Yaz – Haber 28 – Giresun Haber https://www.haber28.com.tr Tue, 30 Jul 2024 01:24:08 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Eskişehir’de Meslek Lisesi Öğrencisi 18 Yaşındaki Sudem Lara Berivan Demir, İkinci Kitabını Çıkartmaya Hazırlanıyor https://www.haber28.com.tr/eskisehirde-meslek-lisesi-ogrencisi-18-yasindaki-sudem-lara-berivan-demir-ikinci-kitabini-cikartmaya-hazirlaniyor/ https://www.haber28.com.tr/eskisehirde-meslek-lisesi-ogrencisi-18-yasindaki-sudem-lara-berivan-demir-ikinci-kitabini-cikartmaya-hazirlaniyor/#respond Tue, 30 Jul 2024 01:24:08 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=28354 Eskişehir’de bir meslek lisesinde 4’üncü sınıf öğrencisi olan 18 yaşındaki Sudem Lara Berivan Demir, 15 yaşında yazmış olmaya başladığı ilk kitabını yayınlayarak yazarlık kariyerine erken yaşta başladı. Bu yaz aylarının sonlarına doğru ikinci kitabını çıkartmaya hazırlanan Demir, hem ailesinin hem de öğretmenlerinin gurur kaynağı oldu.

Gazi Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde son sınıf öğrencisi olarak eğitim gören 18 yaşındaki Sudem Lara Berivan Demir, 15 yaşında yazmaya başladığı ‘Karanlıktaki Işık’ adındaki ilk kitabını yayınladı. Aynı zamanda bir öğrenci olan genç yazarın hem ailesini hem de öğretmenlerini gururlandıran kitabı Eskişehir 3. Kitap Fuarı’nda yoğun ilgi gördü. Küçüklüğünden beri kitap yazma hayali olan ve ilkokul öğretmeninin yazdırdığı küçük hikayelerle bu işe başlayan Demir, bir cesaretle yazıp yayınladığı kitabı için işlerin iyi gitmesinin ardından başlamış olduğu 2’nci kitabını ise yaz aylarının sonlarına doğru çıkartmayı planladığını açıkladı. Anne Naile Gökcan Demir de, çocukları bir şey yaptıklarını söyledikleri zaman ailelerin mutlaka onları dinleyerek arkalarından durması gerektiğine dikkat çekerken, Gazi Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Müdürü Sırrı Kabadayı, okuyucularla buluşan genç yazarın diğer öğrenciler açısından örnek teşkil etmesini dilediğini dile getirdi.

“Hayalim her zaman kitap yazmaktı”

Sudem Lara Berivan Demir, kitap yazmanın ilkokuldan beri hayali olduğunu söyledi. Bu işe ilk adımını bir öğretmenin yazdırdığı küçük hikayelerle attığını ifade eden Demir, “15 yaşımda kitabımı yazmaya başladım. Hayalim her zaman kitap yazmaktı. İlkokul hocamızın yazdırdığı küçük hikayelerle yazmaya başladım. Bir cesaretle yazmaya başladığım ilk kitabımı 18 Kasım 2023 yılında çıkarttım. Şu anda ilgi gayet iyi. İlk kitabım olmasına rağmen gayet fazlasıyla ilgi gördüm. Kendi çabam ve ailemin çabasıyla beraber kitabım iyi satıyor. Çevremde çok fazla arkadaşım yok ama yine de çok fazla kötü söz aldım. Yazamayacağımı söylediler. Ailem ve çok yakın arkadaşlarım bana hep yardımcı oldular. Destek verdiler. Maddi ve manevi her konuda yanımdaydılar. Zaten onların yardımıyla bu kadar ilerleyebildim. İkinci kitabım da yolda. Yazın sonuna doğru çıkacak” dedi.

“Ufak ufak romanları vardı ama bu kadar büyük bir şey olabileceğini aklıma getirmemiştim”

Anne Naile Gökcan Demir, kızının ilk başlarda kendilerine kitap yazdığını söylediğinde çok inandırıcı bulmadıklarını belirtti. Ufak ufak romanlarının olduğunu ancak bu kadar büyük bir şey olabileceğini aklıma getirmediğini aktaran Demir, “Kitabı elime alıp okuduktan sonra kızımla öylesine gurur duydum ki anlatamam. Tarif edilemeyecek türden onur ve gurur yaşadım. İyi ki de kitabı çıkmış ve iyi ki de okuyucularla buluşmuş benim kızım. Sudem bambaşka bir çocuktu zaten. O bambaşkalığını bu kitapla gerçekten ifade etti. Daha güzel, daha büyük ve başarılı yerlere geleceğine inanıyorum. Belki de ilerideki Agatha Christie’dir. Çok güzel romanları var. İkinci kitabımız yolda. Devamını da getireceğine inanıyorum. Aileler çocukları bir şey yaptıklarını söyledikleri zaman hiçbir şekilde onları geri plana atmasın. Öncelikle çocuklarını dinlesinler ve yapacakları her şeyin arkasında dursunlar” şeklinde konuştu.

“Öğrencimizin yazdığı Karanlıktaki Işık kitabı gerçekten okunmaya değer”

Gazi Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Müdürü Sırrı Kabadayı ise, Sudem Lara Berivan Demir’in tüm Türkiye’deki öğrencilere örnek olmasını dileyerek şu sözleri kaydetti:

“Sudem’in henüz lise son sınıfta iken 2’nci kitabını yazmaya başladı ve 1’inci kitabını yayınlaması bizi çok mutlu etti. Tüm idareci ve öğretmenler olarak, Suden’i kutluyoruz. Öğrencimizin yazdığı Karanlıktaki Işık kitabı gerçekten okunmaya değer. Bizler de çok güzel geri bildirimler edindik. İnanıyorum ki kızımız ileride çok iyi bir yazar, mesleki ve teknik eğitimin de yüz akı olacak. Suden’i bu etkinlikte yalnız bırakmamak adına 6 öğretmenimiz ve 100 öğrencimizle onun standına ziyarette bulunduk. Ben Suden’in tüm Türkiye’deki öğrencilere örnek olmasını diliyorum. Sürekli okumalarını ve yazmalarını gönülden diliyorum.” – ESKİŞEHİR

]]>
https://www.haber28.com.tr/eskisehirde-meslek-lisesi-ogrencisi-18-yasindaki-sudem-lara-berivan-demir-ikinci-kitabini-cikartmaya-hazirlaniyor/feed/ 0
Av yasağı öncesi büyük tekneler, yaz aylarında küçük balıkçılar hamsi ile kar elde etti https://www.haber28.com.tr/av-yasagi-oncesi-buyuk-tekneler-yaz-aylarinda-kucuk-balikcilar-hamsi-ile-kar-elde-etti/ https://www.haber28.com.tr/av-yasagi-oncesi-buyuk-tekneler-yaz-aylarinda-kucuk-balikcilar-hamsi-ile-kar-elde-etti/#respond Sat, 06 Jul 2024 08:48:06 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=23873 Av yasağı öncesi son seferlerini yapan büyük tekneler ile yaz aylarında da avlanmaya devam edecek küçük balıkçılar hamsi ile kar elde etti.

Tarım ve Orman Bakanlığınca ekosistemin korunması amacıyla geçen yıl Marmara Denizi ile İstanbul ve Çanakkale boğazlarındaki hamsi avcılığının durdurulması kararı, Marmara Denizi’nde hamsinin bereketli bir sezon geçirmesine imkan sağladı.

Gırgır olarak tabir edilen büyük balıkçı teknelerinin 15 Nisan’da yasağa tabi tutulmasıyla denizlerde balık avına devam edecek küçük balıkçılar, yaz mevsiminde de vatandaşa ucuz balık yedirmeyi umuyor.

Büyük tekneler ise yeni sezona hazırlanmak için kıyıya demirleyecek.

İldeki 6 balıkçı kooperatifinin bağlı olduğu Yalova Deniz Ürünleri Avcıları Birliğinin Başkanlığını yürüten Recai Sert, AA muhabirine, geçen yıl Marmara Denizi’nde uygulanan yasak nedeniyle bütün teknelerin hamsiden büyük fayda gördüğünü söyledi.

Ancak av yasağı döneminde kaçak avcılığın arttığını vurgulayan Sert, şunları kaydetti:

“Bizim yüzümüzü bu yıl en çok güldüren hamsi oldu. Karadeniz’de Abhazya’da çok balık oldu. Fakat Gürcistan tarafında çok sayıda yem fabrikası var. Şu anda en tehlikeli durum bu yem fabrikaları. Olağanüstü balık işliyorlar. Bu işlenen yem çupra, levrek yetiştiricilerinin işine geliyor. O yemi alıyorlar ve tesislerde kullanıyorlar. Aslında kendi silahımızla kendimizi vuruyoruz. O geleceğimiz, çocuklarımız için çok büyük bir sıkıntı. Parası da güzel olduğu için tekneler 500-600 ton balık tutuyor. Biz balığı burada tutmazsak Abhazya, Gürcistan tutuyor. İğne Ada’dan Hopa’ya kadar balığın iki aylık geçiş süreci var. Bu iki ayda balığa ne kadar az darbe yaparsak seneye o kadar fazla faydasını görürüz ama biz ne kadar korusak da karşı taraf korumuyor. Türkiye ile bu ülkeler arasında çalışma yapılması lazım. Çünkü gelecekle alakalı en büyük sıkıntımız o.”

Balıkçılığın geleceği için balıkların geçiş noktası olan İstanbul Boğazı’nın gırgır avcılığına kapatılması gerektiğini anlatan Sert, Marmara Denizi’ndeki ufak balıkçıların ancak balıkların yüzde 5 ile 10’nuna ulaşabildiğine dikkati çekti.

Sert, nisan ortasında başlayacak av yasağı ile tekneleri barınaklara alarak 4 ay boyunca yeni sezon için hazırlayacaklarını sözlerine ekledi.

“Halkımıza bu yaz itibarıyla daha ucuz balık satacağız”

Yalova Merkez İlçe Su Ürünleri Kooperatifi Başkanı Hasan Karataş ise Marmara Denizi’nde av sezonunun kendileri için biraz durgun geçtiğini ancak Karadeniz ve Marmara Denizi’nin doğusunda hamsinin etkili olduğunu söyledi.

Yaz sezonunda küçük balıkçıların avlanmaya devam ederek vatandaşlara ucuz balık yedireceğini öngördüklerini belirten Karataş, şöyle konuştu:

“Şu anda kooperatifimizde bile bir buçuk kilo hamsiyi 100 liraya satıyoruz. Mevsim itibarıyla durgun ama bir tek hamsi oldu. Palamut, lüfer, çinekop, tekir olmadı. Marmara bölgesine baktığımız zaman hamsi dışında mevsim durgun geçti diyebiliriz. İklim değişikliğinin büyük etkenleri var. Balık göç yolları bir şekilde etkilendi. Eylül-ekimde balık akıp bu yana gelecekken temmuz, ağustosta dahi balık geliyor. İklim değişikliğinin büyük etkeni oluyor buna. Balıklar akımı yaptığı zaman tabi ki yer yer değişiklikler oluyor. Bizim burada da aynı şekilde oluyor ama halkımıza bu yaz itibariyle daha ucuz bir balık satacağız Allah’ın izniyle. Gırgırlar 15 Nisan itibariyle yasağa giriyor. Gırgırlar yasağa girdikten ve balık kıyıladıktan sonra bizim küçük balıkçılarımız avlanmaya çıkıyorlar. Bundan dolayı biraz hamsi, istavrit, sardalye göstergeleri iyi gösteriyor.”

Eşi Güler Topalak ile denize açılan ve 50 yıldır balıkçılıkla geçinen Fahri Topalak da “Eşimle birlikte balıkçılık yapıyorum. Büyük tekneler yaza girdi. Ben en çok lüfer ve zarganadan memnun kaldım. Diğer balıklarda ise baya bir eksiklik var. Büyük ihtimalle buradan göç ettiler ve geri dönüş olmadı. Avlayabileceğimiz balıklardan tekir, kalkan çok az.” dedi.

Ağlara büyük zarar veren yunusların kendilerine büyük sorun çıkardığından dert yanan balıkçı Vedat Yamaner ise “O yüzden bizim için zor olacak gibi. Yunusların artışıyla her şey bitiyor. Bunun yanında kaçak avcılık da etkiliyor bizi.” diye konuştu.

Mevsim itibarıyla denizdeki balıkların iyi durumda olduğunu belirten balıkçı Yalçın Aslan da yaz sezonunun balıkçılar için iyi geçmesini diledi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/av-yasagi-oncesi-buyuk-tekneler-yaz-aylarinda-kucuk-balikcilar-hamsi-ile-kar-elde-etti/feed/ 0
İBB Şehir Tiyatroları… BAYRAM HAFTASINDA 16 OYUNLA SEYİRCİ KARŞISINDA! https://www.haber28.com.tr/ibb-sehir-tiyatrolari-bayram-haftasinda-16-oyunla-seyirci-karsisinda/ https://www.haber28.com.tr/ibb-sehir-tiyatrolari-bayram-haftasinda-16-oyunla-seyirci-karsisinda/#respond Fri, 28 Jun 2024 03:36:22 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=23177 Bayram tatilinde tiyatroseverleri Nick Whitby’den Arthur Miller’a, Shakespeare’den Cengiz Özek’e klasik ve çağdaş yazarların eserlerinin ön planda olduğu zengin bir repertuvar bekliyor.

Bu hafta; Yaşamak mı Yoksa Ölmek mi, Godot Geldi, Cadı Kazanı, Hamlet, İfigenya, Maviydi Bisikletim, Kuğunun Şarkısı, Çingene Boksör, Rüstemoğlu Cemal’in Tuhaf Hikayesi, Çöpsüz Dünya, Herkes Sihirbaz Olacak, Rüya, Fındıkkıran, Benim Küçük Yıldızım, Masal, Bir Gece Masalı adlı oyunlarımız seyirciyle buluşacak.

Oyun biletleri, gişelerden, https://sehirtiyatrolari.ibb.istanbul/, biletinial.com adreslerinden ve mobil uygulamamızdan temin edilebilir.

Bu Haftanın Programı

YAŞAMAK MI, YOKSA ÖLMEK Mİ

1939 yılı, Polonya’nın Nazi birliklerince işgalinin hemen öncesi. Varşova’da bir tiyatroda Hitler karşıtı bir oyunun provaları sürmektedir. Oyun siyasi sebeplerle yasaklanarak yerine Hamlet konulur. Almanların Polonya’yı işgali üzerine tiyatro kapanır.

İşsiz kalan oyuncular, bir Alman casusunun engellenmesi için çalışırlar. Provasını yaptıkları oyun sayesinde, Nazilerin kılığına girer ve zaman zaman umutsuzlaşan ve gitgide çetrefilleşen bir savaşı sürdürürler.

Nick Whitby’nin yazdığı, Yücel Erten’in çevirdiği, Hüseyin Köroğlu’nun yönettiği oyunda Şenay Saçbüker, Hüseyin Köroğlu, Kutay Kırşehirlioğlu, Bahtiyar Engin, Vildan Türkbaş, İrem Arslan, Emre Narcı, Volkan Ayhan, Emre Şen, Ümit Bülent Dinçer, Tarık Köksal, Deniz Yeşil Mavi, Erkan Akkoyunlu, Özge Kırdı, Orçun Tekelioğlu, Rüzgar Aşıkoğlu, Özgür Ali Kuruçay rol alıyor. Oyun, 13 Nisan 2024 tarihinde Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde.

GODOT GELDİ

“Godot Geldi”, İrlandalı yazar Samuel Beckett’in “Godot’yu Beklerken” adlı yapıtının ardından ve ona bir “gönderme” olarak, Karadağlı yazar Miodrag Bulatovic’in kaleme aldığı bir oyundur… “Olay” bir bataklıkta geçer. Becket’in oyununda; Godot beklenilir… Bulatovic’in oyununda ise, bir fırıncı olarak Godot gelir… Beckett, yapıtında kavramlardan yola çıkarak evrensel bir resital sunarken, Bulatovic, aynı tematik yapıyı işlemiş olsa da, rol kişilerinin ve kısmen de olsa mekanın yapısını değişime uğratarak, daha çok “simge”lere yönelmiştir… Beckett’te de, Bulatovic’te de bekleyenler açısından önemli olan, aslında beklenen kişinin kim olduğu değil, bekleyişin kendisidir… İşte bu durumda; kim olduğu tam olarak bilinmeyen bir “gelen”in, kesinlikle tanımlanmış bir “giden”e dönüşmesinin öyküsüdür diyebiliriz “Godot Geldi” için…

Miodrag Bulatovic’in yazdığı, Sevgi Soysal’ın çevirdiği, Ragıp Yavuz’un yönettiği oyunda Ali Mert Yavuzcan, Can Başak, Can Ertuğrul, Derya Çetinel, Meriç Benlioğlu, Murat Coşkuner rol alıyor. Oyun, 13 Nisan 2024 tarihinde Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde.

CADI KAZANI

Yıl 1692… ABD’de Salem kasabası…Cadılıkla suçlanan insanlar… Büyük tartışmalara, ardından işkencelere, nihayetinde de idamlara varan mahkemeler… Çıkarları için ‘liste’lerce insanları ölüme sürükleyen ‘insan’lar… İnancı kullanarak; önce toplumsal yaşamı, sonra hukuku, nihayetinde onuru yok etmeye çalışan ‘baştakiler’ ve buna sebep olmayı yahut seyirci kalmayı seçen halk… Tiyatro yazınının en önemli isimlerinden Arthur Miller’ın, 1952’de gerçek olaylardan yola çıkarak yazdığı bu ölümsüz eser; ilk kez Şehir Tiyatrosu’ndan seyircilerini selamlıyor.

Arthur Miller’ın yazdığı, Sabahattin Eyüboğlu-Vedat Günyol’un çevirdiği, Yiğit Sertdemir’in yönettiği oyunda Berfu Aydoğan, Berna Adıgüzel, Burak Davutoğlu, Canan Kübra Birinci, Ece Bağcı, Emre Çağrı Akbaba, Eraslan Sağlam, Ersin Sanver, Ezgim Kılınç, Fatma İnan, İbrahim Can, Mehmet Bulduk, Nilay Yazıcıoğlu, Onur Demircan, Ozan Gözel, Rozet Hubeş, Selçuk Yüksel, Selen Nur Sarıyar, Zeki Yıldırım rol alıyor. Oyun, 13 Nisan 2024 tarihinde Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde.

HAMLET

Usta yönetmen Engin Alkan, Shakespeare’in dünya klasikleri arasında haklı bir yere sahip bu oyununu, farklı bir yorumla seyirciyle buluşturuyor. Yaşam ve ölüm arasında, iktidar ve intikam arasında, düşüncesi ile eylemi arasında insanın tüm zamanlara özgü çelişkilerini sahneye taşıyan, tiyatro tarihinin en ünlü eseri Hamlet, Engin Alkan’ın rejisinde çağdaş bir okumayla şimdiki zamandan bakılan çarpıcı bir hatırlamaya dönüşüyor.

William Shakespeare’in yazdığı, Sabahattin Eyüboğlu’nun çevirdiği, Engin Alkan’ın yönettiği oyunda Müslüm Tamer, Doğan Altınel, Seda Çavdar, Elçin Atamgüç, Zeliha Bahar Çebi, Zafer Kırşan, Hira Ogeday Erkut, Ersin Bağcıoğlu, Göksel Arslan, Destan Batmaz, Osman Kaba, Emre Ertunç, Cihat Faruk Sevindik, Doğan Şirin, Oğuzhan Oğuz, Hüseyin Emre Şen, Deran Özgen rol alıyor. Oyun, 13 Nisan 2024 tarihinde Ümraniye Sahnesi’nde.

İFİGENYA

Doğu ile Batı arasındaki ilk büyük savaş: Akha ordusu, Truva seferine çıkmak üzeredir. Birleşik ordu donanmasının sıkıştığı limandan kurtulup harekete geçebilmesi için rüzgara ihtiyacı vardır. Başkomutan Agamemnon, Artemis’in kutsal geyiklerinden birini öldürdüğü için tanrıça da onun rüzgarını kesmiş ve herkesi bu limana hapsetmiştir. Doksan dokuz kralın ordusu hastalıktan kırılırken, öfkeyle bekleyen askerlerin gözü Agamemnon’dadır. Başkomutan’ın sadece kendisi ve makamı değil, başta ailesi olmak üzere, tüm ülke tehlikededir. Agamemnon’un yapabileceği tek bir şey kalmıştır: En değerli varlığı olan kızı Iphigenia’yı tanrılara kurban vermek!..

Euripides’in yazdığı Serdar Biliş’in yönettiği oyunda Yağmur Topçu, Elvan Boran, Yıldıray Şahinler rol alıyor. Oyun, 13 Nisan 2024 tarihinde Gaziosmanpaşa Sahnesi’nde.

MAVİYDİ BİSİKLETİM

İlk gençlik yıllarını geçirdiği İzmir’e duyduğu özlemin ve ilk aşkının izinden giden bir adamın, anılarına yaptığı bu yolculuk, bizi 1950’lerin İzmir’inden günümüze taşıyor. Dinçer Sümer’in yazdığı Ersin Umulu’nun yönettiği oyunda Çağrı Büyüksayar rol alıyor. Oyun, 13 Nisan 2024 tarihinde Üsküdar Kerem Yılmazer Sahnesi’nde.

KUĞUNUN ŞARKISI

Anton Çehov’un tek perdelik kısa oyunlarından biri olan Kuğunun Şarkısı’nda, yaşlı ve yalnız bir aktörün geçmişiyle yüzleşmesine, hayatını sorgulamasına, pişmanlıklarına ve aradan geçen onca yıla rağmen, hala, hayatta en iyi yaptığı şeye, aktörlüğe tutunmaya çalışmasına tanık oluyoruz.

Oyunda, insan doğasının gizli özlemlerini, öfkelerini ve tutkularını yansıtan önemli bir Çehov karakteri olarak karşımızda duran Svetlevidov’un anılarında yeniden canlanan Shakespeare’nin seçme tiradları, izleyenleri de oyuncunun geçmişine doğru bir yolculuğa çıkarıyor.

Alkışlar, tebrikler, aşklar ve şöhretin sarhoşluğuyla, yaşamı boyunca mutluluğu ve hayatın anlamını arayan Svetlevidov, geride bıraktığı onca hayal kırıklığına ve çektiği bütün sıkıntılara rağmen, sahnede ölümü bekliyor olduğu gerçeğinin önünde bile başını eğmeden durmaya devam ediyor.

Bora Seçkin’in yönettiği oyunda Bora Seçkin, Ertan Kılıç, Naşit Özcan, Yeliz Şatıroğlu rol alıyor. Oyun, 13 Nisan 2024 tarihinde Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde.

ÇİNGENE BOKSÖR

1920’lerin boks yıldızı Johann Wilhelm Trollmann’ın trajik yaşantısından yola çıkılarak yazılan oyun, kurgusal bir karakter olan Hans’ın tanıklığıyla seyirciye aktarılıyor. Çocukluk dönemlerinde tanışan ikili, güçlü bir arkadaşlık bağıyla yılları geride bırakır. Kendine has stiliyle yıldızlaşan çingene boksör Ruki, Nazi Almanya’sının faşizan politikalarına ve ayrımcılığa maruz kalır. Almanya Şampiyonu olsa da bu unvan kendisine verilmez ve hep kaybetmeye mahküm edilir. Yoksul mahallelerde başlayıp toplama kamplarına kadar süren, ölümüne dostluğun çarpıcı öyküsü…

Rike Reiniger’in yazdığı Cafer Alpsolay’ın yönettiği oyunda Ercan Demirhan rol alıyor. Oyun, 13 Nisan 2024 tarihinde Müze Gazhane Meydan Sahne’de.

RÜSTEMOĞLU CEMAL’İN TUHAF HİKAYESİ

Osmanlı İmparatorluğu’nun son demlerinde, Girit’teki yurtlarından sürgün edilen bir ailenin İstanbul’a Çanakkale’ye ve nihayet Ayvalık’a uzanan maceralı yolculuğu. Rüstem’in, Cemal’in ve hayatlarındaki diğer insanların kimi zaman gülünç kimi zaman hüzünlü ama sımsıcak hikayeleri. Oyunda Esen Koçer, Levent Üzümcü rol alıyor. Oyun, 13 Nisan 2024 tarihinde Beylikdüzü Rasim Öztekin Sahnesi’nde.

ÇÖPSÜZ DÜNYA (3+ Yaş)

İklim değişikliği ve hava kirliliğinden dolayı bulutların renginin, rüzgarın yönünün değiştiği günlerden bir gün; umutlu, mutlu ve bilinçli bir uçurtma olan Uç Uç kuyruğu koptuğu için bir çöplüğe düşer. Çöplükte, bez bir bebek olan Püsküllü ve atılmış bir koli olan Koli Koli ile tanışır. Çöplüğün kontrolünü elinde tutan Çöpten Kral ve yardımcısı Sinek ile kurulu düzenlerini değiştirmeye çalışan Uç Uç arasında bir mücadele başlar.

Çöpsüz Dünya oyunu sevimli karakterler aracılığıyla tüketim kültürünün bilinçsizce yaygınlaştığı günümüzde “geri dönüşüm, tamir, sıfır atık ve renklerle ayrılmış atık kutuları” gibi konuları ele alarak atıklardan arındırılmış bir dünya nasıl mümkün olabilir sorusuna cevaplar arıyor. Arzu Yurtseven’in yazdığı, Nihat Alpteki’nin yönettiği oyunda Eylül Soğukçay, Pınar Demiral, Engin Akpınar, Samet Silme, Mehmet Soner Dinç rol alıyor. Oyun, 14 Nisan 2024 tarihinde Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde.

HERKES SİHİRBAZ OLACAK (3+ Yaş)

Ünlü sihirbaz Zubi’nin öğrencileri “usta”lığa geçip onun sihirli şapkasını almanın hayalini kurarlar. Zubi, sihirli şapkanın yeni sahibini belirlemek için bir yarışma düzenler. İllüzyon gösterileriyle ilerleyen oyunda, hedefe ortaklaşa ilerlemenin önemi anlatılıyor.

Kubilay Tuncer’in yazıp yönettiği oyunda Aslı Şahin, Aybar Taştekin, Cihat Faruk Sevindik, Damla Cangül Yiğit, Zeliha Bahar Çebi rol alıyor. Oyun, 14 Nisan 2024 tarihinde Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde.

RÜYA(5+Yaş)

Hayvanat bahçesini ziyaret eden Özgür, doğal yaşam alanlarından kopartılıp kafese konan hayvan dostlarını rüyasında görür. Artık harekete geçme zamanıdır ve Özgür onları kurtarmakta kararlıdır. Özge Midilli-Ertan Kılıç’ın yazdığı Özge Midilli’nin yönettiği oyunda Alp Tuğhan Taş, Esen Koçer, Pınar Aygün, Direnç Dedeoğlu, Gülce Çakır, Mehtap Gündoğdu Akbulut, Nilay Bağ, Nilay Yazıcıoğlu rol alıyor. Oyun, 14 Nisan 2024 tarihinde Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde.

FINDIKKIRAN (7+ Yaş)

Minik Clara, yılbaşı hediyesi olarak aldığı Fındıkkıran isimli oyuncağıyla özel bir bağ kurar. Görünenin ardındaki güzelliğin ortaya çıkacağı o gece hayalle gerçek arasında, başka dünyalarda büyük serüven başlar. 1800’lerden günümüze birbirinden farklı versiyonlarıyla operada, sinemada büyük ilgi gören bu halk öyküsü, tüm görkemiyle şimdi Şehir Tiyatrosu’nda sahneleniyor. E.T.A Hoffmann’ın masalından Dilşad Çelebi’nin uyarladığı, Lerzan Pamir’in yönettiği oyunda Asrın Gurur Kuyucak, Gözde İpek Köse, Cihan Kurtaran, Çağrı Büyüksayar, Derya Keykubat, Dolunay Pircioğlu, Emel Bertan, Esra Ede, Emrah Derviş Soylu, Gürkan Başbuğ, Hakan Gümüş, Osman Kaba, Pelin Budak, Salih Şimşek, Sefa Turan, Selen Nur Sarıyar, Ümit Bülent Dinçer, Yılmaz Aydın rol alıyor. Oyun, 14 Nisan 2024 tarihinde Ümraniye Sahnesi’nde.

BENİM KÜÇÜK YILDIZIM (3+ Yaş)

Bir gün bir yıldız kayar… Gökyüzünden… Küçük kız onun peşine düşer… Belki gözündeki yıldıza ulaşamaz; ama bir yıldız şarkıcı kargaya, tavuklar için bir Yıldız gibi pırıl pırıl parlayan bir mısır tanesine, her nefes aldıkça bir yıldız parıldayan ateş böceğine rastlar… Hepsiyle arkadaş olur… Sonunda gerçek yıldızın içinde olduğunu sevgi kardeşlik dostluk olduğunu anlar.

Cengiz Özek’in yazıp yönettiği oyunda Ayşe Günyüz Demirci, Buğra Can Ildırışık, Yunus Erman Çağlar, Kamer Karabektaş, Mana Alkoy, Özge Kırdı, Pınar Pamuk, Aslı Menaz rol alıyor. Oyun, 14 Nisan 2024 tarihinde Gaziosmanpaşa Sahnesi’nde.

BİR GECE MASALI (5+ Yaş)

Shakespeare’in Bir Yaz Gecesi Rüyası isimli oyunundan uyarlanan Bir Gece Masalı, arkadaşlık kavramı üzerine kuruludur. Oyun, ailesinin istediği gençle değil kendi istediği kişi ile arkadaşlık kurmak isteyen Şirin Kız’ın Yakışıklı Delikanlı, Güçlü Delikanlı ve Selvi Kız ile ormanda geçirdiği bir gecede yaşananları anlatır. William Shakespeare’in yazdığı Musa Arslanali’nin yönettiği oyunda Ayşe Nurseli Tırışkan Akpınar, Burhan Yeşilyurt, Çağlar Ozan Aksu, Güzin Alkan, Hüseyin Emre Şen, Mehmet Emre Ertunç, Oğuzhan Oğuz, Ömer Naci Boz, Seda Yılmaz, Serap Doğan rol alıyor. Oyun, 14 Nisan 2024 tarihinde Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde.

MASAL (5+Yaş)

Hakkından ve ihtiyacından fazla yiyeceği çalarak açlığa sebep olan yemek hırsızı ve işbirlikçisine karşı üç çocuk fantastik bir yolculuğa çıkar. Birçok engelin aşıldığı yolculuk sürecinde bireysellikten birlikte hareket etmeye, yardımlaşma ve adaletli paylaşıma kadar çocukların düşünce ve eylemleri değişir. Açlığın tüm çocuklar için yaşamsal bir sorun olduğunu fark eden çocuklar, açgözlü yemek hırsızı ve işbirlikçisine karşı mücadeleyi büyütür. Eftal Gülbudak’ın yazıp yönettiği oyunda Ceren Hacımuratoğlu, Ercan Demirhan, Yeliz Şatıroğlu, Onur Şirin, Serkan Bozkurt rol alıyor. Oyun, 14 Nisan 2024 tarihinde Beylikdüzü Rasim Öztekin Sahnesi’nde.

]]>
https://www.haber28.com.tr/ibb-sehir-tiyatrolari-bayram-haftasinda-16-oyunla-seyirci-karsisinda/feed/ 0
CHP Çeşme Belediye Başkan Adayı Lal Denizli: “419 Hanelik Sosyal Konut Projesini Benim Dönemimde Çeşme Halkı ile Buluşturacağız” https://www.haber28.com.tr/chp-cesme-belediye-baskan-adayi-lal-denizli-419-hanelik-sosyal-konut-projesini-benim-donemimde-cesme-halki-ile-bulusturacagiz/ https://www.haber28.com.tr/chp-cesme-belediye-baskan-adayi-lal-denizli-419-hanelik-sosyal-konut-projesini-benim-donemimde-cesme-halki-ile-bulusturacagiz/#respond Thu, 13 Jun 2024 07:36:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=20690 HABER: GİZEM ÇETİNKOL   KAMERA: KERİM UĞUR

Çeşme’nin ilk kadın belediye başkanı olmaya hazırlanan CHP Çeşme Belediye Başkan Adayı Lal Denizli seçime günler kala temposunu arttırarak çalışmalarına devam ediyor. Adaylık sürecini ve projelerini ANKA Haber Ajansına anlatan Denizli, Çeşme’nin en büyük ihtiyaçlarından birinin sosyal konut olduğunu belirterek “Ekonomimizin geldiği yer itibarıyla alım gücünün düşmesi ile birlikte sosyal konut Çeşme’de ciddi bir beklenti. Biz de zaten bu konuyu proje lansmanımızda duyurduğumuz gibi 419 hanelik bir sosyal konut projesini Çeşme halkı ile benim dönemimde buluşturacağız” dedi.

Çeşme’nin yaz nüfusu ve kış nüfusunun değişiklik göstermesinden kaynaklı olarak alt yapı sorunlarına yönelik çalışmaları gündemine aldığını ancak seçim sürecinin sezon başlangıcına denk gelmesinden kaynaklı olarak yaza dönük hazırlıklara yoğunlaşacaklarını belirten CHP Çeşme Belediye Başkan Adayı Lal Denizli, “Bizim yerleşik nüfusumuz elli bine ulaştı. Ama yaz aylarında nüfusumuz bundan çok daha fazla, yerleşik nüfusun belki de 10 katı hatta özel günlerde bayramlarda bir milyona ulaşan bir misafir ağı oluşuyor. Bu nedenle ilk önceliğimiz Nisan ayında göreve başlayacağımız için yaza dönük hazırlıklarımızı tamamlamak. Yaz için yol bakımlarımızı, çevre düzenlemelerimizi gerçekleştireceğimiz Çeşmemizi yaza hazırlayacağımız bir sürece giriyoruz. Alt yapı sorunlarımızı çözeceğimiz projelerimiz elbette var, bunlar yaz sonrasına aktaracağımız projeler. İlk etapta sezona güzel bir başlangıç yapmak istiyoruz. Bununla ilgili hem çarşılarımızın düzenlenmesi, hem yollarımızın düzenlenmesi, bakımlarının yapılması keza yeşil alanlarımızın düzenlenmesi gibi çalışmalara yoğunlaşacağız ilk hedeflerimizden biri yaza eksiksiz başlamak” diye konuştu.

ÇEŞME’YE KADIN ELİ DEĞECEK

Proje tanıtım toplantısının ardından, projelerin Çeşme de büyük bir heyecan uyandırdığının altını çizen Denizli, toplumun gerçek ihtiyaçlarına dönük hazırladıkları projelerin büyük bir hoşnutlukla karşılandığını ifade etti.

Denizli şunları söyledi:

“Toplumu iyi okumamız özellikle kamu hizmeti vereceksek, toplumun ihtiyaçlarına dokunan onları dinlediğimizi anlayacakları projeler üretmek en büyük önceliğimizdi. Proje lansmanı sonrası geri dönüşler onlara birebir dokunan projeler de karar kıldığımızı bize hissettirdi. Çünkü sokağa indiğimizde, halkla bir araya geldiğimizde, esnaf ziyaretlerimizde gerçekten yoğun bir coşku, gerçekten yoğun bir mutluluk ve heyecan ışığı görüyorum bu da ben çok mutlu ediyor. Bir kere tüm Çeşme halkı şu konu da hem fikir, Çeşme’de kadın başkan havası hızla kadınlar arasında yayıldı ve erkek vatandaşlarımıza da sirayet etti. Gençlerimiz zaten genç bir kadın başkan olmasından mutluydu. Erkeklerimiz de artık Çeşme’ye bir kadın eli değme vakti gelmişti diyorlar. Bu nedenle aslında toplumu kucaklayan, toplumun ihtiyaçlarını anlayan katılımcı yönetim anlayışını son güne kadar devam ettireceğiz. ve sonrasında Çeşme’yi birlikte yönetme arzumuzu, her an hissettireceğimiz bir yönetim anlayışımız olacak. Burada derneklerimiz STK’larımız, odalarımız toplum içerisinde kendisini ötede hisseden kendini yönetim sürecinin içinde hissedemeyen tüm bileşenlerle aslında Çeşme’ye dair ortak projeler ve ortak hedefler belirleyeceğiz. Katılımcı yönetim anlayışını her fırsatta konuşup yönetimde yapmazsak aslında anlattığımız her şey boşa düşmüş olur. Biz parti olarak, katılımcı yönetim anlayışında neyi söylüyoruz. Halkın taleplerini dinleyeceğimiz sorunlarında yanlarında olacağımız bir anlayıştan bahsediyoruz. Bunu nasıl yapabiliriz seçim öncesinde başlatmış olduğumuz halk buluşmalarını, Çeşme’nin artık bir adeti haline dönüştürerek, her ay düzenli halk buluşmalarını hayata geçirerek toplumun beklentilerini, toplumun sorunlarını dinlediğimiz onlarla diyalog ortamları oluşturduğumuz ve hatta halk buluşmalarında onların yönetim sürecine dair önerilerini alabildiğimiz alanlar yaratmamız gerekiyor.”

“TOPLUMU DİNLEYEREK PROJELERE YENİLERİNİ EKLEDİK”

Halk buluşmalarına verdiği önemin meyvesini aldığını da belirten Denizli, “Bu halk buluşmalarını proje lansmanı sonrası da devam ettirdik ve aslında projelerimizde olmayan ama toplumun ihtiyaçlarına dönük olduğunu farkettiğimiz 2 tane çok önemli proje ortaya çıktı. Bu nasıl oldu? Tamamen toplumu dinleyerek oldu” dedi.

Halk buluşmalarını çok önemsediklerini kaydeden Denizli, “Bizler iyi niyetli yönetim anlayışı ortaya koysak da, bazen acil ihtiyaçları gözden kaçırabiliriz. Yöneticiyiz ama insanız tabii ki bu tip aksaklıkların yaşanmaması ilk hedefimiz ama biz halk buluşmalarında kendimiz de çok fazla şey öğreniyoruz bizde öğretici oluyoruz. Bir kere her şeyden önemlisi ifade özgürlüğünü ortaya koyuyoruz. Halk buluşmalarımızda eleştiriye yer var, alkışa yer var, kızgınlığı dile getirmeye yer var, üzüntüyü, sevgiyi dile getirmeye yer var. Hakaret içermediği sürece tamamına yer var. Ben her zaman şunu söylüyorum biz yöneticiler olarak alkışı nasıl büyük bir teveccü ile kabul ediyorsak, aynı şeyi eleştiriyi alırken de yapmamız gerekiyor. Ben en büyük hedefim bu demokrasi kültürünü ilk günde son günde Çeşme’ye hiç geri dönülmeyecek şekilde tahsis etmek. Bizim halk buluşmalarımızda 7’den 77’ye herkesin söz hakkı var. 10 yaşında 8 yaşında çocuklarımız gelip kendi kamu alanlarına dair fikirlerini ortaya koyuyorlar. ve muazzam şeyler öğretiyorlar bize aynı şekilde, yaş almış vatandaşlarımız da gelip kendi ihtiyaçlara yönelik talepler de bulunuyorlar ve yine aynı şekilde öğretici oluyorlar” diye konuştu.

“KENT KÜTÜPHANESİ EN BÜYÜK EKSİKLERDEN”

Çocukların da talep ve görüşlerine önem verdiklerini belirten Denizli, “Çocukların öncelikleri tabii ki parklar erkek çocuklarında daha çok halı saha ortaya çıkıyor. Kızlarımızda aynı şekilde futbol, basketbol ve voleybola ilgi var. Onlar kendileri için spor alanlarını arttıracak projeler bekliyorlar. Aynı zaman da buradaki kütüphane eksikliğine dikkat çekiyorlar. Burada kent kütüphanesi, çalışma alanları etüt merkezleri eksikliği var bu nedenle çocuklar bunları talep ediyorlar. Bu çağda çocuklardan hiç kütüphane talebi beklemezdim ve bu da beni çok mutlu ediyor. Zaten projelerimiz arasında yer vermiştik kent kütüphanesine bununla birlikte çocuklarında talepleri ile birlikte onların alanlarındaki eksikliklerin daha da hızlı farkına varıyoruz” ifadelerini kullandı.

Denizli, alım gücü daralan vatandaşların en çok talep ettiği projelerden birinin de düğün salonu olduğunu söyledi. Denizli, “Açıkçası projelerimiz arasında olmayan ancak bir çok halk buluşmasında farklı farklı mahalleler de bu ihtiyaç dile getirildi. Düğün salonu istiyoruz dendi. Aileler de yeni evlenecek olan çiftlerde, ekonomimizin geldiği yer itibari ile toplumun her kesimi biliyorsunuz, her konu ciddi el yakıyor. İnsanların alım güçleri ciddi oranda azalmış durum da bu nedenle de tabii evlilikte toplumun doğal bir ihtiyacı. Diyorlar ki ‘Bugün özel bir yere gittiğiniz de düğün salonu tutmak 150-200 bin Türk lirası biz bunları karşılayabilecek durumda değiliz. Ne yapalım evlenmeyelim mi? Düğün yapmayalım mı?’ ve aslında bizim projelerimiz arasında olmadığı halde, bir anda düğün salonun toplumun beklentileri içinde yer aldığı ortaya çıktı. ve bizde bunu devreye soktuk, aldık projelerimiz arasına, bu tamamen halk buluşmalarından çıkan bir sonuç oldu” dedi.

Çeşme’nin en büyük ihtiyaçlarından birinin de sosyal konut olduğunun altını çizen CHP Çeşme Belediye Başkanı Lal Denizli, “Ekonomimizin geldiği yer itibariyle alım gücünün düşmesi ile birlikte sosyal konut Çeşme’de ciddi bir beklenti. Biz de zaten bu konuyu proje lansmanımız da duyurduğumuz gibi 419 hanelik bir sosyal konut projesini Çeşme halkı ile buluşturacağız, benim dönemim de bu zaten önceki dönemden gelen bir proje biz sadece projenin mimarisinde bazı değişiklikler yaptık. Talepler zaten Çeşme Belediyemiz tarafından alınmış olan sosyal konut projesi biz de bunu hızlıca hayata geçireceğiz. Keza otopark sorunu Türkiye’nin bir çok yerinde olduğu gibi otopark sorunu ciddi bir eksiklik, Çeşme de özellikle yaz aylarında baş edilemeyecek bir hale geliyor” ifadelerini kullandı.

“CEMİL BAŞKANLA ÇEŞMEYE DAİR ORTAK BİR VİZYONUMUZ VAR”

Çeşme’nin alt yapı sorunlarını da masaya yatıran Lal Denizli, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’la uyumlu bir diyalogda olduklarını ve kendisinin de Çeşme’ye dair projeleri olduğunu kaydetti. Denizli, “Büyükşehir Belediye Başkanımız Cemil Tugay’la ciddi, uyumlu bir anlayışımız var, kendisinin de Çeşme ile ilgili hayalleri, projesi çok geniş, bizi son derece dinlediği, son derece fikir alışverişi yapabildiğimiz bizi kendimizi ilçe belediye başkanları olarak son derece mutlu ve güvende hissettiren bir anlayışı var Büyükşehir Belediye Başkanımızın, bu nedenle Çeşme ile ilgili ortak bir vizyonumuz var Turizme dair, sağlık turizmine dair, spor turizmine dair ve Çeşme’nin sosyokültürel yapısını arttıracak, eğitimde çocuklara katkı sağlayacak spor alanları kazandıracağımız ortak bir vizyonumuz var”dedi.

Çeşme’nin önümüzdeki yıl nasıl yönetileceğine değinen CHP Çeşme Belediye Başkan Adayı Lal Denizli sözlerine şöyle devam etti;

Doğalgazından, alt yapı sorununa, sosyal konut projesinden, kültür sanat alanlarına, spor alanlarına çocuklara gençlere yaş almışlara kadına erkeğine dokunan bir dönem bekliyor Çeşmeyi, dinleyen anlamaya çalışan, anlayan ve toplumun ihtiyaçlarına göre hizmet verecek olan bir bir Belediyecilik anlayışı bekliyor Çeşmeyi ve her şeyden önce herkese kapısı açık olan bir yönetim anlayışı olacak, bize oy versin vermesin bütün vatandaşlarımız bizden sonuna kadar eşit hizmet alacak, eşit ilgi görecek, eşit söz hakkı olacak kent konseylerinden tutun, halk buluşmalarına kadar toplumla birlikte Çeşmeyi yöneteceğimiz muazzam bir döneme giriyoruz. Bana da bu süreçte Çeşme’nin ilk kadın belediye Başkanı olma şerefi nail olacak.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

1.VİDEO

LAL DENİZLİ İLE RÖPORTAJ

2.VİDEO

LAL DENİZLİ İLE RÖPORTAJ’DAN DETAY GÖRÜNTÜ

LAL DENİZLİ’NİN SEÇİM ÇALIŞMALARINDAN DETAYLAR

]]>
https://www.haber28.com.tr/chp-cesme-belediye-baskan-adayi-lal-denizli-419-hanelik-sosyal-konut-projesini-benim-donemimde-cesme-halki-ile-bulusturacagiz/feed/ 0
İBB ŞEHİR TİYATROLARI’NDA BU HAFTA! https://www.haber28.com.tr/ibb-sehir-tiyatrolarinda-bu-hafta-5/ https://www.haber28.com.tr/ibb-sehir-tiyatrolarinda-bu-hafta-5/#respond Tue, 02 Apr 2024 23:48:19 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=12754 Bu hafta tiyatroseverleri Shakespeare’den Molière’e, Eftal Gülbudak’tan Savaş Dinçel’e klasik ve çağdaş yazarların eserlerinin ön planda olduğu zengin bir repertuvar bekliyor.

Bu hafta; Tartuffe, Hamlet, Uçurtmanın Kuyruğu, Fosforlu Cevriye, Yaftalı Tabut, Komik Para, Godot Geldi, Çingene Boksör, Zehir, Benim Küçük Yıldızım, Bekçi ile Postacı, Masal, Herkes Sihirbaz Olacak, Bir Gün Ayakkabımın Teki, Bir Gece Masalı, Çöpsüz Dünya adlı oyunlarımız seyirciyle buluşacak.

İstanbul Şiirle Buluşuyor: Oteller Kenti (Edip Cansever)

İBB Şehir Tiyatroları, İstanbul Şiirle Buluşuyor başlığı altında, şairler ve şiirleri üzerinden oluşturulan özel mekan ve ses evreninde yeni bir “anlatı”yı seyircisine sunuyor.

Hümay Güldağ’ın uyarlayıp yönettiği Oteller Kenti’nde müzik tasarımı Hüseyin Tuncel’e, dekor tasarımı Cihan Aşar’a, kostüm tasarımı Ahsen Nur Doğan’a, efekt tasarımı Metin Küçükyılmaz’a, ışık tasarımı Uğur Yıldız’a, görsel tasarım Yakup Altay’a ve koreografi Arda Alpkıray’a ait. Oteller Kenti’nin oyuncuları Hüseyin Köroğlu, Hümay Güldağ ve Aslı Şahin. Piyanoda Orçun Tekelioğlu, solist olarak Berfu Aydoğan etkinliğin müzikleri için sahnede yerini alıyor. Etkinlik, 10 Mart 2024 tarihinde saat 18.00’de Müze Gazhane Meydan Sahne’de.

Bu Haftanın Programı (6-10 Mart 2024)

TARTUFFE

Zengin mi zengin bir adamın, ailesindeki ve çevresindeki kimseyi dinlemeden evine yerleştirdiği sahtekar bir sofu ile hem kendi hem de çevresindekilerin hayatını beter etmesini anlatan bu ölümsüz eserde; inancı, aileyi, aşkı, erkek-kadın farklarını, dünümüzü, bugünümüzü, mizahı, müziği, acıyı, hüznü, rahatsız edici türlü anları iç içe ve olanca dinamiğiyle seyircinin karşısına çıkarıyoruz.

Orhan Veli’nin olağanüstü çevirisine, şiirlerinden bestelenen şarkıların da eşlik ettiği seyirliğimizle, hayata dair bu acayip bilmeceyi bir kez daha kahkahalarla selamlıyoruz.

Molière’in yazdığı, Orhan Veli Kanık’ın çevirdiği, Yiğit Sertdemir’in yönettiği oyunda Bennu Yıldırımlar, Emre Şen, Gürkan Başbuğ, Mehmet Soner Dinç, Murat Garipağaoğlu, Naci Taşdöğen, Nilay Bağ, Özge Kırdı, Semah Tuğsel, Tolga Yeter, Yeşim Koçak, Zeynep Göktay Dilbaz rol alıyor. Oyun, 6-9 Mart 2024 tarihleri arasında Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde.

HAMLET

Usta yönetmen Engin Alkan, Shakespeare’in dünya klasikleri arasında haklı bir yere sahip bu oyununu, farklı bir yorumla seyirciyle buluşturuyor. Yaşam ve ölüm arasında, iktidar ve intikam arasında, düşüncesi ile eylemi arasında insanın tüm zamanlara özgü çelişkilerini sahneye taşıyan, tiyatro tarihinin en ünlü eseri Hamlet, Engin Alkan’ın rejisinde çağdaş bir okumayla şimdiki zamandan bakılan çarpıcı bir hatırlamaya dönüşüyor.

William Shakespeare’in yazdığı, Sabahattin Eyüboğlu’nun çevirdiği, Engin Alkan’ın yönettiği oyunda Müslüm Tamer, Doğan Altınel, Seda Çavdar, Elçin Atamgüç, Zeliha Bahar Çebi, Zafer Kırşan, Hira Ogeday Erkut, Ersin Bağcıoğlu, Göksel Arslan, Destan Batmaz, Osman Kaba, Emre Ertunç, Cihat Faruk Sevindik, Doğan Şirin, Oğuzhan Oğuz, Hüseyin Emre Şen, Deran Özgen rol alıyor. Oyun, 6-9 Mart 2024 tarihleri arasında Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde.

UÇURTMANIN KUYRUĞU

Çocukluğu babası tarafından otoriteyle bezenmiş, sıkı bir disiplinle yetiştirilmiş, bu disiplin ve otorite kendisi için saplantıya dönüşmüş bir adam, hayatına son vermeye karar verir. İntihar mektubunu yazıp bitirdiği an kapı çalar. Karşısında ilk defa gördüğü, tanımadığı bir misafir vardır. Gelen adam hayatına ve tüm çocukluğuna dair her şeye hakimdir. Zaman geçtikçe sohbet ilgi çekici bir hal alır. Etkileyici bir iç hesaplaşma başlar. Savaş Dinçel’in yazdığı, Barış Dinçel’in yönettiği oyunda Gün Koper, Ali Yoğurtçuoğlu rol alıyor. Oyun, 6-9 Mart 2024 tarihleri arasında Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde.

FOSFORLU CEVRİYE

Anne babasını tanımadığı için gökteki yıldızlardan doğduğuna inanan, denizin kucağında bir sokak çocuğu olarak büyüyen, Galata mevkiinde karnını doyurabilmek için “icra-i sanat” eyleyen Cevriye, sıradan bir sokak kızı değil aslında İstanbul sokaklarının ta kendisidir. Hastalık ve soğuktan ölüme yaklaştığı o gece, karşısına çıkan esrarengiz bir Adam sayesinde hayata ve kara sevdaya tutunur. Cevriye’nin daha önce tanıdığı erkeklere hiç benzemeyen ve ona “siz” diye hitap eden bu Adam aslında gizli yaşayan bir idam mahkümudur.

Cevriye onu tanıdığı günden sonra artık bambaşka bir “insan” olmuştur. Hapis, sürgün, aradan geçen zaman ve türlü belalara rağmen bu aşktan vazgeçmeyen Cevriye, sevdiği için her şeyi göze alacaktır.

Oyunda 1930-40’lı yılların İstanbul’u zengin tasvirleriyle sunuluyor. Mahallelerin arka sokaklarında, hapishanelerinde, batakhanelerinde hayata tutunmaya çalışan kadınların, annelerin, çocukların ve afili delikanlıların otoriteyle olan ilişkisi çarpıcı öykülerle aktarılıyor.

Suat Derviş, 60’lı yılların başında Türkiye’ye döndüğünde siyasi-mesleki ve maddi anlamda zorlu bir dönemden geçiyordu. “Fosforlu Cevriye” romanını yayınevlerine teklif ediyor fakat ne yazık her seferinde reddediliyordu. Suat Hanım’ın büyük arzusu, bu eserin yayınlanmasından öte, bir “müzikal” olarak oyunlaştırıldığını görmekti… Bunun için ilk görüştüğü kişi genç aktris Gülriz Sururi idi… Gülriz Hanım’ın da arzusu oyunu Şehir Tiyatroları’nda sahnelemekti…

“Karanlık bir gecede gökten düşüp parçalanan bir yıldız gibi…” kalbimizde iz bırakan Suat Derviş’e, Reşat Fuat Baraner’e, Nazım Hikmet’e ve Gülriz Sururi’ye sevgiyle…

Suat Derviş’in yazdığı, Gülriz Sururi’nin uyarladığı, Yelda Baskın’ın yönettiği oyunda Ayşe Günyüz Demirci, Besim Demirkıran, Binnur Şerbetçioğlu, Direnç Dedeoğlu, Esra Ede, Çağatay Palabıyık, Elif Verit, Emre Yılmaz, Hakan Örge, Irmak Örnek, Nur Saçbüker Otan, Samet Silme, Tuğrul Arsever, Yağmur Damcıoğlu Namak, Yunus Erman Çağlar, Zeynep Ceren Gedikali rol alıyor. Oyun, 6-9 Mart 2024 tarihleri arasında Ümraniye Sahnesi’nde.

YAFTALI TABUT

Adına tarihin dipnotlarında rastlayabildiğimiz, Türkiye’nin ilk kadın oyun yazarı, kuramcı, aktivist, sosyal ve siyasi yaşamın her alanında öncü Fatma Nudiye Yalçı’nın hikayesi. 1920’lerde başlayan mücadelesine Dr. Hikmet Kıvılcımlı ve Nazım Hikmet de eşlik ediyor.

Bilgesu Erenus’un yazdığı Yelda Baskın’ın yönettiği oyunda Bensu Orhunöz, Ceren Hacımuratoğlu, Lale Kabul, Nazan Yatgın Palabıyık, Selin Türkmen, Şenay Bağ, Mana Alkoy rol alıyor. Oyun, 6-9 Mart 2024 tarihleri arasında Gaziosmanpaşa Sahnesi’nde.

KOMİK PARA

Doğum gününde Henry akşam işten dönerken metroda kendi çantası yerine yanlışlıkla bir başkasının çantasını alır. O çantanın içinde tam 1 milyon 735 bin pound para vardır. Evde onu bekleyen karısı Jean, Henry için bir doğum günü sürprizi hazırlamaktadır. Bu doğum günü kutlaması için aile dostları Betty ve Vic de davetlidirler. Henry para dolu çanta ile eve gelir. Hemen uçak biletleri alınır ama eve bir dedektif gelir ve işler karışır, soluksuz macera başlar.

Ray Cooney’in yazdığı, Haldun Dormen’in çevirdiği, Özgür Atkın’ın yönettiği oyunda Ada Alize Ertem, Can Alibeyoğlu, Elyesa Çağlar Evkaya, Emrah Derviş Soylu, Hasip Tuz, Nurdan Kalınağa, Özgür Atkın, Uğur Dilbaz rol alıyor. Oyun, 6-9 Mart 2024 tarihleri arasında Üsküdar Kerem Yılmazer Sahnesi’nde.

GODOT GELDİ

“Godot Geldi”, İrlandalı yazar Samuel Beckett’in “Godot’yu Beklerken” adlı yapıtının ardından ve ona bir “gönderme” olarak, Karadağlı yazar Miodrag Bulatovic’in kaleme aldığı bir oyundur… “Olay” bir bataklıkta geçer. Becket’in oyununda; Godot beklenilir… Bulatovic’in oyununda ise, bir fırıncı olarak Godot gelir… Beckett, yapıtında kavramlardan yola çıkarak evrensel bir resital sunarken, Bulatovic, aynı tematik yapıyı işlemiş olsa da, rol kişilerinin ve kısmen de olsa mekanın yapısını değişime uğratarak, daha çok “simge”lere yönelmiştir…

Beckett’te de, Bulatovic’te de bekleyenler açısından önemli olan, aslında beklenen kişinin kim olduğu değil, bekleyişin kendisidir… İşte bu durumda; kim olduğu tam olarak bilinmeyen bir “gelen”in, kesinlikle tanımlanmış bir “giden”e dönüşmesinin öyküsüdür diyebiliriz “Godot Geldi” için…

Miodrag Bulatovic’in yazdığı, Sevgi Soysal’ın çevirdiği, Ragıp Yavuz’un yönettiği oyunda Ali Mert Yavuzcan, Can Başak, Can Ertuğrul, Derya Çetinel, Meriç Benlioğlu, Murat Coşkuner rol alıyor. Oyun, 6-9 Mart 2024 tarihleri arasında Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde.

ÇİNGENE BOKSÖR

1920’lerin boks yıldızı Johann Wilhelm Trollmann’ın trajik yaşantısından yola çıkılarak yazılan oyun, kurgusal bir karakter olan Hans’ın tanıklığıyla seyirciye aktarılıyor. Çocukluk dönemlerinde tanışan ikili, güçlü bir arkadaşlık bağıyla yılları geride bırakır. Kendine has stiliyle yıldızlaşan çingene boksör Ruki, Nazi Almanya’sının faşizan politikalarına ve ayrımcılığa maruz kalır. Almanya Şampiyonu olsa da bu unvan kendisine verilmez ve hep kaybetmeye mahküm edilir. Yoksul mahallelerde başlayıp toplama kamplarına kadar süren, ölümüne dostluğun çarpıcı öyküsü…

Rike Reiniger’in yazdığı Cafer Alpsolay’ın yönettiği oyunda Ercan Demirhan rol alıyor. Oyun, 6-9 Mart 2024 tarihleri arasında Müze Gazhane Meydan Sahne’de.

ZEHİR

Geçmişte yaşadıkları trajik kaybın ardından ayrılan çift, yıllar sonra bir araya gelmek zorunda kalır. Bu buluşma, acılı bir geçmiş hesaplaşmasına dönüşür. Karşı tarafın da neler hissettiğine dair eksik bırakılan taşlar yerine oturur. Kadın ve erkek dünyasının bakış açısına odaklanan eser Hollanda prömiyerinin ardından birçok dile çevrilmiştir.

Lot Vekemans’ın yazdığı Şaban Ol’un çevirip yönettiği oyunda Sevinç Erbulak, Ahmet Saraçoğlu, Aslıhan Kandemir, Eraslan Sağlam rol alıyor. Oyun, 9 Mart 2024 tarihinde Beylikdüzü Rasim Öztekin Sahnesi’nde.

BENİM KÜÇÜK YILDIZIM (3+ Yaş)

Bir gün bir yıldız kayar… Gökyüzünden… Küçük kız onun peşine düşer… Belki gözündeki yıldıza ulaşamaz; ama bir yıldız şarkıcı kargaya, tavuklar için bir Yıldız gibi pırıl pırıl parlayan bir mısır tanesine, her nefes aldıkça bir yıldız parıldayan ateş böceğine rastlar… Hepsiyle arkadaş olur… Sonunda gerçek yıldızın içinde olduğunu sevgi kardeşlik dostluk olduğunu anlar.

Cengiz Özek’in yazıp yönettiği oyunda Ayşe Günyüz Demirci, Buğra Can Ildırışık, Yunus Erman Çağlar, Kamer Karabektaş, Mana Alkoy, Özge Kırdı, Pınar Pamuk, Aslı Menaz rol alıyor. Oyun, 10 Mart 2024 tarihinde Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde.

BEKÇİ İLE POSTACI (3+ Yaş)

Postacı Piero ile Gece Bekçisi Marcello adlı çocuk kitabından uyarlanan eserde bir bekçi ile bir postacı ev arkadaşlarıdır. Biri gece diğeri gündüz çalıştığından hiç görüşemezler. Soğuk bir kış günü ikisi de hastalanınca, evi aynı anda paylaşmaları gerekir. Lodovica Cima, Gabriele Clima’nın yazdığı Ceylan Özçapkın’ın çevirdiği, Derya Yıldırım’ın oyunlaştırıp yönettiği oyunda Melisa Demirhan, Besim Demirkıran, Cafer Alpsolay, Fatma İnan, Reyhan Karasu, Zeynep Ceren Gedikali rol alıyor. Oyun, 10 Mart 2024 tarihinde Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde.

MASAL (5+Yaş) (Sözsüz Oyun)

Hakkından ve ihtiyacından fazla yiyeceği çalarak açlığa sebep olan yemek hırsızı ve işbirlikçisine karşı üç çocuk fantastik bir yolculuğa çıkar. Birçok engelin aşıldığı yolculuk sürecinde bireysellikten birlikte hareket etmeye, yardımlaşma ve adaletli paylaşıma kadar çocukların düşünce ve eylemleri değişir. Açlığın tüm çocuklar için yaşamsal bir sorun olduğunu fark eden çocuklar, açgözlü yemek hırsızı ve işbirlikçisine karşı mücadeleyi büyütür. Eftal Gülbudak’ın yazıp yönettiği oyunda Ceren Hacımuratoğlu, Ercan Demirhan, Yeliz Şatıroğlu, Onur Şirin, Serkan Bozkurt rol alıyor. Oyun, 10 Mart 2024 tarihinde Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde.

HERKES SİHİRBAZ OLACAK (3+ Yaş)

Ünlü sihirbaz Zubi’nin öğrencileri “usta”lığa geçip onun sihirli şapkasını almanın hayalini kurarlar. Zubi, sihirli şapkanın yeni sahibini belirlemek için bir yarışma düzenler. İllüzyon gösterileriyle ilerleyen oyunda, hedefe ortaklaşa ilerlemenin önemi anlatılıyor.

Kubilay Tuncer’in yazıp yönettiği oyunda Aslı Şahin, Aybar Taştekin, Cihat Faruk Sevindik, Damla Cangül Yiğit, Zeliha Bahar Çebi rol alıyor. Oyun, 10 Mart 2024 tarihinde Ümraniye Sahnesi’nde.

BİR GÜN AYAKKABIMIN TEKİ (3+ Yaş)

Rengarenk bir mutfak… Ama her yer çok dağınık… Oyuncu mutfağı toplamaktan sıkılıp gitmeye karar verir ama ayakkabısının tekini bir türlü bulamaz. O da ne, önce ayakkabısının diğer teki, sonra mutfaktaki her şey konuşmaya başlar. Kayıp ayakkabı, Kaptan Cook’u aramaya gitmiştir ve kim bilir başından ne maceralar geçmektedir… Derya Yıldırım’ın yazdığı, Özgür Kaymak’ın yönettiği oyunda Derya Yıldırım rol alıyor. Oyun, 10 Mart 2024 tarihinde Gaziosmanpaşa Sahnesi’nde.

BİR GECE MASALI (5+ Yaş)

Shakespeare’in Bir Yaz Gecesi Rüyası isimli oyunundan uyarlanan Bir Gece Masalı, arkadaşlık kavramı üzerine kuruludur. Oyun, ailesinin istediği gençle değil kendi istediği kişi ile arkadaşlık kurmak isteyen Şirin Kız’ın Yakışıklı Delikanlı, Güçlü Delikanlı ve Selvi Kız ile ormanda geçirdiği bir gecede yaşananları anlatır. William Shakespeare’in yazdığı Musa Arslanali’nin yönettiği oyunda Ayşe Nurseli Tırışkan Akpınar, Burhan Yeşilyurt, Çağlar Ozan Aksu, Güzin Alkan, Hüseyin Emre Şen, Mehmet Emre Ertunç, Oğuzhan Oğuz, Ömer Naci Boz, Seda Yılmaz, Serap Doğan rol alıyor. Oyun, 10 Mart 2024 tarihinde Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde.

ÇÖPSÜZ DÜNYA (3+ Yaş)

İklim değişikliği ve hava kirliliğinden dolayı bulutların renginin, rüzgarın yönünün değiştiği günlerden bir gün; umutlu, mutlu ve bilinçli bir uçurtma olan Uç Uç kuyruğu koptuğu için bir çöplüğe düşer. Çöplükte, bez bir bebek olan Püsküllü ve atılmış bir koli olan Koli Koli ile tanışır. Çöplüğün kontrolünü elinde tutan Çöpten Kral ve yardımcısı Sinek ile kurulu düzenlerini değiştirmeye çalışan Uç Uç arasında bir mücadele başlar.

Çöpsüz Dünya oyunu sevimli karakterler aracılığıyla tüketim kültürünün bilinçsizce yaygınlaştığı günümüzde “geri dönüşüm, tamir, sıfır atık ve renklerle ayrılmış atık kutuları” gibi konuları ele alarak atıklardan arındırılmış bir dünya nasıl mümkün olabilir sorusuna cevaplar arıyor. Arzu Yurtseven’in yazdığı, Nihat Alpteki’nin yönettiği oyunda Eylül Soğukçay, Pınar Demiral, Engin Akpınar, Samet Silme, Mehmet Soner Dinç rol alıyor. Oyun, 10 Mart 2024 tarihinde Beylikdüzü Rasim Öztekin Sahnesi’nde.

]]>
https://www.haber28.com.tr/ibb-sehir-tiyatrolarinda-bu-hafta-5/feed/ 0
Elazığ’da öğrencilerden Mehmetçik’e sevgi dolu mektuplar https://www.haber28.com.tr/elazigda-ogrencilerden-mehmetcike-sevgi-dolu-mektuplar/ https://www.haber28.com.tr/elazigda-ogrencilerden-mehmetcike-sevgi-dolu-mektuplar/#respond Thu, 07 Mar 2024 01:36:33 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=8694 Elazığ’ın Keban ilçesinde, ilkokul öğrencilerinin yazdığı sevgi dolu mektuplar ve anaokulu öğrencilerinin yaptığı resimler, sınırda ve sınır ötesinde görev yapan Mehmetçik’e gönderildi.

Keban İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü özel büroda görevli matematik öğretmeni Aybala Kaya öncülüğünde başlatılan proje kapsamında, Atatürk, Fevzi Çakmak ve Baraj İlkokulu ve anasınıfı öğrencileri Mehmetçik için sevgi dolu mektuplar yazdı, resimler yaptı.

Minik yüreklerin, Mehmetçik’e duyduğu sevgiyi ve minneti ifade ettiği mektuplar ve resimler, İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ve İlçe Jandarma Komutanlığının destekleri ile sınırda ve sınır ötesinde görev yapan güvenlik güçlerine gönderildi.

İlçe Milli Eğitim Müdürü Hakkı Gök, AA muhabirine, kendileri küçük ama yürekleri büyük öğrencilerinin ortaya koyduğu bu anlamlı projenin gurur verici olduğunu belirtti.

Öğrencilerinin vatan, millet, bayrak sevgisi ile yetiştiğini ifade eden Gök, “Öğrencilerimiz gerçekten kendi özgür iradeleriyle mektup yazarak ve resim yaparak Mehmetçik’e sevgilerini dile getirdiler. Ülkemizin sınırlarında ve sınır dışındaki üslerimizde görev yapan kahraman askerlerimize bir nebze moral ve motivasyon sağlamak adına yapılan bir proje. Onların ayağına taş değmesin, onlar bizim her şeyimiz.” dedi.

“Askerlerimize, vatanımıza ve bayrağımıza olan sevgileri çok büyük”

Proje sorumlusu öğretmen Aybala Kaya da Pençe-Kilit Harekatı bölgesinde 23 Aralık 2023’te çıkan çatışmada şehit olan Piyade Sözleşmeli Er Kemal Aslan’ın (22) Kebanlı olduğunu kaydederek, 7’den 77’ye tüm ilçe halkı olarak hemşehrileri Aslan’ın şehadet haberini aldıklarında hüzün ve gururu bir arada yaşadıklarını söyledi.

Aslan’ın şehadet haberiyle öğrencileri arasında çok büyük bir duygu yoğunluğu yaşandığını aktaran Kaya, şöyle devam etti:

“Öğrencilerimizden şehidimizin akrabası olanlar var. Öğrencilerimiz bu durumdan çok etkilendiler ve sınırda, sınır ötesinde görev yapan askerlerimiz için mektup yazmak istediler. Biz de gerekli görüşmeleri yaptık, mektuplarımızın ulaştırılacağını söylediler. Öğrencilerimiz de askerlerimize moral vermek, manevi olarak yanlarında olduklarını hissettirmek için birer mektup yazdı. Öğrencilerimiz büyük bir heyecanla mektuplarını yazdı, şiir yazanlar da oldu. Okuma yazma bilmeyen anasınıfı öğrencilerimiz de yaptıkları resimlerle manevi olarak askerlerimizin yanında oldular.”

Zarfların içerisine kimi öğrencilerin küçük hediyeler de koyduğunu anlatan Kaya, yaşları küçük olan öğrencilerinin kalplerinin kocaman olduğunu dile getirdi.

Kaya, “Askerlerimize, vatanımıza ve bayrağımıza olan sevgileri çok büyük, paha biçilemez. Öğrencilerimizle gurur duyuyoruz.” diye konuştu.

“Onlar bizi sürekli koruyorlar, yoksa okula güvenle gelemezdik”

Öğrenci Menesa Kanbay ise asker ağabeylerine mektup yazdığı için çok mutlu olduğunu söyledi.

Onların vatanı korumak için gece gündüz demeden nöbet tuttuğunu ifade eden Kanbay, “Asker ağabeylerimiz bizi sürekli koruyorlar, yoksa okula güvenle gelemezdik. Onlara çok teşekkür ediyorum, onları çok seviyorum, iyi ki varlar. Onları mutlu etmek için bu mektupları yazdık.” diye konuştu.

Atatürk ilkokulu 3. sınıf öğrencisi Kanbay, mektubunda şunları yazdı:

“Sevgili asker ağabeylerim, öncelikle hepinize selam eder, saygılarımı sunarım. Şu an sınır ötesinde bizler için ne zorluklarla görev yaptığınızı biliyoruz. Vatana hizmet etmek için yaz kış demeden, vatanımızın ve milletimizin güvenliğini sağlıyorsunuz. Bizler sizinle her zaman gurur duyuyoruz. Sizin için her zaman Allah’a dualar ediyorum. Rabbim her daim siz askerlerimizi ve bütün güvenlik güçlerimizi korusun. Sözlerime son vermeden önce sizi ne kadar çok sevdiğimi söyler ve Allah’a emanet olmanızı dilerim.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/elazigda-ogrencilerden-mehmetcike-sevgi-dolu-mektuplar/feed/ 0
İBB ŞEHİR TİYATROLARI’NDA BU HAFTA!.. https://www.haber28.com.tr/ibb-sehir-tiyatrolarinda-bu-hafta-2/ https://www.haber28.com.tr/ibb-sehir-tiyatrolarinda-bu-hafta-2/#respond Wed, 14 Feb 2024 21:36:31 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=5317 Bu hafta tiyatroseverleri Carlo Goldoni’den Molière’e, Şirin Gürbüz’den Bilgesu Erenus’a klasik ve çağdaş yazarların eserlerinin ön planda olduğu zengin bir repertuvar bekliyor.

Bu hafta; Ayak Bacak Fabrikası (Eskişehir Şehir Tiyatroları)(Konuk Oyun), Yaftalı Tabut, İki Efendinin Uşağı, Tartuffe, Ay, Carmela!, Godot Geldi, Kimse Öyle Şeyleri Konuşmuyor Artık, Oscar, Fındıkkıran, Herkes Sihirbaz Olacak, Benim Küçük Yıldızım, Rüya, Bir Gece Masalı, Bir Gün Ayakkabımın Teki, Bekçi ile Postacı adlı oyunlarımız seyirciyle buluşacak.

İstanbul Şiirle Buluşuyor: Oteller Kenti (Edip Cansever)

İBB Şehir Tiyatroları, İstanbul Şiirle Buluşuyor başlığı altında, şairler ve şiirleri üzerinden oluşturulan özel mekan ve ses evreninde yeni bir “anlatı”yı seyircisine sunuyor.

Hümay Güldağ’ın uyarlayıp yönettiği Oteller Kenti’nde müzik tasarımı Hüseyin Tuncel’e, dekor tasarımı Cihan Aşar’a, kostüm tasarımı Ahsen Nur Doğan’a, efekt tasarımı Metin Küçükyılmaz’a, ışık tasarımı Uğur Yıldız’a, görsel tasarım Yakup Altay’a ve koreografi Arda Alpkıray’a ait.

Oteller Kenti’nin oyuncuları Hüseyin Köroğlu, Hümay Güldağ ve Aslı Şahin. Piyanoda Orçun Tekelioğlu, solist olarak Berfu Aydoğan etkinliğin müzikleri için sahnede yerini alıyor. Etkinlik, 18 Şubat 2024 tarihinde Müze Gazhane Meydan Sahne’de.

Oyun biletleri ve İstanbul Şiirle Buluşuyor etkinliğinin ücretsiz davetiyeleri gişelerden, https://sehirtiyatrolari.ibb.istanbul/, biletinial.com adreslerinden ve mobil uygulamamızdan temin edilebilir.

Bu Haftanın Programı (14-18 Şubat 2024)

AYAK BACAK FABRİKASI (Eskişehir Şehir Tiyatroları)(Konuk Oyun)

İnsanlık tarihi boyunca ezenlerin, ezilenler üzerinde kurduğu otorite, baskı ve kandırmacanın değişmediğini vurgulayan oyun, bilinmeyen bir ülkede geçiyor ve aslında çok iyi bilinen bir konuyu, çarpıcı bir anlatımla ele alıyor.

Sermet Çağan’ın yazdığı, Murat Karasu’nun yönettiği oyunda Ali Eyidoğan, Hakkı Kuş, Ecren Can Serim, Korel Cezayirli, Zafer Ergül, Başak Boran Oksal, Mustafa Kılıkçı, Özlem Boyacı, Serhat Onbul, Nigar Berktin, Ceyda Çınar Onbul, Onur Birgi, Ahmet Barut, Kutan Gökkaya, Sinan Aktezcan, Emel Alnady rol alıyor. Oyun, 14-17 Şubat 2024 tarihleri arasında Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde.

YAFTALI TABUT

Adına tarihin dipnotlarında rastlayabildiğimiz, Türkiye’nin ilk kadın oyun yazarı, kuramcı, aktivist, sosyal ve siyasi yaşamın her alanında öncü Fatma Nudiye Yalçı’nın hikayesi. 1920’lerde başlayan mücadelesine Dr. Hikmet Kıvılcımlı ve Nazım Hikmet de eşlik ediyor.

Bilgesu Erenus’un yazdığı Yelda Baskın’ın yönettiği oyunda Bensu Orhunöz, Ceren Hacımuratoğlu, Lale Kabul, Nazan Yatgın Palabıyık, Selin Türkmen, Şenay Bağ, Mana Alkoy rol alıyor. Oyun, 14-17 Şubat 2024 tarihleri arasında Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde.

İKİ EFENDİNİN UŞAĞI

Pantolone, kızı Dottore’yi oğlu Slvio ile evlendirmeye karar vermiştir ve evinde bir tören düzenler. Gençler birbirlerine aşıktır ancak daha önce Pantolone’nin kızını evlendirme sözünü verdiği ve öldüğünü sandıkları Federico Rasponi’nin bu törene gelmesiyle işler karışır.

Sözlü gelenekten beslenen İtalyan Halk Tiyatrosu Commedia Dell Arte’nin seçkin örneklerinden biri olan ve uşak Truffaldino’nun kurnaz hazırcevaplığı ile ilerleyen oyun izleyicilerine keyifli bir seyir sunuyor. Carlo Goldoni’nin yazdığı Aslı Öngören’in yönettiği oyunda Çağlar Ozan Aksu, Dolunay Pircioğlu, Eraslan Sağlam, Hamit Erentürk, Mert Tanık, Murat Bavli, Müslüm Tamer, Seda Çavdar, Volkan Öztürk, Yeliz Gerçek, Yılmaz Aydın rol alıyor. Oyun, 14-17 Şubat 2024 tarihleri arasında Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde.

TARTUFFE

Zengin mi zengin bir adamın, ailesindeki ve çevresindeki kimseyi dinlemeden evine yerleştirdiği sahtekar bir sofu ile hem kendi hem de çevresindekilerin hayatını beter etmesini anlatan bu ölümsüz eserde; inancı, aileyi, aşkı, erkek-kadın farklarını, dünümüzü, bugünümüzü, mizahı, müziği, acıyı, hüznü, rahatsız edici türlü anları iç içe ve olanca dinamiğiyle seyircinin karşısına çıkarıyoruz.

Orhan Veli’nin olağanüstü çevirisine, şiirlerinden bestelenen şarkıların da eşlik ettiği seyirliğimizle, hayata dair bu acayip bilmeceyi bir kez daha kahkahalarla selamlıyoruz.

Molière’in yazdığı, Orhan Veli Kanık’ın çevirdiği, Yiğit Sertdemir’in yönettiği oyunda Bennu Yıldırımlar, Emre Şen, Gürkan Başbuğ, Mehmet Soner Dinç, Murat Garipağaoğlu, Naci Taşdöğen, Nilay Bağ, Özge Kırdı, Semah Tuğsel, Tolga Yeter, Yeşim Koçak, Zeynep Göktay Dilbaz rol alıyor. Oyun, 14-17 Şubat 2024 tarihleri arasında Ümraniye Sahnesi’nde.

AY, CARMELA!

İspanya’da Milliyetçiler ve Cumhuriyetçiler arasında geçen iç savaş dönemini anlatan oyunda, iki varyete oyuncusu Carmela ve Paulino, Franco önderliğindeki Milliyetçiler tarafından rehin alınır.

Belçite şehrinin işgalini kutlayan Milliyetçiler tarafından istemedikleri bir gösteriye zorlanırlar. Bu zorlamanın sonucunda içinde bulundukları savaşı, “gösteri yapılmalı mı, yapılmamalı mı?” sorusuyla sanatı ve sanatçıyı sorgulamaları, işleri gereği güldürmeyi, eğlendirmeyi hedefleyen bu iki oyuncunun isyanları, gelgitleri, kayıpları anlatılır. Jose Sanchis Sinisterra’nın yazdığı, Yalçın Baykul’un çevirdiği, Naşit Özcan’ın yönettiği oyunda, Ada Alize Ertem, Çağatay Palabıyık, Erkan Akkoyunlu rol alıyor. Oyun, 14-17 Şubat 2024 tarihleri arasında Gaziosmanpaşa Sahnesi’nde.

GODOT GELDİ

“Godot Geldi”, İrlandalı yazar Samuel Beckett’in “Godot’yu Beklerken” adlı yapıtının ardından ve ona bir “gönderme” olarak, Karadağlı yazar Miodrag Bulatovic’in kaleme aldığı bir oyundur… “Olay” bir bataklıkta geçer. Becket’in oyununda; Godot beklenilir… Bulatovic’in oyununda ise, bir fırıncı olarak Godot gelir…

Beckett, yapıtında kavramlardan yola çıkarak evrensel bir resital sunarken, Bulatovic, aynı tematik yapıyı işlemiş olsa da, rol kişilerinin ve kısmen de olsa mekanın yapısını değişime uğratarak, daha çok “simge”lere yönelmiştir…

Beckett’te de, Bulatovic’te de bekleyenler açısından önemli olan, aslında beklenen kişinin kim olduğu değil, bekleyişin kendisidir… İşte bu durumda; kim olduğu tam olarak bilinmeyen bir “gelen”in, kesinlikle tanımlanmış bir “giden”e dönüşmesinin öyküsüdür diyebiliriz “Godot Geldi” için…

Miodrag Bulatovic’in yazdığı, Sevgi Soysal’ın çevirdiği, Ragıp Yavuz’un yönettiği oyunda Ali Mert Yavuzcan, Can Başak, Can Ertuğrul, Derya Çetinel, Meriç Benlioğlu, Murat Coşkuner rol alıyor. Oyun, 14-17 Şubat 2024 tarihleri arasında Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde.

KİMSE ÖYLE ŞEYLERİ KONUŞMUYOR ARTIK

Oyun, 12 Eylül darbesi dönemini en acı şekilde yaşayıp parçalanan bir ailenin bugüne uzanan hikayesini konu alıyor. Leyla, ailesinin geçmişiyle yüzleşiyor ve onların hikayesini anlatabilmek için hayatını değiştirmeyi göze alıyor.

Şirin Gürbüz’ün yazdığı Emre Koyuncuoğlu’nun yönettiği oyunda Caner Bilginer, Radife Baltaoğlu, Kutay Kırşehirlioğlu, Ebru Üstüntaş, Hazal Uprak, Can Alibeyoğlu, Kamer Karabektaş rol alıyor. Oyun, 14-17 Şubat 2024 tarihleri arasında Müze Gazhane Meydan Sahne’de.

OSCAR

Christian Jacqueline’e aşıktır, Colette ise Oscar’a. Christian uzun süredir sevdiği kızı Mösyö Bernard’dan isteme niyetindedir. Colette ise babası Mösyö Bernard’a söylediği yalanla sevgilisi ile evlenme planları yapmaktadır. Ancak ne Christian doğru kızı ister ne de Colette doğru adamla evlenmek üzeredir. Birkaç dakikada sarpa saran olaylar hiç de kolay çözülecek gibi gözükmemektedir.

Claude Magnier’in yazdığı, Asude Zeybekoğlu’nun çevirdiği, Ersin Umulu’nun yönettiği oyunda Abdullah Topal, Aslı Aybars, Asrın Gurur Kuyucak, Cem Karakaya, Ceylan Çete, Çağrı Büyüksayar, Damla Cangül Yiğit, Aslı Şahin, Hakan Gümüş, Hüseyin Emre Şen, İrem Erkaya, Neslihan Ayşe Öztürk, Oğuzhan Oğuz rol alıyor. Oyun, 17 Şubat 2024 tarihinde Beylikdüzü Rasim Öztekin Sahnesi’nde.

Çocuk Oyunları

FINDIKKIRAN (7+ Yaş)

Minik Clara, yılbaşı hediyesi olarak aldığı Fındıkkıran isimli oyuncağıyla özel bir bağ kurar. Görünenin ardındaki güzelliğin ortaya çıkacağı o gece hayalle gerçek arasında, başka dünyalarda büyük serüven başlar. 1800’lerden günümüze birbirinden farklı versiyonlarıyla operada,

sinemada büyük ilgi gören bu halk öyküsü, tüm görkemiyle şimdi Şehir Tiyatrosu’nda sahneleniyor. E.T.A Hoffmann’ın masalından Dilşad Çelebi’nin uyarladığı, Lerzan Pamir’in yönettiği oyunda Asrın Gurur Kuyucak, Gözde İpek Köse, Cihan Kurtaran, Çağrı Büyüksayar, Derya Keykubat, Dolunay Pircioğlu, Emel Bertan, Esra Ede, Emrah Derviş Soylu, Gürkan Başbuğ, Hakan Gümüş, Osman Kaba, Pelin Budak, Salih Şimşek, Sefa Turan, Selen Nur Sarıyar, Ümit Bülent Dinçer, Yılmaz Aydın rol alıyor. Oyun, 18 Şubat 2024 tarihinde Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde.

HERKES SİHİRBAZ OLACAK (3+ Yaş)

Ünlü sihirbaz Zubi’nin öğrencileri “usta”lığa geçip onun sihirli şapkasını almanın hayalini kurarlar. Zubi, sihirli şapkanın yeni sahibini belirlemek için bir yarışma düzenler. İllüzyon gösterileriyle ilerleyen oyunda, hedefe ortaklaşa ilerlemenin önemi anlatılıyor.

Kubilay Tuncer’in yazıp yönettiği oyunda Aslı Şahin, Aybar Taştekin, Cihat Faruk Sevindik, Damla Cangül Yiğit, Zeliha Bahar Çebi rol alıyor. Oyun, 18 Şubat 2024 tarihinde Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde.

BENİM KÜÇÜK YILDIZIM (3+ Yaş)

Bir gün bir yıldız kayar… Gökyüzünden… Küçük kız onun peşine düşer… Belki gözündeki yıldıza ulaşamaz; ama bir yıldız şarkıcı kargaya, tavuklar için bir Yıldız gibi pırıl pırıl parlayan bir mısır tanesine, her nefes aldıkça bir yıldız parıldayan ateş böceğine rastlar… Hepsiyle arkadaş olur… Sonunda gerçek yıldızın içinde olduğunu sevgi kardeşlik dostluk olduğunu anlar.

Cengiz Özek’in yazıp yönettiği oyunda Ayşe Günyüz Demirci, Buğra Can Ildırışık, Yunus Erman Çağlar, Kamer Karabektaş, Mana Alkoy, Özge Kırdı, Pınar Pamuk, Aslı Menaz rol alıyor. Oyun, 18 Şubat 2024 tarihinde Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde.

RÜYA(5+Yaş)

Hayvanat bahçesini ziyaret eden Özgür, doğal yaşam alanlarından kopartılıp kafese konan hayvan dostlarını rüyasında görür. Artık harekete geçme zamanıdır ve Özgür onları kurtarmakta kararlıdır. Özge Midilli-Ertan Kılıç’ın yazdığı Özge Midilli’nin yönettiği oyunda Alp Tuğhan Taş, Esen Koçer, Pınar Aygün, Direnç Dedeoğlu, Gülce Çakır, Mehtap Gündoğdu Akbulut, Nilay Bağ, Nilay Yazıcıoğlu rol alıyor. Oyun, 18 Şubat 2024 tarihinde Ümraniye Sahnesi’nde.

BİR GECE MASALI (5+ Yaş)

Shakespeare’in Bir Yaz Gecesi Rüyası isimli oyunundan uyarlanan Bir Gece Masalı, arkadaşlık kavramı üzerine kuruludur. Oyun, ailesinin istediği gençle değil kendi istediği kişi ile arkadaşlık kurmak isteyen Şirin Kız’ın Yakışıklı Delikanlı, Güçlü Delikanlı ve Selvi Kız ile ormanda geçirdiği bir gecede yaşananları anlatır. William Shakespeare’in yazdığı Musa Arslanali’nin yönettiği oyunda Ayşe Nurseli Tırışkan Akpınar, Burhan Yeşilyurt, Çağlar Ozan Aksu, Güzin Alkan, Hüseyin Emre Şen, Mehmet Emre Ertunç, Oğuzhan Oğuz, Ömer Naci Boz, Seda Yılmaz, Serap Doğan rol alıyor. Oyun, 18 Şubat 2024 tarihinde Gaziosmanpaşa Sahnesi’nde.

BİR GÜN AYAKKABIMIN TEKİ (3+ Yaş)

Rengarenk bir mutfak… Ama her yer çok dağınık… Oyuncu mutfağı toplamaktan sıkılıp gitmeye karar verir ama ayakkabısının tekini bir türlü bulamaz. O da ne, önce ayakkabısının diğer teki, sonra mutfaktaki her şey konuşmaya başlar. Kayıp ayakkabı, Kaptan Cook’u aramaya gitmiştir ve kim bilir başından ne maceralar geçmektedir… Derya Yıldırım’ın yazdığı, Özgür Kaymak’ın yönettiği oyunda Derya Yıldırım rol alıyor. Oyun, 18 Şubat 2024 tarihinde Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde.

BEKÇİ İLE POSTACI (3+ Yaş)

Postacı Piero ile Gece Bekçisi Marcello adlı çocuk kitabından uyarlanan eserde bir bekçi ile bir postacı ev arkadaşlarıdır. Biri gece diğeri gündüz çalıştığından hiç görüşemezler. Soğuk bir kış günü ikisi de hastalanınca, evi aynı anda paylaşmaları gerekir.

Lodovica Cima, Gabriele Clima’nın yazdığı Ceylan Özçapkın’ın çevirdiği, Derya Yıldırım’ın oyunlaştırıp yönettiği oyunda Melisa Demirhan, Besim Demirkıran, Cafer Alpsolay, Fatma İnan, Reyhan Karasu, Zeynep Ceren Gedikali rol alıyor. Oyun, 18 Şubat 2024 tarihinde Beylikdüzü Rasim Öztekin Sahnesi’nde.

]]>
https://www.haber28.com.tr/ibb-sehir-tiyatrolarinda-bu-hafta-2/feed/ 0
İBB ŞEHİR TİYATROLARI’NDA BU HAFTA! https://www.haber28.com.tr/ibb-sehir-tiyatrolarinda-bu-hafta/ https://www.haber28.com.tr/ibb-sehir-tiyatrolarinda-bu-hafta/#respond Wed, 07 Feb 2024 23:00:04 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=4523 Bu hafta tiyatroseverleri Tolstoy’dan Arthur Miller’a, Suat Derviş’ten Savaş Dinçel’e klasik ve çağdaş yazarların eserlerinin ön planda olduğu zengin bir repertuvar bekliyor.

Bu hafta; Yaşamak mı, Yoksa Ölmek mi? (Yeni Oyun), Savaş ve Barış, Cadı Kazanı, Fosforlu Cevriye, Geçit, Sen İstanbul’dan Daha Güzelsin, Uçurtmanın Kuyruğu, Çingene Boksör, Zehir, Rüya, Herkes Sihirbaz Olacak, Benim Küçük Yıldızım, Fındıkkıran, Bir Gece Masalı, Çöpsüz Dünya, Bir Gün Ayakkabımın Teki adlı oyunlarımız seyirciyle buluşacak.

İstanbul Şiirle Buluşuyor: “Ben Nergisten Sorumluydum” (Gülten Akın)

Gülten Akın’ın yazdığı şiirlerin evreninde, Emre Koyuncuoğlu’nun uyarlayıp yönettiği etkinlikte Radife Baltaoğlu, Sevil Akı, Yeşim Koçak, Işıl Zeynep Karaalp, Şirin Asutay, Ebru Üstüntaş, Elvan Boran rol alıyor. Etkinlik, 11 Şubat 2024 tarihinde saat 18.00’de Müze Gazhane Meydan Sahne’de.

Oyun biletleri ve İstanbul Şiirle Buluşuyor etkinliğinin ücretsiz davetiyeleri gişelerden, https://sehirtiyatrolari.ibb.istanbul/, biletinial.com adreslerinden ve mobil uygulamamızdan temin edilebilir.

Bu Haftanın Programı (7-11 Şubat 2024)

YAŞAMAK MI, YOKSA ÖLMEK Mİ?(Yeni Oyun)

Polonya’nın başkenti Varşova 1 Eylül 1939 yılında işgal edildiğinde, Varşova Tiyatrosu’ndaki oyuncular; Hitler’in önderliğinde işgalci Nazi’lere, savaşa karşı tiyatro mesleği ile destansı bir direnişe başlarlar. Hayatlarını yok sayarak, bağımsızlıklarını yeniden kazanmak için mücadele ederler. Başarısız oldukları anda Polonya’nın başkenti Varşova’da direnişin beli kırılacak, savaş kaybedilecek, ülke bağımsızlığı son bulacak, Nazi’lere teslim olacaklardır.

Kara komedi tarzındaki oyunda; 1974’te Kıbrıs’ta savaşı yaşamak zorunda kalan Hüseyin Köroğlu rejisi ile savaşlara uzaktan nasıl tanıklık ettiğimizin ve barışın ne kadar kıymetli olduğunun aynasını tutuyor bize. Nick Whitby’nin yazdığı, Yücel Erten’in çevirdiği, Hüseyin Köroğlu’nun yönettiği oyunda Şenay Saçbüker, Hüseyin Köroğlu, Kutay Kırşehirlioğlu, Bahtiyar Engin, Vildan Türkbaş, İrem Arslan, Emre Narcı, Volkan Ayhan, Emre Şen, Ümit Bülent Dinçer, Tarık Köksal, Deniz Yeşil Mavi, Erkan Akkoyunlu, Özge Kırdı, Orçun Tekelioğlu, Necdet Berk Bacdar, Baran Yusuf Polat rol alıyor. Oyun, 7-10 Şubat 2024 tarihleri arasında Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde.

SAVAŞ VE BARIŞ

1805 ve 1820 arasında geçen, tarihsel bir anlatı özelliği de taşıyan “Savaş ve Barış” Napolyon’un 1812’de Rusya’yı işgalinin hemen öncesinde hayatları tümüyle değişen Rus aristokrasisini konu edinir. Bir yanda aşk ilişkileri, aile ve salon hayatını anlatılırken, savaş ve savaşın geri dönülemez yıkımı da devam etmektedir. Savaş ve Barış, birçok yönüyle bir tarih anlatısının özelliklerini taşırken, aynı zamanda yaşama, inançlara, insanın yaşama amacına dair felsefi düşünceleri barındıran, politik ve sosyolojik çıkarımların yer aldığı destansı bir eserdir. Savaş ve muharebelerin, Napolyon ve Kutuzov gibi tarihi şahsiyetlerin arka fonu oluşturduğu oyunda, aşk hikayeleri, kişisel zaaflar, aile içi çatışmalar ve kayıplar toplumun genelinden oyundaki her bir karaktere kadar uzanan bir panorama oluşturur. Lev Tolstoy’un yazdığı, Eva Mahkovic’in uyarladığı, Aslı Önal’ın çevirdiği, Aleksandar Popovski’nin yönettiği oyunda Ayşegül İşsever, Berfin Berber, Can Başak, Defne Gürmen Yüksel, Deran Özgen, Dilara Demirdüzen, Doğan Altınel, Ersin Bağcıoğlu, İlker Sami Kılıç, İpek Uğuz, Levent Üzümcü, Melisa Demirhan, Mesut Çırak, Murat Bavli, Mutlu Güney, Nevzat Sinan Taştan, Ogeday Erkut, Osman Kaba, Salih Şimşek, Sefa Turan, Taha Karakaş, Yağmur Topçu rol alıyor. Oyun, 7-10 Şubat 2024 tarihleri arasında Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde.

CADI KAZANI

Yıl 1692… ABD’de Salem kasabası…Cadılıkla suçlanan insanlar… Büyük tartışmalara, ardından işkencelere, nihayetinde de idamlara varan mahkemeler… Çıkarları için ‘liste’lerce insanları ölüme sürükleyen ‘insan’lar… İnancı kullanarak; önce toplumsal yaşamı, sonra hukuku, nihayetinde onuru yok etmeye çalışan ‘baştakiler’ ve buna sebep olmayı yahut seyirci kalmayı seçen halk… Tiyatro yazınının en önemli isimlerinden Arthur Miller’ın, 1952’de gerçek olaylardan yola çıkarak yazdığı bu ölümsüz eser; ilk kez Şehir Tiyatrosu’ndan seyircilerini selamlıyor.

Arthur Miller’ın yazdığı, Sabahattin Eyüboğlu-Vedat Günyol’un çevirdiği, Yiğit Sertdemir’in yönettiği oyunda Berfu Aydoğan, Berna Adıgüzel, Burak Davutoğlu, Canan Kübra Birinci, Ece Bağcı, Emre Çağrı Akbaba, Eraslan Sağlam, Ersin Sanver, Ezgim Kılınç, Fatma İnan, İbrahim Can, Mehmet Bulduk, Nilay Yazıcıoğlu, Onur Demircan, Ozan Gözel, Rozet Hubeş, Selçuk Yüksel, Selen Nur Sarıyar, Zeki Yıldırım rol alıyor. Oyun, 7-10 Şubat 2024 tarihleri arasında Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde.

FOSFORLU CEVRİYE

Anne babasını tanımadığı için gökteki yıldızlardan doğduğuna inanan, denizin kucağında bir sokak çocuğu olarak büyüyen, Galata mevkiinde karnını doyurabilmek için “icra-i sanat” eyleyen Cevriye, sıradan bir sokak kızı değil aslında İstanbul sokaklarının ta kendisidir. Hastalık ve soğuktan ölüme yaklaştığı o gece, karşısına çıkan esrarengiz bir Adam sayesinde hayata ve kara sevdaya tutunur. Cevriye’nin daha önce tanıdığı erkeklere hiç benzemeyen ve ona “siz” diye hitap eden bu Adam aslında gizli yaşayan bir idam mahkümudur. Cevriye onu tanıdığı günden sonra artık bambaşka bir “insan” olmuştur. Hapis, sürgün, aradan geçen zaman ve türlü belalara rağmen bu aşktan vazgeçmeyen Cevriye, sevdiği için her şeyi göze alacaktır.

Oyunda 1930-40’lı yılların İstanbul’u zengin tasvirleriyle sunuluyor. Mahallelerin arka sokaklarında, hapishanelerinde, batakhanelerinde hayata tutunmaya çalışan kadınların, annelerin, çocukların ve afili delikanlıların otoriteyle olan ilişkisi çarpıcı öykülerle aktarılıyor.

Suat Derviş, 60’lı yılların başında Türkiye’ye döndüğünde siyasi-mesleki ve maddi anlamda zorlu bir dönemden geçiyordu. “Fosforlu Cevriye” romanını yayınevlerine teklif ediyor fakat ne yazık her seferinde reddediliyordu. Suat Hanım’ın büyük arzusu, bu eserin yayınlanmasından öte, bir “müzikal” olarak oyunlaştırıldığını görmekti… Bunun için ilk görüştüğü kişi genç aktris Gülriz Sururi idi… Gülriz Hanım’ın da arzusu oyunu Şehir Tiyatroları’nda sahnelemekti…

“Karanlık bir gecede gökten düşüp parçalanan bir yıldız gibi…” kalbimizde iz bırakan Suat Derviş’e, Reşat Fuat Baraner’e, Nazım Hikmet’e ve Gülriz Sururi’ye sevgiyle…

Suat Derviş’in yazdığı, Gülriz Sururi’nin uyarladığı, Yelda Baskın’ın yönettiği oyunda Ayşe Günyüz Demirci, Besim Demirkıran, Binnur Şerbetçioğlu, Direnç Dedeoğlu, Esra Ede, Çağatay Palabıyık, Elif Verit, Emre Yılmaz, Hakan Örge, Irmak Örnek, Nur Saçbüker Otan, Samet Silme, Tuğrul Arsever, Yağmur Damcıoğlu Namak, Yunus Erman Çağlar, Zeynep Ceren Gedikali rol alıyor. Oyun, 7-10 Şubat 2024 tarihleri arasında Ümraniye Sahnesi’nde.

GEÇİT

Çıktıkları yolculukta dağ başında mola veren bir ağa ve maraba, saklandıkları yerden kontrol noktasını izlerler. İki kişi arasındaki ilişki aslında insanlığın varlığından beri mücadele ettiği mülkiyetçilik ve ezen-ezilenlerin hikayesinin özeti gibidir.

Cem Düzova’nın yazdığı Nihat Alpteki’nin yönettiği oyunda Gürol Güngör, Hasip Tuz rol alıyor. Oyun, 7-10 Şubat 2024 tarihleri arasında Gaziosmanpaşa Sahnesi’nde.

SEN İSTANBUL’DAN DAHA GÜZELSİN

Bir ailenin üç kadını; anneanne, kız ve torun… Üçünün ortak yazgısı, aynı mekanda, dile gelenlerden daha çok içlerinden sessiz sedasız geçen cümlelerde gizli… Erkeklerin yalnız ve eksik bıraktığı yaşamlarında, birbirlerine tutunurken ve giderek birbirine benzerken, geçmiş, şimdi ve gelecek içiçe geçiyor. Sen İstanbul’dan Daha Güzelsin, İstanbul fonunda Ayfer, Başak ve Melis’in hikayesini anlatıyor. Kadının değişmeyen hikayesini…

“Kucağıma almışım seni… yürümüşüz beraber, çelik tellere bakmışım, çimentoya, karşıdan yeni yeni çıkan uzun binalara… yerdeki asfalta bakmışım… yolun yarısında yorulanların sigara dumanları arasından geçmişiz, ter kokusu her yer Allah kahretsin, “boğaz havasının içine ettiniz” diye bağırdım. ‘gel kız eve gidiyoruz, sen İstanbul’dan daha güzelsin’ O gün hayatımın en güzel günüymüş, meğerse…”

Murat Mahmutyazıcıoğlu’nun yazdığı, anlatı geleneğiyle tiyatronun çağdaş araçlarını buluşturan oyun, “üç anlatıcı’lı bir kurguyla ilerliyor. Mekanın birliğine hikayenin parçalanmışlığı ekleniyor ve farklı bir kurgu ortaya çıkıyor. Bu kurgu, geçmiş, gelecek ve şimdide çakılı kalmış üç hikayeyi birleştiriyor. Zamanla üç hikaye de tekleşiyor ve ‘kadın’ın hikayesine dönüşüyor…

Murat Mahmutyazıcıoğlu’nun yazıp yönettiği oyunda Esin Umulu, Şebnem Köstem, Yeliz Şatıroğlu rol alıyor. Oyun, 7-10 Şubat 2024 tarihleri arasında Üsküdar Kerem Yılmazer Sahnesi’nde.

UÇURTMANIN KUYRUĞU

Çocukluğu babası tarafından otoriteyle bezenmiş, sıkı bir disiplinle yetiştirilmiş, bu disiplin ve otorite kendisi için saplantıya dönüşmüş bir adam, hayatına son vermeye karar verir. İntihar mektubunu yazıp bitirdiği an kapı çalar. Karşısında ilk defa gördüğü, tanımadığı bir misafir vardır. Gelen adam hayatına ve tüm çocukluğuna dair her şeye hakimdir. Zaman geçtikçe sohbet ilgi çekici bir hal alır. Etkileyici bir iç hesaplaşma başlar. Savaş Dinçel’in yazdığı, Barış Dinçel’in yönettiği oyunda Gün Koper, Ali Yoğurtçuoğlu rol alıyor. Oyun, 7-10 Şubat 2024 tarihleri arasında Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde.

ÇİNGENE BOKSÖR

1920’lerin boks yıldızı Johann Wilhelm Trollmann’ın trajik yaşantısından yola çıkılarak yazılan oyun, kurgusal bir karakter olan Hans’ın tanıklığıyla seyirciye aktarılıyor. Çocukluk dönemlerinde tanışan ikili, güçlü bir arkadaşlık bağıyla yılları geride bırakır. Kendine has stiliyle yıldızlaşan çingene boksör Ruki, Nazi Almanya’sının faşizan politikalarına ve ayrımcılığa maruz kalır. Almanya Şampiyonu olsa da bu unvan kendisine verilmez ve hep kaybetmeye mahküm edilir. Yoksul mahallelerde başlayıp toplama kamplarına kadar süren, ölümüne dostluğun çarpıcı öyküsü…

Rike Reiniger’in yazdığı Cafer Alpsolay’ın yönettiği oyunda Ercan Demirhan rol alıyor. Oyun, 7-10 Şubat 2024 tarihleri arasında Müze Gazhane Meydan Sahne’de.

ZEHİR

Geçmişte yaşadıkları trajik kaybın ardından ayrılan çift, yıllar sonra bir araya gelmek zorunda kalır. Bu buluşma, acılı bir geçmiş hesaplaşmasına dönüşür. Karşı tarafın da neler hissettiğine dair eksik bırakılan taşlar yerine oturur. Kadın ve erkek dünyasının bakış açısına odaklanan eser Hollanda prömiyerinin ardından birçok dile çevrilmiştir.

Lot Vekemans’ın yazdığı Şaban Ol’un çevirip yönettiği oyunda Sevinç Erbulak, Ahmet Saraçoğlu, Aslıhan Kandemir, Eraslan Sağlam rol alıyor. Oyun, 10 Şubat 2024 tarihinde Beylikdüzü Rasim Öztekin Sahnesi’nde.

Çocuk Oyunları

RÜYA(5+Yaş)

Hayvanat bahçesini ziyaret eden Özgür, doğal yaşam alanlarından kopartılıp kafese konan hayvan dostlarını rüyasında görür. Artık harekete geçme zamanıdır ve Özgür onları kurtarmakta kararlıdır. Özge Midilli-Ertan Kılıç’ın yazdığı Özge Midilli’nin yönettiği oyunda Alp Tuğhan Taş, Esen Koçer, Pınar Aygün, Direnç Dedeoğlu, Gülce Çakır, Mehtap Gündoğdu Akbulut, Nilay Bağ, Nilay Yazıcıoğlu rol alıyor. Oyun, 11 Şubat 2024 tarihinde Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde,

HERKES SİHİRBAZ OLACAK (3+ Yaş)

Ünlü sihirbaz Zubi’nin öğrencileri “usta”lığa geçip onun sihirli şapkasını almanın hayalini kurarlar. Zubi, sihirli şapkanın yeni sahibini belirlemek için bir yarışma düzenler. İllüzyon gösterileriyle ilerleyen oyunda, hedefe ortaklaşa ilerlemenin önemi anlatılıyor.

Kubilay Tuncer’in yazıp yönettiği oyunda Aslı Şahin, Aybar Taştekin, Cihat Faruk Sevindik, Damla Cangül Yiğit, Zeliha Bahar Çebi rol alıyor. Oyun, 11 Şubat 2024 tarihinde Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde.

BENİM KÜÇÜK YILDIZIM (3+ Yaş)

Bir gün bir yıldız kayar… Gökyüzünden… Küçük kız onun peşine düşer… Belki gözündeki yıldıza ulaşamaz; ama bir yıldız şarkıcı kargaya, tavuklar için bir Yıldız gibi pırıl pırıl parlayan bir mısır tanesine, her nefes aldıkça bir yıldız parıldayan ateş böceğine rastlar… Hepsiyle arkadaş olur… Sonunda gerçek yıldızın içinde olduğunu sevgi kardeşlik dostluk olduğunu anlar.

Cengiz Özek’in yazıp yönettiği oyunda Ayşe Günyüz Demirci, Buğra Can Ildırışık, Yunus Erman Çağlar, Kamer Karabektaş, Mana Alkoy, Özge Kırdı, Pınar Pamuk, Aslı Menaz rol alıyor. Oyun, 11 Şubat 2024 tarihinde Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde.

FINDIKKIRAN (7+ Yaş)

Minik Clara, yılbaşı hediyesi olarak aldığı Fındıkkıran isimli oyuncağıyla özel bir bağ kurar. Görünenin ardındaki güzelliğin ortaya çıkacağı o gece hayalle gerçek arasında, başka dünyalarda büyük serüven başlar. 1800’lerden günümüze birbirinden farklı versiyonlarıyla operada, sinemada büyük ilgi gören bu halk öyküsü, tüm görkemiyle şimdi Şehir Tiyatrosu’nda sahneleniyor. E.T.A Hoffmann’ın masalından Dilşad Çelebi’nin uyarladığı, Lerzan Pamir’in yönettiği oyunda Asrın Gurur Kuyucak, Gözde İpek Köse, Cihan Kurtaran, Çağrı Büyüksayar, Derya Keykubat, Dolunay Pircioğlu, Emel Bertan, Esra Ede, Emrah Derviş Soylu, Gürkan Başbuğ, Hakan Gümüş, Osman Kaba, Pelin Budak, Salih Şimşek, Sefa Turan, Selen Nur Sarıyar, Ümit Bülent Dinçer, Yılmaz Aydın rol alıyor. Oyun, 11 Şubat 2024 tarihinde Ümraniye Sahnesi’nde.

BİR GECE MASALI (5+ Yaş)

Shakespeare’in Bir Yaz Gecesi Rüyası isimli oyunundan uyarlanan Bir Gece Masalı, arkadaşlık kavramı üzerine kuruludur. Oyun, ailesinin istediği gençle değil kendi istediği kişi ile arkadaşlık kurmak isteyen Şirin Kız’ın Yakışıklı Delikanlı, Güçlü Delikanlı ve Selvi Kız ile ormanda geçirdiği bir gecede yaşananları anlatır. William Shakespeare’in yazdığı Musa Arslanali’nin yönettiği oyunda Ayşe Nurseli Tırışkan Akpınar, Burhan Yeşilyurt, Çağlar Ozan Aksu, Güzin Alkan, Hüseyin Emre Şen, Mehmet Emre Ertunç, Oğuzhan Oğuz, Ömer Naci Boz, Seda Yılmaz, Serap Doğan rol alıyor. Oyun, 11 Şubat 2024 tarihinde Gaziosmanpaşa Sahnesi’nde.

ÇÖPSÜZ DÜNYA (3+ Yaş)

İklim değişikliği ve hava kirliliğinden dolayı bulutların renginin, rüzgarın yönünün değiştiği günlerden bir gün; umutlu, mutlu ve bilinçli bir uçurtma olan Uç Uç kuyruğu koptuğu için bir çöplüğe düşer. Çöplükte, bez bir bebek olan Püsküllü ve atılmış bir koli olan Koli Koli ile tanışır. Çöplüğün kontrolünü elinde tutan Çöpten Kral ve yardımcısı Sinek ile kurulu düzenlerini değiştirmeye çalışan Uç Uç arasında bir mücadele başlar.

Çöpsüz Dünya oyunu sevimli karakterler aracılığıyla tüketim kültürünün bilinçsizce yaygınlaştığı günümüzde “geri dönüşüm, tamir, sıfır atık ve renklerle ayrılmış atık kutuları” gibi konuları ele alarak atıklardan arındırılmış bir dünya nasıl mümkün olabilir sorusuna cevaplar arıyor. Arzu Yurtseven’in yazdığı, Nihat Alpteki’nin yönettiği oyunda Eylül Soğukçay, Pınar Demiral, Engin Akpınar, Samet Silme, Mehmet Soner Dinç rol alıyor. Oyun, 11 Şubat 2024 tarihinde Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde.

BİR GÜN AYAKKABIMIN TEKİ (3+ Yaş)

Rengarenk bir mutfak… Ama her yer çok dağınık… Oyuncu mutfağı toplamaktan sıkılıp gitmeye karar verir ama ayakkabısının tekini bir türlü bulamaz. O da ne, önce ayakkabısının diğer teki, sonra mutfaktaki her şey konuşmaya başlar. Kayıp ayakkabı, Kaptan Cook’u aramaya gitmiştir ve kim bilir başından ne maceralar geçmektedir… Derya Yıldırım’ın yazdığı, Özgür Kaymak’ın yönettiği oyunda Derya Yıldırım rol alıyor. Oyun, 11 Şubat 2024 tarihinde Beylikdüzü Rasim Öztekin Sahnesi’nde.

]]>
https://www.haber28.com.tr/ibb-sehir-tiyatrolarinda-bu-hafta/feed/ 0
Ali Koç’tan çok konuşulacak sözler: Polisler soyunma odasını bastı https://www.haber28.com.tr/ali-koctan-cok-konusulacak-sozler-polisler-soyunma-odasini-basti/ https://www.haber28.com.tr/ali-koctan-cok-konusulacak-sozler-polisler-soyunma-odasini-basti/#respond Sat, 06 Jan 2024 08:12:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=2010 Habertürk TV’ye katılan Fenerbahçe Başkanı Ali Koç, Galatasaray’la birlikte maça çıkmama kararı aldıkları Süper Kupa mücadelesinden önce ve sonra neler yaşandığını anlattı.

“POLİSLER SOYUNMA ODASINA GİRDİ”

Polisler tarafından soyunma odalarının basıldığını ifade eden Koç, “Dursun bey ile ‘takımlarımız sahaya bu ısınma tişörtleriyle çıksınlar, bir sıkıntı olursa oynamayalım’ dedik ancak sonra stattaki federasyon yetkililerinden garip mesajlar gelmeye başladı. Polisler soyunma odasına girdi. Normalde soyunma odasına kimse giremez. Polisler girip Yurtta sulh cihanda sulh ve Ne mutlu Türküm diyene yazılı pankartlara el koydu” şeklinde konuştu.

Ali Koç’un açıklamalarından öne çıkanlar şöyle;

“Kesinlikle konuşmayı düşünmüyorduk ama konuşmak zorunda bırakıldık. Çok fazla dezenformasyon ve masumane, art niyetle bilgi kirliliği oldu. Konu siyasi malzeme yapıldı. Odağından çıkıp yanlış yerlere gitti. Yaşanan süreçten bu yana bütün olayın Fenerbahçe ve şahsımın etrafında döndürülmesi, iftiralar, yalanlar belli bir merkezden düğmeye basılarak yapılmış müthiş bir iletişim operasyonuyla karşı karşıya kaldık.

“PROTOKOL BİZDE YOK, FEDERASYON’DAN İSTEDİK”

“Protokol bizde yok. Biz federasyonumuza hafta içinde bir mektup yazdık, protokolü rica ettik. Sadece protokolü değil maç gününe kadar olan kriz sürecinde yazışmaları da rica ettik. Bizimle federasyon arasında yapılmış hiçbir anlaşma yok. Sürecin çok amatörce yürütüldüğü konulardan bir tanesi bu. Bizim de talep aklımıza gelmedi, doğruya doğru konuşalım.

“BİZ SÖZLEŞMEYİ GÖRMEDİK”

‘Suudi Arabistan’da nasıl davranmalısın, sokakta bağırmamalısın’ diye taraftara yönelik bilgilendirme yapıldı. Kulüplerimize yönelik ‘şöyle protokol var, bunlara izin veriyor, vermiyor’ diye bir şey söz konusu değil. Taraftarlara yapılan kuralları iki kulüp de sitesine koydu. Ama kulüplere gelen hiçbir bilgilendirme yok. Burada 11 maddelik tamamen organizasyonla ilgili belge var. Tek imzaladığımız bu. Etrafta kabul edilen protokol, sözleşme, vekalet bunların hiçbirisi yok. TFF’de bir protokol var ama biz bilmiyoruz. İstedik, ‘gizlidir veremeyiz, gelin gösterelim’ dendi. Bize cevap geldi. İki kulübün de yakından uzaktan sözleşmeyle ilgili hiçbir şey bilmediğini görüyoruz. Cevapta kısaca ‘gizlilik vardır, bunu paylaşamayız, çok arzu ediyorsanız, hukukçu yollayın size gösterelim’ deniyor.

Yaz aylarında sayın Başkanla konuşurken ‘Süper Kupa ne olacak?’ demiştim. Kendisi bana yurt dışında oynatmayı düşündüklerini Almanya, İngiltere, Azerbaycan, Katar ve Suudi Arabistan’ı söyledi. Şahsen Almanya’nın çok iyi fikir olduğunu düşündüm. Orada yaşayan vatandaşlarımız, pek de Almanların izin vereceğini tahmin etmiyordum. Nitekim de öyle oldu. Sonra en iyi teklif Suudi Arabistan’dan geldi. Bütün dünyanın gözü Suudi Arabistan’da. Müthiş yatırımlar yapılıyor. Dünya Kupası’na talipler, alacaklar. Müthiş futbolla ilgili enerji, dinamizm, heyecan var.

“KARARIN HATALI OLDUĞUNU GÖRDÜK”

Futbol açısından o dönemde herhangi bir 100. yıl hassasiyeti yok. Almanya olmayacaksa Suudi Arabistan’ın uygun olacağını düşündük. Bize böyle söylendi, biz de ‘doğru olur’ dedik. 100. yıl özelinde hatalı düşünce olduğunu gördük. Özellikle bunu isteme sebeplerimizden biri, Fenerbahçe olarak özellikle iki sebeple ısrar ettik Suudi Arabistan’da oynanmasına. Biri, maç takviminin cilvesi diyelim, 5 gün önce Fenerbahçe-Galatasaray derbisi olacaktı. Yıllardır biz taraftar götürmüyoruz. İstanbul’da maçta ne cereyan edecek o da belli değil. Gergin tansiyonu düşünerek Olimpiyat Stadı’nda 40 bin Fenerli, 40 bin Galatasaraylı olarak sıkıntı olabileceğini düşündük. Hatta Federasyon Başkanı ‘Atatürk Olimpiyat Stadı’nda oynayamayız’ dedi. Yurt dışında oynanırsa yabancı hakem kadrosu ihtimalinin yüksek olabileceğini söyledik. Federasyonumuz sıcak baktı, rakibimiz sıcak bakmadı. Onu sonra öğrendik.

İSTİKLAL MARŞI KRİZİ NASIL ORTAYA ÇIKTI?

Parla Marşı iptal edilince sanki İstiklal Marşı iptal edilmiş gibi anlaşıldı. Fenerbahçe tişörtle ısınmaya çıkacak. Sanki biz son dakika formayı değiştiriyormuş gibi intiba yarattılar, bilerek ya da bilmeyerek. Federasyon yetkilisi buna üst düzeyde karar verilecek diyor. Kesip atılmıyor. Ertesi gün oluyor biz hala bilet peşindeyiz. Federasyon yetkililerini arıyoruz. Bir loca daha alabilir miyiz diye. Ben A Spor’a röportaj veriyorum. Barış olsun dünyada, insanlık kazansın diyorum.

“PANKART VE TİŞÖRT İÇİN CEVAP ALAMADIK”

Ben Fenerbahçe adına konuşabilirim. Futbolda teamüller var. TFF liderliğinde olan bir organizasyon bu. Aynen lig, kupa maçları gibi. Maç haftası varsa pankart, tişört sahaya çıkacağınızda onlar size cevap verir. AÇEV, LÖSEV, şehitlerle ilgili mesajları veririz cevap gelir. Hatta maç günü bile oldu. En son derbi maçında şehitlerimiz oldu. Allah bir tane bile şehit göstermesin. Tişörtle çıkmak istediğimizi söyledik onayı aldık. Biz Çarşamba günü sabah yazı yazdık. Dedik ki ‘ısınmaya bu tişörtle ve bu pankartla çıkacağız’. Cevap alamadık. Ertesi gün uçağa binerken bir daha sorduk.

Savaşa dikkat çeken bir şeydi. Ondan evvel Ukrayna-Rusya savaşında da aynı pankartı kullandık. Barıştan bahsediyoruz. Yerel otoritenin buna hassasiyet göstermesi lazım. ‘Yurtta Sulh Cihanda Sulh’ Atamızın etkileyici bir sözü. Ama bu pankart üzerinde ısrar etmedik. Zaten federasyonumuz bize iki tane resmi yazı yazdı. Şu pankartla çıkacaksınız diye. Federasyonun yazdığı bize ilk gelen yazı 14 Aralık’ta geldi. Bu maça çıkacağımız pankart resmi bir yazıyla geldi. ‘Şanlı Cumhuriyetimizin 100. Yılı Kutlu olsun pankartıyla çıkacaklardır’ diye yazı.

28’inde yanılmıyorsam bir yazı daha geldi. O da şehitlerimizle ilgili pankart. ’18 Aralık’ta beyaz renkli tişörtleri planlamaktayız, sizler için uygun ise göreceğiniz formayı çocuklara hediye edeceğiz’ dendi. Çocuklarımız sahaya önde 100. yıl logomuz arkada Atamızın sloganıyla çıkacaktı. Bize diyorlar ya sözleşmenin dışında hareket edemezsin demek ki son dakika şehitlerimizle ilgili pankart kabul edilmiş.

27 Aralık’ta gönderiyoruz yazımızı. Cevap gelmedi. Üstüne gittik. Federasyon ‘Dışişlerinden cevap bekliyoruz’ dedi. Uçağa bindik, bir daha sorduk. Orasını çözemedik.

“MAÇA SAATLER KALA ÖĞRENDİK”

Bizim son dakika dayatmamız sözkonusu değil. Her şey normal seyrinde devam ediyor diye biliyoruz. Bize bir kere deseler şu, şu, Suudi tarafından kabul edilmiyor. Ona göre organize oluruz veya orada maçı oynamayız. Biz bunu maça saatler kala öğrendik. Veya sıkıntının farkında oraya gider çözeriz, maçı oynarız düşüncesi bende olası. Cuma günü pankart bastırdılar. Her şey önceden planlanmışsa niye ihtiyaç var. Yine bize yazıyla gelen çocuklarımızın çıkacağı tişörtün programdan kaldırıldığını öğrendik. Üç ‘Parla’ şarkısı, Norm Ender değerli rapçimiz. Çok tutuldu, çok sevildi. Federasyon organizasyona bunu da ekledi. Sonra Allah’ın işi, o gün televizyon kanalına demeç veriyor Norm Ender, ‘Parla marşını söyleyeceğim’ diyor. Suudi Arabistan’a indik. Her şey yolunda. Otellerimize geçtik. Benim ve Selahattin Bey’in Suudi işadamlarıyla yemeğimiz vardı. Ekstra bilet ve loca peşindeyiz. Bize çok sınırlı bilet verildi çünkü.

O toplantıda genelde kulüplerin profesyonelleri, stattan, akretidatasyondan sorumlu ekip ve federasyon ekibi ve Suudiler var. Fakat orada ilk defa bizim pankartımızın, ısınma tişörtlerimizin kabul edilemeyeceği ifade ediliyor Suudi yetkililer tarafından. İstiklal Marşı Suudi Arabistan milli marşı orada gündeme geliyor.

“CUMHURBAŞKANI’NIN ADI GEÇMEDİ”

Benim katıldığım hiçbir toplantıda veya gördüğüm hiçbir yazışmada veya arkadaşlarımın katıldığı toplantılarda hiçbir şekilde Cumhurbaşkanı’nın adı geçmedi.

SÜPER KUPA NEREDEVE NE ZAMAN OYNANACAK?

Bu maçı oynayacağız. Federasyonumuz nerede karar verirse oynarız. ‘Ocak ayında oynarız’ deniyor ama imkanı yok. ‘Samsun veya Ankara’ deniyor. Biz nerede denirse orada oynayacağız. Ocak ayında oynayalım derlerse hayır diyeceğiz.

FENERBAHÇE’DE YENİDEN ADAY OLACAK MI?

Aday olmayı düşünmüyorum ama ‘asla asla’ dememeyi de öğrendim.

“FEDERASYON BAŞKANI İSTİFA ETMELİ”

En büyük destekçisiydim ama federasyon başkanı istifa etmeli.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/ali-koctan-cok-konusulacak-sozler-polisler-soyunma-odasini-basti/feed/ 0