Zam – Haber 28 – Giresun Haber https://www.haber28.com.tr Fri, 23 Aug 2024 09:56:23 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Apple’dan iCloud aboneliklerine yüzde 100 zam: İşte yeni fiyatlar https://www.haber28.com.tr/appledan-icloud-aboneliklerine-yuzde-100-zam-iste-yeni-fiyatlar/ https://www.haber28.com.tr/appledan-icloud-aboneliklerine-yuzde-100-zam-iste-yeni-fiyatlar/#respond Fri, 23 Aug 2024 09:56:23 +0000 https://www.haber28.com.tr/appledan-icloud-aboneliklerine-yuzde-100-zam-iste-yeni-fiyatlar/ Apple'dan iCloud aboneliklerine yüzde 100 zam: İşte yeni fiyatlar

iCloud’a kayıt olduğunuzda otomatik olarak 5 GB ücretsiz saklama alanı veriliyor. Eğer daha fazla saklama alanına ihtiyacınız varsa iCloud+ aboneliği satın almanız gerekiyor.

Apple, bulut depolama hizmeti iCloud+ için fiyatlarını ikiye katladı. Bu zamla birlikte kullanıcılar, fotoğraf, video ve diğer önemli verilerini saklamak için daha fazla ödeme yapacaklar.

Apple’ın bu zam kararının arkasındaki nedenler henüz resmi olarak açıklanmadı. Ancak sektör uzmanları, artan maliyetler, döviz kurundaki dalgalanmalar ve iCloud+ hizmetine yapılan yeni yatırımların bu zammı tetiklemiş olabileceğini belirtiyor.

YENİ iCLOUD+ FİYATLARI

Eski fiyatlar:

50 GB: 12,99 TL

200 GB: 39.99 TL

2 TB: 129.99 TL

6TB: 899.99 TL

12TB: 1.799,99 TL

Yeni fiyatlar

50 GB: 24,99 TL

200 GB: 79,99 TL

2 TB: 249,99 TL

6 TB: 1.299,99 TL

12 TB: 2.499,99 TL

Haber Kaynak : ENSONHABER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/appledan-icloud-aboneliklerine-yuzde-100-zam-iste-yeni-fiyatlar/feed/ 0
Fatih Karahan: “Ücretlerin Yüksek Enflasyondan Dolayı Erimesi Söz Konusu. Enflasyonu Düşürürsek Kalıcı Refah Artışı Olacaktır” https://www.haber28.com.tr/fatih-karahan-ucretlerin-yuksek-enflasyondan-dolayi-erimesi-soz-konusu-enflasyonu-dusurursek-kalici-refah-artisi-olacaktir/ https://www.haber28.com.tr/fatih-karahan-ucretlerin-yuksek-enflasyondan-dolayi-erimesi-soz-konusu-enflasyonu-dusurursek-kalici-refah-artisi-olacaktir/#respond Sun, 04 Aug 2024 08:12:33 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=29340

NİSANUR YILDIRIM

(ANKARA) – Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan, enflasyondaki artışa asgari ücrete gelen zamların etkisinin ne olduğuna ilişkin soruya, “Şu anda ücretlerin yüksek enflasyondan dolayı erimesi söz konusu. Bizim birinci yapmamız gereken şey kalıcı bir şekilde fiyat istikrarını sağlamak. Biz enflasyonu öngörülerimiz çerçevesinde düşürürsek ki bunda kararlıyız, kararlı duruşumuzu da yaptığımız işlerde  gösteriyoruz. Bunu yapabilirsek zaten kalıcı refah artışı olacaktır. Ücretler enflasyonist olmayacak şekilde artmaya devam edecektir” diye yanıt verdi. Karahan, 500 ve 1000 TL’lik banknotların ihtiyaç görülürse dolaşıma girmesi için adımların atılacağını belirtti. Karahan, KKM’nin toplam bakiyesinin 70 milyar dolar civarına indiğini açıkladı.

Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan, yılın ikinci enflasyon raporunu sunmasının ardından gazetecilerin sorularını cevapladı.

Karahan, bir gazetecinin “Enflasyonda istenen tablonun oluşması için iç talebi yavaşlatmak adına maliye politikasında atılması gereken ilave adımlar olduğunu düşünüyor musunuz?” sorusunu, şöyle yanıtladı:

“Talebi dengeleyerek enflasyonu düşürmek istiyoruz. Bu noktada sıkı bir para politika duruşumuz var. Bunu sözde bırakmadık, aksiyonlarla da gösterdik. Bundan sonra da ne gerekiyorsa yapmaya hazırız. Kamu maliyesi tarafından gelecek destek önemlidir. Harcamalar için bir tasarruf tedbiri çalışılıyor. Bu konuda gerekli detaylar yetkili merciler tarafından zamanı geldiğinde açıklanacaktır. Biz ikinci devrede ve 2025 yılı için de dezenflasyon sürecinde destek alacağımızı düşünüyoruz.”

Karahan, bir gazetecinin “Mevcut parasal sıkılıkla bu enflasyon hedeflerine ulaşabilecek miyiz” sorusuna, şu cevabı verdi:

“ENFLASYONUN ANA EĞİLİM SEVİYESİNDEN DOLAYI YÜZDE 36 HEDEFİNİ KORUMAYI DOĞRU BULMADIK”

“İhtiyatlı duruşumuzu koruyarak 36 hedefimize ulaşacağımızı düşünüyorduk. Fakat talep daha güçlü gerçekleşti, hatta bir ivmelenme oldu bizim tahminimizin aksine. Çeşitli sebepler var. İlk dört ayda 4 puana yakın bir ilave enflasyon gerçekleşti. Bizim tahminlerimizin 4 puan üzerinde. Piyasa tahminlerine de baktığımızda 4 puanlık bir bozulma söz konusu. Bunu tamamen telafi etmek ek sıkılaşmayla dahi çok kolay gözükmüyor. Yıl sonunda enflasyon yüzde 36 yine olabilir. Fakat baz senaryo olarak ek sıkılaştırma yapılsa dahi bunun ana eğilimindeki artışı telafi edeceğini görüyoruz.  Hatta bir önce öngördüğümüz seviyenin bir miktar altına çekeceğini öngörüyoruz. Fakat bu 4 puanlık artışın tamamının telafi etmesini çok kolay olmadığını değerlendiriyoruz. 36’dan 38’e yapılan ayarlama tamamen bu sebepledir. Yüzde 36 hala bandın içinde. Yukarı yönlü riskler var ve biraz daha belirgin. Bu doğru. İlk 4 ay gerçekleşmesine, talep koşullarına  ve enflasyonun ana eğiliminin seviyesine baktığımızda yüzde 36 hedefini baz senaryo olarak korumayı doğru bulmadık. Enflasyon görünümünde herhangi bir bozulma olmasında halinde ek sıkılaşma yapmaya hazırız.”

Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Osman Cevdet Akçay, bir gazetecinin enflasyon tahminleri hakkında hangi sapma miktarı ya da aralığının endişe duyulabilecek noktayı temsil ettiği ve ne kadarlık bir sapmanın müdahale gereksinimi doğuracağına ilişkin sorusunu, şöyle yanıtladı:

“ENDİŞE SEKTÖRÜNDEYİZ. BİZİM İŞİMİZ ASLINDA ENDİŞE ETMEK”

“38’e, yukarıya kayış çok önemli bir kayış değil. 36’nın da tutturulması hala mümkün. Talebin nasıl daralmaya başlayacağı önemli. Biz sadece politika faizini arttırmadık. Miktarsal kısıtlar da getirdik. Bunların bir tanesi tek başına birden ufak olurdu. Ama 1+1 ikisi beraber 2’den fazla bir sıkılaşmaya tekabül ediyor. Bunun devreye gireceği kanaatindeyiz.  Orta noktayı 38’e çektik. Bandın üst tarafını kesinlikle aşacağımız kanaatinde değiliz. 42’nin içinde kalma ihtimalimizin çok çok yüksek olduğunu düşünüyoruz. Endişe sektöründeyiz. Bizim işimiz aslında endişe etmek. Sapmamız endişe tarafında. Verdiğimiz bantla ilgili hiçbir sıkıntımız yok. Sert inişin zorunlu olduğu bir durum vardı. O da şu, aktarım mekanizmasının zayıflığı. Aktarım mekanizmanız zayıfsa sert inişiniz kaçınılmaz. Bizim yapmaya çalıştığımız bu mekanizmayı güçlendirmek. Kanatimiz, mart ayından itibaren biz bu mekanizmayı güçlendirdik.”

Karahan, ekonomist Uğur Gürses’in “TÜİK’in enflasyon madde sepeti fiyatlarını yayınlamamasına ve KKM’nin döviz karşılığına” ilişkin sorusunu şu yanıtı verdi:

“KKM’NİN TOPLAM BAKİYESİ 70 MİLYAR DOLAR CİVARINA İNDİ”

“TÜİK’İn kendi tercihidir. O konuda benim fikir belirtmem doğru olmaz. Enflasyon düştükçe beklentiler de olumlu yönde ilerleyecektir. KKM’nin toplam bakiyesi, ağustos itibarıyla 140 milyar dolar. Şu anda geldiğimiz noktada 70 milyar dolar civarına indi.

“HER ZAMAN İHTİYATI ÖN PLANA ÇIKARMAYI DOĞRU BULUYORUZ”

Eski bir Merkez Bankacı’nın çok sevdiğim bir lafı var. ‘Merkez Bankacı’nın görevi endişe duymaktır.’ Özellikle enflasyonun yüksek olduğu seviyelerde, her zaman ihtiyatlı duruş önemlidir. Aşağı-yukarı yönlü riskler var. Ama biz yukarı yölü risklere daha çok önem veriyoruz. Katılığın umduğumuz gibi çözülmemesi, talepteki dengelenmenin beklediğimiz gibi olmaması halinde görünümde bir bozulmaya yol açacak olursa risk açısından ilave sıkılaşma yapacağız. Her zaman ihtiyatı ön plana çıkarmayı daha doğru buluyoruz. Endişe sektörü bunu içeriyor.”

Karahan, bir gazetecinin 500-1000 TL’lik banknotların ve yeni para sayma makinelerin satışa çıkacağı iddiasına ilişkin soruya şöyle cevapladı:

“İHTİYAÇ GÖRÜLÜRSE GEREKLİ ADIMLARI ATACAĞIZ”

“Paranın kendisi ortada yokken bunla uyumlu banknot makinesi nasıl oluyor onu bilmiyorum. Birçok faktöre bağlı. Makroekonomik ve finansal analizlere, teknik olarak yapılan değerlendirmelre göre karar veriyoruz. Bu kapsamda, tedavüldeki küpür kompozisyonunun değişimlerini dikkate alıyoruz. Bunu dikkatle takip ediyoruz. Bu yaptığımız analizler sonucunda ihtiyaç görülürse gerekli adımları atacağız.”

Bir gazetecinin “enflasyondaki artışa asgari ücrete gelen zamların etkisinin ne olduğuna” ilişkin soruyu Karahan, şöyle yanıtladı:

“HİZMET FİYATLARI ÜSTÜNDE ASGARİ ÜCRETİN ETKİSİ SÖZ KONUSU”

“Asgari ücret konusu TCMB uhdesinde bir konu değil. Biz burada karar verici de görüşmelerin tarafı da değiliz. Dolayısıyla bir tavsiye verilmesi de söz konusu değil. Biz enflasyon tahminlerimizi yaparken birtakım varsayımlarda bulunmak durumundayız. Belirlediğimiz hedefler var. Hizmet enflasyonu, emek-yoğun bir sektör olduğu için, hizmet fiyatları üstünde asgari ücretin etkisi söz konusu. Bu konuda bir varsayım yaptık. Daha önce yapılan açıklamaları gösterge olarak ele aldık. Tek asgari ücret artışı olacağı dillendirildiği için biz bunu varsaydık. Şu anda ücretlerin yüksek enflasyondan dolayı erimesi söz konusu. Bizim birinci yapmamız gereken şey kalıcı bir şekilde fiyat istikrarını sağlamak. Biz enflasyonu öngörülerimiz çerçevesinde düşürürsek ki bunda kararlıyız, kararlı duruşumuzu da yaptığımız işlerde  gösteriyoruz. Bunu yapabilirsek zaten kalıcı refah artışı olacaktır. Ücretler enflasyonist olmayacak şekilde artmaya devam edecektir.”

Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan, bir gazetecinin “Kamu zamları biriktirilerek yapılıyor. Yaz aylarında elektrik fiyatlarına yüklü bir zam beklentisi konuşuluyor. Bu birikimli zamlar yaratacağı maliyet enflasyonu açısından risk oluşturuyor mu” sorusuna, şu yanıtı verdi:

“Bahsettiğiniz kalemler konusunda yetki mercii değiliz. Enflasyonun öncelik olduğu, dezenflasyonun sağlıklı bir şekilde tesis edilmesi gerektiğine ilişkin hükümetin çeşitli kanallarından yapılan açıklamalar var. ‘Yönetilen/yönlendirilen fiyatlar belirlenirken enflasyon hedefine riayet edileceği’ açıklamalarından dolayı biz enflasyon hedefimizi bu varsayımlar doğrultusunda oluşturduk.”

(BİTTİ)

]]> https://www.haber28.com.tr/fatih-karahan-ucretlerin-yuksek-enflasyondan-dolayi-erimesi-soz-konusu-enflasyonu-dusurursek-kalici-refah-artisi-olacaktir/feed/ 0 Emeklileri Temmuzda Bekleyen Tehlikeler https://www.haber28.com.tr/emeklileri-temmuzda-bekleyen-tehlikeler/ https://www.haber28.com.tr/emeklileri-temmuzda-bekleyen-tehlikeler/#respond Thu, 01 Aug 2024 08:24:06 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=28880 (İSTANBUL) – Çalışma ekonomisi uzmanı Prof. Dr. Aziz Çelik, “emeklileri temmuzda bekleyen iki önemli tehlike” diyerek uyarı yaptı. Çelik, işçi ve Bağ-Kur emeklilerinin kök aylık tehlikelerine dikkat çekerek zam alamayabileceklerini belirtti; memur emeklilerinin enflasyonun altında zam alabileceklerine işaret etti.

Temmuz ayında emekli aylıkları için enflasyona endeksli artış beklenirken çalışma ekonomisi uzmanı Prof. Dr. Aziz Çelik, “Emeklileri temmuzda bekleyen iki önemli tehlike” uyarısında bulundu. Çelik, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, kök aylık nedeniyle, Temmuz ayında emeklilerin bir bölümünün maaşlarında artış olmayacağını kaydetti.

Prof. Dr. Çelik, açıklamasında şunları ifade etti:

“Dört aylık resmi enflasyon yüzde 18,7 olarak açıklandı. 6 aylık resmi enflasyon en az yüzde 25 olacak. Temmuz ayı, emeklinin zam ayı ancak emeklileri bekleyen iki önemli tehlike var. İşçi ve Bağ-Kur emeklileri için kök aylık tehlikesi… İşçi ve Bağ-Kur emeklileri yasa gereği temmuz ayında geçmiş 6 aylık resmi enflasyonu (TÜFE) oranında zam alacaklar ancak zam emeklilerin kök aylıklarına yapılacak. Halen kök aylıkları 10 bin TL’nin altında olan emeklilerin (dosya bazında) aylıkları 10 bin TL’ye tamamlanıyor. Aradaki farkı Hazine ödüyor. Eğer yeni bir yasal düzenleme yapılıp tamamlanan en düşük aylık enflasyon kadar artmazsa emeklilerin önemli bir bölümü ya sıfır zam veya resmi enflasyondan bile düşük zam alacak. Örneğin kök aylığı 8 bin TL olan bir emekli yüzde 25 zam alırsa 10 bin TL alacak. Zaten aylığı 10 bin TL olduğu için sıfır zam alacak. Bu işin kazananı Hazine olacak. Hazine, bu emekli için SGK’ye ödeme yapmayacak ancak emekli sıfır zam alabilecek. İşçi ve Bağ-Kur emeklilerinin önemli bir bölümünün sıfır zam tehlikesi var. Bunu önlemek için temmuz ayından önce yasal düzenleme yapılması ve tamamlanan en düşük aylığın en az enflasyon kadar artması gerekir. Olması gereken en düşük aylığın asgari ücret düzeyine çekilmesi. Bırakın asgari ücreti düzeyini, en düşük aylık enflasyon kadar artar mı? En düşük aylık 12 bin 500 veya 13 bin olur mu? Zor görünüyor. Emekliler yine 10 bin liralık utanç aylığına mahkum edilebilir. Ekonomi yönetimi ve kemer sıkma programı bunun için umut vermiyor ama emeklilerin tepkisi hükümete geri attırabilir.”

“MEMURLAR VE MEMUR EMEKLİLERİ TARTIŞMALI TÜİK ENFLASYONU KADAR BİLE ZAM ALAMAYACAK”

Memur emeklilerini bekleyen tehlikeye de işaret eden Çelik, “Memur emeklileri için enflasyonun altında zam… Memurlar ve memur emeklileri temmuz ayında enflasyonun altında zam alacaklar. Memurlar ve memur emeklileri resmi enflasyona göre değil, toplu sözleşmeye göre zam alıyorlar” dedi.

Çelik uyarılarına şöyle devam etti:

“Hakem Kurulu tarafından bağıtlanan ve Memur-Sen’in ciddi bir itirazının olmadığı 7. dönem toplu sözleşmesine göre memurlar ve memur emeklileri temmuz ayında enflasyon farkı ve yüzde 10 zam alacaklar ancak ocak ayında aldıkları yüzde 15 zam 6 aylık resmi enflasyondan düşülecek. Böylece temmuz ayında resmi enflasyonun (eğer enflasyon yüzde 25 olursa) yaklaşık 5,5 puan altında zam alacaklar. Bu durum sonraki 6 aylarda da devam edecek. Diğer bir ifade ile memurlar ve memur emeklileri tartışmalı TÜİK enflasyonu kadar bile zam alamayacak. Öte yandan memurlara yapılan ilave ödeme memur emekli aylıklarına yansıtılmadığı için memur maaşları ile memur emekli aylıkları arasındaki uçurum daha da artacak.? Bunların çözümü var mı? Elbette var. Hükümet yasal düzenleme yoluyla bunun önüne geçebilir ve memurlar ile memur emeklilerinin resmi enflasyonun altında kalmasını engelleyebilir. İlave ödemeyi emekli aylıklarına yansıtabilir. Yaparlar mı? Sanmam. Kemer sıkma politikası buna pek müsait değil. Erken uyarı yapmış olayım. Kısacası temmuz ayında emekliler iyi haberler beklemiyor.”

]]> https://www.haber28.com.tr/emeklileri-temmuzda-bekleyen-tehlikeler/feed/ 0 CHP Sözcüsü Yücel: “Uzun Yıllar Sonra, Siyasetteki Diyalog Zeminini Oluşturan Özgür Özel Olmuştur” https://www.haber28.com.tr/chp-sozcusu-yucel-uzun-yillar-sonra-siyasetteki-diyalog-zeminini-olusturan-ozgur-ozel-olmustur/ https://www.haber28.com.tr/chp-sozcusu-yucel-uzun-yillar-sonra-siyasetteki-diyalog-zeminini-olusturan-ozgur-ozel-olmustur/#respond Thu, 01 Aug 2024 02:36:05 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=28792

(ANKARA) – CHP Sözcüsü Deniz Yücel, Genel Başkan Özgür Özel’in, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı ziyaret etmesine ilişkin, “Çok uzun yıllar sonra, siyasetteki diyalog zeminini oluşturan, bu olumlu zeminde de halkın gerçek gündemini ve sorunlarını dile getiren Genel Başkanımız olmuştur. Elbette eleştiri de olacaktır ağır eleştiri de olacaktır. Ancak toplumun sorunlarının çözülmesi noktasında iletişim, diyalog, istişare ve müzakere de demokrasinin olmazsa olmazlarındandır” dedi.

CHP MYK, saat 14.20’de, Genel Başkan Özür Özel başkanlığında toplandı. CHP Sözcüsü Deniz Yücel, MYK gündemine ilişkin basın toplantısı yaptı. Yücel’in açıklaması şöyle:

“ÜÇ FİDANIN KALEMİNİ KIRANLAR TARİH SAHNESİNDEN SİLİNDİ AMA DENİZ, YUSUF VE HÜSEYİN ÖLÜMSÜZLEŞTİ”

“Onlar, kısacık ömürlerini ‘tam bağımsız Türkiye’ idealine adayan üç fidan… Onlar kimsenin ezilmediği, herkesin insan onuruna yaraşır bir hayat sürdüğü bir Türkiye hayaliyle emperyalizme karşı tam bağımsız bir Türkiye kurmak için mücadele ettiler. 6. Filo’ya karşı birileri secdeye dururken onlar dimdik durdular ve bu milletin onurunu korudular. ve Deniz, ‘Samsun’dan Ankara’ya Mustafa Kemal Yürüyüşü’ne önderlik etti. En uzun koşuysa elbet Türkiye’de devrim. Deniz Gezmiş, onun en güzel 100 metresini koştu. Atila İlhan’ın dediği gibi onlar, ‘Bir yangın ormanından püskürmüş genç fidanlardı.’ Üç fidanın kalemini kıranlar tarih sahnesinden silindi ama Deniz, Yusuf ve Hüseyin ölümsüzleşti. Onlar gibi vatan yolunda can veren gençler, halkın kalbinde hep farklı bir yer tuttu. Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ı aramızdan ayrılışlarının 52’nci yıl dönümünde saygıyla ve özlemle anıyorum.

AKP, iktidarda kalmalarının tek yolunun eğitim seviyesinin düşmesine bağlı olduğunu biliyor. İşte bu sebeple eğitim sistemine bilinçli ve sistematik bir şekilde zarar veriyorlar. Bu amaç uğruna bakanlar değişiyor, ucube projeler uyduruluyor, eğitimle alakası olmayan vakıf adı altındaki oluşumlarla protokoller imzalanıyor. ‘Türkiye Yüzyılı Maarif bilmem nesi’ adıyla yapılmaya çalışılan müfredat değişikliğiyle Türk milli eğitim sistemi, bilimin ışığında laik, çağdaş eğitimden hızla uzaklaştırılıyor. Şimdi de bu bozuk düzene sessiz kalamadığı için istifa eden onurlu bir öğretmenimiz sayesinde, hayalet öğrenci gerçeğiyle tanıştık. Okulda kayıtlı olan ama derse gelmeyen hayalet öğrenciler… 12. sınıflar sınav kaygısı nedeniyle okula gelmek istemiyorlar. Bir nebze haklılık payları da var. Çünkü okulun uyguladığı müfredatla sınavda sorulan sorular uyuşmuyor. Okulda öğretilenler sınavda sorulmuyor. Sınav odaklı son sınıf öğrencilerine başka çare bırakmayan, eğitim sistemindeki bozulmuşluğun ve çürümüşlüğün, bu bozuk düzenin mimarı AKP iktidarına sesleniyoruz: Katlettiğiniz eğitim sistemiyle geleceği kararan evlatlarımızın vebali sizin boynunuzda. Hayalet öğrenciler dediğimiz, pratikte okula gelmeyen evlatlarımızın vebali sizin boynunuzda.

“SENİN MAARİF MODELİN SARIKLILAR, CÜBBELİLER, TARİKAT LİDERLERİ”

Sınav sistemiyle bağdaşmayan müfredat nedeniyle okula gelmeyen öğrencilerin yanı sıra bir de ilkokul düzeyindeki hayalet öğrencilerimiz var. Yusuf Tekin’in başında bulunduğu Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) o kadar yozlaştı, o kadar yobazlaştı ve laçkalaştı ki ilkokul çağındaki bir kız çocuğunun okulda kayıtlı olduğu halde okula gelmeyişini, sadece sınav zamanlarında sakallı, cübbeli adamlarca okula getirilip özel odalarda sınavlara sokulduğu iddia ediliyor. Milli eğitim sistemimizi, küçücük yavrularımızın körpe zihinlerini ve geleceklerini, AKP’nin ve Yusuf Tekin’in tarikatları STK olarak gören zihniyetine ve ideolojik sapkınlıklarına kurban etmeyeceğiz. Onlar bu ülkenin umudu. Onlar Mustafa Kemal Atatürk’ün Cumhuriyeti emanet ettiği, Cumhuriyeti koruyacak, kollayacak ve yüceltecek olanlardır. Onları sizin karanlık, yobaz, cemaat ve tarikatlara esir olmuş zihniyetinize asla ve asla kurban etmeyeceğiz. Hayalet öğrenci nedir, neden okula gelmiyorlar, sayıları ne kadar? Bunların hepsini tek tek ortaya çıkaracağız ve sen o koltukta daha fazla oturamayacaksın Yusuf Tekin. ‘Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’ adı altındaki garabet, senin laik Cumhuriyete ve eğitim sistemine karşı yaptığın bir darbe girişimidir. Biz senin marif modelini çok iyi biliyoruz. Senin maarif modelin sarıklılar, cübbeliler ve tarikat liderleri.

“GEÇİNMEK, HAYATTA KALMA MÜCADELESİNE DÖNÜŞTÜ”

Güzel ülkemizin doğal güzellikleri, bereketli toprakları, tarım imkanları, her ne kadar AKP hükümetleri sata sata bitiremese de Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurdurduğu genç Cumhuriyeti kalkındıran sanayisi, birçok alanda iyi yetişmiş insan kaynağı, bu topraklarda yaşayan 85 milyona ekonomik refah sağlayabilecek tarihi ve kültürel birikimi ve zenginliği var. Üç tarafı denizlerle çevrili… Buna rağmen Türkiye, varlık içinde yokluk çeken bir ülke konumunda. İktidar, elinde topladığı gücü ülkenin gelişimine, yoksulluğa ve hayat pahalılığına son verip ekonomik refahın tesis edilmesine değil; bir avuç insanın daha da zenginleşmesine ve ne pahasına olursa olsun kendi iktidarını sürdürmek için kullanıyor. AKP iktidarları döneminin bitmek bilmeyen kabussa enflasyon canavarı… Ne bakanlar eskitti ne merkez bankası başkanları görevden aldırttı. Yine de enflasyonu kimse bitiremedi. Sadece tek bir şey enflasyonu düşürüyor bu ülkede. O da memur ve işçi zamları. Zamların belirlenmesinden bir ay önce ve belirlendiği aylarda, bu düşmek bilmeyen enflasyon hükümetin talimatıyla bilinçli bir şekilde düşürülüyor. Olan yine vatandaşın kuşa dönen maaşlarına oluyor. Artık geçinmek, bir yaşam savaşına dönüştü. Artık geçinmek, insanca yaşamak değil; hayatta kalma mücadelesine dönüştü. Hiç kimse emeklilik hayali kuramıyor, yazın yapılacak tatilin hayalini kurmak artık lüks. Yatırım yapmak, kira ödemek, faturalar ve gıda dışında harcama yapmak imkansız.

“TÜRKİYE’DE GIDA ENFLASYONU OECD ORTALAMASININ 10 KATI”

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), nisan ayı gıda fiyatları endeksinin geçen yıla göre yüzde 7,4 gerilediğini açıklıyor. Geçmişte kendi kendine yetebilen bir tarım ülkesi olan Türkiye’de gıda enflasyonu, OECD ortalamasının 10 katına fırlamış durumda. Yanlış tarım politikaları, üreticiyi, çiftçiyi ve tüketiciyi mağdur etti. Üretim planlaması yok. Arz-talep dengesi gözetilmiyor. Hangi ürünün, nerede ve ne kadar ekileceği planlanmıyor. Ürünlerin ne kadarı iç tüketime, ne kadarı ihracata gidiyor? Cevabı olmayan sorular, tarım politikamızın başarısızlığını açıkça gözler önüne seriyor. AKP’nin liyakatsiz kadrolarıyla bundan daha iyisi zaten mümkün değil. Tarlada kalan domates, depoda bekleyen patates; tarladan market raflarına gidene kadar fiyatı yüzde 200-300 artan meyve ve sebzeler… Sadece bununla da kalmıyor, girdi maliyetleri o kadar yüksek ki artık çiftçimiz, ‘Üretmeyince daha karlı oluyorum’ diyor. Tohumdan gübreye, yemden tarım ilaçlarına kadar hepsi ithal. Çiftçi bunları alsa, ektiği ürettiği mahsulü satacağının garantisi yok. Devletin ‘Tarlanda kalan ürünü ben alacağım’ dediği de yok, çiftçiyi destekleyen bir tutum sergilemiyor. Tarım sektöründe büyük bir öneme sahip olan devlet kurumlarımız var ama siyasi müdahalelerle, liyakatsiz atamalarla onlar da artık atıl konuma getirildi.

“HÜKÜMETİN DERLİ TOPLU ENFLASYONLA MÜCADELESİ YOK”

Sonuç: Toprak Mahsulleri Ofisi, Et ve Süt Kurumu, Tarım Kredi Kooperatifleri ve Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü gibi kurumlar olması gereken düzenleyici ve destekleyici etkiyi sağlayamıyor. Bakın, nisan ayında gıda enflasyonu yıllık yüzde 68 buçuk oldu. Nisan ayı enflasyonu ise yıllık yüzde 69,80 oldu. Peki bu enflasyon verilerini kim açıklıyor: Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK).TÜİK’in açıkladığı veriler, gerçeklerin yanından bile geçmiyor. İstanbul Ticaret Odası Nisan ayı verilerine göre giyim grubundaki enflasyon yüzde 23,85 TÜİK’e göre bu oran % 4,58… TÜİK, aradaki 5 kattan fazla olan farkı açıklamak zorunda. Yine İstanbul Ticaret Odası’nın nisan ayı verilerine göre gıda grubundaki enflasyon yüzde 4,84. TÜİK’in açıklamasında bu oran yüzde 2,78. TÜİK, madde sepetindeki verileri açıklamaktan kaçındıkça, açıkladığı veriler gerçeklerle çeliştikçe inandırıcılığını kaybediyor. DİSK’in bu konuda açmış olduğu ve kazandığı bir dava ve mahkeme kararı olmasına rağmen TÜİK’in ısrarla bu verileri açıklamıyor olması, gerçeklerin üzerini örtmeye çalıştığını çok net bir şekilde gösteriyor.  OECD ülkelerinin gıda enflasyonu ortalaması yüzde 6,7. Bizim ülkemizde yıllık yüzde 68,5. Türkiye, OECD ülkeleri içinde en yüksek gıda enflasyonuna sahip olan ülke. Bu durum, kimi gıda ürünlerinin fiyatlarındaki yükselişin önüne geçilmesi için ihracat kısıtlamaları getirilmesine yol açıyor. Bilindiği gibi en son olarak 6 ayda fiyatları neredeyse 2 katına çıkan tavuk ürünlerinin ihracatına da kısıtlama getirildi. Ticaret Bakanlığı’nın kararına göre, yıl sonuna kadar aylık bazda azami 10 bin ton, toplamda ise 80 bin ton ihracata izin verilecek. Bunun üzerinde tavuk eti ihracatı yapılamayacak. Hal böyleyken yüksek enflasyon da bize, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in ekonomi yönetimindeki becerisini düşündürüyor. Çünkü hükümetin derli toplu bir enflasyonla mücadele politikası yok. Hükümet, enflasyonla mücadeleyi Merkez Bankası başkanı değiştirmek zannediyor. Hatalarına bir sorumlu, kötü gidişata sebep bir düşman yaratıyor, oyuncu değiştirir gibi birileri gidiyor, yenileri geliyor ama kimse oyun kuramıyor. Sayın Şimşek göreve neden gelmişti? Merkez Bankası faiz artışlarıyla talebi kısacaktı, yabancı yatırımcıdan sıcak para gelecekti, böylece enflasyonla mücadele gerçekleşecekti. Ama olmadı.

“KAMU KURUM VE KURULUŞLARI TASARRUF ETMİYOR”

Geçtiğimiz günlerde Almanya’da katıldığı Türk Alman Ekonomi gününde konuşan Bakan Mehmet Şimşek, ‘Türkiye’nin enflasyonu maalesef oldukça yüksek’ dedi. Enflasyonun düşürülmesinden ve ekonomiden sorumlu bir bakanın başka bir ülkede, Türkiye’nin ekonomisiyle ilgili üzüntülerini ifade etmesi, ‘ah vah’ edebiyatı yapması en hafif deyimiyle acizliktir.  Bakan durum tespiti yapmaz. Bakan çözüm üretir. Çünkü o, sorunu çözmesi için görevlendirilmiştir. Çünkü o, sorunu çözmesi için maaş almaktadır. Enflasyonu düşürmek üzere yola çıkan ve başında Mehmet Şimşek’in bulunduğu ekonomi yönetimi, göreve geldikten sonra enflasyon 30 puan arttı. Faizleri 6 kat arttırmalarına rağmen enflasyon 2 kat arttı. Türkiye, ihracata dayalı bir ekonomi programı uyguladığını iddia ederken bazı ürünlere ihracat kısıtlaması getirilmesi, yaptıkları işin ne kadar tutarsız olduğunu bir kez daha gösteriyor. Türkiye’nin ekonomide düze çıkması ve her alandaki fiyat artışlarının ve hayat pahalılığının kontrol altına alınması, en basit ifadesiyle ihracatı kısarak değil; ekonomiyi arttırarak mümkündür.  Bir de Bakanın şu meşhur tasarruf çağrıları var, kimsenin kendisini dikkate aldığı yok. Sayın Bakan ‘kamuda tasarruf’ dedikçe her gün bir başka bakanlığın israfı gözler önüne seriliyor. Kamu kurum ve kuruluşları hiçbir şekilde tasarruf etmiyor. Cumhurbaşkanı, 13 özel uçağının birinden bile tasarruf etmiyorsa, yazlık-kışlık saraylardan, arkasındaki 300 korumadan tasarruf etmiyorsa kamu kurum ve kuruluşları da tabii ki tasarruf yapmaz. AKP İktidarında ‘İsraf bütçesi’, ‘İsraf Ekonomisi’ diye kavramlarla tanıştık.

“KEMER SIKMA DÖNEMİ ASIL ŞİMDİ BAŞLIYOR”

Nisan ayı enflasyon verileri, gelecek aylarda farklı kalemlere zam geleceğinin de habercisi… Ekonomistler uyarıyor. Benzin ve motorindeki artışsa sırasıyla yüzde 98 ve yüzde 102. Elektriğe ciddi bir zam yapılması bekleniyor. Seçim jesti yapılan doğal gaz indirimlerini dahi enflasyonu düşürmek için kullanıyorlar. ‘Elektrik ve doğal gazda biriken zam stresi’ diye bas bas bağırıyorlar. Neden böyle olduğuna bakacak olursak iki seçim arasına denk gelen ekonomi programında aslında istedikleri şiddette bir program uygulayamadılar. Kemer sıkma dönemi asıl şimdi başlıyor. Kendi enflasyon hedefini dahi tutturamayan hükümetin aldığı yanlış ekonomik kararlar devam ettikçe, cari açık ve dış açık yerinde durduğu müddetçe halk bedel ödemeye ve enflasyon da artmaya devam edecek.

“ASGARİ ÜCRETE 3 AYDA BİR ZAM YAPILMALI”

Ekonomide durum böyleyken Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı, hiç utanıp sıkılmadan asgari ücrete temmuzda zam yapılmayacağını açıkladı. Peki kendisine soruyoruz: Nisan ayı açlık sınırı 17 bin 725 lira oldu, haberiniz var mı? ‘Ekonomi bir denge işidir’ diye can hıraş savunuyorsunuz, bir tarafta açlık sınırının altındaki asgari ücretli, bir tarafta neredeyse açlık sınırının yarısı kadar aylık alan emekli, bir tarafta da lüks ve şatafat içinde 1 değil 3 değil 5 makam aracı yetmeyince 6’ncıyı alan yöneticiler… Şimdi soruyoruz: Bu tabloda “denge” nerde? 4 ayda açlık sınırının altına düşen asgari ücrete yapılacak zam mı bozuyor dengeyi? ya da en düşük emekli maaşının asgari ücret seviyesine çekilmesi mi? Buradan uyarıyoruz: Asgari ücretteki erime görmezden gelinemez. Günden güne düşen alım gücü karşısında asgari ücretli kaderine terk edilemez. Ülkemizdeki ekonomik buhran tablosunda, asgari ücrete sadece bir defa zam yapmak vicdansızlıktır. CHP olarak kanun teklifimizi sunduk. Asgari ücrete 3 ayda bir zam yapılmalı, en düşük emekli maaşı da asgari ücrete endekslenmelidir.

Bu ülkenin en önemli sorunlarından biri de hukuk tanımazlıktır. İktidar gücüyle sarhoş olanların hukuku kendi siyasi çıkarlarına göre şekillendirme çabalarını görüyoruz. Bakın, 12 Nisan’da Antalya’da hepimizi üzen bir teleferik faciası yaşadık. Başlatılan soruşturma kapsamında, Kepez Belediye Başkanımız Sayın Mesut Kocagöz hiçbir suçu, hukuken hiçbir sorumluluğu bulunmamasına karşın önce gözaltına alındı, sonra da tutuklandı. Oysa Mesut Kocagöz, teleferiği işleten ANET Genel Müdürlüğü’nden 28 Kasım 2023’te, yani olaydan tam 4 ay önce istifa etmişti. Bu kararın hukuki değil, siyasi bir karar olduğu daha ilk günden belliydi. İki gün önce açıklanan bilirkişi raporu da bu durumu bir kez daha ortaya koydu. Bilirkişi raporundan okuyorum: ‘Olayın meydana geldiği gün boyunca teleferik otomasyon sisteminde çok sayıda düşük tork hatası oluşmasına rağmen hata kodunun nedenlerine dair inceleme yapılıp gerekli önlemler alınmadan sistemin çalıştırılmaya devam ettirildiği anlaşılmaktadır. Olaya yakın bir süreçte yolcuların uyarısıyla sistemin durdurulmasının akabinde gerekli kontroller yapılmadan sistemin tekrar çalıştırılması sonucu olay meydana gelmiş ve hemen sonrasında teleferik kontrol/kumanda sistemi elektriksel olarak tüm sistemi durdurmuştur. ANET Antalya İnş. Tur. San. ve Tic. A.Ş.’de Mesut Kocagöz’ün, 28 Kasım 2023 tarihine kadar ANET Genel Müdürü görevi yaptığı ve görevinden istifa ettiği, Mesut Kocagöz’ün kazanın olduğu 12.04.2024 tarihinde genel müdür ya da işveren sıfatı olmaması sebebiyle kazada sorumluluğunun olup olmadığının savcılıkça değerlendirilmesi gerektiği’ ifade edilmiştir. Kazada bir ihmal varsa bu ihmalin sorumlusu Mesut Kocagöz değildir. Mesut Kocagöz derhal serbest bırakılmalıdır.  Sırf CHP’den seçildi diye hukuken sorumluluğu olamayan birini, yargıya baskı yaparak tutuklayamazsınız. Seçimlerle kazanamadığınızı, hukuku alet ettiğiniz siyasi manevralarınızla cezalandıramazsınız.

“ANAYASA’YI TANIMAYAN, AYM KARARLARINI YOK SAYAN ANLAYIŞLA ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ KONUŞMAK ÜZERE MASAYA OTURMAYIZ”

Bir ülkenin toplumsal mutabakat metni olarak tanımlanan Anayasa’ya uyulmaması, o anayasayla kurulmuş Anayasa Mahkemesi (AYM) kararlarının uygulanmaması kabul edilemez. Çok uzağa gitmeye gerek yok. AYM kararına rağmen hükümet, işçilerin 1 Mayıs’ı Taksim’de kutlamasını engellemek için her türlü yola başvurdu. Sokakları trafiğe kapatan polis, Saraçhane’de toplanan grupları Bozdoğan Su Kemeri önünde yola kurulan barikatla durdurdu. Barikatı aşmaya çalışan gruplara biber gazı ve plastik mermiyle müdahale edildi. Saraçhane’de bir polisin verdiği, ‘Basını süpürün’ talimatı, AKP iktidarının işçi haklarına, basın özgürlüğüne, toplanma ve yürüyüş haklarına karşı tutumunu ortaya koydu. ‘Herkes önceden izin almadan toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir’ diyen Anayasa’nın 34. maddesi ihlal edildi. Basın özgürlüğünü güvence altına 26 ve 28’nci maddeler de çiğnendi. Ne ilginçtir ki tam 42 bin polisle demokratik hakkını kullanmak isteyen işçileri karşı karşıya getiren, mevcut anayasada güvence altına alınan temel hak ve özgürlükleri yok sayan iktidar, şimdi yeni anayasa yapmak istiyor. Anayasayı tanımayan, AYM kararlarını yok sayan, uygulamayan bir anlayışla anayasa değişikliği konuşmak üzere masaya oturmayacağımızı daha önce ifade etmiştik.

Bir başka önemli nokta da basın özgürlüğü. 1 Mayıs’ta İletişim Başkanı sıfatıyla konuşan, AKP’nin sansür, manipülasyon ve propaganda sorumlusu, önce CHP’nin aralarında olduğu demokrasi güçlerini hedef aldı. Montajlı seçim propagandasının mimarı da olan bu zatın açıklamalarını not ettik. Bu zat, 1 Mayıs İşçi Bayramı için ‘ideolojik saplantı’ diyen, bireylerin siyasi görüşlerinden ve aidiyetlerinden rahatsız olan biri. Ona göre herkes AKP’li, her basın mensubu da AKP trolü olmak zorunda. Üstelik bu zat Türk medyasına direktif veriyor. Kamu yayıncılığı yapması gereken TRT’yi AKP’nin borazanı haline getiriyor, Anadolu Ajansı’nın tarafsızlığını ortadan kaldırıyor. Bu zat, kutuplaştırıcı söylemleriyle Türkiye’ye; basın özgürlüğüne karşı tutumuyla de Türk medyasına büyük zarar veriyor. Biz CHP olarak basın özgürlüğüne gölge düşürecek her türlü müdahalenin karşısındayız. Bu vesile ile 3 Mayıs Basın özgürlüğü gününü kutluyor, sansürsüz, özgür basının demokrasinin vazgeçilmezi olduğunu bir kez daha ifade ediyoruz.

“SİNAN ATEŞ İDDİANAMESİNİN İADE EDİLMESİ GEREKTİĞİNİ DÜŞÜNÜYORUZ”

CHP, kalleşçe katledildiği günden bugüne Sinan Ateş davasının yakın takipçisi. 1 buçuk yılın sonunda iddianame tamamlandı. İddianameden anlıyoruz ki Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Sinan Ateş’in öldürülmesine ilişkin soruşturmada olayın azmettiricilerine hiç kafa yormamış. Azmettiriciler bir yana, Sinan Ateş’in eşi Ayşe Ateş’in verdiği ifade dahi iddianamede yer almamış. Yanlış duymadınız, katledilen Sinan Ateş’e en yakın isim olan eşi Ayşe Ateş’in olayla ilgili ifadesine başvuruldu fakat ifadesi iddianamede yer almadı. İddianame adeta gerçekleri ortaya çıkarmak için değil, gizlemek için hazırlanmış. Bu suikastın Türk siyasi tarihine kara bir leke olarak geçmesine izin vermeyeceğiz. Siyasi ayağının da olduğunu bildiğimiz bu davada birilerinin kayırılmasını, korunmasını asla kabul etmiyoruz. Bu suikastın kayıtlara sırf faili meçhul olarak geçmesin diye birkaç ismin üstüne yıkılmasına ikna olmuyoruz. Sinan Ateş’in ailesinin acısının bir nebze olsun hafiflemesi adına, ülkede hukuk düzenine olan inancı kaybetmemek adına azmettiricilerinin ortaya çıkarılmasında ısrar ediyoruz. Bugün, Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel, Sinan Ateş’in eşi Ayşe Ateş ile Genel Merkezimizde bir görüşme gerçekleştirdi. Bu görüşmede Sayın Ayşe Ateş, iddianameden ve yargı sürecinden memnun olmadığını, mutsuz olduğunu ve adaletin tecelli etmesi noktasında derin şüphelerinin bulunduğunu Genel Başkanımızla paylaştı. Olayın planlı ve organize bir eylem olması, olayın perde arkasındaki azmettiricilerinin, siyasi ayaklarının yeterince araştırılıp iddianamede sanık sıfatıyla yer almaması gibi eksiklikler ve çarpıklıklar nedeniyle iddianamenin iade edilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Bu suikastın tüm yönleriyle ortaya çıkarılıp sorumlularını cezalandırılması için Sayın Ayşe Ateş’e hukuki destek vereceğimizi ifade ettik. ve Ayşe Ateş görüşmeden çok memnun ayrıldı.

“VERA BABASINA KAVUŞACAK”

Dün Hıdrellezdi. İzmir’den Edirne’ye, Çanakkale’den Tekirdağ’a birçok yerde ateşler yakıldı, gül ağaçlarına dilekler asıldı. Haksız yere cezaevinde hapis yatan Tayfun Kahraman, hepimizi duygulandıran bir mesaj yazdı: ‘Dileğimi asacağım bir gül ağacım olmasa da darda kalanların darına yetişen Hızır ile denizlerin sultanı İlyas’ın buluştuğu günde hepimizin muratlarının gerçek olmasını diliyorum’ dedi. Biz de başta Tayfun Kahraman, Can Atalay, Çetin Doğan olmak üzere, tüm haksızlığa uğrayanların en kısa zamanda özgürlüklerine kavuşmasını diliyoruz. Bu yolda tüm mücadelemizi sürdüreceğiz. Onların yanımıza geleceği günler yakındır. 2019’da, 2024’de, yerel seçimlerde ‘Memlekete bahar gelecek’ dedik, baharı hep birlikte getirdik. Bu baharın da adı ‘umut’ olacak. Vera babasına kavuşacak.

“AFETLE VE DEPREMLE MÜCADELE BAKANLIĞI KURULMASI ÖZEL TARAFINDAN ERDOĞAN’A ÖNERİLMİŞTİR”

Geçen hafta, tüm basının yakından takip ettiği bir ziyaret vardı. Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel, Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ı ziyaret etti. Emekli maaşlarından, asgari ücrete, Gezi tutuklularından, tutuklu generallere, atanmayan öğretmenlere, ülkemizin, toplumun, demokrasimizin önemli sorunları olarak gördüğümüz gündem maddeleriyle ilgili görüşlerini paylaştı. Örneğin, her siyasi partinin birbirinden farklı bir beka sorunu tanımı vardır. Bizce deprem gerçeği, bu ülkenin bir beka sorunudur. Uzmanlarca beklenen ‘Büyük İstanbul Depremi’ şayet hükümet ve yerel yönetimler bir arada bir önlem alınmadan gerçekleştiği takdirde milyonların öleceği, ekonominin çökeceği, sanayinin duracağı, tedarik zincirinin kopacağı büyük bir afete dönüşebilir. Bu konuda ivedi bir şekilde ‘Afetle ve Depremle Mücadele Bakanlığı’ kurulması, Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel tarafından Sayın Cumhurbaşkanı’na önerilmiştir. Bakanlığın ismi önemli değil. Biz, ‘depreme dirençli kentler’ diyoruz. İsmi o mu olur, Depremle Mücadele Bakanlığı mı olur, Afetle Mücadele Bakanlığı mı, bir şekilde belirlenir. Böyle bir bakanlıkta Meclis’te grubu bulunan her siyasi partiden bir bakan yardımcısı atanması ve bu önemli meseleye hep birlikte siyasi çekişmeden uzak bir şekilde eğilinmesini önemsiyoruz.

“SİYASETTE DİYALOG ZEMİNİN OLUŞTURAN ÖZGÜR ÖZEL OLMUŞTUR”

Genel Başkanımızın yaptığı bu ziyaret, hiç şüphesiz ülkemiz demokrasisinde önemli bir kilometre taşıdır. Diyalog kurulmayan, karşıt fikirlerin medeni bir şekilde konuşulup tartışılmadığı siyaset anlayışı hiçbir zaman olumlu bir sonuç vermemiştir. Bu diyalogsuzluğun ağır sonuçlarını ve bedellerini de her zaman halkımız ve ülkemiz ödemiştir. İşte çok uzun yıllar sonra, siyasetteki diyalog zeminini oluşturan, bu olumlu zeminde de halkın gerçek gündemini ve sorunlarını dile getiren Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel olmuştur. Kamplaştıran, kutuplaştıran, zehirli bir dil kullanarak ötekileştiren, rakibine ağır eleştiriler yöneltmekten başka hiçbir şey yapmayan siyaset kurumu, sorunlara çözüm üretme noktasında halka hiçbir fayda sağlamaz. Elbette eleştiri de olacaktır ağır eleştiri de olacaktır. Ancak toplumun sorunlarının çözülmesi noktasında iletişim, diyalog, istişare ve müzakere de demokrasinin olmazsa olmazlarındandır. Bu konuda Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel kendi adına, partimiz adına ve muhalefet adına üzerine düşen adımı atmıştır. Hatırlayacaksınız, biz CHP olarak, 31 Mart Yerel Seçimleri sürecinde de halkın gündemi olmayan ve suni gündemler yaratacak hiçbir sanal tartışmanın içinde olmadık. ‘partimizde yaşanan değişim süreci, zaman içinde daha iyi anlaşılacak ve bu değişim Türkiye’ye iyi gelecek’ demiştik.

“TÜRKİYE’NİN ENFLASYONU İVEDİ BİR ŞEKİLDE ÇÖZMEYE İHTİYACI  VAR”

İşte bugün Türkiye’de siyasette diyalog zemininin oluşmasının da, siyasetteki paradigma değişikliğinin öncüsünün de; CHP olduğu görülmüştür. Çünkü hepimiz biliyoruz ki aynı yöntemleri uygulayarak farklı bir sonuca ulaşılamaz. Türkiye’nin normalleşmeye, demokratikleşmeye; enflasyon, hayat pahalılığı, emekli maaşları gibi toplumun tüm kesimlerini ilgilendiren sorunları ivedi bir şekilde çözmeye ihtiyacı var. ve bu konuda CHP üzerine düşen her şeyi yapacaktır. Biz gücümüzü sandıktan aldık, sandıktan aldığımız güç, sandığın asıl kahramanı olan halkımıza hizmet olarak yansıyacaktır. Kimsenin şüphesi olmasın.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/chp-sozcusu-yucel-uzun-yillar-sonra-siyasetteki-diyalog-zeminini-olusturan-ozgur-ozel-olmustur/feed/ 0
Merkez Bankası, enflasyon beklentilerinin düşürülmesi için adımların atılmasını istiyor https://www.haber28.com.tr/merkez-bankasi-enflasyon-beklentilerinin-dusurulmesi-icin-adimlarin-atilmasini-istiyor/ https://www.haber28.com.tr/merkez-bankasi-enflasyon-beklentilerinin-dusurulmesi-icin-adimlarin-atilmasini-istiyor/#respond Tue, 30 Jul 2024 22:12:06 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=28519 ERDAL SAĞLAM

(ANKARA) – Merkez Bankası geçen hafta açıklanan Nisan ayı enflasyon rakamından hoşnut değil. Merkez Bankası, yaptığı açıklamada beklentilerin hala düşürülemediğini, yıl sonu enflasyon hedefinin gerçekleşmesinde ciddi riskler bulunduğunu bildirdi.

Enflasyonda yıllık oranlar Temmuz’dan itibaren, baz etkisiyle düşecek ama bu düşüş sorunu çözmüyor. Enflasyonun hedefe yakınsaması için daha fazla çaba gösterilmesi gerekiyor. Bu konuda atılması gereken adımların başında artık mali tedbirlerin açıklanması geliyor. Ancak bu konuda henüz somut bir adım atılamadı ve Cumhurbaşkanı’nın gereken radikal kamu harcamalarında kısıntı kalemlerinden hangilerini kabul edeceği belli değil.

Belki de Merkez Bankası’nın hala enflasyon beklentilerinin istenilen noktaya gelemediğinden yakınmasının bir nedeni de, bu mali tedbirlerin biran önce açıklanması için yapılmış olabilir. Merkez Bankası faiz kararları ve uygulamanın sıkı tutulmasının, beklentileri düşürmek için bir dereceye kadar etkili olduğunu biliyor. Ancak halkın beklentilerini düzeltmek için bütçede sıkı disiplinin de bir önce devreye sokulmasını bekliyor.

Enflasyon beklentileri hakkındaki yakınmanın nedeni konusunda, bazı iktisatçılar da Merkez Bankası’nın enflasyonun geldiği nokta konusunda yakın zamanda başlaması muhtemel yumuşatma talepleri için ön almak için yaptığını düşünüyor. Çünkü üretimde bir gerilemenin başladığı, iç talebin artık daraldığı ortaya çıktı ve yakın zamanda bu gelişmelerden zarar edecek kesimlerin şikayetlerin artması bekleniyor.

Birkaç ay sonra iş insanlarından işlerin durduğundan yakınarak, “artık gevşetin” taleplerinin büyüyeceği şimdiden görülmeye başladı. Öte yandan ekonomi programının sürdürülmesinin kaçınılmaz olduğunu bilen bazı kesimler ise “kurların çok düşük kaldığından” yakınmaya başladılar. Kurlarda “enflasyonun çok altında artış” trendi başladı ve bunun en az 4-5 ay daha devam etmesi bekleniyor. Dolayısıyla, özellikle ihracatçıların şikayetlerinin de TL’nin reel değerlenmesi arttıkça, büyümesi kaçınılmaz olacak.

Bunun yanında ücretliler ve emekliler, artık bu yıl Temmuz’da yapılmayacağı belli olan asgari ücret ek zammı ve çok düşük kalan asgari emekli maaşına ek zam için, haklı olarak şikayetle ediyorlar ve bu sürekli bir hale geldi. Enflasyon düşüş trendine girdi ama bunun yeterli olmadığı açık. Zaten yoksullaşan bu kesimler, aylık enflasyonlarla daha da yoksullaşacak ve ek zam olmadıkça satın alma güçleri daha da düşecek. Türk-İş belirlemelerine göre nisan ayında açlık sınırı 17 bin TL’lik asgari ücret sınırını epeyce aşmış görünüyor. Geride kalan 8 ayda da zam yapılmadığı takdirde yoksulluğun ne kadar daha artacağı ortada.

BEKLENTİ İÇİN RADİKAL KARARLAR GELECEK Mİ?

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, uzun zamandır “gelirler politikası” başlığı altında programın başarısı için hedeflenen enflasyon kadar ücretliler ve emeklilere zam yapılması gerektiğini söylüyor. O nedenle CHP’nin bu konudaki taleplerinin yerine getirilmesinin çok zor olacağı açık. Yine atanamayan öğretmenler konusunda da en azından bu yıl içerisinde bir adım atılması mümkün görünmüyor.

İşte bu noktada enflasyondaki hedefin gerçekleşmesinin önemi daha da büyüyor. Toplumsal kesimlerin hoşnutsuzluklarının artması, hedefe göre belirlenen enflasyon oranlarına ulaşılmazsa, çok daha büyük patırtı kopacaktır. İşte bu Merkez Bankası’nın enflasyon hedefine, piyasaların beklentisinin yakınlaştırılmasının önemi daha da artıyor.

Bu arada CHP ile AKP diyaloğunun başlamasıyla birlikte CHP’nin bu sorunları Cumhurbaşkanı Erdoğan’a aktarması sonuç verecek mi, bir yandan da bu bekleniyor.

]]> https://www.haber28.com.tr/merkez-bankasi-enflasyon-beklentilerinin-dusurulmesi-icin-adimlarin-atilmasini-istiyor/feed/ 0 Beyaz Et Fiyatlarındaki Artışa İhracat Yasağıyla Müdahale https://www.haber28.com.tr/beyaz-et-fiyatlarindaki-artisa-ihracat-yasagiyla-mudahale/ https://www.haber28.com.tr/beyaz-et-fiyatlarindaki-artisa-ihracat-yasagiyla-mudahale/#respond Wed, 24 Jul 2024 06:00:05 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=27279 Son zamanlarda artan beyaz et fiyatları nedeniyle Ticaret Bakanlığı harekete geçti. İhracat yasağı getirilerek iç piyasaya arzın artırılması planlanıyor. İhracat yasağı düzenlemesine ilişkin konuşan Türkiye Kasaplar Federasyonu Başkanı Osman Yardımcı, ihracat sınırlamasının kırmızı et fiyatını da etkileyeceğini kaydetti. Yardımcı, “İhracata yasak geldiğinde mamul elde çok olursa ve tavuk ucuzlarsa et dengelenir. Tavuk fiyatı ucuzlarsa vatandaş tavuğa yönelir. Etin, üreticinin ahırında beklemesi de işine gelmez, tabii et fiyatlarında da düşme olur” diye konuştu.

Öncelik iç piyasa olmalı

Ticaret Bakanlığı’nın, tavuk ihracatına yasak getirmeyi de kapsayan bir dizi tedbir üzerinde çalıştığı yönünde çıkan haberler üzerine, Türkiye Kasaplar Federasyonu Başkanı Osman Yardımcı açıklamalarda bulundu. Başkan Osman Yardımcı, alınan kararı desteklediğini ifade ederek, şu sözlere yer verdi: “Güzel bir karar, neden güzel bir karar? Önce iç piyasayı doyuralım, sonra dışarıya ihracat yapalım. Eğer iç piyasaya yeterli mamul veremiyorsak, bu zammın gelmesi de alınacak olan kararın bir bağlantısıdır. Biz önce iç piyasayı doğru doyuralım, sonra dışarıya ihraç edelim. Zaten iç piyasaya da ucuz vermiyorlar ki, her gün plasiyer gelip ürünü indirdiğinde rakamı faturada görüyorsun. Kısaca, size bir gün iki gün evvel fiyat geliyor, zam var diye bir söyleyen olmuyor. Bundan dolayı güzel bir karar”.

” Ramazan Bayramı’nda tavuk satamadık”

Tavuk fiyatlarına son aylarda art arda gelen zamları girdi maliyetlerinin artmasına bağlayan Başkan Osman Yardımcı, üreticilerin karşılaştığı zorluklara değindi. Yardımcı, “Fırsatçılık demeyelim de çünkü onların da girdileri var. Elektriğe yeni artış yapıldı, tavuklar ısıtma sistemiyle besleniyor. Tabii ki şu an Yaz mevsimine yaklaştığımız için daha rahat edecekler ama yem var bakım var, bir civciv yetiştirmek öyle kolay değil. Tavukçuluk da zor ama fırsatçılık daha kolay, son zamanlarda karşılaştığımız en büyük olay; Ramazan Bayramı’nda tavuk satamadık. Beş kasa istiyorsak bir kasa verdiler, piyasadan mallarını çekince esnaf zor durumda kaldı. Bayram tatilinde millet pikniğe gidecek, biz mal satamadık” dedi.

“Tavuk ucuzlarsa et de ucuzlar”

Tavuk ihracatına sınırlama getirilirse kırmızı et fiyatını da etkileyeceğine dikkat çeken Türkiye Kasaplar Federasyonu Başkanı Osman Yardımcı, Türkiye’de temel gıda maddeleri içinde en az zammın kırmızı ete geldiğini fakat vatandaşın alım gücü olmaması nedeniyle pahalı geldiğini açıkladı. Yardımcı, sözlerini şu şekilde sonlandırdı: “Pandemide zam yapmayan kesim et kesimidir, her ne olduysa bir sene zarfında böyle oldu. En geriden gelen etti, şimdi de hesaplasalar Türkiye’de temel gıda maddelerinin içinde en az zam gelen yine et. Pahalı mı pahalı mı, çünkü alım gücü yok. İhracata yasak geldiğinde mamul elde çok olursa ve tavuk ucuzlarsa et dengelenir. Tavuk fiyatı ucuz olursa vatandaş tavuğa yönelir, tezgahta eti satamazsan üreticiden de aracıdan da almazsın. Etin, üreticinin ahırında beklemesi işine gelmez, tabii et fiyatlarında da düşme olur. Tavuk ucuzlarsa et de ucuzlar.” – ANTALYA

]]>
https://www.haber28.com.tr/beyaz-et-fiyatlarindaki-artisa-ihracat-yasagiyla-mudahale/feed/ 0
MÜSİAD Erzurum Başkanı: Türkiye’de yüksek enflasyon ticari ahlakı etkiledi https://www.haber28.com.tr/musiad-erzurum-baskani-turkiyede-yuksek-enflasyon-ticari-ahlaki-etkiledi/ https://www.haber28.com.tr/musiad-erzurum-baskani-turkiyede-yuksek-enflasyon-ticari-ahlaki-etkiledi/#respond Tue, 16 Jul 2024 01:00:06 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=25633 Müstakil Sanayici ve İş Adamları Derneği Erzurum Başkanı Abdulkerim Kavaz, enflasyonla mücadeleden kamu tasarruflarına, asgari ücretten İsrail ile ticaretin kısıtlanmasına kadar gündemdeki birçok önemli konulara ilişkin çok kritik açıklamalarda bulunarak, “Türkiye’de maalesef yüksek enflasyonla birlikte ticari ahlakın dozu kaçtı. Ne yazık ki, birçok şeyi bahane edip zam yapan insanlar var” dedi.

İsrail’in Filistin’e saldırıları sonrası bazı İsrail ürünlerine yönelik vatandaşların gerçekleştirdiği boykotu değerlendiren Kavaz, Filistin için yapılan boykotu önemli bulduklarını söyledi. “Onlara sattığımız ürünlerden çok, onlardan aldığımız mallarda boykot daha önemli.” diyen Abdulkerim Kavaz, “Boykot ettiğimiz ürünleri biz kendi üretimimizle raflara koyabilmeliyiz. Bunu koyamıyorsak bu da iş adamları olarak bizim ayıbımız diyoruz. Bizim mutlaka boykot edilen ürünlerin daha kaliteli ve ekonomik olanını üretmemiz gerekiyor” dedi.

“Üyeleri arayıp, kiminle ticaret yapıyorsun deme yetkimiz yok”

İsrail ile ticaret eleştirileri yapılırken zaman zaman Müstakil Sanayici ve İş Adamları Derneği’nin de adının geçirilerek yapılan eleştirilerin hatırlatıldığı Kavaz, “İsrail ile ticaret konusunda hassasiyet ve tepki gösterenleri ikiye ayırmak lazım. Gerçekten Filistin’de yaşananlara yüreği yanan, kederlenen ve ne yapabiliriz derdine düşen samimi insanların gayretlerini çok önemsiyoruz. Bu insanların da bizi samimiyetle eleştirmesine hep hoşgörü ile baktık ve kendimizi de sorguladık. Ama manevi değerleri ön planda tutan hassas işadamlarından oluşan bir kurumu sırf eleştiri konusu yapmak için eleştirenleri ise art niyetli olarak algıladık. Bize gelene kadar o kadar kurum varken neden Müstakil Sanayici ve İş Adamları Derneği’ni öne çıkardılar? Bizim 14 bin üyemiz, 60 bin üye iş yerimiz var. Bizim yönetim olarak tek tek üyeleri arayıp ‘Sen ne yapıyorsun, kiminle ticaret yapıyorsun’ diye sorma gücümüz de yok, bunu yapma yetkimiz de yok. Sonuçta devletin izin verdiği bir ticaret yapılıyor, gayrimeşru değil. Dolayısıyla bu açıdan bakınca Müstakil Sanayici ve İş Adamları Derneği’nin hedefe konmasını, seçim öncesi bu kampanyaların koro halinde dile getirilmesini iyi niyetli bulmadık. Ama iyi niyetle yapılan bütün eleştirilerin de, bu noktadaki feryatların da bizim için kıymetli olduğunu söylüyoruz” ifadelerini kullandı.

“Keşke daha önce kısıtlama adımlarını atsaydık”

Hükümetin İsrail’e ihracatta 54 kalemde aldığı kısıtlama kararına da değinen Kavaz, sözlerine şöyle devam etti: “Türkiye, küresel ekonominin bir parçası. Dolayısıyla atılan tüm adımları devletimiz mutlaka artısını eksisini tartarak atar. Türkiye’nin attığı bu adım 25 Mart’taki BM Genel Kurulu’nda alınan ateşkes kararının devamı Çünkü yaptırımı olan, bağlayıcılığı olan bir ateşkes kararını bir ülke dikkate almıyorsa bir sonraki adım ekonomik yaptırımdır. Türkiye de BM kararına paralel bir adım atmıştır. Doğru da yapmıştır. Biz bunu destekliyoruz. Keşke daha önce bu adımları atmış olsak. Orada 7,5-8 milyon civarında Müslüman Filistinli yaşıyor; ama işgal altındaki topraklarda, ama İsrail kimliği taşıyarak Bu insanların orada yiyecek, içecek, giyecek ve temizlik ürünleri ile ilgili Türkiye’nin malına ihtiyaçları var. Ama bu noktada demirdir, bakırdır, çeliktir, boyadır, kablodur Bunun izahlı bir tarafı yok. Biz üyelerimize, ‘Vicdanı olan, Filistin hassasiyeti olan herkes kendi vicdanını sorgulasın. Bizim açımızdan şu zamanda bu doğru bir ticaret değildir’ demiştik.”

“Kamu tasarrufları izleme komitesi kurulsun”

Son günlerde enflasyonla mücadele konusunda kamunun tasarruf politikalarına yönelik çeşitli kesimlerde tartışmalar yapılırken konuyla ilgili konuşan Kavaz, daha önce kamu tasarruflarını inceleme komisyonu önerisi getirdiklerini, bu önerilerinin bugün de geçerli olduğunu kaydetti. OVP’nin hazırlık sürecinde Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve ekonomi kurmayları ile çeşitli istişareler gerçekleştirdiklerini hatırlatan Kavaz, “Dolmabahçe’deki bir toplantıda, yetkililerimize ilettik. Özel sektörden, piyasalardan kemer sıkması beklenirken ve ülkemizin gerçekleriyle ilgili tasarruflu davranılması teşvik edilirken, buna kamunun da öncülük etmesi gerektiğini söyledik. Bunu yaparken de bir kamu tasarruflarını izleme komitesi gibi bir birim kurulmasını, 2 aylık, 3 aylık, 6 aylık, bir yıllık tasarruf hedeflerinin konulmasını, bu hedeflerin gerçekleşip gerçekleşmediğinin de kamuoyuna deklare edilmesini söyledik. Bu teklifimiz hala geçerli. Çünkü ilçelerde bile genel müdür yardımcıların dahi ithal lüks arabalara bindiğini vatandaşlarımız, üyelerimiz bize söylüyor. Bu durum vatandaşları rahatsız ediyor tabii. Sonuçta tasarruf politikası topyekun olacak. Bu arada Müstakil Sanayici ve İş Adamları Derneği olarak ‘İsraf ekonomisinden kanaat ekonomisine geçiş’ isimli bir rapor da hazırlıyoruz. Haziran sonuna kadar tamamlamayı düşünüyoruz” ifadelerini kullandı.

“Aslolan alım gücünü artırmak”

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’ın asgari ücrete temmuzda herhangi bir ara zammın gündemlerinde olmadığına ilişkin sözlerini de değerlendiren Kavaz, “Çalışma Bakanı’nın fikrine biz de katılıyoruz. Türkiye’de maalesef yüksek enflasyonla birlikte ticari ahlakın dozu kaçtı. Maalesef birçok şeyi bahane edip zam yapan insanlar var. Asgari ücretteki 10 puanlık bir artış enflasyona en az 1,2 puan etki ediyor. Sene başında verilen zammın da hiç fena bir zam olmadığını düşünüyoruz. Yılın ikinci yarısında enflasyonun da azalmasını gördüğümüz zaman insanların alım gücünün çok fazla erimeyeceğini düşünüyoruz. Yılın ikinci yarısındaki bir ara zam hem OVP’de hem de birçok firmanın yıllık bütçelerini etkileyecek bir olumsuzluğa sebep verebilir. Aslolan alım gücünü artırmaktır, alım gücünü korumaktır. Yoksa asgari ücrete zam yapalım her şeye yeniden zam gelsin enflasyon tekrar artsın. Bir sarmala giriyoruz maalesef. Bu noktada enflasyonu düşürmek ve alım gücünü artırmak esas olmalıdır” şeklinde konuştu.

“Fedakarlık üretim şartlarını durdurarak olmamalı”

Ekonomik görünüme ilişkin olarak da belli göstergelerin OVP hedefleriyle uyumlu şekilde gerçekleştiğine işaret eden Kavaz, şöyle devam etti:

“İş dünyasının en büyük iki sıkıntısı vardı. Biri öngörülebilirlik olmayışı, ikincisi de döviz hareketliliği. OVP ve 12. Kalkınma Planı ile 5 yıllık bir program açıklandı. Para politikası ve mali politikalar belirlendi. Bu iki husus ortadan kalkmış durumda. Bizler iş adamları olarak Türkiye’de ekonominin 2024, 2025 ve 2026’da nerelere gideceğini, enflasyonda ne olacağını ve dövizin yaklaşık nerelere geleceğini görebiliyoruz. Ekonomiyi soğutacaksak büyümeden biraz fedakarlık yapmak gerekiyor deniliyor. Bu üretim şartlarını durdurarak olmamalı. Tüketimleri azaltarak olmalı. Bizler üretmeli, istihdam sağlamalı ve ihraç etmeliyiz. Türkiye’nin cari açığının azaltılmasının çok daha doğru olacağını düşünüyoruz. Bu doğrultuda yatırım yapanları, üretim yapanları destekleyecek mekanizmalar oluşturulmalı. Alınacak önlemler kademeli ve dengeli bir şekilde yapılmalı. Seçimsiz 4 yılımız var. Bu dönemde yapısal reformlar hayata geçirilmeli. Dijital dönüşüme, verimliliğe odaklanmamız lazım.” – ERZURUM

]]>
https://www.haber28.com.tr/musiad-erzurum-baskani-turkiyede-yuksek-enflasyon-ticari-ahlaki-etkiledi/feed/ 0
Emekli maaşlarına asgari ücret düzeyinde zam yapılmayacak https://www.haber28.com.tr/emekli-maaslarina-asgari-ucret-duzeyinde-zam-yapilmayacak/ https://www.haber28.com.tr/emekli-maaslarina-asgari-ucret-duzeyinde-zam-yapilmayacak/#respond Fri, 12 Jul 2024 06:48:08 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=24967 HABER: EDDA SÖNMEZ – KAMERA: MEHMET ÇALPAR

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, dün yaptığı açıklamada emekli maaşlarının asgari ücret düzeyine çıkarılması beklentilerini boşa çıkardı, Temmuz’da asgari ücrete ara zammın söz konusu olmadığını açıkladı. Bu açıklamayı İstanbul Mecidiyeköy’de ANKA mikrofonuna değerlendiren vatandaşlar, “Bunun cevabını emeklililer olarak sandıkta verdik. Olursa bir dahaki sandıkta tamamen veririz. 10 bin lirayla kendileri geçinsin. Kendi harcamaları biraz kıssalar daha iyi olur… Ellerini vicdanlarına koysunlar, adaletli olsunlar” dedi.

Bakan Işıkhan, dün gazetecilerin sorularını yanıtlarken emekli maaşlarının asgari ücret düzeyine çıkarılması beklentilerini boşa çıkardı, “asgari ücrete ara zam yok” dedi. ANKA Haber Ajansı’nın İstanbul Mecidiyeköy’de mikrofon uzattığı yurttaşlar görüşlerini şöyle dile getirdi:

“BUNUN CEVABINI SANDIKTA VERDİK”

– Zaten bunun cevabını sandıkta verdik. Olursa bir dahaki sandıkta tamamen veririz. Bunlar böyle devam etsin. 10 bin lirayla kendileri geçinsin. Veyahut da şöyle kendi harcamaları biraz kıssalar daha iyi olur aslında. Ama emekliyi düşünmüyorlar yalnız. Hiç düşünmüyorlar.

“İNSANLAR KENT LOKANTALARINA GİDİYORLAR”

– Vallahi ülkenin durumu ortada. Yani emeklilerin durumu ortada. İnsanlar yani kent lokantalarına gidiyorlar. Et kuyruklarına gidiyorlar. Yani yıllardır emeklinin durumu belli yani. Ben de kendim emekliyim. Özel bir bankadan. Yani inanılmaz insanlar zor durumda. Kira 15 bin, 20 bin lira. Bir kilo et 700 lira, 800 lira. İnsanlar zor durumda, geçinemiyor. Şimdi bugün de açıklamasını televizyonda izledim. Asgari ücrete zam yapılmayacağını. Yani emekliye de yüzde 25 falan gibi bir şey söylediler. Bilmiyorum yani ülkenin gidişatı karanlık yani. Gerçekten sıkıntılı bir ülke. Onun için Allah yardımcısı olsun insanların.

“ÖZELLİKLE OTURDUKLARI MAKANI UNUTMASINLAR”

– Şimdi şunu söylemek istiyorum. Özellikle oturduğu makam, unutmasınlar ki resul makamıdır. Ama kimse bugüne kadar çıkıp da bunu izah etmedi. Resul makamı nedir? Peygamber efendimizden gelme. Demek istediğim şu ki, adaletli olsunlar. Sizden ricam bir çıksınlar ya, şu halkın bir neler yaptığını nelerle uğraştıklarını görsünler? Sma’lı çocuklar var. Sen kalkıyorsun Suriyeli vatandaşlara bakıyorsun. Ben ayrımcılık yapmıyorum. Ama böyle bu şekilde insan ayrımcı oluyor yani. Benim vatandaşım dururken sen kalkıyorsun. Yahu konuşturmayın beni neyse. Kusura bakmayın özür diliyorum. Sadece şunu söylüyorum. Duyarlı olsunlar. Ellerini vicdanına koysunlar. Başka bir şey demiyorum. Ölüm olduğunu hiçbir zaman unutmasınlar.

“BİRİSİ 5 MAAŞ ALIR BİRİSİ ALTI MAAŞ BİZİ DE SÜRÜNDÜRÜRLER”

– Kendilerine harcarlar. Birisi beş maaş alır, birisi altı maaş alır. Bizi de süründürürler böyle.

“ARTIK ZEKAT BEKLİYORUZ. BAKALIM KİM ZEKAT VERECEK DİYE. BUGÜNE KADAR HİÇ BÖYLE BİR ŞEY YAŞAMADIK. ŞİMDİ ONU YAŞIYORUZ. BEKLİYORUZ KAPIDA”

– Ne zaman zam yaptılar. Hiçbir zaman. Bu parti geldi geleli bu hükümet emekliler biz mahvolduk. Ben 30 yıldır emekliyim. Benim maaşım hep asgari ücret üzerindeydi. Daha 2019’a kadar. Şimdi onun altındayım ben. Haklarımızı yediler. Ben bunu dile getiriyorum. Ben bu partiye (AKP) oy vermedim, hiç de vermem. Çünkü işçiyi, memuru, emekliyi hiç sevmiyor. ANAP bir, bu iki. ANAP da sevmezdi emekliyi, işçiyi bunlar da sevmiyor. Onun için bu partiye oy vermedim. Vermem de. Mağduruz yani. Önceden tatile gidiyorduk çoluk çocuk. Şimdi Eyüp Sultan Cami’sini ziyarete gidemiyoruz. Mağduruz. Bayramda torunlar geliyor. Önceden bayram harclığı veriyorduk şimdi veremiyoruz. Daha ne diyeyim yani? Bundan daha kötüsü olur mu? Artık zekat bekliyoruz. Bakalım kim zekat verecek diye. Bugüne kadar hiç böyle bir şey yaşamadık. Şimdi onu yaşıyoruz. Bekliyoruz kapıda. Diyeceklerim bu kadar.

“HAYAT ZOR ŞARTLAR ÇOK ZOR”

– Bence yapılması gerekiyor yavrum. Hayat zor şartlar çok zor. Olması gerekiyor.

“EMEKLİLERİN HALİ PERİŞAN”

– Şaşkınım. Şaşkınım. Çok yanlış. Emeklilerin hali perişan. Biri de ben. Geçinemiyoruz yok. Evimiz kira değil en azından. Geçinmeye çalışıyoruz işte ne yapalım.

20 YILDIR BU ÜLKEDE RECEP TAYYİP ERDOĞAN’I ERDOĞAN YAPAN EMEKLİLERDİR”

– Emekliyim. Zaten beklemiyordum. Yani sürpriz olmasını beklemiyordum. Neden beklemiyordum dersen. Sayın Cumhurbaşkanımız şöyle bir cümlesi oldu. 2024 yılı emekliler yılı dedi. Yani resmen bizimle kafa buldu. Yani bizimle alay ediyor. Halbuki bugüne kadar 20 yıldır bu ülkede Recep Tayyip Erdoğan’ı Erdoğan yapan emeklilerdir. Bizim yaş grubumuzdur. Ama bizimle resmen böyle kafa buldu yani. Milletvekilleri de öyle. AK Parti bütün milletvekili de aynısını yaptı. Peki sonuç ne oldu? Türkiye’nin tamamının her tarafı kırmızı oldu. Bu İmamoğlu’nun başarısı değildir. Bu başarı Recep Tayyip Erdoğan’ın başarısıdır. Eğer bugün Cumhuriyet Halk Partisi kazandıysa emin ol bunu Recep Tayyip Erdoğan yapmıştır. Neden derseniz bizimle resmen kafa buldu. Yani hedef 2023 idi. Ne demekti bu? 2023 yılında biz başaracaktık. Bu ülke daha çok, daha iyiye gidecekti. Şimdi soruyorum. Memurlara 8 bin lira zam yaparken beş ona yap, üç de bize yapsaydın. Dört dört yapsaydı emin ol bugün böyle olmazdı. Bugün en kötü ev kirası 15 bin lira. Emekli maaşı 10 bin lira. Ben 30 yıl çalışmışım. Emekli maaşı 10 bin lira. Bu hak mı? Bu şimdi adalet mi? Soruyorum. Size ya? Aslında söylenecek çok şey var ama inşallah düzelir diyorum. Ama ben inanın beklemiyorum. Çünkü neden? Mehmet Şimşek, Sayın Bakan’ın açıklamalarında görüyoruz. Hayır ekonomide böyle bir şeye taviz verilmeyeceğine dair açıklama. Her gün dinliyoruz. Yani sosyal medyadan, haberlerden her zaman takip ediyoruz, görüyoruz. Söyleyecek bir şey yok.

KENDİLERİNE ÇOK TEŞEKKÜR EDİYORUM. BİZE GÜZEL SÜRPRİZ YAPTILAR. EMEKLİNİN E’SİNİ DAHİ KULLANMADILAR”

– Halimiz belli. Yani gerçekten ben şuan kirada oturuyorum. Kira çok zor. Yani 10 bin liranın altında kira yok. En düşük kira yani. Kısmet görelim. Neylerse mevlam güzel eyler diyelim. Ama böyle giderse 2026, 2027 yılına kadar erken seçim olur. Çünkü artık insanlara bıçak kemiğe dayandı. Gerçekten öyle. Yani durum çok kötü. Yani Sayın Bakan’ın işte bununla ilgili açıklama yapması sürpriz değildi bizim için. Bir de şu var seçimlere bir hafta, 10 gün kala, Muhammet Emin Akbaşoğlu, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı emekleri için çok güzel sürprizler olduğunu söyledi. Oldu mu? Çok güzel sürpriz yaptı bize. Kendilerine çok teşekkür ediyorum. Bize güzel sürpriz yaptılar. Emeklinin E’sini dahi kullanmadılar bize… Genel seçimlerde İstanbul mitinginde havaalanında bir buçuk milyon insan vardı. Reis dedi ki 650 bin insan var dedi. Bırakın 650 bini 200 bin kişi bile yoktu o mitingde. Bu ne demektir biliyor musun? Çünkü o güne kadar hep emekliyi dolduruyordu. Ama emekli gelmedi. Bakın bir de şunu da söyleyeyim. Ankara’nın yüzde 70’i memur kesim. Peki sen verdin memura 8 bin lira. Emekliye vermedin. Peki emekli neden vermedin o zaman? Yüzde 60 ile kazandı. Büyükşehir Belediyesi. Çünkü sana memur hiçbir zaman oy vermedi vermiyor da. Sana her zaman hep alt kesim veriyor. Hep alt kesim bugüne kadar destekledi. Ama bundan sonra yok. Kusura bakmasın kimse. Buraya kadar. Bitmiştir”

]]> https://www.haber28.com.tr/emekli-maaslarina-asgari-ucret-duzeyinde-zam-yapilmayacak/feed/ 0 Et Fiyatlarındaki Artış Vatandaşın Alım Gücünü Düşürdü https://www.haber28.com.tr/et-fiyatlarindaki-artis-vatandasin-alim-gucunu-dusurdu/ https://www.haber28.com.tr/et-fiyatlarindaki-artis-vatandasin-alim-gucunu-dusurdu/#respond Wed, 10 Jul 2024 21:00:27 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=24630 HABER: ECE AZAK – KAMERA: ÖZGÜR ŞENGÜL

Son bir yılda dana eti fiyatındaki artış oranı yüzde 83.4’e ulaşırken, kuzu etinde bu oran yüzde 118’i gördü. 2024 yılının ilk çeyreğinde ise kırmızı et fiyatları yaklaşık yüzde 40 artış gösterdi. Vatandaşın alım gücünün günden güne düştüğünü ve et satışlarının giderek azaldığını söyleyen İzmirli kasap, “Müşteriler de biz de çok zor durumdayız” dedi. Emekli bir yurttaş ise “Memleket batmış gidiyor. Emekli ölüyor, ölüyor” diye isyan etti.

Et fiyatları günden güne artmaya devam ediyor. Türkiye Ziraat Odaları Birliği verilerine göre, yılın ilk 3 ayında kuzu etine gelen zam oranı yüzde 39.3 olurken, ocak ayında dana etinde ise yüzde 24.8 artış yaşandı. Ulusal Kırmızı Et Konseyi verilerine göre ise dana eti son bir yılda yüzde 83.4 zamlanırken, kuzu etine gelen zam bir yılda yüzde 118’i buldu.

Vatandaşın alım gücünün günden güne düştüğünü ve et satışlarının giderek azaldığını söyleyen Bucalı Kardeşler Kasabı Ersay Özkarkulak, “Şu an et fiyatları çok yüksek. Müşterinin yani alım gücü çok düşük. Fiyatlar hafta hafta hatta günlük değişiyor desem yeri var. Borsa gibi oldu. Şu an dana kıymayı 550 liraya veriyoruz. Kuşbaşı 580 lira. Kuzu kuşbaşı 650 lira. Pirzola ve spesiyal ürünler 750 lira. Müşteriler de biz de çok zor durumdayız. Müşterinin alım gücü düştü. Şimdi 1 kilo alan yarım kilo, yarım kilo alan 250 gram alıyor. Gerçekten artık müşteriler de şaşırdı. Her gün ayrı fiyat. Müşteri geldiğinde ilk önce fiyat değişti mi yine diye soruyor. Geçen müşterimin biri köfte istedi. O gün için 480 liraydı köfte. ‘Bugün alayım bir daha almayalım, siz artık bizim gelmemizi istemiyorsunuz’ gibi sitemde bulundu bize. Zammın bizden kaynaklandığını düşünüyor vatandaş. Zam bizimle ilgili bir şey değil. Bu genel bir artış. Bizim burada kar marjımız zaten belli. Zaten müşteriye derdimizi çok zor anlatıyoruz. Müşteri bunu anlamıyor. Zammı kasap yapmış gibi düşünüyor. Bu genel olarak bizim hayvancılık politikasından kaynaklanan bir durum. Benim talebim bir fiyatın sabitlenmesi. Müşterinin bir fiyata alışması. Şu an sabitlenen hiçbir şey yok. Köfte yarım kilo değil de 10 tane 6 tane ver diyen müşteriler de var. Adetle alıyorlar. Şimdi insanların birer kilo birer kilo et, kıyma alması çok zor. Üç parça bir şey aldığınız zaman 2 bin lira para tutuyor. Gerçekten insanın işi zor” dedi.

“BAYRAMDA DA ET ALMAMIŞTIM”

10 bin lira emekli maaşı ile geçimini sağlayamadığını ve bayramda et alamadığını belirten 70 yaşındaki emekli vatandaş, “Emekli maaşım 10 bin lira. Vicdanen bu olur mu? Yemin ederim 8 bin lira kiram var. Oğullarımdan alıyorum, kiramı veriyorum. Ben peki gelip et yemeyeyim mi? Ben 70 yaşına gireceğim. Tayyip Erdoğan’dan bir yaş küçüğüm. Vicdanen 10 bin lira maaş olmaz. Allah rızası için buna el atsın. Ben etrafımdakilere soruyorum diyorum ki bir iyileştirme yapılacaktı, yapıldı mı diye. Hayır temmuz ayında yapılacak dediler. Onu zaten biliyorum senede iki kere olduğunu. Ne yapacak o zamanda? ya bin lira ya 2 bin lira zam yapacak. Bu gerçekten yetmiyor. En azından emeklilerin maaşını asgari ücretle eşitlesin. İşte faturam burada. Bayramda da et almamıştım. Bu benim bayram etim. Bakın bin 470 lira. Yemin ederim ki ben bayramda et almadım. Maaşım 10 bin. 10 binin dışında evime giren maaş yok. Kiralarımı da öbür oğlum, damadım, bir yeğenim var İstanbul’da Allah bin kere razı olsun. Bana her zaman para gönderiyorlar. Ben kiramın üstüne ekliyorum onu. Yoksa ben kesinlikle idare edemiyorum. Buna bir el atın. Emekli maaşı asgari ücret gibi olsa 18 bin, 20 bin olsa rahat rahat geçiniriz. 10 bin lira bir şey değil. Bayram ikramiyesi 3 bin dedi. Üç bin neye yeter? İşte bin 500’ü verdim. Neye yeter? Benim elektriğim, suyum, diğer ihtiyaçlarım 10 bini geçiyor” diye konuştu.

“GEÇEN YILA GÖRE ET FİYATLARI 3’E KATLADI”

Şanlı Et Pazarı Kasabı Zülfü Şanlı ise geçen yıla oranla et fiyatlarında 3 kat artış yaşandığına dikkat çekti. Şanlı, et satışlarının düştüğünü ve esnafın da zarar ettiğine vurgu yaparak şunları söyledi:

“Bir arkadaşımız Bulgaristan’a tatile gitti, geldi. Orada 13 Bulgar Levası etin kilosu. Yaklaşık dana eti kemiksiz 130 liraya geliyor. Bulgaristan’da et 130 lira. Eskiden Bulgaristan’da et fiyatı ne kadarsa Türkiye’de de aynı fiyataydı. Burada birden bire bir senede ne oldu biz de bilmiyoruz. Geçen sene bu zamanlar et 150 liraydı. Oldu 550 lira etin kilosu. 3’e katladı. Yüzde 300 zam. Durdurulamıyor da her hafta farklı fiyat. Haftalık kesim yapıyoruz. Geçen hafta 350’ye kestik. Bu hafta 400. Haftaya belki 450 lira olacak. Kimse de bir şey demiyor. Ne olacak? Bu nereye gidiyor? Dur diyen de yok. Burada çıksa bir Tarım Bakanlığı’ndan bir yetkili ithal eti bir serbest bırakıyoruz dese yapmasalar da et fiyatı geriye gelecek. Gelecek çünkü diyen yok. Köylü de durmadan fiyat üstene fiyat koyuyor. Sıkıntımız çok büyük. Tüketicinin de sıkıntısı var, alamıyorlar. Bir kilo alan yarım kiloya düştü. Yarım kilodan 250 grama düştü. Satışlarımız bayağı geriye geldi. Ama hala hiç kimsenin bir şey yaptığı yok. Bunu nasıl çözülecek? Bir şey de biz de bilemiyoruz. Bizim için de çok zor. Satışımız hep düşüyor. Fiyat yükseldikçe satış geriye geliyor. Bizim maliyetlerimiz giderlerimiz aynı. Satış düştüğü zaman biz de zarar ediyoruz” ifadelerini kullandı.

“BİZ ÜRETMEDİKÇE, TÜKETTİKÇE DAHA ÇOK ZAM OLACAK”

Et fiyatlarındaki artışın yerli üretim yapılmamasından ve fahiş mazot fiyatlarından kaynaklı olduğunu ifade eden yurttaş, “Biz tarıma, üretime el atsak bu et fiyatları bu kadar pahalı olmaz. Yurt dışından saman getiriyoruz. Yurt dışından ne olduğunu bilmediğimiz dana getiriyoruz. Çiftçimize, emekçilerimize biz bu üretim yapan insanlarımıza destek olmalıyız. Mazot fiyatları bence eti fiyatlarını etkiliyor. Çünkü çiftçimiz tarlasını süremiyor. Tarlasını süremeyince her şeye zam geliyor. Mazot fiyatları düşerse hem çiftçimizi de rahatlar hem biraz daha fiyatlar daha uygun olur. Bence üretimle ilgili bu zamlar. Biz üretmedikçe, tükettikçe daha çok zam olacak diye düşünüyorum. Üretim, üretim, üretim diyorum” diye konuştu.

“KASABA SADECE SÜT ALMAYA GELİYORUZ”

Bir diğer vatandaş da “Sadece kurbandan kurbana et yiyoruz o da kurban alabiliyorsak. Onun dışında herhangi bir eti görmüyoruz, süt almaya geliyoruz sadece” dedi.

“EMEKLİ ÖLÜYOR”

Emekli vatandaş ise “Et yiyemiyoruz. 5 kişilik aileyiz. 270 lira para verdim. Yarım kilo yok. Memleket batmış gidiyor. Emekli ölüyor ölüyor” diye tepki gösterdi.

“EMEKLİLER ESKİSİ GİBİ ET ALAMIYOR”

Şen Kasap işletmecisi Arif Aktaş, “Etler çok pahalı, halk alamıyor. Emeklililer, emekli maaşlarıyla gelip eskisi gibi et alamıyorlar. Eskiden yine bir ucuzluk vardı, sirkülasyon oluyordu ama şu an o sirkülasyon olmuyor. Kimse doğru düzgün et alamıyor. Pahalı yani alım gücü yok. İnsanlar geçinemiyor. Etler ucuzlasın, artık herkes gönül rahatlığıyla et alabilsin istiyoruz” dedi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/et-fiyatlarindaki-artis-vatandasin-alim-gucunu-dusurdu/feed/ 0
Hükümetin Ücretsiz Doğal Gaz Uygulaması Sona Eriyor, Yurttaşlar Tepkili https://www.haber28.com.tr/hukumetin-ucretsiz-dogal-gaz-uygulamasi-sona-eriyor-yurttaslar-tepkili/ https://www.haber28.com.tr/hukumetin-ucretsiz-dogal-gaz-uygulamasi-sona-eriyor-yurttaslar-tepkili/#respond Sat, 06 Jul 2024 21:00:22 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=23879 HABER: MEHMET OFLAZ – KAMERA: DURSUN ALKAYA

Hükümetin, aylık 25 metreküp ücretsiz doğal gaz uygulaması 1 Mayıs’ta sona eriyor. Yurttaşlar, hem uygulamanın devam etmesini hem de doğal gaz ücretlerine indirim yapılmasını istiyor. Yaşadığı ekonomik sıkıntıyı anlatan bir emekli, tepkisini “Bunların hepsi hikaye. İç siyasete dönük, seni beni kandırmak için. Sadece oy avcılığı, başka bir şey yok.” şeklinde dile getirdi.

Ankara’da yurttaşlar, AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın geçen yılki genel seçimlerden önce duyurduğu 25 metreküp ücretsiz doğal gaz uygulamasının 1 Mayıs 2024’te sona erecek olmasına tepki gösterdi. Yurttaşlar, ücretsiz 25 metreküp doğal gaz uygulamasının hem devam etmesini hem de doğal gaz ücretlerinde indirim yapılmasını istiyor.

ANKA Haber Ajansı’na konuşan yurttaşlar, yaşadıkları ekonomik sorunları ve beklentilerini dile getirdi.

“MİLLETİ HOR GÖRÜYORLAR, KENDİLERİ KRALLAR GİBİ YAŞIYOR”

İktidarın vaatlerini yerine getirmediğini söyleyen emekli bir yurttaş, “Onların hepsi hikaye. İç siyasete dönük, seni beni kandırmak için. Sadece oy avcılığı, başka bir şey yok.” diye konuştu.

Ücretsiz doğal gaz uygulamasının devam etmesi gerektiğini belirten yurttaş, “Zaten zor geçiniyoruz. Çocuklarımızı okutuyoruz. Ekonomik olarak çok çile çekiyoruz.” dedi. AKP iktidarının 2008’de “Reform yapıyoruz” açıklamasıyla çıkardığı yasayı anımsatan emekli, “Biliyorsunuz güncelleme katsayıları yüzde 80’lerden yüzde 35’e kadar düştü. Emekli olan insanlar onların hesabına göre maaş alıyor. Maaşları katsayıya göre yaptıkları için her ay memur emeklisinin 12-13 bin lirası, işçi emeklinin ise 9-10 bin lirasını kesiyorlar. Bu kul hakkıdır, bunu yapmamaları lazım. Allah hesabını sorar.” ifadelerini kullandı.

12 bin lira emekli maaşı aldığını belirten yurttaş tepkisini “Oğlum ve kızım okuyor. Zaten maaşımın 5-6 bin lirası onlara gidiyor. Bir de evin masrafları var, doğal gaz faturası var. Sosyal yönümüz hiç yok. 22 senedir simit yediriyorlar bize. Evde ne peynir var, ne zeytin var. Hiçbir şey yok. Şimdi her şey pahalı. Yıllardan beri bunlara oy verdi millet ama bunlar hala hor görüyorlar. Kendileri krallar gibi yaşıyor.” şeklinde dile getirdi.

“PETROL METROL BULUYORLAR, İNŞALLAH ZAM GELMEZ”

ANKA’ya, yaşadığı sorunları anlatan bir başka emekli de ücretsiz doğal gaz uygulamasının devam etmesini ve doğal gaz fiyatında indirim yapılmasını istedi. Doğal gaza zam geleceği söylentilerini anımsatan emekli, “Emekli çoğu zaman faturalarını ödemekte zorlanıyor. Bakalım petrol metrol buluyorlar. İnşallah zam gelmez” şeklinde konuştu.

25 metreküp ücretsiz doğal gaz uygulamasının devam etmesini isteyen bir diğer emekli  “Milletimiz için iyi olur. Birçok emeklimiz var onlar için çok faydalı olur. Ekonomiden dolayı insanlar çöküntü içerisinde” diye konuştu.

“DOĞAL GAZ İNDİRİMİNİN DEVAM ETMESİNİ İSTİYORUZ”

4 kişilik ailesi olan Başkentli yurttaş “Vatandaş olarak doğal gaz indiriminin devam etmesini, uzatılmasını bekliyoruz” dedi.

Uygulamanın uzatılmasını isteyen bir diğer yurttaş da “Madem çıktıysa, ülkemizin yararınaysa devam etmesini isteriz.” dedi. Doğal gaza zam geleceği söylentileriyle ilgili de “Zam yapılmazsa iyi olur çünkü enflasyon bayağı yüksek. ya enflasyonu düşürecekler ya da hiçbir şeye zam yapmayacaklar.” ifadelerini kullandı.

UYGULAMA 1 MAYIS 2023’TE BAŞLAMIŞTI

Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen yıl 14 Mayıs Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekili Genel Seçimi’nden önce 20 Nisan 2023’te Karadeniz’de keşfedilen 710 milyar metreküplük doğal gazın Filyos Doğal Gaz İşleme Tesisi’nde karaya çıkarılması töreninde yaptığı açıklamada; “Vatandaşlarımızın evlerindeki mutfaklarında ve sıcak su tüketiminde kullandıkları doğal gazı bir yıl süreyle ücretsiz veriyoruz. Aylık ortalama 25 metreküpe denk gelen mutfak ve sıcak su tüketimi için gereken doğal gazın bedeli bir yıl boyunca faturalardan düşürülecektir.” açıklaması yapmıştı.

1 Mayıs 2023’te yayımlanan kararname ile konutların yanı sıra ibadethane ve cemevi abonelerinin de bu durumdan faydalanması sağlanmıştı. Bu kapsamda 19,7 milyon abone Nisan 2023’te doğal gaz faturası ödemezken, o tarihten bu yana da her ay 25 metreküp doğal gazı ücretsiz kullandı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/hukumetin-ucretsiz-dogal-gaz-uygulamasi-sona-eriyor-yurttaslar-tepkili/feed/ 0
Adıyaman İnşaat Müteahhitleri Derneği, Hazır Beton Fiyatlarındaki Zamlara Tepki Gösterdi https://www.haber28.com.tr/adiyaman-insaat-muteahhitleri-dernegi-hazir-beton-fiyatlarindaki-zamlara-tepki-gosterdi/ https://www.haber28.com.tr/adiyaman-insaat-muteahhitleri-dernegi-hazir-beton-fiyatlarindaki-zamlara-tepki-gosterdi/#respond Sun, 23 Jun 2024 02:12:15 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=22386 Adıyaman İnşaat Müteahhitleri Derneği tarafından Adıyaman Valiliği önünde yapılan basın açıklamasında, hazır beton fiyatlarına yapılan zamların geri çekilmesini ve bu durumun bütün Adıyaman halkını mağdur edeceği vurgulandı.

Elazığ’da 2 bin 50 TL olan hazır beton fiyatlarının Adıyaman’da 2 bin 950 TL olmasına tepki gösteren Adıyaman İnşaat Müteahhitleri Derneği üyeleri ilgililerden konuyla ilgili yardım istediklerini dile getirdi.

Yapılan zamlardan dolayı ev yapacak yada alacak olan Adıyaman halkının oldukça mağduriyet yaşayacağını belirterek açıklamalarda bulunan Adıyaman İnşaat Müteahhitleri Derneği Başkanı Bayram Doğru, “Yaşanan asrın felaketiyle devlet, şehirleri ayağa kaldırmak, insanların yıkılan evlerine kavuşması ve hayatın normale dönmesi için verdiği bütün çabalar sürerken, diğer taraftan beton firmaları ise yapılan bütün çabaları sekteye uğratarak insanların hayallerine normal hayatlarına kavuşmasını zorlaştırmak ve daha fazla para kazanmak için her gün zam yapar hale geldiler. Yaşadığımız asrın felaketinden bu güne betona yüzde 200 den fazla zam yapıldı. 250’den fazla sektörü etkileyen inşaat sektöründe beton firmaları 6 şubat depreminde bin TL olan beton fiyatlarını jet hızında artırarak ve 3 gün öncede yapılan yüzde 25’lik artışla 2 bin 950 TL yaparak yıkılmış olan şehrimizde ve depremin yaşandığı 11 ilimizde vatandaşın ev sahibi olma hayalini bitirmiştir. Aynı şekilde 6 Şubat depreminde 70 TL olan çimentonun torbası bugün 185 TL ye çıkmıştır. Beton üretiminin en önemli girdilerinden olan enerjide bir yıldır fiyat artışı olmamasına rağmen çimento sektör temsilcilerinin yaptığı keyfi zam insanların konuta erişmesine büyük darbe vurmaktadır. Sektöre vurulan bu darbeyle inşaatın temel ana maddesi olan çimento; sektörün bütün kalemlerini etkileyecektir. Yapılan bu zam TOKİ konutlarının maliyetinden yerinde dönüşüme bütün kesimleri derinden etkileyecektir. Şehrimizde ve 11 deprem ilinde yapılan deprem konutları nedeniyle en büyük müşterisi olan devlet bu zulme artık dur demelidir. Yapılan bu zamlarla TOKİ konutlarının teslimi gecikecek ve vatandaşa maliyetini önemli derecede etkileyecek aynı zamanda vatandaşın yerinde dönüşüm projeleri hayal olarak kalacaktır. Devlet tarafından yerinde dönüşüm için verilen 750 bin TL kredi, 750 bin TL hibe de yapılan bu zamlarla eriyip gitmiştir. Beton Santralleri ve malzemenin şehir merkezine en yakın olduğu il olmasıyla maliyet daha düşük olması gerekirken tam tersine çevre illere ve Türkiye’nin nerdeyse en yüksek fiyata beton satılan ili durumundayız. Elazığ’da 2 bin 50 TL, Malatya’da 2 bin 280 TL, Şanlıurfa’da 2 bin 400 TL’yken Adıyaman’da bölgede en yüksek fiyatıyla 2 bin 950 TL’ye betonu almaktayız, ve bu fiyat farkını bizler Adıyamanlılar olarak her zaman beton firmalarına ödüyoruz. Beton firmalarına ellerini depremzedenin cebinden çıkararak zamları geri alması, vekillerimizden, belediye başkanımızdan, valimizden kısaca Adıyaman’da sorumluluk his eden herkesten bir an önce Adıyaman’a sahip çıkıp, firmaların zamlarını geri çekmesi için gerekli girişimleri başlatmalıdırlar” diye konuştu. – ADIYAMAN

]]>
https://www.haber28.com.tr/adiyaman-insaat-muteahhitleri-dernegi-hazir-beton-fiyatlarindaki-zamlara-tepki-gosterdi/feed/ 0
CHP Malatya Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Veli Ağbaba Emeklilerle Buluştu https://www.haber28.com.tr/chp-malatya-buyuksehir-belediye-baskan-adayi-veli-agbaba-emeklilerle-bulustu/ https://www.haber28.com.tr/chp-malatya-buyuksehir-belediye-baskan-adayi-veli-agbaba-emeklilerle-bulustu/#respond Tue, 11 Jun 2024 23:36:38 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=20487

CHP Malatya Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Veli Ağbaba, emekli derneklerinin temsilcileriyle açıklama yaptı. Ağbaba, “Emeklinin sesi duyulmuyor. Emekli sesini sandıkta duyuracak. ‘Emekliye uçak biletinde indirim yapacağız’ diyorlar. Emekli belediye otobüsüne binemiyor. Bu tamamen emeklinin aklıyla alay etmek” dedi.

CHP Malatya Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Veli Ağbaba, emekli derneklerinin temsilcileriyle Malatya’da bir araya gelerek basın açıklaması yaptı.

“RAMAZAN’DA BİR KİLO ET 490 LİRA”

Tüm Emekliler Derneği temsilcisi, “Açız. Gerçek bu. Başka bir şey diyemeyiz. Bundan 3-4 sene önce söyledim benzin kuyruğundaydım. Benzinin litresi o zaman cüzi bir miktardaydı. O zaman ‘En iyi günlerimiz bunlar’ dedim. Bugün bir benzin 44 Lira olmuş. Mazot 44 Lira olmuş. Ne alacağız, içeceğiz, yiyeceğiz belli değil. Malatya’da ev kirası 15 bin lira. Buyur geçin. Hangi baba yiğit varsa gelsin geçinsin. Bir ayakkabı bin 500 lira. Bir file ile markete gidiyoruz 7-8 bin lira. Dün bir kilo et aldım 490 lira. Ramazan’da bir kilo et 490 lira. 10 bin lira emekli maaşıyla nasıl alacaksın” dedi.

“İNSANCA YAŞAM KOŞULLARI ORTADAN KALKTI”

Veli Ağbaba ise şöyle konuştu:

“Emekli hem aç hem de beslenemiyor, giyinemiyor. Hala 10 bin lira ile emekli geçinsin deniyor. Emekliye bir müjde verdiler, dediler ki ‘8 ila 12 bin lira arasında promosyon vereceğiz’. Sanki aylık 8 bin lira verecekmiş gibi bir müjde. Halbuki aylık 222 TL’ye denk geliyor üç yıllık bir promosyon. Birçok emekli zaten promosyon almıştı. Tekrar promosyon almaları mümkün değil. Emeklilerin insanca yaşam koşulları ortadan kalkmış durumda.

“EMEKLİ ZATEN PROMOSYON ALMIŞ, BU DALGA GEÇMEK”

Bir emekli kahveye gidemiyor, çay içmeye gidemiyor. Emekli 7 bin 500 lira alırken daha rahattı. Alım gücü daha yüksekti. Emekli 7 bin 500 lira ile 28 kilo et alabilirken, bugün 21 kilo et alabiliyor.

Emekli 104 kilo tavuk alabilirken, bugün 64 kilo tavuk alabiliyor. Emekli maaşını tavuğa göre hesaplasan 16 bin lira domatese göre hesaplasan 19 bin lira alması lazım. Emeklinin neredeyse yüzde biri promosyonunu devlet bankalarından alıyor. Zaten emekli promosyon almış. Bu büyük bir dalga geçmek.”

“EMEKLİ OTOBÜSE BİNEMİYOR”

Geldiğimiz zaman ilk işimiz emekli kıraathaneleri açmak olacak. Emekliler kahveye gidemiyor. Halk kart yapacağız. Bu kartı emeklilerimize vereceğiz. Yaşlı bakımında yardımcı olacağız. İhtiyacı olan bakıma muhtaç insanlarımızın evinin bakımını yapacağız. Emeklinin 15 bin lira ile yaşaması mümkün değil. Emeklinin sesi duyulmuyor. Emekli sesini sandıkta duyuracak. ‘Emekliye uçak biletinde indirim yapacağız’ diyorlar. Emekli belediye otobüsüne binemiyor. Bu tamamen emeklinin aklıyla alay etmek.”

“EMEKLİLERİ ALDATIYORLAR”

Bir başka emekli derneği temsilcisi ise “En büyük aldatmaca seyyanen zam. Kök maaş yerinde kalırken, seyyanen zam ile aldatmaca yapılıyor. Promosyon olayı da aldatmaca ve kandırmaca. Emekliler bunun gereğini yapacaktır. Sokak bunu gösteriyor. Artışları, rakamları göstererek aldatmaca yapıyorlar. Maaş artışı diye bir olay yok. Enflasyon yüzde 150’lere varmışken, yüzde 50 zam diye göstererek aldatıyorlar. Emekliler bunun farkına varmıştır. Bize ’10 bin lira ile geçinin’ diyenler, 10 bin lirayla üç gün geçinsinler sadece. Meclis’tekiler üç gün geçinebilecek mi acaba” diye konuştu.

]]> https://www.haber28.com.tr/chp-malatya-buyuksehir-belediye-baskan-adayi-veli-agbaba-emeklilerle-bulustu/feed/ 0 Emekliler Ankara Ulus’ta haklarını ve isteklerini dile getirdi https://www.haber28.com.tr/emekliler-ankara-ulusta-haklarini-ve-isteklerini-dile-getirdi/ https://www.haber28.com.tr/emekliler-ankara-ulusta-haklarini-ve-isteklerini-dile-getirdi/#respond Tue, 21 May 2024 02:12:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=18846 HABER: OGÜN AKKAYA KAMERA: ONUR BİNGÖL

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu, Emekliler Sendikası ve Avrupa Emekli ve Yaşlılar Federasyonu, emeklilerin hakların sorunlarını ve isteklerini bir kez daha Ankara Ulus’tan dile getirdi. Emekli-Sen Genel Sekreteri Fikri Kalender, “Barınmak için ekmeğinden, ekmek için sağlığından vazgeçmek zorunda bırakılan emekliler olarak sokakları da sandıkları da terk etmeyeceğiz” dedi. AK Parti’ye oy vermiş emekli bir seçmen ise “Cumhurbaşkanım biz size oy verdik. Biz size oy verdiysek bizi böyle süründürmeye, mahkum etmek için mi oy verdik? Ben senin için arkadaşlarımla kötü oldum. Emeklileri sokakta süründürme” diye konuştu.

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu, (DİSK) Emekliler Sendikası ve Avrupa Emekli ve Yaşlılar Federasyonu, emeklilerin hakları için Ankara Ulus’ta basın açıklaması yaptı. Açıklamayı okuyan Emekli-Sen Genel Sekreteri Fikri Kalender “Milyonlarca emekli ve hak sahibinin sesi, sözü olma sorumluluğuyla bir kez daha buradayız. Kara kışta sokaktaydık, güneşin alnında sokaktaydık. Bugün de buradayız. Emeklileri yoksullukta, sefalette eşitleyenlere karşı her mevsim sokaktayız. Emeklilere kaynak yok diyen, her seçim döneminde ise bizleri oy kaynağı olarak görenlere karşı yerel seçimlerde de sandıklardayız.” diye konuştu.

“BUGÜN BURADA YARIN SANDIKLARDAYIZ”

Emeklilere zam yapılması için kaynak olduğunu ancak iktidar tarafından niyet olmadığını söyleyen Kalender, sözlerine şöyle devam etti: “Ekonomi büyürken emekliyi yoksullaştıranlara karşı buradayız. Emekliye milli gelirden pay verilmemesine; ‘İstatistik Uydurma Kurumu’ tarafından açıklanan ve ertesi gün eskiyen enflasyon oranlarında yapılan sözde zamlara karşı buradayız. Bugün burada; yarın sandıklardayız. Emeklilere yönelik hayata geçirilen ya da geçirilmeyen politikaların hangi tercihin, hangi aklın ürünü olduğunu gördüğümüz için buradayız. İşçiden, emekçiden, emekliden alıp sermayeye aktarılan kaynakları haykırmak için buradayız. Harçlıktan farkı kalmayan üç bin liralık bayram ikramiyesinin, ramazan ayı boyunca, seçime yatırım yapmak için altın kaselerde sundukları iftar yemeklerinin kaçta kaçı olduğunu sormak için buradayız. Taleplerimiz açıktır, nettir. Emekli aylıkları arasındaki farklılıkların giderilmesi hakkımızdır. Sağlık hizmetlerinde katkı payının kaldırılması ve sağlığın kamusallaştırılması hakkımızdır. Kendimizle ilgili tüm politikalarda karar alma mekanizmalarında yer almak hakkımızdır. Tüm bunların gerçek anlamda yaşama geçirilebilmesi için sendikalaşmak hakkımızdır.”

ZAM YAĞMURU ALTINDA İNLEYECEĞİZ”

Emeklilerin yaşadığı ekonomik sıkıntılara ilişkin konuşan bir vatandaş ise şunları söyledi:

“Eğer bu seçimde AKP çıkarsa, emeklinin canını okuyacak. Üç kuruş bize zam yok. Bu kadar haksız, bu kadar adaletsiz bir düzen olamaz. Bir taraftan saraylara, savaşlara, yandaş müteahhitlere milyarlarca dolar paramızı akıtıyorlar. Fakat sıra emekliye, emekçiye, işçiye, çiftçiye gelince bunlara para yok. Nüfusun yüzde 1’ine, 2’sine para var, bütün geniş kesimlerden vergi zamlarıyla topladıklarına para yok. Bu düzene bir dur dememiz için bütün emeklilerin birlikte mücadele etmesi gerekecek. Seçim sandığına sahip çıkmalıyız. Eğer bu seçimde AKP’yi sandığa gömmezsek zam yağmuru altında inleyeceğiz.”

“BİZ SİZE OY VERDİYSEK BİZİ SÜRÜNDÜRMEYE, MAHKUM ETMEK İÇİN Mİ OY VERDİK?”

Seçimlerde AK Parti’ye oy verdiğini söyleyen bir emekli ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a seslendi. “Bu soğukta buraya gelmeye reva mıyız?” diyen emekli, “Biz bu soğukta buraya geldik, emekliler olarak mücadele veriyoruz. Sayın Cumhurbaşkanım biz size oy verdik. Biz size oy verdiysek bizi böyle süründürmeye, mahkum etmek için mi oy verdik? Ben senin için arkadaşlarımla kötü oldum. Emeklileri sokakta süründürme. Bize geliyorsun ‘ödenek yok’ diyorsun. Madem polise, askere var da bize nasıl yok? Memur arkadaşımla aramda 2 bin lira fark vardı, şimdi 22 bin lira fark var. O zaman beni niye emekli ettin? Açlığa mahkum ettim. Yapmayın Cumhurbaşkanım” dedi.

“BU SEFER OY VERMEYECEĞİZ”

Bir başka AK Parti seçmeni emekli ise, yerel seçimlerde AK Parti’ye oy vermeyeceğini şu sözlerle anlattı:

“Şu insanların içine girsin de bir görelim bakalım. İnsanların halini, hatırını… O Müslüman olamaz, mümkün değil. Çünkü Müslüman adam halkın içine girer. İnsanların varını, yoğunu öğrenir. Müslümanlığı alet ederek, 25 sene milletçe sana oy verdik. İnşallah bu sefer vermeyeceğiz. Seni sandığa gömeceğiz.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/emekliler-ankara-ulusta-haklarini-ve-isteklerini-dile-getirdi/feed/ 0
Emekliler Sinop’ta hayat pahalılığından yakındı https://www.haber28.com.tr/emekliler-sinopta-hayat-pahaliligindan-yakindi/ https://www.haber28.com.tr/emekliler-sinopta-hayat-pahaliligindan-yakindi/#respond Fri, 17 May 2024 00:48:36 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=18371

MUSTAFA USTA

CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Sinop’taki mitingine katılan vatandaşlar hayat pahalılığından yakındı. Fikret Yılmaz, “Yerel seçimde bunlara artık bir sarı kart zamanının gösterilmesinin vaktinin geldiğini düşünüyor bazıları. Ben sarı karttan yana değilim, direkt kırmızı kart gösterilmeli bunlara” dedi. İlhan Akın ise, “2010 yılında emekli olduğum zaman bir asgari ücretin yüzde 150’si kadar maaş alıyordum. Şu anda asgari ücret 17 bin lira. Benim maaşım en az 24- 25 bin lira olması demek. Emekliler şu anda sürünüyorlar” diye konuştu.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in dün Sinop’ta yaptığı mitinge katılan vatandaşlar, emekli maaşları ve hayat pahalılığından yakındı.

“DİREKT KIRMIZI KART GÖSTERİLMELİ BUNLARA”

Fikret Yılmaz, şöyle konuştu:

“Emekliler yiyecek ekmeğe muhtaç durumdalar. Emeklilerin intibak hakları bir an evvel terk edilmesi lazım. Nasrettin Hoca’nın bir hikayesi var; emeklilerimizi ona benzetmek istemiyorum. Emeklilere neredeyse hiçbir şey almadan, yemeden yaşamayı öğrettiler bunlar. İşte biz varsak doğal gaz var, yoksak yok. Ben de diyorum ki siz yeter ki bu ülkenin başından gidin herkes ferahlasın emeklilerde hak ettikleri parayı alsınlar. Yeter ki bunlar gitsinler, biz tezek yakmaya razıyız. Yerel seçimde bunlara artık bir sarı kart zamanının gösterilmesinin vaktinin geldiğini düşünüyor bazıları. Ben sarı karttan yana değilim, direkt kırmızı kart gösterilmeli bunlara.”

“2008 YILINDA ÇIKARILAN YASAYLA BİZİM MAAŞLARIMIZ TAMAMEN DÜŞTÜ”

İlhan Akın ise şöyle konuştu:

“Emeklilerin çok büyük sorunu var. Ben kendim 2010 yılında emekli oldum, devlet memuruydum. 2010 yılında emekli olduğum zaman bir asgari ücretin yüzde 150’si kadar maaş alıyordum. Yani bu şu demek; şu anda asgari ücret 17 bin lira. Benim maaşımın en az 24- 25 bin lira olması demek. 2008 yılında çıkarılan yasayla bizim maaşlarımız tamamen düştü. Emekliler şu anda sürünüyorlar. Ben şu an 16 bin lira maaş alıyorum. Allah’tan kira vermiyorum. Kira vermiş olsam Sinop’ta ki 1+1, 2+1 daireler 8 bin lira, 10 bin lira. İnsanlar nasıl geçinecek? Bunu bu ülkeyi yönetenler görmüyor mu? Bugün faizler yine yükseldi. Bu ülke nereye gidiyor? Bir şey daha söylemek istiyorum; bir cumhurbaşkanı taraf olmamalı. Cumhurbaşkanı hepimizin cumhurbaşkanı olmalı. Ben buna çok şiddetle karşıyım. Bu bizim için hiç hoş değil.”

“ALDIĞIMIZ PARANIN HEPSİNİ KİRAYA VERİYORUZ”

Halime Gündüz, “Emeklilerin sorunu açlık. Bu durumda hiç memnun değilim. Torunuma harçlık bile veremiyorum. Emekli maaşlarının artmasını ve düzenin değişmesini istiyorum” derken; Şükriye Gökçe, “Bizim sorunumuz açlık. Emekli maaşlarının 25- 30 bin liranın üzerinde olması lazım ki geçinebilelim. O bile az da. Yerel seçimlerde inşallah kazanacağız” dedi.

Cemal Erdem, “Ben emekliyim ama 23 senedir para alamıyorum. Bu hükümet gitsin diyorum artık. Bu hükümeti biz artık istemiyoruz. Halk fakir, hep ezilmiş durumda. Benim maaşım bana yetmiyor. 10 bin lira maaş alıyorum. Nereye yetecek” ifadelerini kullandı. Ahmet Soyöz, “Ekonomi kötü hava gibi, karanlık. Gidişatı görmüyor musunuz? Ben 1975’te Bitlis’teydim. 2 bin lira maaş alıyordum. 500 lirasını kiraya veriyordum. 4’te 1’ini kira, 4’te 3’ünü geçimime kullanıyordum. Bugün aldığımız paranın hepsini kiraya veriyoruz. Neyle geçineceğiz? 1975’e bak, 2024’e bak. Aradaki mesafeyi görüyoruz. Ne biçim olmuşuz” dedi.

“KASABIN ÖNÜNDEN GEÇEMİYORUZ”

Selami Elmacı, “Emekliler maalesef sürünüyor. Emekliyiz ama emekliyoruz çünkü bu şartlar altında geçim yok. Her şey pahalandı. Mutfaklarda yangın var. Bu yangını söndürmek için hükümetle, iktidara kırmızı kart göstereceğiz. Yeter artık. 1 kilogram zeytin 250- 300 lira. Kasabın önünden geçemiyoruz. Her şey zam üstüne zam. Akaryakıta yine zam geldi. Köyden buraya gelmek için 40 lira para ödüyoruz. 20 kilometrelik mesafe ama yazık. Ben darphaneden emekliyim. 33 sene önce emekli oldum. Ben her gün para basıyordum ama bu paramızın değeri de kalmadı” diye konuştu.

Serhat Yalçın, “Türkiye’deki emeklilerin en büyük sorunu geçimsizlik, az maaş. Her gün zam var. Git bir markete, diğer markete git hep fiyatlar değişik. İnşallah seçimi kazanacağız” dedi. Orhan Özdemir ise “Emeklinin sorunu çok. Emekli aç kalıyor. Verdikleri maaş yetmiyor. Ürünler aldı başını gitti, bir şey alamıyoruz. Emekli maaşı yetmiyor bile. Bir pazara çıkıyoruz, yetmiyor” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/emekliler-sinopta-hayat-pahaliligindan-yakindi/feed/ 0
Emeklilerin yüzde 60’ı açlık ve sefalet sınırının altında yaşıyor https://www.haber28.com.tr/emeklilerin-yuzde-60i-aclik-ve-sefalet-sinirinin-altinda-yasiyor/ https://www.haber28.com.tr/emeklilerin-yuzde-60i-aclik-ve-sefalet-sinirinin-altinda-yasiyor/#respond Sun, 05 May 2024 05:00:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=16840

SERRA TAYLAN

Türkiye Emekliler Derneği Elazığ Şube Başkanı Vedat Gür, 16 milyon emeklinin yüzde 60’ının maaşlarında iyileştirme yapılmadığı için açlık ve sefalet sınırının altında yaşadığını söyledi. Gür, “Devletimiz emekli olduktan sonra bir vatandaşın çalışmasını istemiyor. Cumhuriyetin 100. yılına mahsuben bize verdikleri 5 bin lira, çalışanlarımıza bir ara verilmedi. Sonradan yapılan mücadeleden sonra onlar da aldı. Eğer bir vatandaş emekli olduktan sonra çalışıyorsa, muhakkak ihtiyaçtan çalışıyordur. Eğer biri emekli olduktan sonra çalışıyorsa bu devletimizin büyük bir ayıbıdır” dedi.

Vedat Gür, emeklilerin açlık ve sefalet sınırının altında yaşamaya mahkum edildiğini söyledi. Alınan maaşların yetersizliğine işaret eden Gür, şunları söyledi:

“1 Ocak itibarıyla devletimizin emeklisine vermiş olduğu zamlardan sonra 16 milyon emeklimizin yüzde 60’ı tamamen açlık ve sefalet sınırının altında kalarak bir hayal kırıklığına uğramıştır. Bizim devletimizden beklentilerimiz asgari ücretli veya memura uygulanan zamların aynısının bize de uygulanmasıydı. Bugün ilimizi baz aldığımızda, bir ev kirasına 8-10 bin lira verdiğini düşünürsek, insanları bırakın yaşamayı tamamen açlık sınırın altında kalarak hayatlarını nasıl idame ettireceklerini mücadelesini yapmaya başladılar. Bugün 3-5 kişilik bir ailenin günde en az 10 tane ekmek eve götüreceğini, 10 tane ekmeğin 80 lira olduğunu düşünürsek, ayda 2 bin 400 lira, 7-8 bin lira da kira verdiğini düşünün 10- 12 bin lira maaş alan bir emeklimiz, Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. yılında dünya lideri Mustafa Kemal Atatürk’ün emanet bıraktığı Cumhuriyete hiç yakışmadığını düşünüyoruz. Biz bu insanların hakkını arama adına devletimizden hiç değilse en azından bu vatandaşlarımıza bir şefkat elini uzatılmasını istiyoruz. Bu insanların da bugünkü yaşam şartlarına göre normal standartları yakalama adına bir iyileştirme yapılmasını, en azından seyyanen zamlar yapılarak bu insanların hayatlarını güzel bir şekilde idame etmelerinin sağlanmasını arzu ediyoruz.

“İKRAMİYE İLE KÜÇÜKBAŞ KURBAN ALINABİLİYORDU”

Bir ikramiye söz konusuydu. 2018 yılında devletimiz bize biner lira ikramiye verdiği zaman, o günkü bin lirayla vatandaş küçükbaş hayvanı kurban olarak alabiliyordu çünkü o günkü maddi değeri 18 kilo ete eş değerdi. Sonrasında 2 bin lira yapıldı ve bugün 3 bin TL’ye yükseltildi. Oysa bugün 3 bin liraya sadece 4,5 kilo et alınabiliyor. O günkü 18 kiloya tekabül edilen et paramızla bugün dört buçuk kilo alabiliyoruz. Biz ikramiye konusunda da hiç umduğumuzu bulamadık. Biz sadece her zaman her platformda dediğimiz şuydu; madem ki bu ikramiyelerimize zam yapılacaksa, maaşlarımıza yansıtılan TEFE- TÜFE’ye göre ayarlarsın. 6 ayda bir maaşlarımıza yapılan zammın ikramiyelerimize de yansıtılmasını istiyoruz. Eğer bu uygulansaydı 2018 yılından beri bugünkü bizim ikramiyemiz yaklaşık 6 bin lira olacaktı. Oysa bugün bu paranın çok altında kaldı. Bizler,  ikramiyelerle temsil ettiğimiz kurum adına umduğumuzu bulamadık.

“20 YIL ÖNCEKİ ALIM GÜCÜMÜZÜ KAYBETTİK”

Devlet büyüklerimiz her platformda diyorlar ki; biz emekliyi nereden nereye getirdik. Hayır, aslında hiç de öyle değil. Aslında emekli nereden nerelere düşürüldü. Bunu demelerini beklerken, biz emekliye çağ atlattık misali, sanki emekli büyük bir reform atlatmış, emekliye bir altın çağ yaşatılmış gibi ifadeler kullanılıyor. Hayır, biz temsil ettiğimiz kurum adına diyoruz ki; biz 20 yıl önceki alım gücümüzü kaybettik. Kaldı ki devletimiz 2024 yılına emekliler yılı olarak ilan etti. Ben devlet yetkililerine sizler aracılığıyla şunu soruyorum kurumum adına; biz emekliler olarak açlıkla boğuşurken, nasıl bu yılı ilan ettiler? Anlamış değiliz. Maaşımızı mı, yaşama gücümüz mü kurtardılar bu insanlar? Tabii ki devlet milletsiz, millet devletsiz olamaz. Biz devletimizin yanında olduk emekliler olarak. 22 yıldır Sayın Cumhurbaşkanımızın çizdiği yoldan hiç şaşmadan, arkası sıra koştuk, gittik ama biz bu yaptığımız uğraşının karşılığını emekliler olarak hiçbir zaman bulamadık. Her zaman üvey evlat sınıfında kaldık. Biz bu konunun ivedilikle düzeltilerek, hiç değilse maaş alanların bir an önce daha düzenli bir yaşam şeklinde kavuşmaları için devletimizden babalık şefkat eli uzatılmasını bekliyoruz.

Devletimiz emekli olduktan sonra bir vatandaşın çalışmasını istemiyor. Eğer bir vatandaş emekli olduktan sonra çalışıyorsa, muhakkak ihtiyaçtan çalışıyordur. Bugün 20-25 bin lira alan adam çalışmaz ama çalışan adamlar genelde 10 ile 15 bin lira arası maaş alıyor demektir. Eğer biri emekli olduktan sonra çalışıyorsa bu devletimizin büyük bir ayıbıdır. Avrupa’nın bir emeklisi aldığı maaşın yarısıyla Türkiye’nin en güzel beldesinde yazın 20 gün, bir ay tatilini yapıp gidiyor ama bizler buradan başka bir ilde olan çocuğumuzu veya torunumuzu görmeye bile cesaret edemiyoruz.  Ben bunu da devletin takdirine bırakıyorum artık. Bu konuda devletimiz düşündüğünü yapmıştır, bildiğini okuyordur. Bir emekli emekli olduktan sonra çalışıyorsa bu devletin ayıbıdır.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/emeklilerin-yuzde-60i-aclik-ve-sefalet-sinirinin-altinda-yasiyor/feed/ 0
CHP Genel Başkanı Özgür Özel: ‘Zam, zam, zam Recep Tayyip Erdoğan’ https://www.haber28.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-zam-zam-zam-recep-tayyip-erdogan/ https://www.haber28.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-zam-zam-zam-recep-tayyip-erdogan/#respond Sat, 04 May 2024 04:00:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=16723

Haber: MERVE GÜVEN/ Kamera: ONUR BİNGÖL

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Adana’da artan otobüs bileti fiyatlarına dikkati çekerek “Bunun bir tek sebebi var. Mayıs ayında verin oyu kardeşinize enflasyon nasıl düşürülür, dolar nasıl düşürülür, faiz nasıl düşürülür, benzin, mazot nasıl düşürülür diyen birisi, 19 liralık mazotu bugün 43 liraya çıkardı. 9 ayda yüzde 118 zam yaptı. Bütün zamların sorumlusunun adı üç isimden oluşuyor. Zam, zam, zam Recep Tayyip Erdoğan” dedi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Adana’da Büyükşehir Belediye Başkanı ve Başkan Adayı Zeydan Karalar’ın proje tanıtım toplantısına katıldı.

Burada konuşan Özel, özetle şunları ifade etti:

“YALAN ATIP CHP’Yİ HEDEF GÖSTERİYORLAR”

“Adana elbette emeklisinin, çiftçisinin, köylüsünün çok olduğu bir kent. Ancak memurlarımız da var. Malum, bir yandaş sendika var. Memur-Sen. Toplu iş görüşmelerini bu sendika yapıyor. Toplu iş sözleşmesinde öyle bir madde koymuş ki sendikacılığın ruhuna aykırı. Kendisine üye olan memurlara devlet toplu sözleşme ikramiyesi verecek. Yani kendisi sendikacılıkla öne çıkmayacak, kendine üye olanlara rüşvet verecek, onu da devlete ödetecek. Önce memurlar bu işe karşı çıktı. Bunu Danıştay iptal etti. Ardından bunu Meclis’e kanunla getirdiler, kürsüden söyledik. Haksızlıktır, hukuksuzluktur, eşitsizliktir. Diğer memurların hakkını yemektir dedik, dinletemedik. Kanuni düzenlemeyi yaptılar. Görev bizde, başkası yapamıyor. Anayasa Mahkemesi’ne götürdük. Anayasa Mahkemesi aynen dediğimizi dedi. Derhal bütün memurlara bunu verin dedi. Utanmadan, sıkılmadan hem Memur- Sen hem Tayyip Erdoğan, dönüp dolaşıp CHP mahkemeye gitti, memurların 300 liralık toplu sözleşme ikramiyesine engel oldu diye yalan atıp CHP’yi hedef gösteriyorlar. Oysa diğer memurlara bunu vermeyerek, Anayasa’ya aykırı yasa yapanlar kul hakkı yiyenlerdir. Memur- Sen onların sarı sendikasıdır. Meclis açılır açılmaz bütün memurlara bu ikramiyeyi verecek düzenlemeyi yapmak Meclis’in boynunun borcudur. Bu parayı alacak herkes bu parayı CHP sayesinde almış olacaktır. Bunu herkesin böyle bilmesini isterim.

“ZAM ZAM ZAM RECEP TAYYİP ERDOĞAN”

Adana’nın dışarıdan öğrencisi çok, Adana’da dışarıdan öğrenci çok. Adana Zeydan Başkanın ifade ettiği gibi göç de alan, göç de veren bir şehir. O yüzden bayramda Adana’nın hareketliliği çok fazla. Ama 600 lira, 700 lira olan biletler bayram için kestirilmeye kalktığında bin liraya çıkıyor. Bunun bir tek sebebi var. Mayıs ayında verin oyu kardeşinize enflasyon nasıl düşürülür, dolar nasıl düşürülür, faiz nasıl düşürülür, benzin, mazot nasıl düşürülür diyen birisi 19 liralık mazotu bugün 43 liraya çıkardı. 9 ayda yüzde 118 zam yaptı. Bütün zamların sorumlusunun adı üç isimden oluşuyor. Zam, zam, zam Recep Tayyip Erdoğan. Türkiye’nin dört bir yanında ciddi sıkıntılar var. Sıkıntıların en büyüklerinden bir tanesi konut fiyatları. TÜİK şubat ayı enflasyonunu 4,53 olarak ilan etti. Bu 115 ülkenin enflasyonundan fazla. Aylık enflasyonundan değil yıllık enflasyonundan fazla. Yani TÜİK Tayyip’i üzmeyen istatistik kurumu, yüzde 4,53 enflasyon açıkladı, bu dünyadaki 115 ülkenin bir yılık enflasyonundan fazla. Türkiye genelinde kiralar yüzde 100 arttı. Adana’da ortalama ev kirası, 10 bin lira oldu. Emekli maaşı 10 bin lira, asgari ücret 17 bin lira, ev kirası 10 bin lira. Eskiden memurlar, işçiler, hele hele karı ve koca çalışıyorlarsa 3 yıl, 5 yıl, bilemedin 10 yıl sonra ev almaya kalkarlardı. Bugün en alınabilecek en basit ev 3 milyon lira. 3 milyon lira konut kredisi çekmek için 10 yıl boyunca ayda tam 100 bin lira ödemek lazım. Asgari ücret 17 bin lira. Karı, koca olsa 34 lira. Bir ev alabilmek için ayda 100 bin lira ödemek gerekiyor. Böyle bir durumda ne çalışanların, ne işçilerin, ne de bir başkasının ev sahibi olması mümkün değil.

Emekliler bu iktidardan hesap soracaklar mı? Eğer hesap sorarsanız her şey değişir. Bakın artık susma zamanı değil. Artık itiraz etme zamanı. Artık talep etme zamanı. Bu kardeşiniz öyle arkanızda, yanınızda durmaz. Önünüze geçeceğim sizin hakkınızı söke söke alacağım.”

“BU MÜLAKAT PARTİZANLIK DEMEK, KUL HAKKI YEMEK DEMEK”

Bir de genç kardeşim pankart kaldırıyordu, bu kardeşimin derdini dile getirmeden olmaz. Eskiden devlet personel alırken doğrudan alıyordu ama çok torpil dönüyordu. Rahmetli Ecevit geldi, KPSS sınavını getirdi. Sınava giriyorsun, senin dayın da senin arkandaki torpilin de kendi bilgin. Sınavı kazanırsan devlet memuru oluyordun. Tayyip Erdoğan ne yaptı? Geldi, mülakatı getirdi. Mülakat demek adam kayırma demek. Nasıl mülakat yapıyor biliyor musunuz? Soruyor, diyor ki, reis deyince aklınıza ne geliyor? Eğer Temel Reis geliyor, ıspanak yiyor derse yandın. Bay bay. Recep Tayyip Erdoğan dersen hemen devletin kapıları sana açılıyor. Bu mülakat partizanlık demek, adam kayırmak demek, kul hakkı yemek demek. Geçen seçimde söz verdiler, kaldıracağız dediler. Mülakatı kaldırmadılar, arkadaşlarımızla beraberiz, mülakat kalkana kadar iki yakamız ve elimiz Tayyip Erdoğan’ın yakasındadır. Söz veriyoruz. Ayrıca öğretmen, bu geldiğinde 80 bin öğretmen vardı, kafa tutuyordu. Madem okula yollamayacaksın, niye mezun ettin diye. Şimdi 1 milyon öğretmen var. Bir de okula yollamadığı, tayinini çıkarmadığı, atamasını yapmadığı öğretmene ne diyor? Atanamayan öğretmen, yani sanki her şey tamam da öğretmende bir kusur var. Atanamıyor. Atanmayan öğretmen yok. Tayyip Erdoğan’ın hakkını yediği öğretmen var. Hakkını yediği öğretmen.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-zam-zam-zam-recep-tayyip-erdogan/feed/ 0
Mansur Yavaş: Sandıkta vereceğiniz ders 1 Nisan’dan sonra gelecek zamlara büyük bir ders olacaktır https://www.haber28.com.tr/mansur-yavas-sandikta-vereceginiz-ders-1-nisandan-sonra-gelecek-zamlara-buyuk-bir-ders-olacaktir/ https://www.haber28.com.tr/mansur-yavas-sandikta-vereceginiz-ders-1-nisandan-sonra-gelecek-zamlara-buyuk-bir-ders-olacaktir/#respond Wed, 01 May 2024 22:12:33 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=16421 Haber: İLEYDA ÖZMEN/ Kamera: DURSUN ALKAYA

Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş, Sokullu Seçim Koordinasyon Merkezi (SKM) açılışında; “Bu seçim o kadar önemli ki ve sandıkta vereceğiniz ders 1 Nisan’dan sonra gelecek zamlara büyük bir ders olacaktır. Unutmayın, 15-20 gün önce Simitçiler Odası zam yapmıştı. 15 lira yapmıştı. Hemen bakanlığa çağırdılar. Geri alın dediler. Zam yapacaksanız da 1 Nisan’dan sonra yapın dediler. Demek ki büyük bir zam hepimizi bekliyor. İşte o zamları önlemenin yolu sandıktır” dedi.

ABB Başkanı ve CHP ABB Başkan Adayı Mansur Yavaş, Çankaya Belediye Başkan Adayı Hüseyin Can Güner ile Sokullu SKM açılışına katıldı. Yavaş şöyle konuştu:

“YAPTIĞIMIZ BÜTÜN İCRAATLAR SİZLERDEN ALDIĞIMIZ PARALARLA YAPILIYOR. DOLAYISIYLA HESAP VERMEK ZORUNDA DEĞİL MİYİZ? PARA SİZİN. PATRON SİZSİNİZ, HİZMETKAR BİZİZ”

“Bütün belediyelerimizle birlikte inşallah el ele verip Ankara’yı çok daha yaşanır ve mamur bir hale getireceğiz. Biz yaptığımız çalışmalarla geçen seçim Çankaya bize rekor bir oy verdi. Biz Allah’a çok şükür yaptığımız açık ihalelerle bir sürü iftiraya maruz kalıp bir sürü teftişten geçmemize rağmen Allah’a çok şükür bir tek bürokratım savcılığa dahi ifade vermeye gitmedi. Yöneticilik budur, belediyecilik budur. Başınızı eğecek hiçbir işin içinde olmadık.Yine olmayacağız. Çalmadık, çaldırmayacağız. Yemedik, yedirmeyeceğiz. ve bu yaptığımız çalışmalarla gördünüz mal beyanımızı açıkladık. Herkesin açıklamasını istedik. Artık kamu yöneticileri bundan sonra şeffaf olmak zorundadır. Ne demek benden kimse hesap soramaz, ben öbür dünyada hesabını veririm? Ben de diyorum ki; bu dünyada hesabını vermeyen yöneticiler kim olursa olsun zaten inancın varsa öbür dünyada hiç veremezsin. Kamunun parasını kullanıyorsun. Bizler yaptığımız bütün icraatlar sizlerden aldığımız paralarla yapılıyor. Dolayısıyla nasıl yaptığımızı nasıl harcadığımızı hangi işi kaça yaptığımızın hesabını vermek zorunda değil miyiz? Para sizin. Patron sizsiniz, hizmetkar biziz. Bizler sizin memurunuzuz. Tek farkımız şu; şu andaki memurların birçoğu atanmış. Aynı görevi ben seçilerek yapıyorum aradaki fark bu. Ama sonuç itibariyle tabii olduğum mevzuat devlet memurları kanunu ben de memurum. ve patron sizsiniz. Bu patronluğunuzu seçimlerde göstereceksiniz. Bu nedenle diyorum ki Allah’ın izniyle gelen anketlere göre Ankara’da çok sayıda belediye el değiştiriyor. Ben belediye meclisinde çoğunluk istiyorum sizden. Artık mecliste gereksiz lafları duymak istemiyorum. Engellemeleri duymak istemiyorum. Onun için sizlerin oyuna ihtiyacım var. Sizlerin büyük desteğinize ihtiyacım var.

“SANDIKTA VERECEĞİNİZ DERS 1 NİSAN’DAN SONRA GELECEK ZAMLARA BÜYÜK BİR DERS OLACAKTIR”

Bu seçim o kadar önemli ki ve sandıkta vereceğiniz ders 1 Nisan’dan sonra gelecek zamlara büyük bir ders olacaktır. Unutmayın, 15-20 gün önce Simitçiler Odası zam yapmıştı. 15 lira yapmıştı. Hemen bakanlığa çağırdılar. Geri alın dediler. Zam yapacaksanız da 1 Nisan’dan sonra yapın dediler. Demek ki turbun büyüğü heybede. Büyük bir zam hepimizi bekliyor. İşte o zamları önlemenin yolu sandıktır. Başka türlü çaresi yoktur. Hükümeti ikaz edeceksiniz. Nasıl olsa hükümet değişmediğine göre siz eğer bu şekilde bütün vergileri garibanların, asgari ücretle çalışanların, belirli ücretle çalışanların üstüne yıkarsanız halk da böyle ders verir diye. Emekliler özellikle, emekliler mutlaka sandığa gidecek. Kendilerini o duruma sokanların hesabını ancak sandıkta soracak. Demokrasi böyle bir şeydir. Bizler Hüseyin Başkan’la el ele verip inşallah Çankaya’da çok büyük hizmetler yapacağız.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/mansur-yavas-sandikta-vereceginiz-ders-1-nisandan-sonra-gelecek-zamlara-buyuk-bir-ders-olacaktir/feed/ 0
Meral Akşener’den Cumhurbaşkanı Erdoğan’a çağrı: Emeklinin oyuna talibim https://www.haber28.com.tr/meral-aksenerden-cumhurbaskani-erdogana-cagri-emeklinin-oyuna-talibim/ https://www.haber28.com.tr/meral-aksenerden-cumhurbaskani-erdogana-cagri-emeklinin-oyuna-talibim/#respond Mon, 29 Apr 2024 23:24:35 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=16206 İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Bursa’dan, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a seslendi, “Tam bugünü sayarsak 16 günümüz var seçimlere. Emeklilerimize bayramda 7 bin lira ikramiye vereceksin, 11 bin lira seyyanen zam yapacaksın. Sonra en düşük emekli maaşını asgari ücret seviyesine getireceksin. Bu seçime kadar bunu yap oylar senin olsun. Ama emeklinin maaşını arttırmıyorsan ben emeklinin oyuna talibim” dedi.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Bursa Osmangazi’de iftar programına katıldı. Partisinin Bursa belediye başkan adaylarına oy isteyen Akşener, özetle şunları söyledi:

“Biz Türkiye’ye kazandırmak için kendimizden vazgeçtik. Biz ülkemize nefes aldırmak için kendimizden vazgeçtik. Biz kazanmamayı tercih ettik, kazandırdık ve zannettik ki ülkemiz bu kazançlar üzerine bu ucube sistemden kurtulur. Ama sonra anladık ki bu tahterevalli kavgasından herkesler memnunmuş. Bir taraf diyor ki ‘bize oy verin aksi takdirde Tayyip Erdoğan kalır’. Öbür tarafta diyor ki ‘bize oy verin Dem’liler gelir’. Seçmenin, milletin derdinin konuşulmadığı, Bursa’nın derdinin konuşulmadığı seçimler olur ve sonuçta bu millet çırak çıkar.

“EMEKLİLERE BAYRAMDA 7 BİN İKRAMİYE VER, 11 BİN LİRA SEYYANEN ZAM YAP, YAPMIYORSAN EMEKLİNİN OYUNA BEN TALİBİM”

Bugün iki tane ilçe gezdim, emekliler aç. Emekliyi konuşmayacağım da ne konuşacağım ben? Bursa’nın Orhangazi, Gemlik ilçesinde üzerinde hırka bile olmayan, sökük yelek olan 10 bin 500 lira emekli maaşı alan, evi kira, akşama ne pişireceğini bilmeyen yaşlı kadınlar, erkekler gördüm. Ben emekliyi konuşmayacağım da sırça köşklerde, saraylarda zevki sefa süren beyleri mi konuşacağız? Erdoğan’a bir kez daha sesleniyorum Cumhurbaşkanı olarak her şey elinizde. Bakın tam bugünü sayarsak 16 günümüz var seçimlere. Emeklilerimize bayramda 7 bin lira ikramiye vereceksin, 11 bin lira seyyanen zam yapacaksın. Sonra en düşük emekli maaşını asgari ücret seviyesine getireceksin. Bu seçime kadar bunu yap oylar senin olsun. Ama emeklinin maaşını arttırmıyorsan ben emeklinin oyuna talibim. Erdoğan diyorsun ki ekonomi bozulur. Ekonomiyi siz bozdunuz Suriyelilere para buluyorsun da emekliye mi bulamıyorsun?

“ERDOĞAN, 16 GÜN İÇİNDE 100 BİN ÖĞRETMEN TAYİN ET OYLARI AL”

Erdoğan seçimlerde mülakatı kaldıracağını söyledin, kaldırmadın. Buradan sesleniyorum; 16 gün içinde mülakatı kaldır bu gençlerin oyu senin olsun. Ama kaldırmıyor o zaman bu gençlerin, atanamayan öğretmenlerin… Böyle bir noktada 100 bin öğretmen tayin edeceksin Erdoğan. Etmiyorsam biz edeceğiz. Dolayısıyla ben atanamamış öğretmenlerin de haksızlığa uğramış gençlerin de oyuna talibim. Ama 16 gün içinde bu işleri yapıyorsan oylar helalinden senin olsun. Bunları konuşmaya devam edeceğiz. Çünkü bunlar bizim dertlerimiz yaralarımız.

“TÜRKOĞLU SEÇİLDİĞİ GÜNDEN İTİBAREN SİNAN ATEŞ’İN KATİLİNİ BULMAK İÇİN HERKESİ DÜRTER”

Selçuk Türkoğlu’nun bütün ömrü hayatı Bursa’da haksızlığa uğrayan kişiler adına aktivizmle geçmiştir. Zaman zaman kellesini ile top oynamıştır. Çünkü biz Türkiye’de kim vurduya gidilip arkasında kimsenin ne olduğunu sormadığını pek çok vaka biliyoruz. Bunlardan bir tanesi Sinan Ateş. Öğrenildi mi? Ne oldu, ne bitti? Biz peşinden koşmamıza rağmen herhangi bir ilerleme kaydedildi mi? Kaydedilmedi. Şimdi Selçuk Türkoğlu herkesin adına mücadele eden bir kardeşimiz. Düşünün Bursa Belediye Başkanı seçildiği günden itibaren bütün siyasetçileri dürter Sinan Ateş’in katilinin bulunması için.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/meral-aksenerden-cumhurbaskani-erdogana-cagri-emeklinin-oyuna-talibim/feed/ 0
Meral Akşener, emeklilere 7 bin TL ikramiye ve 11 bin TL zam önerdi https://www.haber28.com.tr/meral-aksener-emeklilere-7-bin-tl-ikramiye-ve-11-bin-tl-zam-onerdi/ https://www.haber28.com.tr/meral-aksener-emeklilere-7-bin-tl-ikramiye-ve-11-bin-tl-zam-onerdi/#respond Wed, 24 Apr 2024 02:36:36 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=15519 İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Aksaray’da konuştu, “Emeklilerimize verilen ikramiyenin 7 bin TL olmasını öneriyoruz. Ayrıca seyyanen emeklilerimize 11 bin TL zam yapılmasını öneriyoruz. Ayrıca en düşük emekli maaşının asgari ücretin altında olmamasını öneriyoruz. İktidar bu dediğimizi yaparsa tamam, biz görevimizi yapmış oluyoruz. İktidar da hizmet etme görevini yerine getirmiş olacak ama yapmadığı takdirde o zaman görev sizin emekli kardeşlerim. Cezasını kesin” dedi.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Niğde ve Aksaray’da esnaf ziyaretinde vatandaşlarla bir araya geldi. Ziyaretlerin ardından Aksaray’daki iftar programında açıklamalarda bulunan Akşener, şunları söyledi:

“EMEKLİLERİMİZ ‘GEÇİNEMİYORUZ, AÇIZ’ DİYOR”

“Aksaray’ımızda gezerken emekli kardeşlerimle karşılaştım. Söyledikleri şu, ‘Geçinemiyoruz, açız.’ Şimdi en düşük emekli maaşı 10 bin lira. 10 bin lirayla hele kira da veriyorsa bir emeklinin geçinebilmesi mümkün değildir. İYİ Parti olarak hem kanun teklifi verdik hem de uzun bir zamandır emeklilerimizin dertlerini dile getiriyoruz. Ben 3 sene boyunca esnaf gezdim, esnaf dükkanlarının içinde emeklilerimizin halini gördüm. Tarımla meşgul olan insanlarımızın halini gördüm. Atanamayan öğretmenlerimizi, tencere kaynatmakta zorlanan kadınlarımızı gördüm.

“EMEKLİLERİMİZ İÇİN 7 BİN LİRA BAYRAM İKRAMİYESİ VE 11 BİN LİRA SEYYANEN ZAM ÖNERİYORUZ”

İYİ Parti olarak hem meclis kürsüsünde hem meclisin içinde emeklilerimizin dertlerini anlattık. EYT’lilerle ilgili yaptığımız çalışmaların ve ortaya koyduğumuz iradenin sonucunda EYT’li kardeşlerimiz birazcık sonuç aldılar ama o da eksik çıktı. Emeklilerimize verilen ikramiyenin 7 bin TL olmasını öneriyoruz. Ayrıca seyyanen emeklilerimize 11 bin TL zam yapılmasını öneriyoruz. Ayrıca en düşük emekli maaşının asgari ücretin altında olmamasını öneriyoruz. İktidar bu dediğimizi yaparsa tamam, biz görevimizi yapmış oluyoruz. İktidar da hizmet etme görevini yerine getirmiş olacak ama yapmadığı takdirde o zaman görev sizin emekli kardeşlerim. Cezasını kesin. Bu yerel seçimlerde emeklilerin derdine çözüm bulunmuyorsa 2 kulağa 2 taraftan asılın ve sonuç itibariyle İYİ Parti’ye güç verin.”

“SÖZ VERDİNİZ SÖZLERİNİZİ TUTACAKSINIZ, MÜLAKATI KALDIRACAKSINIZ”

Akşener, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın öğretmenlere verdikleri mülakatları kaldırma sözünü hatırlatarak “Şimdi diyorlar ki Meral Hanım böyle konuşuyor ama hem emekliler için hem öğretmenler için para nerede? Suriyelilere para buluyorsun kardeşim. Türkiye’yi soyanlara para buluyorsun kardeşim. Onların vergilerini silmeye para buluyorsun kardeşim. Bulamadığın yer emekliler mi? Bulamadığın yer öğretmenler mi? Mülakatın kaldırılması lazım, söz verdiler. Söz verdiniz sözlerinizi tutacaksınız. Mülakatı kaldıracaksınız. Söz verdiniz, ben de her fırsatta bu sözünüzü size hatırlatacağım” diye konuştu.

“BİZİ GÜÇLÜ KILIN Kİ SİZİN ADINIZA MÜCADELE EDELİM”

Meral Akşener konuşmasına şu sözlerle son verdi:

“Tarımdan bahsetmiyorum bile girdiler aldı başını gitti ve hangi ürünü yetiştirirseniz yetiştirin netice itibarıyla o ürünü yetiştirdiğiniz parayla sattığınız para birbirini karşılamıyor. O nedenle bu dertlere çözüm üretmek için biz varız. Bize güç verin, bizi güçlü kılın ki sizin adınıza savaşalım, sizin adınıza mücadele edelim, sizin adınıza proje üretelim.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/meral-aksener-emeklilere-7-bin-tl-ikramiye-ve-11-bin-tl-zam-onerdi/feed/ 0
Enerji İş Sendikası, İBB’nin yüzde 10’luk zam teklifine tepki gösterdi https://www.haber28.com.tr/enerji-is-sendikasi-ibbnin-yuzde-10luk-zam-teklifine-tepki-gosterdi/ https://www.haber28.com.tr/enerji-is-sendikasi-ibbnin-yuzde-10luk-zam-teklifine-tepki-gosterdi/#respond Tue, 19 Mar 2024 07:00:05 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=10567 Hak İşçi Sendikaları Konfederasyonuna (HAK-İŞ) bağlı Enerji İşçileri Sendikası (ENERJİ İŞ) üyeleri, İstanbul Büyükşehir Belediyesinin (İBB) ek protokolle yaptığı yüzde 10’luk zam oranına tepki gösterdi.

Enerji İş üyeleri, Saraçhane’deki İBB binasının önünde bir araya geldi.

Burada düdük çalıp ve slogan atarak zam oranını protesto eden üyeler, “İmamoğlu söz verdi, her şey çok güzel olmadı”, “Hani her şey çok güzel olacaktı? Sadaka değil, zam istiyoruz” ve “Mücadelemiz emek için sistem palavralarından vazgeçin” pankartları taşıdı.

Grup adına basın açıklamasını okuyan Enerji İş Sendikası Genel Başkan Yardımcısı Mubin Tekin, İBB’ye bağlı İstanbul Enerji A.Ş.’de 15 yıldır çalışan bir kişinin, yol ve yemek dahil aldığı ücretin 20 bin 33 lira olduğunu söyledi.

Maaş bordrosunu gösteren Tekin, şöyle konuştu:

“İşte bu belediyenin, bu kardeşime reva gördüğü ücret bu…Biz buna itiraz ediyoruz. Bugün buradan sesimizi bu yüzden yükseltiyoruz. İnanın bu sadece bu şirket için verdiğimiz veri, daha niceleri var. Bu çağrımız sadece İstanbul Enerji A.Ş’de çalışan kardeşim için değil, İSKİ’de çalışan kardeşim senin için, İGDAŞ’da çalışan kardeşim senin için, İSFALT’ta çalışan, diğer iştiraklerde çalışan ve İBB bünyesinde çalışan kardeşlerim sizler için bu sesimizin yükselişi”

“Biz bu teklifi asla ve asla kabul etmiyoruz”

Sendika olarak 2022 ve 2023 yılları boyunca ara zam yönünde teklifleri sunmalarına rağmen cevaplar verilmediğini ve yapılan her görüşmede İBB’nin seslerini duymazlıktan geldiğini aktaran Tekin, bazılarının kaygıya düşmesiyle sendikaya ek protokol yapılması yönünde teklifler gelmeye başladığını anlattı.

Tekin, şu değerlendirmede bulundu:

“Sadece adı ek protokol…İçeriğine bakıyorsunuz; sözde halkın içinden ayrılmayan, sürekli halkla iç içe görüntüler verenlerin sunmuş olduğu zam teklifi yüzde 10…İnanın şaka yapmıyorum veya yanlış telaffuz etmiyorum, yüzde 10. Gerçek enflasyon yansımasını geçtik artık açıklanan enflasyon oranlarından bile bihaber olan İBB yönetimi, bu sadaka niteliğindeki sözde zam teklifini ne yazık ki sunmak gibi bir acziyete düşmüş durumda. Biz bu teklifi asla ve asla kabul etmiyoruz.”

Sendikanın bu tekliflere karşı gerçeği yansıtan tekliflerine ise cevap dahi verilmeye tenezzül edilmediğini anlatan Tekin, “Her türlü faaliyete ucu açık çek verircesine destek sunan, yapılmış olan faaliyetlere ayrılan bütçeden daha fazlasını bunların reklam kampanyalarında kullanan, sürekli olarak emekçiye değer verdiklerini, emeğin en üstün değer olarak görülmesi gerektiğini söyleyen ama hamaset ve söylemden öteye geçemeyen, sonu zam görüşmelerine geldiğinde yüzde 170’lik bir teklife karşı hiç çekinmeden adeta sadaka verirmişçesine yüzde 10’luk sözde teklif sunan belediyecilik anlayışını esefle kınıyoruz.” diye konuştu.

İstanbul’da faaliyet gösteren diğer özel şirketlerin bir çoğunun, belediye iştiraklerinin hemen hemen 2 katı ücret verdiğini belirten Tekin, “Burada çalışan arkadaşlarımız dışarıda çok rahat bir şekilde daha fazla ücretlere iş bulabiliyor, ‘Neden gitmiyor, neden orada çalışmıyor?’ sorularına gelecek olursak; yıllarını, emeğini, gençliğini ve hayatını vermiş olduğu bu şirketten tazminatını alamadığı için gidemiyor. Tazminatı adeta bağlayıcı unsur gibi kullanıp üyelerimizi, emekçilerimizi bu ücretlere mahkum ediyorlar.” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/enerji-is-sendikasi-ibbnin-yuzde-10luk-zam-teklifine-tepki-gosterdi/feed/ 0
Elazığ’da taksiciler akaryakıt fiyatlarından şikayetçi https://www.haber28.com.tr/elazigda-taksiciler-akaryakit-fiyatlarindan-sikayetci/ https://www.haber28.com.tr/elazigda-taksiciler-akaryakit-fiyatlarindan-sikayetci/#respond Wed, 13 Mar 2024 04:12:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=9640

Elazığ’da taksici esnafı, akaryakıt fiyatlarına tepki gösterdi. Nihat Özdemir, “Mazot fiyatları belimizi büküyor. Ülkenin bel direği mazot. Mazottan dolayı bazı arkadaşlarımız işi bırakıyor. İşleri iyi olmayan kenar köşe duraklarda çalışan arkadaşlarımız var. Öyle arkadaşlarımız var ki siftah yapmadan evlerine gidiyorlar mazot pahalı olduğu için” dedi. Emekli maaşı yetmediği için 4 ay önce taksicilik yapmaya başlayan Sedat Kafdağlı ise “İşlerimiz devamlı düşüyor. Ben 4 ay önce günde 5-6 işe giderken şimdi ancak 2 işe gidebiliyorum. Müşteri yok. Gelen müşteri de pazarlık yapıyor” diye konuştu.

Elazığ’da taksici esnafı artan akaryakıt fiyatlarından dolayı iş yapamaz hale geldiklerini söyledi. Sürekli artan fiyatlar karşısında gelir gider dengesi sağlayamadıklarını belirten taksiciler, mazot fiyatlarının sabit kalması gerektiğini ifade ettiler.

“MAZOT FİYATLARI BELİMİZİ BÜKTÜ”

Nihat Özdemir, şunları söyledi:

“Mazot bizi çok etkilemiş. 20 yıllık şoförüm, mazottan dolayı çok sıkıntı çekiyoruz. Müşterimiz azaldı. Ne yapacağız bilmiyoruz. Mazot fiyatlarının düşmesini istiyoruz. Sadece taksici için değil, köylü için de geçerli, otobüs için de geçerli, minibüs için de geçerli. Mazot fiyatları belimizi büküyor. Ülkenin bel direği mazot. Mazottan dolayı bazı arkadaşlarımız işi bırakıyor. İşleri iyi olmayan kenar köşe duraklarda çalışan arkadaşlarımız var. Öyle arkadaşlarımız var ki siftah yapmadan evlerine gidiyorlar mazot pahalı olduğu için. Taksi fiyatları indi bindi ücretleri İstanbul ile aynı. İndi bindi 90 lira, açılış 30 lira, kilometrede 26 lira atıyor ama bunu mecburiyetten yapıyoruz.

“10 BİN LİRA MAAŞ ALAN BİRİSİ NASIL TAKSİYE BİNSİN?”

Mazot pahalı olduğu için vatandaşa da hak veriyoruz. Biz de haklıyız vatanda da haklı. Öyle insan var ki 10 bin lira emekli maaşı alıyor. 10 bin lira alan insan nasıl taksiye binsin? Mazot sabit kalsa biz de fiyatı sabit bırakacağız. Bu hükümet başa geleli beri insanlar perperişan. İlk bir dönem çok iyiydi. Ben kötü bir şey söylemiyorum. Ben geldim burada çalışayım ki evime ekmek götüreyim. Doğruları konuşuyorum. Adam zammı vermiş mazota. Neden; insanlar mecburen alacak. Mazota zam, sigaraya zam, içkiye zam, gıdaya zam. Her şeye zam. İnsanlar aç kalacak yoksa. Mecburen alıyorlar çünkü günümüzde her şey mazotla dönüyor. İnsanlara yazık günah. İnsanları kandırıyorlar, seçimden seçime geliyorlar; ‘bize oy verin düzelecek’ diyorlar. İnsanlar da veriyor oylarını. Seçim bitiyor. İnsan sonra başlıyorlar zamlara.”

“GELİR GİDER DENGEMİZ ALT ÜST DURUMDA”

Feramuz Çiftçi ise şunları söyledi:

“Akaryakıta gelen zamlar bizi bayağı etkiledi. Bütün taksicileri etkiledi. İşlerimiz düştü. İş yok güç yok. Arabaların parçaları pahalı. Sanayiye gidiyoruz. Giderlerin altından çıkamıyoruz. Geçim sıkıntısı bayağı zorlaştı. Hayat şartları zorlaştı. Nasıl anlatayım, geçim zorlaştı bir ekmek 8 lira oldu. Bu devirde kıt kanaat geçiniyoruz. Gelir gider dengemiz alt üst durumda. Araç muayeneleri yine öyle. Kazancımız alacağımızı karşılamıyor bu durumda. Alacağımız araba parçalarını karşılamıyor.”

“EMEKLİ MAAŞIYLA GEÇİNEMEDİĞİM İÇİN TAKSİCİLİĞE BAŞLADIM”

Sedat Kafdağlı da şöyle konuştu:

“Ben 4 aydır çalışıyorum. İşlerimiz devamlı düşüyor. Ben 4 ay önce günde 5-6 işe giderken şimdi ancak 2 işe gidebiliyorum. Müşteri yok. Gelen müşteri de pazarlık yapıyor. Müşteri sıkıntımız var. Zaten müşteri de yok. Mazot fiyatları en büyük sıkıntımız. Günden güne artıyor. Bir aldığımız yakıtı ikinci gün alamıyoruz. Depoyu dolduramıyoruz. Bayağı etkileniyoruz. Derdimiz sadece yakıt da değil her şeye zam geldi. Çok sıkışık durumdayız. Yapacak bir şeyimiz yok. Emekliyim, emekli maaşıyla geçinemediğim için taksicilik yapıyorum.”

]]> https://www.haber28.com.tr/elazigda-taksiciler-akaryakit-fiyatlarindan-sikayetci/feed/ 0 Mansur Yavaş: Emekliye Biz Destek Oluyoruz, Niye 31 Mart’tan Sonra Versenize https://www.haber28.com.tr/mansur-yavas-emekliye-biz-destek-oluyoruz-niye-31-marttan-sonra-versenize/ https://www.haber28.com.tr/mansur-yavas-emekliye-biz-destek-oluyoruz-niye-31-marttan-sonra-versenize/#respond Sun, 10 Mar 2024 03:00:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=9143 Haber: İLEYDA ÖZMEN/ Kamera: DURSUN ALKAYA

Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş, Evren’de Seçim Koordinasyon Merkezi’nin (SKM) açılışına katıldı. Yavaş, “Emekliye biz destek oluyoruz. Onlar ‘Daha fazla vereceğiz’ diyorlar. Siz belediye başkanısınız, şimdiden versenize. Niye 31 Mart’tan sonra? Bunların 31 Mart’tan sonra anladıklarını ben size söyleyeyim. Simitçiler Odası, simit fiyatına zam yapmış, bakanlığa çağırdılar ‘1 Nisan’dan sonra yapın’ diye baskı yaptılar. Belli ki 1 Nisan’dan sonra zamlara boğulacağız anlaşılan. Onun için ben yerel seçimde hükümet değişmeyeceği için dört yıl artık seçim olmadığı için işte bu yerel seçimler bu kadar böyle zam yapan ama memurun maaşına, işçinin maaşına, emekliye zam da yapmayan hükümete ikaz dönemidir. İkaz edeceksiniz. İkaz edeceksiniz ki ‘Eyvah oy kaybına uğruyoruz’ deyip en azından zamları memura, işçiye, dar gelirli aileye değil de biraz bu vergilerini sildikleri büyük şirketlerden halletsinler öyle mi” dedi.

ABB Başkanı ve CHP ABB Başkan Adayı Mansur Yavaş, bugün Evren Belediye Başkan Adayı Arif Güçlü ile Evren’de Seçim Koordinasyon Merkezi’nin (SKM) açılışına katıldı. Burada beş yıl boyunca Ankara’da yapılanları anlatan Yavaş, şunları söyledi:

“BİZ SİZDEN ALDIĞIMIZ PARALARLA MAAŞLA GÖREV YAPAN İNSANIZ. HÜKMETMEK İÇİN DEĞİL, HİZMETMEK İÇİN GELDİK”

“Beş yıldır görev yapıyoruz. Hiçbir Allah’ın kulunu ayırmadan, hiçbir ilçeyi, köyü, mahalleyi ayırmadan herkese eşit bir şekilde hizmet etmeye çalışıyoruz. Bu hizmeti yaparken beş yıl boyunca nereye gidersek gidelim yeminle söylüyorum nereden bize çok oy çıkmış az oy çıkmış hesabını yapmadık. Hep şöyle baktık; herhangi bir altyapıya ihtiyacı varsa, su ihtiyacı varsa, kanalizasyon ihtiyacı varsa oradan kime ne kadar oy çıktığının önemi var mı? Biz o problemi çözmek için çalıştık. ve inşallah Ankara’da yeni bir dönem başladığında yaptığımız tüm ihaleleri açık yapmak suretiyle Kent Konseyimiz vasıtasıyla, sivil toplum kuruluşlarıyla iki bine yakın kuruluşlarla ortak karar almak suretiyle hizmet ettik. Beş yıl boyunca çakarlı araçlarla gezmedik. Bir minibüs, bir şoför, bir korumayla çakarlı araç olmadan her tarafı gezdik. Problemlerini yerinde dinledik. Eskiden büyükşehir belediye başkanı bir miting zamanı gelir, bir daha esamesi okunmazdı. Ama nerede bir problem varsa hemşerilerimizin elimize fırsat geçmişken bütün problemlerini çözmek için çalıştık. Bunları yaparken yaptığımız projelerin maliyetlerini her yere astık. İnternet sitemizden yayınladık. Tüm harcamalarımızın hepsini kuruşu kuruşunu orada görüyorsunuz. O yetmiyor Sayıştay raporlarını da inceliyoruz. Biz çünkü sizlerden aldığımız paralarla maaşla görev yapan insanız. Hükmetmek için değil, hizmet etmek için geldik ve çok uzun yıllar sonra Ankaralı bir hemşehriniz olarak göreve geldiğimiz için aradaki farkı da gösterelim istedik. Yani Ankara’nın en ücra köşesine kadar ne eksik varsa hizmet etmek için canla başla çalıştık.

“PEÇENEK BARAJI’NDAN SEKİZ KÖY VE MERKEZE SU VERİLDİ”

Artık Ankara’da şeffaf yaptığımız ihaleler nedeniyle ve herkese de hesap verdiğimiz için eskiden beri konuşulan ve bizi utandıran ‘çalıyor ama çalışıyor’ sözleri artık tamamıyla toprağın altına gömüldü. Bir diğer konu ikide bir şunu söylerlerdi. ‘Projen nedir?’ Ben buraya mitinge geldiğimde de Koçhisar’a mitinge geldiğimde de söyledim. Benim çılgın projem falan yok. Öncelikli olarak Ankara’daki bu altyapı sorunlarını ortadan kaldırıp Ankara halkını zengin etmek için desteklerde bulunacağız.

Evren’e yaptıklarımızı anlatayım. Peçenek Barajı’ndan sekiz köy ve merkeze su verildi. Merkeze de verilecek. Yakında su verdik. Şimdi düşünebiliyor musunuz? Özellikle Ankara merkezde iki saat su kesilse herkes ASKİ’yi arar. Düşünebiliyor musunuz? Burada yıllardır su yok birçok yerde. Tankerlerle taşınıyor. Ondan sonra siz gidip proje yapacağım diye çöp projelerine para yatırıyorsunuz. Asıl proje bunlardır. Dokuz mahallede asbestli su borusu yenilendi. Dokuz tane köyümüzde ücretsiz internet var. Beldelerin birçoğu kapatıldığı için itfaiye sorunu var. İtfaiye gidinceye kadar Allah korusun yangın olunca ev küle dönüyor. Beş tane köye yangın söndürme tankeri verdik.

‘Sosyal yardımları kesecek’ dediler. Seçim öncesi hep karalamalarla muhatap oluruz. Ama beş yıl önce geldiğimizde kesmeyeceğiz diye sadece vaat etmiştik. Bakın Evren’de 225 aile bizden destek alıyor. Doğalgaz 37 kişi. İlk defa et desteği veriyoruz. 225 aileye. Kömür desteği 184 aile. Bir de biliyorsunuz son zamanlarda hükümet, emeklileri yok saydı. Önce 7 bin 500 lira sonra 10 bin lira verdi. Türkiye’de bizden başka yok. Emeklilere şu anda destek oluyoruz. 80 tane emeklimiz her ay bizden düzenli şekilde gelir desteği alıyor. Ayrıca Ankara’da öğrencilere servis, ulaşım desteği, kırtasiye desteği, kantin desteği gibi desteklerimiz devam ediyor. Derdimiz şu, destek ihtiyacı olan aileler de diğer yaşıtları gibi çocuklarının aynı şartlarda eğitimine devam etmesini istiyoruz. Onları okutacağız ki önce kendilerini kurtaracak sonra ailelerini kurtaracak ve ülkemize faydalı olacaklar. Destek alan ailelerin de çocuğunun destek almasını inşallah bu şekilde sonlandıracağız.

“EMEKLİYE BİZ DESTEK OLUYORUZ. ONLAR ‘DAHA FAZLA VERECEĞİZ’ DİYORLAR. ŞİMDİDEN VERSENİZE. NİYE 31 MART’TAN SONRA?”

İlk defa kırsal kalkınmada Türkiye’de bu destekleri gene biz başlattık sonra şimdi herkes başlattı. Rakiplerimizin de aklına geldi. Emekliye biz destek oluyoruz. Onlar ‘Daha fazla vereceğiz’ diyorlar. Siz belediye başkanısınız, şimdiden versenize. Niye 31 Mart’tan sonra? Bunların 31 Mart’tan sonra anladıklarını ben size söyleyeyim. Simitçiler Odası, simit fiyatına zam yapmış, bakanlığa çağırdılar ‘1 Nisan’dan sonra yapın’ diye baskı yaptılar. Belli ki 1 Nisan’dan sonra zamlara boğulacağız anlaşılan. Onun için ben yerel seçimde hükümet değişmeyeceği için dört yıl artık seçim olmadığı için işte bu yerel seçimler bu kadar böyle zam yapan ama memurun maaşına, işçinin maaşına, emekliye zam da yapmayan hükümete ikaz dönemidir. İkaz edeceksiniz. İkaz edeceksiniz ki ‘Eyvah oy kaybına uğruyoruz’ deyip en azından zamları memura, işçiye, dar gelirli aileye değil de biraz bu vergilerini sildikleri büyük şirketlerden halletsinler öyle mi?

“‘BU İKTİDAR OLMASA EMEKLİLERE DE MAAŞ ÖDEYEMEZLERDİ’ DİYE BÖBÜRLENİYORLAR”

Şimdi öyle üstten bakıyorlar ki artık yıllardır uzun süren bir iktidar olunca ‘Bu iktidar olmasa emeklilere de maaş da ödeyemezlerdi’ diye böbürleniyorlar. Bakın emekliler 25-30 yıl boyunca zaten prim ödediler ki ileride maaş alalım diye. Dolayısıyla ödediğiniz para sizin değil. Her şeyden evvel milletin vergileriyle toplanmış emeklilerin priminden ödenen para. ve inceledik. 2002 yılında emekliler asgari ücretin bir buçuk katı maaş alıyormuş. Şimdi on bin lira maaş alıyorlar. Hesap ettiğiniz zaman 23-24 bin lira maaş verilmesi lazım emekliye. Ama her şeye para bulan, çılgın projelere para bulan iktidarımız maalesef emeklilere bu desteği veremiyor.

Bizim yaptığımız projeleri ‘Şimdi arttırarak destek olacağız.’ Halbuki elinizde imkan var. Aynalarını şimdi yapın diyoruz. Ama maalesef 1 Nisan’ı bekliyorlar. Zaten yapamayacaklarını biliyorlar ve bu şekilde bizim yaptığımız projeleri ‘Biz yapacağız diyerek’ belediye ne olduğunu öğreniyorlar. Şimdiye kadar bunlar yoktu.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/mansur-yavas-emekliye-biz-destek-oluyoruz-niye-31-marttan-sonra-versenize/feed/ 0
3 çeşit yemek 14 TL: Menüyü bu kez öğrenciler belirledi, rektörde eşlik etti https://www.haber28.com.tr/3-cesit-yemek-14-tl-menuyu-bu-kez-ogrenciler-belirledi-rektorde-eslik-etti/ https://www.haber28.com.tr/3-cesit-yemek-14-tl-menuyu-bu-kez-ogrenciler-belirledi-rektorde-eslik-etti/#respond Mon, 04 Mar 2024 01:24:08 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=8146 3 çeşit yemek 14 TL: Menüyü bu kez öğrenciler belirledi, rektörde eşlik etti

Mersin Üniversitesi tarafından ‘yemek bizden menü seçimi sizden’ sloganıyla hayata geçirilen proje kapsamında, yemekhanede öğrencilerin seçtiği yemekler de çıkarılmaya başlandı

MEÜ Rektörü Prof. Dr. Erol Yaşar, öğrenciler için 14 TL olan yemek ücretine bu sene zam yapmayacaklarını belirtirken, doymayan öğrencinin de ücretsiz yemek alabileceğini söyledi.

MERSİN – Mersin Üniversitesi tarafından ‘yemek bizden menü seçimi sizden’ sloganıyla hayata geçirilen proje kapsamında, yemekhanede öğrencilerin seçtiği yemekler de çıkarılmaya başlandı. Rektör Prof. Dr. Erol Yaşar, öğrencilerle eşlik ettiği yemekte 14 TL olan ücrete zam yapılmayacağını, ayrıca doymayan öğrencinin de ücretsiz ek yemek alabileceği müjdesini verdi.

MEÜ Rektörlüğü tarafından ‘yemek bizden menü seçimi sizden’ sloganıyla hayata geçirilen proje kapsamında, aylık yemek listesine bir gün öğrenciler, bir günde personel tarafından en çok oy alan menü eklenmeye başladı. Yapılan oylamada tavuk, kısır, çorba ve sütlaçtan oluşan öğrencilerin seçtiği menü yemekhanede çıkarıldı. Kampanyayı destekleyen MEÜ Rektörü Prof. Dr. Yaşar, yemekhanede öğrencilerle yemek yiyerek, sohbet ederek 14 TL’lik meniye zam yapılmayacağını söyledi.

“Kaliteli ve ucuz şekilde, zam yapmadan sunmaya devam edeceğiz”

Prof. Dr. Yaşar, 1 Ocak’tan itibaren yemekleri kendilerinin çıkarmaya başladığını söyledi. İlk etapta öğrenci ve personel için bin kişilik yemek kapasitesi varken, gelinen noktada 5 bin öğrenci ve bin personel için toplam 6 bin kişilik yemek çıkarıldığını belirten Yaşar, “Biz onlara en iyi şekilde, hem ucuz hem de kaliteli şekilde hizmet vermeye çalışıyoruz. Ayda bir defa personelimize, bir defa da öğrencilerimize menünü seçme şansı verdik. Gerçekleştirilen anket sonucunda da bugün öğrencilerimizle birlikte bugün buradayız. Bugün onların menüsü. İnşallah bu hizmeti öğrencilerimiz ve personellerimiz için kaliteli ve ucuz şekilde, zam yapmadan sunmaya devam edeceğiz” dedi.

Yemeğin öğrenciler için 14 TL, personel için de 37 TL olduğunu vurgulayan Yaşar, bunu da ocak ayına kadar ellerinden geldiğince sürdürmeye devam etmeyi planladıklarını ifade etti.

Doymayan öğrenciye ikinci yemek ücretsiz

Öğrencilerden olumlu dönüşler aldıklarını dile getiren Yaşar, şöyle devam etti: “Yemeğimizi kendimiz yapmaya başladık. Daha önce bin kişilik yemek varken bugün 6 bin kişi faydalanıyor. Gördüğünüz gibi çok kalabalık bir ortam. Daha da artacak. Güzel bir şey. Hem ucuz hem kaliteli. Aynı zamanda öğrencilerimizin menüsünü seçerken ikinci bir yemek istekleri olduğu zaman ya da fazla isterlerse ücretsiz veriyoruz. Tabii onların mutlu olması bizi de mutlu ediyor. Öğrencilerimiz, bizlerin çocukları. Biz üniversite olarak onları kendi evlatlarımız gibi görüyoruz. Onların mutlu olması için elimizden gelen gayreti gösteriyoruz. Bu yemek de bunlardan bir tanesi. İnşallah buna kaliteyi arttırarak ve fiyatı da sabit tutarak devam etmek istiyoruz.”

Gazetecilik Bölümü 4. Sınıf öğrencilerinden Ekin Kırarslan, okulda başlatılan proje kapsamında öğrencilerin seçtiği yemeklerin menüye konulduğunu belirterek, “Bugün öğrenci menüsü yemeye geldik, 14 lira ve çok ucuz. Bu bizi memnu etti. Dışarda bir yemek 100 liradan başlıyor. Bizim için masraflı olduğundan yemekhanede 14 liraya güzel yemek yemek çok daha uygun oluyor” diye konuştu.

Öğrencilerden Ömer Dağ ise fiyatların gayet uygun olduğunu ve bu durumun kendilerini mutlu ettiğini dile getirerek, uygulamanın devam etmesini öğrenciler olarak istediklerini kaydetti.

]]>
https://www.haber28.com.tr/3-cesit-yemek-14-tl-menuyu-bu-kez-ogrenciler-belirledi-rektorde-eslik-etti/feed/ 0
MEÜ Yemekhanesinde Öğrencilerin Seçtiği Yemekler Çıkarılmaya Başlandı https://www.haber28.com.tr/meu-yemekhanesinde-ogrencilerin-sectigi-yemekler-cikarilmaya-baslandi/ https://www.haber28.com.tr/meu-yemekhanesinde-ogrencilerin-sectigi-yemekler-cikarilmaya-baslandi/#respond Mon, 04 Mar 2024 01:12:32 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=8144 Mersin Üniversitesi (MEÜ) tarafından ‘yemek bizden menü seçimi sizden’ sloganıyla hayata geçirilen proje kapsamında, yemekhanede öğrencilerin seçtiği yemekler de çıkarılmaya başlandı. Rektör Prof. Dr. Erol Yaşar, öğrencilere eşlik ettiği yemekte 14 TL olan ücrete zam yapılmayacağını, ayrıca doymayan öğrencinin de ücretsiz ek yemek alabileceği müjdesini verdi.

MEÜ Rektörlüğü tarafından ‘yemek bizden menü seçimi sizden’ sloganıyla hayata geçirilen proje kapsamında, aylık yemek listesine bir gün öğrenciler, bir gün de personel tarafından en çok oy alan menü eklenmeye başlandı. Yapılan oylamada tavuk, kısır, çorba ve sütlaçtan oluşan öğrencilerin seçtiği menü yemekhanede çıkarıldı. Kampanyayı destekleyen MEÜ Rektörü Prof. Dr. Erol Yaşar, yemekhanede öğrencilerle yemek yiyerek sohbet etti, 14 TL’lik menüye zam yapılmayacağını söyledi.

“Kaliteli ve ucuz şekilde, zam yapmadan sunmaya devam edeceğiz”

Prof. Dr. Yaşar, 1 Ocak’tan itibaren yemekleri kendilerinin çıkarmaya başladığını söyledi. İlk etapta öğrenci ve personel için bin kişilik yemek kapasitesi varken, gelinen noktada 5 bin öğrenci ve bin personel için toplam 6 bin kişilik yemek çıkarıldığını belirten Yaşar, “Biz onlara en iyi şekilde, hem ucuz hem de kaliteli şekilde hizmet vermeye çalışıyoruz. Ayda bir defa personelimize, bir defa da öğrencilerimize menüyü seçme şansı verdik. Gerçekleştirilen anket sonucunda da bugün öğrencilerimizle birlikte bugün buradayız. Bugün onların menüsü. İnşallah bu hizmeti öğrencilerimiz ve personellerimiz için kaliteli ve ucuz şekilde, zam yapmadan sunmaya devam edeceğiz” dedi.

Yemeğin öğrenciler için 14 TL, personel için de 37 TL olduğunu vurgulayan Yaşar, bunu da ocak ayına kadar ellerinden geldiğince sürdürmeye devam etmeyi planladıklarını ifade etti.

Doymayan öğrenciye ikinci yemek ücretsiz

Öğrencilerden olumlu dönüşler aldıklarını dile getiren Yaşar, şöyle devam etti:

“Yemeğimizi kendimiz yapmaya başladık. Daha önce bin kişilik yemek varken bugün 6 bin kişi faydalanıyor. Gördüğünüz gibi çok kalabalık bir ortam. Daha da artacak. Güzel bir şey. Hem ucuz hem kaliteli. Aynı zamanda öğrencilerimizin menüsünü seçerken ikinci bir yemek istekleri olduğu zaman ya da fazla isterlerse ücretsiz veriyoruz. Tabii onların mutlu olması bizi de mutlu ediyor. Öğrencilerimiz, bizlerin çocukları. Biz üniversite olarak onları kendi evlatlarımız gibi görüyoruz. Onların mutlu olması için elimizden gelen gayreti gösteriyoruz. Bu yemek de bunlardan bir tanesi. İnşallah buna kaliteyi arttırarak ve fiyatı da sabit tutarak devam etmek istiyoruz.”

Gazetecilik Bölümü 4. sınıf öğrencilerinden Ekin Kırarslan, okulda başlatılan proje kapsamında öğrencilerin seçtiği yemeklerin menüye konulduğunu belirterek, “Bugün öğrenci menüsü yemeye geldik, 14 lira ve çok ucuz. Bu bizi memnun etti. Dışarıda bir yemek 100 liradan başlıyor. Bizim için masraflı olduğundan yemekhanede 14 liraya güzel yemek yemek çok daha uygun oluyor” diye konuştu.

Öğrencilerden Ömer Dağ ise fiyatların gayet uygun olduğunu ve bu durumun kendilerini mutlu ettiğini dile getirerek, uygulamanın devam etmesini öğrenciler olarak istediklerini kaydetti. – MERSİN

]]>
https://www.haber28.com.tr/meu-yemekhanesinde-ogrencilerin-sectigi-yemekler-cikarilmaya-baslandi/feed/ 0
Akşener, Emekli Maaşlarına 11 Bin Lira Zam Yapılmasını İstedi https://www.haber28.com.tr/aksener-emekli-maaslarina-11-bin-lira-zam-yapilmasini-istedi/ https://www.haber28.com.tr/aksener-emekli-maaslarina-11-bin-lira-zam-yapilmasini-istedi/#respond Sat, 02 Mar 2024 01:00:05 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=7853 İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, “Mayıs ayında söz verdiğiniz ama sözünüzden dönüp yapmadığınız zammı da hesaba katarak ocak ayı için tüm emekli maaşlarına seyyanen 11 bin lira zam yapın.” dedi.

Akşener, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, emekli vatandaşlara verilen 3 bin liralık bayram ikramiyesinin yetersiz olduğunu söyledi.

Emeklilere, bayram ikramiyesi uygulamasının ilk kez 2018 yılında başladığını anımsatan Akşener, iktidarın bayram ikramiyesini kendilerinin yaptığı baskı sonucunda vermek zorunda kaldığını, 2018 yılında 1000 lira olan ikramiyenin enflasyonun hızlı artışına rağmen altı yıl içinde sadece iki defa artırıldığını kaydetti.

Son yapılan artışla bayram ikramiyesinin 3 bin liraya yükseltildiğini anımsatan Akşener, şöyle devam etti:

“2018 yılında bir emeklinin bayram ikramiyesi 217 dolara denk geliyordu. Bugün ise artırılmış haliyle bile 97 dolar ediyor. 2018 yılında emekli bir vatandaşımız bayram ikramiyesiyle 25 kilo kıyma alabiliyordu. Bugün ise 7,5 kilo alabiliyor. 2018 yılında emekli bir vatandaşımız bayram ikramiyesiyle 158 litre benzin alabiliyordu. Bugün ise 73 litre alabiliyor. Durum böylesine ibretlikken emeklinin bayram ikramiyesi gerçekten artmış mı? Artmamış, tam tersi azalmış, kuşa dönmüş. Yani Sayın Erdoğan’ın emeklilerin yılı ilan ettiği 2024’te emeklilerimize yine çile, yokluk layık görülmüş. Emeklilerimiz yine açlığa mahkum edilmiş.”

“Emekli maaşlarına seyyanen 11 bin lira zam yapın”

Göstermelik zamların yapıldığını, ikramiyeler verildiğini ve vaatlerin yapıldığını dile getiren Akşener, emeklilerin daha fazla enflasyona ezdirilmeyerek gerçek adımların atılmasını istedi.

Emekli bayram ikramiyesinin 7 bin lira olması için kanun teklifi sunduklarını belirten Akşener, “Mayıs ayında söz verdiğiniz ama sözünüzden dönüp yapmadığınız zammı da hesaba katarak ocak ayı için tüm emekli maaşlarına seyyanen 11 bin lira zam yapın. Böylece hem en düşük emekli maaşını asgari ücret seviyesine çıkarmış olursunuz hem de emekli maaşları arasındaki farkı adil şekilde korumuş olursunuz. Bunun da yanında kök maaş işinden de derhal vazgeçin.Yüksek ücret üzerinden ve yüksek günle prim ödeyenleri daha fazla cezalandırmayın.” ifadelerini kullandı.

Eski ÖSYM Başkanı Ali Demir’in tahliyesi

Eski Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanı Ali Demir’in,”Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) üyeliği” ve “görevi kötüye kullanma” suçlamalarından yargılandığı davaya değinen Akşener, şöyle konuştu:

“Dönemin ÖSYM Başkanı Ali Demir FETÖ üyeliği ve görevi kötüye kullanma suçlamasıyla 18 yıl 6 ay hapis istemiyle tutuklanmıştı. Bu hafta ise birden bire bir şey oldu ve biz bu kişinin bir anda beraat ettiğini sadece ‘görevini kötüye kullanma’ suçundan 1 yıl 15 gün ceza aldığını hükmün açıklanmasının da 5 yıl ertelendiğini öğrendik. Rezalete bakar mısınız? Hayırdır muhteremler ne değişti? Bir neslin yalnız sorularını değil, yıllarını, hayallerini, gençliğini çalanlar ne değişti de aklanıverdi? Bilirkişi raporu ortadayken bu kişi, soruların çalınmasından ne oldu da aklandı? Başında bulunduğu kurumun FETÖ’ye çalışmasından ne oldu da aklandı? 5 yıl boyunca gençlerin geleceğiyle oynanmasından ne oldu da aklandı?

Burada asıl yapılmak istenen ne biliyor musunuz? Her zaman yaptıkları gibi ucu kendilerine dokunan bir meseleyi daha sulandırmak. Yapılan aslında Ali Demir’i aklamak değil, suçun cinsini değiştirip olayın üzerini örtmek. Belli ki birileri ülkemize ve milletimize yapılan ihanetleri unutturmanın peşinde, ordumuza kumpas kuranları milletimize silah doğrultanları şehitlerimizin katillerini affetme peşinde. Belli ki birileri dünkü düşmanlardan yeni dostlar türetme peşinde. O yüzden herkes iyi bilsin ki onlar unutsa da biz unutmayacağız. Onlar unutturmaya çalışsa da biz unutturmayacağız. Onlar affetse de biz asla affetmeyeceğiz. Milletimiz, asla affetmeyecek. Bu vatanın şerefli evlatları, asla affetmeyecek.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Mısır ziyareti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Mısır ziyaretine değinen Akşener, İYİ Parti olarak Türkiye’nin çıkarları doğrultusunda Mısır’la ilişkilerin iyileştirilmesinden memnun olduklarını söyledi.

Akşener, “Madem bu ilişkiler, hiçbir şey olmadan kendi kendine iyileşecekti o zaman ülkemiz neden 11 yıl kaybetti? Madem ‘katil Sisi, kardeşim Sisi’ oluverecekti o zaman Doğu Akdeniz’de elimiz neden zayıflatıldı? Mısır’la Yunanistan’ın anlaşmasına neden alan açıldı? Madem İhvancılar bir kenara itilecekti, Rabia da böylesine kolay unutulacaktı o zaman, Mavi Vatan’daki çıkarlarımız neden tehlikeye atıldı?” dedi.

31 Mart’ta yapılacak yerel seçimleri

Akşener, 31 Mart’ta yapılacak yerel seçime hür ve müstakil olarak katılma kararlarını açıkladıklarını ancak iktidar ve ana muhalefet partisinin bu kararlarını hazmedemediğini belirtti.

Hür ve müstakil girme kararlarıyla birlikte bazı çevrelerin kendilerine karşı operasyon başlattığını ancak kararlarından taviz vermediklerini kaydeden Akşener, şu ifadeleri kullandı:

“Bugün, ne yazık ki iktidar ve ana muhalefetin ele ele verip birlikte oluşturdukları sefasını da birlikte sürdükleri bir kutuplaşma ortamındayız. İkisinin de birbirinin varlığından beslendiği adına da ‘ittifak sistemi’ dedikleri bir kayıkçı düzeninin içindeyiz. Sırf oy almak için birinin Atatürk’ümüze beddua eden soysuzlara, diğerinin de Cumhuriyet’imizi 100 yıllık zulüm gören terör şakşakçılarına şirinlik yapma yarışına tutuştuğu kirli bir orta oyunun tam ortasındayız. Bu muhteremler, şimdiye kadar birbirlerine düşman gözüküp milletimizi birbirinin karşısına dikerek kolay oy almaya çok alıştılar. Şimdiye kadar korkutup, değerlerini istismar edip kendilerine mecbur bırakarak seçmeni sandıktaki keklik görmeye çok alıştılar. Aynı zihniyeti, yöntemleri, söylemleri birbirinden farklıymış gibi pazarlayarak koltuklarını korumaya çok alıştılar.”

Bu arada Akşener, konuşmasına başlamadan önce bazı il ve ilçe belediye başkan adaylarını da açıkladı.

Abdullah Yıldırım Konya Büyükşehir Belediye Başkan adayı, Şeyhmus Göçmez Malatya Büyükşehir Belediye Başkan adayı, İz Yücedağ Adıyaman Belediye Başkan adayı, Abdullah Polat Batman Belediye Başkan adayı, Burak Özgül Elazığ Belediye Başkan adayı, Ufuk Cengiz ise Kırşehir Belediye Başkan adayı oldu.

]]>
https://www.haber28.com.tr/aksener-emekli-maaslarina-11-bin-lira-zam-yapilmasini-istedi/feed/ 0
İzmir Alsancak Sevgi Yolu’nda Kitapçılar Ekonomik Krize Direniyor https://www.haber28.com.tr/izmir-alsancak-sevgi-yolunda-kitapcilar-ekonomik-krize-direniyor/ https://www.haber28.com.tr/izmir-alsancak-sevgi-yolunda-kitapcilar-ekonomik-krize-direniyor/#respond Tue, 27 Feb 2024 01:24:05 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=7403 HABER: YAĞMUR BERİL VAROL – KAMERA: KERİM UĞUR

İzmir Alsancak Sevgi Yolu kitapçı esnafı, ekonomik krize rağmen kepenk kapatmaya direniyor. 30 yıldır Sevgi Yolu’nda esnaflık yapan Tarık Bayram, “Devletin politikasına çok kızıyorum, her şeye zam yapıyorsun da kitaba zam yapma hiç olmazsa. Milleti aptallaştırmaya çalışıyor” dedi. Esnaf Esat Minaz da “Ekonomik krizle birlikte uçurum arttığından dolayı kitaplar çok pahalı, eskisine göre daha az kitap satıyoruz. Koronadan önceye göre değerlendirirsem yüzde 70 – 80 rahat bir düşüş vardır satışlarda” diye konuştu.

İzmir’de kitap denilince ilk akla gelen yerlerden biri olan Alsancak Sevgi Yolu’nu da ekonomik kriz vurdu. İğneden ipliğe gelen zamlarla birlikte düşen alım gücü kitap satışlarını da doğrudan etkiledi. Eskiden aradığı kitapları burada bulabileceğini düşünen İzmirliler artık Sevgi Yolu’nu bir geçiş güzergahı olarak kullanıyor. Sevgi Yolu esnafı, ekonomik krize ve düşen talebe karşı kepenk kapatmaya direniyor.

Yıllardır işlettiği dükkanlarını devretmek zorunda kalan ya da kazındığı parayla geçinemediği için ek iş yapan pek çok esnafın olduğunu belirten Alsancak Sevgi Yolu esnafı Esat Minaz, “Ekonomik krizle birlikte uçurum arttığından dolayı kitaplar çok pahalı, eskisine göre daha az kitap satıyoruz. Koronadan önceye göre değerlendirirsem yüzde 70 – 80 rahat bir düşüş vardır satışlarda. Çünkü 30 liralık kitap olmuş 200 lira. Bölüm kitapları satamıyoruz çünkü o kadar çok pahalı ki şu dükkanı 5 yıl öncesinde 100 bin liraya doldurabiliyorken 2 milyara dolduramazsın. O yüzden her ürünü alamıyoruz. Yoksul kesimden okuyan kesim sayısı da düştü çünkü bir dershane olmuş 100-150 bin lira, bir kitap 350 lira, gerek duymuyor. Zaten 30 yaşına kadar okuyup bir memur olsa alacağı 20 bin lira maaş ona da gerek duymuyorlar” dedi.

“HER ŞEYE ZAM YAPIYORSUN DA BARİ KİTABA YAPMA”

Kitaplara yapılan fahiş zamları yurttaşları eğitimden ve hayattan uzaklaştırılma politikası olarak değerlendiren 30 yıllık Sevgi Yolu esnafı Tarık Bayram, şöyle konuştu:

“Zaman içerisinde kitaplar pahalandıkça milletin alım gücü azalıyor bu iyi bir şey değil. Ders kitapları da ona göre pahalı, roman da pahalı, hikaye de… Biz bunlara üzülüyoruz, sıkılıyoruz. En zor iş, ikinci el kitap satmak zaten. İkinci el kitabın; kaliteli olacak, uygun fiyatlı olacak, kondisyonu düzgün olacak ve müşteriye uygun fiyat söylemek de önemli. Para zaten değer kaybettiği için bizim cebimizdeki para şimdi 10 liraysa yarın 9 liraya düşüyor. Dolayısıyla geçinmek için işte kitap bulmam lazım. Bulamazsan yok diyorsun, yok deyince daha beter. Var diyebilmek için de bayağı bir kitap almam lazım. İnsanlar internete veriyor kitaplarını. Emekli oldum ufak bir dayanağım bu…Devletin politikasına çok kızıyorum, her şeye zam yapıyorsun da kitaba zam yapma hiç olmazsa, milleti aptallaştırmaya çalışıyor.”

]]> https://www.haber28.com.tr/izmir-alsancak-sevgi-yolunda-kitapcilar-ekonomik-krize-direniyor/feed/ 0 Zamlı bayram ikramiyesi kimlere ne kadar ödenecek? Detaylar belli oldu https://www.haber28.com.tr/zamli-bayram-ikramiyesi-kimlere-ne-kadar-odenecek-detaylar-belli-oldu/ https://www.haber28.com.tr/zamli-bayram-ikramiyesi-kimlere-ne-kadar-odenecek-detaylar-belli-oldu/#respond Wed, 21 Feb 2024 06:00:05 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=6515 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan emeklilerin bayram ikramiyelerine yüzde 50 oranında zam yapıldığını açıkladı. Böylece emekli ikramiyeleri 3 bin liraya yükseldi. İki dini bayramda emekliye toplamda 6 bin lira ödeme yapılacak.

Milyonlarca emekliyi ilgilendiren zamlı bayram ikramiyesini Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan açıkladı. 2 bin lira olan emekli ikramiyelerine yüzde 50 oranında zam yapılarak 3 bin liraya yükseltildi. Maaşını tam olarak hak eden tüm emekliler 3 bin lira oranında emekli ikramiyesini alacak. Bunun dışında dul ve yetimlere ise hak ediş oranları kadar emekli ikramiyesi ödenecek.

DUL VE YETİM AYLIĞI ALANLARA İKRAMİYE ÖDEMESİ NASIL YAPILACAK?

Emeklilerin bayram ikramiyesi ödemesi dosya bazında yapılıyor. Dosya başına 3 bin lira ikramiye ödenecek. Ölen eşinden veya anne-babasından dolayı dul-yetim aylığı alanların bayram ikramiyesi hisseleri oranında ödeniyor. Ölen eşinin emekli aylığının yüzde 50’si oranında dul aylığı bağlanmış olan eşe 1500 lira; yüzde 25’i bağlanmış olan kızına ise 750 lira ikramiye ödenecek. Herhangi bir işte çalışmayan, kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık almayanlar eşinin aylığının yüzde 75’ini almakta olduklarından, 2000 lira ikramiye verilecek. İş kazası ve meslek hastalığı dolayısıyla sürekli iş göremezlik geliri alanlara, gelir bağlanmasına esas olan sürekli iş göremezlik derecesi oranında bayram ikramiyesi ödeniyor. Meslekte kazanma gücü kayıp oranı yüzde 25 olanlara 750 lira, yüzde 45 olanlara 1350 lira ikramiye ödenecek.

MART AYINDA DİLEKÇE VEREN EYT’LİLER DE YARARLANACAK

Zamlı ikramiyeden 31 Mart 2024 tarihine kadar emeklilik dilekçesi veren EYT’liler ile EYT düzenlemesi olmadan da emekliliğe hak kazanan diğer sigortalılar Ramazan Bayramında yararlanacak. Emeklilik dilekçesini 1 Nisan’dan sonra verenler bu yılki Ramazan Bayramı’nda ikramiye alamayacak.

BİRDEN FAZLA AYLIK ALANLARIN İKRAMİYE ÖDEMESİ

SGK’dan birden fazla dosyadan gelir ve aylık alan emekli ve hak sahiplerine, en fazla ödemeye hak kazandıkları dosya üzerinden ikramiye verilecek. Örneğin bir kişi hem kendi çalışmasından dolayı emekli aylığı, hem de ölen eşinden dolayı dul aylığı alıyorsa sadece kendi emekliliğinden dolayı 3000 lira ikramiye alacak. Bir kadın hem dul aylığı, hem de yetim aylığı alıyorsa en yüksek aylık aldığı dosyadaki oran üzerinden tek ikramiye alabilecek. Emekli aylığı ile birlikte sürekli iş göremezlik geliri alanlar ise sadece emekliliğinden dolayı 3000 lira ikramiye alacaklar. Emekli veya hak sahiplerinin nisan ayı içinde fakat bayram öncesi vefatı durumunda, bayram ikramiyesini hak sahipleri alabilecek.

İKRAMİYELER NE ZAMAN ÖDENECEK?

Ramazan Bayramı’nın arefe günü 9 Nisan’da başlıyor. 10-11-12 Nisan 2024 tarihleri Ramazan Bayramı tarihleri olduğu için 9 Nisan 2024 tarihinden önce ilk bayram ikramiyesinin ödenmesi gerekiyor. Kurban Bayramı’nın arefesi 15 Haziran 2024 günü oluyor. 16-17-18-19 Haziran 2024 tarihleri de Kurban Bayramı olarak ülkemizde kutlanacak. Böylece Kurban Bayramı ikramiyesi de 15 Haziran 2024 tarihinden önce ödenmesi gerekecek.

EMEKLİLERİN ZAMLARI DA YÜKSELTİLMİŞTİ

SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin 2024 yılının Ocak-Temmuz dönemi için hak ettiği yüzde 37.57’lik zammın üstüne 11.68 puan daha artış yapılarak maaşlarına yüzde 49.25 oranında zam yapılmıştı. Bu zamma ilişkin farklar bugün de ödendi ve emekliler zamlı maaşlarını almış oldu.

2023 YILINDA 5 BİN LİRA DAHA İKRAMİYE ÖDENDİ

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla emeklilere 2023 yılında 5 bin lira ekstradan ikramiye ödenmişti.


]]>
https://www.haber28.com.tr/zamli-bayram-ikramiyesi-kimlere-ne-kadar-odenecek-detaylar-belli-oldu/feed/ 0
Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Suat Kılıç, Mazot Zamlarını Eleştirdi https://www.haber28.com.tr/yeniden-refah-partisi-genel-baskan-yardimcisi-suat-kilic-mazot-zamlarini-elestirdi/ https://www.haber28.com.tr/yeniden-refah-partisi-genel-baskan-yardimcisi-suat-kilic-mazot-zamlarini-elestirdi/#respond Wed, 14 Feb 2024 06:36:05 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=5263 YENİDEN Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Suat Kılıç, ’14 Mayıs 2023’te bir litre mazot Ankara’da 18 lira 9 kuruş. Bugün bir litre mazot Ankara’da 45 lira 9 kuruş, İstanbul’da bir litre mazot bugün 44 lira 34 kuruş, İzmir’de 45 lira 30 kuruş. 10 ay gibi bir devre içerisinde mazotun litresine gelen zam yüzde 125. 18 liradan 45 liraya, ulaşım sektörü bu zammı taşıyamaz’ dedi.

Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Suat Kılıç, Genel Başkan Fatih Erbakan başkanlığında gerçekleştirilen Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısı sonrası açıklamalarda bulundu. Suat Kılıç açıklamasında, İsrail ve Amerika Birleşik Devletleri’nin Gazze halkını refah bölgesinde tuzağa düşürdüğünü söyleyerek, ‘İsrail’in soykırım, işgal ve girişimlerinin başından itibaren Refah bölgesi güvenli bölge olarak ilan edilmiştir. Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere gibi iş birlikçiler de Refah bölgesini, Gazze halkının sığınabileceği bir güvenli bölge olarak teyit etmişler ve İsrail’e destek vermişlerdi. Önce güvenli bölge olduğunu ilan ederek Gazze halkını kadın erkek, çocuk ihtiyar, Refah bölgesine sürdüler, Refah bölgesindeki ilkel toplama kamplarına sıkışan milyonların üzerine şimdi bombardıman yağdırıyorlar ve ölüm kusuyorlar. İsrail Refah’ta sıkıştırılan masum Gazzeliler için ölüm emrini verdi. Bu ölüm emri pek tabi olarak baş destekçileri ABD ve İngiltere’nin bilgisi ve himayesinde verilmiş bir ölüm emridir. Hedef öldürerek azaltmak ve Gazze şeridini tamamen insansızlaştırarak Yahudi yerleşimcilerin işgaline açmaktır. Dünyanın en acımasız, en ilkel işgalini yerleşimcilik perdesiyle gizlemeye çalışıyorlar. Gazze’nin tamamında ve bugün refah bölgesinde yaşanan devlet terörünün sorumlusu İsrail kadar ABD’dir. Soykırım son suçlusu Netanyahu kadar Biden’dır. Netanyahu asrın Hitleridir. ve acımasız bir katliam sürdürmektedir. İslam dünyası sessizliğini korurken insani bir adım hiç beklemediğimiz yerden Hollanda’dan geldi. Hollanda Yüksek Mahkemesi İsrail’e F35 parçası satışını durdurdu. Hollanda Yüksek Mahkemesi’nin İsrail’e F35 parçası satışını durdurmasının temel gerekçesi İsrail’in çocukları ve masum sivilleri acımasızca ve ölçüsüzce öldürüyor olmasıdır. İslam dünyasından henüz hala bir tepki söz konusu bile değil. Güney Afrika Cumhuriyeti’nin uluslararası adalet divanına yaptığı başvuru ve aldırdığı ihlal kararının akabinde Hollanda Yüksek Mahkemesi’nden gelen bu kararı insanlığın ölmediğine ilişkin bir umut işareti sayıyor, teşekkür ediyor, ayakta alkışlıyoruz. Temennimiz Refah bölgesindeki katliama devam eden devlet terörüne tüm dünyanın, Birleşmiş Milletler’in ve İslam ülkelerinin de artık bir tepki vermesidir’ diye konuştu.

‘ÇİFTÇİLERİMİZE YÖNELİK OLARAK ACİL DESTEK PAKETİ AÇIKLAMALIDIR’

Suat Kılıç akaryakıt zamları ile ilgili, ’14 Mayıs 2023’te yani milletvekili ve Cumhurbaşkanlığı seçiminin birinci turu gününde bir litre mazot Ankara’da 18 lira 9 kuruş. Bugün bir litre mazot Ankara’da 45 lira 9 kuruş, İstanbul’da bir litre mazot bugün 44 lira 34 kuruş, İzmir’de 45 lira 30 kuruş. Nereden, nereye’ Diyebileceğimiz çarpıcı bir örnekle karşı karşıyayız. Seçimden bu yana bir litre mazota yapılan zam yüzde 125. İnanılır gibi değil. Açıklanan yıllık enflasyon rakamı yüzde 65’ler düzeyinde, bir yılı bile tamamlamayan 10 ay gibi bir devre içerisinde mazotun litresine gelen zam yüzde 125. 18 liradan 45 liraya, ulaşım sektörü bu zammı taşıyamaz. Nakliye sektörü bu zammı taşıyamaz. Pek tabidir bu fiyat artışları akaryakıta gelen hayata iğneler ipliğe yansıyacak. Sonunda da enflasyon rakamlarına yansıyacak. TÜİK enflasyonu olduğu sürece problem yok. Denilebilir ama öyle değil. Maalesef hayatın gerçeği. Markete, bakkala, manava, kasaba girdiğinde vatandaşımız birebir hayatı gerçeğiyle yüzleşiyor. Tarım sezonu açılıyor. Çiftçilerimiz araziye çıkacak. Çiftçilerimiz tarlaya çıkacak, iz bırakacak. Sürecek tohum atması lazım, gübre atması lazım. Bu mazot fiyatlarıyla üreticinin bu mevsimde başa çıkması, araziye çıkması, çiftini sürmesi maalesef mümkün değil. Geçen sene 1 litresi 18 lira, bu sene 45 lira olan mazotla tarlalar sürülemez. Hükümetimiz çiftçilerimize yönelik olarak acil destek paketi açıklamalıdır. Açıklanacak destek paketi en az motorinde tarım kesimine yönelik olarak yüzde 50 indirime karşılık gelmelidir. Destek toprak sahibine değil, ekene biçene yani üreticiye verilmelidir. Destek üreticiye verilmelidir ki icara yani kiralık arazi üzerinde tarımsal üretim yapan çiftçilerimiz mazot desteğinden mahrum kalmasınlar? dedi.

‘ŞEFFAF BELEDİYECİLİĞİ GERÇEK ANLAMDA GÖRECEKSİNİZ’

Partisinin Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı olarak gösterilen Suat Kılıç, yerel seçimlere ilişkin şunları söyledi:

‘Yeniden Refah Partisi Ankara Büyükşehir Belediye Başkan adayı olarak 31 Mart 2024 yerel seçimlerine yönelik çalışmalarımıza başladık. Ankaralı Refah Partisi eliyle yapılan belediyecilik hizmetlerini biliyor. Ankaralı Refah’ı tanıyor, inşallah 31 Mart’ta sandıktan çıkacak netice sonrasında Ankaralıya Yeniden Refah belediyeciliğini de tanıtma imkanını bizler yakalamış olacağız. Yeniden Refah Partisi’nin Ankara’da büyükşehir belediye başkanlığını kazanacağına inanıyorum. Yeniden Refah Partimizin Ankara’da geçmişte olduğu gibi birçok ilçe belediyesini de kazanacağına inanıyorum. Ankara’mızın Milli Görüş belediyeciliğine ilgi duyduğunu, özlem duyduğunu biliyorum. Ankara’nın geri kalan hizmetleri, yitik yılları, kayıp zamanları için çözümün, çarenin Yeniden Refah’ta olduğunu biliyorum. Alternatifsiz kaldığını düşünen Ankaralılar için alternatif olduğunu biliyorum. Alternatif Yeniden Refah Partisi’dir. Alternatif Yeniden Refah Partisi’nin büyükşehir belediye başkan adayı Suat Kılıç’tır. Alternatif ilçelerde Yeniden Refah Partisi’nin ilçe, belediye başkan adaylarıdır. Çok iyi bir belediye yönetimi ortaya koyacağız. Şeffaf belediyeciliği gerçek anlamda göreceksiniz. Halka hizmetkarlığı, gerçek anlamda göreceksiniz. Çocuk yaşta geldiğim Ankara’da, inşallah Cumhuriyetimize, Türkiye Cumhuriyeti’nin yeni yüzyılına yakışan bambaşka bir Başkent heyecanını hep birlikte inşa edeceğiz.’ (DHA)

]]>
https://www.haber28.com.tr/yeniden-refah-partisi-genel-baskan-yardimcisi-suat-kilic-mazot-zamlarini-elestirdi/feed/ 0
Mazot Zamlarına Tepki Gösteren Esnaftan Erdoğan’a: Bu İş Böyle Yürümez… Millet Dışarı Çıkamayacak Hale Gelmiş https://www.haber28.com.tr/mazot-zamlarina-tepki-gosteren-esnaftan-erdogana-bu-is-boyle-yurumez-millet-disari-cikamayacak-hale-gelmis/ https://www.haber28.com.tr/mazot-zamlarina-tepki-gosteren-esnaftan-erdogana-bu-is-boyle-yurumez-millet-disari-cikamayacak-hale-gelmis/#respond Wed, 14 Feb 2024 06:12:05 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=5260 HABER: OGÜN AKKAYA

KAMERA: EYLEM LADİN DEĞER

Mazot fiyatlarına 13 Şubat gece yarısı yapılan 2,55 liralık zamla motorin fiyatları İstanbul’da 44 TL’yi, Ankara ve İzmir’de 45 TL’yi aştı. Seçimden sonra mazot fiyatlarının daha da artacağını ve artan fiyatlara çare bulunması gerektiğini söyleyen bir esnaf, “Artık ne yapacağız bilmiyorum. Şaşırdık yani. Çok endişeliyiz. Çünkü borçlarımızı ödeyemiyoruz. Kredilerimizi ödeyemiyoruz. Vergiler zaten ona keza. İyi kötü ayakta kalmaya çalışıyoruz ama Allah ne verecekse, hayırlısını versin. Bu şekilde gitmez ama gittiği yere kadar götüreceğiz. Bu işin CHP’si, AKP’si, MHP’si yok. Dürüst siyasetçiler gelsin. Halkına, vatanına çalışsın. Şimdi gördüklerimiz doğru dürüst vatanına çalışan, hakkı için çalışan bir insanı görmedik. Herkes cebine çalışıyor, biz de ayakta durmaya çalışıyoruz” dedi. Erdoğan’a seslenen başka esnaf ise “Bu iş böyle yürümez. Millet dışarı çıkamayacak hale gelmiş” diye konuştu.

Mazot fiyatlarına 13 Şubat gece yarısı 2,55 lira zam yapıldı. Böylece motorin fiyatları İstanbul’da 44 TL’yi, Ankara ve İzmir’de 45 TL’yi aştı. ANKA Haber Ajansı’nın mikrofon uzattığı toptancılar halindeki esnaflar, zamma tepki gösterdi. Seçimden sonra mazot fiyatlarının daha da artacağını ve artan fiyatlara çare bulunması gerektiğini söyleyen bir esnaf, 13 Şubat’ta gelen zamla ilgili şunları söyledi:

“HERKES CEBİNE ÇALIŞIYOR, BİZ DE AYAKTA DURMAYA ÇALIŞIYORUZ”

“İşimizi çok etkiliyor. Kazandığımızla, giderimiz birbirini karşılamıyor. Sanayi özellikle, mazot giderler çok. 600 litre depom var. 24 bin lira civarı tutar, daha şimdiye kadar deponun ağzına kadar doldurduğumuzu bilmiyoruz. Anca yeterince alabiliyoruz. Geçen sene aşağı yukarı 18 bin liraya depoyu fulluyorduk, şimdi de 24-25 bin lira. Fulleyemiyoruz. Allah ne verecekse hayırlısını versin. Artık ne yapacağız bilmiyorum. Şaşırdık yani. Çok endişeliyiz. Çünkü borçlarımızı ödeyemiyoruz. Kredilerimizi ödeyemiyoruz. Vergiler zaten ona keza. İyi, kötü ayakta kalmaya çalışıyoruz ama Allah ne verecekse, hayırlısını versin. Bu şekilde gitmez ama gittiği yere kadar götüreceğiz. Bu işin CHP’si, AKP’si, MHP’si yok. Dürüst siyasetçiler gelsin. Halkına, vatanına çalışsın. Şimdi gördüklerimiz doğru dürüst vatanına çalışan, hakkı için çalışan bir insanı görmedik. Herkes cebine çalışıyor, biz de ayakta durmaya çalışıyoruz.”

“HEP MAZOTA HEP MAZOTA NEREYE KADAR? BİR YERDE BİR PATLAK OLACAK”

Nakliyeci Kemal Bilir ise mazot fiyatlarındaki artışın yerel seçim sonrasında da devam edeceğini, yetkililerin önlem alması gerektiğini belirterek şunları söyledi:

“Gelmişim üçüncü gün oldu, satış yok. Mazot pahalılandımı bütün her şeye yükleniyor. Ondan sonra milletin alım gücü düşüyor, her şey pahalı oluyor. Üç günden beri buradayım. Bu mal eğer tarlada beş liraysa, buraya gelene kadar on lirayı buluyor. Milletin alım gücü yok. Mazota gelen zam, iğneden ipliğe bütün her şeye gelen zamdır. Zengin adamlar da taşıyıcılar da zor durumda. Allah sonumuzu hayır etsin. Benim gönlüme göre seçimden sonra daha da çok olur. Belki şu anda seçim şeyine durduruyorlar ama seçimden sonra daha da pahalı olacağını düşünüyorum. Fullledim 17 bin liraya fulledim depoyu geldim, ben fulledikten sonra yine 3 liraya yakın yine zam geldi. Bu adamlar da bize yansıtıyor. Bu zamlara bir çare bulsunlar. Hep mazota, hep mazota nereye kadar? Bir yerde bir patlak olacak. Herkes kontak kapatacak.”

“SEÇİMDEN SONRA KATLANARAK GİDECEK”

12 senedir nakliyecilik işi yapan Turgut Aygar ise iki sene önce mazot fiyatının 5 lira olduğuna dikkat çekerek şunları söyledi:

“Mazot 45 lira, seçimden sonra 50 lira olacak diyorlar. Yüzde yüz de olur. İki senede yüzde 800 zam geldi mazota. Hiç kazanç yok, iş bulamıyorsun, millete pahalı geliyor. 500 liraya gittiğin yere şimdi 4 bin lira gidiyorsun. Millete de zor geliyor parayı vermek. Çoğu da parayı vermiyor. İş bulamıyoruz. Cezalar da mazot da pahalı. Arkadaşlar nakliye paramızı ister istemez geciktiriyor. Ben para kazanamayınca markete gidip alışveriş yapamıyorum. Her şey zincirleme. Seçimden sonra mazot en az 50-55 lira olur. İki sene önce 5 liraydı, şimdi 45 lira oldu. Kimin aklına gelebilirdi yüzde 900 zam geleceği. Bir hafta içerisinde yüzde 10 zam geldi, seçimden sonra katlanarak gidecek. Zam şimdi azar azar geliyor, seçimden sonra 5-5, 10-10 zam gelecek. Ben öyle tahmin ediyorum. İki sene önce 500 liraya fullenen depo şimdi, 4 bin 250 liraya fulleniyor. Aradaki farka bak. Mazotu düşürürseniz, her şey düşer.”

“BU İŞ BÖYLE YÜRÜMEZ KARDEŞİM”

Mazot fiyatlarından dert yanan bir başka hal esnafı ise zamlara karşılık Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan’a çağrıda bulunarak şunları söyledi:

“Mazot fiyatı çok aşırı fazla. Bu sene daha ne olacağını bilmiyoruz. Bir de seçimden sonrasını düşünüyoruz. Şu an için belki sıkıntı yok diyebiliriz. Ama yarın öbür gün seçimde ne olur? Seçim olduğu halde bu dereceye düşüyorsa, seçimden sonra ne olur onu düşünemiyoruz. Zammın etkilemediği kimse yok. Herkesi etkiliyor. Nakliye ücreti arttığı zaman mala ne kadar zam geldi… Bazen diyorlar ki ‘Portakalı yerinde şu kadar, halde bu kadar.’ Tamam da nakliye fiyatı ne kadar? İşçilik ne kadar? Onu sayan yok. Gerçekleri söylemek gerekirse, şu anda bu mevsimde para kazanmıyor. Kazanan ne nakliyeci var ne de komisyoncu var. Hiç kimse kazanmıyor. Şu an için hiç iyi değil. Mazot fiyatları artacak. Seçimden önce bu oluyorsa, seçimden sonra ne olur ben onu düşünmek istemiyorum. Şu anda seçim var, adam gelmiş her şeye zam yapıyor. Seçimden sonra ne olacak? Durumumuz hiç iyi değil. Devlete, cumhurbaşkanımıza çağrımız var: Bu iş böyle yürümez kardeşim. Millet artık öyle bir dereceye gelmiş ki, dışarı çıkamayacak hale gelmiş. Ne yapacaklar gerçekten biz de bilmiyoruz. Halk olarak zor durumdayız. Sadece biz değil. Zengin olan zaten zengin, ona bir şey söylemenize gerek yok.”

Bir başka hal esnafı ise “Çorum’a gidiyorum, geliyorum bin 500 lira yakıyor araba. Memnum değiliz ama ne yapalım? Her türlü işimize yansıyor. Kamyon 25-30 bin liraya geliyor. Fiyatlar uçuyor. Kıvırcık kasası 70 lira… İşçi çaresiz. Ne yapacağımızı biz de bilemiyoruz” diye konuştu.

“TÜRKİYE’NİN EKONOMİK OLARAK YÜKÜNÜ TIRLAR ÇEKİYOR”

Hal esnafı Adil Çamlı ise mazota gelen zammın üreticiyi ve tüketiciyi de etkilediğini belirterek şunları kaydetti:

“Gelen zamlardan etkileniyoruz. Nakliyelerin zamlanması, bizden üreticiye kadar, üreticiden tüketiciye kadar devam eden bir süreç. Her şeyin maliyeti artıyor. Mazot da artıyor, bu süreci zor geçiriyoruz. Malum piyasalarda bir sıkıntı var. Ama İnşallah sonumuz iyiye doğru gider. Maliyetler çok yükseldi, fiyatlar da dolayısıyla marketlerde. Artışlar sürekli yükseliyor. Kamyonlar Adana’dan üç sene önce 4 milyona geliyordu, şimdi 25 milyona geliyor. Benim bu arabayı doldurmam önemli değil. Bu binek araba, toplu taşıma kullanırım. Biz buraya erken geldiğimiz için mecbur o saatte dolmuş olmaz. Bizim sorunumuz büyük nakliyelerde, kamyonlarda. Onların deposunun ucuza dolması, en azından ticaret yapanlara yönelik bir yasa çıkması lazım. Bir güzellik olması lazım. Güzellik derken, sadece bize değil. Türkiye’nin ekonomik olarak yükünü tırlar çekiyor. Yük kamyonları, kırkayaklar çekiyor. Bunlar olmazsa, olmazlar. Benim özel arabamın 1’e, 2’ye, 3’e dolmuş hiç önemli değil. En fazla binmezsin. Ama büyük arabalar buraya şu anda Nevşehir’den, Niğde’den depolardan çekiyoruz. Seralardan, Adana’dan, Antalya’dan, Mersin’den geliyor ve maliyetler çok arttı. Mesela plastik kasaların fiyatları artıyor. Biz bunlara para yazmıyoruz markete giderken. Çoğu geri gelmiyor. O da ister istemez ürüne yansıyor. Ne yapıyoruz satarken, bunu müşteriye mümkün mertebe yansıtmamaya çalışıyoruz ama biz de aldığımız kasacı diyor ki ‘Mazota zam geldi.’ Dolayısıyla her şeye zam geldi.”

“GİDİŞAT HİÇ İYİ DEĞİL. BU İŞ GÜNDEN GÜNE KÖTÜYE GİDİYOR”

Resul Ataş ise mazota gelen zamlar sonrasında pazarcılık sektöründe olan kişilerin işlerini bıraktığını belirterek şu ifadeleri kullandı:

“İşimizi çok etkiliyor ama bu insanlara müstahaktır. İnsanlar alıştılar artık, kimse sesini çıkaramıyor. Sesini çıkarana ya ‘Vatan haini’ diyorlar ya da başka bir şey. Biz alışığız. Gidişat hiç iyi değil. Bu iş günden güne kötüye gidiyor. Hal sektörü, pazar sektörü… Şöyle bakıyorum da pazar sektöründeki çoğu bırakıyor pazarı. Adam masraflarının altından kalkamıyor. Masraflar ağır olunca adam ‘Yapamıyorum’ diyor. Zarar edince adam ne yapsın ki? Yakında ben de bırakacağım herhalde.”

“SADECE BENİM DEĞİL, HERKESİN İŞİNİ ETKİLİYOR”

Esnaf Recep Gülümser de yıllar içerisinde artan mazot fiyatları karşısında araç depolarının artık binli ücretlere dolduğunu hatırlatarak şunları söyledi:

“Sadece benim değil, herkesin işini etkiliyor; üreticinin, tüketicinin. 45 lira çok büyük bir zam. Gerçekten Türkiye’nin gidişatı iyi değil. Şimdi 300 liraya gittiğim yere, bin liraya gidiyorum. Bu sefer de bu tüketiciye, üreticiye yansıyor, mal sahibine yansıyor, hepsine yansıyor. Seçimlerden sonra daha da artar. Allah yardımcımız olsun.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/mazot-zamlarina-tepki-gosteren-esnaftan-erdogana-bu-is-boyle-yurumez-millet-disari-cikamayacak-hale-gelmis/feed/ 0
Ekonomi Yönetimi Seçim Sonrasına Ötelenen Kararları Alacak https://www.haber28.com.tr/ekonomi-yonetimi-secim-sonrasina-otelenen-kararlari-alacak/ https://www.haber28.com.tr/ekonomi-yonetimi-secim-sonrasina-otelenen-kararlari-alacak/#respond Sun, 11 Feb 2024 07:48:04 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=4930 ERDAL SAĞLAM

Ekonomi yönetimi alınması gereken tüm kritik kararları seçim sonrasına öteledi. Yapılacak ek faiz artışı, kredi kartı kısıtlaması gibi, sıkı para politikası uygulamasını etkileyen önemli kararlar için toplantılar yapılıyor ama gereken önlemler belli ki seçim sonrasında alınacak.

Ekonomi yönetimi siyasi otoriteden gelen harcama artırıcı önlemlere artık ses çıkarmıyor. Ekonomi yönetimi alınacak önlemler için seçim sonrasına hazırlık yapıyor ama bu önlemleri şimdi kamuoyu önünde konuşmaktan da kaçınıyor. Bu arada seçim sonrasında yapılacak, elektrik doğalgaz gibi oldukça yüksek oranlarda yapılması gereken zamların da, şimdiden konuşulması istenmiyor.

Özetle; ekonomide alınması gereken, halkın satın alma gücünü iyice zorlaştıracağı bilinen, kararların hemen hepsi seçim sonrasına ötelenmiş durumda. Ekonomi yönetiminin hem biriken bu kararları Nisan ayından itibaren almaya hazırlanırken, hem de şimdi gündemde olmayan yapısal tedbirler ve reformlar için de sessiz sedasız hazırlık yapmaya çalıştığını biliyoruz.

Ekonomi yönetimi, daha doğrusu Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek seçim sorasında gereken kararların alınması için Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı ikna etme konusunda umutlu görünüyor. Ancak seçim sonrasında çıkacak siyasi tablonun ne olacağı şimdiden bilinmediği için, Şimşek’in istediği önlemleri almakta ne kadar başarılı olacağına da şüpheyle bakılıyor. Bu tedirginliğin de etkisiyle, son aylarda Türkiye’ye gelen sıcak paranın azaldığı görülürken, bu da seçimlere gidilirken döviz rezervlerinde erimenin sürmesine neden oluyor.

FAİZDE EK ARTIŞ BEKLENİYOR

Yeni Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan, geçen haftaki ilk enflasyon raporu açıklamasında yüzde 45’lik mevcut politika faizinin enflasyon hedefini gerçekleştirmek için yeterli olduğunu söyledi. Buna karşılık beklentilerin bozulması, görünümün olumsuza dönmesi halinde ek sıkılaştırma yani faiz artışlarını yapacaklarını, sık sık vurguladı. Bu nedenle piyasalarda, eski Başkana kıyasla daha şahin bir tutum takındığı algısı yarattı.

Bunun yanında piyasadaki fazla likiditenin çekilmesi, TL mevduat faizlerinin artması gerektiği konusunda da daha sıkı durulacağı, önlem alınacağı mesajını verdi. Bu konuda son yapılan zorunlu karşılık düzenlemesinden olumlu sonuç alınmaya başladığını söyledi. TL mevduat faizlerinin seçimlere kadar yükselmesinin siyasi olumsuzluk yaratmayacağı, aksine küçük tasarrufçuyu sevindireceği için siyasi otoritenin hoşuna gideceği biliniyor. Bu nedenle TL mevduat faizlerinin artması konusunda gerekirse ek önlemler alınmasında bir sıkıntı yaşanması beklenmiyor.

Ancak Merkez Bankası yönetimi de biliyor ki; seçimlere kadar ek faiz artışlarına gitmeseler bile, seçimden sonra ek faiz artışı yapılmak zorunda kalınacak. Çünkü mevcut faiz oranıyla 2024 yıl sonu için belirlenen yüzde 36’lık enflasyon hedefine inmek mümkün değil. Hatta hedefin hata payının en üst sınırı olan yüzde 42 oranına bile ulaşılamaz. O nedenle piyasalarda oluşan kanı da seçimlerden sonra bir ya da iki kez ek faiz artırım yapılmak zorunda kalınacağı yönünde.

Halbuki Şubat ayında bir ek faiz artışı yapılabilseydi, belki 2,5 puanlık ek artırımla yetirilebilecekti. Böyle bir karar, Merkez Bankası’na olan güvenin kazanılması ve enflasyon beklentilerinin düzeltilmesi adına büyük bir hareket olacaktı. Seçimler nedeniyle şimdiden bunun yapılamayacağı ortaya çıkarken seçim sonrasında yapılacak ek zam ihtiyacının 5 puana kadar çıkması gerekebilecek. Mayıs seçimlerinden sonra da faiz konusunda gereken büyük adımlar atılamadığı için, gerekenden daha yüksek bir faiz oranına çıkılmak zorunda kalınmıştı. Kısacası, zamanında ve yeteri dozda karar alınmaktan kaçınıldığında, sonunda çıkacak fatura daha da büyük oluyor. Bunun denendiği ve bilindiği ortada iken seçimler nedeniyle yine kararlarda geç kalınıyor.

BİRİKTİRİLEN ZAMLAR DA SEÇİMDEN SONRA

Enflasyon hedefinin tutabilmesi için, Merkez Bankası yönetimi talebin daha da kısılmasını, bu çerçevede tüketici kredileri ve kredi kartı kullanımlarının azalması gerektiği görüşünde. Son dönemde artan faizlere rağmen tüketicinin bu araçları kullanarak harcamalarını artırdığı görülüyor. İşte bu nedenle tedbir alınması gerektiğini açıkça söylüyorlar. Hatta gecen hafta bu konuda bir finansal istikrar komitesi toplantısı da yaptılar. Ancak belli ki alınması gerekten tedbirler konuşulurken, bunların hayata geçirilmesi için seçim sonrası beklenecek.

Bu arada seçim sonrasında, şimdiye kadar biriktirilen önemli zamların da yürürlüğe girmesi bekleniyor. Merkez Bankası Başkanı Karahan, bunların devreye girmesini öngördüklerini söyledi. Ancak bu zamlar gerektiği ölçüde tek seferde devreye sokulursa, yılın ikinci yarısında beklenen enflasyon düşüşünün gerçekleşmesi mümkün olamaz. O nedenle zamların parça parça, enflasyon etkisini, aylar itibariyle hesaplayarak devreye sokulmasının planlandığını öğreniyoruz. Yani başta elektrik ve doğalgaz zamları olmak üzere, yeni zamların zamana yayılarak yapılacağı tahmin ediliyor.

Bunlarla birlikte yine mevduat ve diğer yatırım araçlarındaki vergi muafiyetlerinin de seçim sonrasında kaldırılması bekleniyor. Bu şekilde vergi gelirlerinin artırılması, faiz artışlarına ek olarak mali disiplinin sıkılaştırılmasıyla enflasyonla mücadelenin güçlendirilmesi amaçlanıyor.

Geniş toplumsal kesimler açısından seçim sonrasında, birkaç yıl sürecek çok zor bir ekonomik süreç yaşanacak. Enflasyonla mücadele için gereken tüm tedbirlerin Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan tarafından onaylanıp onaylanmayacağını şimdiden bilmiyoruz. Bununla birlikte alınacak tedbirlerin bu kez yine, sadece çalışan ve dar gelirli kesim üzerine mi yükleneceği de merak konusu.

]]>
https://www.haber28.com.tr/ekonomi-yonetimi-secim-sonrasina-otelenen-kararlari-alacak/feed/ 0
İstanbul Bağcılar Semt Pazarı’nda Vatandaşlar Zamlı Fiyatlardan Şikayet Ediyor https://www.haber28.com.tr/istanbul-bagcilar-semt-pazarinda-vatandaslar-zamli-fiyatlardan-sikayet-ediyor/ https://www.haber28.com.tr/istanbul-bagcilar-semt-pazarinda-vatandaslar-zamli-fiyatlardan-sikayet-ediyor/#respond Sat, 10 Feb 2024 09:48:08 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=4746 Haber: EDDA SÖNMEZ – Kamera: SADIK KARAKULOĞLU

ANKA Haber Ajansı, İstanbul Bağcılar’daki semt pazarında alışveriş yapan vatandaşlara mikrofon uzattı. Vatandaşlar, “İyice çöktük, bittik… Yetti artık!” sözleri ile durumu özetlerken, zamlı fiyatlar karşısında kendini tutamayan bir kadın “Ağlayarak gidiyorum pazardan ne alacağım. Evde durmuyorum yine bin lira doğalgaz parası geldi. Lahanaları dal aldım gidiyorum. Hiçbir şey alamadım. Tek başıma yaşıyorum. Bütün Lahanayı nasıl alayım. Tanesi 30 lira” dedi.

İstanbul Bağcılar Semt Pazarı’nda ANKA Haber Ajansı’na konuşan vatandaş da esnaf da artan fiyatlardan şikayet etti. Yurttaş, şunları söyledi:

“BU HAYAT ŞARTLARINDA HİÇBİR ŞEY ALAMIYORUZ. İYİCE ÇÖKTÜK, BİTTİK”

Emekli Turhan Doğan: “Hiçbir şey değişmedi. Bu hayat şartlarında hiçbir şey alamıyoruz. İyice çöktük, bittik. Bir kilo zeytin 250 lira olmuş. 40 liralık zeytin alıyorum. 50 liralık peynir alabiliyorum. Başka bir şey alamıyorum. Bu hayat şartlarında hükümetin bize vermiş olduğu zamla geçinmemizin mümkünü yok. Ne yapacağız bilmiyorum. Nerede ucuz ürün varsa ondan almaya çalışıyoruz. Hiçbir şey değişmedi. Bu hayat şartlarında hiçbir şey alamıyoruz. İyice çöktük, bittik. Başka bir şey alamıyorum. Bu hayat şartlarında hükümetin bize vermiş olduğu zamla geçinmemizin mümkünü yok. Ne yapacağız bilmiyorum. Nerede ucuz ürün varsa ondan almaya çalışıyoruz.”

“LAHANALARI DAL ALIYORUM”

Ağlayan Teyze: “Ağlayarak gidiyorum ne alacağım. Evde durmuyorum yine bin lira doğalgaz parası geldi. Allah yedirmesin. Lahanaları dal aldım gidiyorum. Hiçbir şey alamadım. Tek başıma yaşıyorum. Lahanayı nasıl alayım. Tanesi 30 lira.”

“MAAŞA ZAM YAPMADAN ALDILAR PARAYI ELİMİZDEN”

Vatandaş:  “Abla niye soruyorsun pahalılığı görmüyor musun sen? Yarımşar kilo zor alıyoruz. Biberin kilosu 50 lira, domates 50 lira olmuş. Daha bunun neyini anlatayım ki ben size. Her şey pahalı. Sarımsağın kilosu 180 lira. Maaşlara zam yapıyormuş. Ne zammı ya! Maaşa zam yapmadan aldılar parayı elimizden. Bırak abla söyletme beni 50 TL’den aşağıya bir şey yok.”

“BUNLAR ÜLKENİN BAŞINA GELDİ GELELİ BU ÜLKE HEP KÖTÜYE GİTTİ”

İbrahim Korkmaz: “Bunlar ülkenin başına geldi geleli bu ülke hep kötüye gitti. Hiçbir zaman doğru düzgün bir şey yaşamadık. AKP hükümeti geldiği sürece biz mahvolduk. Bunlar gitmediği sürece bizim düzelme şansımız yok. Düzelemiyoruz. Her şey pahalı. Bir kıvırcık 40 lira, limon 20 lira. Neyi sorarsan sor hepsi pahalı. Emekli maaşına verdiği zam 2 bin 500-3 bin lira. 2 bin 500 ne zammı veriyorsun. Bu ne ya! Bu ülke senin babanın malı değil.”

“SADECE BİZİ, ‘ŞÜKÜRLER OLSUN’LA KANDIRMAYA ÇALIŞIYOR”

Pazarcı Esnafı: Ben günlük yevmiyeciyim. Günlük bin lira para alıyorum, haftanın 5 günü çalışıyorum. 5 bin lira para yapıyor. Ayda 20 bin TL yapar. 16 bin TL kira ödüyorum. Bir sebze, bir meyve, bir patates, bir soğan bir insan ağız tadıyla alsın gelsin bakalım vereceği para 3 bin TL para. Ayda 12 bin lira eder. Aldığımız maaş 20 bin liraya denk bile gelmiyor. Sigortamız bile yatmıyor. Ama insanlara geliyorsun son kelimede her zaman ‘şükürler olsun, şükürler olsun’ Sadece bizi, ‘şükürler olsun’la kandırmaya çalışıyor. Ama bu nereye kadar gidecek. Allah sonumuzu hayır etsin.”

“NE YAPACAĞIZ”

Vatandaş: “Geçen ay 7 bin 500 lira aldık. 2 bin 500 lirayı sonradan verdi. 5 bin liraya kirada oturuyorum.  Geriye ne kalıyor? 5 bin lira kalsa ne olacak? Elektrik, doğalgaz, su var, pazar var, torunlar var. Ne yapacağız?”

“7 BİN 500 LİRA EMEKLİ MAAŞIYLA VATANDAŞ EV Mİ GEÇİNDİRSİN, DOĞALGAZ MI VERSİN, PAZARA MI ÇIKSIN”

Vatandaş: “Bakıp, bakıp geçiyoruz. Canımızın istediği oluyor, alamıyoruz çoğunu. Çok pahalı. Bu millet nasıl alacak, nasıl yiyecek? Maydanozu 1,5-2 liraya alıyorduk, şimdi 10 liradan aşağı yok. 7 bin 500 lira emekli maaşıyla vatandaş ev mi geçindirsin, doğalgaz mı versin, pazara mı çıksın. Pazarı altüst ettik daha bir şey alamadık.”

“SATIŞ YOK. AKŞAMA KADAR BÖYLE MİLLETİ BEKLİYORUZ”

Pazarcı Esnafı: “Müşteri alamıyor. Ben mahvoluyorum. Günlük 700-Bin lira zararım oluyor. Akşama kadar böyle bekliyoruz. Satış yok. Akşama kadar böyle milleti bekliyoruz.”

“ÇİLEK 120 LİRA NASIL ALACAK? ALLAH HERKESİN YARDIMCISI OLSUN”

Pazarcı Esnaf: “Çilek 120 lira az mı? Asgari ücret olmuş 17 bin lira, çilek 120 lira. Nasıl alacak? Allah herkesin yardımcısı olsun.”

“KIVIRCIK 40 LİRA, MAYDANOZ 10 LİRA, DEREOTU 20 LİRA YİNE KİMSE ALAMIYOR”

İdris Ağaç: “Maalesef kimse alamıyor. Ama yapacak da bir şey yok. Halk halinden memnun. Ne diyebiliriz ki. Kıvırcık 40 lira, maydanoz 10 lira, dereotu 20 lira yine kimse alamıyor. Müşteri yok. Yapacak bir şey yok.”

“KRİZ DESEN DİZ BOYU, YOLSUZLUK DESEN DİZ BOYU, HIRSIZLIK DESEN DİZ BOYU. MİLLET GEÇİM DERDİNDE”

Pazarcı Esnafı: “Her şey ucuz maşallah. Günden güne indirim oluyor. Zam olmuyor. Öyle diyorlar yani. Bir tane maydanoz olmuş 10 lira. 1 liraya bile satamıyorduk şimdi 10 lira. Mal bulunmuyor. Kriz desen diz boyu, yolsuzluk desen diz boyu, hırsızlık desen diz boyu. Millet geçim derdinde. Kira olmuş 15 bin lira. İşçi bulamıyoruz. Emekliyiz, 7-24 çalışıyoruz. Kendimizi zor idare ediyoruz.”

“SADECE SEÇİM ZAMANI GELİP BİZİM HALİMİZİ HATIRIMIZI SORUYORLAR, BAŞKA ZAMAN KİMSE UĞRAMIYOR”

Pazarcı esnafı: “2-3 haftadır işler durgun. Çünkü fiyatlar artınca vatandaşlar alamıyor. Yemesek de olur diyorlar. Yapacak bir şey yok. Onlar mağdur olunca biz de mağdur oluyoruz. Her şey almış başını gidiyor. Ekonominin sonu ne olacak bilmiyorum. İnşallah iyi olur. Hakkımızda hayırlısı ne ise o olsun. Sadece seçim zamanı gelip bizim halimizi hatırımızı soruyorlar, başka zaman kimse uğramıyor. Onu da geçtik, ekonomiyi düzeltsinler. Bari insanlar rahat yiyecek alabilsinler, rahat kirada oturabilsinler, kiralarını rahatça ödeyebilsinler. 10 bin lira emekli maaşıyla kim geçinecek? Kira olmuş 15 bin lira, emekli maaşı 10 bin lira. Eşim 10 bin lira alıyor, birlikte çalışıyoruz.”

“BİZ EMEKLİYİZ AMA PARA YOK. BANKADAN EVE GELENE KADAR PARA BİTİYOR”

Vatandaş: “Bakıyorum bu ülkenin haline satmadıkları yer yok, yemedikleri halt yok. Kazandıran bayanlardır. Erkekler değil. O partiyi kazandıran erkekler değil bayanlardır. Biz emekliyiz ama para yok. Bankadan eve gelene kadar para bitiyor. Nereye gittiğini de bilmiyorsun. Ev kiraları 15-20 bin lira.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/istanbul-bagcilar-semt-pazarinda-vatandaslar-zamli-fiyatlardan-sikayet-ediyor/feed/ 0
Honaz Belediyesi Çalışanlarına Yüzde 70 Zam Yapıldı https://www.haber28.com.tr/honaz-belediyesi-calisanlarina-yuzde-70-zam-yapildi/ https://www.haber28.com.tr/honaz-belediyesi-calisanlarina-yuzde-70-zam-yapildi/#respond Sat, 03 Feb 2024 07:00:09 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=4082 Honaz Belediyesi ile Belediye-İş Sendikası arasında imzalanan protokol çerçevesinde, belediye çalışanlarına yapılacak olan zam oranı kararlaştırıldı. Belediye çalışanlarına yüzde 70 zam yaptıklarını müjdeleyen Başkan Yüksel Kepenek, “Tabi ki eksikliklerimiz olacak ama hayatında hiç temizlik yapmamış insanlar, ellerine süpürge almamış insanlar, sosyal mecralardan dolu çöplerin fotoğraflarını çekip atıyorlar. Bizi karalamaya çalışıyorlar” dedi.

Honaz Belediyesi ile Belediye-İş Sendikası arasında maaş zamlarına ilişkin protokol imzalandı. İmzalanan protokol kapsamında belediye personeline yapılacak zamda belli oldu. Yapılan sözleşme çerçevesinde belediyede çalışan personelin alacağı en düşük maaş 21 bin 536 TL oldu. Düzenlenen programda konuşan Honaz Belediye Başkanı Yüksel Kepenek, belediye işçilerinin nasırlı elleri ve alın teriyle hizmet verdiğini söyledi. Göreve geldiklerinde Honaz Belediyesinde çalışan personellerin sendikal haklarının olmadığını dile getiren Başkan Kepenek, sendikasız çalışanın olmadığı bir belediye haline geldiklerini ifade etti.

Maaşların zamanında ödendiği bir belediye haline geldiklerini vurgulayan Başkan Kepenek, çok çalışanı olması nedeniyle hedef olduklarını söyledi. Belediye personeline dönerek ‘Aranızda boş yatan var mı?’ sorusunu yönelten Başkan Kepenek, “Biz geldikten sonra Büyükşehir Belediyesi çeşitli mahallelerde 75 dönüm parkı bize devretti. Aynı zamanda Sağlıklı Yaşam Merkezi, kitap kafe, doğum merkezi, kreşler gibi pek çok birim açtık. 14 tane araç aldık, bunlara şoför aldık. Honaz Belediyesi her alanda hem yeni birim açtı hem de yeni personele ihtiyaç duydu. İşsizliğin en yoğun olduğu dönemde bizi fazla işçi çalıştırmakla suçluyorlar. Ne büyük tezat. Bizim böyle bir gücümüz olduktan sonra gelecekle ilgilim kaygımız yok. İnsanların kolaylıkla sağlık ve eğitime eriştiği, mutlu olduğu bir Honaz oluşturduk” dedi.

“O çöpü temizleyen işçiye hiç mi saygınız yok?”

Sosyal medya üzerinden kendilerini karalamaya çalışanların olduğunu ve bu girişimlerini saygısızlık olarak adlandırdığını söyleyen Honaz Belediye Başkanı Yüksel Kepenek, “Tabi ki eksikliklerimiz olacak ama hayatında hiç temizlik yapmamış insanlar, ellerine süpürge almamış insanlar sosyal mecralardan dolu çöplerin fotoğraflarını çekip atıyorlar. Bizi karalamaya çalışıyorlar. Oysa biliyorlar ki 15-20 dakika sonra çöp kamyonumuz orayı temizleyecek. Bunları yaparak bizleri yıpratmaya çalışıyorlar. Ancak kendileri yıpranırlar. Benim çalışanımın alın teriyle alay etmek, onları yok saymak başta onlara saygısızlık ama en önemlisi kendilerine saygısızlık olarak adlandırıyorum. O çöpler mahallede yaşayanların çöpleri. O fotoğrafı çekenlerde o çöpleri atanlar. 10 dakika sonra gelip o çöpü temizleyen işçiye hiç mi saygınız yok?” ifadelerini kullandı.

“Maaşlar arkadaşlarınıza tam yüzde 70 zam yaptık”

Belediye personeline verilecek zam oranını da açıklayan Başkan Kepenek, “Maaşlar arkadaşlarınıza tam yüzde 70 zam yaptık. Bu size verilen değerin bir göstergesi. Aynı zamanda bu maaş büyük bir sorumluluk. Bu parayla çocuklarınıza ailenizin geleceğine yatırım yapacaksınız. Bir belediye düşünün yılda en fazla 2 ya da 3 prim verir. Biz yılda 5 kez prim veriyoruz. Bunu yapan başka belediye yok. Güle güle harcayın, çocuklarınızla mutluluk içinde harcayın. Bu zor şartlarda çalışarak evinize para götürüyorsunuz. Sizin bu aldığınız parada gözü olanlar, çok işçi çalıştırıyorlarmış, daha az işçi ile belediyeyi yöneteceklermiş. Buyursunlar gelsinler, bizim verecek belediyemiz yok. Çünkü biz birlikte güçlüyüz. Sendika aidatı kesildikten sonra en düşük maaş net 21 bin 536 lira maaşınız olacak. Asgari ücretin maaş oranının yüzde 26,6 fazlası” şeklinde konuştu.

Sendikalarının hiçbir yerden talimat veya emir almadığı vurgusunda bulunan Belediye-İş Sendikası Denizli Şube Başkanı Uğur Cihan, “Kim bize bir adım atıyorsa, bize değer veriyorsa, bizim çocuklarımızı kendi çocukları gibi değerli görüyorsa biz onu başımızın üstünde taşırız. Yüksel Başkanımızın da yanındayız, başımızın üzerinde yeri var. 31 Mart seçimlerinden sonra daha güzel sözleşmelerin altına imza atacağız” ifadelerini kullandı. – DENİZLİ

]]>
https://www.haber28.com.tr/honaz-belediyesi-calisanlarina-yuzde-70-zam-yapildi/feed/ 0
Özel Okullarda Zam Talepleri Velileri Şikayetçi Ediyor https://www.haber28.com.tr/ozel-okullarda-zam-talepleri-velileri-sikayetci-ediyor/ https://www.haber28.com.tr/ozel-okullarda-zam-talepleri-velileri-sikayetci-ediyor/#respond Fri, 02 Feb 2024 08:12:16 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=4038 2024-2025 öğretim yılı için özel okullarda erken kayıtlar başladı. Özel okullar maliyetleri gerekçe göstererek en az yüzde yüz zam talep ederken velilerse fahiş fiyatların uygulanmasından şikayetçi. Bu durum çözüm platformu Şikayetvar’a da yansıdı. Özel okul ile ilgili velilerin en çok şikayet ettiği konuların başında öğrenim ücretleri, sınav, kırtasiye, yemek ücretleri ve öğretmenlerin yetersizliği geliyor. Öte yandan geçtiğimiz günlerde gerçekleşen özel okul bursluluk sınavlarının şeffaflığı da platform üzerinden sorgulanan konular arasında yer aldı

Özel okullarda erken kayıt döneminin başlamasıyla beraber fahiş zamlar, gündemdeki yerini korudu. Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yapılan düzenleme sadece ara sınıflarda eğitim gören öğrencileri kapsarken; birinci, beşinci ve dokuzuncu sınıflardaki öğrencilerin velilerini ise yüksek fiyatlar bekliyor. Öte yandan bazı özel okullar yan ödemelere fahiş zamlar uygulayarak Bakanlığın ara sınıflar için yaptığı düzenlemeyi delmeyi amaçlıyor. Bu duruma isyan eden veliler, Şikayetvar üzerinden şikayetlerini dile getirdi.

Konuyla ilgili Şikayetvar’a ulaşan bazı şikayetlerse şöyle sıralandı:

YÜZDE 150’NİN ÜZERİNDE ZAM TALEP EDİLİYOR

Her sene yüzde 150’nin üzerinde zam talep ediliyor. O kadar şikayet olmasına rağmen nasıl bunun önüne geçilemiyor? Eğitim kurumu mevzuatına bile uyulmuyor. Mevzuat da ‘Erken kayıt dönemi ocak ve mayıs ayları arasında yapılır’ diyor. Ama bu kurum aralık ayında erken kayıt adı altında fahiş zam oranlarıyla velileri kayıt yaptırmaya mecbur bırakıyor. Böyle kurumların önüne nasıl geçilir bilmiyorum ama fırsat verilmemeli.

GÜNLÜK YEMEK ÜCRETİ 333 TL

Geçen seneki okul ücretine yüzde 90, yemek ücretine yüzde 100 zam yapmış. Geçen sene ‘genel’ diye adlandırdığı ETÜT ücretini bu sene de yüzde 100 artırmış. İlginç olan şu ki, okulun açık kaldığı günlere göre hesaplandığında günlük yemek ücreti 333 TL oluyor. Vakfı, tebrik ederim. Eğitim kurumu gerçekten tam bir ticarethane haline gelmiş ne yasa ne de mevzuat dikkate alınmış. Bu da yetmezmiş gibi, internet sitesinde fiyat ilan etmesi gerekirken bunu yapmamış, velilere yazılı olarak bilgilendirme yapmak yerine sadece sözlü bilgi veriyorlar. Bakanlık mevzuatı yayınlıyor ama uyan yok. Acaba bakanlık bunu bilmiyor mu? Elbette biliyor. Bu sene artış oranı en fazla TÜFE’nin ortalamasının beş puan fazlası olmalı. Aslında oran bellidir ama oranın verildiği söylenmiyor.

OKUL ÜCRETİ YÜZDE 220 ZAMLANDI

Özel bir okulun 2. sınıf kayıt ücretinin 160 bin TL (yemek dahil) olduğu, kitap ücretinin 40 bin TL civarında olacağı, bununla birlikte kıyafet ve servis ücreti de eklendiğinde toplam senelik bir öğrenci için 250 bin TL civarında ücret ortaya çıkacağı görülüyor. Geçtiğimiz yıla göre okul ücretine yüzde 220 zam yapıldığı anlaşılıyor. Asgari ücrete ve memurlara yüzde 49 zam yapılmışken yüzde 220 zam oranının neye göre hesaplandığı soru işareti. Biz ailelerin duygularının ticari olarak suiistimal edilmesinden çok rahatsızız.

BÖYLE BİR ZAM ORANINI DAHA ÖNCE HİÇ GÖRMEDİM

Özel okullarda uyguladığınız zamların oranını neye göre belirlediğinizi merak ediyorum. Biz bir yıldır okulun öğrencisiyiz ve yeni gelen öğrenci ile eskiden beri devam eden öğrenciye uygulanan fiyat arasında bir fark göremiyorum. Geçen sene kayıt esnasında alınan ücret üzerinden devletin belirlediği oranla zam yapılması gerekirken, okul bu yöntemi izlemiyor. Böyle bir zam oranını daha önce hiç görmedim.

EĞİTİM ÜCRETİNE YÜZDE 150, YEMEĞE YÜZDE 100 ZAM

Oğlum 3. sınıftan 4. sınıfa geçecek. Yüzde 150 okul, yüzde 100 yemek zammı yapıp bizim yasal hakkımızın uygulanması talebimizi yapamayacakları doğrultusunda bilgilendirdiler. Gerekçe olarak çalışan öğretmen ve personel maaşlarının iyileştirilmesi gerektiğini ve tek gelirin öğrenci kayıt ücreti olduğunu belirttiler. Son 3 yılda rehberlik dahil branş derslerinde ayda bir öğretmen değişikliği ya da boş ders ile geçirildi. Bu iş için Milli Eğitim dahil yasal ne yapılması gerekiyorsa peşini bırakmayacağız.

EĞİTİM ÜCRETİ 35 BİN TL’DEN 100 BİN TL’YE YÜKSELDİ

Kocaeli Gebze’de 6. sınıfa giden kızımın 2022-2023 yılında 35 bin TL olan okul ücreti bu yıl 100 bin TL. Bu artış oranı yüzde 190 olduğu için biz velileri zor duruma sokacağını düşünüyorum. Sadece bununla da bitmiyor 55 bin TL yemek, kitap vs gibi ücretler velileri sıkıntıya sokuyor. İlk kayıtta artışın devletin belirtiği oranların üstüne çıkmayacağı söylendi. Şu an söylenen ile istenen arasında tutarsızlık var.

GEÇEN YIL 60 BİN TL İSTENDİ, BU YIL 150 BİN TL

Çocuğumun okuduğu okul, fahiş zam talep ediyor. Geçen yıl 60 bin TL olan okul ücreti için bu yıl taksitli 150 bin TL talep ediliyor. Enflasyon yüzde 65 olarak açıklandı ancak okul fiyatlarının enflasyonla yakından ya da uzaktan bir alakası yok. Nasıl bir ülke olduk, yazıklar olsun.

SINAV SONUCU NE KADAR DOĞRU?

Oğlum 13 Ocak’ta deneme sınavına girdi. Sınav sonucunu öğrenmek için kuruma gelmemiz gerektiği söylendi. Böyle saçma bir uygulama olabilir mi? Şeffaflık yok, sınav sonucunun doğruluğundan da şüphe duyuyorum artık. Çok fazla şikayet var. Umarım bunu dikkate alırlar. Ben çocuğumu sınava nasıl katılmasına müsaade ettiysem sonucuna da en acık net şekilde öğrenmek bizim hakkımız.

BURSLULUK SINAVININ SONUCUNU CEO’NUN ODASINA ASIN

Özel okul bursluluk sınavı sonucunu öğrenmek için okuldan randevu almak ve yüz yüze görüşme yapmak gerekiyormuş. Bu kadar basit olmayın. Mahalle arasındaki okullarda da aynı taktiği kullanıyorlar. Sonucu sizin olsun, çerçeve yapın, CEO’nun odasına asın. Sizden de bayağı şikayet varmış, cevap da vermeyin.

BURSLULUK SINAVI SONUCU İÇİN İLLA Kİ OKULA ÇAĞIRDILAR

Ortaokula başlayacak öğrencimizi özel bir okula bursluluk sınavı için götürdük. Sınav sonucu açıklandığına dair mesaj aldıktan sonra ilgili kampüsü arayarak sonucu öğrenmek istedim. Okula gelmem gerektiğini söyleyen yetkililere, işim dolayısıyla müsait olmadığımı ve sonuçları e-posta veya telefon yoluyla almak istediğimi belirttim. Bana dönüş yapacaklarını belirterek üç gün beklettiler. Daha sonra ben tekrar aradığımda, sonuçları bu şekilde veremeyeceklerini ifade ettiler. Teknolojinin bu kadar ilerlediği bir dönemde, insanları bu tür pazarlama stratejileri ile ikna etmeye çalışan bir kurumun nasıl bir eğitim kurumu olabileceğini ve çocuklarımıza neler kazandırabileceğini merak ediyorum. Teknolojiden bihaber olan bu okulun çocuklara katacağı hiçbir şeyin olmadığını düşünüyorum.

]]>
https://www.haber28.com.tr/ozel-okullarda-zam-talepleri-velileri-sikayetci-ediyor/feed/ 0
Bilecik Belediye Başkanı Mustafa Sadık Kaya, çalışanlara yüzde 100 zam yapıldığını açıkladı https://www.haber28.com.tr/bilecik-belediye-baskani-mustafa-sadik-kaya-calisanlara-yuzde-100-zam-yapildigini-acikladi/ https://www.haber28.com.tr/bilecik-belediye-baskani-mustafa-sadik-kaya-calisanlara-yuzde-100-zam-yapildigini-acikladi/#respond Thu, 25 Jan 2024 21:12:19 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=3563 Bilecik Belediye Başkanı Mustafa Sadık Kaya, kadrolu işçiler ve şirket bünyesinde faaliyet gösteren çalışanlara yüzde yüz zam yapıldığı açıkladı. Kaya, imzalanan protokol kapsamında Kayı AŞ ve kadrolu işçilere yüzde 100, işçi yevmiyelerine yüzde 100, yemek ücretlerine yüzde 300, şehit ve gazi yakını işçilerine yüzde 100’e ek yüzde 10 zam, sözleşmeli ve kadrolu memurların Sosyal Denge Tazminatı oranının yüzde 120’ye çıkartıldığı bilgisini paylaştı.

Protokol imza törenine, Belediye Başkanı Mustafa Sadık Kaya, Belediye Başkan Yardımcıları Ahmet Gürses, Ahmet Özbek, Cabir Sağlam, Özgür Algın ve Güven Çeker’in yanı sıra Türk Yerel Hizmet Sen Başkan Yardımcısı  Cavit Yıldırım, Türk Yerel Hizmet Sen İl Temsilcisi Cemal Temel, Türk Yerel Hizmet Sen İşyeri Temsilcisi Bahadır Fakuç, Belediye İş Sendikası Eskişehir Şube Başkanı Kemal Kazak, Belediye İş Sendikası Eskişehir Şube Başkan Yardımcısı Cengiz Alpkaya Belediye İş Sendikası İşyeri Temsilcisi Fatih Adıgüzel Belediye İş Sendikası İşyeri Temsilcisi Erkan Aydın, Belediye İş Sendikası İşyeri Temsilcisi Zeynel Akkoç katıldı.

“AMACIMIZ ÇALIŞANLARIMIZIN ENFLASYON KARŞISINDA DAHA GÜÇLÜ DURMALARINI SAĞLAMAKTIR”

Belediye Başkanı Mustafa Sadık Kaya, programda yaptığı konuşmada amaçlarının çalışanların enflasyon karşısında daha güçlü durmalarını sağlamak olduğunu belirterek, şunları söyledi:

“İşçi çıkaran yönetimden, biz diyen ve sizlerden biri olan yönetimle çalışmaya hazır mısınız? Bugün Belediye bünyesindeki şirketimiz ve kadrolu çalışan işçilerimize yüzde yüz zam, sosyal yardım yüzde 300 zammını duyurmanın mutluluğunu yaşıyorum. Bu zamla birlikte şehit ve gazi yakınlarımıza yüzde 10 daha fazla zam yaparak onların öz verişli duruşlarına katkı sağlamak istiyoruz. Enflasyon karşısında hiçbir arkadaşımızın ezilmemesi için elimizden gelenin en iyisini yapmaya devam edeceğiz. Ayrıca sözleşmeli ve kadrolu memur arkadaşlarımızın sosyal denge tazminatlarını en üst tavandan yani yüzde 20’ye çıkararak, enflasyon karşısında daha güçlü durmalarını sağlamaya çalışıyoruz. Almış olduğumuz bu zam kararları sizlere ve şehrimize hayırlı olmasını diliyorum.”

“BAŞKANIMIZ VE BAŞKAN YARDIMCILARIMIZA ÇOK TEŞEKKÜR EDİYORUM”

Belediye İş Sendikası Eskişehir Şube Başkanı Kemal Kazak ise yapılan zam oranları dolayısıyla Başkan Mustafa Sadık Kaya ve Başkan Yardımcılarına teşekkür ederek, “Bildiğiniz üzere yaptığımız toplu iş sözleşmelerinde enflasyondan kaynaklı hep bir erime oldu. Başkanımız da göreve geldiği andan itibaren bu görüşmeleri yaptığımızda bu serzenişimize kulak verdi ve büyük bir çalışma başlattı. Bütün başkan yardımcısı arkadaşlarımızla birlikte bunu yaptı. Biz ki, kim emekten ve emekçiden yanaysa kim emekçiye saygı duyuyorsa her zaman için baş tacıdır. Bundan dolayı Başkanımız ve Başkan Yardımcılarımıza çok teşekkür ediyorum. Almış olduğumuz kararların hayırlı uğurlu olmasını diliyorum” diye konuştu.

Türkiye Hizmet Sen Eskişehir, Sakarya, Bilecik Şube Başkan Yardımcısı Cavit Yıldırım da yapılan düzenlemeden duyduğu memnuniyeti belirterek, Belediye Başkanı Mustafa Sadık Kaya’ya teşekkür etti.

Konuşmaların ardından Başkan Mustafa Sadık Kaya ve Belediye İş Sendikası Eskişehir Şube Başkanı Kemal Kazak arasında hazırlanan protokol imzalandı.

Program, çekilen hatıra fotoğrafları ile sona erdi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/bilecik-belediye-baskani-mustafa-sadik-kaya-calisanlara-yuzde-100-zam-yapildigini-acikladi/feed/ 0
İşsizlik Sigortası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi kabul edildi https://www.haber28.com.tr/issizlik-sigortasi-kanunu-ile-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-teklifi-kabul-edildi/ https://www.haber28.com.tr/issizlik-sigortasi-kanunu-ile-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-teklifi-kabul-edildi/#respond Wed, 24 Jan 2024 23:12:04 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=3501

İŞSİZLİK Sigortası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin birinci bölümündeki ilk 6 madde, TBMM Genel Kurulu’nda kabul edildi. Teklifin kabul edilen 5’inci maddesiyle birlikte en düşük emekli aylığı 7 bin 500 liradan 10 bin liraya çıkarılacak.

TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Celal Adan başkanlığında, çalışma hayatıyla ilgili düzenlemeler içeren ‘İşsizlik Sigortası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’ni görüşmek üzere toplandı. Teklif hakkında gruplar adına konuşmalar yapıldı. Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Grubu adına söz alan Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı, teklifle birlikte SSK ve BAĞ-KUR emekli aylıklarının memur emeklisinin alacağı zam oranına eşitleneceğini söyleyerek, “Kanun teklifinin Plan ve Bütçe Komisyonunda eklenen 7’nci maddesiyle maaş artış oranının yüzde 42,57 olması düzenlenmiş, dün Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı’nın verdiği müjdeyle de bu oranın memur emekli aylığı artış oranıyla eşitlenerek yüzde 49,25 olacağı açıklanmıştır. Böylelikle, vereceğimiz önergenin kabulüyle yaklaşık 13 buçuk milyon SSK ve BAĞ-KUR emeklisinin de 2024 yılı ilk yarısı için maaş artış oranı yüzde 49,25 olacaktır. Milliyetçi Hareket Partisi olarak emekli aylıklarının artırılması konusunda yapılan düzenlemeyi destekliyoruz; emeklilerimiz ile dul ve yetimlerinin aylıklarında artış sağlayan her kararın yanındayız” dedi

CHP’Lİ AĞBABA: EMEKLİNİN ZAMMI CEBİNE GİRMEDEN ERİMİŞ DURUMDA

CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba ise SSK ve BAĞ-KUR emekli aylıklarına yapılan zammın yüzde 49,25’e çıkarılmasını seçim teşviki olarak niteleyerek, “Siz, ‘Emekliye 3 mü yapsak, 5 mi yapsak?’ diye tartışırken, yıl başından bugüne maalesef iğneden ipliğe zam geldi. Çaya yüzde 35, şekere yüzde 12, kahveye yüzde 25, mutfak tüpüne 45 TL zam geldi. Köprüye, motorlu taşıtlar vergisine, benzine, her şeye zam geldi. Maalesef, emeklinin zammı cebine girmeden erimiş durumda. Sayenizde yeni bir iş kolu açıldı; birkaç yıldan beri ‘etiket değiştirici’ diye marketlerde etiket değiştiren insanlar var, yeni bir iş kolu açılmış durumda. Maalesef, Türkiye’nin yaşamış olduğu durum bu. Şimdi, seçimden bu yana hem iktidar partisi hem iktidar partisinin küçük ortağı emeklilerle ilgili çeşitli vaatlerde bulunuyorlar. 9 aydır hepimizin, hepsinin, herkesin ağzından söz çıkıyor, ‘Emekli zammı için çalışıyoruz, emekliye zam yapacağız’ diye ama maalesef 9 aydan beri gele gele 2 bin 500 TL bir zam geldi. Sadece 2 bin 500 TL zam geldi, 2 bin 500 TL’nin ne anlamı var? Bunu da sizin vicdanlarınıza bırakıyorum” diye konuştu. Ağababa, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu olarak, en düşük emekli maaşının asgari ücret seviyesine çıkarılıncaya kadar mücadelelerini sürdüreceklerini belirtti.

AK PARTİ’Lİ KURT: KANUN TEKLİFİ İLE ÖNEMLİ AVANTAJLAR SAĞLANMIŞ OLACAKTIR

Gurubu adına söz alan AK Parti Adıyaman Milletvekili Resul Kurt, teklifle beraber bir yandan işletmelerde istihdamı artırıcı, bir yandan da işveren maliyetlerini dengelemek suretiyle uluslararası rekabete kaynak sağlandığını kaydetti. Yine, kanun teklifiyle beraber asgari ücret desteğinin de getirildiğini aktaran Kurt, “2016 yılından bu yana yüksek oranda artan, enflasyon üzerinde artan asgari ücretin işveren maliyetlerini dengelemek ve istihdamın korunmasını sağlamak için asgari ücret desteği uygulanmaktadır. Asgari ücret desteği, asgari ücret tutarındaki artışlardan dolayı işverenlerin işçilik maliyetlerini dengelemek, artan işçilik maliyetlerinin istihdamı olumsuz etkilemesini sağlamak, istihdamın korunmasına ve kayıt dışına yönelmemesine sebebiyet vermek amaçlarıyla Sosyal Güvenlik Kurumu’na ödenecek sigorta prim borçlarından mahsup edilmek üzere getirilen bir destek uygulamasıdır. Bu anlamda asgari ücret desteğiyle birlikte hem işverenlerin maliyetleri önemli oranda düşmüş olacak hem de rekabet noktasında bir avantaj sağlanmış olacaktır. Söz konusu İşsizlik Sigortası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’yle birlikte çalışma hayatımızda kolaylaştırıcı önemli avantajlar sağlanmış olacaktır” ifadelerini kullandı.

‘TEKLİFİN YETERSİZ OLDUĞUNU İFADE ETMEK ZORUNDAYIM’

Yapılan konuşmaların ardından, teklifin tümü üzerindeki görüşmeler tamamlandı. Ardından teklifin 1’inci bölümü üzerindeki görüşmelere geçildi. Teklifin 1 ila 6’ncı maddeleri kapsayan ilk bölümde gurubu adına söz alan Gaziantep Milletvekili Mehmet Mustafa Gürban, teklifin emeklileri olumsuz etkilediğini söyleyerek, “Yapılan düzenleme günümüzün ekonomik koşullarına uygun değildir, emeklilerimizin geçim sıkıntısına çare olamamıştır. İYİ Parti olarak emeklilerimizin açlığa terk edilmesini, giderek yoksullaşan maddi şartlara mahkum edilmesini kabul etmiyoruz. Bu teklifin yetersiz olduğunu ve dikkatle tekrar gözden geçirilmesi gerektiğini ifade etmek zorundayım. Vatandaşlarımızın haklarını koruyacak, refahını artıracak daha kapsamlı düzenlemelere ihtiyacımız vardır” dedi.

Yapılan konuşmaların ardından teklifin ilk 6 maddesi kabul edildi. Teklifin kabul edilen 5’inci maddesiyle birlikte en düşük emekli aylığı 7 bin 500 liradan 10 bin liraya çıkarılacak.

]]>
https://www.haber28.com.tr/issizlik-sigortasi-kanunu-ile-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-teklifi-kabul-edildi/feed/ 0
Bayburt Belediye Başkanı Hükmü Pekmezci, 2024 yılında belediye personeline verilecek olan zam oranlarını açıkladı https://www.haber28.com.tr/bayburt-belediye-baskani-hukmu-pekmezci-2024-yilinda-belediye-personeline-verilecek-olan-zam-oranlarini-acikladi/ https://www.haber28.com.tr/bayburt-belediye-baskani-hukmu-pekmezci-2024-yilinda-belediye-personeline-verilecek-olan-zam-oranlarini-acikladi/#respond Sat, 20 Jan 2024 06:36:11 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=3118 Bayburt Belediye Başkanı Hükmü Pekmezci, 2024 yılında belediye personeline verilecek olan zam oranlarını açıkladı.

Başkan Yardımcıları Süreyya Türkmenli ile Nesimuttin Selçuk, birim amirlerinin ve belediye personelinin katılımıyla Belediyemiz Sosyal ve Kültürel Etkinlikler Salonunda gerçekleşen toplantıda zam miktarını açıklayan Başkan Pekmezci’nin açıkladığı zam oranları personel tarafından büyük sevinçle karşılanarak alkışlandı.

Başkan Pekmezci konuşmasında, “31 Mart 2019 seçimleri ile beraber devraldığımız görevi bugüne kadar Bayburt Belediyesi’ne yakışır şekilde yerine getirmeye gayret ettik. Sizlerle beraber elimizden geldiği kadarıyla bu şehrin insanlarına hizmet etme adına büyük gayret sarf ettik. İyi günde kötü günde bir arada olduk. ve bu dönem içerisinde Bayburt halkına karşı vefa duygusunu ortaya koyacak şekilde çalışmalarımızı bugüne kadar devam ettirdik. Aramıza yeni katılan arkadaşlarımız oldu. Geçmiş yıllardan birlikte çalıştığımız insanlar oldu. Bayburt Belediye Başkanı olarak görev yaptığım süre içerisinde sizin her birinizi kendimden bir parça bilerek elimden geldiği kadar sizleri korumaya ve doğru olana yönlendirmeye gayret ettim. Hangi birimde ve nerede olursanız olun sizin için yapılması gereken her şeyin en güzelini yapmaya çalıştım. Biz birlikte bir yola çıktık. Elimizden geldiği kadar gayret ettik, çalıştık. Bu gayretimizle de belki de Bayburt tarihinin yapılabilecek en güzel çalışmalarını yaptık.” ifadelerini kullandı.

Personelin tam kadro olarak katıldığı toplantıda zam oranlarını açıklayan Başkan Hükmü Pekmezci, “Sizin beklentilerinize cevap verebilmek adına bir gayretin içinde olduk. Şuanda bizim 54 tane memurumuz var. Memur arkadaşlarımızı ilgilendiren katsayı konusunda maaşa bağlı katsayılarınızı en yüksek seviye olan yüzde 120 olarak belirliyoruz. Bu belirlediğimiz rakam en yüksek rakamı baz alarak ortaya koyduğumuz rakamdır. Allah hayırlı etsin. Ramazan ve Kurban Bayramı ödemelerimiz var bunları da yüzde 100 artırıyoruz. Ramazan Bayramı için olan ödemeyi 2 bin TL’den 4 bin TL’ye Kurban Bayramı için olan ödemeyi 3 bin TL’den 6 bin TL’ye çıkardık. 38 kişilik kadrolu işçilerimize ise devletin verdiği yüzde 49,25’lik zammın yanında her ay seyyanen 3 bin TL veriyoruz. 156 kişilik BAYBELSAN işçilerimiz için de devletin verdiği yüzde 49,25 oranında zammın yanında her ay seyyanen 3 bin TL veriyoruz. Asgari ücretle çalışan işçilerimiz için şunu söylemek istiyorum. Biz sizlerle beraber gerçekten gönül birliği ettik. Allah nasip ederse önümüzdeki aydan itibaren sizlere sendika hakkı vereceğiz. ve Bayburt Belediyesi’nin birer personeli olarak sürekli çalışacaksınız. Allah yolumuzu ve bahtımızı açık etsin.” diye konuştu.

Hak-İş Sendikası Bayburt İl Başkanı Hayrettin Uluca ile Bayburt Belediyesi Hizmet-İş Kadrolu İşçi Temsilcisi Barış Kalekahyası ve Hizmet-İş BAYBELSAN Şirket Temsilcisi Ümit Tekdemir ise yapılan zamdan dolayı tüm işçiler adına Başkan Pekmezci’ye teşekkür ettiler.

Oranların açıklanmasının ardından sona eren toplantıda Hak-İş Bayburt İl Başkanı Hayrettin Uluca, Hizmet-İş Temsilcileri Barış Kalekahyası, Abdulkadir Selem, Ümit Tekdemir ve Lokman Kelleci tarafından Başkan Pekmezci ile Başkan Yardımcısı Türkmenli’ye sendika adına hediye takdim edildi. – BAYBURT

]]>
https://www.haber28.com.tr/bayburt-belediye-baskani-hukmu-pekmezci-2024-yilinda-belediye-personeline-verilecek-olan-zam-oranlarini-acikladi/feed/ 0
Gölbaşı Belediyesi Personeline Yüzde 80 Zam Yapıldı https://www.haber28.com.tr/golbasi-belediyesi-personeline-yuzde-80-zam-yapildi/ https://www.haber28.com.tr/golbasi-belediyesi-personeline-yuzde-80-zam-yapildi/#respond Sat, 20 Jan 2024 05:48:04 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=3115 Gölbaşı Belediyesi ile Hizmet-İş Genel Sendikası ve Öz Güven-Sen arasında yapılan toplu sözleşme ile belediyede çalışan personel maaşlarına yüzde 80 zam yapıldı. Bekar bir çalışanın maaşı ikramiye ve sosyal hakları dahil edildiğinde 32 bin TL’ye yükseldi.

Gölbaşı Belediyesi ile Hizmet-İş Genel Sendikası ve Öz Güven-Sen arasında toplu sözleşme töreni gerçekleştirdi. Törene Gölbaşı Belediye Başkanı Ramazan Şimşek, MHP Gölbaşı İlçe Başkanı Musa Şahin, Ak Parti İlçe Başkanı Selim Akceylan, Hizmet-İş Sendikası Genel Başkan Yardımcısı Celal Yıldız, Hizmet-İş Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Keskin, Hizmet-İş Genel Sendikası Şube Başkanı Yusuf Güler, Öz Güven-Sen Genel Başkan Yardımcısı Ümit Yalçın, Bellas Genel Müdürü Ali İhsan Tunç, birim müdürleri, meclis üyeleri ve belediye personeli katıldı.

İmzalanan toplu sözleşmeyle belediyede çalışan bekar bir çalışanın maaşı yüzde 80 artışla 28 bin TL oldu. İkramiye ve diğer sosyal haklar dahil edildiğinde bekar bir çalışanın maaşı aylık 32 bin TL’ye ulaştı. Kadrolu bekar bir çalışanın maaşı ise ücret, yemek, yakıt ve yol yardımları dahil edildiğinde 42 bin TL olarak belirlendi. Geçici olarak çalışan personelin maaşı ise yemek dahil 22 bin TL’ye yükseltildi.

Gölbaşı Belediye Başkanı Ramazan Şimşek, programda yaptığı konuşmada Temmuz ayında geçici işçilerin Bellas çalışanlarıyla, toplu sözleşme ve özlük haklarında eşitleneceğini ve personellerin çalışma yılına göre her yıl için aylık 50 TL kıdem tazminatı alacağını müjdeledi.

“Zamları seçim yatırımı olarak değil emekçi kardeşlerimiz hak ettiği için yapıyoruz”

2019’da göreve gelmeden önce de belediye çalışanlarıyla bir araya geldiğini belirten Başkan Şimşek “O zaman ben belediye meclis üyesiydim. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ve Bilge Liderimiz, Genel Başkanımız Devlet Bahçeli’nin takdirleriyle ve sizlerin destekleriyle Cumhur İttifakı’nın Gölbaşı Belediye Başkanı oldum. Gölbaşı’nı yaşanabilir bir hale getirdik, Gölbaşı’nın kapılarını dünyaya açtık. Gölbaşı, Türkiye’nin en temiz ilçesi seçildi. Gölbaşı’nın etrafı güzelleşti. Bunu ben tek başıma yapmadım, sizlerin emekleriyle ve gayretleriyle yaptık. Yorulmak yok, usanmak yok, hep beraber çalışacağız, Gölbaşı’nı hak ettiği yere getirmeye devam edeceğiz. Maaş zamlarını seçim yatırımı olarak yapmıyoruz, siz değerli emekçi kardeşlerimiz hak ettiği için yapıyoruz. Memurlarımızın sosyal denge oranlarını her zaman yüzde 100 verdik” dedi.

“Kök asgari ücretin üzerine yüzde 250 zam yaptık”

Başkan Şimşek, “Göreve geldiğimizden bu yana promosyonlar, ikramiyeler ve mesai ücretleri konusunda son kuruşuna kadar sizin yanınızda olduk. Bunlar sizin hakkınız. Biz Gölbaşı Belediyesi olarak kök asgari ücretin üzerine yüzde 250 zam yaptık. Bununla da bitmedi. Geçen yıl da, ondan önceki yıl da yaptık, Allah nasip ederse bundan sonraki yıllarda da yapacağız” şeklinde konuştu.

“Gölbaşı’nın hakkını hiç kimseye peşkeş çekmedik”

Başkan Ramazan Şimşek, sözlerine şöyle devam etti:

“Ekonomiyi güzel kullandık. Gölbaşı’nın hakkını hiç kimseye peşkeş çekmedik. Çalışanlarımız çok emek veriyorlar. Biz belediyede göreve geldiğimizden bugüne bir gün aksatmadan maaşlarınızın ödemesini gerçekleştirdik. Mesaileri, bayram ikramiyelerini her zaman verdik. Biz Cumhur İttifakı olarak bunu başardık, sizlerin sayesinde başarmaya devam edeceğiz. Daha uzun yolumuz var. Gölbaşı’nı yaşanabilir bir hale getirdiğiniz için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Sendika başkanlarıma, il başkanlarımıza, Bellas müdürümüze, birim müdürlerimize ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Hayırlı olsun.” – ANKARA

]]>
https://www.haber28.com.tr/golbasi-belediyesi-personeline-yuzde-80-zam-yapildi/feed/ 0
DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan: Emekliler 2024 yılını unutmayacak https://www.haber28.com.tr/deva-partisi-genel-baskani-ali-babacan-emekliler-2024-yilini-unutmayacak/ https://www.haber28.com.tr/deva-partisi-genel-baskani-ali-babacan-emekliler-2024-yilini-unutmayacak/#respond Wed, 17 Jan 2024 16:00:05 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=2782 DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, “Dün akşam kabine toplantısından sonra Sayın Erdoğan Türkiye’nin beklediği müjdeyi verdi. ‘2024 yılı emeklilerimizin yılı olacak’ dedi. Gerçekten emeklilerimiz 2024 yılını hiç unutmayacak. 2024 yılı gelmiş geçmiş en zor hayat şartlarının olacağı, emeklilerimizin barınma, gıda ihtiyaçlarının karşılanamayacağı bir yıl olacak? dedi.

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, İzmir’in Tire, Karabağlar, Çiğli ve Menemen ilçelerindeki seçim koordinasyon merkezlerinin açılışını gerçekleştirmek amacıyla İzmir’e geldi. Karabağlar’da gerçekleştirilen açılışta yerel seçimlere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Babacan, “Muhalefetle de aynı masaya oturduk kalktık ya pek çok partinin de içini biraz anladık ya seçimden sonra muhalefet partilerinin çoğunda yaşanılanları gördük ya ‘İyi ki DEVA’yı kurmuşuz’ diyoruz. Eğer bugün Türkiye’de DEVA Partisi kurulmamış olsaydı, hemen kolları sıvar, partiyi sıfırdan kurardık. Türkiye’nin her alanda çözümlerini ansiklopedi halinde çıkaran bir parti gösterin. Sağlıktan eğitime, güvenlikten adalete kadar her şey var. Yerel yönetimler, belediyecilik eylem planlarını 2 sene önce yayınladık. 2 senedir nokta koyamadılar. Tek bir eleştiri gelmedi. Biz temiz yönetiriz. DEVA Partisi’nin Etik Kurallar Bildirisi var. Daha önce hiçbir parti böyle bir şey yapmamış. Bizim adaylarımız belediye başkanı olduklarında bu ahlaki kurallar çerçevesinde yöneteceklerine dair bu bildiriyi imzalıyor. Belediye denilince gözlerde dolar işaretleri oluşuyor. Belediye denilince akla rant kelimesi geliyor. Oysa bizim için belediyecilik demek, hizmet demek. Belediyecilik demek, bu ülkenin kaynaklarını adil bir şekilde ülke için kullanmak demek” ifadelerini kullandı.

‘ÜLKEMİZ SIKINTILI GÜNLERDEN GEÇİYOR’

Şehit haberlerine dikkati çeken Babacan, “Ülkemiz sıkıntılı günlerden geçiyor. Geçtiğimiz hafta Irak’ın kuzeyinde kaybettiğimiz şehitlerimizi rahmetle anmak istiyorum. Ailelerine sabır diliyorum. Milletçe başımız sağ olsun. 40 yılı aşkın bir süredir terör hadiseleri bizleri çok yoruyor, üzüyor. Biz, bu haberlere alışmayacağız. Biz, bu sorunu çözmek için sorunun kök sebeplerine inip, terör sorununu ortadan kaldırmanın büyük bir çabası, gayreti içinde olacağız. Bunun sadece askeri güçle çözülemeyeceğini biliyoruz. Silahlı bir örgüt varsa, silahlı gücünüz olması gerekiyor ama çözüm için çok daha geniş bir çerçevede çalışma gerektiğini bilmemiz lazım. Ülkeler arası siyasi diyaloğun ve diplomasinin iyi çalışması lazım. İşin kök sebeplerine inmek lazım” dedi.

‘YOKSULLUK ŞU ANDA ÇOK YAYGIN VE ÇOK DERİNLEŞİYOR’

Emekli maaşlarının zam oranlarına da değinen Babacan, “Dün akşam kabine toplantısından sonra Sayın Erdoğan Türkiye’nin beklediği müjdeyi verdi. ‘2024 yılı emeklilerimizin yılı olacak’ dedi. Gerçekten emeklilerimiz 2024 yılını hiç unutmayacak. 2024 yılı gelmiş geçmiş en zor hayat şartlarının olacağı, emeklilerimizin barınma, gıda ihtiyaçlarının karşılanamayacağı bir yıl olacak. ‘Ben ekonomistim’ diyor. Arkadaş hesap kitap bilmiyor musun? TÜİK’in açıkladığı enflasyon yüzde 65 değil mi? Bağımsız araştırmalar yüzde 127 diyor. ‘Müjde’ diye açıklanan emekli maaş zammı ne kadar? Memur emeklisiysen yüzde 49. Yüzde 49 mu büyük, yüzde 65 mi? Demek ki memur emeklisi enflasyonun altında zam almış. ‘İşçi ve BAĞ-KUR emeklisine büyük müjde’ deniyor. ‘Yüzde 37 yerine yüzde 42 arttırıyorum’ dedi. TÜİK bile yüzde 65 enflasyon açıklarken yüzde 42 emekli zammını müjde diye verdi. En düşük emekli maaşı alan vatandaşlarımız var ya zam oranı yüzde 33’e geliyor. Maaşlarının sadece ve sadece yüzde 33 arttığını hiç unutmayacaklar. Bu ülkede başta emeklilerimiz olmak üzere asgari ücretle geçinmek zorunda olan, TL ile maaş alan herkes fakirleşmiş durumda. Yoksulluk şu anda çok yaygın ve çok derinleşiyor” diye konuştu.

‘SADECE ÜZÜLÜP OTURMA LÜKSÜMÜZ YOK’

Hukuk ve adalet olmayınca ekonominin olmayacağını söyleyen Babacan, “Sürekli bunu söylüyoruz. Sen her gün Anayasa’yı çiğnersen, ‘Anayasa Mahkemesi’nin aldığı kararlara uymuyorum’ dersen, o zaman bu ülkede ekonomi düzelmez. Adalet, aynı zamanda sosyal adalet. Adalet, aynı zamanda fırsat eşitliği. Gerçekten üzülüyoruz ve çok da kızıyoruz. Bizim sadece üzülüp oturma gibi bir lüksümüz yok. Zamanında devlet yönetmiş, zamanında bu ülkenin en iyi döneminde sorumluluklar almış insanlar olarak çaba göstermemiz gerekiyor. Bu ülkeyi düştüğü durumdan kurtarmak için yoğun bir çalışma ve gayret içinde olmamız gerekiyor. Bu bizim hem ahlaki hem vicdani sorumluluğumuz. Onun için DEVA Partisi’ni kurduk. İyi ki de kurmuşuz” diye konuştu. (DHA)

Görüntü Geçiliyor

Haber: Hande NAYMAN Kamera: Gökhan KILIÇ/ İZMİR, (DHA)

]]>
https://www.haber28.com.tr/deva-partisi-genel-baskani-ali-babacan-emekliler-2024-yilini-unutmayacak/feed/ 0
DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan: Emeklilerimiz 2024 yılını hiç unutmayacak https://www.haber28.com.tr/deva-partisi-genel-baskani-ali-babacan-emeklilerimiz-2024-yilini-hic-unutmayacak/ https://www.haber28.com.tr/deva-partisi-genel-baskani-ali-babacan-emeklilerimiz-2024-yilini-hic-unutmayacak/#respond Wed, 17 Jan 2024 15:12:11 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=2770

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, “Dün akşam kabine toplantısından sonra Sayın Erdoğan Türkiye’nin beklediği müjdeyi verdi. ‘2024 yılı emeklilerimizin yılı olacak’ dedi. Gerçekten emeklilerimiz 2024 yılını hiç unutmayacak. 2024 yılı gelmiş geçmiş en zor hayat şartlarının olacağı, emeklilerimizin barınma, gıda ihtiyaçlarının karşılanamayacağı bir yıl olacak” dedi.

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, İzmir’in Tire, Karabağlar, Çiğli ve Menemen ilçelerindeki seçim koordinasyon merkezlerinin açılışını gerçekleştirmek amacıyla İzmir’e geldi. Karabağlar’da gerçekleştirilen açılışta yerel seçimlere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Babacan, “Muhalefetle de aynı masaya oturduk kalktık ya pek çok partinin de içini biraz anladık ya seçimden sonra muhalefet partilerinin çoğunda yaşanılanları gördük ya ‘İyi ki DEVA’yı kurmuşuz’ diyoruz. Eğer bugün Türkiye’de DEVA Partisi kurulmamış olsaydı, hemen kolları sıvar, partiyi sıfırdan kurardık. Türkiye’nin her alanda çözümlerini ansiklopedi halinde çıkaran bir parti gösterin. Sağlıktan eğitime, güvenlikten adalete kadar her şey var. Yerel yönetimler, belediyecilik eylem planlarını 2 sene önce yayınladık. 2 senedir nokta koyamadılar. Tek bir eleştiri gelmedi. Biz temiz yönetiriz. DEVA Partisi’nin Etik Kurallar Bildirisi var. Daha önce hiçbir parti böyle bir şey yapmamış. Bizim adaylarımız belediye başkanı olduklarında bu ahlaki kurallar çerçevesinde yöneteceklerine dair bu bildiriyi imzalıyor. Belediye denilince gözlerde dolar işaretleri oluşuyor. Belediye denilince akla rant kelimesi geliyor. Oysa bizim için belediyecilik demek, hizmet demek. Belediyecilik demek, bu ülkenin kaynaklarını adil bir şekilde ülke için kullanmak demek” ifadelerini kullandı.

‘ÜLKEMİZ SIKINTILI GÜNLERDEN GEÇİYOR’

Şehit haberlerine dikkati çeken Babacan, “Ülkemiz sıkıntılı günlerden geçiyor. Geçtiğimiz hafta Irak’ın kuzeyinde kaybettiğimiz şehitlerimizi rahmetle anmak istiyorum. Ailelerine sabır diliyorum. Milletçe başımız sağ olsun. 40 yılı aşkın bir süredir terör hadiseleri bizleri çok yoruyor, üzüyor. Biz, bu haberlere alışmayacağız. Biz, bu sorunu çözmek için sorunun kök sebeplerine inip, terör sorununu ortadan kaldırmanın büyük bir çabası, gayreti içinde olacağız. Bunun sadece askeri güçle çözülemeyeceğini biliyoruz. Silahlı bir örgüt varsa, silahlı gücünüz olması gerekiyor ama çözüm için çok daha geniş bir çerçevede çalışma gerektiğini bilmemiz lazım. Ülkeler arası siyasi diyaloğun ve diplomasinin iyi çalışması lazım. İşin kök sebeplerine inmek lazım” dedi.

‘YOKSULLUK ŞU ANDA ÇOK YAYGIN VE ÇOK DERİNLEŞİYOR’

Emekli maaşlarının zam oranlarına da değinen Babacan, “Dün akşam kabine toplantısından sonra Sayın Erdoğan Türkiye’nin beklediği müjdeyi verdi. ‘2024 yılı emeklilerimizin yılı olacak’ dedi. Gerçekten emeklilerimiz 2024 yılını hiç unutmayacak. 2024 yılı gelmiş geçmiş en zor hayat şartlarının olacağı, emeklilerimizin barınma, gıda ihtiyaçlarının karşılanamayacağı bir yıl olacak. ‘Ben ekonomistim’ diyor. Arkadaş hesap kitap bilmiyor musun? TÜİK’in açıkladığı enflasyon yüzde 65 değil mi? Bağımsız araştırmalar yüzde 127 diyor. ‘Müjde’ diye açıklanan emekli maaş zammı ne kadar? Memur emeklisiysen yüzde 49. Yüzde 49 mu büyük, yüzde 65 mi? Demek ki memur emeklisi enflasyonun altında zam almış. ‘İşçi ve BAĞ-KUR emeklisine büyük müjde’ deniyor. ‘Yüzde 37 yerine yüzde 42 arttırıyorum’ dedi. TÜİK bile yüzde 65 enflasyon açıklarken yüzde 42 emekli zammını müjde diye verdi. En düşük emekli maaşı alan vatandaşlarımız var ya zam oranı yüzde 33’e geliyor. Maaşlarının sadece ve sadece yüzde 33 arttığını hiç unutmayacaklar. Bu ülkede başta emeklilerimiz olmak üzere asgari ücretle geçinmek zorunda olan, TL ile maaş alan herkes fakirleşmiş durumda. Yoksulluk şu anda çok yaygın ve çok derinleşiyor” diye konuştu.

‘SADECE ÜZÜLÜP OTURMA LÜKSÜMÜZ YOK’

Hukuk ve adalet olmayınca ekonominin olmayacağını söyleyen Babacan, “Sürekli bunu söylüyoruz. Sen her gün Anayasa’yı çiğnersen, ‘Anayasa Mahkemesi’nin aldığı kararlara uymuyorum’ dersen, o zaman bu ülkede ekonomi düzelmez. Adalet, aynı zamanda sosyal adalet. Adalet, aynı zamanda fırsat eşitliği. Gerçekten üzülüyoruz ve çok da kızıyoruz. Bizim sadece üzülüp oturma gibi bir lüksümüz yok. Zamanında devlet yönetmiş, zamanında bu ülkenin en iyi döneminde sorumluluklar almış insanlar olarak çaba göstermemiz gerekiyor. Bu ülkeyi düştüğü durumdan kurtarmak için yoğun bir çalışma ve gayret içinde olmamız gerekiyor. Bu bizim hem ahlaki hem vicdani sorumluluğumuz. Onun için DEVA Partisi’ni kurduk. İyi ki de kurmuşuz” diye konuştu.

]]>
https://www.haber28.com.tr/deva-partisi-genel-baskani-ali-babacan-emeklilerimiz-2024-yilini-hic-unutmayacak/feed/ 0
İstanbul Taksicileri Zam Talebinde Bulundu https://www.haber28.com.tr/istanbul-taksicileri-zam-talebinde-bulundu/ https://www.haber28.com.tr/istanbul-taksicileri-zam-talebinde-bulundu/#respond Thu, 04 Jan 2024 22:00:04 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=1879

İSTANBUL Taksiciler Esnaf Odası Başkanı Eyüp Aksu, 8 Ocak’ta gerçekleştirilmesi planlanan UKOME Toplantısı öncesinde İstanbul’da taksicilerin zam talebi hakkında açıklamalarda bulundu. İBB Ulaşım Daire Başkanlığı’na yüzde 65’lik zam talebi iletildiğini ifade eden Aksu, “Bu mesleği sürdürebilmek, İstanbul halkına ve turistlerimize konforlu, güvenli bir seyahat sunmamız için en az yüzde 65 oranında bir zam istedik. Tabii biz de vatandaşımızı düşünüyoruz, kaliteyi artırmamız lazım. Onun için en az yüzde 65 oranında zam almamız lazım” dedi. Aksu, ‘İndi-bindi ücreti en az 120 lira olmalı’ ifadelerini kullandı.

İBB Ulaşım Koordinasyon Merkezi (UKOME) Toplantısı’nın 8 Ocak’ta gerçekleştirilmesi planlanıyor. İstanbul’da ulaşım ücretlerine zam talepleri ve tekliflerinin de görüşülmesinin öngörüldüğü toplantı öncesinde İstanbul Taksiciler Esnaf Odası (İTEO) Başkanı Eyüp Aksu, taksi ve taksi dolmuş esnafının zam beklentileri hakkında açıklamalarda bulundu. Taksicilerin giderlerinin arttığını belirten Aksu, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Daire Başkanlığı’na yüzde 65 oranında zam talebi iletildiğini ifade etti.

“YÜZDE 65 ORANINDA ZAM YAPILMASINI TALEP ETTİK”

İTEO Başkanı Eyüp Aksu, “Haftaya Pazartesi yani Ocak ayının 8’inde UKOME toplantısı var. Biz İstanbul Taksiciler Esnaf Odası olarak İstanbul Büyükşehir Belediyemizin Ulaşım Daire Başkanlığı’na en az yüzde 65 oranında taksi ve taksi dolmuş ücret tarifelerine zam yapılmasını talep ettik” dedi.

“GİDERLERİMİZE YÜZDE 100’ÜN ÜZERİNDE ARTIŞLAR YAPILDI”

Taksicilerin giderlerinin arttığını ifade eden Aksu, “Birincisi, yıllık enflasyon yüzde 65 civarında, yıllık değerleme oranı yüzde 65 oranında, asgari ücrete yüzde 49 oranında zam yapıldı. En önemlisi, araçlarımızın demirbaş giderlerine, parça, işçilik, yakıt gibi sürekli giderimiz olan fiyatlara yüzde 100’ün üzerinde artışlar yapıldı. Biz de bu mesleği sürdürebilmek, İstanbul halkına ve turistlerimize konforlu, güvenli bir seyahat sunmamız için en az yüzde 65 oranında bir zam istedik. Tabii biz de vatandaşımızı düşünüyoruz, kaliteyi artırmamız lazım. Onun için en az yüzde 65 oranında zam almamız lazım” şeklinde konuştu.

“İNDİ-BİNDİ ÜCRETİ EN AZ 120 LİRA OLMALI”

Aksu, “İndi-bindi ücreti en az 120 lira olmalı. Şu anda 70 lira, 120 lira olursa bizim için çok iyi olur. Şu anki fiyatlarla gerçekten maliyeti karşılayamıyoruz; araç fiyatı, işçilik ve yedek parçaya yüzde 100’ün üzeri zamlar yapıldı. Bizler de tüketiciyiz, evimizde gıda tüketiyoruz, harcamalarımız var. Bütün harcamalarımıza yüzde 100’ün üzerinde zamlar yapıldı, biz de vatandaşlarımızı düşünerek, aradaki payı bırakarak en az yüzde 65 zam talep ediyoruz. Bu da bizim zaruri bir ihtiyacımız, mecbur zam yapılmasını talep ediyoruz” ifadelerini kullandı.

“BİZ İSTERSEK, MARKET DE İSTER KASAP DA”

Taksici Okan Turan, “Şu an bence zam yapılırsa işler daha düşük olur, zaten işler oldukça düşük. Bence zamma gerek yok şu an için, böyle gitmesi daha iyi” dedi. Başka bir taksici, “Zam talebimiz var tabii ki, aldığımız bize yetmiyor. İndi-bindi 100 lira, açılış ücretinin 30 lira olması lazım” diye konuştu. Bir diğer taksi şoförü ise, “Zam talebimiz yok, her işte artık zam talebine ‘dur’ diyelim. Biz istersek, market de ister kasap da ister, buna bir dur diyelim” dedi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/istanbul-taksicileri-zam-talebinde-bulundu/feed/ 0
Yüksek Kira Fiyatları Kiracıları Mağdur Ediyor https://www.haber28.com.tr/yuksek-kira-fiyatlari-kiracilari-magdur-ediyor/ https://www.haber28.com.tr/yuksek-kira-fiyatlari-kiracilari-magdur-ediyor/#respond Wed, 03 Jan 2024 07:00:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=1760

Yüksek kira fiyatları, gündemdeki yerini koruyor. Çözüm platformu Şikayetvar da kiracıların konuyla ilgili şikayetlerini derledi.

Geçtiğimiz yıldan bu yana yüksek enflasyonla birlikte tırmanışa geçen kira fiyatları, gündemdeki yerini koruyor. Çözüm platformu Şikayetvar’a ulaşan şikayetlere göre, kira artış oranı yasalarla belirlenen yüzde 25’in çok ötesinde… Gelen şikayetlere göre kimi kiracılar yılda 5 kez kiralarına zam yapıldığını iddia ederken kimileri de bu koşullarda ‘nefes alamıyoruz’ diyor. Yetkililerden acil çözüm bekleyen kiracılar, evsiz kalmaktan korktuklarını belirterek ‘kışı sokakta mı geçireceğiz?’ endişesini platform üzerinden dile getiriyor.

Konuyla ilgili platforma ulaşan bazı şikayetlerse şöyle:

“KİRAYA BİR YILDA 5 KEZ ZAM YAPILDI”

“11 yıldır oturduğum evde son bir yılda 5 defa zam yapıldı. Ev sahibi şu an 10 bin TL istiyor. Asgari ücretin 11 bin 400 TL olduğu bir ülkede nasıl kira verilecek, nasıl geçinilecek? Allah rızası için bir el atın bu işe, çok çaresiz kaldık. Ne olacak bu hayat böyle?”

“GENÇLERİN AYAKTA DURMASI GEREKMEZ Mİ?”

“Kirada fahiş artış nedeniyle kiracı olarak oturmakta olduğum daire, 2 bin TL’den 7 bin TL’ye çıkartıldı. Tek başıma yaşayan ve asgari ücrete çalışan biri olarak bu konuda yardım istiyorum. Bir kiracı olarak büyük sıkıntı çekiyorum. Geçim konusunda biz gençlerin ayaklarımızın üstünde durmamız gerekmez mi? Neden sürekli zorluklarla karşılaşmak zorundayız?”

“SOKAKTA MI YAŞAYALIM?”

“Kiralar çok yüksek. Emekli maaşı ve asgari ücret bu kadar düşükken kiralar; 12, 15, 20 bin TL nasıl olabilir? Neden dur denilemiyor? Sokakta mı yaşayalım? Halkın sesine neden kulak verilmiyor? Asgari ücret ‘Emekli bu’ denilip bunun yüzde şu kadarı kira olmak zorunda denmiyor. Buna bile güç yetmiyorsa biz kimi neden savunuyoruz?”

“4 BİN TL İLE NASIL GEÇİNEBİLİRİM?”

“Ev sahibi, 2 bin TL olan kiramı 8 bin TL yaptı. Evde tek çalışan sadece benim. Eşim 3 yaşındaki oğlumuza bakıyor. ve ben asgari ücretle çalışıyorum. 12 bin 150 TL maaş alıyorum. 8 bin TL kira verip 4 bin TL ile faturalarımı ödeyip eve nasıl bakabilirim? 1 ay boyunca kalan 4 bin TL ile nasıl geçinebilirim? Yardımlarınızı bekliyorum.”

“BİRİLERİ ARTIK BUNA DUR DESİN”

Asgari ücretle çalışan birine 10 bin TL kira istemek nedir? Ev eski bir yapı, içerisi Allah’a emanet ve bir yılda üçüncü zam. Rabbime havale ediyorum ama devletimizin de buna bir dur demesi lazım. Yeter artık. Eğitim, eğitim diyorlar evlatlarımıza test kitabı almaya bile gücümüz yetmezken bir de kiraya zam yapılıyor. Birileri artık buna dur desin.”

“KIŞ VAKTİ ‘EVDEN ÇIKIN’ DESE, EV BULAMAM”

“Ev sahibimiz 2 bin TL olan kiramızı 6 bin TL’ye çıkardı. Bunu yapabilir mi? Kira artış oranı ne kadar? Bu konu hakkında ne yapabilirim? Kış vakti ‘Evden çıkın’ dese, ev bulamam; mağdur olmak istemiyorum. Ama bu kadar fazla birden zam yapılmasını da istemiyorum. Yardımcı olursanız sevinirim.”

“EV SAHİPLERİNE YAPTIRIM UYGULANMALI”

“Emekli maaşı ile kiramızı ödeyemeyecek duruma geldik. Ev sahibi yüzde 25 değil, yüzde 125 zam istiyor. Ev sahiplerine yaptırım uygulanmalı. Eğer yüzde 25 zam yapılmasının kanunu varsa, bu açıkça tekrar altı çizilerek ifade edilmeli. Zor durumdayız. Çok acil olarak kanunların altı çizilmeli ve kiracıların zor durumda mağdur olmaması sağlanmalıdır. Saygılarımla”

“NEFES ALAMIYORUZ”

“5 bin TL olan kiram 12 bin TL’ye çıkarılmak istendi. Böyle bir gelirimiz yok, nasıl karşılayacağız? Taşınmak için de büyük miktarda para gerekiyor. Böyle bir ekonomik sıkıntıyı daha önce hiç yaşamamıştık, herkes bir şekilde ayakta kalmaya çalışıyor. Acil çözüm üretilmesi gerekiyor, aksi takdirde aile kavramı zarar görecek. Toplumsal bir stres içindeyiz. Devlet yetkililerinin derhal çözüm bulması şart. Lütfen acil olarak en azından kira yükümüzü hafifletecek adımlar atılmasını sağlayın, nefes alamıyoruz.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/yuksek-kira-fiyatlari-kiracilari-magdur-ediyor/feed/ 0