AA muhabirinin derlediği bilgilere göre, İsrail’in saldırıları altındaki Gazze Şeridi’ne en çok insani yardım ulaştıran ülkelerden biri olan Türkiye, bir yandan elektrik, gıda ve temiz suya erişimleri tükenen masum siviller için yardımlarını artırarak sürdürüyor bir yandan da uluslararası alanda insani diplomasi çalışmalarını yürütüyor.
Türkiye’nin Türk Kızılay ile Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) işbirliğinde, sivil toplum kuruluşlarının da desteğiyle yürüttüğü insani yardım operasyonları sayesinde bugüne kadar 13 uçak ve 8 gemi ile yaklaşık 40 bin ton insani yardım malzemesi Gazze’ye ulaştırıldı.
Türk Kızılay, 3 bin tonluk 9’uncu insani yardım gemisini Ramazan Bayramı’ndan hemen sonra Gazze için yola çıkarmaya hazırlanıyor. Gıda, giyim, hijyen, barınma ve bebek malzemeleri ile tıbbi ürünler gibi acil ihtiyaçları taşıyacak iyilik gemisinin Mersin Limanı’ndaki yükleme çalışmaları devam ediyor.
Gazze’ye Ürdün üzerinden de yardım gönderimi başladı
Türk Kızılay’ın Gazze halkı için ramazan ayı öncesinde gönderdiği 2 bin 737 tonluk acil yardım malzemesi yüklü iyilik gemisinin de indirme işlemleri tamamlandı.
El- Ariş Liman sahasında geçici depo oluşturan Türk Kızılay ve AFAD yetkilileri, Türkiye’den gönderilen insani yardım malzemelerini öncelikle bu depoya indiriyor. Yardımlar, buradan İsrail ve Mısır’ın koordine ettiği tırlarla Refah sınır kapısı üzerinden Gazze’ye sevk ediliyor.
Halihazırda günlük 100 tırın Gazze’ye geçişine izin verilse de normal zamanlarda ortalama 500 tırın bölgeye giriş yaptığı biliniyor.
Öte yandan Türk Kızılay, Gazze’ye Ürdün üzerinden de yardım göndermeye başladı. Yapılan planlamalarla, yakında günlük 24 tırın Ürdün’den Gazze’ye geçişinin mümkün olması bekleniyor.
MÜSİAD, Vakıflar Genel Müdürlüğü gibi kuruluşlar ve Türk milletinin desteğiyle yürütülen yardım kampanyası kapsamında gıda, tıbbi malzeme gönderimi, ambulans tedariki ve nakdi yardımlar gelecek günlerde de devam edecek.
Günlük 10 bin kişilik sıcak yemek dağıtımı yapılıyor
İnsani yardımların yanı sıra Refah’taki Kızılay aşevi aracılığıyla günlük 10 bin kişilik sıcak yemek dağıtımı yapılıyor. Gazze’de 5, Mısır’da 5, Batı Şeria ve Kudüs’te 2, Ürdün’de 1 Kızılay personeli devamlı hazır bulunuyor.
Kızılay personeli, gıda kolileri, çadır, battaniye, hijyen malzemeleri, kıyafet ve tıbbi malzeme gibi acil insani yardım malzemelerinin dağıtımını Gazze içerisinde de sürdürüyor.
Gazze’nin temiz içme suyu ihtiyacı için Mısır’da bulunan bir su fabrikasıyla uzun süreli anlaşma imzalayan Türk Kızılay ve AFAD, bu sayede günlük 7 ton içme suyunun Gazze’ye geçişini sağlıyor.
-1,1 milyon Gazze’li felaket düzeyinde açlıkla karşı karşıya
İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik 7 Ekim’den bu yana süren saldırılarında, aralarında çocuk ve kadınların da bulunduğu yaklaşık 33 bin Filistinli hayatını kaybetti.
Gazze’nin tek elektrik santrali 11 Ekim’den bu yana yakıt olmaması nedeniyle faaliyet gösteremiyor. Yakıt yetersizliği nedeniyle hastaneler faaliyetlerini durdurdu. Bölgede enkaz kaldırma çalışmaları da yapılamıyor.
Birleşmiş Milletler Dünya Gıda Programı (WFP) tarafından 21 Aralık 2023 tarihinde yayınlanan rapora göre, Gazze’de 1,1 milyon kişi felaket düzeyinde, 854 binden fazla kişi ise acil düzeyde açlıkla karşı karşıya. Nüfusu 2,3 milyon olan Gazze’ye 21 Ekim’den itibaren girmesine izin verilen insani yardım malzemeleri, nüfusun gıda ihtiyacının ancak çok küçük bir kısmını karşılamaya yetiyor.
Sağlık tesislerine saldırılar
Gazze’de sağlık tesislerine yönelik en az 410 saldırının gerçekleştiği biliniyor. Gazze’de 6’sı güneyde, 4’ü kuzeyde, yalnızca 10 hastanenin faal olduğu raporlanıyor.
Birleşmiş Milletler Yakın Doğu’daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA) verilerine göre, Gazze’de yaklaşık 50 bin hamile kadın bulunuyor ve günde ortalama 180 doğum gerçekleşiyor.
Toplam 464 eğitim tesisinin hasar gördüğü, 142 okulun tamamen yıkıldığı veya ağır hasar aldığı saldırılar, okul kapanmaları nedeniyle 625 bin öğrenci ve 22 bin 564 öğretmeni doğrudan etkiledi.
Ayrıca Birleşmiş Milletler İnsani Yardım Koordinasyon Ofisi (OCHA) verilerine göre, nüfusun yüzde 75’ine karşılık gelen yaklaşık 1,7 milyon Filistinli Gazze’de yerinden edildi ve bu kişilerin 1,4 milyonu BM’ye ait 155 okula sığındı.
Aşırı kalabalık olan bu barınaklarda ortalama 150 kişiye 1 tuvalet ve 700 kişiye 1 banyo düşüyor.
]]>Türkiye’de arıcılıkta ilk 5’de yer alan Mersin’de bu yıl da havaların ısınması ve çiçek mevsiminin başlamasıyla arılar üretime geçti. Milyonlarca arının sabahın erken saatlerinden itibaren kovanlarından çıkarak çiçeklere konmasıyla başladığı polen mesaisinde hasat başladı. Arıların kovanda topladığı polenler, arıcılar tarafından özenle alınarak talebe göre satışa gönderiliyor. Kilogram fiyatı bin TL civarında olan polen, hem üreticinin yüzünü güldürüyor hem de sağlıklı gıda olarak tüketiliyor. Özellikle sağlık açısında altın değerinde gösterilen ve geçen yıl 150 ton civarında hasat edilen polenin bu sene 200 tona ulaşması bekleniyor.
“Polenin hasadına başladık”
Arıcılığın aile işleri olduğunu ifade eden arıcı Celal Çay,” Dededen, babadan öğrendiğimiz bir meslek. Yıllardır ailemiz arıcılık yapıyor, bizde ailemizin yaptığı mesleği devralarak devam ettiriyoruz. Gelecekte çocuklarımıza bırakmak istiyoruz. Mersinli arıcılar olarak biz her yıl polen hasadını heyecanla bekliyoruz. Polen de arılarımızın ürettiği bir değer. Piyasada talep görüyor. Özellikle sporcular, çocuklu aileler polen tüketiyor. Polendeki protein oranı çok yüksek olması sebebiyle sağlık açısından çok faydası var. Bir çok mineral vitamin içerdiği için vücuda destek oluyor. İnsanlarda bunun faydasını öğrendi, bizden talep ediyor. Bizde iklimin el verdiğince arılarımızın gücüne bağlı olarak poleni her yıl üretiyoruz, tüketicilerimize sunuyoruz. Mersinli arıcılar olarak altın değerindeki polenin hasadına başladık” dedi.
“Altın değerinde bir gıda üretiyoruz”
Sezonun güzel olacağını umut ettiklerini belirten Çay,” Bahar yağmurları çok iyi yağdı. Bahar yağmurları iyi yağınca çiçekleri suluyor. Çiçeklerde çok güzel polen salgılıyor, arılarımız da kovana getiriyor. Arılarımızın sağlığı da iyi ümitliyiz. İnşallah sezon sonunda tonlarca polen üretmiş oluruz. Altın değerinde bir gıda üretiyoruz. Arıcılık biz yaşam biçimi. Arılarımızı sürekli taşıyoruz. Şuanda sıfır rakımda polen hasadına başladık. Burada başlayan yolculuğumuz Haziran ayında Eğriçayır yaylasında son bulacak. Eğriçayır yaylasında da bal ve polen ürettikten sonra yolculuğumuz tekrar geriye başlayacak” diye konuştu.
“200 ton polen hasadı bekleniyor”
Sezonla ilgili bilgi veren Mersin Arıcılar Birliği Başkanı Adem Kurt ise” Mersinli arıcılarımız bugün itibariyle polen hasadına başlamış durumda. Bizim polen hasadı ile başlayan yolculuğumuz narenciye balı, daha sonra sandal ve kırbalı hasadı ile devam edecek. Mersin’de altın değerinde polen ve balları üreten yaklaşık 4 bin arıcımız var. Bol üretimli bir sezon olmasını bekliyoruz. Bu sene bahar yağışları iyiydi. Geçen sene yaklaşık 150 ton civarına polen hasadımız oldu. Bu yıl bu rakamın 200 ton civarında olmasını bekliyoruz. Arıcılık yolculuğumuz sıfır rakımda polen hasadı ile başlıyor, bu durum mevsimine göre doğadaki çiçeklerin açmasıyla önce bin, sonra 2 bin ardından da 3 bin rakıma kadar gidiyor. Sıfır rakımdan Toroslara, Eğriçayır yaylalarına kadar uzanıyor” şeklinde konuştu. – MERSİN
]]>Uraloğlu, Denizcilik Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan ocak-mart dönemine ilişkin denizcilik istatistiklerine ilişkin yazılı açıklama yaptı.
Türkiye’yi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın önderliğinde dünyanın önemli liman merkezi haline getirdiklerine dikkati çeken Uraloğlu, “Deniz ticaret hacmimizi artırarak ülkemizin ekonomi ve istihdamını geliştirmek için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz.” değerlendirmesinde bulundu.
Uraloğlu, Bakanlık olarak denizciliğin daha da gelişmesi, denizlerden sağlanan imkanların artırılması, kaynakların ekonomiye kazandırılması için gerekli bütün atılımların ve yatırımların yapıldığını aktararak, Türkiye’nin deniz ticaretinden daha fazla pay alması için çalışmaları hız kesmeden sürdürdüklerini bildirdi.
Yılın ilk çeyreğinde yaşanan ekonomik iyileşmenin ticari hayata yansımaya başladığına işaret eden Uraloğlu, “İlk çeyrekte limanlarda elleçlenen yük miktarı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 7,2 artarak 134 milyon 327 bin 597 tona yükseldi. Limanlarda elleçlenen konteyner miktarı ise geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 17,9 gibi rekor oranda artarak 3 milyon 350 bin 817 TEU’ya ulaştı.” ifadesini kullandı.
Uraloğlu, martta limanlarda deniz yoluyla yapılan transit yük taşımalarının 5 milyon 699 bin 607 ton olduğunu aktardı.
Türkiye limanlarında elleçlenen yük miktarının geçen ay 47 milyon 351 bin 510 ton olarak gerçekleştiğini bildiren Uraloğlu, açıklamasını şöyle sürdürdü:
“Bu dönemde limanlarda gerçekleştirilen ihracat amaçlı yükleme miktarı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 19,4 artarak 12 milyon 804 bin 476 ton, ithalat amaçlı boşaltma miktarı ise geçen yılın aynı ayına göre yüzde 12,4 artarak 23 milyon 880 bin 435 ton olarak gerçekleşti. Mart ayında dış ticaret taşımaları geçen yılın aynı ayına göre yüzde 14,8 artarak 36 milyon 684 bin 911 ton oldu.”
En fazla elleçlenen yükler
Uraloğlu, mart ayında önceki aya göre en fazla artış gösteren yük cinsinin motorin elleçlemesi olduğunu belirterek, limanlarda 3 milyon 507 bin 326 ton motorin yük elleçlemesi gerçekleştirildiğini aktardı.
Bunu ’40’lık dolu konteynerlerde taşınan yükler’ ile demir cevheri ve konsantrelerinin izlediğini aktaran Uraloğlu, “Portland çimento yük cinsi, limanlarımızda elleçlenen ihracat yükleri içinde 1 milyon 40 bin 381 tonla ilk sırayı aldı. Bunu, motorin ve feldispat takip etti. Ham petrol, limanlarımızda elleçlenen ithalat yükleri içinde ilk sırada yer aldı. Bunu sırasıyla, hurda demir ve briketlenmemiş taşkömürü takip etti.” ifadelerini kullandı.
“En fazla yük İtalya’ya yapılan taşımalarda elleçlendi”
Uraloğlu, martta deniz yoluyla yapılan ihracatta en fazla yük elleçlemesinin İtalya’ya yapılan taşımalarda gerçekleştirildiğini, bunu ABD ve İspanya’ya yapılan taşımaların takip ettiğini belirterek, ithalatta ise en fazla yük elleçlemesinin Rusya’dan yapılan taşımalarda görüldüğünü aktardı.
Limanlarda elleçlenen dış ticarete konu 36 milyon 684 bin 911 ton yükün yüzde 8,1’inin Türk bayraklı gemilerle taşındığına işaret eden Uraloğlu, “Türk bayraklı gemilerle taşınan yük miktarı martta 2 milyon 965 bin 1 ton ile önceki yılın aynı ayına göre yüzde 29,1 arttı. Yabancı bayraklı gemilerle taşınan yük miktarı ise 33 milyon 719 bin 910 ton ile önceki yılın aynı ayına göre yüzde 13,6 arttı.” değerlendirmesinde bulundu.
Uraloğlu, geçen ay limanlarda elleçlenen konteyner miktarının 1 milyon 169 bin 846 TEU’ya ulaştığını belirtti.
-“En fazla yük Aliağa’da elleçlendi”
Uraloğlu, martta limanlarda deniz yoluyla yapılan transit yük taşımalarının 5 milyon 699 bin 607 ton olarak gerçekleştiğini ifade etti.
Söz konusu ayda kabotajda taşınan yük miktarının ise 4 milyon 966 bin 992 tonla geçen yılın aynı ayına göre yüzde 5,1 azaldığını belirten Uraloğlu, şunları kaydetti:
“En fazla yük elleçlemesi 7 milyon 720 bin 348 tonla Aliağa Bölge Liman Başkanlığı idari sınırlarında faaliyet gösteren liman tesislerinde gerçekleşti. Burayı, 7 milyon 365 bin 591 ton ile Kocaeli ve 5 milyon 669 bin 99 tonla İskenderun bölge liman başkanlıkları takip etti. Denizcilik alanında uluslararası arenada çok önemli bir konumda olduğumuzu artık gururla söyleyebiliyoruz. Dünyanın önde gelen denizci ülkelerinden biriyiz.”
]]>İsrail saldırılarının hedefi olan Gazze şeridindeki Filistin halkı için hazırlanan 125 bin gıda kolisinin bulunduğu 2 bin 960 tonluk yardımlar, rıhtımda konuşlu “SARDES” adlı gemiye yüklendi.
Limanda düzenlenen uğurlama töreninde konuşan Vali Ali Hamza Pehlivan, limanın ticari boyutu dışında yardım gemilerine ev sahipliği yapmasıyla önemli bir değere sahip olduğunu söyledi.
Yardımların hazırlanmasında kurumların dışında sivil toplum kuruluşları ve vatandaşlarından da katkılarının bulunduğunu dile getiren Pehlivan, “Orada yaşanan zulmü, çekilen acıları hepimiz biliyor ve yakından hissediyoruz. Yardımlaşma ve dayanışma duyguları en yüksek olan, mensubu olmaktan gurur duyduğumuz aziz milletimiz, Gazze konusunda da gerekli duyarlılığı gösteriyor.” diye konuştu.
“Devletimizin bütün birimleri imkanları seferber etmeye çalışıyor”
Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Serdar Çam da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde yıllardır Filistin davasına katkı verdiklerini ifade etti.
Türk halkının Gazze için imkanlarını seferber ettiğini vurgulayan Çam, şöyle konuştu:
“Türkiye Cumhuriyeti tarihinden gelen birikimiyle mazlumların ve mağdurların her zaman sığınağı, kapısı olmuştur. Bugün de devletimizin bütün birimleri bu imkanları seferber etmeye çalışıyor. Bugün için bir ateşkes gerçeklemiş gözüküyor ancak yeryüzündeki bu dram, çok büyük bir dram. Eğitim, altyapı, hijyen, temiz suya ulaşım ve her türlü imkanın bittiği, açlığın başladığı bir ortamda Türkiye Cumhuriyeti olarak bu imkanları seferber etmiş durumdayız. Öncelikli olarak ateşin durması gerekiyordu. Mübarek ramazan ayında gecikmeli de olsa bu süreç başlamış oldu ama bundan sonraki süreçte esas sıkıntıların giderilmesinde büyük çabalar sarf edilmesi lazım. Bunu sadece Türkiye’nin yapması yeterli değil, bütün dünyanın seferber olması lazım.”
Gazze’ye bugüne kadar yardımları taşıyan 13 uçak ve 7 gemi gönderildi
AFAD Başkanı Okay Memiş de bugüne kadar insani yardım malzemesi taşıyan 13 uçak ve 7 geminin Gazze’ye ulaştırıldığını anımsattı.
Vakıflar Genel Müdürlüğü desteğiyle Gazze’ye 8. gemiyi uğurlayacaklarını belirten Memiş, şunları kaydetti:
“Bu zamana kadar 39 bin 607 ton insanı yardım malzemesi, 1151 jeneratör, 214 ton hijyen malzemesi, 8 sahra hastanesi, 53 ambulans, 242 ton tıbbi malzeme, 2 UMKE aracı, giyecek, barınma malzemeleri ve içme suyu gönderildi. İçme suyunu hem Türkiye’den gönderiyoruz hem de AFAD’ımız Mısır Kızılayı ile her hafta en az 5 ila 10 tırlık su anlaşması yaptı. Sürekli olarak El-Ariş’ten ve Refah Sınır Kapısı’ndan Gazze’ye su ile birlikte diğer insani yardımları, gıdaları ulaştırmaya gayret ediyoruz. AFAD olarak 6 Şubat 2023’te meydana gelen depremlerden sonra bütün vatandaşlarımızın ihtiyaçlarını nasıl gideriyorsak, gönül coğrafyamızdaki zor durumda olan, özellikle insanlık dışı katliama maruz kalan Filistinli kardeşlerimizin de yanında olmaya büyük gayret göstermeye devam ediyoruz. Gazze’den ülkemize sağlıkla ilgili tedavilerinin karşılanması maksadıyla yaklaşık 1500 Filistinli kardeşimiz getirildi. Sağlık Bakanlığımızla bütün ihtiyaçlarını gidermeye gayret ediyoruz.”
Konuşmaların ardından gemi uğurlandı.
]]>Arkan, Konya’da bir restoranda düzenlenen programda, geçen yıl 3 milyar liralık yatırımla yeni bir haddehane yatırımına başladıklarını hatırlattı.
Eti Alüminyum’un, 82 bin tonluk üretimle iç pazarın ihtiyacının yüzde 10’unu karşıladığını ve her yıl 250 milyon dolarlık ithalatın önüne geçtiğini aktaran Arkan, “Savunma sanayisi gibi stratejik sektörlerde arz güvenliğini sağlarken, uçak gövdelerinde, zırh malzemelerinin ham maddesi olarak ve gemi endüstrisinde kullanılan alüminyum ürünleri üretebilmek amacıyla Seydişehir’de yeni bir haddehane yatırımına başladık. Gelecek yıl sonunda üretime başlamayı hedefliyoruz. Başta savunma sanayisi olmak üzere iç pazarda pek çok sektöre vereceğimiz hadde ürünlerimizle cari açığın kapanmasına 350 milyon dolarlık destek sağlayacağız.” diye konuştu.
“Yıllık 40 bin tonluk üretim kapasitesine ulaşmayı hedefliyoruz”
Arkan, yeni yatırımlarla istihdam kapısının aralanacağına da vurgulayarak, şöyle konuştu:
“Yerli sanayi için bir devrim niteliği taşıyacak olan ve Türk mühendislerimiz tarafından geliştirilen bir başka yatırımımız ise özel alümina ünitesi. Makine montajlarına başladık. Bu yılın ikinci yarısında yeni hattı devreye almayı planlıyoruz. Bu ünite sayesinde yıllık 40 bin tonluk üretim kapasitesine ulaşmayı hedefliyoruz. Türkiye’de ilk kez üretilmeye başlanacak özel alümina, çok yüksek sıcaklıklara dayanması ve 2000 derecelerde bile erimeyen özelliğinin yanı sıra hafif ve esnek oluşuyla da kullanılan sektör sayısını çeşitlendiriyor. Bu önemli yatırımla birlikte ülkemizin özel alümina ihtiyacını karşılayıp, dışa bağımlılığın azaltılması için çalışacağız.”
Boksitin artık ürününden lityumu geri kazanmak için de çalışmalara başladıklarına işaret eden Arkan, lityumun elektrikli araçların bataryalarında kullanılan en önemli metallerden biri olduğunu anlattı.
Arkan, Türkiye’nin yıllık 200 ton lityum karbonat ihtiyacı olduğuna dikkati çekerek, “Boksitten lityumu geri kazanma konusunda patent başvurumuzu yaptık. Ancak dünyada ilk kez böyle bir girişim olduğu için patent aşaması biraz uzun sürüyor. Türkiye’deki patent çalışmalarından olumlu dönüşler oldu. Şimdi ABD, Çin ve Avrupa’daki prosedürün tamamlanmasını bekliyoruz. Tam kapasite çalışmaya başladığımızda her yıl 250 tonluk lityumu geri kazanacağız. Lityum haricinde nadir toprak elementlerini de proseste ortaya çıkan artık üründen kazanma konusundaki çalışmalarımız sürüyor.” ifadelerini kullandı.
İki yeni GES kazandırılacak
Şirketin “yeşil alüminyum” hedefi için çalışmaya devam ettiğini belirten Arkan, şöyle devam etti:
“Yeni yatırımlarımızı hayata geçirirken, AR-GE kadar sürdürülebilirlik yaklaşımımızı da merkeze alıyoruz. Bir taraftan enerjimizi yenilenebilir kaynaklardan sağlarken diğer taraftan dünyada örneği olmayan yeşil alüminyumla ilgili dokümantasyon işlerimizi tamamlıyoruz. Tesisimizde 165 MW kurulu güce sahip 4 güneş enerji santralimiz bulunuyor. Bunlara farklı şehirlerde yapılacak yenilerini ekleyeceğiz. Gaziantep’teki ‘Eti-5 GES’ projemiz ve Sivas’ta yapılacak ‘Eti-6 GES’ projemizin şu anda planlama çalışmaları sürüyor. 2025’te faaliyete geçecek toplam 141 megavat MW kurulu güce sahip bu iki yeni güneş santralimizle enerji tüketimimizde yenilenebilirin payını artıracağız.”
]]>Samsun’da su ürünleri yetiştiriciliği yapan ve yetiştiricilik belgesi almış toplam 36 tesis mevcut. Su ürünleri yetiştiricilik üretiminin önemli bölümünü Derbent Baraj Gölü ve Yakakent açıklarında Karadeniz’de üretim yapan tesisler oluşturuyor. Yine aynı zamanda su ürünleri yetiştiriciliği proje kapasitesi 21 bin 108 ton/yıl olan Samsun’un 15 bin 350 ton/yıl alabalık ve Türk somonu olmakla birlikte 5 bin 688 ton/yıl levrek üretimi imkanı bulunuyor.
Samsun’da faaliyet gösteren Derbent Baraj Gölü’nde 14 adet, Yakakent ilçesinde Karadeniz’de 12 adet su ürünleri yetiştiricilik tesisi mevcut. Diğer tesisleri Havza, Ladik ve Vezirköprü ilçelerinde küçük ölçekli tesisler olarak yer almakta. Samsun’da 2022 yılında 12 bin 378 ton, 2023 yılında ise 13 bin 971 ton su ürünleri yetiştiriciliğinde üretim gerçekleştirildi.
Derbent Baraj Gölü’nde yetiştirilen alabalıkların bir kısmı iç piyasada tüketiliyor. Büyük bir kısmı ise ortalama 500-600 gr ağırlığa ulaşınca Yakakent’te bulunan su ürünleri yetiştiricilik tesislerine canlı olarak naklediliyor ve denizde 1,5-4 kg ağırlığa ulaşıncaya kadar beslenerek büyütülüyor. 1,25 kg ve üzeri büyütülen alabalıklar ‘Türk somonu’ olarak adlandırılarak ihraç ediliyor. 2023 yılında su ürünleri yetiştiricilik tesislerinde toplam 8 bin 771 ton Türk somonu üretimi gerçekleştirildi.
Su ürünlerinde 7. sırada
Samsun su ürünleri yetiştiriciliğinin her geçen yıl artış gösterdiğini belirten İl Tarım ve Orman Müdürü İbrahim Sağlam, “Bilindiği gibi ilimiz 210 km sahil şeridine sahip olmanın yanında baraj ve doğal göller bakımından zengin su kaynaklarına sahiptir. Bu kaynakların çevreye zarar vermeyecek şekilde sürdürülebilir olarak kullanılması başlıca hedefimizdir. Dünya ve ülkemizde balıkçılık verilerine bakılırsa avcılık yolu ile elde edilen su ürünleri üretiminin giderek düşüş kaydettiği görülecektir. Dünya ve buna paralel olarak ülkemiz nüfusunun artması su ürünleri stoklarına uygulanan baskının artmasına sebep olmuştur. Bu nedenle yetiştiricilik yolu ile su ürünleri üretimine ihtiyaç her geçen gün artış göstermiştir. Su ürünlerinin kültür ortamında üretimi stratejik olarak önemlidir. Son yıllarda dünya çapında yaşanan savaş ve ekonomik sıkıntılara rağmen ilimiz su ürünleri yetiştiricilik sektörünün büyümesini kararlıkla sürdürmektedir. Bu büyümeye Tarım ve Orman Bakanlığımızın desteklemeleri büyük katkı sunmuştur. Bakanlığımız 2023 yılında, yaptıkları üretim için ilimiz su ürünleri yetiştiricilik tesislerine toplam 5 bin 298 ton üretim için 6 milyon 646 bin 737 TL net ödeme yapmıştır. Amacımız ilimiz su kaynaklarının mümkün olduğunca kullanılarak Samsun ilimiz ve ülkemiz ekonomisine katkı sağlamaktır. İlimizde yetiştiricilik ve avcılık yolu ile üretilen su ürünlerimiz yurt dışına pazarlanmakta ve her yıl yaklaşık 45-50 milyon dolar gelir sağlanmaktadır. Son yıllarda çevremizde patlak veren savaşlara ve küresel ekonomide yaşanan sıkıntılara rağmen ilimiz balıkçılık sektörü yoluna kararlılıkla devam etmektedir. Samsun ilimizde 2022 yılı verilerine göre ülke bazında su ürünleri yetiştiriciliği üretimi bakımından 7. sırada yer almıştır. İlimiz su ürünleri yetiştiricilik tesislerinde yaklaşık 150 kişi istihdam edilmekte olup, su ürünleri işleme ve değerlendirme tesisleri ile beraber bu rakam 300 kişi civarına ulaşmaktadır. Su ürünleri yetiştiricilik sektörümüzün büyümesi ve gelişmesi için elimizden gelen her türlü desteği vermeye devam edeceğiz” dedi. – SAMSUN
]]>Bakan Yerlikaya, Çorlu Halk Eğitim Merkezinde düzenlenen, belediye başkan adayı proje tanıtım toplantısında, organize suç örgütleriyle de çok ciddi mücadele ettiklerini söyledi.
Yerlikaya, suç örgütlerine yönelik 1 Haziran 2023 – 29 Şubat 2024 tarihlerinde gerçekleştirilen 1088 operasyonda 7 bin 228 şüphelinin gözaltına alındığını zanlılardan 2 bin 606’sının tutuklandığını 1527’sinin adli kontrol şartıyla serbest bırakıldığını kaydetti.
En son İstanbul’da gerçekleşen “Mahzer-7 Operasyonu”nda örgüt elebaşı “Memocan” lakaplı Muhammed Uray’ın da aralarında olduğu 27 zanlının gözaltına alındığını anımsatan Yerlikaya, “400 bin organize suç çetesi çökertilmiştir. Bunların tamamı bitinceye kadar azimle, kararlılıkla çalışacağız.” ifadesini kullandı.
Bakan Yerlikaya, operasyonlarda ele geçirilen ve polis aracı olarak hizmete verilen araçların yer aldığı videoyu katılımcılara izletti.
Türk polisinin suçlulara diz çöktürdüğünü vurgulayan Yerlikaya, “Bu araçları da biz sembol olarak yani şehirlerin sultanı İstanbul’umuzun meydanlarında gösteriyoruz. Orada vatandaşlarımız, turistler, öyle ilgi gösteriyor ki uluslararası alanda öyle bir ses getirdi ki bizim tahminimizden çok daha fazla ses getirdi algı olarak. Dolayısıyla bu tür hizmetlerin devam edeceğiyle ilgili aynı bu şekilde araçları almaya devam.” diye konuştu.
Uyuşturucuyla mücadele
Yerlikaya, uyuşturucuyla mücadele çalışmalarını da değindi.
Zehir tacirleri ile ciddi bir mücadele içerisinde olduklarını dile getiren Yerlikaya, “(1 Haziran-29 Şubat) Bakın toplam 109 ton uyuşturucu yakalandı. Esrar 68 ton, skunk 21 ton, eroin 2 ton 229 kilogram, metamfetamin 14 ton 143 kilogram. Daha dün İstanbul bir rekor kırdı 4 bin 653 kilogram metamfetamin aldı. O rakam burada yok.” dedi.
Yerlikaya, cezaevinde bulunan 309 bin kişiden yüzde 30’unun uyuşturucuyla mücadelede yakalandığının altını çizdi. Narkotik Vaka Analiz Sistemi’nin (NARVAS) hayata geçirildiğini anlatan Yerlikaya, bu sistemin uyuşturucuyla mücadelede kullanıldığını anlattı.
Uyuşturucuyla mücadele konusunda dirençli olunması gerektiğinin altını çizen Yerlikaya, şöyle devam etti:
“Biz Amerika değiliz, biz Avrupa Birliği değiliz çünkü onlar teslim olmuş vaziyette. Bakın lütfen bunun altını çizin. Avrupa’daki yakınlarınız, yurt dışına gidip gelen yakınlarınız size söyler belli köşeler var orada. Teslim olmuşlar. Fakat biz de dünyada kullanım olarak Allah’a hamdolsun en düşük, belki ilk 4, 5, 6 ülkeden birisiyiz. Biz daha fazla güç göstermek istiyoruz. Nasıl, sizlerle beraber. Bu nasıl olacak 112’yi arayacaksınız.”
“Artık Türkiye göçe transit hedef olmaktan çıktı”
Yerlikaya, Türkiye’de 4 milyon 517 bin düzenli göçmenin bulunduğunu belirtti.
Düzensiz göçmen kaçaklığı ile kararlılıkla mücadelelerini sürdürdüklerini ifade eden Yerlikaya, “Düzensiz göçmen kaçakçılığı organizatörleri başımızın belası bunlar. Geldiğimiz ilk günden itibaren bunlarla mücadele ediyoruz. Bakın 5 bin 881 operasyon, 3 bin 413’ünü tutukladık. Bunların cezalarının aldırdık. 5 yıldan başlıyor. Bu işi yaparken kullandığı araçlara da el koyuyoruz. Artık Türkiye göçe transit hedef olmaktan çıktı.” diye konuştu.
Bakan Yerlikaya, Tekirdağ’a verecekleri polis ve araç sayısı hakkında bilgi verdi.
Yerlikaya, “Yüz tanıma sistemli ASELSAN’ın yaptığı bütün jandarma devriye ve polis devriyelerimiz de kamera sistemi olacak. Artık gece veya gündüz nerede olursa olsun polis sizi durdurdu veya jandarma durdurdu, sakın ha sakın ‘siz benim kim olduğumu biliyor musunuz?’ falan demeyin.” değerlendirmesinde bulundu.
“Ruhsatsız silah taşıyanları alacağız”
Yerlikaya, evden hırsızlık olaylarının yüzde 40’a yakın düştüğünü vurguladı.
Türkiye’de günlük ortalama hırsızlık olayları sayısının 100’e düştüğünü belirten Yerlikaya, iş yeri, otomobil, motosiklet, kapkaç, yankesicilik ve dolandırıcılık olaylarına ilişkin verileri paylaştı.
Bakan Yerlikaya, ruhsatsız silah taşıma cezalarının arttırılacağını belirterek “Halen ruhsatsız silah taşımayla ilgili cesareti olanları varsa aynen devam etsinler kesin onları alacağız hiç merak etmeyin.” ifadelerini kullandı.
Yerlikaya, 31 Mart’ta Türkiye’nin çok önemli bir seçime gideceğini anımsatarak partisinin belediye başkan adaylarına destek istedi.
Programda AK Parti Tekirdağ Milletvekili Gökhan Diktaş, AK Parti Tekirdağ il Başkanı Ali Gümüş, Cumhur İttifakı Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkan adayı Cüneyt Yüksel, Çorlu Cumhur İttifakı Belediye Başkan adayı Hakan Sunal konuşma yaptı.
]]>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 2024 yılının ilk iki ayında denizcilik yük istatistiklerinde yaşanan gelişmelere ilişkin açıklamalarda bulundu. Son aylarda yaşanan ekonomik gelişmelerin ticari hayata yansımalarının görülmeye başladığını söyleyen Uraloğlu, deniz ticaretinde büyümenin kendini rekor seviyelerde gösterdiğini ifade etti.
“Uluslararası arenada deniz taşımacılığında en hızlı büyüyen ülkeler arasındayız”
2024 yılı Şubat ayında limanlara denizden gelerek elleçlenen yük miktarının bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 15,4 artarak 43 milyon 853 bin 985 tona yükseldiğini belirten Uraloğlu, elleçlenen konteyner miktarının ise bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 38,9 artarak 1 milyon 167 bin 210 TEU’ya yükseldiğini açıkladı. Uraloğlu, “2024 yılı Ocak-Şubat döneminde ise limanlarımızda elleçlenen yük miktarı bir önceki yılın aynı dönemine göre toplamda yüzde 6,2 artarak 86 milyon 973 bin 541 ton olarak gerçekleşti. Aynı dönemde limanlarımızda elleçlenen toplam konteyner miktarı ise yüzde 18,9 artarak 2 milyon 180 bin 972 TEU’ya kadar çıktı. Şu an uluslararası arenada deniz taşımacılığında en hızlı büyüyen ülkeler arasındayız” dedi.
İhracat amaçlı yüklemeler yüzde 34,6 arttı
Bakan Uraloğlu, deniz taşımacılığındaki büyümeyi özellikle ihracat yüklerinin domine ettiğini vurgulayarak, 2024 yılı Şubat ayında limanlarda gerçekleştirilen ihracat amaçlı yükleme miktarının bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 34,6 artarak 12 milyon 49 bin 294 tona çıktığını anlattı. Uraloğlu, “İthalat amaçlı boşaltma miktarımız da bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 11,6 artarak 20 milyon 744 bin 969 ton olarak gerçekleşti. Şubat ayında dış ticaret taşımaları bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 19,0 artarak 32 milyon 794 bin 263 tona yükseldi. Konteyner elleçlemesinde ise bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 26,6 artış yaşanarak, 840 bin 499 TEU konteyner elleçlendi. Şubat ayında limanlarımızda gerçekleştirilen ihracat amaçlı konteyner yüklemeleri ise yüzde 31,4 artarak 434 bin 471 TEU’ya, ithalat amaçlı konteyner boşaltmaları yüzde 21,8 artarak 406 bin 28 TEU’ya yükseldi” dedi.
Transit konteyner miktarı iki kat arttı
Bakan Uraloğlu, limanlarda elleçlenen transit konteyner miktarının ise şubat ayında bir önceki yılın aynı ayına göre iki kattan fazla artış gösterdiğini ifade etti. Uraloğlu, transit konteyner miktarının yüzde 109,3 artarak 267 bin 207 TEU’ya yükseldiğini, kabotajda elleçlenen konteyner miktarının da yüzde 21,9 artarak 59 bin 503 TEU olarak gerçekleştiğinin altını çizdi. Şubat ayında limanlarda elleçlenen toplam transit yük taşımalarının ise yüzde 5,7 artarak 5 milyon 962 bin 868 ton olduğunu açıklayan Uraloğlu, kabotajda taşınan yük miktarının ise 5 milyon 96 bin 854 ton ile bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 6,2 arttığını bildirdi.
En fazla yük Aliağa’da elleçlendi
Bakan Uraloğlu, şubat ayında en fazla yük elleçlemesinin Aliağa’da yapıldığını açıkladı. Aliağa Bölge Liman Başkanlığı sınırlarında faaliyet gösteren limanlarda şubat ayında toplam 7 milyon 392 bin 884 ton yük elleçlemesi gerçekleştiğini belirten Uraloğlu, “Aliağa Bölge Liman Başkanlığı idari sınırlarında elleçlenen yüklerin yüzde 80,7’si, yani 5 milyon 965 bin 398 tonu dış ticaret yükleri oldu. 12,7’lik kısım olan 935 bin 382 tonunu kabotaj yükleri oluştururken, 492 bin 104 tonunu ise transit yükler oluşturdu. Aliağa bölgesini 6 milyon 687 bin 288 ton ile Kocaeli bölgesi, 5 milyon 321 bin 549 ton ile İskenderun bölgesi takip etti. 37 liman başkanlığımız arasında en fazla yük elleçlemesi gerçekleşen ilk 10 liman başkanlığında toplam 37 milyon 263 bin 303 ton yük elleçlenmiş oldu ve bu rakam elleçlenen toplam yükün yüzde 85’ini oluşturdu” ifadelerini kullandı.
Konteyner elleçlemesinde ise en fazla konteynerin Ambarlı bölgesinde elleçlendiğini belirten Uraloğlu, 262 bin 839 TEU konteynerin Ambarlı Bölge Liman Başkanlığı sınırlarında, 200 bin 561 TEU konteynerin Tekirdağ Bölge Liman Başkanlığı sınırlarında, 186 bin 851 TEU konteynerin ise Kocaeli Bölge Liman Başkanlığı sınırlarında elleçlendiğini kaydetti. Büyük deprem felaketinden etkilenen İskenderun’da 2023 yılının ilk 2 ayında İskenderun Bölge Liman Başkanlığı idari sınırlarında faaliyet gösteren liman tesislerinde toplam 8 milyon 176 bin 148 ton yük elleçlenirken, 2024 yılının ilk 2 ayında İskenderun Bölge Liman Başkanlığı idari sınırlarında faaliyet gösteren liman tesislerinde geçen yılın ayını dönemine göre yüzde 41 artışla 11 milyon 528 bin 153 ton yük elleçlemesi gerçekleştiğini belirten Uraloğlu, “Depremin yaralarını sardık ve sarmaya devam ediyoruz” dedi.
En fazla ihraç edilen yük portland çimento oldu
Bakan Uraloğlu, şubat ayında portland çimentonun limanlarda elleçlenen ihracat yükleri içerisinde 757 bin 85 ton ile ilk sırayı aldığını açıkladı. Portland çimentoyu 566 bin 317 ton ile motorinin, 507 bin 318 ton ile klinker yüklerinin takip ettiğini anlatan Uraloğlu, “Ancak deniz yoluyla ithalatta yine ham petrol limanlarımızda elleçlenen en büyük yük oldu. Şubat ayında 2 milyon 279 bin 696 ton ham petrol limanlarımızda elleçlendi. Bunu sırasıyla 2 milyon 70 bin 617 ton ile taşkömürü ve 1 milyon 686 bin 75 ton ile hurda demir takip etti” dedi.
En fazla ihracat İtalya’ya yapıldı
Uraloğlu, şubat ayında denizyolu ile yapılan ihracatta en fazla yük elleçlemesinin 1 milyon 676 bin 310 ton ile İtalya’ya yapıldığını ifade etti. İtalya’yı sırasıyla 971 bin 339 ton ile Amerika’nın, 801 bin 20 ton ile İspanya’nın takip ettiğini kaydeden Uraloğlu, İtalya’ya giden yüklerin 318 bin 764 tonunun ise Türk bayraklı gemilerle taşındığını bildirdi. İthalatta en fazla yük elleçlemesinin 7 milyon 223 bin 347 ton ile Rusya’dan yapılan taşımalarda gerçekleştiğini bildiren Uraloğlu, “Rusya’yı sırasıyla 1 milyon 834 bin 78 ton ile Amerika’dan ve 1 milyon 38 bin 815 ton ile Mısır’dan yapılan taşımalar takip etti. Konteyner elleçlemesinde ise şubat ayında 119 bin 523 TEU ile en fazla konteyner elleçlemesi yapılan ülke Çin oldu. Çin’i sırasıyla 110 bin 293 TEU ile Mısır ile yapılan taşımalar ve 86 bin 396 TEU ile Yunanistan ile yapılan taşımalar takip etti. Denizyolu ile yapılan en fazla ihracat amaçlı konteyner yüklemesini ise 50 bin 847 TEU ile Mısır’a giden konteynerler oluşturdu” açıklamasında bulundu.
Konteyner ağırlığı yüzde 35,2 arttı
Uraloğlu, limanlarda elleçlenen yüklerin kargo tiplerine bakıldığında 2024 yılı Şubat ayında en fazla elleçlemenin 13 milyon 785 bin 117 ton ile sıvı dökme yüklerde gerçekleştiğini açıkladı. Sıvı dökme yükleri 12 milyon 536 bin 154 ton ile bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 19,5 artan katı dökme yüklerin takip ettiğini açıklayan Uraloğlu, konteynerlerde taşınan yüklerin ise 11 milyon 962 bin 485 tona ulaştığını kaydetti. Uraloğlu, konteynerlerde taşınan yüklerin bir önceki yılın aynı ayına göre ton bazında yüzde 35,2 oranda büyük bir artış yaşadığının altını çizdi. Uraloğlu, konteyner cinslerine göre konteyner elleçleme rakamlarına bakıldığında dolu konteyner miktarının bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 38 artarak 880 bin 180 TEU olduğunu kaydetti. Uraloğlu, “Şubat ayında limanlarımızda elleçlenen boş konteyner miktarı ise bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 41,6 artışla 287 bin 29 TEU olarak gerçekleşti. Şubat ayında limanlarımızda elleçlenen konteynerlerin yüzde75,4’ünü dolu konteynerler, yüzde 24,6’sını ise boş konteynerler oluşturdu” dedi. – ANKARA
]]>Mavi Ekonomi kavramının ortaya çıkışı 2008 yılına dayanıyor
Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı (DOKA) ‘Mavi Ekonomi’ ile ilgili bir rapor hazırladı. Raporda, Mavi Ekonomi kavramının ortaya çıkışının 2008 Küresel Krizi’ne dayandığı ve bu terimin ilk kez Gunter Pauli’nin 2010 yılında yayınlanan “The Blue Economy: 10 Years, 100 Innovations, 100 Million Jobs” adlı kitabı ile kullanılmaya başlandığına yer verildi. Dünya nüfusunun yüzde 40’ı kıyı alanlarda yaşarken, 3 milyar insanın geçim kaynağını okyanus ve denizler oluşturuyor. Dünya ticaretinin yüzde 80’i denizler üzerinden gerçekleşirken, Avrupa Birliği 2022 Mavi Ekonomi Raporu’na göre, Mavi Ekonomi kıtada 4.5 milyon insan için istihdam, 667,2 milyon Avroluk iş hacmi ve 183,9 milyon Avroluk katma değer barındırıyor.
DOKA tarafından hazırlanan raporda, Avrupa Birliği’nin 4BIZ Projesi’ne vurgu yapılırken, Yunanistan, Bulgaristan, Romanya, Ukrayna, Gürcistan ve Türkiye olmak üzere 6 ülkenin yer aldığı, 9 ortaklı proje ile ‘Mavi Ekonomi’ konusunda Karadeniz’e sınırı olan altı ülkenin paydaşlarını bir araya getirerek balıkçılık, su ürünleri, kıyı turizmi, deniz ulaştırma sektörlerindeki yerel kapasitelerinin geliştirilmesi, bu sektörlerdeki inovasyon yeteneklerinin arttırılması, dijitalleşme ve yatırım ortamının tanıtılması ve iyileştirilmesi alanlarında bir iş birliği platformu kurulması hedefleniyor.
Mavi Ekonomi’nin Karadeniz’e yansıması
4BIZ Projesi çerçevesince ‘Mavi Ekonomi’ sektörlerinin içinde lokomotif sektör olan su ürünleri sektörünün gelişimi için Su Ürünleri Merkez Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü (SUMAE), Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi (RTEÜ) ve Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) ile iş birliği içinde faaliyetler yürütmesinin yanı sıra bu iş birliği çerçevesinde SUMAE uzmanları ve üniversitelerin akademisyenleri tarafından geçtiğimiz Şubat ayında içinde Trabzon’da faaliyet gösteren su ürünleri yetiştiricilik ve işleme firmalarına inovasyon, ARGE, verimlilik, sürdürülebilir çevre, temiz enerji, deniz ekosisteminin korunması, ürün çeşitlendirme, balık hastalıkları teşhis ve tedavi yöntemleri, balık atıklarının değerlendirilmesi, kalite güvence sistemleri ve yetiştiricilik teknikleri konularında eğitimler verildi.
4BIZ projesi süresince sektör paydaşları ile yapılan toplantılarda incelenen veriler ve yapılan analizler neticesinde ‘Mavi Ekonomi’yi önümüzdeki dönem çalışma alanı olarak nitendirilirken, hazırlanan DOKA raporunda şu konulara dikkat çekildi:
“Kıyı turizmi, su ürünleri ve gemi inşa gibi Mavi Ekonomi bileşenlerinde yeşil ve dijital dönüşüm uygulamaları ile yatırım, üretim, ihracat, istihdam eksenlerinde sektörün rekabet edilebilirliğini artırırken, çevresel sürdürülebilirliğe destek sağlanacaktır. Özellikle su ürünleri sektörü başta olmak üzere Mavi Ekonomi sektörlerinde temiz enerji kullanımının artırılması, verimliliği artıracak yenilikçi uygulamaların yaygınlaştırılması, atıkların katma değerli ürünlere dönüştürülmesi desteklenerek sektörel karbon ve su ayak izi azaltılacak ve böylece sektörün AB Yeşil Mutabakatı’na uyumu hızlandırılacaktır. Bu kapsamda, sektörlerin ihracatına katkı sağlayacak kalite güvence sistemleri ve ürün kalite belgelerinin alınmasına yönelik akreditasyon uygulamalarının yaygınlaştırılması, markalaşma ve tanıtımına destek olunması, beşeri kaynak kapasitelerinin artırılması, yatırım ve girişim ekosisteminin geliştirilmesi, ihracatta ürün ve pazar çeşitlendirmesine gidilmesi, ileri teknoloji kullanımının yaygınlaştırılması yoluyla katma değerli ürün ve hizmetlerin üretiminin artırılması konularına odaklanılacaktır. Ek olarak, kara kökenli oluşan ve denize taşınan çöpler ile beraber balıkçı barınakları, açık deniz kafes balıkçılığı, liman ve tersanecilik faaliyetlerinden kaynaklanan kirlilikle etkin bir şekilde mücadele edilebilmesi amacıyla, deniz çöpleri oluşumunun öncelikle kaynağında önlenmesine yönelik çalışmalar desteklenecektir. Yerel yönetimlerce biyolojik arıtma tesisleri kurulması, Deniz Çöpleri İl Eylem Planları (DÇEP) ve Sıfır Atık Mavi Hareketi’nin hayata geçirilip yaygınlaştırılmasına destek verilecektir.”
Trabzon bölgede su ürünleri yetiştiriciliğinde lider
Doğu Karadeniz (TR90) Bölgesi için Mavi Ekonomi’nin bahsedilen bileşenleri içerisinde özellikle su ürünleri alanının önemli bir rekabet ve büyüme potansiyeli taşıdığının düşünüldüğü raporda, “Su ürünleri yetiştiriciliği sektörünün de içinde yer aldığı tarım sektörü, istihdam ve dış ticaret göstergeleri itibarıyla TR90 Bölgesi’nin sosyo-ekonomik yapısını belirleyen önemli unsurlardan biridir. Bölge ihracatında bitkisel ve hayvansal üretimin aldığı pay tü yüzde 49, gıda ürünleri ve içecek imalatı sektörünün aldığı pay ise yüzde 28’dir. Açıklanmış Karşılaştırmalı Üstünlükler Endeksine (RCA) göre bölgede tarım sektörü ihracatta rekabetçi özellik taşıyan tek sektördür. Su ürünleri alanında üretim artışına paralel bir şekilde çevremizde yaşanan Rusya-Ukrayna savaşı gibi jeopolitik konjonktürel gelişmelerin de etkisi ile ciddi bir ihracat ivmesi yakalanmıştır. Bu çerçevede son 5 yılda (2018-2022) su ürünleri sektörü ihracat ve üretim artışı ile bölgede en hızlı büyüyen sektör olmuştur. Bölgede bu dönemde su ürünleri ihracatı 47 milyon dolardan 183 milyon dolara yükselmiş, su ürünleri yetiştiricilik miktarı ise yüzde 115’lik artış ile 32 bin 328 tona ulaşmıştır. Bu yetiştiricilik miktarının 10 bin 746 tonu iç sularda, 21 bin 582 tonu ise denizde gerçekleştirilmiştir. En çok yetiştirilen türler sırasıyla gökkuşağı alabalığı, Karadeniz alabalığı ve levrektir. Bölgede en fazla yetiştiricilik Trabzon’da olup 2022 yılı Trabzon’un su ürünleri yetiştiricilik miktarı 13 bin 256 ton olarak gerçekleşmiştir. Trabzon’u sırasıyla 7 bin 57 tonla Artvin; 6 bin 154 tonla Ordu; 3 bin 73 tonla Rize; 2 bin 658 tonla Gümüşhane ve 170 tonla Giresun illeri izlemektedir. Türkiye bazında sektörel verileri incelediğimizde ülkemizde yaklaşık 850 bin tonluk su ürünleri üretiminin olduğunu ve bunun yaklaşık yüzde 60’ını 514 bin ton ile yetiştiricilikten elde edilen ürünlerin oluşturduğunu görüyoruz. Yetiştirilen en önemli balık türü iç sularda 145 bin 649 tonla alabalık, denizlerde ise 156 bin 602 tonla levrek ve 152 bin 469 tonla çipura olmuştur. Bu noktada bölgemizin en önemli üretimi de alabalık üzerine olup, ülkemizdeki toplam üretimin yaklaşık yüzde 15’ini bölgemiz üreticileri gerçekleştirmektedir” bilgilerine yer verildi.
Demiryolu bağlantı talebi
Mavi Ekonomi içerisinde bölgedeki Rize, Hopa, Trabzon, Giresun, Ünye ve Fatsa limanlarında mevcut yaklaşık 20 milyon tonluk toplam kapasitenin artırılması dışında 2053 Ulaştırma ve Lojistik Ana Planı’nda belirtildiği üzere iklim değişikliğinin olumsuz etkilerinin bertaraf edilmesi amacıyla karbon emisyonunun azaltılması, yeşil liman uygulaması için teşviklerin sağlanması ve çevreye zararlı makine ve ekipmanların kullanımının kısıtlanması önem arz etmekte denilen DOKA raporunda, “Limanların kapasitelerini ve kullanım oranlarını artırabilmek adına diğer ulaşım modlarıyla entegrasyonlarının dolayısıyla kombine taşımacılığın (kara, deniz, demir, havayolu) artırılması, dijital ve yeni teknolojilerin yaygınlaştırılması gerekmektedir. Bölgede demiryolu bağlantısının halen olmaması ise gerek sanayi gerek ticaret anlamında potansiyeli kısıtlayan ciddi bir engeldir. Bu noktada tüm bölge illerinde şehir gündemlerinde bu noktanın ön plana çıkarılması ve tüm bölgenin bir talebi olarak daha yoğun bir şekilde talep edilmesi gerekmektedir” ifadeleri yer aldı. – TRABZON
]]>Dünya genelinde Kovid-19 salgınının etkisiyle dünyanın çeşitli noktalarına mal ve ürünlerin taşınmasında, kara ve deniz nakliyeciliğinde yaşanan sıkıntılar nedeniyle hava yolu daha çok tercih edildi.
Salgın önlemlerinin azaltılmasıyla yoğunlaşan hava trafiğinin de etkisiyle 2023 yılında dünyanın önemli havacılık merkezlerinden İstanbul’da taşınan bagaj, kargo ve posta yükü ile ticari seferlerde artışlar istatistiklere yansıdı.
Yemen’deki Husilerin İsrail’in Gazze’deki saldırılarına tepki gerekçesiyle 31 Ekim 2023’te Yemen açıklarında İsrailli şirketlere bağlı olduğunu belirttikleri ticari gemilere el koymaya, bazılarına da insansız hava araçları ve füzelerle saldırılar düzenlemeye başlamasıyla çok sayıda gemicilik şirketi, Kızıldeniz’deki seferlerini durdurma kararı aldı.
Bunun etkisiyle deniz taşımacılığında rota uzarken hava kargo yeniden ön plana çıktı.
AA muhabirinin Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) Genel Müdürlüğünün internet sitesinden derlediği bilgilere göre, İstanbul Havalimanı merkezli seferlerle bu yılın ilk ayında iç hatta 13 bin 931, dış hatta 235 bin 626 ton olmak üzere toplam 249 bin 557 ton bagaj, kargo ve postadan oluşan yük nakledildi.
Bu havalimanında geçen yıl ocak ayında toplam 209 bin 465 bagaj, kargo ve posta yükü taşınmıştı. İstanbul Havalimanı’nda ocakta yük taşımacılığında, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 19 artış kaydedildi.
Bu yılın ocak ayında, Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı merkezli geliş ve gidiş seferleriyle 9 bin 802 tonu iç, 21 bin 961 tonu dış olmak üzere toplam 31 bin 763 ton yük taşındı. Geçen yılın aynı döneminde 30 bin 838 ton bagaj, kargo ve posta nakledilen hava limanında ocak ayında taşınan yük miktarı yüzde 3 arttı.
İstanbul’da iki havalimanından 2024 yılının ilk ayında düzenlenen seferlerle iç hatta 23 bin 733, dış hatta 257 bin 587 olmak üzere 281 bin 320 ton oldu.
Geçen yılın aynı döneminde 240 bin 303 ton yük taşınan İstanbul merkezli uçuşlarda bu yıl nakledilen yük miktarı yüzde 17 (41 bin 17 ton) artış gösterdi.
Ticari uçuşlarda yüzde 7 artış
Geçen yıl başlayan ve bu sene de devam eden havacılık sektörünün tüm kollarındaki artışlar ticari uçuşlarda da etkisini gösterdi.
İstanbul Havalimanı’ndan 2024’ün ilk ayında 8 bin 697’si iç, 31 bin 423’ü dış hatlarda toplam 40 bin 120 ticari uçuş icra edildi.
Geçen yılın aynı döneminde toplam 37 bin 992 seferin düzenlendiği havalimanında ticari uçuşlar yüzde 6 artış gösterdi.
Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı’ndan bu yılın ilk ayında iç hatlarda 8 bin 422, dış hatlar 10 bin 379 toplamda 18 bin 801 ticari uçuş yapıldı. Bu havalimanından geçen yılın aynı döneminde toplam 17 bin 215 uçuş icra edilmişti.
Ocak ayında geçen yıla kıyasla yüzde 9’luk artış yaşandı.
Bu ocakta, Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı ile İstanbul Havalimanı’ndan toplam 58 bin 921 ticari sefer düzenlendi. İstanbul’daki havalimanlarından geçen yılın aynı döneminde ise 55 bin 207 ticari sefer icra edilmişti. Ticari uçuşların geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 7 arttığı hesaplandı.
]]>Denizcilik Genel Müdürlüğü verilerine göre, geçen yıl Türkiye’deki limanlara 60 bin 195 gemi geldi. Kocaeli Liman Başkanlığının görev sahasını kapsayan İzmit Körfezi’ndeki limanlar, 9 bin 560 gemiyle bu alanda ilk sırada yer aldı.
Kocaeli’ye gelen gemilerin 2 bin 875’i Türk bayraklı, 6 bin 685’i ise yabancı bayraklı gemilerden oluştu, bu gemilerin toplam ağırlığı 170 milyon 789 bin groston olarak kayıtlara geçti.
Aliağa Liman Başkanlığı 6 bin 329 gemiyle ikinci olurken, Ambarlı Liman Başkanlığı bölgesindeki limanlar 4 bin 256 gemiyle üçüncü sırada yer aldı.
Limanlarda elleçlenen yük miktarı sıralamasında ise Aliağa Liman Başkanlığı, 81 milyon 355 bin 615 tonla geçen yıl en fazla elleçleme yapılan liman bölgesi oldu. Bu alanda ilk defa ikinci sıraya gerileyen Kocaeli’deki limanlarda 81 milyon 291 bin 544 ton yük elleçlendi. Böylece Kocaeli’de günde 222 bin 716 ton yük elleçlemesi gerçekleşti.
Kocaeli’de geçen yıl elleçlenen yüklerin 22 milyon 258 bin 656 tonluk kısmını ihracat, 46 milyon 622 bin 671 tonluk kısmını ithalat, kalan kısmını da kabotaj ve transit yükler oluşturdu.
İzmit Körfezi’ndeki limanlar 2023 yılında yoğun konteyner trafiğine de ev sahipliği yaptı. Bu limanlarda geçen yıl elleçlenen konteyner miktarı 2 milyon 159 bin 160 TEU (1 TEU, eni 2,3 metre, boyu 6,1 metre olan konteyner) oldu.
“Kocaeli’de denizcilik, yeni altyapı yatırımlarıyla daha da gelişecek”
İstanbul ve Marmara, Ege, Akdeniz, Karadeniz Bölgeleri (İMEAK) Deniz Ticaret Odası Kocaeli Şube Başkanı Vedat Doğusel, AA muhabirine, Kocaeli’nin bir denizcilik üssü olduğunu, yeni altyapı yatırımlarıyla kentte sektörün daha da gelişeceğini söyledi.
Kocaeli’de elleçlenen yüklerin yüzde 85’inin dış ticarete yönelik olduğunu belirten Doğusel, kentin ihracat ve ithalatta önemli bir konuma sahip olduğunu kaydetti.
Doğusel, tüm liman kentlerinde olduğu gibi Kocaeli’de de geçen yılın bereketli geçtiğini ifade ederek, “2023’te Türkiye’ye gelen gemi sayısı toplamda 60 bin 195 olmuş. Kocaeli’ye gelen gemi sayısı da 9 bin 500 ortalamayla çok önemli bir yerde. Kocaeli’ye gelen gemilerin 2 bin 875’i Türk bayraklı gemi, genelde kabotaj hattı için oluyor. 6 bin 685 de yabancı bayraklı gemi ilimizde misafir edilmiş.” diye konuştu.
Türkiye’deki limanlarda geçen yıl toplam 521 milyon ton elleçleme yapıldığını, bunun yaklaşık 81 milyon tonluk kısmının Kocaeli’de gerçekleştirildiğini dile getiren Doğusel, kentte elleçlenen yüklerin büyük kısmını motorlu kara taşıtları, mineral yakıtlar, demir ve çeliğin oluşturduğunu bildirdi.
Dış ticaretin yüzde 90’ının deniz yoluyla yapıldığına dikkati çeken Doğusel, “Günümüzde her şey çok hızlı değişiyor. Kıyı yapılarının da buna uygun revize edilmesi, kara terminallerinin, demir yolu ağlarının, kara yollarının ve limanların günümüz gemilerine uyarlanması gerekiyor. Bugün gemilerin boyutları artık çok büyük yerlere vardı. Artık büyük gemilerin yanaşabileceği iskelelerin, limanların olması, bunların doğaya ve çevreye uygun şekilde desteklenmesi, ülkemizin ticaretinin büyüdüğünü düşündüğümüzde daha da önem arz ediyor.” değerlendirmesinde bulundu.
Doğusel, Kocaeli’ye de artık daha büyük gemilerin geldiğine işaret ederek, üretim artışına bağlı olarak kentteki limanların yakın zamanda 100 milyon ton elleçleme seviyesine ulaşacağını söyledi.
Kentteki limanların dünya standartlarında hizmet verdiğini vurgulayan Doğusel, “Türkiye’de tüm limanlar bu konuda çok ileride. Kocaeli’de de zaten bir sürü örnek firmamız var. Teknoloji ve altyapı anlamında çok güzel büyüyen limanlarımız var.” dedi.
]]>Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Denizcilik Genel Müdürlüğü, ocak ayı konteyner ve yük istatistiklerini açıkladı.
Buna göre, söz konusu ayda limanlarda elleçlenen konteyner miktarı, geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 2 artarak 1 milyon 13 bin 762 TEU’ya yükseldi.
Ocakta limanlarda elleçlenen dış ticarete konu konteyner miktarı, 2023’ün aynı ayına göre yüzde 2 azalarak 761 bin 944 TEU oldu. İhracat amaçlı konteyner yüklemeleri, geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 4,4 artışla 392 bin 622 TEU’ya çıkarken ithalat amaçlı konteyner boşaltmaları yüzde 7,9 azalışla 369 bin 322 TEU olarak gerçekleşti.
Transit konteyner miktarı bu dönemde yüzde 22,7 artarak 190 bin 228 TEU oldu. Kabotajda elleçlenen konteyner miktarı ise geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 0,2 azalışla 61 bin 590 TEU olarak kayıtlara geçti.
En fazla konteyner elleçleme işlemi Ambarlı Bölge Liman Başkanlığı idari sınırlarında gerçekleşti. Burada faaliyet gösteren liman tesislerinde 226 bin 708 TEU konteyner elleçlendi. Söz konusu bölgeyi, Kocaeli ve Tekirdağ liman başkanlıkları takip etti.
Deniz yoluyla yapılan en fazla ihracat amaçlı konteyner yüklemesini 48 bin 539 TEU ile Mısır’a giden konteynerler oluşturdu. En fazla konteyner boşaltması ise 51 bin 686 TEU ile Yunanistan’dan gelen konteynerlerde gerçekleştirildi.
Yük miktarı azaldı
Ocakta limanlarda elleçlenen yük miktarı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 1,8 azalarak 43 milyon 119 bin 556 ton oldu.
Ocakta limanlarda gerçekleştirilen ihracat amaçlı yükleme miktarı geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 6 artarak 11 milyon 196 bin 920 ton, ithalat amaçlı boşaltma miktarı ise yüzde 2,3 artışla 22 milyon 35 bin 884 ton olarak kaydedildi.
Dış ticaret taşımaları da aynı dönemde yüzde 3,6 artarak 33 milyon 232 bin 804 tona çıktı.
Transit yük taşımaları yüzde 20,1 azalışla 5 milyon 194 bin 876 ton, kabotajda taşınan yük miktarı yüzde 11,8 düşüşle 4 milyon 691 bin 876 ton olarak belirlendi.
Limanlarda en fazla petrol koku yük elleçlendi
Aliağa Liman Başkanlığı idari sınırlarında faaliyet gösteren liman tesislerinde toplam 7 milyon 1713 ton yük elleçlemesi gerçekleştirildi. Burayı, Kocaeli ve İskenderun liman başkanlıkları takip etti.
Elleçleme miktarına göre en fazla artış, ocakta petrol koku yük cinsinde oldu. Söz konusu ayda limanlarda 404 bin 487 ton petrol koku yük elleçlemesi gerçekleştirildi. Bu yük cinsini briketlenmiş taşkömürü, kok ve yarı kok kömürü izledi.
Deniz yoluyla en fazla ihraç edilen yük cinsi de portland çimento oldu.
Bu yolla ihracatta en fazla yük elleçlemesi, 1 milyon 530 bin 77 tonla İtalya’ya yapılan taşımalarda gerçekleşti. Bu ülkeyi, ABD ve Mısır’a yapılan taşımalar izledi.
İthalatta en fazla yük elleçlemesi 7 milyon 613 bin 860 tonla Rusya’dan taşımalarda yapıldı.
]]>ANTALYA Toptancı Hali’ne 2023 yılında giriş yapan sebze ve meyve miktarı, bir önceki yıla göre yüzde 36’lık düşüşle 536 bin 918 tona geriledi. Düşüşe, ‘kayıt dışı alışveriş’in sebep olduğunu söyleyen Antalya Yaş Sebze ve Meyve Komisyoncular Derneği Başkanı Hasan Yılmaz, “Kayıt dışı tüccarlar, direkt olarak üreticiyle görüşerek ürünü tarladan satın alıyor. Devlet de vergi kaybı yaşıyor” dedi.
Turizm kenti Antalya, örtü altı üretimin de merkezi olarak biliniyor. Kentte hem yüksek rakımlı yaylalarda hem de kıyıya yakın yerlerdeki seralarda üretilen sebze ve meyveler, iç piyasaya sunuluyor ve ihraç ediliyor. İhraç ürünleri arasında, domates yüzde 50’ye yakın oranla büyük yer tutarken, biber grubu, patlıcan ve diğer ürünler de ihraç edilen sebzeler arasında yer alıyor. Ürünlerin sevkiyatı tır ve uçak kargolarla sağlanıyor. Üretici, hasadını yaptığı meyve ve sebzeleri, fiyatların belirlendiği toptancı haline getiriyor. Kamyonetlere kasalarla yüklenen ürünler halde günlük olarak arz ve talebe göre fiyatlandırılıyor. Komisyoncuların aldığı ürünler tüccarlara satılıp hem iç piyasaya sunuluyor hem de ihraç ediliyor.
HALE GETİRİLEN ÜRÜNÜN TONAJINDA DÜŞÜŞ VAR
Antalya Toptancı Hali’nde 2019 yılından bu yana yıllık olarak kazanç artışa geçse de getirilen ürünün tonajı düşüş eğilimine girdi. 2019 yılında 852 bin 151 ton olan sebze ve meyve girişi 2020’de 838 bin 470 tona geriledi. Hale giren sebze ve meyve miktarı 2019-2023 yılları arasında yalnızca 2021’de artış gösterdi. 2021’de 915 bin 16 tonluk ürün girişi olurken, 2022’de ise ürün miktarı yeniden düşüşe geçip 845 bin 307 ton şeklinde gerçekleşti. Bu rakam da yüzde 36’lık gerilemeyle, geçen sene son yılların en düşük rakamı olan 536 bin 918 ton olarak kayıtlara geçti.
DÜŞÜŞ NEDENİ
Antalya Yaş Sebze ve Meyve Komisyoncular Derneği Başkanı Hasan Yılmaz, yüzde 36-40 arasındaki düşüşün hal dışında gerçekleşen kayıt dışılıktan kaynaklandığını söyledi. Normal şartlarda üreticinin hasat sonrası ürününü toptancı haline getirip buradaki komisyoncular ve tüccarlar üzerinden piyasaya sürdüğünü ve tüm bu işlemlerin resmi kayıtlara işlendiğini belirten Yılmaz, “Ancak bazı kayıt dışı tüccarlar direkt olarak üretici ile görüşerek ürünü tarladan satın alıyor. 20 liralık belge düzenleyip 2 liradan üreticiden alıp İstanbul başta olmak üzere hem iç piyasaya hem de yurt dışına ürün sevk ediyor. Bu durumda 20 liralık ürününü tarlada direkt olarak 2 liradan satan çiftçi de kaybediyor. Devlet de vergi kaybı yaşıyor. Bu oran özellikle geçen sene yüzde 36’yı buldu” dedi.
Kayıt dışılık nedeniyle ürünün hem fiyat hem de üretim yeri izinin sürülemediğini anlatan Yılmaz, bu durumun halde vergisini veren ve her türlü işlemleri kayıt altında tutmak zorunda olan esnafa zarar verdiğini söyledi.
‘KAYIT DIŞI YAPANLAR HERKESE ZARAR VERİYOR’
Halde komisyonculuk yapan Hüseyin Demir de kayıt dışılıktan dert yandı. Çalışan personelinden satın alıp tüccara pazarladığı her türlü sebze ve meyveyi kayıt altına alıp, hesabını devlete verdiğini anlatan Demir, “Vergi kaçakçılığı yapma imkanımız zaten yok. Her şeyimiz kayıt altında. Ancak kayıt dışı bu işi hal dışında yapanlar, herkese zarar veriyor. Bunların bir an önce kontrol altına alınması gerekiyor” diye konuştu.
‘TOPTANCI HALİ’NDE GÜNCEL FİYATLAR
Diğer yandan Antalya’da ara dikim dönemine girildiği için semt pazarlarında bir miktar fiyat artışı bekleniyor. Antalya Toptancı Hali’ndeki ürünlerin güncel kilogram fiyatları ise şöyle:
“Domates 22 lira, kokteyl domates 34 lira, sivri biber 34 lira, kıl sivri biber 50 lira, kılçık sivri biber 70 lira, çarliston biber 28 lira, dolmalık biber 33 lira, üç burun köy biberi 43 lira, kapya biber 30 lira, patlıcan 35 lira, kabak 27 lira, salatalık 36 lira, silor salatalık 50 lira, Kaliforniya biber 60 lira.”
]]>TARIM ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, TÜİK tarafından haziran ayında açıklanacak olan 2023 yılı su ürünleri üretiminin yeni bir rekorla 900 bin-1 milyon ton düzeyinde olacağını bildirdi. Bakan Yumaklı, “Balıkçılarımıza ve yetiştiricilerimize vermiş olduğumuz desteklerin ve uygulamaya koyduğumuz projelerin meyvelerini almaya devam ediyoruz. 2023 yılı için Cumhuriyet tarihinin üretim rekorunu kıracağımızı öngörüyoruz” dedi.
TÜİK tarafından 2024 Haziran’da açıklanacak 2023 yılı su ürünleri üretiminde rekora imza atılması bekleniyor. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, DHA’ya yaptığı açıklamada, 2022’de Cumhuriyet tarihinin rekorunun 849 bin 808 tonluk üretim miktarı olduğunu ve Bakanlık olarak su ürünleri ve balıkçılık sektörüne önem verdiklerini ifade ederek, “Balıkçılarımıza ve yetiştiricilerimize vermiş olduğumuz desteklerin ve uygulamaya koyduğumuz projelerin meyvelerini almaya devam ediyoruz. Bu kapsamda geçtiğimiz yılın su ürünleri üretiminin 900 bin-1 milyon ton düzeyinde gerçekleşmesini ve Cumhuriyet tarihinin üretim rekorunu kıracağımızı öngörüyoruz. Ayrıca son yıllarda yetiştiricilikten elde edilen üretime bağlı olarak sürdürülebilir artış eğilimi gösteren su ürünleri üretimimiz, ihracattaki artışla birlikte dünyada dikkat çeken bir ivme yakalamıştır. Balıkçılık ve su ürünleri sektöründe net ihracatçı konumundaki ülkemiz, her geçen yıl başarılarına yenilerini ekliyor. Bu alanda Türkiye Yüzyılı’na yakışır yeni başarı hikayelerini yazmaya devam edeceğiz inşallah” ifadelerini kullandı.
‘SU ÜRÜNLERİ YETİŞTİRİCİLİĞİNDE 550 BİN TON ÜRETİM’
Bakan Yumaklı, su ürünleri yetiştiriciliğinde de üretim artışının sürdüğüne işaret ederek, bu alanda üretimin 2023 yılında 550 bin ton civarında gerçekleşmesinin beklendiğini söyledi. Bakan Yumaklı, markalaşma yolunda önemli mesafeler kateden ‘Türk Somonu’ yanında alabalık yetiştiriciliğinde son senelerde ciddi artışlar gerçekleştiğini vurgulayarak, aynı durumun çipura ve levrek için de geçerli olduğunu belirtti. Bakan Yumaklı, geçen sene verimli bir sezon geçiren balıkçıların, hamsinin çok miktarda av vermesi ile 300 bin ton civarında av rakamına ulaşmasını öngördüklerine dikkati çekerek, “Ayrıca bu sezonda çaça, sardalya ve deniz salyangozunda iyi miktarda av verimi elde edilmiştir. İç sularımızdaki su ürünleri avcılığının ise 30 bin ton civarında olacağını tahmin ediyoruz” dedi.
Bakan Yumaklı, su ürünleri politikalarının ana hedefinin, deniz ve iç sulardaki su ürünleri kaynaklarını koruyarak, sürdürülebilir işletilmesini sağlamak olduğunu, Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğü’nün faaliyetlerini bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da bu doğrultuda sürdüreceğini kaydetti.
KAÇAK AVDA 78 GEMİYE EL KOYULDU
Öte yandan, Tarım ve Orman Bakanlığı, kaçak avcılığın önlenmesine yönelik denetimlerini de sürdürdü. Denizlerde ve iç sularda su ürünleri kaynaklarının korunması ile sürdürülebilirliğin sağlanması amacıyla 2023’te kaçak avcılığın önlenmesine yönelik 7 gün 24 saat esasına göre denetim yapıldı. Bu kapsamda, paydaş kurumların da desteği ile 2023 yılında gerçekleştirilen denetimlerde yasa dışı avcılık yapan 78 gemiye el koyuldu. 171 bini aşkın denetimde 74 milyon TL idari para cezası uygulandı.
]]>