Yüzde 4 – Haber 28 – Giresun Haber https://www.haber28.com.tr Thu, 21 Mar 2024 04:00:33 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Türkiye Ekonomisi 2023’te Yüzde 4.5 Büyüdü https://www.haber28.com.tr/turkiye-ekonomisi-2023te-yuzde-4-5-buyudu/ https://www.haber28.com.tr/turkiye-ekonomisi-2023te-yuzde-4-5-buyudu/#respond Thu, 21 Mar 2024 04:00:33 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=10829 Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Ekim-Aralık 2023 dönemini kapsayan gayrisafi yurt içi hasıla (GSYH) verilerini açıkladı. Buna göre, Türkiye ekonomisi 2023’te yüzde 4.5 büyüdü.

TÜİK, 2023 yılı gayrisafi yurt içi hasıla (GSYH) verilerini açıkladı. Buna göre, Türkiye ekonomisinde geçen yıl yüzde 4,5, 2023’ün son çeyreğinde de ise yüzde 4 büyüme kaydedildi. Üretim yöntemine göre cari fiyatlarla GSYH 2023’te bir önceki yıla göre yüzde 75 artarak 26 trilyon 276 milyar 307 milyon lira oldu. Kişi başına GSYH 2023 yılında cari fiyatlarla 307 bin 952 TL, ABD doları cinsinden 13 bin 110 olarak hesaplandı.

Üretim yöntemine göre dört dönem toplamıyla elde edilen yıllık GSYH, zincirlenmiş hacim endeksi olarak (2009=100), 2023 yılında bir önceki yıla göre yüzde 4,5 arttı. Üretim yöntemine göre cari fiyatlarla GSYH, 2023 yılında bir önceki yıla göre yüzde 75,0 artarak 26 trilyon 276 milyar 307 milyon TL oldu.

KİŞİ BAŞINA GAYRİSAFİ YURT İÇİ HASILA 2023 YILINDA 307 BİN 952 TL OLDU

Kişi başına GSYH 2023 yılında cari fiyatlarla 307 bin 952 TL, ABD doları cinsinden 13 bin 110 olarak hesaplandı. Finans ve sigorta faaliyetleri 2023 yılında yüzde 9,0 arttı. GSYH’yi oluşturan faaliyetler incelendiğinde; 2023 yılında bir önceki yıla göre zincirlenmiş hacim endeksi olarak; finans ve sigorta faaliyetleri toplam katma değeri yüzde 9,0, inşaat yüzde 7,8, hizmetler yüzde 6,4, diğer hizmet faaliyetleri yüzde 4,6, kamu yönetimi, eğitim, insan sağlığı ve sosyal hizmet faaliyetleri yüzde 3,8, gayrimenkul faaliyetleri yüzde 2,7, bilgi ve iletişim faaliyetleri yüzde 1,3, mesleki, idari ve destek hizmet faaliyetleri yüzde 1,2 ve sanayi yüzde 0,8 arttı, tarım sektörü ise yüzde 0,2 azaldı.

GSYH 2023 YILI DÖRDÜNCÜ ÇEYREĞİNDE YÜZDE 4,0 ARTTI

GSYH 2023 yılının dördüncü çeyrek ilk tahmini; zincirlenmiş hacim endeksi olarak, bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 4,0 arttı. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış GSYH zincirlenmiş hacim endeksi, bir önceki çeyreğe göre yüzde 1,0 arttı. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış GSYH zincirlenmiş hacim endeksi, bir önceki çeyreğe göre yüzde 1,0 arttı. Takvim etkisinden arındırılmış GSYH zincirlenmiş hacim endeksi, 2023 yılının dördüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 4,0 arttı.

Üretim yöntemiyle Gayrisafi Yurt İçi Hasıla tahmini, 2023 yılının dördüncü çeyreğinde cari fiyatlarla bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 75,9 artarak 8 trilyon 431 milyar 375 milyon TL oldu. GSYH’nin dördüncü çeyrek değeri cari fiyatlarla ABD doları bazında 304 milyar 402 milyon olarak gerçekleşti. Hanehalkı nihai tüketim harcamaları 2023 yılında yüzde 12,8 arttı. Yerleşik hanehalklarının nihai tüketim harcamaları, 2023 yılında bir önceki yıl zincirlenmiş hacim endeksine göre yüzde 12,8 arttı. Hanehalkı tüketim harcamalarının GSYH içindeki payı yüzde 59,1 oldu.

HANEHALKI NİHAİ TÜKETİM HARCAMALARI

Yerleşik hanehalklarının nihai tüketim harcamaları 2023 yılının dördüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre zincirlenmiş hacim endeksi olarak yüzde 9,3 arttı. Devletin nihai tüketim harcamaları yüzde 1,7, gayrisafi sabit sermaye oluşumu ise  yüzde10,7 arttı. Mal ve hizmet ihracatı 2023 yılında yüzde 2,7 azalırken ithalatı yüzde 11,7 arttı. Bir önceki yıl zincirlenmiş hacim endeksine göre 2023 yılında mal ve hizmet ihracatı yüzde 2,7 azalırken ithalatı yüzde 11,7 arttı. Mal ve hizmet ihracatı, 2023 yılının dördüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre zincirlenmiş hacim endeksi olarak yüzde 0,2, ithalatı ise yüzde 2,7 arttı.

İŞGÜCÜ ÖDEMELERİ 2023 YILINDA YÜZDE 116,0 ARTTI

İşgücü ödemeleri 2023 yılında bir önceki yıla göre yüzde 116,0, net işletme artığı/karma gelir yüzde 49,2 arttı. 2023 yılının dördüncü çeyreğinde ise işgücü ödemeleri bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 107,6 artarken, net işletme artığı/karma gelir yüzde 55,0 artış gösterdi..

İŞGÜCÜ ÖDEMELERİNİN PAYI 32,8 OLDU

İşgücü ödemelerinin cari fiyatlarla Gayrisafi Katma Değer içerisindeki payı 2022’de yüzde 26,3 iken bu oran 2023 yılında yüzde 32,8 oldu. Net işletme artığı/karma gelirin payı ise yüzde 53,7 iken yüzde 46,3 oldu.

]]>
https://www.haber28.com.tr/turkiye-ekonomisi-2023te-yuzde-4-5-buyudu/feed/ 0
Türkiye Bankalar Birliği Başkanı Çakar, ekonomi ve bankacılık sektöründeki gelişmeleri değerlendirdi: (1) https://www.haber28.com.tr/turkiye-bankalar-birligi-baskani-cakar-ekonomi-ve-bankacilik-sektorundeki-gelismeleri-degerlendirdi-1/ https://www.haber28.com.tr/turkiye-bankalar-birligi-baskani-cakar-ekonomi-ve-bankacilik-sektorundeki-gelismeleri-degerlendirdi-1/#respond Wed, 24 Jan 2024 06:48:04 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=3432 Türkiye Bankalar Birliği (TBB) Yönetim Kurulu Başkanı Alpaslan Çakar, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) faiz artırım sürecini ocak ayı itibarıyla tamamlayacağı kanaatinde olduğunu belirterek, “Son çeyrek içerisinde ülkemizde de faiz indirim sürecine doğru gidileceğini düşünüyorum.” dedi.

Çakar, Ziraat Bankasının İstanbul Finans Merkezi’ndeki genel müdürlük binasında düzenlenen toplantıda, ekonomi ve bankacılık sektöründeki gelişmeleri değerlendirdi, 2024’e ilişkin beklentilerini paylaştı.

2022 ve 2023’ün, bütün dünyada “enflasyonla mücadele yılları” olarak geçtiğini ifade eden Çakar, küresel ekonomide ciddi bir yavaşlama olduğunu, büyümenin sorun olmaya başladığını söyledi.

Türkiye’nin büyüme konusunda her zaman pozitif ayrıştığını, 1923 ila 2022 yılları arasında ortalama büyümesinin yüzde 4,8, 2003-2023’teki büyümenin yüzde 5,4 olduğunu kaydeden Çakar, Türkiye’de büyümenin 2023’te muhtemelen yüzde 4,5 olarak gerçekleşeceğini, 2024’te de yüzde 4 olarak öngörüldüğünü, yurt dışında yaşanan gelişmeler nedeniyle büyümenin iç talep kaynaklı olduğunu, bunun çok arzu edilen bir durum olmadığını belirtti.

OVP’yi çok gerçekçi bulduğunu ifade eden Çakar, enflasyon konusunda bir miktar iddialı olmakla birlikte bütün olarak bakıldığında OVP’nin, ciddi, tutarlı ve öngörülebilir bir program olduğunu vurguladı.

Enflasyonun bu yıl yüzde 40-45 bandında şekilleneceğini düşündüğünü aktaran Çakar, “Enflasyon, mayıs ayında en üst düzeye gelip düşüşe geçecek. Mevcut uygulanan politikalarda bence asla acele etmemek lazım. Bence enflasyonun yüzde 40-45’lere inmesi zaten olağan, bu olacak. Önemli olan enflasyonun yapışkan olmadan, kalıcı hale gelmeden düşürülmesidir. Orada bizim daha dikkatli olmamız, mevcut politikaları daha olgunlaştırarak devam etmemiz önemli.” diye konuştu.

Çakar, OVP’nin çok kapsayıcı olduğuna işaret ederek, “Faiz politikası etkin olarak uygulanıyor. Miktarsal sıkılaştırma adımları hala devam ediyor. Selektif olmayan kredilerde yüzde 2,5 oranında büyüyebiliyoruz. TL’nin güçlendirilmesine yönelik makroihtiyati tedbirler devam ediyor. Merkez Bankası, fazla likiditeyi çekecek sterilizasyon adımlarını atmaya devam ediyor. Zorunlu karşılık oranları şu anda banka bilançolarının yüzde 15-16 seviyelerine kadar geldi ki bunlar çok ciddi oranlardır. Bankacılık sektörü için de ciddi maliyettir aynı zamanda…” değerlendirmesinde bulundu.

“Yapışkan enflasyonun yönetimi hayati önemde ve ona çok dikkat edilmesi gerekir”

Alpaslan Çakar, yarın Merkez Bankasının faiz kararı toplantısı olduğunu hatırlatarak, şunları kaydetti:

“Ben de herkes gibi düşünüyorum. Piyasa faiz oranlarını çok fazla etkileyeceğini düşünmüyorum. Mevduat piyasasında şu anda faiz oranları TL cinsinden yüzde 45-50 bandında. Kredi faiz oranları yüzde 45-55 arasında bir bantta gidip geliyor. Dolar faiz oranları kredilerde yüzde 9’lar civarında, avro faiz oranları da yüzde 7,5-8 bandında. Yıl sonuna kadar faiz oranlarının çok daha artarak devam edeceği kanaatinde değilim. Merkez Bankasının, faiz artırım sürecini piyasa beklentisi doğrultusunda muhtemelen ocak ayı itibarıyla tamamlayacağı kanaatindeyim.

Bizim alacağımız kararlar yurt dışından bağımsız olmayacak. Fed’in mayıs, haziran itibarıyla faizleri yavaş yavaş aşağı doğru çekeceğini düşünüyorum. ECB de faizleri düşürecek. Bütün dünyada faiz artırım sürecinin sonuna gelindiğini söyleyebiliriz. Onlar faizi indirdiklerinde biz de onların ardından, makro verilerin de ışığında onları takip edeceğiz diye düşünüyorum. Bizdeki faiz indirim süreci, onlardan bir süre sonra olacaktır. Bu ne zaman olabilir? Takvim söylemem çok doğru değil ama son çeyrek içerisinde ülkemizde de faiz indirim sürecine doğru gidileceğini düşünüyorum. Tabii burada Merkez Bankasının, veri setiyle hareket edeceğini tahmin ediyorum, enflasyon oranına göre hareket etmesini bekliyorum. Yapışkan enflasyonun yönetimi hayati önemde ve ona çok dikkat edilmesi gerekir. Bu bağlamda da piyasayı korumak, reel sektörü korumak, tekrar potansiyel hızda büyümeyi sağlamak adına da mevcut bazı mekanizmaların daha aktif şekilde işletilmesi gerekir. Bunlardan bir tanesi selektif kredi politikasıydı. Bu seçici kredi politikasına mutlaka devam etmek gerekiyor. YTAK kredileri, piyasayı korumak ve yatırımı teşvik etmek adına çok önemli. Reeskont üst limitlerinin artırılması da önemliydi.”

Türkiye’nin en büyük probleminin tasarruf olduğunu vurgulayan Çakar, yakın dönemde dünya konjonktürünün hep Türkiye aleyhinde olduğunu ancak bu süreçte iyi gelişmeler de kaydedildiğini, enerji maliyetlerini ciddi anlamda azaltacak gelişmeler yaşandığını, turizm ve yurt dışı müteahhitlik hizmetlerinin de bu sürece olumlu katkı vereceğini düşündüğünü aktardı.

“Avrupa ve Amerika’dan çok ciddi anlamda kaynak girişi bekliyorum”

TBB Yönetim Kurulu Başkanı Çakar, ABD ve Avrupa’nın faiz indirimiyle beraber Türkiye gibi ülkelere sermaye akımları olacağını düşündüğünü ifade ederek, “Bu da bizim kur üzerindeki baskıyı azaltacaktır. Avrupa ve Amerika’dan çok ciddi anlamda sermaye girişi bekliyorum. ABD ve Avrupa’daki faiz indirimleriyle beraber iyi hikayesi olan gelişmekte olan ülkelere ciddi bir akış olacağını tahmin ediyorum.” şeklinde konuştu.

Yurt dışı finansman boyutuna bakıldığında, seçim öncesi dönemde 2,1 milyar dolar çıkış, seçim sonrası dönemde, Mayıs- Aralık 2023’te ise 11,5 milyar dolarlık giriş olduğunu dile getiren Çakar, “Yani 2023’ü 9,3 milyar dolar girişle kapattık. Bu yıl menkul kıymet ihraçlarından 1,5 milyar dolar giriş oldu. Bunlar ciddi anlamda girişin olduğunu gösteriyor.” dedi.

Türk bankacılık sektörünün yurt dışı borçlanmasının 116 milyar dolar olduğunu, bunun 78 milyar dolarının krediler, 19 milyar dolarının para piyasalarından alınmış borçlar, 19 milyar dolarının da menkul kıymet ihracıyla sağlanmış kaynaklardan oluştuğunu bildiren Çakar, önceki yıllarda yurt dışından borçlanma yaparken dönem dönem zorluklar yaşanabildiğini ancak şu anda borçlanma ve talep noktasında hiçbir sorun kalmadığını söyledi.

Çakar, “Vadeler uzuyor, maliyet de giderek düşecek. Para bulunabiliyor, artık talep var. Maliyetler de CDS’in düşmesiyle beraber gerileyecek.” dedi.

Kredi notları konusuna değinen Çakar, son zamanlarda gerek ülke gerekse bankalar ve şirketlerle ilgili bu konuda güzel haberler aldıklarını kaydetti.

“TL, çok cazip olmaya başladı”

Alpaslan Çakar, TL’nin çok cazip olmaya başladığına dikkati çekerek, “Yurt dışı yatırımcılar, önce tahvil ve hisse senedi piyasasına girer. Bu talebin de oluşmaya başladığını görüyoruz. Seçim sonrası dönemde tahvil piyasasına 2 milyar dolarlık, hisse senedi piyasasına 2,5 milyar dolarlık bir giriş var. Kredi piyasasında da giriş var. Dolayısıyla önümüzdeki süreç itibarıyla bu anlamda, daha doğrusu sermaye hareketleri anlamında rahat olduğumuzu, daha pozitif bir geleceğin bizi beklediğini söyleyebilirim.” ifadesini kullandı.

Şu anda ciddi bir bütçe disiplini içerisinde hareket edildiğini, bütçe disiplini konusunda net bir duruş olduğunu vurgulayan Çakar, şöyle devam etti:

“Kararlı setin mutlaka devam etmesi lazım. Sermaye hareketlerinin başlayacak olması dolayısıyla kur üzerindeki baskının azalacak olması önemli. Enerji, turizm ve yurt dışı müteahhitlik hizmetlerinin vereceği katkı önemli. Selektif kredi politikası, YTAK kredileri ve reeskont kredileri hayati önemde. YTAK kredileri bu sefer doğru bir kurguyla yapılıyor. Bunların hepsi dikkate alındığında, yüzde 40-45 yapışkan enflasyonu yönetmek çok önemli. Oradaki parasal genişleme ve gevşemeyi kontrollü götürmek gerektiğini söylüyorum.”

“Seçim sonrası dönem, Türkiye’ye olağanüstü bir fırsat sunuyor”

TBB Yönetim Kurulu Başkanı Çakar, seçim sonrası dönemin Türkiye’ye olağanüstü bir fırsat sunduğunu ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“4,5 yıllık istikrarlı bir dönem sunuyor. Bunu mutlaka fırsata çevirmek ve değerlendiriyor olmamız lazım. Çünkü hiçbir seçimin olmadığı bir dönemden bahsediyoruz. Küresel konjonktürün de artık bu problemleri kısmen aştığı bir dönem olacak. Bunlar olduğunda o dönemi mutlaka ‘doğru reformlar dönemi’ olarak değerlendirmek lazım. Yapısal bazı problemlerimize tamamen eğileceğimiz ve bunları yöneteceğimiz bir dönem olarak değerlendirmek gerekiyor.

Seçim sonrası dönemde, özellikle mart sonrası enflasyon noktasındaki kararlı duruşun devam edeceği kanaatindeyim. Enflasyonun yönetilmesi konusundaki kararlı duruşun devam edeceği kanaatindeyim. Biz fiyat istikrarını sağlamadan finansal istikrarı sağlayamayız. Finansal istikrarın olmadığı bir ekonominin geleceği olamaz. Doğru bir finansal istikrar için öncelikle bu fiyat istikrarını, enflasyonu makul seviyelere çekme zorunluluğumuz var. Seçim sonrası uygulanan net bir kararlı duruş var. Bu kararlı duruşta Sayın Cumhurbaşkanı’mızın desteği ile ekonominin bütün paydaşlarının tam bir mutabakatla ve toplumsal bir sözleşme içerisinde hareket ettiğini görüyoruz. İş dünyasının da programın arkasında olduğunu söyleyebilirim. Bizim de bunun arkasında net ve kararlı duruşu göstermemiz lazım. Çünkü OVP bizim için çok önemli bir yol haritası, çok önemli bir çıpa, gerçekçi bir yaklaşım. Bizim seçim sonrası yeni bir hikayemiz var. Bu hikayeye şu anda bütün taraflar inanıyor, arkasında duruyor. Biz zaten bu hikayeden vazgeçemeyiz, bunu sonuçlandırmamız lazım.”

“Kredi büyümesinin bu yıl yüzde 40 civarında olacağını düşünüyorum”

Alpaslan Çakar, 2024’ün bütün dünyada olduğu gibi Türkiye’de de “bir restorasyon”, “bir normalleşme yılı” olduğunu belirterek, “Bizim aslında 2025’i satın almak adına 2024 yılını kullanıyor olmamız lazım. 2025’i bir atlama, sıçrama yılı yapabilmemiz için bu yıl bu tamiratlarımızı, bu restorasyonumuzu, bu normalleşmemizi mutlaka sağlamamız lazım. Çünkü dünya böyle yapıyor. Herkes buna göre pozisyon alıyor. Biz de bunu yapıyoruz. 2024, daha sakin ama hazırlıkların tamamlanacağı bir yıl olacak. Ama 2025’in, ülkede düzenlemelerin, regülasyonların, otoritelerin konuşulduğu bir dönemden çıkıp reel sektörün, bilançoların, şirketlerin, yatırımların, ekonominin konuşulduğu bir yıl olmasını hedefliyoruz ve bekliyoruz ” diye konuştu.

2025 enflasyonunun OVP’de yüzde 15 olarak öngörüldüğünü hatırlatan Çakar, bu kararlı duruş devam ettiği sürece bunun yakalanabilir bir hedef olduğunu dile getirdi.

Kredi büyümesinin bu yıl yüzde 40 civarında olacağını düşündüğünü aktaran Çakar, kurun da bu yıl enflasyondan fazla artmayacağı kanaatinde olduğunu, doların 39-40 lira olacağını düşündüğünü söyledi.

(Sürecek)

]]>
https://www.haber28.com.tr/turkiye-bankalar-birligi-baskani-cakar-ekonomi-ve-bankacilik-sektorundeki-gelismeleri-degerlendirdi-1/feed/ 0