ABD’nin California eyaletinde son 1 haftada çıkan üç büyük orman yangınına müdahale sürüyor.
California Ormancılık ve Yangından Korunma Departmanı (CAL FIRE) verilerine göre Los Angeles şehir merkezinin doğusundaki Angeles Ulusal Ormanı’nda 8 Eylül’de başlayan “Bridge” yangını, hızla Los Angeles ve San Bernardino County’e yayıldı.
100 BİN DÖNÜMDEN FAZLA ALAN KÜL OLDU
Kontrolden çıkan yangın, Mountain High Kayak Merkezi’ni de sardı. Mount Baldy ve Wrightwood köylerinde en az 33 ev alevlere teslim olurken, 2 bin 500 yapının ise tehdit altında olduğu belirtildi. Yangın şu ana kadar 49 bin 8 dönümlük alanı küle çevirdi.
Eyalette 5 Eylül’de çıkan “Line” yangını ise 34 bin 729 dönümlük alana yayıldı. Yangının şu ana kadar yalnızca yüzde 14’ü kontrol altına alınabildi. Giderek yayılan alevlerin evler ve iş yerleri dahil olmak üzere 65 bin 600’den fazla yapı için risk oluşturduğu belirtildi. San Bernardino polisi, yangını çıkardığı şüphesiyle 34 yaşındaki bir adamı gözaltına aldı.
Orange County’de 9 Eylül’de çıkan ve Riverside County’ye yayılan “Airport” yangınına da müdahale sürüyor. Şu ana kadar 22 bin 376 dönümlük alanı küle çeviren alevlerin 10 bin 500 yapıyı tehdit ettiği, 5 itfaiyeci ile 2 sivilin yaralandığı aktarıldı.
Çalışmalara 51 yangın söndürme helikopteri, 2 Ulusal Muhafız C-130 uçağı da dahil olmak üzere 9 uçak, 520 itfaiye aracı, 75 buldozer ve 141 su tankeri destek veriyor.







Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)Fatih Yıldırım
Editör
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Alevler kısa sürede tüm evi sararken, yoğun dumandan etkilenen Arif Altuntaş, eşi Gülizar ve akrabaları Kasım Altuntaş içeride mahsur kaldı.

Çevredekilerin ihbarıyla bölgeye itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi.
REKLAM
Ekipler tarafından müdahale edilen yangın söndürülürken, 3 kişinin yanarak hayatını kaybettiği tespit edildi.

Cenazeler, savcılık incelemeleri sonrası otopsi için Adli Tıp Kurumu’na kaldırıldı.

Yangınla ilgili başlatılan soruşturma kapsamında evi yanıcı madde dökerek ateşe verdikleri değerlendirilen 3 kişi yakalanıp, gözaltına alındı.
VALİLİKTEN AÇIKLAMA
Trabzon Valiliği’nden de konuya ilişkin yazılı açıklama yapıldı. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“İlimiz Araklı ilçesi Kayacık Mahallesine bağlı Haçovit Yaylasında bugün saat 06.40 sıralarında bir yayla evinde çıkan yangına itfaiye ekipleri tarafından müdahale edilmiş ve yangın söndürülmüştür. Yangının söndürmesini müteakip evde yapılan incelemede 3 şahsın yanarak vefat ettiği tespit edildi. İlk belirlemelere göre yangının kundaklama sonucu meydana geldiği tespit edilmiş ve olaya karıştığı değerlendirilen 3 şüpheli yakalanarak gözaltına alınmıştır. Cumhuriyet Savcılığına bildirilen olayla ilgili detaylı inceleme başlatılmıştır”
REKLAM
Yangında ölenlerin isimleri ve fotoğrafları

Arif Altuntaş

Kasım Altuntaş

Gülizar Altuntaş
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Türkiye, son zamanlarda yangınlarla mücadele ediyor.
Bu yangınlara hem havadan hem de karadan destek veriliyor.
Özellikle yangın söndürme uçakları, yeşil vatanı korumak için havdan müdahaleyle karadaki ekiplerin de işini kolaylaştırıyor.
İletişi Başkanlığı da son yaptığı açıklamada, hava araçlarının 1 Ocak 2024’ten bu yana verdiği desteğin altını çizdi.
5 BİN 314 YANGIN ÇIKTI
Başkanlığın sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda; Türkiye’de, 1 Ocak 2024’ten bugüne kadar 2 bin 424’ü orman olmak üzere, kırsal alan ve orman yangını olarak toplam 5 bin 314 yangın çıktığı belirtilerek şunlar kaydedildi:
6 BİN 887 SAATLİK UÇUŞ
Bu yangınlarda ülkemizin sahip olduğu hava araçları 6 bin 887 saat uçuş gerçekleştirdi. Hava araçları toplam 24 bin 335 sorti yaptı. Bu sortilerde 88 bin 345 ton su, alevleri söndürmek için havadan atıldı. Ormanın kahramanları, Yeşil Vatan için cansiparane mücadele ediyor.
HAVA ARAÇLARININ ÇALIŞMALARINA YER VERİLDİ
Paylaşımda, hava araçlarının yangın söndürme çalışmalarına ilişkin görüntülere de yer verildi.


Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Türkiye, orman yangınlarıyla mücadele ediyor.
Geçtiğimiz günlerde pek çok şehrimizde alevler yükseldi.
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada 12-17 Ağustos’ta Aydın, Muğla, İzmir, Manisa, Tunceli, Bolu ve Uşak’ta çıkan orman yangınlarıyla ilgili Cumhuriyet başsavcılıklarınca yürütülen soruşturmalara ilişkin bilgi verdi.
22 ŞÜPHELİDEN 9’U TUTUKLANDI
Orman yangınlarıyla ilgili soruşturmaların titizlikle ve çok yönlü sürdürüldüğünü vurgulayan Tunç, “Toplam 22 şüpheli gözaltına alınmış olup şüphelilerden 9’u tutuklanmış, 5’i hakkında adli kontrol kararı verilmiş, 1’i ifadesinin ardından serbest bırakılmıştır. 7 şüphelinin gözaltı işlemleri devam etmektedir” bilgisini paylaştı.
Tunç, hayat kaynağı ormanlara sahip çıkmanın herkesin görevi olduğunu belirterek, “Yangınlardan etkilenen vatandaşlarımıza bir kez daha geçmiş olsun dileklerimi iletiyor, yeşil vatanımızı korumak için fedakarca görev yapan tüm ekiplerimize kolaylıklar diliyorum” ifadelerini kullandı.


Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Orman yangınlarına son dönemde artış yaşandı.
Muğla da bu yangınlardan en çok etkilenen şehirlerden biri.
İKİ KİŞİ GÖZALTINA ALINDI
Yatağan ilçesinde meydana gelen yangınlarla ilgili iki kişi gözaltına alındı.
Yatağan’da meydana gelen orman yangını ile ilgili inceleme başlatan jandarma ekipleri, Yava Mahallesi’nde yangının başladığı bölgede arı kovanları olduğunu belirledi.
KÖRÜKTE YAKILAN ATEŞ ÇIKARDI
İncelemelerini derinleştiren ekipler, yangının arıcıların arıların saldırganlaşmasını önlemek için kullandığı körükte yakılan ateşten çıktığını belirledi.
Bunun üzerine bölgedeki arı kovanlarının sahibi olan 78 yaşındaki M.Ş. ve 37 yaşındaki oğlu İ.Ş. gözaltına alındı.

DATÇA İLÇESİNDE DE ŞÜPHELİ ŞAHIS YAKALANDI
Öte yandan Datça’daki orman yangını ile ilgili de çalışma yapan jandarma ekipleri, bölgede kasten yangın çıkardığı değerlendiren bir şahsa ‘dur’ ihtarında bulundu.
Durmayıp dağlık araziye doğru kaçan şahsın peşine düşen ekipler, yabancı uyruklu 1 şahsı yakalayarak gözaltına aldı.
Orman yangınları ile ilgili gözaltına alınan 3 şahsın sorgularının devam ettiği öğrenildi.

Haber Kaynağı: Anadolu Ajansı (AA)
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Türkiye, farklı bölgelerde çıkan orman yangınlarıyla mücadele ediyor.
Yangının olduğu bölgelere sevk edilen ekipler hem havadan hem de karadan alevleri kontrol altına almak için çalışıyor.
Yangın bölgelerinde bulunan ve çalışmalarını sürdüren Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı ise son durum hakkında bilgi verdi.
Bakan Yumaklı açıklamasında şu ifadelere yer verdi;
“AYDIN DİDİM VE İZMİR ÖDEMİŞ KONTROL ALTNDA”
Bir önceki günden gelen üç tane ile dün çıkan üç tane halihazırda 6 tane aktif yangın var. Dünden gelen Aydın Didim ve İzmir Ödemiş’in kontrol altında olduğunu söylemek istiyorum.
“BOLU GÖYNÜK YANGINI AKTİF”
Aktif olan yangınlardan Bolu Göynük yangını. Burada enerjisi düşürüldü. Hem arazi yapısının çok sarp olması, dik yamaçlar, kanyonlar olması sebebiyle hava araçlarımızın ve karadan arkadaşlarımızın müdahalesi zorlukla yürüyor.
Burası şu an için rüzgarın da olmaması sebebiyle bu bizim için iyi bir şey. Ancak duman var görüş alanını da düşürüyor. Bir süre böyle devam edecek. Yani arkadaşlar söndüre söndüre ve soğuta soğuta devam edecekler.

“KARADAN ARKADAŞLARIMIZ GECE BOYUNCA MÜDAHALE ETTİ”
İkinci yangın Karar’daydı. Ovacık’ta. Buranın da enerjisi düşürülmüş vaziyette. Burada da arkadaşlar yine hem söndürme hem de soğutma çalışmalarına devam edecekler. Üçüncü yangın içinde bulunduğumuz şu anda İzmir Yamanlar. Buranın da enerjisi düştü. Ben burayla ilgili birkaç bilgi vereyim. Sancaklı Köyü yakınında burada da yine dik vadiler ve bir özellikle sarp alan var.
Oraya hava araçları müdahale edemiyor. Karadan arkadaşlarımız bütün gece boyunca müdahalelerini yaptılar. Şu anda orası devam ediyor. Şehri ilgilendiren herhangi bir husus kalmadı. Yani halihazırda yangınla ilgili şehri tedirgin edecek herhangi bir husus söz konusu değil. 2 uçak ve 11 helikopter bu bahsetmiş olduğumuz tek bir hat halinde gelen yerlere müdahale etmeye devam ediyorlar.
“CAN KAYBIMIZ YOK”
Muğla Milas vardı dün bahsetmiş olduğum. Onun da enerjisi düştü. Gün içerisinde sanıyorum ona da güzel bir haber verebileceğiz. Karabük Ovacık’ı bahsetmiştim. Dün akşam bahsettiğim Aydın Bozdoğanlar, burası çok inanılmaz bir rüzgar şiddetiyle başladı. Çok kısa zamanda yayıldı. Yani bizim arkadaşlarımız müdahale etmiş olmasına rağmen onları da aşarak gitti hep. Ama gece hem rüzgarın düşmesi hem de nemin bir miktar yüzde 10’un üzerine çıkması ki biliyorsunuz yani yüzde 30’ların altına düştüğü zaman en büyük tehlike arz ediyor. Burada yüzde 9’lara 8’lere inmişti bir ara. Yüzde 10’un üzerine çıkmasıyla arkadaşlar müdahale ettiler ve yangının yayılmasıyla alakalı gidiş yönünü tuttular. Şimdi geriye doğru kapata kapata gidiyorlar. Ancak o yoğun enerjiyle başladığı için başlangıç noktasında halihazırda bir güçlük var. Yangın kendisini tekrar kuvvetlendirmek istiyor. Burada da arkadaşlarımızın yoğun mücadelesi var.
Ben de buradan sonra Aydın’a geçeceğim. Şu an için durum bu. Herhangi bir yerleşim yeri tehdidi ya da bir ekosistemin içerisindeki ki yani bizimle aynı dünyayı paylaşan canlıların maalesef ki ve de maalesef bunu hep söylüyoruz etkilenmesinin dışında herhangi bir can kaybımız yok.
İzmir’de bu bahsetmiş olduğumuz soğutma çalışmaları devam edecek. Biraz süre alabilir. Ancak dediğim gibi yangın anlamında ya da tehdit oluşturacak çok olağanüstü bir meteorolojik koşul olmadığı takdirde herhangi bir husus yok.

“ORGANİZE KÖTÜLÜKLE DE MÜCADELE EDİLİYOR”
Gece boyu hem yangınlarla mücadele ederken hem de bir organize kötülükle mücadele ediyoruz. Bu da enteresan. İnsan ülkesine bunu niye yapar anlayabilmiş değilim. Uluslararası çağrılar var mesela. Hep söylüyoruz bizim uluslararası çağrıyı gerektirecek herhangi bir hususumuz yok ki. Bu neden yapılıyor? Panik oluşturmak için yapılıyor maalesef. Lütfen ilgili arkadaşlarımın, valiliklerin açıklamalarını baz alalım.
“ORGANİZE KÖTÜLÜK DEMEKTEN BAŞKA BİR ŞEY AKLIMA GELMİYOR”
İkincisi de başka tarihler, başka ülkeler, başka şehirlerdeki yangın sanki İzmir yangınıymış gibi servis edildi. Yani organize kötülük demekten başka aklıma bir şey gelmiyor açıkçası. Buradan tekrar bütün vatandaşlarımıza bu tür dezenformasyonlara kanmamalarını, bizlerin açıklamalarını takip etmelerini özellikle rica ediyorum.
Pazar gününe kadar hepimizin son derece dikkatli olması gereken bir periyottayız. Burada çok düşük nem, yüksek sıcaklık ve şiddetli rüzgar adeta yanmak için sebep arayan ortamlar oluşturuyor. Lütfen bizler de gerekli ihtimamı gösterelim, hassasiyeti gösterelim. Eylül’ün 15’ine kadar bizim alarm durumumuz devam ediyor.


Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Türkiyeorman yangınlarıyla boğuşuyor.
Aşırı sıcaklıklar ve bazı tatilcilerin sebep olduğu yangınlar nedeniyle ormanlarımız yandı.
Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) da son bir haftada yurt genelindeki yangınlarla ilgili bilgilendirdi.
SON 1 HAFTADA 131 ZİRAİ ALAN VE ORMAN YANGINI ÇIKTI
AFAD, son bir haftada yurt genelinde 131 zirai alan ve orman yangınının meydana geldiğini bildirdi.
AFAD’ın sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, yangınlara, Türkiye Afet Müdahale Planı (TAMP) çerçevesinde ilgili kurumlar tarafından ilk andan itibaren havadan ve karadan müdahale edildiği belirtildi.
Yangının kontrol altına alındığı bölgelerde zarar tespit çalışmaları hızla sürdüğü aktarılan açıklamada, olası can kayıplarının önüne geçmek için yangınlara yakın yerleşim yerlerinde yaşayan vatandaşların güvenli alanlara tahliye edildiği ifade edildi.
BAZI BÖLGELERDE TAHLİYE İŞLEMLERİ GERÇEKLEŞTİRİLDİ
Açıklamada, şunlar kaydedildi:
“Bu kapsamda İzmir’de 1430, Manisa’da 1475, Bolu’da 516 ve Aydın’da 550 vatandaşımızın tedbir amacıyla AFAD, jandarma ve emniyet koordinesinde güvenli alanlara tahliyesi gerçekleştirilmiştir. Yangınlardan etkilenen tüm vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimizi sunarız. Vatandaşlarımızın, yeşil vatanımızı korumak ve olası kayıpların önüne geçebilmek için yetkili mercilerin uyarılarını dikkate almalarını önemle hatırlatırız.”

Haber Kaynağı: Anadolu Ajansı (AA)
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Türkiye, orman yangınlarıyla mücadele ediyor..
Ülke genelinde şu ana kadar 73 yangın çıkarken, bunların 46’sının kontrol altına alındığı, 27’sine ise müdahalenin sürdüğü öğrenildi.
Yangınlara sahada müdahale eden personel dışında, yangın söndürme uçakları da bölgede çalışıyor.
Hem havadan hem de karadan yangını söndürmek için canla başla mücadele ediliyor.
15 HELİKOPTER, 26 UÇAK VE 14 İHA DESTEĞİ
Orman yangınlarıyla mücadelede bu yıl ülke genelinde 105 helikopter, 26 uçak ve 14 İHA destek sağlıyor. Ayrıca 184’ü akıllı kule olmak üzere 776 gözetleme kulesi, 1686 arazöz ve 2 bin 655 ilk müdahale aracı yangınla mücadelede kullanılıyor.
Orman yangınlarının önüne geçilmesi amacıyla 15 bin 500 yangın işçisi, 4 bin teknik personel, 5 bin 500 orman muhafaza memuru ve 122 bin gönüllü görev yapıyor.
İLERİ TEKNOLOJİYE SAHİP: OTAĞ SAHADA
Tarım ve Orman Bakanlığı genişlettiği yangına müdahale filosu sayesinde yangınlara müdahale süresini 11 dakika civarına indirdi. Müdahalelerde öne çıkan ileri teknolojiye sahip yangın yönetim uçağı Otağ da bugün Göynük ve Karabük yangınında 10 saat 35 dakika uçtu.

BAKAN YUMAKLI YANGIN BÖLGESİNDE
Öte yandan, İzmir’deki orman yangınlarına havadan ve karadan müdahale sürüyor. Orman ekiplerinin yanı sıra AFAD, polis, jandarma, itfaiye, belediyeler aracılığıyla çalışmalar aralıksız yürütülüyor. Milli Savunma Bakanlığı da çalışmalara havadan destek verirken, 5 uçak, 15 helikopter, 46 arazöz, 10 su ikmal, 4 dozer ve 4 yer ekibi ile müdahale devam ediyor. Kuvvetli rüzgarın etkisiyle yangınlar henüz kontrol altına alınamadı, çalışmalar devam ediyor.
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı da bugün Bolu’nun Göynük ilçesinde ormanlık alanda çıkan yangına ilişkin havadan ve karadan inceleme yaptıktan sonra Dedeler köyünde oluşturulan Yangın Yönetim Merkezi’ne geçmişti. Yumaklı, şu saatlerde de İzmir’deki yangın bölgesine gitmek üzere Ankara’dan yola çıktı.
Yumaklı, vatandaşlara orman yangınlarına karşı duyarlı olmaları konusunda uyarıda bulundu.

THK UÇAKLARI SU ATIŞIYLA MÜDAHALEDE
Ayrıca, Türk Hava Kurumuna (THK) ait 2 yangın söndürme uçağı, Orman Genel Müdürlüğünün talimatıyla sabah saatlerinde İzmir Çeşme’deki yangına su atışıyla müdahale etti. Daha sonra havadan İzmir Yamanlar bölgesinde geçen yangın söndürme uçakları, gün batımına kadar burada çalıştı.
TÜRKİYE’DE HANGİ BÖLGELERDE YANGINLAR SÜRÜYOR
Türkiye’de çıkan yangınların bazı illere göre dağılımına bakıldığında Aydın’da 6, Amasya’da 1, Antalya’da 7, Balıkesir’de 1, Bolu’da 1, Bingöl’de 1, Bitlis’te 1, Burdur’da 4, Bursa’da 4, Çankırı’da 2, Çanakkale’de 2, Denizli’de 1, Elazığ’da 1, Edirne’de 1, Isparta’da 2, İstanbul’da 2, İzmir’de 7, Kahramanmaraş’ta 1, Karabük’te 2, Kastamonu’da 1, Kütahya’da 4, Hatay’da 2, Manisa’da 3, Mersin’de 1, Muğla’da 5, Osmaniye’de 1, Samsun’da 1, Zonguldak’ta 1, Sakarya’da 1, Sinop’ta 1, Sivas’ta 2 yangın çıktığı görüldü.
Haber Kaynağı: Anadolu Ajansı (AA)
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“2024 Orman Yangınlarıyla Mücadele Hazırlık Toplantısı” öncesinde Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı ve İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, ortak basın toplantısı düzenledi.
“Yeşil vatanımızın yeşiline yeşil katmak için son 22 yıldır, büyük bir gayretle çalışmalarımızı yürütüyoruz” diyen Yumaklı, son 22 yılda 7 milyardan fazla fidan ve tohumu toprakla buluşturduklarını kaydederken orman alanlarını 23,4 milyon hektara çıkardıklarını bildirdi ve “Ülkemiz yüzölçümünün yüzde 30’unu ormanla kaplı hale getirdik. Ormanlarımızı geliştirmek kadar, korumanın da önemli olduğu bir dönemdeyiz. Biz de yangınlarla mücadelede değişen koşulları göz önünde bulunduruyoruz. Her ne kadar iklimsel faktörler, yangınları tetikleyen faktörleri oluştursa da bireysel ve toplumsal olarak da üzerimize düşenleri yapmak zorundayız.” dedi.
“Artık bütün kamuoyu tarafından biliniyor ki, her on yangından dokuzu insan kaynaklı meydana geliyor.” bilgisini paylaşan Yumaklı, şuyel konuştu:
“Bunun için orman yangınlarıyla mücadelemizin büyük ve önemli kısmını yangın öncesi çalışmalarımız oluşturuyor. Ormanlarımızın bakımı, yangın kulelerinin, yangın emniyet şerit ve yollarının, yangın ilk müdahale ekip binalarının yapımı gibi teknik detaylar da yangınlarla mücadelemizin yangın öncesi safhasını oluşturuyor. Bu noktada hava araçlarımızın su almalarında büyük kolaylık olan yangın havuz ve göletlerine ayrı bir parantez açmak isterim. Zira 22 yıl önce hiç olmayan bu imkan, bugün 4 bin 727 adet havuz ve gölet olarak orman teşkilatımızın hizmetinde. Bugün 184’ü akıllı olmak üzere 776 yangın gözetleme kulesi ve 14 insansız hava aracımızla ormanlarımızı 7/24 gözetliyoruz. Yangına ilk müdahale süremizi 40 dakikadan 11 dakikaya kadar düşürdük. Hedefimiz bu yıl 10 dakika.”
“26 UÇAK, 105 HELİKOPTER, 14 İHA, 1649 ARAZÖZ VE SU İKMAL ARACI”
Yumaklı, sözlerini şöyle devam etti:
“Yapay zeka tabanlı yazılım ve uygulamaları bu mücadelemizde aktif olarak kullanıyoruz. Akıllı kulelerimizden ve İHA’lardan aldığımız görüntülerin analizi başta olmak üzere pek çok konuda yapay zekadan faydalanıyoruz. Yapay zekaya sahip “Yangın Karar Destek Sistemi” ile orman yangınlarını simüle edebiliyor, istediğimiz verileri kolayca analiz edip, değerlendirme yapabiliyoruz. Orman yangınlarıyla mücadelede kamu kurumlarımız, belediyeler, STK’lar, özel teşebbüsler üzerlerine düşeni yerine getiriyor. Geride bıraktığımız orman yangınları sırasında bu dayanışma örneğine defalarca şahit olduk. Yalnızca orman yangınları değil, diğer afetlerde de 7’den 70’e tek vücut halinde olduk. Orman yangınlarıyla mücadelede İçişleri Bakanlığımız ile yakın ve ortak hareket ediyoruz. Özellikle AFAD, Jandarma Emniyet ve Sahil Güvenliğin sağladığı destek bizlere güç veriyor. Hava ve kara unsurlarımız, diğer kurumlarımızın sağladığı rezerv güçlerle, daha kuvvetli hale geldiler. Rezerv güçlerle birlikte; 26 uçak, 105 helikopter, 14 İHA, 1.649 arazöz ve su ikmal aracı, 2.453 ilk müdahale aracı ve 821 iş makinesi orman yangınları ile 2024 yılında mücadelemizin temelini oluşturacak.
“25 BİN ORMAN KAHRAMANI YANGIN İŞÇİMİZ VE 122 BİN GÖNÜLLÜMÜZLE YANGINLARA HAZIRIZ”
Biz, tarihimizin en güçlü filosuyla, bütün teknolojik imkanlarımızla, 25 bin orman kahramanı yangın işçimiz ve 122 bin gönüllümüzle yangınlara hazırız. Vatandaşlarımızın da yangının hiç çıkmaması için azami dikkati göstereceklerinden ve Yeşil Vatan’a sahip çıkacaklarından hiç şüphemiz yok. Geçen Cuma günü 81 ilde gerçekleştirdiğimiz “Orman Benim” kampanyasında bunu gösterdiler. Ormanlarımızı yangına sebebiyet veren maddelerden koruyan ve temiz tutan Aziz Milletimize teşekkür ediyorum. Çalışmalarımızda güçlü liderliğini her zaman hissettiğimiz Sayın Cumhurbaşkanımıza şükranlarımı arz ediyorum. Yangınla mücadelede dünyada parmakla gösterilen teşkilatı ve tecrübesiyle bu süreci yürüten ve koordine eden Orman Genel Müdürlüğümüzün bütün çalışanlarını yürekten tebrik ediyorum. Kışın buz üstünde yazın köz üstünde yeşil vatana canını siper eden şehitlerimizi rahmetle anıyorum. Yangını tespit anından sönene kadar bütün süreçlerde işbirliği içinde olduğumuz Sayın Bakanımıza, İçişleri Bakanlığımıza, AFAD’a, bakanlığın ilgili birimlerine, kıymetli valilerimize, yangınlarda hava araçlarıyla bize destek olan Milli Savunma Bakanlığımıza, diğer imkanlarıyla sürece katkı sunan bütün kurumlarımıza da teşekkür ediyor, saygılarımı sunuyorum.”
YERLİKAYA’NIN SÖZLERİ…
Bakan Yumaklı’nın ardından İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya söz aldı. Son 4 yılda toplam 7 bin 225 orman yangınının meydana geldiğini belirten Bakan Yerlikaya, “Bu yangınlarda toplam 168 bin 194 hektar orman alanı zarar gördü. Bu dönemde, AFAD’ın Jandarma ile birlikte müdahale ettiği yangın sayısı ise 278’di. Üzülerek ifade etmeliyim ki, son 4 yıl içinde meydana gelen yangınlarda maalesef 122 vatandaşımızı kaybettik. Geçtiğimiz yılın rakamlarına bakarsak… Son 1 yılda, meydana gelen 2 bin 272 orman yangınında, 15 bin 891 hektar alan zarar gördü.” dedi. Yerlikaya’nın açıklamasından öne çıkanlar şunlar:
“7 BAKANLIK İLE 10 KURUM VE KURULUUN GÖREV TANIMLARI YAPILDI”
“Ulusal Orman Yangınları Müdahale Planı”; Afet ve Acil Durum Müdahale Hizmetleri Yönetmeliği, Türkiye Afet Müdahale Planı (TAMP), Orman Genel Müdürlüğü Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ve Orman Kanunu’na dayanılarak; Orman Genel Müdürlüğü ve AFAD Başkanlığı tarafından birlikte hazırlandı ve 4 Mayıs 2022 tarihinde onaylandı. Hazırlanan plan çerçevesinde; orman yangınlarında görev alacak afet gruplarının, 7 bakanlık ile 10 kurum ve kuruluşun görev tanımları yapıldı.
AFAD’IN GÖREV VE SORUMLULUĞU ANLATILDI
Orman yangınları büyüklüklerine göre, ‘Çok Küçük Yangın’, ‘Küçük Yangın’, ‘Orta Büyüklükte Yangın’, ‘Büyük ve Çok Büyük Yangın’ olarak 4 seviyeye ayrıldı. Belirlenen gruplara göre de müdahale organizasyonu tanımlandı. Plana göre orman yangınlarında, “Koordinasyon Kurumu” olarak görev yapan AFAD: Yerleşim yerlerini tehdit eden, orta, büyük ve çok büyük orman yangınlarında, ulusal ve uluslararası destek talebi olduğunda, TAMP kapsamında ilgili kurum ve kuruluşların koordinasyonlarından personel ve araç sevkinden sorumludur. Belediyelere, kamu kurum ve kuruluşlara ait araç ve personel desteğinin sağlanması, gönüllülerin sevklerinin gerçekleştirilmesi de AFAD’ın görev ve sorumluluğundadır.
“AFAD TARAFINDAN KULLANILAN ÖDENEK MİKTARI 81 MİLYONA ULAŞTI”
Kıymetli Katılımcılar, ormanlarımızı, doğal ve beşeri sebeplerden kaynaklı yangınlara karşı korumak için, büyük bir gayret ve mücadele içindeyiz. İklim değişikliği ve küresel ısınmanın etkilerinin en fazla görüldüğü bölgelerin başında, ülkemizin de içinde bulunduğu Akdeniz kuşağı geliyor. Bu kuşakta yer alan ülkelerdeyse maalesef her yıl, orman yangınlarında büyük bir artış yaşanıyor. Son 4 yılda toplam 7 bin 225 orman yangını meydana geldi. Bu yangınlarda toplam 168 bin 194 hektar orman alanı zarar gördü. Bu dönemde, AFAD’ın Jandarma ile birlikte müdahale ettiği yangın sayısı ise 278’di. Üzülerek ifade etmeliyim ki, son 4 yıl içinde meydana gelen yangınlarda maalesef 122 vatandaşımızı kaybettik. Geçtiğimiz yılın rakamlarına bakarsak… Son 1 yılda, meydana gelen 2 bin 272 orman yangınında, 15 bin 891 hektar alan zarar gördü. Bu dönemdeki orman yangınlarında, 71 yerleşim yerini ve 6 bin 587 vatandaşımızı ise başarıyla tahliye ettik. Son 3 yılda ise orman yangınları sonrası, AFAD tarafından kullanılan ödenek miktarı, yaklaşık 81 milyon liraya ulaştı.
“2800 ARKADAŞIMIZ ARAMA KURTARMA TEKNİSYENİ KADROSUNA KATILACAK”
Orman yangını hangi seviyede çıkarsa çıksın, ilgili tüm bakanlıklar, kamu kurumları bir seferberlikle hareket ediyoruz. En küçüğünden en büyüğüne varıncaya kadar müdahale volumelerimizi burada Sayın Bakanımızla birlikte ondan gelen her türlü talepleri biz bütün rutinimizi bütün işimizi bırakıyoruz, yeşil vatanımıza bir halel gelmemesi için bir an önce söndürülmesine gayret gösteriyoruz. Çıkan yangınların doğal sebeple olanlara diyecek birşey yok ancak insana dayanan noktada bizim bilinçlenmemiz ve gözümüz gibi ormanlara bakmamız gerekiyor. 2800 arkadaşımız arama kurtarma teknisyeni kadrosuna katılacak, 6 bin gibi büyük bir sayıya ulaşacağız.”
]]>Yumaklı, Antalya’daki Uluslararası Ormancılık Eğitim Merkezi’nde AA muhabirine yaptığı açıklamada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın destekleriyle 2023’te orman yangınlarıyla mücadelede hem personel hem de makine, ekipman ve müdahale imkanları olarak en üst düzeye çıktıklarını belirtti.
Yangınlara müdahale için 105 helikopter, 26 uçak, 5 bin kara aracı ve 14 insansız hava aracı olduğunu anlatan Yumaklı, “Bunun altını çizmek gerekir, dünyada orman yangınlarında insansız hava aracını kullanan iki ülkeden biriyiz. İnsansız hava araçları bizler için son derece önemli. 25 bin orman kahramanımız var. Onlar gözlerini kırpmadan alevlerin arasına dalarlar. 120 binin üzerinde gönüllümüz var. Her şeyden daha önemlisi bizlere bu mücadelemize destek veren vatandaşlarımız var.” diye konuştu.
Yangınla mücadele konusundaki eğitim, bilinçlendirme ve farkındalığın 12 aya yayıldığını belirten Yumaklı, özellikle Antalya’daki Uluslararası Ormancılık Eğitim Merkezi’nde Türkiye’nin dört bir köşesindeki orman teşkilatından yöneticisinden işçisine kadar herkese eğitim verildiğini ifade etti.
Merkezde her türlü imkanın olduğuna dikkati çeken Yumaklı, “12 aya yayılan yoğun eğitimlerimizle özellikle simülasyon yazılımlarıyla anlık değişebilen, rüzgar, nem oranları ya da yangının seyri yönetilerek, eğitime katılanların reaksiyonlarını, nasıl tepki verdiklerini, nasıl karar verebildiklerini tespit ediyoruz. Onların gerçek yangın esnasında hazır halde olmasını sağlayacak eğitim dizisi devam ediyor.” dedi.
İbrahim Yumaklı, bu eğitimlerin yanı sıra tatbikatlar da gerçekleştirdiklerini dile getirdi.
Orman yangınlarıyla mücadele ileri teknolojiyi kullanılıyor
Tüm kabiliyeti, kapasiteyi kullanarak orman yangınlarının söndürülmesinin önemine işaret eden Yumaklı, şunları kaydetti:
“Bizce asıl başarı orman yangınının çıkmamasını sağlamak. Dolayısıyla bütün konsantrasyonumuz bu yönde. 26 Nisan’da Ormanım Temiz Kampanyası başlatacağız. Burada özellikle ormanlık alanlara yakın yerleşim birimlerinden başlayarak sivil toplum kuruluşlarının, üniversitelerin ve vatandaşlarımızın desteğiyle orman içlerinde çok hızlı şekilde yanmaya dönüşebilecek materyallerin temizlenmesini sağlamak. Tabii ki asıl amaç o bilinçlenmeyi, o farkındalığı oluşturmak.”
Orman yangınlarıyla mücadele her zaman en ileri teknolojiyi kullanmaya çalıştıklarını vurgulayan Yumaklı, orman yangınlarıyla mücadelede yapay zekayı da etkin kullandıklarını bildirdi.
Teknolojiye yapılan yatırımlarının önemine dikkati çeken Yumaklı, şöyle konuştu:
“Yapay zekayla çalışan akıllı kulelerimiz var ve bunu geliştirmeye gayret ediyoruz. Bu akıllı kulelerimiz 7 gün 24 saat bulundukları sahayı tarıyor ve herhangi bir şekilde sensörlerine takılan ısı farklılıklarını hemen merkeze bildirerek, buradaki arkadaşlarımızın aksiyon almasını sağlıyor. Bunun yanı sıra Karar Destek Sistemimiz yapay zekayla yönetiliyor. Elbette bunun sonu yok. Netice itibarıyla siz teknolojinin bütün nimetlerinden faydalanmalısınız. Dolayısıyla hem hava araçlarınız hem kuleleriniz hem vatandaşların sizlere iletmiş oldukları ihbardan sonra hızlıca koordine olarak orman yangınına müdahale çok önemli. Biz de özellikle bu konuda gittikçe gelişen teknolojinin kullanımını sağlıyoruz.”
“Orman yangınlarının yüzde 90’ı insan unsurundan kaynaklanıyor”
Bakan Yumaklı, orman yangınlarının yüzde 90’ının insan unsurundan kaynaklandığını, yangınlarda dikkatsizlik ve ihmalin temel sebepler olduğunu ifade etti.
Bunun acı bir tablo olduğuna değinen Yumaklı, sözlerini, “Vatandaşlarımızın bizlere destek olmalarına her ne kadar müteşekkirsek de dikkatsizlik ve ihmalin oluşturacağı olumsuz sonuçların ülkemizin hem yeşil vatanını hem ciğerlerini tahrip etmesini hem de çok ciddi bir kaynak kaybına sebep olmasını istemeyiz. Dolayısıyla vatandaşlarımızı bu konuda duyarlı olmaya davet ediyorum. Orman yangınına sebep olabilecek tehlikeyi gördükleri anda bize ihbar etsinler.” diye tamamladı.
]]>Rapor: “Acil durum aydınlatmaları ve yönlendirme levhaları yok, yangın söndürme sistemi çalışmıyor”
İSTANBUL – Beşiktaş Gayrettepe’de bulunan gece kulübü tadilatı sırasında çıkan ve 29 kişinin hayatını kaybettiği yangına ilişkin itfaiye raporu hazırlandı. Raporda, gece kulübü içerisinde acil durum aydınlatmaları ve yönlendirme levhalarının olmadığı, yangın söndürme sistemi ve yangın dolaplarının çalışmadığı ortaya çıktı.
Beşiktaş Gayrettepe’de 16 katlı binanın eksi bir ve eksi ikinci katlarında faaliyet gösteren bir gece kulübünde tadilat yapıldığı sırada yangın çıkmıştı. 29 kişinin hayatını kaybettiği yangına ilişkin itfaiye raporu hazırlandı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı Avrupa Yakası İtfaiye Şube Müdürlüğü tarafından hazırlanan raporda, Masquarge isimli iş yerine ait çok sayıda ahşap kaplama malzemeleri, izolasyon malzemeleri, ses yalıtım malzemeleri, aydınlatma malzemeleri, elektronik cihazlar, ofis malzemeleri ve sahne üzerinde bulunan vinç motorlarının kısmen yanarak zarar gördüğü kaydedildi.
“Elektrik panolarında patlamalar meydana geldi”
Hazırlanan raporda, olay anına ilişkin kamera görüntülerinin izlendiği belirtildi. Raporda ana giriş bölümü Yıldız Posta Caddesi üzerinde, mal kabul girişinin ise Gönenoğlu Sokak üzerinde bulunan 12 katlı binanın 1 ve 2. bodrum katlarına inşa edilmiş Masquerade tabela ismiyle faaliyet gösteren oturma alanı 750 metrekare eğlence mekanının mal kabul bölümünde yoğun duman ve alevli yanmanın olduğu, elektrik panolarında patlamaların meydana geldiği ifade edildi.
“Otopark kısmında yoğun duman oluştu”
Raporda, yangın sırasında itfaiye ekiplerinin söndürme çalışmalarına ilişkin bilgilere de yer verildi. İtfaiye raporunda ekiplerin yangını mal kabul girişinden söndürmeye başladıkları, eş zamanlı olarak diğer ekiplerin ise 36 sayılı binanın otopark girişinin üst bölümünde bulunan ofis penceresinden ve binanın yan kısmındaki muhasebe ofisi alanından girerek müdahale ettikleri yer aldı. Hazırlanan raporda, binanın servis merdivenlerinde mahsur kalanların olabileceği değerlendirilerek kontrol amacıyla üst katlara personel görevlendirildiği de belirtildi. Binanın otopark kısmında oluşan yoğun dumanın vanitilasyon aracı vasıtasıyla tahliye edildiği de raporda kaydedildi.
“Mal kabul bölümü girişinde yanmaya dayalı ağır tahribat ve deformasyon oluştu”
İtfaiye raporunda, yangın söndürme çalışmaları sonrasında yapılan incelemelere göre, gece kulübünün mal kabul bölümü girişinde yaklaşık 15 metre mesafede yanmaya dayalı ağır tahribatın ve deformasyonun oluştuğu kaydedildi. Raporda, tadilat amacıyla kullanılan ve prize takılı halde bulunan elektrikli kaynak makinesi, elektrikli metal kesme motoru, elektrikli el aletleri ve muhtelif sayıda oksijen tüplerinin olduğu belirtildi.
“Acil durum aydınlatmaları, yönlendirme levhaları yok, yangın söndürme sistemi çalışmıyor”
Hazırlanan raporda, iş yeri içerisinde acil durum aydınlatmaları ve yönlendirme levhalarının olmadığı ortaya çıktı. Raporda, mevcut sprinkler söndürme sistemi ve yangın dolaplarının çalışmadığı da belirtildi. İtfaiye ekiplerinin dumandan etkilenerek yerde yatar vaziyette bulunan çalışanları olay yerinden dışarı çıkartıp sağlık ekiplerine teslim ettiği de raporda kaydedildi.
]]>İZMİR – İzmir’in Seferihisar İlçesi Orhanlar Köyü civarlarında 3 Ağustos 2016 Çarşamba günü çıkan orman yangını İzmir’i dumana ve üzüntüye boğmuş 458 hektar orman alanı içinde yüzbinlerce ağaç ile birlikte kül olmuştu. Köyleri yanmaktan son anda kurtulan Orhanlı Köyü sakinleri üzerinden geçen 8 yıla rağmen hala yangının o günkü dehşetini hafızlarından silebilmiş değil. Kocadağ’ın 3 günde kül olup gittiğini yeniden orman olmasının ise 30-40 yıl süreceği belirtildi.
2014-2024 yılları arasında tam 10 yıl boyunca Orhanlı Köyü’nün muhtarlığını yapmış olan Birgül Bozkurt, 8 yıl önce ağustos ayında köylerinde yaşanan orman yangınını büyük bir kabus olduğunu bakmaya kıyamadıkları yemyeşil Kocadağ’ın 3 günde kül olup gittiğini yeniden orman olmasının ise 30-40 yıl süreceğini söyledi.
İhmal ve dikkatsizlik 458 hektar ormanı kül etti
Köylerinden bir vatandaşın otların en kuru olduğu zamanda bahçesinde yaktığı temizlik ateşinin rüzgarın şiddetiyle artarak ormana sıçramasıyla yangının çıktığını, ihmal ve dikkatsizliğin Kocadağ’ı kül ettiğini söyleyen Birgül Bozkurt sözlerine şöyle devam etti: “Burasının yeniden orman olduğunu biz göremeyiz, ancak torunlarımız görebilir. Daha hala rüyalarımıza giren 2016 yılındaki orman yangınını unutamıyoruz. Hatırası ve izleri hiçbir zaman silinmedi ve silinmeyecek. O gün çıkan şiddetli rüzgar yangını anında alıp götürdü dağı dumana ve aleve boğdu. Çok büyük tehlike atlatıldı. Bir köylümüzün yangında aracı yandı kendi canını zor kurtardı. Dağa yakın olan evler büyük bir tehlike atlattı” dedi.
“Gökçam Göleti Projesi iptal olmasaydı yangın helikopterleri daha çok su takviyesi yapacak, bu kadar alan yanmayacaktı”
Orhanlı Köyü sakinlerinden Kemal Bozkurt ise 2016 yılında dikilen bir fidanı göstererek bir çam ağacının 8 yılda ancak 1,5 metre kadar boylandığını, aynı bir bebek gibi geç ve zahmetli büyüdüğünü söyledi. Kemal Bozkurt; orman köyü olduklarından dolayı yaz aylarında orman yangın sezonunda bahçe temizliği yapılmaması ateş yakılmaması konusunda sık sık köylerinde hoparlörlerden duyurular yaptıklarına ama buna rağmen bu ihmalin yaşandığını söyledi. Kemal Bozkurt : “Allah bir daha böyle acı yaşatmasın, yanmadan önce bu dağda 20 metrelik çam ağaçları vardı. Şimdi 8 yılda dikilen bir fidan anca 1,5 boylandı. Yangında bütün köylü el birliğiyle gelen yangın söndürme ekiplerine yardımcı olmaya çalıştı. O yıl bizim köyümüzde yapılması planlan Gökçam Göleti projesi yapımına malzeme ocakları nedeniyle bazı arkadaşlar mahkemeye verip gölet yapımını iptal ettirdiler. Eğer o gölet yangından önce burada yapılmış olsaydı yangın anında yangın helikopterleri çok hızlı su ikmali yapacak bu dağlar ormanlar bu kadar yanmayacaktı” dedi.
290 bin fidan dikildi 2,5 ton tohum ekildi
Yangından hemen sonra Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yangın bölgesinde başlatılan yeniden ağaçlandırma çalışmaları sonucu yaklaşık 2,5 ton kızılçam tohum ekildi. Ayrıca yanan alanda 84.6 ha suni tensil, 106.4 ha tabi tensil uygulaması yapılıp, kalan 267 ha alanda ağaçlandırma programına alınıp çalışmalar yapıldı. Sahaya 245.000 kızılçam 40.000 Servi 4.000 halep çamı ve 1.000 Adet Yapraklı ağaç fidanı dikildi.
]]>Gayrettepe Yıldız Posta Caddesi Gönenoğlu Sokak’taki gece kulübünde çıkan yangında yaşamını yitirenlerin akrabaları, Beşiktaş İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne gelerek, yakınlarının eşyasını teslim aldı.
Yangında oğlu Efe Demir’i (17) kaybeden acılı baba Adem Demir, çıkışta gazetecilere konuştu.
Oğlunun tadilatını yaptığı mekanda bir şey olmasından korktuğunu vurgulayan Demir, iş yerinin ihmalleri olduğunu ve kimin ihmali varsa gerekli cezaların verilmesini istediklerini söyledi.
Acılı baba, şunları dile getirdi:
“Efe o gün orada çalışıyordu. Mobilya dekorasyon üzerine oraya montaja gitmişlerdi. Burası ihmallerin olduğu bir mekan. Karakolda da gerekli ifademizi verdik. Gerekli işlemlerin yapılacağını umuyoruz. Gerekli cezanın verilmesini istiyoruz. Ben 17 yaşında evladımı toprağa koydum. Efe’yle hayallerim vardı. Geleceğe dönük planları vardı. Meslek sahibi olmak istiyordu. Dışarıdan okulunu okuyordu. ‘Hem okuyup hem çalışayım baba. Bir meslek sahibi olayım. İleriye dönük yapacaklarımızı planlarız. Ona göre yolumuza bakarız.’ diyordu ama olmadı. O mekan onlara mezar oldu. 29 kişiye mezar oldu. Bu yangınla alakalı kimin ihmali varsa, kişi veya kişiler, o mekanın sahipleri veya işçilerin, gerekli cezayı almasını istiyoruz. Bu konunun sonuna kadar takipçisiyiz. Şu anda 11 kişi gözaltında. Babası olarak olayın arkasındayım. Çünkü, bir evlat kolay yetişmiyor. O benim ilk göz ağrımdı. 17 yaşında kendi elimle toprağa verdim. Bunun hesabını öyle ya da böyle soracağım.”
“Fizik olarak ayaktayım, ruhen çökmüş durumdayım”
Oğlunun mekanda bir aksilik olacağından korktuğunu kendisine söylediğini aktaran Demir, “Üç ya da dördüncü günüydü. ‘Baba, eksi 2. kattayız, Allah korusun bir şey olsa çıkamayız.’ diyordu. Buranın bayrama kadar yetiştirilmesiyle ilgili de galiba biraz baskı yapıyorlarmış. Orada birden çok firma çalışıyordu. Maalesef mezar oldu. 29 kişiye mezar ettiler orayı.” ifadelerini de kullandı.
Baba Demir, yangının ilk anlarında oğlunun, ustası Ercan beyle olduğunu ve bir kahramanlık yaptığını dile getirerek, “Yangın tüpünü alıp, geliyor. O yangını tüpünü alıp geldiğinde, yaşı küçük olduğu için ustası, ‘Çıkın buradan.’ diyor. Orada yanıcı maddeler, elyaflar var. Duman bir anda kaplıyor. Üç tane çıkış kapısının ikisi kapalı. Eksi 2. kattan da çıkamıyorlar. Orada yaşanan karmaşada da çıkamamışlar. Efe bana, ‘Burada Allah korusun bir şey olsa nasıl çıkarız bilmiyorum.’ diyordu. İçine mi doğdu artık bilmiyorum. Geride kalan 28 kişiyle çıkamadılar. Yani fizik olarak ayaktayım, ruhen çökmüş durumdayım.” şeklinde konuştu.
“Müdahale etseler belki söndürürlerdi”
Yangını cinayet olarak adlandıran Demir, “Yangın tüplerinin bir tanesinin çalışmadığı söyleniyor. Aslında 2 tane yangın tüpü var, biri geliyor ve çalışıyor. Onu da Efe getirmiş zaten. Ailelerden diğer tüpün de çalışmadığını duydum. Küçük ebatla başladığında yangın tüpleri de çalışsa, müdahale etseler belki söndürürlerdi.” görüşünü sundu.
Orada kaynak yapıldığı ve tutuşma gerçekleştiğine dikkati çeken Demir, “Yalıtım yapıldığı için her tarafı elyaf dolu. Buranın daha itfaiye raporu çıkmadı. Mekanda yangın söndürme sistemi yok, kaynak gazının çıkması için havalandırma sistemi yok. Kaynak gazının dışarıya atılabilmesi için vantilatör sisteminin kurulması gerekiyor ama böyle bir şey yok. Bakın cinayet bu. Başka hiç bir şey değil, cinayet. Bu yangın, 29 kişinin cinayetidir” şeklinde konuştu.
]]>Gayrettepe Yıldız Posta Caddesi Gönenoğlu Sokak’taki 16 katlı binanın eksi 1 ve eksi 2. katlarında tadilat halinde olan gece kulübündeki yangına ilişkin soruşturma sürüyor.
Soruşturma kapsamında emniyetteki işlemlerinin ardından serbest bırakılan şüpheli E.E. ifadesinde, 15 yıldır mobilya ustası olarak bir şirkette çalıştığını, şirket sahibi Ramazan Alpan’ın da yangında vefat ettiğini anlattı.
Şüpheli, 20 Mart’tan olay gününe kadar aynı şirkette çalışan arkadaşlarıyla yangının meydana geldiği gece kulübünde çalışmaya başladıklarını, burada marangozluk işi olan locaları ve duvarları mobilyayla kapladıklarını ifade ederek, “Tanımadığım, kaynak işi yapan kişinin çalışmış olduğu yerde bir anda alevler çıktığını gördük, bu sırada ‘Yangın çıktı’ şeklinde bağrışmalar oldu. Efe D. yangın tüpü ile oraya doğru gidiyordu. Yaşı küçük olduğundan zarar görmemesi için Efe’nin elinden yangın tüpünü aldım. Ona ve yanındakilere ‘Buradan uzaklaşın’ dedim. Yangın tüpünü ateşin üzerine sıkarak ateşi söndürdüm. Yangın tüpü bittikten sonra tanımadığını birisi bana başka bir yangın tüpü verdi. Fakat bu yangın tüpü mandalına basmama rağmen çalışmadı. Bu sırada yangın bitme noktasına geldiği için insanlar kaçmayı bıraktı.” diye konuştu.
“İçerisi karanlık oldu, göz gözü görmüyordu.”
Tam o sırada DJ kabininin arkasından siyah duman ve alevler geldiğini aktaran şüpheli E.E, şunları kaydetti:
“Dumanlar çok şiddetliydi, elektrikler kesildi, kaos ortamı oluşmaya, insanlar bağırmaya başladı. İçerisi karanlık oldu, göz gözü görmüyordu. Kendi çabamla koşarak tuvaletlere doğru gittim, fazla dumanın olmadığın bir koridora girdim. Yoğun şekilde duman gelmeye başladı, ayakta durduğum için dumanın beni daha fazla etkilediğini anlayınca yere yatarak sürünmeye başladım. Koridordan sürünerek geçip vestiyer bölümünden koşarak kendimi dışarıya attım. Dışarıya çıktığımda arkadaşlarımı aradım. İçeride kaldıklarını anlayınca itfaiyenin yanına gittim. İçeride kalanların yerlerini bildiğimi söyledim. İtfaiye bana korunaklı kıyafet giydirdi ve onların eşliğinde içeriye girdik. Ben tek tek çalışanların yerlerini gösterdim. Yerlerini gösterdikten sonra beni dışarıya çıkardılar. İçeride bulunan çalışanların çıkarılıp hastaneye götürüldüklerini gördüm. Ardından ben de durumlarını merak ettiğim için hastaneye peşlerinden gittim. Hastaneye gidince vefat ettiklerini öğrendim. Hastanede zehirlendiğim için tedavim yapıldı. Taburcu olarak ifade vermek üzere geldim.”
Olay
Gayrettepe Yıldız Posta Caddesi Gönenoğlu Sokak’ta saat 12.47’de 16 katlı binanın eksi 1 ve eksi 2. katında faaliyet gösteren eğlence merkezinde tadilat kaynaklı çıkan yangında, 29 kişi hayatını kaybetmiş, 2 kişi yaralanmıştı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan soruşturma kapsamında, iş yerinin mesul müdürü İ.Ş. (65), iş yerinin ortakları M.M.C. (45) ve Ş.Ş. (50), muhasebeci S.A. (39), işletme müdürü A.A.P. (26), tadilatla ilgili metal işleri sorumlusu K.E. (47), metal işleri firma sahibi Ç.A. (43), mobilyacı E.E. (40) ve iş yeri ortağı F.D’nin aralarında olduğu 9 şüpheli gözaltına alınmıştı.
Şüphelilerden E.E. emniyetteki işlemlerinin ardından serbest bırakılırken, olayda sorumluluğu bulunduğu belirtilen 1 şüpheli hakkında gözaltı kararı verilmişti.
Zanlıların emniyetteki işlemleri sürüyor.
]]>Bakan Yerlikaya, sosyal medya hesabındaki paylaşımda, yangınla ilgili 2 mülkiye müfettişince yürütülen idari soruşturmanın devam ettiğini belirtti.

YANGININ ÇIKIŞ ANINA AİT İLK GÖRÜNTÜLER ORTAYA ÇIKTI
Yerlikaya yangının ilk çıkış anına ait görüntüleri paylaşarak, “Dün Beşiktaş Gayrettepe’de meydana gelen yangında maalesef 29 çalışan hayatını kaybetmişti. Olayla ilgili iki müfettişimiz tarafından yürütülen idari soruşturma çok yönlü olarak devam ediyor. Yangının ilk çıkış görüntülüleri yüreklerimizi bir kez daha yaktı. Hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet; ailelerine ve yakınlarına başsağlığı, yaralılarımıza acil şifalar diliyorum.” ifadelerini kullandı.

GECE KULÜBÜNDEKİ YANGIN
Gayrettepe Yıldız Posta Caddesi Gönenoğlu Sokak’ta önceki gün saat 12.47’de 16 katlı binanın eksi 1 ve eksi 2. katında faaliyet gösteren gece kulübünde tadilat kaynaklı yangın çıktı. Yangına itfaiye ekipleri 31 araç ve 86 personelle müdahale etti. Ekiplerin çalışması sonucu yangın söndürüldü. Yangında 29 kişi hayatını kaybederken 1 kişi de yaralandı.

ÇOK SAYIDA SUÇ KAYDI AYRINTISI
Ekiplerce, iş yerinin mesul müdürü İ.Ş. (65), iş yerinin ortakları M.M.C. (45), F.D. ve Ş.Ş. (50), muhasebeci S.A. (39), işletme müdürü A.A.P. (26), tadilatla ilgili metal işleri sorumlusu K.E. (47), metal işleri firma sahibi Ç.A. (43) ve mobilyacı E.E’nin (40) olduğu 9 kişi gözaltına alındı. Yapılan çalışmada, İ.Ş, Ş.Ş. ve E.E’nin “kasten yaralama”, S.A’nın “cinsel taciz”, A.A.P’nin ise “kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, bulundurmak ya da uyuşturucu madde kullanmak”, “Ateşli Silahlar Kanunu’na muhalefet” ve “kasten yaralama” suçlarından kayıtları olduğu belirlendi.

“TEDBİRLER ALINMADI”
Türkiye Yangından Korunma ve Eğitim Vakfı (TÜYAK) Başkanı Dr. Kazım Beceren yangına ilişkin “İnşa aşamasında, özellikle ateşli çalışmalar sırasında alınması gereken tedbirler vardır. Bu yangının ölümle sonuçlanması, bu tedbirlerin alınmadığını gösteriyor.” dedi.

Yangın güvenlik uzmanı Levent Yasa da “İtfaiyenin müdahalesi yerinde ve doğrudur, fakat yangın büyük olduğundan ve içeride yanıcı madde çok fazla olduğundan dolayı böyle bir can kaybıyla karşı karşıyayız.” ifadelerini kullandı. Yangına ilişkin İçmimarlar Odası İstanbul Şubesi Başkanı Herdem Süer ise “Burada bir iç mimar olsaydı, iç mimarlık projesi kullanılsaydı bu yangın belki gerçekleşmeyecekti.” diye konuştu.

BEŞİKTAŞ BELEDİYESİ: TADİLAT BAŞVURUSU YAPILMADI
Beşiktaş Belediyesinin, tadilat yapılan eğlence merkezinde çıkan ve 29 kişinin öldüğü yangına ilişkin açıklamasında ise “Bahse konu olan işletme ilk olarak 1987 yılında ruhsatını almış olup, 2018 yılında ise devretmeye bağlı olarak ruhsatının yenilenmiş olduğu anlaşılmaktadır. Ancak iddia edilen tadilat süreciyle ilgili belediyemize herhangi bir başvuru yapılmamış, izin alınmamış, bilgi verilmemiştir.

Şu anda bu konuda itfaiye, savcılık ve müfettişlerin soruşturması devam etmekte olup, sonucunda ayrıca bilgi verilecektir. Kurum olarak, olayın takipçisi olacağız ve kamuoyunu sürekli olarak bilgilendirmeye devam edeceğiz. Toplumsal huzur ve güvenliğin sağlanması için elimizden gelen tüm çabayı göstermeye sorumluluğu olan tüm kamu kurumları ile birlikte devam edeceğiz.” ifadesine yer verildi.
]]>Gayrettepe Yıldız Posta Caddesi Gönenoğlu Sokak’ta saat 12.47’de 16 katlı binanın eksi 1 ve eksi 2. katında faaliyet gösteren eğlence merkezinde tadilat kaynaklı yangın çıktı.
İhbar üzerine olay yerine itfaiye, sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Polis ekipleri çevrede önlem aldı.
Yangına itfaiye ekipleri 31 araç ve 86 personelle müdahale etti. Ekiplerin çalışması sonucu yangın söndürüldü.
İstanbul Valisi Gül, olay yerinde incelemede bulundu
İstanbul Valisi Davut Gül, yangına ilişkin olay yerinde incelemede bulundu. Gül, burada yaptığı açıklamada, yangının çıkış nedeninin belli olmadığını, itfaiyenin çıkış nedeniyle ilgili çalışma yaptığını, binanın altında diskotek olarak kullanılan bir mekanda yangın çıktığını anlattı.
Vali Gül, söz konusu binada tadilat yapıldığını belirterek, “Tadilat dolayısıyla çalışanlar hayatını kaybetti ve yaralandı. Olay yerinde gerek itfaiye gerek polisimiz gerekse sağlık görevlilerimiz ilk andan itibaren müdahale ettiler ve çalışmalarına başladılar.” diye konuştu.
Hayatını kaybedenlerin yakınlarına başsağlığı dileyen Gül, bina için 1987’de alınan bir ruhsat bulunduğunu, 2018 yılında da bunun yenilendiğini bildirdi.
Gül, binada patlama ihtimaline ilişkin soruya, “Bize ulaşan böyle bir bilgi yok.” cevabını verdi.
İmamoğlu yangının yaşandığı yerde inceleme yaptı
İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu da yangının yaşandığı yerde incelemelerde bulundu.
İmamoğlu, binanın 1987’de ruhsat verilen bir gece kulübü olduğunu vurgulayarak, “En son itfaiye raporu 2016’da veriliyor. 2018’de bir ruhsat yenilenmesi yapılmış ilçe belediyesi tarafından. Bunlar incelenecek, savcılık da gereken süreci başlatmış durumda. Yapının statik güvenliği ile ilgili arkadaşlarım da burada inceleme yapıyor. Ona göre gerekirse komşuların tahliyesi gibi konularda destek olacağız. Yapı eski bir yapı.” ifadelerini kullandı.
Yangınla ilgili idari soruşturma başlatılırken, 2 mülkiye müfettişi görevlendirildi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında 3 cumhuriyet savcısının görevlendirilmesi yapıldı.
Ekiplerce, iş yerinin mesul müdürü İ.Ş. (65), iş yerinin ortakları M.M.C. (45) ve Ş.Ş. (50), muhasebeci S.A. (39), işletme müdürü A.A.P. (26), tadilatla ilgili metal işleri sorumlusu K.E. (47), metal işleri firma sahibi Ç.A. (43) ve mobilyacı E.E’nin (40) olduğu 8 kişi gözaltına alındı.
Yapılan çalışmada, İ.Ş, Ş.Ş. ve E.E’nin “kasten yaralama”, S.A’nın “cinsel taciz”, A.A.P’nin ise “kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, bulundurmak ya da uyuşturucu madde kullanmak”, “Ateşli Silahlar Kanunu’na muhalefet” ve “kasten yaralama” suçlarından kayıtları olduğu belirlendi.
Olay yerinde hayatını kaybedenlerin cesetleri ambulanslarla Adli Tıp Kurumu’na götürülürken acı haberi olay yerinde alan ölenlerin yakınları fenalık geçirdi.
Uzmanlar yangını değerlendirdi
Türkiye Yangından Korunma ve Eğitim Vakfı (TÜYAK) Başkanı Dr. Kazım Beceren yangına ilişkin “İnşa aşamasında, özellikle ateşli çalışmalar sırasında alınması gereken tedbirler vardır. Bu yangının ölümle sonuçlanması, bu tedbirlerin alınmadığını gösteriyor.” dedi.
Yangın güvenlik uzmanı Levent Yasa da “İtfaiyenin müdahalesi yerinde ve doğrudur, fakat yangın büyük olduğundan ve içeride yanıcı madde çok fazla olduğundan dolayı böyle bir can kaybıyla karşı karşıyayız.” ifadelerini kullandı.
Yangına ilişkin İçmimarlar Odası İstanbul Şubesi Başkanı Herdem Süer ise “Burada bir iç mimar olsaydı, iç mimarlık projesi kullanılsaydı bu yangın belki gerçekleşmeyecekti.” diye konuştu.
Görgü tanıkları olayı anlattı
Tadilat esnasında çıkan yangına ilişkin esnaf Mehmet Cengiz, alevlerin dış cepheyi sardığını, o esnada apartman görevlilerinden birinin ilk müdahalede bulunduğunu söyledi.
Görgü tanıklarından Sema Soğancı da “5-6 dakika geçmeden hemen itfaiye geldi. Patlamalar, çatlamalar, öyle sesler duydum. İçeride insanlar var mı diye merak ettim.” ifadesini kullandı.
İlçe belediyesinden açıklama yapıldı
Beşiktaş Belediyesinin, tadilat yapılan eğlence merkezinde çıkan ve 29 kişinin öldüğü yangına ilişkin açıklamasında ise “Bahse konu olan işletme ilk olarak 1987 yılında ruhsatını almış olup, 2018 yılında ise devretmeye bağlı olarak ruhsatının yenilenmiş olduğu anlaşılmaktadır. Ancak iddia edilen tadilat süreciyle ilgili belediyemize herhangi bir başvuru yapılmamış, izin alınmamış, bilgi verilmemiştir. Şu anda bu konuda itfaiye, savcılık ve müfettişlerin soruşturması devam etmekte olup, sonucunda ayrıca bilgi verilecektir. Kurum olarak, olayın takipçisi olacağız ve kamuoyunu sürekli olarak bilgilendirmeye devam edeceğiz. Toplumsal huzur ve güvenliğin sağlanması için elimizden gelen tüm çabayı göstermeye sorumluluğu olan tüm kamu kurumları ile birlikte devam edeceğiz.” ifadesine yer verildi.
]]>Yasa, Gayrettepe Yıldız Posta Caddesi Gönenoğlu Sokak’taki binada çıkan yangına ilişkin, AA muhabirine, binaların alt kesimlerinde çıkan yangınların ne kadar hızlı yayıldığının ve ölümcül olduğunun bu olayla acı bir şekilde görüldüğünü söyledi.
Binaların alt katlarında bulunan düğün salonu, eğlence mekanları, gece kulübü gibi yerlerde tadilat çalışmalarının yazın ya da ramazan ayında yapıldığını belirten Yasa, “Yeme içme sektöründe bu nedenle tadilatlar biraz daha acil yapılıyor. Bu tadilatlar yapılırken gerekli güvenlik önlemleri ve tedbirlerin mutlaka alınması gerekiyor ki böyle olaylarla karşı karşıya kalmayalım.” diye konuştu.
Yasa, olay yerinde bir gece kulübü olduğunu ve tadilat yapıldığını aktararak, şöyle devam etti:
“İçeride çok miktarda insan olduğunu, bunun yanında içeride depolanmış ve yanıcılığı olan inşaat malzemeleri olduğunu biliyoruz. Bu inşaat malzemeleri eğer kimyasal malzemelerse çok hızlı şekilde yangınla karşı karşıya kalabiliyor ve küçük bir tutuşma birdenbire devasa bir yangın haline gelebiliyor. Bu yangınların da önlenmesi için gerekli tedbirlerin alınmış olması gerekiyor.”
Yasa, yangından korunmanın multidisipliner bir konu olduğunu vurgulayarak, “Yangın korunumu, algılama ile başlıyor. Bir algılama sistemi olması gerekiyor. Bu algılama sisteminin mutlaka doğru çalışması gerekiyor ki bize haber verebilsin. Arkasından yangına müdahale edecek otomatik sistemlerin ya da elle müdahaleyi sağlayan yangın sisteminin kurulmuş olması gerekiyor.” ifadelerini kullandı.
Binalarda seyyar yangın söndürücünün de bulunması gerektiğini anlatan Yasa, yangına müdahale edilemeyen durumlarda ise çevredeki insanların kaçabilmesi için gerekli kaçış sistemlerinin de dizayn edilmiş olmasının büyük önem taşıdığını belirtti.
Yangın korunma sistemleri doğru dizayn edilmeli”
Acil çıkış yönlendirmeleri doğru yerleştirilmediğinde son yaşanan olaydaki gibi can kayıplarının arttığını aktaran Yasa, “Yangın korunma sistemlerinin hepsinin doğru çalışması, doğru dizayn edilmesi ve sürekli kontrollerinin yapılması gerekiyor ki herhangi bir yangın durumunda tekrar acı bir tabloyla karşı karşıya kalmayalım.” değerlendirmesinde bulundu.
Yasa, gece kulübünde bu kadar yoğun inşaat malzemesi istiflenmesi ve gerekli güvenlik önlemlerinin olmamasının can kaybını artırdığını belirterek, “İstanbul itfaiyesi dünyadaki iyi itfaiyeler arasında, çok hızlı müdahale ederler. Müdahale açısından iyi eğitilmişlerdir. Televizyondan da izlediğimiz gibi itfaiyecilerimizin cansiperane bir çalışmaları var.” şeklinde konuştu.
“İtfaiyenin müdahalesi yerinde ve doğrudur”
Bu çalışmalar sayesinde de hızlı bir şekilde yangının söndürüldüğüne işaret eden Yasa, “Fakat yangının çıkığı ilk anda sıcaklığın yükselmesi ve gece kulübünü duman kaplamasından dolayı yüksek can kaybı oluşmuş durumda. İtfaiyenin müdahalesi yerinde ve doğrudur. Fakat yangın büyük olduğundan ve içeride yanıcı madde çok fazla bulunduğundan dolayı böyle bir can kaybıyla karşı karşıyayız. ” ifadesini kullandı.
Yangın söndürüldüğü için bir patlama tehlikesi olmadığını ancak statiğiyle ilgili inceleme yapılması gerektiğini vurgulayan Yasa, şunları kaydetti:
“Yangının ne kadar sürdüğü ve ne kadar yükseldiğiyle alakalı olarak binanın taşıyıcı kolonlarında, beton ve demirlerinde bir deformasyon söz konusudur mutlaka. Bunun da mutlaka inşaat mühendisleri tarafından tekrar kontrol edilmesi gerekir.”
Yasa, yangın korunum sistemlerinin doğru çalışması ve bunların sık sık kontrol edilmesi tavsiyesinde bulunduklarını sözlerine ekledi.
]]>Diyanet İşleri Türk İslam Birliği (DİTİB) Cenaze Nakli Yardımlaşma Fonu aracılığıyla yarın İstanbul’a gidecek olan cenazeler, daha sonra Bulgaristan’a götürülüp toprağa verilecek.
DİTİB Solingen Merkez Camisi’nde düzenlenen cenaze törenine, Türkiye’nin Düsseldorf Başkonsolosu Ali İhsan İzbul’un yanı sıra, yangında yaşamını yitirenlerin yakınları ile çevre sakinleri katıldı.
Türk kökenli Bulgaristan vatandaşı aynı aileden ikisi bebek 4 kişinin cenaze törenine katılanlar hüzünlü anlar yaşadı.
“Davayı federal savcılık üstlensin” çağrısı
Öte yandan, Almanya’da yaşayan avukat Adnan Menderes Erdal, kundaklamaya ilişkin soruşturmayı Alman Federal Başsavcılığının üstlenmesi gerektiği çağrısında bulundu.
Erdal, gazetecilere yaptığı açıklamada, şunları söyledi:
“Yakılan evde oturanların tamamı yabancı. Alman, Bulgar ve Türkiye Cumhuriyeti resmi makamlarının, milletvekillerinin yangın sürecine ilişkin girişimleri var. Uluslararası ve toplumun tüm kesimlerinde bir ilgi söz konusu. Bu nedenle yangın yerel olma niteliğini yitirdiği gibi tüm Almanya ve Alman devleti için artık bir anlam arz ediyor. Benim diğer davalardan edindiğim tecrübelere göre, Solingen’de Bulgaristanlı 4 soydaşımızın yaşamını yitirdiği kundaklamanın soruşturmasını Karlsruhe Alman Federal Başsavcılığının üstlenmesi gerekiyor.”
Solingen ve çevresindeki, benzin istasyonlarının kamera kayıtlarının değerlendirilmesi gerektiğini anlatan Erdal, “Bu aşamada aileler avukatlara yetki vererek, avukatlar aracılığıyla soruşturma sürecine müdahil olabilir. Müdahil avukatların derhal şahitler ile konuşmaları gerekiyor. Ailelere tavsiyem, olay gecesi çevredeki gözlemlerini polise anlatmaları.” diye konuştu.
Avukat Erdal, yetkili Wuppertal Savcısı’nın ilk gün kundaklamada ırkçı neden olmadığını açıkladığına işaret ederek, “Ancak bir gün sonra ise ‘soruşturmayı tüm yönleri ile sürdürüyoruz’ şeklinde düzeltme yaptı. Savcı böylesi bir değerlendirmeyi tahkikat süreci bitmeden yapmamalıydı. Bu bir usul hatası.” değerlendirmesinde bulundu.
Olay
Almanya’nın Solingen kentinin Höhscheid semtindeki 4 katlı binada çıkan yangında aynı aileden ikisi bebek olmak üzere Türk asıllı Bulgaristan vatandaşı 4 kişi hayatını kaybetmiş, ikisi ağır 9 kişi de yaralanmıştı.
Wuppertal Savcılığınca yapılan açıklamada, incelemenin ardından hazırlanan ön raporda, yangının kundaklama sonucu çıktığı belirtilmişti.
Bilirkişi raporuna göre, 24 Mart’ı 25 Mart’a bağlayan gece meydana gelen yangının, eski binanın merdiven boşluğunda başladığı ve “baca etkisi”yle 5 dakika içinde çatıya sıçradığı ifade edilmişti.
Ahşap merdiven boşluğunda bazı kalıntıların bulunduğu, bu kanıtlara göre yangının kasten kundaklama sonucu çıkarıldığı sonucuna varıldığı kaydedilmişti.
Wuppertal Savcısı Heribert Kaune-Gebhardt, yaptığı açıklamada, ellerinde olayla ilgili “yabancı düşmanlığı saiki olduğunu gösteren” bir kanıt bulunmadığını belirtmişti.
Solingen faciası
Almanya’nın Solingen kentinde 29 Mayıs 1993’te Genç ailesinin Untere Werner Caddesi’ndeki evleri kundaklanmış, saldırıda Gürsün İnce (28), Hatice Genç (19), Gülüstan Öztürk (12), Hülya (9) ve Saime Genç (5) hayatını kaybetmişti.
Yakalanan failler Markus Gartmann, Felix Köhnen, Christian Reher ve Christian Buchholz, hapis cezalarını çektikten sonra tahliye edilmişti.
Kimlikleri gizli tutulan saldırganlar, yaşamlarını Almanya’da sürdürüyor.
]]>İnkaya Mahallesi’nde 29 Mart günü yaşanan yangın itfaiye ekipleri tarafından söndürülmüştü ve yapılan kontrollerde bir kişinin cansız bedeni ile karşılaşmıştı. Bursa emniyeti olayla ilgili sır perdesini araladı. Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri yaptığı çalışmada; olayda alevler nedeniyle yaralanan şüphelinin, yangın süsü verdiği villada eşini rahatsız eden arkadaşını 8 yerinden bıçaklayarak öldürdüğünü tespit etti. Ayrıca, zanlının öldürdüğü arkadaşının cesediyle de 7 gün boyunca aynı evde yaşadığı ve cesedi yok etmek için böyle bir plan yaptığı ortaya çıktı.
Merkez Osmangazi ilçesi İnkaya Mahallesi İlim Sokak’ta 3 katlı villanın zemin katında bir kişinin yaralandığı, yangın söndürüldükten sonra bir kişinin cesedinin bulunduğu olay aydınlatıldı. Yanan villanın bodrum katında bahçıvan Ali Vurgun ile Ürünlü Barınma Evi’nde tanışıp arkadaş olan Mustafa Ş.’nin yanmış cesedi bulunmuştu. Katil zanlısı Ali V.’nin kendisinin de yaralandığı anlar çevredeki bir villanın güvenlik kamerasına yansımıştı.
Olayda kendisi de yaralanan Ali V. 112 ambulansıyla kaldırıldığı Şehir Hastanesi yanık ünitesinde yoğun tedaviye alındı.
Ceset bulundu, Cinayet Büro Amirliği harekete geçti
Polis ve itfaiye ekipleri yaptıkları çalışmada villada Mustafa Ş.’ye (52) ait olan yanmış bir ceset buldu. Cumhuriyet Savcısı’nın incelemesinin ardından cenaze otopsi için Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı.
Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri olayın ardından harekete geçti. Bölgedeki tüm güvenlik kameralarını incelemeye alan Cinayet Büro Amirliği ekipleri olayın perde arkasını kısa sürede araladı.
Sır perdesi aralandı, cinayetin sebebi dehşete düşürdü
Yapılan çalışmalarda Ali V.’nin arkadaşı Mustafa Ş.’yi boşanma aşamasındaki eşiyle mesajlaştığı ve rahatsız ettiği gerekçesiyle bıçaklayarak öldürdüğü belirlendi. Ayrıca Ali V.nin 7 gün boyunca arkadaşı Mustafa Ş.’nin cesediyle birlikte yaşadığı ortaya çıktı. Daha sonra plan yapan Ali V., villada yangın süsü vererek cesedi yok etmek istedi. Villada yangın çıkartmak istediği sırada kendisini de yaralanan Ali V. alevler sonucu ağır yaralandı.
Bursa Şehir Hastanesi’nde tedavisi devam eden Ali V. yanık ünitesindeki yoğun tedavinin 3.gününde cinayeti itiraf ederken, olayda kullandığı suç aleti bıçak da evinde bulundu.
Ali V. ile maktul Mustafa Ş.’nin bir süre önce barınma evinde tanışıp arkadaş oldukları, villanın bodrum katını birlikte kiralayıp yaşadıkları, boşanma aşamasındaki eşinin mesajla rahatsız edilmesini öğrenmesi üzerine bu olayın gerçekleştiği kaydedildi.
Hakkında tutuklama kararı verilen Ali V. tedavisinin ardından cezaevine sevk edilecek. – BURSA
]]>Yanan binanın camlarından atlayarak büyük şans eseri ölümden kurtulan bina sakinleri, AA muhabirine yaşananları anlattı, kundaklamanın tüm detaylarıyla aydınlatılmasını istedi.
Binanın birinci katında oturan Ali Mirka, alevlerin binayı sarmasıyla kuzeni ile camdan atladıklarını, kendisinin çenesinden hafif yaralandığını ancak kuzeninin kuyruk sokumu kırıldığı için tedavi altında olduğunu söyledi.
O gece yaşadıklarını anlatan Mirka, “İçeriye bir duman kokusu geldi. O esnada yangın dedektörü ötmeye başladı. Biz kapıyı açar açmaz ateş zaten üzerimize geldi dumanıyla beraber, o panikle arka taraftan kendimizi attık. Caddeye inip insanlara haber vermeye çalıştık. O esnada zaten can pazarı yaşanıyordu. İnsanların çığlıkları hala aklımızdan çıkmıyor.” dedi.
Camdan arabanın üzerine 3. kattan atlayan ve yoğun bakımda olan arkadaşıyla yangından 1-2 saat önce sohbet ettiklerini anlatan Mirka, “Güzel şeylerden bahsediyorduk, sonra bu acı hadise yaşandı. Faillerin bulunmasını istiyoruz sadece.” diye konuştu.
Bina sakinlerinden Lokman Akman da o gece yaşadıklarına ilişkin şunları kaydetti:
“O gece duman dedektörü biraz geç uyardı ama bir koku vardı. Biz kapıyı açtığımızda dumanlar üzerimize üzerimize geldi. Önden atlamayı planladık ama yüksek gördüğümüz için arkaya gittik. Kararımızı değiştiremeden duman içeri sardı, alevler geliyordu, atladık. Benim çenem yarıldı, kuzenimin kuyruk sokumu kırıldı. Arkadaşımızın da ayağı yaralandı, şu an ameliyata girecek. Arabanın üzerine atlayan arkadaşımız yoğun bakımda. Bebeği ile şu an hayattalar, onlara sağlık diliyorum, ölenler için başsağlığı diliyorum.”
Akman, “Yetkililerden isteğim kesinlikle bu kundaklama olayının çözülmesi. Bu olayda ikisi çocuk 4 insan öldü. Sadece üzülmekten başka elimizden bir şey gelmiyor.” dedi.
Saffet Öztürk de “İlk başta ön camdan atlamaya çalıştım. Yangın yeni başlamıştı henüz itfaiye yoktu. Arka tarafa banyoya koştum, oradan yandaki binanın balkonuna atlayarak kendimi kurtardım. Uykudaydım, dumanın etkisiyle, çok hafif de alarm çaldı ondan uyandım.” ifadelerini kullandı.
Olayın aydınlatılmasını istiyorlar
Solingen Wald Diyanet İşleri Türk İslam Birliği (DİTİB) Eyüp Sultan Camisi Dernek Başkanı Ruhan Canol ise bulundukları şehirde ikinci kez kundaklama olayının yaşanmasından dolayı çok üzgün olduklarını belirtti.
Canol, şunları kaydetti:
“Solingen’de biz 1993 yılında da aynı şeyi yaşadık. Yine aynı şekilde 31 yıl sonra Solingen şehrinin isminin anılması çok üzücü bir şey. Burada kısa süre içinde gelişen yangında 4 kişi can verdi. Çok üzücü, bunlar bizim vatandaşımız, kendi insanımız, hiçbir şey olmasa insan bunlar, iki çocuk, iki büyük insan. Elbette bizler sivil toplum kuruluşu olarak bu tür olayların kısa süre içinde aydınlatılması ve bir daha böyle olayların vuku bulmamasını istiyoruz. Bizler, Solingen’de yaşıyoruz ve burada ikinci kez böyle bir olay oluyor. Bu tür olaylar karşısında hem cami hem Türk toplumu olarak çok üzülüyoruz ve korku içinde yaşıyoruz.”
Olay
Almanya’nın Solingen kentinin Höhscheid semtindeki 4 katlı binada çıkan yangında aynı aileden 2’si çocuk olmak üzere Türk asıllı Bulgaristan vatandaşı 4 kişi hayatını kaybetmiş, 2’si ağır 9 kişi de yaralanmıştı.
Wuppertal Savcılığınca yapılan açıklamada, incelemenin ardından hazırlanan ön raporda, yangının kundaklama sonucu çıktığı belirtilmişti.
Bilirkişi raporuna göre, 24 Mart’ı 25 Mart’a bağlayan gece meydana gelen yangının, eski binanın merdiven boşluğunda başladığı ve “baca etkisi”yle 5 dakika içinde çatıya sıçradığı ifade edilmişti.
Ahşap merdiven boşluğunda bazı kalıntıların bulunduğu, bu kanıtlara göre yangının kasten kundaklama sonucu çıkarıldığı sonucuna varıldığı kaydedilmişti.
Wuppertal Savcısı Heribert Kaune-Gebhardt, yaptığı açıklamada, ellerinde olayla ilgili “yabancı düşmanlığı saiki olduğunu gösteren” bir kanıt bulunmadığını belirtmişti.
Solingen faciası
Almanya’nın Kuzey Ren Vestfalya eyaletindeki Solingen kentinde 29 Mayıs 1993’te Genç ailesinin Untere Werner Caddesi’ndeki evleri kundaklanmış, saldırıda Gürsün İnce (28), Hatice Genç (19), Gülüstan Öztürk (12), Hülya (9) ve Saime Genç (5) hayatını kaybetmişti.
Yakalanan failler Markus Gartmann, Felix Köhnen, Christian Reher ve Christian Buchholz, hapis cezalarını çektikten sonra tahliye edildi. Kimlikleri gizli tutulan saldırganlar, yaşamlarını Almanya’da sürdürüyor.
]]>Güneydoğu Asya ülkesi Bangladeş’in Cox’s Bazar kentinde ocak ayında Kutupalong Mülteci Kampı’nda çıkan yangında evlerini kaybeden Arakanlı Müslümanlar (Rohingyalar) için Türkiye harekete geçti. Yangın sonrası 490 barınağın yapımını üstlenen Türkiye Diyanet Vakfı, bugün itibariyle 350 aileye inşaatları tamamlanan barınakları teslim etti. Kalan barınakların gelecek iki hafta içerisinde ailelere teslim edilmesi hedeflenirken, yangın nedeniyle kullanılamaz hale gelen TDV Camisi ise tekrar inşa ediliyor.
“Rohingyalı kardeşlerimizi evleriyle tekrar buluşturacağız”
TDV Bangladeş Koordinatörü Oğuzhan Adsız yaptığı açıklamada, mülteci kampındaki yapıların yeniden inşaatı için hız kesmeden çalıştıklarını ifade etti. Bangladeş Afet Bakanlığı ve Birleşmiş Milletler (BM) ile koordinasyonlu bir şekilde çalıştıklarını belirten Adsız, “490 tane barınağı vakıf olarak biz yapacağız. Bağışta bulunan bağışçılarımızın emanetlerini buradaki kardeşlerimiz için kullanmaya devam ediyoruz. Şu an barınak çalışmalarımız devam ediyor. İnşallah Ramazan ayı öncesinde çalışmalarımızı tamamlayarak evleri yanan Rohingyalı kardeşlerimizi evleriyle tekrar buluşturacağız” dedi.
Barınakların 15 metrekareden oluştuğunu söyleyen Adsız, “Bu ölçüler bize Bangladeş Afet Bakanlığı tarafından verilen ölçü. Barınak yaparken bu ölçülere uyarak inşa ediyoruz. Aynı zamanda bu barınaklarımızın yanında yanan bir camimiz de vardı. Onun da inşasını Ramazan ayı öncesinde tamamlayarak ilk teravihe yetiştireceğiz. Buradaki kardeşlerimizi ibadetlerini Ramazan ayı boyunca diğer camilerimizde olduğu gibi yapmaya devam edecekler” diye konuştu.
“Dünya Rohingyalı Müslümanlar için elinden gelen gayreti gösteriyor”
Şu an itibariyle 350 aileye barınakların teslim edildiğini kaydeden TDV Bangladeş Koordinatörü Adsız, “Bir buçuk hafta içinde barınaklarımızın hepsini tamamlayacağız. Zaten bu barınakları inşa eden Rohingya toplumu. Çünkü el işçiliği burada çok gelişmiş, özellikle bambudan çok fazla çeşitli ürün çıkartabiliyorlar. Yaşam alanları Myanmar’da yaşanan zulüm öncesinde de aşağı yukarı bu şekildeydi. Tek fark burada hayatta kalma korkuları yok. Daha güvenli bir ortam var. Kampta polisler ve askerler var. Başta Türkiye olmak üzere tüm dünya Rohingyalı Müslümanlar için elinden gelen gayreti gösteriyor. Bizde 2017’de kriz başladığı andan itibaren beslenmeden barınmaya, eğitimden sağlığa ve meslek edindirmeye kadar pek çok projeyi hayata geçirdik” şeklinde konuştu
“Yemek bulmakta zorlanıyoruz”
Rohingya mülteci kampında yaşayan medrese hocası ise yaptığı konuşmada, “Çok zor durumlar yaşadık ve buraya geldik. Çok zor şartlarda yaşıyoruz, çocukların eğitiminde zorlanıyoruz. Yemek bulmakta zorlanıyoruz. Yemek veriliyor ama sadece hayatımızı devam ettirebilecek kadar” ifadesini kullandı.
Daha iyi şartlarda yaşamak istediklerini dile getiren medrese hocası, “Yangın yaşandığında ben medresede eğitim veriyordum. Çocuklarım buradaydı ve yangını duyar duymaz buraya geldim. Çocuklarımı kurtardım, her şeyimiz yandı, hiçbir şeyimiz kalmadı. Evimiz yapıldığı için çok teşekkür ederiz” dedi.
Binlerce Müslüman evsiz
Bangladeş’in Cox’s Bazar şehrinde Arakanlı Müslümanların yaşadığı Kutupalong Mülteci Kampı’nda 6 Ocak’ta çıkan yangında bin 200 yerleşim yeri hasar görmüş ya da tamamen yanmıştı. Yaklaşık 7 bin Arakanlı Müslüman ise evsiz kalmıştı. – DAKKA
]]>23 Şubat 2023 tarihinde GOP Bulvarı üzerinde bulunan bir otelde çıkan yangın paniğe neden oldu. Yangın sırasında otel odasında bulunan ve asker olduğu iddia edilen 20 yaşındaki Umut Muzaffer Gezen alevlerin arasından kaçmak için 3. kattan aşağı atladı. Olay sonrası ağır yaralanan genç, olay yerine çağrılan sağlık ekipleri tarafından hızla üniversite hastanesine kaldırıldı. Olay sonrası bazı haber sitelerinde gencin öldüğüne dair haberler yapıldı. Hastanede ilk müdahalesi yapılan Gezen, daha sonra bilinci açıldı. Sağlık durumu iyi olan Gezen’e hastane çalışanları hakkında çıkan haberleri okuttu. Kemal Sunal filmindeki gibi kendi ölüm haberini okuyan Gezen, kendinden de şüphe etti. Başından yaralanan, ayağında kırık olan ve belinden geçireceği ameliyat gününü bekleyen Gezen, kendi haberlerini gülerek okudu.
Umut Muzaffer Gezen, “Tokat’ta otel odasında çıkan yangında panikleyip 3. kattan atladım. Öldüm diye haberlere çıktım. Hayattayım. Şükür halime. Bundan daha ötesi olamaz. İlaçlarımı aldıktan sonra uyudum. Uyuduğumdan dolayı yangın çıkmış fark etmedim. Bir anda uyandım. Panikle camdan atladım. Atlamasaydım belki şu anda burada değildim. Hayatta değildim. Askerdim, er olarak geldim. Acemi birliğine geldim. Bir gün için konaklamak için oraya geldim ve yangın çıktı onda da. Askerlik de kaldı şimdi. Kendim hastanedeyim. Ameliyat olacağım. Belimde bir rahatsızlık var. Allah’a şükür ameliyat olduktan sonra iyi olacağım. Başka da bir şeyim yok. Başımda pek fazla bir şey yok. Şöyle söyleyeyim. Sol ayağımda bir kırık var. Başımda çok kılcal çatlaklar var. Bir de belden ameliyat olacağım o kadar. Olay olduğu gün öldü dediler. Sağ olsun ambulans ekipleri tarafından hastaneye buraya Tokat Gaziosmanpaşa’ya kaldırıldım. Buraya geldim. İlk şuurum yerinde değildi. Şimdi çok iyiyim. Her şeyim yerinde. Yemek yedim. Su içtim. Sonra dediler bir şeyler göstereceğiz. Dedim abi ne göstereceksiniz. Öldün, şu oldu, bu oldu. Kemal Sunal’ın filmi gibi. Ben iyiydim halbuki haberleri seyrediyorduk. Beraber hemşire abiler, arkadaşlarla burada. Yiyordum, içiyordum, iyiydim yani bir şeyim yoktu ama hani bu da bir olay oldu. Başımızdan geldi, geçti. Bir deneyim oldu benim için. Film gibi bir sahne oldu benim için. Kemal Sunal’ın sahnesi gerçek oldu. Gerçekten öldü diyor yani. Hani ben öldüm artık yokum. O hesap oldu. Kendimden şüphe ettim” dedi.
Anne Gözde Gezen ise “Ben hayatta kaldığına çok şükrediyorum. Çok şükür hayatta. Bunda da bir vardır hayır. Belki askeri birliğine teslim olsa da üstüne daha kötü bir şey gelecekti. Çok şükür hayatta iyi. Omuriliğinde bir sıkıntı var. Omuriliğinde bir kırık var. İnşallah buradan yürüyerek çıkacağız” diye konuştu. – TOKAT
]]>HATAY – Deprem bölgesinde başta olmak üzere meydana gelen konteyner yangınlarına karşı vatandaşlara önemli tavsiyelerde bulunan Hatay Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanı Özer Gövce, yangınlara karşı elektrik tesisatında kaliteli ürün kullanılması ve uzun süreli elektrikli ısıtıcı ile klima kullanımından kaçınılması uyarısında bulundu.
Kahramanmaraş merkezli depremler sonrası binlerce insan evsiz kalmış ve geçici yaşam alanlarında yaşamaya başlamıştı. Hatay’da depremin ardından kurulan ve afetzede vatandaşlara yuva olan konteylerde 211 yangın meydana geldi. İtfaiye ekiplerinin başarılı çalışmasıyla kısa sürede söndürülen yangınlardan elde edilen deneyimlerle büyük kayıpların yaşanmaması için elektrik tesisatı önem arz ediyor. Hatay Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanı Özer Gövce, deprem bölgesi başta olmak üzere konteynerlerde yaşam sürdüren vatandaşlara yönelik hayat kurtaracak açıklamalarda bulundu. Gövce, konteynerlerde kullanılan elektrik tesisatı ürünlerinin kaliteli olmasına dikkat çekerek tesisatın uzman kişiler tarafından döşenmesi gerektiğini vurguladı. Konteynerlerde uzun süreli elektrikli ısıtıcı ve klima kullanımın elektrik tesisatında kopmalara neden olduğunu belirten Gövce, bununla birlikte elektrik tesisatı kaynaklı yangınların meydana geldiğini söyledi.
“211 çadır, 238 konteyner yangını tespit ettik ve müdahalede bulunduk”
Yangın çalışma grubunun deprem sonrası 211 çadır ve 238 konteyner yangınına müdahele ettiğini belirten İtfaiye Daire Başkanı Gövce, “Hatay Büyükşehir Belediyesi, yangın çalışma grubu olarak vatandaşlarımızın konteyner kentlerde yada bireysel olarak oluşturmuş oldukları konteynerlerde 211 çadır, 238 konteyner yangını tespit ettik ve müdahalede bulunduk. Yangınların daha çok elektrik tesisatından kaynaklı olduğu bu kapsamda vatandaşlarımızın biraz daha bilinçli olması gerektiğini söylemek isterim. Bunların dışında oluşabilecek olumsuzluklarla ilgili ilk müdahalenin olması babında konteyner kentlerde yangına müdahale ve tahliye eğitimleri de gerçekleştirdik. 178 konteyner kentimizin çoğunda yangına müdahale ve tahliye eğitimleri verildi” dedi.
“En önemli husus elektrik tesisatının mutlaka uzman bir kişi tarafından kontrol edilmesi”
Konteynerlerde elektrik tesisatının uzman kişiler tarafından döşenmesi gerektiğine dikkat çeken Gövce, ” Bireysel kurulan konteyner ve prefabrik yapılarda çıkan yangınların çoğu elektrik tesisatından ötürü çıktı. Bu kapsamda vatandaşlarımızdan ricamız ferdi olarak yaptırılan bu yapıların işinin uzmanı kişiler tarafından yaptırılarak eğer varsa ilgili mevzuat ve standartlara uyulması oldukça önem arz etmekte. Aksi taktirde içeride kullanılan elektrik yükünün kaldıramayacağı gelişigüzel planlanan tesisatlardan ötürü yangınlara maruz kalınmaktadır. Özellikle bireysel konteyner yapımına gidildiğinde elektrik tesisatını makul şekilde yapabilecek, mümkünse ucuz malzeme kullanılmayacak şekilde yapmaları vatandaşlarımızdan ricamızdır. Aksi takdirde çok büyük yangınlara neden olacağını söyleyebiliriz. bizim tespitimiz; özellikle bireysel konteynerlerde elektrikli ısıtıcılar saatlerce yanmak suretiyle konteynerler içerisinde bekletiliyor. Bazen komşuya gidiliyor, unutuluyor. Bunlarda aslında çok büyük etken. Saatlerce yanan elektrikli ısıtıcı, elektrik tesisatında kopmalara neden oluyor. Oda yanıcı bir madde olan konteyner malzemesinin hızlıca tutuşmasına neden oluyor. Bunlarla ilgili olarak da vatandaşlarımızdan biraz daha dikkatli olmalarını mümkün mertebe işin uzmanı arkadaşlardan destek almalarını rica ediyoruz. Bu kapsamda sadece elektrikli ısıtıcıyla sınırlandırmamak lazım, aynı şey klima içinde geçerli. En önemli husus elektrik tesisatının mutlaka uzman bir kişi tarafından kontrol edilmesi ve bu tarz olumsuzluklara mahal verilmemesi iyi olacaktır” şeklinde konuştu.
]]>Kahramanmaraş merkezli depremler sonrası binlerce insan evsiz kalmış ve geçici yaşam alanlarında yaşamaya başlamıştı. Hatay’da depremin ardından kurulan ve afetzede vatandaşlara yuva olan konteynerlerde 211 yangın meydana geldi. İtfaiye ekiplerinin başarılı çalışmasıyla kısa sürede söndürülen yangınlardan elde edilen deneyimlerle büyük kayıpların yaşanmaması için elektrik tesisatı önem arz ediyor. Hatay Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanı Özer Gövce, deprem bölgesi başta olmak üzere konteynerlerde yaşayan vatandaşlara yönelik hayat kurtaracak açıklamalarda bulundu. Gövce, konteynerlerde kullanılan elektrik tesisatı ürünlerinin kaliteli olmasına dikkat çekerek tesisatın uzman kişiler tarafından döşenmesi gerektiğini vurguladı. Konteynerlerde uzun süreli elektrikli ısıtıcı ve klima kullanımın elektrik tesisatında kopmalara neden olduğunu belirten Gövce, bununla birlikte elektrik tesisatı kaynaklı yangınların meydana geldiğini söyledi.
“211 çadır, 238 konteyner yangını tespit ettik ve müdahalede bulunduk”
Yangın çalışma grubunun deprem sonrası 211 çadır ve 238 konteyner yangınına müdahale ettiğini belirten İtfaiye Daire Başkanı Gövce, “Hatay Büyükşehir Belediyesi, yangın çalışma grubu olarak vatandaşlarımızın konteyner kentlerde ya da bireysel olarak oluşturmuş oldukları konteynerlerde 211 çadır, 238 konteyner yangını tespit ettik ve müdahalede bulunduk. Yangınların daha çok elektrik tesisatından kaynaklı olduğu bu kapsamda vatandaşlarımızın biraz daha bilinçli olması gerektiğini söylemek isterim. Bunların dışında oluşabilecek olumsuzluklarla ilgili ilk müdahalenin olması babında konteyner kentlerde yangına müdahale ve tahliye eğitimleri de gerçekleştirdik. 178 konteyner kentimizin çoğunda yangına müdahale ve tahliye eğitimleri verildi” dedi.
“En önemli husus elektrik tesisatının mutlaka uzman bir kişi tarafından kontrol edilmesi”
Konteynerlerde elektrik tesisatının uzman kişiler tarafından döşenmesi gerektiğine dikkat çeken Gövce, “Bireysel kurulan konteyner ve prefabrik yapılarda çıkan yangınların çoğu elektrik tesisatından ötürü çıktı. Bu kapsamda vatandaşlarımızdan ricamız ferdi olarak yaptırılan bu yapıların işinin uzmanı kişiler tarafından yaptırılarak eğer varsa ilgili mevzuat ve standartlara uyulması oldukça önem arz etmekte. Aksi takdirde içeride kullanılan elektrik yükünün kaldıramayacağı gelişigüzel planlanan tesisatlardan ötürü yangınlara maruz kalınmaktadır. Özellikle bireysel konteyner yapımına gidildiğinde elektrik tesisatını makul şekilde yapabilecek, mümkünse ucuz malzeme kullanılmayacak şekilde yapmaları vatandaşlarımızdan ricamızdır. Aksi takdirde çok büyük yangınlara neden olacağını söyleyebiliriz. Bizim tespitimiz; özellikle bireysel konteynerlerde elektrikli ısıtıcılar saatlerce yanmak suretiyle konteynerler içerisinde bekletiliyor. Bazen komşuya gidiliyor, unutuluyor. Bunlar da aslında çok büyük etken. Saatlerce yanan elektrikli ısıtıcı, elektrik tesisatında kopmalara neden oluyor. O da yanıcı bir madde olan konteyner malzemesinin hızlıca tutuşmasına neden oluyor. Bunlarla ilgili olarak da vatandaşlarımızdan biraz daha dikkatli olmalarını mümkün mertebe işin uzmanı arkadaşlardan destek almalarını rica ediyoruz. Bu kapsamda sadece elektrikli ısıtıcıyla sınırlandırmamak lazım, aynı şey klima için de geçerli. En önemli husus elektrik tesisatının mutlaka uzman bir kişi tarafından kontrol edilmesi ve bu tarz olumsuzluklara mahal verilmemesi iyi olacaktır” şeklinde konuştu. – HATAY
]]>Kocaeli’nin Derince ilçesindeki TMO silolarında 7 Ağustos 2023 tarihinde meydana gelen, 2 kişinin hayatını kaybettiği, 10 kişinin yaralandığı patlama ile savcılık, valilikten soruşturma izni talep etti. Kocaeli Valisi Seddar Yavuz’un ‘sorumluların genel hükümlere göre yargılanması’ görüşünü belirtmesinin ardından yargı süreci başlatıldı. Olayla ilgili bilirkişi heyetinin hazırladığı raporda; hem TMO yetkilileri hem de taşeron firma yetkilileri asli kusurlu bulundu.
Hazırlanan raporda, patlamanın oluş anına dikkat çekildi. Yangının 5’inci katta başladığı ve tozlu ortamın ilk alevlenmesi ile birincil patlamayla alevleri elevatöre taşıdığı ve elavatörlerin baca görevi görerek yangını silolara taşıdığı ve konveyörlerdeki tozların da yanması ile büyük bir basınç ile yangının çıktığı belirtilirken, yanıcı olan patlamanın ikincil patlama olduğu ifade edildi.
TOZ PATLAMASI VE YANGIN OLMAMASI İÇİN EKSİKLİKLER 2021 YILINDA BELİRLENMİŞ
‘Çalışanların Patlayıcı Ortamların Tehlikelerinden Korunması Hakkında Yönetmelik’ kapsamında; Ağustos 2021 tarihinde yaptırmış olduğu Patlamadan Korunma Dokümanı’nda (ATEX) toz patlaması ve yangın olmaması için gereklilikler ve eksiklikler belirlenirken, bu eksikliklerin giderilmediğine raporda dikkat çekildi. Bilirkişi raporunda, tesisin içinde ve çevresinde toz nedenli patlama olmaması için uygunsuzlukların tespit edildiği, tesisteki elektrik ekipmanlarının ATEX’e uygun olmadığını, patlama kapaklarının belirtildiği şekilde düzenlenmediğini ifade edildi.
GÖZ GÖRE GÖRE GELDİ
Patlamadan Korunma Dokümanı’nda tesiste toz kaçaklarının olduğu, konveyörler içinde çalışma olmadığı durumlarda bile hatlar ve çevresinde toz birikintilerinin olduğu, tozun düzenli temizlenmemesi, toz sızdırmazlığının giderilmemesi, elektrik motoru gibi ekipmanların ATEX gerekliliğine uygun exproof ekipman ile sorunların giderilmediği, tesiste bulunan elektrik topraklanmasında uygunsuzluk olduğu belirtildi.
‘SORUNLAR, YETKİLİLER TARAFINDAN DİKKATE ALINMADI’
Ayrıca raporda, patlama kapaklarına da dikkat çekildi. Patlama kapaklarının bina dış duvarlarından güvenli alana tahliye edilmesi, bina içi alanlarda alevsiz patlama kapağı kullanımı, patlama söndürme sistemi, elevatör içi alev algılama ve söndürme sistemi kullanılmadığının görüldüğü belirtildi. Hava emiş kanallarının kaçak olduğu, tesisin içine sürekli toz verdiği raporda belirtilirken, hazırlanan Patlamadan Koruma Dokümanı’ndaki sorunların, yetkililer tarafından dikkate alınmadığı bilirkişi raporuna yansıdı.
TMO, TALEBİ REDDETMİŞ
İş Sağlığı ve İş Güvenliği’ne yönelik eksiklikleri tespit edilmesi için nisan ayında TMO Genel Müdürlüğü’nden uzman talebinde bulunulduğu bilirkişi raporuna yansırken, bu talebin ‘uzman görevlendirme yükümlülüğünün aralık ayında başlayacağı’ gerekçesiyle reddedildiği belirtildi. Müştekilerin ifadeleri kapsamında; siloların olduğu bölgede sigara içilmemesi gereken yerlerde sigara içildiği, hem yükleme hem de boşaltma sırasında şoförlerin sigara izmaritlerini zemine attığı, bununla ilgili birçok kez yangın çıkmasına rağmen yangının su ile söndürüldüğü belirtilirken alınan tek önlemin sigara içilmemesi için uyarı levhaları olduğu ifade edildi.
BAŞMÜDÜR ASLİ KUSURLU BULUNDU
Raporda, yönetmelikteki yükümlülükleri yerine getirmemesi ya da yerine getirmesine yönelik gerekli organizasyonları yapmaması, Patlamadan Korunma Dokümanı’nda belirtilen eksiklikleri gidermemesi, periyodik bakımları zamanında yaptırmaması, düzenli toz temizleme çalışmalarını yürütmemesi gibi nedenlerle patlamadan 2 ay sonra Ankara’da göreve başlayan TMO Kocaeli Başmüdürü Kenan Destici asli kusurlu bulundu.
‘ÖNLEMLER ALINMADI’
Hem düzenli toz temizleme çalışmalarını yürütmemesi ve önlemler almaması, taşeron personele etkin eğitim vermemesi, elektrik tesisatı periyodik kontrollerini yaptırmaması, 2023 yılında yapılan Topraklama Tesisatı Periyodik Kontrolleri’nde belirtilen eksiklikleri gidermemesi, iş güvenliği önlemlerinin yeterince yerine getirilmemesi, defalarca yangın olmasına rağmen alanda sigara içilmesine göz yumulması gibi nedenlerle patlamadan 2 ay sonra Sakarya’da göreve başlayan Müdür Yardımcısı Kemal Özkaya ve şef vekili Bahri Babacan da asli kusurlu bulundu.
‘HUBUBAT BOŞALTIMI SIRASINDA KATLARDA KAYNAK İŞLEMİ YAPILDI’
Personele iş güvenliği eğitimi aldırmaması, risklere karşı bilgilendirmemesi ve gerekli risk analizini yaptırmaması gibi sebeplerle taşeron firmanın sahibi ile hububat boşaltımı sırasında personele katlarda tamirat yaptırması, olayın olduğu gün geminin boşaltım yaptığı sırada katlarda kaynak işlemi yaptırması gibi nedenlerle taşeron firmanın alan yetkili İsmail Çetin de asli kusurlu bulundu. Toz temizlik çalışması yaptırmaması, toz emme sisteminin etkin çalışma kontrolünü yaptırmaması, alanda sigara içilmesine göz yumulması, iş güvenliği önlemlerinin yeterince yerine getirilmemesi nedeniyle mühendis Ahmet Sert ise tali kusurlu bulundu. Patlama ile ilgili hazırlanacak iddianamenin ardından yargılama süreci başlayacak. (DHA)
]]>