Kampüs bahçesindeki tatbikata, Diyarbakır, Ankara, Konya, Sakarya ve İstanbul başta olmak üzere çeşitli şehirlerden gelen 30 kişilik gönüllü bir ekip katıldı.
Tatbikatta ilk olarak doktor, paramedik, ebe, hemşire, lojistik personeli, medya ve dokümantasyon sorumlusu konaklama kurulumu gerçekleştirdi.
Tatbikatın ikinci ayağında da sahra hastanesinin iç malzemeleri ve ekipmanları çadırların içine yerleştirildi, elektrik ve su tesisatı ile banyo ve tuvaletler kuruldu, ardından vaka kartları baz alınarak hasta profilleri üzerine çalışma yapıldı.
Üçüncü ayak olan söküm aşamasında ise tüm birimler, ekipman ve sarf malzeme listesi oluşturarak çadır söküm işlemini tamamlayacak.
Sağlık ekiplerinin olası bir afet durumunda sahra hastanesi kurma kapasitesinin geliştirilmesi hedeflenen tatbikat, 3 aşamanın ardından son bulacak.
“Amacımız, kriz bölgesinde kimseye yük olmadan çökmüş sağlık sistemine destek vermek”
Dernek Genel Başkanı Mevlit Yurtseven, yaptıkları çalışmalara ilişkin bilgi vererek, “Dışarıdan destek almıyoruz, yiyeceğimiz dahil olmak üzere yakıt ve su hariç her şeyimizi buradan götürüyoruz kriz bölgesine. Amacımız, kriz bölgesinde kimseye yük olmadan çökmüş olan sağlık sistemine destek vermek.” dedi.
Yurtseven, tatbikatın önemine dikkati çekerek, “Tıbbi alanda acil ve afet yaklaşımı biraz daha farklı. Birincisi, daha önce planlanmış, dayalı döşeli bir sağlık tesisinde yapmıyorsunuz, çadırlarda yapıyorsunuz. Şartlar değişik olabilir, kış olabilir, yaz olabilir ve 24 saat ekip 15 gün boyunca orada geçirmek zorunda.” diye konuştu.
Çalışmaları neticesinde Dünya Sağlık Örgütünce tanınmış bir ekip olacaklarını dile getiren Yurtseven, “Herhangi bir çağrı geldiği zaman dünyanın herhangi bir yerine gidecek yetkinliğe sahip olacağız, buradaki amacımız her an hazır olmak. Bütün malzemelerimizin hazır, taşınabilir ve çalışabilir olması ve gittiğimiz yerde herhangi bir sürprizle karşılaşmamak, ekibin birbiriyle uyumlu çalışabilmesi için bu tatbikatlara ihtiyacımız var.” ifadesini kullandı.
Tatbikatı Sağlık Bakanlığı ve AFAD işbirliğinde düzenlediklerini dile getiren Yurtseven, Marmara Üniversitesinin de yer tesisinde kendilerine destek verdiğini söyledi.
Uluslararası Doktorlar Derneği Proje Koordinatörü Ahmet Fatih Ceyhan da Dünya Sağlık Örgütüne akredite bir sağlık kurumu olmayı planladıklarını, bu kapsamda Ekim 2021’den itibaren uluslararası standartlarda sağlık hizmeti vermek adına ekipleri buraya davet ettiklerini dile getirdi.
Ceyhan, ekibe katılmak üzere başvuruda bulunan gönüllüleri belirli değerlendirmelere tabi tuttuklarını ve başarılı olan adaylara bölgenin şartlarına hazırlamak üzere eğitimler verdiklerini ifade etti.
Tip 1, 2 ve 3 olmak üzere farklı seviyelerde sağlık hizmetleri olduğunu belirten Ceyhan, şunları kaydetti:
“Burada temel olarak aslında birinci basamak sağlık hizmeti veriyoruz, triyaj, poliklinik, ayakta bakım, acil, eczane, karantina birimlerimiz mevcut. Günde 12 saat minimum 100 hastaya bakabileceğimizi taahhüt ediyoruz ve bunların tabii ki standart operasyon işleyişi var, hem yerel prosedürlere uygun hem de uluslararası standartlara uygun bir şekilde biz bu hizmeti veriyoruz.”
]]>CHP Bodrum Belediye Başkan Adayı Tamer Mandalinci, ilk mitingini gerçekleştirdiği Bitez Pazar yerinde coşkuyla karşılandı. Mitinge CHP Muğla Milletvekili Süreyya Öneş Derici, CHP Yüksek Disiplin Kurulu Üyesi Av. Remzi Kazmaz, CHP Bodrum İlçe Başkanı Tuna Işın, meclis üyesi adayları, partililer ve çok sayıda vatandaş katıldı.
Miting alanında belediye başkanlığı için aday adayı olan isimler ile geçen dönem belediyede beraber görev yaptığı meclis üyelerinin bulunduğunu ifade eden Mandalinci, “İşte Cumhuriyet Halk Partililik ve parti bilinci budur. Asla bir küskünlük, asla bir kırgınlık düşünmeksizin seçim döneminde yan yana, omuz omuza sımsıkı duranların partisidir Cumhuriyet Halk Partisi” dedi. Mandalinci, bu duruşu, 34 yaşında Çanakkale’de destan yazan, 38 yaşında çökmüş denilen ülkeyi küllerinden doğurmak için Sivas Kongresi’ni toplayan ve 42 yaşında Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün öğrettiğini ifade etti.
Çarşıda pazarda vatandaşların kendisine gösterdiği ilgi ve samimiyete değinerek “gümbür gümbür geliyoruz” diyen Mandalinci, “Bizi o kadar güzel onurlandırıyorsunuz, o kadar güzel motive ediyorsunuz ki, ben ve meclis üyesi arkadaşlarım, sizlere hizmet için kalan günleri iple çekiyoruz” diye konuştu.
Adaletsizliğin karşısında dimdik duracağım
Toplanan kalabalıktan 31 Mart günü destek için söz isteyen Mandalinci, kendisinin ve ekibinin de Bodrum’a layık bir belediyecilik anlayışını hayata geçireceği sözü verdi, “Belediyemizde çalışan mesai arkadaşlarımın hakkı benim için başımın üstündedir. Belediyede çalışanları arada gelir adaletsizliği, hak mahrumiyeti varsa bunu gidermek de Bodrum Belediye Başkanı’nın boynunun borcudur. Haksızlık, adaletsizlik varsa onun karşısında dimdik duran bu kardeşiniz olacaktır. Mutluluklarının doğrudan belediyemize ve sokağa yansıyacağını bilerek haklarını en üst şekilde savunacağıma yürekten söz veriyorum” ifadesini kullandı.
Sorunları çözeceğiz
Yapacak çok işlerinin olduğunu dile getiren Mandalinci, iklim krizi nedeniyle su sorunun öncelikli çalışma konularının olduğunu belirterek şunları söyledi:
“Mumcular Barajımız kurumuş durumda. Göreve geldikten sonra Muğla Büyükşehir Belediyemizle el ele vererek susuzluk sorununu Bodrum’da bir daha konuşulmamak üzere tarihin tozlu sayfalarına kaldıracağız. Eş güdümlü olarak Bodrumumuzu yaklaşan turizm sezonuna hazırlayacağız. Yollarımızın bakımı yollarımızın onarımı gerçekleştireceğiz. Temizlik ordumuzu genişleterek Bodrum’a, Bodrumlulara kaliteli hizmeti, hakkınız olan hizmeti yapmak üzere söz veriyorum. Öyle şeyler yapacağız ki, yapamaz diyenleri söylediklerinden dolayı utandıracağız. Hedefimiz 2-3 yıllık çözüm değil 25-30 yıllık çözümler sağlamak. Bodrumun kronik sorunlarını bir daha gündeme almamak üzere kapatacağız”
Ben değil biz kazanacağız, biz yöneteceğiz
Hamleleri halkla birlikte yapacaklarını vurgulayan Tamer Mandalinci, sözlerine şöyle devam etti:
“31 Mart akşamı ben değil biz kazanacağız, 1 Nisan sabahı ben değil biz yöneteceğiz. Hepinizin enerjisini, sinerjisini ve o gözündeki ışığa ihtiyacım var. Çok güzel enerji veriyorsunuz. Yapacağımız işlerle 30 yaşında birinin nasıl işler yapacağını herkese göstereceğiz. Tamamen samimi duygularımla, iyi niyetimle ve çok çalışacak ekip arkadaşlarımla beraber 1 Nisan’dan itibaren Bodrum’umuza harika hizmetler yapmak üzere geliyoruz. Aydınlık yarınları yine beraber karşılayacağız ve hep beraber başaracağız”
Televizyon programına katılmak üzere gittiği İstanbul’da, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ile bir araya geldiğini aktaran Mandalinci, İmamoğlu’nun Bodrum halkına seslendiği videoyu izletti. Muğla’da Ahmet Aras’a, Bodrum’da Tamer Mandalinci’ye sonuna kadar inanıp güvendiğini ve destek olacağını ifade eden Ekrem İmamoğlu Bodrumluların da başkan adaylarına sahip çıkmalarını istedi.
Miting programı sonunda, Daha sonra “Güçlü meclis, güçlü başkan” sloganıyla meclis üyeleri tek tek sahneye çağırılarak tanıtıldı. – MUĞLA
]]>ABD’nin Portsmouth Tersanesi’nde 7 Temmuz 1944’te 94 metre boyunda, 8,5 metre eninde, 2 bin ton ağırlığında ve 4,5 metre draftında inşa edilen “TCG Uluçalireis” zayıf ve uzun, çevik ve dayanıklı bir balık türünden aldığı “USS Thornback” adıyla denize indirildi.
Savaşın ve mücadelenin içine doğan denizaltı, Haziran 1945’te harp karakolu yapmak için ilk seyrini icra etmek üzere Pearl Harbour Limanı’ndan ayrılarak Japonya açıklarında gelen bir emir üzerine İkinci Dünya Savaşı’na katıldı.
“Guppy IIA” tadilatı görerek 1946 yılında daha da güçlenen, 2 Temmuz 1971’de ABD’nin Charleston kentinde yapılan devir teslim töreninde Türk sancağı çekilerek Türk Deniz Kuvvetlerine katılan denizaltıya, Kılıç Ali Paşa namıdiğer Kaptanıderya Uluç Ali Reis’in adı verildi.
Denizaltı, 1548’den itibaren büyük Türk denizcisi Turgut Reis’in yanında deniz akınlarında yer alan, 1571’de İnebahtı Savaşı’ndan tek gemi kaybetmeden ve düşmana ağır zayiat vererek çıktığı için Padişah 2. Selim tarafından adı Kılıç Ali olarak değiştirilen, Endülüs’teki Müslümanları Haçlı zulmünden kurtarma faaliyetine katılan, 1574’te Tunus’u fethederek bu ülkeyi İspanyol nüfuzundan kurtaran, 16 yıllık kaptanıderyalığında Türk Donanmasını cihanın en büyük deniz gücü olarak muhafaza eden Uluç Ali Reis’in ismiyle anılmaya başlandı.
Türk sancağı ile ilk dalışını 53 yıl önce yaptı
“TCG Uluçalireis”, Türk sancağı ile ilk dalışını 3 Temmuz 1971’de Atlantik Okyanusu’nda gerçekleştirdi. Donanmaya katılışı 3 Mayıs 1972’de Donanma Komutanı şehit Oramiral Kemal Kayacan tarafından yapılan denizaltı, 1974 yılı Denizkurdu-2 Tatbikatı’nın son safhasında Girit’in kuzeyinden harekete geçerek Kıbrıs Barış Harekatı’na iştirak etti.
1972, 1973 ve 1996 yıllarında torpido atış birincisi olan “TCG Uluçalireis”, 1990 yılı Denizkurdu-1 Tatbikatı’nda su altında hiç yakalanmadan en çok hücum geliştiren denizaltı olarak takdir edildi.
“TCG Uluçalireis” 1645’inci ve son dalışını 30 Mayıs 2000’de Kuzey Ege’de yaptı ve 8 Ağustos 2000’de hizmet dışına ayrıldı.
29 yılda 1645 dalış gerçekleştirdi
Türk Deniz Kuvvetlerindeki 29 yıllık hizmeti süresince 37 milli tatbikata ve 9 NATO tatbikatına katılan “TCG Uluçalireis”, 12 cephe ve 7 rotasyon görevi icra etti. Gemi ayrıca, 160 torpido atışı gerçekleştirdi, birçok mayın döküş eğitimi, SAT-denizaltı müşterek eğitimi, kurtarma gemisi-denizaltı müşterek eğitimi icra etti ve 1645 dalış yaptı.
Gölcük Tersanesi’nde 2001 yılında havuzlanarak kapsamlı bakıma alınan “TCG Uluçalireis” Deniz Kuvvetleri Komutanlığınca Türkiye’de bir ilk gerçekleştirilerek ülkenin ilk denizaltı müzesi olarak tadil edildi.
Kapsamlı restorasyona 2 Mart 2022 itibarıyla alınan, yaklaşık bir yıl süren restorasyon faaliyetleri neticesinde Türkiye’nin ilk denizaltı müzesi olan “TCG Uluçalireis”, şehit denizaltılar Dumlupınar ve Atılay’ın ebedi istirahatgahı olan Çanakkale sularında Çanakkale Deniz Müzesi’nde nöbetine başladı.
“Ziyaret etmeye başta gençlerimiz olmak üzere tüm Türk halkını bekliyoruz”
Çanakkale Deniz Müzesi Komutanı Albay Serhan Aras, yaptığı açıklamada, 1944’te ABD’de inşa edilen “TCG Uluçalireis”in son derece görkemli bir deniz aracı olduğunu söyledi.
“TCG Uluçalireis”i, 18 Mart’ta yüce Türk milletinin teveccühüne sunmak üzere heyecanlı bir hazırlık içinde olduklarını dile getiren Albay Aras, şu bilgileri aktardı:
“Denizaltımız son bir yıl içinde restorasyona alındı. 1971 yılında Deniz Kuvvetlerine katılan denizaltımız, 2000 yılında hizmet dışına ayrıldı. Tam 29 yıl Türk Deniz Kuvvetlerine hizmet vermiş bir denizaltıdan bahsediyoruz. Dolayısıyla geçtiğimiz bir yıl içinde müze haline getirmek üzere denizaltımızı tekrar restorasyona aldık. Türkiye’nin ilk denizaltı müzesinden bahsediyoruz. Bir yıl süren restorasyonun ardından 18 Mart’ta Çanakkale sularında ziyarete açacağız. Atılay ve Dumlupınar denizaltılarının anısına, bir anıt statüsünde burada ziyaret etmeye başta gençlerimiz olmak üzere tüm Türk halkını bekliyoruz.”
]]>Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, bir dizi programa katılmak üzere Kastamonu’ya geldi. Ziyaretleri çerçevesinde Devrekani ilçesine gelen Bakan Yumaklı, AK Parti’nen seçim ofisi açılış törenine katıldı. Bakan Yumaklı’nın desteği ile ilçeye çok önemli bir proje kazandırdıklarını söyleyen Devrekani Belediye Başkanı ve AK Parti Devrekani Belediye Başkan Adayı Engin Altıkulaç, “Bizim için çok önemli bir projeydi. Türkiye’de sadece 19 tane vardı, bir tanesi de ilçemize yapılıyor. Projemizi takip ederken kıymetli bakanımız her zaman yanımızda oldu. Türkiye’de 19 tane projeden birinin ilçemizde, ilimizde olması bakanımız sayesinde oldu. 1 milyon 498 bin dolar finans büyüklüğünde pazar yeri yapıyorduk, çalışmaları devam ediyor. O projenin de ilçemize kazandırılması bakanımız sayesinde oldu. Orman İşletme Şefliğimizin Orman İşletme Müdürlüğüne çevrilmesinde de bakanımız hiçbir zaman yardımlarını eksik etmedi. Bunun için de ayrıca teşekkür ediyorum” dedi.
“Tek hedefimiz, ikinci yüzyılında artık kademe atlamış bir Türkiye olması”
Daha sonra konuşan Bakan Yumaklı, “Devrekani başta olmak üzere Kastamonu’nun bütün ilçeleri kendi içerisinde çok ciddi bir potansiyel barındırıyor. Bizim görevimiz bu potansiyeli açığa çıkarmak. Biz Türkiye yüzyılını inşa edecek olan Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğindeki AK kadroların birer mensubuyuz. Tek hedefimiz, Türkiye’nin ikinci yüzyılında artık kademe atlamış, daha ileriye gitmek üzere bütün yüklerinden kurtulmaya başlamış bir Türkiye olması. Sayın Cumhurbaşkanımızın bu yolculukta şerefli görevi verdiği bu memleketin evladıyım. Elbette bütün Türkiye’nin bakanıyım ama bu toprakların evladı olmaktan kaynaklı, buraların potansiyelini bilmekten kaynaklı tabii ki bir pozitif ayrımcılığı oluyor benim gönlümde. Bu memleketin, şehit vermiş, şehitler diyarı Kastamonu’nun Türkiye’nin ikinci yüzyılına vereceği çok büyük katkılar var. İnşallah bunları hep beraber yapacağız” diye konuştu.
“Söylenen, yapılması gereken ne varsa bunların tamamını yaptık”
İlçenin hayvanlık sektöründe önemli bir merkez olacağını belirten Bakan Yumaklı, “Bu organize tarım bölgesine, harita üzerinden baktığımızda bir söz vermiştim. Bunun temeli şu tarihte atılacak demiştim ve atıldı. Kastamonu’nun bütün ilçeleri de dahil olmak üzere söylenen, yapılması gereken ne varsa bunların tamamını yaptık. Yapmaya da devam edeceğiz. Neden? Çünkü biz AK Parti’yiz, Recep Tayyip Erdoğan’ın yol arkadaşlarıyız ve Sayın Cumhurbaşkanımız eğer bir konuda söz vermişse onun yapılmama gibi bir ihtimali yok. Bunu hepimiz çok yakından biliyoruz. Değerli kardeşlerim bugün bu besi organize tarım bölgesinin önemi çok büyük. Yaklaşık 270 milyon liralık bir yatırım. Yaklaşık 81 besi işletmesi olacak ve 20 bine yakın da hayvan olacak. Dolayısıyla buradaki ticaretin gelişmesi için son derece önemli. Ama sadece bu konuda bir gelişme olmayacak, ticaretin artmasıyla beraber başta Devrekani olmak üzere bu civardaki bütün ilçelerin bundan faydalanması söz konusu olacaktır” şeklinde konuştu.
MHP’nin ilçe seçim ofisini ziyaret etti
Bakan Yumaklı, açılış programının ardından ilçe esnafını ziyaret ederek, vatandaşlarla bir araya geldi. Bakan Yumaklı, MHP’nin seçim ofisini de ziyaret ederek, partililerle sohbet etti. – KASTAMONU
]]>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 12 yıl sonra resmi ziyaret kapsamında geldiği Mısır’ın başkenti Kahire’deki İttihadiye Sarayı’nda Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi il baş başa ve heyetlerarası görüşmesinin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuştu.
Cumhurbaşkanı es-Sisi’nin nazik davetine icabetle uzun bir sürenin ardından yeniden Kahire’de olmaktan büyük bir memnuniyet duyduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şahsına ve heyetine gösterilen hüsnü kabulden ötürü Sisi başta olmak üzere tüm Mısırlılara teşekkür etti.
Dün yaşanan maden kazası nedeniyle Erzincanlılara geçmiş olsun dileklerini ileten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Özel bir maden ocağında dün yaşanan toprak kaymasında maalesef 9 işçimiz toprak altında kaldı. 9 kardeşimizi arama kurtarma çalışmaları çok yoğun bir şekilde devam ediyor. Çalışmaları koordine etmek üzere İçişleri Bakanımız ile Enerji Bakanımızı Erzincan’a gönderdik. Biz de kendilerinden düzenli olarak bilgi alıyoruz. Bölgede 339’u arama kurtarma personeli olmak üzere 827 uzman personel bulunuyor. Ayrıca 626 araç, 32 iş makinası, 97 aydınlatma kulesi, 6 drone, 44 jeneratör ile özel donanıma sahip diğer araçlar kaza sahasındaki çalışmalara destek veriyor. İşçilerimize ulaşıncaya kadar çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Rabb’im ülkemizi her türlü kazadan, beladan, afetten korusun diyorum” dedi.
“Ticaret ve ekonomi iş birliğimizin lokomotifini oluşturuyor”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mısır ile bin yılı aşan, iç içe geçmiş ortak bir tarih ve kültüre sahip olduklarını söyledi. Bu köklü mirastan aldıkları güçle, Türkiye-Mısır ilişkilerini hak ettiği seviyeye çıkartma gayretinde olduklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, aynı güçlü iradenin Mısır tarafında da olduğunu gördüklerini dile getirdi.
Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi’ni cumhurbaşkanları seviyesine taşıdıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Değerli kardeşimi, Konsey toplantımızı gerçekleştirmek üzere ilk fırsatta Ankara’ya beklediğimi söyledim. Bu ziyaret, inanıyorum ki ilişkilerimizde yeni bir dönüm noktası olacaktır. Ticaret ve ekonomi, iş birliğimizin lokomotifini oluşturuyor. Bugünkü istişarelerimizde ticaret hacmini kısa süre içinde 15 milyar dolara çıkarmak için mutabık kaldık. Ayrıca 3 milyar dolara yaklaşan yatırımlarımızı da artırma kararlılığındayız. Görüşmelerimizde bu yönde atabileceğimiz ilave adımlar hakkında fikir alışverişinde bulunduk. Savunma sanayi çok ciddi potansiyele sahip olduğumuz bir diğer alandır. Mısır, savunma sektörüne önemli yatırımlar yapıyor. Mısırla güç birliğine giderek ortak projeler geliştireceğimize inanıyorum. LNG, nükleer ve yenilenebilir enerji alanında iş birliğimizi geliştirme imkanlarını da değerlendiriyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mısır ile turizm, eğitim ve kültür alanlarında da mevcut bağları daha da kuvvetlendirmek adına gayret sarf edeceklerini belirtti. Kahire’deki Yunus Emre Enstitüsü’nün dünyada Türkçe kurslarına en fazla ilgi gösterilen şube konumunda olduğunu aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçtiğimiz yıl 22 bin Mısırlı öğrencinin Türkçe öğrenmek üzere kurslara kayıt yaptırmasının memnuniyet verici olduğunu ifade etti.
“Netanyahu yönetimi katliam politikasını pervasızca sürdürüyor”
Gazze başta olmak üzere işgal edilmiş Filistin topraklarında yaşanan insanlık dramının Sisi ile görüşmelerinin ilk sırasında yer aldığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İsrail saldırılarında ekseriyetle çocuk ve kadın, 28 binden fazla Filistinli kardeşimiz şehit edildi, 70 bine yakın Filistinli masum yaralandı. Savaşta dahi dokunulmaması gereken camiler, kiliseler, hastaneler, okullar, Birleşmiş Milletler binaları bombalandı. Netanyahu yönetimi işgal, yıkım ve katliam politikasını tüm tepkilere rağmen pervasızca sürdürüyor” dedi.
Gazze’de ateşkesin bir an evvel tesisi ve insani yardımların engelsiz bir şekilde Gazze’ye sevkinin Türkiye’nin öncelikleri arasında olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ülkemizden bugüne kadar uçak ve gemilerle 34 bin tonun üzerinde yardım malzemesini bölgeye sevk ettik. Yardımların ulaştırılmasında Mısır makamlarının desteğini burada özellikle ifade etmek istiyorum. Mısır Kızılay’ına, Mısır Sağlık ve Nüfus Bakanlığına ve ilgili tüm Mısır kurumlarına teşekkür ediyorum” dedi.
“Gazze’nin insansızlaştırılması hiçbir şekilde kabul edilemez”
Türkiye’nin insani yardımlarının yanı sıra refakatçileri dahil 700’den fazla Filistinli’nin, tedavileri için Mısır üzerinden Türkiye’ye getirildiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gazze içinde bir sahra hastanemizin tesisi için uzmanlarımız çalışıyor. Hastanenin en kısa zamanda faaliyete geçmesi noktasında Mısırlı kardeşlerimizin desteğine güveniyoruz. Gazze halkının topraklarından sürgün ettirilmesi yönündeki girişimler bizler için yok hükmündedir. Gazze’nin insansızlaştırılması hiçbir şekilde kabul edilemez. Mısır’ın bu konudaki dirayetli ve kararlı tutumunu takdirle karşılıyor ve destekliyoruz. Netanyahu yönetimi katliamlarını Gazzeli sivillerin sığındığı son nokta olan Refah’a da taşımaktan uzak durmalıdır. İslam dünyası, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi başta olmak üzere uluslararası toplum, sonu soykırıma varacak böyle bir çılgınlığa izin vermemelidir. Gazze’de akan kanın durması için Mısırlı kardeşlerimizle iş birliği ve dayanışma halinde olmaya devam edeceğiz. Orta vadede Gazze’nin yeniden toparlanması ve imarı için de Mısır’la birlikte çalışmaya hazırız” dedi.
Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi ile görüşmelerinde, Libya, Sudan ve Somali’deki meseleleri değerlendirme fırsatı da bulduklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu üç kardeş ülkenin birliğine, beraberliğine, toprak bütünlüğüne ve huzuruna desteğimiz tamdır” dedi.
Afrika’da, Orta Doğu’da veya başka yerlerde asla çatışma, gerilim, kriz görmek istemediklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu amaçla bölgemizde barış ve istikrarın tesisi için Mısır’la temaslarımızı her seviyede artırma kararlılığındayız” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ortak basın toplantısının ardından, Mısır Cumhurbaşkanı Sisi tarafından heyeti onuruna verilen resmi yemeğe katıldı. – KAHİRE
]]>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan resmi temaslarda bulunmak üzere geldiği Mısır’ın başkenti Kahire’de, Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi ile Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi Toplantılarının Yeniden Yapılandırılmasına ilişkin Ortak Bildiriyi imzaladı. İki Cumhurbaşkanı daha sonra ortak basın toplantısına katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında Türkiye-Mısır ilişkilerine ilişkilerini hak ettiği seviyeye çıkarma gayretinde olduklarını belirterek “Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyimizi, Cumhurbaşkanları seviyesine taşıdık. Değerli kardeşimi, konsey toplantımızı gerçekleştirmek üzere ilk fırsatta Ankara’ya beklediğimi söyledim. Bu ziyaret inanıyorum ki ilişkilerimizde yeni bir dönüm noktası olacaktır” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında şu ifadelere yer verdi;
“Sayın Cumhurbaşkanının nazik davetine icabetle uzun bir sürenin ardından – ki 12 yıl – yeniden Kahire’de olmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum. Şahsıma ve heyetime gösterilen hüsnükabulden ötürü Cumhurbaşkanı Sayın Sisi başta olmak üzere tüm Mısırlı kardeşlerimize yine şahsım ve heyetim adına teşekkür ediyorum.
“İŞÇİLERİMİZE ULAŞINCAYA KADAR ÇALIŞMALARIMIZI SÜRDÜRECEĞİZ”
Görüşmelerimizin detaylarına geçmeden evvel, dünkü kazadan dolayı Erzincanlı kardeşlerime buradan geçmiş olsun dileklerimi iletmek istiyorum. Özel bir maden ocağında dün yaşanan toprak kaymasında maalesef 9 işçimiz toprak altında kaldı. Bu 9 kardeşimizi arama kurtarma çalışmaları çok yoğun bir şekilde devam ediyor. Çalışmaları koordine etmek üzere İçişleri Bakanımız ile Enerji Bakanımızı Erzincan’a gönderdik. Bizde kendilerinden düzenli olarak bilgi alıyoruz. Bölgede 339’u arama kurtarma personeli olmak üzere 827 uzman personel bulunuyor. Ayrıca 626 araç, 32 iş makinası, 97 aydınlatma kulesi, 6 dron, 44 jeneratör ile özel donanıma sahip diğer araçlar kaza sahasındaki çalışmalara destek veriyor. İşçilerimize ulaşıncaya kadar çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Rabbim ülkemizi her türlü kazadan, beladan ve afetten korusun diyorum.
İLİŞKİLERDE YENİ BİR DÖNÜM NOKTASI
Değerli basın mensupları, Mısır ile bin yılı aşan iç içe geçmiş ortak bir tarih ve kültüre sahipsiz. Bu köklü mirastan aldığımız güçle Türkiye-Mısır ilişkilerini hak ettiği seviyeye çıkarma gayretindeyiz. Aynı güçlü iradenin Mısır tarafında da olduğunu görüyoruz. Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyimizi, Cumhurbaşkanları seviyesine taşıdık. Değerli kardeşimi, konsey toplantımızı gerçekleştirmek üzere ilk fırsatta Ankara’ya beklediğimi söyledim. Bu ziyaret inanıyorum ki ilişkilerimizde yeni bir dönüm noktası olacaktır.
TİCARET HACMİ HEDEFİ 15 MİLYAR DOLAR
Ticaret ve ekonomi, işbirliğimizin lokomotifini oluşturuyor. Bugünkü istişarelerimizde ticaret hacmini, kısa süre içinde 15 milyar dolara çıkarmak için mutabık kaldık. Ayrıca 3 milyar dolara yaklaşan yatırımlarımızı da artırma kararlılığındayız. Görüşmelerimizde bu yönde atabileceğimiz ilave adımlar hakkında fikir alışverişinde bulunduk. Savunma sanayi, çok ciddi potansiyele sahip olduğumuz bir diğer alandır. Mısır savunma sektörüne önemli yatırımlar yapıyor. Mısır ile güç birliğine giderek ortak projeler geliştireceğimize inanıyorum.
LNG, nükleer ve yenilenebilir enerji alanında işbirliğimizi geliştirme imkanlarına da değerlendiriyoruz. Turizm, eğitim ve kültür alanlarında mevcut bağları daha da kuvvetlendirmek adına gayret sarf edeceğiz. Kahire’deki Yunus Emre Enstitüsü, dünyada Türkçe kurslarına en fazla ilgi gösterilen şube konumundadır. Geçtiğimiz yıl 22 bin Mısırlı öğrencinin kurslara kayıt yaptırması memnuniyet vericidir.
ATEŞKES VE YARDIMIN GAZZE’YE ULAŞMASI ÖNCELİKTİR
Değerli basın mensupları, Gazze başta olmak üzere işgal edilmiş Filistin topraklarında yaşanan insanlık dramı gündemimizin ilk sırasında yer aldı. İsrail saldırılarında çoğunluğu çocuk ve kadın 28 binden fazla Filistinli kardeşimiz şehit edildi, 70 bine yakın Filistinli masum yaralandı. Savaşta dahi dokunulmaması gereken camiler, kiliseler, hastaneler, okullar, Birleşmiş Milletler binaları bombalandı. Netanyahu yönetimi, işgal, yıkım ve katliam politikasını tüm tepkilere rağmen pervasızca sürdürüyor. Ateşkesin bir an evvel tesisi ve insani yardımların engelsiz bir şekilde Gazze’ye sevki önceliğimizdir. Ülkemizden bugüne kadar uçak ve gemilerle 34 bin tonun üzerinde yardım malzemesini bölgeye sevk ettik. Yardımların ulaştırılmasında Mısır makamlarının desteğini burada özellikle ifade etmek istiyorum. Mısır Kızılayı’na, Mısır Sağlık ve Nüfus Bakanlığı’na ve ilgili tüm Mısır kurumlarına teşekkür ediyorum.
GAZZE’DE SAHRA HASTANESİ TESİSİ
İnsani yardımlarımızın yanı sıra refakatçileri dahil 700’den fazla Filistinli kardeşimizi tedavileri için Mısır üzerinden ülkemize getirdik. Gazze içinde bir sahra hastanemizin tesisi için uzmanlarımız çalışıyor. Hastanenin en kısa zamanda faaliyete geçme noktasında Mısırlı kardeşlerimizin desteğine güveniyoruz. Gazze halkının topraklarından sürgün ettirilmesi yönündeki girişimler, bizler için yok hükmündedir. Gazze’nin insansızlaştırılması hiçbir şekilde kabul edilmez. Mısır’ın bu konudaki dirayetli ve kararlı tutumunu takdirle karşılıyor ve destekliyoruz. Netanyahu yönetimi katliamlarını Gazzeli sivillerin sığındığı son nokta olan Refah’a da taşımaktan uzak durmalıdır. İslam dünyası, BM Güvenlik Konseyi başta olmak üzere uluslararası toplum, sonu soykırıma varacak böyle bir çılgınlığa izin vermemelidir. Gazze’de akan kanın durması için Mısırlı kardeşlerimizle işbirliği ve dayanışma halinde olmaya devam edeceğiz. Orta vadede Gazze’nin yeniden toparlanması ve imarı için de Mısır’la birlikte çalışma hazırız.
Kıymetli kardeşlerim, Sayın Cumhurbaşkanıyla görüşmelerimizde Libya, Sudan ve Somali’deki meseleleri değerlendirme fırsatı bulduk. Bu üç kardeş ülkenin birliğine, beraberliğine, toprak bütünlüğüne ve huzuruna desteğimiz tamdır. Biz ne Afrika’da ne Ortadoğu’da ne de gönül coğrafyamızın diğer yerlerinde çatışma, gerilim, kriz görmek asla istemiyoruz. Bu amaçla bölgemizde barış ve istikrarın tesisi için Mısır ile temaslarımızı her seviyede artırma kararlılığındayız. Sözlerime son verirken Sayın Cumhurbaşkanına nazik ev sahipliği için bir kez daha teşekkür ediyorum.”
]]>