Cumhuriyet Konferans Salonu’nda programa Düzce Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İlhan Genç, Düzce Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Koç, davetli konuklar ile öğretim üyeleri ve öğrencileri katıldı.
Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren Düzce Üniversitesi Okul Öncesi Eğitimi Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Elçin Yazıcı Arıcı “Öğretmen sözcüğünün; öğreten, bilgi veren, çalışkan, yönlendirici, yol gösterici, içten olma gibi pek çok anlamı vardır, kısaca öğretmen insan olma sürecine rehberlik eden kişidir” dedi.
Günümüz dünyasında alakalı yetkinliklerin yanı sıra dahili ve kişilerarası yetkinlik kazanabilmenin de önemli olduğunu belirten Arıcı, eğitimcilerin, çocukları; nazik olma, dayanışma, iş birliği, sorumluluk, çaba ve çalışma isteği gibi değerlerle desteklemesi gerektiğini dile getirdi.
Rektör Yardımcısı İlhan Genç, yaptığı konuşmada 100. yılda böyle değerli bir konuyu ele alan Düzce Üniversitesi Okul Öncesi Eğitimi Uygulama ve Araştırma Merkezi’ne teşekkür etti. 12 yıl liselerde kendisinin de Türk Dili ve Edebiyatı öğretmenliği yaptığını ifade eden Genç, bu yıllar içerisinde, çocuk öncesi eğitimde çocuk edebiyatı derslerine de girdiğini söyleyerek okul öncesi öğretmenliğinin önemine vurgu yaptı.
Açılış konuşmalarının ardından Cumhuriyetimizin 100. yılı için bestelenen Parla Marşı’nın, Okul Öncesi Eğitimi Anabilim Dalı Öğrenci Korosu tarafından okunmasıyla devam eden programda, Anadolu’nun bir köyünde öğretmenlik yapan Melek Yıldızdoğdu’nun program için yazdığı kompozisyon da katılımcılarla paylaşıldı. Sarı Çizmeli Mehmet Ağa şarkısının bardaklar ritim oyunuyla seslendirildiği programda, farklı müzik aletleriyle yapılan bambaşka bir orkestra deneyimi de dinleyiciler tarafından ilgiyle takip edildi.
Programın son bölümündeyse Karabük Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Çocuk Gelişimi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şehnaz Ceylan, “21. Yüzyılda Gelişimsel Öğretmen Olmak” başlıklı bir sunum gerçekleştirdi. Ceylan, konuşmasına 6 yaşından beri öğretmen olacağını söyleyerek “Bir çocuğun gözlerine bakmazsanız onları göremezsiniz. Bir çocuğu anlamak ve onlara kendinizi anlatabilmek için ona özel olduğunu hissettirmeniz gerekir” dedi. Çocukları etiketlememenin, çocuğun gelişimi açısından öneminden bahsederek travmatik süreçler geçiren çocukların ona güvenen, ona değer veren kişilere tutunduğunu, bu kişiler arasında öğretmenlerin önemli bir yeri olduğunu dile getirdi. 21. yüzyılda ihtiyaç duyulan öğretmen özelliklerini açıklayarak 21. yüzyıl öğretmenlik becerilerinde öğretmenlerin geleneksel rollerini aşarak gelişimsel odaklı bir yaklaşımı benimsemeleri gerektiğini sözlerine ekledi. Okul öncesi eğitim sürecinde ailenin de bu sürece dahil edilmesi gerektiğini belirten Şehnaz Ceylan, aile eğitimlerinin birincil öneme sahip olduğuna vurgu yaptı. Gelişimsel öğretmenlik, çocuk merkezlilik, duyarlı öğretmenlik, profesyonel öğretmenlik konularına değinerek konuşmasını “Ayakları yere basmayan hayaller kuralım, hayaller dünyasını harekete geçiren öğretmenler olsun” sözüyle bitirdi.
Programın sonunda, Prof. Dr. Şehnaz Ceylan’a Düzce Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İlhan Genç tarafından teşekkür belgesi, Düzce Üniversitesi Okul Öncesi Eğitimi Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Elçin Yazıcı Arıcı ile lisans öğrencilerinin hazırlamış olduğu Kuling ve el sanatı hediyeleri takdim edildi. – DÜZCE
]]>Turkcell’in 2 Mayıs 2024’te gerçekleştirilen Olağan Genel Kurul toplantısının ardından yeni yönetim kurulu belirlendi. Kamuoyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) yapılan açıklamaya göre Turkcell Yönetim Kurulu Üyesi Sir Julian Horn-Smith ile Bağımsız Yönetim Kurulu Üyeleri Afif Demirkıran ve Hüseyin Arslan görevinden ayrıldı. Bu isimlerin yerlerine Arda Ermut Turkcell Yönetim Kurulu Üyesi olurken, Prof. Dr. Mehmet Naci İnci ve Prof. Dr. İdris Sarısoy Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi olarak atandı.
Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi eski Başkanı olan Ermut, Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden mezun olduktan sonra 2005 yılında Başbakanlık Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri olarak göreve başladı. 2005’te Uzman olarak katıldığı Türkiye Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı’nda çeşitli yöneticilik görevlerinin ardından 2015’te Kurum Başkanlığına atandı. Ermut, 2015-2019 yılları arasında Viyana Ekonomik Forumu ve SunExpress Yönetim Kurulu Üyeliği, 2019-2021 yılları arasında Türkiye Basketbol Federasyonu Asbaşkanlığı ve dört yıl boyunca Dünya Yatırım Ajansları Birliği’nde (WAIPA) Yönetim Kurulu Başkanlığı görevlerinde bulundu. 2019-2021 yılları arasında Türk Hava Yolları Yönetim Kurulu Üyesi ve Türk Hava Yolları İcra Kurulu’nda da üç üyeden biri olarak görev yaptı. Arda Ermut, 2018-2020 yılları arasında Türkiye Varlık Fonu (TVF) Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev yapmış olup, Mart 2021 itibariyle Türkiye Varlık Fonu Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi olarak atandı. Ermut, çoğunluk hisselerinin Türkiye Varlık Fonu tarafından satın alınması sonrasında Türk Telekom’da 2022-2024 yılları arasında Yönetim Kurulu Üyeliği yaptı.
Yeni Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Mehmet Naci İnci, lisans eğitimini 1987 yılında Marmara Üniversitesi Fizik Bölümü’nde, doktora eğitimini ise 1992 yılında fiber optik sensörler alanında İngiltere’deki Heriot-Watt Üniversitesi’de tamamladı. Stanford Üniversitesi Elektrik Mühendisliği Bölümü’nde 1993-1994 yılları arasında optik haberleşme alanında doktora sonrası çalışmalar yapan İnci; 1994 senesinde Boğaziçi Üniversitesi Fizik Bölümü’nde yardımcı doçent, 1996’da ise doçent oldu. 1999-2005 yılları arasında Sabancı Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi’nde öğretim üyeliği yapan Mehmet Naci İnci, üniversitenin diğer lisans ve lisansüstü programlarının kurulmasında çeşitli görevler üstlendi. 2005 yılında Boğaziçi Üniversitesi Fizik Bölümü’nde profesör olan İnci, 2013-2020 yılları arasında Bölüm Başkanlığı yaptı. Prof. Dr. Mehmet Naci İnci 2021 yılından bu yana Boğaziçi Üniversitesi Rektörü olarak görev yapmaktadır. Araştırma alanları arasında endu”striye yo”nelik uygulamalı optik, quantum optigˆi, dogˆrusal olmayan optik, kuantum bilis¸imi, optoelektronik, fiber optik senso”rler, fiber optik telekomu”nikasyon, katıhal fizigˆi, optik profilometri, fotonik kristaller ve nano-yapıların fotonigˆi öne çıkmaktadır.
Yeni Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi I·dris Sarısoy ise, Erciyes U”niversitesi I·ktisadi ve I·dari Bilimler Faku”ltesi Maliye Bo”lu”mu”‘nden 1998 yılında mezun oldu. Aynı yıl I·stanbul U”niversitesi Sosyal Bilimler Enstitu”su” Maliye Anabilim Dalı’nda bas¸ladıgˆı yu”ksek lisans egˆitimini “Tu”rkiye’de Kamu Kesimi Ac¸ıkları ve Finansman Politikaları” bas¸lıklı teziyle 2000 yılında tamamladı. 2001’de Marmara U”niversitesi Sosyal Bilimler Enstitu”su” Maliye Anabilim Dalı’nda bas¸ladıgˆı doktora egˆitimini hazırladıgˆı “Ku”c¸u”k ve Orta O”lc¸ekli I·s¸letmelere Sagˆlanan Vergi Tes¸vikleri ve Tu”rkiye Uygulaması” adlı doktora tezi ile 2006 yılında bitirdi. 2002’de Zonguldak Bu”lent Ecevit U”niversitesi I·ktisadi ve I·dari Bilimler Faku”ltesi Maliye Bo”lu”mu”‘nde bas¸ladıgˆı akademik kariyerine 2003’te Marmara U”niversitesi I·ktisadi ve I·dari Bilimler Faku”ltesi Maliye Bo”lu”mü’nde devam etti. 2007-2014 yılları arasında Bu”lent Ecevit U”niversitesi I·ktisadi ve I·dari Bilimler Faku”ltesi Maliye Bo”lu”mu”‘nde Doktor O”gˆretim Üyesi olarak c¸alıs¸tı. 2014’ten itibaren Marmara U”niversitesi Siyasal Bilgiler Faku”ltesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yo”netimi Bo”lu”mu”‘nde Doc¸ent Doktor olarak c¸alıs¸maya bas¸layan Sarısoy, 2020’den bu yana Profeso”r Doktor olarak aynı bo”lu”mde go”revine devam etmektedir. Hazine ve Maliye Bakanlıgˆı Vergi Konseyi Üyesi de olan Sarısoy, agˆırlıklı olarak vergi konularında olmak u”zere, yoksulluk, yabancı sermaye yatırımları, sec¸im beyannameleri ve sagˆlık ekonomisi alanlarında akademik aras¸tırmalar yu”ru”tmektedir.
Yeni yönetim kuruluyla ilgili açıklamalarda bulunan Turkcell Yönetim Kurulu Başkanı Şenol Kazancı, “Türkiye’nin Turkcell’i olarak 30 yıldır en yeni teknolojileri vatandaşlarımızla buluşturmanın ve ülkemiz için çalışmanın gururunu yaşıyoruz. Türkiye Yüzyılı’nı Dijitalin Yüzyılı yapma hedefimizi gerçekleştirmek için yeni yönetim kurulumuzla çalışacağız. Bu vesileyle, görev süreleri sona eren yönetim kurulu üyelerimize özverili çalışmaları ve emekleri için teşekkürlerimi sunuyorum. Yönetim kurulumuza yeni katılan üyelerimize görevlerinin hayırlar getirmesini diliyorum. Daha da güçlü bir takım olarak, üretmeye ve ülkemiz için yatırım yapmaya devam edeceğiz” dedi. – İSTANBUL
]]>Çerkez Dili ve Kültürü Anabilim Dalı’nın Düzce Üniversitesi’nde eğitim-öğretime başlamasının 10. yılı nedeniyle düzenlenen programın ikinci ve son günü; Düzce Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Kafkas Dilleri ve Kültürleri Bölüm Başkanı Dr. Öğretim Üyesi Fehmi Altın’ın konuşmasıyla başladı. Çerkez Dili ve Kültürü Anabilim Dalı’nın kuruluşundan bugünlere gelmesinde emeği olan herkese teşekkür eden Dr. Öğr. Üyesi Fehmi Altın, öğrencilere uluslararası geçerliliği olan kaliteli bir eğitim-öğretim niteliği kazandıracaklarını ifade etti.
Düzce Üniversitesi Kafkas Dilleri ve Kültürleri Bölümü Çerkez Dili ve Kültürü Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mira Nuhovna Haçemizova, kendileri için bugünü bayram olarak nitelendirerek, Adige dilini ve kültürünü nesilden nesile aktardıklarını söyledi.
Düzce Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Duygu Ekinci, Fen Edebiyat Fakültesi Kafkas Dilleri ve Kültürleri Bölümü hakkında bilgiler paylaşarak bu bölümleri bölgeye kattıkları için destek olanlara teşekkür etti. Çerkez Dili ve Edebiyatı’nın var olduğunu belirten Prof. Dr. Duygu Ekinci, bu bölümlerin 100. yıl kutlamalarının da yapılmasını temenni ederek sözlerini sonlandırdı.
Düzce Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İlhan Genç, Düzce Üniversitesi Kurucu Rektörü Prof. Dr. Funda Sivrikaya Şerifoğlu döneminde kendisinin Fen Edebiyat Fakültesi Dekanlığı görevindeyken Çerkez Dili ve Kültürü Anabilim Dalı’nın kurulma sürecinin başladığını söyleyerek, bir hayalin gerçekleştiğini ve büyük bir özveriyle bugünlere gelindiğini dile getirdi. Lisans programının yanı sıra yüksek lisans ve doktora programını da açtıklarına dikkat çeken Prof. Dr. İlhan Genç, halkın da büyük desteği olduğunu vurguladı.
Düzce Üniversitesi Kurucu Rektörü Prof. Dr. Funda Sivrikaya Şerifoğlu, dünyadaki dillerin de konuşulmadıkları, yazılmadıkları ve aktarılmadıkları zaman öldüklerini söyleyerek, Düzce Üniversitesi’nde Çerkez/Adige dilini yaşatmak, konuşulan bir dil olarak tutmak ve nesilden nesile sözlü ve yazılı dil ve kültür ürünleriyle aktarımını desteklemek üzere Çerkez Dili ve Kültürü Programının açılışının 10.yılında büyük onur duyduğunun altını çizdi.
Adige Devlet Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Davud Mamiy yaptığı konuşmada, 10 yılın hızlı geçtiğini ifade ederek çok mutlu ve gururlu olduğunu dile getirdi. Yeni protokollerle daha güçlü iş birlikleri oluşturduklarını söyleyen Prof. Dr. Davud Mamiy, bu 10 yıllık tecrübenin gelecek için daha büyük imkan ve fırsat tanıyacağına işaret etti.
Düzce Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nedim Sözbir ise, Çerkez Dili ve Kültürü Anabilim Dalı’nın Düzce’de olmasının çok önemli olduğuna dikkat çekti. Dillerin ölmemesi için Düzce Üniversitesi’nin bu girişiminin çok isabetli olduğunu belirten Rektör Sözbir, dillerin bizim mirasımız ve güzelliklerimiz olduğunu sözlerine ekledi. Çerkez Dili ve Kültürü Anabilim Dalı’nın 10. yılında kuruluşundan bugüne destek olan Düzce Üniversitesi Rektörlerine, akademisyenlerine ve Adige derneklerine teşekkür ederek konuşmasını noktaladı.
Çevrim içi bağlantılar ve Adige Devlet Üniversitesi öğrencilerinin hazırladığı online sunumlarla devam eden programda, Düzce Üniversitesi Çerkez Dili ve Kültürü Anabilim Dalı öğrencilerinin hazırladığı oldukça başarılı edebi çalışma ve sunumlar, katılımcılar tarafından ilgi ve beğeniyle takip edildi. Son olarak Düzce Adige Kültür Derneği’nin Wararida Mızıka grubunun müzikal görsel şovu, programa özel bir anlam ve renk kattı.
Çerkez Dili ve Kültürü Günleri Etkinliği 10. Yıl Kutlama Programı, Gala Yemeği ile sona erdi. Gala yemeğine Vali Selçuk Aslan, Düzce Belediye Başkanı Dr. Faruk Özlü, Düzce Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nedim Sözbir, Adige Devlet Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Davud Mamiy ve davetli konuklar katıldı. Gala Yemeği’nde Çerkez Dili ve Kültürü Anabilim Dalı’nın kurulması ve gelişmesine katkı sunanlara teşekkür edilerek bu özel günle ilgili duygu ve düşünceler paylaşıldı. – DÜZCE
]]>Özvar, İstanbul Teknik Üniversitesi Ayağazağa Yerleşkesi’nde düzenlenen “Yapay Zeka, Dijitalleşme ve Büyük Veri Toplantısı”na katıldı.
Burada bir konuşma yapan Özvar, Yükseköğretim Kurulunun gelecek vizyonunun en önemli unsurları arasında yer alan yapay zeka, dijitalleşme ve büyük veri alanlarını ülke açısından stratejik bir mesele olarak gördüklerini belirtti.
Dijital teknolojiler alanında yaşanan hızlı gelişmelere paralel olarak, ilgili bütün sektörlerde istihdam edilmek üzere nitelikli insan gücüne duyulan ihtiyacın arttığını ifade eden Özvar, “Uzun süredir yürüttüğümüz çalışmalar neticesinde, yapay zeka, yapay zeka çözümleri, dijitalleşme ve büyük veri alanlarında ihtiyaç duyduğumuz insan kaynağını karşılamak adına yeni lisans ve ön lisans programlarının açılmasına karar verdik ve bu alanda çalışma grubu oluşturduk.” dedi.
Özvar, programların açılacağı üniversitelere karar verirken, bilişim temelli programlara sahip üniversitelere öncelik verdiklerini söyleyerek, açacakları yeni programların YÖK’ün istihdamı önceleyen vizyonunun bir göstergesi olduğunu vurguladı.
İşlevini kaybeden programları da sistem dışına çekmeye devam edeceklerini dile getiren Özvar, şöyle konuştu:
“Bundan sonraki dönemde, bu yöndeki eğilim daha da güçlenecektir. 21’i lisans, 50’si ön lisans olmak üzere toplam 71 yeni program açılacak ve bu programlar bu yıl ÖSYM kılavuzuna dahil edilecek. Yeni programlar, Yükseköğretim Kurulunun önümüzdeki dönemde istihdamı önceleyen vizyonunun da bir göstergesi. İstihdam odaklı programları devreye sokarken işlevini kaybeden programları sistem dışına çekmeye devam ediyoruz.”
İTÜ’nün koordinatör üniversite görevini üstleneceğini aktaran Özvar, belirledikleri lisans programları haricinde İTÜ’de bir “Siber Güvenlik Mühendisliği” programının açılması ve mevcut “Kontrol ve Otomasyon Mühendisliği” programının da “Robotik ve Otonom Sistemler Mühendisliği” olarak yapılandırılması için çalışma yürüttüklerini kaydetti.
“Bilişim temelli bazı dersler merkezi olarak verilecek”
Özvar, yeni bir model üzerinde çalıştıklarını belirterek, “Bu yeni modelde, kapasite açısından daha önde olan üniversitelerin koordinatörlüğünde ve bilişim temelli programlara mahsus olmak üzere bazı derslerin merkezi olarak verilmesini planlıyoruz. Bu şekilde, üniversitelerimizdeki nitelikli akademik kadroların birikiminden diğer üniversitelerin de yararlanması mümkün olacaktır.” dedi.
Ortak derslere ve bu dersleri merkezi olarak verebilecek öğretim üyelerinin isimlerine dair bir havuz oluşturduklarını vurgulayan Özvar, söz konusu derslerin tüm üniversitelerde aynı gün ve saatte verilmesi yönünde planlama yapılacağını kaydetti.
Özvar, ön lisans programlarındaki derslerin bir kısmı için Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) Akademi’deki derslerden istifade edilmesine ve üniversiteler dışında verilen derslerin kredilendirilerek diplomaya dahil edilmesine yönelik çalışmaları da tamamlamak üzere olduklarını sözlerine ekledi.
Yeni açılacak bölümler için özel sektör temsilcilerinin de görüşlerini aldıklarına işaret eden Özvar, “Amacımız ve önceliğimiz üniversite çağına gelen gençlerimizin yeni etkinlik ve beceri ile çağın ihtiyaçlarına karşılık verebilecek bir şekilde yetiştirilmesidir.” değerlendirmesinde bulundu.
Yeni kurulacak programlar ve yer alacakları üniversiteler
Erol Özvar, daha sonra hangi üniversitede, hangi fakülte, meslek yüksek okulu ve programların açılacağını açıkladı.
Buna göre, Ege Üniversitesi, Eskişehir Teknik Üniversitesi, Kayseri Üniversitesi, Konya Teknik Üniversitesi, Manisa Celal Bayar Üniversitesi ve Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesinde “Bilgisayar ve Bilişim Bilimleri Fakültesi” kurulacak.
Adana Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi, Eskişehir Teknik Üniversitesi, Karabük Üniversitesi, Kayseri Üniversitesi, Ondokuz Mayıs Üniversitesi’nde “Bilişim Teknolojileri Meslek Yüksekokulu” açılacak. Ayrıca, Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesindeki “Karasu Meslek Yüksekokulu’nun adı “Bilişim Teknolojileri Meslek Yüksekokulu” olarak değiştirilecek.
Üniversitelerde açılacak yeni lisans ve ön lisans programları ise şu şekilde olacak:
“Adana Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesinde, Ön-Yüz Yazılım Geliştirme, Arka-Yüz Yazılım Geliştirme, Büyük Veri Analistliği, Bulut Bilişim Operatörlüğü ön lisans ve Bilişim Sistemleri ve Teknolojileri, Bilgi Güvenliği Teknolojisi, Veri Bilimi ve Analitiği lisans programları,
Atatürk Üniversitesi ve Bursa Teknik Üniversitesinde Yapay Zeka ve Makine Öğrenmesi, Veri Bilimi ve Analitiği lisans programları,
Ege Üniversitesinde Otonom Sistemler Teknikerliği, Oyun Geliştirme ve Programlama, Ön-Yüz Yazılım Geliştirme ön lisans programları,
Eskişehir Teknik Üniversitesinde Bilişim Sistemleri ve Teknolojileri, Bilgi Güvenliği Teknolojisi lisans ve Oyun Geliştirme ve Programlama, Bulut Bilişim Operatörlüğü, Robotik ve Yapay Zeka ön lisans programları
Gaziantep Üniversitesinde İmalat Yürütme Sistemleri Operatörlüğü, Arka-Yüz Yazılım Geliştirme, Robotik ve Yapay Zeka, Ön-Yüz Yazılım Geliştirme ön lisans programları,
Harran Üniversitesinde Otonom Sistemler Teknikerliği, Robotik ve Yapay Zeka, Kurumsal Bilişim Uzmanlığı, İmalat Yürütme Sistemleri Operatörlüğü ön lisans ve Veri Bilimi ve Analitiği lisans programı
İstanbul Teknik Üniversitesinde Veri Bilimi ve Analitiği lisans programı,
Karabük Üniversitesinde Yapay Zeka Operatörlüğü, Ön-yüz Yazılım Geliştirme, Oyun Geliştirme ve Programlama ön lisans programları,
Karadeniz Teknik Üniversitesinde Yazılım Geliştirme lisans ve Yapay Zeka Operatörlüğü, Dijital Dönüşüm Elektroniği ön lisans programları,
Kayseri Üniversitesinde İnsansız Araç Teknikerliği, Otonom Sistemler Teknikerliği, Dijital Dönüşüm Elektroniği ön lisans programları,
Kocaeli Üniversitesinde Yapay Zeka ve Makine Öğrenmesi lisans ve İmalat Yürütme Sistemleri Operatörlüğü, Robotik ve Yapay Zeka ön lisans programları,
Konya Teknik Üniversitesinde Yapay Zeka ve Makine Öğrenmesi lisans programı,
Manisa Celal Bayar Üniversitesinde İmalat Yürütme Sistemleri Operatörlüğü, Dijital Dönüşüm Elektroniği, Büyük Veri Analistliği ön lisans ve Veri Bilimi ve Analitiği, Yapay Zeka ve Makine Öğrenmesi lisans programları, Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi’nde Bilişim Sistemleri ve Teknolojileri lisans programı,
Ondokuz Mayıs Üniversitesinde Yazılım Geliştirme, Bilgi Güvenliği Teknolojisi lisans ve Ön-yüz Yazılım Geliştirme, Arka-Yüz Yazılım Geliştirme, Oyun Geliştirme ve Programlama, İnsansız Araç Teknikerliği ön lisans programları,
Sakarya Üniversitesinde Veri Bilimi ve Analitiği, Bilişim Sistemleri ve Teknolojileri lisans programları,
Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesinde Arka-Yüz Yazılım Geliştirme, Ön-Yüz Yazılım Geliştirme, Bulut Bilişim Operatörlüğü, Büyük Veri Analistliği, Yapay Zeka Operatörlüğü, Dijital Dönüşüm Elektroniği, İmalat Yürütme Sistemleri Operatörlüğü, Otonom Sistemler Teknikerliği, Robotik ve Yapay Zeka, İnsansız Araç Teknikerliği ön lisans programları
Sivas Cumhuriyet Üniversitesinde Büyük Veri Analistliği, Dijital Dönüşüm Elektroniği, Kurumsal Bilişim Uzmanlığı ön lisans programları,
Trakya Üniversitesinde, Robotik ve Yapay Zeka, İnsansız Araç Teknikerliği ön lisans programları açılacak.”
Toplantıya, YÖK Yürütme Kurulu Üyeleri Prof. Dr. Erol Arcaklıoğlu, Prof. Dr. Hüseyin Karaman, YÖK Üyesi Prof. Dr. Burhaneddin Sandıkçı ve yeni programların açılacağı üniversitelerin rektörleri katıldı.
]]>ATO Meclis Salonu’nda ATO, İstanbul Gedik Üniversitesi, Başkent Üniversitesi ve Atılım Üniversitesi işbirliğinde düzenlenen panele ATO Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, İstanbul Gedik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Kesik, Ankara Vergi Dairesi Başkanı Yüksel Duman ile Ankara Yeminli Mali Müşavirler Odası Başkanı Ali Şeref Acar, ATO Meclis ve Komite Üyeleri ile çok sayıda mali müşavir izledi.
“Sattığımız ürünü yerine koyamıyoruz”
ATO Başkanı Baran, konuşmasında enflasyonun sadece Türkiye’de değil dünyada ticaretin sağlıklı işlemesini engelleyen nedenlerden biri olduğuna dikkat çekerek, “Ticaretin önündeki en büyük sıkıntı belirsizlik ortamı, belirsizliğin de nedeni enflasyon. Sattığımız bir ürünü aynı fiyattan yerine koyamıyoruz. Sattığımız ürünü yeniden alırken satış fiyatının bile üzerinde almaya başladık. Ciddi sıkıntılar yaşıyoruz. Görünürde yüksek karlar elde ediyoruz ve bu görüntü nedeniyle hak etmediğimiz vergilerle karşı karşıyayız. Çok para kazandığımız görüntüsü gerçek değil, sanal bir karlılıkla karşı karşıyayız. Bu fiktif kar nedeniyle vergiyle muhatap olmamamız gerekiyor” dedi.
Baran, enflasyonun iş dünyasını etkileyen sonuçlar ortaya çıkardığını, krediye ulaşmakta ve neredeyse tek ödeme aracı haline gelen kredi kartı konusunda sorun yaşadıklarını anlattı. Baran, “Hep birlikte geçici olan bu sıkıntılara katlanıp, en kısa sürede enflasyon derdinden ve beraberindeki sorunlardan uzaklaşmayı bekliyoruz” dedi.
Enflasyon muhasebesinin sanal karları görünür hale getirerek vergi yükünü azaltacağı ümidiyle talep edildiğini kaydeden Baran, “Bütün amaç yıllardan beridir söylediğimiz gibi verginin tabana yayılarak adaletli hale gelmesi” diye konuştu.
Baran, Başkent, Atılım ve İstanbul Gedik Üniversiteleri ile birlikte gerçekleştirdikleri panelin enflasyon muhasebesi konusunda iş dünyasının daha fazla bilgilenmesine katkı sağlamasını hedeflediklerini anlattı. Baran, “Ekonomik büyüme ve gelişmeyi sağlayabilmek için verginin iş dünyasının rekabet düzeyini yükseltecek ve ekonomik büyümeye zemin hazırlayacak bir nitelikte ve oranda olması gerektiği kanaatindeyiz” dedi. Baran, panelin üyelerin yararlanması amacıyla yayın haline getirileceğini de kaydetti.
Panelin açılışına Atılım Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Serkan Eryılmaz da bir mesajla katıldı.
“Borçsuz ve teknik iflası olmayan firma neredeyse yok”
Atılım Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nevzat Saygılıoğlu moderatörlüğünde gerçekleşen panelde, Başkent Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nalan Akdoğan, Ankara YMMO E. Başkanı Yeminli Mali Müşavir Sakıp Şeker, İstanbul Gedik Üniversitesi Öğretim Görevlisi Yeminli Mali Müşavir Nazmi Karyağdı ve ATO 65 No’lu Danışmanlık Hizmetleri Meslek Komitesi Başkanı Yeminli Mali Müşavir Soner Ülgen birer sunum yaptı. Atılım Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Saygılıoğlu, ATO Başkanı Baran’ın bir iş adamı olarak enflasyon muhasebesi konusunda iş adamlarının beklentisini yalın bir şekilde aktardığını ifade ederek, 2024 yılında devletin indirim, istisna ve muafiyetler yoluyla 2,3 trilyon lira vergiden vazgeçtiğini söyledi. Enflasyon muhasebesi uygulamasının borçlu firmalara vergi yükü çıkartabileceğine dair görüşler olduğunu aktaran Saygılıoğlu, “Borçsuz firma yok, teknik iflası olmayan firma neredeyse yok. Bu konuların ilerleyen süreçte iş dünyasının, dolayısıyla siyasetin de önüne geleceğini tahmin ediyorum” dedi. Saygılıoğlu, konuşmasında vergi affı uygulamalarını da eleştirdi.
Katılımcılarının sorularının da cevaplandığı panelin ardından Ankara Vergi Dairesi Başkanı Yüksel Duman, ATO 65 No’lu Danışmanlık Hizmetleri Meslek Komitesi Meclis Üyesi Ahmet Gültan, Ankara Yeminli Mali Müşavirler Odası Başkanı Ali Şeref Acar tarafından panelistlere birer plaket takdim edildi. – ANKARA
]]>“OMÜ; AR-GE, patentleme ve patentlerin ticarileştirilmesi noktasında Türkiye’de üniversiteler arasında ilk 10’daki yerini sabitledi”
SAMSUN – Ondokuz Mayıs Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yavuz Ünal,” OMÜ girişimci ve yenilikçi üniversiteler arasında 11 basamak yükselmek suretiyle 35. sırada kendisine yer bulmuş, Webometrics sıralamasında 29. sıradan 21.sıraya yükselmiş, etkili üniversiteler arasında 18. sırada yer almıştır. AR-GE, patentleme ve patentlerin ticarileştirilmesi noktasında Türkiye’de üniversiteler arasında ilk 10’daki yerini sabitledi” dedi.
Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yavuz Ünal, 1 Nisan 1975 yılında kurulan OMÜ’nün 49’ncı yılına özel açıklama yaptı. OMÜ’nün sürekli kendisini yükselttiğini ifade eden Rektör Prof. Dr. Yavuz Ünal, “Aday araştırma üniversitesi olarak tanımlanan Ondokuz Mayıs Üniversitesi girişimci ve yenilikçi üniversiteler arasında 11 basamak yükselmek suretiyle 35. sırada kendisine yer bulmuş, Webometrics sıralamasında 29. sıradan 21.sıraya yükselmiş, etkili üniversiteler arasında 18. sırada yer almıştır. Aynı zamanda URAP’ta 31 sıradan 26. sıraya yükselmiş, özellikle AR-GE, patentleme ve patentlerin ticarileştirilmesi noktasında Türkiye’deki üniversiteler arasında ilk 10’daki yerini sabitlemiş gibi gözüküyor. Ürettiği nitelikli sağlık hizmetiyle bölgenin güvencesi haline gelmiş, lisans düzeyindeki projeleri desteklemek suretiyle üniversitedeki öğrenci tercihini yönlendirmiş, yüksek lisans ve doktoradaki araştırmacıları burslandırmak suretiyle kendi geleceğini kurmak çabası içerisine girmiştir” diye konuştu.
“Kenevirle ilgili 34 proje”
Üniversite olarak bölgede üretilen sınai ürünler hem de zirai ürünleri dikkate alınmak suretiyle nitelikli araştırmalar yaptıklarını söyleyen Rektör Ünal, “Ondokuz Mayıs Üniversite bünyesinde yeni kurulan Eczacılık Fakültesi ile birlikte 20 fakülte, 3 enstitü, 3 meslek yüksek okulu bulunmaktadır. Hem lisans düzeyinde hem de sektörün ihtiyaç duyduğu nitelikle eleman noktasında müfredatını gözden geçirmiş, ihtiyaç duyulan ara elaman noktasında sürekli eğitim merkezinin hazırladığı eğitim programları sayesinde sektörün ihtiyacı karşılar hale gelmiş aynı zamanda da Milli Eğitim Bakanlığınca yapılan bir protokol çerçevesinde OMÜ Meslek ve Teknik Lisesi kurulmuştur. Kendi altyapısını oluşturma noktasında hem bölgeye katkı sağlama hem de bölgeden destek alma yoluna gitmiştir. Araştırma politikasında bölgede üretilen sınai ürünler hem de zirai ürünleri dikkate almak suretiyle nitelikli araştırmaları öncelikli alan olarak tanımlamış, bu bağlamda kenevirle alakalı 34 tane proje yapmış, sektörün ihtiyaçlarını karşılama noktasında da akademik personeli danışmanlığını sektörün hizmetine sunmuş, bu haliyle OMÜ, yarım asırlık tarihinde sadece kendi güçlü yapısını kurmakla kalmamış aynı zamanda bölgeye nitelik bir yatırımcının gelmesi için bir güvence teminatı oluşturmuştur” şeklinde konuştu.
Üniversite hakkında bilgi
Ayrıca OMÜ’den alınan bilgiye göre, OMÜ Karadeniz Bölgesi’nin ekonomik, kültürel ve sosyal hayatına yeni bir soluk getirmek ve bölgeye katkı yapmak amacıyla 1975 yılında kurulan köklü bir devlet üniversitesi. Bölge üniversitesi olarak kurulan ve geride bıraktığı 49 yıllık tarihiyle üniversite, kuruluş misyonunun çok ötesine geçerek bugün 2 bin 318 akademisyen ve 2 bin 464 idari personelle 53 bin 618 öğrenciye hizmet veriyor. Araştırma Üniversitesi olma hedefi ve uluslararasılaşma misyonuyla, Türkiye’nin en güçlü araştırma ve eğitim-öğretim kurumlarından biri haline geldi. Adını; Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’a gelişiyle Milli Mücadelenin başladığı tarih olarak kayıtlara geçen “19 Mayıs 1919” tarihinden alan Ondokuz Mayıs Üniversitesi’nde, 20 fakülte, 1 yüksekokul, 13 meslek yüksekokulu, 3 enstitü, 1 konservatuvar ve 27 uygulama araştırma merkezi bulunuyor. Uluslararasılaşma konusunda büyük bir gayret gösteren üniversite, 111 ülkeden 5 bin 510 uluslararası öğrenci sayısı ile Türkiye’deki tüm üniversiteler arasında en çok sayıda uluslararası öğrencisi olan ilk 5 üniversiteden biri olan uluslararası bir üniversite. Üniversitenin Merkez Kurupelit yerleşkesi, yeşil doğası ve göletleri ile muhteşem deniz, orman ve dağ manzarasına sahip 8 bin 800 dönümlük yemyeşil bir arazi üzerine kuruldu. Üniversite ayrıca şehir merkezinde ve deniz kenarında konuşlanmış Güzel Sanatlar Yerleşkesi, Çarşamba ilçesinde Mustafa Kemal Güneşdoğdu Yerleşkesi ve Bafra ilçesinde Bafra Yerleşkesi bulunuyor. Üniversitenin yerleşkeleri dışında da şehrin birçok ilçesinde yerleşkelerden bağımsız 9 eğitim birimi (MYO’lar) bulunuyor. Üniversite “Engelsiz Üniversite” olma yolunda eğitim, öğretim ve yaşam alanlarının engelli öğrencilerin durumlarına uygun hale getirilmesi, üniversitesinin öncelik verdiği çalışma alanlarından biri oldu. Engelsiz Üniversite hedefi doğrultusunda birimlerin yaptığı çalışmalar ve başvurular neticesinde, 16 birim YÖK tarafından verilen Turuncu Bayrak almaya hak kazandı. Bu çalışmalar kapsamında 9 birim Turuncu Bayrak adaylık süreci de halen devam ediyor.
]]>Çeşitli kurumlara çalışma ziyaretleri gerçekleştiren Rektör Prof. Dr. R.Cüneyt Erenoğlu’na ÇOMÜ öğretim üyesi Prof. Dr. Vedat Çalışkan ve Baku Slavyan Üniversitesi öğretim üyesi AZERSU müşaviri Prof. Dr. Cengiz Abdullayev’de katıldı.
ADSEA’nın (Azerbaycan Devlet Su Kaynakları Kurumu) davetlisi olarak Bakü’deki uluslararası konferansa katılan Rektör Prof.Dr. R.Cüneyt Erenoğlu “Tarımda Su Kullanımı” oturumunun moderatörlüğünü yaparken, Prof. Dr. Çalışkan da “Ekoloji Alanında Yenilikler” oturumunda ÇOMÜ’nün sürdürülebilirlik hedefleri ile bağlantılı programlarını ve yenilikçi girişimlerini tanıtıcı bir sunum gerçekleştirdi.
Ziyaret kapsamında Azerbaycan Milli İlimler Akademisi, Devlet Pedagoji Üniversitesi ve Azerbaycan Tıp Üniversitesi ile iş birliği protokolleri imzalandı. Bakü Devlet Üniversitesi, Azerbaycan Devlet Tarım Üniversitesi, Petrol ve Sanayi Üniversitesi, Azerbaycan Arkeoloji ve Etnografya Enstitüsü yönetimleri ile önümüzdeki aylar içinde iş birliği anlaşmaları yapmak üzere ön mutabakat ve görüşmeler gerçekleştirildi.
ADSEA Başkanı Zaur Mikayılov; Sağlık Bakanı Yardımcısı Nadir Zeynalov; Milli İlimler Akademisi Başkanı Akademik Prof. Dr. İsa Habibbeyli; Devlet Pedagoji Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Cafer Caferov ile rektör yardımcısı Doç.Dr. Eldar Aslanov; Arkeoloji ve Etnografya Enstitüsü Başkanı Doç.Dr. Ferhat Guliyev, Azerbaycan Devlet Petrol ve Sanayi Üniversitesi (ASOIU) Rektör Vekili Doç. Dr. Vazeh Asgarov ile görüşmeler gerçekleştiren Rektör Prof. Dr. R.Cüneyt Erenoğlu, yapılan görüşmelerde “Kardeş ülke Azerbaycan ile Türkiye arasında işbirliği sürecinin son yıllarda hızla geliştiğini” belirtti. “Geçtiğimiz aylarda Türkiye-Azerbaycan Üniversitesi’nin kurulmasının iki ülke arasında gelişen bilimsel iş birliğini gösterdiğini” vurgulayan rektör Prof. Dr. Erenoğlu, “Türk Dünyası ülkelerine açılan kapı konumundaki Azerbaycan ile bilimsel iş birliği süreçlerinin paydaşı olmayı Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi olarak çok önemsediklerini” ifade etti.
Azerbaycanlı yaklaşık 250 öğrencinin ÇOMÜ’de öğrenim gördüğünü ve bu sayıyı uluslararasılaşma çerçevesinde artırmayı hedeflediklerini belirten Rektör Prof.Dr. R.Cüneyt Erenoğlu “soy, dil ve kültür birliği nedeniyle iki kardeş ülkenin bilimsel iş birliklerinin sayısız yararı olacağını ve bunun için gerekli zeminin bulunduğunu” sözlerine ekledi. Rektör Prof. Dr. R.Cüneyt Erenoğlu son olarak, Azerbaycan’da ikili iş birliklerini dinamik ve kalıcı hale getirmek için Teknokent ve Bilişim Vadisi’nde ÇOMÜ’nün de yer alması için çalışmalara başlayacaklarını da müjdeledi ve çok verimli geçen bu ziyaretin organizasyonu için Prof.Dr. Cengiz Abdullayev’e teşekkürlerini iletti.
Rektör Prof. Dr. R. Cüneyt Erenoğlu’nun Azerbaycan ziyaretine eşlik eden Prof. Dr. Vedat Çalışkan da “Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı (COP 29)’nın Kasım 2024’te Bakü’de gerçekleşecek olması da iki ülkenin bilimsel ve teknolojik iş birliklerini çok üst seviyelere taşıyacaktır. Nitekim bakanlık arasında hazırlık toplantıları geçtiğimiz ay başladı. Azerbaycan Bilimler Akademisi Coğrafya Enstitüsü de konuyla ilgili mayıs ayında COP 29 için bir hazırlık toplantısı gerçekleştirecek. Bilimler Akademisi Coğrafya Enstitüsü üyesi Prof. Dr. Rza Mahmudov bu önemli toplantıya bizi de davet etmektedir. Tüm bunlar kısa sürede sonuç veren karşılıklı iş birliği çabalarımızı yansıtmaktadır” değerlendirmesinde bulundu.
ÇOMÜ Rektörü Prof. Dr. R.Cüneyt Erenoğlu Bakü’deki konferans etkinlikleri süresince Türkiye’nin Azerbaycan Büyükelçisi Cahit Bağcı, Ticaret Başmüşaviri Ahmet Erdal, Tarım Müşaviri Hakan Kalender’in yanı sıra Bilişim Vadisi yöneticileri ile de görüşmeler gerçekleştirdi. – ÇANAKKALE
]]>Cumhuriyet Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen 18. Kuruluş Yıl Dönümü Töreni’ne; Vali Selçuk Aslan, Ak Parti Düzce Milletvekili Ercan Öztürk, Düzce Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nedim Sözbir, protokol üyeleri, öğretim üyeleri, öğrenciler ve davetliler katıldı.
“Kuruluşundan bugüne başarı hikayesi yazmaya devam ediyor”
Rektör Nedim Sözbir, Düzce Üniversitesi’nin kuruluşundan bugüne başarı hikayesi yazmaya devam ettiğini söyledi. Türkiye Yüzyılı vizyonu sorumluluğuyla Düzce Üniversitesi’nin, gerek sosyal bilimler ve gerekse fen bilimleri alanında öncü projeler yürüttüğünü ifade eden Rektör Sözbir, Düzce Üniversitesi’nin kuruluşundan bugünlere gelmesinde emekleri olan tüm mensuplara teşekkür etti.
“Yeni nesil üniversite olarak sistemli, planlı ve kararlı şekilde çalışmalara devam edeceğiz”
Yeni nesil üniversite olarak sistemli, planlı ve kararlı bir şekilde çalışmalara devam edeceklerini dile getiren Sözbir, mensupların ve paydaşların katkılarıyla hizmette ve kalitede başarı çıtasını yükselteceklerini vurguladı. Düzce Üniversitesi’nin; tamamlanan, devam eden ve planlanan yatırımları, bilimsel yayınları, projeleri ve başarıları gibi birçok başlık altında detaylı bilgiler paylaşan ve değerlendirmelerde bulunan Sözbir, Düzce Üniversitesi’nin ulusal ve uluslararası sıralamalarda her geçen gün yükselişini sürdürdüğüne dikkat çekti. Düzce Üniversitesi’nin; enerji alanında Türkiye’deki üniversiteler arasında birinci, “Ormancılık ile Endüstri ve İmalat Mühendisliği” alanlarında da ikinci sırada yer alarak gurur verici sonuçlar elde ettiğini belirten Rektör Sözbir, mensubu olmaktan gurur duyduğu Düzce Üniversitesi’nin 18. kuruluş yıl dönümünün hayırlı olmasını temenni etti.
“Kendi grubunda en rekabetçi, en dinamik ve en başarılı üniversite”
Vali Selçuk Aslan, tarihi mazisi 1976 yılına dayanan Düzce Üniversitesi’nin; 30 bin öğrencisi, 3 bine yakın akademik ve idari personeli, 13 fakültesiyle devasa bir kuruma dönüştüğüne işaret etti. Düzce Üniversitesi’nin kendi grubunda en rekabetçi, en dinamik ve en başarılı üniversite olmasından büyük mutluluk duyduğunu dile getiren Aslan, çalışmalarıyla ülkemizin gelişmesine katkı sunan Düzce Üniversitesi’nin ulu bir çınara dönüşeceğini sözlerine ekledi. Dünya ile rekabet edebilmek için ilmi ve akademik bilgiyi geliştirmenin önemi üzerinde duran Aslan, Türkiye Yüzyılı vizyonunun tamamlayıcısının üniversiteler olduğunu söyleyerek Düzce Üniversitesi’nin 18. kuruluş yıl dönümünü kutladı.
Konuşmalar sonrasında Düzce Üniversitesi Sanat Tasarım ve Mimarlık Fakültesi Müzik Bölümü öğretim elemanları ve öğrencilerinin icra ettiği Türk Müziği konseri gerçekleştirildi.
Programda ayrıca Düzce Üniversitesi Sanat Tasarım ve Mimarlık Fakültesi Geleneksel Türk Sanatları Bölüm Başkanı Doç. Dr. Yusuf Parlak’ın eserlerinden oluşan Ebrü Sergisi ile geleneksel el yapımı kağıt üretimi workshop etkinliği de gerçekleştirildi. Sergi, Vali Aslan, Rektör Sözbir ve protokol üyeleri tarafından ziyaret edildi.
Yaptıkları başarılı akademik çalışmalarla, Akademik Başarı Ödülü, Atıf Ödülü, Proje Ödülü, Patent Ödülü, İnovatif Tez Ödülü ve Prestij Ödülü almaya hak kazanan öğretim üyelerine belge takdimiyle devam eden “Düzce Üniversitesi 18. Kuruluş Yıl Dönümü Töreni”, yeni unvan alan öğretim üyelerine akademik cübbelerinin giydirilmesi ile sona erdi. – DÜZCE
]]>İzmir Büyükşehir Belediyesi Kent Arşivi, Müzeler ve Kütüphaneler Müdürlüğü tarafından organize edilen programda felsefeci, çevirmen, yazar, gazeteci ve siyasetçi Baha Tevfik 140. doğum gününde “İzmirli Filozof Baha Tevfik 140 Yaşında Konferansı” ile anıldı.
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in katılımıyla Ahmet Piriştina Kent Arşivi ve Müzesi’nde (APİKAM) düzenlenen konferansta Baha Tevfik’in hayatı, eserleri ve felsefesi, farklı disiplinlerden on üç bilim insanı tarafından ele alındı. “Felsefe-Materyalizm-Mecmua”, “Etik-Duygu-Evrim” ve “Kadın-Edebiyat-Tenkit” olmak üzere üç oturumda yapılan konferansın açılış bölümünde Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer konuştu.
“HAYATTA BU KADAR İZ BIRAKMAK ÇOK ÖNEMLİ”
Baha Tevfik hakkında öğrendiklerinin kendisini heyecanlandırdığını belirten Soyer, “Çünkü 30 yaşa sığdırılmış muazzam bir hikaye var. Gencecik yaşında Meşrutiyet döneminde, Osmanlı’da Sosyalist Fırka içinde yer alıyor hatta kurucularından, pozitivizme, materyalizme çok yakın bir isim, bir yandan gerçekliği sorgulayan bir isim, bir yandan sürekli yazan, gazeteler çıkaran, makaleler yazan, çok iyi Fransızca konuşan birisi. Velhasıl çok özel bir insan ve İzmirli. Öyle olunca tabii bizim damarlar biraz daha genişliyor, heyecan artıyor. İzmirli olması nedeniyle gurur duyduğumuz bir isim. Bu kainatın yaşlı ömrüne baktığınız zaman insan ömrü nokta gibi kalıyor ama 30 yıllık yaşam yine de çok çok kısa. Fakat herkese nasip olmayan bir şey ölümden 110 yıl sonra da bu salonda onu anan insanlar var. Bu, her faniye nasip olmayan çok özel bir durum. Bu çağda insanların ölümden sonra anıldıkları pek vaki değil. Çok özel insanlar anılıyor işte onlardan biri. Sizlerin bu salonda bir araya gelmeniz muazzam bir vefa örneği. Hayatta bu kadar iz bırakmak çok önemli ve kıymetli. Hem onun açısından hem sizler açısından çok önemli bir buluşma olduğunu düşünüyorum” diye konuştu.
BAŞKAN SOYER’E TEŞEKKÜR
Dokuz Eylül Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Emekli Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ahmet Uhri ise “Felsefeyi seven bir başkan var, onun sayesinde oluyor bunlar. Başkanımıza ayrıca teşekkür ediyorum” dedi ve Baha Tevfik’in İzmir için önemine değindi.
Konferansta; İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Siyasi Tarih Anabilim Dalı’ndan Prof. Dr. Mehmet Ö. Alkan, Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü’nden Prof. Dr. Zerrin Kurtoğlu, Aydın Adnan Menderes Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Felsefe Bölümü’nden Doç. Dr. Tuncay Saygın, Gaziantep Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü Bilim Tarihi Anabilim Dalı’ndan Dr. Öğretim Üyesi Harun Çakan, Hitit Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Felsefe Tarihi Anabilim Dalı’ndan Doç. Dr. Feyza Ceyhan Çoştu, Kocaeli Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü’nden Arş. Gör. Dr. Sinan Vardar, Kırklareli Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü’nden Dr. Öğretim Üyesi Şeyma Afacan, ODTÜ Tarih Bölümü Doktora Öğrencisi İrfan Ertan, İhsan Doğramacı Bilkent Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü’nden Dr. Öğretim Üyesi Berrak Burçak Della Fave, Yeditepe Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümü’nden Dr. Öğretim Üyesi Serdar Küçük ve İstanbul Müftülüğü’nden Eğitim Uzmanı Dr. Fulya İbanoglu konuştu.
]]>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Bingöl Üniversitesi’nde Arı ve Arı Ürünleri Tanıtım Ofisi, Modern Arıcılık Kompleksi ve Teknoloji Transfer Ofisi (TTO) binalarının açılış programına katıldı. Arı ve Arı Ürünleri Tanıtım Ofisi bahçesinde düzenlenen programda konuşan Yılmaz, üniversitesinin Bingöl balıyla ilgili çalışmalarının önemli olduğunu belirtti. Yılmaz, “Bir önceki ziyaretimizde Bingöl Üniversitemizin ev sahipliğinde gerçekleşen Uluslararası Bal Şurası ve Fuarı’nın açılışını yapmıştık. Bugün de Arı ve Arı Ürünleri Tanıtım Ofisi, Modern Arıcılık Kompleksi ve Teknoloji Transfer Ofisi’nin ilimize, üniversitemize kazandırılmasına şahitlik yapıyoruz. Aynı zamanda tabii İslami İlimler Fakültesi binamızın resmi açılışını gerçekleştirmiş oluyoruz. Her biri birbirinden kıymetli binalar. Tek tek burada görme imkanımız yok belki ama sadece İslami İlimler Fakültemizin binası için bile gerçekten çok şeyler söylemeye değer. Mimarisiyle, büyüklüğüyle, kattığı değerler her türlü takdiri hak ediyor. Teknoloji Transfer Ofisi’yle üniversitemizde yapılan araştırmaların değerlendirilmesi ve ticarileştirilmesi, üniversite-sanayi iş birliğinin sağlanması, üretilen bilgi bölgesel ve ulusal düzeyde örnek oldu. Bundan sonrası da gelir inşallah. Üniversitemize daha fazla hayırsever katkısını beklediğimizi de ifade etmek istiyorum. Bu eserlerde inanıyorum ki bu desteği verenlerin isimleri de en güzel şekilde yaşayacaktır. Üniversitemizin Bingöl balının markalaşması ve arı ürünlerinin çeşitlendirilmesi yönünde çalışmaları da gerçekten takdire şayandır” dedi.
Bingöl Üniversitesi’nin arı ve arı ürünleri alanında uzmanlaşan tek üniversite olduğunu aktaran Yılmaz, “2016 yılında tarım ve havza bazlı kalkınma alanında pilot üniversite seçilmesinden bu yana yürütülen projelerle önemli ve mesafe kat etmiştir. Cumhurbaşkanımız belli sayıda üniversiteyi o tarihlerde pilot üniversite olarak ilan etmiştir. Bingöl Üniversitemiz de bunlar arasında yer almaktadır. Daha sonra yapılan çalışmalarla özellikle arıcılık konusunda ihtisaslaşması hususunda bir karar verilmiş ve bu yönde çalışmalar sürdürülmüştür. Üniversitenin bu alandaki bilimsel araştırmaları ve teknolojiye dayalı yaklaşımları yerel üreticilere modern yöntemler ve teknikler sunmaktadır. Böylece Bingöl balının ürün kalitesi arttırılmakta ve pazarlama olanakları genişletilmektedir. Bölgesel istihdama da, tabii ki ekonomiye de katkıda bulunulmaktadır. Bu üniversite, üretici iş birliği anlamında gerçekten örnek olarak ifade edebileceğimiz uygulamalardan bir tanesi. Biz her zaman altını çiziyoruz. Üniversitelerimiz toplumla, yerel yönetimle üreticiyle, sanayiciyle, çiftçiyle, meslek kuruluşlarıyla, sivil toplumla, toplumun bütün kesimleriyle ilişkilerini geliştirmek zorundadır. Üniversite bir eğitim kurumu olduğu gibi aynı zamanda bir araştırma kurumu ve bir kalkınma kurumudur. İçinde bulunduğu bölgenin kalkınması, gelişmesi için üniversitenin ortaya koyacağı çabalar son derece kıymetli. Bu da işte bu işbirlikleriyle gerçekleşebilecek bir hedef. Bu anlamda arıcılık konusunda ortaya koyulan çalışmaların örnek niteliğinde olduğunu ifade etmek isterim. Değerli katılımcılar, karakteristik tat ve aromaya sahip Bingöl balının ünü dünyaya yayılmış, coğrafi işaret alarak küresel çapta pek çok ödüle layık görülmüştür” diye konuştu.
“O dönem yorum yapanları Bingöl Üniversitesi’ne davet etmek lazım”
Yılmaz, “Cumhurbaşkanımız, başbakanken bu süreci başlattı ve her ilde bir üniversitemiz olacak dedi. Doğuda, batıda, kuzeyde, güneyde. Her ilde bir üniversitemiz olacak dedi. İnsanımız yükseköğretime erişimde sıkıntı yaşamamalı dedi. Bu zihniyetin bir sonucu olarak bu üniversiteler kuruldu. 2007 yılında kurulduğunda eleştirenler oldu. Bunlar tabela üniversitesi olacak, buradan bir üniversite olmaz diyenler oldu, yorum yapanlar oldu. O yorumları yapanları şimdi Bingöl Üniversitesi’ne davet edip gezdirmek lazım. Gerçekten bugün iftihar ettiğimiz bir noktaya geldik. Tabela üniversitesi değil, ulusal düzeyde ve uluslararası düzeyde rekabetçi bir şekilde yarışan üniversite var. Bingöl Üniversitesi bunun çok güzel bir örneği” şeklinde konuştu.
Programa Yılmaz’ın yanı sıra Vali Ahmet Hamdi Usta, AK Parti milletvekilleri Feyzi Berdibek ve Zeki Korkutata, Bingöl Belediye Başkanı Erdal Arıkan katıldı. – BİNGÖL
]]>YÖK’ten yapılan açıklamaya göre, Özvar başkanlığında, Yıldız Teknik Üniversitesi Otağ-ı Hümayun’da “Yapay Zeka, Dijitalleşme ve Büyük Veri” toplantısı düzenlendi.
Özvar, toplantıda yaptığı konuşmada, yapay zeka, yapay zekanın çözümleri, dijitalleşme ve büyük veri konularında insan kaynağı yetiştirmek üzere lisans ve ön lisans seviyesinde program açılmasına ihtiyaç duyulduğunu ifade etti.
Bu amaçla Yükseköğretim Kurulu bünyesinde “Yapay Zeka Temelli Programların Belirlenmesi Çalışma Grubu” kurulduğunu anımsatan Özvar, “Çalışma grubu, değişik ülkelerdeki üniversitelerin bölüm ve program yapılarını inceleyerek muhtemel program önerilerini kurulumuza sundu.” bilgisini paylaştı.
Çalışma grubunun önerilerini değerlendirdiklerini bildiren Özvar, “Yapay zeka, dijitalleşme ve büyük veri alanlarında üniversitelerde 2’si ilk kez olmak üzere 5 lisans ve tamamı yeni 12 ön lisans programı açılmasına karar verdik.” ifadesini kullandı. Özvar, program sayısının artacağını belirtti.
Halihazırda farklı devlet ve vakıf üniversitelerinde bulunan “Bilişim Sistemleri ve Teknolojileri”, “Yazılım Geliştirme” ve “Bilgi Güvenliği Teknolojisi” bölümlerinin farklı üniversitelerde de açılmasını karara bağladıklarını anlatan Özvar, bunlara ilaveten 2 yeni lisans programının açılmasına karar verdiklerini belirtti.
Lisans seviyesinde açılması planlanan yeni bölümlerin “Veri Bilimi ve Analitiği” ile “Yapay Zeka ve Makine Öğrenmesi” olduğunu açıklayan Özvar, lisans ve ön lisans programlarının açılacağı üniversiteleri ise şöyle sıraladı:
“Adana Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi, Atatürk Üniversitesi, Bursa Teknik Üniversitesi, Ege Üniversitesi, Eskişehir Teknik Üniversitesi, Gaziantep Üniversitesi, Harran Üniversitesi, Karabük Üniversitesi, Karadeniz Teknik Üniversitesi, Kayseri Üniversitesi, Kocaeli Üniversitesi, Konya Teknik Üniversitesi, Manisa Celal Bayar Üniversitesi, Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi, Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Sakarya Üniversitesi, Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi, Sivas Cumhuriyet Üniversitesi, Trakya Üniversitesi ve Yıldız Teknik Üniversitesi.”
Ön lisans programları
Özvar, tamamı yeni açılacak 12 ön lisans programını şöyle anlattı:
“Yapay zeka operatörlüğü, büyük veri analistliği, otonom sistemler teknikerliği, dijital dönüşüm elektroniği, robotik ve yapay zeka, oyun geliştirme ve programlama, bulut bilişim operatörlüğü, imalat yürütme sistemleri, kurumsal bilişim uzmanlığı, insansız araç teknikerliği, ön-yüz yazılım geliştirme, arka-yüz yazılım geliştirme.”
“Öğrenciler, başka bir üniversite öğretim üyesinden de ders alabilecek”
Özvar, programların bir kısmında ilk kez, müfredatta yer alan ve seçilecek derslerin büyük üniversitelerin öğretim üyelerince çevrim içi ve senkron biçiminde verileceğini bildirdi.
Böylelikle programların açılacağı üniversitelerin öğrencilerinin başka bir üniversite öğretim üyesinden de ders alabileceğini bildiren Özvar, şöyle konuştu:
“Ayrıca sektör temsilcilerinin de katkı vereceği bu programlardan azami fayda sağlamak istiyoruz. Açılacak yeni programlarda kalite güvencesinin sağlanması en önemli gündem maddemizdir. Bilişim ve yapay zeka alanında uzman hocalarımız ile ilgili sektör temsilcilerinin katkıları yeni programlarımızın müfredatlarının niteliklerini yükseltecektir.”
“Ortak müfredatı belirlemiş olduk”
Erol Özvar, tüm bu programların hangi üniversitede açılmasına ilişkin karar verirken pek çok hususu göz önünde bulundurduklarını belirterek, önce bünyesinde bilgisayar mühendisliği, yazılım mühendisliği gibi lisans programları ile bilgisayar programcılığı, web tasarımı ve kodlama gibi ön lisans programları olan üniversiteleri belirlediklerini bildirdi.
Çalışma grubu marifetiyle açılmasına karar verilen 12 ön lisans programındaki derslerin belirlendiğini ifade eden Özvar, “Böylece ortak müfredatı belirlemiş olduk. Lisans bölümlerinin zaten bir kısmı hali hazırda mevcut olduğu için bir müfredatları var. Böyle de olsa lisans bölümleri için de ortak olarak ders listesinin belirlenmesini ve ortak müfredatın takip edilmesini arzu ediyoruz.” ifadelerini kullandı.
Özvar’ın konuşmasının ardından Yürütme Kurulu Üyesi Prof. Dr. Erol Arcaklıoğlu da konuyla ilgili sunum yaptı.
Toplantıya, Özvar’ın yanı sıra yeni program ve bölümlerin açılacağı 20 üniversite rektörü ile Yükseköğretim Yürütme Kurulu Üyeleri Prof. Dr. Naci Gündoğan ve Prof. Dr. Hüseyin Karaman da katıldı.
]]>Ege Üniversitesi Hastanesi çalışanları, diğer üniversite hastanelerinde görev yapan çalışanların aldığı teşvik ödemesinin beşte birini aldıkları gerekçesiyle duruma tepki gösterdi. Sağlıkçılar adına basın açıklamasını yapan Türk Sağlık Sen İzmir Üniversite Şube Başkanı Osman Ata, “Çalışanlara yapılan bu zulme son vererek ‘hakkı hak edene teslim edin’ diyerek çağrımızı yineliyoruz. Herkes taban ve teşvik ödemelerinin artması konusunda bir mücadele ortaya koymaya çalışırken biz yitip giden teşvik ödememizi kurtarmanın peşindeyiz” dedi.
Ege Üniversitesi Hastanesi’nde örgütlü tüm sendika üyeleri, üniversite çalışanları, diğer üniversite hastanelerinde görev yapan çalışanların aldığı teşvik ödemesinin beşte birini aldıkları gerekçesiyle hak talepleriyle ilgili açıklama yaptı.
Ege Üniversitesi Başhekimlik binası önünde toplanan Türk Sağlık Sen, SES, Hep Sen, Birlik Sağlık Sen, Genel Sağlık İş Sendikası, Genç Sağlık Sen, Hekim Birliği Sendikası üyeleri adına ortak basın açıklamasını yapan Türk Sağlık Sen İzmir Üniversite Şube Başkanı Osman Ata, “Adı teşvik olan fakat idareciler tarafından angaryaya dönüştürülerek zayi edilen hakkımızın peşindeyiz. Mesele çalışanın hakkı ve alacağı ücret olunca cimrilikte sınır tanımayanlar, mevzuatta bir açık bulsalar maaşlarımızı da ödemeyip, çalışma düzenini köle sistemine çevirmek isteyenler, karşılarında hep bizi bulacaklardır” dedi.
“ÜNİVERSİTEMİZ ÇALIŞANLARININ, DİĞER ÜNİVERSİTE HASTANELERİNDE GÖREV YAPAN ÇALIŞANLARIN ALDIĞI TEŞVİK ÖDEMESİNİN 5’TE 1’NE MAHKUM EDİLMESİNE RIZA GÖSTERMEMİZ BEKLENEMEZ”
Ata, şunları söyledi:
“Tüm üniversite hastaneleri benzer ekonomik sıkıntılar yaşarken, Uludağ Üniversitesi özellikli birimler 7 bin 500, klinikler 5 bin 500, poliklinikler 3 bin 500, İstanbul Üniversitesi 4 bin 900, Adnan Menderes Üniversitesi 4 bin 100 almaktadırlar. Üniversitemiz çalışanlarının, diğer üniversite hastanelerinde görev yapan çalışanların aldığı teşvik ödemesinin 5’te 1’ne mahkum edilmesine rıza göstermemiz beklenemez. Ortada böyle bir durum varsa bu tamamen bir kötü niyet ve görevi kötüye kullanmadır. Mahkemelerde hesap sorulacak bir hukuki duruma dönüşmektedir.
“ÇALIŞANLARA YAPILAN BU ZULME SON VEREREK HAKKI HAK EDENE TESLİM EDİN”
Sıkıntı ve sorunları çalışanın sırtına yükleyip, kendileri keyif çatanlar aklını başına alsın. Harakiri yapın demiyoruz ama az insaf edin, şapkanızı önünüze koyun, kaldıysa biraz vicdanınızın sesini dinleyin diyoruz. Çalışanlara yapılan bu zulme son vererek hakkı hak edene teslim edin diyerek çağrımızı yineliyoruz. Herkes taban ve teşvik ödemelerinin artması konusunda bir mücadele ortaya koymaya çalışırken biz yitip giden teşvik ödememizi kurtarmanın peşindeyiz. Bu durum bile meselenin nasıl vahim bir hal aldığını anlatmaya yeterlidir.
“İDARECİLER ‘HASTANENE BATTI YAPACAĞIMIZ BİR ŞEY YOK’ DİYORLARSA KAPATSINLAR KEPENGİ”
Eğer idareciler ‘hastanene battı yapacağımız bir şey yok’ diyorlarsa kapatsınlar kepengi. Burası 3. basamak, köklü bir üniversite hastanesi diyorsanız. O zaman çalışanı mağdur etmeyin hakkını teslim edin. Ekonomik şartların ve enflasyonun çalışanın belini büktüğü bir dönemde bu yapılanlar tabiri caizse işkenceden farksızdır.
HAKKIMIZ BİZE TESLİM EDİLENE KADAR MÜCADELEMİZİ SÜRDÜRECEĞİZ
Teşvik ödemesini ev ekonomisine katarak geçinmeye çalışan her çalışanın yaşadığı sıkıntının vebali sizin üzerinizdedir. Çocuğuna harçlık veremeyen, pazar parasını denkleştirmeyen, her çalışanın günahına girmektesiniz. Kul hakkı yemektesiniz. Bunun hesabını iki cihanda da veremeyeceksiniz. Çalışanların temsilcileri sendikalar olarak bir kez daha kararlılıkla vurguluyoruz. Bu teşvik ödemelerindeki eksiklikler iade edilene, hakkımız bize teslim edilene kadar mücadelemizi sürdüreceğiz.”
]]>
Özvar, Trakya Üniversitesinin ev sahipliğindeki Trakya Üniversiteler Birliği’nin 22. Üst Kurul Toplantısında yaptığı konuşmada, birliğin, Trakya’da yüksek öğretimin kalitesini arttırmak ve Balkanlarla yüksek öğretime dair ilişkileri güçlendirmek hedefiyle çalıştığını ifade etti.
YÖK olarak üniversitelerin kendi aralarında tatlı bir rekabet ve işbirliği içerisinde olmalarını fevkalade önemli bulduklarını belirten Özvar, “Rekabetin, işbirliğiyle birlikte yürümüş olması üniversitelerimizin eğitim öğretim kalitesine, akademik faaliyetlerin üretkenliğine fevkalade önemli katkı veriyor. Bu bakımdan tatlı rekabetle birlikte çalışmak, birlikte yürümek en az rekabet kadar önemli. Bu bakımdan üniversitelerimizin bu birliklerini, Yükseköğretim Kurulu olarak desteklediğimizi paylaşmak isterim.” dedi.
Özvar, Trakya Üniversiteler Birliği’nin, YÖK’ün temel amaçları arasında yer alan uluslararasılaşmaya önemli katkı verdiğini dile getirdi.
Başta Trakya Üniversitesi olmak üzere diğer üye üniversitelerinin özellikle Balkan coğrafyasındaki üniversitelerle olan münasebetlerinin takdire şayan bir seviyede olduğunu ifade eden Özvar, “Romanya, Bulgaristan, Yunanistan, Kuzey Makedonya, Arnavutluk, Kosova gibi ülkelerle Bosna, Hırvatistan, hatta Sırbistan’ı dahi içine katmak suretiyle bu coğrafyada bulunan komşu ve dost ülkelerin üniversiteleriyle üniversitelerimizin fevkalade güzel ilişkileri bulunmaktadır. Biz birlik üyesi üniversitelerimizin bilhassa Balkan coğrafyasındaki üniversitelerle daha sıkı iş birlikleri kurmalarını arzu ediyoruz. Başta sağlık olmak üzere bilişim ve mühendislik alanında bu coğrafyanın önde gelen üniversiteleriyle iş birliği yapmalarını teşvik ediyoruz.” diye konuştu.
Özvar, üniversitelerin sağlık, bilişim ve mühendislik alanında Balkan üniversiteleriyle ortak çalışmalar ortaya koyması için her türlü idari ve kurumsal desteği vermeye devam edeceklerini vurguladı.
Türk üniversitelerinin son yıllarda uluslararası çevrelerde daha tanınır, daha görünür hale gelmeye başladığını belirten Özvar, şunları kaydetti:
“Üniversitelerimizin öncelikle yakın coğrafyamızda, sonra giderek uzaklaşan bir coğrafi alanda daha da tanınır hale gelmesini arzu ediyoruz. Bilhassa Balkan coğrafyasından bu bölgelere daha fazla sayıda öğrencinin gelerek burada eğitim almasını, yetişmesini arzu ediyoruz. Bununla alakalı olmak üzere almış olduğumuz bazı tedbirleri uygulamaya koymuş olduğumuzu da sizlerle paylaşıyorum. Yükseköğretim, ülkemizin en önemli alanlarından bir tanesidir. Üniversitelerimiz bu alanda devletimize ve ülkemize hizmet etmektedir. İnşallah bundan sonra da bu hizmetlerin devam edeceğine inanıyoruz. Biz Yükseköğretim Kurulu olarak bilim diplomasisinin Türk diplomasisi içerisinde son yıllarda giderek artan ağırlığını görüyoruz ve bunu destekliyoruz. Bundan sonra da bilim diplomasisi alanında üzerimize düşen bütün görevleri bugüne kadar yerine getirdiğimiz gibi bundan sonra da getireceğimizi sizlerle paylaşıyorum.”
Özvar, üniversitelerin Türkiye Cumhuriyeti’nin bilim diplomasisini en iyi şekilde yerine getirmeye çalışan kurumların başında geldiğini vurguladı.
Toplantıya, YÖK Yürütme Kurulu Üyesi Prof. Dr. Naci Gündoğan, Trakya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Tabakoğlu, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. R. Cüneyt Erenoğlu, Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Prof. Dr. İsmail Boz, Kırklareli Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Bülent Şengörür ve üniversitelerin rektör yardımcıları katıldı.
Programın ardından Özvar, Trakya Üniversitesi Senato toplantısına katıldı.
]]>Başkan Büyükkılıç, Kadir Has Kongre Merkezi’nde gerçekleşen Doğru Tercih Kampüs’te programında gençlerle samimi bir sohbet gerçekleştirdi. Giriş konuşmasını yapan AK Parti Kayseri İl Gençlik Kolları Başkanı Hayri Danacı; “Sizin olduğunuz yerde bolluk, bereket var. Her zaman olduğu gibi sizin tecrübelerinizden faydalanmak isteriz. Çok güzel bir vakit geçirmiş olacağız” dedi. Bir gencin gitar ile söylediği ‘Gesi Bağları’ türküsü ile başlayan programda gençlere hitap eden Başkan Büyükkılıç, “Sevgili gençler, buradaki amacımız sizleri yüreklendirmek ve sizlere sahip çıkmak, sizlerle birlikte olmak. Az konuşup, sizi dinleyen olmak. Taleplerinizi, beklentilerinizi, isteklerinizi önemsemek” dedi. Büyükkılıç, Kayseri’nin üniversiteler şehri olduğunu vurgulayarak, “Kayseri’mizin 5 tane üniversitesi var. Bu üniversiteler arasında Erciyes Üniversitesi araştırma üniversitesi, bunların arasında yine Abdullah Gül Üniversitesi kendi alanında iddialı bir araştırma üniversitesi. Kayseri Üniversitesi, meslek yüksekokullarını bağrında barındıran önemli bir üniversite. Nuh Naci Yazgan Üniversitesi daha çok mühendislik ve diş hekimliği alanında öğrenci yetiştiren önemli bir vakıf üniversitesi. Bir de Sağlık Bilimleri Üniversitesi Tıp Fakültesi var. Bunları zenginlik olarak görüp, yöneticiler olarak keyif alıyoruz. Siz gençlere imkan, fırsat verme olarak görüyoruz” diye konuştu. Kayseri’nin Orta Anadolu’da önemli bir merkez olduğuna işaret eden Başkan Büyükkılıç; “Yaklaşık 1 buçuk milyona yakın nüfusu var. 325 bin ortaöğrenim öğrencisi, 75 binden fazla üniversite öğrencisi söz konusu. Sizlere yönelik olarak, sizlerin hem şehrinizi sahiplenme, o şehre ait olma duygusuyla sağlamak adına önemsiyoruz. İmkanlar hazırlıyoruz. Bu konuda da gayret ediyoruz” şeklinde konuştu. Büyükşehir Belediyesi’nin gençlere yönelik hizmetlerinden de bahseden Büyükkılıç, “Çamaşır yıkama konusu da çok önemli. Gençlerimize fırsat veriyoruz. Onların çamaşırlarını yıkıyoruz. Hem vakitten kazanıyorlar, hem de gurbet ellerde biz onlara fırsat veriyoruz. 75 bine yakın öğrencisi olan genç nüfustan bahsediyoruz. Sizlere sahip çıkmak, yüreklendirmek boynumuzun borcu. Kirada olan öğrencilerimizin su faturasını Büyükşehir Belediyesi ödüyor. Bunu biliyor muydunuz? Bunların her biri bir hizmet. Ulaşım desteği. Su parası desteği. Kütüphanelerimizde ücretsiz çay ve çorba hizmeti” dedi. Programda söz alan Ulaşım A.Ş. Genel Müdürü Mehmet Canbulut da KAYBİS ile ilgili yeni düzenlemeler yapacaklarını belirterek; “Başkanım günlük iki sefer yarım saat ücretsiz olarak belirleyelim dedik” derken, Başkan Büyükkılıç da “Onu hazırlayalım, gençlere müjdesini verelim. Ayrıca inşallah Genç Kart çıkarıyoruz, proje müthiş. Millet Bahçesi’ne BMX parkuru da yapılıyor, uluslararası yarışmalar olacak. Gecesi ayrı bir güzel, gündüzü ayrı bir güzel” dedi. 8, 9 ve 10 Mart’ta Dünya Kar Motosikleti Şampiyonası’nın Türkiye’de ilk kez Erciyes’te düzenleneceğini söyleyen Başkan Büyükkılıç, iki önemli sanatçının da konser vereceğini, yine Erciyes’te yerli ve milli otomobil TOGG’un kış sürüşlerinin gerçekleştirildiğini hatırlattı. Gençlere sinema bileti ile ücretsiz internet kartı hediye eden Büyükkılıç, gençlerle birlikte Recep Tayyip Erdoğan Millet Bahçesi’ne de bir gezi programı düzenleyeceklerini ifade etti. Kayseri’yi önümüzdeki günlerde akıllı şehir projeleri ile buluşturacaklarını, bilişimin merkezi yapmak için gayret edeceklerini söyleyen Başkan Büyükkılıç, gençlere bu projelere katkı sağlayacak çalışmalar yapmaları tavsiyelerinde bulundu.
ERÜ Rektörü Altun’dan Sürpriz Projeler
Büyükkılıç, Erciyes Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Altun ile telefon görüşmesi de gerçekleştirirken; “Onlar bizim evladımız, onlara çok güzel sürpriz projeler hazırlıyoruz. Sizin burada çok güzel bize destekleriniz var. Sizin desteklerinizi her zaman hissediyoruz” diye konuştu. Altun, öğrencilere yemekhanelerdeki ücret konusunda da senato ile yeniden toplantı yapacaklarını, yapılacak değerlendirme sonrası açıklama yapacaklarını ifade etti. Ramazan ayında da öğrencilere ücretsiz her gün iftar yemeği verileceğini duyuran Prof. Dr. Altun, “Gençlere çok selamlar, böyle bir başkanları olduğu için gurur duymaları lazım. Onu da söyleyelim” dedi. Talas Gençlik Merkezi’nin bir öğrencisi de; “Güzel bir proje için teşekkür etmek istiyorum. Yöneticiliğini yaptığınız Kayseri Büyükşehir Belediyesi’nin Talas Gençlik Merkezi projesi öğrencisiyim. Bu projenizden dolayı size çok teşekkür ediyorum. Belediyeciliğe yeni bir vizyon getiren projedir. Türkiye’nin ilklerindendir, çok teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu. Çekilişle gençlere sürpriz hediyeler veren Büyükkılıç, öğrencilerin taleplerini ve sorularını da samimiyetle cevapladı.
AK Parti Kayseri İl Gençlik Kolları Başkanı Danacı gençler adına çok güzel etkinlikler ve hizmetler yaptığı için Başkan Büyükkılıç’a teşekkür etti. – KAYSERİ
]]>Akdeniz Üniversitesi ev sahipliğinde ikinci kez düzenlenen Güney Kariyer Fuarı’nın açılışına saatler kaldı. Akdeniz Üniversitesi ev sahipliğinde 12 üniversitenin paydaşlığında düzenlenen Güney Kariyer Fuarı’nın açılış töreni Cuma günü saat 09.00’da Mimar Sinan Kongre ve Sergi Merkezi’nde gerçekleştirilecek. Antalya Valisi Hulusi Şahin, Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, Cumhurbaşkanlığı İnsan Kaynakları Ofisi Başkanı Doç. Dr. Salim Atay, 12 üniversitenin rektörü ve il protokolünün katılımlarıyla gerçekleşecek fuar eğitimden teknolojiye, sanattan spora pek çok alanda sektörün önde gelen isimlerini ağırlayacak.
Rekor katılım bekleniyor
23-24 Şubat 2024 tarihlerinde 2 gün süresince düzenlenecek GÜNKAF’ta öğrencilerin iş hayatına daha iyi hazırlanması amacıyla mülakatlar, söyleşiler, eğitimler, seminerler, örnek olay çalışmaları, çeşitli atölye çalışmaları yapılacak. Alanında yetkin isimler tecrübe paylaşımlarıyla da öğrencilere rehberlik edecek. Yine 200’ün üzerinde açılacak firma standıyla öğrenciler firmalarla iş ve staj imkanları için birebir görüşme fırsatı bulacak. Birbirinden renkli etkinliklere ev sahipliği yapacak GÜNKAF’ta tiyatrolar, dans gösterileri, ebru resim, seramik atölyelerinin yanı sıra Çanakkale Savaşları Mobil Müzesi Tır’ı da ziyaretçilere açık olacak. 85 farklı etkinlik ile rekor kıran GÜNKAF’ta öğrenciler kariyerlerini şekillendirmenin yanı sıra yeteneklerini keşfedip keyifli vakit geçirecekler.
Yıldız isimler geliyor
Önemli isimleri buluşturan GÜNKAF’ta 2023 Dünya Okçuluk Şampiyonu Mete Gazoz, Sanatçı Sümer Ezgü, Eski Milli Futbolcu/Teknik Direktör Ümit Karan, Güreşçi İsmail Balaban, Turan Balaban, TV Yapımcısı/Sporcu/Eğitmen Serdar Kılıç gibi yıldız isimler öğrencilerle bir araya gelecek. Yine alanında yetkin isimlerden CBİKO Yetenek Kazanımı ve Organizasyon Dairesi Başkanı Dr. Neşe Gülmez, CBİKO İnsan Kaynağı Eğitim ve Geliştirme Dairesi Başkanı Dr. Savaş Ceylan, Sunexpress İK Koordinatörü Dr. Yasin Öztürk, KOSGEB Antalya Müdürü Dr. İbrahim Uğur Erkış, Piksel Akademi Kurucusu Emrah Kozan, CW Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Tarık Sarvan ve daha pek çok isim öğrencilerle buluşacak.
Sürpriz hediyeler
Sürprizleriyle de öğrencileri sevindirecek GÜNKAF’a kayıt yaptıranların arasından özel bir çekilişle çeşitli hediyeler verilecek. Fuara kayıt yaptıran 5 öğrenci, Türk Hava Yolları tarafından gidiş dönüş Avrupa ülkelerine uçak bileti kazanacak. Antalyaspor’un Süper Lig’in kalan dönemi için her maça 100 bilet kazanma şansı da öğrencileri bekliyor. Ayrıca 3 öğrenciye spor merkezinde aylık spor üyeliği, farklı firmalarda 45’er öğrenciye 1 saatlik scooter kullanımı, 30 öğrenciye dalış eğitimi gibi farklı hediyeler de yine çekilişle öğrencilerin olacak.
13 üniversite iş birliği
Fuara Akdeniz Üniversitesinin yanı sıra Alanya Alaattin Keykubat Üniversitesi, Alanya Üniversitesi, Antalya Bilim Üniversitesi, Antalya Belek Üniversitesi, Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi, Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi, Karamanoğlu Mehmet Bey Üniversitesi, Çağ Üniversitesi, Tarsus Üniversitesi, Toros Üniversitesi, Mersin Üniversitesi ve Süleyman Demirel Üniversitesi öğrencileri katılım sağlayacak. 200’ün üzerinde firmanın stant açacağı fuarı 50 binin üzerinde katılımcının ziyaret etmesi bekleniyor. – ANTALYA
]]>Üniversiteden yapılan açıklamaya göre, 2000-2008 yılları arasında BM’ye bağlı en önemli barışı koruma operasyonunu yöneten Columbia Üniversitesi SIPA Kent Global Liderlik Programı Profesörü Jean-Marie Guehenno, Sabancı Üniversitesi Tuzla kampüsünde özel bir konuşma gerçekleştirdi.
“Çatışmaların Dönüşümü ve Barış İnşasının Geleceği” başlıklı etkinlikte Guehenno, uluslararası ilişkiler alanında 21. yüzyılda yaşanan dönüşüme ve bu dönüşümde gelişen yeni teknolojilerin etkisine ışık tuttu.
Açıklamada etkinlikteki konuşmasına yer verilen Prof. Guehenno, dünyada yaşanan çatışma sayısının soğuk savaştan bu yana en yüksek seviyeye ulaştığına dikkati çekerek, “Yakın zamanda yapılan bir araştırmaya göre, 2022 yılında, ortalama 8 ila 11 yıldır devam eden 55 aktif çatışma yaşandı. Bunun 10 yıl öncesinde ise ortalama süresi 7 yıl olan 33 aktif çatışma söz konusuydu. Dünyada durumun kötüleştiği ve soğuk savaşın sona ermesiyle beliren iyileşmenin ardından çatışmaların arttığı açık bir şekilde görülebilir.” ifadelerini kullandı.
Savaş ile barış arasındaki ayrımın giderek görünmez hale geldiğini ve dünyadaki denge politikasından çıkarı bulunan birçok aktör bulunduğunu kaydeden Guehenno, “Çatışmaların önlenmesi, bugünün dünyasında mutlak öncelik olmalı. Devletler ve uluslararası örgütler tek başlarına bunu başaramaz. Çatışmayı önlemenin başarılı olabilmesi için, iş dünyası ve sivil toplumun da çözümün bir parçası olması gerekiyor.” değerlendirmesinde bulundu.
“Kendine güvenin olduğu bir çağda değiliz”
Guehenno, bugünün baskın klişesinin, dünyanın yeni bir soğuk savaş döneminin başlangıcında olduğu ve dünya ekonomisinin, Birinci Dünya Savaşı’ndan bu yana hiç olmadığı kadar çok kutuplu ama aynı zamanda bütünleşik hale geldiğini vurgulayarak, şunları kaydetti:
“Soğuk savaş büyük ölçüde ideolojik bir karşılaşmaydı. Her kamp, ideolojisinin meşruiyetine ikna olmuştu. Sovyetler Birliği’nin çöküşünden sonra, Batı ülkeleri, dünya çapında algıları şekillendirmeyi amaçlayan ‘batı evrenselciliği’ anlatısını dayatmak için büyük çaba harcadı. Bu, demokratikleşmenin, barış ve refaha öncülük eden bir anlatısıydı. Üçü de el ele gitmeliydi ve bu, geri kalan dünya için çekici bir modeldi. Bu anlatı, demokratik görünen ülkelerin demokratik olmayan bir şekilde saldırgan davranması ve demokratik olmayan Çin’in istikrarlı ekonomik ilerleme sağlamasıyla, anlamını yitirmeye başladı. Batı’nın zafer kazanan anlatısının sona ermesi, yerini alternatif bir anlatıya bırakmadı. Artık kendine güvenin olduğu bir çağda değiliz. Akışkan, çok katmanlı, kararlaştırılmış bir yapısı ve tanımlayıcı bir prensibi olmayan bir çağdayız.”
Guehenno, teknolojinin gelişimiyle yaşanan veri devriminin, önceki yüzyıllarda matbaanın keşfi ve sanayi devriminin yarattığı toplumsal dönüşümden çok daha büyük ve hızlı bir etkiye sahip olabileceğini, bireyler, bilimsel kurumlar, işletmeler, devletler gibi veri devriminden potansiyel olarak fayda sağlayan birçok farklı çıkar grubu olması nedeniyle taraflar arasında yaşanabilecek güçlenmenin risk teşkil ettiğini belirtti.
Sabancı Üniversitesi Uluslararası Danışma Kurulu Üyesi Muhtar Kent ise Columbia Üniversitesi SIPA Kent Global Liderlik Programı Uluslararası Çatışma Çözümü Merkezinin “Altın Üçgen” anlayışıyla hareket ettiğine işaret ederek, “Devletlerin, iş dünyasının ve sivil toplumun bir araya gelerek son 20-30 yılda yaşadığımız toplumsal sorunları çözmeye çalışmasını yansıtan ‘Altın Üçgen’ anlayışına gerçekten inanıyorum. Çünkü biliyoruz ki, bu sorunları devletler, iş dünyası ya da sivil toplum tek başına çözemez.” açıklamasında bulundu.
]]>AK Parti’nin Malatya Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Sami Er, Yeşilyurt Belediye Başkan Adayı Prof. Dr. İlhan Geçit ve Battalgazi Belediye Başkan Adayı Av. Bayram Taşkın, İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Kızılay’ı makamında ziyaret etti.
Ziyarette ilk olarak konuşan Rektör Prof. Dr. Ahmet Kızılay, deprem sonrası bu sürecin çok önemli olduğunu belirterek, belediye başkan adaylarının bu noktada büyük bir yükü omuzladıklarını söyledi. Bu süreçte adaylara başarılar dileyen Kızılay, “Ben kıymetli Belediye Başkanı adaylarımızın ipi göğüsleyeceklerine gönülden inanıyorum. Ama asıl olan bundan sonra şehrin yeniden imarı ve diğer konularda bütün faaliyetlerde elimizden gelen desteği vermek istiyoruz. Şimdiye kadar da mevcut belediye başkanlarımız ve önceki başkanlarımızla da iyi bir işbirliği ve iletişim içerisinde olduk. Bundan sonra da daha da çok işbirliği yaparak faaliyetler yapacağımıza inanıyorum” dedi.
AK Parti Malatya Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Sami Er ise, Malatya’yı Malatyalılar ile birlikte yöneteceklerini her platformda dile getirdiklerine dikkat çekerek, “Malatya’mızın 2 tane önemli Üniversitesi var. İnönü Üniversitesi ve Turgut Özal Üniversitesi. Üniversitelerimizle yöneteceğiz, Ticaret ve Sanayi odamızla, esnaf odamızla, STK’larımızla, organize sanayimiz ile ve hatta önemli iş adamlarımızla birlikte yöneteceğiz. Malatya halkımızla birlikte yöneteceğiz şehrimizi” ifadelerine yer verdi.
Üniversitelere Malatya’nın inşa sürecinde çok büyük bir görev düştüğünü ifade eden Er, “Hem üniversite sanayi işbirliği hem belediye ve üniversite işbirliğini sürekli ve daim olması gerektiğini düşünüyorum. Malatya’nın yaralarının sarılması, bir an önce küllerinden yeniden doğması için üniversitemize çok ciddi işbirliği yapması gerektiğini düşünüyorum. Malatya’mızın birikmiş bir takım imar hareketleriyle ilgili sorunları var. Üniversitemizin bu konuya da hakim olduğunu gördüm. Gerek yerinde dönüşümle ilgili planlarla ilgili yapılacak olan çalışmalar, gerekse orta hasarlı binaların güçlendirme projeleriyle ilgili bulunan aksaklıklar ve daha birçok konuyla ilgili. Depremin sadece imar hareketleriyle de ilgili değil toplumsal bir takım sıkıntıları da var. Bunlarında giderilmesi hususunda da üniversitemizle işbirliği yapacağız. Her alanda üniversitemizle istişareli çalışacağız. Bu amaçla da bir ön ziyaret akabinde de çalışmalarımız devam edecek” diye konuştu.
Malatya’nın yeniden inşası masaya yatırıldı
Rektörlük ziyaretinin ardından gerçekleşen toplantıda ise Malatya’nın yeniden ayağa kaldırılması adına yapılacak projeler üzerine geniş çaplı istişarelerde bulunuldu. Toplantıya Malatya Büyükşehir Başkan Adayı Sami Er, İnönü Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İbrahim Türkmen, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Kentsel Dönüşüm Alanları Daire Başkanı Mehmet Bedestenci, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Malatya İl Müdürü Cengiz Başer, AK Parti Yeşilyurt İlçe Belediye Başkan Adayı Prof. Dr. İlhan Geçit, AK Parti Battalgazi İlçe Belediye Başkan Adayı Av. Bayram Taşkın katıldı. – MALATYA
]]>Rektörlük Senato Salonu’nda gerçekleştirilen imza törenine Kayseri Üniversitesi Rektörü ile Üst Yöneticileri, hayırsever Osman Ulubaş ve Osman Ulubaş Köşk Anadolu Lisesi yöneticileri katildi.
Kayseri Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kurtuluş Karamustafa protokolde yaptığı konuşmada, “Bugün burada Kayseri Üniversitemiz ile Osman Ulubaş Köşk Anadolu Lisesi arasında ‘Uluslararası Birleşmiş Milletler Model Konferansı 2024 (Munos24)’ Projesi İş Birliği Protokolü’ ve “Sosyal, Bilimsel ve Kültürel İş Birliği Protokolü” olmak üzere iki ayrı iş birliği protokolünü imzalıyoruz. Birlikte çalışma ve iş yapabilme ruhu ile bir araya gelerek, oluşturacağımız sinerji ile ülkemizin geleceği sevgili gençlerimiz için çalışmalar yürüterek yükseköğretime daha bilinçli ve emin adımlarla hazırlanmalarına yardımcı olmak amacıyla böylesine kıymetli bir protokolü imzalayarak, son derece kıymetli çalışmalara başlangıç yapacağımızı ümit ediyorum. Eğitim kurumlarını, öğrencilerin yalnızca teknik bilgi ile donatıldığı müesseseler olarak görmek son derece sığ bir bakış açısı olacaktır. Yükseköğretim sonrasında gençlerimizin toplumun ilerisinde, ülke vizyonunu özümsemiş, küresel düşünüp yerel hareket edebilme kabiliyetine haiz, bulunduğu sektörün talep ettiği üstün vasıflara sahip, ülkesinin sürdürülebilir rekabet gücü elde etmesine var gücüyle katkı sunma gayretinde ve sosyal fayda oluşturan süreçlerin içerisinde yer alma arzusunda bireyler olarak hayata atılmaları; bu bilinç ve özveri ile ülkelerine hizmet etmeleri geleceğimiz için çok büyük önem arz etmektedir” ifadelerini kullandı.
Kayserililerin hayırseverliğinden de bahseden Kayseri Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kurtuluş Karamustafa; “Hayırseverlerin de büyük destek ve gayretleri ile Kayseri, eğitim alanında Türkiye’nin önde gelen şehirleri arasında yer almaktadır. Bu anlamda kıymetli hayırsever iş insanı Osman Ulubaş’ın eğitim alanında ilimize yaptığı katkılar takdire şayan bir boyuta ulaşmıştır. Osman amcamızın mesleki ve teknik eğitime ne denli önem verdiği, bakış açısının ne kadar geniş olduğu bilinmektedir. Kayseri Üniversitesi de misyon ve vizyonunun gereği olarak odağına mesleki ve teknik eğitimi alan bir anlayış ile eğitim-öğretim faaliyetlerini yürütmektedir. Bu vizyon birlikteliğinin üniversitemizi güçlendirerek daha ileriye taşıyacağına; daha güçlü bir Kayseri Üniversitesi’nin ise sanayi ve üretimde çok daha hızlı ve sürdürülebilir ilerleme çalışmalarına kapı aralayacağına inanıyoruz” diye konuştu.
Kayseri OSB’de yine Kayserili hayırsever iş insani Avukat Mehmet Altun tarafından yaptırılacak olan teknik kampüsün de önemine işaret eden Kayseri Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kurtuluş Karamustafa değerli iş insani Osman Ulubaş’ın da mesleki ve teknik yükseköğretime vermiş olduğu desteklerden de bahsetti ve teşekkür etti.
Hayırsever Osman Ulubaş imzalanan bu protokolün vatanımıza ve milletimize hayırlı olmasını diledi.
Osman Ulubaş Köşk Anadolu Lisesi Okul Müdürü İlhami Boran ise yapılan protokolün öğrenciler açısından çok faydalı olacağına inandığını ifade etti. – KAYSERİ
]]>MİT Başkanı İbrahim Kalın tarafından açıklanan Milli İstihbarat Akademisi’nin faaliyetlerine ilişkin detaylar, MİT’in yenilenen internet sayfasında yer aldı.
Buna göre, 6 Ocak itibarıyla faaliyetlerine başlayan Akademi, istihbarat, güvenlik ve strateji alanlarında lisansüstü eğitim ve bilimsel araştırmalar gerçekleştirecek. Akademi’nin bu çalışmalarla Türkiye’de istihbarat alanının bir bilim dalı olarak yerleştirilmesi ve geliştirilmesine katkı sağlaması hedefleniyor.
Akademi ile aynı zamanda Türkiye’nin istihbarat ve güvenlik alanındaki iddiasının güçlendirilmesi ve bu alandaki deneyiminin kavramsallaştırılması amaçlanıyor.
Yüksek lisans ve doktora programları açılacak
Milli İstihbarat Akademisi bünyesindeki enstitülerde açılacak yüksek lisans ve doktora programlarına, üniversitelerin en az 4 yıllık örgün eğitim veren ilgili lisans programlarından mezun olan ve akademi şartlarını karşılayan herkes başvurabilecek.
Bu programlarda eğitim gören öğrenciler, istihbarat, güvenlik, strateji, bölge çalışmaları, siber güvenlik ve kriptoloji, uydu-uzay sistemleri, yapay zeka ile veri analitiği ve benzeri alanlarda çalışmalar yürütebilecek.
Bilimsel araştırmalar yapılacak, AR-GE projeleri geliştirilecek
Akademi ayrıca bilimsel araştırmalar gerçekleştirecek, AR-GE projeleri geliştirecek.
Bu kapsamda, Türkiye’nin stratejik öncelikleri ve hedeflerini göz önünde bulundurarak istihbarat ve güvenlik alanlarında araştırmalar yapılması ve projeler üretilmesi, bu alanlarda çalışan akademisyenler ile uygulayıcıların ortak bir platformda buluşmasını sağlayacak nitelikte ulusal ve uluslararası düzeylerde çalıştay, seminer, konferans, kongre gibi organizasyonların düzenlenmesi hedefleniyor.
Akademi bünyesindeki eğitim ve bilimsel araştırma faaliyetleriyle istihbarat ve güvenlik alanında bilimsel bilgi üretilmesi, bu birikimin uluslararası literatüre aktarılması ve bu süreçte Türkiye’de nitelikli ve dünyayla entegre bir istihbarat çalışmaları topluluğu oluşturulması amaçlanıyor.
İstihbarat, güvenlik, strateji ve bölge araştırmaları alanında çalışan ulusal ve uluslararası akademisyenler, öğrenciler, uzmanlar, siviller ya da kamu personeli için disiplinler arası araştırma platformu işlevi görmeyi de hedefleyen Akademi, bu alandaki ulusal ve uluslararası tartışmalara katkı sunmayı planlıyor.
Akademi Başkanı Prof. Dr. Talha Köse
İlk kez kurulan Milli İstihbarat Akademisinin Başkanı Prof. Dr. Talha Köse oldu.
Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümünden mezun olmasının ardından Sabancı Üniversitesi Uyuşmazlık Analizleri ve Çözümleri programından yüksek lisans derecesi alan, ABD’deki George Mason Üniversitesi Çatışma Analizi ve Çözümü Enstitüsünde doktorasını tamamlayan Köse, George Mason Üniversitesi, Maastricht Üniversitesi ve Marmara Üniversitesinde misafir öğretim üyesi olarak dersler verdi.
İstanbul Şehir Üniversitesi ile İbn Haldun Üniversitesi’nin kuruluş sürecinde görev alan, Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanlıklarını yapar Köse, SETA’da Toplum Masası Direktörlüğü ve Brüksel Masası Direktörlüğü görevlerini yürüttü.
İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesinde Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümünde görev alan Köse, uluslararası ilişkiler, çatışma çözümleri, barış inşası, Türk siyaseti, etnik ve mezhepsel kimlikler ve radikalleşme gibi konularda çalışmalar yürütüyor.
Türkçe, İngilizce ve Arapça dillerinde yayımlanan çok sayıda bilimsel yayını bulunan Köse, ulusal ve uluslararası akademik projelerde yürütücü ve araştırmacı olarak da görev aldı.
]]>Moderatörlüğünü Uşak Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Hikmet Gültekin’in yaptığı panelde Kütahya Dumlupınar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Süleyman Kızıltoprak ve Kudüs Mihmandarı gazeteci Bülent Deniz, ‘Filistin Davamız ve Kudüs’ konulu birer konuşma yaparak soruları cevapladılar. Saygı duruşu, İstiklal Marşının okunması ve Kur’an-ı Kerim tilavetinin ardından Rektör Prof. Dr. Ekrem Savaş açılış konuşması yaptı.
Prof. Dr. Ekrem Savaş, İsrail’in Filistin halkına yönelik aylardır süren soykırıma varan saldırılarını bir kez daha lanetlediklerinin altını çizerek, “İsrail’in saldırılarının başladığı 7 Ekim’den bu yana, Üniversite olarak Filistin konusundaki hassasiyetimizi dile getiriyor, gerek basın açıklamaları gerekse de panellerle konuyu gündemde tutmayı sürdürüyoruz. Hiçbir şüpheniz olmasın ki tarihi ve kültürel bağlarla bağlı olduğumuz mazlum Filistin halkına yönelik güçlü desteğimiz her zaman devam edecektir.” dedi.
Savaş: ‘Biz zalimin karşısındayız.’
Gazze düşerse İslam aleminin de düşeceğine dikkat çeken Prof. Dr. Savaş, “Filistin, Gazze ve Kudüs bizim için çok önemli. Yapılan zulümün karşısında ve Filistin halkının yanında, zalimin karşısındayız. Yapılanlar utanç verici. Batılıların dilleri lal, gözleri kör. Gazze’ye gidecek insani yardımları engelleyecek kadar kalpleri katı. Aylardır insanların üzerine bombalar yağıyor. Gazze’yi açık hava cezaevine çevirdiler. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan bu vahşetin durması için çalışıyor, dünyayı harekete geçmeye çağırıyoruz. İnsanlık için birlik ve beraberlik içinde olmalıyız. Bizim medeniyetimiz hiçbir coğrafyada vahşet yaşatmamıştır. Aksine bulunduğumuz her yere insanlık ve merhamet götürdük. İnanıyorum ki ‘Nehirden denize’ Filistin özgür olacaktır” ifadelerini kullandı.
Gençlere seslenen Rektör Savaş, İsrail’in saldırıları karşısında Filistin halkının yanında olmak, insan olmanın, vicdan sahibi olmanın bir gereğidir diyerek “Uşak Üniversitesi olarak yapılan zulme dikkat çekmek için birçok etkinlik düzenliyoruz. Bu etkinliklerde anlatılanlar sizlerin farkındalığını daha da artıracaktır. Tarihi iyi inceleyin. Okuyun ve sorgulayın. Teknolojinin zalimin elinde ne hale geldiğini görüyorsunuz. Sizler teknolojiyi iyi öğrenin ve insanlık hayrına kullanın. Nerede mazlum varsa onun yanında zalimin de karşısında olun. Değerli konuşmacılarımız Kütahya Dumlupınar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Süleyman Kızıltoprak ve Kudüs Mihmandarı, habervakti.com Genel Koordinatörü Bülent Deniz’in verecekleri bilgilerin konuyla ilgili farkındalığı daha da artıracağına inanıyorum. Kendilerine katılımlarından dolayı teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.
Konuşmaların ardından panel Uşak Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Hikmet Gültekin, Uşak Üniversitesi olarak zulmün durması için ‘Filistin ve Kudüs’ davasını diri tutmaya devam edeceklerini belirtti. Ardından soruların cevaplanmasının ardından Uşak Milletvekili İsmail Güneş ve Rektör Prof. Dr. Ekrem Savaş tarafından panelistlere teşekkür plaketlerinin takdim edilmesiyle son buldu. Öte yandan panel ardından Gazze’de şehit olanlar ve tüm şehitlerimiz için lokma dağıtıldı. – UŞAK
]]>