(İZMİR) – Öğrenci Veli Derneği (Veli-Der), Milli Eğitim Bakanlığı’nın “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli” adı altında sunduğu müfredat taslağının geri çekilmesini istedi. Müfredat taslağının bilimi, bilimsel ve çağdaş eğitimi reddettiğini ifade edilen açıklamada “Bu müfredat derhal geri çekilmeli ve tüm paydaşların hazırlık sürecine dahil edildiği şeffaf, bilimsel, çağdaş, evrensel bir müfredat hazırlık süreci başlatılmalıdır” denildi.
Öğrenci Veli Derneği (Veli-Der), İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde bir araya gelerek, Milli Eğitim Bakanlığı’nın “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli” adı altında sunduğu müfredat taslağının geri çekilmesi için basın açıklaması düzenledi. Öğrenci Veli Derneği (Veli-Der) adına açıklamayı Öğrenci Veli Derneği (Veli-Der) İzmir Şube Başkanı Necati Kalafat yaptı.
Milli Eğitim Bakanlığı’nın “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli” adı altında sunduğu müfredat taslağı ile eğitim ve ders programlarının laik ve bilimsel temelinin tahrip edildiğini söyleyen Kalafat, “Pek çok sorunu bulunan ve çocuğun üstün yararını hedeflemesi gereken Milli Eğitim Sistemi temel hak ve özgürlükleri, evrensel ilkeleri ve yeni gelişmeleri esas alarak daha bilimsel, çağdaş ve evrensel kriterler çerçevesinde iyileştirilmesi gerekirken maalesef yıllardır tam aksi yönde müfredatta, yönetmeliklerde yapılan değişiklikler, protokoller, iş birlikleri eliyle eğitim ve ders programlarının laik ve bilimsel temeli de adım adım tahrip edilmektedir. Bu tahribatlar çocuklarımızın akademik, psikolojik, bilişsel, moral ve sosyal gelişimlerine telafisi mümkün olmayan büyük zararlar verdiği gençliğimizin güncel umutsuzluğundan anlaşılmaktadır. Ülkemiz gençliğinin durumu buyken MEB’in cilalanmış isimle açıkladığı müfredat taslağı ile zaten çok örselenmiş olan özgürlükçü, eleştirel, eşitlikçi, demokratik, laik, bilimsel, evrensel eğitim boyutları bir kez daha hedef alınmaktadır” dedi.
“DİNE DAYALI EĞİTİMİ ESAS ALAN BİR ÖĞRETİM PROGRAMI AMAÇLANDIĞI HİSSEDİLMEKTEDİR”
Müfredata “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli” adının verilmesinin eğitime siyaset katarak ideolojik bir tercih olduğunu ifade eden Kalafat, “Eğitimin siyaset üstü olarak ele alınması bir ülke için hayati öneme sahipken tüm itirazlara kulak asmaksızın 2014 tarihinde önce Maarif Müfettişleri Başkanlığı’nın kurulması, Maarif Modeli’ ne uygun müfredat değişimi açıklamalarının ve Maarif söyleşilerinin yaygınlaştırılması ile uzun süredir “eğitimden maarife, öğretmenden muallime, öğrenciden talebeye, bilimden irfana” açıklamaları eşliğinde laik eğitimi hedef alan, maarif, köklerden geleceğe, erdem- değer-eylem vurguları eşliğinde dine dayalı eğitimi esas alan bir öğretim programı amaçlandığı hissedilmektedir” diye konuştu.
“ÇAĞDAŞ, BİLİMSEL EĞİTİM REDDEDİLMEKTE”
Yeni müfredat taslağına göre, çağdaş, bilimsel eğitimden uzaklaşıldığını ve Anayasa’nın laiklik ilkesinin ve Medeni Kanunun da reddedildiğini söyleyen Kalafat, “Müfredatta kazanımların “ayet ve hadisler ışığında” ele alınması, kadınların çalışma hayatında olmasının, evlilik yaşının yüksekliğinin, kreş ve bakımevlerinin aile için bir tehdit, sorun olarak görülmesine kadar onlarca içerikle açıkça çağdaş, bilimsel eğitim reddedilmekte, hatta daha da ötesi Anayasa’nın laiklik ilkesi ve Medeni Kanunun da reddedildiğini ortaya koymaktadır” dedi.
“MÜFREDATTA LAİKLİK, LAİK, BİLİMSEL, ÇAĞDAŞ EĞİTİM, KARMA EĞİTİM KARŞITI İSİMLER ÖĞRETİM PROGRAMLARINDA REFERANS ALINMAKTADIR”
Hazırlanan müfredatla Tevhid-i Tedrisat’ı değiştirmenin, karma eğitim ve zorunlu eğitim hakkının kaldırılmasının hedeflendiğini öne süren Kalafat, “Türkiye Yüzyılı hedefleri çerçevesinde Milli Eğitim Bakanlığı tarafından “Bütüncül Eğitim: Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli Öğretim Programları Geliştirme Çalıştayları”nın katılımcılarının, müfredat taslağında “diğer paydaşlar” diye belirtilen isimlerin, STK adı altındaki tarikat yapılarının hazırladıkları raporlar, yazılarda bu müfredatla Tevhid-i Tedrisat’ı değiştirmenin amaçlandığı, karma eğitim hakkının hatta sonrasında zorunlu eğitimin kaldırılmasının hedeflendiği vurgulanmaktadır. Kültür ve medeniyetimize yön veren isimler denilerek müfredatta laiklik, laik, bilimsel, çağdaş eğitim, karma eğitim karşıtı isimler öğretim programlarında referans alınmaktadır” sözleriyle tepkisini dile getirdi.
“ÖZNESİNİN ÖĞRENCİ OLMADIĞI BİR MÜFREDAT TASLAĞIYLA KARŞI KARŞIYAYIZ”
Müfredat taslağının öğretmenlere, akademisyenlere, velilere rağmen kapalı kapılar ardında hazırlandığının da altını çizen Kalafat, “Öznesinin öğrenci olmadığı bir müfredat taslağıyla karşı karşıyayız. Dokuz günlük görüş verme süresinin akılcı, mantıklı bir karşılığı olduğunu veliler olarak düşünmüyoruz. Bu kadar kısa bir sürede tüm taslağın, ders içeriklerinin biz veliler ve öğretmenler tarafından okunabilmesi, incelenebilmesi bile mümkün değildir. Kaldı ki bu görüşler kamuoyuna açıklanacak mıdır, gelen görüşler değerlendirmeye alınacak mıdır gibi çok sayıda sorunun cevapsız bırakılması da taslağın görüşe açılmasının yalnızca müfredata demokratik bir görüntü verme algısı yaratmaya çalışmak olduğunu da göstermektedir” dedi.
“ÇOCUKLARIMIZIN GELECEĞİNİ SAVUNMAYA DEVAM EDECEĞİZ”
Bilimi, bilimsel, çağdaş eğitimi reddeden bir müfredatın ülkenin geleceğinin de kaybedilmesi anlamına geldiğini söyleyen Kalafat, “Bu farkındalık ve hissiyatla çocuklarımızın geleceğine ve eğitim haklarına sahip çıkmaya, çocuklarımızın ve memleketimizin geleceğini savunmaya devam edeceğiz. Bu müfredat derhal geri çekilmeli ve tüm paydaşların hazırlık sürecine dahil edildiği şeffaf, bilimsel, çağdaş, evrensel bir müfredat hazırlık süreci başlatılmalıdır” diye konuştu.
]]>
CHP Malatya Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Veli Ağbaba, Abdulkadir Eriş İlkokulu’nda oyunu kullandı. Ağbaba, “Malatya bizim sevdamız, burada doğdum burada öleceğim. Bir makam ya da mevki için gelmiyorum. Malatyalıların taşımış olduğu o büyük yüke omuz vermeye geliyorum. O büyük sorumluluklarına ortak olmaya geliyorum” dedi.
CHP Malatya Büyükşehir Belediye Başkan adayı Veli Ağbaba, oyunu Abdulkadir Eriş İlkokulu’nda 1316 nolu sandıkta kullandı. Oy kullanmaya kızı Elif ve oğlu Efe ile birlikte gelen Ağbaba, vatandaşların yoğun ilgisiyle karşılaştı. Kendisiyle fotoğraf çektirmek isteyenlerin isteklerini kırmayan Ağbaba, sandık görevlilerine de çalışmalarında başarılar diledi.
“GÖREVE MAKAM YA DA MEVKİ İÇİN GELMİYORUM”
Veli Ağbaba, oyunu kullandıktan sonra yaptığı açıklamada şunları söyledi:
“Öncelikle tekrar Malatya’ya geçmiş oldun dileklerimizi iletiyoruz. Bir büyük yıkımı hep birlikte yaşadık. Maalesef çarşısı en çok hasar gören ve yıkılan il, Malatya. Malatya’nın çığlığını, isyanını ve ne yaşadığını Türkiye’ye duyurmaya, göstermeye çalıştık. Bunu yaptık ki yukarıdakiler görsün ve Malatya’ya hak ettiği kadar yatırım yapılsın ama Türkiye duydu, birileri hala duymadı. KOSGEB yardımları, TOKİ konutları ve çarşı merkezine baktığınızda aynı. Bir davet üzerine geldim ben. Malatyalılar, belediye başkanı olarak Veli Ağbaba’yı görmek istediklerini söylediler. Eğer Malatyalılar görev verirse başarıyla yapacağıma inanıyorum. Malatya için hayırlısı olsun. Umarım Malatya kısa sürede yaşadığı yalnızlık ve travmadan kurtulur. Malatya’da sadece binalar yıkılmadı umutlar, motivasyon ve moraller yıkıldı. İnsanlar maalesef geleceğe umutla bakamıyor. Biz, insanların gözündeki umudu ve ışığı görüp, bu yola çıktık. Bir makam ya da mevki için gelmiyorum. Malatyalıların taşımış olduğu o büyük yüke omuz vermeye geliyorum. O büyük sorumluluklarına ortak olmaya geliyorum. Bu duygularla bakıyorum. Gece gündüz çalışacağız. Malatya’nın ne ihtiyacı varsa onu yapmaya gayret göstereceğiz.
“VELİ AĞBABA MALATYA’NIN ADAMIDIR”
Ben hep söylüyorum bir Malatya milliyetçisiyim, ne görev verilirse yaparım. Görev verilmezse de Malatyalıların canı sağ olsun. Ancak anketler gösteriyor ki Malatyalıların; sağcı, solcu, milliyetçi, muhafazakar herkesin ortak kanaati oluşmuş durumda. Hem Malatya’mız hem de memleketimiz için hayırlı olmasını diliyorum. Ben 2011, 2015, 2018’de aday oldum. Malatya her zaman ne karar verdiyse başımızın üstüne. Umarım sandıklarda da bir olumsuzluk yaşanmaz. Malatya bizim sevdamız; burada doğdum, burada öleceğim. Malatya benim dönüp dolaşıp geldiğim yer. Perşembe günlerini iple çekiyorum ki Malatya’ya geleyim. Benim her şeyim burada. Evim, iş yerim burada, Malatya’da ikamet ediyorum. Bazı arkadaşlar gibi başka yerlerde değiliz. Veli Ağbaba’nın bir özelliği daha var; bir grubun, derneğin, örgütlenmenin adamı değil. Veli Ağbaba, Malatya’nın adamıdır.”
“BİR DEPREM YAŞADIĞIMIZI UNUTMAYIN”
Göreve geldiklerinde ilk yapacakları çalışmanın umutları yeniden yeşertmek olacağını ifade eden Ağbaba, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Sonuç ne olursa olsun kazanırız ya da kaybederiz ama Malatyalı bir deprem yaşadığını unutmasın. Ona göre hareket etsin. 14 Mayıs seçimlerinde sanki deprem yaşanmamış gibi, kaybettiklerimizin acısı dinmeden davul zurna çalındı. Ben böyle bir şey istemiyorum. Malatyalılara yakıştıramam. Bir kutlama ya da konvoy istemiyoruz. Kutlama yapılacaksa birkaç gün içinde Malatyalılarla belediye önünde yaparız. Buradan Malatyalılara bir çağrı yapıyorum; lütfen sakin olun, bir deprem yaşadığımızı unutmayın. Seçimin sonucu ne olursa olsun hep beraber bu sonuca saygı göstereceğiz. Olgun davranacağız, bir acı yaşadığımızı unutmayacağız. Evlerimiz ve iş yerlerimizin yıkıldığını unutmayacağız. Bazı arkadaşların yönlendirmesiyle Malatya 14 Mayıs’ta maalesef kötü bir sınav verdi. Tabii ki coşku ve heyecan duyacaklar ama lütfen sakin olsunlar.”
]]>