNEMSİYORUZ”

Şenlikle ilgili açıklamalarda bulunan Kadıköy Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürü Serpil Bayram, “Kadıköy Belediyesi olarak bu yıl, 3. Tohum Takas Şenliğimizi kutluyoruz, yapıyoruz. Tohum takasını biz çok önemsiyoruz. Çünkü atalık tohum gerçekten bize bırakılmış bir miras. Amacımız bu tohumları yaygınlaştırmak, çoğaltmak ve daha kaliteli ürüne ulaşmak. Devamında da her sene bu tohum takas şenliğini yapmayı planlıyoruz” dedi.

“MUTFAKLARIMIZI MARKETLERİN UZANTISI OLMAKTAN KURTARMAYA ÇALIŞIYORUZ”

Yaşam Dostu Gıda Dayanışma Grubu üyesi Nezih Gençler de gıda topluluğu olarak gerçekleştirdikleri çalışmaları şu sözlerle anlattı:

“Buraya Şişli’den geliyoruz. Doğal üretim yapan, ot, böcek öldürücü kullanmadan, kimyasal gübre kullanmadan üretim yapan üreticilerimizden alıp getirip tüketicilerle paylaşıyoruz. Ben ekşi mayalı ekmek yapıyorum. Probiyotik yoğurt yapıyoruz. Mutfaklarımızı marketlerin uzantısı olmaktan kurtarmaya çalışıyoruz. Çünkü marketler raf ömrünü uzatıcı katkı maddeleriyle, organik adı altında bir sürü kimyasal kullanılan ürünlere mahküm ediyor. Biz de kendi mutfaklarımızda kendimizin üretebildiği ürünleri üretip dostlarımızla, komşularımızla paylaşıyoruz.”

“BU ŞENLİK, İNSANLARA ATA TOHUMLARI KULLANMAYI YENİDEN HATIRLATACAK”

Kadıköy Tohum Takas Şenliği’ne Balıkesir’den gelen yerel üretici Nur Ege Orcan ise “Bu tohum takas şenliğinin insanlara ata tohumlarını kullanmayı yeniden hatırlatacağını, sağlığa dönüş şeklinde bir mesaj vereceğini düşünüyorum. Etkinliği çok yararlı buluyorum. Biz de Balıkesir’den bir üreticiyiz. Burada yeni insanlarla tanışma ve doğal ürünlerimizi yeni insanlarla tanıştırma fırsatımız oldu. Kadıköy Belediyesi’nin böyle bir etkinlik düzenlemesini çok faydalı buluyorum” diye konuştu.

Önceki yıllarda gerçekleştirilen tohum takas şenliklerine de katılan Kadıköylü üretici Bora Aysun da “Buradan aldığım tohumları dikiyorum, kullanıyorum, üretiyorum. Ben de buraya getirip takasa katılıyorum. İnsanlara veriyorum. Böyle bir etkinlikten çok memnunum” dedi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/kadikoy-belediyesi-3-tohum-takas-senligi-duzenlendi/feed/ 0
Bodrum Belediyesi Atalık Yerli Tohumları Üreticilere Hibe Etti https://www.haber28.com.tr/bodrum-belediyesi-atalik-yerli-tohumlari-ureticilere-hibe-etti/ https://www.haber28.com.tr/bodrum-belediyesi-atalik-yerli-tohumlari-ureticilere-hibe-etti/#respond Sun, 14 Jul 2024 21:36:32 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=25387 Bodrum Belediyesi tarafından Atalık yerli tohumlardan üretilen fideler üreticilere hibe edildi. Atalık tohumlardan üretilen fidelerle 1,5 milyonluk tasarruf yapıldı.

Bodrum Belediyesi Tarımsal Hizmetler Müdürlüğü koordinasyonunda, Bahçeyaka Mahallesi’nde bulunan Yerel Tohum Merkezi ve Üretim Serasında atalık yerli tohumlardan üretilen fidelerin dağıtımı yapıldı. Yerli atalık tohumları geleceğe taşımak üzere yapılan fide dağıtım etkinliğinde 140 binin üzerinde atalık tohumdan üretilen fideler üreticiyle buluştu.

Dağıtım etkinliğine Bodrum Kaymakamı Mustafa Çit, Bodrum Belediye Başkanı Tamer Mandalinci, Başkan Yardımcısı Tayfun Yılmaz, ilçe kurum amirleri, muhtarlar, ilgili birim müdürleri, üreticiler, basın mensupları katıldı.

Geniş bir katılımın gerçekleştiği etkinlikte domates, biber, patlıcan gibi yazlık fideler üreticilere verildi. Her yıl gerçekleştirilen fide hibe programından farklı olarak bu sene satın alma yapılmadan tamamen yerli atalık tohumlardan üretilen fideler dağıtılarak 1,5 Milyonluk tasarruf sağlanmış oldu.

Tarımsal Hizmetler Müdürlüğünden sorumlu Başkan Yardımcısı Tayfun Yılmaz, “Bodrum özüne dönüyor” sloganıyla başlanan bu süreçte bugünleri hayal ettiklerini belirtirken, “Bugün burada yüz elli bine yakın ata tohumdan elde edilmiş fideyi, yine vatandaştan aldığımızı vatandaşa vererek, normalde ticari olarak alındığında 1,5-2 milyon ticari değeri olan ürünü, vatandaşa ücretsiz olarak temin etmenin haklı gururunu yaşıyoruz. Bodrum Belediyesi her zaman üreticinin yanında ziyadesiyle bulunmuştur. Bundan sonra da bulunmaya devam edeceğine inanıyorum” dedi.

Bodrum Belediye Başkanı Tamer Mandalinci ise Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras ve Başkan Yardımcısı Tayfun Yılmaz öncülüğünde Bodrum Belediyesi Tarımsal Hizmetler Müdürlüğünü kurduklarını söylerken şunlara değindi:

“Çiftçimizden, üreticimizden bir seferberlikle belediyemize bağışlamış olduğunuz ata tohumlarına sahip çıkarak burada bu kampüsü kurup, bu kampüsü büyüttük. Karaova Yörük Türkmen çadırında her dönem eğitim verdiğimiz Türkiye’nin dört bir tarafından tarım için Bodrum’a gelen öğrencilerimize ve hemşerilerimize verdiğimiz eğitimle taçlandırdık. ve o eğitimlerin akabinde sizlerden almış olduğumuz ata tohumuna sahip çıktık, geliştirdik, ARGE Merkezini kurduk. ve bu merkezde geliştirdiğimiz tohumları işte bugün burada yaklaşık 145 bin tohumu sizlere ücretsiz olarak dağıtmanın sevinci, heyecanı ve gururu içerisindeyiz”

“Üreticiye verdiğimiz destek devam edecek”

Kendi başkanlık döneminde de Bodrum Belediyesi’nin üreten ve üretici çiftçiye verdiği değerin artarak devam edeceğini sözlerine ekleyen Başkan Mandalinci, “Karaova bölgemizi özellikle önemsiyoruz. Karaova bölgemizi hem gastronomisi ile hem üretimiyle hem de ürettiğini turizmle yani tüketiciyle buluşturma açısında en önemli nokta olarak belirledik. Önümüzdeki 5 yılda üretimle, gastronomiyle, sürdürülebilir bir turizm anlamında Karaova bölgemizi ön planda tutacağız. Üretimi Bodrum’umuzun her yerine yayacak üretici, belediyesinden ne zaman destek istiyorsa belediye olarak üreticimizin orada yanında olacağız. Tarımsal Hizmetler Müdürlüğü çalışanlarımıza, müdürümüze, Tayfun Başkanımıza ve Büyükşehir Belediye Başkanımız Ahmet Başkanımıza, bize açmış oldukları yol için çok teşekkür ediyoruz. ve onların açmış olduğu yolda da tarıma ve üreticiye vermiş olduğumuz desteği kat be kat artırarak yolumuza devam edeceğiz” dedi.

Bugünün önemli bir gün olduğunu belirterek sözlerine başlayan Bodrum Kaymakamı Mustafa Çit, “Ata tohumumuzu tekrar güncelledik, fidelerimizi yetiştirdik. Belediyemize, Tarımsal Hizmetler Müdürlüğündeki bütün arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum. Bu sene Bodrum daha lezzetli ürünler tüketecek. Turizmin başkentinde turizme yakışır doğal organik ürünler üreteceğiz” diye konuştu. – MUĞLA

]]>
https://www.haber28.com.tr/bodrum-belediyesi-atalik-yerli-tohumlari-ureticilere-hibe-etti/feed/ 0
Yudum ve Tohum Derneği, Eskişehir’de yerli ayçiçeği tohumu dağıtımı yaptı https://www.haber28.com.tr/yudum-ve-tohum-dernegi-eskisehirde-yerli-aycicegi-tohumu-dagitimi-yapti/ https://www.haber28.com.tr/yudum-ve-tohum-dernegi-eskisehirde-yerli-aycicegi-tohumu-dagitimi-yapti/#respond Wed, 26 Jun 2024 23:36:06 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=22941 Türkiye’nin en sevilen ayçiçek yağı markası Yudum’un, Tohum Derneği ile başlattığı Yerli Ayçiçeği Tohumu Geliştirme ve Çiftçi Destekleme Projesi, Trakya, Konya ve Adana’da yapılan deneme ekimlerinin ardından bu yıl Eskişehir’de devam ediyor.

Yudum ve Tohum Derneği iş birliğinde 2021 yılında başlatılan Yerli Ayçiçeği Tohumu Geliştirme ve Çiftçi Destekleme Projesi, dördüncü yılında Eskişehir’deki çiftçilerle buluştu. Trakya Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü (TTAE) teknik desteği ile yürütülen projenin 4’üncü yılında, Eskişehir’deki çiftçilere yerli ayçiçeği tohumu dağıtıldı.

Türkiye’de yüksek verimli yerli ayçiçeği tohumunun geliştirilmesi ve çeşitliliğin artırılmasını hedeflenen projede ilk yıldan beri ayçiçeği üreten çiftçiler destekleniyor. Yerli Ayçiçeği Tohumu Geliştirme ve Çiftçi Destekleme Projesi’nin dördüncü yılında, Türkiye’nin önemli tahıl üretim merkezlerinden biri olan Eskişehir’deki Seyitgazi, Mahmudiye ve Çifteler ilçelerinden 70 çiftçiye yerli ayçiçeği tohumu dağıtımı yapıldı. Seyitgazi İlçesi’nde gerçekleşen tohum dağıtım törenine, Seyitgazi Kaymakamı Yeşim Altın, Eskişehir İl Tarım ve Orman Müdürü Muhammed Ender Gümüş, Savola Gıda Türkiye Genel Müdürü Houmer Balazadeh ve Tohum Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Musa Kaya katıldı.

“En iyi performansa sahip tohumları Eskişehirli çiftçilerimize getirdik”

Tohum dağıtım töreninde açıklama yapan Savola Gıda Türkiye Genel Müdürü Houmer Balazadeh, “Yudum, 50 sene önce bu topraklarda doğan bir marka. Yudum ailesi olarak daha iyi bir yarının keşfinin mümkün olduğuna inanıyoruz ve bu amaçla ülke tarımını geliştirecek projeler yürütüyoruz. 2021’den bu yana Tohum Derneği ile en verimli yerli ayçiçeği tohumunu geliştirmek için çalışıyoruz. Trakya, Konya, Adana’da projeye dahil olan önder çiftçilerle deneme ekimleri yaptık. Her sene en az 10 farklı tohumun ekimi yapıldı. Hasat sonunda yaptığımız analizler sonucunda en verimli tohumları belirledik. Bugün de en iyi performans gösteren tohum çeşidini Eskişehirli çiftçilere getirdik. Buradaki deneme ekimlerinde de iyi sonuçlar almayı bekliyoruz” dedi.

Yudum olarak en verimli ayçiçeği tohumu geliştirmek için uzun yıllardır çalışma gerçekleştirdiklerini belirten Balazadeh, “Gıda, tarımsal üretim ve tohum çok önemli ve stratejik bir konu haline geldi. Ekim yapılabilecek alanlar da kısıtlı. Yerli Ayçiçeği Tohumu Geliştirme ve Çiftçi Destekleme Projesi ile aynı arazi ve aynı su miktarı ile en az yüzde 8-9 daha verimli bir yağa sahip ayçiçeği tohumu üretmek mümkün oldu. Projemizde 24 çeşit tohumun deneme ekimi yapıldı, en iyi performansa sahip tohumu da bugün Eskişehirli çiftçilere dağıttık” ifadelerini kullandı.

“Yerli ayçiçeği tohumu geliştirmeye çalışıyoruz”

Programa katılan ve ayçiçeği tohumunun gelişimi için yapılan çalışmalar hakkında bilgi veren Tohum Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Musa Kaya, “Biz Tohum Derneği olarak her şey tohumda saklı diyerek çıktığımız yolculukta bu seneki durağımız Eskişehir oldu. Önceki yıllarda Trakya’da, Konya’da, Adana’da etkinliklerimizi gerçekleştirdik. Projemiz kamu, sivil toplum ve özel sektör desteğiyle yürüyen ve bu sebeple sektörde ilk olma özelliğine sahip. Trakya Tarımsal Araştırma Enstitüsü’nün teknik desteği ile verimli, yüksek performans aldığımız yerli ayçiçeği tohumu geliştirmeye çalışıyoruz. Yudum ile birlikte çiftçilere tohum desteği sağlıyoruz; ayrıca eğitimlerle ayçiçeği tarımı hakkında çiftçileri bilgilendiriyoruz. Yerli Ayçiçeği Tohumu Geliştirme ve Çiftçi Destekleme Projesi kapsamında bugün Eskişehir Seyitgazi, Çifteler ve Mahmudiye ilçelerindeki çiftçilere yerli ayçiçeği tohumları dağıttık” dedi.

“Çiftçilere eğitimler vereceğiz”

Eskişehir’de tohum dağıtımı yapılan 3 ilçede çiftçilere eğitimler verileceğini ve en iyi tohuma ulaşma yolunda bir adım daha ileriye gidileceğini belirten Kaya, şu ifadeleri kullandı:

“Çiftçilere ayçiçeği yetiştirilmesi, hasadı konusunda eğitimler vereceğiz. Bayramdan sonra eğitimlerimiz başlayacak. Seyitgazi, Mahmudiye ve Çifteler’de demonstrasyon alanları kuracağız ve yerli çeşitlerimizi birbirleriyle yarıştıracağız. Bunlardan en iyilerini bulup daha ileri aşamaya taşıyarak en iyiye ulaşma gayreti içerisindeyiz.” – ESKİŞEHİR

]]>
https://www.haber28.com.tr/yudum-ve-tohum-dernegi-eskisehirde-yerli-aycicegi-tohumu-dagitimi-yapti/feed/ 0
Tarım ve Orman Bakanı: Türkiye’nin tohumları iki gen bankasında koruma altında https://www.haber28.com.tr/tarim-ve-orman-bakani-turkiyenin-tohumlari-iki-gen-bankasinda-koruma-altinda/ https://www.haber28.com.tr/tarim-ve-orman-bakani-turkiyenin-tohumlari-iki-gen-bankasinda-koruma-altinda/#respond Tue, 25 Jun 2024 03:12:12 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=22742 Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Ankara ve İzmir’deki iki tohum gen bankasında Türkiye’nin bütün zenginliklerini oluşturan bitki örtüsüne ait tohumların tasnif ve analiz edildiğini belirterek, “İki gen bankamızda 120 bin genetik materyali koruma altında tutuyoruz.” ifadesini kullandı.

Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, Yumaklı, Bakanlığa bağlı Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü (TAGEM) bünyesinde faaliyet gösteren iki tohum gen bankasından Ankara’daki Türkiye Tohum Gen Bankası’nı ziyaret ederek incelemelerde bulundu.

Açıklamada tohum gen bankalarının çalışmalarıyla ilgili değerlendirmelerine yer verilen Yumaklı, Türkiye’nin tohumlarının, tohum gen bankalarında muhafaza altında tutulduğunu bildirdi.

Yumaklı, Ankara ve İzmir’deki tohum gen bankalarının yedekli olarak çalıştıklarına işaret ederek şu bilgileri verdi:

“Türkiye Tohum Gen Bankası, kapasite olarak dünyanın üçüncü büyük gen bankası durumunda. Burada hem geçmişimizi hem de geleceğimizi muhafaza altında tutuyoruz. Türkiye’nin hububattan farklı türlerdeki bitki çeşitlerine ve yabani türlere kadar ülkemizin bütün zenginliklerini oluşturan bitki örtüsüne ait tohumlar, bu gen bankasında tasnif ve analiz ediliyor. İzmir ve Ankara’daki iki gen bankamızda 120 bin genetik materyali koruma altında tutuyoruz. Hem yurt içinde hem de yurt dışında her bakımdan referans alınan bir Tohum Gen Bankasına sahibiz.”

Bankanın Türkiye’deki akademik camianın araştırmalarına, inovasyon ve geliştirmelerine de ışık tuttuğunu bildiren Yumaklı, şunları ifade etti:

“Ülkelerin hem konjonktürel hem de farklı durumlarda kendi gıda arz güvenliklerini temin için gıda milliyetçiliği dediğimiz kavramın ortaya çıktığı bir dönemde, bu gen bankasının önemi çok daha iyi anlaşılıyor. Anadolu coğrafyasının zenginliğini de dikkate alacak olursak ve bundan sonraki dönemlerde her türlü olumsuz duruma karşı bu gen bankasının önemi de böylelikle anlaşılmış olacaktır. Türkiye Tohum Gen Bankası’nda çalışan mühendislerimizin ve diğer çalışan arkadaşlarımızın, Türkiye tohumculuğuna katkıda bulunan akademik camianın ve özellikle tohum ıslah çalışmalarına paydaş olan bütün çalışma arkadaşlarımızın bu çalışmalarında başarılar diliyorum. Yapmış oldukları bu önemli çalışmalardan dolayı da kendilerine teşekkür ediyorum.”

Türkiye Tohum Gen Bankası

Ankara Tarla Bitkileri Merkez Araştırma Enstitüsü bünyesinde genetik kaynakların toplanması ve muhafazası çalışmalarına 1988 yılında başlandı.

???????Toplanan tüm materyallerle devamlılığı sağlanan tohumların kalıcı muhafazası için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Başbakanlığı döneminde açılışını yaptığı “Türkiye Tohum Gen Bankası” 2010’da faaliyete geçti.

Enstitüsünün birimi olarak kurulan Türkiye Tohum Gen Bankası, ülkedeki bitki genetik kaynaklarının tespiti, toplanması, muhafazası, karakterizasyonu, ıslah çalışmalarında kullanılacak gen havuzunun oluşturulması ve söz konusu materyalin uluslararası standartlarda uygun miktarda araştırma projelerine verilmesi amaçları doğrultusunda çalışmalar yürütüyor.

Yerel ve yerli tohumların da muhafaza edildiği Bankanın çalışmaları çerçevesinde, biyolojik çeşitliliğin korunması için farkındalık oluşturmak ve elde edilen deneyimleri aktarmak amacıyla ulusal/uluslararası seminerlerle eğitimler de düzenleniyor.

Kurum, 2024 yılı itibarıyla 4 TAGEM projesinin doğrudan yürütücüsü ve diğer bölüm ile enstitülerin projelerine araştırmacı olarak katılım sağlıyor.

Ankara’daki gen bankasında dokümantasyon, tohum temizliği hazırlık ünitesi, kurutma ve paketleme ünitesi, 7 soğuk muhafaza odası, tohum fizyolojisi laboratuvarı, 2 iklim odası, bitki moleküler biyolojisi laboratuvarı ve bir herbaryum bulunuyor.

İzmir Tohum Gen Bankası

Türkiye ile Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü arasında Güney Batı Asya ülkelerinde tarımı yapılan bitki türlerinin, bu türlerin yabani akrabalarının ve ekonomik potansiyele sahip yabani türlerin sürveyi, toplanması, muhafazası ve değerlendirilmesi amacıyla imzalanan Uluslararası Bölgesel Merkez kurulması anlaşması çerçevesinde, ülkede bitki genetik kaynaklarının korunması çalışmalarına 1964 yılında bugünkü adı Ege Tarımsal Araştırma Enstitüsünde (ETAE) başlandı.

1995 yılından itibaren Tarımsal Araştırma Projesi’nin yürürlüğe girmesiyle “Bitkisel Çeşitlilik ve Genetik Kaynaklar” araştırma fırsat alanının “Bitki Genetik Kaynakları” ve “Bitkisel Çeşitlilik ve Genetik Kaynaklar İçin Veri Tabanı Oluşturma” programları ülkesel olarak yürütülüyor.

ETAE, bu ulusal programların koordinasyon merkezi olarak görev yaparken koordinasyon görevini Biyolojik Çeşitlilik ve Genetik Kaynakları Bölümü üstleniyor.

Bitki genetik kaynakları çalışmaları, sürvey, toplama, sistematik ve taksonomi, muhafaza ve dokümantasyon ana disiplinlerinde tahıllar, yemeklik tane baklagiller, yem bitkileri, endüstri bitkileri, sebzeler, meyve ve bağ ile süs bitkileri, endemik türler, tıbbi ve kokulu bitkiler gruplarınca yürütülüyor.

]]>
https://www.haber28.com.tr/tarim-ve-orman-bakani-turkiyenin-tohumlari-iki-gen-bankasinda-koruma-altinda/feed/ 0
Trakya Kalkınma Ajansı Desteğiyle Yerli Ayçiçeği Tohumu Rusya’ya İhraç Edildi https://www.haber28.com.tr/trakya-kalkinma-ajansi-destegiyle-yerli-aycicegi-tohumu-rusyaya-ihrac-edildi/ https://www.haber28.com.tr/trakya-kalkinma-ajansi-destegiyle-yerli-aycicegi-tohumu-rusyaya-ihrac-edildi/#respond Tue, 11 Jun 2024 08:36:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=20461 Tekirdağ’da Trakya Kalkınma Ajansı desteğiyle yetiştirilen 20 ton yerli ve milli hibrit ayçiçeği tohumu ikinci kez Rusya’ya ihraç edildi. Dünyanın tohum merkezi arasında bulunan Rusya’da yerli ve milli tohumlarında yayılması beklenirken, seneye ise Rusya’ya 120 ton transfer anlaşması yapılmış durumda.

Trakya Kalkınma Ajansının destekleriyle Trakya Tohumcular Derneği tarafından deneme tarlalarında yetiştirilen yerli ve milli 20 ton hibrit ayçiçeği tohumu, Rusya’ya ihraç edilmek üzere yola çıktı. Rusya ihraç transferi öncesi Muratlı Kaymakamı Ahmet Erdoğdu, Trakya Kalkınma Ajansı Gene Sekreteri Mahmut Şahin, Tekirdağ Tarım ve Orman İl Müdürü Oktay Öcal ve Trakya Tohumcular Derneği Başkanı İbrahim Toruk tohumların bulunduğu fabrikada incelemede bulundu.

İkinci kez 20 ton ihracat

Ayçiçeği ihracatında önce gelen ülkelerden biri olan Rusya’da ayçiçeği arenasında artık yerli tohumda boy gösterecek. Tekirdağ’da başarılı bir şekilde kuraklık şartlarına dayanıklılığı ile bilinen yerli tohumlar Rusya’daki tarlalardan 2017’de deneme tarlalarında boy gösterdikten sonra bu yıl da tercih edilmeye başlandı. Seneye 120 ton yerli tohum gönderilmesi konusunda anlaşmalar yapılırken, yerli ve milli ayçiçeği tohumunun ilerleyen yıllarda dünyanın bütün oyuncularının olduğu üretim merkezinde Türk tohumcuları da bundan sonra yayılım göstermesi bekleniyor.

“Ekip çalışmalarından güzel neticeler alındı”

Trakya Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Mahmut Şahin yaptığı açıklamada, “Bugün burada Tekirdağ’ımız için, Trakya’mız için Türkiye’miz için belki miktar olarak küçük ama önemli bir adım atılıyor. Geçen sene yine burada Türkiye’den Rusya’ya ve yurt dışına mal ihracatı için bir arada bulunmuştuk. Temennimiz seneye de bunun devam etmesi yönündeydi. Allah’a hamdolsun bu sene de yine Tekirdağ’dan Rusya’ya yerli ve milli hibrit ayçiçeği tohumunu ihraç ediyoruz. Tabii bu günlere kolay gelinmedi. Yaklaşık 7 yıldan beri Trakya bölgesindeki tohum şirketlerimiz yoğun bir Ar-Ge çalışması neticesinde Trakya Araştırma Enstitüsünden, Namık Kemal Üniversitesinden hocalarımızla beraber şirketlerimiz, borsalarımız, bütün ekosistemdeki paydaşlarımız bir araya geldi. 6-7 yıllık emeğin neticesinde geçen sene Trakya ile beraber tüm Türkiye’de ekim çalışmaları yapıldı ve güzel neticeler alındı. Aynı zamanda da yurt dışında da bu yerli ve milli hibrit ayçiçeğimizin tescil çalışmaları yapıldı. Bu çalışmalar neticesinde geçen sene ilk defa yaklaşık bir konteyner yaklaşık 20 ton mal ihracatı yapılmıştı. Bu sene de onun devamı olarak 20 ton malı ihraç ediyoruz” ifadelerini kullandı.

“Ülkemize döviz kazandırmak istiyoruz'”

Hedeflerinin büyük olduğunu söyleyen Şahin, “Bu gönderilen mallar, oralarda belirli bölgelerde ekim yapılacak Rusya’nın farklı yörelerinde ve inşallah orada da tanındıktan sonra, önümüzdeki yıllarda bu 1 konteyner sayısı 7,8 ve 10 konteynere çıkacak. Amacımız Trakya’da ve Tekirdağ’da doğmuş olan Türkiye’nin ilk yerli ve milli hibrit ayçiçeği tohumunu hem Marmara bölgemizde, Trakya’mızda, hem Türkiye’nin değişik bölgelerindeki ayçiçeği ekilebilir 43 ilde bunu yetiştirmek, büyütmek, yerli ve milli satış oranını çoğaltmak. Malum bu alana yabancılar hakim şuanda bu anlamda Türk mühendislerimizin başından sonuna kadar çalıştığı, Türk şirketlerimizin pazarlamasını yaptığı ve bütün sürece hakim olduğu, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımızın, Tarım Bakanlığımızın da büyük destekleri ile yol aldığı bu projeyi Türkiye’de belli bir aşamaya getirdikten sonra yurt dışında da Rusya, Ukrayna, Romanya, Balkanlar gibi bir çok ülkede de Türkiye’nin gururu olarak bayrağımızı yurt dışında temsil edecek olan firmalarında yerli ve milli hibrit ayçiçeğini oraya satmak, ülkemize döviz kazandırmak istiyoruz” dedi.

“Seneye 120 ton üretim anlaşmasını yaptık”

Dernek Başkanı Toruk ise açıklamasında, “Firma olarak Rusya’da çalışmalar yaptık. Önce Rusya’nın her tarafında tohumlarımızı gönderdikten sonra önce çiftçilere beğendirmek gerekiyor. 2017’de tescil ettirmiştik. Aslında büyük ihracatı ilk defa geçen sene 20 ton olarak göndermiştik. Rusya’nın 17 tane üretim bölgesi var. 17 üretim bölgesinde denemelerde olumlu sonuçlar verince, tabii yabancı ülkelerde özellikle yabancı çiftçileri ikna etmek çok kolay değil. Orada ölçek ekonomisi var. Bu senede 20 ton gönderiyoruz. Seneye de inşallah 120 ton üretim anlaşmasını yaptık. Rusya gibi bir ayçiçeği üretim merkezinde dünyanın bütün oyuncularının olduğu bir üretim merkezinde biz Türk tohumcuları da bundan sonra varız. Pazarımız gitgide büyüyecek. Orada 100 bin ton bir pazar var. 6-7 bin ton civarında bir pazar payı alacağımıza inanıyoruz” ifadelerine yer verdi. – TEKİRDAĞ

]]>
https://www.haber28.com.tr/trakya-kalkinma-ajansi-destegiyle-yerli-aycicegi-tohumu-rusyaya-ihrac-edildi/feed/ 0
Tarım ve Orman Bakanı: 2024 yılında bitkisel üretim rakamını daha da arttıracağız https://www.haber28.com.tr/tarim-ve-orman-bakani-2024-yilinda-bitkisel-uretim-rakamini-daha-da-arttiracagiz/ https://www.haber28.com.tr/tarim-ve-orman-bakani-2024-yilinda-bitkisel-uretim-rakamini-daha-da-arttiracagiz/#respond Tue, 21 May 2024 03:48:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=18862 Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, “2022 yılı sonu itibarıyla bizim bitkisel üretim rakamımız 129 milyon tondu. 2023’te bu rakam 137 milyon tona çıkmış durumda. İnşallah 2024 yılında bu rakamı çok daha ileriye taşıyacağız.” dedi.

Yumaklı, Adana İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nde düzenlenen tohum dağıtım programında, tarımın tarih boyunca insanlığın varoluşunun temel dayanaklarından olduğunu söyledi.

Tarımın gıda temini için ön önemli sektörlerden olduğunu ifade eden Yumaklı, “2050 yılında tahminler onu gösteriyor ki dünya nüfusu 10 milyar olacak, ülkemiz nüfusu da yaklaşık 100 milyon, hatta 100 milyonu aşacak. Bu nüfusu doyurmak, yetecek derecede gıdayı üretmek elbette son derece kritik, önemli. Bu sorunun üstesinden gelebilmenin tek yolunun üretimde verimliliği arttırmak ve aynı alandan daha fazla üretim yapılmasını sağlamak.” diye konuştu.

Yumaklı, tarımda verimlilik konusunun önemine değinerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bizler sürdürülebilir bir tarımsal üretim yapmalıyız. Ürettiklerimizi verimli bir şekilde üretmeliyiz. Verimli bir şekilde ürettiğimiz ürünlerin kalitesi yüksek olmalı. Geleceğe dair planlarımızı daha iyi yapabilmemiz için kayıtlılığımız yüksek seviyede olmalı ve bütün bunlardan elde edilen kazancın, gelirin tekrar sektöre yatırım olarak geri dönmesini sağlamamız gerekir. Verimlilik konusu son derece zorlu bir süreç. Tohumdan hasada kadar o zaman diliminin içerisinde bazısı bizim kontrolümüzde olan, bazısı da bizim kontrolümüzde olmayan birçok etkene, birçok önemli hususa sahip. Tohum da işte bunun en hayati, en önemli başlangıç noktası. Hastalıklara dayanıklı, bulunduğu iklime uyum sağlamış, gerçekten istenen kalitede dirençli tohumların olması tarımdaki üretimin ve verimliliğin en önemli şartı. İyi nitelikli tohumların ortalama verimi yüzde 25 oranında etkilediğini biliyoruz. Hatta bazı ürünlerde bu oran çok daha yukarılara çıkabiliyor. Bu sebeple verimlilik konusu üretimin arttırılmasında, maliyetlerin de düşürülmesinde en önemli hususlardan bir tanesi.”

“Ülkemiz dünyadaki tohumculukla alakalı ilk 10 ülkeden bir tanesi”

Bakan Yumaklı, tohumculuğun artık ülkelerin kendi yeterliliğinin, hatta özgürlüğünün anahtarı olarak görüldüğünü anlatarak, şöyle konuştu:

“Ülkemizde de bunu pek çok kereler ifade ediyoruz. Bu konudaki yanlış bilinen doğruların ya da doğru bilinen yanlışların kendi mecrasına dönene kadar biz de bunları tekrar etmeye devam edeceğiz. Ülkemiz dünyadaki tohumculukla alakalı ilk 10 ülkeden bir tanesi. Özellikle son dönemde tohumculukla ilgili araştırma geliştirme yapan hem firma sayısı arttı hem de bakanlık olarak özellikle Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğümüzün bu konudaki çalışmaları artık sadece ulusal düzeyde değil, uluslararası düzeye taşmış durumda. Bugün şunu söylüyorum; çok gönül rahatlığıyla dün Şanlıurfa’daydık, orada da aynı şeyi konuştuk. Her şey sıfırlanmış olsa biz yine sıfırdan başlayacak güce, kabiliyete yeterli sayıda ürünün gen bankalarımızdaki saklamış olduğumuz o nüvelerine, örneklerine sahibiz hamdolsun.”

Yumaklı, Türkiye’nin iklim koşulları açısından tohumculuğun geliştirilmesiyle alakalı büyük avantajlara sahip olduğunu, bu alanda son 22 yılda çok büyük bir aşama kaydedildiğini belirtti.

Özellikle yerli tohumun stratejik değerinin bilincinde olduklarını, bu konuda özel ve ciddi çalışmalar yapıldığını bildiren Yumaklı, gen bankasında 37 ata tohumunun diğer ürünlerle beraber koruma altında tutulduğunu dile getirdi.

“Her 100 kilogram tohumun 97 kilogramı Türkiye’de üretiliyor”

Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğünün hazırladığı ve geliştirdiği ürünleri Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğünün (TİGEM) uygulayıp çoğaltarak Türkiye’deki üreticilere ulaşmasını sağladığını anlatan Yumaklı, “Şunu gururla söyleyebilirim; Türkiye’de üretilen, kullanılan her 100 kilogram tohumun 97 kilogramı bu ülkenin topraklarında üretilmektedir. Ülke olarak elbette bunun yeterli olduğunu düşünmüyoruz. Bilimsel geliştirmelere yön vermek, bundan sonraki dönemde gelişmeye daha da açık hale getirmek bizim görevimiz.” diye konuştu.

Adana’nın önemli sertifikalı tohum üreten ve kullanan bir şehir olduğunu bildiren Yumaklı, Tarım Arazilerinin Kullanımının Etkinleştirilmesi Projesi’nin bütün Türkiye’de halihazırda uygulandığını, bu proje kapsamında ziyaret ettikleri illerde tohum dağıtımı yaptıklarını anımsattı.

İşlenmeyen tarım arazilerinin etkinleştirilmesi veya kullanılması konusuna da dikkati çeken Yumaklı, “Üretimin arttırılması bizim olmazsa olmazımız. 2022 yılı sonu itibarıyla bizim bitkisel üretim rakamımız 129 milyon tondu. 2023’te bu rakam 137 milyon tona çıkmış durumda. İnşallah 2024 yılında bu rakamı çok daha ileriye taşıyacağız. Tarım Arazilerinin Kullanımının Etkinleştirilmesi (TAKE) Projesini uygulamaya devam edeceğiz. Bizler belli oranlarda hibelerle yüzde 50’den yüzde 75’e kadar üreticilerimizi sertifikalı tohumlarla daha verimli, kaliteli üretimler yapabilmeleri amacıyla desteklemiş olacağız.” ifadesini kullandı.

Yumaklı, Adana’da bakanlıklarının yapacağı çalışmalar hakkında da bilgi verdi.

Adana Valisi Yavuz Selim Köşger de Tarım ve Orman Bakanlığınca TAKE Projesi kapsamında soya ve ayçiçeği, nohut ve kuru fasulye için 28 milyon 925 bin lirası bakanlık destekli olmak üzere toplam 54 milyon lirayı aşan tutarda tohum dağıtımı yapacaklarını ifade etti.

Köşger, TAKE Projesi gibi projelerin devletin tarımsal üretime ve gıda güvenliğine verdiği önemi çok net bir şekilde ortaya koyduğunu vurguladı.

Adana’nın verimli topraklarıyla gıda güvenliği açısından stratejik öneme sahip olduğunu belirten Köşger, “Bu noktada ilimizde çok önemli projelere imza atılmıştır.” dedi.

Konuşmaların ardından Bakan Yumaklı ve diğer katılımcılar, çiftçilere soya tohumu verdi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/tarim-ve-orman-bakani-2024-yilinda-bitkisel-uretim-rakamini-daha-da-arttiracagiz/feed/ 0
Tarım ve Orman Bakanı: Türkiye tohumculukta dışa bağımlı değil https://www.haber28.com.tr/tarim-ve-orman-bakani-turkiye-tohumculukta-disa-bagimli-degil/ https://www.haber28.com.tr/tarim-ve-orman-bakani-turkiye-tohumculukta-disa-bagimli-degil/#respond Wed, 15 May 2024 23:12:39 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=18229 Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, “Tamamen dışa bağımlı olduğumuz düşünülür ve söylenir. Kesinlikle değildir. Türkiye dünyada ilk 10 tohumcu ülkeden bir tanesidir. Türkiye’de kullanılan her 100 kilogramın 97 kilogramı bu ülke topraklarında üretilir.” dedi.

Bakan Yumaklı, Çanakkale Ticaret Borsası bahçesinde Tarım Arazilerinin Kullanımının Etkinleştirilmesi (TAKE) Projesi kapsamında düzenlenen tohum ve sera örtü naylonu dağıtım töreninde yaptığı konuşmada, tohum projesinin Türkiye’nin dört bir tarafında devam ettiğini, gittikleri her ilde çalışmaların sürdüğünü söyledi.

TAKE Projesi’nin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Bu ülkede ekilmedik bir karış yer bile kalmasın.” talimatına uygun olarak devam ettiğini anlatan Yumaklı, “Ancak bunun bir öncesi var. O da şu. Hep doğru bilinen yanlışlar ya da yanlış bilinen doğrular var, onları söyleyelim. Türkiye’de genelde tohumculukla ya da tohumla alakalı bilinen konuların büyük bir kısmı yanlış. Tamamen dışa bağımlı olduğumuz düşünülür ve söylenir. Kesinlikle değildir. Türkiye dünyada ilk 10 tohumcu ülkeden bir tanesidir. Türkiye’de kullanılan her 100 kilogramın 97 kilogramı bu ülke topraklarında üretilir. Bize özgü ata tohumlarımız vardır. Bunların şu halihazırda 37 çeşidi gen bankamızda kayıt altına ve koruma altına alınmıştır.” diye konuştu.

“Yurt dışına bağımlı olduğumuz iddiası doğru değildir”

Bakan Yumaklı, tohum firmalarının son dönemde araştırma geliştirme faaliyetlerine hız verdiğini ve bu konuda dünyanın 117 ülkesine ihracat yaptıklarını aktararak, “Herhangi bir şekilde yurt dışına bağımlı olduğumuz iddiası doğru değildir. Onu baştan söylemek istiyorum.” ifadesini kullandı.

Özellikle son yıllarda sertifikalı tohum konusuna ağırlık verdiklerine dikkati çeken Yumaklı, şöyle devam etti:

“İstiyoruz ki bu kadar emek, bu kadar gayretle üretilen ürünlerin verimli ve kaliteli olmasını sağlayalım. Bunu da ancak ne olduğunu bildiğimiz, sonuçlarından emin olduğunuz sertifikalı tohumla yapabilirsiniz. Dolayısıyla bizler aynı bugün burada olduğu gibi Anadolu’nun topraklarını sertifikalı tohumlarla buluşturmaya devam edeceğiz. Çanakkale’miz de yine sertifikalı tohumların üretildiği önemli merkezlerimizden bir tanesi. Çanakkale’de 17 firma, 1033 yetiştirici, 68 bin dekar alanda sözleşmeli üretimle tohum üretiyor. Üretilen tohumlar neler? Mısır, buğday, arpa, çeltik, tritikale, yulaf.

Son 3 yılda 103 bin dekara Çanakkale’de bu proje kapsamında destek verildi. 2024 yılında da Türkiye’nin dört bir tarafında bu projeyle birlikte belli oranlarda, yüzde 50-75 arasında hibe desteğiyle bu tohumları dağıtmaya devam edeceğiz. Çünkü bizler biliyoruz ki ambarın anahtarı kimdeyse güç ondadır. Biz bu şuurla çalışıyoruz. Bu şuurla çiftçimizi, üreticimizi desteklemeye devam ediyoruz.”

“Bu yıl Çanakkale’de 946 çiftçi projeden faydalanacak”

Bu yıl Çanakkale’de 946 çiftçinin bu projeden faydalanacağını, 31 bin dekarlık alanın proje kapsamında ekileceğini açıklayan Yumaklı, üreticilere hayırlı olmasını diledi.

Çanakkale Valisi İlhami Aktaş’ın, zirai ilaçlar kullanıldıktan sonra çevreye atıldığında oluşacak problemlerin engellenmesi adına başlattığı projeye de değinen Yumaklı, “Aslında çok basit bir dokunuş ama ne kadar etkili olduğunu gördük. Yine şu görmüş olduğunuz konteynerler çok basitmiş gibi görünebilir. Ancak bu konteynerlerin içerisine toplanmış olan zirai ilaç atık ambalajları, aslında ne kadar büyük bir çevresel problemi engelliyor, bunu da çıkan sonuç bizlere gösteriyor.” değerlendirmesinde bulundu.

Bakan Yumaklı, Türkiye üretiminin 2022 yılı sonunda 129 milyon ton, 2023 sonunda 137 milyon ton olduğunu, 2023 sonu itibarıyla 31 milyar dolar tarımsal gıda ürünü ihraç edildiğini belirterek, “Daha çok üreteceğiz, daha fazla ihracat yapacak ürünü üreteceğiz hem en kalitelisinden hem en verimlisinden ve sürdürülebilir bir şekilde.” dedi.

Konuşmasının ardından proje kapsamında destek alan üreticilere çeklerini takdim eden Bakan Yumaklı, daha sonra Çanakkale Ticaret Borsası’nda basına kapalı gerçekleştirilen Sektör Paydaşları Toplantısı’na katıldı.

“Çanakkale halkının nefes alabileceği bir alan”

Bakan Yumaklı, Çanakkale’de DSİ tarafından ıslah çalışmalarının sürdüğü Sarıçay Deresi’nde de incelemelerde bulundu.

DSİ Genel Müdürü Mehmet Akif Balta’dan çalışmalara ilişkin bilgi alan Yumaklı, basın mensuplarına yaptığı açıklamada, Sarıçay Deresi’nin Çanakkale için son derece önemli olduğunu dile getirdi.

Sarıçay ile ilgili sorunun uzun yıllardır devam ettiğinin altını çizen Bakan Yumaklı, şunları kaydetti:

“Yaklaşık 1 kilometreye yakın bölümü ıslah edilmişti, 3 kilometreye yakın olan bölümünü ıslah edeceğiz. Üzerinde 4 tane köprü var. Bu köprü dördüncüsü. Hatta çevre yolu üzerindekini de alırsak 5 tane köprü yapmış durumdayız. Çanakkale halkının, tamamlandıktan sonra etrafında rekreasyon alanlarıyla birlikte nefes alabileceği, yürüyüş yapabileceği, sosyal etkinliklerin olabileceği bir alan. Hem bu köprünün hem de Sarıçay Deresi’nin 4 kilometresinin tamamlanmasıyla Çanakkale halkının faydalanabileceği bir ortam oluşmuş olur.”

Tarım ve Orman İl Müdürlüğü ile AK Parti İl Başkanlığını da ziyaret eden Bakan Yumaklı’nın programlarına, Bakan Yardımcısı Abdulkadir Polat, Çanakkale Valisi İlhami Aktaş, AK Parti Çanakkale Milletvekili Ayhan Gider, Cumhur İttifakı Çanakkale Belediye Başkan adayı Jülide İskenderoğlu, AK Parti İl Başkanı Naim Makas da katıldı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/tarim-ve-orman-bakani-turkiye-tohumculukta-disa-bagimli-degil/feed/ 0
Tarım ve Orman Bakanı: Türkiye dünyada ilk 10 tohumcu ülkeden biri https://www.haber28.com.tr/tarim-ve-orman-bakani-turkiye-dunyada-ilk-10-tohumcu-ulkeden-biri/ https://www.haber28.com.tr/tarim-ve-orman-bakani-turkiye-dunyada-ilk-10-tohumcu-ulkeden-biri/#respond Wed, 15 May 2024 21:36:44 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=18207 Çanakkale’de ‘Tohum ve Sera Örtü Naylonu Dağıtım’ törenine katılan Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, “Türkiye dünyada ilk 10 tohumcu ülkeden bir tanesidir. Türkiye’de üretilen daha doğrusu kullanılan her 100 kilogramın 97 kilogramı bu ülke topraklarında üretilir. Bize özgü ata tohumlarımız vardır. Bunların halihazır da 37 çeşidi gen bankamızda kayıt altına ve koruma altına alınmıştır” dedi.

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından düzenlenen ‘Tohum ve Sera Örtü Naylonu Dağıtım’ törenine katıldı. Törende, Çanakkale Valisi İlhami Aktaş, AK Parti Çanakkale Milletvekili Ayhan Gider, AK Parti Çanakkale İl Başkanı Naim Makas, Cumhur İttifakı Belediye Başkan Adayı Jülide İskenderoğlu, İl Tarım ve Orman Müdürü Nazan Türkarslan, daire müdürleri, STK temsilcileri, üreticiler de hazır bulundu.

Tarımsal üretimin toprakla yapıldığını belirten Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, “Hayvanla uğraşırsınız, emek sarf edersiniz, üşürsünüz, yanarsınız, ter dökersiniz, öyle bir sektördür. Günde 3 öğün bizlerin sofrasına gelen şeylerin nasıl bir süreçten, nasıl bir emekten geldiğini anlatır en güzel durum bence bu. O yüzden bizler her bulduğumuz yerde, bir parça toprakta, küçük bir alan da büyük yada küçük demeden bu ülkenin gıda arz güvenliğini sağlayacak ne varsa bunları yerine getirme adına gece gündüz çalışan bir sektörün bakanlığıyız. O yüzden ben üreten ve emek sarf eden, ter döken kimler varsa canı gönülden teşekkür ediyorum, hepsinden Allah razı olsun. Tohumculukla alakalı bugün burada dağıtımını yapacağız. Aslında bu proje Türkiye’nin dört tarafında devam eden bir proje, sadece Çanakkale’de değil gittiğimiz her ilde mutlaka arkadaşlarımız devam ediyor ama bir yada birkaçına rastlıyoruz. İstiyoruz ki, tarımsal arazilerin, tarım arazilerinin kullanımının etkinleştirilmesi projesi bu ülkede Sayın Cumhurbaşkanımızın söylediği ‘ekilmedik bir karış yer bile kalmasın’ talimatına uygun olarak devam eden bir proje. Ancak bunun bir öncesi var o da şu; hep doğru bilinen yanlışlar yada yanlış bilinen doğrular var onları söyleyelim. Türkiye’de genelde tohumculukla alakalı ya da tohumla alakalı bilinen konuların büyük bir kısmı yanlış. Tamamen dışa bağımlı olduğumuz düşünülür ve söylenir. Kesinlikle değildir. Türkiye dünyada ilk 10 tohumcu ülkeden bir tanesidir. Türkiye’de üretilen daha doğrusu kullanılan her 100 kilogramın 97 kilogramı bu ülke topraklarında üretilir. Bize özgü ata tohumlarımız vardır. Bunların halihazır da 37 çeşidi gen bankamızda kayıt altına ve koruma altına alınmıştır. Tohum firmalarımız son dönemde araştırma geliştirme faaliyetlerine hız vermişlerdir ve bu konuda dünyanın 117 ülkesine ihracat yapmaktadırlar. Yani herhangi bir şekilde yurtdışına bağımlı olduğumuz iddiası doğru değildir. Özellikle son yıllarda sertifikalı tohum konusuna ağırlık veriyoruz. Çünkü istiyoruz ki bu kadar emeğe, gayrete üretilen ürünlerin mutlaka verimli ve kaliteli olmasını sağlayalım. Bunu da ancak ne olduğunu bildiğiniz, sonuçlarından emin olduğunuz sertifikalı tohumlu yapabilirsiniz. Dolayısıyla bizler aynı gün burada olduğu gibi Anadolu’nun topraklarını sertifikalı tohumlarla buluşturmaya devam edeceğiz. Çanakkale’mizde yine sertifikalı tohumların üretildiği önemli merkezlerimizden bir tanesi. Çanakkale’de 17 firma, bin 33 yetiştirici 68 bin dekar alan da sözleşmeli üretimle tohum üretiyor. Bu son derece önemli. Üretilen tohumlar neler, mısır, buğday, arpa, çeltik, yulaf” dedi.

Son 3 yılda 103 bin dekara Çanakkale’de bu proje kapsamında destek verildiğini ifade eden Bakan Yumaklı sözlerine şöyle devam etti:

“2024 yılında da Türkiye’nin dört bir tarafında bu projeyle birlikte belli oranlarda yüzde 50 ile yüzde 75 arasında hibe desteğiyle bu tohumları dağıtmaya devam edeceğiz. Çünkü bizler biliyoruz ki ambar anahtarı kimdeyse güç ondadır. Biz bu şuurla çalışıyoruz, bu şuurla çiftçimizi, üreticimizi desteklemeye devam ediyoruz. 2024’te de Çanakkale’de 946 çiftçimiz bu projeden faydalanmış olacak. 31 bin dekarlık alanda bu proje kapsamında ekilmiş olacak. Projesi kapsamında tohumları alacak olan üretici kardeşlerimize hem sera naylonuyla ile beraber üretimlerini biraz daha iyi şartlarda yapacak olan üreticilerimize, yine hayvansal üretimde özellikle süt hijyeni ile ilgili konuda kendilerine vereceğimiz aparatlardan yararlanacak olan üreticilerimize hayırlı bereketli olsun diyorum. Son olarak da değerli Valimizin daha önce başlatmış olduğu zirai ilaçlar kullanıldıktan sonra çevreye atıldığında oluşacak olan problemlerin engellenmesi adına aslında çok basit bir dokunuş ama ne kadar etkili olduğunu gördük. Yine şu görmüş olduğunuz konteynırlar çok basitmiş gibi görünebilir. Ancak bu konteynırların içerisine toplanmış olan zirai ilaç atık ambalajları aslında ne kadar büyük bir çevresel problemi engelliyor. Bunu da çıkaran sonuçlardan bizler görmüş oluyoruz. Türkiye’miz çok üretsin. 2022 yılı sonunda 129 milyon ton idi. 2023 sonunda 137 milyon ton, 31 milyar dolar 2023 sonu itibari ile tarımsal ürün, yani gıda ürünü ihraç etti bu ülke. Daha çok üreteceğiz. Kendi vatandaşımızın, ülkemize gelen turistlerin ve daha fazla ihracat yapacak ürünü üreteceğiz inşallah. Hem en kalitelisinden, hem en verimlisinden ve sürdürülebilir bir şekilde.”

Konuşmaların ardından Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı ve protokol üyeleri tarafından destekleme alan üreticilere hibe desteği çekleri ile tohumlar takdim edildi. Program toplu fotoğraf çekimiyle son buldu. – ÇANAKKALE

]]>
https://www.haber28.com.tr/tarim-ve-orman-bakani-turkiye-dunyada-ilk-10-tohumcu-ulkeden-biri/feed/ 0
Kuraklığa dayanıklı Türk fındığı fidanları Kastamonu’da yetiştiriliyor https://www.haber28.com.tr/kurakliga-dayanikli-turk-findigi-fidanlari-kastamonuda-yetistiriliyor/ https://www.haber28.com.tr/kurakliga-dayanikli-turk-findigi-fidanlari-kastamonuda-yetistiriliyor/#respond Sat, 11 May 2024 05:48:33 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=17612 Kuraklığa dayanıklı Türk fındığı fidanları Kastamonu’nun Daday ilçesinde yetiştiriliyor.

Kastamonu Orman Bölge Müdürlüğünce 10 dönüm alanda Türk fındığı fidanlarının yetiştirildiği Türk Fındığı Tohum Plantasyonu’nda (ağaçlandırma veya dikim sahası) çalışmalar yürüten Düzce Üniversitesi Orman Fakültesi Orman Mühendisliği Bölümü Silvikültür Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Şemsettin Kulaç, AA muhabirine, Türk fındığının tek gövdede 30 metre boy ve 2 metre çapa ulaşabildiğini, bin yıl yaşayabildiğini söyledi.

Kulaç, bu fındığın meyvelerinin şeklinin yuvarlak olmadığını, kabuklarının da daha küçük ve kırılması zor ancak içinin daha yağlı olduğunu belirtti.

Türk fındığı tohumlarına ihtiyaç duyulduğunu vurgulayan Kulaç, “Ticari fındığımızı kurtaracak olarak baktığımız bu fındık ağaçlarının tohumuna ihtiyaç var. Dolayısıyla bu tarz plantasyonların sayısının artırılması gerekiyor. Buralardan kalem alıp aşılı bahçe kuracağız. Aşılı bahçelerden kısa sürede tohum almaya başlayacağız. Bu bahçelerle gen kaynaklarını koruma altına almış olacağız.” diye konuştu.

Türkiye’de 780 bin hektar alanda bulunan ticari fındığın tarımda en önemli gelir kaynaklarından birini oluşturduğunu dile getiren Kulaç, küresel iklim değişikliği nedeniyle birçok yerde fındık bahçelerinin kurumaya yüz tuttuğunu ifade etti.

Türkiye’de çalı formundaki ticari fındık ağacının köklerinin ancak 50-60 santimetre derinliğe gidebildiğine dikkati çeken Kulaç, şunları kaydetti:

“Bir iki ay yağmur yağmadığında toprağın 50-60 santimetresi kuruyor. Kuruyunca fındık suya ulaşamıyor. Dolayısıyla hem verim kaybı oluyor hem de randıman dediğimiz içini dolduramama sorunuyla karşı karşıya kalıyoruz. Orada Türk fındığı devreye giriyor. Türk fındığı, kazık kök sistemine sahip. Bunu altlık olarak kullanıp üzerine ticari fındığı aşılayıp geleceğini koruma altına alıyoruz. Ticari fındığın geleceğini Türk fındığının kurtaracağını söyleyebiliriz. Kökleri derinlere giden Türk fındığı kuraklıktan, ticari fındığa göre daha az etkileniyor. Bu fındığın ağacından faydalanarak ticari fındığa hem yağ hem de diğer besin değerleri açsından katkı yapacağını düşünüyoruz.”

120 santimetre çapında, 25 metre boyunda Türk fındığı ağacı bulundu

Kastamonu Orman Bölge Müdürü Fahri Sönmezoğlu ise farklı türlerden ağaçlar yetiştirdiklerini dile getirdi.

Türk fındığına ayrı önem verdiklerinin altını çizen Sönmezoğlu, “Meslektaşlarımız 2011 yılında Bölge Müdürlüğümüz dahilinde Tunuslar ve Müsellim köylerinde 120 santimetre çapa ulaşmış 25 metre boylanmış fındık ağaçları tespit etti. Bu muhteşem Türk fındıklarından toplanan tohumlar, ağaçları geleceğe taşımak amacıyla başta Daday olmak üzere Gölköy ve Taşköprü fidanlıklarımızda yetiştirilmiş. Daday’da içinde bulunduğumuz alanda 10 yaşına gelmiş Türk fındığı fidanları var.” diye konuştu.

Türk fındığı fidanlarına yoğun talep olduğunu vurgulayan Sönmezoğlu, şunları söyledi:

“Bu taleplere yetişmek için civarda bulunan fındık ağaçlarından elde edilen tohumları alarak fındık yetiştirmeye çalışıyoruz ancak her yıl bol miktarda vermediği için tohum noktasında sorun yaşıyoruz. Kurduğumuz bahçe sayesinde fındık tohumu sorununu da gidermiş olacağız. Piyasanın Türk fındığı talebi 1 milyonlarda. İmkanlarımız dahilinde bazı yıllarda 50 bin, bazen 100 bin, bazen de 200 bine kadar Türk fındığı fidanı yetiştirdik. Yeterli tohum kaynağına ulaşabilirsek 3 fidanlığımızda 500 bin üretim rakamına erişebiliriz.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/kurakliga-dayanikli-turk-findigi-fidanlari-kastamonuda-yetistiriliyor/feed/ 0
Türkiye, tohumculukta dünyanın ilk 10 ülkesi arasında yer alıyor https://www.haber28.com.tr/turkiye-tohumculukta-dunyanin-ilk-10-ulkesi-arasinda-yer-aliyor/ https://www.haber28.com.tr/turkiye-tohumculukta-dunyanin-ilk-10-ulkesi-arasinda-yer-aliyor/#respond Fri, 26 Apr 2024 05:00:31 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=15791 Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Türkiye’nin tohumculukta dünyanın ilk 10 ülkesi arasında olduğunu, tohumla alakalı çalışmaları üst düzeyde olan ülke olarak anıldığını belirterek, “Türkiye’de kullanılan her 100 kilogram tohumun 97 kilogramı bu ülkenin topraklarında üretilmektedir.” dedi.

Yumaklı, Afyonkarahisar’da Tarım ve Orman Müdürlüğünün bahçesinde düzenlenen “Tarım Arazilerinin Kullanımın Etkinleştirilmesi Projesi” kapsamındaki Tohum Dağıtım Töreni’nde, tohumculuk sektörünün önemine dikkati çekerek, ülkede bu konuda doğru bilinen yanlışlar olduğunu söyledi.

Gıda arz güvenliğinin sağlanması açısından da bu işin ilk başlangıcının tohum olduğunu vurgulayan Yumaklı, şunları kaydetti:

“Tohumla alakalı bütün söylenenlerin veya o doğru bilinen yanlışların bir kenara bırakılarak, şu birkaç tane konunun bilinmesini özellikle istirham ediyorum. Birincisi, tohumculukta Türkiye dünyanın ilk 10 ülkesi arasındadır. Artık tohumla alakalı çalışmaları üst düzeyde olan bir ülke olarak anılmaktadır. Türkiye’de kullanılan her 100 kilogram tohumun 97 kilogramı bu ülkenin topraklarında üretilmektedir. Ata tohumlarımız sertifikalandırıldıktan ve teyit edildikten sonra diğer tohumlarda olduğu gibi gen bankamızda koruma altına alınmaktadır.”

Yumaklı, tohum konusunda bakanlığın Tarımsal Araştırma Geliştirme Genel Müdürlüğü ile özel sektördeki birçok firmanın AR-GE çalışmalarına devam ettiğini dile getirdi.

Türkiye’den 117 ülkeye tohum ihracatı yapıldığına değinen Yumaklı, “Tarım Arazilerinin Kullanımının Etkinleştirilmesi Projesi de işte bütün bu aslında haklı olmayan tartışmaların ötesinde Türkiye’de ekilmeyen bir karış toprağın kalmamasını sağlamak üzere bakanlığımızdaki ilgili arkadaşların çalışmalarının bir ürünü. Sadece Afyonkarahisar’da yapılmıyor, Türkiye’nin bütün illerinde benzer projeler yapılarak üreticilerimize destek olunmaya devam ediliyor. Tarım arazilerinin etkin kullanılması, nadasa ayrılan alanların mümkün olduğu ölçüde daraltılması ve nihayetinde de bitkisel üretimin artırılması temel hedefimiz.”diye konuştu.

-“2024’te 325 çiftçi bu projeden faydalanmış olacak”

Yumaklı, son üç yılda Afyonkarahisar’a verilen bu anlamda 120 bin dekarlık desteğin yaklaşık bedelinin 23 milyon lira olduğunu vurguladı.

Bu projelere, Afyonkarahisar başta olmak üzere Türkiye’deki bütün illerde devam edeceğini anlatan Yumaklı, şöyle konuştu:

“Özellikle nohut, kuru fasulye, ayçiçeği, kara buğday, sorgum sudan otu melezi ve bunun üretiminin yaygınlaştırılması da dahil olmak üzere bu çalışmalar devam edecek. 2024’te 325 çiftçi bu projeden faydalanmış olacak. Hibe oranları ürüne göre değişebilir ama yüzde 50 ile 75 oranında bu tohumlar hibe olarak verilmiş olacak. Bu kapsamda ekilecek olan 27 bin dekarlık bir alandan bahsediyoruz. Başta üreticilerimiz olmak üzere Türkiye’nin üretimine katkıda bulunan gerek çalışan gerek destek veren hem yerel yönetimler hem valiliklerimiz hem de üreticilerimize büyük oranda yapmış oldukları AR-GE çalışmalarıyla destek verenlere canıgönülden teşekkür ediyorum. Ülkemiz için hayırlı uğurlu olmasını diliyorum.”

Törende, AK Parti Afyonkarahisar Milletvekili Hasan Arslan ile İl Tarım ve Orman Müdürü Özkan Parlak da konuşma yaptı.

Konuşmaların ardından Yumaklı, Afyonkarahisar Valisi Kübra Güran Yiğitbaşı ve il protokolüyle çiftçilere tohum dağıttı.

Yumaklı, daha sonra kentteki termal bir oteldeki sektör paydaşları toplantısına katıldı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/turkiye-tohumculukta-dunyanin-ilk-10-ulkesi-arasinda-yer-aliyor/feed/ 0
Türkiye, Patates Tohumu Üretiminde Dünyada Söz Sahibi Olmak İstiyor https://www.haber28.com.tr/turkiye-patates-tohumu-uretiminde-dunyada-soz-sahibi-olmak-istiyor/ https://www.haber28.com.tr/turkiye-patates-tohumu-uretiminde-dunyada-soz-sahibi-olmak-istiyor/#respond Fri, 19 Apr 2024 21:36:49 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=14935 Nevşehir’de 2000 yılında kurduğu laboratuvarda 23 çeşit yerli patates tohumu üreten 62 yaşındaki Yakup Karahan, Türkiye’nin patates tohumu konusunda dünyada söz sahibi ülkelerden biri olması için çabalıyor.

Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Toprak Bölümü’nden 1986 yılında mezun olduktan sonra bir süre Nevşehir’de ilaç mümessilli olarak çalışan Karahan, daha sonra iş hayatına patates üretimi yapan firmalarda devam etti.

Sektörde beş yılda edindiği deneyimle kendi firmasını kurarak patates üretimine yönelen Karahan, 1990’lı yıllarda patates tohumundaki dışa bağımlılığı ortadan kaldırmak için çalışma başlattı.

Karahan, 2000 yılında borçla kurduğu Doğa Tohumculuk Doku Kültür Laboratuvarı’nda 15 kişilik ekibiyle bugüne kadar “Zirve”, “Doruk”, “Kutup”, “Bahar”, “Kaya”, “Volkan”, “Ayaz”, “Yediveren”, “Yaprak”, “Yankı”, “Yaldız”, “Maden”, “Kafkas”, “Altay”, “Aydos”, “Petek”, “İlkmor”, “Bulut”, “Ses”, “Turaç”, Taş”, “Yakut” ve “Deniz” adlı 23 yerli tohum çeşidini Türk tarımına kazandırdı.

“Başarıya ulaşmamız 22 yılı buldu”

Karahan, AA muhabirine, patates üretimine başladığı dönemde yurt dışından getirilen tohumların arazilerde hastalık oluşturduğunu, Avrupa firmalarının Türkiye’ye kaliteli tohum göndermemek için çaba gösterdiğine şahit olduğunu söyledi.

Yerli ve dayanıklı tohum çeşitleriyle ilgili çalışmasına Hollanda’daki bir tohum firması yetkilisiyle aralarında geçen konuşmanın ardından başladığını anlatan Karahan, şöyle konuştu:

“Patates üretim maliyetinin yüzde 35’lik kısmını tohum oluşturuyor. O dönem tohum yurt dışından geliyordu ve kalitesi çok düşüktü. Hastalıklı tohum geliyordu. Nevşehir ve Niğde’deki arazilerde patates siğili hastalıkları o dönem yurt dışından tohumla birlikte geldi. Distribütörü olduğum yabancı firmaya, ‘Biz size çok büyük para ödüyoruz fakat bize çok kötü tohum gönderiyorsunuz. Biz daha iyi para verelim, iyi tohum gönderin’ dedim. O da bana ‘iyi tohumu git Mars’tan al’ dedi. 2000 yılında yaşanan bu görüşme bizi ateşledi. İlk laboratuvarı kurduk. Yaklaşık 5 yıl mesafe alamadık. Doku kültüründe bitki çoğaltıyoruz ama yüzde 80’e kadar küflenme oluyor, çürüyordu. Daha sonra yurt dışından uzman getirdik. Onlarla devam ettik. Sil baştan laboratuvarı değiştirdik. Sonuçta başarıya ulaşmamız 22 yılı buldu.”

Karahan, patatesin ülkeler için buğday kadar stratejik bir bitki olduğunu, yurt dışından gelen niteliksiz tohumlar nedeniyle Türkiye’deki bazı arazilerde uzun yıllar sürecek hastalıklar oluştuğunu söyledi.

Virüslere karşı dayanıklı tohum üretmek için uzun yıllar büyük uğraşlar verdiklerini dile getiren Karahan, “Ürettiğimiz çeşitlerin yüzde 90’ı virüse dayanıklıdır. Bu bölgedeki (Nevşehir) araziler patates siğili nedeniyle 39 yıl karantinaya alınmış. Buraya merhem olalım, uygun bir çeşit geliştirelim dedik. Bu hastalığın ilaçlı tedavisi yok, tek çare dayanıklı çeşit yapmak. ‘Kafkas’ adlı çeşit yaptık. Dünyanın en verimli ve yüzde 100 dayanıklı bir tohum türü oldu.” dedi.

Karahan, tohum geliştirme çalışmasına başladığında yeterli maddi imkana sahip olmadığını, süreç boyunca birçok kez iflasla karşı karşıya kaldığını ancak yılmadığını kaydetti.

Azim ve kararlılıkla sürdürdükleri laboratuvar çalışmalarının meyvelerini birkaç yıldır topladığını, Türkiye’nin patates tohumu üretiminde önemli ülkelerden biri konumuna yükseldiğini belirten Karahan, şunları kaydetti:

“Ben bu işe 2000 dolarla başladım. Nevşehir’de 28 banka vardı hepsiyle çalışıyordum. Faiz ne kadar diye hiç sormuyordum. Yeter ki kredi versin. Bu çeşitleri geliştirmek beni 4-5 kez iflas noktasına getirdi ama yine de bırakmadık. Çok sıkıntı çektik ve gelinen noktada muazzam bir ekip oluştu. 2030 yılında üretimimiz 100 bin tona çıkacak. Yapacağım tek şey, seralarımızı genişleteceğiz. Patates tohumu üreten dünyadaki 5 ülkeden biri olduk, 100 bin tonu aştığımızda söz sahibi iyi bir oyuncu olacağız.”

AB’den tescil alınan çeşitler var

Laboratuvarın genel müdürü Mete Kaan Bülbül de uzun yıllar verdikleri mücadele sonunda ilk yerli tohum tescillerinin 2018’de gerçekleştirildiğini anlattı.

Şu an 20 tescilli tohum çeşidinin bulunduğunu, 3’ünün de tescil sürecinin devam ettiğini belirten Bülbül, “Asıl hedefimiz Avrupa’ya tohum satmak. Elimizdeki en iyi çeşitler olan Kafkas, Bahar, Yankı ve Yaprak türleri Avrupa’da da tescillendi. Yıllık yaklaşık 40 bin ton üretimiz bulunmaktadır. Geçen yıl Avrupa’ya 4 bin ton tohum satışımız oldu, bu yıl da 10 bin ton hedeflemekteyiz.” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/turkiye-patates-tohumu-uretiminde-dunyada-soz-sahibi-olmak-istiyor/feed/ 0
İstanbul’da 4 Ton Uyuşturucu Operasyonu: 4 İranlı Doktor Yakalandı https://www.haber28.com.tr/istanbulda-4-ton-uyusturucu-operasyonu-4-iranli-doktor-yakalandi/ https://www.haber28.com.tr/istanbulda-4-ton-uyusturucu-operasyonu-4-iranli-doktor-yakalandi/#respond Sun, 14 Apr 2024 01:12:21 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=14210 Tohum yüklü bir tırla yurda sokulan ve “rekor miktarda yakalama” olarak kayıtlara geçen 4 ton 604 kilogram uyuşturucuyla ilgili soruşturmada, zincirin en kilit halkasında 4 İranlı doktor yer alıyor. Şebekenin, İran-Afganistan- Pakistan üçgenindeki “Altın hilal” olarak tabir edilen bölgede üretilen ve yurda İran’dan sokulduğu anlaşılan uyuşturucuyu üzerlik tohumuna emdirdiği ve söz konusu doktorların ise metamfetamini tohumdan ayırma işleminde görevlendirildiği tespit edildi.

Uyuşturucu trafiğinde tonlarca narkotik maddeyi İran üzerinden Türkiye’ye sokan ve buradan da Balkan rotasını takip ederek Avrupa ülkelerine taşımaya çalışan bir şebeke, İstanbul Narkotik Suçlarla Mücadele ekiplerince çökertildi.

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, önceki gün yapılan “Narkoçelik-5” operasyonu kapsamında 4 ton 604 kilogram metamfetamin türü uyuşturucunun ele geçirildiğini duyurmuş, olayla bağlantılı 4’ü yabancı 8 zehir tacirinin yakalandığını açıklamıştı.

Balkan Rotası üzerinden Avrupa ülkelerine gidecekti

İran-Afganistan-Pakistan üçgenindeki “altın hilal” olarak tabir edilen bölgede üretilip Türkiye’ye sevk edildiği ve buradan da Balkan Rotası üzerinden Avrupa ülkelerine aktarılmaya çalışıldığı anlaşılan uyuşturucunun izini süren İstanbul Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, büyük bir şebekeyi çökertti.

Üzerlik tohumlara emdirilmiş, binlerce çuval yüklü tırla İran’dan Türkiye’ye sokulan ve “rekor miktarda yakalama” olarak kayıtlara geçen uyuşturucu ile ilgili soruşturmada çarpıcı ayrıntılara ulaşıldı. İran’dan yurda giriş yapan “üzerlik” tohumu taşıyan tırın, çuvallarla dolu tohumları İstanbul’daki 3 ilçede bazı adreslere bıraktığı saptandı. Söz konusu adreslere bırakılan çuvalların bazılarının şebekenin kendi yöntemleri ile kodladığı ve özel işaretli olduğu ortaya çıkarıldı. Bunun üzerine teknik ve fiziki takibi sürdüren polis, Şubat ayı sonlarında İran’ın başkenti Tahran’dan havayolu ile Türkiye’ye giriş yapan 4 yabancı uyruklu zanlının da bu adreslere giriş yaptığını tespit etti.

Kiraladıkları iş yerlerinde “tadilat yapıldığı” görünümü vermişler

Uyuşturucu şebekesinin, bazıları yerleşim bölgesinden uzakta olan ve ilçe merkezlerinde ise tutulan iş yerlerinde “tadilat yapıldığı” görünümü verilen depolarda düzenekler kurduğu anlaşıldı. Çalışmalarını derinleştiren polis, belirlenen adresleri mercek altına aldı, buralara giriş-çıkış yapanları izlemeye tabii tuttu.

Uluslararası uyuşturucu şebekesinin çalışma yöntemi de emniyet güçleri tarafından deşifre edildi, ardından önceki gün İstanbul’un Bahçelievler, Beylikdüzü ve Arnavutköy ilçelerinde 4 adrese peş peşe baskın düzenledi. Zincirleme operasyonda 4’ü İran uyruklu 8 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Adreslerdeki aramalarda 108 çuval halinde üzerlik tohumuna emdirilmiş 4 ton 420 kilogram metamfetamin, 146 kilogram sıvı metamfetamin, 38 kilogram reçine halde metamfetamin ve 165 kilogram aseton ele geçirildi.

Metamfetaminli tohumlar kriminal laboratuvarda incelendi

Polis, zehir tacirlerinin “doktor” diye tabir ettiği yabancı uyruklu zanlılar tarafından kurulan düzeneklerle “üzerlik” tohumlarına emdirilen uyuşturucunun, emdirildiği yerden çıkartarak sıvı hale getirdiğini saptadı. Polis Kriminal Daire Başkanlığına bağlı birimlerce laboratuvar ortamında incelenen uyuşturucunun, metamfetamin türü bir zehir olduğu kaydedildi.

Uyuşturucu kaçakçılarının en kilit halkasını 4 İranlı doktor oluştururken, suç ağının çalışma yöntemleri de güvenlik birimlerince deşifre edildi. Buna göre şebekenin içinde yer alan ve İran’dan Türkiye’ye özel olarak getirilen 4 doktor, üzerlik tohumuna emdirilmiş metamfetaminleri ayrıştırıyordu.

Zehrin ana üretim yerinin Afganistan, İran, Pakistan üçgenindeki “Altın hilal” olarak tabir edilen bölge olduğu belirtildi. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber28.com.tr/istanbulda-4-ton-uyusturucu-operasyonu-4-iranli-doktor-yakalandi/feed/ 0
Tarım ve Orman Bakanı: Ata tohumları 117 ülkeye ihraç ediliyor https://www.haber28.com.tr/tarim-ve-orman-bakani-ata-tohumlari-117-ulkeye-ihrac-ediliyor/ https://www.haber28.com.tr/tarim-ve-orman-bakani-ata-tohumlari-117-ulkeye-ihrac-ediliyor/#respond Fri, 12 Apr 2024 05:48:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=14006 Bartın’da çiftçilere tohum ve sera örtüsü dağım programına katılan Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, gen bankasında koruma altında 37 çeşit tohum bulunduğunu belirterek, ata tohumlarının 117 ülkeye ihraç edildiğini söyledi.

Bartın Tarım İl Müdürlüğü yerleşkesinde Tarım Arazilerinin Kullanımının Etkinleştirilmesi (TAKE) Projesi Tohum ve Sera Örtüsü Temini Programı çerçevesinde aralarında kadınların da bulunduğu 10 çiftçiye ata tohumu ve sera örtüsü dağıtıldı. Programa katılan Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, ata tohumu kullanımın yasaklandığı iddialarına cevap verdi. Sertifakalı tohum kullanımı konusundaki ısrarlı tutumun yanlış anlaşıldığını belirten Bakan Yumaklı, “Birçok konuda olduğu gibi gıda arz güvenliğini sağlamak da birinci önceliğimiz olmak durumunda. Çünkü eğer tohumunuz yoksa siz üretimi başlatamazsınız. Savunma sanayiinde, teknolojide ya da diğer sektörlerde olduğu gibi tohumda da istikbalinize dönük taahhütlerinizi yerine getirmek istiyorsanız bağımsız olmak durumundasınız. Türkiye, bu konuda dünyada ilk 10 ülke arasında. Genelde doğru bilinen yanlışlar vardır. Bu da onlardan bir tanesi. Türkiye’de üretilen yerli ve milli tohumlarımız var. Kullanılan tohumların yani yüz birimlik tohumun 97 birimi bu ülkenin topraklarında üretiliyor. Tohumlarla alakalı çok araştırma geliştirme yapan kurumlarımız var. Ama aynı zamanda son dönemde özel sektörün de ciddi bir başarısı var. Tohumlarla ilgili söyleyebileceğimiz diğer önemli şeylerden bir tanesi de bunların sertifikalı tohum olması. Bu konudaki ısrarımız zaman zaman yanlış anlaşılıyor ve ata tohumlarının yasaklandığıyla ilgili zaman zaman tezviratlarda bulunuluyor. Bu doğru değil arkadaşlar” dedi.

Bakan Yumaklı, 37 çeşit tohumun koruma altında bulunduğunu vurgulayarak, “Bizler 37 çeşit ata tohumumuzu gen bankamızda koruma altına aldık. Bunlar sertifikalı tohumlar. Sertifikalı demek, siz hangi ürün olduğunu bilirsiniz. Herhangi bir hastalık taşıyıp taşımadığını bilirsiniz. Ne kadar verim vereceğini bilirsiniz. Dolayısıyla bizim tarımsal üretimimizi garanti altına almanın yollarından bir tanesi de kullanacağımız tohumların sertifikalı olması” ifadelerini kullandı.

Ata tohumları 117 ülkeye ihraç ediliyor

Ata tohumlarının 117 ülkeye ihraç edildiğini ifade eden Bakan Yumaklı, “Türkiye’deki kullanılan sertifikalı tohumların yaklaşık yüzde 40’ı Tarımsal Araştırma Geliştirme Genel Müdürlüğümüzün üretmiş olduğu tohumlardan oluşuyor. Yaklaşık 117 ülkeye de hem bunlar hem de özel sektörümüzün üretmiş olduğu tohumlar ihraç ediliyor. Anadolu kadını değerli kardeşlerim. Tohumdan çatala bu üretimin her tarafında. Yani kimi zaman hepimiz biliriz, böyle bezlere koyup sandıklarda saklanan tohumlar vardı. O dönemin şartlarına göre bizim şimdi gen bankasında yaptığımız o saklamayı, onlar o dönemlerde bu şekilde yaparlardı. Ama şimdi artık bunlar ülkenin kullanımına birer birer çıkmış oluyor. Biz de bunları destekliyoruz bütün ülke çapında. Ata tohumlarımızı sertifikalandırıp, topraklarımızla buluşturuyoruz” diye konuştu.

Türkiye’nin bitki florasına iki yeni bitki katıldı

Yumaklı, Türkiye’nin zengin biyoçeşitliliğine Bartın’da yetişen iki yeni bitki türünün de eklendiğini ifade ederek, “Türkiye’nin zengin biyoçeşitliliğine sahip bir ülke olduğunu biliyoruz. Ulusal biyolojik çeşitlilik, envanter ve izleme projemiz var. Bu kapsamda 12 bin 140 türü kayıt altına almış durumdayız. Avrupa’daki toplam bütün ülkelerin biyoçeşitliliği, bitki çeşitliliği rakamları 12 binler civarında. Sadece bizim ülkemizde ise 12 bin 141 adet. Bu da bizim zenginliğimizi gösteriyor. Buradan Türkiye florasına iki yeni bitki katıldığının da müjdesini vermek istiyorum. Çünkü Bartın gibi yeşilin, doğanın, her türlü zenginliğin olduğu bir yerde biyoçeşitlilik zenginliğinin olmaması düşünülemezdi. Doğa Koruma Milli Parklardaki arkadaşlarımızın izleme çalışması ile ‘büsür otu’ ve ‘boynu altınasa’ bitkilerini biyoçeşitlilik listemize dahil etmiş olduk. Böylece 12 bin 141 adedi 12 bin 143’e çıkarmış olduk. Bartın’dan da bunun müjdesini bütün Türkiye’ye vermiş olalım. Bu çok basit bir konuymuş gibi düşünülebilir. Ancak devam etmesi gereken bir biyoçeşitlilik zenginliğinin ikisinin de Bartın’da olmuş olması en azından bizler açısından son derece mutluluk verici. Ben bu vesileyle tekrar 8 Mart Kadınlar Günü’nü kutluyorum. Bu tohumları alacak, sera naylonlarını alacak, malzemelerini alacak olan çiftçilerimize bol bereketli ürünler diliyorum” diye konuştu. – BARTIN

]]>
https://www.haber28.com.tr/tarim-ve-orman-bakani-ata-tohumlari-117-ulkeye-ihrac-ediliyor/feed/ 0
Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı: Ata tohumları sertifikalı tohumlar, yasaklanmadı https://www.haber28.com.tr/tarim-ve-orman-bakani-yumakli-ata-tohumlari-sertifikali-tohumlar-yasaklanmadi/ https://www.haber28.com.tr/tarim-ve-orman-bakani-yumakli-ata-tohumlari-sertifikali-tohumlar-yasaklanmadi/#respond Fri, 12 Apr 2024 05:12:35 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=14000 Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, sertifikalı tohum konusundaki ısrarlarının zaman zaman yanlış anlaşıldığını, ata tohumlarının yasaklandığıyla ilgili zaman zaman tezviratlarda bulunulduğunu belirterek, “Bu doğru değil. 37 çeşit ata tohumumuzu gen bankamızda koruma altına aldık, bunlar sertifikalı tohumlar.” dedi.

Ziyaretler ve incelemelerde bulunmak üzere Bartın’a gelen Yumaklı, Valiliği ziyaret ederek Vali Nurtaç Arslan’dan çalışmalara ilişkin bilgi aldı.

Daha sonra Bartın Belediyesine geçerek Belediye Başkanı Hüseyin Fahri Fırıncıoğlu ile görüşen Yumaklı, ardından Devlet Su İşlerinin Bartın Irmağı ve yan kolları ıslahı çalışma alanında incelemelerde bulundu.

Bakan Yumaklı, her geçen yıl bir önceki yıla göre taşkının etkilerini azaltıcı yapılar inşa ettiklerini belirterek, bunları yerinde incelediklerini söyledi.

Son 22 yılda 5 bin 679 taşkın koruma tesisi yapıldığını, bu yıl da 314 taşkın koruma tesisi yapacaklarını dile getiren Yumaklı, “Bartın’ın sellerle, baskınlarla anılmasını istemiyoruz. Sadece burada değil, Türkiye’nin benzer taşkın ve sel potansiyeline sahip bütün illerinde bu çalışmaları yapıyoruz. Bunlara ciddi bütçeler ayrılmış durumda. Hem bizler hem de vatandaşlarımız sel ve afet durumlarına hazırlıklı olalım. Bunların getireceği olumsuzlukları yaşamayalım.” ifadesini kullandı.

“100 birimlik tohumun 97 birimi bu ülkenin topraklarında üretiliyor”

Daha sonra Bartın Tarım ve Orman Müdürlüğünde düzenlenen “Tarım Arazilerinin Kullanımının Etkinleştirilmesi Projesi Tohum ve Sera Örtüsü Temini Programı”na katılan Yumaklı, birçok konuda olduğu gibi gıda arz ve güvenliğini sağlamanın da birinci öncelik olması gerektiğini belirtti.

Yumaklı, tohum yoksa üretimin başlatılamayacağına işaret ederek, “Bununla ilgili birçok konuda, savunma sanayisi, teknoloji ya da diğer sektörlerde olduğu gibi tohumda da istikbalinize dönük tahayyüllerinizi yerine getirmek istiyorsanız bağımsız olmak durumundasınız. Türkiye bu konuda dünyada ilk 10 ülke arasında.” diye konuştu.

Türkiye’de üretilen yerli ve milli tohumlar olduğunu belirten Yumaklı, şöyle devam etti:

“Kullanılan tohumların, yani 100 birimlik tohumun 97 birimi bu ülkenin topraklarında üretiliyor. Tohumlarla alakalı çok ciddi araştırma, geliştirme yapan kurumlarımız var ama aynı zamanda son dönemde özel sektörün de ciddi başarısı var. Tohumlarla ilgili söyleyebileceğimiz diğer önemli şeylerden biri de bunların sertifikalı olması. Bu konudaki ısrarımız zaman zaman yanlış anlaşılıyor ve ata tohumlarının yasaklandığıyla ilgili zaman zaman tezviratlarda bulunuluyor. Bu doğru değil. 37 çeşit ata tohumumuzu gen bankamızda koruma altına aldık, bunlar sertifikalı tohumlar. Sertifikalı ne demek? Hangi ürün olduğunu, herhangi bir hastalık taşıyıp taşımadığını, ne kadar verim vereceğini bilirsiniz. Dolayısıyla bizim tarımsal üretimimizi garanti altına almanın yollarından biri de kullanacağımız tohumların sertifikalı olması. Türkiye’de kullanılan sertifikalı tohumların yaklaşık yüzde 40’ı Tarımsal Araştırma Geliştirme Genel Müdürlüğü’müzün üretmiş olduğu tohumlardan oluşuyor. Yaklaşık 117 ülkeye de hem bunlar hem de özel sektörümüzün üretmiş olduğu tohumlar ihraç ediliyor.”

Ekilmeyen, kullanılmayan arazilerin kullanımı başta olmak üzere mevcutların da daha iyi verim verebilmesi adına tohum dağıtımı programı yaptıklarını söyleyen Yumaklı, “Bugünün anlamına ve önemine binaen de Bartınlı 10 kadın çiftçimize tohum ve sera örtüsü dağıtımı yapalım. Bunun finansmanı TAKEP Projesi. Bütün illerimizde uyguluyoruz. Bartın’da özellikle son dönemde gelişen seracılığı destekleme adına da çalışmalar var.” dedi.

Yumaklı, Türkiye’nin zengin biyoçeşitliliğe sahip olduğunu, Ulusal Biyolojik Çeşitlilik Envanter ve İzleme Projesi’nin bulunduğunu, bu kapsamda 12 bin 141 türü kayıt altına aldıklarını belirterek şunları kaydetti:

“Buradan Türkiye florasına iki yeni bitki kaydı yapıldığının da müjdesini vermek istiyorum. Bartın gibi yeşilin, doğanın her türlü zenginliğin olduğu bir yerde biyoçeşitlilik zenginliğinin olmaması da düşünülemezdi elbette. Doğa Koruma ve Milli Parklardaki arkadaşlarımızın izleme çalışmasıyla Bartın’da ‘Püsürotu’ ve ‘Boylu Altınasa’ bitkilerini biyoçeşitlilik listemize dahil etmiş olduk. Böylece 12 bin 141 adedi 12 bin 143’e çıkarmış olduk. Bu çok basit bir konuymuş gibi düşünülebilir ancak nesiller boyu devam etmesi gereken bir biyoçeşitlilik zenginliğin iki tanesinin de Bartın’da olmuş olması, bizler açısından son derece mutluluk verici.”

Konuşmasının ardından kadın çiftçilere tohum ve gül dağıtan Yumaklı, il müdürlüğünde görevli kadın personele de 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla gül verdi.

Bakan Yumaklı’ya programlarında, Bartın Valisi Nurtaç Arslan, AK Parti Bartın Milletvekili Yusuf Ziya Aldatmaz, Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Ebubekir Gizligider, Belediye Başkanı Hüseyin Fahri Fırıncıoğlu ile diğer ilgililer eşlik etti.

]]>
https://www.haber28.com.tr/tarim-ve-orman-bakani-yumakli-ata-tohumlari-sertifikali-tohumlar-yasaklanmadi/feed/ 0
Marmaris’teki Yanık Alanlarda Ağaçlandırma Çalışmaları Devam Ediyor https://www.haber28.com.tr/marmaristeki-yanik-alanlarda-agaclandirma-calismalari-devam-ediyor/ https://www.haber28.com.tr/marmaristeki-yanik-alanlarda-agaclandirma-calismalari-devam-ediyor/#respond Wed, 10 Apr 2024 01:24:35 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=13696 Muğla’nın Marmaris ilçesinde 2021 ve 2022 yıllarındaki büyük orman yangınlarının ardından yaklaşık 15 bin hektar alan zarar görmüş, milyonlarca ağaç yanmıştı. Yangınların ardından dünyanın en gözde tatil merkezlerinden Marmaris’te Tarım ve Orman Bakanlığının çalışmaları aralıksız sürüyor.

Muğla Orman Bölge Müdürlüğü tarafından yürütülen çalışmaların yerinde incelenmesi için 2021 ve 2022 yılında yanan yanık alanlara bilgilendirme programı düzenlendi. Bilgilendirme programında Muğla Orman Bölge Müdür Yardımcısı Adnan Güller, Muğla Orman Bölge Müdürlüğü Basın Şube Müdürü Yüksel Savaş, Marmaris Orman Bölge Müdür yardımcısı Volkan Aydın ve Marmaris Orman Müdürlüğü şefleri katıldı. Muğla Orman Bölge Müdür Yardımcısı Adnan Güller yanık alanlarda önce temizleme akabinde teraslama çalışmalarının ardından da fidan dikimi ve doğal tohum atımı ile ilgili bilgilendirmeler yaparak sahada yürütülen faaliyetler hakkında bilgi verdi.

Orman Bölge Müdürlüğünden verilen bilgide, “29 Temmuz 2021 tarihinde başlayan 6 Ağustos 2021 tarihinde kontrol altına alınan büyük Marmaris yangınında 9 bin 52 hektar orman alanı zarar görmüştü. Orman Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen çalışmalarda yanan alandan zarar görmüş ağaçlar sahadan toplandı akabinde ağaçlandırma çalışmaları yapılmaya başlandı. 5 bin hektarlık alanda doğal gençleştirme yani yanan ağaçların kozalaklarından düşen tohumlardan çimlendirme yöntemi uygulandı. 630 hektarlık alanda suni gençleştirme, araziyi hazır duruma getirerek tohum serpme ve fidan dikim yöntemi uygulandı. 393 hektarlık bölümde iyileştirme çalışması yani arazinin toprak hazırlığını yapmadan tohum serpme yöntemi uygulandı. Kalan 3 bin 19 hektarlık alanda ise aşırı kayalık ve eğilimli arazi yapısı sebebiyle ağaçlandırma çalışması yapılamadı ancak tohum takviyesi yapılarak doğa kendi halinde büyümeye bırakıldı. Bir yıl sonra yaşanan bir diğer büyük yangın olan Bördübet koyu yangını 21 Haziran 2022 tarihinde başlayıp 25 Haziran tarihinde tamamen kontrol altına alındı. 4 gün devam eden yangında 4 bin 392 hektar alan zarar gördü. 930 Hektarlık alanda doğal gençleştirme, 2 bin 630 hektarlık alanda suni gençleştirme, 600 hektarlık alanda fidan dikim yöntemiyle ağaçlandırma ve 232 hektarlık alan aşırı kayalık ve eğimli arazi olması sebebiyle tohum takviyesi ile doğal ağaçlandırma çalışması gerçekleştirildi” denildi.

Yanık alanlara dikilen fidanların dipleri özellikle bahar aylarında orman işçileri tarafından temizleniyor

Büyük orman yangın felaketlerinin ardından, ağaçlandırma çalışmalarına, orman işçileri fidanların diplerini açma işlemi uygulayarak fidanların daha sağlıklı büyümesini sağlamak için hummalı bir çalışma sergiliyorlar. Marmaris’e farklı mahallelerden gelerek fidan dibi temizlemesi yapan işçiler, “Fidanların altlarındaki yabani otları temizleyerek, daha sağlıklı şekilde büyümesi için çalışıyoruz” diyerek tüm alanda bu çalışmayı yapacaklarını söylediler.

“İlk milli ağaçlandırma gününden itibaren yüzbinlerce fidan ve milyonlarca tohum toprakla buluştu”

Muğla Orman Bölge Müdür yardımcısı Adnan Güller devam eden çalışmalar hakkında yaptığı açıklamada, “2021 yılında burada 9 bin hektar civarında bir alanımız yandı. Yangının ardından Orman İşletme Müdürlüğümüzce öncelikle yanan ağaçlarımızı araziden temizledik. Temizledikten sonra teraslama çalışması gerçekleştirdik. 11.11.2021 tarihinde ilk fidanı diktik. Daha sonra önceliğimiz doğal gençleştirme, yani ağaçların kendi tohumlarını dökmesi sonucu çimlenmesi ile elde ettiğimiz fidanlarla bu sahaya yayma çalışması gerçekleştirdik. Öncelikle doğal gençleştirme çalışmaları yaptık, rehabilitasyon çalışmaları yaptık. Çok az bir yerde de suni gençleştirme dediğimiz fidan dikimimiz var. Diktiğimiz fidanlar da mavi servi, kara servi, zakkum, Kıbrıs, Akasya. 500 bin adet fidan diktik. Ama bunun dışında milyonlarca tohum ekme planlarımız var” dedi.

“Yanan alanların imara açılması söz konuş değil”

Muğla Orman Bölge Müdür Yardımcısı Adnan Güller, yanan alanlar imara açılacak mı sorusuna ise, “Kesinlikle öyle bir şey olamaz. Ormanlarımız Anayasamızın 169. maddesi kapsamında koruma altındadır. En ufak bir metrekare alan bile yapılaşmaya ya da bir başka kişinin kullanımına açılma imkanı yoktur” dedi. – MUĞLA

]]>
https://www.haber28.com.tr/marmaristeki-yanik-alanlarda-agaclandirma-calismalari-devam-ediyor/feed/ 0
Denizli Büyükşehir Belediyesi, Çiftçilere Nohut Tohumu Desteği Veriyor https://www.haber28.com.tr/denizli-buyuksehir-belediyesi-ciftcilere-nohut-tohumu-destegi-veriyor/ https://www.haber28.com.tr/denizli-buyuksehir-belediyesi-ciftcilere-nohut-tohumu-destegi-veriyor/#respond Wed, 03 Apr 2024 00:36:36 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=12762 DENİZLİ (İHA) – Denizli Büyükşehir Belediyesi, Tarım ve Orman Denizli İl Müdürlüğü işbirliğiyle 16 ilçede 563 çiftçinin 7 bin dekar alanda toprakla buluşturacağı 70 ton nohut tohumu desteği veriyor. Her zaman çiftçilerin yanında olduklarını vurgulayan Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Zolan, “Güçlü yürüyüşümüz daim olsun” dedi.

Denizli’de kırsal alanda yaşayan vatandaşların desteklenmesi ve tarımda yüksek ürün veriminin elde edilebilmesi amacıyla üreticilerin yanında olmaya devam eden Denizli Büyükşehir Belediyesi, küresel ısınma ve iklim değişikliği nedeniyle üreticilerin kuraklığa dayanıklı ürünlere yönlendirilerek ülkenin leblebi ihtiyacına destek olması öngörülen nohut için tohum desteği veriyor. Denizli Büyükşehir Belediyesinin, Tarım ve Orman Denizli İl Müdürlüğü işbirliğiyle 16 ilçede 563 çiftçiyi kapsayan 70 tonluk nohut tohumu dağıtım töreninin ilki Tavas Belediye Nihat Zeybekci Kültür Merkezi’nde düzenlendi. Programa, Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Zolan, Tavas Kaymakamı Tarık Yerlikaya, Tavas Belediye Başkanı Hüseyin İnamlık, Denizli Tarım ve Orman Müdürü Şakir Çınar, çiftçiler ve davetliler katıldı.

Büyükşehir, 50 kalemin üzerinde üreticiye destek veriyor

Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Zolan, üretimin çok önemli olduğunu özellikle tüm dünyayı etkileyen pandemi döneminde bunu bir kez daha anladıklarını söyledi. Daha kaliteli ürün, daha fazla üretim ve çiftçilerin daha fazla kazanması için tohum desteği verdiklerini bunun yanında damızlık koyun, keçi desteği, ceviz fidanı, zeytin fidanı gibi pek çok kalemde gerçekleştirdikleri desteği anlatan Başkan Zolan, “Bir dokunuşla on etkiyi yapacak işlerin içine giriyoruz. Kazancı güzel olacak işlerin önünü açmaya çalışıyoruz. Hizmete alacağımız, Denizli Merkez Lisanslı Depoculuk Tesisi ile Flake Üretim Tesisi var. Allah’ım yolumuzu açık etsin. Birlik ve beraberlik içinde güzel işler yapmayı Allah’ım nasip etsin. Ürününüz bol ve bereketli olsun. Hep beraber Tavas’ımızda, Denizli’mizde mutlu bir şekilde yaşamaya devam edelim. İnşallah güçlü yürüyüşümüz daim olsun” ifadelerini kullandı.

Başkan Zolan’a teşekkür ettiler

Tarım ve Orman Denizli İl Müdürü Çınar, Denizli Büyükşehir Belediyesi ile birçok projede birlikte çalıştıklarını vurgulayarak, “Çalışmalarımızın her aşamasında bizi yalnız bırakmayan yaptığımız çalışmalarda bize her konuda destek veren bir Büyükşehir Belediye Başkanımız var. Zaman zaman kendisini rahatsız ettiğimizde eksiklerimiz var, şu lazım dediğimizde bizi yalnız bırakmayan, üreticilerin dertleriyle dertlenen Büyükşehir Belediye Başkanımıza yürekten teşekkür ediyorum” dedi. Tavas Belediye Başkanı Hüseyin İnamlık ise, belediyelerin sadece altyapı, üstyapı gibi klasik belediyecilik çalışmalarının yanında tarıma ve üreticiye de destek olmasını belirterek kendilerinin bu anlamda gayretleri olduğunu anlattı. 2019’dan bu yana üreticiye ve tarıma verdiği destekleri sebebiyle Başkan Zolan’a teşekkür eden İnamlık, Başkan Zolan’ın çiftçinin her zaman yanında olduğunu vurguladı. Tavas Kaymakamı Tarık Yerlikaya da böylesine anlamlı bir desteği çok önemli bulduğunu belirterek, çiftçilerin üretime katılması için yerel yönetimlerle birlikte devlet kurumlarının seferber olduğunu söyledi.

16 İlçeye 70 ton nohut tohumu dağıtılacak

Konuşmanın ardından Başkan Zolan ve beraberindekiler çiftçilere nohut tohumlarını teslim etti. 70 tonluk tohum desteği Acıpayam, Baklan, Bekilli, Beyağaç, Bozkurt, Buldan, Çal, Çameli, Çardak, Çivril, Güney, Honaz, Kale, Pamukkale, Serinhisar ve Tavas ilçelerinde çiftçilere dağıtılacak.

Başkan Zolan baba ocağında hemşehrileriyle kucaklaştı

Başkan Zolan, törenin ardından baba ocağı Tavas’ta hemşehrileriyle kucaklaştı. Tavas’ta esnafı ziyaret eden Başkan Zolan burada hemşehrilerinin istek, öneri ve taleplerini dinledi. Başkan Zolan’a yoğun ilgi gösteren Tavaslılar, bir kez daha Başkan Zolan’ı bağrına bastı. – DENİZLİ

]]>
https://www.haber28.com.tr/denizli-buyuksehir-belediyesi-ciftcilere-nohut-tohumu-destegi-veriyor/feed/ 0
Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı: 786 milyon avroluk IPARD finansmanını çiftçilerle buluşturacağız https://www.haber28.com.tr/tarim-ve-orman-bakani-yumakli-786-milyon-avroluk-ipard-finansmanini-ciftcilerle-bulusturacagiz/ https://www.haber28.com.tr/tarim-ve-orman-bakani-yumakli-786-milyon-avroluk-ipard-finansmanini-ciftcilerle-bulusturacagiz/#respond Fri, 22 Mar 2024 04:00:04 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=10975 Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, “Yaklaşık 786 milyon avroluk üçüncü IPARD için finansmanı toparladık. Bunun tamamını Türkiye’deki üretim yapan çiftçilerimizle buluşturmaya kararlıyız.” dedi.

Çeşitli programlara katılmak üzere kente gelen Bakan Yumaklı, Kırşehir Valisi Hüdayar Mete Buhara’yı ziyaret etti.

Buradan İl Tarım ve Orman Müdürlüğü bahçesinde düzenlenen TAKE Projesi Tohum Dağıtım Programı’na katılan Yumaklı, yaptığı konuşmada, Türkiye Yüzyılı’nı üretimin ve üreticinin yüzyılı yapma parolasıyla yola çıktıklarını, bu yoldaki en büyük destekçilerinin de çiftçiler olduğunu söyledi.

Yumaklı, çiftçilerin kullandığı tohumun sertifikalı olma zorunluluğuna dikkati çekerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Siz bir dönümlük yere ektiğiniz tohumdan 300 kilogram yerine 400 kilogram alabilecek potansiyele sahipseniz ve bunun da başlangıç noktası tohumsa bunun da temel şartı o tohumun sertifikalı olmasıdır. Milli ve yerli sertifikalı tohumlarımızı üretmek için tohum firmalarımız, bakanlık teşkilatımız çok yoğun çaba içerisinde. Neden? Çünkü iklim değişikliği dediğimiz mevzu var. Bugün 29 Şubat, normalde bu mevsimde kar yağması gerekiyordu ama yok. Günlük, güneşlik bir ortam. Elbette şu an için bu bağlamda bizi etkileyecek bir şey yok bugün itibarıyla ancak bu gelişmeleri çok sıkı takip etmemiz gerekiyor. Çünkü iklim değişikliğine uyumlu ektiğiniz zaman sizin beklediğiniz hatta üzerinde verim verecek tohumları yetiştirmeniz gerekir. İşte bugün burada dağıtımını yapacağımız tohumlar da bu mesafede olan tohumlar.”

Türkiye’de 100 kilogram tohum kullanıyorlarsa 97 kilogramının bu memleketin topraklarında üretildiğini anlatan Yumaklı, patates gibi tohumlarla ilgili de çok yoğun çalışmalarının olduğunu belirtti.

Bakan Yumaklı, son 22 yılda tarımsal üretim anlamında Türkiye’nin nereden nereye geldiğinin çok ciddi bir muhasebesini yapmak gerektiğini dile getirerek, şunları kaydetti:

“Güçlü altyapı, son 22 yılda yapılan politikalarla ve desteklerle sağlandı. Kırşehir, gıda arz güvenliği açısından önemli bir şehir. Bütün yatırımları bugünün parasıyla hesap ettiğimizde yaklaşık 18,2 milyar liralık yatırım yapılmış Kırşehir’e. Sayın Cumhurbaşkanı’mızın başta Kırşehir olmak üzere, üretim yapan bütün illere karşı gösterdiği ilgi ve teveccühün çok önemli bir göstergesi bu. 44 tane tesis var mesela. Yaklaşık 5 milyar hatta bunun da üzerinde bir rakamla yine kırsal kalkınma destekleri var. Bugün valilikte konuştuk, TKDK ile alakalı bunu 81 ile yaygınlaştırdık. Buradan da bunun duyurusunu yapmış olayım. Kırşehir’e de TKDK ofisi açıldı. Ben bütün üreticilerimizin projeleriyle buradan sağlamış olduğumuz hibe desteklerini mutlaka arkadaşlarımızla konuşmalarını istiyorum. Yaklaşık 786 milyon Avroluk üçüncü IPARD için finansmanı toparladık. Bunun tamamını Türkiye’de üretim yapan çiftçilerimizle buluşturmaya kararlıyız. Bu manada da bugün Kırşehir’deyiz. Kırşehir’deki bütün üreticilerimizi bu desteklerden yararlanmaya davet ediyorum.”

“Geçtiğimiz yıl bu rakam 31 milyar dolar oldu”

Kırşehir’de tarla bitkileri üretimindeki artışın yaklaşık yüzde 55, büyükbaş hayvan varlığındaki artışın 5 kat, küçükbaş hayvan varlığındaki artışın da 4 kat olduğunu vurgulayan Bakan Yumaklı, bu sayede son 20 yılda Kırşehir’in tarımsal hasılasının yaklaşık 18 kat arttığına işaret etti.

Tarımsal üretimin yararlı ve kaliteli yapılmasının önemine değinen Yumaklı, TAKE projesi hakkında da bilgiler verdi.

Yumaklı, bu projenin yaklaşık 3 yıl önce başladığını anımsatarak, şöyle devam etti:

“Son 2 yılda büyük bir ivme kazandı. 3 yılda 1241 projeye ayırmış olduğumuz kaynak tutarı yaklaşık 1 milyar lira. 2024 yılında, son 3 yılda harcamış olduğumuz bu rakamın yarısı kadar, yani 520 milyon liralık bir kaynağı bu projeye ayırmış durumdayız. Anlatmaya çalıştığımız, sizlerle paylaşmaya çalıştığımız şey şu; Türkiye’nin kendi vatandaşına gıda arz güvenliği açısından herhangi bir sorun yaşatmayacak potansiyele sahip olduğunu biliyoruz hatta daha fazlasını da yapabilir. Ülkeye gelen turistlerin, misafirlerin ihtiyacını karşılayabilir. Bunların da ötesinde ihracat yaparak ülkeye döviz kazandırmak mümkün. Geçtiğimiz yıl bu rakam 31 milyar dolar oldu. Bunlar hep sizin sayenizde, sizin ürettiğiniz ürünlerden oldu. Biz istiyoruz ki daha fazlası olsun. Elde edilen bu refahtan herkes eşit bir şekilde faydalanmış olsun inşallah.”

Bugün 500 çiftçiye yüzde 60 hibeli sertifikalı yağlık ayçiçeği tohumunu, 575 çiftçiye yüzde 50 hibeli yerli ve milli nohut tohumunu dağıtacaklarını ifade eden Yumaklı, bu kadim toprakların boş kalmaması için çiftçilerin kararlılığının önemine dikkati çekti.

Bakan Yumaklı ve il protokolü, konuşmaların ardından çiftçilere tohum dağıttı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/tarim-ve-orman-bakani-yumakli-786-milyon-avroluk-ipard-finansmanini-ciftcilerle-bulusturacagiz/feed/ 0
Tarım ve Orman Bakanı: Türkiye’de Tohum Üretimi Sorunu Yok https://www.haber28.com.tr/tarim-ve-orman-bakani-turkiyede-tohum-uretimi-sorunu-yok/ https://www.haber28.com.tr/tarim-ve-orman-bakani-turkiyede-tohum-uretimi-sorunu-yok/#respond Tue, 05 Mar 2024 00:00:05 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=8299 Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, “Türkiye’de üretimde kullanmış olduğumuz tohumların yüzde 97’si bu ülkenin topraklarında üretilmektedir. Bizim tohum açısından ya da bitkisel üretim açısından herhangi bir problemimiz yok.” dedi.

Nevşehir’in Gülşehir ilçesinde kayadan oyma doğal soğuk hava deposunda incelemede bulunan Yumaklı, dünyada farklı doğal depolama örnekleri bulunduğunu ancak kenttekilerin çok özel olduğunu dile getirdi.

Yumaklı, bu depolarda hem havalandırma hem de diğer hususlar için herhangi bir enerji harcamaya gerek kalmadan başta patates olmak üzere farklı ürünlerin depolanabildiğini belirtti.

Türkiye’de 5,7 milyon tonluk patates üretimi olduğunu aktaran Yumaklı, “Nevşehir, patates üretiminde Türkiye’de sekizinci sırada. Patates üretiminde kullanılan tohumların tamamı sertifikalı tohum. Bu, verimlilik açısından son derece önemli. Dünyadaki örneklerinden verimlilik açısından yaklaşık yüzde 80’e yakın daha fazla verim alınması söz konusu.” diye konuştu.

Türkiye’nin tohumculukta dünyada söz sahibi ülkelerden biri olduğuna dikkati çeken Yumaklı, şunları kaydetti:

“Türkiye, ilk 10 ülke arasındadır. Türkiye’de üretimde kullanmış olduğumuz tohumların yüzde 97’si bu ülkenin topraklarında üretilmektedir. Bizim tohum açısından ya da bitkisel üretim açısından herhangi bir problemimiz yok. Ancak bazı ürünler var ki bunların tohumlarıyla alakalı henüz istediğimiz seviyede değiliz. Bunlardan bir tanesi de patates tohumu. Ancak bu konuda gerçekten işletmelerimiz, firmalarımız Ar-Ge yaparak patatesteki tohum üretiminde şu anda yaklaşık yüzde 10-15’ler civarındayız. Yüzde 50-60’lara çıkarmakla ilgili ciddi bir çaba var. İçinde bulunduğumuz bu alan, yaklaşık 100 bin tonluk patatesin depolanması için gerekli potansiyele sahip.”

Bazı ürünler sembolleştirilerek bunların üzerinden siyaset yapıldığını vurgulayan Yumaklı, şöyle devam etti:

“Her zaman söylediğim gibi gıda ile alakalı konular, siyaset malzemesi yapılmamalı. Çünkü bu üreticiye de haksızlık, bu oluşan ortamdan olumsuz etkilenen tüketiciye de haksızlık. Geçtiğimiz yıllarda soğan ve patates konusunda maalesef bizim ülkemizde hakikaten çok kısa bir dönemi belki de 3-5 günlük ya da bir haftalık bir dönemi sanki o üretim yılının tamamında varmış gibi lanse etmekle alakalı maalesef gündemimiz oldu. Bu konunun tekrar altını çizmek istiyorum, sadece Nevşehir’de şu anda ki sezonun yeni ürünlerinin çıkmasına doğru gidiyoruz, sezonun toplamında şu anda Nevşehir’de 660 bin tonluk patates stoku var. Bunun 100 bin ton civarındaki kısmını eğer tohum olarak düşünürsek 500 bin tonluk sadece Nevşehir’de bir stok söz konusu.”

Diğer illerin depolarında da yeteri kadar ürün olduğunu belirten Yumaklı, “Türkiye, bazı ürünlerin üretimi konusunda kendi ihtiyaçları için ve ülkeye gelen turistlerin ihtiyacını karşılama anlamında yeterli. Yeterli olamadığımız kısımlar için de bunları yüzde 100’e tamamlamak için çok yoğun bir çaba var. O yüzden ben buradan başta patates üreticileri olmak üzere bu ülkenin gıda arz güvenliğine katkıda bulunan bütün üreticilere teşekkür ediyorum. Bu dönemde artık hepimiz de biliyoruz ki ne patatesle alakalı ne de soğanla alakalı aldığımız tedbirler neticesinde herhangi bir spekülasyon söz konusu değil, olmayacaktır da, olmaması için biz hükümet olarak her şeyi yapacağız.” diye konuştu.

Hem üretici hem de tüketici için haksızlık olan bu duruma hiçbir şekilde göz yummayacaklarını kaydeden Yumaklı, tüm ürünlerde haksız ortam oluşmasını engelleyeceklerini, bu konuda Ticaret Bakanlığıyla koordineli çalıştıklarını aktardı.

Türkiye’nin gıda arz güvenliğiyle alakalı bir sorununun olmadığını dile getiren Yumaklı, “Fiyat hareketlerini gıda arz güvenliği üzerinden tanımlamak mümkün değildir. Dolayısıyla bunun dışındaki hususlara da yani tüketicinin zararına olacak eylemlere de hiçbir şekilde müsaade etmeyeceğiz. Bu konuda hem bizler Tarım ve Orman Bakanlığı hem de Ticaret Bakanlığı son derece kararlıyız.” dedi.

Açıklamasının ardından depodaki yetkililerden bilgi alan Yumaklı, burada çalışan işçilerle sohbet etti ve patates ayıkladı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/tarim-ve-orman-bakani-turkiyede-tohum-uretimi-sorunu-yok/feed/ 0
Tarım ve Orman Bakanı: Türkiye’nin gıda arz güvenliği sorunu yok https://www.haber28.com.tr/tarim-ve-orman-bakani-turkiyenin-gida-arz-guvenligi-sorunu-yok/ https://www.haber28.com.tr/tarim-ve-orman-bakani-turkiyenin-gida-arz-guvenligi-sorunu-yok/#respond Mon, 04 Mar 2024 23:48:05 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=8296 Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, “Türkiye’nin gıda arz güvenliği ile alakalı bir sorunu yoktur. Fiyat hareketlerini gıda arz hareketleri üzerinden tanımlamak mümkün değildir. Dolayısıyla bunun dışındaki hususlara da tüketicinin zararına olacak eylemlere de müsaade etmeyeceğiz” dedi.

Bakan Yumaklı bir dizi açılış ve incelemelerde bulunmak üzere geldiği Nevşehir’de doğal soğuk hava deposunda incelemede bulundu. Bakan Yumaklı burada yaptığı açıklamada; an itibariyle Nevşehir’de 660 bin ton patatesin bulunduğunu belirtti. Bakan Yumaklı konuşmasına şöyle devam etti:

“Bugün Nevşehir’de bulunan doğal depolama alanlarından bir tanesindeyiz. Dünyada faktör örnekleri belki vardır ama burası hakikaten son derece özel bir yer. Hem havalandırma için, hem de diğer hususlar için herhangi bir enerji harcamaya gerek kalmaksızın başta patates olmak üzere farklı ürünlerin depolanabildiği doğal bir alandayız. Ülkemizde patates üretimiyle alakalı 5 milyon 700 bin tonluk patates üretiminin olduğunu söylemek istiyorum. Nevşehir patates üretimi açışından Türkiye’de sekizinci sırada. Patates üretiminde kullanılan tohumların tamamı sertifikalı tohum. Bunun önemi verimlilik açısından son derece önemli. Dünyadaki örneklerinden verimlilik açısından bu sebeple yaklaşık yüzde 80’e yakın daha fazla verim alınması söz konusu. Patates tohumculuğu konusunda dünyada söz sahibi ülkelerden bir tanesidir. Türkiye ilk 10 ülke arasındadır. Türkiye’de üretimde kullanmış olduğumuz tohumların yüzde 97’si bu ülkenin topraklarında üretilmektedir. Yani bizim tohum açısından ya da bitkisel üretim açısından herhangi bir problemimiz yok. Ancak bazı ürünler var ki bunların tohumlarıyla alakalı henüz istediğimiz seviyede değiliz. Bunlardan bir tanesi de patates. Ancak bu konuda gerçekten işletmelerimiz, firmalarımız arge yaparak patateste ki tohum üretimini şu andaki yaklaşık yüzde on beş civarından yüzde ellilere altmışlara çıkarmakla ilgili ciddi bir çaba var.”

Yumaklı, “Özellikle patates depolamasının yapıldığı bu alan yaklaşık 100 bin tonluk bir patatesin depolanması için gerekli potansiyele sahip. Bazı ürünler üzerinden onları sembolleştirilerek çok farklı bir ortam oluşturuldu. Bunların üzerinden siyaset yapılıyor. Her zaman söylediğim gibi gıda ile alakalı konular siyaset malzemesi yapılmamalı. Bu üreticiye tüketiciye de haksız. Şimdi geçtiğimiz yıllarda soğan ve patates konusunda maalesef bizim ülkemizde hakikaten çok kısa bir döneminde, sanki bütün sezonda sıkıntı varmış gibi lanse ettiler. Sadece Nevşehir’de 660 bin tonluk bir patates stoku var. Bunun 100 bin tonunu tohum olarak düşünürsek sadece 500 bin ton stok söz konusu. Diğer illerimizi de dahil edersek fazlamız bile var. Türkiye’nin bazı ürünlerin üretimi konusunda kendine yeterliliği ve kendi ihtiyaçları için ayrıca ülkeye gelen turistlerin ihtiyacını karşılamak anlamında yeterli. Yeterli olamadığımız kısımlar için de bunları yüzde 100’e tamamlamak için çok yoğun bir çaba var. O yüzden ben buradan başta patates üreticileri olmak üzere bu ülkenin gıda az güvenliğine katkıda bulunan bütün üreticilere teşekkür ediyorum” dedi.

Türkiye’nin gıda arz güvenliği ile alakalı bir sorununun olmadığını söyleyen Bakan Yumaklı, “Bu dönemde artık hepimizde biliyoruz ki ne patatesle ne de soğanla alakalı aldığımız tedbirler neticesinde herhangi bir spekülasyon söz konusu değil. Olmayacaktır da. Olmaması için biz hükümet olarak her şeyi yapacağız. Tekrar ediyorum, hem üretici için hem de tüketici için son derece büyük haksızlık olan bu duruma hiçbir şekilde göz yummayacağız. Sadece bu ürünlerde değil, önümüze gelen bu konuda haksız ortamların oluşmasının sebebi olan bütün hususlara da müdahil olmuş olacağız. Bu konuda ticaret bakanımızla birlikte çok koordineli bir şekilde çalışıyoruz. Türkiye’nin gıda arz güvenliği ile alakalı bir sorunu yoktur. Fiyat hareketlerini gıda arz hareketleri üzerinden tanımlamak mümkün değildir. Dolayısıyla bunun dışındaki hususlara da tüketicinin zararına olacak eylemlere de müsaade etmeyeceğiz” şeklinde konuştu. – NEVŞEHİR

]]>
https://www.haber28.com.tr/tarim-ve-orman-bakani-turkiyenin-gida-arz-guvenligi-sorunu-yok/feed/ 0
Tohum Firması Çiftçileri Dolandırarak Yurt Dışına Kaçtı https://www.haber28.com.tr/tohum-firmasi-ciftcileri-dolandirarak-yurt-disina-kacti/ https://www.haber28.com.tr/tohum-firmasi-ciftcileri-dolandirarak-yurt-disina-kacti/#respond Sun, 31 Dec 2023 08:00:18 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=1553 Uzun süredir tarım sektöründe faaliyet gösteren bir tohum firmasının kurucuları yüksek kar vaadiyle çiftçilerden aldıkları mahsullerin bedellerini ödemeyerek 150 milyon TL ile vurgun yapıp yurt dışına kaçtığı öne sürüldü.

Ankara’nın Polatlı ilçesinde faaliyet gösteren bir buğday tohum firması iddialara göre, birden fazla firma ve 100’ün üzerinde çiftçinin ürünlerinin parasını vermeden ortadan kayboldu. Toplamda piyasa değeri 150 milyon TL’nin üzerinde olan mahsullerinin tahsilatını alamayan çiftçiler durumdan şikayetçi oldu. Şikayet üzerine firmanın kapılarına polis ekipleri tarafından mühür vuruldu.

Ayrıca firma sahipleri, 2017 yılından beri güven oluşturarak çiftçilerden tarım ürünlerini topladıkları ve belli bir süre sonra karşılığında yüksek kazanç vaadiyle geri ödeme yapacaklarını iddia ettikleri belirtiliyor.

Çiftçilerin yaptığı şikayetler sonucunda Polatlı Cumhuriyet Savcılığına ulaşan 100’den fazla mağdur olduğu ve bazılarının ellerinde senet bile olmasına rağmen ürünleri gizlice ellerinden çıkardıkları için mağduriyet yaşadıkları ifade edildi. Firma sahibi S.C.’nin bu faaliyetler içindeyken aynı zamanda 1926 Polatlı Belediyespor Başkanı görevini de sürdürdüğü ortaya çıktı.

“Bürolarını kapatıp ortadan kayboldular”

Polatlı Devlet Hastanesi’nde 22 yıllık başhekimlik görevinin arından emekli olarak çiftçilik yaptığını aktaran mağdur Ali Rıza Koçoğlu, “Buğdayı kaldırdığımızda TMO’ya verecektim. Geldiler, ‘Buğdayı bize ver hocam, 6 Aralık’ta parasını vereceğiz’ dediler. 259 ton buğdayı onlara teslim ettik. Bunlar tohumluk yaptılar, millette sattılar. 6 Aralık’ta paramızı verecekti. 5 Aralık’ta bürolarını kapatıp ortadan kayboldular” ifadelerini kullandı.

Bir sene önce de aynı kişilere buğdayını teslim ettiğini ve borcunu geri alması ile güven sağladıklarını dile getiren Ali Rıza Koçoğlu, “Gübre ve tohum üretip satıyorlardı. Tohum ve gübre bayisiydi. Biz de bu sene hatta tohumu ve gübreyi oradan aldık. Ondan sonra gerisini alıp gittiler” dedi.

“Depomuz olmadığı için oraya teslim etmiştik”

Ailesi ile tarlalarında bu yıl 600 dönümlük bir araziye buğday ektiklerini dile getiren mağdur Edem Koçoğlu, “Buğday ekilişinden verim aldık. Gayet güzel bir yıldı. O bütün ürünümüzle birlikte Ahi Tohum’un sahipleri Sevgi Coşkun ve eşi Cihangir Coşkun’un işlettiği işletmeye ürünümüzü teslim ettik. Polatlı’da tanınıyorlardı. Bilindik bir aileydi. Bizler de güvendik. Dolayısıyla ürünümüzü verdikten sonra geri belli bir süre bekletip daha sonra da depomuz olmadığı için oraya teslim etmiştik. Sonra da belli bir karla birlikte o zamanın aralık ayının fiyatıyla bize verdiğimiz mahsulü sattıktan sonra parayı iade edeceklerdi. Ancak işte bu Ahi Tohum ürünümüzün parasını vermedi” diye konuştu.

“Tanınan bir aileydi ama bizi yanılttılar”

Polatlı’da 100’ün üzerinde çiftçinin mağduriyetinin olduğunu belirten Koçoğlu, şu ifadeleri kullandı:

“Her gün birbirimizi arıyoruz, diğer çiftçilerle konuşuyoruz. Elimizde senet vardı. O senedi mahkemeye verdik. Haciz ve benzeri işlemler devam ediyor. Şu anda takip altında. Sevgi Demir Coşkun, biz bu şikayeti bulunmadan önce yurtdışına kaçtı. Onun yanında eşi Cihangir Coşkun da İstanbul’da yakalandı. Silivri Cezaevine konulmuş. Yüzün üzerinde kişi ve 150 milyon TL’nin üzerinde miktarı vermedikleri, alıp kaçtıkları söyleniyor ama üzerlerinde ne bir ev, ne bir arabada yok. Dolayısıyla haciz edilecek bir şey de bulamadık. Burası Ankara’nın ve Türkiye’nin tarım ambarı. Dolayısıyla güven esaslı biz depoya bıraktık. Ayrıca, Sevgi Coşkun 1926 Polatlı Belediyespor kulübünün başkanlığını da yapıyordu. Dolayısıyla tüm Polatlı güveniyordu. Onlara kulüp başkanlığını da emanet etmişlerdi. Tanınan bir aileydi ama bizi yanılttılar. Herkesi yanıttılar, herkes mağdur. Dolayısıyla tarım, çiftçilikte bu nedenden dolayı her gün geriliyor ve gerilemekte. Dolayısıyla insanlar bundan sonra çiftçilik belki yapamayacak, bu kayıplarını karşılanmasını talep ediyorlar. Bu nedenle biz yasal hakkımızı da kullanıyoruz.” – ANKARA

]]>
https://www.haber28.com.tr/tohum-firmasi-ciftcileri-dolandirarak-yurt-disina-kacti/feed/ 0