Daha öncesinde de yaptığı çalışmalarla belediyecilik noktasında az da olsa tecrübesi olduğunu söyleyen İYİ Parti Melikgazi Belediye Başkan Adayı Sedat Kılınç, “Biz neredeyse 3 aydır sahadayız. İlk açıklanan belediye başkan adaylarından biriyiz ve açıklanır açıklanmaz da biz sahaya çıktık. Bugüne kadar çok ciddi anlamda vatandaşlarımızın önce sorunlarını dinlemek için sahada dolaştık. Vatandaşlarımızın problemlerini, sorunlarını dinledik. Zaten birçok mahalleye hakimiz. Yaptığımız iş icabı birçok mahallede geçmişte yaptığımız işler var ve belediyecilik noktasında da biraz tecrübemiz var. Çünkü biz yıllardır altyapı, park, yeşil alan ve üstyapı gibi çalışmaların hepsini yıllardır yapıyoruz. Belediyeler daha kentsel dönüşüme başlamadan biz kentsel dönüşüm projeleri hayata kazandırdık Kayserimizin birçok mahallesinde. Konuya vakıfız ama vatandaşlarımızın farklı problemleri de var bu noktada da dinledik. Bugüne kadar Melikgazi bölgesinde 100 bin vatandaşımızla temas ettik. 7 bine yakın iş yeri ziyaretimiz oldu. Çok ciddi bir performans ile çalıştık. Gece demedik gündüz demedik” dedi.
“Yıllık 6 milyar dolar gideri engelleyeceğiz”
Kılınç, yıllık yurtdışından 6 milyar dolarlık kağıt ithalat yapıldığını ve tarıma dayalı endüstri projeleri ile bu giderin önüne geçilebileceğini söyleyerek, “Belediyenin görevleri, görev tanımları arasında bulunduğu, ilçe, belde, şehir her nere ise oranın refah seviyesini arttırmak da var. O yüzden biz endüstriyel projelere önem verdik. Hatta endüstriyel projelerden de ülkemizde en hızlı büyüyebileceğimiz, en hızlı dünya ile rekabet edebileceğimiz bir alan var. Bunun da altını çizmek istiyorum; tarıma dayalı endüstri. Biz zaten tarım ülkesiyiz. Yani tarıma dayalı endüstriyi yapıp eğer buradan hem çiftçi sayımızı arttırır, gelirini arttırır, oradaki ürettiği ürünü de endüstriyel anlamda sanayi kısmını da biz belediye olarak çözersek şehrin refahı artıyor. Nasıl artıyor dersek; endüstriyel kenevirden kağıt fabrikası projemiz var. Bu proje o kadar önemli ki çünkü bizim yıllık 3 milyon ton kağıt ithalatımız var. Yurtdışından 3 milyon ton kağıt alıyoruz. 1 buçuk milyon ton da selüloz alıyoruz. İkisinin toplam maddi değeri 6 milyar dolar. Kayser’inin ihracatı 3 milyar dolar. Kayseri’nin bütün sanayisini topladığınızda ihracat 3 milyar dolar fakat şu anda 6 milyar dolar kağıt ithal ediyoruz. Biz endüstriyel kenevirden önce selüloz daha sonra da kağıt üreteceğiz. 6 bin kişiye istihdam sağlayacağız. 120 bin dekar alanı tarıma kazandıracağız ve biz Melikgazi Belediyesi olarak iştirak halinde yapacağız. Bu projeyi hayata geçirdiğimizde hem çalışanlara 52 bin TL maaş vereceğiz hem de Melikgazi Belediyesi’nin gelirini neredeyse 5 katına çıkaracağız sadece bu projeyle” ifadelerini kullandı.
“Yardıma muhtaç sayısını düşüreceğiz”
Sedat Kılınç, belediye başkanlığı sürecinde sosyal destek verilen sayısını düşürürlerse başarılı olduklarını ispatlayacaklarını söyleyerek, “Üreten belediyecilik sloganıyla üreteceğiz biz ve mevcutta dar gelirli olanlar ki; asgari ücretli olup da 1-2 çocuğu olan hele bu çocukların eğitim süreci de devam ediyorsa yaşam hakkı yok kirada oturuyorsa. Emekli olup kirada oturuyorsa karnını doyurma şansı yok. Biz o vatandaşları düşünmek zorundayız. Bugün baktığımızda ülkemizde mültecilere Suriye’de 1 milyon konuttan bahsediliyor. Yine bu sığınmacılara sosyal yardımlar hala akıyor ve hala çok ciddi manada ülkemize bir külfeti var. Biz ne yapacağız? Biz bütün desteğimizi önce kendi milletimize, önce öz milletimize, önce bizim asgari ücretlimize, bizim emeklimize yapacağız. Onları kiradan kurtarmazsak yaşama şansları yok. O yüzden tek katlı, müstakil, 95 metrekare kapalı alanlı 2+1 100 metrekare de bahçeli, hafif çelikte maliyeti uygun aylık 4 bin TL taksitlerle dedik. Teslimata kadar da 3 bin TL’den fazla ödeyemezler. Burada ödeme yapamayacak olan vatandaşlarımıza da destek sağlayacağız. Belki de hiç para almadan projelerden aktaracağımız para ile bunu yapabileceğiz. Önce kendi vatandaşlarımıza yardım edip daha sonra diğerlerine yardım edeceğiz. O yüzden biz o 5 bin evi ilk etapta yapacağız. Şu anda maalesef ülkemizde açlıkla imtihan edilen bir nüfus var ve biz onlar için bu projeleri gerçekleştireceğiz. 5 yılın sonunda başarılı bir belediye başkanı ya da ülke yönetimi şöyle bir şey söylerse hüsrana uğramış olurlar; “Biz göreve geldiğimizde şu kadar kişiye sosyal yardım veriyorduk, şu kadar arttırdık” diyorsak başarısızlığımızı kendi ağzımızla itiraf etmiş oluruz. Biz bu sosyal projeleri yapacağız ama ben 5 yıl sonunda şununla övüneceğim; sosyal yardıma ihtiyaç duyan sayısını yüzde 90 oranında düşürdük. 100 kişiye veriyorsak artık 10 kişiye veriyoruz. Bunu başarabilirsek, o zaman fakirliği önlemiş oluruz ve başarılı bir belediye başkanı oluruz” dedi. – KAYSERİ
]]>İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Eyüpsultan Akşemsettin ve Çırçır mahallelerinde 561 yapı, 720 bağımsız birimde oturan toplam 588 hak sahibini, aileleriyle birlikte depreme dayanıklı konutlarına kavuşturacak projenin temelini attı. “Gençliğimizin, enerjimizin ve cesaretimizin eksilmeden büyüdüğünü de herkese hatırlatmak isterim” diyen İmamoğlu, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan’ı hedef aldı. İmamoğlu “Yetki sahibi vatandaşlarımız, bize sadece geçici yetki verirler. 5 yıllık yetki verir. Hani birine kalsa, her şeyi kendi çatısı altına toplayacak ya… Her şeyi ona verirseniz, hizmet gelirmiş. Her şeyi ona verirseniz var ya, bu milleti mahveder, mahveder. İyi ki biz varız. Böyle bir anlayış olabilir mi? Her yetkiyi ona verin. Muhtarlarımız; toplayın çantanızı pılınızı pırtınızı, evinize gidin. Başka belediye başkanı da olmasın. Her şey onun olsun. İstanbul da onun olsun. Bütün memleket de onun olsun” dedi.
Eyüpsultan’a bağlı, Akşemsettin ve Çırçır mahalleleri sınırları içerisinde yer alan İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) mülkiyetindeki iki parsel, 5 Şubat 2018’de, Bakanlar Kurulu kararıyla riskli alan ilan edildi. İBB Deprem Risk Yönetimi ve Kentsel İyileştirme Daire Başkanlığı; kurum iştirakleri KİPTAŞ, İstanbul İmar A.Ş. ve BİMTAŞ’la iş birliği yaparak 561 yapı, 720 bağımsız birim ve 588 hak sahibinden oluşan, çarpık yapılaşma ve mülkiyet probleminin olduğu alanda çalışmalara başladı. Hak sahipleri ve konunun paydaşları arasında kurulan ortak masalarda, sorunlara çözüm üretildi. Akşemsettin ve Çırçır mahallelerinin kentsel dönüşümü için düzenlenen temel atma töreni; CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökan Zeybek, CHP Parti Meclisi üyesi Mahir Yüksel, CHP İstanbul Milletvekili Yunus Emre, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, CHP Eyüpsultan Belediye Başkan adayı Mithat Bülent Özmen, CHP Zeytinburnu Belediye Başkan adayı Onur Soytürk ve hak sahibi vatandaşların katılımlarıyla gerçekleştirildi.
Konuşmasının başında, yerel seçimler için Eyüpsultan’da Özmen ve Zeytinburnu’nda da Soytürk destek isteyen İmamoğlu, şunları söyledi:
“HER ADAY ARKADAŞIMIZIN BİRİNCİ SIRADA KONUSU KENTSEL DÖNÜŞÜM: Özellikle bu dönem her bir aday arkadaşımızın, birinci sıra bazı ilçelerde çok özenle birinci sıra konusu olan kentsel dönüşüm meselesine tereddütsüz güçlü masalar kurarak, güçlü aktörlerle iş birliği yaparak İstanbul’da İstanbul Büyükşehir Belediyesi ilçe belediyesi uyumunu maksimum seviyeye çıkartarak İstanbul’daki bu güçlü seferberliğin önemli bireyleri olma konusunda yola çıkan aday arkadaşlarım. Bugün Zeytinburnu’nda aday olan ve bu kentsel dönüşüm süreçlerinde de aktör olmuş değerli bir yöneticimizdi sevgili Onur Soytürk Zeytinburnu’nda aramızda kendisine de katıldığı için teşekkür ederim. Tabi Eyüpsultan bu kentsel dönüşüm meselesinde aynen Zeytinburnu’nda olduğu gibi ki alanları itibariyle ve de çözüme kavuşması konusunda geçmişten bugüne komşu birkaç ilçenin de etkin süreçlerinin işletildiği ve ne yazık ki büyük oranda mağduriyetlerin konuşulduğu ama biz bu dönem en üst seviyede tuttuğumuz şeffaflık ve masada mutlak bireylerin, vatandaşların hak ve hukuklarının korunmasını ön planda tutan bir süreçle ileri taşıdığımız bu dönüşüm sürecinin en önemli ilçelerinden birisi olan Eyüpsultan’da bizim güçlü kuruluşumuz İGDAŞ’ı yönetmiş ve bu dönemde etkin bir biçimde Eyüpsultan ilçemizde çalışmalarını sürdüren yönetici ciddiye ciddiyetiyle devlet adamı duruşuyla gerçekten Eyüpsultanlı hemşehrilerime özenli bir yöneticilik sunacağına yürekten inandığım Mithat Bülent Özmen’i davet ediyorum ona da başarılar diliyorum. Buradan Eyüpsultanlı hemşerilerimden Bülent Bey’i yalnız bırakmayacaklarına yürekten inanıyorum.
KENTSEL DÖNÜŞÜMÜN SAHTESİNİ DE YAPIYORLAR: Bugün gerçek bir kentsel dönüşüm projesine imza atıyoruz. Gerçek diye üstüne basa basa vurguluyorum. Çünkü kentsel dönüşümün sahtesini de yapıyorlar. Bu sahtesi meselesi önemli. Her ne kadar birazcık esprili gibi olsa da ne yazık ki kısmen bu sahte meselesini vatandaşlarımıza yaşatıyorlar. Kimin yaptığını aslında siz çok iyi biliyorsunuz. Gerçek kentsel dönüşüm insanları güvende hissettirir. Huzurlu ve mutlu eder. Evet sahte kentsel dönüşüm ise insanları mağdur eder. İstanbul’un deprem gibi çok önemli bir sorunu var bunu hepimiz biliyoruz. Şunu da söylemem gerekir, tabii bu sorun çözümlerinden birisi olması gereken kentsel dönüşümün bu şehirde bu arkadaşlar yüzünden kendisi de bir soruna dönüştü. Yani kentsel dönüşüm deyince bir sorun yumağı hissediliyor. Bunun sebepleri var, eğer sahte işler yaparsanız, insanları aldatırsanız insanlara kentsel dönüşüm diyen sadece İstanbul’un özellikle göz önünde bulunan Marmara kıyıları, deniz kıyılarını lüks konutlarla yığın haline getirirseniz, Fikirtepe gibi çok kötü bir talihsizliği yaşatırsanız işte kentsel dönüşüm adı altında yaptıkları insanları ne yazık ki kentsel dönüşümden soğutur ve bir nevi illallah dedirtir. Olayın özeti budur.
DEPREM TOPLANMA ALANLARI İMARA AÇTILAR. BİR NEVİ VATANDAŞI SIRTINDAN HANÇERLEDİLER: Plansız, programsız çalıştıkları, vatandaşın halinden anlamadıkları için büyük mağduriyetlere yol açtılar. Bu süreç böyle işledi. İstanbulluları evlerinden semtlerinden ettiler ve bir rant mücadelesi, bir rant kavgası, bir rant müzakeresine döndü. Bu yarım kalmış projelerle evsiz bırakılan insanlara dönüştü. Bina bazlı yerinde dönüşümde vatandaşla müteahhidi baş başa bıraktılar. Bu konuda yaşanan büyük sorunları sadece seyrettiler. Biz biliyoruz bu milletten yıllarca deprem vergileri alındı hem de milyarlarca dolar. Vatandaş sesini çıkaramadı her şeye rağmen hükümetine, belediyesine güvenen insanlar, bu güvenlerinde ne yazık ki sıkıntı gördüler. Ama onlar bu güveni iyi yönetemediler. Vatandaşı bir nevi kapalı devre bir ortam yönettikleri için yalnız bıraktılar ve çaresiz bıraktılar. Bakın deprem toplanma alanlarını imara açtılar. Bir nevi vatandaşı sırtından hançerlediler. Vatandaşa ihtiyacı olan konutları yapmak yerine az önce söylediğim gibi hala rezerv alan ilan ettikleri askeri alanlarda yüzde 85 üzerinde oranda lüks konut üretiyorlar rezidanslar üretiyorlar. Yine o rezerv alan dedikleri alanları çarçur erenem vatandaşı sırtından hançerlediler. Vatandaşın kentsel dönüşüm adı altında bunca ihanete imza atan insanlara asla inancı olacağını ben düşünmüyorum.
İNSANLARA 650 BİN KONUT YAPACAĞIZ YALANINI SÖYLÜYORLAR. YÜZÜ KIZARMADAN İFADE EDEBİLİYORLAR: Düşünün seçime giderken hala insanlara düşünsenize 650 bin konut yapacağız yalanını söylüyorlar. Bunu da gerçekten yüzü kızarmadan ifade edebiliyor. 650 binin rakamsal değeri maaş ödemese, hiçbir yatırım yapmasa metroya ona buna para harcamazsa bu şehrin beş altı yıllık bütün parasını harcasa yine 650 bin konutu yapamaz. O bakımdan gerçeklerle yalanları ayırt etmek isteyen sadece inanın vatandaşlarımıza sesleniyorum. Tuzla’ya baksa gerçeği bütün açıklığıyla görür ve Tuzla’da 2019 yılında duyurulan bir TOKİ projesinde temelini de 2021 yılında ancak atabildiler ki hemen yanı başında biz de KİPTAŞ aracılığıyla 2021 yılında bir konut projesi başlattık temelini attık. Biz projemizi 13 ay içerisinde tamamladık ve vatandaşımıza teslim ettik. TOKİ projesi ise üçüncü yılında ve hala kaba inşaat seviyesinde olan bölümleri var tabii bizi şaşırtmıyor. Sadece olan onların bir kez daha sözlerinde durmaması meselesi. Biz ise söz verdiğimiz tarihten bir yıl önce konutları bitirip vatandaşımıza teslim ettik. Kentsel dönüşüm konusunda gerçeklerle yalanları ayırt etmek isteyenler yine Eyüpsultan Yeşilpınar Evleri projemize de bakabilirler.
BİZİM YÖNETİMİMİZDE YAPILAN BÜTÜN İŞLERDE AYNI ÖZENİ GÖRÜRSÜNÜZ: Bizden önceki yönetim Yeşilpınar evlerinden evlerinin bulunduğu alanın üzerinde hak sahipleriyle, ben ilanı gördüğümde şok oldum gazete ilanı yani. Orada oturan insanlar var ve bu alanı gazete ilanıyla o dönem KİPTAŞ ve İBB yöneticileri satış ilanı çıktılar arsayı satmaya kalktılar. Vatandaş riskli binalarda belirsiz, güvencesiz bir haldeydi. Biz geldik satış girişimini durdurduk ve yıllardır çözülmemiş mülkiyet sorunlarını biz çözdük. Her konuyu vatandaşla uzlaşarak yaptık. Hemen bir uzlaşma ofisinin orada devreye aldık ve tam yüzde yüz uzlaşı sağladık. Riskli yapıları yaptık, hak sahiplerine kira yardımı sağladık İBB olarak. İstemeleri halinde taşınabilecekleri stok konutlarımızı açtık ve söz verdiğimiz tarihte aksatmadan tüm hak sahiplerine güvenli evlerini teslim ettik. Bizim yönetimimizde yapılan bütün işlerde inanın bütün arkadaşlarıma talimatımdır ki aynı özeni görürsünüz. Yalnız verdiğimiz sözleri değil aynı zamanda işin kalitesinde de görürsünüz. Detaylara verilen önemde görürsünüz. Mimari detaylarından malzeme detaylarına, uygulamalardan o binayla beraber çevreye sağlayacağı sosyal faydalara varıncaya kadar.
BİZİMLE ONLAR ARASINDAKİ FARK ZİHNİYET FARKIDIR, AHLAK VE HAYSİYET FARKIDIR: Bazen bir kreş, bazen bir mahalle evi, bazen bir sosyal hizmete destek olan birimleriyle. Bizim yönetimimizde yine değerli kurumumuz KİPTAŞ Türkiye’de sabit taksitli sosyal konut üreten tek kurum oldu. Onların vatandaşa sabit taksitle konut sağlamak diye bir dertleri hiç olmadı. İnanın bazı konut alan vatandaşlarımızın ödeyeceği rakamları geleceğe dair enflasyon farkıyla işte Tefe-Tüfe farkıyla ödeyeceği rakamları duyduğumda ben şok oldum. Onun için biz sadece bugünüde düşünmedik. Bu konutları elde edecek olan vatandaşlarımızın yarınlarda karşılaşacağı sorunları bilerek birkaç yıl içerisinde onları güvence altına alma gayretinde olduk. Onun için halkçı bir uygulamayı ortaya koyduk. Onun için biz en ileri seviyede halkçı belediyeciliğin temsilcileri olduğumuzu iddiayla söylüyoruz. Bizimle onlar arasındaki fark inanın zihniyet farkıdır. Ahlak ve haysiyet farkıdır. Aradaki fark vatandaşa verdiği sözü şeref sözü kabul edenler ile vatandaşa yalan söylemekten utanmayanlar arasındaki farktır aradaki fark budur.
BU BÖLGENİN DEPREME DAYANIKSIZ YAPILARDAN ARINDIRILMASI YOLUNDA ÇOK ÖNEMLİ BİR ADIM ATIYORUZ: Bugün temelini attığımız Akşemseddin ve Çırçır mahalleleri kentsel dönüşüm projesinde de bizim farkımızı görecek ve halkımız olarak yaşayacaksınız. Bugün atacağımız temelle birlikte Eyüpsultan’ın iki mahallesinde daha gerçek kentsel dönüşüm sürecini başlatıyoruz. Altı yıldır riskli alan statüsünde bulunan bu bölgenin depreme dayanıksız yapılardan arındırılması yolunda çok önemli bir adım atıyoruz. Hızlı çözüm üretmek için yapılaşmanın az olduğu ve İBB mülkiyetinde bulunan Akşemseddin Mahallesi’ndeki iki parselde rezerv konutlar üreteceğiz. Riskli alan ilan edilen bölgedeki sorunlu yapılarda yaşayan vatandaşlarımızın buraya taşınmalarını sağlayacağız. Elbette ki istekleri doğrultusunda. Ruhsata alınmış olan projelerle bölgedeki iki parselde toplam 703 konut, 12 ticaret, bir kreş ve bir mahalle evi inşa edilecek. Tabii özellikle burada dikkatinizi çektiği gibi hem mimari tarzıyla, hem yaşamsal alan tasarımıyla özenli bir proje dizaynı yapılmıştır. Eyüpsultan’da kentsel dönüşüm süreçlerine hız kazandıracak rezerv konutların üretiminde tam anlamıyla üst seviyede bir ekip çalışması vardır. İBB Deprem Risk Yönetimi ve Kentsel İyileştirme Dairesi Başkanlığı çatısı altında güzel bir çalışma yapılmıştır. Tabii İmar Daire Başkanlığı ve diğer birimleriyle herkes bu tür çalışmalarda İBB kurumsalı altında özenli bir işbirliği süreci yürütmüştür. Genel sekreterimizden, Genel Sekreter yardımcımıza ve o birimlerde bulunan daire başkanlıklarına varıncaya kadar. Yine aynı şekilde burada bulunan özellikle uzlaşma süreciyle başlayan sahadaki İmar A.Ş varlığından tutun inşaatını yapan KİPTAŞ sürecine kadar proje ve sürecin olgunlaşmasındaki BİMTAŞ’a kadar iştiraklerimiz içerisindeki iştiraklerimizin özellikle yapı sektörüyle ilgili olan bu kentsel dönüşüm süreciyle ilgili olan grubumuzun da özenli ve iş birliği içerisindeki çalışması ile çok güzel bir sonuca erişilmiştir. Birlikte çalışma, birbirinin sözünü dinleme birbirine iş odaklı ve sonuç odaklı anlayışla karşılıklı diyalog yürütme çabasından ötürü bütün yönetici arkadaşlarıma yürekten hepinizin huzurunda teşekkür ediyorum
ENGELLENDİĞİMİZ, SÜREÇLERİN UZATILDIĞI BİR YERDE BAŞLAYACAĞIMIZ BİR İNŞAATIN HATTA SABOTE EDİLDİĞİ GİRİŞİMLER YAŞADIK: Vatandaşlarımızın güvenini hiçbir zaman boşa çıkarmadık. Hayali vaatler vermedik. Verdiğimiz tüm sözleri de tuttuk. Tutamayacağımız bir sözü de vermedik. İstanbul’un her tarafında inanın o iç huzurla dolaşıyorum. Şunu söyleyeyim engellendiğimiz süreçlerin uzatıldığı yani bir yerde başlayacağımız bir inşaatın bazen o yerel alanda bazı ilçe belediyeleri tarafından uzun süreler uzatıldı, hatta sabote edildiği girişimleri de yaşamadık değil. Ama biz işimize baktık. O bakımdan öyle bazıları gibi karşıma kentsel dönüşüm mağdurları çıkar da hesap sormaya kalkarlar mı diye de endişe etmedim. Çünkü veremeyeceğimiz bir cevabımız yok. Şu var geçmişten bugüne arızalı diyaloglarla sıkıntılı bir sürece bürünmüş olan kentsel dönüşüm süreçleriyle ilgili ne yazık ki insanların önyargılarını yıkmak, kamu adına kolay bir şey değil. Bunu yıkmak adına ısrarla anlatıyoruz ısrarla anlatıyoruz. Arkadaşlarıma lütfen sonuna kadar bilgi vermekte detay vermekte geri durmayın diyoruz. O bakımdan ben şunu söyleyeyim. Beş yıldır ki beş yıldır demek de yanlış aslında. Dört buçuk yıldır kimseyi mağdur etmeden halkın dertlerini çözmek için bütün arkadaşlarımla var gücümle tüm özenimle çalıştım, çalışmaya da devam ediyorum. Bunu buradan belirtmek isterim.
EMEKLİLERİN ALDIĞI MAAŞLA İLGİLİ DALGA GEÇECEK SEVİYEDE YORUM YAPMASINI BEN HİCAP DUYARAK AKŞAM DİNLEDİM: Herkesin hayatı kolaylaşsın, güzelleşsin diye uğraşıyoruz. Önümüzdeki dönemde kentsel dönüşüm konusunda her zaman vatandaşın yanında olacağız. Dar gelirli vatandaşlarımıza ait 50 bin riskli konutun göreceksiniz, inşaat maliyetini, bütün vaatler, hesabı kitabı yapılmış vaatlerdir. İnşaat maliyetinin yüzde 60’nı biz karşılayacağız. Dar gelirli vatandaşlarımızın 50 bin konuta yakın dönüşümüyle ilgili süreçte. Yine bu konutlarda yaşayan dar gelirli emeklilerimizin inşaat maliyetinin yüzde 65’ni de biz üstleneceğiz. Bugünkü anlayışın daha dün emeklilerin aldığı maaşla ilgili dalga geçecek seviyede yorum yapmasını ben hicap duyarak akşam dinledim. Riskli binalarda yaşayan ev sahiplerine ve kiracılara bakın. Bu kiracı sürecini biz olayın içine kattık. Bakanlığın verdiği desteğin üzerine kiraların çok arttığı gerçeğini görerek yedi bin lira ekstra kira desteğini de biz vereceğiz. Emeklilerimize ayrı bir satır açtık. Bakanlık kira yardımının üzerine özellikle tek emekli maaşıyla geçiniyor ve bir evini dönüştürecek ne yapacaksınız? Sokağa mı bırakacaksınız. Biz o emeklilere dokuz bin lira kira desteği vereceğiz. Onlara ekstra bir ayrımcılık yapıyoruz. Yani toplamda bu beş yıl içerisinde 80 bin ev sahibi ve kiracımıza kira desteğinde bulunarak onların süreçlerini hızlı bir şekilde tamamlamak onları da güvenli konutlarda güvenceli bir yaşama kavuşturma konusunda desteklerimizi bu yoksulluğu hükümetin tavan yaptığı ortamda maliyetlere takla attırdıkları ortamda, döviz kurlarını ne yazık ki yukarıya doğru tırmandırıp cebimizdeki parayı pul ettikleri ortamda biz her yönüyle emeklimizin, dar gelirlinin, vatandaşımızın depremle mücadelede yanlarında olacağımızı, olmak zorunda olduğumuzu ekonominin kötü yaptıkları ekonomiden dolayı böyle bir kaynağı ayıracağımızı buradan Eyüpsultan’dan bütün vatandaşlarımıza bir kez daha duyuruyorum.
HERŞEYİ ONA VERİRSENİZ BU MİLLETİ MAHVEDER MAHVEDER: Bütün arkadaşlarımızla sorunlarınızı dert edinen insanlar olduğumuzu hatırlatmak isterim. Gençliğimizin enerjimizin ve cesaretimizin eksilmeden büyüdüğünü de herkese hatırlatmak isterim. Yetki sahibi vatandaşlarımız bize sadece geçici yetki verirler beş yıllık yetki verirler. O bakımdan hani birine kalsa her şeyi kendi çatısı altına toplayacak ya her şeyi ona verirseniz hizmet gelirmiş. Her şeyi ona verirseniz var ya bu milleti mahveder mahveder. İyi ki biz varız. Böyle bir anlayış olabilir mi? Her yetkiyi ona verin, muhtarlarımız toplayın çantanızı pılınızı pırtınızı evinize gidin. Başka belediye başkanları da olmasın. Her şey onun olsun İstanbul da onun olsun. Bütün memleket de onun olsun. Allah yardımcısı olsun. Ne diyeyim? Allah yardımcısı olsun. Bu yani bu milletle dalga geçmek gibi bir şey. Bu millet hafif tebessüm eder ama o sandığa gittiğinde ne yapacağını da çok iyi bilir. Aynen 23 Haziran’da olduğu gibi. Elbette yetkiyi istiyoruz. Ama yetkinin her anında, her saniyesinde şeffaf, sokakta bizi yürürken göreceksiniz. Pazarda yanınızda rastlayacaksınız. En zor anınızda yanınızda olacağız. Meclisimizi onların bilmediği şekliyle naklen her şeyini size göstereceğiz. Tüm şeffaflığıyla size hesap verecek bir biçimde yetkiyi bize verin. Size atom karıncanın üstüne bir tarif var mı bilmiyorum ama inşallah bulacağız. Diyebilirsiniz belki Ekrem gibi çalıştı denilebilir. Beş yıl daha sizin için çalışmaya devam edeceğiz. Yetki istiyoruz, birlikte kazanmaya, birlikte başarmaya, İstanbul’un 16 milyon insanımıza ait olduğu bir dönemi hep birlikte var etmeye talibiz. Yetkiyi onun için istiyoruz. Daha güzel günlere hep birlikte yürüyelim. İcraat, hizmet, yatırım hızımızı düşürmeden her gün daha da arttırarak yürüyelim. Onun için parolamız belli. Her yerde yazıyor bu geçmiş beş yılın parolası ya da sloganı İstanbul başardı. Önümüzdeki beş yılın parolası ise tam yol ileri. Tam yol ileri. Akşemsettin ve Çırçır mahalleleri kentsel dönüşüm projelerimiz hayırlı uğurlu olsun. Bir an önce vatandaşlarımızın güvenli konutlarına kavuştuğu günlerde buradaki hemşehrilerim den mutlu oldukları yuvalarında hem anahtarlarını vermek hem de onların bir yudum kahvesini içmek dileğiyle hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum”
]]>