CHP Ankara Milletvekili Aylin Yaman, “İktidarın son yirmi yıldır başta mensubu olduğum sağlık camiası olmak üzere her alanda yaptığı düzenlemeler emek sömürüsünü yaygınlaştırmış ve derinleştirmiştir. Muhtaçlık temelli sosyal yardım uygulamaları, rantçı ve kar odaklı yaklaşımlar emeğin değerini yerle bir etmiştir. Asgari ücretle çalışma ülkenin adeta asgari değil, ortalama ücreti haline getirilmiştir” dedi.
CHP Ankara Milletvekili Aylin Yaman, TBMM Genel Kurulu’nda dün yaptığı konuşmada; asgari ücretin yetersizliğine ve açlık sınırı altında çalışan işçilerin sorunlarına değindi. Yaman, “İktidarın son yirmi yıldır başta mensubu olduğum sağlık camiası olmak üzere her alanda yaptığı düzenlemeler emek sömürüsünü yaygınlaştırmış ve derinleştirmiştir. Muhtaçlık temelli sosyal yardım uygulamaları, rantçı ve kar odaklı yaklaşımlar emeğin değerini yerle bir etmiştir. Asgari ücretle çalışma -ki DİSK verilerine göre işçi olarak çalışanların yüzde 50’sinden fazladır- ülkenin adeta asgari değil, ortalama ücreti haline getirilmiştir. Daha vahimi bu ülkede asgari ücretin de altında çalışan işçiler mevcuttur. Kısacası, 10 işçiden 6’sı açlık sınırının altında yaşamaktadır” dedi.
“AKP İKTİDARI KARINLARIN SİMİTLE DOYMASINI BİR LÜTUF OLARAK GÖSTERİYOR”
AKP iktidarının emeğe değer veren bir sisteminin olmadığını ve günümüzde artık karınların simitle doymasını bir lütuf olarak gösterdiğinin altını çizen Yaman, “İktidar için emek; eğitim, yetkinlik, kıdem, yaş, liyakat değer biçilmeyen süslü kelimelerdir. Bu nedenledir ki en fazla okuyan, dirsek, beyin ve fiziksel güç harcayan, en ağır sorumluluğu taşıyan sağlık ordusunun dahi emeği görülmez örneğin. Sağlıkta insan kaynağı maliyet kalemi olarak görülür, sağlık çalışanları eğitimleri dışında birbirlerinin yerine çalıştırılır ya da eğitim sisteminde bu kadar ihtiyaç duyulan, büyük emekle eğitim alan binlerce öğretmenin ataması yapılmaz, çocuklarımızı ve gençlerimizi Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’yle çağ dışı antilaik bir sisteme terk eder” diye konuştu.
“HER YIL 2 BİNE YAKIN İŞÇİ İŞ CİNAYETLERİNDE HAYATINI KAYBEDİYOR”
Emeğin değeri olmadığı gibi emekçilerin canın da değerinin olmadığını vurgulayan Yaman, “Ne yazık ki her yıl 2 bine yakın işçi iş cinayetlerinde hayatını kaybetmektedir. Emek, bir işin bitirilmesi için harcanan vakittir onlar için; kim tarafından harcandığı önemli değildir, zira enerjisi yüksek, verilen görevi korkunun gölgesinde yapabilecek en önemli grup olan çocuklarımız iyi kaynaktır onlar için. Bu nedenledir ki yasak olmasına rağmen 1 milyona yakın çocuk işçi çalışmaktadır bu ülkede ve maalesef bu çocuklarımız ölümle sonuçlanan işlerde çalışmakta, çocuk işçi ölümlerinin üçte 1’i 15 yaş altında gerçekleşmektedir” dedi.
“SARI SENDİKALAR VE TEMSİLCİLERİ EMEK SÖMÜRÜSÜNÜN DESTEKÇİLERİ OLDULAR”
Ülkede sendikal faaliyetlerin bitirildiğini kaydeden Yaman, “Üyeleri baskı ve tehditlerle karşılaşan, basın açıklaması dahi yaptırılmayan, sistematik olarak itibarsızlaştırılan ve korku kültürü altında mücadele etmeye çalışan çok az sayıda sendika var artık. İktidarla ideolojik yakınlıkları ve kuvvetli bağları olan sarı sendikalar ve temsilcileri bilsinler ki tarihe emek sömürüsünün destekçileri olarak geçecekler” ifadelerini kullandı.
]]>
Saniyelerle zorlu mücadeleyi kazanan Kırmızı Takım rahat bir nefes aldı. Konseye moralsiz giden Mavi takım ise haftanın ilk eleme adayını oylayarak belirledi.

YAMAN İLE YUNUS EMRE YİNE GERİLDİ
Geçtiğimiz hafta parkurda birbirlerini iterek düşüren ve ardından kavga eden Yunus Emre ile Yaman yeniden karşı karşıya geldi. Bu hafta da parkura çıkan Yunus Emre ile Yaman yeniden bir noktada sıkıştı ve oyun sonrası gerginlik yaşandı.
Oyun esnasında Yaman’ın arkadaşları zorlamaması gerektiğini kenardan bağırarak söyledi. Oyunu Yunus Emre kazandı ve ortam iyice gerildi. Yaman’a arkadaşları “niye ortak engelde adama sarılıyorsun” dedi.
Olaya Atakan ve Hilmi Cem de müdahil olmak isteyince ortalık bir anda karıştı. Yunus Emre de Yaman’a “Ben artık ortak engellerde sana yol vermeyi düşünüyorum” dedi ve olay tatlıya bağlandı.

MERVE AĞLAYARAK İSYAN ETTİ
Kırmızı Takım’daki Merve “3 gün önce kavalımı vurdum o şişti. Buz yapıyorum ayağımı havaya kaldırıyorum, her şeyi yapıyorum ama geçmiyor. Ayak bileğim olduğu gibi şişti ve morardı.
Bazen insanlar inanmıyorlar burada oyun oynarken, ‘el klasikolar, bilerek yapıyorlar, oyun kaybetti bak kenara çekildi’ gibi sözler söyleniyor.
Ben hiçbir zaman oyun kaybetsem de kenara çekilmiyor. Bugün o kadar çok canım acıdı ki hiç kimseye bunu çaktırmadım. Çünkü bazen farklı konuşmalar olabiliyor.
Ama artık ağrımın şiddeti tepemde, çekemiyorum artık. Yalan değil yani yaşadığım şey gerçek. Herkes de görüyor. Çok kızgınım ve sinirliyim” dedi.
YAMAN VE YUNUS EMRE İLE YAŞANANLAR NORMAL DEĞİL
Konseyde konuşan Acun Ilıcalı “Pınar konuşmalarıyla mücadelesiyle bu sene Survivor’da iz bıraktı. Pınar Ada’ya veda etti, bundan sonraki hayatında başarılar diliyorum” dedi.
Ilıcalı oyun esnasında Yunus Emre ile Yaman arasında yaşananlarla ilgili “Bu görüntüler normal görüntüler değil” diyerek iki taraftan da olayı dinledi.
Yaman “Yunus Emre ile daha önce de olayımız olmuştu. Ortak engelde sorunlar oldu. Öncelikle Emre’nin ailesinden özür diliyorum, kendi ailemden özür diliyorum. Çok güzel bir haber aldı Emre sonrasında kendisini öptüm ve tebrik ettim.
Biz aramızda hallettiğimizi düşünüyorum. Bir daha olmayacak diye düşünüyorum” dedi. Yunus Emre de “Olanları Yaman’ın hırsına veriyorum. Survivor’da kalmayı ve kazanmayı çok istiyor kardeşim. İlk engelde beni bayağı sıkıştırdı.
Dilerim artık böyle şeyler yaşanmaz. Bana da bir güncelleme geldi. Baba oluyorum. Üstünü kapatmak istiyorum. Güzel bir kardeşim” dedi.

YUNUS EMRE’YE DE YAMAN’A DA CEZA VERİLDİ
Acun Ilıcalı “Öncelikle seni zaptetmeye çalışan ve künde yiyen bir Poyraz var. Bir bölümü daha var olayın. Bel altı konuşma dedik sana kaç kere.
Saldırmaya kalkmışsın tutanları yere devirmişsin, söyle ben ne yapayım. Öyle bir şey yapıyorsun ki bize alan bırakmıyorsun. Yaman sana gelelim, olayı çıkaran sensin, sen saldırmışsın Yunus Emre konuyu orada bağlasa iş bitecek ve enteresan laflar ediyorsun.
Yaman sana 2 ödül ceza veriyoruz. Yunus Emre’ye de 1 ödül ceza veriyoruz. Bugün cezan bitmişti ama kendini tutmak zorundasın. Yunus Emre sana yarın iletişim ödülü veriyoruz.
Görüşmen lazım, böyle bir hakkın olduğunu düşünüyoruz. Yarın görüşebileceksin” dedi.

MAVİ TAKIM’DA BİR PROBLEM VAR
Acun Ilıcalı “Mavi Takım’da başka bir problem daha var, o problem de Ogeday. Bu konuyu konuşacağız ama özel bir konu olduğu için ve sadece Mavi Takım’ın bilmesi gereken bir şey olduğu için Mavi Takım ile özel bir konsey yapacağız Ogeday ile ilgili.
Ve sonrasında Kırmızı Takım’la paylaşacağız. Ama Mavi Takım ile özel olarak konuşmamız gerekiyor” dedi.

İLK ELEME ADAYI BELLİ OLDU
Mavi Takım’da konseyde yapılan oylamada Hakan’a 5 oy çıktı ve yeniden eleme adayı oldu.
]]>Yaman, Şeyh Edebali Kültür ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen proje tanıtım toplantısında, ulaşılabilir bir belediye olmayı amaçladıklarını söyledi.
Bunun için “7/24 Belediyecilik” projesini oluşturduklarını anlatan Yaman, şöyle devam etti:
“Bilecik, 11 belediyeden oluşuyor. Burada, sadece gece 00.00’dan sonra ulaşılamayan tek belediye merkez belediyesi. Vatandaşlarımız, göreve geldiğimiz takdirde bize 7/24 ulaşabilecekler. İkinci olarak da ‘Başkan mahallede’ dedik. Bunu niçin dedik? Mahallelerimize gittiğimizde sorunların çoğaldığını ve oralara belediyenin ulaşmadığını gördük. 1 Nisan’dan sonraki haftadan itibaren tüm mahallelerimize, belediyedeki ilgili arkadaşlarla giderek, mahalle sakinleriyle bir araya geleceğiz. Bu mahallelerdeki sorunları, vatandaşların kendileriyle görüşeceğiz.”
“Wİ-Fİ, gençlerimize ücretsiz olacaktır”
Yaman, seçim çalışmaları kapsamında Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesinde öğrenim gören gençleri ziyaret ederek dertlerini dinlediklerini belirterek, gençlerden Wİ-Fİ talebi aldıklarını söyledi.
Bu konuda gençlere söz veren Yaman, “Özellikle belediyemizin tesislerinin olduğu alanlarda, onların yoğunlukta olduğu yerlerde Wİ-Fİ, gençlerimize ücretsiz olacaktır. Akıllı durak uygulaması, AK Parti döneminde başlayan bir hizmetti. Maalesef, bazı noktalardaki akıllı durakları sökmeyi uygun gördü arkadaşlar. Mahallelerimizden gelen talep doğrultusunda her mahalleye akıllı durakları koymaya devam edeceğiz. Bu durakların içinde Wİ-Fİ ve klima sistemi de olacak.” dedi.
Yaman, dünyada ve Türkiye’de elektrikli şarj istasyonlarına yönelik ihtiyacın arttığını, belediyeye ait tesislerde bu istasyonları çoğaltacaklarına kaydetti.
Mustafa Yaman, AK Parti döneminde kent merkezinde inşa edilen su depolarında incelemelerde bulunduklarını, 8 deponun tamamının dolu olmadığını aktardı.
Belediye başkanlarının bu tarz konuları takip etmesi gerektiğinin altını çizen Yaman, “Alternatif su kaynaklarının dördünün yerini tespit ettik. İnşallah göreve geldiğimizde bunlarla ilgili çalışmalara başlayacağız. Hürriyet Mahallesi’ne gittik, vatandaşımızın gözünden yaş geldi. İmar uygulaması yapılamadığından dolayı bu bölgedeki vatandaşlarımız, her ay ‘Belediyenin vidanjörü gelsin, evin altını basan kanalizasyonu temizlesin’ diye bekliyorlar. Bilecik, bunu hak etmiyor. Göreve geldiğimizde bu uygulamaları yaparak kanalizasyon çalışmalarına önem vereceğiz.” ifadesini kullandı.
AK Parti Bilecik Milletvekili Halil Eldemir ise kentin AK Parti yönetiminde olduğu dönemde ciddi mesafe katettiğini vurguladı.
Eldemir, Yaman’ın daha önce yapmış olduğu belediye başkanlığı döneminde, ufak bir belediyede gösterdiği performansla Bilecik’i daha ileriye götüreceğini belirterek, “AK Parti’li, Cumhur İttifak’lı belediyeler olarak inancımız şudur; belediyelerimiz, gerçek belediye olsun. Belediyelerimiz, hizmette yarışsın. Belediyelerimiz, vatandaşa en güzel hizmetleriyle göz doldursun. Belediyelerimiz, vatandaşın önünde ne kadar engel varsa kaldırsın.” dedi.
Programda, Eskişehir Milletvekili Fatih Dönmez, AK Parti Yerel Yönetimler Başkanı Selim Yağcı, İl Başkanı Serkan Yıldırım ile MHP İl Başkanı Talha Özkan da katılımcılara hitap etti.
Etkinliğe, AK Parti ve MHP belediye başkanları, belediye başkan adayları ve çok sayıda partili katıldı.
]]>İngiltere Kıbrıs Türk Dernekleri Konseyi (BTCA) ile “Ambargolu (Embargoed)” adlı sivil toplum örgütünün öncülüğünde İngiltere Parlamentosu önündeki meydanda bir araya gelen Kıbrıs Türkleri, BMGK’nin 1964’te aldığı kararının 60. yılında söz konusu kararın iptalini talep etti.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) bayraklarının yanı sıra “Barış gücü değil, işgalci”, “İngiltere Kıbrıs’ta yanıldı”, “BMGK’nin 60 yıllık kararı yetti artık” yazılı pankartlar taşıyan göstericiler, yüzlerinde de “ambargolu” yazılı maskeler kullandı.
Protestoya katılan İngiltere’deki Kıbrıs Türkleri, BMGK’nin 186 sayılı kararının, KKTC’nin izolasyonuna yol açtığını belirterek, söz konusu kararın geri çekilmesi çağrısında bulundu.
“Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, bizim bütün haklarımızı gasbetmiştir”
Protestoya katılan BTCA Başkanı Kenan Yaman, basına yaptığı açıklamada, BM Güvenlik Konseyi’nin 4 Mart 1964 tarihli 186 sayılı kararıyla BM Barış Gücü’nün Kıbrıs’a intikal ettiğini hatırlattı.
Yaman, “Bunların maksadı; sözde bizi, Kıbrıs Türkünü korumaktı ancak o günden bugüne bu kararla Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, ‘Kıbrıs Cumhuriyeti’ adı altında bizim bütün haklarımızı gasbetmiştir.” dedi.
Rum tarafının, söz konusu BM kararını gerekçe göstererek Kıbrıs Türklerine haklarını elinden aldığını ve KKTC’ye ambargoların uygulandığını belirten Yaman, şunları söyledi:
“Biz bugün bu kararı protesto etmek için buradayız. İngiltere’nin kaleme aldığı bu kararın değiştirilmesini ya da geri çekilmesini istiyoruz çünkü Kıbrıs’ın, buradaki sorunun temel taşı BM Güvenlik Konseyi kararıdır. Bunu kullanarak şu anda Kıbrıs’ın çıkmaz durumda olduğu açıktır. Biz bunun düzeltilmesini istiyoruz.”
Yaman, Kıbrıs Türklerinin, Ada’da iki devletli çözümden yana olduğunu dile getirerek, “Artık bizim haklarımızı iade etmeleri şarttır. Başka türlü Kıbrıs meselesi hiçbir şekilde ve durumda halledilemez.” diye konuştu.
-“Bizim dünyaya açılan tek penceremiz Türkiye Cumhuriyeti’dir”
Yaman, Kıbrıs Türklerinin gasbedilen haklarından birinin de KKTC’nin dünyadan izole edilmesi olduğuna dikkati çekerek, bu izolasyona son verilmesi amacıyla KKTC’ye direk uçuşların başlatılması gerektiğini belirtti.
“Bizim dünyaya açılan tek penceremiz Türkiye Cumhuriyeti’dir.” diyen Yaman, şunları kaydetti:
“Ben buradan, İngiltere’den mektup yazıp direk Kıbrıs’a gönderemem. Bu benim insan haklarımın ihlali değil mi? Direk Türkiye’ye gidecek. Türkiye’de bir adres vereceğim ve oradan Kıbrıs’a gidecek. Bu aylar alır, hatta yolda kaybolur. Bizim buradaki yaşlılarımız, genç çocuklarımız, hamilelerimiz buradan direk Kıbrıs’a uçamaz. İlla ki Türkiye’den gitmesi lazım. Türkiye’de inecek, güvenlikten geçecek ve tekrar uçağa binecek, ondan sonra Kıbrıs’a varacak. Bu bizim haklarımızın ihlali değil mi? Biz istediğimiz zaman memleketimize direk gidemez miyiz? Bu yanlışlık düzeltilmelidir.”
Yaman, ambargo nedeniyle KKTC ile doğrudan ticaret yapılamadığına işaret ederek, “Buradan oraya direk bir şey gönderemiyoruz. İhracat, ithalat yapılmaz. Bütün bunlar 186 sayılı karardan ötürüdür. En temel sorunumuz; bu karardır, bu karara itiraz ediyoruz. 60 sene oldu. Bu karar kalkmalı ve haklarımız bize iade edilmelidir.” ifadesini kullandı.
]]>