Yap – Haber 28 – Giresun Haber https://www.haber28.com.tr Sun, 28 Jul 2024 08:00:11 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 19. Uluslararası İşçi Filmleri Festivali’nin Ankara Ayağındaki Yürüyüş ve Film Gösterimi Yasaklandı https://www.haber28.com.tr/19-uluslararasi-isci-filmleri-festivalinin-ankara-ayagindaki-yuruyus-ve-film-gosterimi-yasaklandi/ https://www.haber28.com.tr/19-uluslararasi-isci-filmleri-festivalinin-ankara-ayagindaki-yuruyus-ve-film-gosterimi-yasaklandi/#respond Sun, 28 Jul 2024 08:00:11 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=28066 (ANKARA) – 19. Uluslararası İşçi Filmleri Festivali’nin Ankara ayağı açılışında Kuğulu Park’ta yapılması planlanan yürüyüş ve “Kanun Hükmü” filminin gösterimi yasaklandı.

19. Uluslararası İşçi Filmleri Festivali’nin Ankara ayağının, Kuğulu Park’ta yapılacak yürüyüş ve ardından Doğan Taşdelen Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde yönetmen Nejla Demirci’nin “Kanun Hükmü” filminin gösterimiyle açılması planlanıyordu. Ancak açılış filmi olarak belirlenen “Kanun Hükmü” filmi Çankaya Kaymakamlığı tarafından gösterime bir saat kala yasaklandı. Sansüre gerekçe olarak ise 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu gösterildi. Katılımcıların Kuğulu Park’tan Çağdaş Sanatlar Merkezi’ne yürümeleri de polis tarafınadn engellendi.

“BİR SİNEMA FİLMİ SEYİRCİLERE ULAŞTIRILMAK İÇİN YAPILIR”

Yasak kararı haberini aldıktan sonra Kuğulu Park’ta açıklama yapan yönetmen Nejla Demirci, “Burada bir sanat yürüyüşü yapılmak istendi. Buna izin vermiyorlar. Bir sinema filmi seyircilere ulaştırılmak için yapılır, bizim motivasyonumuz budur. Enerjimizi bundan alırız bunu çıkardığımızda iyileşiriz. Ben bu birliktelikle iyileşesek gideceğim.” dedi.

“TÜM DÜNYADA BU FİLM İZLENİYOR, UTANMIYOR MUSUNUZ?”

Demirci’nin ardından bir açıklama yapan DEM Parti Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu da “85 milyona aylardır bu filmi izletmiyorlar. Niye? Bu zulmü yapanlar ‘bu film izlenmesin’ denildiği için. Tüm dünyada bu film izleniyor, utanmıyor musunuz? Ankara Valisi’ne soruyorum tüm dünya festivallerinde bu film gösteriliyor. Türkiye’de bu zulmü yap, yüzbinlerce kişiye bu zulmü yap ondan sonra da filmin gösterilmesinin önüne geç. Tüm dünya bu zulmü görüyor sen istediğin kadar engel ol” diye konuştu.

“BU FESTİVAL SANSÜRLE HAYATIMIZI YÖNETMEYE ÇALIŞANLARA İTİRAZDIR”

Kuğulu Park’ta yapılan açıklamaların sonrasında Doğan Taşdelen Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde açılış törenine geçildi. Oyuncu, yönetmen, yazar Onur Gazdağ ve oyuncu Çisil Cansu Özer’in sunuculuğunu üstlendiği açılışa Dedemin Bol Şalvarı ve Sağlık Emekçileri Korosu müzik dinletileri eşlik etti.

Festivalin açılış konuşmasını ise Halkevleri Genel Başkanı Nebiye Merttürk, “Kollektif bir üretimin ürünü olan İşçi Filmleri Festivali hepimizin emeği ile 19 yıldır sahnelerde sansüre karşı mücadele ediyor. Ta da böylesi bir festival bugün sansürle karşılaştı. “Kanun Hükmü” filmini bu sefer de izlemek nasip olmadı ama hepimizin çıkaracağı bir ders var ki bu filmi bir şekilde izlemek zorundayız. İzleyeceğimiz kanalları, yolları bulacağımıza hep birlikte söz verelim buradan. Piyasacalıkla, diktatörlükle, gericilikle, sansürle hayatımızı yönetmeye çalışıyorlar. Bu festival aynı zamanda buna itirazdır. Bugün sansürle karşımıza çıkanlara yıllardır olduğu gibi dayanışmamız ve mücadelemizle hep birlikte cevap vermiş olduk.” ifadelerini kullandı.

Festival, gönüllülerin çalışmasıyla Ankara’da ücretsiz olarak izleyiciyle buluşacak. Film gösterimleri 8 Mayıs’a kadar Doğan Taşdelen Çağdaş Sanatlar Merkezi ve Mülkiyeliler Birliği’nde yapılacak.

Festivalin Doğan Taşdelen Çağdaş Sanatlar Merkezi Programı:

3 Mayıs Cuma: “İşçilerin Fabrikası”, “Bizim Gözümüzden”, “Ceylin”, “Duvarsız Odalar: Dayanışmadan Süzülen Umut”

4 Mayıs Cumartesi: “Kısa Seçki”, “Kayıp Ayakkabılar”, “Kanun Hükmü”, “Umudunu Kaybetme”

5 Mayıs Pazar: “Kısa Seçki”, “Konur Sokak”, “Bir Çift Göz”, “Kruvasan”, “Salça”, “Delikanlım”

6 Mayıs Pazartesi: “Kısa Seçki”, ” Hatay: 1-11 Eylül 2023″, “Kominist Osman”, “Toprak ve Ekmek”

8 Mayıs Çarşamba: “Sanatoryum”, “Šagargur”, “Rodakis’i Ararken”, “Aşkla Sana-Cevahir” ve “Kısa Seçki.”

Festivalin Mülkiyeliler Birliği Programı:

3 Mayıs Cuma: “Toprak ve Ekmek”, “Göçebe”

5 Mayıs Pazar: “Konur Sokak”, “Penceredeki Kadın”

6 Mayıs Pazartesi: “Aşk, Ateş ve Anarşi Günleri: Türk Sinemateki ve Onat Kutlar”, “Senede Bir Gün”, “Bizim Gözümüzden”

7 Mayıs Salı: “Ariel”, “Sararmış Yapraklar”, “Kibritçi Kız”

8 Mayıs Çarşamba: “İşçilerin Fabrikası”, “İncinenler”, “Sınırdaki Yıldız” ve “İnsani

İhtiyaçların Karşılanması: Saskatchewan’da Kamu Hizmetlerini Koruma Mücadelesi”

]]>
https://www.haber28.com.tr/19-uluslararasi-isci-filmleri-festivalinin-ankara-ayagindaki-yuruyus-ve-film-gosterimi-yasaklandi/feed/ 0
Çal Belediye Başkanı Ahmet Hakan: 73 milyon lira borcu 2 milyon liraya indirmeyi hedefliyoruz https://www.haber28.com.tr/cal-belediye-baskani-ahmet-hakan-73-milyon-lira-borcu-2-milyon-liraya-indirmeyi-hedefliyoruz/ https://www.haber28.com.tr/cal-belediye-baskani-ahmet-hakan-73-milyon-lira-borcu-2-milyon-liraya-indirmeyi-hedefliyoruz/#respond Fri, 26 Jul 2024 07:12:05 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=27693 Denizli’de Çal Belediye Başkanı Ahmet Hakan, önceki dönemden kalan yaklaşık 73 milyon lira borcun olduğunu ve 16 ay içerisinde bu borcu 2 milyon lira civarına indirmeyi hedeflediklerini kaydetti.

Çal Belediyesi’nin CHP’li Belediye Başkanı Ahmet Hakan, önceki dönemden devir aldıkları borçla ilgili olarak açıklama yaptı. “Açıklama yapmamız farz oldu” diyen Başkan Hakan, “Astığımız borç listesi dışarıdadır. Borç 73 milyon kusurdur. İddia edildiği gibi değil demişler. Biz halkı bilgilendirmek için bunu yapıyoruz. Bizden sonra gelen başkanda asabilir. İftar yemeğiyle başlayalım. Bunu belediyeler verebilir. Bunu dini vecibelere dayandırmak doğru değildir. Adaylık sürecinde söylemler olmuştur. İftar faturası önümüzde. Önce ihale sonra sponsor olduğu söylendi. O vatandaşın Gazze’ye yardım ettiği söylendi. Faturalanmış günlük ihaleye çıkılmış. 19 günlük fatura 2 milyon 500 bin üzerindedir. Masa sandalye kiralanmış. Keşke kiralanacağına satın alınıp Çal Belediyesinin olsaydı. Resmiyetin dili yazıdır. Mesajları cebimden ödemek istedim. ’12. aya kadar sözleşmemiz var’ dediler. Ama ben yine de kendi mesajlarımı kendimden ödedim. Başka anlaşmalar var. Bu da seçime yakın tarihte yapılmıştır. SGK’yı yapılandırarak ödenebilir hale getirdik. 900 bin lira üzerinde ödeme yaparak, yapılandırmayı bozdurmadık. Niçin düzenli ödemiyorsunuz da iş tehlikeli duruma geliyor. Kadınlar Günü’nü önemsiyoruz. 8 Mart ile ilgili biz de girişimde bulunduk. Emekçi kadınları çekerek sosyal medyada yayınlayarak onure ettik. Karanfil verdik, çanta da hediye ettik. 166 bin 400 liralık bir fatura var. Bu kadar paraya karanfil dağıtılacağına, kadın kooperatiflerinin ürünlerini sergilesek daha iyi olmaz mıydı? Bizim için kadınlar çok değerli. İhtiyaç sahiplerine yemek konusunda da sağ elin verdiğini sol el görmesin olmaz mıydı? 198 bin liralık yemek faturası daha var elimizde. 19 bin liralık mobilya faturası var. Partinin ilçe binasına alınmış. Odun dağıtımı ile ilgili 438 bin liralık fatura var. Bundan sonraki süreçte ihtiyaç sahiplerini kaymakamlıkla birlikte belirleyip yardım edeceğiz. Biz astığımızın arkasındayız” dedi.

“Kutuplaşmanın bir anlamı yok. İşi tadında bırakmak gerek” diyen Başkan Hakan, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

“Seçimler Çal’a yakışır geçmiştir. Sonradan sıkıntılar olmuştur. Kimseyle kişisel husumetimiz yok. Biz yola çıkarken şeffaf olacağız dedik. Yeşil Çal’ın alacağı var denildi. Ama 2016 dan beri alınmamış. Para pul olmuş. Aranmayacak, alınmayacak diye notlar var. Başkan talimatıyla para alınmayacak, aranmayacak diye notlarla karşılaştık. Bugün son kez konuşacağım. Cevap vermeyeceğim. Proje odaklı çalışacağım. 16 ayda borçları minimal düzeyi indireceğiz. 16 ay sonra borcu 7 milyon liraya kadar indirmeyi hedefliyoruz. Bayıralan Baklançakıralan yolu taş döşeme 2 milyon 500 bin kusurdur. Yol için kroki çizilmiş ancak bir tane imza yok. İmar yolu olmayan yere nasıl taş döşediniz? Diye sorduk. Bize yap dediler. Biz karşı çıkmamıza rağmen yapıldı. Yanıtı aldık. Alacaklı geliyor para istiyor. Ben ‘Resmi olmayan bir şeyin ödemesini nasıl yapacağım’ dedim. Bunu yaptıran kudret nedir ya? Sonra ‘Fethi Beyi yedirmeyiz’ diyorlar. Biz kimseyi yeme derdinde değiliz. Son 6 ayda işe girenleri çıkardık. İçlerinde 2 tane de yeğenim var” – DENİZLİ

]]>
https://www.haber28.com.tr/cal-belediye-baskani-ahmet-hakan-73-milyon-lira-borcu-2-milyon-liraya-indirmeyi-hedefliyoruz/feed/ 0
Mansur Yavaş: Belediyelerin Borçları İsrafı Gösteriyor https://www.haber28.com.tr/mansur-yavas-belediyelerin-borclari-israfi-gosteriyor/ https://www.haber28.com.tr/mansur-yavas-belediyelerin-borclari-israfi-gosteriyor/#respond Mon, 15 Jul 2024 05:36:06 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=25516 Haber: İLEYDA ÖZMEN/ Kamera: EYLEM LADİN DEĞER

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, AKP ve MHP’den devralınan belediyelerin toplam borcunun 100 milyarı bulmasını ANKA Haber Ajansı’na değerlendirdi. Yavaş, “Bu rakam sadece el değiştiren belediyelerin. Mevcut belediyelerin de el değiştirsin değiştirmesin borçları var. ‘Proje yapıyoruz’ adı altında lüks belediye binaları yapmak, çöp projelere halkın parasını ayırmak doğru bir şey değil. Böyle yapınca da işte bu fahiş miktarlı borçlar ortaya çıkıyor.  Halbuki halk belediyecinin temel hizmetlerini yap diye size vergi veriyor ama siz kalkıp da itibardan tasarruf olmaz dercesine bu paraları harcıyorsanız maalesef sonuç böyle oluyor” dedi.

Mansur Yavaş, bugün CHP Genel Merkezi’nde başlayan “İktidar Yolunda CHP Belediyeciliği Çalıştay”ına katıldı. Yavaş, toplantı öncesi ANKA Haber Ajansı’na konuştu.

Programın ikinci gününde belediye başkanlarına yapacağı sunumun önemine dikkat çeken Yavaş, sunumu hakkında şunları söyledi:

“270 kadar yeni seçilen belediye başkanımız var. Onlarla Ankara’da yaptığımız çalışmalar VE daha önce Beypazarı’nda yaptığımız çalışmaları paylaşacağız. Kamuoyunun özellikle önemsediği çalışmaları ortaklaşa yapmayı planlıyoruz. O konuda biz de deneyimlerimizi aktaracağız. Gerekirse kendileriyle işbirliği yapacağız ki aynı şekilde Ankara’da yürütülen modelin, şeffaflık, açık yayınlanan ihaleler, hesap verme gibi konular başta olmak üzere ve özellikle israfı önleme açısından neler yapılması gerektiğini Ankara’da yaptıklarımızı kendilerine ileteceğiz, tavsiyelerde bulunacağız.

“BORÇLAR, NASIL BİR İSRAF VE ŞATAFATLI HAYAT SÜRÜLDÜĞÜNÜ GÖSTERİYOR”

Yavaş, Afyonkarahisar Belediyesi’nde, belediye binasının içinde gizli dinleme ve izleme cihazları bulunması ile AKP ve MHP’den CHP’ye geçen belediyelerin boçlarını da şöyle değerlendirdi:

“Afyon’daki olayı bilmiyorum savcılık el koydu ama tabii ki geçmiş dönemden kalan borçlar nasıl bir israf ve şatafatlı bir hayat sürüldüğünü gösteriyor. Oysa biz vatandaşın parasını kullanıyoruz. Kendi paramızı harcamadığımız hiçbir yere para harcamamamız lazım. O belediye binaları ne belediye başkanının mülkü ne o koltuklar belediye başkanının kendi koltuğu ne de orada ömür boyu oturacak. Onun için bunun sonlanacağını bilerek ve özellikle halkın parasını kullanırken çok titiz davranıp bir de hesap verilmesi gerekiyor. Bu anlattığımız seçim döneminde hep bunlardan bahsetmiştik. Ama böyle davranmayanların kaybettiği anlaşılıyor. Biz de yeni seçilenlere en azından önümüzdeki dönem başarılı olmaları için bu tür yolu tercih etmelerini önereceğiz.

Bu rakam sadece el değiştiren belediyelerin. Mevcut belediyelerin de el değiştirsin değiştirmesin borçları var. Hem bu paraların harcanması konusunda yapılan projeleri hep seçimlerde bahsetmiştim. Proje yapıyoruz adı altında lüks belediye binaları yapmak, çöp projelere halkın parasını ayırmak doğru bir şey değil. Böyle yapınca da işte bu fahiş miktarlı borçlar ortaya çıkıyor.  Halbuki halk belediyecinin temel hizmetlerini yap diye size vergi veriyor ama siz kalkıp da itibardan tasarruf olmaz dercesine bu paraları harcıyorsanız maalesef sonuç böyle oluyor.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/mansur-yavas-belediyelerin-borclari-israfi-gosteriyor/feed/ 0
Pompeii’de Yapılan Kazıda Nefes Kesici Sanat Eserleri Bulundu https://www.haber28.com.tr/pompeiide-yapilan-kazida-nefes-kesici-sanat-eserleri-bulundu/ https://www.haber28.com.tr/pompeiide-yapilan-kazida-nefes-kesici-sanat-eserleri-bulundu/#respond Fri, 05 Jul 2024 09:25:03 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=23617 Milattan sonra 79 yılında Vezüv Dağı’ndaki volkanik patlamayla birlikte küller altında kalan Pompeii kentinde yapılan yeni bir kazıda, nefes kesen sanat eserleri bulundu.

Arkeologlar, keşfedilen duvar resimlerinin Pompeii’de bulunanların en iyileri olduğunu söylüyor.

Büyük bir ziyafet salonunun yüksek siyah duvarlarında Truvalı Helen gibi antik Yunan figürleri tasvir ediliyor.

Salonun neredeyse tamamen sağlam kalmış mozaik tabanında, bir milyondan fazla parça yer alıyor.

Kayıp kentin hala üçte biri volkanik kalıntılardan temizlenmedi. Şu anda devam eden son dönemin en büyük kazısı, Pompeii’nin Roma İmparatorluğu’nun halkı ve kültürüne dair başlıca pencere olma özelliğini pekiştiriyor.

BBC’ye özel olarak gösterilen “kara odanın” renginin, güneşin batışından sonra yapılan ziyafetlerde kullanılan lambalardan çıkan dumanları saklamak için seçildiği sanılıyor.

Böylece lambalardan yükselen titrek ışıkla birlikte, fresklerin çok daha iyi göründükleri düşünülüyor.

Özellikle iki fresk dikkat çekici.

Birinde Tanrı Apollo, rahibe Cassandra’yı baştan çıkarmaya çalışırken görülüyor. Efsaneye göre Cassandra’nın Apollo’yu reddetmesi, kehanetlerinin dikkate alınmamasına yola açıyor.

Bunun trajik sonucu ise ikinci freskte gösteriliyor. Burada Prenses Paris, güzel Helen ile buluşuyor. Cassandra ise kehanetinde, bu birlikteliğin Truva Savaşı’na neden olup, hepsinin sonunu getireceğini biliyor.

Kara oda, 12 aydır devam eden kazılarda bulunan son hazine. “Bölge 9” diye bilinen büyük bir mesken ve ticari alanın üzerinden, Vezüv’ün neredeyse 2 bin yıl önce püskürttüğü kül temizleniyor.

19. yüzyılın sonunda yapılan kazılarda, bir köşede bir çamaşırhane bulunmuştu. Son kazıda da toptan satış yapan bir fırın ve kara odanın bulunduğu büyük bir ev ortaya çıkartıldı.

Araştırma ekibi, bu üçünün tesisat, geçitler ve sahipleri anlamında birbirine bağlı olduğundan emin.

Sahibi adının baş harfleri “ARV”yi birçok yerde görmek mümkün. Harfler duvarlarda ve hatta fırıncının değirmen taşlarında bile seçiliyor.

Arkeolog Dr. Stephanie Hay “ARV’nin kim olduğunu biliyoruz: Aulus Rustius Verus” diyor.

“Pompeii’deki diğer siyasal propagandalardan tanıyoruz. Bir siyasetçi. Süper zengin. Fırının ve çamaşırhanenin arkasındaki lüks evin sahibinin o olabileceğini düşünüyoruz.

Net olansa, Vezüv patladığında tüm bu mülklerin onarımdan geçiyor olması. Kurtulmaya çalışan işçiler geride düzgünce dizilmiş kiremitler ve hala kireç harcıyla dolu kovalarını geride bırakmış. Malaları ve kazmaları da duruyor. Ancak ahşap sapları çoktan çürümüş.

Dr. Alessandro Russo kazıyı yöneten arkeologlardan biri. Bize bir odada bulunan freski göstermek istiyor. Patlama sırasında dağılan freskin parçaları yap boz gibi büyük bir masanın üzerinde dizili.

Duvar parçalarına biraz su sıkıyor ve böylece freskin detayları ve canlı renkleri ortaya çıkıyor.

Antik Mısırlı karakterlerle dolu manzaralar, yiyecekler, çiçekler ve tiyatro maskelerini görebiliyorsunuz.

Russo “Bu benim bu kazıda en sevdiğim buluşlardan biri, çünkü karmaşık ve nadir. Yüksek düzeyli bir birey için yapılmış yüksek kaliteli işler” diyor.

Ancak evdeki freskler zarif diye tanımlanabilirken, fırındakiler Roma İmparatorluğu’ndaki yaşamın daha acımasız bir boyutunu, köleliği tasvir ediyor.

Fırında çalışanların çok kötü koşullarda yaşadığı, değirmen taşlarını döndüren eşeklerle yan yana kaldıkları açık. Sadece bir pencere var ve o da kaçmalarını önlemek için demirlenmiş.

Kazıdaki tek iskelet de fırında bulunmuş. İki yetişkin ve bir çocuk düşen taşların altında kalmış. Mahsur kalan ve yanardağ patlamasından kaçamayan köleler oldukları sanılıyor.

]]>
https://www.haber28.com.tr/pompeiide-yapilan-kazida-nefes-kesici-sanat-eserleri-bulundu/feed/ 0
Türkiye’de VAR Sistemine Güvensizlik: Standartlar Yakalanamıyor https://www.haber28.com.tr/turkiyede-var-sistemine-guvensizlik-standartlar-yakalanamiyor/ https://www.haber28.com.tr/turkiyede-var-sistemine-guvensizlik-standartlar-yakalanamiyor/#respond Sun, 16 Jun 2024 06:24:32 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=21184 Türkiye’de futbol sportif başarılar ya da seyir zevkinden daha çok, saha içi ve saha dışında yaşanan skandallar ve hakemlerle konuşuluyor.

Bir kulüp başkanının , bir başka kulüp başkanının hakem kararlarını beğenmeyip , Trabzonspor-Fenerbahçe maçında tarafların sahaya girip futbolculara saldırması hem ulusal hem de uluslararası spor kamuoyunun gündemindeydi.

Son olaraksa 1 Mart 2024 tarihinde yapılan Türkiye Futbol Federasyonu’na (TFF) bağlı Merkez Hakem Kurulu (MHK) eğitim toplantısına ait bir video sosyal medyaya sızdırıldı.

Videoda 26 Şubat’ta oynanan Galatasaray-Antalyaspor maçında yaşanan bir ikili mücadele için video yardımcı hakem (VAR) uyarısıyla verilen penaltıya dair konuşmalar yer aldı.

Bu konuşmalarda MHK danışmanı ve hakem eğitmeni Hugh Dallas, maçın hakemi Abdülkadir Bitigen ve VAR hakemi Özgür Yankaya ile birlikte pozisyonu değerlendiriyor. Gerek Bitigen gerekse de Yankaya pozisyonda hata yaptıklarını itiraf ediyor.

Bu diyalogların ardından TFF de toplantının tamamına ait görüntüleri resmi internet sitesi üzerinden kamuoyuyla paylaştı.

Bu görüntülerde 24 Şubat’ta oynanan Fenerbahçe-Kasımpaşa maçına ait iki pozisyon da tartışılıyor. Dallas, VAR hakemi Erkan Engin ve orta hakem Cihan Aydın’a Fenerbahçe lehine verilen ve verilmeyen penaltı pozisyonlarını soruyor.

Bu konuşmalarda Engin, Fenerbahçe lehine verilen penaltı için “Şu anda izlediğimde el yok gibi, ben de net bir elle oynama göremiyorum ama benim odadaki hissiyatımdan bahsetmem gerekirse kale arkasından ve tighttaki görüntüden emin oldum” diyor.

Orta hakemlerin VAR hakemleriyle kurduğu diyaloglara duyulan güvensizlik uzun süredir tartışma konusu. TFF Şubat ayı ortasından beri orta hakemlerin VAR monitörüne çağrıldığı her pozisyonun kayıtlarının sesli ve görüntülü olarak kamuoyuyla paylaşıyor.

Peki, Türkiye’de spor kamuoyu neden VAR sistemine güvenmiyor? VAR standartlarının neden bir türlü yakalanamadığı düşünülüyor?

VAR standardı neden yakalanamıyor?

Eski Süper Lig hakemlerinden Asım Yusuf Öz’e göre VAR standartlarının yakalanamamasında en büyük sebep, başarısız olduğu düşünülerek sahada görev verilmeyen çok sayıda hakemin VAR hakemi olarak görev yapması.

BBC Türkçe’ye konuşan Öz, “Sahada yorum hatası yapan hakemleri VAR’da oturttular. Bu kişileri zaten yeterli görmüyorsun ki sahada görev vermiyorsun. Bu adam VAR’da seyrediyor, yine yanlış yorum yapıyor” diyor.

Öz, kulüplerin baskılarıyla görevlerinden alınan tecrübeli hakemlere VAR’da görev verilmemesini ise büyük bir fırsatın kaçırılması olarak değerlendiriyor.

“Cüneyt Çakır’a hakemliği bıraktırdılar. Bülent Yıldırım’la maç yönetirken, inşallah VAR hakemi Cüneyt Çakır olur diyorduk. Niye? Çok başarılıydı. Bizi rahatlatıyordu. Fırat Aydınus hakemliği bıraktı, onu değerlendirebilirlerdi ama değerlendirmediler. Bu isimleri VAR kadrosuna alsalar sorunun büyük kısmını çözerlerdi.”

“Bazı stadyumlarda ofsayt çizgisi çizilemiyor bile” diyen Öz, yeterince kameraya ve farklı açıya sahip olunamamasını da bir eksiklik olarak nitelendiriyor.

‘VAR kayıtlarının açıklanması güvensizliği doğurdu’

Futbolda hakem kararlarında hataların önüne geçilmesi için uygulamaya konan VAR uygulamasında hata yapılması dünya futbol kamuoyunun da sıkça tartıştığı bir mesele.

Ancak Türkiye’de bu güvensizlik yaşanan her olaydan sonra giderek artıyor.

Güvensizliğin Avrupa’da da büyük bir problem olduğunu belirten Hürriyet gazetesi futbol yazarı ve S Sport kanalı yorumcusu Murat Fevzi Tanırlı’ya göre bunun arkasında yatan ilk sebep standartın sağlanamaması, ikincisi ise kayıtların açıklanması:

“Hakemlerin yatak odasının ardına kadar açılması sonucunda, kulüplerin gördüklerinden sonra güven konusunda büyük soru işareti yaşamaları bir sebep. VAR, amacına uygun kullanıldığında hayat kurtaran ve güvenilmesi gereken bir yenilik.”

Eski hakem Öz, TFF Başkanı Mehmet Büyükekşi ve yönetiminin göreve geldiğinden beri yaptığı “kulüplere şirin görünmek için hakemler üzerinden tavizler vermesini” eleştirdi.

Öz’e göre VAR kayıtlarının açıklanması da bunun bir parçasıydı ve “taviz tavizi doğurdu”.

‘Türkiye’de insanlar birbirine de güvenmiyor’

Futbol yorumcusu Önder Özen ise Türkiye’deki toplumsal güven eksikliğine işaret ediyor.

Özen, “Çünkü VAR’ın uygulaması Türkiye’de yapılıyor. Türkiye’deki insanlar İngiliz VAR’ına, Alman VAR’ına güveniyor. Ama birbirine güvenmiyor. Sorun bu ve basit” diyor.

Bu güven eksikliğinin toplumun çeşitli kademelerinde yaygın olduğunu belirten Özen şöyle devam ediyor:

“Türkiye’de bana da, diğerlerine güvenilmiyor. Objektif olmadığımız söyleniyor. Ben de dönerciye güvenmiyorum, kafeye güvenmiyorum. Kahve istedim, yudumlayana kadar o, istediğim kahve mi bilmiyorum. Bardak temiz mi bilmiyorum. Kahveci de ben hesabı ödeyene kadar parayı verecek miyim, vermeyecek miyim bilmiyor.”

YouTube kanalı Vole’de yorumculuk yapan Özen, hakem eğitim toplantısına dair görüntülerin internete sızdırılmasında şaşırılacak da üzülecek de bir şey olmadığını savunuyor.

“Üçüncü dünya ülkelerinde olan şeyler bunlar” diyen Özen, “Anayasal düzeniniz yoksa, TFF’nin Anayasal bir düzeni var mı? Olmadığı görülüyor. Yoksa böyle şeyler olur” diyor.

‘Büyükekşi’nin yalan söylediği tescillendi’

Tanırlı, internete sızdırılan kayıtlar sonrasında toplantıya dair tüm kaydın yayımlanmasını da çeşitli nedenlerden dolayı eleştiriyor.

Bunlardan ilki, geçen haftalarda TFF’nin internet sitesinde VAR sorumlusu Tolga Özkalfa’nın istifa ettiğine yönelik haberin paylaşılmasına rağmen, Büyükekşi’nin toplantıda “Özkalfa’yı görevden aldık” şeklinde sözler sarf etmesi.

Tanırlı, “Böyle olduğunu elbette biliyorduk ancak TFF Başkanı’nın resmi olarak yalan söylediğinin tescillenmesi oldu. Her konuda şeffaf olacağız deyip, Türk hakemliğini yap boz tahtasına çeviren ve resmi bir koltukta oturan bir başkanın yalan söylemesi kabul edilemez” diyor.

TFF Başkanı’nın hakem seminerlerine katılmasının, federasyon kurullarının özerkliğine zarar verdiğini söyleyen Tanırlı, diğer bir eleştirisinde de şunları söylüyor:

“Büyükekşi’nin diğer tüm MHK seminerlerinde ağır konuşmalar yapıp, hiç yumuşak olunmayacak skandal hataların konuşulduğu bir MHK seminerinde bu kadar yapıcı ve olumlu konuşması ister istemez insanı şeytanın avukatlığına soyunduruyor.

“Acaba bu konuşmaların sızacağını mı tahmin etti de “bakın ben elimden geleni yapıyorum, ancak gördüğünüz gibi hakemler neler yapmışlar” demek mi istedi? Yaklaşımının 180 derece farklı olması artık bunu bile düşündürebiliyor ne yazık ki.”

Daha iyi bir VAR sistemi için ne yapılmalı?

Hürriyet gazetesi futbol yazarı ve S Sport kanalı yorumcusu Murat Fevzi Tanırlı standardın yakalanabilmesi için MHK’nın dirayet göstermesi gerektiğini düşünüyor.

Tanırlı, “Tüm VAR kadrosuna ve VAR’da görev alacak olan sahadaki hakemlere TFF otoritesinin hakemlerin arkasında olduğunu hissettirmesi gerekir. Ardından da IFAB protokolüne sadık kalınmasını isteyecek bir VAR mantalitesi oturtulmalı. Protokole bağlı kalmayanı, VAR’ı “Turkish VAR”a çeviren hakemleri sert cezalar beklemeli” diyor.

Her sezon başında eğitimler verildiğini ve bu eğitimlerde de “Çok katıyız, asla taviz vermiyoruz. Standartlarımız bunlardır” dendiğini hatırlatan Öz ise standardın neden sağlanamadığını şöyle anlatıyor:

“4. haftadan sonra ‘A takımı lehine ya da aleyhine yapılan bir değerlendirme, B takımı için neden yapılmıyor?’ diye sorulur. Eğitimci de A da haklı B de haklı der.

“Hakemler zeki insanlardır. Başka bir hakem de der ki, ‘Ya A’daki arkadaşım hata yaptı ya da B’deki arkadaşım.’

“İki hafta sonra A’daki hakem de B’deki hakem de müsabakaya çıkar. 6. haftaya gelindiğinde de diğer hakemler de hangi kararın uygulayacağını şaşırır.

“Sonra da kaos başlar. Standart kaçmaya başlar. Sonra da eğitimci bir derste ‘Buna müdahale ederek doğru yaptın’ dediğine, bir ay sonra ‘Bu müdahale yanlıştı” der ve hakemlerin kafası karışmaya başlar. İster inanın ister inanmayın durum bu.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/turkiyede-var-sistemine-guvensizlik-standartlar-yakalanamiyor/feed/ 0
İmamoğlu’ndan ’17+1′ Yorumu: “Ak Partili Hemşehrilerim Bile, Onları Kendine Getirmek İçin Bu Kardeşinize Oy Verecek https://www.haber28.com.tr/imamoglundan-171-yorumu-ak-partili-hemsehrilerim-bile-onlari-kendine-getirmek-icin-bu-kardesinize-oy-verecek/ https://www.haber28.com.tr/imamoglundan-171-yorumu-ak-partili-hemsehrilerim-bile-onlari-kendine-getirmek-icin-bu-kardesinize-oy-verecek/#respond Fri, 07 Jun 2024 00:24:36 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=19837 Haber: OKTAY YILDIRIM Kamera: ADEM KARABAYIR

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun Ümraniye’de yapmak istediği ilçe turu, vatandaşların yoğun ilgisi nedeniyle 2 farklı noktada halk buluşmalarına dönüştü. İmamoğlu: “Biz, İstanbul’a Ankara’dan gelen bu 17+1; yani Sayın Cumhurbaşkanı ve kabinesi + aday, onlara ne diyoruz biliyor musunuz. Sizi ağırladık, sizi misafir ettik. 2019’da sizi, 23 Haziran’da yanlış yaptığınız için, 806 bin kez misafir ettik. Şimdi ondan daha fazla sayıda misafir ediyoruz ve sizi Ankara’ya yolluyoruz. Nereye? İşinizin başına. Gidin; enflasyonu düşürün. Emekli maaşını arttırın” dedi.

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ve eşi Dilek Kaya İmamoğlu, Fatih’te katıldıkları iftar programının ardından Ümraniye’ye geçti. CHP Ümraniye Belediye Başkan adayı Aykut Erdoğdu ile seçim otobüsüne binen İmamoğlu, ilçe turu yapmak istedi. İmamoğlu ve Erdoğdu’yu taşıyan otobüsün önü, Aşık Veysel caddesinde, kalabalık ve coşkulu bir vatandaş topluluğu tarafından kesildi. İlçe turu olarak planlanan Ümraniye etkinliği, böylece halk buluşmasına dönüştü. Vatandaşların sevgi gösterilerini karşılıksız bırakmayan İmamoğlu ve Erdoğdu, coşkulu kalabalığa konuştu.

“Hakkınızı helal edin. Vallahi ne diyeyim? O kadar minnet doluyum ki, teşekkürleri bir borç biliyorum. Çünkü biz, bu akşam, Aykut Başkanımla birlikte, İlçe Başkanımızın çizdiği bir güzergahta, sizleri otobüsle selamlayacaktık. Ama siz, muazzam bir karşılamayla tabiri caizse, bizi motive etmek için toplanmışsınız” sözleriyle duygularını dile getiren İmamoğlu şunları söyledi:

“VATANDAŞINA KARŞI HADDİNİ BİLEN İNSANLAR OLMAK ZORUNDAYIZ”

Ahlaklı, erdemli ve halkının sesini duyan bir beş yılı hizmet anlamında size sunma gayreti içersindeydik. Şu kuralı hep uyguladık. Biz yöneticiler olarak, seçilmiş yöneticiler olarak, seçilmiş kamu yöneticileri olarak sizlere laik olma çabası aynı zamanda vatandaşın yetki sahibi olduğunu bilen, İstanbul mülk sahibi milletimiz. Memleket mülk sahibi milletimiz. Biz sizlerin görev verdiği insanlarız. Dolayısıyla bizim gibi yöneticiler vatandaşına hat bildiren değil, vatandaşına karşı haddini bilen insanlar olmak zorundayız. Bunu, üstüne basa basa söylüyorum niye biliyormusunuz? Ramazan ayındayız,  Ramazan ayı insanların birbirini hissetme ayı. Hissetmek şu demek. Biz eşiz, biz insanız insanca yaşamı hep birlikte hak ediyoruz. İnsanca yaşamı sağlamak için bir eşitliği, adaleti sağlamalıyız. Bu kavramların var olması için almamız gereken uzun bir yol var. Bu yolun, temel güzergahı yerel yönetimdeki başarıdır. İstanbul’da biz sosyal adaleti sağlamak adına çocuğu genci..çocuklarımız, gençlerimiz, anneler, kadınlar, toplumun her parçası… ne yaptık? Bir eksik mi var onu kapatmalıyız. İşte anne, çocuk destek paketi öyle doldu. Doğum paketi öyle doğdu. Anne çocuk kartı öyle doğdu. Yüz bin öğrenciye burs öyle doğdu. Gençlere, gençlere sanatta, kültürde farklı imkanlar öyle doğdu. Çocuklara süt dağıtmak öyle doldu. Şimdi yeni dönemde bursu iki katına çıkarmak adına, sosyal adaleti sağlamak adına ve bunun gibi özellikle kentsel dönüşümü destek paketimiz o şekilde devam ediyor.

“10 BİN LİRA PAZAR DESTEĞİ VERECEĞİZ”

Emekli dar gelirli emeklinin kentsel dönüşümün yüzde 65’ini biz üstleneceğiz Dar gelirli, bir aile, kentsel dönüşümü sürdüremiyorsa 60’nı biz karşılayacağız. Asgari ücretle geçinen bir aileyse kira desteği, devletin verdiği kira desteği üstüne yedi bin lira biz vereceğiz. Kira desteği, bir emekli evini dönüştürüyor ve kira desteğine ihtiyacı varsa devletin verdiği bir üstüne dokuz bin lira biz vereceğiz. Bütün bu destekler emekli bir büyüğümüz, bir emekli maaşıyla geçinen bir haldeyse 10 bin lira pazar desteği vereceğiz. Asgari ücretle geçinen bir hane ise o evi yıllık 10 bin lira ulaşım desteğiyle destekleyeceğiz. Yüz bin çocuğa burs veriyoruz, ikinci yüz bin çocuğa da İstanbul ücretsiz ulaşım kartı hediye edeceğiz. Bütün bu söylediklerim hangi prensible biliyor musunuz? Az önce dedim ya mülk sahibi bu cennet vatanın sahibi milletimiz. Peki milletimiz kim? Eşit, hür, hangi inançtan, hangi etnik kökenden olduğuna bakmayız. Bizim canımız, ciğerimiz, vatandaşımızımız. Tam 86 milyon kişi 16 milyon İstanbullu.

ADAYINIZA AYIP EDİYORSUNUZ. İSTANBUL’A TOPLANIP GELEREK ADAYINIZI AŞAĞIYA ÇEKİYORSUNUZ

Dolayısıyla kime oy vermiş, kime oy vermemiş hiç mi önemi yok. Bizim tek derdimiz var. Bir an önce bu yoksulluk, bu ülkenin üzerinden dağılsın, gitsin. Bir an önce biz bu toplumu zenginliği konuşalım. Parasını pul edenleri, günü geldiğinde milletimiz değerlendirecek. Ama önümüzde 31 Mart var. İstanbul’a beş yılı, çok nitelikli bir dönemi yakışan bir dönemi ortaya koyan ekibe liderlik yaptım. Şimdi 31 Mart’a kadar birileri Ankara’dan toplanmış gelmiş tam 17 kişi. Bunlar kabine, hepsinin adı kabine. Kabine yani atanarak bakanlık görevine gelen insanlar devletine tabii, devletinin tariflediği görevi yapan insanlar. Bu insanlar, örneğin biri ekonomiyle ilgilenecek biri maliyeyle ilgilenecek, biri adaletle, biri şehircilikle, biri ulaştırmayla, birisi İçişleriyle ilgilenecek öyle değil mi? Ama o 17 kişiye artı bir diyelim. Sayın Cumhurbaşkanı demiş ki, siz İstanbul’a gidin, ben oraya bir aday atadım ama aday baş edemiyor. Siz 17’niz bir olun yetmezse bende gelirim Ekrem’i alaşağı ederiz. Ben de diyorum ki isterseniz 17+1 olun. Bir de adayınız var ama ya adayınıza ayıp ediyorsunuz. Adayınız da yanlış yapıyorsunuz. İstanbul’a toplanıp gelerek adayınızı bence aşağı çekiyorsunuz, olmaz. Yazık değil mi? Yazık. Yazık. Bırakın aday mücadelesini versin. Toplanıp gelmişler.

ONLAR NE YAPIYOR BİLİYORMUSUNUZ? GÜCÜ DE YETKİYİ DE BİR KİŞİYE VERİYORLAR”

Şimdiden size ben ne yapacağımızı söyleyeceğim. 31 Mart’a kadar 17+1 artı aday bu ekibe karşı topyekün nasıl biliyor musunuz güler yüzle hep birlikte çalışıp komşularımızdan, akrabalarımızdan, eşimizden, dostumuzdan, telefonla arayacağımız komşunuzdan, iş arkadaşınızdan, Ümraniye Belediye Başkanı Adayımız Aykut Erdoğdu’ya, Ümraniye’de oy istemeye hazır mıyız? Biz çok uzun zamandır birlikte siyaset yapıyoruz. Dertleşiyoruz, tartışıyoruz çalışıyoruz fikirlerimizi çatıştırıyoruz. Niye biliyor musunuz? Doğru yolu bulmak için. Deneyimlerinizi bir araya getirip biz güç birliği yapıyoruz. Onlar ne yapıyor biliyor musunuz? Gücü de, yetkiyle bir kişiye veriyorlar Ankara’ya bakıyorlar. O yap derse yapıyorlar. Yapma derse yapmıyorlar. İmza at derse atıyorlar, atma derse atmıyorlar. İradesiz bir ortam  var ediyorlar. Onlar bir kişiye bağımlı, biz ekip arkadaşı olarak milletine bağımlı insanlarız. Az önce dediğim gibi Aykut başkanım için Ümraniye’de çok çalışırsanız dedi ya ben bu şehrin kentsel dönüşüm sorununu biliyorum son terime kadar bu işin çözümü için samimi bir şekilde gece gündüz çalışıp bu işi en yüksek seviyeye taşıyacağıma söz veriyorum dedi. Bende bütün İstanbul’da köprü sorunu belli bir yol haritasına koymuş belli bir başarıyı elde etmiş büyükşehir belediye başkanınız olarak hem tüm İstanbul’un hem de Ümraniye’nin Aykut Erdoğdu başkanımızın iş birliğiyle bu ilçede kentsel dönüşüm sürecini en nitelikli seviyeye taşıyacağıma bütün Ümraniye’ler huzurunda Aykut başkanımla birlikte söz veriyoruz.

“17+1 VE SAYIN CUMHURBAŞKANI’NA NE DİYORUZ BİLİYOR MUSUNUZ”

Biz, İstanbul’a Ankara’dan gelen bu 17+1; yani Sayın Cumhurbaşkanı ve kabinesi + aday… Onlara ne diyoruz biliyor musunuz? Sizi ağırladık, sizi misafir ettik. 2019’da sizi, 23 Haziran’da yanlış yaptığınız için, 806 bin kez misafir ettik. Şimdi ondan daha fazla sayıda misafir ediyoruz ve sizi Ankara’ya yolluyoruz. Nereye? İşinizin başına. Gidin; enflasyonu düşürün. Doğru mu? Emekli maaşını arttırın. Doğru mu? 3600 ek göstergeyi çıkarın. Doğru mu? Peki, yetmez… ‘Mülakatı kaldıracağız’ dediniz, namus sözü verdiniz. Mülakatı kaldırın. Doğru mu? Onları görevinin başına yollayacaksınız. AK Parti’ye oy vermiş, benim kıymetli hemşehrilerim de onlara, ‘İstanbul’a gelip, Ekrem İmamoğlu ile uğraşacağınıza, gidip ekonomiyi düşürün, ekonomiyi yerine getirin’ diyecek. Onlar bile, AK Partili hemşehrilerim bile, onları kendine getirmek için, Ümraniye’de Aykut Erdoğdu Başkanıma, İstanbul’da da bu kardeşinize oy verecek göreceksiniz. Biz size, şunu vaat ediyoruz: Bu şehirde, Ümraniye’de, diğer ilçelerimizde, İstanbul’un tamamında kardeşçe bir yaşam vadediyoruz. Siz; ayrıştıranı değil, birleştireni seçeceksiniz. Siz; kutuplaştıranı değil, birbirini kucaklatmayı size göstereni seçeceksiniz. Ümraniyeliler siz; size haddini bildireni değil, haddini bilen yönetici ahlakını seçeceksiniz. Siz; kanalı değil, İstanbul’u seveni seçeceksiniz. Öyle değil mi? Öyle değil mi Ümraniyeliler? Bir soru: Kanal mı, İstanbul mu? (‘İstanbul’ sesleri.) Aynen öyle. Son olarak; onlar diyor ki tam gaz geri, biz diyoruz ki tam yol ileri.

İmamoğlu, seçim otobüsünün yolunun kesildiği Dudullu’da da vatandaşlara kısa bir konuşmayla hitap etti.

]]>
https://www.haber28.com.tr/imamoglundan-171-yorumu-ak-partili-hemsehrilerim-bile-onlari-kendine-getirmek-icin-bu-kardesinize-oy-verecek/feed/ 0
İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet, Gençlere Kocaelispor Üyeliği ve Kombinesi Sunacak https://www.haber28.com.tr/izmit-belediye-baskani-fatma-kaplan-hurriyet-genclere-kocaelispor-uyeligi-ve-kombinesi-sunacak/ https://www.haber28.com.tr/izmit-belediye-baskani-fatma-kaplan-hurriyet-genclere-kocaelispor-uyeligi-ve-kombinesi-sunacak/#respond Wed, 29 May 2024 03:24:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=19260 Yeni dönemde hayata geçirmeyi planladığı projelerini anlatan İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet, “18 yaşına giren İzmitli gençlerimize doğum günü hediyesi olarak talep etmeleri halinde Kocaelispor üyeliği ve kombinesi sunacağız. İlk 5 yıllık aidatlarını biz karşılayacağız. Çocuklarımızı Kocaelispor’un bir parçası yapacağız” dedi.

İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet, 5 yıllık süreçte hayata geçirdiği proje ve hizmetler ile önümüzdeki dönemde yapmayı planladığı çalışmaları, düzenlenen toplantıda paylaştı. Vatandaşların gönüllerine dokunacak birçok projeye imza attıklarını ifade eden Fatma Kaplan Hürriyet, “2019 yılında halkımız bize çok güzel görev verdi. Bu kent bizi bağrına bastı. ‘Al kızım, bu kenti sen yönet’ dediler. Yıllar sonra bu kentte sosyal belediyecilik bayrağını dikmek nasip oldu. Mecliste çoğunluğumuzun olmaması nedeniyle bir yanımız eksik kaldı ama hiçbir zaman şikayet etmedik. Hep çözüm üretmeye çalıştık. Bir şekilde başardık. Kavga ederek söke söke hakkımızı almaya çalıştım. Bu kavgayı vermeseydim bugün size anlatacak çok bir şeyim olmazdı. Mücadeleden asla vazgeçmedim. Ekşi yemedik ki başım ağrısın. Ranta değil halka hizmet eden bir anlayış ile mücadele ettik. Bu kentte israfı bitirdik, hizmeti getirdik” dedi.

“Emekli Çınar Kartı hayata geçireceğiz”

Yeni dönemde hayata geçireceği projeleri anlatan Fatma Kaplan Hürriyet, “Büyüklerimize, şehit ailelerimize, gazilerimize ve emeklilere saygı başlığı altında projelerimiz bu dönemde de devam edecek. Kuruçeşme, Serdar, Yuvam Akarca ve Gündoğdu’da faaliyete geçirdiğimiz Asırlık Çınar Evleri’nin yenisini Yahya Kaptan’da hayata geçireceğiz. Sayılarını da giderek artıracağız. Emekliler şu an çok mustarip, çok sıkıntıdalar. Hükümetin reva gördüğü tüm olumsuzluklara karşı biz sizlerin yanınızdayız ve yanınızda olmaya devam edeceğiz. Emekli Çınar Kartı hayata geçireceğiz. Tüm sosyal tesislerimizde aldığınız hizmetlerde sizlere belirli indirimler sağlayacağız. Ciddi uygun fiyatlarla hizmet verdiğimiz alanlarda emeklilerimiz için ayrıca kolaylık sağlayacağız” diye konuştu.

Taziye evi yapılacak

Şehit Yakını ve Gazi Evi projesini de hizmete alacaklarını kaydeden Başkan Hürriyet, “Ayrıca vatandaşlarımız taziye evi talep ediyorlardı. Onu da inşallah yeni dönemde kazandırmayı çok istiyoruz” şeklinde konuştu.

“İzmit Tarım Geliştirme Merkezi kuracağız”

Başkan Hürriyet, yeni dönemde Tarım Geliştirme Merkezi ve Tarım Akademisi kuracağını ifade ederek, “Biz üretime çok önem veriyoruz. Ürettikçe zenginleşeceğiz. Türkiye’yi üretim kurtaracak. O yüzden de İzmit Tarım Geliştirme Merkezi kurmak istiyoruz. Budama, sulama, gübreleme, yetiştiricilik ve talep edilen konularda çiftçilere eğitimler verilecek. Üretimi, istihdamı destekleyecek bir merkez olacak. İçerisinde seraları, kafe, toplantı odası, buluşma alanı, destek ofisi, kütüphane, biocoğrafya merkezi, laboratuvar, toprak okulu yer alacak. Buna ek olarak bir Tarım Akademisi kurmak istiyoruz. Budama, sulama, gübreleme, yetiştiricilik ve talep edilen konularda eğitimler verilecek. Fide, fidan, tohum ve gübre desteklerimizi artırarak devam edeceğiz. Küçükbaş hayvan desteklerimize bu dönem de devam edeceğiz. Üreten belediye olarak atölyelerimiz üretmeye devam edecek. Kapalı Pazar alanlarının sayılarını arttırmaya çalışacağız. Daha nitelikli alanlar kazandıracağız” ifadelerini kullandı.

“Çocukların doğayla iç içe vakit geçirebilecekleri güzel bir alan inşa etmeyi planlıyoruz”

Proje tanıtım toplantısında çocuklar ve gençler için hayata geçirecekleri çalışmalara dair de açıklamalarda bulunan Hürriyet, “Kente bir macera ve oyun parkı kazandırma projemiz var. Şirintepe Ekopark’ın içerisinde hem bir kreş çalışmamız olacak hem de bir macera ve oyun parkı olacak. Çocukların doğayla iç içe vakit geçirebilecekleri güzel bir alan inşa etmeyi planlıyoruz. Projemizin tüm teknik detayları hazır. Mahallelerimize Çınar Çocuk Evleri inşa etmek istiyoruz. 4’üncü Çınar Çocuk Evimiz bitmek üzere. Şimdi Yenimahalle’de 5’incisini yapacağız. Şirintepe’de Ekopark’ın içine 6’ıncısını yapacağız. Yenişehir Mahallesine de 7’incisini yapacağız. İmkanımız oldukça bu Çınar Çocuk Evlerinin sayısını bol bol artıracağız. Bıçkıdere Göletinde yaptığımız yeni nesil yaşam alanının üzerindeki alanımıza çok güzel bir aquapark projesi çalıştık. Bu proje şu anda mecliste ve 2-3 aydır bekliyor. Çocuklar bunu bizden çok talep ediyorlar bu kentte bir ihtiyaç. Tepeköy’deki aquarparkı işletmeciden geri aldık. Artık biz işletiyoruz orayı ama yetmiyor. Şimdi yap işlet devret modeliyle yeni bir aquapark projesini şehrimize kazandırmak istiyoruz” dedi.

“Hastanelerde refakatçi hizmeti başlatacağız”

Sosyal belediyecilik çerçevesinde evde bakım ile temizlik hizmeti, sıcak yemek desteği gibi 34 ayrı kalemde hizmet verdiklerini anlatan Başkan Hürriyet, “Yeni dönemde sosyal belediyecilik uygulamalarımıza ek olarak evde tamirat hizmeti başlatacağız. Düğün salonlarımızı 1 lira yapmıştık ama yeni evlenenlere evlilik ve çeyiz yardımı hizmeti sunacağız. Kente bir konukevi ve çamaşırhane kazandırmak istiyoruz. Evsiz kalan insanlarımız olabiliyor. Hiç böyle bir yerimiz yoktu. Yeni dönemde bir konukevi ve çamaşırhane hizmeti sunacağız. Yakınını kaybeden ailelere de ufak da olsa bir katkımız olsun diyerek defin yardımı hizmeti vereceğiz. Hastanelerde refakatçi hizmeti başlatacağız. Bu yine sosyal belediyecilik anlamında çok talep edilen bir şey. Kimsesi olmayan insanlar oluyor. ya da çalışan insanlar gündüz aile fertleri hastanede yatarken bakamıyorlar. Onların hayatını kolaylaştıracak refakatçi hizmetini de bu dönem sunmak istiyoruz” diye konuştu.

Gençlere müjde: “Kocaelispor üyeliği ve kombinesi sunacağız”

Başkan Fatma Kaplan Hürriyet, kentin markası Kocaelispor ve taraftarlara yönelik projelerinden de bahsetti. Hürriyet, “Kocaelispor’u önemsiyoruz. Şehrimizin gururu Kocaelispor’a ve genç taraftarlarımıza yönelik heyecan verici projelerimiz var. 18 yaş Kocaelispor üyeliği projemiz var. 18 yaşına giren İzmitli gençlerimize doğum günü hediyesi olarak talep etmeleri halinde Kocaelispor üyeliği ve kombinesi sunacağız. İlk 5 yıllık aidatlarını biz karşılayacağız. Çocuklarımızı Kocaelispor’un bir parçası yapacağız. Kocaelispor Mahallende projesini hayata geçireceğiz. Her ay İzmit’in bir mahallesinde çocuklar için Kocaelispor etkinlikleri düzenleyeceğiz. Kulüple de görüşerek futbolcuların katılmasını da sağlayacağız. 2002 Türkiye Kupası 25. Yıl Programı düzenleyeceğiz. Geçen sene bir önceki kupa için yapmıştık. Hatırlanmak güzel, vefa önemli. İnşallah bu sene 2002 Türkiye Kupasının 20’inci yılı için güzel bir program yapacağız. Kocaelispor tarihine saygı göstermek anlamında önemli bir çalışma olacak. Her yıl düzenlenecek Kocaelispor bilgi yarışmasında başarılı olan taraftarlarımızı dünyanın çeşitli ülkelerindeki önemli futbol karşılaşmalarına göndereceğiz. Aynı zamanda bu ülkelerin taraftarlarını Kocaelispor maçlarına davet edeceğiz. Uluslararası futbol kültürünü de şehrimize taşıyacağına inandığımız taraftar değişim programını uygulayacağız. Bu projelerle Kocaelispor’a olan desteğimizi her daim sürdüreceğiz. Şehrin futbol kültürünü zenginleştireceğiz” cümlelerini kullandı.

“Teknoloji Geliştirme Merkezi kuracağız”

Teknoloji yatırımlarına da değinen Hürriyet, sözlerini şöyle noktaladı:

“Teknolojik yatırımlarımızdan biri Çınar Satın Alma Uygulamamız. Teknolojiyi en üst boyutta kullanmaya çalışıyoruz. Bunu şeffaflık gereği de yapıyoruz. Çınar Atık Uygulamasını da teknolojik bir atılım olarak hayata geçirmiştik. Bunu geliştirip, büyüteceğiz. İmar Müdürlüğümüzü dijitalleştirmiştik. Akıllı şehirler uygulamalarını artıracağız. Ücretsiz wifi, coğrafi bilgi sistemleri, akıllı park alanları, temiz enerji ve aydınlatma, akıllı binalar, akıllı ekonomi, akıllı yönetişim, akıllı atık toplama, şehir mobil uygulaması ve dijital danışma şeklinde akıllı şehir uygulamalarını geliştirmek istiyoruz. Teknoloji Geliştirme Merkezi kuracağız. Bu gençlerin bizden en çok istediği şeylerden bir tanesi. Sınavlara, yarışmalara hazırlanan birçok gencin böyle bir merkeze ihtiyacı var. Bu merkezde gençler çalışmalarını yapabilecek. Bu merkez gençler için Yahya Kaptan’da hizmet verecek” – KOCAELİ

]]>
https://www.haber28.com.tr/izmit-belediye-baskani-fatma-kaplan-hurriyet-genclere-kocaelispor-uyeligi-ve-kombinesi-sunacak/feed/ 0
Mansur Yavaş: Açlık sınırını 16 bin lira olarak belirleyip emekliyi 10 bin liraya mahkum ederseniz, bu ölün demektir https://www.haber28.com.tr/mansur-yavas-aclik-sinirini-16-bin-lira-olarak-belirleyip-emekliyi-10-bin-liraya-mahkum-ederseniz-bu-olun-demektir/ https://www.haber28.com.tr/mansur-yavas-aclik-sinirini-16-bin-lira-olarak-belirleyip-emekliyi-10-bin-liraya-mahkum-ederseniz-bu-olun-demektir/#respond Wed, 29 May 2024 01:48:33 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=19244 HABER: ZEYNEP BOZUKLU/ KAMERA: DURSUN ALKAYA

Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş, CHP Gölbaşı Belediye Başkan Adayı Yakup Odabaşı’nın iftar yemeğine katıldı. Mansur Yavaş yaptığı konuşmada, “Açlık sınırını 16 bin lira olarak belirlediler. Bu nedir biliyor musunuz? Siz hükümet olarak açlık sınırını 16 bin lira olarak belirleyip emekliyi 10 bin liraya mahkum ederseniz, bu ölün demektir. Aç kalın demektir” ifadelerini kullandı.

ABB Başkanı ve CHP ABB Başkan Adayı Mansur Yavaş, Gölbaşı’nda iftar yemeğine katıldı. Yavaş, iftarın ardından şunları söyledi:

“İNSANLARI KUTUPLAŞTIRMAK İSTİYORLAR”

“Beş yıldır farklı bir belediye başkanlığı yaptık. Fakat geçen seçimi hatırlıyorum. Bizim önümüzü kesmek için attıkları iftiralar kalmadı. Sosyal yardımları kesecekler, işçileri çıkaracaklar, sayaçları PKK’lılar okuyacaktan tutun da ne birsürü şey uydurdular. Neden? Kendileri icraatlarıyla ortaya çıkamayıp ancak insanları karalayarak orada oturmak istiyorlar. İnsanları kutuplaştırmak istiyorlar.

Ankara’da çok şey değişti. İhaleler canlı yayınlanmaya başladı. Artık belediyenin bütün hesapları web sayfasında yayınlanmaya başladı. Kararlarımızı ortak akılla vererek sizlerden aldığınız parayı harcamaya başladık.

Beypazarı Belediye Başkanı dahi bir kesimhane ihtiyacı var. Önce siz yapın dedi. İhalesini hazırladık. Tam ihaleye çıkarken Ankara’dan aramışlar. Sen ne diye ona yaptırıyorsun? Ondan bir şey istemeyeceksin. Görüşmeyeceksin, yapacaksan kendin yap diye. Biz de ihaleyi yarım bıraktık. Parası da yok. Sonuçta ilçe belediyesi bütçesi belli. Belediye meclisinden önce kredisini çıkarttırdı. ve ihalesini 7,5 milyona yaptı. Beypazarı halkını borçlandırdı. Bu nedir? Bu sadece bir ilçede değil, tamamında oldu.

“5 YIL BOYUNCA İSRAF ETMEDEN BUGÜNLERE GELDİK”

Biz burada olacağız. Çünkü biz bu halka kötülük yapmadık. Beş yıl boyunca hiçbir yerde görmediniz. Bu taraflara gelip gittik. Sadece bir minibüs, bir şoför, bir tane koruma. İkinci bir araç arkamızda olmadı. Çakar araç hiç olmadı, gelir gelmez belediyedeki bütün çakarları söktürdüm zaten, biliyorsunuz. O çakarla gezenler, o konvoyla gezenler sizin paranızla geziyor. Bunu bilin. Dolayısıyla biz vatandaşın parasını kendi reklamımızda harcayamayız. 5 yıl boyunca israf etmeden bugünlere geldik.

“ŞEFFAF BELEDİYECİLİĞİ TÜRKİYE’NİN HER YERİNE YAYACAĞIZ”

Uyguladığımız yeni nesil belediyeciliği, hesap vermeyi, şeffaf olmayı artık Türkiye’nin her yerine yayacağız. Ankara’dan başlayacağız. Ankara’daki öğrenciler kendi iline, ilçesine gittiği zaman diyecekler ki biz Ankara’da okuduk. Ankara Büyükşehir Belediye Belediye Başkanı ihaleleri canlı yayınlıyor. Siz niye yayınlamıyorsunuz diye oradaki belediye başkanlarına soracak. Ankara’daki belediye başkanı yaptıklarının hepsini açık açık, şeffaf bir şekilde yayınlıyordu. Siz niye yapmıyorsunuz diye onlara soracak.

“NEREDE BİRİNİN İHTİYACI OLSUN MANSUR YAVAŞ ORADADIR”

Pandemi döneminde gördünüz. Bütün Ankara tek yürek olduk. Herkes birbirine destek oldu ve o sokağa çıkmanın yasak olduğu günlerde cebinde parası olmayan insanların hiçbirisini mağdur etmeden Ankara halkı bizim önderliğimizle birbirine sahip çıktı. Dolayısıyla nerede birinin bir ihtiyacı hangi konuda olursa olsun Mansur Yavaş onun yanındadır. Ankara Büyükşehir onun yanındadır.

“ANKARA’DA 34 BİN EMEKLİYE DESTEK OLUYORUZ”

Emekli maaşları 7 bin 500 lira dediler. Arkasından 10 bin liraya çıkarttılar. Açlık sınırını da 16 bin lira olarak belirlediler. Bu nedir biliyor musunuz? Siz hükümet olarak açlık sınırını 16 bin lira olarak belirleyip emekli insanları 10 bin liraya mahkum ederseniz bu ölün demektir. Aç kalın demektir. Dolayısıyla bir çağrı yaptık; dedik ki başka belediyeleri olmayan, bizim destek yönetmeliğimize uygun şekilde başvuran bütün emeklilere destek olacağız. Ankara çapında da 34 bin emekliye düzenli şekilde destek oluyorum.

“ARTIK MANSUR YAVAŞ BELEDİYECİLİĞİ YAYILACAK”

Belediyecilik, doğumundan ölümüne kadar kişilerin tüm ihtiyaçlarıyla ilgilenmektir. Bir belediye başkanı kentin hem annesidir hem babası hem abisi hem kardeşidir. Yakup başkanımla beraber Gölbaşı’nda ve diğer ilçelerde de mutlaka bu uygulanır hale gelecek ve Türkiye’ye artık bundan sonra Mansur Yavaş belediyeciliği yayılacaktır. Bu son 5 yılımda inşallah Yakup başkanımla doya doya hizmet vereceğim. Hiçbir eksiğiniz kalmayacak.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/mansur-yavas-aclik-sinirini-16-bin-lira-olarak-belirleyip-emekliyi-10-bin-liraya-mahkum-ederseniz-bu-olun-demektir/feed/ 0
Meral Akşener, Mansur Yavaş’ı hedef aldı: ‘Kurt kışı geçirir ama yediği ayazı unutmaz’ https://www.haber28.com.tr/meral-aksener-mansur-yavasi-hedef-aldi-kurt-kisi-gecirir-ama-yedigi-ayazi-unutmaz/ https://www.haber28.com.tr/meral-aksener-mansur-yavasi-hedef-aldi-kurt-kisi-gecirir-ama-yedigi-ayazi-unutmaz/#respond Thu, 23 May 2024 22:00:18 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=18966 Haber: MERVE GÜVEN Kamera: MEHMET MEHMETLİOĞLU

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Afyonkarahisar’da Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ı hedef aldı, “Kurt kışı geçirir ama yediği ayazı unutmaz. Ben de unutmayacağım. İyilik yap kötülük bul. Şimdi böyle bir sistemden hayır çıkmaz. Onun için İYİ Partili kardeşlerim bunlar bizim için yeni tecrübeler. İnsanlara güvenip, onlar için fedakarlık yapıp karşılık olarak siyasi ahlaksızlık görüyorsanız eğer oraya bir mim koyacaksınız” dedi.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Afyonkarahisar’da partisinin il teşkilatının düzenlediği iftar programına katıldı. Burada konuşan Akşener, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nden sonra yeniden parlamenter sisteme geçilmesi amacıyla da kurulan partisinin bu konudaki çalışmalarını ve Millet İttifakı sürecini anlattı. CHP ile 2019 yerel seçimlerinde büyükşehirlerde yaptıkları ittifaklardan bahseden Akşener, Millet İttifakı’nın kazandığı belediyelerin başkanlarının her zaman zor anlarında yanlarında durduklarına dikkati çekti. Geçen mayıs ayında yapılan seçimlere de atıfta bulunan Akşener, “Ben kazanacak aday dedikçe arkadaşlar tersine döndü, masa kuruldu derken sonuç itibariyle 2023’te biz o seçimi kaybettik. İstanbul’u, Ankara’yı almak Türkiye’yi kazandırmıyormuş, onu öğrendik” ifadelerini kullandı.

İttifak sistemini eleştiren Akşener, seçimlere “hür ve müstakil” girme kararlarından bahsederek “Bilmiyorlar ki biz iğnenin deliğinden geçmişiz. Kim bize ne yaparsa yapsın tam tersine irademizi güçlendirir. Biz İstanbul ve Ankara, Antalya, Adana gibi belediyelerin alınmasında katkısı, faydası olan bir siyasi partiyiz ve onun mensuplarıyız” diye konuştu.

Akşener, Millet İttifakı’nın elindeki belediyelerde kendisine ve partisine yönelik itibar suikastı yapıldığını, partililerin hakaret ve iftiralarla istifa ettirildiğini savundu. Akşener, şöyle devam etti:

“KURT KIŞI GEÇİRİR AMA YEDİĞİ AYAZI ASLA UNUTMAZ, VALLAHİ BİLLAHİ BEN DE UNUTMAYACAĞIM”

“Bütün teşkilatlar ucuna kadar istifa ettirilmek üzere büyük bir gayret sarf edildi. ve çok üzüldüm, çok utandın. Mansur Yavaş çıktı, televizyonda dedi ki, il başkanı, ilçe başkanı, belediye meclis üyeleri, ilçe başkanları, ilçe yöneticileri, İYİ Parti’den istifa ettiler, benle çalışıyorlar, dedi. Diğerleri anlamaz ama bu söyleyeceğimi Mansur Yavaş ve etrafındaki tayfa anlayacaktır. Kurt kışı geçirir ama yediği ayazı asla unutmaz. Allah şahittir, vallahi, billahi ben de unutmayacağım. İyilik yap kötülük bul. Şimdi böyle bir sistemden hayır çıkmaz. Onun için İYİ Partili kardeşlerim bunlar bizim için yeni tecrübeler. İnsanlara güvenip, onlar için fedakarlık yapıp karşılık olarak siyasi ahlaksızlık görüyorsanız eğer oraya bir mim koyacaksınız. Mimi koymadığımız için ihanetler boyumuzu aştı. Ama dediğim gibi bozkurt kışı geçir yediği ayazı unutmaz. İşte ayın 31’ine 7 gün kaldı, göreceğiz ne olacak? Onun için de ben değerli milletimin gönlüne girmeyi İYİ Partililerden istiyorum. Bunu bir talimat olarak göreceksiniz. Alper’i kazandıracaksınız, ilçe, belde adaylarımızı kazandıracaksınız. Çalmadan, yandaş kayırmadan, soymadan, hizmet nasıl olurmuş göreceğiz.”

ERDOĞAN’A EMEKLİ MAAŞI VE ÖĞRETMEN ATAMASI ÇAĞRISI

Akşener konuşmasının devamında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a emekliler ve ataması yapılmayan öğretmenler için seslendi, “En düşük emekli maaşını asgari ücret seviyesine getireceksin. 11 bin lira seyyanen zam yapacaksın ve bayram ikramiyelerini de 7 bin lira yapacaksın. 100 bin öğretmeni tayin edeceksin. Bu mülakat kalkacak. Gençlerin üzerindeki bu acı tecrübe, bu kayırma eylemi kalkacak” dedi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/meral-aksener-mansur-yavasi-hedef-aldi-kurt-kisi-gecirir-ama-yedigi-ayazi-unutmaz/feed/ 0
Meral Akşener Tekirdağ’da Esnaf Ziyaretleri Yaptı https://www.haber28.com.tr/meral-aksener-tekirdagda-esnaf-ziyaretleri-yapti/ https://www.haber28.com.tr/meral-aksener-tekirdagda-esnaf-ziyaretleri-yapti/#respond Sun, 19 May 2024 02:36:35 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=18621 HABER: HAKAN KAYA, KAMERA: UMUT EMRE GÖKBULUT

Seçim çalışmalarını Tekirdağ’da sürdüren İYİ Parti lideri Meral Akşener, Marmaraereğlisi’nde esnaf ziyareti gerçekleştirdi, yerel seçimlerde belediye başkan adaylarına oy istedi. Bir balıkçı dükkanına giren Akşener ile esnaf arasında ilginç diyalog yaşandı. Esnaftan oy isteyen Akşener, esnafın Tekirdağlı annesinin muhacir olduğunu öğrenince, “Ya bak, ananı bela ederim başına” diye takıldı ve oylarına talip olduğunu söyledi.

Yerel seçimlere kısa bir süre kala seçim gezilerini sürdüren İYİ Parti lideri Meral Akşener, bugün Tekirdağ’daydı. İlk olarak Marmaraereğlisi’ne giden Akşener burada partisinin Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkan adayı Mehmet İlker Atasever, Marmaraereğlisi Belediye Başkan adayı Zeki Uzun ve ilçe teşkilatıyla birlikte esnaf ziyareti gerçekleştirdi, adaylarına oy istedi.

“SURİYELİLERİN ELİNDEN TELEFON DÜŞMÜYOR BİZ TUŞUNA BASMAYA KORKUYORUZ”

Ayaküstü bir vatandaşla sohbet eden Akşener, “Bu seçim boyunca ben emekli, atanamayan öğretmen ve mülakat konuştum. Hatta çok eleştirildim. Yerel seçime dair bir şey demiyor, bunları söylüyor diyor. Halbuki seçim var, şimdi seçimde oy almak isteyen iktidar… Mesela diyorum ki, bir emekliye bayram öncesi verilecek ikramiyeyi 7 bin lira yap. 11 bin lira seyyanen zam yap Sayın Erdoğan. En düşük emekli maaşı olsun asgari ücret kadar. Şimdi bunları yaptın, yaptın. Yani yaptığın takdirde tamam. Bizim görevimiz sizin avukatınız olmak. Onun görevi nedir? Bu hizmetleri yapmak. Diyor ki ‘para yok!’ Para yoksa Suriyelilere nasıl buluyorsun diyorum” şeklinde konuştu. Araya giren yurttaş, “Suriyelilerin elinden telefonlar düşmüyor. Biz tuşuna basmaya korkuyoruz” cevabını verdi.

“KÖK SÖKTÜRECEĞİM”

Konuşmasına devam eden Akşener, “Bunları yapmadığın zaman ben emeklilerin oyuna talibim. Ondan sonra da 2028’e kadar söz sana. Kök söktüreceğim diyorum. Nasıl muhalefet yapılırmış görelim” diye konuştu.

“OYLARI VERİN ABAN NE YAPACAK GÖR”

Berber dükkanını da ziyaret eden Akşener, berberin, “İnşallah sizi de cumhurbaşkanı olarak görmek isteriz ama maalesef olmuyor” sözleri üzerine “Ben geçen gün dedim ki bir yerde ömrüm geçti birilerine kazandırırken, bir kere de beni kazandırın. Oylarınızı verin görün muhalefet nasıl yapılıyor. Oyları verin aban ne yapacak gör” cevabını verdi.

AKP’Lİ BELEDİYE BAŞKANINI ŞİKAYET ETTİ

Kıraathane ziyaretinde ise Akşener’e AKP’li belediye başkanından şikayetçi olduğunu söyleyen bir yurttaş, “Biz bu memlekette çamurun içinde yüzüyoruz. Sözde iktidar partisinde burası. Ama hiçbir şey yaptığı yok. Çamurun içinde biz yüzüyoruz, evlerimize giremiyoruz. Ama bazı insanlar görmüyorsa biz ne diyelim” dedi. Bunun üzerine Akşener ise belediye başkan adayının seçilmesi halinde bu sorunu çözeceğini söyledi.Balıkçı dükkanına giren Akşener, partisinin belediye başkan adaylarına oy istedi.

“ANANI BAŞINA BELA EDERİM”

Esnafın, “İnşallah. Bakacağız artık. Kısmet diyoruz” demesi üzerine Akşener şöyle konuştu:

“Ben 3 sene esnaf gezdim. ve o dükkanların içinde bir başka partiyi yermedim kendi partimi övmedim sadece sizi dinledim ki Türkiye’de neşeli bir şekilde seçimler yapılabilsin. Nasıl sizin için müşteri velinimetse bizim için de seçmen velinimet olsun. Şuculuk buculuk üzerinden çok kolay oy alınıyor. Oylarınız biraz pahalı olsun. Hizmete göre, projeye göre rekabet edilsin, o rekabet de sizin lehinize olsun. Ama yine de bizzati, şahsen ben bir misafir olarak…”

Esnafın Tekirdağlı annesinin ise muhacir olduğunu öğrenen Akşener, “Ya bak ananı bela ederim başına” diyerek takıldı, oylarına talip olduğunu söyledi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/meral-aksener-tekirdagda-esnaf-ziyaretleri-yapti/feed/ 0
İmamoğlu: Memleketini, Şehrini, Doğasını, Suyunu, Havasını Koruyan En Büyük Milliyetçidir https://www.haber28.com.tr/imamoglu-memleketini-sehrini-dogasini-suyunu-havasini-koruyan-en-buyuk-milliyetcidir/ https://www.haber28.com.tr/imamoglu-memleketini-sehrini-dogasini-suyunu-havasini-koruyan-en-buyuk-milliyetcidir/#respond Mon, 06 May 2024 23:12:06 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=17045 Haber: OKTAY YILDIRIM Kamera: SADIK KARAKULOĞLU

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı  ve CHP’nin adayı Ekrem İmamoğlu, “Bugün Büyükçekmece Gölü’nün muazzam tabiatının bir bölümünü, 1 milyon 200 bin metrekaresini hizmete açıyoruz. Memleketini, şehrini koruyan en büyük milliyetçidir. Doğasını, suyunu, havasını koruyan en büyük milliyetçidir. Benim Atatürk milliyetçiliğim, memleketinin her insanını eşit gören milliyetçiliktir. Bir de kalkınmayı, icraatçılığı, ekonomik kalkınmayı, güvenlikle birlikte koruyan kavramdır milliyetçilik” dedi.

İBB Ekrem İmamoğlu, Büyükçekmece’de Ulus Mahallesi’nde semt pazarı ziyareti sonrası “Büyükçekmece Tepecik Göl Sahili Açılışı” ve halk buluşmasında vatandaşlara seslendi. İmamoğlu, şunları söyledi:

“Burada sizinle olmak, insan kendi bölgesinde olmak, yakın coğrafyada dostlarıyla, komşularıyla buluşmak bir de buranın havasını solumak elbette insana iyi geliyor. Sizlerle burada çok güzel bir ortamda buluşmaktan dolayı çok mutluyum.  Çok kıymetli misafirlerimiz var. Önceki dönem genel başkanımız Sayın Hikmet Çetin burada milletvekillerimiz var. Adaylarımız var. Parti meclisi üyelerimiz var farklı şehirlerden gelen adaylarımız var.  İnşallah İstanbul’un kaderini belirleyecek bir seçime gidiyoruz hep beraber. Bunlar kendileri bizi İstanbul’a ihanet ettik dediler. Doğru mu? Belki de bunların niyeti kaldıkları yerden devam istiyorlar ihanete. Açık söyleyeyim, onların bildiği iş zaten birazcık da bu. Biraz rant, biraz ihanet falan derken yeşil alanlar, kamu arazileri, bazı noktaları deprem, toplanma alanları, imara açıp birbirlerine de biraz haksız kazanç sağlamak, bunların hayata bakışı. İnanın söylemekten utanıyorum. İstanbul’da askeri alanlar var biliyorsunuz. Bu askeri alanları 2016’da darbe girişimi olunca dediler ki biz bunları şehir dışına alacağız. Ama askeri alanlar boş kalan yerleri de kamu lehine kullanacağız dediler. İşte spor alanları, kültürel alanlar, rekreasyon alanları, yeşil alanlar vesaire dediler. Ne yaptılar biliyor musunuz? 10 bin Futbol sahası büyüklüğündeki  askeri alanları imara açtılar hem de öyle garibana sosyal konut falan değil. Lüks konut olarak satışa çıkardılar. Biraz ihanet dedik ya bunları konuşmak lazım.

“KANAL İSTANBUL’U SİNSİ SİNSİ SÜRDÜRMEYE ÇALIŞIYORLAR”

Kanal İstanbul meselesini biliyorsunuz. Buradaki süreçte Kanal İstanbul meselesinde bütün mücadelemizi verdik. Bu süreç içerisinde adım attırmadık ama sinsi sinsi sürdürmeye çalışıyorlar. Acemi adaya sorsanız gündeminde yokmuş. Hem de nasıl yokmuş, işte efendim vatandaşın gündeminde olmayan, onun gündeminde yokmuş. Yani onun gündeminde olsa ne olur olmazsa ne olur? Bir kişinin gündemi önemli öyle değil mi? Bir de kendisi daha bir yıl önce kameralara çıkıp nasıl tekrarlıyordu? Aynen şöyle millete inat olsun diye…ya-pa-ca-ğız. Şimdi kapıda oy var ya seçim var bu milletin de yüzde 70 -75’i Kanal İstanbul diye bir ihanet projesi istemiyor. Bu sefer değişti. Tabii onu dinleyen yok.  Bakanlık diyor ki ben plana devam edeceğim. Kusura bakma diye raporu açıkladı. Yani bu konuda adayın yetkisi metkisi de yok. Sadece milletine şirin gözükme peşinde. Yetkisi bugüne dair yok derken, dün de yoktu onu söyleyeyim. Bunlardaki yetki nasıl biliyor musunuz. Bir kişi yap derse yaparlar, bir kişi yapma derse yapmazlar. Aramızdaki fark ne biliyor musunuz? Bize ancak siz talimat verirsiniz. Millet talimat verir bize, başka kimse bize emir veremez. Aramızdaki fark bu. Bunlar bakanken bile böyle davranırken belediye başındayken farklı mı davranacaklar? Hayır, asla. Onun için bu konu dersine çalışmamış sevgili acemi aday seni aşar. Zaten bu arkadaşların sözlerine itibar da etmek mümkün değil. Sizi bir o köşe bir bu köşe yaparlar.

“…SONUÇ 50 KİŞİ GÖZALTINA ALINDI”

Üç dört gün önce Sayın Cumhurbaşkanı ne dedi? Güya seçim yaklaştı ya Demokrat damarları kabarıyor. Dedi ki hakikatleri yüzüme haykırın. Hakikatleri yüzüme haykırın ki gerçeklerle yüzleşelim ey milletim diyor. Tabii bir de diyor ki çekinmeden haykırın. Dün Konya’da ne oldu? Haykırmaya karar veren staj ve çıraklık mağdurları gittiler mitingine yüzlerini dertlerini haykırdı. Sonuç 50 kişiyi gözaltına aldılar. Bunlar Allah ıslah etsin. Milletin hak mücadelesine bile milletin hukuk mücadele bile dinleyecek sabırları yok. Bunlara ben bazen diyorum, sorsam muazzam demokratik insan. Biliyorsunuz tüm bakanlar kurulu İstanbul’a geldi. Hani elini sallasan Bakan’a değer İstanbul’da bu ara. 17 Bakan’da İstanbul’da. Kamp kurmuşlar. Neymiş? Ekrem İmamoğlu’na karşı kampanya yapacaklarmış. Her gün bir mahallede siyasi kampanya yapıyorlar.  Ve dün de mevcut Çevre Bakanı’nı gördüm. Yani bu aday olan değil, mevcuttaki. Bir alanda konuşma yapacak. Kentsel dönüşüm mağdurları da oraya gelmiş. Onlar da derdini haykırmaya gelmiş. Sayın Cumhurbaşkanı dedi ya, yüzüme haykırın diye. Onlar da gelmiş, orada haykıracaklar. Derdini haykırmaya çalıştılar onlara ne oldu? Onlarıda törenden uzaklaştırdılar.

“O SIRÇA KÖŞKLERİNDEN BİRAZ ÇIKTILAR MI KAFALARI KARIŞIYOR”

Bakın bunu derken vatandaş bana da dertleniyor dertlenecek de. Siyasetin çirkin tarafı böyle günde bir iki kişi çıkar çıkmaz. Ama derdiyle gelen insanı ben saatlerce dinlerim. Ne demek dinlemek ya? Dinlemek zorundayım. Ben dinlemeyeceksem o an vaktim yoksa bir yöneticim dinler. Onun için söyleyeyim yani bu bakanlar vesaire bunların hiç böyle bir işe tahammülü yok. Bir de ne bağırmış biliyor musun oradan? Beş yıl, on yıldır mağdursun kardeşim biraz daha bekle demiş bakan. Yani mağdur olan vatandaşa. O bakımdan çözümleri bunların bu. Niye böyle biliyor musunuz? Bunları halden anlamazlar. Kibirleri dağları aşmış. Neyse ki Sayın Cumhurbaşkanı’nın olduğu yerdeki gibi gözaltına alınmadı da en azından bu birazcık kızdı onlara o kadar. Bu arkadaşlar söyleyeyim insanlar hak arayış ile karşılaşınca çok şaşırıyorlar. Kimse onlara bir şey demeyecek. Her yaptıkları doğru. Çünkü her alanda o kadar yanlışları var ki mağdur ettiği insanlar sayısı o kadar fazla ki yaşadıkları o sırça köşklerinden ya da saraydan biraz çıktılar mı kafaları karışıyor. Şiddetleri büyüyor, hiddetleri büyüyor. Ben hep çarşıda, pazardayım. Buradaki pazarı ziyaret ettim. Bir iki tane hanımefendi çıktı beş yıldır buraya ilk defa geldin. İstanbul’da var neredeyse artık binlerce diyeceğimiz kadar pazar. Ben her pazara gittim demiyorum ama pazarlara gidiyorum. Oraya gitmemiş olabilirim. Oradan bir şey yakalayacak. Neyse sonuçta gene sarılıp barışıyoruz.

“ÜLKEYİ YÖNETENLER MİLLETİ KÜÇÜK GÖRMEYE, MUHATAP ALMAMAYA DEVAM EDİYOR”

Bunlar çarşıya, pazara çıkamazlar, çıkamıyorlar. Dertleri büyük. Medyada ellerinde, onlara göre ne biliyor musunuz Her şey güllük gülistanlık. Bunlar daha yakın zamanda bir bakan vardı. Ne dedi? Gözlerimdeki ışıltıya bakın dedi. Ne bakan kaldı ne ışıltı. Öbürü bir başka bakan, onun maliyeyle de ilgisi yok. O uçacağız dedi. Allah’ım Yarabb’im yokuştan aşağı uçurumdan aşağı uçuyoruz. Bunların bir de şahlanıyoruz var  biliyor musunuz? Sekiz yılda bir şahlanıyoruz. Yani at üzerinde Cumhurbaşkanı resmiyle bunların medyasını böyle şahlanıyoruz diyor.  Altımızdan at da gitti kaldık yaya Sayın Cumhurbaşkanını da göremez olduk. Böyle bir durumdayız. Para pul yok zaten. 14 sene önce 200 lira çıktı en büyük paramızdı, hatırlar mısınız? 130 otuz dolar alıyordu. Şimdi altı dolar alıyor. Bunlar  Cumhuriyet’in 100’üncü yılında güya 2023’te 25 bin dolar kişi başı gelir dediler. Şu anda altı sekiz bin dolar, dokuz bin dolar kişi başı gelirimiz var. Yani biz koydukları hedeflerin çok gerisine düşmüş bizi mağdur etmiş durumdadırlar. Bu sahte mutluluk tablosudur. Gerçekler başka, emeklisinden işçisine atanamayan memurlarından mülakat belasına kadar milyonlarca insanımız çok zor günler geçiriyor. Ülkeyi yönetenler ise milleti küçük görmeye muhatap almamaya devam ediyor. Milletin cebine girecek parayı da yük görmeye başladılar.

“MİLLETİNİ UNUTTU. TEK DERDİ KOLTUK, BU KÖTÜ BİR ŞEY”

Emekli meselesinde emekliye verilecek maaşı ilave bu verilmeli deniyor. O ne diyor? Bütçeye yük diyor.  Bütçeye başka şeyler yük değil emekliye vereceğin yük olmaz bu. Milletini unuttu tek derdi koltuk bu kötü bir şey. Liyakati unuttu işi bilmeyen insanlar, ekonominin başına getirdi. Yedi sekiz senede paramızı pul etti. O bakımdan beğenmedikleri, burada bugün çok kıymetli insanlarla bir aradaydık. Hasan Akgün başkanımız güzel bir meclis binasının birebir aynısını yaptı. Birinci meclis Ankara’da ki. Mutlaka gezmenizi istiyorum çok güzel bir yer. Çok değerli bakanlar vardı orada geçmişte görev yapmış. 80’li yıllar, 90’lı yıllar. En düşük emekli maaşı en düşük asgari ücretin neredeyse bir buçuk katıydı iki binlerin başında. Yani şu anda 10 bin lira olan emekli maaşının ona göre 24 bin lira olması lazım. O bakımdan söyleyeyim bunları niye anlatıyorum? Diyeceksiniz ki Ekrem İmamoğlu sen bize İstanbul’u anlat. Tabii ki İstanbul’u anlatacağım ama bunları şunun için anlatıyorum. 17  bakan toplanıp İstanbul’a geliyorsa yani eli kulağında Sayın Cumhurbaşkanı da gelir şimdi darlanıyordur muhtemelen. Birkaç günü olur burada o da. İlçe ilçe gezecekler. Peki bu sorunları kim çözecek? Emekli maaşıyla kim uğraşacak? Dertleri bu İstanbul’u nasıl kaybettik? Sanki babalarının analarından mülk kalmış. İstanbul dediğin tarihten bize emanet. 86 milyon sahibi var.16  milyon sahibi var.  Benim hissem ne kadarsa  onun hissesi o kadar Cumhurbaşkanının. Şimdi buraya Hakkari’den belediye başkanı adayımız geldi. İstanbul’da hissesi ne kadarsa ablacığım senin de o kadar. ya seksen altı milyonun malı bu. Senin değil ki.

“İSTANBUL’DA FARKI NE KADAR AÇARSAK İŞLERİMİZ O KADAR HIZLANACAK”

Dolayısıyla dolayısıyla 31 Mart çok önemli. 31  Mart’ta onları çok güzel bir sonuç bekliyor. 31 Mart’ta bu milletin Demokrasi dersiyle bunlar kendilerine gelecek mi? Bunları biraz sert bir şekilde uyaracağız mı? Niye biliyor musunuz? Başlarını ellerinin arasına alıp düşünsünler diye. Kara kara düşünecekler. Diyecekler ki bir dakika millete efendilik yapma dönemi değil bu dönem. Bu millet uyandı. Bu milletten sen 2019’da seçimi elinden almaya kalktın ya o gün uyandı O gün bir dakika dedi. Bu başka bir şey zannediyor. O bakımdan milletin derdiyle dertlenmeye, derdini hissetmeye başlamaları için hepimiz sorumluyuz 31 Mart’ta kazanacağız. Millet kazanacak.  O yüzden kıymetli dostlarım çok net ifade edeyim. 31 Mart’ta İstanbul’da… “var ya bir tane diyordu onlarda ‘burası önemli’ diye diye ekonomiyi perişan etti” İstanbul’da farkı ne kadar açarsak işlerimiz o kadar hızlanacak. Şaka değil bu gerçek. Bakın farkı mesela çok aştık, söylemeyeyim nazar değer kafamdakini. Farkı çok aştık imzalanmayan dosyalar bir haftada imzalanacak biraz azalırsa iki hafta. Onun için yapılan engellemeler kalkacak hiç şüpheniz olmasın. Çünkü dört sene sonra seçim var ya, bu sefer kara kara o seçimi düşünmeye başlayacaklar. Ben söyleyeyim, bizim kimseyle ayrımız gayrımız yok. Bakanlık o bakanlık ne kadar onunsa o kadar benim. İstanbul Büyükşehir Belediyesi ne kadar bizimse o kadar onun. Bizde öyle bir ayrımcılık yok ki parti devleti yok ki. Allah’ımıza şükür 18 Mart’ta söylüyorum Çanakkale Zaferi’nde söylüyorum. Atatürk bize öyle bir emanet verdi ki, onun sahibi bütün millet.

“BU ŞEHRİ İSRAFTAN, RANTTAN, İHANETTEN KORUYAYIM DİYE BENİ İŞ BAŞINA GETİRDİNİZ”

O düzen o zaman yıkıldı. Onun için koca mecliste yazıyor, ‘Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir’ hiç şüpheniz olmasın. Biz de onlarla iş birliği içinde çalışacağız. Onlar işini yapsın, biz işimizi yapalım. Bir ülkede rantçılık hakim olursa, dar gelirli hayatı her bakımdan zorlaşırsa İstanbul’da bunu uzun yıllar yaşadı. 2019’da işler değişmeye başladı. Rantçı anlayışını ne yaptık? Tarihe gömdük. Bitti o. Ne geldi? Halkçı ve icraatçı bir anlayış işbaşına geldi. Beş yıldır bir tek kamu arazisine yapılaşma iznini İstanbul Büyükşehir Belediyesi vermedi. Eskiden her mecliste dosyalar meclise girer çıkardı. Bir kişinin ayrıcalıklı bir kişinin, imar dosyası meclise girmedi, imarı açmadık. Kişiye özel yapmadık, yaptırmadık. Ama bakın bölge planlarını geçirdik. Şimdi onlar birinin tanıdıklarının imar dosyasını meclisten çıkarmayı bilirler ama mesela Tepecik’teki halkı mağdur eden bölge imarlarını çıkarmazlar. Niye biliyor musun? O işlerine gelmez. Biz halkın lehine olan 90’nın  üzerinde bölge imar planını meclisten çıkardık. Kamuya ait alanların, yapıların, sahillerin göl kıyılarının bir grup rantçı tarafından işgal edilmesine asla göz yummadık. Bizimle uğraştılar yıldırmak istedi geri adım atmadık. Geri adım atmam. Cesaretimi nereden alıyorum biliyor musunuz? Milletten,   sizden alıyorum. Halka ait alanları kendi mülkü gibi kullananlara bir milim eğilmedik, eğilmeyeceğiz. Ne dedik? Halka ait alanları halka veririz. Bir de ne dedik? Milletin parasını millete veririz kardeşim dedik o kadar net. Bizi bunun için seçmediniz mi? Biz de hakkını vereceğiz. İstanbul’da doğal ve tarihi zenginliklere gözümüz gibi bakıyoruz, bakacağız. Çünkü siz İstanbul’un Muhafızı olmamızı, İstanbul’u kötülüklerden koruyup o güzel çocuklara, buraya beni gelip dinleyen sevgili hanımefendilere, sevgili gençlerimize pırlanta gibi, güzel kızlarımıza yakışıklı oğullarımıza bu şehri tahrip olmamış, güçlenmiş ve güzellenmiş bir şekilde bırakmanın mücadelesini veriyoruz. Bu şehri israftan, ranttan, ihanetten koruyayım diye beni işbaşına getirdiniz. Ben sizin yüzünüzü kara çıkarmayacağım. Söz veriyorum size.

“DOĞAL KISIMLARI VAR, ORALARA DOKUNMAYACAĞIZ”

Bugün Büyükçekmece Gölü’nün muazzam tabiatının bir bölümünü, 1 milyon 200 bin metrekaresini hizmete açıyoruz.  Arkadaşlarımla konuştu. Dedim ki; arkadaşlar, milletimize şunu gösterelim. Biz, buraya atık su üreten şu bu koymayacağız? Buraya gözümüz gibi bakacağız. Buraya çöp getirecek, çöp taşıyacak hiçbir işi burada yapmayacağız. Burayı ne yapacağız biliyor musunuz? Birlikte koruyacağız. Tertemiz olacak. Doğal kısımları var. Oralara dokunmayacağız. Oralarda flamingolar, leylekler gelip, konup gidecekler. Bir de geleceğiz burada mis gibi hava alacağız. Temiz spor yapacağız. Vakit geçireceğiz. İçimiz huzur dolacak. Memleketini, şehrini koruyan en büyük milliyetçidir unutmayın. Doğasını, suyunu, havasını koruyan en büyük milliyetçidir. Benim Atatürk milliyetçiliğim, -bunu hep söylüyorum- memleketinin her insanını eşit gören milliyetçiliktir. Her insanın eşit gören, doğasını, vatanını, suyunu, toprağını korumak, en büyük milliyetçiliktir. Bir de kalkınmayı, icraatçılığı, ekonomik kalkınmayı, güvenlikle birlikte koruyan kavramdır milliyetçilik.”

İmamoğlu’nun konuşmasının ardından; CHP’nin eski genel başkanlarından Hikmet Çetin, CHP milletvekilleri Engin Altay, Zeynel Emre, Parti Meclisi üyeleri Cem Aydın, Ozan Işık, Büyükçekmece Belediye Başkanı Hasan Akgün, CHP Çatalca Belediye Başkan adayı Erhan Güzel, CHP İzmir Çeşme Belediye Başkan adayı Lal Denizli ve CHP Hakkari Belediye Başkan adayı Cüneyt Özbek tarafından kesilen kurdele ile Büyükçekmece Tepecik Göl Sahili, resmen vatandaşların kullanımına açıldı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/imamoglu-memleketini-sehrini-dogasini-suyunu-havasini-koruyan-en-buyuk-milliyetcidir/feed/ 0
Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak: Türkiye Yüzyılı gençlerin yüzyılı olacak https://www.haber28.com.tr/genclik-ve-spor-bakani-osman-askin-bak-turkiye-yuzyili-genclerin-yuzyili-olacak/ https://www.haber28.com.tr/genclik-ve-spor-bakani-osman-askin-bak-turkiye-yuzyili-genclerin-yuzyili-olacak/#respond Sat, 04 May 2024 02:36:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=16709 Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, büyüyen, genç, güçlü bir Türkiye olduğunu belirterek, “Türkiye Yüzyılı gençlerin yüzyılı olacak, Türkiye Yüzyılı sporun yüzyılı olacak, Türkiye Yüzyılı teknolojinin yüzyılı olacak.” dedi.

Bakan Bak, Malatya’daki programı kapsamında Vali Ersin Yazıcı, Büyükşehir Belediye Başkanı Selahattin Gürkan ve AK Parti Malatya milletvekilleri Bülent Tüfenkci ve İhsan Koca ile Selçuklu dönemi mezarlığı Kırkkardeşler Şehitliği’ni ziyaret ederek dua etti.

Melekbaba Gençlik Merkezi’ne geçen Bakan Bak, burada gençlerle curling oynadı.

“Şehrim için, gençlik için ilk oyum AK Parti’ye” programında gençlere hitap eden Bakan Bak, gençlik yılları ve okul hayatını anlattı.

Üniversitede dersler verdiğini, mühendislik yaptığını anlatan Bak, hep siyasetin içerisinde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yanında olduğunu, Erdoğan’dan insanlara destek olmayı, yardımcı olmayı öğrendiğini ifade etti.

Siyasi hayatı hakkında da bilgi veren Bak, gençlerin bu süreçte ülke için çok kıymetli olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın engelleri aşarak siyasette yol alan biri olduğunu, önüne ne engel koydularsa hep milletin, gençlerin desteğiyle aştığını hatırlatan Bak, “Gençlere milletvekili olma hakkını 18 yaşına indiren Cumhurbaşkanı’mızdır. Başörtüsü engelini kaldıran Cumhurbaşkanı’mızdır. Yapılmaz denen şeyleri yapan Cumhurbaşkanı’mızdır.” diye konuştu.

“Biz çılgın Türkleriz”

Erdoğan’dan öz güvenli olmayı öğrendiğini belirten Bakan Bak, şöyle konuştu:

“Biz Türk mühendislerinin yapabileceğini öğrendik. Ben yurt dışına giderken bana şunu söylemişti: ‘Bize lazım olanları al gel.’ ve bize öz güveni aşılayan odur. Biz yaparız. Ben gittiğim zaman da orada yurt dışında çalışırken de benim emrimde dört beş tane mühendis çalışırdı. Çünkü ben iyi bir mühendistim. Bize hep şunu söylediler. ‘Alman mühendisi yapar, İngiliz mühendisi yapar, Amerikan mühendisi yapar, onlar çok iyi yapar, onlar her şeyi yapar.’ Öyle bir şey yok. Bakın burada bir Türkiye var. Onların ‘siz yapamazsınız’ dediği, bize vermek istemedikleri pek çok şeyi biz yaptık. Kamerayı vermediler, kamerayı yaptık. İnsansız hava aracını vermediler, ‘Bozuk’ dediler. Şöyle dediler, böyle dediler, operasyonlarda vermediler? Ne oldu? Sayın Cumhurbaşkanı’mızın bu noktada savunma sanayine verdiği destekler var. Şimdi ne yapıyoruz? Kaan’ı da yapıyoruz. Kim yapıyor? Türk mühendisi yapıyor. Biz çılgın Türkleriz. Engel tanımayız. Yolumuzu açarız, yolumuza devam ederiz.”

Bak, her zaman Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yanında yer alan Malatya’nın 31 Mart’ta da destek vereceğine inandığını belirtti.

Türkiye’nin dört bir yanında 50 gençlik kampları olduğunu, geçen yıl 300 bin gencin bu gençlik kamplarından faydalandığını belirten Bak, “Dene yap atölyeleriyle, kodlamayla, yazılımla çok güçlü bir Türkiye var. Özellikle de Sayın Cumhurbaşkanı’mızın önderliğinde spor devrini yaşamaktadır Türkiye. Türkiye’nin dört bir yanında spor tesisleri yapıyoruz, stadyumlar yapıyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

Bakanlık olarak en önemli çalışmalarından birinin bağımlılıkla, uyuşturucuyla, kötü alışkanlıklarla mücadele olduğunu dile getiren Bak, “Ailelere diyoruz ki çocuklarınızı spor tesislerimize getirin, gençlik merkezlerimize getirin, gençlik kamplarımıza getirin, çocuklarımız diğer arkadaşlarıyla kaynaşsın. ve kendilerini geliştirecek işler yapsınlar.” diye konuştu.

“Gençlerimize güveniyoruz”

Gençlere güvendiklerini, gençlerin de Cumhurbaşkanı Erdoğan’a çok destek verdiğini dile getiren Bak, konuşmasını şöyle tamamladı:

“Biz gençlerimize güveniyoruz. İnşallah gelecekte de çok güzel işler yapacağız. Büyüyen, genç, güçlü bir Türkiye var. Türkiye Yüzyılı gençlerin yüzyılı olacak, Türkiye Yüzyılı sporun yüzyılı olacak, Türkiye Yüzyılı teknolojinin yüzyılı olacak. Biz büyüyen, gelişen, güçlü Türkiye istiyoruz. Bakın asla şunu unutmayalım. Recep Tayyip Erdoğan asla kimseden emir almaz. Sadece ve sadece rükuda eğilir. Hep dik durur. Diklenmeden dik durur. Milletine güvenir. Milletin adamıdır, sessiz yığınların sesidir, kimsesizlerin kimsesidir. O yüzden dünyada siyaset tarihinde üst üste 17 seçim kazanan, inşallah 18 seçimi kazanacak olan bir liderdir Recep Tayyip Erdoğan.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/genclik-ve-spor-bakani-osman-askin-bak-turkiye-yuzyili-genclerin-yuzyili-olacak/feed/ 0
Meral Akşener’den Cumhurbaşkanı Erdoğan’a çağrı: Emeklinin oyuna talibim https://www.haber28.com.tr/meral-aksenerden-cumhurbaskani-erdogana-cagri-emeklinin-oyuna-talibim/ https://www.haber28.com.tr/meral-aksenerden-cumhurbaskani-erdogana-cagri-emeklinin-oyuna-talibim/#respond Mon, 29 Apr 2024 23:24:35 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=16206 İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Bursa’dan, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a seslendi, “Tam bugünü sayarsak 16 günümüz var seçimlere. Emeklilerimize bayramda 7 bin lira ikramiye vereceksin, 11 bin lira seyyanen zam yapacaksın. Sonra en düşük emekli maaşını asgari ücret seviyesine getireceksin. Bu seçime kadar bunu yap oylar senin olsun. Ama emeklinin maaşını arttırmıyorsan ben emeklinin oyuna talibim” dedi.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Bursa Osmangazi’de iftar programına katıldı. Partisinin Bursa belediye başkan adaylarına oy isteyen Akşener, özetle şunları söyledi:

“Biz Türkiye’ye kazandırmak için kendimizden vazgeçtik. Biz ülkemize nefes aldırmak için kendimizden vazgeçtik. Biz kazanmamayı tercih ettik, kazandırdık ve zannettik ki ülkemiz bu kazançlar üzerine bu ucube sistemden kurtulur. Ama sonra anladık ki bu tahterevalli kavgasından herkesler memnunmuş. Bir taraf diyor ki ‘bize oy verin aksi takdirde Tayyip Erdoğan kalır’. Öbür tarafta diyor ki ‘bize oy verin Dem’liler gelir’. Seçmenin, milletin derdinin konuşulmadığı, Bursa’nın derdinin konuşulmadığı seçimler olur ve sonuçta bu millet çırak çıkar.

“EMEKLİLERE BAYRAMDA 7 BİN İKRAMİYE VER, 11 BİN LİRA SEYYANEN ZAM YAP, YAPMIYORSAN EMEKLİNİN OYUNA BEN TALİBİM”

Bugün iki tane ilçe gezdim, emekliler aç. Emekliyi konuşmayacağım da ne konuşacağım ben? Bursa’nın Orhangazi, Gemlik ilçesinde üzerinde hırka bile olmayan, sökük yelek olan 10 bin 500 lira emekli maaşı alan, evi kira, akşama ne pişireceğini bilmeyen yaşlı kadınlar, erkekler gördüm. Ben emekliyi konuşmayacağım da sırça köşklerde, saraylarda zevki sefa süren beyleri mi konuşacağız? Erdoğan’a bir kez daha sesleniyorum Cumhurbaşkanı olarak her şey elinizde. Bakın tam bugünü sayarsak 16 günümüz var seçimlere. Emeklilerimize bayramda 7 bin lira ikramiye vereceksin, 11 bin lira seyyanen zam yapacaksın. Sonra en düşük emekli maaşını asgari ücret seviyesine getireceksin. Bu seçime kadar bunu yap oylar senin olsun. Ama emeklinin maaşını arttırmıyorsan ben emeklinin oyuna talibim. Erdoğan diyorsun ki ekonomi bozulur. Ekonomiyi siz bozdunuz Suriyelilere para buluyorsun da emekliye mi bulamıyorsun?

“ERDOĞAN, 16 GÜN İÇİNDE 100 BİN ÖĞRETMEN TAYİN ET OYLARI AL”

Erdoğan seçimlerde mülakatı kaldıracağını söyledin, kaldırmadın. Buradan sesleniyorum; 16 gün içinde mülakatı kaldır bu gençlerin oyu senin olsun. Ama kaldırmıyor o zaman bu gençlerin, atanamayan öğretmenlerin… Böyle bir noktada 100 bin öğretmen tayin edeceksin Erdoğan. Etmiyorsam biz edeceğiz. Dolayısıyla ben atanamamış öğretmenlerin de haksızlığa uğramış gençlerin de oyuna talibim. Ama 16 gün içinde bu işleri yapıyorsan oylar helalinden senin olsun. Bunları konuşmaya devam edeceğiz. Çünkü bunlar bizim dertlerimiz yaralarımız.

“TÜRKOĞLU SEÇİLDİĞİ GÜNDEN İTİBAREN SİNAN ATEŞ’İN KATİLİNİ BULMAK İÇİN HERKESİ DÜRTER”

Selçuk Türkoğlu’nun bütün ömrü hayatı Bursa’da haksızlığa uğrayan kişiler adına aktivizmle geçmiştir. Zaman zaman kellesini ile top oynamıştır. Çünkü biz Türkiye’de kim vurduya gidilip arkasında kimsenin ne olduğunu sormadığını pek çok vaka biliyoruz. Bunlardan bir tanesi Sinan Ateş. Öğrenildi mi? Ne oldu, ne bitti? Biz peşinden koşmamıza rağmen herhangi bir ilerleme kaydedildi mi? Kaydedilmedi. Şimdi Selçuk Türkoğlu herkesin adına mücadele eden bir kardeşimiz. Düşünün Bursa Belediye Başkanı seçildiği günden itibaren bütün siyasetçileri dürter Sinan Ateş’in katilinin bulunması için.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/meral-aksenerden-cumhurbaskani-erdogana-cagri-emeklinin-oyuna-talibim/feed/ 0
İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, yaka kameralarının kullanımını duyurdu https://www.haber28.com.tr/icisleri-bakani-ali-yerlikaya-yaka-kameralarinin-kullanimini-duyurdu/ https://www.haber28.com.tr/icisleri-bakani-ali-yerlikaya-yaka-kameralarinin-kullanimini-duyurdu/#respond Fri, 26 Apr 2024 22:48:31 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=15855 İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, “Başta büyükşehirler olmak üzere jandarma ve polisimizin, trafik asayiş ekiplerinin yüz tanımalı -ASELSAN yapıyor bunu yerli ve milli hepsinde- bir yaka kamerası olacak. İstanbul’dan başlayacağız.” dedi.

İstanbul Ticaret Odası (İTO) Meclis Toplantısı’nda konuşan Yerlikaya, genç, yaşlı, kadın, erkek ayrımı yapmaksızın herkesin huzur ve güvenliğinin Bakanlığa emanet edildiğini söyledi.

Türk milletinin cesareti, samimiyeti ve işin doğru yapılmasını sevdiğini belirten Yerlikaya, “Bizim milletimiz eleştiri yapılsa bile hemen celalleneni değil, sabırla dinleyeni, daha sonra da tane, tane anlatanı sever. Bizim milletimiz hatasını fark ettiği zaman erdemlidir, hemen ondan dönüp doğrusunu yapanı sever. Özür dileyeni de sever, helallik dileyeni de sever. Ama bir başarı olduğu zaman havalanandan da pek hoşlanmaz çünkü başarı Allah’tan.” ifadesini kullandı.

Çalışma arkadaşlarına bu minvalde seslenen Yerlikaya, “Yolda yürürken bizim tempomuza ayak uydurmayan veya bizim bu ilkelerimize uymayan ve evrakta sabitlenenlerle yolumuzu ayırıyoruz. Daha detaya girmeye gerek yok. Ama başarıyı ödüllendirmekte cimri davranmıyoruz. Bir hata özellikle de kasıtlı bir hata yaptıysa cezalandırmakla da biz adalet ne diyorsa kesinlikle onu yapıyoruz.” diye konuştu.

“Önle-Yakala” mottosuyla hareket ettiklerini anlatan Yerlikaya, İçişleri Bakanlığı bünyesindeki çalışmaları anlattı.

Yerlikaya, 1 Haziran 2023-12 Mart 2024 tarihleri arasında PKK/KCK terör örgütüne yönelik Türkiye genelinde 18 bin 734 kırsal, 3 bin 500 şehir olmak üzere toplamda 22 bin 234 operasyon yapıldığını, 60’ı ölü, 640 sağ veya yaralı, 117 teslim olmak üzere 817 teröristin etkisiz hale getirildiğini belirtti.

Bu çalışmalarda ise 283 şehir operasyonunun İstanbul’da yapıldığını aktaran Yerlikaya, 514 gözaltı, 125 tutuklu, 144 adli kontrol işlemi olduğunu ve 87 teröristin etkisiz hale getirildiğini kaydetti.

Yerlikaya, FETÖ/DEAŞ ve sol terör örgütlerine yönelik operasyonlar ile engellenen terör eylemlerinin bilgilerini paylaştı.

Türkiye genelinde terörizmin finansmanına yönelik operasyonlara değinen Yerlikaya, 1 Haziran 2023 ila 12 Mart 2024 tarihleri arasında 183 operasyon yapıldığını bu kapsamda 1106 gözaltı, 179 tutuklu işlemi yapılarak 28 milyon 678 bin lira ele geçirildiğini söyledi.

Gri listeye vurgu yapan Yerlikaya, şöyle konuştu:

“Gri listenin alt parametre olarak kırk maddesi var, biz geldiğimizde dördü kalmıştı, 3’ü İçişleri, 1’i Adalet Bakanlığında. Bunların tamamını bitirdik biz. Tabii bu yaptığımız, birazdan yapacağımız organize suç örgütleriyle ilgili, diğer bu finansmanla ilgili yapılanların her biri sadece bunları siz görmüyorsunuz ki tüm dünya bunu izliyor, onlar da görüyor, söylüyorlar. Bunlarla ilgili yurtdışı basınında çok enteresan kalemler yazı yazıyor ve bütün bunlar öyle olumlu bir tesir yapıyor ki nisan ayında, mayısın ilk haftalarında bu komisyon gelecek yerinde son değerlendirmesini yapacak ve haziranın ilk haftasında da gri listeden ilk biz çıkacağımızı ümit ediyoruz, çünkü yapmamız gereken her şeyi yaptık. Eğer Mehmet Şimşek bakanımızın da ifade ettiği gibi ‘Halen’ diye bir karar alıyorlarsa bu da bizimle ilgili siyasi bir duruşla ilgilidir ki biz öyle bir şey yapacaklarına da ihtimal vermiyoruz, vermek istemiyoruz.”

Yerlikaya, organize suçlara yönelik yürütülen operasyonlarla ilgili olarak, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Şehirde bir tane eşkıya istemiyorum.” sözlerini aktararak, “Dedim ‘Sayın Cumhurbaşkanım talimat bu, destek bu olduktan sonra Allah’ın izniyle. Her zaman bunu söylüyorsunuz zaten, baş üstüne. Adalet Bakanlığı savcılarımıza, mahkemelerimize, Hazine ve Maliye Bakanlığımızla, MASAK ve diğer ilgili kurum ve kuruluşlarla biz İçişleri Bakanlığı olarak müthiş bir uyumun bereketi diye. Uyum, bereket nasıl oluyor biliyor musunuz? ’12 aydan beri fiziki teknik takip planlı hareket yapacağım diye uğraşırken ya bu neredeyse 4 ayda bitiyor.’ diyor, dedik ya bereket bu.”

İlgili bakanlıklarla uyumlu bir süreç geçirdiklerini kaydeden Yerlikaya, “Bir organize suç örgütüyle ilgili ‘mış’ gibi yapmak yok. Dosyayı öyle bir yapacaksınız ki savcılarıyla, mahkemeyle görüştüğümüz zaman, arkadaşlarımız konuştuğu zaman ‘Dosya dolu mu?’ diyorum ben, adamlar diyor ki ‘Efendim Allah sizden razı olsun, İçişleri ailesinden öyle bir dosya geldi ki cuk, hareket edemeyecek.’ dosya böyle.” dedi.

Çalışma arkadaşlarına verdiği talimatları aktaran Yerlikaya, şöyle konuştu:

“Biz organize suç örgütleriyle ilgili valilerimize, emniyet müdürlerimize, arkadaşlarımıza, istihbaratıma verdiğim talimat şu, bakın aynı şeyi size de söylüyorum, ekranda da söylüyorum diyorum ki ey valilerim, ey müdürlerim, paşalarım bakın ‘Bir şehirde benim vatandaşıma musallat olan bir yerel, bölgesel, ulusal, uluslararası niteliği önemli, bir çete var. Bunu vatandaş biliyor ve halen siz makul, mantıklı, beni ikna edeceğiniz bir sebepten dolayı fişi takmadınız, kamerayı görmediniz, izleyip yani planlı, projeli bir iş henüz yapmadıysanız kusura bakmayın ben sizle yürümem, durdurmam ben sizi orada, hayatta sizle yol yürümem.’ diyorum. Çünkü ben de dahil hepimizin bu aziz milletimizin içerisinde yetiştirdiği öyle güzel alternatiflerimiz var ki hepimiz için böyle. Yani reel sektörde nasıl bir rekabet varsa kamuda da ‘Bakanım bir de beni müdür yap da bak ben nasıl cevvalim.’ diyen bir sürü insan var. ya hakkını ver ya da bizim önümüzden çekil, biz koşmak istiyoruz.”

Yerlikaya, yaptıkları çalışmaları anlatmasının ardından Samsun’da oğlu uyuşturucu maddeyi bırakan bir annenin kendisine yazdığı teşekkür mektubunu okudu.

Asayiş başlığındaki verileri anlatırken emniyet güçlerinin yakasına kamera takılacağını dile getiren Yerlikaya, şu ifadeleri kullandı:

“Başta büyükşehirler olmak üzere jandarma ve polisimizin, trafik asayiş ekiplerinin yüz tanımalı -ASELSAN yapıyor bunu yerli ve milli hepsinde- bir yaka kamerası olacak. İstanbul’dan başlayacağız. Bu personel ve araç işini de biz en yeni, en donanımlı araçları trafik ve asayiş ekiplerimize vereceğiz. 2 yıl içerisinde ASELSAN’la öyle anlaştık yüz tanımalı yaka kamerası şimdi her yerde bunlar olacak sadece ana arterlerde değil. Yarın bir gün araçlar durdurulduğu zaman diyecek ki kardeşimiz -latife yapıyorum dikkat toplamak için- ‘Sen benim kim olduğumu biliyor musun?’ diyecek, o da ‘Sen hiç zahmet etme şimdi yaka kamerasından senin cemaziyelevvelin zaten benim ekranıma düşüyor.’ diyecek. Bakın dünyada sistem bu, aynısı bizde de oluyor ve bu yerli ve milli oluyor.”

Bakan Yerlikaya, bu teknoloji sayesinde polis ve vatandaşlar arasında yaşanan olayları tespit edebileceklerini anlattı.

Yerlikaya, göçle ilgili olarak da yoğun çalışmalar sürdürdüklerini belirterek eğer organize edilirse İTO’dan bir ekibi de hudut güvenliğini gözlemlemek üzere sınırda ağırlayabileceklerini söyledi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/icisleri-bakani-ali-yerlikaya-yaka-kameralarinin-kullanimini-duyurdu/feed/ 0
Marmaris Belediye Başkanı Mehmet Oktay Görev Süresini Değerlendirdi https://www.haber28.com.tr/marmaris-belediye-baskani-mehmet-oktay-gorev-suresini-degerlendirdi/ https://www.haber28.com.tr/marmaris-belediye-baskani-mehmet-oktay-gorev-suresini-degerlendirdi/#respond Thu, 25 Apr 2024 22:24:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=15724 Marmaris Belediye Başkanı Mehmet Oktay, 5 yıllık görev süresini değerlendirdi. Oktay, “Zor bir görev süresini geride bırakıyoruz. Ama başardığımız en büyük şey huzuru sağlamak oldu. Göğsümüzü gere gere bayrağı teslim ediyoruz” dedi.

Marmaris Belediye Başkanı Mehmet Oktay, canlı yayın konuğu olduğu televizyon programında 5 yıllık görev süresini değerlendirdi. Oktay, “Kentte en büyük başardığımız şey şuydu; biz tüm kesimlerle barışık gittik. Toplumda huzuru sağladık. Yeni gelen arkadaşımızdan ricam Marmaris’teki huzuru kendi çıkarları uğruna bozmasınlar” diye konuştu.

“KENTİN MENFAATLERİNİ DÜŞÜNDÜK”

İlk olarak eski belediye binasının bulunduğu yerde devam eden inşaat çalışmasıyla ilgili soruyu yanıtlayan Başkan Oktay, “Geçtiğimiz Eylül ayında projelerimizin lansmanını yapmıştık. Bunların hepsi kent menfaatine olan projeler. Bu arsada da meclis kararıyla, yap işlet devret modeliyle 25 yıllığına ihaleye çıktık. Birinci ihalemizde katılan olmadı, ikincide de olmadı. Üçüncü ihalede bir katılımcı oldu. İhaleyi de Çevre Şehircilik Bakanlığı’nın açıkladığı rakamlara göre yaptık. İhale şartlarına göre Belediye, ilk 10 yıl için TÜFE artışıyla birlikte sabit kira artı elde edilen cirodan yüzde 1, 10’uncu yıldan sonra yüzde 3 pay alacak. Biz bunları yaparken kentin menfaatini düşünerek hareket ettik” dedi.

Açıklanan diğer projelerde de ekonomik şartlar nedeniyle ihaleye çıkılmasına rağmen talep olmadığını belirten Oktay, şöyle devam etti:

“Bunlar tamamen kamu menfaati olan, ilçeye katma değer yaratacak, istihdam yaratacak projelerdi. Eylül ayında açıkladığımda herkes oradaydı. O günle bugün arasında ne fark var? Burayla ilgili açıklamalar yapan benden önceki sayın başkana o zaman şunu sormak lazım; siz Marmaris’teki mülkiyeti belediyeye ait mülkiyetini satmadınız mı? Biz satış yapmadan, eldeki imkanlar içerisinde bu modeli tercih ettik. Kamuya daha iyi hizmet etmek için bu yola gittik. Hiçbir zaman kolaya kaçmadık. Elimizi değil, gövdemizi koyduk. Hiçbir mülkü satmadım, mevcut varlıkların değerlendirmesini yaptım.”

Sinpaş’ın İçmeler’deki projesiyle ilgili açıklamalarda bulunan Oktay, “Belediye olarak biz yasalara göre gitmek durumundayız. Hiçbir şekilde keyfi davranmadım. Yasa neyse onun üzerinden yürüdük. Biz eşitlikten, adaletten yana yer aldık. Ki mahkeme bizim lehimize karar verdi. Ama kamuoyunda siyasi malzeme olsun diye başka yerlere çekiliyor” dedi.

“CHP’LİLİĞİMİ KİMSE ELEŞTİREMEZ”

Tekrar aday gösterilmemesine değinen Başkan Oktay, “Şunu söylemem lazım siyasi kariyer anlamında benim kariyerimde ikinci bir insan yok. Gençlik kolu başkanlığından meclis üyeliğine, ilçe başkanlığından belediye başkanlığına kadar bu partinin her kademesinde görev aldım. Bu yönden beni eleştirmeye kalkanların partililiğinden şüphe ederim. Her konuda mütevazi kalırım, bu konuda kalmam. Aday gösterilmeme konusunda da kesinlikle bir kırgınlığım söz konusu değil. Mevki, makam, koltuk peşinde değilim. Bunu tamamen partimin beni görevlendirmesi olarak addettim. Buna yönelik çalıştım. Adayımızı da tebrik ettim, tanıtım toplantısına da katıldım. Belediye çalışmalarından fırsat buldukça da seçim ofisi açılışlarına katılıyorum” açıklamasını yaptı.

“EN ZOR DÖNEMİ BİZ YAŞADIK”

Başkan Oktay, “Marmaris Belediye tarihinin en zor dönemini biz yaşadık. İlk başta Thomas Cook operatörünün iflasıyla başladık. Bununla ilgili hemen aksiyon aldık ancak açığı kapatalım derken pandemiye yakalandık. Pandemide yaşanılanlar çok çabuk unutuluyor, insanlar evinden bir adım öteye gidemedi. Pandemi devam ederken çok büyük yangınlar yaşadık. Depremler Marmaris’te olmadı ama çok sert şekilde bizi de vurdu. Seller, kar ve dolu bizi buldu. Tüm bu felaketlerde ben ve belediye personelimiz hep sahadaydık. Bunlar hizmeti etkilemez diyenlere cevap vermeyi zül addediyorum” dedi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/marmaris-belediye-baskani-mehmet-oktay-gorev-suresini-degerlendirdi/feed/ 0
Prof. Dr. Naci Görür’den kentsel dönüşüm çağrısı https://www.haber28.com.tr/prof-dr-naci-gorurden-kentsel-donusum-cagrisi/ https://www.haber28.com.tr/prof-dr-naci-gorurden-kentsel-donusum-cagrisi/#respond Thu, 25 Apr 2024 06:00:30 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=15681 Türk jeolog ve deprem bilimci Prof. Dr. Naci Görür, depreme dirençli bir şehrin inşa edilmesi gerektiğini belirterek, İstanbul’da beklenen depremin büyüklüğünün 7.2 ile 7.6 arasında olabileceğini belirtti.

Deprem uzmanı Prof. Dr. Naci Görür, TGRT Haber’de Medya Kritik programında muhtemel Marmara depremi ile ilgili dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Prof. Dr. Naci Görür, “1766 yılında 3 ay arayla fay hatları kırılmış, dolayısıyla İstanbul’da 3 ay arayla 7 ve 7’nin üzerinde iki depremle karşı karşıya kalmıştır. Bu oldukça tehlikeli bir konudur. Fay hatlarının ikisi birden kırılırsa, 7.5 ve 7.6’ya kadar çıkma ihtimali var. Bu tehlike karşılığında 1999 yılından bu yana yapılan araştırmalarda, depremler ve depremlerin neden olabileceği olaylar, İstanbul’un nasıl tepki vereceği, nerelerde çaresiz kalacağı, en fazla kayıpların nasıl olacağı uzun zamandır çalışılıyor. Şahsen benim başkanlığımda, bütün Marmara Bölgesi’nde 8 tane uluslararası gemiyle, Türk gemisi de içlerinde var. Bu çalışmaları yaptık. İstanbul’un neresinin zafiyet içerisinde olacağını, zayıf karnımızın neler olduğunu, hangi bölgeler olduğu biliniyor. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı umarım ki, kenti depreme hazırlamak için gerekenleri yapacaktır. Bu gerekenlerin arasında da kentin, bileşenleri vardır. Kent depreme rastgele hazırlanmaz. Bugünkü siyasilerin, önemli bir kısmının düşündüğü gibi İstanbul’u depreme hazırlamak deyince, hemen akıllarına yapı stoku geliyor. Yapı stokunun gelmesinin de nedenleri var. İnşaat, güzel binalar yapılıyor. Halk memnun, müteahhit memnun, belediye başkanı memnun. Elbette güzel, kentin yapı stokunu yenilemek deprem için de iyidir. Zararı azaltır. Ama İstanbul’u sade yapı stokuyla depreme hazırlamak mümkün değil. Kentin bütün bileşenlerini, halkı, alt yapıyı, yapı stokunu, ekosistem ve çevreyi, ekonomiyi aynı anda bütünleşik olarak depreme hazırlarsanız, kenti depreme hazırlamış olursunuz” dedi.

“İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayları depremi ciddiye alıyorlar”

Bir belediye başkan adayının ekibinde ben yer almadığını ifade eden Prof. Dr. Naci Görür, “Benimle hemen hemen bütün belediye başkanı adayları görüştüler. Muhalefet, ana muhalefet ve iktidar partisinde olanlar da dahil. Kimi danışmanlık, kimi birlikte çalışmayı teklif etti. Ben bir bilim adamıyım. Dolayısıyla siyaset üstü kalma gibi bir zorunluluğum var. Benim sesimin herkese ulaşması lazım. Hangisi olursa olsun her birine, ‘benim bilgime ihtiyaçları varsa tüm bilgilerimi vermeye hazırım’. İstanbul’da da değil farklı şehirlerden de beni çağırıyorlar. Ben Türkiye’nin hemen hemen çoğu yerine gidiyorum. Bir kenti nasıl dirençli yaparız onu anlatıyorum. Zaten çözüm de deprem dirençli kentlere sahip olmak. Sağlam kentler kurmak için uğraşılmalı, vitrin siyaseti yapılmamalı. Bu dönemde başkan adayları depremi ciddiye alıyorlar. Bu seçimde beni en çok da memnun eden şey bu. Eskiden bu kadar değillerdi. İşin ciddiyetle sürdürülmesi lazım” ifadelerini kullandı.

“İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve merkezi hükümet arasında uyum yok”

Siyasetin bir tarafa bırakılarak deprem çalışmalarının yapılması gerektiğini vurgulayan Görür, “İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve merkezi hükümet arasında uyumlu bir çalışma yürütülmüyor. Bütün dünyada İstanbul gibi büyük bir kenti, iki güç bir arada olmak suretiyle hazırlayabilir. Burada artık siyaset, farklı parti, bizden, sizden diye bir şey düşünülmemesi lazım. İnsanlarımızın can güvenliği önemli. Nihayetinde milyonlarca insan yaşıyor. Koca İstanbul’u deprem dirençli şekilde İBB tek başına yapamaz. Hükümette, belediye olmadan yapamaz. Dolayısıyla bu konularda siyaset keşke bir tarafa bırakılabilse ve güç birliği yapılsa. İBB ve merkezi hükümet arasında hiç birlikte hareket etme yok. İBB’nin yaptığı KİPTAŞ var, onun da belirli bir bütçesi var. Ben hep, ‘neden KİPTAŞ ile AFAD birlikte çalışmıyor’ diye düşündüm. Bu halka güven verecektir. Bunu şimdilik göremiyorum ama belediye başkanlarının da işi ciddiye aldığı da bir gerçek. Söylemleri de ortadadır. İmamoğlu, İstanbul’un en büyük sorununun deprem olduğunu sürekli söylüyor. Aynı şekilde Murat Kurum da onları söylüyor. Halkı ikna etmeye çalışıyor. Ben söylemlerde bir sorun görmüyorum. Dedikleri yapılırsa, İstanbul deprem açısından çok şey kazanacaktır” şeklinde konuştu.

“Bizim derhal deprem dirençli kentlere yönelmemiz lazım”

Deprem dirençli kentlere yönelmek gerektiğini söyleyen Görür, “Japonya’da geçtiğimiz günlerde 7.6 büyüklüğünde deprem oldu ve 120 kişi tesadüfen öldü. Biz her depremde 20 bin, 50 bin civarında ölüm veremeyiz. Bu dünyanın yadırgadığı bir durum ve bu bize yakışmıyor. Siyasilerin ‘beka meselesi’ dediği şeyleri anlamıyorum. Esas beka meselesi depremdir. Biz bu asrı nasıl çıkaracağız. Bizim derhal deprem dirençli kentlere yönelmemiz lazım. Yapacak her şeyimiz de var. Siyasi bir irade istiyorum. Siyaset üstü davranacak. Yasayı çıkarak, bakanlık bile siyaset üstü olacak. Biz 10 – 15 senede ülkeyi deprem dirençli hale getirebiliriz. Marmara Bölgesi’nde daha çok korkuyorum. Sebebi de, GAYRİ Milli Safi Hasıla’nın yaklaşık yüzde 60’ını Marmara Bölgesi tedarik ediyor. Bu bölge de ekonominin çarkları, Güneydoğu Bölgesi’ndeki gibi durursa, Türkiye diz üstü çöker. Türkiye’nin bırakın ekonomik bağımsızlığını, siyasi bağımsızlığını bile tartışır duruma geliriz” diye konuştu.

“Tarihte Marmara’da farklı büyüklükte depremler olmuş ki yine olacak”

Marmara Bölgesi’nde depremin olacağına dair belirtiler bulunduğunu ifade eden Prof. Dr. Naci Görür, “Karadan geçen ayrı ayrı fay hattı yok. Deniz içinden Körfez’den giren ve Tekirdağ’dan çıkan, uzunluğu 160 kilometre olan Kuzey Anadolu Fayı’nın Kuzey kolu var. Deprem tam burada. İstanbul’u karadan büyük ölçüde etkileyecek faylar yok. Kimi depremciler-yer bilimciler fay tartışması yapıyor. Çok merak ediyorsan bilimsel araştırmayı yap kardeşim. Halkın huzuruna çıkıp fayı konuşuyor. Biz bir şey biliyoruz ki, tarihte Marmara’da belli büyüklükte depremler olmuş ki yine olacak. Olacağına dair belirtiler de var. 1999 depremi oldu ve 1912’de de Şarköy depremi oldu. 1766’dan beri Gölcük ile Şarköy arasında deprem olmadı. Biz buna ‘deprem boşluğu’ deriz. Jeoloji de bir kural var. Bir yerde deprem boşluğu varsa, o boşluk doldurulmak zorundadır. Bu kadar belirginken bu arkadaşların bu konuşmalarını yapmasını anlamıyorum. Biz bir depremi bekliyoruz” dedi.

“Marmara’da 7 ve üzerinde deprem olma ihtimali yüzde 47”

İstanbul’un uzatmaları oynadığını söyleyen Görür, “6 sene içinde artı-eksi olarak, 10 sene içinde deprem olması bekleniyor. Biz uzatmaları oynuyoruz. Çok fazla bekleyecek durum yok. Marmara’da 7 ve üzerinde deprem olma ihtimali yüzde 47. Bizim deprem öncesinde ve sonrasında neler yapmamız gerektiğini konuşmalıyız. İş ‘yat-çök-kapan’dan ibaret değil. Bunun ötesine gitmek lazım. Vatandaş önce oturduğu yer, deprem dirençli mi diye ölçtürecek. Kiminle görüşmesi gerektiğini bilecek. Belediyeler ve bakanlıkta bu hizmeti verecek. Vatandaşlar ve devlet el ele verip bunun üstesinden gelmelidir. Depreme hazır olmanın en önemli bileşeni biri halktır. Bir halkı deprem bilinçli, deprem kültürlü, deprem anlayışlı yapılmadığı sürece kent depreme hazırlanmaz. Belediye başkanları arkasını döndüğü zaman, halk 10 tane kaçak bina yapar. 15 tane de kaçak balkon yapar. 3 tane kat yapar. Filizleri bırakır, yarın kızım evlenecek ona ev yaparım diye düşünür. Seçim geçer, 4. katı da çıkar. Bunu kötülüğünden yapmıyorlar. Bilmiyorlar, anlamıyorlar. Zararın oradan geleceğini düşünmüyor. Şu an İstanbul’da deprem olsa, 11 ilin toplamından daha fazla can ve mal kaybı olur. İstanbul depreminde 50 binden fazla can kaybı olabilir. İleri teknolojik toplumları olanlar bu depremlerde fazla ölüm verenleri geri kalmış olarak görüyor. O toplumda muhakkak bir sorun var diye düşünüyorlar. Bir ölçü de haklı olabilirler. Kendi insanımız, çoluk çocuğumuzu korumamız lazım. Bir kenti deprem bilincinde, kültüründe ve depreme dayanıklı, bütün bileşenleriyle yaparsan, o kent ileriye dönük gelişerek gider. Bu faylar 13 milyon senedir deprem üretiyor ve milyonlarca yıl da üretecek. Bu bitti diyeceğimiz bir olay değil” ifadelerinin kullandı.

“İnsanları İstanbul’dan, Anadolu’ya gitmeye teşvik edeceksin”

Devletin deprem projesi hakkında konuşan Naci Görür, “Celal Şengör, dahilik ve deha arasında düşünce tarzı olan bir bilim insanı. Celal öyle ülkeyi, terk etmez. Zaten isteseydi yurtdışında olabilirdi. Şimdiye kadar giderdi. Zaten ‘İstanbul’dan gideceğim’ derken Çanakkale’den bahsediyor. İstanbul’da nüfus artarsa depremde daha fazla can kaybı olarak geri döner. İstanbul’da 600 bin bina yapacaksanız, 600 bin binayı da yıkacaksın. Yeşil alana dönüştüreceksin. Deprem toplanma alanını dönüştürülmesi lazım. İstanbul’da bina yapmayacaksın, İstanbul’da nüfusu azaltacaksın. Mümkünse insanları İstanbul’dan, Anadolu’ya gitmeye teşvik edeceksin ve destek vereceksin. Sanayiyi İstanbul’dan seyreltip, Anadolu’ya taşıyacaksın. Vatandaş iş, AŞ ve yer bulsa gidecek. Devletin en büyük projesi bu olmalı. Afetle de belli ölçüde mücadele ediyoruz. Vatandaş 30 sene sonrasını düşünemeyebilir ama devlet düşünmelidir” dedi.

İstanbul’da en fazla depremden etkilenecek ilçeler

Türkiye’nin her yeri deprem kuşaklarıyla dolu olduğunu aktaran Prof. Dr. Naci Görür, ” Zamandan bağımsız, gün gelecek bir kalktığımız zaman insanlarımız bununla karşı karşıya kalabilir. Dolayısıyla insanlarımızın korkması değil, bir ayağa kalkması lazım. Bilinçlenmesi gerekiyor. Sahalara gelince, Avrupa Yakası’ndan özellikle kıyıdan 10 kilometre içerisindeki şeritte ve Silivri’ye kadar olan alan, depremde en fazla kayıp veren yerler olacaktır. Anadolu Yakası’nda ise kıyıdan başlayıp ve o 10 kilometrelik kuşak dolgu alanları etkilenecektir. 1999 depremi olduğunda bazı bölgelere gittik ve belediye başkanlarına ‘imar ve iskan vermeyin’ diye yalvardık. Zemin bozuk, sıvılaşma var. Nüfusu arttırmayın dedik. Tuzla ve çevresi, Kartal, Maltepe, Kadıköy’ün denize yakın alanları etkilenebilir. Kuzeye doğru gittikçe fazla bir sorun yok. Şöyle bir genelleme geçerli olabilir. Haritayı gözünüzün önüne koyun, ikinci boğaz köprüsüne paralel sağa sola çizgi çizin. Bu eğrinin güneyindeki alanlar depremden daha fazla etkileneceklerdir. Kuzey’inde yer alanlar ise görece daha az etkilenecektir. 7.2 ile 7.6 arasında deprem olacaktır ve bunlardan etkileneceklerdir. 1999 yılından beri bağırıyoruz, bizi kimse ciddiye almadı. Daha yeni yeni siyasetçiler bizi dinlemeye başladı” şeklinde konuştu. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber28.com.tr/prof-dr-naci-gorurden-kentsel-donusum-cagrisi/feed/ 0
AK Parti’nin Devrek Belediye Başkan Adayı Özcan Ulupınar, Mahalle Sakinleriyle Buluştu https://www.haber28.com.tr/ak-partinin-devrek-belediye-baskan-adayi-ozcan-ulupinar-mahalle-sakinleriyle-bulustu/ https://www.haber28.com.tr/ak-partinin-devrek-belediye-baskan-adayi-ozcan-ulupinar-mahalle-sakinleriyle-bulustu/#respond Wed, 10 Apr 2024 21:12:43 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=13786 AK Parti’nin Devrek Belediye Başkan adayı Özcan Ulupınar, ilçede mahalle sakinleri ile aile çay bahçesinde bir araya geldi. Ulupınar Devrek’e ve hizmetlere odaklanacaklarını belirtti. Ulupınar, “Elini sıkmadığımız, kapısını çalmadığımız kimse kalmayacak” diyerek, tüm vatandaşlara ulaşma sözü verdi. 31 Mart’ta “Yeniden Devrek” diyerek şehrin kalkınması için çağrıda bulundu.

Devrek ilçesinde aile çay bahçesinde mahalle sakinleri ile bir araya gelen Ulupınar; “Saygıdeğer mahalle sakinlerim, çığ gibi büyüyeceğiz, çünkü Devrek hizmete susamış. 2002’den bu yana bizleri hiç yalnız bırakmadınız. Ne kadar teşekkür etsek azdır. Sizdeki sevgi ve heyecan böyle olduğu sürece bizdeki hizmet aşkı artarak devam edecektir. Salonlara sığmıyoruz. AK Parti kurulduğundan beri Zonguldak’ta Devrek birinci olmuştur, sizlerin sayesinde. Bundan sonra da inşallah beraber güzel işler başaracağız. 12 seçime girmiş bir kardeşiniz olarak biz vatandaşlarımızın bakışından, konuşmasından anlarız” dedi.

“Devrek arada bir değil, her zaman sevdamız”

Ulupınar, “Buradan soruyorum. 40 milyon borcu 200 milyon liraya nasıl çıkardın? Bana cevap ver” diyerek şöyle devam etti:

“Bizi gören her yüz kişiden 98’i sarılıyor. Bu bize olan sevgiden ziyade mevcut başkana olan tepkidendir. Mevcut başkan ne şehri imar edebilmiş ne de gönüllere girebilmiş. Allah kimseyi onun durumuna düşürmesin. Tıpkı 2004’teki gibi problemli bir belediye devralıyoruz. Şimdi iflas etmek üzere olan bir belediye devralacağız. Burada soruyorum 40 milyon borcu 200 milyon liraya nasıl çıkardın bana cevap ver. Sayın başkan 160 milyonluk bu ilçeye ne kazandırdın bana cevap ver. Değerli kardeşlerim seyir terası kapalı, çökme riski var. Bir saat kulesi, onun haricinde, bu belediye başkanı 13 vaatte bulundu. 10 tanesini gerçekleştirmemiş. Soruyorum, Heyelan zedelere konutları ben yaptırdım diyor, doğru değil, devlet yaptırdı. Mekekler sosyal tesisini “Ben yaptırdım” diyor, doğru değil. Vatandaşlar, milli eğitim ve özel idare yaptı. Tarım ürünleri projesi vardı yapıldı mı, hayır? Hayvanat bahçesi projesi vardı yapıldı mı? Hayır. Hamam yapacağım dedi, yapıldı mı? Hayır. Devrek Belediyespor tesisi Mesut Özil tarafından yaptırıldı, onu da “Ben yaptım” dedi, doğru mu? Hayır. Cumhuriyet Meydanı Sayın Semerci döneminde yapıldı, onu da “Ben yaptım” diyor, doğru mu? Hayır. Bayrak Tepe Projesi vardı, yapıldı mı? Hayır. Arasta Çarşı Projesi vardı yapıldı mı? Hayır. Eski Anaokulu Projesi vardı, yapıldı mı? Hayır. Egemenlik Mesire Alanını da “ben yaptım” dedi, doğru mu? Hayır. Devrek Şehitler Anıtı, Çocuk Parkı Projesi ve Devrek Yaşam Projesi vardı, yapıldı mı bunlar? Hayır. Ücretsiz WİFİ projesi, Devrek Kart Projesi vardı, yapıldı mı? Hayır. O zaman nasıl güveneceğiz?!

“Sebepsiz zenginleşme var”

Belediyenin iki çalışanının cezaevinde olduğunu bir çalışanının denetimli serbestlik ile dışarıda olduğunu söyleyen Ulupınar, “Ne yapıldı biliyor musunuz? Sebepsiz zenginleşme var, 160 milyon borç yapıldı. Kıymetli kardeşlerim belediyenin 2 çalışanı cezaevinde. Bir çalışanı denetimli serbestlikle dışarıda, daha önce bir çalışanı görevden uzaklaştırıldı. Sen bunlar bu işleri yaparken neredeydin kardeşim? Neden bunlara göz yumdun? Tüm zamanların en beceriksiz başkanı görev başında. Kaymakam beyin uyarıları var, AFAD’ın uyarıları var, sel uyarısı yapıldı, ama ne yaptılar? Konser yapıldı. Uyarıları dinleselerdi bu kadar zarar olmayacaktı. Karşıyaka’yı toparlayamadı, orayı devlet toparladı. 2 tane personel görevlendirildi, 60 tane iş makinasını devlet gönderdi, Karşıyaka’yı devlet toparladı. Yarına kalır ama yanına kalmaz. Er ya da geç hukuka da Allah’a da hesap vereceksiniz. İşçileri tehdit ediyorlar, müteahhitleri tehdit ediyorlar, esnafları tehdit ediyorlar. Ne yaparsan yap 23 gün sonra yoksun. Hem de tarihi bir fark yiyeceksin. Kıymetli kardeşlerim, 2004’te bu kardeşiniz görevine geldi. Belediye çalışanlarının %90’ı bana oy vermemişti. 2009’da ise yüzde 90’ı bana oy verdi. Çünkü neden? Onlar biz geldikten sonra ikramiyelerini almaya başladı, maaşlarını almaya başladı, biz geldikten sonra onlar kıdem tazminatlarını almaya başladı. Hepsi ev araba sahibi oldu. Kıymetli kardeşlerim böyle giderse Devrek Belediyesi maaş ödeyemeyecek hale gelecektir, esnaflara olan borçlarını ödeyemeyecek hale gelecektir. Devrek Belediyesi aç gözlü yöneticiler tarafından yönetilmektedir. Tüyü bitmemiş yetimin hakkını sormazsak insan değiliz. Hiç bir işçi kardeşimizin ekmeği ile oynamadık oynamayız. Ne konuşuluyor? Yolsuzluk, usulsüzlük. Devrek’te hizmet değil yolsuzluk konuşuluyor. Üçlü çete var, bunlardan hesap soracağız. Bu millette bunlara gereken dersi verecektir. Devrek yol ayırımında; ya dürüstlük ya yolsuzluk. ya temizlik ya toz toprak çöplük. Devrek sokakları yıllardır yıkanmıyor, köpeklerden geçilmiyor, hizmet yok. Otuzlu yaşlarda başarmıştık, bugün bu tecrübeyle çok daha iyisini yapacağız. Tüm projelerimizde bakanlıklarımızdan destek alacağız. Kıymetli kardeşlerim belediye yer gösterir, hükümet yatırımlar yapar. Biz adliyeyi, öğretmen evini, hastaneyi, huzur evini, engelsiz yaşam merkezini, jandarmayı, yurtları, fen lisesini, terminal, Pazar yerini bu şekilde yaptık, daha fazlasını yapacağız. Belediye başkanına buradan sesleniyorum: Meydan boş değil, Devrek sahipsiz değil. İftira sataşma olduğunda misliyle karşılık vereceğiz. Kimseye iftira atmıyoruz, gerçekleri konuşuyoruz. Devrek’i rezil ediyorsun, artık yeter. Çok güzel projelerle geliyoruz. 3 etap TOKİ yapacağız. Hamam yapacağız, otopark sorunumuz var, otopark yapacağız. Şehrin altyapısını yenileyeceğiz. Şehrin trafik sorununu çözeceğiz. Devrek’i önce temizleyeceğiz, sonra düzenleyeceğiz sonra da güzelleştireceğiz. Memlekete borcumuz var, bu borcumuzu hizmet ederek ödeyeceğiz” ifadelerine yer verdi. – ZONGULDAK

]]>
https://www.haber28.com.tr/ak-partinin-devrek-belediye-baskan-adayi-ozcan-ulupinar-mahalle-sakinleriyle-bulustu/feed/ 0
AK Parti İzmir İl Başkanı: İzmir’deki Ulaşım Tartışmaları Manipülasyondur https://www.haber28.com.tr/ak-parti-izmir-il-baskani-izmirdeki-ulasim-tartismalari-manipulasyondur/ https://www.haber28.com.tr/ak-parti-izmir-il-baskani-izmirdeki-ulasim-tartismalari-manipulasyondur/#respond Sat, 06 Apr 2024 00:00:12 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=13166 AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in “Ulaşımda 120 dakika ücretsiz aktarma” tekliflerinin UKOME tarafından reddedildiği iddiasının tartışma konusu olmasına yönelik bir açıklama yaptı. Yasal işleyişe göre ortada bir ret olmadığını yineleyen Başkan Saygılı, konunun maniple edildiğini vurgulayarak; “Dostlar alışverişte görsün misali, kaldırdıkları ve İzmirlileri bile isteye mağdur ettikleri uygulama ile ilgili yersiz, asılsız bilgilerle gündem olmaya çalışıyorlar. Bunun başka tarifi yok. Ne yazık ki körfezden, trafiğe birçok alanda, büyük konuştukları yerlerden imtihandalar. İzmir ve İzmirliler umurlarında olsaydı o uygulamayı hiç kaldırmazlardı. Verdikleri diğer sözleri de tutarlardı” dedi.

“Top kalededir, artık çıkmaz”

İzmir’e reva görülenin çok daha büyük boyutlarda olduğuna dikkat çeken Bilal Saygılı, şu ifadeleri kullandı:

“Yasa ve yönetmelik ortadadır. UKOME’ deki oylama uygulamanın kabul ve reddi değildir. Teknik kurulda sunum ve teknik analiz ile ilgili hiçbir bilgilendirme yapılmadığından, haklı olarak UKOME de bilgi talep edilmiş ve tekrar görüşülmek üzere teknik kurula sevk edilmiştir. Bu acelelerinin ve dayanaksız açıklamalarının tek bir nedeni vardır, o da İzmir’deki istihkaklarını doldurmuş olmaları, yolun sonuna gelmiş olmalarıdır. Özet olarak, bu uygulamayı yeniden hayata geçirmek istemelerini samimi bulmuyorum. Ne derlerse desinler; iş yapmak yerine algı yönetme taktiğinde ısrarcı olduklarını görüyoruz. Bütün İzmir bunu görüyor. Konuyla ilgili, top kalededir ve artık çıkması mümkün değildir. CHP’li Büyükşehir Belediyesi 5 yıldır bunu yapıyor. Hem de sadece bu konuda değil. Sözlerini tutamadıkları, geri adım atmak zorunda kaldıkları noktada, sığındıkları sadece bu yöntem.”

“Konuşma harekete geç; anlatma göster, söz verme yap derler”

Saygılı, CHP’li mevkidaşının yaptığı açıklamada, “Karakolda doğru söyler, mahkemede şaşarlar” sözünü de eleştirerek, “Aslında sarf ettikleri söz, tümüyle kendilerini anlatıyor. Sözün iadesi çok yaptığım bir şey değildir. Ancak şunu söyleyebilirim. ‘Konuşma harekete geç, anlatma göster, söz verme yap’ derler. CHP 25 yıldır ve son 5 yıldır, ne harekete geçebilmiştir ne gösterebilmiştir ne de yapabilmiştir. Sadece konuşmuştur, anlatmıştır ve söz vermiştir. Aksi halde; körfezde yüzerlerdi, yüzemediler. Söz verdikleri battı çıktıları geçtik, bir akıllı kavşak yapamadılar. Arıtma, yağmur suyu, kanalizasyon ayrıştırması, açıklamalarındaki satırlardan ibaret kaldı. Kentsel dönüşümü, tartışmalı rantsal operasyonlarına kurban ettiler, bir arpa boyu yol alamadılar. Opera binasının akıbeti belli değil; Karşıyaka Stadı meçhul! Buca-Otogar oto yolu, viyadükleri askıda bekliyor. Buca Metrosu muamma. Koskoca İzmir’in çöpü dönüşüm için milyonlar ödenerek Manisa’ya taşınıyor, Harmandalı çöp dağları halen zehir saçıyor, heyelan tehlikesi sürüyor. 200’ün üzerinde vaatleri var; ama onlar Karşıyaka yönüne gidenlerin çilesi Altın Yol trafik sorununu duba ihalesine çıkarak çözmeye çalışıyorlar. Heykel saydırma ihaleleri, İstanbul’a servis edilen eğitim ve reklam işleri, şaşalı organizasyonları ile 5 yıl geçirdiler. Hangi birini sayalım” diye konuştu.

Açıklamasında, CHP Büyükşehir Belediye Başkan adayı Cemil Tugay’ın vaat ve söylemlerine de değinen Bilal Saygılı, “Selef böyle, halef adayını hiç sormayın” diyerek şu ifadeleri kullandı:

“Tugay, İzmir’in ortasına paraşütle bırakılmış gibi. Sanki, 5 yıldır bu şehrin havasını suyunu solumuyor, Karşıyaka’da 5 yıl belediye başkanlığı yapmamış gibi. 5 yılda da ne yaptığı da ortada. İnsan şaşkınlıkla izliyor kendisini. ‘Ben doktorum, İzmir’i iyileştireceğim’ derken de Körfezde yüzme vaadini verirken, ben yüzmem, başkası yüzecek’ derken de ortaya çıkardığı tek hayret duygusu. İzmir’le İzmirlilerin dertleriyle ilgili işte bu kadar hakimiyetiz, donanımsız, donatılmamış bir isimle sahadalar. 25 yıldır İzmir için ne yaptıklarından, yapamadıklarından bihaber. Hasbelkader seçildi diyelim, bir 5 yıl da bu boşlukla geçecek. Yazık, günah İzmir’e. Onlarca sorun köklü çözüm beklerken, sayısız iş rafa kaldırılmışken yine içi boş, gülünç vaatlerin yerine getirilmesi beklentisiyle geçecek. Giden gün ömürdendir derler. Geçen zaman İzmir’in aleyhinedir. Yol çok yakındır ve İzmir bu girdaptan 31 Mart’ta yapacağı en doğru seçimle kurtulacaktır.” – İZMİR

]]>
https://www.haber28.com.tr/ak-parti-izmir-il-baskani-izmirdeki-ulasim-tartismalari-manipulasyondur/feed/ 0
Akil Gençler Platformu’nda AK Parti adayları Eskişehir’deki sorunları ve vaatleri anlattı https://www.haber28.com.tr/akil-gencler-platformunda-ak-parti-adaylari-eskisehirdeki-sorunlari-ve-vaatleri-anlatti/ https://www.haber28.com.tr/akil-gencler-platformunda-ak-parti-adaylari-eskisehirdeki-sorunlari-ve-vaatleri-anlatti/#respond Sat, 30 Mar 2024 02:24:36 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=12199 Eskişehir’de Akil Gençler Platformu’nun düzenlendiği organizasyona katılan AK Parti Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Nebi Hatipoğlu, AK Parti Eskişehir Odunpazarı Belediye Başkan Adayı Özkan Alp, AK Parti Tepebaşı Belediye Başkan Adayı Hamid Yüzügüllü, kentteki sorunlar ve seçim vaatlerini sıraladı.

Eskişehir’de bir otelin salonunda Akil Gençler Platformu’nun düzenlediği “Gençler Kararını Veriyor” organizasyona; AK Parti Eskişehir Milletvekili Prof. Dr. Ayşen Gürcan, AK Parti Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Nebi Hatipoğlu, AK Parti Eskişehir Odunpazarı Belediye Başkan Adayı Özkan Alp, AK Parti Tepebaşı Belediye Başkan Adayı Hamid Yüzügüllü, partililer ve çok sayıda genç katıldı.

“Hizmet götürecek olan ağabeylerimizle var gücümüzle çalışacağız”

Organizasyonda kürsüye çıkan Akil Gençler Platformu Genel Başkanı Delil Ateş, “Dostlarım, Eskişehir’in sadece merkezinde değil, en ücra mahallelerine, en ücra sokaklarına hizmet götürecek olan ağabeylerimizle var gücümüzle çalışacağız. Çünkü biz daha yaşanılabilir bir Eskişehir istiyoruz. Bunu fazlasıyla hakediyoruz. Kararımız net, sözümüz net” dedi.

“Kaldırım yapacağız dediler de siz mi dediniz durun yapmayın diye?”

Daha sonra kürsüye çıkan AK Parti Tepebaşı Belediye Başkan Adayı Hamid Yüzügüllü şöyle konuştu:

“İnşallah Sivrihisar’da nasıl yaptıysak sizlerle beraber yine kazanacağız ve yine Tepebaşı’nı, Eskişehir’i sizlerle birlikte yöneteceğiz. Bir aydır sahalarda geziyoruz, her tarafı dolaşıyoruz. Gerçekten içler acısı bir durum var. Eksikler çok, görmezlikten gelinmiş, yapmak istenilmemiş, ayrımcılık yapılmış, bugün Sütlüce’si, Şirintepe’si, Yeşiltepe’sinde çok büyük eksiklikler var, Fevzi Çakmak’ta çok büyük eksiklikler var. Bunlar, sadece merkezdeki 10 mahalleye hizmeti yapmışlar ama kenar mahallelerdeki hizmetlerin hiçbirini yapmamışlar. Burada artık bir bahane belediyeciliği çıkmış ortaya. İş yapmak istemedikleri için her şeye bahane üretiyorlar, her şeye bahane buluyorlar. Yolu yap diyorsun engelliyorlar diyor, kaldırımı yap engelleniyoruz diyorlar, altyapıyı yap engelleniyor diyorlar. Sorayım size, mahallelerinize gelip de yol yapacağız, kazı yapacağız, operasyon yapacağız, kaldırım yapacağız dediler de siz mi dediniz durun yapmayın diye? Ama yapmaya niyetleri olmadıkları için bahane belediyeciliği yapmışlar. Ama bizim belediyeciliğimiz öyle bir belediyecilik değil, bizim belediyeciliğimiz ilk önce insan odaklı, hizmet odaklı, şeffaf belediyecilik adaletli yönetim.”

“85 mahallesi de aynı hizmeti alacak”

Beylikova ilçesinde yaptığı hizmetlerle tanınan ve Odunpazarı ilçesi için ‘çoğu ilden büyük’ diyen AK Parti Eskişehir Odunpazarı Belediye Başkan Adayı Özkan Alp ise, “Biz 15 senede Beylikova’da vermiş olduğum bütün sözlerimi tuttuk. Ama Odunpazarı aslında gerçekten birçok ilden büyük. Aslında koskoca bir il olan Odunpazarı; sanayicisi, esnafı, emeklisi, genci, kadını, öğrencisi herkes hizmet bekliyor. Maalesef Odunpazarı 85 mahallesine aynı hizmetler gitmemiş. 75. Yıl Mahallesi ile Gündoğdu, Orhangazi, Huzur’u, Emek’i herkes hizmet bekliyor. Herkes aynı vergiyi veriyor, herkes aynı su parasını veriyor, herkes aynı ulaşım parasını veriyor ama aynı hizmeti almıyor. Ben söz veriyorum, Odunpazarı’nın 85 mahallesi de aynı hizmeti alacak, aynı şeyler yaşanacak, aynı hizmetler olacak diyorum. 10 senedir belediye başkanı Kazım Başkan, amatör sporlara hiç yardım yapmamış. Amatör sporlar bir şehirde, bir ilçede en çok desteklenmesi gereken yerler. Bir sürü gençlerimiz, çocuklarımız var. Sadece halı saha yaptım diyor, tamam ben Beylikova’ya 11 halı saha yaptım ama sentetik halı saha da yaptık. Bizim takımlarımız Alpu, Bozan, Mihalıççık, Beylikova’da oynuyor. Karatesi var, yüzmesi var, sporu var, boks var, güreş var. Arkadaşlar, biz nasip olursa, gelirsek Odunpazarı’nda da, Tepebaşı’nda da, Büyükşehir’de de amatör spor kulüplerinin hepsine sahip çıkacağız. Gerekli her türlü desteği vereceğiz” ifadelerini kullanarak vaatlerini sıraladı.

“Eskişehir’in büyümesi gerekiyor”

Eskişehir’in giderek küçüldüğünü dile getiren ve kentte çevre sorunu olduğunu dile getiren AK Parti Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Nebi Hatipoğlu ise şöyle konuştu:

“Eskişehir bundan 25 sene önce Bursa’yla büyük şehirlerle yarışıyordu. Bugün geldiğimizde 30 büyükşehir arasında en az yatırım yapan şehirlerden biri. Tabii ki bu yatırımlar yapılmadığı için şehir büyümüyor, şehir gelişmiyor, şehirdeki ne gayrimenkullerin fiyatı istediğimiz gibi artıyor, ne esnafımız daha rahat para kazanabiliyor. Yatırım hem istihdamı hem de esnafımızın önünü açacaktır. İnşallah trafiği bitireceğiz diyoruz bununla ilgili yatırımlarımız var. Kentsel dönüşüm yapacağız diyoruz. Bununla ilgili yatırımlarımız var. Eskişehir’i büyütmek isteyen ben ve başkanlarımız var ama karşımızda hep Eskişehir’i küçültmek isteyen, Eskişehir’e yatırım istemeyen ve bunu açık açık da söyleyen bir rakibimiz var. Eskişehir büyütmeyeceğiz bizi diyorlar. Bizim gençlerimiz nerede iş bulacak Eskişehir’i büyütmeyeceksen? Eskişehir’in büyümesi lazım çocuklarımıza iş bulmamız lazım, esnafımıza iş lazım, kadınlarımıza iş lazım. Büyükşehir Belediyesi’nde son 25 yıldır kadın istihdamı yüzde 5 azaldı. Her mahallede yeterli kreş sayısı yok. En son seçimde 100 tane yaparız dediler, 17’sini yaptılar. Daha işte 83 tanesi duruyor.”

Eskişehir’de çevre sorunu olduğuna dikkat çeken Hatipoğlu, “Eskişehir’de bir çevre felaketi yaşanıyor. Bu trafik her kavşakta 4 ton 5 ton yakıt tüketimi her kavşakta bekliyoruz. Her gün yüzlerce kilo zehirli gazlar havaya gidiyor. Bu yatırımları yapıp bu çevre katliamını bitirmemiz lazım. Eski ilçelerindeydim bundan iki gün önce bir gün Mihalgazi’de bir gün Sarıcakaya’da. Arkadaşlar arıtma tesisi yok, evsel atıkların tamamı Sakarya Nehri’ne gidiyor. Ben orada balık tutmuş adamım. 25 çeşit balık vardı şu anda bir tane balık yok. Çevreye bari bu zararı vermeyin arkadaşlar. Çevre felaketi yaşanıyor Eskişehir’den tüm Türkiye’ye sesleniyorum buradan. Bu çevre felaketine son vermemiz lazım. İlçelerde arıtma yok. Bakın Kızılyer diye yeni bir yer açıldı Hasan Polatkan’da yok kanalizasyonu yok. Porsuk Çayı’na vermişler, kanalizasyonu yapmadan imar verdiler. Bakın Porsuk’ta balık vardı şimdi fareden başka hiçbir şey yok. Hem Eskişehir’i hem Eskişehirspor’u Süper Lig’e çıkaracağız. Eskişehirspor’u muhakkak şirketleştireceğiz. İnşallah Eskişehirspor Koleji’ni kuracağız. Türkiye’nin her yerinden genç yetenekli oyuncuları getireceğiz” dedi. – ESKİŞEHİR

]]>
https://www.haber28.com.tr/akil-gencler-platformunda-ak-parti-adaylari-eskisehirdeki-sorunlari-ve-vaatleri-anlatti/feed/ 0
Murat Kurum: ” İlk işini kuracak gençlerimize 100 bin TL sermaye vereceğiz” https://www.haber28.com.tr/murat-kurum-ilk-isini-kuracak-genclerimize-100-bin-tl-sermaye-verecegiz/ https://www.haber28.com.tr/murat-kurum-ilk-isini-kuracak-genclerimize-100-bin-tl-sermaye-verecegiz/#respond Thu, 21 Mar 2024 06:24:33 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=10859 Bağcılar’da gençlerle bir araya gelen AK Parti İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Murat Kurum, “Gençlerimize ilişkin projelerimizi açıkladık. İlk işini kuracak gençlerimize 100 bin TL sermaye vereceğiz. Kaynağı doğru yönetirseniz, çalışırsanız, liyakatli ekiplerle kadrolarla çalışırsanız, kaynak bulunur. İstanbul gerçekten kendi kendine yeten, hatta kendisinin dışında 81 ilde de izi olan bir şehrimiz. O yüzden biz kaynaklarımızı doğru kullanmaya çalışacağız. Doğru insanlarla, liyakatli kadrolarla çalışarak bu hizmetleri yapmak istiyoruz” dedi.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Murat Kurum, Bağcılar Mahmutbey Selanikliler Derneği’nde gençlerle buluştu. Murat Kurum,”Aslında uygun bir şekilde proje de hazırlamıştık. Gençlerimiz gördü mü bilmiyorum, bu projeyi yapmak üzere bayağı da güzel bir çalışma ortaya koyduk. Buradaki kültürü, dostluğu kardeşliği, o kardeşlik hukukunu devam ettirecek, başkalarının da ifade ettiği gibi buraya geldiğinizde gerçekten evinize gelmiş gibi hissedeceğiniz çalışma. Annelerimizin kızlarını gelin ettiği, annelerimizin oğlunu askere gönderdiği tüm hatıraların devam ettiği Mahmutbey mahallemizin, yine aslına uygun bir şekilde dönüşümünü istiyoruz. Sevgili gençler burayı özel bir mahalle olarak düşünüyoruz. Buradaki kültürün yaşatılması, burada Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün hayal ettiği o muasır medeniyetler seviyesine çıkaracak adımların atılması, bizim için çok kıymetli çok değerli” diyerek sözlerini sürdürdü.

“İlk işini kuracak gençlerimize 100 bin TL sermaye vereceğiz”

Gençler için hazırladıkları projelerini anlatan Kurum,”Gençlere biz diyoruz ki; aslında geleceğimizin teminatı ama ben biraz daha farklı bakıyorum bu konuya. Gençler geleceğin teminatı olmakla birlikte aslında bugünün de karar vericileri. Sizlerle birlikte karar vereceğiz, sizlerle birlikte uygulayacağız. Bir Meclis Üyesi adayımızı Bağcılar’dan gösterdik. Aslında buradaki amaç Mahmutbey mahallemizin taleplerini, ihtiyaçlarını kıymetli başkanımızın da söylediği gibi birebir takip edebilmek. İhtiyaçları gidermek adına da Bağcılar’da Abdullah Başkan’a İstanbul Büyükşehir Belediyesi olarak biz de desteklerimizi vereceğiz” dedi.

İş kurmak isteyen gençlere destek vereceklerini söyleyen Kurum, “Bağcılar’da Mahmutbey mahallemizi şöyle istiyoruz, içinde kültür merkezlerinin olduğu, kütüphanesinin olduğu Büyükşehir Belediyemizle yapacağımız sosyal tesislerle birlikte buradaki pırıl pırıl gençlerimiz çok daha güzel bir şekilde yaşasınlar istiyoruz. Amacımız bu, hedefimiz bu. Teknolojiye ilişkin yazılım kurslarından tutun da, her türlü kursları alabileceğiniz, kendinizi her alanda eğitebileceğiniz yerler olsun istiyoruz. Gençlerimize ilişkin projelerimizi açıkladık. İlk işini kuracak gençlerimize 100 bin TL sermaye vereceğiz. Niye veriyoruz, ben Pendik’te bir Teknopark’a gittim. Gencimizin biri bir tane yazılım yapmış, o yazılımla birlikte 15 milyon TL sermaye desteği almış. Böyle onlarca gencimiz var, istiyoruz ki bu dene yap atölyeleriyle buradaki StartUp’lar ile birlikte gençlerimize biz de sermaye desteği verelim kendi işini kurabilsin. İnşaat mühendislerinin bazıları statik proje gibi işler yapar. Hesaplarını yapar, proje kısmıyla alakalı projesi deriz biz onlara. Ben de arkadaşımla birlikte böyle bir ofis kurmak istedim. Babama gittim dedim ki; ‘baba ben iş kuracağım. Arkadaşımla Salihli Kula’da. Bize para lazım. Bize bilgisayar alacak, bir de ofis açacak bir kaynak lazım. Yarısını ben karşılayacağım, yarısını arkadaşım karşılayacak.’ Babam da dedi ki; ‘Ben para veremem. Sen çalış kazan.’ Belki o gün ben projeci olarak başlasaydım, bugün belki farklı bir alandaydım bilemiyorum. Ama sağ olsun babamız her zaman bizim yanımızda oldu. İstiyorum ki gençler kendi işlerini kurabilsinler, ilk ofislerini açabilsinler. O yüzden de mesela paylaşımlı ofisler açacağız. Bağcılar’da da olacak. Bu ofislerde kendi ofisinizi işyerinizi açacaksınız. Biz de size sermaye desteği vereceğiz. Eğitim desteği vereceğiz. Bu manada sizleri her alanda yetiştirecek destekler vereceğiz ki, sizler çok daha farklı alanda kendinizi yetiştirin. Ülkemizin geleceği adına, bütün dünya ülkeleriyle yarışacağız. Her alanda ülkemize yeteneğiniz çok önemli, değerli” şeklinde konuştu.

Kuracakları Gençlik Meclisi hakkında da bilgi veren Murat Kurum, “Her alanda kendine yeten şehir olmak o kadar önemli ki, İstanbul’u biz ülkemizin lokomotif şehri görüyoruz ve İstanbul ülkemizin en önemli değeri.

Kültürel değerinin dışında bir de ekonomik değeri var. Burada teknolojinin merkezi olsun istiyoruz. İstihdamın merkezi olsun, buradaki gençler geleceğe umutla baksınlar, okumak bir külfet olmasın. Kuracağımız Gençlik Meclisi’nde Bağcılar’dan temsilci arkadaşlarla birlikte Gençlik Meclisi ile karar alacağız ve o kararı beraber uygulayacağız. Öncelikle Başkanım da anlattı, İstanbul bir deprem şehri. Bu deprem şehrinde önceliğin deprem olması lazım. Deprem dönüşümü olması lazım. Bağcılar’da bugün 3 tane dönüşüm projesini yapan bir ağabeyiniz, kardeşinizim. Belediye başkanıyla birlikte o dönüşüm projelerini gerçekleştirdik. Kütüphanesi, kıraathanesi, yürüyüş yolları, bisiklet yolları, huzurla vakit geçiriyor. Bağcılar’da bir metrekare yeşil alan yok. Baktığınızda sizin vakit geçireceğiniz bu yeşil alanlar çok daha fazla olsun istiyoruz. Hafta sonları arkadaşlarınızla gidin, vakit geçirin, spor yapın kütüphanelere gidin, orada eğlenin istiyoruz ki yürüme mesafesinde tüm Bağcılar’ın ulaşabileceği bir alana bu millet bahçesini kazandırıyoruz. İstanbul’un her yerinde de bu hizmetleri yapmak bizim hedefimiz. Bunu da gençlerimizle birlikte yapalım istiyoruz. Bu bir gençlik hareketi, bir kadın hareketi olsun istedik” diyerek konuşmasına devam etti.

“Liyakatli ekiplerle kadrolarla çalışırsanız, kaynak bulunur”

Daha önce afet bölgelerinde verdiği sözlerin de ‘kaynağı nasıl bulacaksınız?’ denilerek eleştirildiğini hatırlatan Murat Kurum, verdiği sözleri her zaman tuttuğunu ve yerine getirdiğini söyledi.

Liyakatli kadrolarla ve doğru harcama ile kaynak sorunu olmayacağını vurgulayan Kurum, “Sandığa gideceksiniz. Sandığa giderken de sizlerden şuna bakmanızı istiyorum; bu yerel seçim hizmet seçimi. Hizmet ve eserlerin yapılacağı seçim. Bizim hamdolsun geçmiş 5 yılımızda bakanlık yaptığımız görev boyunca verdiğimiz sözleri tutmaya çalıştık. Afetler oldu, afetlerde biz hep oradaydık. Milletimize söz verdik, o sözleri hep tuttuk. Elazığ’da, Malatya’da, İzmir’de böyle oldu. Kastamonu’da, Rize’de ve Bartın’daki sellerde böyle oldu. Antalya’da Muğla’da çıkan orman yangınlarında böyle oldu. O zaman bize dediler ki; ‘kaynağı nereden bulacaksın.’ Biz kaynağı bulduk. Kaynağı doğru yönetirseniz, çalışırsanız, liyakatli ekiplerle kadrolarla çalışırsanız, kaynak bulunur. İstanbul gerçekten kendi kendine yeten, hatta kendisinin dışında 81 ilde de izi olan bir şehrimiz. O yüzden biz kaynaklarımızı doğru kullanmaya çalışacağız. Doğru insanlarla, liyakatli kadrolarla çalışarak bu hizmetleri yapmak istiyoruz. Tabii bunu yaparken de sizlerin desteğiyle yapacağız.” dedi.

“Türkiye Yüzyılı’nın parlayan şehrinin İstanbul olmasını istiyoruz.”

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Murat Kurum, 31 Mart’ta yapılacak seçimin önemine dikkat çekerek, “Biz Mahmutbey mahallemiz için de ihtiyaçlar neyse o ihtiyacı gideren tarafta olacağız. Mahmutbey’in gençliği için buradaki kadınlarımız buradaki yavrularımız için buradaki büyüklerimiz için buradaki değerleri koruyarak medeniyetimizi, kültürümüzü ve inancımızı içinde barındıran İstanbul böyle bir şehir. Biz de bu şehrin bu değerleriyle birlikte Türkiye Yüzyılı’nın parlayan şehri İstanbul olmasını istiyoruz. Bağcılar’ın parlayan mahallesi Mahmutbey olsun istiyoruz. Bu projeleri de sizlerin desteğiyle yapacağız. Ben hep söz verdiğim işleri yapmaya çalıştım. Hamdolsun geçmişimizde bu çerçevede verdiğimiz sözleri tutmakla geçti. Biz göreve geldiğimizde, Mahmutbey mahallesini bu hale getirecek ve sizin burada huzur içerisinde güven içerisinde yaşayacağınız projeyi yapmak istiyoruz. Bu seçim sizin geleceğiniz adına vereceğiniz kararı oylayacağımız seçim. Bu seçim Bağcılar’da Mahmutbey’deki kentsel dönüşümle alakalı gençlerimizin geleceğiyle alakalı o StartUp’ların, dene yap atölyelerinin, kütüphanelerin gençlik merkezinin yapılacağı seçim olacak. Bunların kararının verileceği seçim olacak” konuşmasını sürdürdü.

“Ben hiçbir zaman reklamların peşinde koşmadım”

Hiçbir zaman bahane üretmeden, sadece işini yaptığını ve reklam siyaseti peşinde olmadığını ifade eden Kurum,”El birliği içerisinde bizim tek hedefimiz İstanbul’a İstanbul’un gençliğine hizmet etmek. İstanbul’un 39 ilçesinde hizmet etmekten başka bir amacımız yok. Geçmişte de ben hiçbir zaman reklamların peşinde koşmadım, algı üretmedim, bahane üretmedim. İşim neyse o işimi yapmaya çalıştım. Sizlerden ricam, yaptığımız işlere şöyle bir bakın. Tabii ki siyaset size belki uzak, tabii ki bazen kendi penceremizden bakıyoruz biz de bazen diyoruz ki çocuklarımıza ‘oğlum, kızım babam bir tane basketbol topu almıştı o kadar sevinmiştim ki günlerce onunla uyudum.’ Bizim çocukluğumuz öyleydi. Bir tane spor ayakkabı o zaman pahalıydı. Spor ayakkabı aldı, eskimesin diye günlerce giymedim ayakkabıyı. Sonuçta sizin pencerenizden de bakabilmemiz lazım. O gün öyleydi, bugün daha farklı. Gençlerimiz ayakkabısını da giyiyor, daha güzel şartlarda eğitim de alıyor, daha güzel okullarda de okuyorsunuz. Biz istiyoruz ki bunlar çok daha yukarılara çekilsin. Gençlik Meclisi çok önemli. Sözle değil icraatla bunları gerçekleştireceğiz ve sizlerle birlikte gerçekleştirmek istiyoruz” ifadeleriyle sözlerine devam etti. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber28.com.tr/murat-kurum-ilk-isini-kuracak-genclerimize-100-bin-tl-sermaye-verecegiz/feed/ 0
Mansur Yavaş Kalecik’te: “Rakibim ‘Başkent Kart Çıkaracağım’ Diye Bunu Proje Olarak Anlatmaya Başladı. https://www.haber28.com.tr/mansur-yavas-kalecikte-rakibim-baskent-kart-cikaracagim-diye-bunu-proje-olarak-anlatmaya-basladi/ https://www.haber28.com.tr/mansur-yavas-kalecikte-rakibim-baskent-kart-cikaracagim-diye-bunu-proje-olarak-anlatmaya-basladi/#respond Sat, 16 Mar 2024 01:12:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=10027 Haber: İLEYDA ÖZMEN/ Kamera: DURSUN ALKAYA

Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş, Kalecik’te Seçim Koordinasyon Merkezi’nin (SKM) açılışına katıldı. Yavaş, “Rakibim bir ay önce ‘Ben Başkent Kart çıkaracağım. İçine para yükleyeceğim’ diye bunu proje olarak anlatmaya başladı. Üç yıldır yapıyoruz halbuki. Şimdi de proje tanıtımında adını Ank Kart olarak değiştirmiş. Ben Başkent ismiyle gurur duyuyorum. Başkent ismini Allah’ın izniyle hiçbirisi değiştiremeyecek. ve şimdi işi nereye getirdi? Onlar ne veriyorsa biri fazla. Ben de derim ki; kardeşim 1 Nisan’dan sonra demeyi bırak. Sen belediye başkanısın. Belediye meclisinde çoğunluk var. Geçmiş altı aya yönelik bir meclis kararı al bu ay kendi ilçende 50 bin tane bizim destek olduğumuz aile var. O arkadaşın beş bin tane kaydı varmış. Tamam razıyım. Diğerleri biz zaten hallediyoruz. O beş binle geriye dönük bir et yardımı yap doğal gaz yardımı yap. Yapmıyor” dedi.

ABB Başkanı ve CHP ABB Başkan Adayı Mansur Yavaş, bugün Kalecik Belediye Başkan Adayı Satılmış Karakoç ile Kalecik’te SKM açılışına katıldı. Yavaş, şunları söyledi:

“RAKİBİM 600 KİŞİYİ GELİR GELMEZ İŞTEN ATTI. ANKARA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ’NDE HAKKIYLA ÇALIŞIP ATILAN BİR ALLAHIN KULUNU BULAMADILAR.

Beş yıldır belediye başkanlığı yapıyoruz. Söz verdiğimiz gibi rozetimizi çıkarttık, nereden, ne kadar oy çıkmış, hiç bakmadan bütün ilçeleri gezdik. Pandemi döneminde köy köy gezdik, bütün sorunları yerinde tespit ettik. Çözmeye çalıştık. İşte işçileri işten çıkarıyorlar diye sahte liste yayınlıyorlardı televizyonlardan. Ben de dedim ki; bir Allah’ın kulunu işten çıkarmayacağım. Zaman zaman meclisi ileri geri konuştular. ‘Çıkarın bakayım. Kim çıkmış? Çıkarılan adama altına yazın ismini’ dedim. Emeğiyle çalışan hiç kimseyi işten çıkartmadık. Bunu iddia eden mecliste benim yerime vekillik eden şahıstı, kendi belediyesinden, kendi partilileri, AK Partilileri, MHP’lileri işten atan, şu andaki benim rakibimle ilgili tek kelime söylemedi. Ağzını açmadı. Rakibim 600 kişiyi gelir gelmez işten attı. Oraya bakmıyor, geliyor ‘Ankara Büyükşehir’de adam attınız’ diye. Hakkıyla çalışıp atılan bir Allah’ın kulunu da bulamadılar. Burada da bulamayacaklar. Kimsenin emeğiyle oynamayız. Ekmeğiyle oynamayız. İşleri güçleri mevcut düzen devam etsin diye korkutarak oy istiyorlar. Ben de her zaman dedim ki icraatınızla oy isteyin. Biz geçen seçim vaatlerimizde geldik. Şimdi karşınıza Allah’a bin şükür hiç kimseyi ayırmadan, ayrımcılık yapmadan herkesi kucakladığımızı bütün Ankara Kalecik biliyor. Önceliğimiz, insan sağlığı dedik. Çalışmalara başladık. Bakın Ankara’da 232 köyde açıktan akan kanalizasyon var. Kim nereye oy veriyorsa oraya öncelikli hizmet diye bir felsefe asla yapmadık. Biz insanları ayıramayız. Vicdan sahibiyiz.

“BAZI BELEDİYE BAŞKANLARI BULUNDUĞU İLÇELERİ KENDİ KAFALARININ FOTOĞRAFLARIYLA DONATTILAR. NE OLDU? SİYASETİN ÇÖPLÜĞÜNE GÖMÜLDÜLER. DEMEKKİ FOTOĞRAF ASMAKLA İŞ OLMUYOR”

Ankara içinde de görüyorsunuz. Bir minibüs bir şoför bir koruma. Kimseye kötülük etmedim ki kimden korkacağım? Ne çakarlı araç ne konvoy. Beş yıl boyunca benim bir tek fotoğrafımı görmediniz. Kendi reklamını yapmadım. Şimdi diyor ki rakibim; beş yıldır hiçbir yerde fotoğrafı yoktur diyor. Evet, Ankara halkının parasını ben reklamını kullanmıyorum. Bazı belediye başkanları bulunduğu ilçeleri kendi kafalarının fotoğrafıyla donattılar. Ne oldu? Siyasetin çöplüğüne gömüldüler. Demek ki fotoğraf asmakla iş olmuyor. Kendini o şekilde tanıtamazsın. İnsanların gönlüne girmek önemli. İşte insanların gönlüne girdiğimiz de bu kalabalıktan belli. Hep kendileri yönettikleri için biz belediye başkanlığına aday olduğumuzda şu sözlüğünü duyduk; ‘Ya küçücük bir ilçede belediye başkanlığı yaptı. Burayı yönetemez.’ Kendileri çünkü annelerinden belediye başkanı sıfatıyla doğdu. Öyle mi? Elde neler var? Ankaralı ne Mansur Yavaşlar var. Yeter ki önünü açın. İnsanları korkutup oy vermelerinin önüne geçmeyin. Yönetemez dedikleri Mansur Yavaş İngiltere’den dünya başkent belediyeleri belediye başkanı ödülünü aldı. Dünya Şeffaflık Derneği’nden şeffaflık ödülü aldı. Yaptığımız bir çok çalışma uluslararası kuruluşlarla ödüllendirildi.

Şimdi ezbere konuşuyorlar. Kendi internet sitelerinde mali durumlarına ait hiçbir şey bulamazsınız. Bizimki yayınlanıyor. Geçenlerde demiş ki; ‘Belediyeyi batırdı.’ Oradan vatandaşın biri de ‘Sen bu söylediğine kendin inanıyor musun’ demiş. Doğru söylüyor vatandaşımız. Çünkü uluslararası kredi kuruluşları var. Türkiye’nin ekonomisi hakkında da bunlar zaman zaman raporu yayınlarlar. Bu raporlara göre Türkiye’deki 30 büyükşehir içerisinde kredisi en yüksek belediye Ankara Büyükşehir Belediyesi olarak ilan edildi. Bu raporları parayla falan da yazdıramazsınız.

“RAKİBİM ‘BAŞKENT KART ÇIKARACAĞIM’ DİYE BUNU PROJE OLARAK ANLATMAYA BAŞLADI. ÜÇ YILDIR YAPIYORUZ. ŞİMDİ DE ADINI ANK KART OLARAK DEĞİŞTİRMİŞ. BEN BAŞKENT İSMİYLE GURUR DUYUYORUM”

Rakibim bir ay önce ‘Ben Başkent Kart çıkaracağım. İçine para yükleyeceğim’ diye bunu proje olarak anlatmaya başladı. Üç yıldır yapıyoruz halbuki. Şimdi de proje tanıtımında adını Ank Kart olarak değiştirmiş. Ben Başkent ismiyle gurur duyuyorum. Başkent ismini Allah’ın izniyle hiçbirisi değiştiremeyecek. ve şimdi işi nereye getirdi? Onlar ne veriyorsa biri fazla. Ben de derim ki; kardeşim 1 Nisan’dan sonra demeyi bırak. Sen belediye başkanısın. Belediye meclisinde çoğunluk var. Geçmiş altı aya yönelik bir meclis kararı al bu ay kendi ilçende 50 bin tane bizim destek olduğumuz aile var. O arkadaşın beş bin tane kaydı varmış. Tamam razıyım. Diğerleri biz zaten hallediyoruz. O beş binle geriye dönük bir et yardımı yap doğal gaz yardımı yap. Yapmıyor.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/mansur-yavas-kalecikte-rakibim-baskent-kart-cikaracagim-diye-bunu-proje-olarak-anlatmaya-basladi/feed/ 0
Babadan oğula giden kalaycılık mesleği https://www.haber28.com.tr/babadan-ogula-giden-kalaycilik-meslegi/ https://www.haber28.com.tr/babadan-ogula-giden-kalaycilik-meslegi/#respond Fri, 01 Mar 2024 22:36:05 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=7818 Babadan oğula giden kalaycılık mesleği

GAZİANTEP – Gaziantep’te 50 yıllık kalaycı ustası Seyit Ahmet Ayata, bakır mesleğinin gelecek nesillere aktarılması için oğlu Halil İbrahim’e kalaycılık kültürünü öğretiyor.

Kalaycılık mesleğine 13 yaşında başlayan Ayata, Gaziantep’in tarihi Bakırcılar Çarşısı’nda bir dükkanda çalışmaya başladı. Ustasından öğrendiği kalaycılık sanatını geliştiren Ayata, 50 yıldır bakırcılık mesleğini yaşatıyor. Bakır eşyaların kalaylanması, tamiri ve yenilenmesi işlerini yapan Ayata, müşterilerinden gelen siparişleri de yapıyor.

Ayata, oğlu Halil İbrahim’e de küçük yaşta yanına alarak kalaycılık mesleğine başlattı. Oğluna hem mesleği hem de kültürü öğrettiğini belirterek, “Bu meslek çok zor, çok emek istiyor. Ama oğlum bu işi seviyor, ben de ona her şeyi öğretiyorum. İnşallah oğlum da bu mesleği devam ettirir” dedi.

“13 yaşından beri bu işin içindeyim”

Bakır hakkında birçok bilgi veren Ayata, “13 yaşından beri bu işin içindeyim. 50 yıldan beri bu işi yapıyorum. Bakırcılık sağlık açısından çok önemli bir meslektir. Hangi yemeği yaparsan yap çok lezzetli olur. Ama bakırın ince olmaması gerekiyor. Bakır ince olursa bir işe yaramaz. Bakırı kalın olursa kalayda güzel tutar. Daha uzun ömürlü olur. Bakırda pişirilen yemek hem lezzetli olur. Önceden bakır kullanılırdı. O yüzden de hastalılar bu kadar yaygın değildi. Ama şu an hastalıklar çok fazla. Bakırda pişmeyen yemek maalesef ki lezzetli olmaz. Peygamber efendimizde bakırda yemek pişirin demiş. Fakat şimdi yapan yok. Adam yetişmiyor. Benim bakırcı arkadaşlarım vefat etti. Onların yerine geçen hiç kimse olmadı” ifadelerini kullandı.

“Meslek öğrenmek için gelen kimse yok”

Bakırcılık mesleğini gelecek nesillere aktarmak istediğini fakat yetiştirecek eleman bulamadığına söyleyen Ayata, “Oğluma bu işi yapma başka iş yap dedim. Fakat oğlum bu işi yapmak istedi. Onun haricinde meslek öğrenmek için gelen kimse yok. Önceden aileler bize yetiştirmemiz için çırak gönderirdi. Fakat şimdi hiç gelen ve öğrenmek isteyen hiç kimse yok. 18 yaşında çocuğu yanına aldığında iş öğretmek istediğinde veya ondan bir şey istediğimde bana ters davranıyor. Bu sebepten dolayı bu meslek ölüyor” ifadelerine yer verdi.

“Amerika’dan öğrenmek isteyenler var”

Yurt dışından bakırcılık mesleğini öğrenmeye meraklı çok fazla kişinin olduğuna değinen Ayata, “Amerika’dan öğrenmek isteyenler var. Ama Türkiye’den öğrenmek isteyen hiç kimse yok. Hatta Amerika’dan gelip burada ders alıyorlar. Yurt dışından bu mesleğe merak çok fazla oluyor. Bana göre bu mesleğe bu kültüre Türkiye’nin önem vermesi gerekiyor” şeklinde konuştu.

“Bu mesleği severek yapıyorum”

Babasının mesleğini gelecek nesillere aktarmak istediğini söyleyen Halil İbrahim Ayata, “8 yaşından beri babamla bu işi yapıyoruz. Bu mesleği severek yapıyorum. Sonu biraz kötüye gidiyor. Elaman sıkıntısı olduğundan dolayı fakat biz yine de devam ettireceğiz. Mesleğin tüm dallarını ele almış durumdayım. Ben mesleğin eğitimini de alıyorum. Hem okuyorum hem de çalışıyorum. Bu yaptığımız işlemeler çalıştığımız ürüne göre süresi değişiyor. Sıralı bir şekilde yapıyoruz. Babamdan sonra bana geliyor. Burada nakış yapıyorum. Daha sonra da boyasını, zımparasını ve kalayını yapıyoruz. Kalaydan çıktıktan sonra son rötuşları yapıp hazır hale getiriyoruz” diye konuştu.

]]>
https://www.haber28.com.tr/babadan-ogula-giden-kalaycilik-meslegi/feed/ 0
Aydın’da İlk Kadın Beko Loder Operatörü https://www.haber28.com.tr/aydinda-ilk-kadin-beko-loder-operatoru/ https://www.haber28.com.tr/aydinda-ilk-kadin-beko-loder-operatoru/#respond Sat, 24 Feb 2024 04:00:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=6963 Belgesem İş ve Tarım Makineleri Operatör Yetiştirme Kursu’nun belediye protokolüyle beko loder kursuna katılan Gülen Yılmaz, otomobilden önce kepçe kullanmayı öğrenirken, sınavı geçmesinin ardından Aydın’ın belgeli ilk kadın beko loder operatörü olacak.

Aydın’da Belgesem İş ve Tarım Makineleri Operatör Yetiştirme Kursu’nun belediye protokolüyle açtığı beko loder kursuna katılan 2 çocuk annesi Gülen Yılmaz, otomobilden önce kepçe kullanmayı öğrendi. En büyük destekçisinin eşi olduğunu ifade eden Yılmaz, sınavı geçmesinin ardından Aydın’ın belgeli ilk kadın beko loder operatörü olacak. Bir yandan otomobil ehliyeti için de kursa giden Yılmaz, kepçeyi kullanmanın otomobile göre zevkli ve heyecanlı olduğunu söyleyerek, kadınların da istedikten sonra her şeyi başarabileceğini belirtti. Cesareti ve azmiyle öne çıkan Yılmaz, sıra dışı hikayesiyle dikkatleri üzerine çekiyor. İş arayışıyla başladığı eğitimde, otomobil kullanmayı bilmeden önce kepçe operatörlüğü öğrenen Yılmaz, şimdi ise belgeli bir beko loder operatörü olacak.

“Kadınlara cesaret olsun istiyorum”

Sadece kendisi için değil, hemcinslerine de cesaret vermek istediğini ifade eden 2 çocuk annesi Gülen Yılmaz; “Belediyenin böyle bir protokol imzaladığını gördüm. Ben de iş arıyordum. Kendimi burada geliştireyim, gideyim dedim. Seçenekler arasında birçok operatörlük vardı ama beko loder tercihim oldu. İlk başta buraya iş amaçlı geldim. Bu konuda geliştireyim, bir belgem olsun, bunun üzerine iş ararım diye düşünerek gelmiştim ama buraya geldiğimde beko loder çok cazip geldi. Baktım ki ben den başka hiç bayan yok. Ben beko loder ile ilerlemek istedim. Gerçekten çok zevkli ve bir sürü erkeğin içinde tek olmak da çok güzeldi. O yüzden beko loder ile devam etmek istiyorum. Aynı zamanda kadınlara da bir cesaret olmasını istiyorum” dedi.

“En büyük destekçim eşim”

Otomobil kullanmadan önce kepçe kullanmayı öğrendiğini sözlerine ekleyen Yılmaz; “Daha önce araba kullanmadım. Direksiyon eğitimim yok denecek kadar az. Kepçe ile başladık sürücülüğe. İlk başlarda o yüzden çok zorlandım. Çünkü araba kullanmayı bilmediğim için alt yapım olmadığı için baya bir zaman aldı öğrenme aşaması ama ilk olarak nasip olursa kepçe operatörlük belgesini alacağım. Şimdi bir yandan araba için de uğraşlarım var. Onun eğitimini de alıyorum ayrıyeten ama ilk olarak operatörlük belgesini alacağım. Araba kullanmaktan bu daha farklı ve zevkli. Beko loder daha çok heyecan verici. Bu kursa gelirken etrafıma, eşime sordum. Eşim de beko loderi yap dedi. Yapamazsam diye sorduğumda ise en azından denemiş olursun ne kaybedeceksin ki dedi bana. En büyük destekçim eşim. Bende de bu konuda biraz merak var. İlk geldiğimde çok korkuyordum ben de. Araca ilk çıktığımda eyvah, bu nasıl bir şey dedim. Ne yapacağım dedim ama korkulduğu gibi değilmiş. İlk başta, evet çok zorlandım, hatta yapamam dedim. Fakat şu anda çok zevkli” şeklinde konuştu.

“Bu konuda gerçekten gururluyuz”

Kurumun kurucularından ve eğitmenlerinden olan Yüksek Öğretmen Okan Sezgin ise operatörlük kurslarında kadınların sayısının her geçen gün daha da arttığını ifade ederek “Bir yıldır hizmet verdiğimiz firmamızda şu ana kadar yaklaşık 2 bin adayımızın hem eğitimini verdik hem belgelendirmelerini yaptık. Belediyelerden veya bireysel olarak başvuru yapan bayan adaylarımızın sayısı şu an bir hayli fazla hatta Aydın ortalamalarının üzerine çıktık diyebiliriz. Kurumu ilk kurulduğumuz zamanlarda 10 olan bayan kursiyer sayımız şuan 70 civarına ulaşmış vaziyette. Kursumuza katılan Gülen Hanım da, yaklaşık 1 ay önce başlayan eğitimimizle şu anki seviyelerine gelmiş durumda. İlk başladığında kendisi hiç araç kullanmadığını beyan etmişti ve biz araçtan ziyade iş makinesi kullanmayı öğrettik kendisine. Bu konuda gerçekten gururluyuz. Demek ki hiç makine ya da araç kullanmamış bir kişinin de bu makineyi kullanabileceğini göstermiş olduk. Burada önemli olan insanın, kendisine inanmasıdır. Gülen Hanım, eğitimlerini tamamladıktan sonra Aydın’da belgeli ilk kadın beko loder operatörü olacak. Bu anlamda da kendisine başarılar diliyoruz” dedi. – AYDIN

]]>
https://www.haber28.com.tr/aydinda-ilk-kadin-beko-loder-operatoru/feed/ 0
Vahap Seçer: Mersin’de büyük bir kalkınma hamlesi başlattık https://www.haber28.com.tr/vahap-secer-mersinde-buyuk-bir-kalkinma-hamlesi-baslattik/ https://www.haber28.com.tr/vahap-secer-mersinde-buyuk-bir-kalkinma-hamlesi-baslattik/#respond Fri, 23 Feb 2024 23:24:04 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=6903 Seçim Koordinasyon Merkezi’ni açan Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, “Belediyecilik tarihinde büyük bir kalkınma hamlesi başlattık. Kadının, çocuğun, yaşlı dedemin, nenemin yanında olduk, elini tuttuk, onlarla beraber olduk. Dezavantajlı grupların yanında olduk. Türkiye’de örnek sosyal demokrat belediye olduk. Açık ara, en fazla farkla alınan Büyükşehir Belediye Başkanlığı sonucu 2024’te gelecek. Tarihi bir oy farkıyla alacağız” dedi.

Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı ve CHP Mersin Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Vahap Seçer’in Seçim Koordinasyon Merkezi açıldı. Açılışa Başkan Seçer’in yanı sıra, CHP Mersin Milletvekilleri Gülcan Kış ve Talat Dinçer, İl Başkanı Koral Ömür, kadın ve gençlik kolları başkanları, ilçe belediye başkan adayları, il ve ilçe yöneticileri ile partililer katıldı.

Alanı dolduran yüzlerce Mersinli, ellerinde ‘Seninle 5 Yıl Daha’, ‘Memnuniyetle Başkanım’, ‘Vahap Seçer Mersin Geçer’ yazılı dövizleri ve ‘Mersin Seninle Gurur Duyuyor’ sloganları eşliğinde Seçer’i karşıladı.

Konuşmasına Mersin’in her köşesinden açılışa katılan yurttaşları selamlayarak başlayan Başkan Seçer, her daim birlik ve beraberlik içerisinde olduklarını söyledi. Mayıs ayında yapılan seçimlerde Mersin’den çıkan sonuçların, çalışıp emek edince, azim ve kararlılıkla insanlara ulaşılarak başarılı olunduğu gerçeğini gözler önüne serdiğini belirten Seçer, “Mersin bunu başardı. Mersin açık ara farkla CHP’yi Mersin’de birinci yaptı. Teşekkürler Mersin. Ancak daha bitmedi. Başarılar devam edecek” diye konuştu.

31 Mart 2019 tarihinde partisine ve adaylarına inanan CHP’lilerin yanı sıra Mersinlilerle çıktıklarını hatırlatan Seçer, geçen 5 yıllık süre içerisinde parti ayrımı yapmaksızın herkesin yanında olarak gece-gündüz çalıştıklarını söyledi. Her daim yurttaşın yanında olduklarını aktaran Seçer, şöyle konuştu:

“Onların yanında durduk. Onlarla bugünlere geldik. Çalışıyoruz, çalışacağız, çalışmaya da devam edeceğiz. Mersin değişiyor, Mersin kabuğunu kırıyor, büyüyor, kalkınıyor. Mersin’de çok şey değişiyor. Önceden televizyonlarda tasvip etmediğimiz kötü olaylarla duyulurdu, şimdi Mersin mutlulukla, umutla, barışla, kardeşlikle anılıyor. Belediyesiyle, belediye başkanıyla anılıyor. Belediyecilik tarihinde büyük bir kalkınma hamlesi başlattık. Kadının, çocuğun, yaşlı dedemin, nenemin yanında olduk, elini tuttuk, onlarla beraber olduk. Dezavantajlı grupların yanında olduk. Türkiye’de örnek sosyal demokrat belediye olduk. Tarım alanında yaptığımız desteklerle, sağlıkta ortaya koyduğumuz politikalarla Türkiye’de bir model olduk. Büyükşehir Belediyesi, Türkiye’de sosyal belediyecilikte tarih yazan belediye oldu. Bunları 11 binden fazla çalışanımızla yaptık. Onların emeğiyle, alın teriyle yaptık. Mersinlinin inancıyla, desteğiyle, bize güvenliğiyle yaptık. Mersinde yaşayan 2,5 milyon nüfusa hizmet eden mesai arkadaşlarıma, belediye çalışanlarına teşekkür ediyorum.”

CHPli ve Atatürkçü olduğunu söyleyen Seçer, buna karşın hiçbir ayrım yapmadıklarını belirterek, şöyle devam etti:

“Bizim gözlerimize ağma iner, farklılıkları görmeyiz. Farklıklar bizim zenginliğimizdir. Her yurttaşımın etnik kimliği onun onurudur. Herkese saygı duyarız. Mut’a gidin, Mut’tan Tarsus’a gelin, oradan Çamlıyayla’ya çıkın, Anamur’a, Gülnar’a, Mersin merkeze gelip herkesle konuşun, ‘Belediyeniz size hizmet ediyor mu?’diye sorun. Herkes, ‘CHP’li Belediye Başkanımız bize hizmet ediyor’ cevabını verir. Bunu devam ettireceğiz, durmayacağız, dinlenmeyeceğiz. Bizi çalışmak kurtarır, çalışacağız. Mersin’i daha güzel yapacağız. Yollarımız, refüjlerimiz, parklarımız daha güzel olacak. Bu mücadele ve çalışma devam edecek. Bu 5 yıl herkes gördü, bunu sürdüreceğiz. Buna canı gönülden inanıyorum. Hepinizi bu seferberliğe davet ediyorum. Hep beraber başaracağız.

Herkesin fikirleri, projeleri kendilerine göre doğrudur, bize de saygı göstermek kalır. Ama birileri çıkıp; daha ortada fol yok, yumurta yok, senin anlatacağın bir proje yok, daha anlattığın bir şey yok, sen yapılanlara kulp takarsan hop arkadaş derim. 11 bin insanın emeği var 5 yılda. Bu belediye başkanının, kadrolarının emeği var. Şimdi burada sizlerin huzurunda sesleniyorum; Mersin’in trafiğini eleştirmeyi, yolları eleştirmeyi bırak. Bırakın bu lafı güzaf işleri. Bin arabana şöyle bir Mersin’i dolaş; 2. Çevre Yolu, GMK, 3. Çevre Yolu, Adnan Menderes Bulvarı’na gir, kavşaklara bak. Türkiye’de örneği var mı?  Yeni açılan 4. Çevre Yolu’na bir bak. Yaklaşık 2 bin 250 metrelik yolu açıyoruz birkaç gün sonra. 35 metre bulvar var. Bir gör; yol, altyapı nasıl yapılıyor, bisiklet yolu, yeni refüj modelleri, kavşak modelleri nedir? Şehirciliği önce bir öğren, sonra eleştiri yap bize. Anamur’a git. İskele Caddesi’ne in. Gör yol nasıl yapılıyor? Köy yollarına çık. Gidemiyorsan da köylüne; ‘Yolların nasıl, ürününü pazara sağlıklı getiriyor musun?’ diye bir sor bunları.

Sen bir sor bakalım yaş almış yurttaşa, kimsesize; ‘Her akşam belediyenden evine sıcak yemek geliyor mu?’ diye. Sor, tekstilde, tarlada çalışan bacıma sor. Güneş’te Günyurdu’nda oturan bacıma sor, Şevket Sümer’de oturan, Fahrettin Paşa’da oturan, Yenimahalle’de oturana sor. ‘Bacım iş çıkışı Mahalle Mutfağı’ndan 10 TL’ye yemek alıyor musun?’ diye bir sorsana. Sor vatandaşa; ‘Çocuğun belediyenin eğitim merkezlerine gidiyor mu?’ diye bir sor. Bir dershanenin aileye maliyeti 40 bin TL. Bu belediyenin 7 bin öğrencisi, 350 eğitimcisi, öğretmeni var. Bir sor da öğren neler oluyor. Şu sahile bir in. Alışık değilsiniz değil mi? Öyle rant yerleri, ranta açarsınız ama bu belediye başkanı sahili halka açtı, halk.

Sahilde bulunan Okuma Salonu gibi yeni nesil 12 okuma salonu olduğunu hatırlatan Seçer, şunları dile getirdi

“Bu başkan orayı sizlerin çocuklarına, eğitime açtı. Bunları öğrenecekler. Bu memlekette CHP’li belediyeciliğin, ayrım yapmadan hizmet yaptığını görecekler. Paranın, kaynağın israf etmeden, çalmadan, çaldırmadan; gereksiz, akıllı olmayan yatırımlar yapmadan nasıl iyi kullanıldığını gördüler, görmeye devam edecekler. Açık ara, en fazla farkla alınan Büyükşehir Belediye Başkanlığı sonucu 2024’te gelecek. Tarihi bir oy farkıyla alacağız.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/vahap-secer-mersinde-buyuk-bir-kalkinma-hamlesi-baslattik/feed/ 0
Altınbaş Üniversitesi Ekonomi Söyleşileri: Mali Politikalar, Bütçe Uygulamalarının Önemi https://www.haber28.com.tr/altinbas-universitesi-ekonomi-soylesileri-mali-politikalar-butce-uygulamalarinin-onemi/ https://www.haber28.com.tr/altinbas-universitesi-ekonomi-soylesileri-mali-politikalar-butce-uygulamalarinin-onemi/#respond Mon, 12 Feb 2024 07:24:13 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=5090 Altınbaş Üniversitesinin Ekonomi Söyleşilerinde her ay bir araya gelerek gündemi değerlendiren Prof. Dr. Işın Çelebi ve Dr. Mahfi Eğilmez, bu kez son gelişmeler ışığında “Mali Politikalar, Bütçe Uygulamalarının Önemi” konusunu ele aldılar. 6 Şubat depremlerinde hayatını kaybedenlere taziyelerini yineleyerek, deprem sorunlarının çözümü için önerilerde bulundular.

Prof. Dr. Işın Çelebi, 11 ildeki sessiz insan çığlıklarından çok etkilendiğini dile getirerek depremin oluşturduğu mali yükün 110 milyar dolar olduğunu hatırlattı. Çelebi, Hatay’da yıkılan konutların yüzde 15’inin bugün teslim edilebildiğini kaydederek deprem bölgelerinin yeniden kalkınabilmesi için 3.4 trilyonluk maddi kaynağa ihtiyaç olduğunu öngördü. Çelebi, acil eylem planıyla birlikte deprem bölgelerinden sorumlu olacak, bakan yetkisiyle donatılmış, bir Olağanüstü Hal Bölge Valiliği kurulmasını önerdi. Bunun geçmişte uygulandığını hatırlatarak, Maliye Bakanlığı ile görüşülerek yeni deprem vergisi planlaması yapılabileceğini belirtti.

Enflasyonla mücadelede nasıl başarılı olunur

Işın Çelebi, dünyada enflasyonla mücadele başarılı olma kriterinin tek haneli rakamlara inmesi olduğuna değinerek, yüzde 140’dan 50’ye düşürüldüğünde başarı kabul edilmediğini belirtti. Türkiye’de ise 2023 yılı ocak ayı enflasyonu yüzde 64,3, 2024 yılı Ocak ayında ilan edilen ise oran ise yüzde 64,7. Ücretlilerin kemerinin fazlaca sıkıldığı halde sonucun değişmediğini dile getiren Çelebi, “Çözüm üretim ve verimliliği arttırmaktan, teknolojiyi yükseltmekten geçiyor. Türkiye uluslararası alanda rekabetini arttıracak şekilde yatırımlarını geliştirmeli. Bütçe politikasında en önemli giderlerden biri yatırım harcamalarıdır. Bu yatırım harcamaları planlanırken, projelerin tek tek fizibilitesinin, tek tek karlılık ve fayda maliyet analizi yapılır. Ona göre ödenek tahsis edilir” tespitlerini yaptı. Çelebi ayrıca “Enflasyon ile gerçekten mücadele edilecekse ağır tasarruf tedbirleri de almak lazım. Ama bütçe uygulamalarına baktığınızda bu tedbirlerin yeterince etkili olmadığını görüyoruz” uyarılarını yaptı.

“Gelir dağılımı bozukluğuna dikkat”

Türkiye’de bir vergi reformuna da ihtiyaç olduğunu vurgulayan Işın Çelebi, dolaylı vergilerden elden edilen gelirin yüzde 90 iken, kurumlar vergisi tahsilatının yüzde 50’de kaldığını söyledi. Gelir dağılımındaki bozulmaya da dikkat çeken Çelebi, “En tepeyle en dibin farkı 26.6 kata çıktığını belirterek, tarihi zirve olarak değerlendirdi. “Toplam gelirin en üst gelir seviyesi olan yüzde 20’lik grubun toplam gelirin yüzde 50’sini aldığını buna mukabil en alt gelir grubu olan yüzde 20’sinin de gelirin yüzde 5,9’unu aldığını söyleyerek “Diğer bir tanımla en üst gelir grubu toplam gelirin yani GSMH’nin yüzde 50’sini alırken, nüfusun yüzde 80’i de geri kalan gelirin yüzde 50’sini paylaşıyor” dedi.

Dr. Mahfi Eğilmez de depremin getirdiği yükün de etkisiyle bütçede yükün 100’ün üstünde sapma yaşandığını ifade ederek, 2024 bütçesinin de yüzde 9.3’ünün depreme ayrıldığı bilgisini verdi. Ayrıca bugüne kadar dış finansman olarak 2.08 milyar dolar geldiğini ancak bunların yeterli olmadığını kaydetti. Mahfi Eğilmez, 3 yıllık bütçe açığı rakamlarını da paylaştığı konuşmasında, bütçe açıklarının enflasyonla mücadeleyi nasıl zorlaştırdığını anlattı: “2022 bütçesi 143 milyar açık vermiş. 2023’de bütçe açığı 1.4 trilyona çıkmış. 2024 bütçesi ise daha başlangıç aşamasında 2.7 trilyon açık veriyor” dedi. 2023’te hazinenin bütçe nakit açığı ile bütçe açığı arasında da büyük fark olduğunu söyleyen Eğilmez, nakit dengesinin 625 milyar açık vermesine karşılık bütçenin 1,4 trilyon açık verdiğini, arada bu kadar büyük bir farkın olmaması gerektiğini kaydetti. “Bütçede gelirler tahsil edildiğinde bütçeye yazılır. Giderler ise harcama yap veya yapma tahakkuk ettirdiğin anda gider yazılır. Nakit çıkar veya çıkmaz. Burada 800 milyarlık bir tahakkuk yazılmış. Bunu da eklediğiniz de bütçe açığı 3,5 trilyona çıkıyor” tespitinde bulundu.

“Tasarruf tedbirleri en yukardan başlamalı”

Kamudaki tasarruf tedbirlerinin bu nedenle hayati önem taşındığını yineleyen Altınbaş Üniversitesinden Mahfi Eğilmez, “Geçmişte biz tasarruf tedbirleri yaşadık. ‘Bu lüks arabalar satılacak, lüks konutlar kiralanmayacak. Daha mütevazı olanlar kullanılacak” denildi. Öyle de yapıldı. İnsanlar rol model olarak yöneticilerine bakarlar, onlar lüksten vazgeçmiyorsa ben neden yapayım diye düşünürler.” diyerek yöneticilere önemli görev düştüğünü dile getirdi.

“Nisan- Mayıs aylarında ağır vergiler gelebilir”

Dr. Mahfi Eğilmez ve Prof. Dr. Işın Çelebi, son olarak seçim sonrası para politikası ve maliye politikalarını değerlendirdiler. Mahfi Eğilmez, maliye politikasında vergilerden başlayarak ciddi bir sıklaştırma beklediğini dile getirirken, Işın Çelebi de nisan ve mayıs aylarında sıkılaştırma olacağını teyit etti ve ağır vergilerin gelmesi durumuna karşı toplumun hazırlıklı olması gerektiği dile getirdi. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber28.com.tr/altinbas-universitesi-ekonomi-soylesileri-mali-politikalar-butce-uygulamalarinin-onemi/feed/ 0
BBP Genel Başkanı Mustafa Destici: Terör ve şiddet sonuç getirmez https://www.haber28.com.tr/bbp-genel-baskani-mustafa-destici-teror-ve-siddet-sonuc-getirmez/ https://www.haber28.com.tr/bbp-genel-baskani-mustafa-destici-teror-ve-siddet-sonuc-getirmez/#respond Sun, 11 Feb 2024 16:36:05 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=5052 Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, “Terör ve şiddetle asla bir şey elde edilemez. Terör ve şiddet sonuç getirmez, ölüm, kan ve gözyaşı getirir.” dedi.

Destici, partisinin Mucur Seçim Ofisi’nin açılışında, sınır içinde ve dışında, dağda, ovada asker ve polisin terörle canı pahasına mücadele ederken, TBMM’de terör örgütünün partisinin, sözcülüğünü yapan terör uzantılarının bulunmasına asla müsaade edilmemesi gerektiğini söyledi.

Basında sözcülüğünü yapanlarla, sözde sivil toplum örgütlerinde bulunanlarla, terörü finanse edenlerle de aynen dağda Mehmetçiğin mücadele ettiği gibi mücadele edilmesi gerektiğini belirten Destici, İstanbul’da Çağlayan Adliyesi önündeki polis noktasına düzenlenen terör saldırısında kahraman polisin mukavemetiyle 2 teröristin etkisiz hale getirildiğini anımsattı.

Bu teröristlerin maalesef Anayasa Mahkemesi’nin daha önce affettiklerinin arkadaşları ve yoldaşları olduğunu öne süren Destici, şöyle konuştu:

“Bunlar, başta PKK’nın siyasi uzantısı olmak üzere onun yandaşı siyasi partiler tarafından Meclis’te savunuculuğu yapılanlar. Onun için herkese diyoruz ki aklınızı başınıza alın, terör ve uzantılarıyla aranıza mesafe koyun, ondan sonra ne söyleyecekseniz söyleyin. Biz dinlemeye hazırız. Devletimiz ve milletimiz dinlemeye hazır. Ama kırmızı çizgimiz neresi? Terör ve şiddet. Terör ve şiddetle asla bir şey elde edilemez. Terör ve şiddet sonuç getirmez, ölüm, kan ve gözyaşı getirir.”

Destici, cezaların arttırılması gerektiğine ve bu kapsamda BBP’nin idam cezasının geri gelmesini istediğine dikkati çekerek, milletin kendilerine yetki verdiğinde idamı getireceklerini dile getirdi.

İstanbul Küçükçekmece’de AK Parti’nin seçim çalışması sırasında düzenlenen silahlı saldırıda yaralanan vatandaşa acil şifa dileyerek saldırıyı gerçekleştirenleri lanetleyen Destici, trafik kazasında hayatını kaybeden AK Parti İstanbul İl Kadın Kolları Başkan Yardımcısı Fatma Sevim Baltacı’ya da rahmet diledi.

Filistin’de ve Gazze’de terörist İsrail’in, Doğu Türkistan’da ise Çin’in zulümlerinin devam ettiğine dikkate çeken Destici, şunları söyledi:

“Doğu Türkistan da Filistin de bizim davamızdır. Doğu Türkistan’daki zulüm durana ve hakkı olan bağımsızlığı kazanana kadar ‘Bağımsız Doğu Türkistan’ demeye devam edeceğiz. Doğu Türkistan’daki hassasiyetimizi Filistin’de de devam ettiriyoruz. Gazze’ye giden tek genel başkan bu kardeşiniz. Gazze’yi ve durumunu en iyi bilenlerden birisiyim. Onun için şu anda Gazze’de neler yaşandığını tahmin edebiliyorum ki zaten dünyanın gözü önünde yaşanıyor. Katil ve terörist İsrail önce Gazze’nin kuzeyindekileri güneye sürdü ve yarısından fazlasını Refah Kapısı’na topladı. Dün de orayı bombaladı. Onlarca Filistinli ve Gazzeli masum insan hayatını kaybetti. Tümüne Allah’tan rahmet diliyorum. Katil, terörist ve Siyonist İsrail’i de bir kere daha lanetliyorum.”

Öte yandan, bir vatandaş konuşmasını tamamlamak üzere olan Destici’ye tepki göstererek, “Yeniden Refah Partisi gelecek, faizleri düşürecek, hizmeti getirecek.” dedi.

Destici, bunun üzerine “Nezaket, adap diye bir şey var ya. Buraya hangi parti olursa olsun bir partinin genel başkanı gelmiş. Adayı var konuşuyor. Buraya gelip de o genel başkana, başka bir partinin propagandası yapılır mı? Git şurada yap kardeşim. Bir de biz kardeşiz diyoruz ama olmaz ki bu böyle. Bir derdin, isteğin, arzun varsa söyle ama nezaket diye bir şey var. Üstelik biz ‘kardeşiz’ diyoruz. Kardeş kardeşe, kardeşçe davranmak zorunda. Şimdi bazı partilerimizin şöyle bir şeyleri var. Biz öyle değiliz. İlla biz olalım demiyoruz. Ülkemiz, devletimiz, milletimiz için neyse o olsun diyoruz. ve her zaman devletimizin varlığı, ülkemizin birliği, milletimizin geleceği için de ortak azami müştereklerde bulunduklarımızla hep işbirliği yaptık.” ifadelerini kullandı.

Destici’nin konuşmasının ardından seçim ofisinin açılışının yapıldığı programa, BBP Genel Merkez görevlileri, Kırşehir İl Başkanı Ali Boyacı, Mucur Belediye Başkan adayı Ali Şahin ve partililer katıldı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/bbp-genel-baskani-mustafa-destici-teror-ve-siddet-sonuc-getirmez/feed/ 0
TÜMOSAN’ın Sen Yeter Ki Yap Projesi Ödül Töreni Gerçekleşti https://www.haber28.com.tr/tumosanin-sen-yeter-ki-yap-projesi-odul-toreni-gerceklesti-2/ https://www.haber28.com.tr/tumosanin-sen-yeter-ki-yap-projesi-odul-toreni-gerceklesti-2/#respond Sun, 14 Jan 2024 17:00:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=2595 TÜMOSAN tarafından ilkokul, orta okul ve lise düzeyindeki gençlerin fikirlerini desteklemek amacıyla hayata geçirilen Sen Yeter Ki Yap Projesi’nin ödül töreni gerçekleşti. 6 kategoride verilen toplamda 16 ödül sahipleriyle buluştu.

TÜMOSAN’ın gençlerin hayallerini destelemek için gerçekleştirdiği Sen Yeter Ki Yap Projesi’nin ödül töreni gerçekleşti. Proje, fikri ilhamını 13 yaşında Alsancak Şen isimli bir ortaöğretim öğrencisinden aldı. Alsancak, uzaktan hareket ettirebildiği araçlar tasarlayarak fikrini en yakın TÜMOSAN bayisi yetkilileriyle paylaştı. Bunun üzerine Alsancak’a traktör maketi hediye edildi. Hediye traktörü de uzaktan hareket edilebilir bir hale getiren Alsancak, bu vesileyle Sen Yeter Ki Yap Projesi’ne ilham oldu. Bu proje kapsamında bilim ve teknoloji yarışmasında; eğitici teknolojiler, enerji ve çevre, engelsiz yaşam, evrensel teknoloji, gıda ve tarım ile robotik olmak üzere toplamda 6 kategoriden oluşan 16 proje sahibine ödülleri takdim edildi. Rami Kütüphanesi’nde gerçekleşen ödül törenine İl Milli Eğitim Müdürü Doç. Dr. Murat Mücahit, TÜMOSAN Genel Müdürü Halim Tosun, TÜMOSAN Pazarlama Müdürü Onur Koca, Rami Kütüphanesi Müdürü Ali Çelik, yarışmacılar ve aileleri katıldı. Ödül töreninde yarışmacıların projeleri hazırlanan video gösterimiyle tanıtıldı.

’30 KASIM’A KADAR 150’NİN ÜZERİNDE PROJE TARAFIMIZA ULAŞTI’

Noter tasdikli olarak projeyi tamamlamış olduklarını ifade eden TÜMOSAN Genel Müdürü Halim Tosun, ‘TÜMOSAN olarak 1 Haziran-30 Kasım 2023 tarihleri arasında ‘Sen Yeter Ki Yap’ mottosuyla gençlerimizin fikirlerini, inovatif yaklaşımlarını, bilimsel çalışmalarını almak ve onları ödüllendirilmek üzere bir yarışma başlattık. Yapmış olduğumuz bu çalışma sonrasında 30 Kasım’a kadar 150’nin üzerinde proje tarafımıza ulaştı. Bizim kendi içimizde kurmuş olduğumuz bilim kurulu ve jüri üyeleri ile 16 tane projenin ödüllendirilmesine karar verdi. Yapılan bu çalışmada bütün projeler noter huzurunda açıldı. Törene gençlerimiz Türkiye’nin her yerinden teşrif ettiler. Antalya’dan, Ordu’dan, Denizli’den yarışmacılarımız var. Öğrencilerimizin ailelerini, öğretmenlerini TÜMOSAN olarak ağırladık. Sabah bir müze gezisi yaptırdık. Bugün de Rami Kütüphanesi’nde onları ağırladık ve ödül törenini tamamlamış olduk? ifadelerini kullandı.

TOSUN GENÇLERİMİZ GELECEĞİMİZİN TEMİNATI ONLAR İÇİN VARIZ

Gençlerin Teknofest yarışmasından dolayı çok heyecanlı olduğunu söyleyen TÜMOSAN Genel Müdürü Tosun, ‘Türkiye’nin birçok yerinden bize ulaşan gençlerimiz oluyor. Bunlar çok bireysel kaldığı için bunu daha genele yayıp yarışma şeklinde yapmak için atılım yaptık. Bugün İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü ile bu konuyu tekrar değerlendirdik. Bu konuda daha büyük ölçekli planlar yapmayı düşünüyoruz. Gençlerimiz geleceğimizin teminatı onlar için varız’ dedi.

AMACIMIZ GENÇ KAŞİFLERİ DESTEKLEMEK

Projenin amacının tüm ürünlerin Türkiye içerisinde üretilmesini ve geliştirilmesini sağlamak olduğunu söyleyen TÜMOSAN Pazarlama Müdürü Onur Koca, ‘Genç kaşiflerimizin projelerini aldık. Çok sayıda katılım oldu. Bugün onun heyecanını yaşıyoruz. İlk üçe girenlerin ödüllerini takdim edeceğiz. Amacımız, projemizin de başlangıcı olan Alsancak kardeşimiz ile beraber genç kaşiflere azim verebilmek ve onları desteklemek. Birçok yerde protokollerimiz mevcut. Protokollerimizi artırmaya devam ediyoruz. TÜMOSAN olarak 100’ün üzerinde Ar-Ge mühendisiyle kendi ürünlerimizi yerli ve milli derecede gerçekleştirmek istiyoruz. Bu arkadaşlarımız her etapta bizlere ışık açıyorlar. Bu yaşta bu derecede çalışmalar gerçekleştiren arkadaşlarımız daha büyük yaşlarda azimle daha büyük çalışmalar gerçekleştireceğini düşünüyoruz’ şeklinde konuştu.

Engelsiz yaşam kategorisinde ikinci olan 13 yaşındaki Nurullah Salih Coş, ‘Ben bir yere gittiğimde kaldırımla karşılaşıyorum. Çoğu yerde kaldırımlarda rampa olmuyor veya insanlar araba park etmiş olabiliyorlar. Ben orada kalakalıyorum. Başka rampa aramak için çok fazla uzaklaşmak zorunda kalıyorum ve bazen bulamıyorum. Bunu yaparken başkalarına muhtaç oluyorum. Başkaları yanımda olmadan bunu yapamıyorum. Kendi tekerlekli sandalyemin altına bir rampa koysam o da bir tuş yardımıyla çıksa ve başkalarına muhtaç olmadan bir yerlere gidebilsem diye düşündüm. Bu projeyi geliştirdim. Bu proje sayesinde tekerlekli sandalye altına bir demir levha takılıyor ve bu yan tarafa yerleştirilen bir tuş sayesinde kaldırıma yaslanıyor. Biz de rahat bir şekilde çıkabiliyoruz. Bu sayede engelliler korkmadan başkalarına muhtaç olamadan dışarı çıkabiliyorlar’ dedi.

Robotik kategorisinde kazanan tek isim olan Ege Norcu ‘Bu projede yalnız yaşayan yaşlılar için yapay zeka altyapılı bir arkadaş tasarlamayı planladım. ChatGPT altyapısına bağlanıp yaşlılar bana yardım et komutu aldığında mesaj gönderebilen ve cevap veren bir proje tasarlamak istedim. Onun dışında projem yüz takibi yapabiliyor’ şeklinde konuştu.

Engelsiz yaşam kategorisinde üçüncü olan Uygar Yağız Kendirci, ‘Düzce Bilim ve Sanat Merkezi öğrencileriyiz. Derece alan öğrenciler arasındayız. Engelli bireylere yönelik projemizde engelsiz bir harita sistemi geliştirdik. Burada kabartmalı harita sayesinde görme engelli ve işitme engelli bireyler Türkiye’yi tanıyabildi. İşitsel ve görsel olarak bilgiler alabildi ve böylece vatandaşlık bilgisi konusunda kendilerini geliştirdi’ dedi.

EĞİTİCİ TEKNOLOJİLER KATEGORİSİNDE KAZANAN İSİMLER

Zehra Pınar Eligül, ‘Eğitici Pilmatik’

Cansu Özülkü, ‘Hücreleri ve Organelleri Öğreniyorum

Çınar Efe Bozkur, ‘Kitaptan Dijitale’

ENERJİ VE ÇEVRE KATEGORİSİNDE KAZANAN İSİMLER

Rüzgar Açıkbaşlar, ‘Fiş Almıyorum Ülkemi Yeşillendiriyorum’

Rana Şenel, ‘Epoksi Paneller’

Kübra Acar, ‘Sınıflar Artık Daha Temiz Daha Sağlıklı’

ENGELSİZ YAŞAM KATEGORİSİNDE KAZANAN İSİMLER

Sudem Çimentepe, ‘Boyun Altı Hiçbir Uzvunu Kullanamayan Engelli Kardeşlerimiz İçin Engelli Aracı’

Nurullah Salih Coş, ‘Engelleri Aşan Rampalı Sandalye’

Uygar Yağız Kendirci, ‘Gözüm-Kulağım Engelsiz Haritam’

EVRENSEL TEKNOLOJİ KATEGORİSİNDE KAZANAN İSİMLER

Ozan Efe Çavuş, ‘Evleri Koru Hayatları Kurtar’ Egemen Bayrakçı, ‘Akıllı Viraj Sistemi’

Hasan Derin, ‘Kaza Geliyorum Der’

GIDA VE TARIM KATEGORİSİNDE KAZANAN İSİMLER

Rümeysa Şancı, ‘Erkek Civcivler Atık Değildir’Ekin Güngör, ‘Bitki Danışmanı’

Mahmut Cengiz, ‘Gıdalarda Bozulmayı Önleyici Akıllı Kapak Sistemi’

ROBOTİK KATEGORİSİNDE KAZANAN İSİM

Ege Norcu, ‘Robyan’

ÖDÜLLER

Birincilik Ödülü 15 bin TL

İkinci 10 bin TL

Üçüncü 5 bin TL

Kazanan her yarışmacıya plaket takdim edildi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/tumosanin-sen-yeter-ki-yap-projesi-odul-toreni-gerceklesti-2/feed/ 0
TÜMOSAN’ın Sen Yeter Ki Yap Projesi ödül töreni gerçekleşti https://www.haber28.com.tr/tumosanin-sen-yeter-ki-yap-projesi-odul-toreni-gerceklesti/ https://www.haber28.com.tr/tumosanin-sen-yeter-ki-yap-projesi-odul-toreni-gerceklesti/#respond Sun, 14 Jan 2024 16:00:08 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=2585

TÜMOSAN tarafından ilkokul, ortaöğretim ve lise düzeyindeki gençlerin fikirlerini desteklemek amacıyla hayata geçirilen Sen Yeter Ki Yap Projesi’nin ödül töreni gerçekleşti. 6 kategoride verilen toplamda 16 ödül sahipleriyle buluştu.

TÜMOSAN’ın gençlerin hayallerini destelemek için gerçekleştirdiği Sen Yeter Ki Yap Projesi’nin ödül töreni gerçekleşti. Proje, fikri ilhamını 13 yaşında Alsancak Şen isimli bir ortaöğretim öğrencisinden aldı. Alsancak, uzaktan hareket ettirebildiği araçlar tasarlayarak fikrini en yakın TÜMOSAN bayisi yetkilileriyle paylaştı. Bunun üzerine Alsancak’a traktör maketi hediye edildi. Hediye traktörü de uzaktan hareket edilebilir bir hale getiren Alsancak, bu vesileyle Sen Yeter Ki Yap Projesi’ne ilham oldu. Bu proje kapsamında bilim ve teknoloji yarışmasında; eğitici teknolojiler, enerji ve çevre, engelsiz yaşam, evrensel teknoloji, gıda ve tarım ile robotik olmak üzere toplamda 6 kategoriden oluşan 16 proje sahibine ödülleri takdim edildi. Rami Kütüphanesi’nde gerçekleşen ödül törenine İl Milli Eğitim Müdürü Doç. Dr. Murat Mücahit, TÜMOSAN Genel Müdürü Halim Tosun, TÜMOSAN Pazarlama Müdürü Onur Koca, Rami Kütüphanesi Müdürü Ali Çelik, yarışmacılar ve aileleri katıldı. Ödül töreninde yarışmacıların projeleri hazırlanan video gösterimiyle tanıtıldı.

“30 KASIM’A KADAR 150’NİN ÜZERİNDE PROJE TARAFIMIZA ULAŞTI”

Noter tasdikli olarak projeyi tamamlamış olduklarını ifade eden TÜMOSAN Genel Müdürü Halim Tosun, “TÜMOSAN olarak 1 Haziran-30 Kasım 2023 tarihleri arasında ‘Sen Yeter Ki Yap’ mottosuyla gençlerimizin fikirlerini, inovatif yaklaşımlarını, bilimsel çalışmalarını almak ve onları ödüllendirilmek üzere bir yarışma başlattık. Yapmış olduğumuz bu çalışma sonrasında 30 Kasım’a kadar 150’nin üzerinde proje tarafımıza ulaştı. Bizim kendi içimizde kurmuş olduğumuz bilim kurulu ve jüri üyeleri ile 16 tane projenin ödüllendirilmesine karar verdi. Yapılan bu çalışmada bütün projeler noter huzurunda açıldı. Törene gençlerimiz Türkiye’nin her yerinden teşrif ettiler. Antalya’dan, Ordu’dan, Denizli’den yarışmacılarımız var. Öğrencilerimizin ailelerini, öğretmenlerini TÜMOSAN olarak ağırladık. Sabah bir müze gezisi yaptırdık. Bugün de Rami Kütüphanesi’nde onları ağırladık ve ödül törenini tamamlamış olduk” ifadelerini kullandı.

TOSUN: GENÇLERİMİZ GELECEĞİMİZİN TEMİNATI ONLAR İÇİN VARIZ

Gençlerin Teknofest yarışmasından dolayı çok heyecanlı olduğunu söyleyen TÜMOSAN Genel Müdürü Tosun, “Türkiye’nin birçok yerinden bize ulaşan gençlerimiz oluyor. Bunlar çok bireysel kaldığı için bunu daha genele yayıp yarışma şeklinde yapmak için atılım yaptık. Bugün İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü ile bu konuyu tekrar değerlendirdik. Bu konuda daha büyük ölçekli planlar yapmayı düşünüyoruz. Gençlerimiz geleceğimizin teminatı onlar için varız” dedi.

“AMACIMIZ GENÇ KAŞİFLERİ DESTEKLEMEK”

Projenin amacının tüm ürünlerin Türkiye içerisinde üretilmesini ve geliştirilmesini sağlamak olduğunu söyleyen TÜMOSAN Pazarlama Müdürü Onur Koca, “Genç kaşiflerimizin projelerini aldık. Çok sayıda katılım oldu. Bugün onun heyecanını yaşıyoruz. İlk üçe girenlerin ödüllerini takdim edeceğiz. Amacımız, projemizin de başlangıcı olan Alsancak kardeşimiz ile beraber genç kaşiflere azim verebilmek ve onları desteklemek. Birçok yerde protokollerimiz mevcut. Protokollerimizi artırmaya devam ediyoruz. TÜMOSAN olarak 100’ün üzerinde Ar-Ge mühendisiyle kendi ürünlerimizi yerli ve milli derecede gerçekleştirmek istiyoruz. Bu arkadaşlarımız her etapta bizlere ışık açıyorlar. Bu yaşta bu derecede çalışmalar gerçekleştiren arkadaşlarımız daha büyük yaşlarda azimle daha büyük çalışmalar gerçekleştireceğini düşünüyoruz” şeklinde konuştu.

Engelsiz yaşam kategorisinde ikinci olan 13 yaşındaki Nurullah Salih Coş, “Ben bir yere gittiğimde kaldırımla karşılaşıyorum. Çoğu yerde kaldırımlarda rampa olmuyor veya insanlar araba park etmiş olabiliyorlar. Ben orada kalakalıyorum. Başka rampa aramak için çok fazla uzaklaşmak zorunda kalıyorum ve bazen bulamıyorum. Bunu yaparken başkalarına muhtaç oluyorum. Başkaları yanımda olmadan bunu yapamıyorum. Kendi tekerlekli sandalyemin altına bir rampa koysam o da bir tuş yardımıyla çıksa ve başkalarına muhtaç olmadan bir yerlere gidebilsem diye düşündüm . Bu projeyi geliştirdim.  Bu proje sayesinde tekerlekli sandalye altına bir demir levha takılıyor ve bu yan tarafa yerleştirilen bir tuş sayesinde kaldırıma yaslanıyor. Biz de rahat bir şekilde çıkabiliyoruz. Bu sayede engelliler korkmadan başkalarına muhtaç olamadan dışarı çıkabiliyorlar” dedi.

Robotik kategorisinde kazanan tek isim olan Ege Norcu “Bu projede yalnız yaşayan yaşlılar için yapay zeka altyapılı bir arkadaş tasarlamayı planladım. ChatGPT altyapısına bağlanıp yaşlılar bana yardım et komutu aldığında mesaj gönderebilen ve cevap veren bir proje tasarlamak istedim. Onun dışında projem yüz takibi yapabiliyor” şeklinde konuştu.

Engelsiz yaşam kategorisinde üçüncü olan Uygar Yağız Kendirci, “Düzce Bilim ve Sanat Merkezi öğrencileriyiz. Derece alan öğrenciler arasındayız. Engelli bireylere yönelik projemizde engelsiz bir harita sistemi geliştirdik. Burada kabartmalı harita sayesinde görme engelli ve işitme engelli bireyler Türkiye’yi tanıyabildi. İşitsel ve görsel olarak bilgiler alabildi ve böylece vatandaşlık bilgisi konusunda kendilerini geliştirdi” dedi.

EĞİTİCİ TEKNOLOJİLER KATEGORİSİNDE KAZANAN İSİMLER

Zehra Pınar Eligül, “Eğitici Pilmatik”

Cansu Özülkü, “Hücreleri ve Organelleri Öğreniyorum

Çınar Efe Bozkur, “Kitaptan Dijitale”

ENERJİ VE ÇEVRE KATEGORİSİNDE KAZANAN İSİMLER

Rüzgar Açıkbaşlar, “Fiş Almıyorum Ülkemi Yeşillendiriyorum”

Rana Şenel, “Epoksi Paneller”

Kübra Acar, “Sınıflar Artık Daha Temiz Daha Sağlıklı”

ENGELSİZ YAŞAM KATEGORİSİNDE KAZANAN İSİMLER

Sudem Çimentepe, “Boyun Altı Hiçbir Uzvunu Kullanamayan Engelli Kardeşlerimiz İçin Engelli Aracı”

Nurullah Salih Coş, “Engelleri Aşan Rampalı Sandalye”

Uygar Yağız Kendirci, “Gözüm-Kulağım: Engelsiz Haritam”

EVRENSEL TEKNOLOJİ KATEGORİSİNDE KAZANAN İSİMLER

Ozan Efe Çavuş, “Evleri Koru Hayatları Kurtar” Egemen Bayrakçı, “Akıllı Viraj Sistemi”

Hasan Derin, “Kaza Geliyorum Der”

GIDA VE TARIM KATEGORİSİNDE KAZANAN İSİMLER

Rümeysa Şancı, “Erkek Civcivler Atık Değildir”Ekin Güngör, “Bitki Danışmanı”

Mahmut Cengiz, “Gıdalarda Bozulmayı Önleyici Akıllı Kapak Sistemi”

ROBOTİK KATEGORİSİNDE KAZANAN İSİM

Ege Norcu, “Robyan”

ÖDÜLLER

Birincilik Ödülü: 15 bin TL

İkinci: 10 bin TL

Üçüncü: 5 bin TL

Kazanan her yarışmacıya plaket takdim edildi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/tumosanin-sen-yeter-ki-yap-projesi-odul-toreni-gerceklesti/feed/ 0