FIBA Kadınlar Avrupa Ligi Dörtlü Final (Final Four) 2024’e ev sahipliği yapacak ÇBK Mersin, 12-14 Nisan’da Servet Tazegül Spor Salonu’nda gerçekleştirilecek organizasyonda Fenerbahçe’nin yanı sıra Çekya temsilcisi ZVVZ USK Prag ve Fransa’nın Villeneuve d’Ascq LM takımları ile mücadele edecek.
ÇBK Mersin’i yalnız bırakmayan Büyükşehir Belediyesi ise hem kenti organizasyona ev sahipliği yapması için hazırlıyor, hem de sunduğu desteklerle takıma güç ve moral veriyor.
“İlk hedefi başardık”
Dörtlü Final’de Mersin’i temsil edecek Çukurova Basketbol (ÇBK) Mersin ise hazırlıklarını sürdürüyor. Başantrenör Ceyhun Yıldızoğlu, “Ülkemizi ve şehrimizi 2 yıl üst üste Avrupa’nın en değerli liginde, Final Four’da temsil etmek bizim için gurur verici. Aynı zamanda ilk maçımız Fenerbahçe ile olduğu için de heyecanlıyız. Fenerbahçe son yılın şampiyonu. Uzun yıllardır bu hedefe odaklanıp, çok büyük yatırımlar yaptılar. Ülkemizi Avrupa’da çok iyi temsil ettiler. Şimdi biz de kentimizi bu organizasyonda başarılı bir şekilde temsil etmek istiyoruz. Tabi ki bunun üstesinden gelmek, iyi bir kadro oluşturmak, iyi bir tesise sahip olmak, iyi bir seyirciye sahip olmak, iyi bir yönetim kuruluna sahip olmak, bunların hepsini birleştirmek ve şehrimizi ve ülkemizi temsil etmek çok zor ama ilk hedefi başardık” dedi.
Büyükşehir Belediyesi’nin, verdikleri mücadelede kendilerini yalnız bırakmadığını dile getiren Yıldızoğlu, “Takımımıza bu zorlu yolda bazı takviyeler gerekiyordu. Büyükşehir Belediye Başkanımız Vahap Seçer, bize bu konuda çok yardımcı oldu. Bizi yalnız bırakmadılar ve bu eksiklerimizin giderilme noktasında, çok büyük fedakarlıklar yaptılar. Yeni gelen oyuncularımızı takıma adapte etmeye çalışıyoruz. İyi yolda olduğumuzu söyleyebilirim” diye konuştu.
Yaşadıkları zorlu süreçleri atlatmada taraftarların desteğinin de önemine işaret eden Yıldızoğlu, “Final Four yaparak, onların bize verdiği sonsuz desteğin de karşılığını bir parça olsun vermiş olduğumuzu düşünüyorum. Umarım Final Four’da da bizi yalnız bırakmazlar. Mersin’i hem iyi bir takım, hem iyi bir organizasyon, hem de iyi bir taraftar grubu olarak temsil ederiz” ifadelerini kullandı.
Olivia Epoupa: “En iyi şekilde hazırlanıyoruz”
Oyunculardan Olivia Epoupa, Dörtlü Final’i sabırsızlıkla beklediklerini belirterek, “Hazırlıklar çok iyi geçiyor. Takım olarak çok ilerleme kaydettik. Bu ilerlemeyi zaten Final Four’da göreceksiniz. Büyükşehir Belediyesi ve Başkanı’na çok teşekkür ederiz. Çünkü kadın basketboluna katkısı olan insanlar çok az ve bunu bize hissettirdiği için kendisine teşekkür ediyoruz” diye konuştu.
Asena Yalçın: “Herkesin desteğini bekliyoruz”
Asena Yalçın da organizasyonun Mersin’de yapılacak olmasının kendileri için bir avantaj olduğunu ifade etti. Takım olarak organizasyona ikinci kez katıldıklarını hatırlatan Yalçın, “Bu gerçekten hem Mersin için, hem de takımımız için çok önemli. O yüzden çok heyecanlıyız. Büyükşehir Belediyesi tarafından verilen destek de bizim için gerçekten çok önemli. Çünkü bizim sloganımız da oldu bu, ‘şehrin takımı’ diye. O yüzden çok mutluyuz. Herkesin desteğini bekliyoruz” şeklinde konuştu.
Maria Araujo: “Taraftarlarımız olmadan kendimizi yalnız hissediyoruz”
Oyunculardan Maria Araujo ise sıkı bir çalışma temposu içerisinde olduklarını belirterek, “Önümüzdeki kısa zamanı, çalışarak değerlendiriyoruz. Mersinli taraftar bugün kadar bize çok destek oldu. Onlar olmadan kendimizi yalnız hissediyoruz. Bu nedenle Final Four mücadelesine tüm basketbolseverleri bekliyoruz” dedi. – MERSİN
]]>İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Ankara’nın Kahramankazan ilçesini ziyaret etti. Akşener, İYİ Parti Kahramankazan Belediye Başkan adayı Fatma Gülümser Birol için esnaftan oy istedi.
Akşener’in esnaf ziyareti sırasında sohbet ettiği bir kadın yurttaş, “Hiç iyi değil, ortalık hiç iyi değil. Milletin gelsinler de dolaplarına baksınlar. Milletin evine baksınlar” diye dert yandı. Akşener, “Kadın kadının gözünü içine baktığında anlar doğru mu” diye yanıt verdi.
Geçtiğimiz 3 yıldır esnaf ziyareti yaptığını ve sadece esnafın problemlerini kamuoyuna taşıdığını belirten Akşener, bir dükkanda; “Şimdi yerel seçim var. Bu hanımefendiye, sizin kızınıza oy istemeye geldim. Oy verirseniz 2028’e giderken ihtiyaçlar, projeler anlamında söylüyorum o zaman o rekabet oluşur. Herkes benim gibi buraya gelir şu hareketi (eliyle selamlıyor) yapar gider. Onun için oylarınızı bu kıza verin. Verir misiniz” diye sordu, esnaftan “Tamam” yanıtı aldı.
Yine Akşener’in esnaf ziyareti sırasında bir kadın altılı masa ile ilgili, “Çıkarınızın peşinde koşmadınız o masayı dağıttınız, bizi bölenlere fırsat vermediniz” diye konuştu. Akşener, “Birisi de böyle bir laf ettiği zaman o da çok güzel” diye yanıt verdi.
Akşener, yurttaşın altılı masaya ilişkin sözleri sonrası, “Şimdi geçen defa bu tür konuşmalar oldu. O hanımefendiyi bu kanallar verecek mi emin değilim, göreceğim bu akşam” dedi.
“ÖZGÜR ÖZEL’E DE MANSUR YAVAŞ’A SAYIN EKREM İMAMOĞLU’NA YÖNELİK DE BİR DÜŞMANLIĞIM YOK”
Bir esnaf, Akşener’e; “Altılı masa yanlış mıydı” diye sordu. Akşener, şu yanıtı verdi:
“Ben altılı masanın kurulmasına dair itirazları olan bir şahıs değildim. Masayı biz mi kurduk hayır, davet aldık, o davete hayır demeli miydik? Seçimlere giderken sayın Erdoğan’a düşmanlık üzerinden yürümedim hiçbir zaman veya bugün sayın Özgür Özel’e de sayın Mansur Yavaş’a da sayın Ekrem İmamoğlu’na yönelik de herhangi bir düşmanlığım yok. Biz bir siyasi partiyiz. Sizin sesiniz olmak üzere kurulduk. İttifaklara mahkum edilmiş bir Türkiye’de kurulduk, tek başına gitme fırsatını yakalayamadık. Biz de belki ona bir cesaret bulamamış olabiliriz, çok dürüst konuşuyorum. Bize göre doğruydu size göre yanlışmış ki biz kazanamadık. Şimdi yalnız başımıza gidiyoruz. O dükkanlara girdiğimde siz haşlıyordunuz bugün de ‘niye yalnız giriyorsunuz’ diye başkaları haşlıyor, sürekli haşlanıyorum ben. Ama asıl mevzu şu; biz kendimizi sizin gözünüzde yalnız başımıza ederimiz nedir diye tarttırmak durumundayız.”
Esnafın, “HDP’ye PKK diyebiliyor musunuz” sorusuna; “Bugün adı DEM ondan evvel HDP idi, onlar bana hep faili meçhulcü dediler, en ağır hakaretleri ben o yapıdan yedim. PKK ile arasına mesafe koymayan, koyamayan, PKK’nın tanzim ettiği bir yapı olarak tarif ettim ben” yanıtı verdi.
]]>Serhat Tekin’in “Emre Altuğ hiç değişmiyor. Nedir bunun sırrı? Bir estetiğiniz var mı?” sorusuna, Emre Altuğ ” Anne ve babamın genetiği diyebiliriz. Estetiğim yok.
İlerleyen zamanlarda belki düşünürüm ama benim bir diğer işim olan oyunculuk maalesef estetik operasyon kaldıran bir meslek değil. Doktor arkadaşım dolgu, botoks yapmak istediği zaman ‘Hayır’ diyorum. Vitamin iğneleri yapıyor bazı zamanlar. Hepsi o kadar.” cevabını verdi.
Estetik bir sohbet konusu olabilir ama yargı konusu olamaz
“Erkek şarkıcıların estetiklerine yapılan eleştirilere yorumunuz nedir?” sorusuna,” Kim kendini nasıl iyi hissedecekse yaptırabilir. Bu bir sohbet konusu olabilir ama yargı konusu olamaz.
Yargılamaya karşı bir insanım. İnsan neyi istiyorsa yaptırmakta özgürdür.” cevabını veren Emre Altuğ, estetiğe karşı olmadığını söyledi.
Çapkın değilim
Programda ‘Yalı Çapkını’ dizisinde çapkın bir karakteri canlandırıyorsunuz. Normal hayatta da çapkın mısınız? sorusuna Emre Altuğ,” Çapkın değilim. Çapkınlık yapmaya ihtiyaç duymadım çok şükür.
Yapı olarak böyle bir şeyin peşinde koşan bir adam değilim. Çapkınlık bir mesai ister. Ben böyle bir şeye dediğim gibi hiç ihtiyaç duymadım. Hayatımdan memnunum.” cevabını verdi.
Aşık olmayı zaman zaman özlüyorum
Programda Serhat Tekin’in ” Yalnız mısınız? Bir ilişkiniz yok mu?” sorusuna Emre Altuğ, ” Evet yalnızım. Bu durumu seviyorum da. Yalnız olmayı, evde yalnız vakit geçirmeyi, yalnız yemek yemeyi seviyorum. Kendimle ilgili düşünmeyi seviyorum.
Arkadaşlarımı görmek istediğimde onlarla görüşüyorum. Benim bu konuda çok bir şikayetim yok. Ama zaman zaman aşık olmayı özlediğimi söyleyebilirim. Güzel bir duygudur o. Aşkın senin yükselttiği, ayaklarını yerden kestiği, biraz gerçeklikten uzaklaştırdığı o ilk dönemi özlüyorum zaman zaman.” cevabını verdi.
Serhat Tekin’in ” Emre Altuğ aşkın hakkını verebildi mi?” sorusuna Altuğ, ” Aşık oldum mu veririm tabi ki. İyi bir aşığımdır.” cevabını verdi.
Mert Ramazan Demir kardeşim gibi
Serhat Tekin’in ” “Yalı Çapkını” dizisinde oğlunuzu oynayan Mert Ramazan Demir ile normal hayatta görüşüyor musunuz?” sorusuna ” Evet görüşüyoruz. Biz çok güleriz.
Mert benim çok küçüğüm, kardeşim gibi oldu. Hayata bakış açıları yakın insanlarız. Sette de çok eğleniyoruz.” cevabını veren Emre Altuğ, ekibin kendisini sahnede sık sık izlemeye geldiğini söyledi.
Dışarıda olmayı artık sevmiyorum
Serhat Tekin’in “Biraz asosyallik var mı sizde?” sorusuna Emre Altuğ, ” Son yıllarda var. Sıkıldım. Çok dışarı çıktık, gezdik, eğlendik. Son yıllarda sahnede olmadığım zamanlar dışarıda olmayı sevmiyorum.
Kalabalıklar içerisinde olmayı çok sevmiyorum. Yakın arkadaşlarımla yemek yemeyi, sohbet etmeyi tabii ki çok seviyorum ama eskisi gibi çıkalım eğlenelim coşalım gibi bir duygu yok içimde.
Herhalde yaşımın ve doymuşluğun getirdiği bir durum var. Dışarısı çok değişmiyor. Hatta bizim zamanımızda daha keyifliydi.” cevabını verdi.
Şevket Altuğ babam değil
Programda ” Hakkınızda dolaşan şehir efsanesi var mı?” sorusuna Emre Altuğ, ” Bence en büyük şehir efsanelerinden biri Şevket Altuğ’un oğlu olduğumdur.
Hatta bir seferinde radyocu bir arkadaş o kadar emindi ki oğlu olduğumdan, değilim dememe rağmen benden nüfus cüzdanımı görmek istemişti. Kendisine ” Ben bir diş hekiminin oğluyum. Babamın adı Tuncer Altuğ.
Şevket Altuğ’un oğlu olmak da eminim çok güzel bir duygu olurdu ama babamdan memnunum.” demiştim.” cevabını verdi.
Çıplaklıktan çekinen bir adam değilim
Serhat Tekin’in son çıkardığınız ” “Ne Ala” şarkısının video klibinde üstsüz olmanız bazı kişilerce eleştirildi. Ne düşünüyorsunuz?” sorusuna Emre Altuğ,” Ben çıplaklığı seven bir adamım. Çıplaklıktan çekinen biri değilim. Kaldı ki o klipteki bir çıplaklık da değil. Bir saflık ifadesi anlatmak için yapılan imajinasyondu. Ben bugüne kadar sağdan soldan gelen bu tip eleştirileri çok takmadım biliyorsun. ” cevabını verdi.
]]>