Marmara Denizi’nde daha önce 2007-2008 ve 2021 yıllarında gözlemlenen müsilaj oluşumu, deniz ekosistemini bu yıl da tehdit ediyor. Deniz salyası olarak bilinen müsilaj, Anadolu Yakası’nda bulunan Maltepe sahil şeridinde yeniden görüldü. Denizin yüzeyinde tabaka halinde yayılan ve kıyıya yakın bölgelerde etkili olan müsilaj oluşumu havadan görüntülendi.
“Bu sorunun temeli, duyarsızlık ve eğitim eksikliği”
Ercan Kumru isimli bir vatandaş, “Akıntının yoğun olduğu yerlerde deniz bir şekilde kendini temizleyebiliyor. Ama akıntının olmadığı, insanların teknelerini bağladığı ve vakit geçirdiği yerlerde kirlenme daha hızlı oluyor. Denizlerdeki yararlı bakteriler azalıyor, ekosistem bozuluyor. Bu, kendi kendini hasta eden bir deniz demek. Üzücü olan, bu hastalığın sebebinin biz insanlar olması” dedi. Çevre bilincinin toplumda yeterince oluşmadığına dikkat çeken Kumru, “Bu sorunun temeli insanlarımızın duyarsızlığı ve eğitim eksikliği. Bizde çevre eğitimi yeterince önemsenmiyor” diye konuştu. – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>S.A. (65) idaresindeki 15 FF 746 plakalı otomobil, Kaş- Seydikemer D-400 kara yolunda karşı yönden gelen K.K. (24) yönetimindeki 35 SDH 02 plakalı kamyonla çarpıştı.
İki araç da çarpmanın etkisiyle yol kenarına savruldu.
Kazada yaralanan otomobil sürücüsü ile aynı araçta yolcu olarak bulunan K.A, Kaş Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ETÜ’de “Yaşam boyu öğren, yaşam boyu tazelen” temasıyla düzenlenecek eğitimlerde, 60 yaş üzeri vatandaşların teşvik edilerek yeni beceriler kazanmalarının sağlanması amaçlanıyor.
Bu çerçevede 60 yaş üzeri okuma yazma bilenlerin katılabileceği eğitimlere başvurular 3-14 Şubat tarihlerinde, eğitimler ise 17 Şubat’ta başlayacak. 60+ Tazelenme Üniversitesi’ne katılanlar, 4 yıl boyunca haftada 2 gün çeşitli alanlarda eğitim alacak.
ETÜ Rektörü Prof. Dr. Bülent Çakmak, Edebiyat Fakültesi Prof. Dr. Muammer YaylalıKonferans Salonu’nda düzenlenen tanıtım toplantısında, öğrenme anlayışını temel alan programın, her yaşta öğrenmenin ve gelişmenin mümkün olduğu bilinciyle tasarlandığını söyledi.
Dünya Sağlık Örgütünün sağlığın korunması için yaşam boyu öğrenmeye vurgu yaptığını belirten Çakmak, “Amacımız, kıymetli büyüklerimizin bilgiye, beceriye ve sosyal hayata daha aktif katılımlarını destekleyerek onların sağlıklı, mutlu ve üretken bir yaşam sürmelerine katkı sunmaktır.” dedi.
“Yaşam kalitesini arttırmayı hedefliyoruz”
Üniversite olarak yaşam boyu öğrenmeyi temel ilke olarak benimsediklerini ifade eden Çakmak, şöyle devam etti:
“Sağlıktan sanata, kişisel fiziksel aktivitelere, bağımsız yaşam becerilerinden sosyal ve zihinsel aktivitelere kadar geniş bir yelpazede sunacağımız eğitimlerle, bireylerimizin yaşam kalitesini arttırmayı ve topluma daha aktif katılımlarını teşvik etmeyi hedefliyoruz. Hazırladığımız program, bilimsel temellere dayanarak multidisipliner bir ekip tarafından hazırlanmıştır. Katılımcılarımızı hayatlarının her döneminde öğrenmenin, üretmenin ve paylaşmanın mümkün olduğunu göstermek istiyoruz. Çıktığımız bu yolda büyüklerimizin hayatlarına yeni bir pencere açıp onların enerjilerini ve potansiyellerini yeniden keşfetmelerini sağlamayı hedefliyoruz. Hayata geçirdiğimiz bu programla büyüklerimizin de hayatlarına dokunmayı onların bizlerin akademik bilgi ve birikiminden faydalanmaları gibi bizlerin de onların hayat tecrübelerinden faydalanacağımız bir programı hayata geçiriyoruz.”
“Öğrenme ve gelişmenin yaşı yoktur”
Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı ve 60+ Tazelenme Üniversitesi Proje Yürütücüsü Prof. Dr. Elanur Yılmaz Karabulutlu da projeyle yaşam boyu öğrenmede önemli bir adım atıldığını söyledi.
Karabulutlu, yaşlı nüfusun Türkiye’de son 5 yılda yüzde 21,4 arttığını bildirerek, şunları kaydetti:
“İnsanlığa değer katan, öncü ve saygın bir üniversite olma vizyonuyla hareket eden üniversitemiz 60+ Tazelenme Üniversitesi Projesi’yle bölgemizdeki 60 yaş ve üzeri bireylerin yaşamına değer katmayı hedeflemektedir. 60+ Tazelenme Üniversitesi yaşanılan her dönemde öğrenmenin gelişmenin ve yenilenmenin mümkün olduğu inancından doğmuştur. Bu projeyle ileri yaş döneminde de aktif öğrenmenin paylaşmanın, üretmenin mümkün olduğunu göstermek istiyoruz, çünkü öğrenme ve gelişmenin yaşı yoktur.”
Programa, Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Mehmet Akarsu, Yakutiye Belediye Başkanı Mahmut Uçar, akademisyenler ve 60 yaş üzerindeki vatandaşlar katıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Bastık, “Bana göre ‘en’ kavramı çok zor. Kendini seven, kendini güzel hisseden herkesi çok seviyorum. En güzel, en seksi kavramları bana garip geliyor. Bunlar boş şeyler” dedi.

TAKİPÇİLERİNİ GEÇMİŞE GÖTÜRDÜ
31 yaşındaki şarkıcı, son olarak sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla takipçilerini geçmişe götürdü

Bir takipçisinin “18 yaşına dönsen neyi değiştirmek isterdin?’ sorusuna yanıt veren Bastık, “Saç rengimi” dedi ve 18 yaşındaki halini paylaştı.

Zeynep BastıkSosyal MedyaMagazinTürkiye3-sayfaMüzikYaşamMedya
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ardahan-Kars sınırları içinde yer alan Çıldır Gölü’nde, soğuk hava nedeniyle yüzeydeki buz tabakası kıyı kesiminde 10 santimetreye kadar ulaştı.
Gölün, Çıldır ilçesine bağlı Akçakale köyü mevkisinde, atlı kızaklarla buzda antrenmanlara başlandı.
Atlı kızakçı Kurtuluş Kılıç da türkü söyleyerek atını buza alıştırmaya çalıştı.
Kılıç, AA muhabirine, Çıldır Gölü’nün Ardahan tarafının büyük bölümünün buzla kaplandığını söyledi.
Atına buzda 3 gündür antrenman yaptırdığını dile getiren Kılıç, “Buz kalınlığı atlı kızağı taşıyacak seviyeye geldi. Atlarımızı kaygan ve cam gibi buzun üstünde yürümesini kolaylaştırmak için antrenmanla buza alıştırıyoruz. İlk anlarda hayvanlarda tedirginlik oluşuyor. Turistlerimizin tedirgin olmamaları için atlarımızı alıştırıyoruz. İnsanlarımız rahatlıkla atlar ile fotoğraf çeksin, rahatlıkla atlı kızağa binsinler.” ifadelerini kullandı.
Yerel HaberlerKültür SanatÇıldır GölüHayvanlarardahanÇıldırKültürTurizmYaşamDoğaSpor
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Gaziantep’in tarım zenginliklerini ve geleneksel hasat yöntemlerini yansıtan “Gaziantep’te Hasat Mevsim” fotoğraf yarışmasında birincilik ödülünü Gaziantep’ten Kureyş Göçmen, ikincilik ödülünü Gaziantep’ten Barış Kartpak, üçüncülük ödülünü ise yine Gaziantep’ten İhsan Üçtaş kazandı.
Yarışmanın hasat mevsimi kategorisine gönderilen 304 eser jüri üyeleri tarafından titizlikle değerlendirilerek sonuçlar belirlendi. Bu sene ilki düzenlenen Gaziantep’in tarihi dokusunu, el sanatlarını ve kültürel zenginliklerini objektiflere taşıyan “Kadim Şehir Gaziantep” fotoğraf yarışması da Türkiye genelinden fotoğraf tutkunlarının yoğun ilgisini gördü.
Yarışmada Giresun’dan Erhan Aydın birincilik ödülüne layık görülürken, Niğde’den Fatih Yılmaz ikincilik ödülünü, Mersin’den Ali Tuzcu ise üçüncülük ödülünü almaya hak kazandı.
235 eserin değerlendirmeye alındığı bu kategoride katılımcılar, Gaziantep’in hem tarihi hem de kültürel mirasını farklı bakış açılarıyla ortaya koydu. Yarışmalarda ayrıca, Erhan Aydın, Fikriye Er, Metin Burak Kınacılar, Kureyş Göçmen, Cemal Siyah, Ali Tuzcu, Yılmaz Topçu, Said Nuri, Mehmet Akif Parlak, Emrullah Akgün, Ufuk Turpcan ve Hanifi Koç’un eserleri ise sergilemeye değer görüldü.
Jüri değerlendirmesi ve sergileme
Her iki yarışmanın sonuçları, seçici kurulun titiz değerlendirmeleri sonucu belirlendi. Dört aşamada yapılan değerlendirmelerde jüri üyeliklerini Gaziantep Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Yusuf Kenan Uygur, Gaziantep Ticaret Borsası Genel Sekreteri Özgür Bayram, Fotoğraf Sanatçısı İbrahim Şimşek, Gaziantep İpekyolu Fotoğraf Sanatı Derneği Başkanı Ümit Doğan ve Görsel Sanat Yönetmeni Burçin Erden Dündar yaptı.
Fotoğraf yarışmasında dereceye giren yarışmacıların ödülleri ve sergilemeye hak kazanan eser sahiplerinin başarı plaketleri, önümüzdeki günlerde düzenlenecek törenle takdim edilecek. – GAZİANTEP
Gaziantep Ticaret BorsasıKültür SanatgaziantepEtkinlikKültürSanatYerelYaşamTarım
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Şehir Tiyatrolarından yapılan açıklamaya göre, Ocak 2025’te Yaşar Kemal’den Mikhail Bulgakov’a, Henrik Ibsen’den William Shakespeare’e, klasik ve çağdaş yazarların eserlerinin ön planda olduğu bir repertuvar seyirciyle buluşacak.
“Köpek Kalbi”, “Yaşamak mı Yoksa Ölmek mi”, “Gök Kubbe”, “Yaftalı Tabut”, “Sen İstanbul’dan Daha Güzelsin”, “Ben Medea Değilim”, “Hayat Der Gülümserim”, “İkinci Perdenin Başı”, “Maviydi Bisikletim”, “Savaş ve Barış”, “Gözlerimi Kaparım Vazifemi Yaparım”, “Oscar”, “Ağrı Dağı Efsanesi”, “Yenilmez”, “Sivrisinekler”, “Ay, Carmela!”, “Hamlet”, “Tartuffe”, “Bir Halk Düşmanı”, “Godot Geldi”, “İfigenya”, “Çingene Boksör”, “Fosforlu Cevriye”, “Uçurtmanın Kuyruğu”, “Kuğunun Şarkısı”, “Gidiş Dönüş Moskova”, “Cadı Kazanı”, “Çöpsüz Dünya”, “Bir Gece Masalı”, “Masal”, “Rüya”, “Bekçi ile Postacı”, “Karagöz Çiftlik Bekçisi”, “Benim Küçük Yıldızım” ve “Herkes Sihirbaz Olacak” adlı oyunlar, Şehir Tiyatroları sahnelerinde izlenebilecek.
“İstanbul Şiirle Buluşuyor: Oteller Kenti”
İBB Şehir Tiyatroları, “İstanbul Şiirle Buluşuyor” başlığı altında, şairler ve şiirleri üzerinden oluşturulan yeni bir anlatıyı seyircisine sunacak.
Hümay Güldağ’ın uyarlayıp yönettiği “Oteller Kenti”nde, Güldağ’ın yanı sıra oyuncular Hüseyin Köroğlu ve Aslı Şahin rol alıyor. Eserde, piyanist Orçun Tekelioğlu ve solist Berfu Aydoğan da sahnede olacak. Etkinlik 12 Ocak 2025’te Müze Gazhane Meydan Sahne’de izleyenlerle buluşacak.
Emre Koyuncuoğlu’nun uyarlayıp yönettiği “Ben Nergisten Sorumluydum” etkinliği ise 26 Ocak 2025’te Müze Gazhane Meydan Sahne’de izlenebilecek.
Eserde Radife Baltaoğlu, Sevil Akı, Yeşim Koçak, Işıl Zeynep Karaalp, Şirin Asutay, Ebru Üstüntaş ve Elvan Boran rol alıyor.
İstanbul Büyükşehir BelediyesiKültür SanatEtkinlikleristanbulGüncelKültürSanatYaşam
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Dikmen ilçesinde dünyaya gelen ve ahşap sanatına ilgisi nedeniyle ilk ve ortaokulun ardından Gerze Meslek Lisesi Mobilya ve Dekorasyon Bölümü’ne kaydolan Tuzcuoğlu, liseyi okul birincisi olarak tamamladı.
Girdiği üniversite sınavında Hacettepe Üniversitesi Ağaçişleri Endüstri Mühendisliği Bölümü’nü kazanan Tuzcuoğlu, maddi sıkıntılar nedeniyle eğitimini yarıda bırakmak zorunda kaldı.
Askerliğini yapmasının ardından Karayollarında memur olarak işe başlayan Tuzcuoğlu, 28 yıl çalıştığı kurumundan 2018’de emekliye ayrıldı.
Emekliliğinin ardından küçüklüğünden bu yana merak duyduğu ahşap üzerine çalışma yapabilmek için atölye açan Tuzcuoğlu, günlerini atıl ağaç ve keresteden masa, sehpa, abajur, ayna, beşik gibi ürünler ve dekoratif eşyalar yaparak geçiriyor.
Mithat Tuzcuoğlu, AA muhabirine, ahşap işçiliğine küçük yaşlardan beri ilgisinin olduğunu söyledi.
Üniversite eğitiminin yarım kalması nedeniyle bu alanda profesyonel eğitim alamadığına işaret eden Tuzcuoğlu, kendisini boş zamanlarında yaptığı çalışmalarla geliştirdiğini belirtti.
Amacı, ahşap el sanatlarının yaygınlaşmasına katkıda bulunmak
Ahşap sanatına merakının yaşamı boyunca devam ettiğini vurgulayan Tuzcuoğlu, “1984’te okul birincisi olarak üniversiteye gittim ancak maddi yetersizlikten dolayı devam edemedik. 1,5 yıl kadar Hacettepe Üniversitesine gittim. Hayat bizi başka mesleklere yönlendirdi.” dedi.
Daha sonra 1990’da Karayollarına girdiğini ve devlet memuru olduğunu anlatan Tuzcuoğlu, “28 yıl boyunca burada çalıştım. Bu süre içinde ahşap işleriyle hep ilgilendim. Bulunduğum şehirlerde ahşap el sanatları atölyelerini ziyaret ettim, onlarla hep irtibat içinde oldum. Ahşaba, doğadaki malzemeye bakmayı öğrendim.” ifadesini kullandı.
Tuzcuoğlu, Gerze’de atölye açtığında bu işi yapan çok kişi bulunmadığına dikkati çekerek, “Ahşap ürünlerde önce kendi tasarımlarımı yaptım. Kişiye özel tasarımlar da yapıyorum. Zaman zaman bunları sergiliyorum, zaman zaman satış tezgahları açıyorum.” diye konuştu.
Yaptığı tüm ürünlerin el emeği göz nuru olduğunun altını çizen Tuzcuoğlu, şöyle devam etti:
“Aslında amacım, ahşap el sanatlarının yaygınlaşmasına biraz da olsa katkıda bulunmak. Yapmak isteyenlere elimden geldiğince yardımcı oluyorum. Köylere gittiğimizde yanmakta olan bir ahşabı geri dönüştürdüğümüz oluyor çünkü hep ahşabın bir hikayesi var. Doğadan, kereste fabrikalarından aldığım keresteden ayna, sehpa, raf, dolap gibi ürünler yapıyorum. Bazen kendim tasarım yapıyorum, bazen de kişiler fotoğraf atarak, ‘Böyle bir şey olabilir mi?’ diyor. Bizde ‘yok’ diye bir kelime yok. Yalnızca emekli işi, yavaş yavaş ama iyisini yapıyoruz.”
Tuzcuoğlu, atölyesinde ağaç sanatına ilgisini gidermenin yanında yaptığı eşyaları satarak bütçesine de katkı sunduğunu sözlerine ekledi.
Yerel HaberlerKültür SanatGüncelKültürSanatYaşamsinop
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İhsangazi Belediyesi tarafından Merkez Camisi’nde cuma namazı sonrası halka ekşili pilav ikram edildi.
Belediye Başkanı Hayati Sağlık, “Kurucu Belediye Başkanımız merhum Numan Omuzluoğlu’nun ölüm yıldönümü dolayısıyla kabir ziyareti gerçekleştirdik. Camide dua okuttuk. Belediye Başkanlığımızca hazırladığımız coğrafi işaretli ekşili pilavımızı ruhuna itafen halkımıza dağıtıyoruz. Allah kabul etsin.” dedi.
Numan OmuzluoğluKültür SanatGastronomiBelediyeGüncelYaşam
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Lakatos Ensemble ile Türkmen şef Rustam Rahmedov yönetimindeki orkestra, “Yeni Yıl Konseri”nde, yaklaşık iki sanat sahnede kaldı.
Georges Bizet’nin “Carmen” operasından “Üvertür” ile başlayan konserin ilk bölümünde, Rus halk ezgilerinden “İki Gitar”, Georges Boulanger’in “Avant de Mourir” ve Jerry Bock’ın “Damdaki Kemancı” eserleri icra edildi.
Grup, konserin ikinci yarısında ise Arturo Marquez’in “Danzon No: 2”, Darius Blasband’in “TicTac”, Roby Lakatos’un “Budapesti Symphonia”, Astor Piazzolla’nın “Chiquilin de Bachin” ve Vladimir Cosma’nın “Grand Blond” eserlerini izleyenlerin beğenisine sundu.
Vittorio Monti’nin “Csardas” eseriyle son bulan konserde sanatçılar, Türk valslerinden “Pervane” ile bis yaptı.
Kültür SanatistanbulEtkinlikGüncelKültürSanatMüzikYaşam
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kitabesinde inşa tarihi olarak 1915 yazan Muradiye Mahallesi Nazım Sav Caddesi üzerindeki İlçe Müftülüğüne bağlı Merkez Camii’nin tadilat, tamirat işlemi, halı değişimi için gerekli çalışmalara başlandı. Muratlı Merkez Camii İmam Hatibi Kıyasettin Kaptan gözetiminde gerçekleştirilen çalışmalarda, ilk olarak caminin dış cephesi temizlenerek hasar gören bölümleri yenilendi. Ardından caminin iç onarımına geçildi. Tesisatları yenilenen camide, iç boya işlemleri sürüyor.
Cami imamı Kıyasettin Kaptan, başta cami cemaati olmak üzere hayırseverlerin destekleriyle başlatılan tadilat çalışmalarının sürdüğüne işaret ederek, yardım yapmak isteyen hayırseverleri Müftülüğe yönlendirdi. – TEKİRDAĞ
Yerel HaberlerKültür SanatMuratlıYerelYaşamCami
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Alanya Belediye Başkanı Osman Tarık Özçelik, Özel Eğitim Meslek Okulu’nu ziyaret etti. Ziyaretinde Başkan Özçelik’e, Başkan Yardımcısı Murat Levent Koçak ve Başkan Danışmanı Faruk Konukçu eşlik etti. Başkan Özçelik burada, Okul Müdürü Ahmet Ünalan, Müdür Yardımcıları, öğretmenler, okul çalışanları ve engelli öğrenciler ile bir araya geldi.
18 özel öğrenci staj yapma imkanı buldu
Alanya Belediyesi ile Özel Eğitim Meslek Okulu arasında yapılan iş birliği kapsamında bu yıl Belediye bünyesindeki kreşler, etüt merkezleri, İskele Çay Bahçesi ve Tevfik Hoca Evi’nde 18 özel öğrenci staj yapma imkanı buldu. Başkan Özçelik, iki kurum arasında yapılan iş birliğiyle ilerleyen yıllarda öğrencilerin staj imkanının artması ve okulun eksiklerinin giderilmesi adına okul yönetimiyle bir görüşme gerçekleştirdi. Daha sonra okuldaki atölyeleri gezerek, öğrencilerle bir araya geldi. Öğrenciler, Başkan Özçelik’e kendilerine staj imkanı tanıdığı ve okula olan destekleri için teşekkür ettiler.
“Okulumuzdaki öğrencilerimize iş imkanı sunmaları konusunda rica ediyorum”
Başkan Özçelik, ziyaret sırasında yaptığı konuşmada, “Alanya Belediyesi olarak eğitime destek olmaya devam ediyoruz. Kentimizdeki engelli bireyleri iş hayatına kazandıran hem para kazanmalarını hem de topluma adapte olmalarını sağlayan Özel Eğitim Meslek Okulu ile de iş birliği içerisinde çalışıyoruz. Bu yıl okulumuzdan 18 öğrencimize belediye işletmelerimizde staj imkanı sağladık. Her yıl öğrencilerimize staj imkanı sağlamaya devam edeceğiz. Okulumuzun fiziki ihtiyaçları ile ilgili de çalışmalarımızı yapıyoruz. Buradaki yöneticilerimize ve öğretmenlerimize teşekkür ediyorum. Gerçekten para için değil, gönülden yapılabilecek bir mesleği icra ediyorlar. Kentimizdeki tüm iş insanlarına da çağrıda bulunmak istiyorum. Turizm tesisleri başta olmak üzere tüm işletmeler, okulumuzdaki öğrencilerimize iş imkanı sunmaları konusunda rica ediyorum. Özel bireylere hep birlikte destek olmalıyız” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Karabük Üniversitesinin uzman akademisyenleri tarafından yürütülen kapsamlı çalışma, Ostim Teknik Üniversitesinin sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmasını destekleyen önemli stratejik çıktılar sundu.
Çalışma bünyesinde, Ostim Teknik Üniversitesinin 2023 yılı emisyon envanteri detaylı bir şekilde analiz edilerek mevcut emisyon kaynakları belirlendi. Ayrıca, emisyonların azaltılmasına yönelik stratejik öneriler geliştirildi. Bu rapor, Ostim Teknik Üniversitesinin çevresel sorumluluklarını yerine getirme çabalarına önemli bir katkı sunarken, sürdürülebilirlik politikalarının uygulanmasında da rehber niteliği taşıyor.
Karabük Üniversitesi Demir Çelik Enstitüsünde görevli öğretim üyeleri tarafından hazırlanan rapor, Ostim Teknik Üniversitesinin çevresel sorumluluklarını yerine getirme çabalarına önemli bir katkı sunmayı hedefliyor. Raporda, enerji tasarrufundan yenilenebilir enerji kullanımına, atık yönetiminden çevre bilincini artırıcı eğitim programlarına kadar birçok öneri yer almaktadır.
Karabük Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Kırışık, “Karabük Üniversitesi olarak, Ostim Teknik Üniversitesi ile birlikte yürütülen bu başarılı çalışmanın, ileride gerçekleştirilecek benzer iş birlikleri için örnek teşkil edeceğini ümit ediyorum. Karabük Üniversitesi, uzmanlık alanlarında gerçekleştirdiği projelerle çevre, enerji ve sürdürülebilirlik alanlarında liderliğini sürdürmeye devam edecektir.” şeklinde konuştu. – KARABÜK
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Demirköy ilçesinde eğitim öğretim gören öğrenciler, öğretmenleri önderliğinde ve belediyenin katkılarıyla, depremden en çok etkilenen illerden biri olan Hatay’daki çocuklar oyuncak hediyeleri hazırladı.
Öğrenciler, yeni aldıkları ve evlerindeki oyuncaklarını, içlerine yazdıkları notlarla Hatay’daki öğrencilere gönderilmek üzere belediye ekiplerine teslim etti. Toplanan oyuncakların 2025 yılı öncesi depremzede çocuklara ulaştırılması hedefleniyor. – KIRKLARELİ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Dijital medyada faaliyet gösteren ve Instagram, Twitter, Tiktok gibi mecralarda oldukça yüksek takipçi sayılarıyla Ankara’daki hemen herkes tarafından tanınan 17 içerik üreticisinin bir araya gelmesiyle kurulan Ankara Dijital Medya İçerik Üreticileri Platformu ilk görüşmeyi Cumhurbaşkanlığı Özel Kalem Müdürü Prof. Dr. Hasan Doğan ile gerçekleştiren Platform yöneticileri, 2025 yılı itibariyle birçok yeni etkinlik, eğitim ve buluşma planladıklarını belirtti.
“Bu birliktelik çok değerli”
Hasan Doğan, yaklaşık iki saat süren görüşmede platforma desteklerini dile getirerek “Bu birliktelik çok değerli ve Ankara için önemli bir kazanım” dedi. Toplantıdaki her içerik üreticisinin hesaplarını tek tek inceleyip takip eden Doğan, faaliyet alanları hakkında bilgi aldı.
Platform Başkanı ve aynı zamanda Ankara Beyfendisi sosyal medya hesaplarının kurucusu ve yöneticisi olan Yunus Emin Atak, ilk buluşmanın kendileri için onur verici olduğunu aktararak “Henüz oldukça yeni olan platformumuzla ilk görüşmeyi Prof. Dr. Hasan Doğan Beyefendi ile yapmak ve takdirlerini duymak bizi onore etti. Hem kendimizden hem sosyal medya hesaplarımızdan bahsettik. Oldukça kıymetli fikirlerini dinledik, yol haritamızı beraber değerlendirdik. Biz bu görüşmeden son derece memnun ayrıldık ve ilerleyen zamanda tekrar bir araya gelme sözü aldık. Bu çok mutluluk verici” dedi.
“Biz Ankara’yı dijitalin de Başkenti haline getirmek istiyoruz.”
Temel olarak Başkent’i dijital medyada doğru temsil etme gayesi taşıyan içerik üreticileriyle bir araya gelindiğine dikkat çeken Atak, “Günümüzde her konuda dijital medya en büyük güç kaynağı haline geldi. Biz de her birimiz yıllarımızı bu alana vermişken birlikten güç doğar ilkesiyle şehrimizi nasıl daha iyi temsil edebiliriz diyerek bir araya geldik. Ankara, Cumhuriyetin Başkenti ve en güzel şekilde temsil edilmesi gerekiyor. Bizi, bu platform çatısı altında toplayan temel konu da budur. Biz Ankara’yı dijitalin de Başkenti haline getirmek istiyoruz” diye konuştu.
Yönetim kadrosunun sosyal medyada Ankara Beyfendisi, Ankara’da Bir Bebek, 365 Gün Ankara, Doğanay Vural, Ankara Etkinlikleri, Mehmet Daldal, Ayı Yemeği, Ailece Ankara, Onur Burak Elaldı, Biz Ankaralıyız, Okur Gezer Ailem, Ankara Mizah, Gezen Adam gibi öne çıkan isimlerden oluştuğu platforma yeni üyeliklerin kısa bir süre daha açık olduğu bildirilirken şu an yoğun bir üyelik talebi aldıkları da belirtildi.
Halihazırda birçok kamu kurumu ve özel sektör yöneticisinden görüşme daveti aldığı belirtilen platformun, 2025 yılı itibariyle birçok yeni etkinlik, eğitim ve buluşma düzenleneceği ifade edildi.
Platforma üye olmak isteyenlerin Twitter ve Instagram üzerinden @AnkaraDijitalMP adresi üzerinden başvuruda bulunabileceği ve etkinliklere katılım için de bu hesabın takip edilebileceği kaydedildi. – ANKARA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TÜRK Telekom, Sivas’ın Zara ilçesinde Güneş Enerjisi Santrali’nin (GES) kurulumu için Türkiye Elektrik İletim AŞ (TEİAŞ) ile bağlantı anlaşması imzaladığını duyurdu. Türk Telekom Grubu’nun mevcut yıllık elektrik tüketiminin yüzde 15’ine karşılık gelen kapasiteye sahip GES’in temelleri 2025’in ilk aylarında atılacak.
Türk Telekom CEO’su Ümit Önal, “Türkiye’nin dijital geleceğine yön veren yatırımlarımıza devam ederken, sürdürülebilirlik ilkelerini stratejilerimizin merkezine yerleştiriyoruz. Ülkemizin birçok noktasında akıllı yaşama dair sunduğumuz dijital dönüşüm çözümleriyle enerji tasarrufuna katkı sağlarken, yenilenebilir enerji kaynaklarının yaygınlaştırılması yönünde öncü çalışmalar gerçekleştiriyoruz. Türk Telekom Grubu’nun mevcut yıllık elektrik tüketiminin yüzde 15’ine karşılık gelen kapasiteye sahip GES projemiz ile yeşil dönüşüme liderlik etmekten gurur duyuyoruz. Farklı şehirlerde hayata geçireceğimiz GES projelerimiz, ülkemizin enerji bağımsızlığı ve sürdürülebilir bir gelecek yolunda büyük önem taşıyor. Gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakmak için, geleceği iyileştiren teknoloji anlayışıyla, ülkemizin yarınlarına yatırım yapmaya devam edeceğiz” dedi.
‘GES YATIRIMLARIMIZ ÜLKEMİZİN ENERJİ BAĞIMSIZLIĞI VE SÜRDÜRÜLEBİLİR BİR GELECEK ADINA BÜYÜK ÖNEM TAŞIYOR2
Önal, “Türkiye’nin dijital geleceğine yön veren yatırımlarımıza hayatın her alanında ve memleketin dört bir yanında devam ediyoruz. Yarının dünyasını tasarlayan teknolojilere odaklanırken, sürdürülebilirlik ilkelerini stratejilerimizin merkezine yerleştiriyoruz. Birçok kentte sunduğumuz dijital dönüşüm çözümleriyle; ulaşım, enerji, çevre, yaşam, sağlık ve güvenlik gibi alanlarda, trafikten kamu güvenliğine, sulamadan aydınlatmaya kadar geniş bir çerçevede enerji tasarrufu sağlanmasına destek oluyoruz. 5G, yapay zeka ve IoT teknolojileriyle akıllı yaşama dair sunduğumuz çözümler sayesinde kaynakların verimli kullanılmasına olanak sağlarken, yeni nesil çevreci iletişim teknolojileri ile güneş ve rüzgar enerjisi gibi yenilenebilir kaynaklara yönelerek yeşil dönüşüm adına öncü çalışmalar gerçekleştiriyoruz. GES yatırımlarımız ile karbon ayak izini azaltmayı ve iklim değişiminin sebep olduğu risklerin yönetimine katkıda bulunmayı amaçlıyoruz. Bu doğrultuda; şirketimiz için tahsis edilen toplam 405,8 megawattlık (MW) GES kurulum kapasitesinin 96 MWe’lık bölümünü kapsayan ölçekte bir tesisi Sivas Zara’da hayata geçirmeye hazırlanıyoruz. Yeni yılın ilk ayında temelini atacağımız santralin kurulumunu yıl sonuna kadar bitirmeyi hedefliyoruz. Şirketimizin mevcut yıllık elektrik tüketiminin %15’ine karşılık gelen kapasiteye sahip projemiz aynı zamanda karbon ayak izini azaltarak çevresel sorumluluğumuza katkı sağlayacak. Tarafımıza tahsis edilen 405,8 MWe’lık GES kurulum kapasitesinin kalan bölümünü ise önümüzdeki dönemde iki farklı şehirde yapacağımız yatırımlarla tamamlamayı planlıyoruz. Farklı şehirlerde gerçekleştireceğimiz GES yatırımlarımız, ülkemizin enerji bağımsızlığı ve sürdürülebilir bir gelecek yolunda büyük önem taşıyor. Gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakmak için, geleceği iyileştiren teknoloji anlayışıyla, ülkemizin yarınlarına yatırım yapmaya devam edeceğiz” diye konuştu.
2025’in ilk aylarında temelleri atılarak yıl içerisinde tamamlanması beklenen GES, yıllık 200 milyon Kilowatt saate (kWh) yakın enerji üretimi ile Türkiye’nin yenilenebilir enerji tesislerinden biri olacak.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Tarihi Kapalıçarşı girişinde yaptığı el emeği göz nuru ürünleri satarak huzur bulduğunu söyleyen 47 yaşındaki Sevda Gök, “Engelime rağmen boş durmayıp çalışıyorum. Allah izin verirse çalışmaya da devam edeceğim. 20 yıldır bu işi yapıyorum” ifadesini kullandı. Gök, “Ben eklem romatizma hastalığına yakalandım. 4 yaşından itibaren bu hastalıkla mücadele ediyorum. Hastalıktan sonra yürüme kabiliyetimi kaybettim. Tedavi için birçok hastaneye gittik ama çare olmadı. Ben bu durumdan dolayı kendimi eve kapatmadım. Hep bir şeyler için mücadele ettim. Halen de mücadele ediyorum. Her sabah buraya gelerek evde yaptığım el işlerini satıyorum. Evde oturmak istemiyorum. İnsanlara faydalı olmak, beni mutlu ediyor. Bir şeyler için mücadele etmek bana huzur veriyor. Buradan benim gibi olan engelli bireylere seslenmek istiyorum. Pes etmeyin. Mücadele edin. Elinizden gelen en iyisini yapmaya devam edin. Ben gücümün yettiği kadar çalışmaya devam edeceğim” dedi. – KAHRAMANMARAŞ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yüksekova’da kadın eliyle yapılan yöresel yemekler yoğun ilgi görüyor. İlçenin faklı noktalarında kadınlar tarafından işletilen restoranlarda, özellikle yöresel yemekler müşterilere sunuluyor. Özellikle şehir dışından gelen müşterilerin ‘keledoş’ başta olmak üzere yöresel yemeklere talebi yüksek oluyor.
Yöresel yemeklerle birlikte müşteri sayılarının arttığını ifade eden Yıldız Dayan isimli işletmeci, “Biz kafede 6 kadın çalışıyoruz. Burada yöresel ev yemeklerini yapıyoruz. Vatandaşların yöresel yemeklere daha çok ilgi gösterdiğini belirteyim. Çünkü insanlar artık standart yemeklerden çıkmak istedi. Biz de kadınların eliyle buna yön verdik ve başardık” dedi. – HAKKARİ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Esenyurtlu kadınlar birlikte öğreniyor, birlikte üretiyor, birlikte kazanıyor
İSTANBUL – Esenyurtlu kadınlar, belediyenin, Ulu Çınar Sosyal Yaşam Merkezi’nde verdiği eğitimlerle sosyal, kültürel ve ekonomik alanda kendilerini geliştirme fırsatı buluyor.
Kadınların sosyal, kültürel ve ekonomik alanda gelişimlerini desteklemek amacıyla hayata geçirilen Esenyurt Belediyesi Ulu Çınar Sosyal Yaşam Merkezi, birçok farklı branşta eğitim vermeye başladı. Merkezde, kadınların kabiliyetlerini gerçekleştirebilmelerine yardımcı olmak amacıyla el sanatları kursları, aile danışmanlığı hizmeti, evlilik okulu, anne-çocuk destek programları, kadın sağlığı eğitimleri, ilk yardım eğitimleri, çocuk terapileri ile iletişim ve motivasyon seminerleri düzenleniyor. Vatandaşların haftanın beş günü faydalanabildiği merkezde, çocuklar için oyun alanı da bulunuyor. Bu sayede küçük yaştaki çocukları nedeniyle çalışamayan kadınların öğrenerek üretim yapmaları ve iş yaşamına katılmaları sağlanıyor.
El emeği ürünler kazanca dönüşüyor
Sosyal yaşam merkezinde moda tasarımı, punch, dikiş nakış, el nakışı, takı tasarımı gibi 6 farklı branşta el sanatları eğitimi veriliyor. Burada eğitimlerini tamamlayan kadınlar, kazanç sağlamak amacıyla üretim aşamasına geçiyor. Üretilen el emeği göz nuru ürünler, belediyenin açtığı stantlarda ve düzenlenen sergilerde satışa sunuluyor.
Güçlü aile için danışmanlık hizmeti
Merkezde ayrıca mutlu ve sağlıklı aile yapısının oluşmasına destek olmak amacıyla uzman sosyologlar tarafından danışmanlık hizmeti veriliyor. Sosyologlar, bireylere aile içi ilişkileri, toplumsal yaşamla uyumları ve aile içinde yaşanan sorunları çözmeleri noktasında yardımcı oluyor.
Anneler atölyede çocuklar oyun alanında
Kadınların eğitim alarak üretim yapması için her ayrıntının düşünüldüğü Ulu Çınar Sosyal Yaşam Merkezi’nde çocuklar, onlar için hazırlanan oyun alanında eğlenceli vakit geçiriyor. Psikolog ve çocuk gelişim uzmanları tarafından hazırlanan eğitici aktivitelerden yararlanan minikler, gelişim düzeylerine uygun oyunlar oynuyor.
“Hem sosyalleşiyor hem de kazanç sağlıyorum”
El sanatları kurslarının kendisi için çok faydalı olduğunu söyleyen kursiyer Fatma Doğan, “Buraya çocuğumla geliyorum. O kreşte eğlenirken ben de bir şeyler öğrenebiliyorum. O yüzden bu kursları tercih ettim. Kursumuzda bir şeyler üretmeye başladık. Bu bizi çok mutlu ediyor. Burada hem sosyalleşiyor hem de ürünlerimizi satarak kazanç sağlayabiliyoruz. Hocalarımıza emeklerinden dolayı çok teşekkür ediyorum” dedi.
“Kurslar terapi gibi geldi”
Kursiyer Elif Şen ise şöyle konuştu:
“Dikiş kursuna geliyorum. Bu kursta bir kıyafeti dikmenin bütün inceliklerini ve dikiş makinelerinin tamirini öğrendik. Arkadaşlarımızla birlikte birçok ürün ortaya çıkardık. Ayrıca biz kurstayken çocuklarımız da oyun alanında eğlenebiliyor. Ben, bütün kadınlara, evde oturmak yerine kurslara katılmalarını tavsiye ediyorum. Çünkü burası bana terapi gibi geldi. Esenyurt Belediyesine sağladığı imkanlardan dolayı çok teşekkür ediyorum.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Konyaaltı ilçesinde yaşayan sınıf öğretmeni Seval Aydın, eşi Cabir Aydın ile gece yürüyüş yaptıkları sırada parkta babasıyla kalan 1,5 yaşındaki bebeğin sürekli ağladığını fark etti.
Üşüdüğü ve aç olduğunu öğrendiği Güneş adlı bebeğe anne şefkatiyle yaklaşan Aydın, bebeğin karnını doyurup ve ısıttıktan sonra durumu polise bildirdi.
Polis ekiplerinin irtibata geçmesiyle aile ilgili araştırma başlatan Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü, minik Güneş’i çocuk yuvasına götürdü.
Minik bebeğin o gece kucağında huzurlu bir şekilde uyumasından etkilenen Seval öğretmen, eşiyle bebeğin koruyucu ailesi olmak için Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğüne başvurdu.
Çiftin başvurusunun uygun görülmesi ve gerekli prosedürün tamamlanmasının ardından bebek, aileye teslim edildi.
Eşiyle yuvalarını açtıkları Güneş’i sevgiyle bağrına basan Seval Aydın, bebeğe gözü gibi bakmaya başladı.
Bir süre sonra davranışlarında farklılık hissedilen ve otizm teşhisi konmasına rağmen Güneş’in elini bir an olsun bırakmayan Aydın, “O bizim insanlığımızın, merhametimizin, iyiliğimizin aynası ve biz onun gözlerinde kendimizi görüyoruz.” dediği çocuğun eğitimiyle de yakından ilgileniyor.
Güneş, ağır otizmli olmasına rağmen koruyucu ailesinin ilgisi ve desteğiyle eğitimini başarıyla sürdürüyor, resim ve müzik eğitimi alıyor.
Şimdi 16 yaşında olan Güneş, 14 yıldır mutlu, huzurlu bir aile ortamında yaşıyor.
“Duyduğu ses ve ritimleri zihnine çok güzel kaydediyor”
Seval Aydın, AA muhabirine, Güneş’i ilk gördüklerinde çok kötü bir durumda olduğunu belirtti.
Bebeği görmemezlikten gelemediklerini ifade eden Aydın, “Parkta bebeği kötü durumda gördüğümde arkamı dönüp gitseydim kendime hep ‘O çocuk ne oldu?’ diye soracaktım. Annelik iç güdüsüyle kucaklayıp bağrıma bastığımda, gözlerine baktığımda o çocuğun bir koruyucusu olması gerektiğini hissettim. Bana ilk baktığındaki o güven dolu bakışları yıkamazdım. O da minik avcunun ortasında parmağımı sıkıca tutuyor ve bırakmıyordu. O an da anne ve oğul bağı kuruldu.” dedi.
Koruyucu aileliğin çok ciddi bir sorumluluk ve cesaret olduğunu anlatan Aydın, şöyle devam etti:
“Bu sorumluluğu hiç tereddütsüz aldık. Çünkü korunmaya muhtaç çaresiz bir bebek vardı karşımızda. Güneş ile yeni bir hikayemiz, yeni bir hayatımız başladı. 3 yaşındayken hafif zihinsel engel tanısı kondu. Okula başlayınca zihinsel geriliği daha da arttı. Rehabilitasyon merkezlerinden ve özel eğitim öğretmenlerinden özel ders almaya başladık. Yaş ilerledikçe otizm belirtileri arttı, ergenlik sürecinde ise ağır otizm spektrum bozukluğunun tipik özellikleri belirdi.”
“Önemli bir ressam olacağına inanıyorum”
Güneş’in hayatını kolaylaştırmak için düzenli psikolog ve psikiyatrist desteği aldıklarını vurgulayan Aydın, “Gözümüz hep üzerinde oldu. Özel gereksinimli bireylerin ebeveynleri bedensel, duygusal ve ruhsal olarak çok sabırlı, anlayışlı, dirençli ve uyanık olmak zorunda. Farkındalığımızı hep yüksek seviyede tuttuk.” diye konuştu.
Otizmli bir bireyle yaşamanın zorlukları olduğunu anlatan Aydın, şöyle konuştu:
“Sabır ve merhamet bu işin ilacı. Onun gelişimi için eğitimi kadar, sosyal yaşamına da önem verdik. Arkadaşlarıyla beraber düzenli olarak sosyal aktiviteler yaptık. Birlikte 20’den fazla ülkeyi gezdik. Küçük yaşta müzik terapisi yapmaya başladık ve müzik kulağı çok güzel gelişti. Duyduğu ses ve ritimleri zihnine hatasız kaydediyor. İyi bir müzik kulağı var. Sözel ifadeyle anlatamadığı her şeyi resmetmesini sağladık. Çizgiler onun cümlesi haline geldi, çizgileri konuşturdu. Resim konusunda inanılmaz yeteneği var. Önemli bir ressam olacağına inanıyorum.”
“Elimizi bir an olsun üzerinden çekmiyoruz”
Cabir Aydın da Güneş’in hayatına dokunmanın mutluluğunu yaşadıklarını dile getirdi.
Güneş’in de kendi hayatlarına çok şey kattığını belirten Aydın, şunları kaydetti:
“Güneş bizim yaşamımızın merkezi oldu. Günlük yaşamımızı onun ihtiyaçları doğrultusunda düzenliyoruz. Çok özel bir çocuk. Anne ve baba sevgisine her zaman ihtiyacı var. Elimizi bir an olsun üzerinden çekmiyoruz. İnsanlar ‘Emekli olmuştunuz. Konforlu bir hayatınız var. Neden böyle bir sıkıntıya girdiniz?’ diye sordular ama biz bir an olsun pişman olmadık. Güneş’i emanet edeceğimiz kızımızdan başka kimse yok. Onun geleceği için gerekli tedbirleri alıyoruz. Bütün hayatımızı ona göre kurguluyoruz.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İZMİR – Seferihisar Belediyesi, kadınların şiddete karşı kendilerini savunmaları için ücretsiz savunma sanatları kursu veriyor. Eğitimlere ilk etapta 35 kadın kayıt yaptırırken, şiddet olaylarının artması nedeniyle kursa talep büyük oranda arttı.
Seferihisar Belediyesi, kadınların için ücretsiz savunma sanatları kursu düzenledi. Kurs haftada 2 gün, Türkiye ve Avrupa eski Tekvando Şampiyonu, Antrenör Saba Vural ile Şerife Eyüpoğlu Temese eşliğinde veriliyor. Eğitimlere ilk etapta 35 kadın kayıt yaptırırken, şiddet olaylarının artması nedeniyle kursa talep büyük oranda artış gösterdi.
Antrenörü Saba Vural, “Kadına yönelik şiddete karşı farkındalık oluşturmamız çok önemli. Yaşadığımız şiddet olayları günden güne artmakta. Kadın olarak sokakta yürümeye dahi korkar olduğumuz bu zamanlarda, tüm hemcinslerimin kendini savunmayı öğrenmesi için elimden geleni yapmaya çalışıyorum” ifadelerini kullandı. Kursa katılan birçok kadın ise şiddete karşı hep birlikte mücadele edilmesi gerektiğine vurgu yaptı.
Seferihisar Belediye Başkanı İsmail Yetişkin de, ” Seferihisar Belediyesi olarak kadınları; eğitim, sanat, spor gibi alanlarda daha fazla yer almaya teşvik etmek için projeler geliştirmeye devam ediyoruz. Kadınların karşılaşabileceği herhangi bir tehlikeye karşı öz savunma eğitimlerine de 4 yıldır devam ediyoruz. Şiddet toplumsal bir meseledir ve buna dur demek bizim elimizde. Kadına şiddet son bulana dek mücadelemizi sürdüreceğiz” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Samsun Cerrahi El Aletleri ve Sağlık Müzesi’nde düzenlenen şenlikte çeşitli firmalardan alınan ve kadınların hazırladığı ürünlerin tanıtımı ve satışı yapıldı.
Şenlikten elde edilecek gelir, kırsal kesimdeki ihtiyaç sahibi çocukların yanı sıra lösemili, down sendromlu ve engelli çocuklar yararına kullanılacak.
Dernek Başkanı Burcu Keskin, AA muhabirine, şenliğe 40 firmanın katıldığını, güzel bir dayanışma örneği sergilendiğini söyledi.
Bağışlarla bir köy okulundaki çocuklara bot ve mont alarak yılbaşı etkinliği gerçekleştirmek istediklerini belirten Keskin, “Çocuklar için kurulmuş bir derneğiz, amacımız çocuklara dokunmak. Bu etkinlik sonunda da çocuklara dokunacağız.” dedi.
Kentteki firmanın sahibi Beyhan Çakır da şenlikten elde edecekleri tüm geliri ihtiyaç sahibi çocuklara bağışlayacaklarını dile getirerek, arkadaşlarıyla çeşitli yiyecekler hazırlayıp satışa sunduklarını kaydetti.
Şenlik, 22 AralıkPazar günü sona erecek.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Maltepe Belediyesi Kadın Aile Hizmetleri Müdürlüğü’nce düzenlenen kutlama programına kursiyerler ve aileleri katıldı. Maltepe Belediye Başkan Yardımcısı Nimet Karabulut yaklaşan yeni yıl öncesi kursiyerler ve aileleri ile bir araya geldi. Maltepe Belediyesi’nin engellilere ve kadınlara yönelik destekleyici çalışmalara devam edeceklerini belirten Karabulut 2025 yılının barış, mutluluk ve sağlık getirmesini diledi. Üreten Engelliler Merkezi’ndeki kutlamada çocuklara hediyeler verilerek müzik, dans ve ikramlar eşliğinde yeni yıl coşkusu yaşandı. – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kadınların sosyal, kültürel ve ekonomik alanda gelişimlerini desteklemek amacıyla hayata geçirilen Esenyurt Belediyesi Ulu Çınar Sosyal Yaşam Merkezi, birçok farklı branşta eğitim vermeye başladı. Merkezde, kadınların kabiliyetlerini gerçekleştirebilmelerine yardımcı olmak amacıyla el sanatları kursları, aile danışmanlığı hizmeti, evlilik okulu, anne-çocuk destek programları, kadın sağlığı eğitimleri, ilk yardım eğitimleri, çocuk terapileri ile iletişim ve motivasyon seminerleri düzenleniyor. Vatandaşların haftanın beş günü faydalanabildiği merkezde, çocuklar için oyun alanı da bulunuyor. Bu sayede küçük yaştaki çocukları nedeniyle çalışamayan kadınların öğrenerek üretim yapmaları ve iş yaşamına katılmaları sağlanıyor.
El emeği ürünler kazanca dönüşüyor
Sosyal yaşam merkezinde moda tasarımı, punch, dikiş nakış, el nakışı, takı tasarımı gibi 6 farklı branşta el sanatları eğitimi veriliyor. Burada eğitimlerini tamamlayan kadınlar, kazanç sağlamak amacıyla üretim aşamasına geçiyor. Üretilen el emeği göz nuru ürünler, belediyenin açtığı stantlarda ve düzenlenen sergilerde satışa sunuluyor.
Güçlü aile için danışmanlık hizmeti
Merkezde ayrıca mutlu ve sağlıklı aile yapısının oluşmasına destek olmak amacıyla uzman sosyologlar tarafından danışmanlık hizmeti veriliyor. Sosyologlar, bireylere aile içi ilişkileri, toplumsal yaşamla uyumları ve aile içinde yaşanan sorunları çözmeleri noktasında yardımcı oluyor.
Anneler atölyede çocuklar oyun alanında
Kadınların eğitim alarak üretim yapması için her ayrıntının düşünüldüğü Ulu Çınar Sosyal Yaşam Merkezi’nde çocuklar, onlar için hazırlanan oyun alanında eğlenceli vakit geçiriyor. Psikolog ve çocuk gelişim uzmanları tarafından hazırlanan eğitici aktivitelerden yararlanan minikler, gelişim düzeylerine uygun oyunlar oynuyor.
“Hem sosyalleşiyor hem de kazanç sağlıyorum”
El sanatları kurslarının kendisi için çok faydalı olduğunu söyleyen kursiyer Fatma Doğan, “Buraya çocuğumla geliyorum. O kreşte eğlenirken ben de bir şeyler öğrenebiliyorum. O yüzden bu kursları tercih ettim. Kursumuzda bir şeyler üretmeye başladık. Bu bizi çok mutlu ediyor. Burada hem sosyalleşiyor hem de ürünlerimizi satarak kazanç sağlayabiliyoruz. Hocalarımıza emeklerinden dolayı çok teşekkür ediyorum” dedi.
“Kurslar terapi gibi geldi”
Kursiyer Elif Şen ise şöyle konuştu:
“Dikiş kursuna geliyorum. Bu kursta bir kıyafeti dikmenin bütün inceliklerini ve dikiş makinelerinin tamirini öğrendik. Arkadaşlarımızla birlikte birçok ürün ortaya çıkardık. Ayrıca biz kurstayken çocuklarımız da oyun alanında eğlenebiliyor. Ben, bütün kadınlara, evde oturmak yerine kurslara katılmalarını tavsiye ediyorum. Çünkü burası bana terapi gibi geldi. Esenyurt Belediyesine sağladığı imkanlardan dolayı çok teşekkür ediyorum.” – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Merkez Osmangazi ilçesi Bağlarbaşı Mahallesinde 4 genç elektrikli scootere binerek cadde üzerinde ilerledi. Direksiyon başındaki kişinin kontrolünü kaybetmesiyle gençler cadde ortasında yere savruldu. O anlar bir işyerinin güvenlik kamerasına yansırken, kaza esnasında araçların geçmemesi muhtemel bir facianın önüne geçti. – BURSA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Çin’in Sichuan eyaletine bağlı Chongqing kentinin Nanquan bölgesinde yer alan Jinfo Dağı’na kısa süre önce kar yağdı. Kar yağışıyla birlikte bembeyaz bir örtüyle kaplanan bölge, zirvelerinde kar bulunan dağlar ve bulutların birbirine karıştığı masalsı bir tablo sundu.
Xinhua Haber Ajansı muhabirleri Beijing’den bildiriyor. (XHTV)
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Beyoğlu Sineması’nda gerçekleştirilen, Ali Çalışır’ın yönettiği, kitabıyla aynı ismi taşıyan “Bir Ruh Macerası” başlıklı söyleşide Şasa’nın hayatı, kişiliği ve eserleri konuşuldu.
Prof. Dr. İlber Ortaylı, Şasa’nın mutlu olmayan çalkantılı bir hayat yaşadığını belirterek, “Yaşadığı hayat, Türkiye’ye has bir çalkantıdır. Türkiye ekonomisinin yükselmesi, yeni hayat tarzının getirilmesi, aynı zamanda ekonomik stabilitenin kurulamaması, elit, seçkinler nizamının teşekkül edememesi dolayısıyla çöküntüler… Bütün bunları Ayşe Şasa’nın hayatında görmek mümkün.” dedi.
“Artık tesettüre girmişti, çok büyük bir mücadele içindeydi”
Şasa’nın hayatının enteresan bir senaryo olabileceğine işaret eden Ortaylı, “Doğmamız itibarıyla aşağı yukarı aynı kuşağın mensubuyuz. Aynı çevreye mensup değiliz ama çok uzak da değiliz. İstanbul’un 1950’den sonra yükselen yeni sınıfının tarzını yaşadığı anlaşılıyor. Bu 1940 doğumluların içinden Türkiye yüksek sınıfının en işe yaramaz adamları ve hatunları çıktığı gibi, çok parlak üyeler de ortaya çıkmıştır.” ifadelerini kullandı.
Suna Kıraç’ın da Ayşe Şasa ile sınıf arkadaşı olduğunu söyleyen Ortaylı, “Suna Kıraç, bugüne kadar Türkiye girişimci sınıfının en ciddi, en çok işini takip eden, en çok eşine rastlanmayan bir üyesidir. Ayşe ile aynı sınıfta 11 kızdır bunlar, özellikleri aileleri tarafından seçilmeleridir.” diye konuştu.
Prof. Dr. Ortaylı, 1980’li yılların başında gittiği davette Şasa’yı gördüğünü belirterek, şunları anlattı:
“Baktım, Ayşe Şasa sakin, konuşmuyor. Artık tecerrüt safhasında. Dinliyor, cevap veriyor, cevabı kısa kesiyor veya dikkatle dinliyordu. Geldiği zaman selam verdiği gibi, aynı hararetle ve aynı ölçüyle ‘Güle güle’ diyordu. Hiçbir şeyi yoktu. Bana kimse tecennün diye bir safha anlatmasın. Aradan birkaç sene geçti, Ayşe ile tekrar karşılaştık. Artık tesettüre girmişti, çok büyük bir mücadele içindeydi.”
Ayşe Şasa’nın eşi senarist ve oyuncu Bülent Oran’ın da iyi bir ressam olduğunu belirten Ortaylı, “Resimlerinden birini şöyle bir beğenecek oldum, pişman oldum. Allah rahmet eylesin, serginin en kıyak parçasını bana verdi. Eli açıktı.” dedi.
“Ayşe Şasa, benim için yabancı bir isim değildi”
Yazar Beşir Ayvazoğlu da Şasa’nın yakın dostlarından biri olduğunu ve sürekli telefonla konuştuklarını söyledi.
İlk önce Şasa’nın kendisiyle tanışmak istediğini dile getiren Ayvazoğlu, “Ben tabii başta senaryosunu yazdığı ‘Ah Güzel İstanbul’ gibi birçok filmi seyretmiştim. Ayşe Şasa ismi benim için yabancı bir isim değildi.” ifadelerini kullandı.
Yaklaşık 42 sene önce, Türk ve İslam sanatlarının estetik arka planıyla ilgili çalışmalar yaptığı gençlik yıllarında Şasa’nın kendisini aradığını anlatan Ayvazoğlu, “Ayşe Hanım son derece mütecessis, kafasında sürekli sorular olan, özellikle hayatının o dramatik gelişimi içerisinde yönünü ararken okuyan, keşfeden ve merak eden birisiydi. Ben Mustafa Kutlu vasıtasıyla Ayşe Hanım’dan haberdar oldum. Bir gün kendisi beni aradı, çok sevindim, heyecanlandım. Ayşe Şasa gibi adını bildiğim hatta etrafta efsane gibi dolaşan bir senaristle tanışmak, konuşmak, tartışmak çok hoş olacaktı.” şeklinde konuştu.
Mustafa Kutlu ile beraber daha sonra 1990’lı yılların başında Şasa’yı ziyarete gittiklerini belirten Ayvazoğlu, “Keşke o gün bir kayıt cihazımız olsaydı da sohbetimizi kayda almış olsaydık. Rahat konuşuyordu, son derece ikramcıydı, mültefitti ve mütesettirdi. Tabii tesettürü de kendine yakıştırmıştı.” ifadelerini kullandı.
Ziyaretlerinde pek çok konunun gündeme geldiğini, Şerif Mardin ve İsmet Özel’den de bahsettiklerini dile getiren Ayvazoğlu, sözlerini şöyle tamamladı:
“Şasa, meşhur ‘Akıl Oyunları’ filminde anlatılan matematikçi John Nash’i bile aramış, hastalığı döneminde. Kendi tecrübesiyle onun tecrübesini karşılaştırıp çözüm aramış yani o hastalıktan kurtulmak için neredeyse her yola başvurmuş, her kapıyı tıklatmış. Müthiş bir tecessüs sahibiydi, kültürlüydü. Tabii bu, hem aileden gelen bir şey hem de okuduğu kitaplardan ve çevresinden. Çok önemli kültür çevresi vardı yani bizim gibi taşradan gelip bu işleri öğrenmeye çalışanlardan farklı olarak içinden gelen bir insandı Ayşe Hanım. Dolayısıyla kafasında da sürekli sorular vardı.”
Ayşe Şasa’nın kardeşi Aziz Şasa, İBB Kültür Dairesi Başkanı Volkan Aslan’ın da katıldığı söyleşide konuşmaların ardından 1983 yapımı, senaryosunu Ayşe Şasa, Yusuf Kurçenli ve Mahmut Cevher’in kaleme aldığı “Ve Recep ve Zehra ve Ayşe” filmi gösterildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>VAN’da akşam saatlerinde başlayan kar yağışı ve tipi hayatı olumsuz etkiledi. Vatandaşlar, lapa lapa yağan kar yağışının altında gezintiye çıkıp fotoğraf çekerken, Van- Bahçesaray karayolu geçici olarak trafiğe kapatıldı.
Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün uyarısının ardından Van’da akşam saatleri itibariyle kar yağışı etkili oldu. Kar ve tipi, kent merkezinde vatandaşlar sokağa çıkarak gezinti yaptı. Kar kalınlığı kent merkezinin kenar mahallelerinde 10, yüksek kesimlerde ise 25 santimetreye kadar ulaştı. Yağışa hazırlıksız yakalanan sürücüler trafikte zor anlar yaşadı. Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı karla mücadele ekipleri, trafikte aksama yaşanmaması için kent merkezinde kar küreme çalışması başlattı. Bu arada Van-Bahçesaray karayolu da kar ve tipi nedeniyle geçici olarak trafiğe kapatıldı.
Van kent merkezine kar yağmasından mutlu olduklarını belirten Erdem Aldemir, ” Hakkari’den Van’a gezmeye geldim. Burada güzel bir kar yağışı var. Bu bölgenin güzelliği de kar ile oluyor. Kar yağışına çok sevindik.” dedi.
Haber: Behçet DALMAZ/ VAN,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Valilikten yapılan açıklamaya göre, ilde yoğun kar, buzlanma ve sis etkili oluyor.
Olumsuz hava koşulları nedeniyle il genelindeki resmi ve özel olmak üzere tüm örgün ile yaygın eğitim kurumlarında eğitim ve öğretime bir gün ara verildi.
Kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan engelli ve hamile personel ile çocuğu kreşe ya da anaokuluna giden kamu çalışanı anneler de izinli sayılacak.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan, Konya Valisi İbrahim Akın, Mevlana‘nın 22. kuşaktan torunu Esin Çelebi Bayru, AK Parti İl Başkanı Hasan Angı, merkez ilçe belediye başkanları, protokol üyeleri ve vatandaşlar, Şems-i Tebrizi Türbesi’nde bir araya geldi.
Kur’an-ı Kerim tilavetinin ardından, “Dua Merasimi” yapıldı.
Protokol üyeleriyle vatandaşlar, daha sonra “Muhabbet Vakti” temasıyla düzenlenen etkinlikler kapsamında Mevlana Caddesi’nden Mevlana Meydanı’na yürüdü.
Mevlana Müzesi’ni ziyaret eden katılımcılar, Mevlevi geleneği olan “Gülbang duası”nı, ardından “Nevbe Merasimi”ni dinledi.
Mutasavvıf Mevlana Celaleddin-i Rumi’nin vefatının 751. yılı dolayısıyla 7-17 Aralık’ta düzenlenecek törenler, sema programları, sergiler ve söyleşilerle devam edecek.
Kültür SanatEtkinliklerEdebiyatMevlanaGüncelKültürYaşam
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Akçakoca ilçesinde genç yaşlarında kayıklara olan merakı ile kayık yapımını öğrenen Dursun Usta tam 35 yıldır ahşaba hayat vererek kayık yapıyor. Karadenizli ustanın yanında yetişen ve 2 yıl aldığı kayık yapımı eğitimiyle yola çıkan Dursun Usta, önce kendi tezgahını yaptı. Ardından da kayık yaptıkça kendisini geliştirerek 35 yıldır kayık yapmaya devam etti. Şimdilerde hobi olarak yaptığı kayıkçılıkta bugüne kadar sayısını bile unuttuğu kayıklarıyla deniz sevdalılarına yardımcı oldu.
Dursun Usta, bugünlerde gençlerin meraklı olmasına rağmen yapmaya yaklaşmadıkları kayık ustalığı macerasını ile ilgili şunları söyledi, “Hobi olarak 35 senedir kayık yapıyorum. Karadenizli bir ustam vardı. Onun yanında başladım. Onun yanından öğrendim sonrasında yapa yapa yaptığım iş bana öğretti bu mesleği. Bilgi aldım 2 sene yanında yetiştim. Sonrasında kurduğum tezgahlarda buy mesleği iyice pekiştirdim. Yaptığım teknelerin sayısını söylemem zor. 50-70 civarında olmuştur. Başka mesleklerim var benim. Denize gidiyorum, inşaatlarda çalışıyorum. Kaynak işinden tut birçok işi yaptım. Şu an yaptığım tekne ise 4 metre 95 santimetrelik bir tekne. Bu tekne bütün malzemelerini tedarik ettiysem 1 buçuk-2 ayda biter. Gençlerin bazıları bu mesleği öğrenmek istiyor. Merakı olan gençlerde var. Bizim mesleğimiz el işçiliği ister, hüner ister. Mesleğimi tavsiye ederim. Çok iyi bir meslek el emeği mesleğidir. Çekirdekten yetişince de bambaşka oluyor. Bende o şekilde yetiştim. Çocuklarıma öğretmek istedim ama onlar mesleklerini kendileri seçiyor. Benim yaptığım mesleğe meraklı değiller. Her gencim bir işe yatkınlığı, hevesi vardır. Bende yanıma gelenlere bakıyorum. Merakları varsa yanımda mesleği öğretiyorum. Yoksa yanımdan gönderiyorum.”
Dursun Usta, imkanları el verdiği sürece de kayık yapımına devam edeceğini söylüyor. – DÜZCE
Yerel HaberlerKültür SanatDenizcilikAkçakocaYerelYaşam
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Dulkadiroğlu ilçesi Namık Kemal Mahallesinde esnaflık yapan 22 yaşındaki İbrahim Balıkçı, ihtiyaç sahiplerine yönelik çalışma yaptı. Başlatılan uygulamayla, müşteriler alışveriş yaparken bütçelerine uygun miktarda meyve ve sebzeyi askıya bırakabiliyor. Daha sonra ihtiyaç sahipleri, manava uğrayarak bu ürünlerden ücretsiz bir şekilde faydalanabiliyor.
Balıkçı, uygulamanın toplumda büyük ilgi gördüğünü ve halkın dayanışma konusunda duyarlı davrandığını belirterek, “Depremden sonra insanlar büyük sıkıntılar yaşadı. Elimizden geldiğince bir nebze olsun destek olmak istedik. Askıya bırakılan her meyve ve sebze, bir ailenin yüzünü güldürüyor. Deprem bölgesi olduğumuzdan ihtiyaç sahiplerinden isteyen olursa veriyoruz” dedi. – KAHRAMANMARAŞ
Kültür SanatAlışverişEkonomiDepremYerelYaşam
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
PERİBACASI ÇÖKTÜ
Nevşehir’in Uçhisar beldesi Tekeli Mahallesi’ndeki bir peribacasında gece saatlerinde çökme yaşandı. Geçen hafta etkili olan yağışta karla kaplanan ve tüf kayadan oluşan peribacasının bir bölümü karların erimeye başlamasıyla çöktü. Peribacasından kopan kaya parçaları çevreye savrulurken, olayda can ve mal kaybı yaşanmadı.

GÜVENLİK KAMERASI KAYDETTİ
Beldedeki bir otelin yakınında yer alan peribacasında yaşanan çökme, çevredeki güvenlik kamerasınca kaydedildi. Uçhisar Belediyesi ekipleri, kopan kaya parçalarını iş makinesi yardımıyla kaldırarak alanda temizlik çalışması yaptı.

Güvenlik KamerasıYerel HaberlerHava DurumuUçhisarSağlıkGüncelÇevreYaşam
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Balıkesir Büyükşehir Belediyesi, “10 Numara Kente, 10 Numara Kahve” projesiyle biri Toplu Taşıma Merkezi’nde (TTM) ve diğeri Organize Sanayi Bölgesi’nde (OSB) olmak üzere On On Kafe’nin iki yeni şubesini daha görkemli bir törenle hizmete açtı. Sosyal belediyecilik anlayışı çerçevesinde vatandaşları kaliteli ve ucuz kahve ile buluşturmaya devam eden Balıkesir Büyükşehir Belediyesi, kent merkezi ve ilçelerde toplamda 15 şube sayısına ulaştı. İki noktada gerçekleşen açılışlarda Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın’a; CHP Balıkesir İl Başkanı Erden Köybaşı, Karesi Belediye Başkanı Mesut Akbıyık, Balıkesir Sanayi Odası Başkanı Nazmi Yarış, BALOSB Yönetim Kurulu Başkan Vekili Hüseyin Bekki, genel sekreter yardımcıları, daire başkanları da eşlik etti. Partizanlık yapmadan her ilçeye eşit hizmet götürdüklerini ve götürmeye de devam edeceklerini vurgulayan Akın, insanların sosyalleşebileceği ve güzel zaman geçirebileceği On On Kafeleri şehrin her noktasına ulaştıracaklarını söyledi.
“Mahalle mutfakları da açacağız”
Balıkesir’de yaşayan herkesin hayatlarını rahat bir şekilde sürdürülebilmesi için çalışmaların artarak devam ettiğini belirten Akın, “Planlı ve programlı bir şekilde hareket ediyoruz. On On kafelerimizin sayısı giderek artacak. Bunun yanında Mahalle Mutfaklarımız sırasıyla açılacak. Balıkesir’in geniş coğrafyasına hizmet etmek için ekip arkadaşlarımla birlikte gece gündüz çalışıyoruz” dedi.
Balıkesir Organize Sanayi Bölgesi’ni de On On Kafe ile buluşturan Başkan Akın, işvereninden işçisine kadar bölgede yaşayan herkesin sosyalleşebileceği veya misafirlerini ağırlayabileceği bir mekanı hizmete açtıklarını ifade ederken şunları söyledi: “OSB bölgesi bizim için çok önemli. İş insanlarının, emekçilerin hep birlikte Balıkesir için mücadele ettiği bir bölgemiz. Balıkesir’in geleceği için de çok önemli bir nokta. Güzel bir restoran açmamız lazım. Bütün OSB’lerde var.” – BALIKESİR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
ELEKTRONİK SİGARADA 6 YILA KADAR HAPİS CEZASI
Buna göre elektronik sigara ve elektronik nargile dahil her türlü mamul ve bu mamullerin tüketiminde kullanılan elektronik cihaz, aksam, yedek parça ve solüsyonlarını yurt içerisinde ticari amaçla; üreten, satan, satışa arz eden, bulunduran ve nakledenler üç yıldan altı yıla kadar hapis cezasına çarptırılacak.
MAKARON VE SİGARA KAĞIDINDA DA UYARICI YAZILAR YER ALACAK
Türkiye gazetesinde yer alan habere göre, makaronda da tıpkı sigara paketlerinde olduğu gibi yüzde 85 oranında resimli ve Türkçe yazılı uyarılar yer alması zorunlu olacak. Bu rakam sigara kağıdı ve filtresi için yüzde 65 olarak belirlendi. Söz konusu kuralları ihlal edenlere 50 bin lira para cezası kesilecek.
18 YAŞ ALTINA SATIŞ YAPANLARA AĞIR YAPTIRIM
18 yaş altına tütün ve nargile satıp, aynı suçu 5 yıl içinde 3 kez işleyenlerin tütün satış belgesi veya nargile sunum belgesi iptal edilecek. İş yerleri iki yıl kapatılacak. Etil alkolü amacı dışında ticaret için kullananlara 100 bin liraya kadar para cezası kesilecek. Ayrıca etil alkole aroma karıştıranlar için de 1 milyon lira para cezası düşünülüyor. Şahsi tüketim için bile olsa, izinsiz damıtarak alkolün seviyesine artıranlara 3 yıla kadar hapis cezası verilebilecek.
ELEKTRONİK SİSTEMİ KURMAYAN İŞLETMELERE 10 MİLYON LİRA PARA CEZASI
Alkol ve alkollü içki tesislerinde kullanma zorunluluğu getirilen elektronik sistemleri kurmayanlara, sistem kapsamında uygulanan mühürleri bozanlara, sisteme fiziksel veya bilişim yoluyla müdahale ederek iletilmesi gereken verinin iletilmesini önleyenlere veya bunları gerçeğe uygun olmayan şekilde iletenlere, alkol ve alkollü içki ticaretinin Tarım Bakanlığı tarafından sağlanacak elektronik sistem üzerinden yürütmeyenlere 10 milyon lira idari para cezası verilecek. Fiilin beş yıl içinde tekrarlanması hâlinde üretim ve ithalat faaliyetlerine dair belgeler iptal edilecek.
Hükümet3-sayfaSağlıkHukukYaşam
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Törene, Vali Yardımcısı Muammer Balcı, Kilimli Kaymakamı Necdet Özdemir, Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem, Cumhuriyet Halk Partisi İl Başkanı Devrim Dural, Cumhuriyet Halk Partisi Merkez İlçe Başkanı Osman Zaimoğlu, Türkiye Sakatlar Derneği Başkanı Hüseyin Şirin ve vatandaşlar katıldı.
Atatürk Anıtı’na çelenk sunulmasının ardından işaret diliyle İstiklal Marşı okundu. Türkiye Sakatlar Derneği Zonguldak Şube Başkanı Hüseyin Şirin, “Ülkemizde engelliler sıkıntı yaşamakta. Sağlık kurulunda alınan raporlar gibi bu konuları genel merkezimiz yetkili bakanlığa dosya halinde veriliyor. Ümit ediyoruz ki bu konularda daha iyi gelişme olurda engelliler yaşamda yaşadıkları sıkıntıyı aşmış olurlar. Yerelde kamu yararına dernek olarak çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Şuanda derneğimizde 80’nin üzerinde talep var. Derneğimiz şehir merkezimizde güzel yerde. Önümüzde ki aylarda şehrimizde yapılacak çalışmalarla kaldırımlarda da gerekli çalışmaların yapılmasını bekliyoruzr”dedi.
Programın şiirlerinin okunmasının ardından sona erdi. – ZONGULDAK
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Mersin Büyükşehir Belediyesi, hayalleri gerçekleştirerek gönüllere dokunmaya devam ediyor. En büyük hayali itfaiye eri olmak olan 28 yaşındaki hafif derece Serebral Palsi hastası Durmuş Bozdağ’ın hayali, Büyükşehir Belediyesi ekipleri tarafından gerçeğe dönüştürüldü. Ata Eğitim Merkezine davet edilen Bozdağ, önce temel itfaiye eğitimi aldı. Tam donanımlı itfaiye kıyafetleri giyen Durmuş için araç yangını tatbikatı gerçekleştirildi. Telsizle ihbar alan ve itfaiye aracına binerek olay yerine ulaşan Durmuş Bozdağ, araç yangınına müdahale etti. Bozdağ, daha sonra senaryo gereği intihar etmek üzere olan bir vatandaşı kurtarmak için tırmanma kulesine çıktı. Telsiz kullanırken, yangın döndürürken ve kuleye tırmanırken oldukça heyecanlı olduğu gözlenen Bozdağ, en büyük hayalinin gerçeğe dönüşmesinin mutluluğunu yaşadı. Ata Eğitim Merkezinde düzenlenen etkinlik, Bozdağ için anlamlı biri gün olurken, anne Lemiye Bozdağ da oğlunun hayalinin gerçek oluşunu mutluluk gözyaşlarıyla izledi.
“Mutluyum, neşeliyim”
İtfaiye eri olarak hayalindeki gibi bir gün geçiren Durmuş Bozdağ, mutluluğunu, “Yangın söndürdüm. Kuleye tırmandım. En büyük hayalim itfaiyeci olmaktı. Kendimi iyi hissediyorum, mutluyum, neşeliyim” cümleleriyle anlattı.
“Bugün, bize çok güzel bir gün yaşattılar”
Anne Lemiye Bozdağ da oğlunun hayalinin gerçek olmasından duyduğu mutluluğu dile getirdi. Oğlunu mutluluk gözyaşlarıyla izleyen anne Bozdağ, “Bugün bize çok güzel bir gün yaşattılar. Durmuş bugün yangın söndürdü, itfaiye arabasına bindi, kuleye tırmandı. Çok güzel gün geçirdik, çok mutluyuz. Hayaliydi, gerçekleşti. Gurur duydum, çok mutlu oldum. Bize gösterdikleri emek ve özen için herkese çok teşekkür ediyorum” dedi.
“Bir gencimizin hayalini gerçekleştirdik”
İtfaiye Dairesi Başkanlığı Eğitim Şube Müdürü Abdil Duru ise gelen talep üzerine harekete geçtiklerini belirterek, “Bugün bir gencimizin hayalini gerçekleştirdik. Bize böyle bir talep geldi. Biz de ‘bu hayali en güzel, ne şekilde gerçekleştiririz’ diye gencimizle görüştük. İtfaiye kıyafeti giydirdik. Profesyonel itfaiyecinin kullandığı tüm ekipmanları vererek, araç yangınına müdahale tatbikatı gerçekleştirdik. 112’nin ihbarı üzerine Durmuş arkadaşımız itfaiye aracına bindi ve itfaiyeci arkadaşlarla müdahale ederek başarıyla yangını söndürdü. ikinci safhada iple erişim vardı. Oluşturduğumuz tatbikata göre, tamamen güvenlik önlemleri alınarak intihar girişiminde bulunan bir vatandaşımızı kurtarmak için tırmanma kulesine çıktı. Sonra geri indi” diye konuştu.
Bozdağ’ın çok mutlu olduğunu ifade eden Duru, “Böyle bir güne, böyle bir anıya eşlik ettiğimiz için biz de mutlu olduk, gurur duyduk” dedi. – MERSİN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Manisa Su ve Kanalizasyon İdaresi (MASKİ) Genel Müdürlüğü, altyapı seferberliği kapsamında 17 ilçedeki yatırımlarına bir yenisini daha ekledi. 91 milyon TL yatırımla Salihli ilçe merkezinde su kesintilerine son verecek altyapı yatırımına başlandı. Yatırım ve İnşaat Dairesi Başkanlığı bünyesinde yürütülen proje kapsamında eski asbestli isale hattı 7 kilometrelik çelik hat ile yenilenecek. Proje kapsamında, 1000 ton ve 500 ton içme suyu deposu inşa edilecek. Ayrıca bin tonluk içme suyu deposunun üzerine hidroelektrik santrali kurularak enerji tasarrufu elde edilecek.
“Salihli ilçemizin içme suyu sorununa son vereceğiz”
Yürütülen çalışmalar ile ilgili bilgiler aktaran MASKİ Yatırım İnşaat Dairesi Başkanlığı Kontrol Mühendisi Mehmet Çelik, “Salihli ilçemize su temin eden ve 1960’lı yıllarda yapılan ve sağlıksız olan mevcut içme suyu hattımız, zamanla deformasyona uğrayarak sürekli arızalar oluşturuyordu. Yaşanan olumsuzluklardan ötürü de Salihli ilçe merkezinde vatandaşlarımız içme suyu sıkıntısı yaşıyordu. Bu nedenle MASKİ Genel Müdürlüğü olarak yaptığımız proje ile Salihli ilçesi Bahçecik Mahallemizin sınırları içinde bulunan doğal kaynak sularını yenilikçi bir yaklaşım ile 7 kilometrelik çelik hat ile Seyrantepe depomuza aktarımını sağlayarak, Salihli ilçemizin içme suyu sorununa son vereceğiz. Şuan çalışmalarımızın yüzde 30’unu tamamlamış bulunmaktayız” dedi.
Enerjiden tasarruf edilecek
MASKİ Yatırım İnşaat Dairesi Elektrik Mühendisi Zekiye Berber ise, “Yapımı devam eden içme suyu ishale hattı çalışmalarımızın yanında içme suyu depomuzun üzerine kurulacak olan hidroelektrik santrali ile yılda 3.57 gigawatt saat elektrik üretimi yapılacaktır. Büyükşehir Belediyesi olarak bu HES tesisi ile birlikte elektrik faturalarımızdan da tasarruf edeceğiz” diye konuştu.
“Sağlıklı suya kavuşacağız”
Mahalle sakinlerden Gönül Başbuğ, “İlçe merkezimizde ciddi oranda su kesintileriyle karşılaşıyorduk. Bunun akabinde musluktan akan sularımız içilemez halde olarak ciddi oranda çamurlu ve sarı renkte oluyordu. Hayırlısıyla Ferdi Başkanımızın sayesinde sağlıksız içme suyu borularından kurtularak yeni çelik hat ile sağlıklı suya kavuşarak musluklarımızdan sağlıklı su içebileceğiz. Emeği geçenlere çok teşekkür ediyorum” derken, bir diğer mahalle sakini Meriç Semerci ise şunları söyledi: “Salihli’mizde ciddi oranda su sıkıntısı yaşıyorduk. Özellikle yaz aylarında sürekli kesintiler oluyordu. Suların aktığı zamanlarda da musluktan çamur akıyordu. Ferdi Başkanımızın desteğiyle Salihli ilçe merkezimize yeni hat ile sağlıklı içme suyu getirilecek. Şahsım olarak emeği geçenlere çok teşekkür ediyorum.” – MANİSA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, körfez genelindeki altyapı çalışmalarına öncelik verileceğini duyurmuştu. Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı Balıkesir Su ve Kanalizasyon İdaresi (BASKİ) Genel Müdürlüğü, Edremit’in 20 yıllık su sorununu çözdü. Merkez mahallelere içme suyu sağlayan Koçero Deresi’nde yıllardır ihmal edilen kaptajı yenileyen BASKİ ekipleri, yağışlar nedeniyle yaşanan tıkanmalara ve su kesintilerine neden olan isale hattında meydana gelen sorunları giderdi. Yapılan çalışmalar sonucunda, 300 litre/sn suyun dağdan gelmesi sağlanarak hem içme suyunda tasarruf sağlandı hem de daha kaliteli, içilebilir su Edremit halkına kazandırıldı.
“Öncelikle ciddi bir enerji tasarrufunda bulunduk”
Balıkesir Su ve Kanalizasyon İdaresi (BASKİ) Genel Müdürü Erdoğan Öztürk, il genelinde sondajdan öte doğal su kaynaklarını bulup depolara yönlendirmek adına birçok çalışma yaptıklarını söyledi. Bu kapsamda Edremit’te bulunan Koçero Deresi’ndeki çalışmalarla ilgili bilgi veren Öztürk, “Edremit’teki Koçero Deresi’nde yıllardır boşa akan inanılmaz kaliteli bir su kaynağıydı. Bizler bu su kaynağını Edremit geneline hizmet eden, öncelikle Darsofa-1, Darsofa-2 ve Ülkü Tepe depolarımıza yönlendirmek adına kaptaj çalışmamızı yaptık dere üzerinde ve bu suyu depolarımıza ulaştırabildik. Bunun bize faydası ne oldu? Öncelikle ciddi bir enerji tasarrufunda bulunduk. Daha önce suların iletilmesi için kullanılan 8 adet pompa sayımız şu an 2’ye düştü ve 15-20 yıla yetecek. Direkt halkımızın hizmetine sunduk” dedi.
Edremit halkını daha sağlıklı ve içilebilir suyla buluşturuyor
Yapılan çalışma ile Edremit’teki bin 400 metreküp ve 2 bin metreküp kapasiteli Merkez Ülkü Tepe su depoları, 500 metreküp kapasiteli Darsofa Mahallesi deposu ve 400 metreküp kapasiteli TOKİ deposunun su ihtiyacı karşılandı. Toplamda 31 bin aboneye hizmet veren bu depolar, tamamen dağ suyuyla doluyor. Koçero Deresi’nin yıllardır kullanılmayan potansiyelini açığa çıkaran bu proje, bölgeye ekonomik fayda sağlamasının yanı sıra Edremit halkını daha sağlıklı ve içilebilir suyla buluşturuyor. Çalışmalar kapsamında yenilenen kaptaj ve isale hattı, uzun vadede sürdürülebilir bir su yönetimi hedeflenerek tasarlandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Manisa Su ve Kanalizasyon İdaresi (MASKİ) Genel Müdürlüğü, altyapı seferberliği kapsamında 17 ilçedeki yatırımlarına bir yenisini daha ekledi. Bu kapsamda, 91 milyon TL yatırımla Salihli ilçe merkezinde su kesintilerine son verecek altyapı yatırımına başlandı. Yatırım ve İnşaat Dairesi Başkanlığı bünyesinde yürütülen proje kapsamında eski asbestli isale hattı 7 kilometrelik çelik hat ile yenilenecek. Proje kapsamında, bin ton ve 500 ton içme suyu deposu inşa edilecek. Ayrıca bin tonluk içme suyu deposunun üzerine hidroelektrik santrali kurularak enerji tasarrufu elde edilecek.
“Salihli ilçemizin içme suyu sorununa son vereceğiz”
Yürütülen çalışmalara ilişkin MASKİ Yatırım İnşaat Dairesi Başkanlığı Kontrol Mühendisi Mehmet Çelik, “Salihli ilçemize su temin eden ve 1960’lı yıllarda yapılan ve sağlıksız olan mevcut içme suyu hattımız, zamanla deformasyona uğrayarak sürekli arızalar oluşturuyordu. Yaşanan olumsuzluklardan ötürü de Salihli ilçe merkezinde vatandaşlarımız içme suyu sıkıntısı yaşıyordu. Bu nedenle MASKİ Genel Müdürlüğü olarak yaptığımız proje ile Salihli ilçesi Bahçecik Mahalle’mizin sınırları içinde bulunan doğal kaynak sularını yenilikçi bir yaklaşım ile 7 kilometrelik çelik hat ile Seyrantepe depomuza aktarımını sağlayarak, Salihli ilçemizin içme suyu sorununa son vereceğiz. Şuan çalışmalarımızın yüzde 30’unu tamamlamış bulunmaktayız” dedi.
Enerjiden tasarruf edilecek
MASKİ Yatırım İnşaat Dairesi Elektrik Mühendisi Zekiye Berber ise “Yapımı devam eden içme suyu ishale hattı çalışmalarımızın yanında içme suyu depomuzun üzerine kurulacak olan hidroelektrik santrali ile yılda 3.57 gigawatt saat elektrik üretimi yapılacaktır. Büyükşehir Belediyesi olarak bu HES tesisi ile birlikte elektrik faturalarımızdan da tasarruf edeceğiz” diye konuştu.
Vatandaşlar ise projeye ilişkin şunları söyledi:
–Gönül Başbuğ: “İlçe merkezimizde ciddi oranda su kesintileriyle karşılaşıyorduk. Bunun akabinde musluktan akan sularımız içilemez halde olarak ciddi oranda çamurlu ve sarı renkte oluyordu. Hayırlısıyla Ferdi Başkan’ımızın sayesinde sağlıksız içme suyu borularından kurtularak yeni çelik hat ile sağlıklı suya kavuşarak musluklarımızdan sağlıklı su içebileceğiz. Emeği geçenlere çok teşekkür ediyorum”.
–Meriç Semerci: “Salihli’mizde ciddi oranda su sıkıntısı yaşıyorduk. Özellikle yaz aylarında sürekli kesintiler oluyordu. Suların aktığı zamanlarda da musluktan çamur akıyordu. Ferdi Başkan’ımızın desteğiyle Salihli ilçe merkezimize yeni hat ile sağlıklı içme suyu getirilecek. Şahsım olarak emeği geçenlere çok teşekkür ediyorum.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bir süre camı kapatmayı deneyen ve kamerayı fark eden vatandaş, ne olduğunu anlamak için defalarca dikkatle baktı. Kamerayı yerinden oynatan yolcu, düşürme korkusuyla oldukça tedirgin oldu. Kısa süre sonra içerik üreticileri kameranın yanına geldiğinde durumu anlayan vatandaş, olan biteni öğrendi.
Kendi görüntülerini izleyen yolcu, yaşadığı hayret ve komik durumu fark edince kahkahalara boğuldu. O anlar trende bulunan diğer yolculara da keyifli anlar yaşattı.
Erzurum Ekspresi’ndeki bu gülümseten anlar, 360 derece kameraların içerik üretiminde ne denli dikkat çekici olduğunu bir kez daha gösterdi. – ERZURUM
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Geliri hasta çocuklara bağışlanmak üzere başkent Lefkoşa’da düzenlenen maratonda 6 farklı yaş kategorisinde 72 koşu gerçekleştirildi.
Maratonun halk koşusu kategorisine, KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Türkiye’nin Lefkoşa Büyükelçisi Yasin Ekrem Serim, Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı, Cumhuriyetçi Türk Partisi Genel Başkanı Tufan Erhürman, bazı milletvekilleri, siyasi parti temsilcileri ve yabancı misyon şefleri de katıldı.
LTB’den yapılan açıklamaya göre, 12. Ülker Lefkoşa Maratonu’nun halk koşusu kategorisine 14 bin kişi katıldı.
LTB Başkanı Mehmet Harmancı, halk koşusu öncesi yaptığı konuşmada, yoğun katılımdan dolayı duyduğu memnuniyeti dile getirerek, tüm katılımcılara teşekkür etti.
Belediye önündeki koşu başlangıç alanında katılımcılara ikramlarda bulunularak çocuklar için bazı faaliyetler yapıldı.
12. Ülker Lefkoşa Maratonu için düzenlenen program, çeşitli dallarda dereceye giren sporculara madalya ve ödüllerin verilmesi ile son buldu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yüksek miktarda şeker, asit ve katkı maddesi içeren paket gıdalar dişleri çürütüyor
GAZİANTEP – Gaziantep Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Derya Gürsel Sürmelioğlu, paket gıdaların diş sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çekerek diş fırçalama teknikleriyle ilgili önemli açıklamalarda bulundu.
Gaziantep Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Derya Gürsel Sürmelioğlu, paket gıdaların yüksek miktarda şeker, asit ve katkı maddesi içerdiğini, bu maddelerin diş çürüklerine neden olduğunu belirtti. Son dönemlerde sağlıksız beslenme alışkanlıklarının arttığını ifade eden Sürmelioğlu, bireylerin şekerli ve asitli yiyeceklerden uzak durması gerektiğini söyledi.
“Sağlıklı olarak piyasaya sürülen paket gıdalar son derece sakıncalı”
Dr. Sürmelioğlu, “Her şeyden önce dengeli beslenme ve su tüketimini öneriyoruz. Günlük yaşamımızda şekerli ve asitli yiyecek ve içeceklerden mümkün olduğunca kaçınmalıyız. Bunun yerine yoğurt, peynir gibi kalsiyum kaynakları, yeşil yapraklı sebzeler tüketilmesi diş sağlığımızı olumlu yönde etkiler. Ayrıca ara öğünlerde sağlıklı olarak piyasaya sürülen paket gıdaların tüketilmesinde son derece sakıncalıdır” dedi.
“Ağız ve diş sağlığını korumak, yalnızca estetik kaygılar için değil, genel sağlık için de gereklidir”
Diş hastalıklarının ciddi rahatsızlıklara yol açacağına değinen Dr. Sürmelioğlu, “Ağız ve diş sağlığı, genel sağlık üzerinde önemli bir etkiye sahiptir. Sindirim ağızda başlar ve burada meydana gelen bir problem genel sağlık üzerinde olumsuz etki oluşturur. Örneğin diş eksikliğinde yeterli öğütme işlemi sağlanamaz ve sindirim sisteminde bozukluklar meydana gelebilir yada diş çürükleri ve diş eti hastalıklarındaki mevcut mikropların kan dolaşımına karışması ile kalp hastalıkları, inme ve damar tıkanıklığı riskini artırabileceğini, aynı zamanda mevcut enfeksiyon sebebiyle dahası bağışıklık sistemi zayıf bireylerde genel bir inflamatuar yanıtı tetikleyebileceği bilinmektedir. Bu sebeple, ağız ve diş sağlığını korumak, yalnızca estetik kaygılar için değil, genel sağlık için de gereklidir. Düzenli diş fırçalama, diş ipi kullanımı, dengeli beslenme ve düzenli diş hekimi kontrolleri, sağlıklı bir yaşamın temel taşlarındandır. Bu bağlantıyı anlayarak bireylerin ağız sağlığına daha fazla özen göstermesi teşvik edilmelidir” ifadelerini kullandı.
Diş fırçalama tekniklerine dikkat
Diş fırçalama alışkanlıklarının yanlış şekilde uygulandığına dikkat çeken Dr. Sürmelioğlu, “Bir diğer önemli unsur diş fırçalama alışkanlığıdır. Ne yazık ki toplumumuzda bu alışkanlık edinilemediği gibi, edinildiğinde de yanlış şekilde uygulanmaktadır. Yetişkinlerde orta sertlikte kıllara sahip kuru bir diş fırçasının üzerine bezelye büyüklüğünde diş macunu uygulanarak günde en az iki kez diş etinden dişe doğru süpürme şeklinde fırçalanması önerilmektedir. Fırçalamanın yetersiz kaldığı diş ara yüz bölgelerine diş ipi kullanımı her fırçalamada önerilmektedir. Dil temizleyiciler ile dil yüzeyinin yumuşak birikintilerden arındırılması için gönde en az bir kez kullanılması özellikle ağız kokusu için tavsiye edilmektedir. Ağız gargaraları ağız bakımındaki son uygulamalardır. Gargaraların içerikleri farklı olduğundan hekim önerileri üzerine kullanılmalıdır. Ancak genel olarak diş Fırçalamadan yarım saat sonra yapılması önerilebilir” şeklinde konuştu.
Düzenli bakım genel sağlığı etkiliyor
Diş sağlığının genel vücut sağlığı üzerinde önemli bir etkisi olduğunu vurgulayan Sürmelioğlu, düzenli diş fırçalama, diş ipi kullanımı ve dengeli beslenmenin sağlıklı bir yaşamın temel taşları olduğunu belirtti. Ayrıca düzenli diş hekimi kontrollerinin aksatılmaması gerektiğini ifade etti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Gaziantep’te kış mevsiminin vazgeçilmezlerinden biri haline gelen kelle paça, yalnızca enfeksiyonlara karşı koruyucu özelliğiyle değil, aynı zamanda yoğun lezzetiyle de dikkat çekiyor. Soğuk günlerde sıcak kelle paça, hem sağlık hem de lezzet arayanların tercihi olmaya devam ediyor. Şehirdeki kelle paça salonları, özellikle kış aylarında yoğun ilgi görüyor. Vatandaşlar, hasta olduklarında hastane yerine kelle paçacıya giderek şifa bulmaya çalışıyor. Kelle paça fiyatları ise 225 TL.
“Doğal şifa deposu”
“Kelle paça, gribal enfeksiyonlara karşı doğal bir antibiyotik” diyen kelle paça ustası Uğur Dertli, bu lezzetli çorbanın faydalarını ve yapım sürecini anlattı. Dertli, kelle paçanın bağışıklık sistemini güçlendirdiğini ve vücuda enerji verdiğini belirterek, özellikle soğuk havalarda tüketilmesini tavsiye etti. Uğur Dertli, kelle paçanın yapımında kullanılan malzemelerin tamamen doğal olduğunu vurgulayarak, “Kelle paça, özellikle kelle eti ve paça suyuyla yapılır. Bu ikisi hem zengin protein hem de kolajen içerir. Bu maddeler vücuda hem enerji verir hem de bağışıklığı güçlendirir” dedi.
Dertli, kelle paçanın hazırlanma sürecine de değinerek, “Kellenin ve paçaların özenle temizlenmesi, uzun saatler kaynatılması gerekiyor. Biz burada doğal yöntemlerle hiçbir katkı maddesi kullanmadan çorbamızı hazırlıyoruz. Müşterilerimiz hem lezzeti hem de şifayı aynı anda buluyor” ifadelerini kullandı.
“Vatandaş hastaneye değil, kelle paçacıya geliyor”
Kelle paçayı sevdiğini söyleyen Orhan Savcılı isimli vatandaş ise “Bizim bağışıklığı güçlendirmek için paça önemli. Haftada bir mutlaka tüketmeye çalışıyoruz. Paça bizim doğal antibiyotiğimiz. Nezle veya grip alan vatandaşlara paçayı öneriyorum” diye konuştu. – GAZİANTEP
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İZMİR’de, 15 yaşında beyin kanserine yakalanan, 3 yıllık tedavisinin ardından sağlığına kavuşan Bilge Uçar (22), verdiği yaşam mücadelesini yazıya döktü. ‘Ben Bilge’ adını verdiği kitap yazan Uçar, “Hep bu hastalığı yenmek için savaştım. Bu kitabı okuyan her hastaya umut olsun istiyorum, onlar da benim gibi bu hastalığı yenebilirler, üzülmesinler” dedi.
İzmir’de yaşayan lise mezunu Bilge Uçar, 2017 yılında şiddetli baş ağrısı şikayetiyle gittiği hastanede beynindeki 5 odacığın ortasında tümör olduğunu öğrendi. Ege Üniversitesi Hastanesi’ne yönlendirilen Uçar, 2 yıl kemoterapi ve ışın tedavisi gördü, 2020 yılında kanseri yendi. Uçar, hastalığını yenmek için verdiği mücadeleyi yazıya dökerek ‘Ben Bilge’ adını verdiği kitap yazdı. Uçar, ailesi ve öğretmenlerinin gönüllü olup bastırdığı 66 sayfalık kitabını, hastalıkla mücadele eden kişilerin kendilerini yalnız hissetmemeleri için yazdığını söyledi. Uçar, “Hastayken, yemek yiyemiyordum, çok fazla kilo verdim. Tedavi sürecinde en çok saçlarımın dökülmesine üzüldüm. Sonra yavaş yavaş kendimi toparlamaya başladım. Kendime ‘herkes hastalıkları yeniyor sen de yapabilirsin’ dedim. Bu süreçten sonra kendimle ilgili bir kitap yazmaya karar verdim. Bebekliğimden itibaren yaşadığım süreçleri anlattım. Yaşadıklarımı hatırlamadığım yerde annem destek oldu. Kitaptan gelir elde edebilirsem SMA’lı bebeklere yardım etmek istiyorum. Kitaplarımı yazarken öğretmelerim de çok destek oldu, basıldıktan sonra onlara da hediye ettim” dedi.
‘KİTABIM OKUYAN HER HASTAYA UMUT OLSUN İSTİYORUM’
Hastanede, hayatını kaybeden çok sayıda hastaya tanık olduğunu belirten Uçar, “Onları görünce ayrı bir mücadeleye girdim. Hep bu hastalığı yenmek için savaştım. Bu kitabım, okuyan her hastaya umut olsun istiyorum. Onlarda benim gibi bu hastalığı yenebilirler, üzülmesinler. Bu kitabım yayıldıktan sonra tekrar kitap yazmak istiyorum. Ayrıca evde 4 kedim var. Şimdi bir şeye üzüldüğümde onları kucağıma alınca motive oluyorum. Bir hareketleri ile gülebiliyorum ve moral bulabiliyorum. Derdimi hep onlarla paylaşıyorum” diye konuştu.
‘MÜCADELESİNİ KALEME ALDI’
Bilge dışında ‘Ece’ isminde 16 yaşında bir kızı daha olan Huriye Uçar (43), “2017 yılında baş ağrısı şikayeti ile hastaneye gittik ve 4 günün sonunda Ege Üniversitesi’ne yönlendirdiler. Beyindeki 5 odacığın ortasında tümörün olduğu tespit edildi. Ameliyat yapılamıyor bu nedenle biyopsi ile teşhis konuldu. 2020’de kanseri atlattı ancak halen devam eden tedavileri var. 3 ayda bir MR’ye giriyor, takipleri yapılıyor. Bilge en başta hastalığını bilmedi ya da biliyordu ama bize söylemiyordu. Biz hastaneye gidip, tedavi olup çıkıyorduk. Hiç aramızda bu konuyu konuşmadık. Hala da çok konuşmayız. Hep rutin hayatımıza olduğumuz gibi devam etmeye çalıştık” dedi
Kızının tedavisi sırasında en büyük destekçilerinden birinin de eşi Alpaslan Uçar (49) olduğunu belirten Uçar, “İşini bırakarak kızımızın tedavisiyle çok ilgilendi. Zaman zaman alternatif tıptan faydalanarak hep kızımız için bir şeyler yapmaya çalıştık. Bilge bir kitap yazmak istediğini söyledi. Biz de destek olduk. Aslında kendisiyle ilgili bir şeyler yazmak istediğini tahmin etmedik. Ancak kendi hayatını anlatan kitap olsun istedi. Daha önce bilmediği doğum anını, bebeklik hikayelerini anlattık. O da bunları ve mücadelesini kaleme aldı. Öğretmenlerinin de desteği ile kitabı bastırdık. Şu an çok mutlu, biz de çok mutluyuz ve her zaman arkasındayız” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Olay, saat 11.00 sıralarında Etiler’de meydana geldi. Edinilen bilgiye göre Amerikan Hastanesi Başhekimi ve Mesul Müdürü Dr. İsmail Bozkurt sabah saatlerinde yürüyüşe çıktı. Bozkurt, evinin yakınlarında yolda yürürken aniden yere düştü ve olay yerinde hayatını kaybetti. Bilinen herhangi bir rahatsızlığı olmadığı öğrenilen Bozkurt, sağlık ekipleri tarafından hastaneye kaldırıldı. Kalp krizinden öldüğü değerlendirilen İsmail Bozkurt’un kesin ölüm nedeninin belirlenebilmesi için otopsi sonucu bekleniyor.
İsmail Bozkurt’un son anları ise güvenlik kamerasına yansıdı. Görüntülerde, başhekimin kaldırımda yürüdüğü daha sonra da evinin sokağına döndüğü anlar yer alıyor.
HASTANEDEN AÇIKLAMA
Amerikan Hastanesi’nden yapılan açıklamada, “Acı kaybımız, 2001 yılında aramıza katılan, 2014 yılından bu yana Vehbi Koç Vakfı Sağlık Kuruluşları Amerikan Hastanesi’nde Başhekimlik görevini yürüten değerli meslektaşımız Dr. İsmail Bozkurt’u ani kaybetmenin derin üzüntüsü içindeyiz. Tükenmek bilmeyen enerjisi, insan sevgisiyle dolu olan yüreği ile her sabah hastalarına şifa dağıtan ve kendini mesleğine adamış güzel insanı sonsuzluğa uğurluyoruz. Sevgili İsmail’imize Allah’tan rahmet, kederli ailesine, dostlarına ve Koç Sağlık Grubu çalışanlarına baş sağlığı dileriz. 2 Aralık 2024 Pazartesi günü Amerikan Hastanesi A Salonu’nda düzenlenecek anma töreni sonrasında, cenazesi aynı gün Teşvikiye Camii’nde öğle namazını müteakip, Hereke’deki aile kabristanına defnedilecektir” denildi.
DR. İSMAİL BOZKURT KİMDİR?
1965 Almanya Esslingen doğumlu olan İsmail Bozkurt orta ve lise eğitimini İstanbul Sankt Georg Avusturya Lisesi’nde tamamlamış, ardından Viyana Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde yükseköğrenimine başlamıştı. 1983’teki mezuniyetinden sonra uzman doktorluk eğitimini İstanbul Şişli Etfal Hastanesi’nde aile hekimliği alanında tamamladı. Bozkurt 2015’te Berlin Üniversitesi’nden hastane yöneticiliği ve sağlıkta kalite dalında yüksek lisans derecesi aldı.
2001 yılında aile hekimliği uzmanı olarak Amerikan Hastanesi’nde çalışmaya başlayan Dr. Bozkurt 2011’de Mesul Müdür Yardımcılığı’na getirildi. 2013’te Sürekli Kalite Geliştirme Müdürü oldu. Dr. Bozkurt 2014 yılından itibaren Amerikan Hastanesi Başhekimi ve Mesul Müdürü olarak görevini sürdürüyordu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Hatay Büyükşehir Belediyesi Meclis Başkan Vekili Filiz Özçörekçi, Akçalı Mahallesi’ndeki Akçalı Naci Uyar İlkokulunda ana sınıfını ziyaret etti, öğrencilere dağıtılması için öğretmenlere 92 çift ayakkabı teslim etti.
Özçörekçi, AA muhabirine, ana sınıfı öğrencilerine ayakkabı getirdiklerini söyledi.
Öğrencilerin mutlu olduğunu ifade eden Özçörekçi, “Hatay Büyükşehir Belediyesi olarak bizler bütün okullarımızın, şehrimizin, insanlarımızın yanında olmaya devam edeceğiz. Çocukların mutluluğu gözlerinden okunuyordu ve bizler için her şeye değer, onların mutlu olması.” ifadesini kullandı.
Özçörekçi’ye, eski futbolcu Nihat Gizlen ve Okul Müdürü Deniz Korkmaz eşlik etti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Kişiye özel ölçülere göre protez saç tasarlamanın önemini belirten Pehlivan, “Protez saçlar, günlük yaşamda rahatlıkla kullanılabilmesi ve doğal görünümüyle dikkat çekiyor. Protez saç sektöründe kalite ve yenilik arayanların adresiyiz. Almanya ve Amerika’dan ithal ettiğimiz premium ürünlerimizle, sektörde modern ve kurumsal hizmet sunuyoruz. En iyi saçlandırma çözümlerini sunarken farkımızı her adımda hissettiriyoruz” diye konuştu.
‘PROTEZ SAÇ, AĞRISIZ VE KONFORLU BİR YÖNTEM’
Protez saç uygulamasının saç dökülmesi, seyrekleşme ya da farklı nedenlerle saç kaybı yaşayan herkes için ideal bir çözüm olduğunu söyleyen Pehlivan, “Protez saç, cerrahi bir işlem gerektirmediği için ağrısız ve konforlu bir yöntem olarak öne çıkıyor. Kişinin yüz şekline, yaşam tarzına ve saç yapısına uygun şekilde tasarlanarak tamamen doğal bir görünüm oluşturuluyor. Ancak, bu uygulamanın kaliteli malzemelerle ve profesyonel bir merkezde yapılması son derece önemli. Biz de, Avrupa ve Amerika’dan getirdiğimiz kaliteli ve modern malzemelerle çalışarak, müşterilerimizin sağlığını ve memnuniyetini önceliklendiriyoruz. Hizmetlerimizde kişiye özel çözümler sunuyor, her detayı titizlikle planlıyoruz. Ünlülerin, sinema ve dizi sektörünün de tercihi olmamız, verdiğimiz premium hizmet kalitesinin bir göstergesidir. Doğru yerden alınan profesyonel bir hizmetle protez saç, sadece görünümü değil, özgüveni de yeniliyor. Bu süreçte güvenilir ve kurumsal hizmetin adresi olmaktan mutluluk duyuyoruz” ifadelerini kullandı.
‘DÜZENLİ TEMİZLİK VE BAKIM, PROTEZ SAÇIN ÖMRÜNÜ UZATIYOR’
Protez saçların, günlük hayatta rahatlıkla kullanıldığına değinen Pehlivan, “Protez saç uygulaması, kişinin saç yapısına, yüz hatlarına ve ihtiyaçlarına uygun olarak özel ölçülerle hazırlanıyor. Öncelikle, saçsız alan üzerinden alınan kalıplar ve bireysel özellikler (Saçın rengi, yoğunluğu, uzunluğu vb. gibi) doğrultusunda protez tasarlanıyor. Uygulama esnasında, saç derisine zarar vermeyen özel yapıştırıcılar ve bantlar kullanılarak protez saç sabitleniyor ve hemen kullanıma hazır hale getiriliyor. Protez saçlar, günlük hayatta rahatlıkla kullanılabiliyor ve doğal görünümüyle dikkat çekiyor. Protez saç da bakım süreci de oldukça önemli. Düzenli temizleme ve bakım işlemleriyle protez saçın ömrü uzatılabiliyor ve her zaman ilk günkü gibi estetik görünmesi sağlanabiliyor. Örneğin saç derisinde yeterli donör saç olmaması gibi saç ekimi yapılamayan durumlarda, protez saç ideal bir alternatif sunuyor. Bu yöntem, cerrahi bir müdahale gerektirmediği için risk barındırmıyor. Protez saçların yapımından bakımına kadar her aşamada kaliteli malzemeler ve profesyonel bir ekip ile hizmet veriyoruz. Müşterilerimize sunduğumuz çözümler, konforlu kullanım ve uzun vadeli memnuniyet garantisiyle öne çıkıyor” dedi.
‘KANSER HASTALARI İÇİN SAÇLANDIRMA ÇALIŞMALARI GERÇEKLEŞTİRİYORUZ’
Geniş bir müşteri kitlesine hizmet verdiklerini anlatan Pehlivan, sözlerini şöyle tamamladı:
“Markamız, sektördeki 19 yıllık tecrübesini alanında uzman bir ekiple birleştirerek Türkiye’de protez saç denildiğinde ilk akla gelen isim olmayı başardı. Ünlülerden, geniş bir müşteri kitlesine kadar herkese hizmet veriyoruz. Aktif olarak 3 binden fazla müşterimizle sektörde fark yaratıyoruz. 25 kişilik profesyonel kadrosu, 2 işlem merkezi ve 8 özel işlem odasıyla, kişiye özel çözümler sunan markamız, yalnızca Avrupa ve Amerika’dan ithal edilen premium ürünler kullanıyor. Markamız Türkiye’nin en ünlü dizilerinde, film yapımları ve benzeri projelerde yer alarak kalitesini uluslararası platformlara taşıyor. Her zaman daha iyiyi hedefliyor, kalite standartlarımızı yükseltmek için en iyi ve son teknoloji ürünleri takip ediyoruz. Bunun yanı sıra, sosyal sorumluluk projelerine büyük önem veriyoruz. Alopesi ve kemoterapi alan kanser hastaları için de saçlandırma çalışmaları gerçekleştiriyoruz. Yangın mağduru ve maddi durumu yetersiz kişilere ücretsiz hizmetler sunarak onların hayatlarına dokunuyoruz. Hem sektördeki lider konumumuzu hem de toplumsal sorumluluk bilincimizi koruyarak, güzellik ve estetikten çok daha fazlasını sunmaya devam ediyoruz.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>EROZYONLA Mücadele Haftası kapsamında TEMA Manavgat İlçe Temsilciliği tarafından ‘Toprağa Saygı Yürüyüşü’ gerçekleştirildi.
Erozyonla Mücadele Haftası kapsamında Manavgat TEMA İlçe Temsilciliği üyeleri, kamu kurum ve kuruluşları ile sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve öğrencilerin katılımıyla ‘Toprağa Saygı Yürüyüşü’ yapıldı. Atatürk Kültür Merkezi’nden bando eşliğinde hareket eden grup yürüyüşünü Cumhuriyet Meydanı Atatürk Anıtı önünde tamamladı. Cumhuriyet Meydanı’nda yapılan törende konuşan Manavgat TEMA Temsilcisi Şenay Malbora, bu yıl ‘Sağlıklı Toprak Sağlıklı Yaşam’ sloganı ile hareket ederek yürüyüş gerçekleştirdiklerini söyledi.
Türkiye’de her yıl 642 milyon ton toprağın erozyona uğradığını vurgulayan Malbora, “Topraklarımızın sağlığını korumak tercih değil, hepimizin sorumluluğu. Tükettiğimiz gıdanın yüzde 95’ini topraktan sağlıyoruz. Ne yazık ki erozyon ormansızlaşma, yanlış arazi kullanımı, kirlilik gibi faktörlerle toprak sağlığını tehdit ederek verimliğini ve yetiştirilen tarım ürünlerinin besin değerini azaltıyor. Her yıl yaklaşık 12 milyon hektar tarım toprağı bozuma uğrayarak sağlığını ve üretkenliğini kaybediyor” diye konuştu.
Haber-Kamera: Ömer KARÇA/MANAVGAT,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Adana’da yaşayan Övünç Şan, iş çıkışında ailesiyle birlikte bir şırdancıya gitti. Burada şırdan yiyen Övünç Şan’ın nefes borusuna yediği yemeğin parçası kaçtı. Aynı restoranda yemek yiyen matematik öğretmeni Kadir Bardakçı, Şan’ın yardımına koştu. Milli Eğitim Bakanlığı tarafından daha önceden verilen ilk yardım eğitimlerinde “Heimlich manevrası”nı öğrenen Bardakçı, bu yöntemle Şan’ın nefes borusuna kaçan şırdan parçasının çıkmasını sağladı. Yaşananlar ise güvenlik kameralarına yansıdı.
“ŞIRDANI HIZLI YEDİM BOĞAZIMA TAKILDI”
Övünç Şan, “İşten çıktıktan sonra eşim ve çocuğumu evden alıp şırdan yemeye geldik. Şırdanlar o kadar güzel görünüyordu ki, ben de günün vermiş olduğu açıklıkla beraber birden hızlıca yemeye başladım. İlk aldığım lokmayı o kadar büyük ısırdım ki ilk başta öksürük oldu. Sonra lokmamı yutmaya çalıştıkça boğazıma takıldı” dedi.
“CAN BORCUM VAR”
Kendisini kurtaran kişiye minnet duyduğunu belirten Şan, “Nefes alamadığımı anladım. Herkes bir telaş içerisinde, eşim ve buradaki insanlar bana yardım etmeye koşturdu. Burada az önce tanıştığım Kadir Bey, o benim kahramanım. Beni hayata döndürdü, kendisine can borcum var. Yapmış olduğu Heimlich manevrası ile boğazımda kalan lokmayı çıkardı. Nefes almaya başladım, kendisine çok teşekkür ediyorum” diye konuştu.
Kadir Bardakçı ise, “Yemek yerken bağırtıya çıktım. Olayın ne olduğunu anlamaya çalıştım, sonra arkadaşımızın yediği yemeğin nefes borusuna kaçtığını fark ettim. Daha önce de Milli Eğitimin düzenlemiş olduğu eğitimlerle Heimlich manevrasını öğrenmiştim. Aldığımız eğitimler haricinde hiç denememiştim, ilk defa başımıza geldi. O da çok şükür işe yaradı, arkadaşımız nefes almaya başladı” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ekim 2023’te glioblastoma teşhisi konan Miller, ameliyat sonrası yaşadıklarını şöyle anlattı: “Ameliyatta uyanık kalmayı ben seçtim. Doktorlar sol tarafımı nasıl kullandığımı sorduğunda gitar çaldığımı söyledim. Ameliyat sırasında beni uyandırıp gitar çalmamı istediler. Bildiğim şarkıları çalamadım ama akorları çalabildim.”
Miller, hastalığına rağmen kilise korosundaki çalışmalarına devam ediyor. “İlginç bir durum yaşıyorum. Konuşurken zorlanıyorum ama şarkı söylerken hiç sorun yaşamıyorum” diyen Miller, üç ayda bir kontrole gidiyor.
Ameliyatının yıldönümünde anlamlı bir kampanya başlatan Miller, beyin tümörü araştırmalarına destek için bir ayda 159 kilometre yürümeyi hedefliyor. Şimdiye kadar 27 bin TL değerinde bağış toplayan Miller, “Ehliyetimi bırakmak zorunda kaldım ama yürüyebiliyorum. Bu kampanyayla umut olmak istiyorum” dedi.



Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Jeoloji Mühendisi Prof. Dr. Osman Bektaş:
“Bugün Trabzon’daki heyelan sahalarında çok katlı binalar var”
TRABZON – Jeoloji Mühendisi Prof. Dr. Osman Bektaş, Trabzon’un Ortahisar ilçesinde bulunan nüfusun yoğun olduğu Beşirli ve Akyazı mahallerinin heyelan sahaları nedeniyle tehlikeli olduğunu söyledi.
Trabzon’da bir dönem tütün tarlası olarak kullanılan arazilere yapılan yüksek katlı binalar tehlikeye de beraberinde getirdi. Yaklaşık 50 yıl önce Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü tarafından yapılan çalışmanın ardından heyelan sahası olması nedeniyle yapılaşmaya kapatılan Beşirli ve Akyazı mahalleri günümüzde en yoğun yapılaşmanın ve nüfusun olduğu mahalleler arasında yer aldı.
3 riskli fay ortasında bulunan Doğu Karadeniz Bölgesi’nde uzmanlar özellikle dolgu ve heyelanlı alanlara yapılan yüksek katlı binalara karşı uyarılarda bulundu. Jeoloji Mühendisi Prof. Dr. Osman Bektaş, Trabzon’un kuzeye bakan yamaçlarının çok faylı, kırıklı bloklar halinde ve heyelanlı bir saha olduğunu söyledi. Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü’nün 1970’li yıllarda Beşirli ve Akyazı mahallerinde metropol adı altında bir haritalama yaptığını kaydeden Bektaş, “Gelecekteki şehirleşmeye ışık tutabilmek için bu amaçlanmıştı. Orada heyelan sahaları tespit edildi. 50 yıl önce o heyelan sahalarında risk sıfırdı. Oralar tamamen tütün tarlasıydı. Ama bugün o heyelan sahalarında çok katlı binalar var. O heyelan sahalarının önünde artı olarak Akyazı, Beşirli gibi dolgu alanları oluşturduk. Şehir Hastanesi ve stat var. Bu iki stratejik yapı dolgu alanı üzerinde duruyor. Burada iki tehlikenin olduğunu bilmemiz gerekiyor. Orası Akyazı heyelan sahasının ön cephesinde yer alıyor. Kuzeyde olabilecek bir kitle hareketi doğrudan dolguyu etkileyecek. Beşirli’de de aynı sorun var. Bunlar için uydudan kitle hareketlerini incelememiz lazım. Bunun masrafı yok. Pahalı bir şey değil. Üniversitedeki harita bölümü bunu rahatlıkla yapabilir. Ancak ilk önce tehlikenin bilincine varmamız lazım. Biz bilimi kullanmazsak bu doğal olaylar afete dönüşmeye devam edecektir” dedi.
“Uydudan sürekli gözleyip olabilecek yer hareketlerini anında tespit etmemiz lazım”
Tehlikeye rağmen Beşirli ve Akyazı mahallelerindeki şehirleşmenin büyüdüğünü dile getiren Bektaş, “Doğal afetin olmasının en büyük nedeni bizleriz. Bilimi kullanmıyoruz. Bütün dünya kitle hareketlerini uydudan takip edebilir. Milimetre cinsinden hareketini takip ediyor. Beşirli ve Akyazı’daki yerleşim yerlerinden hala nüfus büyüyor. Şehirleşme artıyor. Bu insanların can ve mal güvenliği için oraların belediyece şehirleşme açısından ivedilikle uydudan sürekli olarak gözlemlenmesi lazım. Yerden yapılan jeolojik etütlerle bu tehlike bertaraf edilemez. Beşirli eskiden beri kayıyor. Daha önce Beşirli heyelan sahası olduğu için imara kapanmıştı. Ama daha sonra siyasi kararlarla Beşirli ve Akyazı’yı imara açtılar. Hatta bazı binalar kaydığı için yapılaşmayı durdurdular. Politik kararlar bilimin önüne geçerek her taraf yerleşime açıldı. Ancak Beşirli ve Akyazı heyelan sahası basamaklar halindedir. Bu basamaklar üzerinde yerleşim alanları, çok katlı binalar sürekli gelişiyor. Akçaabat ilçesindeki Yıldızlı mahallesinde de aynı şekilde tehlike var. Ama bu tehlikeleri uydudan sürekli gözleyip olabilecek yer hareketlerini anında tespit etmemiz lazım. Yer deformasyonu olduktan sonra binaya yansıyorsa çok geç kalmış oluyoruz. Binada deformasyon olduğu zaman bina zaten çökmüş demektir” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TÜRKİYE Bilimler Akademisi (TÜBA) Çevre, Biyoçeşitlilik ve İklim Değişikliği Çalışma Grubu Üyesi Prof. Dr. Doğan Yaşar, La Nina dönemine girildiğini belirtip, sert bir kış yaşanacağını söyledi. Prof. Dr. Yaşar, “Son 50-60 yılın son soğuk zamanlarından biri olacağını düşünüyorum. Verilere göre öyle gözüküyor” dedi.
Meteoroloji Genel Müdürlüğü, hava sıcaklıklarının cumartesi gününden itibaren batı kesimlerden başlayarak yurt genelinde 10 ila 15 derece, Karadeniz Bölgesi’nde yer yer 18 derece azalarak mevsim normalleri altına ineceğini duyurdu. Beklenen soğuk hava dalgası, hafta boyunca etkili oldu. TÜBA Çevre, Biyoçeşitlilik ve İklim Değişikliği Çalışma Grubu Üyesi Prof. Dr. Doğan Yaşar, konuyla ilgili açıklamalarda bulundu.
‘İNANILMAZ BİR SOĞUK VAR’
Bu sene sert kışın erken geldiğini belirten Prof. Dr. Doğan Yaşar, “Kış bu yıl oldukça erken geldi. Özellikle İzmir’de bugün itibarıyla havalar oldukça soğuk. İzmir’in kasım ayı sıcaklığı ortalama 14 derece. Bugünlerde 7,5- 8 derecelere kadar düştü. İnanılmaz bir soğuk var. Bütün Türkiye çok soğuk. Tüm Türkiye’ye kar çok erken geldi. Ankara ve Van gibi çok erken kar yağdı. Bu sürpriz değil. Bu yıl kışın sert geçeceğini ABD’nin Ulusal Okyanus ve Atmosfer Dairesi (NOAA) açıkladı. 2024 yılının başından itibaren mayıs dışındaki bütün aylar, ortalamanın üzerine geçti” dedi.
‘DOĞA, MUTLAKA KENDİNİ DENGELER’
Prof. Dr. Yaşar, “Doğa kendini dengeliyor. Eğer çok sıcak bir dönemden geçtiysek, onun arkasından soğuk bir dönem gelir ya da tam tersi. Doğa, mutlaka kendini dengeler. Sıcaklık veya soğuk hava alıp başını gidemez. 2020’den sonra 2021 ve 2022’de çok nadir görülen bir olay oldu. 3 yıl boyunca çok kurak geçti. 2020’de yüzde 12, 2021’de yüzde 9 ve 2022’de yüzde 12 eksik yağış yağdı. Bütün barajlarımız boşaldı. Barajlarımız halen daha dolmadı. Ardından Süper El Nino patladı. Doğa, o 3 yıllık açığı Süper El Nino ile kapatmaya çalıştı. Dubai’de, Sahra’da, Brezilya’da, Avrupa’da seller oldu” diye konuştu.
‘YAĞIŞLI BİR YIL GEÇİRECEĞİMİZE İNANIYORUM’
La Nina’yla soğukların etkili olduğunu belirten Prof. Dr. Yaşar, “Son 50-60 yılın son soğuk zamanlarından biri olacağını düşünüyorum. Verilere göre öyle gözüküyor. Öte yandan barajlarımız çok boşaldı. Bugün Tahtalı Barajı yüzde 11’lere düştü. Ciddi bir düşüş. Bu soğumanın ardından şubattan sonra tekrar yağışların normale döneceğine inanıyorum. Sonrasında şahane yağışlı bir yıl geçireceğimize inanıyorum. Şu an kar yağışı var. Bu da çok güzel. Bizi rahatsız ediyor ama en azından yer altındaki suyu besleyecek” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Akalın’ın fotoğrafına yorum yazan takipçisi şu ifadeleri kullandı: Yıllardır spor yapan Ebru Şallı’da bu kadar kas yok. Helal olsun. İki ayda kas yaptı, ey para nelere kadirsin.
“ÖLÜMDEN DÖNDÜM BİR DAHA TÖVBE”
Demet Akalın, takipçisinin mesajına yaptığı açıklama ile gündem oldu: Akalın, “Yok aşkım 2 hafta yemek yiyemedim kusmaktan. Zayıflama iğnesi oldum. Sus, ölümden döndüm. Bir daha tövbe” dedi.

Kültür SanatDemet AkalınMagazinEğitimSağlıkYaşam
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü Edirne Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi Müdürlüğü ve Sosyal Hizmet Merkezi Müdürlüğünce kadın muhtarların katılımıyla program düzenlendi.
Nostaljik tramvay görünümlü “gezi treni” ile kenti gezen muhtarlar tur esnasında “Şiddete Son Sevgiye Yol Ver” ve “Kadına Yönelik Şiddet İnsanlığa İhanettir” yazılı dövizler taşıdı.
Muhtarlar Meriç Nehri’nde kancabaş tipi kayıkla gezi yaptığı sırada da “Kadına Şiddete Hayır” yazılı pankart açtı.
Yerel HaberlerEtkinliklerGünceledirneKadınYaşam
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü Edirne Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi Müdürlüğü ve Sosyal Hizmet Merkezi Müdürlüğünce kadın muhtarların katılımıyla program düzenlendi.
Nostaljik tramvay görünümlü “gezi treni” ile kenti gezen muhtarlar tur esnasında “Şiddete Son Sevgiye Yol Ver” ve “Kadına Yönelik Şiddet İnsanlığa İhanettir” yazılı dövizler taşıdı.
Muhtarlar Meriç Nehri’nde kancabaş tipi kayıkla gezi yaptığı sırada da “Kadına Şiddete Hayır” yazılı pankart açtı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Manisa Büyükşehir Belediyesi ve Manisa Su ve Kanalizasyon İdaresi (MASKİ) Genel Müdürlüğü ekipleri, Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından Manisa merkez ve ilçeleri için verilen gök gürültülü sağanak yağış uyarısının ardından sahaya indi. Ekipler, bugün öğle saatlerinde başlayan fırtına ve sağanak yağış nedeniyle yurttaşların mağduriyet yaşamamaları için yoğun mesai harcadı.
Manisa Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı, merkez ve Turgutlu ilçesinde iş yeri bacası devrilmesi, çatı uçması, duvar çökmesi gibi yaşanan olumsuzluklara hızlı bir şekilde müdahale etti. Kent Estetiği Dairesi Başkanlığı ekipleri, merkez ve ilçelerde devrilen ağaçları kaldırırken, dalları kırılan ağaçlara da budama işlemi yaparak güvenli hale getirdi.
MASKİ Genel Müdürlüğü Kanalizasyon Dairesi Başkanlığı ekipleri ise merkez ve ilçelerde şiddetli yağış sırasında ve sonrasında bazı bölgelerde yaşanan su baskınlarına müdahalede bulundu. Yağışla yağmur suyu ızgaralarına dolan ağaç yaprakları ve malzemeleri temizlendi. MASKİ ekipleri kanalizasyon hatlarının temizliğini de yaparak su akışını sağlıklı hale getirdi.
Manisa Büyükşehir Belediyesi ve MASKİ Genel Müdürlüğü ekipleri, merkez ve ilçelerde 24 saat esası ile sahadaki çalışmalarına devam edecek.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>22 yaşındaki Mehmet, yeniden ayağa kalkıp askere gitmeyi hayal ediyor
KAHRAMANMARAŞ – Kahramanmaraş’ta depremden sağ kurtulan ancak omurilik felci teşhisi konulup yürüyemeyen 22 yaşındaki Mehmet, yeniden ayağa kalkıp vatani görevini yapmak istiyor.
Kahramanmaraş’ta yaşayan 22 yaşındaki Mehmet Fatih Güngör, 6 Şubat depremleri sırasında bir tekstil fabrikasında çalışırken enkaz altında kalarak ağır yaralandı. Çeşitli hastanelerde tedavi gören Mehmet’e, omurilik felci teşhisi konuldu. Belinden aşağısı tutmadığı için yürüyemeyen gencin birçok hayalide yarım kaldı.
Askerlik ve evlilik hayali yarım kaldı
Hayatı boyunca vatani görevini yapmayı, otomobil kullanmayı ve evlenip yuva kurmayı hayal eden Mehmet, şimdi ise yeniden ayağa kalkabilmek için hayırseverlerin ve yetkililerin desteklerini bekliyor.
“Ameliyattan sonra ayaklarımı hissetmedim”
İhlas Haber Ajansı’na konuşan Mehmet Fatih Güngör, depremden sonra enkazda kaldığını ve 15 dakika içerisinde kurtulduğunu anlatarak, “Deprem sırasında iş yerinde çalışıyordum ve o anda duvar üzerime düştü. 15 dakika sonra beni kurtardılar, hastanelere gittim, çevre illerdeki hastanelere de gittim. Şuanda gelişmeler var. Enkaz altındayken kaburgam akciğerime batmış ve delik oluşmuş. Ankara’da onun tedavisi yapıldı, omurilik ve ortopedi ameliyatı oldum. Bir gün sonra kendime geldiğimde ayaklarımı hissetmediğimin farkına vardım” dedi.
“Hayallerimi gerçekleştirmek istiyorum”
Adana’da bir doktorun tedavisi ile sağlığına kavuşabileceğini belirten Güngör, “Adana’da bir doktor bulduk ancak seans başı 70 bin lira ücreti var. Omuriliğe kök hücre tedavisi yapıyormuş. En az 2 iğne vurulmam lazımmış ve daha sonra gelişim görebilecekmişim. Gelişim sonrası daha farklı bir tedavi uygulayacağını söyledi. Eski sağlığıma tam kavuşmayabilirim ama kendi işlerimi halledebileceğimi öğrendim. Hayallerim var. Askere gitmek istiyorum, hayat kurmak ve tekrardan çalışmak istiyorum. Araba sürmek istiyorum. Cumhurbaşkanımıza ve yetkililer hayırseverlerin yardım etmesini bekliyorum” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kaymakam Vehbi Bakır, Yıldırım Beyazıt Mahallesi Karakuş Sokak’ta inşa edilecek caminin temel atma töreninde, ibadethanenin Çubuk’a, Türkiye’ye ve İslam alemine hayırlı olmasını diledi.
Caminin altında yapılacak gençlik merkezinin önemine de işaret eden Bakır, caminin yapımında emeği geçen ve destek olan herkese teşekkür etti.
Belediye Başkanı Baki Demirbaş ise Yıldırım Beyazıt Mahallesi’nin hızla geliştiğini belirterek, şunları kaydetti:
“Burası, ilçemizin önemli merkezi yerlerinden birisi oldu. Altında gençlik merkeziyle daha büyük bir cami yapmak için buradayız. Camilerimiz ibadet ettiğimiz, İslam’ın nişanelerinden çok önemli merkezlerimizdir. Gençlerimiz burada hem dinlerini öğrenecekler hem de ibadetlerini yapacaklar. Cami ve gençlik merkezimizin ilçemize kazandırılması son derece önemlidir.”
Ömürdede Camisi Yaptırma, Yaşatma ve Güzelleştirme Dernek Başkanı Abdulkadir Karakuş’un konuşmasının ardından, caminin temeli atıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Osmancık’a 1994’te getirilerek D-100 kara yolu kenarında sergilenmeye başlanan uçak, zamanla ilçenin simgesi haline geldi.
Karayolları Bölge Müdürlüğünce D-100 kara yolundaki genişletme çalışmaları nedeniyle taşınmasına karar verilen savaş uçağının yeni yerine alınması için Osmancık Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü ekiplerince çalışma yapıldı.
Vinç yardımıyla bulunduğu yerden alınan uçak, yaklaşık 15 metre ilerideki alana yerleştirildi.
Uçağın çevresinde düzenleme yapılacağı bildirildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Giresun Belediye Başkanı Fuat Köse, Ankara programı kapsamında AK Parti Giresun Milletvekilleri Ali Temür, Nazım Elmas ve Milliyetçi Hareket Partisi Giresun MilletvekiliErtuğrul Gazi Konal ile Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) bir araya geldi. Başkan Köse, vekilleri ayrı ayrı ziyaret ederken, Giresun’un sosyal, kültürel ve ekonomik gelişimine yönelik çeşitli projeler hakkında bilgi verdi. Başkan Köse, belediyenin içinde bulunduğu mali durumu anlattı ve fikir alışverişinde bulunuldu. Milletvekilleri Ali Temür, Nazım Elmas ve Ertuğrul Gazi Konal ise yapılacak yatırımlar için destek vereceklerini ve belediyenin projelerine yardımcı olacaklarını dile getirdi.
Cumhuriyet Halk Partisi Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş’i de ziyaret eden Başkan Köse, planlanan projeler ve belediyenin son durumu hakkında bilgiler aktardı. Milletvekili Gezmiş ise Giresun Belediyesi’nin çalışmalarını yakından takip ettiğini dile getirerek, halkın ihtiyaçları doğrultusunda adımlar atılmasının önemine dikkat çekti.
“Şehrimiz için partiler üstü bir anlayışla çalışmak esastır”
Belediye Başkanı Fuat Köse, son olarak da İstanbul Milletvekili ve TBMM İdare Amiri Giresunlu Hasan Turan’ı ziyaret etti. Başkan Köse, ziyarette Milletvekili Turan ile karşılıklı görüş alışverişinde bulundu.
Başkan Fuat Köse, Ankara’daki temaslarının verimli geçtiğini belirterek, “Öncelikle göstermiş oldukları ilgi, alaka ve misafirperverliklerinden dolayı milletvekillerimize teşekkür ediyorum. Giresun’un gelişimi adına siyasi partilerle sağlıklı bir diyalog kurmak, projelerimizi hayata geçirmek adına büyük bir öneme sahip. Bugün milletvekillerimizle yapılan görüşmeler, şehrimize katkı sağlayacak önemli adımlar atmamıza vesile olacaktır. Kendilerinin Giresun’a yapılacak yatırımlar için verdikleri destek bizler için çok değerli. Bu süreçte partiler üstü bir anlayışla hareket etmek, Giresun için en iyi sonuçları elde etmemizi sağlayacaktır. Giresun için her isimle her partiyle el ele vermeye hazırım” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Türkiye’nin en geniş kapsamlı haber platformu Haberler.com, bir kez daha başarısını tescilleyerek “Yılın Haber Portalı” ödülünü kazandı. Bu yıl 11’incisi düzenlenen Golden Palm Awards & Altın Palmiye Ödül Töreni’nde ödüller, halk oylaması ile sahiplerini buldu. Zorlu Center’daki Raffles Hotel’de gerçekleşen törene, kültür-sanat, televizyon, iş, müzik ve medya dünyasından ünlü isimler katıldı.

Haberler.com, Halil Ergün’e Ödülünü Takdim Etti
Zorlu Center’da Altın Palmiye Ödülleri’nin 11’incisi düzenlendi. Gecenin en özel anlarından biri, Türk sinema ve televizyonunun usta ismi Halil Ergün’ün Yaşam Boyu Başarı Ödülü’ne layık görülmesiydi. Sağlık sorunları nedeniyle törene katılamayan Halil Ergün’ün ödülünü, onun adına oyuncu Levent Sülün teslim aldı. Haberler.com Genel Yayın Yönetmeni Av. Bedia Teymur, bu anlamlı ödülü sahnede takdim ederek geceye damgasını vurdu.
2 Milyon 309 Bin Oy Kullanıldı
Halkın yoğun katılımıyla gerçekleşen oylamada, 2 milyon 309 bin kişi oy kullandı. Hem halkın tercihleri hem de jüri özel ödülleriyle kazananlar belirlendi.

Haberler.com, Yılın Haber Portalı Ödülünü Aldı
Türkiye’deki dijital medya dünyasının öncülerinden olan Haberler.com, “Yılın Haber Portalı” ödülüne layık görüldü. Tarafsız ve hızlı habercilik anlayışıyla tanınan platform, aldığı bu ödülle güvenilirliğini ve sektördeki lider konumunu bir kez daha pekiştirdi. Ödülü, Haberler.com adına Genel Yayın Yönetmeni Av. Bedia Teymur kabul etti.
Bayhan ve Norm Ender Gecenin Ritmini Yükseltti
Gecede, ünlü sanatçılar Bayhan ve Norm Ender performanslarıyla davetlilere unutulmaz anlar yaşattı. Bayhan, son dönemin popüler şarkısı “Tiryakinim”i seslendirirken; Norm Ender, “Parla” isimli şarkısıyla sahne aldı. Yaklaşık 500 davetlinin katıldığı etkinlikte, konuklar renkli ve keyifli anlar yaşadı.

Nedim Delibaş: “Sosyal Sorumluluğu Öne Çıkaran Bir Organizasyon”
Etkinliğin organizatörü iş insanı Nedim Delibaş, 11 yıldır düzenlenen Altın Palmiye Ödülleri’nin toplumsal mesajlar verdiğini belirtti. Bu yılın temasının “Çocuğa ve Kadına Dokunma” olduğunu vurgulayan Delibaş, ödül sürecinin şeffaf bir şekilde yürütüldüğünü ve halk oylamasıyla ödüllerin belirlendiğini ifade etti.
Gecede Ödül Alan İsimler
Yılın Yarışma Programı: Oktay Kaynarca – “Kim Milyoner Olmak İster”
En İyi Kadın Dram Oyuncusu: Gonca Vuslateri
En İyi Dram Erkek Oyuncusu: Aras Bulut İynemli
En İyi Çıkış Yapan Oyuncu: Barış Baktaş
Yılın Reklam Filmi: Fuzul Ev – Murat Yıldırım
Yılın İş Kadını: Görkem Kiremitçi

Yılın Kadın Dizi Oyuncusu: Yağmur Yüksel
Yılın Şarkısı: Bayhan – “Tiryakinim”
Yılın Yazarı: Celal Şengör
Yaşam Boyu Başarı Ödülü: Halil Ergün
Yılın Erkek Rap Sanatçısı: Norm Ender
Yaşam Boyu Onur Ödülü: Özkan Uğur
Yılın CEO’su: Enes Örer
Yılın Kurumsal Markası: Üstün Teknik A.Ş.
Yılın Sosyal Sorumluluk Projesi: “Çocuklar Gülsün Diye”
Yılın Tekstil Markası: Giotelli
Yılın Haber Portalı: Haberler.com
Yılın Genç İş İnsanı: Faruk Koç
Yılın Kozmetik Markası: Bioterra
Yılın Gayrimenkul Markası: Arsey Investment
En İyi Residence Operatör Ödülü: Uğur Talayhan – “Rotana Hotels”
Yılın Tasarım Ödülü: Royal Forklift
Yılın Teknoloji Ödülü: Royal Forklift
Performans ve Dayanıklılık Ödülü: Royal Forklift
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Sağlık Bakanlığınca hayata geçirilen “Uzaktan Hasta Değerlendirme” hizmeti, Van’daki devlet hastanelerinde de veriliyor.
MHRS üzerinden randevu alanlar, hastaneye gitmelerine gerek kalmadan doktorlarla görüntülü görüşerek şikayetlerini dile getiriyor.
ÖzalpDevlet Hastanesi Başhekimi Uzman Doktor Feyyaz Kaya, gazetecilere, uygulamanın ulaşım imkanı olmayan ve raporlu ilaçlarını yeniletmek isteyen hastalar için kolaylık sağlayacağını söyledi.
İlk etapta belirli polikliniklerin hizmet verdiğini ilerleyen süreçte daha fazla branşın uygulamaya dahil edileceğini belirten Kaya, “Doktor ve hasta çevrim içi olarak görüşüp mesajlaşabiliyor. Bu uygulama ile evde bakım hizmeti alanlar ve raporlu ilaçlarını yenilemek isteyenler büyük kolaylık yaşayacak. Uygulamanın hastane üzerindeki yoğunluğu da azaltacağını düşünüyoruz.” dedi.
Dahiliye uzmanı doktor Berat Furkan Çayır ise uygulamaya 15 Ağustos’ta başladıklarını ve şu ana kadar 17 hastanın muayene edildiğini dile getirdi.
Hastanın şikayetlerini çevrim içi ortamda dinlediklerini anlatan Çayır, “E-reçete sistemiyle ilaçlarını doğrudan yazıyoruz ve hasta eczaneden ilaçlarını kolayca temin edebiliyor. Gerekli durumlarda hastayı hastaneye davet ediyoruz. Özalp gibi ulaşımı zor olan yerleşim yerlerinde bu sistem büyük kolaylık sağlayacaktır.” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Heyelan bölgesinde incelemelerde bulunan İzmir Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Daire Başkanı Sercan Kahya ve Çiğli Belediye Başkanı Onur Emrah Yıldız, vatandaşların güvenliği için kısa ve uzun vadeli planlamalar yaptı. Belediyeler arasında hasarın hızlı bir şekilde giderilmesi ve bölgenin eski güvenli durumuna kavuşturulması için koordineli bir çalışma başlatıldı.
“Can ve mal güvenliği her zaman önceliğimiz”
Heyelan sonrası yaşanan çökme ve riskli durumlarla ilgili açıklama yapan Başkan Onur Emrah Yıldız, “Vatandaşların can ve mal güvenliğini sağlamak adına ivedilikle harekete geçtik. Atatürk Mahallesi 8809/2 Sokak’ta yaşanan heyelan sonrası, vatandaşlarımızın can ve mal güvenliğini korumak adına İzmir Büyükşehir Belediyesi ile koordineli bir şekilde hızlı bir müdahalede bulunduk. Öncelikli olarak, tehlike arz eden alanlarda güvenlik önlemlerini alarak, vatandaşlarımızın zarar görmemesi için gerekli tedbirleri hayata geçirdik. Olayın hemen ardından Fen İşleri Daire Başkanı Sercan Kahya ile birlikte bölgede incelemelerde bulunarak durum değerlendirmesi yaptık ve ihtiyaç duyulan çalışmaları planladık. Heyelan nedeniyle çöken istinat duvarı en kısa sürede yeniden inşa edilecek ve bölge eski güvenli haline kavuşturulacak” diye konuştu.
Ekipler titizlikle çalışıyor
Başkan Yıldız, ekiplerin çalışmalarını büyük bir özveriyle sürdürdüğünü belirterek, “Bölgede oluşan tehlikeli durumu ortadan kaldırmak için belediye ekiplerimiz anında çalışmaya başladı. Çevrede güvenlik önlemleri alındı, kayan taş ve toprak yığınının kaldırılması için çalışmalar başladı. Bu süreçte, vatandaşlarımızın güvenliği ve huzuru için gereken tüm adımları atıyoruz. Bu tür olayların tekrar yaşanmaması adına, bölgenin topografik yapısına uygun şekilde güçlendirme çalışmaları yapacağız. Halkımızın desteği ve iş birliğiyle bu süreci en hızlı şekilde tamamlayacağız” dedi.
“Her zaman yanınızdayız”
Yıldız açıklamalarına şöyle devem etti; “Heyelan bölgesindeki çalışmalar kapsamında, çöken istinat duvarının yeniden inşa edilmesi, çevredeki toprağın kaymasını önleyecek ek önlemler alınması ve altyapı düzenlemelerinin yapılması planlanıyor. Vatandaşların can ve mal güvenliği için süreci sıkı bir şekilde takip ediyoruz. Çalışmaları en kısa sürede tamamlanarak bölge yeniden güvenli hale getirilecek. Çiğli Belediyesi olarak, vatandaşlarımızın yanında olmaya, ihtiyaç duydukları her anda destek sağlamaya devam edeceğiz. Bu tür doğal afetlerin etkilerini en aza indirmek ve halkımızın huzurunu korumak için çalışmaktan asla vazgeçmeyeceğiz.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin yaşama geçirdiği “Anne Kart” projesi ile Halk Kart desteği alan, sosyo-ekonomik durumu iyi olmayan, 0-4 yaş çocuğu olan anneler il içindeki toplu taşıma araçlarından ücretsiz yararlanacak. Buna göre, annelere 60 ücretsiz biniş hakkı ve ücretsiz kişiselleştirilmiş kart basım desteği sağlanacak.
Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras da öğrencilere, öğretmenlere ve 60 yaş üstü vatandaşlara yapılan ulaşım indirimlerinden sonra annelere de “Anne Kart” ile ulaşımda ücretsiz dönemi başlattıklarını belirterek, sosyal desteklerin devam edeceğini kaydetti. Başkan Aras, “Ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik koşullarda tüm vatandaşlarımıza destek olabilmek için projeler üretiyor, onlara moral olmaya çalışıyoruz. Anne Kart uygulamamızı başlatarak ulaşım hizmetini annelerimize ücretsiz hale getirmeyi amaçladık. Belediyemize başvuran, şartları uyan annelerimiz Anne Kart ile ulaşımdan ücretsiz yararlanacak. Büyükşehir Belediye’mizin de ailelerimizin bütçelerine bir nebze olsun katkısı olacak” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“ÇOK İNSAN YALVARACAK”
Sözlerinin devamında “Çok insan yalvaracak ‘Allah’ım beni dünyaya geri gönder’ ama geri dönüş olmayacak” diyen tebliğci, “Allah’ım bizi cennetinde buluştursun” diyerek konuşmasını noktaladı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TÜRKİYE Afet Müdahale Planı (TAMP) çerçevesinde Tekirdağ’da 500 personelin katılımıyla deprem tatbikatı düzenlendi.
AFAD İl Müdürlüğü koordinesinde TAMP kapsamında Tekirdağ’da 500 personelin katılımıyla deprem tatbikatı gerçekleştirildi. AFAD eğitim parkurundaki tatbikata Vali Recep Soytürk, Garnizon Komutanı TuğgeneralAhmet Uğurlu, İl Jandarma Komutanı Albay Ahmet Çetin, İl Emniyet Müdürü Ahmet Metin Turanlı, Tekirdağ AFAD Müdürü Taha Yasin Çekiç ve arama kurtarma ekipleri katıldı.
Senaryoya göre Tekirdağ’ın Şarköy ilçesinde 6.2 büyüklüğünde meydana gelen depremin ardından sirenler çaldı ve ekipler hızla harekete geçti. Enkaz alanında yapılan tatbikatta yaralılar kurtarılmaya başlandı. Arama kurtarma ekipleri, ‘Sesimi duyan var mı?’ diyerek enkazda ses kontrolü yaptı ve beton kırıcı cihazlar kullanarak enkaz altında kalanlara ulaşmaya çalıştı. Sağlık ekipleri ise enkaz altındaki yaralılarla ilgilenerek onlara serum bağladı ve moral desteği sağladı. Betonun kırılmasıyla birlikte yaralılar sıkıştıkları yerden çıkarıldı ve sağlık ekiplerine teslim edildi. Yaralılar müdahalenin ardından ambulanslarla hastanelere sevk edildi. Yaklaşık 1 saat süren tatbikat, katılımcı ekiplerin yoğun çalışması sonucu başarıyla tamamlandı. Enkaz başında ter döken ekipler, tatbikat sonunda izleyicilerden alkış aldı.
‘BAŞARILI BİR TATBİKAT GERÇEKLEŞTİRDİK
Tekirdağ Valisi Recep Soytürk, 6.2 büyüklüğünde bir depreme karşı tatbikat programı yaptıklarını belirterek, “Sabah 09.00’dan beri bütün yetkili arkadaşlarımızla beraber hangi tedbirleri aldık? Kim ne yapacak? Olay sırasında, olay sonrasında barınmadır, iaşedir, enerjidir, iletişimdir her alanda bütün yaptığımız planları tek tek gözden geçirdik. Burada da gördüğünüz gibi her kurumdan, belediyelerden, sivil toplam örgütlerinden, doğal olarak AFAD’ın kendi personeli yaptıkları işlerle ilgili çadırlar, sunumlar yapıyorlar. Onları tek tek inceledik ve planlarımızı daha güncel hale getirme, bir arada çalışmayı sık sık hale getirerek deprem anında kolaylık sağlamayı planlıyoruz. O yüzden bugün başarılı bir tatbikat oldu diye düşünüyorum” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Amatör spor kulüplerinin desteklenmesi amacıyla Çolakoğlu Metalurji AŞ tarafından “Destek Bizden Başarı Sizden” sloganıyla yapılan kampanya kapmasında Dilovası Spor Salonu’nda malzeme dağıtımı etkinliği düzenlendi.
Vali İlhami Aktaş, burada yaptığı konuşmada, dağıtılan malzemelerin gençlerin spor hayatına katkı sağlayacağını ve sporcuların kazanacağı başarılarla gurur duyacaklarını belirtti.
Kaymakam Metin Kubilay ise Dilovası’nın sporda da marka kent olmasını arzuladıklarını, bu kapsamda kaymakamlık olarak bazı projeleri hayata geçirdiklerini anlattı.
Belediye Başkanı Ramazan Ömeroğlu ise gençlerin sportif çalışmalarına katkı sağlamaya özen gösterdiklerini ifade etti.
Çolakoğlu Metalurji AŞ Yönetim Kurulu Başkan Vekili Haydar Çolakoğlu, şirket olarak gençlerin yararına olacak sosyal içerikli projeleri desteklediklerini, onların geleceğine katkı sağlamak için çalışmaya devam ettiklerini kaydetti.
Konuşmaların ardından 450 sporcuya malzemeleri dağıtıldı.
Törene, Gençlik ve Spor İl Müdürü Gökhan Yavaşer, belediye meclis üyeleri, siyasi partilerin temsilcileri, kulüp yöneticileri ve sporcular katıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İl Emniyet Müdürlüğüne bağlı ekipler tarafından kent genelinde 214 polis memurunun katılımıyla toplam 184 okul çevresinde denetim yapıldı. Gerçekleştirilen denetimler çerçevesinde bin 266 şüpheli şahsın kimlik kontrolü yapıldı. Denetimler kapsamında 156 araç incelenirken 92 iş yeri, 26 internet kafe ve 82 servis aracına bakıldı. Denetimlerde çeşitli suçlardan aranması bulunan 2 şahıs yakalanarak gözaltına alınırken eksik evrakı bulunan 1 sürücüye ise bin 506 TL para cezası uygulandı. – ADIYAMAN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Üniversiteden yapılan yazılı açıklamaya göre, KAEÜ Kariyer Planlama, Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından Eğitim Fakültesi Konferans Salonu’nda düzenlenen programa, Yıldız Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Süleyman Doğan konuşmacı olarak katıldı.
Doğan, gençlere, sınav korkularından baş etmenin yolları ve öz güven eksikliğinin giderilmesi konusunda tavsiyelerde bulunarak, kendine güvenen herkesin başarılı olabileceğini anımsattı.
Kişinin kendiyle ve bedeniyle barışık olmasının başarının yollarını açacağını anlatan Doğan, gençlerde sınav korkusuna öz güven ve bilgi eksikliğinin neden olduğunu vurgulayarak, planlı çalışmanın ve hedef koymanın sınav korkusunu yenmede önemli bir ölçüt olduğunu dile getirdi.
Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Musa Özata da “Öz güven eksikliği ve sınav korkularını aşma yolları” konferansı için Doğan’a teşekkür belgesi verdi.
Konferansın ardından Doğan ile Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Refik Balay, Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Doç. Dr. Emine Şener, KAEÜ Rektörü Prof. Dr. Mustafa Kasım Karahocagil’i ziyaret etti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KAMERA GÖRÜNTÜSÜ ORTAYA ÇIKTI
Rize’nin Çayeli ilçesinde yamaçtan kopan toprak kütlelerinin dolduğu apartmanda 1 kişinin hayatını kaybettiği, 2 kişinin hafif yaralandığı heyelan anına ait güvenlik kamerası görüntüsüne ulaşıldı. Görüntüde; heyelan sonrası apartmanların arka cephesindeki yamaçtan kopan toprak kütlesinin evin ön cephesinden çıktığı, evlerin hasar gördüğü anlar yer aldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>AVCILAR’da bir süre önce kentsel dönüşüm için boşaltılan binanın geçtiğimiz günlerde balkonu çöktü. Güvenlik amacıyla ön tarafına bariyerler çekilen bina bugün ekipler tarafından kontrollü şekilde yıkıldı. Yıkım müteahhidi Erdem Kahveci, “Bu tarz binaların yıkılması, normalde bir günü buluyor. Ama şu anda gördüğünüz gibi binanın ön tarafını yarım saat içerisinde neredeyse tamamen bitirmiş durumdayız. Binanın hiçbir darbeye dayanıklılığı yok” dedi.
Denizköşkler Mahallesi’nde bulunan 6 katlı 30 yıllık binada oturanlar, bir süre önce yapının çürük olduğu gerekçesiyle kentsel dönüşüm kapsamına alınması amacıyla yasal süreci başlattı. Yapılan incelemeler sonucunda binadaki beton ve demir kalitesinin çok düşük olduğu belirlendi. Bunun üzerine bina sakinleri evlerini boşaltarak geçici olarak başka yerlere yerleşti. İddiaya göre boşaltılan binada evsizler ve madde bağımlıları barınmaya başladı. Mahalleli, zaman zaman içeride ateş yakıldığını söyleyerek durumdan şikayetçi oldu.
Kısa süre önce ise binanın yan taraftaki balkonlarından biri kendiliğinden çöktü. Şans eseri ölen ya da yaralanan olmadı. İhbar üzerine Avcılar Belediye ekipleri olay yerine gelerek inceleme yaptı. Ekipler, binanın ön tarafına güvenlik amacıyla bariyerler yerleştirdi. Avcılar Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü devreye girerek binanın yıkılmasına karar verdi. Bugün saat 10.00 sıralarında cadde bariyerlerle kapatıldı ve binanın yıkımına başlandı. Bina ortalama 5 saat içinde tamamen yıkıldı.
‘BİNANIN HİÇBİR DARBEYE DAYANIKLILIĞI YOK’
Yıkım Müteahhidi Erdem Kahveci, “Bu tarz binaların yıkılması normalde bir günü buluyor. Ama şu anda gördüğünüz gibi binanın ön tarafını yarım saat içerisinde neredeyse tamamen bitirmiş durumdayız. Bina normalde olması gerekenden çok daha fazla darbeye dayanıksız halde. Yani hiçbir darbeye dayanıklılığı yok. Demir durumu zaten metre kare ortalamasına göre bayağı düşük kalıyor. İstenilen demir oranlarını tutturamıyoruz. Güvenlik ve tedbir amaçlı yıkıyoruz. Balkon, demirinin ve betonunun çürük olmasından dolayı kendiliğinden çökmüş durumdaydı” şeklinde konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ekonomik değeri nedeniyle avcılık baskısına maruz kalan “Homarus gammarus” türü ıstakozların doğadaki popülasyonunu artırmak ve azalan balıkçılık kaynaklarına dikkati çekmek amacıyla 4 yıl önce ÇOMÜ Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Fakültesinde başlatılan ıstakoz stoklarını destekleme programı devam ediyor.
ÇOMÜ, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı ve Tarım ve Orman İl Müdürlüğü işbirliğiyle yürütülen çalışma kapsamında, üniversitenin Dardanos’taki Deniz Canlıları Araştırma ve Uygulama Merkezinde 1 yıl bakılıp büyütülen ıstakoz yavrularının denizle buluşturulması amacıyla dalgıçlar, Seddülbahir’deki Mehmetçik Feneri’nden Bilim-1 teknesiyle açıldı.
Her biri ayrı tüpler ve kutular içinde bulunan 400 ıstakoz, 20 metre derinlikteki “HMS Majestic” batığına dalgıçlar tarafından bırakıldı.
“Dalış yaptığımızda ıstakozları görme imkanına sahip olacağız”
Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, basın mensuplarına yaptığı açıklamada, Gelibolu Sualtı Parkı’nda dünyanın en önemli batıklarının yer aldığını söyledi.
Burada aynı zamanda çok önemli bir biyoçeşitliliğin bulunduğunu ve canlı varlığını artırmak için çalışma içine girdiklerini ifade eden Kaşdemir, “Atık Gelibolu Sualtı Parkı’na gelen dalgıçlar sadece zaman tünelinde tarihi bir yolculuk yapmayacaklar, altta savaştan kalma izleri görmeyecekler. Bununla birlikte ıstakozları, rengarenk balıkları ve suyun altındaki envaiçeşit canlıları görme imkanı bulacaklar. Bu da Gelibolu Sualtı Parkı’na olan ilgiyi artıracak. İnşallah yavru ıstakozlar zaman içinde buradaki HMS Majestic batığı etrafında yuvalarını bulacaklar, çoğalacaklar. Dalış yaptığımızda ıstakozları görme imkanına sahip olacağız.” diye konuştu.
ÇOMÜ Rektörü Prof. Dr. Cüneyt Erenoğlu da Deniz Canlıları Araştırma ve Uygulama Merkezinin 4 yıldır ıstakoz yetiştirme noktasında yürüttüğü faaliyetlerin 6’ncı demonstrasyonunu (göstererek öğretme) yaptıklarını belirtti.
Üniversitenin toplumsal katkı faaliyetleri kapsamında, denizel ekosistemin korunması ve sonraki nesillere aktarılması amacıyla 400 ıstakozu suya saldıklarını anlatan Erenoğlu, şöyle devam etti:
“İnsan eliyle yapılan faaliyetler, sanayi faaliyetleri, kontrolsüz avcılık sonucunda ıstakozun nesli tükenme riskinde. Üniversite olarak hocalarımızın çalışmalarını destekliyoruz. Bugünkü faaliyetin, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığının ev sahipliğinde dünya savaş tarihinde önemli bir yeri olan HMS Majestic batığında olması çalışmalarımızın hem ulusal hem de uluslararası ölçekte duyurulabilmesi ve sonraki çalışmalara ev sahipliği yapabilmesi açısından önemli. Bu çalışmayı diğer batıklara da aktarmayı düşünüyoruz. Istakozlar 40-50 yıl yaşayabilen canlılar. Burada 3-5 sene sonra dalış yapan doğaseverlere denizel bir ekosistem sunup, ıstakoz gözlemciliği alanında katma değer oluşturmayı düşünüyoruz.”
Tarım ve Orman İl Müdürü Nazan Türkarslan da Çanakkale’nin Muğla’dan sonra en büyük kıyı şeridine sahip il olduğunu hatırlatarak, hayvansal ve bitkisel üretimin yanı sıra su ürünlerinde de üretim planlaması ve destekleme modeli ile kota uygulamasının yürütüldüğünü kaydetti.
Bu tür projelerle deniz ürünlerinin artışı için de çalışmaların devam ettiğini aktaran Türkarslan, “Istakoz Veriminin Artırılması Projesi’ni ÇOMÜ ile birlikte yapmaktayız. 2021 yılından bu yana 2 bin adet ıstakozun, 2024 yılında da 1000 adet ıstakoz yavrusunun denize salımını gerçekleştirmekteyiz. Ağustosta 600 adet bırakılan yavrularını, bugün 400 adet yavruyla beraber tamamlama çalışmalarımız devam ediyor.” dedi.
Etkinliğe ÇOMÜ Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Murat Yiğit, Su Ürünleri Yetiştiriciliği Öğretim Üyesi Prof. Dr. Umur Önal, Su Ürünleri Temel Bilimleri Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yeşim Büyükateş, ÇOMÜ ile Çanakkale Balıkadamlar Dalış ve Eğitim Merkezinin dalgıçları katıldı.
Çanakkale Onsekiz Mart ÜniversitesiDenizcilikBalıkçılıkTeknolojiSağlıkÇevreYaşamTarım
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Dr. Kadir TopbaşKültür Sanat Merkezi’ndeki sergi açılışında, “Fotoğrafın Renkli Yüzü” Güler Ertan, “Objektifin Bilgesi” Ozan Sağdıç ve “Fotoğrafın Sessiz Şairi” İbrahim Zaman başlıklarıyla, sanatçıların evlerindeki en doğal hallerini konu alan belgesel gösterimi yapıldı.
Esenler Belediyesinin destekleriyle gerçekleştirilen ve 41 fotoğrafın yer aldığı serginin açılışına, üç usta sanatçının yanı sıra çok sayıda sanatsever katıldı.
“Belki hayatım boyunca yaşayamayacağım anlar oldu”
Kalaycı, AA muhabirine, Türkiye’nin fotoğraf tarihine ışık tutan Prof. Dr. Güler Ertan, İbrahim Zaman, Ozan Sağdıç’ın hayatlarını, fotoğrafa olan tutkularını, eşleriyle olan iletişimlerini, aşklarını, sevgilerini ve şiirlerini fotoğraflara yansıtmaya çalıştığını söyledi.
Kalaycı, projenin farklı bir çalışma olduğuna işaret ederek, “Bugüne kadar hep hocalarımızın yaptığı çalışmalar sergileniyordu. Ben onların o deklanşörün arkasında kalan tutkularını fotoğraflarımda yansıtmaya çalıştım. Aynı zamanda belgesel çalışmasını kısa röportajlar halinde hazırladım. Belgeseli hazırlarken inanılmaz mutlu oldum. İnanılmaz tecrübeler yaşadım. Belki hayatım boyunca yaşayamayacağım anlar oldu.” dedi.
Fotoğraflarda insan hikayeleri anlatmayı sevdiğini belirten Kalaycı, “Hocalarımın da söyleşilerine katıldığımda onların hayatlarını merak ettim. Nasıl yaşadılar? Nasıl bu noktaya geldiler? Nasıl bu kadar iyi pozisyonlarda olabildiler? Nasıl Türkiye tarihine fotoğraf alanında ışık tutabildiler? Bunu merak ettiğim için araştırmalara başladım. Sonra ilk Güler hocamla başladım. Sonra İbrahim Hocamı ve Oğuz Hocamı çektim.” diye konuştu.
Ozan Sağdıç ile proje başındaki diyaloglarını aktaran Kalaycı, şunları kaydetti:
“Projemizden bahsettiğimde, ‘ben Ankara’da oturuyorum gelebilir misin’ dedi. Ben de ona ‘hocam siz Van’da da olsanız, ben sizi çekerim’ dedim. Birlikte çok keyifli, çok güzel anlar yaşadık. Aynı zamanda hocaların eşlerini de çektiğim için inanılmaz derecede farklı ve güzel bir çalışma oldu. Tamamen günlük akış içerisinde yemek yemelerinden, Güler Hoca’nın kendi kıyafetlerini kendi tasarlayıp dikmesinden, İbrahim Hoca’nın o heyecanından, evdeki rutininden, yine aynı şekilde Ozan Hocamız eşiyle, çocuğuyla olan ilişkisini fotoğraf karelerine yansıtmaya çalıştım.”
“Bu sürprizi çok beğendim”
Ozan Sağdıç da sergi için Ankara’dan geldiğini dile getirerek, “Sergiyi herkes gibi ben de ilk defa görüyorum. Deniz Hanım’ın bir süre önce gelip Ankara’da tespit ettiği hayatımla ilgili fotoğraflar var burada. Benim için de sürpriz oldu. Bu sürprizi çok beğendim. Gayet güzel fotoğraflar var. Kendisini tebrik ediyorum. Benim için de çok değerli şey oldu.” ifadelerini kullandı.
Sergiyi ziyaret edenlerin, hakkında fikir sahibi olacağını aktaran Sağdıç, şöyle devam etti:
“‘Duayenler’ diye bir laf vardır. Uydurulmuş o laf. Çünkü duayen bir tek kişiye denir. Yani bir mesleğin en büyüğüne denir. Şu anda yaş bakımından ve müktesebat bakımından ben gerçek bir duayenim Türkiye’de. Çünkü yaşım 90. 70 yıllık bir fotoğraf tecrübem var. Cumhuriyet’in 101. yılında böyle bir manzara arz ediyoruz. Görenlere, bakanlara, seyredenlere mutluluklar diliyorum. Güzel bir sergi olmuş.”
“Sevgi olduğu zaman her şey bir bütün olarak ortaya çıkar”
Güler Ertan ise Deniz Kalaycı’nın sergiyle sanat dilini ortaya koyduğunu söyleyerek, “Sevgi olduğu zaman her şey bir bütün olarak ortaya çıkar. Deniz Hanım’ı 15 senedir tanırım. Fotoğraf sanatını nereden nereye getirdiğini, bunun da sevgiyle olduğunu, her işi sevgiyle yaptığına inanıyorum. Kendini canı gönülden kutluyorum.” şeklinde konuştu.
İbrahim Zaman da fotoğrafın, dijital sanatın ve yapay zekanın gelişimini anlatarak, fotoğrafın sadece sanat olmadığını bir araya gelmenin de önem kazandığını dile getirdi.
“Görsel Şahitler: Zamanı Durduran Ustalar” sergisi, 28 Kasım’a kadar görülebilecek.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Sinop Kent Konseyi ile Sinop Korunmaya Muhtaç Çocukları Koruma ve Destekleme Derneği işbirliğiyle Kültür Merkezi’nde düzenlenen konsere, Belediye Başkanı Metin Gürbüz, İl Kültür ve Turizm Müdürü Fatih Güzel, davetliler ile korunmaya muhtaç çocuklar katıldı.
Çeşitli müzik türlerinden eserlerin seslendirildiği konserden elde edilen gelir, korunmaya muhtaç çocuklar yararına değerlendirilecek.
Sinop Kent Konseyi Başkanı Handan Yılmazer Turan, burada yaptığı konuşmada, konserden sağlanacak gelirin çocuk evlerine ulaştırılacağını söyledi.
Amaçlarının gelirden daha çok çocukların mutluluklarına katkı sağlamak olduğunu vurgulayan Turan, şunları kaydetti:
“Devletimiz, çocuklarımızın tüm ihtiyaçlarını karşılıyor. Biz böyle bir etkinlik yaparak onların mutluluğuna katkı sağlamak istedik. Etkinliğimize destek veren sanatçılarımıza ve davetlilerimize çok teşekkür ediyorum. Bizleri bu anlamlı gecede yalnız bırakmadılar. Çocuklarımıza daha güzel bir gelecek için hep birlikte çalışmaya devam edeceğiz.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Beşiktaş Belediyesi, komşularının hayatını kolaylaştıran projelere bir yenisini daha ekliyor. Beşiktaş’ta ikamet eden ve ihtiyaç sahibi olan anne adaylarına destek olmak amacıyla sunulan “Lohusa Paketi” hizmeti, doğum yapacak kadınların ihtiyaç duyabileceği pek çok malzemeyi içeriyor. Ayrıca, doğumdan 15 gün önce ve 15 gün sonra olmak üzere iki kez yapılacak doğal içerikli ev temizliğiyle annelerin evleri hijyenik ve güvenli hale getirilecek.
Bu süreçte, lohusa annelere 20 gün boyunca günde iki öğün sağlıklı ve lezzetli yemekler ulaştırılacak. Ayrıca, annelere ve ailelerine yönelik grup terapileri, atölye çalışmaları ve eğitimler düzenlenerek yalnız olmadıklarını hissetmeleri sağlanacak. Beşiktaş’ta yaşayan anne adayları, Beşiktaş Belediyesi Çözüm Merkezi üzerinden bu hizmet için başvuruda bulunabilirler.
Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, projeye dair şu ifadeleri kullandı:
“Değerli Komşularım, Beşiktaş Belediyesi olarak, kadınların annelik yolculuklarına destek olmak amacıyla Lohusa Destek Paketi projemizi hayata geçiriyoruz. Bu paketle, kadınların doğum sonrası en hassas döneminde yanlarında olmayı, bu süreci huzur ve sağlıkla atlatmalarına katkı sunmayı amaçlıyoruz. Uzman doktorlarımızın önerileriyle hazırlanan Lohusa Destek Paketimiz, annelik sürecinde ihtiyaç duyulabilecek her detayı içeriyor. Doğumdan 15 gün önce ve 15 gün sonra toplam iki kez sağlanacak doğal içerikli ev temizliği hizmetimizle annelerin evlerini hijyenik ve güvenli hale getiriyoruz. Ayrıca, Aşevi ekibimiz lohusa annelerimize 20 gün boyunca günde iki öğün sağlıklı ve lezzetli yemekler de ulaştıracak. Bu süreçte yalnız olmadıklarını hissettirmek için, annelere ve ailelerine yönelik grup terapileri, atölye çalışmaları ve eğitimler de düzenleyeceğiz.
Beşiktaş’ta yaşayan anne adaylarımız Çözüm Merkezimiz üzerinden bu hizmetimiz için başvurularını yapabilir. Beşiktaş Belediyesi olarak, ihtiyaç duyduğunuz her an yanınızdayız. Kadınların, ailelerimizin ve toplumumuzun gücünü birlikte büyüteceğiz. Bu özel dönemde, Lohusa Destek Paketi ile Beşiktaş’ta annelere destek olmaktan mutluluk duyuyoruz.” – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İl Müftülüğünden yapılan açıklamaya göre, Kolombiya’da iş güvenliği ve sağlığı üzerine eğitim alan Paola, 2 yıl önce internette tanıştığı Bolulu Fatih Kıldır ile evlenme kararı aldı. Üniversite eğitiminin ardından Türkiye’ye gelerek Kıldır ile evlilik hazırlıkları yapan Paola, İl Müftülüğüne Müslüman olma isteğini iletti.
İl Müftüsü Hüseyin Demirtaş ve şahitlerin huzurunda düzenlenen ihtida töreninde kelimeişehadet getiren Paola Andrea, Meryem ismini aldı.
Demirtaş, ihtida belgesini verdiği Paola’ya İngilizce mealli Kur’an-ı Kerim ve temel dini bilgileri içeren yayınlar hediye etti.
Açıklamada görüşlerine yer verilen Paola, İslam’a ilgisinin İslamiyet’i seçen vaftiz babasından kaynaklandığını, Kıldır ile tanıştıktan sonra da iki yıl boyunca İslam ve Türkiye hakkında araştırma yaptığını anlattı. Paola, İslam’ın tek tanrılı din anlayışından etkilendiğini ve Hristiyanlıktaki teslis inancını hiçbir zaman içselleştiremediğini kaydetti.
Demirtaş da “İnsanlığın atası Hazreti Adem aleyhisselam ile insanlıkta kardeş idik, şimdi de barış ve kardeşlik dini İslam’la dinde de kardeş olduk, kardeşliğimizi pekiştirdik. İhtida törenlerinde kelimeişehadet getirirken kişilerin gözlerinde parlama ve sevinç görürüm. Bu kardeşimizde de aynı göz aydınlığı ve sevincini gördüm.” ifadesini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Karaman merkeze bağlı Kızık köyünde yaşayan 30 yaşındaki Sümeyye Teber, Erciyes Üniversitesi Safiye Çıkrıkçıoğlu Meslek Yüksekokulu Laborant ve Veteriner Sağlık Teknikerliği Bölümünden mezun olduktan sonra Uzman Eller Projesi kapsamında devletten aldığı 250 bin liralık hibe ile 51 koyun ve 2 koçla çiftlik kurdu ve 51 koyunu 1 yıl içerisinde 70’e çıkardı. 3 yaşındaki oğlu ile birlikte hayvancılık yapan Teber hayalindeki işi yapmanın mutluluğunu yaşıyor.
“Aldığım 250 bin liralık hibe ile 51 adet koyun ve 2 koç alarak işe başladım”
Üniversiteden mezun olduktan sonra hayvancılıkla uğraşmaya başlayan 30 yaşındaki Sümeyye Teber, “Erciyes Üniversitesi Safiye Çıkrıkçıoğlu Meslek Yüksekokulu Laborant ve Veteriner Sağlık Teknikerliği mezunuyum. Karaman’ın Kızık köyünde yaşıyorum ve hayvancılık yapıyorum. Karaman, hayvancılık ve tarımın ön planda olduğu bir şehrimiz. Hayvancılığa uzaktan da olsa aşinalığım vardı. Üniversitede, hayvancılığın ileride daha verimli olacağını düşündüğüm için bu bölümü seçtim. Mezun olduktan sonra, imkanlar el verdikçe bu işe başladım. Şu an geliştirme aşamasındayım. 2023 yılında Uzman Eller Projesi kapsamında aldığım 250 bin liralık hibe ile 51 adet koyun ve 2 koç alarak işe başladım. Şu an 70’e çıkardım, yaklaşık 2-3 yıl içerisinde mevcut sayıyı iki katına çıkararak devam etmek istiyorum. Hayalim her zaman kendi işimi yapmaktı, kendi işimin başında olmaktı. İmkanlar el verdiği için bu işe başlayabildim. Devlet projesi ile hibe almak büyük bir avantaj oldu, bu sayede kendimi geliştirebildim. Şu an yaklaşık 70 tane dişi hayvanımız var ve bunu minimum 250 kapasiteye çıkarmayı hedefliyoruz. Şu anda hem yavru verimi hem de süt verimi açısından iyi sonuçlar alıyoruz. İleride bu sütü işleyerek satmak, yani yoğurt ve peynir gibi ürünler üreterek satışa sunmayı planlıyorum” dedi.
“Çocuğumla birlikte bu işi yapabilmek çok güzel”
Devletin çeşitli hibe ve kredileri olduğunu belirten Teber, “Bunları araştırabilirler, ben de yaklaşık bir yıl araştırdıktan sonra Uzman Eller Projesi’ne denk geldim, benim için büyük bir şanstı. Hibe dışında genç çiftçi kredileri, hayvancılık kredileri, hayvan alımından sonra yem kredileri gibi imkanlar var. Eğer ailelerinden destek alıyorlarsa ve mevcut bir yerleri varsa, bu kredilerle işe başlayabilirler. Elbette her işte olduğu gibi ilk 2-3 yıl biraz zorlanacaklardır ama daha sonra kendi işlerini yapmak ve bu konuda uzmanlaşıp kaliteli bir seviyeye ulaşmak, bu işe ayrı bir değer katacaktır. Sabit olarak 8-5 bir işte çalışsalar, başka insanlarla muhatap olacaklar, o işin zorluklarını yaşayacaklar ve kariyer sahibi olmak için en azından 1-2 yıl çabalayacaklar. Hayvancılıkta da aynı. Krediyi alıp işe başladıklarında, hatta bir veteriner bile olsalar, ilk başlarda zorlanabilirler, ‘yapamıyorum’ diyebilirler ama bence bir kadın bir evi çekip çeviriyorsa, bir çocuğu büyütebiliyorsa yani bu dünyaya bir insan yetiştirebiliyorsa, kolaylıkla hayvan da yetiştirip bu işi de başarabilir. Ben hayvancılığa 51 koyun ile başladım, şu an 70 tane var ve hepsi gebe. Bu gelen kuzularla sayıyı en az 100’e tamamlayacağım. Başta zorlanacağımı düşündüm ama işin göründüğünden daha kolay olduğunu fark ettim. Türk kadınları cephede bile kendini göstermiştir; böyle bir atalara sahipken, biz de gayet başarılı bir şekilde hayvancılığı yapabiliriz. Deneyen herkesin bu konuda başarılı olabileceğini düşünüyorum. Hayvanlarla ilgileniyoruz, onların kuzularını bekliyoruz ama kendi kuzuma da vakit ayırıyorum. Evet, biraz zorluğu olabiliyor ama üstesinden gelebiliyorum çünkü oğlum da benim gibi hayvanları severek büyüdü. Beraber bile çıkıp bu işleri yapabiliyoruz. O yüzden, çocuğumla birlikte bu işi yapabilmek çok güzel” diye konuştu. – KARAMAN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Bozyaka Kapalı Pazaryeri’nde gerçekleştirilen açılışta yerel üreticiler, el yapımı gıda ürünlerinden tekstil ürünlerine kadar geniş bir yelpazede ürünlerini sergilerken, vatandaşlar da kadınların emeğiyle hazırlanan ürünleri satın alma fırsatı buldu. Başkan Kınay, kadın girişimcileri daha fazla desteklemek için benzer etkinliklerin devam edeceğini belirtti.
Kadınların iş gücüne katılımının artırılması ve ekonomik bağımsızlıklarının sağlanması amacıyla böyle bir pazarın hayata geçirilmesinin önemine değinen Karabağlar Belediye Başkanı Helil Kınay, kadınların toplumsal hayattaki yerini güçlendirmek için yapılan bu tür organizasyonların, hem üretici kadınların hem de yerel ekonominin gelişimine büyük katkı sağlayacağını söyledi.
Ayda iki kez düzenlenecek
Bozyaka Pazaryerinin ardından 27 Kasım’da Kibar Pazaryeri’nde ikincisi düzenlenecek Kadın Emeği Pazarı’na da tüm üretici kadınları ve vatandaşları davet eden Kınay, “Kadınlarımızın emekleri bizler için çok değerli. Karabağlar’da kadınların her alanda daha güçlü olmasını sağlamak için çalışmalarımıza devam edeceğiz” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Amerikalı sosyal medya fenomeni ve poker oyuncusu Dan Bilzerian,katıldığı bir televizyon programında İsrail’in vahşi yüzünü cesurca dile getirdi.
Hamas’ı bir “direniş örgütü” olarak nitelendirilen Bilzerian, geçtiğimiz ay İsrail saldırısında öldürülen Hamas lideri Yahya Sinvar’ı da “kahraman” ilan etti.
Bilzerian, Hamas’ın rehinelere yönelik cinsel şiddet uyguladığına ilişkin iddiaların da çürütüldüğünü söyledi.
İSRAİL’İN ARKA PLANDA KALAN SUÇLARI
1963 yılında ABD Başkanı John F. Kennedy suikastının İsrail’in Mossad tarafından gerçekleştirildiğini söyleyen Bilzerian, Muammer Kaddafi’nin ölümünün ve Jeffrey Epstein’ın adasında yaşanan olayların da İsrail tarafından düzenlendiğini açıkladı.
“BAHSE GİRERİM, HOLOKOST’TA 6 MİLYONDAN AZ ÖLDÜRÜLDÜ!”YAHUDİ
Holokost sırasında öldürülen Yahudilerin sayısının abartıldığını söyleyen Bilzerian, 6 milyon rakamının gerçekte altında olduğunu savunarak tüm servetini bu iddiası üzerine bahis olarak koyabileceğini belirterek, Yahudilerin 6 milyondan fazla Hristiyan öldürdüğünü ve Yahudilerin soykırımı “icat ettiklerini” söyledi.
Programda Bilzerian “Nazi” olarak suçlanarak, “Söyledikleriniz Nazilerin II. Dünya Savaşı sırasında Yahudilere yönelik nefretlerini ifade etmek için kullandıkları sözlere benziyor.” suçlamaları yapıldı.
Bilzerian ise suçlamalara yanıt olarak, Yahudiliği “üstünlüğü ve tecavüzü teşvik eden” bir inanç olarak tanımladı ve İsrail’in de bunun bir örneği olduğunu savundu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kemalpaşa Belediyesi’nin yenilenen web sitesinde oluşturulan “CV Havuzu” ile vatandaşların iş bulma süreçlerine katkı sağlanıyor. Web sitesinde oluşturulan CV Havuzu ile vatandaşlar belediyeye gelmeden bilgilerini veri tabanına aktarıyor. Kemalpaşa Belediyesi İş ve İstihdam birimi mevcut bilgiler ışığından vatandaşlara potansiyel işlerle ilgili geri dönüş sağlıyor. Firma ve işletmelerin farklı pozisyonlardaki personel ihtiyaçlarına göre ise “CV Havuzu”ndan yönlendirmeler gerçekleştirilecek sistemde. Veri havuzunda, mühendisinden öğretmenine, kasiyerinden hemşiresine, satış elemanından sekreterine kadar, vasıflı ya da vasıfsız iş arayan vatandaşların bilgilerinin sisteme kayıt edilmesi. Kayıt sonrasında, işverenlere iş arayan kişilerin bilgileri sunularak görüşme ayarlanması planlanıyor.
6 ayda 472 vatandaş iş sahibi oldu
Kemalpaşa Belediyesi İş İstihdam Bürosu, işverenleri ve iş arayan vatandaşları bir araya getirerek istihdama katkı sunmaya devam ediyor. Son 6 ay içerisinde çeşitli pozisyonlara 916 yönlendirme yapan İş İstihdam Bürosu aracılığıyla 472 kişi iş başı yaptı. 2024 Nisan Ayı’ndan günümüze kadar geçen sürede istihdama katkı koyma hedefine yaklaşan Kemalpaşa Belediyesi, her yıl 1000 kişiyi iş sahibi yapmayı hedefliyor.
“İstihdam sorununa son vereceğiz”
Hayata geçirilen “CV Havuzu” projesi ile Kemalpaşa’da istihdam sorununa çözüm getirmeyi amaçladıklarını ifade eden Kemalpaşa Belediye Başkanı Mehmet Türkmen yaptığı açıklama da, “Ülkemizin en büyük sorunlarından ne yazık ki işsizlik sorunu. Kemalpaşa Belediyesi olarak, üzerinde titizlikle çalıştığımız ve ilçemizdeki istihdam sorununa son vereceğini düşündüğümüz “CV Havuzu” projesini hayata geçirdik. Özellikle bölgedeki fabrikalarla iş birliği içerisinde iş arayan vatandaşlarımıza yardımcı olacağız. Amacımız hem istihdam sorununa çözüm üretmek hem de ilçemizin üretim kapasitesini arttırmaktır” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>RİZE – Rizeli matematik öğretmeni, hem eğitimcilikten hem de doktora yapmaktan vazgeçti, çocukluk sevdası olana arıcılığa başladı.
Rize‘nin Pazar ilçesinde yaşayan 40 yaşındaki Murat Memoğlu, lise eğitimini tamamladıktan sonra Matematik Öğretmenliği okudu. Okulunu başarıyla bitiren Memoğlu sonrasında alanında yüksek lisansını bile yaptı. Daha sonra doktoraya başlayan Memoğlu aynı zamanda özel bir okulda matematik öğretmeni olarak da çalışmaya başladı. Bunların hepsi gerçekleşirken onun aklı ise çocukluktan beri hayali olan arıcılıktaydı. Dededen, babadan gördüğü arıcılığa sevdalı olduğunu söyleyen Memoğlu, artık eğitimciliği, hatta doktora eğitimini bile bırakarak arıcılık yapmaya başladı. 400 adet kovanı olduğunu ifade eden Memoğlu, insanların hobi olarak yaptığı arıcılığı artık profesyonel olarak yapmaya başladı.
Çocuk yaşlarda tanıştığı arıcılığa çok hevesli olduğunu ifade eden Memoğlu “Çocukluğumdan beri arıların içinde büyüdüm. Dedem bu işi yapıyordu ilk başta. Dedemden sonra babam da aynı şekilde bu işi yapıyordu. Hatta o geleneksel yöntemlerle karakovancılık yapıyor. Ben matematik öğretmeniyim. Yüksek lisansımı yaptım, sonrasında doktoraya başladım. Doktora yaparken bir yandan aracılık yapıyordum. Bir yandan da yine doktora mı yaparken özel okulda öğretmenlik yapıyordum. Öğretmenlik çok kutsal bir meslek. Yani öğrencilerin rehberi oluyorsun, onlara ışık oluyorsun. Bunu yapmak çok güzel ama bir yandan arıcılık da aynı şekilde güzel bir meslek ve benim çocukluk sevdam. Bir tercih yapmak zorunda kaldım ve ben aracılığı tercih ettim. Yani olan bir hevesti hobi olarak yapıyordum ‘Bunu meslek olarak niye yapmayayım?’ dedim. Yaklaşık 4 yıldır bunu profesyonel bir şekilde meslek olarak yapmaya başladım” dedi.
Arcılığın kendisini ekonomik olarak da mutlu ettiğini sözlerine ekleyen Memoğlu, arıcılığın genç yaşta yapılabilecek kadar zor bir meslek olduğunun da altını çizerek “400 civarında kovanım var. Çocukluğumdan beri heves ettiğim, sevdası olduğum arıcılığı yapıyorum. Beni ekonomik olarak tatmin ediyor. Gençler bu mesleği yapabilirler. Hatta bu gençlikte yapılacak bir iştir. Evet, çok hevesli olarak yapıyorum ama zahmeti de çoktur. Kolay bir iş değil yani. İşe giriştiğin zaman bunu anlıyorsun. Zahmetlidir ama aynı zamanda çoğu insanın hobi olarak yaptığı bir meslektir. Gençler bu işi yaparsa çok daha başarılı olur. Hem ekonomik olarak tatmin eder. Yani insanların geçimini sağlaması için alternatif bir gelir kaynağıdır, yapılabilir” ifadelerini kullandı.
Matematik öğretmenliğini, hatta doktorayı bıraktığını duyanların çok şaşırdığını ama kendisinin sevdiği mesleği yaptığını dile getiren Memoğlu “Tepkiler oluyor ama yani insan meraklı olduğu şeyi yapmalı. Aslında ben matematiği de seviyordum. Yani matematikte doktora yapmak benim için keyifli bir şeydi. Araştırma yapmak. Ama çocukluktan beri bir hayran olduğum için ben arıcılığı tercih ettim” şeklinde konuştu.

EkonomiGüncelEğitimTarımÇocukYaşamRize
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Rize’nin Pazar ilçesinde yaşayan 40 yaşındaki Murat Memoğlu, lise eğitimini tamamladıktan sonra Matematik Öğretmenliği okudu. Okulunu başarıyla bitiren Memoğlu sonrasında alanında yüksek lisansını bile yaptı. Daha sonra doktoraya başlayan Memoğlu aynı zamanda özel bir okulda matematik öğretmeni olarak da çalışmaya başladı. Bunların hepsi gerçekleşirken onun aklı ise çocukluktan beri hayali olan arıcılıktaydı. Dededen, babadan gördüğü arıcılığa sevdalı olduğunu söyleyen Memoğlu, artık eğitimciliği, hatta doktora eğitimini bile bırakarak arıcılık yapmaya başladı. 400 adet kovanı olduğunu ifade eden Memoğlu, insanların hobi olarak yaptığı arıcılığı artık profesyonel olarak yapmaya başladı.
Çocuk yaşlarda tanıştığı arıcılığa çok hevesli olduğunu ifade eden Memoğlu, “Çocukluğumdan beri arıların içinde büyüdüm. Dedem bu işi yapıyordu ilk başta. Dedemden sonra babam da aynı şekilde bu işi yapıyordu. Hatta o geleneksel yöntemlerle karakovancılık yapıyor. Ben matematik öğretmeniyim. Yüksek lisansımı yaptım, sonrasında doktoraya başladım. Doktora yaparken bir yandan aracılık yapıyordum. Bir yandan da yine doktora mı yaparken özel okulda öğretmenlik yapıyordum. Öğretmenlik çok kutsal bir meslek. Yani öğrencilerin rehberi oluyorsun, onlara ışık oluyorsun. Bunu yapmak çok güzel ama bir yandan arıcılık da aynı şekilde güzel bir meslek ve benim çocukluk sevdam. Bir tercih yapmak zorunda kaldım ve ben aracılığı tercih ettim. Yani olan bir hevesti hobi olarak yapıyordum ‘Bunu meslek olarak niye yapmayayım?’ dedim. Yaklaşık 4 yıldır bunu profesyonel bir şekilde meslek olarak yapmaya başladım” dedi.
Arıcılığın kendisini ekonomik olarak da mutlu ettiğini sözlerine ekleyen Memoğlu, arıcılığın genç yaşta yapılabilecek kadar zor bir meslek olduğunun da altını çizerek, “400 civarında kovanım var. Çocukluğumdan beri heves ettiğim, sevdası olduğum arıcılığı yapıyorum. Beni ekonomik olarak tatmin ediyor. Gençler bu mesleği yapabilirler. Hatta bu gençlikte yapılacak bir iştir. Evet, çok hevesli olarak yapıyorum ama zahmeti de çoktur. Kolay bir iş değil yani. İşe giriştiğin zaman bunu anlıyorsun. Zahmetlidir ama aynı zamanda çoğu insanın hobi olarak yaptığı bir meslektir. Gençler bu işi yaparsa çok daha başarılı olur. Hem ekonomik olarak tatmin eder. Yani insanların geçimini sağlaması için alternatif bir gelir kaynağıdır, yapılabilir” ifadelerini kullandı.
Matematik öğretmenliğini, hatta doktorayı bıraktığını duyanların çok şaşırdığını ama kendisinin sevdiği mesleği yaptığını dile getiren Memoğlu, “Tepkiler oluyor ama yani insan meraklı olduğu şeyi yapmalı. Aslında ben matematiği de seviyordum. Yani matematikte doktora yapmak benim için keyifli bir şeydi. Araştırma yapmak. Ama çocukluktan beri bir hayran olduğum için ben arıcılığı tercih ettim” şeklinde konuştu. – RİZE
Yerel HaberlerÇocuklukEğitimYerelYaşamÇocukTarımrize
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kahta Belediyesi, kendi bünyesinde yer alan akaryakıt istasyonunu modernize ederek eski tip yakıt pompalarını yeniledi. Taşıt tanıma sistemi ve full otomasyon sistemi entegrasyonu sayesinde istasyon, artık çok daha verimli ve güvenli bir şekilde hizmet verebilecek. Ayrıca, yakıt tanklarındaki seviyeleri anlık olarak takip edebilme özelliği de sisteme dahil edilerek, yakıt yönetimi ve stok kontrolleri daha etkin hale getirildi. Yeni taşıt tanıma sistemi ile belediyeye ait araçların km bazlı takip edilebilmesi ve yakıt tüketimlerinin anlık izlenmesi mümkün hale geldi. Bu sayede, araçların yakıt tüketim analizleri yapılabilecek ve gerekli optimizasyonlar gerçekleştirilebilecek. Kahta Belediye Başkanı Mehmet Can Hallaç, kademe bölgesinde incelemelerde bulunarak kurulumu tamamlanan Tam Otomasyon Akaryakıt sistemi hakkında bilgiler aldı.
Başkan Hallaç, “Akaryakıt otomasyon sistemimiz ile Belediyeye ait olmayan hiçbir araca akaryakıt tankından yakıt verilemeyen sisteme geçilmiştir. Kurulan bu sistem ile Belediyemizdeki tüm araçlara verilen yakıtlar online sistem üzerinde sürekli takibi sağlanarak kontrol altına alınmıştır” dedi.
Bu modernizasyon ile Kahta Belediyesi, kaynaklarını daha verimli kullanarak halkına daha iyi hizmet sunmayı hedefliyor. – ADIYAMAN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İznik ilçesindeki ipone motosiklet takası gündem oldu. İlçede yaşayan Mehmet Bozkurt ve Ertuğrul Temiz adlı iki arkadaş, teknolojinin geldiği noktada ilginç bir pazarlıkla dikkat çekti. Mehmet Bozkurt, arkadaşının motosikletini almak için Ip olduğu iPhone 13 ve bisikleti takas etmeyi önerdi. Ancak işin ilginç kısmı burada bitmedi. Bozkurt, bu teklife ek olarak 10 gün boyunca ekmek arası kavurma taahhüt etti.
Motosikletine karşı Iphone 13, bisiklet ve 10 gün ekmek arası kavurma teklifini kabul eden Ertuğrul Temiz, bu sıra dışı anlaşmanın ardından motosikletini arkadaşına devretti. Şahit olanların gülümsemelerine neden olan bu anlaşma, teknoloji merakının neler yaptırabileceğini gösteren ilginç bir örnek oldu. – BURSA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Antalya İl Jandarma Komutanlığı Trafik Şube Müdürlüğü ekipleri, meydana gelebilecek kazalarda ölüm ve yaralanmaları önlemek ve sürücülerde algılanan yakalanma riski duygusunu artırmak amacıyla cayrokopter ve dron destekli trafik denetimi gerçekleştirdi.
Denetimlerde, trafik kuralı ihlali yapan 127 sürücüye toplamda 155 bin lira para cezası uygulandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bilecik’in İnhisar ilçesinde ayda bir yapılan doğa yürüyüşleri bu ay Gazi Mustafa Kemal Atatürk, vefatının 86’ncı yılı anma programı kapsamında ‘Atamıza Saygı’ sloganıyla gerçekleşti. Gerçekleştirilen yürüyüşe İnhisar Kaymakamı İrem Ayşegül Çetin, Belediye Başkanı Nihal Arslan, Bilecik İl Kültür ve Turizm Müdürü Serkan Bircan ve çok sayıda doğasever katıldı.
Sonbaharın pastel tonlarının hakim olduğu doğa manzaraları ile bezenmiş 3,5 kilometrelik yürüyüş rotasını tamamlayan katılımcılar ardından belediye mesire alanındaki Atatürk fotoğrafları sergisini ziyaret ettiler.
Katılımcılara ikramlarda bulunulması ardından program sona erdi. – BİLECİK
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>SİVAS’ta bağlama ustası ve halk ozanı Şentürk İyidoğan’ın (55) ürettiği sazlar, dünyanın birçok yerinde kullanılıyor. İyidoğan, çocukken yıldırım çarpması sonucu yaşadığı dil tutukluğunun ardından ailesi tarafından sazla tanıştırıldığını belirterek, “Hıdır isimli komşumuz bana saz yapmanın tarifini verdi. İlk sazımı o zaman yaptım. Sonra hayatım saz yapmakla geçti. Bu zamana kadar yaptığım saz sayısı yaklaşık 11 bini geçti. Türkiye’nin her yerine, hatta dünyanın birçok yerine bu sazlardan gönderdim” dedi.
Halk ozanı Şentürk İyidoğan, Sivas’ta 4 Eylül Sanayi Sitesi içerisinde bulunan atölyesinde bağlama üretimi yapıyor. 2,5 yaşındayken yaşadığı Zara ilçesine bağlı Beypınar köyünde yıldırım çarpması sonucu dil tutukluğu yaşayan, İyidoğan, bağlama eşliğinde seslendirdiği türkülerle yeniden konuşmaya başladı. 5 yaşındayken bir komşusunun kendisine saz yapmasını tarif etmesiyle bağlama üretimine ilgi duyan ve bunu geliştiren İyidoğan, köyde amatör olarak bağlama üretimi yaptıktan sonra 1993 yılında bir atölyeye ortak olarak, üretimini devam ettirdi. Bulduğu uygun ağaçları oyarak, bağlamaya dönüştüren ve meslekte kendini geliştirerek, kişiye ve sanatçıya göre özel ürün üreten İyidoğan, bugüne kadar 11 binden fazla bağlama üretti. İyidoğan’ın ürettiği sipariş üzeri satılan bağlamalar, Türkiye’nin yanı sıra başta Avrupa olmak üzere dünyanın birçok ülkesinde de kullanılıyor.
‘HAYATIM SAZ YAPMAKLA GEÇTİ’
Mesleğini çok sevdiğini ve ömrü yettiği sürece de üretime devam edeceğini belirten Şentürk İyidoğan, “Ben 2,5 yaşındayken yıldırım çarpması sonucu dil tutukluğu oluştu. Ben o anları hatırlıyorum. Babam beni çok severdi ve gezdirirdi. Dilim açılsın diye çok uğraştı. Dilim bir türlü açılmadı. Ben 5-6 yaşındayken Muhlis Akarsu bize gelirdi ve bana türkü söyletirdi. O zaman türküye eşlik ettiğimde dilim normale döndüğü için babam bana saz aldı. Ben küçükken köyde komşumuz ‘Hıdır Amca’ diye biri vardı. Hayatı boyunca saz yapmaya çalışmıştı ama yapamamıştı. Onun yanına gittim ve ‘Saz nasıl çalınıyor’ diye sordum. O da yatağından kalkıp sazın akordunu yaptı ve bana ‘Saz çalmayı ne yapacaksın, saz yapsana’ dedi. Bana saz yapmanın tarifini söyledi. Ondan sonra hayatım saz yapmakla geçti. Profesyonel olarak değil ama kendi köyümde uygun bulduğumuz ağacı oyarak saz yapardık. 1993 yılında atölyeye ortak oldum. Daha sonra ise tamamını aldım. Toplamda 50 yıla yakındır bu işle uğraşıyorum” dedi.
‘YAPTIĞIM SAZ SAYISI 11 BİNİ GEÇTİ’
Şimdiye kadar ürettiği el yapımı bağlama sayısının 11 bini geçtiğini ifade eden İyidoğan, “Bazen kendi kendime hesaplıyorum. Bu zamana kadar yaptığım saz sayısı 11 bini geçti. Askere kadar, köyde yaptıklarım, Zara ilçesine geldikten sonra aylık 15-20 tane yapıyordum. Sivas merkeze gelince de belli bir zamandan sonra seri imalat yapmaya başladım. 2004’e kadar aylık 100 tane yapıyorduk. Sonrasında biraz daha rakamlar düştü” diye konuştu.
‘KİŞİYE ÖZEL SAZ YAPIYORUZ’
Bugüne kadar ürettikleri sazlardan bozulan ya da geri dönen olmadığını ifade eden İyidoğan, “Sazlarımıza garanti veriyorduk ve bu zamana kadar hiçbiri geri dönmedi. Bugüne kadar da ürettiklerimizden hiçbiri bozulmamıştır. Her sazı, herkese vermiyoruz. Kişiye özel saz yapıyoruz. Türkiye’de satılan bağlamaların yüzde 90’ı yanlış ve sese göre üretilmediği için belirli sıkıntılar yaşanıyor. Ben mümkün olduğu kadar, bize gelen arkadaşların seslerine ve tonlamalarına bakarak, sesine göre saz yapıyorum. Ayrıca hiç yapıştırıcı kullanmadan saz yapan tek ustayım. Türkiye’nin her yerine, hatta dünyanın birçok yerine bu sazlardan gönderdim. Yurt dışına, yurt içine, her yere gönderiyorum” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>2013 yılında açılan Şırnak T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü ve tutukluların yaptıkları el emeği ürünler sergilenerek, konser düzenlendi. Güzel Sanatlar Fakültesinden 25 öğrencinin verdiği konserde konuşan cezaevi savcılarından Deniz Şahin, bu tür etkinliklerin bundan sonra da devam edeceğini söyledi.
Konser sonrasında gazetecilere açıklamalarda bulunan Şırnak T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürü Serkan Kengil, “Ceza İnfaz Kurumumuzda tutuklu ve hükümlülerin iyileştirilmesi ve topluma kazandırılması faaliyetleri kapsamında etkinlik oluşturduk. Üniversite öğrencileri burada bize konser verme konusunda destek vereceklerini bildirdi. Bizler de Cezaevleri Tevkif Genel Müdürlüğü ile gerekli yazışmaları yaparak, izinlerimizi aldık. Güzel Sanatlar Fakültesi öğrencileri bize güzel bir müzik dinletisi oluşturdu. Aynı zamanda hükümlü ve tutuklularımızın bireyselleşmesi ve gerek atölyelerde, gerekse koğuşlarda oluşturmuş oldukları el sanatları sergimiz vardı. Tutuklu ve hükümlüler hem kendi geçimlerini sağlamış olacaklar hem de kendi el emeklerini sergilemiş olacaklar” dedi.
Konser programı, Şırnak Vali Yardımcısı Hasan Hüseyin Alpaslan, Şırnak Cumhuriyet Başsavcısı Hayrullah Şahin, Cumhuriyet Savcısı Deniz Şahin ve Şırnak T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürü Serkan Kengil’in müzik grubuna teşekkür belgesi vermesi ile son buldu. – ŞIRNAK
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>13 Kasım Tekirdağ’ın kurtuluşunun 102. yılı dolayısıyla Tekirdağ Valiliği önündeki Atatürk Anıtı’na çelenk sunuldu. Çelenklerin sunulmasının ardından Saygı Duruşu ve İstiklal Marşı okundu. Törenin devamında Tekirdağ Valisi Recep Soytürk, şeref defterini imzaladı. Şeref defterinin imzalanmasının ardından Süleymanpaşa Belediyesi Halk Oyunları ekibi, halk oyunları gösterisi sundu.
Tekirdağ Valisi Recep Soytürk, günün anlam ve önemini belirten konuşmasında, kurtuluş mücadelesinin önemine vurgu yaparak şehrin 2 yıl süren işgalden kurtuluşunu ve ordunun şehre girişiyle işgalin sona erdiğini belirtti. “Kara günler, kahraman ordumuzun şehre girişiyle sona erdi. İşgalciler, tam da Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi geldikleri gibi, bir daha dönmemek üzere gittiler” dedi.
Etkinlikler kapsamında Tarihi Halk Eğitim Merkezi Binası’nda düzenlenen Eski Tekirdağ Fotoğrafları Sergisi, şehrin geçmişi ve bugünü arasındaki bağı fotoğraflarla vatandaşlara sundu.
Törene Valinin yanı sıra Süleymanpaşa Belediye Başkanı Volkan Nallar, Garnizon Komutanı TuğgeneralAhmet Uğurlu, asker jandarma polis ve vatandaşlar katıldı. – TEKİRDAĞ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ZONGULDAK’ın Ereğli ilçesinde, bir fabrikada 3 gün önce kullandığı lokomotifin kamyona çarpacağını zannederek lokomotiften atlayan İbrahim Demircan (27) hayatını kaybetti. Demircan’ın 1 ay önce fabrikada işe başladığı ve 20 gün önce evlendiği öğrenildi.
Olay, 9 Kasım’da Ereğli ilçesinde bulunan bir fabrikada meydana geldi. İddiaya göre fabrikanın demiryolları işletmesinde manevracı olarak göreve başlayan İbrahim Demircan, kullandığı lokomotifin bir kamyona çarpacağı endişesine kapıldı. Panik ve korku yaşayan Demircan, mesai arkadaşı Turgay Yılmaz ile birlikte lokomotiften atladı. Lokomotif ise kamyona çarpmadan durdu. Atlayışın ardından yaralanan Demircan ile Yılmaz, ilçedeki özel bir hastaneye kaldırıldı. Hastanede, başına darbe aldığı ve beyninde ödem oluştuğu belirlenen Demircan, yoğun bakıma alınarak entübe edildi. Hastanede 3 gün yaşam mücadelesi veren Demircan, bugün sabah saatlerinde hayatını kaybetti. Kazada yaralanan diğer işçi Yılmaz ise gördüğü tedavinin ardından taburcu edildi.
YENİ İŞE GİRMİŞ, YENİ EVLENMİŞTİ
İbrahim Demircan’ın bir ay önce yeni işçi alımlarında işe girdiği ve 20 gün önce de evlendiği öğrenildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kamerun Taksiciler Birliği Başkanı Pepouna Mama Bakayoko, son aylarda Yaounde’de işlenen taksici cinayetleriyle ilgili AA muhabirine açıklamalarda bulundu.
Son iki ayda Yaounde’nin ıssız bölgelerinde 35 taksicinin cesedinin bulunduğunu belirten Bakayoko, kayıp 3 taksicinin arama çalışmalarının devam ettiğini ifade etti.
Bakayoko, güvenlik güçleri ile ortak çalışma yürüttüklerini vurgulayarak şu ana kadar 8 şüphelinin gözaltına alındığını ve sorgularının sürdüğünü söyledi.
Taksicilerin son 2 aydır zor günler geçirdiğine dikkati çeken Bakayoko, “Taksicilerimiz araçlarına müşteri olarak binen haydutlar tarafından kaçırılıyor, şehirlerin ıssız yerlerine götürülerek ellerindeki değerli eşyalar ve araçları alındıktan sonra olay yerinde öldürülüyor ya da elleri ayakları bağlanarak ölüme terk ediliyor.” dedi.
Taksiciler evlerine geri dönememekten korkuyor
Kamerunlu Taksici Boyudu Josef de ailesinin geçimi sağlayabilmek için 20 yıldır taksicilik yaptığını anlattı.
Josef, “Artık güvende değiliz.” diye konuştu.
Eskiden gece geç saatlere kadar çalışabildiğini vurgulayan Josef, taksici cinayetlerinden sonra eve geri dönememekten korktuğu için geç saatlere kadar çalışamadığını söyledi.
Başka bir taksici Nvondo Ludovic de son günlerde birçok meslektaşının hayatını kaybettiğini dile getirdi.
Ludovic, artık herkesi taksilerine kabul edemediklerini ve bu nedenle gelirlerinin düştüğünü belirterek, “Devletimizin bize acil yardım etmesini istiyoruz.” dedi.
Şehir içi ulaşımın sadece taksilerle sağlandığı Kamerun’da taksiler, klasik ve moto-taksi olmak üzere ikiye ayrılıyor.
Sarı renkteki klasik taksilerin gündüz tarifesi 250 frank (13,90 Türk lirası), akşam tarifesi de 300 franktan (16,68 Türk lirası) ücretlendirilse de fiyatlar, yolun uzunluğuna göre değişiyor.
Birçok kişinin ayna anda yolculuk yaptığı taksilerde yaklaşık 2 dolar ödendiğinde tek başına yolculuk da mümkün.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İZMİR’in Konak ilçesinde bulunan Ege Perla isimli alışveriş merkezinde çıkan yangın paniğe neden oldu. AVM’de bulunanlar tahliye edilirken, 3 kişi dumandan etkilendi. İtfaiye ekiplerinin yangına müdahalesi sürüyor.
Yangın, saat 19.00 sıralarında Çınarlı Mahallesi’nde bulunan Ege Perla isimli alışveriş merkezinde çıktı. İlk belirlemelere göre yemek katında bulunan bir restorandan çıkan yangın kısa sürede büyüdü. Alevler bitişikteki işletmelere de sıçrarken vatandaşlar panik ve korku içerisinde Avm’den çıkmaya çalıştı. İhbar üzerine olay yerine itfaiye, polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Polis ekipleri çevre güvenliğini sağlarken, içeride bulunanlar tahliye edildi. Bu sırada dumandan etkilenen 3 kişi olay yerinde yapılan müdahalenin ardından ambulansla hastanelere götürüldü. İtfaiye ekipleri ise yangına müdahale başlattı. Söndürme çalışmaları sürdürülüyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Karaburun Mahallesi’ndeki limandan dün gece saatlerinde balığa çıkmak için ayrılan tekne, kıyı şeridinde seyrederken biriken kum dolayısıyla karaya oturdu.
Kaptan bir süre kendi imkanlarıyla kurtarmaya çalıştığı tekne, dalgaların etkisiyle kıyıya doğru sürüklendi.
Bu durumu gören diğer balıkçı tekneleri yardıma koştu. Balıkçılar, bağladıkları halatlarla tekneyi çekmeye başladı.
Uzun uğraşlar sonucu kurtarılan tekne, hasar gördüğü için yeniden limana çekildi.
Balıkçı teknelerinin kurtarma çalışmaları cep telefonu kamerasıyla kaydedildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Valilik, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi, Mardin Büyükşehir Belediyesi, Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası (DTSO), Diyarbakır Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği, Diyarbakır Ticaret Borsası, Diyarbakır Organize Sanayi Bölgesi Müdürlüğü, Dicle Üniversitesi ile Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı (KOSGEB) desteğiyle Mezopotamya Uluslararası Fuar ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen fuara, 59 ilden 170 firma katıldı.
Fuarın açılışında konuşan Tarım ve Orman İl Müdürü Mustafa Ertan Atalar, 7 milyon dekar tarım alanına sahip Diyarbakır’ın, tarım ve hayvancılıkta önemli bir potansiyele sahip olduğunu söyledi.
Kentte çok çeşitli ürünler yetiştiğini ifade eden Atalar, “Hububat ve buğdayda Türkiye’de ilk 3 il arasındayız. Hayvancılık alanında Türkiye’de ilk 5’teyiz. Manda üreticiliği bakımından 2’nci sıradayız. 12 bin 500 yıllık tarihi geçmiş ile buğdayın ve bakliyatın anavatanı konumundayız. Dolayısıyla tarım, bu kadim şehrin altyapısında birçok önemli şeyi şekillendirdi. Bu yöresel ürünlerin de altyapısı bu temele dayanmaktadır. Bu önemli ürünlerin tüm Türkiye’ye tanıtılması amacıyla düzenlenen fuarda emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.” dedi.
DTSO Başkanı Mehmet Kaya da geçen yıl düzenlenen fuara 347 bin ziyaretçinin katıldığını, bu yıl gerçekleştirdikleri fuara ise 500 bini aşkın ziyaretçinin gelmesini hedeflediklerini belirtti.
Kaya, “Fuara katılan her firma kendi bölgesinin ve ilinin tescil almış yöresel ürünlerini sergiliyor. Fuarda sadece sergilenen ürünler olmayacak, birçok etkinlik de olacak. Yarışmalar, atölyelerle dolu dolu bir fuar olacak. Fuar bizim için önemli çünkü bölgenin gastronomisini ortaya çıkaracak önemli araçlardan biri olarak görüyoruz.” diye konuştu.
Diyarbakır Ticaret Borsası Başkanı Engin Yeşil de amaçlarının, unutulmaya yüz tutan yöresel lezzetleri, organik ürünleri herkese sunmak olduğunu belirtti.
Markalaşmanın önemine işaret eden Yeşil, şöyle devam etti:
“Fuarda sergilenen coğrafi işaretli ürünlerimiz, üretildikleri bölgenin benzersiz iklimi, toprak yapısı ve üretim yöntemleriyle bütünleşmiş, aynı zamanda emeğin, özenin ve kalitenin birer simgesidir.”
Konuşmaların ardından fuarın açılışı, kurdele ve kente özgü 47 metrelik örgü peyniri kesilerek yapıldı.
Fuar, 6 gün ziyarete açık olacak.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Çekmece Mahallesi’nde bir evin atık su borusundan kedi sesi geldiğini fark eden çevredekiler durumu itfaiye ekiplerine bildirdi.
Olay yerine gelen ekipler, boru içerisinde sıkışan yavru kediyi kurtardı.
Durumu iyi olduğu anlaşılan kedi, mama ve su verilmesinin ardından doğal yaşam alanına bırakıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Üniversiteden yapılan açıklamaya göre, etkinlik kapsamında, üniversitenin Avcılar, Bahçeköy, Büyükçekmece, Cerrahpaşa, Sultangazi, Şişli ve Yeşilköy yerleşkelerinde Orman Fakültesi öğretim üyelerinin belirlediği alanlarda 1071 fidan dikildi.
Eş zamanlı olarak üniversitenin 7 yerleşkesinde gerçekleştirilen etkinlik, katılımcılar arasında doğa sevgisini pekiştirirken, kampüslerde sürdürülebilir yeşil alanların oluşturulması adına da önemli bir adım oldu.
Kapsamlı ağaçlandırma etkinliğiyle İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa, çevreye duyarlılığı teşvik ederek, kampüsleri daha yeşil ve yaşanabilir kılarken, doğaya ve çevre sağlığına uzun vadeli katkı da sağladı.
Etkinliğe, İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Mehmet Bilgin ve Prof. Dr. Erol İnce, Genel Sekreter Prof. Dr. Hülya Aşkın Balcı’nın yanı sıra öğrenciler katıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Hatay Büyükşehir Belediyesi (HBB), Arsuz’da yaşayan ve okula tek başına gitmek isteyen 11 yaşındaki SMA hastası Mehmet Bülent Dönmez’in hayallerini gerçekleştirmek için mesai yaptı. HBB Yol Bakım ve Altyapı Koordinasyon Dairesi Başkanlığı, Arpaderesi Mahallesi’nde ikamet eden Dönmez’in okuluna giden yolda asfalt serimi gerçekleştirdi. 8 yıldır başta Büyükşehir Belediyesi olmak üzere birçok kuruma başvuru yapılmasına rağmen herhangi bir çalışma yapılmayan ve kullanılamaz halde olan yol, ekipler tarafından süratle asfaltlanarak Dönmez’in tekerlekli sandalyesiyle okula rahatlıkla gidip gelmesi sağlandı. Hayallerine kavuşan Mehmet’in akülü aracıyla yolda gerçekleştirdiği ilk yolculuğundaki mutluluğuysa yüzüne yansıdı.
Tekerlekli sandalyeyle okula gidip geldiği için yolun bozuk olmasından dolayı ciddi sıkıntılar çeken Dönmez ve ailesi, Başkan Mehmet Öntürk’ün talimatıyla asfaltlanan yol için teşekkür etti.
Arpaderesi Mahallesi Muhtarı Mehmet Dönmez, “SMA hastası kardeşimiz okuluna tek başına gidip gelemediği için bozuk olan yolumuzu Büyükşehir Belediye Başkanımız Mehmet Öntürk’e bildirdik ve beton asfalt serildi. Kardeşimiz artık rahatlıkla okula gidip gelecek, kendisinden Allah razı olsun” dedi.
Çalışma sayesinde tek başına okuluna gitmeye başlayan Mehmet Bülent Dönmez, “Büyükşehir Belediye Başkanımız Mehmet Öntürk’e yol için çok teşekkür ederim” diyerek vatandaşlardan da “Oyuncu Abi” isimli sosyal medya hesabına abone olmalarını rica ederek gülümsetti. – HATAY
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
BAKAN TEKİN’DEN “İNDİRİM UZATILSIN” RİCASI
Öğretmenler Haftası indiriminden bugüne kadar 50 bin 764 öğretmenin faydalandığı bilgisini veren Uraloğlu’nun paylaşımına Milli Eğitim BakanıYusuf Tekin’den teşekkür ve rica gelmişti. Tekin, Uraloğlu’nun paylaşımını alıntılayarak indirim kararının yarıyıl tatiline kadar uzatılmasını istemişti.
URALOĞLU CEVAP VERMEDİ
Bakan Uraloğlu’nun Tekin’in isteğine ne cevap vereceği merakla ediliyordu. Uraloğlu’nun Bakan Tekin’in ricasına sessiz kalması “indirim uzatılmayacak” yorumlarına neden oldu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ankara Büyükşehir Belediyesi Başkanı Mansur Yavaş, mitinge katılmama nedenini “Oraya gitmemem konusunda farklı anlamlar çıkarıldı ama belediye başkanlarımızın çoğu da gidemedi. Herkesin programları da var. Çankaya Belediye Başkanımız temsilen gitti” sözleriyle açıklamıştı.
CHP’de oluşan krizin ardından Mansur Yavaş’ın istifa ettiği gündeme geldi. Yavaş, istifa söylentileriyle ilgili yayınladığı yazılı açıklamasında “Dedikoduları ciddiye almıyorum” ifadelerini kullandı.
“DEDİKODULARIN NE MAKSATLA ÇIKARILDIĞINI BİLİYORUM”
Mansur Yavaş’ın açıklaması şu şekilde: “Partimden istifa edeceğime yönelik yaydırılmaya çalışılan dedikoduları görüyorum ancak ciddiye almıyorum. Bu dedikoduların ne maksatla çıkarıldığını biliyorum. Anketlerde gerileyen iktidar partisine nefes aldıracak, partimizi tartışmaya açacak hiçbir adımın içinde olmayacağımı herkesin bilmesini isterim. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı olarak iki şeye odaklıyım. Ankara’ya hizmet etmeye ve genel başkanımızın liderliğinde Türkiye’nin birinci partisi olan partimizin ilk genel seçimlerde birinci çıkmasına. İktidarı değiştirerek, güçlendirilmiş parlamenter sistemi getirene kadar Cumhuriyet Halk Partisi ailesi olarak belediye başkanlarımızla, milletvekillerimizle, örgütümüzle, üretilmeye çalışılan fitnelere prim vermeden bir bütün halinde çalışacağız”
Ankara Büyükşehir BelediyesiMansur YavaşPolitika3-sayfaAnkaraYaşam
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Protokol konusuna açıklık getiren CHP lideri Özel, katıldığı canlı yayında Kayserilioğlu hakkında hata yaptığını söyledi. “Sözlerini düzeltmeden protokole almak yanlıştı” diye konuşan Özel, “Size bir sürpriz var dediler. Dilruba geldi oturdu. AK Parti’ye hakaret ettiği düşünülen birisinin protokolde oturması ve sözlerini düzeltmeden oturmuş olması yanlış oldu” dedi.
“YUH YALANA GEL”
Özel’in sözlerine Dilruba Kayserilioğlu’ndan sert yanıt geldi. Kayserilioğlu sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:
“Yuh yalana gel. Ben mi sürpriz yapmışım. Allah’tan telefon kayıtları denen bir şey var, kahve içmeye diye gittik ısrar üzerine protokol çıktı. Ben de kendisi bana geldi ayıp olmasın diye çıkalı 1 gün olduğu halde kabul ettim”

Cumhuriyet Halk PartisiSosyal MedyaÖzgür ÖzelPolitika3-sayfaYaşamMedya
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
KERİMCAN DURMAZ İLE ÇAĞLA ÇETİN DOLANDIRMA OLAYI NEDİR?
2016’da tesadüfen Kerimcan Durmaz ile tanıştığını ifade eden Çağla Çetin, Kerimcan Durmaz için ‘Benim yanımda eril gibiydi’ demesi dikkat çekti. Çetin, yaşadıklarını şöyle anlattı:
Ben böyle tanındım ama bende bu durumdan sıkıldım diyordu bana. Benim yanımda eril gibiydi. 2016 yılında Instagram’dan tesadüfen tanıştım. Kim olduğunu bilmiyordum. Profilinde Almanya’ya geleceğini, sahnesi olduğunu gördüm. Hayranı değildim ama görünce beğendim. Sahnesine gitmek istediğimi yazdım. Yüz yüze görüşme şansımız var mı? dedim. Gel dedi. Kuliste sarıldık, konuştuk. Her hafta Almanya’ya gelmeye başladı. Öyle başladık. Bana çok iyiydi. Sanki 10 yıldır tanışıyor gibiydik. Samimiydi, iyiydi. Ben ona 180 bin Euro verdim. Dekontları var, nakit verdiğim paralar da var.

Kerimcan DurmazSosyal MedyaKültür SanatSoğuk HaberEvlilikMagazinYaşamMedya
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
4 SANIK DURUŞMADA HAZIR BULUNDU
Tutuklu bulundukları cezaevlerinden getirilen Nevzat Bahtiyar, amca Salim Güran, ağabey Enes Güran ve anne Yüksel Güran, duruşma salonunda hazır bulundu.
GÜLBEN ERGEN SALONA ALINDI
Dava öncesinde yaşanan bir olay ise gündeme bomba gibi düştü. Ünlü şarkıcı Gülben Ergen uzun süredir takip ettiği ve paylaşımlarıyla gündemde tuttuğu Narin Güran davasının ilk duruşması için salona alındı.
ADLİYE KORİDORLARI SLOGANLARLA İNLEDİ
Polis barikatı nedeniyle çok sayıda gazeteci ve STK ile birlikte salona alınmayan avukatlar ise bu duruma tepki göstererek “Gülben dışarı, avukatlar içeri” sloganları attı. Adliye koridorlarında yaşanan gerginliğe ilişkin o anlar ise cep telefonu kamerasıyla saniye saniye kaydedildi.

Cep TelefonuGülben ErgenKültür SanatNarin Güran3-sayfaMagazinYaşam
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
2019 yılında göreve gelen, Isparta’yı her yönüyle ileriye taşımak ve her bir köşesini canlandırmak adına güçlü bir irade ortaya koyan Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, şehrin yıllardır atıl kalan, göz ardı edilen noktalarına dokunarak bu bölgeleri hak ettiği değere kavuşturmak için tüm gücüyle çalışmaya devam ediyor. Bu kapsamda Kirazlıdere ve Andık Deresi Bezirgan Şelalesi Mesirelik Alanının ardından Kirazlıtepe Kafe de hizmete açıldı.
Kirazlıdere Kafe 18 bin 538 metrekarelik geniş bir alan üzerine kuruldu, üç katlı mimarisiyle aynı anda 700 konuğu ağırlayabilecek bir kapasiteye sahip olarak tasarlandı. Kafede çocuk oyun odaları, kapalı ve açık olmak üzere 100 araçlık otopark gibi tüm detaylar düşünüldü.
Açılışta konuşan Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ekonomi İşleri Başkanı Nihat Zeybekçi’nin açılışa katılmasının kendileri için büyük bir onur kaynağı olduğunu söyledi. 2019 yılında başladıkları görevde bu güne kadar Isparta’nın bir çok konuda yapılması gereken çalışmaları yaparak bugünlere geldiklerini aktaran Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, vatandaşların en çok mutlu oldukları vakit geçirebilecekleri mesirelik alanlara yönelik çalışmalar da gerçekleştirdiklerini dile getirerek, Atatürk Parkının hizmet konseptini değiştirdiklerini, Milet Bahçesini, Kirazlıdere bölgesini, cam seyir terası, zipline tesislerini yaptıklarını ve şimdi de Kirazlıtepe’yi açtıklarını söyledi. Ayrıca Andık Deresi Bezirgan Şelalesi Mesirelik Alanı ve Bezirgan Sufrasının da geçen aylarda hizmete sunduklarını kaydeden Başkan Başdeğirmen, “Bunlar vatandaşlarımız tarafından hizmet kalitesi ve fiyatlarıyla takdirle karşılanmıştır. Şimdi Çünür Tepesi inşaatına devam ediyoruz. Gölcük Tabiat Parkı’nı belediyemiz üzerine aldık ve orada da çalışmalarımız yapılıyor. Yarınki meclis toplantımızda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımızın hibe olarak verdiği 20 milyon liralık bölümle ilgili kararımızı alacağız. İlk etapta Gölcükle ilgili yürüyüş yolları, parklarımızı ve vatandaşlarımızın ihtiyaçlarını görecek yatırımlarımıza başlıyoruz. Rabbim devletimize zeval vermesin, devletimizin vermiş olduğu imkanlarla şehrimizi her yıl daha ileriye götürüyoruz. Kirazlıtepe 18 bin metrekarelik alanda ve yer altı otoparkı bulunuyor” dedi. Isparta’nın her geçen gün daha da ileriye gittiğini aktaran Başdeğirmen, “Bende mensubu olduğum AK Parti belediyeciliği içinde yapmış olduğumuz çalışmalardan bu konuda aldığımız takdirlerden hepimiz adına gurur duyduğumu söylemek istiyorum” görüşlerinde bulundu.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ekonomi İşleri Başkanı Nihat Zeybekçi ise “Memleketine, şehrine, milletine, bölgesine aşık olan insanlar böyle muhteşem hizmetler ortaya koyarlar. Başkanım, burada bir tarih kitabı yazılıyor, her eserinizde o tarih kitabının bir sayfası, sayfaları doldura doldura gidiyorsunuz. Kirazlıdere, burası, Andık resmin tamamlanan parçaları gibi devam ediyor. Isparta’da AK Parti belediyecilik anlamında bir destan yazmış. Bu destanın kahramanları olarak sizleri tebrik ediyorum. Bu tesisin kazandırılmasında emeği geçen Başkanımız ve ekine teşekkür ediyorum” görüşlerinde bulundu.
Konuşmaların ardından protokolün yapılan duayla birlikte kurdeleyi kesmesiyle Kirazlıtepe Kafe hizmete açıldı. Açılışın ardından protokol üyeleri ve vatandaşlar tesisi gezdi.
Kirazlıtepe Kafe’nin açılışına, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ekonomi İşleri Başkanı Nihat Zeybekçi, Vali Yardımcısı Cemil Kılınç, AK Parti İl Başkanı Furkan Cem Er, AK Parti Yerel Yönetimlerden Sorumlu Başkan Yardımcısı Semiha Ekinci, AK Parti Genel Merkez Akdeniz Bölge Koordinatörü Rasim Erdoğmuş, AK Parti Isparta Milletvekilleri Mehmet Uğur Gökgöz ve Osman Zabun, Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen ve eşi Şadiye Başdeğirmen, AK Parti Seçim İşleri Başkan Yardımcısı YSK Temsilcisi Recep Özel, MHP İl Başkanı Ahmet Önder Topçu, siyasi, askeri sivil erkan, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, muhtarlar ile vatandaşlar katıldı. – ISPARTA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Resmi Gazete’de yayımlanan Mülki İdare Amirler Atama Kararnamesiyle Yenipazar Kaymakamı Rümeysa Sena Kurt ‘un Erzincan’a Vali Yardımcısı olarak atanmasının ardından Yenipazar’ın yeni Kaymakam Vekili Serkan Kaya oldu. Kaya ilk ziyaretini Vali Aygöl’e yaptı. Aygöl’ün görevinde başarılar dilediğini Kaya, “Valimizin güzel dilekleri için ve misafirperverliğinden dolayı teşekkür ediyorum” dedi. – BİLECİK
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kültür Merkezinde düzenlenen kongrede tek aday Yakup Karakuş, yeniden ilçe başkanlığına getirildi.
Karakuş yaptığı konuşmada, Nizip için çok çalışacaklarını söyledi.
Kongrenin bir şenlik havasında geçtiğini ifade eden Karakuş, kongreye katılım sağlayanlara teşekkür etti.
Kongreye, AK Parti Gaziantep Milletvekili ve AK Parti Grup Başkanvekili Abdülhamit Gül, Milletvekilleri Ali Şahin, Bünyamin Bozgeyik, İrfan Çelikaslan, Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, AK Parti Gaziantep İl Başkanı Fatih Fedaioğlu, MKYK üyesi Mehmet Sait Kirazoğlu, siyasi parti temsilcileri, oda başkanları ve vatandaşlar katıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Etkinlikler, Sakarya Caddesi Lonca Kapı’dan başlayarak Atatürk Caddesi üzerinden Uğur Mumcu Meydanı’na kadar süren “Fetih Yürüyüşü” ile başladı. Mehteran takımı eşliğindeki “Fetih Yürüyüşü”ne Sinop Valisi Mustafa Özarslan ve eşi Reva Beray Özarslan, Belediye Başkan Yardımcısı Hikmet Karaduman, Cumhuriyet Başsavcısı Mesut Pektaş, Adalet Komisyonu Başkanı İbrahim Hatipoğlu, Sinop Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Şakir Taşdemir, Vali Yardımcısı Ali Osman Bulat, İl Jandarma Komutanı Hakan Başaklıgil, protokol üyeleri ve vatandaşlar katıldı. Atlı askerlerin de eşlik ettiği yürüyüşe vatandaşlar, ellerinde Türk bayraklarıyla destek verdi. Uğur Mumcu Meydanı’nda düzenlenen kutlama programı, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı.
Programda konuşan Vali Özarslan, “Anadolu Selçuklu Sultanı 1. İzzeddin Keykavus’un kararlılığı ve onun ordusunun kahramanlığıyla gerçekleşen Sinop’un fethinin 810’uncu yıl dönümünü kutlamanın gururunu yaşıyoruz. Bu anlamlı günde sizleri sevgi ve saygıyla selamlıyorum. Tarih milletler için hafızadır. Tarihimizi de öğrenmek için bizlerin bazı soruların cevaplarını bilmemiz, bulmamız gerekir. Biz Türkler bu coğrafya yani Sinop’a ne zaman sahip olduk? Nelerin karşılığında, nasıl fedakarlıklar ile sahip olduk? Eğer kendi tarihimizi bilmezsek, kendi tarihimizi öğrenmezsek başkalarının tarihine, onların kahramanlarına, onların coğrafyasına aşık olursunuz. Başkalarının hayali kahramanlarını değil, kendi gerçek kahramanlarımızı, kendi tarihi şahsiyetlerimizi öğrenmeliyiz. Kendi tarihimize, kendi kahramanlarımıza ve vatanımıza, coğrafyamıza, memleketimize daha yakın olmalıyız. Tarihi bilmezsek Sinop, Konya, Sivas, Amasya, Alanya, Antalya arasındaki tarihi kültürel bağlantıyı kuramayız. Karadeniz’in bağrında inci gibi duran Sinop da 810 yıl önce Kızılelma idealiyle Sultan I. İzzeddin Keykavus’un rüyasını süslemiştir. Türk milletinin Karadeniz kıyısında denizle buluşup, Karadeniz kıyısında ev yaptığı ilk yer Sinop’tur. 810 yıldır biz Türklerin evidir ve vatanıdır. Bundan dolayı bu kutlamayı hak eden bir tarihtir. Bizler de bunun hakkını vermeye çalışıyoruz” dedi.
Program, Sinop’un fethi konulu şiir yarışmasında dereceye girenlere ödüllerin verilmesi, temsili olarak sporcuların halatla kale burçlarına tırmanması ve geleneksel okçuluk gösterisi ile devam etti. Etkinlikler kapsamında Milli Savunma Bakanlığı Mehteran Birliği’nin meydanda sergilediği etkileyici konser, izleyenlere unutulmaz anlar yaşattı. Gösteriye vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi. Program katılımcılara dağıtılan ikramla sona erdi. – SİNOP
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yaklaşık 42 bin hektar alandan oluşan Munzur Vadisi Milli Parkı, el değmemiş doğasıyla birçok yaban hayvanına ev sahipliği yapıyor.
Koruma altında ve avlanması yasak olan yaban keçileri de yılın her döneminde milli parkın belirli noktalarını mesken tutuyor.
Mevsime bağlı zirvelerden alçak kesimlere inen keçiler, milli parkın Venk Köprüsü mevkisindeki meşe ormanlarında görüntülendi.
Bir süre bazı bitkileri yiyerek beslenen keçiler, izlenildiklerini fark edince kayalıklara doğru tırmandı.
Yaban keçileri, DünyaDoğa Koruma Birliğinin yayımladığı Nesli Tükenme Tehlikesi Altında Olan Türlerin Kırmızı Listesi’nde bulunuyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>YILIN ‘Türkiye Ahisi’ seçilen Hataylı fanus ve tenekecilik ustası Mustafa Gürler (78), 69 yıldır makine ve lehim kullanmadan kromdan bakliyat ve kuruyemiş küreği üretiyor.
Kahramanmaraş depremlerinde çocukları ve çok sayıda yakınını kaybeden Uzun Çarşı esnafı Mustafa Gürler, 2024 yılının hem il hem de Türkiye Ahisi seçildi. Eylül ayında Türkiye Ahisi ödülünü Milli Eğitim BakanıYusuf Tekin’den alan Gürler, 69 yıldır mesleğini aralıksız sürdürüyor. Türkiye’nin el yapımı zanaatkarlık geleneğini sürdüren ender ustalardan Mustafa Gürler, ülkenin tek el yapımı krom kuruyemiş ve bakliyat küreğini üretiyor. Gürler, modern teknolojinin yaygınlaştığı dünyada, tamamen el işçiliğine dayanan bu geleneksel zanaatı, iş yerinde yaşatmaya devam ediyor. Kromdan ürettiği kürekler, dayanıklılığı ve kalitesiyle özellikle kuruyemişçiler, bakliyatçılar ve baharatçılar tarafından tercih ediliyor.
Krom levhayı, sanatı ile kürek haline dönüştüren Mustafa Gürler, yaptığı her bir ürünün uzun yıllar kullanılabilecek dayanıklılıkta olmasını sağlamak için büyük özen gösterdiğini söyledi. Gürler, “Bu meslek baba mesleği, hatta o da babasından öğrenmiş. 1955 yılından bu yana babamın yanındayım. Çocukluğumdan beri babamın yanında çalışıyorum. Çıraklığım, ustalığım, bugüne gelişim babamın sayesinde oldu. Yani, babam babasından, o da babasından öğrendi, yani bizim ecdadımız tenekeci” dedi.
ATADAN, DEDEDEN GELEN ZANAAT
İlerleyen yaşına rağmen her gün işinin başında olan Mustafa Gürler, “Dünyanın ilk ışıklandırılan caddesi olarak bilinen Antakya’daki Kurtuluş Caddesi’nin ilk aydınlatılma döneminden bu yana ecdadımızla beraber bugünlere geliyoruz. O dönemler yapılan aydınlatma fanuslarını hala üretiyoruz. Kürekler ise tamamen el emeğiyle üretiliyor. Makine yok, işe sıfırdan başlıyoruz. Yaprak sac geliyor, sıfırdan yapıyoruz. Makine ve lehim kullanmıyorum. Tamamlanıncaya kadar hepsi kendi el emeğimizle oluyor. Paslanmasına imkan yok, kopma yok, kullanma süresi 10 senedir” diye konuştu.
ÖĞRETECEK ÇIRAK BULAMIYOR
Yaptığı ürünleri Türkiye’nin her köşesine gönderdiğini ancak mesleği öğretecek çırak da bulamadığını belirten Gürler, “Oldukça meşakkatli bir iş. Ama vatandaşın mutlu olması beni de memnun ediyor, her şey para kazanmak değil. Yaptığım küreğin tanesi 100 lira. Çok para kazanmak gibi bir niyetim yok. Kanaat olmadığı için kimse gelip öğrenmiyor. Gelenler de önce ne kazanacağını soruyor. Bu mesleği yurt genelinde yapan yok. Erbabı yok, yetişen de yok. Herkes bol para kazanmak istiyor”
Haber-Kamera: Ferhat DERVİŞOĞLU-Samim SELÇUK/REYHANLI,(Hatay),
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kent merkezine 13 kilometre uzaklıktaki tabiat parkı ve çevresinde sarı, kahverengi ve yeşilin tonlarına bürünen ağaçlar, göl manzarası eşliğinde misafirlerini karşılıyor.
Soğuk havaya rağmen hafta sonunda parka yoğun ilgi gösteren ziyaretçiler, göl çevresinde yürüyüş yaptı, bisiklet sürdü ve hatıra fotoğrafı çektirdi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Hatuniye Mahallesi’ndeki bir sitenin bahçesindeki kermeste çocuklar, ailelerinin yaptığı pasta ve yemek çeşitlerini satışa sundu.
Vatandaşların ilgi gösterdiği kermesten elde edilecek gelirin, Filistin halkına ulaştırılacağı bildirildi.
Kermese katılan Fatma Şık, çocuklara yardımlaşma duygusunu aşılamak istediklerini söyledi.
İsrail’in saldırıları altındaki Filistin halkına destek olmak istediklerini belirten Şık, “Çocuklarımızla kermes düzenledik. Herkes canla başla çalışıyor. Kermesten elde edeceğimiz kazancı mazlum Filistinli kardeşlerimize göndereceğiz. Destek veren herkesten Allah razı olsun.” diye konuştu.
Ailesiyle kermese gelen 5 yaşındaki Zeynep Kaplan ise “Kermese getirdiğim mısır ve meyve sularını sattım. Kazandığım parayı Filistin’deki kardeşlerimize göndereceğim.” dedi
11 Yaşındaki Elif Açıkkol da evinde hazırladığı pastaları satışa sunduğunu, elde ettiği geliri Filistin’e bağışladığını söyledi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Merkeze bağlı Taşkale köyünde Vali Mehmet Fatih Çiçekli ve 52 AFAD gönüllüsünün katıldığı etkinlikte, tarihi Taşkale tahıl ambarları gezildi, dart ve okçuluk yarışmaları düzenledi.
Etkinliğe katılan Vali Çiçekli, AFAD gönüllülük sisteminin, temel gönüllüler, destek AFAD gönüllüleri ve uzman gönüllüler olmak üzere 3 kategoride yapılandığını söyledi.
Bu ayrımın afet anında hızlı ve etkin müdahale için önemli olduğunu belirten Çiçekli, “Karaman’da 395 destek AFAD gönüllüsü ve 4 bin 970 temel AFAD gönüllümüz var. Afet durumlarında bu gönüllü desteği oldukça kritik rol oynuyor. Ülkemizde geçmiş afetlerde gönüllülerin katkısının çok değerli olduğunu hep birlikte gördük. Karaman’da da gönüllü sayımızı artırmayı ve kamu kurumları ve gönüllülerle iş birliği içinde güçlü bir afet müdahale kapasitesi oluşturmayı hedefliyoruz.” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KAYSERİ’nin Yeşilhisar ilçesinde Yakup Eren (58), 13 yaşında başladığı baba mesleği olan kalaycılığı 45 senedir yapıyor. İlçenin tek kalaycısı olan Eren, “Babam 50 yıl boyunca kalaycı ustası olarak çalıştı. Ben de babamın yanında yaklaşık 25 yıl çalıştım. Babam vefat ettikten sonra da ihtiyaç ve talepten dolayı ben mesleğe devam ediyorum. Burada yetiştirecek çırak bulamıyoruz. Dolayısıyla meslekte son aşamalardayız. Bu işin son nesliyiz” dedi.
Kayseri’nin Yeşilhisar ilçesinde yaşayan Yakup Eren, 13 yaşında kalaycılık mesleğine ilgi duymaya başladı. Babası Mehmet Eren’in yanında kalaycılık mesleğini öğrenen Eren, 20 yıl önce babasının hayatını kaybetmesi sonrası babasından miras kalan kalaycılık mesleğini devam ettiriyor. 3 çocuk babası olan Yakup Eren, ailesinin geçimini sağladığı mesleğin ilçedeki son temsilcisi olduğunu ve çırak bulmakta zorlandıkları için kalaycılık mesleğinin yok olma tehlikesi geçirdiğini söylüyor.
Babasının kalay ustası olduğunu söyleyen Yakup Eren, “Babam 50 yıl boyunca kalaycı ustası olarak çalıştı. Bende babamın yanında yaklaşık 25 yıl çalıştım. Bu mesleğe babamın vefat ettiği 2004 yılından bu yana ihtiyaç ve talepten dolayı ben devam ediyorum. Yetiştirecek çırak bulamıyoruz. Dolayısıyla meslekte son aşamalardayız. Bu işin son nesliyiz” dedi.
‘GELECEK NESİLLERE AKTARILMASI LAZIM’
Kalaycılık mesleğinin yok olma tehlikesi altında olduğunu da sözlerine ekleyen Eren, “Bakır kapların kalaylanmasında talep oluyor. Ama, yeni üretilen alüminyum ürünlerinden dolayı kalaycılık bitme safhasına geldi. Memleketimize özgü yemek ve içeceklerin kalaylı kaplarda tüketilmesi daha ayrıcalıklı oluyor. Sağlık açısından da iyidir. Hem bakır malzemelerindeki pahalılıktan hem de talebin azalmasından işlerimiz azalıyor. İşimiz ölmez mesleklerdendir. Eskilere bir şekilde tekrar döneceğiz. Pekmez ve salça kurutma zamanlarında talep yoğunluğu oluyor. Bu gibi zanaatlara ihtiyacımız var ve gelecek nesillere aktarılması lazım” diye konuştu.
Haber-Kamera: Metin DEĞİRMENCİ/KAYSERİ,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KARAÇİ, 3 Kasım (Xinhua) — Pakistan’ın güneyindeki Sindh eyaletinde halk, ışık ve refah festivali Diwali’yi kutlamak üzere kandil ve fenerler yakıp havai fişekler attı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kentteki bir alışveriş merkezinde, gönüllülerin el emeğiyle yaptığı bileklik, yiyecek ve takılardan oluşan kermese vatandaşlar ilgi gösterdi.
Kermesten elde edilen gelir ile alınacak olan ürünler ihtiyaç sahibi çocuklara ulaştırılacak.
Türk Kızılay Kastamonu Şubesi Kadın Kolları Başkanı Ümran Cabbar, AA muhabirine, gönüllülük esasına dayalı olarak alışveriş merkezinde kermes düzenlediklerini söyledi.
Emek sarf edilerek ortaya güzel ürünlerin çıktığını ifade eden Cabbar, “Gönüllülerimizle birlikte el emeği göz nuru ürünler hazırladık. Bu ürünlerimizden gelen gelir ile ihtiyaç sahibi çocuklarımıza yardımda bulunacağız. Tüm Kastamonu’yu standımıza bekliyoruz. Gıda ürünlerimiz var kek, poğaça, börek. El emeğiyle hazırlanan bilekliklerimiz var. Tokalarımız, takılarımız var.” dedi.
Vatandaşları davet eden Cabbar, dün başlayan kermesin bugün akşam saatlerinde sona ereceğini kaydetti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Sonbaharın gelmesiyle ilçede vatandaşlar kışlık patates ve soğan alarak depolamaya başladı. İlçenin Esenyurt Mahallesi’nde yaşayan Turan Baran, kışlık için çarşıdan patates ve soğan aldı. Baran, aldığı patatesleri ve soğanları eve getirerek eşiyle beraber kurutmak ve temizlemek için bez üzerine serdi ancak patateslerin arasındaki farklı patatesi gördü. Baran, farklı olan patatesi diğer patateslerin arasından alarak araştırdıktan sonra patatesi tamamen bir ördeğe benzettiğini belirtti.
Baran, patatesi her şekilde muhafaza edeceğini ve evinde süs olarak kullanacağını belirti.
Hem mutlu olduğunu hem de şaşırdığını belirten Baran Turan, “Malum kış sezonu başladı ve biz de kışlık ihtiyaçlarımızı almaya başladık. Çarşıda satılan patates ve soğanı alarak eve getirdim. Eşimle beraber bezin üzerine döktüğümüz sırada bir tanesinin çok farklı olduğunu gördük. Biraz baktım araştırdım hakikaten tamamen bir ördeğe benziyor diyebilirim. Bu duruma aslında hem sevindim hem de şaşırdım. Bunu muhafaza edip evimde sergileyeceğim” dedi. – HAKKARİ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Karaağaç’taki tarihi tren garında devam eden festivalde şefler katılımcılarla buluştu.
Rumeli, Balkanlar ve Anadolu mutfağından lezzetler şefler tarafından yapılarak vatandaşlara ikram edildi.
Şef Ceyda Özdemirli, AA muhabirine, Edirne Valisi Yunus Sezer’in eşi Canan Sezer öncülüğünde hazırlanan Topraktan Sofraya Edirne kitabının çok önemli olduğunu söyledi.
Festivalde kitapta bulunan lezzetlerin sunumunu atölyelerde yaptıklarını anlatan Özdemirli, “Şef arkadaşlarımla katıldım. Harika bir organizasyon oluyor. Valilik başta olmak üzere emeği geçen herkesi kutluyorum.” dedi.
Rize’den gelen şef Emine Demirci, yöresel lezzetlerin yemek kültürünün devamı için önemli olduğunu dile getirdi.
Festivalde yöresel yemeklerin de sunulduğunu anlatan Demirci, gastronomi festivalini çok beğendiğini kaydetti.
“Bilgilerin unutulmaması için festivallerin devam etmesi gerekiyor”
İstanbul’dan gelen Alper Kılıç, Edirne Valiliğinin öncülüğünde düzenlenen gastronomi festivalinin çok değerli olduğunu vurguladı.
Topraktan sofraya lezzetlerin katılımcılara tanıtıldığını anlatan Kılıç, “Balkan ve Anadolu mutfağından güzel örnekler sunuluyor, bunlar çok değerli bilgiler. Bilgilerin unutulmaması için festivallerin devam etmesi gerekiyor.” ifadelerini kullandı.
Sakarya’dan gelen şef Gonca Elif Gözbakar, festivali çok beğendiğini ve bu tür festivallerin sıklıkla düzenlenmesi gerektiğini kaydetti.
Çeşitli etkinliklerde devam eden festival, yarın sona erecek.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Türk Kızılay tarafından depremzede kadınlara yönelik “İyilikle pişen hayatlar” aşçılık atölyesi düzenlendi.
Kızılay’a ait Gaziantep Aşevi’nde düzenlenen etkinliğe, Türk Kızılay Genel Başkanı Fatma Meriç Yılmaz, ünlü şef Somer Sivrioğlu ve depremden etkilenen 6 ilden 34 afetzede kadın katıldı.
Etkinlikte konuşan Türk Kızılay Başkanı Yılmaz, deprem bölgesinin her anlamda toparlandığını belirterek şöyle konuştu:
“Son depremzede evine kavuşup kafasını yastığa koyana kadar çalışmalara devam edeceğiz. Deprem bölgesini iyileştirme fazı bir taraftan sosyokültüreli güçlendirme bir taraftan hayatı normale döndürmektir. Bunun yanında meslek edindirme ihtiyacı varsa bunu yerine getirmektir. ‘İyilikle pişen hayatlar’ projesini hem psikososyal destek hem de meslek edindirme şeklinde düşünebiliriz. Burada deprem bölgesinden gelen kız kardeşlerimiz var. Tabi kadın olunca hepimiz evin mutfağında yemek pişiriyoruz. Profesyonel mutfak daha farklı bir mecra. Bu kurs serimize temel mutfak eğitimiyle başladık.”
Şef Sivrioğlu, katılımcılara kesme-doğrama, yemek pişirme teknikleri, mutfak yönetimi ve gıda güvenliği gibi temel mesleki becerilerini uygulamalı olarak anlattı.
Sivrioğlu ise projede bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, “Başımıza gelen felakette Kızılay’ın ne kadar ihtiyacımız olduğunu gördük. Yemeğin iyileştirici gücünü kullanarak bunu yapmamız çok güzel. Yemek bizim için şifadır. Hayatımızın her anında var.” dedi.
Programın ardından depremzede kursiyerlere sertifika verildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Atatürk Kültür Merkezi Aspendos salonunda gerçekleştirilen konseri orkestra şefi ve besteci Tolga Taviş yönetti.
Piyanist ve eğitimci Gökhan Aybulus, piyano repertuarının başyapıtlarından Franz Lizst’in 1. Piyano Konçertosu’nu seslendirdiği konserde, ADSO keman sanatçısı Olgu Kızılay başkemancı olarak görev aldı.
Konserde, Tolga Taviş’in ADSO’nun 25. kuruluş yılı dolayısıyla orkestraya ithafen bestelediği Ağırlama, Fugherzo, Noktürn ve Bayramyeri isimli 4 bölümden oluşan 1. Senfonisi’nin ilk kez seslendirilişi gerçekleştirildi.
Sanatçıların performansları sanatseverlerin büyük beğenisini topladı. Konserin sonunda Tolga Taviş’e ADSO Müdürü Uğur Deniz tarafından teşekkür plaketi verildi.
ADSO, 8 Kasım Cuma akşamı Saat 20.30’da Erdem Bayazıt Kültür Merkezinde gerçekleştireceği “Atatürk’ü Anma Konseri”nde sanatseverlerle buluşacak.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Türk Kızılay’dan yapılan açıklamaya göre, toplumun dayanışma ruhunu güçlendirmek, gönüllülüğü teşvik etmek ve insani yardım çalışmalarına yönelik farkındalık oluşturmak amacıyla kutlanan Kızılay Haftası’na bu sene de ilgi yoğun oldu.
Yurdun dört bir yanında yapılan etkinliklerin yanı sıra ülkenin sembol yapıları da Kızılay Haftası kapsamında kırmızı ışıkla aydınlatıldı.
Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının desteğiyle yapılan etkinlikte, dün akşam Ankara’da 2. Meclis (Cumhuriyet Müzesi), Atakule ve TOBB İkiz Kuleler ile İstanbul’da Yavuz Sultan Selim Köprüsü, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü ve Galata Kulesi, Kızılay’ın kırmızısı ile ışıklandırıldı.
Sembol yapıları görsel şölene dönüştüren ve Türk Kızılay’ın iyilik hareketiyle ilgili toplumsal farkındalığı artırmayı amaçlayan etkinlik, vatandaşlarca ilgiyle karşılandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Havza Belediye Kültür Merkezi’nde sahnelenen ve Nasrettin Hoca’nın hem güldüren hem de düşündüren hikayelerinden oluşan, dayanışma, yardımlaşma, dostluk ve sevgi gibi konuların işlendiği tek perdelik müzikli oyun, çocuklar tarafından ilgiyle izlendi.
Orelet Çocuk Tiyatrosu tarafından iki seans olarak sahneye konulan oyunun sonunda çocuklar, Nasrettin Hoca karakteri ile fotoğraf çektirdi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Rize’de 1975 yılında öğretmenlik yaptıktan 2 sene sonra memleketi Trabzon’un Çaykara ilçesine bağlı Karaçam köyündeki okula müdür olarak atanan İsmail Kumbuzoğlu, bir yandan da fotoğrafçılık kursuna katılarak eğitim aldı. Edindiği fotoğraf makinesiyle 1985’te arkadaşlarının ve esnafın fotoğraflarını çekmeye başlayan Kumbuzoğlu, daha sonra açtığı küçük işletmede bir yandan ek gelir elde etti, bir yandan da mesleğin inceliklerini öğrendi. Müşterilerinin vesikalık fotoğraflarını biriktirip iş yerinin duvarına asmaya başlayan Kumbuzoğlu, bu merakını 1988’de geldiği Karapürçek’te açtığı dükkanda da sürdürdü. Kumbuzoğlu’nun çektiği vesikalık fotoğraflar arasında zaman içinde hayatını kaybeden müşterileri de yer alıyor.
“Bu kadar güzel şeylerle karşılaşacağımı hiç tahmin etmemiştim”
Kumbuzoğlu, “1986 yılında ilçesinde bir dükkan açtım ve 40 yıla yakındır burada fotoğrafçılık yapıyorum. Aklıma nereden düştü bilmiyorum ama her çektiğim fotoğraflardan, müşterilerden birer tane rica ediyordum istek üzere. Kendileri de bunu memnuniyetle kabul ediyorlardı, birer tane fotoğraf kenara koydum ve albümü düzenlemeye karar verdim.
Fakat bu albümü düzenlerken de bu kadar ilgi ya da ileride bu kadar güzel şeylerle karşılaşacağımı hiç tahmin etmemiştim. Biraz meraktan başladı. Yakınlarını kaybedenleri de fotoğrafları var bu albümlerde onların sayesinde bu albümün ne kadar değerli olduğunu da anladım. Fotoğraf çekilmeye geldikleri esnada fotoğraflara bakıyorlar ve hayatını kaybeden yakınlarını gördükleri zaman cep telefonları ile o fotoğrafları çekiyorlar. Hatta bazı çocuklar geliyor, ‘amca fotoğraflara bakabilir miyiz, izleyebilir miyiz diye soruyorlar’ ve ben de memnuniyetle karşılıyorum. ve 40 yılın sonunda oluşturduğum bu manzarayı izlemek bana haz veriyor” diye konuştu. – SAKARYA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kağıthane Belediyesi ve BİLKON Bitlis Konfederasyonu iş birliğiyle düzenlenen Bitlis Tanıtım Günleri, 1-3 Kasım 2024 tarihleri arasında Hasbahçe Etkinlik Alanı’nda İstanbullularla buluşuyor. Bitlis’in eşsiz kültürünü tanıtmayı amaçlayan etkinlikte ziyaretçiler Bitlis’in halk oyunları, geleneksel lezzetleri ve müzikleriyle dolu dolu bir kültür yolculuğuna çıkacak.
İstanbul’daki Bitlisli vatandaşların yanı sıra kültür ve sanat meraklılarının da ilgisini çekecek bu etkinlik, farklı kültürleri bir araya getirme fırsatı sunuyor. Ayrıca Bitlis’in ünlü sanatçılarının sahne alacağı programla ziyaretçilere keyifli anlar yaşatılacak.
“Bitlis’in zengin kültürel mirasını daha geniş kitlelere tanıtmayı amaçlıyor”
Etkinlikle ilgili şu açıklamalarda bulunan Kağıthane Belediye Başkanı Mevlüt Öztekin, “Bitlis Tanıtım Günleri, İstanbul’da yaşayan Bitlisli vatandaşlarımızı bir araya getirmenin yanı sıra Bitlis’in zengin kültürel mirasını daha geniş kitlelere tanıtmayı amaçlıyor. Kağıthane Belediyesi olarak kültürler arası diyaloğu güçlendiren, dostluğu ve kardeşliği pekiştiren bu tür etkinliklere destek olmaktan gurur duyuyoruz. İstanbulluları Bitlis’in geleneksel kültürünü ve güzelliklerini keşfetmek üzere Hasbahçe Etkinlik Alanı’na davet ediyoruz” diye konuştu. – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KAĞITHANE Belediyesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen Bitlis Tanıtım Günleri başladı. 3 Kasım’a kadar sürecek olan etkinlik, Bitlis’in kültürel mirasını tanıtmayı amaçlıyor.
Kağıthane Belediyesi ve BİLKON Bitlis Konfederasyonu iş birliğiyle düzenlenen Bitlis Tanıtım Günleri Hasbahçe Etkinlik Alanı’nda başladı. Bitlis’in eşsiz kültürünü tanıtmayı amaçlayan etkinlikte ziyaretçiler Bitlis’in halk oyunları, geleneksel lezzetleri ve müzikleriyle kültür yolculuğuna çıkacak.
İstanbul’daki Bitlisli vatandaşların yanı sıra kültür ve sanat meraklılarının da ilgisini çekecek etkinlik, farklı kültürleri bir araya getirmeyi amaçlıyor. Porgramda Bitlis’in ünlü sanatçıları da sahne alacak.
Kağıthane Belediye Başkanı Mevlüt Öztekin etkinlikle ilgili şunları söyledi:
“Bitlis Tanıtım Günleri, İstanbul’da yaşayan Bitlisli vatandaşlarımızı bir araya getirmenin yanı sıra Bitlis’in zengin kültürel mirasını daha geniş kitlelere tanıtmayı amaçlıyor. Kağıthane Belediyesi olarak kültürler arası diyaloğu güçlendiren, dostluğu ve kardeşliği pekiştiren bu tür etkinliklere destek olmaktan gurur duyuyoruz. İstanbulluları Bitlis’in geleneksel kültürünü ve güzelliklerini keşfetmek üzere Hasbahçe Etkinlik Alanı’na davet ediyoruz.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ARALARINDA 2’nci Meclis ve Galata Kulesi’nin de bulunduğu Ankara ve İstanbul’daki sembol yapılar 29 Ekim – 4 Kasım Kızılay Haftası’na özel Kızılay bayrağındaki hilalin rengi olan kırmızıya büründü.
Toplumun dayanışma ruhunu güçlendirmek, gönüllülüğü teşvik etmek ve Kızılay’ın insani yardım çalışmalarına yönelik farkındalık oluşturmak amacıyla her yıl geniş kitlelerce kutlanan Kızılay Haftası’na bu sene de ilgi yoğundu. Yurdun dört bir yanında gerçekleşen etkinliklerin yanı sıra ülkenin sembol yapıları da Kızılay Haftası kapsamında kırmızı ışıkla aydınlatıldı.
Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın desteği alınarak yapılan ışıklandırma ile başkent Ankara’da; 2’nci TBMM (Cumhuriyet Müzesi), Atakule ve TOBB İkiz Kuleler ile İstanbul’da; Yavuz Sultan Selim Köprüsü, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü ve Galata Kulesi 1 Kasım akşamı Kızılay’ın kırmızısı ile ışıklandırıldı.
Sembol yapıları görsel bir şölene dönüştüren ve Türk Kızılay’ın iyilik hareketiyle ilgili toplumsal farkındalığı artırmayı amaçlayan etkinlik vatandaşlar tarafından ilgiyle karşılandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Su altı belgesel yapımcısı ve görüntü yönetmeni Tahsin Ceylan’ın Prodivers Ayvalık Dalış Okulu ve Kuzey Mavi Dalış Merkezi ekipleriyle yaptığı dalışlarda bölgenin fauna ve florası görüntülendi.
Bölgede “Kerbela” adı verilen noktadan yapılan dalışta, bir dönem sünger avcılığının da yapıldığı yerlerdeki canlı yaşamı kaydedildi.
Dalış ekibi, Dünya Doğayı ve Doğal Kaynakları Koruma Birliğinin (IUCN) kırmızı listesinde yer alan, nesli tehlike altındaki kırmızı ve sarı mercanlar ile deniz çayırlarını yakından görüntüledi.
Omurgasız ve orfozlar dahil birçok balık türünü de kayıt altına alan Tahsin Ceylan ve beraberindekiler ayrıca Cumhuriyet’in kuruluş yıllarında sünger avcılığı yapan Selam Süngerci adına yıllar sonra Bodrum’un efsane süngercisi “Aksona” lakaplı Mehmet Baş tarafından 30 metre derinliğe bırakılan mermer plaketin de videosunu çekti.
Tahsin Ceylan, AA muhabirine, Ayvalık bölgesinin “Türkiye’nin Kızıldeniz”i olarak adlandırılabileceğini söyledi.
Bölgedeki canlı yaşamına şahitlik ettiklerini belirten Ceylan, “Bölgede nesli tehlike altında bulunan kırmızı mercanlar, sarı mercanlar var. Birleşmiş Milletler de bunları takip ediyor. Trol tekneleri ve üzerlerine çapa atılması bunlar için en büyük tehdit.” dedi.
Ceylan, dalış yaptıkları bölgede Cumhuriyet’in ilk yıllarında Selam Süngerci’nin de sünger avcılığı yaptığını hatırlatarak, “Selam Süngerci kardeşleriyle birlikte Girit’te süngerciliği öğrenmiş. Cumhuriyet’in ilk yıllarında Ayvalık’a yerleşmiş. Bu Ayvalık’taki noktaların çoğunu bulanlar süngerciler. Tabii onlar 30-40-50 metre yerlere ‘sığlık’ demişler. Tabii onların ‘sığlık’ dedikleri bizim için sığlık değil, derin sular.” ifadesini kullandı.
Ayvalık’ta dalış yapılabilen İlyosta, Melina, Yelken ve İncirli adalarının bulunduğunu belirten Ceylan, “2 yıl önce bu dört adadan ikisi dalışa yasaklandı. Yani dalış merkezlerinin gidebileceği diğer ada da dalış güvenliği açısından sıkıntı yaratıyor. Yakın tarihte ben Kültür ve Turizm Bakanı’yla da dalış yaptım. Kültür ve Turizm Bakanı’mız dalışa yasak yerlerin daraltılması ve dalış turizminin daha çok artırılmasına yönelik de pozitif görüşlere hakim.” dedi.
Ceylan, Ayvalık’ta dalış turizminin artırılması ve desteklenmesi gerektiğini sözlerine ekledi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Sanata, sanatçıya ve kültürel etkinliklere büyük önem veren Osmangazi Belediyesi, Oda Orkestrası Klasik Esintiler konseri düzenledi. Ördekli Kültür Merkezi’nde düzenlenen konseri dinleyenler keman, yan flüt ve çello, seslerinin yankılandığı muhteşem bir konsere şahit oldu.
Dinleyenlerin ruhunu dinlendiren eserlerin yankılandığı konserde, müzik severler unutulmaz bir gece yaşadı. Kemanda Rasim Yokuşlu, yan flütte Ceyda Su Erciyas ve Çello da Erdinç Çandar, klasik müzik tarihinin unutulmaz eserlerini sergiledi. Her Çarşamba günü Osmangazili sanat severlere buluşan Oda Orkestrası, her hafta olduğu gibi bu hafta da büyük beğeniyle dinlendi. – BURSA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Amatör ve profesyonel tüm fotoğraf tutkunlarına kapılarını açık tutan yarışmalara, 25 Kasım 2024 tarihine kadar GTB’nin resmi web sitesi www.gtb.org.tr üzerinden başvuruda bulunulabilecek.
GTB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Akıncı, fotoğraf yarışmalarıyla ilgili yaptığı açıklamada, her iki yarışmanın farklı kategorilerde değerlendirilerek dereceye girenlere çeşitli altın ödülleri verileceğini söyledi.
Gaziantep’te hasat mevsimi
Gaziantep’te Hasat Mevsimi fotoğraf yarışmasını 4 senedir geleneksel olarak sürdürdüklerini kaydeden Akıncı, yarışmaya her yıl Türkiye’nin farklı illerinden çok sayıda fotoğraf severin yoğun ilgi gösterdiğini ifade etti.
Yarışmayı düzenlemekteki tek amaçlarının Gaziantep’in zengin tarım ürünlerini tanıtmak, hasat coşkusuna ortak olmak ve geleneksel yöntemlerle hazırlanan ürünleri fotoğraf kareleriyle geleceğe taşımak olduğunu aktaran Akıncı, sanatın doğayla buluştuğu yarışmada en temel kuralın ise fotoğrafların Gaziantep il sınırları içinde çekilmiş olması olduğunu vurguladı.
Akıncı, Gaziantep sınırları dışında çekilen fotoğrafların jüri tarafından yapılan değerlendirmede derece almış olsa bile yarışmadan diskalifiye edileceğini belirtti.
Kadim şehir Gaziantep
Bu yıl ilkini düzenledikleri “Kadim Şehir Gaziantep” yarışması ile şehrin tarihi dokusunu ve kültürel mirasını fotoğraf sanatıyla ölümsüzleştirmeyi hedeflediklerini aktaran Akıncı, kentin tarihi sokaklarından doğal güzelliğine ve eşsiz mimarisine kadar her detayın yarışma kapsamında değerlendirileceğini söyledi.
Başvuru süreci ve ödüller
Eser kabullerine 24 Haziran 2024 tarihinden itibaren başlanılan her iki fotoğraf yarışmasına, son başvurular 25 Kasım 2024 tarihine kadar GTB’nin resmi web sitesi üzerinden yapılabilecek.
Posta yoluyla başvurular kabul edilmeyecek. Seçici kurulun belirleyeceği dereceye giren eserler, iki farklı kategoride tam, yarım ve çeyrek altınla ödüllendirilerek, sergilemeye hak kazanan eser sahiplerine ise plaket verilecek. – GAZİANTEP
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yıldız Sarayı Şale Köşkü içerisindeki yer alan atölyede restoratörler, eskimiş, zarar görmüş veya tahrip olmuş eserleri yeniden envantere kazandırmak adına, özgünlük ve en az müdahale gibi evrensel ilkelerle yeniden sergilenebilir hale getiriyor.
Milli Saraylar Sedef Atölyesi Sorumlusu Cemalettin Ünal, AA muhabirine yaptığı açıklamada, atölyede Topkapı Sarayı’ndan gelen Harem Kapısı, Yıldız Sarayı’ndan gelen Abdülhamid Han’a ait olan tuğralı bir taht üzerine çalışmalar yaptıklarını belirterek, “Tamamen Milli Saraylar Başkanlığına ait piyano, kanepe, koltuk, kapı ve bunlar üzerindeki tüm süslemelerin restorasyonunu yapıyoruz. Genelde barok tarzında eserleri çalışıyoruz. Fakat üzerinde çalıştığımız piyano gibi boulle tarzında eserlerin de restorasyonunu gerçekleştiriyoruz.” dedi.
Çalışmalarda organik malzemeler kullanılıyor
Ünal, şu ana kadar en çok Küçüksu Kasrı’ndaki altı adet şamdanın restorasyonunda zorlanıldığına işaret ederek, “En sevdiğim eser ise Dolmabahçe Sarayı’na ait Sedefli Oda’daki masaydı. 16 sütun süslemeli, tamamen sedeften yapılma güzel bir masaydı. Çok severek yaptım. Malzeme olarak sedef, pelesenk, abanoz, şimşir gibi organik ahşap malzemelerimiz var. Bunların dışında metal olarak gümüş süslemeleri de yapıyoruz. Fil dişi, bağ ve sedefi üzerindeki orijinal desenine göre kesiyoruz, biçiyoruz ve şekillendirerek yerine oluşturuyoruz.” diye konuştu.
Plato marküterinin atölyenin alanına girdiğini aktaran Ünal, şunları kaydetti:
“Malzemelerimiz organiktir. Kimyasal ya da suni malzeme kullanılmamaktadır. 45 yıldır bu işi yapmaktayım. 32 yıldır Milli Saraylar’da görev yapıyorum. 5 yıl Topkapı Sarayı’nda çeşitli restorasyon alanlarında görev yaptım. Bu atölyede de dört kişi çalışıyoruz ve şu anda çalıştığımız üç tane eser var. Ortada Topkapı Sarayı’nın harem girişini girişinde bulunan kapı var. Yaklaşık olarak 400 yıllık bir kapıdır. Dönemin bütün özelliklerini taşımaktadır. Tabii ki üzerindeki sedef, fil dişi, bağ ve metal olarak gümüş süslemeler var.”
“Malzeme hem doğal hem de çok değerli olduğu için israfa kesinlikle yer yok”
Cemalettin Ünal, restorasyon çalışmalarının odak isteyen bir iş olduğunu vurgulayarak, “Öncelikle severek yapmanız gerekiyor. Tabii ki biraz da tecrübe gerekiyor. Malzeme hem doğal hem de çok değerli olduğu için burada israfa kesinlikle yer yok. Ona göre her şey planlanıyor, ölçülüyor, biçiliyor.” ifadelerini kullandı.
Tarihle direkt temas eden bir işte çalıştığı için çok şanslı hissettiğini söyleyen Ünal, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Çoğu kişinin yapamayacağı hatta çok nadir eserlerin elimizden geçmesi ve sarayda çalışmamız bizi onore ediyor ve mutlu oluyoruz. Bu sebeple çok şanslı hissediyorum. Eserlerin sergilenmesi de ayrı bir mutluluk veriyor. Benden sonra gelenler, ailemden insanlar onları görünce ayrı bir mutluluk yaşıyorum. 32 yıl az bir süre değil. Köşk ve kasırlardaki hemen hemen bütün sedefli işlere elimizi sürdük. Bundan sonra da inşallah devam edecek.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Program kapsamında şiirler okunurken, karate gösterileri ve öğrenci performansları katılımcılardan tam not aldı. Etkinliğe Söke Kaymakamı Ali Akça, Garnizon Komutanı Mesut Kılınç, Belediye Başkan Yardımcıları Vural Tosun ve Yağız Pullukçu, İlçe Emniyet Müdürü Fatih Demiralp, öğrenciler ve vatandaşlar katıldı.
Türk Kızılay Söke Şube Başkanı Funda Öztürk, konuşmasında, “Kızılay Haftası, Türk Kızılay’ının insanlık için yaptığı özverili çalışmaları hatırlamak ve bu bilinci yaymak adına önemli bir fırsattır” dedi.
Kızılay’ın köklü tarihinden de bahseden Öztürk, “1868’de kurulan Hilal-i Ahmer Cemiyeti, Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün isteğiyle ‘Kızılay’ adını aldı. Bugün ise Türkiye ve dünyadaki ihtiyaç sahiplerine yardım eli uzatmaya devam ediyor” ifadelerini kullandı.
Kızılay’ın dayanışma, şefkat, hoşgörü ve tarafsızlık ilkeleri çerçevesinde çalıştığını belirten Öztürk, Türkiye genelinde yürütülen kan bağışı kampanyalarına dikkat çekerek, yılda yaklaşık 3 milyon ünite kana ihtiyaç olduğunu vurguladı.
Konuşmasını, Kızılay’ın misyonu ve vizyonuyla sonlandıran Öztürk, “Kızılay, iyiliğin gücüyle birey ve toplumun direncini artırmayı, insan onurunu koruyarak acıları dindirmeyi amaçlıyor. Vizyonumuz ise herkes için güvenli bir yaşam sağlamak” dedi.
Program’da Kızılay tarafından çocuklara çeşitli hediyeler ve broşürler dağıtılırken; izci grubu ve karate grubunun gösterisi yer aldı. Öğrenciler Kızılay’ı anlatan şiir ve özlü sözleri de okudu.
İlçe Kaymakamı Ali Akça, Türk Kızılay’ı Söke Şubesi yönetici ve gönüllülerinin haftasını kutladı, çalışmalarında başarılar diledi. – AYDIN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Milli Saraylar Başkanlığı’na bağlı restorasyon ve konservasyon atölyeleri, kültürel mirası geleceğe taşımaya devam ediyor. Başkanlık’a bağlı 32 atölyeden biri olan Sedef Atölyesi, başta İstanbul sarayları olmak üzere Milli Saraylar çatısı altındaki kasır, köşk ve müzelerin sanat harikası eserlerini ustalıkla eski ışıltısına kavuşturuyor. Atölye şu sıralar Sultan 2. Abdülhamid Han tuğralı bir taht, Topkapı Sarayı Mecidiye Köşkü’nde sergilenen bir kuyruklu piyano ve Topkapı Sarayı’nın Harem Dairesi’ne ait kapı üzerinde çalışıyor.
Beşiktaş’taki Yıldız Şale Köşkü yerleşkesinde yer alan Sedef Atölyesi’nde çalışan uzman restoratörler, zamanın yıpratıcı etkisine yenik düşen tarihi eserleri, özgünlük ve en az müdahale gibi evrensel ilkelerle yeniden sergilenebilir hale getiriyor. Atölyede restorasyonu tamamlanmak üzere olan eserlerden biri Sultan 2. Abdülhamid Han tuğralı taht. Üzeri sedef ve fildişi süslemelerle bezeli tahtın taç ve ayak kısmı sedefle geometrik bölümlere ayrılırken ve bu bölümlerin içleri fildişi kakmalarla süslendi. Oturma yeri ve yanları ise ince çizgili pembe renk ipekli kumaşla kaplanan tahtın üst tarafında yine sedefle işli Sultan 2. Abdülhamid Han tuğrası, en üstünde de sedef kakma bir taç yer alıyor.
Atölyede dikkat çeken bir diğer eser ise ‘boulle’ stilinde tasarlanmış kuyruklu bir piyano. Fransız ‘Erard’ marka piyanonun kapağının iç yüzeyinde Abdülmecid tuğrasının işlendiği bir madalyon bulunuyor. Kahverengi maun iskeletin üzeri bağa kaplama ile birlikte stilize edilmiş çiçekler, yapraklar ve dallar ile süslü piyano, döneminin tüm zarafetini yansıtıyor. Milli Saraylar Sedef Atölyesi’nin üzerinde çalıştığı bir diğer eser ise Topkapı Sarayı’nın Harem Dairesi’ne ait sedef işlemeli bir kapı. Dönemin saray ustaları tarafından sanat eseri inceliğinde süslenen el yapımı ahşap kapının restorasyonunda sona yaklaşıldı. Alanında uzman isimler tarafından restore edilen eserler, atölyedeki işlemlerinin ardından ait oldukları yerde sanatseverlerle buluşturulacak.
“Restorasyon çok aşamalı ve çok ince bir sanattır”
Sedef Atölyesi olarak çalışmalarını en kısa sürede bitirmeyi hedeflediklerini söyleyen Milli Saraylar Sedef Atölyesi Sorumlusu Cemalettin Ünal, “Atölyemize Milli Saraylara ait kısır ve köşklerdeki bütün eserleri sedefli olan süslemelerini biz yapmaktayız. Atölyemizde şu anda bulunan piyano Mecidiye Köşkü Topkapı Sarayı’ndan gelmiştir. Bir adet kapımız vardır o da Halim Sultan giriş kapısıdır. Bir de Yıldız Sarayı’ndan Abdülhamid Han’ın kullandığı ve İran’dan hediye olarak gelen tahtımız vardır. Bu tahtımızın sedef, fil dişi ve bütün süslemelerini Sedef Atölyesi olarak yapmaktayız. Restorasyon çok aşamalı ve çok ince bir sanattır. Restorasyon zor ve zaman alan bir iştir. Ama bunun yanında Sedef Atölyesi olarak biz elimizden gelen gayretleri göstererek en kısa zamanda bitirmeye gayret ediyoruz. Tahmini olarak aralık ayında kapıyı bitirmeyi, kasım ayı sonunda da tahtımızı bitirmeyi hedefliyoruz. Piyanonun çok detaylı işleri olduğu için onun yaklaşık 1 yıllık bir süresi var. Bu eserler bir arada yapıldığı için hepsinin aşamalarını farklı zamana yaymaktayız” diye konuştu. – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Güvenlik kamerası görüntülerinde, 262 numaralı otobüsün önce iki araca çarptığı, ardından güvenlik bariyerini aşarak 3 metre derinliğindeki nehre düştüğü anlar kaydedildi. Kaza sırasında otobüste 20 yolcu bulunuyordu.
Görgü tanıklarının ifadelerine göre, Bolshaya Morskaya Caddesi’nden Potseluyev Köprüsü’ne dönmeye çalışan yorgun şoför, direksiyon hakimiyetini kaybetti. Otobüs önce park halindeki araçlara çarptı, ardından yan yatarak nehre düştü.
Kazadan sonra 8 yolcu otobüsün çatı kapağından çıkarıldı, 10 yolcu ise kendi çabalarıyla kurtularak nehirdeki botlar tarafından kurtarıldı. 5 kişi hastaneye kaldırılırken, kazadan kurtulan şoför hemen tutuklandı.
Mahkeme, ihmalle ölüme sebebiyet vermekten suçlu bulunan şoförü 6 yıl hapis cezasına çarptırdı ve 2.5 yıl süreyle ehliyetine el koydu. Ayrıca otobüs şirketinin de ciddi güvenlik ihlalleri yaptığı tespit edildi.




Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Güney Afrika‘nın Pietermaritzburg kentinden olan ve vahşi yaşam koruyuculuğu yapan üç çocuk babası Dingo, vücudunun iyileşmesi umuduyla yapay komada tutuluyordu.
Eşi Kirsty yaptığı açıklamada, “Dingo bu zor süreçte inanılmaz bir mücadele verdi. Bizimle olmak için savaştığını biliyoruz ve bunun için minnettarız. Ancak tüm gücüne ve direncine rağmen, sevgili eşim bugün ailesinin yanında huzur içinde aramızdan ayrıldı” dedi.
2022’de “Güney Afrika’nın Steve Irwin’i” olarak anılmaya başlayan Dingo, özellikle tehlikeli sürüngenlerle ilgili kurtarma videoları sayesinde dünya çapında tanınmıştı. YouTube’da 100 binden fazla abonesi, Instagram’da ise 600 binin üzerinde takipçisi vardı.
Steve Irwin de benzer şekilde, “The Crocodile Hunter” programıyla ünlenen ve tehlikeli vahşi hayvanlarla yakın temaslarıyla tanınan Avustralyalı bir doğa uzmanıydı. Irwin, 2006’da 44 yaşındayken, Büyük Mercan Resifi’nde çekim yaparken bir vatozun saldırısı sonucu hayatını kaybetmişti.
Dingo’nun vefatının ardından dünyanın dört bir yanından taziye mesajları geldi. Amerikalı YouTuber Jacob Colvin onu “hayvanlara derinden önem veren, gerçekten nazik ve iyi kalpli bir adam” olarak anarken, meslektaşı Dav Kaufman, “Zehire karşı alerjik reaksiyon ve anafilaktik şok sonucu haftalarca süren koma, en güçlümüz için bile çok ağır bir yüktü. Çok özleneceksin dostum” sözleriyle duygularını ifade etti.




Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TRABZON – Trabzon’un Sürmene ilçesinde düğüne gelen damadın arkadaşları evliliğe adım atan arkadaşları için mezar taşı yaptırdılar, evlenmeden önceki hayatı için helallik aldılar.
Sürmene ilçesinde Cevat Can ve Elif Çilingir çiftinin düğününe katılanlar damadın arkadaşlarının ilginç süprizine tanık oldular. Düğüne üzerinde damadın isminin yazılı olduğu ve ölüm tarihi 26.10.2024 ile ölüm nedeni “Evlilik” yazılı olduğu mezar taşı ile gelen damadın arkadaşları, düğüne katılanları tebessüm ettirdi. Cenazelere gönderilen “Acı kaybımız” yazılı çelenk ile mezar taşını taşıyan arkadaşları kendi aralarından seçtikleri bir hocadan da tıpkı bir cenazedeki gibi evlenen arkadaşları için helallik aldılar.
Renkli anların yaşandığı düğünde “Bekar dünyasından evlilik hayatına intikal eden Cevat kardeşimizi nasıl bilirdiniz?” ve “Bekar zamanlarından kalma haklarınızı helal ediyor musunuz?” gibi sorularla helallik istemesinin ardından arkadaşları damada haklarını helal ederken, düğün hediyesi takı olarak emzik, mutfak önlüğü ve mutfak eldiveni hediye ederek hediyelerini damadın boynuna astılar.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Sürmene ilçesinde Cevat Can ve Elif Çilingir çiftinin düğününe katılanlar damadın arkadaşlarının ilginç süprizine tanık oldular. Düğüne üzerinde damadın isminin yazılı olduğu ve ölüm tarihi 26.10.2024 ile ölüm nedeni “Evlilik” yazılı olduğu mezar taşı ile gelen damadın arkadaşları, düğüne katılanları tebessüm ettirdi. Cenazelere gönderilen “Acı kaybımız” yazılı çelenk ile mezar taşını taşıyan arkadaşları kendi aralarından seçtikleri bir hocadan da tıpkı bir cenazedeki gibi evlenen arkadaşları için helallik aldılar.
Renkli anların yaşandığı düğünde “Bekar dünyasından evlilik hayatına intikal eden Cevat kardeşimizi nasıl bilirdiniz?” ve “Bekar zamanlarından kalma haklarınızı helal ediyor musunuz?” gibi sorularla helallik istemesinin ardından arkadaşları damada haklarını helal ederken, düğün hediyesi takı olarak emzik, mutfak önlüğü ve mutfak eldiveni hediye ederek hediyelerini damadın boynuna astılar. – TRABZON
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>CUMHURİYET’in 101’inci yılı kutlamaları kapsamında şarkıcı Berkay, Bursa’da sahne aldı.
29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlamaları kapsamında şarkıcı Berkay, Bursa’da sahneye çıktı. Berkay, Bursa Downtown Yaşam ve Eğlence Merkezi’ndeki konserde, DJ Uğur Başaran’ın gösterisinin ardından çıktığı sahnede, kendisini bekleyen hayranlarıyla birlikte şarkılarını seslendirdi. ‘İnanırım’ şarkısıyla konserine başlayan Berkay, ‘Gel gel’ ve ‘İki Hece’ adlı şarkılarıyla coşturdu. Downtown Yaşam ve Eğlence Merkezi de gecede 1’inci yılını kutlarken, Atış Grup Yönetim Kurulu Üyesi Metin Atış, Berkay’a gecenin anısına çiçek verdi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yusufeli Belediyesi tarafından Güreş Meydanı’nda ata sporu karakucak güreşlerini yaşatmak ve genç nesillere sevdirmek amacıyla organize edilen güreşlere İran ve Türkiye’nin farklı illerinden 493 sporcu katıldı.
Minikler, yıldızlar ve büyükler kategorisinde 18 sıklette gerçekleştirilen güreşlerde, dereceye giren sporculara toplamda 350 bin lira para ödülü dağıtıldı.
Zorlu eşleşmelere sahne olan 74. Yusufeli Geleneksek Karakucak Güreşleri’nin başpehlivanı Alperen Tokgöz oldu.
Minikler kategorisinde 30 kiloda Samet Seçkin, 35 kiloda Utku Söğütlü, 40 kiloda Hamza Çetin, 45 kiloda Ali Dinç, 50 kiloda ise Tunahan Polat birinciliğe ulaştı.
Yıldızlar kategorisinde 55 kiloda Mertcan Çiçek, 60 kiloda Harun Kaplan, 65 kiloda Hamza Yerlikaya, 70 kiloda Furkan Kara, 75 kiloda İsmail Binici, 80 kiloda ise Gökhan Yıldırım, rakiplerine üstünlük kurarak birincilik kürsüsüne çıktı.
Büyükler kategorisinde ise 60 kiloda Yusuf Demir, 65 kiloda Emrah Osmanoğlu, 70 kiloda Rahman Rahimpur, 75 kiloda Ferhat Kılıç, 80 kiloda İsa Demir, 90 kiloda da Osman Göçen birinciliği elde etti.
Yusufeli Belediye Başkanı Barış Demirci, basın mensuplarına, Yusufeli’nin pehlivanlar diyarı olduğunu söyledi.
İlçede çok sayıda pehlivan yetiştiğine vurgu yapan Demirci, şöyle konuştu:
“74. Yusufeli Geleneksek Karakucak Güreşleri’ne 500’e yakın sporcu katıldı. Bu sporcularımızın arasında Asya, dünya, Avrupa ve Türkiye şampiyonu ile olimpiyatlarda bizleri temsil etmiş güreşçilerimiz var. Türkiye’nin dört bir yanından ve İran’dan sporcular var. Bugün Yusufeli’ne yakışır şekilde güzel bir festival düzenledik. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Geleneğimizi yaşatmış olduk.”
Güreşlerin başpehlivanı Alperen Tokgöz de Yusufeli’nde doğup büyüdüğünü ve küçük yaştan beri güreşle ilgilendiğini söyledi.
İlk defa Yusufeli’nde şampiyon olduğunu aktaran Alperen Tokgöz, “Burada hep başpehlivanlık hayali kuruyordum. Allah nasip etti. Çok mutluyum. Herkes bana destek oldu. Birbirinden zorlu güreşler yaptım. Allah’a şükür alnımın akıyla çıktım.” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İSTANBUL – Hava Kuvvetleri Komutanlığı F-16 gösteri ekibi SOLOTÜRK 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nda İstanbul gösteri uçuşu yapacak.
Dünyanın en iyi pilotları arasında yer alan Türk Hava Kuvvetleri’nin F-16 gösteri ekibi SOLOTÜRK 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nda İstanbul Maltepe Sahil Parkı’nda uçuş yapacak. Ay yıldızı gövdesinde gururla taşıyan SOLOTÜRK 28 Ekim 2024 saat 16.00’da selamlama uçuşu yapacak. Daha sonra da 16.00’da gösteri uçuşu gerçekleştirecek.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Karşılaşmada çok atak yaptıklarını fakat sonuçlandıramadıklarını ifade eden Amed Sportif Faaliyetler Teknik Direktörü Ersun Yanal, “Oyunun başında rakibin tek tük yaptığı ataklardan birinde yediğimiz golü çıkaramadık. Belki de ligin en çok atak yapıldığı oyununu oynadık. Bunu oynamak ve bu oyunu devam ettirmek oldukça zor. Kapalı savunmayı açmanın yolları biraz da beceriden geçiyor. Bugün takım istemesine rağmen, oynama iştahını herkese kabul ettirmesine rağmen bunu beceriyle noktalayamadılar ve aldığımız sonuç ortada” diye konuştu.
Ersun Yanal: “Bu organizasyonsuzluk bizi biraz yordu”
Organizasyonsuzluğun kendilerini yorduğunu belirten Yanal, şunları söyledi:
“Çok enteresan bir lig izliyoruz, herkes birbirini yenebiliyor. Umarım en kısa zamanda organizasyonu tamamlayacak bir takım olur ve bu yolda önemli adımlar atmış oluruz. Maalesef bu organizasyonsuzluk bizi biraz yordu. Bunun sonuçlarını umarım farklı bedellerle ödemeyiz.”
Evrim Esendemir: “Üst sıralara doğru ivme kazanmak istiyorduk”
Pendikspor Teknik Sorumlusu Evrim Esendemir ise, “Ligde üst sıralara doğru bir ivme kazanmak istiyorduk, müsabakadan önce de bununla ilgili hafta içi çok verimli bir çalışma dönemi geçirdik, bunu da sahada yansıtıp iyi bir oyunla 3 puanı kazanma düşüncemize ulaştık. Burada Amedspor’un üzerimize kalabalık bir şekilde yoğunluk oluşturacağını, özellikle son hattımızın önünde 4-5 oyuncuyla bir yoğunluk oluşturacağını biliyorduk, birinci bölgeden çapraz toplarla oyuna gireceklerini de biliyorduk. Hafta içi bütün bu senaryolara yönelik çalışmalarımız, ana planımız bugün oyunda tuttu. Bir geçiş ya da bir fırsat golüyle skoru lehimize çevirme düşüncemiz de tuttu. Ondan sonraki mücadelemiz tamamen Amedspor’un yaptığı oyuncu değişikliklerine cevap şeklinde. Skoru elimizde tutup bulabiliyorsak ikinci golü bularak oyunun tamamen lehimize dönmesi için bir mücadele vardı” şeklinde konuştu. – IĞDIR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Geçirdiği estetik operasyonlarla zamanın izlerini silen ve kendini yenileyen Oral, 45 yaşında olmasına rağmen genç ve enerjik bir görünüme sahip. Şimdilerde 45 yaşında olan ünlü oyuncu, estetik operasyonların ardından bambaşka biri olarak karşımıza çıktı.
İşte ünlü oyuncunun son hali;



Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“HANGİ AMERİKALI…”
Seyirci joker hakkını kullandıktan sonra doğru cevabı veren yarışmacıya çıkışan Oktay Kaynarca, “Hamza, ‘sen olasan gülüstan’ Meksika’da geçebilir mi? Hangi Amerikalı ‘sen olasan gülüstan’ der” diyerek yarışmacıyı azarladı.
“OKTAY ABİ SİNİRLENME”
Oktay Kaynarca’nın sinirlendiği gören yarışmacı ise “Oktay abi sinirlenme” diyerek durumu kurtarmaya çalıştı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Almanya’da yaşayan Kütahyalı Fikret Hamurcu ile bir süre önce evlenen Alman vatandaşı 34 yaşındaki Stammer, eşi ve ailesinin yaşantısından etkilenerek Müslüman olmaya karar verdi.
Eşi ile Kütahya Müftülüğüne başvuran Stammer için İl Müftüsü İrfan Açık başkanlığında müftülükte ihtida töreni düzenlendi.
Açık’ın, İslam’ın temel esaslarıyla ilgili verdiği bilgilerin ardından şahitler huzurunda kelimeişahadet getiren Stammer, Müslüman oldu.
Nur ismini alan Stammer’i tebrik eden Açık, ihtida belgesi ve Diyanet İşleri Başkanlığı yayınlarından hediye ederek bundan sonraki yaşantılarında sağlıklı, sıhhatli, başarılı ve huzurlu bir ömür geçirmeleri temennisinde bulundu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023’teki depremlerin ardından bölgeye giderek çocuklara gösteriler sunan Koç, “Örümcek Adam” kostümüyle yaptığı gezilere devam ediyor.
Kütahya’da tarihi Germiyan Sokağı ile Hisar Kalesi’ni gezen Koç, Belediyenin işlettiği Döner Gazino’da soluklandı.
Kale alanında ailesiyle piknik yapan ve isminin Hatice olduğu öğrenilen yaşlı kadın, Koç’a yiyecek ikram etmek istedi.
Koç’tan maskesini çıkarmasını isteyen Hatice Teyze’nin yerel ağızla “Ekmek yemen için ağzını açıver oğlum. Dur bi ağzını açalım len.” demesi çevredekileri gülümsetti.
Hatice Teyze, daha sonra Koç’a poşet içinde ekmek, peynir ve üzüm verdi.
Çocuklarla bir araya gelerek fotoğraf çektiren Salih Ayaz Koç, AA muhabirine, sosyal sorumluluk projesi kapsamında Türkiye‘yi gezdiğini söyledi.
Kütahya’yı, tarihi ve turistik bölgelerini çok beğendiğini dile getiren Koç, “Depremleri gördükten sonra evde duramadım. Aileme ‘Örümcek Adam’ kıyafeti aldırıp yola çıktım. Deprem bölgesinde çadır kentlerde çocuklarla bir araya geldim, onlara moral verdim. Daha sonra Türkiye turu yapmak istedim. Gezdiğim şehirlerde tarihi yerleri, kültürel mekanları ziyaret ediyorum ve vatandaşlarla buluşuyorum.” diye konuştu.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İl Jandarma Komutanlığı Trafik Şube Müdürlüğü ve Jandarma Genel Komutanlığı Trafik Daire Başkanlığı koordinesinde, Finike İlçe Jandarma Komutanlığı ekiplerince, emniyet kemeri takma konusunda farkındalık yaratmak için program gerçekleştirildi.
Kaymakam Musa Kazım Çelik, Başsavcısı Vahdet Gebeş, İlçe Jandarma Komutanı Jandarma Üsteğmen Murat Kemal Karayaka ile protokol üyeleri, simülasyon tırındaki eğitimi izledi.
Yaklaşık 400 öğrenci ve 300 vatandaşın katıldığı etkinliklerde, emniyet kemerinin önemi önce teorik olarak anlatıldı, sonra vatandaşlara simülasyon araçlarında uygulamalı gösterildi.
Jandarma ekipleri, etkinliğe katılan öğrencilere bisiklet kaskı, hikaye ve boyama kitapları hediye etti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bornova Belediyesi, üniversite öğrencilerine yönelik olarak düzenlediği İdeathon’24 ile, “Afete Dirençli Kent Bornova” temasında yeni fikirler arıyor. Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki, yaratıcı ve duyarlı gençleri yarışmaya davet etti.
16-17 Ekim 2024 tarihlerinde Dramalılar Köşkü’nde gerçekleşecek etkinlikte, katılımcılar afetlere karşı dirençli bir kent oluşturmak için yenilikçi projeler geliştirecek. Başvurular, 12 Ekim’e kadar basvuru.bornova.bel.tr adresinden kabul edilecek.
Eşki: “Gençlerin inovatif fikirlerine güveniyoruz”
Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki, üniversite öğrencilerini yarışmaya katılmaya davet ederek, “Afetlere karşı daha dirençli bir Bornova oluşturmak için gençlerin inovatif fikirlerine güveniyoruz. Onların yaratıcı çözümleri, ilçemizin geleceğini daha güvenli hale getirecek. Bu yarışma sayesinde genç beyinlerin gücünü, Bornova’nın afetlere karşı dayanıklılığını artırmak için kullanacağız” şeklinde konuştu.
Toplam 45 bin TL ödül
İdeathon’24’te dereceye giren projeler ödüllendirilecek. Birinci olan takım 20 bin, ikinci takım 15 bin ve üçüncü takım ise 10 bin TL ödül kazanacak. İki gün boyunca devam edecek etkinlikte, üniversite öğrencileri farklı ekiplerle yarışarak çözüm odaklı projeler üretecek ve uzman isimlerden oluşacak jüri tarafından değerlendirilecek.
Başvurular için son gün 12 Ekim
Afetlerle mücadelede yenilikçi fikirleri olan tüm üniversite öğrencileri, 12 Ekim’e kadar başvuru yaparak bu heyecan verici etkinliğe katılabilir.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Selçuk Belediyesi tarafından Efes Tarlası Yaşam Köyü’nde tarımın geçmişten günümüze gelen yolculuğunu kayıt altına almak ve gelecek nesillere aktarmak için kurulan, Köy Enstitüleri’nin mimarı İsmail Hakkı Tonguç’un adı verilen tarım müzesi İzmir İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü’nün onayı ile resmi olarak açık hava müzesi unvanını aldı.
Selçuklular’ın bağışladığı tarım aletlerinin bulunduğu müze, Efes Tarlası Yaşam Köyü’nün Köy Enstitüleri ruhunu yaşatmayı amaç edinen felsefesi gereğince ziyaretçilerin yıllar içinde tarımın değişen yöntemlerine tanıklık etmesine olanak tanıyor.
Efes Tarlası Yaşam Köyü’nün her detayıyla üretimin topraktan başlayan hikayesini anlatan bir felsefeye değindiğinin altını çizen Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel; “Biz Efes Tarlası Yaşam Köyü ile tohumun toprak ile buluşmasından başlayan bir hikaye yazıyoruz. Bu hikayenin içinde atalık tohumlarımıza sahip çıkıyor, üreticilere eğitim veriyor ve çocuklarımızı toprakla buluşturuyoruz. Efes Tarlası Köy Enstitüleri’nden ilham alan bir proje. Köy Enstitüleri nasıl her alanda üretimi esas kılmayı hedeflediyse biz de üretimi anlatmak, sadece geçmişi yad ettiğimiz değil geleceğe de köprü attığımız bir hikaye yazıyoruz. Bu hikayede tarımın yolculuğuna İsmail Hakkı Tonguç Tarım Müzesi ile tanıklık ediyoruz. Dolayısıyla Efes Tarlası Yaşam Köyü’nde bulunan İsmail Hakkı Tonguç Tarım Müzemizin resmi olarak da bir müze statüsüne kavuşması bizleri çok mutlu etti” dedi.
Efes Tarlası Yaşam Köyü’nde bulunan İsmail Hakkı Tonguç Tarım Müzesi Pazartesi- Cumartesi günleri arasında 08.30- 17.30 saatlerini kapsayan dilimde ücretsiz olarak ziyaret edilebiliyor. – İZMİR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Safranbolu Belediyesi, ilçenin 2024 Mart ayında Cittaslow ağına katılımının ardından “Cittaslow Sunday” etkinlikleri düzenledi. Etkinlikler sabah saatlerinde Misak-ı Milli Demokrasi Meydanı’nda, yaklaşık 200 kişi ve Leyla Dizdar Kültür Merkezi önünde yaklaşık 100 bisikletlinin katılımıyla başladı. Katılımcılar, Tarihi Çarşı Han Arkası mevkisine kadar uzanan ve yaklaşık 5 kilometre süren parkurda yürüyerek ve bisikletlerini sürerek şehrin tarihi dokusunu keşfetme fırsatı buldu.
Yürüyüşe, Belediye Başkanı Elif Köse de katıldı. Başkan Köse, Kültürel Miras Derneği Yönetim Kurulu Üyesi, doğa tutkunu ve fotoğraf sanatçısı Cemil Belder’in rehberliğinde vatandaşlarla birlikte parkuru tamamladı.
Leyla Dizdar Kültür Merkezi önünde buluşan yaklaşık 100 kişilik bisikletli grup, sokaklarda pedal çevirdi. Karabük Bisiklet Derneği’nin rehberlik ettiği tur, şehrin sokaklarını bisikletle keşfetmek isteyen katılımcılara farklı bir deneyim sundu. Bisiklet turu da yürüyüş etkinliği gibi Han Arkası mevkisinde son buldu.
Belediye tarafından Han Arkası bölgesinde kurulan Yöresel Ürünler Pazarı ile yerel esnafın kalkınması, yerel lezzetlerin korunması ve tanıtılması amaçlandı.
Etkinlikler sonunda, Belediye’nin Yazıköy Uygulama ve Üretim Merkezi’nde yetiştirilen organik maniye tohumları katılımcılara hediye edildi.
Ayrıca Belediye Başkanı Elif Köse, etkinliğe katılanlara ve destek verenlere teşekkür etti. Köse, ilçenin Cittaslow felsefesiyle uyumlu bir şekilde gelişmeye ve büyümeye devam edeceğini belirterek, bu önemli adımın sürdürülebilir yaşam ve yerel kültürün korunması adına büyük bir kazanım olduğunu vurguladı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Çukurova Belediyesi Veteriner İşleri Müdürlüğü tarafından, Dünya Havyan Hakları Günü dolayısıyla hayvan barınağında etkinlik düzenlendi. Vatandaşların ve gönüllülerin katıldığı etkinlikte Belediye semt kreşlerinde eğitim gören çocuklar da hazır bulundu. Miniklere hayvan sevgisinin aşılandığı etkinlikte Belediye Başkanı Emrah Kozay’ın eşi Tuğba Kozay ve Başkan Yardımcısı Cihan İldem kreş çocuklarına “Hayvansever” rozeti takıp ve onlara hayvan sevgisi ile ilgili öğütler verdi. Etkinlikte yurttaşlar ve çocuklar barınağı gezdi ve çalışmalarla ilgili bilgi aldı.
Belediye Başkanı Emrah Kozay, sokak hayvanlarına sahip çıkmanın bir günle geçiştirilecek bir olay olmadığını belirterek, “Sadece bugün değil her gün sokakta yaşayan can dostlarımıza sahip çıkmak zorundayız. O bilinçle görevimizi yerine getirmeye çalışıyoruz. Her gün onların yanındayız ve onlar bize emanet. Hayvanseverlerimize de çok teşekkür ediyorum. Tüm çalışmalarımızda yanımızdalar, bizi hiçbir zaman yalnız bırakmıyorlar” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İlçe Müftülüğünde göreve devam eden ve emekli ola din görevlileri ile bir araya gelen Kaymakam Kahraman, din görevlilerinin taleplerini dinledi, ‘Camiler ve Din Görevlileri Haftası’nı kutladı. Kaymakam Kahraman, ilçede din görevlilerinin toplumun manevi değerlerini güçlendirme adına yaptıkları hizmetler için teşekkür etti. – BİLECİK
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Halk sağlığının korunması ve tüketicilerin güvenli gıda tüketimini sağlamak amacıyla Efeler İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ekiplerinin çalışmaları aralıksız sürüyor. Ekipler, semt pazarında zeytinyağı başta olmak üzere çeşitli gıda ürünlerinin ilgili mevzuata uygun olup olmadığını kontrol etti. Denetim sırasında, satılan ürünlerin hijyen şartlarını ve etiket bilgileri titizlikle incelendi. Ekipler, denetimlerin aralıksız olarak devam edeceğini ve tüketicilerin her zaman güvenilir ürünler satın alabilmesi için çalışmalarını sürdüreceklerini belirterek denetimlerin gıda güvenliğinin sağlanmasında büyük önem taşıdığını vurguladı. – AYDIN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün (MGM) verilerine göre, Marmara’nın kuzey ve batısı ile İzmir’in kuzey kesimleri ve Düzce çevrelerinin sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı, diğer yerlerin az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların; Kırklareli çevrelerinde yer yer kuvvetli olması bekleniyor. Meteoroloji, hava sıcaklıklarının batı bölgelerde 1-3 derece azalacağını, diğer yerlerde ise mevsim normallerinin üzerinde seyredeceğini bildirdi.
MGM, kuvvetli yağış nedeniyle yaşanabilecek olumsuzluklara karşı vatandaşlara dikkatli ve tedbirli olmaları uyarısı yaptı.
Hava sıcaklıkları Ankara’da en yüksek 29, en düşük 12; İstanbul’da en yüksek 26, en düşük 19; İzmir’de en yüksek 30, en düşük 19 derece olacak.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kars’ın Sarıkamış ilçesinde, her yıl olduğu gibi bu yılda kuşburnu toplama sezonu başladı. Doğanın sunduğu bu doğal ürün, hem sağlığa faydaları ile dikkat çekiyor. Kuşburnu, özellikle yüksek C vitamini içeriği ile bağışıklık sistemini güçlendirirken, çeşitli hastalıklara karşı koruma sağlıyor. Sarıkamış’ın doğasında yetişen kuşburnunu, bölge halkı marmelat ve kaynatarak çay olarak kullanıyor.
Kuşburnu toplanmanın çok zor bir iş olduğunu ifade eden Furkan Turut, “Kuşburnu sezonu başladı. Kuşburnu topluyoruz. Bu sene baya bereketli, kuşburnunu topladıktan sonra evde güzelce marmelat yapıyoruz. Kurutuyorlar çay için, ayrı yeten hoşaf olarak ta kullanıyoruz. Gerçekten baya zor meşakkatli bir iş, ellerim param parça oldu” dedi.
Kuşburnu toplamak için sabahın erken saatlerinde ormanlık alanlara giden vatandaşlar, gün boyunca yoğun bir tempoyla çalışarak kuşburnu topluyor. Toplanan kuşburnular, marmelat, çay ve çeşitli doğal ürünler haline dönüştürülerek kullanılıyor.
Sarıkamış’ta kuşburnu toplama sezonu, aile bütçesine katkı sağlarken, hem de doğanın tadını çıkarmak isteyenler için harika bir fırsat sunuyor. – KARS
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İlçeye bağlı Yağcı Mahallesinde köyde yaşayanlar 50 yıllık şırahanede ortak bir şekilde pekmez kaynatmaya devam ediyor. İmeceyle yapılan bu pekmezler daha sonra kış aylarında tüketilmek ve satılmak için hazırlanıyor. Köydeki komşularıyla birlikte yardımlaşarak köye ait alanda pekmez kaynattıklarını belirten Mehmet Karaman, “Tahminen bir tona yakın üzümden 200 kilo pekmez durur, yani beşte bir civarında üretim oluyor. Emek yoğun çalışıyoruz” dedi.
“Pekmezimiz geleneksel metotlarla bin bir emekle üretiyoruz”
Yağcı Mahalle Muhtarı Mehmet Buğdaycı ise “Köyümüz tarıma ve üretime dayalı bir köydür. Köyümüzde üretilen yöreye has üzümlerimiz köyümüze özgü yöntemlerle gölge kurusu üzümü ve pekmez yapılıyor. Köyümüze ait ortalama 50 yıllık şırahane ve ocağımızda köyümüz sakinleri birbirleriyle de yardımlaşarak sezon boyunca üzümlerini ezerek kazanlarda kaynatarak pekmez haline getiriyor. Pekmez kaynatamı sonrasında soğumaya bırakılan pekmezlerin yüzünden alınan köpükler pekmez kaynatamın da yardımcı olan komşulara ve köyün çocuklarına ikram edilir. Bu lezzet ekonomik olarak kullanılmasa da üreticinin üretim sırasında tükettiği eşsiz bir lezzettir. Köyümüze özel gölge kurusu üzümü ve pekmezimiz geleneksel metotlarla bin bir emekle üretilerek son tüketiciye ulaştırılmaktadır” şeklinde konuştu. – KONYA
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ankara Volkswagen Fun Club ve Ankara Türkchopper Motor Kulübü üyeleri, Özel MİA Yaşam Merkezi’nin düzenlediği “Vos-Dostlarla Yaza Veda” etkinliğinde, yaşlı ve engelli bireylerle bir araya geldi.
Çeşitli sanatçıların konser verdiği etkinlikte, yaşlı ve engelliler şarkılar eşliğinde dans ederek eğlendi.
Konserin ardından nostaljik vosvos araçlara binen yaşlı ve engelliler, Ankara sokaklarında dolaşarak keyifli anlar yaşadı.
Düzenlenen etkinlikten dolayı mutlu olduklarını ifade eden yaşam merkezi sakinleri, bu tür etkinliklerde eğlenme fırsatı bulduklarını dile getirdi.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>T3 Vakfı ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının ana yürütücülüğünde düzenlenen, AA’nın global iletişim ortağı olduğu TEKNOFEST, Adana Havalimanı’nda ikinci gününde sürüyor.
TEKNOFEST paydaşlarıyla bir araya gelen Bayraktar, Anadolu Ajansının standına da ziyarette bulundu.
Selçuk Bayraktar, burada kendisini karşılayan AA Yayınlar ve Prodüksiyonlar Koordinatörü Oğuz Karakaş ve AA çalışanları ile sohbet etti.
Festivaldeki etkinliklerin duyurulmasındaki katkılarından dolayı AA’ya teşekkür eden Bayraktar, “İlk günden itibaren paydaşımızsınız.” dedi.
Bayraktar, daha sonra AA çalışanlarıyla hatıra fotoğrafı çektirdi.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Gaziantep Sanayisinin öncü isimlerinden Celal Ersoy geçirdiği rahatsızlık sonucu vefat etti. Gaziantep Kolej Vakfı Mütevelli ve Yönetim Kurulu Başkanı Nüket Ersoy’un eşi Celal Ersoy uzun süredir tedavi görüyordu. 1963 yılından bu yana Gaziantep Kolej Vakfı Özel Okullarının gelişmesi ve kalkınması yönünde önemli başarılara imza atan Celal Ersoy uzun yıllar GKV Yönetim Kurulu Başkanı olaraktan görev yapmıştı. 1963 yılında kayınpederi Cemil Alevli’nin önderliğinde kurulan Gaziantep Kolej Vakfı Özel Okullarının gelişmesi ve uluslararası niteliklere kavuşturulması için kuruluşundan bu yana tam 45 yıldır aktif rol üstlenmiştir. Celal Ersoy halen GKV Yönetim Kurulu Üyeliğini yürütmekte ve eşi Nüket Ersoy’la birlikte yaşamlarını gelecek nesillerin iyi gelişmesinin ve ülke kalkınmasının tek yolu olduğuna inandıkları eğitime adadı. Ersoy’un vefatı kentte derin üzüntü oluşturdu. Merhum Celal Ersoy’un cenazesi yarın ikindi namazını müteakiben Bahattin Nakiboğlu Camiinde kılınacak cenaze namazının ardından Asri Mezarlık’ta bulunan aile mezarlığında defnedilecek. – GAZİANTEP
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>(KİLİS)-Kilis BelediyesiKültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü tarafından organize edilen Sonbahar Çocuk Şenliği, 28 Eylül gününde Mehmet Abdi Bulut Parkı’nda gerçekleştirildi.
Kilis Belediye Başkanı Hakan Bilecen’in öncülüğünde düzenlenen şenlik, çocuklara unutulmaz anlar yaşattı. Şenlik kapsamında çocuklar, sevilen çizgi film karakterleri, palyaçolar ve mini illüzyon gösterileri ile eğlendi. Ayrıca yüz boyama etkinliği baloncuk gösterisi de düzenlendi. Etkinlikte, pamuk şeker, mısır ve içecek ikramlarında bulunuldu.
Kilis Belediyesi tarafından yapılan açıklamada, kış döneminde de çocuklara yönelik eğitici ve eğlenceli programlar düzenlemeye devam edileceği söylendi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Başkan Görgel, Büyükşehir Belediyesi’nde, gazetecilere yaptığı açıklamada, asrın felaketi olarak nitelendirilen çok büyük bir afeti yaşamış kent olarak bir yandan toparlanma sürecini sürdürürken bir yandan da sosyal projeleri hayata geçirdiklerini belirtti.
YKS ve LGS sınavlarında dereceye giren öğrencileri destekleme noktasında çalışma yapacaklarını dile getiren Görgel, şöyle devam etti:
“2024 yılı Liselere Geçiş Sistemi’nde başarı gösteren yüzde1’lik dilimdeki Kahramanmaraşlı öğrencilerimize 10 bin lira, yüzde 1 ile 2’lik dilim arasındaki öğrencilerimize 7 bin 500 lira, yüzde 2 ile 3’lük dilim arasındaki öğrencilerimize de 5 bin lira maddi destek sağlayacağız. Yine 2024 Yükseköğretim Kurumları Sınavı’nda göğsümüzü kabartan ve sıralamada ilk bin içerisindeki öğrencilerimize 10 bin lira, 1001 ile 5000 arasındaki öğrencilerimize 7 bin 500 lira, 5001 ile 10000 arasındaki öğrencilerimize ise 5 bin liralık tek seferlik eğitim desteği vereceğiz. Öğrencilerimize sağladığımız bu desteklerimizin yaklaşık maliyeti 6 milyon lira. Başvurular, Büyükşehir Belediyemizin internet adresinden çevrim içi yapılabiliyor.”
Öğrencilere sağlanan desteklerin arttırılarak devam edeceğini belirten Görgel, gelecek yıllarda da başarı ödüllerini sürdürerek gelenek haline getirmek istediklerini söyledi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Serik Belediyesi tarafından, iş insanı Ali Akkanat’ın katkılarıyla Merkez Mahalle’de kreş ve gündüz bakımevinin yapımına başlandı.
Kreş ve bakımevi, 3 bin metrekare alan üzerine, bin 700 metrekare kapalı alana inşa edilecek, 10 derslik ve sosyal alanlardan oluşacak.
İlçe Belediye Başkanı Kadir Kumbul, törende yaptığı konuşmada, temelini attıkları kreş ve bakımevinin yapımını en kısa sürede tamamlamayı hedeflediklerini söyledi.
Küçük yaşlardan itibaren çocuklara sağlanacak kaliteli eğitimin önemine işaret eden Kumbul, “Bu projeyle çalışan annelerimize gönül rahatlığıyla çocuklarına emanet edecekleri bir ortam sağlamış olacağız. Bu da sosyal yapıyı güçlendirecek önemli bir adımdır.” dedi.
İş insanı Ali Akkanat da bugüne kadar 20’nin üzerinde okul yaptırdığını, Konya Selçuk Üniversitesi’ne bağlı Akkanat kampüsünde bugün beş bin öğrencinin eğitim aldığını ifade etti.
Şu ana kadar 30 binin üzerinde çocuğa burs verdiğini anlatan Akkanat, bundan sonra daha çok çocuk okutacağını ve kreş yapacağını belirtti.
Kumbul, Akkanat’a plaket ve çiçek verdi.
Konuşmaların ardından, kreş ve gündüz bakımevinin harç dökülerek temeli atıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Süleymanpaşa ilçesindeki Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi’ne ait kart dolum merkezinde uzun kuyruklar meydana geldi. Kart işlemleri için gelen öğrenciler, sabah saatlerinden itibaren beklemeye başladı ve yoğunluk giderek arttı. Zaman zaman kuyruğun yola kadar uzadığı görüldü. Çok sayıda öğrenci, kartlarını çıkarabilmek için saatlerce beklemek zorunda kaldı.
Kart işlemlerinin farklı noktalarda da yapılmasını isteyen öğrenciler, tepkilerini dile getirdi. İsmini açıklamayan bir öğrenci, “Şehir dışından geldik. Burada ulaşımı kolaylaştırmak için kart çıkarmamız gerektiğini söylediler. Bildiğim kadarıyla bu işlem sadece tek bir noktada yapılıyor. Bu yüzden sıra beklemek biraz üzücü” dedi.
Bazı öğrenciler de kart çıkarma işleminin farklı noktalarda yapılmasının yoğunluğu azaltabileceğini ifade etti. – TEKİRDAĞ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Karaköse köyü Hamzabey mevkisindeki ormanlık alanda henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı.
İhbar üzerine bölgeye Orman İşletme Müdürlüğüne bağlı arazözler ve helikopterler ile itfaiye ekipleri sevk edildi.
Rüzgarın etkisiyle yayılan yangını kontrol altına almak için çalışmalar sürüyor.
Uşak Valisi Naci Aktaş, yangın bölgesine gelerek incelemelerde bulundu.
Aktaş, İl Jandarma Komutanı Kıdemli Albay Fahri Semiz, İl Emniyet Müdürü Mehmet Ali Kolcu ve AFAD İl Müdürü Burak Edin’den yangınla ilgili bilgi aldı.
Burada gazetecilere açıklamalarda bulunan Aktaş, yangının 14.30 sıralarında çıktığını, ekiplerin hızla yangına müdahale ettiğini söyledi.
Yangının devam ettiğini aktaran Aktaş, şu bilgileri paylaştı:
“81 araç, 244 personelle söndürme mücadelesi devam ediyor. 3’ü orman teşkilatına, 2’si jandarmamıza ait 5 helikopterle havadan müdahale ediliyor. Şu an itibariyle çok şükür herhangi bir can kaybımız yok. Yakında olan bir Karaköse köyümüz var, onun da şu an bir tehdit riski şu an itibariyle gözükmemektedir. Yangın söndürme çalışmamız devam etmektedir.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>CHP Genel Başkanı Özgür Özel, CHP Uşak İl Başkanı Sevinç Yazgan’ın oğlu Ege ve Reyyan çiftinin düğün törenine katıldı. Genç çiftin nikah şahitliğini de yapan CHP lideri Özel, Yazgan ve Kayserilioğlu ailelerine hayırlı olsun dileklerini iletti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İzmir Kent Konseyi 22. Olağan Seçimsiz Genel Kurul Toplantısı, İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Zafer Levent Yıldır ve İzmir Kent Konseyi Başkanı Nilay Kökkılınç’ın katılımıyla Kültürpark İzmir Sanat Merkezi’nde yapıldı. Kurula, İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Prof. Pınar Okyay, konsey yürütme kurulu üyeleri, çalışma grupları ve meclislerin üyeleri, sivil toplum kuruluşu ve ilçe kent konseylerinden temsilciler katıldı. Kurulda, İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi’ne gönderilmek üzere 6 gündem maddesi oy birliği ile kabul edildi.
Yıldır: Kent konseyleri sivil toplumun sesi
İzmir Kent Konseyi tanıtım filminin gösterimi ile başlayan kurulun açılış konuşmasını İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Dr. Zafer Levent Yıldır yaptı. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın kurula ve tüm konuklara selamını ileten Yıldır, yerel yönetimlerin güçlendirilmesi gerektiğini aktararak bunun vatandaşa hizmet olarak yansıyacağını söyledi. Yıldır, giderek çeşitlenen ihtiyaçlar ve halkın taleplerini karşılama yönünde kent konseylerinin önemine dikkat çekerek, “Temsil kabiliyeti çok önemli. Sivil toplumun sesi oldukları için kurula katılım sağlayan tüm temsilcilere teşekkür ediyorum” dedi.
İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür
İzmir Kent Konseyi Başkanı Nilay Kökkılınç ise konuşmasında konsey çalışmalarına destek veren başta İzmir Büyükşehir Belediyesi olmak üzere tüm kurum ve kuruluşlara teşekkür etti. Kökkılınç, gelecekte kent konseylerinin yerel yönetimlere olduğu gibi parlamentoya da yasa teklifi sunabilme hak ve yetkisiyle donatılmış özerk üst sivil toplum kuruluşları olmasını dilediğini ifade ederken, güçlü sivil toplumun insanca yaşamanın da teminatı olduğunu belirtti.
Projelere katkı sağlayan kuruluşlara teşekkür belgesi
Genel Kurul, İzmir Kent Konseyi’nin koordinasyonunda gerçekleşen projelere gönüllü katkı sağlayan kuruluş ve kişilere teşekkür belgelerinin takdimi ile devam etti. İzmir Kent Konseyi paydaşlığında gerçekleşen “Hipernova Erasmus+ Gençlik Değişimi Projesi” kapsamında ülkeye gelen gençlere sundukları lojistik destek için Özgörkey Group’a, “Malzeme Sivil Toplumdan, İşçilik İzmir Büyükşehir Belediyesi’nden” sloganı ile Kadifekale’deki İnkılap Ortaokulu’nda öğrenim gören çocukların daha güzel koşullarda öğrenim görmelerine katkı sağlamak için düzenlenen projeye destek veren İzmir Gaziantepliler Derneği, İzmir ŞanlıurfaHaliliye Kültür Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği ile Izmir Şanlıurfalılar Federasyonu’na, İnkılap Ortakokulu’nda görev yapan öğretmenlerin istediği kamelya ve parke taş çalışmasını hayata geçirdiği için İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’a sunulmak üzere Başkan Vekili Dr. Zafer Levent Yıldır’a ve İzmir Bakırçay Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni kazanan bir kız öğrenciye burs imkanı sağlayan Alsancak Soroptimist Kulubü’ne ve ayrıca Av. Sabiha Polat’a bireysel desteği için teşekkür belgesi takdim edildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen’in geçen yıl 13 Mayıs’ta attan düşerek beyin kanaması geçiren ve yaklaşık 1,5 yıldır Süleyman Demirel Üniversitesi (SDÜ) Araştırma ve Uygulama Hastanesi’nde yaşam destek ünitesine bağlı olan kızı Mürüvvet Başdeğirmen, dün öğle saatlerinde hayatını kaybetti. Başdeğirmen ailesi akşam evlerinin önünde kurulan çadırda taziyeleri kabul ederken, bugün Mürüvvet Başdeğirmen için İl Müftülüğü önünde cenaze düzenlendi. Binlerce kişinin katıldığı cenazede Isparta Valisi Abdullah Erin, milletvekilleri Mehmet Uğur Gökgöz, Osman Zabun, Yalım Halıcı, Hasan Basri Sönmez, eski milletvekilleri Süreyya Sadi Bilgiç, Recep Özel, Burdur Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz, mülki ve askeri erkan, siyasiler, belediye çalışanları da yer aldı. Öğle vakti kılınan namazın ardından bir süre omuzlarda taşınan Mürüvvet Başdeğirmen’in cenazesi, Asri Mezarlık’ta toprağa verildi. Defin sonrası Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen ile ailesi, taziyeleri kabul etti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Anaokulu öğrencilerine itfaiye amiri Yalçın Kırılmaz ve ekibi tarafından itfaiye aracının genel tanıtımı yapılarak, afetler hakkında bilgi verildi.
Geleceğin teminatı çocuklara çalışmalar hakkında bilgi verildiğini belirten Kırılmaz, “Yangın başta olmak üzere her türlü doğal afette, vatandaşların can ve mal güvenliğini korumak için gece gündüz çalışıyoruz.” dedi.
Program sonunda AFAD tarafından bastırılan boyama kitapları öğrencilere dağıtıldı.
İçme suyu için kuyu çalışmalarına başlandı
Suşehri ilçesinde, atıl durumda bulunan içme suyu kuyularının faaliyete geçirilmesi için çalışmalara başlandığı bildirildi.
Belediye Başkanı Ahmet Ayhan Kayaoğlu, içme suyu kuyularının bulunduğu bölgede incelemede bulundu.
İlçede uzun süredir yaşanan içme suyu sorununu çözmek adına önemli adımlar atmaya başladıklarını ifade eden Kayaoğlu, “Atıl durumda kalan kuyuları yeniden aktif hale getirerek, şebekelerimize daha temiz su verilmesini sağlamak için çalışmalarımızı hız kesmeden sürdürüyoruz. İnşallah kısa sürede bu çalışmaları tamamlayacağız.” dedi.
Öte yandan. Başkan Kayaoğlu, çarşı esnafı ile buluşarak istek ve önerileri dinledi.
Esnafın her zaman yanında olduklarını ifade eden Kayaoğlu, “Suşehri’mizin kalkınması ve gelişmesi için hep birlikte çalışmaya devam edeceğiz. Bizler yerel yönetim olarak var gücümüzle her zaman destek vereceğiz.” dedi.
Mevlid-i Nebi Haftası etkinliği düzenlendi
Öğretmenevi konferans salonunda Semiha Yıldırım Anadolu İmam Hatip Lisesi, İmam Hatip Lisesi Orta Okulu ve Suşehri Eğitim Gönüllüleri Platformu tarafından düzenlenen etkinlik, İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı.
Çeşitli sunumların yapıldığı programa, Kaymakam Mahmut Fazıl Yıldız, Belediye Başkanı Ahmet Ayhan Kayaoğlu, İlçe Jandarma Komutanı Üsteğmen Osman Tuncer ve İlçe Emniyet Müdürü Abdulkadir Ersoy ile ilçe protokolü ve öğrenciler katıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Vali Şıldak başkanlığında, Halfeti ilçesinde Aile Destek ve Eğitim Merkezi’nde (ADEM) 13 ilçe kaymakamı ve ilçe milli eğitim müdürlerinin katılımıyla il eğitim değerlendirme toplantısı gerçekleştirdi.
Toplantı sonrası gazetecilere açıklamada bulunan Vali Şıldak, kentin eğitim alanında istenilen seviyeye gelebilmesi için çalışmalara devam ettiklerini söyledi.
Eğitim yönünden ilçelerdeki sorunların toplantıda tek tek gündeme alınarak değerlendirildiğini ve çözüm yollarının görüşüldüğünü aktaran Vali Şıldak, “Böylesine geniş bir alanda çok sayıda öğrencimizin, öğretmenimizin bulunduğu bir hizmet alanında eksiklerimiz de var, ihtiyaçlarımız da var. Öyle bir çalışma düzeni ve öyle bir çalışma temposu içerisindeyiz ki bütün kaymakamlarımız, ilçe milli eğitim müdürlerimiz, il müdürümüz burada gösterdikleri gayretle bu sorunları en alt seviyede hissedilecek ölçüye düşürüp öğrencilerimizin, öğretmenlerimizin eğitim sürecine dahil olmalarını ve eksiklerimizi süreç içerisinde gidererek en iyiyi başarmaya gayret gösteren bir yaklaşımla çalışıyorlar. Şanlıurfa’da 760 binin üzerinde öğrencimizin hem başarısının arttırılması hem onların başarı düzeyinin yükseltilmesinde destekleyecek unsurların güçlendirilmesi, okul yapımları, bu okullarımızın en hızlı şekilde eğitime kazandırılması ve sorun olarak hem gerçek tespitlerde bulunulup, eğitimin önünde engel teşkil eden bütün unsurları gerçekçi, objektif bakışla yakalayıp her ilçenin hatta her okulun özelinde özel şartlarında bunları değerlendirip çözüm arayarak süreklilik arz eden bir yaklaşımla bir takip süreciyle bunları hafifletmeye iyileştirmeye ve başarı seviyesini yükseltmeye gayret ediyoruz. Bütün çalışmalarımızı bu doğrultuda gerçekleştiriyoruz.”
Şıldak, BİGEP çatısı altında bu çalışmalara ve faaliyetlere bir çerçeve oluşturduğunu aktararak, projeye emek veren herkese ayrı ayrı teşekkür etti.
Her ay gerçekleştirilen toplantıların etkilerinin bütün eğitimcilere ve okullara da yansıdığını ifade eden Şıldak, “Bütün öğretmenlerimize, öğrencilerimize, velilerimize de tesir ediyor ve bu çalışmalar sahiplenilerek gün geçtikçe daha yüksek bir kabulle ve benimseme duygusuyla Şanlıurfa’ya yaygınlaşıyor. Geçtiğimiz yıl aslında BİGEP meyvesini verdi. Bu yıl daha güçlü olarak sahada etkisini hissedeceğimiz daha güçlü bir uygulamayla, daha yüksek bir sahiplenmeyle sonuçlarını görmeyi ümit ettiğimiz bir çalışma olacak. Eğitim öğretim yılının eksiklerini gidererek hızlı bir şekilde tempolu bir çalışma ortamına başladığımız bu günlerde bütün öğrencilerimize ve öğretmenlerimize de hayırlı ve başarılı bir eğitim yılı diliyorum.” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kırşehir’de düzenlenen yarışmaya Nevşehir’i temsilen Kapadokya Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi katılım sağladı.
Mottosu “Genç Ahiler Yemek Yarışması” olan bu gastronomi yarışması, Ahiler Kalkınma Ajansı bünyesindeki illerde bulunan Otelcilik ve Turizm Meslek Liselerinin katılımı ile gerçekleştirildi. Nevşehir Kapadokya Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi 6 ilden toplam 8 okulun katıldığı yarışmada 3.lük ödülü aldı. Yarışmaya danışman öğretmenler Kardelen Yıldız ve Şerife Baytın, 2 öğrenci ile katıldı. 9. sınıflardan 5 öğrencinin de gözlemci olarak katıldığı yarışmalarda Kapadokya Mesleki ve Teknik Anadolu lisesi 3. oldu. – NEVŞEHİR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Adıyaman BelediyesiZabıta Müdürlüğüne bağlı trafik zabıta ekipleri tarafından kent merkezinde faaliyet gösteren öğrenci servislerine yönelik denetim gerçekleştirildi. Yapılan denetimlerde servis araçları tek tek incelendi. Araç klimaları, koltuk sayıları, gerekli evrakların kontrolünün yapıldığı denetimlerde eksikliği bulunan sürücüler uyarıldı.
Denetimlerin aralıksız bir şekilde devam edeceği vurgulandı. – ADIYAMAN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Erenler Belediyesi çocuklara yönelik etkinlik ve programlarını sürdürüyor. ‘Mahallemde Şenlik Var’ etkinlikleri çerçevesinde mahallelerde çocuklar ile oyun grupları ve animatör ekiplerini buluşturan Erenler Belediye Başkanı Şenol Dinç, “Mahallemde Şenlik Var programlarımız sürüyor. İnşallah 27 Eylül Cuma akşamı 18.30 ile 21.30 saatleri arasında Küpçüler Ortaokulu bahçesinde olacağız. Tüm evlatlarımızı ve ailelerimizi bekliyoruz” ifadelerini kullandı. – SAKARYA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İzmir Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliğince, Konak Meydanı’nda gerçekleştirilen programa katılan İzmir Valisi Süleyman Elban, Anadolu’nun Türkleşmesi ve İslamlaşması konusunda ahilik teşkilatının önemli bir yeri olduğunu söyledi.
Ahiliğin sıradan bir esnaf teşkilatı olarak görülmesinin eksik ve hatalı olacağını kaydeden Elban, “Bu milletin biriktirdiği, çok özel ve önemli geleneklerin birikimleri sonucu oluşan bu özel kültür, İslam ile buluştuktan sonra İslam’ın özel ilkeleriyle birlikte dünyaya çok özel bir model ve ekonomik anlamda farklı bir anlayış getirmiştir. Ahilik, aynı zamanda bir toplumsal yaşam biçimi, bir toplum düzeni de vadeder.” diye konuştu.
AK Parti İzmir Milletvekili Mahmut Atilla Kaya da ahilik kültürünün Anadolu’nun iktisadi ve sosyal kalkınmasında öncülük ettiğini anlattı.
Hayata geçirmeye çalıştıkları Çeşme Turizm Planı’nın durdurulduğunu belirten Kaya, “Bugün üzülerek ifade ediyorum, bu projeyi durdurduk diye nara atanlar, sevinç çığlıkları atanlar var. İzmir’de bu mantaliteyle ne turizmi geliştirebiliriz ne İzmir’in kalkınmasını sağlayabiliriz ne de esnafımızı daha güçlü hale getirebilecek yaklaşım ortaya koyabiliriz.” ifadelerini kullandı.
İYİ Parti İzmir Milletvekili Hüsmen Kırkpınar ile İzmir Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Yalçın Ata da birer konuşma yaptı.
Konuşmaların ardından “ilin ahisi” Doğan Karasakal’a özel kıyafetleri giydirildi, şed kuşandırıldı.
Programa İl Emniyet Müdürü Celal Sel, Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu, MHP İl Başkanı Veysel Şahin, meslek odası temsilcileri, kurumu müdürleri, esnaflar ve vatandaşlar katıldı.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ANKARA – Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, 18 Eylül’de hayatını kaybeden ressam Mustafa Ayaz’ın müzesinde yer alan ‘Tutkulu İki Yürek’ sergisini ziyaret etti.
Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy, Ankara’da 21 Eylül tarihinde açılan ‘Tutkulu İki Yürek’ sergisini ziyaret etti. Bakan Ersoy ziyaret çerçevesinde, Türk resim sanatının iki unutulmaz ismi olan Bedri Rahmi Eyüboğlu ve Eren Eyüboğlu’nun eserlerini inceledi. Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun 49’uncu ölüm yıl dönümünde gerçekleştirilen ve Eyüboğlu ailesinin izlerini günümüze taşıyan koleksiyon sunan sergide Bakan Ersoy’a küratör Siret Uyanık eşlik etti.
“Çağdaş Türk Resim Sanatının dünü kadar yarınlarına da izini ve ismini nakşeden bir büyük ustanın hatırasını barındırmakta”
Ziyaretin ardından Bakan Ersoy, 18 Eylül tarihinde hayatını kaybeden ressam Mustafa Ayaz’ın anı defterini imzaladı. Ersoy anı defterinde, “Bu çatı; eserleri, verdiği ilham, açtığı yol ve yetiştirdiği insanlarla Çağdaş Türk Resim Sanatının dünü kadar yarınlarına da izini ve ismini nakşeden bir büyük ustanın, bir öncünün ve öğretmenin derin hatırasını barındırmakta. Merhum Mustafa Ayaz’ı saygıyla anarken, büyük ustanın mirasının sanatı ve sanatçıyı desteklemeye devam ettiğini görmekten büyük mutluluk duyduğumu ifade etmek isterim. Ruhu şad olsun” ifadelerini kullandı.
Türkiye’nin ilk katıldığı bienal olan 1957 Sao Paulo Bienali’nde ödül aldığı, nonfigüratif tarzdaki ‘Meyveler’ adlı eser başta olmak üzere birçok eserin görülebileceği sergide, Eren Eyüboğlu’ndan 30, Bedri Rahmi Eyüboğlu’ndan ise 49 eser yer alıyor.
Mustafa Ayaz’ın kurduğu Mustafa Ayaz Müzesi’nde sanatseverlere buluşan sergi 17 Kasım tarihine kadar ziyaretçilerini ağırlayacak.

Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Besteci, Arnavut folkloru araştırmacısı ve müzikolog Luli’nin koleksiyonunda bazıları ahşap, pirinç alaşımı, deri, kemik, kamış ve hayvan boynuzundan yapılmış, yüzyıllardır Arnavutlar tarafından kullanılan 128 enstrüman bulunuyor.
Enstrümanların bir kısmı bugün aktif olmasa da bazıları Arnavut zanaatkarlarca üretilip çeşitli etkinliklerde kullanılıyor.
Yüzyıllar boyunca aile törenlerine, düğünlere ve bayramlara eşlik eden geleneksel Arnavut enstrümanları, kültür ve sanatın ayrılmaz parçası konumunda.
Luli, koleksiyonunu oluşturan enstrümanlarla çevrili çalışma stüdyosunda AA muhabirine, çalgıları Arnavutların yaşadığı ve Arnavutçanın konuşulduğu bölgelerden topladığını söyledi.
40 yılı aşkın süredir enstrüman topladığını anlatan Luli, “Arnavutluk’un bütün köylerine gittim, 10’dan fazla kez ziyaret ettiğim köyler olabilir. Bunların dışında da Karadağ’dan Kosova’ya, Kuzey Makedonya’dan Patra’ya, Preveze’ye ve Yanya’ya kadar gidip topladım.” ifadelerini kullandı.
“Tutku seni araştırmaya, keşfetmeye ve çalışmaya yönlendirir”
Koleksiyonundaki en eski enstrümanın hayvan boynuzundan yapıldığını dile getiren Luli, Avusturyalı araştırmacıların, Arnavutluk’taki Mat Nehri’nde bulunan bu enstrümanın 400 yılı aşkın süredir kullanıldığını tespit ettiklerini söyledi.
Koleksiyonunun Balkanlar’da bu açıdan en eksiksiz ve büyüğü olduğuna dikkati çeken Luli, “Koleksiyonda toplamda tam olarak 128 enstrüman var. Arnavutça konuşulan bölgelerde kullanılan tüm enstrümanlar burada yer almakta.” dedi.
Luli, Arnavutların “lahut” olarak adlandırdığı, “gusle” diye de bilinen yaklaşık 300 yıllık enstrümanın da koleksiyonunun özel parçalarından olduğunu ifade etti.
Enstrümanlarının çoğunu koleksiyon oluşturma tutkusuyla satın aldığını söyleyen Luli, “Tutku seni araştırmaya, keşfetmeye ve çalışmaya yönlendirir. Genellikle Arnavutluk’un kuzeyinde çok zenginlik var, çok fazla enstrüman bulunur. Kuzeyde gayda, davul, zurna, kaval, düdük, çifteli var. Güneyde ise daha az enstrüman var, kaval, çift borulu zurna ve tef bulunur.” bilgisini paylaştı.
Enstrümanların bakımlarını orijinal unsurlarla kendisinin yaptığını anlatan Luli, çalgıların tanımları, kökenleri, özellikleri ve yaşlarına dikkat ederek yayınlar ve çalışmalar yaptığını dile getirdi.
Luli, geleneksel Arnavut enstrümanlarını toplamayı sürdüreceğini sözlerine ekledi.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Menteşeli Cengiz söyledi, Osmangazililer eşlik etti
Osmangazi Belediyesi’nin ‘Güz Konseri’ne büyük ilgi
BURSA – Osmangazi Belediyesi tarafından gerçekleştirilen ‘Güz Konseri’ kapsamında sahneye çıkan dağ yöresinin sevilen sanatçısı Menteşeli Cengiz, türküleriyle sanatseverleri doyasıya eğlendirdi.
Osmangazi Belediyesi, Alemdar Mahallesi’nde düzenlediği ‘Güz Konseri’ ile Bursa’nın sevilen ses sanatçılarından biri olan usta sanatçı Menteşeli Cengiz’i sevenleriyle buluşturdu. Orhaneli, Büyükorhan, Harmancık ve Keles gibi dağ ilçelerindeki yurttaşlar tarafından beğeniyle takip edilen, Osmangazi’de yaşayan dağ yöresi vatandaşlarının da severek dinlediği usta sanatçı, Türk Halk Müziği’nin nadide eserlerini hayranlarıyla birlikte seslendirdi. Dağ yöresinden yurttaşların yoğun olarak yaşadığı Alemdar Mahallesi’ndeki pazar alanında gerçekleşen konsere, sanat severlerin ilgisi büyük oldu. Konser alanını dolduran binlerce kişi, sanatçının hareketli türkülerine dans ederek eşlik etti. Menteşeli Cengiz, konser sonunda hayranları tarafından ayakta alkışlandı. Konsere, Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir, belediye meclis üyeleri ve binlerce vatandaş katıldı.
“Yaşamda tutunmak için sanat da bir ihtiyaç”
Sanata ve sanatçıya her zaman destek verdiklerini ifade eden Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, “Bu tür etkinlikler, özellikle yöre insanımızın yoğun yaşadığı yerlerde karşılık buluyor. İnsanoğlu sadece karnını doyurmakla yaşamına devam edemiyor. Ruhunu da doyurması gerekiyor. Yaşamda tutunmak için bu da bir ihtiyaç. Osmangazi Belediyesi olarak, her biri birbirinden güzel ve özel kültürel etkinlikler düzenliyoruz. Bu etkinliklerimizi mahallelerimize de taşıyoruz. İnşallah bundan sonra da bu etkinliklerimize devam edeceğiz. Bu etkinliklerin düzenlenmesinde büyük emeği olan Kültür İşleri Müdürlüğü’müzden sorumlu Başkan Yardımcımız Mutlu Esendemir’e teşekkürlerimi sunuyorum. Emeği geçen personelimize de ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Hep birlikte daha güzel işlere imza atacağız” dedi.
Gecenin sonunda Başkan Aydın, usta sanatçı Menteşeli Cengiz’e çiçek takdim etti. Ayrıca Başkan Aydın’a üzerinde isminin yazılı olduğu Fatihgücü Spor forması hediye edildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Eski Foça’da yaşayan emekli Mehmet Oktay Özçelebi, iskele civarında oturduğu sırada denizde sırt üstü yüzen bir kişinin göbeğine martı konduğunu fark etti.
Cep telefonuyla bu anları kaydeden Özçelebi’nin sosyal medyada paylaştığı görüntü, çok sayıda kullanıcı tarafından beğenildi.
Özçelebi, AA muhabirine, iskelede arkadaşlarıyla oturduğu sırada martının denizdeki bir kişinin göbeğine konduğunu gördüğünü belirterek, “Çok ilgimi çekti hemen videoya aldım. İnanılmaz güzel bir hadiseydi.” dedi.
Martının İstanbul’dan Foça’ya tatile gelen bir aile tarafından getirildiğini, ailenin evlerine dönerken martıyı burada bıraktığını öğrendiğini anlatan Özçelebi, “Yuvadan düştüğü için İstanbul’daki aile bakıyormuş. Buraya getirmişler. Dönerken komşularına emanet etmişler. Martı artık kendi imkanlarıyla beslenmeye başlamış. Martıyı buralarda görüyoruz ancak herhangi bir insanla yakınlaştığını görmemiştik.” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KüçükÇiftlik Park’ta konser veren ikili, Türkiye milli takım formalarıyla sahne alarak, performanslarını sergiledi.
Epifoni organizasyonu ile gerçekleştirilen konser öncesi, çalışmalarını Türkiye’de sürdüren ses mühendisi, Brezilya asıllı DJ ve prodüktör Fred Lenix sahne aldı.
Etkinliğin açılışını ise Türkiye’nin üretken prodüktörlerinden biri olarak gösterilen Sezer Uysal yaptı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>SAMSUN’da elektrik direğine çarpan otomobilin sürücüsü Ahmet Sadi Atalay (65), hayatını kaybetti.
Kaza, Çarşamba ilçesi Ustacalı Mahallesi’nde meydana geldi. Ahmet Sadi Atalay’ın direksiyon kontrolünü yitirdiği 55 GM 181 plakalı hafif ticari araç, yol kenarındaki beton elektrik direğine çarptı. İhbarla bölgeye jandarma, itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi. Ekipler, Atalay’ın hayatını kaybettiğini belirledi. Ahmet Sadi Atalay’ın cansız bedeni, incelemenin ardından Çarşamba Devlet Hastanesi’nin morguna götürüldü.
Kazaya ilişkin soruşturma başlatıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), geçtiğimiz yıl Kadıköy’de hizmete açılan Zeren Ertaş Yükseköğrenim Kız Öğrenci Yurdu’nun ardından yine Kadıköy’de bu kez erkek öğrenciler için yeni yurt projesinin çalışmalarını hızla gerçekleştiriyor.
Kadıköy’de bu kez erkek öğrenciler için
Kadıköy’deki yeni Caferağa Yükseköğrenim Erkek Öğrenci Yurdu’nun inşaat çalışmaları İBB Fen İşleri Dairesi Başkanlığı Yapı İşleri Şube Müdürlüğü tarafından yürütülüyor. Erkek öğrencilere barınma imkanı sunacak olan yurt, 87 erkek öğrenci kapasitesine sahip. Toplam 5 kattan oluşan yurt binasında; 20 adet 4 kişilik öğrenci odası, 1 adet 6 kişilik öğrenci odası ve 1 adet 1 kişilik engelli öğrenci odası bulunuyor.
İBB Caferağa Yükseköğrenim Erkek Öğrenci Yurdu’nda çamaşırhane ve ütü odası, mescit, eğitim salonu, resim çizim atölyesi, spor salonu, yemekhane, kütüphane, TV dinlenme odası, bilgisayar odası ve hobi mutfağı gibi sosyal donatı alanları da yer alıyor.
Mecidiyeköy’e de 326 öğrenci kapasiteli kız yurdu
İBB, aynı zamanda “Halaskar Gençlik ve Yaşam Merkezi” projesinde yer alan Zübeyde Hanım Kız Öğrenci Yurdu’nun inşaat çalışmalarını da yürütüyor. Mecidiyeköy’de inşa edilen “Zübeyde Hanım Kız Öğrenci Yurdu”, 326 kız öğrenci kapasitesine sahip olacak.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ISPARTA’nın Eğirdir ilçesinde ‘Emekli Bilgeler Üniversitesi’ sınıfı açılışı ve ilk dersi yapıldı.
Süleyman Demirel Üniversitesi Eğirdir Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu ile Isparta İl SGK Müdürlüğü iş birliğinde hayata geçirilen ‘Emekli Bilgeler Üniversitesi’ projesinin akademik açılışı ve ilk dersi gerçekleştirildi. Açılışa Kaymakam Ömer Çimşit, SGK İl Müdürü Hüseyin Karagöz, Eğirdir Sağlık Hizmetleri MYO Müdürü Doç. Dr. İlyas Devran Çelik, Eğirdir protokolü ve 45 emekli öğrenci katıldı.
SGK İl Müdürü Hüseyin Karagöz, emeklilerin toplumdaki yeri ve birikimlerinin değerli olduğunu belirterek, “Emekli olmak bir son değil yeni başlangıçlar için fırsattır. Bu projeyle emekli bireylerin bilgilerini ve tecrübelerini daha geniş kitlelerle paylaşabilmeleri için bir platform oluşturduk. Hep birlikte daha güçlü bir topluma katkıda bulunacağız” dedi.
Kaymakam Ömer Çimşit, Emekli Bilgeler Üniversitesi’nin ilçede hayata geçmesinden büyük gurur duyduklarını kaydederek, “Bu proje emekli bireylerin aktif yaşamlarına katkıda bulunacak ve onların hem kendilerine hem de topluma fayda sağlayacak bir süreç yaşamasını sağlayacak” diye konuştu.
Eğirdir MYO Müdürü Doç. Dr. İlyas Devran Çelik, projenin üniversite ile toplum arasındaki köprüleri güçlendirdiğine dikkati çekti. Doç. Dr. Çelik, “Emeklilik dönemindeki bireylerin eğitimle yeniden hayata kazandırılması, topluma daha fazla katkıda bulunmalarını sağlayacak. Bu projede yer alan herkesin desteği ve katılımı bizim için büyük anlam taşıyor” dedi.
Proje gönüllü öğretim elemanlarından Öğr. Gör. Faruk Yaşar Gürdal, “Bu projede yer almak bizler için büyük bir onur. Emekli bireylerimizin tecrübelerini aktarmalarına destek olmak ve onlarla birlikte öğrenmek heyecan verici. Bugün burada yalnızca ders vermekle kalmadık aynı zamanda onlardan öğrenmenin ayrıcalığını da yaşadık” diye konuştu.
İlk dersin ardından emekli öğrenciler, memnuniyetlerini dile getirerek, bu projede yer almanın kendileri için büyük bir fırsat olduğunu ifade etti. Emekli Bilgeler Üniversitesi programının 4 Kasım’a kadar devam edeceği belirtildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Büyükşehir Belediyesinden yapılan açıklamaya göre, toplantı, Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Hilmi Güler başkanlığında Meclis Salonunda düzenlendi.
Güler, 19 Eylül Stadyumu alanına yapılacak olan Millet Bahçesi’nin ihalesinin yıl başına kadar yapılacağını belirtti.
İnşallah Ordu’nun otopark sorununun büyük oranda çözüleceğini vurgulayan Güler, “Aynı zamanda sığınak olarak kullanılmasıyla da güzel bir alan olacak. Ankara’da güzel çalışmalar yaptık. Bunun müjdesini vermek istiyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.
Bakım ve onarım çalışmaları nedeniyle bir süreliğine uçuşlara kapanan Ordu- Giresun Havalimanı ile ilgili değerlendirmede bulunan Güler, “Havalimanın bakımını yapacak olan müteahhitti ile görüştük. Kolaylık sağlayacaklar ve süreyi kısaltacağız. Bu sayede mağduriyet de azalmış olacak.” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>GÖĞÜS Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Tevfik Özlü, sonbahar ve kış mevsimlerinde akciğer rahatsızlıkları bulunan kişilere uyarılarda bulundu. Prof. Dr. Özlü, “Mevsim itibarıyla artık güz mevsimine girmiş olduk. Güz ve kış mevsimi aslında bizim kronik akciğer hastalarımız için büyük riskler taşıyor. Astım, KOAH, akciğer sertleşmesi gibi kronik bir akciğer hastalığı olanların bu mevsimde çok daha dikkatli olmaları gerekiyor” dedi.
Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Tevfik Özlü, sonbahar ve kış mevsimlerine girerken akciğer hastalarının dikkatli olması gerektiğini belirtti. Özellikle yaşlıların ve kronik akciğer hastalarının ekstra korunması gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Özlü, “En çok hastalık bulaştıranlar en yakınlarınız. Genelde torun, evlat, komşu, arkadaş, akraba. Yani hapşıran, öksüren, ateşi olan, gribal enfeksiyon ya da solunum yolu enfeksiyonu bulguları olan kişilerle görüşmek, onlarla temas, hastalığı almak için en sık gördüğümüz yollardan bir tanesi oluyor. Riskli kişilerin kendilerini korumaları lazım” diye konuştu.
‘ÖZELLİKLE YAŞLI VE KRONİK HASTALAR KENDİLERİNİ KORUMALI’
Hastalıkların en çok insanların yakınlarında bulunan kişilerden bulaştığını belirten Prof. Dr. Tevfik Özlü, “Mevsim itibarıyla artık güz mevsimine girmiş olduk. Güz ve kış mevsimi aslında bizim kronik akciğer hastalarımız için büyük riskler taşıyor. Genelde eylül ayından itibaren başlayarak mayısa kadar solunum yolu enfeksiyonlarının sık görüldüğü bir mevsime girmiş olduk. O açıdan akciğer hastalığı olanlar, astım gibi, KOAH gibi, akciğer sertleşmesi gibi kronik bir akciğer hastalığı olanların bu mevsimde çok daha dikkatli olmaları gerekiyor. Özellikle enfeksiyonlara karşı kendilerini korumaları lazım. Bu tabii daha önce geçirdiğimiz pandemiden kalan bazı güzel alışkanlıklarımız oluştu, diye düşünüyorum. Önemli bu. Özellikle yaşlı ve kronik hastalığı olan kişilerin bulaşmayı engellemek için kendilerini korumaları lazım. En çok hastalık bulaştıranlar en yakınlarınız. Genelde torun, evlat, komşu, arkadaş, akraba. Yani hapşıran, öksüren, ateşi olan, gribal enfeksiyon ya da solunum yolu enfeksiyonu bulguları olan kişilerle görüşmek, onlarla temas, hastalığı almak için en sık gördüğümüz yollardan bir tanesi oluyor. Riskli kişilerin kendilerini korumaları lazım. Yani bizim de onları korumamız lazım. En sevdiğimiz, en yakınımız bile olsa hasta olduğumuzda onun yanına girmememiz gerekiyor, onu korumak açısından. ya da girmemiz gerekiyorsa hasta olan kişinin maske takması lazım. Sağlam kişiden ziyade hasta olan kişinin maske kullanmasını tavsiye ediyorum” ifadelerini kullandı.
‘AŞILAR ÖNEM KAZANIYOR’
Kışa hazırlanmak için grip ve zatürre aşısı olunması gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Özlü, “Bir de el hijyeni çok önemli. Yani dokunduğumuz yerlerde virüsler olabilir. Bunun için böyle başkalarının kullandığı ortak alanları kullanıyorsanız elinizi dezenfekte etmeniz lazım. Bir de havalandırma çok önemli. Yani sosyal alanlarda, kalabalık alanlarda yeterli hava sirkülasyonu yoksa dış ortam havası ve iç ortam havası değişmiyorsa oralarda çok kalmamak gerekiyor. İnsanlarla da mesafeyi de olabildiğince korumamız lazım. Bunun yanında da aşılar çok önem kazanıyor. Özellikle şu anda grip aşısı sezonu başlamış oldu. Biliyorsunuz grip aşıları her yıl yeniden yapılan aşılar. O açıdan geçen yıl yaptırmış olsanız bile yine bu yıl yeni çıkan aşıyla aşılanmanız lazım. Bir de zatürre aşısı eğer daha önce yaptırmamışsanız onu da yaptırmanızda fayda var. Yani kışa hazırlanmak lazım akciğerinizi korumak için. 65 yaşın üzerine rutin olarak öneriyoruz. Bir de kronik akciğer ve kalp hastalığı olanlara öneriyoruz. Bağışlılığı baskılayan bir durumu olan kişilere öneriyoruz. Bunlara yapılması lazım” dedi.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İÇ Hastalıkları Uzmanı Dr. Müslüm Süngü, grip şikayetiyle gelen 5 hastanın 4’ünün Covid- 19 testinin pozitif çıktığını belirterek “Covid vakalarının hızla yayılıyor. Kapalı ve kalabalık ortamlarda maske takılmalı. Şikayetleri bulunan hastalar en yakın sağlık kuruluşuna giderek test yaptırmalıdır” dedi.
Medipol Bahçelievler Hastanesi’nden İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Müslüm Süngü, Covid-19 vakalarında artış yaşandığını söyledi. 2019 yılından bu yana Covid hastalığıyla mücadele edildiğinin altını çizen Uzm. Dr. Süngü, “Ciddi bir süreçten geçtik. Maalesef insanlarımız bu hastalık yokmuş gibi davransa da Covid halen devam etmektedir. 15 Ağustos’tan bu yana girip vakalarında ciddi artışlar görülüyor. Grip şikayetiyle gelen 5 hastanın 4’ünün Covid testi pozitif. Hasta sonucunu almaya geldiğinde Covid olduğunu kendisine söylüyoruz. Bunu bilmesine rağmen hala maske takmıyor” diye konuştu.
‘TOPLU ÇALIŞILAN, TOPLU YAŞANILAN ORTAMLARDA MASKE KULLANIMINI TAVSİYE EDİYORUM’
Özellikle okulların başlamasıyla birlikte mevsimsel grip sezonunun da açıldığını söyleyen İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Süngü, “Çocuklarımız okulda kalabalık bir ortamda vakit geçiriyor. Bir arkadaşının grip olması tüm okulun grip olmasını da tetikliyor. Okulda başlayan grip taşıyıcılar yoluyla evlere, oradan iş yerlerine taşınıyor. Bu döngü toplumun her kesimine sirayet ediyor. Bu dönemde toplu çalışılan, toplu yaşanılan ortamlarda maske kullanımını tavsiye ediyorum” ifadelerini kullandı.
‘YAŞI İLERLEMİŞ, BAĞIŞIKLIK SİSTEMİ DÜŞÜK VE KRONİK RAHATSIZLIKLARI BULUNAN HASTALARDA TEHLİKE DEVAM EDİYOR’
Grip olan, burun akıntısı ve boğaz ağrısı bulunan kişilerin mutlaka maske takmasını öneren Dr. Süngü, “Bu şikayetleri bulunan hastalar en yakın sağlık kuruluşuna giderek test yaptırmalıdır. Covid’in yıllar içerisinde öldürücü etkileri ilk zamanlarına göre oldukça azaldı. Hastaların şikayetleri kısmen daha masum. Ancak, yaşı ilerlemiş, bağışıklık sistemi düşük ve kronik rahatsızlıkları bulunan hastalarda yine tehlike devam ediyor” diye belirtti.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İSTANBUL Büyükşehir Belediyesi (İBB) iştirak şirketlerinden Metro İstanbul, istasyonlarda bulunan müzisyenleri yeniden seçiyor. Akademisyenler, uzman eğitmenler ve İBB Kültür Daire Başkanlığı yetkililerinin seçilecek yeni isimler 235 istasyonda belirlenen 55 noktada İstanbullulara hizmet verecek.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) iştiraklerinden Metro İstanbul, istasyonlarda bulunan müzisyenleri yeniden seçiyor. Bu yıl yeniden düzenlenecek ‘ Metro İstanbul Müzisyen Seçmeleri’ ile akademisyenler, müzik konusunda uzman eğitmenler ve İBB Kültür Dairesi Başkanlığı yetkilileri kentteki yetenekleri keşfedecek. 3 milyonu aşkın İstanbullunun kullandığı 55 farklı noktada İBB Kültür Dairesi Başkanlığı ve Kültür AŞ iş birliğiyle metrolarda performans sergileyecek 160 asil, 80 yedek; toplam 240 metro müzisyeni yeniden seçilecek. Seçmeler Pop-Rock, Dünya Müzikleri, Türk Halk Müziği-Türk Sanat Müziği ve Enstrümantal olmak üzere dört farklı kategoride gerçekleştirilecek. Sonuçlar 7-13 Ekim tarihleri arasında açıklanacak. Yeni seçilen Metro İstanbul Müzisyenleri, görevlerine 26 Ekim Cumartesi günü başlayacak.
BAŞVURU ŞARTLARI AÇIKLANDI
İstanbul‘da ikamet eden ya da öğrenim gören ve en az bir enstrümanı yetkin bir şekilde çalabilen tüm müzisyenler, 14-23 Eylül 2024 tarihleri arasında, belirlenen 4 kategoriden birinde çekecekleri 1 dakikalık performans videoları ile seçmelere katılabilecek. Başvurular, ‘Kültür İstanbul‘ internet sitesinden, Radar Türkiye ve İstanbul Senin uygulamaları üzerinden yapılabilecek.
20 KİŞİLİK JÜRİ SEÇİMİ YAPACAK
Başvurular her kategori için akademisyenler, müzik profesyonelleri ve İBB Kültür Dairesi Başkanlığı yetkililerinden oluşan toplam 20 kişilik jüri tarafından çevrim içi ortamda değerlendirilecek. En yüksek puanı alan 160 kişi/grup 1 yıl boyunca metro müzisyeni olmaya hak kazanacak. Asil olarak belirlenen metro müzisyenlerinin haklarından feragat etmesi durumunda, belirlenen 80 kişi/grup yedek metro müzisyeni puan sıralamasına göre görevlendirilecek.
İLK 3’E GİRENLERE ÖDÜLLER HAZIRLANDI
İBB yöneticilerinden oluşan müzik komisyonu; ödül süreci için akademisyenler ve müzik dünyasının önde gelen isimlerinden oluşan bir de ödül jürisi belirledi. Jüri ilk etapta, 16 Ekim’de Müze Gazhane’de her bir kategorinin ilk 10’unu dinleyecek ve tüm kategorilerde ilk 3’ü belirleyecek. 17 Ekim’de ise; elemeler sonucunda her kategoriden en yüksek puanı alan ilk 3 kişi/grup, toplam 12 finalist, Müze Gazhane sahnesinde İstanbul halkına performans sergileyecek. Düzenlenecek final konserinde; ödül jürisinin ve etkinliğe katılan İstanbulluların Radar Türkiye uygulaması üzerinden verdiği oylar, en iyi 3 metro müzisyenini/grubunu belirleyecek ve ödüller sahibini bulacak.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Baba mesleği olan antika restorasyonu işine yarım asır önce çırak olarak başlayan ve gönlünü antika eşyalar ile onların hikayelerine kaptıran 58 yaşındaki Ahmet Zihni Marangozoğlu, maddi değeri binlerce lira, manevi değerine ise paha biçilemeyen eserleri ilk günkü hallerine kavuşturuyor.
Gaziantep’in yanı sıra çevre illerden antika eşyaların geldiği atölyede gramofon, antika cami ve duvar saatleri, radyo, televizyon, karyola ve ayna gibi tahta eserler bulunuyor.
Babasından öğrendiği antika tamircilik mesleğini yıllardır büyük bir aşkla sürdüren Marangozoğlu, farklı dönemlere tanıklık etmiş ve evlerde anı olarak saklanan antika eşyaları tamir ederek eski haline getiriyor.
Tarihi Gaziantep Kalesi civarındaki tarihi Yeni Han’da bulunan 15 metrekarelik dükkanında eski antika eşyaları tamir ederek geçimini sağlayan Marangozoğlu, baba mesleği severek sürdürüyor.
Gaziantep’in yanı sıra bölge illerinden ve Türkiye’nin birçok ilinden gelen antika eşyaları tamir ettiğini belirten Marangozoğlu, yaklaşık bir asırlık cihazları tamir ederek ilk günkü haline getirdiğini ifade etti.
Unutulmaya yüz tutmuş ve insanların anı olarak evlerinde sakladığı antika eşyaları tekrar gün yüzüne çıkardığını belirten Marangozoğlu, atölyesinde bulunan en yeni eserin 70 yıllık olduğunu bildirdi.
“Gaziantep’te yıllardır antika eser tamiri yapıyorum”
Antika eser tamirciliği mesleğine henüz 7 yaşında iken babasının yanında çırak olarak başladığını ifade eden Marangozoğlu, “Gaziantep’te yıllardır antika eser tamiri yapıyorum. Bu küçük atölyemde baba mesleğimi sürdürüyorum. Antika anlamında kim ne getirirse tamir ediyoruz. Saat, gramofon, karyola, dolap, radyo ve ayna gibi eserleri yeniden değerlendiriyoruz. Kullanılmayan, kenara atılmış eserlere yeniden hayat veriyoruz. 7 yaşından beri bu mesleği yapıyorum. Ben daha çok tahta antika eşyaları tamir ediyordum. Fakat son 10 yıldır gramofon tamirciliği de yapıyorum. Antika tamirciliği babam mesleğimdir. Çocukluğumdan beri bu işin içerisindeyiz. Baba mesleği olduğu için mesleğimi severek yapıyorum. Antika cami saatleri başta olmak üzere kim ne getirirse yani antika anlamında ne varsa tamir ediyoruz. Kaybolan hatıraları burada geri getiriyoruz. İnsanlara hatıralarını geri kazandırıyoruz” dedi. – GAZİANTEP
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Annesi İsviçreli, babası İstanbullu olan Osmanoğlu 1992 yılında Basel’de dünyaya geldi. Osmanoğlu çocukken babasının eski aile fotoğraflarında Osmanlı dönemine ilişkin dedesi ve yanındakilerin fotoğraflarını gördü.
Bu fotoğraflara hayran kalan Osmanoğlu, yaklaşık 1 yıl önce, Osmanlı’nın son dönemlerine ait halkın giyim tarzını benimsemeye karar verdi.
Fes takan, baston kullanan, tespih çeken ve o dönemin kesimlerine benzer takım elbiseler giyen genç, günlük hayatında bu tarzını sürdürmeye devam ediyor.
Kıyafetleriyle İsviçre, Almanya, Belçika ve Çekya sokaklarında dolaşan Osmanoğlu, kendisine gelen pozitif tepkilerden memnun.
“Fotoğraflara baktıkça hoşuma gitmeye başladı”
Osmanoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, İstanbul’da da birçok kişinin kendisiyle fotoğraf çektirdiğini, genelde pozitif tepkiler aldığını, yaşamı boyunca bu tarzı sürdürmek istediğini söyledi.
Hayranlığının çocukken baktığı fotoğraflarla başladığını dile getiren Osmanoğlu, “İsviçre’nin Basel kentinde doğdum. Türk eşim var. Birkaç yıldır İstanbul’da yaşıyorum, ticaretle uğraşıyorum. Oxford’da okudum. Çocukluğumdan beri eski fotoğraflara bakıyorum. O fotoğraflara baktıkça hoşuma gitmeye başladı. ‘Biz neden artık fes takmıyoruz?’ diye hep merak etmişimdir. Ben de artık günlük hayatımda fes takmaya karar verdim. İş dolayısıyla hep takım elbise giyiyordum. Baston sonradan geldi, tespihi ise hep kullanıyordum. Baston ve fesi yaklaşık 1 yıl önce dolabıma ekledim.” diye konuştu.
Prag, Üsküp ile Berlin gibi şehirlerde pozitif tepkiler aldığını aktaran Osmanoğlu, şöyle devam etti:
“Farklı farklı tepkiler alıyorum. Çoğunluğu pozitif. Bazen terslemeler de oluyor. Dün Nişantaşı’nda biri bana ‘Bu tripler ne?’ diyerek üzerime yürüdü. Ben de çok muhatap olmadım. Döndüm ve yoluma devam ettim. En yoğun tepkileri de Türkiye’de aldım. Avrupa’da hiç kimse negatif yorum yapmadı. Bazıları fesi merak etti. Benim cevabım da her zaman beğendiğim kıyafetler oldu. Biz, özgür bir ülkedeyiz. Bence kimse kimsenin ne giydiğine karışmamalı. Eşim mesela çok hoşgörülü yaklaşmıyor. Mutlu edemiyoruz maalesef.”
“Amacım Osmanlı padişahları gibi görünmek değil”
Osmanoğlu, ilk başlarda Kapalıçarşı’dan aldığı ucuz fesi kullandığını, sonra bunun üretimini yapan bir kişinin kendisine ulaştığını söyledi.
Bu kişinin başındakinin gerçek bir fes olmadığını kendisine anlattığını ifade eden Osmanoğlu, “Bu hanım bana yeni bir fes dikti. Uzun süredir de bunu takıyorum. İnsanların desteğini ve hoşgörüsünü görerek bu giyim tarzımı devam ettirmek istiyorum. Benim annem Basel, babam İstanbullu Türk. Babamın sayesinde Türk kültürünü biliyorum. Benim amacım Osmanlı padişahları gibi görünmek değil. Ben sevdiğim kıyafetleri giyiyorum.” şeklinde konuştu.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Mevlid Kandili, tüm Türkiye’de olduğu gibi Yüksekova ilçesinde de idrak edildi. Cengiz Topel Caddesi üzerinde yer alan Esnaflar Camii’nde düzenlenen Mevlit Kandili programında Kur’an-ı Kerim ve ilahilerin ardından Türkçe ve Kürtçe Mevlid-i Şerif okundu.
“Sevgili Peygamberimizi sadece böyle günlerde değil her zaman hatırlayalım” diyen Yüksekova Esnaflar Camii imamı Halil Akdoğan, “Peygamber Efendimiz Sallallahu Aleyhi Vesellem yeryüzüne teşrif etti. Bugün vesilesiyle mevlit gecesinde bir arada bulunuyoruz. Tüm Yüksekovalı kardeşlerimizin Mevlid Kandili’ni ve Mevlit-i Nebi’yi tebrik ediyor, ilçemizde, ülkemizde ve tüm İslam aleminde Efendimiz’in sevgi muhabbetinin yaşanmasına vesile kılmasını yüce Mevla’dan niyaz ediyorum. Cami çıkışı vatandaşlarımıza özel yaptığımız şerbeti dağıttık” dedi. – HAKKARİ
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İstanbul‘da, Mevlit Kandili nedeniyle yatsı namazı öncesinde camilerde mevlit okundu. Çamlıca Camii’ne giden vatandaşlar, Kuran-ı Kerim tilavetinin ardından dua etti.
İstanbul‘da, Peygamber Efendimiz Hazreti Muhammed’in (SAV) doğum yıl dönümü nedeniyle Çamlıca Camii’nde mevlit program düzenlendi. Yatsı namazı öncesinde Kuranı-ı Kerim tilavetiyle başlayan program, Hazreti Peygamberi anlatan kaside ve ilahiler ile devam etti. Kılınan yatsı namazının ardından program dua ile sona erdi. Mevlit Kandili dolayısı ile Çamlıca Camii’nde vatandaşlar yoğunluk oluşturdu. İstanbul’da Ayasofya Camii, Eyüpsultan Camii gibi bilinen çok sayıda camide vatandaşlar Mevlit Kandili’ni idrak etti.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Mevlit Kandili dolayısıyla akşam namazı sonrası vatandaşlar camilere akın etti. Tarihi Haydar Çavuş Camii’nde düzenlenen kandil programına Müftü Vekili Tahsin Güleç katıldı. Kur’an-ı Kerim ve Mevlidi-i Şerif okunan programda konuşan Müftü Vekili Güleç, “Mevlit Kandili’ne hürmet edenler affedilir. Bu gece yapılan dua reddedilmez. Bu gece, Allah-ü Teala’nın ayıdır. Bu mübarek gecede Allah-ü Teala mümin kullarına dünyada ve ahrette ikramlar yapar. Bu gece çok tövbe ve istiğfar etmeliyiz” dedi. Güleç, ardından dua okudu.
Programın ardından cami çıkışında vatandaşlara tatlı ikramı yapıldı. – BALIKESİR
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Şanlıurfa’da Mevlid Kandili coşkusu yaşandı. Binlerce kişi, aileleriyle birlikte Hazreti İbrahim’in doğup büyüdüğü ve Nemrut tarafından ateşe atıldığına inanılan Balıklıgöl Platosu’na akın etti. Balıklıgöl’ü gezen vatandaşlar, daha sonra Dergah Camii’nde bir araya geldi. Yatsı ezanının okunmasıyla namaz kılan vatandaşlar, namaz sonrası dua etti. Kentteki tüm camilerde Mevlid Kandili dolayısıyla programlar düzenlendi. – ŞANLIURFA
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Marmaris Belediyesi’nden yapılan yazılı açıklamaya göre evlendirme dairesi, yılın ilk 8 ayında 500 çiftin nikahını kıydı.
296 Türk vatandaşı nikahı kıyılırken, her ikisi de yabancı uyruklu 76, yabancı kadınla evlilik 124, yabancı erkekle evlilik 4 olarak kayıtlara geçti.
Açıklamada görüşlerine yer verilen Marmaris Belediye Başkanı Acar Ünlü, “Belediye olarak yüzlerce çiftin nikahını kıyıyor, mutluluklarına ortak oluyoruz. Nikah, düğün ve özel gün kutlama turizmi Marmaris’i daha ön plana çıkarıyor. Bizler de turizmcilerimizle birlikte bu konuya dikkat çekmek için görüşmeler yapacağız. İleride hem yurtiçi hem de yurt dışından daha çiftin Marmaris’te aile kurmanın mutluluğunu yaşayacağını düşünüyorum. Dünya evine giren tüm çiftlere mutluluklar diliyorum.” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bahçelievler Belediyesinin Siyavuşpaşa Köşkü’nde düzenlediği programda cam fanustaki Sakal-ı Şerif vatandaşlara gösterildi. Akşam saatlerinde sıraya giren vatandaşlar içeri girerek Sakal-ı Şerif’i ziyaret etti, fotoğraf çektirip, dua etti.
Ziyaretçilerden Nimet Cesuroğlu, ziyaret sırasında duygulandığını dile getirerek, “Peygamber Efendimizin Sakal-ı Şerifi’ni ziyaret etmek çok güzel bir şey. Her gördüğümde duygulanırım. Her seferinde bu bende oluyor. Çok severiz, o hala bizim yanımızda.” dedi.
Halit Algur ise programı düzenleyen Bahçelievler Belediye Başkanı Hakan Bahadır’a teşekkür etti.
Sakal-ı Şerifi görünce çok duygulandığını belirten Algur, “Dünyanın son peygamber Hazreti Muhammed’e ihtiyacı var.” diye konuştu.
Sakal-ı Şerif, Siyavuşpaşa Köşkü’nde saat 24.00’e kadar ziyarete açık olacak.
Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi İmam Hatibi hafız Bünyamin Topçuoğlu’nun Kur’an-ı Kerim okuyacağı program kapsamında Dursun Ali Erzincanlı şiir dinletisi sunacak.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Edinilen bilgilere göre kaza; Hatay- Adana otoyolu İskenderun ilçesi mevkisinde yaşandı. Ford marka 31 PAG 77 plakalı M.G. idaresindeki işçi servisi, aynı istikamette ilerleyen 31 SB 119 plakalı akaryakıt tankeriyle çarpıştı. Kazada; serviste bulunan 15 işçiden 11’i hafif şekilde yaralandı. Yaralı işçiler ambulansla hastaneye kaldırılırken polis ekipleri kazayla ilgili inceleme başlattı. – HATAY
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Antalya Kadının Sesi Derneği Başkanı İnayet Öztürk Yücetaş ve organizatör Zeynep Gümüştaş tarafından ilçedeki bir kır düğün salonunda engelli birey ve aileleri için eğlence düzenlendi.
Yücetaş, gazetecilere, ilçedeki engelli bireyleri bir araya getirmek, kaynaştırmak ve günlük hayatın sıkıntı ile stresinden uzaklaştırmak amacıyla böyle bir etkinlik gerçekleştirdiklerini söyledi.
Her insanın bir engelli adayı olduğunu ifade eden Yücetaş, “Onları sosyal hayatın içine katılmalarını, sosyalleşmelerini, arkadaşlık, paylaşma gibi duyguları daha yoğun yaşamalarını arzu ettik. Bu gece ne kadar doğru bir iş yaptığımızı da açıkça görmüş olduk. Moral gecemize katılan engelli bireyler doyasıya eğlenerek stres attılar, zaman zaman eğlenceli zaman zaman da duygusal anlar yaşadılar.” diye konuştu.
Yücetaş, dernek olarak her zaman ihtiyaç sahibi, yaşlı, kimsesiz, engelli bireylerin yanında olduklarını bildirdi.
Yerel sanatçıların sahne aldığı gecede, katılımcılar gönüllerince eğlendiler.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bursa’da Raif Durhan ve Damla Durman çiftinin gelin alma merasimi renkli görüntülere sahne oldu. Bursa’dan gelin alınan Damla Durman da gelin arabasında, damadın başına gelenlere ve inanılmaz eğlenceye şahit oldu.
Raif Durhan’ın üstündeki kıyafetleri parçalayan arkadaşları, tuza bandırdıkları bebek emziğini de zorla emdirdi. Yere yatırılıp başında davul çalınan damat kafasında kırılan yumurtaların ardından köy meydanında leğene oturtulup yıkandı.
Eğlencenin sonunda damat tıraşı yapıldıktan sonra arkadaşları tarafından kıyafetleri giydirilen damat törenle düğün evine götürüldü. – BURSA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Palamudun genelde Ekim ayı ortalarına doğru yağlandığını ve ızgarasının bu dönemlerde daha lezzetli olacağına dikkat çeken Yılmaz, şu sıralar ise en uygun pişirme şeklinin kızartma ve halk arasında “Ekşili” diye tabir edilen buğulaması olduğunu belirtti.
“Ekşili yöremize uygun bir yemek türü”
Palamudun ekşilisinin yöreye en uygun yemek şekli olduğunu kaydeden Yılmaz, “Bu sene palamut önceki yıllara göre daha çok bol çıktı. İnşallah vatandaşlarımız bol bol tüketir fiyat olarak ta ekonomik. Genelde eskiler, ‘Palamut ilk çıktığında yağlı olmaz’ diye tabir eder. Genelde kızartması bir süre sonra buğulama sebzeli olarak pişirilmesi öneriyoruz. Ekim aylarının ortalarına doğru palamut devam edip yağlandığı zaman ızgarası çok güzel olur. Belli büyüklüğü ulaştıktan sonra eskilden anne annelerimiz, baba annelerimiz yaptığı tuzlamalar yapılabilir. Ekşili yöremize uygun bir yemek türüdür. Hem ekonomik hem de doyurucu bir yemektir. Bir balık ile birlikte dört kişinin doyabileceği bir yemektir. Sebzeleri kullanarak çok az miktarda baharat, tereyağını harmanlayarak güzel bir yemek ortaya çıkıyor. Biraz da sulu bırakıyoruz ki ekmeği banmak için. Yöremizde çok sevilen bir yemektir. Palamudun gelende kızartmasını çok tercih eden var sebzelisini de. Ancak ekşilisi biraz daha ön planda” diye konuştu.
“Balık yemeyen çok kişiye balığı yedirdik”
Sosyal medyada balık pişirme ve temizleme şekillerini paylayan Yılmaz, “Sosyal medyada genelde sezonlara göre balıkların pişim şekilleri temizleme şekillerini içeren doğal videolar atıyorum. Dolayısıyla fazla sayıda takipçimin olmasına neden oluyor. Aklımıza geldiğince sezonlarda ‘Hangi balık nasıl pişirilir nasıl sunulur?’ bu şekilde videolar paylaşıyoruz. Bu zamana kadar balık yemeyen çok kişiye ekip olarak balık yedirdik sevdirdik. Genelde denizden çıktığı gibi taze olarak sunumumuz, kendimize has bir pişirme şeklimiz olduğundan balığı sevdirdik. Yabancılar da geliyor yerli de geliyor şehir dışından çok gelenler de var. Palamut sezon başında kuru olduğu için genelde kızartma öneriyoruz. Kızartmada isteğe göre mısır unu isterseniz sade de kızartabilirsiniz. Belli bir zaman sonra yağlanacağı için bu defa kızartmayı önermiyoruz. Çünkü çok yağlı olduğundan sizi kesebilir. Sebzeli veya açık ateşte pişirme ya da ızgarayı öneriyoruz” dedi. – TRABZON
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Gölcük Belediyesinden yapılan açıklamaya göre, hastanenin yeni binasında Güfer ve Mehmet Aslan çiftinin erkek bebeği sağlıklı şekilde dünyaya gözlerini açtı.
Belediye Başkanı Ali Yıldırım Sezer de Kurtuluş bebeği ve ailesini hastanede ziyaret etti.
Açıklamada görüşlerine yer verilen Sezer, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açılışını yaptığı hastanede ilk bebeğin dünyaya geldiğini belirterek, “Güfer ve Mehmet Aslan ailesi ve Kurtuluş adını verdikleri bebeği ziyaret ederek heyecanlarına ortak olduk. Allah analı babalı büyütsün, sağlıklı, uzun ömürlü ve vatana millete hayırlı bir evlat olsun.” ifadesini kullandı.
Yeni Gölcük Necati Çelik Devlet Hastanesi, 7 Eylül’de Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın katılımıyla açılmış, dün hasta kabulüne başlamıştı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nu kabul etti. İmamoğlu’nun talebi üzerine gerçekleşen görüşme yaklaşık 1,5 saat sürdü.
MURAT KURUM: YEREL YÖNETİMLERLE İSTİŞARELERİMİZ DEVAM EDECEK
Bakanlıkta gerçekleşen kabul sonrası sosyal medya hesabından paylaşım yapan Bakan Kurum, “İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Ekrem İmamoğlu’nu bakanlığımızda kabul ettik. Bakanlık olarak çok önemsediğimiz İstanbul’umuzun depreme hazırlığı kapsamında kentsel dönüşüm ile İstanbul ve Boğaz’ın doğal zenginliğinin korunması konularında görüş alışverişinde bulunduk. Yerel yönetimlerle istişarelerimiz devam edecek” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TEĞMENLERİN “KILIÇLI” YEMİNİ ORTALIĞI KARIŞTIRDI
Kara Harp Okulu‘nda 30 Ağustos’taki mezuniyet töreninde teğmenlerin kılıç çekip, “Mustafa Kemal’in askerleriyiz” şeklinde slogan atmasının yankıları sürerken, tartışma iyice alevlendi. Cumhurbaşkanı Erdoğan yaptığı açıklamada, “Bu kılıçları kime çekiyorsunuz? Milli Savunma’yla görüşmelerimizi yaptık ve bunların süratle temizlenmesi için de adımlarımızı atıyoruz.” dedi.

AK PARTİ SÖZCÜSÜ ÇELİK’TEN YENİ AÇIKLAMA
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik katıldığı Habertürk canlı yayınında konuya ilişkin açıklamalarda bulundu. Geçtiğimiz günlerde AK Parti MKYK toplantısının ardından teğmenlerle ilgili, “Silahlı kuvvetlerin ebedi başkomutanı Atatürk’e saygı gösterildiği zaman ‘bu Erdoğan’a mesajdır’ şeklinde çarpık biçimde konuyu ele alanlar var. Atatürk’e gösterilen saygıyı cumhurbaşkanımıza dönük şekilde ele alınması sağlıksızdır.” diyen Ömer Çelik, bir disiplinsizlik varsa gereğinin yapılacağını vurguladı.
“TEĞMENLERE HAKARET DOĞRU DEĞİL”
Çelik, şunları söyledi: Görüntülerden sonra tartışmayla ilgili dört kategoride bir şey söyledim. Vatandaşlarım haklı olarak bu tip görüntülerde eski Türkiye’de vesayet görüntüleri mi çıkıyor, bir kalkışma mı var diye duyarlılıklarını dile getirdiler dedim. Bu son derece saygıdeğerdir, dedim. Bu sevince ortak olan vatandaşlarımız var. İki konu gündeme geldi. Bunlara cevap vereyim derken teğmenlere hakaret ifadeleri kullananlar oldu. Bu da doğru değil. Sayın Cumhurbaşkanımız Türkiye’nin güvenlik ve dış politikasına ilişkin çok net mesajlar verdi. Burada üç kuvvetten de kadın teğmenler birincilikle çıktı. Ortaya çıkan görüntüyle ilgili olarak, ilk başta söyledim, demokratik denetim mekanizmaları çalışıyor, dedim. TSK için de geçerlidir bu. Asker-sivil ilişkilerin yerli yerine oturtulması konusunda büyük tecrübemiz var.
“VATANDAŞLARIMIZIN HASSASİYETLERİ SON DERECE SAYGIDEĞER”
Burada hassasiyet gösterilen konu, alternatif yemin konusunun ortaya çıkmaya söz konusudur. Askerlik yüzde 100 disiplin gerektirir. Geçmişte yeni mezunların, bazı emekli askerlerin vesairenin başka türlü kodlamaya çalıştığını da biliyoruz. 27 Nisan sürecinde de gördük. Başka zamanlarda da gördük. Bütün bu çerçeveyi 360 derece görebilecek durumdayız. Buradan antidemokratik bir hareketlilik mi var diye hassasiyetini gösteren vatandaşlarımızın söyledikleri son derece saygıdeğer.
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik
“CUMHURBAŞKANIMIZ ORDULARIMIZIN BAŞKOMUTANIDIR”
Birileri sosyal medyada ‘bu hükümete karşı yapıldı, mesaj verildi’ gibisinden mesajlar incelenecektir. Bugün Cumhurbaşkanımızın konuşmasında ifade ettiği gibi ilk sonuçlarının da çıktığı görülüyor. Cumhurbaşkanımız anayasa gereği ordularımızın başkomutanıdır. Geçen sene hatırlarsanız bir olay olmuştu. Atatürk rozeti takıp takmamayla ilgili. Daha sonra buna müdahale söz konusu olmuştu. O zaman da Atatürk rozeti taktı, takmadı üzerinden tartışma yürütüldü. Burada her iki tarafın da yaptığı disiplinsizlik. Sonuçta bu incelendi ve gereği yapıldı.
“KASIT, İHMAL, DİSİPLİNSİZLİK VARSA İNCELENECEK”
Büyük çoğunluğu itibariyle böyle bir mezuniyet töreninden sonra topyekün suçlamaya gitmek, çirkin ifadeler kullanmak da doğru değil. Demokratik mekanizmalar işliyor şu anda. Kasıt, ihmal, disiplinsizlik bu bağlamda incelenecek ve gereği yapılacak. Ben siyaset tarafında durduğum için. Soruşturmanın sonucunu görelim. Cumhurbaşkanımızın bugünkü açıklaması net bir şekilde ifade ediyor. Anti demokratik motivasyonla hareket edenler de tespit edildiği ortaya çıkıyor. Bunlar incelenecektir.
“TSK’YI EN ÇOK YIPRATAN ŞEY DARBELERDİR”
Demokrasi konusunda mutlak ve kesin bir hassasiyet olması lazım. TSK’yı en çok yıpratan şey, bu darbeler, postmodern darbeler, kalkışmalar çerçevesinde TSK’nın istismar edilmesidir. Silahlı güç meşruiyetini cumhuriyetten alır. Ordu milletin gözbebeğidir. Geçmişe doğru okuma yaptığınızda bütün darbeler dış odaklı projedir. Türkiye’nin egemenlik sistemine çökmek isteyen, milli dinamikler dışında istikamet vermek isteyenlerin ürettiği projelerdir darbe. En büyük yanlış silahlı kuvvetin kendi milletine silah çekmesidir. Bu konuda vatandaşlarımızın hassasiyet göstermesi son derece önemlidir.
Çok uzun zaman boyunca, AK Parti kurulduğundan 15 yıl sonrasına kadar en önemli mottolardan birisi sivil siyasetin üstünlüğüdür. Bir mesele darbe midir, kalkışma mıdır, disiplinsizlik midir, kasıt mıdır, ihmal midir bunlar farklı farklı şeylerdir. Bunlar değerlendirilecektir. Farklı yemin okuma meselesinin düzenlenmesi gerektiği net bir şekilde açıktır. Sayın Özgür Özel ‘Atatürk diyen çocuklara soruşturma açıyorsunuz’ diyor. Bu yanlıştır. Burada disiplinsizliğe soruşturma açılıyor.
“TARTIŞMAYI ATATÜRK EKSENİNE TAŞIDIĞINIZDA ASIL MECRASINDAN ÇIKARIYORSUNUZ”
27 Nisan’da muhtıra teşebbüsünde Atatürkçü düşünceye uygun Cumhurbaşkanı diyordu. Bu askeri bürokrasinin işi değil ki? Bu tartışmayı Atatürk eksenine taşıdığınız zaman asıl mecrasından çıkarıyorsunuz. Ağır tecrübelerimiz var, gösterilen hassasiyet normal. Burada mesele, güvenlik mekanizmasının siyasi odak haline getirilmesidir. Hukuk dışı vatanseverlik olmaz. En yüksek sadakat anayasal düzeninedir. Tarihi perspektif olarak söylüyorum, aktüel olana gönderme yapmıyorum. Anayasal düzenin dışına çıktığınızda ortada ne Cumhuriyet ne demokrasi ne de ordu kalır.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ANKARA’nın Kızılcahamam ilçesinde bir restoranın bahçesine giren ve masada bulduğu şekerleri yiyen ayının o anları dükkan sahibi tarafından kameraya alındı.
Olay, saat 20.40 sıralarında Kızılcahamam ilçesinde Soğuksu Milli Parkı’nda bulunan bir restoranın bahçesinde meydana geldi. Aç kaldığı için ormandan restoran bahçesine geldiği düşünülen ayı, masalarda yemek aradı. Yemek bulamayan ayı bir süre masada bulduğu şekerleri yedi. Ardından masadan şekerliği alan ayı ormana doğru uzaklaşarak gözden kayboldu. O anlar ise dükkan sahibi Vasıf Atasaven tarafından cep telefonuyla kaydedildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Edinilen bilgiye göre, Osmancık istikametinden Tosya istikametine seyir halinde olan Uğur E., yönetimindeki 76 AAG 871 plakalı tır, emniyet şeridinde park halinde bulunan Recep Ç. yönetimindeki 55 ZB 810 plakalı yolcu otobüsüne arkadan çarptı. Kazada tır sürücüsü yaralandı. Olay yerinde ilk müdahalesi yapılan talihsiz sürücü ambulansla kaldırıldığı Tosya Devlet Hastanesi’nde tedavi altına alındı.
Ulaşım tek şeritten kontrollü olarak sağlanırken, kazayla ilgili başlatılan soruşturma sürüyor. – ÇORUM
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kaza, akşam saatlerinde Sanayi Mahallesi Zeynel Abidin Bulvarı’nda meydana geldi. Yolun karşısına geçmeye çalışan Diyaddin Yeşilmen’e, Ş.K. yönetimindeki plakası öğrenilmeyen motosiklet çarptı. Çarpışmanın şiddetiyle yola savrulan Yeşilmen ile sürücü Ş.K., yaralandı. İhbarla kaza yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Yaralılar, ilk müdahalenin ardından Midyat Devlet Hastanesi’ne kaldırılarak tedaviye alındı. Yaralılardan Yeşilmen’in sağlık durumunun ağır olduğu belirtildi. Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Alınan bilgiye göre, Ercan B. idaresindeki 17 YK 168 plakalı tır, Gökçeyazı Mahallesi mevkisinde arızalanarak emniyet şeridine yanaştı.
Daha sonra geri manevra yapan tır kayarak arkadan gelen Alper T. yönetimindeki 10 BL 950 plakalı ve Sedef Ö. kontrolündeki 35 ARN 524 plakalı otomobillerle çarpıştı.
Kazada, Alper T’nin sürücüsü olduğu araçta bulunan Hale T, olay yerinde yaşamını yitirdi. Aynı araçtaki İbrahim T. ise yaralandı.
İbrahim T, olay yerine gelen sağlık ekiplerince İvrindi Devlet Hastanesine kaldırıldı. Hale T’nin cenazesi de aynı hastanenin morguna götürüldü.
Sağ şeritten bir süre kontrollü sağlanan trafik, araçların kaldırılmasının ardından normale döndü.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
ANESTEZİDEN SONRA KALBİ DURMUŞ
NTV’de yer alan habere göre genç kızın ailesi, kızlarının ölümünde ihmaller zinciri olduğunu öne sürdü. Anesteziden sonra kızlarının kalbinin durduğu ancak kendilerine durumunun çok iyi olduğunu söylendiğini ifade eden baba Ferhat Pekgöz, önce tedbir olarak Kurtköy’deki bir hastaneye götürüldüklerini, daha sonra ise 112 kaydı açılmadığı için tekrar başka bir şubeye yönlendirildiklerini anlattı.

BİR GÜNDE HASTANE HASTANE GEZDİLER
Baba Pekgöz, aynı gün içinde 3 hastane değiştirmek zorunda kaldıklarını, ihmal yüzünden kızlarının hayatını kaybettiğini söyledi.
Anne Özlem Pekgöz de kızını yoğun bakımda görmek istediğini ancak izin verilmediğini, gözlerinin sedyedeyken açık olduğunu ve entübe olmadığını anlattı.
30 Ağustos’ta kızlarını kaybeden Pekgöz ailesi, hastane ve sorumlu doktorlar hakkında suç duyurusunda bulundu.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Theresia, toplam 128.000 sterlin harcayarak bir dizi acı verici ameliyat geçirdi. Bu ameliyatlarda bacak kemikleri kesilip metal çubuklarla donatıldı. Sonuç olarak, boyunu 1.70 metreden 1.84 metreye çıkardı.
Ameliyatlar 2016’da başladı ve 2022’de devam etti. Her ameliyatta bacak kemikleri biraz daha uzatıldı. Son olarak Haziran ayında, büyümeyi sağlayan metal çubuklar çıkarıldı.
Theresia şimdi eski sevgilisinden ayrılmış durumda ve yeni partneri Stefan ile mutlu. Eski ilişkisini “küçülme ve boyun eğme” olarak tanımlıyor ve şimdiki ilişkisinin daha sağlıklı olduğunu söylüyor.
Model, yeni uzun bacaklarıyla geçen hafta Hamburg’da bir galada boy gösterdi. Boyunun avantajlarından bahsederken, özellikle yeni partnerinin bundan memnun olduğunu vurguladı.
Theresia, artık eski sevgilisinin isteklerinden kurtulduğunu ve kendi hayatını yaşadığını belirtiyor. Gelecekte modellik kariyerine devam etmeyi ve aile kurmayı planlıyor.




Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İZMİR’de, beyin tümörü nedeniyle görme kaybı yaşayan emekli İngilizce öğretmeni Necla Kara (65), tedavi için gittiği İzmirKatip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde liseden eski öğrencisi olan Beyin ve Sinir Cerrahi Uzmanı Dr. Efecan Erişken’in gerçekleştirdiği operasyonla sağlığına kavuştu.
İzmir’de emekli İngilizce öğretmeni Necla Kara, 1 ay önce görme kaybı şikayetiyle hastaneye başvurdu. Yapılan kontrollerde görme kaybının nörolojik olduğu tespit edildi. Hekimler, Kara’nın operasyona alınması kararı aldı. Operasyonu ise emekli öğretmen Necla Kara’nın, liseden eski öğrencisi olan, İKÇÜ Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahi Uzmanı Dr. Efecan Erişken gerçekleştirdi. Başarılı geçen operasyonun ardından Necla Kara, sağlığına kavuştu. 14 yıl sonra öğretmeniyle kavuşmanın mutluluğunu yaşadığını belirten Dr. Erişken, operasyonla ilgili bilgi verip, “Hastamız, İzmir Atatürk Lisesi’nde İngilizce öğretmenimdi. Sosyal medya üzerinden bana ulaştı. Kendisinde görme bozukluğu olduğunu söyledi. Yaklaşık yüzde 81 görme kaybı tespit ettik. Ameliyatını planladık. Beyin tümörü olduğunu ve her iki görme sinirine de baskı uyguladığını gördük. Gerekli tetkiklerin ardından ameliyatını yaptık. Her iki görme sinirinde ve her iki şah damarının arasından bir iyi huylu tümörün tamamını çıkardık. Herhangi bir sıkıntı yaşamadık. Atatürk Lisesi her mezun öğrencinin hayatı boyunca ait hissettiği bir kurum. Burada bizi yetiştiren öğretmenlerin böyle bir sağlık sorununda yardımına koştuğumuz için çok mutluyum. Görmeyen gözün tekrar görmesi bizi ayrıca çok mutlu etti” dedi.
‘ÇOCUĞUMA GÜVENDİM’
Sağlığına kavuştuğu için mutlu olduğunu belirten Necla Kara ise “Sol gözüm bulanık görüyordu. Birkaç göz doktoruna gittim. Gözümde normalde bir şey olmadığı ortaya çıktı. ‘Nörolojik’ denildi. Beyin MR’ında, kitle ortaya çıktı. Sonra Efecan’a başvurdum. Efecan kabul etti. Tümörün alınması gerektiğini söyledi. Ben de çocuğuma güvendiğim için ameliyatı kendisinin yapmasını istediğimi söyledim. O da kabul etti ve operasyonu gerçekleştirdi. Bu durumdan herkese gururla bahsettim. Çevremdekiler de eski bir öğrencim tarafından ameliyat edilmenin güzel bir şey olduğunu dile getirdi” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
LÜKS YAT, MOTORYATA ÇARPTI
İlginç kaza, Bodrum Yalıkavak açıklarında yaşandı. Yalıkavak açıklarında seyir halinde olan “ICE” isimli mega yat, “AMEY” isimli motoryata arkadan çarptı. Kazada yaralanma ya da can kaybı yaşanmadığı öğrenildi.
KAZA ANI KAMERAYA YANSIDI
Almanya’da 2005 yılında inşa edilen “ICE” isimli mega yat, 14 misafir kapasitesine sahip olup, 27 kişilik mürettebatıyla hizmet veriyor. Yatın içerisinde güzellik salonu, sauna, asansör, spor salonu, klima ve helikopter pisti gibi lüks donanımlar bulunduğu mega yatın seyir halinde iken önünde bulunan motoryata doğru yaklaştığını görenler kazanın olacağını fark etti.

Vatandaş kamerasına yansıyan kazada, mega yatın önündeki motoryata çarpacağını fark eden hemen kameralarına sarıldı. Kaza anı kameralar tarafından kaydedildi.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“İÇİM KAN AĞLIYOR”
Ailesini kaybettikten sonra büyük bir yıkıma uğradığını ifade eden genç, yaşıtlarına da “Ailenizin kıymetini bilin” tavsiyesinde bulundu. Konuşurken gözyaşlarına hakim olamadığı gözlenen genç, “Hiçbir şekilde artık mutlu olamıyorum, içim kan ağlıyor” ifadelerine yer verdi.
“KELİMELER BOĞAZIMA DÜĞÜMLENDİ”
Sosyal medya kullanıcıları, gencin duygusal videosunun altına “Allah sabır versin, güç kuvvet versin”, “İçim parçalandı”, “Sabredip devam etmek zorundasın”, “Kelimeler boğazıma düğümlendi” şeklinde yorumlar yaptı.

Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“İNSANLARLA UĞRAŞMAK GERÇEKTEN ZOR”
Bu soruya yanıt arayanları pek de memnun etmeyecek bir video dolaşıma girdi. Bahsi geçen görüntüde firmayı arayan müşteriyle son derece kibar konuşan müşteri temsilcisinin yüz ve mimik hareketleri durumun tam tersi olduğunu gözler önüne serdi. Tartışma yaratan görüntünün altına “İnsanlarla uğraşmak gerçekten zor”, “Bu ne iticilik”, “Mimikleri, konuşması beni aşırı gıcık etti”, “Mimikleri, konuşması aşırı rahatsız edici” şeklinde yorumlar yapıldı.
Olgun KızıltepeHaberler.com – Yaşam
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Konaklı Mahallesi’ndeki otelde tatil yapan 37 yaşındaki Hanım Kaya Orakcı, havuz bölümünde sandalyede oturduğu sırada, otelin çatısından yaklaşık 20 metre yükseklikten başına baca kapağı düştü. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. 112 Acil Sağlık ekibince, hastaneye kaldırılan kadının sağlık durumunun ağır olduğu öğrenildi.
O ANLAR KAMERADA
Kaza anı otelin güvenlik kamerasınca kayda alındı. Görüntülerde, diğer tatilcilerin havuzda yüzdüğü, şezlongların arasında sandalyede oturan Orakcı’nın başına çatıdan baca kapağının düşmesi, yere yığılan kadının yardımına çevredekilerin koşması, bazı otel sakinlerinin de çocuklarını kucaklayarak havuzdan uzaklaşması yer alıyor.

Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>3 ay önce eşi Naciye Akkaplan ile boşanma kararı alarak ayrı yaşamaya başladıkları ve bunalıma girdiği öğrenilen Vesim Şimşek (45), beraber yaşadığı 4 çocuğunu dağlık alana götürüp tabancayla her birine ateş etti. Meydana gelen acı olayda 2 yaşındaki Ceylin, 4 yaşındaki Cemre ve 14 yaşındaki Nira olay yerinde hayatını kaybederken 11 yaşındaki Hira Nur isimli çocuk ise olaydan ağır yaralı olarak kurtuldu. Çocuklarını vurduktan sonra kendisine de ateş eden Vesim Şimşek de ağır yaralı olarak hastaneye kaldırıldı.

“ONLAR ZATEN CENNETLİK, HELALLİK ALMAYA GEREK YOK”
Yaşanan vahim olay sonrası hayatını kaybeden 3 kız kardeş annelerinin yaşadığı Manisa’nın Salihli ilçesinde dualarla son yolculuklarına uğurlandı. Hz. Ömer Camisinde öğle namazını müteakip kılınan cenaze namazı öncesi anne Naciye Akkaplan, çocuklarının tabutuna sarılarak her biriyle ayrı ayrı helalleşirken “Hanginize yanayım” şeklindeki feryatları yürekleri dağladı. Cenaze namazını kıldıran Salihli Müftüsü Ali Çebi ise 3 kız kardeş için “Çocuklar zaten cennetlik, helallik almaya gerek yok. Onlar çocuktur cennete gideceklerdir” diyerek helallik almadı. Öte yandan baba Vesim Şimşek ve kızı Hira Nur’un İzmir’de yoğun bakımda tedavilerinin devam ettiği öğrenildi.


Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İskenderun ilçesinde yaşayan 59 yaşındaki Zerrin Sayın Dizar ve 55 yaşındaki eşi Berat Dizar’ın Savaş Mahallesi’ndeki evleri ile iş yeri, “Asrın Felaketi” olarak nitelendirilen Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023’teki depremlerin ikincisinde yıkıldı.
Enkazdan ekiplerin çalışmasıyla kurtarılan çift, Aydın’a göç etti.
Memleketlerine duydukları özlem nedeniyle Hatay’a dönme kararı alan çift, 11 ay önce Payas Belediyesinin desteğiyle farklı alanlarda hizmet sunan dükkanların bulunduğu 450 yıllık Sokullu Mehmet Paşa Külliyesi’nde atölye açtı.
Emekli çift, atölyede birlikte tasarladıkları ahşap rölyef, halattan duvar süsü, saat, çanta ve hediyelik eşya gibi çeşitli ürünleri satışa sunuyor.
“Eşim hayatımdaki en büyük destekçim”
Zerrin Sayın Dizar, AA muhabirine, depremlerin ardından sevdiği işine döndüğü için mutlu olduğunu söyledi.
Atık ürünleri tasarımlarda kullanarak ekonomiye kazandırdıklarını anlatan Dizar, “Eşim hayatımdaki en büyük destekçim, kolum, kalbim, her şeyim. İki emekli el ele verdik bir şeyler üretiyoruz.” dedi.
Dizar, el sanatlarındaki deneyimini Payas Halk Eğitimi Merkezi’nde açılması planlanan kursta yeni kişilere aktaracağını ifade ederek, “Kadınları el emeğine, üretime yönlendirmek, onların kazanç elde etmesini sağlamak için buradayız. Şu an tek hedefim bu.” diye konuştu.
Müşterilerle yeniden buluşmanın sevincini yaşadıklarını dile getiren Dizar, dekoratif eşya üreterek hem güzel vakit geçirdiklerini hem de kazanç sağladıklarını anlattı.
Birbirlerine sımsıkı tutunarak depremin zorluklarını aştılar
Berat Dizar da eşiyle hayata sımsıkı tutunarak depremin zorluklarını aştıklarını belirterek, şunları kaydetti:
“Karı koca birlikte üretip hayatımızı idame ettirmeye çalışıyoruz. Elimizden geldiğince birbirimize destek oluyoruz. Bence sanatın bir karşılığı da hayal olmalı. Her şey hayal ederek başlıyor. Hayat arkadaşımla hayallerimizi, dünyamızı birleştirip işe dönüştürdük.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Deniz Uzunyayla ve Şalin Özdemir çiftinin nikahını İBB Başkanı İmamoğlu kıydı. Nikah şahitliğini yapan Kemal Kılıçdaroğlu ve CHP Grup Başkanvelili Gökhan Günaydın çifte mutluluklar diledi. Nikah törenine CHP İstanbul Milletvekili Zeynel Emre, Tuzla Belediye Başkanı Eren Ali, Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel, CHP İstanbul eski İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu ve Bakırköy eski Belediye Başkanı Bülent Kerimoğlu katıldı.
“SİZİN MUTLULUĞUNUZ TOPLUMUN MUTLULUĞU”
Nikahı kıyan İmamoğlu’nun söz verdiği Kılıçdaroğlu, “Arada bir tartışacaksınız ama sakın ola ki barışmayı unutmayın. Ömür boyu mutluluklar diliyorum. Sizin mutluluğunuz toplumun mutluluğu demektir” ifadelerini kullandı.

NE OLMUŞTU?
Ekrem İmamoğlu ile Kemal Kılıçdaroğlu geçtiğimiz günlerde, kurultay sonrası ilk kez baş başa görüşmüştü. İmamoğlu belediye başkanları toplantısı için Ankara’yken Kılıçdaroğlu’nu arayarak evinde ziyaret etmek istediğini söylemiş, Kılıçdaroğlu da teklifi kabul etmişti. Kemal Kılıçdaroğlu’nun evinde yapılan görüşme yaklaşık 1 buçuk saat sürmüştü.

Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İlçe Emniyet Müdürlüğü’nde görevli trafik polisi Gökhan Genç, kaldırımda bisiklet süren Aslan isimli çocuğa “Burası yayalar için sen şimdi burada motor sürüyorsun. Kaskın nerede senin? O zaman sana ceza yazacağım, gel bakalım buraya” dedi. Mahcup bir şekilde polis memurunun yanına giden çocuk kaskının olmadığını söyledi.
“BUNLARI YAPMAZSAN MOTORUNU BAĞLARIM”
Çocuğa kas takmadığı ve kaldırımda seyrettiği için ceza yazan polis, “Kaldırımda bisiklet sürdüğün için bir hafta çizgi film yok. Kaskı takmadığın için de bir hafta yatağını toplayacaksın. Bir hafta boyunca kontrol edeceğim. Bunları yapmazsan motorunu bağlarım” dedi.
Minik Aslan, polisin cezayı yazdığı kağıdı imzalayarak alıp gitti.

Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, Antalya Su ve Atıksu İdaresi Genel Müdürlüğü tarafından işletilen atık su arıtma tesisine ait deniz deşarjı hattında, Sahil Güvenlik Komutanlığı dalış ekibince sualtı incelemesi yapıldı. Yapılan incelemelerde hattın çıkış noktasında koyu renkli ve kirletici özellikte atık su çıkışı olduğu tespit edildi. Ayrıca aynı gün Damlataş Plajı Mevkisi’nde yağmur suyu kanalına ait deşarj noktasında da benzer görüntüler kaydedildi.
STANDARLARA AYKIRI SU DEŞARJI YAPTILAR
Bakanlığa gelen ihbarın ardından Antalya Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü denetim ekipleri, bölgeye sevk edildi. Tesisin, standartlara aykırı atık su deşarjı yaptığı belirlendi ve akış durduruldu. Damlataş Plajı Mevkisi’ndeki yağmur suyu hattına kaçak bağlantılar yapıldığı tespit edildi ve bu bağlantıların kesilmesi amacıyla çalışma başlatıldı.

Canlı yayında üç kuruş için yaptığı şov, TikTok fenomeninin sonu oldu

Hayatlarının en mutlu günü felaketle sonuçlandı: 4 ölü, 1 yaralı

Görüntü Türkiye’den! Raylarda ölüm böyle geldi
SAVCILIĞA SUÇ DUYURUSU
Söz konusu kirlilik sebebiyle Bakanlık, Antalya Büyükşehir Belediyesine 464 bin 585 lira idari para cezası uyguladı ve Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulundu.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Türkiye gazetesinden Ziyneti Kocabıyık haberine göre daha çok Karadeniz ve Marmara Bölgesi’nde görülen hastalıkla ilgili olarak Medipol Acıbadem Bölge Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Bölümünden Doç. Dr. Hüsrev Diktaş değerlendirmede bulundu.
BELİRTİLER YILLAR SONRA ORTAYA ÇIKABİLİR
Lyme hastalığının Borrelia burgdorferi bakterisini taşıyan bir tür kenenin ısırması ile ortaya çıkan, minimum 36-48 saat sonra kızarıklık, ateş, baş ağrısı ve yorgunluk belirtileri ile kendini gösteren enfeksiyon hastalığı olduğunu söyleyen Doç. Dr. Diktaş, bazı durumlarda belirtilerin ortaya çıkışının yıllar sürebileceğini ifade etti.
HAYALET HASTALIK ZOR TEŞHİS EDİLİYOR
Neredeyse bütün sistemi etkilemesi ve bazı belirtilerinin geç ortaya çıkması sebebiyle Lyme hastalığı birçok hastalık ile karışabiliyor ve bazen hastalar yıllarca farklı hastalıkların tedavisini alabiliyor. Doç. Dr. Diktaş, Lyme hastalığının en çok Multipl Skleroz (MS) , Romatoid Artrit (RA), fibromiyalji, kronik yorgunluk sendromu, alzaymır, depresyon ve anksiyete, lupusla karıştırıldığını belirterek “Bu benzerlikler, Lyme hastalığının teşhis edilmesini zorlaştırabilir ve yanlış teşhislere sebep olabilir. Bu yüzden doğru teşhis ve uygun tedavi için detaylı bir tıbbi değerlendirme yapılması çok önemlidir” değerlendirmesini yaptı.

TÜRKİYE’DE GÖRÜLÜYOR MU?
Dünya genelinde her sene yüz binlerce yeni Lyme hastalığı vakasının bildirildiğine işaret eden Doç. Dr. Diktaş, “Amerika Birleşik Devletlerinde, Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC) verilerine göre yılda yaklaşık 300 bin Lyme hastalığı vakası olduğu tahmin edilmektedir. Avrupa’da da Lyme hastalığı yaygındır ve her sene yaklaşık 65 bin ila 85 bin yeni vaka bildirilmektedir. Hastalık özellikle İsveç, Almanya, Fransa ve Avusturya gibi ormanlık alanlara yakın ülkelerde yaygındır. Ancak son dönemde bazı bölgelerde bir artış yaşanmaktadır. Bunun sebebi iklim değişiklikleri, doğaya erişimin artması ve kenelerin yayılma alanlarının genişlemesi olarak yorumlanıyor. Türkiye’de Lyme hastalığının yaygınlığına dair net veriler sınırlı olmakla birlikte, Karadeniz ve Marmara Bölgeleri gibi nemli ve ormanlık alanlarda risk daha yüksektir. Yılda bildirilen vaka sayısı nispeten düşüktür, ancak bu durum eksik teşhis ve bildirimlerden kaynaklanıyor olabilir” diye konuştu.

Lyme hastalığının teşhisi için Elisa testi yapılması gerekir. Tedavisi için erken dönemde antibiyotik uygulanır. Belirtilerin geçmesinin hastalığın da geçtiği anlamına gelmediğini hatırlatan Doç. Dr. Diktaş “Lyme hastalığında belirtilerin kaybolması hastalığı atlattığınız anlamına gelmez. Tedavi edilmeyen Lyme hastalığı, enfeksiyondan aylar ya da yıllar sonra vücudunuzun diğer bölgelerine yayılarak artrit ve sinir sistemi problemlerine sebep olabilir” dedi.
ÜNLÜLER DE YAKALANDI
Bella Hadid: Podyumların en çok aranan modellerinden biri olan olan Bella Hadid, bir süredir mesleğine ara vermişti, Lyme hastalığı için tedavi gördüğü ortaya çıkmıştı. 15 yıldır Lyme hastalığıyla mücadele eden ünlü modelin hastalığı günlük tedavi gerektirecek kadar ilerledi ve Bella Hadid’in normal yaşantısını artık sürdürememesine sebep oldu.
Justin Bieber: Kanadalı dünyaca ünlü şarkısı Justin Bieber de sosyal medyasından Lyme hastalığı ile mücadele ettiğini söyleyerek, bunun “cildini, beyin fonksiyonunu, enerjisini ve tüm sağlığını etkileyen” kronik bir rahatsızlık olduğunu kaydetti.
Alexis Ohanian: Ünlü tenişçi Serena Williams’ın eşi Alexis Ohanian da Lyme hastalığıyla mücadele eden ünlülerden biri.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Edinilen bilgiye göre, tarım işçilerini taşıyan Abdullah Kılınç yönetimindeki 55 AKN 765 plakalı minibüs, Eski Çeltek mevkiinde karşı yönden gelen Mehmet Keklikçi’nin kullandığı 05 LK 008 plakalı otomobille kafa kafaya çarpıştı. Kaza ihbarı üzerine olay yerine sağlık, itfaiye ve polis ekipleri sevk edildi. Yaralılar ambulanslarla Merzifon ve Samsun’un Havza ilçesindeki hastanelere kaldırılarak tedavi altına alındı.
Kazayla ilgili inceleme başlatıldı. – AMASYA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KIRIKKALE’de bir müstakil evin çatısında başlayan yangın, başka bir ev ile odunluğa sıçradı. Ölü ve yaralı olmayan yangında, maddi hasar meydana geldi.
Yangın, saat 17.00 sıralarında Selim Özer Mahallesi 2345’inci Sokak’ta bulunan S.C.’ye ait müstakil evin çatısında çıktı. Kısa sürede büyüyen alevler, aynı kişiye ait bitişiğindeki ev ile odunluğa sıçradı. Çevredekilerin ihbarı üzerine bölgeye Kırıkkale Belediyesi İtfaiyesi, Orman İşletme Müdürlüğü ekipleri, ambulans ve polis ekipleri sevk edildi. Bölgeye gelen itfaiye ekipleri yangına müdahale ederken, polis ekipleri çevrede güvenlik önlemi aldı. Yanan evlerin bulunduğu sokağın doğal gaz ile elektriği kesildi. İtfaiye ekipleri, yaklaşık 1 saatte yangını kontrol altına alarak söndürdü. İlk belirlemelere göre elektrik tesisatından çıktığı düşünülen yangında, 2 evde maddi hasar meydana gelirken, odunluk ise tamamen yanarak kullanılmaz hale geldi.
Yangınla ilgili inceleme başlatıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Edinilen bilgiye göre; henüz plakası ve sürücüsü belli olmayan ve akasında sepet takılı olduğu öğrenilen traktör Dutağaç-Kızılca köyü arasındaki Orman Gölü yakınlarındaki bir yerde henüz bilinmeyen bir nedenle devrildi. Kazada traktör altında kalan 30 yaşındaki Barış Aydın isimli kişi hayatını kaybederken, yaralanan 6 kişi hastaneye kaldırıldı.
Ekiplerin bölgedeki çalışmaları devam ediyor. – AYDIN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Gece boyunca ekiplerin karadan kontrol altına almaya çalıştığı yangınlara havanın aydınlanmasıyla hava araçları da destek veriyor.
Alevler, biri amfibik 3 yangın söndürme uçağı, 7 helikopter, 66 arazöz, 22 su ikmal aracı, 6 dozer, 7 yer ekibi, 47’si teknik ekip olmak üzere 550 personelle söndürülmeye çalışılıyor.
Salihli’nin Hacıhıdır Mahallesi yakınlarına kadar ulaşan yangını ekipler havadan ve karadan müdahaleyle kontrol altına almaya çalışıyor.
Yangın söndürme çalışmalarını bölgede takip eden Manisa Valisi Enver Ünlü, ilgililerden anlık bilgi alıyor.
Gördes ilçesine bağlı Boyalı Mahallesi yakınlarındaki ormanlık alanda 14 Ağustos’ta yangın çıkmış, rüzgar ve arazi koşulları nedeniyle yayılan alevler Salihli ve Gölmarmara ilçesi sınırlarına ulaşmıştı. Yangın alanında kalan Gördes’e bağlı Yeniköy ve Karayakup ile Salihli’ye bağlı Hacıhıdır, Kemer, Kale ve Kurttutan mahallelerindeki vatandaşlar tahliye edilmişti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>LEİPZİG – Almanya’nın Leipzig kenti yakınlarında düzenlenen müzik festivalindeki dönme dolapta çıkan yangında 23 kişi yaralandı.
Almanya’nın doğusunda Leipzig kenti yakınlarındaki Störmthaler Gölü’nde düzenlenen Highfield Festivali’nde alana kurulan dönme dolapta yangın çıktı. Yangında 23 kişi yaralanırken, yangının dönme dolabın bir kabininde başladığı ve ikinci bir kabine sıçradığı ifade edildi. Yangının başladığı kabinin boş olduğu aktarıldı. Yangının çıkış nedeni henüz bilinmiyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İzmir’in Karşıyaka ilçesi Yamanlar mevkiinde geçtiğimiz gün saat 21.10 sıralarında çıkan yangına müdahale sürüyor. İncelemelerde bulunmak üzere yangın bölgesine gelen Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, yaşanan yangınlara ilişkin basın mensuplarına açıklamada bulundu. Bakan Yumaklı, “Bugün itibariyle ülkemizde 72 yangın çıktı. Bunların 45’i kontrol altında, 27’sine müdahale sürüyor. Sabah itibariyle sadece Bolu ve Manisa’daki, onların da enerjileri düşürülmüştü ancak çok yoğun bir şekilde şiddetli rüzgarın olması, tekraren buraları alevlendirdi. Farklı yerlerde de yangınlar çıkmaya başladı. Bolu’da 12.41’de anızdan kaynaklı bir yangın çıktı. Yaklaşık 80 kilometreye varan hızla bir rüzgar sebebiyle çok hızlı yayıldı. Bu yangını başlatanlar gözaltında. Yangına 13 helikopter 160 kara aracı, 822 personel sevk ettik. Ayvatlar, Yeniköy, Seferler ve Umurlar Mahallesi tahliye edilmişti. Naldoğan- Göynük yolu trafiğe kapatılmıştı. Enerjisi düşürülmüş vaziyette” diye konuştu.
“3 kişinin piknik amaçlı yakmış oldukları ateşten çıktı”
İzmir’in Karşıyaka ilçesi Yamanlar mevkiindeki yangına dair de bilgiler aktaran Bakan Yumaklı, “Biz dün gece sabaha kadar bununla ilgili müdahaleleri yapıp artık tamamladık derken bugün saat 10.14’te tamamladık dediğimiz yangına yakın bir yerde bir yangın daha çıktı. Her 2 yangın da ormanlık alanında başladı. Yangın 3 kişinin piknik amaçlı yakmış oldukları ateşten çıktı. Birbirine yakın devam eden bu yangınlara, 4 uçak, 14 helikopter, 70 kara aracı ve 445 beş personel sevk ettik. Özellikle Yamanlar mevkiinde konut alanına yakın olması hasebiyle 17 ev yandı. 105 ev boşaltıldı. 44 iş yeri de tahliye edildi. 1 evin de çatısına yangın sirayet etti. Rüzgarın şiddetine göre zaman zaman baskılanıyor. Zaman da alevlenebiliyor. Arkadaşlarımız gerekli tedbirlerini aldılar. Şu an için yerleşim yerlerini tehdit edecek herhangi bir unsur yok” cümlelerini aktardı.
Otluk alanda sigara içerken çıkarmışlar
Ödemiş ilçesinde bağlı Beydağ’daki yangının, 2 çocuğun otluk alanda sigara içerken çıkarmış olduklarını söyleyen Bakan Yumaklı, şunları kaydetti:
“Bunlar da gözaltına alındı. Kararsız bir rüzgar var. Zaman zaman müdahale eden arkadaşlarımızın hayati tehlike atlatmasına sebep olan durumlar olabiliyor. Herhangi bir can kaybı yok. Ekosistemdeki canlılar için üzgünüm. Bu yangına da 3 uçak, 1 helikopter, 10 kara aracı, 63 personel sevk etmiştik. Bunun da enerjisi şu an için düşürülmüş vaziyette.”
Manisa’nın Gördes ilçesindeki yangının kırsal alanda başladığını ve ormana sirayet ettiğini ifade eden Bakan Yumaklı, yangının çıkış sebebiyle ilgili herhangi bir bilgilerinin olmadığının altını çizdi. Sözlerini sürdüren Yumaklı, “Yangına 2 helikopter, 2 uçak, 99 kara aracı ve 512 personel sevk etmiştik. İlk başta enerjisini oldukça düşürmüştük ancak yeniden çıkan şiddetli rüzgar maalesef büyümesine sebep oldu” şeklinde konuştu.
Aydın ve Didim’deki yangınların enerjisi düşürüldü
Aydın ve Didim’deki yangının da çıkış sebebini bilmediklerini vurgulayan Yumaklı, buraya da 3 uçak, 5 helikopter, 27 kara aracı ve 155 personeli sevk ettiklerini, enerjisinin düşürüldüğünü belirtti.
Diğer yangınların da enerjileri düşürüldü
En çok endişeye sevk eden yangının Aydın Bozdoğan’daki yangın olduğunu anlatan Yumaklı, “Yangın kırsal alanda çıktı ve ormana sirayet etti. 2 uçak, 3 helikopter, 30 kara aracı, 168 personel sevk ettik. Muğla, Milas, Karabük, Safranbolu ve Ovacık. Bunların da enerjileri düşürüldü” diye açıkladı.
Hava araçları açıklaması
“Hava araçları 24 saat havada kalamaz” diyen Bakan Yumaklı, sözlerine şöyle devam etti:
“Bunların ikmal yapması gerekir. Belli bir rüzgar şiddetinin üzerinde olduğu zaman bu araçlar istese bile kalkamaz. Kalksalar bile su alamaz. İstedikleri yere atamaz. Ben sosyal medyadan paylaşımların hepsine kulaklarımı kapadım.”
Vatandaşlara uyarı
Vatandaşlara kapalı alanların dışında bir ateş yakılmaması konusunda uyarılarda bulunan Bakan Yumaklı, vatandaşların evlerinin, iş yerlerinin dışında bir ateş ve çakmak yakmamasını belirtti.
“İzmir’de 3 kişi aranıyor”
İzmir’de 3 kişinin arandığını söyleyen Bakan Yumaklı, “2 kişi Ödemiş’te gözaltına alınmış vaziyette. Bolu’da da 4 kişi gözaltına alındı. Çiğli yangını ise Yamanlar mevkii ile birleşti” diyerek sözlerini tamamladı. – İZMİR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>AYDIN – Aydın’ın Bozdoğan ilçesinde akşam saatlerinde başlayan orman yangını, rüzgarın etkisiyle hızla büyüyerek Muğla’nın Kavaklıdere ilçesi sınırına kadar ulaştı.
Yangın, Bozdoğan ilçesine bağlı Örentaht Mahallesi’nde yaşayan vatandaşların evlerini tehdit ediyor. Mahalle sakinleri, hayvanlarını kurtarmak için büyük çaba sarf ederken, şiddetli rüzgar ekiplerin yangını kontrol altına almasını zorlaştırıyor. Yangın, ormanlık alandan yerleşim yerlerine kadar yayılırken, müdahale çalışmaları aralıksız devam ediyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ORDU’nun Çatalpınar ilçesinde 15 yaşındaki sürücü O.E.’nin kullandığı ‘patpat’ diye bilinen tarım aracının devrilmesi sonucu annesi Esme Ekin (39) yaşamını yitirdi, kendisi ile kardeşi E.E. yaralandı.
Kaza, saat 20.00 sıralarında Çatalpınar ilçesine bağlı Kıran Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre, O.E. yönetimindeki patpat, sürücüsünün direksiyon kontrolünü yitirmesi sonucu devrildi. Sürücü ile patpatın kasasında bulunan annesi Esme Ekin ve kardeşi E.E., yaralandı. İhbarla kaza yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Yaralılar, sağlık ekiplerinin yaptığı ilk müdahalenin ardından Fatsa Devlet Hastanesi’ne kaldırılıp, tedaviye alındı. Esme Ekin, doktorların tüm müdahalesine rağmen yaşamını yitirdi. O.E. ve E.E.’nin ise durumunun iyi olduğu öğrenildi.
Kazayla ilgili soruşturma başlatıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Sultanbeyli'de kömürlükte çıkan yangın mahalleliyi korkuttu
İSTANBUL – Sultanbeyli'de bir evin kömürlüğünde bilinmeyen bir nedenle yangın çıktı. Yangın kısa pendik escort sürede büyüyerek tüm kömürlüğü sardı. İtfaiye ekipleri yangına müdahale ederken, çıkan yangın ise mahalleliyi korkuttu.
Yangın, İstanbul Sultanbeyli ilçesi Abdurrahman Gazi Mahallesi Aktutan Caddesi üzerinde saat 22.10 sıralarında yaşandı. İddiaya göre, tek katlı bir evin arka tarafında bulunan kömürlükte bilinmeyen bir nedenle yangın çıktı. Yangın kısa sürede tüm kömürlüğe sıçradı. Çevredeki vatandaşlar tarafından itfaiye ekiplerine haber verildi. Durumun bildirilmesi üzerine olay yerine itfaiye, polis ve sağlık escort pendik ekipleri sevk edildi. Olay yerine gelen itfaiye ekipleri yangına yaklaşık 1 saat müdahale ederek söndürdü. Yangında kimse zarar görmedi. Polis ekipleri olayla ilgili inceleme başlattı.
]]>Yeşilyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. İlhan Geçit’in ev sahipliğinde Sabri Akdağ Kültür ve Sanat Merkezinin ön kısmında düzenlenen istişare ve değerlendirme toplantısına AK Parti Yeşilyurt İlçe Başkanı Ramazan Yaylacı, Yeşilyurt Belediyesi Meclis Üyeleri ve Yeşilyurt Belediyesi Başkan Yardımcıları, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, AFAD, MASKİ, AKSA Doğalgaz ve TEDAŞ Yetkilileri, Kaynarca Mahalle Muhtarı Mehmet Güner ile çok sayıda vatandaş katıldı.
Toplantının oldukça verimli geçtiğini söyleyen Kaynarca Mahalle Muhtarı Mehmet Güner, “Vatandaşlarla bire bir irtibata geçerek sorunları yerinde dinleyen ve çözüm üretmeye gayret eden Belediye Başkanımıza tüm mahalle sakinleri adına teşekkürlerimi sunuyorum. Mahallemiz İlhan Başkanı seviyor ve kendisine umut bağlamıştır. İnşallah güzel işler yapılacak, bizler buna inanıyoruz” dedi.
AK Parti Yeşilyurt İlçe Başkanı Ramazan Yaylacı ise, “İlçemizin her noktasının gelişimi bizim için önemlidir. Çevre yolunun alt tarafı diye tabir edilen tüm yaşam alanlarının hak ettiği değere kavuşması içinde ne gerekiyorsa yapıyoruz” ifadelerini kullandı.
Yeşilyurt’ta deprem yaralarını sarmak adına başlattıkları planlı, sistemli ve koordineli çalışmalara vatandaşların taleplerine göre şekil verdiklerini ifade eden Yeşilyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. İlhan Geçit ise en büyük hedeflerinin daha güzel ve daha çağdaş yaşam koşullarına sahip bir Yeşilyurt inşa etmek olduğunu söyledi. Yeşilyurt’un her noktasına kaliteli ve kalıcı hizmetler götürmek için özveriyle çalıştıklarını ifade eden Başkan Geçit, ortak amaçlarının 81 mahallenin tamamının yaşam kalitesini aynı düzeye getirmek olduğunu söyledi.
“Ayırmadan, ayrıştırmadan, var gücümüzle Yeşilyurt için çalışıyoruz” sözleriyle konuşmasını devam ettiren Başkan Geçit, Yeşilyurt’u yeniden inşa ederken her türlü yenilikçi fikre açık olduklarını hatırlatarak, “İlçemizin 81 mahallesi bizim için ayrı bir değer ve kıymet taşımaktadır. Bizim öncelikli hedefimiz ilçemizin tüm yaşam alanlarının gelişmişlik düzeyini aynı seviyeye getirmektir. 81 mahallemizin aynı kalitede hizmetlere kavuşmasıyla birlikte bütün hemşerilerimizin güzel, modern ve yaşanabilir alanlarda güvenli bir hayat sürmesidir. Belediyedeki ekiplerimizle, il ve ilçe teşkilatlarımızla ve kurum temsilcilerimizle hemşerilerimizin her daim emrindeyiz. Geçtiğimiz yıl yaşadığımız büyük depremler yüreğimizi dağladı, büyük acılar yaşadık ancak bize radikal dönüşüm fırsatı da getirdi. Deprem bölgelerini önceleyen ve çok büyük yatırımların bu bölgeye gelmesini sağlayan merkezi hükümetimizin de destekleri neticesinde ilçemizin dört bir tarafındaki deprem yaralarını el birliğiyle sararak, gelecek nesillere daha müreffeh, daha yaşanabilir bir ilçe emanet etmek için çalışıyoruz” şeklinde konuştu.
Başkan Geçit, hep birlikte hareket ederek güzel işlerin altına imza atacaklarını da ifade ederek, “Kaynarca ile bu bölgemizin sorunlarını ve çözüm yollarını hep birlikte ele aldık, iletilen sorunların çözümü için hemen harekete geçeceğiz. Bu birliktelik ve ortak gayretle Kaynarca Mahallemizi ileriye taşıyarak, daha iyi bir yaşam alanı haline getirmek için kararlıyız. Vatandaşımızın memnuniyeti için ne kadar çalışsak azdır, bize duyulan güveni boşa çıkarmamak için gece gündüz demeden çalışıyoruz. ‘Başkanım Yanımda’ projemiz ile de vatandaşlarımızın ayağına kadar giderek, sorunları bire bir dinliyoruz, hep birlikte çözüm yollarını ele alıyoruz, çok verimli görüşmeler yapıyoruz. ‘Hemşerilerimizle Birlikteyiz’ demek, sadece yan yana olmak değil, birbirimize değer katmayı, zor zamanlarda birlikte mücadele etmeyi ve mutlu anları paylaşmayı içermektedir. Bu birlik, bugün ve gelecekte güç ve kararlılıkla yol almamızı sağlayacaktır, buna eminiz. Çünkü biz bu yola çıkarken Yeşilyurt’u iki yıl içerisinde yeniden ayağa kaldıracağız diye sözler verdik, bu sözü yerine getirmek içinde ne gerekiyorsa yapıyoruz, durmak asla yok haftanın yedi günü 24 saat Yeşilyurt için çaba sarf ediyoruz” diye konuştu.
Kaynarca mahalle sakinlerinin taleplerini paylaştıkları ‘Başkanım Yanımda’ projesi çerçevesinde gerek Yeşilyurt genelinde gerekse de Kaynarca bölgesinde yapılacak yeni düzenlemeler, imar plan uygulamaları ve rezerv alanlarla ilgili karşılıklı fikir alış verişin de bulunuldu.
Mahalle sakinlerinin tek tek söz alarak talep ve isteklerini paylaştıkları toplantıda Yeşilyurt ilçesindeki rezerv alanları, afet konutları, alt yapı çalışmaları ve imar planlamalarına ilişkin olarak mahalle sakinlerinin taleplerine detaylı yanıtlar verildi. – MALATYA
]]>Yabancılarla yaşamak sadece sorunları mı çağrıştırıyor? Tuvaletin sürekli dolu olması, mutfakta bulaşık birikmesi ve siz uyumaya çalışırken yan odadan yüksek sesle müzik dinlenmesi gibi…
Belki de böyle olmak zorunda değil. Konut ve kira maliyetleri yükselmeye devam ettiği ve Dünya Sağlık Örgütü yalnızlığı küresel bir sağlık sorunu olarak koşullarda, ortak yaşam medyanın ilgisini çekiyor ve toplu yaşam düzenlemeleri artıyor.
Belki de başkalarıyla birlikte yaşamanın pozitif yanları daha fazla. Asıl soru toplumun buna hazır olup olmadığı.
30 yaşındaki Rosie Kellett, Londra’da yaşayan bir yemek yazarı.
2020’de bir ayrılıktan sonra yaşamak için yeni bir yer ararken sosyal medyada eski bir depoya denk gelmiş.
Kellett, yaşadığı yer olan Londra’nın doğusundaki Hackney Wick’te bu tür eski depolardan dönüştürülmüş 100’e yakın farklı toplu yaşam grupları olduğunu tahmin ediyor.
Ama yaşadığı yerin diğerlerine benzemediğini, farklı bir şekilde kurulduklarını söylüyor.
Kellett, 20’li yaşlarının sonu ve 30’lu yaşlarının başında altı kişiyle birlikte yaşıyor. Her biri ortak yaşam giderleri için bankaya haftada 25 sterlin yatırıyor. Ev işleri paylaşılıyor, her akşam biri yemek yapıyor.
Kellet’a göre ortak yaşamın en iyi yanı her zaman etrafta birilerinin olması. Ev arkadaşlarıyla bir aile gibi hissediyorlar. Londra’daki konut krizi nedeniyle ev bulmanın çok zorlaştığını söylüyor.
Ortak yaşamın dezavantajları da var.
Kellett kendine zaman ayırmakta zorlandığını, “İnsanlarla dolu masadan kalkmakta güçlük çektiğini”, partiye katılmasanız bile gürültüsünü duyacağınızı anlatıyor.
Ev arkadaşlarıyla fazla sorun yaşamadan paylaştığı iki duş ve iki tuvalet olsa da, tek çamaşır makinesinin yetmediğini söylüyor.
Ev işleri ve ev toplantılarını herkese uyacak şekilde ayarlamak için “WhatsApp üzerinden birçok kez yazışmak gerekiyor”.
Eski depolarda ortak yaşayanlar buralarda genellikle birkaç yıl kalıyorlar. Diğer ortak yaşam alanları ise daha kalıcı bir şekilde düzenlenmiş.
36 yaşındaki Creal Zearing, kocası ve üç yaşındaki kızıyla birlikte ABD’nin Wisconsin eyaletindeki Madison kentinde bir ortak ev topluluğunda yaşıyor.
Arbco ortak konut sitesinde iki apartman ve birkaç müstakil ev bulunuyor.
Her birimin kendi yatak odası, banyosu ve mutfağı var. Burada çocuklu ailelerden bekar yaşlılara kadar yaklaşık 100 kişi yaşıyor.
Zearing, “Teknik olarak, ortak evimiz bir kat mülkiyeti derneği, yasal olarak bu şekilde yapılandırılmış. Evimiz bize ait, ortak alanlar ve ev sigortasının bir kısmı için her ay aidat ödüyoruz” diye anlatıyor.
Bölge sakinleri birkaç haftada bir yemek düzenliyor ve aylık partiler gibi sosyal etkinlikler var. Her iki haftada bir üye toplantısı, yönetim kurulu ve komite toplantıları da yapılıyor.
“Ben tam zamanlı çalışıyorum. Ama emekliler de var ve muhtemelen onların birlikte yaptığı ve benim katılamadığım daha düzenli etkinlikler var.”
Her üyeden ayda dört saat çalışarak katkıda bulunması bekleniyor.
‘Kasıtlı topluluklar’
Batı dünyasında geniş bir yelpazede ortak yaşam düzenlemeleri var ve bunlar çeşitli nedenlerle ortaya çıktı.
İngiliz Guardian gazetesine göre İngiltere’de Covid-19 salgını ortak yaşama olan ilginin artmasına katkıda bulundu.
İngiltere’nin doğusundaki Suffolk yerleşiminde başarılı bir ortak yaşam merkezinin üyeleri 2023 yılında BBC’ye yaptıkları açıklamada, kurdukları düzenin hayat pahalılığından korunmalarına yardımcı olduğunu söyledi.
“Kasıtlı topluluklar” akademik tanıma göre ilişki içinde olmayan beş ya da daha fazla bağlantısız insanın gönüllü olarak birlikte yaşadığı evleri ifade ediyor.
Ortak yaşam organizasyonu Diggers and Dreamers’ın yönetim kurulunda yer alan Penny Clark, “Bu gerçekten kafa karıştırıcı olabilir” diyor.
Ortak konutlarda, insanların kendi müstakil evlerinin yanı sıra ortak alanları olduğunu ve topluluğun kendi kendini yönettiğini, konut kooperatiflerinde ise mülkiyetin paylaşıldığını, ancak sitenin her zaman kasıtlı bir topluluk gibi hissettirmediğini açıklıyor.
Clark’ın Conscious Coliving’in bir parçası olarak danışmanlığını yaptığı nispeten yeni bir sektör olan “ortak yaşam” da var.
Burada bir şirket, müstakil daireler veya stüdyoların yanı sıra ortak alanlara sahip bir bina yaratıyor, ancak bunlar da kasıtlı topluluklar değil.
“Bir de bugünlerde İngiltere’de çok nadir görülen komünler var. Akademik tanımlara göre, bir komünü diğer topluluk türlerinden özellikle farklı kılan şey, gelir paylaşımı olması. Kazancınız bir potada toplanır ve birlikte harcarsınız.”
Clark’a göre, konut piyasasındaki sorunlar nedeniyle daha fazla insan ortak yaşama yöneliyor olabilir. Bazıları da çevresel açıdan daha sürdürülebilir olmak istedikleri için bu yola başvuruyor.
Ayrıca, aile üyelerinin doğdukları yerden çok uzaklara dağılmış olabileceği günümüzün atomize toplumunda, sosyal bağlantı büyük bir çekicilik oluşturuyor.
Araştırmalar bu tür topluluklarda yaşayan insanların yaşam kalitesinin toplumdaki en mutlu insanlar kadar yüksek olduğunu gösteriyor.
Bu yaşam biçimi herkes için uygun mu? Clark, “Kesinlikle ödünler söz konusu” diyor.
“Topluluk yaşamı için yapılan çalışmalar biraz bunaltıcı olabiliyor; bazen çok kötü sonuçlanıyor ve insanlar çok üzgün ayrılıyor.”
Yeni bir ortak konut topluluğu oluşturmak da zor. Arazi bulmak zor, finansal riskler büyük ve bankalar kredi vermekte tereddüt ediyor.
“İyi bir yaşamın ve iyi bir evin ne olduğuna dair belirli varsayımları olan bir sistemin içindeyiz. Ve komünal yaşam bu varsayımlara uymuyor. Toplumda mahremiyetin iyi olduğuna ve bir şeylere sahip olmanın iyi olduğuna dair bir zihniyet var” diyor Clark.
Clark, yaşam alanını paylaşmanın arzu edilen bir şey olmadığını söylüyor.
“İyi bir ev fikri, tek başınıza sahip olduğunuz büyük bir ev olarak algılanıyor.”
Mevcut topluluklara ise taşınmak isteyen insanlardan düzenli talep akışı var. Londra’da Rosie Kellett, yaşam düzeniyle ilgili iki Instagram videosu paylaştıktan sonra, birçok kişi onunla iletişime geçerek taşınmak istediklerini söyledi.
“Kendimi çok kötü hissettim çünkü yeni oda arkadaşı kabul etmiyorduk. Kesinlikle bu tür alanların daha fazla olması için bir istek var ama bunu kendiniz organize etmeniz gerekiyor.”
]]>CHP Hatay Milletvekili Nermin Yıldırım Kara; Hatay’ın Samandağ ilçesi Atatürk Mahallesi’nde bulunan Hazır Beton Üretim Santrali’yle ilgili yazılı açıklama yaptı. Santralin yurttaşların sağlığını olumsuz etkileyecek yakınlıkta olduğuna ve planlanan kapasite artışı ile çevresel ve yaşamsal tehlikelerinin artacağına dikkat çeken Yıldırım Kara, şunları kaydetti:
“Deprem sonrasında Hatay halen aldığı ağır hasarlar dolayısıyla artan çevre sorunlarıyla mücadele içindedir. Bahsi geçen Hazır Beton Üretim Santrali proje alanı itibariyle yol ve ulaşım güzergahlarına, okullara, narenciye ve seracılık üretiminin yapıldığı tarım alanlarına, bankalara ve semt pazarları gibi vatandaşımızın günlük hayatında önemli rol oynayan birçok mekana tehlike arz edecek yakınlıktadır. Anayasanın 56. Maddesi’nin hükmü gereğince ‘Herkes sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir.’ Samandağ halkının bu hakkına sahip çıkmak ve yaşanabilir çevre koşulları sağlamak zorundayız. Üretim sürecinde ortaya çıkacak büyük miktarda toz, kullanılan aktif yakıtlar sonucu açığa çıkan gaz, santral bacalarından salınan ve havayı kirleten küçük partiküller kronik sağlık problemlerine yol açabilmekte ve ölümlere neden olabilmektedir.
Ayrıca bu santrallerde kullanılan kimyasallar ve ağır metaller ekosistemi de uzun vadede oldukça tahrip edecektir; özellikle Asi Nehri eski yatağının çok yakınına kurulan bu tesisler yöreye has endemik bitki ve canlı türlerinin yaşam alanına da bir tehdittir. Bu santral yakın çevreyi uzun vadede zehirleyecek buna ek olarak santralin tüketeceği su bölgeyi nihayetinde çölleştirecektir. Rüzgarı da hesaba kattığımızda santralden çıkacak olan baca tozları ise yakın çevresinde bulunan, semt pazarına, Çarşı denilen ilçe merkezine, Cumhuriyet, Sutaşı, Çöğürlü, Kuşalanı, Tekebaşı mahallelerine, Yeni Mahalle’de Akdeniz’e kadar Samandağ ilçemizin büyük bir bölümüne yayılacaktır ve buralarda hem ekosisteme hem de insan sağlığına ciddi bir tehdit oluşacaktır.”
“DAYANIŞMAMIZI SÜRDÜRECEĞİZ”
Kara, Hazır Beton Üretim Tesisi’nde kapasite artışına ilişkin ÇED raporuna dikkat çekerek, şu ifadeleri kullandı:
“Proje alanının Samandağ ilçe merkezine 520 metre mesafede yer aldığı raporda açıkça belirtiliyor. En yakın yerleşim birimi 640 metre ile Yeşilada Mahallesi iken, en yakın konut ise sadece 170 metre mesafede yer alan Atatürk Mahallesi’ne bağlıdır. Fakat bu yakınlık raporda bize şöyle anlatılıyor: ‘Yol ve ulas¸ım gu¨zergahlarına yakın olması, faaliyet ic¸in sec¸ilen yerin, u¨retim yo¨nteminin uygunluk ac¸ısından bo¨lgenin sosyo-ekonomik durumu proje yerinin sec¸ilmesinin etkin sebeplerdir ve başka bir mekan alternatifi bulunmamaktadır.’ Bu, bölgenin sosyo-ekonomik durumunun sebepler arasında gösterilmesi ve bir istihdam kapısı yaratacağı şeklinde olumlu bir algı yaratılmakta, yurttaşlarımıza ve doğaya verilecek zararın bu yolla üstü kapatılmaya çalışılmaktadır. Bu süreci takip edecek ve Samandağ halkının yatırım uğruna, sermaye uğruna yaşanabilir bir çevreden sağlıklı bir gelecekten mahrum olmaması adına bu taleplerinin ehemmiyetini her fırsatta dile getireceğiz. Hatay, kirlilik yükü bakımından maalesef Türkiye’nin en üst sıralarda yer alan kenti olmuştur. Depremi yaşamış yurttaşlarımız zaten halihazırdaki bu kirlilik yüküyle büyük risk altındadır. Her gün yeni bir kapasite artışı ya da çevreye büyük ölçüde zararlı tesislerin açılması yurttaşlarımızı deprem dışındaki başka felaketlerle de karşı karşıya kalmasına sebep olmaktadır. Ne Samandağ ne de Hatay’ın herhangi bir bölgesinde yaşayan yurttaşlarımız yeni bir felaketi yaşayabilecek güçtedir. Dolayısıyla kendi yaşam alanına ve doğaya sahip çıkan her Hataylı ile dayanışmamızı sürdüreceğiz.”
]]>İzmir Büyükşehir Belediyesi, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kentin dört bir yanında düzenleyeceği etkinliklerle kutlayacak. “İzmir’in Dört Bir Yanında Şenlik Var” temasıyla 30 gün boyunca 30 ilçede düzenlenecek “Gezici Çocuk Şenlikleri” ile çocuklar pandomin, sihirbaz gösterileri, konserler, dans ve tiyatro gösterileriyle bayramın tadını doyasıya çıkaracak. 23 Nisan’da ise binlerce çocuk Kültürpark’ta düzenlenecek Çoçuk Şenliği’nde bayramın tadını doyasıya yaşayacak. İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı toplu taşıma hizmetleri (İZDENİZ, İZULAŞ, METRO, ESHOT, İZTAŞIT, TRAMVAY) 23 Nisan Salı günü ücretsiz hizmet verecek. İzmir Doğal Yaşam Parkı ise 6-18 yaş arasındaki ziyaretçilerini 22-28 Nisan tarihlerinde ücretsiz olarak ağırlayacak.
Kültürpark’ta büyük şenlik
Kültürpark’taki Çocuk Şenliği 23 Nisan Salı günü saat 12.00’de başlayacak. Kaskatlı Havuz yanında düzenlenecek programda 12.00 ile 15.00 arası çocuklar için çadır etkinlikleri yapılacak. Saat 13.00-17.00 arasında konserlerin, sihirbaz ve dans gösterilerinin yer alacağı sahne etkinlikleri düzenlenecek. Açık alan etkinlikleri de saat 12.00-15.00 arasında yapılacak. Çocuklar kukla gösterileri, spor etkinlikleri, sokak oyunları, oyun parkuru, gezici kütüphane gibi birçok etkinlikle keyifli bir gün geçirecek.
Müzikli tiyatro gösterimleri çocukları büyüleyecek
27 Nisan 2024 Cumartesi günü saat 13.00’te İzmir Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’nde İzmir Büyükşehir Belediyesi ile Çağdaş Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği iş birliğiyle “Çağdaş Yaşam Çocuk Korosu” Atatürk Oratoryosu’nu sunacak. Etkinlik ücretsiz yapılacak. 24 ve 26 Nisan tarihlerinde ise Kültürpark Atatürk Açık Hava Tiyatrosu’nda saat 19.00’da çocuklar ve aileleri için ücretsiz müzikli tiyatro gösterileri olacak. 24 Nisan’da Kral Şakir : Kapadokya Macerası, 26 Nisan’da ise Maşa ile Koca Ayı gösterisi ile çocuklar keyifli zaman geçirecek.
Çocuklarla “Dönüşüm Aile Kampı” Olivelo’da
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kapsamında İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Dairesi Başkanlığı tarafından ilki düzenlenecek Dönüşüm Aile Kampı Güzelbahçe Olivelo Yaşayan Parkı’nda yapılacak. Herkesin sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkından hareketle, çevresel sürdürülebilirlik ilkeleri doğrultusunda sürdürülebilir bir yaşam için atığın önlenmesi, azaltılması, yeniden kullanılması ve dönüştürülmesi bilincinin yaygınlaştırılması amacıyla 27-28 Nisan 2024 tarihlerinde düzenlenecek kampta 8-9 yaş grubu öğrencileri ve aileleriyle birlikte Atıksız Yaşam Atölyeleri, Doğa Yürüyüşü, Yoga, Kuş Gözlemi, Kaçeli Koyunlarla Tanışma, Eko-Pinsel Perspektif: Geri Dönüşüme Odaklı Sanat Atölyesi, Geri Dönüşüm Müzik Aletlerinin Hikayesi ve Müzik konseri olmak üzere pek çok etkinlikte yer alacak. – İZMİR
]]>Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, gazeteci Fatih Altaylı’nın konuğu oldu. 31 Mart Mahalli İdareler Seçimleri hakkında açıklamalarda bulunan Başkan Rıza Akpolat, 5 yıl boyunca sosyal ve kültürel anlamda hayata geçirdiği projeleri şöyle özetledi:
“Bir uygulama hazırladık, öğrenci, öğrenci uygulamasıyla, sisteme giriyor. Kendisine en yakın konumdaki anlaşmalı restoranda gidip, ücretsiz olarak yemek yiyor. Şu anda 2000 öğrencimizin yemek ihtiyacını karşılıyoruz. Yaşlı dostu kentler ağına üye olan 6 belediyeden birisiyiz.
“BEŞİKTAŞ 70 KG KADAR YAĞACAK YAĞMURA DİRENÇLİ HALE GELDİ”
Saha Çözüm Hareketinin önemini vurgulamak istiyorum evlere gittiğimizde 70 yaş üstü oldukça fazla, hasta bakıma muhtaç evde yalnız yaşayan komşumuz olduğunu tespit ettik. Gerontomimari çalışmalarına başladık evde yalnız yaşayan bakıma muhtaç komşularımızın evlerinin içindeki fiziki koşulları onların yaşamlarına uygun hale getiriyoruz. Pandemide Barbaros Meydanı, Şair Nedim Caddesi’nde, Nüzhetiye Caddesi’nde Kuruçeşme’de, Bebek’te, Ortaköy’de, Nispetiye Caddesi’nde altyapı çalışmaları gerçekleştirdik. Çırağan, Nispetiye ve Barbaros Bulvarı’nın yaya yollarını kaldırım alanlarını düzenledik. Beşiktaş, 70 kg kadar yağacak yağmurlara karşı dirençli hale getirildi.
“VATANDAŞLARIMIZ AÇTIĞIMIZ SOSYAL TESİSTE 4 TL’YE ÇAY İÇEBİLİYOR”
Semt kart uygulamasını hayata geçirdik. 93 bin 500 haneye dağıttık. Bizim sosyal tesislerimizden yüzde 40-50 indirimli bir şekilde faydalanabilsinler diye. Biz Beşiktaş İskelesi’ne bir sosyal tesis inşaa ettik. Vatandaşlar 4 liraya burada çay içiyorlar ve komşularımızı denizle buluşturmuş olduk. Aynı alanda öğrencilere de orada bir kitap kafe yaptık. Orada ders çalışıyorlar ve söyleşiler de gerçekleştiriyoru. Semt Kartları hanelere dağıtırken ilk aşamada 1228 olan ihtiyaç sahibi hane sayısı 3 bine çıktı. İki kattan fazla arttı ve biz kendimizi 5 bine hazırlıklı hale getirmeye çalışıyoruz.
“KADINLARIMIZIN YANINDAYIZ”
Aşevi şu anda her gün 6 ve 7 bin haneye sıcak yemek hizmeti sağlıyor. İki kısım Beşiktaş var bir kısım Beşiktaş’ta ne yapılıyor diyebilir ama diğer 17-18 mahalle de kent yoksulu durumunda. Kadınlarla ilgili Kadın Dayanışma ve Yaşam Merkezi açtık. Şiddet gören kadınlarımızın da yanındayız ve boşanma aşamasındaki kadınların hukuki süreçlerini yönetiyoruz.
Beşiktaş’ta geleceğe dair adımlar atıyoruz. ‘Semtini Yaşat’ diye bir proje başlattık. Amacımız Arnavutköy ve Bebek’in ana caddelerinde bir eğlence kültürü var ama şimdi ara sokaklara da nüfuz etmiş durumda. Bunlarla ilgili geleceğe dönük adımlar attık meclis kararı aldık ve krokileri iptal ettik. Ana cadde de bu eğlence noktalarını bıraktık ama ara sokaklara girmesini engelledik.
Şimdi cephe rehabilitelerini yapacağız ve orada 60-70 senedir yaşayan vatandaşların da huzurlu bir şekilde yaşamalarını sağlayacağız.
“DİKİLİTAŞ’TA YAŞAM VE SPOR MERKEZİ AÇIYORUZ”
Kentsel tasarım projemizi hayata geçireceğiz. Çarşı’nın içerisindeki klimaları, tabelaları, yaya ve engelli geçiş alanlarını planlayacağız. Beşiktaş Cumartesi Pazarı’nın bir plan sorunu vardı ve bu sorun çözüldü. İBB Meclisi’nden geçti ve Şişli Belediyesi Meclisi’ne yollandı ve oradan da geçecek. Orada sekiz katlı bir otopark ve modern bir pazar alanını İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve Şişli Belediyemiz iş birliği ile hayata geçireceğiz. Dikilitaş’ta Yaşam ve Spor Merkezi açıyoruz. Orada olimpik bir havuz, bir kreş ve yine bir sosyal tesis olacak. 65 yaş üstüne bir fitness salonu, bir kütüphane hazırlığımız var. 1-1.5 sene içerisinde bu alanı da bitireceğiz.”
]]>31 Mart’ta yapılacak olan yerel seçimlerin işleyişi ve çözüm yollarıyla ilişkin bir mesaj yayımlayan Van OSB Yönetim Kurulu Başkanı Memet Aslan, “Yerel yönetim; salt bir ideolojik kültle yapılmaz, merkezine insani ve hizmeti oturtan bir anlayış sergilemeleri gerekir. Hiç bir vatandaşı ötekileştirmeden, hiç bir şekilde insanların düşünce, inanç, anlayış, fikri ve yaşam biçimlerine bakılmadan adil bir yönetim ve hizmet anlayışı geliştirmeleri gerekir. Yaşam kalitesini bir üst seviyeye taşıyacak politikalar geliştirilmeli ve vatandaşın gelir seviyesini artıracak, iş ve AŞ sahibi yapacak argümanlar ortaya konulmalıdır. İlin marka değerini yükseltecek, ulusal ve uluslararası kriterlere göre yaşanabilir kentler seviyesine çıkaracak, modellemeler hedeflenmelidir. Bunun için ilk olarak Van’ın öncelikle büyük bir fotoğrafının çekilmesi gerekir. Sorunlar, sıkıntılar, eksikler tespit edilmeli, tabiri caizse önce
memleketin bir röntgeninin çekilmesi gerekir. Çünkü uygun tedavi için öncelikle teşhisi doğru koymaları gerekir” dedi.
Van’ın çok ciddi sorunlarının olduğuna vurgu yapan Aslan, “Öncelikle ulaşım sorunu içerisinde; çevre yolumuz yıllardır ilin gündemini meşgul etmekte, maalesef çözümü konusunda da ciddi bir irade ortaya konulmamaktadır. Artık nerdeyse bizler tarihi yerlerimizi sayarken, ‘Tarihi Van Çevre Yolu’ nu da sayacak duruma geleceğiz. Yine şehrimizin ana ve transit ana arteri olan İpekyolu üzerinde köprülü kavşaklar tamamlanmalıdır. Şehir içi ulaşım ağı, şu an için ilin şehir içi trafiğini taşıma kapasitesinin çok altındadır. Şehrimiz de çok ciddi bir otopark sorunuvar. Parkomat uygulamaları ile şehrin caddelerini, sokaklarını açık otoparka çevirmek otopark çözümünün bir parçası olamaz. Bunun yanında şehrimiz yeşil alanlar konusunda büyük bir fakirlik yaşamaktadır. Kişi başına düşen yeşil alan olarak ülke ortalamasının çok altındayız. Şehrin içinde kamuya ait araziler ve arsalar butik parklara
ve yeşil alanlara dönüştürülmelidir. Sebze ve Meyve Halı, halkın rahat ulaşabileceği ve konforlu alış veriş yapabileceği bir alana taşınmalı, mevcut yer ise kültürel ve sosyal bir etkinlik alanına çevrilmelidir. Yine stadyumumuzun belirlenen yerlerden birine bir kompleks tarzında yapılıp ilimizin sporuna ve sportif faaliyetlerinin hizmetine sunulması elzemdir. Şu anki yerinde de bir millet bahçesi yapılmalıdır” ifadelerini kullandı.
Otobüs terminalinin uygun bir alana taşınması ve Van’a yakışan bir otogarın inşa edilmesi gerektiğinin altını çizen Aslan, “Mevcut yerinde ise halkımızın nefes alacağı yeşil ve kültürel bir yaşam alanı oluşturulmalıdır. İlimiz çok ciddi bir imar sorunuyla karşı karşıyadır. Çarpık kentleşme, kentin ruhuna, jeolojik yapısına ve yaşam biçimine terstir. Halbuki şehrin jeolojik yapısı göz önünde bulundurularak; üniversite, ilgili kurumlar, mühendisler, şehir plancıları ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığıyla eş güdümlü bir şekilde çalışılarak mekansal bir plan hazırlanmalıdır. Bölge bölge planlama yapılmalı, yatay yapılaşmaların önü açılmalı ve bununla birlikte, sosyal,kültürel, sportif faaliyetlerin yapılacağı yaşam alanları tasarlanmalıdır. Yürüyüş ve bisiklet yolları oluşturulmalıdır. Öncelikle bir turizm mastır planı oluşturulmalıdır. En büyük maddi ve manevi değerimiz olan Van Gölümüzü öncelikle belediyelerin ve özel sektör işletmelerin kanalizasyonlarını boca ettikleri bir alan olmaktan kurtarmamız lazım. Acilen Van Gölü Koruma Kanunu çıkarmak için siyasetçiler, sivil toplum kuruluşları ve yerel yönetimler, TBMM’de kamp kurmalıdırlar. Yine Van Gölü Havzası’nın ‘Organize Turizm Bölgesi’ ilan edilmesi için gerekli tüm girişimler paydaşlarla yapılmalıdır. Gölün etrafındaki tüm belediyeler, halk plajları oluşturmalıdırlar. Gölün üzerindeki ticari ve gezi amaçlı ulaşım ağı genişletilmelidir” diye konuştu.
Van’ın bir turizm şehri olduğunu ve şehrin tarihini ve kültürünü tanıtacak, turizmine ivme kazandıracak çalışmaların bir an evvel başlatılması gerektiğini vurgulayan Başkan Aslan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Turizmi ve turisti sürekli kılacak argümanlar geliştirilmeli, turizmde çeşitliliği artıracak; bir ülkeye veya guruba bağlı kalmadan, ülke içinde ve ülke dışında sürekli turist akışı sağlayacak tanıtımlar ve çalışmalar yürütülmelidir. Kentin en büyük sorunlarından olan işsizliği önleyecek tarıma ve hayvancılığa dair kalkınma modeli geliştirmeleri gerekir. Kırsaldan kente göçü önleyecek gençlerin kendi köylerinde ve mahallelerinde kendi hayatlarını kazanacakları, mutlu ve mesut yaşayacakları üretim metotları geliştirmeleri gerekir. Tarım il müdürlüğü, üniversite, ziraat odaları ve tüm ekonomik paydaşlar ile beraber çalışılarak bölge bölge gerekli analizler ve saha çalışmaları yapılmalıdır. Uygun düşecek bitki türleri, tahıl çeşitleri, endemik, aromatik, sebze ve meyve üretimleri yapılmalı ve ticari faaliyet yürütülmelidir. Hangi bölge de neyin verimi iyi alınacaksa, insanlarımız o çeşide yönlendirilmeli ve o üretimler desteklenmelidir. İlimizin küçük baş hayvancılık kapasitesi göz önünde bulundurularak, ülkenin en büyük mera ve yaylalarına sahip ilimizin küçükbaş hayvancılık üssü yapmak, kapasiteyi üst seviyelere taşımak ve kaliteli üretim yapmak için tüm paydaşlarla ortak çalışmalar yürütmeleri kaçınılmazdır. Yerinde üretim, mutlu ve huzurlu yaşam diyerek gençleri büyük şehrin keşmekeşine sürüklemeden yaşadıkları yerde hayatlarını idame edecekleri iş, AŞ imkanı sağlayarak, yaşam kalitelerini artırmak için çağın ihtiyaçlarına uygun sosyal, kültürel ve entellektüel imkanlar sunmak yerel yönetimlerin temel vazifesi olmalıdır.” – VAN
]]>UĞUR İSTANBULLU
Artvin Tüm Emeklilerin Sendikası Temsilciliği, düşük emekli maaşlarına tepki gösterdi. Sendikası adına açıklama yapan Perihan Karakuş, “Emeklilerimiz beslenemiyor. Bırakalım beslenmeyi, yatağa aç giriyor, karnını doyuramıyor. Emekliler pazar yerine gittiğinde sadece fiyatları inceliyor alışveriş yapamıyor. Markete gitmek karabasandan beter oldu. Kasabın yolundan vazgeçtik, ekmek alamıyoruz. Sözün özü emekliler adeta sürüm sürüm sürünüyor” dedi.
Artvin’de Tüm Emekliler sendikasının çağrısıyla bir araya gelen emekliler iktidara tepki gösterdiler. Yapılan açıklamaya CHP, Halkevleri, DİSK, Eğitim- Sen, SOL Parti üyeleri ve emekliler katıldı. Açıklamayı Artvin Tüm Emeklilerin Sendikası Temsilciliği adına üyelerden Perihan Karakuş yaptı. Perihan Karakuş, şunları söyledi:
“Bugün Tüm Emeklilerin Sendikası olarak Ardanuç’tan Edirne’ye, Giresun’dan Mersin’e kadar onlarca il ve ilçede alanlardayız. Sefalete, yoksulluğa, açlığa mahkum edilmeye itirazımızı en güçlü şekilde duyurmak için alanlardayız. Son söyleyeceğimizi baştan söyleyelim; AKP ve paydaşları artık ülkeyi yönetemiyor. Ülkede yönetim krizi vardır. 22 yıldır ülkeyi yönetenler, gönüllü taşıyıcısı oldukları vahşi kapitalizmin neoliberal politikalarını acımasızca uyguladıklarıyla yetinmiyor, ülkeyi Ortaçağ karanlığına ve Ortadoğu bataklığına sürüklüyorlar. Böylece yarattıkları siyasi ve ekonomik kaostan, siyasal islamcı tek adam yönetimini yukarıdan aşağıya yapılandırdılar. Bu yönetim anlayışı emeklilere derin yoksulluk, açlık, daha doğrusu ölüm sınırında bir yaşam olarak geri dönmüştür. Yaşam koşullarımız çok kötüleşmiştir. Bugün emekliler 18. ve 19. yüzyıldaki yaşam koşullarından daha beter yaşam savaşı veriyor. Aslına bakılırsa uygulanan politika, cuntacı Kenan Evren’in bir dönem devrimcileri bir bir idam ederken söylediği, ‘asmayalım da besleyelim mi’ mantığının yeni bir türevidir. Yani aynı anlayış, bugün emeklilerin yaşam koşullarını en dibe gerileterek, yavaş yavaş yok edilmesiyle gündemdedir.
“EMEKLİLERİN TEK GİDEBİLDİĞİ YER PARKLAR”
Emeklilerimiz beslenemiyor. Bırakalım beslenmeyi, yatağa aç giriyor, karnını doyuramıyor. Emekliler pazar yerine gittiğinde sadece fiyatları inceliyor alışveriş yapamıyor. Markete gitmek karabasandan beter oldu. Kasabın yolundan vazgeçtik, ekmek alamıyoruz. Sözün özü emekliler adeta sürüm sürüm sürünüyor. Bakın şurada bir simitçiden bir bardak çay 45 lira. Emeklinin dinlenmek için simitçiden bir bardak çay içebilme şansı kalmadı. Dost sohbeti yapacağı, bir fincan kahve içebileceği bir mekan hayal oldu. Emekliler, 40 yıl hatırı kalan bir fincan kahveyi, bir kafede 40 yılda içemez duruma düşürüldü. Derin yoksulluk nedeniyle geleneklerimizi ve göreneklerimizi terk ettik. Emeklilerin tek gidebildiği yer, parklardaki belediye bankları oldu. Boş bank bulan şanslı sayılıyor. Tabii hava soğuk veya yağışlı değilse. Emeklilerin kaliteli yaşlanmasının ölçütü, banklara hapsedilen bir yaşam oldu. Bu onur, bu iktidarındır. Metruk binalarda yaşam savaşı veren emeklileri saymazsak, artık sokaklarda geceleyen, açlıktan ölen emekli haberleri sürpriz olmayacaktır. Bu gidişle, bu onur da bu iktidara ait olacaktır. İktidara sesleniyoruz; duyun bu çığlığı ve acil çözüm üretin. BİS-AR’ın araştırmasına göre açlık sınırı 20 bin 834 lirayı, yoksulluk sınırı 60 bin 757 lirayı aştı. Bekar bir çalışanın sadece yaşam maliyeti 26 bin 970 liradır. Bu hayat pahalılığında, her üç emekliden ikisinin 10 bin lira aldığı biliniyor. Bu durumda emeklilerin nasıl geçinebildiğini hesaplamak, yüzyıllardır çözülemeyen matematik probleminden zordur.
“BÜTÜN EMEKLİLERE HAKSIZLIK YAPILIYOR”
Denklem açıktır; 4 kişilik çekirdek ailenin sadece mutfak gideri açlık sınırıdır. Temel ihtiyaçlarına, giyim, ulaşım, ısınma, elektrik, su, barınma, telefon, internet, eğitim giderleri eklendiğinde asgari yoksulluk sınırında bir gelir gerekiyor. Sosyal ve kültürel aktiviteleri saymıyoruz bile. Yani yoksul yaşamak için bile 60 bin 750 liraya ihtiyaç varken, 10 bin lira ile bütün bu girdilerin karşılanmasını çözen varsa beri gelsin. 2024 Ocak ayına göre memur emeklilerinin ortalama maaşı, memur maaş ortalamasının yüzde 41,4’üdür. Bu oran 2023 yılında yüzde 70,5’di. Bu ülkenin en zor okullarından okumuş, son dereceler yükselmiş bir memur emeklisi bile, bir çalışanın beşte ikisi kadar maaş alıyorsa, sorun çok büyüktür. Bunu biz demiyoruz, bilim çevreleri diyor. Emeklinin cebinden paranın çalındığını bilim kanıtlarıyla açıklandığı sonuçta bütün emeklilere haksızlık yapılıyor. Bedelini peşin, peşin ödediğimiz emeğimizin değerlendirilmediği ortadır. Katsayı hesabında bile hile yapılıyor ve biz bunlara sessiz mi kalacağız. Buradan bütün emekli arkadaşlarıma sesleniyoruz boş vaatlere kulak asmayın, haklarınızın çalınmasına sessiz kalmayın ve demokratik tepkilerinizi gösterin ve kurtuluş kendi ellerinizdedir ve onunda yolu örgütlenmekten geçer.”
]]>CHP’nin Çankaya Belediye Başkan adayı Hüseyin Can Güner, gazetecilerle iftarda bir araya geldi, projelerini anlattı. “İktidar kültür sanatta, eğitimde, temel haklarda, sporda veya emeklilerimizin yaşamında, gençlerin geleceğe olan bakışında tahribat yarattı” diyen Güner, özellikle kadına karşı şiddete dikkati çekti, “Biz kadınların şiddete uğramayacakları, daha güvenli, daha iyi bir yaşamı taahhüt ediyoruz” dedi.
CHP Çankaya Belediye Başkan adayı Hüseyin Can Güner, Proje Tanıtım Toplantısı’nda yapacağı çalışmaları anlattı. Güner, şöyle konuştu:
“Büyükşehir belediyemizle işbirliği içerisinde büyükşehir belediyesinin görev ve yetki alanındaki işlerde ya da bizimle ortaklaşılacak işlerde elbette birlikte var olacağız. İktidar kültür sanatta, eğitimde, temel haklarda, sporda veya emeklilerimizin yaşamında, gençlerin geleceğe olan bakışında tahribat yarattı. Tüm bunlarla birlikte yurttaşlarımızın yaşam kalitesinde bir geriye gidiş söz konusu oldu. Bugün Ankara’da, İstanbul’da da, Konya’da da, Bayburt’ta da tüm yurttaşlarımızın yaşam kalitesinde bir geriye gidiş söz konusu. Ankara’da Çankaya’da da, Etimesgut’ta da Mamak’ta da benzer durum söz konusu. Çankaya’ya geldiğimizde Cebeci’de de Dikmen’de de tüm yurttaşlarımızın yaşam kalitesinde ekonomik politikalardan kaynaklı, uygulanan sosyal-ekonomik-siyasi politikalardan kaynaklı olarak bir geriye gidiş söz konusu. Bunun sorumlusu elbette yerel yönetimler olarak biz değiliz. Ama bugün artık bizim taşın altına elimizi daha fazla koymamızı gerektiren bir dönemdeyiz.”
“5 YIL İÇERİSİNDE 10 KREŞ YAPACAĞIZ”
Güner, Çankaya’da 15 olan mevcut kreş sayısının 5 yıl içerisinde 25’e çıkarılacağını belirtti. Güner, çocuklar için “Ekolojik kreş”, “Gece kreşi”, “Çocuk durağı”, “Oyuncak kütüphanesi”, “Bilim merkezi”, “Bilim tırı” projelerini ve “Çocuk gelişimi izleme programı”nı da hayata geçirecekleri söyledi.
“3 YENİ ÖĞRENCİ YURDU”
Çankaya’nın 13 üniversiteye ev sahipliği yaptığını ve 300 bine yakın üniversite öğrencisi ve genç nüfusun olduğunu söyleyen Güner, “Biz gençlerin bu yeni dönemde daha aktif şekilde sahada olacakları, Çankaya’ya renk katacaklarını, Çankaya’nın yıldızının parlamasında en önde olacakları bir dönemi düşlüyoruz. Önümüzdeki 5 yılda en az 3 yeni öğrenci yurdu yapacağız. Genç arkadaşlarımızın barınma sorunlarını en üst düzeyde yanıt vermeyi planlıyoruz” dedi.
Hüseyin Can Güner, gençler için, “Çankaya gençlik merkezi”, “Küresel ortaklık ve proje ofisi”, “Yeni ve ulaşılabilir çamaşırhaneler”, “7/24 açık kütüphane”, “Yeşil stüdyo” kuracaklarını belirtti. Güner, üniversite sınavlarına hazırlanan öğrenciler içinde “Dijital test kitabı desteği” sağlayacaklarını, “Çankaya’nın gençleri” uygulamasıyla öğrencilerie kültür sanat etkinliklerinden ve diğer birçok hizmetten indirimli veya tümüyle ücretsiz yararlanma imkanı sunacaklarını açıkladı.
“KADINLARIN ŞİDDETE UĞRAMAYACAKLARI BİR YAŞAM”
Güner, kadınlar için ise “Yeni doğum yapan annelere psikolojik destek”, “Çocuklu hayat eğitimi” vereceklerini belirtti. Güner, “Çankaya’da hali hazırda bir kadın sığınma evi var. Biz kadınların şiddete uğramayacakları, daha güvenli, daha iyi bir yaşamı taahhüt ediyoruz. Yeni bir kadın sığınma evini de hayata geçireceğiz” dedi. Kadın girişimcilere ve kadın kooperatiflerine destek sunacaklarını da belirten Güner, “Kadınlar için yeni bir dönem başlatacağız” diye konuştu.
EMEKLİ, YAŞLI VE ENGELLİLER
Emeklilerin kendilerine dert yandığını vurgulayan Güner, “Emekliler kampüsü” ve “yaşlı bakım merkezi”lerini kuracaklarını dile getirdi. Evde bakım hizmetlerinde çıtayı yükselteceklerini, “alzheimer ve parkinson takip sistemi” desteğini sunacaklarını açıkladı.
Güner, engelliler için de ayrı sayfa açacaklarını vurguladı. “Engelsiz Çankaya”, “Engelsiz çağrı merkezi” projelerini hayata geçireceklerini, “çocuğu engelli doğan ailelere bakım ve iletişim eğitimi” vereceklerini anlattı.
Güner’in projelerinden bazıları şöyle: “İşimiz Çankaya”, “USTAPP”, “Ortak çalışma merkezleri”, “E-ticaret eğitim programı”, “Çankaya halk lokantası”, “Doğal yaşam vadisi”, “Çankaya kent planlama ajansı”, “tabela tasarım ofisi”, “Sivil toplum yerleşkesi”, “Çankaya kent festivali”, “Hafıza Çankaya: kent müzesi ve sokakları”, “Spor kompleksi”, “E-ruhsat”, “ÇANK-APP”, “Çankaya açık veri portalı”
Güner, sokak hayvanları için de “Hayvan barınağımızı modernleştirip büyüteceğiz. 7/24 hayvan ambulansını devreye sokacağız” ifadelerini kullandı.
Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Güner, ilk olarak “Çankaya halk lokantası” projesini hayata geçireceğini açıkladı.
]]>Tüm Emeklilerin Sendikası, Kızılay’da basın açıklaması yaptı. Sendika üyesi Ünver Ünal, “AKP ve paydaşları artık ülkeyi yönetemiyor. Emeklilerimiz beslenemiyor, alışveriş yapamıyor. Markete gitmek karabasandan beter oldu.. Kasabın yolundan vazgeçtik, ekmek alamıyor… Sözün özü emekliler adeta sürüm sürüm sürünüyor” dedi.
Emekliler, ‘İnsanca yaşamak istiyoruz’, ‘saraya değil emekliye bütçe’, ‘sefalete teslim olmayacağız’ sloganları attı. SOL Parti Sözcüsü İlknur Başer’in de katıldığı basın açıklamasında konuşan Tüm Emeklilerin Sendikası üyesi Ünver Ünal, şunları söyledi:
“Son söyleyeceğimizi baştan söyleyelim. AKP ve paydaşları artık ülkeyi yönetemiyor. Ülkede yönetim krizi vardır. Yarattıkları siyasi ve ekonomik kaosta, siyasal islamcı tek adam yönetimini yukarıdan aşağıya yapılandırdılar. Bu yönetim anlayışı emeklilere derin yoksulluk, açlık, daha doğrusu ölüm sınırında bir yaşam olarak geri dönmüştür. Yaşam koşullarımız çok kötüleşmiştir.
“EMEKLİLER ADETA SÜRÜNÜYOR”
Emeklilerimiz beslenemiyor. Bırakalım beslenmeyi, yatağa aç giriyor, karnını doyuramıyor. Emekliler pazar yerine gittiğinde sadece fiyatları inceliyor. Alış veriş yapamıyor. Markete gitmek karabasandan beter oldu… Kasabın yolundan vaz geçtik, ekmek alamıyor… Sözün özü emekliler adeta sürüm sürüm sürünüyor.
2008’de uygulamaya konulan ‘Sosyal Güvenlik Reformu’ derhal iptal edilmelidir. Memurlara verilen seyyanen ödenek, bütün emeklilerin maaşına hemen eklenmeli ve en düşük emekli maaşı, işe yeni başlamış en düşük memur maaşına eşitlenmelidir. Prim günü, çalışma koşulları, eğitim gibi diğer kriterler göz önüne alınarak maaş ayarlamaları yapılmalıdır. Sağlığa erişim kolaylaştırılmalı ve istisnasız sağlık katkı payları kaldırılmalıdır. Özel veya devlet hastanesi demeden, bütün hastanelerde her türlü muayene, tetkik ve tedavi ücretsiz olmalıdır. Emekliler için ‘Toplu Sözleşmeli Sendika’ yasası çıkarılmalıdır. Sendikalarımıza dokunulmamalıdır. Sendikalara açılan kapatma davaları geri çekilmeli ve her türlü keyfe keder uygulamalara son verilmelidir.
“ADIM ATMAZSANIZ, YAKIN BİR ZAMANDA BİRÇOK BÖLGEDE MİTİNGLER DÜZENLEYECEĞİZ”
Bu vesileyle siyasi iktidara seslenmek istiyoruz. Taleplerimizi dikkate alın. Çözüm üretin. Şayet bizi duymazdan gelirseniz, demokratik eylemlerimizi yükselterek sürdüreceğiz. Adım atmazsanız, yakın bir zamanda bir çok bölgede mitingler düzenleyeceğiz.
İsteklerimizin yanıtsız kalması halinde yapacağımız bölgesel mitinge, şimdiden bütün emek ve demokrasi güçlerini güç birliğine davet ediyoruz.”
“TORUNUMA VEREMEYECEĞİM PARAYI UTANMADAN BAYRAM İKRAMİYESİ DİYE BANA VERİYOR”
Tüm Emeklilerin Sendikası üyesi Meryem Serel, şöyle konuştu:
“Bu ülkede sadece emekliler değil, asgari ücret ile çalışanlar da hayat standartlarının çok altındalar. Tabii ki biz hakkımızı almak zorundayız. İnsanca yaşama isteğimizi söylemek zorundayız. Onlar duyana kadar bıkmadan usanmadan bu meydanlarda olacağız.
Talebimiz insanca yaşamak. Yoksulluk sınırının üstünde bir ücret talep ediyoruz. Torunuma veremeyeceğim parayı utanmadan bayram ikramiyesi diye bana vermeye kalkıyor.”
Memur emeklisi bir vatandaş ise, “Aldığımız maaş çok düşük. Emekliler çok zor durumda” dedi.
“SADAKA DEĞİL, ÖDEDİĞİM PRİMLERİN KARŞILIĞINI İSTİYORUM”
Emekli bir başka vatandaş Şenay Karamut ise şunları söyledi:
“Ben yıllarca prim ödedim. Sadaka istemiyorum. Ödediğim primin karşılığını almak istiyorum.”
]]>Tüm Emeklilerin Sendikası İzmir Şubeleri, Konak Meydanı’nda emekli maaşlarını protesto etti. Sendika Bornova Şube Başkanı Yusuf Şenol, “Derin yoksulluk nedeniyle geleneklerimizi ve göreneklerimizi terk ettik. Emeklilerin tek gidebildiği yer, parklardaki belediye bankları oldu. Boş bank bulan şanslı sayılıyor. Tabi hava soğuk veya yağışlı değilse…Emeklilerin kaliteli yaşlanmasının ölçütü, banklara hapsedilen bir yaşam oldu. Bu onur, bu iktidarındır! Metruk binalarda yaşam savaşı veren emeklileri saymazsak, artık sokaklarda geceleyen, açlıktan ölen emekli haberleri sürpriz olmayacaktır. Bu gidişle, bu onur da bu iktidara ait olacaktır. İktidara sesleniyoruz, duyun bu çığlığı ve acil çözüm üretin” dedi.
Tüm Emeklilerin Sendikası İzmir Şubeleri, hayat pahalılığı, zamlar ve düşük emeklilik maaşına karşı Konak’ta basın açıklaması yaptı. Konak Meydanı’nda basın açıklamasını okuyan Tüm Emeklilerin Sendikası Bornova Şube Başkanı Yusuf Şenol “Ardanuç’tan Edirne’ye, Giresun’dan Mersin’e kadar onlarca il ve ilçede; sefalete, yoksulluğa, açlığa mahkum edilmeye itirazımızı en güçlü şekilde duyurmak için alanlardayız” dedi. Şenol, şunları söyledi:
“ÜLKEYİ ORTAÇAĞ KARANLIĞINA SÜRÜKLÜYORLAR”
“Son söyleyeceğimizi baştan söyleyelim. AKP ve paydaşları artık ülkeyi yönetemiyor. Ülkede yönetim krizi vardır. 22 yıldır ülkeyi yönetenler, gönüllü taşıyıcısı oldukları vahşi kapitalizmin neoliberal politikalarını uygulamakla yetinmiyor, ülkeyi Orta Çağ karanlığına ve Orta Doğu bataklığına sürüklüyorlar. Böylece yarattıkları siyasi ve ekonomik kaostan, siyasal İslamcı tek adam yönetimini yukarıdan aşağıya yapılandırdılar. Bu yönetim anlayışı emeklilere derin yoksulluk, açlık, daha doğrusu ölüm sınırında bir yaşam olarak geri dönmüştür. Yaşam koşullarımız çok kötüleşmiştir. Bugün emekliler 18’inci ve 19’uncu yüzyılda ki yaşam koşullarından daha beter yaşam savaşı veriyor. Aslına bakılırsa uygulanan politika, cuntacı Kenan Evren’in bir dönem devrimcileri bir bir idam ederken söylediği, “Asmayalım da besleyelim mi” mantığının yeni bir türevidir. Yani aynı anlayış, bugün emeklilerin yaşam koşullarını en dibe gerileterek, yavaş yavaş yok edilmesiyle gündemdedir.
“EMEKLİLER SÜRÜM SÜRÜM SÜRÜNÜYOR”
Emeklilerimiz beslenemiyor. Bırakalım beslenmeyi, yatağa aç giriyor, Karnını doyuramıyor. Emekliler pazar yerine gittiğinde sadece fiyatları inceliyor. Alışveriş yapamıyor. Markete gitmek karabasandan beter oldu. Kasabın yolundan vazgeçtik, ekmek alamıyor… Sözün özü emekliler adeta sürüm sürüm sürünüyor. Emeklilerin, dost sohbeti yapacağı, 40 yıl hatırı kalan bir fincan kahve içebileceği bir mekan hayal oldu…
“AÇLIKTAN ÖLEN EMEKLİ HABERLERİ SÜPRİZ OLMAYACAK”
Derin yoksulluk nedeniyle geleneklerimizi ve göreneklerimizi terk ettik. Emeklilerin tek gidebildiği yer, parklardaki belediye bankları oldu. Boş bank bulan şanslı sayılıyor. Tabi hava soğuk veya yağışlı değilse…Emeklilerin kaliteli yaşlanmasının ölçütü, banklara hapsedilen bir yaşam oldu. Bu onur, bu iktidarındır! Metruk binalarda yaşam savaşı veren emeklileri saymazsak, artık sokaklarda geceleyen, açlıktan ölen emekli haberleri sürpriz olmayacaktır. Bu gidişle, bu onur da bu iktidara ait olacaktır. İktidara sesleniyoruz, duyun bu çığlığı ve acil çözüm üretin. BES-AR’ın araştırmasına göre açlık sınırı 20 bin 834 lirayı, yoksulluk sınırı 60 bin 757 lirayı aştı. Bekar bir çalışanın sadece yaşam maliyeti 26 bin 970 liradır. Bu hayat pahalılığında, her üç emekliden ikisi 10 bin maaş almaktadır. Aldıkları maaşla emeklilerin nasıl geçinebildiğini hesaplamak, yüzyıllardır çözülemeyen matematik probleminden zordur! Denklem açıktır. 4 kişilik çekirdek ailenin sadece mutfak gideri açlık sınırıdır. Temel ihtiyaçlarına; giyim, ulaşım, ısınma, elektrik, su, barınma, telefon, internet, eğitim giderleri eklendiğinde asgari yoksulluk sınırında bir gelir gerekiyor. Sosyal ve kültürel aktiviteleri saymıyoruz bile. Yani yoksul yaşamak için bile 60 bin 750 liraya ihtiyaç varken, 10 bin lira ile bütün bu girdilerin karşılanmasını çözen varsa beri gelsin.
“EMEKLİLERE HAKSIZLIK YAPILIYOR”
2024 Ocak ayına göre memur emeklilerinin ortalama maaşı, memur maaş ortalamasının yüzde 41,4’üdür. Bu oran 2023 yılında yüzde 70,5 idi. Bu ülkenin en zor okullarında okumuş, son derecelere yükselmiş bir memur emeklisi bile, bir çalışanın beşte ikisi kadar maaş alıyorsa, sorun çok büyüktür. Bunu biz demiyoruz. Kalemini ve beynini satmamış bilim insanları söylüyor. Yani emeklinin cebinde paranın çalındığını bilim kanıtlarıyla açıklıyor. Sonuçta bütün emeklilere haksızlık yapılıyor. Bedelini peşin peşin ödediğimiz emeğimizin değerlendirilmediği ortadadır. Prim güncelleme katsayı hesabında, bilerek hile yapılıyor. Buna sessiz mi kalacağız?
“KURTULUŞ KENDİ ELLERİMİZDE”
Buradan bütün emekli, dul ve yetimlere sesleniyoruz. Sizin umutla beslenme zamanınız yoktur. Boş vaatlere kulak asmayın, haklarınızın çalınmasına sessiz kalmayın. Barışçıl ve demokratik tepkilerinizi gösterin. Demokratik haklarımızı, fiili ve meşru yollarla, en geniş şekilde örgütlenerek alabiliriz.. Kurtuluş kendi ellerimizdedir. Örgütlü mücadelenin önünde hiçbir güç duramaz.
“İNTİBAK YASASI ÇIKARILMALI”
AKP ve iktidar ortaklarının yüzdelik maaş artışları bir çözüm değildir. Her 6 ayda bir yapılan maaş ayarlaması emeklileri derin yoksulluğa itmiştir. Oysa çözüm bellidir. 2008’de uygulamaya konulan ‘Sosyal Güvenlik Reformu’ derhal iptal edilmelidir. Memurlara verilen seyyanen ödenek, bütün emeklilerin maaşına hemen eklenmeli ve en düşük emekli maaşı, işe yeni başlamış en düşük memur maaşına eşitlenmelidir. Prim günü, çalışma koşulları, eğitim gibi diğer kriterler göz önüne alınarak maaş ayarlamaları yapılmalıdır. İntibak yasası tez zamanda çıkarılmalıdır. Bayram ikramiyesi diye ödenen ve ayıplı hale dönmüş, sadaka olarak nitelendirilecek 3000 Lira yerine yılda 4 kere ve asgari ücret düzeyinde ikramiye herhangi bir ayrım yapmaksızın; emekli, dul ve yetime eşit olarak ödenmelidir. Sağlığa erişim kolaylaştırılmalı ve istisnasız sağlık katkı payları kaldırılmalıdır. Özel veya devlet hastanesi demeden, bütün hastanelerde her türlü muayene, tetkik ve tedavi ücretsiz yapılmalıdır.
“EMEKLİLER İÇİN ‘TOPLU SÖZLEŞME SENDİKA YASASI’ ÇIKARILMALIDIR”
Emekliler için ‘Toplu Sözleşmeli Sendika’ yasası çıkarılmalıdır. Sendikalarımıza dokunulmamalıdır. Sendikalara açılan kapatma davaları geri çekilmeli ve her türlü keyfe keder uygulamalara son verilmelidir. Önemli bir uyarımız da çalışan emekçilerimizedir. Hepinize sağlıklı ve uzun ömür dileriz. Ama günün sonunda sizlerde emekli olacaksınız. Bugün zar zor geçindiğinizi biliyoruz. Emekli olduğunuzda hiç istemeyiz ama çok daha zor günler sizi bekliyor. Bu nedenle emekliler ve çalışanların omuz omuza insanca yaşam için güç birliği yapmaları zorunludur. Gün birlik, dayanışma ve mücadele günüdür. Dostlarımızın bu duyarlılıkta olduklarından kuşkumuz olmasa da, bir kez daha hatırlamakta fayda vardır.”
]]>
ESMA TURAN
Muğla Çevre Vakfı’nın (MUÇEV) Turizm Ticaret Anonim Şirketi, 13 Mart’ta Bodrum, Dalyan ve Marmaris’teki plaj alanlarını 5 yıl süreyle kiralamak için ihaleye çıkardı. Şirket, 22 Mart’ta yapılacak ihaleleri iptal ettiğini açıkladı. Muğla Çevre Platformu (MUÇEP) Marmaris Meclisi adına açıklama yapan Halime Şaman, “Blli ki bu kentteki doğaya, yaşam alanlarının korunması için bir duyarlılık var ve bu duyarlılığın da seçimde oy kaybettirme riski var. Bu nedenle kararlar şimdilik geri alındı. Seçimin sonunda bizim önümüze bu kararları getirirseniz hayata geçirilmemesi için de aynı kararlılıkla direnç göstereceğiz” dedi.
MUÇEV Turizm Ticaret Anonim Şirketi; 3. derece doğal sit, nitelikli doğal koruma alanları ve özel çevre koruma bölgesindeki alanları 5 yıl süreyle kiralanmak üzere 13 Mart’ta ihaleye çıkardı. Şirket, 22 Mart’ta ‘yarışmalı teklif usulü’ ile yapılacak ihaleyi iptal ettiğini açıkladı. MUÇEV’in resmi internet sitesinde bugün yer alan duyuruda, “İşletme hakkının kiralanması işi görülen lüzum üzerine iptal edilmiştir” denildi.
“SEÇİMDE OY KABETTİRME RİSKİ VAR”
Konuya ilişkin ANKA Haber Ajansı’na MUÇEP Marmaris Meclisi adına açıklama yapan Halime Şaman, şunları söyledi:
“Geçtiğimiz günlerde samimiyet aradığımıza dair bir basın açıklaması yaptık. Siyasilerden bir talep de bulunduk. Ne kadar doğru bir talepte bulunduğumuzu bugün anlıyoruz. Şimdi size 3 karardan bahsedeceğim; ilki Beldibi’nde bir mermer ocağı için başlayan ÇED süreci, ikincisi Akbelen’i çevreleyen İkizköy’ün topraklarının istimlak edilmesi kararı ve sonuncusu da 3 bölgede yani Bodrum Bitez Hacıahmetler’de, Marmaris Hisarönü Kızkumu’nda ve Dalyan İztuzu plajının MUÇEV tarafından kiralanacağına dair ihale kararları. Bu 3 kararın da iptal edildiğini gördük. Nasıl iptal edildi? Bulundukları yerlerdeki AKP’nin belediye başkan adaylarının bir telefonu ile yani 1 kişi tarafından alınan kararlar yine diğer aday kişiler tarafından telefon edilerek iptal edildi. Biz bu kentte yaşayanlar ve doğal yaşam alanı mücadelesi verenler bunu şöyle yorumluyoruz, belli ki bu kentteki doğaya, yaşam alanlarının korunması için bir duyarlılık var ve bu duyarlılığında seçimde oy kaybettirme riski var. Bu nedenle kararlar şimdilik geri alındı.
“HAYATA GEÇİRİLMEMESİ İÇİN KARARLILIKLA DEVAM EDECEĞİZ”
İkincisi ise belki de hiç bunlar değildi bu duyarlılığı kararlardan vazgeçilmesi sevimliliğini oya dönüştürmek. İşte başlangıçta söylediğimiz o samimiyet arayışı. Samimiyet şöyle olur, eğer bir kentin yaşam alanları, yeni projelere açılacaksa bir, helikopterle gezerek değil bilimsel verilere, orayı koruyan uluslararası sözleşmelerin ne dediğine bakılarak karar alınır. İkincisi ise orada yaşayanların yani yaşamları etkileneceklerin rızası alınır. Şimdi bunları toplayıp şunu söylemek mümkün, bugün ister bir senaryo ister görülen duyarlılık riskinden, oy kaybettirme riski nedeniyle size geri adım attıran bu kentin dirençleri, Muğla ve ilçelerindeki doğayı ve yaşam alanlarını korumaya yönelik direnç şimdi size bu kararı aldırıyorsa unutmayın ki seçimin sonunda bizim önümüze bu kararları getirirseniz, ki getirmenizin çok yüksek bir ihtimal olduğunu biliyoruz, hayata geçirilmemesi için de aynı kararlılıkla direnç göstereceğiz. Sizleri samimiyete, bilime ve katılımcı demokrasiye davet ediyoruz.”
]]>Muğla’nın Milas ilçesinde Akbelen Ormanı’nda ağaçların katledilmesine ve her gün dinamit patlatılmasına karşı İkizköylüler ve yaşam savunucuları, “Akbelen’de Büyük Buluşma” düzenledi. “Buluşma”ya katılan CHP Muğla Büyükşehir Belediye Başkan adayı Ahmet Aras “İki yıldır ağaçlara sarılan insanları görmeyenler, seçimlerden hemen önce çevre mücadelecisi kesildiler.” dedi
Muğla’nın Milas ilçesine bağlı İkizköy’deki Akbelen Ormanı’nda kurulmak istenen termik santral için geçen yaz başlayan direniş devam ediyor. Limak Holding ve IC Holding’in iştiraki YK Enerji tarafından işletilen Yeniköy-Kemerköy Termik Santrali’nin kömür sahasını genişletmek için Temmuz 2023’te 740 dönümlük ağaç kesilen Akbelen Ormanı’nda bölge halkı ve yaşam savunucuları direnişe başlamıştı. Akbelen Ormanı’nda İkizköylüler ve yaşam savucunuları, ağaçların katledilmesine ve her gün dinamit patlatılmasına karşı “Akbelen’de Büyük Buluşma”da tekrar bir araya geldi.
Akbelen’deki yeni direniş alanında gerçekleştirilen buluşmaya, CHP Muğla Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ahmet Aras, CHP Muğla milletvekilleri Cumhur Uzun, Gizem Özcan, Süreyya Öneş Derici ve ilçe belediye başkan adayları da katıldı.
“SAMİMİYETLERİNİ 1 NİSAN’DAN SONRA GÖRECEĞİZ”
Akbelen Büyük Buluşması’nda konuşmacılar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla 11 Mart 2024 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanan Akbelen Ormanı çevresindeki 190 parsel tarım arazisinin acele kamulaştırılması kararının, yine Erdoğan’ın imzasıyla 14 Mart 2024’te yürürlükten kaldırıldığını hatırlatarak, Erdoğan’ın bu kararı yerel seçimler nedeniyle aldığına işaret etti ve hükümetin politikalarına tepki gösterdi.
Muğla Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ahmet Aras, Akbelen’de Büyük Buluşma’da yaptığı konuşmada, buradaki mücadelenin hayat ve gelecek mücadelesi olduğunu vurguladı. Burada hektarlarca orman alanının yok edildiğine işaret eden Aras, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Süren mücadele sadece bir Akbelen, İkizköy ismiyle kısıtlanamaz. Bu mücadele yaşam mücadelesidir. İki yıldır ağaçlara sarılan insanları görmeyenler, seçimlerden hemen önce çevre mücadelecisi kesildiler. Onların samimiyetini 1 Nisan’dan sonra göreceğiz. Burada acele kamulaştırma yapılmaya çalışıldı. Cumhuriyetin tüm kazanımlarını satan anlayış, acele kamulaştırma kararını yine sermaye gruplarının menfaatlerini öne alıyor. Resmi Gazete bir karalama defterine çevrilmiştir. Buradaki mücadele hayat ve gelecek mücadelesidir. Burası korunması gereken bir coğrafyadır. İnsanların yaşam hakları ortadan kaldırılıyor. Burada insanlara ‘Sen yaşama’ diyorlar. Vicdanınıza sesleniyorum. Muğla sadece Okluk Koyu’ndan ibaret değil.”
“KAMULAŞTIRMANIN TEKRAR GÜNDEME GELMESİNİN ÖNÜ AÇIK”
CHP Muğla Milletvekili Gizem Özcan da kamulaştırma kararının tekrar gündeme gelebileceğine işaret ederek, şöyle konuştu:
“Öncelikle hukuki olarak acele kamulaştırma kararı sadece burada geri alındı. Yani işlemin tesisi ve işlemin tamamen durdurulmasıyla ya da işlemin kaldırılmasıyla ilgili herhangi bir irade ortaya konmadı ve bu yüzden tekrar gündeme gelmesinin önü açık. Ancak hukuk devleti bir ülkede bunun olmaması gerekiyor. Yani bir şahıs, bir kişi, bir adayın, kim olursa olsun bir kişiyi arayarak, ‘Ben bunu rica ettim, bu konuda ricacı oldum ve bunu geri aldım’ şeklinde bir usulün olmaması gerekiyor. Burası hukukun üstünlüğüne inanan yurttaşların yaşadığı Türkiye Cumhuriyeti Devleti. Yasalar ve normlar çerçevesinde yönetilmesi gerekiyor. Hukuk güvenliği açısından da böyle bir usulü son derece tehlikeli buluyoruz. Tabii Akbelen çok önemli bir direnişin simgesi oldu. Burada 4 yılı aşkın süredir devam eden bir mücadele var. Bugün geldiğimiz noktada burada tarım alanlarının kamulaştırılması söz konusu. Su kaynaklarına büyük zarar veriyor. Bunu daha önce defaatle ifade ettik. Biz buradan Akbelen’den bir kez daha ifade edelim, doğanın maliyeti sıfır değil. Yarın baktığımız zaman eğer bir kaynak varsa bu sermayeye aktarılmamalı. Bu buralarda dönüşümü sağlamaya, yeşil dönüşüm konusundaki etkilerin ve taahhütlerin gerçekleştirilmesine ayrılmalı. Burada çalışan, termik santrallerde çalışan işçilerin yaşamını kolaylaştırmak ve onların güvencesini, iş güvencesini sağlamak anlamında harcanması gerekiyor. Burada niyet ve samimiyet çok önemli. Bundan sonraki süreçte, seçimden sonraki süreçte de aynı niyet ve samimiyeti sormasını da elbette ki Muğla yaşayanları ve tüm Türkiye’deki toplum, yurttaşlar sorgulayacaktır.”
“ARTIK AKBELEN’DE DİRENİŞ KALICI BİR DİRENİŞTİR”
CHP Muğla Milletvekili Cumhur Uzun da kamulaştırma kararının iptal edilmesinin seçim için yapılmış bir hamle olduğunun altını çizdi. Termik santral çalışmaya ve enerji üretmeye devam ettiği müddetçe ham maddeye ihtiyaç olduğunu, kömür sahaları artık yetersiz hale geldiğinde de yeni kömür alanları bulunması gerektiğini anlatan Uzun, şunları kaydetti:
“O nedenle burada kömür ihtiyacı bitmediği müddetçe yeni yeniden kamulaştırmalar ve ham madde alanları açılacaktır. Bunun iptal edilmiş olmasının tek sebebi yaklaşan yerel seçimlerdir. Burada çok acil kömür ihtiyacı var demektir. Seçim için vazgeçilmiştir, seçimden sonra bu ihtiyaç ortadan kalkmadığı müddetçe tekrar gündemde olacaktır. Artık Akbelen’de bu sahadaki direniş kalıcı bir direniştir. O nedenle bu direniş burada buna ihtiyaç duyan koşulların tamamen ortadan kalkmasına kadar devam etmek durumundadır.”
“KAMULAŞTIRMANIN DURDURULMASI İNANDIRICI DEĞİL”
Akbelen Büyük Buluşası’nda konuşan CHP Muğla Milletvekili Süreyya Öneş Derici de iktidarın Akbelen direnişinde bölge halkına ve yaşam savunucularına karşı yaklaşımını hatırlattı. Öneş, şöyle konuştu:
“Geçen sene protesto hakkını kullanan köylülerimizin üzerine sıkılan gazları, TOMA’larıı ve iktidarın çevre konularına yaklaşımını çok net hatırlıyoruz. Dolayısıyla herhangi bir kamulaştırmanın durdurulması bizim için inandırıcı değil. Olağanüstü durumlarda acil kamulaştırma yapılır. Acilen kamu yararı olması lazım. Ortada böyle bir şey yok. Neden acil kamulaştırma kararı alıyorsun? Neden 48 saat içerisinde kaldırıyorsun? Bizim için samimi değil. Bu seçimin bittiği gün çevre konularına tekrar aynı şekilde yaklaşılacağını biliyoruz. İktidarın samimiyetine inanmıyoruz. Sonuna kadar haklarımızı savunacağız. Bu tür seçim popülisti hareketlerin de ülkemizde olmamasını diliyoruz. İktidarın gerçekten köylüsüne, toprağına, yer altı sularına, ormanlarına destek çıktığı bir yönetim istiyoruz. Bu da AKP-MHP iktidarıyla olmayacak. Bu çerçevede önce yerel seçimlerde halkımız gerekli cevabı verecek. Çünkü halkın iktidarı denetlemesinin en iyi yolu yerel yönetimler. Ondan sonra da genel seçimlerde vatandaşını ve kendi toprağını, yer altı sularını, ormanını düşünmeyen iktidarı göndereceğiz.”
]]>CHP Edirne Milletvekili Ahmet Baran Yazgan, artan enflasyon ve yaşam pahalılığı nedeniyle engelli ve yaşlı aylıklarının hiçbir şeyi karşılayamaz duruma geldiğini belirterek “Sosyal yaşama kazandırılması ve iyi bir yaşam için desteklenmesi gereken yurttaşlarımız, bu destekler ile eve hapsediliyor. Bakımları dahi zora giriyor. Bu yardım tutarları, artık hiçbir anlam ifade etmiyor. Destek tutarları bir an önce artırılmalı” dedi. Yazgan, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Mahinur Aktaş’a “Engelli ve yaşlı aylıklarının artırılması konusunda çalışma yürütülmekte midir” diye sordu.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından son olarak 2023 Ocak’ta yayınlanan Engelli İstatistik Bülteni’ne göre Türkiye’de, 775 bini ağır engelli statüsünde olmak üzere 2,5 milyonu aşkın engelli yurttaş bulunuyor. Bakanlık tarafından günlük yaşamdaki ihtiyaçlarını tek başına karşılamakta zorlanan ya da gereksinimlerini tek başına yerine getiremeyen, ekonomik durumu yetersiz olan engelli yurttaşlara engelli aylığı veriliyor. 2024 Ocak itibarıyla engel oranı yüzde 40 ile 69 arasında olan kişilere aylık 2 bin 797 lira, engel oranı yüzde 70 ve üzerinde olanlara ise 4 bin 196 lira destek sağlanıyor. 65 yaş üzerinde olan ve herhangi bir sosyal güvencesi bulunmayan, maddi durumu yetersiz yurttaşlara da 65 yaş aylığı bağlıyor. Bu desteğin tutarı ise Ocak 2024 itibarıyla 3 bin 504 lira olarak belirlendi.
“DESTEK SIFIR KALIYOR”
CHP Edirne Milletvekili Ahmet Baran Yazgan, engelli ve yaşlı aylıklarının yetersizliğini soru önergesiyle Meclis gündemine taşıdı. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Mahinur Aktaş’ın yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı’na soru önergesi veren Yazgan, artan enflasyonun yurttaşları gün geçtikçe yoksulluğa sürüklediğini, yaşam pahalılığının giderek arttığını vugrulayarak, engelli ve yaşlı desteklerinin artık hiçbir şeyi karşılayamaz duruma geldiğini belirtti. Yazgan, şunları kaydetti:
“Sosyal devletin görevlerinden biri, dezavantajlı yurttaşları desteklemektedir. Ancak ülkemizi ekonomik olarak çıkmaza sürükleyen iktidar, her şeyi eline, yüzüne bulaştırdı. Düşen alım gücü ve yetersiz kalan engelli ve yaşlı destekleri, bırakın kiraya yetmeyi, mutfak alışverişi için dahi bir şey ifade etmiyor. Sosyal yaşama kazandırılması ve iyi bir yaşam için desteklenmesi gereken yurttaşlarımız, bu destekler ile eve hapsediliyor. Bakımları dahi zora giriyor. Asgari ücret, Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu’nun araştırmasına göre açlık sınırının altındayken, engelli ve yurttaşlara sağlanan destek, sıfır kalıyor. Bu yardım tutarları, artık anlamsız kalıyor. Bu desteklerin tutarları bir an önce artırılmalı. Engelli ve yaşlı yurttaşlarımız yaşamlarını daha rahat idame ettirebilmeli.”
“KAÇ KİŞİ FAYDALANIYOR?”
Yazgan, Bakan Göktaş’a şu soruları yöneltti:
“Ülkemizdeki engelli yurttaşların sayısı kaçtır? Engelli ve yaşlı aylıklarından faydalanan kişi sayısı kaçtır? Engelli ve yaşlı destekleri kapsamında yapılan toplam aylık ödeme ne kadardır? Engelli ve yaşlı aylıklarının artırılması konusunda çalışma yürütülmekte midir? Engelli ve yaşlı aylıklarında herhangi bir gerekçe ile kesinti yapılmakta mıdır? Engelli ve yaşlı yurttaşlarımızın sosyal yaşama kazandırılması için ne gibi çalışmalar yapılmaktadır?”
]]>
Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu, (DİSK) Emekliler Sendikası ve Avrupa Emekli ve Yaşlılar Federasyonu, emeklilerin yaşam hakları için Ankara Ulus’ta açıklama yaptı. DİSK Emekli Sen Genel Başkanı Cengiz Yavuz, “Hazine katkılarıyla on bin liraya tamamlanan emekli aylıklarımızın yetersiz olduğu doğrudur. Ancak bu konuda sorumluluk üstlenmesi gerekenler, bir kez daha sorumluluktan kaçmakta; emeklileri sırtında küfe olarak görenler, tüm sorunların çözümünü işçinin ve emekçinin daha fazla çalışmasında aramaktadır” dedi. Açıklamaya katılan bir emekli ise “Emeklileri aç bırak ölsün. Yük olarak görüyorlar ya bizi… Çalıştık, vergi verdik. Emek verdik, hayatımızı verdik. On bin lira, on iki bir lira nedir ki? Kendi hakkımızı istiyoruz. Başka kimseden bir şey istemiyoruz” diye konuştu.
Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu, (DİSK) Emekliler Sendikası ve Avrupa Emekli ve Yaşlılar Federasyonu, emeklilerin yaşam hakları için Ankara Ulus’ta basın açıklaması yaptı.
Açıklamayı okuyan DİSK Emekli Sen Genel Başkanı Cengiz Yavuz, “Sarayın istatistik uydurma kurumunun dahi bağımsız araştırma şirketlerinin üzerinde enflasyon oranları açıkladığı bir dönemden geçiyoruz” ifadelerini kullanarak, dar gelirlilerin gıda enflasyonunun resmi enflasyon rakamlarının çok üzerinde olduğunu söyledi. Emeklilerin hakkını alamadığı koşullarda sosyal devlet anlayışından bahsedilemeyeceğini belirten Yavuz, şöyle konuştu:
“Biz emeklilerin gıda enflasyonu, yüzde 87,3 olmuşken en düşüğü on bin lira olan emekli maaşı, ömrünü kendisinin ve ailesinin geçimi için harcamış vatandaşlarımız için yeterli mi? Elbette değil. Ömrümüzü kendimizin ve ailemizin geçimi için harcadığımız doğrudur. Hazine katkılarıyla on bin liraya tamamlanan emekli aylıklarımızın yetersiz olduğu doğrudur. Ancak bu konuda sorumluluk üstlenmesi gerekenler, bir kez daha sorumluluktan kaçmakta; emeklileri sırtında küfe olarak görenler, tüm sorunların çözümünü işçinin ve emekçinin daha fazla çalışmasında aramaktadır. Şirketler karlarını katlarken işçilerin payına yoksulluk, saraylar ışıl ışıl parlarken emeklilerin payına sefalet düşüyorsa; ne sosyal devletten ne eşitlikten ne de adaletten ne de yaşamdan söz edilebilir. Tüm bunların sözünün edilmediği yerde barıştan söz etmek mümkün değildir.”
“3 KURUŞLUK SÖZDE ARTIŞA EL KALDIRANLAR DİNLENMEYE ÇEKİLDİ”
“Emeklilerin insan onuruna yakışır bir yaşam için sokağa çıktığı her gün ise mücadele tarihine kazınacak” diyen Yavuz, sözlerini şöyle sürdürdü: “Meclis, emeklilerin bayram ikramiyesini 3 bin lira olarak belirledikten sonra tatile girdi. 16 milyonu aşkın emekli ve hak sahibinin sesine kulaklarını tıkayarak, 3 kuruşluk sözde artışa gönül rahatlığıyla el kaldıranlar, gönül rahatlığıyla dinlenmeye çekildi. Ant olsun ki emeklilere bir kez daha kuru ekmekten ibaret bayram sofrasını layık gören zihniyet, layık olduğu yerde; tarihin çöplüğünde kalacak. Emeklilerin insan onuruna yakışır bir yaşam için sokağa çıktığı her gün ise mücadele tarihine kazınacak. Emekliler, talep ettikleri, hak ettikleri bayram ikramiyelerine er ya da geç kavuşacak. Açlık sınırındaki hiçbir ücret, hiçbir maaş ya da aylık, emeklilerin yaşamını idame ettirebilmesinde bir kıstas değildir. İnsanın, sadece beslenme ihtiyacını karşılayarak insan onuruna yakışır bir yaşama kavuşamayacağı açıktır. Bizler, emeklilere ısınmayı, ulaşımı, sağlığı, kültürel ve sosyal ihtiyaçları lüks gören bir zihniyete karşı bir aradayız. Buzdolabımızın boş; her seçim dönemi öncesinde, seçim yatırımı olarak önümüze atılan üç kuruşluk müjdelere ise karnımızın tok olduğu bilinsin diye buradayız.”
“DİRENE DİRENE KAZANACAĞIZ!”
Emeklilerin yalnızca kendi hakları için değil, gençler, çocuklar ve torunları için sokaklarda olduğunun altını çizen Yavuz, “Bizler, Türkiye’nin kalkınması için yıllarını harcamış emeklileriz. Kimimiz işçiydik, madenlerde, petrol ve kimya endüstrilerinde, limanlarda, fabrikalardaydık. Kimimiz memurduk, öğretmendik. Kimimiz tarladaydık. Emeğimizle geçindik. Bizler o zamanlar da yeri geldiğinde greve, yeri geldiğinde haklarımız için sokaklara çıktık. Bugün de, sokaktayız. Onlar bölerek, ayrıştırarak ve nihayet sefalette eşitleyerek yönetmek istiyorlar. Ancak biz emekliler, birleşe birleşe kazanacağımızı biliyor; bizleri ayrıştırmak isteyenlerin karşısında dayanışmayla, inatla, umutla eşit ve adil bir geleceği kuracağımıza inanıyoruz” diye konuştu.
“BU ÜLKEDE EV KİRASININ NE KADAR OLDUĞUNU BİZDEN İYİ BİLİRLER”
2005 yılında BAĞ-KUR’dan emekli olan Ermiş Bayram ise emekli olduğu ilk yıllarda geçinmeye çalıştığını, ancak şu an ki emekli maaşıyla bunun mümkün olmadığını şu sözlerle anlattı:
“O gün bize bağlanan emekli ücretiyle normal şartlar altında geçinmeye çalışıyorduk. Aynı zamanda da ufak tefek ek işler yapıyorduk ama son yıllarda aldığımız emekli maaşının miktarı yükselmesine rağmen para değerinin kaybından ve enflasyon oranlarının yükselmesinden şu an yeterli gelmiyor.
Sesimizi bir yerlere duyurmaya çalışıyoruz. Ülkeyi yönetenler şunu söylüyor; ‘Emekliye gelince yok. Çiftçiye gelince yok… Üretim olmazsa bu ülkede gelecekte gıda sorunu da olur, geçim sorunu da olur. Bizim sesimizi duymalarını istiyoruz.
Zorlanıyoruz. Bundan önceki Ramazan aylarına rağmen gıda fiyatları korkunç derecede yükseldi. Şimdi Ramazanda iftar ve sahur sofraları yüksek rakamlara… Birini yerine koysan diğerini yerine koyamıyorsun. Nüfusu fazla olan ailelere söylenecek, yardımcıları olsun diyorum. Başka söylenecek bir şey yok. İktidar emeklilerin durumunu görsün. ‘On bin lira’ diyorlar ama bu ülkede ev kirasının kaç lira olduğunu onlar bizlerden daha iyi bilirler. Verdikleri on bin lira ve o civardaki rakamlar yeterli gelmiyor.”
“HAYATINDA HİÇ ÇALIŞMAMIŞ ADAMLARIN FİLOLARI VAR”
26 yıllık emekli Ayşe Güdek ise iktidar tarafından emeklilere uygulanan politikaları “Onlar bizim ölmemizi istiyor” diyerek eleştirdi. Güdek, “Emeklileri aç bırak ölsün. Yük olarak görüyorlar ya bizi… Çalıştık, vergi verdik. Emek verdik, hayatımızı verdik. On bin lira, on iki bir lira nedir ki? Kendi hakkımızı istiyoruz. Başka kimseden bir şey istemiyoruz. Hiç hayatından çalışmamış adamların filoları var. Nasıl oluyor bu?” dedi.
“TAŞ Mİ YİYELİM”
Başka bir emekli ise maaşların düşük olmasını “On bin liraya nasıl geçinebiliriz? Soruyorum buradan. Kiramız on bin lira olmuş. Emekli maaşımız on bin lira. Biz ne yiyelim taş mı yiyelim” sözleriyle eleştirdi.
]]>AK Parti İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkan Adayı Murat Kurum, Beyoğlu’ndaki Hasköy Kültür Sanat ve Gösteri Merkezi’nde düzenlenen Engelsiz Gönüller İftar Sofrası programında vatandaşlarla bir araya geldi. Kurum, programda Ramazan ayının ilk iftarını engelli vatandaşlar ve aileleriyle birlikte yaptı. İlgiyle karşılanan Kurum, vatandaşlarla sohbet edip hatıra fotoğrafı da çektirdi.
“Hangi makamda olursak olalım ilk makamımızı asla unutmayacağız”
Programda konuşan İBB Başkan Adayı Kurum, “Ramazan demek birlik, beraberlik, dayanışma ve paylaşma demektir. Onun da ötesinde Ramazan bereket demektir. Ramazan sabrın, şükrün, affın, bağışlanmanın ve merhametin adıdır. Bu yüzden hangi makamda olursak olalım ilk makamımızı asla unutmayacağız. Adaletten, merhametten, yaşamdan ve haklıdan yanayız. Biz Ramazan ayında kendimiz için olduğu kadar ümmetin yetim evlatları için de merhamet diliyoruz. Özellikle de zulümle, işgalle, savaşla, açlıkla mücadele eden kardeşlerimiz için de merhamet diliyoruz. Gönül coğrafyamızda yara alan her bir bölgemiz için, her bir kardeşimiz için Allah’tan yardım, kurtuluş, barış ve huzur getirmesini temenni ediyorum. Bugün yüreklerimiz Filistin için, Gazze için çarpıyor. Bu mübarek Ramazan ayında da insanlığın kalbi, gözü, kulağı Gazze’de. Gazze ümmetin ve insanlığın sesi, nefesi, canı, kanı, yarası, derdi olmuş durumda. Bu Ramazan ayında istiyoruz ki Gazze insanlığın yarası değil sevinci olsun. İstiyoruz ki, Gazze insanlığın acısı değil, umudu olsun. Gazze’de hukuksuzluk dursun. Gazze’de acımasız, insanlık dışı saldırılar dursun. Abluka son bulsun. Ramazan ayının Gazze başta olmak üzere tüm dünya mazlumlarına barış getirmesini, huzur getirmesini, hayırlar getirmesini yüce Rabbim’den niyaz ediyorum” dedi.
“İstanbul’umuzu hep birlikte dirençli hale getireceğiz”
“İstanbul’umuzu tüm doğal afetlere karşı koruyacağız” diyen Kurum, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Biz her zaman 81 ilimize en güzel hizmetleri götürmenin gayretiyle çalıştık. Gece gündüz demedik, milletimizin acı gününde, zor gününde, her anında hep yanında olduk. İşte asrın felaketinde 11 ilde üç ayda 180 bin konutun yapımını biz başlattık. Elazığ depreminin ardından yaptığımız konutlarla milletimize huzurlu ve güvenli bir yaşamı biz sunduk. Manavgat’ta tarihin en büyük felaketi sonrası 1 yıl geçmeden yaptığımız yeni sıcak yuvaları biz teslim ettik. Kastamonu’daki sel felaketinin ardından Bozkurt’u kısa sürede yeniden biz ayağa kaldırdık. İzmir’de binlerce sağlıklı konutu vatandaşlarımıza biz kazandırdık. Giresun’da sel felaketinin ardından Dereli’yi adeta yeniden biz inşa ettik. Biz yaptıklarımızla konuşuyoruz, yapacaklarımızı anlatıyoruz. 81 ilde 350 bin konut dönüştürmüş, sadece İstanbul’da 170 bin afete dirençli yuvalar yapmış bir kardeşiniz olarak aynı anlayışla 1 Nisan’da İstanbul’da kentsel dönüşümü başlatacağız. 650 bin konut projemizi gereksiz görenlere rağmen biz İstanbullu hemşehrilerimizi yeni ve güvenli yuvalarına kavuşturacağız. Deprem başta olmak üzere İstanbul’umuzu tüm doğal afetlere karşı koruyacağız. İstanbul’umuzu hep birlikte dirençli hale getireceğiz.”
“İstanbul Özel Eğitim Kampüsü’nün inşasına süratle başlayacağız”
Engelliler için engelsiz seferberlik ilan edeceklerini belirten Kurum, “İstanbul’umuzda kentsel dönüşüm çalışmalarımızı yürütürken yaşam alanlarımızı tamamen engelli kardeşlerimize uygun bir şekilde tasarlıyoruz. Sizleri risksiz İstanbul’un yanında engelsiz İstanbul’a, çilesiz İstanbul’a kavuşturacağız. İstanbul’da yaşamak özellikle siz değerli kardeşlerimiz için artık çileye, eziyete dönüştü. Kullandığınız asansörler çalışmıyor. Otobüslerdeki, metrobüslerdeki engelli rampaları açılmıyor. Metrolardaki yürüyen merdivenler bakımsızlıktan dolayı çalışmıyor. Kaldırımlarda engelli kardeşlerimiz için ayrılan alanlar işgal edilmiş durumda. Bu yüzden biz sizlere uğraştıran değil, ulaştıran bir İstanbul vaat ediyoruz. 1 Nisan’dan itibaren engelli kardeşlerimiz için ‘Engelsiz Seferberlik’ ilan edeceğiz. Tüm İstanbulluların ellerini engelli kardeşlerimizin mutluluğu için birleştireceğiz. İşe tesisleşmeden başlayacağız. İçerisinde okulların, spor merkezinin, hobi bahçesinin, atölyenin ve inovasyon merkezinin olduğu İstanbul Özel Eğitim Kampüsü’nün inşasına süratle başlayacağız. Burada çalışacak uzmanlarımız 7 gün 24 saat engelli kardeşlerimin hizmetkarı olacak” şeklinde konuştu.
“İstanbul’umuzda 10 yeni engelsiz yaşam merkezimizi hızla açacağız”
Engelli vatandaşlar için projelerini anlatmaya devam eden Murat Kurum, “İstanbul’umuzda 10 yeni engelsiz yaşam merkezimizi hızla açacağız. Mevcut merkezlerin niteliklerini de dünya standartlarına ulaştıracağız. Engelsiz sosyal yaşam alanları ve koordinasyon merkezlerinin sayısını da, çeşidini de artıracağız. Otizmli kardeşlerimiz için eğitim, bakım ve gelişim hizmetleri vereceğiz. İki otizm merkezini, Anadolu ve Avrupa yakasında inşa edeceğiz. Engelli kardeşlerim, şehrin her imkanından eşit bir şekilde faydalanacak. Bizim dönemimizde engelsiz şehir uygulamaları şehrin her yerine yayılacak. İstanbul erişilebilir bir şehir olacak. Akıllı uygulamalarla engelli kardeşlerimin şehirde çok rahat bir şekilde hareket etmesine imkan sağlayacağız. Yeni engelliler şehri artık İstanbul’un tüm ilçelerinde engelli kardeşlerimizle uyum içerisinde bu hizmetler sunulacak. Engellilere evde bakım hizmeti kapsamında vereceğimiz eğitimlerle uzmanlaştırdığımız kadrolarla hizmet edeceğiz. Biz engelli kardeşlerimizin her anında hep yanında olmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
Programa Murat Kurum’un yanı sıra İstanbul Milletvekili Serkan Bayram, Beyoğlu Belediye Başkanı Haydar Ali Yıldız, AK Parti İl Başkan Yardımcısı ve Sosyal Politikalar Başkanı Mehmet Fatih Serdar, AK Parti İstanbul Engelliler Komisyonu Başkanı Yusuf Demir ve çok sayıda engelli vatandaş ile aileleri katıldı. – İSTANBUL
]]>Vize ilçesine bağlı Doğanca köyünde yaşayan kadınlardan bazıları, sabahın ilk ışıklarında güne erkenden başlıyor. Sırtına yüklendiği saman balyasını ağıl ve ahıra götüren kadınların mesaisi, süt sağımından sonra ev halkı için kahvaltı hazırlamayla devam ediyor.
Bazı kadınlar ise kışlık ihtiyaçlarını karşılamak, aile bütçesine katkı sunmak için tarlalarda çapa yapıyor, kimi traktör ile buğday tarlasına gübre saçıyor. Evinin odun ihtiyacını karşılamak için motorlu testere veya balta ile odun kesen bazı kadınlar, zaman zaman pancar temizleyerek zorlu köy yaşamında emeklerini ortaya koyuyor.
Doğanca köyünde yaşayan 38 yaşındaki Nazlı Varol, köyde çiftçilik ve hayvan besiciliği yaparak geçimlerini sağladıklarını söyledi.
Istranca Dağları’nın eteklerindeki köylerinde yaşamın güzel olduğunu anlatan Varol, “Sabah kalktığımızda hayvanlarımıza uğraşıyoruz. Hemen ardından tarla işimize başlıyoruz. İlaçlama, ekimi ve toprağı karıştırma gibi her türlü işimizi yapıyoruz.” dedi.
Köyde bir erkeğin yapabileceği her işi yaptığını dile getiren Varol, traktör kullanırken kendini öz güvenli hissettiğini vurguladı.
Varol, kadınların erkeklere göre daha planlı olduğunu dile getirerek, “Dünyaya bir daha gelsem kesinlikle köyde yaşamak isterdim çünkü o kadar temiz havası, insanları, komşuluk ilişkileri var. Çiftçilik bize çok iyi geliyor. Havasından suyundan vazgeçemiyoruz.” dedi.
Köyde yaşamayı çok sevdiğini belirten Varol, huzur bulmak, çalışmak, mücadele etmek isteyen tüm vatandaşları köyde yaşamaya davet etti.
Varol, “Köydeki hayat şehirden çok çok mükemmel ve güzel. Üretmek, insanlara faydalı olmak harika bir şey.” ifadelerini kullandı.
“Biz toprağa basmadık mı olmaz”
Köyde çiftçilik yaparak geçimini sağlayan 58 yaşındaki Cevriye Dinar da köyde sağlıklı bir yaşam sürdüklerini söyledi.
Köyde çok mutlu olduklarını anlatan Dinar, kızlarına gittiğinde hemen köye dönmek istediğini ifade ederek, “Biz şehirlerde yaşayamayız. Biz toprağa basmadık mı olmaz.” şeklinde konuştu.
Ayşe Ürkmez ise hayvancılık ve çiftçilik yaparak yaşamlarını sürdürdüklerini anlattı.
Günün büyük bir bölümünün çalışarak geçtiğini ifade eden Ürkmez, pancar, domates, biber, bezelye ekimi yaptıklarını belirtti.
Köyünü çok sevdiğini dile getiren Ürkmez, köyde yaşamanın ayrı bir güzelliğinin olduğunu sözlerine ekledi.
“Köyde yaşam çok güzel”
Doğanca köyüne gelin gelen 56 yaşındaki Sadiye Ürkmez de hayvan bakıcılığı yaparak aile bütçesine katkı sağlayan kadınlardan biri.
Tüm zorluklara rağmen köyde yaşamayı çok sevdiğini vurgulayan Ürkmez, her sabah hayvanlarının yanına koşarak gittiğini belirterek, “Köyde yaşam çok güzel. Her şeyini kendin üretiyorsun. Sabah hayvanlara geldiğimde onların kokusunu hissediyorum, çok mutlu oluyorum. Başkasına bu koku derler ya ‘ay nasıl kokuyor’, benim yine genizlerim açılıyor, seviniyorum yani. Mutlu oluyorum onları görünce severek, aşkla bakıyorum. Garip kalacaklar diye ilk önce oğlakları tutuyor sütünü veriyor, onları biberonla emziriyorum. İğnelerini yapıyorum. Yaşayamam şehirde, ömrüm kısalır zaten.” diye konuştu.
Suna Yüksel de köyde sürekli çalıştığını ancak hiçbir zaman “of” bile demediğini vurguladı.
Köyde çalışılmadığında hayatın daha zor olacağına inandığını dile getiren Yüksel, köyde kendisini daha özgür hissettiğini kaydetti.
64 yaşındaki Cemile Yaraş ise gününün büyük bir bölümünü tavuklarıyla geçiriyor.
Sabah kahvaltı yapmadan tavuklarının yanına gittiğini belirten Yaraş, yaklaşık 5 yıl önce ayaklarından ameliyat olduğu için büyükbaş hayvan bakamadığını, bu nedenle de tavuk beslediğini anlattı.
Yumurta satarak aile bütçesine katkı sunduğunu ifade eden Yaraş, “Köyde yaşam benim için çok güzel.” dedi.
Büyükbaş hayvan besiciliği yapan 59 yaşındaki Şengül Varol ise köyde yaşamanın çok güzel olduğunu belirtti.
Sabahın erken saatinde hayvanlarının bakımıyla güne başladığını dile getiren Varol, “Köyde yaşamak güzel. Temiz hava bol gıda, her şeyimiz elimizin altında. Şehirde yaşayamayız alışığız köyümüze.” ifadelerini kullandı.
61 yaşındaki Yaylagül Yılmaz da köyde yaşayan kadınlardan biri. Köyde komşuluk ilişkilerinin çok iyi olduğunu belirten Yılmaz, hayatından memnun olduğunu söyledi.
]]>İlçeye yeni parklar ve yaşam alanları kazandırmak için çalışmalarını sürdüren Beylikdüzü Belediyesi, “12 Günde 32 Proje” sloganıyla başlatılan açılışlar serisine Gürpınar 100. Yıl Kent Ormanı ve 20 parkın açılışı ile başladı.
Gürpınar 100. Yıl Kent Ormanı’nda gerçekleşen açılış programına Başkan Çalık, CHP Beylikdüzü İlçe Başkanı Mülayim Demirtaş, Başkan Yardımcıları, Meclis Üyeleri ve birim müdürleri ve ilçe protokolü katıldı.
5 yılda toplamda 252 projeyi hayata geçirdiklerini belirten Başkan Çalık, Gürpınar 100. Yıl Kent Ormanı’nın ise yıllardır atıl ve metruk durumda olduğunun altını çizerek, böyle bir alanı yaşam alanına dönüştürüp ilçeye kazandırmanın mutluluğunu yaşadığını dile getirdi. İlçe halkının da yoğun katılım gösterdiği açılış öncesi alanda yürüyüş yapan Başkan Çalık vatandaşlarla sohbet etti.
20 gün boyunca Beylikdüzü’nde yeni açılışlar yaparak, ilçeye yeni tesisler kazandırılacağını duyuran Başkan Çalık, şunları kaydetti:
“DÜNYAMIZI VE ÇEVREMİZİ KORUMAK DA BİZLERİN SORUMLULUĞUNDA”
“Buranın bendeki yeri çok başka. O yüzden açılış törenlerine buradan başlamayı özellikle istedim. Dünyamız zaman içerisinde maalesef çok ciddi krizlerle karşı karşıya bırakıldı. Nasıl ki yeni projeler, kültür merkezleri, spor salonları, bilim ve sanat merkezleri, inovasyon merkezleri, kreşler hayata geçiriyorsak, dünyamızı ve çevremizi korumak, iklim değişikliğinin etkileriyle mücadele etmek, biyoçeşitliliği korumak da bizlerin görevi ve sorumluluğunda. Çocuklarımızın ve onların değerli ailelerinin nefes alabilecekleri yeni yeşil alanlar, parklar ve yaşam alanları kazandırmak da bizlerin sorumluluğunda. Ben bu kenti 95 santimden bakarak, yani 3 yaşındaki bir çocuğun boyundan bakarak deneyimliyorum, ona göre tasarlıyorum. Bana göre çocuklar yalnızca geleceğimiz değil, çocuklar geleceğin bugünüdür.”
Gürpınar 100 Yıl Kent Ormanı olarak tasarlanan alanın kendi haline terk edilmiş bir yer olduğunu hatırlatan Başkan Çalık, şöyle devam etti:
“HİÇBİR ZAMAN ‘BU KADAR YEŞİL YETER’ DEMEDİK”
“Eminim eski halini bilenleriniz vardır. Bu ormanlık alan metruk bir vaziyette, kaderine terk edilmiş bir şekilde duruyordu. Şimdi 26 bin metrekarelik bu alanı biz; içerisinde tematik parklar, sosyal tesis, piknik ve oturma alanları, çocuk oyun alanları, açık spor alanları, tenis kortu, seyir terası, sanat merdiveni ve yürüyüş yollarının olduğu yemyeşil bir yaşam alanına dönüştürdük. Biz hiçbir zaman ‘Bu kadar yeşil bize yeter’ demedik. Uygun bulduğumuz her alanı, yeşil alan olarak Beylikdüzü’ne kazandırmak için var gücümüzle çalıştık. Geçtiğimiz 5 yılda tam 1 milyon metrekare yeni yeşil alan kazandırdık. 15 bin 500 yetişkin ağaç diktik. Biz bu yeşil alanları çocuklarımız oynasın, emeklimiz rahatça vakit geçirsin, ailelerimiz evlerine sıkışıp kalmasın diye yapıyoruz. Biz bu yeşil alanları insanlar rahat nefes alsın diye yapıyoruz. Kimse betona, karanlığa, mutsuzluğa mahkum değil. Bu millet şehirlerinde mutlu yaşamayı hak ediyor. Biz bu millete hakkını vermek için mücadele ediyoruz.
“BU KENT İÇİN ÜRETMEYE DEVAM EDECEĞİZ”
Parkların insanların psikolojisine nasıl iyi geldiğini çok iyi bilen bir kişiyim. Ben hep şunu söyledim ‘Beylikdüzü’nde antidepresan kullananların oranını azaltacağım’ dedim. Her yaptığımız parkla Beylikdüzü’nde antidepresan kullanım oranı azalıyor. Beylikdüzü’ndeki yaptığımız alanları insanlar kullandıkça içerisine huzur dolacak ve o karamsar duygudan çok güzel duygulara geçecekler. Dolayısıyla biz bu kent için çalışmaya, bu kent için üretmeye devam edeceğiz.”
Alanın yapımında emeği olan çalışma arkadaşlarına da teşekkür eden Çalık, konuşmasına şöyle son verdi:
“ATATÜRK’ÜN AÇTIĞI YOLDA, GÖSTERDİĞİ HEDEFE YORULMADAN KOŞACAĞIZ”
“5 yıl daha Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün açtığı yolda, gösterdiği hedefe hep birlikte, durmadan ve yorulmadan koşacağız. Çünkü sizin enerjiniz, gülen yüzünüz, Beylikdüzü’nün aklı, ışığı bu memleketin umudu. Bugün açılışını gerçekleştirdiğimiz Gürpınar 100. Yıl Kent Ormanı’nın ve 20 yeni parkımızın Beylikdüzü’ne ve tüm komşularımıza hayırlı olmasını diliyorum.”
Başkan Çalık’ın konuşmasının ardından protokolün katılımıyla açılış kurdelesi kesildi. Etkinliğe gelenlere teşekkür eden Çalık, aileleri çocuklar için hazırlanan oyun alanlarında zaman geçirmeye davet etti.
]]>Hatay Depremzede Derneği, Defne Hancağız Mahallesi’nde kamulaştırma kararı sonrası yaşanan zeytin kıyımına ilişkin basın açıklaması yaptı. Hatay Depremzede Derneği Hukuk Komisyonu üyesi avukat Fidel Doğru, “Hancağız köylüsü topraksızlaştırılmaktadır. Acele kamulaştırıldığı söylenen 600 dekarlık alanda takriben 30 bin fazla zeytin ağacımız bulunmaktadır. Elinde herhangi bir belgesi olup olmadığını bilmediğimiz kepçe dozer ve kamyonları ile zeytinliklerimizi sökmeye başlayan Binbay inşaatın herhangi bir resmi izni, belgesi iki satır yazısı var mıdır elinde? Son on yılda milyarlarca TL’nin üzerinde ihale alan, 2018 yılında AKP’den milletvekili aday adayı olan Bedrettin Binbay’ın şirketi Binbay yapı yine TOKİ ile anlaşma sağlayarak yeşilimizi griye, zeytinliklerimizi betona büründürüyor” diye konuştu.
Hatay’ın Defne ilçesinin Hancağız Mahallesi’ndeki kamulaştırma kararının ardından zeytin ağaçları kesildi. Hatay Depremzede Derneği, yaşanan zeytin kıyımına ilişkin Hancağız Zeytinliği’nde basın açıklaması yaptı. Hatay Depremzede Derneği Hukuk Komisyonu üyesi Avukat Fidel Doğru, şunları söyledi:
“Basın açıklamamıza Homeros’un İlyada Destanı’nda geçen bir sözüyle başlamak isteriz. ‘Ben herkese aitim ve kimseye ait değilim, sen gelmeden önce de buradaydım, sen gittikten sonra da burada olacağım.’ Homeros, zeytinin çığlığını insanlığa ulaştırıyor.
“ZEYTİNLİKLERİ ORTADAN KALDIRARAK HATAY YENİDEN İNŞA EDİLEMEZ, AYAĞA KALDIRILAMAZ”
2021 yılı zeytin üretim istatistiklerine göre Hatay, Türkiye’de üretilen toplam dane zeytinde yüzde 7’lik bir paya sahiptir. Hatay zeytinciliği, ülkemiz zeytin üretimindeki yerinin yanı sıra zeytinin anavatanı olarak kabul edilen bölge içerisinde yer alması ve bölgedeki zeytinciliğin çok eskiye dayanmasıyla da ayrı bir önem taşımaktadır. Zeytin ve zeytinlikler Hatay halkının ekonomik olduğu kadar sosyal ve kültürel hayatının da bir parçasıdır. Hatay halkı hep zeytinlerle, zeytinliklerle iç içe yaşam sürmüştür. Depremle kentsel yaşam ve tarihi kent merkezi ortadan kalksa da zeytinlikler Hatay kimliğinin, kadim-geleneksel yaşam biçiminin sürdürülmesine katkı sunmaya devam ediyor. Zeytinliksiz Hatay olmaz. Zeytinlikleri ortadan kaldırarak Hatay yeniden inşa edilemez, ayağa kaldırılamaz. Dahası zeytinlikleri ortadan kaldırarak Hatay’ı sosyal ekonomik kültürel olarak yaşanılabilir bir yer olmaktan uzaklaştırırsınız. Hatay halkı için zeytinin, zeytin ağacının, üretiminin, var oluşunun değerini anlatmak güç. Fakat yerinden acımasızca sökülen her ağaç yerinde bir kor bırakarak sökülüyor bizler için.
“ACELE KAMULAŞTIRMA KARARI İLE EL KONULAN ZEYTİNLİKLERİMİZ BİZLERİN GEÇİMİNE KATKI SUNAN YAŞAM KAYNAKLARIMIZDIR”
Dün Dikmece, Orhanlı, Gülderen. Bugün Hancağız. Yarın başka bir köy, başka bir mahalle… Bu kıyımı durdurmak için Hancağız’a sahip çıkmak, memleketimize sahip çıkmaktır. Üzerinde binlerce ağacın olduğu yüzlerce dönüm zeytinliğimiz, bini aşkın konutun inşa edileceği betona bürünecek. Toza bulanmış bu kentte en çok ihtiyaç duyduğumuz oksijenin de hayatımızdan çalınmasına neden olacak. Hancağız halkı yıllardır bu topraklarda atadan dededen kalma toprağını işler, zeytinine gözü gibi bakar. Acele kamulaştırma kararı ile el konulan zeytinliklerimiz bizlerin geçimine katkı sunan yaşam kaynaklarımızdır.
“DEFNE’NİN EN KÜÇÜK MAHALLESİNİN TARIM ARAZİLERİ VE ZEYTİNLİKLERİNİN ACELE KAMULAŞTIRILMASI ANLAŞILIR OLMAKTAN UZAKTIR”
Şubat Depremleri ile kaybettiklerimiz saymakla bitmez, Hancağız’da sadece bir ailenin onlarca kaybı var. Köyün yüzde doksanı yıkılmış durumda, barınma sorunları çözülmemiş, verilen sözler tutulmamış, insanlar hala çadırda veya konteynerde yaşamaktayken, sağlık, eğitim, ulaşım hizmeti almakta zorlanırken, bir gün topraklarımızın kamulaştırıldığı haberi ile karşılaşıyoruz. Ne bir tebligat ne bir askı süreci ne bir muhatap varken onlarca yıldır emek emek baktığımız zeytin ağaçlarımızın sökülmeye başlandığını görüyoruz. Onlarca canını, evini, işini kaybetmiş bir yılı aşkın süredir yaşam mücadelesi veren insanların elinden topraklarının habersiz, sorgusuz sualsiz alınması akıl alır gibi değildir. Hatay’da yüzlerce belki de binlerce dekar hazine arazisi varken Defne’nin en küçük mahallesinin tarım arazileri ve zeytinliklerinin acele kamulaştırılması anlaşılır olmaktan uzaktır.
“BAKANIN İŞGALCİ DİYE TANIMLADIĞI KÖYLÜLERİN ÇOĞUNLUĞU TAPU SAHİBİDİR. ASIL İŞGALCİ OLAN KİMDİR”
Hancağız köylüsü topraksızlaştırılmaktadır. Acele kamulaştırıldığı söylenen 600 dekarlık alanda takriben 30 binden fazla zeytin ağacımız bulunmaktadır. Atalarımızın zeytin ağacı ile ihya ettiği bu toprakların tapulu sahibi veya ecrimisilini ödeyen Hancağız köylüsü bu karardan sonra ne ekip ne biçecektir? Ne yiyip içecektir? Neyle geçinecektir? Elinde herhangi bir belgesi olup olmadığını bilmediğimiz kepçe dozer ve kamyonları ile zeytinliklerimizi sökmeye başlayan Binbay inşaatın herhangi bir resmi izni, belgesi iki satır yazısı var mıdır elinde? Son on yılda milyarlarca TL’nin üzerinde ihale alan, 2018 yılında AKP’den milletvekili aday adayı olan Bedrettin Binbay’ın şirketi Binbay yapı yine TOKİ ile anlaşma sağlayarak yeşilimizi griye, zeytinliklerimizi betona büründürüyor. Bakanın işgalci diye tanımladığı köylülerin çoğunluğu tapu sahibidir. Asıl işgalci olan kimdir? Hancağız halkı yasanın izin verdiği ölçüde hazine arazilerini zeytin ağaçları ile ihya etmiştir. Bahsi geçen alanın ne kadarı hazine arazisi, ne kadarı tapulu alandır?
“KENTİMİZİN EKOLOJİK DENGESİ İÇİN BÜYÜK BİR ÖNEME SAHİP ZEYTİNLİKLERİMİZİN ELİMİZDEN ALINMASINI KABUL ETMİYORUZ”
Zeytin ağaçları, kökleri toprağa sıkıca tutunarak erozyonu önler. Zeytin bahçeleri, çok çeşitli bitki ve hayvan türlerine de ev sahipliği yapar. Bu alanlar, kuşlar, böcekler ve diğer canlıların yaşam alanıdır. Zeytin ağaçları, fotosentez sırasında karbondioksiti emer ve oksijen üretir. Bu nedenle, atmosferdeki oksijenin artmasına katkı sağlarlar. Ayrıca toprak altındaki suyun korunmasına yardımcı olur. Kökleri, yeraltı sularını besler ve bu su kaynaklarının sürdürülebilirliğine katkı sağlar. Zeytinler, zeytinyağı ve doğrudan tüketim için çok önemli bir gıda kaynağıdır. Bu, yerel ekonomilere katkı sağlar. Kentimizin ekolojik dengesi için büyük bir öneme sahip zeytinliklerimizin elimizden alınmasını kabul etmiyoruz. Zeytinlikler onu eken biçen köylüye aittir.
“ZEYTİNLİKLERİMİZİ, TOPRAĞIMIZI, KÜLTÜRÜMÜZÜ, SOFRAMIZI, GEÇİM KAYNAKLARIMIZI SAHİPSİZ BIRAKMAYACAĞIZ”
Hancağız’ın nüfusu bine ulaşmamışken burada köyün içinden binlerce insanın yerleşeceği kocaman bir şehir yaratılacak olması köylüyü düşündüren ve endişelendiren başka bir konu olarak karşımızda duruyor. Yüzyıllardır komşusuyla, akrabasıyla, kültürüyle birlikte yaşayan bu halk, TOKİ inşaatlarıyla birlikte yaşamsal sorunların yaşanabileceğini öngörüyor ve bu konuda yetkililerin nasıl bir planlama yaptıklarını merak ediyor. Bu kıyımları gerçekleştirenlere sesleniyoruz. Zeytinliklerimizi, toprağımızı, kültürümüzü, soframızı, geçim kaynaklarımızı sahipsiz bırakmayacağız. İş makinelerinizi acilen zeytinlik ve ormanlık vasfı taşımayan hazine arazilerine, halkın evlerini kendi yerinde inşa etmek istedikleri alanlara yöneltin ve bu halkın barınma hakkını acilen bedelsiz bir şekilde karşılayın. Her iki başlığın da bizler açısından hayati öneme sahip olduğu barınma hakkımızla zeytinliklerimizi karşı karşıya getirmenize izin vermeyeceğiz.”
]]>Aydın’ın Bozdoğan ilçesinde kurulması planlanan jeotermal elektrik santraline Alamut Köylüleri karşı çıkıyor. Tarım arazileri ile incir bahçelerinin yanı başında inşa edilmesi hedeflenen santrale karşı köylüler mücadele etme kararı aldı.
Aydın’ın Bozdoğan ilçesinde tarım arazileri yakınına Zorlu Holding tarafından jeotermal elektrik santrali kurulması (JES) planlanıyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Zorlu Holding bünyesinde yer alan Zorlu Jeotermal Enerji Elektrik Üretimi Şirketi’nin Nazilli Diracık (50 MWm/50 MWe) JES Projesi ile ilgili ‘çevresel etki değerlendirme’ süreci başlattığını duyurdu.?Proje tanıtım dosyasında yer alan bilgilere göre; şirket 948 milyonluk yatırımla yılda 160 milyon kWh elektrik üretmeyi planlıyor. Proje kapsamında Bozdoğan’ın Alamut Köyü sınırlarındaki 148 Ada 14- 15-16 nolu parseller ve 149 Ada 4-5 nolu parsellerde, 10 adeti üretim, 9 adet reenjeksiyon kuyusu ve 1 adet alternatif olmak üzere 20 adet kuyu açılması planlanıyor.
Zeytinlikler, incir bahçeleri ve tarımsal üretime zarar verdiği gerekçesiyle Alamut Köylüleri kurulması planlanan Jeotermal Enerji Santrali (JES) projesine karşı çıkıyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından ÇED süreci başlatılan proje için endişelenen köylüler projeye karşı mücadele başlatıyor.?
“MENDERES OVASININ RİSKE ATILMASINI DOĞRU BULMUYORUZ”
jeotermal Enerji Santralinin çevreye ve topraklarına zarar vereceğini ifade eden Aydın Yenipazar Belediye Başkanı Mehmet Yüsran Erden,
“Türkiye’nin enerji tüketiminde yüzde bir payı olmayan bir enerji yatırımı için bu koca büyük menderes ovasın riske atılmasını doğru bulmuyoruz. Dağımızın üstü dağın altından daha değerli diyoruz. Onun için bu mücadeleyi başından beri omuz veriyorum, destek veriyorum. Sonuna kadar da bu konuda mücadele etmeye gayret edeceğiz. Yani biz aynı zamanda yerel yöneticiler, hane halkı gelirlerinin artmasına ve zenginleşmeye de sebep olmak zorundayız. Dolayısıyla belediye yasaları aynı zamanda bize bulunduğumuz bölgede ekonomi ve ticaretin geliştirilmesi için görevler de yüklemiş. Ama eğer ekilebilir arazideki bitkilerimiz, ekinlerimiz, ağaçlarımız yok olacak olursa, zarar görecek olursa zenginleşme değil, fakirleşme olgusu öne çıkacak. O yüzden bu jeotermal yatırımlarının fakirleşmeye sebep olacağını ve topraklarımızı kirleteceğini ifade ediyorum” dedi.
KÖYLÜLERDEN JES’E TEPKİ
Çevre köylerle birlik olup mücadeleyi yükselttiklerini belirten Alamut Köyü sakini Birtan Kulakoğlu “Burada yaşamak istiyoruz ama yaşamamıza müsaade edecekler mi? Edecekler, ettireceğiz biz buna kararlıyız. Geçmiş tecrübelerden yola çıkarsak bunlar çok güzel, çok şaşalı böyle projeler hazırlıyorlar. Bizimki de bunlardan birisi. Sanki çevreye bu kadar duyarlı, bu kadar önem veren bir proje gibi çalışıyorlar. Biz bunların daha önceki projelerinden, Akbelen’den, Kaz Dağları’ndan, Kastamonu’dan, Giresun’dan, Cerattepe’den ve en son da Erzincan İliç’ten çevreye ne kadar zarar verdiğini gördük, biliyoruz. Bunun için bizim buradaki jeotermale müsaade etmeyeceğiz. Çevre köylerimizle beraber birlik olduk. Mücadeleyi yükseltiyoruz” dedi.
Bozdoğan’a yapılacak Jeotermal Elektrik Santralinin insan yaşamına zarar vereceğine dikkat çeken Alamut Köylüsü “Bizim ölmemizi mi istiyorlar? Köy dediğimiz zaman bizim aklımıza doğal yaşamak gelirdi. Nedir bu JES? Nedir bu kıyım? Nedir bu insanlara yapılan zulüm. İşkencedir bu. Yavaş yavaş ölümdür bu. Biz buna karşıyız istemiyoruz değil mi? Evet JES’e hayır diyoruz” dedi.
Jeotermal Elektrik Santralinin Alamut Köyü’ne zarar vereceğini söyleyen Ayşe Türkmen, “Köyümüzde yaşamak istiyoruz. Köyümüzü vermek istemiyoruz. Çoluğumuz çocuğumuz var, torunlarımız var. Kimseyi köyümüze sokmak istemiyoruz. Köyümüze zarar verecek şeyi istemiyoruz” şeklinde konuştu.
“ÇOCUKLARIMIZIN SAĞLIĞI İÇİN MÜCADELE EDECEĞİZ”
“Çocuklarımıza ileride güzel bir yeşil alan bırakmak için mücadele edeceğiz” ifadelerini kullanan Alamut Köyü sakini Derman Süslüoğlu, “Doğayı, canlıları, insanlarımızı, çocuklarımızı her şeyi seven köy. Bizim köyümüz, çocuklarımızın sağlığı, geleceği için mücadele edecek. Bunun için sonuna kadar mücadele edeceğiz. JES’e hayır diyoruz. Bizim köyümüz çiftçilikle, zeytinlerle, darıyla, buğdayla, ekmeğini kazanan köydür” dedi.
66 Yaşındaki Meryem Er ise “Torunlarımız var. Köyümüzün temiz havasından memnunuz biz. Biz bu jeotermali istemiyoruz. Zehirlenmek istemiyoruz. Biz incirimiz, zeytinimizi, yoncamızı, mısırımızı temiz, zehirsiz istiyoruz. Hayvanlarımız, yoncamızı yiyor, mısırı yiyor. Buğdayımız, arpamız temiz olsun istiyoruz. Biz jeotermale karşıyız” ifadelerini kullandı.
“BU OVAYA BUNU YAPMAK VATANA İHANETTİR”
Zorlu Holding’in Bozdoğan Jeotermal Elektrik Santrali projesinin yalnızca Alamut Köyünü etkilemeyeceğini dile getiren 23 yaşındaki Mehmet Melih Pehlivan “Türkiye’nin en verimli topraklarından birinde yaşıyoruz. Yani jeotermal demek buranın bitmesi demek, tarımın bitmesi demek. Bütün Türkiye’yi besleyecek bir ovamız var, Menderes Ovası olarak. Bu ovaya bunu yapmak vatana ihanettir. Bu ovanın dağlarından yağ, ovalarından bal akıyor. Yani sadece bizim köyü etkileyen bir şey değil bu. Tüm tarımı bitirecek. Asit yağmurları olarak bütün çevremize zarar verecek” diye konuştu.
“BEN BURADA YAŞAMI GÖRDÜM”
Azerbaycan’dan gelen Aydın’da yaşamını sürdüren Gönül yürek “Ben Azerbaycan’dan geldim, dağları aşıp geldim. Ben böyle bir ne toprak, ne temiz hava, ne yaşam görmedim. Ben burada yaşam gördüm. Temiz havayı gördüm ben buraya zehir bırakmamalarını, zeytinliğimize, ağaçlarımıza, tabiatımıza, ormanımıza, sağlığımıza, sahibiz hala evimizde elimizden almalarını istemiyoruz. Ben çocuklarımın zehir yutmasını istemiyorum” dedi.
Geçimini tarlalarından sürdürdüklerini ifade eden iki çocuk annesi Aysel Uyar “Bizim bir tek tarlamız var. O da elimizden giderse biz ne yiyeceğiz? Biz bu jeotermali istemiyoruz. Bizim köyümüz kendi arazisiyle, karnını doyurmaya uğraşıyor. Herkes çabalıyor. Bizim köye değmesinler, bizim köy hiçbir şey istemiyor kimseden. Biz burada hep birlikte mutlu geçiniyoruz. Herkesin üçer beşer tarlası var. Onunla geçim kaynağı yapıyoruz. Biz onlarla doyuyoruz. Bizim bu elimizden giderse benim iki tane çocuğum var. Ben bu bir tarlam da elimden giderse ben çocuklara neyi emanet vereceğim” diye konuştu.
]]>Dışişleri Bakan Yardımcısı Ahmet Yıldız, TÜRKSOY Genel Sekreterliğindeki tanıtım programında, yarı göçebe yaşam tarzını tecrübe etmiş bir Anadolulu olarak kendisini çok şanslı hissettiğini söyledi.
Yörük hayatını yaşayan ve özleyen insanların bu değerleri korumaya çalıştığını anlatan Yıldız, “Değişim kaçınılmaz ama hakikaten bunlar sadece araştırmada kalmamalı. Unuttuğumuz birçok kelime aslında o eşyalarla, bu yaşam tarzıyla ilgili.” dedi.
Yıldız, Türk dünyasının ortak kurumlarına destek olmanın vazifeleri olduğunu belirterek, bu eser için TÜRKSOY’a teşekkür etti.
“Balkan Türklerini daha yakından tanıma imkanı bulacaksınız”
TÜRKSOY Genel Sekreteri Sultan Raev de Balkan coğrafyasında yaşayan Türk soydaşların tarihinin oldukça eskiye dayandığına işaret ederek, Balkan halkları ve Türklerin, Türk hoşgörüsü altında yüzyıllar boyunca barış, huzur ve kardeşlik içinde yaşadığını hatırlattı.
Yüzlerce görselin yer aldığı “Fotoğraflarla Yörüklük ve Yörüyen Türkler” adlı fotoğraf albümünün, Balkan coğrafyasında yurtlarına ve Türk kültürüne sahip çıkmak için Aktaş Dağı eteklerinde yaşamlarını sürdüren Balkan Türklerini konu aldığını kaydeden Raev, “Büyük bir özveri ile hazırlanan bu çalışma sayesinde atalarımızın tarih boyunca arşınladığı coğrafyayı görme, Türk kültürüne ait somut ve somut olmayan unsurları keşfetme ve böylece Balkan Türklerini daha yakından tanıma imkanı bulacaksınız.” ifadelerini kullandı.
Raev, bugün Balkan Türklerinin bazı kültürel ögelerini kaybetme tehlikesi ile karşı karşıya olduğuna dikkati çekerek, “Bu sebeple, değerli araştırmacımız Sayın İzzet İbrahimsoylu’nun kadrajından bizlere yansıyan bu görüntülerin her biri tarihsel bir belge değeri taşımaktadır.” diye konuştu.
“Balkan Türkü soydaşlarımız, gelecek nesillere aktarmamız için atalarımızın bizlere bıraktıkları kutsal bir emanettir.” diyen Raev, bu mirasa sahip çıkmak için TÜRKSOY olarak bütün imkanlarıyla çalıştıklarını vurguladı.
“Bu önemli projenin bir parçası olmak bizim için onur”
Kuzey Makedonya’nın Ankara Büyükelçisi Jovan Manasijevski ise “Ülkemizde özellikle Makedonya’nın doğusunda yaşayan Türk toplumunun yüzyıllardır yaşadığı kadim değerleri yansıtan bu önemli projenin bir parçası olmak bizim için onurdur. Makedonya’nın bu eşsiz, çok etnikli ve çok kültürlü bir arada yaşamımızla gurur duymaktayız.” ifadelerini kullandı.
Yörük Türklerinin çok eskiden beri Kuzey Makedonya’ya yerleşmeye başladığını, bu toprakları kadim kültürleriyle harmanlayarak Makedon kültürünü de zenginleştirdiğini aktaran Manasijevski, kitabın okuyucularının Kuzey Makedonya Türklerinin ve Yörük Türklerinin görsel müzesini doyasıya yaşama fırsatını elde edeceğini dile getirdi.
Manasijevski, benzer araştırma ve çalışmaların iki ülke arasındaki kültürel işbirliğinin geliştirilmesi ve güçlendirilmesi açısından önemli olduğuna işaret etti.
350 sayfadan oluşan kitapta yüzlerce fotoğraf yer alıyor
Açılış konuşmalarının ardından, eserin tanıtım paneline geçildi.
Panelin oturum başkanlığını yapan, Kuzey Makedonya’da yayımlanan Yeni Balkan Gazetesinin Genel Yayın Yönetmeni Mürteza Sulooca, TÜRKSOY’un 30. yılında Makedonya Türkleri olarak gurur duydukları bir eseri tanıttıklarını söyledi.
Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Zeki İbrahimgil de kitap hakkında bilgiler paylaştı.
350 sayfadan oluşan eserde yüzlerce fotoğrafın yer aldığını anlatan İbrahimgil, özellikle Kuzey Makedonya’nın doğu bölgesindeki Radoviç, Valandola, Gevgeli, ve Ustrumca arasındaki Yörük köylerinden bahsedildiğine dikkati çekti.
İbrahimgil, kitabın alt başlıklarında bölgedeki Yörüklerin örf, gelenek görenek, yerel kıyafet ve gündelik işlerinin anlatıldığına işaret etti
Ülkenin doğu ve batısında yaşayan Yörüklerin farklılıklarına da dikkati çeken İbrahimgil, bölgede daha önce çalışma yapan araştırmacıların isimlerine de değindi.
“Değerlerimizin gelecek nesillere intikalini sağlayan bir arşiv malzemesi sunuyor”
Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bilal Çakıcı, kitabın içeriğinin çok zengin olduğunu, bugünün yaşam koşullarına ilişkin birçok arşiv malzemesi içerdiğini söyledi.
Eserin Türkleri ve Anadolu’yu yansıtan değerleri içerdiğini ifade eden Çakıcı, “Bu kitap basit bir fotoğraf albümü değil. Gerçekten kolayca hazırlanabilecek bir kitap değil. Hayatımızda kaybolan, kaybolmaya yüz tutan değerlerimizin gelecek nesillere intikalini sağlayan bir arşiv malzemesi sunuyor.” değerlendirmesinde bulundu.
“Balkanların huzuru orada Türk kimliğinin yaşamasıyla mümkündür”
Kastamonu Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Zeki Gürel ise “Balkan” kelimesinin “yüksek dağ” anlamına geldiğine değinerek, Rumeli yerine bu kelimenin kullanılmasında fayda olduğunu söyledi.
“Tarihe bir not düşmesi açısından bu kitap bence önemli bir çalışmadır.” diyen Gürel, Balkanlardaki Türk varlığını, “Osmanlı öncesi, Osmanlı asırları ve Osmanlı sonrası” olmak üzere üç başlık altında incelemeleri gerektiğini belirterek, kitapta üç dönemin izlerinin görüldüğünü aktardı.
Gürel, şöyle devam etti:
“Bu kitap yüzlerce yıllık köklü Balkan Türklüğünün taşınmaz varlığının kıymetli bir kanıtı olma niteliğindedir. Balkanlar’da Türkler dengenin, huzurun, kardeşliğin ve barışın garantisidir. Onun için Balkanlarda Türk kimliğinin yaşatılması lazım. Balkanların huzuru, dünyanın huzurudur. Balkanların huzuru, orada Türk kimliğinin yaşamasıyla mümkündür.”
“Bazı kelimelerin Yörüklerde de var olduğunu gördüm”
Eseri hazırlayan İbrahimsoylu da Türklerin sosyolojik olarak inançları, kültürleriyle Balkanlardan Altaylara anlaşılması için Türk hanedanları, Türk boyları ve Türklerin yaşam biçimleri olmak üzere 3 konuyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Konargöçer hayat tarzını ifaden eden sıfatlardan birinin de “Yörük” olduğunu kaydeden İbrahimsoylu, yazılı kaynaklarda bu sıfatın ilk kez 1423-1430 yıllarında Anadolu’da geçtiği bilgisini paylaştı.
Balkan Yörüklüğünün merkezinin Vardar Boyu olduğunun altını çizen İbrahimsoylu, “Ancak Balkanlar’da Balkan Slav kaynaklarında, Bulgarcada, Makedoncada, Sırpçada, Hırvatçada Yörük kelimesi Anadolu’dakilerin aksine yer adı olarak kullanılmaktadır.” ifadesini kullandı.
İbrahimsoylu, 2007’den beri Kuzey Makedonya’da alan araştırması yaptığını belirterek, “Bazen Yörüklerde şu kelimelere rastlıyordum. Orhun anıtlarında, Divanu Lugati’t-Türk’te, Codex Cumanicus’ta olan bazı kelimelerin Yörüklerde de var olduğunu gördüm. Dedim ki bu kelimeler yok olacak, unutulacak. Ben bunları derleyeyim, unutulmasın.” şeklinde konuştu.
Daha sonra Yörüklerin tarım ve hayvancılıkta kullandığı aletlerin fotoğraflarını çekmeye başladığını kaydeden İbrahimsoylu, bu fotoğrafların kitaplarda yaşamasını sağlamak istediğini ifade etti.
]]>İzmir Kadın Platformu, 6 Şubat depremlerinde yaşamını yitirenler ve kaybolan çocuklar için insan zinciri oluşturup yürüyüş yaptı. Platform adına konuşan Deniz Uslu, “Depremden sağ çıkartılan, ama sonrasında akıbeti belli olmayan binlerce insanın, çocuğun akıbeti araştırılsın; sorumlular tek tek hesap versin” dedi.
İzmir Kadın Platformu üyeleri, Kahramanmaraş’ta 6 Şubat 2023 tarihinde meydana depremlerde yaşamını yitirenleri anmak için bugün Alsancak’taki Türkan Saylan Kültür Merkezi önünde toplandı. Kadınlar, “Unutmak yok, affetmek yok, helalleşmek yok! Güvenli kentler, güvenli yaşam istiyoruz” yazılı pankart açtı.
Kıbrıs Şehitleri Caddesi boyunca ellerinde dövizlerle insan zinciri oluşturan kadınlar, daha sonra Alsancak Garı’na doğru yürüyerek “Unutmak yok, affetmek yok, helalleşmek yok”, “Deprem değil, bu bir katliam”, “Ranta değil eğitime bütçe”, “Şiddetiniz batsın, kadınlar yaşasın”, “Güvenli kentler, güvenli yaşam”, “Sermayeye değil kadınlara bütçe”, “Kadınlar sokağa, hesap sormaya”, “Yaşamı yeniden kuracağız”, “Kadınlar yürüyor, dayanışma büyüyor”, “Kaybolan çocuklar nerede”, “Katil devlet hesap verecek”, “Kızılay’dan hesabı kadınlar soracak” sloganları attı.
“İKTİDARIN AYRIMCI POLİTİKALARI SONUCU YÜZBİNLERCE İNSAN HAYATINI KAYBETTİ”
Yürüyüşün ardından garın önünde yapılan açıklamada İzmir Kadın Platformu adına Deniz Uslu, “6 Şubat 2023 tarihinde 11 ilde etkisini gösteren ve iktidar eliyle bir katliama dönüştürülen depremin üzerinden tam bir yıl geçti. Bir yılın ardından bölgede yaraların hala sarılmadığı, halkların sağlıklı bir yaşama kavuşmadığı bir tablo ile karşı karşıyayız. Depremin ilk olduğu anlardan itibaren saatlerce, günlerce arama-kurtarma ekipleri bölgeye gelmedi. İnsanlar enkaz altında ölüme mahkum edildi. Kendi imkanlarıyla yaşamını kurtaranlara ne bir çadır sağlandı ne de içecek bir su verildi. Halktan halka dayanışma köprüleriyle birbirimizin elinden tutmaya çalıştık. Gerek TIR’lar dolusu malzemeler ile gerek direkt deprem bölgesine giderek oralarda çalıştık ve dayanışma köprülerine ayak olduk. Deprem bölgelerinde temiz suya, gıdaya, hijyene ihtiyaç tavan yapmışken, kadınlar ev içlerindeki toplumsal cinsiyet eşitsizliklerini daha da ağır biçimde çadırlarda, bulunduysa konteynerlerde yaşarken, ciddi bir barınma krizi olduğu için kadınlar şiddet ve istismar failleriyle aynı çadırlarda kalırken AKP-MHP iktidarı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan, deprem bölgesinin sorunlarını dile getirenlere hakaret etmekle, Kızılay çadırlarını halka satmakla meşguldü. İktidarın ayrımcı ve sermayeden yana politikaları sonucu yüzbinlerce insan hayatını kaybetti ve hala daha fazlası yaşamsal sorunlarla burun buruna” diye konuştu.
“İNSANLARIN GEÇİM ALANI OLAN YÜZ YILLIK ZEYTİN AĞAÇLARINA GÖZ DİKİLDİ”
“Depremden sağ bir şekilde kurtarılan, ama sonrasında haber alınamayan binlerce insan olduğu gerçeği ile karşı karşıyayız” diyen Uslu, şunları söyledi:
“Bir yıl geçmiş olmasına rağmen akıbeti belli olmayan insanlar var. ve bu dönemde yüzlerce çocuğun tarikatlara gönderildiğine dair haberleri hep birlikte okuduk. Aynı zamanda depremzedeler arasında kimlik ve inanç ayrımcılığına da birlikte şahit olduk. Özellikle Hatay’da yaşayan Alevi nüfusu tam anlamıyla görmezden gelen, üzerine daha fazla saldırmaya çalışan bir iktidar politikası bu. Depremin üzerinden birkaç ay geçmişken Hatay Dikmece köyünde, insanların geçim alanı olan yüz yıllık zeytin ağaçlarına göz dikildi ve acele kamulaştırma kararı alındı. Başta Dikmeceli kadınlar olmak üzere Dikmece halkı, aylardır bu saldırıya karşı mücadele ediyor, zeytinliklerine sahip çıkıyor. Depremden sonra birçok kadın işsiz kaldı, bir kısmı ise hamileyken işe çağrıldı. Yoksulluk öyle ciddi boyutlarda ki 3 bin liralık kira yardımını alabilmek için çadırda kalmayı tercih edenler, 3 kuruş kazanabilmek için temizliğe giden kadınlar var. Çocuklar çadırlarda telefon ışıklarında ders çalışıyor. Hala doğru düzgün okul yok, olanlar ise 45-50 kişilik mevcutlarla ders işlemeye çalışıyor.
“EĞİTİMİN KALİTESİ GİDEREK DÜŞÜYOR”
Bugün geldiğimiz noktada, dönemin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı ve şu anda Cumhur İttifakı’nın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Adayı Murat Kurum, geçen sene ’50 bin’ dedikleri ölüm rakamının bugün 130 binler olduğunu söylüyor. Yine depremin yıl dönümünde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Hatay’da gerçekleştirdiği konuşmasında, ‘Merkezi yönetim ile yerel yönetim el ele vermezse oraya hiçbir şey gitmez. Bakınız, Hatay garip kaldı’ diyerek deprem döneminde nasıl tutum aldığını itiraf ediyor, halkları tehdit ediyor. Biz kadınlar, güvenli bir yaşam ve güvenli kentler için mücadelemize daha fazla sarılmaya devam edeceğiz. Afetin ötesinde bir katliam yaşadığımız gerçeğini unutmayacağız. Bugün bu açıklamayı, yine bir deprem bölgesi olan İzmir’de gerçekleştiriyoruz. 30 Ekim 2020 yılında, yine etkisi çok olan bir depremi burada yaşadık ve her an kitlesel yıkıma varabilecek bir deprem ihtimali altında yaşıyoruz. İzmir’de üç yıldır yapılmayan okullar yüzünden okullar birleştirildi. İki hatta üç okul tek bir binada eğitim görüyor. Eğitimin kalitesi giderek düşüyor. Aynı zamanda çocuklar, yaşadıkları yerlerden uzaktaki okula gidebilmek için üç araç değiştirmek zorunda kalıyorlar.
“RANTSAL DÖNÜŞÜM PEŞİNDE OLANLARLA HESAPLAŞMAYA DEVAM EDECEĞİZ”
Peki olası bir depremin yıkıcı boyutlara ulaşmaması için neler yapılıyor? Çürük binalara imar affı verilmesinin son bulması, para uğruna uygun olmayan zeminlere bina dikilmesine son verilmesi, sağlıklı yaşam alanları, güvenli kentler inşa edilmesi gerekmektedir. Merkezi ve yerel yönetimlere sesleniyoruz: Biz kadınlar, haklarımıza ve hayatımıza sahip çıkıyoruz. İnsanların ve doğanın sermayedarların daha fazla zenginleşmesi için peşkeş çekilmesine karşı, kentsel dönüşüm adı altında rantsal dönüşüm peşinde olanlarla hesaplaşmaya devam edeceğiz.”
TALEPLERİNİ SIRALADILAR
Kadınların güvenli bir yaşam ve güvenli kentler için mücadeleyi sürdüreceği vurgulayan Deniz Uslu, taleplerini şöyle sıraladı:
“Depremden sağ çıkartılan, ama sonrasında akıbeti belli olmayan binlerce insanın, çocuğun akıbeti araştırılsın; sorumlular tek tek hesap versin. Deprem bölgelerinde temiz su ihtiyacı çözülsün, halkların sağlıklı bir yaşama kavuşması sağlansın. Faillerle aynı çadırlarda yaşamak zorunda kalan kadınlara barınma imkanı sağlansın. Kadın hastalıklarıyla ilgili ücretsiz ve kapsamlı taramalar yapılsın. Eğitim hakkı elinden alınan çocuklara, gençlere parasız, nitelikli eğitim sağlansın. Ücretsiz psikolojik destek noktaları kurulsun. Deprem bölgesindeki tüm üniversiteli kadınlara KYK bursu sağlansın. Bakım emeği toplumsallaştırılsın. Ücretsiz kreş, yaşlı bakım evi, çamaşırhaneler açılsın. Elektrik kesintilerinin son bulması, yangınların önüne geçilmesi için etkili çalışma başlatılsın. Şehir içinde yaşanan ulaşım sorunu acilen iyileştirilsin. Zeytinliklere, arazilere, tarlalara istimlak adı altında el koyma yasaları kaldırılsın. İstihdam sorunu yaşayan tüm kadınlara güvenli ve güvenceli iş imkanı sağlansın. Tüm depremzede yurttaşlar için insanca temel gelir güvencesi sağlansın. Özel okullara teşvike ayrılan bütçeler, kamusal eğitim için ayrılsın. Yerel yönetimler ve merkezi idare, çocukların ücretsiz servis ihtiyacını karşılasın. İmar aflarından çürük binalar yapanlara, insanları bile bile ölüme terk edenlerden halka çadır satanlara, halklara ölüm ve zulüm düzeninden başka bir şeyi reva görmeyenlere kadar bu katliamda sorumluluğu olan herkes tek tek yargılansın.”
]]>Tuzla’da 148 park ile spor ve yaşam alanları artıyor
İSTANBUL – Tuzla Belediyesi, ilçedeki yeşil alanları korumak ve artırmak için çalışmalarına hız kesmeden devam ediyor. Ailelerin güvendiği, çocukların eğlendiği 148 park ile vatandaşlara hizmet verdiklerini söyleyen Tuzla Belediye Başkanı Dr. Şadi Yazıcı, “Bütün planlamalarımızda, yeteri kadar spor ve yeşil alan başta olmak üzere yaşanılabilir bir kent oluşturmak öncelikli hedefimiz oldu. Vizyon projelerimizle Tuzla’da yaşamanın bir ayrıcalık olduğunu vurguluyor ve gösteriyoruz” dedi.
Mercan Parkı, Çınar Parkı, Şelale Eğitim Parkı, İshakpaşa Parkı gibi 7’den 77’ye her kesimden insan için birçok yaşam alanının bulunduğu Tuzla’da, 148 park vatandaşların hizmetinde. İlçedeki çocukların güvenli bir şekilde eğlendiği, ailelerinin de içleri rahat bir şekilde sosyalleştiği parklar; içerisinde başta basketbol, voleybol sahaları, tenis kortları, çocuk oyun bölümleri olmak üzere birçok etkinlik alanını barındırıyor. Dinlenme ve eğlence merkezleri olarak hizmet veren parklar, her yıl binlerce Tuzlalıyı ağırlıyor.
“Tuzla’da yaşamanın bir ayrıcalık olduğunu vurguluyor ve gösteriyoruz”
Tuzla Belediye Başkanı Dr. Şadi Yazıcı, “Bütün planlamalarımızda, yeteri kadar spor ve yeşil alan başta olmak üzere yaşanılabilir bir kent oluşturmak öncelikli hedefimiz oldu. Vizyon projelerimizle Tuzla’da yaşamanın bir ayrıcalık olduğunu vurguluyor ve gösteriyoruz. 148 park ile vatandaşlarımıza hizmet verdiğimiz ilçemizde, gençlerimizin, çocuklarımızın ve büyüklerimizin iyiliği için onların da faydalanabileceği yaşam alanları oluşturmanın değerini çok iyi biliyoruz” şeklinde konuştu.
“Oluşturulan alan mükemmel ve Tuzla halkı için gayet güzel”
Normalde Pendik’te yaşadığını söyleyen Tuğçe Özdemir, Mercan Park’ı çok sevdiğini ve sürekli buraya geldiklerini belirtti. Özdemir, “Tuzla Belediyesi’nin açmış olduğu bu alanı çok beğendiğim için genellikle buraya geliyorum. Burada yürüme alanları, tenis kortları, voleybol ve basketbol sahaları da mevcut. Yazın sürekli buradaydık; kendi aramızda voleybol maçları yaptık. Bayağı eğlenceli geçiyor, ben çok beğeniyorum. Oluşturulan alan mükemmel ve Tuzla halkı için gayet güzel. Güvenliğin had safhada olması çok hoşuma gidiyor; çocuğumu gönül rahatlığıyla alana bırakabiliyorum. Sigara da içilmiyor, izmarit yok. O yüzden Şadi Bey’e çok teşekkür ediyorum” diye konuştu.
“Hemen hemen her hafta sonu buraya geldik; ailece piknik yapıp vakit geçiriyoruz”
Mercan Park’a dinlenmeye gelen Candan Güzelar, “Yazı burada geçirdik diyebiliriz. Köpeğim Tofi de burayı çok seviyor, bol oksijen var, kedileri kovalıyoruz. Tuzla’nın buraya ihtiyacı vardı. Hemen hemen her hafta sonu buraya geldik; ailece piknik yapıp vakit geçiriyoruz. Çok güzel bir yer çok teşekkür ediyoruz. Burayı çok seviyor ve herkese tavsiye ediyoruz” dedi.
Şelale Park’a gezmeye gelen Sevim Nida ise “Burası insanların hoş vakit geçirebileceği güzel bir yere benziyor. Herkesin böyle yerlere ihtiyacı var. Yüzme salonlarını falan da merak ediyorum. Bu şekilde dinlenebileceğimiz yerleri çok seviyorum ve herkese de tavsiye ediyorum. Hem park içinde aktiviteler de varmış, onlara da bakıp gelmeyi düşünüyorum” dedi.
]]>








