Verim – Haber 28 – Giresun Haber https://www.haber28.com.tr Sat, 27 Jul 2024 01:24:16 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Bingöl Balında Verim Artışı Bekleniyor https://www.haber28.com.tr/bingol-balinda-verim-artisi-bekleniyor/ https://www.haber28.com.tr/bingol-balinda-verim-artisi-bekleniyor/#respond Sat, 27 Jul 2024 01:24:16 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=27798 Avrupa Birliği (AB) coğrafi işaret tescili sürecinde son aşamaya gelinen Bingöl balında bu yıl hava koşullarının olumlu seyretmesinden dolayı verim artışı bekleniyor.

Geçen yıl bal üretiminde iklimsel değişiklikler nedeniyle rekoltede düşüş yaşayan Bingöl’deki üreticileri bu yıl ılıman ve yağışlı geçen hava şartları ümitlendirdi.

Hava sıcaklığının ve yağışların mayıs-haziran aylarında beklenen düzeyde seyretmesi halinde üreticiler, bu yıl rekoltenin artacağını öngörüyor.

Tescili için yapılan başvuru AB Komisyonunca 12 Mart’ta uygun bulunan Bingöl balının 3 aylık itiraz süresinin dolmasının ardından tescillenmesi bekleniyor.

“Geçen yıla göre kat kat güzel verim elde etmiş olacağız”

Bingöl Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Mehmet Ali Aba, AA muhabirine, bal üretimde bitkilerden çok hava şartlarının etkili olduğunu söyledi.

Ilık ve nemli havada arının çok iyi çalıştığını anlatan Aba, mayıs ve haziran aylarında hava şartlarının olumlu geçmesi halinde güzel sonuçlar almayı beklediklerini belirtti.

Aba, şöyle devam etti:

“Geçen sene hava bir yağışlı bir soğuk derken arılar stres yaptı, rekoltede düşüş yaşamıştık, 1400 ton bal elde etmiştik. Bu yıl 2 bin tonun üzerinde ürün bekliyoruz. Hava şartları şu şekilde devam ederse geçen yıla göre kat kat güzel verim elde etmiş olacağız. Geçen yıla göre bu yıl daha umutluyuz.”

Bingöl balının AB coğrafi işaret tescili alması halinde bunun markalaşma ve Avrupa’ya ihracatta da önemli bir gelişme sağlayacağını dile getiren Aba, üniversite ve kentte çalışma yürüttükleri kurumların da arıcılığa bu yönde hep ön açıcı destek sağladıklarını kaydetti.

Arıcılardan Fatma Erdoğan, 2012 yılından bu yana üretimi sürdürdüklerini belirterek, geçen yıl iklimsel değişikliklerin bal üretimini olumsuz etkilediğini söyledi.

Erdoğan, “Bu yıl ümit varız. İnşallah beklediğimiz miktarda yağmur yağarsa bal verimimiz yükselecek. Bu hem ticaretimize hem de balımızın kalitesine yansıyacak. Bu yıl floradan çok umutluyuz.” ifadelerini kullandı.

Havanın ısınmasıyla çiçeklerin de kendisini göstermeye başladığını dile getiren Erdoğan, ne kadar çok nektar olursa arıların o kadar doğal besleneceğini belirtti.

“İklim verimin yüksek olmasında etkili”

Arı ve arı ürünleri alanında pilot üniversite olan Bingöl Üniversitesi de kentte arıcılığın gelişmesi, bal üretiminin ve ürünün ekonomik değerinin artırılması için çalışmalar yürütüyor.

Bingöl Üniversitesinin Ormanardı köyü mevkisindeki Tarımsal Uygulama ve Araştırma Merkezinde bulunan arı kolonisinde incelemeler yapan uzman akademisyenler, iklim değişikliği gibi çeşitli etkenlerin üretime etkilerini takip ederek rapor hazırlıyor.

Bingöl Üniversitesi Gıda Tarım Hayvancılık Meslek Yüksekokulu Arıcılık Programında görevli Dr. Öğretim Üyesi Münire Turhan da arıcılarla sürekli işbirliği halinde olduklarını, bilgi alışverişinde bulunduklarını, bu sayede arıcılıkta başarının giderek artacağını düşündüklerini belirtti.

Turhan, Bingöl balının kentin kendine has doğası, florası ve yaylalarındaki bitki çeşitliliği bakımından farklı olduğuna işaret ederek, özellikle geven kekik türleri ve ballıbabagiller familyasına ait çeşitli ballı bitkilerin çok yaygın bir şekilde bulunduğunu söyledi.

Arılarda genetik yapının önemine dikkati çeken Turhan, “Genetik pay yüzde 25 ise çevre etkisi yüzde 75 olması gerekiyor. Çevrenin etkisi nedir? Arının aktif uçuş zamanlarında nektar toplayabileceği nektarlı, polenli bitkilerin olması gerekmektedir. Dolayısıyla çok yağmur yağdığında ya da iklim koşulları kötü gittiğinde çiçekli bir tarla bile olsa arılar kullanamadığı zaman çok da o nektarın bir önemi olmuyor. Onun için iklimin, hava koşullarının iyi olması da arının bal üretmesi ve verimin yüksek olmasında oldukça etkili.” diye konuştu.

Turhan, ana arı üretiminin de yavru popülasyondaki artışın da iklime bağlı olduğunu dile getirerek, her şey yolunda giderse bu yıl verim ve kalitenin, popülasyon artışının pozitif yönde olacağını belirtti.

“Bingöl’de kışın kısa sürmesi, hava sıcaklığının birden artması arılar için olumsuz bir şey teşkil etmedi ama kar uzun sürseydi, don olsaydı gündüz gece sıcaklık farkı nedeniyle arı ölümleri olabilirdi.” diyen Turhan, nisan ayında havaların ısınmasıyla arıların güzel çalıştığını kaydetti.

Turhan, şunları söyledi:

“Arıları kontrol ettiğimizde gayet güzel polen bal gelmiş. İklim bu yıl bizi olumsuz etkilemedi. Mayıs ayı da hafif yağışlı geçerse, haziran döneminde çiçekli bitkilerden arılar yoğun şekilde faydalanacaktır. Bu koşullar yaylaya da yansırsa verim güzel olacaktır. Umudumuz verimli bir yıl geçirmek, geçen seneden daha fazla bal, polen üretimi sağlamaktır.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/bingol-balinda-verim-artisi-bekleniyor/feed/ 0
Trakya’da Yağışlar Çiftçinin Rekolte Umutlarını Artırdı https://www.haber28.com.tr/trakyada-yagislar-ciftcinin-rekolte-umutlarini-artirdi/ https://www.haber28.com.tr/trakyada-yagislar-ciftcinin-rekolte-umutlarini-artirdi/#respond Sun, 21 Jul 2024 07:24:06 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=26697 Edirne, Kırklareli ve Tekirdağ’da etkili olan yağışlar çiftçinin kanola ve buğdayda yüksek rekolte umudunu artırdı.

Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölüm Başkanı Prof. Dr. İsmet Başer, AA muhabirine, son yağışların buğday ve kanolanın gelişimine katkıda bulunduğunu ve üreticileri sevindirdiğini söyledi.

Kanola ve buğday gelişimindeki olumsuzlukların yağışlarla ortadan kalktığını belirten Başer, “Buğdayın gelişimi gerçekten iyi gidiyor. Sadece son yağışlarda sık ekilen yerlerde ve rüzgarın fazla alındığı arazilerde buğdayda yatma problemi var. Orada üreticilerimiz dikkat etsin. Çok büyük bir sorun değil, buğday kendini toparlayacaktır. Şu anda buğday gelişiminde önemli bir sorun gözükmüyor, oldukça iyi gidiyor. Bu sene çıkış yapan kanolalarımızın gelişimi özellikle son yağmurlardan sonra oldukça iyi. Bundan sonra da çok büyük bir risk oluşacağını sanmıyorum.” diye konuştu.

Başer, bundan sonraki süreçte üreticilere arazilerini sık sık kontrol etmeleri tavsiyesinde bulundu.

Trakya’da geçen senelere kıyasla bu yıl daha yüksek verim elde edileceğini dile getiren Başer, “Geçen yıla kıyasla hem buğday hem kanolada ortalama verimin üstünde olacak hatta ben bazı alanlarda rekor verimler bekliyorum. Verimimiz geçen yılın üstünde olacak.” dedi.

“Çiftçi yağışa sevinir”

Tekirdağ Ziraat Odası Başkanı İmdat Saygı da bu yıl ekili arazilerin güzel yağış aldığını ifade etti.

Kanola ve buğday gelişiminin son derece güzel olduğunu anlatan Saygı, üreticilerin yüzünün son yağışlarla güldüğünü belirtti.

Saygı, “Şu an kanola, buğday, arpa gibi bitkilerin hepsi yağışlardan nasibini aldı. Nisan yağmurları üreticiler için çok önemli. Bu yağışlarla bitki taneyi besleyecek ve verimlerde artış olacak. Çiftçinin zaten olmazsa olmazı yağış. Yağış olduğu zaman çiftçi her zaman mutlu olur. Şu anda bir sıkıntı gözükmüyor.” diye konuştu.

“Uzun zamandır böyle güzel yağışları bekliyorduk”

Edirne Ziraat Odası Başkanı Hüseyin Arabacı ise buğday ve kanolanın gelişimine katkı sağlayacak güzel yağışlar olduğunu söyledi.

Kurak geçen kışın ardından üreticilerin endişe yaşadığını belirten Arabacı, son yağışların yüzleri güldürdüğünü dile getirdi.

Yağmurun zamanında geldiğini belirten Arabacı, “Uzun zamandır böyle güzel yağışları bekliyorduk. Yağışlar başak dönemindeki buğdayın gelişimi açısından son derece faydalı oldu. Aynı zamanda çiçek açan kanolaya da büyük katkısı olacak. Kuraklık stresi azalmış oldu. Bu yağışlar inşallah verimi artıracaktır. Üreticilerimize bol ve bereketli bir tarım sezonu diliyorum.” diye konuştu.

“Yağışlar ekili alanlarımıza çok iyi geldi”

Kırklareli Ziraat Odası Başkanı Ekrem Şaylan da son yağışların özellikle buğday, ayçiçeği, mısır ve kanola gibi ekili alanlara katkı sağladığını belirtti.

Bahar yağışlarıyla çiftçinin rahat bir nefes aldığını söyleyen Şaylan, “Allah’a şükür yağış zamanında geldi. Buğday ve kanola gelişim döneminde ayçiçeği ise topraktan çıkmaya çalışıyor. Bu yağışlar ekili alanlarımıza çok iyi geldi.” ifadelerini kullandı.

Üreticiler umutlu

Tekirdağlı kanola üreticisi Salih Can Dinçer de son yağışlarla verim kaybı korkusundan kurtulduklarını ifade etti.

Son yağışlarla derin nefes aldıklarını belirten Dinçer, geçen seneye göre daha fazla verim beklediklerini dile getirdi.

Kırklarelili buğday üreticisi Tuncay Özalatur ise bu yıl buğdayda kalite ve verimde artış beklediklerini söyledi.

Kasım ayında buğday ekimini gerçekleştirdiklerini anımsatan Özalatur, yağışların etkisiyle çimlenme sürecinin güzel olduğunu belirtti.

Haziran sonlarında hasadın gerçekleşeceğini ifade eden Özalatur, “Geçen yıla göre bu yıl daha fazla verim alacağımızı ümit ediyoruz. İlk çıkış ve çimlenme çok güzel olmuştu.” diye konuştu.

]]>
https://www.haber28.com.tr/trakyada-yagislar-ciftcinin-rekolte-umutlarini-artirdi/feed/ 0
Konya Ovası’nda Hububat Üretimi ve İlaçlama Uyarısı https://www.haber28.com.tr/konya-ovasinda-hububat-uretimi-ve-ilaclama-uyarisi/ https://www.haber28.com.tr/konya-ovasinda-hububat-uretimi-ve-ilaclama-uyarisi/#respond Sun, 07 Jul 2024 04:36:06 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=23993 Türkiye’nin tahıl ambarı Konya Ovası’nda bu yıl beklenen yağışların düşük olması hububatta verim kaybına kapı aralarken, zaman zaman alınan yağışlar ovada umutları arttırdı. Uzmanlar, sapa kalkma olarak bilinen başaklanma döneminde tarladaki ürünlerin sık sık kontrol edilmesine ve doğru ilaçlamaya dikkat çekiyor.

Tahıl ambarı Konya Ovası’nda 2023 yılı hububat sezonunda, Nisan ayındaki yağışlarla hububat ürünlerinde verim ve kalitenin artmasıyla rekolte yaklaşık 2 milyon tonun üzerinde olarak kayıtlara geçti. Bu sezon beklenen yağışların düşük olması hububatta verim kaybına kapı aralarken, zaman zaman alınan yağışlarla beraber kıraç alanlardaki ürünlerde rekolte beklentisi arttı.

“Konya’da hububatla ilgili bir problemimiz gözükmüyor”

Sapa kalkma olarak bilinen başaklanma döneminde yağışlar devam ederse hasat sezonunda verim kaybının yaşanmayacağına dikkat çeken Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO) Konya Şube Başkanı Burak Kırkgöz, “Konya yöresindeki hububat alanlarında şu anda yavaş yavaş sapa kalkma başladı diyebiliriz. Çiftçilerimizin artık ot ilaçlarını kullanma dönemleri başladı. Yavaş yavaş bunların yanında hastalık kontrolleri de başlamış durumda. Tabii beklediğimiz yağışları maalesef bu yıl da alamadık. Ama dönem dönem yağan yağmur yağışları hububat alanları için yeterli oldu. Şu anda Konya yöresinde hububatla ilgili bir problemimiz gözükmüyor. İnşallah Nisan ayındaki yağışlar yağmur olarak dengeli bir şekilde devam ederse hasat sezonunda verimde herhangi bir kaybımızın olmayacağını düşünüyoruz. Tabii yağışlar bu dönemlerde çok önemli. Eğer yağışlar olmazsa bitkilerin erken dönemde sapa kalkmasından dolayı birtakım verim düşüklükleri yaşanabilir. Tabii bazı çiftçilerimiz bu dönemlerde yağış alamayan yerlerde, sulama imkanı olan yerlerde sulama yapmaya başladı. Bununla beraber üre gübresinin de kullanımı yapıldı. Çiftçilerimiz üre gübrelerini attılar. Sulama imkanı olmayan çiftçilerimiz hala daha yağış beklemekte. İnşallah önümüzdeki süreçte yağışlar devam eder” dedi.

“Risk gözükürse böyle bir durumla karşılaşılmadan önce bu ilacı mutlaka kullanılması gerekiyor”

Doğru, zamanında ilaçlama ve sulama ile ilgili uyarılarda bulunan Burak Kırkgöz, “Bu süreçten sonra hastalık kontrolü çok önemli. Çiftçilerimizin özellikle sarı pas ve kök çürüğü hastalığıyla alakalı arazilerin dönem dönem bir ziraat mühendisi meslektaşımızla mutlaka kontrol etmeleri gerekiyor. Bu kontrollerde eğer hastalık tespiti yapılırsa hiç zaman kaybetmeden ilacın da bir önce kullanılması gerekiyor. Çünkü bizim tarımda kullandığımız mantar ilaçları genelde tedavi edici değil, koruma amaçlı ilaçlar. Bu koruma amaçlı ilaçları da hastalık bitkinin bünyesine girmeden önce kullanmak gerekiyor. Eğer bu risk gözükürse böyle bir durumla karşılaşılmadan önce bu ilacın mutlaka kullanılması gerekiyor. Çiftçilerimiz sapa kalkmadan sonra tarlaya bazen girmek istemiyor. İlaç atmak istemiyorlar orada mahsuller ezileceği için. Tabii hastalığın daha sonrasındaki verdiği zarar o dönemdeki ezilen yerden daha fazla olduğu için biz çiftçilerimize genelde bu ilaçları kullanmalarını kesinlikle tavsiye ediyoruz. Çünkü birim alandan alınacak verim hepimiz için ve ülkemiz için de önemli. Çiftçilerimiz artan maliyetler karşısında mücadele edebilmek için birim alandan daha yüksek verim almak zorunda. Bu verimliliği sağlayabilmek için de gerekli ilaçların gerekli gübrelerin zamanında doğru bir şekilde yapılması gerekiyor” ifadelerini kullandı.

“Çok sulama yapıldığı dönemlerde bazen hastalıklar da beraberinde gelebiliyor”

Yapılan sulamalarla yeraltı su kaynaklarında ciddi oranda çekilmeler olduğuna değinen Kırkgöz, “Konya yöresi kapalı bir havza. Yeraltı sularımızda da çok ciddi çekilmeler meydana geliyor. Bu yüzden sulama periyotlarına çiftçilerimizin çok dikkat etmesi gerekiyor. Çok sulama yapmak çok verim alınacak anlamına gelmiyor. Aksine çok sulama yapıldığı dönemlerde bazen hastalıklar da beraberinde gelebiliyor. Çiftçilerimizin arazilerini haftalık kontrollerin sonucunda dönemsel olarak hava sıcaklığına da bağlı olarak, yani haftalık bir sulama yapacak bir çalışma yapması gerekiyor. Bunu daha da kısaltmak verimi artırmaz. Enerji maliyetlerimiz de çok yüksek. Ekstra maliyet yapmak, bir yandan hastalık ortaya çıkması, çiftçilerimiz için ilerleyen dönemde bitkilerimizin kendilerini etkileyebilir. Kontrollü olarak sulama yapmalarını tavsiye ediyoruz” diye konuştu. – KONYA

]]>
https://www.haber28.com.tr/konya-ovasinda-hububat-uretimi-ve-ilaclama-uyarisi/feed/ 0
Kars’ta Tarımsal Üretim Planlaması İstişare Edildi https://www.haber28.com.tr/karsta-tarimsal-uretim-planlamasi-istisare-edildi/ https://www.haber28.com.tr/karsta-tarimsal-uretim-planlamasi-istisare-edildi/#respond Tue, 16 Apr 2024 00:24:35 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=14469 Kars’ta Tarımsal Üretim Planlamasına İlişkin tüm dinamikler ortak akılla istişare edildi.

Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından Kars’ta tarımsal üretim planlama toplantısı yapıldı.

Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından uygulamaya konulan tarımsal üretim planlaması kapsamında Kars ve Ardahan illeri tarımsal üretim planlama toplantısı, Kars İl Tarım ve Orman Müdürlüğü toplantı salonunda gerçekleştirildi. Toplantıya, Hayvancılık Genel Müdür Yardımcısı Emre Gürçay, Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Nuri Yılmaz, Strateji Geliştirme Başkanlığı İdari işlerve Koordinasyon Daire Başkanı Barış Orhan, Tarım Reformu Genel Müdürlüğü Entegre İdare Kontrol Daire Başkanı Ahmet Turan Gürkan, Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü Tarım Havzaları Daire Başkanı Ergin Toprak, Kars İl Müdürü Enver Aydın, Ardahan İl Müdürü Muhammet Fatih Cineviz, DSİ 24. Bölge Müdürü Serdar Kotan, Strateji Geliştirme Başkanlığı Ziraat Mühendisi Erkan Atilla, Doğa Koruma ve Milli Parklar Şube Müdürü Resul Gök, Şeker Fabrikası Müdürü Hasan Ergün, Kars Orman İşletme Müdürü

Yüksel Saraç, Sarıkamış Orman İşletme Şefi Mustafa Alptekin Gelegen, Toprak Mahsulleri Ofis Müdürü Ömer Apak Kars İl Gıda Kontrol Laboratuvar Müdürü Erdoğan Doğan, Kars ve Ardahan İl Müdür Yardımcıları ile İlçe ve Şube Müdürleri katıldı. Hayvancılık Genel Müdür Yardımcısı Emre Gürçay ve Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Nuri Yılmaz yaptıkları sunumlarda; Tarımsal üretimin planlanması, gıda güvenliğinin sağlanması, verimliliğin artırılması, çevrenin korunması ve sürdürülebilirliğin sağlanması ülke genelinde tüm paydaşlarımızla istişare içinde üretim odaklı devam edeceklerini belirttiler. Bu çerçevede Bakanlık politikalarımıza bağlı olarak bitkisel, hayvansal ve su ürünleri üretiminde kayıtlılık, kalite, verimlilik, sektöre yatırım ve sürdürülebilirlik olmak üzere beş eksen üzerinde şekillendirilmektedir. Bu amaçla, 5488 ve 5403 sayılı kanunlarda değişiklik yaparak üretim planlaması, sözleşmeli üretim, kayıtlılık ve sürdürülebilirlikle yeni politikalar oluşturulmaktadır. Bölgesel istikrarlı bir büyüme ile tarımsal üretim planlama modeli uygulanarak stratejik ürünlerin en uygun yerde üretilmesi planlandığının önemini vurguladılar.

Kars İl Tarım ve Orman Müdürü Enver Aydın, ilin genel durumu, tarımsal potansiyeli ve planlamaya alınacak projelere ilişkin konuşmalarının ardından ilgili konularda sunum gerçekleştirdi.

Enver Aydın, Kars’ta ağırlıklı olarak mera hayvancılığı yapıldığı düşünüldüğünde, hayvan içme sulukları mera ve yayla yollarının yapılması, yaylada yaşayan göçerlerin altyapı eksikliklerini giderilmesi gerekliliği ile Birim hayvandan ve birim alandan verim artışı hedefinde, suni tohumlama ile hayvan ırkında gelişim sağlanması, meraların ıslahı ile birim mera alanından ot veriminin arttırılması, küçükbaş ve büyükbaş hayvancılığı geliştirme programları, Sulanan alanlarda modern sulama sistemleri ile birim alandaki verimliliğin ve kaba yem üretiminin arttırılması Hayvan refahının artırılması, verimliliğin yükseltilmesi ve çeşitli hayvan hastalıklarının önüne geçilmesi amacıyla modern barınakların inşa edilmesi konularına dikkat çekti

Toplantıda, üretim planlaması çerçevesinde Kars’ta yapılan çalışmalar gözden geçirilerek Tarım ve Orman Bakanlığı yetkililerince planlama süreci detaylı olarak anlatıldı. – KARS

]]>
https://www.haber28.com.tr/karsta-tarimsal-uretim-planlamasi-istisare-edildi/feed/ 0
Kozalak verimi yüzde 20’den yüzde 60’a çıktı ‘Dumansız fabrika’ Kozak Yaylası’nda yüzler gülüyor https://www.haber28.com.tr/kozalak-verimi-yuzde-20den-yuzde-60a-cikti-dumansiz-fabrika-kozak-yaylasinda-yuzler-guluyor/ https://www.haber28.com.tr/kozalak-verimi-yuzde-20den-yuzde-60a-cikti-dumansiz-fabrika-kozak-yaylasinda-yuzler-guluyor/#respond Wed, 27 Mar 2024 01:48:05 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=11767 Kozalak verimi yüzde 20’den yüzde 60’a çıktı

‘Dumansız fabrika’ Kozak Yaylası’nda yüzler gülüyor

Türkiye’nin çam fıstığı deposu Kozak Yaylası’nda çalışmaları meyvelerini veriyor

İZMİR – İzmir’in Bergama ilçesinde bulunan ve Türkiye’nin çam fıstığı deposu olarak bilinen Kozak Yaylası’nda verim artırmaya yönelik projeler meyvesini veriyor. Kozalak verimi yüzde 20’den yüzde 60’a çıkarken, yöre halkı önümüzdeki yıllarda verimliliğin artacağından umutlu.

Türkiye çam fıstığı üretiminin yüzde 80’ini karşılayan İzmir’in Bergama ilçesinde bulunan Kozak Yaylası’nda, son yıllarda görülen verim düşüklüğünü gidermek üzere Tarım ve Orman Bakanlığı Orman Genel Müdürlüğü Başkanlığında yürütülen, verim arttırmaya yönelik projeler meyvesini vermeye başladı. Hasada başlayan yöre halkı önceki yıllarda yüzde 20 olan kozalak veriminin, artık yüzde 60’ı bulduğunu ve geleceğe dair umutlarının arttığını söylüyor. Bölgede incelemelerde bulunmak üzere Kozak Karaveliler Mahallesi’ndeki fıstıkçamı ormanlarına gelen İzmir Orman Bölge Müdürü Zafer Derince, burada Bergama Orman İşletme Müdürü Şahin Dönertaş ve Mahalle Muhtarı Feridun Kaya’dan çalışmalara ilişkin bilgi aldı.

“Eş zamanlı olarak 11 adet proje yürüttük”

Yöre halkının adına ‘dumansız fabrika’ dedikleri Bergama Kozak bölgesinin en önemli geçim kaynaklarından olan fıstıkçamı ağaçlarında, son 10 yıldır yaşanan verim düşüklüğünün sona ermesi için her geçen gün çözüme daha da yaklaştıklarını söyleyen İzmir Orman Bölge Müdürü Zafer Derince çalışmalara ilişkin açıklamalarda bulundu. Derince, “Neredeyse ülkenin bu alanda faaliyet gösteren tüm üniversitelerini ve bilim insanlarını mücadeleye dahil ederek eş zamanlı olarak 11 adet proje yürüttük. Özellikle azalan tozlaşmayı arttırmak üzere proje kapsamında, elektrostatik basınç sistemi ile tozlaşmanın daha hızlı ve daha kalıcı olmasını sağlamaya çalıştık. Sağlıklı polenleri kullanarak doğal döllenmedeki başarı oranını arttırdık ve fıstıkçamı ağaçlarının bağışıklık sistemlerini güçlendirmeye çalıştık. Yine aynı zamanda tohumlara zarar veren Leptoglossus occidentalis isimli böceğin de olumsuz etkisini azaltmaya çalıştık ve ülker dökümlerinin de önüne geçmeye çalıştık. Bölgede sürekli yaptığımız gözlemler ve yöre halkından yaptığımız geri dönüşler gösteriyor ki kozalaklarda yüzde 20’lere kadar düşen verim son yıllarda yüzde 60’lara kadar çıkmış durumda. Bu da bizim umutlarımızı ve motivasyonumuzu arttırmaktadır” dedi.

“Tarım ve Orman Bakanlığı’na destekleri için teşekkür ediyoruz”

Fıstıkçamı ağaçlarında görülen ve verim düşüklüğüne yol açan hastalıktan önce 4-5 ton hane başına çam fıstığı topladıklarını söyleyen Karaveliler Köyü sakinlerinden Tahsin Koruculu, geçen yıl uzun bir aradan sonra 3 tona kadar ürün alabildiklerini bu yıl da 4 ton ürün beklediklerini söyledi. Tarım ve Orman Bakanlığı’na desteklerinden dolayı teşekkür ettiklerini söyleyen Korucu, “30 yıldır bu bölgede çam fıstığı üretimi ile uğraşıyoruz. En önemli geçim kaynağımız. 10 yaşından beri bu işlerin içindeyim ama maalesef 2009 yılından itibaren ağaçlarımızda verim düşüklüğü başladı. Yapılan bilimsel araştırmalar buna, bir sinek benzeri böceğin ve küresel ısınma iklim değişikliği gibi nedenlerin yol açtığı söylendi. Yüzde 20’lere düşen verimin, Tarım ve Orman Bakanlığımız tarafından yürütülen çalışmalar ile artık yüzde 60’lara çıktığını görüyoruz ve yeniden eski bol kazançlı, verimli günlere dönmenin umudunu sevincini yaşıyoruz. Emeği geçen tüm devlet büyüklerimize teşekkür ediyoruz” diye konuştu.

Sofraların ve yemek endüstrisinin vazgeçilmez unsuru olan çam fıstığının kilosu kabuklu olarak 600 TL’ye, soyulmuşu ise bin 200 TL’den piyasada alıcı buluyor. Kozak Yaylasında fıstıkçamı ormanlarından yöre halkı hane başına 500 bin ile 800 bin arasında hane başına yıllık gelir elde ediyorlar.

]]>
https://www.haber28.com.tr/kozalak-verimi-yuzde-20den-yuzde-60a-cikti-dumansiz-fabrika-kozak-yaylasinda-yuzler-guluyor/feed/ 0
Doğu Karadeniz Bölgesinde Fındık Üretiminde Verim Endişesi https://www.haber28.com.tr/dogu-karadeniz-bolgesinde-findik-uretiminde-verim-endisesi/ https://www.haber28.com.tr/dogu-karadeniz-bolgesinde-findik-uretiminde-verim-endisesi/#respond Sun, 24 Mar 2024 05:12:33 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=11268 Doğu Karadeniz Bölgesinde son günlerde hava sıcaklıklarının mevsim normalleri üzerinde seyretmesi fındıkta verim endişesine neden oldu.

Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Ziraat Mühendisler Odası Trabzon Şube Başkanı Cemil Pehlevan, son günlerde hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin üzerinde seyrettiğini ve bunun da yeni sezonda fındıkta verim düşüklüğüne neden olacağını söyledi. Pehlevan, fındığın soğuklanmaya (üşümeye) ihtiyacı olduğuna dikkat çekerek “Bu ihtiyacı 7 santigrat derecenin altında sıfır derecede olduğu zaman mümkün olacaktır. Fındıktaki soğuklanma ihtiyacı bitki çeşidine göre 400 saatten bin 300 saate kadar değişmektedir. Yeterli soğuklanma ihtiyacını karşılayan fındığın verimi yüksek, karşılamayanın düşük olacaktır. Son zamanlarda hava sıcaklıkları mevsim normallerinin üzerinde seyretmesi verimde düşüşler olması kaçınılmaz olacaktır. Sıcaklardan kaynaklı erken açma olabilir. Bu erken açma ilkbahar geç donları, tomurcukların kabardığı dönemde eksi 2 dereceden itibaren zarar vermektedir. Hasar oranı donun şiddeti ve süresine bağlı olarak değişiklik gösterir. Dişi ve erkek çiçeklerin açma zamanı çok önemli. Birlikte açıp birlikte birbirini tozlaşması gerekiyor” dedi.

Fındık üreticisine düşen görev

Fındık üreticisine konuyla ilgili uyarılarda bulunan Pehlevan, “Öncelikle fındık üreticisi sonbaharda fındığının bakımını iyi yaparak güçlü kışa karşı hazırlaması gerekiyordu. Gübreleme yapılacak olan toprak ve yaprak analizleri neticesine göre uygun biçimde verilmelidir. Bu sıcalıkların arkasından geceleri yaşanabilecek bir dona karşı da üreticilerimiz dikkatli olmalıdır. Don zararını tamamen koruyan ve Tarım Orman Bakanlığınca ruhsat verilen her hangi bir ürün bulunmamaktadır. Sadece bitkinin geç uyanmasını sağlayan düzenleyiciler kullanılabilir. Fakat bilinmesi gereken bu düzenleyiciler donun etkisini yok etmez. Sadece şiddetini bir miktar azaltabilir. Çiftçilerimizin don zararından zarar görmemeleri için Meteorolojiyi takip ederek don olacak akşamalarda bahçenin değişik yerlerinde bol duman veren sap, saman, fındık zurufu gibi maddeler yakmalıdırlar. Yağmurlama sistemi sistemi ile sulama yapılabilir, toprağın üzeri hasır, plastik örtü malzemeleri ile örtülebilir, havaya su buharı püskürtülerek nem oranı artırılabilir ve bahçenin uygun noktalarına vantilatör koyularak hava sirkülasyonu yapılabilir gibi uygulamalar ile don zararını en aza indirebiliriz” diye konuştu.

Önümüzdeki yıllarda rekolte olumsuz etkilenebilir

İklimden kaynaklı olumsuzlukların sürmesi durumunda ileriki yıllarda fındıkta rekoltenin düşeceğine de dikkat çeken Pehlevan, “Fındığın çok çeşitli sorunları var. Bunları çözmemiz gerekiyor. İklimden kaynaklı sorunlar bu hızla devam ederse önümüzdeki yıllarda fındık rekoltesini olumsuz etkileyecektir. Dolayısıyla iklimsel sorunlardan dolayı sulama ihtiyacı hasıl olacaktır. Sulama için suya ihtiyacımız olacağından ek maliyetler gerekecektir. Bu tür uygulamalar ise maliyetlerin artmasına sebep olacaktır. Fındıkla ilgili sorunları ve riskleri iyi analiz ederek planlarımızı şimdiden ona göre yapmamız lazım. Tarım ve Orman Bakanlığı son dönemlerde damla sulama sistemi konusunda destek vermeye başladı. Suyun önemine binaen de Tarım ve Orman Bakanlığı su verimliği seferberliği projesini başlattı. Seferberliğin bir parçası da tarımsal suluma yöntemlerinde ekonomik su kullanımı. Suyu ne kadar az kullanırsak geleceğimize o kadar umutla bakacağımız” ifadelerini kullandı. – TRABZON

]]>
https://www.haber28.com.tr/dogu-karadeniz-bolgesinde-findik-uretiminde-verim-endisesi/feed/ 0
Üniversite mezunu genç çiftçi, Eşme koyununda verimi artırmayı hedefliyor https://www.haber28.com.tr/universite-mezunu-genc-ciftci-esme-koyununda-verimi-artirmayi-hedefliyor/ https://www.haber28.com.tr/universite-mezunu-genc-ciftci-esme-koyununda-verimi-artirmayi-hedefliyor/#respond Sat, 24 Feb 2024 00:12:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=6915 Hayvancılık alanındaki üniversite eğitimini tamamladıktan sonra memleketi Uşak’a dönerek koyun yetiştirmeye başlayan Oğuzhan Gökköz, yöreye özgü Eşme koyununda verimi artırmayı hedefliyor.

Bursa Uludağ Üniversitesi Ziraat Fakültesi Zootekni Bölümü’nden 2019 yılında mezun olan 30 yaşındaki Oğuzhan Gökköz, Uşak’ta bir büyükbaş hayvan çiftliğinde görev yaptı.

Hayvanların üretimi, beslenmesi, hastalıkları ve genetik özellikleri hakkında aldığı teknik eğitimi çalışma hayatında pratiğe dönüştüren Gökköz, kendi işini kurmak için 2022 yılında Tarım ve Orman Bakanlığının “Uzman Eller Projesi”ne başvurdu.

Bakanlık tarafından başvurusu onaylanan ve 100 bin lira hibe desteği sağlanan Gökköz, 2022 yılının Ağustos ayında dedesinin memleketi olan Sarıdere köyüne giderek akrabalarına ait atıl vaziyetteki bir ev ile ahırı kiraladı.

Hibe desteğiyle 50 koyunla işe başlayan Gökköz, kısa sürede 120 koyuna ulaştı. Sabahın erken saatlerinde kuzularını besledikten sonra koyunlarını meraya otlatmaya götüren Gökköz, adak ve kurbanlık satışı yaparak geçimini sağlıyor.

Gökköz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, çocukluğundan bu yana kendi işini yapmanın hayalini kurduğunu söyledi.

Mezuniyet sonrası köye yerleşme fikrini ortaya attığında ailesinin karşı çıktığını, kararlı olduğunu anladıklarında destek verdiklerini ifade eden Gökköz, köyde yaşam şartlarının şehre göre daha zor olmasına rağmen yaşamından keyif aldığını ve huzurlu olduğunu belirtti.

Yaptığı işi çok sevdiğini anlatan Gökköz, şöyle konuştu:

“Ben ilk başta bu işe başlayacağım zaman, ‘sen çobanlıktan ne anlarsın, üniversitede öğrendiğin teorik bilgilerle bu işi beceremezsin’ gibi söylemler çok oldu. Ben hiçbirini takmayarak inandığım yolda yürümeyi tercih ettim. Geldim burada çobanlık yaptım. Ahır da temizledim. Hayvanları yemledim. Bütün işleri yaptım. Köye ilk geldiğimde ‘3 ay sonra gidersin’ diyen kişiler artık bana bilgi sormaya başladılar. ‘Kuzulara ne vereyim, hangi yemle besliyorsun’ gibi çevreden bilgi sormaya gelenler oluyor. Onlara da yardımcı olmaya başladık. Benim düşüncem, kendinize inanıyorsanız bu işe girin. Kimse bilemez sizin yapıp, yapamayacağınızı. Ben şu an aldığım kuzularla, yaptığım üretimle bu işi sürdürülebilir olarak yapabildiğimi gördüm, millete de gösterdim.”

Bu işe girmek isteyenlerin korkmaması gerektiğini, Tarım ve Orman Bakanlığının hibe destekler sağladığını belirten Gökköz, özellikle hayvancılık üzerine eğitim alanlara başka meslek gruplarında çalışmak yerine bu işlere girmelerini önerdi.

Hedef daha yüksek verim elde etmek

Okulda aldığı eğitimler sayesinde yaptığı uygulamalarla koyunlardan elde ettiği verimin arttığına dikkati çeken Gökköz, şunları kaydetti:

“Benim hedefim, hayvanlardan yüksek verim elde edebilmek için neler yapabiliriz, üniversitede öğrendiğimiz bilgileri kullanarak günlük canlı ağırlık artışını nasıl arttırabilirim, iki yılda 3 kuzu nasıl alabilirim gibi çalışmalar yapmak. Burada, literatürde geçen, 3 ayda 30 kilo canlı ağırlık artışı rakamını yakalayabiliyoruz şu an. Ben bunun daha da üstüne çıkmak istiyorum. İthal hayvanlarla bu iş daha rahat yapılabiliyor ama ben seçtiğim Eşme ırkı olan yerli ırkla bu işi ilerletmek istiyorum. Uşak’ta bulunan Eşme ırkından daha yüksek verim elde etmek, et verimi açısından ilerlemek istiyorum. Üretim yapmak, hayvanlara verdiğim emeğin karşılığını almak beni heyecanlandırıyor. İleride hedefim, ıslah çalışması yaparak Uşak’ta güzel bir koyun ırkı elde etmek.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/universite-mezunu-genc-ciftci-esme-koyununda-verimi-artirmayi-hedefliyor/feed/ 0
Karadeniz Bölgesi’nde Gençlerin Tarıma İlgisizliği Fındık Üretimini Olumsuz Etkiliyor https://www.haber28.com.tr/karadeniz-bolgesinde-genclerin-tarima-ilgisizligi-findik-uretimini-olumsuz-etkiliyor/ https://www.haber28.com.tr/karadeniz-bolgesinde-genclerin-tarima-ilgisizligi-findik-uretimini-olumsuz-etkiliyor/#respond Tue, 13 Feb 2024 07:00:05 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=5177

‘TÜRKİYE’nin fındık ambarı’ Karadeniz Bölgesi’nde, yaşlı fındık bahçeleri artıyor; gençlerin tarıma ilgisizliği işçi sorununa yol açıyor. ‘Z kuşağı’nın fındık bahçelerine inmediğini belirten Ulusal Fındık Konseyi (UFK) Yönetim Kurulu Üyesi Sebahattin Arslantürk, “Bahçelerin genel itibarıyla çok yaşlı olmasından dolayı verim, son derece düştü. Bir de miras hukukundan dolayı fındık bahçelerinde aşırı parçalanma olması, bahçeye ilgiyi azalttı” dedi.

Türkiye’de 741 bin hektarlık alanda üretimi gerçekleştirilen fındıkta, zirai don ve istilacı böcek tehditlerinin yanı sıra yaşlanan bahçelerde rekolte kayıplarının önüne geçilmesi için çalışmalar yapılıyor. Fındıkta verim ile kaliteyi artırma projeleri kapsamında sökülen ağaçların yerine yenileri dikiliyor, istilacı türlere karşı da biyolojik mücadele veriliyor. Fakat yenilenmesi gereken bahçelerin bakımsız kalması, fındıkta verimli üretim sürecine geçilmesini geciktiriyor. Dünya pazarının büyük kısmını elinde bulunduran, ‘Türkiye’nin fındık ambarı’ Karadeniz Bölgesi’nde, yaşlı fındık bahçeleri artıyor; gençlerin tarıma ilgisizliği işçi sorununa yol açıyor.

‘GENÇLERE BAHÇEYİ SEVDİRMEK LAZIM’

UFK Yönetim Kurulu Üyesi Sebahattin Arslantürk, “En büyük korkumuz, Z kuşağı dediğimiz gençlerin bahçeye inmeme ihtimaliydi; şu anda bunu yaşıyoruz. Arazi yapısının küçülmüş olması artık doğrudan geçimi sağlayamayacak düzeyde. Özellikle Trabzon bölgesinde son yılların en verimsiz fındık üretimi dönemini yaşıyoruz. Doğrudan gelirin elde edileceği yapı sağlanmadığı takdirde bu verim kaybı devam edecek. Bir de gençler artık rahat bir ortam arıyor, bahçeye inmemelerinde onun da etkisi var. Ama gençlere bahçeyi sevdirmek lazım, Avustralya’da, Yeni Zelanda’da bunun örnekleri var. Bu ülkelerde zengin kesim, üretici kesimi. Türkiye’nin de bir an önce arazilerini en verimli şekilde kullanabilecek altyapıyı oluşturması gerekiyor” diye konuştu.

‘GENÇLERE TEŞVİK VERİLSİN’ ÖNERİSİ

‘Z kuşağı’nın devlet marifetiyle teşvik edilmesi gerektiğini söyleyen Arslantürk, “Bahçelerin genel itibarıyla çok yaşlı olmasından dolayı verim, son derece düştü. Bir de miras hukukundan dolayı fındık bahçelerinde aşırı parçalanma olması, bahçeye ilgiyi azalttı. Devletin fındıkta bir an önce en az 40 dekarlık bir alanda üretim yapan bir yapıyı oluşturması lazım ki fındıktan doğrudan geçim sağlayan üreticileri de oluşturabilelim. Bu doğrultuda bir de ‘Z kuşağına’ ekstra bir teşvik vererek, onları da tarımla buluşturalım. Bunu yaparsak, hesaplarımıza göre yaklaşık 150 bin kişiyi istihdam etmiş oluruz. Fındıkta verimi artırarak, maliyetleri düşürüp, dünyadaki rekabet gücümüzü de yükseltmiş oluruz. Hedefimiz olan 5 milyar dolar ihracat gelirine de ulaşmış oluruz” dedi.

‘ZORUNLU SÖKÜMÜN GETİRİLMESİ LAZIM’

Yaşlanan fındık bahçelerinin sökülmesinin zorunlu olduğunu vurgulayan Arslantürk, “Çay tarımında yapıldığı gibi zorunlu sökümün getirilmesi lazım. Bunun miktarı yüzde 3 ya da 5 olur; ama yaşlı bahçelerin Orta ve Doğu Karadeniz bölgelerinde mutlaka yenilenmesi gerekiyor. Bu yenileme yapılırken de iklime daha uygun çeşitlerin tercih edilmesi lazım. Verim değerlendirmesi iyi yapılarak iklim değişikliğine daha kolay adapte olan türlerin belirlenmesi lazım” diye konuştu.

]]>
https://www.haber28.com.tr/karadeniz-bolgesinde-genclerin-tarima-ilgisizligi-findik-uretimini-olumsuz-etkiliyor/feed/ 0
2023 Yılında Türkiye’den 284 Bin 141 Ton Fındık İhraç Edildi https://www.haber28.com.tr/2023-yilinda-turkiyeden-284-bin-141-ton-findik-ihrac-edildi/ https://www.haber28.com.tr/2023-yilinda-turkiyeden-284-bin-141-ton-findik-ihrac-edildi/#respond Wed, 03 Jan 2024 22:48:06 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=1815 2023 yılında Türkiye’den 284 bin 141 Ton fındık ihraç edilerek karşılığında 1 Milyar 866 Milyon 735 Bin 417 dolar döviz girdisi sağlandı.

2023 yılında gerçekleşen fındık ihracatında önceki yıla göre miktarda yüzde 9 düşüş, tutarda ise yüzde 7 artış yaşandı. Toplam 121 ülkeye gerçekleştirilen fındık ihracatında en büyük payı geleneksel ihraç pazarları olan Avrupa ülkeleri aldı.

2023 yılında Trabzon toplam fındık ihraç miktarının yüzde 28’lik kısmını tek başına gerçekleştirdi. Trabzon’dan 82 bin 392 ton fındık ihraç edilerek karşılığında 531 Milyon 17 Bin 330 Dolar döviz girdisi sağlandı. 2023 yılında Trabzon’dan ihraç edilen fındık miktarında önceki yıla göre yüzde 22, ihracat tutarında ise yüzde 4 oranında düşüş yaşandı. Trabzon’dan 59 farklı ülkeye fındık ihraç edilirken, en çok ihracat yapılan ülkeler sırasıyla İtalya, Almanya, Polonya, Fransa ve Brezilya oldu.

Konu hakkında değerlendirmelerde buluna Doğu Karadeniz İhracatçılar Birliği Fındık ve Mamulleri Sektör Komitesi Başkan Yardımcısı Sebahattin Arslantürk, 2023 yılında geleneksel ihraç pazarlarımız olan başta Avrupa ülkeleri ve diğer küresel pazarlarda yaşanan son yılların en yüksek enflasyonu nedeniyle siparişlerde büyük oranda düşüşler yaşandığını ve bu durumun da fındık ihracatımıza yansıdığını belirtti. Arslantürk, küresel enflasyonist baskıların yol açtığı yurtdışındaki bu olumsuz tablo yanında iç piyasada başta enerji ve işçilik maliyetleri olmak üzere üretim maliyetlerinde yaşanan yüksek oranlı artışlar, finansmana erişimde yaşanan zorluklar ve yüksek faiz oranlarının da ihracatçıyı olumsuz olarak etkilediğini, ancak bu olumsuz durumlara rağmen fındık ihracatçısının çok iyi bir performans sergileyerek yılı artışla kapatmayı başardığını ifade etti.

2024 yılında Avrupa piyasalarında kısmi toparlanma öngördüklerini belirten Arslantürk, alıcıların çok temkinli hareket etmeye devam edeceklerini, siparişlerin piyasa hareketine göre oluşacağı bir sezon beklediklerini belirtti. Toparlanmanın ancak 2024’ün ikinci yarısında hissedilebileceğini ifade eden Arslantürk, 2024 yılının fındık ihracatında ihtiyati bir yıl olarak değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi.

“85 kg verimle dünyanın en verimsiz üretimini yapan ülke konumundayız”

Fındık üretim ve ihracatımızda geleneksel üstünlüğümüzü koruyabilmek açısından, birim başına verimin arttırılmasının çok önemli olduğuna da değinen Arslantürk “750 bin hektarlık alanda üretim yapılmasına rağmen 700 bin ton altında üretim miktarı mevcut. Türkiye ortalaması dekar başına 85 kg. Trabzon’da ise dekar başında 50 kilogramı bile bulamıyoruz. 85 kg verimle dünyanın en verimsiz üretimini yapan ülke konumundayız. Verim bu kadar düşükken üreticinin bu üretim miktarları ve desteklerle bu işi sürdürmesi mümkün değil. Bahçe yenileme çalışmalarına ağırlık verilirse verimi 4-5 kata kadar çıkarmak mümkün. Bu nedenle ülkemizde destekleme politikalarının üreticiyi daha kaliteli ve birim başına verimi artıracak üretime teşvik edilmesi gerekiyor. Ülkemizin en fazla net döviz girdisi sağlayan tarım ürünü olan fındık ihracatında uluslararası piyasalardaki üstünlüğümüzün korunabilmesi için tüm tarım ürünleri açısından küresel bir tehdit olan iklim değişikliğinden kaynaklanacak olumsuzluklara yönelik olarak da şimdiden önlem alınması çok büyük önem ihtiva ediyor. Her yıl küresel ısınmanın yol açacağı verim kayıpları da dikkate alındığında mevcut durumumuzu iyileştirici çalışmalar yapılmaması halinde sektörde büyük kayıpların yaşanacak” dedi.

Tarımsal üstünlüğü bulunan tüm ülkelerin önümüzdeki dönemde yaşanacak iklim değişikliği riskine karşı korunmak ve nüfusun gıda güvenliğini sağlamak amacıyla tarım ve gıda ürünlerini en önemli stratejik sektör haline getirerek, küresel ısınma riskine yönelik yoğun önlem ve destekleme politikaları uyguladıklarına değinen Arslantürk, “Ülkemizin de bu duruma gerekli hassasiyeti göstermesi, Bakanlıkların ivedilikle tarım ürünlerindeki sürdürülebilirliği sağlamak ve üreticiyi üretime teşvik etmek için elzem olan politikaları uygulamaya koymaları gerekiyor. İhracatçıya verilecek destek de fındıktaki stratejik üstünlüğümüzün kaybedilmemesi için önemli bir yatırım olacak” diye konuştu. – TRABZON

]]>
https://www.haber28.com.tr/2023-yilinda-turkiyeden-284-bin-141-ton-findik-ihrac-edildi/feed/ 0