Bartın Üniversitesi Ar-Ge proje pazarı kapanış etkinliğine, Bakan Tunç’un yanısıra TAİ Genel Müdürü Prof. Dr. Mahmut Faruk Akşit, AK Parti Bartın Milletvekili Yusuf Ziya Aldatmaz, Bartın Valisi Nurtaç Arslan, Bartın Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Orhan Uzun, protokol üyeleri ve öğrenciler katıldı.

‘DÜNYANIN GENÇ BEYİNLERE İHTİYACI VAR’
Kapanış etkinliğinde konuşma yapan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, “Dördüncü sanayi devrimiyle birlikte dijital teknolojiler, üretim süreçlerinden günlük yaşamımıza kadar neredeyse hayatın her alanında büyük bir dönüşüme sebep olmuştur. Bu dönüşüm, ülkelerin milli güvenliklerini doğrudan etkileyen bir unsur olarak hükümetleri yeni stratejiler geliştirmeye mecbur bırakmıştır. Ülkelerin bağımsızlık ve milli güvenliklerini korumaya yönelik geliştirdikleri bu stratejilerin temelinde savunma sanayi yer almaktadır. Savunma sanayi, bir ülkenin bağımsız hareket etme kabiliyetini ve ulusal çıkarlarını koruması için hayati öneme sahiptir. Dışa bağımlılığı azaltan en önemli etkendir. Günümüzde güçlü ve donanımlı bir savunma sanayi envanterine ve endüstrisine sahip olmayan bir ülkenin küresel arenada söz sahibi olması mümkün değildir. Bölgemizde ve dünyada yaşanan son gelişmeler de bize bu gerçeği çok net bir şekilde göstermektedir.

Türkiye bugün savunma sanayinde hepimizin gurur duyduğu, iftihar ettiği bir noktaya ulaşmıştır. Bu noktaya ulaşmamız, dünden bugüne kolay olmadı. Ülkemiz bu konuda geçmişte dezavantajlı bir konumdaydı. Bu dezavantaj hem terörle mücadelede hem de ulusal çıkarlarımızın gerektirdiği önemli adımları atma noktasında elimizi, ayağımızı bağlayan bir faktör olarak hep karşımıza çıkmıştır. Ülkemizi savunma sanayinde dışa bağımlı bir ülke olmaktan çıkardık. Kendi savunma sanayi teknolojisini üreten ve ihraç eden bir ülke konumuna yükselttik. Bugün Türkiye, sahip olduğu savunma sanayi kabiliyetleriyle, küresel güç dengesinde aktif rol oynayan, söz sahibi bir ülkedir. Bu bir anda gerçekleşmedi, bu bir süreçti ve bu süreçte ASELSAN, TUSAŞ, HAVELSAN ve ROKETSAN gibi önemli savunma sanayi kuruluşları kuruldu ve desteklendi. 2004 yılında Savunma Sanayii İcra Komitesi Toplantısıyla belirlenen yerlilik ve millilik politikası bu sürece çok önemli katkılar sağladı. Tüm bu gelişmeler sayesinde ülkemizin savunma sanayinde sahip olduğu yerlilik oranı yüzde 20’lerden yüzde 80’lere yükseldi. Türkiye bugün kendi savaş gemisini tasarlayıp inşa edebilen 10 ülke arasında yer alıyor. İHA / SİHA üretiminde dünya çapında aranan ülke konumunda. Ülkemizin bu konuma sahip olması elbette bir kararlılığın, bir azmin, bir iradenin eseridir. Bu kararlılığı, bu azmi, bu iradeyi gösteren, ülkemizi “Tam Bağımsız, Güçlü Türkiye” hedefine her geçen gün daha da yaklaştıran lider Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’dır. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ülkemizi teknolojik atılım ve kalkınma hedeflerine ulaştırmak için 22 yılda çığır açan adımlar attık. Bu mücadelemiz bugün de aynı kararlılıkla devam etmektedir.


Bu mücadelede en çok genç beyinlerimize güveniyoruz. Gençlerimizin, üretici akıllarıyla, yenilikçi fikir ve projeleriyle bu mücadeleyi çok daha ileri noktalara taşıyacaklarına inanıyoruz. Eğitimden sağlığa, enerjiden ulaşıma kadar çok geniş bir yelpazede ülkemizin geleceği de teknoloji yolculuğu da gençlerimize emanettir. Gençlerimizin geleceğe dair hayalleri, ufukları, fikirleri ülkemizin teknolojik bağımsızlığının garantisidir. Bugün kod yazan gençlerimiz yarın o kodlarla tarih yazacaklar. Bugün roket tasarımı yapan gençlerimiz, yarın o roketlerle istikbalimizi güvence altına alacaklar, dünyaya yeniden barış getirecekler, acılara son verip, mazlum coğrafyalarda akan gözyaşlarını dindirecekler. Bugün geliştirdikleri yapay zekâ ile gelecekte ülkemizi teknoloji alanında söz sahibi yapacaklar. Teknolojiyi insanlığın huzur ve refahı için kullanacaklar. Dünyamızın, insanlığın, teknolojiyi erdemle, ahlakla, adaletle buluşturacak genç beyinlere ihtiyacı var, işte o beyinler sizlersiniz” dedi.

“TERÖR UZANTILARINA DESTEK VERMEK SUÇTUR”
TUSAŞ saldırısına değinen Bakan Tunç, Türkiye’nin teknolojide tam bağımsız bir ülke olma idealine savunma sanayi alanındaki yükselişine engel olunamayacağının altını çizerek, “Terörle mücadelemizi sonuna kadar sürdüreceğiz. Terörün insanımızın huzuruna güvenliğine kastetmesine kimse göz yummamalı, hangi gerekçe olursa olsun, hiç kimse şiddeti teşvik eden unsurlara uzantılarına kesinlikle sıcak bakmamalıdır. Dünyanın hiçbir hukuk devletinde terör, şiddet, şiddete teşvik olması asla kabul edilmez, sineye çekilmez, görmezden gelinemez. Bu bizim Anayasamızda da İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi’nde de, Birleşmiş Milletler Medeni Haklar Siyasi Haklar Sözleşmesi’nde de böyledir. Terörü hukuk devleti kabul etmez, terörü destekleyeni hukuk devleti kabul etmez. Demokratik bir hukuk devletinde şiddeti teşvik, şiddeti savunma, şiddet yoluyla bir yere gelmeyi demokratik hukuk devleti kabul etmez. Şiddet suçtur, şiddeti teşvik suçtur, terör uzantılarına destek vermek suçtur ve bu bütün dünyadaki demokratik ülkelerde böyledir. Şiddeti destekleyeni yargı önüne çıkarırlar ve yargı onlardan hesap sorar. Bugün de yargımızın şiddeti teşvik edenlerle teröre bulaşanlarla ilgili yaptığı soruşturmaları eleştirmek ve bu konuda yetkili olan yargı mensuplarımızı, Cumhuriyet savcılarımızı adeta tehdit eder vaziyette birtakım konuşmalar yapmak hiç kimseye yakışmaz. Eğer demokratik, hukuk devletine tarafsız ve bağımsız yargıya inanıyoruz derseniz, bunu yapmayacaksınız, o soruşturmaların sonucunu bekleyeceksiniz. O nedenle terörle mücadeledeki kararlılığımızı topyekün birlik ve beraberliğimizi koruyarak, savunmaya devam edeceğiz” diye konuştu.
Daha sonra Bartın Üniversitesi 7. Uluslararası Ar-Ge proje pazarında derece elde eden projelere ödülleri verildi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Telegram ve Discord gibi siber zorbalıkların had safhada olduğu sosyal paylaşım platformlarının kapatılması tartışılırken Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’tan önemli bir açıklama geldi. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, sosyal paylaşım platformlarında yer alan suç teşkil eden içeriklere ilişkin Cumhuriyet Başsavcılıkları tarafından adli soruşturmaların başlatıldığını bildirdi.

Bakan Tunç açıklamasında şunları kaydetti:
Bazı sosyal ağ sağlayıcılarında ve internet sayfalarında suç teşkil eden içeriklerle ilgili Cumhuriyet Başsavcılıkları tarafından adli soruşturmalar başlatılmıştır.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

“ERİŞİMİN ENGELLEMESİ YAPTIRIMI UYGULANABİLİR”
Bu içerikleri çıkarmayan ve bu konuda alınmış yargı kararlarını uygulamayan sosyal ağ sağlayıcıları ve internet sayfaları hakkında 5651 Sayılı ‘İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun’ gereğince para cezası, reklam yasağı, bant daraltma ve erişimin engellenmesi yaptırımları kararlılıkla uygulanacaktır.”

Sosyal ağ sağlayıcılarının Türkiye’deki kanunlara uyması gerektiğini hatırlatan Bakan Tunç şu ifadeleri kullandı:
Türkiye Cumhuriyeti Devleti, bir Hukuk Devletidir. Toplumu suçtan korumak Hukuk Devletinin görevidir. Ülkemizde yayın yapan ve milyonlarca kullanıcısı olan sosyal ağ sağlayıcıları ve internet sayfaları da Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kanunlarına ve kurallarına uymak zorundadır. Hiç kimsenin ayrıcalığı yoktur

. Geleceğimizin teminatı gençlerimizi ve çocuklarımızı zehirlemeye, toplumsal yapımızın temelini sarsmaya yönelik girişimlere asla müsaade etmeyeceğiz. Suç ve suçluyla mücadeledeki kararlılığımızdan kesinlikle taviz vermeyeceğiz.”
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Adalet Bakanlığı ile üniversiteler arasındaki iş birliğini daha da güçlendirmek adına düzenlenen etkinliğe Bakan Tunç’un yanı sıra; Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi, Ak Parti Erzurum Milletvekilleri Fatma Öncü, Mehmet Emin Öz ve Abdurrahim Fırat, Atatürk Üniversitesi Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Hasan Yılmaz, Prof. Dr. Bülent Çavuşoğlu, Prof. Dr. Yüksel Göktaş ve Prof. Dr. Reyhan Keleş, Erzurum Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Mehmet Akarsu, Ak Parti İl Başkanı İbrahim Küçükoğlu ile çok sayıda akademisyen katıldı.
Program öncesinde, Atatürk Üniversitesi Biyoçeşitlilik Uygulama ve Araştırma Merkezini gezen Bakan Tunç, merkezin yürüttüğü çalışmalar hakkında Merkez Müdürü Prof. Dr. Levent Gültekin’den ayrıntılı bilgi aldı. Bu ziyaret esnasında merkezin Türkiye’nin biyoçeşitliliği üzerine yaptığı araştırmalar ve ülkeye sağladığı katkılar gündeme geldi.
Ziyaretin ardından, Atatürk Üniversitesi Biyoçeşitlilik Bilim Müzesi Konferans Salonunda düzenlenen programa katılan Bakan Tunç, akademisyenlerle bir araya geldi. Programda, üniversitelerin adalet sisteminin güçlendirilmesi ve toplumsal huzurun sağlanması sürecindeki rolüne değinen Bakan Tunç, akademik dünyada yürütülen her bilimsel çalışmanın, ülkenin gelişimine ve kalkınmasına büyük katkı sağladığını vurguladı.
“Adaletin Sağlanmasında, Bilimsel Araştırmalar ve Akademisyenlerin Katkıları Büyük Önem Taşıyor”
Bakan Tunç, konuşmasında hukukun üstünlüğü ve adaletin sağlanmasında bilimsel araştırmaların ve akademisyenlerin katkılarının önemine dikkat çekti. Ayrıca, akademisyenlerden beklentilerinin sadece akademik yayınlarla sınırlı kalmayıp, toplumun adalet algısının güçlenmesine de katkıda bulunmaları olduğunu belirtti.
Tunç, bilim dünyasıyla iş birliğinin, adalet mekanizmasının daha etkin ve verimli işlemesi açısından büyük önem taşıdığını ifade ederek, Adalet Bakanlığı olarak üniversitelerle her türlü ortak çalışmaya açık olduklarını dile getirdi. Konuşmasının sonunda, üniversitelerin sadece eğitim kurumları değil, aynı zamanda toplumsal sorunların çözümüne de katkı sağlayacak fikirlerin üretildiği merkezler olduğunu hatırlatan Bakan Tunç, programın sonunda gelen soruları yanıtladı. – ERZURUM
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bakan Tunç, yaptığı yazılı açıklamada, arabuluculuğun hukuk sistemine 2013 yılında kazandırıldığını ve ilerleyen yıllarda geliştirilerek yaygınlaştırıldığını belirterek, dosyaların dostane şekilde çözüme kavuşturulduğunu ifade etti. Bakan Tunç, “Yargıda özellikle alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemlerinin geliştirilmesiyle ilgili önemli çalışmalarımız var. Bugün dünyada da giderek değer kazanan ve bizim geleneklerimizde de olan arabuluculuk ve uzlaştırma müesseselerinin daha da geliştirilmesi, bu konudaki farkındalığın daha da artırılması ile ilgili çalışmalarımızı sürdürüyoruz. 2013’te hukuk sistemimize giren arabuluculukla bugüne kadar 6 milyonu aşkın uyuşmazlık görüşüldü. Müzakereleri tamamlanan 4 milyonun üzerindeki dosya anlaşmayla sonuçlandı. Dolayısıyla daha barışçıl, daha dostane, daha hızlı sonuca varılan ve daha az masrafla vatandaşlarımızın hakkına kavuştuğu bu sistemi geliştirmenin gayreti içerisindeyiz” ifadelerini kullandı.
Öte yandan bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, arabuluculuk; iş uyuşmazlıklarında 1 Ocak 2018, ticari uyuşmazlıklarda 1 Ocak 2019, tüketici uyuşmazlıklarında ise 28 Temmuz 2020’den itibaren zorunlu olarak uygulanıyor. İhtiyari arabuluculuksa hukuk sistemine 14 Kasım 2013’te kazandırıldı. Tüm hukuk uyuşmazlıklarında başvurulabilen arabuluculukta bugüne kadar 6 milyon 444 bin 988 dosya sisteme girdi. Müzakeresi tamamlanan 6 milyon 223 bin 211 dosyadan 4 milyon 72 bin 786’sı anlaşma ile çözüme kavuşturuldu. Böylelikle anlaşma sağlanan dosyalarda başarı oranı yüzde 65 oldu.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Tunç, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, şu ifadeleri kullandı:
“8 yaşındaki Narin Güran evladımızın ölümüne ilişkin Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan şüphelilerden Nevzat B. çıkarıldığı Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğince tutuklanmıştır.
Gözaltında bulunan diğer şüphelilerle ilgili işlemler devam etmektedir. Soruşturma titizlikle sürdürülmektedir. Narin kızımızın ölümünden sorumlu olan kim varsa adalet önüne çıkarılacak ve hak ettikleri cezaya çarptırılacaktır.”
Gözaltına alınan 24 şüpheliden Nevzat B, jandarmadaki ifadesinde amca Salim Güran’ın kendisinden, küçük çocuğun cansız bedenini 200 bin lira karşılığında dereye bırakmasını istediğini öne sürmüş, daha sonra savcılıktaki işlemlerin ardından nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilmişti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, 2024-2025 adli yılı dolayısıyla mesaj yayınladı.
Bakan Tunç yayınladığı mesajında, adaletin mülkün temeli, toplumsal barış ve huzurun teminatı olduğunu belirtti.
BAĞIMSIZ YARGI VURGUSU
“Adalet, hakkı hak sahibine teslim etmek, her şeyi yerli yerine koymaktır.” ifadesini kullanan Tunç, adaletin tecellisinin hukuk devletiyle, hukuk devletinin ise tarafsız ve bağımsız yargıyla mümkün olduğunu vurguladı.
2024-2025 adli yılının ülke ve millet için hayırlara vesile olmasını temenni eden Tunç, adaletin tecellisi için fedakarca görev yapan hakimlere, Cumhuriyet savcılarına, avukatlara ve tüm adalet teşkilatına çalışmalarında başarılar diledi.
“TÜRKİYE YÜZYILI’NI ADALETİN YÜZYILI YAPMAK İÇİN ÇALIŞMALARIMIZI SÜRDÜRECEĞİZ”
Tunç, mesajında, şunları kaydetti:
Son 23 yıldır olduğu gibi bundan sonra da hukukun üstünlüğü ilkesinden hiçbir zaman taviz vermeden adalet hizmetlerinin etkinliğini ve sunumunun kalitesini artırmak, adalete olan güveni zirveye taşımak, Türkiye Yüzyılı’nı, adaletin yüzyılı yapmak için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz. Demokrasimizin standartlarının yükseltilmesi, hukuk devletinin güçlendirilmesi, temel hak ve hürriyetlerin genişletilmesi adına önemli reformlara imza atmaya devam edeceğiz.
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Türkiye, orman yangınlarıyla mücadele ediyor.
Geçtiğimiz günlerde pek çok şehrimizde alevler yükseldi.
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada 12-17 Ağustos’ta Aydın, Muğla, İzmir, Manisa, Tunceli, Bolu ve Uşak’ta çıkan orman yangınlarıyla ilgili Cumhuriyet başsavcılıklarınca yürütülen soruşturmalara ilişkin bilgi verdi.
22 ŞÜPHELİDEN 9’U TUTUKLANDI
Orman yangınlarıyla ilgili soruşturmaların titizlikle ve çok yönlü sürdürüldüğünü vurgulayan Tunç, “Toplam 22 şüpheli gözaltına alınmış olup şüphelilerden 9’u tutuklanmış, 5’i hakkında adli kontrol kararı verilmiş, 1’i ifadesinin ardından serbest bırakılmıştır. 7 şüphelinin gözaltı işlemleri devam etmektedir” bilgisini paylaştı.
Tunç, hayat kaynağı ormanlara sahip çıkmanın herkesin görevi olduğunu belirterek, “Yangınlardan etkilenen vatandaşlarımıza bir kez daha geçmiş olsun dileklerimi iletiyor, yeşil vatanımızı korumak için fedakarca görev yapan tüm ekiplerimize kolaylıklar diliyorum” ifadelerini kullandı.


Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), “ByLock kullanmak”, “Bank Asya’da hesabı olmak” suçlamaları ve gizli bir tanığın ifadesiyle tutuklanan eski öğretmen Yüksel Yalçınkaya’nın hak ihlaline uğradığı gerekçesiyle yaptığı başvuruya ilişkin kararını dün açıkladı.
Yalçınkaya'nın 2020 yılında açtığı bireysel başvuruyu karara bağlayan AİHM, Türkiye'nin, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (AİHS) adil yargılanma hakkını düzenleyen 6’ncı, 7’nci ile örgütlenme ve toplanma hakkıyla ilgili 11. maddesini ihlal ettiğine hükmetti. Ayrıca, Türkiye'nin, Yalçınkaya'nın 15 bin Euro tutarındaki mahkeme masrafları ile çıkabilecek vergi ve masraflarını da ödemesine karar verildi. AİHM’in gerekçeli kararında "Türkiye’nin, terör suçlarından mahkumiyetlerle ilgili sistematik sorunu ele alması gerektiği" uyarısı yapıldı.
AİHM’in söz konusu kararını değerlendiren hukukçular, FETÖ suçlamasıyla açılan 8 bin 500 dava ve ByLock davaları için emsal olabileceğini belirtti.

AİHM’in hak ihlali kararının ardından Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, sosyal medya hesabından açıklama yaptı. Tunç açıklamasında, ByLock kullandığı gerekçesiyle tutuklanan ve ceza alan Yalçınkaya’nın hukuka uygun bir şekilde yargılandığını savundu. AİHM’in kararının uygulanmayacağının sinyalini veren Tunç, “Hükümetimizce ayrıntılı bir şekilde bilgilendirildiği ve itiraz edildiği halde, hakkında Türk yargısınca FETÖ üyeliği suçlamasından iki ayrı yakalama kararı bulunan bir kişiyi Büyük Daire duruşmasında başvuranın temsilcisi olarak kabul eden AİHM, tarafsız bir yargılama yapmayacağını en baştan belli ederek hukuka ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne aykırı bir karar vermiştir” dedi.
Tunç’un, ByLock kullanımının FETÖ’den ceza verilmesine yeterli olduğunu savunduğu açıklaması akıllara kardeşi Avukat Yahya Tunç’u getirdi.

15 Temmuz 2016’daki darbe girişiminin ardından FETÖ davalarında “örgüt üyeliğine” delil olarak sık sık haberleşme sistemi ByLock gösterildi. Yargıtay, ilk kez 2017 yılında iki FETÖ dosyasında verdiği hükmün gerekçeli kararında, örgütün gizli haberleşme programı ByLock’u delil kabul ederken, Anayasa Mahkemesi de ByLock kullanımını, tutuklama için kuvvetli şüphe saydı.
Bank Asya’ya para yatıranlar, ByLock’u telefonuna yükleyip bir kez bile kullanmayanlar FETÖ üyesi yapılıp ceza alırken, Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’un kardeşi Yahya Tunç’a aynı işlem uygulanmadı.
Şimdilerde AİHM’in ByLock kararına tepki gösteren Adalet Bakanı Tunç’un kardeşi Yahya Tunç hakkında, 'FETÖ' üyeliği suçlamasıyla İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca iddianame hazırlanmıştı. İddianamede, Yahya Tunç’un ByLock'ta bin 454 adet kaydı olduğu, ByLock kullanıcısı 22 kişiyle ve FETÖ davalarında hakkında adli işlem yapılan 166 kişiyle iletişim kaydı olduğu ifade edildi.
İddianamede, Tunç'un ByLock kullanıcısı olmasının yanı sıra, örgütsel sohbetlere ve yurt dışı gezilerine katıldığı, Bank Asya'da birden fazla hesabı ve kredi kartı olduğuna da dikkat çekildi.
Ancak ByLock’ta bir kez kaydı olanlara bile yıllarca hapis cezası verilirken Yahya Tunç’a dokunulmadı.
İstanbul 24. Ağır Ceza Mahkemesi, 25 Şubat 2021'de, Tunç'un kendisinin teslim olması nedeniyle etkin pişmanlıkta bulunarak örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde faydalı bilgiler verdiğini belirtti ve hakkında ceza verilmesine yer olmadığına hükmetti.
Üstelik Tunç hakkında beraat kararı veren İstanbul 24. Ağır Ceza Mahkemesi, baktığı FETÖ davalarında adeta ceza yağdırmıştı.

