Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Nisan ayı Tüketici Fiyat Endeksi’ni açıkladı. Buna göre, TÜFE’deki değişim 2024 yılı Nisan ayında bir önceki aya göre yüzde 3,18, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 18,72, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 69,80 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 59,64 olarak gerçekleşti.
Bir önceki yılın aynı ayına göre en az artış gösteren ana grup yüzde 51,20 ile giyim ve ayakkabı oldu. Buna karşılık, bir önceki yılın aynı ayına göre artışın en yüksek olduğu ana grup ise yüzde 103,86 ile eğitim oldu.
Ana harcama grupları itibarıyla 2024 yılı Nisan ayında bir önceki aya göre en az artış gösteren ana grup yüzde 1,03 ile sağlık oldu. Buna karşılık, 2024 yılı Nisan ayında bir önceki aya göre artışın en yüksek olduğu ana grup ise yüzde 9,56 ile alkollü içecekler ve tütün oldu.
Endekste kapsanan 143 temel başlıktan (Amaca Göre Bireysel Tüketim Sınıflaması-COICOP 5’li Düzey) 2024 yılı Nisan ayı itibarıyla, 13 temel başlığın endeksinde düşüş gerçekleşirken, 7 temel başlığın endeksinde değişim olmadı. 123 temel başlığın endeksinde ise artış gerçekleşti.
Özel kapsamlı TÜFE göstergesi (B) yıllık yüzde 72,72, aylık yüzde 3,24 oldu
İşlenmemiş gıda ürünleri, enerji, alkollü içkiler ve tütün ile altın hariç TÜFE’deki değişim, 2024 yılı Nisan ayında bir önceki aya göre yüzde 3,24, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 18,58, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 72,72 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 64,57 olarak gerçekleşti.
Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) yıllık yüzde 55,66 arttı, aylık yüzde 3,60 arttı
2024 yılı Nisan ayında Yİ-ÜFE bir önceki aya göre yüzde 3,60 artış, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 15,61 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 55,66 artış ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 45,83 artış gösterdi.
Yİ-ÜFE imalat ürünlerinde yıllık yüzde 60,03 arttı
Sanayinin dört sektörünün yıllık değişimleri; madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 74,68 artış, imalatta yüzde 60,03 artış, elektrik, gaz üretimi ve dağıtımında yüzde 4,79 artış ve su temininde yüzde 66,71 artış olarak gerçekleşti.
Ana sanayi gruplarının yıllık değişimleri; ara mallarında yüzde 54,88 artış, dayanıklı tüketim mallarında yüzde 65,83 artış, dayanıksız tüketim mallarında yüzde 66,35 artış, enerjide yüzde 29,84 artış ve sermaye mallarında yüzde 66,33 artış olarak gerçekleşti.
Yİ-ÜFE imalat ürünlerinde aylık yüzde 3,26 arttı
Sanayinin dört sektörünün aylık değişimleri; madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 4,51 artış, imalatta yüzde 3,26 artış, elektrik, gaz üretimi ve dağıtımında yüzde 7,30 artış ve su temininde yüzde 1,93 artış olarak gerçekleşti.
Ana sanayi gruplarının aylık değişimleri; ara mallarında yüzde 2,95 artış, dayanıklı tüketim mallarında yüzde 3,63 artış, dayanıksız tüketim mallarında yüzde 4,77 artış, enerjide yüzde 5,08 artış ve sermaye mallarında yüzde 1,98 artış olarak gerçekleşti. – BAYBURT
]]>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Nisan ayı Tüketici Fiyat Endeksi’ni açıkladı. Buna göre, TÜFE’deki değişim 2024 yılı Nisan ayında bir önceki aya göre yüzde 3,18, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 18,72, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 69,80 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 59,64 olarak gerçekleşti.
Bir önceki yılın aynı ayına göre en az artış gösteren ana grup yüzde 51,20 ile giyim ve ayakkabı oldu. Buna karşılık, bir önceki yılın aynı ayına göre artışın en yüksek olduğu ana grup ise yüzde 103,86 ile eğitim oldu.
Ana harcama grupları itibarıyla 2024 yılı Nisan ayında bir önceki aya göre en az artış gösteren ana grup yüzde 1,03 ile sağlık oldu. Buna karşılık, 2024 yılı Nisan ayında bir önceki aya göre artışın en yüksek olduğu ana grup ise yüzde 9,56 ile alkollü içecekler ve tütün oldu.
Endekste kapsanan 143 temel başlıktan (Amaca Göre Bireysel Tüketim Sınıflaması-COICOP 5’li Düzey) 2024 yılı Nisan ayı itibarıyla, 13 temel başlığın endeksinde düşüş gerçekleşirken, 7 temel başlığın endeksinde değişim olmadı. 123 temel başlığın endeksinde ise artış gerçekleşti.
Özel kapsamlı TÜFE göstergesi (B) yıllık yüzde 72,72, aylık yüzde 3,24 oldu
İşlenmemiş gıda ürünleri, enerji, alkollü içkiler ve tütün ile altın hariç TÜFE’deki değişim, 2024 yılı Nisan ayında bir önceki aya göre yüzde 3,24, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 18,58, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 72,72 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 64,57 olarak gerçekleşti.
Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) yıllık yüzde 55,66 arttı, aylık yüzde 3,60 arttı
2024 yılı Nisan ayında Yİ-ÜFE bir önceki aya göre yüzde 3,60 artış, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 15,61 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 55,66 artış ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 45,83 artış gösterdi.
Yİ-ÜFE imalat ürünlerinde yıllık yüzde 60,03 arttı
Sanayinin dört sektörünün yıllık değişimleri; madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 74,68 artış, imalatta yüzde 60,03 artış, elektrik, gaz üretimi ve dağıtımında yüzde 4,79 artış ve su temininde yüzde 66,71 artış olarak gerçekleşti.
Ana sanayi gruplarının yıllık değişimleri; ara mallarında yüzde 54,88 artış, dayanıklı tüketim mallarında yüzde 65,83 artış, dayanıksız tüketim mallarında yüzde 66,35 artış, enerjide yüzde 29,84 artış ve sermaye mallarında yüzde 66,33 artış olarak gerçekleşti.
Yİ-ÜFE imalat ürünlerinde aylık yüzde 3,26 arttı
Sanayinin dört sektörünün aylık değişimleri; madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 4,51 artış, imalatta yüzde 3,26 artış, elektrik, gaz üretimi ve dağıtımında yüzde 7,30 artış ve su temininde yüzde 1,93 artış olarak gerçekleşti.
Ana sanayi gruplarının aylık değişimleri; ara mallarında yüzde 2,95 artış, dayanıklı tüketim mallarında yüzde 3,63 artış, dayanıksız tüketim mallarında yüzde 4,77 artış, enerjide yüzde 5,08 artış ve sermaye mallarında yüzde 1,98 artış olarak gerçekleşti. – ERZİNCAN
]]>BİNGÖL – Bingöl’de iftar programında konuşan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “Orta vadeli programımızı hayata geçiriyoruz. Adım adım inşallah o konuda da sonuçlar alacağız. Yıllık bazda sonuçların alınması biraz zaman istiyor, bu Mayıs’tan sonra Haziran, Temmuz gibi yaz döneminde yıllık bazda belirgin bir düşüşü hep birlikte göreceğiz inşallah. 2025 yılında orta vadeli programımıza göre yüzde 15’lere düşecek, 2026’da ise Allah’ın izniyle yeniden tek rakamlı enflasyon rakamlarına ulaşacağız. Bu bir süreç. Planımızı, programımızı yapmış durumdayız. Adım adım bunu hayata geçiriyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, birtakım ziyaretlerde bulunmak üzere Bingöl’e geldi. Valilik ve iş dünyası ziyaretlerinin ardından düzenlenen iftar programına katılan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, burada vatandaşlara hitap etti.
“20-21 yıllık bir döneme asırlık hizmetleri sığdırmamız mümkün oldu”
AK Parti’nin 21 yıllık dönemde asırlık hizmetler yaptığını belirten Yılmaz, “Sayın Cumhurbaşkanımız sürekli üzerinde durur şöyle söyler; ‘biz bu millete efendilik yapmaya değil hizmetkar olmaya geldik’ der. Biz de onunla birlikte yol arkadaşları olarak, bu millete efendilik değil hizmetkar olma anlayışıyla gece gündüz koşturuyoruz. Masa başında değil, alandayız. İnsanımızla birlikteyiz, her an milletimizle iç içeyiz. Cumhur İttifakı olarak biz, millete hizmetkar olmayı en büyük şeref olarak görüyoruz ve bu anlayışladır ki, 20-21 yıllık bir döneme asırlık hizmetleri sığdırmamız mümkün oldu. Bu anlayışla eser ve hizmet siyaseti anlayışıyla da yolumuza devam edeceğiz” dedi.
“Geçen yıl dünya ekonomisi yüzde 3 civarında büyürken, Türkiye ekonomisi yüzde 4,5 büyümeyi başardı”
Türkiye ekonomisinin geçtiğimiz yıl ciddi bir büyüme gösterdiği vurgulayan Yılmaz, “Siyasi istikrarımız var çok şükür. 21 yıldır siyasi güven ve istikrar ortamında Türkiye yoluna devam ediyor. Bu hava gibi su gibi bir şey değerli arkadaşlar, olmayınca insan kıymetini belki daha iyi anlıyor varken yeterince belki göremiyoruz şunun altını ben çizmek isterim; siyasi istikrar yoksa güven ortamı yoksa ne ekonomimiz gelişir kalkınma sağlarsınız ne huzur ve güven ortamınız olur ne de uluslararası alanda hak ettiğiniz saygınlığa kavuşursunuz. Dolayısıyla bütün bu alanlarda ülkemizi hak ettiği yerlere taşımamızın zemini en güçlü zemini güven ve istikrardır. Siyasi güven ve istikrardır. Bu da bugün var. Başımızda Cenabı Allah eksikliğini vermesin güçlü bir liderimiz var. Dünyanın, Türkiye’nin zor bir döneminden geçiyoruz. Kuzeyimizde savaş, güneyde çatışmalar, savaşlar, diğer taraftan pandemi sonrası dünya hala tam olarak toparlanabilmiş değil. Bunların üstüne bir de tarihimizin en büyük afetini yaşadık. Maalesef 11 ilimiz, 14 milyon insanımız bu afetten etkilendi. Bütün bu ağır koşullara rağmen, çok şükür Türkiye güçlü bir şekilde yoluna devam ediyor. Geçen yıl dünya ekonomisi yüzde 3 civarında büyürken, Türkiye ekonomisi yüzde 4,5 büyümeyi başardı. Dünyanın 1,5 puan üstünde. Bütün bu olumsuzluklara rağmen. Diğer taraftan ihracatımız 256 milyar doları buldu, turizm gelirimiz 54 milyar doların üzerine çıktı, istihdamımız 32 milyon seviyesini aştı. Tarihimizde ilk defa milli gelirimiz 1 trilyon dolar seviyesini geçerek 1,1 trilyonun da üstüne çıktı. Kişi başına gelirimiz 13 bin 110 dolarlara ulaştı. Bütün bunlar Türkiye’nin geçen yıl sağladığı başarı” diye konuştu.
“2026’da ise Allah’ın izniyle yeniden tek rakamlı enflasyon rakamlarına ulaşacağız”
Enflasyonda düşüşler yaşanacağın altını çizen Yılmaz, “Nerede sıkıntımız var, enflasyonda. Reel ekonomi de gerçekten çok iyiyiz. Üretim artıyor, ihracat artıyor, büyüme artıyor, turizm gelirlerimiz artıyor. Sıkıntımız fiyat istikrarında bu noktada da yeni planlarımızı, programlarımızı yapmış durumdayız. Orta vadeli programımızı hayata geçiriyoruz. Adım adım inşallah o konuda da sonuçlar alacağız. Yıllık bazda sonuçların alınması biraz zaman istiyor, bu Mayıs’tan sonra Haziran, Temmuz gibi yaz döneminde yıllık bazda belirgin bir düşüşü hep birlikte göreceğiz inşallah. 2025 yılında orta vadeli programımıza göre yüzde 15’lere düşecek, 2026’da ise Allah’ın izniyle yeniden tek rakamlı enflasyon rakamlarına ulaşacağız. Bu bir süreç. Planımızı, programımızı yapmış durumdayız. Adım adım bunu hayata geçiriyoruz” dedi.
“Ekonomik politikalarımıza gölge düşürmeye çalışanlara lütfen itibar etmeyin”
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, açıklamasını şu şekilde tamamladı:
“Bazıları tezvilat yapıyorlar, efendim bu seçimlerden sonra şu alacak bu olacak, ülkede şöyle şeyler değişecek. Değerli arkadaşlar, bunlara hiçbir şekilde prim vermeyin. Spekülasyonlara, manipülasyonlara hiçbir şekilde prim vermeyin. Sayın Cumhurbaşkanımızın dediğine bakın, bizlerin söylediğine bakın, yetkili kurumların ifadelerine bakın, yetkin bilim adamlarının, analistlerin söylediklerine bakın. Sosyal medyada dedikodularla, ekonomik politikalarımıza gölge düşürmeye çalışanlara lütfen itibar etmeyin. Seçim yerel seçim. Sonuçta genel bir seçim yapmıyoruz. Meclisimiz burada ve çoğunluğumuz var. Sayın Cumhurbaşkanımızı seçtik 5 yıl ve başımızda. Dolayısıyla genel politikalar itibariyle yerel seçimden sonra bir değişim beklemek, hiçbir şekilde temele sahip değil. Hiçbir şekilde gerçekçi değil. Bunun altını özellikle çizmek isterim. Biz orta vadeli programımız ilan ettik, arkasında da büyük bir siyasi irade var. Sayın Cumhurbaşkanımızın iradesi var. Bizzat kendisi bunu ilan etti. ve bu orta vadeli programı adım adım hayata geçirmeye devam edeceğiz. Kimseye bir sürpriz yapma niyetimiz de yok. Programımız açık ve şeffaf, orada yol haritamız var, isteyen alır orada okur, çerçevemizi görür. Genel hatlarıyla yol haritamız ortadadır, bu yol haritamızı da kararlı bir şekilde güçlü bir şekilde hayata geçirmeye devam edeceğiz. Bu anlamda seçim sonrasına ilişkin spekülasyon yapmaya çalışanlara lütfen prim vermeyelim.”
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, iş dünyası toplantısının ardından iftar programına katılmadan Bingöl’den ayrıldı. Programa AK Parti Bingöl Milletvekili Feyzi Berdibek ile Zeki Korkutata, Bingöl Belediye Başkanı Erdal Arıkan, STK temsilcileri ve vatandaşlar katıldı.
]]>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, birtakım ziyaretlerde bulunmak üzere Bingöl’e geldi. Valilik ve iş dünyası ziyaretlerinin ardından düzenlenen iftar programına katılan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, burada vatandaşlara hitap etti.
“20-21 yıllık bir döneme asırlık hizmetleri sığdırmamız mümkün oldu”
AK Parti’nin 21 yıllık dönemde asırlık hizmetler yaptığını belirten Yılmaz, “Sayın Cumhurbaşkanımız sürekli üzerinde durur şöyle söyler; ‘biz bu millete efendilik yapmaya değil hizmetkar olmaya geldik’ der. Biz de onunla birlikte yol arkadaşları olarak, bu millete efendilik değil hizmetkar olma anlayışıyla gece gündüz koşturuyoruz. Masa başında değil, alandayız. İnsanımızla birlikteyiz, her an milletimizle iç içeyiz. Cumhur İttifakı olarak biz, millete hizmetkar olmayı en büyük şeref olarak görüyoruz ve bu anlayışladır ki, 20-21 yıllık bir döneme asırlık hizmetleri sığdırmamız mümkün oldu. Bu anlayışla eser ve hizmet siyaseti anlayışıyla da yolumuza devam edeceğiz” dedi.
“Geçen yıl dünya ekonomisi yüzde 3 civarında büyürken, Türkiye ekonomisi yüzde 4,5 büyümeyi başardı”
Türkiye ekonomisinin geçtiğimiz yıl ciddi bir büyüme gösterdiği vurgulayan Yılmaz, “Siyasi istikrarımız var çok şükür. 21 yıldır siyasi güven ve istikrar ortamında Türkiye yoluna devam ediyor. Bu hava gibi su gibi bir şey değerli arkadaşlar, olmayınca insan kıymetini belki daha iyi anlıyor varken yeterince belki göremiyoruz şunun altını ben çizmek isterim; siyasi istikrar yoksa güven ortamı yoksa ne ekonomimiz gelişir kalkınma sağlarsınız ne huzur ve güven ortamınız olur ne de uluslararası alanda hak ettiğiniz saygınlığa kavuşursunuz. Dolayısıyla bütün bu alanlarda ülkemizi hak ettiği yerlere taşımamızın zemini en güçlü zemini güven ve istikrardır. Siyasi güven ve istikrardır. Bu da bugün var. Başımızda Cenabı Allah eksikliğini vermesin güçlü bir liderimiz var. Dünyanın, Türkiye’nin zor bir döneminden geçiyoruz. Kuzeyimizde savaş, güneyde çatışmalar, savaşlar, diğer taraftan pandemi sonrası dünya hala tam olarak toparlanabilmiş değil. Bunların üstüne bir de tarihimizin en büyük afetini yaşadık. Maalesef 11 ilimiz, 14 milyon insanımız bu afetten etkilendi. Bütün bu ağır koşullara rağmen, çok şükür Türkiye güçlü bir şekilde yoluna devam ediyor. Geçen yıl dünya ekonomisi yüzde 3 civarında büyürken, Türkiye ekonomisi yüzde 4,5 büyümeyi başardı. Dünyanın 1,5 puan üstünde. Bütün bu olumsuzluklara rağmen. Diğer taraftan ihracatımız 256 milyar doları buldu, turizm gelirimiz 54 milyar doların üzerine çıktı, istihdamımız 32 milyon seviyesini aştı. Tarihimizde ilk defa milli gelirimiz 1 trilyon dolar seviyesini geçerek 1,1 trilyonun da üstüne çıktı. Kişi başına gelirimiz 13 bin 110 dolarlara ulaştı. Bütün bunlar Türkiye’nin geçen yıl sağladığı başarı” diye konuştu.
“2026’da ise Allah’ın izniyle yeniden tek rakamlı enflasyon rakamlarına ulaşacağız”
Enflasyonda düşüşler yaşanacağın altını çizen Yılmaz, “Nerede sıkıntımız var, enflasyonda. Reel ekonomi de gerçekten çok iyiyiz. Üretim artıyor, ihracat artıyor, büyüme artıyor, turizm gelirlerimiz artıyor. Sıkıntımız fiyat istikrarında bu noktada da yeni planlarımızı, programlarımızı yapmış durumdayız. Orta vadeli programımızı hayata geçiriyoruz. Adım adım inşallah o konuda da sonuçlar alacağız. Yıllık bazda sonuçların alınması biraz zaman istiyor, bu Mayıs’tan sonra Haziran, Temmuz gibi yaz döneminde yıllık bazda belirgin bir düşüşü hep birlikte göreceğiz inşallah. 2025 yılında orta vadeli programımıza göre yüzde 15’lere düşecek, 2026’da ise Allah’ın izniyle yeniden tek rakamlı enflasyon rakamlarına ulaşacağız. Bu bir süreç. Planımızı, programımızı yapmış durumdayız. Adım adım bunu hayata geçiriyoruz” dedi.
“Ekonomik politikalarımıza gölge düşürmeye çalışanlara lütfen itibar etmeyin”
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, açıklamasını şu şekilde tamamladı:
“Bazıları tezvirat yapıyorlar, efendim bu seçimlerden sonra şu alacak bu olacak, ülkede şöyle şeyler değişecek. Değerli arkadaşlar, bunlara hiçbir şekilde prim vermeyin. Spekülasyonlara, manipülasyonlara hiçbir şekilde prim vermeyin. Sayın Cumhurbaşkanımızın dediğine bakın, bizlerin söylediğine bakın, yetkili kurumların ifadelerine bakın, yetkin bilim adamlarının, analistlerin söylediklerine bakın. Sosyal medyada dedikodularla, ekonomik politikalarımıza gölge düşürmeye çalışanlara lütfen itibar etmeyin. Seçim yerel seçim. Sonuçta genel bir seçim yapmıyoruz. Meclisimiz burada ve çoğunluğumuz var. Sayın Cumhurbaşkanımızı seçtik 5 yıl ve başımızda. Dolayısıyla genel politikalar itibariyle yerel seçimden sonra bir değişim beklemek, hiçbir şekilde temele sahip değil. Hiçbir şekilde gerçekçi değil. Bunun altını özellikle çizmek isterim. Biz orta vadeli programımız ilan ettik, arkasında da büyük bir siyasi irade var. Sayın Cumhurbaşkanımızın iradesi var. Bizzat kendisi bunu ilan etti. ve bu orta vadeli programı adım adım hayata geçirmeye devam edeceğiz. Kimseye bir sürpriz yapma niyetimiz de yok. Programımız açık ve şeffaf, orada yol haritamız var, isteyen alır orada okur, çerçevemizi görür. Genel hatlarıyla yol haritamız ortadadır, bu yol haritamızı da kararlı bir şekilde güçlü bir şekilde hayata geçirmeye devam edeceğiz. Bu anlamda seçim sonrasına ilişkin spekülasyon yapmaya çalışanlara lütfen prim vermeyelim.”
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, iş dünyası toplantısının ardından iftar programına katılmadan Bingöl’den ayrıldı. Programa AK Parti Bingöl Milletvekili Feyzi Berdibek ile Zeki Korkutata, Bingöl Belediye Başkanı Erdal Arıkan, STK temsilcileri ve vatandaşlar katıldı. – BİNGÖL
]]>Bu yıl “Türkiye’nin Gelecek Yüzyılı” temasıyla İstanbul’da düzenlenen “Akşam Future&Trends Summit 2024” etkinliği kapsamında, enerji sektörü temsilcilerinin katılımıyla “Enerjinin Gelecek Yüzyılı” paneli yapıldı.
Güngör, buradaki konuşmasında, Türkiye yenilenebilir enerji sektöründeki ilerlemenin umut verici olduğunu belirterek, “Hidroelektrikte zaten iyiydik ve daha da iyi noktaya gidiyoruz. Son 15 yılda rüzgar, son 7 yılda da güneşte ciddi ilerlemeler kaydettik.” diye konuştu.
Türkiye’nin 2035’e kadar rüzgarda 30 gigavat, güneşte ise 53 gigavat kurulu güce ulaşmayı hedeflediğini anımsatan Güngör, şunları kaydetti:
“Bu hedeflere ulaşmak için 12 yılda, rüzgarda yaklaşık 18 gigavat, güneşte de yaklaşık 42 gigavat kurulum yapmamız lazım. Bu ise rüzgarda yıllık 1500 megavat, güneşte 3 bin 500 megavat kurulu güç artışı demek. Geçmişte belirli dönemlerde rüzgarda bu seviyeyi yakaladığımız, hatta geçtiğimiz yıllar olmuş. Güneşte ise şimdiye kadar en fazla yıllık 2 bin 600 megavata ulaşılmış. Yıllık ortalama ise biraz daha düşük, rüzgarda 800 megavat, güneşte 1500 megavat. Bu hedefleri tutturabiliriz ama 2035 hedeflerini yakalayabilmemiz için ortalama hızımızı ikiyle çarpmamız lazım.”
Güngör, yenilenebilir enerji yatırımlarının kapasite tahsisi, izin süreci ve finansman olmak üzere üç sac ayağı olduğunu ve belirlenen hedeflere ulaşılabilmesi için bu konularda doğru adımların atılması gerektiğini ifade ederek, “Söz konusu hedeflerin hayata geçirilebilmesi için yıllık yaklaşık 1,5 milyar dolar rüzgar için, yıllık yaklaşık 2,5 milyar dolar da güneş için finansman ihtiyacı var. Buna depolamayı da eklersek yıllık 5-7 milyar dolar seviyesinde bir finansman ihtiyacı var.” diye konuştu.
RHG Enertürk Enerji Genel Müdürü Alpay Beyla da Türkiye’nin 2035 hedeflerine değinerek, kurulu gücün yaklaşık 5 katına çıkacağını söyledi.
Beyla, jeotermal ve biyokütle kurulu gücünde de 5 kat artış beklendiğini aktararak, “Geçtiğimiz 10 yıla baktığımızda, önümüzdeki 10 yıldaki hedeflerimizin erişilebilir olduğunu görebiliyoruz.” dedi.
Elektrikli araç sektörüne de değinen Beyla, “E-mobilite bir dönüşüm. Bu dönüşümde, RHG Enertürk Enerji olarak lisans alan firmalardan biriyiz. Şu anda soket sayısında güncel rakamlarda ilk 10 içerisindeyiz. Türkiye’de 6 bölgede 140’ın üzerinde lokasyonda müşterimize hizmet veriyoruz.” diye konuştu.
Beyla, şirketin mobilya sektöründeki bir holdingin parçası olduğunu vurgulayarak, “Bizim ana mesajımız, mobilya sektöründeki bayi ağının nasıl elektrikli araç şarj istasyonlarına dönüşebileceği. Bunun da şehir içi lokasyonlar özelinde nasıl katma değer yaratılabileceği üzerine çalışıyoruz. Bu noktada örnek olmaya çalışıyor ve bunun için yatırım yapıyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.
Biotrend Enerji Genel Müdürü Mehmet Ali Nalçacıoğlu ise biokütle üzerine çalıştıklarını söyledi.
Nalçacıoğlu, yaptıkları işin aslında bir atık yönetimi olduğunu belirterek, “Kurulu gücümüz 118 megavat ancak çalışma saatlerimiz 7 bin 500 ile 8 bin 200 arasında. Biz aktif olarak enerjiyi depoluyoruz. Bunu güneşe oranladığımızda ise kurulu gücümüz 500 megavata eşdeğer. Yatırım olarak da birim megavat maliyeti yüksek bir alan.” ifadelerini kullandı.
]]>