ASKİ Genel Müdürlüğü, eski yönetimler tarafından altyapının ihmal edilmesi nedeniyle kentte zaman zaman yaşanan ve geçmişte can ve mal kayıpları ile de sonuçlanan sel manzaralarına savaş açtı. Geçen aylarda başlattığı kapsamlı temizlik hamlesini gece gündüz ve aralıksız sürdüren ASKİ, Başkent Ankara’da yer alan 150 bin civarında ızgara, 2 bin civarında sel kapanı ve 111 alt geçidi düzenli aralıklarla temizliyor.
Ankara’nın 25 ilçesinin tamamında gerçekleştirilen rutin temizlik, bakım ve onarım çalışmaları ile Başkenti sağanak yağışa hazır hale getirmek için çalışan ASKİ, insan kaynağı ve teknik araç gücüyle 2023 Aralık–Şubat 2024 dönemini kapsayan son 3 ayda içine dolan malzemeler nedeniyle gider sorunu olduğu tespit edilen 73 bin 602 ızgara ve 699 sel kapanını temizledi.
IZGARA VE SEL KAPANLARINA SİSTEMATİK KONTROL
Geçen aralık, ocak ve şubat aylarında, 68 bin 451 ızgara ile bin 377 sel kapanı kontrol edilerek temiz kaydı alındı. Yine son 3 ayda Ankara’daki alt geçitlerde bin 223 temizlik kontrolü gerçekleştirilerek, dolu noktaların temizliği sağlandı. Ankara genelinde mevcut sel ızgaraları ve mazgalların önemli bir kısmı temizlik kontrolünden geçirilmiş oldu. Coğrafi Bilgi Sistemi’nde kaydı eksik olan 60 bine yakın ızgara da sisteme kaydedildi. Böylece düzenli izleme için çok önemli olan veri tabanındaki eksikliklerin giderilmesinde önemli bir mesafe alındı. Geçen 3 ayda ayrıca 482 noktada, 17 yeni sel ızgarası ve bin 648 yeni ızgara imalatı gerçekleştirildi.
ASKİ Genel Müdürü Memduh Aslan Akçay, kum, çakıl, yaprak, dökülen yağ ya da bebek bezi gibi maddeler ile tıkanan ızgaralar nedeniyle yaşanabilecek sel baskınları ve daha küçük su taşkınlarının önüne geçmek için yürütülen temizlik çalışmaları hakkında şu bilgileri verdi:
“YAĞMUR SUYU GİDER ALTYAPISI YILDA EN AZ 3 TUR GÖZDEN GEÇİRİLECEK”
“Geçmişteki hataları yineleyip yeniden üzücü olaylar yaşamamak için Ankara Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Mansur Yavaş döneminde ASKİ olarak Türkiye’mizin göz bebeği Ankara’mızda kapsamlı bir yağmur suyu gider altyapısı temizlik programı yürütüyoruz. Izgaraların yanı sıra kentimizdeki sel kapanlarını da tıkanıklık ve temizlik açısından sürekli kontrol ediyoruz. Ankara’da sel yaşanabilecek her bir noktayı kontrol altında tutmak için takip ettiğimiz bir programımız var. Bu sayede sistemimizde kayıtlı tüm ızgaraları yılda en az 3 kez ki bu 4’te olabilir gözden geçireceğiz. Böylece altyapıda idari kaynaklı ortaya çıkabilecek sorunların önlemini almış olacağız. Burada amaç sel felaketi yaşanmadan önlem almak ve selin olumsuz etkilerini en aza indirmek. Hedefimiz Ankara’da temizlenmemiş olmaktan kaynaklanan rögar taşkınlarını ve su baskınlarını tamamen önlemek. Bunu yapabilmek için de düzenli şekilde her ay mevcut rögar ve ızgaralarımızın en az yüzde 25’ini kontrol edecek ve gerektiğinde temizleyeceğiz. Yağmur yağdığı zaman beklentimiz aldığımız bu önlemlerin olumlu sonuçlarını görmek, halkımızın şikayetlerini asgari düzeye indirmek. İdare kaynaklı sorunları giderdikten sonra bölgede bir taşma yaşanırsa bu sefer bölgedeki fiziki altyapı kontrol edilerek ihtiyaç duyulan çözümler üretilecek.”
ANKARALILARA VE İLÇE BELEDİYELERİNE ÇAĞRI
Atık su ve yağmur suyu hatlarının zamanla kum, çakıl, yaprak ve yağ gibi çökelmiş malzeme birikimi ile dolarak çalışamaz duruma geldiğinin altını çizen Akçay, ızgaraları tıkayabilecek bebek bezi gibi malzemelerin, tekstil ürünlerinin, plastik çöplerin ızgaralara atılmaması için Ankaralılara çağrı yaptı. Akçay, “İlçe belediyelerinin de asfaltlama yaparken ızgaraların üzerini kapatmamaları ve kod farkı yaratmama hususları da altyapının verimli çalışmasında en önemli unsurlardan birisi olarak öne çıkıyor” dedi.
]]>“Türkiye’nin ayçiçek yağı ihracatının yarısı Güneydoğu Anadolu’dan”
Yağlık ayçiçeği tohumu ve ham ayçiçeği yağı ithalatında tarife kontenjanı uygulanmasına ilişkin tebliğ ile bu ürünlerde gümrük vergisinin azaltılmasını değerlendiren Güneydoğu Anadolu Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Celal Kadooğlu, “Türkiye, bitkisel yağ alanındaki ileri seviyedeki özel sektör yatırımlarıyla geniş bir coğrafya için tedarik merkezi. Geçen yıl ülkemiz 963 milyon dolar ayçiçek yağı ihraç etmiş, ihracatın yarısı Güneydoğu Anadolu bölgesinden gerçekleşmişti. Şu an dünyada ayçiçeği tohumu ve yağı alanında ham madde bolluğu var. Uzmanlar geçen yıl küresel ayçiçek üretiminin 22 milyon metrik tona ulaştığı tahmin ediyor. Başta Ukrayna olmak üzere ayçiçek tohumu üreticisi ülkelerin rekolteleri bu derece artmış ve ayçiçek tohumunda küresel fiyatlar bu kadar gerilemişken, bu karar işletmelerin ham madde maliyetlerini aşağı çekecek bir adım oldu. Ticaret Bakanlığımız bu kararı alırken, yurtiçindeki hasat dönemine kadar piyasaların sağlıklı bir şekilde işlemesini gözetti. Enflasyonla mücadele için seferber olduğumuz bu dönemde, gıda alışverişlerinin zirve yapacağı Ramazan ayı öncesi alınan gümrük vergisini azaltma kararını anlamlı buluyoruz” dedi.
“Irak’taki çalışmalarımız ihracatta olumlu sonuç verdi”
Bölge ekonomisi için büyük önem taşıyan Irak’ta dış ticareti kısıtlayıcı önlemlerin sürdüğüne ve bunun bölgede ekonomisini etkilemeye devam ettiğine dikkat çeken Kadooğlu, “Irak’ta meyve suyu ve meşrubat ithalatına getirilen yasaklara, son olarak hamur işleri ve kek kısıtlamaları eklendi. Fakat biz Irak’ın bu ürün gruplarında yüksek üretim kapasitesi olmadığını biliyoruz. Irak’ta bakanlığın amacı içeride artan talebi karşılamak üzere ülkede yatırım iştahını artırmak gibi görünüyor. Bu tip uzun vadeli yatırım gerektiren kısıtlamalar hem Irak’taki arz güvenliğini etkiler hem de üretim kapasitelerimiz düşünüldüğünde bizim performansımızı… Burada bir çözüm üretmek üzere Irak yeter ki işbirliğine istekli olsun, biz her türlü desteği veririz. Niyetimizi ve isteğimizi ortaya koymak üzere, ülkedeki üst makamlara sık sık kendimizi anlatıyoruz. Son olarak Yönetim Kurulu Üyelerimizin katılımıyla TİM tarafından Erbil’de ticaret heyeti düzenlendi ve ihracatçılarımız 250 ikili iş görüşmesi gerçekleştirdi. Ocak’ta Irak’a hububat ihracatımızda geçtiğimiz yılın aynı ayına göre yüzde 14,5’lik artıştan, bu çalışmalarımızın sonuç verdiğini gözlemliyoruz” diye konuştu. – GAZİANTEP
]]>‘Yılbaşında nasıl beslenmeliyiz’ sorusunun cevabını vermeden önce; öncelikle ‘yılbaşından önce nasıl beslenmeliyim?’ sorusunu cevaplamak ve vücudu yılbaşı sofrası ve sonrasına hazırlamak gerektiğini ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Zeynep Güler Yenipınar, “Yılbaşı sofrası genellikle kuruyemişler, mezeler, yağlı ana yemekler ve tatlı ile dolu bir sofra oluyor. Bu gece ve sonrasında kendinizi kötü hissedip, hiçbir şey yemeden mutsuz oturmak yerine önceden önlem almak daha doğru olacaktır. Bu arada yapılan en büyük hatalardan birisi de sabahtan itibaren hiçbir şey yemeyip, gece kendinizi yılbaşı sofrasına saklamaktır” dedi.
Önerilerini yılbaşı öncesi, yılbaşı gecesi ve sonrası olmak üzere 3 başlık altında toplayan İstanbul Rumeli Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Zeynep Güler Yenipınar, “Yeni yıla birkaç gün kala metabolizmanızı hızlandırmak ve avantaj elde etmek için günde mutlaka 2.5-3 litre su tüketin. Protein alımınızı yeterli ve dengeli bir şekilde sağlamanız metabolizmanızın hızlanmasına yardımcı olacaktır. Yılbaşı öncesindeki günlerde daha düşük kalorili, daha az yağ ve şeker, daha fazla taze sebze-meyve içeren bir beslenme şekli yılbaşı için güzel bir hazırlıktır. Kalori kısıtlamasına sabahtan başlamak en doğrusudur. Her gün olduğu gibi kahvaltı, öğlen yemeği ve ara öğünlerin mutlaka yapılmasına dikkat edilmeli ve öğün atlanmamalıdır. Sabah kahvaltısı süt ve yulaf ezmesi veya 2 ince dilim tam buğday ekmeği ve 1 dilim beyaz peynir ile hazırlanmış yağsız tost ve mevsim yeşilliklerinin bulunduğu bir tabak olabilir. Öğle yemeğini zeytinyağlı sebze yemeği, yoğurt veya çorba ve mevsim salata ile hafif geçirip akşam yemeğinden 2-3 saat öncesinde küçük bir ara öğün ile kan şekeri dengelenebilir” diye konuştu.
“HİNDİ DÜŞÜK KOLESTEROL BAKIMINDAN SAĞLIKLA TÜKETİLECEK BİR BESİNDİR”
Günün en önemli öğününün akşam yemeği olduğunu hatırlatan Yenipınar, uyarılarını şöyle sıraladı:
“Akşam yemeğinin mutlaka karbonhidrat-protein ve yağdan dengeli bir öğün olmasına dikkat edin. Bunun için sofranızda 4 temel besin grubuna yer vermelisiniz. -et-süt-tahıl-sebze/meyve- Kırmızı et yerine hindi-kaz-ördek-tavuk-balık tercih edin. Pişirme yöntemi olarak yağ ilave edilmeden ve ızgara-haşlama-buğulama-fırında veya yağsız tavada pişirme gibi sağlıklı yöntemler tercih edilmelidir. Yılbaşının olmazsa olmaz diye anılanı hindi dolmasıdır. Eğer bunu tercih ettiyseniz hindi düşük kolesterol bakımından sağlıkla tüketilecek bir besindir. Önerimiz pirinç yerine bulgur kullanmanız olabilir. Yine de hindinin etini daha fazla yemeyi tercih edin. Yılbaşı sofrasında mevsim sebzelerinden hazırlanmış bol yeşillikli bir salata bulunmalıdır. Hatta haşlanmış kuru baklagil veya peynir eklenmiş salata iyi bir seçenek olacaktır. Şarküteri ürünlerine sofranızda yer vermeyin. Sofranızda pilav ve makarnaya mümkün olduğunca yer vermeyin, yiyecekseniz de porsiyonu küçük tutun. Meze olarak sebze ağırlıklı, peynir ya da yoğurtla hazırlanmış az yağlı mezeleri tercih edin. Yüksek yağ içerikli cipsler, çekirdekler, çikolatalar yerine ölçülü olmak koşuluyla sağlıklı tohumlar dediğimiz kuruyemişler, taze-kuru meyveler tüketin. Tatlı yemekten 1 saat sonra tüketilmelidir. Ağır ve şerbetli tatlılar yerine meyve ve sütlü tatlılar her zaman tercihiniz olmalıdır. Yemeklerinizi çok hızlı yemeyin.”
“YILBAŞININ ERTESİ GÜNÜ, GÜNE 1 BARDAK ILIK SU İLE BAŞLAYIN”
Yılbaşının ertesi günü ise güne bir bardak ılık su ile başlamanın önemli olduğunu söyleyen Yenipınar, “1 Ocak’ta kahvaltıyı brunch şeklinde yapın. Güne ara öğünlerle devam edip, akşam yemeğini erken saatlerde yiyin. Erken uyuyun. Bütün gece yediklerinizi sindirmekle uğraşarak yorulan midenizi ve bedeninizi mutlaka dinlendirin. Midenizi rahatlatmak için rezene, anason, bedenin dinlenmesi için melisa, papatya gibi bitki çaylarını tercih edin. Ayrıca en önemli şey toksinlerden arınmak için yeterli miktarda su tüketimine dikkat edin. Yılbaşı sonrasında sabah kahvaltısı hariç diğer öğünleri sebze ağırlıklı, çorba tarzı sulu yemeklerle geçirin. Çok tuzlu, yağlı ve kırmızı et yoğunluğu içeren gıdalardan uzak durun. Yılbaşı ertesinde alınan fazla kaloriyi yakmak için açık havada yapılacak 1-1,5 saatlik bir yürüyüş de iyi olacaktır. Hem oksijen almış hem de kalori yakmış olursunuz” ifadelerini kullandı.
]]>