TİM Mart ayı iller sektörel ihracat performanslarını paylaştı.
En yüksek değerde ihracat yapan 5 sektör
Bu yılın Ocak – Mart döneminde en çok değerde ihracat gerçekleştiren 5 sektör Kimyevi Maddeler ve Mamulleri, Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri, Demir ve Demir Dışı Metaller, Çimento Cam Seramik ve Toprak Ürünleri ve Elektrik ve Elektronik grubu oldu.
Sektörlerin ihracat payı
Erzurum’da 3 ayda en yüksek değerde ihracat gerçekleştiren sektörlerin il toplam ihracat değerindeki payı Kimyevi Maddeler ve Mamullerinde yüzde 29,92, Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamullerinde yüzde 23,84, Demir ve Demir Dışı Metallerde yüzde 8,92, Çimento Cam Seramik ve Toprak Ürünlerinde yüzde 7,13 ve Elektrik ve Elektronik grubunda yüzde 6,78 oldu.
Artış kaydeden sektörler
2023 yılına göre en yüksek ihracat değeri artış oranı Tekstil ve Hammaddeleri grubunda kaydedildi. Artış kaydeden diğer sektörler Halı, Kuru meyva, Hububat, Kimyevi maddeler ve mamülleri, Mobilya, elektrik ve elektronik, otomotiv, su ürünleri, çelik makine, demir ve demirdışı metaller, madencilik ve hazırgiyim grubu oldu.
Artış oranları
Artış oranı yüzde olarak Tekstil ve Hammaddeleri grubunda 1164819, Halı grubunda 1301, kuru meyvada 1178, hububatta 264,1, kimyevi maddelerde 247,2, mobilyada 220,1, elektrik ve elektronikte 219,3, otomotivde 199,2, su ürünlerinde 176, çelikte 137, makine ve aksamlarında 92,4, dericilikte 74,3, demir ve demirdışı metallerde 44, madencilikte 31,3,hazırgiyimde 9,4 oldu.
Mart ayında 16 sektör ihracat yaptı
Erzurum’dan Mart ayında 16 sektör ihracat gerçekleşti. Ay içinde, Kimyevi Maddeler ve Mamulleri 1. 7 milyonluk ihracat kaydetti. Martta Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri 362,75, Çimento Cam Seramik ve Toprak Ürünleri 345,33, Demir ve Demir Dışı Metaller 243,65, Çelik, 176,86 Elektrik ve Elektronik 89,07, Makine ve Aksamları 72,38, İklimlendirme Sanayii 38,33, Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller 33,34, Hazırgiyim ve Konfeksiyon 26,70, Mobilya, Kağıt ve Orman Ürünleri 13,85, Halı 9,91, Madencilik Ürünleri 8,37, Fındık ve Mamulleri 5,38, Kuru Meyve ve Mamulleri 5,14, Deri ve Deri Mamulleri 1,64 bin dolarlık ihracat gerçekleştirdi.
Ocak – Mart dönemi
Erzurum’dan 3 ayda 18 sektör ihracat yaptı. Dönemde Kimyevi Maddeler ve Mamulleri 2,6 milyon, Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri 2,0 milyon dolar değerinde ihracat kaydetti. Diğer sektörlerin ihracat değerleri; Demir ve Demir Dışı Metaller 781,56, Çimento Cam Seramik ve Toprak Ürünleri 624,09, Elektrik ve Elektronik 594,26, Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller 545,50, Makine ve Aksamları 404,12, Mobilya, Kağıt ve Orman Ürünleri 259,46, Tekstil ve Hammaddeleri 257,45, Çelik 231,12, İklimlendirme Sanayii 207,22, Hazır giyim ve Konfeksiyon 68,40, Kuru Meyve ve Mamulleri 24,13, Madencilik Ürünleri 12,85 Fındık ve Mamulleri 10,72, Halı 9,9, Otomotiv Endüstrisi 8,07, Deri ve Deri Mamulleri 6,18 bin dolar olarak sıralandı. – ERZURUM
]]>Batı Akdeniz’de bin 673 firma yılın ilk çeyreğinde 148 ülke ve bölgeye ihracat gerçekleştirdi. Yılın ilk 3 ayında en fazla ihracatı yaş meyve sebze sektörü gerçekleştirirken, en fazla ihracat Çin’e yapıldı.
Batı Akdeniz’den Mart ayında en fazla ihracat gerçekleştiren ilk 5 sektöre bakıldığında, yaş meyve sebze sektörü 79,5 milyon dolar, maden ve metaller sektörü 36,7 milyon dolar, ağaç orman ürünleri sektörü 25,9 milyon dolar, kimya sektörü 21,3 milyon dolar, çimento cam seramik ve toprak ürünleri sektörü ise 9,4 milyon dolar ihracat gerçekleştirdi.
Mart ayında bölgeden en fazla ihracat, ödeme almada büyük sorunlar yaşanan Rusya’ya gerçekleşti. Bu büyük olumsuzluğa rağmen Rusya’ya yüzde 10,32 oranındaki gerileme ile 16,4 milyon dolar ihracat gerçekleşti. Covid sürecinde ve sonrasında ihracatın ciddi oranda gerilediği Çin, eski günlerine döndü ve ihracatçıların azimli çalışmalarıyla ihracat rakamları rekor sevide arttı. Çin’e Mart ayında yüzde 34,1 oranında artışla 15,9 milyon dolar ihracat gerçekleşti. Listenin üçüncü sırasında savaşın devam ettiği Ukrayna yer aldı ve bu ülkeye yüzde 1,90 oranında artışla 1,2 milyon dolar ihracat yapıldı. Almanya, Mart ayında ihracatımızın yüzde 21,1 oranında düştüğü bir ülke oldu ve Almanya’ya 12,7 milyon dolar ihracat yapıldı. Beşinci sıradaki Romanya ise 1,26 oranında gerileme ile 12,4 milyon dolar ihracat yapılan bir diğer Avrupa ülkesi oldu.
En fazla ihracatı, 235,7 milyon dolar ile yaş meyve sebze sektörü gerçekleştirdi
Batı Akdeniz’den 1 Ocak ila 31 Mart tarihleri arasında en fazla ihracatı, yaşanan tüm olumsuz gelişmelere rağmen 235,7 milyon dolar ile yaş meyve sebze sektörü gerçekleştirdi. Sektör ihracatı geçen yılın 3 aylık dönemine kıyasla yüzde 11,3 oranında geriledi. Listenin ikinci sırasında ise 110,6 milyon dolar ihracatla doğal taş ağırlıklı maden ve metaller sektörü yer aldı. Sektör ihracatı geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 15,29 oranında arttı ve bölgenin en güçlü iki sektöründen birisi olmaya devam etti. Bu artışta sektörün yarısından fazlasını temsil eden bölgenin önemli ihraç kalemi olan doğal taş ürünlerinde kaydedilen olumlu gelişmeler rol oynadı. Nitekim doğal taş ürünleri ihracatı yılın ilk üç ayında yüzde 15 artışla 65 milyon dolar seviyesinde gerçekleşti.
Listenin üçüncü sırasında yer alan ağaç mamulleri ve orman ürünleri sektörüm ihracatı yüzde 7,94 oranında artarak 73,5 milyon dolar olurken, dördüncü sırada yer alan kimya sektörü yüzde 3,16 oranında gerileme ile 62,1 milyon dolar ihracat gerçekleştirdi. Beşinci sırada yer alan çimento cam seramik ve toprak ürünleri sektörü ise yüzde 8,7 oranında artışla 23 milyon dolar ihracat gerçekleştirdi.
Antalya, Burdur ve Isparta illerinden 3 aylık dönemde en fazla ihracatın gerçekleştiği ülke yüzde 27,43 oranında artışla ve 48,8 milyon dolar ihracatla Çin oldu. Ödeme sistemlerindeki probleminin hala devam ettiği Rusya, listenin ikinci sırasında yer aldı. Rusya’ya yüzde 23 oranında gerileme ile 45,5 milyon dolar ihracat gerçekleşti. Yine yapısal sorunların yaşandığı Almanya listenin üçüncü sırasında yer aldı. Almanya’ya yüzde 12 oranında gerileme ile 42,1 milyon dolar ihracat gerçekleştirildi. Savaşın devam ettiği Ukrayna, yüzde 3,11 oranında gerileme ve 37,3 milyon dolar ihracatla listenin dördüncü sırasında yer aldı. Beşinci sırada bulunan Romanya’ya ise 0,17 oranında artışla 34,7 milyon dolar ihracat gerçekleştirildi.
Batı Akdeniz İhracatçılar Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Ümit Mirza Çavuşoğlu, “Bölge ihracatını artırmak ve yılın ilk aylarında ortaya çıkan olumsuz havayı dağıtmak için hedef pazarlara yönelik destekler yanında başlıca ihracatçı sektörleri olan yaş meyve sebze ve doğal taş ürünlerine yönelik olarak önemli pazarlarda kapsamlı bir tanıtım/pazarlama stratejisi olan Turquality tanıtım atağının startını Ticaret Bakanlığımız desteği ile veriyoruz. Ayrıca, Mart ayında Çin’deki önemli bir doğal taş fuarına BAİB olarak katılım sağladık, bu sektördeki firmalarımız geçtiğimiz ayın ilk haftasında da Katar’ın başkenti Doha’da düzenlenen bir heyetimiz vesilesiyle ürünlerini tanıtma imkanı buldular. Bayram sonrasında S. Arabistan’a yönelik bir gıda heyetimiz olacak firmalarımızın bu heyete ilgisi büyük. Yine ileriki dönemde İspanya’ya yaş meyve sebze sektörüne yönelik bir UR-GE heyeti için hazırlıklarımızı tamamladık. Bunlar yılın ilk yarısı için çalışma yürüttüğümüz projelerimizin bazıları. Bölge ihracatımızın artırılmasına yönelik olarak heyet ve fuar organizasyonlarına ilave olarak eğitim faaliyetlerine de devam ediyor ve önümüzdeki dönemde hayata geçireceğimiz, ülke genelinde uygulanan öncü projelerden biri mahiyetindeki, bir yıl sürecek e-ihracat danışmanlık projemiz ile potansiyeli olan yeni firmalarımızı ihracat ailesine daha etkin katılmaya hazırlamayı hedefliyoruz” dedi. – ANTALYA
]]>Kentte kadınların sosyal ve iş hayatına katılmalarını sağlamak amacıyla 2021 yılında kurulan Sinop Kadın Emeğini Kalkındırma Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi’nde bir araya gelen 9 kadın, tekstil ve gıda ürünleri üretimi yapıyor.
Ketenden dokudukları bluz ve kaftan gibi ürünleri “Gaşka” ismiyle markalaştıran kadınlar, ayrıca çeşitli firmalarla anlaşma sağlayarak ürünlerinin ülke pazarında yer almasını sağlıyor.
Sinop Kadın Emeğini Kalkındırma Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi Başkanı Funda Akalın, AA muhabirine, kooperatif olarak amaçlarının evde üretim yapan kadınların ürünlerini turizm pazarında değerlendirmek olduğunu söyledi.
Kadın kooperatiflerinin bir amacının da kadınlara önderlik yaparak onlara sosyal ve ekonomik destekler sağlamak olduğunu vurgulayan Akalın, bunu başarabilmek için var güçleriyle çalışmaya devam ettiklerini anlattı.
“Gıda ve tekstil olarak iki grup üretim yapıyoruz”
Gıdada en önemli ürünlerinin “Sinop mantısı” olduğuna işaret eden Akalın, “Sinop’a gelen bir turist, ‘Yöresel yemekleri nerede bulurum?’ dediğinde bizi bulacak. Çünkü Sinop mantısı, ıslama, keşkek, mısır çorbası ve lahana sarması işte biz bunların hepsini yaparak sergiliyoruz. Ayrıca tekstilde de Sinop’ta keten ön planda. Biz de keteni kıyafette kullanıyoruz. Keten bluzlar, çantalar, kaftanlar dikiyoruz ve bu alanda ayrıca markalaştık. Şu anda Gaşka adı altında markamız var.” dedi.
Akalın, üretilen ürünlerin pazarlanması sürecinde de ciddi adımlar attıklarını ve bunun da meyvelerini yavaş yavaş almaya başladıklarını dile getirdi.
Geçen yıl ürettikleri çantaların Antalya’daki bazı mağazalarda satışa sunulduğunu aktaran Akalın, “Geçen yıl Antalya’da birkaç mağazaya ürün yolladık buradan, toplu bir şekilde. Onlar satışlarını gerçekleştirdi. Bu sene de bir iç giyim firması plaj kıyafetleri ve günlük giyilebilecek kıyafetleri tasarlıyor. Anlaşma sürecindeyiz.” diye konuştu.
Hedeflerinde güçlü toplum için kadını güçlendirmek var
Kooperatiflerinin bünyesinde 9 kadının üretim yaptığına işaret eden Akalın, şöyle devam etti:
“Ama biz birçok kadına da el uzatıyoruz ayrıca. Toplu iş aldığımızda bu işi yapan kadınlarımız belli, onlarla iletişim halindeyiz sürekli. Görülmeyen çok kadın işin içinde aslında. Son yıllarda maalesef tamamen tüketim toplumu haline geldik, üretmeyi unuttuk. Dolasıyla yeniden üretimi canlandırmak, az ya da çok kadınlara ekonomik katkı sağlamak istiyoruz.”
Üretim yapan kadınlardan Fame Ustacan ise ürettikçe çok mutlu olduklarını ancak daha fazla gelir elde edebilmek için desteğe ihtiyaç duyduklarını söyledi.
Pazarlama süreçlerinde kooperatif olarak ellerinden geleni yaptıklarını ancak kentteki satış noktalarının daha iyi şartlara getirilmesi gerektiğini vurgulayan Ustacan, “Şehrimiz turistik bir şehir. Yazın turizmin daha yoğun olduğu bir yerde bir satış mağazamız olsun isteriz. İnsanların daha yoğun olduğu, tarihi ve turistik mekanlarda bir standımız olsa daha çok ürün satabiliriz diye düşünüyorum. Böyle bir talebimiz var.” dedi.
Ustacan, ürünlerine gösterilen ilginin kendilerini mutlu ettiğine işaret ederek, “Çok güzel tepkiler alıyoruz. Bunlar bizi ayrıca mutlu ediyor. İnsanlar bize ulaşarak siparişler veriyor. Ama biz daha büyük kitlelere ulaşmak istiyoruz.” ifadesini kullandı.
]]>İhracat verilerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan BAİB Yönetim Kurulu Başkanı Ümit Mirza Çavuşoğlu, şubat ayında yaş meyve sebze sektörünün ihracatında kayıp yaşanırken, diğer sektörlerin ihracatını artırma başarısını gösterdiğini kaydetti.
Özellikle iklimlendirme sektörü ihracatını 3,7 milyon dolardan 8 milyon dolara çıkartarak, yüzde yüzün üzerinde bir artış kaydettiğini dile getiren Çavuşoğlu, “Ağaç mamulleri ve orman ürünleri ile kimyevi maddeler ve mamulleri yüzde 10’un üzerinde ihracat artışı gerçekleştirdi. İlk beş sektörün dışında yer alan diğer sektörlerimizin toplam ihracatı da artış gösterdi.
Şubat ayında bölgemiz açısından büyük önem taşıyan Rusya ve Almanya pazarımızda kayıplar yaşandı. Bölgemiz açısından büyük önem taşıyan bir diğer pazarımız olan Çin pazarı bu defa listeye giremedi. Şubat ayında Antalya, Burdur ve Isparta illerinden bin 111 firmamız 127 ülke ve bölgeye ürünlerimizi gönderdi” ifadelerine yer verdi.
İklimlendirme sektöründeki yükseliş
Yılın iki ayında gerçekleşen toplam ihracata bakıldığında yaş meyve sebze sektörünün gerilediğinin görüldüğüne değinen Çavuşoğlu, “Öte yandan doğal taş ağırlıklı maden ve metaller, ağaç ve orman ürünleri sektörlerimizin ihracatlarındaki artış ise yüzde 20’ye yaklaştı. Listede yer almayan iklimlendirme sektörü ihracatını yüzde 50’ye yaklaşan artışla 8,7 milyon dolardan 13 milyon dolara yükseltti. Su ürünleri sektörümüz ise 2,7 milyon dolardan 6,8 milyon dolara yükselterek, yüzde 154’lük bir artışa imza attı. Bölgemizden en fazla ihracat gerçekleştirilen ilk 5 ülke listesinde rakamlar burukluk oluştursa da listenin geri kalanındaki ülkelerde yaşanan gelişmeler gelecek adına umut verdi. Özellikle 6. sırada yer alan ABD’ye gerçekleşen ihracat yüzde 52,2 oranında artışla 13 milyon dolardan 19,9 milyon dolara yükseldi. 8. sırada bulunan Bulgaristan’da ise ihracat yüzde 31 oranında artışla 12,4 milyon dolardan 16,3 milyon dolara, 13.sırada bulunan İran’da ise ihracat yüzde 234,2 oranında artışla 2,6 milyon dolardan 8,7 milyon dolara, 10. sıradaki Türkmenistan’da ise ihracatımız yüzde yüz 192,5 oranında artışla 2,5 milyon dolardan 7,5 milyon dolara yükseldi” diye konuştu.
Uygun fiyat etkisi
İhracatın bu ay gerileme yaşadığı Almanya ve Rusya pazarına bakıldığında, yapısal sorunların karşılarına çıktığını aktaran Çavuşoğlu, ” İspanya’da üretilen ürünlerin bizden daha uygun fiyatlı olması, Fas, Mısır, Tunus gibi ülkelerinin bize karşı fiyat avantajının olması, Almanya ve Avrupa özelinde bu dönemde sorun yaşamamıza neden oldu. Rusya’da yaşanan gerilemenin ise tahsilat sorununun yanı sıra yaş sebze meyve ürünlerinde İran’ın da üretim yapması ve maliyetlerin bizden düşük olması, İran, Azerbaycan ve Özbekistan’da üretimin artması ve bu ülkelerden Rusya’ya nakliye bize göre avantajlı hale geldi. Öte yandan Bulgaristan sınır kapılarında uzun süredir yaşanan sorunlar kontrat iptallerine neden oldu ve Batı Akdeniz’in Avrupa’ya olan ihracatını olumsuz etkiledi. BAİB olarak bölge ihracatını artırmak için çalışmalarımızı sürdüreceğiz ve yıl sonu hedeflerimizi yakalayacağız” açıklamalarında bulundu. – ANTALYA
]]>Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği, 2023 yılı Sanayi Kapasite Raporu istatistiklerini yayınladı.
Buna göre, 2022 yılında 95 bin 804 olan “kapasite rapor” sayısı, 2023’te yüzde 1,61 artışla 97 bin 346’ya çıktı.
Bu raporların ait olduğu üretim tesislerinin yüzde 44,46’sında 1-9, yüzde 39,14’ünde 10-49, yüzde 7,90’ında 50-99, yüzde 5,89’unda 100-249, yüzde 2,62’sinde ise 250’den fazla çalışan bulunuyor.
Geçen yıl sanayi kapasite raporuna sahip tesislerde toplam çalışan sayısı, önceki yıla göre yüzde 3,17 artarak 3 milyon 994 bin 277 kişiye yükseldi.
Toplam çalışanların yüzde 5,45’i 1-9 çalışan bulunan tesislerde istihdam edilirken, yüzde 22,01’i 10-49, yüzde 13,50’si 50-99, yüzde 22,11’i 100-249, yüzde 36,94’ü ise 250 ve daha fazla çalışanı bulunan tesislerde istihdam ediliyor.
Geçerli raporlara göre istihdamın en fazla olduğu 5 il, İstanbul (785 bin 501), Bursa (336 bin 935), İzmir (266 bin 274), Kocaeli (247 bin 98) ve Ankara (230 bin 424) olarak sıralandı.
En az çalışan bulunan son 5 il, Iğdır (1112), Hakkari (751), Tunceli (635), Ardahan (539) ve Bayburt (300) olarak kayıtlara geçti.
2022-2023 döneminde KOBİ ölçeğindeki sanayi firmalarının istihdamdaki payı yüzde 63,51’den yüzde 63,06’ya gerilerken, büyük firmaların payı yüzde 36,49’dan yüzde 36,94’e yükseldi.
Söz konusu dönemde sanayide en çok istihdam artışı sağlayan şehirler, yüzde 44,6 ile Bitlis, yüzde 28,43 ile Bingöl, yüzde 27,77 ile Tunceli, yüzde 23,28 ile Kırşehir ve yüzde 22,62 ile Muş oldu.
Sanayide istihdam azalışının en çok olduğu şehirler, yüzde 5,11 düşüşle Osmaniye, yüzde 6,94 azalışla Ağrı, yüzde 7,61 gerilemeyle Kahramanmaraş, yüzde 8,92 düşüşle Gümüşhane ve yüzde 8,95 azalışla Ardahan olarak belirlendi.
Bölgeler bazında sanayi istihdamında en çok artış yüzde 8,01 ile Ortadoğu Anadolu, yüzde 7,13 ile Batı Karadeniz, yüzde 6,34 ile Orta Anadolu bölgelerinde oldu.
Sanayi istihdam artışının en düşük olduğu bölgeler, eksi yüzde 0,65 ile İstanbul, yüzde 0,35 ile Akdeniz ve yüzde 2,6 ile Doğu Karadeniz ve Batı Marmara olarak belirlendi.
En çok mühendis Doğu Marmara’da çalışıyor
Doğu Marmara’da çalışan 47 bin 453 mühendise karşılık, Batı Anadolu’da 44 bin 39, İstanbul’da 42 bin 871, Ege’de 28 bin 810, Akdeniz’de 12 bin 651 mühendis sanayi tesislerinde istihdam edildi.
Toplam çalışanların yüzde 5,20’sini mühendis, yüzde 4,54’ünü teknisyen, yüzde 6,25’ini usta, yüzde 71,80’ini işçi, yüzde 11,20’sini idari personel oluşturdu.
Sanayi tesislerinde ortalama 41,03 kişi çalışıyor. Sanayi tesisi başına en çok çalışanı bulunan il Çankırı iken, bu kenti Zonguldak, Bilecik, Bartın ve Tekirdağ izledi.
Kapasite raporlarının 2 bin 569’u yüksek teknoloji alanında düzenlendi
Söz konusu dönemde yüksek teknoloji kapsamındaki sanayi tesislerinin oranı yüzde 2,31’den yüzde 2,36’ya yükseldi. Orta-yüksek teknoloji kapsamındaki sanayi tesislerinin oranı yüzde 23,73’ten yüzde 24,12’ye çıktı. Orta-düşük teknoloji kapsamındaki sanayi tesislerinin oranı yüzde 30,26’dan yüzde 30,45’e yükseldi. Düşük teknoloji kapsamındaki sanayi tesislerinin oranı ise yüzde 43,69’dan yüzde 43,07’ye geriledi.
Geçerli olan kapasite raporlarının 2 bin 569’u yüksek teknoloji ürünleri, 26 bin 202’si orta-yüksek teknoloji, 33 bin 85’i orta-düşük teknoloji ve 46 bin 796’sı düşük teknoloji alanında düzenlendi.
2023 yılı sonu itibarıyla en çok kapasite raporu “fabrikasyon metal ürünleri imalatı (makine ve teçhizat hariç)” konusunda hazırlandı. En çok kodlanan diğer faaliyet grupları “gıda ürünlerinin imalatı”, “başka yerde sınıflandırılmamış makine ve ekipman imalatı”, “tekstil ürünlerinin imalatı” ve “kauçuk ve plastik ürünlerin imalatı” olarak kayıtlara geçti.
En az kapasite raporu düzenlenen faaliyet grupları ise “tütün ürünleri imalatı”, “diğer hizmet faaliyetleri”, “balıkçılık ve su ürünleri yetiştiriciliği”, “ham petrol ve doğal gaz çıkarımı” ve “ormancılık ile endüstriyel ve yakacak odun üretimi” olarak sıralandı.
En çok rapor İstanbul’da, en az rapor Bayburt’ta düzenlendi
En çok kapasite raporu düzenlenen 5 il, İstanbul (29 bin 915), Ankara (6 bin 672), Bursa (6 bin 508), İzmir (6 bin 167) ve Konya (4 bin 86) oldu.
En az kapasite raporu düzenlenen iller ise Bayburt (18), Tunceli (36), Hakkari (39), Ardahan (40) ve Iğdır (56) olarak sıralandı.
2023 yılı sonu itibarıyla 1204 yabancı sermayeli firma kapasite raporu yaptırdı.
Yabancı sermayeli firmaların üretim tesislerinin en çok olduğu kent İstanbul (273) oldu. Bu ili İzmir (204), Kocaeli (188), Bursa (114) ve Tekirdağ (71) takip etti.
Yabancı sermayeli firmaların kapasite raporu yaptırdıkları tesislerin faaliyet grubuna göre ilk 5 sıralaması 168 ile “fabrikasyon metal ürünleri imalatı (makine ve teçhizat hariç)”, 151 ile “başka yerde sınıflandırılmamış makine ve ekipman imalatı”, 143 ile “kauçuk ve plastik ürünlerin imalatı”, 127 ile “kimyasalların ve kimyasal ürünlerin imalatı” ve 85 ile “motorlu kara taşıtı, treyler (römork) ve yarı treyler (yarı römork) imalatı” şeklinde gerçekleşti.
Yabancı sermayeli sanayi tesisi sayısında 269 ile Almanya ilk sırada yer aldı. Bu ülkeyi Hollanda (92), İtalya (68), Fransa (63) ve ABD (60) izledi.
]]>ERZİNCAN’da Gül Celal Toraman Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencileri, okul bahçesindeki 300 metrekarelik serada rokadan ıspanağa, maruldan turpa kadar birçok sebze yetiştiriyor. Mevsimine göre sebze yetiştiren öğrenciler hem seracılık mesleğinin inceliklerini öğreniyor hem de ek gelir elde ediyor. Öğrencilerin, haftanın 5 günü uygulama alanlarında ürettikleri organik sebzeler, uygun fiyata mahalleli tarafından alınıyor.
Kentte tarım üretiminde ölü sezon olarak değerlendirilen ocak ve şubat ayında bölgede gelişmekte olan seracılığa katkı sunulması, çiftçilere örnek teşkil etmesi amacıyla çalışma yapan Gül Celal Toraman Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencileri, teorik ve uygulamalı olarak seralarda ürettikleri ürünleri hasat etmeye başladı. Öğrenciler, aldıkları teorik eğitimin ardından tohumdan fideye, fideden de sebzeye dönüşen ürünlerin her aşamasında yer alarak üretim yapıyor.
Gül Celal Toraman Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Müdürü Mustafa Karataş, “Okulda 3 alanımız var. Hayvan sağlığı ve yetiştiriciliği, laboratuvar ile tarım alanı. Şu an da uygulama sahamız olan seradayız. 300 metrekare serada tarım alanı ile ilgili öğretmenlerimiz rehberliğinde öğrencilerimiz öğrendikleri teorik dersleri burada uygulama yapıyor. Uygulamamızda öğrencilerimiz, öğretmenlerimiz eşliğinde sıfırdan ürünlerimizin tohumlanmasından yetiştirilmesine, sulamasına, takdimine kadar bulunuyorlar. Buradaki ürünlerimiz de döner sermayemiz aracılığı ile öğretmenlerimize, velilerimize ve Erzincan halkına arz ediyoruz. Yeşil soğanın bağı 10 TL, kıvırcık, marul 10 TL, dereotu 10 TL, maydanoz 10 TL, roka, tere 10 TL, fındık turp 7,5 TL, Ispanak da var ama daha satış boyuna gelmediği için fiyat belli değil” diye konuştu.
HER YIL 50 MEZUN
Okul Müdür Başyardımcısı Abdullah Çiftçi, her sene 50 öğrencinin okuldan mezun olduğunu belirterek, “Mezun olan öğrenciler teknisyen unvanı ile alanlarında birçok yerde çalışmaktadır. Eksi 20 dereceleri gören bir bölgedeyiz. Bu sıcaklıklarda biz serin iklim sebzelerini yetiştirmekteyiz. Yetiştirdiğimiz ürünleri okulumuzun döner sermayesi aracılığıyla da pazarlamaktayız. Böylece ülkemiz ekonomisine de katkı sağlamaktayız. Serin iklim bitkilerini yetiştirdikten sonra ilkbahar döneminde de fide üretimi yapıyoruz. Akabinde yaz döneminde domates, biber, patlıcan gibi ürünleri de burada ürettikten sonra tekrardan kışlık sebze ekimine başlamaktayız. Yılın 8 ayı aktif olarak burada üretim yapıyoruz. Şu an da yaklaşık 10 çeşit sebze üretimi gerçekleştirdik. Gençler burada dünyada gelişen tarımdaki teknik ve teknolojiyi yakından takip ederek bu gelişmeleri öncelikle öğretmenlerimize daha sonra da öğrencilerimize öğreterek bu alandaki gelişimi hızlandırmaktayız. Bölgemize tarım meslek lisesi olarak bölge çiftçilerimize bir ivme kazandırma hedefindeyiz” dedi.
‘BİZLERE ÇOK FAYDASI OLUYOR’
Serada ürünlerinin ekiminden hasadına, sulamasından gübrelemesine kadar tüm işlemleri kendilerinin yaptığını söyleyen öğrencilerden Çilem Uludağ (16), “Okulda teorik gördüğümüz derslerimizi öğrendikten sonra bilgilerimizi harmanlamak için burada uygulama derslerine geliyoruz. Serada birçok ürünümüz var. Bu ürünlerimizin ekiminden hasadına kadar tüm bakım ve işlemlerini, sulamasını, gübrelemesini biz yapıyoruz. Öğretmenlerimiz bize ne yapmamız gerektiğini söylüyor. Bizler de öğretmenlerimizin yardımıyla yapmamız gerekenleri yapıyoruz. Hasat zamanı geldiğinde ürünlerimizi almak isteyen öğretmen, öğrenci ve halka okulumuzda satışını yapıyoruz. Burada öğrendiklerimizin bize günlük hayatımızda da faydası oluyor. Çoğu öğrenci arkadaşlarımız köyde ikamet ettikleri için evde ailelerine de bahçe bakımında yardımcı oluyorlar” diye konuştu.
OKULDA ÖĞRENDİĞİNİ AİLESİYLE PAYLAŞIYOR
Ailesinin çiftçilikle uğraştığı için okulda öğrendiği bilgileri, kendi arazilerinde uyguladığını belirten öğrencilerden Ulaş Ercan (15), “Zaten bu okula gelmemdeki amacımda buydu. Bu yaz gübreleme açısından okulda öğrendiğim gübreleme tankı modelini aileme de gösterdim ve bilmediğimiz bir yöntemi öğrenmiş olduk. Tarım alanında kendi aileme de katkıda bulundum. Okulda öğrendiklerim işime yarıyor” dedi.
]]>EDİRNE’de eski ya da kullanılmış eşyaları onarıp, farklı tasarımlar ile hazırlayan Emine Ayas (37), aynı zamanda geri dönüşüme katkı sağlıyor. Önce pazarda ardından açtığı dükkanda kişiye özel tasarımlar yapan Ayas, “Giyilebilir sanat yaratıyorum. Kişinin ürünü eskiyse, lekelenmişse, yırtıksa ve çizime uygunsa üzerine bir şeyler resmedip, satıyorum ya da kişinin kendi ürününü boyuyorum. Kot pantolondan kişiye özel çantalar dikebiliyorum. Hiçbir şey çöpe gitmiyor” dedi.
Trakya Üniversitesi Yusuf Çapraz Uygulamalı Bilimler Yüksekokulu Gümrük İşletme bölümü mezunu Emine Ayas, bir süre özel sektörde çalıştıktan ortaokulda başladığı tasarım merakını mesleğe dönüştürmek istedi. 2023’te kendi atölyesini kuran Ayas, ilk olarak kullanılmayan eşyaları farklı tasarımlar ile tekrar kullanılabilir hale getirmeye başladı. Dolabın bir köşesinde kalmış, yırtılmış ve lekelenmiş kıyafetleri geri dönüşüme kazandıran Ayas, açtığı dükkanda ürünlerini satışa sundu.
‘BU ARTIK BENİM İŞİM OLDU’
Atölyesine ürettiği tüm ürünlerin geri dönüşüm ile elde edildiğini belirten Emine Ayas, “Özel sektörde, gümrükte çalışıyordum. İşi bırakıp, atölye açmaya karar verdim. Çizdiğim, üzerini boyadığım ürünlerimi ilk olarak pazarda satmaya başladım. Bir gün ceketimi boyadım, bir gün ayakkabımı boyadım, duvar boyadım, çizimleri yapmayı ilerletince bu benim için tamamen işim olmaya başladı. Geçtiğimiz yıllarda dikiş kursuna gittim. Sonrasında yaptığım tasarımları dikiş ile de destekledim. İnsanlardan çok güzel geri dönüşler aldım. Bu atölyede tüm ürünler, kişiye özel olarak üretiliyor. Dolayısıyla insanlar da sevdi” dedi.
‘HİÇBİR ŞEY ÇÖPE GİTMİYOR’
Evde zarar görmüş tüm ürünleri değerlendirip, geri dönüşüme kazandırdığını anlatan Ayas, “Geri dönüşüm yapıyoruz ama sadece zarar görmüş ürünler değil. Evinizde yırtık, lekeli diye kullanmadığımız yatak örtüleri, battaniyelerden montlar dikiyorum. Doğal olarak yatak örtüsü, battaniye çöpe gitmekten ziyade kişinin üzerinde sıcacık bir hırka veya mont oluyor. Annem çeyizime yatak örtüsü almıştı. Anneme bunu monta döndürmek istediğimi söyledim. 9 yıldır evliyim ve 9 yıldır yatağın altında duruyordu. Tamamen kesip, biçip kendime mont yaptım. Annemde şaşırdı, çok mutlu oldu. Yatağın bir köşesinde duruyordu. Ama şu anda üzerimde bir mont olarak kullanabiliyorum. Bu atölyede farklı ve kişiye özel çalışma yapılıyor. Kot pantolondan kişiye özel çantalar dikebiliyorum. Hiçbir şey çöpe gitmiyor” diye konuştu.
‘SANAT İLE ZANAATI BİRLEŞTİRİYORUM’
Ayaz, kişiye özel tasarımlar da yaptığını belirterek, “Giyilebilir sanat yaratıyorum. Kişinin ürünü eskiyse, lekelenmişse, yırtıksa ve çizime uygunsa üzerine bir şeyler resmedip, satıyorum ya da kişinin kendi ürününü boyuyorum. Farklı desenler, figürler nakşederek deformeyi kamufle ediyorum ve insanların beğenisine sunuyorum. Artık ben de hazır ürün almıyorum, ürünlerimi kendim dikiyorum. Atölyede aynı zamanda geri dönüşüm yapıldığı gibi kişiye özel olarak ürünlerde yapıyorum. Tamamen kişinin istediği gibi sıfırdan dikiyorum. Bir şalvar isteniyorsa; kişinin bedenine uygun, isteğine uygun cebi, boyu, tamamen kişinin kendine özgü ürünü ortaya koyuyorum. Sanat ile zanaatı birleştiriyorum” dedi.
‘EDİRNE’DE İLK DEFA BEN YAPIYORUM’
Edirne’de kendi alanında tek olduğunu belirten Ayas, “3 yıl boyunca ürünlerimi pazarda da sattım. Edirne’nin çeşitli festivallerinde yer aldım, stant açtım. Atölyede ilk yılım ancak insanların dönüşleri gerçekten çok iyi. Çünkü Edirne’de tasarım işi yapan yerler yok. Türkiye’de çeşitli yerlerinde, özellikle İstanbul’da var ama Edirne’de ilk defa ben yapıyorum. Bu nedenle çok güzel geri dönüşler alıyorum. Yaptığım işi severek yapıyorum” diye konuştu.
FOTOGRAFLI
]]>