Tüketici – Haber 28 – Giresun Haber https://www.haber28.com.tr Fri, 26 Jul 2024 02:12:07 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 İstanbul Arel Üniversitesi Öğretim Üyesi: Rekabetin Korunması Hakkında Kanun Değişmeli https://www.haber28.com.tr/istanbul-arel-universitesi-ogretim-uyesi-rekabetin-korunmasi-hakkinda-kanun-degismeli/ https://www.haber28.com.tr/istanbul-arel-universitesi-ogretim-uyesi-rekabetin-korunmasi-hakkinda-kanun-degismeli/#respond Fri, 26 Jul 2024 02:12:07 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=27617 Son zamanlarda yapılan fahiş zamlardan dolayı rekabet gücünün düştüğünü söyleyen İstanbul Arel Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Uğur Özgöker 4054 Sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un değişmesi gerektiğini vurguladı.

Pandeminin ardından devam eden ekonomik sıkıntılardan sonra Türkiye’de hayat pahalılığının her geçen gün daha da arttığına dikkat çeken Prof. Dr. Uğur Özgöker özellikle zincir marketlerin açık ve gizli anlaşmalar yaparak tüketiciyi mağdur ettiğini belirtti. Aynı zamanda Tüketicinin ve Rekabetin Korunması Derneği Başkanı olan İstanbul Arel Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Uğur Özgöker açıklamasının devamında şu ifadeleri kullandı;

“Bilindiği üzere bütün dünyayı derinden etkileyen Covid-19 Pandemisi sonrasında ülkemizde tüketicileri doğrudan ilgilendiren, hayati mal ve hizmet fiyatlarında ekonominin normal gereklerinin çok ötesinde fahiş zamlar yapılmaktadır. Ayrıca piyasada pandemi sonrası tekrar canlanan talep nedeniyle bazı mal ve hizmetler tedarik edilememekte, karaborsada satılmakta, normal karların bazı mallarda piyasa fiyatının 10 katı kadar ahlaksız, iktisadi realiteden çok uzak zamlar yapılmaktadır. Özellikle zincir marketler aralarında açık veya gizli anlaşmalar yaparak (Kartel oluşturarak) ya da piyasada hakim durumda olan teşebbüsler bu hakimiyetlerini mevcut ve potansiyel rakipleri ile tüketiciler aleyhine istismar ederek (tekel/monopol haline gelerek) piyasayı bozmakta, serbest rekabeti ihlal etmekte ve özellikle de bireysel tüketicileri mağdur etmektedirler.”

“4054 Sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un değişmesi elzemdir”

Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’da bazı değişikliklerin şart olduğunu da söyleyen Prof. Dr. Uğur Özgöker, “Piyasa dengelerinin bozularak serbest rekabetin kısıtlanması ya da tamamen engellenmesi, ücretli çalışan ve emeklilerin hayatlarının çok zorlaştırılması, geçim sıkıntısı çekmeleri ve zaruri tüketim mallarını bile tedarik etmekte çok zorlanmaları ve nihai olarak bu enflasyonist ortamı bahane eden kötü niyetli dış güçler ve işbirlikçileri bazı iç siyasilerin bunu istismar ederek ülkemizin istikrarını bozarak siyasi ve ekonomik kaosa sokmak çabalarını önlemek için Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’da bazı değişiklikler elzem olmuştur” şeklinde konuştu.

“Yeni kanunda hapis cezaları ve çok yüksek para cezaları verme hükümleri de eklenmelidir”

Prof. Dr. Uğur Özgöker sözlerine şöyle devam etti:

“Her ne kadar Anayasa’nın 172. maddesi uyarınca ‘Devlet, tüketicileri koruyucu ve aydınlatıcı tedbirler alır, tüketicilerin kendilerini koruyucu girişimlerini teşvik eder’ ile piyasaların denetimi ve dış ticaretin düzenlenmesi ile ilgili 167. Maddesi uyarınca ‘Devlet, para, kredi, sermaye, mal ve hizmet piyasalarının sağlıklı ve düzenli işlemelerini sağlayıcı ve geliştirici tedbirleri alır; piyasalarda fiili veya anlaşma sonucu doğacak tekelleşme ve kartelleşmeyi önler’; hükümleri devlete görev vermesine rağmen; 13 Aralık 1994 tarihinde yürürlüğe giren RKHK ‘ da mevcut haliyle rekabeti en fazla bozan Devlet Yardımlarının Düzenlenmesi ve Denetlenmesi’ ne ilişkin (Teşvikler) ve doğrudan tüketiciyi koruyan hükümler yoktur. Mevcut kanunun hükümlerinde rekabeti ihlal eden teşebbüslere bir önceki yılın cirosu üzerinden yüzde 10 gibi sembolik bir oranda para cezası verilmesi yetkisi çok yetersiz kalmaktadır. Rekabeti ihlal ederek yüzde 500-1000 gibi fahiş oranlarında haksız kazanç sağlayan teşebbüsler çok cüzi cezalar karşısında rekabeti ihlal etme ve tüketiciyi istismar etmeyi sürdürmektedirler. Yeni kanunda ABD Rekabet Kanunun’da olduğu gibi hapis cezaları ve çok yüksek para cezaları verme hükümleri de eklenmelidir.”

“Rekabet Kurumu bünyesinde Tüketici ve Rekabet Akademisi kurulmalıdır”

Prof. Dr. Özgöker ayrıca Rekabet Akademisi önerisi ile ilgili de, “Ayrıca 4054 sayılı kanunun kuruma görev olarak verdiği ‘Rekabet Savunuculuğu’nu yürütecek yani ‘Rekabet’ kavramı ilgililere ve kamuoyuna anlatacak, bilgilendirecek, eğitecek ve sertifikalandıracak bir birim de kurum organizasyon yapısında öngörülmemiştir. Türk vatandaşlarının yaşam standartlarının ve refah seviyelerinin artırılması için RK bünyesinde ekonominin kalbi İstanbul’da Rekabet Kurumu İstanbul Temsilciliği binasında mukim bir “Tüketici ve Rekabet Akademisi” kurulmalıdır. İstanbul merkezli bu akademi: Anayasamızda da yer alan devletin hem ‘Tüketiciyi Koruma’ hem de mal ve hizmet piyasalarında; ‘Rekabeti Koruma’ fonksiyonlarını birlikte yürüterek ekonomimizi geliştirecek, uluslararası rekabet gücümüzü artıracak ve vatandaşlarımız için eğitim, bilgilendirme, uluslararası sertifikasyon faaliyetlerini ifa edecektir. Bunların yanı sıra; Rekabetin ve Tüketicilerin Korunması, Haksız Rekabet, Damping, Sübvansiyon, Patent ve Fikri Mülkiyet Hakları, Kalite ve Standardizasyon gibi Uluslararası Ticaret Kurallarını ihlal eden ve ticari ahlaktan yoksun, teşebbüsleri tespit edecek, uyaracak ve gerekirse cezalandırılmaları için Rekabet Kurumu ve adli makamlara doğrudan sevk edebilecek yetkilerle donatılmalıdır” dedi.

Son olarak tavsiylerini devam ettiren Özgöker sözlerini şöyle sonlandırdı:

“Bu üç hususla ilgili maddeler yeni Rekabetin Korunması Hakkında Kanun tasarısına derç edilmelidir. Yeni Kanun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla kanunu uygulamayla görevli mevcut ‘Rekabet Kurulu Üyeleri’nin görevleri sona erer ve yeni üyeler atanır maddesi de eklenmelidir. Konunun çok önemli milli bir mesele olması hasebiyle de yeni rekabet kurulu üyeleri de hemşerilik, akrabalık veya başka siyasi mülahazalarla değil tamamıyla liyakat esasına göre konunun uzmanları arasından belirlenip atanmalıdırlar.” – İSTANBUL

]]>
https://www.haber28.com.tr/istanbul-arel-universitesi-ogretim-uyesi-rekabetin-korunmasi-hakkinda-kanun-degismeli/feed/ 0
IBAN kiralayanlar dikkat! Bakanlık harekete geçti https://www.haber28.com.tr/iban-kiralayanlar-dikkat-bakanlik-harekete-gecti/ https://www.haber28.com.tr/iban-kiralayanlar-dikkat-bakanlik-harekete-gecti/#respond Mon, 22 Jul 2024 23:24:05 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=26979 Ticaret Bakanlığı, IBAN kiralama ilanları başta olmak üzere sosyal mühendislik dolandırıcılığına karşı, “Bir banka hesabının maddi menfaat karşılığında başka kişiler tarafından kullanılmasına izin vermek, Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Kanunu’na göre suç teşkil ediyor.” uyarısında bulundu.

YÜKSEK KAZANÇ VAADİYLE KİRALIYORLAR

Bakanlık açıklamasında dolandırıcıların, çeşitli platformlar üzerinden tüketicilere ulaşarak, “banka hesabının kiralanması ya da kullandırılması karşılığında yüksek kazanç” vaadiyle yasa dışı kanallardan edinilen paranın transferini bu hesaplar üzerinden gerçekleştirdiği aktarıldı.

ÖĞRENCİ-EV HANIMI GİBİ KESİMLERİ HEDEF ALIYORLAR

Dolandırıcıların, hedef olarak belirledikleri kişilere çeşitli yöntem ve vaatlerle ulaşmaya çalıştığına işaret edildiği açıklamada araç ya da ikinci el ürün alım satım siteleri, sosyal medya platformları, yatırım tavsiyesi veren platformlar gibi sıkça kullanılan kanallar üzerinden tüketicilerin karşısına çıkan dolandırıcıların, öğrenci, ev hanımı gibi gelir kaynağı görece kısıtlı olan veya yaşlı, engelli gibi daha hassas tüketicileri hedef aldığı bildirildi.

Dolandırıcıların, vatandaşların bilgisizliğinden, hatalarından, zaaflarından ya da belli markalara olan güveninden faydalandığı belirtilen açıklamada, tüketici mağduriyetlerinin önüne geçilmesi, dürüst, güvenilir markaların ve işletmelerin bu yolla itibar kaybına uğramaması, kayıt dışı ekonomiyle mücadelenin güçlenmesi ve ülke kaynaklarının yasa dışı yollarla sınırların dışına transfer edilmesinin önüne geçilmesinin amaçlandığı aktarıldı.

NORMALİN DIŞINDA CAZİP TEKLİFLERE DİKKAT

Vatandaşların bu konuda dikkat etmesi gereken hususlar konusunda şu uyarılarda bulunuldu:

“Vatandaşlarımızın, bir ürüne veya kazanca dair arzu ve meraklarını uyandırmak suretiyle onları tuzağa düşürmek için sahte ya da kendilerine ait olmayan isim, adres, hesap bilgisi kullanan dolandırıcıların aramalarına, gönderdikleri e-posta, kısa mesaj gibi içeriklere, sosyal medya kanalları üzerinden aldıkları reklam ve mesajlara karşı daha temkinli olmaları gerekmektedir.

Bu noktada özellikle kimlik, hesap bilgileri, kişiye özel şifre ya da parola gibi hassas bilgiler paylaşılırken dikkatli olunması, gönderilen her bağlantının tıklanmaması, elektronik cihazların virüslere karşı korunması, aldatıcı tekliflere, özellikle de normalin dışında cazip olanlara karşı tedbiri elden bırakmaması gerekmektedir. Son dönemde popüler bir dolandırıcılık yöntemi olarak kullanılan IBAN kiralama ilanları konusunda da benzer hassasiyetin gösterilmesi elzemdir.

Bir banka hesabının maddi menfaat karşılığında başka kişiler tarafından kullanılmasına izin vermek, Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Kanunu’na göre suç teşkil ediyor. Hesap sahibi, hesabının başkası tarafından kullanıldığını bankaya bildirmezse, 6 aydan bir yıla kadar hapis cezası riskiyle karşı karşıya kalabilecektir.”

SORUMLU DOĞRUDAN HESAP SAHİBİ

Açıklamada, hesapta gerçekleşen işlemlerle ilgili sorumluluğun doğrudan hesap sahibine ait olduğuna dikkat çekilerek, bu tür durumlarla karşılaşıldığında, ödeme dahil her türlü hesap işlemini gerçekleştirmeden önce kontrol ve teyit etmenin önemli olduğu bildirildi.

Tüketicilerin, ekonomik çıkarlarını, haklarını, satın aldıkları mal ve hizmetlerle ilgili güvenliğini ve sağlığını korumaya ilişkin faaliyetlerin Bakanlıkça hassasiyetle sürdürüldüğüne işaret edilen açıklamada, sosyal mühendislik dolandırıcılığından kaynaklanan mevcut ve potansiyel mağduriyetlerin ortadan kaldırılmasına yönelik uygulamalar hakkında inceleme ve değerlendirmelerin devam edeceği kaydedildi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/iban-kiralayanlar-dikkat-bakanlik-harekete-gecti/feed/ 0
Fransız Geliştirici, Boykot X Uygulamasıyla Tüketicilere Bilgi Veriyor https://www.haber28.com.tr/fransiz-gelistirici-boykot-x-uygulamasiyla-tuketicilere-bilgi-veriyor/ https://www.haber28.com.tr/fransiz-gelistirici-boykot-x-uygulamasiyla-tuketicilere-bilgi-veriyor/#respond Sun, 14 Jul 2024 04:24:08 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=25301 Kuzey Afrika asıllı Fransız Chedy el Tabaa, dünya genelinde soykırım gibi insan hakları ihlalleri ve çevreye ilişkin konular nedeniyle boykot edilen ürün ve firmalar hakkında tüketicileri Türkçe dahil 7 dilde bilgilendiren Boycott X uygulamasını geliştirdi.

Fransa’da yaşayan 25 yaşındaki Tabaa’nın 2023 yılı sonunda geliştirdiği uygulama, Kongo Demokratik Cumhuriyeti’ndeki krizin ve İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarının desteklendiği, insan haklarının ihlal edildiği, çevre kirliliğine neden olunduğu veya hayvanlara eziyette bulunulduğu gerekçesiyle boykot edilen ürünlerle ilgili tüketicilere bilgi veriyor.

Tabaa, AA muhabirine, Boycott X uygulamasını kız kardeşinin isteği üzerine geliştirdiğini söyledi.

Kız kardeşinin kullandıkları ürünler hakkında bilgi veren uygulama geliştirmesini istediğini anlatan Tabaa, “Amaç, dünyada olup bitene ve insan hakları, soykırımlar, çevre ve hayvanlarla ilgili meselelere dikkati çekmek. Amaç, paramızı kime verdiğimizi öğrenmek. Uygulamayı başta bu şekilde tasarladım.” dedi.

Tabaa, Kasım 2023’te geliştirdiği Boycott X’in, Aralık 2023’te kullanıma sunulduğunu belirterek, “Çok basit bir prensibi var, alışveriş yapmaya gittiğinizde, evde bile olduğunuzda bir ürün hakkında bilgi edinmek istediğinizde uygulamayı seçiyorsunuz, ürünün barkodunu okutuyorsunuz.” diye konuştu.

Barkodun okutulmasının ardından uygulamanın araştırma yaptığını, ürün veya üretici firmanın herhangi bir ülkede boykot edilip edilmediği bilgisini verdiğini dile getiren Tabaa, “Amaç, tüketiciye bilgiyi vermek, tüketici sonra bununla istediğini yapıyor. Uygulama, boykota teşvik etmiyor ancak bilgi veriyor.” ifadelerini kullandı.

Tabaa, bir ürünün boykot edilip edilmediğini söylemek için önce araştırma yaptıklarını, firma hakkında güvenilir haber kaynağı araştırdıklarını kaydederek, “Çünkü tüketiciyi yanıltmak istemiyoruz. Güvenilir şeyler sunmak istiyoruz.” dedi.

Bir uluslararası lüks tasarım firmasının ürünlerinde kullandığı timsah derisi için bu hayvanlara nasıl muamele ettiği hakkında araştırma yapıldığını anlatan Tabaa, ürünlerin barkodu okutulduğunda uygulamanın tüketicileri bu araştırmayla ilgili haberlere yönlendirdiğini söyledi.

Uygulamanın Türkçesi de mevcut

Tabaa, Boycott X uygulamasının Türkçe, Arapça ve Fransızca dahil 7 dilde kullanılabildiğini anlattı.

Uygulamanın çok kısa sürede 300 bin kullanıcıya yaklaştığını, özellikle Fransa, Belçika ve Tunus gibi ülkelerde kullanıldığını kaydeden Tabaa, yavaş yavaş Afrika’da da ilgi gördüğünü, Türkiye ve ABD’de de kullanılmasını istediklerini anlattı.

“Çok sayıda tehdit aldım”

Tabaa, uygulama ve kendisi hakkında çok sayıda olumsuz haber yapıldığını belirterek, “Binamın fotoğraflarını çekip bana gönderen insanlardan çok sayıda tehdit aldım.” dedi.

Uygulamanın kullanıcılarından Paris’te yaşayan Fransız asıllı Müslüman Thierry Proietti, uzun yıllardır eylemlerde Filistin’i desteklediğini ve yakın zamanda Boycott X isimli uygulamanın geliştirildiğini öğrendiğini söyledi.

Proietti, uygulamanın boykot edilen konuya göre hangi ürünleri alıp almayacakları hakkında bilgi verdiğini belirterek, bunun Filistin meselesi veya çevreyle ilgili olabileceğini dile getirdi.

Uygulamanın diğer avantajının ise boykot edilen ek ürünlerin eklenmesi için tüketicilerin teklifte bulunabilmesi olduğuna dikkati çeken Proietti, Boycott X’i her alışverişe gittiğinde ailesi ve kendisinin de kullandığını söyledi.

Proietti, “İnşallah uygulama, daha güçlü etkisinin olması için dünya genelinde yayılır çünkü boykot işe yarıyor. Bu eylemlerden etkilendiklerini biliyoruz. Bedelini ödeyen büyük firmalar var.” dedi.

Herkesi uygulamayı her gün kullanmaya çağıran Proietti, “Müslüman dahi olmayan ancak bu meseleleri savunan 87 yaşındaki annem, bu uygulamayı ona göstermemi ve telefonuna indirmemi istedi.” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/fransiz-gelistirici-boykot-x-uygulamasiyla-tuketicilere-bilgi-veriyor/feed/ 0
Tüketicilere İnternet Aboneliği Konusunda Uyarı https://www.haber28.com.tr/tuketicilere-internet-aboneligi-konusunda-uyari/ https://www.haber28.com.tr/tuketicilere-internet-aboneligi-konusunda-uyari/#respond Sun, 07 Jul 2024 05:24:06 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=24005 Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkan Yardımcısı Nihat Altay, tüketicilerin son zamanlarda internet aboneliği işlemleri için sıkça aranıp, rahatsız ve bazen de mağdur edildiğini belirterek, tüketicilere hizmet aldıkları firmalardan teyit almadan işlem yaptırmamaları önerisinde bulundu.

Tüketici Hak Arama Derneği Genel Başkanı da olan Altay, AA muhabirine, tüketicilerle ilgili sorunları çözmek adına çalışmalar yürüttüklerini, kendilerini arayan tüketicilere kılavuzluk yaptıklarını söyledi.

“0212, 0312, 0800 ve 0850 gibi numaralardan aranan tüketiciler, aboneliğin sonlanacağı, yeni abonelik başlatma ya da daha avantajlı kampanyalar ve fırsatlar öne sürülerek rahatsız ediliyor. Bu konuda onlarca şikayet alıyoruz.” diyen Altay, tüketicilerin, “bu aramaları çekmek mecburiyetinde miyiz” ya da “bu arayanları her seferinde engellemek zorunda mıyız” şeklinde şikayette bulunduğunu anlattı.

Arayan kişilere tüketicinin abonelik sonlandırma ve yeniden başlatma yetkileri olduğundan dolandırıcı da demediklerini dile getiren Altay, “Ancak ikna ettikleri tüketicimiz yeni abonelik yaptığı ve önceki abonelik sözleşmesi feshedildiği için, taahhüt süresi de bitmediğinden ayrıca cayma bedeli ödeyip mağdur oluyor. İkinci mağduriyet ise yeni aboneliğe geçişte, tüketiciye belirtilen meblağ üzerinden çok daha fazla miktar faturaya yansıtılıyor.” ifadelerini kullandı.

Altay, bu tarz numaralardan arayan firma ya da kişilerin nereden ve hangi firmadan aradıklarının tespit edilip, önlem alınması gerektiğini belirtti.

İnternet aboneliği sözleşmesinin devam etmesi durumunda söz konusu numaralardan arayan kişilere yeni abonelik yaptırıldığı için ciddi mağduriyet yaşandığını kaydeden Altay, “Tüketiciler kendi hizmet aldıkları internet firmalarını aramadan, teyit almadan kesinlikle kendilerini arayan ve kimin aradığı belli olmayan numaralardan bir işlem yaptırmasın, kişisel bilgilerini paylaşmasınlar çünkü taahhüt bitmeden abonelik sonlandırılırsa ve işlem yapılırsa tüketici cayma bedeli ödemek zorunda kalıyor.” dedi.

“Bu aramalardan kurtulmak isteyen vatandaşlar mutlaka çözüm bekliyor”

Söz konusu numaralardan günde 3-4 kez ısrarla aranan vatandaşların bu aramalardan bıktığına dikkati çeken Altay, ” SMS’lerde istenmeyen mesajlar uygulamaya giren kanun sayesinde engelleniyor ancak istenmeyen telefon aramalarında böyle uygulama yok. Bundan dolayı vatandaşlar genelde bu numaraları engelleyerek çözüm buluyor. Her gün farklı numaralardan aranan tüketicilerimiz çok mağdur. Bu aramalardan kurtulmak isteyen vatandaşlar mutlaka çözüm bekliyor.” diye konuştu.

“Özellikle 60 yaş üzeri vatandaşlar çok daha fazla kandırılıyor”

Vatandaşlardan Burak Can Erzenoğlu da 0800 ve 0850’li numaralardan “taahhüdünüz, sözleşmeniz bitti” şeklinde gün içinde çok kez arandığını anlatarak, “Arayan numaraları direkt engelleyerek önlem alıyorum ama özellikle 60 yaş üzeri vatandaşlar çok daha fazla kandırılıyor. Çevremde internet hizmeti gibi taahhüt süresi devam ederken ‘taahhüt süreniz bitti’ şeklinde aranıp yeni abonelik yaptıran kişilerden çok mağdur olanlar oldu. Cayma bedeli ödediler. Vatandaşlarımız bu konuda bilinçli olsun. Bu konularda işlem yapacaklar hizmet aldıkları müşteri temsilcileriyle görüşmeli.” ifadelerini kullandı.

Sadrettin Bayram ise “Size ev interneti verelim, sözleşmeniz doldu” gibi sözlerle gün içinde sıkça arandığını, söz konusu numaralardan gelen aramaları reddedip engellediğini belirterek, “Vatandaşlarımız bunlara inanmasın. Milleti dolandırıyorlar.” dedi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/tuketicilere-internet-aboneligi-konusunda-uyari/feed/ 0
Aydın’da İnternet Abonesi Tüketici Şirketle Anlaşmazlık Yaşadı https://www.haber28.com.tr/aydinda-internet-abonesi-tuketici-sirketle-anlasmazlik-yasadi/ https://www.haber28.com.tr/aydinda-internet-abonesi-tuketici-sirketle-anlasmazlik-yasadi/#respond Mon, 24 Jun 2024 00:00:21 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=22523 Aydın’da internet abonesi olan bir tüketici vergileri bahane ederek fiyat yükselten şirketle anlaşmazlık yaşadı. Durumu önce Efeler Tüketici Hakem Heyetine (THH) daha sonra da Tüketici Mahkemesine taşıyan abone, avukat olan hanımının da desteği ile emsal teşkil edecek davayı kazanarak, fazla ödediği tutarları ve mahkeme masraflarını geri alabilecek.

Aydın’da yaşayan Ali Emre Dingin, bir firmanın reklamını görerek telefon aracılığı ile internet abonesi oldu. Ancak bir yıllık taahhüt vermesine rağmen ikinci aydan itibaren anlaşmış olduğu fiyattan daha yüksek fatura gelmeye başladı. Bunun üzerine firmanın müşteri ilişkileri ile görüşen Dingin, vergi artışları nedeniyle bu artışların yapıldığını öğrendi. Ancak bir yıllık taahhüt olmasına rağmen 6 ay sonunda taahhüdünün bitişini erkene aldıkları yeni fiyat üzerinden taahhüdünün otomatik olarak bir senelik daha yenileneceği bildirilen bir SMS mesajı aldı. Bunun üzerine Dingin aboneliğini sonlandırmak istedi. Ancak firma internet sitesi üzerinden, yazılı olarak ve noterden ihtarname ile bildirmesine rağmen aboneliğini sonlandırmadı. Bunun üzerine Efeler Tüketici Hakem Heyetine başvuran Dingin, THH’nin ret kararı vermesi üzerine Aydın Tüketici Mahkemesi’ne itiraz etti. İtirazı kabul eden Tüketici Mahkemesi, THH kararını bozarak tüketiciyi haklı buldu ve fazla ödediği fatura miktarlarını ve yapmış olduğu masrafları şirketin tüketiciye ödemesine karar verdi.

Tüketici THH’ye başvurunca icra şoku yaşadı

Sürekli internet faturasının yüksek geldiğini ve aboneliğini her türlü başvurusuna rağmen sonlandıramadığını söyleyen Ali Emre Dingin, şikayet ve yorum sitelerinde ilgili firma hakkında çok sayıda buna benzer şikayet oluğunu hatta çoğu aboneye hukuksuz icra yollayarak haksız kazanç sağladığı konusunda yazılar olduğunu dile getirdi. Dingin, bunları da gördükten sonra ilgili firma hakkında hak arama mücadelesine girdiğini belirterek, “İlk önce Efeler Tüketici Hakem Heyetine başvurdum. THH ilgili firmadan savunma isteyince firma avukatları bana hukuksuz bir şekilde ilamsız icra takibi başlattı ve bunu savunma olarak ilgili konunun icrada olduğunu hakem heyetinin yetkisiz olduğu konusunda THH’ye yazdılar. THH icra dosyasının konusuna özellikle de tarihlere dikkat etmeden başvurumu reddederek görevsizlik kararı verdi” dedi.

“Tüketici Derneği Başkanı tüketicinin hakkını koruyamadı”

Aydın Tüketici Derneği Başkanının da üyeleri arasında yer aldığı Efeler Tüketici Hakem Heyeti kararına itiraz eden Dingin, “Efeler THH üyeleri arasında Aydın Tüketici Derneği Başkanı da bulunmaktadır. Tüketici hakem heyetlerinin kurulmasındaki amaç 30 bin TL altındaki tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin başvuruları karara bağlamak içindir. Tüketici hakem heyetlerine vatandaşın ulaşımı kolaydır. Masrafı yoktur. Asıl amaç tüketiciyi korumaktır. Mahkeme süreçleri hem masrafı vardır, ayrıca hukuk bilgisi gerektirir ve uzun sürer. Bunu bilen bazı şirketler çeşitli hukuk büroları ile anlaşıp bu işi haksız kazanç yoluna çevirebilmektedir. Bundan dolayı heyette yer alan üyelerin daha dikkatli dosyaları inceleyip ya da bilirkişiye sunmaları tüketicilerin yararına olacaktır. Benim dosyamı inceleyen heyet arasında Aydın Tüketici Derneği Başkanı da varmış. İlgili başkanın tüketicinin hakkını koruyamaması da açıkçası beni üzdü ” dedi.

“İcra takibine mutlaka 7 gün içinde itiraz edin”

Tüketicileri de uyaran Dingin, “Abone olmadan önce mutlaka çeşitli şikayet sitelerinden ilgili firma hakkında yorumlara bakmalarını tavsiye ediyorum. Ayrıca hukuksuz icra takibi başlatıldığını düşünüyorlarsa mutlaka kendilerine tebliğ edilen tarihten sonra 7 gün içinde ilgili icra müdürlüklerine itiraz etmeleri gerekiyor. İtiraz edildiği zaman icra işlemi durmaktadır. 7 gün içinde itiraz etmezlerse haklarında icra takibi başlamaktadır. Bu yüzden süre çok önemlidir. Abonelik sözleşmelerini de mutlaka okumaları gerekmektedir. Çünkü firmalar aboneliklerini sonlandırdıklarında ek ücret taleplerini sözleşmeye yazıp o ücreti ödemeden aboneliklerini sonlandırmamaktadır” dedi.

“Haksız ödeme alınırsa THH’ye başvurun”

Aydın Tüketici Mahkemesinin, Efeler THH kararını iptal ederek kendini haklı bulduğunu ve fazla ödenen tüm miktarın ve masrafların kendisine ödenmesi şeklinde karar verdiğini belirten Dingin, “Efeler THH kararına itiraz ettim ve Aydın Tüketici Mahkemesi THH’nin kararını bozdu. Diğer tüketiciler de haksız bir ödeme yaptıklarını düşünüyorlarsa mutlaka önce THH’ye başvurmalarıdır. Yanlış bir kararla karşılaşırlarsa mutlaka Tüketici Mahkemelerine itiraz etsinler” dedi. – AYDIN

]]>
https://www.haber28.com.tr/aydinda-internet-abonesi-tuketici-sirketle-anlasmazlik-yasadi/feed/ 0
Samsun’da Tüketici Hakem Heyetlerine Yapılan Şikayetlerde İlk Sıra Ayıplı Mal ve Hizmetlerde https://www.haber28.com.tr/samsunda-tuketici-hakem-heyetlerine-yapilan-sikayetlerde-ilk-sira-ayipli-mal-ve-hizmetlerde/ https://www.haber28.com.tr/samsunda-tuketici-hakem-heyetlerine-yapilan-sikayetlerde-ilk-sira-ayipli-mal-ve-hizmetlerde/#respond Mon, 20 May 2024 21:12:50 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=18786 Samsun’da 2023 ve 2024 yıllarında tüketici hakem heyetlerine yapılan şikayetlerde ilk sırayı “ayıplı mal ve hizmetler” aldı.

“Tüketiciyi Koruma Haftası” dolayısıyla açıklamalarda bulunan Samsun Ticaret İl Müdürü Kürşat Turpçu, 2023 yılında tüketici hakem heyetlerine 13 bin 44 başvuru yapıldığını, 1 Ocak-18 Mart 2024 tarihleri arasında da 2 bin 658 başvuru aldıklarını söyledi. Şikayetlerde ilk sırada “ayıplı mal ve hizmetlerin” yer aldığına dikkat çeken Turpçu, vatandaşların 104 bin TL’ye kadar olan uyuşmazlıkların çözümü konusunda tüketici hakem heyetlerine başvurabildiğini ifade etti.

Turpçu, “2023 yılında tüketici hakem heyetlerimize 13 bin 44 adet başvuru oldu. Bu başvurulardan 12 bin 641 adedi karara bağlanarak sonuçlandırıldı. Sonuçlandırılan kararların 6 bin 364 adedi tüketici lehine, 5 bin 826 adedi tüketici aleyhine, 451 adedi ile ilgili olarak da görevsizlik kararı verildi. 2023 yılında tüketici hakem heyetlerimize yapılan başvurular incelendiğinde 13 bin 44 adet başvurunun, 8 bin 341 adedini ‘ayıplı mal ve hizmetler’ oluşturdu. 1 Ocak- 18 Mart 2024 tarihleri arasında tüketici hakem heyetlerimize 2 bin 658 adet başvuru oldu. Bu başvurulardan, geçen yıldan devreden 393 başvuru ile birlikte toplam 3 bin 51 şikayet karara bağlandı. Sonuçlandırılan kararların bin 546 adedi tüketici lehine, bin 416 adedi tüketici aleyhine, 89 adetle ilgili olarak da görevsizlik kararı verildi. 1 Ocak-18 Mart tarihleri arasında tüketici hakem heyetlerimize yapılan başvurular incelendiğinde de 2 bin 658 adet başvurunun, bin 659 adedini yine ‘ayıplı mal ve hizmetler’ oluşturdu. Bakanlığımızın tüketici hakem heyetlerinde başvurularının ortalama karara bağlanma hedef süresi 90 gün. Tüketici hakem heyetlerimizde başvurularının ortalama karara bağlanma süresini, bakanlığımızın hedef süresi olan 90 günün altına indirdik” dedi.

“Vatandaşlarımız 104 bin TL’ye kadar olan uyuşmazlıkların çözümü konusunda heyete başvurabiliyor”

Vatandaşların 104 bin TL’ye kadar olan uyuşmazlıkların çözümü konusunda tüketici hakem heyetlerine başvurabildiğini belirten Müdür Turpçu, “2023 yılında 66 bin TL’ye kadar olan uyuşmazlıklar hakem heyetlerinin görev alanı kapsamında iken, bu sınır 2024 yılında ise yeniden değerleme oranın da yapılan artışla 104 bin TL olmuştur. Vatandaşlarımız 104 bin TL’ye kadar olan uyuşmazlıkların çözümü konusunda tüketici mahkemelerine gitmeksizin hakem heyetlerimize başvuruda bulunabilirler” diye konuştu.

“Tüketiciyi Koruma Haftası” etkinliklerinden bahseden Ticaret İl Müdürü Kürşat Turpçu, “Bu yıl ‘Tüketiciyi Koruma Haftası’ etkinliklerimiz kapsamında İl Milli Eğitim Müdürlüğümüze bağlı okullarımızda eğitimlerimiz devam ediyor. Nisan ayı içeresinde de Ondokuz Mayıs Üniversitemize ait AKM’de öğrencilerimize yönelik bir panel düzenleyeceğiz. Ayrıca üniversitelerimize ait yurtlarda da bilgilendirme sunumları planladık. İlimizde 1’i il müdürlüğümüzde, 3’ü ilçe kaymakamlıklarında olmak üzere 4 tüketici hakem heyeti bulunuyor. 1 Ağustos 2018 tarihinden itibaren Atakum, Canik ve İlkadım İlçe Tüketici Hakem Heyetleri karar mercii olarak yetkilendirildi. Diğer 14 ilçede ise irtibat personelimiz tarafından başvurular alınarak yetkili tüketici hakem heyetlerine iletiliyor” şeklinde konuştu. – SAMSUN

]]>
https://www.haber28.com.tr/samsunda-tuketici-hakem-heyetlerine-yapilan-sikayetlerde-ilk-sira-ayipli-mal-ve-hizmetlerde/feed/ 0
Tükoder: “Hayat Pahalılığı Karşısında Tüketiciler Tükenmeye Devam Ediyor” https://www.haber28.com.tr/tukoder-hayat-pahaliligi-karsisinda-tuketiciler-tukenmeye-devam-ediyor/ https://www.haber28.com.tr/tukoder-hayat-pahaliligi-karsisinda-tuketiciler-tukenmeye-devam-ediyor/#respond Tue, 30 Apr 2024 00:48:31 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=16220 HABER: ECE AZAK – KAMERA: ÖZGÜR ŞENGÜL

İzmir Barosu ve Tüketici Koruma Derneği (TükoDer) ortak basın açıklaması yaptı. Açıklamada, hayat pahalılığına dikkat çekilerek, “Çift haneli enflasyon rakamları, üç haneli rakamlara çıkmış, akaryakıta gelen zamlar gıda fiyatlarına yansımış, her geçen gün tüketiciler tükenmiştir” denildi.

İzmir Barosu ve Tüketici Koruma Derneği (TükoDer) Dünya Tüketici Hakları Günü kapsamında ortak bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Türkan Saylan Kültür Merkezi önündeki basın açıklamasına, İzmir Barosu Başkanı Sefa Yılmaz da katıldı.

Ortak açıklamayı okuyan TükoDer Yönetim Kurulu Üyesi Gürkan Kavasoğlu şunları kaydetti:

“Bugün sizlere tüketicilerin yaşam kalitesinin yükseldiğini, Evrensel Tüketici Haklarının ülkemizde karşılık bulduğunu ve bu bağlamdaki uygulamaların diğer ülkelere örnek gösterildiğini, hak ihlallerinin yapılmadığını, ekonomik ve sosyal olanaklarının zirvesinde olduğunu, yeterli sağlıklı gıdaya ulaşabildiğini, barınma sorunu yaşanmadığını, depremin kader olmadığını, çürük binaların yapılmadığını, yoksulluk ve açlık diye bir sorun yaşamadığımızı, doğayı çevreyi yeşili koruduğumuzu anlatmak isterdik. Ama anlatamıyoruz, çünkü tüketicinin sadece ismi kaldı, kendisi; enkaz altında kaldı, göçük altında kaldı, sorumlusu olmadığı ekonomik krizin altında kaldı. Kısacası derin yoksullukla yaşam mücadelesi veren tüketici tükendi yok oldu.”

“ÜLKEMİZDE DEPREMİN ADI ‘ÖLÜM’, LİYAKATSİZLİĞİN ADI DA ‘KADER’ OLDU”

6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremleri hatırlatan Kavasoğlu, “Yüzyılın en büyük felaketlerini yaşayarak açlık ve yoksulluk içinde yaşam mücadelesi veren tüketici, verilen tüm vaatlere rağmen unutuldu ve sorunları ile baş başa kaldı. Her zaman olduğu gibi bilimin yerine rantın öne çıktığı ülkemizde depremin adı ‘ölüm’ olmuştur. Liyakatsizliğin, denetimsizliğin adı da ‘kader’ olmuştur. Tüketiciler sağlıklı güvenilir ekonomik gıdaya ulaşım sorunu yaşamaktadır. Bu kriz her geçen gün büyümektedir. Merdiven altı gıda üretimleri, taklit ve tağşiş ürün satışları çoğalmış olup tüketicinin sağlığı ciddi tehlike altında kalmaktadır. Tarım ve Orman Bakanlığı gerekli denetimleri yapmamakta/yapamamakta yaptıklarının sonuçlarını da kamuoyu ile paylaşmamaktadır” dedi.

“TÜKETİCİLER TÜKENMİŞTİR”

Hayat pahalılığına ve işsizlik sorununa vurgu yapan Kavasoğlu, “Çift haneli enflasyon rakamları, üç haneli rakamlara çıkmış, akaryakıta gelen zamlar gıda fiyatlarına yansımış, her geçen gün tüketiciler tü-ken-miş-tir, enflasyon rakamları iki haneli rakamlara düşmeye başlamışsa da tüketicilerin gelirlerinde artış olmamış hayat pahalılığı karşısında tüketiciler tükenmeye devam etmektedir. TÜİK tarafından açıklanan 2024 yılı Ocak ayı verilerine göre işsizlik oranı yüzde 9,1 seviyesinde gerçekleşmiştir. İşsizlik rakamları sosyal sorunlara yol açacak boyuta ulaşmıştır. Türk-İş Şubat ayı açıklamalarına göre; açlık sınırı 16 bin 257 TL. Yoksulluk sınırı 52 bin 955 TL. Yaşanan her türlü krizin faturasının tüketiciye ödetilmesi artık alışkanlık haline gelmiştir. Marketlerde her gün etiket değişmekte, çarşı pazarda tezgahların yanından geçilememektedir. Zamlar geldikçe ÖTV ve KDV artmakta olup tüketicinin tüketimden kaynaklı yükü artmaya ve tüketici yolunacak kaz görülmeye devam edilmektedir. Tüketici tükendi, yönetenler seyretti” diye konuştu.

“AÇLIK VE YOKSULLUK İLE MÜCADELE ÇAĞRISI”

13 Şubat 2024’te Erzincan’ın İliç ilçesindeki maden faciasını hatırlatan Kavasoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Birçok bilim insanınca da belirtildiği üzere, telafisi mümkün olmayan çok büyük bir çevre felaketine yol açılmıştır. Bu felaketle, halkın yani tüketicilerin sağlıklı bir çevrede yaşama hakkı ihlal edilmiştir. Türkiye dışındaki ülkelerde bulunan tüketici örgütleri, tüketiciler için dijital çağda tüketici sorunları ile yapay zekanın tüketici üzerinde yaratacağı olumsuz sorunlara çözüm politikaları üreterek farkındalık oluşturma, çevreci projeler, dijital dolandırıcılık ve bankalara karşı tüketicilerin hakları üzerine çalışmalar yaparken, Türkiye’deki tüketici örgütü olarak bizler; evrensel hakkımız olan temel ihtiyaçlarımızın karşılanma hakkımızın karşılığını bulması için, yetkilileri harekete geçirmek, kamuoyu yaratmak için zamlar, açlık ve yoksulluk ile mücadele çağrısı yapmak zorunda kalıyoruz.”

KAVASOĞLU’NDAN DAĞ’IN TÜP GEÇİT PROJE VAADİNE TEPKİ

Cumhur İttifakı’nın İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Hamza Dağ’ın İzmir Körfezi Geçidi proje vaadine tepki gösteren Kavasoğlu, şunları söyledi:

“Barınma hakkımız yok olmuş, sağlıklı güvenilir konutlara ulaşamıyoruz. Başımızı sokacak ev kiraları asgari ücret tutarı kadar olmuş, bir aile kalabilecek konutlarda ikişer üçer aile kalmaya başlamıştır. Depreme maruz kalan bölgelerde bir yılı aşkın süre geçmiş olmasına rağmen kalıcı konutlar yapılamamış ve yurttaşlar çadır ve konteynerlerde kalmaya devam etmektedirler. Deprem nedeniyle kentsel dönüşüm projeleri rantsal dönüşüm projelerine dönüşmüş, tüketiciler yerleşik yerlerinden uzaklaştırılarak, merkezi yerlerdeki kentsel dönüşüm rezerv alan düzenlemesi ile rantçıların önündeki uzayan mahkeme süreçlerinin önü kesilmeye çalışılmaktadır. İzmir’de sabah ve akşam saatlerinde yaşanan trafik sıkışıklığı gün geçtikçe artmaktadır. Yerel seçimler nedeniyle trafiği rahatlatacağı söylenen Mavişehir-Üçkuyular arası tünel projesinin doğal yaşam alanlarını tahrip edeceği bilim insanları tarafından dile getirilmektedir. Trafik sorununu çözecek çevreci ve uygulanabilir projelere öncelik verilmelidir.”

“MÜCADELEMİZİ SÜRDÜRECEĞİZ”

Kavasoğlu, 15 Mart Dünya Tüketici Hakları gününde İzmir’de tüketici hakları konusunda farkındalık yaratan bir şeyler görmek isterdiklerini söyleyerek, “Giydirilmiş bir belediye otobüsü, toplu taşıma araçlarında bir afiş, yolcu vapurlarının TV ekranlarında dönen kamu spotlarına rastladık mı? Tabii ki hayır. Tüketici öncelikli projeler yerelde de mutlaka hayata geçirilmelidir. ve her yıl olduğu gibi, 2024 yılında da zamlar, yoksulluk ve açlıkla mücadele ettiğimiz için, barınma, sağlıklı ekonomik gıdaya ulaşım, sağlıklı çevrede, güvenilir konutlarda yaşam hakkımızı sağlayamadığımız için kısacası evrensel haklarımızın karşılığı olmadığı için 15 Mart Dünya Tüketici Hakları gününü kutlayamıyoruz. Bilinmelidir ki; Biz tüketici örgütleri olarak bir yandan bu mücadelemizi sürdürürken, diğer yandan da dijital çağda sınır ötesi uygulamalardan kaynaklı yaşanan/yaşanacak olan tüketici sorunları ile de gerek ulusal gerekse uluslararası mücadelemizi sürdüreceğiz. Çözüm önerilerimizin yasal düzenlemelere girmesi için örgütlülüğümüzü ve lobi çalışmalarımızı artırmaya devam edeceğiz” ifadelerine yer verdi.

Kavasoğlu, taleplerini şöyle sıraladı:

“BARINMA SORUNU”

“Artık bizde 15 Martlarda dünyadaki tüketici örgütleri gibi dijital çağda tüketici sorunları konusunda farkındalık oluşturacak çalışmalar yapmak, yapay zekanın tüketicilere etkilerini tartışmak istiyoruz. Bu nedenle ülkenin gündeminden yoksulluk ve açlık sorununu çıkarın, barınma sorununu çözün.

Elektrik doğalgaz vb. gibi bazı hizmetlerin kamusal hizmet olarak verilmesini sağlayın.

Yıllardır ülkeye hizmet vermiş emeklilerin, asgari ücretlilerin, kısacası yoksulluk ile mücadele eden vatandaşlarımızın alım gücünü arttıracak yaşam kalitesini yükseltecek ücret/maaş güncellemelerini acilen yapın.

Tüketici yanlısı politikalar oluşturun, tüketicilerin örgütlenmesini engellemeyin,  tüketicilerin temsil hakkını kullandırın.

AB Üyesi ülkelerde olduğu gibi tüketici örgütlerinin çoğunluğunun onaylamadığı hiçbir uygulamayı yürürlüğe koymayın.

Can kaybına ve çevre katliamlarına yol açan vahşi madencilik faaliyetlerini durdurun.

Şehirlerin, ormanların, koruların, dağların, ovaların, meraların, yaylaların talanına son verin. Betonlaştırmadan vazgeçin,

Suyumuzu özgür bırakın, suyumuzu zehirlemeyin,

Tarım arazilerine göz dikerek ranta kurban etmeyin. Küresel şirketleri, doların yeşilini değil, halkı düşünün. Çevreyi, halk sağlığını zehirleyen maden ocaklarını kapatın.

Depreme karşı can kaybını asgariye indirecek, tedbirleri derhal alın, bu konuda bilimin sesine kulak verin ve meslek odaları ile işbirliğini geliştirin.

Tüketicinin can ve mal güvenliği ile güvenli konutlarda barınmasını sağlayın.

Ayıplı bina üretenlerden tüketicinin maddi kaybının karşılanmasını sağlayın.

Kusurları nedeniyle can ve mal kaybının artmasına neden olanlardan hukuk önünde gerekli hesap sorulsun.

Yaşanan konut krizine son vermek için yabancılara konut satışını durdurun.

Gerek merkezi gerekse yerel yönetimlerce tüketici hakları bilincini oluşturmak üzere tüketici örgütleri ile müşterek çalışmalar yapılmasını sağlayın. Anayasanın 172. maddesini somut uygulamalara dönüştürün. Finansman ve lojistik yönden tüketici örgütlerini destekleyin…”

Kavasoğlu, sözlerini şöyle noktaladı: ” TükoDer olarak diyoruz ki; tüketicilerin temel gereksinimlerinin karşılanması için iş istihdamı yaratmak, eğitim, sağlık ve adalet hizmetlerini ücretsiz hale getirmek, herkese sosyal yardım sağlamak yerine hizmetleri paraya bağlayan ve halkımızı dilenciliğe alıştıran anlayışa, Evrensel Haklarımızın Türkiye’de karşılığını bulması, zamlara, yoksulluğa, açlığa, hak ihlallerine karşı,  TükoDer olarak örgütlü gücümüz ile tüketicilerle birlikte yolumuza ve mücadelemize devam edeceğiz.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/tukoder-hayat-pahaliligi-karsisinda-tuketiciler-tukenmeye-devam-ediyor/feed/ 0
TÜKODER Erzurum Şubesi, Tüketici Haklarına Odaklanıyor https://www.haber28.com.tr/tukoder-erzurum-subesi-tuketici-haklarina-odaklaniyor/ https://www.haber28.com.tr/tukoder-erzurum-subesi-tuketici-haklarina-odaklaniyor/#respond Sat, 27 Apr 2024 21:25:14 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=15958 TÜKODER Erzurum Şube Başkanı Gamze İspirli, 15 Mart Dünya Tüketiciler Günü dolayısıyla çeşitli etkinlikler düzenlediklerini belirterek, özellikle tüketici hakları konusundaki eğitim programlarına yoğunlaştıklarını ifade etti.

TÜKODER Erzurum Şube Başkanı Gamze İspirli, 15 Mart Dünya Tüketiciler Günü dolayısıyla çeşitli etkinlikler düzenlediklerini belirterek, özellikle tüketici hakları konusundaki eğitim programlarına yoğunlaştıklarını ifade etti.

Başkan İspirli, ülkemizde 1985 yılından itibaren kutlanmaya başlanan Dünya Tüketici Hakları Gününün, bütün dünyada tüketici haklarının daha da ileriye götürdüğünü belirterek şunları söyledi: “15 Mart 1962 yılında ABD’nin o dönemdeki başkanı John Fitzgerald Kennedy’nin Temsilciler Meclisi’nde yaptığı konuşmada ilk kez Tüketici Hakları diye bir kavramdan söz etmesi sebebiyle dünyada Dünya Tüketici Hakları olarak kutlanmaktadır. Birleşmiş Milletler ise 1985 yılında aldığı bir karar ile bu konuşmanın yapıldığı tarihi, yani Dünya Tüketici Hakları ilan ederek resmileştirmiştir. Ülkemizde Dünya Tüketiciler Günü adıyla kutlanmaktadır. Uluslararası tüketici örgütleri de bu günü her yıl kutlamaya devam ediyor. Uluslararası Tüketici Örgütü’nün Dünyanın 105 ülkesinde üyesi bulunmaktadır. Anayasamız, 172’nci maddesinde yer alan Devlet, tüketicileri koruyucu ve aydınlatıcı tedbirler alır, tüketicilerin kendilerini koruyucu girişimlerini teşvik eder hükmü ile tüketicinin korunması konusunu Devlet güvencesine almıştır. Gerek anılan hüküm, gerekse 1987 yılında Avrupa Topluluğu’na yapılan tam üyelik başvurusundan sonra topluluk mevzuatına uyum çerçevesinde, tüketicinin korunmasına ilişkin düzenlemeler, Avrupa Topluluğu’nun tüketici odaklı yaklaşımı, tüketiciyi koruma politikaları ve Türk tüketicisinin yaşadığı sorunlar dikkate alınarak hazırlanan 4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun, 1995 yılında yürürlüğe girmiş ve 14 Mart 2003 tarihinde toplumsal bir mutabakat ile değişikliğe uğrayarak AB normlarına getirilmiştir. Kanun 2014 yılı mayıs ayında yeniden düzenlenerek, 6502 sayılı kanun yürürlüğe girmiştir” dedi.

İspirli, Tüketiciyi Koruma Derneği Erzurum Şubesi tarafından 2023 yılı içerisinde farklı hedef kitlelere eğitim verildiğini anımsatarak, saha çalışmalarının devam ettiğini söyledi.

İspirli, “Erzurum’da tüketici bilincinin artması konusunda eğitimlerimiz devam ediyor. Erzurum’da geçmişe göre tüketici bilinci daha fazla. Bilinçli tüketim kaliteli üretimi artırır. Bu vesileyle tüm tüketicilerin dünya tüketiciler günü kutlu olsun dedi.

İspirli, Ramazan ayında alışverişlerin arttığına dikkat çekerek, tüketicilere uyarılarda bulundu.

İspirli, tüketicinin fahiş fiyatlar konusunda mağdur olmaması için piyasa araştırması yapmasının önemine değindi.

İspirli, alışverişin bilinçli yapılmasının önemine değinerek, “Öncelikle gerçek gereksinimlerinizi belirleyin. Bu gereksinimleri en önemliden en önemsize doğru sıralamalıyız. Satın alınacaklarımızın çeşit, fiyat, kalite gibi özellikleri hakkında ön araştırma yapmalı, alışveriş yapacağımız bütçemizi gözden geçirmeliyiz. İhtiyacımız olan ürünü talebin en az olduğu dönemlerde almaya dikkat etmeliyiz. Alışveriş sırasında mutlaka fiş ya da fatura almalıyız ki ayıplı çıkan mal veya hizmete karşı hakkımızı arayabilelim. Alışveriş için en uygun zamanı belirleyerek gün içinde en tenha saatleri tercih etmeli, ay başı yerine ay sonunda alışveriş yapmaya özen göstermeliyiz. Fahiş fiyatlar konusunda tüketiciler Ticaret Bakanlığının Alo 175 hattına ve Haksız Fiyat Artışı (HFA) mobil uygulaması üzerinden şikayetlerini iletmeleri gerekmektedir” dedi. – ERZURUM

]]>
https://www.haber28.com.tr/tukoder-erzurum-subesi-tuketici-haklarina-odaklaniyor/feed/ 0
Tüketicilerin En Çok Şikayet Ettiği Konular Açıklandı https://www.haber28.com.tr/tuketicilerin-en-cok-sikayet-ettigi-konular-aciklandi/ https://www.haber28.com.tr/tuketicilerin-en-cok-sikayet-ettigi-konular-aciklandi/#respond Wed, 24 Apr 2024 07:12:33 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=15571 ERGİN GARİP – Tüketiciler en çok online alışverişlerde yaşanan sorunlar nedeniyle şikayette bulunurken, bunu GSM ve internet abonelikleri, özel okul fiyatları ve mobilya siparişlerinde yaşanan sorunlar izliyor.

Her yıl 15 Mart Dünya Tüketiciler Günü’nün içinde bulunduğu hafta “Tüketiciyi Koruma Haftası” olarak kutlanıyor.

Tüketiciler Konfederasyonu (TÜKON) Genel Başkanı Aziz Koçal, Tüketiciyi Koruma Haftası kapsamında AA muhabirine yaptığı açıklamada, tüketicilerin en çok online alışverişler, GSM ve internet abonelikleri, özel okul fiyatları ve mobilya siparişleriyle ilgili sorun yaşadığını anlattı.

Koçal, online alışverişlerde genellikle ürünün teslim edilmemesi yönünde şikayetlerin öne çıktığını kaydederek, “Sosyal medya platformlarından verilen siparişlerde ürünün teslim edilmemesi, teslim edilenlerin de verilen siparişlerle alakasının bulunmaması, ödenen ücret talep edildiğinde ücretin iade edilmemesi ve muhatap bulunamaması gibi durumlarla karşılaşıyoruz. Tüm uyarılarımıza rağmen maalesef sosyal medya üzerinden sipariş verilmeye devam ediliyor.” diye konuştu.

Online satış platformlarından sipariş edilen elektronik ürünlerde ürün kalmadığı yönünde bilgi verilerek ürününün gönderilmemesi, para iadesinin ise 5-6 aylık bir süreçte gerçekleştiği yönde ciddi şikayetler olduğunu dile getiren Koçal, online alışverişlerde 14 günlük cayma süresini bazı satıcıların kabul etmediğini bildirdi.

“Özel okul fiyatlarına ilişkin şikayetler son aylarda yoğunlaştı”

Aziz Koçal, GSM ve internet aboneliklerine yönelik şikayetlere ilişkin, “Firmalar taahhüt süresi bitmeden tüketiciye aldatıcı bilgi verebiliyor. Böylece, tüketicinin 2-3 ay önceden zamlı tarifeye geçmesi sağlanıyor. Ayrıca, taahhütlü abonelikler kapsamında tüketiciye yanıltıcı bilgi verildiğini görüyoruz. Bu durumda, tüketiciler abonelikten vazgeçmek istediğinde cayma bedeli adı altında yüklü fatura ödemesi ile karşı karşıya kalıyor.” diye konuştu.

Son aylarda özel okulların fiyatlarıyla ilgili şikayetlerin de zirve yaptığını ifade eden Koçal, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Mobilya türü siparişlerde eksik ve kusurlu teslimatlar, ölçülere uygun olmaması, verilen özel siparişlerin taahhüt edilen sürede teslim edilmemesi, sürekli tüketicinin oyalanması gibi şikayetler yer alıyor. Bu arada finansal kuruluşlara yönelik kredi kartı aidatları, işlem komisyonları gibi şikayetler artmaya başladı. Bir başka şikayet türü ise kredisini veya kredi kartı borçlarını ödeyemeyen vatandaşların bankalar tarafından varlık şirketlerine devir olan borçları nedeniyle sürekli aranarak taciz edilmeleri, yüklü ödemelerin çıkması, bu şikayetlerin önümüzdeki aylarda yükseleceğini tahmin ediyoruz.”

“Zaman zaman çok ilginç şikayetlerle karşılaşıyoruz”

Koçal, tüketicilerden zaman zaman ilginç şikayetler aldıklarını belirterek, “Bir tüketici gece yarısı bize ulaşarak, bir paket sigara aldığını ancak sigaranın içindeki tütün miktarının az olduğunu şikayet etmişti. Bu konudaki hakları öğrenmek istedi, hatta tazminat davası açıp açamayacağını sormuştu. Bir başka ilginç bulduğum şikayeti ise İstanbul’da yaşayan evli bir kadından almıştık. Yeni evlenen kadın, şubemizi arayıp, ‘Ayıplı mallarda hakkımı öğrenmek istiyorum çünkü kocamın ayıpları çok fazla. Ne yapmalıyım, haklarım nedir?’ diye sormuştu.” ifadelerini kullandı.

“Tüketiciler e-devlet üzerinden başvuru yapabiliyor”

Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz de tüketicilerin karşılaştıkları sorunların zamanla değiştiğini belirterek, “Örneğin, 25 yıl önce tüketicileri en çok kapıya gelen pazarlamacıların yol açtığı sorun mağdur ederken, günümüzde özellikle internet üzerinden yapılan alışverişlerde şikayetler öne çıkıyor.” dedi.

Türkiye’nin, mevcut tüketici hukukunun getirdiği koruma mekanizmasıyla dünyadaki birçok ülkenin yasalarından daha üst standart sağladığını vurgulayan Deniz, “Ancak bir yasa ne denli mükemmel olursa olsun, yasanın koruması ancak tüketicinin hakkını aramasıyla mümkün. Bu nedenle uğradığı mağduriyet konusunda hak arama süreçleri tüketici tarafından işletilmeli.” ifadelerini kullandı.

Deniz, tüketicilere, mağduriyet yaşadıklarında mutlaka haklarını aramaları çağrısında bulunarak, şu uyarıları yaptı:

“Mevcut hukuk düzeni tüketicilerin haklarını ararken başvuru yapacakları tüketici hakem heyeti, tüketici mahkemeleri gibi mercilerde ücretsiz ve hızlı şekilde karar çıkması ilkesine dayanıyor. Yani tüketici hakkını ararken, yapacağı hukuki girişimler için herhangi bir ücret ödemiyor. Yine illerde ve birçok ilçedeki ticaret il müdürlüklerinde bulunan tüketici hakem heyetlerine şahsen başvuru yapılabildiği gibi e-devlet üzerinden de Tüketici Hakem Heyetlerine başvuru olanağı bulunuyor.”

Deniz, tüketicilerin hakkını aramaları konusunda yıllar içinde olumlu ve büyük değişimler gözlemlendiğini belirterek, bu değişimde tüketici örgütlerinin büyük payının olduğunu sözlerine ekledi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/tuketicilerin-en-cok-sikayet-ettigi-konular-aciklandi/feed/ 0
Metaverse ve Pazarlama Konulu Sohbet Eskişehir Türk Ocağı’nda Gerçekleştirildi https://www.haber28.com.tr/metaverse-ve-pazarlama-konulu-sohbet-eskisehir-turk-ocaginda-gerceklestirildi/ https://www.haber28.com.tr/metaverse-ve-pazarlama-konulu-sohbet-eskisehir-turk-ocaginda-gerceklestirildi/#respond Sat, 09 Mar 2024 07:24:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=9058 Eskişehir Türk Ocağı’nda bu hafta gerçekleştirilen ‘Metaverse ve Pazarlama’ konulu sohbetinde Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tolga Torun yer aldı.

Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tolga Torun’un gerçekleştirdiği ‘Metaverse ve Pazarlama’ konulu sohbet katılımcılar tarafından büyük bir ilgi ile dinlendi. Pazarlamanın 1980 sonrası tüketici haklarının gelişmesi, bilincin artması ile satış evresinin çok sürmeyeceği bir çıkmaza girdiğini söyleyen Torun, artık tüketicilerin baskıcı satış çalışmalarından yorulmuş, tüketimlerini azaltma yoluna gitmiş ve doygunluğa ulaşmış olduklarını ifade etti. Pazarlama uygulayıcıları tarafından yeni yaklaşımlar konusunda arayışlar ortaya çıkmaya başladığını belirten Torun, bu arayışların bir yansıması olan Alp-Germen yaklaşımının ilişkisel pazarlama yaklaşımı olduğunu dile getirdi.

“Web 2.0 etkileşime dayalı bir sistemi getirmiştir”

İlişkisel pazarlama yaklaşımının temelini tüketiciye değer katacak ilişki ağlarının oluşturduğunu aktaran Torun, “İlişki ağları yoluyla tüketici bilgisayar ağını kurarken uygulayıcıların karşısında herkese ulaşabilme problemi çıkmıştır. Bu noktada ilişki oluşturabilmek adına elektronik ortamlardan oldukça yararlanmaya başlamışlar, televizyonlar, radyolar, sinema, tiyatro, konserler ve bunun gibi birçok medya içerisinde tek yönlü iletişimi başlatmışlardır. Ancak iletişimin tek yönlü olması geri dönüş noktasında başarıyı ölçmede sorunları beraberinde getirmiştir. 1975 yılında ARPA-net projesi olarak ortaya çıkan internet, yaygınlığı küresel anlamda 1990’ların sonunda bilişim teknolojilerinin yaygınlaşması ile yakalamıştır. Bu yaygınlıkla beraber tüketicilerin de dahil olabileceği web 2.0 ortaya çıkmış ve tüketicilerin daha çok vakit geçirdiği bir alanı oluşturmuştur. Tüketicilere yönelik pazarlama faaliyetlerinin bu alanlara kaydırılmasında da tam olarak bu sebep vardır. Ttüketicileri dinleme, anlama ve onlarla etkileşim kurmak. Çünkü web 2.0 etkileşime dayalı bir sistemi getirmiştir. Bu dönemlerde 1992 yılında bilim kurgu yazarı olan Stephenson Snow, ‘Crash’ adlı romanını çıkarmış ve interneti bir ileri boyuta soyut olarak taşımıştır. Yazara göre artık insanlar sadece internette gezinmeyecek, yaşayacaktır da” dedi.

“Pazarlama uygulayıcılarının Metaverse’e ilgisi artıyor”

Metaverse isminin verildiği sanal dünyada avatarlar ile insanların hayat kuracağından ve fiziksel ile sanal dünyanın ayrılmaz parça haline geleceğinden bahseden Torun, konuşmasının devamında şunları söyledi:

“Bu fikirden yıllar sonra Metaverse benzeri ‘Second Life’ ortaya çıkmış ve kullanıcılarına yeni bir yaşam deneyimi vaat etmiştir. Sonrasında ortaya çıkan sosyal medya uygulamaların temeli de aslen yeni bir hayat ve bilinirlik üzerine kurgulanmıştır. Bu sosyal medyadaki yaygınlık ve ilişkisel pazarlama anlayışına yeni bir etkileşim yolu kazandırmıştır. Firmalar ve aynı kişiler gibi bu sosyal mecralarda yer alarak tüketicilerle etkileşim kurmaya ve ilişki ağları oluşturmaya başlamıştır. Metaverse ise daha yeni bir terimdir. Arttırılmış gerçeklik, sanal gerçeklik, yapay zeka, kripto para ve avatar gibi kavramları bünyesinde birleştiren Metaverse’e ilgi gün geçtikçe pazarlama uygulayıcıları tarafından artmaktadır. Metaverse NFT satışları, avatar dizaynları, ürün geliştirme, veri madenciliği gibi birçok avantajı ile birlikte hem tüketicilere ulaşma hem de marka iletişimi için bulunmaz bir fırsat olmaktadır. Metaverse uygulayıcılara tüketiciyi yakından keşfetme ve onlarla arkadaşlık kurabilme imkanlarını beraberinde getirmiştir.”

Çok sayıda soru ve cevap yapılmasının ardından Eskişehir Türk Ocağı Şube Başkanı Prof. Dr. Nedim Ünal’ın konuşmacı Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tolga Torun’a şükran beratı takdimi etmesiyle program sona erdi. – ESKİŞEHİR

]]>
https://www.haber28.com.tr/metaverse-ve-pazarlama-konulu-sohbet-eskisehir-turk-ocaginda-gerceklestirildi/feed/ 0
İsrail’e destek veren firmalara karşı Türkiye’de boykot çağrıları artıyor https://www.haber28.com.tr/israile-destek-veren-firmalara-karsi-turkiyede-boykot-cagrilari-artiyor/ https://www.haber28.com.tr/israile-destek-veren-firmalara-karsi-turkiyede-boykot-cagrilari-artiyor/#respond Fri, 23 Feb 2024 23:48:10 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=6909 İsrail’in Gazze’yi işgali sonrası dünyanın farklı ülkelerinde İsrail’e destek veren firmalara karşı boykot çağrıları artarken Türkiye’de de boykot, tüketicilerin satın alma tercihlerini etkilemeye devam ediyor.

İsrail’in Gazze Şeridi’ndeki şiddetli saldırılarına destek niteliğinde açıklamalar yapan ve İsrail’e yardım gönderen uluslararası firmalar, dünyanın farklı ülkelerinde boykot ve protesto ediliyor. Küresel çapta olduğu gibi yurt içinde de tüketiciler İsrail’e karşı pozisyon alıyor.

Tüm Restoranlar ve Turizmciler Derneği (TÜRES) Başkanı Ramazan Bingöl, AA muhabirine, yeme-içme sektöründe protesto ve boykot kampanyalarıyla karşı karşıya kalan gazlı içecek markalarının çok fazla tüketildiğini ancak bu durumda 7 Ekim’den bu yana ciddi bir değişiklik yaşandığını söyledi.

Birçok restoran ve lokanta sahibinin Gazze Şeridi’ndeki şiddetli saldırıların ardından kendi isteğiyle söz konusu gazlı içecekleri satmama kararı aldığını aktaran Bingöl, “Şu anda benim gözlemim, restoran ve lokantaların yarısı boykot ürünlerinden olan gazlı içecekleri satmıyor. Bu durum işletmelerin cirosunu olumsuz etkilemedi. Gelen müşteri gazlı içecek satılmadığını öğrendiğinde, demirhindi şerbeti ve ayran gibi alternatif ürünlere yöneliyor.” ifadelerini kullandı.

Bingöl, müşterilerin çoğunluğunun işletmenin gazlı içecek satmama kararına saygı gösterdiğini ifade ederek, şöyle konuştu:

“7 Ekim’den öncesine göre aylık bazda yeme-içme sektöründe gazlı içeceklerin satışı yüzde 20 civarı düştü. Bu oranı marketler, lokantalar ve otelleri dahil ederek söylüyorum. Restoran ve lokantalarda gazlı içecek satışları yüzde 50’den fazla azaldı. Ben boykot bilincinin canlı tutulması gerektiğini düşünüyorum. Boykotun sürekli ve geçerli olabilmesinin tek yolu var, muadilini ve daha iyisini yapacaksın. Benim restoranımda müşterilerimin yüzde 70-80’i demirhindi şerbeti içiyor. Gazlı içecek yok ama muadili var, diyorum. Boykot meselesinde özellikle gazlı içeceklere alternatif olacak, çok da lezzetli olan geleneksel içeceklerimiz var. Şerbet, ayran ve Türk kahvesi gibi lezzetlerimizi daha fazla tanıtmalı daha fazla tercih edilir yapmalıyız.”

“Cephane Bizden Değil’ boykot kampanyası kararlı bir şekilde sürüyor”

Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz de Gazze’de bir soykırım yaşandığını ifade ederek, 18 ülkeden, 34 tüketici örgütüne milyonlarca insanın soykırıma uğramasına seyirci kalmamaları çağrısında bulunduklarını bildirdi.

Yaşanan insanlık dramına karşı tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de en güçlü şekilde tepki gösterildiğini vurgulayan Deniz, şunları kaydetti:

“7 Ekim 2023 tarihinden bu yana, ülkemiz insanı başta İsrail olmak üzere, bu soykırımı destekleyen ülkelerin marka ve ürünlerini satın almayarak, tüketici boykotu geliştirmek istemektedirler. Tüketici Birliği Federasyonu tarafından, özellikle sosyal medyada dolaşıma sokulan birçok listedeki marka ve ürünler üzerinde yapılan araştırma ve incelemede, çoğu marka ve ürünün ABD ve İsrail ekonomilerine ait olmaları bir yana, ülkemizin ekonomisi içinde yer aldıkları, ulusal marka ve ürünler olduğu tespit edildi. Tüketicinin tüketimden gelen gücünün harekete geçirilerek yapılacak boykotta, boykot edilecek marka ve ürünün milliyetinin doğru tespit edilmesi gereklidir. Ayrıca, tüketicinin o ürün yerine, ikame edebilecek başka ürün seçeneğinin olması, boykotun etkili şekilde uygulanmaya uygun olması ve boykot kapsamındaki marka ve ürünün ülkemiz ekonomisi bakımından başta istihdam ve yerli sermayenin zarar görmemesi gibi çeşitli koşulların gözetilmesi gereklidir.”

Tüketici Birliği Federasyonu olarak başlattıkları “Cephane Bizden Değil” boykot kampanyasını kararlı şekilde sürdürdüklerini ifade eden Deniz, “Sadece Türkiye’de değil, Orta Doğu, Afrika ülkeleri ve Türk devletlerinden boykota katılımın yoğun olduğu haberlerini alıyoruz. Boykotun etkili olduğunu halka açık şirketlerin bilançolarından da anlıyoruz. Market raflarındaki boykot ürünlerinin fiyat etiketlerindeki değişimden boykotun gücü anlaşılıyor. Neredeyse zararına ürün satıyorlar ama yine de tercih edilmiyorlar.” şeklinde konuştu.

Deniz, boykot kampanyasını “başarısızlıkla” ve “sürdürülemez olmakla” ilişkilendiren yorumlara katılmadığını ifade ederek, sözlerini şöyle tamamladı:

“Bu yorumlar iki sebebe dayanıyor. Söz konusu markalar, sosyal medya üzerinden böyle bir algı oluşturmak için trolleri ile kampanya yapıyor. Gerçekte ise eşimiz, dostumuzun boykota sadık olduğunu görüyoruz. Sosyal medyada dolaşan ‘boykotun başarılı olmadığı’ şeklindeki yaklaşım tamamen firmaların kendi yalan haberleri. Diğer durum ise boykotun şiddet görüntüleriyle gösterilmesi. Sağduyu sahibi halkımız böyle kolayı dökmekle, kafeyi basmakla, oradaki insanları rahatsız etmekle boykotun olmayacağını çok iyi biliyor. Bu görüntülerdeki şahısların samimi olmadığı, provokatif amaçlarla boykotu sulandırmak için böyle şeyler yaptıklarını düşünüyorum.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/israile-destek-veren-firmalara-karsi-turkiyede-boykot-cagrilari-artiyor/feed/ 0
TESLA Firmasından Ön Sipariş Bedelini Geri Alan Tüketicilere Müjdeli Haber https://www.haber28.com.tr/tesla-firmasindan-on-siparis-bedelini-geri-alan-tuketicilere-mujdeli-haber/ https://www.haber28.com.tr/tesla-firmasindan-on-siparis-bedelini-geri-alan-tuketicilere-mujdeli-haber/#respond Fri, 02 Feb 2024 05:48:20 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=4012 Yatırdıkları kaparo bedelini alamayan tüketicilere güzel haber

Manisalı avukat TESLA firmasından almak istediği elektrikli otomobili fiyatın iki katına çıkması sonucu almaktan vazgeçti, yatırdığı ön sipariş bedelini hukuk yoluyla geri aldı

MANİSA – TESLA firmasından otomobil almak için ön sipariş bedeli yatıran Avukat Mehmet Salcıoğlu, bu süreç zarfında araç fiyatının neredeyse 2 kat artması sonucu siparişten vazgeçerek firmadan ön sipariş bedelinin geri iadesi istedi. Firma tarafından kendisine olumsuz yanıt verilen Salcıoğlu başlattığı hukuk mücadelesini kazanarak hem ödediği kaparo bedelini geri aldı hem de kendisiyle aynı durumda olan tüketicilere umut oldu.

Manisa’nın Alaşehir ilçesinde yaşayan bir avukat TESLA firmasına karşı yürüttüğü hukuk mücadelesini kazanırken, aynı durumda bulunan tüketicilere de umut oldu. Firma sözleşmesinde ilk başvuruda ön sipariş adında ödenen bedelin, sözleşme gereği iade edilmeyeceği yazılı olmasına rağmen Alaşehirli Avukat Mehmet Salcıoğlu, mevcut araç fiyatının ilk başvuru esnasındaki fiyattan hemen hemen iki katına varacak şekilde çok fazla artması nedeniyle siparişten vazgeçerek ödediği ön sipariş bedelinin iadesini istedi. TESLA firmasının kendisine iade yapmaması üzerine Tüketici Hakem Heyetine başvuran Salcıoğlu haklı bulundu ve icra takibi sonrası yatırdığı 10 bin TL’yi firmadan geri aldı.

Tüketici Hakem Heyeti, “Sözleşmeyi düzenleyen bir standart şartın ‘Münferiden müzakere edildiğini iddia ediyorsa bunu ispatla yükümlüdür’ düzenlemesi gereği dosyada yer alan sözleşmenin ilgili maddesi haksız şart kapsamında yer aldığı değerlendirilmiştir. Ayrıca ülkemizde ve dünyada yaşanan ekonomik sıkıntılar döviz kurundaki öngörülmeyen değişiklikler nedeniyle teslim edileceği belirtilen tarihte, aracın değeri 2 katına çıkmış ve döviz kurundaki değişiklikler sebebiyle sipariş verilen aracın bedeli tüketici tarafından ödenemeyeceği kadar artmıştır. Tüketici Hakem Heyeti, somut uyuşmazlıkta ekonomik şartların aşırı ağırlaşması, sipariş tarihindeki araç fiyatı ile sonradan teklif edilen fiyat arasındaki dövizden kaynaklı fahiş fark olması ve emsal Yargıtay kararlarında da alınan bedelin iadesinin gerektiği anlaşıldığından uyuşmazlık konusu bedelin iadesine ilişkin tüketici talebinin haklılığına karar verilmesi kanaatine varılmıştır” diyerek tüketici lehine karar verdi.

“Koruyucu ve kapsayıcı bir karardır”

Yaşadıklarını anlatan Avukat Mehmet Salcıoğlu, “2023 yılında eşimin adına TESLA firmasından elektrikli bir otomobil siparişi verdik. Bu siparişi verdiğimiz esnada da 10 bin TL ön sipariş adında bir bedel yatırdık. Daha sonrasında mevcut ekonomik şartlar nedeniyle araç bedelinin çok fazla artması nedeniyle bu siparişimizden vazgeçtik. Fakat bu 10 bin TL’lik bedel ilgili firma tarafından tarafımıza iade edilmedi. Bunun neticesinde de tüketici hakem heyetine başvurduk. Tüketici hakem heyeti de bu 10 bin liralık bedelin iade edilmemesinin haksız bir şart oluşturacağı, bu nedenle de tüketiciye geri iade edilmesine yönelik bir karar verdi. Verilen karar da tüketicinin lehinedir. Yapılan icra takibi sonrasında da 10 bin liralık yatırdığımız bedeli geri iade aldık. Tüketici hakem heyetinin bu yönde verdiği karar ilgili bedeli alamayan tüketiciler için bir koruyucu ve kapsayıcı yönde bir karardır.” dedi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/tesla-firmasindan-on-siparis-bedelini-geri-alan-tuketicilere-mujdeli-haber/feed/ 0
Zincir Marketlerde Asgari Ücret Zammı Sonrası Etiket Değişiklikleri Devam Ediyor https://www.haber28.com.tr/zincir-marketlerde-asgari-ucret-zammi-sonrasi-etiket-degisiklikleri-devam-ediyor/ https://www.haber28.com.tr/zincir-marketlerde-asgari-ucret-zammi-sonrasi-etiket-degisiklikleri-devam-ediyor/#respond Sat, 27 Jan 2024 21:12:22 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=3725

ZİNCİR marketlerde Aralık ayındaki asgari ücret görüşmeleriyle başlayan etiket güncelleme mesaileri devam ediyor. Yılbaşı sonrasında bazı ürünlerde yapılan zamlarla birlikte etiketler birçok kez değişti. TUKONFED Hukuk komisyonu üyesi Dr. Mücahit Saraçlı, asgari ücret, memur maaşları ve emekli maaşlarına yapılan zamların ardından yapılan etiket değişikliklerine dikkat çekerek, “Her bir hatalı işlem için 2024’den itibaren 3 bin 171 lira ceza tahakkuk ettiriliyor. Bu kesilen cezaların ifşa edilmesi gerekiyor” dedi.

Aralık ayında asgari ücretteki zam görüşmelerinin ardından başlayan etiket değiştirme mesaileri devam ediyor. Zincir marketlerde asgari ücretin açıklanmasıyla devam eden etiket değiştirme işleminin önüne geçilemiyor. Yılbaşının ardından bazı ürünlere tekrar zam yapan marketler, asgari ücret tüketicinin cebine girmeden etiketlerini tekrar değiştirdi. 1 aylık süre içerisinde bazı ürünlerin etiketinin 2, bazı ürünlerin ise 3 kere etiketinin değiştirildiği görüldü. Zincir marketlerindeki etiket değiştirme mesailerini değerlendiren

Tüketici Konfederasyonu (TUKONFED) Hukuk Komisyonu Üyesi Dr. Mücahit Saraçlı, “Bildiğiniz gibi yılbaşı öncesinde asgari ücrette beklenilen bir artış vardı. Bu artışın yüksek olacağı söylentisiyle birlikte hemen etiketlerde bir değişmeler oldu. Bu rakam açıklandıktan sonra, yılbaşı akşamı dahi birçok marketlerde gece yarılarına kadar maalesef ki etiketler değişti. Yılbaşından sonra memur maaşlarındaki söylentiyle birlikte etiketler tekrar değişti. Son olarak emeklilere yapılacak olan maaş artışıyla birlikte yeniden etiket değişimi, artık bu bir yerden sonrasında gerçekten tüketicinin ceplerinden ellerini çekmeleri gerekiyor. Zincir market dediklerimiz aslına bakarsanız binlerce şubeye sahip olan büyük işletmeler, bunlar temelinde kamu hizmeti vermekteler. Yani tüketim malları için halka, tüketiciye hizmet veriyorlar” dedi.

“STOKLARI SÜREKLİ FİYAT DEĞİŞTİREREK ARTTIRDIKLARINDA DA HAKSIZ UYGULAMALAR YAPIYORLAR”

Zincir marketler ile bu konu görüşüldüğünde, ‘Yüzde 25’lik kar marjımız var, biz onu uyguluyoruz’ cevabını aldıklarını söyleyen Mücahit Saraçlı, “Yüzde 25’lik kar marjı var ama bu stok değerlendirmelerinde, ellerinde ki stokları sürekli fiyat değiştirerek arttırdıklarında da haksız uygulamalar yapıyorlar. Tüketicilerin burada çok dikkat etmeleri gereken önemli bir nokta var. Alacağı ürünün etiketine çok dikkatli bakacak, üzerinde ki fiyat değişim tarihi yazıyordur; eğer birkaç gün öncesinin tarihi varsa bunun fotoğrafını çekecek ve almış olduğu ürünün fişiyle birlikte internet üzerinden Ticaret Bakanlığı’nın Haksız Fiyat Uygulamaları merkezine de şikayet edebilirler ama internet üzerinden uğraşmak istemiyorlarsa ‘175 Alo Tüketici Hakları’ hattına 7 gün 24 saat müracaat ederek şikayetlerini yapabilirler” ifadelerini kullandı.

“HER BİR HATALI İŞLEM İÇİN 2024’DEN İTİBAREN 3 BİN 171 LİRA CEZA TAHAKKUK ETTİRİLİYOR”

Tüketicilerin şikayet haklarını kullanmaları gerektiğini ve şikayetler ile bu sorunun daha kısa sürede azalacağını dile getiren Saraçlı, “Etiketlerin sürekli değişimiyle ilgili olarak yapılacak olan tespitler şöyle olmalı; ‘İndirim’ diyerek uygulanan sahte indirimler de, etiket fiyatının üzerinde ki tutarın en az 30 gün öncesinde ki rakamın altında olması gerekiyor. Bir de böyle bir aldatmacaları var. Her iki türlü uygulamalarda, tüketiciler karşılaşmış oldukları tüm olayları tespit edecekler, alo tüketici hattına bildirildiğinde Ticaret Bakanlığı’nın 81 ilde, il müdürlükleri bünyesinde denetmenleri var. Hiçbir ihbarı atlamadan üzerine gidiliyor ve gerekli cezaları kesiyorlar. Her bir hatalı işlem için 2024’den itibaren 3 Bin 171 lira ceza tahakkuk ettiriliyor. Tabi burada TUKONFED olarak bir talebimiz de şu; bu kesilen cezaların ifşa edilmesi gerekiyor. Hangi firmanın, hangi şirketin, hangi şubesinde neler yapılıyor, tüketicinin haberi yok” diye konuştu.

“BİRKAÇ GÜNLÜK BOYKOT UYGULAMASIYLA DÜZENE GİRECEKTİR”

Ticaret Bakanlığı’nın yılbaşı itibariyle sadece 3 gün içerisinde haksız kazanç sağlayan firmalara 86 milyar lira ceza kestiğinin altını çizen Saraçlı, “Peki ama bu cezalar kime kesildi. Neye dayanarak, hangi haksız fiil işlendiğinden dolayı kesildiğinin de ifşa edilmesi halinde, tüketici de bu işletmelere, bu firmaları, bu şirketleri, bu zincir marketlere tavrını koyup; bizim önerdiğimiz birkaç günlük boykot uygulamasıyla mutlak suretle düzenlenecektir, düzene girecektir” dedi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/zincir-marketlerde-asgari-ucret-zammi-sonrasi-etiket-degisiklikleri-devam-ediyor/feed/ 0