Yön – Haber 28 – Giresun Haber https://www.haber28.com.tr Tue, 30 Jul 2024 01:00:06 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Ressam Zehra Sengir’in ‘Kuşların Şarkısında Renkler’ Temalı Sergisi SANKO Sanat Galerisi’nde https://www.haber28.com.tr/ressam-zehra-sengirin-kuslarin-sarkisinda-renkler-temali-sergisi-sanko-sanat-galerisinde/ https://www.haber28.com.tr/ressam-zehra-sengirin-kuslarin-sarkisinda-renkler-temali-sergisi-sanko-sanat-galerisinde/#respond Tue, 30 Jul 2024 01:00:06 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=28348 Ressam Zehra Sengir, tuval üzerine akrilik ve yağlı boya tekniğinde yaptığı eserlerinden oluşan “Kuşların Şarkısında Renkler” temalı resim sergisini, SANKO Sanat Galerisi’nde sanatseverlerle buluşturdu.

Sanatın toplumların ilerlemesinde önemli rol oynadığını belirten Sengir, “Bireylerin gelişimine büyük katkı sunan sanat topluma yön veren önemli unsurdur” dedi.

Sengir, eserlerinin rüyalar alemine, gönül genişliğine ve özgürlüğün sembolü kuşların kanat çırpışlarına izdüşümleri olarak yansıdığını söyledi.

Eserlerinde zaman ve mekan kavramının yok denecek kadar az olduğunu anlatan Sengir, “Her bir çalışmamı sonsuz bir evren, zamansız bir mekan içerisinde kurgulayarak farklı doku denemeleriyle de izleyicilere çok geniş bir çeşni sunmak istiyorum” diye konuştu.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir” sözünü hatırlatan Sengir, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Savaşlarda bile ülkelere girilip kaybediliyor. Savaşın kazananı ilk anda sanat eserlerini topluyor. Önceki dönemlerde yetenekli kişiler sanatlarını icra ediyordu. Teknolojinin gelişmesi ve toplumdaki bireylerin bilinçlenmesiyle birlikte sanat öğretilebilir özelliğiyle de daha erişilir bir kimlik kazandı.

Sanat ilk önce ailede sanatın ne olduğunu, nasıl ki çocuklarımıza güzel ahlakı öğretip her şeye güzel bakmalarını öğretiyorsak sanat konusunda da güzel bir yönlendirme yapmalıyız. Öğrenmenin yaşı yok, hiçbir birey sanata yönelmek ve öğrenmek için geç kalmamıştır. Toplumun geleceği açısından başta geleceğimizin teminatı çocuklarımız olmak üzere her bireyin mutlaka sanat dalına yönelmesi gerekiyor.”

SANKO Sanat Galerisi sanata ve sanatçıya destek veriyor

SANKO Sanat Galerisi’nin, 2004 yılında SANKO Okulları öğrencilerinin eserlerini sergilemek üzere açıldığını, sonraki dönemde ise profesyonel galeri anlayışıyla yönetilerek Türkiye’de seçkin sanat merkezlerinden birisi haline getirildiğini anlatan SANKO Sanat Galerisi Seçici Kurul Üyesi Aslı Özen ise şunları kaydetti:

“Galerimiz tamamen profesyonel bir anlayışla yönetilmektedir. Ulusal ve uluslararası birbirinden seçkin profesyonel sanatçıları ağırlayarak sanatseverlerle buluşturuyoruz. Anadolu’da kar amacı gütmeden sadece sanatçıya destek anlayışıyla faaliyetlerini sürdüren tek sanat galerisiyiz.

Bölgede ağırladığımız profesyonel sanatçılarımızın aynı zamanda okullarımızda ve üniversitelerimizde öğrencilerimizle buluşup tecrübe paylaşımlarını sağlıyoruz. Bu da geleceğimizin teminatı gençlerimizin ve sanatseverlerin sanatsal bakışının gelişimine katkı sağlamaktadır.”

Özen, “Sanatın ve sanatçıların her zaman destekçisi olan Konukoğlu Ailesine ve SANKO Sanat Galerisi yönetimine sağladıkları imkanlardan dolayı şükranlarımı sunuyor, eserlerine ev sahipliği yaparak sanatseverler ile buluşturmaktan mutluluk duyduğumuz kıymetli sanatçılarımıza katılımlarından dolayı teşekkür ediyorum” diyerek sözlerini tamamladı.

Konuşmaların ardından Gaziantep İl Kültür ve Turizm Müdür Vekili Mehmet Aykanat ve SANKO Park AVM Müdürü Sait Can Gizir, Zeugma Fırat’ın Gerdanlığı isimli yayını Sengir’e takdim etti.

Sergi açılışına, SANKO Park AVM İşletme Müdürü Taner Neng, SANKO Sanat Galerisi Yürütme Kurulu Başkan Yardımcısı Cengiz Halil Çiçek, Yürütme Kurulu Üyesi Sevim Karakaş ve Murat Köylüoğlu, ressamlar Ayşegül Bakkaloğlu, Nurten Çatıkkaş Kale, Gaziantep Ticaret Odası Güzel Sanatlar Lisesi Resim Öğretmeni Hüseyin Yıldırım, Gençlik ve Spor Bakanlığı Resim Öğretmeni Şeyma Demir, sanatseverler ve davetliler katıldı.

Zehra Sengir’in 26 eserinin yer aldığı “Kuşların Şarkısında Renkler” temalı resim sergisi, SANKO Sanat Galerisi’nde 17 Mayıs 2024 tarihine kadar her gün 10.00- 22.00 saatleri arasında ziyaret edilebilecek.

Zehra Sengir

İzmir Buca Eğitim Fakültesi’nden üstün başarı ile mezun olan Zehra Sengir, Ankara Sanat Dergisi tarafından Paris’e inceleme ve araştırma yapmak üzere gönderildi.

İstanbul Mimar Sinan Üniversitesinden “Sanatta Yeterlik” aldı. Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümüne Yardımcı Doçent olarak atandı. Aynı bölümden emeklilik sonrasında sanatsal çalışmalarını Samsun’daki atölyesinde sürdürmektedir. Yurt içi ve yurt dışında 200’ü aşkın ulusal ve uluslararası sergi, çalıştay, bienal ve trienale davetli sanatçı olarak katılan, 4’ü yurt dışında 26 kişisel sergi açan Sengir’in, 2’si yurt dışından olmak üzere 8 ödülü bulunmaktadır. Yurt içi ve yurt dışı özel koleksiyonlar, müzeler ve kamu kuruluşları koleksiyonlarında eserleri bulunan sanatçı, Birleşmiş Ressamlar ve Heykeltraşlar Derneği, Uluslararası Plastik Sanatlar Derneği ve Karadeniz Plastik Sanatlar Derneği üyesidir. – GAZİANTEP

]]>
https://www.haber28.com.tr/ressam-zehra-sengirin-kuslarin-sarkisinda-renkler-temali-sergisi-sanko-sanat-galerisinde/feed/ 0
Özgür Özel: “Nüfusun Yüzde 65’ine, Bu Salonda Bulunan 408 CHP’li Belediye Başkanı Hizmet Edecek” https://www.haber28.com.tr/ozgur-ozel-nufusun-yuzde-65ine-bu-salonda-bulunan-408-chpli-belediye-baskani-hizmet-edecek/ https://www.haber28.com.tr/ozgur-ozel-nufusun-yuzde-65ine-bu-salonda-bulunan-408-chpli-belediye-baskani-hizmet-edecek/#respond Mon, 15 Jul 2024 21:36:32 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=25581 (ANKARA)  – CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisi tarafından düzenlenen “İktidar Yolunda CHP Belediyeciliği Çalıştayı”nda, belediye başkanlarına “Hep beraber başımızın üzerindeki yüzde 25’lik cam tavanı tuzla buz ettik. Artık nüfusun yüzde 65’ine, bu salonda bulunan 408 CHP’li belediye başkanı hizmet edecek.” diye seslendi.

31 Mart yerel seçimlerinden yüzde 37,7 ile birinci parti çıkan CHP, 20-21 Nisan tarihlerinde “İktidar Yolunda CHP Belediyeciliği Çalıştayı” düzenledi. CHP’li 408 belediye başkanı ile il teşkilatı yöneticilerinin katıldığı çalıştayda, CHP Lideri Özgür Özel açılış konuşması yaptı.

Özgür Özel, belediye başkanları ile il teşkilat başkanlarını “baba evinde” ağırlamaktan büyük gurur duyduklarını ifade ederek, şöyle konuştu:

“Böyle bir günde, bu 650 kişilik salonda, seçilmiş belediye başkanları ve il başkanlarıyla birlikte bu salonu hınca hınç doldurabilmenin, koltuklarında oturan her bir kişinin ilçe seçim kurullarından, il seçim kurullarından aldıkları mazbatalarıyla seçilmiş birer CHPli olmasının verdiği gururu yaşıyorum. Gün oldu bu parti baraj altında kaldı; gün oldu, çelengi il başkanları kendileri taşıdı. Ama 81 ilde, 973 ilçede, Atatürk’ten emanet bu bayrağı yere düşürmeden bugünlere taşıyan ve onların sayesinde ki baba evi herkesin içinde doğduğu büyüdüğü, kiminin ırakta kiminin yakında durduğu, kiminin büyüğünü aradığı kiminin küçüğüne razı olduğu ama başı sıkışan herkesin çorbasının kaynadığını, bacasının tüttüğünü bildiği ve bir gün ihtiyaç duyarsa kapının kendisine açık olduğunu bildiği yerdir baba evi. Partimizi 47 yıl birinci parti yapabilmemiz için en kötü günde bu partiye sahip çıkanlara, en zor zamanlarda üstlendikleri görevleri layıkıyla yapıp milletimize, ‘Burayı yönetiyorlarsa, burayı da yönettirelim. Orada o hizmet varsa bizde neden olmasın’ dedirtecek kadar en iyi kamu görevlilerini liyakatle kanunlara, vicdana, ahlaka sadakatle şeffaf, açık bir şekilde yapan ve geçmişte yerel yönetimlerde görev alıp bugün bu salonu hınca hınç dolduracak kadar çok mazbatayı almamızı, milletin teveccühünü kazanmamızı sağlayan emeği geçen geçmiş dönem tüm belediye başkanlarımıza yürekten teşekkür ediyorum.”

Çalıştayın 31 Mart yerel seçimlerinden 20 gün sonra düzenlendiğine işaret eden Özel, şöyle konuştu:

“Türkiye’nin dört bir yanından gelen kıymetli il başkanlarımla, belediye başkanlarımla birlikteyim. Yerel seçimlerin sonunda 14 tane büyükşehri, 21 il merkezini kazanarak toplam 35 ilde belediyeleri kazandık ve en yakın takipçimizden 11 fazla il belediyemiz var. 314 ilçede, 60 beldede 409 belediyeyi hep birlikte kazandık. 4 milyon seçmenin desteğiyle yüzde 38 oy oranına ulaşarak partimizi hep birlikte Türkiye’nin birinci partisi yaptık. Partimiz artık her bölgeden, toplumun her kesiminden, Türkiye’nin tüm demokratlarından oy alabilen bir siyasi partidir. Büyük bir başarı elde ettik. Bu başarıda elbette milim sapmadan bu partiye, değerlerine sahip çıkan aslan sosyal demokratların payı büyük. Ancak bu başarıda geçmişte birlikte olup da yöneticileriyle mutabakat sağlayamadığımız ama geçmişte emekleri bulunan CHPli belediyelerin ayrımsız, eşit, temiz, namuslu yönetimlerinden memnun olan; günün Saray’ın yüzünü güldürme değil, muhalefeti bir ve bir arada tutma günü olduğunun bilincinde olan; CHP gibi bir partinin altı oklarından birisi milliyetçilik olan bir partinin iyi niyetinden o partinin bu ülkeye, bu vatana, bu millete bağlılığından zerre şüphesi olmayan ve artık bizimle birlikte olan iyi insanların; yakasında değilse gönlünde, gözünde pırıl pırıl güneş olan iyi insanların, milliyetçi demokratların bu seçimde payı vardır. Bu seçime geçmiş dönemlerde birlikte olduklarının yalanlarından, uzandıkları haramdan, ortaya koyduklarından artık yaka silken ve dürüst yönetimlere imkan veren muhafazakar demokratların payı vardır. Bu ülkede bizimle birlikte yaşayan, dedeleri bizimle birlikte dedelerimizle Çanakkale’de koyun koyuna yatan, bu ülkeye kurucusuna bu ülkenin birliğine, bütünlüğüne saygılı tüm Kürt demokratların emeği vardır. ve kim ki milli takım ile  birlikte gol atınca ayağa kalkar, kim ki filenin sultanları ağlarken ağlar, kim ki bu ülkeyi ülke yapan temel değerleri şurasında hisseder; işte o hissin adı Türkiye İttifakı’dır. Seçimleri Türkiye İttifakı kazanmıştır. Türkiye kazanmıştır. Türkiye İttifakı’nın belediye başkanlarına selam olsun.

“NÜFUSUN YÜZDE 65’İNE, BU SALONDA BULUNAN 408 CHP’Lİ BELEDİYE BAŞKANI HİZMET EDECEK”

Hep beraber, başımızın üzerindeki yüzde 25’lik cam tavanı bu anlayışla tuzla buz ettik. Artık nüfusun yüzde 65’ine, bu salonda bulunan 408 CHP’li belediye başkanı hizmet edecek. Onların hizmet ettikleri bölgede, Türkiye ekonomisinin yüzde 80’ini yönetilmektedir, dönmektedir. Biz bu yola çıkarken partimizin gençlerin ve kadınların partisi olacağı vurgusunu ısrarla ifade etmiştik. Bugün 35 seçilmiş kadın belediye başkanımız görevi başındadır. 2019’a göre tam üç buçuk kat, yüzde 350’lik bir artış asla yeterli değildir ama atılan bu kararlı adım çok önemlidir. 20 ilimizde kadın belediye başkanlarımız var. İzmir’de, Cumhuriyet tarihi boyunca 6 kadın belediye başkanı görev yapmışken şu an İzmir’imizde 8 kadın belediye başkanımız görevinin başındadır. Geçtiğimiz dönemlerde ‘Topuklu Efe’ lakabıyla bütün Türkiye’de örnek ve hepimizin çok değer verdiği Başkanımız artık tek değildir. Aydın Büyükşehir Belediye Başkanımıza, Tekirdağ’ımızın ve Eskişehir’imizin de belediye başkanları katılmış, seçimlerde ayrıca iki büyükşehrimizde daha gösterdiğimiz başkanlarımız, o şehirleri yönetmeyi bir sonraki döneme bırakmışlar ama büyük bir mücadele vermişlerdir. Nüfusu 300 binin üzerinde olan 8 metropol ilçeyi; Seyhan’ı, Merkezefendi’yi, Karşıyaka’yı Konak’ı, Karabağlar’ı, İzmit’i, Maltepe’yi ve Üsküdar’ı CHP’li kadın belediye başkanları yönetecektir. 40 yaş altında 58, 30 yaş altında 3 belediye başkanımız bu salondadır. Nüfusu 300 binin üzerinde olan 11 metropol ilçemizi; Anıtkabir’e, Çankaya Köşkü’ne, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne ve CHP’nin genel merkezine ev sahipliği yapan Çankaya’dan başlayarak Sancaktepe’yi, Gaziosmanpaşa’yı, Kartal’ı, Kadıköy’ü, Avcılar’ı, Ataşehir’i, Bayraklı’yı, Bornova’yı, Buca’yı ve Tarsus’u 30’lu yaşlarında olan CHP’nin gençlik kollarından gelen ve ikinci yüzyılı yönetecek olan evlatları yönetecektir. Hepsini kucaklıyorum.

“BU BÜYÜK BAŞARIYI KİMSENİN GÖLGELEMESİNE İZİN VERMEYECEĞİMİZ BİR NOKTADAYIZ”

Bu listeleri elbette ölçme-değerlendirmeyle illerden, ilçelerden gelen raporlarla, illere gidip yazdıkları raporlarla bizleri çok doğru yönlendirdikleri sonradan anlaşılan milletvekillerimiz ve PM üyelerimizin emekleriyle ve tabii ki yaş ortalaması 43 olan bir PM ile yaş ortalaması 46 olan ve yarısı kadınlardan oluşan  MYK ile kararlaştırdık. Yani yeni kuşak siyaset, tecrübeyle dinamizmin, olgunlukla gençliğin heyecanını ve hayatın ayrılmaz iki parçası olan kadın-erkek eşitliğini önemseyen bir anlayışın hayata geçmesi, bugün ‘CHP’nin seçim başarısını nereye mal etsek ya da hangi bahaneyle küçümsesek ya da hangi çarptırmayla işlevsizleştirsek’ diyenlere karşı işte hep birlikte yaşadığımız gerçek budur. Bir başarıyı partinin sadece genel başkanına, yöneticilerine, adaylarına, örgütüne, sadece konjonktüre, ekonomiye bağlamak bu sadecelerin her bir tanesine haksızlıktır. Kazandığımız başarı multifaktöriyel bir süreçte, bu faktörlerin her birisinin üzerine düşeni fazlasıyla yaptığı, kimsenin kimsenin emeğine haksızlık etmemesi gereken, mütevazilikten asla vazgeçmeyeceğimiz ancak bu büyük başarıyı da kimsenin gölgelemesine izin vermeyeceğimiz bir sürecin önemli bir noktasındayız.”

“GAZİ MUSTAFA KEMAL’DEN EMANET ÜÇ ANAHTARI ALDIK, KALENİN KAPISINA DAYANDIK”

Geçen günlerde Bilkent Üniversitesi’nde 700 kişilik bir salonda gençlerle buluştuğunu anlatan Özel, şöyle devam etti:

“Gençler, ‘Seçim başarısı, seçimin formülü, anahtarı neydi’ diye soruyorlardı. Onları şunu söyledim, 12 Eylül darbesi solun, sendikaların, siyasetin, demokrasinin üstünden geçtikten sonra CHP maalesef siyaset kalesinin başarı kapısını bir türlü açamıyordu. Tüm emeklere, tüm iyi niyetli çabalara, gayretlere rağmen açamıyordu. ‘Bu kapıyı nasıl açacağız’ diye gencecik bir ekiple ve çok tecrübeli bir birikimle beraber düşündük. ‘Bir kilit geçmişte açılmışsa mutlaka anahtarı bizde olmalı. Mutlaka bu partinin kurucularından, kurucu kadrolarından, kurucusundan mutlaka bu kilidin anahtarı bir yerdedir. Bu partinin tarihinde o kilit duruyordur’ dedik. Gazi Mustafa Kemal’den emanet üç anahtarı aldık, o kalenin kapısına dayandık. Birinci anahtarı soktuk, çevirdik, açıldı. Birinci anahtar, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün cumhuriyeti kime emanet ettiğinde gizliydi. Cumhuriyet, partinin genel başkanlarına emanet değildi. Kendisi partiyi kurmuştu ama kendinden sonraki genel başkanlara emanet etmedi. Askerdi, Genelkurmay Başkanıydı, Başkomutandı, sonra cumhurbaşkanıydı ama askere emanet etmedi. Ne il başkanlarını bıraktı ne milletvekillerine, ne başkanlarına belediye emanet etti ne kamu görevlilerine… Gazi Mustafa Kemal Atatürk, cumhuriyeti gençlere emanet etmişti. Gençlik, gençleşme, daha çok genç aday diyerek ilk anahtarı soktuk, çevrildi.

“‘KADINLARI, SEÇMENİN YARISI OLAN KADINLARA EMANET EDECEĞİZ’ DEDİK. İKİNCİ KİLİT DE AÇILDI”

İkinci anahtar, Avrupa’nın en ileri demokrasilerinden 40 yıl önce, kadına seçme-seçilme hakkı verilmiş. İlk kadın belediye başkanının seçildiği Kocaeli’de şimdi de bir kadın belediye başkanımız var. İlk seçilen kadın milletvekillerinin tedrisatıyla, uyumuyla bizzat ilgilenmiş. Sonra emanete ne kadar sahip çıkmışız? Bugün ne haldeyiz? Ona bir hep beraber bakmak lazım ama cumhuriyet, kadını eşit yurttaş, eşit temsil ve kadına olan güvenle yükselmişti. ‘Çok daha fazla kadın, kadınlarla birlikte olacağız. Kadınları, seçmenin yarısı olan kadınlara emanet edeceğiz’ dedik. İkinci kilit de açıldı. Üçüncü kilit: Gazi Mustafa Kemal, bu ülkenin bir gerçek beka sorunu yaşadığında, işgale uğradığında neden işgal edildiğini gayet iyi biliyordu. Fatih Sultan Mehmet çağ açıp çağ kaparken dünyanın en iyi mühendislerini getirip dünyanın en iyi toplarını döktürüyordu. Galata Kulesi’nden uçan Hezarfen Ahmet Çelebi, çağının en ilerisindeki vizyoner bilim insanlarından bir tanesiydi, maceraperest görünümlü bir muhteşem bilim insanıydı. Mimar Sinanları benimseyen ve bu ülkede bu topraklarda bilime, ilime sarıldığında yükselen Osmanlı’nın 200 yıl matbaadan korktuğunu, donanmayı kişisel bir kapristen 30 yıl Haliç’te çürüttüğünü biliyordu. ve bu ülkenin doğru bir cumhuriyet olarak doğru istikametini, bir yön olarak değil batı; bilim orada olduğu için, orası fenne zamanında sarıldıkları için, dogmalara sırtını dönüp bilime yüzünü dönen cumhuriyetin başarılı olacağını biliyordu.

“DÜNYADAKİ EN İYİ YÖNETİLEN SİYASİ PARTİLER NASIL YÖNETİLİYORSA SÜRECİ ÖYLE YÖNETME KARARLILIĞINI BENİMSEDİK”

O yüzden aday belirleme yönteminden tutun, kampanyanın tasarımına adayların sahada izlenmesinden tutun, seçim gecesinin yönetimine kadar çağdaş dünyadaki en iyi yönetilen siyasi partiler nasıl yönetiliyorsa bu süreci öyle yönetme kararlılığını konuştuk, benimsedik ve uyguladık. 335 bin tekil anketle aday belirleme sürecine katkı sağladık. Adaylarımızı sahada 665 bin tekil anketle takip ettik. Seçime 10 gün kala risk ve fırsat illerindeki tüm adaylarımıza, ‘Hangi partiden oy alıyoruz, kendi seçmenimizde durum ne’ siyasi parti kırılımlarından tutun, kendini seçmenin tanımlayış şekline göre kırılımlarına kadar; en iyi 5 mahalle, en kötü 5 mahalle… Oradan genelde göremeyeceğimiz, yerelde okunduğunda anlamlı, mahalle kırılımlarına kadar bütün bilgiler üretildi, paylaşıldı. Genel Başkan’ın seçim programı dahil, fırsat ve risk illerine göre planlanıp haftalık revizyonlarla, ölçme-değerlendirmeyle yönlendirildi. Bir basit örnek, Kilis gibi hiç iddiamızın olamayacağı düşünülen bir ilde doğru bir adaylaşma süreci, örgütün sesini dinlemek, oradaki gençlerin sesini dinlemek, doğru bir genç adayı çıkarmak, ardından anketlerle takip ederken adaydaki canlanmayı, adayın Kilis’te gördüğü teveccühü ankette gördüğümüzde öğrenilmiş çaresizliği gördük orada. AK Partililer bıkmış. Dön dolaş aynı isimler milletvekili, belediye başkanı, MHP’liler bıkmış, 5 kişi arasında dönüyor. Bizim genç adayımıza oy veriyorlar. CHP’liler ‘nasılsa kazanamıyoruz’ çaresizliğiyle, iki turlu seçim mantığıyla AK Partiliyi istemeyenler MHP’ye, MHP’liyi istemeyenler AK Parti’ye veriyor. ve seçimi bize kendi seçmenimiz kaybettiriyor, öğrenilmiş çaresizlikle.

“ŞARKININ SÖZLERİNE KADAR SİYASİ BİR AKLIN MÜDAHALESİ OLDU”

Programa Kilis ekledik. Kilis’e gittik. 45 dakika yağmur altında, Kilisli CHP’lilerle açık açık konuştuk. MHP’liler etraftan izliyordu. Ama elimizdeki anket, kime ne söylememiz gerektiğini söylüyordu. Bir sonraki ankette Kilis mesajı aldı, ‘bu iş oluyor’ dediler. Seçim akşamı ilk haber Kilis’ten geldi. Kilis Belediyesi’ni CHP kazandı. Kilis’i ben kazanmadım, 36 yaşında bir avukat mazbatayı aldı ama o da kazanmadı, örgüt de kazanmadı. Hepimiz birden bilime sarılarak bilimsel bir işin önemine saygı duyarak ve onun gereğini yaparak… O ne diyorsa aday onu yaptı. O ne diyorsa genel başkan bunu yaptı. Doğrusunu yaptık. Kilis ile başladık. Sonu çok iyi oldu. Risk ve fırsat illerinde çalıştık. Gidemediğimiz il başkanları üzüntülerini akşam Türkiye haritasını kıpkırmızıya boyadığımızda hafiflettiler. Bugün gidemediğimiz adaylar belki üzüldüler ama bir sonraki sefer sıra oraya geliyor. O yüzden üçüncü anahtar da bilimsel yöntemlerdi. Örneğin bir reklam şirketine ikna olup, onunla anlaşmayı yapıp kampanyayı onlara falan bırakmadık. Türkiye’deki 20 reklam şirketine çağrı yaptık. 8’i uluslararası ortaklarından dolayı siyasi iletişim yapmayacaklarını söylediler. 12’si ilgi gösterdi. Kendilerine bu siyasi heyet, bilimsel bir çalışmayla ‘Neredeyiz, ne hedefliyoruz, nasıl bir kampanya, riskler ve fırsatlar ne, nasıl bir iletişim istiyoruz’u anlattık. 8 tane konkur aldık. 4 tane finalistten, son 3’nünkinde ben de vardım. Şarkının sözlerine kadar siyasi bir aklın müdahalesi oldu. Reklamcılar siyaset bilmez, siyasetçiler iletişim bilmez. Ama siyasi iletişim reklamcılara da bırakılmayacak kadar, tek başına burnunu dikine gidilmeyecek kadar hassas bir iş. Dünyada nasıl yapılıyorsa öyle yaptık.

SÜRECEK…

]]>
https://www.haber28.com.tr/ozgur-ozel-nufusun-yuzde-65ine-bu-salonda-bulunan-408-chpli-belediye-baskani-hizmet-edecek/feed/ 0
Yünsa, 2023 yılında 544,2 milyon TL net kar elde etti https://www.haber28.com.tr/yunsa-2023-yilinda-5442-milyon-tl-net-kar-elde-etti/ https://www.haber28.com.tr/yunsa-2023-yilinda-5442-milyon-tl-net-kar-elde-etti/#respond Sun, 14 Jul 2024 03:48:06 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=25292 Yünsa, Türkiye Muhasebe Standardı 29 (TMS 29) dahil geçen yıl 544,2 milyon TL net kar elde etti.

Şirketten yapılan açıklamaya göre, dünyanın en büyük beş üst segment yünlü kumaş üreticisi arasında yer alan Yünsa, 2023 yılı finansal sonuçlarını Kamuyu Aydınlatma Platformu’nda (KAP) duyurdu.

Yünsa’nın, 2023 yılında TMS 29 Yüksek Enflasyonlu Ekonomilerde Finansal Raporlama’ya göre enflasyon muhasebesi uygulandıktan sonra cirosu 2,2 milyar TL olarak gerçekleşti.

Yünsa, 2023 yılında kuvvetli satış kanalı portföyü, etkin fiyatlama politikaları ve yüksek marka bilinilirliği ile güçlü bir performans sergiledi.

Şirket, maliyet odaklı yaklaşımları ve etkin finans yönetimi sayesinde net karını 544 milyon TL olarak gerçekleştirdi. Net kar marjı, 2022 yılına göre 2 puan artarak yüzde 25’e ulaştı.

Şirket, geçen yıl enflasyon muhasebesi etkisi hariç, 565,4 Milyon TL net kar oluşturdu. Yünsa’nın 2023 yılı brüt karı, TMS 29 uygulanmış sonuçlara göre 635,8 milyon TL’ye ulaşırken, brüt kar marjı ise bir önceki döneme göre 1 puan artışla yüzde 29 oldu. Şirketin 2023 yılında yarattığı faiz, amortisman ve vergi öncesi karı (FAVÖK) enflasyon muhasebesi standartları uygulandıktan sonra, 522,1 milyon TL’ye ulaşırken, FAVÖK marjı ise 2022 yılına göre 2 puan artarak yüzde 24’e geldi.

Yünsa’nın 2023 yılı brüt karı, TMS 29 uygulanmamış sonuçlara göre 731,3 milyon TL’ye ulaşırken, brüt kar marjı bir önceki döneme göre 4 puan artışla yüzde 42 oldu. Şirketin 2023 yılında yarattığı FAVÖK ise enflasyon muhasebesi standartları uygulanmadan önce, 594,8 milyon TL’ye, FAVÖK marjı da 2022 yılına göre 3 puan artarak yüzde 34’e ulaştı.

Sürdürülebilirlik için yatırım yapıldı

Öte yandan, sürdürülebilirliğe önem veren Yünsa, 2023 yılında yaptığı yatırımlarla da dikkati çekti. Yılda 10 milyon metre dokuma ve 4 bin 500 ton iplik üretim kapasitesine sahip yaklaşık 200 bin metrekarelik üretim tesislerini, 2023 yılında yaptığı yatırımlarla daha da çevre dostu haline getirirken, yıl içinde tamamen yenilenen boyahane tesisi ise Yünsa’nın sürdürülebilirlik anlayışının önemli göstergelerinden biri oldu.

Atık pet şişelerin geri dönüştürülmesiyle üretilen özel elyaf karışımlı kumaş kullanım oranını yüzde 9’dan 22’ye yükselten Yünsa, 10 milyondan fazla pet şişenin kumaşa dönüştürülmesini sağladı.

“Likiditemizi disiplinle yönetmemizin faydalarını gördük”

Açıklamada görüşlerine yer verilen Yünsa Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Sürmegöz, 50’yi aşkın ülkede, 400’den fazla dünya markasıyla gerçekleştirdikleri iş birlikleri ile modaya yön vermekten büyük gurur duyduklarını belirtti.

Sürmegöz, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Küresel ekonomilerde dalgalanmaların yaşandığı, yakın coğrafyamızda savaşların sürdüğü, ülkemizin ise asrın felaketi ile sarsıldığı, dünya ve ülkemiz için zorlu geçen 2023 yılında bilançolarımızı, nakit akışımızı ve likiditemizi disiplinle yönetmemizin faydalarını gördük. Yünsa’nın 50’nci, Cumhuriyetimizin 100’üncü yaşını heyecanla kutladığımız 2023 yılını başarı ile geride bırakarak, 2025’te Avrupa’nın, 2030’da ise dünyanın lider yünlü kumaş markası olma hedeflerimize emin adımlarla ilerliyoruz.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/yunsa-2023-yilinda-5442-milyon-tl-net-kar-elde-etti/feed/ 0
Küresel Piyasalar Belirsizlik İle Karışık Seyrediyor https://www.haber28.com.tr/kuresel-piyasalar-belirsizlik-ile-karisik-seyrediyor/ https://www.haber28.com.tr/kuresel-piyasalar-belirsizlik-ile-karisik-seyrediyor/#respond Sat, 22 Jun 2024 02:00:27 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=22201 Küresel piyasalarda, ABD Merkez Bankasının (Fed) faiz indirim zamanlamasına ilişkin belirsizliğin devam etmesi ve Fed Başkanı Jerome Powell’ın “bekle-gör” yaklaşımı mesajlarıyla karışık bir seyir izlenirken, bugün yoğun veri gündemi yatırımcıların odağına yerleşti.

Son dönemde ABD’de açıklanan makroekonomik veriler, güçlü ekonomik aktiviteye işaret ederken, dün ADP özel sektör istihdamının martta 184 bin kişiyle piyasa beklentilerinin üzerinde artması da iş gücü piyasasında sıkı duruşun devam ettiğine ilişkin sinyaller verdi.

Tedarik Yönetim Enstitüsü (ISM) hizmet sektörü Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI), martta aylık bazda 1,2 puan azalışla 51,4’e gerileyerek piyasa beklentilerinin altında gerçekleşirken, S&P Global tarafından açıklanan marta ilişkin hizmet sektörü PMI verisi de 0,6 puan azalarak 51,7’ye geriledi. Verilerdeki gerilemeye karşın hizmet sektöründe genişlemenin sürdüğü görüldü.

Dün, Fed Başkanı Jerome Powell, Stanford İşletme, Hükümet ve Toplum Forumu etkinliğinde yaptığı konuşmada para politikasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Enflasyonun sürdürülebilir bir şekilde yüzde 2’ye doğru ineceğine dair güven artana kadar politika faizinin düşürmenin uygun olacağını öngörmediklerini aktaran Powell, “Ekonominin gücü ve enflasyonda şu ana kadar kaydedilen ilerleme göz önüne alındığında gelen verilerin politika kararlarımıza yön vermesine izin verecek zamanımız var.” diye konuştu.

Powell, “Ekonomi genel olarak beklediğimiz gibi seyrederse çoğu FOMC üyesi bu yılın bir noktasında politika faizini düşürmeye başlamanın uygun olacağını düşünüyor.” dedi.

Diğer Fed yetkilileri de dün açıklamalarda bulunurken, Atlanta Fed Başkanı Raphael Bostic, bu yıl hala son çeyrekte yapılacak bir faiz indirimi öngördüğünü bildirdi.

Enflasyonda yüzde 2 hedefine 2026’ya kadar dönemeyeceklerini düşündüğünü belirten Bostic, yolun engebeli olacağını, son birkaç aydır enflasyonun 2023’e kıyasla pek fazla hareket etmediğini söyledi.

Analistler, verilerden ve yetkililerden gelen açıklamaların ardından pay piyasalarında karışık bir seyir izlendiğini belirterek, yarın açıklanacak ABD istihdam raporu verilerinin piyasaların yöne üzerinde etkili olabileceğini söyledi.

Söz konusu gelişmelerin ardından para piyasalarındaki fiyatlamalarda Fed’in yüzde 64 ihtimalle haziranda faiz indirimine başlayacağına yönelik fiyatlamalar öne çıkarken, ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi yüzde 4,43’ten yüzde 4,35’e geriledi.

Düşüş eğilimini üst üste 3. işlem gününe taşıyan dolar endeksi ise şu sıralarda 104,2 seviyesinde bulunuyor.

Powell’ın bu yılki potansiyel faiz indirimlerine verdiği desteğin de etkisiyle dün altının ons fiyatı yükseliş eğilimini üst üste 7. işlem gününe taşıyarak 2 bin 300 doların üzerini test etti. Altının ons fiyatı şu dakikalarda 2 bin 299 dolardan alıcı buluyor.

Jeopolitik gerilimler ve arz kesintileri ise petrol fiyatlarını yukarı yönlü desteklemeye devam ediyor. Brent petrolün varil fiyatı yükseliş serisini üst üste 6 işlem gününe çıkartmasını takiben 89,3 dolardan işlem görüyor.

Dün, New York borsasında Nasdaq endeksi yüzde 0,23 ve S&P 500 endeksi yüzde 0,11 değer kazanırken, Dow Jones endeksi ise yüzde 0,11 azalış kaydetti. ABD’de endeks vadeli kontratlar, yeni güne de karışık bir seyirle başladı.

Avrupa borsalarında ise dün pozitif seyir hakim olurken, bugün gözler bölge genelinde açıklanacak hizmet sektörü ve bileşik PMI verilerine çevrildi.

Analistler, bugün Avrupa Merkez Bankasının (ECB) son toplantısına ait tutanakların yayınlanacağını hatırlatarak, tutanaklarda bankanın gelecek dönemde atacağı adımlara ilişkin ipuçları aranacağını dile getirdi.

Öte yandan, dün Avro Bölgesinde açıklanan öncü enflasyon verilerine göre Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) martta yıllık yüzde 2,4 artışla beklentilerin altında kalırken, aylık bazda da yüzde 0,8 arttı.

Açıklanan verilerin ECB’nin faiz indirimlerine yakında başlayabileceği beklentisini güçlendirmesine karşın dolar endeksindeki gerilemeyle, yükseliş eğilimini üst üste 3. işlem gününe taşıyan avro/dolar paritesi, şu dakikalarda önceki kapanışının yüzde 0,1 üzerinde 1,0850 seviyesinden işlem görüyor.

Dün İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 0,03, İtalya’da MIB 30 endeksi yüzde 0,45, Almanya’da DAX 40 endeksi yüzde 0,46 ve Fransa’da CAC 40 endeksi ise yüzde 0,29 artış kaydetti. Avrupa’da endeks vadeli kontratlar, yeni güne ise karışık bir seyirle başladı.

Asya pay piyasalarında alış ağırlıklı bir seyir öne çıkarken, bugün Çin ve Hong Kong piyasalarında tatil nedeniyle işlem gerçekleşmedi.

Dün, Tayvan’da yaşanan deprem felaketlerinin ardından dünyanın en büyük çip üreticisi olan Taiwan Semiconductor Manufacturing Co.’nun (TSMC) bazı fabrikalarında üretimi durdurduğuna yönelik haber akışı gündemin odağında bulunmaya devam ediyor.

Söz konusu üretim kesintilerinin ardından çip fiyatlarının yükselebileceğine ilişkin beklentilerin artmasıyla Samsung Electronics ve SK Hynix’in hisseleri öncülüğünde pay piyasalarında yukarı yönlü ivmelenme dikkati çekti.

Kapanışa yakın Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 1,3 ve Güney Kore’de Kospi endeksi yüzde 1 değer kazandı.

Yurt içinde dün satıcılı bir seyir izleyen Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, günü yüzde 1,05 değer kaybıyla 8.945,80 puandan tamamladı.

Dolar/TL, dün satıcılı bir seyir izleyerek günü önceki kapanışının yüzde 0,3 altında 31,9535’ten tamamlamasının ardından bugün bankalararası piyasanın açılışında 31,9560 seviyesinden işlem görüyor.

Analistler, bugün yurt içinde reel efektif döviz kuru ile haftalık para ve banka istatistikleri, yurt dışında ise Avrupa’da hizmet sektörü ve bileşik PMI’ın yanı sıra ABD’de dış ticaret dengesi ve haftalık işsizlik maaşı başvuruları verilerinin takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 8.900 ve 8.800 seviyelerinin destek, 9.000 ve 9.100 puanın ise direnç konumunda olduğunu kaydetti.

Piyasalarda bugün takip edilecek veriler şöyle:

10.55 Almanya, mart ayı hizmet sektörü/bileşik PMI

11.00 Avro Bölgesi, mart ayı hizmet sektörü/bileşik PMI

11.30 İngiltere, mart ayı hizmet sektörü/bileşik PMI

12.00 Avro Bölgesi, şubat ayı ÜFE

14.30 Türkiye, mart ayı reel efektif döviz kuru

14.30 Türkiye, TCMB haftalık para ve banka istatistikleri

15.30 ABD, şubat ayı dış ticaret dengesi

15.30 ABD, haftalık işsizlik maaşı başvuruları

]]>
https://www.haber28.com.tr/kuresel-piyasalar-belirsizlik-ile-karisik-seyrediyor/feed/ 0
Beşiktaş Başkanı Hasan Arat: TFF Seçimle Gelmesi Gereken Bir Kurum https://www.haber28.com.tr/besiktas-baskani-hasan-arat-tff-secimle-gelmesi-gereken-bir-kurum/ https://www.haber28.com.tr/besiktas-baskani-hasan-arat-tff-secimle-gelmesi-gereken-bir-kurum/#respond Wed, 19 Jun 2024 21:12:43 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=21747 Beşiktaş Kulübü Başkanı Hasan Arat, Türkiye Futbol Federasyonunun (TFF) her zaman çok adaylı bir seçime gitmesi ve kurulların da seçimle göreve gelmesi gerektiğini söyledi.

Beşiktaş Kulübü Asbaşkanı Mete Vardar tarafından Civarda Kuruçeşme’de başkan Hasan Arat ile yönetim kurulu üyelerine iftar yemeği verildi.

Başkan Arat, iftar yemeğinin ardından basın mensuplarının gündeme dair sorularını yanıtladı.

Türk futbolunun sıkıntılı bir süreçten geçtiğini belirten Arat, “Türkiye Futbol Federasyonunun her zaman çok adaylı bir seçime gitmesi gerektiği görüşündeyiz. Kurulların da seçimle gelmesi gerektiğini düşünüyoruz. Kurullar seçimle geldiği takdirde daha farklı davranacaklardır. Kurullar bağımsız olmadığı müddetçe Türk sporu bu sıkıntıları yaşamaya devam eder. Kavgacı bir tutum içinde değiliz. Yol gösteriyoruz. Göreve geldiğimizden bu yana 4 ay boyunca Türk spor tarihindeki en enteresan olayları yaşadık. Hakem tokatlandı, takım sahadan çekildi, taraftarlar sahaya indi, VAR kayıtları dramatik bir şekilde açıklandı. Bunlara tepkisiz kalamazsınız. Beşiktaş, kendi asil duruşu çerçevesinde hakkını aramaya ve doğruları söylemeye devam edecek. Kapalı kapılar ardında konuşmayacağız. Türk futbolunda inanılmaz olaylar yaşanıyor. Çok dikkat etmek lazım. Kulüp yöneticilerinin sadece bir galibiyet uğruna birbirlerini kırmaktan vazgeçmesi lazım. Sahada adaleti gösteremiyorsanız ve bunun bariz sonuçları kamerayla sızan VAR görüntüleriyle ve tartışmalarıyla ortaya çıkıyorsa çok vahim bir durum vardır.” ifadelerini kullandı.

“Türkiye’nin son 2 ayda dünyadaki görüntüsü endişe vericidir”

Türkiye’de futbolu yöneten kurumların denetlenebilir ve hesap verebilir noktaya gelmesi gerektiğinin altını çizen Hasan Arat, “Beşiktaş, hakemlerin emekli olduktan sonra özür dileyecekleri bir kulüp değildir. Teknolojiyi bile kendi yöntemlerimizle halletmeye çalıştık. Bu dramatik şeyleri düzeltmeleri lazım. Yönetimler, denetlenebilir ve hesap verebilir noktaya geldiğinde Türk futbolu kurtulabilir. Bu yıl, son 20 senede yaşananların toplamından daha fazla olay yaşadık. Çok dramatik. Bu sezon kim şampiyon olursa olsun sıkıntılı olacak. TFF tüzüğünün ve spor yasasının gözden geçirilmesi lazım. Türkiye’nin son 2 ayda dünyadaki görüntüsü endişe vericidir. Bu görüntüler Türkiye’yi rencide etmektedir. Bu işi yönetenler sorumlu davranmalıdır.” şeklinde konuştu.

“Semih meselesi Beşiktaş’ın kırmızı çizgisidir”

Başkan Arat, Beşiktaş’ın 18 yaşındaki futbolcusu Semih Kılıçsoy’un A Milli Takım’a davet edilmesine rağmen Ümit Milli Takım’a gönderilmesini eleştirerek, şu görüşleri paylaştı:

“Semih meselesi Beşiktaş’ın kırmızı çizgisidir. Türk evladı olarak herkesin ona sahip çıkması lazım. Sürekli böyle oyuncu çıkaran bir ülke değiliz. Israrımız sadece oyuncu (Semih Kılıçsoy) takıma girsin şeklinde değil. Yetişen bir Türk evladının haklarının korunmasıdır. 17 yaşında İspanya ve Brezilya’da çocuklar gol atıyor, maç sonuçlarını değiştiriyor. Baştan 2 maçta Ümit Milli Takım’da oynayacaksın dersen problem yok. Feyyaz Uçar ‘Bu çocuk 10 yaşından beri gol atıyor.’ dedi. Hakkımızı aramak, bağırmak demek değildir. Gelir gelmez Semih’in 2028’e kadar kontratını uzattık. Altyapıdaki Beşiktaş değerini daha fazla hissetmeye başlayacaksınız. Semih’i Türkiye olarak korumak zorundayız.”

“En kritik safha kupaya (Türkiye Kupası) ulaşmak”

Göreve geldikten sonraki ilk 2 ayın çok zor geçtiğini kaydeden Hasan Arat, “İlk 2-3 ayımız çok sıkıntılı geçti. Çok üzüldük. Bunu kamuoyuyla çok paylaşamadık. Çok şükür, etkili bir yönetim kurulumuz var. Çalışmaları beni bile mahcup ediyor. Öğrenmeye de başladık. Eksiklerimizi biliyoruz ve tamamlamaya çalışıyoruz. Bundan sonra en kritik safha kupaya ulaşmak ve doğru transferi yapmak. Gelecek sezon UEFA’da büyük bir değişim olacak. Transfer komitemiz kuruldu. Samet Aybaba ile çalışıyorlar. İyi bir şeyler yapacağız. Moralimiz daha iyi. Hedefimizi yakalamalıyız. Çok zor bir 2 ay geçirdik. Çok iyi olmak zorundayız. Hedefimizi lig üçüncülüğü ve kupa üzerine kurduk. Bu hedeflere ulaşmak önceliğimiz.” diye görüş belirtti.

“Kulüpler Birliği Vakfında tüzük değişikliğine ihtiyaç var”

Arat, Kulüpler Birliği Vakfının şu an hiçbir yaptırım gücü olmadığını anlatarak, “Kulüpler Birliği Vakfı, 2000 yılında Anadolu kulüpleri öncülüğünde kuruldu. Tüzük olarak hiçbir yaptırım gücü yok. Kendisini tüzük olarak tamamen yenilemesi gerek. Türk futbolunda böyle yön değişimine neden olamaz. Hukuki anlamda Kulüpler Birliği Vakfının etkin olması gerekir. Mutlak bir tüzük değişikliğine ihtiyaç vardır. Belki anonim şirkete gitmelidir. Türkiye bu açıdan komple bir kabuk değişimine gitmelidir. Başka çaresi yok.” değerlendirmesinde bulundu.

“Beşiktaş’ı üzmemeleri için mücadelemizi sonuna kadar vereceğiz”

Siyah-beyazlı kulübün haklarını korumak için ilkelerinden asla taviz vermeyeceklerini vurgulayan Hasan Arat, şunları kaydetti:

“Beşiktaş, hakemlerin emekli olduktan sonra özür dileyecekleri bir kulüp değildir. Beşiktaş’ın hakları yıllardır yenmiştir. Cevabımızı çok iyi vermeliyiz. Hala teknolojiye inanıyorum. Hakemlerin VAR’a gittiği anda ekranda görüneceği inancındayım. Yayıncı kuruluşun da anında o görüntüleri vermesi lazım. Hakkımız olmayan hiçbir şeyi istemeyeceğiz. Beşiktaş halkın takımıdır. İlkelerimizden taviz vermeyeceğiz. Beşiktaş’ı üzmemeleri için mücadelemizi sonuna kadar vereceğiz. İyi işler yapacağımıza inanıyorum. Sportif olarak başarıyı sağlamak zorundayız çünkü tüm bilançonun sonu sportif başarıya dayanıyor. İnşallah mahcup olmayız. VAR kayıtlarının sızmasından sonra yeni bir dönem başlayacağını düşünüyorum. VAR yönetimi ile ilgili saklanacak bir şey yok. Türkiye, bu değişimi yapmak zorunda. Eğer yapmazsa finansal ve sosyolojik olarak devam edemez. Medyanın da şeffaf olması lazım.”

Hasan Arat’ın ardından söz alan ikinci başkan Hüseyin Yücel ise gelecek sezonun transfer çalışmalarına başladıklarını belirterek, “Stoper ve sağ bek için önemli haberlerimizi duyacaksınız. Bitmek üzere olan iki transfer var.” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/besiktas-baskani-hasan-arat-tff-secimle-gelmesi-gereken-bir-kurum/feed/ 0
Devlet Bahçeli: DEM’lenmiş CHP’nin perdesi 31 Mart’ta kapanmalıdır https://www.haber28.com.tr/devlet-bahceli-demlenmis-chpnin-perdesi-31-martta-kapanmalidir/ https://www.haber28.com.tr/devlet-bahceli-demlenmis-chpnin-perdesi-31-martta-kapanmalidir/#respond Sat, 08 Jun 2024 21:48:41 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=20066 MHP lideri Devlet Bahçeli, yazılı bir açıklama yaparak yerel seçime ve gündeme dair değerlendirmelerde bulundu. Bahçeli, CHP’nin DEM Parti ile “Kent uzlaşısı” adı altında “PKK ittifakı” yaptığını belirterek “Güçlü Yasama, Kararlı Yürütme, Uyumlu Belediye” hedefinin bütünüyle gerçekleşebilmesi için artık sayılı günler kalmıştır.” ifadelerini kullandı.

“Yeni yüzyılın ilk seçimi 31 Mart 2024 tarihinde yapılacak, bu kapsamda aziz Türk milleti kutlu iradesini sandığa yansıtacaktır. Türkiye’nin milli varlığı ve milli istikbali için bu seçimler hayati önemde, stratejik değerdedir.

Ayırmadan, ayrışmadan, aldatanlara ve ayrılıkçı emellere aldanmadan, elbette demokratik akıl ve ahlakla 31 Mart eşiğinin aşılması en temel arzumuzdur. “Güçlü Yasama, Kararlı Yürütme, Uyumlu Belediye” hedefinin bütünüyle gerçekleşebilmesi için artık sayılı günler kalmıştır. Yerel yönetimlere vurulan zillet prangalarının sökülüp atılması sadece bir zaman meselesidir.

“ADINA KENT UZLAŞISI DENİLEN ASLI PKK İTTİFAKI OLAN KARANLIK OLUŞUM”

Adına “kent uzlaşısı” denilen, aslı “PKK ittifakı” olan karanlık oluşumun milli irade marifetiyle çökertilerek ülkemizin önünün açılması mukadder bir akıbettir.

DEM’in ve CHP’nin yönetimi altında bulunan belediyelerin kötü ve kötürüm hallerine daha fazla tahammül etmek, sabır göstermek, seyirci kalmak ne mümkün ne de muhtemeldir. Bu nedenle DEM’lenmiş CHP’nin perdesi 31 Mart’ta kapanmalıdır.

Merkezi yönetime hakim olan siyasi ve idari istikrar aynısıyla yerel yönetimlere de sirayet etmeli, Türkiye’miz herhangi bir yol kazasına maruz kalmadan yükselişini sürdürmelidir.

14 ve 28 Mayıs 2023 tarihlerinde yapılan Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekilliği Genel Seçimleri önümüzdeki Pazar günü pekişmeli, Türk ve Türkiye Yüzyılı seferberliği güçlü bir ivme almalıdır.

Bölgesel ve küresel gelişmelerin karmaşık yapısı, hatta bulaşıcı mahiyetli kaotik seyri Türkiye’nin dikkatli ve uyanık olmasını mecburi hale getirmektedir. Bilhassa çevremizin terör kuşatmasına alındığı ortadadır.

22 Mart 2024 Cuma günü Moskova’daki bir konser salonuna düzenlenen terör saldırısında 139 kişi hayatını kaybetmiş, çok sayıda insan da yaralanmıştır. Müteessir bir hissiyatla Rusya Federasyonu’na taziyelerimizi iletiyor, sivil ve masum insanların canına kast eden kanlı terör saldırısını tüm varlığımla lanetliyorum.

Terörizm insanlığın ortak düşmanı olup topyekun mücadele etmek küresel huzur, refah ve güvenliğin teşkili adına zorunluluktur. İleri sürülecek hiçbir bahane, iddia edilecek hiçbir tez ve iddia terörizmin çok boyutlu kumpas ve komplikasyonlarını, bununla mündemiç terör örgütlerinin cinayet ve hıyanet döngüsünü haklı gösteremeyecektir. Hangi coğrafyada sökün ederse etsin, terörün ve bölücülüğün her türü mutlak surette etkisiz hale getirilmelidir.

RUSYA’DAKİ TERÖR SALDIRISI

22 Mart Moskova saldırısını resmiyette DEAŞ terör örgütü üstlense de, geniş açıdan bakıldığında bazı ülke ve istihbarat kuruşlarının bu saldırının arka planında rol paylaşımı içinde hareket ettiğini, bundan mülhem bölgesel krizi derinleştirmek amacına matuf sistematik nitelikli tahrik ve tertip ortamını genişletmenin planlandığını ileri sürmek vehim olarak değerlendirilmemelidir.

Nitekim benzeri uyarıların geçmişte ülkemizde de yapıldığı gibi, ABD’nin Moskova Büyükelçiliği’nin 9 Mart 2024 tarihinde, bu ülkede bulunan vatandaşlarını konserler dahil kalabalık alanlardan uzak durmaya çağırması çok dikkat çekicidir.

22 Mart terör saldırısından sonra Rusya Federasyonu yönetimi, Ukrayna’yla olan çatışmaları özel operasyon kavramı yerine düpedüz savaş olarak tanımlamaya başlamıştır.

Üçüncü Dünya Savaşı tartışmalarının kızıştığı; Avrupa Rusya, NATO-Rusya savaş söylentilerinin maalesef yaygınlık kazandığı bir dönemde Rusya’nın 11 Eylül’ü olarak tarif edilen terör saldırısı felaket senaryolarına yeni bir halka eklemiştir.

Bunun yanı sıra, Karadeniz hesaplaşma sahası olarak görülmekte ve Montrö Antlaşmasının ihlali için kutuplaşan ülkeler sert ve seri şekilde pozisyon almaktadır. Hem ülkemiz hem de dünya için önümüzdeki süreç oldukça riskli ve tehlikelerle doludur.

Türkiye’mizin etrafı adeta husumetle örülmüş, hegemonya mücadelesi halinde olan ülkeler ve bunların kiralık cinayet şebekesi olarak kullandıkları terör örgütleri tarafından ihata edilmiştir. Üçüncü Dünya Savaşı ihtimalini telaffuz etmek bile korkunçtur.

Dünyanın savaşa değil barışa ihtiyacı vardır. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin Gazze’de ilk defa ateşkes çağrısı yapması bir nebze de olsa teselli vericidir.

Mübarek Ramazan ayında, bu ateşkes çağrısına tarafların riayet ederek kalıcı hale getirilmesi, adil ve hakkaniyetli bir barış ortamıyla iki devletli çözümün vasat bulması bölge ve dünya huzuruna muhkem bir destek sağlayacaktır.

BELÇİKA’DAKİ PKK DESTEKÇİLERİNİN SALDIRILARI

Belçika’da bir Türk mahallesine bölücü teröristlerin saldırması, bir vatandaşımızın yaralanması ve Ülkü Ocağımızın kundaklanması hainlerin nerelere kadar yuvalandığını açıkça gözler önüne sermiştir.

CHP’nin ortakları her yerde Türk vatandaşlarına nefret saçmaktadır. Ülkü Ocağımızı yakmaya kalkışan hainler kuşkusuz bu alçak eylemlerinin hesabını mutlaka vereceklerdir.

Ocağımızı ateşe verenlerin iki dünyası da cehennem ateşindedir ve sabrımızı test etmeye hiçbir bedhah, hiçbir Türkiye düşmanı cüret etmemelidir. Bu vesileyle Belçika’daki gönül ve kültür elçilerimizi yürekten selamlıyor, geçmiş olsun dileklerimi paylaşıyor, provokasyonlara karşı tedbirli ve sağduyulu şekilde hareket etmelerini bekliyorum.

DEM’lenmiş CHP’nin terörist yandaşları Türkiye’nin gücünü ve kudretini tanıyacaklar ve tadacaklardır. Bundan kaçış ve kurtuluş yoktur. 31 Mart imtihanından vatan ve millet sevdalıları alınlarının akıyla çıkmalıdır.

Bölgesel ve küresel gelişmelerin sarpa sardığı böylesi bir dönemde, merkezi yönetimle yerel yönetimler arasında en küçük farklılık ve uçurum milli bekamız, milli güvenliğimiz ve milli geleceğimiz için öngörülemeyecek sıkıntılar doğuracaktır.

PKK ittifakı 31 Mart’ta tasfiye, telin ve tecziye edilmelidir. Türkiye’nin ve Türk milletinin huzuruna, kardeşliğine, güvenliğine, dayanışmasına ve istiklaline pusu kuran, zehir hazırlayan, yıkım için tam yol ileri parolasıyla mesafe alan, demlenip İngiliz mülküyle milliyetçilik taslayan siyasi devşirme ve maşaların kaybetmesi vatan borcu, millet şereftir.

Türk milletinin desteğiyle, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin muazzam imkanlarıyla Türk ve Türkiye Yüzyılı hedefleri birer birer hayata geçecek, hadisata ve tarihin akışına yön verecektir. Ayırmadan, ayrışmadan Türkiye için canla, başla çalışacağız.

Barışmak ve kucaklaşmak için fırsat arayan her vatandaşımı Türkiye ve Türk milleti ortak değerleri etrafında buluşmak için Milliyetçi Hareket Partisi’ne ve Cumhur İttifakı’na davet ediyorum.

Kimler ve hangi karanlık güçler, hangi oyunları tedavüle sokarlarsa soksunlar, hangi ihanetlerin içine girerlerse girsinler bizim irademiz bellidir ve herkesçe bilinmektedir. Neye inanırsak inanalım, hangi partiye, fikriyata veya ideolojiye gönül verirsek verelim, Doğduğumuz yöre, kökenimiz, mezhebimiz ne olursa olsun,

Helal oyumuzu kullanmak için sandığa gidip Türk milleti ortak paydasında buluşmak, Türkiye’mizin gücüne güç katmak hepimizin ve herkesin hedefi olmalıdır. Cumhur Bizim, Türkiye Hepimizindir.

Hüsran siyasetiyle hizmet siyasetini aynı kefeye koyulmamalıdır. Entrika siyasetiyle erdem siyaseti aynı kalıba sokulmamalıdır. Doğruya doğru, yanlışa yanlış, haine hain, kahramana da kahraman demek maşeri vicdanın onurlu duruşudur.

“BELEDİYECİLİĞİMİZDE İNSANI BİLMEK ÖN PLANDADIR”

Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı vatandaşlarımıza mutlu ve müreffeh bir hayat imkânı sunmak, güvenli ve huzurlu bir geleceği elbirliğiyle inşa etmek için çok çalışacaktır. “Ayırmadan, Ayrışmadan, Yerelde İktidar, Ülkede İstikrar” iradesindeyiz.

“Aklın Yolu Birdir, Genelden Yerele Birlik, Ülkede Yönetimde Dirlik” anlayış ve amacındayız. “Merkezden Yerele, İstikrarı Bozmadan Umuda Doğru” yürüme azmindeyiz. Bizim belediyeciliğimizin temeli insan sevgisidir.

Bizim belediyeciliğimizde insanı bilmek, insanla hemhal ve can beraberi olmak asıldır ve ön plandadır. Bugüne kadar Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı yönetimindeki belediyelerde esas ve bağlayıcı husus hep bu olmuştur.

Hizmet edenin himmet göreceğine; dürüst ve samimi olanın dua ve rıza kazanacağına; helal-haram ayrımı yapanın iki dünyasını da kurtaracağına iliklerimize kadar inanıyoruz.

Günübirlik siyasi hesap ve mevzi kazanımlar peşinde değiliz. Bizim için vatandaşlarımızın huzuru, refahı ve güvenliği her şeyden önceliklidir. Çünkü milletimiz huzursuz ve memnuniyetsizse geleceğe umutla bakılamaz. Milletin desteği olmadan hiçbir siyasi hedef başarıya ulaşamaz.

Halden, dertten, gönülden anlamayan yüksek hedeflere varamaz. En büyük arzumuz milletimizi her açıdan layık olduğu şekilde temsil etmek, hak ettiği gelişmişlik seviyelerine çıkarmak, sorunlarını kökten çözebilmektir.

Her insanımızın beklentilerini karşılamak; dik baş, tok karın, mutlu yarına ulaşmaktır. 31 Mart’ta tarihi bir seçim yapılacaktır. 31 Mart’ta milli bekamız üzerindeki hain senaryolar yırtıp atılacaktır. 31 Mart’ta sadece belediye başkanı seçilmeyecek, aynı zamanda Türkiye’nin üzerindeki muhasım hesaplar bozulacaktır.

Sadece il genel meclis üyesi, belediye meclis üyesi, köy ve mahalle muhtarları belirlenmeyecek, aynı şekilde küresel ve bölgesel şer oyunlar, bu oyunların şirret figüranları berhava edilecektir. Türkiye’nin ilerleyiş ve yükseliş momenti hız kesmeden devam etmelidir. Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı bu hedefe kilitlenmiştir.

Türkiye’mizin son elli beş yılına damgasını vurmuş olan Milliyetçi Hareket Partisi gücünü mukaddesattan, milletimizin destek ve hayır duasından almaktadır.

Millî menfaatlerimize aykırı davranan, milletimizin birlik, beraberlik ve kardeşliğini bozmaya çalışan her kim ya da kimler varsa onlara karşı duruşumuz sarsılmayacak ve tavsamayacaktır.

Cesaretimizin kaynağı tarihtir, ilhamımızın kaynağı ecdadımızdır, istiklalimizin kaynağı bu topraklara sere serpe uzanıp yatan kahraman şehitlerimizdir, irademizin kaynağı da büyük Türk milletidir.

Dünyaya istikamet verecek kudrette bir Türkiye’nin mimarisi, ancak ve ancak Türk-İslam kültüründen feyzini alan, Türklük gurur ve şuuru ile İslam ahlak ve faziletiyle bezenen fedakarlık numunesi bir ahlaki kucaklaşmayla mümkündür.

Nitekim bu kucaklaşmanın adı Cumhur İttifakı’dır. Milli ve ahlaki kucaklaşmanın devlet ve millet hayatında kök salmasına da Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi refakat etmektedir.

Bu sistemin uzlaşmacı vasfında temerküz etmiş muktedir ve tesirli yürütme, güçlü ve fonksiyonel yasama, bağımsız ve tarafsız yargı sayesinde Türkiye’nin önünü hiçbir mihrak kesemeyecektir.

Bu kutlu yürüyüşün neticesinde “Gelen Türk Asrı, Geleceğin Gücü Türkiye” olacaktır. Devir Türk Devri’dir. İnancımız budur, iddiamız budur, irademiz budur. Hep Birlikte Türkiye’yiz. Hepimiz Türk milletiyiz.

Gayret bizden tevfik Allah’tandır. Rabbim bizleri ve milletimizi mahcup etmesin. 31 Mart Mahalli İdareler Seçimlerinin ülkemize ve demokrasimize mümtaz sonuçlar getirmesini özellikle diliyor, aziz vatandaşlarımıza saygı ve sevgilerimi sunuyorum.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/devlet-bahceli-demlenmis-chpnin-perdesi-31-martta-kapanmalidir/feed/ 0
Tüpraş, Su Verimliliği Projeleriyle Yıllık 87 Milyon Ton Su Geri Kazandı https://www.haber28.com.tr/tupras-su-verimliligi-projeleriyle-yillik-87-milyon-ton-su-geri-kazandi/ https://www.haber28.com.tr/tupras-su-verimliligi-projeleriyle-yillik-87-milyon-ton-su-geri-kazandi/#respond Tue, 14 May 2024 08:24:36 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=18065 Atık su geri kazanım yatırımlarını ve su verimliliği projelerini sürdüren Tüpraş, son 5 yılda 1,1 milyon kişinin yıllık su tüketimine eşdeğer miktar olan 87 milyon ton suyu geri kazanarak üretim süreçlerinde yeniden kullandı. Öte yandan şirket, su verimliliğine yönelik yenilikçi ve dijital projeleriyle 2024 yılında 600 bin ton su tasarrufu hedefliyor.

Sorumlu üretici bilinciyle hareket eden Tüpraş, doğal kaynakların korunması ve en verimli şekilde kullanılması, geri dönüşümün artırılması, atık suların yeniden kullanılması ve biyoçeşitliliğin korunması odağıyla çalışmalarına devam ederken; çevresel performansını dijital teknolojilerle takip ederek sürekli iyileştirmeyi ve geliştirmeyi hedefliyor.

Koç Holding’in başlattığı Karbon Dönüşüm Programı kapsamında Tüpraş, doğal kaynakların sürdürülebilir kullanımı ve iklim değişikliğinin etkilerinden korunmak amacıyla 2050 Karbon Nötr stratejisi ile uyumlu olarak oluşturduğu ‘Su Yol Haritası’ doğrultusunda çalışmalarını yürütüyor.

“2024 yılında su verimliliğine yönelik yenilikçi ve dijital projelerle 600 bin ton su tasarrufu elde etmeyi hedefliyoruz”

Tüpraş Genel Müdürü İbrahim Yelmenoğlu, “Türkiye’de enerji sektörünün dönüşümüne liderlik etmek üzere ‘Enerjimiz Geleceğe’ sloganıyla 2022’de devreye aldığımız Stratejik Dönüşüm Planı doğrultusunda çalışmaya devam ediyoruz. Yeni enerji kaynaklarına gerçekleştireceğimiz yatırımlar ve enerji verimliliği projelerinin katkısıyla, 2030 yılı itibarıyla faaliyetlerimizden kaynaklanan karbon salımını, 2017 yılına göre yüzde 27 oranında azaltmayı, 2050’de ise karbon nötr olmayı taahhüt ettik. Sürdürülebilir rafinaj ve verimli kaynak kullanımı da bu hedefimizin önemli bir parçası” dedi.

Yelmenoğlu, sözlerine şöyle devam etti: “Suyu ve ekosistemini koruyabilmek amacıyla, mevcut ve gelecekteki su kaynaklarının kullanımında iklim değişikliği etkilerini göz önüne alarak hareket ediyoruz. 2050 Karbon Nötr stratejimizle uyumlu Su Yol Haritamız kapsamında; doğal kaynakların sürdürülebilir kullanımı amacıyla su tasarrufu, su geri kazanımı, simbiyoz uygulamaları ve biyoçeşitliliğin korunmasına odaklanıyoruz. Şirketimiz, su yönetiminde Avrupa politikalarına yön veren, Avrupa su pazarının lider paydaş kuruluşu Water Europe’a üye ilk Türk sanayi kuruluşu konumunda yer alıyor. 2024 yılında 600 bin ton su tasarrufu hedefi belirledik. Bu hedefimize ulaşmak için; rafinerilerimizde çalıştaylar düzenliyor, su geri kazanım sistemlerini güçlendirerek suyun azami seviyede yeniden kullanımını artıran ve ham su tasarrufu yapan yenilikçi ve dijital su projelerini hayata geçiriyoruz.”

“Tüpraş, CDP Karbon Saydamlık Projesi’nin ‘Su Güvenliği’ ve ‘İklim Değişikliği’ programında ‘B’ notu ile derecelendirilerek önemli bir başarıya imza attı”

Tüpraş’ın CDP Karbon Saydamlık Projesi’nde önemli bir başarı elde ettiğini ifade eden Yelmenoğlu, “Doğal kaynakların sürdürülebilir yönetimi için devreye aldığımız uygulamalarla 2023 yılında ilk defa katıldığımız ve 21 binden fazla şirketin raporlama yaptığı CDP Karbon Saydamlık Projesi’nin hem İklim Değişikliği hem de Su Güvenliği programlarında ‘B’ Yönetim Seviyesi notu ile derecelendirildik. Petrol sektöründe faaliyet gösteren ve CDP tarafından ‘Su Güvenliği’ programında değerlendirmeye alınan şirketler arasında üst sıralarda yer alıyoruz. Sektöründe örnek teşkil eden bir nota sahip olan şirketimiz, gelecek yıllarda devam edeceği çevresel raporlamalarıyla küresel liderler listesinde yer almak için çalışmalarını sürdürüyor” dedi.

Dijital ve inovatif uygulamalarla yenilikçi su teknolojileri destekleniyor

Şirket, yer aldığı AB destekli UFUK 2020 ve UFUK Avrupa projeleri ile de atık suların geri kazanımı, su tasarrufu konusunda yenilikçi teknolojiler üzerine çalışıyor. Ayrıca, açık inovasyon çalışmaları kapsamında atık su yönetimi ve geri kazanım optimizasyonuna odaklanıyor.

Diğer yandan, İzmit Rafinerisi’nde bulunan Atıksu Geri Kazanım Ünitesi sayesinde operasyonlarda suyun tekrar kullanılması ve süreç iyileştirmeleri ile ham su tasarrufu uygulamalarına da devam ediliyor. İzmit Körfez Belediyesi arıtılmış atık sularının geri kazanılarak rafineri süreçlerinde tekrar kullanılması, su yönetimindeki ‘endüstriyel simbiyoz’ kavramının hayata geçirildiği uygulamalardan biri.

Uluslararası Dünya Su Günü, her yıl 22 Mart’ta tatlı su kaynaklarının önemine dikkat çekmek ve tatlı su kaynaklarının sürdürülebilir yönetimine odaklanılmasını sağlamak amacıyla kutlanıyor. BM SU Kuruluşu (UN-Water) tarafından her yıl farklı bir tema ile kutlanan Dünya Su Günü’nün 2024 yılı teması “Barış İçin Sudan Faydalanmak” olarak belirlendi. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber28.com.tr/tupras-su-verimliligi-projeleriyle-yillik-87-milyon-ton-su-geri-kazandi/feed/ 0
CHP Bodrum Belediye Başkan Adayı Tamer Mandalinci Projelerini Tanıttı https://www.haber28.com.tr/chp-bodrum-belediye-baskan-adayi-tamer-mandalinci-projelerini-tanitti/ https://www.haber28.com.tr/chp-bodrum-belediye-baskan-adayi-tamer-mandalinci-projelerini-tanitti/#respond Wed, 08 May 2024 04:12:30 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=17216 Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Bodrum Belediye Başkan Adayı Tamer Mandalinci, iki başlık altında projelerini tanıttı. Proje Tanıtım Toplantısında Madnalinci, ilk 100 günde öncelikli ele alınacak konuları da açıkladı.

Bir otelde düzenlenen ve yaklaşık 1 saat süren proje tanıtımına CHP Parti Meclisi Üyesi Baran Bozoğlu, İlçe Başkanı Tuna Işın, STK Başkan ve temsilcileri, muhtarlar, vatandaşlar partililer ve gazeteciler katıldı. Yoğun bir katılımla gerçekleşen toplantıda halkçı ve yeni nesil belediyecilik anlayışıyla Türkiye’ye örnek olmayı hedeflediklerini söyleyen Başkan Adayı Mandalinci, su, trafik, altyapı, yaşam parkları, sosyal ve spor tesislerine kadar projelerini tek tek anlattı.

Tanıtım toplantısında 18 Mart Çanakkale Zaferi’nin 109’ncü yıl dönümünü kutlayarak konuşmasına başlayan Tamer Mandalinci, “Burada, birlikte başaracağımız ve Bodrumumuzun geleceğine yön verecek vizyonel projeleri paylaşmak için bir araya geldik. Bodrumumuzun marka değerini yükseltmek, turizm açısından hak ettiği değeri yüksek oranda alabildiğimiz bir Bodrum için bu göreve talip olduk” sözleriyle başladı.

“Mutlu çocuklar, üreten gençler”

Geçen 5 yıla ilişkin yapılan çalışmalardan örnekler veren Başkan Adayı Mandalinci “Enerjimiz var memlekete hizmet etmek için asla durmayız, yılmayız. Gerçekleştireceğimiz projelerle Bodrumumuzu kültür, sanat, turizm, doğa, estetik yönünden çok daha iyiye, çok daha ileriye taşıyacağız. Bodrum’un güzelliklerini, kültürel mirasımızı koruyacak, sosyal yaşamımızı geliştirecek projelerimizle mutlu çocukların, üreten gençlerin, sosyal hayata katılan güçlü kadınların olduğu bir kent haline getireceğiz” dedi.

“Öncelikli konu su”

Nüfus artışı ve küresel ısınmanın etkisiyle yetersiz kalan su kaynaklarına dikkat çeken Mandalinci, kentin 44 milyon metreküp olan yıllık su ihtiyacının 29 milyon metre küplük kısmının barajlardan kalan kısmının ise yeraltı kaynaklarından karşılandığını hatırlattı. Yağışların az olması nedeniyle barajlardaki su seviyelerinin düşüklüğüne dikkati çekti.

Su sorununun çözümüne yönelik ilk hamlelerin Ekinambarı bölgesinde hafif tuzluk oranına sahip kaynaktan suyun arıtılarak Mumcular Barajına verilmesi ve Turgutreis Bölgesi’nde 100-150 bin kişilik nüfusa yönelik denizden su arıtma tesisi kurulacağını aktaran Mandalinci, gerekli izinlerin alınması ve projenin hayata geçirilmesi sürecinin 10-11 ayı bulabileceğini ifade etti.

Bodrum Belediyesi’nce hayata geçirilecek projeler, paydaşlarla hayata geçirilecek projeler başlıkları altından tanıtım yapan Başkan Adayı Mandalinci ilk bölüme ilişkin diğer projeleri ise şöyle:

Turizm ve turizm zabıtası, Belediye Kafe, sahil düzenlemeleri, Paşatarlası Kentsel Tasarım Alanı Sahil Düzenlemesi, Halk kütüphaneleri, Meydan ve otoparklar, Kapalı yüzme havuzları ve spor salonları, Tur otobüsleri bekleme alanları, Açık spor alanları, Kadın sığınma evleri, Kapalı pazaryerleri, Üreten Kadın Kenti, Çok amaçlı salonlar, Gündüz çocuk bakım evleri, Çocuk parkları, Kapalı pazaryerleri, Kompost gübre üretimi, Karaova güç birliği üç kırsal köy, Yükseköğretim öğrenci konukevi, Özel eğitim ve rehabilitasyon merkezi, Evde bakım hizmeti, Gündüz yaşam evi, Huzurlu yaşam yaşlı bakım ve rehabilitasyon merkezi, Yaşam parkları, Aile sağlığı destek merkezi, Patili dostlar barınak ve rehabilitasyon merkezi, Kediler için mobil kısırlaştırma, Gümüşlük antik taşocağı festival alanı, Süngercilik Müzesi, Amiral Turgut Reis’in adını taşıyan yeni su altı arkeoloji müzesi hizmet binası ve mezarlıklar.

Bodrum Belediye Başkan Adayı Mandalinci, paydaşlarla hayata geçirilecek projeler başlığında ise şunları açıkladı:

Sunumun ikinci bölümünde STK’lar, paydaşlar, kamu kurum ve kuruluşlarıyla iş birliğinde yapılacak olan projelere değinen Tamer Mandalinci, öncelikli olarak Bodrum 100. Yıl Atatürk Stadyumu’nu ele aldı. Bodrumspor’un geçen yıl Süper Ligi’nin kapısından döndüğünü hatırlatan Mandalinci şunları ifade etti:

“Spor kulüplerimiz bizlerin göğsünü kabartırken yerel yöneticiler olarak biz sadece onlara alkışlamakla mı yetineceğiz? Bodrum Belediye Başkanı olarak kimimle görüşmem gerekiyorsa, nerede, hangi kapıyı çalmam gerekiyorsa hassasiyetle, iyi niyetle ve ortak akılla o kapıyı çalacağım. İnanıyorum ki 5 yıl içinde kentimize yakışır, spor turizmine yakışır ve ülkemize yakışır bir Bodrum 100. Yıl Atatürk Stadyumu’nu hayata geçirmiş olacağız”

Birlikte yönetim modelini tekrar vurgulayan Mandalinci, erişilebilirliği önemseyeceklerini, ortak akılda çözümler üreteceklerini belirtti. – MUĞLA

]]>
https://www.haber28.com.tr/chp-bodrum-belediye-baskan-adayi-tamer-mandalinci-projelerini-tanitti/feed/ 0
MHP Genel Başkanı Bahçeli: Türk milletini yalnız bırakamazsın https://www.haber28.com.tr/mhp-genel-baskani-bahceli-turk-milletini-yalniz-birakamazsin/ https://www.haber28.com.tr/mhp-genel-baskani-bahceli-turk-milletini-yalniz-birakamazsin/#respond Fri, 03 May 2024 03:36:35 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=16599 MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 31 Mart seçimlerine ilişkin, “Benim için bu bir final. Yasanın verdiği yetkiyle bu seçim son seçimim” yönündeki açıklamaları üzerine, “Ayrılamazsın, Türk milletini yalnız bırakamazsın, yanındayız. Yeni yüzyılın kurtarıcı lideri olarak sizi görmek istiyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

Bahçeli, partisinin Ankara Spor Salonu’ndaki 14. Olağan Büyük Kurultayında, Türkiye’nin kamburlarından kurtulması gerektiğini belirterek, “Yerel yönetimlere vurulan prangalar kırılmalıdır. Türk ve Türkiye Yüzyılı hedeflerle müzahir yerel yönetimler muhakkak tecelli etmelidir. Zira başka alternatif kalmamıştır.” diye konuştu.

CHP içindeki kaos ve karmaşanın ülkenin geneline yayılma ve sıçrama ihtimalinin korkunç olduğunu dile getiren Bahçeli, “Kendi evinde düzeni temin edemeyenlerin yerel yönetimlerde başarısızlığı kaçınılmaz hayat ve siyaset gerçeğidir. Bu gerçeği görmek için kahin olmaya gerek yoktur. Partilerini yönetemeyenlerin, asgari ilkelerde anlaşıp uzlaşamayanların, birbirlerine hürmet beslemeyenlerin, yerel yönetimlerde millete hizmet etmelerini düşünmek abesle direniş demektir.” ifadelerini kullandı.

Bahçeli, Cumhur İttifakı’nın 31 Mart’ta millet tarafından tevdi edilecek görev için hazır olduğunu belirterek, “Cumhur İttifakı, bu kapsamda ehliyet sahibidir, liyakat sahibidir, heyecan sahibidir, akıl sahibidir, ahlak sahibidir, hedef sahibidir, proje sahibidir, ülkemizin geleceği için her türlü fedakarlığı yapmaya kararlıdır.” dedi.

Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı’nın başarmasının Türkiye’nin başarısı olduğunu vurgulayan Bahçeli, şunları söyledi:

“Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı’nın başarması, Türk milletinin şahlanışıdır. Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı’nın 31 Mart’ta sandıklardan taşması, Türkiye ve Türkiye Yüzyılı’nın inşası, ihyası ve itibarıdır.”

“Türkiye, milli birlik ve kardeşlik gücünün ivmesiyle çağların üzerine sıçrayacak”

Bahçeli, Kurultay münasebetiyle 14 ana başlık altında geleceğe dair tavır, tutum, teklif ve değerlendirmelerinin bulunduğunu bildirdi.

Millet kavramının sadece Cumhuriyet’in kuruluşunda değil, tarihin her döneminde birleştirici ve bütünleştirici bir işlev gördüğünü vurgulayan Bahçeli, hiçbir zaman etnik köken, dil ve din gibi farklılıklara itibar edilmediğini söyledi.

Türkiye Cumhuriyeti’ni, Türk milletinin birlikte yaşama ülküsü ve aynı kaderi paylaşma iradesinin kurduğunu anlatan Bahçeli, partisinin ülkede yaşayan her insanı Türk milleti tanımı içinde kucakladığını, hepsine aynı gözle baktığını dile getirdi.

“Soy ve ırk temelinde bir üstünlük bizim nazarımızda yok hükmündedir.” diyen Bahçeli, şunları kaydetti:

“Kaldı ki üstünlük sadece takvadadır. Türkiye’nin milli birliği ve bütünlüğü, dil, soy ve din unsurlarının üstünde sosyolojik kültürel ve tarihi bir gerçektir. Kültürlerin üst kimlikle buluşması bizim için asıl ve esastır. Bu ise asla bir dayatma ve asimilasyon değildir. Türklüğün insanlığa yön vermek isteyen fütuhat arayışıyla İslam’ın kutsal mesajları birleşmiş kahraman ve muzaffer bir irade meydana gelmiştir. Bu duygu ve ülkülerle beslenerek kurulan Türk cihan devletleri, tarihe damga vurmuştur. Kökeni, dili, dini, mezhebi ne olursa olsun Türkiye Cumhuriyeti’ne vatandaşlık bağıyla bağı olan her insanımız, bizim özbeöz kardeşimizdir, milletimizin de asli unsurudur. Her türlü ayrımcılık, bölücülük, ırkçılık, yabancı düşmanlığı ayaklarımızın yedi kat altındadır.”

Bahçeli, partisinin etnik bölünmenin önüne set çekeceğini ve operasyonlara gelmeyeceğini belirterek, “Türkiye’nin bir Kürt sorunu yoktur, buna mukabil çok tehlikeli bölücülük ve terör sorunu vardır.” dedi.

“Türk ile Kürt, Alevi ile Sünni arasında uçurumlar oluşturmak isteyenler, demokrasi, özgürlük ve insan hakkı kisvesine bürünerek hizmet edenler alçakların en alçağı, hainlerin en hainidir.” diyen Bahçeli, devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne hançer sağlayanların Türk’ün de, Kürt’ün de, Alevi’nin de, Sünni’nin de düşmanı olduğunu söyledi.

Bahçeli, “Düşmanlardan medet ummak, teneşire uzanmaya razı olmaktır. Türk ile Kürt’ü, Alevi ile Sünni’yi birbirinden koparmanın emelini taşıyanlar, emperyalizmin tasmalı yanaşmalarıdır. Bölücü terör sorunu, yeni yüzyılda kesinlikle bitecektir.” diye konuştu.

PKK, YPG, PYD’nin bulunduğu yerden sökülüp atılacağını vurgulayan Bahçeli, hazırlanmasını temenni ettikleri “Bölücülükle Mücadele ve Stratejik Eylem Planı” ile ülke içindeki yıkım cephesinin çökertileceğini belirtti.

Bahçeli, “Türkiye, milli birlik ve kardeşlik gücünün ivmesiyle çağların üzerine sıçrayacaktır. Milliyetçi Hareket Partisi, terörü bir hak arama vasıtası gören bölücülüğü demokratik mücadele şeklinde gösteren bölücü mihraklara direnecek, Kürt kökenli kardeşlerimizi amasız fakatsız bin yılın hatıralarıyla kucaklayacaktır.” dedi.

Bahçeli, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 31 Mart seçimlerine ilişkin, “Benim için bu bir final. Yasanın verdiği yetkiyle bu seçim son seçimim” yönündeki açıklamalarına dair, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Geçenlerde basından öğrendiğim kadarıyla Sayın Cumhurbaşkanı’mızın bir konuşması, özellikle sol cenahlarda büyük bir iştah ve tahrik unsuru olarak kabul edilmiştir. Buradan Sayın Cumhurbaşkanı’mız Recep Tayyip Erdoğan’a diyorum; ‘Ayrılamazsın, Türk milletini yalnız bırakamazsın. Bunun için Cumhur İttifakı olarak yanındayız, beraberindeyiz. Yeni yüzyılın kurtarıcı lideri olarak sizi görmek istiyoruz.”

(Bitti)

]]>
https://www.haber28.com.tr/mhp-genel-baskani-bahceli-turk-milletini-yalniz-birakamazsin/feed/ 0
Trabzonspor’un 55. Seçimli Divan Olağan Genel Kurulu Başladı https://www.haber28.com.tr/trabzonsporun-55-secimli-divan-olagan-genel-kurulu-basladi/ https://www.haber28.com.tr/trabzonsporun-55-secimli-divan-olagan-genel-kurulu-basladi/#respond Wed, 27 Mar 2024 07:36:05 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=11834 Trabzonspor’un 55. seçimli Divan Olağan Genel Kurulu başladı.

Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Atatürk Kültür Merkezi’nde saat 10.00’da başlayan Trabzonspor’un 55. Seçimli Olağan Genel Kurulu’nu yönetmesi için divan başkanlığına Hakan Orhan oy birliği ile seçildi. Genel kurula Trabzonspor Başkanı Ertuğrul Doğan ve yönetim kurulu üyelerinin yanı sıra Teknik Direktör Şenol Güneş’in de katıldığı gözlendi. Divan seçimi, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından mevcut yönetim kurulunun faaliyet raporu okundu.

Ali Sürmen: “Benim veda günüm”

Daha sonra söz alan Trabzonspor Divan Başkanlık Kurulu Başkanı Ali Sürmen, yapılan genel kurulun aynı zamanda kendisi için veda günü olduğunu belirterek, “Trabzonspor şampiyon olduktan sonra ciddi sıkınlar yaşadı. Mali sorunlar yaşadı. İcracıların kapıya dayanmaya hazırlandığı dönemde sorumluluğu üzerine alan şahsi ve sponsorluk anlaşmaları yapan Ertuğrul Doğan’a da teşekkür ediyorum. Yaşanmışlıklarla ders alarak yoluna devam etmesini tavsiye ediyorum. TFF’de birçok arkadaşımız görev aldı ama görevli olduğu dönemde onun kadar elini taşın altına koyan isim görmedim. Türk futbolunda adaletin sağlanması için büyük bir emek veren Mustafa Hacıkerimoğlu. Maalesef Fenerbahçeliler istedi diye onlarla birlikte hareket edenleri de yadırgıyorum” ifadelerini kullandı.

Neden aday olmadığını daha önce açıkladığını belirten Sürmen, “Buranın kaybedeni olmaz bir tercih yapılıyor. Küsüp, darılarak başka yerlere gitmemektir önemli olan. Trabzonspor için çalışmaktır kendiniz için değil. Benim aday olmamamda düşündüğüm en büyük etken budur. Aday değilim diyorsak bu camia içindir. Ben yönetici olacağım kibrine katılmamak gerekiyor. Ben bu kongrede yönetmeye değil, yönetilmeye talip oldum. Kim seçilirse seçilsin onun emrindeyim. Trabzonspor’un emrindeyim” dedi.

Ertuğrul Doğan: “Divan Kurulu üyeleri yön gösterici olacaklardır”

Sürmen’in konuşmasının ardından kürsüye gelen Trabzonspor Başkanı Ertuğrul Doğan, hizmetlerinden ötürü Ali Sürmen’e plaket verdi. Doğan, Trabzonspor Divan Kurulu’nun akil insanlardan oluştuğunu belirterek her bir üyesinin görüşlerinin kendilerini için önemli olduğunu ve yön gösterici olacağını söyledi.

Başkan adayları tek tek söz aldı

Genel kurul üyelerinin dilek ve temennilerinin ardından başkan adaylarından ilk söz alan isim Emin Kahraman oldu. Kahraman, Trabzonspor’da uzun yıllar yöneticilik yaptığını hatırlatarak, “Trabzonspor davet ettiği zaman hiçbir zaman görevden kaçmadım. Buradan bana bir şans çıkarsa en iyi hizmetleri yapmaya talibim. Yönetime sunulmak üzere durum tespit çalışma projelerimiz var. Daha aktif bir divan kuruluna her zamankinden daha çok ihtiyaç var” derken, diğer adayı Hayrettin Hacısalihoğlu ise, “Trabzonspor Kulübü’ne uzun yıllar hizmet ettim. Bunca yılın tecrübesi ile divan başkanı olarak hizmet vermek istiyoruz. Ben Trabzonspor’u hiç bir zaman uzaktan sevmemiş bir kardeşinizim. Hayatım boyunca yaşadığım heyecanın kaynağında hep Trabzonspor olmuştur. Ben işime gelen işi yapmadım sadece Trabzonspor’un işine gelen işleri yaptım. Bizler hiç bir zaman bir birimize rakip değiliz. Bizlerin rakibi haksızlığı kendine hak edinmiş kulüplerdir. Bizler tüzüğün bize verdiği yetkileri çok iyi biliyoruz ve bunun dışına çıkmayacağımızın sözünü veriyorum. Bizim amacımız birlik ve beraberliği arttırmaktır” açıklamasında bulundu.

Başkan adaylarından son sözü alan Mahmut Ören de, “Bugüne kadar Trabzonspor’a bütün alanlarda hiçbir beklenti olmadan hizmet etmeye çalıştım. En büyük hedefimiz birlik ve beraberliğin sağlanması adına çalışacağız. Trabzonspor Divan Başkanlık Kurulu olarak üyelerin ayrışımına asla yol açmayacağız, birleştirici olacağız. Yönetime katkı sağlayacak tavsiyelerde bulunacağız” diye konuştu.

Oy verme işlemi başladı

Başkan adaylarının konuşmasının ardından oy verme işlemine geçildi. Trabzonspor Divan Başkanlık Kurulu Başkanlığı seçimlerinde oy verme işlemi saat 16.00’ya kadar devam edecek. 2 bin 90 üyenin oy kullanma hakkı bulunuyor. – TRABZON

]]>
https://www.haber28.com.tr/trabzonsporun-55-secimli-divan-olagan-genel-kurulu-basladi/feed/ 0
Türkmenistan Halk Maslahatı Başkanı BM’ye Yardım Çağrısı Yaptı https://www.haber28.com.tr/turkmenistan-halk-maslahati-baskani-bmye-yardim-cagrisi-yapti/ https://www.haber28.com.tr/turkmenistan-halk-maslahati-baskani-bmye-yardim-cagrisi-yapti/#respond Wed, 27 Mar 2024 02:24:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=11775 Türkmenistan Halk Maslahatı Başkanı Gurbanguli Berdimuhamedov, Birleşmiş Milletlerin (BM), belirlenen ana misyonuna ulaşmasına yardımcı olunması gerektiğini belirterek, “Bu sadece ahlaki görevimiz değil, aynı zamanda sorumluluğumuzdur. Benzer şekilde diğer uluslararası kurum ve kuruluşların BM ile işbirliği güçlendirilmelidir.” dedi.

Anadolu Ajansının (AA) “Global İletişim Ortağı” olduğu, Belek Turizm Bölgesi’ndeki NEST Kongre Merkezi’nde düzenlenen Antalya Diplomasi Forumu 2024’te, TRT World sunucularından Elif Bereketli’nin moderatörlüğünde yapılan “ADF ADDRESS” etkinliğinde, Türkmenistan Milli Lideri ve Halk Maslahatı Başkanı Berdimuhamedov konuştu.

Berdimuhamedov, foruma davetinden dolayı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a teşekkür ederek, forumun, uluslararası ilişkilerin mevcut durumu ve birçok temel soruyu gündeme getirdiğini kaydetti.

Forumun, yalnızca siyasi, ekonomik ve hukuki soruları gündeme getirmediğine dikkati çeken Berdimuhamedov, foruma ülkelerin nüfusu, askeri kapasitesi veya teknolojik düzeyine bakılmaksızın dahil edilmesi gerektiğini söyledi.

Berdimuhamedov, Türkmenistan’ın, Eylül 2023’te BM Genel Kurulunun 78. oturumunda, BM himayesinde kapsamlı bir güvenlik stratejisi oluşturulması önerisinde bulunduğunu hatırlatarak, “Bunu, 21. yüzyılda devletlerarası ve uluslararası ilişkilerin yapısına ve bunu başarmaya yönelik araçlara ilişkin bir tutum ve normlar sistemi olarak görüyoruz.” dedi.

Türkmenistan’ın, küresel güvenliğin sağlanmasında bölgesel kuruluşlar ve hükümetler arası birlikler aracılığıyla sadece siyasi değil, aynı zamanda ekonomik ve insani faaliyetlerin de güçlendirilmesini gerekli ve yerinde gördüğünü belirten Berdimuhamedov, şöyle devam etti:

“Bu konuda diğer uzmanlaşmış yapı ve kurumların görüşlerini dinleyerek, dünya siyasetinin temel sorunlarının çözümüne yön vermeliyiz. BM’nin, belirlenen ana misyona ulaşmasına yardımcı olunmalıdır. Bu, sadece ahlaki görevimiz değil, aynı zamanda sorumluluğumuzdur. Benzer şekilde diğer uluslararası kurum ve kuruluşların BM ile işbirliği güçlendirilmelidir. Yeryüzünde barışın ve dünya yapısının sağlanması açısından bölgesel heyet ve kuruluşlarının konum ve misyonunun artırılması gerektiğini düşünüyorum.”

Berdimuhamedov, Türkmenistan’ın BM’de bir Tarafsızlık Dostları grubu oluşturma girişiminde bulunduğunu, birçok ülkenin bu fikre katıldığını aktararak, bunun mantıklı bir çözüm olduğuna inandığını söyledi.

Sürdürülebilir kalkınma hedefleriyle ilgili değerlendirmelerde bulunan Berdimuhamedov, geleceğin ekonomisinin bir modeli olarak değerlerin dağıtımına, bunların ulaştırılmasına, araç ve kanallarının kullanımına büyük önem verilmesi gerektiğini vurguladı.

Berdimuhamedov, şu ifadeleri kullandı:

“Yeni yaklaşımlar ayırt edilmeden siyasallaşmaya ve ayrımcılığa tolerans gösterilmemelidir. Ana odak noktası iki öncelikli alan üzerinedir, enerji koordinasyonu ve ulaşım bağlantısı. Türkmenistan, düşük karbonlu enerjiye geçerek enerji entegrasyonuna ulaşma yönünde stratejik bir yön aldı. Bu çalışmada da bu tür yaklaşımlara ihtiyaç olduğunu düşünüyoruz. Bu, bu yolu takip etmek isteyen ülkeler için eşit şartlara sahip olmayı garanti edecektir. Bu, ülkelerin enerji tasarrufu sağlayan teknolojilere sahip olmalarını sağlayacaktır. Yenilenebilir enerji kaynaklarından tam anlamıyla yararlanabilmeleri için iklimsel ve coğrafi avantajlardan yararlanmalarını sağlayacak.”

Geleneksel enerji kaynaklarının “yeşil” gündeme dayalı yeni kaynaklarla birleştirilip uyumlaştırıldığını dile getiren Berdimuhamedov, Türkmenistan’ın dünyada “yeşil diplomasiye” ve böyle bir işbirliği modeline öncelik verdiğini vurguladı.

???????Berdimuhamedov, “Türkmenistan, Hazar ve Karadeniz bölgelerini geçen, Avrupa, Orta Doğu, Asya-Pasifik bölgelerini mutabakata varılan standart ve kriterlere göre çalışan tek bir ulaşım sistemine bağlayan Avrasya multimodal ulaşım ve transit projelerinin uygulanması üzerinde çalışıyor.” dedi.

İklim gündeminin, artık küresel güvenliğin ve barış içinde bir arada yaşamanın tanımlayıcı bir sembolü olarak tanıtıldığına değinen Berdimuhamedov, Türkmenistan’ın, güvenliğin sağlanmasına yönelik yaklaşımın temeli olarak, iklim meselesine sistematik bir yaklaşımı, çok taraflı kontrol yönteminin oluşturulmasını, iklimin, ekolojik ve insan kaynaklı tahribatların etkisinin azaltılmasını savunduğunu aktardı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/turkmenistan-halk-maslahati-baskani-bmye-yardim-cagrisi-yapti/feed/ 0
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Çelik: “6’lı masayı oluşturanların milletten özür borcu var” https://www.haber28.com.tr/ak-parti-genel-baskan-yardimcisi-ve-parti-sozcusu-celik-6li-masayi-olusturanlarin-milletten-ozur-borcu-var/ https://www.haber28.com.tr/ak-parti-genel-baskan-yardimcisi-ve-parti-sozcusu-celik-6li-masayi-olusturanlarin-milletten-ozur-borcu-var/#respond Sun, 10 Mar 2024 07:36:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=9204 AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Çelik: “6’lı masayı oluşturanların milletten özür borcu var”

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik:

“CHP’nin yapay zeka formülü siyasi akla aykırıdır”

” Milletin aklına güvenmek demokrasinin gereğidir”

ADANA – AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, “6’lı ve 7’li masayı oluşturan bütün genel başkanların önce çıkıp yerel seçimler için oy istemekten önce milletten özür dilemesi ve bu özrünü de içtenlikle açıklamayla ortaya koyması gerekir. Milletin aklına güvenmek demokrasinin gereğidir” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yarın bir dizi açılış ve miting için Adana’ya gelecek. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, partisinin il binasına gelerek hazırlıklar hakkında bilgi aldı. Daha sonra gazetecilere konuşan Çelik, herkesi yarın 12.00’da İstasyon Meydanı’nda düzenlenecek mitinge davet etti.

Türkiye’de yapılan seçimleri, ‘Türkiye’nin en büyük gücü ve zenginliği’ olarak niteleyen Çelik, “Seçime 1 ay kalacak evreye girmiş bulunuyoruz. Türkiye’nin en büyük gücü ve zenginliği iktidar ve yerel yönetimlerin seçimler yoluyla belirlenebilmesidir. Etrafımızda ülkelere baktığımızda sandığın ne kadar uzakta olduğunu görmek mümkün. Bununla birlikte Türkiye’nin ne kadar sağlıklı seçimler yapabilen, sandık yoluyla iktidarı, yerel yönetimleri ve bütün yöneticileri seçebilecek bir kapasiteye, tarihe sahip olmasının cumhuriyetimizin demokrasiyle taçlanması bakımından ülkemizin en büyük zenginliği olduğunu ifade etmek isteriz” diye konuştu.

“Milletimiz sandıkta cevabını verdi”

28 Şubat süreci hakkında konuşan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, “28 Şubat’a az bir süre kaldı. O zaman buna postmodern darbe demişlerdi. Yönetimi bir tür kuşatmayla yönetimi ele geçirmek üzere ortaya koyduğu bir teşebbüstü. Hem silahlı kuvvetler hem de yargı içerisinde ki bir takım vesayet odaklarının ülkemize çektirdiği sıkıntılar ülkemize bedeller ödetmiştir. Yapılan tartışmalara bakarsanız bunların aslında ülkemizin geleceğine yön vermek isteyen dış güçlerle bağlantılı olduğu net bir şekilde görülmüştür. O zaman ki ifadelerde seçilmiş hükumeti devirmek üzere ortaya koyulan aktivizm hem silahlı kuvvetler hem de yargı içerisinde ki vesayet odaklarında yerine getiriliyordu ama bunların dış bağlantılı olduğu açıktı. Milletimiz bütün bu süreçlere ‘Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir’ ilkesine bağlı kalarak sandıkta tecelli ederek devam etti. Bütün bu süreçlere cevabını sandıkta verdi” ifadelerini kullandı.

“Türkiye büyümekte ve güçlenmektedir”

Türkiye’de seçimlere müdahale edilmediği için her geçen gün ülkenin büyüdüğünü aktaran Çelik, “Demokratik mekanizmalar ne zaman iyi çalışmışsa, Türkiye’nin zenginleşmesi, refahı ve güvenliği garanti altında olmuştur. Sandığın iyi işlemesi sayesinde Türkiye’de seçimlere içeriden ve dışarıdan müdahalelerin engellenmesi sayesinde sandık iradesi tam olarak ortaya çıktığı için Türkiye büyümekte ve güçlenmektedir” dedi.

“Muhalefet siyasetin kalitesini düşürüyor”

Muhalefetteki gelişmeler nedeniyle siyasetin kalitesinin düştüğünü kaydeden Ömer Çelik, “Muhalefetteki gelişmelere baktığımızda siyasetin kalitesini tehdit eden ve demokrasiye zarar veren yaklaşımların her geçen gün başka bir safhada üretildiği görüyoruz. Genel seçimler sürecinde 6’lı ve 7’li masa vardı. Biz o zaman bu 6’lı ve 7’li masanın ülkenin başına büyük sıkıntılar getireceğini ifade etmiştik. Ülkemiz bu çağrılara olumlu cevap verdi ve cumhurbaşkanımızı yeniden seçerek 6’lı ve 7’li masanın Türkiye’ye bir bedel ödetmek şeklinde sonucu olacak çerçevesini siyasi gündemin dışına çıkardı” şeklinde konuştu.

“Yapay zeka formülü siyasi akıldan uzaktır”

6’lı masayı oluşturan siyasi partilerin genel başkanlarının milletten özür dilemesi gerektiğini ifade eden Ömer Çelik, daha sonra şunları söyledi:

“6’lı ve 7’li masayı oluşturan bütün genel başkanların önce çıkıp yerel seçimler için oy istemekten önce milletten özür dilemesi ve bu özrünü de içtenlikle açıklamayla ortaya koyması gerekir. Milletin aklına güvenmek demokrasinin gereğidir. Milletin aklına en yüksek değer olarak bakmak siyasette ve demokraside temel ilke olmalıdır. O gün 6’lı ve 7’li masa çerçevesinde çıkanların her biri diğerine saldırıyor. Aynı zaman da her birinin partisindeki bir grup hizipler diğerine saldırıyor. Bunların millete güçlü bir özür borcu vardır. Buradan çıkmak için buldukları formülün yapay zeka olması da siyasi akla ve zekaya teveccüh konusunda ne kadar uzak bir yerde durduklarını göstermektedir.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/ak-parti-genel-baskan-yardimcisi-ve-parti-sozcusu-celik-6li-masayi-olusturanlarin-milletten-ozur-borcu-var/feed/ 0
Ömer Çelik: “6’lı masayı oluşturanların milletten özür borcu var” https://www.haber28.com.tr/omer-celik-6li-masayi-olusturanlarin-milletten-ozur-borcu-var/ https://www.haber28.com.tr/omer-celik-6li-masayi-olusturanlarin-milletten-ozur-borcu-var/#respond Sun, 10 Mar 2024 06:48:32 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=9194 AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, “6’lı ve 7’li masayı oluşturan bütün genel başkanların önce çıkıp yerel seçimler için oy istemekten önce milletten özür dilemesi ve bu özrünü de içtenlikle açıklamayla ortaya koyması gerekir. Milletin aklına güvenmek demokrasinin gereğidir” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yarın bir dizi açılış ve miting için Adana’ya gelecek. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, partisinin il binasına gelerek hazırlıklar hakkında bilgi aldı. Daha sonra gazetecilere konuşan Çelik, herkesi yarın 12.00’da İstasyon Meydanı’nda düzenlenecek mitinge davet etti.

Türkiye’de yapılan seçimleri, ‘Türkiye’nin en büyük gücü ve zenginliği’ olarak niteleyen Çelik, “Seçime 1 ay kalacak evreye girmiş bulunuyoruz. Türkiye’nin en büyük gücü ve zenginliği iktidar ve yerel yönetimlerin seçimler yoluyla belirlenebilmesidir. Etrafımızda ülkelere baktığımızda sandığın ne kadar uzakta olduğunu görmek mümkün. Bununla birlikte Türkiye’nin ne kadar sağlıklı seçimler yapabilen, sandık yoluyla iktidarı, yerel yönetimleri ve bütün yöneticileri seçebilecek bir kapasiteye, tarihe sahip olmasının cumhuriyetimizin demokrasiyle taçlanması bakımından ülkemizin en büyük zenginliği olduğunu ifade etmek isteriz” diye konuştu.

“Milletimiz sandıkta cevabını verdi”

28 Şubat süreci hakkında konuşan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, “28 Şubat’a az bir süre kaldı. O zaman buna postmodern darbe demişlerdi. Yönetimi bir tür kuşatmayla yönetimi ele geçirmek üzere ortaya koyduğu bir teşebbüstü. Hem silahlı kuvvetler hem de yargı içerisinde ki bir takım vesayet odaklarının ülkemize çektirdiği sıkıntılar ülkemize bedeller ödetmiştir. Yapılan tartışmalara bakarsanız bunların aslında ülkemizin geleceğine yön vermek isteyen dış güçlerle bağlantılı olduğu net bir şekilde görülmüştür. O zaman ki ifadelerde seçilmiş hükumeti devirmek üzere ortaya koyulan aktivizm hem silahlı kuvvetler hem de yargı içerisinde ki vesayet odaklarında yerine getiriliyordu ama bunların dış bağlantılı olduğu açıktı. Milletimiz bütün bu süreçlere ‘Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir’ ilkesine bağlı kalarak sandıkta tecelli ederek devam etti. Bütün bu süreçlere cevabını sandıkta verdi” ifadelerini kullandı.

“Türkiye büyümekte ve güçlenmektedir”

Türkiye’de seçimlere müdahale edilmediği için her geçen gün ülkenin büyüdüğünü aktaran Çelik, “Demokratik mekanizmalar ne zaman iyi çalışmışsa, Türkiye’nin zenginleşmesi, refahı ve güvenliği garanti altında olmuştur. Sandığın iyi işlemesi sayesinde Türkiye’de seçimlere içeriden ve dışarıdan müdahalelerin engellenmesi sayesinde sandık iradesi tam olarak ortaya çıktığı için Türkiye büyümekte ve güçlenmektedir” dedi.

“Muhalefet siyasetin kalitesini düşürüyor”

Muhalefetteki gelişmeler nedeniyle siyasetin kalitesinin düştüğünü kaydeden Ömer Çelik, “Muhalefetteki gelişmelere baktığımızda siyasetin kalitesini tehdit eden ve demokrasiye zarar veren yaklaşımların her geçen gün başka bir safhada üretildiği görüyoruz. Genel seçimler sürecinde 6’lı ve 7’li masa vardı. Biz o zaman bu 6’lı ve 7’li masanın ülkenin başına büyük sıkıntılar getireceğini ifade etmiştik. Ülkemiz bu çağrılara olumlu cevap verdi ve cumhurbaşkanımızı yeniden seçerek 6’lı ve 7’li masanın Türkiye’ye bir bedel ödetmek şeklinde sonucu olacak çerçevesini siyasi gündemin dışına çıkardı” şeklinde konuştu.

“Yapay zeka formülü siyasi akıldan uzaktır”

6’lı masayı oluşturan siyasi partilerin genel başkanlarının milletten özür dilemesi gerektiğini ifade eden Ömer Çelik, daha sonra şunları söyledi:

“6’lı ve 7’li masayı oluşturan bütün genel başkanların önce çıkıp yerel seçimler için oy istemekten önce milletten özür dilemesi ve bu özrünü de içtenlikle açıklamayla ortaya koyması gerekir. Milletin aklına güvenmek demokrasinin gereğidir. Milletin aklına en yüksek değer olarak bakmak siyasette ve demokraside temel ilke olmalıdır. O gün 6’lı ve 7’li masa çerçevesinde çıkanların her biri diğerine saldırıyor. Aynı zaman da her birinin partisindeki bir grup hizipler diğerine saldırıyor. Bunların millete güçlü bir özür borcu vardır. Buradan çıkmak için buldukları formülün yapay zeka olması da siyasi akla ve zekaya teveccüh konusunda ne kadar uzak bir yerde durduklarını göstermektedir.” – ADANA

]]>
https://www.haber28.com.tr/omer-celik-6li-masayi-olusturanlarin-milletten-ozur-borcu-var/feed/ 0
AK Parti İBB Başkan Adayı Kurum: “İstanbul’u Yöneten Kadınlar Meclisimizi 1 Nisan sabahı itibarıyla kuracağız” https://www.haber28.com.tr/ak-parti-ibb-baskan-adayi-kurum-istanbulu-yoneten-kadinlar-meclisimizi-1-nisan-sabahi-itibariyla-kuracagiz/ https://www.haber28.com.tr/ak-parti-ibb-baskan-adayi-kurum-istanbulu-yoneten-kadinlar-meclisimizi-1-nisan-sabahi-itibariyla-kuracagiz/#respond Wed, 06 Mar 2024 05:36:18 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=8573 AK Parti İBB Başkan Adayı Murat Kurum, “Bizim dönemimizde İstanbul’a yön veren doğrudan kadınlar olacak. 1 Nisan’dan itibaren bu şehri kadınlarımızla birlikte yöneteceğiz. İstanbul’u Yöneten Kadınlar Meclisimizi 1 Nisan sabahı itibarıyla kuracağız” dedi.

AK Parti İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkan Adayı Murat Kurum, Beşiktaş’ta düzenlenen ‘İstanbul’u Büyüten Kadınlar’ programında kadınlarla bir araya geldi. Programda Kurum’a eşi Şengül Kurum, eski Başbakan Tansu Çiller, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş ve AK Parti İl Kadın Kolları Başkanı Saliha Demirer eşlik etti. Protokol konuşmalarıyla başlayan program, Kurum’un çalışmalarının olduğu tanıtım filmi ile devam etti.

“4 bin yıllık asaletinizle her alanda tarih yazmaya devam ediyorsunuz”

Programda konuşan AK Parti İBB Başkan Adayı Murat Kurum, “Dün konuşmama hazırlanırken Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün şu güzel cümlesini bir kez daha okudum. Atatürk ‘Türkiye Cumhuriyeti’nin kadınları, bütün Türk tarihinde olduğu gibi bugün de en şerefli varlığımızdır.’ Sizler bu sözlerin bizzat ispatısınız. Çünkü bugün, 4 bin yıllık asaletinizle her alanda tarih yazmaya devam ediyorsunuz. İstanbul’un neresine gitsek sizin eserlerinizi görüyoruz. Zaten İstanbul tarihinin hangi dönemine bakarsanız, bu şehrin bir kadınlar şehri olduğuna şahit olursunuz. İstanbul’umuz güzelliğiyle sizlere benzemektedir, şefkatiyle sizleri andırmaktadır. İstanbul’un ilk kuruluş efsanesi bile dünyanın en güzel kadınının hikayesiyle başlar. Kız Kulesi, İstanbul’un tarihindeki en güzel efsanelerden birini temsil eder. İstanbul Şah Sultan’ın, Haseki sultanların külliyeleriyle, Mihrimah ve Valide sultanların camileriyle, Osmanlı’nın o zarif kadınlarının yaptırmış oldukları binlerce vakıfla kadınların ellerinde adeta bir dantel gibi işlenmiştir. Bu şehrin kadim mahallelerinde bulunan evlerin, meydanların, hanların tamamının altında kadınların imzaları vardır. Seyyahlar da bu durumu kabul etmiş olmalılar ki notlarında ‘İstanbul, dünyada en çok kadın elinin değdiği şehirdir’ derler. İşte İstanbul’un en güçlü şirketlerinin, sivil toplum kuruluşlarının, kamunun yöneticisi olan kadınlarımız buradalar. İstanbul’umuz inşaattan tekstile, savunma sanayisinden sivil topluma, hukuktan spora, gazetecilikten sanata kadar her alanda liderlik eden Türk kadınının emekleriyle 1 Nisan sabahı itibarıyla yeniden tarih yazmaya hazırlanmaktadır. 39 gün sonra İstanbul’umuz gerçek belediyecilikle tanışacak ve ‘Kadınların İstanbul’u’ dönemi başlayacak” dedi.

“İstanbul’u teknolojinin, bilişimin, bilimin merkezi yapmak için çalışacağız”

İstanbul’u her alanda örnek bir şehir yapmak için çalışacağını belirten Kurum, “Kadınlarımızın inceliğini, özgüvenini örnek alan bir yönetim anlayışı sunacağız. Bugün nasıl sizler insanımızın, emekçimizin daha güzel bir geleceğe uzanması için canla başla mücadele ediyorsanız, biz de aynı geleceği kurgulamak için ter dökeceğiz. Bugün aranızdaki hocalarımız, nasıl muhteşem sanatkarlar yetiştiriyorsa biz de bu şehrin kültürle, sanatla yaşaması için çaba sarf edeceğiz. Sizler nasıl yenilikçi projelerinizle gençlerimize kariyer fırsatları sunuyorsanız, biz de gençlerimize yeni iş alanları açacağız. Şirketlerinizde Türkiye’nin büyümesi için nasıl çalışıyorsanız, biz de İstanbul’u her alanda dünyaya örnek bir şehir yapabilmek, yarınlara güven ve huzur içerisinde hazırlayabilmek için koşacağız. İstanbul’u teknolojinin, bilişimin, bilimin merkezi yapmak için çalışacağız. Göreve geldiğimizde kadın yönetici, işçi ve memur sayımızı, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin tarihindeki en yüksek seviyeye çıkaracağız. İstanbul’un kadınları, bu aziz şehri nasıl bugüne taşıdıysa biz de İstanbul’u yeniden yükselişe geçirecek projelerimizi sizlerle birlikte yapacağız” şeklinde konuştu.

“İstanbul’u Yöneten Kadınlar Meclisimizi 1 Nisan sabahı itibarıyla kuracağız”

1 Nisan’dan itibaren İstanbul’u kadınlara birlikte yöneteceğini dile getiren Kurum, “Biz iktidarda olduğumuz 22 yıl boyunca kadınlarımızın, annelerimizin hep yanı başında olduk. Kadınların özgürlüğü ve özgüveni için her adımı kararlılıkla attık. İş gücüne katılım düzeylerini olabildiğince artırdık. Bugün, kadınlarımızın her alanda güçlendiklerini gördükçe, geleceğe daha umutla bakıyoruz, kadınlarımızla gurur duyuyoruz. Bizim dönemimizde İstanbul’a yön veren doğrudan kadınlar olacak. 1 Nisan’dan itibaren bu şehri kadınlarımızla birlikte yöneteceğiz. İstanbul’u Yöneten Kadınlar Meclisimizi 1 Nisan sabahı itibarıyla kuracağız. Sizlerle bugün ilkini yaptığımız bu toplantıyı düzenli olarak yapacağız” ifadelerine yer verdi.

“İstanbul’umuzu sıfır atığın model şehri yapacağız”

Sıfır atık ile ilgili konuşan Murat Kurum, “Bir çevre hareketi olarak doğan, daha sonra hızla Türkiye’nin en büyük kadın hareketine ve ardından da küresel bir çevre hareketine dönüşen sıfır atık hareketimiz saygı değer Emine Erdoğan hanımefendinin öncülüğünde yürüttüğümüz Sıfır Atık Projesi’dir. İstanbul’umuzu sıfır atığın model şehri yapacağız. İstanbul Sayın Cumhurbaşkanı’mızın da ortaya koymuş olduğu 2053 net sıfır emisyon hedefini yakalayan ilk şehir olacak. 2040 yılına geldiğimizde gerçekleştireceğimiz çalışmalarla birlikte İstanbul’da net sıfır emisyona ulaşacağız. İstanbul’un güçlü kadınlarından sadece sıfır atık hedefimizde istifade etmeyeceğiz. Sizlerin bu şehrin diğer kadınlarına da destek olacağı tüm kanalları açacağız. Hep birlikte kadınların işgücüne katılımını ve kadın girişimcilerimizi tüm gücümüzle İBB olarak destekleyeceğiz. Bunun için de ihtiyaç duyulan eğitim, istihdam fırsatlarına ve finansal erişime dair eşitsizlikleri bir bir ortadan kaldıracağız” dedi.

“Kadınlarımız üreten, istihdam oluşturan tarafta olacaklar”

Kurum, kadınlara vereceği destekler hakkında şöyle konuştu:

“Mevcut yönetim kadınlarımızın bin bir emekle kurduğu İSMEK’lerimizi artık işletilemez hale getirdi. İSMEK ve diğer meslek edindirme faaliyetlerimizle 39 ilçede kadınlarımıza hizmet edecek atölyelerimizi süratle yaygınlaştıracağız. Kadınlarımız hangi sektörde iş yapmak isterse, biz tam o karar noktasında hemen yanlarında olacağız. İlk işini kuran 100 bin girişimci kadınımıza 100 bin lira destek sunarak, büyükşehir yanında diyeceğiz. Kadınlarımız üreten, istihdam oluşturan tarafta olacaklar. Başta kadın emeklilerimiz olmak üzere ihtiyaç sahibi büyüklerimizin İstanbul kartlarına her ay 2 bin 500 TL destek ödemesi yapacağız. Bugün İstanbul’da çalışan her bir kadınımız, tam 288 saati trafikte heba ediyor. Algı belediyeciliği ile sosyal medya belediyeciliği olarak tarif ettiğimiz anlayışla İstanbul trafikte çile çekilen bir şehir haline geldi. Türkiye Yüzyılı’nda açıkladığımız projelerimizde yeni metrolarla, tünellerle, otopark projeleriyle bir çok sorunu süratle çözeceğiz. Kadınlarımıza rahat bir nefes aldıracağız.”

“Deprem gerçeğini bir milli güvenlik meselesi olarak görmek zorundayız”

Kentsel dönüşüm sürecinin nasıl işleyeceğine de değinen Kurum, “Deprem gerçeğini bir milli güvenlik meselesi olarak görmek zorundayız. Bu kapsamda da yapılacak tek şey, kentsel dönüşümdür. Bilim insanları 1 buçuk milyon deprem riskiyle yaşayan ailemiz olduğunu söylüyor. 600 bin konutu ise acilen dönüştürmemiz gerektiğini ifade ediyorlar. Biz 650 bin konut yapıp, bir seferberlik anlayışıyla İstanbul’umuzu dönüştüreceğiz dediğimizde mevcut CHP’li yönetim ne diyor biliyor musunuz? ‘650 bin konutun yapılmasına gerek yok’ diye açıklama yapıyor. Ben buradan Ekrem Bey’e soruyorum: ‘650 bin konutu dönüştürmeyerek, İstanbul’la ilgilenmeyerek, boş zamanlarında belediyecilik yaparak, İstanbul’daki deprem riskini ortadan kaldırmayı nasıl hedefliyorsunuz? Vatandaşımızın kaygılarını, o iradeyi sahada göstermeden, milletimizle el ele vererek o dönüşümü gerçekleştirmeden, insanlarımızın korkularını nasıl gidermeyi düşünüyorsunuz?’ Sizin böyle bir derdiniz olmadığını biz çok iyi biliyoruz, milletimiz de çok iyi biliyor. Siz, İstanbul’un deprem dönüşümünü çözmek üzerine zaten 5 yılda herhangi bir irade ortaya koymadınız. Bari yapılana mani olmayın, yapılanı engellemeyin. İstanbul’umuz, depreme hazır olana kadar bu mücadeleyi gece gündüz sürdüreceğiz” şeklinde konuştu.

“Mal varlığımız resmi olarak Meclis kayıtlarında vardır”

CHP’li başkan adaylarının mal varlığını açıklamayı düşünüp düşünmediğini soran gazeteciye Kurum, şu şekilde cevap verdi:

“Biz mal varlığımızı düzenli olarak bildiriyoruz. Mal varlığımız resmi olarak Meclis kayıtlarında vardır. Açıklamakta da hiçbir sıkıntı yok.”

“CHP’li yönetimin yaptığı gibi 650 bin konut yapmaya ne gerek var gibi bir söylem içerisinde olmayacağız”

Kentsel dönüşümde kira yardımı ile ilgili soru üzerine ise Kurum, “Vatandaşımıza kentsel dönüşümde hem 100 bin TL taşıma ve kira yardımı vereceğiz, hem de 100 bin kiralık konut yapacağımızı açıklamıştık. Bir taraftan kentsel dönüşümü yapacağız, bir taraftan da kentsel dönüşüme girmiş vatandaşlarımızın bu kiralık konutlarda ikametini sağlayacağız. Bu konutlar uygun kiralarlar vatandaşımız tarafından kiralanacak ve hiçbir şekilde satılmayacak. İstanbul genelinde yapacağımız bu kiralık konutlarla birlikte kira fiyatlarının düşmesini de sağlayacağız. Vatandaşlarımıza vereceğimiz kira desteğiyle bu soruna ilişkin de önemli bir iradeyi ortaya koymuş olacağız. Kentsel dönüşüm bizim olmazsa olmazımız. CHP’li yönetimin yaptığı gibi 650 bin konut yapmaya ne gerek var gibi bir söylem içerisinde olmayacağız. İstanbul depremi bir gerçek, bunu bilim insanları söylüyor. Mevcut yönetimin danışman olarak tuttuğu ve bilgisine inandıkları hocalar da bunu söylüyor” ifadelerini kullandı.

Programda ilgiyle karşılanan Kurum, programa katılan kadınlarla hatıra fotoğrafı çektirdi. Program çıkışı gazetecilerin sorularını yanıtlayan eksi Başbakan Tansu Çiller ise, “İlk kadın kredilerini veren birisi olarak bu beni heyecanlandırdı. Bu alanda belediyecilikle birleştirilerek bir demokratik atılım haline de getirilebilir. İstanbul için çok şey yapılacaktır. İstanbul için hayırlı olsun” ifadelerini kullandı. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber28.com.tr/ak-parti-ibb-baskan-adayi-kurum-istanbulu-yoneten-kadinlar-meclisimizi-1-nisan-sabahi-itibariyla-kuracagiz/feed/ 0
EGİAD Üye Oryantasyon Kampına 100’e Yakın Yeni Üye Katıldı https://www.haber28.com.tr/egiad-uye-oryantasyon-kampina-100e-yakin-yeni-uye-katildi/ https://www.haber28.com.tr/egiad-uye-oryantasyon-kampina-100e-yakin-yeni-uye-katildi/#respond Sat, 17 Feb 2024 00:48:06 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=5700 EGİAD Üye Oryantasyon kampına 100’e yakın yeni üye katılım gösterdi. Son bir yıldır rekor düzeyde üyenin katılım gösterdiği STK’nın oryantasyon kampına da ilgi büyüktü.

Ege Genç İş İnsanları Derneği’ne (EGİAD) yeni üye olanların kurumu tanıması, aidiyet duygusunun güçlenmesi ve üyeler arası kaynaşmanın sağlanması amacıyla 10-11 Şubat’ta İş Geliştirme Komisyonu tarafından organize edilen Üye Oryantasyon Kampı Kuşadası’nda bulunan bir otelde yapıldı. EGİAD Başkanı Alp Avni Yelkenbiçer’in ev sahipliğinde gerçekleşen etkinlikte, EGİAD Geçmiş Dönem Genel Sekreteri ve şu anda İZTO İzmir Ticaret Odasının Genel Sekreterliği görevini yürüten Prof. Dr. Mustafa Tanyeri de konuk konuşmacı, Utku Nefesoğlu ise eğitmen olarak yer aldı. Derneğe yeni katılan veya dernek hakkında daha fazla bilgi edinmek isteyen üyeleri, dernek projeleri ve kurum kültürü hakkında bilgilendirmek ve derneğe entegrasyonunu kolaylaştırmak üzere düzenlenen EGİAD Üye Oryantasyon kampına 100’e yakın yeni üye katılım gösterdi. Son bir yıldır rekor düzeyde üyenin katılım gösterdiği STK’nın oryantasyon kampına da ilgi büyüktü.

“Ortak sesle hareket eden dev bir takımız”

Toplantının açılış konuşmasını yapan Yönetim Kurulu Başkanı Alp Avni Yelkenbiçer, EGİAD’ın kurumsal yapısı, iş birlikleri ve 17. dönemin stratejik çalışma alanları hakkında bilgi vererek gerçekleşen faaliyetleri aktardı. Yelkenbiçer, EGİAD’ın üyeyle bütünleşen, üyenin sesine kulak veren ve akabinde projeleriyle topluma yön veren yapısıyla hem lider yetiştiren hem topluma umut olan bir okul olduğunu belirterek, “Dev bir takım ve gerçek bir sivil toplum örgütü olarak; tek ses, tek yürek olarak hareket ediyoruz. Farklı görüşleri olan arkadaşlarımızı dinliyor, anlıyor, harmanlıyor; EGİAD ve toplum yararına ne gerekiyorsa tek ses olarak onu seslendiriyoruz. 17’nci dönem için çalışmalarımızda büyütme ve bütünleştirmeye önem vererek EGİAD’ın güçlü ve dinamik bir STK olarak misyonunu yerine getirebilmesi hedefiyle üyelerimizden aldığımız güç ile takım olarak çalışıyoruz. Bu nedenle aramıza katılan yeni arkadaşlarımıza da öncelik verecek şekilde, derneğimiz içindeki aidiyet duygusunu en üst seviyede tutarak her gün çalışmaya devam ediyoruz. EGİAD’ı 34 yıl boyunca başarılı ve öncü kılan en önemli faktörlerden biri, nitelikli insan kaynağını bünyesine katabilmesi oldu. Her yıl aramıza birbirinden yeni girişimciler, profesyoneller ve aile şirketine mensup üyeler katılmakta. Son zamanlarda da aramıza katılan değerli yeni üyelerimizin dernek kültürüyle yetişerek bizlerle sahada çalışacaklarını biliyoruz. Buranın bir okul olduğu bilinciyle her üyenin liderlik vasıflarını güçlendirerek önlerini açmanın, onlara bilgi ve beceri kazandıracak çalışma alanları oluşturmanın önemine inanıyor, aynı zamanda bu süreçte onlardan da çok şey öğreneceğimizi biliyoruz” dedi.

“EGİAD sizlerle umut yeşertiyor”

EGİAD’ın toplum yararına ürettiği projeleri ile umut aşıladığını söyleyen Yelkenbiçer, “Bu umudu yeşerten sizlersiniz. Siz üyelerimizin geliştirdiği projeler topluma umut veriyor. Topluma itici güç olacağınıza, umut yeşerteceğinize inancım tamdır” dedi. EGİAD’ın geçmiş dönemlerde Genel Sekreterliğini yapan şu anda İZTO Genel Sekreterlik görevini yürüten Prof. Dr. Mustafa Tanyeri ise yaptığı konuşmada EGİAD’ın geçmişten bugüne gerçekleştirdiği başarılı etkinliklere, hazırladığı raporlara değinerek EGİAD’ın sadece gündemi takip eden değil, aynı zamanda gündem oluşturan vizyoner yapısına vurgu yaptı.

“EGİAD parmak ısırtan noktada”

Sivil toplumculuğun bir virüs gibi insanın kanına işlediğini vurgulayan Tanyeri, üyelerin entelektüel birikimini, girişimcilik dinamizmini EGİAD tecrübesiyle birleştirip büyük bir sinerji oluşturduklarını belirterek, “EGİAD, 34 yıldır her dönem birbirinin üstüne koyarak birçok başarılı çalışmaya imza attı. Sivil toplumun kurumsallaşması ve özel girişimciliğin yaygınlaşması için çalışmaları bölge açısından çok önemli yer edindi. İzmir’in kalkınmasına dönük çok sayıda inisiyatif geliştirerek, öncülük etti. Bu vesile ile özverili çalışmaları ile topluma ve EGİAD’a hizmet etmiş olan tüm kurucularımızı, derneğimiz yönetim organlarında görev almış arkadaşlarımızı ve bütün üyelerimizi buradan saygıyla anıyorum. Büyük EGİAD ailesi olarak, bölgemizin ve ülkemizin ekonomik ve sosyal kalkınmasına katkıda bulunan, öncü projeleriyle topluma yön veren, sanayici ve iş insanlarının sorunlarına sahip çıkan, gündemi takip etmenin ötesinde gündem belirleyen bir dernekte olduğunuzu söylemeliyim. Seçim çalışmalarındaki yoğun rekabetten sonra bile seçim salonundan kol kola çıkabilen başkanların olduğu, aidiyet kültürünün en yüksek seviyede yaşandığı bir STK olarak EGİAD, kurum ve liderlik kültürünü taşıyan en önemli sivil toplum örgütlerinin başında gelmektedir. Bayrak yarışıyla şu an geldiği nokta parmak ısırtan niteliktedir” dedi.

Daha sonra söz alan Eğitim Uzmanı – Yönetim Danışmanı ve Uzman Psikolojik Danışman Utku Nefesoğlu ise üyeler için kısa bir eğitim gerçekleştirdi. Rekabetin yönetilmesi ve bilginin nasıl kullanılması gerektiğini aktaran Nefesoğlu, EGİAD’ın baş harflerinden oluşan; E-Etki’yi arttırma, G-Geri bildirim, güçlü yönler, güven, İ- İnsana yatırım, A- Amaç birliği, D- Değişime uyum sağlamak başlıklarını açarak, “Hepimizin öncelikli olarak iş dünyasında olan rekabet hedefini, derneğin misyonunda yer alan Türkiye’nin rekabet gücünü arttırma doğrultusunda, işin arkasında yatan matematiği de doğru anlayarak yönetmesi çok önemli. Özellikle bu noktada şirketinizde veya profesyonel hayatta insana özelliklede öncülere yatırım yapma başarıya götüren anahtarlardan biridir. Bunun asıl amacı ise “yankı etkisi oluşturmadır” yani ne verirsen onu alırsın. Yöneticilerinizin gelişimine gerekli kaynağı ayırdığınız zaman şirket içerisindeki yönetim şekilleri, yöntemleri, stratejileri dahil olmak üzere aslında zincirleme bir değer önerisi oluşturursunuz” dedi.

Etkinlik; söyleşiler, workshoplar, gala yemeği ve EGİAD’a yeni katılan üyelere plaket takdimi ile son buldu. – İZMİR

]]>
https://www.haber28.com.tr/egiad-uye-oryantasyon-kampina-100e-yakin-yeni-uye-katildi/feed/ 0