Mersin Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı tarafından, üreticilerin çevre dostu tarım uygulamalarını benimsemesi ve teşviki için 3 yıl önce başlatmış olduğu ‘organik tarım’ projesi sürüyor. Projeden faydalanan Yel ailesi de bunlardan bir tanesi. Silifke ilçesine bağlı Gündüzler Mahallesi’nde yaşayan ve çiftçilikle uğraşan Yel ailesi, öğrendikleri bilgiler ışığında hasatlarını yapmanın mutluluğunu yaşıyor.
Kimyasal herhangi bir girdi kullanılmadan, üretimden tüketime kadar her aşamasında kontrollü ve sertifikalı üretim biçiminin yaygınlaştırıldığı proje ile Büyükşehir Belediyesi, sürdürülebilir tarımın önünün açılmasını kolaylaştırıyor. Tüketicilerin daha sağlıklı ve organik ürünlere erişim sağladığı, üreticilerin de daha kaliteli ve verimli ürünler sayesinde katma değer elde ettiği proje, hem üreticinin hem de tüketicinin yüzünü güldürüyor.
Proje kapsamında organik tarımın yetiştirilmesi, toplanması, hasadı, kesim ve işleme, ambalaj ve muhafaza gibi adımları ve nasıl yapılacağını öğrenen üreticiler, eğitim sonunda sertifikalı bir şekilde üretimlerini yapabiliyor. Dışarıda oldukça maliyetli olan sertifikasyon aşamasını Büyükşehir Belediyesi ile ücretsiz bir şekilde aşan üreticiler; hem ilaç, gübre gibi girdi maliyetlerini azaltmaktan hem de doğa dostu uygulamadan oldukça memnun kalıyor. Organik tarım sertifikası almak için daha önce dolandırıcılara para kaptıran aile, belediyenin desteklerini fazlasıyla hissettiklerini ve Başkan Vahap Seçer ile birlikte, belediyecilik anlayışının halk adına nasıl yapıldığını gördüklerini ifade ettiler.
“Projemizde hem üreticileri, hem de tüketicileri düşündük”
Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığında ziraat mühendisi olarak görev yapan Emine Sevgül Şahman, 2021 yılında başlattıkları ‘organik tarım’ projesini, 2022 ve 2023 yılında devam ettirerek tamamladıklarını ifade etti. Üreticileri, sertifikalı organik tarıma teşvik etmek için projeyi hayata geçirdiklerini kaydeden Şahman, “Projemizi 2021 yılında 100, 2022 yılında 99 ve 2023 yılında 98 üreticimizle tamamladık. Tüm üreticilerimiz sertifika alma hakkını kazandı. Ürün yelpazemizde ise üzüm, badem, buğday, zeytin ve çeşitli sebzeler yer alıyor” dedi.
Organik tarım projesi ile hem üreticileri de hem tüketicileri düşündüklerini söyleyen Şahman, “Üreticilerimiz bu sayede, kimyasal madde içermeyen ürün üretiyorlar. Bu süreçte üreticilerimize organik tarım üretimi ile ilgili eğitimler verdik. 3 sene boyunca organik gübre desteği sağladık. Üreticilerimizin daha çok verim almalarını sağlayıp, ekonomilerine katkı
sunduk. Bu sayede yerelde üretimin artmasını da sağlamış olduk. Mersin Büyükşehir Belediyesi olarak üreticilerimize tarımsal desteklerimizi daha güçlü bir şekilde sunmaya devam edeceğiz” diye konuştu.
“Büyükşehir sayesinde maliyeti düşürdük”
Badem üreticisi Abdullah Yel, belediyelerin son yıllarda tarımsal destekleri artırdığını kaydederek, “Bunların başında Mersin Büyükşehir Belediyesini sayabiliriz. Küçükbaş hayvan, sulama borusu, gübre, fide fidan, hamur yoğurma, üzüm sıkma makinası verildi. Hepsinden çok memnunuz. Geçen sene ürünlerimiz güzel para etti. Geçen yıla kadar sattığımız ürünler, yaptığımız masrafı karşılamıyordu. Aldığımız para ilaca, gübreye gidiyordu. Büyükşehir sayesinde ilaç ve gübre masrafını ve maliyeti de düşürdük” ifadelerini kullandı.
“Ürünlerden şimdi daha çok verim alıyoruz”
Üzüm üreticisi Nurten Yel de organik tarım sayesinde ürünlerden daha çok verim aldıklarını belirterek, “Bu destek ve eğitimden sonra çok şey öğrendik. Daha önce ektiğimiz yerden az kazanıyorduk. Şu anda daha çok verim alıyoruz. Önceden bildiğimiz çok yanlış varmış” şeklinde konuştu. – MERSİN
]]>Havaların ısınması ile çay üreticileri gübreleme ve budama işlemleri için çay bahçelerine girmeye başladı. ÇAYKUR’a çay satmak için üreticilerin çay tarım arazilerinin 10’da 1’ini budamak zorunda olduğunu hatırlatan Mavi, bu işlemi gerçekleştirmeyen üreticilerin ise her yıl olduğu gibi bu yıl da ÇAYKUR’a çay satamayacağını uyarısında bulundu.
Geçtiğimiz yıl özel sektör çay firmalarının ÇAYKUR’a yakın hatta bazen ondan da yüksek fiyattan çay almasından etkilenen bazı üreticilerin bu yıl budama yapmayarak çaylarını özel sektör çay fabrikalarına satmayı planladığını ve bu durumun önüne geçilmesi gerektiğini savunan ÇAYÜDAD Başkanı Mustafa Mavi, herkesin çaylarını budama yapmasını istedi. Aksi taktirde özel sektörün fiyat ile istediği gibi oynayabileceğini hatırlatan Mavi üreticilerden çay bahçelerine girerek yapmak zorunda oldukları budamaları gerçekleştirmesini tavsiye etti.
Hava şartlarının gidişatının iyi olmasından ötürü çay üreticilerinin rahatlıkla çay öncesinde bahçelerine girdiğini kaydeden Mustafa Mavi, üreticilerin ön hazırlıklara başladığını dile getirdi. Geçtiğimiz yıl çay toplama yevmiyesinin yüksek olmasından kaynaklı vatandaşın kendi çayını kendisinin topladığını ve bu yılda aynı durumun oluşmasını beklediklerini dile getirerek “Dışarıdaki üreticimiz geldi, bakıldığında hava şartları da tam bir çay sezonuna uygun devam ediyor. İnşallah çok güzel bir sürgün dönemi olacağını bekliyoruz. Geçen sene yevmiyeler çok yüksek olduğu için vatandaş daha çok kendisi kendi çayını toplama yoluna gitti. Aslında bu bir yerde de iyi oldu. Herkes motor alarak işte kendi çayını aile içinde toplayıp paranın kendilerine kalmasını sağladı. Yevmiyelerin yüksek olması bir yerde de yabancı uyruklu işçilerin gelmemesine ve sebep oldu. Bu yıl da o şekilde olacağını düşünüyoruz. Çok fazla bir yabancı uyruklu işçi gelemez. Daha çok işte Giresun, Ordu gibi Karadeniz Bölgesi’nden gelen çay işçileri burada yoğunlukta olur” dedi.
“Çay hasadında hava şartları belirleyici olacak”
Hava şartlarından ötürü çayın her yerde eşit gelmesinin çay alım yerlerinde izdihama neden olabileceğinden korktuklarını ifade eden Mavi “Şu anda hava şartları çok iyi gidiyor. Her yerde çay sürgünü aynı anda geliyor. Bazen üç günde bir yağmur yağıyor. Bizim bir tek korkumuz var, eğer hava şartları böyle giderse Mayıs ayında yüksek kesimlerle alçak kesimlerde çaylar eşit gelirse çay alım yerlerinde bir izdiham olabilir. İnşallah Allahü teala onun da bir kolaylığını verir. Sahil biraz daha erken. Yüksek kesimler biraz daha geç gelirse izdiham olmaz. Böylelikle çayın fiyatı özel sektörde de aşağı düşmez” ifadelerini kullandı.
Geçtiğimiz yıl özel sektör çay firmalarının ÇAYKUR’un verdiği taban fiyata yakın para ödemesinden esinlenilerek bu yıl budama yapmayan veya az budama yapan üreticilere de seslenen Mavi “Bu sene zor bir sene olacak. Mesela faizler yükselince özel sektör bu sene aldığı çayın ücretini vadeli olarak yapacak. Beklenti ve görüntü öyle. Özel sektörler yüksek fiyattan faizli para alıp üreticiden peşin para çay almayacaktır. Bizim buradan üreticilerimize tavsiyemiz herkes budama zorunluluğundaki bütün çaylıklarını budasın ve tamamı ÇAYKUR’a satsınlar. Kotalarını aşsınlar. Eğer budama düşük olursa özel sektöre de koz vererek daha çok muhtaç oluruz. Üreticiden budamalarının tamamını yapmasını istiyoruz. Aksi takdirde özel sektör çok düşük fiyattan satın alma niyetine gidecek. Çünkü faizler çok yükseldi. Bankalar kredi vermiyor. Üretici kendi başının çaresine bakması lazım. Onun için şimdi de ayağımızı denk alalım. Üreticiler budamalarını yapsınlar, çaya erken başlasınlar. Şöyle ki çok bekleyip izdiham olmaktansa mayıs ayında biraz erken toplayarak yüksek fiyattan özel sektöre satabilirler. Daha sonra fiyat düştüğü zaman ÇAYKUR’daki kotalarını rahat rahat doldururlar. Üreticilerimizin bu konuda duyarlı olmasını bekliyoruz” şeklinde konuştu. – RİZE
]]>