Avusturya’da düzenlenen genel seçimde oy verme işleminin saat 17.00’de sona ermesinin ardından oy sayımı başladı. Sandık çıkış anketlerine göre aşırı sağcı Avusturya Özgürlük Partisi, ilk kez bir genel seçimi önde götürüyor ve oyların yüzde 29,1’ini alarak seçimi kazanması bekleniyor. Başbakan Karl Nehammer’ın partisi Avusturya Halk Partisi’nin (ÖVP) oyların yüzde 26,2’sini ve Sosyal Demokratların oyların yüzde 20,4’ünü alacağı tahmin ediliyor.
Söz konusu seçimi FPÖ’nün kazanması halinde aşırı sağcı parti İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana ilk kez koalisyon kuracak konuma gelmiş olacak. FPÖ’nün 55 yaşındaki lideri Herbert Kickl, diğer parti liderlerinin altında görev yapmayı reddettiği bir isim olarak bilinirken, Kickl’ın partisinin hükümete liderlik etmek için kenara çekilip çekilmeyeceği henüz bilinmiyor. – VİYANA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Viyana’da yabancıların yoğunlukta olduğu 10’uncu bölgedeki Kültürler Meydanı’nda toplanan göstericiler, Filistin bayraklarının yanı sıra “Hemen ateşkes”, “Soykırıma hayır”, “Terörist İsrail” yazılı pankartlar taşıdı.
Gösteride Filistinli Doktor ve Eczacılar Derneği adına konuşan Dr. Shadi Abu Daher, Gazze’de İsrail’in aralıksız sürdürdüğü saldırıların yanı sıra sağlık hizmetlerinin bitme noktasına gelmesi nedeniyle de ciddi bir insani dramın yaşandığını, İsrail yönetiminin çok sayıda doktoru keyfi nedenlerle tutukladığını dile getirdi.
Daher, bazı uluslararası kuruluşların Gazze’ye yönelik çalışmalarına işaret ederek, Gazze’de yoğun bombardıman nedeniyle yıkılan binaların altında kalan Filistinlilerle ölü sayısının 180 bine ulaştığının ifade edildiğini söyledi.
“Filistin’in özgürlüğü için mücadele eden Türk aktivist başından vuruldu”
İsrail’in ateşkes ya da barış istemediğini vurgulayan Daher, “Siyonist İsrail devletinin ateşkes yapmak gibi bir amacının olmadığını biliyoruz. Bunun için en belirgin gösterge, son haftalarda Batı Şeria’da şu ana kadar yaklaşık 700 Filistinlinin katledilmesidir. Yalnız Filistinliler hedef alınmıyor. Dün Türk-ABD vatandaşı, 26 yaşındaki aktivist Ayşenur Ezgi Eygi, İsrail askerleri tarafından başından hedef alınarak vuruldu. Filistin halkının özgürlüğü için mücadele eden ve onlara karşı duran kim varsa ortadan kaldırmak istiyorlar.” dedi.
Sosyolog Irina Vana da yaklaşık bir yıldır Gazze’de “soykırım” ve şiddetin derinleşerek sürdüğünü, yalnız Gazze’de değil işgal altındaki Batı Şeria’da da sivillerin hayatlarını kaybettiğini, yerleşimcilerin kendilerine ait olmayan topraklarda hak iddiasında bulunduklarını ifade etti.
“Liste Gaza-Soykırıma Karşı Oy Ver”
Vana, Avusturya’da Filistin ile dayanışma gösteri ve eylemlerine yönelik artan baskılara, İsrail’e verilen sınırsız desteğe işaret ederek şunları söyledi:
“Avusturya’da Filistin halkıyla dayanışma içinde olduğunu gösteren bir yaklaşım olmadığı için, Filistin topraklarının işgal edilmesine karşı bir duruş sergilenmediği için, Filistinlilerin sürgün edilmesine, süren katliamlara karşı bir ses çıkarılmadığı için Liste Gaza (Gazze Listesi siyasi oluşum) – Soykırıma Karşı Oy Ver kuruldu. Bu siyasi oluşumun kurulmasındaki hedeflerden biri de Filistin dayanışmasının illegalleştirilmesini önlemek ve duyulmasını sağlamak.”
İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarının bir kez daha protesto edildiği gösteride yapılan konuşmalarda, özellikle 700 binin üzerinde Müslümanın yaşadığı ülkede, ciddi bir insan ağına sahip Müslümanlara ait sivil toplum kuruluşlarının Gazze’ye yönelik saldırılara sessiz kalmasına da tepki gösterildi.
Konuşmaların ardından göstericiler, 10’uncu bölgedeki Antonsplatz Meydanı’na yürüdü.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 77/161 sayılı ve 105 ülkenin ortak sunucu olduğu kararıyla 30 Mart’ın “Uluslararası Sıfır Atık Günü” olarak kabul edilmesi kapsamında, BM Viyana Ofisi’nde Türkiye’nin BM Viyana Daimi Temsilciliğinin girişimiyle geçen yıl olduğu gibi bu sene de etkinlik gerçekleştirildi.
Programa, sıfır atık konusunun farklı boyutlarını, dünyanın çeşitli bölgelerindeki durum ve uygulamalar çerçevesinde ele almak amacıyla Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve Suç Ofisinden (UNODC) yetkililerinin yanı sıra Avrupa Birliği (AB), Sudan ve Brezilya daimi temsilcileri katıldı.
“Sürdürülebilirlikle ilgili somut adımlar atmalıyız”
Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu Başkanı olarak BM çatısı altında sıfır atığı hedefleyen çalışmanın küresel liderliğini yürüten Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın “Uluslararası Sıfır Atık Günü”ne ilişkin video mesajı programda paylaşıldı. Erdoğan, “İklim değişikliğinin ve çevre kirliliğinin sonuçlarını acı tecrübelerle öğrenen bizler, bir yandan bu sınamalarla mücadele etmeli, diğer yandan gelecek nesillere olan sorumluluğumuz bağlamında sürdürülebilirlikle ilgili somut adımlar atmalıyız” dedi.
Anadolu’nun hayranlık uyandıran doğal zenginliğinin nice şiire, hikayeye, tabloya ilham olduğunu belirten Emine Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:
“Geçmişteki hayranlık uyandıran, tabiatla hürmet eksenindeki ilişki günden güne terk edilirken, gelecek nesillere nasıl bir dünya bıraktığımızı düşünüyorum. Bize cömertçe bereketini sunan akarsular, yanlış tüketim neticesinde yok olma tehlikesi yaşarken, bizi tevazuuyla besleyen toprak, kimyasal atıklarımız yüzünden yaşam mücadelesi veriyor.”
Emine Erdoğan, hava kirliliğinin, her yıl 7 milyon insanın hayatını kaybetmesine yol açtığını, 1970’ten bu yana küresel yaban hayatı popülasyonunun yüzde 70 azaldığını, dünyanın, insanlığın her yıl ürettiği 2 milyar ton atığı sırtında taşıdığını aktararak, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Her gün, 2 bin çöp kamyonuna eş değer plastiği okyanuslara, nehirlere ve göllere atıyoruz. Okyanusta yüzen kıta büyüklüğünde bir plastik adasının, bu yüzyıl insanının eseri olması vicdanlarımıza sığıyor mu? Şayet insanlık, gerçek anlamda bir ilerleme kaydediyor olsaydı, bu ilerlemenin dünyayı daha medeni ve insani bir yer yapması gerekmez miydi? İklim değişikliğinin ve çevre kirliliğinin sonuçlarını acı tecrübelerle öğrenen bizler, bir yandan bu sınamalarla mücadele etmeli, diğer yandan gelecek nesillere olan sorumluluğumuz bağlamında sürdürülebilirlikle ilgili somut adımlar atmalıyız. İşte bu düşüncelerle, tohumlarını 2017 yılında attığımız Sıfır Atık Hareketi’nin, Birleşmiş Milletler Genel Kurul Kararı’yla küresel bir harekete dönüşmesinden büyük memnuniyet duyuyorum.”
Türkiye’deki sıfır atık projesi hakkında bir sunum yapıldı
Programın moderatörlüğünü üstlenen Türkiye’nin BM Viyana Ofisi nezdindeki Daimi Temsilcisi Büyükelçi Levent Eler, sıfır atık konusunun, sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşılması bakımından taşıdığı öneme işaret ederek, BM Uyuşturucu ve Suç Ofisi gibi Viyana’daki kuruluşların çalışmalarında atık meselesinin de yer alıyor olmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
Eler, bu konudaki farkındalığın artmasını ümit ettiğini vurgulayarak, Daimi Temsilcilik olarak konuyu gündemde tutmaya devam edeceklerini dile getirdi.
Programda, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca Türkiye’deki sıfır atık projesi hakkında bir sunum yapıldı. AB Daimi Temsilcisi Büyükelçi Carl Hallergard, AB’nin Sıfır Atık hedefi doğrultusundaki politika ve programlarına dair bilgi paylaştı.
Viyana’da gayriresmi formatta “Gıda Güvenliği Dostları Grubu”nun kurulmasına ilişkin bir girişim başlatan Sudan Daimi Temsilcisi Büyükelçi Magdi Ahmed Mofadal Elnour, sıfır atık konusunun gıda güvenliği boyutuna değinirken; Brezilya Daimi Temsilcisi Antonio Tabajara de Olivera, Brezilya’nın G20 Dönem Başkanlığı sırasındaki çevre ve iklim sürdürülebilirliği alanındaki önceliklerini anlattı. – ANKARA
]]>Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 77/161 sayılı ve 105 ülkenin ortak sunucu olduğu kararıyla 30 Mart’ın “Uluslararası Sıfır Atık Günü” olarak kabul edilmesi kapsamında, BM Viyana Ofisi’nde Türkiye’nin BM Viyana Daimi Temsilciliğinin girişimiyle geçen yıl olduğu gibi bu sene de etkinlik gerçekleştirildi.
Programa, sıfır atık konusunun farklı boyutlarını, dünyanın çeşitli bölgelerindeki durum ve uygulamalar çerçevesinde ele almak amacıyla Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve Suç Ofisinden (UNODC) yetkililerinin yanı sıra Avrupa Birliği (AB), Sudan ve Brezilya daimi temsilcileri katıldı.
Emine Erdoğan: “Sürdürülebilirlikle ilgili somut adımlar atmalıyız”
Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu Başkanı olarak BM çatısı altında sıfır atığı hedefleyen çalışmanın küresel liderliğini yürüten Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın “Uluslararası Sıfır Atık Günü”ne ilişkin video mesajı programda paylaşıldı.
Emine Erdoğan, “İklim değişikliğinin ve çevre kirliliğinin sonuçlarını acı tecrübelerle öğrenen bizler, bir yandan bu sınamalarla mücadele etmeli, diğer yandan gelecek nesillere olan sorumluluğumuz bağlamında sürdürülebilirlikle ilgili somut adımlar atmalıyız.” dedi.
Anadolu’nun hayranlık uyandıran doğal zenginliğinin nice şiire, hikayeye, tabloya ilham olduğunu belirten Emine Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:
“Geçmişteki hayranlık uyandıran, tabiatla hürmet eksenindeki ilişki günden güne terk edilirken, gelecek nesillere nasıl bir dünya bıraktığımızı düşünüyorum. Bize cömertçe bereketini sunan akarsular, yanlış tüketim neticesinde yok olma tehlikesi yaşarken, bizi tevazuuyla besleyen toprak, kimyasal atıklarımız yüzünden yaşam mücadelesi veriyor.”
Emine Erdoğan, hava kirliliğinin, her yıl 7 milyon insanın hayatını kaybetmesine yol açtığını, 1970’ten bu yana küresel yaban hayatı popülasyonunun yüzde 70 azaldığını, dünyanın, insanlığın her yıl ürettiği 2 milyar ton atığı sırtında taşıdığını aktararak, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Her gün, 2 bin çöp kamyonuna eş değer plastiği okyanuslara, nehirlere ve göllere atıyoruz. Okyanusta yüzen kıta büyüklüğünde bir plastik adasının, bu yüzyıl insanının eseri olması vicdanlarımıza sığıyor mu? Şayet insanlık, gerçek anlamda bir ilerleme kaydediyor olsaydı, bu ilerlemenin dünyayı daha medeni ve insani bir yer yapması gerekmez miydi?
İklim değişikliğinin ve çevre kirliliğinin sonuçlarını acı tecrübelerle öğrenen bizler, bir yandan bu sınamalarla mücadele etmeli, diğer yandan gelecek nesillere olan sorumluluğumuz bağlamında sürdürülebilirlikle ilgili somut adımlar atmalıyız. İşte bu düşüncelerle, tohumlarını 2017 yılında attığımız Sıfır Atık Hareketi’nin, Birleşmiş Milletler Genel Kurul Kararı’yla küresel bir harekete dönüşmesinden büyük memnuniyet duyuyorum.”
Türkiye’deki sıfır atık projesi hakkında bir sunum yapıldı
Programın moderatörlüğünü üstlenen Türkiye’nin BM Viyana Ofisi nezdindeki Daimi Temsilcisi Büyükelçi Levent Eler, sıfır atık konusunun, sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşılması bakımından taşıdığı öneme işaret ederek, BM Uyuşturucu ve Suç Ofisi gibi Viyana’daki kuruluşların çalışmalarında atık meselesinin de yer alıyor olmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
Eler, bu konudaki farkındalığın artmasını ümit ettiğini vurgulayarak, Daimi Temsilcilik olarak konuyu gündemde tutmaya devam edeceklerini dile getirdi.
Programda, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca Türkiye’deki sıfır atık projesi hakkında bir sunum yapıldı.
AB Daimi Temsilcisi Büyükelçi Carl Hallergard, AB’nin Sıfır Atık hedefi doğrultusundaki politika ve programlarına dair bilgi paylaştı.
Viyana’da gayriresmi formatta “Gıda Güvenliği Dostları Grubu”nun kurulmasına ilişkin bir girişim başlatan Sudan Daimi Temsilcisi Büyükelçi Magdi Ahmed Mofadal Elnour, sıfır atık konusunun gıda güvenliği boyutuna değinirken; Brezilya Daimi Temsilcisi Antonio Tabajara de Olivera, Brezilya’nın G20 Dönem Başkanlığı sırasındaki çevre ve iklim sürdürülebilirliği alanındaki önceliklerini anlattı.
]]>