Yılmaz, İsrail’in saldırısı altında bulunan Gazze Şeridi’ndeki Filistin halkıyla dayanışma amacıyla gönderilen insani yardımlarla ilgili AA muhabirine açıklamada bulundu.
Türk Kızılay ile AFAD işbirliğinde bugüne kadar deniz yoluyla 9 “İyilik Gemisi” gönderildiğini, son gemide 3 bin 774 ton insani yardım malzemesi bulunduğunu anımsatan Yılmaz, şunları kaydetti:
“Uzun süreli bir plan yaptık. Bu planımız, bir AFAD bir Türk Kızılay olacak şekilde ayda 2 gemiyi gönderebilmek üzerine yapıldı. Oradaki ihtiyaç, 1-2 seferle bitecek bir ihtiyaç değil. Bizim sürdürebilir, uzun vadeli planlar yapmamız lazım. Artık maalesef süreç uzadıkça temel ihtiyaçlar ön plana çıkıyor. Şu anda temiz su, en ufak bir gıda, hijyen malzemesi, bebek gıdaları, hepsi son derece önemli hale gelmiş durumda.”
Yardım elinin, bağışçıların ve sivil toplum kuruluşlarının desteğiyle uzatıldığını dile getiren Yılmaz, “Değerli bağışçılarımızın ve sivil toplum kuruluşlarımızın yardımlarıyla buna ‘iyilik hareketi’ diyoruz. Burada ‘rotamız insanlık, yükümüz iyilik’ diyoruz. Bu iyilik gemileriyle, aslında Türkiye’deki bağışçılarımızın bütün bağışlarını bir arada getirip hep birlikte Türk halkının bağışları olarak Gazze’ye ulaştırmayı hedefliyoruz.” dedi.
Gemilerdeki insani yardım malzemelerinin Filistin halkına uzanan yolculuğuna değinen Yılmaz, “Öncelikle iyilik gemileri Mersin Limanı’nda yükleniyor, 2-2,5 günlük seyahatin ardından Mısır’ın El- Ariş Limanı’na ulaşıyor. Burasının, deniz yoluyla bakıldığında Refah Sınır Kapısı’na en yakın liman olduğunu söyleyebiliriz. Tırlara yüklenen malzemelerin, 30-45 dakika arasındaki bir yolculukla direkt Refah’tan içeriye girebildiği bir rota burası.” diye konuştu.
Yardımlara barkod sistemi
Fatma Meriç Yılmaz, gemiden indirilen yardımların Refah Sınır Kapısı’ndaki gümrük işlemleri sonrasında Filistin Kızılayı’na teslim edildiğini, bu kuruluşun da malzemeleri ihtiyaç sahiplerine ulaştırdığını söyledi.
Yardımların türünün üzerindeki barkod aracılığıyla tanımlandığını anlatan Yılmaz, “Kızılayımızın 4 personeli El-Ariş’e yerleşmiş durumda, Mısır Kızılayı ile hareket ediyorlar. Orada yardım malzemelerinin her birinin üzerine barkod yapıştırılıyor. Bu barkod sisteminin içerisinde yardımın nereden geldiği ve ne içerdiği elektronik olarak kodlanmış oluyor. Refah’tan içeriye girip Filistin Kızılayı devraldıktan sonra onlar da barkodu okutup içindeki un, pişmiş veya pişirmeye hazır gıda, bakliyat gibi içerikleri tanımlayabiliyor.” bilgilerini paylaştı.
Gazze’nin içerisinde bulunan yerel personelin günlük 10 bin sıcak yemek dağıttığını, yardımların sürdürülebilirliği konusunda yardım kuruluşlarıyla ortak hareket edildiğini vurgulayan Yılmaz, şöyle devam etti:
“Barkod sistemi üzerinden yardımların yüzde kaçının girdiği, hangi sebeple reddedildiği hepsi elimizde. Şu anda 7. İyilik Gemisi’ndeki yardımların tamamı içeriye girmiş durumda, 8. gemide ise 22 tır kaldığı haberi geldi. Bize günlük kaç tanesi girdi, kaç tanesi reddedildi bunun bilgisi geliyor. Şu ana kadar Türkiye yardımlarının yüzde 93’ü içeriye girmiş durumda, yüzde 7’si reddedilmiş. Bu yüzde 7’nin içerisinde mesela bir jeneratör gönderdiniz, bu jeneratör eğer taşınabilir ise İsrail içeriye almıyor, ‘Tünellere götürülür ışık kaynağı olarak kullanılabilir’ diyor. ya da güneş enerjisiyle çalışan hiçbir şeyi, hastanede kullanılacak malzemeleri, ‘asker yeşili’ olan kıyafetleri almıyor mesela. Mısır, bunun gibi öğrenmemiz gereken reddedilen malzeme listesini sürekli bizimle paylaşıyor, geri dönüyor ve biz reddedilen malzeme yüklemiyoruz. Bu nedenle organizasyon bu kadar sıkı iletişimle yapıldığı için son giden 2-3 gemimizde reddedilen hiçbir malzeme yok, tamamı içeriye giriyor diyebilirim.”
Filistin halkı Kurban Bayramı’nda da unutulmayacak
Yılmaz, Kurban Bayramı’nda da Filistin halkı için özel çalışma yapacaklarını ifade ederek, sözlerini şöyle tamamladı:
“Kurban Bayramı’nda, ‘Mısır’da kurban kesip oraya ulaştırabilir miyiz, Gazze’nin içerisinde kesebilir miyiz ya da buradan konserve haline getirip mi göndermeliyiz?’ diye bunların tamamının araştırmasını yapıyoruz. Mutlaka Gazze için Kurban Bayramı’nda özel bir operasyon yapacağız ve en azından kurban kampanyasının içerisinde ayrı bir sayfa açacağız. Bunların araştırılması devam ediyor. Orada mutlaka bir miktar kurban keseceğiz. ‘Şoklayıp gönderebilecek miyiz, soğuk depo bulabilecek miyiz?’ gibi konular biraz Mısır’ın ve Gazze’nin kendi içerisindeki kapasitesiyle orantılı. Bizim bir sene boyunca dağıtabilen, 18 aylık raf ömürlü konserve modelimiz var. Orada bu organizasyonu yapamazsak bile konservelerimizden mutlaka gönderecek durumda oluruz.”
]]>DENİZE DÜŞEN YARDIMLARI ALABİLMEK İÇİN SAHİLE AKIN ETTİLER
Basına ve sosyal medyaya yansıyan görüntülerde Ürdün’ün havadan 4 uçakla indirdiği yardımların denize düştüğü görüldü. Uçaklardan paraşütle indirilen yardımların denize düşmesi nedeniyle Gazze’nin güneyinde binlerce Filistinli sahillere akın etti. İsrail’in dayattığı açlık ve imkansızlıkların pençesindeki bazı Filistinliler ufak balıkçı tekneleriyle bazıları ise yüzerek yardımlara ulaşmaya çalıştı.

GAZZE’DE İNSANİ FELAKET YAŞANIYOR
İsrail ordusunun 143 gündür saldırılarını sürdürmesinin yanı sıra insani yardımların girişini engellemesi nedeniyle yaklaşık 2,3 milyon nüfuslu Gazze Şeridi’nde insani bir felaket yaşanıyor. Başta Birleşmiş Milletler’e (BM) ait kuruluşlar olmak üzere uluslararası çevreler, çoğu hastanenin hizmet dışı kaldığı, tıbbi malzeme eksikliğinin yaşandığı, açlık, susuzluk ve hijyen malzemeleri eksikliğinin tetiklediği hastalıklar nedeniyle Gazze’de ateşkes ilan edilmesi ve bölgeye insani yardımların girişinin artırılması çağrısında bulunuyor.
BM Yakın Doğu’daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA) Genel Komiseri Philippe Lazzarini, şubat ayında Gazze’ye giren insani yardımın önceki aya göre yüzde 50 oranında azaldığını belirterek, “Çaresiz yaşam koşullarındaki 2 milyon Filistinlinin artan ihtiyaçlarını karşılamak için yardımların azalması değil artması gerekiyordu.” açıklamasını yapmıştı.

Ürdün Silahlı Kuvvetleri, Gazze Şeridi’ne 4 uçakla havadan gıda ve insani yardım malzemesi indirildiğini açıklamış, yardımların havadan aktarılmasındaki başlıca sebebin, “doğrudan Gazze halkına ulaştırılması ve kuzeyden güneye sahil boyunca Gazze’ye indirilmesi” olduğu vurgulanmıştı.
İSRAİL’İN GAZZE’Yİ İŞGALİNDE SON DURUM
Hamas’ın silahlı kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları, “Filistinlilere ve başta Mescid-i Aksa olmak üzere kutsal değerlere yönelik sürekli ihlallere karşılık verme” gerekçesiyle İsrail’e 7 Ekim 2023’te kapsamlı saldırı düzenledi. İsrail, 7 Ekim’deki saldırılarda 1200 İsraillinin öldüğünü, 5 bin 132 kişinin de yaralandığını açıkladı.

GAZZE’DEKİ CAN KAYBI 30 BİNE YAKLAŞTI
İsrail’in 7 Ekim’den bu yana Gazze Şeridi’ne düzenlediği saldırılarda en az 12 bin 660’ı çocuk, 8 bin 570’i kadın olmak üzere 29 bin 782 Filistinli öldürüldü, 70 bin 43 kişi yaralandı. Enkaz altında halen binlerce ölü olduğu bildirilirken, halkın sığındığı hastane ve eğitim kurumları hedef alınarak sivil altyapı da tahrip ediliyor. İşgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te de 7 Ekim 2023’ten bu yana İsrail güçleri ile yasa dışı Yahudi yerleşimcilerin saldırılarında 406 Filistinli hayatını kaybetti.
580 İSRAİL ASKERİ ÖLDÜRÜLDÜ
İsrail ordusu, Gazze Şeridi’ne saldırılarının başladığı 7 Ekim’den bu yana 240’ı karadan işgal sürecinde olmak üzere 580 askerinin öldürüldüğünü duyurdu.

ÇATIŞMALARA İNSANİ ARA
Çatışmalara 24 Kasım 2023’te 4 günlüğüne verilen ve daha sonra 3 gün daha uzatılan “insani ara”da 81 İsrailli ve 240 Filistinli esir karşılıklı serbest bırakıldı. Öte yandan İsrail, binlerce Filistinliyi alıkoyup hapsetmeye devam etti.
LÜBNAN SINIRI DA HAREKETLİ
İsrail ordusu ile Hizbullah arasında 8 Ekim 2023’ten bu yana yaşanan çatışmalarda 212 Hizbullah mensubu, 11 Emel mensubu, 12 Filistin İslami Cihad Hareketi ve 12 Hamas Hareketi mensubunun yanı sıra 43 Lübnanlı sivil, 1’i asker 2 Lübnan güvenlik görevlisi, 6 İsrailli sivil ve 11 İsrail askeri hayatını kaybetti.
]]>